<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Deniz Ticaret Gazetesi</title>
        <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/</link>
        <description>Deniz Ticaret Gazetesi,seaturk,Maritime Breaking News,fishing news,Shipbuilding,World Maritime News. Your new platform. Connecting the Maritime &amp; Offshore World for. Sustainable Solutions. Filter by topic. All categories, Anti Fouling,Marine Industry News, Maritime Shipping News, Shipbuilding, Coast Guard, Navy, Maritime News, Marine News Magazine, Maritime Security, Offshore.Maritime matters and news for the shipping industry, maritime professionals, cruise tourism and enthusiasts.Global Shipping, Maritime and Offshore Marine News. Register for Daily, Weekly and breaking news alerts from the maritime industry.Visit TradeWinds for the best news, insight and opinion covering the global shipping business. docked at Tuzla Shiprepair Yard, Turkey.Pirates who attacked a Turkish vessel and kidnapped seamen off the coast of West Africa on Thursday made the first contact with the shipping</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>113 limanda grev: Liman işçileri savaşa karşı</title>
                <category>Limanlar</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/113-limanda-grev-liman-iscileri-savasa-karsi-24734</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/113-limanda-grev-liman-iscileri-savasa-karsi-24734</guid>
                <description><![CDATA[22 ülkede 113 limanda çalışan işçiler, silah ticaretini ve savaşları protesto etmek için 30 Ekim’de eş zamanlı grev ve eylem düzenliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde liman işçileri, askeri ekipmanların sivil limanlar üzerinden çatışma bölgelerine taşınmasını protesto etmek amacıyla 30 Ekim Cuma günü eş zamanlı grev ve eylemler düzenliyor. En az 22 ülkede, 113 limanı kapsayan uluslararası eyleme 25’ten fazla sendika katılıyor.</p>

<p>İtalya merkezli Unione Sindacale di Base (USB) tarafından yapılan açıklamaya göre Avrupa, Asya, Afrika, Amerika ve Avustralya’daki limanlarda gerçekleştirilecek eylemler, savaşlara ve liman altyapısının askerî amaçlarla kullanılmasına karşı uluslararası dayanışmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Bu yılın ikinci uluslararası liman işçileri eylemi</strong></p>

<p>“Barış İçin Limanlar – Onurlu İşler” sloganıyla düzenlenen grev, bu yıl gerçekleştirilen ikinci uluslararası liman işçileri eylemi olma özelliğini taşıyor. İlk eylem şubat ayında Akdeniz çevresindeki 7 ülkede 20 limanda düzenlenmişti.</p>

<p>İşçiler, savaş karşıtı taleplerin yanı sıra daha yüksek ücret, güvenceli istihdam, güvenli çalışma koşulları ve toplu pazarlık haklarının korunmasını da gündeme taşıyor.</p>

<p>Sendikalar, Ukrayna’dan Orta Doğu’ya uzanan çatışmaların genişlemesinin denizcilik sektörü ve deniz çalışanlarının güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Yunanistan’da liman operasyonları etkilenecek</strong></p>

<p>Eylemlere katılan ülkeler arasında Yunanistan da bulunuyor. Ülkenin en büyük limanı Pire’de liman işçileri, Avrupa Liman İşçileri Konseyi (EDC) üyesi sendikalarla birlikte 10.00-13.00 saatleri arasında üç saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.</p>

<p>Yunanistan genelinde Pire’nin yanı sıra Rafina, Lavrio, Patra, Igoumenitsa, Elefsina ve Rio-Antirrio bölgelerindeki liman faaliyetlerinin de grevden etkilenmesi bekleniyor. Ülkedeki bazı diğer denizcilik sendikaları ise 24 saatlik greve katılma planlarını açıkladı.</p>

<p>Denizciler, liman çalışanları ve gemi personelini temsil eden sendikalar; ücret taleplerinin yanı sıra çatışma bölgelerinde görev yapan denizcilerin güvenliği ve gemilerdeki personel sayısına ilişkin endişelerini de dile getiriyor.</p>

<p><strong>Küresel deniz ticaretine etkisi merak ediliyor</strong></p>

<p>30 Ekim’deki uluslararası eylemin deniz ticaretine etkisi, katılım oranına ve hangi terminallerde operasyonların durdurulacağına bağlı olacak. Alternatif operasyon düzenlemeleri ve şirketlerin sefer programlarını farklı yöntemlerle sürdürme kapasitesi de olası aksaklıkların boyutunu belirleyecek.</p>

<p>Sendikaların 22 ülkede yürüttüğü koordinasyonun liman operasyonlarında ne ölçüde kesintiye yol açacağı henüz netlik kazanmadı. Eylemin, uluslararası deniz taşımacılığı üzerindeki etkileri ise gün boyunca yakından izlenecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/113-limanda-grev-liman-iscileri-savasa-karsi-1793351526.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>COSCO’dan LNG çift yakıtlı etilen taşıyıcı yatırımı</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/coscodan-lng-cift-yakitli-etilen-tasiyici-yatirimi-24733</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/coscodan-lng-cift-yakitli-etilen-tasiyici-yatirimi-24733</guid>
                <description><![CDATA[COSCO Shipping Energy, Dalian’da 9.000 m³ kapasiteli LNG çift yakıtlı etilen taşıyıcı inşa ettirmek için 50,3 milyon dolarlık yatırım yapacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli armatör COSCO SHIPPING Energy Transportation, gaz taşıyıcı filosunu genişletmek amacıyla Dalian’daki bağlı kuruluşu COSCO SHIPPING Heavy Industry’de yeni bir etilen taşıyıcı inşa ettirme kararı aldı.</p>

<p>Şirketin yönetim kurulu, 28 Ekim’de gerçekleştirdiği toplantıda, bağlı kuruluşu Hainan Zhaogang Shipping üzerinden 9.000 metreküp kapasiteli çok amaçlı bir etilen taşıyıcının inşa edilmesini onayladı.</p>

<p>Geminin inşa bedelinin yaklaşık 335 milyon RMB (50,3 milyon dolar), proje için toplam yatırımın ise yaklaşık 341 milyon RMB (51,2 milyon dolar) seviyesinde olması bekleniyor.</p>

<p>LNG çift yakıtlı tahrik sistemi</p>

<p>Yeni geminin, LNG çift yakıtlı tahrik sistemiyle donatılması planlanıyor. Gemide ayrıca enerji verimliliğini artırmaya yönelik sistemlerin yanı sıra akıllı gemi teknolojilerinin kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Şirket açıklamasına göre geminin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren 18 ay içinde teslim edilerek operasyona alınması hedefleniyor.</p>

<p>İnşa maliyetleri şirketin iç kaynakları ve dış finansman yoluyla karşılanacak. Gemi bedeli ise inşa sürecindeki ilerlemeye bağlı olarak RMB cinsinden beş taksitte ödenecek.</p>

<p>Etilen taşımacılığında kapasite artırılacak</p>

<p>COSCO SHIPPING Energy, küresel etilen taşımacılığına yönelik artan talebin yeni yatırım fırsatları oluşturduğunu belirtiyor. Şirket, özellikle piyasada arzı sınırlı olan etilen taşıyıcılarının filosuna eklenmesiyle hem kapasitesini hem de pazar payını artırmayı hedefliyor.</p>

<p>Yeni yatırımın, COSCO SHIPPING Energy’nin Çin içindeki ve uluslararası etilen taşımacılığı pazarındaki konumunu güçlendirmesi, aynı zamanda müşterilerine sunduğu hizmet kapasitesini artırması bekleniyor.</p>

<p>Yatırım kararı, COSCO SHIPPING Energy Transportation’ın 2026 yılı 15’inci yönetim kurulu toplantısında 28 Ekim’de onaylandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 02:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/coscodan-lng-cift-yakitli-etilen-tasiyici-yatirimi-1793350985.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupalı armatörlerden Hindistan’daki iki tesise destek</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/avrupali-armatorlerden-hindistandaki-iki-tesise-destek-24732</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/avrupali-armatorlerden-hindistandaki-iki-tesise-destek-24732</guid>
                <description><![CDATA[ECSA, AB’nin gemi geri dönüşüm listesine alınması planlanan Hindistan’daki iki tesisin onaylanması için Avrupa Parlamentosu üyelerine destek çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Topluluğu Armatörler Birliği (ECSA), Hindistan’daki iki gemi geri dönüşüm tesisinin Avrupa Birliği (AB) Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri Listesi’ne dahil edilmesine destek verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu Çevre Komitesi, Avrupa Komisyonu’nun Hindistan’daki iki tesisin AB’nin onaylı gemi geri dönüşüm tesisleri listesine eklenmesi yönündeki teklifine itiraz eden karar tasarısını 4 Kasım’da oylayacak.</p>

<p>ECSA, Avrupa Parlamentosu üyelerine söz konusu itiraz önergesini reddetmeleri ve Komisyon’un iki Hint tesisini AB listesine dahil etme teklifini desteklemeleri çağrısı yaptı.</p>

<p>“AB mevzuatının güvenilirliği zedelenir”</p>

<p>ECSA, Komisyon’un Temmuz 2026’da açıkladığı öneriyi memnuniyetle karşıladığını hatırlattı. Küresel denizcilik sektörü de eylül ayında yayımladığı ortak sektör bildirisiyle öneriye destek verirken, AB üye ülkelerinin bakanlarına gönderilen açık mektupla listenin kabul edilmesi istendi.</p>

<p>ECSA Genel Sekreteri Sotiris Raptis, iki tesisin AB listesine alınmasının, AB standartlarını karşılamak için yapılan yatırımları ödüllendiren uzun süredir beklenen bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Raptis, AB’nin sıkı güvenlik ve çevre standartlarına uyduğu tespit edilen tesislerin listeye dahil edilmesine karşı çıkılmasının, “AB’nin kendi mevzuatının güvenilirliğini zedeleyeceği” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>İki tesis kapsamlı denetimden geçti</p>

<p>ECSA’ya göre Hindistan’daki iki gemi geri dönüşüm tesisi, kapsamlı bir inceleme ve denetim sürecinden geçirildi. Yapılan değerlendirmelerde tesislerin AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğü’nün (EU SRR) gerekliliklerini karşıladığı belirlendi.</p>

<p>Birliğe göre AB dışındaki tesislerin de gerekli güvenlik ve çevre standartlarını karşılamaları halinde AB Gemi Geri Dönüşüm Listesi’nde yer almaları mümkün olmalı.</p>

<p>Önümüzdeki 10 yılda 16 bin geminin geri dönüşümü gerekecek</p>

<p>BIMCO’nun yakın tarihli bir raporuna göre, önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık 16 bin geminin geri dönüştürülmesi gerekecek. Ancak Avrupa’daki gemi geri dönüşüm kapasitesinin bu talebi karşılamada sınırlı kaldığı belirtiliyor.</p>

<p>BIMCO’nun bir diğer çalışması, Avrupa’daki tesislerin büyük ölçüde yerel ve açık deniz (offshore) pazarlarına hizmet verdiğini ortaya koyuyor. Avrupa’da yapılan yeni yatırımların önemli bölümü de gemi geri dönüşümünden daha kârlı olabilen offshore tesislerin söküm faaliyetlerine yöneliyor.</p>

<p>Bu durum, büyük ticari gemilerin geri dönüşümü için Avrupa’da ayrılabilecek kapasiteyi sınırlıyor. ECSA, büyük okyanus aşırı gemilerin mevcut ölçekte Avrupa tesislerinde geri dönüştürülmesinin yeterli alan ve operasyonel kapasite gerektireceğini, bunun da gemiler için önemli bekleme sürelerine yol açabileceğini vurguluyor.</p>

<p>ECSA’ya göre, AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğü’nün güvenlik ve çevre standartlarını karşılayan AB dışındaki tesislerin tanınması, küresel gemi geri dönüşüm kapasitesinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 01:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/avrupali-armatorlerden-hindistandaki-iki-tesise-destek-1793350589.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Arkas Line, Rusya Bağlantısını  St. Petersburg Üzerinden Sürdürüyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/arkas-line-rusya-baglantisini-st-petersburg-uzerinden-surduruyor-24731</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/arkas-line-rusya-baglantisini-st-petersburg-uzerinden-surduruyor-24731</guid>
                <description><![CDATA[Arkas Line, REX servisinin rotasını yeniden düzenleyerek Rusya uğrağını Karadeniz’deki Novorossiysk Limanı’ndan Baltık Denizi’ndeki St. Petersburg Limanı’na taşıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Arkas Line, REX servisinin rotasını yeniden düzenleyerek Rusya uğrağını Karadeniz’deki Novorossiysk Limanı’ndan Baltık Denizi’ndeki St. Petersburg Limanı’na taşıdı. 10 Ekim 2026 itibarıyla hayata geçirilen düzenlemeyle Türkiye, Mısır ve Rusya arasındaki denizyolu taşımacılığı bağlantısı yeni güzergâh üzerinden sürdürülürken, servis rotasyonunun sezonluk yük hareketlerine göre şekillendirilmesi planlanıyor.</strong></p>

<p>Konteyner taşımacılığında güçlü servis ağı ve müşteri odaklı çözümleriyle faaliyet gösteren Arkas Line, servis yapısını bölgesel ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirmeyi sürdürüyor. Akdeniz, Karadeniz, Batı ve Kuzey Afrika, Kuzey Avrupa, Amerika’nın Doğu Kıyısı, Kızıldeniz ve Hindistan’a uzanan servis ağıyla uluslararası ticarete hizmet veren şirket, Rusya bağlantısını sağlayan REX servisinde yeni bir rota düzenlemesine gitti.</p>

<p>Daha önce Rusya’daki Novorossiysk Limanı’na uğrak yapan REX servisi, 10 Ekim 2026 itibarıyla St. Petersburg Limanı’nı kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi. İlk sefer için Marmara, İskenderiye, Aliağa ve St. Petersburg uğraklarını içeren bir rotasyon oluşturuldu. Böylece Arkas Line, Doğu Akdeniz ile Rusya arasındaki taşımacılık bağlantısını Baltık Denizi üzerinden devam ettirecek yeni servis yapısını devreye aldı.</p>

<p><strong>Mersin ve İskenderiye Çıkışlı Sezonluk Servis Planlaması</strong></p>

<p>Arkas Line’ın özellikle taze ürün ve sıcaklık kontrollü yük taşımacılığında kullanılan REX (Russia Express Service) servisi, geçmiş yıllarda Türkiye ve Mısır’ın Rusya pazarına yönelik denizyolu taşımacılığında önemli bir bağlantı sağladı. Yeni rota düzenlemesi kapsamında da servisin yılın farklı dönemlerindeki yük hareketlerine göre planlanması öngörülüyor.</p>

<p>30 Ekim–31 Aralık 2026 döneminde iki gemiyle Mersin ve St. Petersburg limanları arasında çalışması planlanan servise, operasyonel ihtiyaçlara bağlı olarak İskenderiye Limanı da dahil edilebilecek.</p>

<p>Arkas Line, REX servisinde gerçekleştirdiği rota değişikliğiyle Rusya bağlantısındaki hizmet sürekliliğini korumayı, değişen bölgesel koşullara uyum sağlamayı ve müşterilerinin tedarik zinciri planlamalarına katkıda bulunmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/arkas-line-rusya-baglantisini-st-petersburg-uzerinden-surduruyor-1793349833.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de drone saldırısı: 18 denizci kurtarıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-drone-saldirisi-18-denizci-kurtarildi-24730</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-drone-saldirisi-18-denizci-kurtarildi-24730</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Bulgaristan açıklarında drone saldırısına uğrayan Liberya bayraklı konteyner gemisinin 18 kişilik mürettebatı kurtarıldı. Olayda can kaybı yaşanmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz’de Bulgaristan kıyıları açıklarında deniz dronlarının hedefi olan Yunanistan kontrolündeki konteyner gemisinin 18 kişilik mürettebatı sağ kurtarıldı. Liberya bayraklı gemide 421 konteyner bulunduğu bildirildi.</strong></p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Yunanistan kontrolündeki, Liberya bayraklı bir konteyner gemisi, Bulgaristan kıyılarının yaklaşık 17 deniz mili açığında deniz dronlarının saldırısına uğradı. Olayda gemide bulunan 18 mürettebatın tamamı kurtarılırken, can kaybı yaşanmadı.</p>

<p>2007 yapımı geminin, İsrail’in Hayfa Limanı’ndan Romanya’nın Köstence Limanı’na doğru seyir halinde olduğu belirtildi. Saldırı, Bulgaristan’ın Kaliakra Burnu’nun yaklaşık 17 deniz mili doğusunda meydana geldi.</p>

<p>Mürettebat gemiyi terk etti</p>

<p>Olay, 28 Ekim günü saat 12.01’de Köstence Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi’ne bildirildi. Mürettebatın verdiği bilgiye göre gemi, saldırı sırasında 421 konteyner taşıyordu.</p>

<p>Saat 12.13’te mürettebat gemiyi terk etti ve bölgede arama kurtarma operasyonu başlatıldı. Bulgaristan Deniz Kuvvetleri üç gemiyle, Sınır Polisi ise bir botla operasyona katıldı.</p>

<p>Saat 12.53’te sekiz mürettebat Bulgaristan Deniz Kuvvetleri’ne ait bir gemiye alınırken, diğer 10 kişi geminin can kurtarma botunda bulundu. Operasyonun devamında 18 kişilik mürettebatın tamamı kurtarıldı.</p>

<p>Kurtarılan denizciler Varna’ya götürülüyor</p>

<p>Bulgaristan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı, mürettebatın bir deniz kuvvetleri gemisiyle Varna’ya götürüldüğünü açıkladı. Denizcileri karşılamak üzere sınır polisi ekipleri ve sağlık görevlilerinin hazır beklediği bildirildi.</p>

<p>Kurtarma operasyonu; Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı, Savunma Bakanlığına bağlı deniz ve hava kuvvetleri ile İçişleri Bakanlığına bağlı sınır polisi ekiplerinin koordinasyonuyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Georgi Peev, operasyonun hızlı ve profesyonel şekilde yürütülmesinde görev alan ekiplere teşekkür etti.</p>

<p>Saldırı, üçlü güvenlik toplantısı sırasında gerçekleşti</p>

<p>Saldırının, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye savunma bakanlarının Sofya’da Karadeniz’de güvenlik ve iş birliğini ele aldığı üçlü toplantıyla aynı gün meydana gelmesi dikkat çekti.</p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilerin hedef alınması, bölgedeki deniz güvenliği risklerini yeniden gündeme taşırken, olayda tüm mürettebatın sağ kurtarılması olası bir can kaybının önüne geçti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 03:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-drone-saldirisi-18-denizci-kurtarildi-1793260700.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’den Körfez’deki Gemilere Abluka Uyarısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-korfezdeki-gemilere-abluka-uyarisi-24729</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-korfezdeki-gemilere-abluka-uyarisi-24729</guid>
                <description><![CDATA[ABD, Hürmüz Boğazı ve Körfez’de tarafsız gemilerin durdurulup aranabileceği uyarısı yaptı. Gemilere belge, seyir ve güvenlik talimatları verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD, İran limanları ve kıyılarına yönelik uyguladığı deniz ablukası kapsamında Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndaki tarafsız gemilerin durdurulabileceği ve aranabileceği uyarısında bulundu.</strong></p>

<p>ABD, bölgedeki gerilimin artması üzerine Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ve Arap Denizi’ndeki deniz trafiğine yönelik yeni bir güvenlik uyarısı yayımladı.</p>

<p>Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi (JMIC) tarafından 28 Ekim’de yayımlanan JMIC 016-26 numaralı duyuruya göre, İran limanları ve kıyılarına yönelik ABD ablukasının uygulanması kapsamında, bayrak veya mülkiyet ayrımı yapılmaksızın gemilerin deniz operasyonlarından etkilenebileceği belirtildi.</p>

<p>Tarafsız gemiler de durdurulabilir</p>

<p>Uyarıya göre, Umman Körfezi ile Hürmüz Boğazı arasında tarafsız limanlar arasında seyreden veya balast durumunda bulunan tarafsız gemiler, abluka kapsamında faaliyetlerinin amacının belirlenmesi için sorgulama, gemiye çıkma ve arama işlemlerine tabi tutulabilir.</p>

<p>JMIC, bölgede seyreden gemilerin VHF Kanal 16’yı sürekli dinlemede tutmalarını ve ABD kuvvetleri tarafından verilen talimatlara uymalarını istedi.</p>

<p>Merkez, duyurunun gemi sahipleri, işletmeciler ve denizcilerin bölgedeki mevcut durum hakkında bilgilendirilmesi amacıyla yayımlandığını belirtti.</p>

<p>Gemilere rota ve zamanlama uyarısı</p>

<p>ABD makamları, bölgeden geçmesi gerekmeyen gemilere gereksiz gecikmelerin önüne geçmek amacıyla operasyon sahasından uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Bölgede seyir yapacak gemilerin ise artan deniz trafiği ve askeri abluka uygulamaları nedeniyle sefer planlarına ilave süre eklemeleri istendi.</p>

<p>JMIC duyurusunda, gemilerin seyir sırasında rotalarını değiştirmeye veya durmaya hazırlıklı olmaları gerektiği de belirtildi.</p>

<p>ABD kuvvetleri belge kontrolü yapacak</p>

<p>ABD ordusu, gemilerin olası bir kontrol sırasında bazı belgeleri ibraz etmeye hazır olmalarını istedi.</p>

<p>Talep edilmesi halinde incelenmek üzere gemilerden şu belgelerin hazır bulundurulması istendi:</p>

<ul>
	<li>LPOC liman/gümrük çıkış belgeleri,</li>
	<li>Yüklü gemiler için konşimento,</li>
	<li>Gemi sicil belgesi,</li>
	<li>NPOC acentesi tarafından düzenlenmiş imzalı ve kaşeli atama yazısı,</li>
	<li>Kumanya, yakıt, yedek parça, onarım ve mürettebat değişimine ilişkin makbuz veya imzalı sözleşmeler,</li>
	<li>NPOC terminali, limanı veya rıhtımına ilişkin rezervasyon teyidi.</li>
</ul>

<p>&nbsp;Duyuruya göre söz konusu belgelerin imzalı ve kaşeli olması ve PDF formatında hazırlanması gerekiyor.</p>

<p>ABD’nin yeni uyarısı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari deniz trafiğinin artan askeri faaliyetler nedeniyle daha sıkı kontrol ve gecikme riskiyle karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 00:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abdden-korfezdeki-gemilere-abluka-uyarisi-1793259954.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Üçlü Güvenlik Mutabakatı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-uclu-guvenlik-mutabakati-24728</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-uclu-guvenlik-mutabakati-24728</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, Bulgaristan ve Romanya Karadeniz’de deniz güvenliğini güçlendirme konusunda anlaştı. Montrö kapsamında savaş gemilerinin geçiş düzeni korunacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, Bulgaristan ve Romanya, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarını kınarken; deniz güvenliği, erken uyarı ve bilgi paylaşımında iş birliğini güçlendirme kararı aldı. Türkiye ise Montrö Sözleşmesi kapsamında savaş gemilerinin Türk Boğazları’ndan geçişine ilişkin mevcut uygulamanın sürdürüleceğini açıkladı.</strong></p>

<p>Bulgaristan, Türkiye ve Romanya savunma bakanları, Karadeniz’de artan güvenlik risklerini değerlendirmek üzere Sofya’da üçlü toplantıda bir araya geldi. Görüşmelerde ticari gemilere yönelik drone saldırıları, deniz güvenliği, kritik altyapıların korunması ve bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı.</p>

<p>Toplantının ardından üç ülke, Karadeniz’de ticari gemileri hedef alan saldırıları kınarken; bilgi paylaşımı, denizcilik durumsal farkındalığı ve erken uyarı kapasitesinin güçlendirilmesi konusunda mutabakata vardı.</p>

<p>Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamada, Karadeniz’in güvenlik ve istikrarının korunmasının Ankara açısından öncelikli olduğunu vurguladı. Güler, Türkiye’nin Karadeniz’deki en uzun kıyı şeridine sahip ülke olduğuna dikkat çekerek, alınacak kararların mevcut güvenlik koşulları dikkate alınarak gerilimi artırmayacak şekilde şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Montrö uygulaması devam edecek</p>

<p>Toplantının öne çıkan başlıklarından biri Türk Boğazları’ndan savaş gemilerinin geçişi oldu.</p>

<p>Güler, Türkiye’nin savaşın başlamasından bu yana Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uyguladığını ve bu uygulamanın savaşın daha geniş bir bölgeye yayılmasının önlenmesine katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Güler, mevcut koşullar devam ettiği sürece savaş gemilerinin Türk Boğazları’ndan geçişine ilişkin mevcut düzenlemelerin sürdürüleceğini açıkladı.</p>

<p>Karadeniz’de mayın temizleme iş birliği güçlendirilecek</p>

<p>Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından 2024 yılında oluşturulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM Black Sea TG) da görüşmelerin önemli başlıklarından biri oldu.</p>

<p>Güler, üç ülkenin onayıyla diğer ülkelerin de girişime katkı sağlayabileceğini, ancak bunun Karadeniz’e gemi konuşlandırılmasını gerektirmediğini belirtti.</p>

<p>Güler ayrıca, sürüklenen mayınların yanı sıra kritik su altı altyapısının korunmasına odaklanılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, 7 Temmuz 2026’da NATO Zirvesi marjında mutabakat muhtırasına ilişkin değişikliğin imzalandığını hatırlattı.</p>

<p>Türkiye, Rusya ve Ukrayna ile temaslarını sürdürüyor</p>

<p>Güler, Karadeniz’de güvenliğin sağlanmasında diplomatik kanalların açık tutulmasının önemine de dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğini yineleyen Güler, aynı zamanda Rusya ile iletişim kanallarının açık tutulmasının bölgesel krizlerin tırmanmasının önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ankara’nın hem Rusya hem de Ukrayna ile temaslarını sürdürdüğünü belirten Güler, ticari gemilerin çatışmaların dışında tutulması ve sivil deniz taşımacılığına yönelik saldırıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Türkiye’nin, deniz taşımacılığı rotalarının korunması ve Karadeniz’de seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınması amacıyla her iki tarafla da temas halinde olduğunu belirten Güler, ticari gemilerin çatışma bölgesinden uzak tutulması konusunda gerekli uyarıların yapıldığını söyledi.</p>

<p>Türk gemileri için tüm hukuki haklar saklı</p>

<p>Güler, Türk bayraklı ve Türk işletmeli gemilere yönelik saldırılar konusunda Türkiye’nin tüm hukuki haklarını saklı tuttuğunu da vurguladı.</p>

<p>Bakan, Rusya ve Ukrayna’ya ticari deniz taşımacılığını çatışmanın dışında tutmaları çağrısını yineledi.</p>

<p>Siyasi görüşmeler Bükreş’te, askeri toplantılar Ankara’da</p>

<p>Sofya’daki toplantıda üçlü mekanizmanın siyasi ve askeri düzeylerde sürdürülmesi konusunda da anlaşmaya varıldı.</p>

<p>Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov, bir sonraki siyasi düzeydeki toplantının Bükreş’te, askeri uzmanların katılacağı görüşmelerin ise Ankara’da gerçekleştirileceğini açıkladı.</p>

<p>Romanya Savunma Bakanı Ștefan-Radu Oprea ise Rusya-Ukrayna savaşının Romanya açısından oluşturduğu güvenlik risklerine dikkat çekti. Oprea, NATO desteğiyle gözetleme, erken uyarı ve drone savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin önemini vurgularken, Romanya’nın münhasır ekonomik bölgesindeki kritik altyapının korunması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Üç ülke, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri girişimi kapsamında iş birliğinin sürdürülmesinin; mayınların tespit edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi, deniz ulaşımının güvenliği ve bölgesel deniz güvenliğinin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığı konusunda da ortak görüş bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Oct 2026 05:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-uclu-guvenlik-mutabakati-1793259125.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunanistan’dan Avrupa Savunma Gemi İnşasında Güç Hamlesi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunanistandan-avrupa-savunma-gemi-insasinda-guc-hamlesi-24727</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunanistandan-avrupa-savunma-gemi-insasinda-guc-hamlesi-24727</guid>
                <description><![CDATA[Yunanistan, Avrupa savunma gemi inşa sektöründe Güney Sütunu olmayı hedefliyor. Tersaneler, SAFE fonlarında yüzde 25 pay ve 15 yıllık ulusal program talep ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yunanistan’daki tersaneler, ülkenin Avrupa savunma gemi inşa sanayisinin “Güney Sütunu” olarak konumlandırılması için Avrupa Komisyonu’na kapsamlı bir öneri paketi sundu.</strong></p>

<p>Yunanistan Tersaneler Birliği, ülkenin Fransa, İtalya ve İspanya ile eşit düzeyde Avrupa savunma gemi inşa kapasitesine sahip olması ve Avrupa deniz savunma üretiminden istikrarlı bir pay alması çağrısında bulundu.</p>

<p>Birlik yönetim kurulu tarafından oybirliğiyle kabul edilen öneri, Yunanistan’ın 2027’nin ikinci yarısında üstleneceği Avrupa Birliği Konseyi dönem başkanlığı öncesinde Avrupa Komisyonu’na iletildi.</p>

<p>Birlik, Yunanistan’ın savunma gemi inşa sektöründe tasarım, inşa, bakım, destek ve deniz testlerine kadar tüm aşamalarda etkin rol üstlenmesini hedefliyor. Bu kapsamda, altyapı yatırımları, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesini destekleyecek “Geleceğin Tersanesi 2027–2035” adlı özel ve bağımsız bir finansman mekanizması kurulması önerildi.</p>

<p>SAFE fonlarında gemi inşasına daha fazla pay talebi</p>

<p>Yunanistan Tersaneler Birliği, Avrupa’nın SAFE (Security Action for Europe) programının mevcut yapısının gemi inşa sektörünün ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığını savundu.</p>

<p>Birliğe göre program kaynaklarının yüzde 60-70’i uzay sektörüne yönelirken, tahsis edilmemiş yaklaşık 15-17 milyar avroluk kaynağın gemi inşa sanayisine yeterince aktarılmaması önemli bir eksiklik oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle Birlik, SAFE kaynaklarının yüzde 25’inin gemi inşa, bakım-onarım ve modernizasyon faaliyetleri ile çift kullanımlı liman altyapılarına ayrılmasını talep ediyor.</p>

<p>15 yıllık ulusal gemi inşa programı</p>

<p>Öneriler arasında Yunanistan’da 15 yıllık Ulusal Gemi İnşa Programı oluşturulması da bulunuyor. Programın, ABD’deki Maritime Administrator modeline benzer şekilde bir bakan düzeyindeki Ulusal Koordinatör tarafından yönetilmesi isteniyor.</p>

<p>Birlik, gemi inşa politikalarının şu anda sekiz farklı bakanlık arasında dağılmış olmasının koordinasyon sorunlarına yol açtığını belirterek merkezi bir yapı oluşturulmasını öneriyor.</p>

<p>Ayrıca Avrupa Birliği’nin 2009/81/EC direktifinin yerini alacak yeni düzenlemeye, ulusal güvenlik gerekçeleriyle üye devletlerin yerli katma değer için asgari oran belirleyebilmesine yönelik açık bir hüküm eklenmesi talep edildi. Yunanistan Tersaneler Birliği, gemi inşa sektöründe bu oranı yüzde 70 olarak öneriyor.</p>

<p>Yunan tersanelerine ana yüklenici rolü</p>

<p>Birlik ayrıca Avrupa savunma programlarının Yunan tersanelerinin yalnızca alt yüklenici olarak değil, ana yüklenici (prime contractor) olarak da görev üstlenmesine imkân sağlayacak şekilde tasarlanmasını istiyor.</p>

<p>Önerilerin bir diğer önemli ayağını ise ABD ile transatlantik bir gemi inşa anlaşması oluşturuyor. Bu kapsamda savunma, ticari denizcilik ve enerji projelerinde ortak üretim hatlarının kurulması hedefleniyor.</p>

<p>Yunanistan Tersaneler Birliği, söz konusu adımların ülkenin Avrupa savunma gemi inşa zincirindeki konumunu güçlendireceğini ve Yunan tersanelerinin uzun vadeli, sürdürülebilir bir üretim kapasitesine kavuşmasını sağlayacağını savunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/yunanistandan-avrupa-savunma-gemi-insasinda-guc-hamlesi-1793168300.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’den Çin Bağlantılı Gemi Ücretlerine Erteleme</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-cin-baglantili-gemi-ucretlerine-erteleme-24726</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-cin-baglantili-gemi-ucretlerine-erteleme-24726</guid>
                <description><![CDATA[ABD, Çin bağlantılı gemilere yönelik liman ücretlerini 9 Ocak 2027’ye kadar askıya almayı önerdi. Karar, ABD-Çin gemi inşa müzakerelerine zaman kazandıracak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD, Çin bağlantılı gemilere yönelik tartışmalı liman ücretlerini 9 Ocak 2027’ye kadar ertelemeyi önerdi. Karar, Washington ile Pekin arasındaki denizcilik ve gemi inşa müzakerelerine zaman kazandırmayı amaçlıyor.</strong></p>

<p>ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), Çin bağlantılı gemilere yönelik Section 301 kapsamında uygulanan karşı önlemlerin askıya alınmasını iki ay daha uzatmayı teklif etti.</p>

<p>USTR tarafından yayımlanan bildirime göre mevcut askıya alma süresinin 9 Kasım 2026’da sona ermesi planlanıyor. Yeni teklifin kabul edilmesi halinde uygulama, 10 Kasım 2026 saat 00.00’dan 9 Ocak 2027 saat 23.59’a kadar uzatılacak.</p>

<p>Bu süre boyunca deniz taşımacılığı hizmetlerine yönelik söz konusu ücretlerin ödenmesi gerekmeyecek.</p>

<p>Müzakerelere zaman kazandırılacak</p>

<p>Washington yönetimi, erteleme teklifinin temel amacının ABD ile Çin arasında devam eden görüşmelere zaman kazandırmak olduğunu belirtiyor. USTR, Çin’in küresel gemi inşa sektöründeki ağırlığına ilişkin yürütülen soruşturmanın merkezindeki uygulamalar konusunda müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Söz konusu tedbirler, özellikle Çin ile ABD arasındaki ticaret hatlarında faaliyet gösteren denizcilik şirketleri açısından önemli maliyet artışlarına yol açabilecek düzenlemeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Karar henüz kesinleşmedi</p>

<p>USTR’nin önerisi henüz yürürlüğe girmiş değil. Kurum, teklif hakkında kamuoyundan görüş toplamaya devam ediyor.</p>

<p>Kamuoyu görüşleri 30 Ekim 2026 saat 17.00’ye kadar kabul edilecek. Görüş süreci 23 Ekim’de başladı.</p>

<p>USTR, ilgili uygulamalardan etkilenebilecek şirketler, sektör kuruluşları ve diğer taraflardan önerilen iki aylık uzatmaya ilişkin değerlendirmelerini iletmelerini istedi.</p>

<p>Geçici rahatlama sağlayacak</p>

<p>Önerilen uzatma, Çin bağlantılı gemilerle çalışan denizcilik şirketlerine kısa vadede maliyet baskısından kaçınma imkânı sağlayacak.</p>

<p>Ancak askıya alma süresinin geçici olması nedeniyle sektörün önündeki belirsizlik tamamen ortadan kalkmış değil. 9 Ocak 2027 sonrasında uygulanacak politikalar, ABD ile Çin arasındaki denizcilik ve gemi inşa sektörüne ilişkin müzakerelerin seyrine bağlı olacak.</p>

<p>Mevcut askıya alma kararı, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret ve ekonomik anlaşmanın ardından şekillenmişti.</p>

<p>Trump yönetiminin talimatıyla USTR, Kasım 2025’te Section 301 kapsamındaki karşı önlemleri 10 Kasım 2025’ten itibaren bir yıl süreyle askıya alma önerisinde bulunmuş, kamuoyu görüşleri ve ilgili komitenin değerlendirmesinin ardından uygulama yürürlüğe girmişti.</p>

<p>Yeni teklifin kabul edilmesi, Washington ile Pekin arasındaki müzakereler sürerken denizcilik sektörüne iki aylık ek bir nefes alma süresi sağlayacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abdden-cin-baglantili-gemi-ucretlerine-erteleme-1793090360.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Efsane Transatlantik Son Yolculuğuna Çıkıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/efsane-transatlantik-son-yolculuguna-cikiyor-24725</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/efsane-transatlantik-son-yolculuguna-cikiyor-24725</guid>
                <description><![CDATA[ABD’nin efsanevi transatlantiği SS United States, 12 Kasım 2026’da Florida açıklarında batırılarak dünyanın en büyük yapay resiflerinden birine dönüştürülecek. Gemi aynı zamanda gelecekte kurulacak müzenin denizaltı bölümünün merkezini oluşturacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bir dönem dünyanın en hızlı yolcu gemisi olarak Atlantik’i aşan SS United States, uzun ve tartışmalı bir bekleyişin ardından yeni hayatına hazırlanıyor. Florida’daki Okaloosa Bölgesi ve SS United States Conservancy, tarihi transatlantiğin 12 Kasım 2026 Perşembe günü yapay resif olarak batırılacağını açıkladı.</p>

<p>“Big U” olarak da anılan geminin batırılması, on binlerce SS United States hayranı için duygusal bir dönüm noktası olacak. Ancak proje, geminin tarihini korumaya yönelik çalışmaların da sonu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Uğurlama töreni 11 Kasım’da</p>

<p>Okaloosa Bölgesi, geminin batırılmasından bir gün önce, 11 Kasım Çarşamba günü saat 13.30’da Destin-Fort Walton Beach Kongre Merkezi’nde halka açık bir uğurlama töreni düzenleyecek.</p>

<p>Aynı gün öğleden sonra SS United States Conservancy tarafından geminin köklü geçmişi, korunacak parçaları ve gelecekte Destin’de hayata geçirilmesi planlanan müze projesi hakkında özel bir program gerçekleştirilecek. Etkinliğin kesin lokasyonunun önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Batırma operasyonu ayrıca canlı yayın ile takip edilebilecek. Yayın bağlantısının operasyon öncesinde thessus.com üzerinden duyurulması planlanıyor.</p>

<p>Geminin parçaları müzede yaşatılacak</p>

<p>SS United States Conservancy, transatlantiğin önemli parçalarının gelecekte kurulacak SS United States Müzesi ve Ziyaretçi Deneyimi alanında sergilenmek üzere güvence altına alındığını açıkladı.</p>

<p>Geminin ikonik bacaları, radar direği, baş demiri ve çok sayıda büyük bileşeni korunarak müzeye taşınacak.</p>

<p>Destin’de kurulması planlanan müze, “Yüzyılın Son Transatlantiği” olarak tanımlanan SS United States’in yalnızca denizcilik tarihindeki yerini değil, aynı zamanda 20. yüzyılın ortalarındaki Amerikan tasarımını, mühendislik başarısını ve ülke tarihindeki rolünü de ziyaretçilere aktaracak.</p>

<p>Geminin yapay resife dönüştürülme sürecini konu alan “Superliner: The Enduring Legacy of the SS United States” adlı belgeselin de gelecekteki müze ve ziyaretçi merkezinde gösterilmesi planlanıyor.</p>

<p>Deniz yaşamı için yeni bir merkez olacak</p>

<p>SS United States’in yeni görevi yalnızca kültürel mirasla sınırlı kalmayacak. Gemi, Okaloosa Bölgesi’nin yapay resif ağı içerisinde önemli bir deniz yaşam alanına dönüşecek.</p>

<p>Yapay resif olarak deniz ekosistemine katkı sağlaması beklenen gemi, aynı zamanda bilimsel araştırmalara da ev sahipliği yapacak. Woods Hole Oşinografi Kurumu (WHOI), geminin batırılmasının ardından SS United States çevresinde gelişecek deniz yaşamını ve yeni habitatın oluşumunu inceleyecek.</p>

<p>Bu çalışmalar, büyük bir tarihi geminin yapay resife dönüştürülmesinin deniz ekosistemi üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılmasına da katkı sağlayacak.</p>

<p>Philadelphia’dan Florida’ya uzanan son yolculuk</p>

<p>SS United States, yaklaşık 30 yıl boyunca Philadelphia’da demirli kaldıktan sonra 2025 yılında kentten ayrılarak Florida’ya doğru son yolculuğuna çıktı. Geminin Philadelphia’dan ayrılması kamuoyunda ve gemi hayranları arasında büyük yankı uyandırırken, Okaloosa Bölgesi’nde geminin karada sergileneceği bir müze projesi de gündeme geldi.</p>

<p>Şimdi ise efsanevi transatlantik, denizcilik tarihindeki son sayfasını farklı bir biçimde açmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Bir zamanlar Atlantik geçişlerinde hızın ve Amerikan mühendisliğinin simgesi olan SS United States, 12 Kasım’da denizin dibinde yeni bir ekosistemin parçası olacak. Geminin korunabilen parçaları ise gelecekte kurulacak müzede onun hikâyesini yaşamaya devam edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/efsane-transatlantik-son-yolculuguna-cikiyor-1793089488.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD ve Danimarka’dan gemi inşasında güç birliği</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-ve-danimarkadan-gemi-insasinda-guc-birligi-24724</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-ve-danimarkadan-gemi-insasinda-guc-birligi-24724</guid>
                <description><![CDATA[ABD ve Danimarka, gemi inşa sektöründe iş birliği anlaşması imzaladı. Hedef, Amerikan tersanelerinde üretimi hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD ve Danimarka, Amerikan tersanelerinde gemi inşa ve onarım süreçlerini hızlandırmak, maliyetleri düşürmek ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla denizcilik iş birliği mutabakatı imzaladı. Anlaşma, Danimarka yatırımlarının ABD tersanelerine çekilmesini, ileri teknolojilerin kullanımını ve denizcilik sektöründe istihdamın artırılmasını hedefliyor.</strong></p>

<p>ABD ve Danimarka, gemi inşa sanayisinin geliştirilmesi ve denizcilik alanındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi için yeni bir adım attı. İki ülke arasında 22 Ekim’de imzalanan mutabakat zaptı, ABD’nin gemi inşa, bakım, onarım ve modernizasyon kapasitesinin genişletilmesini öngörüyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre anlaşma, Amerikan tersanelerine Danimarka yatırımlarının çekilmesini, ileri denizcilik teknolojilerinin kullanılmasını ve nitelikli iş gücünün daha hızlı yetiştirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>Mutabakat, ABD Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İşlerden Sorumlu Müsteşarı Jacob Helberg ile Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen tarafından imzalandı.</p>

<p>ABD tersanelerinde üretim hızlanacak</p>

<p>Anlaşma kapsamında Danimarka’nın denizcilik alanındaki uzmanlığından yararlanılarak ABD’deki gemi inşa iş gücünün geliştirilmesi hedefleniyor. Eğitim süreçlerinin hızlandırılması ve tersanelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışan sayısının artırılması planlanıyor.</p>

<p>Danimarkalı şirketlerin ABD’deki gemi inşa ve gemi ekipmanları pazarında yeni iş fırsatları elde etmesi de anlaşmanın önemli hedefleri arasında bulunuyor.</p>

<p>Mutabakat ayrıca ABD’deki tersanelerin kapasitesinin genişletilmesini ve modernizasyonunu destekleyecek. Bu doğrultuda Danimarka menşeli ileri teknoloji ürünü denizcilik ekipmanları, teknolojiler ve uzmanlık gerektiren hizmetlerin tedariki değerlendirilecek. Yerel ortaklıklar ve ortak girişimler kurulması da gündemde.</p>

<p>Savunma sanayisinde iş birliği güçlenecek</p>

<p>ABD ile Danimarka arasındaki anlaşma, denizcilik alanındaki savunma sanayisi iş birliğini de kapsıyor. İki ülkenin savunma amaçlı ve hem sivil hem de askerî kullanım potansiyeli taşıyan denizcilik kabiliyetleri, teknolojileri ve çözümleri konusunda birlikte çalışması öngörülüyor.</p>

<p>Taraflar ayrıca denizcilik politikaları ve düzenleyici çerçeveler konusunda bilgi ve deneyim paylaşımını geliştirmeyi hedefliyor. Bu süreçte ilgili kamu kurumlarının yanı sıra sektör birlikleri ve diğer paydaşların da yer alması planlanıyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, iş birliğinin Amerikan tersanelerinde daha fazla istihdam yaratacağını, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artıracağını ve ülkenin denizcilik sanayi altyapısını güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>Washington’dan denizcilik kapasitesini artırma hedefi</p>

<p>ABD yönetimi, anlaşmayı ülkenin denizcilik alanındaki üretim gücünü yeniden geliştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyor. Bakanlık, girişimin ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan denizcilik üstünlüğünü yeniden tesis etmeye yönelik başkanlık kararnamesi ve denizcilik eylem planıyla bağlantılı olduğunu bildirdi.</p>

<p>Jacob Helberg de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Amerikan tersanelerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü, yatırım ve teknolojiye erişimin kolaylaştırılacağını ifade etti. Helberg, daha hızlı eğitim, Danimarka yatırımları ve gemi inşa ile onarım maliyetlerinin düşürülmesinin anlaşmanın temel hedefleri arasında olduğunu vurguladı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, mutabakatı daha kapsamlı bir ABD-Danimarka denizcilik ortaklığına yönelik ilk adım olarak nitelendirdi.</p>

<p>Küresel gemi inşa pazarında ABD’nin payı sınırlı</p>

<p>Anlaşma, küresel gemi inşa pazarındaki üretim dağılımının ABD aleyhine olduğu bir dönemde imzalandı. Paylaşılan verilere göre ABD, dünya genelinde inşa edilen yeni ticari gemilerin yüzde 1’inden daha azını üretirken Çin yaklaşık yüzde 55, Güney Kore yüzde 28 ve Japonya yüzde 13 paya sahip.</p>

<p>Bu tablo, Washington’ın tersane kapasitesini artırma, nitelikli iş gücünü geliştirme ve uluslararası ortaklıklarla teknoloji transferini hızlandırma hedeflerini öne çıkarıyor.</p>

<p>ABD-Danimarka mutabakatının, yatırımların ve teknoloji iş birliklerinin somut projelere dönüşmesi halinde Amerikan gemi inşa ve bakım-onarım sektörünün kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<div data-oembed-url="https://x.com/UnderSecE/status/2113375212741754967">
<div style="max-width:550px">
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:100%; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/eRHY2uUt?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abd-ve-danimarkadan-gemi-insasinda-guc-birligi-1792997446.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de drone saldırısı: Gemi battı, 1 ölü</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-drone-saldirisi-gemi-batti-1-olu-24723</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-drone-saldirisi-gemi-batti-1-olu-24723</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Romanya açıklarında drone saldırısına uğrayan ticaret gemisi battı. Saldırıda 1 denizci öldü, 3 kişi kayboldu, 9 mürettebat kurtarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Romanya’nın Köstence açıklarında drone saldırısına uğrayan cevher/petrol taşıyıcı gemi battı. Olayda bir denizci hayatını kaybederken üç mürettebat kayboldu, dokuz kişi kurtarıldı. Gemideki üç Azerbaycan vatandaşı da kurtarılanlar arasında yer aldı.</strong></p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar sürerken, Romanya kıyıları açıklarında bir ticaret gemisi drone saldırısının ardından battı. 23 Ekim Cuma günü meydana gelen olayda bir mürettebat üyesi hayatını kaybetti, üç denizci kayboldu. Gemide bulunan 13 kişiden dokuzu kurtarıldı.</p>

<p>Romanya Denizcilik Otoritesi, geminin Köstence Limanı’nın yaklaşık 13 deniz mili açığında acil durum sinyali göndermesinin ardından geniş çaplı arama kurtarma operasyonu başlatıldığını açıkladı. Mürettebatın 10 Ukrayna ve üç Azerbaycan vatandaşından oluştuğu bildirildi.</p>

<p>Dokuz mürettebat kurtarıldı</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan görüntülerde, saldırının ardından alabora olan geminin büyük bölümünün su altında kaldığı görüldü. Bölgedeki başka bir ticari gemi, dokuz mürettebatı kurtarırken hayatını kaybeden denizcinin cansız bedeni de bulundu.</p>

<p>Kurtarılan dokuz kişi daha sonra bir Sahil Güvenlik gemisine teslim edildi. Kayıp üç denizciyi bulmak için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Romanya Denizcilik Otoritesi, olumsuz hava koşulları ve düşük görüş mesafesi nedeniyle operasyonda helikopter kullanılamadığını bildirdi.</p>

<p>Azerbaycan vatandaşlarının tamamı kurtarıldı</p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Basın Servisi yetkilisinin gazetecilere verdiği bilgiye göre, gemide bulunan üç Azerbaycan vatandaşı da kurtarıldı.</p>

<p>Açıklamada, 1992 doğumlu Azerbaycan vatandaşlarından birinin hafif yaralandığı, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra otele yerleştirildiği belirtildi.</p>

<p>Avrupa’dan Rusya’ya tepki</p>

<p>Romanya ve Avrupa Birliği yetkilileri saldırıdan Rusya’yı sorumlu tuttu. Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, olayı Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının trajik sonuçlarının yeni bir örneği olarak değerlendirdi.</p>

<p>Dan, hayatını kaybeden denizcinin ve yaralıların ailelerine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletirken, Avrupa’nın güvenliğinin ortak sorumluluk olduğunu vurguladı. Romanya’nın, AB ve üye ülkelerle iş birliği içinde vatandaşlarını savaşın sonuçlarından korumak için çalışmayı sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Karadeniz’de yaşanan yeni bir tırmanıştan derin endişe duyduğunu açıkladı. Von der Leyen, sivil denizcilerin hayatını tehlikeye atan saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade ederek hayatını kaybeden ve kayıp denizcilerin ailelerine destek mesajı verdi.</p>

<p>Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ise AB üyesi ülkelerin Karadeniz kıyıları açıklarında ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ve sona ermesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karadeniz’de deniz güvenliği endişesi büyüyor</p>

<p>Köstence açıklarında meydana gelen saldırı, Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi. Sivil gemilerin hedef alınması, bölgedeki deniz ticareti ve mürettebat güvenliği üzerindeki riskleri artırıyor.</p>

<p>Kayıp denizcileri bulmaya yönelik çalışmalar sürerken, saldırının deniz taşımacılığı üzerindeki olası etkileri ve bölgedeki güvenlik önlemlerinin nasıl şekilleneceği yakından izleniyor.</p>

<div data-oembed-url="https://youtu.be/8creKx-o5ao?feature=shared">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="accelerometer *; clipboard-write *; encrypted-media *; gyroscope *; picture-in-picture *; web-share *;" allowfullscreen="" scrolling="no" src="//if-cdn.com/3tyrrtmf" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-drone-saldirisi-gemi-batti-1-olu-1792996581.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAE’de petrol sızıntısı: Sahiller kapatıldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/baede-petrol-sizintisi-sahiller-kapatildi-24722</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/baede-petrol-sizintisi-sahiller-kapatildi-24722</guid>
                <description><![CDATA[BAE’nin Umm Al Quwain kıyılarında petrol sızıntısı meydana geldi. VLCC kaynaklı sızıntı sonrası sahiller kapatıldı, temizlik ve çevresel incelemeler başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir VLCC tipi tankerden kaynaklandığı değerlendirilen petrol sızıntısı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Umm Al Quwain kıyılarını etkiledi. Yetkililer tüm sahil ve kıyı alanlarını geçici olarak kapatırken, sızıntının boyutu ve denize karışan petrol miktarı henüz açıklanmadı.</strong></p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) İklim Değişikliği ve Çevre Bakanlığı, Umm Al Quwain kıyılarındaki petrol sızıntısını doğruladı. Bakanlık, Sharjah, Ajman ve Umm Al Quwain’de bildirilen yoğun kokuların sızıntıyla bağlantılı olduğunu, ancak olayın halk sağlığı açısından risk oluşturmadığını bildirdi.</p>

<p>Sızıntının yayılım alanı, denize karışan petrol miktarı ve tankerin adı henüz açıklanmadı.</p>

<p>Sahiller geçici olarak kapatıldı</p>

<p>Müdahale ekipleri, kirliliğin yayılmasını önlemek ve temizlik çalışmalarını yürütmek üzere bölgede çalışma başlattı. Umm Al Quwain kıyılarında saha taramaları, izleme faaliyetleri ve çevresel değerlendirmeler sürüyor.</p>

<p>Önlem amacıyla kentteki tüm sahiller ve kıyı bölgeleri geçici olarak kapatıldı. Kararın, teknik incelemeler tamamlanana ve gerekli güvenlik önlemleri belirlenene kadar uygulanacağı bildirildi. BAE makamları sahillerin yeniden açılacağı tarihe ilişkin açıklama yapmadı.</p>

<p>Balıkçılara uyarı</p>

<p>Yetkililer, balıkçılar ve diğer deniz kullanıcılarından resmi talimatlara uymalarını ve müdahale çalışmaları süresince etkilenen bölgelerde faaliyet yürütmemelerini istedi.</p>

<p>Bakanlık, kamuoyuna yalnızca resmi kaynakları takip etme ve doğrulanmamış bilgileri paylaşmama çağrısında bulundu.</p>

