<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru" version="2.0">
    <channel>
        <title>Deniz Ticaret Gazetesi</title>
        <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/</link>
        <description>Deniz Ticaret Gazetesi,seaturk,Maritime Breaking News,fishing news,Shipbuilding,World Maritime News. Your new platform. Connecting the Maritime &amp; Offshore World for. Sustainable Solutions. Filter by topic. All categories, Anti Fouling,Marine Industry News, Maritime Shipping News, Shipbuilding, Coast Guard, Navy, Maritime News, Marine News Magazine, Maritime Security, Offshore.Maritime matters and news for the shipping industry, maritime professionals, cruise tourism and enthusiasts.Global Shipping, Maritime and Offshore Marine News. Register for Daily, Weekly and breaking news alerts from the maritime industry.Visit TradeWinds for the best news, insight and opinion covering the global shipping business. docked at Tuzla Shiprepair Yard, Turkey.Pirates who attacked a Turkish vessel and kidnapped seamen off the coast of West Africa on Thursday made the first contact with the shipping</description>
        <language>tr</language>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-24670</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 02:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bulgaristan açıklarında iki gemiye drone saldırısı</h1>
                        <h2>Bulgaristan açıklarında iki ticari gemiye drone saldırısı düzenlendi. Bir gemi battı, diğerinde yangın çıktı. Kayıp mürettebat aranıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/bulgaristan-aciklarinda-iki-gemiye-drone-saldirisi-1791355655.webp">
                        <figcaption>Bulgaristan açıklarında iki gemiye drone saldırısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karadeniz’de Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde iki ticari gemi drone saldırısına uğradı. Gemilerden biri batarken, diğerinde yangın çıktı. Bir gemideki mürettebatın akıbeti henüz bilinmezken, ikinci gemide bulunan 2 kişi yaralandı.</p>

<p>Bulgaristan makamları, salı günü meydana gelen saldırıların ardından bölgede geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu başlattı. Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ise üst düzey savunma ve hükümet yetkililerinin katılımıyla acil toplantı gerçekleştirdi.</p>

<p>Radev, saldırıların deniz ve hava araçlarıyla gerçekleştirilen drone saldırıları olduğunu belirterek, olayın Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde meydana gelmesinin uluslararası ve deniz hukukunun açık bir ihlali olduğunu söyledi.</p>

<p>Bir gemi battı, mürettebatın akıbeti bilinmiyor</p>

<p>Saldırıya uğrayan gemilerden biri olay yerinde battı. Togo bayraklı geminin mürettebatının durumuna ilişkin ilk aşamada herhangi bir bilgiye ulaşılamadı.</p>

<p>Bölgede bulunan Bulgaristan bayraklı ro-ro yolcu gemisi, patlamaya tanık olduktan sonra olay yerine yöneldi. Arama çalışmalarında alabora olmuş bir tekne, üç can salı ve can yelekleri bulundu. Ancak şu ana kadar gemideki mürettebattan sağ kurtulan olup olmadığı belirlenemedi.</p>

<p>Bulgaristan makamları, kayıp mürettebatı bulmak için arama-kurtarma çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>İkinci gemide yangın çıktı</p>

<p>Saldırının hedefi olan ikinci gemide ise hasar meydana geldi ve ardından yangın çıktı. Geminin mürettebatı tahliye edilirken, iki denizci yaralandı.</p>

<p>Yaralılar Bulgaristan’ın Varna kentindeki bir hastaneye kaldırıldı. Diğer mürettebat üyeleri ise kıyıya çıkarıldı. Gemide Türk ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Yetkililer ayrıca saldırıların ardından denizde olası çevre kirliliğine karşı izleme çalışmaları yürütüyor.</p>

<p>Bulgaristan: Önceliğimiz insan hayatı</p>

<p>Bulgaristan Başbakanı Radev, saldırıların ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde meydana gelmesi nedeniyle Bulgaristan’ın arama-kurtarma operasyonu yürütmekle yükümlü olduğunu vurguladı.</p>

<p>Radev, saldırının sorumlusunun kim olduğundan bağımsız olarak bölgede bulunan insanların can güvenliğinin öncelik taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bulgaristan makamları şu ana kadar saldırıların herhangi bir ülke veya grup tarafından gerçekleştirildiğini açıklamadı. Drone’ların kaynağı ve saldırıların koşullarına ilişkin soruşturma sürüyor.</p>

<p>Karadeniz’de deniz taşımacılığı için yeni risk</p>

<p>Radev, saldırıların Karadeniz’de ticari gemicilik açısından yeni riskler oluşturduğunu ve deniz taşımacılığında maliyetler ile sigorta risklerini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ise saldırılardan Rusya’yı sorumlu tuttu. Sibiha, sivil gemilere yönelik saldırıların seyrüsefer güvenliğini tehdit ettiğini, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırdığını ve küresel gıda tedarikini riske attığını savundu.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Bulgaristan makamlarıyla ayrıntıları görüştüklerini belirterek saldırının Rusya tarafından deniz ve hava drone’ları kullanılarak gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bu iddia Bulgaristan makamlarınca şu aşamada bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>AB’den tepki</p>

<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, sivil gemilerin ve mürettebatın hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.</p>

<p>Von der Leyen, Bulgaristan’ın ekonomik bölgesindeki iki ticari geminin vurulmasının, bir gün önce Romanya açıklarında Türk sahipli ve Ukrayna tahılı taşıyan bir geminin saldırıya uğramasının ardından gelmesine dikkat çekti. Avrupa Komisyonu Başkanı, olayların kesin koşullarının henüz ortaya çıkarılmadığını ancak gelişmelerin ciddi endişe yarattığını ifade etti.</p>

<p>Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesindeki saldırıların sorumlusu henüz resmi olarak belirlenmiş değil. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları ve olayla ilgili incelemeler devam ediyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image-2(2).png" style="height:800px; width:553px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-24669</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’de ticari gemiye drone saldırısı: 2 ölü</h1>
                        <h2>Romanya açıklarında Türk sahipli ticari gemiye yönelik drone saldırısı iddiası: 2 kişi hayatını kaybetti, 11 mürettebat kurtarıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-ticari-gemiye-drone-saldirisi-2-olu-1791354594.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’de ticari gemiye drone saldırısı: 2 ölü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Romanya açıklarında Karadeniz’de seyreden Türk sahipli bir genel kargo gemisi, şüpheli drone saldırısının ardından alev alarak battı. Romanya İçişleri Bakanlığı, olayda iki kişinin hayatını kaybettiğini ve 11 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise saldırının iki Rus drone’u tarafından düzenlendiğini öne sürdü; bu iddia bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türk sahipli geminin Ukrayna’dan mısır taşıdığını ve saldırının Romanya kıyıları açıklarında, uluslararası sularda meydana geldiğini belirtti. Saldırının niteliği ve sorumlusu konusunda tarafların açıklamaları farklılık gösteriyor.</p>

<p>Zelenskiy, saldırıyı “sivil bir gemiye yönelik saldırı” olarak nitelendirirken, gemide Azerbaycan ve Hindistan vatandaşlarının da bulunduğunu açıkladı. Bu ayrıntılar da Ukrayna Devlet Başkanı’nın açıklamasında yer aldı.</p>

<p>Geminin kaptanı öldü, bir mürettebat için arama başlatıldı</p>

<p>Zelenskiy’nin açıklamasına göre geminin kaptanı saldırıda yaşamını yitirdi. Bir mürettebatın akıbeti ise ilk aşamada belirlenemedi. Kaptanın ölümüne ve kayıp mürettebata ilişkin bu ilk bilgiler Zelenskiy tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı, 5 Ekim 2026 günü saat 11.00 sıralarında Romanya’nın münhasır ekonomik bölgesinde bulunan ticari bir gemide yangın çıktığı bilgisinin Sahil Güvenlik ekiplerine ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlığa göre gemi, Sfântu Gheorghe’nin yaklaşık 30 deniz mili güneyinde alev aldı ve daha sonra battı. Romanya makamları iki kişinin hayatını kaybettiğini ve 11 mürettebatın kurtarıldığını açıkladı. Romanya’nın açıklamasında yangının nedenine veya geminin drone saldırısına uğrayıp uğramadığına ilişkin kesin bir tespit yer almadı.</p>

<p>Karadeniz’de geniş çaplı arama-kurtarma operasyonu</p>

<p>Olayın ardından Köstence Deniz Kurtarma Koordinasyon Merkezi (MRCC Constanța) tarafından arama-kurtarma operasyonu başlatıldı. Bu bilgi Romanya makamlarının açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>Sahil Güvenlik gemisi bölgede yürütülen çalışmaların koordinasyonunu üstlenirken, bir helikopterle yaralı mürettebatın gemiden alınarak acil tıbbi müdahale için sağlık ekiplerine teslim edildiği bildirildi. Bu müdahaleye ilişkin ayrıntılar Romanya İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşıldı.</p>

<p>Romanya İçişleri Bakanlığı, ekiplerin geminin mürettebatını kurtarmak ve bölgede bulunan diğer kişilere ulaşmak amacıyla kapsamlı bir operasyon yürüttüğünü açıkladı.</p>

<p>Gemideki üç Hindistan vatandaşı güvende</p>

<p>Olayın ardından Hindistan’ın Bükreş Büyükelçiliği de açıklama yaptı. Büyükelçilik, gemide bulunan üç Hindistan vatandaşının tamamıyla iletişim kurulduğunu ve üçünün de güvende olduğunu bildirdi.</p>

<p>Büyükelçilik, mürettebattan bir kişinin yaralandığını ve tıbbi tedavi gördüğünü belirterek, hastane yetkilileriyle yakın temas halinde olduklarını ve Hindistan vatandaşlarına gerekli desteğin sağlandığını açıkladı. Bu bilgiler Hindistan’ın Bükreş Büyükelçiliği’nin açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>Saldırı iddiası Karadeniz’deki deniz güvenliği riskini yeniden gündeme getirdi</p>

<p>Olay, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de ticari gemilerin karşı karşıya olduğu güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Bölgede savaşın başlamasından bu yana ticari gemiler; füze ve drone saldırılarının yanı sıra deniz mayınları nedeniyle de risk altında faaliyet gösteriyor. Karadeniz, Ukrayna’nın tahıl ihracatı başta olmak üzere bölgesel ve küresel ticaret açısından stratejik önemini koruyor. Bu genel değerlendirmeler, bölgedeki savaş ve deniz güvenliği bağlamına ilişkin mevcut bilgilerle uyumlu olmakla birlikte, bu olaya özgü yeni bir risk değerlendirmesi niteliği taşımıyor.</p>

<p>Saldırının sorumluluğuna ilişkin Ukrayna’nın iddiası ile Romanya makamlarının olayın yangın ve batma boyutuna ilişkin doğrulanmış açıklamaları birbirinden ayrılıyor. Zelenskiy saldırının iki Rus drone’u tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerken, Romanya makamları iki kişinin öldüğünü ve 11 kişinin kurtarıldığını doğruladı; saldırının sorumlusuna ilişkin bağımsız bir doğrulama yapılmadı. Olayla ilgili soruşturma ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image(4).png" style="height:800px; width:700px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-tanker-alarmi-24668</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 03:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz’de Tanker Alarmı</h1>
                        <h2>Körfez petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere döndü. Hürmüz Boğazı’nda tanker tehdidi ve saldırı iddiası enerji güvenliği endişelerini artırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/hurmuzde-tanker-alarmi-1791282702.webp">
                        <figcaption>Hürmüz’de Tanker Alarmı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırılar ve güvenlik riskleri sürerken, Basra Körfezi’ndeki ham petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere toparlandı. Kpler verilerine göre İran hariç Körfez ülkelerinden eylül ayında günlük en az 16,5 milyon varil petrol sevk edildi. Ancak ihracat rotaları ve lojistik sistem, savaş öncesine kıyasla önemli ölçüde değişti.</p>

<p>Basra Körfezi'nde ham petrol ihracatı, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizine rağmen savaş öncesi seviyelere geri döndü.</p>

<p>Veri ve analiz platformu Kpler'in 1 Ekim tarihli verilerine göre, İran hariç Körfez bölgesinden eylül ayında günde en az 16,5 milyon varil ham petrol sevk edildi. Bu rakam, şubat sonunda başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından yaşanan sert ihracat kesintisinin büyük ölçüde telafi edildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Petrol sevkiyatlarında yeni rota dönemi</p>

<p>Kpler analizine göre toparlanmanın arkasında, Körfez ülkelerinin ihracat sistemini yeniden yapılandırması bulunuyor.</p>

<p>Savaş öncesinde ham petrolün yaklaşık yüzde 17'si Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan bölgeden çıkarken, bu oran artık yüzde 40'a yükseldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin boru hattı güzergâhlarını daha yoğun kullanması, Hürmüz'e olan bağımlılığın azaltılmasında önemli rol oynadı.</p>

<p>Hürmüz'den geçen petrol sevkiyatlarında da farklı bir lojistik model öne çıktı. Kpler verilerine göre ağustos ayında boğazdan geçen ham petrolün yüzde 70'inden fazlasında deniz üzerinde tanker değişimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Böylece petrol hacimleri yeniden yükselirken, sevkiyatların savaş öncesindeki sistemden farklı bir yöntemle gerçekleştirildiği görüldü.</p>

<p>Körfez petrolü için alternatif sistem devrede</p>

<p>Boru hatları, servis mekikleri ve açık denizde gerçekleştirilen tanker transferleri, Körfez üreticilerinin devam eden güvenlik sorunlarına rağmen petrol ihracatını sürdürmesini sağladı.</p>

<p>Son veriler, bölgenin petrol sektörünün uzun süreli kesintilere karşı başlangıçta öngörülenden daha yüksek bir uyum kapasitesi gösterdiğine işaret ediyor.</p>

<p>Bununla birlikte Hürmüz Boğazı çevresinde tankerlere yönelik saldırı ve tehditlerin devam etmesi, bölgenin enerji ihracatını güvenlik ve lojistik açısından kırılgan bırakıyor.</p>

<p>İran petrolünün ABD ablukası kapsamında Hürmüz geçişlerinin sıfıra inmesi ve bölgedeki kritik altyapılara yönelik tehditlerin artması, jeopolitik risklerin yüksek seyretmesine neden oluyor.</p>

<p>Hürmüz’de tankere “geri dön” uyarısı</p>

<p>Bölgedeki güvenlik endişelerini artıran son gelişmelerden biri de Hürmüz Boğazı'nda yaşandı.</p>

<p>Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir tankere geri dönmesi yönünde talimat verdiğini, aksi halde hedef alınabileceği uyarısında bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>UKMTO'nun bildirimine göre olay, Umman'ın Khasab kentinin yaklaşık 11 deniz mili kuzeyinde meydana geldi.</p>

<p>Boğazdan giriş yönünde seyreden tanker, IRGC tarafından telsizle durdurularak geri dönmesi istendi. Tankerin kaptanının talimata uyduğu bildirildi.</p>

<p>UKMTO, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirterek bölgede seyreden gemilere dikkatli olmaları ve şüpheli faaliyetleri yetkililere bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>Tankere saldırı raporu da gündemde</p>

<p>UKMTO ayrıca 4 Ekim'de Hürmüz Boğazı'ndan geçen başka bir tankere yönelik saldırı konusunda da uyarı yayımladı.</p>

<p>Ajansın tanker kaptanına dayandırdığı bilgilere göre gemi, kimliği ve kaynağı belirlenemeyen bir cisim tarafından vuruldu. Saldırı sonucunda geminin makine dairesinde hasar meydana geldi.</p>

<p>Mürettebatın güvende olduğu ve olayın çevresel bir zarara yol açmadığı bildirildi.</p>

<p>UKMTO, geminin adını veya saldırıda kullanılan cismin kaynağını açıklamadı. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Saldırıyı şu ana kadar herhangi bir grup üstlenmedi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda risk sürüyor</p>

<p>Dünyanın enerji ve emtia taşımacılığında kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, petrol piyasaları açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Körfez ülkeleri alternatif boru hatları ve yeni denizcilik yöntemleriyle ihracat hacimlerini yeniden yükseltirken, tankerlerin karşı karşıya kaldığı tehditler bölgedeki enerji akışının güvenliği konusundaki risklerin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p>Petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere dönmesi, Körfez üreticilerinin lojistik kapasitesini yeniden şekillendirdiğini ortaya koyarken, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizinin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisi devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-24667</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 01:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’de Gerilim Tırmanıyor</h1>
                        <h2>Odesa’da Liberya bayraklı sivil yük gemisine saldırıda 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Rusya, Karadeniz güvenliği için tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/karadenizde-gerilim-tirmaniyor-1791282141.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’de Gerilim Tırmanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve bölgesel güvenlik tartışmaları yeniden gündemde. Ukrayna, Odesa bölgesindeki bir limanda Liberya bayraklı sivil yük gemisinin Rus saldırısına uğradığını açıkladı. Saldırıda bir mürettebat hayatını kaybederken, üç kişi yaralandı. Moskova ise Karadeniz’in güvenliği konusunda tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu bildirdi.</strong></p>

<p>Ukrayna Deniz Limanları İdaresi (USPA), 3 Ekim Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Odesa bölgesindeki bir limanda bulunan Liberya bayraklı sivil yük gemisinin Rus güçlerinin saldırısına uğradığını duyurdu.</p>

<p>USPA'nın açıklamasına göre saldırıda gemide bulunan mürettebattan biri yaşamını yitirdi, üç kişi yaralandı. Gemideki 13 mürettebat ise güvenli bir bölgeye tahliye edildi.</p>

<p>Ukrayna makamları saldırının sivil deniz taşımacılığına yönelik olduğunu belirterek, Rusya'nın ticari gemilere yönelik saldırılarının devam ettiğini savundu.</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik gündemi</p>

<p>Saldırı, Karadeniz’de güvenli deniz ulaşımı ve ticari koridorların geleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Karadeniz; tahıl ticareti, enerji sevkiyatı ve denizaltı altyapıları açısından bölge ülkeleri için stratejik önem taşıyor. Ukrayna ise limanlarına yönelik saldırıların, ülkenin ihracat faaliyetleri açısından kritik önem taşıyan deniz güzergâhını olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>Öte yandan Ukrayna, Rusya'nın Azak Denizi'ndeki deniz taşımacılığına ve Batılı yaptırımları aşmak amacıyla kullanıldığı öne sürülen "gölge filo" kapsamındaki petrol tankerlerine yönelik saldırılarını da artırmış durumda.</p>

<p>Moskova’dan Karadeniz güvenliği için diyalog mesajı</p>

<p>Rusya'dan ise Karadeniz'in güvenliğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Sözcüsü Dmitriy Peskov, Moskova'nın Karadeniz'de güvenliğin sağlanması konusunda tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğunu söyledi.</p>

<p>TASS'ın aktardığına göre Peskov, Hindistan, Mısır ve Türkiye dahil olmak üzere diğer ülkelerle ikili anlaşmaların gündemde olup olmadığı yönündeki soruya, Rusya'nın diyaloğa açık olduğunu ancak şu aşamada herhangi bir somut görüşme yürütülmediğini belirterek yanıt verdi.</p>

<p>Peskov ayrıca, Karadeniz güvenliği konusunda başka ülkelerden Rusya'ya iletilen öneriler bulunup bulunmadığı sorusunun 1 Ekim'de düzenlenen Valday Kulübü toplantısında gündeme geldiğini ve Putin'in konuya ilişkin değerlendirmede bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy ile Erdoğan Karadeniz güvenliğini görüştü</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede Karadeniz'in güvenliği ve deniz yoluyla ihracat koridorunun yeniden işler hale getirilmesi konularını ele aldı.</p>

<p>Zelenskiy, Ukrayna'nın gıda ihracatına dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerin ihtiyaç duyduğunu belirterek, deniz ticaret koridorunun yeniden tam kapasiteyle çalışması için çeşitli seçeneklerin gündemde olduğunu söyledi.</p>

<p>Ukrayna lideri, bunun gerçekleşmesi için Rusya'nın Ukrayna altyapısına yönelik saldırıları durdurması gerektiğini savundu. Zelenskiy ayrıca, Rusya'nın saldırıları sona erdirmesi halinde Ukrayna'nın da uzun menzilli karşılıklarını durdurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Estonya’dan Rus ve Belarus tahılına transit yasağı</p>

<p>Karadeniz'deki gelişmelerin yanı sıra Avrupa'da da Rusya ve Belarus kaynaklı tahıl taşımacılığına yönelik yeni bir adım atıldı.</p>

<p>Estonya, Rusya ve Belarus tahılının kendi toprakları üzerinden transit geçişini yasakladı. Kararın, Rusya-Ukrayna savaşı ve Ukrayna limanlarına yönelik saldırılarla bağlantılı gelişmelerin ardından alındığı bildirildi.</p>

<p>Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırdığını ve Ukrayna'nın tahıl ihracatını engellediğini belirterek, Rusya'nın kendi tahılını taşımak için yeni güzergâhlar aradığını ifade etti.</p>

<p>Tsahkna, Estonya'nın Rus tahılı için transit güzergâh olmayacağını açıklarken, Letonya ve Litvanya ile birlikte Baltık limanlarının Rusya'nın transit taşımacılığında kullanılmaması için çalışma yürüttüklerini belirtti.</p>

<p><strong>Karadeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar, güvenli deniz taşımacılığı ve tahıl koridorunun geleceği konusundaki belirsizliği sürdürürken, Moskova'nın tüm ülkelerle diyaloğa açık olduğu yönündeki açıklaması bölgesel güvenlik gündemini yeniden hareketlendirdi.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-24666</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 05:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Moskova’dan Karadeniz ateşkesine ret</h1>
                        <h2>Moskova, Karadeniz ateşkesi için askeri sevkiyat şartı istiyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/moskovadan-karadeniz-ateskesine-ret-1791183918.webp">
                        <figcaption>Moskova’dan Karadeniz ateşkesine ret</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in Karadeniz’de ticari gemilerin güvenli seyrüseferini sağlamak amacıyla gündeme getirdiği ateşkes girişimine mevcut koşullarda destek vermiyor. Moskova, olası bir anlaşmanın Ukrayna’ya deniz yoluyla askeri malzeme sevkiyatını da kapsamasını talep ediyor.</p>

<p>Rusya, Karadeniz’de güvenli seyrüsefer ve ateşkes sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlere mesafeli yaklaşmayı sürdürüyor. Kremlin, Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in girişiminden haberdar olduğunu belirtirken, yalnızca ticari gemilerin güvenliğine ilişkin sınırlı bir anlaşmanın yeterli olmayacağını savunuyor.</p>

<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye ve BM tarafından gündeme getirilen girişime ilişkin değerlendirmesinde, mevcut koşullarda kısa vadeli bir ateşkes ihtimalinin bulunmadığını söyledi. Peskov, Kiev’in kapsamlı bir anlaşmaya yanaşmadığını öne sürdü.</p>

<p>Moskova kapsamlı düzenleme istiyor</p>

<p>Rusya, Karadeniz’de yapılacak olası bir düzenlemenin yalnızca ticari gemilerin güvenli geçişiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor. Moskova’nın talebine göre anlaşma, Ukrayna’ya deniz yoluyla askeri ekipman, mühimmat ve yakıt sevkiyatını da kapsamalı.</p>

<p>Bununla birlikte Rusya, diplomatik temas kapısını tamamen kapatmıyor. Peskov, Karadeniz’in güvenliği konusunda Türkiye’nin yanı sıra Hindistan ve Mısır ile görüşmeye hazır olduklarını açıkladı. Ancak Moskova’nın şu aşamada bu ülkelerle somut bir temas yürütmediği belirtildi.</p>

<p>Türkiye’nin girişimi, son dönemde Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının ardından gündeme geldi. Ankara, sivil ve ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla Rusya ve Ukrayna’ya bir mutabakat taslağı sunmuştu.</p>

<p>Putin’den müzakerelere mesafeli yaklaşım</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Karadeniz’de saldırıların durdurulmasına yönelik önerilere mesafeli yaklaşarak Moskova’nın Ukrayna ile bu konuda pazarlık yapmayacağını söyledi.</p>

<p>Putin, Rusya’nın Karadeniz’de askeri yük taşıdığı değerlendirilen gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini savundu. Rus lider, Ukrayna’nın Rusya’daki petrol tesislerine yönelik saldırılarının durdurulması karşılığında Ukrayna gemilerine güvenli geçiş sağlanması önerisine de karşı çıktı.</p>

<p>Kaliningrad ve nükleer silah uyarısı</p>

<p>Putin’in açıklamalarında Karadeniz’deki gelişmelerin yanı sıra Rusya ile Batı arasındaki gerilim de öne çıktı. Putin, Kaliningrad dahil Rusya topraklarına doğrudan saldırı düzenlenmesi halinde Moskova’nın elindeki tüm silahların kullanımının gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Rus lider ayrıca küresel nükleer silah stoklarının yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini belirterek gerilimin tırmandırılmasının kontrol edilemeyecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kiev farklı ateşkes seçeneklerini gündemde tutuyor</p>

<p>Ukrayna tarafında ise Karadeniz ve enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını içeren farklı ateşkes seçenekleri gündemde.</p>

<p>Öneriler arasında Karadeniz’de ticari ve tahıl taşımacılığının güvenliğinin sağlanması, enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulması ve limanlarla enerji tesislerinin korunması bulunuyor.</p>

<p>Ukrayna’dan enerji altyapısına yönelik saldırı iddiası</p>

<p>Diplomatik girişimlerin yanı sıra Rusya’nın kış aylarında Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik geniş kapsamlı saldırı hazırlığında olduğu iddiası da gündeme geldi.</p>

<p>Ukrayna’nın Avrupalı ortaklarına sunduğu belirtilen ağustos tarihli bir belgede, Rusya’nın elektrik, ısıtma ve su sistemlerini hedef alan üç aşamalı bir saldırı planı hazırladığı öne sürüldü.</p>

<p>Belgede elektrik trafo merkezleri, hidroelektrik ve termik santraller ile kazan dairelerinin hedefler arasında bulunduğu iddia edilirken, Ukrayna’nın elektrik şebekesine bağlı üç faal nükleer santralin bağlantı noktalarının da hedef alınabileceği belirtildi.</p>

<p>Kiev, Harkiv ve Odesa’daki enerji, ısıtma ve su altyapısının ağır şekilde etkilenmesinin amaçlandığı öne sürülen belgede, saldırılarda 1.000'e kadar füze, insansız hava aracı ve bombanın kullanılabileceği iddia edildi.</p>

<p>Ancak söz konusu belgenin bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-24665</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İran’ın Petrol Yüklemesi Sıfıra İndi</h1>
                        <h2>ABD Hazine Bakanı Bessent, İran’ın eylül ayında tankerlerle ham petrol yüklemediğini öne sürdü. Washington’un deniz ablukası ve ekonomik baskısı, Tahran’ın petrol ihracatını ve Çin’e kalan sevkiyatlarını tehdit ediyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/iranin-petrol-yuklemesi-sifira-indi-1791179071.webp">
                        <figcaption>İran’ın Petrol Yüklemesi Sıfıra İndi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın Eylül 2026’da tankerlerle gerçekleştirdiği ham petrol yüklemelerinin sıfıra düştüğünü açıkladı. Washington’un İran’a yönelik deniz ablukası ve ekonomik baskı politikası, ülkenin petrol ihracatı ve küresel enerji piyasalarındaki etkisini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ın ham petrol ihracatında ciddi bir daralma yaşandığını öne sürdü. Bessent, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “İran eylül ayında tankerlere SIFIR ham petrol yükledi” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bessent, bu gelişmeyi Trump yönetiminin “Operation Economic Outcast” olarak adlandırdığı ekonomik baskı kampanyasıyla ilişkilendirdi. ABD yönetimine göre uygulanan deniz ablukası, İran’ın enerji piyasalarına erişimini ve petrol gelirlerini önemli ölçüde sınırlandırıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İran’ın Çin’e kalan petrol sevkiyatı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bessent, İran’ın halen teslim edilmek üzere yaklaşık 15 milyon varil petrolünün bulunduğunu belirterek, bu yüklerin büyük bölümünün Çin’e yapılacak son teslimatlar kapsamında olduğunu söyledi. ABD Hazine Bakanı, mevcut petrol sevkiyatlarının yaklaşık iki hafta içinde tamamlanmasının ardından Tahran’ın uluslararası ticarette kullanabileceği kaynakların daha da azalacağını savundu.</p>

<p>Bessent, İran’ın ekonomik baskıyı hissettiğini ve bunun ülkenin yeniden bir anlaşma arayışına girmesinde etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Washington’dan Avrupa’ya dizel çağrısı</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Öte yandan ABD yönetimi, İran kaynaklı enerji piyasası baskılarının küresel yakıt fiyatları üzerindeki etkisine karşı Avrupa ülkelerinden daha fazla destek istedi.</p>

<p>Bessent, Avrupa’daki müttefiklerin mevcut taahhütlerini hızlandırmaları ve enerji piyasasındaki kesintileri hafifletmek için ilave yakıt arzını derhal piyasaya sunmaları çağrısında bulundu. Özellikle Amerikan çiftçileri, taşımacılık sektörü ve işletmelerinin küresel dizel arzındaki sıkıntının maliyetini üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright da Avrupa’nın acil durum dizel rezervlerini kullanarak küresel yakıt piyasasının rahatlatılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Wright, hasat sezonu ve kışlık ısıtma yakıtı talebinin artacağı döneme girilirken dizel stoklarının piyasaya sürülmesinin zamanının geldiğini belirtti.</p>

<p>İran’ın tanker yüklemelerindeki iddia edilen sıfırlanma, yalnızca Tahran’ın petrol gelirleri açısından değil, Çin’e yönelik enerji akışı, tanker piyasası ve küresel petrol fiyatları açısından da yakından izleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/30-milyon-ton-urun-riskte-24664</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 02:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>30 milyon ton ürün riskte</h1>
                        <h2>Karadeniz ablukası Ukrayna’nın tarım ihracatını tehdit ediyor: 30 milyon ton ürün riskte.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/30-milyon-ton-urun-riskte-1791178312.webp">
                        <figcaption>30 milyon ton ürün riskte</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Karadeniz limanlarındaki kısıtlamalar Ukrayna’nın tarım ihracatını yarıya düşürdü; sezon sonunda 30 milyon tondan fazla ürün ihraç edilemeyebilir.</strong></p>

<p>Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatı, Karadeniz limanlarındaki operasyonlara yönelik kısıtlamalar nedeniyle ciddi biçimde geriledi. Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanı Taras Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre ülke, eylül ayında 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç etti. Bu miktar, potansiyel ihracat hacminin yalnızca yüzde 46’sına karşılık geldi.</p>

<p>Eylül ayındaki ihracatın 1,4 milyon tonu tahıl, 444 bin tonu yağlı tohumlar, 311 bin tonu bitkisel yağ ve 280 bin tonu küspe ürünlerinden oluştu.</p>

<p>İhracatın yarısından fazlası Tuna üzerinden gerçekleşti</p>

<p>Alternatif taşıma güzergâhları, Karadeniz limanlarındaki kapasite kaybını kısmen telafi etmeye çalışıyor. Eylül ayında ihraç edilen 2,4 milyon ton ürünün 1,3 milyon tonu Tuna limanları üzerinden, 993 bin tonu demiryoluyla ve 120 bin tonu karayoluyla taşındı.</p>

<p>Böylece ihracatın yüzde 54’ü Tuna limanları, yüzde 41’i demiryolu ve yüzde 5’i karayolu üzerinden gerçekleştirildi.</p>

<p>Vysotskyi, Karadeniz limanlarına tam erişim sağlanamaması halinde Ukrayna’nın ihracat kapasitesinin fiilen yüzde 45-50 ile sınırlanacağını belirtti. Bakan, alternatif güzergâhların korunması ve genişletilmesinin yanı sıra Avrupa Birliği ile lojistik maliyetlerin karşılanmasına yönelik mekanizmaların geliştirilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Ukrayna’dan AB’ye 1,1 milyar euroluk destek talebi</p>

<p>Ukrayna, Avrupa Birliği’nden alternatif ihracat güzergâhlarının kullanımından kaynaklanan ilave lojistik maliyetleri karşılamak amacıyla en az 1,1 milyar euro destek talep ediyor.</p>

<p>Yaklaşık ton başına 50 euro olarak hesaplanan ilave lojistik maliyetlerin kısmen karşılanması halinde, Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatını 20 milyon tona kadar artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Vysotskyi, Brüksel’de gerçekleştirilen AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında üye ülkelere Ukrayna tarım ürünlerinin kesintisiz ihracatını destekleme ve olağanüstü lojistik maliyetler için geçici bir telafi mekanizması oluşturma çağrısında bulundu.</p>

<p>30 milyon tondan fazla ürün ihraç edilemeyebilir</p>

<p>Ukrayna’nın mevcut sezonda yaklaşık 64 milyon ton tarım ürünü ihraç etmesi bekleniyor. Ancak Büyük Odesa limanlarındaki kısıtlamaların devam etmesi halinde sezon sonunda 30 milyon tondan fazla ürünün ihraç edilemeden kalabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Ukrayna hükümeti, liman operasyonlarındaki sorunların yalnızca ihracat gelirlerini değil, tarım üreticilerinin gelirlerini ve 2027 ekim sezonunun finansmanını da riske attığını belirtiyor.</p>

<p>Deniz taşımacılığı ihracatın omurgası</p>

<p>Ukrayna’nın tarım ihracatında deniz taşımacılığı temel taşıma yöntemi olmayı sürdürüyor. Vysotskyi’nin verdiği bilgilere göre denizyolu, 2025 yılında Ukrayna tarım ihracatı lojistiğinin yüzde 84’ünü, 2026 yılında ise yaklaşık yüzde 80’ini oluşturdu.</p>

<p>Büyük Odesa limanlarındaki operasyonlara yönelik kısıtlamaların 21 Temmuz’dan bu yana sürmesinin, Ukrayna’nın tarım ekonomisi üzerinde geniş kapsamlı etkiler yarattığı belirtiliyor.</p>

<p>Bakan Vysotskyi, özellikle temmuz sonu ve ağustos başında sivil gemiler ile liman altyapısına yönelik saldırıların tarım ürünleri ihracatında belirgin düşüşe yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Alternatif güzergâhlar Karadeniz’in kapasitesini karşılayamıyor</p>

<p>Ukrayna, Avrupa Birliği’nden Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri üzerinden uzatılacak “Dayanışma Hatları” kapsamında alternatif ihracat güzergâhlarının geliştirilmesini de talep ediyor.</p>

<p>Ancak Ukrayna tarafı, alternatif yolların ihracat kapasitesini artırabileceğini, buna karşın Karadeniz limanlarının kapasitesinin tamamen ikame edilemeyeceğini vurguluyor.</p>

<p>Vysotskyi, mevcut koşullarda iki temel sorunla karşı karşıya olduklarını belirterek, ihracat güzergâhlarının dayanıklılığının korunması ve hasadın depolanması için ilave kapasite oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Ukrayna’nın tarım ihracatında yaşanan kapasite kaybı, Karadeniz’deki deniz taşımacılığının ülkenin gıda ve tarım ekonomisi açısından stratejik önemini bir kez daha ortaya koyarken, liman operasyonlarındaki kısıtlamaların küresel tarım ticareti üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri de artırıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-24663</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Danship Partners MR tanker segmentine girdi</h1>
                        <h2>Danship Partners MR tanker segmentine ilk gemi alımıyla giriş yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/danship-partners-mr-tanker-segmentine-girdi-1791177410.webp">
                        <figcaption>Danship Partners MR tanker segmentine girdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Kıbrıs merkezli denizcilik yatırım şirketi Danship Partners, kuru yük ve tanker sektörlerindeki yatırımlarının ardından orta menzilli (MR) tanker segmentine ilk gemi alımıyla giriş yaptı.</strong></p>

