© © 2026 Deniz Ticaret Gazetesi

Gemi Neden Battı? Yanıt Bekleyen Sorular

FİLOJET faciasının ardından kaptan ve mürettebatın tahliye süreci, yolcuların güvenliği, can kurtarma ekipmanlarının kullanımı ve geminin sefere çıkış koşulları tartışılmaya devam ediyor. Rana Sarro, kaleme aldığı değerlendirmede kazanın aydınlatılması için yanıtlanması gereken kritik soruları gündeme taşıyor.

FİLOJET faciasının ardından kamuoyunun yanıtını beklediği çok sayıda soru bulunuyor. Geminin kötü hava koşullarının hemen ardından sefere çıkması, yolcuların gemide yaşananlarla ilgili uyarılarının nasıl değerlendirildiği, tahliye sürecinin nasıl yönetildiği ve can kurtarma ekipmanlarının kullanılıp kullanılmadığı tartışmaların başında geliyor.

Rana Sarro, değerlendirmesinde özellikle geminin su almaya başlamasının ardından alınan kararların ve kaptan ile mürettebatın tahliye sürecindeki rolünün ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kaptan ve mürettebatın tahliye süreci

Kazaya ilişkin en önemli tartışma başlıklarından biri, geminin terk edilmesi sırasında kaptan ve mürettebatın izlediği prosedür.

Sarro, kamuoyuna yansıyan değerlendirmeler üzerinden, yolcuların tahliyesi tamamlanmadan gemi personelinin gemiyi terk edip etmediğinin araştırılması gerektiğini savunuyor.

Denizcilikte gemi terk prosedürlerinin, özellikle yolcu taşıyan gemilerde hayati önem taşıdığına dikkat çekilen değerlendirmede, “Kaptan ve mürettebatın gemiyi en son terk etmesi gerekmez mi?” sorusu gündeme getiriliyor.

Ancak bu konuda kesin bir hükme varılabilmesi için olayın resmi soruşturması, geminin seyir kayıtları, mürettebat ifadeleri, kamera görüntüleri ve diğer teknik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Can kurtarma ekipmanları neden tartışılıyor?

Kazayla ilgili bir diğer kritik başlık ise can kurtarma ekipmanlarının kullanımı.

Sarro, olay sırasında yeterli sayıda can simidinin bulunup bulunmadığı, can sallarının neden kullanılmadığı ve yolculara acil durumlarda gemiyi nasıl terk edeceklerine ilişkin gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı sorularını gündeme taşıyor.

Bu noktada cevaplanması gereken temel soru ise şu:

Gemide bulunan can kurtarma ekipmanlarının durumu neydi ve acil durum sırasında hangi ekipmanlar, ne zaman ve kim tarafından kullanıldı?

Bu soruların yanıtı, geminin emniyet ekipmanlarına ilişkin kayıtları ve kazaya yönelik teknik incelemeler ortaya konulduğunda daha net anlaşılabilecek.

“Sorun yok” denilerek sefere devam edildi mi?

Değerlendirmede, geminin su almaya başlamasının ardından yolcuların endişelerinin nasıl karşılandığı da sorgulanıyor.

Eğer gemide gerçekten su alma veya yapısal hasar belirtileri ortaya çıktıysa, Geri dönme, durma veya yardım çağırma kararı neden alınmadı?” sorusu önem kazanıyor.

Özellikle yolcu taşıyan bir gemide acil durum belirtilerinin ne zaman fark edildiği, kaptana ne zaman bildirildiği ve kaptanın bu bilgiler üzerine hangi kararları aldığı, soruşturmanın aydınlatması gereken temel konular arasında yer alıyor. 

Geminin sefere çıkış koşulları araştırılmalı

Kazanın hemen öncesindeki hava ve deniz koşulları da ayrı bir başlık oluşturuyor.

Geminin sefere çıkışından önce gerçekleştirilen kontroller, geminin teknik ve emniyet durumu, varsa önceki hasar kayıtları, bakım ve onarım geçmişi ile sefere uygunluk belgeleri incelenmeden kazanın nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Bu nedenle “Geminin sefere çıkmasına hangi teknik ve idari kontroller sonucunda izin verildi?” sorusu önem taşıyor.

“Planlı batırma” iddiası için kanıt gerekiyor

Sarro'nun yazısında en dikkat çekici bölümlerden biri ise kazanın kasıtlı olarak planlanmış olabileceğine ilişkin soru işaretleri.

Eski veya hasarlı bir geminin kasıtlı olarak batırılarak sigorta ya da başka bir tazminat elde edilmesinin planlanıp planlanmadığı sorusu gündeme getiriliyor.

Ancak bu tür bir ihtimalin komplo teorisi veya iddia düzeyinden çıkarak gerçek kabul edilebilmesi için somut deliller bulunması gerekir. Geminin batışının kasıtlı olup olmadığı ancak teknik inceleme, adli soruşturma, finansal kayıtlar, geminin geçmişi ve olay öncesi-sonrası tüm verilerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulabilir.

Asıl yanıt bekleyen soru: FİLOJET neden battı?

Geminin hangi noktadan ve ne şekilde su aldığı, varsa yapısal hasarın kaynağı, alabora olma süreci, hava ve deniz koşullarının etkisi, kaptan ve mürettebatın aldığı kararlar, yolcuların tahliye süreci ve can kurtarma ekipmanlarının kullanımı kapsamlı biçimde incelenmeli.

Kazanın gerçek nedeninin ortaya çıkarılması açısından spekülasyonlardan çok resmi soruşturmanın sonuçları, teknik bilirkişi raporları, geminin seyir verileri ve tanık ifadeleri belirleyici olacaktır.

FİLOJET faciasında hayatını kaybedenlerin yakınları başta olmak üzere kamuoyunun beklentisi ise açık: Yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan kişi veya kurumlar varsa bunun somut delillerle belirlenmesi.

Editör notu: Bu metin, Rana Sarro'nun kişisel değerlendirmesinde dile getirilen soru ve iddiaların gazetecilik diliyle düzenlenmiş halidir. “Planlı batırma”, “sigorta/tazminat amacı” veya “kasıt” gibi iddialar kanıtlanmış gerçekler olarak değil, araştırılması gerektiği öne sürülen ihtimaller olarak aktarılmalıdır.

Rana Sarro yazdı:

Çok uçuk bir komplo teorisi olacak ama afet olarak nitelendirdiğimiz kötü hava koşullarının ertesi günü bu geminin sefere çıkması; hasarlı gemi ile yolcuların tüm uyarılarına rağmen, "sorun yok" denilip, yola devam etmesi; kapıların önce kapatılması ve yolculara çıkış yolu gösterilmeden; can simiti verilmeden, can salları atılmadan mazot boşaltıp gemiyi ilk önce kaptan ve mürettebatın terketmesi arıza gibi değil planlanmış bir kaza süsü sanki...

Türkiye kanallarda, CNN'de uzman denizciler söylüyor. Kaptanın ve mürettebatın yolcuları bırakıp kendilerini kurtarmaya çalışması bir skandaldır. Uzman Denizci; "bu ölümlere neden olmaktır" dedi. Çünkü denizcilerin geminin nasıl terkedileceğinin de eğitimi aldıkları ve geminin bir kaptanın namusu olduğu, personel ile kaptanların gemiyi en son terketmesi gereken kişiler olduğunu anlatıyor.

"Can taşıyorlar ve gemideki son cana kadar personel ve kaptan o gemide olmak zorundadır. Gerekirse gemi batarken içinde kaptan da gemiyle birlikte denize batar ama son bir can dahi kurtarılana kadar gemiyi terk etmez. Bu uluslararası kurallar gereği de böyledir" diyor Uzman Denizci.

Peki denize mazot niye boşaltıldı? Niye yeterli sayıda can simiti yoktu? Var olan can simitlerinin nasıl takılacağı niye yolculara gösterilmedi? Gemiden çıkış yolu niye yolculara gösterilmedi?

Denizde en önemli ekipman olan can salları niye denize atılmadı da, çocuklar, yaşlılar ve yetişkinler dalgalara kurban verildi?

Gemi su almaya başladığında niye "problem yok" dendi? Can simiti ve can salları yoksa bu gemi nasıl denetimden geçti?

Uçakta en ufak bir panik durumunda kaptan geri dönme kararı alır, bu gemide yolcular panik olup "geri dönelim" derken, niye dönmesi riskli ise, durup sahil güvenlik aranmadı da problem yok denip devam edildi?

Eski gemiyi batırıp, denizde kaza süsü vererek, tazminat mı planlandı?

Bile bile mi ölüme sürüldü ki, kaptan ve mürettebat önce kaçtı?

Gerçekten de ehliyeti varsa ve 25 yıllık kaptan ise, gemi çatırdadığında, camlar patladığında, su almaya başladığında batacağını anlaması gerekirmez miydi?

Uzmanlar da söylüyor, su almaya başlayan gemide yapılması gereken hamleler yapılmadı. "Kaptanın bunu bilmesi gerekirdi" diyor uzmanlar, Türkiye kanallarında dinledik.

Öyleyse planlı bir gemi batırma operasyonu muydu? İnsanlar kasıtlı olarak öldürülmek niye istensin?

Öyleyse eskiyen ve hasarlı gemi batırılarak, kaza süsü verilerek, sigorta veya devletten tazminat alma planı mı yapıldı? Bu da değilse peki nedir?

Titanik olayı mı yaşatılacaktı? Titanik buz dağına vurdu da içeriye su dolmaya başlamıştı. Peki bu neye vurdu da, yolun daha başından su almaya başladı.

"25 yıllık bir Kaptan" ise, gemi de "tamam" ise, niye bunlar yapıldı ve yaşandı? Deli sorular kulağa uçuk komplo teorisi gibi gelse de; akla geliyor ne yazık ki!

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER