Arzu VARICI ERSOY

arvaer@gmail.com 09 Mart 2018 Cuma 16:43 DİĞER KÖŞE YAZILARI

GENÇLERİN GÖZÜNDEN YELKEN SPORU

                             
GENÇLERİN GÖZÜNDEN YELKEN SPORU


 
        1990 yılında bir grup denize sevdalı Foçalı kişilerin kurduğu Foça Yelken İhtisas Kulübü (FYİK) ilk federe kulüplerdendir. Yıllar içinde çok kişiye denizi, yelken sporunu sevdirmiş, birçok gencimize bu sektörlerde çalışma olanakları sunmuş, meslek edinmelerine destek olmuştur. Olimpiyatlara bile sporcu yetiştirmenin gururunu da taşır.
        2014 yılındaki yaz kurslarında tanıdığım ve bu spora severek devam eden sporcularımızdan uygun olanlanlarla minik bir söyleşi yapmaya çalıştım. Her biri ayrı ayrı o kadar içten yanıtlar verdiler ki… İnsan keşke hep bu yaşlarda olsak hiç büyümesek diyor.
        Yelken sporu ile nasıl tanıştıklarını, bu spordan sonra hayatlarındaki olumlu veya olumsuz yanları sorduğumda;
Ege Taşkaya: Yelken sporuna başlamadan önce atlı spor kulübünde at binme dersleri alıyordum. Atlı spor kulübünün evimize uzak olması sebebiyle Foça’da bir faaliyet arayışına girdik. Ailemle birlikte denizi de sevdiğim için Foça Yelken Kulübü’nün varlığını öğrendim ve başladım. Bu spor ile daha çok sorumluluk sahibi oldum. Kendime güvenim arttı. Kişisel işlerimi daha iyi yapabildim. Tek kötü yanı kışın da bu sporu yaptığımız için zorlayıcı olması…
Irmak Karaorman: Yelkene arkadaşım sayesinde başladım. Sürekli bize gelip bana yelken anılarını anlatıp beni eğlendiriyordu. En son geldiklerinde “gel seninle düğüm yarışması yapalım” dedi. Ben de “olur” demiştim. Tabi ki o kazandı, o gün yelkencilerin çok güçlü bir insan olduklarını fark etmiştim ve deneyerek ben de o güçlü insanlardan biri oldum. Hayatım tamamen değişti. Tabi ki olumlu yönde. Mesela yelken olmadığı zaman ne yapacağımı bilemiyorum, evde boş boş oturuyorum. Tabi ki disiplin, dakik olma gibi şeylerde kazandım. Ama en çok boş boş oturmanın ne kadar sıkıcı bir şey olduğunu anladım ve kardeşliğin sadece kan bağıyla olmadığını anladım.
Furkan Ayöz: Ben yelken sporu ile 7 yaşında iken tanıştım. (2014 yılında kulüpteki sanırım üçüncü yılı idi Furkan’ın) Babam bana yelkene gitmek isteyip istemediğimi sordu. Yüzmeye gittiğimiz zaman yelkenleri birkaç kere görmüştüm. Babamın teklifini kabul edip o yaz yelkene başladım. Yelken ile tanışmadan önce tekdüze bir hayatım vardı. Yelkene başladıktan sonra arkadaş çevrem genişledi, kendi kararlarımı vermeyi öğrendim, sorumluluk sahibi bir insan oldum.
Yenisey Yalta: Bir arkadaşım yelkene başladı ve ben de katılmak istedim. Temiz havada spor yapıyoruz. Denizi yakından öğrendim havayı da aynı şekilde.



        Bizim gençlere yelkene devam etmek isteyip istemediklerini ve arkadaşlarına önerirler mi diye sorduğumda…
Ege Taşkaya: Elimden geldiğince devam etmek istiyorum. Arkadaşlarıma tabii ki de böyle bir sporu tavsiye ederim. Onlara bu sporun iyi taraflarını anlatırım. Bana kazandırdığı güzel davranışlardan bahsederim.
Irmak Karaorman: Tabi ki devam etmek isterim. Yelkeni hayat merkezimin tam ortasına koydum ve sadece onun etrafında dönüyorum, bu herkese göre doğru olmayabilir ama eğer başarılı olmak  istiyorsanız buna mecbursunuz. Ben yelkene sadece spor olarak bakmıyorum, yelken bir hayat biçimi ve eğer hayatını iyi yönetirsen bu hayat gelecekte senin mesleğin olabilir. Öneririm ve öneriyorum. Çünkü insana insan olmayı, kendi zekasını kullanmayı, tek kendini değil anneni, babanı ve antrenörünü düşünmeyi öğretiyor. Eğer bu sporu tanıtmak istersem; tek bir cümle ile açıklayabilirm. Özgürlüğün ta kendisi…
Furkan Ayöz: Yelken sporuna devam etmek istiyorum. Yelken benim için bir hobiden ziyade alışkanlık haline geldi. Arkadaşlarıma yelken sporunu öneririm. Onlara yelkende neler yaptığımızı ve yelkenin bizlere neler kattığını anlatırım.
Yenisey Yalta: Evet devam etmek istiyorum. Öneririm elbette. Tek söyleyeceğim; bumbaya dikkat edin…



        Her biri birçok yarışlara katıldılar. Unutamadıkları bir anılarını, bunun yanı sıra aileleri ve antrenörlerinden bir beklentileri var mı diye sordum.
Ege Taşkaya: Katıldığım ikinci yarışımda Yalıkavak’ta havanın birden sertlemesiyle ve bir anda sis ve dalganın ortaya çıkmasıyla göz gözü görmez oldu. Yelkene yeni başladığım için ilk defa denizin ortasında fırtına ve şiddetli yağmurun ortasında şaşırıp kaldım. Etrafta hiçbir şey görünmüyordu. Endişelendim ve panik oldum. Çok şükür ki bu korkum uzun sürmedi ve denizdeki kurtarma botu ve milli takım antrenörü beni alarak karaya çıkardı.
Benim hedefim Türkiye genelinde ve uluslararası yarışlarda ödüller alıp derece yapmak. Bu hedefi gerçekleştirirken ailemden maddi ve manevi destek bekliyorum. Zaman ayırmalarını bekliyorum. Antrenörümden de beni bu hedefime ulaşabilmek için desteklemesini, bana güvenmesini ve gerekli çalışmaları yaptırmasını isterim.
Irmak Karaorman: Unutamadığım bir sürü anım var. Ama en güzel ve en komiklerinden biri; 2016 yılında idik ve Türkiye takım yarışına katılmaya hak kazanmıştık. O zaman yarış ilanında Urla’da yapılacağı söylenip Urla’ya gelmiştik. Biz her şeyimizi hazırlamıştık. Urla Yelken Kulübü yarışın izlenebilmesi için kıyıya yakın bir yerde yapmayı tercih etmişlerdi. Biz denize çıktık, son yarış bizimdi. Herkesin pili bitmişti, Tekirdağ ile yarışacaktık. Start verildi, orsa şamandırasını  dönerken bir çocuk bana ben sancakken çarptı. Can abi hep “yırtık olun“ derdi. Ben de avazım çıktığı kadar PROTESTO diye bağırdım. Bağırdığım çocuk dümeni elinden kaçırarak 720 atmaya başladı ama ben hala bağırıyordum protesto diye. Aynı zamanda izleyicilere anlatmak için mikrofonu eline almış Urla antrenörü Gürbüz amca “Foçalı kız ortalığı ayağa kaldırıyor“ diye bağırıyordu. Yarış sonunda berabere kaldık ama hakem yanıma gelip bana kızmıştı niye bu kadar bağırıyorsun diye! Karaya geldik Can abi bana” aferin”demişti… Antrenörüm ve ailemle ilgili bir beklentim yok çünkü herkes üstüne düşen her şeyin fazlasını yapıyor. Aslında bu soruyu onlara sormak daha doğru olur, onların benden beklediği çok şey var.
Furkan Ayöz: Benim anım antremanda yaşanmıştı. Eskiden kulübümüzde olan bir abimizin doğum günü için adaya gitmiştik ve pasta savaşı yapmıştık. Bir beklentim yok.
Yenisey Yalta: Güzel bir hava vardı ve birinci gidiyordum. Birinciliğin hissi hala çok hoşuma gidiyor. Onların beklentisini bilmiyorum onlara sormak lazım. Ama ben lazer yapmak istiyorum çünkü boyum çok uzadı biraz kilo alırsam hemen lazere geçmek istiyorum. Ben Türkiye’ye 9 yaşında geldim ve bir sene sonra yelken ile tanıştım (Moskova’dan geldim). Eğer Moskova’da kalsam yelken ile tanışamazdım. Foça’da yelken yaptığım için çok şanslıyım keşke daha önce başlasaydım.



        Hepsinin bire bir kendi kaleminden bana yazdıkları duyguları bunlar. 2014 yılına geri dönüp düşündüğümde kursa geldikleri ilk günlerdeki çekingen davranışlarından eser yok. Artık her havada kendi güvenliklerini kendileri sağlayarak, aralarında çok güzel bir arkadaşlık ilişkisi gelişerek (bana her ne kadar askerlik yapmasam da asker arkadaşlığı gibi geliyor) hem okullarını hem de sporlarını keyifle yapıyorlar. Hatta yaz kurslarında deneyimli bir ağabey-abla olarak yeni kursiyerlere bile antrenörlerine destek olarak yardımcı oluyorlar. Bu bir bayrak yarışı gibi büyüyünce de kulüplerinde yeni sporcuların yetişmesine de destek olacaklar. Böylesi güzel bir hayat tarzını kazandıkları için şanslılar…
 
YORUM EKLE
    YORUMLAR
DÖVİZ KURLARI
USD 4.7275     EURO 5.4833     IMKB 95057     ALTIN 192,737