<p>Kıbrıs merkezli denizcilik yatırım şirketi Danship Partners, filosunu çeşitlendirme stratejisi kapsamında orta menzilli (MR) ürün ve kimyasal tanker segmentine adım attı. Şirket, 36.677 dwt taşıma kapasiteli Danship Symphony adlı tankeri satın aldı.</p>

<p>Daha önce Easterly Symphony adıyla faaliyet gösteren geminin alımı ağustos ayında tamamlandı. Danship Partners tarafından yapılan açıklamaya göre gemi, satın alma işleminin ardından uluslararası bir kiracıyla uzun vadeli zaman çarteri (time charter) sözleşmesi kapsamında hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Satış bedeli açıklanmadı</p>

<p>Danship Partners, işlemin finansal detaylarına ilişkin satış bedelini açıklamadı. Şirket, gemi alımının küresel ölçekte faaliyet gösteren bir finans kuruluşundan sağlanan borç finansmanıyla desteklendiğini bildirdi.</p>

<p>36.677 dwt kapasiteli Danship Symphony, ürün ve kimyasal tanker olarak MR segmentinde faaliyet gösteriyor. Geminin uzun vadeli çarter sözleşmesiyle istihdam edilmesi, satın alma sonrasında gelir görünürlüğü sağlıyor.</p>

<p>Teknik yönetim InterMaritime Shipmanagement’a emanet</p>

<p>Geminin teknik yönetimi ise Kıbrıs merkezli InterMaritime Shipmanagement şirketine verildi.</p>

<p>Danship Partners, yönetim kurulunun denizcilik sektörünün başlıca segmentlerinde fırsat odaklı varlık alımlarını değerlendirmeye devam ettiğini açıkladı. Şirket, tanker segmentinin ise yatırım stratejisindeki temel odak alanlarından biri olmayı sürdüreceğini belirtti.</p>

<p>MR segmentine yapılan bu ilk yatırım, Danship Partners’ın tanker piyasasındaki varlığını genişletme ve farklı denizcilik segmentlerinde portföyünü büyütme stratejisinin yeni adımı olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mardasa-yesil-liman-unvani-24662</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MARDAŞ’A “YEŞİL LİMAN” UNVANI</h1>
                        <h2>MARDAŞ, İstanbul Ambarlı’da Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazandı. Sertifika, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmalarında yeni bir adım oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/mardasa-yesil-liman-unvani-1791018540.webp">
                        <figcaption>MARDAŞ’A “YEŞİL LİMAN” UNVANI</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İstanbul Ambarlı Liman Bölgesi’nde faaliyet gösteren MARDAŞ, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmaları kapsamında Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazandı.</strong></p>

<p>Türkiye’nin önemli konteyner liman bölgelerinden İstanbul Ambarlı’da faaliyet gösteren MARDAŞ, Yeşil Liman Sertifikası almaya hak kazanan limanlar arasına katıldı.</p>

<p>Söz konusu sertifika ile MARDAŞ’ın çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanındaki çalışmalarına bir yenisi daha eklenmiş oldu. Sertifika, liman işletmelerinde çevresel performansın geliştirilmesi ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaştırılması hedefleri doğrultusunda veriliyor.</p>

<p><strong>Denizcilik Genel Müdürlüğü duyurdu</strong></p>

<p>Denizcilik Genel Müdürlüğü, MARDAŞ’ın Yeşil Liman Sertifikası almasına ilişkin açıklamayı resmi sosyal medya hesabından yaptı.</p>

<p>Açıklamada, MARDAŞ’ın sertifika ile birlikte Türkiye’nin yeşil limanları arasına katıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p><em>“4’üncü Yeşil Liman Sertifikası ile yeşil dönüşüm yolculuğumuza devam ediyoruz! Türkiye’nin en fazla konteyner elleçlenen liman bölgesi İstanbul Ambarlı’da faaliyet gösteren MARDAŞ, yeşil limanlarımız arasına katıldı. Yeşil dönüşüm yolunda atılan bu önemli adımın sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.”</em></p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm hedeflerine katkı</strong></p>

<p>MARDAŞ’ın sertifikayı alması, İstanbul Ambarlı’daki liman operasyonlarında çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesine yönelik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe limanların çevresel etkilerinin azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir operasyonların yaygınlaştırılması, yeşil dönüşüm çalışmalarının temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-24661</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Oruç Reis, KKTC Gaz Hattı İçin Sahada</h1>
                        <h2>Türkiye, Anamur–Teknecik arasında planlanan 101 kilometrelik denizaltı doğalgaz boru hattı için Doğu Akdeniz’de araştırmalara başlıyor. Oruç Reis ve üç destek gemisinin görev alacağı çalışmalar 1-25 Ekim arasında gerçekleştirilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/oruc-reis-kktc-gaz-hatti-icin-sahada-1791012233.webp">
                        <figcaption>Oruç Reis, KKTC Gaz Hattı İçin Sahada</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye, Kuzey Kıbrıs’a Doğalgaz Boru Hattı İçin Çalışmalara Başladı</p>

<p>Doğu Akdeniz’de enerji altyapısında yeni adım: Oruç Reis sahaya çıkıyor</p>

<p>Türkiye, Anamur ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Teknecik bölgesini birbirine bağlaması planlanan denizaltı doğalgaz boru hattı projesi kapsamında Doğu Akdeniz’de deniz araştırmalarına başlıyor.</p>

<p>Türkiye tarafından yayımlanan NAVTEX 0953/26 kapsamında araştırma faaliyetlerinin 1-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çalışmaların merkezinde Türkiye’nin sismik araştırma gemisi Oruç Reis bulunurken, gemiye Denar Pathfinder, Denar Echo ve Kırıcı eşlik edecek.</p>

<p>Araştırma kampanyasında, gelecekte inşa edilmesi planlanan boru hattının güzergâhına ilişkin hazırlık çalışmaları yürütülecek ve mühendislik ile inşaat aşamalarında kullanılacak deniz tabanı verileri toplanacak.</p>

<p>101 kilometrelik hat</p>

<p>Projenin yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olması planlanıyor. Bunun yaklaşık 97 kilometrelik bölümü deniz tabanından, yaklaşık 4 kilometrelik bölümü ise karadan geçecek. Hat, Anamur ile Girne’nin doğusundaki Teknecik bölgesini birbirine bağlayacak.</p>

<p>Boru hattının çift yönlü gaz taşımacılığına uygun şekilde tasarlanması öngörülüyor. İlk aşamada ise Kuzey Kıbrıs’taki enerji tesislerinin doğalgazla beslenmesi ve böylece elektrik üretiminde kullanılan sıvı yakıtlara bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Hedef 2028</p>

<p>Projenin 2028 yılında devreye alınması planlanırken, hazırlık ve inşaat sürecine yönelik çalışmalar devam ediyor. İlerleyen dönemde çift yönlü tasarım sayesinde altyapının ters yönde gaz taşımacılığı için de kullanılabilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Türk denizcilik ve enerji altyapısı açısından dikkat çeken projede Oruç Reis’in gerçekleştireceği araştırmalar, boru hattının deniz tabanındaki güzergâhının belirlenmesi ve sonraki mühendislik çalışmalarına veri sağlanması açısından önemli bir aşama oluşturuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-24660</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kuzey Star, Uljanik’i Devralıyor</h1>
                        <h2>Türk şirketi Kuzey Star Shipyard, Hırvatistan’ın tarihi Pula tersanesi Uljanik’in yüzde 97,13’ünü 12,05 milyon euroya satın almak üzere seçildi. Devir, yabancı yatırım incelemesinin ardından tamamlanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/10/kuzey-star-uljaniki-devraliyor-1791011307.webp">
                        <figcaption>Kuzey Star, Uljanik’i Devralıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk şirketi Kuzey Star, Hırvat Uljanik Tersanesi’nin kontrolünü devralıyor</p>

<p>Hırvatistan, Pula’daki köklü Uljanik Brodogradnja 1856 tersanesinin yaklaşık yüzde 97,13’lük hissesinin Türk şirketi Kuzey Star Shipyard tarafından satın alınmasına onay verdi. Hırvatistan Devlet Yeniden Yapılandırma ve Satış Merkezi, Türk şirketinin 12,05 milyon euroluk bağlayıcı teklifini kabul etti.</p>

<p>Kuzey Star’ın teklifi, satış ihalesinde belirlenen 11,09 milyon euroluk asgari bedelin üzerinde gerçekleşti. Böylece Türk şirketi, Uljanik’in çoğunluk hissesini devralmak için tercih edilen yatırımcı konumuna geldi.</p>

<p>Devir için yabancı yatırım incelemesi gerekiyor</p>

<p>Satış henüz tamamlanmış değil. Kuzey Star Shipyard’ın Avrupa Birliği dışında kayıtlı olması nedeniyle işlemin Hırvatistan’daki yabancı yatırımların güvenlik incelemesinden geçmesi gerekiyor. Hisselerin devri, Hırvatistan Maliye Bakanlığı’nın gerekli izni vermesinin ardından gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türk yatırımcı ayrıca denizcilik imtiyaz alanındaki faaliyetlerin korunmasını; gemi inşa ve onarımının yanı sıra yüzer yapıların üretiminin devam etmesini taahhüt etti.</p>

<p>2018 krizinin ardından yeni dönem</p>

<p>Uljanik’in satış süreci, Hırvatistan’ın en tanınmış tersane gruplarından birinin yıllardır devam eden yeniden yapılandırma sürecinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Uljanik Grubu’ndaki finansal kriz özellikle 2018 yılında, bazı müşterilerin şirketin siparişleri tamamlayabilme kapasitesine ilişkin endişeler nedeniyle yeni gemi sözleşmelerini iptal etmeye başlamasıyla derinleşmişti.</p>

<p>Hırvat hükümeti, 2020’den itibaren yeniden yapılandırılan Uljanik Brodogradnja 1856’yı devlet garantileri ve kredilerle destekleyerek Pula’daki gemi inşa faaliyetlerinin sürdürülmesini sağladı. Aynı dönemde tersaneye uzun vadeli stratejik yatırımcı aranıyordu.</p>

<p>170 yıllık tersanede Türk yatırımcı dönemi</p>

<p>Uljanik’in geçmişi 1856 yılına, Avusturya İmparatorluğu döneminde Pula’da kurulan deniz tersanesine kadar uzanıyor. Bu yönüyle tersane, Avrupa’nın en köklü gemi inşa merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Gerekli tüm düzenleyici izinlerin alınmasının ardından Uljanik Brodogradnja 1856’nın yüzde 97,13’lük hissesi Kuzey Star Shipyard’a geçecek. Böylece Türk sermayesi, Hırvatistan’ın tarihi Pula tersanesinde önemli bir kontrol sahibi olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-24659</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TÜRK BULKERİNE SALDIRI İDDİASI</h1>
                        <h2>Aroyat, Novorossiysk açıklarında hasar gördü; 1 Türk denizci kayıp. Saldırının kaynağı henüz doğrulanmadı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/turk-bulkerine-saldiri-iddiasi-1790750338.webp">
                        <figcaption>TÜRK BULKERİNE SALDIRI İDDİASI</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>18.315 DWT’lik Aroyat’ın Novorossiysk açıklarında bir hava aracı saldırısına maruz kaldığı öne sürüldü. Yangında Türk ikinci mühendis kaybolurken, saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin iddialar henüz bağımsız veya resmi kaynaklarca doğrulanmadı.</strong></p>

<p>Türk şirketleri tarafından işletilen 18.315 DWT’lik Aroyat isimli kuru yük gemisinin, 27 Eylül’de Rusya’nın Novorossiysk bölgesi açıklarında bir saldırıya maruz kaldığı bildirildi. Geminin, saldırı olduğu değerlendirilen olayın ardından yaşam mahallinde büyük bir yangın çıktığı ve ağır hasar meydana geldiği aktarıldı.</p>

<p>Olayın, hava aracı tipi bir İHA’nın gemiye isabet etmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği belirtilirken, saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği konusunda henüz resmi bir doğrulama bulunmuyor. Bazı haber ve izleme kaynaklarında olayın Ukrayna kaynaklı olabileceği öne sürülse de, Ukrayna makamlarından olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Gemide yedi Mısırlı, altı Suriyeli ve üç Türk olmak üzere toplam 16 mürettebat bulunduğu bildirildi. Geminin ağır hasar alarak hareket kabiliyetini kaybettiği ve daha sonra çekilerek Türkiye’ye getirildiği aktarıldı.</p>

<p>Olayın en önemli gelişmesi ise Türk ikinci mühendisin kayıp olması. Kayıp denizcinin ailesi sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, mühendisin kurtarılan mürettebat arasında bulunmadığını ve kendisinden haber alınamadığını duyurdu. Aile, denizcinin Rusya’da bulunabileceği yönündeki umudunu korurken, geminin Türkiye’ye ulaşmasının ardından kapsamlı bir arama yapılmasının beklendiğini belirtti.</p>

<p>Palau bayraklı Aroyat’ın 2022’den bu yana Türk şirketleri tarafından işletildiği belirtiliyor. AIS verilerine göre geminin son liman uğrağı Gürcistan olarak görünürken, olay sırasında Novorossiysk çevresinde bulunduğu kaydedildi. Geminin Rusya’da yük alıp almadığı veya bölgedeki bir limana yaklaşmakta olup olmadığı ise mevcut bilgilerle net olarak ortaya konulmuş değil.</p>

<p><strong>Aroyat, 2023’te Ukrayna’ya giden ilk büyük gemilerden biriydi</strong></p>

<p>Olayı dikkat çekici hale getiren bir diğer ayrıntı ise Aroyat’ın 2023 yılında Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ticari ihracatının yeniden başlatılması sürecinde rol alan gemilerden biri olması. Birleşmiş Milletler destekli tahıl koridorunun sona ermesinin ardından Aroyat, Eylül 2023’te Chornomorsk Limanı’na giren ilk büyük dökme yük gemisi olmuştu. Daha küçük tonajlı Resilient Africa ile birlikte Aroyat, Ukrayna’nın alternatif deniz ihracat rotasının kullanılmaya başlanmasında öncü gemiler arasında yer almıştı.</p>

<p>Türkiye daha önce Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar ve Türk denizcilerin zarar gördüğü olaylar nedeniyle taraflarla diplomatik temaslarda bulunmuştu.&nbsp;<strong>Aroyat’a ilişkin son olayda ise saldırının faili ve olayın kesin oluş şekli henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Kayıp denizcinin bulunmasına yönelik çalışmalar ile gemide yapılacak incelemelerin, olayın aydınlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-24658</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ALMANYA’DAN YABANCI KAPTAN VE ZABİTLERE YEŞİL IŞIK</h1>
                        <h2>Alman bayraklı gemilerde AB dışından denizci istihdamı kolaylaşıyor; ancak her yabancı uzman için iki eğitim/ genç zabit pozisyonu şartı getiriliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/almanyadan-yabanci-kaptan-ve-zabitlere-yesil-isik-1790675770.webp">
                        <figcaption>ALMANYA’DAN YABANCI KAPTAN VE ZABİTLERE YEŞİL IŞIK</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Almanya, 11 Eylül’den itibaren Alman bayraklı ticaret gemilerinde AB ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) dışındaki ülkelerden kaptan ve gemi zabiti istihdamının önünü belirli koşullarla açtı. Düzenleme, denizci açığını azaltmayı ve Alman bayrağındaki filonun yabancı bayraklara geçişini sınırlamayı hedefliyor.</strong></p>

<p>Almanya’da yapılan düzenlemeyle, AB ve AEA dışındaki ülkelerden nitelikli kaptan ve gemi zabitlerinin Alman bayraklı ticaret gemilerinde görev alabilmesine olanak sağlandı. Ancak değişiklik, vatandaşlık şartının tamamen kaldırılması anlamına gelmiyor; üçüncü ülke vatandaşlarının istihdamı belirlenen koşullara bağlanıyor.</p>

<p>AB/AEA dışında verilmiş diplomalara sahip denizcilerin istihdamında armatörün, uygun bir Avrupalı aday bulunmadığını belgelemesi gerekiyor. Kaptanlık görevinde ise mevcut bir zabitin terfi ettirilmesinin mümkün olmadığının da ortaya konulması şart.</p>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken unsurlarından biri ise denizci yetiştirme şartı. Bu mekanizma kapsamında istihdam edilen her bir uzman için, genel kural olarak iki ilave eğitim veya genç zabit pozisyonu oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>İzinler gemi bazında değil, denizcilik şirketi bazında BG Verkehr tarafından veriliyor. İlk izin en fazla altı ay için düzenlenirken, gerekli eğitim ve genç zabit pozisyonlarının oluşturulup doldurulması halinde süre 54 ay daha uzatılabiliyor. Böylece toplam süre beş yıla ulaşabiliyor.</p>

<p>Deutsche Flagge verilerine göre Alman bayrağı altında 100 GT ve üzeri 395 ticaret gemisi bulunuyor; toplam Alman ticaret filosunun ise 1.400'ün üzerinde gemiden oluştuğu belirtiliyor. Yeni düzenleme ile Almanya, ihtiyaç duyduğu nitelikli denizci kaynağına erişimi kolaylaştırırken, aynı zamanda genç denizcilerin yetiştirilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-24657</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 01:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Denizcilik 2030 emisyon hedeflerinden uzaklaşıyor</h1>
                        <h2>UCL Energy Institute araştırmasına göre denizcilik sektörü, 2030 yılı için belirlenen sıfır emisyonlu yakıt hedeflerini yakalamaktan giderek uzaklaşıyor. Düzenleyici belirsizlik, alternatif yakıt yatırımlarını ve yeni gemi siparişlerini frenliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/denizcilik-2030-emisyon-hedeflerinden-uzaklasiyor-1790586576.webp">
                        <figcaption>Denizcilik 2030 emisyon hedeflerinden uzaklaşıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Denizcilik sektörünün 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmasını hedefleyen dönüşümde kritik eşiklerden biri olan&nbsp;<strong>2030 hedefleri tehlikeye girdi.&nbsp;</strong>UCL Energy Institute tarafından hazırlanan&nbsp;<em>Climate Action in Shipping: Progress Towards Shipping’s 2030 Breakthrough&nbsp;</em>raporunun beşinci edisyonu, sektörün 2030 yılına kadar gemi yakıt tüketiminin yüzde 5-10’unu sıfır emisyonlu yakıtlardan karşılama hedefine ulaşmasının artık oldukça düşük bir ihtimal olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>2023 yılında kabul edilen&nbsp;<strong>IMO Sera Gazı Stratejisi,&nbsp;</strong>2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefinin yanı sıra 2030 için de önemli ara hedefler belirlemişti. Bu kapsamda, yaklaşık&nbsp;<strong>600 ila 1.200 adet, 15 bin TEU veya eşdeğeri kapasitenin üzerindeki büyük geminin ölçeklenebilir sıfır emisyonlu yakıtlarla (SZEF) çalışması&nbsp;</strong>öngörülüyordu.</p>

<p>Ancak sektör, bu hedefe ulaşmak için gerekli ivmeyi yakalayamadı. Rapora göre 2025 yılında yaklaşık&nbsp;<strong>100 adet 15 bin TEU eşdeğeri geminin SZEF kullanmaya başlaması&nbsp;</strong>beklenirken bu kilometre taşı gerçekleştirilemedi.</p>

<p><strong>IMO Net-Zero Framework belirsizliği</strong></p>

<p>Raporda sektörün hedeflerden sapmasının arkasındaki en önemli unsurlardan biri olarak&nbsp;<strong>IMO Net-Zero Framework (NZF)&nbsp;</strong>etrafındaki düzenleyici belirsizlik gösteriliyor.</p>

<p>Ekonomik ve siyasi dalgalanmalar, enerji güvenliği endişeleri, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı'ndaki kriz&nbsp;</strong>alternatif yakıtlara geçiş sürecini zorlaştırırken, NZF'nin kabul sürecindeki belirsizlik de armatörlerin uzun vadeli yatırım kararlarını etkiliyor.</p>

<p>UCL Energy Institute araştırma görevlisi&nbsp;<strong>Pinar Langer,&nbsp;</strong>NZF'nin kabul edilememesini raporun son beş yıldır izlediği süreçte "geçiş açısından en büyük geriye gidiş" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Langer'e göre düzenleyici belirsizliğin ortadan kaldırılması; armatörlerin sıfır emisyonlu gemilere sipariş vermesi, finans kuruluşlarının bu yatırımlara kaynak sağlaması ve kiracıların düşük karbonlu taşımacılık için daha yüksek maliyetleri karşılaması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>Metanolde önemli kapasite artışı</strong></p>

<p>Buna karşın sektörün tamamen durduğu bir tablo da bulunmuyor. UCL Energy Institute ve&nbsp;<strong>Getting to Zero Coalition&nbsp;</strong>tarafından hazırlanan rapor, teknoloji, yakıt arzı, talep, finansman, politika ve sivil toplum olmak üzere beş temel alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtiyor.</p>

<p>Özellikle&nbsp;<strong>metanol yakıtlı gemilerde 2025 yılı dikkat çekici bir büyümeye sahne oldu.</strong></p>

<p>&nbsp;Metanol ikmali yapabilen limanların sayısı bir yıl içerisinde 19'dan 29'a yükseldi. Metanol kullanabilen aktif gemi tonajı ise 2,3 milyon GT'den 7,7 milyon GT'ye çıktı.</p>

<p>Böylece aktif filonun SZEF kullanabilme kapasitesine sahip bölümü yüzde 0,41'den yüzde 0,77'ye yükseldi.</p>

<p>2025 yılında 56 yeni geminin hizmete girmesiyle toplam 5,4 milyon GT'lik yeni kapasite ortaya çıktı. Rapora göre bu, tek bir yılda kaydedilen en büyük alternatif yakıt kapasitesi artışı oldu.</p>

<p>Ancak yeni siparişlerde aynı ivme korunamadı. SZEF özellikli gemilerin toplam sipariş tonajındaki payı yüzde 9,5'ten yüzde 5,7'ye geriledi.</p>

<p><strong>Amonyakta deniz denemeleri başladı</strong></p>

<p>Alternatif yakıt teknolojilerinde bir diğer önemli gelişme ise amonyak tarafında yaşandı.</p>

<p>İki zamanlı motorlarla çalışan büyük amonyak yakıtlı gemilerin ilk deniz denemeleri başarıyla tamamlanırken, dört zamanlı motorlarla donatılmış daha küçük amonyak yakıtlı ikmal gemileri ve römorkörler de inşa edildi.</p>

<p>Ayrıca sektör,&nbsp;<strong>ilk gemiden gemiye amonyak yakıt ikmal operasyonunu&nbsp;</strong>gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu gelişmeler, alternatif yakıt teknolojilerinin artık yalnızca Ar-Ge aşamasında olmadığını ve ticari deniz taşımacılığında gerçek operasyonlara doğru ilerlediğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Yeşil finansmanda gerileme</strong></p>

<p>Finansman tarafında ise tablo daha karmaşık. 2025 yılında denizcilik şirketleri ve ilgili kuruluşlar tarafından yeşil krediler, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve geçiş finansmanı araçları yoluyla yaklaşık 3 milyar dolar tutarında sürdürülebilir finansman sağlandı.</p>

<p>Ancak bu rakam 2024'teki 3,4 milyar doların altında kaldı.</p>

<p>Bu durum, alternatif yakıtlı gemilerin ve düşük karbonlu denizcilik yatırımlarının yüksek başlangıç maliyetleri karşısında finansmana erişimin hâlâ sektörün önemli sorunlarından biri olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>2030 için kritik dönem</strong></p>

<p>UCL raporunun ortaya koyduğu tablo, denizcilik sektöründe teknolojik dönüşümün devam ettiğini ancak&nbsp;<strong>yatırım ve sipariş kararlarının düzenleyici çerçevedeki belirsizlikten ciddi biçimde etkilendiğini&nbsp;</strong>gösteriyor.</p>

<p>Metanol ve amonyak teknolojilerindeki gelişmeler umut verici olurken, SZEF özellikli gemilerin toplam filo içindeki payının hâlâ çok düşük seviyede bulunması, 2030 hedefinin ne kadar büyük bir dönüşüm gerektirdiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde IMO'nun net sıfır düzenlemelerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi;&nbsp;<strong>armatörler, tersaneler, yakıt üreticileri, finans kuruluşları ve kiracılar açısından yatırım kararlarının önünü açacak temel unsurlardan biri&nbsp;</strong>olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Rapora göre sektörün 2050 net sıfır hedefini gerçekleştirebilmesi için 2030 ara hedeflerinin yalnızca birer çevre politikası olarak değil,&nbsp;<strong>filo yenileme, yakıt altyapısı, finansman ve ticari rekabet açısından somut bir yatırım çerçevesine&nbsp;</strong>dönüştürülmesi gerekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-24656</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Özata Denizcilik’te 2 Yönetici Tutuklandı</h1>
                        <h2>Özata Denizcilik yöneticileri Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven, İstanbul’daki soruşturma kapsamında tutuklandı. Şirket faaliyetlerin sürdüğünü açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ozata-denizcilikte-2-yonetici-tutuklandi-1790441880.webp">
                        <figcaption>Özata Denizcilik’te 2 Yönetici Tutuklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik’in Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Ataseven, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Şirket, üretim ve ticari faaliyetlerin kesintisiz sürdüğünü açıkladı.</strong></p>

<p>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Ataseven ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Ataseven, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmalarının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.</p>

<p>Soruşturmanın devam ettiği öğrenilirken, tutuklama kararının soruşturma kapsamında uygulanan bir koruma tedbiri olduğu belirtildi. Tutuklama, kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>Şirket tutuklamaları doğruladı</strong></p>

<p>Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan açıklamada, Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven’in soruşturma kapsamında tutuklandığı doğrulandı.</p>

<p>Şirket açıklamasında, tutuklama kararının devam eden soruşturma kapsamında alınan bir koruma tedbiri olduğu vurgulanarak, kararın kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, söz konusu karara karşı yasal başvuru yollarının kullanılacağı bildirildi.</p>

<p><strong>Üretim ve ticari faaliyetler devam ediyor</strong></p>

<p>Özata Denizcilik, mevcut yönetim ve organizasyon yapısı kapsamında şirketin üretim faaliyetleri ile ticari operasyonlarının kesintisiz şekilde sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan değerlendirmede, devam eden soruşturma ve tutuklama kararlarının şirketin mevcut projeleri, üretim faaliyetleri ve ticari operasyonları üzerinde herhangi bir engelleyici etkisinin bulunmadığı belirtildi.</p>

<p><strong>İzmir Körfezi’ndeki gemilerin inşasında rol aldı</strong></p>

<p>Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özata Denizcilik, farklı dönemlerde çeşitli deniz araçlarının inşasını gerçekleştiren tersane şirketleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Şirket, 2013 yılında gerçekleştirilen 15 adet karbon kompozit tekne ihalesini yaklaşık 117 milyon TL bedelle kazanmış, söz konusu teknelerin inşasını tamamlayarak teslim etmişti.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamı ve yöneltilen suçlamalara ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamaların sürece ilişkin daha ayrıntılı bilgi ortaya koyması bekleniyor.</p>

<p>Soruşturma devam ederken, tutuklanan şirket yöneticileri açısından&nbsp;<strong>masumiyet karinesi&nbsp;</strong>geçerliliğini koruyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-24655</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Kavgaya Değil, Ticarete Odaklanacağız”</h1>
                        <h2>İTO Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, siyasi polemiklerin oda gündeminin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, “Tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz” dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kavgaya-degil-ticarete-odaklanacagiz-1790406056.webp">
                        <figcaption>“Kavgaya Değil, Ticarete Odaklanacağız”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, yayımladığı video mesajında oda yönetimlerinde siyasi polemikler yerine, tüccar ve işletmelerin karşı karşıya olduğu sorunlara odaklanılması gerektiğini söyledi. Can, “Biz siyasi kavgalara ortak olmaya değil, tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz” dedi.</strong></p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Adayı Kaptan Mustafa Can, seçim çalışmaları kapsamında yayımladığı video mesajında oda yönetimlerinin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Can, mesajında oda kürsülerinde yaşanan siyasi tartışmaların, sahada faaliyet gösteren tüccar ve işletmelerin sorunlarına çözüm üretip üretmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.</p>

<div data-oembed-url="https://www.instagram.com/reel/DdtwHuKqx2Z/?stkn=MXQ0ZWJ2bzVma2dndw==">
<div style="max-width:660px">
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:63%; padding-top:284px; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/QhKt06kP?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script></div>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>“Hangi tüccarın faturasını ödedi?”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, video mesajına doğrudan sorularla başladı:</p>

<p><strong><em>“Kürsülerdeki siyasi polemikler hangi tüccarın faturasını ödedi? Hangi işletmenin sorununu çözdü?”</em></strong></p>

<p>Can, yıllardır oda gündemlerinde siyasetin konuşulduğunu, buna karşın sahada faaliyet gösteren tüccarın sorunlarının gündemde kalmaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Bu çerçevede oda yönetimlerinin temel işlevinin, üyelerin karşılaştığı sorunları gündeme taşımak ve çözüm mekanizmalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz”</strong></p>

<p>Can, siyasi tartışmaların dışında, tüccarın ve işletmelerin ihtiyaçlarını merkeze alan bir yönetim anlayışını savunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong><em>“Biz siyasi kavgalara ortak olmaya değil, tüccarın masadaki gerçek sesi olmaya geliyoruz.”</em></strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">resmi</a>&nbsp;</u> <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">adaylık</a>&nbsp;</u> <u><a href="https://kaptanmustafacan.com/">platformunda</a></u> da İTO için şeffaflık, katılımcılık, liyakat ve üyelerin karar süreçlerine dahil edilmesi başlıkları öne çıkıyor.</p>

<p><strong>“Kimsenin arka bahçesi olmayacağız”</strong></p>

<p>Can, mesajında oda yönetiminin herhangi bir siyasi kutuplaşmanın parçası olmaması gerektiğini de dile getirdi.</p>

<p><strong><em>“Kimsenin arka bahçesi olmadan, hiçbir kutuplaşmanın esiri olmadan; sadece üretenin, risk alanın hakkını korumak için yola çıktık.”</em></strong></p>

<p>Can, oda çalışmalarında enerjinin siyasi tartışmalardan ziyade ticaretin geliştirilmesine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong><em>“Enerjimizi kavgaya değil, ticareti büyütmeye harcayacağız.”</em></strong></p>

<p><strong>İTO seçim sürecinde “sahadan yönetim” vurgusu&nbsp;</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, kendisini İTO Meclis Adayı olarak tanımlıyor ve adaylık platformunda İstanbul ticaretinin daha şeffaf, katılımcı ve sahadan yönetilen bir yapıya kavuşmasını hedeflediğini belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>Can’ın son video mesajında ise özellikle&nbsp;&nbsp;<strong>siyasi polemikler yerine tüccarın günlük sorunlarına, işletmelerin ihtiyaçlarına ve ticaretin geliştirilmesine odaklanılması&nbsp;</strong>gerektiği yönündeki yaklaşım öne çıktı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/istanbulda-cifte-sampiyonluga-ulasti-video-24654</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul’da Çifte Şampiyonluğa Ulaştı (VİDEO)</h1>
                        <h2>Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, İstanbul Maltepe’de düzenlenen Dragon Bot Festivali’nde Federasyon Kupası ve Kurumlar Arası Türkiye Şampiyonası’nı kazanarak çifte şampiyonluğa ulaştı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cifte-sampiyonluga-ulasti-1790057851.webp">
                        <figcaption>İstanbul’da Çifte Şampiyonluğa Ulaştı (VİDEO)</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İstanbul Maltepe sahilinde 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen Dragon Bot Festivali’nde mücadele eden Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, iki ayrı kategoride elde ettiği birinciliklerle çifte şampiyonluk başarısına imza attı.</strong></p>

<p>İstanbul Maltepe sahilinde hafta sonu gerçekleştirilen Dragon Bot Festivali, Türkiye’nin önde gelen kurumlarının katılımıyla tamamlandı. İki gün süren organizasyonda kıyasıya mücadele eden kurumsal takımlar, farklı etaplarda dereceye girmek için kürek çekti.</p>

<p>Festivalde mücadele eden&nbsp;<strong>Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı,&nbsp;</strong>sergilediği performansla organizasyonun öne çıkan ekiplerinden biri oldu. Takım, katıldığı iki ayrı yarışta da parkuru ilk sırada tamamlayarak iki kupayı birden kazandı.</p>

<p><strong>İlk gün Federasyon Kupası’nı kazandı</strong></p>

<p>Festivalin ilk gününde gerçekleştirilen&nbsp;<strong>Dragon Festivali Federasyon Kupası&nbsp;</strong>yarışlarında mücadele eden Kaptan Demir Bilek takımı, rakiplerini geride bırakarak yarışın <a href="https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653"><span style="color:#c0392b">birincisi</span></a> oldu.</p>

<p>Ekip, elde ettiği dereceyle Federasyon Kupası’nı kazanırken, organizasyonun ikinci günündeki yarışlar öncesinde önemli bir avantaj elde etti.</p>

<p><strong>İkinci gün Türkiye Şampiyonluğu</strong></p>

<p>Kaptan Demir Bilek takımı, festivalin ikinci gününde gerçekleştirilen&nbsp;<strong>Kurumlar Arası Türkiye Şampiyonası&nbsp;</strong>yarışlarında da başarılı performansını sürdürdü.</p>

<p>Zorlu parkurda mücadele eden ekip, yarışı yine ilk sırada tamamlayarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Böylece takım, iki günlük organizasyonu&nbsp;<strong>iki şampiyonluk ve iki kupa&nbsp;</strong>ile tamamladı.</p>

<p><strong>“Ortak çalışma kültürümüzün göstergesi”</strong></p>

<p>Yarışların ardından takım yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, elde edilen başarıda takım çalışması, disiplin ve uyumun önemli rol oynadığı vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:&nbsp;</p>

<p><em>“Elde edilen bu değerli dereceler, ortak çalışma kültürümüzün ve uyumlu takım çalışmamızın en güzel göstergesidir. Bu organizasyonda rekabet eden ve dostane bir atmosferde mücadeleye katkı sunan tüm katılımcı takımlara teşekkür eder, bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımızı kutlarız.”</em></p>

<p><strong>Kurumsal sporda hedef büyüyor</strong></p>

<p>Dostluk, takım ruhu ve sportif rekabetin ön planda olduğu Dragon Bot Festivali, ödül töreninin ardından sona erdi.</p>

<p>İki günlük organizasyondan çifte şampiyonlukla ayrılan Kaptan Demir Bilek Dragon Bot Takımı, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek kurumsal spor organizasyonlarında da mücadele etmeye ve başarılarını sürdürmeye hazırlanıyor.</p>

<div data-oembed-url="https://kaptangrupturkiye.com/wp-content/uploads/2026/09/Dragon-Festivali-2026-1.mp4?_=2">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="encrypted-media *;" allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/ZJmsBuYE" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script></div>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(925).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-erdem-ayd%C4%B1n%20(1337).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(627).JPG" style="height:534px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Vecihikopter-%20Erdem%20Ayd%C4%B1n%20(901).JPG" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085154.jpg" style="height:459px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085047.jpg" style="height:552px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085129.jpg" style="height:473px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260922_085219.jpg" style="height:800px; width:614px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-24653</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 05:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DRAGON KUPASI’NDA İLK ŞAMPİYON KAPTAN GRUBU!</h1>
                        <h2>Büyük mücadele, yüksek enerji ve güçlü takım ruhunun öne çıktığı Dragon Kupası’nın ilk etabında Kaptan Grubu zirveye çıktı. Organizasyonda heyecan, 20 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek 2. etap yarışlarıyla devam edecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dragon-kupasinda-ilk-sampiyon-kaptan-grubu-1789909978.webp">
                        <figcaption>DRAGON KUPASI’NDA İLK ŞAMPİYON KAPTAN GRUBU!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dragon Kupası yarışlarında heyecan dolu ilk etap geride kaldı. Yarış boyunca sergilenen yüksek tempo, mücadele azmi ve takım koordinasyonu izleyenlere keyifli anlar yaşattı.</p>

<div data-oembed-url="https://www.instagram.com/reel/Ddes47GRc6v/?stkn=MWk3MnpndWtmZDlqbA==">
<div>
<div style="height:170px; left:0; position:relative; width:100%"><iframe allowfullscreen="" src="//if-cdn.com/PDDswoPw?app=1" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
<script async="" charset="utf-8" src="//if-cdn.com/embed.js"></script>
</div>

<p>Büyük çekişmeye sahne olan&nbsp;<strong>1. Gün Dragon Kupası&nbsp;</strong>yarışlarının kazananı, ortaya koyduğu başarılı performansla&nbsp;<strong>Kaptan Grubu&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p>Takım ruhunun ve birlikte hareket etmenin ön plana çıktığı organizasyonda Kaptan Grubu, yarışın sonunda kupayı kaldıran ekip oldu.</p>

<p>Gösterdikleri mücadele ve performansla şampiyonluğa ulaşan Kaptan Grubu tebrik edilirken, Dragon Kupası heyecanı 20 Eylül Pazar günü düzenlenecek&nbsp;<strong>2. etap yarışlarıyla&nbsp;</strong>devam edecek.</p>

<p>Yarışların ikinci etabında ekipler yeniden parkura çıkarak dereceye girmek ve kupaya uzanmak için mücadele edecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-24652</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KAPTAN MUSTAFA CAN: “GÜVENİ PARAYLA SATIN ALAMAZSINIZ”</h1>
                        <h2>12 yıl denizde çalıştı, birikimini işine yatırdı, milyonlarca dolarlık riskler aldı. Büyük acentelerin ulaşamadığı müşterilere 7/24 hizmet vererek büyüyen Kaptan Mustafa Can, şimdi İTO seçimlerinde 850 bin üyenin sesi olma hedefiyle yola çıktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kaptan-mustafa-can-guveni-parayla-satin-alamazsiniz-1789903676.webp">
                        <figcaption>KAPTAN MUSTAFA CAN: “GÜVENİ PARAYLA SATIN ALAMAZSINIZ”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>12 yıl denizde çalıştı, birikimini satarak kendi işini kurdu. Büyük acentelerin ulaşamadığı müşterilere 7/24 hizmet vererek büyüdü, milyonlarca dolarlık risklerin altına girdi. Şimdi ise İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde 850 bin üyenin sesi olma iddiasıyla yola çıktı. Kaptan Mustafa Can, girişimcilik hikâyesini ve iş dünyasına ilişkin görüşlerini anlattı.</strong></p>

<p>Denizcilik sektöründe yıllarca kaptanlık yaptıktan sonra girişimciliğe adım atan Kaptan Mustafa Can, başarısının arkasındaki temel unsurları&nbsp;<strong>risk almak, müşterinin zor anında yanında olmak ve güvenilirlik&nbsp;</strong>olarak sıralıyor.</p>

<p>Bir YouTube programında kariyerini ve ticari yaşamını anlatan Can, sektöre girerken arkasında hazır bir müşteri portföyü veya güçlü bir marka bulunmadığını belirterek, büyük acentelerin yeterince ilgilenmediği alanlara odaklandığını söyledi.</p>

<p><strong>“Önce işi çözdüm, sonra müşteriyi kazandım”</strong></p>

<p>Can'ın iş modelinin temelinde, müşterinin acil sorununa hızlı çözüm üretmek vardı.</p>

<p>Türk Boğazları'ndan geçiş yapan gemilerle ilgili işlemleri yakından takip ettiğini anlatan Can, 7/24 dinleme yaparak acil durumda kalan gemilere ulaşmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p>Hatta bazı durumlarda henüz acentelik anlaşması bulunmayan armatörlere dahi yardım ettiğini belirten Can, geminin gecikmesini önlemek amacıyla gerekli belgelerin hazırlanmasına destek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu yaklaşımın zamanla müşteriye dönüştüğünü söyleyen Can, büyük firmalarla yalnızca fiyat veya hizmet kalitesi üzerinden rekabet etmenin yeterli olmadığını,&nbsp;<strong>“ulaşılabilir olmanın”&nbsp;</strong>kritik fark yarattığını vurguladı.</p>

<p><strong>Birikimini masaya koydu</strong></p>

<p>Girişimcilik yolculuğunda en önemli adımlardan biri ise kendi sermayesini ortaya koyması oldu.</p>

<p>Denizcilik kariyerinde kazandığı parayı biriktirdiğini belirten Can, girişim için sahip olduğu bazı gayrimenkulleri sattığını ve sermayesini işine yatırdığını anlattı.</p>

<p>2008 küresel finans krizinin ardından ödeme konusunda zorlanan ancak ticari açıdan sağlam gördüğü şirketlere yönelik farklı bir çalışma modeli geliştirdiğini belirten Can, yaklaşık 15 firmanın gemileriyle çalışmaya başladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu model ciddi riskleri de beraberinde getirdi. Can, sonraki yıllarda çalıştığı firmalardan birinin batması nedeniyle yaklaşık&nbsp;<strong>650-700 bin dolar civarında kayıp&nbsp;</strong>yaşadığını açıkladı.</p>

<p><strong>“Hayatımın en uzun 24 saati”</strong></p>

<p>Can'ın ticari hayatındaki en büyük risklerden biri ise Ukrayna'dan satın alınan hurda bir geminin Türkiye'ye getirilmesi oldu.</p>

<p>Geminin buzlu sulardan geçişi sırasında makine dairesinin su aldığını anlatan Can, geminin pompalarla su tahliye edilerek yoluna devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Gemide ortağı Çetin Kaptan'ın da bulunduğunu belirten Can, gemiyle yaklaşık 24 saat telefon bağlantısı kuramadığını ifade etti.</p>

<p>Bu süreci&nbsp;<strong>“hayatımın en uzun 24 saati”&nbsp;</strong>sözleriyle anlatan Can, geminin sonunda Türkiye'ye ulaşması, tamir edilmesi ve ilk yükünü taşıyarak navlun gelirini elde etmesinin kendisi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>10 yıl boyunca müşterinin peşini bırakmadı</strong></p>

<p>Mustafa Can'ın ticari anlayışında başarısızlık, ilişkinin sona ermesi anlamına gelmiyor.</p>

<p>2004 yılında önemli bir yabancı müşterisini kaybettiğini anlatan Can, müşteriyi geri kazanmak için yaklaşık 10 yıl boyunca düzenli ziyaretlerde bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Rakip acentenin yaptığı bir hatanın ardından müşterinin yeniden kendileriyle çalışmaya başladığını belirten Can, kaybedilen bir müşterinin tamamen vazgeçilecek bir müşteri olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>İTO adaylığı: “Biz 850 bin üyenin sözcüsü olacağız”</strong></p>

<p>Röportajın dikkat çeken bölümlerinden biri ise Can'ın İstanbul Ticaret Odası adaylığı oldu.</p>

<p>Türkiye'deki ekonomik politikaların iş dünyası üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can;&nbsp;<strong>kur, faiz, enflasyon, krediye erişim ve ihracat&nbsp;</strong>başlıklarında iş dünyasının daha öngörülebilir bir ekonomik programa ihtiyaç duyduğunu savundu.</p>

<p>Ticaret odalarının yalnızca mevcut politikalara destek açıklaması yapan kurumlar olmaması gerektiğini belirten Can, üyelerinin karşılaştığı sorunları kamu yönetimine aktarmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can, İTO adaylığındaki yaklaşımını net bir ifadeyle ortaya koydu:</p>

<p><strong>“Biz ne hükümetin sözcüsü olacağız ne muhalefetin. Biz 850 bin üyemizin sözcüsü olacağız.”</strong></p>

<p><strong>“35 yaşından önce kendi şirketinizi kurun”</strong></p>

<p>Genç girişimcilere de mesaj veren Can, bir işin bütün inceliklerinin öğrenilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sabah erken kalkmayı, işinin başında olmayı ve ekonomik gelişmeleri takip etmeyi öneren Can, gençlerin sürekli iş değiştirmek yerine seçtikleri alanda uzmanlaşmaları gerektiğini savundu.</p>

<p>Kendi şirketini kurmak isteyen gençlerin erken yaşta girişimcilik deneyimi kazanmasının önemli olduğunu belirten Can, profesyonel çalışma hayatı ile girişimcilik arasındaki tercihin kişinin kariyer hedeflerine göre şekillenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Asla aldatmayı düşünmeyin”</strong></p>

<p>Mustafa Can'ın röportajdaki en net mesajı ise denizcilik sektörünün temel değerlerinden biri olan <strong>güven&nbsp;</strong> üzerine oldu.</p>

<p>Acentelik faaliyetlerinde yüksek miktarlarda paranın firmalara emanet edilebildiğine dikkat çeken Can, müşteri parasının başka bir işte kullanılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Can'a göre bir şirketin itibarı; gösterişli ofisten, reklamdan veya söylemlerden önce&nbsp;<strong>doğru hizmet, şeffaflık ve zor zamanda müşterinin yanında olmakla&nbsp;</strong>oluşuyor.</p>

<p>Can bu yaklaşımını şu sözlerle özetledi:</p>

<p><strong>“Asla aldatmayı düşünmeyin.”</strong></p>

<p>Ardından bir başka kritik noktaya dikkat çekti:</p>

<p><strong>“Adamın gemisi için aldığın parayı başka bir iş için kullanma.”</strong></p>

<p>Denizcilikte yıllar içinde edindiği deneyimi girişimcilik anlayışına dönüştüren Kaptan Mustafa Can'ın hikâyesi, sektörün yalnızca gemilerden, navlunlardan ve ticari işlemlerden ibaret olmadığını;&nbsp;<strong>güvenin, ulaşılabilirliğin ve kriz anında çözüm üretebilmenin de ticari sermayenin bir parçası olduğunu&nbsp;</strong>gösteriyor.</p>

<div data-oembed-url="https://youtu.be/3_cqPlE73I0?si=7AcYL2MKXAks4Hl7">
<div>
<div style="height:0; left:0; padding-bottom:56.25%; position:relative; width:100%"><iframe allow="accelerometer *; clipboard-write *; encrypted-media *; gyroscope *; picture-in-picture *; web-share *;" allowfullscreen="" scrolling="no" src="//if-cdn.com/XQPbFIDK" style="top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; position: absolute; border: 0;" tabindex="-1"></iframe></div>
</div>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-24651</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’de yüksek risk bölgesi genişliyor: Armatörlere ek savaş primi yükü</h1>
                        <h2>Karadeniz’de ticari gemilerin hedef alınmasına yönelik risklerin artması, savaş riski sigortasında yüksek riskli bölgenin genişletilmesine yol açtı. Yeni uygulamayla birlikte armatörler, Karadeniz’in daha geniş bir bölümünde sefer yapan gemileri için ek savaş riski primi ödemek zorunda kalacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenizde-yuksek-risk-bolgesi-genisliyor-armatorlere-ek-savas-primi-yuku-1789886937.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’de yüksek risk bölgesi genişliyor: Armatörlere ek savaş primi yükü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırı ve güvenlik risklerinin artması, deniz sigortası piyasasında risk alanının yeniden tanımlanmasına neden oluyor. Sigorta şirketlerinin yüksek riskli bölge kapsamını genişletmesiyle birlikte, bölgede faaliyet gösteren gemi sahipleri açısından savaş riski sigortası maliyetlerinin artması bekleniyor.</p>

<p>Risk alanı Karadeniz’in daha geniş bölümünü kapsıyor</p>

<p>Son dönemde ticari gemilerin çeşitli olaylarda zarar görmesi ve Karadeniz’de insansız hava araçları, insansız deniz araçları ve diğer savaş kaynaklı tehditlerin görülmesi, sigorta piyasasının bölgeye ilişkin risk değerlendirmelerini değiştirdi.</p>

