rexpert
İDO

BİR GARİP DENİZCİ, SARI SOKAK KÖPEĞİ

 

O harika bir denizci, harika bir dost.

 

Köpekgiller familyasının irili ufaklı 400 farklı memeli, etçil tilki ve çakallarla akrabalığı olan köpekler insanlarla olan dostluğu yüzyıllardır süregelmiştir.

Allahın yarattığı sesiz kullanırından biri olan , bizim hep sevdiğimiz can dostlarımızdan dır. Onların aç olduğunu, tok olduğunu, bir yerinin acıdığını, güldüğünü göremezsiniz. Her ırkın birbirinden farklı karakter ve özelliğe sahip cinsleri vardır. Kimisi evde,  kimisi av da,  kimisi yabanda, kimisi denizde dost olur size. Kimileri yüksek ücretlerle çiftliklerde veya şehirlerde evcil hayvan satışı yapan yerler de sıcak bir yuva için satın alınmayı beklerken, kimileri sokaklarda doğup büyüyen kaderini katığını sevgiyi arayan sokak köpekleridir.

Bir parça ekmek bir kap su ile size dostluklarını sunar bazen hayat boyu. Bir kez dokunun kokunuzu alsın yıllar geçse de sizi hatırlar hiç unutmaz.

Günlerden bir gün İzmir Özdere sahillerinde açıkta yüzüyorduk. Kıyıda daha önce hiç görmediğimiz orta büyüklükte erkek sarı bir köpek, bir sağa bir sola bize havlayarak bir oraya, bir buraya koşuyor. Sanki bir şey olmuş gibi hızla koşup yerinde hiç duramıyordu.

Nasıl bir hikmettir ki, bize havlayarak içgüdülerine sonunda dayanamayıp suya çılgınca atladı ve hiç tanımadığımız bu can bize yüzmeye başladı. Sanki hadi dönün daha uzağa gitmeyin ne işiniz var o kadar derinlerde dercesine onlarca metreyi soluksuz yüzerek kıyıdan yanımıza geldi. Etrafımızda tam bir tur dönerek bize yaklaştı, neredeyse burun bununayız.  Şaşırmıştık adeta. Bizi acaba sahibine mi benzetti diye düşünürken kulağında ki etiketi gördüğümüze inanamadık.


Sarı Sokak Köpeği İlk karşılaşmamız

Sanki çok sevdiği sahibine gelirmiş gibi, hadi dön kıyıya dercesine değişik sesler çıkarıyordu, bizimle konuşuyordu.

Etrafımızda dönerek bizi kıyıya götürme çabaları sarf ederken etrafımızda daireler çiziyor..

Su altında Sarı köpeğin patileri, nasıl bir cesarettir, duygulanmamak mümkün değil

Etrafımızda tam bir tur yapıp, geriye döndüğümüze emin oldu, beraber yüzerek dönüyoruz

Bizi ikna etti. Hep beraber geri dönerken sualtında nasıl göründüğünü merakla çekiyorum

 

Fakat bize yaklaştığında bir gördük ki sol kulağında plastik kelepçesi belediyece etiketlenmiş (S 3733)  bir numara, evet bu bir sokak köpeği.

Yanımızda bir sualtı kamerası vardı. Bu güzelliği bu yoldaşlığı, yardım severliği bu duygu selinin fotoğrafını çekmeden duramadık ki.  Hem çok duygulandık, hem çok mutlu olduk. Bizi ikna edişiyle birlikte kıyıya yüzmeye başladık beraberce.  Yüzerken kafasını ara, ara çevirip bize bakıyordu gelmiyormusunuz diye oldukça.

Neyse ki kıyıya ulaşmıştık. Sudan çıktığını görünce bir oh çekmiştim. Niye mi?  Boyundan misli derinlere kadar bizim daha uzağa gitmemizi istemediğinden onlarca metre yüzen sarı denizci köpek yorulmuştu.

Bu kez sahile çıkıp kuyruğunu mutlulukla salladığını görüp iyice kurulandığını görünce bizde sevgimizi akıttık ona.  Artık gelmez umuduyla tekrar bu kez sığ suya girip bir dil balığının resimlerini çekebilmek için dalıp çıkmaya başlamıştım,  fakat ansızın arkamda mayomun kenarında bir el fark ettim. Ne oldu dersiniz?  Sarı köpek yeniden yanıma gelmiş hani çıkıyordun gel beraber çıkalım dercesine dibimde bitivermişti. Meğersem ağzıyla beni mayomdan yakalayıp hani çıkıyordun dercesine arkamı döndüğümde patilerini omzumun üzerine koydu.  Kıyıda bir takım insanlar, sitenin bekçileri herkes şaşkın bir halde, tebessümle olayı izliyor olduğunu gördüm.

Artık bu kez birlikte çıktık denizden yeniden kurulanıp gayri ihtiyari oturduğum yerin yanına büzülüp yorgunluğunu çıkarmak için yatarak şöyle bir tebessümlü gözlerle bana baktı derinden ve huzurla uyumaya başladı. 

Her ne kadar insan sevip bir kuru ekmek bir sevgi paylaşsa hemen bağlanıyor bu güzellere, hem de duygusal bir bağ oluşuyor. Hatta bu başıboş güzellere sahip olup bakmak istiyor.


Son bir kez tebessümle süzüp acaba yanında mıyım diye kontrol eder etmez uykuya geçti sarı köpek.

 

Bu olaydan sonra birkaç gün birbirimizi bırakmadık,  hem misafirimiz oldu, hem de o dostluğunu sundu bize. Öğrendiğimiz kadarıyla bir aile bu can’ı evlat edinmek için almış küçük yaşlarında ama sonra başlarından savmış, o da düşmüş sokaklara, bir gün belediye gelmiş ve fişlemiş bu güzelliği. Olmuş bir sokak köpeği.

Her yaz okulların kapanmasıyla sömestri hediyesi olarak ebeveynler çocukları için (Pet Shop )  Evcil hayvan satış dükkânlarına koşuyor çocukları mutlu olsun diye, yavru bir köpek, kedi, kuş hanelerine bir fert daha katıyorlar. Satın alıp birkaç ay deniyorlar, oynuyorlar, alıştırıyorlar, öğretiyorlar evlerinin yeni bir çocuğu oluveriyor.  Ama yaz sonu okulların açılmasına yakın genellikle Ege sahillerinde Çeşme, Foça, Özdere, Ayvalık, Bodrum, Sığacık gibi yerlerde bazen yazlık site önlerine bu güzelim kadersiz can dostlarımızı başlarından savmak için bırakıyorlar birileri bakar diye,  atıyorlar, kaderlerine terk ediyorlar.

Sızlamaz mı içiniz hiç, yapmayın, yazıktır, günahtır. Birkaç ay mutluluğunuz için evcil hayvan satış mağazaları yerine barınaklarda atılmış, kakılmış yeni sahibini bekleyen bir birinden güzel köpekler size muhtaç ve sizin yolunuzu gözlüyor.

 

Sarı köpek, ne mi oldu? 

Artık yeni  ismi PAŞA. 

 

Ziya isminde gönlü güzel bir insana, ona iyi bakacağına söz verdiği için sarı köpeği  Paşa’yı bir dost eline emanet ettik. 


06.10.2018

 

Bir sonraki yazı dizimde görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

Ömür ATİLA ( denizci & mimar) araştırmacı yazar.

 

Fotoğraf: Ömür Atila © Copyright

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık