<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Deniz Ticaret Gazetesi</title>
        <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/</link>
        <description>Deniz Ticaret Gazetesi,seaturk,Maritime Breaking News,fishing news,Shipbuilding,World Maritime News. Your new platform. Connecting the Maritime &amp; Offshore World for. Sustainable Solutions. Filter by topic. All categories, Anti Fouling,Marine Industry News, Maritime Shipping News, Shipbuilding, Coast Guard, Navy, Maritime News, Marine News Magazine, Maritime Security, Offshore.Maritime matters and news for the shipping industry, maritime professionals, cruise tourism and enthusiasts.Global Shipping, Maritime and Offshore Marine News. Register for Daily, Weekly and breaking news alerts from the maritime industry.Visit TradeWinds for the best news, insight and opinion covering the global shipping business. docked at Tuzla Shiprepair Yard, Turkey.Pirates who attacked a Turkish vessel and kidnapped seamen off the coast of West Africa on Thursday made the first contact with the shipping</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Bulgaristan açıklarında iki gemiye drone saldırısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-24670</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-24670</guid>
                <description><![CDATA[Bulgaristan açıklarında iki ticari gemiye drone saldırısı düzenlendi. Bir gemi battı, diğerinde yangın çıktı. Kayıp mürettebat aranıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz’de Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde iki ticari gemi drone saldırısına uğradı. Gemilerden biri batarken, diğerinde yangın çıktı. Bir gemideki mürettebatın akıbeti henüz bilinmezken, ikinci gemide bulunan 2 kişi yaralandı.</p>

<p>Bulgaristan makamları, salı günü meydana gelen saldırıların ardından bölgede geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu başlattı. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ise üst düzey savunma ve hükümet yetkililerinin katılımıyla acil toplantı gerçekleştirdi.</p>

<p>Radev, saldırıların deniz ve hava araçlarıyla gerçekleştirilen drone saldırıları olduğunu belirterek, olayın Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde meydana gelmesinin uluslararası ve deniz hukukunun açık bir ihlali olduğunu söyledi.</p>

<p>Bir gemi battı, mürettebatın akıbeti bilinmiyor</p>

<p>Saldırıya uğrayan gemilerden biri olay yerinde battı. Togo bayraklı geminin mürettebatının durumuna ilişkin ilk aşamada herhangi bir bilgiye ulaşılamadı.</p>

<p>Bölgede bulunan Bulgaristan bayraklı ro-ro yolcu gemisi, patlamaya tanık olduktan sonra olay yerine yöneldi. Arama çalışmalarında alabora olmuş bir tekne, üç can salı ve can yelekleri bulundu. Ancak şu ana kadar gemideki mürettebattan sağ kurtulan olup olmadığı belirlenemedi.</p>

<p>Bulgaristan makamları, kayıp mürettebatı bulmak için arama-kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>İkinci gemide yangın çıktı</p>

<p>Saldırının hedefi olan ikinci gemide ise hasar meydana geldi ve ardından yangın çıktı. Geminin mürettebatı tahliye edilirken, iki denizci yaralandı.</p>

<p>Yaralılar Bulgaristan’ın Varna kentindeki bir hastaneye kaldırıldı. Diğer mürettebat üyeleri ise kıyıya çıkarıldı. Gemide Türk ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Yetkililer ayrıca saldırıların ardından denizde olası çevre kirliliğine karşı izleme çalışmaları yürütüyor.</p>

<p>Bulgaristan: Önceliğimiz insan hayatı</p>

<p>Bulgaristan Başbakanı Radev, saldırıların ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde meydana gelmesi nedeniyle Bulgaristan’ın arama-kurtarma operasyonu yürütmekle yükümlü olduğunu vurguladı.</p>

<p>Radev, saldırının sorumlusunun kim olduğundan bağımsız olarak bölgede bulunan insanların can güvenliğinin öncelik taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bulgaristan makamları şu ana kadar saldırıların herhangi bir ülke veya grup tarafından gerçekleştirildiğini açıklamadı. Drone’ların kaynağı ve saldırıların koşullarına ilişkin soruşturma sürüyor.</p>

<p>Karadeniz’de deniz taşımacılığı için yeni risk</p>

<p>Radev, saldırıların Karadeniz’de ticari gemicilik açısından yeni riskler oluşturduğunu ve deniz taşımacılığında maliyetler ile sigorta risklerini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ise saldırılardan Rusya’yı sorumlu tuttu. Sibiha, sivil gemilere yönelik saldırıların seyrüsefer güvenliğini tehdit ettiğini, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırdığını ve küresel gıda tedarikini riske attığını savundu.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Bulgaristan makamlarıyla ayrıntıları görüştüklerini belirterek saldırının Rusya tarafından deniz ve hava drone’ları kullanılarak gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bu iddia Bulgaristan makamlarınca şu aşamada bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>AB’den tepki</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, sivil gemilerin ve mürettebatın hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>Von der Leyen, Bulgaristan’ın ekonomik bölgesindeki iki ticari geminin vurulmasının, bir gün önce Romanya açıklarında Türk sahipli ve Ukrayna tahılı taşıyan bir geminin saldırıya uğramasının ardından gelmesine dikkat çekti. Avrupa Komisyonu Başkanı, olayların kesin koşullarının henüz ortaya çıkarılmadığını ancak gelişmelerin ciddi endişe yarattığını ifade etti.</p>

<p>Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesindeki saldırıların sorumlusu henüz resmi olarak belirlenmiş değil. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları ve olayla ilgili incelemeler devam ediyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image-2(2).png" style="height:800px; width:553px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 02:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-1791355655.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de ticari gemiye drone saldırısı: 2 ölü</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-24669</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-24669</guid>
                <description><![CDATA[Romanya açıklarında Türk sahipli ticari gemiye yönelik drone saldırısı iddiası: 2 kişi hayatını kaybetti, 11 mürettebat kurtarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya açıklarında Karadeniz’de seyreden Türk sahipli bir genel kargo gemisi, şüpheli drone saldırısının ardından alev alarak battı. Romanya İçişleri Bakanlığı, olayda iki kişinin hayatını kaybettiğini ve 11 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise saldırının iki Rus drone’u tarafından düzenlendiğini öne sürdü; bu iddia bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türk sahipli geminin Ukrayna’dan mısır taşıdığını ve saldırının Romanya kıyıları açıklarında, uluslararası sularda meydana geldiğini belirtti. Saldırının niteliği ve sorumlusu konusunda tarafların açıklamaları farklılık gösteriyor.</p>

<p>Zelenskiy, saldırıyı “sivil bir gemiye yönelik saldırı” olarak nitelendirirken, gemide Azerbaycan ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğunu açıkladı. Bu ayrıntılar da Ukrayna Devlet Başkanı’nın açıklamasında yer aldı.</p>

<p>Geminin kaptanı öldü, bir mürettebat için arama başlatıldı</p>

<p>Zelenskiy’nin açıklamasına göre geminin kaptanı saldırıda yaşamını yitirdi. Bir mürettebatın akıbeti ise ilk aşamada belirlenemedi. Kaptanın ölümüne ve kayıp mürettebata ilişkin bu ilk bilgiler Zelenskiy tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı, 5 Ekim 2026 günü saat 11.00 sıralarında Romanya’nın münhasır ekonomik bölgesinde bulunan ticari bir gemide yangın çıktığı bilgisinin Sahil Güvenlik ekiplerine ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlığa göre gemi, Sfântu Gheorghe’nin yaklaşık 30 deniz mili güneyinde alev aldı ve daha sonra battı. Romanya makamları iki kişinin hayatını kaybettiğini ve 11 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı. Romanya’nın açıklamasında yangının nedenine veya geminin drone saldırısına uğrayıp uğramadığına ilişkin kesin bir tespit yer almadı.</p>

<p>Karadeniz’de geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu</p>

<p>Olayın ardından Köstence Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi (MRCC Constanța) tarafından arama-kurtarma operasyonu başlatıldı. Bu bilgi Romanya makamlarının açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>Sahil Güvenlik gemisi bölgede yürütülen çalışmaların koordinasyonunu üstlenirken, bir helikopterle yaralı mürettebatın gemiden alınarak acil tıbbi müdahale için sağlık ekiplerine teslim edildiği bildirildi. Bu müdahaleye ilişkin ayrıntılar Romanya İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı, ekiplerin geminin mürettebatını kurtarmak ve bölgede bulunan diğer kişilere ulaşmak amacıyla kapsamlı bir operasyon yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Gemideki üç Hindistan vatandaşı güvende</p>

<p>Olayın ardından Hindistan’ın Bükreş Büyükelçiliği de açıklama yaptı. Büyükelçilik, gemide bulunan üç Hindistan vatandaşının tamamıyla iletişim kurulduğunu ve üçünün de güvende olduğunu bildirdi.</p>

<p>Büyükelçilik, mürettebattan bir kişinin yaralandığını ve tıbbi tedavi gördüğünü belirterek, hastane yetkilileriyle yakın temas halinde olduklarını ve Hindistan vatandaşlarına gerekli desteğin sağlandığını açıkladı. Bu bilgiler Hindistan’ın Bükreş Büyükelçiliği’nin açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>Saldırı iddiası Karadeniz’deki deniz güvenliği riskini yeniden gündeme getirdi</p>

<p>Olay, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de ticari gemilerin karşı karşıya olduğu güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Bölgede savaşın başlamasından bu yana ticari gemiler; füze ve drone saldırılarının yanı sıra deniz mayınları nedeniyle de risk altında faaliyet gösteriyor. Karadeniz, Ukrayna’nın tahıl ihracatı başta olmak üzere bölgesel ve küresel ticaret açısından stratejik önemini koruyor. Bu genel değerlendirmeler, bölgedeki savaş ve deniz güvenliği bağlamına ilişkin mevcut bilgilerle uyumlu olmakla birlikte, bu olaya özgü yeni bir risk değerlendirmesi niteliği taşımıyor.</p>

<p>Saldırının sorumluluğuna ilişkin Ukrayna’nın iddiası ile Romanya makamlarının olayın yangın ve batma boyutuna ilişkin doğrulanmış açıklamaları birbirinden ayrılıyor. Zelenskiy saldırının iki Rus drone’u tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, Romanya makamları iki kişinin öldüğünü ve 11 kişinin kurtarıldığını doğruladı; saldırının sorumlusuna ilişkin bağımsız bir doğrulama yapılmadı. Olayla ilgili soruşturma ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image(4).png" style="height:800px; width:700px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-1791354594.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz’de Tanker Alarmı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-tanker-alarmi-24668</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-tanker-alarmi-24668</guid>
                <description><![CDATA[Körfez petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere döndü. Hürmüz Boğazı’nda tanker tehdidi ve saldırı iddiası enerji güvenliği endişelerini artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar ve güvenlik riskleri sürerken, Basra Körfezi’ndeki ham petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere toparlandı. Kpler verilerine göre İran hariç Körfez ülkelerinden eylül ayında günlük en az 16,5 milyon varil petrol sevk edildi. Ancak ihracat rotaları ve lojistik sistem, savaş öncesine kıyasla önemli ölçüde değişti.</p>

<p>Basra Körfezi'nde ham petrol ihracatı, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizine rağmen savaş öncesi seviyelere geri döndü.</p>

<p>Veri ve analiz platformu Kpler'in 1 Ekim tarihli verilerine göre, İran hariç Körfez bölgesinden eylül ayında günde en az 16,5 milyon varil ham petrol sevk edildi. Bu rakam, şubat sonunda başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından yaşanan sert ihracat kesintisinin büyük ölçüde telafi edildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Petrol sevkiyatlarında yeni rota dönemi</p>

<p>Kpler analizine göre toparlanmanın arkasında, Körfez ülkelerinin ihracat sistemini yeniden yapılandırması bulunuyor.</p>

<p>Savaş öncesinde ham petrolün yaklaşık yüzde 17'si Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan bölgeden çıkarken, bu oran artık yüzde 40'a yükseldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin boru hattı güzergâhlarını daha yoğun kullanması, Hürmüz'e olan bağımlılığın azaltılmasında önemli rol oynadı.</p>

<p>Hürmüz'den geçen petrol sevkiyatlarında da farklı bir lojistik model öne çıktı. Kpler verilerine göre ağustos ayında boğazdan geçen ham petrolün yüzde 70'inden fazlasında deniz üzerinde tanker değişimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Böylece petrol hacimleri yeniden yükselirken, sevkiyatların savaş öncesindeki sistemden farklı bir yöntemle gerçekleştirildiği görüldü.</p>

<p>Körfez petrolü için alternatif sistem devrede</p>

<p>Boru hatları, servis mekikleri ve açık denizde gerçekleştirilen tanker transferleri, Körfez üreticilerinin devam eden güvenlik sorunlarına rağmen petrol ihracatını sürdürmesini sağladı.</p>

<p>Son veriler, bölgenin petrol sektörünün uzun süreli kesintilere karşı başlangıçta öngörülenden daha yüksek bir uyum kapasitesi gösterdiğine işaret ediyor.</p>

<p>Bununla birlikte Hürmüz Boğazı çevresinde tankerlere yönelik saldırı ve tehditlerin devam etmesi, bölgenin enerji ihracatını güvenlik ve lojistik açısından kırılgan bırakıyor.</p>

<p>İran petrolünün ABD ablukası kapsamında Hürmüz geçişlerinin sıfıra inmesi ve bölgedeki kritik altyapılara yönelik tehditlerin artması, jeopolitik risklerin yüksek seyretmesine neden oluyor.</p>

<p>Hürmüz’de tankere “geri dön” uyarısı</p>

<p>Bölgedeki güvenlik endişelerini artıran son gelişmelerden biri de Hürmüz Boğazı'nda yaşandı.</p>

<p>Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir tankere geri dönmesi yönünde talimat verdiğini, aksi halde hedef alınabileceği uyarısında bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>UKMTO'nun bildirimine göre olay, Umman'ın Khasab kentinin yaklaşık 11 deniz mili kuzeyinde meydana geldi.</p>

<p>Boğazdan giriş yönünde seyreden tanker, IRGC tarafından telsizle durdurularak geri dönmesi istendi. Tankerin kaptanının talimata uyduğu bildirildi.</p>

<p>UKMTO, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirterek bölgede seyreden gemilere dikkatli olmaları ve şüpheli faaliyetleri yetkililere bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>Tankere saldırı raporu da gündemde</p>

<p>UKMTO ayrıca 4 Ekim'de Hürmüz Boğazı'ndan geçen başka bir tankere yönelik saldırı konusunda da uyarı yayımladı.</p>

<p>Ajansın tanker kaptanına dayandırdığı bilgilere göre gemi, kimliği ve kaynağı belirlenemeyen bir cisim tarafından vuruldu. Saldırı sonucunda geminin makine dairesinde hasar meydana geldi.</p>

<p>Mürettebatın güvende olduğu ve olayın çevresel bir zarara yol açmadığı bildirildi.</p>

<p>UKMTO, geminin adını veya saldırıda kullanılan cismin kaynağını açıklamadı. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırıyı şu ana kadar herhangi bir grup üstlenmedi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda risk sürüyor</p>

<p>Dünyanın enerji ve emtia taşımacılığında kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, petrol piyasaları açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Körfez ülkeleri alternatif boru hatları ve yeni denizcilik yöntemleriyle ihracat hacimlerini yeniden yükseltirken, tankerlerin karşı karşıya kaldığı tehditler bölgedeki enerji akışının güvenliği konusundaki risklerin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p>Petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere dönmesi, Körfez üreticilerinin lojistik kapasitesini yeniden şekillendirdiğini ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizinin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisi devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 03:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/hurmuzde-tanker-alarmi-1791282702.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Gerilim Tırmanıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-24667</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-24667</guid>
                <description><![CDATA[Odesa’da Liberya bayraklı sivil yük gemisine saldırıda 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Rusya, Karadeniz güvenliği için tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve bölgesel güvenlik tartışmaları yeniden gündemde. Ukrayna, Odesa bölgesindeki bir limanda Liberya bayraklı sivil yük gemisinin Rus saldırısına uğradığını açıkladı. Saldırıda bir mürettebat hayatını kaybederken, üç kişi yaralandı. Moskova ise Karadeniz’in güvenliği konusunda tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu bildirdi.</strong></p>

<p>Ukrayna Deniz Limanları İdaresi (USPA), 3 Ekim Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Odesa bölgesindeki bir limanda bulunan Liberya bayraklı sivil yük gemisinin Rus güçlerinin saldırısına uğradığını duyurdu.</p>

<p>USPA'nın açıklamasına göre saldırıda gemide bulunan mürettebattan biri yaşamını yitirdi, üç kişi yaralandı. Gemideki 13 mürettebat ise güvenli bir bölgeye tahliye edildi.</p>

<p>Ukrayna makamları saldırının sivil deniz taşımacılığına yönelik olduğunu belirterek, Rusya'nın ticari gemilere yönelik saldırılarının devam ettiğini savundu.</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik gündemi</p>

<p>Saldırı, Karadeniz’de güvenli deniz ulaşımı ve ticari koridorların geleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Karadeniz; tahıl ticareti, enerji sevkiyatı ve denizaltı altyapıları açısından bölge ülkeleri için stratejik önem taşıyor. Ukrayna ise limanlarına yönelik saldırıların, ülkenin ihracat faaliyetleri açısından kritik önem taşıyan deniz güzergâhını olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>Öte yandan Ukrayna, Rusya'nın Azak Denizi'ndeki deniz taşımacılığına ve Batılı yaptırımları aşmak amacıyla kullanıldığı öne sürülen "gölge filo" kapsamındaki petrol tankerlerine yönelik saldırılarını da artırmış durumda.</p>

<p>Moskova’dan Karadeniz güvenliği için diyalog mesajı</p>

<p>Rusya'dan ise Karadeniz'in güvenliğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'nın Karadeniz'de güvenliğin sağlanması konusunda tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu söyledi.</p>

<p>TASS'ın aktardığına göre Peskov, Hindistan, Mısır ve Türkiye dahil olmak üzere diğer ülkelerle ikili anlaşmaların gündemde olup olmadığı yönündeki soruya, Rusya'nın diyaloğa açık olduğunu ancak şu aşamada herhangi bir somut görüşme yürütülmediğini belirterek yanıt verdi.</p>

<p>Peskov ayrıca, Karadeniz güvenliği konusunda başka ülkelerden Rusya'ya iletilen öneriler bulunup bulunmadığı sorusunun 1 Ekim'de düzenlenen Valday Kulübü toplantısında gündeme geldiğini ve Putin'in konuya ilişkin değerlendirmede bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy ile Erdoğan Karadeniz güvenliğini görüştü</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Karadeniz'in güvenliği ve deniz yoluyla ihracat koridorunun yeniden işler hale getirilmesi konularını ele aldı.</p>

<p>Zelenskiy, Ukrayna'nın gıda ihracatına dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerin ihtiyaç duyduğunu belirterek, deniz ticaret koridorunun yeniden tam kapasiteyle çalışması için çeşitli seçeneklerin gündemde olduğunu söyledi.</p>

<p>Ukrayna lideri, bunun gerçekleşmesi için Rusya'nın Ukrayna altyapısına yönelik saldırıları durdurması gerektiğini savundu. Zelenskiy ayrıca, Rusya'nın saldırıları sona erdirmesi halinde Ukrayna'nın da uzun menzilli karşılıklarını durdurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Estonya’dan Rus ve Belarus tahılına transit yasağı</p>

<p>Karadeniz'deki gelişmelerin yanı sıra Avrupa'da da Rusya ve Belarus kaynaklı tahıl taşımacılığına yönelik yeni bir adım atıldı.</p>

<p>Estonya, Rusya ve Belarus tahılının kendi toprakları üzerinden transit geçişini yasakladı. Kararın, Rusya-Ukrayna savaşı ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarla bağlantılı gelişmelerin ardından alındığı bildirildi.</p>

<p>Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırdığını ve Ukrayna'nın tahıl ihracatını engellediğini belirterek, Rusya'nın kendi tahılını taşımak için yeni güzergâhlar aradığını ifade etti.</p>

<p>Tsahkna, Estonya'nın Rus tahılı için transit güzergâh olmayacağını açıklarken, Letonya ve Litvanya ile birlikte Baltık limanlarının Rusya'nın transit taşımacılığında kullanılmaması için çalışma yürüttüklerini belirtti.</p>

<p><strong>Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar, güvenli deniz taşımacılığı ve tahıl koridorunun geleceği konusundaki belirsizliği sürdürürken, Moskova'nın tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğu yönündeki açıklaması bölgesel güvenlik gündemini yeniden hareketlendirdi.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 01:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-1791282141.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Moskova’dan Karadeniz ateşkesine ret</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-24666</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-24666</guid>
                <description><![CDATA[Moskova, Karadeniz ateşkesi için askeri sevkiyat şartı istiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Karadeniz’de ticari gemilerin güvenli seyrüseferini sağlamak amacıyla gündeme getirdiği ateşkes girişimine mevcut koşullarda destek vermiyor. Moskova, olası bir anlaşmanın Ukrayna’ya deniz yoluyla askeri malzeme sevkiyatını da kapsamasını talep ediyor.</p>

<p>Rusya, Karadeniz’de güvenli seyrüsefer ve ateşkes sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlere mesafeli yaklaşmayı sürdürüyor. Kremlin, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in girişiminden haberdar olduğunu belirtirken, yalnızca ticari gemilerin güvenliğine ilişkin sınırlı bir anlaşmanın yeterli olmayacağını savunuyor.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye ve BM tarafından gündeme getirilen girişime ilişkin değerlendirmesinde, mevcut koşullarda kısa vadeli bir ateşkes ihtimalinin bulunmadığını söyledi. Peskov, Kiev’in kapsamlı bir anlaşmaya yanaşmadığını öne sürdü.</p>

<p>Moskova kapsamlı düzenleme istiyor</p>

<p>Rusya, Karadeniz’de yapılacak olası bir düzenlemenin yalnızca ticari gemilerin güvenli geçişiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor. Moskova’nın talebine göre anlaşma, Ukrayna’ya deniz yoluyla askeri ekipman, mühimmat ve yakıt sevkiyatını da kapsamalı.</p>

<p>Bununla birlikte Rusya, diplomatik temas kapısını tamamen kapatmıyor. Peskov, Karadeniz’in güvenliği konusunda Türkiye’nin yanı sıra Hindistan ve Mısır ile görüşmeye hazır olduklarını açıkladı. Ancak Moskova’nın şu aşamada bu ülkelerle somut bir temas yürütmediği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin girişimi, son dönemde Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının ardından gündeme geldi. Ankara, sivil ve ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla Rusya ve Ukrayna’ya bir mutabakat taslağı sunmuştu.</p>

<p>Putin’den müzakerelere mesafeli yaklaşım</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Karadeniz’de saldırıların durdurulmasına yönelik önerilere mesafeli yaklaşarak Moskova’nın Ukrayna ile bu konuda pazarlık yapmayacağını söyledi.</p>

<p>Putin, Rusya’nın Karadeniz’de askeri yük taşıdığı değerlendirilen gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini savundu. Rus lider, Ukrayna’nın Rusya’daki petrol tesislerine yönelik saldırılarının durdurulması karşılığında Ukrayna gemilerine güvenli geçiş sağlanması önerisine de karşı çıktı.</p>

<p>Kaliningrad ve nükleer silah uyarısı</p>

<p>Putin’in açıklamalarında Karadeniz’deki gelişmelerin yanı sıra Rusya ile Batı arasındaki gerilim de öne çıktı. Putin, Kaliningrad dahil Rusya topraklarına doğrudan saldırı düzenlenmesi halinde Moskova’nın elindeki tüm silahların kullanımının gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Rus lider ayrıca küresel nükleer silah stoklarının yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini belirterek gerilimin tırmandırılmasının kontrol edilemeyecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kiev farklı ateşkes seçeneklerini gündemde tutuyor</p>

<p>Ukrayna tarafında ise Karadeniz ve enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını içeren farklı ateşkes seçenekleri gündemde.</p>

<p>Öneriler arasında Karadeniz’de ticari ve tahıl taşımacılığının güvenliğinin sağlanması, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulması ve limanlarla enerji tesislerinin korunması bulunuyor.</p>

<p>Ukrayna’dan enerji altyapısına yönelik saldırı iddiası</p>

<p>Diplomatik girişimlerin yanı sıra Rusya’nın kış aylarında Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik geniş kapsamlı saldırı hazırlığında olduğu iddiası da gündeme geldi.</p>

<p>Ukrayna’nın Avrupalı ortaklarına sunduğu belirtilen ağustos tarihli bir belgede, Rusya’nın elektrik, ısıtma ve su sistemlerini hedef alan üç aşamalı bir saldırı planı hazırladığı öne sürüldü.</p>

<p>Belgede elektrik trafo merkezleri, hidroelektrik ve termik santraller ile kazan dairelerinin hedefler arasında bulunduğu iddia edilirken, Ukrayna’nın elektrik şebekesine bağlı üç faal nükleer santralin bağlantı noktalarının da hedef alınabileceği belirtildi.</p>

<p>Kiev, Harkiv ve Odesa’daki enerji, ısıtma ve su altyapısının ağır şekilde etkilenmesinin amaçlandığı öne sürülen belgede, saldırılarda 1.000'e kadar füze, insansız hava aracı ve bombanın kullanılabileceği iddia edildi.</p>

<p>Ancak söz konusu belgenin bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 05:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-1791183918.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran’ın Petrol Yüklemesi Sıfıra İndi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-24665</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-24665</guid>
                <description><![CDATA[ABD Hazine Bakanı Bessent, İran’ın eylül ayında tankerlerle ham petrol yüklemediğini öne sürdü. Washington’un deniz ablukası ve ekonomik baskısı, Tahran’ın petrol ihracatını ve Çin’e kalan sevkiyatlarını tehdit ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın Eylül 2026’da tankerlerle gerçekleştirdiği ham petrol yüklemelerinin sıfıra düştüğünü açıkladı. Washington’un İran’a yönelik deniz ablukası ve ekonomik baskı politikası, ülkenin petrol ihracatı ve küresel enerji piyasalarındaki etkisini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ham petrol ihracatında ciddi bir daralma yaşandığını öne sürdü. Bessent, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “İran eylül ayında tankerlere SIFIR ham petrol yükledi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bessent, bu gelişmeyi Trump yönetiminin “Operation Economic Outcast” olarak adlandırdığı ekonomik baskı kampanyasıyla ilişkilendirdi. ABD yönetimine göre uygulanan deniz ablukası, İran’ın enerji piyasalarına erişimini ve petrol gelirlerini önemli ölçüde sınırlandırıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İran’ın Çin’e kalan petrol sevkiyatı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bessent, İran’ın halen teslim edilmek üzere yaklaşık 15 milyon varil petrolünün bulunduğunu belirterek, bu yüklerin büyük bölümünün Çin’e yapılacak son teslimatlar kapsamında olduğunu söyledi. ABD Hazine Bakanı, mevcut petrol sevkiyatlarının yaklaşık iki hafta içinde tamamlanmasının ardından Tahran’ın uluslararası ticarette kullanabileceği kaynakların daha da azalacağını savundu.</p>

<p>Bessent, İran’ın ekonomik baskıyı hissettiğini ve bunun ülkenin yeniden bir anlaşma arayışına girmesinde etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Washington’dan Avrupa’ya dizel çağrısı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Öte yandan ABD yönetimi, İran kaynaklı enerji piyasası baskılarının küresel yakıt fiyatları üzerindeki etkisine karşı Avrupa ülkelerinden daha fazla destek istedi.</p>

<p>Bessent, Avrupa’daki müttefiklerin mevcut taahhütlerini hızlandırmaları ve enerji piyasasındaki kesintileri hafifletmek için ilave yakıt arzını derhal piyasaya sunmaları çağrısında bulundu. Özellikle Amerikan çiftçileri, taşımacılık sektörü ve işletmelerinin küresel dizel arzındaki sıkıntının maliyetini üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright da Avrupa’nın acil durum dizel rezervlerini kullanarak küresel yakıt piyasasının rahatlatılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Wright, hasat sezonu ve kışlık ısıtma yakıtı talebinin artacağı döneme girilirken dizel stoklarının piyasaya sürülmesinin zamanının geldiğini belirtti.</p>

<p>İran’ın tanker yüklemelerindeki iddia edilen sıfırlanma, yalnızca Tahran’ın petrol gelirleri açısından değil, Çin’e yönelik enerji akışı, tanker piyasası ve küresel petrol fiyatları açısından da yakından izleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-1791179071.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>30 milyon ton ürün riskte</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/30-milyon-ton-urun-riskte-24664</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/30-milyon-ton-urun-riskte-24664</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz ablukası Ukrayna’nın tarım ihracatını tehdit ediyor: 30 milyon ton ürün riskte.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz limanlarındaki kısıtlamalar Ukrayna’nın tarım ihracatını yarıya düşürdü; sezon sonunda 30 milyon tondan fazla ürün ihraç edilemeyebilir.</strong></p>

<p>Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatı, Karadeniz limanlarındaki operasyonlara yönelik kısıtlamalar nedeniyle ciddi biçimde geriledi. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanı Taras Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre ülke, eylül ayında 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Bu miktar, potansiyel ihracat hacminin yalnızca yüzde 46’sına karşılık geldi.</p>

<p>Eylül ayındaki ihracatın 1,4 milyon tonu tahıl, 444 bin tonu yağlı tohumlar, 311 bin tonu bitkisel yağ ve 280 bin tonu küspe ürünlerinden oluştu.</p>

<p>İhracatın yarısından fazlası Tuna üzerinden gerçekleşti</p>

<p>Alternatif taşıma güzergâhları, Karadeniz limanlarındaki kapasite kaybını kısmen telafi etmeye çalışıyor. Eylül ayında ihraç edilen 2,4 milyon ton ürünün 1,3 milyon tonu Tuna limanları üzerinden, 993 bin tonu demiryoluyla ve 120 bin tonu karayoluyla taşındı.</p>

<p>Böylece ihracatın yüzde 54’ü Tuna limanları, yüzde 41’i demiryolu ve yüzde 5’i karayolu üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde Ukrayna’nın ihracat kapasitesinin fiilen yüzde 45-50 ile sınırlanacağını belirtti. Bakan, alternatif güzergâhların korunması ve genişletilmesinin yanı sıra Avrupa Birliği ile lojistik maliyetlerin karşılanmasına yönelik mekanizmaların geliştirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Ukrayna’dan AB’ye 1,1 milyar euroluk destek talebi</p>

<p>Ukrayna, Avrupa Birliği’nden alternatif ihracat güzergâhlarının kullanımından kaynaklanan ilave lojistik maliyetleri karşılamak amacıyla en az 1,1 milyar euro destek talep ediyor.</p>

<p>Yaklaşık ton başına 50 euro olarak hesaplanan ilave lojistik maliyetlerin kısmen karşılanması halinde, Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatını 20 milyon tona kadar artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Vysotskyi, Brüksel’de gerçekleştirilen AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında üye ülkelere Ukrayna tarım ürünlerinin kesintisiz ihracatını destekleme ve olağanüstü lojistik maliyetler için geçici bir telafi mekanizması oluşturma çağrısında bulundu.</p>

<p>30 milyon tondan fazla ürün ihraç edilemeyebilir</p>

<p>Ukrayna’nın mevcut sezonda yaklaşık 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi bekleniyor. Ancak Büyük Odesa limanlarındaki kısıtlamaların devam etmesi halinde sezon sonunda 30 milyon tondan fazla ürünün ihraç edilemeden kalabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Ukrayna hükümeti, liman operasyonlarındaki sorunların yalnızca ihracat gelirlerini değil, tarım üreticilerinin gelirlerini ve 2027 ekim sezonunun finansmanını da riske attığını belirtiyor.</p>

<p>Deniz taşımacılığı ihracatın omurgası</p>

<p>Ukrayna’nın tarım ihracatında deniz taşımacılığı temel taşıma yöntemi olmayı sürdürüyor. Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre denizyolu, 2025 yılında Ukrayna tarım ihracatı lojistiğinin yüzde 84’ünü, 2026 yılında ise yaklaşık yüzde 80’ini oluşturdu.</p>

<p>Büyük Odesa limanlarındaki operasyonlara yönelik kısıtlamaların 21 Temmuz’dan bu yana sürmesinin, Ukrayna’nın tarım ekonomisi üzerinde geniş kapsamlı etkiler yarattığı belirtiliyor.</p>

<p>Bakan Vysotskyi, özellikle temmuz sonu ve ağustos başında sivil gemiler ile liman altyapısına yönelik saldırıların tarım ürünleri ihracatında belirgin düşüşe yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Alternatif güzergâhlar Karadeniz’in kapasitesini karşılayamıyor</p>

<p>Ukrayna, Avrupa Birliği’nden Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri üzerinden uzatılacak “Dayanışma Hatları” kapsamında alternatif ihracat güzergâhlarının geliştirilmesini de talep ediyor.</p>

<p>Ancak Ukrayna tarafı, alternatif yolların ihracat kapasitesini artırabileceğini, buna karşın Karadeniz limanlarının kapasitesinin tamamen ikame edilemeyeceğini vurguluyor.</p>

<p>Vysotskyi, mevcut koşullarda iki temel sorunla karşı karşıya olduklarını belirterek, ihracat güzergâhlarının dayanıklılığının korunması ve hasadın depolanması için ilave kapasite oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ukrayna’nın tarım ihracatında yaşanan kapasite kaybı, Karadeniz’deki deniz taşımacılığının ülkenin gıda ve tarım ekonomisi açısından stratejik önemini bir kez daha ortaya koyarken, liman operasyonlarındaki kısıtlamaların küresel tarım ticareti üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri de artırıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 02:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/30-milyon-ton-urun-riskte-1791178312.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Danship Partners MR tanker segmentine girdi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-24663</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-24663</guid>
                <description><![CDATA[Danship Partners MR tanker segmentine ilk gemi alımıyla giriş yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kıbrıs merkezli denizcilik yatırım şirketi Danship Partners, kuru yük ve tanker sektörlerindeki yatırımlarının ardından orta menzilli (MR) tanker segmentine ilk gemi alımıyla giriş yaptı.</strong></p>

<p>Kıbrıs merkezli denizcilik yatırım şirketi Danship Partners, filosunu çeşitlendirme stratejisi kapsamında orta menzilli (MR) ürün ve kimyasal tanker segmentine adım attı. Şirket, 36.677 dwt taşıma kapasiteli Danship Symphony adlı tankeri satın aldı.</p>

<p>Daha önce Easterly Symphony adıyla faaliyet gösteren geminin alımı ağustos ayında tamamlandı. Danship Partners tarafından yapılan açıklamaya göre gemi, satın alma işleminin ardından uluslararası bir kiracıyla uzun vadeli zaman çarteri (time charter) sözleşmesi kapsamında hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Satış bedeli açıklanmadı</p>

<p>Danship Partners, işlemin finansal detaylarına ilişkin satış bedelini açıklamadı. Şirket, gemi alımının küresel ölçekte faaliyet gösteren bir finans kuruluşundan sağlanan borç finansmanıyla desteklendiğini bildirdi.</p>

<p>36.677 dwt kapasiteli Danship Symphony, ürün ve kimyasal tanker olarak MR segmentinde faaliyet gösteriyor. Geminin uzun vadeli çarter sözleşmesiyle istihdam edilmesi, satın alma sonrasında gelir görünürlüğü sağlıyor.</p>

<p>Teknik yönetim InterMaritime Shipmanagement’a emanet</p>

<p>Geminin teknik yönetimi ise Kıbrıs merkezli InterMaritime Shipmanagement şirketine verildi.</p>

<p>Danship Partners, yönetim kurulunun denizcilik sektörünün başlıca segmentlerinde fırsat odaklı varlık alımlarını değerlendirmeye devam ettiğini açıkladı. Şirket, tanker segmentinin ise yatırım stratejisindeki temel odak alanlarından biri olmayı sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>MR segmentine yapılan bu ilk yatırım, Danship Partners’ın tanker piyasasındaki varlığını genişletme ve farklı denizcilik segmentlerinde portföyünü büyütme stratejisinin yeni adımı olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-1791177410.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MARDAŞ’A “YEŞİL LİMAN” UNVANI</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mardasa-yesil-liman-unvani-24662</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mardasa-yesil-liman-unvani-24662</guid>
                <description><![CDATA[MARDAŞ, İstanbul Ambarlı’da Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazandı. Sertifika, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmalarında yeni bir adım oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ambarlı Liman Bölgesi’nde faaliyet gösteren MARDAŞ, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmaları kapsamında Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazandı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli konteyner liman bölgelerinden İstanbul Ambarlı’da faaliyet gösteren MARDAŞ, Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazanan limanlar arasına katıldı.</p>

<p>Söz konusu sertifika ile MARDAŞ’ın çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanındaki çalışmalarına bir yenisi daha eklenmiş oldu. Sertifika, liman işletmelerinde çevresel performansın geliştirilmesi ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması hedefleri doğrultusunda veriliyor.</p>

<p><strong>Denizcilik Genel Müdürlüğü duyurdu</strong></p>

<p>Denizcilik Genel Müdürlüğü, MARDAŞ’ın Yeşil Liman Sertifikası almasına ilişkin açıklamayı resmi sosyal medya hesabından yaptı.</p>

<p>Açıklamada, MARDAŞ’ın sertifika ile birlikte Türkiye’nin yeşil limanları arasına katıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em>“4’üncü Yeşil Liman Sertifikası ile yeşil dönüşüm yolculuğumuza devam ediyoruz! Türkiye’nin en fazla konteyner elleçlenen liman bölgesi İstanbul Ambarlı’da faaliyet gösteren MARDAŞ, yeşil limanlarımız arasına katıldı. Yeşil dönüşüm yolunda atılan bu önemli adımın sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.”</em></p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm hedeflerine katkı</strong></p>

<p>MARDAŞ’ın sertifikayı alması, İstanbul Ambarlı’daki liman operasyonlarında çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesine yönelik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe limanların çevresel etkilerinin azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir operasyonların yaygınlaştırılması, yeşil dönüşüm çalışmalarının temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/mardasa-yesil-liman-unvani-1791018540.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oruç Reis, KKTC Gaz Hattı İçin Sahada</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-24661</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-24661</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, Anamur–Teknecik arasında planlanan 101 kilometrelik denizaltı doğalgaz boru hattı için Doğu Akdeniz’de araştırmalara başlıyor. Oruç Reis ve üç destek gemisinin görev alacağı çalışmalar 1-25 Ekim arasında gerçekleştirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Kuzey Kıbrıs’a Doğalgaz Boru Hattı İçin Çalışmalara Başladı</p>

<p>Doğu Akdeniz’de enerji altyapısında yeni adım: Oruç Reis sahaya çıkıyor</p>

<p>Türkiye, Anamur ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Teknecik bölgesini birbirine bağlaması planlanan denizaltı doğalgaz boru hattı projesi kapsamında Doğu Akdeniz’de deniz araştırmalarına başlıyor.</p>

<p>Türkiye tarafından yayımlanan NAVTEX 0953/26 kapsamında araştırma faaliyetlerinin 1-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çalışmaların merkezinde Türkiye’nin sismik araştırma gemisi Oruç Reis bulunurken, gemiye Denar Pathfinder, Denar Echo ve Kırıcı eşlik edecek.</p>

<p>Araştırma kampanyasında, gelecekte inşa edilmesi planlanan boru hattının güzergâhına ilişkin hazırlık çalışmaları yürütülecek ve mühendislik ile inşaat aşamalarında kullanılacak deniz tabanı verileri toplanacak.</p>

<p>101 kilometrelik hat</p>

<p>Projenin yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olması planlanıyor. Bunun yaklaşık 97 kilometrelik bölümü deniz tabanından, yaklaşık 4 kilometrelik bölümü ise karadan geçecek. Hat, Anamur ile Girne’nin doğusundaki Teknecik bölgesini birbirine bağlayacak.</p>

<p>Boru hattının çift yönlü gaz taşımacılığına uygun şekilde tasarlanması öngörülüyor. İlk aşamada ise Kuzey Kıbrıs’taki enerji tesislerinin doğalgazla beslenmesi ve böylece elektrik üretiminde kullanılan sıvı yakıtlara bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Hedef 2028</p>

<p>Projenin 2028 yılında devreye alınması planlanırken, hazırlık ve inşaat sürecine yönelik çalışmalar devam ediyor. İlerleyen dönemde çift yönlü tasarım sayesinde altyapının ters yönde gaz taşımacılığı için de kullanılabilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Türk denizcilik ve enerji altyapısı açısından dikkat çeken projede Oruç Reis’in gerçekleştireceği araştırmalar, boru hattının deniz tabanındaki güzergâhının belirlenmesi ve sonraki mühendislik çalışmalarına veri sağlanması açısından önemli bir aşama oluşturuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-1791012233.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Star, Uljanik’i Devralıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-24660</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-24660</guid>
                <description><![CDATA[Türk şirketi Kuzey Star Shipyard, Hırvatistan’ın tarihi Pula tersanesi Uljanik’in yüzde 97,13’ünü 12,05 milyon euroya satın almak üzere seçildi. Devir, yabancı yatırım incelemesinin ardından tamamlanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk şirketi Kuzey Star, Hırvat Uljanik Tersanesi’nin kontrolünü devralıyor</p>

<p>Hırvatistan, Pula’daki köklü Uljanik Brodogradnja 1856 tersanesinin yaklaşık yüzde 97,13’lük hissesinin Türk şirketi Kuzey Star Shipyard tarafından satın alınmasına onay verdi. Hırvatistan Devlet Yeniden Yapılandırma ve Satış Merkezi, Türk şirketinin 12,05 milyon euroluk bağlayıcı teklifini kabul etti.</p>

<p>Kuzey Star’ın teklifi, satış ihalesinde belirlenen 11,09 milyon euroluk asgari bedelin üzerinde gerçekleşti. Böylece Türk şirketi, Uljanik’in çoğunluk hissesini devralmak için tercih edilen yatırımcı konumuna geldi.</p>

<p>Devir için yabancı yatırım incelemesi gerekiyor</p>

<p>Satış henüz tamamlanmış değil. Kuzey Star Shipyard’ın Avrupa Birliği dışında kayıtlı olması nedeniyle işlemin Hırvatistan’daki yabancı yatırımların güvenlik incelemesinden geçmesi gerekiyor. Hisselerin devri, Hırvatistan Maliye Bakanlığı’nın gerekli izni vermesinin ardından gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türk yatırımcı ayrıca denizcilik imtiyaz alanındaki faaliyetlerin korunmasını; gemi inşa ve onarımının yanı sıra yüzer yapıların üretiminin devam etmesini taahhüt etti.</p>

<p>2018 krizinin ardından yeni dönem</p>

<p>Uljanik’in satış süreci, Hırvatistan’ın en tanınmış tersane gruplarından birinin yıllardır devam eden yeniden yapılandırma sürecinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Uljanik Grubu’ndaki finansal kriz özellikle 2018 yılında, bazı müşterilerin şirketin siparişleri tamamlayabilme kapasitesine ilişkin endişeler nedeniyle yeni gemi sözleşmelerini iptal etmeye başlamasıyla derinleşmişti.</p>

<p>Hırvat hükümeti, 2020’den itibaren yeniden yapılandırılan Uljanik Brodogradnja 1856’yı devlet garantileri ve kredilerle destekleyerek Pula’daki gemi inşa faaliyetlerinin sürdürülmesini sağladı. Aynı dönemde tersaneye uzun vadeli stratejik yatırımcı aranıyordu.</p>

<p>170 yıllık tersanede Türk yatırımcı dönemi</p>

<p>Uljanik’in geçmişi 1856 yılına, Avusturya İmparatorluğu döneminde Pula’da kurulan deniz tersanesine kadar uzanıyor. Bu yönüyle tersane, Avrupa’nın en köklü gemi inşa merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Gerekli tüm düzenleyici izinlerin alınmasının ardından Uljanik Brodogradnja 1856’nın yüzde 97,13’lük hissesi Kuzey Star Shipyard’a geçecek. Böylece Türk sermayesi, Hırvatistan’ın tarihi Pula tersanesinde önemli bir kontrol sahibi olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-1791011307.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK BULKERİNE SALDIRI İDDİASI</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-24659</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-24659</guid>
                <description><![CDATA[Aroyat, Novorossiysk açıklarında hasar gördü; 1 Türk denizci kayıp. Saldırının kaynağı henüz doğrulanmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>18.315 DWT’lik Aroyat’ın Novorossiysk açıklarında bir hava aracı saldırısına maruz kaldığı öne sürüldü. Yangında Türk ikinci mühendis kaybolurken, saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin iddialar henüz bağımsız veya resmi kaynaklarca doğrulanmadı.</strong></p>

<p>Türk şirketleri tarafından işletilen 18.315 DWT’lik Aroyat isimli kuru yük gemisinin, 27 Eylül’de Rusya’nın Novorossiysk bölgesi açıklarında bir saldırıya maruz kaldığı bildirildi. Geminin, saldırı olduğu değerlendirilen olayın ardından yaşam mahallinde büyük bir yangın çıktığı ve ağır hasar meydana geldiği aktarıldı.</p>

<p>Olayın, hava aracı tipi bir İHA’nın gemiye isabet etmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği belirtilirken, saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği konusunda henüz resmi bir doğrulama bulunmuyor. Bazı haber ve izleme kaynaklarında olayın Ukrayna kaynaklı olabileceği öne sürülse de, Ukrayna makamlarından olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Gemide yedi Mısırlı, altı Suriyeli ve üç Türk olmak üzere toplam 16 mürettebat bulunduğu bildirildi. Geminin ağır hasar alarak hareket kabiliyetini kaybettiği ve daha sonra çekilerek Türkiye’ye getirildiği aktarıldı.</p>

<p>Olayın en önemli gelişmesi ise Türk ikinci mühendisin kayıp olması. Kayıp denizcinin ailesi sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, mühendisin kurtarılan mürettebat arasında bulunmadığını ve kendisinden haber alınamadığını duyurdu. Aile, denizcinin Rusya’da bulunabileceği yönündeki umudunu korurken, geminin Türkiye’ye ulaşmasının ardından kapsamlı bir arama yapılmasının beklendiğini belirtti.</p>

<p>Palau bayraklı Aroyat’ın 2022’den bu yana Türk şirketleri tarafından işletildiği belirtiliyor. AIS verilerine göre geminin son liman uğrağı Gürcistan olarak görünürken, olay sırasında Novorossiysk çevresinde bulunduğu kaydedildi. Geminin Rusya’da yük alıp almadığı veya bölgedeki bir limana yaklaşmakta olup olmadığı ise mevcut bilgilerle net olarak ortaya konulmuş değil.</p>

<p><strong>Aroyat, 2023’te Ukrayna’ya giden ilk büyük gemilerden biriydi</strong></p>

<p>Olayı dikkat çekici hale getiren bir diğer ayrıntı ise Aroyat’ın 2023 yılında Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ticari ihracatının yeniden başlatılması sürecinde rol alan gemilerden biri olması. Birleşmiş Milletler destekli tahıl koridorunun sona ermesinin ardından Aroyat, Eylül 2023’te Chornomorsk Limanı’na giren ilk büyük dökme yük gemisi olmuştu. Daha küçük tonajlı Resilient Africa ile birlikte Aroyat, Ukrayna’nın alternatif deniz ihracat rotasının kullanılmaya başlanmasında öncü gemiler arasında yer almıştı.</p>

<p>Türkiye daha önce Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve Türk denizcilerin zarar gördüğü olaylar nedeniyle taraflarla diplomatik temaslarda bulunmuştu.&nbsp;<strong>Aroyat’a ilişkin son olayda ise saldırının faili ve olayın kesin oluş şekli henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Kayıp denizcinin bulunmasına yönelik çalışmalar ile gemide yapılacak incelemelerin, olayın aydınlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-1790750338.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALMANYA’DAN YABANCI KAPTAN VE ZABİTLERE YEŞİL IŞIK</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-24658</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-24658</guid>
                <description><![CDATA[Alman bayraklı gemilerde AB dışından denizci istihdamı kolaylaşıyor; ancak her yabancı uzman için iki eğitim/ genç zabit pozisyonu şartı getiriliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya, 11 Eylül’den itibaren Alman bayraklı ticaret gemilerinde AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışındaki ülkelerden kaptan ve gemi zabiti istihdamının önünü belirli koşullarla açtı. Düzenleme, denizci açığını azaltmayı ve Alman bayrağındaki filonun yabancı bayraklara geçişini sınırlamayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Almanya’da yapılan düzenlemeyle, AB ve AEA dışındaki ülkelerden nitelikli kaptan ve gemi zabitlerinin Alman bayraklı ticaret gemilerinde görev alabilmesine olanak sağlandı. Ancak değişiklik, vatandaşlık şartının tamamen kaldırılması anlamına gelmiyor; üçüncü ülke vatandaşlarının istihdamı belirlenen koşullara bağlanıyor.</p>

<p>AB/AEA dışında verilmiş diplomalara sahip denizcilerin istihdamında armatörün, uygun bir Avrupalı aday bulunmadığını belgelemesi gerekiyor. Kaptanlık görevinde ise mevcut bir zabitin terfi ettirilmesinin mümkün olmadığının da ortaya konulması şart.</p>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken unsurlarından biri ise denizci yetiştirme şartı. Bu mekanizma kapsamında istihdam edilen her bir uzman için, genel kural olarak iki ilave eğitim veya genç zabit pozisyonu oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>İzinler gemi bazında değil, denizcilik şirketi bazında BG Verkehr tarafından veriliyor. İlk izin en fazla altı ay için düzenlenirken, gerekli eğitim ve genç zabit pozisyonlarının oluşturulup doldurulması halinde süre 54 ay daha uzatılabiliyor. Böylece toplam süre beş yıla ulaşabiliyor.</p>

<p>Deutsche Flagge verilerine göre Alman bayrağı altında 100 GT ve üzeri 395 ticaret gemisi bulunuyor; toplam Alman ticaret filosunun ise 1.400'ün üzerinde gemiden oluştuğu belirtiliyor. Yeni düzenleme ile Almanya, ihtiyaç duyduğu nitelikli denizci kaynağına erişimi kolaylaştırırken, aynı zamanda genç denizcilerin yetiştirilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-1790675770.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizcilik 2030 emisyon hedeflerinden uzaklaşıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-24657</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-24657</guid>
                <description><![CDATA[UCL Energy Institute araştırmasına göre denizcilik sektörü, 2030 yılı için belirlenen sıfır emisyonlu yakıt hedeflerini yakalamaktan giderek uzaklaşıyor. Düzenleyici belirsizlik, alternatif yakıt yatırımlarını ve yeni gemi siparişlerini frenliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Denizcilik sektörünün 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmasını hedefleyen dönüşümde kritik eşiklerden biri olan&nbsp;<strong>2030 hedefleri tehlikeye girdi.&nbsp;</strong>UCL Energy Institute tarafından hazırlanan&nbsp;<em>Climate Action in Shipping: Progress Towards Shipping’s 2030 Breakthrough&nbsp;</em>raporunun beşinci edisyonu, sektörün 2030 yılına kadar gemi yakıt tüketiminin yüzde 5-10’unu sıfır emisyonlu yakıtlardan karşılama hedefine ulaşmasının artık oldukça düşük bir ihtimal olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>2023 yılında kabul edilen&nbsp;<strong>IMO Sera Gazı Stratejisi,&nbsp;</strong>2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefinin yanı sıra 2030 için de önemli ara hedefler belirlemişti. Bu kapsamda, yaklaşık&nbsp;<strong>600 ila 1.200 adet, 15 bin TEU veya eşdeğeri kapasitenin üzerindeki büyük geminin ölçeklenebilir sıfır emisyonlu yakıtlarla (SZEF) çalışması&nbsp;</strong>öngörülüyordu.</p>

<p>Ancak sektör, bu hedefe ulaşmak için gerekli ivmeyi yakalayamadı. Rapora göre 2025 yılında yaklaşık&nbsp;<strong>100 adet 15 bin TEU eşdeğeri geminin SZEF kullanmaya başlaması&nbsp;</strong>beklenirken bu kilometre taşı gerçekleştirilemedi.</p>

<p><strong>IMO Net-Zero Framework belirsizliği</strong></p>

<p>Raporda sektörün hedeflerden sapmasının arkasındaki en önemli unsurlardan biri olarak&nbsp;<strong>IMO Net-Zero Framework (NZF)&nbsp;</strong>etrafındaki düzenleyici belirsizlik gösteriliyor.</p>

<p>Ekonomik ve siyasi dalgalanmalar, enerji güvenliği endişeleri, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz&nbsp;</strong>alternatif yakıtlara geçiş sürecini zorlaştırırken, NZF'nin kabul sürecindeki belirsizlik de armatörlerin uzun vadeli yatırım kararlarını etkiliyor.</p>

<p>UCL Energy Institute araştırma görevlisi&nbsp;<strong>Pinar Langer,&nbsp;</strong>NZF'nin kabul edilememesini raporun son beş yıldır izlediği süreçte "geçiş açısından en büyük geriye gidiş" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Langer'e göre düzenleyici belirsizliğin ortadan kaldırılması; armatörlerin sıfır emisyonlu gemilere sipariş vermesi, finans kuruluşlarının bu yatırımlara kaynak sağlaması ve kiracıların düşük karbonlu taşımacılık için daha yüksek maliyetleri karşılaması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>Metanolde önemli kapasite artışı</strong></p>

<p>Buna karşın sektörün tamamen durduğu bir tablo da bulunmuyor. UCL Energy Institute ve&nbsp;<strong>Getting to Zero Coalition&nbsp;</strong>tarafından hazırlanan rapor, teknoloji, yakıt arzı, talep, finansman, politika ve sivil toplum olmak üzere beş temel alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtiyor.</p>

<p>Özellikle&nbsp;<strong>metanol yakıtlı gemilerde 2025 yılı dikkat çekici bir büyümeye sahne oldu.</strong></p>

<p>&nbsp;Metanol ikmali yapabilen limanların sayısı bir yıl içerisinde 19'dan 29'a yükseldi. Metanol kullanabilen aktif gemi tonajı ise 2,3 milyon GT'den 7,7 milyon GT'ye çıktı.</p>

<p>Böylece aktif filonun SZEF kullanabilme kapasitesine sahip bölümü yüzde 0,41'den yüzde 0,77'ye yükseldi.</p>

<p>2025 yılında 56 yeni geminin hizmete girmesiyle toplam 5,4 milyon GT'lik yeni kapasite ortaya çıktı. Rapora göre bu, tek bir yılda kaydedilen en büyük alternatif yakıt kapasitesi artışı oldu.</p>

<p>Ancak yeni siparişlerde aynı ivme korunamadı. SZEF özellikli gemilerin toplam sipariş tonajındaki payı yüzde 9,5'ten yüzde 5,7'ye geriledi.</p>

<p><strong>Amonyakta deniz denemeleri başladı</strong></p>

<p>Alternatif yakıt teknolojilerinde bir diğer önemli gelişme ise amonyak tarafında yaşandı.</p>

<p>İki zamanlı motorlarla çalışan büyük amonyak yakıtlı gemilerin ilk deniz denemeleri başarıyla tamamlanırken, dört zamanlı motorlarla donatılmış daha küçük amonyak yakıtlı ikmal gemileri ve römorkörler de inşa edildi.</p>

<p>Ayrıca sektör,&nbsp;<strong>ilk gemiden gemiye amonyak yakıt ikmal operasyonunu&nbsp;</strong>gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu gelişmeler, alternatif yakıt teknolojilerinin artık yalnızca Ar-Ge aşamasında olmadığını ve ticari deniz taşımacılığında gerçek operasyonlara doğru ilerlediğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Yeşil finansmanda gerileme</strong></p>

<p>Finansman tarafında ise tablo daha karmaşık. 2025 yılında denizcilik şirketleri ve ilgili kuruluşlar tarafından yeşil krediler, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve geçiş finansmanı araçları yoluyla yaklaşık 3 milyar dolar tutarında sürdürülebilir finansman sağlandı.</p>

<p>Ancak bu rakam 2024'teki 3,4 milyar doların altında kaldı.</p>

<p>Bu durum, alternatif yakıtlı gemilerin ve düşük karbonlu denizcilik yatırımlarının yüksek başlangıç maliyetleri karşısında finansmana erişimin hâlâ sektörün önemli sorunlarından biri olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>2030 için kritik dönem</strong></p>

<p>UCL raporunun ortaya koyduğu tablo, denizcilik sektöründe teknolojik dönüşümün devam ettiğini ancak&nbsp;<strong>yatırım ve sipariş kararlarının düzenleyici çerçevedeki belirsizlikten ciddi biçimde etkilendiğini&nbsp;</strong>gösteriyor.</p>

<p>Metanol ve amonyak teknolojilerindeki gelişmeler umut verici olurken, SZEF özellikli gemilerin toplam filo içindeki payının hâlâ çok düşük seviyede bulunması, 2030 hedefinin ne kadar büyük bir dönüşüm gerektirdiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde IMO'nun net sıfır düzenlemelerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi;&nbsp;<strong>armatörler, tersaneler, yakıt üreticileri, finans kuruluşları ve kiracılar açısından yatırım kararlarının önünü açacak temel unsurlardan biri&nbsp;</strong>olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Rapora göre sektörün 2050 net sıfır hedefini gerçekleştirebilmesi için 2030 ara hedeflerinin yalnızca birer çevre politikası olarak değil,&nbsp;<strong>filo yenileme, yakıt altyapısı, finansman ve ticari rekabet açısından somut bir yatırım çerçevesine&nbsp;</strong>dönüştürülmesi gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 01:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-1790586576.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özata Denizcilik’te 2 Yönetici Tutuklandı</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-24656</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-24656</guid>
                <description><![CDATA[Özata Denizcilik yöneticileri Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven, İstanbul’daki soruşturma kapsamında tutuklandı. Şirket faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Ataseven, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Şirket, üretim ve ticari faaliyetlerin kesintisiz sürdüğünü açıkladı.</strong></p>

<p>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Ataseven, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmalarının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Soruşturmanın devam ettiği öğrenilirken, tutuklama kararının soruşturma kapsamında uygulanan bir koruma tedbiri olduğu belirtildi. Tutuklama, kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>Şirket tutuklamaları doğruladı</strong></p>

<p>Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan açıklamada, Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven’in soruşturma kapsamında tutuklandığı doğrulandı.</p>

<p>Şirket açıklamasında, tutuklama kararının devam eden soruşturma kapsamında alınan bir koruma tedbiri olduğu vurgulanarak, kararın kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, söz konusu karara karşı yasal başvuru yollarının kullanılacağı bildirildi.</p>

<p><strong>Üretim ve ticari faaliyetler devam ediyor</strong></p>

<p>Özata Denizcilik, mevcut yönetim ve organizasyon yapısı kapsamında şirketin üretim faaliyetleri ile ticari operasyonlarının kesintisiz şekilde sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan değerlendirmede, devam eden soruşturma ve tutuklama kararlarının şirketin mevcut projeleri, üretim faaliyetleri ve ticari operasyonları üzerinde herhangi bir engelleyici etkisinin bulunmadığı belirtildi.</p>

<p><strong>İzmir Körfezi’ndeki gemilerin inşasında rol aldı</strong></p>

<p>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik, farklı dönemlerde çeşitli deniz araçlarının inşasını gerçekleştiren tersane şirketleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Şirket, 2013 yılında gerçekleştirilen 15 adet karbon kompozit tekne ihalesini yaklaşık 117 milyon TL bedelle kazanmış, söz konusu teknelerin inşasını tamamlayarak teslim etmişti.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamı ve yöneltilen suçlamalara ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamaların sürece ilişkin daha ayrıntılı bilgi ortaya koyması bekleniyor.</p>

<p>Soruşturma devam ederken, tutuklanan şirket yöneticileri açısından&nbsp;<strong>masumiyet karinesi&nbsp;</strong>geçerliliğini koruyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-1790441880.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Kavgaya Değil, Ticarete Odaklanacağız”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-24655</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-24655</guid>
                <description><![CDATA[İTO Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, siyasi polemiklerin oda gündeminin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, “Tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, yayımladığı video mesajında oda yönetimlerinde siyasi polemikler yerine, tüccar ve işletmelerin karşı karşıya olduğu sorunlara odaklanılması gerektiğini söyledi. Can, “Biz siyasi kavgalara ortak olmaya değil, tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, seçim çalışmaları kapsamında yayımladığı video mesajında oda yönetimlerinin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Can, mesajında oda kürsülerinde yaşanan siyasi tartışmaların, sahada faaliyet gösteren tüccar ve işletmelerin sorunlarına çözüm üretip üretmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.</p>

<div data-oembed-url="https://www.instagram.com/reel/DdtwHuKqx2Z/?stkn=MXQ0ZWJ2bzVma2dndw==">
<div style="max-width:660px">
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:63%; padding-top:284px; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/QhKt06kP?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script></div>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“Hangi tüccarın faturasını ödedi?”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, video mesajına doğrudan sorularla başladı:</p>

<p><strong><em>“Kürsülerdeki siyasi polemikler hangi tüccarın faturasını ödedi? Hangi işletmenin sorununu çözdü?”</em></strong></p>

<p>Can, yıllardır oda gündemlerinde siyasetin konuşulduğunu, buna karşın sahada faaliyet gösteren tüccarın sorunlarının gündemde kalmaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Bu çerçevede oda yönetimlerinin temel işlevinin, üyelerin karşılaştığı sorunları gündeme taşımak ve çözüm mekanizmalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz”</strong></p>

<p>Can, siyasi tartışmaların dışında, tüccarın ve işletmelerin ihtiyaçlarını merkeze alan bir yönetim anlayışını savunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong><em>“Biz siyasi kavgalara ortak olmaya değil, tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz.”</em></strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">resmi</a>&nbsp;</u> <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">adaylık</a>&nbsp;</u> <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">platformunda</a></u> da İTO için şeffaflık, katılımcılık, liyakat ve üyelerin karar süreçlerine dahil edilmesi başlıkları öne çıkıyor.</p>

<p><strong>“Kimsenin arka bahçesi olmayacağız”</strong></p>

<p>Can, mesajında oda yönetiminin herhangi bir siyasi kutuplaşmanın parçası olmaması gerektiğini de dile getirdi.</p>

<p><strong><em>“Kimsenin arka bahçesi olmadan, hiçbir kutuplaşmanın esiri olmadan; sadece üretenin, risk alanın hakkını korumak için yola çıktık.”</em></strong></p>

<p>Can, oda çalışmalarında enerjinin siyasi tartışmalardan ziyade ticaretin geliştirilmesine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong><em>“Enerjimizi kavgaya değil, ticareti büyütmeye harcayacağız.”</em></strong></p>

<p><strong>İTO seçim sürecinde “sahadan yönetim” vurgusu&nbsp;</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, kendisini İTO Meclis Adayı olarak tanımlıyor ve adaylık platformunda İstanbul ticaretinin daha şeffaf, katılımcı ve sahadan yönetilen bir yapıya kavuşmasını hedeflediğini belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>Can’ın son video mesajında ise özellikle&nbsp;&nbsp;<strong>siyasi polemikler yerine tüccarın günlük sorunlarına, işletmelerin ihtiyaçlarına ve ticaretin geliştirilmesine odaklanılması&nbsp;</strong>gerektiği yönündeki yaklaşım öne çıktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-1790406056.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul’da Çifte Şampiyonluğa Ulaştı (VİDEO)</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/istanbulda-cifte-sampiyonluga-ulasti-video-24654</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/istanbulda-cifte-sampiyonluga-ulasti-video-24654</guid>
                <description><![CDATA[Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, İstanbul Maltepe’de düzenlenen Dragon Bot Festivali’nde Federasyon Kupası ve Kurumlar Arası Türkiye Şampiyonası’nı kazanarak çifte şampiyonluğa ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Maltepe sahilinde 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen Dragon Bot Festivali’nde mücadele eden Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, iki ayrı kategoride elde ettiği birinciliklerle çifte şampiyonluk başarısına imza attı.</strong></p>

<p>İstanbul Maltepe sahilinde hafta sonu gerçekleştirilen Dragon Bot Festivali, Türkiye’nin önde gelen kurumlarının katılımıyla tamamlandı. İki gün süren organizasyonda kıyasıya mücadele eden kurumsal takımlar, farklı etaplarda dereceye girmek için kürek çekti.</p>

<p>Festivalde mücadele eden&nbsp;<strong>Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı,&nbsp;</strong>sergilediği performansla organizasyonun öne çıkan ekiplerinden biri oldu. Takım, katıldığı iki ayrı yarışta da parkuru ilk sırada tamamlayarak iki kupayı birden kazandı.</p>

<p><strong>İlk gün Federasyon Kupası’nı kazandı</strong></p>

<p>Festivalin ilk gününde gerçekleştirilen&nbsp;<strong>Dragon Festivali Federasyon Kupası&nbsp;</strong>yarışlarında mücadele eden Kaptan Demir Bilek takımı, rakiplerini geride bırakarak yarışın <a href="https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653"><span style="color:#c0392b">birincisi</span></a> oldu.</p>

<p>Ekip, elde ettiği dereceyle Federasyon Kupası’nı kazanırken, organizasyonun ikinci günündeki yarışlar öncesinde önemli bir avantaj elde etti.</p>

<p><strong>İkinci gün Türkiye Şampiyonluğu</strong></p>

<p>Kaptan Demir Bilek takımı, festivalin ikinci gününde gerçekleştirilen&nbsp;<strong>Kurumlar Arası Türkiye Şampiyonası&nbsp;</strong>yarışlarında da başarılı performansını sürdürdü.</p>

<p>Zorlu parkurda mücadele eden ekip, yarışı yine ilk sırada tamamlayarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Böylece takım, iki günlük organizasyonu&nbsp;<strong>iki şampiyonluk ve iki kupa&nbsp;</strong>ile tamamladı.</p>

<p><strong>“Ortak çalışma kültürümüzün göstergesi”</strong></p>

<p>Yarışların ardından takım yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, elde edilen başarıda takım çalışması, disiplin ve uyumun önemli rol oynadığı vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</p>

<p><em>“Elde edilen bu değerli dereceler, ortak çalışma kültürümüzün ve uyumlu takım çalışmamızın en güzel göstergesidir. Bu organizasyonda rekabet eden ve dostane bir atmosferde mücadeleye katkı sunan tüm katılımcı takımlara teşekkür eder, bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutlarız.”</em></p>

<p><strong>Kurumsal sporda hedef büyüyor</strong></p>

<p>Dostluk, takım ruhu ve sportif rekabetin ön planda olduğu Dragon Bot Festivali, ödül töreninin ardından sona erdi.</p>

<p>İki günlük organizasyondan çifte şampiyonlukla ayrılan Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek kurumsal spor organizasyonlarında da mücadele etmeye ve başarılarını sürdürmeye hazırlanıyor.</p>

<div data-oembed-url="https://kaptangrupturkiye.com/wp-content/uploads/2026/09/Dragon-Festivali-2026-1.mp4?_=2">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="encrypted-media *;" allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/ZJmsBuYE" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script></div>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(925).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-erdem-ayd%C4%B1n%20(1337).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(627).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(901).JPG" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085154.jpg" style="height:459px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085047.jpg" style="height:552px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085129.jpg" style="height:473px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085219.jpg" style="height:800px; width:614px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cifte-sampiyonluga-ulasti-1790057851.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DRAGON KUPASI’NDA İLK ŞAMPİYON KAPTAN GRUBU!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653</guid>
                <description><![CDATA[Büyük mücadele, yüksek enerji ve güçlü takım ruhunun öne çıktığı Dragon Kupası’nın ilk etabında Kaptan Grubu zirveye çıktı. Organizasyonda heyecan, 20 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek 2. etap yarışlarıyla devam edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dragon Kupası yarışlarında heyecan dolu ilk etap geride kaldı. Yarış boyunca sergilenen yüksek tempo, mücadele azmi ve takım koordinasyonu izleyenlere keyifli anlar yaşattı.</p>

<div data-oembed-url="https://www.instagram.com/reel/Ddes47GRc6v/?stkn=MWk3MnpndWtmZDlqbA==">
<div>
<div style="height:170px; left:0; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/PDDswoPw?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script>
</div>

<p>Büyük çekişmeye sahne olan&nbsp;<strong>1. Gün Dragon Kupası&nbsp;</strong>yarışlarının kazananı, ortaya koyduğu başarılı performansla&nbsp;<strong>Kaptan Grubu&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p>Takım ruhunun ve birlikte hareket etmenin ön plana çıktığı organizasyonda Kaptan Grubu, yarışın sonunda kupayı kaldıran ekip oldu.</p>

<p>Gösterdikleri mücadele ve performansla şampiyonluğa ulaşan Kaptan Grubu tebrik edilirken, Dragon Kupası heyecanı 20 Eylül Pazar günü düzenlenecek&nbsp;<strong>2. etap yarışlarıyla&nbsp;</strong>devam edecek.</p>

<p>Yarışların ikinci etabında ekipler yeniden parkura çıkarak dereceye girmek ve kupaya uzanmak için mücadele edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 05:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-1789909978.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAPTAN MUSTAFA CAN: “GÜVENİ PARAYLA SATIN ALAMAZSINIZ”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-24652</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-24652</guid>
                <description><![CDATA[12 yıl denizde çalıştı, birikimini işine yatırdı, milyonlarca dolarlık riskler aldı. Büyük acentelerin ulaşamadığı müşterilere 7/24 hizmet vererek büyüyen Kaptan Mustafa Can, şimdi İTO seçimlerinde 850 bin üyenin sesi olma hedefiyle yola çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>12 yıl denizde çalıştı, birikimini satarak kendi işini kurdu. Büyük acentelerin ulaşamadığı müşterilere 7/24 hizmet vererek büyüdü, milyonlarca dolarlık risklerin altına girdi. Şimdi ise İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde 850 bin üyenin sesi olma iddiasıyla yola çıktı. Kaptan Mustafa Can, girişimcilik hikâyesini ve iş dünyasına ilişkin görüşlerini anlattı.</strong></p>

<p>Denizcilik sektöründe yıllarca kaptanlık yaptıktan sonra girişimciliğe adım atan Kaptan Mustafa Can, başarısının arkasındaki temel unsurları&nbsp;<strong>risk almak, müşterinin zor anında yanında olmak ve güvenilirlik&nbsp;</strong>olarak sıralıyor.</p>

<p>Bir YouTube programında kariyerini ve ticari yaşamını anlatan Can, sektöre girerken arkasında hazır bir müşteri portföyü veya güçlü bir marka bulunmadığını belirterek, büyük acentelerin yeterince ilgilenmediği alanlara odaklandığını söyledi.</p>

<p><strong>“Önce işi çözdüm, sonra müşteriyi kazandım”</strong></p>

<p>Can'ın iş modelinin temelinde, müşterinin acil sorununa hızlı çözüm üretmek vardı.</p>

<p>Türk Boğazları'ndan geçiş yapan gemilerle ilgili işlemleri yakından takip ettiğini anlatan Can, 7/24 dinleme yaparak acil durumda kalan gemilere ulaşmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Hatta bazı durumlarda henüz acentelik anlaşması bulunmayan armatörlere dahi yardım ettiğini belirten Can, geminin gecikmesini önlemek amacıyla gerekli belgelerin hazırlanmasına destek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşımın zamanla müşteriye dönüştüğünü söyleyen Can, büyük firmalarla yalnızca fiyat veya hizmet kalitesi üzerinden rekabet etmenin yeterli olmadığını,&nbsp;<strong>“ulaşılabilir olmanın”&nbsp;</strong>kritik fark yarattığını vurguladı.</p>

<p><strong>Birikimini masaya koydu</strong></p>

<p>Girişimcilik yolculuğunda en önemli adımlardan biri ise kendi sermayesini ortaya koyması oldu.</p>

<p>Denizcilik kariyerinde kazandığı parayı biriktirdiğini belirten Can, girişim için sahip olduğu bazı gayrimenkulleri sattığını ve sermayesini işine yatırdığını anlattı.</p>

<p>2008 küresel finans krizinin ardından ödeme konusunda zorlanan ancak ticari açıdan sağlam gördüğü şirketlere yönelik farklı bir çalışma modeli geliştirdiğini belirten Can, yaklaşık 15 firmanın gemileriyle çalışmaya başladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu model ciddi riskleri de beraberinde getirdi. Can, sonraki yıllarda çalıştığı firmalardan birinin batması nedeniyle yaklaşık&nbsp;<strong>650-700 bin dolar civarında kayıp&nbsp;</strong>yaşadığını açıkladı.</p>

<p><strong>“Hayatımın en uzun 24 saati”</strong></p>

<p>Can'ın ticari hayatındaki en büyük risklerden biri ise Ukrayna'dan satın alınan hurda bir geminin Türkiye'ye getirilmesi oldu.</p>

<p>Geminin buzlu sulardan geçişi sırasında makine dairesinin su aldığını anlatan Can, geminin pompalarla su tahliye edilerek yoluna devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Gemide ortağı Çetin Kaptan'ın da bulunduğunu belirten Can, gemiyle yaklaşık 24 saat telefon bağlantısı kuramadığını ifade etti.</p>

<p>Bu süreci&nbsp;<strong>“hayatımın en uzun 24 saati”&nbsp;</strong>sözleriyle anlatan Can, geminin sonunda Türkiye'ye ulaşması, tamir edilmesi ve ilk yükünü taşıyarak navlun gelirini elde etmesinin kendisi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>10 yıl boyunca müşterinin peşini bırakmadı</strong></p>

<p>Mustafa Can'ın ticari anlayışında başarısızlık, ilişkinin sona ermesi anlamına gelmiyor.</p>

<p>2004 yılında önemli bir yabancı müşterisini kaybettiğini anlatan Can, müşteriyi geri kazanmak için yaklaşık 10 yıl boyunca düzenli ziyaretlerde bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Rakip acentenin yaptığı bir hatanın ardından müşterinin yeniden kendileriyle çalışmaya başladığını belirten Can, kaybedilen bir müşterinin tamamen vazgeçilecek bir müşteri olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>İTO adaylığı: “Biz 850 bin üyenin sözcüsü olacağız”</strong></p>

<p>Röportajın dikkat çeken bölümlerinden biri ise Can'ın İstanbul Ticaret Odası adaylığı oldu.</p>

<p>Türkiye'deki ekonomik politikaların iş dünyası üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can;&nbsp;<strong>kur, faiz, enflasyon, krediye erişim ve ihracat&nbsp;</strong>başlıklarında iş dünyasının daha öngörülebilir bir ekonomik programa ihtiyaç duyduğunu savundu.</p>

<p>Ticaret odalarının yalnızca mevcut politikalara destek açıklaması yapan kurumlar olmaması gerektiğini belirten Can, üyelerinin karşılaştığı sorunları kamu yönetimine aktarmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can, İTO adaylığındaki yaklaşımını net bir ifadeyle ortaya koydu:</p>

<p><strong>“Biz ne hükümetin sözcüsü olacağız ne muhalefetin. Biz 850 bin üyemizin sözcüsü olacağız.”</strong></p>

<p><strong>“35 yaşından önce kendi şirketinizi kurun”</strong></p>

<p>Genç girişimcilere de mesaj veren Can, bir işin bütün inceliklerinin öğrenilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sabah erken kalkmayı, işinin başında olmayı ve ekonomik gelişmeleri takip etmeyi öneren Can, gençlerin sürekli iş değiştirmek yerine seçtikleri alanda uzmanlaşmaları gerektiğini savundu.</p>

<p>Kendi şirketini kurmak isteyen gençlerin erken yaşta girişimcilik deneyimi kazanmasının önemli olduğunu belirten Can, profesyonel çalışma hayatı ile girişimcilik arasındaki tercihin kişinin kariyer hedeflerine göre şekillenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Asla aldatmayı düşünmeyin”</strong></p>

<p>Mustafa Can'ın röportajdaki en net mesajı ise denizcilik sektörünün temel değerlerinden biri olan <strong>güven&nbsp;</strong> üzerine oldu.</p>

<p>Acentelik faaliyetlerinde yüksek miktarlarda paranın firmalara emanet edilebildiğine dikkat çeken Can, müşteri parasının başka bir işte kullanılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Can'a göre bir şirketin itibarı; gösterişli ofisten, reklamdan veya söylemlerden önce&nbsp;<strong>doğru hizmet, şeffaflık ve zor zamanda müşterinin yanında olmakla&nbsp;</strong>oluşuyor.</p>

<p>Can bu yaklaşımını şu sözlerle özetledi:</p>

<p><strong>“Asla aldatmayı düşünmeyin.”</strong></p>

<p>Ardından bir başka kritik noktaya dikkat çekti:</p>

<p><strong>“Adamın gemisi için aldığın parayı başka bir iş için kullanma.”</strong></p>

<p>Denizcilikte yıllar içinde edindiği deneyimi girişimcilik anlayışına dönüştüren Kaptan Mustafa Can'ın hikâyesi, sektörün yalnızca gemilerden, navlunlardan ve ticari işlemlerden ibaret olmadığını;&nbsp;<strong>güvenin, ulaşılabilirliğin ve kriz anında çözüm üretebilmenin de ticari sermayenin bir parçası olduğunu&nbsp;</strong>gösteriyor.</p>

<div data-oembed-url="https://youtu.be/3_cqPlE73I0?si=7AcYL2MKXAks4Hl7">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="accelerometer *; clipboard-write *; encrypted-media *; gyroscope *; picture-in-picture *; web-share *;" allowfullscreen="" scrolling="no" src="//if-cdn.com/XQPbFIDK" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-1789903676.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de yüksek risk bölgesi genişliyor: Armatörlere ek savaş primi yükü</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-24651</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-24651</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de ticari gemilerin hedef alınmasına yönelik risklerin artması, savaş riski sigortasında yüksek riskli bölgenin genişletilmesine yol açtı. Yeni uygulamayla birlikte armatörler, Karadeniz’in daha geniş bir bölümünde sefer yapan gemileri için ek savaş riski primi ödemek zorunda kalacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırı ve güvenlik risklerinin artması, deniz sigortası piyasasında risk alanının yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Sigorta şirketlerinin yüksek riskli bölge kapsamını genişletmesiyle birlikte, bölgede faaliyet gösteren gemi sahipleri açısından savaş riski sigortası maliyetlerinin artması bekleniyor.</p>

<p>Risk alanı Karadeniz’in daha geniş bölümünü kapsıyor</p>

<p>Son dönemde ticari gemilerin çeşitli olaylarda zarar görmesi ve Karadeniz’de insansız hava araçları, insansız deniz araçları ve diğer savaş kaynaklı tehditlerin görülmesi, sigorta piyasasının bölgeye ilişkin risk değerlendirmelerini değiştirdi.</p>

<p>Joint War Committee’nin (JWC) yayımladığı duyuruya göre düzenleme, JWC’nin resmi “Listed Areas” duyurusu kapsamında yayımlandı ve 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girdi. Duyuruda yüksek risk bölgesi; Karadeniz’de Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan kıyıları açıklarını, bu kıyılara bitişik karasuları ile liman ve demirleme sahalarını kapsayacak şekilde tanımlandı. Kapsam, Kerç Boğazı ve Azak Denizi’ni de içeriyor; ancak Bulgaristan ve Romanya’nın karasuları ile limanları kapsam dışında bırakılıyor. Güncel sınırlar ve istisnalar JWC’nin resmi duyurusundaki koordinat ve harita eklerinde yer alıyor.</p>

<p>Sigortacılar tarafından yapılan bu düzenlemeyle, daha önce belirli bölgelerle sınırlı olan yüksek risk değerlendirmesi Karadeniz’in daha geniş bir bölümüne yayıldı.</p>

<p>Bu değişiklik, yalnızca doğrudan çatışma bölgelerine seyir yapan gemileri değil, Karadeniz’de ticari faaliyetlerini sürdüren çok sayıda gemiyi de ek savaş riski primiyle karşı karşıya bırakıyor.</p>

<p>Gemiler “ateş hattında”</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik riskinin ticari gemiler açısından giderek daha fazla gündeme gelmesi, armatörlerin sigorta maliyetlerini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Savaş riski sigortası, standart tekne ve makine sigortalarının dışında, savaş, çatışma, mayın, el koyma ve benzeri risklere karşı ek teminat sağlıyor. Risk seviyesinin yükselmesi halinde sigortacılar ek prim uygulayabiliyor veya belirli bölgelerde teminat koşullarını yeniden düzenleyebiliyor.</p>

<p>Karadeniz’de risk bölgesinin genişletilmesi de bu çerçevede, bölgedeki ticaret gemilerinin daha yüksek sigorta maliyetleriyle karşılaşması anlamına geliyor.</p>

<p>Navlun ve operasyon maliyetleri de etkilenebilir</p>

<p>Savaş riski primlerindeki artış, yalnızca sigorta giderleriyle sınırlı kalmayabilir. Armatörlerin yükselen risk maliyetlerini navlunlara yansıtması halinde, Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl, enerji, hammadde ve genel kargo taşımacılığında toplam lojistik maliyetlerin artması söz konusu olabilir.</p>

<p>Özellikle Karadeniz limanları arasında çalışan gemiler açısından güzergâh, yük türü, geminin bayrağı, sefer süresi ve risk bölgesinde kalış süresi gibi unsurlar sigorta maliyetlerinin belirlenmesinde önem taşıyor.</p>

<p>Sigorta piyasası yeniden fiyatlama yapıyor</p>

<p>Karadeniz’deki gelişmeler, küresel deniz sigortası piyasasının savaş riski konusunda son yıllarda yaptığı yeniden fiyatlama sürecinin yeni bir aşamasına işaret ediyor.</p>

<p>Daha önce sınırlı sayıdaki çatışma bölgesiyle ilişkilendirilen savaş riski primleri, ticari gemilerin doğrudan veya dolaylı biçimde hedef haline gelmesiyle birlikte daha geniş coğrafyalarda gündeme geliyor.</p>

<p>Armatörler açısından ise temel sorun, gemilerin operasyonel güvenliğinin yanı sıra, artan sigorta primlerinin sefer ekonomisi üzerindeki etkisinin yönetilmesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Karadeniz’de risk haritasının genişlemesi, bölgede ticaret yapan gemilerin maliyet yapısını değiştirirken, sigortacıların önümüzdeki dönemde bölgedeki güvenlik gelişmelerine bağlı olarak teminat koşullarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-1789886937.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KÜÇÜK ARMATÖR GERİ DÖNÜYOR</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kucuk-armator-geri-donuyor-24650</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kucuk-armator-geri-donuyor-24650</guid>
                <description><![CDATA[Dijitalleşme, küçük gemi sahiplerine hız, esneklik ve bağımsız karar gücü kazandırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dijitalleşme, küçük ölçekli gemi sahiplerinin büyük gemi yönetim şirketlerine olan bağımlılığını azaltıyor. Teknolojik çözümler ve uzmanlık hizmetleri, küçük armatörlere daha esnek ve hızlı karar alma imkânı sunuyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması, küçük ve orta ölçekli armatörlerin çalışma biçimini yeniden şekillendiriyor. Satın alma platformları, gemilerin teknik durumunun uzaktan izlenmesi, sefer optimizasyonu ve mevzuat ile uyum süreçlerine yönelik danışmanlık hizmetleri artık daha erişilebilir hale geliyor.</p>

<p>1970'li ve 1980'li yıllarda küçük armatörler gemilerini, kaptanlarını ve başmühendislerini yakından tanıyor; kararlarını doğrudan ve hızlı biçimde alabiliyordu. Ancak gemi operasyonlarının giderek karmaşıklaşması, uluslararası mevzuatın artması ve mürettebat yapısının uluslararası hale gelmesi, profesyonel üçüncü taraf gemi yönetim hizmetlerine olan ihtiyacı artırdı.</p>

<p>Bugün ise teknoloji bu dengede yeniden değişim yaratıyor. Bir veya birkaç gemiye sahip bir armatör, küçük bir çekirdek ekip kurarak ihtiyaç duyduğu uzmanlığı belirli alanlarda bağımsız danışmanlardan ve uzman şirketlerden temin edebiliyor. Üreticilerin uzaktan teknik desteği ve dijital izleme sistemleri de bu yapıyı destekliyor.</p>

<p>Pahalı çözüm, büyük bir kaybı önleyebilir</p>

<p>Küçük armatörlerin esnek karar alma kabiliyetini gösteren örneklerden biri, Saldanha Körfezi'nde yaşanan bir operasyon sırasında ortaya çıktı.</p>

<p>Balast operasyonu sırasında bir geminin alım kuyularının tıkanması, yükleme operasyonunun aksaması riskini doğurdu. Armatör, gemiye helikopterle dalgıç ulaştırarak sorunun giderilmesini sağladı. Standart dışı ve maliyetli görünen bu çözüm sayesinde gemi yükünü korudu ve çalışma günü kaybının önüne geçildi.</p>

<p>Bu örnek, küçük armatör açısından operasyonel kararların yalnızca doğrudan maliyet üzerinden değil, olası bekleme ve iş kaybının maliyeti üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Esneklik, yaptırım ortamında da önem taşıyor</p>

<p>Benzer bir yaklaşım, yaptırım ve uyum kurallarının giderek karmaşıklaştığı uluslararası ticarette de görülebiliyor.</p>

<p>Hukuki inceleme sonucunda bir taşımanın yasal olduğu doğrulandığında, küçük bir armatör riskleri kendi değerlendirmesi doğrultusunda ele alarak sefer kararını verebiliyor. Buna karşılık büyük bir gemi yönetim şirketi, kendi kurumsal politikaları ve itibar riskleri nedeniyle aynı seferi kabul etmeme yoluna gidebiliyor.</p>

<p>Yeni yakıt türleri, daha sıkı çevre düzenlemeleri, artan uyum yükümlülükleri ve ticaret rotalarının parçalanması, önümüzdeki dönemde daha fazla veri ve uzmanlık gerektirecek.</p>

<p>Ancak teknolojik dönüşümün ortaya çıkardığı yeni modelde temel avantaj yalnızca teknolojiye sahip olmak değil; elde edilen bilgiyi doğru yorumlamak, sonuçlarını öngörmek ve zamanında sorumluluk alarak karar verebilmek olacak.</p>

<p>Armatörlük hakkı devam ediyor</p>

<p>Bir geminin dışarıdan bir gemi yönetim şirketine devredilmesi, geminin mülkiyetinin armatörden çıktığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sözleşmeli gemi yöneticisi; teknik işletme, mürettebat, ikmal, bakım ve mevzuata uyum gibi operasyonel sorumlulukları üstlenebiliyor. Dijital hizmetlerin gelişmesi ise armatöre bu görevlerin bir bölümünü kendi bünyesinde tutma, diğer bölümlerini ise ihtiyaca göre farklı uzman şirketlere devretme imkânı sağlıyor.</p>

<p>Sonuç olarak teknoloji, küçük armatörü yeniden gemisinin merkezine taşıyan önemli bir araç haline geliyor. Geleceğin denizcilik sektöründe rekabet yalnızca filonun büyüklüğüne değil, bilgiye erişim, uzmanlığı doğru kullanma ve hızlı karar alma kabiliyetine de bağlı olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kucuk-armator-geri-donuyor-1789816137.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİCARİ GEMİLER SAVAŞLARIN ORTASINDA</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-24649</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-24649</guid>
                <description><![CDATA[IMO uyardı: Hürmüz, Kızıldeniz, Somali ve Karadeniz’de artan tehditler denizcileri ve küresel ticareti vuruyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ticari gemiler ve denizciler için güvenlik risklerinin dünya genelinde eşi görülmemiş seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz, Somali açıkları ve Karadeniz aynı anda yüksek riskli bölgelere dönüşürken, çatışmaların tarafı olmayan gemiler ve mürettebatlar da saldırı, mayın ve korsanlık tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>IMO Deniz Güvenliği Bölümü Direktörü Damien Chevallier'e göre, denizciler ve ticari gemiler, taşıdıkları yük veya faaliyetleriyle ilgisi olmayan bölgesel çatışmaların sonuçlarına maruz kalıyor.</p>

<p>KIZILDENİZ VE SOMALİ'DE TEHDİT SÜRÜYOR</p>

<p>Kızıldeniz'de Husilerin gerçekleştirdiği saldırı tehdidi devam ederken, Somali açıklarında korsanlık faaliyetlerinde yeniden hareketlilik gözleniyor. Deniz kuvvetlerinin Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik görevlerine yoğunlaşması, bazı suç gruplarının daha küçük ve daha az korunan gemilere yönelik saldırılarını artırmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>KARADENİZ'DE ÇOKLU RİSK</p>

<p>Karadeniz'de ise ticari gemiler; tanker ve kuru yük gemilerine yönelik saldırılar, mayın tehlikesi ve güvenlik bilgilerinin doğrulanmasındaki güçlüklerle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>IMO açısından en ciddi endişelerden biri ise saldırılar sonucunda denizcilerin hayatını kaybetmesi veya yaralanması.</p>

<p>DENİZ TİCARETİ JEOPOLİTİK BASKININ HEDEFİNDE</p>

<p>Farklı bölgelerde yaşanan krizlerin ortak noktalarından biri, deniz taşımacılığının jeopolitik baskı ve çatışmaların bir unsuru haline gelmesi.</p>

<p>Güvenlik risklerindeki artış yalnızca gemi ve mürettebatları etkilemiyor. Petrol, tahıl ve gübre gibi stratejik ürünlerin küresel tedarik zincirleri de tehditlerden doğrudan etkileniyor. Güzergâh değişiklikleri, artan sigorta primleri ve yükselen navlun maliyetleri, küresel ticaret üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>

<p>DENİZCİLİKTE KADRO RİSKİ BÜYÜYOR</p>

<p>IMO, güvenlik sorunlarının denizcilik sektöründe uzun vadeli bir insan kaynağı sorununa da dönüşebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Denizcilerin savaş ve silahlı çatışma koşullarında görev yapmak üzere yetiştirilmediğine işaret edilirken, gemilere yönelik saldırıların artması genç nesillerin denizcilik mesleğine yönelmesini de zorlaştırabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Deniz ticaretinin güvenli şekilde sürdürülebilmesi için yalnızca gemilerin ve kritik deniz yollarının değil, denizcilerin can güvenliğinin de uluslararası denizcilik gündeminin merkezinde tutulması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>IMO HAKKINDA</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 1948 yılında kurulmuş ve Birleşmiş Milletler'in denizcilik alanındaki uzman kuruluşu olarak faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. IMO; deniz güvenliği, gemilerin emniyeti ve denizlerin gemilerden kaynaklanan kirliliğe karşı korunması alanlarında uluslararası standartların geliştirilmesinden sorumludur.</p>

<p>Örgütün yönetimi, üye devletlerin katıldığı IMO Genel Kurulu ve Konsey aracılığıyla yürütülmektedir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-1789814233.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YATED ve İMEAK Deniz Ticaret Odası sektörün geleceği için bir araya geldi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-24648</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-24648</guid>
                <description><![CDATA[Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş’ı ağırladı. Görüşmede yat ve tekne endüstrisinin güncel gündemi, sektörün gelişimine yönelik iş birliği alanları, YATED’in yürüttüğü çalışmalar ile Bosphorus Boat Show Kara ve Deniz Fuarları ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği’ni (YATED) ziyaret etti.</p>

<p>YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Hüroğlu ve Genel Müdür Kadir Karakaya’nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye yat ve tekne endüstrisinin mevcut durumu ve gelecek dönem hedefleri değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda YATED’in sektörün gelişimine yönelik yürüttüğü proje ve faaliyetlerin yanı sıra dernek tarafından düzenlenen Bosphorus Boat Show Kara ve Deniz Fuarlarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Fuarların sektörün üretici, distribütör, hizmet sağlayıcı ve tüketici taraflarını bir araya getiren yapısı ile denizcilik kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılmasındaki rolü üzerinde duruldu.</p>

<p>Görüşmede ayrıca denizcilik ve yat sektöründeki güncel gelişmeler, sektör paydaşları arasındaki koordinasyonun artırılması, yeni iş birliği alanlarının oluşturulması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı.</p>

<p>DENİZCİLİKTE ORTAK HEDEFLER İÇİN İŞ BİRLİĞİ</p>

<p>Yat ve tekne endüstrisinin yalnızca tekne üretiminden ibaret olmadığını; üretimden yan sanayiye, marinacılıktan turizme, satış sonrası hizmetlerden fuarcılığa kadar geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “İMEAK Deniz Ticaret Odamızla sektörümüzün mevcut ihtiyaçlarını, önümüzdeki dönemin fırsatlarını ve birlikte geliştirebileceğimiz çalışmaları değerlendirdiğimiz son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. YATED olarak sektörümüzün büyümesine, uluslararası rekabet gücünün artmasına ve denizcilik kültürünün Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak her türlü iş birliğini son derece değerli buluyoruz.” dedi.</p>

<p>Bekiroğlu, ziyaret dolayısıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası heyetine teşekkür ederek, “Nazik ziyaretleri, değerli görüşleri ve sektörümüze verdikleri kıymetli destek için İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Recep Düzgit’e ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Burak Akartaş’a teşekkür ediyorum. Kurumlarımız arasındaki diyaloğun ve iş birliğinin güçlenerek devam edeceğine, birlikte atacağımız adımların sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-1789800614.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Tüccarın Sesi Duyulmalı”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tuccarin-sesi-duyulmali-24647</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tuccarin-sesi-duyulmali-24647</guid>
                <description><![CDATA[Kaptan Mustafa Can’dan İTO Seçimleri Öncesi KOBİ Mesajı: “Tüccarın Sesi Duyulmalı”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Adayı Kaptan Mustafa Can, yayımladığı video mesajında İstanbul ticaretinin önemli unsurlarından KOBİ’lerin temsil edilmesine dikkat çekti. Can, İTO’nun temsil yapısının tüccarın ihtiyaçlarını daha güçlü şekilde yansıtması gerektiğini belirterek 27 Ekim’de yapılacak seçimler için sandık çağrısında bulundu.</p>

<p>“İstanbul ticaretini sırtlayan KOBİ’lerimiz”</p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi Adayı Kaptan Mustafa Can, 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İTO Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri öncesinde yeni bir video mesaj yayımladı.</p>

<p>Can, mesajında özellikle İstanbul ticaretinin önemli bölümünü oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin temsil edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Konuşmasına “İstanbul ticaretini sırtlayan KOBİ’lerimiz” sözleriyle başlayan Can, KOBİ’lerin ticari hayat açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>“Ne yazık ki sesini duyuramıyor”</p>

<p>Kaptan Mustafa Can, konuşmasının devamında KOBİ'lerin ve ticaret erbabının mevcut temsil mekanizmalarında yaşadığı sorunlara ilişkin görüşlerini dile getirdi.</p>

<p>Can, “Ne yazık ki sesini duyuramıyor” ifadesini kullanarak, ticaret hayatının farklı kesimlerinin görüşlerinin karar alma süreçlerine daha güçlü biçimde yansıtılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Video mesajında temsil konusunu öne çıkaran Can, İTO’nun üyelerinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha etkin şekilde gündeme taşıyan bir yapı olması gerektiğine ilişkin görüşünü paylaştı.</p>

<p>Can’ın kendi adaylık platformunda da İstanbul Ticaret Odası Meclis Adayı olarak yer aldığı görülüyor. Platformunda denizcilik, uluslararası ticaret ve lojistik alanlarındaki deneyimini öne çıkarıyor.</p>

<p>“İTO küçük bir zümrenin değil, tüccarın olmalı”</p>

<p>Mesajda dikkat çeken ifadelerden biri de İTO’nun temsil anlayışına ilişkin bölüm oldu.</p>

<p>Can, “İTO küçük bir zümrenin değil, tüccarın olmalı” ifadesiyle, Odanın İstanbul’daki geniş ticaret kesimlerinin ortak temsil kurumu olması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.</p>

<p>Can ayrıca karar süreçlerinde ticaret hayatının farklı alanlarından gelen üyelerin daha etkin biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>27 Ekim çağrısı</p>

<p>Video mesajının sonunda İTO üyelerine seçimlere katılma çağrısında bulunan Can, “27 Ekim’de sandığa gel” mesajını verdi.</p>

<p>İTO’nun resmi duyurusuna göre Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri 27 Ekim 2026 Salı günü İstanbul Fuar Merkezi’nin 5, 6, 7 ve 8 numaralı salonlarında gerçekleştirilecek. Seçimlerde Odanın meslek komiteleri ve meclis üyeleri için seçim yapılacak.</p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç de seçim sürecine ilişkin açıklamasında, 27 Ekim’de 80 ayrı sektörde meslek komitesi temsilcilerinin seçileceğini, ardından İTO Meclisi, Yönetim Kurulu ve ilgili organların oluşacağını açıkladı.</p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın yayımladığı video mesaj ise seçim sürecinde özellikle KOBİ'lerin temsili, tüccarın sesinin duyulması ve İTO’daki temsil anlayışı başlıklarını gündeme taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/tuccarin-sesi-duyulmali-1789752573.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MOL ve Petrobras, SeaLoader 2 İçin Uzun Vadeli Anlaşmaya İmza Attı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-24646</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-24646</guid>
                <description><![CDATA[Japon denizcilik şirketi MOL’un iştiraki SeaLoading, Brezilya açıklarında ham petrol transfer hizmeti veren SeaLoader 2 için Petrobras ile uzun vadeli sözleşme imzaladı. 2022 yılında operasyonlara başlayan gemi, Santos Havzası’nda bugüne kadar 200’ün üzerinde petrol tahliye operasyonuna destek verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Japon denizcilik devi Mitsui O.S.K. Lines (MOL), Brezilya’daki offshore petrol lojistiği faaliyetleri kapsamında yeni bir uzun vadeli sözleşmeye imza attı.</p>

<p>MOL’un yüzde 100 iştiraki SeaLoading Holding AS mülkiyetindeki SeaLoader 2, 2022 yılından bu yana Petrobras’ın Brezilya açıklarındaki operasyonlarında görev yapıyor. Yeni anlaşmayla geminin ham petrol transfer hizmetleri uzun vadeli olarak sürdürülecek.</p>

<p>Santos Havzası’nda 200’ün üzerinde operasyon</p>

<p>İlk olarak deneme programı kapsamında Petrobras operasyonlarına dahil edilen SeaLoader 2, ilerleyen dönemde zaman çarteri modeliyle hizmet vermeye devam etti.</p>

<p>Gemi, Santos Havzası’ndaki FPSO’lardan üretilen ham petrolün ihracat tankerlerine aktarılmasında görev alıyor. Operasyonlar kapsamında petrol, aralarında VLCC sınıfı gemilerin de bulunduğu konvansiyonel tankerlere transfer ediliyor.</p>

<p>SeaLoading’in Brezilya açıklarında işlettiği SeaLoader 1 ve SeaLoader 2, bugüne kadar 200’ün üzerinde petrol tahliye operasyonuna katkı sağladı.</p>

<p>Offshore lojistikte doğrudan transfer</p>

<p>Cargo Transfer Vessel (CTV) operasyon modeli, ham petrolün FPSO’dan ihracat tankerine doğrudan aktarılmasına imkan sağlıyor. Bu yöntemle petrolün önce bir shuttle tankerine alınarak daha sonra ihracat tankerine taşınması ihtiyacı ortadan kaldırılıyor.</p>

<p>Söz konusu model, offshore petrol taşımacılığında lojistik zincirinin kısaltılmasını ve operasyonların daha verimli yürütülmesini sağlarken, yakıt tüketimi ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da katkıda bulunuyor.</p>

<p>Yeni sözleşmeyle birlikte SeaLoader 2’nin Petrobras’ın Brezilya offshore operasyonlarındaki görevi devam ederken, SeaLoading ile Petrobras arasındaki mevcut ticari iş birliği de sürdürülmüş olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-1789533265.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şadan Kaptanoğlu: “Değişime Yön Vereceğiz”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-24645</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-24645</guid>
                <description><![CDATA[İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı. Kaptanoğlu, güçlü temsil, yeşil dönüşüm, veri, insan kaynağı ve teknoloji odaklı yeni bir yönetim vizyonu ortaya koyarak, “Amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil” mesajı verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı. Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin küresel dönüşümde yalnızca değişime uyum sağlayan değil, değişimin yönünü belirleyen bir aktör olması gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, 12 Eylül 2026 Cumartesi günü Crowne Plaza İstanbul Ümraniye’de düzenlenen toplantıda “Denizde Yeni Rota” hareketinin seçim manifestosunu kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Denizcilik sektörünün temsilcileriyle bir araya gelen Kaptanoğlu, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın önümüzdeki dönemde üstlenmesi gerektiğini düşündüğü kurumsal rolü, çalışma anlayışını ve önceliklerini açıkladı.</p>

<p>Kaptanoğlu, değişen uluslararası düzenlemeler, küresel rekabet, artan maliyetler, yeşil dönüşüm, dijitalleşme, finansmana erişim ve jeopolitik gelişmelerin Türk denizcilik sektöründe önemli bir dönüşüm yarattığına dikkat çekti. Bu sürecin yalnızca şirketlerin bireysel çabalarıyla yönetilemeyeceğini belirten Kaptanoğlu, Deniz Ticaret Odası’nın daha aktif, teknik ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Deniz Ticaret Odası geleceği bugünden hazırlamalı”</strong></p>

<p>Türk denizciliğinin gelecekte karşılaşacağı risk ve fırsatların önceden analiz edilmesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, Odanın üyelerine bilgi üstünlüğü sağlayan ve sektörün geleceğine yön veren bir kurum olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kaptanoğlu, “Bizim amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil. Odamız sorunları yalnızca not eden veya gelişmeler olduktan sonra görüş bildiren bir yapı olarak kalmamalı. Daha yetkin, daha teknik, daha etkin, daha kararlı ve kapsayıcı bir Deniz Ticaret Odasına ihtiyacımız var” dedi.</p>

<p><strong>Sekiz stratejik dönüşüm alanı</strong></p>

<p>“Denizde Yeni Rota” manifestosu, Türk denizcilik sektörünün geleceğine ilişkin sekiz temel stratejik dönüşüm alanı üzerine kuruldu.</p>

<p>Manifestoda;</p>

<ul>
	<li>Güçlü, Kapsayıcı ve Hesap Verebilir Deniz Ticaret Odası</li>
	<li>Kamu-Özel Sektör-STK Koordinasyonu ve Denizcilik Politikaları</li>
	<li>Üyeye Dokunan ve Sonuç Üreten Hizmet Modeli</li>
	<li>Yeşil Dönüşüm, Mavi Vatan ve Mavi Ekonomi</li>
	<li>Küresel Etki, Denizcilik Diplomasisi ve Yeni Pazarlar</li>
	<li>Veri ve Bilgi Üreten Deniz Ticaret Odası</li>
	<li>İnsan Kaynağı, Mesleki İtibar ve Geleceğin Liderleri</li>
	<li>Teknoloji, İnovasyon ve Yeni Büyüme Modeli</li>
</ul>

<p>başlıkları öne çıktı.</p>

<p><strong>“Üyenin hayatına dokunan bir Oda istiyoruz”</strong></p>

<p>Deniz Ticaret Odası’nın başarısının üyelerine günlük faaliyetlerinde sağladığı somut katkılarla ölçülmesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, mevzuat, teşvik ve finansman, gümrük ve sicil işlemleri ile uluslararası pazarlara erişim gibi alanlarda üyeleri doğrudan destekleyecek profesyonel bir hizmet modeli hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Başvuruların yanıtlanma süresi, takip süreçleri ve sonuç kalitesinin ölçülebilir standartlara bağlanacağını ifade eden Kaptanoğlu, farklı alt sektörlerin ihtiyaçlarına göre özel hizmet paketleri oluşturulacağını kaydetti.</p>

<p>İstanbul dışındaki üyelerin ve şubelerin de aynı bilgi ve uzmanlığa erişebilmesinin öncelikler arasında bulunduğunu belirten Kaptanoğlu, Oda hizmetlerinde bölgesel erişilebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kamu, özel sektör ve STK aynı masada</strong></p>

<p>Denizcilik sektöründeki temel sorunların kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak çalışmasıyla çözülebileceğini belirten Kaptanoğlu, bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla konu bazlı teknik platformlar oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Yeni düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce sektörel etki değerlendirmelerinin hazırlanması, meslek komiteleri, şubeler ve STK’lardan gelen görüşlerin ortak sektör politikalarına dönüştürülmesi ve alınan kararların düzenli şekilde takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm rekabet fırsatına dönüşecek</strong></p>

<p>Manifestoda yeşil dönüşüm yalnızca yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak değil, Türk denizcilik sektörünün rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat olarak ele alındı.</p>

<p>Karbon ölçümü ve raporlaması, alternatif yakıtlar, yeşil gemi ve liman yatırımları ile sürdürülebilir finansman konularında üyelere teknik rehberlik sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın deniz taşımacılığının yanı sıra balıkçılık, deniz turizmi ve açık deniz enerjisi gibi alanları da kapsayan geniş bir&nbsp;<strong>Mavi Ekonomi&nbsp;</strong>vizyonuyla yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi kurulacak</strong></p>

<p>Kaptanoğlu’nun manifestosundaki dikkat çeken başlıklardan biri de veri odaklı kurumsal yapı oldu.</p>

<p>DTO bünyesinde&nbsp;<strong>Türkiye Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi&nbsp;</strong>kurulmasının planlandığını açıklayan Kaptanoğlu; liman, filo, tersane, navlun, insan kaynağı, emniyet, dış ticaret ve yatırım verilerinin düzenli şekilde analiz edilmesini hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda&nbsp;<strong>Türkiye Denizcilik Raporu, Türk Denizcilik Endeksi, alt sektör görünüm raporları ve erken uyarı araçlarının&nbsp;</strong>hazırlanarak üyelerin kullanımına sunulması planlanıyor.</p>

<p><strong>İnsan kaynağı ve geleceğin liderlerine yatırım</strong></p>

<p>Türk denizciliğinin sürdürülebilir büyümesinde nitelikli insan kaynağının kritik rol oynadığını vurgulayan Kaptanoğlu, eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir kariyer modeli oluşturulmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Denizcilik Kariyer Merkezi, nitelikli staj olanakları, Genç Denizciler Konseyi, mentörlük ağları ve yeniden yetkinlik kazandırma programları öne çıkıyor.</p>

<p>Kadın denizcilerin kariyer gelişiminin ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin artırılması da manifestonun öncelikleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>“Türk denizciliğinin sesi kurallar yazılırken duyulmalı”</strong></p>

<p>BIMCO Başkanlığı görevini üstlenen ilk Türk ve ilk kadın olan Şadan Kaptanoğlu, uluslararası deneyimini İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın kurumsal kapasitesine aktarmayı amaçladığını ifade etti.</p>

<p>IMO, BIMCO, ICS ve benzeri uluslararası yapılardaki temsilin yalnızca görünürlük amacı taşımaması gerektiğini belirten Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin görüşlerinin karar mekanizmalarına zamanında, teknik veriler ve güçlü bir kurumsal yapı ile aktarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kaptanoğlu ayrıca uluslararası ilişkilerin anlık temaslardan çıkarılarak sürekli ve kurumsal bir&nbsp;<strong>denizcilik diplomasisi&nbsp;</strong>anlayışıyla yürütülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>“Teknoloji kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden Türkiye”</strong></p>

<p>Manifestonun teknoloji ve inovasyon bölümünde akıllı limanlar, dijital ikizler, otonom deniz araçları, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, gemi elektroniği ve denizcilik yazılımları ön plana çıktı.</p>

<p>KOBİ’lerin, girişimcilerin, üniversitelerin ve sektör şirketlerinin ortak bir denizcilik teknolojileri ekosisteminde buluşturulması hedeflenirken, gerçek operasyon sorunlarının teknoloji geliştiricileri, finansman kaynakları ve yeni pazarlarla eşleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>“Geçmişin birikimiyle yeni bir atılım dönemi başlatacağız”</strong></p>

<p>“Denizde Yeni Rota” hareketinin geçmişte ortaya konulan emeği ve kazanımları sahiplenen bir anlayış taşıdığını belirten Kaptanoğlu, hedeflerinin mevcut birikim üzerine daha güçlü bir gelecek inşa etmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Şubelerin, meslek komitelerinin, STK’ların ve üyelerin karar süreçlerine daha etkin katıldığı; bütçe ve kaynak kullanımının daha şeffaf ve görünür olduğu; kurumsal hafıza, etik ve hesap verebilirliğin güçlendirildiği bir yönetim modeli hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Kaptanoğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong>“Denizcilik bir takım oyunudur. Rotayı kaptan çizer, gemiyi mürettebat yürütür. Güç birlikten gelir. Birlikte çalışmak için ortak irade şarttır. Rotamız belli, ufkumuz geniş, hazırlığımız tamdır. Geleceği birlikte kuracağız.”</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-1789425596.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mustafa Can: “Ukrayna Türkiye’yi Bataklığa Çekmek İstiyor”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-24644</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-24644</guid>
                <description><![CDATA[Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de Türk gemilerinin karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekerek bölgedeki gelişmelerin deniz ticareti ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="933" height="525" src="https://www.youtube.com/embed/qqZjelX7pF4" title="Ukrayna Türkiye’yi bataklığa mı çekiyor? Ekonomiye faturası giderek büyüyor | Mustafa Can anlatıyor" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Adayı Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de artan güvenlik risklerinin Türkiye’nin deniz ticareti ve ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Can, Türk gemilerinin hedef haline geldiğini belirterek, “Ukrayna Türkiye’yi bataklığa çekmek istiyor” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>

<p>Taylan Büyükşahin’in sorularını yanıtlayan Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmeleri denizcilik, dış ticaret ve Türkiye ekonomisi açısından değerlendirdi. Can, özellikle ticari gemilerin karşı karşıya kaldığı güvenlik risklerinin bölgedeki deniz taşımacılığını olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>“Karadeniz’de deniz ticareti ciddi biçimde daralıyor”</strong></p>

<p>Karadeniz’in Türkiye’nin dış ticareti açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Can, bölgedeki savaş ve güvenlik risklerinin deniz taşımacılığında maliyetleri artırdığını ifade etti.</p>

<p>Türk gemilerinin de yaşanan gelişmelerden doğrudan etkilendiğini savunan Can, saldırı ve güvenlik risklerinin yalnızca gemi sahipleri ve denizcilik şirketleri açısından değil, Türkiye ekonomisinin tamamı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Can’a göre artan riskler; sigorta maliyetlerinden navlunlara, yakıt ve operasyon giderlerinden yük akışlarına kadar çok sayıda kalemde baskı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Rusya’dan kömür ithalatı ve artan taşımacılık maliyetleri</strong></p>

<p>Programda Rusya’dan yapılan kömür ithalatında yaşanan sorunlar da gündeme geldi.</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte taşıma maliyetlerinin yükseldiğini belirten Mustafa Can, bu durumun ithal edilen ürünlerin Türkiye’ye ulaşma maliyetini artırdığını söyledi.</p>

<p>Can, Karadeniz’deki gelişmelerin enerji ve hammadde tedarik zinciri üzerinden Türkiye ekonomisine yansıdığını savunarak, ortaya çıkan maliyet artışlarının nihai olarak sanayi ve tüketici fiyatlarına yansıdığı görüşünü dile getirdi.</p>

<p><strong>“Enflasyonu yaklaşık 1,5 puan etkiliyor”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’de enflasyon üzerinde de etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Can’ın değerlendirmesine göre, bölgede artan güvenlik sorunları, taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ve tedarik zincirindeki bozulmalar Türkiye’nin enflasyonunu yaklaşık 1,5 puan artırabilecek bir ekonomik etki yaratıyor.</p>

<p>Bu değerlendirmenin, özellikle enerji ve hammadde taşımacılığı üzerinden Türkiye’nin üretim maliyetleri üzerindeki baskıya işaret ettiği görüldü.</p>

<p><strong>Türkiye’nin üretim gücü ve sanayicinin sorunları</strong></p>

<p>Programda yalnızca Karadeniz’deki gelişmeler değil, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları da ele alındı.</p>

<p>Mustafa Can, Türkiye’nin üretim kapasitesindeki gerilemeye dikkat çekerken, sanayicilerin döviz kuru ve enflasyon politikaları nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Can, üretim maliyetlerindeki artışın Türk sanayicisinin uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirterek, Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir ekonomik yapıya dönmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<p><strong>Genç işsizliği ve üniversite mezunlarının istihdam sorunu</strong></p>

<p>Söyleşinin bir diğer başlığı ise gençlerin istihdam sorunları oldu.</p>

<p>Üniversite mezunlarının önemli bölümünün eğitim aldığı alanlarda iş bulamadığını belirten Can, gençlerin farklı sektörlerde ve kendi uzmanlıklarının dışında çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.</p>

<p>Can, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından gençlerin nitelikli istihdamının artırılmasının kritik önem taşıdığını savundu.</p>

<p><strong>İTO Başkanlığına neden aday oldu?</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, programda İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına adaylık gerekçelerini de anlattı.</p>

<p>İTO’nun İstanbul ve Türkiye ekonomisindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Can, iş dünyasının sorunlarını daha etkin biçimde gündeme taşıyan, üretim ve ticaretin önündeki engellerin azaltılmasına odaklanan bir yönetim anlayışını hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Can, İTO başkanlığı için hazırladığı projeler ve iş dünyasına yönelik hedefleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik, deniz ticaretinin geleceğini belirleyecek</strong></p>

<p>Söyleşide öne çıkan ana başlıklardan biri, Karadeniz’de güvenlik ile deniz ticareti arasındaki doğrudan ilişki oldu.</p>

<p>Türkiye’nin Karadeniz üzerinden gerçekleştirdiği ticaretin sürdürülebilirliği açısından bölgedeki güvenlik ortamının kritik olduğunu belirten Mustafa Can, Türk ticaret filosunun ve deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu risklerin daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can’ın açıklamaları, Karadeniz’deki savaş ortamının yalnızca askeri ve siyasi bir mesele olmadığını;&nbsp;&nbsp;<strong>deniz taşımacılığı, enerji ve hammadde tedariki, navlunlar, sigorta maliyetleri, sanayi üretimi ve enflasyon&nbsp;</strong>gibi doğrudan ekonomik sonuçlar doğurduğu yönündeki değerlendirmeleriyle dikkat çekti.</p>

<p><strong>Kaptan Mustafa Can’ın Taylan Büyükşahin’e verdiği röportajda Karadeniz’deki güvenlik risklerinden Türkiye ekonomisine, deniz ticaretinden İTO Başkanlığı adaylığına kadar gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmeleri yer aldı.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-1789417790.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de İHA ve İDA Tehdidi Yüzde 208 Arttı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-24643</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-24643</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Sürüklenen İHA, İDA ve Patlamamış Mühimmat Tehdidi Altı Ayda Yüzde 208 Arttı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ambrey’nin yeni değerlendirmesine göre, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye karasuları ile münhasır ekonomik bölgelerinde (MEB) tespit edilen patlamamış mühimmat, insansız hava araçları (İHA) ve insansız deniz araçlarının sayısı altı aylık dönemde yüzde 208 arttı. Tespit edilen 91 olayın yüzde 58’inde cismin canlı bir mühimmat taşıyıp taşımadığı kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Karadeniz’de 91 tehlikeli cisim tespit edildi</p>

<p>Deniz güvenliği alanında uzmanlaşmış Ambrey’nin değerlendirmesine göre, 2 Eylül 2025 ile 7 Eylül 2026 tarihleri arasında Karadeniz havzasında toplam 91 patlamamış mühimmat (UXO), insansız hava aracı (UAV) ve insansız su üstü aracı (USV) tespit edildi.</p>

<p>Bu olaylarda en az 105 ayrı sistemin söz konusu olduğu belirtildi. Tespitler; denizde sürüklenen, su üzerinde bulunan, kıyıya vuran veya karaya oturan cisimleri kapsıyor.</p>

<p>Ambrey verileri, tehdidin son aylarda belirgin şekilde hızlandığını ortaya koydu. Eylül 2025-Şubat 2026 döneminde 27 olay kaydedilirken, Mart-Ağustos 2026 döneminde bu sayı 56’ya yükseldi. Böylece iki dönem arasında yüzde 107’lik artış gerçekleşti.</p>

<p>Üstelik eğilimin Eylül ayında da devam ettiği değerlendiriliyor. Sadece Eylül 2026’nın ilk yedi gününde sekiz yeni tespit kaydedildi.</p>

<p>En büyük artış NATO kıyılarında</p>

<p>Tehlikedeki artış özellikle Karadeniz’in NATO üyesi ülkelerin kıyı şeridinde yoğunlaştı.</p>

<p>Ambrey’nin verilerine göre Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’deki tespitler 13’ten 40’a yükseldi. Bu, iki dönem arasında yüzde 208’lik artış anlamına geliyor.</p>

<p>Buna karşılık Ukrayna ve Rusya toplamındaki tespit sayısı 14’ten 16’ya çıktı.</p>

<p>Ambrey ayrıca her iki savaşan tarafın kontrolündeki sularda meydana gelen UXO tespitlerinin tamamının kamuoyuna yansımadığını değerlendiriyor.</p>

<p>Mayınların yerini İHA ve İDA’lar aldı</p>

<p>Karadeniz’deki tehdidin niteliğinin de değiştiğine dikkat çekildi.</p>

<p>İlk dönemde 13 olan insansız sistem kaynaklı tespitler, ikinci dönemde 41’e yükseldi. Buna karşılık deniz mayınları ve geçmiş dönemlerden kalan mühimmatlara ilişkin tespitler 11’den 8’e geriledi.</p>

<p>Böylece İHA ve İDA’lar, mayınların önüne geçerek Karadeniz havzasındaki başlıca yüzen tehdit unsurları haline geldi.</p>

<p>Yüzde 58’inin taşıdığı mühimmat bilinmiyor</p>

<p>Ambrey’nin değerlendirmesinde en dikkat çekici unsurlardan biri, bulunan sistemlerin taşıdığı yükün niteliğine ilişkin belirsizlik oldu.</p>

<p>Tespit edilen cisimlerin en az üçte birinin keşfedildiği anda canlı mühimmat taşıdığı doğrulandı. Buna karşılık 53 sistemin, yani toplamın yaklaşık yüzde 58’inin, canlı mühimmat taşıyıp taşımadığı kamuoyuna hiçbir zaman doğrulanmadı.</p>

<p>Bu nedenle Ambrey, söz konusu cisimlerin potansiyel olarak canlı kabul edilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kuruluş, mürettebatın yalnızca görsel incelemeyle bir İHA veya İDA’nın aldatıcı amaçlı bir hedef mi, yoksa aktif mühimmat taşıyan bir sistem mi olduğunu belirleyemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Bu nedenle denizde sürüklenen benzer nitelikteki herhangi bir cismin, yetkili bir EOD (Patlayıcı Madde İmha) birimi tarafından güvenli olduğu belirleninceye kadar canlı tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Deniz ve enerji altyapısı risk altında</p>

<p>Ambrey, son 12 ayın Karadeniz’de her iki tarafın da insansız sistem kullanımını önemli ölçüde artırmasıyla karakterize edildiğini değerlendirdi.</p>

<p>Rusya ve Ukrayna’nın İHA ve İDA üretim kapasitelerini genişlettiği; bu sistemlerin gemilere, limanlara, kıyı ve açık deniz enerji altyapısına ve kara hedeflerine yönelik operasyonlarda kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Bazı görevlerin denizden veya kıyı bölgelerinden başlatıldığı ve Karadeniz ile Azak Denizi üzerinden gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Ancak kullanılan sistemlerin önemli bir bölümünün görevini tamamlayamadığı değerlendiriliyor. Ambrey, İHA, İDA ve füzelerin vurulduğunu, elektronik karıştırma veya başka yöntemlerle etkisiz hale getirildiğini ve ardından denize düştüğünü gösteren görüntüleri düzenli olarak tespit ettiğini belirtti.</p>

<p>Romanya ve Türkiye açıkları kritik bölge</p>

<p>Ambrey, 2026’nın geri kalanında tespit oranlarının yüksek seviyede kalmasının büyük olasılık olduğunu öngörüyor.</p>

<p>Özellikle Romanya ve Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgelerindeki açık deniz enerji altyapısının insansız sistemler ve sürüklenen mühimmat açısından önemli bir odak noktası olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu durum, ticari gemiler, offshore enerji tesisleri, limanlar ve deniz operasyonları açısından yalnızca doğrudan saldırı riskini değil, çatışma sırasında etkisiz hale getirilen veya kontrol dışına çıkan sistemlerin daha sonra deniz trafiğinin bulunduğu alanlarda ortaya çıkması riskini de artırıyor.</p>

<p>Ateşkes tehdidi kısa vadede ortadan kaldırmayabilir</p>

<p>Ambrey’ye göre olası bir ateşkes veya siyasi uzlaşmanın Karadeniz’deki bu tehlikeyi kısa vadede ortadan kaldırması düşük ihtimal.</p>

<p>Kuruluş, halihazırda denize düşmüş veya sürüklenmekte olan sistemlerin yanı sıra Karadeniz sularındaki mayınların ve patlamamış mühimmatın tespit edilmesi, imha edilmesi ve temizlenmesinin yıllar sürebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle Karadeniz’deki riskin yalnızca devam eden çatışmalarla sınırlı olmadığı; savaş sırasında denize düşen veya sürüklenen mühimmat ve insansız sistemlerin, çatışmaların sona ermesinden sonra da deniz güvenliği açısından uzun süreli bir tehdit oluşturabileceği belirtiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 04:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-1789376125.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-24642</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-24642</guid>
                <description><![CDATA[WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı: Konteynerlerdeki “Gizli Tehlike” İçin Kural Değişikliği Çağrısı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), binlerce lityum bataryanın tehlikeli madde beyanı ve konteyner işaretlemesi olmadan taşınmasına imkân veren düzenlemenin gözden geçirilmesini istedi. Konu, IMO’nun 14-18 Eylül 2026 tarihlerindeki toplantısında ele alınacak.</p>

<p>Lityum bataryalarda güvenlik açığı</p>

<p>Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Kodu’ndaki (IMDG Code) Özel Hüküm 188’in lityum batarya taşımacılığında önemli bir güvenlik açığı oluşturduğunu belirterek hükümetleri düzenlemeyi güçlendirmeye çağırdı.</p>

<p>WSC’nin 10 Eylül 2026’da yaptığı açıklamaya göre, belirli test, ambalajlama ve kapasite şartlarını karşılayan küçük lityum bataryalar, mevcut düzenleme kapsamında bazı tehlikeli madde taşıma yükümlülüklerinden muaf tutulabiliyor. Ancak bu kapsamda tek bir konteynere kaç adet muaf bataryanın yüklenebileceğine ilişkin bir üst sınır bulunmuyor.</p>

<p>Konsey, bunun özellikle deniz taşımacılığında ciddi bir risk yaratabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>4.200 dizüstü bilgisayar, 416 kWh enerji</p>

<p>WSC’nin hesaplamasına göre, yaklaşık 4.200 dizüstü bilgisayarın bulunduğu bir konteyner yaklaşık 416 kWh depolanmış enerji içerebiliyor. Bu miktarın yaklaşık üç veya dört elektrikli aracın bataryalarında bulunan enerjiye eşdeğer olabileceği belirtildi.</p>

<p>Buna karşın söz konusu yük, mevcut istisna şartlarını karşılaması halinde tehlikeli madde olarak beyan edilmeden ve konteyner üzerinde tehlikeli madde işareti bulunmadan taşınabiliyor.</p>

<p>WSC Başkanı ve Üst Yöneticisi Joe Kramek, düzenlemenin amacının küçük bataryalara sahip münferit cihazların taşınmasını kolaylaştırmak olduğunu belirterek, binlerce lityum bataryanın bulunduğu konteynerlerin risklerinin görünmez hale gelmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Tehlike görünmez hale geliyor”</p>

<p>Kramek, mevcut sistemin taşıyıcıların, gemi mürettebatının, limanların ve acil müdahale ekiplerinin konteyner içerisinde yüksek miktarda batarya bulunduğundan haberdar olmasını engelleyebildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu bilginin bulunmaması durumunda taşıyıcıların risk değerlendirmesi yapması, uygun istifleme ve yerleştirme kararları alması, konteyneri diğer yüklerden gerektiği şekilde ayırması ve olası yangınlara yönelik acil müdahale planlaması zorlaşıyor.</p>

<p>WSC, lityum bataryaların uygun şekilde beyan edildiğinde ve riskleri doğru yönetildiğinde her gün güvenli biçimde taşındığını vurguladı. Konseyin temel endişesinin ise tehlikeli yükün varlığının taşıma zincirindeki kritik aktörler tarafından bilinmemesi olduğu belirtildi.</p>

<p>Batarya kullanımı beş yılda altı kat arttı</p>

<p>WSC, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine dayanarak, küresel lityum-iyon batarya kullanımının 2025’te 2020 seviyesinin yaklaşık altı katına çıktığını bildirdi. Batarya talebinin 2030’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Allianz tarafından yapılan tahminlere göre ise konteyner gemilerinde yaklaşık her 17 günde bir yangın meydana geliyor.</p>

<p>WSC, lityum bataryaların taşımacılıktaki payının hızla artması nedeniyle mevcut düzenlemelerin gelecekte daha büyük bir güvenlik sorununa dönüşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>IMO’ya yeni eşik önerisi</p>

<p>WSC, beş hükümet ve çok sayıda sektör kuruluşunun desteğiyle konuyu Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) taşıdı.</p>

<p>Konsey tarafından IMO’ya sunulan öneride, konteyner bazında bir azami batarya miktarı veya enerji eşiği belirlenmesi gündeme getiriliyor. Belirlenen seviyenin aşılması halinde yüklerin tehlikeli madde olarak beyan edilmesi ve gerekli durumlarda konteynerlerin uygun şekilde işaretlenmesi öngörülüyor.</p>

<p>WSC’ye göre böyle bir düzenleme, taşıma zincirindeki tüm tarafların risk hakkında önceden bilgi sahibi olmasını sağlayarak yangın ve acil durum risklerinin daha etkin yönetilmesine katkıda bulunabilir.</p>

<p>IMO’da görüşülecek</p>

<p>Konu, 14-18 Eylül 2026 tarihlerinde Londra’da gerçekleştirilecek IMO Yüklerin ve Konteynerlerin Taşınması Alt Komitesi (CCC) toplantısında hükümetlerin gündemine gelecek.</p>

<p>WSC, artan batarya taşımacılığı karşısında mevcut kuralların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle büyük miktarlardaki lityum bataryaların taşıma zincirinde “görünür” hale getirilmesini talep ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 03:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-1789373798.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz Boğazı’nda Ticari Gemiye Saldırı: 1 Ölü, 4 Yaralı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-24641</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-24641</guid>
                <description><![CDATA[İran devlet medyası, Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait bir konteyner gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğunu ve olayda bir mürettebatın hayatını kaybettiğini, dört mürettebatın yaralandığını bildirdi. UKMTO da boğazdan geçen bir geminin kimliği belirsiz bir cisimle vurulduğunu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’nda bir ticari geminin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğu bildirildi. İran devlet medyasının aktardığı bilgilere göre olayda bir mürettebat hayatını kaybetti, dört kişi yaralandı.</p>

<p>İran basını, olayın pazar günü erken saatlerde Hürmüz Boğazı'ndaki Hengam Adası yakınlarında meydana geldiğini ve saldırının ardından gemide yangın çıktığını bildirdi.</p>

<p>İran devlet medyası, bilgiyi Kiş Adası Valisi'ne dayandırırken, olayın ayrıntıları ve saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>UKMTO: Gemi kimliği belirsiz bir cisimle vuruldu</p>

<p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) da Hürmüz Boğazı’ndan seyir halindeki bir geminin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğuna ilişkin ihbar aldığını açıkladı.</p>

<p>UKMTO'nun aktardığına göre saldırının ardından gemide yangın çıktı ve mürettebat yerel makamlar tarafından tahliye edildi.</p>

<p>Kurum, olayın ilk aşamasında mürettebatın sağlık durumu, gemideki hasarın boyutu ve olası çevresel etkiler hakkında kesin bilgi bulunmadığını belirtti.</p>

<p>UKMTO, saldırıya uğrayan geminin adını açıklamazken, mühimmatın nereden ateşlendiğine ilişkin de herhangi bir değerlendirmede bulunmadı.</p>

<p>İran devlet medyasının bildirdiği olay ile UKMTO'ya ulaşan ihbarın aynı gemiye ilişkin olup olmadığı ise henüz bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>MSCIO’dan gemilere uyarı</p>

<p>Hint Okyanusu Avrupa Deniz Güvenliği Merkezi (MSCIO) da Hürmüz Boğazı'nda 12 Eylül saat 23.00 UTC civarında bir olay yaşandığına ilişkin bildirim aldığını açıkladı.</p>

<p>MSCIO, bölgede faaliyet gösteren gemilere artan dikkat ve teyakkuz seviyesini korumaları, BMP-MS güvenlik uygulamalarına uymaları ve şüpheli faaliyetleri veya ilgili bilgileri derhal MSCIO ile UKMTO'ya bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>CENTCOM: 60 günde 100 ticari gemi yönlendirildi</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki deniz güvenliği geriliminin sürdüğü bir dönemde yaşandı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik devam eden askeri abluka kapsamında son 60 günde 100 ticari geminin güzergâhının değiştirildiğini bildirdi.</p>

<p>CENTCOM, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin uyguladığı abluka kapsamında hiçbir geminin ABD kuvvetlerinin izni olmadan geçiş yapmadığını ileri sürdü.</p>

<p>Açıklamada, ABD askerlerinin söz konusu göreve odaklanmayı sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Hürmüz için Umman’da kritik toplantı</p>

<p>Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı, cuma günü İran'ın Basra Körfezi'ne kıyısı bulunan diğer ülkelerle birlikte Umman'da yapılacak toplantıya katılacağını duyurmuştu.</p>

<p>Pazartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelerde bölgesel gelişmelerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak güzergâhların belirlenmesine ilişkin İran-Umman görüşmelerinin sonuçlarının ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda son olay, dünyanın en önemli enerji ve deniz ticareti geçiş noktalarından birinde ticari gemilerin seyir güvenliğine ilişkin risklerin devam ettiğini ortaya koyarken, olayın sorumlusu ve saldırıya uğrayan geminin kimliğiyle ilgili resmi ve bağımsız doğrulama süreci sürüyor.</p>

<p>Not: Bu haber, İran devlet medyası, UKMTO, MSCIO ve CENTCOM tarafından aktarılan açıklamalar esas alınarak tarafsız biçimde hazırlanmıştır. Saldırının faili ve farklı kaynakların bildirdiği olayların aynı gemiye ilişkin olup olmadığı konusunda kesinlik bulunmamaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 02:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-1789373248.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz Boğazı İçin Kritik Görüşme</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-24640</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-24640</guid>
                <description><![CDATA[İran, Körfez ülkeleriyle Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemiler için güvenli geçiş güzergâhlarını görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da bir araya gelecek. Görüşmeler, bölgedeki gerilimin küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde gerçekleşecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran, Irak ve Basra Körfezi ile Umman Denizi’ne kıyısı bulunan diğer ülkelerin dışişleri bakanları, bölgesel gelişmeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğini görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da toplantı yapacak.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, toplantının gündeminde bölgesel meselelerin yanı sıra İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişi için güvenli güzergâhların belirlenmesine ilişkin görüşmelerin de bulunacağını açıkladı.</p>

<p>Baghaei, toplantının bölge ülkeleri arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine ve ortak bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlamasını umduklarını belirtti.</p>

<p>İran: Deniz taşımacılığının güvenliği için çaba gösteriyoruz</p>

<p>İranlı sözcü, Tahran ile Maskat arasında Hürmüz Boğazı’nda geçici denizcilik güzergâhlarının oluşturulmasına yönelik varılan mutabakata da dikkat çekti.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının güvenliğini sağlama yönündeki çabalara bağlı olduğunu ifade eden Baghaei, bununla birlikte İran’ın, ABD’nin bölgedeki faaliyetleri sona ermeden deniz ulaşımının güvenliğinin tam anlamıyla garanti edilemeyeceği görüşünde olduğunu söyledi.</p>

<p>Baghaei, ABD’nin deniz ablukası ve ekonomik yaptırımlarını “saldırgan eylemler ve yasa dışı müdahaleler” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Husiler: Suudi gemileri hariç deniz ulaşımı güvenli</p>

<p>Bölgede deniz taşımacılığına ilişkin bir diğer açıklama Yemen’deki İran destekli Husilerden geldi.</p>

<p>Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, cuma akşamı yaptığı açıklamada, Suudi gemileri dışında tüm ticari şirketler için deniz ulaşımının güvenli olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Saree, Suudi gemilerine yönelik daha önce ilan edilen yasağın sürdüğünü belirterek, Yemen silahlı kuvvetlerinin operasyonlarını “saldırının sona erdirilmesi ve Yemen halkına yönelik kuşatmanın kaldırılmasına” kadar yoğunlaştırma tehdidinde bulundu.</p>

<p>Husiler ayrıca Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimde “tırmanışa tırmanışla karşılık verme” politikasını sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<p>Suudi Arabistan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı kapattı</p>

<p>Bölgedeki gerilimin enerji taşımacılığına etkisini artıran bir başka gelişme ise Suudi Arabistan’da yaşandı.</p>

<p>Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Riyad ve Medine bölgelerinde Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’na yönelik saldırıların ardından hattın tedbir amacıyla kapatıldığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirilen çok sayıda saldırıda bazı kişilerin yaralandığını ve sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Saldırıların sorumlusu açıklanmazken, acil durum ve teknik ekiplerin olayın ardından boru hattının güvenliğini değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak üzere çalışma yürüttüğü belirtildi.</p>

<p>Hürmüz’deki gelişmeler küresel deniz ticaretini yakından ilgilendiriyor</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve LNG sevkiyatlarının dünya pazarlarına ulaşmasında kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Boğazdaki güvenlik risklerinin artması, yalnızca bölgesel deniz taşımacılığını değil, küresel enerji fiyatlarını, tanker piyasasını, sigorta maliyetlerini ve gemilerin operasyonel planlamasını da doğrudan etkileyebilecek nitelikte.</p>

<p>İran ile Umman arasındaki güvenli geçiş güzergâhlarına ilişkin görüşmelerin Körfez ülkeleriyle genişletilmesi, bölgedeki ticari gemilerin seyrüsefer güvenliği açısından önem taşıyor.</p>

<p>Pazartesi günü Umman’da gerçekleştirilecek toplantının, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının geleceği ve bölgesel güvenlik açısından nasıl bir ortak mekanizma oluşturulabileceğine ilişkin önemli mesajlar vermesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 01:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-1789372771.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yemen Açıklarında Korsan Alarmı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-24639</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-24639</guid>
                <description><![CDATA[Yemen açıklarında bir yük gemisinin şüpheli silahlı kişiler tarafından takibe alınarak gemiye çıkılmaya çalışılması, bölgede korsanlık faaliyetlerinin yeniden hareketlendiğine ilişkin endişeleri artırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yemen açıklarında Perşembe günü meydana gelen olayda, bir yük gemisine yaklaşık altı kişinin bulunduğu silahlı bir tekneyle yaklaşıldı. İlk değerlendirmelerde olayın korsanlar tarafından gerçekleştirilen bir gemi kaçırma (hijacking) vakası olduğu bildirilirken, daha sonraki incelemeler saldırganların geminin kontrolünü ele geçiremediğini ortaya koydu.</p>

<p>AB Deniz Güvenlik Merkezi Hint Okyanusu (MSCIO), olayın 10 Eylül günü saat 09.18 UTC civarında Yemen’in Balhaf kentinin yaklaşık 38 deniz mili güneybatısında meydana geldiğini açıkladı. MSCIO’nun ilk alarmında geminin bir Korsan Eylem Grubu (PAG) tarafından ele geçirildiği bildirildi.</p>

<p>Ancak geminin şirket güvenlik yetkilisinden alınan bilgiler doğrultusunda, silahlı teknenin yaklaşmasının ardından mürettebatın güvenlik amacıyla “citadel” olarak bilinen güvenli bölmeye geçtiği belirlendi.</p>

<p>Gemide gerçekleştirilen müteakip aramada ise herhangi bir korsan veya yetkisiz kişinin bulunmadığı tespit edildi. MSCIO, olayın çözüme kavuşturulduğunu ve tüm mürettebatın güvende ve sağlık durumlarının iyi olduğunu bildirdi.</p>

<p>UKMTO'dan ikinci uyarı</p>

<p>Aynı gün UK Maritime Trade Operations (UKMTO) da Yemen açıklarında bir başka yük gemisinin kimliği belirlenemeyen bir sürat teknesi tarafından yaklaşılarak takip edildiğine ilişkin bildirim aldı.</p>

<p>Bu olay, Yemen’in Al Mukalla kentinin yaklaşık 98 deniz mili güneybatısında meydana geldi. Geminin şirket güvenlik yetkilisi, kimliği belirsiz bir skifin gemiye yaklaştığını rapor etti.</p>

<p>UKMTO, bölgede seyreden gemilere dikkatli seyir yapmaları, şüpheli faaliyetleri derhal bildirmeleri ve güvenlik prosedürlerine uymaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Kızıldeniz–Aden Körfezi hattında güvenlik yeniden gündemde</p>

<p>Her iki olay da Yemen çevresindeki deniz ticaret yollarında güvenlik risklerinin yeniden yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor. MSCIO, bölgede faaliyet gösteren gemilere yüksek seviyede dikkat ve teyakkuz çağrısı yaparken, BMP-MS güvenlik uygulamalarına uyulmasını ve şüpheli faaliyetlerin MSCIO ile UKMTO'ya derhal bildirilmesini istedi.</p>

<p>Olayların korsanlık tehdidinin bölgede yeniden canlanıp canlanmadığına ilişkin değerlendirmeleri artırması beklenirken, Aden Körfezi ve Yemen açıklarından geçen ticari gemiler için güvenlik tedbirleri önemini koruyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-1789369531.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CML, Hürmüz Dışından Ro-Ro Besleme Hattını Güçlendiriyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-24638</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-24638</guid>
                <description><![CDATA[Cascadia Maritime Logistics (CML), Hürmüz Boğazı’na alternatif güzergâh üzerinden BAE’ye Ro-Ro taşımacılığında kapasitesini artırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ro-Ro taşımacılığı uzmanı Cascadia Maritime Logistics (CML), Yong Xin 128 isimli gemiyi Hambantota–Khor Fakkan Ro-Ro feeder hattında dönemsel (period) istihdama aldı.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğu kıyısında yer alan Khor Fakkan, Hürmüz Boğazı’nın dışında bulunuyor. CML’ye göre, Hürmüz Boğazı’ndaki koşullar nedeniyle Basra Körfezi seferlerinde gecikme veya rota değişiklikleri yaşanması durumunda, Hambantota–Khor Fakkan bağlantısı Ro-Ro yüklerinin BAE’ye ulaştırılması ve buradan nihai noktalara sevk edilmesi için alternatif bir lojistik güzergâh sunuyor.</p>

<p>Hint Okyanusu’ndaki kapasite 5.000 CEU’yu aştı</p>

<p>CML’nin aynı hatta mevcut dönemsel olarak tahsis edilmiş tonajıyla birlikte, şirketin Hint Okyanusu’ndaki özel Ro-Ro feeder kapasitesi 5.000 CEU’nun üzerine çıktı.</p>

<p>Şirket, Yong Xin 128’in hatta eklenmesinin temel amacının daha düzenli sefer programı ve öngörülebilir bir frekans sağlamak olduğunu belirtti.</p>

<p>Böylece Ro-Ro yük sahiplerinin taşıma rezervasyonlarını tamamen anlık veya ad-hoc seferlere bağlı kalmadan, önceden belirlenmiş düzenli bir rotasyon üzerinden planlaması hedefleniyor.</p>

<p>Alternatif güzergâhın önemi artıyor</p>

<p>CML’nin kapasite artışı, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonel belirsizliklerin lojistik zincirleri üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde dikkat çekiyor. Khor Fakkan üzerinden sağlanan bağlantı, BAE’ye yönelik Ro-Ro taşımalarında alternatif erişim imkânı sunarken, düzenli feeder kapasitesinin artırılması bölgesel tedarik zincirlerinin öngörülebilirliğini de destekliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-1789368610.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Azeri BTC Petrolünde Prim 10 Doları Aştı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-24637</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-24637</guid>
                <description><![CDATA[Azeri BTC’nin Dated Brent’e göre spot primi 10 dolar/varilin üzerine çıktı. Arz riskleri ve Asya’dan gelen talep, Akdeniz petrol kargolarında rekabeti artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan’ın Azeri BTC petrolünün spot primi, Dated Brent göstergesine göre varil başına 10 doların üzerine çıktı. Eylül sonu ve ekim yüklemeleri için oluşan prim, aylık bazda en yüksek seviyelerden birine ulaştı.</p>

<p>Azerbaycan’ın önemli ihracat kalemlerinden Azeri BTC ham petrolünün primi, küresel petrol piyasalarında arz güvenliği endişelerinin yeniden öne çıkmasıyla yükseldi. Spot piyasalarda Azeri BTC’nin Dated Brent’e göre primi varil başına 10 doların üzerine çıkarken, söz konusu seviye son aylardaki en yüksek değerlerden biri olarak kaydedildi.</p>

<p>Piyasa verilerine göre primdeki yükselişte, Orta Doğu ve Karadeniz bölgesindeki petrol arzına ilişkin risklerin artması etkili oldu. Arz endişelerinin güçlenmesiyle küresel petrol fiyatları da mayıs ortasından bu yana ilk kez varil başına 100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılaşma eğilimi gösterdi.</p>

<p>Azeri BTC priminde son aylardaki en yüksek seviye</p>

<p>LSEG verilerine göre Azeri BTC’nin spot primi en son Nisan 2026’da varil başına 10 dolar seviyesinin üzerine çıkmıştı. O dönemde yükseliş, İran ile başlayan çatışmanın ardından piyasalarda oluşan arz güvenliği endişeleriyle ilişkilendirilmişti.</p>

<p>Son yükseliş ise özellikle eylül sonu ve ekim ayında yüklenmesi planlanan kargolarda dikkat çekiyor.</p>

<p>Asya rafinerilerinin talebi rekabeti artırıyor</p>

<p>Orta Doğu kaynaklı petrolün piyasadaki erişilebilirliğinin azalması, başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya’daki rafinerileri alternatif tedarik kaynaklarına yöneltiyor.</p>

<p>Asya'daki alıcıların Akdeniz ve Atlantik havzasından daha fazla hafif ve düşük kükürtlü ham petrol satın almaya başlaması, Azeri BTC gibi kalite özellikleri nedeniyle tercih edilen sınıflara yönelik spot piyasa rekabetini artırıyor.</p>

<p>Bu durum, mevcut arzın daha fazla alıcı tarafından takip edilmesine ve spot kargolar üzerindeki fiyat baskısının güçlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Avrupa rafinerileri de baskı altında</p>

<p>Gelişmeler Avrupa’daki rafineriler açısından da maliyet baskısını artırıyor. Geleneksel ham petrol tedarikinin pahalanması, Avrupalı rafinerileri Asyalı alıcılarla aynı spot kargolar için daha yoğun rekabete sokuyor.</p>

<p>Özellikle yüksek risk taşıyan deniz güzergâhlarına bağımlı olmayan petrol kargoları, arz güvenliği açısından daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Azeri BTC nedir?</p>

<p>Azeri BTC, Azerbaycan’dan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı üzerinden Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan terminaline ulaştırılarak dünya piyasalarına ihraç edilen Azerbaycan ham petrol karışımıdır. Ceyhan üzerinden deniz yoluyla uluslararası piyasalara sevk edilen Azeri BTC, Akdeniz ve Atlantik havzasındaki rafineriler açısından önemli bir ham petrol tedarik kaynağı konumunda bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-1789322031.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’e Geçemeyen Gemiler Marmara’da Bekliyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-24636</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-24636</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de artan güvenlik riskleri nedeniyle ticaret gemilerinin Marmara’da beklemesi İstanbul açıklarında yoğunluk oluşturdu. Sektör, lojistik ve çevre risklerine dikkat çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de deniz taşımacılığı üzerindeki etkisi İstanbul açıklarında da hissediliyor. Karadeniz’e geçiş konusunda güvenlik endişesi taşıyan ticaret gemilerinin Marmara Denizi’nde beklemesi, demirleme sahalarında yoğunluğa neden oluyor. Sektör temsilcileri, krizin uzaması halinde lojistik maliyetler, deniz ticareti ve çevre güvenliği açısından daha ciddi risklerin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor.</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de deniz ticaretine yönelik riskleri artırması, İstanbul ve Marmara Denizi’ndeki gemi trafiğine de yansıyor. Karadeniz’e geçiş konusunda güvenlik değerlendirmesi yapan çok sayıda ticaret gemisinin Marmara’da beklediği, demirleme sahalarındaki yoğunluk nedeniyle bazı gemilerin açıkta sürüklenerek beklemek zorunda kaldığı bildiriliyor.</p>

<p><strong>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can</strong>, Karadeniz’deki güvenlik risklerinin yalnızca bölgedeki deniz taşımacılığını değil, Türkiye’nin lojistik zincirini ve ticaret akışını da etkilediğini belirtti.</p>

<p><strong>Marmara’daki demirleme sahalarında yoğunluk</strong></p>

<p>Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Marmara Denizi’ndeki gemi beklemelerini artırdığını ifade ederek, Türkiye’nin gemi trafik kontrol altyapısının güçlü olmasına rağmen güvenlik kaynaklı belirsizliklerin deniz ticaretinde önemli aksamalara yol açtığını söyledi.</p>

<p>Can’ın verdiği bilgilere göre, normal şartlarda yaklaşık 72 saat içinde tamamlanan geliş ve kontrol süreçlerinin ardından gemilerin önemli bir bölümü, demirleme sahalarındaki yoğunluk nedeniyle Marmara açıklarında beklemek durumunda kalıyor.</p>

<p>Can, Ukrayna tarafından Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı gemilere yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen saldırıların, ticari taşımacılık açısından yeni güvenlik riskleri oluşturduğunu savundu.</p>

<p><strong>Türk sahipli gemiler de risk altında</strong></p>

<p>Karadeniz’de son dört ay içinde 206 geminin saldırılardan etkilendiğini, bunların yaklaşık 40’ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğunu ileri süren Can, bölgede faaliyet gösteren nehir-deniz tipi Türk gemilerinin de gelişmelerden olumsuz etkilendiğini belirtti.</p>

<p>Can, Karadeniz ticaretinde hizmet veren yaklaşık 150 nehir-deniz tipi Türk gemisinin bulunduğunu ve bu gemilerin mevcut güvenlik koşulları nedeniyle alternatif rotalara yönlendirilmesinin her zaman mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<p>Krizin 3-4 ay daha devam etmesi halinde bu filonun önemli bir bölümünün ekonomik açıdan ciddi kayıplarla karşılaşabileceğini belirten Can, ticaret gemilerinin çatışmalar sırasında hedef haline gelmesinin uluslararası hukuk bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Tanker saldırıları çevre açısından risk taşıyor</strong></p>

<p>Karadeniz’de petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğraması ihtimalinin yalnızca deniz taşımacılığı açısından değil, çevre güvenliği bakımından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Can, olası bir tanker hasarında petrol sızıntısının Karadeniz’den Türk Boğazları sistemine ulaşabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p>Can, deniz taşımacılığındaki kesintilerin alternatif ve daha uzun güzergâhların kullanılmasını zorunlu hale getirebileceğini, bunun da lojistik ve navlun maliyetlerini artırabileceğini belirtti. Artan taşıma maliyetlerinin nihai ürün fiyatlarına yansımasının ise enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Boğaz trafiğinde düşüş iddiası</strong></p>

<p>Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi trafiğini de etkilediğini belirten Can, daha önce günlük ortalama 200 seviyesinde olduğunu ifade ettiği gemi geçişlerinin bazı dönemlerde 30-40 gemi seviyesine kadar gerilediğini öne sürdü.</p>

<p>Can, gemi trafiğindeki olası düşüşün Türkiye’nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirler üzerinde de etkili olabileceğini belirterek, kriz nedeniyle yıllık gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine gerileyebileceğini tahmin etti.</p>

<p>Söz konusu rakamların sektör temsilcisinin değerlendirmeleri olduğu, resmi trafik ve gelir verilerinin ilgili kamu kurumlarınca açıklanması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>“Yeni bir Ticaret Koridoru kurulmalı”</strong></p>

<p>Karadeniz’de deniz ticaretinin yeniden güvenli ve öngörülebilir şekilde sürdürülebilmesi için diplomatik ve sektörel girişimlerin artırılması gerektiğini belirten Mustafa Can, Türkiye öncülüğünde geçmişte hayata geçirilen Tahıl Koridoru modeline benzer yeni bir “Ticaret Koridoru” oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Can, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının konuyla ilgilendiğini belirterek, İstanbul Ticaret Odasının da sürece daha aktif katkı sağlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeni bir ticaret koridorunun oluşturulmasının; Marmara Denizi’ndeki gemi beklemelerinin azaltılması, ticari gemilerin güvenliğinin güçlendirilmesi ve Karadeniz’deki ticaret akışının yeniden düzenlenmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Can, sektörün öngörülebilir bir güvenlik ortamına ihtiyaç duyduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik risklerinin devam etmesi, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’ni yalnızca bir geçiş güzergâhı olmaktan çıkararak bölgesel deniz ticaretindeki belirsizliklerin doğrudan yansıdığı kritik bir bekleme alanına dönüştürüyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-1789304782.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-24635</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-24635</guid>
                <description><![CDATA[Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi: “Savaşın Tarafı Değiliz, Türk Bayrağının Tarafıyız”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karadeniz’de Türk bayraklı LIONFISH adlı ticaret gemisine yönelik saldırı iddiası, denizcilik camiasında güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kaptan Mustafa Can, olayın Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğinin teyit edilmesi halinde bunun “yanlış hedef” gerekçesiyle geçiştirilemeyeceğini belirterek, Türk ticaret gemilerinin güvenliği için somut güvence çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Karadeniz’de devam eden savaşın sivil deniz ticareti ve ticaret gemilerinin güvenliği üzerindeki etkileri sürerken, Türk bayraklı LIONFISH gemisine yönelik saldırı iddiasına Kaptan Mustafa Can’dan sert tepki geldi.</p>

<p>Can, LIONFISH’in bir savaş gemisi veya askerî hedef olmadığını,&nbsp;<strong>Ambarlı’dan Novorossiysk’e ticari sefer gerçekleştiren sivil bir Türk ticaret gemisi&nbsp;</strong>olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Rusya’ya gidiyor olması gemiyi askerî hedef haline getirmez”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, bir ticaret gemisinin Rusya’ya sefer yapmasının tek başına gemiyi askerî hedef haline getirmeyeceğini belirterek, sivil deniz ticareti ile askerî hedefler arasındaki ayrımın korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can açıklamasında, LIONFISH’e yönelik saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğinin teyit edilmesi durumunda olayın “yanlış hedef” ya da “savaşın olağan sonucu” şeklinde değerlendirilerek kapatılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Mesele yalnızca bir gemi değil”</strong></p>

<p>Yaşanan olayın yalnızca LIONFISH’in güvenliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Can, konunun Türk denizcilerinin can güvenliği, Türk bayrağının itibarı ve Karadeniz’de ticari seyrüseferin güvenliği açısından ele alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Can, Rusya’nın sivil gemilere yönelik saldırılarına karşı çıkıldığı gibi, Ukrayna tarafından gerçekleştirildiği teyit edilen saldırılara da aynı kararlılıkla tepki gösterilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Savaşın tarafı değiliz, Türk bayrağının tarafıyız”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>“Biz bu savaşın tarafı değiliz. Ama Türk bayrağının tarafıyız.”</strong></p>

<p>Can, Ukrayna makamlarından olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını, saldırının kim tarafından ve hangi gerekçeyle gerçekleştirildiğinin ortaya konulmasını istedi.</p>

<p>Türk bayraklı sivil ticaret gemilerinin hedef alınmayacağına ilişkin&nbsp;<strong>açık ve somut güvence&nbsp;</strong>verilmesi gerektiğini belirten Can, Karadeniz’in kontrolsüz bir savaş alanına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Türk denizcisi sahipsiz değildir”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, açıklamasının sonunda Türk denizcilerinin ve ticaret filosunun korunması gerektiğine dikkat çekerek şu mesajı verdi:</p>

<p><strong>“Türk denizcisi sahipsiz değildir. Türk ticaret filosu hiçbir ülkenin hedef tahtası değildir. Türk bayrağına dokunmayın!”</strong></p>

<p>Can ayrıca Türkiye’nin dostluk ilişkilerinin önemine işaret ederken,&nbsp;<strong>Türk bayrağının itibarı ile Türk denizcisinin can güvenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını&nbsp;</strong>ifade etti.</p>

<p>Öte yandan, LIONFISH’e yönelik saldırının sorumluluğuna ilişkin iddiaların yetkili makamlar tarafından teyit edilmesi bekleniyor. Olayın kesin niteliği ve saldırının sorumlusu konusunda yapılacak resmî açıklamalar, deniz ticaretinin güvenliği açısından önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-1789301712.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-24634</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-24634</guid>
                <description><![CDATA[Odessa Açıklarında TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı: 2 Azerbaycanlı Denizci Hayatını Kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ukrayna’nın Odessa Limanı açıklarında, Türk ve Azerbaycan vatandaşlarının da bulunduğu Somali bayraklı TEDY isimli çok amaçlı offshore destek gemisi peş peşe İHA saldırılarının hedefi oldu. Saldırılarda 2 Azerbaycanlı denizci hayatını kaybederken, 2 denizci yaralandı.</strong></p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Ukrayna’nın Odessa Limanı açıklarında, aralarında 3 Türk ve 4 Azerbaycan vatandaşının bulunduğu <strong>Somali&nbsp;</strong> <strong>bayraklı&nbsp;</strong> TEDY isimli çok amaçlı offshore destek gemisi, 9 Eylül’de peş peşe İHA saldırılarına maruz kaldı.</p>

<p><strong>İlk saldırının ardından iki saldırı daha</strong></p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre,&nbsp;<strong>Mert Marine Corporation’a ait TEDY,&nbsp;</strong>Odessa Limanı yakınlarında seyir halindeyken İHA saldırısına uğradı.</p>

<p>İlk saldırıda hasar gören gemi, daha sonra Romanya’nın Köstence Limanı’na doğru ilerlediği sırada iki ayrı İHA saldırısının daha hedefi oldu.</p>

<p>Peş peşe gerçekleştirilen saldırılar sonucunda gemide bulunan Azerbaycan vatandaşı denizcilerden&nbsp;<strong>Aslan Aliyev ve Asim Gasimov hayatını kaybetti. İmran Novruzov ve Rauf Aliyev&nbsp;</strong>ise yaralandı.</p>

<p>Yaralı denizcilerin, Ukrayna’nın Çornomorsk kentindeki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong>Mürettebatın 10 kişiden oluştuğu belirtildi</strong></p>

<p><strong>IMO 9059200&nbsp;</strong>numaralı TEDY’de toplam 10 kişilik mürettebat bulunduğu belirtildi. Mürettebatın 4’ünün Azerbaycan, 3’ünün Türkiye, 2’sinin Almanya ve 1’inin Ukrayna vatandaşı olduğu açıklandı.</p>

<p>Geminin saldırılarda ne ölçüde hasar aldığına ilişkin ayrıntılı teknik bilgi ise henüz paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Azerbaycan’dan güvenlik uyarısı</strong></p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, yaralı denizcilerin tedavilerinin tamamlanmasının ardından ülkelerine gönderilmeleri için diplomatik ve konsolosluk çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Bakanlık ayrıca bölgede devam eden askeri faaliyetler nedeniyle Azerbaycan vatandaşlarına, savaşın sürdüğü ve güvenlik durumunun istikrarsız olduğu bölgelerde çalışmamaları yönündeki uyarısını yineledi.</p>

<p><strong>Saldırının faili açıklanmadı</strong></p>

<p>Olayla ilgili bazı yabancı kaynaklarda saldırının sorumluluğuna ilişkin farklı değerlendirmeler yer alsa da&nbsp;<strong>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında saldırının faili belirtilmedi.</strong></p>

<p>Bu nedenle saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak için resmi soruşturma ve ilgili makamların açıklamalarının beklenmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>TEDY’nin teknik özellikleri</strong></p>

<p>TEDY, IMO 9059200 numarasını taşıyan Somali bayraklı bir gemi. Gemi takip kayıtlarında Offshore Tug/Supply Ship kategorisinde yer alan TEDY’nin yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde olduğu görülüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260910_203037.jpg" style="height:800px; width:584px" /></p>

<p>Gemi, saldırı öncesinde Yalova’dan hareket ederek Tuzla yönünde seyir yaparken takip kayıtlarına yansımıştı. Son olayda ise Odessa açıklarında saldırıya uğramasının ardından Köstence yönünde ilerlediği bildirildi.</p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilerin ve denizcilerin güvenliği açısından dikkat çeken saldırı, bölgedeki İHA tehdidinin ticari deniz taşımacılığı üzerindeki risklerini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-1789061639.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nükleer Konteyner Gemisi İçin “Pink Corridor”</title>
                <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-24633</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-24633</guid>
                <description><![CDATA[Maersk, Lloyd’s Register ve ABD-İngiltere limanları, nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin transatlantik rotada işletilmesini değerlendirmek üzere “Pink Corridor” projesini başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lloyd’s Register, A.P. Moller – Maersk ile ABD ve İngiltere’deki Charleston ve Felixstowe limanlarının iş birliğinde başlatılan “Pink Corridor” projesi, gelecekte nükleer enerjiyle çalışan bir konteyner gemisinin ABD-İngiltere arasındaki transatlantik ticaret rotasında işletilmesinin uygulanabilirliğini araştıracak.</strong></p>

<p>Deniz taşımacılığında karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt ve enerji teknolojilerine yönelik çalışmalar hız kazanırken, sektör bu kez nükleer enerjinin ticari konteyner taşımacılığında kullanımını değerlendirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Lloyd’s Register, A.P. Moller – Maersk, ABD’nin Port of Charleston ve İngiltere’nin Port of Felixstowe işletmecileri tarafından başlatılan “Pink Corridor” projesi, gelecekte nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin transatlantik bir ticaret koridorunda güvenli ve ticari olarak işletilip işletilemeyeceğini inceleyecek.</p>

<p><strong>İlk aşamada gemi inşa edilmeyecek</strong></p>

<p>Projenin ilk aşamasında herhangi bir nükleer konteyner gemisinin inşası söz konusu olmayacak. Çalışmanın önceliğini, böyle bir geminin teknik, operasyonel, hukuki ve düzenleyici açıdan uygulanabilirliğini ortaya koyacak kavramsal bir model oluşturulması oluşturacak.</p>

<p>Bu kapsamda nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin ABD ve İngiltere limanlarına kabul edilmesi, güvenli şekilde işletilmesi ve ticari faaliyet yürütmesi için gerekli koşullar değerlendirilecek.</p>

<p><strong>Nükleer ve fiziksel güvenlik masada</strong></p>

<p>Pink Corridor çalışmasının önemli başlıkları arasında nükleer güvenlik, fiziksel güvenlik ve siber güvenlik yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanında olası acil durumlara müdahale, liman operasyonları, sigorta ve sorumluluk mekanizmaları ile nükleer ve denizcilik mevzuatının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi de araştırılacak.</p>

<p>Özellikle iki ülkenin farklı denizcilik ve nükleer düzenleme sistemleri arasında nasıl bir koordinasyon sağlanabileceği, projenin kritik çalışma alanlarından biri olacak.</p>

<p><strong>Maersk’in nükleer enerji araştırmaları sürüyor</strong></p>

<p>Pink Corridor, Lloyd’s Register’ın nükleer teknolojilerin ticari denizcilikte kullanımına yönelik daha önce yürüttüğü çalışmaların devamı niteliğinde bulunuyor.</p>

<p>Lloyd’s Register ve CORE POWER tarafından geliştirilen araştırmalar, yeni nesil nükleer teknolojilerin ticari gemilerde kullanılabilmesi için teknik ve düzenleyici gereklilikleri ele alıyor.</p>

<p>Maersk de 2024 yılında bu çalışmalara katılarak konteyner gemilerinde nükleer enerji üretim sistemlerinin teknik ve düzenleyici gerekliliklerini incelemeye başlamıştı.</p>

<p><strong>Sonuçlar ikinci aşamanın önünü açacak</strong></p>

<p>Pink Corridor’un ilk fazında elde edilecek sonuçlar, projenin daha ileri bir aşamaya taşınıp taşınmayacağını belirleyecek.</p>

<p>İkinci aşamaya geçilmesi halinde gemi konseptinin daha ayrıntılı biçimde geliştirilmesi, lisanslama, mevzuat, liman altyapısı, operasyonel prosedürler ve güvenlik gerekliliklerinin daha kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Bu yönüyle proje yalnızca belirli bir transatlantik rota için fizibilite çalışması olmanın ötesinde, gelecekte ticari nükleer gemilerin farklı ülkelerde faaliyet göstermesine yönelik düzenleyici bir model oluşturma potansiyeli taşıyor.</p>

<p><strong>Ticari denizcilikte nükleer enerji yeniden gündemde</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün 2050 net sıfır emisyon hedeflerine yönelik çözüm arayışları, nükleer enerjiyi yeniden ticari deniz taşımacılığının gündemine taşıyor.</p>

<p>Özellikle uzun mesafeli sefer yapan, yüksek enerji ihtiyacına sahip büyük gemiler açısından nükleer tahrik; yüksek enerji yoğunluğu ve uzun süreli operasyon potansiyeli nedeniyle araştırılıyor.</p>

<p>Ancak teknolojinin ticari filoya uygulanmasında güvenlik, lisanslama, liman kabul prosedürleri, sigorta, mürettebat eğitimi, kamuoyu kabulü ve uluslararası mevzuat gibi çok sayıda konu henüz çözülmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Pink Corridor projesi, nükleer enerjinin ticari denizcilikte teorik bir seçenek olmaktan çıkarak gerçek bir operasyonel ve düzenleyici çerçevede test edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-1789055489.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara’ya 465 Milyon Dolarlık Çevre Yatırımı</title>
                <category>Limanlar</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-24632</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-24632</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye ve AIIB, Marmara Denizi’nin korunması ve müsilajla mücadele kapsamında yaklaşık 400 milyon avroluk çevre finansmanı için anlaşma imzaladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, Marmara Denizi’nin çevresel durumunun iyileştirilmesi ve bölgedeki atık su altyapısının güçlendirilmesi amacıyla Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile yaklaşık 400 milyon avroluk finansman paketi için iş birliği anlaşması imzaladı. İlk aşamada ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi ve kapasite artışı hedefleniyor.</strong></p>

<p>Türkiye, Marmara Denizi’nin karşı karşıya olduğu çevresel baskıların azaltılması için uluslararası finansman kaynaklarını devreye alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, 4 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p><strong>İlk aşamada 400 milyon avroluk finansman</strong></p>

<p>İş birliğinin ilk aşamasında yaklaşık 400 milyon avro, yani 465 milyon dolar büyüklüğünde bir finansman paketinin hayata geçirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Finansmanın öncelikli olarak Marmara Bölgesi’ndeki ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi, mevcut tesislerin kapasitesinin artırılması ve arıtma altyapısının modernize edilmesi için kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Bakan Murat Kurum, söz konusu yatırımın Marmara Denizi’nin temizlenmesine ve deniz salyası olarak bilinen müsilajla mücadeleye önemli katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın ilerleyen aşamalarına ilişkin toplam finansman miktarı ve ayrıntılı yatırım takviminin ise daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Hedef, denize ulaşan atık su yükünü azaltmak</strong></p>

<p>Marmara Denizi için planlanan yatırımın temel hedeflerinden biri, arıtılmadan veya yetersiz arıtılarak deniz ortamına ulaşan atıksu ve besin maddesi yükünün azaltılması olacak.</p>

<p>İleri biyolojik arıtma sistemleri, özellikle azot ve fosfor gibi besin maddelerinin atık sudan daha etkin şekilde uzaklaştırılmasına imkân sağlıyor. Bu nedenle yatırımların yalnızca deniz yüzeyinde ortaya çıkan müsilajın temizlenmesine değil, müsilaj oluşumuna katkıda bulunan çevresel baskıların azaltılmasına odaklanması bekleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, Marmara Denizi’nin uzun vadeli ekolojik dayanıklılığının artırılması açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Marmara Denizi için kritik yatırım</strong></p>

<p>Marmara Denizi, Karadeniz ile Ege Denizi arasındaki deniz ulaşımının merkezinde yer alırken, çevresindeki yoğun nüfus, sanayi tesisleri, limanlar ve ticari faaliyetler nedeniyle yüksek çevresel baskıyla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden uluslararası deniz ticaretinin önemli güzergâhlarını birbirine bağlayan Marmara, aynı zamanda balıkçılık, liman faaliyetleri, deniz taşımacılığı ve kıyı ekonomisi açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>2021 yılında Marmara Denizi’nin geniş bölümünü etkileyen yoğun müsilaj oluşumu, deniz ekosisteminin korunmasına yönelik altyapı yatırımlarının önemini bir kez daha gündeme getirmişti.</p>

<p><strong>AIIB’den Türkiye’ye altyapı ve iklim finansmanı</strong></p>

<p>Merkezi Pekin’de bulunan Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), 2016 yılında faaliyetlerine başlayan çok taraflı bir kalkınma bankası olarak altyapı, sürdürülebilirlik ve iklim odaklı projeleri finanse ediyor.</p>

<p>AIIB, Türkiye’de daha önce ulaşım, enerji, kentsel altyapı ve çevre alanlarında çeşitli projelere finansman sağladı. Bankanın Türkiye’deki çalışmalarında atıkların enerjiye dönüştürülmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum gibi başlıklar da öne çıkıyor.</p>

<p>Nisan 2026’da AIIB, Türkiye’nin su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarını desteklemek amacıyla 500 milyon dolarlık kredi anlaşmasına imza atmıştı.</p>

<p>Yeni finansman paketiyle birlikte Türkiye, Marmara Denizi’nin korunması, atık su altyapısının geliştirilmesi ve deniz ekosisteminin üzerindeki baskının azaltılması konusunda uluslararası finansman kaynaklarını daha etkin kullanmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Yaklaşık 400 milyon avroluk paket, Marmara Denizi’nin temizlenmesinin yanı sıra bölgedeki atık su yönetiminin güçlendirilmesi açısından da uzun vadeli bir çevre yatırımı olarak öne çıkıyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-1789054682.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Star Clippers, 2027’de Türkiye Rotasını Genişletiyor</title>
                <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-24631</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-24631</guid>
                <description><![CDATA[Star Clippers, 2027 sezonunda Star Flyer ile İstanbul-Antalya arasında 10 ve 11 gecelik seferler düzenleyerek Türkiye kıyılarındaki kruvaziyer programını genişletiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Star Clippers, 2027 kruvaziyer programında Doğu Akdeniz ve Türkiye kıyılarına ağırlık vererek İstanbul-Antalya arasında 10 ve 11 gecelik yeni seferler planlıyor.</strong></p>

<p>Küçük kapasiteli yelkenli kruvaziyerleriyle öne çıkan Star Clippers, 2027 sezonunda Türkiye Rivierası ve Doğu Akdeniz’deki operasyonlarını genişletmeye hazırlanıyor. Şirketin programının merkezinde, dört direkli yelkenli gemisi Star Flyer ile gerçekleştirilecek İstanbul-Antalya ve Antalya-İstanbul arasındaki seferler yer alacak.</p>

<p><strong>Türkiye’nin küçük limanlarına yelken açacak</strong></p>

<p>166 yolcu kapasiteli Star Flyer, büyük kruvaziyer gemilerinin erişemediği daha küçük liman ve koylara ulaşabilmesiyle programın önemli avantajlarından birini oluşturuyor.</p>

<p>İstanbul ile Antalya arasındaki 11 gecelik rotalarda Çeşme, Datça, Fethiye, Kaş, Kekova, Dikili, Bozcaada ve Dalyan çevresi gibi Türkiye'nin farklı kıyı destinasyonları programa dahil edilecek. Bazı seferlerde Yunan adalarına da uğrak yapılacak.</p>

<p>Programda büyük kruvaziyer gemilerinin standart rotalarından farklı olarak tarihi kentler, arkeolojik alanlar, küçük limanlar ve doğal koylar öne çıkarılacak.</p>

<p><strong>Yelkenli kruvaziyer deneyimi</strong></p>

<p>Star Clippers’ın filosundaki Star Flyer, geleneksel yelkenli gemi konseptini modern kruvaziyer hizmetleriyle birleştiriyor. Uygun hava ve deniz koşullarında geminin yelkenlerinden yararlanılması, motor kullanımının azaltılmasına ve klasik yelkenli seyir deneyiminin yaşatılmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>Küçük yolcu kapasitesi sayesinde gemi, büyük kruvaziyer gemilerinden farklı olarak daha sakin ve butik bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>İstanbul-Antalya rotası 3 bin 740 dolardan başlıyor</strong></p>

<p>2027 programında İstanbul-Antalya arasındaki 11 günlük seferlerin kişi başı başlangıç fiyatı 3.740 dolar olarak açıklanırken, Antalya-İstanbul yönündeki 10 günlük kruvaziyerler 3.350 dolardan başlıyor.</p>

<p>Ege Denizi'ndeki yedi günlük bazı seferlerin fiyatları ise yaklaşık 2.500 dolar seviyesinden başlıyor.</p>

<p><strong>Türkiye kruvaziyer turizminde farklı bir segment</strong></p>

<p>Star Clippers’ın Türkiye programını genişletmesi, ülkenin kruvaziyer turizmindeki destinasyon çeşitliliğinin yanı sıra küçük kapasiteli gemiler için sahip olduğu potansiyele de dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki küçük limanlar, tarihi yerleşimler ve korunaklı koylar, büyük kruvaziyer gemilerinden farklı bir seyahat deneyimi arayan yolcular için alternatif oluşturuyor.</p>

<p>Star Clippers, yelkenli gemi konseptiyle geleneksel denizcilik deneyimini butik kruvaziyer hizmetleriyle birleştirerek Türkiye kıyılarındaki operasyonlarını 2027 sezonunda daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 06:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-1789053645.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzay Lojistiğine Hibrit RoRo Geliyor</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-24630</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-24630</guid>
                <description><![CDATA[Compagnie Maritime Nantaise, Avrupa uzay sektörüne hizmet verecek hibrit tahrikli yeni RoRo gemisi sipariş etti. Çin’de inşa edilecek geminin 2030’da hizmete girmesi planlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fransız armatör Compagnie Maritime Nantaise, uzay sektörüne yönelik yük taşımacılığında kullanılmak üzere hibrit tahrik sistemli yeni bir RoRo gemisi sipariş etti. Geminin 2030 yılında hizmete girmesi planlanıyor.</strong></p>

<p>Fransa merkezli armatörlük şirketi Compagnie Maritime Nantaise, Avrupa uzay endüstrisinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni bir RoRo gemisinin inşası için sipariş verdiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni gemi, geleneksel mekanik tahrik sistemi ile rüzgâr destekli sevk teknolojisini bir araya getiren hibrit bir tasarıma sahip olacak. Geminin özellikle uzay endüstrisine yönelik ekipman ve yüklerin deniz yoluyla taşınmasında kullanılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Avrupa uzay sektörüne özel lojistik kapasite</strong></p>

<p>Şirkete göre yeni gemi, Compagnie Maritime Nantaise’in taşıma kapasitesini güçlendirirken Avrupa uzay sektörünün büyümesine yönelik lojistik desteği de artıracak.</p>

<p>Proje, armatörün İtalyan uzay ve havacılık şirketi Avio ile uzun süredir devam eden iş birliği kapsamında da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Geminin tasarımı, denizcilik sektöründeki çalışmalarıyla bilinen Knud E. Hansen ile VPLP Design tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>İnşa Çin’de, teslimat 2030’da</strong></p>

<p>Yeni RoRo gemisinin inşası Çin’deki Guangzhou Shipyard International (GSI) tersanesinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Geminin 2030 yılında teslim edilerek hizmete girmesi bekleniyor. Hibrit tahrik mimarisinde mekanik sevkin yanı sıra rüzgâr destekli propulsion sisteminden yararlanılması, geminin operasyonel verimlilik ve emisyon performansının geliştirilmesini hedefliyor.</p>

<p><strong>“Güvenlik ve lojistik esnekliği artıracak”</strong></p>

<p>Sogestran Group Denizcilik Bölümü Başkanı Marc-Antoine Girardet, yeni geminin Avrupa uzay endüstrisine yönelik faaliyetlerinin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Girardet, geminin müşterilerin güvenlik, güvenilirlik ve lojistik esneklik konusundaki artan ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandığını ifade etti.</p>

<p>Sipariş sözleşmesinin Sogestran Group, Compagnie Maritime Nantaise ve Avio bünyesinde birkaç yıl boyunca yürütülen farklı ekiplerin ortak çalışmalarının sonucu olduğunu belirten Girardet, projeye katkı sağlayan tüm çalışanlara teşekkür etti.</p>

<p>Yeni RoRo gemisi, deniz taşımacılığı ile uzay sektörünün tedarik zincirini bir araya getirirken, rüzgâr destekli sevk teknolojisinin ticari yük taşımacılığındaki kullanım alanlarının genişlemesi açısından da dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 05:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-1789026578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DNV: LNG Bunker Filosu 2030’a Kadar İkiye Katlanabilir</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-24629</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-24629</guid>
                <description><![CDATA[DNV, LNG yakıtlı gemilerdeki büyümenin bunker altyapısını zorlayacağını açıkladı. Küresel LNG bunker filosunun 2030’a kadar 165-208 gemiye ulaşması gerekebilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DNV’nin yeni raporuna göre, LNG ile çalışan gemilerin sayısındaki hızlı artış, yakıt ikmal altyapısına olan talebi de artırıyor. Küresel LNG bunker gemisi filosunun 2030’a kadar 165-208 gemiye ulaşması gerekebilir.</strong></p>

<p>Norveç merkezli bağımsız klas kuruluşu DNV, LNG yakıtlı gemilerin hızla artan talebinin küresel bunker altyapısı üzerinde baskı oluşturduğunu açıkladı. DNV’nin yeni teknik raporuna göre, küresel LNG bunker gemisi filosunun 2030 yılına kadar mevcut seviyesinin iki katından fazla büyümesi gerekebilir.</p>

<p>DNV, yüzyılın bu on yılının sonuna kadar dünya genelinde 165 ila 208 LNG bunker gemisine ihtiyaç duyulabileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>LNG yakıt talebi altyapıyı zorluyor</strong></p>

<p>LNG ile çalışan gemilerin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte gemilere yakıt ikmali sağlayan bunker kapasitesine yönelik talep de hızla yükseliyor.</p>

<p>DNV’ye göre LNG bunker gemisi filosu düzenli şekilde büyüse de LNG yakıtlı gemilerden gelen talebin daha hızlı artması bekleniyor. Bu durum, bunker gemileri başta olmak üzere LNG yakıt ikmal ekosisteminin tamamı üzerinde giderek artan bir baskı yaratıyor.</p>

<p>Yeni yatırımların değer zincirinin farklı aşamalarında hızlandırılmaması halinde yakıt tedarik kapasitesi, denizcilikte LNG kullanımının daha fazla yaygınlaşmasının önündeki kısıtlardan biri haline gelebilir.</p>

<p><strong>Bunker gemileri stratejik altyapıya dönüşüyor</strong></p>

<p>DNV’nin “Gas bunker vessels: facilitating the transition to alternative fuels” başlıklı teknik raporu, gaz bunker gemilerinin yalnızca özel amaçlı yakıt ikmal araçları olmaktan çıkarak denizcilikte alternatif yakıtlara geçişi destekleyen kritik altyapı unsurlarına dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Raporda; pazar gelişmeleri, düzenleyici gereklilikler, gemi tasarım kriterleri, gaz bunker gemilerinin teknik özellikleri ve operasyonel uygulamalar inceleniyor.</p>

<p>Çalışmada ayrıca mevcut LNG talebinin karşılanmasının yanı sıra gelecekte alternatif yakıtların kullanımının yaygınlaştırılmasında gaz bunker gemilerinin üstleneceği rol ele alınıyor.</p>

<p><strong>Küçük LNG gemileri bunker filosuna dönüştürülebilir</strong></p>

<p>DNV, pazarın daha hızlı gelişmesi için uygun özelliklere sahip küçük ölçekli LNG taşıyıcılarının bunker gemilerine dönüştürülmesinin fırsat yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bunkering operasyonlarının daha sık ve daha geniş coğrafyalarda gerçekleştirilmesiyle birlikte operasyonel hazırlık, sistematik güvenlik yönetimi ve personel yetkinliğinin geliştirilmesinin de önem kazanacağı belirtiliyor.</p>

<p>DNV Maritime CEO’su Cristina Saenz de Santa Maria, denizcilikte yakıt dönüşümünün yalnızca gemiler ve yakıt tercihlerinden ibaret olmadığını belirterek, alternatif yakıtların güvenli ve büyük ölçekte kullanılabilmesi için gerekli altyapı, tedarik zinciri ve operasyonel kabiliyetlerin de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Saenz de Santa Maria, yakıt seçeneklerinin çeşitlenmeye devam ettiği bir ortamda esnek, güvenilir ve geleceğe hazır bunkering altyapısına yatırım yapılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>DNV’nin öngörüsü, LNG yakıtlı filo büyürken bunker gemileri ve yakıt ikmal altyapısının da denizcilikteki enerji dönüşümünün temel bileşenlerinden biri haline geleceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 04:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-1789026017.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eni’den Kıbrıs Açıklarında 750 Milyon Dolarlık Dev Proje</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-24628</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-24628</guid>
                <description><![CDATA[Eni Cyprus, Cronos gaz sahasının offshore geliştirilmesi için McDermott’a 500-750 milyon dolar değerinde subsea sözleşmesi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eni Cyprus Limited, Kıbrıs açıklarındaki Cronos gaz sahasının geliştirilmesi için McDermott’a 500 milyon ila 750 milyon dolar değerinde subsea sözleşmesi verdi. Anlaşma, McDermott’un Eni ile gerçekleştireceği ilk subsea projesi olmasıyla da dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Houston merkezli enerji mühendisliği ve inşaat çözümleri şirketi McDermott, Eni Cyprus Limited tarafından Kıbrıs açıklarında geliştirilen Cronos gaz sahası projesi kapsamında önemli bir subsea sözleşmeye layık görüldü.</p>

<p>McDermott’un açıklamasına göre sözleşmenin toplam değeri 500 milyon ile 750 milyon dolar arasında bulunuyor. Anlaşma, şirketin Doğu Akdeniz’deki varlığını genişletirken Eni ile gerçekleştireceği ilk subsea proje olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p><strong>Proje yönetimi ve mühendislik hizmetleri</strong></p>

<p>Sözleşme kapsamında McDermott; Cronos gaz sahasının geliştirilmesi için proje yönetimi, mühendislik, tedarik ve kurulum destek hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Projenin yürütülmesinde McDermott’un Subsea ve Floating Facilities ekibi görev alacak. Çalışmalar; Houston, Perth, Londra ve Kuala Lumpur merkezlerindeki uzmanlık ve kaynakların yanı sıra şirketin deniz inşaat filosunun desteğiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Doğu Akdeniz’de yeni adım</strong></p>

<p>McDermott Subsea ve Floating Facilities Kıdemli Başkan Yardımcısı Mahesh Swaminathan, sözleşmenin şirketin entegre subsea mühendislik, tedarik, inşaat ve kurulum kabiliyetlerini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Swaminathan, McDermott’un teknik uzmanlığının yanı sıra derin su operasyonlarında kullanılan Amazon adlı özel denizcilik varlığının projeye değer katacağını ifade etti.</p>

<p>Şirketin küresel uygulama ekiplerinin güvenilir yerel ortaklıklarla birlikte Cronos gaz sahasının geliştirilmesine güvenli ve verimli şekilde katkı sağlayacağını belirten Swaminathan, projenin McDermott’un Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinin genişletilmesi açısından da önemli bir adım olduğunu vurguladı.</p>

<p>Cronos projesiyle birlikte Kıbrıs açıklarındaki offshore doğal gaz faaliyetlerinde subsea mühendislik, kurulum ve deniz inşaatı hizmetlerine yönelik önemli bir iş hacminin oluşması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 03:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-1789024930.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yara’dan Karbon Yakalamada Avrupa Hamlesi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-24627</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-24627</guid>
                <description><![CDATA[Yara’nın Hollanda’daki Sluiskil tesisinde Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisi açıldı. Yılda 800 bin ton CO₂ yakalanarak gemilerle Norveç’e taşınacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisi, Hollanda’nın Sluiskil kentindeki Yara tesisinde resmen hizmete girdi. Proje, CO₂’nin yakalanması, gemilerle taşınması ve Norveç’te deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanmasını kapsayan ilk tam sınır ötesi değer zincirini oluşturuyor.</strong></p>

<p>Avrupa’nın sanayide karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik önemli projelerinden biri Hollanda’da devreye alındı. Gübre ve amonyak üreticisi Yara, Sluiskil’deki tesisinde Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisinin resmi açılışını gerçekleştirdi.</p>

<p>Açılış törenine Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Hollanda Başbakanı Rob Jetten, Avrupa Komisyonu İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra ile Yara International Başkanı ve CEO’su Svein Tore Holsether katıldı.</p>

<p><strong>Yılda 800 bin ton CO₂ yakalanacak</strong></p>

<p>Avrupa’nın en büyük amonyak ve gübre üretim tesislerinden biri olan Yara Sluiskil’deki yeni sistem, amonyak üretiminden kaynaklanan yıllık 800 bin tona kadar CO₂’yi yakalayıp sıvılaştırabilecek.</p>

<p>Yakalanan CO₂, gemilerle Norveç’e taşınacak ve burada Northern Lights tarafından deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanacak. Böylece proje; karbonun kaynağında yakalanmasından deniz yoluyla taşınmasına ve jeolojik depolamasına kadar uzanan entegre bir CCS (Karbon Yakalama ve Depolama) zinciri oluşturuyor.</p>

<p><strong>15 yılda 12 milyon ton CO₂ depolanabilir</strong></p>

<p>Projenin gerekli politika ve ekonomik koşulların sağlanması halinde önümüzdeki 15 yılda yaklaşık 12 milyon ton CO₂’nin yakalanıp depolanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yara’ya göre proje, Avrupa’nın iklim hedeflerinin yanı sıra enerji yoğun sektörlerin dönüşümüne de önemli katkı sunacak. Yakalanan emisyon hacimleri için karbon maliyetlerinin önlenmesi de tesisin ekonomik boyutunu güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Yara International Başkanı ve CEO’su Svein Tore Holsether, projenin Avrupa sanayisinin büyük ölçekli karbonsuzlaşmayı bugün gerçekleştirebileceğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Holsether, küresel rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde Avrupa’nın emisyonlarını azaltırken sanayisini, istihdamını ve kritik tedarik zincirlerini kıta içinde koruyabilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>CO₂ gemilerle Norveç’e taşınacak</strong></p>

<p>Northern Lights Genel Müdürü Tim Heijn ise projenin Avrupa’nın karbon yönetimi pazarı açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Heijn, Yara ile operasyonların başlatılmasından ve 2023 yılında imzalanan anlaşmanın uygulamaya geçmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, CO₂’nin sınır ötesi taşınması ve kalıcı olarak depolanmasının Avrupa sanayisi için uygulanabilir bir çözüm olduğunu ortaya koyduklarını söyledi.</p>

<p>Sluiskil-Norveç hattı, karbon yakalama teknolojisinin deniz taşımacılığı ve kalıcı depolama altyapısıyla birleştirilmesi açısından da dikkat çekiyor. Projenin, Avrupa’da sınır ötesi CO₂ taşımacılığı ve depolamasına yönelik altyapının gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 02:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-1789024382.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AMC’den İki Yeni Okyanus Römorkörü</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-24626</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-24626</guid>
                <description><![CDATA[American Marine Corporation, Glosten tasarımı iki yeni 122 feetlik okyanus römorkörü sipariş etti. 85 tonun üzerinde baba çekme gücüne sahip olacak gemilerin ilki 2028’de teslim edilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>American Marine Corporation (AMC), Glosten tasarımı iki yeni 122 feet uzunluğunda okyanus tipi hat çekme römorkörünün inşası için harekete geçti. Gemiler, ABD’de giderek azalan özel amaçlı okyanus römorkörü filosuna önemli bir katkı sağlayacak.</strong></p>

<p>Seattle merkezli gemi tasarım şirketi Glosten, American Marine Corporation (AMC) tarafından iki yeni okyanus tipi hat çekme römorkörü için kapsamlı gemi tasarımı ve mühendislik paketini hazırlamak üzere görevlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni römorkörler, Glosten’in mevcut CT-120 römorkör konsepti temel alınarak geliştirildi. Tasarım sürecinde AMC’nin onlarca yıllık operasyonel deneyiminden yararlanılırken, gemilerin zorlu offshore hizmetlerinde ihtiyaç duyulan menzil, çekiş gücü ve operasyonel güvenilirlik hedeflendi.</p>

<p><strong>85 tonun üzerinde baba çekme gücü</strong></p>

<p>Her biri 122 feet (yaklaşık 37 metre) uzunluğunda olacak römorkörlerin kullanılabilir yakıt kapasitesi 130 bin galon olarak planlanıyor.</p>

<p>Gemilerin 85 metrik tonun üzerinde baba çekme gücü (bollard pull) sunması bekleniyor. Bu kapasite, römorkörlerin uzun mesafeli ve zorlu deniz operasyonlarında yüksek çekiş performansı sağlamasına olanak verecek.</p>

<p>Glosten, yeni gemilerin ABD filosuna ekleneceği dönemin de dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Şirkete göre, özel olarak inşa edilen okyanus tipi hat çekme römorkörlerinin ABD’deki yeni inşa faaliyetleri son yıllarda giderek daha nadir hale geldi.</p>

<p><strong>AMC’nin 50 yıllık tarihinde ilk yeni inşa römorkörler</strong></p>

<p>Proje, American Marine Corporation’ın yaklaşık 50 yıllık tarihinde sipariş ettiği ilk yeni inşa römorkörler olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Gemilerin inşası, Washington eyaletindeki Vancouver tesisinde faaliyet gösteren New Pacific Industrial tarafından gerçekleştirilecek. Proje aynı zamanda New Pacific Industrial’ın Vancouver tesisindeki ilk gemi inşa programı olacak.</p>

<p>İlk römorkörün 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerle AMC, uzun mesafeli deniz taşımacılığı ve offshore hizmetlerindeki operasyonel kapasitesini artırırken, proje ABD’de okyanus tipi römorkör inşa kabiliyetinin yeniden güçlendirilmesi açısından da dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 01:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-1789023629.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Noble Corporation Blue Water Shipping’i Seçti</title>
                <category>Lojistik</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-24625</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-24625</guid>
                <description><![CDATA[Blue Water Shipping Suriname, Noble Corporation ile üç yıllık lojistik sözleşme imzaladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Blue Water Shipping Suriname, offshore enerji sektöründeki faaliyetlerini güçlendirecek üç yıllık yeni bir lojistik hizmet sözleşmesi kapsamında Noble Corporation’a entegre lojistik çözümler sunacak.</strong></p>

<p>Danimarka merkezli Blue Water Shipping’in Surinam’daki iştiraki Blue Water Shipping Suriname, offshore enerji sektörünün önemli şirketlerinden Noble Corporation ile üç yıllık yeni bir lojistik hizmet sözleşmesine imza attığını açıkladı.</p>

<p>Sözleşme, Blue Water Shipping’in Surinam’daki offshore enerji operasyonlarında lojistik hizmet sağlayıcısı olarak konumunu daha da güçlendirmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Entegre lojistik hizmetleri sunulacak</strong></p>

<p>Anlaşma kapsamında Blue Water Shipping Suriname, Noble Corporation’ın operasyonlarını desteklemek amacıyla kapsamlı ve entegre lojistik hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Hizmetler arasında&nbsp;<strong>gümrük müşavirliği, sondaj platformunun kabul ve mobilizasyon süreçlerine destek, yurt içi kara taşımacılığı, lojistik koordinasyon, yerel tedarik desteği ve uluslararası yük taşımacılığı&nbsp;</strong>bulunuyor.</p>

<p>Blue Water Shipping Suriname Genel Müdürü Gerson Sporkslede, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Noble Corporation’ın yürüttüğü önemli kampanyaya destek vermekten ve operasyonların başarısına katkı sağlayacak kritik lojistik çözümleri sunmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Sporkslede, şirketin önceliğinin güvenli, kesintisiz ve verimli operasyonlar sağlamak olduğunu ifade ederek, proaktif planlama, yerel uzmanlık ve küresel lojistik kabiliyetlerini bir araya getirerek müşterilerine değer yaratmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Küresel ağ ve yerel uzmanlık bir arada</strong></p>

<p>Sporkslede, üç yıllık sözleşmenin Blue Water Shipping’in uluslararası ağı ve yük taşımacılığı alanındaki uzmanlığını Surinam’daki güçlü yerel operasyon kabiliyetiyle birleştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Surinam offshore enerji sektöründeki faaliyetlerin artmaya devam ettiğine dikkat çeken Sporkslede, şirketin müşterilerine güvenilir ve uçtan uca tedarik zinciri çözümleri sunmayı sürdüreceğini kaydetti.</p>

<p>Yeni sözleşmenin, Noble Corporation operasyonlarının lojistik açıdan desteklenmesinin yanı sıra Blue Water Shipping’in Surinam’daki offshore enerji sektörüne yönelik hizmet kapasitesini de genişletmesi bekleniyor.</p>

<p>Blue Water Shipping, küresel lojistik ağı üzerinden enerji, denizcilik ve diğer sektörlerde uluslararası yük taşımacılığı ile proje ve tedarik zinciri hizmetleri sunuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-1789023019.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Türk Deniz Jeopolitiğinin Amiral Gemisi Mersin’dir”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-24624</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-24624</guid>
                <description><![CDATA[Mersin’de düzenlenen Mavi Ekonomi Çalıştayı’nda kentin Doğu Akdeniz’deki stratejik rolü, denizcilik potansiyeli, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik gündeme taşındı. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Mersin’in Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki “amiral gemisi” olduğunu vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN – Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) Projesi kapsamında, Avrupa Birliği finansmanıyla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Eurochambres iş birliğinde düzenlenen “Mersin Mavi Ekonomi Çalıştayı: Sürdürülebilir Denizcilik Geleceğinin Şekillendirilmesi”, 8 Eylül 2026 tarihinde Mersin Deniz Ticaret Odası’nın (MDTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalıştayın açılış konuşmalarını MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ile etkinliğin onur konuğu Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz gerçekleştirdi. Programda Mersin’in Doğu Akdeniz’deki jeopolitik konumu, mavi ekonomi potansiyeli, denizcilik sektörünün geleceği, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>“Doğu Akdeniz’deki amiral gemisi Mersin”</p>

<p>Konuşmasında Mersin’in stratejik önemine dikkat çeken Cem Gürdeniz, Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki amiral gemisinin Mersin olduğunu belirterek, bu sorumluluğun başka bir kente devredilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Küresel sistemin yaklaşık 500 yıllık dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Gürdeniz, buna karşın Akdeniz’in coğrafi ve stratejik öneminin değişmediğine işaret etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Mersin’e sahip çıkın” vizyonuna atıfta bulunan Gürdeniz, kentin Doğu Akdeniz’deki jeopolitik ve Mavi Vatan mücadelesinin kritik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gürdeniz, Mersin’in yalnızca jeopolitik konumuyla değil, sahip olduğu liman, lojistik altyapı, sanayi, üniversiteler ve Toros geçitleriyle bölgesel krizlere karşı hazırlık kapasitesi yüksek bir merkez olduğunu dile getirdi.</p>

<p>“Büyük ölçekli tersane ihtiyacı var”</p>

<p>Mersin’in denizcilik potansiyelinin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğine dikkat çeken Gürdeniz, ekolojik sürdürülebilirliğin yanı sıra balıkçılık, biyolojik çeşitlilik, deniz turizmi ve deniz taşımacılığı gibi alanlarda önemli ekonomik fırsatlar bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kentte gelişmiş bir gemi inşa sanayisi ve turizm altyapısı bulunmasına rağmen deniz yolculuğunu geliştirecek bir yolcu gemisinin bulunmamasını eksiklik olarak değerlendiren Gürdeniz, Akdeniz havzasında 100 bin tonluk tankerlerin bakım ve onarımına hizmet verebilecek büyük ölçekli bir tersane ihtiyacına da dikkat çekti.</p>

<p>Doğu Akdeniz’de artan jeopolitik riskler ve lojistik koridorlar üzerindeki rekabetin yeni hazırlıkları zorunlu kıldığını belirten Gürdeniz, olası kriz ve acil durumlarda hasar gören gemilerin bakım ve onarımlarının yapılabileceği bir tersanenin stratejik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Gürdeniz ayrıca Mersin’in ortak çalıştaylar ve bölgesel iş birlikleri aracılığıyla Kuzey Kıbrıs’ın denizcileşmesine öncülük etmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>“Mavi ekonomi yeni bir kalkınma anlayışı”</p>

<p>MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ise mavi ekonominin, ekonomik büyüme ile çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan yeni bir kalkınma modeli olduğunu belirtti.</p>

<p>Mersin’in jeopolitik konumu, limanı, sanayi altyapısı ve güçlü denizcilik sektörü sayesinde mavi ekonomi vizyonunun merkezinde yer aldığını ifade eden Gedik, kentte denizcilik eğitiminin güçlendirilmesi amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Mersin Deniz Ticaret Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Mersin Üniversitesi MDTO Denizcilik Fakültesinin kente kazandırıldığını belirten Gedik, MDTO bünyesinde çevresel sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü aktardı.</p>

<p>Mersin’in mavi ekonomi potansiyeli masaya yatırıldı</p>

<p>Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda mavi ekonominin küresel ve ulusal boyutları, Mersin’in denizcilik potansiyeli ve sürdürülebilirlik konuları uzman isimler tarafından değerlendirildi.</p>

<p>MEÜ MDTO Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Akkan moderatörlüğündeki ilk oturumda; Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Koç, Öğretim Üyesi Dr. Sami Doğru ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yücel, mavi ekonominin küresel ve ulusal perspektiflerini ele aldı.</p>

<p>MDTO Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Gülşen Akyıldız moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise MEÜ Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Devrim Tezcan ve MEÜ MDTO Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gökçe Tuğdemir Kök, Mersin’in mavi ekonomi potansiyelinin ortaya çıkarılmasına ilişkin sunumlar gerçekleştirdi.</p>

<p>Üçüncü oturumda ise yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik başlıkları değerlendirildi. Ataşehir Denizcilik Lisesi temsilcisi Av. Halil Delibaş moderatörlüğündeki oturumda UNIDO Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı Umut Oğur, Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi temsilcisi Prof. Dr. Alkan Alkaya, MSC Genel Müdür Yardımcısı Uğur Tosuner ve MIP Proje ve Sürdürülebilirlik Müdürü Serkan Mahmutoğlu görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p>Deniz taşımacılığından kıyı turizmine</p>

<p>Çalıştayın interaktif çalışma gruplarında ise deniz taşımacılığı, kıyı turizmi ve deniz çevresi başlıkları üzerinden Mersin’in mavi ekonomi potansiyeli değerlendirildi.</p>

<p>Etkinlik, çalışma gruplarının ortaya koyduğu temel bulguların, eylem önerilerinin ve gelecekte hayata geçirilebilecek potansiyel iş birliği projelerinin katılımcılarla paylaşılmasıyla sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-1788944742.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HMM, Vale ile cevheri taşıma sözleşmesi imzaladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-24623</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-24623</guid>
                <description><![CDATA[Güney Kore merkezli HMM, Brezilyalı madencilik devi Vale ile yaklaşık 3,49 milyar dolar değerinde, 25 yıllık demir cevheri taşıma sözleşmesine imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Kore merkezli denizcilik grubu HMM, Brezilyalı madencilik şirketi Vale ile toplam değeri yaklaşık 4,7 trilyon KRW (3,49 milyar ABD doları) olan uzun vadeli demir cevheri taşıma anlaşması imzaladığını açıkladı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında HMM, 2030 yılından itibaren demir cevheri taşımaya başlayacak. Sözleşmenin süresi ise her bir gemi için 25 yıl olarak belirlendi. Yeni anlaşma, HMM ile Vale arasındaki stratejik iş birliğini daha da güçlendirirken, HMM'nin uzun vadeli kontrat portföyündeki ağırlığını artıracak.</p>

<p>HMM'nin Vale ile üçüncü büyük anlaşması</p>

<p>Yeni sözleşme, HMM'nin Vale ile gerçekleştirdiği üçüncü büyük uzun vadeli anlaşma olma özelliğini taşıyor. Şirket, daha önce Mayıs ve Eylül 2025'te iki ayrı 10 yıllık sözleşme imzalamıştı.</p>

<p>HMM, yeni kontratın operasyonlarını karşılamak amacıyla Haziran ayında sekiz adet 210.000 DWT kapasiteli Newcastlemax kuru yük gemisi sipariş ettiğini açıklamıştı. Gemilerin teslimatlarının 2030 yılından itibaren kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerde üç yakıtlı motor ve Rotor Sail</p>

<p>Yeni nesil Newcastlemax gemileri, metanol, etanol ve bunker yakıtı ile çalışabilen üç yakıtlı sevk motorlarıyla donatılacak.</p>

<p>Gemiler ayrıca gelecekteki yakıt dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla “LNG ve amonyak-ready” tasarımına sahip olacak. Bunun yanı sıra yakıt tüketimini azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak amacıyla gemilere Rotor Sail rüzgâr destekli sevk sistemleri kurulacak.</p>

<p>Bu özellikler, HMM'nin uzun vadeli filo yatırımlarında operasyonel verimliliğin yanı sıra alternatif yakıtlara geçiş esnekliğine de odaklandığını gösteriyor.</p>

<p>HMM: “Kazanç istikrarımızı güçlendireceğiz”</p>

<p>HMM sözcüsü, anlaşmanın şirket ile küresel ölçekte önemli bir kiracı arasındaki stratejik ortaklığı yeniden teyit ettiğini belirtti.</p>

<p>Sözcü, “Bu uzun vadeli sözleşme, önde gelen küresel bir kiracıyla güçlü ve stratejik ortaklığımızı yeniden teyit ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>HMM'nin uzun vadeli sözleşmeler portföyünü genişleterek gelir istikrarını güçlendirmeye, aynı zamanda sürdürülebilir ve yüksek değerli filo operasyonlarını geliştirmeye devam edeceği bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 05:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-1788943844.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Precious Shipping, Trafigura ile Ultramax kiraladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-24622</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-24622</guid>
                <description><![CDATA[Tayland merkezli Precious Shipping, 63.514 DWT kapasiteli yeni nesil Ultramax gemisi Ratima Naree için Trafigura Maritime Logistics ile 12-14 aylık zaman çarteri anlaşmasına imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tayland merkezli Precious Shipping Public Company Limited (PSL), filosundaki Mv Ratima Naree isimli Ultramax kuru yük gemisinin Trafigura Maritime Logistics Pte. Ltd. ile 12 ila 14 aylık süreyle kiralandığını açıkladı.</p>

<p>7 Eylül 2026 tarihinde başlayan çarter sözleşmesi, Baltic Exchange tarafından yayımlanan Supramax Index (BSI-63K) 15 günlük ağırlıklı zaman çarter ortalamasının yüzde 107,5'i üzerinden değişken brüt günlük kira bedeliyle gerçekleştirildi.</p>

<p>PSL tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu değişken kira oranı, mevcut piyasa koşullarında günlük yaklaşık 22.800 ABD doları seviyesine karşılık geliyor.</p>

<p>Yeni nesil Ultramax</p>

<p>Çartere verilen Ratima Naree, Çinli Taizhou Sanfu Ship Engineering Co., Ltd. tarafından inşa edilen 63.514 DWT taşıma kapasiteli yeni inşa bir Ultramax gemisi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anlaşma, PSL'nin Ultramax segmentindeki filosunu etkin şekilde değerlendirmesine katkı sağlarken, Trafigura'nın da kuru dökme yük taşımacılığındaki tonaj erişimini güçlendiriyor.</p>

<p>Değişken endeks bazlı kira yapısı ise geminin gelirini Supramax piyasasındaki navlun hareketlerine doğrudan bağlıyor. Mevcut oran üzerinden hesaplandığında Ratima Naree için günlük yaklaşık 22.800 dolarlık gelir seviyesi oluşuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 04:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-1788942987.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rødne’ye Tam Elektrikli Katamaran</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-24621</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-24621</guid>
                <description><![CDATA[Oma Baatbyggeri, Rødne Trafikk’e tam elektrikli M/S Rygerlys’i teslim etti. 97 yolcu ve 12 araç kapasiteli katamaran, Lauvik–Lysebotn hattında emisyonsuz hizmet verecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Norveçli feribot işletmecisi Rødne Trafikk, Oma Baatbyggeri AS tarafından inşa edilen tam elektrikli M/S Rygerlys’i teslim aldı. Yeni nesil kombine katamaran, Lauvik–Lysebotn hattında sıfır emisyonla hizmet verecek.</p>

<p>Norveçli Rødne Trafikk, yeni tam elektrikli kombine katamaranı M/S Rygerlys’i geçtiğimiz cuma günü Oma Baatbyggeri AS’den teslim aldı.</p>

<p>Elektrikli gemi, Rødne Trafikk’in Rogaland County’nin toplu taşıma şirketi Kolumbus AS ile imzaladığı 10 yıllık sözleşme kapsamında Lauvik–Lysebotn hattında işletilecek.</p>

<p>97 yolcu ve 12 otomobil kapasitesi</p>

<p>Alüminyum gövdeli M/S Rygerlys, 46,3 metre uzunluğa ve 11 metre genişliğe sahip. 19 knot servis hızına ulaşabilen katamaran, operasyonun gerektirdiği şekilde 97 yolcu ve 12 otomobil taşıyabiliyor. Gemi ayrıca otomobil, kamyon ve yük kombinasyonlarını taşıyabilecek şekilde tasarlandı.</p>

<p>Yüksek verimlilik ve operasyonel esneklik hedefiyle geliştirilen gemi, Norveç’in kıyı ve bölgesel toplu taşıma sisteminde daha düşük emisyonlu çözümlere geçişini destekleyen yeni nesil deniz araçları arasında yer alıyor.</p>

<p>Tam elektrikli tahrik sistemi</p>

<p>M/S Rygerlys, modern tam elektrikli tahrik sistemi ile donatıldı. Sistem sayesinde geminin güzergâh boyunca emisyonsuz operasyon gerçekleştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yolcu konforunun da ön planda tutulduğu gemi, sürdürülebilir deniz toplu taşımasının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>“Norveçli tersane ile çalışmak güven veriyor”</p>

<p>Rødne CEO’su Lars A. Rødne, Oma Baatbyggeri ile gerçekleştirilen iş birliğinden ve yeni geminin teslimatından memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Rødne, yerel bir Norveç tersanesi ve Norveçli alt yüklenicilerle çalışmanın şirket açısından güven ve öngörülebilirlik sağladığını ifade etti. Tersaneye yakınlık ve teslimat sonrasında hızlı erişimin de geminin güvenli işletilmesi ve sefer düzeninin yüksek tutulmasına katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p>Oma Baatbyggeri’den ilk Rødne teslimatı</p>

<p>Oma Baatbyggeri AS CEO’su Gunnar Jan Oma ise M/S Rygerlys’in Rødne’ye gerçekleştirilen ilk teslimat olduğunu belirterek, şirketin kendilerine duyduğu güveni takdir ettiklerini söyledi.</p>

<p>Oma, projenin Norveçli denizcilik şirketlerinin Norveçli tersaneler ve tedarikçilerle çalışmasının yarattığı ekonomik ve teknik değeri ortaya koyduğunu belirtti. Bu tür sözleşmelerin tedarik zinciri boyunca istihdam ve uzmanlığın korunmasına katkı sağladığını ifade eden Oma, Rygerlys’in Rødne’ye teslim edilmesinden gurur duyduklarını ve uzun vadeli bir iş birliği beklediklerini kaydetti.</p>

<p>M/S Rygerlys’in hizmete girmesiyle Lauvik–Lysebotn hattında tamamen elektrikli ve emisyonsuz deniz taşımacılığı döneminin başlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 03:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-1788942539.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Shearwater’dan Elektrikli ROV Atılımı</title>
                <category>Su altı /Yüzme/ Dalış</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/shearwaterdan-elektrikli-rov-atilimi-24620</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/shearwaterdan-elektrikli-rov-atilimi-24620</guid>
                <description><![CDATA[Shearwater, Kuzey Denizi’nde yedi haftalık OBN araştırmasında yeni elektrikli ROV teknolojisini ilk kez ticari olarak kullanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Norveç merkezli deniz jeobilimi ve teknoloji şirketi Shearwater Geoservices AS, Kuzey Denizi’nde yedi haftalık bir okyanus tabanı düğümü (OBN) araştırması için görevlendirildi. Proje, şirketin yeni elektrikli ROV sistemlerinin ilk ticari kullanımı olacak.</strong></p>

<p>Norveç merkezli Shearwater Geoservices AS (Shearwater), Kuzey Denizi’nde gerçekleştirilecek yedi haftalık Ocean Bottom Node (OBN) araştırması için sözleşme aldı. Proje, şirketin yeni kurduğu elektrikli uzaktan kumandalı sualtı araçlarının (ROV) ilk ticari operasyonu olması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Araştırma operasyonunun, ROV gemisi olarak görev yapacak SW Tasman ile yürütülmesi planlanıyor. Gemide Shearwater’ın Pearl-node sistemleri kullanılacak. Operasyona kaynak gemisi olarak ise SW Gallien destek verecek.</p>

<p>Operasyonlar ROV yükseltmesinin ardından başlayacak</p>

<p>Shearwater tarafından yapılan açıklamaya göre Kuzey Denizi’ndeki araştırma faaliyetlerinin, SW Tasman üzerindeki ROV sistem yükseltmesinin tamamlanmasının ardından kısa süre içinde başlaması planlanıyor.</p>

<p>Yeni elektrikli ROV teknolojisinin devreye alınması, Shearwater’ın denizaltı operasyonlarındaki teknolojik kapasitesini artırmayı ve OBN hizmetlerinde operasyonel verimliliği geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>“Önemli bir kilometre taşı”</p>

<p>Shearwater CEO’su Irene Waage Basili, projenin şirket açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek yeni sistemlerin denizaltı kabiliyetlerinin sürekli geliştirilmesi kapsamında devreye alındığını ifade etti.</p>

<p>Basili, yeni teknolojilerin güvenilirliği artırmasının yanı sıra operasyonel verimliliği de yükseltmesinin hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>SW Tasman’ın, 2024’ün başlarında ROV gemisi olarak hizmete girmesinden bu yana yoğun talep gördüğünü belirten Basili, Kuzey Denizi projesinin geminin operasyonel ivmesini sürdürürken aynı zamanda Shearwater’ın elektrikli ROV teknolojisinin ilk ticari uygulamasını temsil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Şirket, elektrikli ROV sistemlerinin devreye alınmasıyla birlikte daha verimli ve farklılaştırılmış OBN çözümleri sunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Denizaltı araştırmalarında elektrikli ROV dönemi</p>

<p>Elektrikli ROV teknolojisinin ticari ölçekte kullanılması, denizaltı araştırmalarında enerji verimliliği ve operasyonel performansın geliştirilmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Shearwater’ın yeni sistemiyle gerçekleştireceği Kuzey Denizi operasyonu, şirketin entegre OBN hizmetleri kapsamında denizaltı teknolojilerine yönelik yatırımlarını artırdığını da ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 02:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/shearwaterdan-elektrikli-rov-atilimi-1788942110.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GMI’den Hidrojen Yakıtlı İki Yeni Kargo Gemisi Siparişi</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gmiden-hidrojen-yakitli-iki-yeni-kargo-gemisi-siparisi-24619</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gmiden-hidrojen-yakitli-iki-yeni-kargo-gemisi-siparisi-24619</guid>
                <description><![CDATA[Norveç merkezli Green Maritime Infrastructure, sıfır emisyonlu filosunu büyütmek için Chowgule Tersanesi’ne iki adet 3.000 DWT kapasiteli hidrojen yakıtlı kargo gemisi sipariş etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Norveç merkezli Green Maritime Infrastructure (GMI), sıfır emisyonlu filosunu büyütmek amacıyla Hindistan merkezli Chowgule and Company Shipbuilding Division’a iki hidrojen yakıtlı kargo gemisi siparişi verdi. Her biri 3.000 DWT kapasiteye sahip olacak gemiler, hidrojen yakıt hücresi teknolojisiyle çalışacak.</strong></p>

<p>Norveç merkezli Green Maritime Infrastructure (GMI), deniz taşımacılığında sıfır emisyon hedefi doğrultusunda filosuna iki yeni hidrojen yakıtlı kargo gemisi ekliyor. Şirket, gemilerin inşası için Hindistan merkezli Chowgule and Company Shipbuilding Division ile sözleşme imzaladı.</p>

<p>Yeni gemiler, Hindistan’ın Goa kentinde bulunan Chowgule Tersanesi’nde inşa edilecek. Her biri 3.000 DWT taşıma kapasitesine sahip olacak iki geminin, GMI’nin büyüyen sıfır emisyonlu filosunun bir parçası olması planlanıyor.</p>

<p>Hidrojen yakıt hücresi teknolojisi kullanılacak</p>

<p>Chowgule and Company tarafından yapılan açıklamaya göre yeni kargo gemileri, hidrojen yakıt hücresi teknolojisi ile çalışacak. Proje, özellikle kıyı taşımacılığında fosil yakıtlara alternatif düşük ve sıfır emisyonlu çözümlerin geliştirilmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Hidrojen yakıt hücreleri, gemide elektrik üretmek amacıyla hidrojenin elektrokimyasal olarak kullanılmasına dayanıyor. Teknolojinin denizcilik sektöründe yaygınlaşması, özellikle kısa mesafeli ve düzenli sefer yapan gemilerde emisyonların azaltılmasına yönelik seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sözleşme SMM Hamburg’da imzalandı</p>

<p>İki gemilik yeni inşa sözleşmesi, geçtiğimiz hafta Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen SMM Hamburg 2026 denizcilik fuarı sırasında imzalandı.</p>

<p>Anlaşma, Hindistan’ın gemi inşa sektöründeki kapasitesinin alternatif yakıt teknolojilerine yönelik uluslararası projelerdeki rolünün de güçlendiğine işaret ediyor.</p>

<p>GMI’nin yeni gemileri, şirketin sıfır emisyonlu deniz taşımacılığı filosunu genişletme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturacak. Projenin özellikle hidrojen yakıtının kıyı taşımacılığında ticari ölçekte kullanımının geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 01:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/gmiden-hidrojen-yakitli-iki-yeni-kargo-gemisi-siparisi-1788941703.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ORLEN’den Gdynia’da LNG ve BioLNG Hamlesi</title>
                <category>Limanlar</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/orlenden-gdyniada-lng-ve-biolng-hamlesi-24618</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/orlenden-gdyniada-lng-ve-biolng-hamlesi-24618</guid>
                <description><![CDATA[ORLEN ve Gdynia Liman Otoritesi, gemiler için LNG ve bioLNG bunkering altyapısının geliştirilmesi amacıyla iş birliği başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Polonyalı enerji şirketi ORLEN ile Gdynia Liman Otoritesi, deniz taşımacılığında LNG ve bioLNG kullanımını geliştirmek amacıyla iş birliği anlaşması imzaladı. Çalışma kapsamında Gdynia Limanı’nda gemilere alternatif yakıt ikmali yapılabilmesi için pazar talebi, altyapı ihtiyaçları ve operasyonel koşullar değerlendirilecek.</strong></p>

<p>Polonya’nın enerji şirketi ORLEN, denizcilik sektörünün enerji dönüşümüne yönelik çalışmalarını genişletiyor. Şirket, Gdynia Liman Otoritesi ile LNG ve bioLNG’nin gemi yakıtı olarak kullanımını araştırmak üzere iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p>İş birliği kapsamında öncelikle Gdynia Limanı ve çevresindeki LNG ve bioLNG yakıt talebi analiz edilecek. Bunun yanı sıra gemilere LNG ve bioLNG ikmali için gerekli altyapı, operasyonel şartlar ve düzenleyici gereklilikler değerlendirilecek.</p>

<p>Gemi-gemi yakıt ikmali de masada</p>

<p>Çalışmanın önemli başlıklarından birini, liman sahasında gerçekleştirilebilecek deniz yoluyla yakıt ikmali (bunkering) operasyonlarının fizibilitesi oluşturuyor.</p>

<p>Bu kapsamda, yakıtın bir bunker gemisinden doğrudan yakıt alacak gemiye transfer edilmesini sağlayan gemi-gemi (ship-to-ship) LNG ve bioLNG ikmali seçeneği de incelenecek.</p>

<p>ORLEN Yönetim Kurulu Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Robert Soszyński, Gdynia Limanı ile genişletilen iş birliğinin Tricity bölgesinde LNG ve bioLNG pazarının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Soszyński, bu çalışmanın ORLEN’in 2035 yılına kadar yakıt portföyünü dönüştürmeye yönelik daha geniş stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>LNG geçiş yakıtı olarak stratejik önem taşıyor</p>

<p>ORLEN’in stratejisine göre doğal gaz ve LNG, enerji güvenliğini destekleyen ve taşımacılık sektörünün karbonsuzlaşmasına katkı sağlayabilecek geçiş yakıtları arasında stratejik bir konumda bulunuyor.</p>

<p>Şirket, yakıt tedarikinden lojistiğe ve nihai kullanıma kadar tüm değer zincirinde rekabetçi kapasite oluşturmayı hedefliyor. ORLEN aynı zamanda yenilenebilir yakıtlar alanındaki çalışmalarını da geliştirirken, bioLNG’nin ağır karayolu ve deniz taşımacılığında emisyonların azaltılmasına yönelik önemli seçeneklerden biri haline gelebileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Soszyński, ORLEN’in limanlar için yalnızca bir yakıt tedarikçisi olmak yerine, alternatif deniz yakıtlarına geçiş sürecinde limanların altyapı ve pazar koşullarının geliştirilmesine katkı sağlayan bir ortak olmayı hedeflediğini vurguladı.</p>

<p>Gdynia geleceğin yakıtlarına hazırlanıyor</p>

<p>Gdynia Liman Otoritesi CEO’su Piotr Gorzeński ise denizcilik sektöründeki enerji dönüşümünün artık başladığını belirterek, armatörlerin emisyonları azaltabilecek çözümler aradığını söyledi.</p>

<p>Gorzeński, limanların da farklı yakıt ve teknolojilerle çalışan gemilere hizmet verebilecek şekilde hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gdynia Limanı’nın gelecekte hangi yakıt ve teknolojilerin öne çıkacağının kesin olarak öngörülemeyeceğini belirten Gorzeński, bu nedenle liman altyapısının değişen gemi ihtiyaçlarına cevap verebilecek esneklikte geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>ORLEN ile LNG ve bioLNG bunkering konusunda yürütülen iş birliğinin de Gdynia Limanı’nın alternatif deniz yakıtlarına hazırlanması yönünde atılan adımlardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>İş birliğinin hayata geçirilmesiyle birlikte Gdynia’nın Polonya ve Baltık bölgesinde LNG ile bioLNG kullanan gemiler için önemli bir yakıt ikmal merkezi olma potansiyelinin değerlendirilmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/orlenden-gdyniada-lng-ve-biolng-hamlesi-1788941079.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Costa Cruises 2027’de İstanbul’dan 28 Cruise Seferi Düzenleyecek</title>
                <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/costa-cruises-2027de-istanbuldan-28-cruise-seferi-duzenleyecek-24617</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/costa-cruises-2027de-istanbuldan-28-cruise-seferi-duzenleyecek-24617</guid>
                <description><![CDATA[Costa Cruises, 2027 sezonunda İstanbul çıkışlı 28 sefer planladı. 599 Euro’dan başlayan 7 gecelik programlarla 7.400 Türk yolcu ağırlanması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan kruvaziyer devi Costa Cruises, 2027 sezonunda İstanbul çıkışlı 28 sefer düzenlemeye hazırlanıyor. Şirket, yeni sezonda Türkiye pazarından 7.400 Türk yolcuyu İstanbul çıkışlı programlarında ağırlamayı hedefliyor. 7 gecelik cruise tatilleri 599 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, şirket Türkiye’yi artık “kaynak pazar” olarak değerlendiriyor.</p>

<p>İtalyan kruvaziyer şirketi Costa Cruises, 2026 yaz sezonunun kapanışını İstanbul Galataport’ta gerçekleştirdi. Sezonun son seferi kapsamında Galataport İstanbul’a gelen Costa Fortuna gemisinde düzenlenen basın toplantısında, şirketin 2027 Türkiye programları ve yeni sezon hedefleri açıklandı.</p>

<p>Toplantıya Costa Cruises Uluslararası Pazarlar Direktörü Mirco Vasallo ile Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan katıldı.</p>

<p>Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan, 2026 yaz sezonunda Costa Fortuna’nın İstanbul’a 14 sefer gerçekleştirdiğini ve bu programlara yaklaşık 3 bin Türk yolcunun katıldığını açıkladı. Vize süreçlerindeki zorluklara rağmen beklentilerin üzerinde bir performans elde ettiklerini belirten Çalışkan, Türk seyahat severlerin kruvaziyer tatillerine ilgisinin belirgin şekilde arttığını söyledi.</p>

<p>Costa Cruises’ın 2026 yılında yurt dışındaki programlarına katılan toplam Türk misafir sayısının 8 bine ulaştığını belirten Çalışkan, 2027 yılında ise Türkiye pazarında daha güçlü bir büyüme hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>7 gecelik cruise tatili 599 Euro’dan başlayacak</p>

<p>2027 sezonunda İstanbul çıkışlı Yunan Adaları programlarının 599 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulduğunu açıklayan Burak Çalışkan, bu fiyatın yaklaşık 35 bin TL karşılığında 7 gecelik tam pansiyonlu bir kruvaziyer tatili anlamına geldiğini belirtti.</p>

<p>Çalışkan, Costa’nın İtalyan yaşam tarzını ve kruvaziyer konforunu daha geniş Türk kitleleriyle buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>2027 Mart ayında Costa gemilerinin yeniden İstanbul’a gelmeye başlayacağını belirten Çalışkan, Costa Pacifica’nın ise 18 Nisan’dan itibaren İstanbul çıkışlı programlarına başlayacağını açıkladı.</p>

<p>Yeni sezonda önemli bir yeniliğin de İzmir’den yolcu binişi olacağını ifade eden Çalışkan, İstanbul çıkışlı Ege programlarında toplam 7.400 Türk yolcuyu ağırlamayı hedeflediklerini, Costa Türkiye olarak diğer programlarla birlikte toplam Türk yolcu sayısını 10 bine çıkarmayı planladıklarını kaydetti.</p>

<p>Costa Pacifica İstanbul ve İzmir’den yolcu alacak</p>

<p>2027 programının dikkat çeken yeniliklerinden biri, Costa Pacifica’nın Türkiye'de iki limanı kullanacak olması.</p>

<p>Galataport İstanbul’dan hareket edecek gemi, 7 gecelik program kapsamında İzmir’in ardından Mikonos, Santorini, Atina ve Volos limanlarına uğrayarak İstanbul’a dönecek.</p>

<p>Mayıs ayının sonundan itibaren ise rotada değişikliğe gidilerek İzmir ve Volos'un yerine Girit ve Rodos destinasyonları programa dahil edilecek.</p>

<p>İstanbul çıkışlı ve İstanbul varışlı programlar, yolculara Ege’nin tarihi ve turistik merkezlerini tek bir seyahat kapsamında keşfetme fırsatı sunacak. Programlarda tam pansiyon konaklama ve transfer hizmetleri de yer alacak.</p>

<p>Türkiye artık “kaynak pazar”</p>

<p>Costa Cruises Uluslararası Pazarlar Direktörü Mirco Vasallo, Türkiye pazarındaki büyümenin şirket açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Vasallo, özellikle Avrupalı yolcuların İstanbul ve İzmir'e yönelik yoğun ilgisinin Costa'nın rota planlamalarında etkili olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin artık yalnızca destinasyon olarak değil, yolcu kaynağı açısından da önem kazandığını söyledi.</p>

<p>2027 sezonunda Türkiye programlarının genişletileceğini belirten Vasallo, İstanbul’a toplam 28 sefer planlandığını ve yeni sezonda her hafta bir Costa gemisinin İstanbul’a gelmesinin hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye pazarına ayrılan kabin sayısının da artırıldığını belirten Vasallo, sefer başına 100 kabin olmak üzere toplam 2.800 kabinin Türkiye pazarına ayrıldığını söyledi.</p>

<p>Vasallo, “Türkiye artık destekleyici pazar olmaktan çıktı, bizim için kaynak pazar haline geldi” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Costa Türkiye’den dijital rezervasyon yatırımı</p>

<p>Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan, Türkiye pazarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda teknoloji ve satış altyapısına yönelik yatırımlar gerçekleştirdiklerini de açıkladı.</p>

<p>Yeni B2B sisteminin acentelere tek platform üzerinden uçtan uca rezervasyon yönetimi imkânı sağlayacağını belirten Çalışkan, sistem sayesinde acentelerin farklı cihazlardan Costa programlarına erişebileceğini ve müşterilerine daha hızlı hizmet sunabileceğini söyledi.</p>

<p>Yeni entegrasyon yapısıyla müsaitlik, fiyat ve iptal süreçlerinin acentelerin kendi platformları üzerinden güncel şekilde yönetilebileceğini ifade eden Çalışkan, bu yatırımların Türkiye genelinde daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Costa Pacifica 2027’de Türkiye’de</p>

<p>2027 sezonunda Türkiye programlarında görev alacak Costa Pacifica, 1.504 kabin ve 3.780 yolcu kapasitesine sahip.</p>

<p>Gemide 521 balkonlu kabin ve 70 süit bulunuyor. Costa Pacifica’da ayrıca 9 güverte, 9 restoran, 9 bar, 3 yüzme havuzu, 5 jakuzi, çok amaçlı spor sahası, spor pisti, deniz manzaralı spor salonu, çocuk kulübü, 1.280 kişilik tiyatro salonu, casino, alışveriş merkezi ve 6.000 metrekarelik SPA alanı yer alıyor.</p>

<p>Costa Cruises’ın 2027 Türkiye hedefleri</p>

<p>İstanbul çıkışlı sefer: 28</p>

<p>Hedeflenen Türk yolcu: 7.400</p>

<p>Costa Türkiye toplam yolcu hedefi: 10.000</p>

<p>Türkiye pazarına ayrılan kabin: 2.800</p>

<p>Başlangıç fiyatı: 599 Euro</p>

<p>Program süresi: 7 gece</p>

<p>Ana gemi: Costa Pacifica</p>

<p>Türkiye limanları: İstanbul ve İzmir</p>

<p>Costa Cruises hakkında</p>

<p>Merkezi Cenova’da bulunan Costa Cruises, dünyanın önde gelen kruvaziyer gruplarından Carnival Corporation bünyesinde faaliyet gösteren İtalyan bir kruvaziyer şirketidir. 75 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket, Akdeniz başta olmak üzere Kuzey Avrupa, Karayipler, Orta Amerika, Güney Amerika ve Uzak Doğu gibi farklı bölgelerde kruvaziyer programları düzenliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/costa-cruises-2027de-istanbuldan-28-cruise-seferi-duzenleyecek-1788854687.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>COSCO’dan “İstihbarat” İddialarına Sert Yanıt</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/coscodan-istihbarat-iddialarina-sert-yanit-24616</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/coscodan-istihbarat-iddialarina-sert-yanit-24616</guid>
                <description><![CDATA[COSCO Shipping, gemilerinde askeri haberleşmeleri dinlemek için gizli ekipman kullanıldığı iddialarını reddederek suçlamaları “tamamen asılsız” olarak nitelendirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin’in en büyük denizcilik grubu COSCO Shipping, gemilerinde askeri haberleşmeleri dinlemek amacıyla gizli ekipman bulunduğu yönündeki iddiaları “tamamen asılsız” olarak nitelendirerek reddetti.</strong></p>

<p>Çin’in en büyük denizcilik gruplarından COSCO Shipping, bazı medya kuruluşlarında yer alan ve şirketin işlettiği gemilerde askeri iletişimleri ele geçirmek amacıyla “gizli ekipman” bulunduğunu öne süren haberleri sert bir dille yalanladı.</p>

<p>Şanghay merkezli şirket tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların iki ismi açıklanmayan üst düzey ABD yetkilisinin ifadelerine dayandırıldığı belirtildi. COSCO Shipping, iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak bu tür açıklamalara kesinlikle karşı çıktığını bildirdi.</p>

<p>“İddialar tamamen asılsız”</p>

<p>Şirket açıklamasında, COSCO Shipping’in dünya genelindeki tüm faaliyetlerini piyasa odaklı ve mevzuata uygun şekilde yürüttüğü ifade edildi. Şirket, küresel müşterilerine güvenilir ve verimli deniz taşımacılığı ile lojistik hizmetleri sunmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>COSCO Shipping’e göre gemilerde bulunan iletişim, seyir, güvenlik ve operasyon ekipmanlarının tamamı meşru ticari amaçlarla kullanılıyor.</p>

<p>Bu sistemlerin; seyir güvenliğinin sağlanması, gemi-kara haberleşmesi, operasyonların yürütülmesi ve acil durumlara müdahale edilmesi gibi standart denizcilik faaliyetlerine hizmet ettiği kaydedildi.</p>

<p>“Askeri haberleşmeleri dinlemiyoruz”</p>

<p>Şirket, gemilerdeki hiçbir ekipmanın iddialarda öne sürüldüğü şekilde askeri haberleşmeleri dinlemek veya istihbarat toplamak amacıyla kullanılmadığını açıkça belirtti.</p>

<p>COSCO Shipping, söz konusu iddiaların şirketin küresel operasyonlarına ve kurumsal itibarına zarar verme potansiyeline dikkat çekerek, yanlış veya yanıltıcı bilgilerin yayılmasına karşı olduğunu ifade etti.</p>

<p>COSCO yasal haklarını saklı tutuyor</p>

<p>Çinli denizcilik devi, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yayılması yoluyla şirketin markasının zedelenmeye veya uluslararası faaliyetlerinin engellenmeye çalışılmasına müsaade etmeyeceğini bildirdi.</p>

<p>COSCO Shipping ayrıca, kurumsal itibarını ve meşru ticari çıkarlarını korumak amacıyla tüm yasal haklarını saklı tuttuğunu açıkladı.</p>

<p>Açıklama, Çin ile ABD arasında denizcilik, lojistik ve stratejik ticaret alanlarında artan jeopolitik rekabetin sürdüğü bir dönemde geldi. İddialar ise COSCO’nun dünya çapındaki ticari filosunda kullanılan iletişim ve navigasyon sistemlerinin güvenliği konusunda yeni tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 04:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/coscodan-istihbarat-iddialarina-sert-yanit-1788853637.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>IMO Net-Sıfır Çerçevesi Aralık’a Kaldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/imo-net-sifir-cercevesi-aralika-kaldi-24615</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/imo-net-sifir-cercevesi-aralika-kaldi-24615</guid>
                <description><![CDATA[IMO’nun Net-Sıfır Çerçevesi müzakerelerinde Eylül toplantısında nihai uzlaşma sağlanamadı. Taraflar, kritik kararlar için 30 Kasım-3 Aralık’taki MEPC 85 toplantısına odaklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>IMO’nun denizcilik sektörünü karbonsuzlaştırmaya yönelik Net-Sıfır Çerçevesi (NZF) müzakerelerinde üçüncü toplantıda da uzlaşma sağlanamadı. Çerçevenin kabulü için gözler 30 Kasım-3 Aralık tarihlerinde yapılacak MEPC 85 toplantısına çevrildi.</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü’nde (IMO) gemilerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik müzakereler kritik bir dönemece girdi. 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen ISWG-GHG 22 toplantısında taraflar arasında ortak bir zemine ulaşılamadı. Böylece Net-Sıfır Çerçevesi’nin geleceğiyle ilgili nihai kararın Aralık ayında yapılacak IMO toplantısına kalması gündeme geldi.</p>

<p>Yaklaşık 1.200 kişinin yüz yüze ve çevrim içi katıldığı toplantıda, özellikle emisyon fiyatlandırması, gelirlerin toplanması ve dağıtılması ile sera gazı azaltım hedeflerinin kapsamı konusunda farklı görüşler ortaya çıktı.</p>

<p>ABD ve Suudi Arabistan karşı çıktı</p>

<p>Transport &amp; Environment (T&amp;E), ABD ve Suudi Arabistan öncülüğündeki girişimlerin müzakerelerde ilerlemeyi engellediğini savundu. T&amp;E’ye göre taraflar üçüncü toplantıda da iddialı bir uzlaşıya ulaşamadı.</p>

<p>Buna karşılık AB dahil bazı müzakerecilerin, merkezi bir fon mekanizmasından vazgeçilmesi ve sera gazı hedeflerinin zayıflatılması gibi uzlaşma seçeneklerine açık olduğu belirtildi.</p>

<p>T&amp;E, bu durumun denizcilik sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerinden uzaklaşmasına ve fosil yakıtlara bağımlılığın devam etmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hürmüz Krizi enerji bağımlılığının maliyetini gösterdi</p>

<p>T&amp;E’nin değerlendirmesine göre Hürmüz Krizi sırasında petrol bağımlılığının denizcilik sektörüne maliyeti günde yaklaşık 340 milyon euro oldu.</p>

<p>Kuruluş, bu rakamın denizcilik sektörünün fosil yakıtlara olan bağımlılığının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir risk olduğunu gösterdiğini savundu.</p>

<p>T&amp;E Shipping Direktör Vekili Alex Springer, iklim kaynaklı aşırı hava olaylarının arttığı bir dönemde IMO’daki ilerlemenin yetersiz kalmasının hayal kırıklığı yarattığını belirterek, hükümetlerin küresel anlaşmayı beklemeden bölgesel önlemleri hızlandırması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Merkezi gelir sistemi için çoğunluk desteği</p>

<p>Bununla birlikte toplantıdaki görüşmelerin tamamının olumsuz sonuçlandığı değerlendirmesi yapılmıyor.</p>

<p>UCL Shipping and Oceans Research Group’un değerlendirmesine göre, söz alan IMO üye devletlerinin yaklaşık üçte ikisi, sera gazı fiyatlandırması üzerinden gelirlerin merkezi bir sistemde toplanmasını destekledi.</p>

<p>Önerilen model kapsamında elde edilecek gelirlerin, erken uygulamaya geçen şirketlerin ödüllendirilmesi ve adil ve eşitlikçi enerji dönüşümünün desteklenmesi amacıyla kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Teknik çözümle sınırlı kalınmasını ve sera gazı fiyatlandırmasından vazgeçilmesini savunan ülkelerin ise daha küçük bir grup oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Denizcilik sektörü Aralık kararını bekliyor</p>

<p>Clean Shipping Coalition da Net-Sıfır Çerçevesi’ne yönelik geniş desteğe dikkat çekerek, azınlık durumundaki bazı ülkelerin alternatif önerilerle mevcut süreci zayıflatmaya çalışmasını eleştirdi.</p>

<p>Koalisyon, IMO’nun daha önce bir strateji üzerinde uzlaştığını ve Net-Sıfır Çerçevesi’nin uzun müzakerelerin ardından ortaya çıkan bir uzlaşma olduğunu vurguladı. Kuruluşa göre NZF, IMO’nun 2023 Sera Gazı Stratejisi'ndeki hedeflerle tamamen örtüşmese de gelecekte daha iddialı hale getirilebilecek önemli bir başlangıç noktası niteliğinde.</p>

<p>Kritik takvim belli oldu</p>

<p>IMO’nun önündeki süreçte üç önemli toplantı bulunuyor:</p>

<p>23-27 Kasım 2026: ISWG-GHG 23</p>

<p>30 Kasım-3 Aralık 2026: MEPC 85</p>

<p>4 Aralık 2026: Geçen yıl ertelenen MEPC’nin ikinci olağanüstü oturumunun devamı için planlanan tarih</p>

<p>Dolayısıyla Net-Sıfır Çerçevesi açısından asıl kritik tarih 30 Kasım-3 Aralık dönemi olacak. MEPC 85 toplantısında tarafların uzlaşmaya varması halinde IMO’nun denizcilik sektörünün küresel karbonsuzlaşma sürecinde önemli bir adım atması bekleniyor.</p>

<p>Ancak ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarının devam etmesi, özellikle sera gazı fiyatlandırması, gelir mekanizması ve fosil yakıt kullanımının geleceği konularında müzakerelerin zorlu geçeceğine işaret ediyor.</p>

<p>Sonuç olarak IMO’nun Net-Sıfır Çerçevesi rafa kaldırılmış değil; ancak nihai karar süreci Aralık ayına taşınmış durumda. Küresel denizcilik sektörü, yıl sonunda çıkacak kararın yakıt yatırımlarından filo planlamasına, emisyon maliyetlerinden rekabet koşullarına kadar birçok alanda belirleyici olmasını bekliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/imo-net-sifir-cercevesi-aralika-kaldi-1788853114.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Armatörler Gelecekten Umutlu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/armatorler-gelecekten-umutlu-24614</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/armatorler-gelecekten-umutlu-24614</guid>
                <description><![CDATA[Global Shipping Outlook 2026’ya göre denizcilik yöneticilerinin yüzde 94’ü şirketlerinin geleceğine güveniyor. Jeopolitik krizler ise sektörün en büyük riski olarak öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Global Shipping Outlook 2026 araştırması, küresel denizcilik sektöründe yöneticilerin şirketlerinin geleceğine ilişkin güçlü bir iyimserlik taşıdığını ortaya koydu. Ancak jeopolitik krizler, düzenleyici baskılar, nitelikli personel açığı ve enerji dönüşümünün maliyeti sektörün önündeki temel riskler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Küresel denizcilik sektörünün önde gelen şirketlerinde görev yapan armatörler ve üst düzey yöneticiler, şirketlerinin geleceği konusunda büyük ölçüde iyimser. Kapa Research tarafından hazırlanan Global Shipping Outlook 2026 araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 94’ü şirketlerinin geleceğine olumlu bakarken, yüzde 70’i küresel deniz taşımacılığının beş yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Araştırma kapsamında Mayıs ve Haziran aylarında, Hürmüz Krizi’nin en yoğun döneminde, Avrupa’nın önemli denizcilik merkezleri, ABD ve Asya’dan 314 armatör ve C-suite yöneticisiyle görüşüldü. Bu yönüyle çalışma, sektörün kriz devam ederken ortaya koyduğu beklentileri gerçek zamanlı biçimde yansıtıyor.</p>

<p>Jeopolitik krizler sektörün bir numaralı sorunu</p>

<p>Araştırmaya katılanların yüzde 76’sı jeopolitik krizleri küresel denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu en ciddi sorun olarak gösterdi.</p>

<p>Ukrayna, Kızıldeniz ve Orta Doğu'daki gelişmeler, araştırmaya katılan tüm önemli denizcilik merkezlerinde ilk sıradaki endişe oldu. Bu oran Yunanistan’da yüzde 72, Avrupa’nın diğer bölgelerinde yüzde 77, ABD’de yüzde 79 ve Asya’da yüzde 87 olarak ölçüldü.</p>

<p>Jeopolitik risklerin ardından parçalı düzenlemeler yüzde 38, nitelikli personel eksikliği ise yüzde 37 ile öne çıktı. Korsanlık, siber saldırılar ve liman yoğunluğu gibi önceki yıllarda sektörün gündeminde daha fazla yer tutan operasyonel sorunlar ise yöneticilerin öncelik sıralamasında geride kaldı.</p>

<p>Hürmüz Krizi bazı şirketler için fırsat</p>

<p>Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, sektörün krizlere yaklaşımındaki farklılık oldu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 54’ü deniz taşımacılığının barıştan yana olduğunu belirtirken, yüzde 46’lık kesim bu konuda aynı görüşü paylaşmadı.</p>

<p>Bununla birlikte yöneticilerin yüzde 40’ı Hürmüz Krizi’nin kendi şirketleri açısından yeni fırsatlar yarattığını düşünüyor. Bu sonuç, jeopolitik belirsizliklerin bazı şirketler için yeni ticaret rotaları, tonaj talebi veya operasyonel fırsatlar yaratabildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Yapay zekâ kullanımı hızla yayılıyor</p>

<p>Dijital dönüşüm de sektörün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 65’i yapay zekâyı kullanıyor veya pilot uygulamalar yürütüyor. Ancak yapay zekâyı operasyonlarında kapsamlı biçimde kullananların oranı yalnızca yüzde 7.</p>

<p>Bu tablo, denizcilik şirketlerinin yapay zekâ konusunda önemli ölçüde yatırım ve deneme aşamasına geçtiğini, ancak teknolojinin filolar ve operasyonlar genelinde henüz yaygın ve kapsamlı kullanıma ulaşmadığını gösteriyor.</p>

<p>Denizciliğin geleceğinde Doğu ağırlığı artıyor</p>

<p>Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, sektör yöneticilerinin geleceğin denizcilik dengelerinde Doğu’nun ağırlığının artacağını düşünmesi oldu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 76’sı Çin ve Hindistan’ın oluşturduğu Doğu’yu, önümüzdeki yıllarda denizcilik sektörünün en önemli yönlendirici gücü olarak gösterdi. ABD, Avrupa Birliği, Japonya ve Kanada gibi Batılı güçleri başlıca belirleyici olarak görenlerin oranı ise yüzde 17’de kaldı.</p>

<p>Sektörün geleceğini şekillendirecek unsurlar arasında AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ve IMO düzenlemelerinin rekabet gücü üzerindeki etkisi yüzde 70, Batı ile Asya arasındaki stratejik rekabet ise yüzde 53 oranında öne çıktı.</p>

<p>Bir Yunan armatörün araştırma kapsamında dile getirdiği, “Yeşil olmak için biz ödüyoruz, onlar rekabetçi olmak için ödüyor” değerlendirmesi, Batılı denizcilik şirketlerinin düzenleyici yükümlülüklere ilişkin endişesini özetliyor.</p>

<p>2035 yakıt stratejisinde belirsizlik sürüyor</p>

<p>Enerji dönüşümü konusunda ise sektör yöneticileri daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.</p>

<p>2035 yakıt stratejilerinde şirketlerin yaklaşık üçte biri hâlâ dizel yakıta dayalı planlama yapıyor. Bu oran küçük filolarda yüzde 34, büyük filolarda ise yüzde 23 seviyesinde.</p>

<p>Biyoyakıtlar ve LNG, mevcut koşullarda en uygulanabilir alternatifler arasında görülürken, alternatif yakıtların geleceği konusunda tedarik edilebilirlik yüzde 56, maliyet ise yüzde 44 oranında temel soru işareti olarak gösterildi.</p>

<p>Şirketlerin yüzde 30’u için dizel hâlâ tek uygulanabilir yakıt seçeneği konumunda. Bu nedenle birçok şirketin alternatif yakıtlara geçişte acele etmek yerine teknolojilerin olgunlaşmasını ve maliyetlerin netleşmesini beklediği görülüyor.</p>

<p>Net sıfır hedefinde iyimserlik zayıf</p>

<p>Enerji dönüşümüne ilişkin genel bakış ise tamamen olumsuz değil. Yöneticilerin yüzde 60’ı enerji dönüşümünün uzun vadede şirketleri üzerinde olumlu bir etki yaratacağına inanıyor.</p>

<p>Buna karşın yaklaşık 10 yöneticiden 7’si, IMO’nun 2050 net sıfır hedefine ulaşılması konusunda kötümser.</p>

<p>Bu durum, denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmanın kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte, hedeflere ulaşmak için gerekli yakıt, teknoloji, altyapı ve maliyet koşullarının henüz yeterince net olmadığı görüşünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Nitelikli denizci açığı üçüncü sırada</p>

<p>İnsan kaynağı da sektörün temel sorunlarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Filipinler, Rusya, Ukrayna, Yunanistan ve Hindistan gibi geleneksel denizci ülkeleri küresel mürettebat arzının temelini oluştururken, sektörde yeni bir demografik dönemin başlayabileceği belirtiliyor. Kadın denizcilerin sektöre daha fazla katılması, gelecekteki insan kaynağı yapısında önemli bir değişim yaratabilir.</p>

<p>Nitelikli personel bulmak, jeopolitik krizler ve düzenleyici çerçevenin ardından yüzde 37 ile sektörün üçüncü en önemli sorunu olarak sıralandı.</p>

<p>Denizcilik yeni bir denge arıyor</p>

<p>Global Shipping Outlook 2026, küresel denizcilik sektörünün krizlere rağmen geleceğe yönelik güçlü bir iş iyimserliği taşıdığını ortaya koyuyor. Ancak bu iyimserlik; jeopolitik gerilimler, Batı ile Doğu arasındaki rekabet, artan çevre düzenlemeleri, alternatif yakıtların maliyeti ve nitelikli denizci ihtiyacı gibi sorunlarla birlikte ilerliyor.</p>

<p>Araştırmanın Hürmüz Boğazı’ndaki kriz devam ederken gerçekleştirilmiş olması ise sonuçlara ayrı bir önem kazandırıyor. 314 üst düzey yöneticinin görüşleri, sektörün yalnızca geleceğe ilişkin beklentilerini değil, kriz koşullarında nasıl pozisyon aldığını da ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/armatorler-gelecekten-umutlu-1788852190.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizcilerde Ölümlerin Çoğu Hastalık Kaynaklı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilerde-olumlerin-cogu-hastalik-kaynakli-24613</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilerde-olumlerin-cogu-hastalik-kaynakli-24613</guid>
                <description><![CDATA[Britannia P&I verilerine göre 2023-2025 döneminde mürettebat ölümlerinin yüzde 81’i hastalık, yüzde 19’u yaralanma kaynaklı gerçekleşti. Kalp-damar hastalıkları başı çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Britannia P&amp;I’ın 2023/24 ve 2024/25 dönemlerini kapsayan mürettebat hasar verileri, denizciler arasındaki ölümlerin yüzde 81’inin hastalık, yüzde 19’unun ise yaralanma kaynaklı olduğunu ortaya koydu. Kalp-damar hastalıkları ölüm vakalarında ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Britannia P&amp;I’ın 2023-2025 dönemine ilişkin mürettebat hasar verileri, denizcilerin sağlık risklerinin gemi operasyonlarındaki güvenlik riskleri kadar kritik olduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 3 bin mürettebat kaynaklı talebin incelendiği raporda, ölüm vakalarının büyük bölümünün hastalık nedeniyle meydana geldiği belirlendi.</p>

<p>Ölümlerin yüzde 81’i hastalık kaynaklı</p>

<p>Britannia’nın verilerine göre iki yıllık dönemde mürettebat ölümlerinin yüzde 81’i hastalık, yüzde 19’u ise yaralanma nedeniyle gerçekleşti.</p>

<p>Hastalık kaynaklı ölümlerde en önemli faktör kalp-damar rahatsızlıkları oldu. Kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sorunlar, tüm ölüm taleplerinin yüzde 58’ini oluştururken, hastalık talepleri içindeki payı yüzde 9 olarak kaydedildi.</p>

<p>Bu durum özellikle 50 yaş üzerindeki mürettebatta daha belirgin hale geldi. Britannia, kalp-damar hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görülmesinin bu sonuçta etkili olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>17 ölüm yaralanmalardan kaynaklandı</p>

<p>Raporda iki yıllık dönemde 17 ölümün yaralanma nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Bu vakaların altısı denize adam düşmesi (MOB) olaylarından oluştu.</p>

<p>Özellikle ağır hava koşullarında gemi güvertesinde çalışma sırasında denize düşme vakalarının önemli bir risk oluşturduğu görüldü. Bulgular, kötü hava koşullarında çalışma prosedürleri, kişisel koruyucu ekipman ve mürettebat koordinasyonunun önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Genç denizcilerde intihar vakaları dikkat çekiyor</p>

<p>Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise genç yaş gruplarındaki intihar vakaları oldu. Özellikle 20-29 yaş grubunda intihar vakalarının daha belirgin olduğu ifade edildi.</p>

<p>Britannia, bu yaş grubunda hastalık ve yaralanma kaynaklı toplam talep sayısının daha düşük olmasına rağmen intihar vakalarının dikkat çekici düzeyde olduğunu belirtti. Veri setinin kesin bir sonuca ulaşmak için küçük olduğu vurgulanırken, benzer eğilimin daha geniş kapsamlı dört yıllık veri setinde de görüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Taleplerin yüzde 60’ı hastalık kaynaklı</p>

<p>Britannia, iki yıllık dönemde yaklaşık 3 bin mürettebat kaynaklı hasar talebi kaydetti. Bunların:</p>

<p>Yüzde 60’ı: Ölümle sonuçlanmayan hastalıklar</p>

<p>Yüzde 36’sı: Ölümle sonuçlanmayan yaralanmalar</p>

<p>Yüzde 4’ü: Yaralanma, hastalık veya intihar kaynaklı ölümler</p>

<p>olarak dağıldı.</p>

<p>Yaralanma vakalarında ise eller yüzde 27 ile ilk sırada yer aldı. Bacak yaralanmaları yüzde 23, kol ve omuz yaralanmaları yüzde 15, sırt yaralanmaları ise yüzde 10 oranında gerçekleşti.</p>

<p>Fiziksel çalışma koşulları önemli risk oluşturuyor</p>

<p>Yaralanmaların dağılımının, denizcilik sektöründeki manuel taşıma, makine kullanımı ve sürekli hareket halindeki çalışma ortamının fiziksel risklerini yansıttığı değerlendirildi.</p>

<p>Baş ve göz yaralanmalarının toplamda yüzde 15 seviyesinde olması da dikkat çekti. Britannia, bu bulgunun kişisel koruyucu ekipmanların kullanımının ve güvenlik uygulamalarına bağlılığın daha fazla önemsenmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Güvenlik kültüründe mürettebat katılımı güçlendirilmeli</p>

<p>Raporda, gemilerde güvenlik prosedürlerinin mevcut olmasına rağmen uygulamada mürettebat katılımının, etkin risk değerlendirmesinin, ekip çalışmasının ve tehlikeler konusunda açık iletişimin daha fazla teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Britannia’nın bulguları, denizcilik sektöründe iş güvenliğinin yalnızca kazaları önlemeye odaklanmaması gerektiğini; mürettebatın sağlık durumunun, yaş profillerinin ve psikososyal risklerin de gemi güvenliği politikalarının önemli bir parçası olması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/denizcilerde-olumlerin-cogu-hastalik-kaynakli-1788851520.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Panama Kanalı Draft Kesintisini Erteledi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanali-draft-kesintisini-erteledi-24612</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanali-draft-kesintisini-erteledi-24612</guid>
                <description><![CDATA[Panama Kanalı, Neopanamax gemiler için 1 Ekim’de planlanan draft düşüşünü erteledi. Mevcut 14,63 metre sınırı şimdilik korunacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Panama Kanalı, Neopanamax gemiler için 1 Ekim 2026’da uygulanması planlanan draft düşürme kararını erteledi. Mevcut 14,63 metre (48,0 feet) Tropical Fresh Water (TFW) draft limiti yeni bir duyuruya kadar korunacak.</p>

<p>Panama Kanalı Otoritesi, Neopanamax Kilitleri’nden geçiş yapan gemiler için izin verilen maksimum draft sınırının 14,63 metre (48,0 feet) TFW seviyesinde tutulacağını açıkladı.</p>

<p>Daha önce 1 Ekim 2026'da 14,48 metreye (47,5 feet) düşürülmesi planlanan draft sınırı, kanal yönetiminin son değerlendirmesinin ardından ertelendi. Böylece armatörler ve operatörler, mevcut draft koşulları kapsamında sefer ve gemi planlamalarını sürdürebilecek.</p>

<p>Karar Gatun Gölü'ndeki Su Seviyelerine Bağlı</p>

<p>Panama Kanalı Otoritesi, kararın alınmasında Gatun Gölü'ndeki mevcut su seviyeleri ile hava durumu tahminlerinin etkili olduğunu bildirdi.</p>

<p>Otorite, mevcut draft limitinin korunmasının müşterilere sefer planlaması ve gemi konuşlandırmasında daha fazla süreklilik sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Kanal yönetimi, su koşullarını ve meteorolojik gelişmeleri yakından izlemeye devam edecek. İlerleyen dönemde draft limitlerinde herhangi bir değişiklik yapılması halinde, gemi operatörlerine önceden bildirimde bulunulacağı kaydedildi.</p>

<p>Neopanamax Gemileri İçin Kritik Karar</p>

<p>Panama Kanalı, özellikle büyük konteyner gemileri ve diğer Neopanamax sınıfı gemiler için draft kısıtlamaları açısından küresel deniz ticaretinde kritik bir konuma sahip. Draft limitindeki her değişiklik, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ve dolayısıyla sefer ekonomisini, operasyonel planlamayı ve navlun kapasitesini doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<p>Şimdilik 14,63 metre (48,0 feet) TFW sınırının korunması, daha önce planlanan 14,48 metrelik sınırlamanın yaratabileceği kapasite kaybının önüne geçerken, armatörlere de mevcut operasyonlarını sürdürme imkânı sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/panama-kanali-draft-kesintisini-erteledi-1788850825.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD, İran Bağlantılı 3 Tankeri Vurdu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-iran-baglantili-3-tankeri-vurdu-24611</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-iran-baglantili-3-tankeri-vurdu-24611</guid>
                <description><![CDATA[ABD, İran’ın iki savaş gemisine yönelik füze saldırısının ardından IRGC bağlantılı üç petrol tankerini hedef aldı. İki tanker devre dışı bırakıldı, üçüncüsü battı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) iki ABD savaş gemisine balistik füze saldırısı düzenlediğini açıklamasının ardından İran bağlantılı üç ham petrol tankerine saldırı düzenledi. Üç gemiden ikisi kalıcı olarak devre dışı bırakılırken, üçüncü tanker Umman Körfezi’nde batırıldı.&nbsp;</p>

<p>ABD ile İran arasındaki deniz gerilimi, 5 Eylül 2026'da petrol tankerlerinin hedef alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. CENTCOM, İran Devrim Muhafızları’nın bölgedeki iki ABD Donanması savaş gemisine balistik füzeler fırlatmasının ardından Amerikan kuvvetlerinin üç İran ham petrol tankerine operasyon düzenlediğini bildirildi.</p>

<p>İki tanker kalıcı olarak devre dışı bırakıldı</p>

<p>CENTCOM açıklamasına göre tankerlerden biri Hark Adası açıklarında, diğeri ise Jask yakınlarında vuruldu. ABD ordusu her iki geminin de kalıcı olarak devre dışı bırakıldığını açıkladı.</p>

<p>Üçüncü tanker M/T Kylo ise Umman Körfezi'nde birden fazla kritik noktadan vuruldu. ABD'li yetkililer, saldırı öncesinde mürettebata gemiyi terk etmeleri yönünde uyarı yapıldığını ve ardından geminin operasyon dışı bırakıldığını belirtti. CENTCOM daha sonra Kylo'nun battığını duyurdu.&nbsp;</p>

<p>ABD: “IRGC’ye ekonomik maliyeti artıracağız”</p>

<p>CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, operasyonun İran'a yönelik açık bir misilleme mesajı taşıdığını belirtti.</p>

<p>Cooper, İran'ın ABD gemilerine saldırması halinde Washington'ın daha yüksek ekonomik maliyet uygulayacağını ve gerektiğinde İran'ın petrol filosunu hedef almaktan çekinmeyeceğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>ABD ordusu, hedef alınan üç tankerinin IRGC'yi ve bölgedeki bağlantılı grupları finanse ettiği öne sürülen milyarlarca dolarlık bir “gölge filo” ağının parçası olduğunu savundu. Bu iddia ABD tarafının açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>ABD savaş gemileri saldırıdan kaçındı</p>

<p>CENTCOM, İran'ın bir uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerine yönelik çok sayıda saldırısının ABD gemileri tarafından başarıyla savuşturulduğunu ve olaylarda hiçbir Amerikan personelinin yaralanmadığını açıkladı.&nbsp;</p>

<p>Öte yandan İran tarafı da ABD'nin tanker saldırılarına karşılık verdiğini ve bazı gemileri hedef aldığını açıkladı. Böylece Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi çevresindeki ticari gemi trafiği üzerindeki güvenlik riski daha da yükseldi. Reuters'ın aktardığına göre tarafların karşılıklı saldırıları, bölgedeki deniz taşımacılığı açısından yeni bir belirsizlik yaratmış durumda.&nbsp;</p>

<p>Deniz ticareti için alarm</p>

<p>İran ile ABD arasındaki çatışmanın petrol tankerlerine doğrudan sıçraması, dünyanın en kritik enerji geçiş güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenliği konusundaki endişeleri artırıyor.</p>

<p>Son gelişmeler, yalnızca askeri hedeflerin değil, petrol taşımacılığı ve ticari tanker filosunun da çatışmanın doğrudan hedefi haline gelebileceğini gösteriyor. Bu durum, tanker işletmecileri, sigorta şirketleri ve enerji piyasaları açısından bölgedeki risk primlerinin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: U.S. Central Command (CENTCOM), Reuters.</p>

<p><a href="https://x.com/i/status/2096397091769565468"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/CENTCOM-SEPT-26.png" style="height:342px; width:466px" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/i/status/2096397091769565468"><iframe frameborder="0" scrolling="no" src="https://x.com/CENTCOM/status/2096397091769565468?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E2096397091769565468%7Ctwgr%5Ea69aa8b3ecc295402f893cd3fd927804508a0ba2%7Ctwcon%5Es1_c10&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fwww.jpost.com%2Fmiddle-east%2Firan-news%2Farticle-907662"></iframe></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 05:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/abd-iran-baglantili-3-tankeri-vurdu-1788850092.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Terra Nova, Antarktika İçin Yeni Gemisini Seçti</title>
                <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/terra-nova-antarktika-icin-yeni-gemisini-secti-24610</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/terra-nova-antarktika-icin-yeni-gemisini-secti-24610</guid>
                <description><![CDATA[Terra Nova Expeditions, 2026/27 ve 2027/28 Antarktika sezonlarında “Terra Nova Adventurer” ile sefer düzenleyecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralyalı Terra Nova Expeditions, 2026/27 ve 2027/28 Antarktika sezonlarında “Terra Nova Adventurer” ile sefer düzenleyecek. Daha önce “G Expedition” adıyla faaliyet gösteren gemi, “St Helena”nın yerine geçecek.</p>

<p>Avustralyalı Terra Nova Expeditions, Antarktika operasyonlarında kullanacağı yeni keşif gemisini belirledi. Daha önce “G Expedition” adıyla hizmet veren “Terra Nova Adventurer”, şirketin 2026/27 ve 2027/28 sezonlarında Antarktika seferlerini gerçekleştirecek.</p>

<p>Geminin görevlendirilmesi, mevcut gemi **“St Helena”**nın Orta Doğu’daki güvenlik koşulları nedeniyle Antarktika sezonunun başlangıcına kadar Basra Körfezi’nden bölgeye güvenli ve zamanında ulaşamaması üzerine gerçekleşti.</p>

<p>Üç sezonluk operasyon planı</p>

<p>Terra Nova Expeditions, aylar süren arayışın ardından “Terra Nova Adventurer” ile önümüzdeki üç Antarktika sezonunu kapsayan bir işletme anlaşmasına imza attı.</p>

<p>Antarktika, Arktik ve dünyanın diğer uzak bölgelerinde daha önce operasyon tecrübesi bulunan gemi; güçlendirilmiş buz seyir kabiliyeti, geniş ekspedisyon alanları ve zorlu kutup koşullarına uygun tasarımıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Gemide ayrıca yolcuların botlara doğrudan gemiden erişebilmesine olanak sağlayan düzenlemeler ve çevreyi gözlemlemeye yönelik geniş açık alanlar bulunuyor.</p>

<p>Gemide kapsamlı yenileme yapılacak</p>

<p>Terra Nova Expeditions, ilk Antarktika sezonu öncesinde geminin iç mekânlarında kapsamlı bir yenileme gerçekleştirecek.</p>

<p>Ortak kullanım alanları, bar ve salon bölümleri yenilenecek. Beşinci güvertede ise yolcular için yeni bir jakuzi ve sauna hizmete alınacak.</p>

<p>Uygun fiyatlı kutup keşfi hedefi</p>

<p>2025 yılının Temmuz ayında faaliyetlerine başlayan Terra Nova Expeditions, Avustralyalı girişimci Greg Carter tarafından kuruldu. Carter, aynı zamanda Avustralya merkezli seyahat şirketi Chimu Adventuresın kurucu ortaklarından biri.</p>

<p>Antarktika’ya ilk kez 2007 yılında giden Carter, Terra Nova Expeditions ile ikinci kutup turizmi şirketini hayata geçirmiş oldu.</p>

<p>Şirket, Viking ve Scenic gibi premium ekspedisyon kruvaziyerlerine kıyasla daha erişilebilir fiyatlarla kutup seyahatleri sunmayı hedefliyor. Terra Nova Expeditions’ın yaklaşımı, benzer rotalardaki bazı premium ürünlere göre yaklaşık yarı fiyat seviyesinde Antarktika deneyimi sunmak üzerine kuruluyor.</p>

<p>“Terra Nova Adventurer”ın filoya katılmasıyla Terra Nova Expeditions, Antarktika’daki operasyon kapasitesini güçlendirirken, güvenlik ve operasyon sürekliliği açısından da yeni bir döneme hazırlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/terra-nova-antarktika-icin-yeni-gemisini-secti-1788775225.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABS: Denizcilikte Dekarbonizasyon Dönemi Başladı</title>
                <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abs-denizcilikte-dekarbonizasyon-donemi-basladi-24609</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abs-denizcilikte-dekarbonizasyon-donemi-basladi-24609</guid>
                <description><![CDATA[ABS: Denizcilikte Dekarbonizasyon Tahminlerden Uygulamaya Geçiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>American Bureau of Shipping’in (ABS) Sustainability Outlook 2026 raporu, denizcilik sektöründe enerji dönüşümünün artık yalnızca geleceğe yönelik yakıt senaryolarıyla değil, filo verimliliği, mevzuat uyumu ve zamanında yatırım kararlarıyla şekillendiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe karbonsuzlaşma süreci yeni bir aşamaya giriyor. ABS’nin Sustainability Outlook 2026 raporuna göre, armatörler açısından temel soru artık hangi alternatif yakıtın geleceğin kazananı olacağı değil; farklı düzenlemeler ve teknolojik seçenekler karşısında filoların ne kadar esnek tutulabileceği.</p>

<p>2035’te 5-7 farklı düzenleyici rejim</p>

<p>ABS’nin değerlendirmesine göre denizcilik sektörü 2035 yılına gelindiğinde aynı anda 5 ila 7 farklı düzenleyici rejimin etkisi altında faaliyet gösterebilir. IMO ve Avrupa Birliği düzenlemelerinin yanı sıra İngiltere, Çin, ABD’nin bazı eyaletleri ve yeşil denizcilik koridorlarına yönelik uygulamalar, gemi işletmecilerinin maliyet ve yatırım planlarını daha karmaşık hale getirebilir.</p>

<p>Özellikle Avrupa’da yoğun faaliyet gösteren büyük tonajlı gemiler açısından karbon maliyetlerinin önemli seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor. Raporda, 14.000 TEU kapasiteli ve Avrupa’da aktif olarak çalışan bir konteyner gemisinin yıllık karbon maliyetinin yaklaşık 20 milyon dolara yaklaşabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Geminin çevresel performansı değerini etkiliyor</p>

<p>Dekarbonizasyon yalnızca işletme maliyetlerini değil, gemilerin ticari ve finansal değerini de giderek daha fazla etkiliyor.</p>

<p>ABS’nin değerlendirmelerinde, düşük çevresel performansa sahip gemilerin charter piyasasında ve ikinci el satışlarda iskontolarla karşılaşabileceğine dikkat çekiliyor. D dereceli gemilerde charter gelirlerinde yüzde 5-15, E kategorisindeki gemilerde ise ikinci el piyasa değerinde yüzde 12-15'e varan indirimler gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Buna karşılık, yük sahipleri tarafından gemilerin daha yüksek çevresel performansına yönelik belirgin bir “yeşil prim” henüz oluşmuş değil.</p>

<p>Yakıt seçmek yerine esnek teknolojiler</p>

<p>ABS, belirsizliğin yüksek olduğu mevcut ortamda armatörlerin tek bir gelecekteki yakıta bağımlı yatırımlar yerine, farklı senaryolarda kullanılabilecek teknolojilere yönelmesini daha rasyonel buluyor.</p>

<p>Bu kapsamda rüzgâr destekli tahrik sistemleri, hava yağlama teknolojileri, atık ısı geri kazanımı, rota optimizasyonu, dijital performans takibi ve kestirimci bakım öne çıkan çözümler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu teknolojilerin ortak noktası ise belirli bir alternatif yakıtın yaygınlaşmasına bağlı olmadan gemilerin enerji tüketimini ve emisyonlarını azaltabilmeleri.</p>

<p>Tersane kapasitesi kritik darboğaz olabilir</p>

<p>Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli konu ise tersanelerde retrofit kapasitesinin sınırlı olması.</p>

<p>ABS’ye göre yüksek talep nedeniyle modernizasyon ve dönüşüm için gerekli tersane kapasitesinde yaşanabilecek sıkışıklık 2028 gibi erken bir tarihte belirgin hale gelebilir. Standart bir enerji verimliliği retrofitinin yaklaşık 22 gün, alternatif yakıta yönelik daha kapsamlı bir dönüşümün ise ortalama 67 gün sürebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 2027-2028 dönemi, armatörler açısından hem havuz/dok kapasitesinin hem de gerekli ekipmanların önceden planlanması bakımından kritik bir dönem olabilir.</p>

<p>Armatörler için yeni yatırım dönemi</p>

<p>ABS’nin Sustainability Outlook 2026 raporu, denizcilikte enerji dönüşümünün artık uzun vadeli bir öngörü olmaktan çıkarak bugünden alınması gereken filo ve yatırım kararlarının merkezine yerleştiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde rekabet avantajının yalnızca yeni yakıta sahip gemilerden değil; daha verimli, dijital olarak izlenebilir, farklı düzenlemelere uyum sağlayabilen ve alternatif teknolojilere açık filolardan gelmesi bekleniyor.</p>

<p>ABS (American Bureau of Shipping), 1862 yılında ABD’de kurulan bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir klas kuruluşu olarak denizcilik, offshore ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 03:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/abs-denizcilikte-dekarbonizasyon-donemi-basladi-1788772372.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DP World’den Safehaven Marine’e Yeni Pilot Bot Siparişi</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dp-worldden-safehaven-marinee-yeni-pilot-bot-siparisi-24608</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dp-worldden-safehaven-marinee-yeni-pilot-bot-siparisi-24608</guid>
                <description><![CDATA[Safehaven Marine, DP World için 18,5 metrelik yeni pilot botu inşa edecek. “Murshid” ile aynı platformdaki tekne, zorlu deniz koşullarında görev yapacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İrlandalı tersane Safehaven Marine, liman işletmecisi DP World için yeni nesil, her hava koşulunda görev yapabilecek bir pilot botu inşa edecek. Yeni tekne, 2024 yılının sonunda DP World’e teslim edilen “Murshid” adlı pilot botunun kardeş gemisi olacak.</p>

<p>Safehaven Marine’in aldığı tekrar sipariş, “Murshid”in operasyonel performansının ardından DP World ile iş birliğinin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p>18,5 metrelik gövde</p>

<p>Yeni pilot botunun 18,5 metre uzunluğa ve 4,6 metre genişliğe sahip modifiye edilmiş bir gövdeyle inşa edilmesi planlanıyor. Uzatılmış planing yüzeyinin, teknenin daha yüksek hıza ulaşmasını sağlarken yakıt tüketimini de azaltması hedefleniyor.</p>

<p>Teknenin güç sistemi, iki adet Caterpillar C18 dizel motordan oluşacak. Aynı motor konfigürasyonunu kullanan “Murshid”in yaklaşık 28,5 knot hıza ulaştığı belirtiliyor.</p>

<p>12 pilot veya yolcu kapasitesi</p>

<p>Yeni pilot botu, 12 pilot veya yolcu ile iki mürettebat taşıyabilecek şekilde tasarlanacak. Derin V gövde formu ve çift sintine yapısı, teknenin zorlu deniz koşullarında güvenli ve dengeli operasyon gerçekleştirmesine yönelik geliştirildi.</p>

<p>Teknenin 8 metreye kadar dalga yüksekliğinde görev yapabilecek şekilde tasarlanması, özellikle açık deniz koşullarında pilot transfer operasyonları açısından önemli bir özellik olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Pilot operasyonları için özel tasarım</p>

<p>Teknenin iç bölümünde darbe ve titreşimi azaltan amortisörlü koltuklar, dinlenme alanı ve pilot operasyonlarına ayrılmış bağımsız bir kumanda istasyonu bulunacak.</p>

<p>Merkezi dümen pozisyonu ise özellikle büyük ticari gemilere yaklaşma ve pilot transferi sırasında geniş görüş açısı sağlayacak şekilde konumlandırılacak.</p>

<p>Safehaven Marine, yüksek hızlı pilot botları, arama-kurtarma ve devriye tekneleri konusunda uzmanlaşmış İrlandalı özel bir tersane. DP World’ün “Murshid” sonrasında aynı platformun geliştirilmiş bir versiyonunu yeniden sipariş etmesi, ilk teknenin operasyonel başarısına yönelik önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 02:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dp-worldden-safehaven-marinee-yeni-pilot-bot-siparisi-1788771493.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin ve Avrupa’dan Denizcilikte İş Birliği Çağrısı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-ve-avrupadan-denizcilikte-is-birligi-cagrisi-24607</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-ve-avrupadan-denizcilikte-is-birligi-cagrisi-24607</guid>
                <description><![CDATA[Çinli tersaneler ve Avrupalı armatörler, gemi inşası, alternatif yakıtlar ve dijitalleşmede daha güçlü iş birliği için ortak hareket çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli gemi üreticileri ve Avrupalı armatörler, denizcilikte karbonsuzlaşma hedefleri, değişen düzenlemeler ve geleceğin yakıtlarına ilişkin belirsizlikler karşısında gemi geliştirme, alternatif yakıtlar ve dijitalleşme alanlarında daha güçlü iş birliği çağrısı yaptı.</p>

<p>Çin ve Avrupa denizcilik sektörlerinin önde gelen temsilcileri, SMM 2026 kapsamında düzenlenen ilk China-Europe Maritime Summit’te daha yakın iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Çin Ulusal Gemi İnşa Sanayii Birliği (CANSI), Alman Armatörler Birliği (VDR) ve DNV tarafından ortaklaşa düzenlenen zirve, küresel denizcilik sektörünün iki önemli aktörünü bir araya getirdi.</p>

<p>Küresel sipariş defterinin yüzde 70’i Çin’de</p>

<p>Zirvede enerji verimliliği, operasyonel esneklik ve dijital inovasyon, denizcilik sektörünün geleceği açısından kritik başlıklar olarak öne çıktı.</p>

<p>Çin gemi inşa sanayisinin küresel yeni gemi siparişleri portföyünün yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğu, Avrupalı armatörlerin ise dünya filosunun toplam kapasitesinin üçte birinden fazlasını işlettiği belirtildi.</p>

<p>DNV Grup Başkanı ve CEO’su Knut Ørbeck-Nilssen, Çin gemi inşa sanayisi, Avrupa denizcilik sektörü ve daha geniş denizcilik değer zincirinden liderlerin aynı platformda buluşmasının zamanlamasının önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ørbeck-Nilssen, bugün alınan kararların denizcilik sektörünü gelecek on yıllar boyunca şekillendireceğini belirterek zirvenin sektörün geleceğini birlikte oluşturma konusundaki ortak iradeyi ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Alternatif yakıtlarda esneklik öne çıkıyor</p>

<p>Küresel denizcilik sektörünün giderek artan belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde, farklı gelecek senaryolarına uyum sağlayabilecek çözümlerin geliştirilmesinin kritik önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi (CSSC) Başkanı Xu Peng, Çin ve Avrupa denizcilik sektörlerinin ortak hedeflere, birbirini tamamlayan güçlü yönlere ve önemli iş birliği potansiyeline sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Xu Peng, zirvenin Çin gemi inşa sektörü ile Avrupa denizcilik topluluğu arasında daha derin bir iş birliğinin başlangıç noktası olabileceğini belirterek, tüm değer zincirinde iş birliğinin sınırlarının genişletilmesi ve birbirine bağlı bir ekosistem oluşturulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Önde gelen şirketler aynı masada</p>

<p>Zirvede düzenlenen iki üst düzey panelde Çinli ve Avrupalı sektör temsilcileri denizcilik sektörünün dönüşümünü ele aldı.</p>

<p>Panellerde Çin'in önde gelen gemi inşa şirketlerinden China Merchants Industry (CMI), Guangzhou Shipyard International (GSI), Shanghai Waigaoqiao Shipbuilding (SWS) ve Shanghai Merchant Ship Design &amp; Research Institute (SDARI) temsilcileri yer aldı.</p>

<p>Avrupa tarafında ise Vogemann Reederei, Briese Schiffahrt, Bernhard Schulte, MPC Containerships ve Grieg Edge gibi armatörlük ve denizcilik şirketlerinin yöneticileri görüşlerini paylaştı.</p>

<p>Toplantılarda gemilerin enerji verimliliğinin artırılması, alternatif yakıtların geliştirilmesi, dijital teknolojilerin kullanımı ve gelecekteki regülasyonlara uyum sağlayabilecek esnek gemi tasarımlarının önemi üzerinde duruldu.</p>

<p>“Uzun vadeli yatırımlar güvenilir ortaklık gerektiriyor”</p>

<p>Alman Armatörler Birliği (VDR) Başkanı Dr. Gaby Bornheim, armatörler açısından yeni bir geminin yalnızca kısa vadeli bir yatırım olmadığını belirtti.</p>

<p>Bornheim, bir gemi yatırımının onlarca yıllık bir taahhüt anlamına geldiğini vurgulayarak, uzun vadeli yatırımların güvenilir ortaklıklar gerektirdiğini ifade etti.</p>

<p>Avrupalı armatörler ile Çinli gemi üreticileri arasındaki iş birliğinin dünya çapında birçok ileri teknoloji ticari geminin ortaya çıkmasını sağladığını belirten Bornheim, “Mükemmelliğe nadiren tek başına ulaşılır” mesajını verdi.</p>

<p>Çin-Avrupa denizcilik iş birliği güçleniyor</p>

<p>China-Europe Maritime Summit, dünyanın en büyük gemi inşa merkezi konumundaki Çin ile güçlü armatörlük ve denizcilik kapasitesine sahip Avrupa arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağına işaret etti.</p>

<p>Sektör temsilcileri, karbonsuzlaşma hedefleri, alternatif yakıt belirsizliği, dijitalleşme ve hızla değişen uluslararası düzenlemeler karşısında gemi sahipleri ile tersaneler arasındaki uzun vadeli iş birliğinin denizcilik sektörünün dönüşümünde belirleyici olacağı görüşünde birleşti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cin-ve-avrupadan-denizcilikte-is-birligi-cagrisi-1788766543.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hindistan’dan RPSL Şirketlerine Sigorta Zorunluluğu</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hindistandan-rpsl-sirketlerine-sigorta-zorunlulugu-24606</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hindistandan-rpsl-sirketlerine-sigorta-zorunlulugu-24606</guid>
                <description><![CDATA[Hindistan Denizcilik Genel Müdürlüğü, yabancı bayraklı gemilerde görev yapan Hintli denizcilerin sigorta güvencesini artırmak amacıyla RPSL şirketlerine yönelik P&I sigortası doğrulama şartlarını sıkılaştırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan Denizcilik Genel Müdürlüğü (DGMA), 28 Ağustos 2026 tarihli DGMA Order 22 of 2026 kapsamında, yabancı bayraklı gemilerde çalışmak üzere Hintli denizci istihdam eden ve yerleştiren Recruitment and Placement Service Licence (RPSL) şirketlerine yönelik yeni sigorta yükümlülükleri getirdi.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte RPSL şirketlerinin, Hintli denizcileri herhangi bir yabancı gemide görevlendirmeden önce geminin geçerli ve doğrulanabilir P&amp;I (Protection and Indemnity) / sigorta teminatına sahip olduğunu kontrol etmesi zorunlu hale getirildi.</p>

<p>P&amp;I sigortası doğrulanacak</p>

<p>Yeni kurallara göre RPSL şirketleri, Hintli bir denizciyi işe almadan, görevlendirmeden veya yabancı bayraklı bir gemiye göndermeden önce geminin geçerli P&amp;I veya sigorta teminatını doğrulamak zorunda olacak.</p>

<p>Bu teminatın, International Group of P&amp;I Clubs (IGP&amp;I) üyesi bir P&amp;I kulübü veya DGMA tarafından onaylanarak resmi internet sitesinde yayımlanan IG dışı sigorta şirketleri/P&amp;I kulüpleri aracılığıyla sağlanması gerekiyor.</p>

<p>RPSL şirketleri ayrıca ilgili P&amp;I/sigorta sertifikasının geçerliliğini ve gerçekliğini kontrol edecek ve gerçekleştirdikleri doğrulamaya ilişkin belgeleri muhafaza edecek.</p>

<p>Teminat bulunmayan gemilere ek sigorta şartı</p>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri ise P&amp;I veya kabul edilen sigorta düzenlemeleri kapsamında bulunmayan gemiler için getirilen ek güvence.</p>

<p>Bu tür gemilerde Hintli denizcilerin görevlendirilebilmesi için, her bir Hintli denizci başına en az 1 crore rupi (₹10 milyon) tutarında zorunlu sigorta teminatı sağlanması gerekiyor.</p>

<p>Söz konusu teminatın, Hindistan Sigorta Düzenleme ve Geliştirme Kurumu (IRDA) tarafından onaylanmış Hintli sigorta şirketlerinden veya DGMA tarafından onaylanan P&amp;I hizmet sağlayıcılarından alınması gerekiyor.</p>

<p>Bu ek sigorta şartı yalnızca mevcut P&amp;I/sigorta düzenlemeleri kapsamında bulunmayan gemiler için uygulanacak.</p>

<p>Belgesiz denizci görevlendirilemeyecek</p>

<p>DGMA'nın talimatı, sigorta belgelerinin yalnızca mevcut olmasını değil, aynı zamanda geçerli ve doğrulanabilir olmasını da şart koşuyor.</p>

<p>Buna göre RPSL şirketleri, gerekli sigorta şartları yerine getirilmeden ve ilgili sertifika ve belgelerin geçerliliği doğrulanmadan hiçbir Hintli denizciyi gemide görevlendiremeyecek.</p>

<p>DGMA, söz konusu kurallara uyulmamasının “ciddi şekilde değerlendirileceğini” belirterek, ihlal halinde ilgili RPSL şirketleri hakkında Merchant Shipping Act, 2025, Merchant Shipping (Recruitment and Placement of Seafarers) Rules, 2016 ve yürürlükteki diğer DGS emirleri kapsamında işlem yapılabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Denizci haklarının korunması hedefleniyor</p>

<p>Yeni düzenleme, özellikle yabancı bayraklı ve standart P&amp;I kapsamının dışında kalan gemilerde çalışan Hintli denizcilerin kaza, yaralanma, ölüm veya diğer sorumluluk durumlarında yeterli mali güvenceye sahip olmasını sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Hindistan'ın attığı bu adım, denizci istihdamı ve gemiadamı temininde faaliyet gösteren RPSL şirketlerinin sorumluluğunu artırırken, yabancı gemi işletenlerinin de sigorta ve mürettebat güvenliği konularında daha sıkı denetime tabi tutulması anlamına geliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image(3).png" style="height:800px; width:535px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image-1(1).png" style="height:800px; width:533px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 00:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hindistandan-rpsl-sirketlerine-sigorta-zorunlulugu-1788765863.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>RMK Marine Yeni Nesil Gemi İnşasında İddiasını Güçlendiriyor</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rmk-marine-yeni-nesil-gemi-insasinda-iddiasini-guclendiriyor-24605</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rmk-marine-yeni-nesil-gemi-insasinda-iddiasini-guclendiriyor-24605</guid>
                <description><![CDATA[RMK Marine, alternatif yakıt, rüzgâr destekli tahrik ve elektrikli sistemlerle yeni nesil ticari ve askeri gemi projelerindeki uzmanlığını artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk tersanesi RMK Marine, ticari ve askeri gemi inşasındaki uzmanlığını alternatif enerji ve düşük emisyonlu tahrik teknolojileriyle genişletiyor. Tersane, seri üretim yerine yüksek katma değerli ve karmaşık projelere odaklanıyor.</strong></p>

<p><strong>Alternatif yakıt ve rüzgâr destekli tahrik öne çıkıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin önde gelen tersanelerinden RMK Marine, yeni nesil gemi inşa projelerinde teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisini güçlendiriyor. Tuzla ve Yalova’daki üretim altyapısıyla ticari, askeri ve özel amaçlı gemiler inşa eden tersane, özellikle alternatif enerji sistemlerine sahip projelerdeki yetkinliğini artırıyor.</p>

<p>RMK Marine, yaklaşık 160 bin metrekarelik üretim alanı ve 200 metreye kadar gemi inşa kapasitesi ile farklı segmentlerdeki projeleri gerçekleştirebiliyor. Tersanenin azami gemi kapasitesi ise yaklaşık 28 bin ton deadweight (DWT) seviyesine ulaşıyor.</p>

<p><strong>Neoliner Origin önemli referanslardan biri</strong></p>

<p>RMK Marine’in son dönemdeki dikkat çekici projeleri arasında, 2025 yılında teslim edilen 136 metre uzunluğundaki Neoliner Origin bulunuyor. Rüzgâr destekli Ro-Ro gemisi, deniz taşımacılığında fosil yakıt tüketimini azaltmaya yönelik yeni nesil çözümlerin önemli örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Tersanede ayrıca 91,3 metre uzunluğundaki MIARAKA isimli yelken destekli konteyner gemisinin inşası sürüyor. Geminin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>RMK Marine’in proje portföyünde bunun yanı sıra LNG/bio-LNG bunkering gemisi Celsius ile Ditaş Tankers için inşa edilen yaklaşık 12 bin DWT sınıfındaki petrokimya tankerleri de bulunuyor. Bu projeler arasında T. Florya da yer alıyor.</p>

<p><strong>Tek bir yakıt teknolojisine bağlı kalmıyor</strong></p>

<p>RMK Marine’in stratejisinin önemli unsurlarından biri, geleceğin denizcilik yakıtları konusunda tek bir teknolojiye bağlı kalmamak.</p>

<p>Tersane; rüzgâr destekli tahrik, LNG ve bio-LNG, metanol yakıtına hazırlık, batarya sistemleri ve elektrikli tahrik gibi farklı teknolojiler üzerinde kapasite geliştiriyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, RMK Marine’in özellikle enerji dönüşümü sürecinde ortaya çıkan özel ve karmaşık gemi projelerine yönelmesini sağlıyor. Tersane böylece standart ticari tonajda fiyat rekabeti yerine, yüksek mühendislik ve teknoloji gerektiren projelerde uzmanlaşmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Üretim yapılanmasında yeni dönem</strong></p>

<p>RMK Marine’in gelecek dönem planlarında üretim faaliyetlerinin daha belirgin şekilde ayrıştırılması da bulunuyor.</p>

<p>Planlamaya göre Tuzla tesisleri ticari ve askeri gemi inşasına daha fazla odaklanırken, yat üretiminin kademeli olarak Yalova’daki yeni tersaneye taşınması öngörülüyor.</p>

<p>Taşınma sürecinin 2027 yılının ilk çeyreğinde başlaması, Yalova tesisinin ise aynı yıl içerisinde tam kapasiteye ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Koç Grubu bünyesinde faaliyet gösteriyor</strong></p>

<p>1990’lı yıllardan bu yana gemi inşa sektöründe faaliyet gösteren RMK Marine, Türkiye’nin en büyük sanayi gruplarından Koç Grubu bünyesinde bulunuyor.</p>

<p>Tersane bugün ticari gemilerden askeri platformlara, özel amaçlı gemilerden alternatif enerji sistemleri kullanan yeni nesil deniz araçlarına kadar geniş bir üretim portföyüne sahip.</p>

<p><strong>RMK Marine’in yeni dönem stratejisi, Türk gemi inşa sektörünün düşük karbonlu denizcilik dönüşümünde yalnızca üretim kapasitesiyle değil, farklı yakıt ve tahrik teknolojilerini aynı çatı altında geliştirebilen mühendislik kabiliyetiyle rekabet etme arayışını ortaya koyuyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 00:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/rmk-marine-yeni-nesil-gemi-insasinda-iddiasini-guclendiriyor-1788590690.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Limanların Değişen Hukuki Rejimi Mersin’de Masaya Yatırıldı</title>
                <category>Limanlar</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/limanlarin-degisen-hukuki-rejimi-mersinde-masaya-yatirildi-24604</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/limanlarin-degisen-hukuki-rejimi-mersinde-masaya-yatirildi-24604</guid>
                <description><![CDATA[Mersin’de düzenlenen uluslararası sempozyumda limanların değişen hukuki statüsü, deniz emniyeti, akıllı limanlar, otonom gemiler, yeşil dönüşüm ve liman diplomasisi uluslararası uzmanlarla ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN – Küresel ticaretin kritik altyapılarından limanların değişen hukuki statüsü, teknolojik dönüşüm, deniz emniyeti ve yeşil dönüşüm perspektifleriyle Mersin’de düzenlenen uluslararası sempozyumda ele alındı.</p>

<p>Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliğinde, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) ve Mersin Uluslararası Limanı (MIP) iş birliğiyle düzenlenen “Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu”, 3 Eylül’de Mersin’de başladı.</p>

<p>Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra kamu kurumlarının temsilcileri, diplomatik misyonlar ve denizcilik sektörünün önde gelen isimlerini buluşturan sempozyumda; limanların hukuki statüsü, deniz emniyeti, liman devleti denetimleri, akıllı limanlar, otonom gemiler, yeni nesil yakıtlar, yeşil dönüşüm ve liman diplomasisi gibi başlıklar değerlendirildi.</p>

<p>Deniz emniyeti ve yeni hukuki zorunluluklar</p>

<p>Sempozyumun açılışında konuşan TBMM 26. Başkanı İsmet Yılmaz, DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, MDTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedii Canatan ve MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç, yakın dönemde Girne ve Marmara’da meydana gelen deniz kazalarında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Açılış konuşmasını yapan İsmet Yılmaz, küresel ticarette limanların değişen rolüne dikkat çekerek deniz ticaretinin sürdürülebilirliği açısından öngörülebilir ve kapsayıcı bir hukuki çerçevenin zorunlu hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, liman hukukunun devlet egemenliği ile serbest ticaretin kesişim noktasında bulunduğunu belirterek, deniz emniyetinde yalnızca bayrak devleti denetimlerinin yeterli olmadığını, liman devleti denetimlerinin de tamamlayıcı bir güvenlik mekanizması olarak önem kazandığını ifade etti.</p>

<p>Liman devleti denetimlerinin temel amacının yalnızca gemilere yaptırım uygulamak olmadığını belirten Yılmaz, standart altı taşımacılığın önlenmesi, deniz çevresinin korunması ve sektörde haksız rekabetin engellenmesinin de bu sistemin önemli unsurları olduğunu vurguladı.</p>

<p>Teknolojik dönüşüme de değinen Yılmaz, IMO’nun net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda limanların metanol, hidrojen ve amonyak gibi alternatif yakıtların kullanımına yönelik altyapılarını geliştirmesi gerektiğini söyledi. Blockchain ve yapay zekâ gibi teknolojilerin denizcilikte daha fazla kullanılmasıyla birlikte yeni hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyulacağını kaydetti.</p>

<p>“Limanlar çok boyutlu merkezlere dönüşüyor”</p>

<p>DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel ise limanların artık yalnızca yük elleçlenen fiziksel tesisler olmadığını belirterek, bu merkezlerin ticaret, güvenlik, teknoloji ve çevre politikalarının kesiştiği çok boyutlu yapılara dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Önel, karbon emisyonlarının azaltılması ve yeşil liman uygulamalarının denizcilik sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirterek, otonom gemiler ve akıllı liman teknolojilerinin mevcut hukuki yaklaşımların yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Ulusal egemenlik yetkileri ile uluslararası yükümlülüklerin dengelenmesi gerektiğine dikkat çeken Önel, Türkiye’nin deniz ve çevre politikalarındaki yeni uygulamalarına da değindi.</p>

<p>Akıllı limanlarda sorumluluk kime ait olacak?</p>

<p>MDTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedii Canatan ise sempozyumda ele alınan hukuki konuların doğrudan deniz ticaretinin günlük işleyişini etkilediğini söyledi.</p>

<p>Canatan, teknolojinin gelişmesiyle birlikte sektörün yanıt aradığı soruların da değiştiğini belirterek şu başlıklara dikkat çekti:</p>

<p>Akıllı limanlarda meydana gelebilecek bir kazadan kim sorumlu olacak? Otonom sistemlerin neden olduğu zararlarda hangi hukuki kurallar uygulanacak? Dijital işlemlerde hangi ülkenin hukuku geçerli olacak? Yeşil dönüşüm yükümlülükleri nasıl denetlenecek?</p>

<p>Bu soruların, denizcilik sektörünün geleceği açısından yalnızca teknik değil, aynı zamanda hukuki ve ticari sonuçlar doğuracağını belirten Canatan, güvenli deniz ticareti için teknolojik gelişmelerle uyumlu sağlam bir hukuk altyapısının gerekliliğini vurguladı.</p>

<p>Mersin’in liman merkezi rolüne vurgu</p>

<p>MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç da limanların günümüzde ulusal egemenlik, kamu otoritesi ve özel işletmeciliğin kesiştiği karmaşık hukuki ekosistemler haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Mersin’in üretim merkezlerini dünya pazarlarına bağlayan stratejik bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çeken Tonguç, limanların hukuki ve operasyonel dönüşümünün ele alındığı uluslararası bir organizasyonun Mersin’de gerçekleştirilmesinin kent açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Liman diplomasisi masada</p>

<p>Sempozyumun ilk paneli, Büyükelçi Suat Hayri Aka’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Denizcilik Bağlantısallığı ve Liman Diplomasisi” başlıklı oturum oldu.</p>

<p>Panelde limanların ülkeler arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerdeki rolü değerlendirildi.</p>

<p>Aka, denizciliğin doğası gereği uluslararası bir sektör olduğunu belirterek limanların küresel ticaret ile ulusal yargı yetkisinin kesiştiği önemli noktalar olduğunu söyledi.</p>

<p>Liman diplomasisinin yalnızca siyasi söylemler üzerinden değil, ortak hukuki standartlar, öngörülebilirlik ve karşılıklı güven temelinde şekillendiğini ifade eden Aka, uluslararası katılımcılara söz verdi.</p>

<p>Malezya Ankara Büyükelçisi Adlan Bin Mohd Shaffieq, Malakka Boğazı’nın tarihsel ve stratejik önemine dikkat çekerek açık ve güvenli deniz yollarının korunmasının küresel ticaret açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Singapur Ankara Büyükelçisi Li Peng Kok ise Singapur’un sorumlu bir bayrak ve liman devleti olarak üstlendiği role değinerek, uluslararası güvenin şeffaf ve tutarlı düzenlemelerle güçlendirilebileceğini belirtti. Malakka ve Singapur Boğazları’ndaki transit geçiş hakkının korunmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Panama İstanbul Başkonsolosu Juan Jaime Delvalle de Panama Kanalı’nın yönetimi ve kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanalın yılda 13 binden fazla gemiye hizmet verdiğini belirten Delvalle, iklim değişikliğinin kanalın operasyonel sürekliliği açısından giderek daha önemli bir stratejik risk haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Sempozyumun devam eden oturumlarında ise denizciliğin hukuki çerçevesi, sivil limanların uluslararası statüsü, terk edilen gemiadamlarının karşılaştığı sorunlar ve enkaz kaldırma sözleşmeleri gibi güncel konular değerlendirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/limanlarin-degisen-hukuki-rejimi-mersinde-masaya-yatirildi-1788508109.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Norveç, Rus Gemisine El Koydu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/norvec-rus-gemisine-el-koydu-24603</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/norvec-rus-gemisine-el-koydu-24603</guid>
                <description><![CDATA[Norveç, Naftogaz’ın 4,22 milyar dolarlık tahkim kararının icrası kapsamında Rusya’ya ait ticari yolcu gemisini Svalbard’da mahkeme kararıyla alıkoydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç makamları, Ukrayna devlet enerji şirketi Naftogaz’ın talebi ve mahkeme kararı doğrultusunda, Rusya’ya ait bir yolcu gemisine Svalbard’ın Barentsburg Limanı’nda el koydu. İşlem, Rusya’nın Kırım’daki varlıkların kamulaştırılması nedeniyle Naftogaz’a ödemesi gereken yaklaşık 4,22 milyar dolarlık tahkim kararının icrası kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Rus gemisi Barentsburg’da alıkonuldu</p>

<p>Norveç’in Svalbard bölgesindeki makamları, Ukrayna merkezli Naftogaz Group’un talebi üzerine Rusya’ya ait bir gemiye el koydu. Gemi, Svalbard’daki Barentsburg Limanı’nda bulunurken, Nord-Troms Bölge Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda 2 Eylül 2026’da alıkonuldu.</p>

<p>Svalbard Valiliği tarafından yapılan açıklamada, geminin Nord-Troms Bölge Mahkemesi’nin emri üzerine haczedildiği doğrulandı. Açıklamada, gemide bulunan mürettebat ve yolcularla ilgilenileceği ve bu sürecin Trust Arcticugol ile koordinasyon içinde yürütüleceği belirtildi.</p>

<p>4,22 milyar dolarlık tahkim kararı</p>

<p>Naftogaz’a göre mahkemenin 31 Ağustos 2026 tarihli kararı, Rusya Federasyonu’nun yaklaşık 4,22 milyar dolar tutarındaki yükümlülüklerinin, buna ilişkin faiz ve masraflarla birlikte tahsil edilmesini güvence altına almak amacıyla verildi.</p>

<p>Söz konusu tahkim kararı, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinin ardından Naftogaz ve grup şirketlerine ait varlıkların kamulaştırılması nedeniyle açılan hukuki süreçlerin sonucunda ortaya çıktı.</p>

<p>Tahkim kararı daha önce Norveç’te icra edilebilir olarak tanınmıştı.</p>

<p>Gemi Svalbard’dan ayrılamayacak</p>

<p>Mahkeme kararı kapsamında geminin bulunduğu konumdan ayrılmasına izin verilmiyor. Svalbard Valisi ise geminin hareket ettirilmesini önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlü.</p>

<p>Nord-Troms Bölge Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda geminin Barentsburg’da tutulmasına karar verildi. Geminin başka bir yere taşınıp taşınmayacağına ise ilerleyen süreçte Svalbard Valisi veya Nord-Troms Bölge Mahkemesi karar verecek.</p>

<p>Rusya’ya ait ticari yolcu gemisi</p>

<p>Naftogaz, el konulan geminin Rusya mülkiyetinde olduğunu ve ticari amaçlı keşif/ekspedisyon turlarında kullanıldığını belirtti. Geminin Svalbard’a yönelik ticari seferler gerçekleştirdiği ifade edildi.</p>

<p>Naftogaz Başkan Vekili Sergii Fedorenko, gelişmeyi Rusya’nın Kırım’daki varlıklara el koymasıyla bağlantılı tazminat mücadelesinde önemli bir adım olarak değerlendirdi.</p>

<p>Fedorenko, Naftogaz’ın uluslararası tahkim kararının uygulanması için dünya genelinde Rusya’ya ait varlıkların izini sürmeye devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Küresel varlık takibi</p>

<p>Norveç’te gerçekleştirilen bu işlem, Naftogaz’ın Rusya’ya karşı kazandığı tahkim kararının uluslararası alanda uygulanmasını sağlamak amacıyla yürüttüğü hukuki girişimlerin yeni bir aşaması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Naftogaz, yaklaşık 4,22 milyar dolarlık tazminat, faiz ve masrafların ödenmemesi halinde Rusya’ya ait varlıkların bulunduğu farklı ülkelerde hukuki yollarla tahsilat girişimlerini sürdüreceğini bildiriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/norvec-rus-gemisine-el-koydu-1788506541.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Putin, Arktik LNG Gemisini İnceledi</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/putin-arktik-lng-gemisini-inceledi-24602</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/putin-arktik-lng-gemisini-inceledi-24602</guid>
                <description><![CDATA[Putin, Zvezda Tersanesi’nde Arc7 sınıfı LNG taşıyıcısı Pyotr Stolypin’i inceledi. Rusya, Arktik gemi inşasında kapasitesini büyütüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Primorye bölgesindeki Zvezda Tersanesi’ni ziyaret ederek Kuzey Denizi Rotası’nda yıl boyunca çalışmak üzere tasarlanan Arc7 sınıfı LNG taşıyıcısı Pyotr Stolypin’i inceledi.</p>

<p>Putin’den Zvezda Tersanesi’ne ziyaret</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Bolşoy Kamen kentindeki Zvezda Tersanesi’nde temaslarda bulundu. Putin, tersanede Rusya’nın Arktik operasyonlar için geliştirdiği Arc7 sınıfı buz sınıfı LNG taşıyıcısı Pyotr Stolypin’in güvertesine çıkarak gemide incelemelerde bulundu.</p>

<p>Rusya yönetimi tarafından yapılan açıklamaya göre Putin’e geminin güverte ofisinde bilgi verildi ve geminin çeşitli bölümleri gezdirildi.</p>

<p>Kuzey Denizi Rotası için tasarlandı</p>

<p>Pyotr Stolypin, Kuzey Denizi Rotası’nda yıl boyunca operasyon gerçekleştirebilmesi amacıyla geliştirilen Arc7 sınıfı buz güçlendirmeli LNG taşıyıcıları arasında yer alıyor.</p>

<p>Gemi, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesi kapsamında inşa edilen beş Arc7 sınıfı buz kırıcı LNG taşıyıcısından biri. Bu gemiler, Rusya’da Arktik koşullarda LNG taşımacılığı gerçekleştirmek üzere geliştirilen ilk LNG taşıyıcıları arasında bulunuyor.</p>

<p>Arc7 sınıfı tasarım, gemilerin ağır buz koşullarında operasyon kabiliyetini artırırken, özellikle Kuzey Denizi Rotası gibi zorlu Arktik güzergâhlarda yıl boyunca deniz taşımacılığı yapılabilmesini hedefliyor.</p>

<p>Zvezda çevresinde yeni sanayi kümesi</p>

<p>Putin’in ziyareti sırasında tersanenin yanı sıra bölgede gelişen yeni sanayi altyapısına ilişkin çalışmalar da gündeme geldi.</p>

<p>Rus hükümeti, Zvezda Tersanesi çevresinde kapsamlı bir endüstriyel kümelenmenin oluşmaya başladığını açıkladı. Bu kapsamda Sapfir azimut itici sistemleri fabrikasının faaliyete geçtiği, Primorye Steelworks tesisinin inşasına ise başlandığı bildirildi.</p>

<p>Primorye Steelworks’ün büyük formatlı çelik levhalar ve diğer metalürji ürünlerini üretmesi planlanıyor. Tesisin, özellikle büyük tonajlı gemilerin inşasında ihtiyaç duyulan çelik ürünlerinin tedarik zincirine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Azimut iticiler de Putin’in gündeminde</p>

<p>Putin, Sapfir fabrikasında gemilerin sevk sistemlerinin kritik parçalarından olan azimut pervane sistemlerinin üretimini de inceledi.</p>

<p>Azimut iticiler, gemilerin hız, manevra kabiliyeti ve yönlendirilmesinde önemli rol oynayan sevk sistemi bileşenleri arasında bulunuyor. Rusya’nın bu alanda yerli üretim kapasitesini geliştirmesi, ülkenin gemi inşa sektöründeki dışa bağımlılığı azaltma hedefinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Zvezda Tersanesi çevresinde tersane, sevk sistemi üretimi ve çelik imalatını aynı sanayi ekosisteminde bir araya getiren yapının geliştirilmesi, Rusya’nın özellikle büyük ve yüksek teknolojili gemilerde yerli üretim kapasitesini artırma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 06:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/putin-arktik-lng-gemisini-inceledi-1788505855.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suisse-Atlantique, JNS’ye 2 Yeni Open-Hatch Gemi Siparişi Verdi</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/suisse-atlantique-jnsye-2-yeni-open-hatch-gemi-siparisi-verdi-24601</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/suisse-atlantique-jnsye-2-yeni-open-hatch-gemi-siparisi-verdi-24601</guid>
                <description><![CDATA[Suisse-Atlantique, Jiangmen Nanyang Shipyard’a iki 40.500 DWT open-hatch gemisi sipariş etti. JNS’deki toplam sipariş sayısı 7 gemiye çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre merkezli armatör ve gemi işletmecisi Suisse-Atlantique Group S.A., Çin’in Jiangmen Nanyang Shipyard (JNS) tersanesine iki yeni 40.500 DWT open-hatch gemisi için verdiği siparişi doğruladı.</p>

<p>Yeni gemilerin sözleşme bedeli ve her bir gemi için kesin teslim tarihleri henüz açıklanmadı. Sipariş, Suisse-Atlantique’in JNS’deki yeni gemi inşa programını daha da büyütürken, şirketin teknik gemi yönetimi alanındaki faaliyetlerini de genişletiyor.</p>

<p>JNS’deki sipariş defteri 7 gemiye çıktı</p>

<p>Suisse-Atlantique’in daha önce sipariş ettiği beş adet 64.400 DWT Ultramax gemiyle birlikte, şirketin JNS’deki toplam sipariş defteri 7 gemiye ulaştı.</p>

<p>Yedi geminin teslimatlarının 2028’in üçüncü çeyreği ile 2029’un ilk çeyreği arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, yeni gemi inşa programının hem kendi hesabına verilen siparişleri hem de dış yatırımcılarla ortaklık kapsamında gerçekleştirilen projeleri içerdiğini belirtti.</p>

<p>Yedi geminin teknik yönetimi Suisse-Atlantique’e emanet</p>

<p>Suisse-Atlantique, JNS’de inşa edilecek yedi geminin tamamı için yeni gemi inşa sürecinin tam gözetim ve denetim sorumluluğunu üstlenecek.</p>

<p>Gemilerin teslimatının ardından ise teknik işletme ve yönetiminin yine Suisse-Atlantique tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, programın yalnızca filosunu büyütme stratejisini değil, aynı zamanda üçüncü taraf gemi yönetimi hizmetlerindeki kapasitesini de ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Üçüncü taraf gemi yönetiminde büyüme</p>

<p>Suisse-Atlantique, kendi filosunun yönetiminin yanı sıra dış armatörler ve yatırım ortakları için de yeni gemi inşa gözetimi, uzun vadeli teknik yönetim ve ticari gemi yönetimi hizmetleri sunuyor.</p>

<p>JNS’deki yedi gemilik program, şirketin bu alandaki hizmetlerini daha geniş bir filo üzerinden sürdürmesine olanak sağlayacak.</p>

<p>Yeni siparişlerle birlikte Suisse-Atlantique’in hem kuru yük filosuna yönelik yatırım programı hem de üçüncü taraf gemi yönetimi faaliyetleri açısından büyüme stratejisini sürdürdüğü görülüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 05:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/suisse-atlantique-jnsye-2-yeni-open-hatch-gemi-siparisi-verdi-1788505174.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İngiltere-ABD Arasında “Pembe Koridor”: Nükleer Konteyner Gemisi</title>
                <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiltere-abd-arasinda-pembe-koridor-nukleer-konteyner-gemisi-24600</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiltere-abd-arasinda-pembe-koridor-nukleer-konteyner-gemisi-24600</guid>
                <description><![CDATA[Lloyd’s Register, Maersk ve iki önemli liman, İngiltere-ABD arasında çalışacak teorik nükleer güçlü konteyner gemisi için güvenlik, liman erişimi ve düzenleyici gereklilikleri inceleyecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere ile ABD arasında nükleer enerjiyle çalışan ticari konteyner gemilerinin işletilmesine yönelik önemli bir araştırma projesi başlatılıyor. Lloyd’s Register (LR), A.P. Moller – Maersk, ABD’nin doğu kıyısındaki Charleston Limanı ve İngiltere’nin Felixstowe Konteyner Limanı, “Pink Corridor (Pembe Koridor)” adı verilen ortak çalışma kapsamında, iki ülke arasında çalışması öngörülen teorik bir nükleer güçlü konteyner gemisinin gerekliliklerini inceleyecek.</p>

<p>Projenin merkezinde, nükleer güçle çalışan konsept bir konteyner gemisinin İngiltere-ABD arasındaki belirlenen rotada faaliyet göstermesi halinde karşılaşabileceği operasyonel, güvenlik ve emniyet gereklilikleri bulunuyor.</p>

<p>Amaç güvenli ve sorumlu nükleer taşımacılık</p>

<p>Pink Corridor projesiyle gelecekte hazırlanabilecek düzenlemelere zemin oluşturulması ve nükleer enerjinin ticari deniz taşımacılığında güvenli, emniyetli ve sorumlu şekilde kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan koşulların ortaya konulması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmada özellikle nükleer güçlü bir geminin belirlenen limanlara erişimi ve operasyonlarını sürdürebilmesi için gerekli çerçeve değerlendirilecek.</p>

<p>Güvenlikten sigortaya geniş kapsamlı inceleme</p>

<p>Projenin çalışma alanı yalnızca geminin teknik özellikleriyle sınırlı olmayacak. Araştırmada;</p>

<ul>
	<li>Gemi güvenliği ve nükleer güvenlik,</li>
	<li>Nükleer maddelere ilişkin güvence ve koruma gereklilikleri,</li>
	<li>Siber dayanıklılık,</li>
	<li>Acil durum müdahalesi,</li>
	<li>Sigorta ve sorumluluk rejimleri,</li>
	<li>Denizcilik ve nükleer düzenlemelerin uyumu,</li>
	<li>Liman erişimi ve operasyonel gereklilikler&nbsp;</li>
</ul>

<p>gibi başlıklar ele alınacak.</p>

<p>Bu yaklaşım, nükleer tahrik sistemlerinin ticari gemilerde kullanılmasının yalnızca mühendislik açısından değil, liman işletmeciliği, güvenlik, mevzuat ve sigortacılık açısından da değerlendirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>LR: Ticari denizcilik için önemli bir adım</p>

<p>Lloyd’s Register Global Konteyner Gemileri Segment Direktörü Nick Gross, Pink Corridor ortak geliştirme programının nükleer teknolojinin ticari deniz taşımacılığında uygulanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Gross, projenin güvenli operasyonlar için ele alınması gereken güvenlik ve güvence konularını pratik ve iş birlikçi bir yaklaşımla inceleyeceğini ifade etti. Çalışmanın denizcilik, limanlar ve klaslama alanındaki önemli aktörleri aynı platformda buluşturmasının, nükleer teknolojinin daha sürdürülebilir denizcilik operasyonlarında kullanılmasına yönelik artan ilgiyi gösterdiğini vurguladı.</p>

<p>Maersk ile önceki çalışmanın devamı</p>

<p>Pink Corridor projesi, Lloyd’s Register ile CORE POWER tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen düzenleyici değerlendirme çalışmasının devamı niteliğinde.</p>

<p>Bu çalışmanın ardından Maersk ile ortak bir geliştirme projesi oluşturulmuş ve gelişmiş nükleer güç sistemlerinin konteyner taşımacılığında kullanılabilmesi için güvenlik, operasyon ve düzenleyici gereklilikler incelenmeye başlanmıştı.</p>

<p>Yeni projenin ilk aşamasından elde edilecek sonuçların, daha kapsamlı bir ikinci fazın kapsamının belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>İkinci aşamada mevzuat ve mühendislik öne çıkacak</p>

<p>Pink Corridor’un ikinci aşamaya taşınması halinde çalışmaların mühendislik, düzenleyici çerçeveler, mevzuat, güvenlik ve nükleer güvence sistemleri dahil olmak üzere daha geniş bir alana yayılması planlanıyor.</p>

<p>Proje aynı zamanda İngiltere ve ABD arasında imzalanan Technology Prosperity Deal kapsamında denizcilikte sivil nükleer uygulamaların araştırılmasına yönelik ikili taahhütlerle de ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Bu kapsamda iki ülke arasında gelecekte bir nükleer ticari gemicilik koridorunun oluşturulması ihtimali de değerlendiriliyor.</p>

<p>Denizcilikte nükleer dönem için hazırlık</p>

<p>Nükleer tahrik teknolojisi, uzun menzilli ticari gemilerde yakıt tüketimi ve emisyonların azaltılması açısından potansiyel bir seçenek olarak yeniden gündeme gelirken, teknolojinin ticari ölçekte uygulanmasının önündeki en önemli konular arasında güvenlik, düzenleme, liman kabul şartları, acil müdahale ve sigorta bulunuyor.</p>

<p>Pink Corridor projesi, bu nedenle doğrudan bir nükleer konteyner gemisi işletmeye alma projesinden ziyade, böyle bir operasyonun gerçekleşebilmesi için gerekli koşulların ve düzenleyici altyapının teorik ve uygulamaya dönük olarak incelenmesini amaçlıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 04:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ingiltere-abd-arasinda-pembe-koridor-nukleer-konteyner-gemisi-1788503594.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Drewry: Dünya Konteyner Endeksi 36. Haftada Değişmedi</title>
                <category>Ekonomi / Finans</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drewry-dunya-konteyner-endeksi-36-haftada-degismedi-24599</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drewry-dunya-konteyner-endeksi-36-haftada-degismedi-24599</guid>
                <description><![CDATA[Drewry WCI 36. haftada 4.465 dolarda kaldı. Şanghay-Rotterdam navlunu %5, Şanghay-Cenova %10 düşerken ABD hatlarında artış görüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Drewry’nin Dünya Konteyner Endeksi, 36. haftada değişmeyerek 40 feet’lik konteyner başına 4.465 dolar seviyesinde kaldı. Hat bazında ise önemli fiyat hareketleri yaşandı.</p>

<p>Küresel Konteyner Navlunlarında Yatay Seyir</p>

<p>Drewry Supply Chain Advisors’ın son değerlendirmesine göre, küresel konteyner navlun piyasasında genel görünüm bu hafta yatay kaldı. World Container Index (WCI), 40 feet’lik konteyner başına 4.465 dolar seviyesinde değişmeden seyrini sürdürdü.</p>

<p>Ancak bileşik endeksteki yatay görünüme rağmen, başlıca ticaret rotalarında navlun fiyatlarında dikkat çekici değişimler görüldü.</p>

<p>Şanghay–Rotterdam Hattında Gerileme</p>

<p>Şanghay–Rotterdam hattında 40 feet’lik konteyner navlunu %5 düşerek 498 dolar geriledi ve 4.092 dolara indi.</p>

<p>Buna karşılık Rotterdam–Şanghay hattında fiyatlar %1 veya 6 dolar artarak 594 dolara yükseldi.</p>

<p>Şanghay’dan Cenova’ya taşımacılıkta ise daha belirgin bir düşüş yaşandı. Bu rotadaki navlunlar %10 veya 89 dolar azalarak 4.368 dolara geriledi.</p>

<p>ABD Hatlarında Fiyatlar Yükseldi</p>

<p>Trans-Pasifik hattında ise yükseliş öne çıktı. Şanghay–Los Angeles rotasında 40 feet’lik konteyner navlunu %5 veya 367 dolar artarak 7.185 dolara çıktı.</p>

<p>Şanghay–New York hattında da navlunlar %3 veya 254 dolar yükselerek 9.587 dolara ulaştı.</p>

<p>ABD’den Asya’ya ters yönde ise fiyatlar geriledi. Los Angeles–Şanghay hattındaki navlun %3 veya 23 dolar düşerek 799 dolara indi.</p>

<p>Rotterdam–New York Hattında Artış</p>

<p>Avrupa–ABD hattında Rotterdam–New York taşımacılığında fiyatlar %1 veya 42 dolar yükselerek 3.052 dolara çıktı.</p>

<p>New York–Rotterdam hattında ise navlun fiyatı önceki haftaya göre değişmedi ve 40 feet’lik konteyner başına 1.122 dolar seviyesinde kaldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Screenshot_2026-09-04-09-16-41-43_96b26121e545231a3c569311a54cda96.jpg" style="height:753px; width:800px" />Genel görünüm: Drewry’nin 36. hafta verileri, küresel konteyner navlunlarında bileşik endeks açısından istikrarın sürdüğünü, ancak Asya-Avrupa ve Asya-ABD hatları arasında belirgin fiyat ayrışmalarının devam ettiğini gösteriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 03:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/drewry-dunya-konteyner-endeksi-36-haftada-degismedi-1788502801.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SeaDream Yacht Club 25 Yıl Sonra İlk Yeni Yatını Sipariş Etti</title>
                <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/seadream-yacht-club-25-yil-sonra-ilk-yeni-yatini-siparis-etti-24598</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/seadream-yacht-club-25-yil-sonra-ilk-yeni-yatini-siparis-etti-24598</guid>
                <description><![CDATA[SeaDream Yacht Club, 25 yıl sonra ilk yeni yatı SeaDream III’ü tanıttı. 151 metrelik yat, 2029’da yaklaşık 200 misafirle hizmete başlayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Lüks yatçılık şirketi SeaDream Yacht Club, 25 yıl aradan sonra filosuna katılacak yeni yatı SeaDream III için planlarını açıkladı. Yaklaşık 200 misafir kapasiteli yat, Temmuz 2029’da hizmete girecek.</p>

<p>25 Yıllık Aranın Ardından Yeni Yat</p>

<p>Palm Beach, Florida merkezli aile şirketi SeaDream Yacht Club, 25 yıl aradan sonra filosuna yeni bir yat eklemeye hazırlanıyor. Yaklaşık 151 metre uzunluğunda olacak SeaDream III, lüks yatçılık anlayışını daha geniş yaşam alanları, wellness hizmetleri ve denizle doğrudan bağlantılı konseptiyle ileri taşımayı hedefliyor.</p>

<p>Temmuz 2029’da ilk seferine çıkması planlanan yat, yaklaşık 200 misafir ağırlayacak. Misafir sayısına yakın büyüklükte bir mürettebat kadrosuyla hizmet verecek SeaDream III, yüksek personel-misafir oranıyla kişiselleştirilmiş hizmet anlayışını sürdürecek.</p>

<p>Beş Güvertede Yeni Nesil Konaklama</p>

<p>SeaDream III’te konaklama alanları beş güverteye yayılacak. Yeni yat, daha fazla süit ve Commodore kategorisindeki kamaraların yanı sıra bağlantılı konaklama seçenekleri sunacak.</p>

<p>Misafir güvertelerinin dördünde özel balkonlu konaklama birimleri bulunacak. Daha büyük süit ve kamaralar ise kısa süreli seyahatlerden uzun süreli yolculuklara kadar farklı konaklama ihtiyaçlarına daha geniş yaşam alanlarıyla yanıt verecek.</p>

<p>Açık Hava Yaşamı Tasarımın Merkezinde</p>

<p>Yatın tasarımında açık hava yaşamı ön plana çıkarılacak. Geniş üst güverteler, özel bir havuz güvertesi ve yemek, sosyalleşme ile dinlenme amacıyla kullanılabilecek kapalı ve açık hava alanları SeaDream III’ün temel özellikleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni yatın wellness konsepti de genişletilecek. Daha kapsamlı spa, fitness ve wellness alanları, SeaDream’in lüks yatçılık deneyiminin önemli unsurlarından biri olacak.</p>

<p>Üç Ayrı Su Sporları Marinası</p>

<p>SeaDream III’ün dikkat çeken özelliklerinden biri de üç özel su sporları marinası olacak. Bu alanlar, misafirlerin doğrudan denize erişmesini sağlayacak.</p>

<p>Konsept, SeaDream I ve SeaDream II’de sunulan deniz odaklı deneyimin yeni yat üzerinde geliştirilmiş bir versiyonu olarak tasarlanıyor.</p>

<p>İlk Sefer Hong Kong’dan Tokyo’ya</p>

<p>SeaDream III’ün ilk seferi 10 Temmuz 2029’da Hong Kong’dan başlayacak. Yat, Ryukyu Adaları üzerinden ilerleyerek Japonya’nın Pasifik kıyıları boyunca seyredecek.</p>

<p>İlk yolculuğun 21 Temmuz 2029’da Tokyo’da sona ermesi ve burada SeaDream III için resmi vaftiz töreninin gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni yatın filoya katılmasıyla SeaDream Yacht Club, 25 yıllık yeni yat aralığının ardından filosunda önemli bir yenilenme adımı atarken, lüks yatçılık pazarındaki konumunu da güçlendirmeyi hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 02:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/seadream-yacht-club-25-yil-sonra-ilk-yeni-yatini-siparis-etti-1788501829.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Greenland ve Nunavut Limanlarından Arktik İş Birliği Hamlesi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/greenland-ve-nunavut-limanlarindan-arktik-is-birligi-hamlesi-24597</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/greenland-ve-nunavut-limanlarindan-arktik-is-birligi-hamlesi-24597</guid>
                <description><![CDATA[Grönland’ın Nuuk Limanı ile Kanada’nın Nunavut bölgesindeki iki derin deniz limanı projesi, Arktik denizcilik ağını güçlendirmek amacıyla iş birliği anlaşması imzaladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Grönland ile Kanada’nın Nunavut bölgesi arasındaki denizcilik iş birliğinde yeni bir dönem başlıyor. Grönland’daki Nuuk Limanı’nın sahibi ve işletmecisi Sikuki Nuuk Harbour A/S ile Nunavut’ta geliştirilen iki önemli derin deniz limanı projesinin temsilcileri, Arktik bölgedeki denizcilik altyapısının dayanıklılığını artırmak amacıyla Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı.</p>

<p>Anlaşma; Sikuki Nuuk Harbour A/S, Nunavut’taki Qikiqtarjuaq Deep Sea Port Project projesinin geliştiricisi Qikiqtaaluk AEDC ve Grays Bay Road and Port Project projesinin geliştiricisi West Kitikmeot Resources Corp. arasında gerçekleştirildi.</p>

<p>Arktik limanlarında ortak hareket</p>

<p>İş birliği kapsamında tarafların Arktik liman işletmeciliği ve altyapısı konusundaki bilgi ve deneyimlerini paylaşması planlanıyor. Ayrıca denizcilik altyapısının dayanıklılığı, acil durum müdahalesi, gemilere yönelik destek hizmetleri, tedarik zincirleri, altyapı yatırımları ve çevrenin korunması gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütülecek.</p>

<p>Anlaşma, Grönland’ın mevcut en önemli ticari limanlarından biri olan Nuuk’u, Nunavut’ta geliştirilmesi planlanan iki öncelikli liman projesiyle aynı iş birliği çerçevesinde buluşturuyor. Böylece Kuzey Kutbu’nda daha bağlantılı ve krizlere karşı daha dayanıklı bir denizcilik ağı oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Nuuk’ta düzenlenen ticaret misyonunda duyuruldu</p>

<p>İş birliği, Nunavut Inuitlerini temsil eden Nunavut Tunngavik Inc. tarafından Nuuk’a gerçekleştirilen ticaret misyonu kapsamında duyuruldu. Misyonun temel amacı, Nunavut ile Grönland arasında ekonomik ve stratejik alanlarda daha kapsamlı ortaklık fırsatlarını değerlendirmek olarak öne çıktı.</p>

<p>Taraflar arasındaki iş birliğinin yalnızca ticari ve altyapısal boyut taşımadığına da dikkat çekiliyor. Grönland ve Nunavut arasındaki ilişkiler; ortak Inuit kültürü, dil, tarih ve toplumsal bağlara dayanıyor.</p>

<p>Öncelik acil müdahale ve gemi desteği</p>

<p>İlk aşamada çalışmaların özellikle liman operasyonları, koordineli acil durum müdahalesi ve gemi destek kapasitesinin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşması bekleniyor.</p>

<p>Bunun yanında Arktik koşullarında limanların planlanması, inşası ve işletilmesine ilişkin deneyimlerin paylaşılması da anlaşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni anlaşma, Kuzey Kutbu’nda deniz ticareti, lojistik ve altyapı yatırımlarının öneminin giderek arttığı bir dönemde, Grönland ile Nunavut arasındaki liman bağlantılarının stratejik değerini de güçlendiriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/greenland-ve-nunavut-limanlarindan-arktik-is-birligi-hamlesi-1788501339.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara’daki Gemi Faciasında Merak Edilenler: Tuğberk İmamoğlu ve ALSU Kimin?</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaradaki-gemi-faciasinda-merak-edilenler-tugberk-imamoglu-ve-alsu-kimin-24596</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaradaki-gemi-faciasinda-merak-edilenler-tugberk-imamoglu-ve-alsu-kimin-24596</guid>
                <description><![CDATA[Silivri açıklarında Tuğberk İmamoğlu’nun batmasıyla sonuçlanan kazanın ardından iki geminin armatörlük ve sahiplik bilgileri gündemde.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Silivri açıklarında Tuğberk İmamoğlu’nun batmasıyla sonuçlanan kazanın ardından iki geminin armatörlük ve sahiplik bilgileri gündemde. Resmi kayıtlara göre Tuğberk İmamoğlu’nun armatörü Zeybe Denizcilik, ALSU’nun armatörü ise Özpulathane Deniz Taşımacılığı.</strong></p>

<p><strong>Marmara’daki Kazanın Ardından Gemi Sahipliği Gündemde</strong></p>

<p>Marmara Denizi’nde 2 Eylül 2026’da meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazası, arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra gemilerin sahiplik ve armatörlük yapılarını da gündeme taşıdı.</p>

<p>Silivri açıklarının yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana gelen kazada, İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye seyreden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu ile Kocaeli’den Aliağa’ya giden Türk bayraklı ALSU çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu ile gemide bulunan 10 mürettebattan haber alınamadı. Geminin acil durum sinyalinin alınmasının ardından bölgede kapsamlı arama-kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>Kazanın ardından kamuoyunda “Tuğberk İmamoğlu kimdir?” şeklindeki aramalar da dikkat çekici biçimde arttı. Ancak Tuğberk İmamoğlu bir kişi değil, kazaya karışan kuru yük gemisinin adıdır.</p>

<p><strong>Tuğberk İmamoğlu Gemisi Kime Ait?</strong></p>

<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası gemi kayıtlarında Tuğberk İmamoğlu'nun armatörü Zeybe Denizcilik ve Ticaret Limited Şirketi olarak yer alıyor.</p>

<p>İstanbul tescilli ve Türk bayraklı kuru yük gemisinin kayıtlarında:</p>

<p>IMO: 9003548</p>

<p>Türk sicil numarası: 2522</p>

<p>Çağrı işareti: TCA4304</p>

<p>DWT: 3.970 ton</p>

<p>İnşa tarihi: 5 Mayıs 1990</p>

<p>Genişlik: 12,8 metre</p>

<p>Gemi tipi: Kuru yük gemisi</p>

<p>bilgileri bulunuyor.</p>

<p>Kaza sırasında geminin 4.199 ton rulo sac taşıdığı bildirildi.</p>

<p><strong>Armatörlük ile Mülkiyet Aynı Şey Değil</strong></p>

<p>Kazayla ilgili haberlerde geminin sahibi, işletmecisi ve armatörü konusunda farklı ifadelerin kullanılması dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu noktada armatörlük, işletmecilik ve geminin hukuki mülkiyeti birbirinden farklı kavramlar. İMEAK Deniz Ticaret Odası kayıtlarında armatör olarak Zeybe Denizcilik gösterilirken, kazanın ardından yapılan şirket açıklamasında gemi İmamoğlu Denizcilik'e ait olarak tanımlandı.</p>

<p>Dolayısıyla nihai mülkiyet yapısına ilişkin değerlendirmelerde resmi gemi sicili ve Ticaret Sicili kayıtlarının esas alınması gerekiyor.</p>

<p><strong>Zeybe Denizcilik Kimin?</strong></p>

<p>Zeybe Denizcilik ve Ticaret Limited Şirketi, Tuğberk İmamoğlu'nun armatörü olarak resmi denizcilik kayıtlarında yer alan şirket.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bazı haberlerde şirketle bağlantılı olarak Tahsin Doğruyol ve Seda Doğruyol isimleri gündeme geldi.</p>

<p>Ancak şirket ortaklığı ile gemi armatörlüğü ve nihai mülkiyet aynı hukuki kavramlar olmadığı için, resmi Ticaret Sicili kayıtları görülmeden kişi bazında kesin ortaklık veya mülkiyet sonucu çıkarmak doğru olmayacaktır.</p>

<p><strong>36 Yıllık Geminin Geçmişi</strong></p>

<p>1990 yılında Almanya'nın Hamburg kentinde inşa edilen Tuğberk İmamoğlu'nun denizcilik geçmişi de dikkat çekiyor.</p>

<p>Gemi, farklı dönemlerde HERA, ATLANTIC SEA, CELTIC NAVIGATOR ve KAPTAN DEDE isimlerini kullandı.</p>

<p>Gemi kayıtlarına göre 2017 yılında KAPTAN DEDE adı değiştirilerek TUĞBERK İMAMOĞLU adı kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Yaklaşık 90 metre uzunluğundaki gemi, kazaya kadar 36 yılı aşkın süredir ticari deniz taşımacılığında görev yapıyordu.</p>

<p><strong>ALSU Gemisi Kimin?</strong></p>

<p>Kazaya karışan diğer gemi ALSU, İMEAK Deniz Ticaret Odası kayıtlarında kimyevi madde tankeri olarak yer alıyor.</p>

<p>Resmi gemi kayıtlarına göre ALSU'nun armatörü:</p>

<p>Özpulathane Deniz Taşımacılığı Sanayi Ticaret Anonim Şirketi.</p>

<p>Türk bayraklı ve İstanbul tescilli tankerin IMO numarası 9808742.</p>

<p>ALSU'nun kaza sırasında Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olduğu, geminin boş olduğu ve ilk kontrollerde dışarıdan görülebilir ciddi bir hasar tespit edilmediği bildirildi.</p>

<p><strong>Çarpışma Saat 03.00 Sıralarında Meydana Geldi</strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre iki gemi, 2 Eylül sabahı saat 03.00 sıralarında, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde çarpıştı.</p>

<p>Tuğberk İmamoğlu İskenderun–Karadeniz Ereğli, ALSU ise Kocaeli–Aliağa rotasında seyrediyordu.</p>

<p>Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu'ndan haber alınamadı.</p>

<p>Saat 03.26'da geminin EPIRB cihazından acil durum sinyali alınması üzerine arama-kurtarma süreci hızlandırıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da sinyalin çarpışmadan kısa süre sonra alınmasının, geminin çok kısa süre içerisinde battığı değerlendirmesini güçlendirdiğini açıkladı.</p>

<p><strong>10 Mürettebat İçin Arama-Kurtarma Çalışmaları</strong></p>

<p>Kazanın ardından Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları bölgede arama-kurtarma çalışmalarına katıldı.</p>

<p>İstanbul Valiliği'nin açıklamasına göre bölgede 2 helikopter, 9 Sahil Güvenlik deniz unsuru ve 3 Kıyı Emniyeti deniz aracı görev yaptı.</p>

<p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da çalışmalara destek amacıyla 1 İHA, 1 fırkateyn, 2 gemi ve 1 hücumbot görevlendirdi.</p>

<p>Bölgedeki deniz derinliğinin yaklaşık 800-900 metre olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>ALSU Mürettebatından 9 Kişi Gözaltında</strong></p>

<p>Kazayla ilgili adli soruşturma da sürüyor.</p>

<p>Son gelişmelere göre ALSU'da bulunan 9 kişi gözaltına alındı. Ancak bu işlem, tek başına kazada kusur veya sorumluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kazanın oluş şeklinin belirlenmesi için gemilerin AIS, radar, seyir ve telsiz kayıtları ile diğer teknik verilerin incelenmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Kazada Kusur Henüz Kesinleşmedi</strong></p>

<p>Marmara Denizi'ndeki kazanın hangi koşullarda meydana geldiği ve tarafların kusur durumları, yürütülen teknik ve adli incelemelerin ardından ortaya çıkacak.</p>

<p>İmamoğlu Denizcilik tarafından yapılan açıklamada Tuğberk İmamoğlu'nun trafik ayırım düzenindeki seyir hattında kurallara uygun hareket ettiği ve kazadan önce ALSU ile telsiz iletişimi kurulduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Bu iddialar soruşturma kapsamında değerlendirilecek.</p>

<p>Şu aşamada herhangi bir gemiyi veya tarafı kazadan kesin olarak sorumlu ilan etmek mümkün değil. Armatörlük, gemi mülkiyeti ve kazadaki kusur birbirinden ayrı hukuki ve teknik başlıklar olarak ele alınmalı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmaradaki-gemi-faciasinda-merak-edilenler-tugberk-imamoglu-ve-alsu-kimin-1788431605.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara’da Gemi Battı: 10 Kayıp</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmarada-gemi-batti-10-kayip-24595</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmarada-gemi-batti-10-kayip-24595</guid>
                <description><![CDATA[Silivri açıklarında Tugberk İmamoğlu ile Alsu çarpıştı. Acil durum sinyali alınan kargo gemisinin battığı değerlendirilirken, 10 mürettebat için arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Silivri açıklarında Türk genel kargo gemisi Tugberk İmamoğlu ile kimyasal tanker Alsu çarpıştı. Acil durum sinyali alınan kargo gemisine ulaşılamazken, geminin battığı değerlendiriliyor. 10 mürettebat için arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</strong></p>

<p><strong>İSTANBUL&nbsp;</strong>– Marmara Denizi’nde çarşamba günü sabaha karşı meydana gelen gemi çarpışmasının ardından 10 mürettebatı taşıyan Türk bayraklı genel kargo gemisi&nbsp;<strong>Tugberk İmamoğlu’nun&nbsp;</strong>battığından endişe ediliyor. Silivri’nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana gelen kazanın ardından geniş kapsamlı arama-kurtarma operasyonu başlatıldı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, 3.970 DWT kapasiteli, 1990 yapımı&nbsp;<strong>Tugberk İmamoğlu,&nbsp;</strong>yaklaşık 3.338 DWT kapasiteli ve 2021 yapımı kimyasal tanker&nbsp;<strong>Alsu&nbsp;</strong>ile saat 03.15 sıralarında çarpıştı.</p>

<p><strong>Acil durum sinyali alındı</strong></p>

<p>Tugberk İmamoğlu’nun EPIRB cihazından gönderilen acil durum sinyali saat <strong>03.26</strong>’da yetkililere ulaştı. Ardından Alsu’nun kaptanı saat&nbsp;<strong>03.41’de&nbsp;</strong>Gemi Trafik Hizmetleri’yle (VTS) iletişime geçerek, yaklaşık 03.15’te kimliği belirlenemeyen bir gemiyle çarpıştığını bildirdi.</p>

<p>Kazanın ardından Tugberk İmamoğlu’na ve gemide bulunan&nbsp;<strong>10 mürettebata</strong>&nbsp;telsiz ve telefon aracılığıyla ulaşılmaya çalışıldı. Ancak yapılan tüm iletişim girişimlerinden sonuç alınamadı.</p>

<p><strong>Geminin battığı değerlendiriliyor</strong></p>

<p>Yetkililer, Tugberk İmamoğlu’nun olayın ardından battığını değerlendiriyor. Gemide bulunan can kurtarma ekipmanlarından bazıları, aralarında&nbsp;<strong>serbest düşmeli filikanın (free-fall lifeboat)&nbsp;</strong>da bulunduğu ekipmanlar deniz yüzeyinde bulundu.</p>

<p>Ancak haberin hazırlandığı sırada kayıp 10 mürettebattan herhangi birine henüz ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p><strong>14 deniz arama-kurtarma birimi görevde</strong></p>

<p>İstanbul merkezli&nbsp;<strong>Zeybe Denizcilik&nbsp;</strong>&nbsp;tarafından işletilen Tugberk İmamoğlu’nun&nbsp;&nbsp;<strong>İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye&nbsp;</strong>seyir halinde olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Özpulathane Deniz Taşmacılığı </strong>şirketine&nbsp;<strong> </strong>ait<strong>,&nbsp;</strong>2021 yılında inşa edilen kimyasal tanker&nbsp;<strong>Alsu </strong>ise&nbsp;<strong>Kocaeli’den Aliağa’ya&nbsp;</strong>gidiyordu. İlk incelemelerde Alsu’da gözle görülür herhangi bir hasar tespit edilmediği aktarıldı.</p>

<p>Kazanın kesin nedeni ve çarpışmanın nasıl meydana geldiğine ilişkin soruşturmanın ise ilgili denizcilik makamlarınca yürütülmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Marmara Denizi’nde 10 mürettebatın akıbetinin belirlenmesi için arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmarada-gemi-batti-10-kayip-1788422988.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB, Rus Gölge Filo Tankerine Çıktı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-rus-golge-filo-tankerine-cikti-24594</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-rus-golge-filo-tankerine-cikti-24594</guid>
                <description><![CDATA[AB güçleri, Akdeniz’de Rus gölge filosuyla bağlantılı olduğu şüphelenilen tankeri bayrak kontrolü için denetledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği güçleri, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı öne sürülen “gölge filo” kapsamında bulunan bir petrol tankerine Akdeniz’de bayrak doğrulama operasyonu düzenledi. AB yetkilileri, geminin sahte bayrakla seyretmiş olabileceğinden şüpheleniyor.</strong></p>

<p>Avrupa Birliği, Rusya’nın petrol ticaretine yönelik yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı öne sürülen gölge filoya karşı operasyonlarını sürdürüyor. EUNAVFOR MED IRINI Operasyonu kapsamında görev yapan AB güçleri, 30 Ağustos’ta Akdeniz’de bir petrol tankerine çıkarak geminin bayrak durumunu kontrol etti.</p>

<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 31 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuyla bağlantılı olduğundan şüphelenildiğini ve geminin uluslararası deniz hukukuna aykırı şekilde sahte bayrak altında seyretmiş olabileceğinin değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Operasyon UNCLOS kapsamında gerçekleştirildi</p>

<p>IRINI Operasyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, tanker üzerindeki bayrak doğrulama işlemi Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) 110. maddesi kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin, Akdeniz açık denizlerinde deniz güvenliğini desteklemek ve Rusya’nın gölge filosuyla mücadeleye yönelik AB çabalarına katkı sağlamak amacı taşıdığı belirtildi.</p>

<p>“Altıncı şüpheli gölge filo gemisi”</p>

<p>Kallas, son operasyonun son aylarda AB operasyonları tarafından gerçekleştirilen altıncı şüpheli gölge filo gemisi denetimi olduğunu açıkladı.</p>

<p>Kallas, gölge filo tankerleri üzerinden gerçekleştirildiği belirtilen yasa dışı petrol satışlarının Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını finanse eden önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu savunarak, AB’nin bu ticaret kanallarını kesmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>Gölge filo; yaptırımlardan kaçınmak amacıyla karmaşık mülkiyet yapıları, farklı bayraklar ve sık bayrak değişiklikleri kullandığı öne sürülen tankerlerden oluşan ağlar için kullanılan bir tanım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>AB savunma bakanları gündemine taşınacak</p>

<p>Gölge filoya yönelik önlemlerin, 1 Eylül’de İrlanda’da bir araya gelmesi beklenen AB savunma bakanlarının gündem başlıkları arasında yer alacağı bildirildi.</p>

<p>Operasyon, Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki denizcilik ve yaptırım geriliminin de yeni bir boyut kazanmasına neden oldu.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz ay Avrupa ülkelerinin Rus ticari gemilerini ele geçirmeye yönelik planlar uygulaması halinde buna karşılık verileceği yönünde uyarıda bulunmuştu.</p>

<p><strong>Akdeniz’deki son tanker operasyonu, AB’nin Rus petrol ticaretinde yaptırımları deldiğinden şüphelenilen gemilere yönelik denetimleri artırdığını gösterirken, gelişmenin uluslararası deniz hukuku ve deniz sigortası açısından da yakından izlenmesi bekleniyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 03:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ab-rus-golge-filo-tankerine-cikti-1788333812.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB Gemileri Güney Asya’da Hurdaya Ayrılıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-gemileri-guney-asyada-hurdaya-ayriliyor-24593</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-gemileri-guney-asyada-hurdaya-ayriliyor-24593</guid>
                <description><![CDATA[AB gemilerinin yalnızca yüzde 5’i Avrupa’da sökülürken, büyük bölümü Güney Asya’daki gemi söküm sahalarına gönderiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>NGO Shipbreaking Platform ve Transport &amp; Environment (T&amp;E) raporuna göre, 2019-2025 döneminde sökülen AB bayraklı veya AB sahipli gemilerin yalnızca yüzde 5’i tonaj bazında Avrupa’daki tesislerde geri dönüştürüldü. Gemilerin önemli bölümü Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’daki kıyı söküm sahalarına gönderildi.</strong></p>

<p>Avrupa Birliği’nin gemi geri dönüşüm kapasitesi bulunmasına rağmen, AB bağlantılı gemilerin büyük bölümünün söküm için Güney Asya’ya gönderildiği bildirildi. NGO Shipbreaking Platform ve T&amp;E tarafından yayımlanan rapor, AB’nin gemi geri dönüşümünde mevcut kapasitesini yeterince kullanamadığını ortaya koydu.</p>

<p>Rapora göre, 2019-2025 yılları arasında 706 AB bayraklı ve/veya AB sahipli gemi dünya genelinde söküldü. Bu gemilerin yalnızca yüzde 22’si Avrupa Birliği sınırları içindeki tesislerde geri dönüştürülürken, tonaj bazında Avrupa tesislerinin payı sadece yüzde 5’te kaldı.</p>

<p>Tonajın üçte ikisi Güney Asya’ya gitti</p>

<p>Sökülen gemilerin yaklaşık yarısı Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’daki gemi söküm sahalarında karaya oturtularak parçalandı. Bu tesislerin toplam tonajdaki payı ise yüzde 66’ya ulaştı.</p>

<p>Geri kalan gemilerin önemli bir bölümü ise başta Türkiye’deki gemi söküm tesisleri olmak üzere farklı ülkelerde geri dönüştürüldü.</p>

<p>Rapor, AB kurallarından kaçınmak amacıyla bazı gemilerin sökümden kısa süre önce bayrak değiştirdiğine de dikkat çekti. Buna göre 102 gemi, söküm işleminden kısa süre önce AB bayrağını başka bir ülkenin bayrağıyla değiştirdi.</p>

<p>Avrupa’nın kapasitesi kullanılmıyor</p>

<p>AB’nin gemi geri dönüşüm kapasitesinin mevcut filoyu karşılayabilecek düzeyde olduğu belirtiliyor. Rapora göre, 2020 yılında AB’de 2,1 milyon hafif deplasman ton (LDT) gemi geri dönüşüm kapasitesi bulunuyordu.</p>

<p>Aynı yıl AB sahipli gemilerden yaklaşık 1,4 milyon LDT hurdaya ayrıldı. Ancak bu tonajın üçte ikisinden fazlası Güney Asya’daki kıyı söküm sahalarına gitti.</p>

<p>NGO Shipbreaking Platform, Avrupa’da büyük gemilerin geri dönüştürülmesine uygun tesislerin bulunduğunu ve en az 6 ila 8 tersanenin 330 metreye kadar uzunluğa sahip gemileri sökebilecek kapasitede olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Kuruluş, bu veriler ışığında AB’nin tüm AB bayraklı ve AB sahipli gemilerini kendi sınırları içerisindeki tesislerde geri dönüştürebilecek yeterli kapasiteye sahip olduğu sonucuna vardı.</p>

<p>“Stratejik özerklik açısından başarısızlık”</p>

<p>NGO Shipbreaking Platform Politika Sorumlusu Philippine Bernard, mevcut tablonun yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda AB’nin sanayi stratejisi açısından da ciddi bir problem oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Bernard, Avrupa’nın kritik hammaddelerde dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflerken, geri kazanılabilir milyonlarca ton çeliğin üçüncü ülkelere gönderilmesinin stratejik özerklik hedefleriyle çeliştiğini ifade etti.</p>

<p>AB’nin yeni düzenlemesi tartışma yarattı</p>

<p>Avrupa Komisyonu temmuz ayında, ilk kıyıda gemi söküm tesislerinin AB tarafından onaylanan gemi geri dönüşüm tesisleri listesine alınmasına yönelik planlarını açıkladı.</p>

<p>Ancak Shipbreaking Platform ve T&amp;E, bu yaklaşımın gemilerin Avrupa dışındaki söküm sahalarına gönderilmesini kolaylaştırabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Gemi sökümünün ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. NGO Shipbreaking Platform’a göre bir geminin ağırlığının yüzde 95’ine kadarı, yüksek kaliteli hurda çelik başta olmak üzere geri dönüştürülebiliyor.</p>

<p>Kuruluşun önceki bir çalışmasına göre, önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 12 bin AB sahipli geminin hizmet ömrünün sona ermesi bekleniyor. Bu gemilerin geri dönüşümünden yılda 12 milyon tona kadar çelik elde edilebileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>Rapor, AB’nin gemi geri dönüşümünde yalnızca çevre ve iş güvenliği standartlarını değil, aynı zamanda çelik ve hammadde arz güvenliğini de stratejik bir konu olarak ele alması gerektiğine işaret ediyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ab-gemileri-guney-asyada-hurdaya-ayriliyor-1788333238.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MOL, 200+ Gemiyi Tek Çatıya Aldı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-200-gemiyi-tek-catiya-aldi-24592</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-200-gemiyi-tek-catiya-aldi-24592</guid>
                <description><![CDATA[MOL, altı gemi yönetim şirketini birleştirerek 200’den fazla gemiyi tek çatı altında topladı. Yeni yapı güvenlik ve dijitalleşmeye odaklanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Japon denizcilik devi Mitsui O.S.K. Lines (MOL), grup bünyesindeki altı gemi yönetim şirketini MOL Global Ship Management (MOLGSM) çatısı altında birleştirerek 200’den fazla gemiyi kapsayan küresel bir yönetim yapısı oluşturdu.</strong></p>

<p>Japonya merkezli denizcilik grubu Mitsui O.S.K. Lines (MOL), gemi yönetim operasyonlarında önemli bir yeniden yapılanmaya gitti. Grup bünyesinde faaliyet gösteren altı gemi yönetim şirketinin birleşmesi tamamlanırken, 200’den fazla gemiyi kapsayan operasyonlar MOL Global Ship Management (MOLGSM) bünyesinde tek bir yönetim yapısı altında toplandı.</p>

<p>MOL, birleşmeyle birlikte farklı gemi türlerinde uygulanan güvenlik önlemlerinin daha hızlı ve etkin şekilde hayata geçirilmesini hedefliyor. Yeni yapı kapsamında ortak bir güvenlik kültürünün geliştirilmesi, operasyonel bilgi ve deneyimin grup genelinde paylaşılması ve küresel ölçekte yetkin insan kaynağının oluşturulması öncelikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Güvenlik ve kalite verileri merkezileştirilecek</p>

<p>Yeni yapılanmayla birlikte güvenlik ve kalite verilerinin merkezi bir sistem altında toplanması planlanıyor. MOLGSM'nin bu sayede operasyonel riskleri daha etkin analiz etmesi ve değişen iş koşullarına daha hızlı yanıt vermesi amaçlanıyor.</p>

<p>MOL, özellikle jeopolitik risklerin artması ve çevre düzenlemelerinin giderek sıkılaşması nedeniyle gemi yönetiminde daha entegre ve hızlı karar alma mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>AI ve veri analitiği operasyonlara daha fazla dahil edilecek</p>

<p>MOL Global Ship Management, operasyonların standartlaştırılması ve verimliliğin artırılması amacıyla yapay zekâ (AI) ve veri analitiği gibi teknolojilerden daha fazla yararlanacak.</p>

<p>Bu teknolojilerin, operasyonel verilerin daha hızlı değerlendirilmesini ve yöneticilerin daha gelişmiş karar destek mekanizmalarına erişmesini sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yeni yapı aynı zamanda alternatif yakıt kullanan gemilerin ve diğer yeni nesil denizcilik teknolojilerinin güvenli şekilde işletmeye alınmasını destekleyecek.</p>

<p>Altı şirket MOLGSM çatısı altında birleşti</p>

<p>MOL Global Ship Management bünyesinde birleştirilen şirketler şöyle:</p>

<ul>
	<li>MOL LNG Ship Management Pte. Ltd. – Singapur, Hong Kong ve Hindistan</li>
	<li>MOL SHIP MANAGEMENT (SINGAPORE) PTE. LTD. – Singapur</li>
	<li>MOL TANKSHIP MANAGEMENT PTE. LTD. – Singapur ve Londra</li>
	<li>MOL LNG Transport Co., Ltd. – Japonya</li>
	<li>MOL SHIP MANAGEMENT CO., LTD. – Japonya</li>
	<li>MOL LNG TRANSPORT (EUROPE) LTD. – Birleşik Krallık&nbsp;</li>
</ul>

<p>Birleşmeyle MOL, farklı gemi segmentlerinde faaliyet gösteren yönetim operasyonlarını daha merkezi bir yapıya kavuştururken, güvenlik, kalite, teknoloji ve insan kaynağı politikalarında küresel ölçekte daha yüksek bir standart oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>MOLGSM'nin yeni yapısı, grubun alternatif yakıtlar, dijitalleşme ve yeni nesil gemi teknolojilerine yönelik dönüşümünde de önemli bir operasyonel platform olarak konumlandırılıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mol-200-gemiyi-tek-catiya-aldi-1788332540.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akkon Lines’tan Rusya Kararı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/akkon-linestan-rusya-karari-24591</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/akkon-linestan-rusya-karari-24591</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de güvenlik alarmı. Akkon Lines, RMS Team saldırısının ardından Rusya’daki tüm liman uğraklarını geçici olarak durdurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk konteyner taşımacılık şirketi Akkon Lines, gemi, mürettebat ve yük güvenliğine yönelik risklerin arttığı değerlendirmesiyle Rusya’daki tüm liman uğraklarını geçici olarak durdurdu. Karar, RMS Team adlı konteyner gemisinin Novorossiysk açıklarında insansız hava aracı saldırısına uğramasının ardından alındı.</strong></p>

<p>Türk konteyner taşımacılık şirketi Akkon Lines, artan güvenlik riskleri nedeniyle Rusya’daki limanlara yönelik seferlerini askıya aldı. Şirketin 27 Ağustos tarihli müşteri duyurusunda, Rusya varışlı mevcut ve planlanan yüklerin güvenlik değerlendirmesi doğrultusunda yeniden yönlendirileceği bildirildi.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, hâlihazırda denizde bulunan veya henüz yüklenmemiş Rusya varışlı kargoların yükleme limanlarına geri gönderilmesi ya da bu limanlarda tahliye edilmesi planlanıyor. Müşterilerin söz konusu düzenlemeler hakkında 28 Ağustos’a kadar bilgilendirildiği belirtildi.</p>

<p>Kararın ardından Rusya servisleri durduruldu</p>

<p>Akkon Lines’ın kararında, 21 Ağustos’ta RMS Team adlı konteyner gemisinin Novorossiysk’e seyir halindeyken uğradığı insansız hava aracı saldırısının önemli bir etken olduğu belirtildi.</p>

<p>Barbados bayraklı, yaklaşık 1.096 TEU kapasiteli RMS Team adlı gemide bulunan 11 denizcinin kurtarıldığı, bir mürettebat üyesinin ise kayıp olduğu bildirildi.</p>

<p>Saldırının ardından gemide yangın çıktı. Yangının yaşam mahalleri ve makine dairesini etkilediği, daha sonra güvertede bulunan konteynerlere yayıldığı aktarıldı.</p>

<p>Akkon Lines, olayın ardından gemi ve yükünün “yapıcı tam ziya” kapsamında değerlendirilebileceğini açıkladı. Bununla birlikte, saldırının hangi taraf tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Novorossiysk hattında son haftalarda değişiklikler yapıldı</p>

<p>Akkon Lines, Rusya operasyonlarında güvenlik koşullarındaki değişikliklere bağlı olarak son haftalarda farklı uygulamalara başvurdu.</p>

<p>Şirket, 24 Ağustos’ta Novorossiysk uğraklarını geçici olarak durdurarak Rusya servisinin St. Petersburg üzerinden yürütülmesine karar vermişti.</p>

<p>Ağustos ayının başında ise Novorossiysk varışlı yüklerin St. Petersburg üzerinden taşınması uygulanmış ve bu güzergâh için TEU başına 2.500 dolar ek ücret alınmıştı. Novorossiysk’e doğrudan seferlerin daha sonra yeniden başlatıldığı, ancak bu hizmete savaş riski kaynaklı ek ücret yansıtıldığı belirtilmişti.</p>

<p>Son gelişmeyle birlikte şirket, güvenlik değerlendirmeleri çerçevesinde Rusya’daki tüm liman uğraklarını askıya aldı.</p>

<p>Türkiye-Rusya hattında iki gemiyle hizmet veriyordu</p>

<p>Akkon Lines, Türkiye ile Rusya arasındaki konteyner taşımacılığında iki gemiyle faaliyet gösteriyordu. Şirket, Eylül 2018’de yüzde 100 Türk sermayeli bir denizcilik yatırımı olarak Akkon Denizcilik Nakliyat ve Ticaret A.Ş. bünyesinde kuruldu.</p>

<p>Merkezi İstanbul’da bulunan şirketin Bursa, İzmir ve Mersin’de de şubeleri bulunuyor.</p>

<p>Güvenlik riskleri deniz taşımacılığını etkiliyor</p>

<p>Akkon Lines’ın Rusya seferlerini askıya alması, Karadeniz’de artan güvenlik risklerinin bölgedeki ticari deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Özellikle Novorossiysk gibi önemli limanlara yönelik operasyonlarda gemi, mürettebat ve yük güvenliğinin yanı sıra savaş riski kaynaklı ilave maliyetler de armatör ve taşıma şirketlerinin operasyon kararlarında belirleyici hale geliyor.</p>

<p>Akkon Lines’ın aldığı kararın, Rusya ile Türkiye arasındaki konteyner taşımacılığında güzergâh, transit süreleri ve navlun maliyetleri açısından yeni düzenlemelere yol açması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 07:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/akkon-linestan-rusya-karari-1788294404.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Ağır Yapısal Hasar Tespit Ettim”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/agir-yapisal-hasar-tespit-ettim-24590</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/agir-yapisal-hasar-tespit-ettim-24590</guid>
                <description><![CDATA[Filo Jet’in Geçmişinde Kritik İddia: Mühendis Kılıç, “Ağır Yapısal Hasar Tespit Ettim” Dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="922" height="525" src="https://www.youtube.com/embed/rUMaZRtRIZo" title="“Ağır Yapısal Hasar Tespit Ettim”" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><strong>Girne açıklarında batan Filo Jet’in geçmişte geçirdiği kazalar ve bu kazaların ardından yapılan onarımlara ilişkin yeni açıklamalar gündeme geldi. Gemiyi 2016 yılında inceleyen Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç, yaptığı teknik incelemede ağır yapısal hasar tespit ettiğini ve onarımın klas kuruluşu gözetiminde gerçekleştirilmesi gerektiğini raporladığını söyledi. Kılıç, daha sonraki süreçte geminin bir Yunan firmasına tamir ettirildiğinin mahkemede beyan edildiğini aktardı.</strong></p>

<p>Girne açıklarında batan Filo Jet’in geçmişine ilişkin tartışmalar, geminin yaklaşık 10 yıl önce geçirdiği kazanın ardından yapılan onarım sürecine ilişkin açıklamalarla yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç, gazeteci Cüneyt Özdemir’e yaptığı açıklamada, Filo Jet’i 2016 yılında Mersin Taşucu’nda karaya oturmasının ardından incelemek üzere görevlendirildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Kılıç: “Çok ağır yapısal hasar vardı”</strong></p>

<p>Kılıç, geminin baş bölümünden hasar aldığını ve yaklaşık 50 saat süren incelemede ciddi yapısal bozulmalar tespit ettiğini söyledi.</p>

<p>İnceleme sırasında röntgen ve ultrasonik testler yaptığını belirten Kılıç, kendisine başlangıçta bildirilen hasarlı bölgenin ötesinde de deformasyon tespit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Kılıç, hazırladığı teknik raporda onarımın klas kuruluşunun gözetimi altında yapılması gerektiğini belirttiğini söyledi.</p>

<p>Kılıç’ın anlatımına göre, geminin onarım yöntemi konusunda sahipleriyle görüş ayrılığı yaşandı. Kılıç, önerdiği teknik yöntemin kabul edilmemesi üzerine süreçten ayrıldığını ve konunun daha sonra yargıya taşındığını aktardı.</p>

<p><strong>“Yunan firmasına tamir ettirildiği mahkemede beyan edildi”</strong></p>

<p>Kılıç, açıklamasının devamında geminin daha sonraki onarımına ilişkin de bir iddia ortaya koydu.</p>

<p>Kılıç, yargı sürecinde gemi sahibinin Filo Jet’in bir Yunan firmasına tamir ettirildiğine ilişkin beyanda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Ancak Kılıç, söz konusu onarımın kendi önerdiği teknik koşullarda gerçekleştirilmediğini ve geminin onarımının ehil olmayan kişiler tarafından yapıldığını&nbsp;<strong>iddia etti.</strong></p>

<p>Bu açıklamaların, Kılıç’ın kendi gözlemleri ve geçmişteki teknik incelemesine ilişkin değerlendirmeleri olduğu; geminin söz konusu onarımının teknik standartlara uygun olup olmadığına ilişkin nihai bir tespitin ise yetkili kurumların incelemeleri ve soruşturma kapsamında ortaya konulması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Geminin geçmişteki hasarları soruşturma açısından gündemde</strong></p>

<p>Filo Jet’in geçmişte geçirdiği kazalar ve bu kazaların ardından yapılan onarımlar, mevcut soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Polis tarafından mahkemede aktarılan bilgilere göre geminin geçmişte Türkiye’de bir kazaya karışarak hasar gördüğü ve daha sonra tamir edildiği belirtildi. Öte yandan geminin son teknik kontrolünün 2 Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiği ve gerekli sefer izinlerinin bulunduğu da mahkeme sürecinde ifade edildi.</p>

<p>Dolayısıyla geçmişteki hasar ve onarımlara ilişkin iddialar ile Filo Jet’in son kazasının nedeni arasında doğrudan bir bağlantı kurmak için henüz erken.</p>

<p><strong>Filo Jet’in batış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için yürütülen teknik inceleme ve adli soruşturmanın sonuçları beklenirken, geminin geçmişteki hasarları, yapılan onarımlar ve bu işlemlerin hangi teknik denetimlerden geçtiği de soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/agir-yapisal-hasar-tespit-ettim-1788282820.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gemi Neden Battı? Yanıt Bekleyen Sorular</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gemi-neden-batti-yanit-bekleyen-sorular-24589</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gemi-neden-batti-yanit-bekleyen-sorular-24589</guid>
                <description><![CDATA[FİLOJET faciasının ardından kaptan ve mürettebatın tahliye süreci, yolcuların güvenliği, can kurtarma ekipmanlarının kullanımı ve geminin sefere çıkış koşulları tartışılmaya devam ediyor. Rana Sarro, kaleme aldığı değerlendirmede kazanın aydınlatılması için yanıtlanması gereken kritik soruları gündeme taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>FİLOJET faciasının ardından kamuoyunun yanıtını beklediği çok sayıda soru bulunuyor. Geminin kötü hava koşullarının hemen ardından sefere çıkması, yolcuların gemide yaşananlarla ilgili uyarılarının nasıl değerlendirildiği, tahliye sürecinin nasıl yönetildiği ve can kurtarma ekipmanlarının kullanılıp kullanılmadığı tartışmaların başında geliyor.</p>

<p>Rana Sarro, değerlendirmesinde özellikle geminin su almaya başlamasının ardından alınan kararların ve kaptan ile mürettebatın tahliye sürecindeki rolünün ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Kaptan ve mürettebatın tahliye süreci</strong></p>

<p>Kazaya ilişkin en önemli tartışma başlıklarından biri, geminin terk edilmesi sırasında kaptan ve mürettebatın izlediği prosedür.</p>

<p>Sarro, kamuoyuna yansıyan değerlendirmeler üzerinden, yolcuların tahliyesi tamamlanmadan gemi personelinin gemiyi terk edip etmediğinin araştırılması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Denizcilikte gemi terk prosedürlerinin, özellikle yolcu taşıyan gemilerde hayati önem taşıdığına dikkat çekilen değerlendirmede,&nbsp;<strong>“Kaptan ve mürettebatın gemiyi en son terk etmesi gerekmez mi?”&nbsp;</strong>sorusu gündeme getiriliyor.</p>

<p>Ancak bu konuda kesin bir hükme varılabilmesi için olayın resmi soruşturması, geminin seyir kayıtları, mürettebat ifadeleri, kamera görüntüleri ve diğer teknik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Can kurtarma ekipmanları neden tartışılıyor?</strong></p>

<p>Kazayla ilgili bir diğer kritik başlık ise can kurtarma ekipmanlarının kullanımı.</p>

<p>Sarro, olay sırasında yeterli sayıda can simidinin bulunup bulunmadığı, can sallarının neden kullanılmadığı ve yolculara acil durumlarda gemiyi nasıl terk edeceklerine ilişkin gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı sorularını gündeme taşıyor.</p>

<p>Bu noktada cevaplanması gereken temel soru ise şu:</p>

<p><strong>Gemide bulunan can kurtarma ekipmanlarının durumu neydi ve acil durum sırasında hangi ekipmanlar, ne zaman ve kim tarafından kullanıldı?</strong></p>

<p>Bu soruların yanıtı, geminin emniyet ekipmanlarına ilişkin kayıtları ve kazaya yönelik teknik incelemeler ortaya konulduğunda daha net anlaşılabilecek.</p>

<p><strong>“Sorun yok” denilerek sefere devam edildi mi?</strong></p>

<p>Değerlendirmede, geminin su almaya başlamasının ardından yolcuların endişelerinin nasıl karşılandığı da sorgulanıyor.</p>

<p>Eğer gemide gerçekten su alma veya yapısal hasar belirtileri ortaya çıktıysa,&nbsp;<strong>Geri dönme, durma veya yardım çağırma kararı neden alınmadı?”&nbsp;</strong>sorusu önem kazanıyor.</p>

<p>Özellikle yolcu taşıyan bir gemide acil durum belirtilerinin ne zaman fark edildiği, kaptana ne zaman bildirildiği ve kaptanın bu bilgiler üzerine hangi kararları aldığı, soruşturmanın aydınlatması gereken temel konular arasında yer alıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Geminin sefere çıkış koşulları araştırılmalı</strong></p>

<p>Kazanın hemen öncesindeki hava ve deniz koşulları da ayrı bir başlık oluşturuyor.</p>

<p>Geminin sefere çıkışından önce gerçekleştirilen kontroller, geminin teknik ve emniyet durumu, varsa önceki hasar kayıtları, bakım ve onarım geçmişi ile sefere uygunluk belgeleri incelenmeden kazanın nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</p>

<p>Bu nedenle&nbsp;<strong>“Geminin sefere çıkmasına hangi teknik ve idari kontroller sonucunda izin verildi?”&nbsp;</strong>sorusu önem taşıyor.</p>

<p><strong>“Planlı batırma” iddiası için kanıt gerekiyor</strong></p>

<p>Sarro'nun yazısında en dikkat çekici bölümlerden biri ise kazanın kasıtlı olarak planlanmış olabileceğine ilişkin soru işaretleri.</p>

<p>Eski veya hasarlı bir geminin kasıtlı olarak batırılarak sigorta ya da başka bir tazminat elde edilmesinin planlanıp planlanmadığı sorusu gündeme getiriliyor.</p>

<p>Ancak bu tür bir ihtimalin&nbsp;<strong>komplo teorisi veya iddia düzeyinden çıkarak gerçek kabul edilebilmesi için somut deliller bulunması gerekir.&nbsp;</strong>Geminin batışının kasıtlı olup olmadığı ancak teknik inceleme, adli soruşturma, finansal kayıtlar, geminin geçmişi ve olay öncesi-sonrası tüm verilerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulabilir.</p>

<p><strong>Asıl yanıt bekleyen soru: FİLOJET neden battı?</strong></p>

<p>Geminin hangi noktadan ve ne şekilde su aldığı, varsa yapısal hasarın kaynağı, alabora olma süreci, hava ve deniz koşullarının etkisi, kaptan ve mürettebatın aldığı kararlar, yolcuların tahliye süreci ve can kurtarma ekipmanlarının kullanımı kapsamlı biçimde incelenmeli.</p>

<p>Kazanın gerçek nedeninin ortaya çıkarılması açısından&nbsp;<strong>spekülasyonlardan çok resmi soruşturmanın sonuçları, teknik bilirkişi raporları, geminin seyir verileri ve tanık ifadeleri belirleyici olacaktır.</strong></p>

<p>FİLOJET faciasında hayatını kaybedenlerin yakınları başta olmak üzere kamuoyunun beklentisi ise açık:&nbsp;<strong>Yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan kişi veya kurumlar varsa bunun somut delillerle belirlenmesi.</strong></p>

<p><strong>Editör notu:&nbsp;</strong>Bu metin, Rana Sarro'nun kişisel değerlendirmesinde dile getirilen soru ve iddiaların gazetecilik diliyle düzenlenmiş halidir. “Planlı batırma”, “sigorta/tazminat amacı” veya “kasıt” gibi iddialar&nbsp;<strong>kanıtlanmış gerçekler olarak değil, araştırılması gerektiği öne sürülen ihtimaller olarak&nbsp;</strong>aktarılmalıdır.</p>

<p><em>Rana Sarro yazdı:</em></p>

<p><em>Çok uçuk bir komplo teorisi olacak ama afet olarak nitelendirdiğimiz kötü hava koşullarının ertesi günü bu geminin sefere çıkması; hasarlı gemi ile yolcuların tüm uyarılarına rağmen, "sorun yok" denilip, yola devam etmesi; kapıların önce kapatılması ve yolculara çıkış yolu gösterilmeden; can simiti verilmeden, can salları atılmadan mazot boşaltıp gemiyi ilk önce kaptan ve mürettebatın terketmesi arıza gibi değil planlanmış bir kaza süsü sanki...</em></p>

<p><em>Türkiye kanallarda, CNN'de uzman denizciler söylüyor. Kaptanın ve mürettebatın yolcuları bırakıp kendilerini kurtarmaya çalışması bir skandaldır. Uzman Denizci; "bu ölümlere neden olmaktır" dedi. Çünkü denizcilerin geminin nasıl terkedileceğinin de eğitimi aldıkları ve geminin bir kaptanın namusu olduğu, personel ile kaptanların gemiyi en son terketmesi gereken kişiler olduğunu anlatıyor.</em></p>

<p><em>"Can taşıyorlar ve gemideki son cana kadar personel ve kaptan o gemide olmak zorundadır. Gerekirse gemi batarken içinde kaptan da gemiyle birlikte denize batar ama son bir can dahi kurtarılana kadar gemiyi terk etmez. Bu uluslararası kurallar gereği de böyledir" diyor Uzman Denizci.</em></p>

<p><em>Peki denize mazot niye boşaltıldı? Niye yeterli sayıda can simiti yoktu? Var olan can simitlerinin nasıl takılacağı niye yolculara gösterilmedi? Gemiden çıkış yolu niye yolculara gösterilmedi?</em></p>

<p><em>Denizde en önemli ekipman olan can salları niye denize atılmadı da, çocuklar, yaşlılar ve yetişkinler dalgalara kurban verildi?</em></p>

<p><em>Gemi su almaya başladığında niye "problem yok" dendi? Can simiti ve can salları yoksa bu gemi nasıl denetimden geçti?</em></p>

<p><em>Uçakta en ufak bir panik durumunda kaptan geri dönme kararı alır, bu gemide yolcular panik olup "geri dönelim" derken, niye dönmesi riskli ise, durup sahil güvenlik aranmadı da problem yok denip devam edildi?</em></p>

<p><em>Eski gemiyi batırıp, denizde kaza süsü vererek, tazminat mı planlandı?</em></p>

<p><em>Bile bile mi ölüme sürüldü ki, kaptan ve mürettebat önce kaçtı?</em></p>

<p><em>Gerçekten de ehliyeti varsa ve 25 yıllık kaptan ise, gemi çatırdadığında, camlar patladığında, su almaya başladığında batacağını anlaması gerekirmez miydi?</em></p>

<p><em>Uzmanlar da söylüyor, su almaya başlayan gemide yapılması gereken hamleler yapılmadı. "Kaptanın bunu bilmesi gerekirdi" diyor uzmanlar, Türkiye kanallarında dinledik.</em></p>

<p><em>Öyleyse planlı bir gemi batırma operasyonu muydu? İnsanlar kasıtlı olarak öldürülmek niye istensin?</em></p>

<p><em>Öyleyse eskiyen ve hasarlı gemi batırılarak, kaza süsü verilerek, sigorta veya devletten tazminat alma planı mı yapıldı? Bu da değilse peki nedir?</em></p>

<p><em>Titanik olayı mı yaşatılacaktı? Titanik buz dağına vurdu da içeriye su dolmaya başlamıştı. Peki bu neye vurdu da, yolun daha başından su almaya başladı.</em></p>

<p><em>"25 yıllık bir Kaptan" ise, gemi de "tamam" ise, niye bunlar yapıldı ve yaşandı? Deli sorular kulağa uçuk komplo teorisi gibi gelse de; akla geliyor ne yazık ki!</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/gemi-neden-batti-yanit-bekleyen-sorular-1788262905.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FİLOJET Faciasında Arama Kurtarma Çalışmaları Üçüncü Gününde</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filojet-faciasinda-arama-kurtarma-calismalari-ucuncu-gununde-24588</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filojet-faciasinda-arama-kurtarma-calismalari-ucuncu-gununde-24588</guid>
                <description><![CDATA[Girne-Taşucu seferini gerçekleştirdiği sırada alabora olan FİLOJET isimli yolcu gemisinde arama kurtarma çalışmaları üçüncü gününde devam ediyor. 20 kayıp yolcunun bulunması için sürdürülen çalışmalara Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki TCG Işın da katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Girne-Taşucu seferini yapan FİLOJET isimli yolcu gemisinin alabora olmasıyla meydana gelen deniz kazasının ardından bölgede başlatılan arama kurtarma faaliyetleri aralıksız sürüyor.</p>

<p>Kazanın üçüncü gününde ekiplerin önceliğini, kendilerinden henüz haber alınamayan 20 kişiye ulaşılması oluşturuyor. Ailelerin umutlu bekleyişi devam ederken, arama çalışmalarına Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan&nbsp;<strong>TCG Işın&nbsp;</strong>kurtarma ve yedekleme gemisi de dahil oldu.</p>

<p><strong>267 Kişi Bulunuyordu</strong></p>

<p>Kazada gemide toplam&nbsp;<strong>267 kişinin&nbsp;</strong>bulunduğu bildirildi. Mevcut verilere göre&nbsp;<strong>239 kişi sağ olarak kurtarılırken, 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi ise kayıp.</strong></p>

<p>Arama kurtarma ekipleri, kayıp kişilere ulaşmak amacıyla deniz yüzeyinde ve su altında çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>20 Kişi İçin Arama Çalışmaları Sürüyor</strong></p>

<p>Kazanın ardından kendilerinden haber alınamayan 20 kişinin isimleri Başbakanlık tarafından açıklandı.</p>

<p>Aranan kişiler şöyle:</p>

<p><strong>Ferdi Törer, Mustafa Demir, Mahmut Demir, Özgür Gönül, Anni Azel Hilaloğlu, Şerif Özdemir, Süleyman Erdoğan, Saliha Miray Biçer, Mehmet Asaf Biçer, Orhan Bekret, Nazmiye Özbolat, Elmas Demir, İsmail Kurt, Yulia Özcan, Ayhan Özcan, Elife Bayır, Nihat Pancar, Mustafa Kemal Yaralı, Mehmet Bayhan ve Mehmet Nuri Ayran.</strong></p>

<p><strong>8 Kişi Hayatını Kaybetti</strong></p>

<p>Pazar günü meydana gelen gemi faciasında&nbsp;<strong>Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Torer ve Nurcan Hilaloğlu&nbsp;</strong>hayatını kaybetti.</p>

<p>Hayatını kaybedenlerden 6'sı dün düzenlenen törenlerle toprağa verilirken, 2 kişinin cenazesinin bugün defnedileceği bildirildi.</p>

<p><strong>TCG Işın Arama Kurtarma Operasyonunda</strong></p>

<p>Arama kurtarma çalışmalarına katılan TCG Işın, Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan Işın sınıfı kurtarma ve yedekleme gemilerinden biri olarak görev yapıyor.</p>

<p>Deniz kazalarına müdahale, batık ve enkaz çalışmalarının yürütülmesi, sualtı arama-kurtarma faaliyetleri ve denizaltı personeline yaşam desteği sağlanması gibi kritik görevlerde kullanılabilen geminin, gelişmiş teknik donanımlara sahip olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı tarafından yapılan açıklamada, TCG Işın'ın&nbsp;<strong>1.400 metre derinliğe kadar tetkik yapabilecek kapasitede&nbsp;</strong>olduğu ve yaklaşık&nbsp;<strong>514 metre derinlikte bulunan FİLOJET batığına ulaşabilecek teknik imkanlara sahip bulunduğu&nbsp;</strong>ifade edildi.</p>

<p><strong>Gözler Sualtı Arama Çalışmalarında</strong></p>

<p>Arama kurtarma operasyonunun üçüncü gününde çalışmaların kapsamının genişletilmesi, kayıp 20 kişiye ulaşılması yönündeki umutları artırdı.</p>

<p>Yetkililerin koordinasyonunda sürdürülen operasyon kapsamında deniz yüzeyi ve sualtında farklı ekipman ve unsurlarla arama faaliyetleri yürütülüyor.</p>

<p>FİLOJET faciasının kesin nedeninin ve kazanın meydana geliş sürecinin ise yürütülecek teknik ve adli incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/filojet-faciasinda-arama-kurtarma-calismalari-ucuncu-gununde-1788249856.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trabzon Tersanesi, SMM Hamburg 2026’da Türk Gemi İnşa Gücünü Tanıtacak</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/trabzon-tersanesi-smm-hamburg-2026da-turk-gemi-insa-gucunu-tanitacak-24587</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/trabzon-tersanesi-smm-hamburg-2026da-turk-gemi-insa-gucunu-tanitacak-24587</guid>
                <description><![CDATA[Trabzon Tersanesi, SMM Hamburg 2026’da üretim kabiliyetlerini ve Türk gemi inşa sektörünün potansiyelini uluslararası denizcilik sektörüne sunacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin önemli tersanelerinden Trabzon Tersanesi, dünyanın önde gelen denizcilik ve gemi inşa etkinliklerinden SMM Hamburg 2026’da üretim kabiliyetlerini, mühendislik deneyimini ve Türk gemi inşa sektörünün potansiyelini uluslararası denizcilik camiasıyla buluşturacak.</strong></p>

<p><strong>HAMBURG –&nbsp;</strong>Trabzon Tersanesi, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenecek&nbsp;<strong>SMM Hamburg 2026&nbsp;</strong>fuarında Türk gemi inşa sektörünü temsil edecek.</p>

<p>Dünyanın önde gelen denizcilik ve gemi inşa organizasyonlarından biri olan SMM Hamburg, sektörün geleceğine yön veren teknolojilerin, sürdürülebilir çözümlerin ve uluslararası iş birliklerinin ele alındığı önemli bir buluşma noktası olacak.</p>

<p><strong>Trabzon’dan küresel denizcilik sektörüne</strong></p>

<p>Trabzon Tersanesi, fuarda projelerini ve üretim kabiliyetlerini uluslararası ziyaretçilere sunarken, küresel denizcilik sektöründeki son gelişmeleri de yakından takip edecek.</p>

<p>Tersanenin fuardaki hedefleri arasında yeni iş bağlantıları oluşturmak, gelecekteki iş birlikleri için uluslararası temaslar geliştirmek ve Trabzon’dan dünya denizcilik sektörüne uzanan üretim vizyonunu paylaşmak bulunuyor.</p>

<p><strong>Türk gemi inşa sektörünün potansiyeli öne çıkarılacak</strong></p>

<p>Trabzon Tersanesi tarafından yapılan değerlendirmede, SMM Hamburg 2026’nın Türk gemi inşa sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetlerini uluslararası platformda ortaya koymak açısından önemli bir fırsat olduğu vurgulandı.</p>

<p>Tersane, fuar boyunca sektör profesyonelleri, armatörler, teknoloji şirketleri ve uluslararası denizcilik kuruluşlarıyla temas kurarak yeni ticari ve teknolojik iş birliklerinin önünü açmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Trabzon Tersanesi’nin mesajı ise net:&nbsp;</strong>Karadeniz’den dünya denizlerine uzanan Türk gemi inşa vizyonu, Hamburg’da uluslararası denizcilik sektörünün karşısına çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/trabzon-tersanesi-smm-hamburg-2026da-turk-gemi-insa-gucunu-tanitacak-1788207572.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunan Armatörlerden IMO’ya Net Sıfır Eleştirisi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunan-armatorlerden-imoya-net-sifir-elestirisi-24586</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunan-armatorlerden-imoya-net-sifir-elestirisi-24586</guid>
                <description><![CDATA[Yunan Armatörlerden IMO’nun Karbonsuzlaşma Çerçevesine Sert Eleştiri.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yunan Armatörler Birliği (UGS) Başkanı Melina Travlos, IMO’nun denizcilik sektöründe net sıfır emisyona ulaşmak için önerdiği çerçevenin mevcut haliyle yeterli olmadığını belirterek, düzenlemenin önemli ölçüde revize edilmesi çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmasına yönelik küresel düzenlemeler, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) çatısı altında yürütülen müzakereler öncesinde sektörün en kritik gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Yunanistan’ın önde gelen denizcilik kuruluşlarından Yunan Armatörler Birliği (UGS), IMO’nun net sıfır emisyon hedeflerine yönelik mevcut çerçevesine ilişkin önemli çekincelerini gündeme taşıdı.</p>

<p>UGS Başkanı Melina Travlos, mevcut haliyle önerilen sistemin denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına tam olarak yanıt vermediğini belirterek, “bir çözüm olmadığını” ve kapsamlı şekilde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yakıt maliyeti ve erişilebilirlik kritik</p>

<p>Travlos’a göre denizcilikte belirlenen iklim hedefleri, yalnızca çevresel sonuçlar üzerinden değerlendirilmemeli. Alternatif yakıtların maliyeti ve küresel ölçekte erişilebilirliği, filonun teknolojik dönüşüm kapasitesi ve yeni nesil yakıtların üretiminin ne hızda artırılabileceği de düzenlemelerin temel unsurları arasında yer almalı.</p>

<p>UGS, özellikle düşük ve sıfır karbonlu yakıtların henüz sınırlı miktarda bulunması ve yüksek maliyetli olması nedeniyle, geçiş sürecinde gemilerin enerji verimliliğinin artırılmasına daha fazla ağırlık verilmesini savunuyor.</p>

<p>Panama ve Liberya önerisine destek</p>

<p>Yunan armatörler, IMO görüşmeleri kapsamında Panama ve Liberya tarafından ortaya konulan öneriyi de destekliyor.</p>

<p>UGS, söz konusu yaklaşımın mevcut piyasa koşullarını daha fazla dikkate aldığını ve yeni düzenlemeler konusunda daha pragmatik bir müzakere zemini oluşturabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Birliğe göre, denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu dönüşümün başarısı; yalnızca yeni kuralların belirlenmesine değil, bu kuralların teknik ve ekonomik açıdan uygulanabilir olmasına bağlı.</p>

<p>“Sektör sürece doğrudan dahil edilmeli”</p>

<p>Melina Travlos ayrıca, IMO tarafından hazırlanacak kuralların doğrudan denizcilik şirketleri ve gemi işletmecileri tarafından uygulanacağına dikkat çekerek, sektörün düzenlemelerin oluşturulma sürecine daha etkin biçimde dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>UGS’nin yaklaşımına göre nihai sistem, çevresel hedeflerle ekonomik sürdürülebilirlik arasında dengeli bir yapı oluşturmalı. Özellikle alternatif yakıtların arzının henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı bir dönemde, gemi sahiplerinin karşılaşacağı maliyetlerin ve operasyonel zorlukların göz önünde bulundurulması gerekiyor.</p>

<p>Gözler IMO müzakerelerinde</p>

<p>IMO’nun denizcilik sektörünün sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmaları kapsamında yeni müzakere turunun 1–4 Eylül tarihlerinde Londra’da gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Görüşmelerde özellikle alternatif yakıtların maliyeti, emisyon azaltım mekanizmaları, ekonomik teşvikler ve yeni kuralların uygulanma takvimi öne çıkan başlıklar arasında yer alacak.</p>

<p><strong>Denizcilik sektöründeki tartışmanın merkezinde artık yalnızca “net sıfır” hedefine ulaşılıp ulaşılmayacağı değil, bu hedefe hangi yakıtlarla, hangi maliyetle ve hangi takvim içerisinde ulaşılacağı bulunuyor.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 05:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yunan-armatorlerden-imoya-net-sifir-elestirisi-1788170868.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CMA CGM’den Transatlantik Taşımacılık Hamlesi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cma-cgmden-transatlantik-tasimacilik-hamlesi-24585</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cma-cgmden-transatlantik-tasimacilik-hamlesi-24585</guid>
                <description><![CDATA[CMA CGM, Fransız Neoline ile iş birliğine giderek rüzgâr tahrikini ana enerji kaynağı olarak kullanan “Neoliner Origin” Ro-Ro gemisini Kuzey Avrupa–Kuzey Amerika arasında doğrudan transatlantik serviste kullanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>CMA CGM, Fransız Neoline ile iş birliği kapsamında rüzgâr tahrikli “Neoliner Origin” Ro-Ro gemisini Kuzey Avrupa ile Kuzey Amerika arasında doğrudan transatlantik hatta kullanmaya hazırlanıyor. Servisin 21 Eylül 2026’da başlaması planlanırken, proje düşük emisyonlu deniz taşımacılığında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</strong></p>

<p>Fransız denizcilik ve lojistik grubu CMA CGM, rüzgâr enerjisinden yararlanan yeni nesil deniz taşımacılığı çözümlerini ticari operasyona taşıyacak önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, Fransız yelkenli taşımacılık şirketi Neoline ile anlaşarak Neoliner Origin adlı Ro-Ro gemisini transatlantik serviste kullanacak.</p>

<p>Yeni servis kapsamında geminin ilk olarak 21 Eylül 2026’da Zeebrugge Limanı’na uğraması planlanıyor. Neoliner Origin daha sonra Fransa’daki Montoir-de-Bretagne Limanı’na geçerek Atlantik’i aşacak ve doğrudan Baltimore ile Halifax limanlarına ulaşacak.</p>

<p>Rüzgâr gücü ana unsurlardan biri olacak</p>

<p>Projenin en dikkat çekici özelliği, Neoliner Origin’in geleneksel fosil yakıt tüketimini azaltmak amacıyla rüzgâr tahrikini operasyonunun merkezine alan bir tasarıma sahip olması.</p>

<p>CMA CGM’nin tahminlerine göre, rüzgâr destekli operasyon sayesinde okyanus geçişlerinde sera gazı emisyonlarının geleneksel gemilere kıyasla yüzde 90’a kadar azaltılması mümkün olabilecek.</p>

<p>Bu özellik, projeyi yalnızca alternatif yakıt teknolojileri açısından değil, mevcut ticari deniz taşımacılığının düşük karbonlu alternatiflerle dönüştürülmesi açısından da önemli hale getiriyor.</p>

<p>5.300 ton yük taşıyabilecek</p>

<p>136 metre uzunluğundaki Neoliner Origin, toplam 1.130 lineer metre yükleme kapasitesine ve 265 TEU konteyner kapasitesine sahip. Geminin toplam taşıma kapasitesi yaklaşık 5.300 ton olarak belirtiliyor.</p>

<p>Ro-Ro gemisi; otomobillerin yanı sıra tarım ve inşaat makineleri, standart ve soğutmalı konteynerler ile belirli kategorilerdeki tehlikeli yüklerin taşınmasına imkân sağlayacak.</p>

<p>Böylece geminin yalnızca konteyner taşımacılığına değil, ağır, hacimli ve proje tipi yüklerin transatlantik taşınmasına da hizmet vermesi hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye’de inşa edildi</p>

<p>Neoliner Origin, Fransız tasarım şirketi Mauric tarafından geliştirilen tasarım temelinde&nbsp;<strong>Türkiye’deki RMK Marine Tersanesi&nbsp;</strong>tarafından inşa edildi ve 2025 yılında Neoline’a teslim edildi.</p>

<p>Geminin önemli özelliklerinden biri ise sonradan dönüştürülmüş bir ticari gemi olmaması. Neoliner Origin, ilk tasarım aşamasından itibaren yelkenli tahrik sistemi dikkate alınarak geliştirildi.</p>

<p>Deniz taşımacılığında yeni model</p>

<p>CMA CGM’nin projeye dahil olması, rüzgâr destekli taşımacılığın deneysel uygulamalardan çıkarak düzenli ticari hat operasyonlarında test edilmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Kuzey Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki hatta ağır ve standart dışı yükleri taşıyacak Neoliner Origin, aynı zamanda denizcilik sektörünün dekarbonizasyon hedefleri ile ticari verimlilik arasında nasıl bir denge kurulabileceğinin önemli örneklerinden biri olacak.</p>

<p><strong>CMA CGM–Neoline iş birliği, rüzgâr enerjisinin modern ticari gemilerde yeniden kullanımını transatlantik ölçekte test ederken, düşük karbonlu deniz taşımacılığının geleceğine ilişkin önemli bir operasyonel deneyim sunacak.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 04:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/cma-cgmden-transatlantik-tasimacilik-hamlesi-1788169848.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>RSGT ve CMA CGM’den Cidde’ye 434 Milyon Dolarlık Yatırım</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rsgt-ve-cma-cgmden-ciddeye-434-milyon-dolarlik-yatirim-24584</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rsgt-ve-cma-cgmden-ciddeye-434-milyon-dolarlik-yatirim-24584</guid>
                <description><![CDATA[Suudi Arabistan merkezli Red Sea Gateway Terminal (RSGT) ile Fransız denizcilik ve lojistik devi CMA CGM Group, Cidde İslam Limanı’nda yeni bir konteyner terminalinin ortak geliştirilmesi ve işletilmesi için 1,6 milyar Suudi riyali (434 milyon dolar) yatırım yapacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan’ın önemli liman merkezlerinden Cidde İslam Limanı’nda (Jeddah Islamic Port) yeni bir konteyner terminalinin geliştirilmesi için RSGT ve CMA CGM Group arasında önemli bir yatırım anlaşmasına imza atıldı.</p>

<p>Yaklaşık 1,6 milyar Suudi riyali (434 milyon dolar) değerindeki proje, Suudi Arabistan Limanlar Otoritesi Mawani iş birliğiyle hayata geçirilecek. Yatırımın, Cidde Limanı’nın konteyner elleçleme kapasitesini artırarak limanın Kızıldeniz’deki stratejik konumunu daha da güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p>CMA CGM’nin bölgesel konumu güçlenecek</p>

<p>Proje, dünyanın önde gelen konteyner taşımacılığı ve lojistik şirketlerinden CMA CGM Group açısından da stratejik önem taşıyor. Yeni terminal yatırımı, şirketin Asya–Orta Doğu–Avrupa arasındaki ticaret rotalarında liman altyapısındaki konumunu güçlendirecek.</p>

<p>Kızıldeniz ve çevresindeki deniz ticareti rotalarında yaşanan jeopolitik ve operasyonel belirsizlikler dikkate alındığında, Cidde’nin bölgesel bir lojistik ve aktarma merkezi olarak önemi giderek artıyor.</p>

