Hepimiz aynı fikirdeyiz
Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme derneği ( kısa adıyla Ka-der ) Belediye ve genel seçimlerde kadınlara % 50 kota verilmesi için oturmuş düşünmüş çok güzel bir sloganla AKP Başkanının ortada ve kollarını CHP ve MHP Başkanlarının omzuna attığı bir fotoshop fotoğrafın üstüne '' Hepimiz aynı fikirdeyiz'' yazmış.
Burda Ka-der'in Hepimiz aynı fikirdeyiz sloganına karşı çıkabilmek üç genel başkan içinde aslında amiyane tabirle aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık hikayesi gibi olmuş ve yine amiyane tabirle cuk diye oturmuş.
Hangi parti başkanı karşıyım dese kamuoyu aleyhine dönecek. Öyle ya kadınların bir kısmı dahi oy vermese düşüş başlayacak oylarında...
Kamuoyuna ince elenmiş sık dokunmuş iyi düşünülerek rafine bir zeka ürünü sunulmuş.
Birşey değişir mi faydası olurmu ?
Reklam güzel olmasına olmuşta halkımızın siyasete karşı genel bakışına bakınca umut duyamıyorum. Helede kadınların.
Bir zatı muhterem 30 sene gibi bir süre hala Jimnastik Federasyonu Başkanıysa, diğer pek çok zatı muhterem 35 seneden fazla aynı derneklerde başkanlık yapmışlarsa, Demirel, Ecevit, Erbakan bile: 50'li yaşlara bir kala ömrüm boyunca siyasette kaldıysa hangi demokrasi hangi halkın katılımı diye sormak tabiki daha mantıklıdır.
Elbette bu değişimi isteyen hanımlara benim karşı olmadığım ve desteğim demokrasi anlayışım gereğidir ancak kimse kusura bakmasın Cumhuriyetin bekçileri ve emanetçileri olarak taşın altına elinizi sokmadıkça kadın erkek kontenjanından bahsetmek bence abesle iştigaldir.
Hanımlar siyasete el atsa eminim biz erkek kontenjanı ister hale geliriz.
Ancak bugün anlatmak istediğim konu bu değil Hepimiz aynı fikirdeyiz diyorlar ya evet hepsi aynı fikirde ama bu aynı fikir farklı. Başbakanı biraz ayrı tutayım o Bop eş başkanı. Diğerleri ? Baykal biraz Erdoğan gibi son günlerde doğruları demeye başladı .
Bahçelinin derdi AKP alternatifi olmaya çalışmak başka bir şey değil elbette iktidara alternatif olmaya çalışmak her siyasi parti için iyidir de... Bir partiye alternatif olmak ilginçtir...
Peki bir siyasi partinin alternatifi olmaya çalışmak nasıl oluyor neki ? Hem alternatif olmaya çalıştığın partiyi yerden yere vuracaksın hemde ona alternatif olmaya çalışacaksın ?
Yargı bağımsızlığı
R.T.Erdoğan Bop eş başkanlığı gibi bir netameli konuyu herne kadar artık ağzına bile alamıyorsa da konu bu değil, bugünlerde başka bir netameli bir konunun varlığı yeniden anlaşıldı.
Yani Yargı bağımsızlığı...
Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK ya hukuku bilmiyor yada bugünkü siyasi yapıda demogoji yapıyor konuyu saptırıyor. Milletle diyemeyeceğim millet geç cevap verir ama zamanı gelince cevabını tam verir. Sanırım kendiyle dalga geçiyor sn Bakan demagoji ajitasyon laf ebeliği yapıyor.
Sn Bakan Hakim ve Savcılar derneği başkanına demediğini bırakmadı.
Halk cahildir ve Bakan mı dernek başkanımı yalan söylüyor tartışmasında 2/0 öndedir bakan olarak, hele ki medyayı tek taraflı kullandığı için öyle ya koskoca Bakan o herşeyi bilir ?
Halk tanıdığının helede yazılı görsel medyada hep görünenden elbette etkilenir ve de peşine takılır...
Elbette Bakan söyleminde haklıdır.Adalete karışmamak yani adaletin bağımsız olması gerekir de kendi hükümetini de artık suçlarım heleki hükümet olmaları üzerine aradan altı koca seneden sonra 12 eylül yasalarını değil beyinlerindeki yasaları değiştirmeye çalıştılar bugüne kadar!
Anayasayı demokratikleştirmeye uğraşmadılar halbuse Anayasayı demokratikleştirmeye çalışsalar herkes peşlerindeydi , halkta meclisteki diğer partilerde...
Adalet bakanı ve Müsteşarı Hakimler ve savcılar yüksek kurulunda değil mi hala ?
Geç sn Çiçek geç bak bakalım A.B. normlarına, orda böyle birşey varmı ?
Olmadığını beyefendi benden çok iyi bilir ama dertleri yargıyı da siyasallaştırmak.
Bugün medya genelde yandaşlaştırılmış ve kontrol altındadır.
TRT bile iktidarın yandaşı basın haline getirilmiştir.
Aslında üçüde aynı ama başka sebepten...
Malumunuz dost ve müttefikimiz hatta stratejik ortağımız dahi denen - bence bu sonuncu küllen yalandır - ABD emperyal bir güçtür.
Emperyale eşit olmanız için sizinde ekonomik ve teknolojik olarak tam manada bağımsız ve güçlü olabilmeniz lazımdır.
Yani daha önceki yazılarımda da bahsettim en büyük irtica kendi makinasını silahını gemisini uçağını füzesini yapamamaktır.
İrtica malumunuz beyinlerdedir saçların yada bedeni örten bezde değildir. 1937'den beri sinsi sinsi bir karşı devrim belkide sistemin ve konjoktüründe yanlışlarından güçlenerek bugünki hale kadar gelebilmiştir. Hatta bazı emekli askerlerin bilerek yada bilmiyerek yaptıkları yanlışlar affedilemez .
Bir sonraki yazımda bu konuyu açacağım.
***
İki buçuk Parti dayatması yada üçü birarada
Fazla uzun yazıyorsun diyen çok okurum var biraz kısa kesiyim anlatacak çok fazla şey var aslında ama...
Parlementodaki bu üç siyasi parti başkanı beyler ABD tarafından 1980'li yıllarda empoze edilen 2,5 parti tezgahının uygulanmasıdır. Birisi tüm laik sisteme ve geçmişin hatalarını CHP yapmıştır der ötekisi Laiklik elden gidiyor aman ha der diğeri aman Türk devleti elden gidiyor der ve tezgahta bu üçlü ayakta kalır diye düşünürler halkta böylece bu üçlü arasında safları sıklaştırarak durur.
İktidardakini anlayabiliyorum ancak müzmin muhalefeti anlamış değilim iktidar dertleri yokmudur acaba bu arkadaşların ?
Hoş olsa ne olmasa ne adam yıllardır o partinin başında altında yaklaşık 400 bin T. liralık araba, ev dersen sanırım oda partiden, onun yaşındakilerin istediği ilgi derseniz el öpenleri çok olsun vaziyetleri mecburen oluşturduğu sistemden dolayı.. İsterseniz öpmeyin partide ikbaliniz bile olamaz o zaman...
Diktatör gibi parti meclisini bile kendi oluşturmuşsa yani o partiyi kuran Mustafa Kemal ATATÜRK ' ten bile fazla yetkiye sahipse.... Yerini bırakırmı?
Dün Ecevit'e kızıyordu bugün kendisi aynı yaşta bırakır mı siyaseti ??
Herkes gibi bende iddia ediyorum o partinin başına sokaktan herhangi birini getirin oyu % 10 artar. AKP Başkanı sn R.T.Erdoğan'a bire bir cevap verebilecek biraz hırslı ve iyi teşkilatçı birisi % 15 / 18 arası fazla oy getirir.
Çünkü DSP büyük hata yapmış ve Cumhurbaşkanlığı seçimine girmiştir. Onlara oy verenler AKP dayatması Cumhurbaşkanı adayına oy verilmesin diye oy vermiştir. Nasıl AKP'ye oy verenler sn A.Gül'ü Cumhurbaşkanı seçmesi içinse...
Seçmenleri ve taraftarları artık DSP' ye soğuktur ve kopma noktasındadır.
Gelelim öteki muhalif partiye yani MHP' ye artık milliyetçi kulvarda yanlız değildir ve meclise ilk genel seçimde Genel Başkanının yaptığı yanlışlardan sonra girebilecek mi belli değildir.
Onlara oy verenlerde bugünkü Cumhurbaşkanı seçilsin diye oy vermemiştir.
Sn ( Em.Gen ) Osman Pamukoğlu'nun da bu kulvarda yarışacak parti kurmasından sonra artık olay değişmiş ve sn Bahçeli'nin artık elli bin civarındaki eski partili ve küskünleri de partiye davetine kadar varan bir siyasi hareketliliğe bile neden olmuş ancak başta bu eski küskünler olmak üzere yeni küskünlerin vede milliyetçi kesimin önde gelen kanaat önderlerinden pek çoğununda yeni kurulan partiye kaydığı bugün net görülmektedir.
Bir daha ki seçimde her ne kadar bugün bazı şeyleri konuşmak için erken olsa da AKP % 10 / 15 civarı oy alır ama meclise girer ama meclisteki her iki muhalefet partisinin meclise girebilmesi bence artık hayaldir.
Hele ki Tuncay Özkan yargılanmakta olduğu davadan beraat edip çıkarsa vede Cem Uzan davalarını kazanıp gelirse seyredin olacakları...
Halk mazluma acı çekmişe her zaman destek olmuştur bugüne kadar...
Yaklaşan Belediye seçimleri üzerine
AKP sanırım Büyük şehirleri kaybedecek Ankarada ibre Karayalçına yakın ama çok az farkla orada MHP adayının alacağı oylar epey etkili olacak sanırım.
İstanbul İzmir ve diğer büyük şehirlerde kaybedecek gibi ki sn Başbakan Parti Başkanı gömleğini giyerek konuşuyor ve üstelik pervasızca Yüksek Seçim Kurulunun bunun suç teşkil ettiğini söylemesinden sonra dahi Anayasa ve yasalara aykırı olarak Beyaz eşya yardımına kadar varan yardımlar için bizlerin verdiği vergilerle oluşturulan Fak fuk fonu kullanıyor.
Bu arada CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin kardeşimizi tebrik ediyorum aday seçiminden sonra kırılmadı tevazü gösterdi ve çok iyi çalışıyor. Birilerince sisteme dahil edilen sahte oyları çok güzel ortaya çıkartıyor ve gördüğüm ve duyduğum çok iyi çalışıyorlar. Çalışmaları sanırım iki aydan az kaldı seçime meyvesini verecek mi vermeyecek mi hep beraber göreceğiz.
Dindar çizgideki Erbakancı hareketin takiyye yapıp yapmadığını yerel seçimlerde net göreceğiz özellikle Üsküdar ve Fatih adaylarıyla ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adayıyla...
Bekleyelim görelim...
***
Davos ve sonrası
Türkiyenin bir takım uçuk ve cahil Abdulhamidi en büyük sultan sayan sözüm ona dindar özü dini paraya tahvil eden çevreler dışında kimse kusura bakmasın ama bu halkta ırk ayrımıda yoktur, Yahudi düşmanlığı da yoktur. Ne ırk nede din olarak...
Abdulhamid ne kızıldı nede son güçlü Osmanlı padişahı.
İnsiyatifini kullanan ancak bu arada muhaliflerine kan kusturan ve sıkı bir iç istihbarata sahip ve bedeniyle bile barışık olmayan bir padişahtı. Burun, Yıldız kelimelerini bile yasaklatacak kadar vehimliydi üstelik...
Kendisini asla affedemediğim icraatlarından biride kendisini devirirler diye Donanmayı tüm iktidarı boyunca Haliçe hapsetmiş diri diri gömmüştür çürümeye terketmiştir onca para verilen gemileri ...
Kendisinden sonra Ahmediye adlı gemi Osmanlının bir destanını yazmıştır Çeşmeden sonra tek başına destanlar yazan bir gemidir o ve yakında belgeseli çekilecek bildiğim. Tabi bu krizde finansör yada finansörler bulunabilirse...
Onun döneminde Osmanlı tarihinin en büyük toprak kaybını yaşamıştır.
AKP artık kan kaybındadır her evde enaz bir işsiz varsa milletin derdi aşsa işse tabiki iktidar bir anda tepetaklak gider...
Üstelik Genel seçimlerde yapılan oyun artık dağdaki çobanca dahi anlaşılmış ve karşı önlemler alınmaya başlanmıştır.
Öyle ya % 47 diyeceksin ve çevrende hiç kimse onlara oy vermemiş olacak ki bizler genelde bağnaz değiliz karşımızdakilerde iyi niyet varsa dostuz.
Elbette bunda da sadece kendi çevremiz değil başka çevrelerde de aynı soru sorulmuştur.
Sonuçta basında ilk benim yazdığım gibi kendi memurları çıkıp 6,5 milyon insan oy kullanamadı hatta bazı insanların bilinçli şekilde birkaç kere oy kullandırıldığı yada bazı çevrelerden seçmen kaydırıldığı artık göz önündedir.Ölülere bile oy kullandırıldığını artık duymayan kalmadı hatta bazı mahallelerde yaşayanlardan fazla seçmen yazıldığı da biliniyor.
Başbakanın Davostaki tavrı genel olarak seçimlere 2 aydan az bir süre kala iç politikaya yöneliktir.
Öyle olmasa ABD Irağa girdiğinde 1 ,000,000 yazıyla bir milyondan fazla müslüman öldürüldü o zaman sesini çıkartsaydı ya beyefendi. Neden o zaman sustu ki hala belkide günde Gazzedeki kadar insan öldürülüyor orada...
Filistindeki katliam Iraktakinin yanında sözü bile edilemez.
Yanlış anlaşılma olmasın ikiside katliamdır bence de halkımızın büyük bir çoğunluğunca da...
Başbakanın bu tavrı aynı zamanda İsrail Başbakanının Ankara ziyaretinde 6 saatte neler konuştuğunu bilemem ama sanırım davostaki olay bence o toplantıda şekillendirilmiş, o toplantıyla alakalı. Ne olmuş olabilir o toplantıda?
1-) İsrail Başbakanı harekatı önceden bildirmiştir ve sonrasında BOP eş başkanıyım diyebilen bizim Başbakanımıza biçilen görev anlatılmıştır.
2-) İsrail Başbakanı 6 saat boyunca konuştuğu AKP Başkanı ve Başbakanımız olan sn Recep Tayyip Erdoğana Gazze konusunda hiç bir şey söylememiştir .
Gerek Başbakanın gerek Cumhurbaşkanımıza Gazze ziyaretlerinde İsrail yönetici ve memurlarınca diplomasiye aykırı olarak kötü davranılmıştır. Başbakanımız buna kızmıştır hele de Davos'ta gerek moderatörce gerekse İsrail Cumhurbaşkanının toplumumuzca kabul görmeyen tavırlarını da eklersek Başbakanımızın şekeri düşmüş ve sinirlenmiştir ve zaten samimi düşüncesi olarak İsrail Cumhurbaşkanına ve moderatöre tepkisini kendi anladığı Kasımpaşalı mantığı denilen bir mantıkla Kasımpaşalılarımız aman alınmasınlar onlarla alakalı değil bu söylediklerim ama Başbakan için kamuoyunda bu yakıştırma çoktan beridir var.
Ha bu arada Davos zirvesinin finansörü ve düzenlenmesini isteyeninde bizim tarafımız olduğu duyumlarım sanırım doğru ve o moderatörün istenmediği de söylenenler arasında?...
Orada olacaklar daha önceden hazırlanmış bir senaryonun parçası değilse;
Yani önceden hazırlanılmadıysa yada bilinmiyorsa Atatürk havaalanına bu kadar kalabalığı sadece İstanbul Büyükşehir Belediye başkanın partizanlığımı topladı?
Üstelik o bez tabelalar öyle iki saatte falan kolayla hazırlanamaz helede akşam iş saati biterken...
Bindirilmiş kıtalar olabileceği bana daha mantıklı geldi yandaş basın ve televizyonlarda görüntü bunu işaret ediyordu. Ha o Büyükşehir Belediye başkanı gece 3'den de sonrası sanırım Metro ve otobüsleri çalıştırtmıştır.
Bunun İstanbulluya maliyeti nedir açıklasınsn Topbaş bir vatandaş,bir İstanbullu olarak sormak hakkım.
Ya yandaş basının tavrı ?
Neden hemen yandaş basında yazan bazı köşe yazarları Osmanlı olacağız, Osmanlı olmalıyız tarzından yazılar yazmaya başladı bu bir rastlantı mı?
Sebep İranın etrafını sarmak mı ?
Helede BOP projesiyle ılımlı islam cumhuriyeti olacağımız vs söylenirken birde bu yeni Osmanlılık nereden çıktı? Yoksa İsrailin yanında onla anlaşabilen ve Nükleer güce de sahip bir İran'a karşı bir güç olarak kullanılabilecek yeni bir model mi düşünülmeye başlandı?
Bu böyle olacaksa yada olması düşünülüyorsa yani yönetim ve ABD'nin Irak ve ortadoğu politikaları değişmiş yada revize edilmiştir.
Nerden çıktı bu şimdi acaba gizli gizli Türkiyeye biçilen yeni gömlek içi boşaltılmış gücü olmayan yeni bir Osmanlı devleti mi ?
Yeni gömlek buysa bunun üstümüze uymayacağını olmayacağını olamayacağını olayın tezgahlayanlara şimdiden peşinen söyleyeyim.
Esas yapılması gereken Türkiye bu haliyle nükleer güce eriştirilmeli ve ekonomik olarak güçlendirilmelidir.
Bilmiyorum ne kadar söylenti ne kadar gerçektir ama her ne olursa olsun bu ister söylenti ister gizli şart; Natoya girişte gizli şart olarak öne sürüldüğü söylenen madenlerimizin % 15'inden fazlasını çıkartamamız değil aksine yeterince çıkartılması sağlanmalıdır hatta desteklenmelidir.
Unutulmamalı güçlü bir Türkiye hem bölge hem müttefiklerimiz için gereklidir ve istikrar unsurudur. |