<p>Sızıntıyı Windward tespit etti</p>

<p>Denizcilik yapay zekâ şirketi Windward, sızıntıyı 19 Ekim Pazartesi günü tespit ettiğini açıkladı. Şirket, Umm Al Quwain’in yaklaşık 25 kilometre açığında VLCC boyutunda bir tankerin petrol sızdırdığını bildirdi.</p>

<p>Windward’ın 20 Ekim tarihli değerlendirmesine göre akıntılar petrolü güneybatı yönünde kıyıya taşıdı. Şirketin modellemesine göre sızıntı durdurulmazsa petrolün 22-23 Ekim’de Sharjah ve Ajman’daki deniz suyu arıtma tesislerinin su alım noktaları ile limanlara ulaşabileceği öngörüldü.</p>

<p>BAE makamlarının incelemeleri sürerken, sızıntının kaynağı, çevresel etkileri ve deniz trafiği ile kıyı altyapısına olası sonuçlarına ilişkin teknik değerlendirmeler devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 06:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/baede-petrol-sizintisi-sahiller-kapatildi-1792995921.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AP’den Karadeniz için AB deniz operasyonu çağrısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/apden-karadeniz-icin-ab-deniz-operasyonu-cagrisi-24721</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/apden-karadeniz-icin-ab-deniz-operasyonu-cagrisi-24721</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu, Karadeniz’de artan güvenlik tehditleri sonrası AB deniz operasyonu çağrısı yaptı. Bulgaristan ve Romanya’ya destek istendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Parlamentosu, Bulgaristan ve Romanya açıklarında ticari gemilere yönelik saldırılar ile Romanya hava sahasının ihlal edildiği olayların ardından Avrupa Birliği’nin Karadeniz’de bir deniz operasyonu düzenlemesini değerlendirmesini istedi.</strong></p>

<p>Avrupa Parlamentosu, Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik saldırılar ve bölgedeki güvenlik risklerinin artması üzerine AB’nin deniz güvenliğindeki rolünün güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Parlamento, 22 Ekim’de kabul ettiği kararda, Bulgaristan ve Romanya kıyıları açıklarında ticari gemilere yönelik ölümcül saldırılar ile Romanya hava sahasının tekrarlanan ihlallerine dikkat çekti. Karar, 432 milletvekilinin oyuyla kabul edilirken 52 milletvekili karşı oy kullandı, 88 milletvekili ise çekimser kaldı.</p>

<p>Kararda, saldırıların Karadeniz’deki güvenlik durumunun kötüleştiğine işaret ettiği belirtilirken, Avrupa Parlamentosu Rusya’yı bölgedeki gerilimin temel aktörü olarak nitelendirdi. Parlamenterler, sivil deniz taşımacılığının hedef alınmasının bölgesel istikrar, deniz güvenliği ve gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>AB deniz operasyonu gündemde</p>

<p>Avrupa Parlamentosu üyeleri, son saldırıların ardından AB ve üye ülkelerin Karadeniz’de bir AB deniz operasyonu konuşlandırma seçeneğini değerlendirmesini istedi.</p>

<p>Parlamentoya göre böyle bir girişim, Karadeniz’de seyrüsefer serbestisinin ve deniz güvenliğinin korunmasına katkı sağlayabilir. Bu alanlar aynı zamanda NATO’nun doğu kanadının, Karadeniz bölgesinin ve Tuna Deltası’nın güvenliği açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Parlamenterler ayrıca NATO’nun mevcut görüşmelere dayalı olarak bir “Black Sea Sentry” girişimini değerlendirmesi çağrısında bulundu. Bulgaristan, Romanya ve Türkiye arasındaki bölgesel güvenlik iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerektiği de vurgulandı.</p>

<p>Bulgaristan ve Romanya’ya daha fazla destek</p>

<p>Kararda AB ülkelerinden, NATO ile koordinasyon halinde, Karadeniz’deki ticari gemileri tehdit eden insansız hava araçlarının erken tespiti ve takibi konusunda Bulgaristan ve Romanya’ya destek verilmesi istendi.</p>

<p>Parlamento ayrıca AB’nin Karadeniz deniz güvenliği merkezi girişiminin hızla operasyonel hale getirilmesini talep etti. Söz konusu girişimin deniz güvenliğinin güçlendirilmesi, kritik deniz altyapısının korunması ve deniz çevresinin güvenliğinin desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Milletvekilleri, kullanılmayan SAFE fonlarının Bulgaristan ve Romanya’nın karşı karşıya olduğu güvenlik tehditleriyle mücadelede değerlendirilmesini de istedi. Gelecekteki AB uzun vadeli bütçesinde Karadeniz bölgesindeki güvenlik ve savunma ihtiyaçlarına yeterli kaynak ayrılması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Denizaltı kabloları da gündemde</p>

<p>Avrupa Parlamentosu kararında, deniz güvenliğinin yanı sıra kritik altyapının korunmasına da dikkat çekildi.</p>

<p>AB ve üye ülkelerden, devam eden denizaltı telekomünikasyon, elektrik iletim ve veri kablosu projelerinin güvenliğinin ve dayanıklılığının artırılması istendi. Bu kapsamda daha gelişmiş deniz gözetimi, bölgesel iş birliği ve hızlı müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi önerildi.</p>

<p>Avrupa Parlamentosu’nun çağrısı, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların yanı sıra insansız hava araçları ve kritik deniz altyapısına yönelik risklerin AB’nin güvenlik gündeminde daha fazla yer tuttuğunu gösteriyor. Avrupa Konseyi de Ekim ayındaki toplantısında Karadeniz’de Romanya ve Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgelerinde ticari gemilere yönelik saldırıları kabul edilemez olarak nitelendirmiş ve bunların uluslararası ve denizcilik hukukunun ciddi ihlali olduğunu belirtmişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 05:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/apden-karadeniz-icin-ab-deniz-operasyonu-cagrisi-1792994809.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SANMAR’dan 18’inci römorkör teslimatı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sanmardan-18inci-romorkor-teslimati-24720</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sanmardan-18inci-romorkor-teslimati-24720</guid>
                <description><![CDATA[SANMAR, Boğaçay sınıfı SAAM XIMBAL römorkörünü SAAM Towage’a teslim etti. Römorkör, Meksika’nın Lázaro Cárdenas Limanı’nda görev yapacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk tersaneciliğinin önde gelen şirketlerinden SANMAR, Meksika’nın Lázaro Cárdenas Limanı’nda görev yapacak SAAM XIMBAL adlı Boğaçay sınıfı römorkörü SAAM Towage’a teslim etti. Yeni teslimatla SANMAR’ın Amerika kıtasındaki iş birlikleri güçlenirken, şirketin uluslararası römorkör pazarındaki konumu da pekişiyor.</strong></p>

<p>Türk römorkör üreticisi SANMAR, uluslararası pazardaki teslimatlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, Amerika kıtasının önde gelen römorkör operatörlerinden SAAM Towage’a inşa ettiği 18’inci römorkörü teslim etti. Boğaçay sınıfındaki SAAM XIMBAL, Meksika’nın Pasifik kıyısında bulunan Lázaro Cárdenas Limanı’nda hizmet verecek.</p>

<p>SANMAR tarafından Tuzla’daki tersanesinde inşa edilen römorkör, yapım sürecinde BOĞAÇAY XCVI adıyla anılıyordu. Teslimatın ardından SAAM XIMBAL adını alan gemi, Meksika’nın önemli ticaret limanlarından Lázaro Cárdenas’ta gemi manevraları ve liman operasyonlarında görev yapacak.</p>

<p><strong>SANMAR–SAAM Towage iş birliği sürüyor</strong></p>

<p>SANMAR ile SAAM Towage arasındaki iş birliği, 2018 yılından bu yana devam ediyor. SAAM XIMBAL teslimatıyla birlikte SANMAR’ın söz konusu operatöre teslim ettiği römorkör sayısı 18’e ulaştı.</p>

<p>Teslimat, Türk tersanelerinin uluslararası römorkör pazarındaki üretim ve ihracat faaliyetleri açısından da önem taşıyor. SANMAR, farklı ülkelerde faaliyet gösteren operatörlere yönelik üretimiyle Türkiye’nin gemi inşa sektöründeki uluslararası varlığını destekliyor.</p>

<p><strong>Lázaro Cárdenas Limanı’nda görev yapacak</strong></p>

<p>Meksika’nın Pasifik kıyısında yer alan Lázaro Cárdenas Limanı, ülkenin önemli ticaret ve yük elleçleme merkezleri arasında bulunuyor. SAAM XIMBAL’ın burada hizmete girmesiyle limandaki gemi yanaşma, ayrılma ve diğer manevra operasyonlarına destek sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yeni teslimat, SANMAR’ın Boğaçay sınıfı römorkörlerinin uluslararası pazardaki kullanım alanını genişletirken, şirket ile SAAM Towage arasındaki uzun soluklu ticari ilişkinin de devam ettiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 02:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/sanmardan-18inci-romorkor-teslimati-1792922863.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin, Yeşil Denizcilikte Vites Yükseltti: 21 Koridor, Milyonlarca Tonluk Yakıt Hedefi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-yesil-denizcilikte-vites-yukseltti-21-koridor-milyonlarca-tonluk-yakit-hedefi-24719</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-yesil-denizcilikte-vites-yukseltti-21-koridor-milyonlarca-tonluk-yakit-hedefi-24719</guid>
                <description><![CDATA[En az 21 yeşil denizcilik koridoru girişiminde yer alan Çin, 2030’lu yılların başında 30 milyon ton yeşil metanol ve 15 milyon ton yeşil amonyak üretmeyi hedefliyor. Ancak alternatif yakıtların geleneksel yakıtlardan iki ila üç kat pahalı olması, dönüşümün önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, düşük emisyonlu deniz taşımacılığına geçişte küresel ölçekte önemli bir aktör hâline geliyor. Global Maritime Forum tarafından yayımlanan yeni rapora göre ülke, dünya genelindeki yeşil denizcilik koridoru girişimlerinin yaklaşık beşte birini oluşturan en az 21 projede yer alıyor.</p>

<p>21 Ekim 2026'da Şanghay'da düzenlenen Global Maritime Forum yıllık zirvesinde açıklanan rapor, Çin'in alternatif denizcilik yakıtları, liman altyapısı ve elektrikli gemi teknolojilerindeki kapasitesine dikkat çekiyor.</p>

<p>21 girişimin yalnızca biri uygulama aşamasında</p>

<p>Haziran 2026 sonu itibarıyla belirlenen 21 girişimin 12'si başlangıç, beşi araştırma ve değerlendirme, üçü hazırlık aşamasında bulunuyor. Yalnızca bir girişim uygulama aşamasına ulaşmış durumda.</p>

<p>Yeşil denizcilik koridorları, ticari gemilerin alternatif düşük emisyonlu yakıtlar veya düşük karbonlu tahrik sistemleri kullanarak faaliyet gösterdiği deniz taşımacılığı rotalarını kapsıyor. Çin'deki girişimlerde 75'ten fazla paydaşın yer alması, projelerin kamu ve özel sektör iş birliğiyle geliştirildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Avustralya ile Doğu Asya arasındaki demir cevheri taşımacılığı koridoru ise uygulamaya geçmeye en yakın projeler arasında bulunuyor. Bu kapsamda, yılın ilerleyen dönemlerinde amonyakla çalışan bir geminin devreye alınması bekleniyor.</p>

<p>Yeşil metanol ve amonyakta üretim kapasitesi büyüyor</p>

<p>Rapora göre Çin; rekabetçi maliyetlerle yeşil metanol ve amonyak üretimi, denizcilik bataryalarının geliştirilmesi ve değer zinciri boyunca kurulan iş birlikleriyle öne çıkıyor. Ülke, yeşil hidrojen alanındaki politikalarını da güçlendiriyor.</p>

<p>Çin'de geliştirilmekte olan projelerin, 2030'lu yılların başında yıllık 30 milyon ton yeşil metanol ve 15 milyon ton yeşil amonyak üretim kapasitesine ulaşmayı hedeflediği belirtiliyor.</p>

<p>Bu hedefler, dünya genelinde geliştirilmekte olan yeşil metanol projelerinin yüzde 60'ından fazlasına, yeşil amonyak projelerinin ise yaklaşık yüzde 15'ine karşılık geliyor.</p>

<p>Söz konusu yakıtlar, deniz taşımacılığının karbonsuzlaştırılmasında öne çıkan seçenekler arasında yer alırken, üretim kapasitesinin büyümesi tek başına talebin oluşması için yeterli görülmüyor.</p>

<p>Metanol ikmali ticari ölçekte büyüyor</p>

<p>Çin'de 10'dan fazla liman, metanol yakıt ikmal kapasitesini oluşturmuş veya bu yönde çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Raporda yer alan verilere göre metanol ikmal hacmi 2024'te 540 tonun altındayken, 2025'te 64 bin tona yükseldi. 2026'nın ilk yarısı itibarıyla ise 100 bin tona ulaştı.</p>

<p>Bu artış, metanol ikmalinin pilot uygulamalardan daha geniş ölçekli ticari operasyonlara geçişine işaret ediyor. Faaliyetin yaklaşık yüzde 90'ı Şanghay'da gerçekleşiyor.</p>

<p>Maliyet farkı dönüşümün önündeki temel engel</p>

<p>Çin'in üretim ve altyapı kapasitesindeki ilerlemeye rağmen, sıfır emisyonlu yakıtlara yönelik müşteri talebinin potansiyel arzı karşılayacak seviyeye ulaşmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Rapora göre yeşil metanol ve yeşil amonyak, ortalama fiyatlar üzerinden değerlendirildiğinde Çin'in maliyet avantajlarına rağmen geleneksel denizcilik yakıtlarının iki ila üç katı fiyatla işlem görüyor. Bu fark, armatörler ve yük sahipleri açısından alternatif yakıtlara geçişin ekonomik zorluklarını artırıyor.</p>

<p>Global Maritime Forum Dekarbonizasyon Direktörü Jesse Fahnestock, Çin'in mevcut avantajlarını erken benimsemeyi teşvik etmek, iş birliklerini geliştirmek ve gerekli altyapıyı oluşturmak için kullanabileceğini belirtti.</p>

<p>Yük sahiplerinin yüzde 65'i düşük karbonlu taşımacılığa prim ödemeye hazır</p>

<p>Global Maritime Forum'un aktardığı anket sonuçlarına göre yük sahiplerinin yüzde 65'i düşük karbonlu deniz taşımacılığı için ek ücret ödemeye istekli. Ödemeye hazır oldukları ortalama prim yaklaşık yüzde 3 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Bununla birlikte, şirketlerin ödeme istekliliği önemli farklılıklar gösteriyor. Bazı yük sahipleri herhangi bir ek ücret ödemek istemezken, bazıları yüzde 20'ye varan primleri kabul edebiliyor.</p>

<p>Bu tablo, düşük emisyonlu taşımacılığa yönelik talebin bulunduğunu ancak alternatif yakıtların yüksek maliyetini karşılayacak ölçüde yaygınlaşmadığını gösteriyor.</p>

<p>Politika desteği ve altyapı yatırımları öne çıkıyor</p>

<p>Rapor, Çin'in yeşil denizcilik koridorlarındaki konumunu güçlendirmek için dört temel alana dikkat çekiyor: metanol ve amonyak altyapısının geliştirilmesi, bataryalı gemilere yönelik yatırımların artırılması, alternatif yakıtlarla geleneksel yakıtlar arasındaki maliyet farkının politika araçlarıyla azaltılması ve yük sahiplerinin düşük emisyonlu taşımacılığa yönelik talebinin teşvik edilmesi.</p>

<p>Ayrıca, yeşil denizcilik koridorlarının nasıl geliştirileceği konusunda politika yapıcıların daha açık yönlendirmeler sunması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Çin'in üretim kapasitesi, liman altyapısı ve teknoloji yatırımları ülkeye önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak bu kapasitenin ticari ölçekte kullanılabilmesi, alternatif yakıtların maliyetlerinin düşürülmesine ve yük sahiplerinden armatörlere uzanan talep zincirinin güçlendirilmesine bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 06:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/cin-yesil-denizcilikte-vites-yukseltti-21-koridor-milyonlarca-tonluk-yakit-hedefi-1792915574.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çift Yakıtlı Gemi Yatırımları 200 Milyar Doları Aştı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cift-yakitli-gemi-yatirimlari-200-milyar-dolari-asti-24718</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cift-yakitli-gemi-yatirimlari-200-milyar-dolari-asti-24718</guid>
                <description><![CDATA[Çift yakıtlı gemi yatırımları 200 milyar doları aştı. Dünya filosunda 503 gemi hizmette, 849 gemi ise siparişte.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Denizcilik Konseyi’nin (WSC) Eylül 2026 verilerine göre, çift yakıtlı konteyner gemileri ve otomobil taşıyıcılarından (PCTC) oluşan filoda faal gemi sayısı 503’e ulaştı. Sipariş defterindeki 849 gemiyle birlikte toplam sayı 1.352’ye çıkarken, teslim edilmiş ve siparişteki gemilere yönelik yatırım 200 milyar doları aştı.</p>

<p>Dünya Denizcilik Konseyi’nin (World Shipping Council – WSC) güncel filo verileri, konteyner taşımacılığı ve saf otomobil-taşıyıcı (PCTC) segmentlerinde alternatif yakıt kullanımına uygun tonaj yatırımlarının hızlandığını ortaya koydu. Eylül 2026 itibarıyla çift yakıtlı 503 gemi faal filoda yer alıyor. Geçen yılın aynı döneminde 358 olan bu sayı, yıllık bazda yüzde 41 artış gösterdi.</p>

<p>Sipariş defterinde bulunan 849 geminin de eklenmesiyle, teslim edilmiş ve sipariş edilmiş çift yakıtlı gemilerin toplamı 1.352’ye yükseldi. WSC, bu gemilere yönelik toplam yatırımın 200 milyar doları aştığını bildirdi.</p>

<p>Çift yakıtlı ana makine ve yakıt sistemleriyle donatılan gemiler, tasarımlarına bağlı olarak konvansiyonel deniz yakıtlarının yanı sıra alternatif yakıtlarla da işletilebiliyor. Bununla birlikte, emisyon azaltım performansı kullanılan yakıtın türüne, üretim yöntemine ve yaşam döngüsü emisyonlarına göre değişiyor.</p>

<p>Sipariş defterinde alternatif yakıtlı tonajın ağırlığı artıyor</p>

<p>WSC verilerine göre, alternatif yakıtla çalışabilme kabiliyetine sahip gemiler, yeni inşa konteyner gemisi ve PCTC siparişlerinde belirgin ağırlığa sahip. Ölü ağırlık tonajı (DWT) bazında bu gemiler, konteyner gemisi siparişlerinin yüzde 65’ini, PCTC siparişlerinin ise yüzde 97’sini oluşturuyor. Küresel deniz ticaret filosunun diğer segmentlerinde aynı oran yüzde 23 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Veriler, özellikle konteyner taşımacılığı ve otomobil lojistiğinde yeni inşa yatırım kararlarının alternatif yakıt altyapısıyla uyumlu tahrik sistemlerine yöneldiğini gösteriyor. Ancak alternatif yakıt kullanımına teknik olarak uygun olmak, geminin fiilen bu yakıtlarla işletildiği anlamına gelmiyor. Dönüşümün operasyonel ve çevresel kazanımları, yakıtın erişilebilirliğine ve ticari rekabetçiliğine bağlı.</p>

<p>Alternatif yakıt ikmali ve fiyat rekabeti kritik önemde</p>

<p>WSC Başkanı ve Üst Yöneticisi Joe Kramek, konteyner gemisi ve araç taşıyıcısı sektörlerinin daha temiz yakıtlarla çalışabilecek gemilere 200 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını belirtti. Kramek, 500’den fazla geminin hâlihazırda hizmette olduğunu, yüzlerce geminin de filoya katılmaya hazırlandığını ifade etti.</p>

<p>Kramek’e göre bu yatırımların emisyon azaltım potansiyelinin hayata geçirilebilmesi için alternatif yakıtların rekabetçi maliyetlerle tedarik edilmesi gerekiyor. Bu kapsamda yakıt üretim kapasitesi, bunker ikmal altyapısı, limanlardaki depolama ve elleçleme imkânları ile gemilerin yakıt sistemleri arasında operasyonel uyum sağlanması önem taşıyor.</p>

<p>IMO düzenlemelerindeki belirsizlik yeni inşa kararlarını etkiliyor</p>

<p>WSC, toplam sipariş defteri genişlerken konvansiyonel yakıtla çalışan gemilere yönelik siparişlerin de geçen yılın aynı dönemine göre arttığına dikkat çekti. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ilişkin küresel düzenlemelerinde devam eden belirsizlik, armatörlerin yeni inşa ve yakıt teknolojisi tercihlerini etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Bugün sipariş edilen gemilerin onlarca yıl hizmette kalacak olması, filo yenileme kararlarını uzun vadeli düzenleyici çerçeveye doğrudan bağlıyor. WSC, emisyon azaltım hedeflerini destekleyen, açık hükümler içeren ve tutarlı biçimde uygulanan küresel bir mekanizmanın oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Kramek, düzenleyici öngörülebilirliğin armatörlerin yanı sıra alternatif yakıt üreticileri ve ikmal altyapısı yatırımcıları açısından da belirleyici olduğunu vurguladı. WSC’ye göre küresel kurallardaki gecikmeler, temiz yakıt üretimi ve tedarik zincirine yönelik yatırım kararlarını zorlaştırarak deniz taşımacılığının enerji dönüşümünü daha maliyetli hâle getirebilir.</p>

<p>Sektörel değerlendirme: Çift yakıtlı gemi siparişlerindeki artış, denizcilikte filo yenileme ve alternatif yakıt teknolojilerine geçişin hızlandığını gösteriyor. Ancak dönüşümün başarısı yalnızca yeni inşa tonajıyla ölçülemeyecek. Alternatif yakıtların ticari ölçekte arzı, bunker altyapısının yaygınlığı ve IMO çatısı altında oluşturulacak öngörülebilir emisyon kuralları, yatırımların fiilî emisyon azaltımına dönüşmesinde belirleyici olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 04:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/cift-yakitli-gemi-yatirimlari-200-milyar-dolari-asti-1792914826.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konteyner Piyasasında Kapasite Alarmı: Küresel Ticaret Yavaşlıyor!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/konteyner-piyasasinda-kapasite-alarmi-kuresel-ticaret-yavasliyor-24717</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/konteyner-piyasasinda-kapasite-alarmi-kuresel-ticaret-yavasliyor-24717</guid>
                <description><![CDATA[Konteyner Piyasasında Arz Baskısı Artıyor: Yeni Tonaj, Yavaşlayan Talep ve Değişen Ticaret Rotaları.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>IMF’nin 2027 için küresel ticaret hacmi büyüme tahminini yüzde 4,7’ye çekmesi, yeni gemi teslimatlarıyla kapasitesi genişleyen konteyner taşımacılığında arz-talep dengesine ilişkin endişeleri artırıyor. Sea-Intelligence’a göre ABD-Çin ticaretindeki daralma, yük akışlarını Güneydoğu Asya’ya yönlendirirken aktarma, liman uğrağı ve lojistik maliyetlerini de etkiliyor.</p>

<p>Yeni gemi kapasitesi talep artışını zorlayabilir</p>

<p>Küresel konteyner taşımacılığı, yeni gemi kapasitesinin devreye girmesi ve ticaret hacmindeki büyümenin görece yavaşlaması nedeniyle arz-talep dengesi açısından kritik bir döneme giriyor. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Ekim 2026 tarihli Dünya Ekonomik Görünüm (WEO) raporuna göre, küresel ticaret hacmi büyümesinin 2025’teki yüzde 5 seviyesinden 2027’de yüzde 4,7’ye gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>Sea-Intelligence’ın 787’nci Sunday Spotlight analizinde, bu görünüm konteyner taşımacılığında nominal talep artışının filoya eklenen yeni kapasiteyi absorbe etmekte yetersiz kalabileceği şeklinde değerlendiriliyor. Gelişmiş ekonomilerde ithalat talebinin 2026’da yüzde 5 olması, 2027’de ise yüzde 4,2’ye gerilemesi öngörülüyor.</p>

<p>Konteyner taşımacılığında piyasa dengesi yalnızca ticaret hacmindeki büyümeye değil; yeni gemi teslimatlarına, filo büyüklüğüne, gemilerin servis dışı kalma oranlarına, hız optimizasyonuna ve hatların kapasite yönetimine de bağlı. Talep artışının kapasite artışının gerisinde kalması, hat bazında doluluk oranları ve navlun seviyeleri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Bununla birlikte, etkinin büyüklüğü hatların kapasiteyi ne ölçüde devre dışı bıraktığına ve servis ağlarını nasıl yeniden düzenlediğine bağlı olacak.</p>

<p>ABD-Çin hattında doğrudan yük akışı geriliyor</p>

<p>Sea-Intelligence’ın aktardığı verilere göre, 2025’te yeni tarifelerin uygulanmasının ardından Çin’in ABD’ye doğrudan ihracatı 12 aylık dönemde yüzde 22, ABD’nin Çin’e ihracatı ise yüzde 25 geriledi. Buna karşın doğrudan ikili ticaretteki daralma, küresel yük akışlarında aynı ölçekte bir düşüşe dönüşmedi. Üretim ve tedarik zincirleri farklı ülkelere kayarken, ticaretin coğrafi dağılımı da yeniden şekilleniyor.</p>

<p>Analize göre Çinli üreticiler ürünlerinin yüzde 52’sini diğer Asya ülkelerine yönlendirirken, ABD’li ihracatçıların alternatif pazarlara yönlendirdiği ürünlerin oranı yüzde 17 oldu. Vietnam, Malezya ve Endonezya gibi ülkeler, ara mamullerin işlenmesi ve nihai ürün montajı süreçlerinde daha fazla rol üstleniyor.</p>

<p>Bu model, Çin’den ABD’ye doğrudan yapılan sevkiyatların bir bölümünün yerini, parçaların üçüncü ülkelerde birleştirilmesinin ardından gerçekleştirilen ihracata bırakıyor. Deniz taşımacılığı açısından bu dönüşüm; ek liman uğrakları, aktarma operasyonları, farklı servis bağlantıları ve daha karmaşık konteyner repositioning ihtiyacı anlamına gelebiliyor. Ancak söz konusu değişim her yük için aynı güzergâhın izleneceği anlamına gelmediğinden, maliyet ve transit sürelerindeki artışın hat ve tedarik zinciri bazında değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Makroekonomik görünüm navlun talebini şekillendirecek</p>

<p>IMF, küresel ekonomik büyümenin 2026’da yüzde 3,1, 2027’de yüzde 3,4 olmasını öngörüyor. 2026 büyüme tahmini korunurken 2027 öngörüsü önceki projeksiyona göre sınırlı ölçüde yukarı revize edildi. Küresel manşet enflasyonun ise 2026’da yüzde 4,7’ye yükseldikten sonra 2027’de yüzde 4,1’e gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>Enerji ve gıda fiyatlarındaki geçici yükselişin etkisiyle enflasyon tahminlerinde yapılan toplam 0,7 puanlık yukarı yönlü revizyon, taşımacılık sektöründe yakıt, terminal, kara nakliyesi ve diğer lojistik kalemleri üzerindeki maliyet baskısının önemini koruduğunu gösteriyor. Bu maliyetlerin navlunlara ne ölçüde yansıtılacağı ise rekabet koşullarına ve hatların fiyatlama gücüne bağlı olacak.</p>

<p>Yapay zekâ yatırımları konteyner yükleri için yeni bir alan oluşturuyor</p>

<p>Küresel ticaretteki bir diğer gelişme, yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların donanım ve veri merkezi ekipmanlarına olan talebi artırması. Sea-Intelligence’ın değerlendirmesinde, AI donanım ticaretinin küresel GSYH’ye oranla rekor seviyelere ulaştığı, ancak ticaretin fiziksel ağırlığındaki artışın daha sınırlı kaldığına dikkat çekiliyor. Bu durum, değer bazındaki büyümenin taşınan fiziksel yük miktarındaki artışla bire bir örtüşmediğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Mikroişlemciler ve yüksek değerli elektronik bileşenler çoğunlukla hava kargosu ile taşınırken, veri merkezlerinin inşasında kullanılan ekipmanlar, elektrik altyapısı bileşenleri ve diğer hacimli malzemeler denizyolu taşımacılığı için yük potansiyeli oluşturuyor. Bu nedenle AI yatırımlarının konteyner piyasasına etkisi, yalnızca donanım ticaretinin parasal büyüklüğüyle değil, denizyoluyla taşınan ekipmanların fiziksel hacmi ve tedarik zincirindeki konumuyla birlikte değerlendirilmeli.</p>

<p>Sektörel değerlendirme: Konteyner taşımacılığında önümüzdeki dönemin temel belirleyicileri; yeni gemi kapasitesinin devreye giriş hızı, ticaret hacminin gelişimi, hatların kapasite yönetimi ve yük akışlarının coğrafi dağılımı olacak. Küresel ticarette büyümenin sürmesi tek başına navlun piyasasının güçleneceği anlamına gelmiyor. Belirleyici olan, talep artışının etkin kapasiteyi ne ölçüde karşılayacağı ve armatörlerin arzı bu dengeye göre nasıl yöneteceği.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 02:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/konteyner-piyasasinda-kapasite-alarmi-kuresel-ticaret-yavasliyor-1792914060.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Panama Kanalı’nda El Niño’ya Rağmen Transit ve Tonaj Artışı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanalinda-el-ninoya-ragmen-transit-ve-tonaj-artisi-24715</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanalinda-el-ninoya-ragmen-transit-ve-tonaj-artisi-24715</guid>
                <description><![CDATA[Panama Kanalı, 2026 mali yılında gemi geçişlerini yüzde 4,1, tonajı yüzde 6,5 artırdı. Gelirler 6,6 milyar balboaya yükselirken, kuru sezon boyunca 50 feet su çekimi korunarak Son Dakika Rezervasyon hizmeti yeniden başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Panama Kanalı İdaresi, Ekim 2025-Eylül 2026 dönemini kapsayan 2026 mali yılına ilişkin verilerinde, küresel deniz ticaretindeki talebe rağmen El Niño kaynaklı su kaynakları baskısına karşı operasyonlarını sürdürdüğünü açıkladı. İdare, mali yıl boyunca hem gemi geçişlerinde hem de taşınan tonajda büyüme kaydedildiğini bildirdi.</p>

<p>Kanalda 2026 mali yılında toplam 13 bin 951 gemi geçişi gerçekleşti. Bu rakam, önceki mali yıldaki 13 bin 404 geçişe kıyasla yüzde 4,1 artış anlamına geliyor. İdare, büyümede enerji taşımacılığı segmentleri ile konteyner gemilerinin güçlü performansının etkili olduğunu belirtti.</p>

<p>Taşınan toplam tonaj ise Panama Kanalı Evrensel Ölçüm Sistemi (PC/UMS) kapsamında 521 milyon tona ulaştı. Önceki mali yılda 489,2 milyon ton olarak kaydedilen tonaj, yıllık bazda yüzde 6,5 yükseldi. Neopanamax kilitlerinden geçen gemiler toplam tonajın yüzde 52,2’sini oluştururken, bu kilitlerden taşınan tonaj yüzde 8,2 artış gösterdi. İdare, söz konusu verilerin daha yüksek kapasiteli gemilerin kanaldaki payının genişlediğine işaret ettiğini kaydetti.</p>

<p>Panama Kanalı, su kaynakları üzerindeki baskıya rağmen kuru sezon boyunca maksimum 50 feet su çekimini koruduğunu açıkladı. İdare, bu seviyenin müşteriler açısından elverişli operasyon koşulları sağladığını belirtirken, 2026 mali yılı toplam gelirinin 6,6 milyar balboaya ulaştığını duyurdu. Gelirler, önceki mali yıla göre yüzde 16,6 artış gösterdi. Denetimi tamamlanmamış verileri finansal disiplinin göstergesi olarak değerlendiren idare, elde edilen sonuçların stratejik projelere yönelik yatırımları destekleyeceğini bildirdi.</p>

<p>Panama Kanalı İdaresi Başkanı Ilya Espino de Marotta, Bank of America Merrill Lynch tarafından düzenlenen görüşmede, kanalın ticaret akışlarını kısıtlamak yerine uluslararası deniz ticaretini güvenilir ve emniyetli bir güzergâh sunarak kolaylaştırdığını söyledi. Su tasarrufu önlemlerinin etkili olduğunu ve havza bölgesindeki son yağışların ortalama seviyelere yaklaştığını belirten idare, denizcilere yönelik duyurusuyla Panamax kilitlerini kullanacak gemiler için Last-Minute Reservation (Son Dakika Rezervasyonu) hizmetini derhal yeniden başlattı. Rezervasyonu bulunmayan gemilere, uygun bir geçiş slotu oluşması ve kanal idaresinin bunu sunmayı tercih etmesi halinde, geçiş hakkı elde etmek için ek bir fırsat sağlayan hizmetin yeniden devreye alınması, su yönetimi koşullarındaki iyileşmenin operasyonlara yansıması olarak değerlendirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/panama-kanalinda-el-ninoya-ragmen-transit-ve-tonaj-artisi-1792912536.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’den İran’ın Gölge Filosuna Yeni Yaptırımlar</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-iranin-golge-filosuna-yeni-yaptirimlar-24713</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-iranin-golge-filosuna-yeni-yaptirimlar-24713</guid>
                <description><![CDATA[ABD, İran’ın gölge filosuna destek verdiği iddiasıyla denizcilik şirketleri, hukuk firması ve yedi yük gemisine yaptırım uyguladı. Yunanistan’dan açıklama geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD yönetimi, İran’ın denizcilik ağlarına hukuki ve kurumsal destek sağladığı iddiasıyla Yunanistan ve Panama bağlantılı bir hukuk firmasına, beş kişi ve çeşitli denizcilik şirketlerine yaptırım uyguladı. Yedi yük gemisi de yaptırım kapsamına alınırken, Washington yönetimi İran bağlantılı finansal faaliyetlere yönelik incelemelerini genişletti.</strong></p>

<p>ABD, İran’ın petrol, petrokimya ve çelik ürünleri ticaretini gerçekleştiren denizcilik ağlarına yönelik yaptırımlarını genişletti. ABD Hazine Bakanlığı, “Operation Economic Outcast” kapsamında, Yunanistan ve Panama merkezli olduğu belirtilen bir hukuk firmasını ve bağlantılı beş kişiyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığına göre söz konusu hukuk firması, yıllardır İran’la bağlantılı denizcilik ağlarına hukuki hizmet sunarak yaptırım kapsamındaki faaliyetlere destek verdi. Açıklamada, firmanın İran menşeli petrol, çelik ve petrokimya ürünlerinin taşınmasında kullanılan “gölge filo” gemilerinin sahibi olan şirketlerin kuruluş ve tescil işlemlerinde rol aldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Bakanlık, firmanın daha önce de İran petrolü ve petrol ürünleri ticaretinde faaliyet gösteren gemilerle bağlantılı üç denizcilik şirketinin kurulmasına yardımcı olduğunu ve bu şirketlerin daha önce ABD yaptırım listesine alındığını bildirdi.</p>

<p>Yedi yük gemisi yaptırım kapsamına alındı</p>

<p>Yeni yaptırımlar kapsamında, hukuk firmasının kurumsal temsilcisi olarak görev yaptığı Yunanistan ve Panama bağlantılı bir denizcilik şirketi de hedef alındı. ABD Hazine Bakanlığı, şirketin yedi yük gemisinin işletmesini ve gemi yönetimini yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Söz konusu yedi geminin tamamı yaptırım kapsamında bloke edilen varlıklar olarak tanımlandı. Bakanlık, bu gemilerden üçünün son bir yıl içerisinde İran menşeli petrokimya ürünleri ve çelik ürünleri de dahil olmak üzere çeşitli yükleri taşıdığını öne sürdü.</p>

<p>Washington yönetimi, şirketlerin gerçek faydalanıcı sahiplerinin kimliğini gizlemeye yardımcı olduğu iddiasıyla hukuk firmasını ve bağlantılı kişileri de yaptırımlara dahil etti.</p>

<p>Singapur ve BAE bağlantılı acenteler de listede</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın gölge filosunun faaliyetlerine doğrudan destek verdiği iddiasıyla Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde faaliyet gösteren denizcilik acentelerini de yaptırım listesine ekledi.</p>

<p>Bakanlık, yaptırımlardan kaçınmaya ve İran bağlantılı ticareti sürdürmeye yardımcı olan kişi ve kuruluşların hedef alınmaya devam edileceğini belirtti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de yaptığı açıklamada, İran yönetimine destek sağladığı değerlendirilen kişi ve kuruluşlara karşı yaptırım uygulamalarının sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Yunan bankası hakkında inceleme başlatıldı</p>

<p>ABD’nin adımları denizcilik sektörüyle sınırlı kalmadı. ABD Mali Suçları Araştırma Ağı (FinCEN), İran ve İran’la bağlantılı gruplarla olası ilişkileri nedeniyle bir Yunan bankası hakkında yürütülen soruşturmayı ilerletmek amacıyla idari celp çıkardı.</p>

<p>Hazine Bakanlığının açıklamasında bankanın adı paylaşılmadı. FinCEN’in ayrıca, ABD Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) tarafından yaptırım uygulanan İranlı finans kuruluşlarıyla bankaların ilişkilerine yönelik birden fazla bilgi talebinde bulunduğu bildirildi.</p>

<p>ABD yönetimi, İran adına kara para aklama veya yaptırımları aşma faaliyetlerine aracılık eden kuruluşların ABD finans sistemine erişimlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Yunanistan: Yaptırımlar uygulanıyor</p>

<p>Yunanistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığı, ABD Hazine Bakanlığının İran bağlantılı yaptırımlardan kaçınma ve yasa dışı finansal faaliyetlerle mücadele kapsamında açıkladığı tedbirleri not ettiklerini bildirdi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, Yunanistan’ın yürürlükteki yaptırımları uyguladığı, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele çalışmalarını desteklediği belirtildi. Yunan makamlarının ABD ve diğer uluslararası ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalıştığı ifade edilirken, uluslararası finans sisteminin bütünlüğünü korumaya yönelik adımların desteklendiği kaydedildi.</p>

<p>Denizcilik sektörü için yaptırım riski artıyor</p>

<p>ABD’nin son adımları, İran bağlantılı petrol ve diğer emtia taşımacılığında rol alan gemi sahipleri, işletmeciler, gemi yönetim şirketleri, hukuk firmaları ve denizcilik acenteleri açısından yaptırım riskinin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p>Özellikle şirketlerin gerçek sahiplik yapılarının gizlenmesi, yaptırım kapsamındaki gemilerle ticaret yapılması ve İran menşeli yüklerin taşınmasına aracılık edilmesi, ABD makamlarının incelemelerinde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın yaptırımların uygulanmasına yönelik açıklaması ise konunun uluslararası finans ve denizcilik alanındaki iş birliği boyutunu ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 01:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abdden-iranin-golge-filosuna-yeni-yaptirimlar-1792839360.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rusya’dan ABD’ye 40 Bin Ton Dizel</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rusyadan-abdye-40-bin-ton-dizel-24712</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rusyadan-abdye-40-bin-ton-dizel-24712</guid>
                <description><![CDATA[Rusya, ABD’ye 40 bin ton dizel yakıt taşıyacak ilk tankeri göndermeye hazırlanıyor. Sevkiyat takvimi, finansal düzenlemeler ve ihracat planının ayrıntıları.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’ye 40 bin metrik ton dizel yakıt taşıyacak ilk tankerin birkaç gün içinde hareket edeceğini açıkladı. Moskova ile Washington arasında sevkiyat sözleşmelerinin tamamlanma aşamasında olduğu belirtilirken, ihracatın devamı finansal düzenlemelere ve rafineri kapasitesine bağlı olacak.</strong></p>

<p>Rusya’dan ABD’ye dizel yakıt sevkiyatında yeni bir gelişme yaşandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff ile St. Petersburg’da gerçekleştirdiği görüşmede, ABD’ye gönderilmek üzere hazırlanan ilk tankerin 40 bin metrik ton dizel yakıt taşıyacağını açıkladı.</p>

<p>Putin, çarşamba günü yaptığı açıklamada ilk tankerin iki ila üç gün içinde hareket edeceğini, diğer tankerlerin ise peş peşe yola çıkacağını söyledi. Ancak sevkiyatların sorunsuz ilerleyebilmesi için finansal düzenlemelerin tamamlanması gerektiğini vurguladı. İlk geminin hangi limandan hareket edeceği ve ABD’ye ne zaman ulaşacağı konusunda ise ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p>Sözleşmelerin tamamlanması bekleniyor</p>

<p>Rus medyasında yer alan haberlere göre, iki ülke arasındaki dizel yakıt tedarikine ilişkin sözleşmelerin son aşamaya geldiği ve ilk tankerin 22 Ekim Perşembe günü hareket etmesinin planlandığı bildirildi. Putin’in iki ila üç günlük takvime ilişkin açıklaması ise hareket tarihinin 23-24 Ekim dönemine denk gelebileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Sevkiyatın hem küresel pazara hem de ABD pazarına yönelik olduğu belirtilirken, gelişme Washington ile Moskova arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından gündeme geldi. Görüşmelerde Ukrayna krizi ve küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler de ele alındı.</p>

<p>Putin, iki tarafın sevkiyat açıklamasının ardından dünya dizel fiyatlarının yüzde 5 ila 6 gerilediğini öne sürdü. Ancak bu düşüşe ilişkin bağımsız piyasa verileri haberde yer almadı.</p>

<p>Rusya’nın dizel ihracatı rafineri kapasitesine bağlı</p>

<p>Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da ülkenin dizel ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Novak, ihracatın rafinerilerin mevcut üretim kapasitesi doğrultusunda kademeli olarak toparlandığını belirtti.</p>

<p>Novak, Rusya’nın ihracatı henüz tamamen eski seviyelerine döndürmediğini, sevkiyatların rafineri kapasitesiyle sınırlı tutulduğunu ifade etti. Yıl sonuna doğru diğer ülkelere yapılacak dizel yakıt teslimatlarının ise üretim miktarına ve ABD’nin ihtiyaçları karşılandıktan sonra ihracata ayrılabilecek hacme bağlı olacağını söyledi.</p>

<p>Sözleşme imzalama sürecinin tamamlanmaya yaklaştığını belirten Novak, üretim programının elvermesi durumunda daha önce tedarik sağlanan diğer ülkelerin de dizel yakıt almaya devam edebileceğini kaydetti.</p>

<p>Enerji piyasaları açısından dikkat çeken gelişme</p>

<p>Rusya’dan ABD’ye planlanan dizel sevkiyatı, iki ülke arasındaki enerji ticareti açısından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. İlk tankerin taşıyacağı 40 bin tonluk yükün ardından başka tankerlerin de gönderilmesinin planlanması, sevkiyatın devamlılığına ilişkin beklentileri artırıyor.</p>

<p>Bununla birlikte, teslimatların kesin takvimi, finansal düzenlemelerin tamamlanması ve Rus rafinerilerinin üretim kapasitesi, ihracatın kapsamını belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 00:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/rusyadan-abdye-40-bin-ton-dizel-1792838616.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’den yaptırımlı tankerleri filoya kazandırma planı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-yaptirimli-tankerleri-filoya-kazandirma-plani-24711</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-yaptirimli-tankerleri-filoya-kazandirma-plani-24711</guid>
                <description><![CDATA[ABD, yaptırım kapsamındaki petrol tankerlerini yasal ticari filoya kazandırmayı değerlendiriyor. Planın tanker kapasitesi, navlunlar ve küresel petrol taşımacılığı üzerindeki etkileri merak ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD yönetimi, yaptırım altındaki petrol tankerlerinin gerekli inceleme ve onay süreçlerinden geçirilerek yasal ticari taşımacılıkta kullanılmasını sağlayacak bir plan üzerinde çalışıyor. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, onlarca hatta yüzlerce tankerin yaptırıma tabi olmayan petrolü taşıyabilecek şekilde yeniden faaliyete geçirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.</strong></p>

<p>ABD yönetimi, küresel petrol taşımacılığında kapasiteyi artırmak ve Orta Doğu’daki çatışmaların deniz taşımacılığı üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla yaptırımlı tankerlerin yasal ticari filoya kazandırılmasına yönelik seçenekleri değerlendiriyor.</p>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright, New York’ta Citadel Securities tarafından düzenlenen bir etkinlikte yaptığı açıklamada, yatırımcıların kullanılmayan ve yaptırım kapsamındaki tankerleri satın alarak yenilemeyi ve yaptırıma tabi olmayan petrolün taşınmasında kullanmayı önerdiğini söyledi.</p>

<p>Wright, bu girişim kapsamında bazı gemilerin “kötü aktörlerin filosundan” yasal faaliyet gösteren filoya geçirileceğini belirterek, söz konusu tankerlerin artık yaptırıma tabi petrol taşımayacağını ifade etti.</p>

<p>Yüzlerce tanker yeniden faaliyete geçebilir</p>

<p>Wright, küresel ölçekte yaklaşık 1.600 gemiden oluştuğunu belirttiği karanlık filonun bir bölümünün yasal ticari taşımacılığa kazandırılabileceğini söyledi.</p>

<p>Planın hayata geçirilmesi halinde onlarca, hatta yüzlerce tankerin yeniden kullanılabilir hale gelebileceğini belirten Wright, gemilerin statülerinin değiştirilmesi için belirli bir onay sürecinden geçmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ABD’li bakan, girişimin yaptırımların kaldırılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Wright’a göre amaç, yaptırımlı gemilerin mevcut statülerini ve faaliyetlerini inceleyerek gerekli koşulları karşılayanları yasal taşımacılık sistemine dahil etmek.</p>

<p>Bununla birlikte, gemilerin hangi şartlarla onaylanacağı, mülkiyet ve işletme yapılarının nasıl değerlendirileceği ve sürecin ne zaman tamamlanacağına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmiş değil.</p>

<p>Hürmüz krizi tanker maliyetlerini artırıyor</p>

<p>Planın gündeme gelmesinde, Orta Doğu’daki savaşın küresel enerji arzı ve petrol taşımacılığı üzerindeki etkileri önemli rol oynuyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndan geçişte artan güvenlik riskleri, petrol sevkiyatlarında gecikmelere ve taşımacılık maliyetlerinde yükselişe neden oluyor. Bu durum, küresel piyasada kullanılabilir tanker kapasitesinin önemini daha da artırıyor.</p>

<p>Yaptırım kapsamındaki gemilerin belirli koşullar altında yasal ticari filoya kazandırılması, petrol taşımacılığında kullanılabilecek gemi sayısını artırabilir. Ancak gemilerin teknik durumu, sigortalanabilirliği, finansmana erişimi ve uluslararası yaptırım kurallarına uygunluğu, sürecin ekonomik sonuçlarını belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Wright, planın navlun maliyetleri üzerindeki etkisinin hemen ortaya çıkmayacağını, ancak zaman içinde anlamlı bir katkı sağlayabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Rus dizeli için ihracat mesajı</p>

<p>Wright, aynı etkinlikte ABD yönetiminin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının küresel piyasalara sunulmasına yönelik anlaşmasını da savundu.</p>

<p>Rusya’nın dizel üretiminin iç tüketimini aşması halinde ihracat yapabileceğini belirten Wright, Moskova’nın Ukrayna’daki savaşı sona erdirmesi, enerji alanında ateşkes sağlaması veya rafinerilerini onarması halinde küresel piyasalara daha fazla yakıt sunabileceğini söyledi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce açıkladığı plana göre Rusya’nın ABD ve küresel pazarlara 300 bin tondan fazla dizel yakıt sağlaması, kasım ayında 500 bin ton ve sonrasında 1 milyon tonluk sevkiyat gerçekleştirmesi öngörülüyor. Trump ayrıca rafinerilerin durumuna bağlı olarak 3 milyon tonluk ek dizel sevkiyatından söz etmişti.</p>

<p>Bu açıklamalar, Washington’ın enerji arzını artırmaya yönelik adımlarla Rusya üzerindeki siyasi ve ekonomik baskı politikalarını birlikte yürütmeye çalıştığını gösteriyor.</p>

<p>Zelenskiy’den yaptırım tepkisi</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise Rusya’ya yönelik yaptırımların hafifletilmesi veya ertelenmesi yönündeki girişimlere tepki gösterdi.</p>

<p>Zelenskiy, Ukrayna’nın hava savunmasına yönelik füze tedarikinin aksadığı bir dönemde Moskova’nın yaptırım baskısının azaltılmasının gerçeklerle bağdaşmadığını savundu. Rus saldırıları sürerken yaptırımlara ilişkin bu tür adımların Ukrayna’nın güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>Tanker piyasasında yeni bir dönem mi?</p>

<p>ABD’nin planı, yaptırımların uygulanması ile küresel enerji arzının devamlılığı arasında yeni bir denge arayışına işaret ediyor.</p>

<p>Yaptırımlı tankerlerin yasal ticari filoya kazandırılması, gerekli koşullar sağlandığı takdirde kullanılabilir taşıma kapasitesini artırabilir. Ancak bu girişimin kapsamı ve etkisi, onay süreçlerinin nasıl işleyeceğine, gemilerin hangi koşullarda kabul edileceğine ve uluslararası yaptırımların nasıl uygulanacağına bağlı olacak.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde tanker piyasası açısından en önemli başlıklar, planın ayrıntıları, gemilerin yasal statülerinin nasıl değiştirileceği ve bu adımların navlunlar ile küresel petrol arzı üzerindeki olası etkileri olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 05:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abdden-yaptirimli-tankerleri-filoya-kazandirma-plani-1792838032.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İngiliz denizcilik sektöründen yakıt standardı uyarısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiliz-denizcilik-sektorunden-yakit-standardi-uyarisi-24709</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiliz-denizcilik-sektorunden-yakit-standardi-uyarisi-24709</guid>
                <description><![CDATA[UK Chamber of Shipping, İngiltere’nin denizcilik yakıt standardı için uygulanabilir kurallar, güvenilir raporlama sistemleri ve IMO ile uyumlu emisyon hedefleri önerdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>UK Chamber of Shipping, İngiltere’de hayata geçirilmesi planlanan denizcilik yakıt standardının uygulanabilir, şeffaf ve uluslararası düzenlemelerle uyumlu olması çağrısında bulundu. Kuruluş, gemi bazında raporlama ve doğrulama sistemleri önceden test edilmeden yürürlüğe girecek kuralların sektörün maliyetlerini artırabileceği ve rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısını yaptı.</strong></p>

<p>Birleşik Krallık denizcilik sektörü, deniz taşımacılığının karbonsuzlaşmasına yönelik yeni yakıt düzenlemeleri hazırlanırken uygulama süreçlerinin gerçekçi ve sektörün ihtiyaçlarına uygun şekilde tasarlanmasını istiyor.</p>

<p>UK Chamber of Shipping tarafından yayımlanan politika belgesinde, gelecekte uygulanabilecek ulusal yakıt standardının başarılı olabilmesi için sağlam bir raporlama ve doğrulama altyapısına, açık sertifikasyon kurallarına ve yeterli hazırlık süresine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.</p>

<p>Kuruluş, hükümetin düzenlemeleri hazırlarken armatörler, yakıt tedarikçileri, doğrulama kuruluşları ve sektör temsilcileriyle erken aşamadan itibaren iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>FuelEU Maritime uygulaması önemli dersler ortaya koydu</strong></p>

<p>Raporda, Ocak 2025’te yürürlüğe giren Avrupa Birliği’nin FuelEU Maritime düzenlemesinin denizcilik sektöründe beklenenden daha kapsamlı operasyonel ve idari değişikliklere yol açtığı ifade edildi.</p>

<p>FuelEU Maritime, AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) kapsamındaki deniz taşımacılığında kullanılan enerjinin yıllık ortalama sera gazı yoğunluğunu azaltmayı ve yenilenebilir, düşük karbonlu yakıtların kullanımını artırmayı amaçlıyor.</p>

<p>UK Chamber of Shipping’e göre düzenlemenin uygulanması; yakıt sertifikasyonu, yaşam döngüsü emisyonlarının hesaplanması, izleme planları, raporlama yükümlülükleri, doğrulama süreçleri ve uyum belgeleri gibi çok sayıda başlıkta ayrıntılı prosedürlerin oluşturulmasını gerektirdi.</p>

<p>Uyum bakiyelerinin hesaplanması, farklı gemiler arasında uyum mekanizmalarının kullanılması ve ilgili belgelerin düzenlenmesi de şirketlerin iş yükünü artıran unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p>Raporda, bazı uyum takvimlerinin karşılanmasında güçlükler yaşandığı ve bazı sürelerin kaçırıldığı belirtilirken, operasyonel yükümlülüklerini yerine getirmek için iyi niyetle hareket eden işletmelerin de uygulama sorunlarıyla karşılaşabildiğine dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Gemi bazında raporlama ve doğrulama sistemi önerisi</strong></p>

<p>UK Chamber of Shipping, İngiltere’nin oluşturacağı yeni sistemde uyum yükümlülükleri başlamadan önce gemi bazında raporlama ve doğrulama altyapısının tamamen işler durumda olması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Kuruluşun öne çıkardığı başlıca öneriler şunlar:</p>

<ul>
	<li>Güvenilir raporlama altyapısı: Gemi bazında emisyon verilerinin toplanması ve doğrulanması için test edilmiş dijital sistemlerin kurulması.</li>
	<li>Açık sertifikasyon kuralları: Yakıtların özellikleri ve yaşam döngüsü emisyonlarının hesaplanmasına ilişkin süreçlerin netleştirilmesi.</li>
	<li>Uluslararası uyum: Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) gelişmekte olan yakıt sertifikasyonu ve yaşam döngüsü değerlendirme çerçeveleriyle uyum sağlanması.</li>
	<li>Gerçekçi emisyon hedefleri: Hedeflerin alternatif yakıtların bulunabilirliği, teknik uygulanabilirlik ve altyapı yatırımlarının takvimi dikkate alınarak belirlenmesi.</li>
	<li>Esnek uyum mekanizmaları: Farklı gemi işletme modellerini ve ticari sözleşme yapılarını dikkate alan uygulamaların geliştirilmesi.</li>
	<li>Düzenli gözden geçirme: Uluslararası politikadaki gelişmelere göre ulusal düzenlemenin belirli aralıklarla değerlendirilmesi.</li>
</ul>

<p>Kuruluş ayrıca yeni düzenlemenin komşu bölgesel sistemlerle birlikte çalışabilir olmasını ve gereksiz mevzuat farklılıklarının önlenmesini istiyor.</p>

<p><strong>“Karbonsuzlaşma düzenlemeleri pratik olmalı”</strong></p>

<p>UK Chamber of Shipping Politika Direktörü Peter Aylott, denizcilik sektörünün karbonsuzlaşma hedefini desteklediğini ancak düzenlemelerin uygulanabilir, ölçülü ve uluslararası sistemlerle uyumlu olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Aylott, İngiltere’nin FuelEU Maritime uygulamasından çıkarılan dersleri değerlendirerek emisyonları azaltan, ancak gereksiz bürokrasi oluşturmayan bir sistem kurma fırsatına sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yeni kuralların sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilememesi ve şirketlerin uzun vadeli yatırımlarını planlayabilmesi için yeterli öngörülebilirlik sağlaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>IMO ile uyum ve sektör iş birliği vurgusu</strong></p>

<p>UK Chamber of Shipping’in karbon çalışma grubu başkanı ve Carnival Corporation Denizcilik ve Düzenleyici İşler Direktörü Anna Ziou da FuelEU Maritime deneyiminin, yakıt standartlarının yalnızca emisyon hedefleri belirlemekten ibaret olmadığını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Ziou, sektörün güvenilir, uygulanabilir ve IMO bünyesindeki küresel gelişmelerle uyumlu bir düzenlemenin hazırlanması için hükümet ve diğer paydaşlarla çalışmaya hazır olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Denizcilikte yeşil dönüşüm için dengeli düzenleme arayışı</strong></p>

<p>İngiltere’de gündeme gelen yeni yakıt standardı, denizcilik sektörünün emisyon azaltım hedefleri ile operasyonel ve ticari gereklilikler arasındaki dengenin nasıl kurulacağı sorusunu yeniden gündeme taşıyor.</p>

<p>UK Chamber of Shipping’e göre başarılı bir düzenleme; yalnızca iddialı emisyon hedeflerine değil, yeterli yakıt arzına, gelişmiş altyapıya, güvenilir veri sistemlerine ve sektörün hazırlanmasına imkân tanıyan bir takvime de dayanmalı.</p>

<p>Bu yaklaşım, İngiltere’nin denizcilikte yeşil dönüşümü desteklerken armatörlerin maliyetlerini yönetebilmesi ve uluslararası rekabet gücünü koruyabilmesi açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 03:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/ingiliz-denizcilik-sektorunden-yakit-standardi-uyarisi-1792836855.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran’dan Hürmüz için 7 günlük plan</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/irandan-hurmuz-icin-7-gunluk-plan-24708</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/irandan-hurmuz-icin-7-gunluk-plan-24708</guid>
                <description><![CDATA[İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ABD’ye sunduğu 7 günlük planı gündemde tutuyor. Tahran, koşullarının kabul edilmesi halinde boğazı 6. günde açmayı öneriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını öngören teklifinin hâlâ masada olduğunu açıkladı. Araghchi, ABD’nin İran’ın koşullarını kabul etmesi halinde boğazın altıncı günde açılabileceğini, yedinci günde ise müzakerelerin yeniden başlayabileceğini söyledi.</strong></p>

<p>İran, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda ABD’ye yönelik yedi günlük planını gündemde tutuyor.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, Tahran’ın Washington’a sunduğu teklifin hâlâ geçerli olduğunu belirtti.</p>

<p>Araghchi, ABD’nin yanıtının İran tarafından değerlendirildiğini ancak Washington’ın yaklaşımından memnun olmadıklarını ifade etti.</p>

<p>Boğaz 6. günde açılabilir</p>

<p>Araghchi’nin açıklamasına göre İran’ın önerdiği takvim, ABD’nin Tahran’ın koşullarını kabul etmesiyle başlayacak.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı, gerekli adımların atılması halinde Hürmüz Boğazı’nın altıncı gün yeniden açılabileceğini, ABD ile nihai anlaşmaya yönelik görüşmelerin ise yedinci gün başlamasının mümkün olduğunu söyledi.</p>

<p>Araghchi, İran’ın koşullarının Washington’a daha önce iletildiğini belirterek, teklifin uygulanması için ABD tarafında gerekli siyasi iradenin bulunması gerektiğini savundu.</p>

<p>Tahran’ın daha önce açıkladığı çerçevede, talepler arasında çatışmaların sona erdirilmesi, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve İran petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların hafifletilmesi gibi başlıklar bulunuyor.</p>

<p>Washington ile Tahran arasında temel anlaşmazlık: Nükleer program</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda iki taraf arasındaki görüşmelerde en önemli ayrılıklardan biri İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin sıralaması.</p>

<p>Washington, görüşmelerde İran’ın nükleer programının ele alınmasını öncelikli konular arasında tutarken, Tahran öncelikle Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik krizinin çözülmesini ve kendi koşullarının yerine getirilmesini istiyor.</p>

<p>Bu nedenle Hürmüz’ün yeniden açılması, yalnızca deniz taşımacılığı açısından değil, ABD-İran diplomatik temaslarının geleceği açısından da kritik bir başlık olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Küresel enerji taşımacılığı için kritik geçiş noktası</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nden küresel pazarlara yönelik petrol ve LNG sevkiyatlarının en önemli güzergâhlarından biri.</p>

<p>Boğazdaki geçişlerin uzun süre aksaması; tanker operasyonları, navlun piyasaları, sigorta maliyetleri ve enerji fiyatları üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Reuters'ın aktardığına göre savaş öncesinde dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu.</p>

<p>Bu nedenle İran’ın yedi günlük planı, yalnızca diplomatik müzakerelerin yeniden başlaması açısından değil, küresel enerji arzının ve tanker taşımacılığının normalleşmesi açısından da yakından takip ediliyor.</p>

<p>Yunanistan: Krizin küresel ekonomiye etkisi belirleyici</p>

<p>Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Vasilis Kikilias da Körfez'deki savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>

<p>Kikilias, jeostratejik ve jeopolitik bir çatışmanın kısa sürede ortadan kalkmadığını belirterek, Ukrayna savaşının başlangıcında yapılan kısa süreli çatışma tahminlerinin gerçekleşmediğini hatırlattı.</p>

<p>Yunan bakan, Ukrayna savaşının ardından Orta Doğu'daki krizin de küresel ekonomi üzerindeki baskıyı artırdığını ve mevcut durumun iyileşmek yerine daha karmaşık hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Gözler Hürmüz’de</p>

<p>İran’ın yedi günlük planı, ABD’nin koşulları kabul etmesi halinde altıncı günde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve yedinci günde müzakerelerin başlamasını öngörüyor.</p>

<p>Ancak teklifin uygulanabilmesi, Washington ile Tahran arasındaki temel anlaşmazlıkların aşılmasına bağlı. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’nın geleceği, önümüzdeki dönemde hem diplomatik görüşmelerin hem de küresel enerji ve deniz taşımacılığı piyasalarının en kritik gündem maddelerinden biri olmayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 02:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/irandan-hurmuz-icin-7-gunluk-plan-1792836169.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD, Rus petrolüne yönelik yaptırımları askıya aldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-rus-petrolune-yonelik-yaptirimlari-askiya-aldi-24707</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-rus-petrolune-yonelik-yaptirimlari-askiya-aldi-24707</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Rus petrolü ve doğal gazının büyük ithalatçılarını hedefleyen yaptırım ve tarifeleri askıya aldı. Kararın küresel enerji piyasalarına etkisi izleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD Başkanı Donald Trump, Rus petrolü ve doğal gazının en büyük ithalatçılarını hedefleyen yeni yaptırım ve gümrük vergilerini şimdilik devre dışı bıraktı. Karar, küresel enerji piyasaları ve Rus petrol ticareti üzerindeki baskının yeniden değerlendirilmesine yol açarken, Washington yönetimi yaptırımların ekonomik etkilerini incelemek için zaman kazanmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ekonomisine yönelik kapsamlı yaptırım paketinin uygulanmasını askıya aldı. Trump, 16 Ekim'de imzaladığı başkanlık kararnamesinde, söz konusu muafiyetin ABD'nin ulusal çıkarları doğrultusunda olduğunu Kongre'ye bildirdi.</p>

<p>Karar, 18 Ekim 2026'da yürürlüğe girmesi beklenen Lindsey O. Graham Sanctioning Russia and Iran Act of 2026 kapsamındaki bazı yaptırım ve gümrük vergilerinin uygulanmasını engelledi.</p>

<p>Rus mallarına yüzde 500'e kadar ek vergi</p>

<p>Eylül ayında yasalaşan Graham Act, Rusya'dan ABD'ye ithal edilen mallara uygulanacak gümrük vergilerinin belirli koşullarda yüzde 500 artırılmasını öngörüyordu.</p>

<p>Yasa ayrıca Rusya menşeli ham petrol ve doğal gazı satın almaya devam eden en büyük beş ithalatçı ülkenin mallarına yüzde 100 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyordu. Aynı orandaki ek vergi, Rus petrolüne yönelik yaptırımların aşılmasına yardımcı olduğu belirlenen en büyük beş ülke için de gündeme geliyordu.</p>

<p>Trump'ın kararnamesiyle bu kapsamda öngörülen vergilerin yanı sıra yasanın çeşitli yaptırım ve kısıtlama hükümleri de geçici olarak kaldırıldı. Muafiyetlerin ne zaman sona ereceği konusunda ise kesin bir tarih belirlenmedi.</p>

<p>Washington 60 güne kadar değerlendirme yapacak</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump yönetiminin yaptırım ve tarifelerin ABD ile küresel ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için 60 güne kadar süre kullanabileceğini söyledi.</p>

<p>Reuters'a göre Rubio, özellikle küresel enerji arzındaki baskılar ve devam eden çatışmaların enerji piyasaları üzerindeki etkisinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Hindistan'ın Rus petrolüne önemli ölçüde bağımlı olmaya devam etmesi de Washington'ın kararında dikkate alınan unsurlardan biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Trump yönetimi, yaptırımların tamamen kaldırıldığı yönünde nihai bir karar vermediğini ve sürecin yeniden değerlendirileceğini belirtiyor.</p>

<p>Rusya'dan ABD'ye dizel sevkiyatı gündemde</p>

<p>Yaptırım kararının askıya alınması, Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile açıkladığı dizel yakıt anlaşmasının ardından geldi.</p>

<p>Trump daha önce Rusya'nın ABD ve küresel piyasaya 300 bin tondan fazla dizel yakıt sağlaması konusunda anlaşmaya varıldığını açıklamıştı. Buna göre kasım ayında 500 bin ton, sonrasında ise 1 milyon tonluk sevkiyatların gerçekleştirilmesi planlanıyor. Ayrıca Rus rafinerilerinin durumuna bağlı olarak kısa süre içinde 3 milyon tonluk ek dizel sevkiyatından da söz edildi.</p>

<p>Bu gelişme, Rus enerji ürünlerinin uluslararası ticaretindeki akışların ve tanker taşımacılığının yeniden yakından izlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Zelenskiy: “Yaptırımların hafifletilmesi savaşı durdurmaz”</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Washington'ın yaptırım muafiyetine tepki göstererek yaptırımların hafifletilmesinin Moskova'nın saldırılarını sürdürmesini teşvik edebileceğini savundu.</p>

<p>Zelenskiy, yaptırım baskısının azaltılmasının savaşın sona ermesini sağlamayacağını ifade etti. Bu değerlendirme, Washington'ın kararının Ukrayna tarafında yarattığı siyasi tepkiyi ortaya koydu.</p>

<p>Gözler olası Trump-Putin-Zelenskiy görüşmesinde</p>

<p>Yaptırım kararının yanı sıra Washington'ın Rusya-Ukrayna savaşına yönelik diplomatik girişimleri de gündemde.</p>

<p>Zelenskiy, ABD'nin Rusya ve Ukrayna arasında üçlü bir görüşme önerisi üzerinde çalıştığını ve toplantının Orta Doğu ülkelerinden birinde, ABD'de G20 zirvesi kapsamında veya Avrupa'da gerçekleştirilebileceğini söyledi.</p>

<p>Ancak Zelenskiy, söz konusu görüşme için henüz Washington ve Moskova'dan kesin bir onay gelmediğini belirtti.</p>

<p>Enerji piyasaları açısından kritik süreç</p>

<p>ABD'nin yaptırım paketini askıya alması, Rus petrolü ve doğal gazının küresel ticaretinde yeni bir belirsizlik yaratırken, özellikle Rus ham petrolünün başlıca alıcıları ve tanker taşımacılığı açısından gelişmelerin yakından takip edilmesi bekleniyor.</p>

<p>Trump yönetiminin önündeki 60 günlük değerlendirme süreci, Rus enerji ticaretine yönelik yaptırımların yeniden uygulanıp uygulanmayacağı veya farklı bir çerçevede düzenlenip düzenlenmeyeceği açısından kritik bir dönem olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 04:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abd-rus-petrolune-yonelik-yaptirimlari-askiya-aldi-1792835655.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LR’den armatörlere retrofit rehberi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/lrden-armatorlere-retrofit-rehberi-24706</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/lrden-armatorlere-retrofit-rehberi-24706</guid>
                <description><![CDATA[Lloyd’s Register, LNG, metanol, amonyak, hidrojen ve diğer alternatif yakıtlarla retrofit projeleri için armatörlere kapsamlı bir rehber sundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lloyd’s Register (LR), mevcut gemilerin enerji verimliliğini artırmak ve alternatif yakıtlara geçişini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen retrofit projelerine yönelik yeni bir rehber yayımladı. Rehber, armatörlerin teknik, operasyonel, güvenlik ve mevzuat kaynaklı zorlukları daha sistematik şekilde yönetmesine yardımcı olmayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda mevcut gemilerin enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler ve alternatif yakıtlarla donatılması giderek daha önemli hale gelirken, retrofit projeleri de her geçen gün daha karmaşık bir yapıya bürünüyor.</p>

<p>Uluslararası klas kuruluşu Lloyd’s Register (LR) tarafından yayımlanan yeni rehber, armatörlerin retrofit süreçlerinde karşılaşabileceği teknik ve operasyonel zorluklara yönelik kapsamlı bir çerçeve sunuyor.</p>

<p>LR’ye göre günümüzde temel mesele yalnızca tek bir yakıt veya teknoloji seçmek değil. Seçilen teknolojilerin mevcut gemilere güvenli, uygulanabilir ve ekonomik şekilde entegre edilmesi, aynı zamanda giderek sıkılaşan çevre ve emniyet kurallarının karşılanması gerekiyor.</p>

<p>Yakıt depolama ve motor uyumluluğu kritik</p>

<p>Retrofit projelerinde yakıt depolama kapasitesi, motor uyumluluğu, güvenlik sistemleri, mürettebat eğitimi, yasal onaylar, gemi tasarımı ve uzun vadeli operasyonel etkiler gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>LR’nin yeni rehberi; mevcut gemilerin LNG, metanol, etanol, amonyak, hidrojen ve LPG'ye dönüştürülmesi konusunda dikkate alınması gereken hususların yanı sıra rüzgâr destekli tahrik sistemleri ve hava yağlama sistemlerinin kurulumunu da ele alıyor.</p>

<p>Rehberde, retrofit kararlarının sanılandan çok daha erken aşamalarda alınması gerektiğine dikkat çekiliyor. Motorun dönüşüm kapasitesi, gemideki kullanılabilir alan, yakıt tanklarının konumu, yakıt sisteminin mevcut gemiyle entegrasyonu ve projenin tersanede uygulanma şekli; toplam maliyet, teslim süresi ve geminin operasyonel performansı üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.</p>

<p>Erken iş birliği gecikme riskini azaltıyor</p>

<p>LR, retrofit projelerinin başarıyla tamamlanabilmesi için armatörler, tersaneler, ekipman üreticileri, bayrak devletleri ve klas kuruluşları arasında erken aşamada iş birliği yapılmasının önemini vurguluyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın, proje sırasında ortaya çıkabilecek teknik sorunların ve mevzuata ilişkin gecikmelerin önüne geçerek maliyet ve operasyonel risklerin azaltılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Rehber, enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler açısından da önemli fırsatlara dikkat çekiyor. Özellikle rüzgâr destekli tahrik sistemleri, sera gazı yoğunluğunun azaltılmasına katkıları nedeniyle FuelEU Maritime kapsamında belirli teşvik mekanizmalarından yararlanabiliyor.</p>

<p>Mürettebat eğitimi teknik dönüşüm kadar önemli</p>

<p>LR’nin değerlendirmesinde retrofit projelerinin yalnızca mühendislik ve ekipman değişiminden ibaret olmadığı da vurgulanıyor.</p>

<p>Özellikle amonyak ve hidrojen gibi alternatif yakıtların kullanıma alınmasıyla birlikte mürettebat eğitimi, operasyon prosedürlerinin yenilenmesi, emniyet yönetim sistemlerinin güncellenmesi ve yeni risk değerlendirmelerinin yapılması kritik önem taşıyor.</p>

<p>LR Principal Technology Specialist’i Paul Herbert, küresel filonun önemli bölümünün gelecek on yıl boyunca hizmet vermeye devam etmesinin beklendiğini belirterek retrofit projelerinin deniz taşımacılığının karbonsuzlaşma sürecinde kritik rol oynayacağını söyledi.</p>

<p>Herbert, sektörün giderek daha geniş bir yakıt ve enerji verimliliği çözümü yelpazesini değerlendirdiğini, bunun da retrofit projelerini daha karmaşık hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni rehberin alternatif yakıtlar ile enerji tasarrufu sağlayan teknolojileri tek bir dokümanda bir araya getirdiğini belirten Herbert, bunun armatörlerin retrofit kararlarını daha bilinçli ve sistematik şekilde almasına ve projeleri daha etkin biçimde yürütmesine yardımcı olacağını kaydetti.</p>

<p>Retrofit yatırımları stratejik hale geliyor</p>

<p>Denizcilik sektöründe yeni gemilerin yanı sıra mevcut filonun dönüşümü de karbonsuzlaşma hedeflerinin önemli bir parçası haline geliyor. LR’nin rehberi, retrofit yatırımlarında yakıt seçimi, gemi tasarımı, teknoloji entegrasyonu, mevzuat, emniyet ve insan faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde armatörler açısından en önemli kararların başında ise mevcut gemilerin hangi yakıt ve teknolojilerle dönüştürüleceği, yatırımın ekonomik ömrü ve geminin gelecekteki çevre düzenlemelerine ne ölçüde uyum sağlayabileceği gelecek.</p>

<p>LR'nin yeni <strong><u><a href="https://www.lr.org/en/knowledge/research/retrofit-research-programme/"><span style="color:#e74c3c">kılavuzu</span></a></u></strong></p>

<div data-oembed-url="https://youtu.be/dRYb2d5YhH8?si=R6iyXaDIhHJp-khG">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="accelerometer *; clipboard-write *; encrypted-media *; gyroscope *; picture-in-picture *; web-share *;" allowfullscreen="" scrolling="no" src="//if-cdn.com/JFuPUlNJ" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 02:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/lrden-armatorlere-retrofit-rehberi-1792833290.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Süveyş Kanalı’nda Konteyner Trafiği 10 Kat Arttı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/suveys-kanalinda-konteyner-trafigi-10-kat-artti-24705</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/suveys-kanalinda-konteyner-trafigi-10-kat-artti-24705</guid>
                <description><![CDATA[Süveyş Kanalı’ndan geçen büyük konteyner gemilerinin sayısı 2026’nın üçüncü çeyreğinde 166’ya çıktı. CMA CGM, kanal seferlerini yeniden artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Süveyş Kanalı’ndan geçen orta ve büyük ölçekli konteyner gemilerinin sayısı, 2026’nın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 10 katın üzerine çıktı. CMA CGM’nin seferlerini yeniden kanal güzergâhına yönlendirmesi, küresel deniz ticaretinde toparlanma sinyali olarak değerlendiriliyor.</strong></p>

<p>Küresel konteyner taşımacılığının önemli geçiş noktalarından Süveyş Kanalı’nda gemi trafiği yeniden hareketleniyor. Süveyş Kanalı İdaresi (SCA) verilerine göre, 2026’nın temmuz-eylül döneminde 130 bin tonun üzerindeki orta ve büyük ölçekli konteyner gemilerinden toplam 166’sı kanaldan geçti. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı yalnızca 16 olarak kaydedilmişti.</p>

<p>Konteyner gemilerinin toplam net tonajında da dikkat çekici bir artış yaşandı. Üçüncü çeyrekte kanaldan geçen gemilerin toplam net tonajı 29 milyon tona ulaşırken, 2025’in aynı döneminde bu rakam 2,4 milyon ton seviyesindeydi.</p>

<p>Süveyş Kanalı’nda stratejik avantaj vurgusu</p>

<p>Süveyş Kanalı İdaresi Başkanı Amiral Ossama Rabiee, konteyner taşımacılığı açısından kanalın stratejik önemini koruduğunu belirtti. Rabiee, kanalın sağladığı operasyonel tasarrufların ve ölçek ekonomisinin uluslararası deniz ticaretine önemli katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Rabiee ayrıca, yükselen yakıt maliyetlerinin konteyner taşımacılığı şirketleri üzerindeki baskıyı artırdığına, yük sahiplerinin ise artan navlun fiyatlarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Süveyş Kanalı’nın daha kısa seyir mesafeleri ve transit süreleri sayesinde bu maliyetlerin azaltılmasına yardımcı olabileceğini vurguladı.</p>

<p>SCA Başkanı, kanalın dünya genelindeki konteyner gemisi filosunun tamamına hizmet verebilecek kapasitede olduğunu da belirtti.</p>

<p>CMA CGM, Süveyş güzergâhına dönüşünü sürdürüyor</p>

<p>Süveyş Kanalı’ndaki trafik artışının arkasındaki önemli gelişmelerden biri, Fransız deniz taşımacılığı şirketi CMA CGM’nin kanal üzerinden gerçekleştirdiği seferleri yeniden artırması oldu.</p>

<p>SCA Başkanı Rabiee, CMA CGM’nin varlıklar ve operasyonlardan sorumlu başkan yardımcısı Christine Cabau Woehrel ve şirketin Mısır-Sudan bölgesinden sorumlu üst düzey yöneticisi Tariq Zaghloul ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde Süveyş Kanalı İdaresi ile CMA CGM arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve uluslararası denizcilik şirketlerinin kanalı yeniden daha yoğun kullanmaya teşvik edilmesi ele alındı.</p>

<p>Christine Cabau Woehrel, CMA CGM’nin SCA ile uzun yıllara dayanan stratejik ortaklığına bağlılığını sürdürdüğünü belirterek, şirketin Süveyş Kanalı üzerinden hizmetlerini kalıcı ve sürdürülebilir bir güzergâh olarak yeniden devreye alma çalışmalarına devam ettiğini ifade etti. Cabau, gelecekteki iş birliğinin daha da geliştirilmesini istediklerini kaydetti.</p>

<p>CMA CGM Pantheon’dan ilk Süveyş geçişi</p>

<p>Kanalda trafik hareketliliğinin arttığı dönemde, dev konteyner gemisi CMA CGM Pantheon da ilk kez Süveyş Kanalı’ndan geçti.</p>

<p>Fas’tan hareket ederek Malezya’ya doğru ilerleyen gemi, kanalın kuzeye giden konvoyunda yer aldı. Geminin net tonajı 221 bin ton olarak açıklandı.</p>

<p>CMA CGM Pantheon’un geçişi, şirketin Süveyş güzergâhındaki faaliyetlerini yeniden genişletmesi açısından öne çıkan gelişmelerden biri oldu.</p>

<p>Küresel deniz ticaretinde toparlanma sinyali</p>

<p>Süveyş Kanalı’ndan geçen büyük konteyner gemilerinin sayısındaki artış, uluslararası deniz taşımacılığında bu güzergâha yönelik ilginin yeniden güçlendiğini gösteriyor. Daha kısa seyir mesafeleri ve yakıt tasarrufu, kanalın armatörler açısından ekonomik önemini korumasını sağlıyor.</p>

<p>Bununla birlikte, trafik verilerindeki yükselişin kalıcı bir toparlanmaya dönüşmesi, denizcilik şirketlerinin güzergâh tercihlerini sürdürmesine ve bölgedeki operasyonel koşullara bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/suveys-kanalinda-konteyner-trafigi-10-kat-artti-1792760602.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İHA Saldırısına Uğrayan Tanker Karaya Oturdu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iha-saldirisina-ugrayan-tanker-karaya-oturdu-24704</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iha-saldirisina-ugrayan-tanker-karaya-oturdu-24704</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de İHA saldırısında hasar gören 105 bin 576 DWT’lik tanker, kötü hava koşulları nedeniyle Türkiye kıyılarında karaya oturdu. Gemide 6 Türk mürettebat bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz’de 14 Temmuz’da insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğrayan 105 bin 576 DWT’lik ham petrol tankeri, olumsuz hava koşulları nedeniyle Türkiye kıyılarında karaya oturdu. Tankerde bulunan 6 Türk mürettebatın sağlık ve güvenliğinin iyi olduğu bildirildi.</strong></p>

<p>Karadeniz’in doğusunda, Novorossiysk’in yaklaşık 70 deniz mili güneybatısında seyir halindeyken 14 Temmuz’da İHA saldırısına uğrayan 105 bin 576 DWT taşıma kapasiteli ham petrol tankeri, daha sonra Türkiye kıyılarında şiddetli hava koşulları nedeniyle karaya oturdu.</p>

<p>Olay sırasında balast durumda bulunan ve Novorossiysk’e doğru seyreden tankerin saldırı sonucu özellikle kıç bölümünden, makine dairesi üzerinden ağır hasar aldığı bildirildi. Patlamanın ardından makine dairesi ve yaşam mahallerinde yangın çıktı.</p>

<p>Geminin makine dairesine deniz suyu girmesi nedeniyle bölüm deniz seviyesine kadar suyla dolarken, tanker tamamen elektrik enerjisiz kaldı.</p>

<p>6 Türk mürettebat gemide</p>

<p>İlk belirlemelere göre tankerde 6 Türk mürettebat bulunuyordu. Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, gemideki 6 mürettebatın can güvenliği açısından herhangi bir tehlike bulunmadığı ve gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi.</p>

<p>Karaya oturan tankerin bulunduğu bölgeye, önlem amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede hazır bekletilirken, yetkililerin geminin durumunu ve çevresindeki gelişmeleri yakından izlediği kaydedildi.</p>

<p>Kurtarma operasyonu beş hafta sürdü</p>

<p>İHA saldırısının ardından tanker için kapsamlı bir kurtarma operasyonu başlatıldı. Yaklaşık beş hafta süren operasyon kapsamında kurtarma ekibi gemiye çıkarak ayrıntılı incelemelerde bulundu.</p>

<p>Geminin stabilitesinin korunması amacıyla kurtarma ve deniz kirliliğiyle mücadele ekipmanları sağlanırken, geminin enerji ihtiyacını karşılamak üzere taşınabilir jeneratör de temin edildi. Mürettebatın yaşam alanlarının bulunduğu bölümde gerekli onarımlar gerçekleştirilerek geminin koşulları iyileştirildi.</p>

<p>17 Temmuz’da tankerin yedeklenmesi için çekme operasyonu başlatıldı. Gemi, teslim edileceği yerin belirlenmesini beklerken bir süre çekilerek farklı noktalarda tutuldu.</p>

<p>Operasyon İstanbul açıklarında tamamlandı</p>

<p>Kurtarma operasyonunun beş haftalık sürecinin ardından tanker, ağustos ayının ikinci yarısında Türkiye’de İstanbul açıklarında bulunan OPL (Open Port Limit) bölgesine teslim edildi.</p>

<p>Ancak tanker, son olarak yaşanan olumsuz hava koşullarının etkisiyle Türkiye’nin Karadeniz kıyısında karaya oturdu. Türk makamları, gemideki 6 Türk mürettebatın güvenliğinin sağlandığını ve olayla ilgili çalışmaların sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, çevresel risklere karşı gerekli önlemlerin alındığını ve tankerin bulunduğu bölgedeki durumun yakından takip edildiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 05:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/iha-saldirisina-ugrayan-tanker-karaya-oturdu-1792759767.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bulgaristan’dan NATO’ya çağrı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristandan-natoya-cagri-24703</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristandan-natoya-cagri-24703</guid>
                <description><![CDATA[Bulgaristan’dan NATO’ya çağrı: Karadeniz’de iki ticari gemiye drone saldırısı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bulgaristan açıklarında iki ticari geminin drone saldırısına uğradığı bildirildi. Olaylarda bir geminin battığı, diğer geminin 15 kişilik mürettebatının ise kurtarıldığı açıklandı. Bulgaristan, saldırıların araştırılması ve deniz-hava gözetleme kapasitesinin güçlendirilmesi için NATO’dan destek istedi. Saldırıların sorumluluğuna ilişkin farklı tarafların suçlamaları bulunurken, olayların bağımsız biçimde aydınlatılması gerektiği vurgulanıyor.</strong></p>

<p>Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, 13 Ekim’de yaptığı açıklamada, Karadeniz’in Bulgaristan kıyıları açıklarında iki ticari geminin insansız hava araçlarının saldırısına uğradığının bildirildiğini duyurdu.</p>

<p>Radev, Ukrayna sahipli ilk geminin üç hava drone’u tarafından vurulduğunun, kısa süre sonra ikinci bir geminin de saldırıya uğrayarak battığının bildirildiğini açıkladı.</p>

<p>Bulgaristan Başbakanı, saldırıların sorumlusunu kesin olarak belirlemeye yetecek kanıt bulunmadığını vurgularken, olayların mevcut sonuçlarının Rusya’nın lehine olduğunu ifade etti.</p>

<p>15 kişilik mürettebat kurtarıldı</p>

<p>Radev’in verdiği bilgilere göre ilk saldırıya uğrayan gemi Malta bayraklı bir ticari gemiydi. Byala’nın yaklaşık 18 deniz mili açığında saldırıya uğradığı bildirilen gemide bulunan 15 mürettebatın tamamı kurtarıldı.</p>

<p>Mürettebatın 7’sinin Ukrayna, 8’inin ise Azerbaycan vatandaşı olduğu belirtildi. Kurtarılan denizciler Varna Limanı’na götürülürken, 5 mürettebat üyesine tıbbi müdahale yapıldı.</p>

<p>İkinci geminin ise Krapets’in yaklaşık 17 deniz mili açığında saldırıya uğradığı ve daha sonra battığı bildirildi. Gemideki mürettebattan bir kişinin kurtarıldığı açıklanırken, diğer personelin akıbetine ilişkin ilk aşamada ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>

<p>Bulgaristan NATO’dan destek istiyor</p>

<p>Başbakan Radev, saldırıları “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Radev, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşeceğini ve Rusya’nın Bulgaristan Büyükelçisi’ni görüşmek üzere çağırdığını açıkladı.</p>

<p>Bulgaristan, saldırılarda kullanılan drone’ların hangi ülkeden geldiğinin belirlenebilmesi için soruşturma konusunda destek talep ediyor. Sofya ayrıca hava ve deniz sahasının gözetlenmesi ile olası tehditlere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesini istiyor.</p>

<p>Radev, Bulgaristan’ın drone’ların menşeine ilişkin kesin kanıta sahip olmadığını belirtirken, Ukrayna’nın kendi gemilerini vurmasının mantıklı olmayacağını savundu.</p>

<p>Ukrayna Rusya’yı suçladı</p>

<p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, saldırılardan Rusya’yı sorumlu tuttu. Sybiha, Moskova’yı sivil yaşamları ve Karadeniz’deki deniz güvenliğini kasıtlı olarak tehlikeye atmakla suçladı.</p>

<p>Sybiha, Karadeniz’in küresel gıda güvenliği açısından kritik bir yaşam hattı olduğunu belirterek, Rusya’nın bölgedeki saldırılarla deniz taşımacılığını tehdit ettiğini savundu.</p>

<p>Rusya ise olaylara ilişkin açıklamalarında suçlamaları reddetti veya saldırıların sorumluluğuna dair farklı değerlendirmeler sundu; ancak mevcut bilgiler, saldırıların failini kesin biçimde ortaya koymuyor.</p>

<p>AB ve NATO’dan Bulgaristan’a destek</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Bulgaristan kıyıları açıklarında ticari gemilere yönelik drone saldırılarını kınadı.</p>

<p>Von der Leyen, Karadeniz’in Rusya-Ukrayna savaşında yeni bir gerilim cephesine dönüştüğünü belirterek, saldırıların mürettebatların hayatını ciddi şekilde tehlikeye attığını ve bölgedeki deniz güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>AB ve NATO yetkilileri, Bulgaristan’ın saldırıların ardından yürüttüğü kurtarma operasyonunu takdir ederken, olayların aydınlatılması konusunda müttefik desteği vermeye hazır olduklarını bildirdi.</p>

<p>Bulgaristan-Romanya-Türkiye iş birliği gündemde</p>

<p>Başbakan Radev, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin artırılması amacıyla Bulgaristan, Romanya ve Türkiye arasında daha yakın iş birliği kurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Radev, Romanya Başbakanı Ilie Bolojan ile de saldırıların ardından telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede üç ülke arasında bölgesel güvenlik ve Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının sağlanması için ortak öneriler geliştirilmesi konusunda mutabık kalındı.</p>

<p>Bulgaristan’ın konuyu 15-16 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek Avrupa Konseyi toplantısında gündeme getirmesi bekleniyor.</p>

<p>Saldırılar deniz taşımacılığını tehdit ediyor</p>

<p>Radev, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların bölgedeki deniz taşımacılığı riskini artırdığını belirtti.</p>

<p>Bulgaristan Başbakanı, saldırıların sigorta maliyetlerinde artışa yol açtığını ve bazı şirketlerin Bulgaristan limanlarına yük taşımayı reddetmeye başladığını söyledi.</p>

<p>Son gelişmeler, Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliği, savaş risklerine karşı sigorta maliyetleri ve bölgedeki limanlara yönelik deniz taşımacılığının sürdürülebilirliği konularındaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Saldırıların sorumluluğuna ilişkin Rusya ve Ukrayna’ya yöneltilen suçlamalar bulunmakla birlikte, bu iddiaların bağımsız soruşturma ve doğrulanabilir kanıtlarla netleştirilmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/bulgaristandan-natoya-cagri-1792759361.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Japonya, Hürmüz’ü bypass eden petrol taşımacılığına destek verecek</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/japonya-hurmuzu-bypass-eden-petrol-tasimaciligina-destek-verecek-24701</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/japonya-hurmuzu-bypass-eden-petrol-tasimaciligina-destek-verecek-24701</guid>
                <description><![CDATA[Japonya hükümeti, Hürmüz Boğazı’na alternatif güzergâhlardan yapılan petrol ve yakıt taşımacılığında artan maliyetleri karşılamak ve enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla üç yasa tasarısını onayladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Bakanlar Kurulu, 13 Ekim’de enerji arz güvenliğine yönelik üç düzenlemeyi kabul etti. Tasarılar, ham petrol ve yakıt tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarına bağımlılığı azaltmayı ve deniz taşımacılığında sigorta desteğini artırmayı hedefliyor.</p>

<p>Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), Orta Doğu’daki güvenlik koşullarının kötüleşmesi ve küresel enerji sektöründeki değişimler nedeniyle alternatif tedarik ve taşıma güzergâhlarının geliştirilmesinin aciliyet kazandığını bildirdi.</p>

<p>Alternatif rotaların maliyeti karşılanacak</p>

<p>Tasarıların biri, Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarından kaçınarak alternatif güzergâhlardan petrol ve yakıt tedarik eden şirketlerin artan taşıma maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hibe programı oluşturulmasını öngörüyor.</p>

<p>METI, belirlenen deniz yollarının daha etkin kullanılmasını desteklemek amacıyla işletmelere mali yardım sağlanacağını açıkladı. Program, belirlenen petrol ürünleri üreticileri ve ithalatçılarının katkılarıyla finanse edilecek.</p>

<p>Deniz taşımacılığı sigortasına devlet desteği</p>

<p>Bir diğer düzenleme, jeopolitik gerilimler nedeniyle yabancı reasürans şirketlerinin teminat sağlayamaması halinde devreye girecek devlet destek mekanizmasını içeriyor.</p>

<p>Buna göre hükümet, Japonya’ya ham petrol ve diğer ürünleri taşıyan gemilerin sigorta ödemelerinin bir bölümünü karşılayabilecek. Ayrıca Japonya’daki hayat dışı sigorta şirketlerinden gerekli teminatları sürdürmeleri istenecek.</p>

<p>Yeni sistem, sigorta sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerin karşılanması için gereken tutarın devlet tarafından ödenmesine imkân tanıyacak.</p>

<p>Hürmüz Boğazı Japonya için kritik</p>

<p>Dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’dan küresel piyasalara ham petrol taşımacılığında kritik rol oynuyor.</p>

<p>Bölgedeki güvenlik risklerinin artması, enerji ithalatında deniz taşımacılığına büyük ölçüde bağımlı Japonya için alternatif güzergâhları stratejik öncelik haline getiriyor.</p>

<p>Hükümet, yeni düzenlemelerle tedarik kaynaklarını ve taşıma rotalarını çeşitlendirerek belirli güzergâhlara bağımlılığı azaltmayı ve olası arz kesintilerine karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>METI’nin açıkladığı üç yasa tasarısı, yürürlüğe girebilmesi için Japon parlamentosuna sunulacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 05:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/japonya-hurmuzu-bypass-eden-petrol-tasimaciligina-destek-verecek-1792758917.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran’dan IMO’ya VHF Kanal 16 şikâyeti: ABD iddiaları reddetti</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/irandan-imoya-vhf-kanal-16-sikayeti-abd-iddialari-reddetti-24697</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/irandan-imoya-vhf-kanal-16-sikayeti-abd-iddialari-reddetti-24697</guid>
                <description><![CDATA[İran, Basra Körfezi’nde görev yapan ABD güçlerini denizcilikte acil durum ve emniyet haberleşmesi için kullanılan VHF Kanal 16’yı kötüye kullanmakla suçlayarak Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) resmi şikâyette bulundu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise suçlamaları kesin bir dille reddetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran hükümeti, Basra Körfezi’nde faaliyet gösteren ABD askeri güçlerinin denizcilik emniyeti açısından kritik öneme sahip VHF Kanal 16’yı (156,8 MHz) uygunsuz şekilde kullandığını öne sürdü.</p>

<p>İran’ın IMO nezdindeki büyükelçisi ve daimi temsilcisi tarafından 9 Ekim 2026 tarihli bir mektupla yapılan başvuruda, son haftalarda ticari gemiler, denizcilik şirketleri ve diğer denizcilik işletmecilerinden konuya ilişkin raporlar alındığı belirtildi.</p>

<p>İran, mektubunda ABD askeri güçlerinin Basra Körfezi’nde VHF Kanal 16’yı uzun sürelerle işgal ettiğini iddia etti. Tahran yönetimine göre, bu yayınlar sırasında İranlı denizcilere Farsça olarak tehditkâr, hakaret içeren ve provokatif ifadeler kullanıldı; bazı durumlarda mürettebattan gemilerini terk etmeleri istendi.</p>

<p>İran: Kanalın güvenlik amaçlı kullanımını aksatıyor</p>

<p>İran, söz konusu uygulamanın VHF Kanal 16’nın deniz emniyeti açısından kullanılabilirliğini sekteye uğrattığını ve sivil mürettebat üzerinde ciddi stres ve psikolojik baskıya yol açtığını savundu.</p>

<p>Tahran ayrıca IMO Genel Kurulu’nun A.954(23) sayılı “Denizde VHF Kanallarının Uygun Kullanımı” başlıklı kararına atıfta bulundu.</p>

<p>İran’a göre, VHF Kanal 16’nın emniyet dışındaki haberleşmeler için kullanılması, gerçek tehlike, acil durum ve emniyet çağrılarının engellenmesine veya gecikmesine neden olabilir. Bunun da gemiler ve denizciler açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.</p>

<p>İran, mektubun IMO üyesi devletlere, hükümetlerarası kuruluşlara ve IMO nezdinde danışmanlık statüsüne sahip sivil toplum kuruluşlarına resmi belge olarak dağıtılmasını talep etti.</p>

<p>Tahran yönetimi ayrıca IMO’dan konuyu ilgili organların ve üye devletlerin acilen dikkatine sunmasını ve örgütün yetki alanı çerçevesinde gerekli adımları atmasını istedi.</p>

<p>ABD iddiaları reddetti</p>

<p>İran’ın suçlamalarına ABD tarafından da yanıt geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada İran’ın iddialarını reddetti.</p>

<p>CENTCOM, İran’ın IMO temsilcisinin ABD ordusunun İranlı denizcilere “tehditkâr, hakaret içeren ve provokatif” ifadeler kullandığı ve sivil mürettebat üzerinde “ciddi stres ve psikolojik baskı” oluşturduğu yönündeki suçlamalarını “yanlış” olarak nitelendirdi.</p>

<p>ABD tarafı ayrıca İran’a yönelik deniz ablukasının aylardır sürdüğünü ve bunun profesyonel şekilde yürütüldüğünü savundu.</p>

<p>CENTCOM açıklamasında, bölge sularından geçen sivil denizcilere yönelik saldırılardan sorumlu tarafın İran olduğunu ileri sürerken, ticari deniz trafiğinin Hürmüz Boğazı’ndan ABD güçleri ve bölgesel ortakların koordineli koruması altında devam ettiğini belirtti.</p>

<p>İran’ın IMO’ya yaptığı resmi başvuru ile ABD’nin açıklaması, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz güvenliği ve haberleşme uygulamalarına ilişkin karşılıklı suçlamaların sürdüğünü gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 05:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/irandan-imoya-vhf-kanal-16-sikayeti-abd-iddialari-reddetti-1792244634.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>60 ülke uluslararası deniz yollarında geçiş ücretlerine karşı çıktı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/60-ulke-uluslararasi-deniz-yollarinda-gecis-ucretlerine-karsi-cikti-24696</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/60-ulke-uluslararasi-deniz-yollarinda-gecis-ucretlerine-karsi-cikti-24696</guid>
                <description><![CDATA[60’tan fazla ülke, uluslararası seyrüsefere açık boğaz ve deniz yollarında gemilerden geçiş ücreti veya harç alınmasına karşı çıkan ortak deklarasyona destek verdi. Avrupa Birliği öncülüğündeki girişim, uluslararası hukuka göre seyrüsefer serbestisinin korunmasını hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>60’tan fazla ülke, uluslararası seyrüsefere açık deniz yollarında geçiş ücreti ve harç uygulanmasına karşı çıkma ve seyrüsefer özgürlüğünü koruma taahhüdünde bulundu.</p>

<p>Avrupa Birliği tarafından pazartesi günü duyurulan deklarasyon, uluslararası deniz hukukunda güvence altına alınan seyrüsefer özgürlüğünün korunmasını ve ticari gemilerin uluslararası seyrüsefere açık boğazlardan geçişini kısıtlayabilecek uygulamalara karşı çıkılmasını öngörüyor.</p>

<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, girişimin uluslararası deniz yollarının gelir elde etmek veya siyasi baskı oluşturmak amacıyla kullanılmasına karşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Kallas, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 60 ülkenin “No Fees, No Tolls” (Ücret Yok, Geçiş Harcı Yok) küresel taahhüdüne katılarak uluslararası deniz yollarında geçiş ücretlerine karşı çıkma sözü verdiğini açıkladı.</p>

<p>Kallas ayrıca diğer ülkeleri de girişime katılmaya çağırdı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz gündemde</p>

<p>AB'nin girişimi, Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığını etkileyen gelişmelerin yaşandığı bir dönemde geldi.</p>

<p>AB dışişleri bakanları 12 Ekim'deki toplantıda Körfez ve Kızıldeniz'de artan gerilimin yanı sıra Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve özellikle Hürmüz Boğazı ile Babülmendep Boğazı'nda deniz güvenliği ve seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditleri ele aldı.</p>

<p>AB ülkeleri, uluslararası hukuka uygun şekilde seyrüsefer özgürlüğünün yeniden güvence altına alınması gerektiğini vurgularken, bu kapsamda AB'nin deniz güvenliği operasyonlarının güçlendirilmesi de gündeme geldi.</p>

<p>Kallas, Kızıldeniz'in açık tutulmasının Avrupa'nın stratejik çıkarı olduğunu belirterek, uluslararası suların dünya ekonomisinin damarları olduğunu ve herkesin kullanımına açık kalması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>ASPIDES için daha fazla savaş gemisi talebi</p>

<p>Toplantıda, ticari gemilerin güvenliğine yönelik eskort talebinin artması nedeniyle AB'nin EUNAVFOR ASPIDES deniz operasyonunun kapasitesinin artırılması da gündeme geldi.</p>

<p>Kallas, operasyonun ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için en az 10 savaş gemisine ihtiyaç olduğunu, ancak mevcut durumda bu sayıya ulaşılmadığını söyledi.</p>

<p>AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, üye ülkeler arasında konuya ilişkin görüşmelerin sürdüğünü ve daha fazla geminin operasyona tahsis edilmesini beklediğini belirtti.</p>

<p>Kallas, bölgede güvenilir bir güvenlik sağlayıcısı olmak isteyen AB'nin operasyonunun da yeterli kapasiteye sahip olması gerektiğini vurguladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nın da bir gün önce ASPIDES'in daha fazla gemiyle desteklenmesi yönünde talepte bulunduğunu aktardı.</p>

<p>AB'nin “No Fees, No Tolls” deklarasyonu, uluslararası deniz yollarının tek taraflı ücretlendirme, geçiş kısıtlamaları veya siyasi baskı aracı haline getirilmesine karşı diplomatik bir girişim olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/60-ulke-uluslararasi-deniz-yollarinda-gecis-ucretlerine-karsi-cikti-1792244339.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İngiltere’den gemilere GNSS uyarısı: Uydu sistemleri olmadan seyrüsefere hazırlanın</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiltereden-gemilere-gnss-uyarisi-uydu-sistemleri-olmadan-seyrusefere-hazirlanin-24695</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiltereden-gemilere-gnss-uyarisi-uydu-sistemleri-olmadan-seyrusefere-hazirlanin-24695</guid>
                <description><![CDATA[İngiltere Denizcilik ve Sahil Güvenlik Ajansı (MCA), küresel uydu seyrüsefer sistemlerinde (GNSS) yaşanabilecek kesinti ve bozulmalara karşı denizcilik sektörünü uyardı. Yeni rehber, gemi ve limanların güvenli operasyonları uydu sinyallerine güvenmeden sürdürebilecek şekilde hazırlıklı olmasını tavsiye ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere hükümeti, Küresel Uydu Seyrüsefer Sistemleri (GNSS) sinyallerinin kesintiye uğraması, bozulması veya yanıltılması risklerine karşı denizcilik sektörüne yönelik yeni bir rehber yayımladı.</p>

<p>İngiltere Denizcilik ve Sahil Güvenlik Ajansı (MCA) tarafından 1 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan MGN 719 (M+F) – GNSS kesintili ve bozulmuş ortamlarda operasyon başlıklı rehberde, denizcilik paydaşlarının GNSS tabanlı bilgilerin kesintiye açık olabileceğini dikkate alması ve gerekli dayanıklılık önlemlerini değerlendirmesi istendi.</p>

<p>Karadeniz ve Baltık Denizi'nde risk artıyor</p>

<p>MCA, son yıllarda dünya genelinde GNSS sinyallerine yönelik müdahale vakalarının belirgin şekilde arttığına dikkat çekti. Özellikle Karadeniz, Baltık Denizi, Körfez bölgesi ve Doğu Asya'nın bazı kesimlerinde sinyal kesintileri ve bozulmalarına ilişkin daha fazla rapor geldiği belirtildi.</p>

<p>GNSS müdahaleleri temel olarak iki şekilde gerçekleşiyor. Jamming, uydu sinyallerinin engellenmesi veya zayıflatılması anlamına gelirken, spoofing yönteminde kullanıcıların sistemlerine gerçeğe aykırı konum bilgileri gönderiliyor.</p>

<p>Gemilerin, limanların ve denizcilik hizmetlerinin uydu tabanlı konumlama, seyrüsefer ve zamanlama (PNT) bilgilerine bağımlılığının artması, bu tür müdahalelerin operasyonel sonuçlarını da büyütüyor.</p>

<p>Çok sayıda kritik sistem etkilenebilir</p>

<p>MCA'nın rehberinde, GNSS sinyalinin kaybı veya güvenilirliğini yitirmesi durumunda etkilenebilecek çok sayıda gemi sistemi sıralandı.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<p>Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemleri (ECDIS),</p>

<p>GNSS alıcıları,</p>

<p>Entegre köprüüstü sistemleri,</p>

<p>Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS),</p>

<p>GNSS verisi kullanan radar sistemleri,</p>

<p>Rota kontrol sistemleri ve otopilotlar,</p>

<p>Dinamik konumlandırma (DP) sistemleri,</p>

<p>Sefer planlama ve rota takip sistemleri,</p>

<p>Cayro pusulalar,</p>

<p>GMDSS sistemleri,</p>

<p>Kılavuz kaptanların taşınabilir üniteleri (PPU)</p>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Kıyıdaki sistemlerin de benzer risklere maruz kalabileceği belirtilirken, Gemi Trafik Hizmetleri (VTS), liman yönetim sistemleri, kılavuzluk yönetim sistemleri, arama-kurtarma koordinasyon sistemleri, uzun menzilli gemi tanımlama ve takip sistemleri ile otomatik lojistik ve filo takip sistemleri de risk altındaki uygulamalar arasında gösterildi.</p>

<p>“Alternatif yöntemlere hakim olun” çağrısı</p>

<p>MCA, denizcilik sektöründeki paydaşların GNSS tabanlı PNT hizmetlerinin güvenilmez veya kullanılamaz hale gelmesi durumunda operasyonlarını güvenli şekilde sürdürebilecek hazırlığa sahip olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Rehberde, personelin GNSS dışında kullanılabilecek alternatif seyrüsefer ve operasyon yöntemleri konusunda yeterliliğini korumasının önemli olduğu belirtildi.</p>

<p>MCA'nın yayımladığı bildirim doğrudan zorunlu kurallar getirmiyor. Bunun yerine gemi işletmecileri, limanlar, liman otoriteleri ve hizmet sağlayıcılarının kendi GNSS ve PNT bağımlılıklarını değerlendirmeleri ve risk seviyelerine uygun dayanıklılık önlemleri almaları tavsiye ediliyor.</p>

<p>Yedi günlük kesintinin maliyeti 1,5 milyar sterlin</p>

<p>GNSS kesintilerinin yalnızca operasyonel değil, ekonomik sonuçları da ciddi olabilir.</p>

<p>MCA, daha önce yapılan İngiltere hükümeti çalışmalarına atıfta bulunarak, GNSS hizmetlerinin yedi gün boyunca kesintiye uğramasının İngiltere denizcilik sektörüne yaklaşık 1,5 milyar sterline mal olabileceğini hesaplıyor.</p>

<p>Bu tutarın yaklaşık 1,309 milyar sterlininin liman operasyonlarından, 183 milyon sterlininin ise deniz taşımacılığından kaynaklanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>MCA, sektör temsilcilerine GNSS ve PNT hizmetlerine olan bağımlılıklarını belirlemeleri ve olası sinyal kesintisi, yanıltma veya bozulma olaylarına karşı operasyonel dayanıklılıklarını artırmaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Rehber, denizcilik sektöründe “GNSS her zaman çalışır” varsayımından uzaklaşarak, uydu tabanlı sistemlerin kullanılamadığı koşullarda da güvenli operasyon yapabilme kapasitesinin geliştirilmesini gündeme taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 02:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/ingiltereden-gemilere-gnss-uyarisi-uydu-sistemleri-olmadan-seyrusefere-hazirlanin-1792244081.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsveç, yaptırım listesindeki tankerin yasağını kaldırdı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/isvec-yaptirim-listesindeki-tankerin-yasagini-kaldirdi-24694</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/isvec-yaptirim-listesindeki-tankerin-yasagini-kaldirdi-24694</guid>
                <description><![CDATA[İsveç, yaptırım listesindeki tankerin yedi ay sonra hareket yasağını kaldırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsveç Ulaştırma Ajansı, Mart ayından bu yana Trelleborg açıklarında demirli bulunan petrol ürünleri tankerinin hareket yasağını kaldırdı. Karar, geminin Ekvator Ginesi’nde geçerli şekilde kayıtlı olduğunun doğrulanmasının ardından alındı.</strong></p>

<p>İsveç Ulaştırma Ajansı, yaklaşık yedi aydır Trelleborg açıklarında demirli bulunan 228 metre uzunluğundaki petrol ürünleri tankerinin hareket yasağını 12 Ekim itibarıyla kaldırdı.</p>

<p>2007 yılında inşa edilen tanker, İsveç makamlarının bayrak ve gemi belgelerine ilişkin şüpheleri nedeniyle 12 Mart’ta İsveç Sahil Güvenlik ekipleri tarafından polis desteğiyle denetlendi. Baltık Denizi'ndeki Trelleborg açıklarında gerçekleştirilen operasyon sırasında geminin denize elverişliliği ve kayıt durumu incelendi.</p>

<p>Bayrak kaydı tartışma konusu olmuştu</p>

<p>Tanker, Brezilya’nın Santos Limanı’ndan Rusya’nın Primorsk Limanı’na yüksüz olarak seyir halindeyken İsveç makamları tarafından durduruldu. Geminin başlangıçta Komorlar adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği, ancak yapılan incelemede bu kaydın geçerli olmadığı tespit edildi.</p>

<p>Mayıs ayında gemi bu kez Kamerun bayrağına geçtiğini bildirdi. Ancak İsveç Ulaştırma Ajansı tarafından gerçekleştirilen doğrulama sürecinde bu kaydın da geçerliliği teyit edilemedi.</p>

<p>Ajans, son incelemenin ardından tankerin Ekvator Ginesi’nde kayıtlı olduğunu doğruladığını ve geminin İsveç’ten ayrılmasını engelleyen herhangi bir husus bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Gemi hâlâ AB yaptırım listesinde</p>

<p>İsveç makamlarının kararı, geminin kayıt ve belgelerinin geçerliliğine ilişkin incelemeye dayanıyor. Tanker ise hâlen Avrupa Birliği’nin yaptırım listesinde bulunuyor.</p>

<p>Bununla birlikte İsveç Sahil Güvenliği, geminin yaptırımları ihlal ettiğinden şüphelenilmediğini belirtti. Geminin bundan sonraki rotasının ve ne zaman yeni seyrine başlayacağının ise henüz açıklanmadığı bildirildi.</p>

<p>Rusya’nın İsveç Büyükelçiliği 14 Mart’ta yaptığı açıklamada, gemide 24 mürettebat bulunduğunu, bunlardan 10’unun Rusya vatandaşı olduğunu ve kaptanın da Rus olduğunu duyurmuştu. Diğer mürettebatın Endonezya vatandaşı olduğu belirtilmişti.</p>

<p>Eski kaptanlara yönelik soruşturmalar sona erdirildi</p>

<p>İsveç makamlarının denizcilik mevzuatının ihlal edildiği ve geminin denize elverişli olmadığı şüphesiyle başlattığı incelemeler kapsamında iki eski kaptan da soruşturuldu. Sahte belge iddialarının da yer aldığı bu soruşturmaların sonlandırıldığı bildirildi.</p>

<p>İsveç Sahil Güvenliği Operasyonlar Başkan Yardımcısı Daniel Stenling, geminin uzun süren bekleyişin ardından İsveç açıklarından ayrılabilecek olmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.</p>

<p>Stenling, İsveç makamlarının denize elverişli olmayan veya uluslararası ve ulusal düzenlemelere uygun hareket etmeyen gemilere karşı yeniden müdahalede bulunacağını ifade etti.</p>

<p>İsveç Sahil Güvenliği, ilkbahar aylarında çeşitli İsveç kurumlarının desteğiyle ülkenin karasuları ve ekonomik bölgesinde denizcilik mevzuatını ihlal ettiği tespit edilen gemilere yönelik bir dizi operasyon gerçekleştirmişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 01:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/isvec-yaptirim-listesindeki-tankerin-yasagini-kaldirdi-1792243489.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fransız Donanması, Réunion açıklarında petrol tankerine operasyon düzenledi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fransiz-donanmasi-reunion-aciklarinda-petrol-tankerine-operasyon-duzenledi-24693</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fransiz-donanmasi-reunion-aciklarinda-petrol-tankerine-operasyon-duzenledi-24693</guid>
                <description><![CDATA[Fransız Donanması, Réunion Adası açıklarında sahte bayrakla seyir yaptığı ve yasa dışı yakıt taşımacılığı gerçekleştirdiği şüphesi bulunan bir ham petrol tankerine müdahale ederek gemiye çıktı. Operasyonun, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı öne sürülen “gölge filo”ya yönelik mücadelenin bir parçası olduğu bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız donanmasının Hint Okyanusu’ndaki Réunion Adası açıklarında bir petrol tankerine operasyon düzenlediğini açıkladı. Macron, operasyonun geminin sahte bayrakla seyir yaptığı ve yasa dışı yakıt taşımacılığı gerçekleştirdiği şüphesi üzerine gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Fransız Ortak Savunma Kurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, operasyonun temel amacının tankerin uyruğunu ve taşıdığı bayrağın geçerliliğini doğrulamak olduğu belirtildi. Gemiye çıkan Fransız personelinin geminin belgelerini incelediği ve geminin taşıdığı bayrağın düzenliliğine ilişkin şüphelerin bulunduğunu teyit ettiği aktarıldı.</p>

<p>BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne dayandırıldı</p>

<p>Fransız makamları, gemiye çıkma işleminin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) 110. maddesi kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Savcılığın talebi üzerine tanker daha sonra Fransız deniz kuvvetlerine ait unsurlar tarafından eskort eşliğinde başka bir bölgeye yönlendirildi. Operasyonun 12 Ekim Pazartesi sabahı, Réunion Adası’nın 450 deniz milinden daha güneyinde gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Macron, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Fransa, dünyanın neresinde olursa olsun gölge filoyla mücadele etmeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Macron’un paylaşımında, Fransız komandolarının geminin güvertesine indiğini gösterdiği belirtilen görüntülere de yer verildi. Macron, operasyonun uluslararası deniz hukukuna uygun şekilde gerçekleştirildiğini savunarak, yasa dışı taşımacılıkla mücadelede Fransa’nın kararlılığını vurguladı.</p>

<p>Tankerin ve yükünün akıbeti henüz belli değil</p>

<p>Fransız makamları, tankerin veya taşıdığı petrol yükünün el konulup konulmayacağına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Macron ise “gölge filo”ya karşı mücadelenin sürdürüleceğini belirtti. “Gölge filo” terimi, özellikle Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı saldırısının ardından Batılı yaptırımları ve petrol ihracatına yönelik kısıtlamaları aşmak amacıyla kullanıldığı öne sürülen gemi ağını tanımlamak için kullanılıyor.</p>

<p>Fransa’nın operasyonu duyurması, Avrupa’da Ukrayna’daki savaşın geleceğine ilişkin diplomatik ve güvenlik endişelerinin devam ettiği bir döneme denk geldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/fransiz-donanmasi-reunion-aciklarinda-petrol-tankerine-operasyon-duzenledi-1792243098.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Baltık ülkelerinden AB’ye Rus tahılına transit yasağı çağrısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/baltik-ulkelerinden-abye-rus-tahilina-transit-yasagi-cagrisi-24689</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/baltik-ulkelerinden-abye-rus-tahilina-transit-yasagi-cagrisi-24689</guid>
                <description><![CDATA[Estonya, Letonya ve Litvanya, Rusya’nın Ukrayna’daki liman ve ticaret yollarına yönelik saldırılarını gerekçe göstererek, Rus tahılının Avrupa Birliği üzerinden taşınmasının yasaklanmasını istedi. Üç ülke ayrıca Ukrayna’nın tahıl ihracatını desteklemek için AB-Ukrayna Dayanışma Hatları’nın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Estonya, Letonya ve Litvanya, Rusya’nın tahıl ihracatının Avrupa Birliği üzerinden gerçekleştirilmesini engellemek amacıyla AB yönetimine ortak çağrıda bulundu.</p>

<p>Üç Baltık ülkesi, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderdikleri ortak mektupta, Rus tahılının AB üzerinden transit geçişine yasak getirilmesini talep etti.</p>

<p>Estonya Başbakanı Kristen Michal, Letonya Başbakanı Andris Kulbergs ve Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda tarafından imzalanan mektupta, Rusya’nın Ukrayna’nın ekonomisini zayıflatmak amacıyla Ukrayna’ya ait kargo gemilerini, demiryollarını ve diğer kritik ticaret güzergâhlarını hedef aldığı belirtildi.</p>

<p>Liderler, Rusya’nın aynı zamanda kendi tahıl ihracatı için yeni güzergâhlar aradığını ve Baltık Denizi üzerinden alternatif taşıma yolları geliştirmeye çalıştığını savundu.</p>

<p>“Rusya’nın ekonomik sonuçları telafi etmesine izin verilmemeli”</p>

<p>Baltık ülkelerinin liderleri, Avrupa Birliği’nin Rusya’nın savaş nedeniyle karşı karşıya kaldığı ekonomik sonuçları telafi etmesine olanak sağlayacak bir transit mekanizmasına izin vermemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Estonya Başbakanı Michal, konuyu bu hafta gerçekleştirilecek Avrupa Konseyi toplantısında gündeme getirmeyi planladığını açıkladı.</p>

<p>Michal, “Rusya Ukrayna limanlarını bombalıyor ve Ukrayna tahılının küresel pazarlara ulaşmasını engelliyor. Aynı zamanda kendi tahılını AB üzerinden taşıyarak gelir elde etmeye çalışıyor” dedi.</p>

<p>Baltık ülkeleri ayrıca, işgal altındaki Ukrayna topraklarından çıkarılan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesinin önlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Estonya Rus ve Belarus tahılının transitini yasakladı</p>

<p>Estonya kısa süre önce Rusya ve Belarus tahılının kendi toprakları üzerinden transit geçişini yasakladı.</p>

<p>Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, kararın Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı ve Ukrayna limanlarına düzenlenen saldırılar kapsamında alındığını belirtti.</p>

<p>Tsahkna, Rusya’nın Ukrayna limanlarını hedef alarak Ukrayna tahılının ihracatını engellediğini ve kendi tahılını taşımak için yeni güzergâhlar aradığını ifade ederek, Estonya’nın Rusya’ya böyle bir güzergâh sağlamayacağını söyledi.</p>

<p>Baltık ülkelerinin limanlarının Rusya için transit güzergâha dönüşmemesi amacıyla birlikte çalıştığını da belirtti.</p>

<p>Ukrayna’nın 30 milyon tonluk tarım ihracatı risk altında</p>

<p>Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanı Taras Vysotskyi ise Rusya’nın Karadeniz’deki Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarının yaklaşık 30 milyon ton Ukrayna tarım ürününün ihracatını riske attığını açıkladı. Söz konusu ihracatın değerinin yaklaşık 10 milyar dolar olduğu belirtildi.</p>

<p>Vysotskyi, alternatif taşıma güzergâhlarının ihtiyaç duyulan ihracat hacminin yalnızca yarısını karşılayabildiğini ve bunun gelecek ekim dönemleri açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre, haziran ayında Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 90’ı Odesa bölgesindeki Karadeniz limanları üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Güvenlik koşullarının kötüleşmesiyle birlikte yük akışının demiryolu ve nehir taşımacılığına yönlendirilmek zorunda kaldığı, ancak bu güzergâhların da Rus saldırılarının hedefi olduğu ve kapasite açısından sınırlı kaldığı belirtildi.</p>

<p>“Karadeniz limanlarına erişimin yeniden sağlanması önceliğimiz”</p>

<p>Vysotskyi, Ukrayna’nın yılda yaklaşık 60 milyon ton, ayda ise yaklaşık 5 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ancak mevcut demiryolu ve nehir taşımacılığı hatlarının aylık maksimum kapasitesinin yaklaşık 2,5 milyon ton olduğunu belirten Vysotskyi, bunun ihracat kapasitesinde ciddi bir açık oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Vysotskyi, mevcut hasadın depolanabileceğini ancak asıl sorunun gelecek yıl ortaya çıkacağını belirterek, çiftçilerin ürünlerini satamaması halinde üretime devam etmek için gerekli finansal kaynaklardan yoksun kalabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Bu nedenle Ukrayna için önceliğin Karadeniz limanları üzerinden ihracatın yeniden güvenli şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Ukrayna’nın uluslararası ortaklarıyla birlikte Karadeniz’de güvenli seyrüseferi yeniden tesis etmek için askeri ve diplomatik seçenekleri değerlendirmeyi sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>İşgal bölgelerinden çıkarılan tahıla karşı doğrulama sistemi</p>

<p>Görüşmelerde ayrıca işgal altındaki Ukrayna topraklarından çıkarılan tahılın uluslararası pazarlara ulaşmasının engellenmesi konusu ele alındı.</p>

<p>Ukrayna tarafına göre bu bölgelerde yılda yaklaşık 9,5 milyon ton tahıl üretiliyor.</p>

<p>Bu kapsamda Ukrayna ve Birleşik Krallık, tahılın coğrafi kökenini bilimsel yöntemlerle belirlemeyi amaçlayan Tahıl Doğrulama Sistemi’nin (Grain Verification Scheme) uygulanmasını görüştü.</p>

<p>Sistemin, işgal altındaki bölgelerden çıkarılan Ukrayna tarım ürünlerinin tespit edilmesine ve bu ürünlerin uluslararası pazarlarda satılmasının önlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Ukrayna, Birleşik Krallık ve Letonya arasındaki üçlü iş birliğinin güçlendirilmesi ve tahılın menşeinin doğrulanmasına yönelik bir mutabakatın hazırlanmasının tamamlanması da görüşmelerin gündeminde yer aldı.</p>

<p>Ukrayna eylülde 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç etti</p>

<p>Ukrayna, eylül ayında toplam 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Bu miktarın, ihtiyaç duyulan ihracat hacminin yalnızca yüzde 46’sına karşılık geldiği bildirildi.</p>

<p>Eylül ayındaki ihracatın:</p>

<p>1,4 milyon tonu tahıl — yüzde 38,</p>

<p>444 bin tonu yağlı tohumlar — yüzde 83,</p>

<p>311 bin tonu bitkisel yağ — yüzde 64,</p>

<p>280 bin tonu küspe — yüzde 46</p>

<p>oranında gerçekleşti.</p>

<p>Taşıma güzergâhlarına göre ise 1,3 milyon ton ürün Tuna limanları üzerinden, 993 bin ton demiryoluyla, 120 bin ton ise karayoluyla ihraç edildi.</p>

<p>Böylece toplam ihracatın yüzde 54’ü Tuna limanları, yüzde 41’i demiryolu ve yüzde 5’i karayolu üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamadığı sürece Ukrayna’nın fiilen yüzde 45-50 seviyesinde bir ihracat sınırıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Ukrayna Bakanı, alternatif ihracat güzergâhlarının korunması ve genişletilmesinin yanı sıra ilave lojistik maliyetlerin Avrupa’daki ortaklarla birlikte karşılanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 04:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/baltik-ulkelerinden-abye-rus-tahilina-transit-yasagi-cagrisi-1792227458.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Panama, ABD yaptırımlı üç tankerin kaydını iptal etmeye hazırlanıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-abd-yaptirimli-uc-tankerin-kaydini-iptal-etmeye-hazirlaniyor-24688</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-abd-yaptirimli-uc-tankerin-kaydini-iptal-etmeye-hazirlaniyor-24688</guid>
                <description><![CDATA[Panama Denizcilik Otoritesi (AMP), ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesine alınan Panama bayraklı üç tankeri sisteminde kısıtladı ve gemilerin Panama Gemi Sicili’nden çıkarılması için işlemleri başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Panama Denizcilik Otoritesi (AMP), ABD’nin yaptırım listesinde yer alan üç Panama bayraklı tankerin gemi sicilindeki durumuna yönelik işlem başlattı. Otorite, söz konusu gemileri AMP sisteminde kısıtladığını ve kayıtlarının iptal edilmesi sürecinin başladığını açıkladı.</p>

<p>AMP’nin aldığı kararın, 28 Ekim 2024 tarihli 512 No’lu Başkanlık Kararnamesi kapsamında uygulandığı belirtildi.</p>

<p>OFAC listesinin ardından harekete geçildi</p>

<p>Panama’nın adımı, ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin (OFAC) 8 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı güncel yaptırım listesinin ardından geldi.</p>

<p>AMP, cuma günü yaptığı açıklamada, OFAC tarafından yaptırım listesine alınan üç Panama bayraklı geminin AMP sisteminde kısıtlandığını ve Panama Gemi Sicili’ndeki kayıtlarının iptali için gerekli sürecin başlatıldığını doğruladı.</p>

<p>İngiltere’nin Rusya’nın “gölge filosu” listesine de açıklık getirildi</p>

<p>AMP ayrıca, İngiltere tarafından Rusya’nın sözde “gölge filosu” kapsamında yayımlanan yaptırım listesinde bulunan gemilerle ilgili de açıklama yaptı.</p>

<p>Otorite, İngiltere’nin Rusya bağlantılı gölge filoya yönelik yaptırım listesinde yer alan gemilerden hiçbirinin şu anda Panama Gemi Sicili’ne kayıtlı olmadığını bildirdi.</p>

<p>AMP’nin açıklamasına göre, İngiltere’nin 8 Ekim 2026 tarihli yaptırım listesinde bulunan altı gemi, söz konusu yaptırım kararının yayımlanmasından önce Panama Gemi Sicili’nden çıkarılmıştı.</p>

<p>Gemi takip şirketlerine güncelleme uyarısı</p>

<p>Panama Denizcilik Otoritesi, bazı gemi takip ve izleme şirketlerinin gemilerin kayıt durumundaki değişiklikleri sistemlerine aktarmasında gecikmeler yaşanabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Bu nedenle AMP, Panama Gemi Sicili üzerinden filodaki gemilerin durumunun sürekli olarak takip edildiğini ve gerekli doğrulamaların yapıldığını belirtti.</p>

<p>“Uluslararası yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz”</p>

<p>AMP, insan hayatını ve uluslararası güvenliği tehdit eden yasa dışı ve suç teşkil eden faaliyetleri kınadığını açıkladı.</p>

<p>Otorite ayrıca, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme ve bölgesel istikrar, barış ve uluslararası güvenlik açısından tehdit oluşturan unsurlara karşı gerekli tedbirleri uygulama konusundaki kararlılığını yineledi.</p>

<p>AMP, alınan önlemlerin Panama Ticaret Filosunun itibarını ve bütünlüğünü koruma amacı taşıdığını da vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 03:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/panama-abd-yaptirimli-uc-tankerin-kaydini-iptal-etmeye-hazirlaniyor-1792227006.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Katar Enerji Bakanı: Enerji arzı savaşların dışında tutulmalı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/katar-enerji-bakani-enerji-arzi-savaslarin-disinda-tutulmali-24687</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/katar-enerji-bakani-enerji-arzi-savaslarin-disinda-tutulmali-24687</guid>
                <description><![CDATA[Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy CEO’su Saad Sherida Al-Kaabi, Orta Doğu’daki savaşın dünya hidrokarbon arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkilediğini belirterek, enerji güvenliğinin jeopolitik çatışmalardan korunması çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Saad Sherida Al-Kaabi, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel enerji piyasaları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Al-Kaabi, bölgede devam eden savaşın dünya hidrokarbon arzının yaklaşık yüzde 20’sinin akışını etkilediğini ve bunun “dünyanın açık ara en kötü enerji krizine” yol açtığını söyledi.</p>

<p>Riyad’da düzenlenen 17. Uluslararası Enerji Forumu Bakanlar Toplantısında konuşan Al-Kaabi, bölgedeki çok sayıda enerji tesisinin hedef alındığını, saldırıların on milyarlarca dolarlık hasara neden olduğunu ve küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Al-Kaabi, son aylardaki gelişmelerin enerji güvenliğinin küresel ekonomi açısından kritik önem taşımasına rağmen jeopolitik güvenlikten ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koyduğunu belirterek, enerji altyapısının çatışmalardan korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Enerji güvenliği silah haline getirilmemeli”</p>

<p>Katar Enerji Bakanı, enerji altyapısının ekonomik bir varlık olmasının yanı sıra stratejik askeri hedef haline gelmesinin ciddi bir sorun olduğunu belirtti.</p>

<p>Al-Kaabi, “Enerji güvenliği bizi bölmemeli, birleştirmeli. Korunmalı, silah haline getirilmemeli” mesajını verdi.</p>

<p>Yeni bir küresel enerji düzenine ihtiyaç olduğunu savunan Al-Kaabi, enerjinin siyasi çekişmelerin ve çatışmaların dışında tutulması gerektiğini söyledi. Enerji arzının savaşlarda hedef haline gelmesinin yalnızca piyasalara değil, dünya genelindeki milyonlarca insanın yaşamına da doğrudan etkide bulunduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Enerji krizinin insani boyutuna dikkat çekti</p>

<p>Al-Kaabi, enerji güvenliğinin yalnızca petrol ve doğal gaz piyasaları açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, dünyada yaklaşık 1 milyar insanın hâlâ elektriğe erişemediğini, yaklaşık 4 milyar insanın ise üretiminde yapay gübre kullanılan gıdalara bağımlı olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Enerji arzındaki kesintilerin gıda güvenliği ve yaşam koşulları üzerinde de geniş kapsamlı sonuçlar doğurabileceğini belirten Al-Kaabi, ülkelerin enerji altyapısının korunması ve enerjinin serbest akışının güvence altına alınması konusunda ortak sorumluluk taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Enerji altyapısının korunması çağrısı</p>

<p>Al-Kaabi, Uluslararası Enerji Forumu’nun çatışma dönemlerinde enerji altyapısını korumaya yönelik mümkün olan tüm seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Toplantının bu yılki teması “Enerji Güvenliği – Ortak Sorumluluk: Piyasa Temelleri, Tedarik Zinciri Dayanıklılığı ve Arz-Talebin Yeni Dinamikleri” olarak belirlendi.</p>

<p>Riyad’daki toplantı, Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Salman Al Saud’un açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıya enerji bakanlarının yanı sıra hükümet temsilcileri, sektör yöneticileri ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı.</p>

<p>Al-Kaabi konuşmasının başında, Suudi Arabistan yönetimi ve halkıyla dayanışma içinde olduklarını belirterek, saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifa dileğinde bulundu.</p>

<p>Katar Enerji Bakanı, enerji güvenliğinin küresel ekonominin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, enerji altyapısının çatışmalarda hedef alınmasının önlenmesi ve enerji akışının mümkün olduğunca kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini yineledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 02:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/katar-enerji-bakani-enerji-arzi-savaslarin-disinda-tutulmali-1792226562.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Robin Energy, VLCC piyasasına yatırım yaptı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/robin-energy-vlcc-piyasasina-yatirim-yapti-24683</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/robin-energy-vlcc-piyasasina-yatirim-yapti-24683</guid>
                <description><![CDATA[Kıbrıs merkezli gemi sahibi Robin Energy, Trafigura Grubu tarafından kurulan Volare Shipping’in halka arz niteliğindeki özel pay satışına katılarak VLCC segmentindeki faaliyetlere yönelik yatırımını artırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Limasol merkezli gemi sahibi şirket Robin Energy, Euronext Growth Oslo’da işlem görmeye başlayan Volare Shipping’in özel pay satışına katıldı.</p>

<p>Nasdaq’ta işlem gören Robin Energy tarafından cuma günü yapılan açıklamaya göre şirket, özel satış kapsamında 90 bin adet Volare Shipping hissesini, hisse başına 154 Norveç kronu (NOK) fiyatla satın aldı.</p>

<p>VLCC piyasasındaki güçlü görünüm yatırım kararını destekledi</p>

<p>Robin Energy, yatırım kararının ham petrol tankerleri piyasasındaki güçlü temel göstergelere dayandığını belirtti. Şirket, özellikle VLCC (Very Large Crude Carrier) segmentinde rekor seviyelere ulaşan kazançların piyasanın güçlü seyrini ortaya koyduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamada, zaman çarteri navlunlarının da jeopolitik gelişmeler ve ham petrol tankerlerinin daha uzun mesafelerde sefer yapmasının etkisiyle piyasadaki yapısal kapasite sıkılaşmasına işaret ettiği vurgulandı.</p>

<p>Şirket, küresel ölçekte devam eden jeopolitik belirsizliklerin tanker rotalarını ve ton-mil talebini artırmasının, VLCC piyasasındaki güçlü performansı destekleyen unsurlar arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p>Volare Shipping’in filosu 14 VLCC’ye ulaşacak</p>

<p>Trafigura Grubu tarafından kurulan Volare Shipping, 5 Ekim 2026’da Euronext Growth Oslo Borsası’nda işlem görmeye başladı.</p>

<p>Singapur’da kurulan ve çoğunluk hissesi Trafigura’ya ait olan şirket, ham petrol taşımacılığına odaklanan modern bir tanker filosu oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>Volare Shipping’in filosunda halihazırda 6 VLCC bulunurken, şirketin sipariş defterinde 8 yeni VLCC yer alıyor. Yeni gemilerin teslimatlarının kademeli olarak 2028 yılına kadar tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Şirketin mevcut filosunun ticari yönetimi ise Trafigura’nın küresel denizcilik operasyonları tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Robin Energy’nin filosu farklı segmentlere odaklanıyor</p>

<p>Volare Shipping’e yapılan yatırımla VLCC segmentine maruz kalımını artıran Robin Energy’nin mevcut filosu ise ağırlıklı olarak LPG taşımacılığına odaklanıyor.</p>

<p>Şirketin filosunda, dünya genelinde petrokimya gazları ve rafine petrol ürünlerinin taşınmasında kullanılan iki LPG tankeri bulunuyor.</p>

<p>Robin Energy’nin Volare Shipping yatırımının, şirketin mevcut LPG filosunun yanında ham petrol tankerleri piyasasındaki güçlü navlun koşullarından da faydalanmasına yönelik stratejik bir adım olduğu değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 01:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/robin-energy-vlcc-piyasasina-yatirim-yapti-1792225995.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DFDS, Cebelitarık Boğazı’ndaki Naviera Armas operasyonlarını devraldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dfds-cebelitarik-bogazindaki-naviera-armas-operasyonlarini-devraldi-24682</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dfds-cebelitarik-bogazindaki-naviera-armas-operasyonlarini-devraldi-24682</guid>
                <description><![CDATA[Danimarka merkezli feribot ve RoRo operatörü DFDS, Naviera Armas’ın Cebelitarık Boğazı’ndaki Algeciras–Tanca Med feribot operasyonlarını satın alma işlemini tamamladı. Anlaşma, İspanya ve Fas’taki rekabet otoritelerinin onayının ardından 8 Ekim 2026’da sonuçlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DFDS, Naviera Armas’ın Cebelitarık Boğazı’nda gerçekleştirdiği Algeciras–Tanca Med hattındaki feribot operasyonlarını bünyesine kattı. Satın alma işlemi, İspanya ve Fas rekabet otoritelerinin gerekli onayları vermesinin ardından tamamlandı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında Algeciras–Tanca Med hattında hizmet veren bir RoPax gemisi, hat işletme izinleri ve yaklaşık 200 çalışan DFDS bünyesine geçti.</p>

<p>Satın alma bedeli 165 milyon Danimarka kronu</p>

<p>DFDS’nin Algeciras–Tanca Med hattına ilişkin varlıklar için ödediği toplam satın alma bedeli 165 milyon Danimarka kronu, yani yaklaşık 24,7 milyon ABD doları olarak açıklandı.</p>

<p>Satın alınan Volcan de Tamasite adlı RoPax gemisi 2004 yılında inşa edildi. DFDS ayrıca Algeciras–Tanca Med hattında mevcut operatörler tarafından ortaklaşa işletilen bir RoRo feribotundaki kapasite payını yüzde 33’ten yüzde 50’ye yükseltti.</p>

<p>Hat DFDS’nin mevcut operasyonlarıyla birleşecek</p>

<p>Satın alınan operasyonların, DFDS’nin Cebelitarık Boğazı’nda hâlihazırda işlettiği Algeciras–Tanca Med hattıyla birleştirileceği bildirildi.</p>

<p>Böylece DFDS, Avrupa ile Kuzey Afrika arasındaki önemli deniz taşımacılığı koridorlarından biri olan Cebelitarık Boğazı’ndaki RoPax ve RoRo kapasitesini artırmış olacak.</p>

<p>Algeciras–Ceuta anlaşmasından vazgeçildi</p>

<p>DFDS ayrıca Naviera Armas’ın Algeciras–Ceuta hattındaki feribot operasyonlarını satın alma planına ilişkin de açıklamada bulundu.</p>

<p>Şirket, bu anlaşmanın rekabet otoritelerinin getireceği kısıtlamaların kapsamına bağlı olduğunu belirtti. Ancak İspanya rekabet otoritesinin talep ettiği şartların taraflar arasında daha önce üzerinde anlaşmaya varılan koşulların ötesine geçmesi nedeniyle DFDS, Algeciras–Ceuta operasyonlarının satın alınmasından vazgeçme kararı aldı.</p>

<p>DFDS’nin Cebelitarık Boğazı’ndaki operasyonlarını Algeciras–Tanca Med hattı üzerinden güçlendirmesi, şirketin Avrupa ile Fas arasındaki yolcu, araç ve yük taşımacılığındaki konumunu daha da genişletmesi açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/dfds-cebelitarik-bogazindaki-naviera-armas-operasyonlarini-devraldi-1792225326.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CMA CGM ve DSV’den karbon emisyonlarını azaltma anlaşması</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cma-cgm-ve-dsvden-karbon-emisyonlarini-azaltma-anlasmasi-24681</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cma-cgm-ve-dsvden-karbon-emisyonlarini-azaltma-anlasmasi-24681</guid>
                <description><![CDATA[Fransız konteyner taşımacılığı şirketi CMA CGM ile Danimarka merkezli lojistik şirketi DSV, deniz taşımacılığında karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik ACT+ anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında iki yılda yaklaşık 12 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Marsilya merkezli CMA CGM ile DSV, DSV’nin CMA CGM’nin ACT+ düşük karbonlu taşımacılık çözümünü kullanmasını öngören anlaşmaya imza attı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında DSV, iki yıllık dönemde deniz taşımacılığından kaynaklanan yaklaşık 12.000 ton CO₂ emisyonunun azaltılmasını hedefliyor.</p>

<p>Emisyonlarda yüzde 83’e varan azalma</p>

<p>CMA CGM’nin 2050 yılına kadar Net Sıfır Karbon hedefi doğrultusunda geliştirdiği ACT+, müşterilerin taşımacılık kaynaklı karbon emisyonlarını azaltmasına yönelik düşük karbonlu yakıt çözümleri sunuyor.</p>

<p>Şirketin açıklamasına göre ACT+ kapsamında kullanılan ikinci nesil UCOME bazlı biyoyakıtlar, geleneksel denizcilik yakıtlarına kıyasla CO₂ emisyonlarını yüzde 83’e kadar azaltabiliyor.</p>

<p>DSV’nin net sıfır hedefini destekleyecek</p>

<p>Anlaşmanın, CMA CGM ile DSV arasındaki uzun süredir devam eden iş birliğini güçlendirmesi ve DSV’nin kendi operasyonları ile değer zincirinde 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefini desteklemesi bekleniyor.</p>

<p>DSV Küresel Okyanus Ürünleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Michael Hollstein, küresel tedarik zincirlerinde emisyonların azaltılması için güçlü iş birlikleri ve ölçeklenebilir çözümlerin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Hollstein, ACT+ çözümü sayesinde müşterilere daha düşük karbonlu deniz taşımacılığı seçeneklerinin sunulacağını belirterek, anlaşmanın sürdürülebilir taşımacılığın geliştirilmesine yönelik ortak hedefi desteklediğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/cma-cgm-ve-dsvden-karbon-emisyonlarini-azaltma-anlasmasi-1792224848.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Royal Wagenborg, ilk EasyMax 2.0 gemisini suya indirdi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/royal-wagenborg-ilk-easymax-20-gemisini-suya-indirdi-24679</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/royal-wagenborg-ilk-easymax-20-gemisini-suya-indirdi-24679</guid>
                <description><![CDATA[Hollanda merkezli Royal Wagenborg, yeni nesil EasyMax 2.0 serisinin ilk gemisi M/V Abelina Wagenborg’u düzenlenen törenle denize indirdi. Gemi, alternatif yakıtlara uyumlu tasarımı ve yüksek enerji verimliliğiyle öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda merkezli denizcilik şirketi Royal Wagenborg, yeni nesil EasyMax 2.0 serisinin ilk gemisi M/V Abelina Wagenborg’u Royal Niestern Sander Tersanesi’nde düzenlenen törenle suya indirdi.</p>

<p>Abelina Wagenborg, şirket filosundaki yedinci EasyMax gemisi olurken, EasyMax 2.0 neslinin de ilk örneği olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Alternatif yakıtlara hazır</p>

<p>Yeni nesil gemi, önceki EasyMax gemilerinden elde edilen operasyonel deneyimler doğrultusunda geliştirildi. Tasarımda enerji verimliliğinin artırılması hedeflenirken, gemi Enerji Verimliliği Tasarım Endeksi (EEDI) açısından en yüksek performans seviyesinde yer alıyor.</p>

<p>Abelina Wagenborg ayrıca metanol, amonyak ve LNG dahil olmak üzere farklı alternatif yakıtları kullanabilecek şekilde hazırlandı.</p>

<p>Wagenborg, yakıt esnekliğinin denizcilik sektörünün dönüşüm sürecinde önemli avantaj sağladığını belirtti. Geminin tek bir yakıt teknolojisine bağlı kalmadan, gelecekteki yakıt ve teknoloji seçeneklerine uyum sağlayacak şekilde tasarlandığı ifade edildi.</p>

<p>Hollanda denizcilik sektörünün ortak projesi</p>

<p>EasyMax 2.0 projesi, Kuzey Hollanda’daki denizcilik kümelenmesinin iş birliğini de ortaya koyuyor.</p>

<p>Gemi, Royal Niestern Sander Tersanesi’nde Wagenborg’un yanı sıra tasarımcılar, tedarikçiler, montaj firmaları ve bölgedeki diğer denizcilik şirketlerinin katkılarıyla inşa edildi.</p>

<p>İsmini Wagenborg’un kurucusunun eşinden alıyor</p>

<p>Geminin Abelina Wagenborg adı, Royal Wagenborg’un kuruluş hikâyesine dayanıyor.</p>

<p>Şirketin kurucusu Egbert Wagenborg’un eşi Abelina, eşiyle birlikte şirketin temellerinin atılmasında rol oynadı. 2017 yılında ilk EasyMax gemisine Egbert Wagenborg adı verilmişti.</p>

<p>Yeni neslin ilk gemisi olan Abelina Wagenborg ile şirket, kurucunun ve eşinin isimlerini aynı EasyMax hikâyesinde buluşturdu.</p>

<p>Geminin isimlendirme töreni, Jacqueline Vuursteen, Jeanette Wagenborg ve Aletta Wagenborg tarafından gerçekleştirildi. Törenin ardından Abelina Wagenborg suya indirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 08:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/royal-wagenborg-ilk-easymax-20-gemisini-suya-indirdi-1792224371.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump’tan İran açıklaması: Seçimlere kadar saldırı olmayacak</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/trumptan-iran-aciklamasi-secimlere-kadar-saldiri-olmayacak-24678</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/trumptan-iran-aciklamasi-secimlere-kadar-saldiri-olmayacak-24678</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Washington’un 3 Kasım’daki ara seçimlere kadar İran’a yeni bir saldırı düzenlemeyeceğini açıkladı. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan bir gecede 22 milyon varil petrol geçtiğini öne sürdü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, İran ile “verimli görüşmeler” yürütüldüğünü belirterek, ABD’nin İran’a yönelik ablukasının ise devam edeceğini söyledi. Trump’ın açıklamasına göre Hürmüz Boğazı’ndan bir gecede 22 milyon varil petrol geçti ve bu petrolün İran’dan gelmediği veya İran’a gitmediği belirtildi.</p>

<p>Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceğini de yineledi.</p>

<p>Tahran-Washington hattında görüşmeler sürüyor</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran ile Washington arasındaki dolaylı görüşmelerin devam ettiğini açıkladı.</p>

<p>Arakçi, tarafların arabulucular üzerinden mesaj alışverişinde bulunduğunu ve İran’ın sunduğu “yedi günlük plan”a ilişkin ABD’nin görüşlerini değerlendirdiklerini belirtti.</p>

<p>ABD’den 17 “gölge filo” gemisine yaptırım</p>

<p>Washington aynı dönemde İran petrolünü taşıdığı belirtilen 17 “gölge filo” gemisine yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. ABD makamları, gemilerin milyonlarca varil İran ham petrolü ile petrol ve petrokimya ürünlerinin taşınmasında kullanıldığını bildirdi.</p>

<p>ABD Hazine Bakanlığı, İran adına yaptırımlardan kaçınma veya para aklama faaliyetlerine yardımcı olan kuruluşların ABD finans sisteminden dışlanabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri sürerken, bölgedeki gelişmeler küresel petrol arzı ve tanker taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/trumptan-iran-aciklamasi-secimlere-kadar-saldiri-olmayacak-1792223915.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’li petrol traderından tankerlere 2 milyar dolarlık yatırım</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdli-petrol-traderindan-tankerlere-2-milyar-dolarlik-yatirim-24677</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdli-petrol-traderindan-tankerlere-2-milyar-dolarlik-yatirim-24677</guid>
                <description><![CDATA[ABD merkezli enerji ve lojistik şirketi PIF Energy, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri nedeniyle tanker arzının daraldığı bir dönemde, 15 ham petrol tankeri satın almak için 2 milyar dolara kadar yatırım yapmayı planlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dallas merkezli PIF Energy, ham petrol taşımacılığı kapasitesini artırmak amacıyla 15’e kadar ham petrol tankeri satın alma programı başlattı.</p>

<p>Şirket, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol taşımacılığını destekleyecek bir tanker filosu oluşturmak için kullanılacağını açıkladı. Gemi alımlarının şimdiden başladığı belirtildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerinin artması, birçok denizcilik şirketinin Körfez’den yük almaktan kaçınmasına ve bölgede tanker kapasitesinin daralmasına yol açıyor.</p>

<p>PIF Energy, satın alınacak gemilerin isimlerini ve yatırımın finansman detaylarını henüz açıklamadı.</p>

<p>Şirket; ham petrolün yanı sıra EN590 10 ppm ULSD ve Jet A1 gibi enerji ürünlerinin tedariki, yapılandırılması ve fiziksel teslimatı alanlarında faaliyet gösteriyor. Operasyonları ABD Körfezi, Avrupa ve Orta Doğu’yu kapsıyor.</p>

<p>PIF Energy CEO’su Ben Morrow yönetimindeki şirket, yeni tanker filosuyla petrol arzı ile rafineri talebi arasındaki deniz taşımacılığı bağlantısını güçlendirmeyi hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abdli-petrol-traderindan-tankerlere-2-milyar-dolarlik-yatirim-1792223709.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TOP Ships, petrol deviyle kiralanan 4 MR tanker siparişini satın alıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/top-ships-petrol-deviyle-kiralanan-4-mr-tanker-siparisini-satin-aliyor-24676</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/top-ships-petrol-deviyle-kiralanan-4-mr-tanker-siparisini-satin-aliyor-24676</guid>
                <description><![CDATA[Yunanistan merkezli TOP Ships, Guangzhou Shipyard International’da inşa edilecek dört 50.000 DWT kapasiteli MR ürün tankerini bünyesine katıyor. Gemiler teslimattan itibaren 7 yıllık zaman esaslı kiralama sözleşmesiyle bir petrol majörüne hizmet verecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Evangelos J. Pistiolis liderliğindeki TOP Ships, dört gemi sahibi şirketin hisselerini satın almak üzere anlaşma imzaladı. Şirketlerin Guangzhou Shipyard International ile yaptığı sözleşmeler kapsamında inşa edilecek 50.000 DWT kapasiteli, çevreci ve Ice Class 1A özellikli dört MR tanker, Haziran 2029-Mart 2030 döneminde teslim edilecek.</p>

<p>Gemiler, teslimatın ardından bir petrol majörüyle 7 yıllık kesin süreli time charter sözleşmesi kapsamında çalışacak. Kiracının sözleşmeyi üç yıla kadar uzatma opsiyonu bulunuyor.</p>

<p>Tüm uzatma opsiyonlarının kullanılması halinde dört geminin toplam potansiyel brüt sözleşme geliri yaklaşık 316,9 milyon dolar olacak.</p>

<p>TOP Ships, dört şirketin yüzde 100 hissesi için yaklaşık 34,95 milyon dolar ödeyecek. İşlemin 31 Aralık 2026’ya kadar tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Gemilerin inşa maliyetlerinin yaklaşık %85’i Çinli bir leasing şirketi tarafından sağlanacak finansmanla karşılanacak.</p>

<p>TOP Ships CEO’su Evangelos J. Pistiolis, anlaşmanın şirketin tanker filosuna yeniden sermaye yönlendirme stratejisiyle uyumlu olduğunu belirterek, dört geminin filodaki Ice Class tanker sayısını 7’ye çıkaracağını ve uzun vadeli sözleşmelerle gelir görünürlüğünü artıracağını söyledi.</p>

<p>Şirketin dört yeni geminin dahil edilmesiyle 14 yeni inşa MR tankerinden oluşan potansiyel brüt gelir sözleşme portföyünün yaklaşık 997 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Mevcut filo ve ortak girişimlerdeki paylar da dahil edildiğinde toplam potansiyel brüt gelir portföyünün yaklaşık 1,24 milyar dolar seviyesine çıkacağı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/top-ships-petrol-deviyle-kiralanan-4-mr-tanker-siparisini-satin-aliyor-1792223429.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diana Shipping, Capesize gemisi için Classic Maritime ile anlaşma imzaladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/diana-shipping-capesize-gemisi-icin-classic-maritime-ile-anlasma-imzaladi-24675</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/diana-shipping-capesize-gemisi-icin-classic-maritime-ile-anlasma-imzaladi-24675</guid>
                <description><![CDATA[Yunanistan merkezli ve New York Borsası’nda işlem gören Diana Shipping, 179 bin 492 DWT kapasiteli Capesize kuru yük gemisi G. P. Zafirakis için Classic Maritime ile zaman esaslı kiralama (time charter) sözleşmesi imzaladı. Anlaşmanın şirketin minimum kiralama süresi boyunca yaklaşık 13,34 milyon dolar brüt gelir sağlaması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan merkezli Diana Shipping, filosundaki G. P. Zafirakis adlı Capesize kuru yük gemisi için Classic Maritime ile yeni bir zaman esaslı kiralama sözleşmesine imza attı.</p>

<p>Şirketin tamamına sahip olduğu bağlı ortaklıklardan biri üzerinden gerçekleştirilen anlaşma kapsamında, 179.492 DWT taşıma kapasitesine sahip ve 2014 yılında inşa edilen gemi Classic Maritime tarafından kiralandı.</p>

<p>Günlük kira 38 bin dolar</p>

<p>Diana Shipping, Semiramis Paliou yönetiminde, gemiyi günlük 38 bin dolar brüt kira bedeli üzerinden kiraya verdi.</p>

<p>Sözleşme kapsamında üçüncü taraflara ödenecek %5 komisyon kira gelirinden düşülecek.</p>

<p>Anlaşmanın başlangıç tarihi 10 Ekim 2026 olarak belirlenirken, sözleşmenin minimum süresinin 1 Ekim 2027’ye, maksimum süresinin ise 15 Aralık 2027’ye kadar devam etmesi öngörülüyor.</p>

<p>Diana Shipping, geminin minimum sözleşme süresi boyunca şirkete yaklaşık 13,34 milyon dolar brüt gelir sağlamasının beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Mevcut sözleşmeye kıyasla önemli artış</p>

<p>G. P. Zafirakis hâlihazırda Tokyo merkezli Nippon Yusen Kabushiki Kaisha (NYK Line) tarafından günlük 26.800 dolar brüt kira bedeliyle işletiliyor.</p>

<p>Yeni anlaşmayla geminin günlük brüt kira bedeli 38 bin dolara yükselirken, önceki sözleşmeye kıyasla günlük kira gelirinde 11.200 dolarlık artış sağlanmış olacak.</p>

<p>Diana Shipping’in filosu 36 gemiden oluşuyor</p>

<p>Diana Shipping’in filosunda şu anda toplam 36 kuru yük gemisi bulunuyor.</p>

<p>Filoda:</p>

<p>4 Newcastlemax</p>

<p>8 Capesize</p>

<p>4 Post-Panamax</p>

<p>6 Kamsarmax</p>

<p>5 Panamax</p>

<p>9 Ultramax</p>

<p>tipinde gemiler yer alıyor.</p>

<p>Şirket ayrıca metanol çift yakıtlı iki yeni Kamsarmax kuru yük gemisinin teslimatını bekliyor. Bu gemilerden ilkinin 2027’nin ikinci yarısında, diğerinin ise 2028’in ilk yarısında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Henüz teslim edilmeyen iki yeni gemi hariç tutulduğunda Diana Shipping filosunun toplam taşıma kapasitesi yaklaşık 4,1 milyon DWT seviyesinde bulunuyor. Filonun ağırlıklı ortalama yaşı ise 12,87 yıl olarak açıklanıyor.</p>

<p>Yeni sözleşme, Capesize segmentindeki güçlü navlun seviyelerinden yararlanan Diana Shipping’in mevcut filosundan elde ettiği gelirleri artırma stratejisinin önemli bir örneği olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/diana-shipping-capesize-gemisi-icin-classic-maritime-ile-anlasma-imzaladi-1792223170.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Golar LNG, dördüncü FLNG projesi için LNG taşıyıcısı satın alıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/golar-lng-dorduncu-flng-projesi-icin-lng-tasiyicisi-satin-aliyor-24674</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/golar-lng-dorduncu-flng-projesi-icin-lng-tasiyicisi-satin-aliyor-24674</guid>
                <description><![CDATA[Bermuda merkezli Golar LNG, Japon denizcilik şirketi NYK Line’a ait Grace Dahlia adlı LNG taşıyıcısını satın almak üzere anlaşmaya vardı. 2013 yapımı geminin, Golar LNG’nin dördüncü yüzer LNG üretim ünitesine (FLNG) dönüştürülmesi planlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bermuda merkezli Golar LNG Limited, NYK Line’a ait LNG taşıyıcısı Grace Dahlia için satın alma anlaşması imzaladı.</p>

<p>Nasdaq’ta işlem gören Golar LNG, 2013 yılında inşa edilen geminin NYK Line tarafından yüksek operasyonel standartlarda işletildiğini ve bakımının yapıldığını açıkladı.</p>

<p>Dördüncü FLNG ünitesine dönüştürülecek</p>

<p>Golar LNG, Grace Dahlia’yı şirketin FLNG #4 olarak adlandırdığı dördüncü yüzer LNG üretim ünitesinin temel gemisi olarak kullanacak.</p>

<p>Şirket, FLNG #4 projesi için siparişin 12 Ağustos 2026 tarihinde verildiğini belirtti. Yeni ünite, Golar LNG’nin halen inşa aşamasında bulunan FLNG Esperanza ile birlikte Çin’deki CIMC Raffles Yantai Tersanesi’nde dönüştürülecek.</p>

<p>Grace Dahlia’nın LNG depolama kapasitesi 177.427 metreküp olarak açıklanırken, bu kapasitenin 3,5 milyon ton/yıl (mtpa) üretim kapasitesine sahip FLNG Esperanza’nın depolama kapasitesinden yaklaşık %20 daha yüksek olduğu belirtildi.</p>

<p>Daha yüksek depolama kapasitesi esneklik sağlayacak</p>

<p>Golar LNG’ye göre daha büyük depolama kapasitesi, gelecekteki FLNG müşterilerine LNG’nin gemilere aktarılması sırasında daha fazla operasyonel esneklik sağlayacak.</p>

<p>Şirket, daha yüksek depolama kapasitesinin yanı sıra daha önce kullanılan MKII tasarımının tekrarlanmasının Golar LNG açısından önemli avantajlar sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Golar LNG açıklamasında, “Daha büyük depolama kapasitesi, Golar açısından tekrarlanan MKII tasarımının avantajlarını korurken, potansiyel FLNG müşterilerine ilave boşaltma esnekliği sağlayacak” değerlendirmesine yer verdi.</p>

<p>Teslimat 2029’da planlanıyor</p>

<p>FLNG #4’ün dönüşüm çalışmalarının FLNG Esperanza ile paralel şekilde yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p>Golar LNG, yeni FLNG ünitesinin 2029 yılında teslim edilmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Şirket, FLNG #4’ün teslim edildiğinde “dünyada mevcut en erken FLNG kapasitesini” sunacağını belirtti.</p>

<p>Yeni yatırım, Golar LNG’nin yüzer LNG üretim filosunu genişletme ve küresel LNG projelerine yönelik kapasitesini artırma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/golar-lng-dorduncu-flng-projesi-icin-lng-tasiyicisi-satin-aliyor-1792222945.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD’den Küba’ya yakıt ablukası: 90 sevkiyat engellendi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-kubaya-yakit-ablukasi-90-sevkiyat-engellendi-24673</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-kubaya-yakit-ablukasi-90-sevkiyat-engellendi-24673</guid>
                <description><![CDATA[ABD, yaptırım uygulanan bir Küba enerji şirketine gönderilmesi planlanan yaklaşık 2,8 milyon dolar değerindeki 90 yakıt sevkiyatını durdurdu. Operasyon, Washington’un Küba’ya yönelik yaptırım ve yakıt denetimlerini sıkılaştırdığı bir dönemde gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD, yaptırım uygulanan bir Küba kuruluşuna gönderilmesi planlanan yakıt sevkiyatlarına yönelik operasyonlarını genişletti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Homeland Security Investigations (HSI), toplam 90 yakıt sevkiyatının ülke dışına çıkarılmasını engellediğini açıkladı.</p>

<p>Sevkiyatların, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) tarafından yaptırım listesine alınan bir Küba enerji şirketine gönderilmesinin planlandığı belirtildi.</p>

<p>2,8 milyon dolarlık biyodizel sevkiyatı durduruldu</p>

<p>Operasyon, HSI Miami, ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi (CBP) ve Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından Port Everglades ve Port Houston’da gerçekleştirildi.</p>

<p>Yetkililer, yasa dışı şekilde Küba’ya gönderilmesinden şüphelenilen toplam 2,8 milyon dolar değerindeki biyodizel yakıt sevkiyatlarına el koydu.</p>

<p>HSI Miami Özel Ajan Sorumlusu Jose Figueroa, kurumun açıklamasında, ABD yaptırımlarının aşılmasına yönelik girişimleri tespit etmek ve soruşturmak için federal ortaklarla çalışmaya devam edeceklerini belirtti.</p>

<p>Figueroa ayrıca ABD ihracat kontrollerinin uygulanmasının korunacağını ve ABD yasalarını ihlal ederek elde edilen kaynakların Küba hükümetine ulaşmasının engelleneceğini ifade etti.</p>

<p>HSI tarafından sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada da yaptırım uygulanan bir Küba kuruluşuna ulaşması planlanan milyonlarca dolarlık yakıtın engellendiği duyuruldu.</p>

<p>Sahil Güvenlik de Küba’ya giden gemiyi durdurdu</p>

<p>ABD’nin son operasyonu, ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın Küba’ya yönelik deniz yoluyla yakıt sevkiyatlarını engelleme girişimlerinin ardından geldi.</p>

<p>ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı geçen hafta, Küba’ya yakıt taşıdığı belirlenen bir motorlu gemiye müdahale edildiğini açıkladı.</p>

<p>Karayip Denizi’nde Küba’ya doğru seyreden gemiye taktik bir ekip tarafından çıkarma ve denetim gerçekleştirildi. Operasyonun ardından gemi, Meksika’nın Progreso Limanı’na götürüldü.</p>

<p>Burada Meksika Deniz Kuvvetleri’ne (MARINA) bağlı ekiplerin yaptığı incelemede, geminin balast tanklarında büyük miktarda yakıt bulunduğu tespit edildi. Gemide ayrıca yasa dışı yakıt içerdiğinden şüphelenilen bazı konteynerlerin de bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Operasyona ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı Alert (WMEC-630) ve Charles Sexton (WPC-1108) adlı gemilerin yanı sıra bir HC-144 sabit kanatlı uçak, Güney Taktik Kolluk Ekibi ve Güneydoğu Bölgesi operasyon merkezi personeli katıldı.</p>