<p>Ortaklık yeni yatırımla büyüyor</p>

<p>RSGT ile CMA CGM arasındaki iş birliği, 2025 yılının sonlarında Cidde’deki konteyner terminalinin ortak geliştirilmesine yönelik anlaşmayla başlamıştı. Yeni yatırım programı, iki şirket arasındaki stratejik ortaklığın bir sonraki aşamasını oluşturuyor.</p>

<p>Proje aynı zamanda Suudi Arabistan’ın petrol dışı sektörleri geliştirmeyi ve ülkeyi küresel bir lojistik merkezine dönüştürmeyi hedefleyen Vision 2030 programıyla da örtüşüyor.</p>

<p>Cidde’nin lojistik rolü güçleniyor</p>

<p>Cidde İslam Limanı, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli ticaret kapılarından biri konumunda bulunuyor. Yeni terminal yatırımıyla birlikte limanın konteyner kapasitesinin, operasyonel verimliliğinin ve bölgesel transit ticaretteki rolünün artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>434 milyon dolarlık yatırım, Suudi Arabistan’ın liman altyapısına yönelik büyüyen yatırımlarını ve Kızıldeniz’in küresel deniz ticaretindeki stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/rsgt-ve-cma-cgmden-ciddeye-434-milyon-dolarlik-yatirim-1788168776.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtarma Gemisi MAI 0101 Göreve Başladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kurtarma-gemisi-mai-0101-goreve-basladi-24583</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kurtarma-gemisi-mai-0101-goreve-basladi-24583</guid>
                <description><![CDATA[Romanya, Karadeniz ve Akdeniz’de yangınla mücadele, arama-kurtarma, acil sağlık müdahalesi ve deniz kirliliğiyle mücadele kapasitesini artırmak amacıyla yeni çok amaçlı acil müdahale gemisi MAI 0101’i hizmete aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya Acil Durumlar Genel Müfettişliği’nin (IGSU) deniz birimine bağlı yeni çok amaçlı acil müdahale gemisi MAI 0101, Köstence Limanı’nda düzenlenen törenle hizmete girdi.</p>

<p>Damen Stan Patrol 5009 projesi temel alınarak geliştirilen geminin inşa, donatım ve teslim süreçleri, Romanya’daki Damen Shipyards Galati tersanesi tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p>Yangın ve arama-kurtarma operasyonlarında kullanılacak</p>

<p>MAI 0101; deniz araçlarında ve açık deniz enerji tesislerinde meydana gelebilecek yangınlara müdahale, arama-kurtarma faaliyetleri ve acil tıbbi destek operasyonları için tasarlandı.</p>

<p>Gemi aynı zamanda deniz kirliliğinin giderilmesi ve dekontaminasyon çalışmalarında da görev yapabilecek. Bu özellikleriyle MAI 0101’in, özellikle Karadeniz’de gelişmekte olan açık deniz enerji faaliyetleri açısından Romanya’nın acil müdahale kapasitesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>50 kişiye kadar tahliye kapasitesi</p>

<p>Acil durum operasyonları sırasında 50 kişiye kadar tahliye gerçekleştirebilen gemide, yaralı ve kazazedelere ilk müdahale için tıbbi imkânlar da bulunuyor. MAI 0101, gerektiğinde Romanya’nın acil sağlık hizmetleri birimi SMURD ekiplerinin operasyonlarını destekleyebilecek.</p>

<p>Geminin donanımı arasında radar sistemleri, gündüz ve gece görüş kameraları, yüksek hızlı kurtarma botları, vinç ve çeşitli özel kurtarma ekipmanları yer alıyor. Ayrıca gemi, görev sırasında kendi güvenliğini artırmaya yönelik koruma sistemleriyle donatıldı.</p>

<p>Karadeniz’de deniz güvenliğine katkı</p>

<p>MAI 0101’in hizmete girmesiyle Romanya’nın deniz kazaları, gemi yangınları, arama-kurtarma operasyonları, çevresel acil durumlar ve açık deniz enerji tesislerinde meydana gelebilecek olaylara müdahale kabiliyetinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yeni gemi, Romanya’nın özellikle Karadeniz’de artan deniz trafiği ve gelişen offshore enerji faaliyetleri karşısında çok amaçlı acil müdahale kapasitesini genişleten önemli unsurlardan biri olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 02:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/kurtarma-gemisi-mai-0101-goreve-basladi-1788167987.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz’de 400 Gemi ve 6 Bin Denizci Güvenli Geçiş Bekliyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-400-gemi-ve-6-bin-denizci-guvenli-gecis-bekliyor-24582</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-400-gemi-ve-6-bin-denizci-guvenli-gecis-bekliyor-24582</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Hürmüz Boğazı’ndaki krizin devam ettiğini açıkladı. Çatışmalar nedeniyle yaklaşık 400 gemi ve 6 bin denizci, Basra Körfezi’nden güvenli şekilde çıkış yapamıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği krizinin devam ettiğini belirterek, seyir özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi için devletlere ve denizcilik sektörüne ortak hareket çağrısı yaptı.</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan çatışmanın deniz ticareti üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, çatışmanın üzerinden altı ay geçmesine rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki durumun çözüme kavuşturulamadığını açıkladı.</p>

<p>IMO verilerine göre, çatışmanın başlamasından bu yana uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 70 saldırı doğrulandı. Saldırılarda 19 denizci hayatını kaybetti.</p>

<p>400 gemi güvenli çıkış bekliyor</p>

<p>Bölgede bazı gemiler ve mürettebatlarının Basra Körfezi’nden ayrılabildiğini belirten Dominguez, buna karşın yaklaşık 400 geminin, toplam 6 bin denizciyle birlikte bölgeden güvenli şekilde ayrılamadığını ifade etti.</p>

<p>IMO Genel Sekreteri, binlerce denizcinin artan güvenlik tehditleri ve belirsizlik altında çalışmaya devam ettiğini vurguladı.</p>

<p>Enerji ve emtia akışı risk altında</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, denizcilerin güvenliğinin yanı sıra küresel deniz ticareti açısından da önemli riskler yaratıyor.</p>

<p>Deniz trafiğindeki aksamanın yakıt, gübre ve diğer kritik emtiaların küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediği belirtilirken, krizin dünya genelindeki ekonomiler ve toplumlar üzerindeki etkisinin kısa vadeyle sınırlı kalmayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>IMO Konseyi’nden seyir özgürlüğü mesajı</p>

<p>IMO Konseyi, temmuz ayında hayati öneme sahip deniz ticaret yollarının korunmasına ilişkin bir karar kabul ederek, uluslararası seyrüseferde kullanılan boğazlarda transit geçiş hakkının tehdit edilemeyeceğini, engellenemeyeceğini veya askıya alınamayacağını yeniden teyit etti.</p>

<p>Kararda, Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve engelsiz deniz ulaşımının koordineli ve sürdürülebilir şekilde yeniden tesis edilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>“Seyir özgürlüğünü yeniden tesis etmeliyiz”</p>

<p>Arsenio Dominguez, alınan kararların uygulanabilmesi için güçlü siyasi irade ve uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, tüm IMO üyesi devletleri ve denizcilik sektörünü ortak çözüm üretmeye çağırdı.</p>

<p>Dominguez, Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünün yeniden sağlanması için IMO ve Birleşmiş Milletler sistemiyle birlikte pratik ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>IMO Genel Sekreteri ayrıca küresel deniz güvenliğindeki kötüleşmenin Hürmüz Boğazı ile sınırlı olmadığını; Karadeniz, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki güvenlik risklerinin de uluslararası deniz ticaretini tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Dominguez, krizlerden en ağır şekilde etkilenen kesimin ise herhangi bir sorumluluğu bulunmayan ve görevlerini yüksek risk altında sürdüren binlerce denizci olduğuna dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-400-gemi-ve-6-bin-denizci-guvenli-gecis-bekliyor-1788163670.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savarona’nın Kahramanı Hayatını Kaybetti</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/savaronanin-kahramani-hayatini-kaybetti-24581</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/savaronanin-kahramani-hayatini-kaybetti-24581</guid>
                <description><![CDATA[Savarona’yı Hurdaya Gitmekten Kurtaran Armatör Kahraman Sadıkoğlu Hayatını Kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk denizcilik sektörünün tanınmış armatör ve iş insanlarından Kahraman Sadıkoğlu hayatını kaybetti. Sadıkoğlu, özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ün yatı Savarona’yı hurdaya ayrılma tehlikesinden kurtararak kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirmesiyle Türk denizcilik tarihinde iz bırakan isimlerden biri oldu.</strong></p>

<p>Türk denizcilik camiası önemli bir ismini kaybetti. Armatör, tersaneci ve denizcilik sektörünün deneyimli isimlerinden&nbsp;<strong>Kahraman Sadıkoğlu,&nbsp;</strong>30 Ağustos 2026 tarihinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Sadıkoğlu, uzun yıllara yayılan iş hayatında tersanecilikten gemi bakım ve onarımına, deniz mühendisliğinden batık çıkarma operasyonlarına kadar farklı alanlarda faaliyet gösterdi. Ancak onun adını Türk denizcilik tarihine taşıyan en önemli çalışmalarından biri,&nbsp;<strong>Atatürk’ün Savarona’sının yeniden denizcilik dünyasına kazandırılması&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p><strong>DENİZCİLİK SEKTÖRÜNDE UZUN BİR KARİYER</strong></p>

<p>Denizci bir aileden gelen Kahraman Sadıkoğlu, 1984 yılında gemi inşa sektörüne adım attı.</p>

<p>Kariyerinin önemli aşamalarından biri Tuzla’daki tersane yatırımları oldu. Büyük ölçekli kuru havuz yatırımıyla yüksek tonajlı gemilerin bakım ve onarımının Türkiye’de yapılabilmesine yönelik kapasitenin gelişmesine katkı sağladı. Uzun yıllar faaliyet gösteren Tuzla Tersanesi, 2008 yılında Kıran Holding’e devredildi.</p>

<p>Sadıkoğlu, sonraki yıllarda faaliyet alanını uluslararası denizcilik ve deniz mühendisliği projelerine genişletti.</p>

<p>Uluslararası ölçekte gerçekleştirdiği çalışmalar arasında batık gemilerin çıkarılması ve deniz mühendisliği operasyonları da yer aldı. 2007 yılında İran Ulaştırma Bakanlığı tarafından Körfez’deki batık gemilerin çıkarılması amacıyla açılan ihaleyi kazanması, kariyerindeki önemli projelerden biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>SAVARONA’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİREN PROJE</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun ismi, Türkiye’de en çok&nbsp;<strong>Savarona&nbsp;</strong>ile özdeşleşti.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 yılında satın aldığı Savarona, yıllar içerisinde ciddi şekilde yıpranmış ve 1980’li yılların sonunda hurdaya ayrılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.</p>

<p>Sadıkoğlu, 1989 yılında yatı uzun süreli kiralama yoluyla devralarak kapsamlı bir restorasyon projesi başlattı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Savarona tarihçesine göre yat 49 yıllığına kiralanırken, restorasyon çalışmalarında yüzlerce kişi görev aldı ve yaklaşık üç yıl süren kapsamlı bir yenileme gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmaların ardından Savarona yeniden denize kazandırıldı ve Türkiye’nin en önemli tarihî denizcilik varlıklarından biri olarak korunmasına katkı sağlandı.</p>

<p>Sadıkoğlu’nun Savarona üzerindeki işletme dönemi 2010 yılında sona erdi. Yat daha sonra yeniden devlet yönetimine geçti.</p>

<p><strong>IRAK’TA KAÇIRILARAK REHİN TUTULDU</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun hayatındaki en çarpıcı olaylardan biri de 2005 yılında yaşandı.</p>

<p>Irak’ın Umm Kasr Limanı’nda ticari faaliyetlerde bulunduğu sırada silahlı bir grup tarafından kaçırılarak rehin tutulan Sadıkoğlu, gerçekleştirilen girişimlerin ardından serbest bırakıldı.</p>

<p>Olay, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.</p>

<p><strong>TÜRK DENİZCİLİĞİNDE BIRAKTIĞI İZ</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun denizcilik kariyeri;&nbsp;<strong>tersanecilik, gemi bakım ve onarımı, deniz mühendisliği, batık çıkarma operasyonları ve tarihî gemilerin korunması&nbsp;</strong>gibi farklı alanlara yayıldı.</p>

<p>Ancak Savarona’nın hurdaya ayrılmasını önleyen restorasyon projesi, onun Türk denizcilik tarihindeki en kalıcı miraslarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Tuzla’daki tersane yatırımlarından uluslararası deniz mühendisliği operasyonlarına, batık gemi çalışmalarından Savarona’nın yeniden ayağa kaldırılmasına uzanan kariyeriyle Sadıkoğlu, Türk denizcilik sektörünün yakın tarihine damga vuran isimler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>DENİZCİLİK CAMİASI YASTA</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun vefatı, Türk denizcilik, tersanecilik ve gemi inşa sektöründe büyük üzüntü yarattı.</p>

<p><strong>Deniz Ticaret Gazetesi olarak Kahraman Sadıkoğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve Türk denizcilik camiasına başsağlığı diliyoruz.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/savaronanin-kahramani-hayatini-kaybetti-1788136269.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fransa’dan KKTC’ye, Hacizden Faciaya</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fransadan-kktcye-hacizden-faciaya-24580</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fransadan-kktcye-hacizden-faciaya-24580</guid>
                <description><![CDATA[Fransa’dan KKTC’ye, Hacizden Faciaya: Filo Jet’in 26 Yıllık Hikâyesi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Girne’den Taşucu’na seyir halindeyken 267 kişiyle alabora olan Filo Jet katamaranının geçmişi, 26 yıllık çalkantılı bir denizcilik serüvenini ortaya koyuyor. 2000 yılında Fransa’da Iris Jet adıyla inşa edilen gemi; 2003’te Taşucu-Girne hattında çalıştı, borçları nedeniyle haczedildi, yıllarca Taşucu Limanı’nda bekledi, icra yoluyla satışa çıkarıldı ve yıllar sonra HADO projesi kapsamında yeniden Türkiye’ye getirildi. Kapsamlı bir yenilemeden geçirilen gemi, Filo Jet adıyla başladığı hatta 23 yıl sonra yeniden döndü. Ancak bu dönüş, Girne açıklarında yaşanan facia ile son buldu.</strong></p>

<p><strong>26 YIL ÖNCE FRANSA’DA DENİZE İNDİ</strong></p>

<p>Filo Jet’in hikâyesi 2000 yılında Fransa’da başladı.</p>

<p>42,8 metre uzunluğa ve 10,6 metre genişliğe sahip katamaran, ilk olarak Iris Jet adıyla inşa edildi. Gemide, toplam 6 bin 308 beygir gücü üreten iki ana makine bulunuyordu.</p>

<p>35 knot hıza ulaşabilen yüksek hızlı katamaran, döneminin hızlı yolcu taşımacılığı amacıyla tasarlanan teknelerinden biri olarak hizmet verdi.</p>

<p>Ancak geminin sonraki yıllardaki kariyeri, teknik özelliklerinden çok karşı karşıya kaldığı ticari ve hukuki süreçlerle gündeme gelecekti.</p>

<p><strong>2003’TE TAŞUCU-GİRNE HATTINA GELDİ</strong></p>

<p>Iris Jet’in Türkiye ve KKTC ile bağlantısı 2003 yılında başladı.</p>

<p>Gemi, Antalya-Girne arasında yolcu taşımacılığı yapmak amacıyla kiralandı. Ancak planlanan Antalya seferleri yerine Taşucu-Girne hattında birkaç sefer gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu dönem, Iris Jet’in Türkiye’deki ilk ticari faaliyetlerinin de başlangıcı oldu.</p>

<p>Ancak seferler uzun sürmedi.</p>

<p>Gemiyi işleten şirketin çalışanlara ve diğer alacaklılara olan borçlarını ödemediği gerekçesiyle Iris Jet hakkında haciz işlemi uygulandı.</p>

<p>Yüksek hızlı katamaran Taşucu Limanı’na bağlandı ve uzun süre ticari operasyondan çekildi.</p>

<p>Dönemin kayıt ve haberlerine göre gemi, yaklaşık dört yıl boyunca Taşucu Limanı’nda bağlı ve kullanılmadan bekledi.</p>

<p><strong>2008’DE İCRADAN SATIŞA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Iris Jet’in Türkiye’deki ilk macerası, 2008 yılında icra süreciyle yeni bir aşamaya taşındı.</p>

<p>Silifke İcra Müdürlüğü tarafından satışa çıkarılan katamaranın o dönemde belirlenen değeri&nbsp;<strong>2 milyon 425 bin dolar&nbsp;</strong>olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Gemi, o tarihte Saint Vincent bayrağı taşıyordu.</p>

<p>Satışın ardından Iris Jet’in rotası yeniden Yunanistan’a çevrildi. Katamaran, burada adalar arasında yolcu taşımacılığında kullanılmaya devam etti.</p>

<p>Böylece Türkiye’de yıllarca limanda bağlı kalan gemi, yeniden Akdeniz’de ticari operasyona döndü.</p>

<p><strong>YILLAR SONRA HADO PROJESİ İÇİN TÜRKİYE’YE DÖNDÜ</strong></p>

<p>Iris Jet’in Türkiye ile yolları 2018 yılında yeniden kesişti.</p>

<p>Bu kez geminin adresi Hatay’dı.</p>

<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Hatay Deniz Otobüsleri (HADO) projesi kapsamında Iris Jet’in satın alınarak kullanılması gündeme geldi.</p>

<p>Proje, İskenderun ve Samandağ’dan Mersin, KKTC ve Beyrut’a deniz yoluyla ulaşım sağlayacak bir hat oluşturmayı hedefliyordu.</p>

<p>Bu kapsamda Iris Jet, Yunanistan’dan yeniden Türkiye’ye getirildi.</p>

<p>Gemi, henüz Kos Adası ve Bodrum açıklarındayken Türk Loydu tarafından sörveyden geçirildi. Antalya’da ise ana makineleri yük altında seyir testlerine tabi tutuldu.</p>

<p>Daha sonra İskenderun Limanı’na götürüldü.</p>

<p>Ancak geminin Türkiye’deki ikinci döneminde de süreç sorunsuz ilerlemedi.</p>

<p><strong>BU KEZ DE SATIŞ SÜRECİ MAHKEMELİK OLDU</strong></p>

<p>Iris Jet için 29 Mayıs 2018 tarihinde alım-satım sözleşmesi imzalandı.</p>

<p>Ancak taraflar arasında satış bedelinin ödenmesine ilişkin anlaşmazlık çıktı.</p>

<p>Satıcı taraf, bedelin tamamının süresinde ödenmediğini ileri sürerek Ekim 2018’de sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetti.</p>

<p>Uyuşmazlık daha sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne taşındı.</p>

<p>Böylece Iris Jet’in Türkiye’deki iki ayrı döneminin ortak noktası ortaya çıktı:</p>

<p>İlkinde haciz ve icra, ikincisinde ise ticari uyuşmazlık ve dava gündeme geldi.</p>

<p><strong>21 YAŞINDA KAPSAMLI YENİLEMEDEN GEÇTİ</strong></p>

<p>Iris Jet’in adı 2021 yılında uluslararası gemi satış piyasasında yeniden görüldü.</p>

<p>Bronco Shipbrokers tarafından satışa sunulan 21 yaşındaki katamaranın kapsamlı bir yenilemeden geçirildiği belirtildi.</p>

<p>Satış ilanında gemi için “completely renewed” ifadesi kullanılırken, tersanede kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiği, klas işlemlerinin tamamlandığı ve yeni ekipmanlarla donatıldığı bilgisi yer aldı.</p>

<p>İlanda, gerçekleştirilen çalışmaların ardından geminin adeta yeni bir tekne seviyesine getirildiği ifade ediliyordu.</p>

<p>Katamaran bu dönemde Yunanistan bayrağı taşıyordu.</p>

<p><strong>IRIS JET’İN YERİNİ FİLO JET ALDI</strong></p>

<p>Geminin sonraki döneminde önemli bir değişiklik daha yaşandı.</p>

<p>Iris Jet adı tarihe karışırken katamaran Filo Jet adını aldı.</p>

<p>Gemi, Filo Denizcilik filosuna katılarak yüksek hızlı yolcu taşımacılığında kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Böylece 2003 yılında Iris Jet adıyla Taşucu-Girne hattında sefer yapan katamaran, yıllar sonra aynı hatta farklı bir isim ve işletmeciyle yeniden hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Aradan tam 23 yıl geçmişti.</p>

<p>Ancak geminin aynı sulardaki ikinci dönemi, çok daha ağır bir olayla sonuçlanacaktı.</p>

<p><strong>30 AĞUSTOS 2026: GİRNE AÇIKLARINDA FACİA</strong></p>

<p>Filo Jet, 30 Ağustos 2026 Pazar günü KKTC’nin Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket etti.</p>

<p>Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi bulunuyordu.</p>

<p>Ancak seyir başladıktan kısa süre sonra katamaranın su almaya başladığı bildirildi.</p>

<p>Geminin daha sonra Girne açıklarında alabora olmasıyla 26 yıllık denizcilik hikâyesi en ağır aşamasına ulaştı.</p>

<p>2000 yılında Fransa’da Iris Jet adıyla denize indirilen, 2003’te Taşucu-Girne hattında çalışan, haciz nedeniyle yıllarca Taşucu Limanı’nda bekleyen, icra yoluyla satılan, Yunanistan’da yeniden hizmete giren, HADO projesi kapsamında Türkiye’ye dönen ve kapsamlı bir yenilemeden geçirilen katamaran; yıllar sonra Filo Jet adıyla döndüğü aynı hatta faciayla gündeme geldi.</p>

<p><strong>GEMİNİN 26 YILLIK KRONOLOJİSİ</strong></p>

<p><strong>2000</strong>: Fransa’da Iris Jet adıyla inşa edildi.</p>

<p><strong>2003</strong>: Taşucu-Girne hattında çalışmaya başladı.</p>

<p><strong>2003</strong> sonrası: Borçlar nedeniyle haczedildi ve Taşucu Limanı’nda bekletildi.</p>

<p><strong>2008</strong>: Silifke İcra Müdürlüğü tarafından 2 milyon 425 bin dolar bedelle satışa çıkarıldı.</p>

<p><strong>2008</strong> sonrası: Yunanistan’a geçti ve ada seferlerinde kullanıldı.</p>

<p><strong>2018</strong>: HADO projesi kapsamında yeniden Türkiye’ye getirildi.</p>

<p><strong>2018</strong>: Alım-satım süreci ticari uyuşmazlık nedeniyle mahkemeye taşındı.</p>

<p><strong>2021</strong>: Kapsamlı yenilemeden geçirilmiş şekilde uluslararası satış piyasasında yer aldı.</p>

<p>Sonraki dönem: Adı Iris Jet’ten Filo Jet’e değişti ve Filo Denizcilik filosuna katıldı.</p>

<p><strong>30 Ağustos 2026</strong>: Girne-Taşucu seferi sırasında su alarak alabora oldu.</p>

<p><strong>Aynı hat, farklı isim, farklı son</strong></p>

<p>Filo Jet’in hikâyesi, bir yolcu katamaranının yalnızca teknik ve ticari geçmişinden ibaret değil.</p>

<p>Fransa’da başlayan yolculuk; Türkiye, KKTC ve Yunanistan arasında geçen 26 yıl boyunca&nbsp;<strong>kiralama, haciz, icra yoluyla satış, yeniden işletmeye alma, ticari uyuşmazlık, yenileme ve filo değişikliği&nbsp;</strong>gibi birçok aşamadan geçti.</p>

<p>Geminin 2003 yılında tanıştığı Taşucu-Girne hattına 23 yıl sonra yeniden dönmesi, bu uzun hikâyenin en çarpıcı ayrıntılarından biri oldu.</p>

<p>Bu kez dönüşün son durağı ise bir liman değil,&nbsp;<strong>Girne açıklarında yaşanan deniz kazası&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p>Kazanın nedenleri, geminin su alma süreci ve alabora olmasına yol açan teknik ve operasyonel faktörler, yapılacak resmi incelemeler ve soruşturmalar sonucunda netlik kazanacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/fransadan-kktcye-hacizden-faciaya-1788133958.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Filo Denizcilik’ten Girne Açıklarındaki FİLO JET Kazasına İlişkin Açıklama</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filo-denizcilikten-girne-aciklarindaki-filo-jet-kazasina-iliskin-aciklama-24579</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filo-denizcilikten-girne-aciklarindaki-filo-jet-kazasina-iliskin-aciklama-24579</guid>
                <description><![CDATA[Girne açıklarında FİLO JET’in karıştığı deniz kazasının ardından Filo Denizcilik kriz masası oluşturdu. Şirket, yolcu ve mürettebatın güvenliğinin öncelik olduğunu belirterek arama-kurtarma çalışmalarının yetkili makamlarla koordineli sürdüğünü açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Filo Denizcilik, Girne açıklarında meydana gelen ve FİLO JET isimli yolcu gemisinin kazaya karıştığı olayın ardından açıklama yaptı. Şirket, önceliğinin gemide bulunan yolcu ve mürettebatın güvenliği olduğunu belirterek, arama-kurtarma çalışmalarının ilgili makamlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğünü bildirdi.</strong></p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından Filo Denizcilik tarafından yapılan açıklamada, olayın hemen sonrasında şirket bünyesinde&nbsp;<strong>kriz masası oluşturulduğu&nbsp;</strong>ve tüm imkanların seferber edildiği belirtildi.</p>

<p>Şirket açıklamasında, kazanın ardından yürütülen arama-kurtarma ve tahliye çalışmalarının ilgili kurumlarla koordineli şekilde devam ettiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Öncelik yolcu ve mürettebatın güvenliği</strong></p>

<p>Filo Denizcilik, yaşanan kazadan dolayı derin üzüntü duyulduğunu belirterek,&nbsp;<strong>gemide bulunan yolcu ve mürettebatın can güvenliğinin şirket açısından en önemli öncelik olduğunu&nbsp;</strong>vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, kurtarma operasyonlarının sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için ilgili resmi makamlarla sürekli iletişim halinde olunduğu ve gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Yolcu yakınları için bilgilendirme hattı</strong></p>

<p>Kazanın ardından yolcu yakınlarının bilgiye hızlı ve güvenilir şekilde ulaşabilmesi amacıyla özel bir bilgilendirme ve kriz iletişim süreci başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Şirket, kamuoyunun ve yolcu yakınlarının yalnızca&nbsp;<strong>Filo Denizcilik ile resmi makamlar tarafından yapılacak açıklamaları&nbsp;</strong>dikkate almasını istedi.</p>

<p><strong>“Tüm gücümüzle sahadayız”</strong></p>

<p>Filo Denizcilik açıklamasında, kazanın ardından ortaya çıkabilecek bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunması çağrısı yapılırken, gelişmelerin resmi kanallar üzerinden paylaşılacağı belirtildi.</p>

<p>Şirket, açıklamasında şu mesajı verdi:</p>

<p><strong>“Dualarımız ve tüm gücümüz gemideki yolcularımız, mürettebatımız ve kurtarma ekiplerimizledir.”</strong></p>

<p>Girne açıklarındaki kazaya ilişkin arama-kurtarma faaliyetleri ve resmi makamların incelemeleri devam ederken, olayın nedenine ve kazanın seyriyle ilgili ayrıntılara ilişkin yeni bilgilerin yetkili makamlar tarafından paylaşılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/filo-denizcilikten-girne-aciklarindaki-filo-jet-kazasina-iliskin-aciklama-1788123550.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TGS, Endonezya Açıklarındaki Sismik Operasyonunu Uzattı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tgs-endonezya-aciklarindaki-sismik-operasyonunu-uzatti-24578</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tgs-endonezya-aciklarindaki-sismik-operasyonunu-uzatti-24578</guid>
                <description><![CDATA[Norveç merkezli TGS, Endonezya açıklarındaki büyük ölçekli deniz sismik veri toplama operasyonunu bir ay uzattı. Çalışmalar, 22 sismik kablo çekebilen Ramform Sovereign ile Ağustos 2028’de devam edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Norveç merkezli TGS, Endonezya açıklarında yürüttüğü büyük ölçekli deniz sismik veri toplama programında bir aylık ek çalışma aldı. Uzatma, şirketin bölgedeki özel sismik filosuna yönelik operasyon görünürlüğünü artırdı.</strong></p>

<p><strong>TGS, enerji sektörüne yönelik jeofizik veri ve analiz hizmetleri sunan Norveç merkezli bir şirkettir.&nbsp;</strong>Şirket, Endonezya açıklarındaki deniz sismik araştırma programında mevcut çalışmaları bir ay daha sürdürecek.</p>

<p>TGS'nin açıklamasına göre uzatılan çalışma Ağustos 2028'de başlayacak. Şirket, projeyi Endonezya'da çekili sismik kablolarla veri toplama alanındaki en büyük sözleşmesi olarak tanımlıyor.</p>

<p><strong>Çalışmayı hangi gemi yürütüyor?</strong></p>

<p><strong>Operasyon, 2008 yapımı 102 metre uzunluğundaki sismik araştırma gemisi&nbsp;<em>Ramform Sovereign&nbsp;</em>tarafından gerçekleştiriliyor.</strong></p>

<p>Gemi, aynı anda 22 sismik kablo çekebiliyor. Bu kapasite, deniz tabanının jeolojik yapısına ilişkin geniş bantlı verilerin yüksek verimlilikle toplanmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>TGS neden sözleşmeyi uzattı?</strong></p>

<p><strong>Bir aylık uzatma, TGS'nin özel amaçlı sismik filosu için ek operasyon süresi ve daha öngörülebilir gelir görünümü sağlıyor.</strong></p>

<p>Şirket, müşterinin uzatma kararının&nbsp;<em>Ramform Sovereign&nbsp;</em>gemisinin performansını ve GeoStreamer teknolojisinin etkinliğini desteklediğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Proje TGS için neden önemli?</strong></p>

<p><strong>Endonezya'daki sözleşme uzatması, TGS'nin Güneydoğu Asya'daki jeofizik veri faaliyetlerini güçlendiriyor.</strong></p>

<p>Şirket daha önce Brunei'deki deniz bloklarından biri için jeofizik verilerin brokerlık hizmetleri, pazarlanması ve lisanslanmasına yönelik haklar da elde etmişti.</p>

<p>Bu gelişmeler, TGS'nin Güneydoğu Asya'daki veri portföyünü ve ticari faaliyetlerini genişletme stratejisini destekliyor.</p>

<p><strong><em>Ramform Sovereign&nbsp;</em></strong><strong>hangi özelliklere sahip?</strong></p>

<p><em>Ramform Sovereign, geniş bir sismik yayılımı aynı anda yönetebilmesi sayesinde yüksek kapasiteli deniz sismik veri toplama operasyonları için tasarlanmış özel bir gemidir.*</em></p>

<p>Geminin 22 sismik kabloyu aynı anda çekebilmesi, özellikle geniş alanlı deniz araştırmalarında operasyonel verimlilik sağlıyor.</p>

<p><strong>Denizcilik sektörü açısından ne ifade ediyor?</strong></p>

<p><strong>Sözleşme uzatması, yüksek uzmanlık gerektiren sismik araştırma gemilerine yönelik istikrarlı operasyon talebinin önemini ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Enerji şirketlerinin deniz sahalarındaki jeolojik veri ihtiyacı, özel amaçlı sismik gemilerin kullanımını desteklemeye devam ediyor. TGS açısından ise ek çalışma süresi, gemi kullanım oranının korunmasına ve gelir görünürlüğünün artırılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 06:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/tgs-endonezya-aciklarindaki-sismik-operasyonunu-uzatti-1788044559.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>171 Bin DWT’lik Dev Boğaz’dan Geçti</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/171-bin-dwtlik-dev-bogazdan-gecti-24577</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/171-bin-dwtlik-dev-bogazdan-gecti-24577</guid>
                <description><![CDATA[171 Bin DWT’lik Capesize Kömür Yüklü İstanbul Boğazı’ndan Geçti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya’nın Murmansk Limanı’ndan hareket eden 171.810 DWT’lik DEYI ENDURANCE, tam yüke yakın kapasitedeki kömür kargosuyla Zonguldak Eren Limanı’na ilerlerken İstanbul Boğazı’ndan geçti.</p>

<p>Dev Capesize sınıfı DEYI ENDURANCE, yaklaşık 17,7 metre su çekimiyle İstanbul Boğazı’ndan geçiş gerçekleştirdi. 2005 yapımı, Liberya bayraklı geminin uzunluğu 289 metre, genişliği ise 45 metre olarak kaydedildi. Geminin 25 Temmuz 2026’da Rusya’nın Murmansk Limanı’ndan ayrıldığı ve varış noktasının Eren Limanı olduğu belirtildi.&nbsp;</p>

<p>Kömürün adresi Eren Limanı</p>

<p>Geminin taşıdığı kömürün, Zonguldak’taki Eren Limanı’nda tahliye edilmesi bekleniyor. Liman, bölgedeki kömür ithalatının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkarken, kargonun Zonguldak Eren Termik Santrali (ZETES) kompleksinin enerji üretiminde kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Yaklaşık 2.790 MW kurulu güce sahip ZETES kompleksi, ZETES 1, ZETES 2 ve ZETES 3 ünitelerinden oluşuyor ve Türkiye’nin önemli kömür yakıtlı elektrik üretim tesisleri arasında yer alıyor.&nbsp;</p>

<p>Boğaz geçişinde yoğun güvenlik önlemi</p>

<p>DEYI ENDURANCE’ın İstanbul Boğazı geçişi sırasında, olası bir makine arızası nedeniyle gemi trafiğinin her iki yönde geçici olarak durdurulduğu bildirildi.</p>

<p>Geminin geçişine KEGM römorkörleri NENE HATUN, KURTARMA-7, KURTARMA-9, KURTARMA-11 ve KURTARMA-14 eşlik etti.&nbsp;</p>

<p>171.810 DWT’lik dev Capesize</p>

<p>DEYI ENDURANCE</p>

<p>Gemi tipi: Capesize dökme yük gemisi</p>

<p>İnşa yılı: 2005</p>

<p>DWT: 171.810 ton</p>

<p>Gros tonaj: 89.076 GT</p>

<p>Uzunluk: 289 metre</p>

<p>Genişlik: 45 metre</p>

<p>Bayrak: Liberya</p>

<p>Rota: Murmansk – Zonguldak/Eren Limanı</p>

<p>Yük: Kömür&nbsp;</p>

<p>Murmansk’tan Zonguldak’a uzanan seferi kapsamında tam yüke yakın kömür taşıyan DEYI ENDURANCE’ın Boğaz geçişi, İstanbul’un küresel dökme yük taşımacılığındaki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/171-bin-dwtlik-dev-bogazdan-gecti-1788037601.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özbekistan ve Azerbaycan Hazar’da Ortak Filo Kuruyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozbekistan-ve-azerbaycan-hazarda-ortak-filo-kuruyor-24576</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozbekistan-ve-azerbaycan-hazarda-ortak-filo-kuruyor-24576</guid>
                <description><![CDATA[Özbekistan ve Azerbaycan, Orta Koridor’un Hazar Denizi ayağındaki taşımacılık kapasitesini artırmak amacıyla ortak filo kurulması ve düzenli feribot seferlerinin yeniden başlatılması konusunda harekete geçiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Özbekistan ile Azerbaycan, Asya ile Avrupa arasındaki en önemli alternatif ticaret güzergâhlarından biri haline gelen Trans-Hazar Uluslararası Taşıma Rotası (Orta Koridor) üzerindeki iş birliğini güçlendirme kararı aldı.</p>

<p>Plan kapsamında Özbekistan’ın yeni bir feribot inşa etmesi, Hazar Denizi’nde ortak bir filo oluşturulması ve iki ülke arasındaki düzenli feribot taşımacılığının yeniden devreye alınması hedefleniyor.</p>

<p>Hazar’daki deniz ayağı güçlendirilecek</p>

<p>Söz konusu adımların, Orta Koridor’un kapasitesinin artırılması ve Orta Asya ile Güney Kafkasya arasındaki yük akışının daha istikrarlı hale getirilmesi açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Hazar Denizi geçişinde daha fazla gemi kapasitesinin devreye alınması, bölgedeki limanlar arasında yük transferlerinin hızlandırılmasına ve koridorun önemli darboğazlarından birinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Özbekistan açısından ise kendi filosunda daha güçlü bir deniz taşımacılığı kapasitesine sahip olmak, üçüncü taraf gemi tonajına olan bağımlılığı azaltarak lojistik planlamada daha fazla öngörülebilirlik sağlayabilir.</p>

<p>Bakü Limanı kritik merkez konumunda</p>

<p>Orta Koridor’un önemli lojistik merkezlerinden biri olan Bakü Limanı, Hazar geçişli taşımacılıkta stratejik bir konumda bulunuyor. Limandan yaklaşık 1,5 milyon ton transit yük geçtiği belirtilirken, bölgedeki ticaret hacminin büyümesiyle birlikte liman ve deniz taşımacılığı altyapısının geliştirilmesi önem kazanıyor.</p>

<p>İki ülke ayrıca ortak ulaştırma şirketlerinin kurulması ve Hazar Denizi'ndeki limanlar arasında daha düzenli yük hareketini destekleyecek altyapının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Orta Koridor’da deniz taşımacılığının önemi artıyor</p>

<p>Çin ve Orta Asya’dan Avrupa pazarlarına uzanan Orta Koridor; demiryolu, karayolu ve deniz taşımacılığını bir araya getiren çok modlu yapısıyla küresel lojistik ağlarında giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda Hazar Denizi’nde feribot filosunun genişletilmesi, koridorun kapasitesinin artırılması ve yüklerin iki kıyı arasında daha düzenli taşınması açısından stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Özbekistan ve Azerbaycan’ın ortak filo planı, Hazar’daki deniz taşımacılığının yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, Orta Asya–Kafkasya–Avrupa arasındaki transit yük akışını da doğrudan etkileyebilecek yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.</p>

<p>Hazar’da kurulması planlanan ortak filo, Orta Koridor’un deniz ayağını güçlendirerek Asya ile Avrupa arasındaki alternatif ticaret rotasının rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.</p>

<p>#HazarDenizi #OrtaKoridor #Özbekistan #Azerbaycan #BaküLimanı #DenizTicareti #Lojistik #Feribot</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 05:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ozbekistan-ve-azerbaycan-hazarda-ortak-filo-kuruyor-1788034892.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BDI Fırladı: Kuru Yük Navlunlarında 3 Ayın Zirvesi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bdi-firladi-kuru-yuk-navlunlarinda-3-ayin-zirvesi-24575</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bdi-firladi-kuru-yuk-navlunlarinda-3-ayin-zirvesi-24575</guid>
                <description><![CDATA[Baltic Dry Index’te Sert Yükseliş: Kuru Yük Navlunları 3 Ayın Zirvesinde.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI), haftayı yüzde 12,1’lik güçlü yükselişle tamamlayarak 3.186 puana ulaştı. Endeks, 2 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yükselişte başrolü Capesize segmentindeki güçlü navlun performansı üstlendi.</strong></p>

<p>Baltic Exchange tarafından yayımlanan verilere göre, kuru dökme yük piyasasının genel performansını gösteren Baltic Dry Index (BDI), haftanın son işlem gününde yüzde 2,5 yükselerek 3.186 puana çıktı. Böylece endeks, yaklaşık üç ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, haftalık kazancını da yüzde 12,1 seviyesine taşıdı.</p>

<p>Capesize navlunlarında güçlü ivme</p>

<p>Piyasadaki yükselişin ana itici gücü Capesize segmenti oldu. Capesize Endeksi günlük bazda yüzde 3,9 artışla 5.336 puana yükselirken, haftalık değer kazancı yüzde 17,2 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Capesize gemilerinde ortalama Time Charter Equivalent (TCE) geliri de günlük 1.798 dolar artarak 44.896 dolar/gün seviyesine ulaştı.</p>

<p>Capesize piyasasındaki güçlü seyrin arkasında, özellikle demir cevheri ticaretindeki hareketlilik öne çıkıyor. Demir cevheri fiyatlarındaki yükseliş ve Çin’in başlıca limanlarındaki stokların azalması, tonaj talebini destekleyen başlıca unsurlar arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Panamax da yükselişini sürdürdü</p>

<p>Kuru yük piyasasının bir diğer önemli segmenti Panamax tarafında da pozitif görünüm korundu. Panamax Endeksi yüzde 1 artışla 2.315 puana yükselerek haziran ayının başından bu yana en yüksek seviyesine çıktı.</p>

<p>Panamax gemilerinde ortalama TCE geliri ise 20.834 dolar/gün seviyesine ulaştı.</p>

<p>Supramax daha sınırlı yükseldi</p>

<p>Supramax segmentinde ise hareketlilik diğer iki ana segmentin gerisinde kaldı. Supramax Endeksi günlük yüzde 0,1 artışla 1.647 puana yükselirken, haftayı sınırlı bir kazanımla tamamladı.</p>

<p>Kuru yük piyasasında talep görünümü izleniyor</p>

<p>BDI’daki son yükseliş, özellikle Capesize segmentindeki güçlü performansın etkisiyle kuru dökme yük piyasasında navlun koşullarının yeniden güçlendiğine işaret ediyor. Çin’in demir cevheri talebi, liman stokları ve küresel hammadde ticaretindeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde kuru yük piyasasının yönü açısından belirleyici olması bekleniyor.</p>

<p>1744 yılına uzanan geçmişiyle Baltic Exchange, kuru yük, tanker ve diğer deniz taşımacılığı segmentlerinde küresel navlun piyasasının temel referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Baltic Exchange, 2016 yılından bu yana Singapore Exchange (SGX) bünyesinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Kaynak: Baltic Exchange</p>

<p>#DryBulk #BalticDryIndex #BDI #Capesize #Panamax #Supramax #BalticExchange #Navlun</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 03:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/bdi-firladi-kuru-yuk-navlunlarinda-3-ayin-zirvesi-1787997839.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PascoGas’a 370 Milyon Dolarlık 4 Gaz Gemisi İddiası</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/pascogasa-370-milyon-dolarlik-4-gaz-gemisi-iddiasi-24574</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/pascogasa-370-milyon-dolarlik-4-gaz-gemisi-iddiasi-24574</guid>
                <description><![CDATA[Türk gaz taşımacılığı şirketi PascoGas’ın, Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries’e yaklaşık 370 milyon dolar değerinde dört büyük LPG gemisi sipariş ettiği öne sürüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türk gaz taşımacılığı şirketi PascoGas’ın, Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries’e yaklaşık 370 milyon dolar değerinde dört büyük LPG gemisi sipariş ettiği öne sürüldü. Gemilerin tamamının Mart 2030’a kadar teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>PascoGas filosunu büyütüyor</p>

<p>Türk özel sektör gemi sahibi PascoGas, filosunu genişletmeye yönelik yeni bir siparişle gündemde. Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries tarafından açıklanan yaklaşık 370 milyon dolarlık dört büyük gaz gemisi siparişinin, sektör kaynaklarına göre PascoGas’a ait olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Tersane tarafından yapılan resmi açıklamada müşterinin adı açıklanmazken, şirket yalnızca müşteriyi Okyanusya merkezli bir denizcilik şirketi olarak tanımladı. Ancak denizcilik sektöründeki kaynaklar, söz konusu siparişin Türk şirketi PascoGas ile bağlantılı olduğunu bildiriyor.</p>

<p>Sipariş kapsamındaki dört geminin tamamının 31 Mart 2030’a kadar armatöre teslim edilmesi bekleniyor.</p>

<p>PascoGas ile HD Hyundai iş birliği büyüyor</p>

<p>PascoGas’ın Güney Koreli gemi inşa grubuyla mevcut iş birliği de bulunuyor. Şirket için kısa süre önce 88 bin metreküp kapasiteli “Pasco Yumiko” adlı gaz gemisi tamamlandı.</p>

<p>Çift yakıtlı tahrik sistemine sahip olan gemi, LPG’nin yanı sıra amonyak taşımacılığına da uygun şekilde tasarlandı. Yeni siparişin de PascoGas’ın modern ve yüksek kapasiteli gaz gemilerinden oluşan filosunu güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Büyük gaz gemilerine talep güçlü</p>

<p>Yeni sipariş, küresel gaz taşımacılığı sektöründe büyük kapasiteli LPG gemilerine yönelik talebin devam ettiğine işaret ediyor.</p>

<p>HD Korea Shipbuilding &amp; Offshore Engineering, 2026 yılının başından bu yana toplam 162 gemi için yaklaşık 18,08 milyar dolarlık sipariş aldı. Şirket böylece yıllık sipariş hedefinin yüzde 77,6’sını gerçekleştirmiş durumda.</p>

<p>PascoGas’ın yeni siparişinin kesinleşmesi halinde, dört gemilik anlaşma Türk armatörünün LPG ve diğer sıvılaştırılmış gazların taşınmasına yönelik filo yatırımlarında önemli bir adım olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 02:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/pascogasa-370-milyon-dolarlik-4-gaz-gemisi-iddiasi-1787992441.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin, Otonom LNG Gemisiyle Denizcilikte Vites Yükseltti</title>
                <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-otonom-lng-gemisiyle-denizcilikte-vites-yukseltti-24573</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-otonom-lng-gemisiyle-denizcilikte-vites-yukseltti-24573</guid>
                <description><![CDATA[Çin’in Akıllı LNG Gemisi Projesinde Yeni Aşama.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çin, Pinglu Kanalı için geliştirilen ikinci akıllı LNG gemisi “Beigang Yunhe 001”in testlerini başarıyla tamamladı. 5 bin ton taşıma kapasitesine sahip gemi, düşük emisyon değerleri ve otonom seyir teknolojileriyle öne çıkıyor.</p>

<p>Çin’in akıllı LNG filosu genişliyor</p>

<p>Çin, yapımı devam eden Pinglu Kanalı için geliştirdiği akıllı ve çevreci gemi filosunda önemli bir aşamayı daha geride bıraktı. “Beigang Yunhe 001” adlı, 5 bin ton kapasiteli LNG yakıtlı akıllı kargo gemisinin test programı, 24 Ağustos’ta Yujiang Nehri üzerinde gerçekleştirilen yaklaşık 7 saatlik seyirle başarıyla tamamlandı.</p>

<p>89,9 metre uzunluğa ve 15,76 metre genişliğe sahip gemi, konteyner ve dökme yük taşımacılığı yapabilecek şekilde tasarlandı. LNG yakıt sistemi sayesinde geminin yakıt tüketiminin yüzde 8’den fazla azaltılması hedeflenirken, CO₂ emisyonlarında yüzde 23, kükürt emisyonlarında ise yüzde 99 oranında düşüş öngörülüyor.</p>

<p>Gemide yedi akıllı sistem bulunuyor</p>

<p>“Beigang Yunhe 001”, makine dairesi ve enerji yönetiminden seyir ve yanaşma desteğine kadar farklı işlevler sunan yedi akıllı sistemle donatıldı.</p>

<p>Gemide otomatik yanaşma, otonom seyir ve uzaktan kumanda gibi gelişmiş teknolojiler de bulunuyor. Geminin işletmeye alınmasıyla yıllık işletme maliyetlerinde 1 milyon yuanın üzerinde tasarruf sağlanması bekleniyor.</p>

<p>Aynı serinin ilk gemisi olan “Beigang Yunhe 002” ise testlerini 17 Haziran’da tamamlamıştı. İki gemi, Pinglu Kanalı için geliştirilen dört demonstrasyon amaçlı akıllı gemiden oluşan programın bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Pinglu Kanalı deniz taşımacılığında güzergâhları değiştirecek</p>

<p>Toplam 134,2 kilometre uzunluğundaki Pinglu Kanalı, 5 bin tona kadar taşıma kapasitesine sahip gemilerin kullanımına uygun olarak inşa ediliyor. Kanalda deneme seferlerinin eylül ayında başlaması planlanıyor.</p>

<p>Kanalın hizmete girmesiyle Çin’in güneybatı bölgelerinden denize ulaşım güzergâhının, Guangzhou üzerinden geçen mevcut rotaya kıyasla yaklaşık 560 kilometre kısalması bekleniyor.</p>

<p>Projenin geliştirilmesini Guangxi Beigang Xijiang Port, gemilerin inşasını ise Guangxi Xijiang Heavy Industry yürütüyor.</p>

<p>Çin’in iç su yollarında yeni dönem</p>

<p>Pinglu Kanalı için geliştirilen filo; LNG yakıtı, enerji verimliliği, otomasyon ve otonom seyir teknolojilerinin iç su yolu taşımacılığında birlikte uygulanmasına yönelik önemli bir demonstrasyon projesi olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/cin-otonom-lng-gemisiyle-denizcilikte-vites-yukseltti-1787990292.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz’de Kritik Adım</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-kritik-adim-24572</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-kritik-adim-24572</guid>
                <description><![CDATA[Hürmüz’de Kritik Adım: İran ve Umman Ticari Gemiler İçin Geçici Koridor Kuruyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak üzere geçici bir deniz koridoru oluşturulması için çerçeve hazırlıyor. İran-Katar görüşmelerinde ise boğazdaki mayınların temizlenmesine yönelik ortak proje gündeme geldi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini rahatlatacak yeni girişim</strong></p>

<p>Küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesi amacıyla İran ve Umman arasında yeni bir süreç başlatıldı.</p>

<p>Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi’nin Tahran ziyareti kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile gerçekleştirdiği görüşmelerde, ticari gemilerin geçişine imkan sağlayacak geçici bir navigasyon koridorunun oluşturulması konusunda çerçeve üzerinde çalışıldığı açıklandı.</p>

<p>Umman Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin merkezinde Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanması ve kıyıdaş ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi konularının bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Albusaidi, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada İranlı mevkidaşıyla yürütülen diyaloğu “yapıcı” olarak nitelendirdi. Ummanlı bakan, geçici koridorun oluşturulmasına yönelik pratik düzenlemelerin kısa süre içinde açıklanmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Kalıcı deniz koridoru için teknik çalışmalar sürecek</strong></p>

<p>İran ve Umman arasındaki görüşmelerin yalnızca geçici bir düzenlemeyle sınırlı kalması beklenmiyor.</p>

<p>Taraflar, ilerleyen süreçte&nbsp;<strong>kalıcı navigasyon koridoru, Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi, gemi trafik yönetimi, bilgi paylaşımı ile seyir ve güvenlik hizmetlerinin koordinasyonu&nbsp;</strong>gibi başlıklarda teknik müzakereleri sürdürecek.</p>

<p>İki ülke ayrıca Basra Körfezi’ne kıyısı bulunan diğer bölge ülkeleriyle ortak istişarelerin yürütülmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Araghchi de bölgesel aktörlerle yürütülen görüşmelerde “bölgesel çözümlerin” önceliklendirildiğini belirterek, yeni koridor, mayın temizleme ve Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimine ilişkin çalışmaların bu yaklaşımın bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İran ve Katar’dan mayın temizleme gündemi</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin diplomatik trafik İran-Katar hattında da devam etti.</p>

<p>Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde bölgesel gerilimin azaltılması ve diplomatik diyaloğun sürdürülmesinin yanı sıra,&nbsp;<strong>geçici ortak denizcilik koridorunun oluşturulması ve Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesine yönelik ortak bir proje&nbsp;</strong>ele alındı.</p>

<p>Katar tarafı, bölge ülkelerinin egemenliğine ve denizlerde seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterilmesinin önemini vurgularken, anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>İran ise Katar’ın gerilimi düşürmeye ve taraflar arasında diyaloğu desteklemeye yönelik diplomatik girişimlerine teşekkür etti.</p>

<p><strong>Gözler tanker ve ticari gemi trafiğinde</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin yeniden sağlanmasına yönelik girişimler, başta&nbsp;<strong>petrol tankerleri olmak üzere ticari gemi işletmecileri, armatörler, yük sahipleri, sigorta şirketleri ve enerji piyasaları&nbsp;</strong>tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Boğazdaki seyir güvenliğinin artırılması; gemi rotalarının normalleşmesi, transit sürelerinin öngörülebilir hale gelmesi ve bölgedeki operasyonel risklerin azaltılması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle planlanan&nbsp;<strong>geçici koridor, mayın temizleme çalışmaları ve gemi trafik yönetimi mekanizması,&nbsp;</strong>Hürmüz Boğazı’ndaki deniz operasyonlarının geleceği açısından belirleyici başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>İran ve Umman’ın geçici koridor konusunda teknik çalışmaları sürdürmesi, Katar’ın ise mayın temizleme girişimine dahil olması, Hürmüz’de güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesi için&nbsp;<strong>bölgesel koordinasyonun güçlendirildiğine&nbsp;</strong>işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 04:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-kritik-adim-1787916272.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SvetoSlava Gemisi Kastamonu Açıklarında Battı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/svetoslava-gemisi-kastamonu-aciklarinda-batti-24571</link>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/svetoslava-gemisi-kastamonu-aciklarinda-batti-24571</guid>
                <description><![CDATA[Kastamonu açıklarında seyir halindeyken makine dairesine su alan SvetoSlava isimli gemi battı. Gemide bulunan 13 denizci, sahil güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle güvenli şekilde tahliye edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu açıklarında seyir yapan <strong>SvetoSlava</strong> isimli geminin makine dairesine su aldığı bildirildi. Gemide yaşanan su alma olayının ardından mürettebat tarafından yardım çağrısı yapıldı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen <strong>İnebolu</strong> <strong>Sahil</strong> <strong>Güvenlik</strong> ekipleri, gemiye ulaşarak mürettebatın tahliyesini gerçekleştirdi. Operasyon sonucunda gemide bulunan <strong>11</strong> <strong>Azerbaycan</strong> <strong>vatandaşı</strong>,&nbsp;<strong>1</strong>&nbsp;<strong>Türkiye</strong> <strong>vatandaşı</strong> ve&nbsp;<strong>1</strong> <strong>Rusya</strong> <strong>vatandaşı</strong> olmak üzere toplam 13 denizci güvenli şekilde kurtarıldı.</p>

<p>Su almasının ardından durumu kritik hale gelen geminin daha sonra battığı belirtildi. Olayda can kaybı yaşanmazken, geminin batış nedeninin belirlenmesine yönelik incelemelerin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p><strong>Denizcilik sektörü açısından olay, Karadeniz’de seyir güvenliği ve acil müdahale kapasitesinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/svetoslava-gemisi-kastamonu-aciklarinda-batti-1787915092.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