<p>Küba’ya yönelik deniz operasyonları genişliyor</p>

<p>Son müdahale, ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bu yaz başında Küba’ya yasa dışı yakıt taşıdığı belirlenen başka bir gemiye yönelik gerçekleştirdiği çıkarma ve alıkoyma operasyonunun ardından geldi.</p>

<p>ABD makamlarının açıklamaları, Washington’un Küba’ya yönelik yaptırım rejimi kapsamında yalnızca finansal işlemleri değil, ülkeye deniz yoluyla gerçekleştirilen yakıt sevkiyatlarını da daha yakından denetlediğini gösteriyor.</p>

<p>Son operasyonlarla birlikte ABD’nin Küba’ya ulaşması planlanan yakıt sevkiyatlarına yönelik denizcilik ve ihracat kontrollerini artırdığı görülüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/abdden-kubaya-yakit-ablukasi-90-sevkiyat-engellendi-1792222757.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Japonya’dan Rusya’ya yeni yaptırım: 35 gemi hedefte</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/japonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-35-gemi-hedefte-24672</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/japonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-35-gemi-hedefte-24672</guid>
                <description><![CDATA[Japonya, Rusya bağlantılı olduğu belirtilen 35 gemiye yönelik yeni yaptırım kararı aldı. Gemilerin hizmet ve finansman işlemlerine kısıtlama getirilirken, Moskova’ya yönelik baskı kapsamında 33 Rus şirketi ve 9 kişi de yaptırım listesine dahil edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya, Rusya’ya yönelik yaptırımlarını genişleterek Moskova bağlantılı 35 gemiyi hedef alan yeni bir yaptırım paketi açıkladı.</p>

<p>Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından 2 Ekim’de duyurulan ve aynı gün yürürlüğe giren yaptırımlar, Döviz ve Dış Ticaret Yasası kapsamında uygulanıyor.</p>

<p>35 geminin işlemlerine izin şartı</p>

<p>Japon hükümeti, yaptırım kapsamındaki 35 gemiyi yalnızca isimleriyle değil, doğrudan IMO numaraları üzerinden listeledi.</p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında söz konusu gemilere yönelik belirli hizmetlerin sağlanması için izin alınması gerekecek. Gemilerin satışı, satın alınması, kiralanması veya kiraya verilmesi ile bağlantılı sermaye işlemleri de özel izne tabi olacak.</p>

<p>Kısıtlamalar kapsamında gemilerle bağlantılı kredi anlaşmaları ve borç garantileri gibi finansal işlemler için de izin sistemi uygulanacak.</p>

<p>Japonya'nın açıklamasına göre yeni tedbirler, 2 Ekim ve sonrasında gerçekleştirilecek yükümlülüklerin yerine getirilmesi, hizmetlerin sağlanması veya ekonomik faydaların aktarılması işlemlerini kapsayacak.</p>

<p>Ancak 2 Ekim’den önce imzalanmış sözleşmelere dayanan ve 1 Kasım’dan önce tamamlanan bazı işlemler yeni kısıtlamaların dışında tutulacak.</p>

<p>33 şirket ve 9 kişi de listede</p>

<p>Tokyo’nun yeni yaptırım paketi yalnızca gemilerle sınırlı kalmadı.</p>

<p>Japonya, 33 Rus şirketi ile 9 kişiyi de yaptırım listesine aldı. Bu kişi ve kuruluşların varlıklarının dondurulmasına karar verilirken, ödeme ve sermaye işlemleri de özel izne bağlandı.</p>

<p>Yaptırım kapsamındaki işlemler arasında tröst anlaşmaları, kredi sözleşmeleri ve mevduat işlemleri de bulunuyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra Rusya ve Belarus dışında faaliyet gösteren 4 kuruluşa yönelik ihracat kısıtlamaları da getirildi.</p>

<p>Japonya: Uluslararası çabalara katkı sağlamayı amaçlıyoruz</p>

<p>Japon hükümeti, kararın Ukrayna’daki savaş nedeniyle oluşturulan uluslararası yaptırım politikasının bir parçası olduğunu açıkladı.</p>

<p>Tokyo, aldığı önlemlerin diğer büyük ülkeler tarafından uygulanan yaptırımlarla uyumlu olduğunu ve uluslararası barış çabalarına katkı sağlamayı amaçladığını belirtti.</p>

<p>İngiltere de Rusya’nın “gölge filosu”nu hedef aldı</p>

<p>Japonya’nın yeni yaptırım kararı, İngiltere’nin Rusya’ya yönelik yaptırım listesini genişletmesinden bir gün sonra geldi.</p>

<p>Londra yönetimi 1 Ekim’de Rusya’nın yaptırımları aşmak ve enerji ihracatından gelir elde etmeyi sürdürmek amacıyla kullandığı belirtilen “gölge filo”ya yönelik 31 yeni yaptırım açıkladı.</p>

<p>İngiltere Dışişleri Bakanlığı, yaptırım paketinin Rusya’nın LNG ihracatını desteklemek amacıyla edinilen bazı gemileri hedef aldığını ve bu gemilerden bazılarının hizmete yalnızca Temmuz ayında girdiğini bildirdi.</p>

<p>İngiltere’nin yaptırım listesinde 3 gölge filo gemisi, bu gemilere yakıt ikmali hizmeti sağlayan 2 gemi ve Rusya’ya ait 3 buz sınıfı gemi bulunuyor.</p>

<p>İngiliz hükümeti, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı “gölge filo”ya karşı uluslararası çabalara öncülük ettiğini ve bugüne kadar yaklaşık 600 tankere yaptırım uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Japonya’nın son adımı, Rusya’nın enerji ve denizcilik sektörlerine yönelik uluslararası yaptırım baskısının Asya-Pasifik bölgesine de genişlediğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/japonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-35-gemi-hedefte-1792222508.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz Boğazı’nda tankere saldırı: 12 mürettebat yaralandı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-tankere-saldiri-12-murettebat-yaralandi-24671</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-tankere-saldiri-12-murettebat-yaralandi-24671</guid>
                <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı’nda seyir halindeki Panama bayraklı ham petrol tankerinin bir cisimle vurulması sonucu 12 mürettebat yaralandı. Yaralananlardan 11’inin Hindistan vatandaşı olduğu açıklanırken, Hindistan saldırıyı kınayarak bölgedeki ticari gemilere yönelik saldırıların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Panama bayraklı bir ham petrol tankeri, Umman açıklarında Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığı sırada kimliği henüz belirlenemeyen bir cismin saldırısına uğradı. Olayın ardından Hindistan Dışişleri Bakanlığı (MEA), bölgedeki deniz taşımacılığına yönelik saldırıları kınadı.</p>

<p>Gemide toplam 19 mürettebatın bulunduğu, bunların 17’sinin Hindistan vatandaşı olduğu bildirildi. Saldırı sonucunda 12 mürettebat yaralanırken, yaralılardan 11’inin Hindistan vatandaşı olduğu açıklandı.</p>

<p>Yaralı mürettebat, Umman makamlarının desteğiyle gemiden tahliye edilerek Umman’ın Khasab kentinde tedavi altına alındı. Hindistan Dışişleri Bakanlığı, tahliye sürecinde sağladıkları destek nedeniyle Umman makamlarına teşekkür etti.</p>

<p>Hindistan’dan saldırılara son verilmesi çağrısı</p>

<p>Hindistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bölgede gemilere yönelik saldırıların devam etmesinin ciddi endişe kaynağı olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, “Bölgede devam eden deniz taşımacılığına yönelik saldırılar Hindistan için derin endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Bölgesel barış ve istikrarın korunması adına bu tür saldırıların derhal sona erdirilmesi çağrımızı yineliyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Hindistan ayrıca ticari gemilerin, denizcilerin ve bölgedeki sivil altyapının hedef alınmasına son verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bakanlık, uluslararası sularda deniz ulaşımı ve ticaretin mümkün olan en kısa sürede yeniden güvenli şekilde sürdürülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Olayı UKMTO duyurdu</p>

<p>Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) merkezi, olayla ilgili ilk bilgiyi 5 Ekim’de paylaştı.</p>

<p>UKMTO, Hürmüz Boğazı’ndan dışa doğru seyreden bir petrol tankerinin kimliği belirsiz bir cisim tarafından vurulduğunu bildirdi. Merkez, olayla ilgili bilginin doğrulanmış bir kaynaktan geldiğini belirterek bölgeden geçen gemilere dikkatli seyretmeleri uyarısında bulundu.</p>

<p>UKMTO tarafından yapılan açıklamada tankerin adı veya bağlı olduğu şirket açıklanmadı.</p>

<p>Olayla ilgili soruşturma sürerken, saldırının niteliği ve kullanılan mühimmatın kaynağına ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/hurmuz-bogazinda-tankere-saldiri-12-murettebat-yaralandi-1792222265.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bulgaristan açıklarında iki gemiye drone saldırısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-24670</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-24670</guid>
                <description><![CDATA[Bulgaristan açıklarında iki ticari gemiye drone saldırısı düzenlendi. Bir gemi battı, diğerinde yangın çıktı. Kayıp mürettebat aranıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz’de Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde iki ticari gemi drone saldırısına uğradı. Gemilerden biri batarken, diğerinde yangın çıktı. Bir gemideki mürettebatın akıbeti henüz bilinmezken, ikinci gemide bulunan 2 kişi yaralandı.</p>

<p>Bulgaristan makamları, salı günü meydana gelen saldırıların ardından bölgede geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu başlattı. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ise üst düzey savunma ve hükümet yetkililerinin katılımıyla acil toplantı gerçekleştirdi.</p>

<p>Radev, saldırıların deniz ve hava araçlarıyla gerçekleştirilen drone saldırıları olduğunu belirterek, olayın Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde meydana gelmesinin uluslararası ve deniz hukukunun açık bir ihlali olduğunu söyledi.</p>

<p>Bir gemi battı, mürettebatın akıbeti bilinmiyor</p>

<p>Saldırıya uğrayan gemilerden biri olay yerinde battı. Togo bayraklı geminin mürettebatının durumuna ilişkin ilk aşamada herhangi bir bilgiye ulaşılamadı.</p>

<p>Bölgede bulunan Bulgaristan bayraklı ro-ro yolcu gemisi, patlamaya tanık olduktan sonra olay yerine yöneldi. Arama çalışmalarında alabora olmuş bir tekne, üç can salı ve can yelekleri bulundu. Ancak şu ana kadar gemideki mürettebattan sağ kurtulan olup olmadığı belirlenemedi.</p>

<p>Bulgaristan makamları, kayıp mürettebatı bulmak için arama-kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>İkinci gemide yangın çıktı</p>

<p>Saldırının hedefi olan ikinci gemide ise hasar meydana geldi ve ardından yangın çıktı. Geminin mürettebatı tahliye edilirken, iki denizci yaralandı.</p>

<p>Yaralılar Bulgaristan’ın Varna kentindeki bir hastaneye kaldırıldı. Diğer mürettebat üyeleri ise kıyıya çıkarıldı. Gemide Türk ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Yetkililer ayrıca saldırıların ardından denizde olası çevre kirliliğine karşı izleme çalışmaları yürütüyor.</p>

<p>Bulgaristan: Önceliğimiz insan hayatı</p>

<p>Bulgaristan Başbakanı Radev, saldırıların ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde meydana gelmesi nedeniyle Bulgaristan’ın arama-kurtarma operasyonu yürütmekle yükümlü olduğunu vurguladı.</p>

<p>Radev, saldırının sorumlusunun kim olduğundan bağımsız olarak bölgede bulunan insanların can güvenliğinin öncelik taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bulgaristan makamları şu ana kadar saldırıların herhangi bir ülke veya grup tarafından gerçekleştirildiğini açıklamadı. Drone’ların kaynağı ve saldırıların koşullarına ilişkin soruşturma sürüyor.</p>

<p>Karadeniz’de deniz taşımacılığı için yeni risk</p>

<p>Radev, saldırıların Karadeniz’de ticari gemicilik açısından yeni riskler oluşturduğunu ve deniz taşımacılığında maliyetler ile sigorta risklerini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ise saldırılardan Rusya’yı sorumlu tuttu. Sibiha, sivil gemilere yönelik saldırıların seyrüsefer güvenliğini tehdit ettiğini, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırdığını ve küresel gıda tedarikini riske attığını savundu.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Bulgaristan makamlarıyla ayrıntıları görüştüklerini belirterek saldırının Rusya tarafından deniz ve hava drone’ları kullanılarak gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bu iddia Bulgaristan makamlarınca şu aşamada bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>AB’den tepki</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, sivil gemilerin ve mürettebatın hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>Von der Leyen, Bulgaristan’ın ekonomik bölgesindeki iki ticari geminin vurulmasının, bir gün önce Romanya açıklarında Türk sahipli ve Ukrayna tahılı taşıyan bir geminin saldırıya uğramasının ardından gelmesine dikkat çekti. Avrupa Komisyonu Başkanı, olayların kesin koşullarının henüz ortaya çıkarılmadığını ancak gelişmelerin ciddi endişe yarattığını ifade etti.</p>

<p>Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesindeki saldırıların sorumlusu henüz resmi olarak belirlenmiş değil. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları ve olayla ilgili incelemeler devam ediyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image-2(2).png" style="height:800px; width:553px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 02:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-1791355655.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de ticari gemiye drone saldırısı: 2 ölü</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-24669</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-24669</guid>
                <description><![CDATA[Romanya açıklarında Türk sahipli ticari gemiye yönelik drone saldırısı iddiası: 2 kişi hayatını kaybetti, 11 mürettebat kurtarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya açıklarında Karadeniz’de seyreden Türk sahipli bir genel kargo gemisi, şüpheli drone saldırısının ardından alev alarak battı. Romanya İçişleri Bakanlığı, olayda iki kişinin hayatını kaybettiğini ve 11 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise saldırının iki Rus drone’u tarafından düzenlendiğini öne sürdü; bu iddia bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türk sahipli geminin Ukrayna’dan mısır taşıdığını ve saldırının Romanya kıyıları açıklarında, uluslararası sularda meydana geldiğini belirtti. Saldırının niteliği ve sorumlusu konusunda tarafların açıklamaları farklılık gösteriyor.</p>

<p>Zelenskiy, saldırıyı “sivil bir gemiye yönelik saldırı” olarak nitelendirirken, gemide Azerbaycan ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğunu açıkladı. Bu ayrıntılar da Ukrayna Devlet Başkanı’nın açıklamasında yer aldı.</p>

<p>Geminin kaptanı öldü, bir mürettebat için arama başlatıldı</p>

<p>Zelenskiy’nin açıklamasına göre geminin kaptanı saldırıda yaşamını yitirdi. Bir mürettebatın akıbeti ise ilk aşamada belirlenemedi. Kaptanın ölümüne ve kayıp mürettebata ilişkin bu ilk bilgiler Zelenskiy tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı, 5 Ekim 2026 günü saat 11.00 sıralarında Romanya’nın münhasır ekonomik bölgesinde bulunan ticari bir gemide yangın çıktığı bilgisinin Sahil Güvenlik ekiplerine ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlığa göre gemi, Sfântu Gheorghe’nin yaklaşık 30 deniz mili güneyinde alev aldı ve daha sonra battı. Romanya makamları iki kişinin hayatını kaybettiğini ve 11 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı. Romanya’nın açıklamasında yangının nedenine veya geminin drone saldırısına uğrayıp uğramadığına ilişkin kesin bir tespit yer almadı.</p>

<p>Karadeniz’de geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu</p>

<p>Olayın ardından Köstence Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi (MRCC Constanța) tarafından arama-kurtarma operasyonu başlatıldı. Bu bilgi Romanya makamlarının açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>Sahil Güvenlik gemisi bölgede yürütülen çalışmaların koordinasyonunu üstlenirken, bir helikopterle yaralı mürettebatın gemiden alınarak acil tıbbi müdahale için sağlık ekiplerine teslim edildiği bildirildi. Bu müdahaleye ilişkin ayrıntılar Romanya İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı, ekiplerin geminin mürettebatını kurtarmak ve bölgede bulunan diğer kişilere ulaşmak amacıyla kapsamlı bir operasyon yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Gemideki üç Hindistan vatandaşı güvende</p>

<p>Olayın ardından Hindistan’ın Bükreş Büyükelçiliği de açıklama yaptı. Büyükelçilik, gemide bulunan üç Hindistan vatandaşının tamamıyla iletişim kurulduğunu ve üçünün de güvende olduğunu bildirdi.</p>

<p>Büyükelçilik, mürettebattan bir kişinin yaralandığını ve tıbbi tedavi gördüğünü belirterek, hastane yetkilileriyle yakın temas halinde olduklarını ve Hindistan vatandaşlarına gerekli desteğin sağlandığını açıkladı. Bu bilgiler Hindistan’ın Bükreş Büyükelçiliği’nin açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>Saldırı iddiası Karadeniz’deki deniz güvenliği riskini yeniden gündeme getirdi</p>

<p>Olay, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de ticari gemilerin karşı karşıya olduğu güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Bölgede savaşın başlamasından bu yana ticari gemiler; füze ve drone saldırılarının yanı sıra deniz mayınları nedeniyle de risk altında faaliyet gösteriyor. Karadeniz, Ukrayna’nın tahıl ihracatı başta olmak üzere bölgesel ve küresel ticaret açısından stratejik önemini koruyor. Bu genel değerlendirmeler, bölgedeki savaş ve deniz güvenliği bağlamına ilişkin mevcut bilgilerle uyumlu olmakla birlikte, bu olaya özgü yeni bir risk değerlendirmesi niteliği taşımıyor.</p>

<p>Saldırının sorumluluğuna ilişkin Ukrayna’nın iddiası ile Romanya makamlarının olayın yangın ve batma boyutuna ilişkin doğrulanmış açıklamaları birbirinden ayrılıyor. Zelenskiy saldırının iki Rus drone’u tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, Romanya makamları iki kişinin öldüğünü ve 11 kişinin kurtarıldığını doğruladı; saldırının sorumlusuna ilişkin bağımsız bir doğrulama yapılmadı. Olayla ilgili soruşturma ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image(4).png" style="height:800px; width:700px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-1791354594.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz’de Tanker Alarmı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-tanker-alarmi-24668</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-tanker-alarmi-24668</guid>
                <description><![CDATA[Körfez petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere döndü. Hürmüz Boğazı’nda tanker tehdidi ve saldırı iddiası enerji güvenliği endişelerini artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar ve güvenlik riskleri sürerken, Basra Körfezi’ndeki ham petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere toparlandı. Kpler verilerine göre İran hariç Körfez ülkelerinden eylül ayında günlük en az 16,5 milyon varil petrol sevk edildi. Ancak ihracat rotaları ve lojistik sistem, savaş öncesine kıyasla önemli ölçüde değişti.</p>

<p>Basra Körfezi'nde ham petrol ihracatı, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizine rağmen savaş öncesi seviyelere geri döndü.</p>

<p>Veri ve analiz platformu Kpler'in 1 Ekim tarihli verilerine göre, İran hariç Körfez bölgesinden eylül ayında günde en az 16,5 milyon varil ham petrol sevk edildi. Bu rakam, şubat sonunda başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından yaşanan sert ihracat kesintisinin büyük ölçüde telafi edildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Petrol sevkiyatlarında yeni rota dönemi</p>

<p>Kpler analizine göre toparlanmanın arkasında, Körfez ülkelerinin ihracat sistemini yeniden yapılandırması bulunuyor.</p>

<p>Savaş öncesinde ham petrolün yaklaşık yüzde 17'si Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan bölgeden çıkarken, bu oran artık yüzde 40'a yükseldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin boru hattı güzergâhlarını daha yoğun kullanması, Hürmüz'e olan bağımlılığın azaltılmasında önemli rol oynadı.</p>

<p>Hürmüz'den geçen petrol sevkiyatlarında da farklı bir lojistik model öne çıktı. Kpler verilerine göre ağustos ayında boğazdan geçen ham petrolün yüzde 70'inden fazlasında deniz üzerinde tanker değişimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Böylece petrol hacimleri yeniden yükselirken, sevkiyatların savaş öncesindeki sistemden farklı bir yöntemle gerçekleştirildiği görüldü.</p>

<p>Körfez petrolü için alternatif sistem devrede</p>

<p>Boru hatları, servis mekikleri ve açık denizde gerçekleştirilen tanker transferleri, Körfez üreticilerinin devam eden güvenlik sorunlarına rağmen petrol ihracatını sürdürmesini sağladı.</p>

<p>Son veriler, bölgenin petrol sektörünün uzun süreli kesintilere karşı başlangıçta öngörülenden daha yüksek bir uyum kapasitesi gösterdiğine işaret ediyor.</p>

<p>Bununla birlikte Hürmüz Boğazı çevresinde tankerlere yönelik saldırı ve tehditlerin devam etmesi, bölgenin enerji ihracatını güvenlik ve lojistik açısından kırılgan bırakıyor.</p>

<p>İran petrolünün ABD ablukası kapsamında Hürmüz geçişlerinin sıfıra inmesi ve bölgedeki kritik altyapılara yönelik tehditlerin artması, jeopolitik risklerin yüksek seyretmesine neden oluyor.</p>

<p>Hürmüz’de tankere “geri dön” uyarısı</p>

<p>Bölgedeki güvenlik endişelerini artıran son gelişmelerden biri de Hürmüz Boğazı'nda yaşandı.</p>

<p>Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir tankere geri dönmesi yönünde talimat verdiğini, aksi halde hedef alınabileceği uyarısında bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>UKMTO'nun bildirimine göre olay, Umman'ın Khasab kentinin yaklaşık 11 deniz mili kuzeyinde meydana geldi.</p>

<p>Boğazdan giriş yönünde seyreden tanker, IRGC tarafından telsizle durdurularak geri dönmesi istendi. Tankerin kaptanının talimata uyduğu bildirildi.</p>

<p>UKMTO, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirterek bölgede seyreden gemilere dikkatli olmaları ve şüpheli faaliyetleri yetkililere bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>Tankere saldırı raporu da gündemde</p>

<p>UKMTO ayrıca 4 Ekim'de Hürmüz Boğazı'ndan geçen başka bir tankere yönelik saldırı konusunda da uyarı yayımladı.</p>

<p>Ajansın tanker kaptanına dayandırdığı bilgilere göre gemi, kimliği ve kaynağı belirlenemeyen bir cisim tarafından vuruldu. Saldırı sonucunda geminin makine dairesinde hasar meydana geldi.</p>

<p>Mürettebatın güvende olduğu ve olayın çevresel bir zarara yol açmadığı bildirildi.</p>

<p>UKMTO, geminin adını veya saldırıda kullanılan cismin kaynağını açıklamadı. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırıyı şu ana kadar herhangi bir grup üstlenmedi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda risk sürüyor</p>

<p>Dünyanın enerji ve emtia taşımacılığında kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, petrol piyasaları açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Körfez ülkeleri alternatif boru hatları ve yeni denizcilik yöntemleriyle ihracat hacimlerini yeniden yükseltirken, tankerlerin karşı karşıya kaldığı tehditler bölgedeki enerji akışının güvenliği konusundaki risklerin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p>Petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere dönmesi, Körfez üreticilerinin lojistik kapasitesini yeniden şekillendirdiğini ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizinin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisi devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 03:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/hurmuzde-tanker-alarmi-1791282702.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Gerilim Tırmanıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-24667</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-24667</guid>
                <description><![CDATA[Odesa’da Liberya bayraklı sivil yük gemisine saldırıda 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Rusya, Karadeniz güvenliği için tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve bölgesel güvenlik tartışmaları yeniden gündemde. Ukrayna, Odesa bölgesindeki bir limanda Liberya bayraklı sivil yük gemisinin Rus saldırısına uğradığını açıkladı. Saldırıda bir mürettebat hayatını kaybederken, üç kişi yaralandı. Moskova ise Karadeniz’in güvenliği konusunda tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu bildirdi.</strong></p>

<p>Ukrayna Deniz Limanları İdaresi (USPA), 3 Ekim Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Odesa bölgesindeki bir limanda bulunan Liberya bayraklı sivil yük gemisinin Rus güçlerinin saldırısına uğradığını duyurdu.</p>

<p>USPA'nın açıklamasına göre saldırıda gemide bulunan mürettebattan biri yaşamını yitirdi, üç kişi yaralandı. Gemideki 13 mürettebat ise güvenli bir bölgeye tahliye edildi.</p>

<p>Ukrayna makamları saldırının sivil deniz taşımacılığına yönelik olduğunu belirterek, Rusya'nın ticari gemilere yönelik saldırılarının devam ettiğini savundu.</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik gündemi</p>

<p>Saldırı, Karadeniz’de güvenli deniz ulaşımı ve ticari koridorların geleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Karadeniz; tahıl ticareti, enerji sevkiyatı ve denizaltı altyapıları açısından bölge ülkeleri için stratejik önem taşıyor. Ukrayna ise limanlarına yönelik saldırıların, ülkenin ihracat faaliyetleri açısından kritik önem taşıyan deniz güzergâhını olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>Öte yandan Ukrayna, Rusya'nın Azak Denizi'ndeki deniz taşımacılığına ve Batılı yaptırımları aşmak amacıyla kullanıldığı öne sürülen "gölge filo" kapsamındaki petrol tankerlerine yönelik saldırılarını da artırmış durumda.</p>

<p>Moskova’dan Karadeniz güvenliği için diyalog mesajı</p>

<p>Rusya'dan ise Karadeniz'in güvenliğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'nın Karadeniz'de güvenliğin sağlanması konusunda tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu söyledi.</p>

<p>TASS'ın aktardığına göre Peskov, Hindistan, Mısır ve Türkiye dahil olmak üzere diğer ülkelerle ikili anlaşmaların gündemde olup olmadığı yönündeki soruya, Rusya'nın diyaloğa açık olduğunu ancak şu aşamada herhangi bir somut görüşme yürütülmediğini belirterek yanıt verdi.</p>

<p>Peskov ayrıca, Karadeniz güvenliği konusunda başka ülkelerden Rusya'ya iletilen öneriler bulunup bulunmadığı sorusunun 1 Ekim'de düzenlenen Valday Kulübü toplantısında gündeme geldiğini ve Putin'in konuya ilişkin değerlendirmede bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy ile Erdoğan Karadeniz güvenliğini görüştü</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Karadeniz'in güvenliği ve deniz yoluyla ihracat koridorunun yeniden işler hale getirilmesi konularını ele aldı.</p>

<p>Zelenskiy, Ukrayna'nın gıda ihracatına dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerin ihtiyaç duyduğunu belirterek, deniz ticaret koridorunun yeniden tam kapasiteyle çalışması için çeşitli seçeneklerin gündemde olduğunu söyledi.</p>

<p>Ukrayna lideri, bunun gerçekleşmesi için Rusya'nın Ukrayna altyapısına yönelik saldırıları durdurması gerektiğini savundu. Zelenskiy ayrıca, Rusya'nın saldırıları sona erdirmesi halinde Ukrayna'nın da uzun menzilli karşılıklarını durdurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Estonya’dan Rus ve Belarus tahılına transit yasağı</p>

<p>Karadeniz'deki gelişmelerin yanı sıra Avrupa'da da Rusya ve Belarus kaynaklı tahıl taşımacılığına yönelik yeni bir adım atıldı.</p>

<p>Estonya, Rusya ve Belarus tahılının kendi toprakları üzerinden transit geçişini yasakladı. Kararın, Rusya-Ukrayna savaşı ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarla bağlantılı gelişmelerin ardından alındığı bildirildi.</p>

<p>Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırdığını ve Ukrayna'nın tahıl ihracatını engellediğini belirterek, Rusya'nın kendi tahılını taşımak için yeni güzergâhlar aradığını ifade etti.</p>

<p>Tsahkna, Estonya'nın Rus tahılı için transit güzergâh olmayacağını açıklarken, Letonya ve Litvanya ile birlikte Baltık limanlarının Rusya'nın transit taşımacılığında kullanılmaması için çalışma yürüttüklerini belirtti.</p>

<p><strong>Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar, güvenli deniz taşımacılığı ve tahıl koridorunun geleceği konusundaki belirsizliği sürdürürken, Moskova'nın tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğu yönündeki açıklaması bölgesel güvenlik gündemini yeniden hareketlendirdi.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 01:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-1791282141.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Moskova’dan Karadeniz ateşkesine ret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-24666</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-24666</guid>
                <description><![CDATA[Moskova, Karadeniz ateşkesi için askeri sevkiyat şartı istiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Karadeniz’de ticari gemilerin güvenli seyrüseferini sağlamak amacıyla gündeme getirdiği ateşkes girişimine mevcut koşullarda destek vermiyor. Moskova, olası bir anlaşmanın Ukrayna’ya deniz yoluyla askeri malzeme sevkiyatını da kapsamasını talep ediyor.</p>

<p>Rusya, Karadeniz’de güvenli seyrüsefer ve ateşkes sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlere mesafeli yaklaşmayı sürdürüyor. Kremlin, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in girişiminden haberdar olduğunu belirtirken, yalnızca ticari gemilerin güvenliğine ilişkin sınırlı bir anlaşmanın yeterli olmayacağını savunuyor.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye ve BM tarafından gündeme getirilen girişime ilişkin değerlendirmesinde, mevcut koşullarda kısa vadeli bir ateşkes ihtimalinin bulunmadığını söyledi. Peskov, Kiev’in kapsamlı bir anlaşmaya yanaşmadığını öne sürdü.</p>

<p>Moskova kapsamlı düzenleme istiyor</p>

<p>Rusya, Karadeniz’de yapılacak olası bir düzenlemenin yalnızca ticari gemilerin güvenli geçişiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor. Moskova’nın talebine göre anlaşma, Ukrayna’ya deniz yoluyla askeri ekipman, mühimmat ve yakıt sevkiyatını da kapsamalı.</p>

<p>Bununla birlikte Rusya, diplomatik temas kapısını tamamen kapatmıyor. Peskov, Karadeniz’in güvenliği konusunda Türkiye’nin yanı sıra Hindistan ve Mısır ile görüşmeye hazır olduklarını açıkladı. Ancak Moskova’nın şu aşamada bu ülkelerle somut bir temas yürütmediği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin girişimi, son dönemde Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının ardından gündeme geldi. Ankara, sivil ve ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla Rusya ve Ukrayna’ya bir mutabakat taslağı sunmuştu.</p>

<p>Putin’den müzakerelere mesafeli yaklaşım</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Karadeniz’de saldırıların durdurulmasına yönelik önerilere mesafeli yaklaşarak Moskova’nın Ukrayna ile bu konuda pazarlık yapmayacağını söyledi.</p>

<p>Putin, Rusya’nın Karadeniz’de askeri yük taşıdığı değerlendirilen gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini savundu. Rus lider, Ukrayna’nın Rusya’daki petrol tesislerine yönelik saldırılarının durdurulması karşılığında Ukrayna gemilerine güvenli geçiş sağlanması önerisine de karşı çıktı.</p>

<p>Kaliningrad ve nükleer silah uyarısı</p>

<p>Putin’in açıklamalarında Karadeniz’deki gelişmelerin yanı sıra Rusya ile Batı arasındaki gerilim de öne çıktı. Putin, Kaliningrad dahil Rusya topraklarına doğrudan saldırı düzenlenmesi halinde Moskova’nın elindeki tüm silahların kullanımının gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Rus lider ayrıca küresel nükleer silah stoklarının yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini belirterek gerilimin tırmandırılmasının kontrol edilemeyecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kiev farklı ateşkes seçeneklerini gündemde tutuyor</p>

<p>Ukrayna tarafında ise Karadeniz ve enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını içeren farklı ateşkes seçenekleri gündemde.</p>

<p>Öneriler arasında Karadeniz’de ticari ve tahıl taşımacılığının güvenliğinin sağlanması, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulması ve limanlarla enerji tesislerinin korunması bulunuyor.</p>

<p>Ukrayna’dan enerji altyapısına yönelik saldırı iddiası</p>

<p>Diplomatik girişimlerin yanı sıra Rusya’nın kış aylarında Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik geniş kapsamlı saldırı hazırlığında olduğu iddiası da gündeme geldi.</p>

<p>Ukrayna’nın Avrupalı ortaklarına sunduğu belirtilen ağustos tarihli bir belgede, Rusya’nın elektrik, ısıtma ve su sistemlerini hedef alan üç aşamalı bir saldırı planı hazırladığı öne sürüldü.</p>

<p>Belgede elektrik trafo merkezleri, hidroelektrik ve termik santraller ile kazan dairelerinin hedefler arasında bulunduğu iddia edilirken, Ukrayna’nın elektrik şebekesine bağlı üç faal nükleer santralin bağlantı noktalarının da hedef alınabileceği belirtildi.</p>

<p>Kiev, Harkiv ve Odesa’daki enerji, ısıtma ve su altyapısının ağır şekilde etkilenmesinin amaçlandığı öne sürülen belgede, saldırılarda 1.000'e kadar füze, insansız hava aracı ve bombanın kullanılabileceği iddia edildi.</p>

<p>Ancak söz konusu belgenin bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 05:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-1791183918.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran’ın Petrol Yüklemesi Sıfıra İndi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-24665</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-24665</guid>
                <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Bessent, İran’ın eylül ayında tankerlerle ham petrol yüklemediğini öne sürdü. Washington’un deniz ablukası ve ekonomik baskısı, Tahran’ın petrol ihracatını ve Çin’e kalan sevkiyatlarını tehdit ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın Eylül 2026’da tankerlerle gerçekleştirdiği ham petrol yüklemelerinin sıfıra düştüğünü açıkladı. Washington’un İran’a yönelik deniz ablukası ve ekonomik baskı politikası, ülkenin petrol ihracatı ve küresel enerji piyasalarındaki etkisini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ham petrol ihracatında ciddi bir daralma yaşandığını öne sürdü. Bessent, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “İran eylül ayında tankerlere SIFIR ham petrol yükledi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bessent, bu gelişmeyi Trump yönetiminin “Operation Economic Outcast” olarak adlandırdığı ekonomik baskı kampanyasıyla ilişkilendirdi. ABD yönetimine göre uygulanan deniz ablukası, İran’ın enerji piyasalarına erişimini ve petrol gelirlerini önemli ölçüde sınırlandırıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İran’ın Çin’e kalan petrol sevkiyatı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bessent, İran’ın halen teslim edilmek üzere yaklaşık 15 milyon varil petrolünün bulunduğunu belirterek, bu yüklerin büyük bölümünün Çin’e yapılacak son teslimatlar kapsamında olduğunu söyledi. ABD Hazine Bakanı, mevcut petrol sevkiyatlarının yaklaşık iki hafta içinde tamamlanmasının ardından Tahran’ın uluslararası ticarette kullanabileceği kaynakların daha da azalacağını savundu.</p>

<p>Bessent, İran’ın ekonomik baskıyı hissettiğini ve bunun ülkenin yeniden bir anlaşma arayışına girmesinde etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Washington’dan Avrupa’ya dizel çağrısı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Öte yandan ABD yönetimi, İran kaynaklı enerji piyasası baskılarının küresel yakıt fiyatları üzerindeki etkisine karşı Avrupa ülkelerinden daha fazla destek istedi.</p>

<p>Bessent, Avrupa’daki müttefiklerin mevcut taahhütlerini hızlandırmaları ve enerji piyasasındaki kesintileri hafifletmek için ilave yakıt arzını derhal piyasaya sunmaları çağrısında bulundu. Özellikle Amerikan çiftçileri, taşımacılık sektörü ve işletmelerinin küresel dizel arzındaki sıkıntının maliyetini üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright da Avrupa’nın acil durum dizel rezervlerini kullanarak küresel yakıt piyasasının rahatlatılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Wright, hasat sezonu ve kışlık ısıtma yakıtı talebinin artacağı döneme girilirken dizel stoklarının piyasaya sürülmesinin zamanının geldiğini belirtti.</p>

<p>İran’ın tanker yüklemelerindeki iddia edilen sıfırlanma, yalnızca Tahran’ın petrol gelirleri açısından değil, Çin’e yönelik enerji akışı, tanker piyasası ve küresel petrol fiyatları açısından da yakından izleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-1791179071.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>30 milyon ton ürün riskte</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/30-milyon-ton-urun-riskte-24664</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/30-milyon-ton-urun-riskte-24664</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz ablukası Ukrayna’nın tarım ihracatını tehdit ediyor: 30 milyon ton ürün riskte.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz limanlarındaki kısıtlamalar Ukrayna’nın tarım ihracatını yarıya düşürdü; sezon sonunda 30 milyon tondan fazla ürün ihraç edilemeyebilir.</strong></p>

<p>Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatı, Karadeniz limanlarındaki operasyonlara yönelik kısıtlamalar nedeniyle ciddi biçimde geriledi. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanı Taras Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre ülke, eylül ayında 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Bu miktar, potansiyel ihracat hacminin yalnızca yüzde 46’sına karşılık geldi.</p>

<p>Eylül ayındaki ihracatın 1,4 milyon tonu tahıl, 444 bin tonu yağlı tohumlar, 311 bin tonu bitkisel yağ ve 280 bin tonu küspe ürünlerinden oluştu.</p>

<p>İhracatın yarısından fazlası Tuna üzerinden gerçekleşti</p>

<p>Alternatif taşıma güzergâhları, Karadeniz limanlarındaki kapasite kaybını kısmen telafi etmeye çalışıyor. Eylül ayında ihraç edilen 2,4 milyon ton ürünün 1,3 milyon tonu Tuna limanları üzerinden, 993 bin tonu demiryoluyla ve 120 bin tonu karayoluyla taşındı.</p>

<p>Böylece ihracatın yüzde 54’ü Tuna limanları, yüzde 41’i demiryolu ve yüzde 5’i karayolu üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde Ukrayna’nın ihracat kapasitesinin fiilen yüzde 45-50 ile sınırlanacağını belirtti. Bakan, alternatif güzergâhların korunması ve genişletilmesinin yanı sıra Avrupa Birliği ile lojistik maliyetlerin karşılanmasına yönelik mekanizmaların geliştirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Ukrayna’dan AB’ye 1,1 milyar euroluk destek talebi</p>

<p>Ukrayna, Avrupa Birliği’nden alternatif ihracat güzergâhlarının kullanımından kaynaklanan ilave lojistik maliyetleri karşılamak amacıyla en az 1,1 milyar euro destek talep ediyor.</p>

<p>Yaklaşık ton başına 50 euro olarak hesaplanan ilave lojistik maliyetlerin kısmen karşılanması halinde, Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatını 20 milyon tona kadar artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Vysotskyi, Brüksel’de gerçekleştirilen AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında üye ülkelere Ukrayna tarım ürünlerinin kesintisiz ihracatını destekleme ve olağanüstü lojistik maliyetler için geçici bir telafi mekanizması oluşturma çağrısında bulundu.</p>

<p>30 milyon tondan fazla ürün ihraç edilemeyebilir</p>

<p>Ukrayna’nın mevcut sezonda yaklaşık 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi bekleniyor. Ancak Büyük Odesa limanlarındaki kısıtlamaların devam etmesi halinde sezon sonunda 30 milyon tondan fazla ürünün ihraç edilemeden kalabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Ukrayna hükümeti, liman operasyonlarındaki sorunların yalnızca ihracat gelirlerini değil, tarım üreticilerinin gelirlerini ve 2027 ekim sezonunun finansmanını da riske attığını belirtiyor.</p>

<p>Deniz taşımacılığı ihracatın omurgası</p>

<p>Ukrayna’nın tarım ihracatında deniz taşımacılığı temel taşıma yöntemi olmayı sürdürüyor. Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre denizyolu, 2025 yılında Ukrayna tarım ihracatı lojistiğinin yüzde 84’ünü, 2026 yılında ise yaklaşık yüzde 80’ini oluşturdu.</p>

<p>Büyük Odesa limanlarındaki operasyonlara yönelik kısıtlamaların 21 Temmuz’dan bu yana sürmesinin, Ukrayna’nın tarım ekonomisi üzerinde geniş kapsamlı etkiler yarattığı belirtiliyor.</p>

<p>Bakan Vysotskyi, özellikle temmuz sonu ve ağustos başında sivil gemiler ile liman altyapısına yönelik saldırıların tarım ürünleri ihracatında belirgin düşüşe yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Alternatif güzergâhlar Karadeniz’in kapasitesini karşılayamıyor</p>

<p>Ukrayna, Avrupa Birliği’nden Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri üzerinden uzatılacak “Dayanışma Hatları” kapsamında alternatif ihracat güzergâhlarının geliştirilmesini de talep ediyor.</p>

<p>Ancak Ukrayna tarafı, alternatif yolların ihracat kapasitesini artırabileceğini, buna karşın Karadeniz limanlarının kapasitesinin tamamen ikame edilemeyeceğini vurguluyor.</p>

<p>Vysotskyi, mevcut koşullarda iki temel sorunla karşı karşıya olduklarını belirterek, ihracat güzergâhlarının dayanıklılığının korunması ve hasadın depolanması için ilave kapasite oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ukrayna’nın tarım ihracatında yaşanan kapasite kaybı, Karadeniz’deki deniz taşımacılığının ülkenin gıda ve tarım ekonomisi açısından stratejik önemini bir kez daha ortaya koyarken, liman operasyonlarındaki kısıtlamaların küresel tarım ticareti üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri de artırıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 02:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/30-milyon-ton-urun-riskte-1791178312.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Danship Partners MR tanker segmentine girdi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-24663</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-24663</guid>
                <description><![CDATA[Danship Partners MR tanker segmentine ilk gemi alımıyla giriş yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kıbrıs merkezli denizcilik yatırım şirketi Danship Partners, kuru yük ve tanker sektörlerindeki yatırımlarının ardından orta menzilli (MR) tanker segmentine ilk gemi alımıyla giriş yaptı.</strong></p>

<p>Kıbrıs merkezli denizcilik yatırım şirketi Danship Partners, filosunu çeşitlendirme stratejisi kapsamında orta menzilli (MR) ürün ve kimyasal tanker segmentine adım attı. Şirket, 36.677 dwt taşıma kapasiteli Danship Symphony adlı tankeri satın aldı.</p>

<p>Daha önce Easterly Symphony adıyla faaliyet gösteren geminin alımı ağustos ayında tamamlandı. Danship Partners tarafından yapılan açıklamaya göre gemi, satın alma işleminin ardından uluslararası bir kiracıyla uzun vadeli zaman çarteri (time charter) sözleşmesi kapsamında hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Satış bedeli açıklanmadı</p>

<p>Danship Partners, işlemin finansal detaylarına ilişkin satış bedelini açıklamadı. Şirket, gemi alımının küresel ölçekte faaliyet gösteren bir finans kuruluşundan sağlanan borç finansmanıyla desteklendiğini bildirdi.</p>

<p>36.677 dwt kapasiteli Danship Symphony, ürün ve kimyasal tanker olarak MR segmentinde faaliyet gösteriyor. Geminin uzun vadeli çarter sözleşmesiyle istihdam edilmesi, satın alma sonrasında gelir görünürlüğü sağlıyor.</p>

<p>Teknik yönetim InterMaritime Shipmanagement’a emanet</p>

<p>Geminin teknik yönetimi ise Kıbrıs merkezli InterMaritime Shipmanagement şirketine verildi.</p>

<p>Danship Partners, yönetim kurulunun denizcilik sektörünün başlıca segmentlerinde fırsat odaklı varlık alımlarını değerlendirmeye devam ettiğini açıkladı. Şirket, tanker segmentinin ise yatırım stratejisindeki temel odak alanlarından biri olmayı sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>MR segmentine yapılan bu ilk yatırım, Danship Partners’ın tanker piyasasındaki varlığını genişletme ve farklı denizcilik segmentlerinde portföyünü büyütme stratejisinin yeni adımı olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-1791177410.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MARDAŞ’A “YEŞİL LİMAN” UNVANI</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mardasa-yesil-liman-unvani-24662</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mardasa-yesil-liman-unvani-24662</guid>
                <description><![CDATA[MARDAŞ, İstanbul Ambarlı’da Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazandı. Sertifika, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmalarında yeni bir adım oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ambarlı Liman Bölgesi’nde faaliyet gösteren MARDAŞ, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmaları kapsamında Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazandı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli konteyner liman bölgelerinden İstanbul Ambarlı’da faaliyet gösteren MARDAŞ, Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazanan limanlar arasına katıldı.</p>

<p>Söz konusu sertifika ile MARDAŞ’ın çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanındaki çalışmalarına bir yenisi daha eklenmiş oldu. Sertifika, liman işletmelerinde çevresel performansın geliştirilmesi ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması hedefleri doğrultusunda veriliyor.</p>

<p><strong>Denizcilik Genel Müdürlüğü duyurdu</strong></p>

<p>Denizcilik Genel Müdürlüğü, MARDAŞ’ın Yeşil Liman Sertifikası almasına ilişkin açıklamayı resmi sosyal medya hesabından yaptı.</p>

<p>Açıklamada, MARDAŞ’ın sertifika ile birlikte Türkiye’nin yeşil limanları arasına katıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em>“4’üncü Yeşil Liman Sertifikası ile yeşil dönüşüm yolculuğumuza devam ediyoruz! Türkiye’nin en fazla konteyner elleçlenen liman bölgesi İstanbul Ambarlı’da faaliyet gösteren MARDAŞ, yeşil limanlarımız arasına katıldı. Yeşil dönüşüm yolunda atılan bu önemli adımın sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.”</em></p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm hedeflerine katkı</strong></p>

<p>MARDAŞ’ın sertifikayı alması, İstanbul Ambarlı’daki liman operasyonlarında çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesine yönelik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe limanların çevresel etkilerinin azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir operasyonların yaygınlaştırılması, yeşil dönüşüm çalışmalarının temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/mardasa-yesil-liman-unvani-1791018540.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oruç Reis, KKTC Gaz Hattı İçin Sahada</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-24661</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-24661</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, Anamur–Teknecik arasında planlanan 101 kilometrelik denizaltı doğalgaz boru hattı için Doğu Akdeniz’de araştırmalara başlıyor. Oruç Reis ve üç destek gemisinin görev alacağı çalışmalar 1-25 Ekim arasında gerçekleştirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Kuzey Kıbrıs’a Doğalgaz Boru Hattı İçin Çalışmalara Başladı</p>

<p>Doğu Akdeniz’de enerji altyapısında yeni adım: Oruç Reis sahaya çıkıyor</p>

<p>Türkiye, Anamur ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Teknecik bölgesini birbirine bağlaması planlanan denizaltı doğalgaz boru hattı projesi kapsamında Doğu Akdeniz’de deniz araştırmalarına başlıyor.</p>

<p>Türkiye tarafından yayımlanan NAVTEX 0953/26 kapsamında araştırma faaliyetlerinin 1-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çalışmaların merkezinde Türkiye’nin sismik araştırma gemisi Oruç Reis bulunurken, gemiye Denar Pathfinder, Denar Echo ve Kırıcı eşlik edecek.</p>

<p>Araştırma kampanyasında, gelecekte inşa edilmesi planlanan boru hattının güzergâhına ilişkin hazırlık çalışmaları yürütülecek ve mühendislik ile inşaat aşamalarında kullanılacak deniz tabanı verileri toplanacak.</p>

<p>101 kilometrelik hat</p>

<p>Projenin yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olması planlanıyor. Bunun yaklaşık 97 kilometrelik bölümü deniz tabanından, yaklaşık 4 kilometrelik bölümü ise karadan geçecek. Hat, Anamur ile Girne’nin doğusundaki Teknecik bölgesini birbirine bağlayacak.</p>

<p>Boru hattının çift yönlü gaz taşımacılığına uygun şekilde tasarlanması öngörülüyor. İlk aşamada ise Kuzey Kıbrıs’taki enerji tesislerinin doğalgazla beslenmesi ve böylece elektrik üretiminde kullanılan sıvı yakıtlara bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Hedef 2028</p>

<p>Projenin 2028 yılında devreye alınması planlanırken, hazırlık ve inşaat sürecine yönelik çalışmalar devam ediyor. İlerleyen dönemde çift yönlü tasarım sayesinde altyapının ters yönde gaz taşımacılığı için de kullanılabilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Türk denizcilik ve enerji altyapısı açısından dikkat çeken projede Oruç Reis’in gerçekleştireceği araştırmalar, boru hattının deniz tabanındaki güzergâhının belirlenmesi ve sonraki mühendislik çalışmalarına veri sağlanması açısından önemli bir aşama oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-1791012233.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Star, Uljanik’i Devralıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-24660</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-24660</guid>
                <description><![CDATA[Türk şirketi Kuzey Star Shipyard, Hırvatistan’ın tarihi Pula tersanesi Uljanik’in yüzde 97,13’ünü 12,05 milyon euroya satın almak üzere seçildi. Devir, yabancı yatırım incelemesinin ardından tamamlanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk şirketi Kuzey Star, Hırvat Uljanik Tersanesi’nin kontrolünü devralıyor</p>

<p>Hırvatistan, Pula’daki köklü Uljanik Brodogradnja 1856 tersanesinin yaklaşık yüzde 97,13’lük hissesinin Türk şirketi Kuzey Star Shipyard tarafından satın alınmasına onay verdi. Hırvatistan Devlet Yeniden Yapılandırma ve Satış Merkezi, Türk şirketinin 12,05 milyon euroluk bağlayıcı teklifini kabul etti.</p>

<p>Kuzey Star’ın teklifi, satış ihalesinde belirlenen 11,09 milyon euroluk asgari bedelin üzerinde gerçekleşti. Böylece Türk şirketi, Uljanik’in çoğunluk hissesini devralmak için tercih edilen yatırımcı konumuna geldi.</p>

<p>Devir için yabancı yatırım incelemesi gerekiyor</p>

<p>Satış henüz tamamlanmış değil. Kuzey Star Shipyard’ın Avrupa Birliği dışında kayıtlı olması nedeniyle işlemin Hırvatistan’daki yabancı yatırımların güvenlik incelemesinden geçmesi gerekiyor. Hisselerin devri, Hırvatistan Maliye Bakanlığı’nın gerekli izni vermesinin ardından gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türk yatırımcı ayrıca denizcilik imtiyaz alanındaki faaliyetlerin korunmasını; gemi inşa ve onarımının yanı sıra yüzer yapıların üretiminin devam etmesini taahhüt etti.</p>

<p>2018 krizinin ardından yeni dönem</p>

<p>Uljanik’in satış süreci, Hırvatistan’ın en tanınmış tersane gruplarından birinin yıllardır devam eden yeniden yapılandırma sürecinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Uljanik Grubu’ndaki finansal kriz özellikle 2018 yılında, bazı müşterilerin şirketin siparişleri tamamlayabilme kapasitesine ilişkin endişeler nedeniyle yeni gemi sözleşmelerini iptal etmeye başlamasıyla derinleşmişti.</p>

<p>Hırvat hükümeti, 2020’den itibaren yeniden yapılandırılan Uljanik Brodogradnja 1856’yı devlet garantileri ve kredilerle destekleyerek Pula’daki gemi inşa faaliyetlerinin sürdürülmesini sağladı. Aynı dönemde tersaneye uzun vadeli stratejik yatırımcı aranıyordu.</p>

<p>170 yıllık tersanede Türk yatırımcı dönemi</p>

<p>Uljanik’in geçmişi 1856 yılına, Avusturya İmparatorluğu döneminde Pula’da kurulan deniz tersanesine kadar uzanıyor. Bu yönüyle tersane, Avrupa’nın en köklü gemi inşa merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Gerekli tüm düzenleyici izinlerin alınmasının ardından Uljanik Brodogradnja 1856’nın yüzde 97,13’lük hissesi Kuzey Star Shipyard’a geçecek. Böylece Türk sermayesi, Hırvatistan’ın tarihi Pula tersanesinde önemli bir kontrol sahibi olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-1791011307.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK BULKERİNE SALDIRI İDDİASI</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-24659</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-24659</guid>
                <description><![CDATA[Aroyat, Novorossiysk açıklarında hasar gördü; 1 Türk denizci kayıp. Saldırının kaynağı henüz doğrulanmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>18.315 DWT’lik Aroyat’ın Novorossiysk açıklarında bir hava aracı saldırısına maruz kaldığı öne sürüldü. Yangında Türk ikinci mühendis kaybolurken, saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin iddialar henüz bağımsız veya resmi kaynaklarca doğrulanmadı.</strong></p>

<p>Türk şirketleri tarafından işletilen 18.315 DWT’lik Aroyat isimli kuru yük gemisinin, 27 Eylül’de Rusya’nın Novorossiysk bölgesi açıklarında bir saldırıya maruz kaldığı bildirildi. Geminin, saldırı olduğu değerlendirilen olayın ardından yaşam mahallinde büyük bir yangın çıktığı ve ağır hasar meydana geldiği aktarıldı.</p>

<p>Olayın, hava aracı tipi bir İHA’nın gemiye isabet etmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği belirtilirken, saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği konusunda henüz resmi bir doğrulama bulunmuyor. Bazı haber ve izleme kaynaklarında olayın Ukrayna kaynaklı olabileceği öne sürülse de, Ukrayna makamlarından olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Gemide yedi Mısırlı, altı Suriyeli ve üç Türk olmak üzere toplam 16 mürettebat bulunduğu bildirildi. Geminin ağır hasar alarak hareket kabiliyetini kaybettiği ve daha sonra çekilerek Türkiye’ye getirildiği aktarıldı.</p>

<p>Olayın en önemli gelişmesi ise Türk ikinci mühendisin kayıp olması. Kayıp denizcinin ailesi sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, mühendisin kurtarılan mürettebat arasında bulunmadığını ve kendisinden haber alınamadığını duyurdu. Aile, denizcinin Rusya’da bulunabileceği yönündeki umudunu korurken, geminin Türkiye’ye ulaşmasının ardından kapsamlı bir arama yapılmasının beklendiğini belirtti.</p>

<p>Palau bayraklı Aroyat’ın 2022’den bu yana Türk şirketleri tarafından işletildiği belirtiliyor. AIS verilerine göre geminin son liman uğrağı Gürcistan olarak görünürken, olay sırasında Novorossiysk çevresinde bulunduğu kaydedildi. Geminin Rusya’da yük alıp almadığı veya bölgedeki bir limana yaklaşmakta olup olmadığı ise mevcut bilgilerle net olarak ortaya konulmuş değil.</p>

<p><strong>Aroyat, 2023’te Ukrayna’ya giden ilk büyük gemilerden biriydi</strong></p>

<p>Olayı dikkat çekici hale getiren bir diğer ayrıntı ise Aroyat’ın 2023 yılında Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ticari ihracatının yeniden başlatılması sürecinde rol alan gemilerden biri olması. Birleşmiş Milletler destekli tahıl koridorunun sona ermesinin ardından Aroyat, Eylül 2023’te Chornomorsk Limanı’na giren ilk büyük dökme yük gemisi olmuştu. Daha küçük tonajlı Resilient Africa ile birlikte Aroyat, Ukrayna’nın alternatif deniz ihracat rotasının kullanılmaya başlanmasında öncü gemiler arasında yer almıştı.</p>

<p>Türkiye daha önce Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve Türk denizcilerin zarar gördüğü olaylar nedeniyle taraflarla diplomatik temaslarda bulunmuştu.&nbsp;<strong>Aroyat’a ilişkin son olayda ise saldırının faili ve olayın kesin oluş şekli henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Kayıp denizcinin bulunmasına yönelik çalışmalar ile gemide yapılacak incelemelerin, olayın aydınlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-1790750338.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALMANYA’DAN YABANCI KAPTAN VE ZABİTLERE YEŞİL IŞIK</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-24658</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-24658</guid>
                <description><![CDATA[Alman bayraklı gemilerde AB dışından denizci istihdamı kolaylaşıyor; ancak her yabancı uzman için iki eğitim/ genç zabit pozisyonu şartı getiriliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya, 11 Eylül’den itibaren Alman bayraklı ticaret gemilerinde AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışındaki ülkelerden kaptan ve gemi zabiti istihdamının önünü belirli koşullarla açtı. Düzenleme, denizci açığını azaltmayı ve Alman bayrağındaki filonun yabancı bayraklara geçişini sınırlamayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Almanya’da yapılan düzenlemeyle, AB ve AEA dışındaki ülkelerden nitelikli kaptan ve gemi zabitlerinin Alman bayraklı ticaret gemilerinde görev alabilmesine olanak sağlandı. Ancak değişiklik, vatandaşlık şartının tamamen kaldırılması anlamına gelmiyor; üçüncü ülke vatandaşlarının istihdamı belirlenen koşullara bağlanıyor.</p>

<p>AB/AEA dışında verilmiş diplomalara sahip denizcilerin istihdamında armatörün, uygun bir Avrupalı aday bulunmadığını belgelemesi gerekiyor. Kaptanlık görevinde ise mevcut bir zabitin terfi ettirilmesinin mümkün olmadığının da ortaya konulması şart.</p>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken unsurlarından biri ise denizci yetiştirme şartı. Bu mekanizma kapsamında istihdam edilen her bir uzman için, genel kural olarak iki ilave eğitim veya genç zabit pozisyonu oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>İzinler gemi bazında değil, denizcilik şirketi bazında BG Verkehr tarafından veriliyor. İlk izin en fazla altı ay için düzenlenirken, gerekli eğitim ve genç zabit pozisyonlarının oluşturulup doldurulması halinde süre 54 ay daha uzatılabiliyor. Böylece toplam süre beş yıla ulaşabiliyor.</p>

<p>Deutsche Flagge verilerine göre Alman bayrağı altında 100 GT ve üzeri 395 ticaret gemisi bulunuyor; toplam Alman ticaret filosunun ise 1.400'ün üzerinde gemiden oluştuğu belirtiliyor. Yeni düzenleme ile Almanya, ihtiyaç duyduğu nitelikli denizci kaynağına erişimi kolaylaştırırken, aynı zamanda genç denizcilerin yetiştirilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-1790675770.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizcilik 2030 emisyon hedeflerinden uzaklaşıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-24657</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-24657</guid>
                <description><![CDATA[UCL Energy Institute araştırmasına göre denizcilik sektörü, 2030 yılı için belirlenen sıfır emisyonlu yakıt hedeflerini yakalamaktan giderek uzaklaşıyor. Düzenleyici belirsizlik, alternatif yakıt yatırımlarını ve yeni gemi siparişlerini frenliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Denizcilik sektörünün 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmasını hedefleyen dönüşümde kritik eşiklerden biri olan&nbsp;<strong>2030 hedefleri tehlikeye girdi.&nbsp;</strong>UCL Energy Institute tarafından hazırlanan&nbsp;<em>Climate Action in Shipping: Progress Towards Shipping’s 2030 Breakthrough&nbsp;</em>raporunun beşinci edisyonu, sektörün 2030 yılına kadar gemi yakıt tüketiminin yüzde 5-10’unu sıfır emisyonlu yakıtlardan karşılama hedefine ulaşmasının artık oldukça düşük bir ihtimal olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>2023 yılında kabul edilen&nbsp;<strong>IMO Sera Gazı Stratejisi,&nbsp;</strong>2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefinin yanı sıra 2030 için de önemli ara hedefler belirlemişti. Bu kapsamda, yaklaşık&nbsp;<strong>600 ila 1.200 adet, 15 bin TEU veya eşdeğeri kapasitenin üzerindeki büyük geminin ölçeklenebilir sıfır emisyonlu yakıtlarla (SZEF) çalışması&nbsp;</strong>öngörülüyordu.</p>

<p>Ancak sektör, bu hedefe ulaşmak için gerekli ivmeyi yakalayamadı. Rapora göre 2025 yılında yaklaşık&nbsp;<strong>100 adet 15 bin TEU eşdeğeri geminin SZEF kullanmaya başlaması&nbsp;</strong>beklenirken bu kilometre taşı gerçekleştirilemedi.</p>

<p><strong>IMO Net-Zero Framework belirsizliği</strong></p>

<p>Raporda sektörün hedeflerden sapmasının arkasındaki en önemli unsurlardan biri olarak&nbsp;<strong>IMO Net-Zero Framework (NZF)&nbsp;</strong>etrafındaki düzenleyici belirsizlik gösteriliyor.</p>

<p>Ekonomik ve siyasi dalgalanmalar, enerji güvenliği endişeleri, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz&nbsp;</strong>alternatif yakıtlara geçiş sürecini zorlaştırırken, NZF'nin kabul sürecindeki belirsizlik de armatörlerin uzun vadeli yatırım kararlarını etkiliyor.</p>

<p>UCL Energy Institute araştırma görevlisi&nbsp;<strong>Pinar Langer,&nbsp;</strong>NZF'nin kabul edilememesini raporun son beş yıldır izlediği süreçte "geçiş açısından en büyük geriye gidiş" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Langer'e göre düzenleyici belirsizliğin ortadan kaldırılması; armatörlerin sıfır emisyonlu gemilere sipariş vermesi, finans kuruluşlarının bu yatırımlara kaynak sağlaması ve kiracıların düşük karbonlu taşımacılık için daha yüksek maliyetleri karşılaması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>Metanolde önemli kapasite artışı</strong></p>

<p>Buna karşın sektörün tamamen durduğu bir tablo da bulunmuyor. UCL Energy Institute ve&nbsp;<strong>Getting to Zero Coalition&nbsp;</strong>tarafından hazırlanan rapor, teknoloji, yakıt arzı, talep, finansman, politika ve sivil toplum olmak üzere beş temel alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtiyor.</p>

<p>Özellikle&nbsp;<strong>metanol yakıtlı gemilerde 2025 yılı dikkat çekici bir büyümeye sahne oldu.</strong></p>

<p>&nbsp;Metanol ikmali yapabilen limanların sayısı bir yıl içerisinde 19'dan 29'a yükseldi. Metanol kullanabilen aktif gemi tonajı ise 2,3 milyon GT'den 7,7 milyon GT'ye çıktı.</p>

<p>Böylece aktif filonun SZEF kullanabilme kapasitesine sahip bölümü yüzde 0,41'den yüzde 0,77'ye yükseldi.</p>

<p>2025 yılında 56 yeni geminin hizmete girmesiyle toplam 5,4 milyon GT'lik yeni kapasite ortaya çıktı. Rapora göre bu, tek bir yılda kaydedilen en büyük alternatif yakıt kapasitesi artışı oldu.</p>

<p>Ancak yeni siparişlerde aynı ivme korunamadı. SZEF özellikli gemilerin toplam sipariş tonajındaki payı yüzde 9,5'ten yüzde 5,7'ye geriledi.</p>

<p><strong>Amonyakta deniz denemeleri başladı</strong></p>

<p>Alternatif yakıt teknolojilerinde bir diğer önemli gelişme ise amonyak tarafında yaşandı.</p>

<p>İki zamanlı motorlarla çalışan büyük amonyak yakıtlı gemilerin ilk deniz denemeleri başarıyla tamamlanırken, dört zamanlı motorlarla donatılmış daha küçük amonyak yakıtlı ikmal gemileri ve römorkörler de inşa edildi.</p>

<p>Ayrıca sektör,&nbsp;<strong>ilk gemiden gemiye amonyak yakıt ikmal operasyonunu&nbsp;</strong>gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu gelişmeler, alternatif yakıt teknolojilerinin artık yalnızca Ar-Ge aşamasında olmadığını ve ticari deniz taşımacılığında gerçek operasyonlara doğru ilerlediğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Yeşil finansmanda gerileme</strong></p>

<p>Finansman tarafında ise tablo daha karmaşık. 2025 yılında denizcilik şirketleri ve ilgili kuruluşlar tarafından yeşil krediler, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve geçiş finansmanı araçları yoluyla yaklaşık 3 milyar dolar tutarında sürdürülebilir finansman sağlandı.</p>

<p>Ancak bu rakam 2024'teki 3,4 milyar doların altında kaldı.</p>

<p>Bu durum, alternatif yakıtlı gemilerin ve düşük karbonlu denizcilik yatırımlarının yüksek başlangıç maliyetleri karşısında finansmana erişimin hâlâ sektörün önemli sorunlarından biri olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>2030 için kritik dönem</strong></p>

<p>UCL raporunun ortaya koyduğu tablo, denizcilik sektöründe teknolojik dönüşümün devam ettiğini ancak&nbsp;<strong>yatırım ve sipariş kararlarının düzenleyici çerçevedeki belirsizlikten ciddi biçimde etkilendiğini&nbsp;</strong>gösteriyor.</p>

<p>Metanol ve amonyak teknolojilerindeki gelişmeler umut verici olurken, SZEF özellikli gemilerin toplam filo içindeki payının hâlâ çok düşük seviyede bulunması, 2030 hedefinin ne kadar büyük bir dönüşüm gerektirdiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde IMO'nun net sıfır düzenlemelerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi;&nbsp;<strong>armatörler, tersaneler, yakıt üreticileri, finans kuruluşları ve kiracılar açısından yatırım kararlarının önünü açacak temel unsurlardan biri&nbsp;</strong>olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Rapora göre sektörün 2050 net sıfır hedefini gerçekleştirebilmesi için 2030 ara hedeflerinin yalnızca birer çevre politikası olarak değil,&nbsp;<strong>filo yenileme, yakıt altyapısı, finansman ve ticari rekabet açısından somut bir yatırım çerçevesine&nbsp;</strong>dönüştürülmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 01:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-1790586576.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özata Denizcilik’te 2 Yönetici Tutuklandı</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-24656</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-24656</guid>
                <description><![CDATA[Özata Denizcilik yöneticileri Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven, İstanbul’daki soruşturma kapsamında tutuklandı. Şirket faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Ataseven, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Şirket, üretim ve ticari faaliyetlerin kesintisiz sürdüğünü açıkladı.</strong></p>

<p>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Ataseven, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmalarının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Soruşturmanın devam ettiği öğrenilirken, tutuklama kararının soruşturma kapsamında uygulanan bir koruma tedbiri olduğu belirtildi. Tutuklama, kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>Şirket tutuklamaları doğruladı</strong></p>

<p>Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan açıklamada, Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven’in soruşturma kapsamında tutuklandığı doğrulandı.</p>

<p>Şirket açıklamasında, tutuklama kararının devam eden soruşturma kapsamında alınan bir koruma tedbiri olduğu vurgulanarak, kararın kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, söz konusu karara karşı yasal başvuru yollarının kullanılacağı bildirildi.</p>

<p><strong>Üretim ve ticari faaliyetler devam ediyor</strong></p>

<p>Özata Denizcilik, mevcut yönetim ve organizasyon yapısı kapsamında şirketin üretim faaliyetleri ile ticari operasyonlarının kesintisiz şekilde sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan değerlendirmede, devam eden soruşturma ve tutuklama kararlarının şirketin mevcut projeleri, üretim faaliyetleri ve ticari operasyonları üzerinde herhangi bir engelleyici etkisinin bulunmadığı belirtildi.</p>

<p><strong>İzmir Körfezi’ndeki gemilerin inşasında rol aldı</strong></p>

<p>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik, farklı dönemlerde çeşitli deniz araçlarının inşasını gerçekleştiren tersane şirketleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Şirket, 2013 yılında gerçekleştirilen 15 adet karbon kompozit tekne ihalesini yaklaşık 117 milyon TL bedelle kazanmış, söz konusu teknelerin inşasını tamamlayarak teslim etmişti.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamı ve yöneltilen suçlamalara ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamaların sürece ilişkin daha ayrıntılı bilgi ortaya koyması bekleniyor.</p>

<p>Soruşturma devam ederken, tutuklanan şirket yöneticileri açısından&nbsp;<strong>masumiyet karinesi&nbsp;</strong>geçerliliğini koruyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-1790441880.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Kavgaya Değil, Ticarete Odaklanacağız”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-24655</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-24655</guid>
                <description><![CDATA[İTO Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, siyasi polemiklerin oda gündeminin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, “Tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, yayımladığı video mesajında oda yönetimlerinde siyasi polemikler yerine, tüccar ve işletmelerin karşı karşıya olduğu sorunlara odaklanılması gerektiğini söyledi. Can, “Biz siyasi kavgalara ortak olmaya değil, tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, seçim çalışmaları kapsamında yayımladığı video mesajında oda yönetimlerinin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Can, mesajında oda kürsülerinde yaşanan siyasi tartışmaların, sahada faaliyet gösteren tüccar ve işletmelerin sorunlarına çözüm üretip üretmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.</p>

<div data-oembed-url="https://www.instagram.com/reel/DdtwHuKqx2Z/?stkn=MXQ0ZWJ2bzVma2dndw==">
<div style="max-width:660px">
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:63%; padding-top:284px; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/QhKt06kP?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script></div>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“Hangi tüccarın faturasını ödedi?”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, video mesajına doğrudan sorularla başladı:</p>

<p><strong><em>“Kürsülerdeki siyasi polemikler hangi tüccarın faturasını ödedi? Hangi işletmenin sorununu çözdü?”</em></strong></p>

<p>Can, yıllardır oda gündemlerinde siyasetin konuşulduğunu, buna karşın sahada faaliyet gösteren tüccarın sorunlarının gündemde kalmaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Bu çerçevede oda yönetimlerinin temel işlevinin, üyelerin karşılaştığı sorunları gündeme taşımak ve çözüm mekanizmalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz”</strong></p>

<p>Can, siyasi tartışmaların dışında, tüccarın ve işletmelerin ihtiyaçlarını merkeze alan bir yönetim anlayışını savunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong><em>“Biz siyasi kavgalara ortak olmaya değil, tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz.”</em></strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">resmi</a>&nbsp;</u> <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">adaylık</a>&nbsp;</u> <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">platformunda</a></u> da İTO için şeffaflık, katılımcılık, liyakat ve üyelerin karar süreçlerine dahil edilmesi başlıkları öne çıkıyor.</p>

<p><strong>“Kimsenin arka bahçesi olmayacağız”</strong></p>

<p>Can, mesajında oda yönetiminin herhangi bir siyasi kutuplaşmanın parçası olmaması gerektiğini de dile getirdi.</p>

<p><strong><em>“Kimsenin arka bahçesi olmadan, hiçbir kutuplaşmanın esiri olmadan; sadece üretenin, risk alanın hakkını korumak için yola çıktık.”</em></strong></p>

<p>Can, oda çalışmalarında enerjinin siyasi tartışmalardan ziyade ticaretin geliştirilmesine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong><em>“Enerjimizi kavgaya değil, ticareti büyütmeye harcayacağız.”</em></strong></p>

<p><strong>İTO seçim sürecinde “sahadan yönetim” vurgusu&nbsp;</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, kendisini İTO Meclis Adayı olarak tanımlıyor ve adaylık platformunda İstanbul ticaretinin daha şeffaf, katılımcı ve sahadan yönetilen bir yapıya kavuşmasını hedeflediğini belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>Can’ın son video mesajında ise özellikle&nbsp;&nbsp;<strong>siyasi polemikler yerine tüccarın günlük sorunlarına, işletmelerin ihtiyaçlarına ve ticaretin geliştirilmesine odaklanılması&nbsp;</strong>gerektiği yönündeki yaklaşım öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-1790406056.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul’da Çifte Şampiyonluğa Ulaştı (VİDEO)</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/istanbulda-cifte-sampiyonluga-ulasti-video-24654</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/istanbulda-cifte-sampiyonluga-ulasti-video-24654</guid>
                <description><![CDATA[Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, İstanbul Maltepe’de düzenlenen Dragon Bot Festivali’nde Federasyon Kupası ve Kurumlar Arası Türkiye Şampiyonası’nı kazanarak çifte şampiyonluğa ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Maltepe sahilinde 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen Dragon Bot Festivali’nde mücadele eden Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, iki ayrı kategoride elde ettiği birinciliklerle çifte şampiyonluk başarısına imza attı.</strong></p>

<p>İstanbul Maltepe sahilinde hafta sonu gerçekleştirilen Dragon Bot Festivali, Türkiye’nin önde gelen kurumlarının katılımıyla tamamlandı. İki gün süren organizasyonda kıyasıya mücadele eden kurumsal takımlar, farklı etaplarda dereceye girmek için kürek çekti.</p>

<p>Festivalde mücadele eden&nbsp;<strong>Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı,&nbsp;</strong>sergilediği performansla organizasyonun öne çıkan ekiplerinden biri oldu. Takım, katıldığı iki ayrı yarışta da parkuru ilk sırada tamamlayarak iki kupayı birden kazandı.</p>

<p><strong>İlk gün Federasyon Kupası’nı kazandı</strong></p>

<p>Festivalin ilk gününde gerçekleştirilen&nbsp;<strong>Dragon Festivali Federasyon Kupası&nbsp;</strong>yarışlarında mücadele eden Kaptan Demir Bilek takımı, rakiplerini geride bırakarak yarışın <a href="https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653"><span style="color:#c0392b">birincisi</span></a> oldu.</p>

<p>Ekip, elde ettiği dereceyle Federasyon Kupası’nı kazanırken, organizasyonun ikinci günündeki yarışlar öncesinde önemli bir avantaj elde etti.</p>

<p><strong>İkinci gün Türkiye Şampiyonluğu</strong></p>

<p>Kaptan Demir Bilek takımı, festivalin ikinci gününde gerçekleştirilen&nbsp;<strong>Kurumlar Arası Türkiye Şampiyonası&nbsp;</strong>yarışlarında da başarılı performansını sürdürdü.</p>

<p>Zorlu parkurda mücadele eden ekip, yarışı yine ilk sırada tamamlayarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Böylece takım, iki günlük organizasyonu&nbsp;<strong>iki şampiyonluk ve iki kupa&nbsp;</strong>ile tamamladı.</p>

<p><strong>“Ortak çalışma kültürümüzün göstergesi”</strong></p>

<p>Yarışların ardından takım yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, elde edilen başarıda takım çalışması, disiplin ve uyumun önemli rol oynadığı vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</p>

<p><em>“Elde edilen bu değerli dereceler, ortak çalışma kültürümüzün ve uyumlu takım çalışmamızın en güzel göstergesidir. Bu organizasyonda rekabet eden ve dostane bir atmosferde mücadeleye katkı sunan tüm katılımcı takımlara teşekkür eder, bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutlarız.”</em></p>

<p><strong>Kurumsal sporda hedef büyüyor</strong></p>

<p>Dostluk, takım ruhu ve sportif rekabetin ön planda olduğu Dragon Bot Festivali, ödül töreninin ardından sona erdi.</p>

<p>İki günlük organizasyondan çifte şampiyonlukla ayrılan Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek kurumsal spor organizasyonlarında da mücadele etmeye ve başarılarını sürdürmeye hazırlanıyor.</p>

<div data-oembed-url="https://kaptangrupturkiye.com/wp-content/uploads/2026/09/Dragon-Festivali-2026-1.mp4?_=2">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="encrypted-media *;" allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/ZJmsBuYE" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script></div>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(925).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-erdem-ayd%C4%B1n%20(1337).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(627).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(901).JPG" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085154.jpg" style="height:459px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085047.jpg" style="height:552px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085129.jpg" style="height:473px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085219.jpg" style="height:800px; width:614px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cifte-sampiyonluga-ulasti-1790057851.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DRAGON KUPASI’NDA İLK ŞAMPİYON KAPTAN GRUBU!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653</guid>
                <description><![CDATA[Büyük mücadele, yüksek enerji ve güçlü takım ruhunun öne çıktığı Dragon Kupası’nın ilk etabında Kaptan Grubu zirveye çıktı. Organizasyonda heyecan, 20 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek 2. etap yarışlarıyla devam edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dragon Kupası yarışlarında heyecan dolu ilk etap geride kaldı. Yarış boyunca sergilenen yüksek tempo, mücadele azmi ve takım koordinasyonu izleyenlere keyifli anlar yaşattı.</p>

<div data-oembed-url="https://www.instagram.com/reel/Ddes47GRc6v/?stkn=MWk3MnpndWtmZDlqbA==">
<div>
<div style="height:170px; left:0; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/PDDswoPw?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script>
</div>

<p>Büyük çekişmeye sahne olan&nbsp;<strong>1. Gün Dragon Kupası&nbsp;</strong>yarışlarının kazananı, ortaya koyduğu başarılı performansla&nbsp;<strong>Kaptan Grubu&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p>Takım ruhunun ve birlikte hareket etmenin ön plana çıktığı organizasyonda Kaptan Grubu, yarışın sonunda kupayı kaldıran ekip oldu.</p>

<p>Gösterdikleri mücadele ve performansla şampiyonluğa ulaşan Kaptan Grubu tebrik edilirken, Dragon Kupası heyecanı 20 Eylül Pazar günü düzenlenecek&nbsp;<strong>2. etap yarışlarıyla&nbsp;</strong>devam edecek.</p>

<p>Yarışların ikinci etabında ekipler yeniden parkura çıkarak dereceye girmek ve kupaya uzanmak için mücadele edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 05:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-1789909978.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAPTAN MUSTAFA CAN: “GÜVENİ PARAYLA SATIN ALAMAZSINIZ”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-24652</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-24652</guid>
                <description><![CDATA[12 yıl denizde çalıştı, birikimini işine yatırdı, milyonlarca dolarlık riskler aldı. Büyük acentelerin ulaşamadığı müşterilere 7/24 hizmet vererek büyüyen Kaptan Mustafa Can, şimdi İTO seçimlerinde 850 bin üyenin sesi olma hedefiyle yola çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>12 yıl denizde çalıştı, birikimini satarak kendi işini kurdu. Büyük acentelerin ulaşamadığı müşterilere 7/24 hizmet vererek büyüdü, milyonlarca dolarlık risklerin altına girdi. Şimdi ise İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde 850 bin üyenin sesi olma iddiasıyla yola çıktı. Kaptan Mustafa Can, girişimcilik hikâyesini ve iş dünyasına ilişkin görüşlerini anlattı.</strong></p>

<p>Denizcilik sektöründe yıllarca kaptanlık yaptıktan sonra girişimciliğe adım atan Kaptan Mustafa Can, başarısının arkasındaki temel unsurları&nbsp;<strong>risk almak, müşterinin zor anında yanında olmak ve güvenilirlik&nbsp;</strong>olarak sıralıyor.</p>

<p>Bir YouTube programında kariyerini ve ticari yaşamını anlatan Can, sektöre girerken arkasında hazır bir müşteri portföyü veya güçlü bir marka bulunmadığını belirterek, büyük acentelerin yeterince ilgilenmediği alanlara odaklandığını söyledi.</p>

<p><strong>“Önce işi çözdüm, sonra müşteriyi kazandım”</strong></p>

<p>Can'ın iş modelinin temelinde, müşterinin acil sorununa hızlı çözüm üretmek vardı.</p>

<p>Türk Boğazları'ndan geçiş yapan gemilerle ilgili işlemleri yakından takip ettiğini anlatan Can, 7/24 dinleme yaparak acil durumda kalan gemilere ulaşmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Hatta bazı durumlarda henüz acentelik anlaşması bulunmayan armatörlere dahi yardım ettiğini belirten Can, geminin gecikmesini önlemek amacıyla gerekli belgelerin hazırlanmasına destek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşımın zamanla müşteriye dönüştüğünü söyleyen Can, büyük firmalarla yalnızca fiyat veya hizmet kalitesi üzerinden rekabet etmenin yeterli olmadığını,&nbsp;<strong>“ulaşılabilir olmanın”&nbsp;</strong>kritik fark yarattığını vurguladı.</p>

<p><strong>Birikimini masaya koydu</strong></p>

<p>Girişimcilik yolculuğunda en önemli adımlardan biri ise kendi sermayesini ortaya koyması oldu.</p>

<p>Denizcilik kariyerinde kazandığı parayı biriktirdiğini belirten Can, girişim için sahip olduğu bazı gayrimenkulleri sattığını ve sermayesini işine yatırdığını anlattı.</p>

<p>2008 küresel finans krizinin ardından ödeme konusunda zorlanan ancak ticari açıdan sağlam gördüğü şirketlere yönelik farklı bir çalışma modeli geliştirdiğini belirten Can, yaklaşık 15 firmanın gemileriyle çalışmaya başladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu model ciddi riskleri de beraberinde getirdi. Can, sonraki yıllarda çalıştığı firmalardan birinin batması nedeniyle yaklaşık&nbsp;<strong>650-700 bin dolar civarında kayıp&nbsp;</strong>yaşadığını açıkladı.</p>

<p><strong>“Hayatımın en uzun 24 saati”</strong></p>

<p>Can'ın ticari hayatındaki en büyük risklerden biri ise Ukrayna'dan satın alınan hurda bir geminin Türkiye'ye getirilmesi oldu.</p>

<p>Geminin buzlu sulardan geçişi sırasında makine dairesinin su aldığını anlatan Can, geminin pompalarla su tahliye edilerek yoluna devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Gemide ortağı Çetin Kaptan'ın da bulunduğunu belirten Can, gemiyle yaklaşık 24 saat telefon bağlantısı kuramadığını ifade etti.</p>

<p>Bu süreci&nbsp;<strong>“hayatımın en uzun 24 saati”&nbsp;</strong>sözleriyle anlatan Can, geminin sonunda Türkiye'ye ulaşması, tamir edilmesi ve ilk yükünü taşıyarak navlun gelirini elde etmesinin kendisi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>10 yıl boyunca müşterinin peşini bırakmadı</strong></p>

<p>Mustafa Can'ın ticari anlayışında başarısızlık, ilişkinin sona ermesi anlamına gelmiyor.</p>

<p>2004 yılında önemli bir yabancı müşterisini kaybettiğini anlatan Can, müşteriyi geri kazanmak için yaklaşık 10 yıl boyunca düzenli ziyaretlerde bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Rakip acentenin yaptığı bir hatanın ardından müşterinin yeniden kendileriyle çalışmaya başladığını belirten Can, kaybedilen bir müşterinin tamamen vazgeçilecek bir müşteri olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>İTO adaylığı: “Biz 850 bin üyenin sözcüsü olacağız”</strong></p>

<p>Röportajın dikkat çeken bölümlerinden biri ise Can'ın İstanbul Ticaret Odası adaylığı oldu.</p>

<p>Türkiye'deki ekonomik politikaların iş dünyası üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can;&nbsp;<strong>kur, faiz, enflasyon, krediye erişim ve ihracat&nbsp;</strong>başlıklarında iş dünyasının daha öngörülebilir bir ekonomik programa ihtiyaç duyduğunu savundu.</p>

<p>Ticaret odalarının yalnızca mevcut politikalara destek açıklaması yapan kurumlar olmaması gerektiğini belirten Can, üyelerinin karşılaştığı sorunları kamu yönetimine aktarmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can, İTO adaylığındaki yaklaşımını net bir ifadeyle ortaya koydu:</p>

<p><strong>“Biz ne hükümetin sözcüsü olacağız ne muhalefetin. Biz 850 bin üyemizin sözcüsü olacağız.”</strong></p>

<p><strong>“35 yaşından önce kendi şirketinizi kurun”</strong></p>

<p>Genç girişimcilere de mesaj veren Can, bir işin bütün inceliklerinin öğrenilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sabah erken kalkmayı, işinin başında olmayı ve ekonomik gelişmeleri takip etmeyi öneren Can, gençlerin sürekli iş değiştirmek yerine seçtikleri alanda uzmanlaşmaları gerektiğini savundu.</p>

<p>Kendi şirketini kurmak isteyen gençlerin erken yaşta girişimcilik deneyimi kazanmasının önemli olduğunu belirten Can, profesyonel çalışma hayatı ile girişimcilik arasındaki tercihin kişinin kariyer hedeflerine göre şekillenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Asla aldatmayı düşünmeyin”</strong></p>

<p>Mustafa Can'ın röportajdaki en net mesajı ise denizcilik sektörünün temel değerlerinden biri olan <strong>güven&nbsp;</strong> üzerine oldu.</p>

<p>Acentelik faaliyetlerinde yüksek miktarlarda paranın firmalara emanet edilebildiğine dikkat çeken Can, müşteri parasının başka bir işte kullanılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Can'a göre bir şirketin itibarı; gösterişli ofisten, reklamdan veya söylemlerden önce&nbsp;<strong>doğru hizmet, şeffaflık ve zor zamanda müşterinin yanında olmakla&nbsp;</strong>oluşuyor.</p>

<p>Can bu yaklaşımını şu sözlerle özetledi:</p>

<p><strong>“Asla aldatmayı düşünmeyin.”</strong></p>

<p>Ardından bir başka kritik noktaya dikkat çekti:</p>

<p><strong>“Adamın gemisi için aldığın parayı başka bir iş için kullanma.”</strong></p>

<p>Denizcilikte yıllar içinde edindiği deneyimi girişimcilik anlayışına dönüştüren Kaptan Mustafa Can'ın hikâyesi, sektörün yalnızca gemilerden, navlunlardan ve ticari işlemlerden ibaret olmadığını;&nbsp;<strong>güvenin, ulaşılabilirliğin ve kriz anında çözüm üretebilmenin de ticari sermayenin bir parçası olduğunu&nbsp;</strong>gösteriyor.</p>

<div data-oembed-url="https://youtu.be/3_cqPlE73I0?si=7AcYL2MKXAks4Hl7">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="accelerometer *; clipboard-write *; encrypted-media *; gyroscope *; picture-in-picture *; web-share *;" allowfullscreen="" scrolling="no" src="//if-cdn.com/XQPbFIDK" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-1789903676.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de yüksek risk bölgesi genişliyor: Armatörlere ek savaş primi yükü</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-24651</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-24651</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de ticari gemilerin hedef alınmasına yönelik risklerin artması, savaş riski sigortasında yüksek riskli bölgenin genişletilmesine yol açtı. Yeni uygulamayla birlikte armatörler, Karadeniz’in daha geniş bir bölümünde sefer yapan gemileri için ek savaş riski primi ödemek zorunda kalacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırı ve güvenlik risklerinin artması, deniz sigortası piyasasında risk alanının yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Sigorta şirketlerinin yüksek riskli bölge kapsamını genişletmesiyle birlikte, bölgede faaliyet gösteren gemi sahipleri açısından savaş riski sigortası maliyetlerinin artması bekleniyor.</p>

<p>Risk alanı Karadeniz’in daha geniş bölümünü kapsıyor</p>

<p>Son dönemde ticari gemilerin çeşitli olaylarda zarar görmesi ve Karadeniz’de insansız hava araçları, insansız deniz araçları ve diğer savaş kaynaklı tehditlerin görülmesi, sigorta piyasasının bölgeye ilişkin risk değerlendirmelerini değiştirdi.</p>

<p>Joint War Committee’nin (JWC) yayımladığı duyuruya göre düzenleme, JWC’nin resmi “Listed Areas” duyurusu kapsamında yayımlandı ve 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girdi. Duyuruda yüksek risk bölgesi; Karadeniz’de Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan kıyıları açıklarını, bu kıyılara bitişik karasuları ile liman ve demirleme sahalarını kapsayacak şekilde tanımlandı. Kapsam, Kerç Boğazı ve Azak Denizi’ni de içeriyor; ancak Bulgaristan ve Romanya’nın karasuları ile limanları kapsam dışında bırakılıyor. Güncel sınırlar ve istisnalar JWC’nin resmi duyurusundaki koordinat ve harita eklerinde yer alıyor.</p>

<p>Sigortacılar tarafından yapılan bu düzenlemeyle, daha önce belirli bölgelerle sınırlı olan yüksek risk değerlendirmesi Karadeniz’in daha geniş bir bölümüne yayıldı.</p>

<p>Bu değişiklik, yalnızca doğrudan çatışma bölgelerine seyir yapan gemileri değil, Karadeniz’de ticari faaliyetlerini sürdüren çok sayıda gemiyi de ek savaş riski primiyle karşı karşıya bırakıyor.</p>

<p>Gemiler “ateş hattında”</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik riskinin ticari gemiler açısından giderek daha fazla gündeme gelmesi, armatörlerin sigorta maliyetlerini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Savaş riski sigortası, standart tekne ve makine sigortalarının dışında, savaş, çatışma, mayın, el koyma ve benzeri risklere karşı ek teminat sağlıyor. Risk seviyesinin yükselmesi halinde sigortacılar ek prim uygulayabiliyor veya belirli bölgelerde teminat koşullarını yeniden düzenleyebiliyor.</p>

<p>Karadeniz’de risk bölgesinin genişletilmesi de bu çerçevede, bölgedeki ticaret gemilerinin daha yüksek sigorta maliyetleriyle karşılaşması anlamına geliyor.</p>

<p>Navlun ve operasyon maliyetleri de etkilenebilir</p>

<p>Savaş riski primlerindeki artış, yalnızca sigorta giderleriyle sınırlı kalmayabilir. Armatörlerin yükselen risk maliyetlerini navlunlara yansıtması halinde, Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl, enerji, hammadde ve genel kargo taşımacılığında toplam lojistik maliyetlerin artması söz konusu olabilir.</p>

<p>Özellikle Karadeniz limanları arasında çalışan gemiler açısından güzergâh, yük türü, geminin bayrağı, sefer süresi ve risk bölgesinde kalış süresi gibi unsurlar sigorta maliyetlerinin belirlenmesinde önem taşıyor.</p>

<p>Sigorta piyasası yeniden fiyatlama yapıyor</p>

<p>Karadeniz’deki gelişmeler, küresel deniz sigortası piyasasının savaş riski konusunda son yıllarda yaptığı yeniden fiyatlama sürecinin yeni bir aşamasına işaret ediyor.</p>

<p>Daha önce sınırlı sayıdaki çatışma bölgesiyle ilişkilendirilen savaş riski primleri, ticari gemilerin doğrudan veya dolaylı biçimde hedef haline gelmesiyle birlikte daha geniş coğrafyalarda gündeme geliyor.</p>

<p>Armatörler açısından ise temel sorun, gemilerin operasyonel güvenliğinin yanı sıra, artan sigorta primlerinin sefer ekonomisi üzerindeki etkisinin yönetilmesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Karadeniz’de risk haritasının genişlemesi, bölgede ticaret yapan gemilerin maliyet yapısını değiştirirken, sigortacıların önümüzdeki dönemde bölgedeki güvenlik gelişmelerine bağlı olarak teminat koşullarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-1789886937.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KÜÇÜK ARMATÖR GERİ DÖNÜYOR</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kucuk-armator-geri-donuyor-24650</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kucuk-armator-geri-donuyor-24650</guid>
                <description><![CDATA[Dijitalleşme, küçük gemi sahiplerine hız, esneklik ve bağımsız karar gücü kazandırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dijitalleşme, küçük ölçekli gemi sahiplerinin büyük gemi yönetim şirketlerine olan bağımlılığını azaltıyor. Teknolojik çözümler ve uzmanlık hizmetleri, küçük armatörlere daha esnek ve hızlı karar alma imkânı sunuyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması, küçük ve orta ölçekli armatörlerin çalışma biçimini yeniden şekillendiriyor. Satın alma platformları, gemilerin teknik durumunun uzaktan izlenmesi, sefer optimizasyonu ve mevzuat ile uyum süreçlerine yönelik danışmanlık hizmetleri artık daha erişilebilir hale geliyor.</p>

<p>1970'li ve 1980'li yıllarda küçük armatörler gemilerini, kaptanlarını ve başmühendislerini yakından tanıyor; kararlarını doğrudan ve hızlı biçimde alabiliyordu. Ancak gemi operasyonlarının giderek karmaşıklaşması, uluslararası mevzuatın artması ve mürettebat yapısının uluslararası hale gelmesi, profesyonel üçüncü taraf gemi yönetim hizmetlerine olan ihtiyacı artırdı.</p>

<p>Bugün ise teknoloji bu dengede yeniden değişim yaratıyor. Bir veya birkaç gemiye sahip bir armatör, küçük bir çekirdek ekip kurarak ihtiyaç duyduğu uzmanlığı belirli alanlarda bağımsız danışmanlardan ve uzman şirketlerden temin edebiliyor. Üreticilerin uzaktan teknik desteği ve dijital izleme sistemleri de bu yapıyı destekliyor.</p>

<p>Pahalı çözüm, büyük bir kaybı önleyebilir</p>

<p>Küçük armatörlerin esnek karar alma kabiliyetini gösteren örneklerden biri, Saldanha Körfezi'nde yaşanan bir operasyon sırasında ortaya çıktı.</p>

<p>Balast operasyonu sırasında bir geminin alım kuyularının tıkanması, yükleme operasyonunun aksaması riskini doğurdu. Armatör, gemiye helikopterle dalgıç ulaştırarak sorunun giderilmesini sağladı. Standart dışı ve maliyetli görünen bu çözüm sayesinde gemi yükünü korudu ve çalışma günü kaybının önüne geçildi.</p>

<p>Bu örnek, küçük armatör açısından operasyonel kararların yalnızca doğrudan maliyet üzerinden değil, olası bekleme ve iş kaybının maliyeti üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Esneklik, yaptırım ortamında da önem taşıyor</p>

<p>Benzer bir yaklaşım, yaptırım ve uyum kurallarının giderek karmaşıklaştığı uluslararası ticarette de görülebiliyor.</p>

<p>Hukuki inceleme sonucunda bir taşımanın yasal olduğu doğrulandığında, küçük bir armatör riskleri kendi değerlendirmesi doğrultusunda ele alarak sefer kararını verebiliyor. Buna karşılık büyük bir gemi yönetim şirketi, kendi kurumsal politikaları ve itibar riskleri nedeniyle aynı seferi kabul etmeme yoluna gidebiliyor.</p>

<p>Yeni yakıt türleri, daha sıkı çevre düzenlemeleri, artan uyum yükümlülükleri ve ticaret rotalarının parçalanması, önümüzdeki dönemde daha fazla veri ve uzmanlık gerektirecek.</p>

<p>Ancak teknolojik dönüşümün ortaya çıkardığı yeni modelde temel avantaj yalnızca teknolojiye sahip olmak değil; elde edilen bilgiyi doğru yorumlamak, sonuçlarını öngörmek ve zamanında sorumluluk alarak karar verebilmek olacak.</p>

<p>Armatörlük hakkı devam ediyor</p>

<p>Bir geminin dışarıdan bir gemi yönetim şirketine devredilmesi, geminin mülkiyetinin armatörden çıktığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sözleşmeli gemi yöneticisi; teknik işletme, mürettebat, ikmal, bakım ve mevzuata uyum gibi operasyonel sorumlulukları üstlenebiliyor. Dijital hizmetlerin gelişmesi ise armatöre bu görevlerin bir bölümünü kendi bünyesinde tutma, diğer bölümlerini ise ihtiyaca göre farklı uzman şirketlere devretme imkânı sağlıyor.</p>

<p>Sonuç olarak teknoloji, küçük armatörü yeniden gemisinin merkezine taşıyan önemli bir araç haline geliyor. Geleceğin denizcilik sektöründe rekabet yalnızca filonun büyüklüğüne değil, bilgiye erişim, uzmanlığı doğru kullanma ve hızlı karar alma kabiliyetine de bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kucuk-armator-geri-donuyor-1789816137.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİCARİ GEMİLER SAVAŞLARIN ORTASINDA</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-24649</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-24649</guid>
                <description><![CDATA[IMO uyardı: Hürmüz, Kızıldeniz, Somali ve Karadeniz’de artan tehditler denizcileri ve küresel ticareti vuruyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ticari gemiler ve denizciler için güvenlik risklerinin dünya genelinde eşi görülmemiş seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz, Somali açıkları ve Karadeniz aynı anda yüksek riskli bölgelere dönüşürken, çatışmaların tarafı olmayan gemiler ve mürettebatlar da saldırı, mayın ve korsanlık tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>IMO Deniz Güvenliği Bölümü Direktörü Damien Chevallier'e göre, denizciler ve ticari gemiler, taşıdıkları yük veya faaliyetleriyle ilgisi olmayan bölgesel çatışmaların sonuçlarına maruz kalıyor.</p>

<p>KIZILDENİZ VE SOMALİ'DE TEHDİT SÜRÜYOR</p>

<p>Kızıldeniz'de Husilerin gerçekleştirdiği saldırı tehdidi devam ederken, Somali açıklarında korsanlık faaliyetlerinde yeniden hareketlilik gözleniyor. Deniz kuvvetlerinin Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik görevlerine yoğunlaşması, bazı suç gruplarının daha küçük ve daha az korunan gemilere yönelik saldırılarını artırmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>KARADENİZ'DE ÇOKLU RİSK</p>

<p>Karadeniz'de ise ticari gemiler; tanker ve kuru yük gemilerine yönelik saldırılar, mayın tehlikesi ve güvenlik bilgilerinin doğrulanmasındaki güçlüklerle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>IMO açısından en ciddi endişelerden biri ise saldırılar sonucunda denizcilerin hayatını kaybetmesi veya yaralanması.</p>

<p>DENİZ TİCARETİ JEOPOLİTİK BASKININ HEDEFİNDE</p>

<p>Farklı bölgelerde yaşanan krizlerin ortak noktalarından biri, deniz taşımacılığının jeopolitik baskı ve çatışmaların bir unsuru haline gelmesi.</p>

<p>Güvenlik risklerindeki artış yalnızca gemi ve mürettebatları etkilemiyor. Petrol, tahıl ve gübre gibi stratejik ürünlerin küresel tedarik zincirleri de tehditlerden doğrudan etkileniyor. Güzergâh değişiklikleri, artan sigorta primleri ve yükselen navlun maliyetleri, küresel ticaret üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>

<p>DENİZCİLİKTE KADRO RİSKİ BÜYÜYOR</p>

<p>IMO, güvenlik sorunlarının denizcilik sektöründe uzun vadeli bir insan kaynağı sorununa da dönüşebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Denizcilerin savaş ve silahlı çatışma koşullarında görev yapmak üzere yetiştirilmediğine işaret edilirken, gemilere yönelik saldırıların artması genç nesillerin denizcilik mesleğine yönelmesini de zorlaştırabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Deniz ticaretinin güvenli şekilde sürdürülebilmesi için yalnızca gemilerin ve kritik deniz yollarının değil, denizcilerin can güvenliğinin de uluslararası denizcilik gündeminin merkezinde tutulması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>IMO HAKKINDA</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 1948 yılında kurulmuş ve Birleşmiş Milletler'in denizcilik alanındaki uzman kuruluşu olarak faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. IMO; deniz güvenliği, gemilerin emniyeti ve denizlerin gemilerden kaynaklanan kirliliğe karşı korunması alanlarında uluslararası standartların geliştirilmesinden sorumludur.</p>

<p>Örgütün yönetimi, üye devletlerin katıldığı IMO Genel Kurulu ve Konsey aracılığıyla yürütülmektedir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-1789814233.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YATED ve İMEAK Deniz Ticaret Odası sektörün geleceği için bir araya geldi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-24648</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-24648</guid>
                <description><![CDATA[Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş’ı ağırladı. Görüşmede yat ve tekne endüstrisinin güncel gündemi, sektörün gelişimine yönelik iş birliği alanları, YATED’in yürüttüğü çalışmalar ile Bosphorus Boat Show Kara ve Deniz Fuarları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği’ni (YATED) ziyaret etti.</p>

<p>YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Hüroğlu ve Genel Müdür Kadir Karakaya’nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye yat ve tekne endüstrisinin mevcut durumu ve gelecek dönem hedefleri değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda YATED’in sektörün gelişimine yönelik yürüttüğü proje ve faaliyetlerin yanı sıra dernek tarafından düzenlenen Bosphorus Boat Show Kara ve Deniz Fuarlarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Fuarların sektörün üretici, distribütör, hizmet sağlayıcı ve tüketici taraflarını bir araya getiren yapısı ile denizcilik kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılmasındaki rolü üzerinde duruldu.</p>

<p>Görüşmede ayrıca denizcilik ve yat sektöründeki güncel gelişmeler, sektör paydaşları arasındaki koordinasyonun artırılması, yeni iş birliği alanlarının oluşturulması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı.</p>

<p>DENİZCİLİKTE ORTAK HEDEFLER İÇİN İŞ BİRLİĞİ</p>

<p>Yat ve tekne endüstrisinin yalnızca tekne üretiminden ibaret olmadığını; üretimden yan sanayiye, marinacılıktan turizme, satış sonrası hizmetlerden fuarcılığa kadar geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “İMEAK Deniz Ticaret Odamızla sektörümüzün mevcut ihtiyaçlarını, önümüzdeki dönemin fırsatlarını ve birlikte geliştirebileceğimiz çalışmaları değerlendirdiğimiz son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. YATED olarak sektörümüzün büyümesine, uluslararası rekabet gücünün artmasına ve denizcilik kültürünün Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak her türlü iş birliğini son derece değerli buluyoruz.” dedi.</p>

<p>Bekiroğlu, ziyaret dolayısıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası heyetine teşekkür ederek, “Nazik ziyaretleri, değerli görüşleri ve sektörümüze verdikleri kıymetli destek için İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Recep Düzgit’e ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Burak Akartaş’a teşekkür ediyorum. Kurumlarımız arasındaki diyaloğun ve iş birliğinin güçlenerek devam edeceğine, birlikte atacağımız adımların sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-1789800614.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Tüccarın Sesi Duyulmalı”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tuccarin-sesi-duyulmali-24647</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tuccarin-sesi-duyulmali-24647</guid>
                <description><![CDATA[Kaptan Mustafa Can’dan İTO Seçimleri Öncesi KOBİ Mesajı: “Tüccarın Sesi Duyulmalı”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Adayı Kaptan Mustafa Can, yayımladığı video mesajında İstanbul ticaretinin önemli unsurlarından KOBİ’lerin temsil edilmesine dikkat çekti. Can, İTO’nun temsil yapısının tüccarın ihtiyaçlarını daha güçlü şekilde yansıtması gerektiğini belirterek 27 Ekim’de yapılacak seçimler için sandık çağrısında bulundu.</p>

<p>“İstanbul ticaretini sırtlayan KOBİ’lerimiz”</p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi Adayı Kaptan Mustafa Can, 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İTO Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri öncesinde yeni bir video mesaj yayımladı.</p>

<p>Can, mesajında özellikle İstanbul ticaretinin önemli bölümünü oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin temsil edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Konuşmasına “İstanbul ticaretini sırtlayan KOBİ’lerimiz” sözleriyle başlayan Can, KOBİ’lerin ticari hayat açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>“Ne yazık ki sesini duyuramıyor”</p>

<p>Kaptan Mustafa Can, konuşmasının devamında KOBİ'lerin ve ticaret erbabının mevcut temsil mekanizmalarında yaşadığı sorunlara ilişkin görüşlerini dile getirdi.</p>

<p>Can, “Ne yazık ki sesini duyuramıyor” ifadesini kullanarak, ticaret hayatının farklı kesimlerinin görüşlerinin karar alma süreçlerine daha güçlü biçimde yansıtılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Video mesajında temsil konusunu öne çıkaran Can, İTO’nun üyelerinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha etkin şekilde gündeme taşıyan bir yapı olması gerektiğine ilişkin görüşünü paylaştı.</p>

<p>Can’ın kendi adaylık platformunda da İstanbul Ticaret Odası Meclis Adayı olarak yer aldığı görülüyor. Platformunda denizcilik, uluslararası ticaret ve lojistik alanlarındaki deneyimini öne çıkarıyor.</p>

<p>“İTO küçük bir zümrenin değil, tüccarın olmalı”</p>

<p>Mesajda dikkat çeken ifadelerden biri de İTO’nun temsil anlayışına ilişkin bölüm oldu.</p>

<p>Can, “İTO küçük bir zümrenin değil, tüccarın olmalı” ifadesiyle, Odanın İstanbul’daki geniş ticaret kesimlerinin ortak temsil kurumu olması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.</p>

<p>Can ayrıca karar süreçlerinde ticaret hayatının farklı alanlarından gelen üyelerin daha etkin biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>27 Ekim çağrısı</p>

<p>Video mesajının sonunda İTO üyelerine seçimlere katılma çağrısında bulunan Can, “27 Ekim’de sandığa gel” mesajını verdi.</p>

<p>İTO’nun resmi duyurusuna göre Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri 27 Ekim 2026 Salı günü İstanbul Fuar Merkezi’nin 5, 6, 7 ve 8 numaralı salonlarında gerçekleştirilecek. Seçimlerde Odanın meslek komiteleri ve meclis üyeleri için seçim yapılacak.</p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç de seçim sürecine ilişkin açıklamasında, 27 Ekim’de 80 ayrı sektörde meslek komitesi temsilcilerinin seçileceğini, ardından İTO Meclisi, Yönetim Kurulu ve ilgili organların oluşacağını açıkladı.</p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın yayımladığı video mesaj ise seçim sürecinde özellikle KOBİ'lerin temsili, tüccarın sesinin duyulması ve İTO’daki temsil anlayışı başlıklarını gündeme taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/tuccarin-sesi-duyulmali-1789752573.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MOL ve Petrobras, SeaLoader 2 İçin Uzun Vadeli Anlaşmaya İmza Attı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-24646</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-24646</guid>
                <description><![CDATA[Japon denizcilik şirketi MOL’un iştiraki SeaLoading, Brezilya açıklarında ham petrol transfer hizmeti veren SeaLoader 2 için Petrobras ile uzun vadeli sözleşme imzaladı. 2022 yılında operasyonlara başlayan gemi, Santos Havzası’nda bugüne kadar 200’ün üzerinde petrol tahliye operasyonuna destek verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Japon denizcilik devi Mitsui O.S.K. Lines (MOL), Brezilya’daki offshore petrol lojistiği faaliyetleri kapsamında yeni bir uzun vadeli sözleşmeye imza attı.</p>

<p>MOL’un yüzde 100 iştiraki SeaLoading Holding AS mülkiyetindeki SeaLoader 2, 2022 yılından bu yana Petrobras’ın Brezilya açıklarındaki operasyonlarında görev yapıyor. Yeni anlaşmayla geminin ham petrol transfer hizmetleri uzun vadeli olarak sürdürülecek.</p>

<p>Santos Havzası’nda 200’ün üzerinde operasyon</p>

<p>İlk olarak deneme programı kapsamında Petrobras operasyonlarına dahil edilen SeaLoader 2, ilerleyen dönemde zaman çarteri modeliyle hizmet vermeye devam etti.</p>

<p>Gemi, Santos Havzası’ndaki FPSO’lardan üretilen ham petrolün ihracat tankerlerine aktarılmasında görev alıyor. Operasyonlar kapsamında petrol, aralarında VLCC sınıfı gemilerin de bulunduğu konvansiyonel tankerlere transfer ediliyor.</p>

<p>SeaLoading’in Brezilya açıklarında işlettiği SeaLoader 1 ve SeaLoader 2, bugüne kadar 200’ün üzerinde petrol tahliye operasyonuna katkı sağladı.</p>

<p>Offshore lojistikte doğrudan transfer</p>

<p>Cargo Transfer Vessel (CTV) operasyon modeli, ham petrolün FPSO’dan ihracat tankerine doğrudan aktarılmasına imkan sağlıyor. Bu yöntemle petrolün önce bir shuttle tankerine alınarak daha sonra ihracat tankerine taşınması ihtiyacı ortadan kaldırılıyor.</p>

<p>Söz konusu model, offshore petrol taşımacılığında lojistik zincirinin kısaltılmasını ve operasyonların daha verimli yürütülmesini sağlarken, yakıt tüketimi ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da katkıda bulunuyor.</p>

<p>Yeni sözleşmeyle birlikte SeaLoader 2’nin Petrobras’ın Brezilya offshore operasyonlarındaki görevi devam ederken, SeaLoading ile Petrobras arasındaki mevcut ticari iş birliği de sürdürülmüş olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-1789533265.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şadan Kaptanoğlu: “Değişime Yön Vereceğiz”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-24645</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-24645</guid>
                <description><![CDATA[İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı. Kaptanoğlu, güçlü temsil, yeşil dönüşüm, veri, insan kaynağı ve teknoloji odaklı yeni bir yönetim vizyonu ortaya koyarak, “Amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil” mesajı verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı. Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin küresel dönüşümde yalnızca değişime uyum sağlayan değil, değişimin yönünü belirleyen bir aktör olması gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, 12 Eylül 2026 Cumartesi günü Crowne Plaza İstanbul Ümraniye’de düzenlenen toplantıda “Denizde Yeni Rota” hareketinin seçim manifestosunu kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Denizcilik sektörünün temsilcileriyle bir araya gelen Kaptanoğlu, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın önümüzdeki dönemde üstlenmesi gerektiğini düşündüğü kurumsal rolü, çalışma anlayışını ve önceliklerini açıkladı.</p>

<p>Kaptanoğlu, değişen uluslararası düzenlemeler, küresel rekabet, artan maliyetler, yeşil dönüşüm, dijitalleşme, finansmana erişim ve jeopolitik gelişmelerin Türk denizcilik sektöründe önemli bir dönüşüm yarattığına dikkat çekti. Bu sürecin yalnızca şirketlerin bireysel çabalarıyla yönetilemeyeceğini belirten Kaptanoğlu, Deniz Ticaret Odası’nın daha aktif, teknik ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Deniz Ticaret Odası geleceği bugünden hazırlamalı”</strong></p>

<p>Türk denizciliğinin gelecekte karşılaşacağı risk ve fırsatların önceden analiz edilmesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, Odanın üyelerine bilgi üstünlüğü sağlayan ve sektörün geleceğine yön veren bir kurum olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kaptanoğlu, “Bizim amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil. Odamız sorunları yalnızca not eden veya gelişmeler olduktan sonra görüş bildiren bir yapı olarak kalmamalı. Daha yetkin, daha teknik, daha etkin, daha kararlı ve kapsayıcı bir Deniz Ticaret Odasına ihtiyacımız var” dedi.</p>

<p><strong>Sekiz stratejik dönüşüm alanı</strong></p>

<p>“Denizde Yeni Rota” manifestosu, Türk denizcilik sektörünün geleceğine ilişkin sekiz temel stratejik dönüşüm alanı üzerine kuruldu.</p>

<p>Manifestoda;</p>

<ul>
	<li>Güçlü, Kapsayıcı ve Hesap Verebilir Deniz Ticaret Odası</li>
	<li>Kamu-Özel Sektör-STK Koordinasyonu ve Denizcilik Politikaları</li>
	<li>Üyeye Dokunan ve Sonuç Üreten Hizmet Modeli</li>
	<li>Yeşil Dönüşüm, Mavi Vatan ve Mavi Ekonomi</li>
	<li>Küresel Etki, Denizcilik Diplomasisi ve Yeni Pazarlar</li>
	<li>Veri ve Bilgi Üreten Deniz Ticaret Odası</li>
	<li>İnsan Kaynağı, Mesleki İtibar ve Geleceğin Liderleri</li>
	<li>Teknoloji, İnovasyon ve Yeni Büyüme Modeli</li>
</ul>

<p>başlıkları öne çıktı.</p>

<p><strong>“Üyenin hayatına dokunan bir Oda istiyoruz”</strong></p>

<p>Deniz Ticaret Odası’nın başarısının üyelerine günlük faaliyetlerinde sağladığı somut katkılarla ölçülmesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, mevzuat, teşvik ve finansman, gümrük ve sicil işlemleri ile uluslararası pazarlara erişim gibi alanlarda üyeleri doğrudan destekleyecek profesyonel bir hizmet modeli hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Başvuruların yanıtlanma süresi, takip süreçleri ve sonuç kalitesinin ölçülebilir standartlara bağlanacağını ifade eden Kaptanoğlu, farklı alt sektörlerin ihtiyaçlarına göre özel hizmet paketleri oluşturulacağını kaydetti.</p>

<p>İstanbul dışındaki üyelerin ve şubelerin de aynı bilgi ve uzmanlığa erişebilmesinin öncelikler arasında bulunduğunu belirten Kaptanoğlu, Oda hizmetlerinde bölgesel erişilebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kamu, özel sektör ve STK aynı masada</strong></p>

<p>Denizcilik sektöründeki temel sorunların kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak çalışmasıyla çözülebileceğini belirten Kaptanoğlu, bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla konu bazlı teknik platformlar oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Yeni düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce sektörel etki değerlendirmelerinin hazırlanması, meslek komiteleri, şubeler ve STK’lardan gelen görüşlerin ortak sektör politikalarına dönüştürülmesi ve alınan kararların düzenli şekilde takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm rekabet fırsatına dönüşecek</strong></p>

<p>Manifestoda yeşil dönüşüm yalnızca yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak değil, Türk denizcilik sektörünün rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat olarak ele alındı.</p>

<p>Karbon ölçümü ve raporlaması, alternatif yakıtlar, yeşil gemi ve liman yatırımları ile sürdürülebilir finansman konularında üyelere teknik rehberlik sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın deniz taşımacılığının yanı sıra balıkçılık, deniz turizmi ve açık deniz enerjisi gibi alanları da kapsayan geniş bir&nbsp;<strong>Mavi Ekonomi&nbsp;</strong>vizyonuyla yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi kurulacak</strong></p>

<p>Kaptanoğlu’nun manifestosundaki dikkat çeken başlıklardan biri de veri odaklı kurumsal yapı oldu.</p>

<p>DTO bünyesinde&nbsp;<strong>Türkiye Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi&nbsp;</strong>kurulmasının planlandığını açıklayan Kaptanoğlu; liman, filo, tersane, navlun, insan kaynağı, emniyet, dış ticaret ve yatırım verilerinin düzenli şekilde analiz edilmesini hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda&nbsp;<strong>Türkiye Denizcilik Raporu, Türk Denizcilik Endeksi, alt sektör görünüm raporları ve erken uyarı araçlarının&nbsp;</strong>hazırlanarak üyelerin kullanımına sunulması planlanıyor.</p>

<p><strong>İnsan kaynağı ve geleceğin liderlerine yatırım</strong></p>

<p>Türk denizciliğinin sürdürülebilir büyümesinde nitelikli insan kaynağının kritik rol oynadığını vurgulayan Kaptanoğlu, eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir kariyer modeli oluşturulmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Denizcilik Kariyer Merkezi, nitelikli staj olanakları, Genç Denizciler Konseyi, mentörlük ağları ve yeniden yetkinlik kazandırma programları öne çıkıyor.</p>

<p>Kadın denizcilerin kariyer gelişiminin ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin artırılması da manifestonun öncelikleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>“Türk denizciliğinin sesi kurallar yazılırken duyulmalı”</strong></p>

<p>BIMCO Başkanlığı görevini üstlenen ilk Türk ve ilk kadın olan Şadan Kaptanoğlu, uluslararası deneyimini İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın kurumsal kapasitesine aktarmayı amaçladığını ifade etti.</p>

<p>IMO, BIMCO, ICS ve benzeri uluslararası yapılardaki temsilin yalnızca görünürlük amacı taşımaması gerektiğini belirten Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin görüşlerinin karar mekanizmalarına zamanında, teknik veriler ve güçlü bir kurumsal yapı ile aktarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kaptanoğlu ayrıca uluslararası ilişkilerin anlık temaslardan çıkarılarak sürekli ve kurumsal bir&nbsp;<strong>denizcilik diplomasisi&nbsp;</strong>anlayışıyla yürütülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>“Teknoloji kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden Türkiye”</strong></p>

<p>Manifestonun teknoloji ve inovasyon bölümünde akıllı limanlar, dijital ikizler, otonom deniz araçları, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, gemi elektroniği ve denizcilik yazılımları ön plana çıktı.</p>

<p>KOBİ’lerin, girişimcilerin, üniversitelerin ve sektör şirketlerinin ortak bir denizcilik teknolojileri ekosisteminde buluşturulması hedeflenirken, gerçek operasyon sorunlarının teknoloji geliştiricileri, finansman kaynakları ve yeni pazarlarla eşleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>“Geçmişin birikimiyle yeni bir atılım dönemi başlatacağız”</strong></p>

<p>“Denizde Yeni Rota” hareketinin geçmişte ortaya konulan emeği ve kazanımları sahiplenen bir anlayış taşıdığını belirten Kaptanoğlu, hedeflerinin mevcut birikim üzerine daha güçlü bir gelecek inşa etmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Şubelerin, meslek komitelerinin, STK’ların ve üyelerin karar süreçlerine daha etkin katıldığı; bütçe ve kaynak kullanımının daha şeffaf ve görünür olduğu; kurumsal hafıza, etik ve hesap verebilirliğin güçlendirildiği bir yönetim modeli hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Kaptanoğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong>“Denizcilik bir takım oyunudur. Rotayı kaptan çizer, gemiyi mürettebat yürütür. Güç birlikten gelir. Birlikte çalışmak için ortak irade şarttır. Rotamız belli, ufkumuz geniş, hazırlığımız tamdır. Geleceği birlikte kuracağız.”</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-1789425596.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mustafa Can: “Ukrayna Türkiye’yi Bataklığa Çekmek İstiyor”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-24644</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-24644</guid>
                <description><![CDATA[Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de Türk gemilerinin karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekerek bölgedeki gelişmelerin deniz ticareti ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="933" height="525" src="https://www.youtube.com/embed/qqZjelX7pF4" title="Ukrayna Türkiye’yi bataklığa mı çekiyor? Ekonomiye faturası giderek büyüyor | Mustafa Can anlatıyor" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Adayı Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de artan güvenlik risklerinin Türkiye’nin deniz ticareti ve ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Can, Türk gemilerinin hedef haline geldiğini belirterek, “Ukrayna Türkiye’yi bataklığa çekmek istiyor” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>

<p>Taylan Büyükşahin’in sorularını yanıtlayan Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmeleri denizcilik, dış ticaret ve Türkiye ekonomisi açısından değerlendirdi. Can, özellikle ticari gemilerin karşı karşıya kaldığı güvenlik risklerinin bölgedeki deniz taşımacılığını olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>“Karadeniz’de deniz ticareti ciddi biçimde daralıyor”</strong></p>

<p>Karadeniz’in Türkiye’nin dış ticareti açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Can, bölgedeki savaş ve güvenlik risklerinin deniz taşımacılığında maliyetleri artırdığını ifade etti.</p>

<p>Türk gemilerinin de yaşanan gelişmelerden doğrudan etkilendiğini savunan Can, saldırı ve güvenlik risklerinin yalnızca gemi sahipleri ve denizcilik şirketleri açısından değil, Türkiye ekonomisinin tamamı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Can’a göre artan riskler; sigorta maliyetlerinden navlunlara, yakıt ve operasyon giderlerinden yük akışlarına kadar çok sayıda kalemde baskı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Rusya’dan kömür ithalatı ve artan taşımacılık maliyetleri</strong></p>

<p>Programda Rusya’dan yapılan kömür ithalatında yaşanan sorunlar da gündeme geldi.</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte taşıma maliyetlerinin yükseldiğini belirten Mustafa Can, bu durumun ithal edilen ürünlerin Türkiye’ye ulaşma maliyetini artırdığını söyledi.</p>

<p>Can, Karadeniz’deki gelişmelerin enerji ve hammadde tedarik zinciri üzerinden Türkiye ekonomisine yansıdığını savunarak, ortaya çıkan maliyet artışlarının nihai olarak sanayi ve tüketici fiyatlarına yansıdığı görüşünü dile getirdi.</p>

<p><strong>“Enflasyonu yaklaşık 1,5 puan etkiliyor”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’de enflasyon üzerinde de etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Can’ın değerlendirmesine göre, bölgede artan güvenlik sorunları, taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ve tedarik zincirindeki bozulmalar Türkiye’nin enflasyonunu yaklaşık 1,5 puan artırabilecek bir ekonomik etki yaratıyor.</p>

<p>Bu değerlendirmenin, özellikle enerji ve hammadde taşımacılığı üzerinden Türkiye’nin üretim maliyetleri üzerindeki baskıya işaret ettiği görüldü.</p>

<p><strong>Türkiye’nin üretim gücü ve sanayicinin sorunları</strong></p>

<p>Programda yalnızca Karadeniz’deki gelişmeler değil, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları da ele alındı.</p>

<p>Mustafa Can, Türkiye’nin üretim kapasitesindeki gerilemeye dikkat çekerken, sanayicilerin döviz kuru ve enflasyon politikaları nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Can, üretim maliyetlerindeki artışın Türk sanayicisinin uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirterek, Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir ekonomik yapıya dönmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<p><strong>Genç işsizliği ve üniversite mezunlarının istihdam sorunu</strong></p>

<p>Söyleşinin bir diğer başlığı ise gençlerin istihdam sorunları oldu.</p>

<p>Üniversite mezunlarının önemli bölümünün eğitim aldığı alanlarda iş bulamadığını belirten Can, gençlerin farklı sektörlerde ve kendi uzmanlıklarının dışında çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.</p>

<p>Can, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından gençlerin nitelikli istihdamının artırılmasının kritik önem taşıdığını savundu.</p>

<p><strong>İTO Başkanlığına neden aday oldu?</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, programda İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına adaylık gerekçelerini de anlattı.</p>

<p>İTO’nun İstanbul ve Türkiye ekonomisindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Can, iş dünyasının sorunlarını daha etkin biçimde gündeme taşıyan, üretim ve ticaretin önündeki engellerin azaltılmasına odaklanan bir yönetim anlayışını hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Can, İTO başkanlığı için hazırladığı projeler ve iş dünyasına yönelik hedefleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik, deniz ticaretinin geleceğini belirleyecek</strong></p>

<p>Söyleşide öne çıkan ana başlıklardan biri, Karadeniz’de güvenlik ile deniz ticareti arasındaki doğrudan ilişki oldu.</p>

<p>Türkiye’nin Karadeniz üzerinden gerçekleştirdiği ticaretin sürdürülebilirliği açısından bölgedeki güvenlik ortamının kritik olduğunu belirten Mustafa Can, Türk ticaret filosunun ve deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu risklerin daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can’ın açıklamaları, Karadeniz’deki savaş ortamının yalnızca askeri ve siyasi bir mesele olmadığını;&nbsp;&nbsp;<strong>deniz taşımacılığı, enerji ve hammadde tedariki, navlunlar, sigorta maliyetleri, sanayi üretimi ve enflasyon&nbsp;</strong>gibi doğrudan ekonomik sonuçlar doğurduğu yönündeki değerlendirmeleriyle dikkat çekti.</p>

<p><strong>Kaptan Mustafa Can’ın Taylan Büyükşahin’e verdiği röportajda Karadeniz’deki güvenlik risklerinden Türkiye ekonomisine, deniz ticaretinden İTO Başkanlığı adaylığına kadar gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmeleri yer aldı.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-1789417790.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de İHA ve İDA Tehdidi Yüzde 208 Arttı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-24643</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-24643</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Sürüklenen İHA, İDA ve Patlamamış Mühimmat Tehdidi Altı Ayda Yüzde 208 Arttı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ambrey’nin yeni değerlendirmesine göre, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye karasuları ile münhasır ekonomik bölgelerinde (MEB) tespit edilen patlamamış mühimmat, insansız hava araçları (İHA) ve insansız deniz araçlarının sayısı altı aylık dönemde yüzde 208 arttı. Tespit edilen 91 olayın yüzde 58’inde cismin canlı bir mühimmat taşıyıp taşımadığı kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Karadeniz’de 91 tehlikeli cisim tespit edildi</p>

<p>Deniz güvenliği alanında uzmanlaşmış Ambrey’nin değerlendirmesine göre, 2 Eylül 2025 ile 7 Eylül 2026 tarihleri arasında Karadeniz havzasında toplam 91 patlamamış mühimmat (UXO), insansız hava aracı (UAV) ve insansız su üstü aracı (USV) tespit edildi.</p>

<p>Bu olaylarda en az 105 ayrı sistemin söz konusu olduğu belirtildi. Tespitler; denizde sürüklenen, su üzerinde bulunan, kıyıya vuran veya karaya oturan cisimleri kapsıyor.</p>

<p>Ambrey verileri, tehdidin son aylarda belirgin şekilde hızlandığını ortaya koydu. Eylül 2025-Şubat 2026 döneminde 27 olay kaydedilirken, Mart-Ağustos 2026 döneminde bu sayı 56’ya yükseldi. Böylece iki dönem arasında yüzde 107’lik artış gerçekleşti.</p>

<p>Üstelik eğilimin Eylül ayında da devam ettiği değerlendiriliyor. Sadece Eylül 2026’nın ilk yedi gününde sekiz yeni tespit kaydedildi.</p>

<p>En büyük artış NATO kıyılarında</p>

<p>Tehlikedeki artış özellikle Karadeniz’in NATO üyesi ülkelerin kıyı şeridinde yoğunlaştı.</p>

<p>Ambrey’nin verilerine göre Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’deki tespitler 13’ten 40’a yükseldi. Bu, iki dönem arasında yüzde 208’lik artış anlamına geliyor.</p>

<p>Buna karşılık Ukrayna ve Rusya toplamındaki tespit sayısı 14’ten 16’ya çıktı.</p>

<p>Ambrey ayrıca her iki savaşan tarafın kontrolündeki sularda meydana gelen UXO tespitlerinin tamamının kamuoyuna yansımadığını değerlendiriyor.</p>

<p>Mayınların yerini İHA ve İDA’lar aldı</p>

<p>Karadeniz’deki tehdidin niteliğinin de değiştiğine dikkat çekildi.</p>

<p>İlk dönemde 13 olan insansız sistem kaynaklı tespitler, ikinci dönemde 41’e yükseldi. Buna karşılık deniz mayınları ve geçmiş dönemlerden kalan mühimmatlara ilişkin tespitler 11’den 8’e geriledi.</p>

<p>Böylece İHA ve İDA’lar, mayınların önüne geçerek Karadeniz havzasındaki başlıca yüzen tehdit unsurları haline geldi.</p>

<p>Yüzde 58’inin taşıdığı mühimmat bilinmiyor</p>

<p>Ambrey’nin değerlendirmesinde en dikkat çekici unsurlardan biri, bulunan sistemlerin taşıdığı yükün niteliğine ilişkin belirsizlik oldu.</p>

<p>Tespit edilen cisimlerin en az üçte birinin keşfedildiği anda canlı mühimmat taşıdığı doğrulandı. Buna karşılık 53 sistemin, yani toplamın yaklaşık yüzde 58’inin, canlı mühimmat taşıyıp taşımadığı kamuoyuna hiçbir zaman doğrulanmadı.</p>

<p>Bu nedenle Ambrey, söz konusu cisimlerin potansiyel olarak canlı kabul edilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kuruluş, mürettebatın yalnızca görsel incelemeyle bir İHA veya İDA’nın aldatıcı amaçlı bir hedef mi, yoksa aktif mühimmat taşıyan bir sistem mi olduğunu belirleyemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Bu nedenle denizde sürüklenen benzer nitelikteki herhangi bir cismin, yetkili bir EOD (Patlayıcı Madde İmha) birimi tarafından güvenli olduğu belirleninceye kadar canlı tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Deniz ve enerji altyapısı risk altında</p>

<p>Ambrey, son 12 ayın Karadeniz’de her iki tarafın da insansız sistem kullanımını önemli ölçüde artırmasıyla karakterize edildiğini değerlendirdi.</p>

<p>Rusya ve Ukrayna’nın İHA ve İDA üretim kapasitelerini genişlettiği; bu sistemlerin gemilere, limanlara, kıyı ve açık deniz enerji altyapısına ve kara hedeflerine yönelik operasyonlarda kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Bazı görevlerin denizden veya kıyı bölgelerinden başlatıldığı ve Karadeniz ile Azak Denizi üzerinden gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Ancak kullanılan sistemlerin önemli bir bölümünün görevini tamamlayamadığı değerlendiriliyor. Ambrey, İHA, İDA ve füzelerin vurulduğunu, elektronik karıştırma veya başka yöntemlerle etkisiz hale getirildiğini ve ardından denize düştüğünü gösteren görüntüleri düzenli olarak tespit ettiğini belirtti.</p>

<p>Romanya ve Türkiye açıkları kritik bölge</p>

<p>Ambrey, 2026’nın geri kalanında tespit oranlarının yüksek seviyede kalmasının büyük olasılık olduğunu öngörüyor.</p>

<p>Özellikle Romanya ve Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgelerindeki açık deniz enerji altyapısının insansız sistemler ve sürüklenen mühimmat açısından önemli bir odak noktası olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu durum, ticari gemiler, offshore enerji tesisleri, limanlar ve deniz operasyonları açısından yalnızca doğrudan saldırı riskini değil, çatışma sırasında etkisiz hale getirilen veya kontrol dışına çıkan sistemlerin daha sonra deniz trafiğinin bulunduğu alanlarda ortaya çıkması riskini de artırıyor.</p>

<p>Ateşkes tehdidi kısa vadede ortadan kaldırmayabilir</p>

<p>Ambrey’ye göre olası bir ateşkes veya siyasi uzlaşmanın Karadeniz’deki bu tehlikeyi kısa vadede ortadan kaldırması düşük ihtimal.</p>

<p>Kuruluş, halihazırda denize düşmüş veya sürüklenmekte olan sistemlerin yanı sıra Karadeniz sularındaki mayınların ve patlamamış mühimmatın tespit edilmesi, imha edilmesi ve temizlenmesinin yıllar sürebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle Karadeniz’deki riskin yalnızca devam eden çatışmalarla sınırlı olmadığı; savaş sırasında denize düşen veya sürüklenen mühimmat ve insansız sistemlerin, çatışmaların sona ermesinden sonra da deniz güvenliği açısından uzun süreli bir tehdit oluşturabileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 04:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-1789376125.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-24642</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-24642</guid>
                <description><![CDATA[WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı: Konteynerlerdeki “Gizli Tehlike” İçin Kural Değişikliği Çağrısı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), binlerce lityum bataryanın tehlikeli madde beyanı ve konteyner işaretlemesi olmadan taşınmasına imkân veren düzenlemenin gözden geçirilmesini istedi. Konu, IMO’nun 14-18 Eylül 2026 tarihlerindeki toplantısında ele alınacak.</p>

<p>Lityum bataryalarda güvenlik açığı</p>

<p>Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Kodu’ndaki (IMDG Code) Özel Hüküm 188’in lityum batarya taşımacılığında önemli bir güvenlik açığı oluşturduğunu belirterek hükümetleri düzenlemeyi güçlendirmeye çağırdı.</p>

<p>WSC’nin 10 Eylül 2026’da yaptığı açıklamaya göre, belirli test, ambalajlama ve kapasite şartlarını karşılayan küçük lityum bataryalar, mevcut düzenleme kapsamında bazı tehlikeli madde taşıma yükümlülüklerinden muaf tutulabiliyor. Ancak bu kapsamda tek bir konteynere kaç adet muaf bataryanın yüklenebileceğine ilişkin bir üst sınır bulunmuyor.</p>

<p>Konsey, bunun özellikle deniz taşımacılığında ciddi bir risk yaratabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>4.200 dizüstü bilgisayar, 416 kWh enerji</p>

<p>WSC’nin hesaplamasına göre, yaklaşık 4.200 dizüstü bilgisayarın bulunduğu bir konteyner yaklaşık 416 kWh depolanmış enerji içerebiliyor. Bu miktarın yaklaşık üç veya dört elektrikli aracın bataryalarında bulunan enerjiye eşdeğer olabileceği belirtildi.</p>

<p>Buna karşın söz konusu yük, mevcut istisna şartlarını karşılaması halinde tehlikeli madde olarak beyan edilmeden ve konteyner üzerinde tehlikeli madde işareti bulunmadan taşınabiliyor.</p>

<p>WSC Başkanı ve Üst Yöneticisi Joe Kramek, düzenlemenin amacının küçük bataryalara sahip münferit cihazların taşınmasını kolaylaştırmak olduğunu belirterek, binlerce lityum bataryanın bulunduğu konteynerlerin risklerinin görünmez hale gelmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Tehlike görünmez hale geliyor”</p>

<p>Kramek, mevcut sistemin taşıyıcıların, gemi mürettebatının, limanların ve acil müdahale ekiplerinin konteyner içerisinde yüksek miktarda batarya bulunduğundan haberdar olmasını engelleyebildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu bilginin bulunmaması durumunda taşıyıcıların risk değerlendirmesi yapması, uygun istifleme ve yerleştirme kararları alması, konteyneri diğer yüklerden gerektiği şekilde ayırması ve olası yangınlara yönelik acil müdahale planlaması zorlaşıyor.</p>

<p>WSC, lityum bataryaların uygun şekilde beyan edildiğinde ve riskleri doğru yönetildiğinde her gün güvenli biçimde taşındığını vurguladı. Konseyin temel endişesinin ise tehlikeli yükün varlığının taşıma zincirindeki kritik aktörler tarafından bilinmemesi olduğu belirtildi.</p>

<p>Batarya kullanımı beş yılda altı kat arttı</p>

<p>WSC, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine dayanarak, küresel lityum-iyon batarya kullanımının 2025’te 2020 seviyesinin yaklaşık altı katına çıktığını bildirdi. Batarya talebinin 2030’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Allianz tarafından yapılan tahminlere göre ise konteyner gemilerinde yaklaşık her 17 günde bir yangın meydana geliyor.</p>

<p>WSC, lityum bataryaların taşımacılıktaki payının hızla artması nedeniyle mevcut düzenlemelerin gelecekte daha büyük bir güvenlik sorununa dönüşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>IMO’ya yeni eşik önerisi</p>

<p>WSC, beş hükümet ve çok sayıda sektör kuruluşunun desteğiyle konuyu Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) taşıdı.</p>

<p>Konsey tarafından IMO’ya sunulan öneride, konteyner bazında bir azami batarya miktarı veya enerji eşiği belirlenmesi gündeme getiriliyor. Belirlenen seviyenin aşılması halinde yüklerin tehlikeli madde olarak beyan edilmesi ve gerekli durumlarda konteynerlerin uygun şekilde işaretlenmesi öngörülüyor.</p>

<p>WSC’ye göre böyle bir düzenleme, taşıma zincirindeki tüm tarafların risk hakkında önceden bilgi sahibi olmasını sağlayarak yangın ve acil durum risklerinin daha etkin yönetilmesine katkıda bulunabilir.</p>

<p>IMO’da görüşülecek</p>

<p>Konu, 14-18 Eylül 2026 tarihlerinde Londra’da gerçekleştirilecek IMO Yüklerin ve Konteynerlerin Taşınması Alt Komitesi (CCC) toplantısında hükümetlerin gündemine gelecek.</p>

<p>WSC, artan batarya taşımacılığı karşısında mevcut kuralların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle büyük miktarlardaki lityum bataryaların taşıma zincirinde “görünür” hale getirilmesini talep ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 03:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-1789373798.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz Boğazı’nda Ticari Gemiye Saldırı: 1 Ölü, 4 Yaralı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-24641</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-24641</guid>
                <description><![CDATA[İran devlet medyası, Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait bir konteyner gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğunu ve olayda bir mürettebatın hayatını kaybettiğini, dört mürettebatın yaralandığını bildirdi. UKMTO da boğazdan geçen bir geminin kimliği belirsiz bir cisimle vurulduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’nda bir ticari geminin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğu bildirildi. İran devlet medyasının aktardığı bilgilere göre olayda bir mürettebat hayatını kaybetti, dört kişi yaralandı.</p>

<p>İran basını, olayın pazar günü erken saatlerde Hürmüz Boğazı'ndaki Hengam Adası yakınlarında meydana geldiğini ve saldırının ardından gemide yangın çıktığını bildirdi.</p>

<p>İran devlet medyası, bilgiyi Kiş Adası Valisi'ne dayandırırken, olayın ayrıntıları ve saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>UKMTO: Gemi kimliği belirsiz bir cisimle vuruldu</p>

<p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) da Hürmüz Boğazı’ndan seyir halindeki bir geminin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğuna ilişkin ihbar aldığını açıkladı.</p>

<p>UKMTO'nun aktardığına göre saldırının ardından gemide yangın çıktı ve mürettebat yerel makamlar tarafından tahliye edildi.</p>

<p>Kurum, olayın ilk aşamasında mürettebatın sağlık durumu, gemideki hasarın boyutu ve olası çevresel etkiler hakkında kesin bilgi bulunmadığını belirtti.</p>

<p>UKMTO, saldırıya uğrayan geminin adını açıklamazken, mühimmatın nereden ateşlendiğine ilişkin de herhangi bir değerlendirmede bulunmadı.</p>

<p>İran devlet medyasının bildirdiği olay ile UKMTO'ya ulaşan ihbarın aynı gemiye ilişkin olup olmadığı ise henüz bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>MSCIO’dan gemilere uyarı</p>

<p>Hint Okyanusu Avrupa Deniz Güvenliği Merkezi (MSCIO) da Hürmüz Boğazı'nda 12 Eylül saat 23.00 UTC civarında bir olay yaşandığına ilişkin bildirim aldığını açıkladı.</p>

<p>MSCIO, bölgede faaliyet gösteren gemilere artan dikkat ve teyakkuz seviyesini korumaları, BMP-MS güvenlik uygulamalarına uymaları ve şüpheli faaliyetleri veya ilgili bilgileri derhal MSCIO ile UKMTO'ya bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>CENTCOM: 60 günde 100 ticari gemi yönlendirildi</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki deniz güvenliği geriliminin sürdüğü bir dönemde yaşandı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik devam eden askeri abluka kapsamında son 60 günde 100 ticari geminin güzergâhının değiştirildiğini bildirdi.</p>

<p>CENTCOM, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin uyguladığı abluka kapsamında hiçbir geminin ABD kuvvetlerinin izni olmadan geçiş yapmadığını ileri sürdü.</p>

<p>Açıklamada, ABD askerlerinin söz konusu göreve odaklanmayı sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Hürmüz için Umman’da kritik toplantı</p>

<p>Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı, cuma günü İran'ın Basra Körfezi'ne kıyısı bulunan diğer ülkelerle birlikte Umman'da yapılacak toplantıya katılacağını duyurmuştu.</p>

<p>Pazartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelerde bölgesel gelişmelerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak güzergâhların belirlenmesine ilişkin İran-Umman görüşmelerinin sonuçlarının ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda son olay, dünyanın en önemli enerji ve deniz ticareti geçiş noktalarından birinde ticari gemilerin seyir güvenliğine ilişkin risklerin devam ettiğini ortaya koyarken, olayın sorumlusu ve saldırıya uğrayan geminin kimliğiyle ilgili resmi ve bağımsız doğrulama süreci sürüyor.</p>

<p>Not: Bu haber, İran devlet medyası, UKMTO, MSCIO ve CENTCOM tarafından aktarılan açıklamalar esas alınarak tarafsız biçimde hazırlanmıştır. Saldırının faili ve farklı kaynakların bildirdiği olayların aynı gemiye ilişkin olup olmadığı konusunda kesinlik bulunmamaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 02:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-1789373248.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz Boğazı İçin Kritik Görüşme</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-24640</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-24640</guid>
                <description><![CDATA[İran, Körfez ülkeleriyle Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemiler için güvenli geçiş güzergâhlarını görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da bir araya gelecek. Görüşmeler, bölgedeki gerilimin küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde gerçekleşecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran, Irak ve Basra Körfezi ile Umman Denizi’ne kıyısı bulunan diğer ülkelerin dışişleri bakanları, bölgesel gelişmeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğini görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da toplantı yapacak.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, toplantının gündeminde bölgesel meselelerin yanı sıra İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişi için güvenli güzergâhların belirlenmesine ilişkin görüşmelerin de bulunacağını açıkladı.</p>

<p>Baghaei, toplantının bölge ülkeleri arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine ve ortak bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlamasını umduklarını belirtti.</p>

<p>İran: Deniz taşımacılığının güvenliği için çaba gösteriyoruz</p>

<p>İranlı sözcü, Tahran ile Maskat arasında Hürmüz Boğazı’nda geçici denizcilik güzergâhlarının oluşturulmasına yönelik varılan mutabakata da dikkat çekti.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının güvenliğini sağlama yönündeki çabalara bağlı olduğunu ifade eden Baghaei, bununla birlikte İran’ın, ABD’nin bölgedeki faaliyetleri sona ermeden deniz ulaşımının güvenliğinin tam anlamıyla garanti edilemeyeceği görüşünde olduğunu söyledi.</p>

<p>Baghaei, ABD’nin deniz ablukası ve ekonomik yaptırımlarını “saldırgan eylemler ve yasa dışı müdahaleler” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Husiler: Suudi gemileri hariç deniz ulaşımı güvenli</p>

<p>Bölgede deniz taşımacılığına ilişkin bir diğer açıklama Yemen’deki İran destekli Husilerden geldi.</p>

<p>Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, cuma akşamı yaptığı açıklamada, Suudi gemileri dışında tüm ticari şirketler için deniz ulaşımının güvenli olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Saree, Suudi gemilerine yönelik daha önce ilan edilen yasağın sürdüğünü belirterek, Yemen silahlı kuvvetlerinin operasyonlarını “saldırının sona erdirilmesi ve Yemen halkına yönelik kuşatmanın kaldırılmasına” kadar yoğunlaştırma tehdidinde bulundu.</p>

<p>Husiler ayrıca Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimde “tırmanışa tırmanışla karşılık verme” politikasını sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<p>Suudi Arabistan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı kapattı</p>

<p>Bölgedeki gerilimin enerji taşımacılığına etkisini artıran bir başka gelişme ise Suudi Arabistan’da yaşandı.</p>

<p>Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Riyad ve Medine bölgelerinde Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’na yönelik saldırıların ardından hattın tedbir amacıyla kapatıldığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirilen çok sayıda saldırıda bazı kişilerin yaralandığını ve sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Saldırıların sorumlusu açıklanmazken, acil durum ve teknik ekiplerin olayın ardından boru hattının güvenliğini değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak üzere çalışma yürüttüğü belirtildi.</p>

<p>Hürmüz’deki gelişmeler küresel deniz ticaretini yakından ilgilendiriyor</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve LNG sevkiyatlarının dünya pazarlarına ulaşmasında kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Boğazdaki güvenlik risklerinin artması, yalnızca bölgesel deniz taşımacılığını değil, küresel enerji fiyatlarını, tanker piyasasını, sigorta maliyetlerini ve gemilerin operasyonel planlamasını da doğrudan etkileyebilecek nitelikte.</p>

<p>İran ile Umman arasındaki güvenli geçiş güzergâhlarına ilişkin görüşmelerin Körfez ülkeleriyle genişletilmesi, bölgedeki ticari gemilerin seyrüsefer güvenliği açısından önem taşıyor.</p>

<p>Pazartesi günü Umman’da gerçekleştirilecek toplantının, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının geleceği ve bölgesel güvenlik açısından nasıl bir ortak mekanizma oluşturulabileceğine ilişkin önemli mesajlar vermesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 01:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-1789372771.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yemen Açıklarında Korsan Alarmı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-24639</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-24639</guid>
                <description><![CDATA[Yemen açıklarında bir yük gemisinin şüpheli silahlı kişiler tarafından takibe alınarak gemiye çıkılmaya çalışılması, bölgede korsanlık faaliyetlerinin yeniden hareketlendiğine ilişkin endişeleri artırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yemen açıklarında Perşembe günü meydana gelen olayda, bir yük gemisine yaklaşık altı kişinin bulunduğu silahlı bir tekneyle yaklaşıldı. İlk değerlendirmelerde olayın korsanlar tarafından gerçekleştirilen bir gemi kaçırma (hijacking) vakası olduğu bildirilirken, daha sonraki incelemeler saldırganların geminin kontrolünü ele geçiremediğini ortaya koydu.</p>

<p>AB Deniz Güvenlik Merkezi Hint Okyanusu (MSCIO), olayın 10 Eylül günü saat 09.18 UTC civarında Yemen’in Balhaf kentinin yaklaşık 38 deniz mili güneybatısında meydana geldiğini açıkladı. MSCIO’nun ilk alarmında geminin bir Korsan Eylem Grubu (PAG) tarafından ele geçirildiği bildirildi.</p>

<p>Ancak geminin şirket güvenlik yetkilisinden alınan bilgiler doğrultusunda, silahlı teknenin yaklaşmasının ardından mürettebatın güvenlik amacıyla “citadel” olarak bilinen güvenli bölmeye geçtiği belirlendi.</p>

<p>Gemide gerçekleştirilen müteakip aramada ise herhangi bir korsan veya yetkisiz kişinin bulunmadığı tespit edildi. MSCIO, olayın çözüme kavuşturulduğunu ve tüm mürettebatın güvende ve sağlık durumlarının iyi olduğunu bildirdi.</p>

<p>UKMTO'dan ikinci uyarı</p>

<p>Aynı gün UK Maritime Trade Operations (UKMTO) da Yemen açıklarında bir başka yük gemisinin kimliği belirlenemeyen bir sürat teknesi tarafından yaklaşılarak takip edildiğine ilişkin bildirim aldı.</p>

<p>Bu olay, Yemen’in Al Mukalla kentinin yaklaşık 98 deniz mili güneybatısında meydana geldi. Geminin şirket güvenlik yetkilisi, kimliği belirsiz bir skifin gemiye yaklaştığını rapor etti.</p>

<p>UKMTO, bölgede seyreden gemilere dikkatli seyir yapmaları, şüpheli faaliyetleri derhal bildirmeleri ve güvenlik prosedürlerine uymaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Kızıldeniz–Aden Körfezi hattında güvenlik yeniden gündemde</p>

<p>Her iki olay da Yemen çevresindeki deniz ticaret yollarında güvenlik risklerinin yeniden yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor. MSCIO, bölgede faaliyet gösteren gemilere yüksek seviyede dikkat ve teyakkuz çağrısı yaparken, BMP-MS güvenlik uygulamalarına uyulmasını ve şüpheli faaliyetlerin MSCIO ile UKMTO'ya derhal bildirilmesini istedi.</p>

<p>Olayların korsanlık tehdidinin bölgede yeniden canlanıp canlanmadığına ilişkin değerlendirmeleri artırması beklenirken, Aden Körfezi ve Yemen açıklarından geçen ticari gemiler için güvenlik tedbirleri önemini koruyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-1789369531.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CML, Hürmüz Dışından Ro-Ro Besleme Hattını Güçlendiriyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-24638</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-24638</guid>
                <description><![CDATA[Cascadia Maritime Logistics (CML), Hürmüz Boğazı’na alternatif güzergâh üzerinden BAE’ye Ro-Ro taşımacılığında kapasitesini artırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ro-Ro taşımacılığı uzmanı Cascadia Maritime Logistics (CML), Yong Xin 128 isimli gemiyi Hambantota–Khor Fakkan Ro-Ro feeder hattında dönemsel (period) istihdama aldı.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğu kıyısında yer alan Khor Fakkan, Hürmüz Boğazı’nın dışında bulunuyor. CML’ye göre, Hürmüz Boğazı’ndaki koşullar nedeniyle Basra Körfezi seferlerinde gecikme veya rota değişiklikleri yaşanması durumunda, Hambantota–Khor Fakkan bağlantısı Ro-Ro yüklerinin BAE’ye ulaştırılması ve buradan nihai noktalara sevk edilmesi için alternatif bir lojistik güzergâh sunuyor.</p>

<p>Hint Okyanusu’ndaki kapasite 5.000 CEU’yu aştı</p>

<p>CML’nin aynı hatta mevcut dönemsel olarak tahsis edilmiş tonajıyla birlikte, şirketin Hint Okyanusu’ndaki özel Ro-Ro feeder kapasitesi 5.000 CEU’nun üzerine çıktı.</p>

<p>Şirket, Yong Xin 128’in hatta eklenmesinin temel amacının daha düzenli sefer programı ve öngörülebilir bir frekans sağlamak olduğunu belirtti.</p>

<p>Böylece Ro-Ro yük sahiplerinin taşıma rezervasyonlarını tamamen anlık veya ad-hoc seferlere bağlı kalmadan, önceden belirlenmiş düzenli bir rotasyon üzerinden planlaması hedefleniyor.</p>

<p>Alternatif güzergâhın önemi artıyor</p>

<p>CML’nin kapasite artışı, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonel belirsizliklerin lojistik zincirleri üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde dikkat çekiyor. Khor Fakkan üzerinden sağlanan bağlantı, BAE’ye yönelik Ro-Ro taşımalarında alternatif erişim imkânı sunarken, düzenli feeder kapasitesinin artırılması bölgesel tedarik zincirlerinin öngörülebilirliğini de destekliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-1789368610.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Azeri BTC Petrolünde Prim 10 Doları Aştı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-24637</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-24637</guid>
                <description><![CDATA[Azeri BTC’nin Dated Brent’e göre spot primi 10 dolar/varilin üzerine çıktı. Arz riskleri ve Asya’dan gelen talep, Akdeniz petrol kargolarında rekabeti artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan’ın Azeri BTC petrolünün spot primi, Dated Brent göstergesine göre varil başına 10 doların üzerine çıktı. Eylül sonu ve ekim yüklemeleri için oluşan prim, aylık bazda en yüksek seviyelerden birine ulaştı.</p>

<p>Azerbaycan’ın önemli ihracat kalemlerinden Azeri BTC ham petrolünün primi, küresel petrol piyasalarında arz güvenliği endişelerinin yeniden öne çıkmasıyla yükseldi. Spot piyasalarda Azeri BTC’nin Dated Brent’e göre primi varil başına 10 doların üzerine çıkarken, söz konusu seviye son aylardaki en yüksek değerlerden biri olarak kaydedildi.</p>

<p>Piyasa verilerine göre primdeki yükselişte, Orta Doğu ve Karadeniz bölgesindeki petrol arzına ilişkin risklerin artması etkili oldu. Arz endişelerinin güçlenmesiyle küresel petrol fiyatları da mayıs ortasından bu yana ilk kez varil başına 100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılaşma eğilimi gösterdi.</p>

<p>Azeri BTC priminde son aylardaki en yüksek seviye</p>

<p>LSEG verilerine göre Azeri BTC’nin spot primi en son Nisan 2026’da varil başına 10 dolar seviyesinin üzerine çıkmıştı. O dönemde yükseliş, İran ile başlayan çatışmanın ardından piyasalarda oluşan arz güvenliği endişeleriyle ilişkilendirilmişti.</p>

<p>Son yükseliş ise özellikle eylül sonu ve ekim ayında yüklenmesi planlanan kargolarda dikkat çekiyor.</p>

<p>Asya rafinerilerinin talebi rekabeti artırıyor</p>

<p>Orta Doğu kaynaklı petrolün piyasadaki erişilebilirliğinin azalması, başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya’daki rafinerileri alternatif tedarik kaynaklarına yöneltiyor.</p>

<p>Asya'daki alıcıların Akdeniz ve Atlantik havzasından daha fazla hafif ve düşük kükürtlü ham petrol satın almaya başlaması, Azeri BTC gibi kalite özellikleri nedeniyle tercih edilen sınıflara yönelik spot piyasa rekabetini artırıyor.</p>

<p>Bu durum, mevcut arzın daha fazla alıcı tarafından takip edilmesine ve spot kargolar üzerindeki fiyat baskısının güçlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Avrupa rafinerileri de baskı altında</p>

<p>Gelişmeler Avrupa’daki rafineriler açısından da maliyet baskısını artırıyor. Geleneksel ham petrol tedarikinin pahalanması, Avrupalı rafinerileri Asyalı alıcılarla aynı spot kargolar için daha yoğun rekabete sokuyor.</p>

<p>Özellikle yüksek risk taşıyan deniz güzergâhlarına bağımlı olmayan petrol kargoları, arz güvenliği açısından daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Azeri BTC nedir?</p>

<p>Azeri BTC, Azerbaycan’dan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı üzerinden Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan terminaline ulaştırılarak dünya piyasalarına ihraç edilen Azerbaycan ham petrol karışımıdır. Ceyhan üzerinden deniz yoluyla uluslararası piyasalara sevk edilen Azeri BTC, Akdeniz ve Atlantik havzasındaki rafineriler açısından önemli bir ham petrol tedarik kaynağı konumunda bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-1789322031.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’e Geçemeyen Gemiler Marmara’da Bekliyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-24636</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-24636</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de artan güvenlik riskleri nedeniyle ticaret gemilerinin Marmara’da beklemesi İstanbul açıklarında yoğunluk oluşturdu. Sektör, lojistik ve çevre risklerine dikkat çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de deniz taşımacılığı üzerindeki etkisi İstanbul açıklarında da hissediliyor. Karadeniz’e geçiş konusunda güvenlik endişesi taşıyan ticaret gemilerinin Marmara Denizi’nde beklemesi, demirleme sahalarında yoğunluğa neden oluyor. Sektör temsilcileri, krizin uzaması halinde lojistik maliyetler, deniz ticareti ve çevre güvenliği açısından daha ciddi risklerin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor.</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de deniz ticaretine yönelik riskleri artırması, İstanbul ve Marmara Denizi’ndeki gemi trafiğine de yansıyor. Karadeniz’e geçiş konusunda güvenlik değerlendirmesi yapan çok sayıda ticaret gemisinin Marmara’da beklediği, demirleme sahalarındaki yoğunluk nedeniyle bazı gemilerin açıkta sürüklenerek beklemek zorunda kaldığı bildiriliyor.</p>

<p><strong>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can</strong>, Karadeniz’deki güvenlik risklerinin yalnızca bölgedeki deniz taşımacılığını değil, Türkiye’nin lojistik zincirini ve ticaret akışını da etkilediğini belirtti.</p>

<p><strong>Marmara’daki demirleme sahalarında yoğunluk</strong></p>

<p>Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Marmara Denizi’ndeki gemi beklemelerini artırdığını ifade ederek, Türkiye’nin gemi trafik kontrol altyapısının güçlü olmasına rağmen güvenlik kaynaklı belirsizliklerin deniz ticaretinde önemli aksamalara yol açtığını söyledi.</p>

<p>Can’ın verdiği bilgilere göre, normal şartlarda yaklaşık 72 saat içinde tamamlanan geliş ve kontrol süreçlerinin ardından gemilerin önemli bir bölümü, demirleme sahalarındaki yoğunluk nedeniyle Marmara açıklarında beklemek durumunda kalıyor.</p>

<p>Can, Ukrayna tarafından Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı gemilere yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen saldırıların, ticari taşımacılık açısından yeni güvenlik riskleri oluşturduğunu savundu.</p>

<p><strong>Türk sahipli gemiler de risk altında</strong></p>

<p>Karadeniz’de son dört ay içinde 206 geminin saldırılardan etkilendiğini, bunların yaklaşık 40’ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğunu ileri süren Can, bölgede faaliyet gösteren nehir-deniz tipi Türk gemilerinin de gelişmelerden olumsuz etkilendiğini belirtti.</p>

<p>Can, Karadeniz ticaretinde hizmet veren yaklaşık 150 nehir-deniz tipi Türk gemisinin bulunduğunu ve bu gemilerin mevcut güvenlik koşulları nedeniyle alternatif rotalara yönlendirilmesinin her zaman mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<p>Krizin 3-4 ay daha devam etmesi halinde bu filonun önemli bir bölümünün ekonomik açıdan ciddi kayıplarla karşılaşabileceğini belirten Can, ticaret gemilerinin çatışmalar sırasında hedef haline gelmesinin uluslararası hukuk bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Tanker saldırıları çevre açısından risk taşıyor</strong></p>

<p>Karadeniz’de petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğraması ihtimalinin yalnızca deniz taşımacılığı açısından değil, çevre güvenliği bakımından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Can, olası bir tanker hasarında petrol sızıntısının Karadeniz’den Türk Boğazları sistemine ulaşabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p>Can, deniz taşımacılığındaki kesintilerin alternatif ve daha uzun güzergâhların kullanılmasını zorunlu hale getirebileceğini, bunun da lojistik ve navlun maliyetlerini artırabileceğini belirtti. Artan taşıma maliyetlerinin nihai ürün fiyatlarına yansımasının ise enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Boğaz trafiğinde düşüş iddiası</strong></p>

<p>Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi trafiğini de etkilediğini belirten Can, daha önce günlük ortalama 200 seviyesinde olduğunu ifade ettiği gemi geçişlerinin bazı dönemlerde 30-40 gemi seviyesine kadar gerilediğini öne sürdü.</p>

<p>Can, gemi trafiğindeki olası düşüşün Türkiye’nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirler üzerinde de etkili olabileceğini belirterek, kriz nedeniyle yıllık gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine gerileyebileceğini tahmin etti.</p>

<p>Söz konusu rakamların sektör temsilcisinin değerlendirmeleri olduğu, resmi trafik ve gelir verilerinin ilgili kamu kurumlarınca açıklanması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>“Yeni bir Ticaret Koridoru kurulmalı”</strong></p>

<p>Karadeniz’de deniz ticaretinin yeniden güvenli ve öngörülebilir şekilde sürdürülebilmesi için diplomatik ve sektörel girişimlerin artırılması gerektiğini belirten Mustafa Can, Türkiye öncülüğünde geçmişte hayata geçirilen Tahıl Koridoru modeline benzer yeni bir “Ticaret Koridoru” oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Can, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının konuyla ilgilendiğini belirterek, İstanbul Ticaret Odasının da sürece daha aktif katkı sağlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeni bir ticaret koridorunun oluşturulmasının; Marmara Denizi’ndeki gemi beklemelerinin azaltılması, ticari gemilerin güvenliğinin güçlendirilmesi ve Karadeniz’deki ticaret akışının yeniden düzenlenmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Can, sektörün öngörülebilir bir güvenlik ortamına ihtiyaç duyduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik risklerinin devam etmesi, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’ni yalnızca bir geçiş güzergâhı olmaktan çıkararak bölgesel deniz ticaretindeki belirsizliklerin doğrudan yansıdığı kritik bir bekleme alanına dönüştürüyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-1789304782.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-24635</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-24635</guid>
                <description><![CDATA[Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi: “Savaşın Tarafı Değiliz, Türk Bayrağının Tarafıyız”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz’de Türk bayraklı LIONFISH adlı ticaret gemisine yönelik saldırı iddiası, denizcilik camiasında güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kaptan Mustafa Can, olayın Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğinin teyit edilmesi halinde bunun “yanlış hedef” gerekçesiyle geçiştirilemeyeceğini belirterek, Türk ticaret gemilerinin güvenliği için somut güvence çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Karadeniz’de devam eden savaşın sivil deniz ticareti ve ticaret gemilerinin güvenliği üzerindeki etkileri sürerken, Türk bayraklı LIONFISH gemisine yönelik saldırı iddiasına Kaptan Mustafa Can’dan sert tepki geldi.</p>

<p>Can, LIONFISH’in bir savaş gemisi veya askerî hedef olmadığını,&nbsp;<strong>Ambarlı’dan Novorossiysk’e ticari sefer gerçekleştiren sivil bir Türk ticaret gemisi&nbsp;</strong>olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Rusya’ya gidiyor olması gemiyi askerî hedef haline getirmez”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, bir ticaret gemisinin Rusya’ya sefer yapmasının tek başına gemiyi askerî hedef haline getirmeyeceğini belirterek, sivil deniz ticareti ile askerî hedefler arasındaki ayrımın korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can açıklamasında, LIONFISH’e yönelik saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğinin teyit edilmesi durumunda olayın “yanlış hedef” ya da “savaşın olağan sonucu” şeklinde değerlendirilerek kapatılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Mesele yalnızca bir gemi değil”</strong></p>

<p>Yaşanan olayın yalnızca LIONFISH’in güvenliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Can, konunun Türk denizcilerinin can güvenliği, Türk bayrağının itibarı ve Karadeniz’de ticari seyrüseferin güvenliği açısından ele alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Can, Rusya’nın sivil gemilere yönelik saldırılarına karşı çıkıldığı gibi, Ukrayna tarafından gerçekleştirildiği teyit edilen saldırılara da aynı kararlılıkla tepki gösterilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Savaşın tarafı değiliz, Türk bayrağının tarafıyız”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>“Biz bu savaşın tarafı değiliz. Ama Türk bayrağının tarafıyız.”</strong></p>

<p>Can, Ukrayna makamlarından olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını, saldırının kim tarafından ve hangi gerekçeyle gerçekleştirildiğinin ortaya konulmasını istedi.</p>

<p>Türk bayraklı sivil ticaret gemilerinin hedef alınmayacağına ilişkin&nbsp;<strong>açık ve somut güvence&nbsp;</strong>verilmesi gerektiğini belirten Can, Karadeniz’in kontrolsüz bir savaş alanına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Türk denizcisi sahipsiz değildir”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, açıklamasının sonunda Türk denizcilerinin ve ticaret filosunun korunması gerektiğine dikkat çekerek şu mesajı verdi:</p>

<p><strong>“Türk denizcisi sahipsiz değildir. Türk ticaret filosu hiçbir ülkenin hedef tahtası değildir. Türk bayrağına dokunmayın!”</strong></p>

<p>Can ayrıca Türkiye’nin dostluk ilişkilerinin önemine işaret ederken,&nbsp;<strong>Türk bayrağının itibarı ile Türk denizcisinin can güvenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını&nbsp;</strong>ifade etti.</p>

<p>Öte yandan, LIONFISH’e yönelik saldırının sorumluluğuna ilişkin iddiaların yetkili makamlar tarafından teyit edilmesi bekleniyor. Olayın kesin niteliği ve saldırının sorumlusu konusunda yapılacak resmî açıklamalar, deniz ticaretinin güvenliği açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-1789301712.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-24634</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-24634</guid>
                <description><![CDATA[Odessa Açıklarında TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı: 2 Azerbaycanlı Denizci Hayatını Kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna’nın Odessa Limanı açıklarında, Türk ve Azerbaycan vatandaşlarının da bulunduğu Somali bayraklı TEDY isimli çok amaçlı offshore destek gemisi peş peşe İHA saldırılarının hedefi oldu. Saldırılarda 2 Azerbaycanlı denizci hayatını kaybederken, 2 denizci yaralandı.</strong></p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Ukrayna’nın Odessa Limanı açıklarında, aralarında 3 Türk ve 4 Azerbaycan vatandaşının bulunduğu <strong>Somali&nbsp;</strong> <strong>bayraklı&nbsp;</strong> TEDY isimli çok amaçlı offshore destek gemisi, 9 Eylül’de peş peşe İHA saldırılarına maruz kaldı.</p>

<p><strong>İlk saldırının ardından iki saldırı daha</strong></p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre,&nbsp;<strong>Mert Marine Corporation’a ait TEDY,&nbsp;</strong>Odessa Limanı yakınlarında seyir halindeyken İHA saldırısına uğradı.</p>

<p>İlk saldırıda hasar gören gemi, daha sonra Romanya’nın Köstence Limanı’na doğru ilerlediği sırada iki ayrı İHA saldırısının daha hedefi oldu.</p>

<p>Peş peşe gerçekleştirilen saldırılar sonucunda gemide bulunan Azerbaycan vatandaşı denizcilerden&nbsp;<strong>Aslan Aliyev ve Asim Gasimov hayatını kaybetti. İmran Novruzov ve Rauf Aliyev&nbsp;</strong>ise yaralandı.</p>

<p>Yaralı denizcilerin, Ukrayna’nın Çornomorsk kentindeki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong>Mürettebatın 10 kişiden oluştuğu belirtildi</strong></p>

<p><strong>IMO 9059200&nbsp;</strong>numaralı TEDY’de toplam 10 kişilik mürettebat bulunduğu belirtildi. Mürettebatın 4’ünün Azerbaycan, 3’ünün Türkiye, 2’sinin Almanya ve 1’inin Ukrayna vatandaşı olduğu açıklandı.</p>

<p>Geminin saldırılarda ne ölçüde hasar aldığına ilişkin ayrıntılı teknik bilgi ise henüz paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Azerbaycan’dan güvenlik uyarısı</strong></p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, yaralı denizcilerin tedavilerinin tamamlanmasının ardından ülkelerine gönderilmeleri için diplomatik ve konsolosluk çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Bakanlık ayrıca bölgede devam eden askeri faaliyetler nedeniyle Azerbaycan vatandaşlarına, savaşın sürdüğü ve güvenlik durumunun istikrarsız olduğu bölgelerde çalışmamaları yönündeki uyarısını yineledi.</p>

<p><strong>Saldırının faili açıklanmadı</strong></p>

<p>Olayla ilgili bazı yabancı kaynaklarda saldırının sorumluluğuna ilişkin farklı değerlendirmeler yer alsa da&nbsp;<strong>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında saldırının faili belirtilmedi.</strong></p>

<p>Bu nedenle saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak için resmi soruşturma ve ilgili makamların açıklamalarının beklenmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>TEDY’nin teknik özellikleri</strong></p>

<p>TEDY, IMO 9059200 numarasını taşıyan Somali bayraklı bir gemi. Gemi takip kayıtlarında Offshore Tug/Supply Ship kategorisinde yer alan TEDY’nin yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde olduğu görülüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260910_203037.jpg" style="height:800px; width:584px" /></p>

<p>Gemi, saldırı öncesinde Yalova’dan hareket ederek Tuzla yönünde seyir yaparken takip kayıtlarına yansımıştı. Son olayda ise Odessa açıklarında saldırıya uğramasının ardından Köstence yönünde ilerlediği bildirildi.</p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilerin ve denizcilerin güvenliği açısından dikkat çeken saldırı, bölgedeki İHA tehdidinin ticari deniz taşımacılığı üzerindeki risklerini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-1789061639.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nükleer Konteyner Gemisi İçin “Pink Corridor”</title>
                <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-24633</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-24633</guid>
                <description><![CDATA[Maersk, Lloyd’s Register ve ABD-İngiltere limanları, nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin transatlantik rotada işletilmesini değerlendirmek üzere “Pink Corridor” projesini başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lloyd’s Register, A.P. Moller – Maersk ile ABD ve İngiltere’deki Charleston ve Felixstowe limanlarının iş birliğinde başlatılan “Pink Corridor” projesi, gelecekte nükleer enerjiyle çalışan bir konteyner gemisinin ABD-İngiltere arasındaki transatlantik ticaret rotasında işletilmesinin uygulanabilirliğini araştıracak.</strong></p>

<p>Deniz taşımacılığında karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt ve enerji teknolojilerine yönelik çalışmalar hız kazanırken, sektör bu kez nükleer enerjinin ticari konteyner taşımacılığında kullanımını değerlendirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Lloyd’s Register, A.P. Moller – Maersk, ABD’nin Port of Charleston ve İngiltere’nin Port of Felixstowe işletmecileri tarafından başlatılan “Pink Corridor” projesi, gelecekte nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin transatlantik bir ticaret koridorunda güvenli ve ticari olarak işletilip işletilemeyeceğini inceleyecek.</p>

<p><strong>İlk aşamada gemi inşa edilmeyecek</strong></p>

<p>Projenin ilk aşamasında herhangi bir nükleer konteyner gemisinin inşası söz konusu olmayacak. Çalışmanın önceliğini, böyle bir geminin teknik, operasyonel, hukuki ve düzenleyici açıdan uygulanabilirliğini ortaya koyacak kavramsal bir model oluşturulması oluşturacak.</p>

<p>Bu kapsamda nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin ABD ve İngiltere limanlarına kabul edilmesi, güvenli şekilde işletilmesi ve ticari faaliyet yürütmesi için gerekli koşullar değerlendirilecek.</p>

<p><strong>Nükleer ve fiziksel güvenlik masada</strong></p>

<p>Pink Corridor çalışmasının önemli başlıkları arasında nükleer güvenlik, fiziksel güvenlik ve siber güvenlik yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanında olası acil durumlara müdahale, liman operasyonları, sigorta ve sorumluluk mekanizmaları ile nükleer ve denizcilik mevzuatının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi de araştırılacak.</p>

<p>Özellikle iki ülkenin farklı denizcilik ve nükleer düzenleme sistemleri arasında nasıl bir koordinasyon sağlanabileceği, projenin kritik çalışma alanlarından biri olacak.</p>

<p><strong>Maersk’in nükleer enerji araştırmaları sürüyor</strong></p>

<p>Pink Corridor, Lloyd’s Register’ın nükleer teknolojilerin ticari denizcilikte kullanımına yönelik daha önce yürüttüğü çalışmaların devamı niteliğinde bulunuyor.</p>

<p>Lloyd’s Register ve CORE POWER tarafından geliştirilen araştırmalar, yeni nesil nükleer teknolojilerin ticari gemilerde kullanılabilmesi için teknik ve düzenleyici gereklilikleri ele alıyor.</p>

<p>Maersk de 2024 yılında bu çalışmalara katılarak konteyner gemilerinde nükleer enerji üretim sistemlerinin teknik ve düzenleyici gerekliliklerini incelemeye başlamıştı.</p>

<p><strong>Sonuçlar ikinci aşamanın önünü açacak</strong></p>

<p>Pink Corridor’un ilk fazında elde edilecek sonuçlar, projenin daha ileri bir aşamaya taşınıp taşınmayacağını belirleyecek.</p>

<p>İkinci aşamaya geçilmesi halinde gemi konseptinin daha ayrıntılı biçimde geliştirilmesi, lisanslama, mevzuat, liman altyapısı, operasyonel prosedürler ve güvenlik gerekliliklerinin daha kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Bu yönüyle proje yalnızca belirli bir transatlantik rota için fizibilite çalışması olmanın ötesinde, gelecekte ticari nükleer gemilerin farklı ülkelerde faaliyet göstermesine yönelik düzenleyici bir model oluşturma potansiyeli taşıyor.</p>

<p><strong>Ticari denizcilikte nükleer enerji yeniden gündemde</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün 2050 net sıfır emisyon hedeflerine yönelik çözüm arayışları, nükleer enerjiyi yeniden ticari deniz taşımacılığının gündemine taşıyor.</p>

<p>Özellikle uzun mesafeli sefer yapan, yüksek enerji ihtiyacına sahip büyük gemiler açısından nükleer tahrik; yüksek enerji yoğunluğu ve uzun süreli operasyon potansiyeli nedeniyle araştırılıyor.</p>

<p>Ancak teknolojinin ticari filoya uygulanmasında güvenlik, lisanslama, liman kabul prosedürleri, sigorta, mürettebat eğitimi, kamuoyu kabulü ve uluslararası mevzuat gibi çok sayıda konu henüz çözülmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Pink Corridor projesi, nükleer enerjinin ticari denizcilikte teorik bir seçenek olmaktan çıkarak gerçek bir operasyonel ve düzenleyici çerçevede test edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-1789055489.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara’ya 465 Milyon Dolarlık Çevre Yatırımı</title>
                <category>Limanlar</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-24632</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-24632</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ve AIIB, Marmara Denizi’nin korunması ve müsilajla mücadele kapsamında yaklaşık 400 milyon avroluk çevre finansmanı için anlaşma imzaladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, Marmara Denizi’nin çevresel durumunun iyileştirilmesi ve bölgedeki atık su altyapısının güçlendirilmesi amacıyla Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile yaklaşık 400 milyon avroluk finansman paketi için iş birliği anlaşması imzaladı. İlk aşamada ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi ve kapasite artışı hedefleniyor.</strong></p>

<p>Türkiye, Marmara Denizi’nin karşı karşıya olduğu çevresel baskıların azaltılması için uluslararası finansman kaynaklarını devreye alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, 4 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p><strong>İlk aşamada 400 milyon avroluk finansman</strong></p>

<p>İş birliğinin ilk aşamasında yaklaşık 400 milyon avro, yani 465 milyon dolar büyüklüğünde bir finansman paketinin hayata geçirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Finansmanın öncelikli olarak Marmara Bölgesi’ndeki ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi, mevcut tesislerin kapasitesinin artırılması ve arıtma altyapısının modernize edilmesi için kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Bakan Murat Kurum, söz konusu yatırımın Marmara Denizi’nin temizlenmesine ve deniz salyası olarak bilinen müsilajla mücadeleye önemli katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın ilerleyen aşamalarına ilişkin toplam finansman miktarı ve ayrıntılı yatırım takviminin ise daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Hedef, denize ulaşan atık su yükünü azaltmak</strong></p>

<p>Marmara Denizi için planlanan yatırımın temel hedeflerinden biri, arıtılmadan veya yetersiz arıtılarak deniz ortamına ulaşan atıksu ve besin maddesi yükünün azaltılması olacak.</p>

<p>İleri biyolojik arıtma sistemleri, özellikle azot ve fosfor gibi besin maddelerinin atık sudan daha etkin şekilde uzaklaştırılmasına imkân sağlıyor. Bu nedenle yatırımların yalnızca deniz yüzeyinde ortaya çıkan müsilajın temizlenmesine değil, müsilaj oluşumuna katkıda bulunan çevresel baskıların azaltılmasına odaklanması bekleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, Marmara Denizi’nin uzun vadeli ekolojik dayanıklılığının artırılması açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Marmara Denizi için kritik yatırım</strong></p>

<p>Marmara Denizi, Karadeniz ile Ege Denizi arasındaki deniz ulaşımının merkezinde yer alırken, çevresindeki yoğun nüfus, sanayi tesisleri, limanlar ve ticari faaliyetler nedeniyle yüksek çevresel baskıyla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden uluslararası deniz ticaretinin önemli güzergâhlarını birbirine bağlayan Marmara, aynı zamanda balıkçılık, liman faaliyetleri, deniz taşımacılığı ve kıyı ekonomisi açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>2021 yılında Marmara Denizi’nin geniş bölümünü etkileyen yoğun müsilaj oluşumu, deniz ekosisteminin korunmasına yönelik altyapı yatırımlarının önemini bir kez daha gündeme getirmişti.</p>

<p><strong>AIIB’den Türkiye’ye altyapı ve iklim finansmanı</strong></p>

<p>Merkezi Pekin’de bulunan Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), 2016 yılında faaliyetlerine başlayan çok taraflı bir kalkınma bankası olarak altyapı, sürdürülebilirlik ve iklim odaklı projeleri finanse ediyor.</p>

<p>AIIB, Türkiye’de daha önce ulaşım, enerji, kentsel altyapı ve çevre alanlarında çeşitli projelere finansman sağladı. Bankanın Türkiye’deki çalışmalarında atıkların enerjiye dönüştürülmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum gibi başlıklar da öne çıkıyor.</p>

<p>Nisan 2026’da AIIB, Türkiye’nin su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarını desteklemek amacıyla 500 milyon dolarlık kredi anlaşmasına imza atmıştı.</p>

<p>Yeni finansman paketiyle birlikte Türkiye, Marmara Denizi’nin korunması, atık su altyapısının geliştirilmesi ve deniz ekosisteminin üzerindeki baskının azaltılması konusunda uluslararası finansman kaynaklarını daha etkin kullanmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Yaklaşık 400 milyon avroluk paket, Marmara Denizi’nin temizlenmesinin yanı sıra bölgedeki atık su yönetiminin güçlendirilmesi açısından da uzun vadeli bir çevre yatırımı olarak öne çıkıyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-1789054682.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Star Clippers, 2027’de Türkiye Rotasını Genişletiyor</title>
                <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-24631</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-24631</guid>
                <description><![CDATA[Star Clippers, 2027 sezonunda Star Flyer ile İstanbul-Antalya arasında 10 ve 11 gecelik seferler düzenleyerek Türkiye kıyılarındaki kruvaziyer programını genişletiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Star Clippers, 2027 kruvaziyer programında Doğu Akdeniz ve Türkiye kıyılarına ağırlık vererek İstanbul-Antalya arasında 10 ve 11 gecelik yeni seferler planlıyor.</strong></p>

<p>Küçük kapasiteli yelkenli kruvaziyerleriyle öne çıkan Star Clippers, 2027 sezonunda Türkiye Rivierası ve Doğu Akdeniz’deki operasyonlarını genişletmeye hazırlanıyor. Şirketin programının merkezinde, dört direkli yelkenli gemisi Star Flyer ile gerçekleştirilecek İstanbul-Antalya ve Antalya-İstanbul arasındaki seferler yer alacak.</p>

<p><strong>Türkiye’nin küçük limanlarına yelken açacak</strong></p>

<p>166 yolcu kapasiteli Star Flyer, büyük kruvaziyer gemilerinin erişemediği daha küçük liman ve koylara ulaşabilmesiyle programın önemli avantajlarından birini oluşturuyor.</p>

<p>İstanbul ile Antalya arasındaki 11 gecelik rotalarda Çeşme, Datça, Fethiye, Kaş, Kekova, Dikili, Bozcaada ve Dalyan çevresi gibi Türkiye'nin farklı kıyı destinasyonları programa dahil edilecek. Bazı seferlerde Yunan adalarına da uğrak yapılacak.</p>

<p>Programda büyük kruvaziyer gemilerinin standart rotalarından farklı olarak tarihi kentler, arkeolojik alanlar, küçük limanlar ve doğal koylar öne çıkarılacak.</p>

<p><strong>Yelkenli kruvaziyer deneyimi</strong></p>

<p>Star Clippers’ın filosundaki Star Flyer, geleneksel yelkenli gemi konseptini modern kruvaziyer hizmetleriyle birleştiriyor. Uygun hava ve deniz koşullarında geminin yelkenlerinden yararlanılması, motor kullanımının azaltılmasına ve klasik yelkenli seyir deneyiminin yaşatılmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>Küçük yolcu kapasitesi sayesinde gemi, büyük kruvaziyer gemilerinden farklı olarak daha sakin ve butik bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>İstanbul-Antalya rotası 3 bin 740 dolardan başlıyor</strong></p>

<p>2027 programında İstanbul-Antalya arasındaki 11 günlük seferlerin kişi başı başlangıç fiyatı 3.740 dolar olarak açıklanırken, Antalya-İstanbul yönündeki 10 günlük kruvaziyerler 3.350 dolardan başlıyor.</p>

<p>Ege Denizi'ndeki yedi günlük bazı seferlerin fiyatları ise yaklaşık 2.500 dolar seviyesinden başlıyor.</p>

<p><strong>Türkiye kruvaziyer turizminde farklı bir segment</strong></p>

<p>Star Clippers’ın Türkiye programını genişletmesi, ülkenin kruvaziyer turizmindeki destinasyon çeşitliliğinin yanı sıra küçük kapasiteli gemiler için sahip olduğu potansiyele de dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki küçük limanlar, tarihi yerleşimler ve korunaklı koylar, büyük kruvaziyer gemilerinden farklı bir seyahat deneyimi arayan yolcular için alternatif oluşturuyor.</p>

<p>Star Clippers, yelkenli gemi konseptiyle geleneksel denizcilik deneyimini butik kruvaziyer hizmetleriyle birleştirerek Türkiye kıyılarındaki operasyonlarını 2027 sezonunda daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 06:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-1789053645.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzay Lojistiğine Hibrit RoRo Geliyor</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-24630</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-24630</guid>
                <description><![CDATA[Compagnie Maritime Nantaise, Avrupa uzay sektörüne hizmet verecek hibrit tahrikli yeni RoRo gemisi sipariş etti. Çin’de inşa edilecek geminin 2030’da hizmete girmesi planlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransız armatör Compagnie Maritime Nantaise, uzay sektörüne yönelik yük taşımacılığında kullanılmak üzere hibrit tahrik sistemli yeni bir RoRo gemisi sipariş etti. Geminin 2030 yılında hizmete girmesi planlanıyor.</strong></p>

<p>Fransa merkezli armatörlük şirketi Compagnie Maritime Nantaise, Avrupa uzay endüstrisinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni bir RoRo gemisinin inşası için sipariş verdiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni gemi, geleneksel mekanik tahrik sistemi ile rüzgâr destekli sevk teknolojisini bir araya getiren hibrit bir tasarıma sahip olacak. Geminin özellikle uzay endüstrisine yönelik ekipman ve yüklerin deniz yoluyla taşınmasında kullanılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Avrupa uzay sektörüne özel lojistik kapasite</strong></p>

<p>Şirkete göre yeni gemi, Compagnie Maritime Nantaise’in taşıma kapasitesini güçlendirirken Avrupa uzay sektörünün büyümesine yönelik lojistik desteği de artıracak.</p>

<p>Proje, armatörün İtalyan uzay ve havacılık şirketi Avio ile uzun süredir devam eden iş birliği kapsamında da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Geminin tasarımı, denizcilik sektöründeki çalışmalarıyla bilinen Knud E. Hansen ile VPLP Design tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>İnşa Çin’de, teslimat 2030’da</strong></p>

<p>Yeni RoRo gemisinin inşası Çin’deki Guangzhou Shipyard International (GSI) tersanesinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Geminin 2030 yılında teslim edilerek hizmete girmesi bekleniyor. Hibrit tahrik mimarisinde mekanik sevkin yanı sıra rüzgâr destekli propulsion sisteminden yararlanılması, geminin operasyonel verimlilik ve emisyon performansının geliştirilmesini hedefliyor.</p>

<p><strong>“Güvenlik ve lojistik esnekliği artıracak”</strong></p>

<p>Sogestran Group Denizcilik Bölümü Başkanı Marc-Antoine Girardet, yeni geminin Avrupa uzay endüstrisine yönelik faaliyetlerinin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Girardet, geminin müşterilerin güvenlik, güvenilirlik ve lojistik esneklik konusundaki artan ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandığını ifade etti.</p>

<p>Sipariş sözleşmesinin Sogestran Group, Compagnie Maritime Nantaise ve Avio bünyesinde birkaç yıl boyunca yürütülen farklı ekiplerin ortak çalışmalarının sonucu olduğunu belirten Girardet, projeye katkı sağlayan tüm çalışanlara teşekkür etti.</p>

<p>Yeni RoRo gemisi, deniz taşımacılığı ile uzay sektörünün tedarik zincirini bir araya getirirken, rüzgâr destekli sevk teknolojisinin ticari yük taşımacılığındaki kullanım alanlarının genişlemesi açısından da dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 05:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-1789026578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DNV: LNG Bunker Filosu 2030’a Kadar İkiye Katlanabilir</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-24629</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-24629</guid>
                <description><![CDATA[DNV, LNG yakıtlı gemilerdeki büyümenin bunker altyapısını zorlayacağını açıkladı. Küresel LNG bunker filosunun 2030’a kadar 165-208 gemiye ulaşması gerekebilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DNV’nin yeni raporuna göre, LNG ile çalışan gemilerin sayısındaki hızlı artış, yakıt ikmal altyapısına olan talebi de artırıyor. Küresel LNG bunker gemisi filosunun 2030’a kadar 165-208 gemiye ulaşması gerekebilir.</strong></p>

<p>Norveç merkezli bağımsız klas kuruluşu DNV, LNG yakıtlı gemilerin hızla artan talebinin küresel bunker altyapısı üzerinde baskı oluşturduğunu açıkladı. DNV’nin yeni teknik raporuna göre, küresel LNG bunker gemisi filosunun 2030 yılına kadar mevcut seviyesinin iki katından fazla büyümesi gerekebilir.</p>

<p>DNV, yüzyılın bu on yılının sonuna kadar dünya genelinde 165 ila 208 LNG bunker gemisine ihtiyaç duyulabileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>LNG yakıt talebi altyapıyı zorluyor</strong></p>

<p>LNG ile çalışan gemilerin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte gemilere yakıt ikmali sağlayan bunker kapasitesine yönelik talep de hızla yükseliyor.</p>

<p>DNV’ye göre LNG bunker gemisi filosu düzenli şekilde büyüse de LNG yakıtlı gemilerden gelen talebin daha hızlı artması bekleniyor. Bu durum, bunker gemileri başta olmak üzere LNG yakıt ikmal ekosisteminin tamamı üzerinde giderek artan bir baskı yaratıyor.</p>

<p>Yeni yatırımların değer zincirinin farklı aşamalarında hızlandırılmaması halinde yakıt tedarik kapasitesi, denizcilikte LNG kullanımının daha fazla yaygınlaşmasının önündeki kısıtlardan biri haline gelebilir.</p>

<p><strong>Bunker gemileri stratejik altyapıya dönüşüyor</strong></p>

<p>DNV’nin “Gas bunker vessels: facilitating the transition to alternative fuels” başlıklı teknik raporu, gaz bunker gemilerinin yalnızca özel amaçlı yakıt ikmal araçları olmaktan çıkarak denizcilikte alternatif yakıtlara geçişi destekleyen kritik altyapı unsurlarına dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Raporda; pazar gelişmeleri, düzenleyici gereklilikler, gemi tasarım kriterleri, gaz bunker gemilerinin teknik özellikleri ve operasyonel uygulamalar inceleniyor.</p>

<p>Çalışmada ayrıca mevcut LNG talebinin karşılanmasının yanı sıra gelecekte alternatif yakıtların kullanımının yaygınlaştırılmasında gaz bunker gemilerinin üstleneceği rol ele alınıyor.</p>

<p><strong>Küçük LNG gemileri bunker filosuna dönüştürülebilir</strong></p>

<p>DNV, pazarın daha hızlı gelişmesi için uygun özelliklere sahip küçük ölçekli LNG taşıyıcılarının bunker gemilerine dönüştürülmesinin fırsat yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bunkering operasyonlarının daha sık ve daha geniş coğrafyalarda gerçekleştirilmesiyle birlikte operasyonel hazırlık, sistematik güvenlik yönetimi ve personel yetkinliğinin geliştirilmesinin de önem kazanacağı belirtiliyor.</p>

<p>DNV Maritime CEO’su Cristina Saenz de Santa Maria, denizcilikte yakıt dönüşümünün yalnızca gemiler ve yakıt tercihlerinden ibaret olmadığını belirterek, alternatif yakıtların güvenli ve büyük ölçekte kullanılabilmesi için gerekli altyapı, tedarik zinciri ve operasyonel kabiliyetlerin de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Saenz de Santa Maria, yakıt seçeneklerinin çeşitlenmeye devam ettiği bir ortamda esnek, güvenilir ve geleceğe hazır bunkering altyapısına yatırım yapılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>DNV’nin öngörüsü, LNG yakıtlı filo büyürken bunker gemileri ve yakıt ikmal altyapısının da denizcilikteki enerji dönüşümünün temel bileşenlerinden biri haline geleceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 04:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-1789026017.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eni’den Kıbrıs Açıklarında 750 Milyon Dolarlık Dev Proje</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-24628</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-24628</guid>
                <description><![CDATA[Eni Cyprus, Cronos gaz sahasının offshore geliştirilmesi için McDermott’a 500-750 milyon dolar değerinde subsea sözleşmesi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eni Cyprus Limited, Kıbrıs açıklarındaki Cronos gaz sahasının geliştirilmesi için McDermott’a 500 milyon ila 750 milyon dolar değerinde subsea sözleşmesi verdi. Anlaşma, McDermott’un Eni ile gerçekleştireceği ilk subsea projesi olmasıyla da dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Houston merkezli enerji mühendisliği ve inşaat çözümleri şirketi McDermott, Eni Cyprus Limited tarafından Kıbrıs açıklarında geliştirilen Cronos gaz sahası projesi kapsamında önemli bir subsea sözleşmeye layık görüldü.</p>

<p>McDermott’un açıklamasına göre sözleşmenin toplam değeri 500 milyon ile 750 milyon dolar arasında bulunuyor. Anlaşma, şirketin Doğu Akdeniz’deki varlığını genişletirken Eni ile gerçekleştireceği ilk subsea proje olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p><strong>Proje yönetimi ve mühendislik hizmetleri</strong></p>

<p>Sözleşme kapsamında McDermott; Cronos gaz sahasının geliştirilmesi için proje yönetimi, mühendislik, tedarik ve kurulum destek hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Projenin yürütülmesinde McDermott’un Subsea ve Floating Facilities ekibi görev alacak. Çalışmalar; Houston, Perth, Londra ve Kuala Lumpur merkezlerindeki uzmanlık ve kaynakların yanı sıra şirketin deniz inşaat filosunun desteğiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Doğu Akdeniz’de yeni adım</strong></p>

<p>McDermott Subsea ve Floating Facilities Kıdemli Başkan Yardımcısı Mahesh Swaminathan, sözleşmenin şirketin entegre subsea mühendislik, tedarik, inşaat ve kurulum kabiliyetlerini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Swaminathan, McDermott’un teknik uzmanlığının yanı sıra derin su operasyonlarında kullanılan Amazon adlı özel denizcilik varlığının projeye değer katacağını ifade etti.</p>

<p>Şirketin küresel uygulama ekiplerinin güvenilir yerel ortaklıklarla birlikte Cronos gaz sahasının geliştirilmesine güvenli ve verimli şekilde katkı sağlayacağını belirten Swaminathan, projenin McDermott’un Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinin genişletilmesi açısından da önemli bir adım olduğunu vurguladı.</p>

<p>Cronos projesiyle birlikte Kıbrıs açıklarındaki offshore doğal gaz faaliyetlerinde subsea mühendislik, kurulum ve deniz inşaatı hizmetlerine yönelik önemli bir iş hacminin oluşması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 03:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-1789024930.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yara’dan Karbon Yakalamada Avrupa Hamlesi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-24627</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-24627</guid>
                <description><![CDATA[Yara’nın Hollanda’daki Sluiskil tesisinde Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisi açıldı. Yılda 800 bin ton CO₂ yakalanarak gemilerle Norveç’e taşınacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisi, Hollanda’nın Sluiskil kentindeki Yara tesisinde resmen hizmete girdi. Proje, CO₂’nin yakalanması, gemilerle taşınması ve Norveç’te deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanmasını kapsayan ilk tam sınır ötesi değer zincirini oluşturuyor.</strong></p>

<p>Avrupa’nın sanayide karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik önemli projelerinden biri Hollanda’da devreye alındı. Gübre ve amonyak üreticisi Yara, Sluiskil’deki tesisinde Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisinin resmi açılışını gerçekleştirdi.</p>

<p>Açılış törenine Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Hollanda Başbakanı Rob Jetten, Avrupa Komisyonu İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra ile Yara International Başkanı ve CEO’su Svein Tore Holsether katıldı.</p>

<p><strong>Yılda 800 bin ton CO₂ yakalanacak</strong></p>

<p>Avrupa’nın en büyük amonyak ve gübre üretim tesislerinden biri olan Yara Sluiskil’deki yeni sistem, amonyak üretiminden kaynaklanan yıllık 800 bin tona kadar CO₂’yi yakalayıp sıvılaştırabilecek.</p>

<p>Yakalanan CO₂, gemilerle Norveç’e taşınacak ve burada Northern Lights tarafından deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanacak. Böylece proje; karbonun kaynağında yakalanmasından deniz yoluyla taşınmasına ve jeolojik depolamasına kadar uzanan entegre bir CCS (Karbon Yakalama ve Depolama) zinciri oluşturuyor.</p>

<p><strong>15 yılda 12 milyon ton CO₂ depolanabilir</strong></p>

<p>Projenin gerekli politika ve ekonomik koşulların sağlanması halinde önümüzdeki 15 yılda yaklaşık 12 milyon ton CO₂’nin yakalanıp depolanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yara’ya göre proje, Avrupa’nın iklim hedeflerinin yanı sıra enerji yoğun sektörlerin dönüşümüne de önemli katkı sunacak. Yakalanan emisyon hacimleri için karbon maliyetlerinin önlenmesi de tesisin ekonomik boyutunu güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Yara International Başkanı ve CEO’su Svein Tore Holsether, projenin Avrupa sanayisinin büyük ölçekli karbonsuzlaşmayı bugün gerçekleştirebileceğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Holsether, küresel rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde Avrupa’nın emisyonlarını azaltırken sanayisini, istihdamını ve kritik tedarik zincirlerini kıta içinde koruyabilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>CO₂ gemilerle Norveç’e taşınacak</strong></p>

<p>Northern Lights Genel Müdürü Tim Heijn ise projenin Avrupa’nın karbon yönetimi pazarı açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Heijn, Yara ile operasyonların başlatılmasından ve 2023 yılında imzalanan anlaşmanın uygulamaya geçmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, CO₂’nin sınır ötesi taşınması ve kalıcı olarak depolanmasının Avrupa sanayisi için uygulanabilir bir çözüm olduğunu ortaya koyduklarını söyledi.</p>

<p>Sluiskil-Norveç hattı, karbon yakalama teknolojisinin deniz taşımacılığı ve kalıcı depolama altyapısıyla birleştirilmesi açısından da dikkat çekiyor. Projenin, Avrupa’da sınır ötesi CO₂ taşımacılığı ve depolamasına yönelik altyapının gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 02:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-1789024382.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AMC’den İki Yeni Okyanus Römorkörü</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-24626</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-24626</guid>
                <description><![CDATA[American Marine Corporation, Glosten tasarımı iki yeni 122 feetlik okyanus römorkörü sipariş etti. 85 tonun üzerinde baba çekme gücüne sahip olacak gemilerin ilki 2028’de teslim edilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>American Marine Corporation (AMC), Glosten tasarımı iki yeni 122 feet uzunluğunda okyanus tipi hat çekme römorkörünün inşası için harekete geçti. Gemiler, ABD’de giderek azalan özel amaçlı okyanus römorkörü filosuna önemli bir katkı sağlayacak.</strong></p>

<p>Seattle merkezli gemi tasarım şirketi Glosten, American Marine Corporation (AMC) tarafından iki yeni okyanus tipi hat çekme römorkörü için kapsamlı gemi tasarımı ve mühendislik paketini hazırlamak üzere görevlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni römorkörler, Glosten’in mevcut CT-120 römorkör konsepti temel alınarak geliştirildi. Tasarım sürecinde AMC’nin onlarca yıllık operasyonel deneyiminden yararlanılırken, gemilerin zorlu offshore hizmetlerinde ihtiyaç duyulan menzil, çekiş gücü ve operasyonel güvenilirlik hedeflendi.</p>

<p><strong>85 tonun üzerinde baba çekme gücü</strong></p>

<p>Her biri 122 feet (yaklaşık 37 metre) uzunluğunda olacak römorkörlerin kullanılabilir yakıt kapasitesi 130 bin galon olarak planlanıyor.</p>

<p>Gemilerin 85 metrik tonun üzerinde baba çekme gücü (bollard pull) sunması bekleniyor. Bu kapasite, römorkörlerin uzun mesafeli ve zorlu deniz operasyonlarında yüksek çekiş performansı sağlamasına olanak verecek.</p>

<p>Glosten, yeni gemilerin ABD filosuna ekleneceği dönemin de dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Şirkete göre, özel olarak inşa edilen okyanus tipi hat çekme römorkörlerinin ABD’deki yeni inşa faaliyetleri son yıllarda giderek daha nadir hale geldi.</p>

<p><strong>AMC’nin 50 yıllık tarihinde ilk yeni inşa römorkörler</strong></p>

<p>Proje, American Marine Corporation’ın yaklaşık 50 yıllık tarihinde sipariş ettiği ilk yeni inşa römorkörler olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Gemilerin inşası, Washington eyaletindeki Vancouver tesisinde faaliyet gösteren New Pacific Industrial tarafından gerçekleştirilecek. Proje aynı zamanda New Pacific Industrial’ın Vancouver tesisindeki ilk gemi inşa programı olacak.</p>

<p>İlk römorkörün 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerle AMC, uzun mesafeli deniz taşımacılığı ve offshore hizmetlerindeki operasyonel kapasitesini artırırken, proje ABD’de okyanus tipi römorkör inşa kabiliyetinin yeniden güçlendirilmesi açısından da dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 01:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-1789023629.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Noble Corporation Blue Water Shipping’i Seçti</title>
                <category>Lojistik</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-24625</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-24625</guid>
                <description><![CDATA[Blue Water Shipping Suriname, Noble Corporation ile üç yıllık lojistik sözleşme imzaladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Blue Water Shipping Suriname, offshore enerji sektöründeki faaliyetlerini güçlendirecek üç yıllık yeni bir lojistik hizmet sözleşmesi kapsamında Noble Corporation’a entegre lojistik çözümler sunacak.</strong></p>

<p>Danimarka merkezli Blue Water Shipping’in Surinam’daki iştiraki Blue Water Shipping Suriname, offshore enerji sektörünün önemli şirketlerinden Noble Corporation ile üç yıllık yeni bir lojistik hizmet sözleşmesine imza attığını açıkladı.</p>

<p>Sözleşme, Blue Water Shipping’in Surinam’daki offshore enerji operasyonlarında lojistik hizmet sağlayıcısı olarak konumunu daha da güçlendirmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Entegre lojistik hizmetleri sunulacak</strong></p>

<p>Anlaşma kapsamında Blue Water Shipping Suriname, Noble Corporation’ın operasyonlarını desteklemek amacıyla kapsamlı ve entegre lojistik hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Hizmetler arasında&nbsp;<strong>gümrük müşavirliği, sondaj platformunun kabul ve mobilizasyon süreçlerine destek, yurt içi kara taşımacılığı, lojistik koordinasyon, yerel tedarik desteği ve uluslararası yük taşımacılığı&nbsp;</strong>bulunuyor.</p>

<p>Blue Water Shipping Suriname Genel Müdürü Gerson Sporkslede, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Noble Corporation’ın yürüttüğü önemli kampanyaya destek vermekten ve operasyonların başarısına katkı sağlayacak kritik lojistik çözümleri sunmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Sporkslede, şirketin önceliğinin güvenli, kesintisiz ve verimli operasyonlar sağlamak olduğunu ifade ederek, proaktif planlama, yerel uzmanlık ve küresel lojistik kabiliyetlerini bir araya getirerek müşterilerine değer yaratmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Küresel ağ ve yerel uzmanlık bir arada</strong></p>

<p>Sporkslede, üç yıllık sözleşmenin Blue Water Shipping’in uluslararası ağı ve yük taşımacılığı alanındaki uzmanlığını Surinam’daki güçlü yerel operasyon kabiliyetiyle birleştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Surinam offshore enerji sektöründeki faaliyetlerin artmaya devam ettiğine dikkat çeken Sporkslede, şirketin müşterilerine güvenilir ve uçtan uca tedarik zinciri çözümleri sunmayı sürdüreceğini kaydetti.</p>

<p>Yeni sözleşmenin, Noble Corporation operasyonlarının lojistik açıdan desteklenmesinin yanı sıra Blue Water Shipping’in Surinam’daki offshore enerji sektörüne yönelik hizmet kapasitesini de genişletmesi bekleniyor.</p>

<p>Blue Water Shipping, küresel lojistik ağı üzerinden enerji, denizcilik ve diğer sektörlerde uluslararası yük taşımacılığı ile proje ve tedarik zinciri hizmetleri sunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-1789023019.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Türk Deniz Jeopolitiğinin Amiral Gemisi Mersin’dir”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-24624</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-24624</guid>
                <description><![CDATA[Mersin’de düzenlenen Mavi Ekonomi Çalıştayı’nda kentin Doğu Akdeniz’deki stratejik rolü, denizcilik potansiyeli, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik gündeme taşındı. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Mersin’in Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki “amiral gemisi” olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN – Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) Projesi kapsamında, Avrupa Birliği finansmanıyla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Eurochambres iş birliğinde düzenlenen “Mersin Mavi Ekonomi Çalıştayı: Sürdürülebilir Denizcilik Geleceğinin Şekillendirilmesi”, 8 Eylül 2026 tarihinde Mersin Deniz Ticaret Odası’nın (MDTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalıştayın açılış konuşmalarını MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ile etkinliğin onur konuğu Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz gerçekleştirdi. Programda Mersin’in Doğu Akdeniz’deki jeopolitik konumu, mavi ekonomi potansiyeli, denizcilik sektörünün geleceği, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>“Doğu Akdeniz’deki amiral gemisi Mersin”</p>

<p>Konuşmasında Mersin’in stratejik önemine dikkat çeken Cem Gürdeniz, Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki amiral gemisinin Mersin olduğunu belirterek, bu sorumluluğun başka bir kente devredilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Küresel sistemin yaklaşık 500 yıllık dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Gürdeniz, buna karşın Akdeniz’in coğrafi ve stratejik öneminin değişmediğine işaret etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Mersin’e sahip çıkın” vizyonuna atıfta bulunan Gürdeniz, kentin Doğu Akdeniz’deki jeopolitik ve Mavi Vatan mücadelesinin kritik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gürdeniz, Mersin’in yalnızca jeopolitik konumuyla değil, sahip olduğu liman, lojistik altyapı, sanayi, üniversiteler ve Toros geçitleriyle bölgesel krizlere karşı hazırlık kapasitesi yüksek bir merkez olduğunu dile getirdi.</p>

<p>“Büyük ölçekli tersane ihtiyacı var”</p>

<p>Mersin’in denizcilik potansiyelinin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğine dikkat çeken Gürdeniz, ekolojik sürdürülebilirliğin yanı sıra balıkçılık, biyolojik çeşitlilik, deniz turizmi ve deniz taşımacılığı gibi alanlarda önemli ekonomik fırsatlar bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kentte gelişmiş bir gemi inşa sanayisi ve turizm altyapısı bulunmasına rağmen deniz yolculuğunu geliştirecek bir yolcu gemisinin bulunmamasını eksiklik olarak değerlendiren Gürdeniz, Akdeniz havzasında 100 bin tonluk tankerlerin bakım ve onarımına hizmet verebilecek büyük ölçekli bir tersane ihtiyacına da dikkat çekti.</p>

<p>Doğu Akdeniz’de artan jeopolitik riskler ve lojistik koridorlar üzerindeki rekabetin yeni hazırlıkları zorunlu kıldığını belirten Gürdeniz, olası kriz ve acil durumlarda hasar gören gemilerin bakım ve onarımlarının yapılabileceği bir tersanenin stratejik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Gürdeniz ayrıca Mersin’in ortak çalıştaylar ve bölgesel iş birlikleri aracılığıyla Kuzey Kıbrıs’ın denizcileşmesine öncülük etmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>“Mavi ekonomi yeni bir kalkınma anlayışı”</p>

<p>MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ise mavi ekonominin, ekonomik büyüme ile çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan yeni bir kalkınma modeli olduğunu belirtti.</p>

<p>Mersin’in jeopolitik konumu, limanı, sanayi altyapısı ve güçlü denizcilik sektörü sayesinde mavi ekonomi vizyonunun merkezinde yer aldığını ifade eden Gedik, kentte denizcilik eğitiminin güçlendirilmesi amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Mersin Deniz Ticaret Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Mersin Üniversitesi MDTO Denizcilik Fakültesinin kente kazandırıldığını belirten Gedik, MDTO bünyesinde çevresel sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü aktardı.</p>

<p>Mersin’in mavi ekonomi potansiyeli masaya yatırıldı</p>

<p>Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda mavi ekonominin küresel ve ulusal boyutları, Mersin’in denizcilik potansiyeli ve sürdürülebilirlik konuları uzman isimler tarafından değerlendirildi.</p>

<p>MEÜ MDTO Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Akkan moderatörlüğündeki ilk oturumda; Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Koç, Öğretim Üyesi Dr. Sami Doğru ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yücel, mavi ekonominin küresel ve ulusal perspektiflerini ele aldı.</p>

<p>MDTO Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Gülşen Akyıldız moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise MEÜ Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Devrim Tezcan ve MEÜ MDTO Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gökçe Tuğdemir Kök, Mersin’in mavi ekonomi potansiyelinin ortaya çıkarılmasına ilişkin sunumlar gerçekleştirdi.</p>

<p>Üçüncü oturumda ise yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik başlıkları değerlendirildi. Ataşehir Denizcilik Lisesi temsilcisi Av. Halil Delibaş moderatörlüğündeki oturumda UNIDO Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı Umut Oğur, Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi temsilcisi Prof. Dr. Alkan Alkaya, MSC Genel Müdür Yardımcısı Uğur Tosuner ve MIP Proje ve Sürdürülebilirlik Müdürü Serkan Mahmutoğlu görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p>Deniz taşımacılığından kıyı turizmine</p>

<p>Çalıştayın interaktif çalışma gruplarında ise deniz taşımacılığı, kıyı turizmi ve deniz çevresi başlıkları üzerinden Mersin’in mavi ekonomi potansiyeli değerlendirildi.</p>

<p>Etkinlik, çalışma gruplarının ortaya koyduğu temel bulguların, eylem önerilerinin ve gelecekte hayata geçirilebilecek potansiyel iş birliği projelerinin katılımcılarla paylaşılmasıyla sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-1788944742.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HMM, Vale ile cevheri taşıma sözleşmesi imzaladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-24623</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-24623</guid>
                <description><![CDATA[Güney Kore merkezli HMM, Brezilyalı madencilik devi Vale ile yaklaşık 3,49 milyar dolar değerinde, 25 yıllık demir cevheri taşıma sözleşmesine imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore merkezli denizcilik grubu HMM, Brezilyalı madencilik şirketi Vale ile toplam değeri yaklaşık 4,7 trilyon KRW (3,49 milyar ABD doları) olan uzun vadeli demir cevheri taşıma anlaşması imzaladığını açıkladı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında HMM, 2030 yılından itibaren demir cevheri taşımaya başlayacak. Sözleşmenin süresi ise her bir gemi için 25 yıl olarak belirlendi. Yeni anlaşma, HMM ile Vale arasındaki stratejik iş birliğini daha da güçlendirirken, HMM'nin uzun vadeli kontrat portföyündeki ağırlığını artıracak.</p>

<p>HMM'nin Vale ile üçüncü büyük anlaşması</p>

<p>Yeni sözleşme, HMM'nin Vale ile gerçekleştirdiği üçüncü büyük uzun vadeli anlaşma olma özelliğini taşıyor. Şirket, daha önce Mayıs ve Eylül 2025'te iki ayrı 10 yıllık sözleşme imzalamıştı.</p>

<p>HMM, yeni kontratın operasyonlarını karşılamak amacıyla Haziran ayında sekiz adet 210.000 DWT kapasiteli Newcastlemax kuru yük gemisi sipariş ettiğini açıklamıştı. Gemilerin teslimatlarının 2030 yılından itibaren kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerde üç yakıtlı motor ve Rotor Sail</p>

<p>Yeni nesil Newcastlemax gemileri, metanol, etanol ve bunker yakıtı ile çalışabilen üç yakıtlı sevk motorlarıyla donatılacak.</p>

<p>Gemiler ayrıca gelecekteki yakıt dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla “LNG ve amonyak-ready” tasarımına sahip olacak. Bunun yanı sıra yakıt tüketimini azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak amacıyla gemilere Rotor Sail rüzgâr destekli sevk sistemleri kurulacak.</p>

<p>Bu özellikler, HMM'nin uzun vadeli filo yatırımlarında operasyonel verimliliğin yanı sıra alternatif yakıtlara geçiş esnekliğine de odaklandığını gösteriyor.</p>

<p>HMM: “Kazanç istikrarımızı güçlendireceğiz”</p>

<p>HMM sözcüsü, anlaşmanın şirket ile küresel ölçekte önemli bir kiracı arasındaki stratejik ortaklığı yeniden teyit ettiğini belirtti.</p>

<p>Sözcü, “Bu uzun vadeli sözleşme, önde gelen küresel bir kiracıyla güçlü ve stratejik ortaklığımızı yeniden teyit ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>HMM'nin uzun vadeli sözleşmeler portföyünü genişleterek gelir istikrarını güçlendirmeye, aynı zamanda sürdürülebilir ve yüksek değerli filo operasyonlarını geliştirmeye devam edeceği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 05:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-1788943844.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Precious Shipping, Trafigura ile Ultramax kiraladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-24622</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-24622</guid>
                <description><![CDATA[Tayland merkezli Precious Shipping, 63.514 DWT kapasiteli yeni nesil Ultramax gemisi Ratima Naree için Trafigura Maritime Logistics ile 12-14 aylık zaman çarteri anlaşmasına imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tayland merkezli Precious Shipping Public Company Limited (PSL), filosundaki Mv Ratima Naree isimli Ultramax kuru yük gemisinin Trafigura Maritime Logistics Pte. Ltd. ile 12 ila 14 aylık süreyle kiralandığını açıkladı.</p>

<p>7 Eylül 2026 tarihinde başlayan çarter sözleşmesi, Baltic Exchange tarafından yayımlanan Supramax Index (BSI-63K) 15 günlük ağırlıklı zaman çarter ortalamasının yüzde 107,5'i üzerinden değişken brüt günlük kira bedeliyle gerçekleştirildi.</p>

<p>PSL tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu değişken kira oranı, mevcut piyasa koşullarında günlük yaklaşık 22.800 ABD doları seviyesine karşılık geliyor.</p>

<p>Yeni nesil Ultramax</p>

<p>Çartere verilen Ratima Naree, Çinli Taizhou Sanfu Ship Engineering Co., Ltd. tarafından inşa edilen 63.514 DWT taşıma kapasiteli yeni inşa bir Ultramax gemisi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anlaşma, PSL'nin Ultramax segmentindeki filosunu etkin şekilde değerlendirmesine katkı sağlarken, Trafigura'nın da kuru dökme yük taşımacılığındaki tonaj erişimini güçlendiriyor.</p>

<p>Değişken endeks bazlı kira yapısı ise geminin gelirini Supramax piyasasındaki navlun hareketlerine doğrudan bağlıyor. Mevcut oran üzerinden hesaplandığında Ratima Naree için günlük yaklaşık 22.800 dolarlık gelir seviyesi oluşuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 04:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-1788942987.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rødne’ye Tam Elektrikli Katamaran</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-24621</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-24621</guid>
                <description><![CDATA[Oma Baatbyggeri, Rødne Trafikk’e tam elektrikli M/S Rygerlys’i teslim etti. 97 yolcu ve 12 araç kapasiteli katamaran, Lauvik–Lysebotn hattında emisyonsuz hizmet verecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Norveçli feribot işletmecisi Rødne Trafikk, Oma Baatbyggeri AS tarafından inşa edilen tam elektrikli M/S Rygerlys’i teslim aldı. Yeni nesil kombine katamaran, Lauvik–Lysebotn hattında sıfır emisyonla hizmet verecek.</p>

<p>Norveçli Rødne Trafikk, yeni tam elektrikli kombine katamaranı M/S Rygerlys’i geçtiğimiz cuma günü Oma Baatbyggeri AS’den teslim aldı.</p>

<p>Elektrikli gemi, Rødne Trafikk’in Rogaland County’nin toplu taşıma şirketi Kolumbus AS ile imzaladığı 10 yıllık sözleşme kapsamında Lauvik–Lysebotn hattında işletilecek.</p>

<p>97 yolcu ve 12 otomobil kapasitesi</p>

<p>Alüminyum gövdeli M/S Rygerlys, 46,3 metre uzunluğa ve 11 metre genişliğe sahip. 19 knot servis hızına ulaşabilen katamaran, operasyonun gerektirdiği şekilde 97 yolcu ve 12 otomobil taşıyabiliyor. Gemi ayrıca otomobil, kamyon ve yük kombinasyonlarını taşıyabilecek şekilde tasarlandı.</p>

<p>Yüksek verimlilik ve operasyonel esneklik hedefiyle geliştirilen gemi, Norveç’in kıyı ve bölgesel toplu taşıma sisteminde daha düşük emisyonlu çözümlere geçişini destekleyen yeni nesil deniz araçları arasında yer alıyor.</p>

<p>Tam elektrikli tahrik sistemi</p>

<p>M/S Rygerlys, modern tam elektrikli tahrik sistemi ile donatıldı. Sistem sayesinde geminin güzergâh boyunca emisyonsuz operasyon gerçekleştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yolcu konforunun da ön planda tutulduğu gemi, sürdürülebilir deniz toplu taşımasının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>“Norveçli tersane ile çalışmak güven veriyor”</p>

<p>Rødne CEO’su Lars A. Rødne, Oma Baatbyggeri ile gerçekleştirilen iş birliğinden ve yeni geminin teslimatından memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Rødne, yerel bir Norveç tersanesi ve Norveçli alt yüklenicilerle çalışmanın şirket açısından güven ve öngörülebilirlik sağladığını ifade etti. Tersaneye yakınlık ve teslimat sonrasında hızlı erişimin de geminin güvenli işletilmesi ve sefer düzeninin yüksek tutulmasına katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p>Oma Baatbyggeri’den ilk Rødne teslimatı</p>

<p>Oma Baatbyggeri AS CEO’su Gunnar Jan Oma ise M/S Rygerlys’in Rødne’ye gerçekleştirilen ilk teslimat olduğunu belirterek, şirketin kendilerine duyduğu güveni takdir ettiklerini söyledi.</p>

<p>Oma, projenin Norveçli denizcilik şirketlerinin Norveçli tersaneler ve tedarikçilerle çalışmasının yarattığı ekonomik ve teknik değeri ortaya koyduğunu belirtti. Bu tür sözleşmelerin tedarik zinciri boyunca istihdam ve uzmanlığın korunmasına katkı sağladığını ifade eden Oma, Rygerlys’in Rødne’ye teslim edilmesinden gurur duyduklarını ve uzun vadeli bir iş birliği beklediklerini kaydetti.</p>

<p>M/S Rygerlys’in hizmete girmesiyle Lauvik–Lysebotn hattında tamamen elektrikli ve emisyonsuz deniz taşımacılığı döneminin başlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 03:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-1788942539.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