<p>Joint War Committee’nin (JWC) yayımladığı duyuruya göre düzenleme, JWC’nin resmi “Listed Areas” duyurusu kapsamında yayımlandı ve 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girdi. Duyuruda yüksek risk bölgesi; Karadeniz’de Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan kıyıları açıklarını, bu kıyılara bitişik karasuları ile liman ve demirleme sahalarını kapsayacak şekilde tanımlandı. Kapsam, Kerç Boğazı ve Azak Denizi’ni de içeriyor; ancak Bulgaristan ve Romanya’nın karasuları ile limanları kapsam dışında bırakılıyor. Güncel sınırlar ve istisnalar JWC’nin resmi duyurusundaki koordinat ve harita eklerinde yer alıyor.</p>

<p>Sigortacılar tarafından yapılan bu düzenlemeyle, daha önce belirli bölgelerle sınırlı olan yüksek risk değerlendirmesi Karadeniz’in daha geniş bir bölümüne yayıldı.</p>

<p>Bu değişiklik, yalnızca doğrudan çatışma bölgelerine seyir yapan gemileri değil, Karadeniz’de ticari faaliyetlerini sürdüren çok sayıda gemiyi de ek savaş riski primiyle karşı karşıya bırakıyor.</p>

<p>Gemiler “ateş hattında”</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik riskinin ticari gemiler açısından giderek daha fazla gündeme gelmesi, armatörlerin sigorta maliyetlerini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Savaş riski sigortası, standart tekne ve makine sigortalarının dışında, savaş, çatışma, mayın, el koyma ve benzeri risklere karşı ek teminat sağlıyor. Risk seviyesinin yükselmesi halinde sigortacılar ek prim uygulayabiliyor veya belirli bölgelerde teminat koşullarını yeniden düzenleyebiliyor.</p>

<p>Karadeniz’de risk bölgesinin genişletilmesi de bu çerçevede, bölgedeki ticaret gemilerinin daha yüksek sigorta maliyetleriyle karşılaşması anlamına geliyor.</p>

<p>Navlun ve operasyon maliyetleri de etkilenebilir</p>

<p>Savaş riski primlerindeki artış, yalnızca sigorta giderleriyle sınırlı kalmayabilir. Armatörlerin yükselen risk maliyetlerini navlunlara yansıtması halinde, Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl, enerji, hammadde ve genel kargo taşımacılığında toplam lojistik maliyetlerin artması söz konusu olabilir.</p>

<p>Özellikle Karadeniz limanları arasında çalışan gemiler açısından güzergâh, yük türü, geminin bayrağı, sefer süresi ve risk bölgesinde kalış süresi gibi unsurlar sigorta maliyetlerinin belirlenmesinde önem taşıyor.</p>

<p>Sigorta piyasası yeniden fiyatlama yapıyor</p>

<p>Karadeniz’deki gelişmeler, küresel deniz sigortası piyasasının savaş riski konusunda son yıllarda yaptığı yeniden fiyatlama sürecinin yeni bir aşamasına işaret ediyor.</p>

<p>Daha önce sınırlı sayıdaki çatışma bölgesiyle ilişkilendirilen savaş riski primleri, ticari gemilerin doğrudan veya dolaylı biçimde hedef haline gelmesiyle birlikte daha geniş coğrafyalarda gündeme geliyor.</p>

<p>Armatörler açısından ise temel sorun, gemilerin operasyonel güvenliğinin yanı sıra, artan sigorta primlerinin sefer ekonomisi üzerindeki etkisinin yönetilmesi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Karadeniz’de risk haritasının genişlemesi, bölgede ticaret yapan gemilerin maliyet yapısını değiştirirken, sigortacıların önümüzdeki dönemde bölgedeki güvenlik gelişmelerine bağlı olarak teminat koşullarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kucuk-armator-geri-donuyor-24650</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>KÜÇÜK ARMATÖR GERİ DÖNÜYOR</h1>
                        <h2>Dijitalleşme, küçük gemi sahiplerine hız, esneklik ve bağımsız karar gücü kazandırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kucuk-armator-geri-donuyor-1789816137.webp">
                        <figcaption>KÜÇÜK ARMATÖR GERİ DÖNÜYOR</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dijitalleşme, küçük ölçekli gemi sahiplerinin büyük gemi yönetim şirketlerine olan bağımlılığını azaltıyor. Teknolojik çözümler ve uzmanlık hizmetleri, küçük armatörlere daha esnek ve hızlı karar alma imkânı sunuyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması, küçük ve orta ölçekli armatörlerin çalışma biçimini yeniden şekillendiriyor. Satın alma platformları, gemilerin teknik durumunun uzaktan izlenmesi, sefer optimizasyonu ve mevzuat ile uyum süreçlerine yönelik danışmanlık hizmetleri artık daha erişilebilir hale geliyor.</p>

<p>1970'li ve 1980'li yıllarda küçük armatörler gemilerini, kaptanlarını ve başmühendislerini yakından tanıyor; kararlarını doğrudan ve hızlı biçimde alabiliyordu. Ancak gemi operasyonlarının giderek karmaşıklaşması, uluslararası mevzuatın artması ve mürettebat yapısının uluslararası hale gelmesi, profesyonel üçüncü taraf gemi yönetim hizmetlerine olan ihtiyacı artırdı.</p>

<p>Bugün ise teknoloji bu dengede yeniden değişim yaratıyor. Bir veya birkaç gemiye sahip bir armatör, küçük bir çekirdek ekip kurarak ihtiyaç duyduğu uzmanlığı belirli alanlarda bağımsız danışmanlardan ve uzman şirketlerden temin edebiliyor. Üreticilerin uzaktan teknik desteği ve dijital izleme sistemleri de bu yapıyı destekliyor.</p>

<p>Pahalı çözüm, büyük bir kaybı önleyebilir</p>

<p>Küçük armatörlerin esnek karar alma kabiliyetini gösteren örneklerden biri, Saldanha Körfezi'nde yaşanan bir operasyon sırasında ortaya çıktı.</p>

<p>Balast operasyonu sırasında bir geminin alım kuyularının tıkanması, yükleme operasyonunun aksaması riskini doğurdu. Armatör, gemiye helikopterle dalgıç ulaştırarak sorunun giderilmesini sağladı. Standart dışı ve maliyetli görünen bu çözüm sayesinde gemi yükünü korudu ve çalışma günü kaybının önüne geçildi.</p>

<p>Bu örnek, küçük armatör açısından operasyonel kararların yalnızca doğrudan maliyet üzerinden değil, olası bekleme ve iş kaybının maliyeti üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Esneklik, yaptırım ortamında da önem taşıyor</p>

<p>Benzer bir yaklaşım, yaptırım ve uyum kurallarının giderek karmaşıklaştığı uluslararası ticarette de görülebiliyor.</p>

<p>Hukuki inceleme sonucunda bir taşımanın yasal olduğu doğrulandığında, küçük bir armatör riskleri kendi değerlendirmesi doğrultusunda ele alarak sefer kararını verebiliyor. Buna karşılık büyük bir gemi yönetim şirketi, kendi kurumsal politikaları ve itibar riskleri nedeniyle aynı seferi kabul etmeme yoluna gidebiliyor.</p>

<p>Yeni yakıt türleri, daha sıkı çevre düzenlemeleri, artan uyum yükümlülükleri ve ticaret rotalarının parçalanması, önümüzdeki dönemde daha fazla veri ve uzmanlık gerektirecek.</p>

<p>Ancak teknolojik dönüşümün ortaya çıkardığı yeni modelde temel avantaj yalnızca teknolojiye sahip olmak değil; elde edilen bilgiyi doğru yorumlamak, sonuçlarını öngörmek ve zamanında sorumluluk alarak karar verebilmek olacak.</p>

<p>Armatörlük hakkı devam ediyor</p>

<p>Bir geminin dışarıdan bir gemi yönetim şirketine devredilmesi, geminin mülkiyetinin armatörden çıktığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sözleşmeli gemi yöneticisi; teknik işletme, mürettebat, ikmal, bakım ve mevzuata uyum gibi operasyonel sorumlulukları üstlenebiliyor. Dijital hizmetlerin gelişmesi ise armatöre bu görevlerin bir bölümünü kendi bünyesinde tutma, diğer bölümlerini ise ihtiyaca göre farklı uzman şirketlere devretme imkânı sağlıyor.</p>

<p>Sonuç olarak teknoloji, küçük armatörü yeniden gemisinin merkezine taşıyan önemli bir araç haline geliyor. Geleceğin denizcilik sektöründe rekabet yalnızca filonun büyüklüğüne değil, bilgiye erişim, uzmanlığı doğru kullanma ve hızlı karar alma kabiliyetine de bağlı olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-24649</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TİCARİ GEMİLER SAVAŞLARIN ORTASINDA</h1>
                        <h2>IMO uyardı: Hürmüz, Kızıldeniz, Somali ve Karadeniz’de artan tehditler denizcileri ve küresel ticareti vuruyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ticari-gemiler-savaslarin-ortasinda-1789814233.webp">
                        <figcaption>TİCARİ GEMİLER SAVAŞLARIN ORTASINDA</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ticari gemiler ve denizciler için güvenlik risklerinin dünya genelinde eşi görülmemiş seviyelere ulaştığı uyarısında bulundu. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz, Somali açıkları ve Karadeniz aynı anda yüksek riskli bölgelere dönüşürken, çatışmaların tarafı olmayan gemiler ve mürettebatlar da saldırı, mayın ve korsanlık tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>IMO Deniz Güvenliği Bölümü Direktörü Damien Chevallier'e göre, denizciler ve ticari gemiler, taşıdıkları yük veya faaliyetleriyle ilgisi olmayan bölgesel çatışmaların sonuçlarına maruz kalıyor.</p>

<p>KIZILDENİZ VE SOMALİ'DE TEHDİT SÜRÜYOR</p>

<p>Kızıldeniz'de Husilerin gerçekleştirdiği saldırı tehdidi devam ederken, Somali açıklarında korsanlık faaliyetlerinde yeniden hareketlilik gözleniyor. Deniz kuvvetlerinin Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik görevlerine yoğunlaşması, bazı suç gruplarının daha küçük ve daha az korunan gemilere yönelik saldırılarını artırmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p>KARADENİZ'DE ÇOKLU RİSK</p>

<p>Karadeniz'de ise ticari gemiler; tanker ve kuru yük gemilerine yönelik saldırılar, mayın tehlikesi ve güvenlik bilgilerinin doğrulanmasındaki güçlüklerle karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>IMO açısından en ciddi endişelerden biri ise saldırılar sonucunda denizcilerin hayatını kaybetmesi veya yaralanması.</p>

<p>DENİZ TİCARETİ JEOPOLİTİK BASKININ HEDEFİNDE</p>

<p>Farklı bölgelerde yaşanan krizlerin ortak noktalarından biri, deniz taşımacılığının jeopolitik baskı ve çatışmaların bir unsuru haline gelmesi.</p>

<p>Güvenlik risklerindeki artış yalnızca gemi ve mürettebatları etkilemiyor. Petrol, tahıl ve gübre gibi stratejik ürünlerin küresel tedarik zincirleri de tehditlerden doğrudan etkileniyor. Güzergâh değişiklikleri, artan sigorta primleri ve yükselen navlun maliyetleri, küresel ticaret üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>

<p>DENİZCİLİKTE KADRO RİSKİ BÜYÜYOR</p>

<p>IMO, güvenlik sorunlarının denizcilik sektöründe uzun vadeli bir insan kaynağı sorununa da dönüşebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Denizcilerin savaş ve silahlı çatışma koşullarında görev yapmak üzere yetiştirilmediğine işaret edilirken, gemilere yönelik saldırıların artması genç nesillerin denizcilik mesleğine yönelmesini de zorlaştırabilecek bir risk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Deniz ticaretinin güvenli şekilde sürdürülebilmesi için yalnızca gemilerin ve kritik deniz yollarının değil, denizcilerin can güvenliğinin de uluslararası denizcilik gündeminin merkezinde tutulması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>IMO HAKKINDA</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 1948 yılında kurulmuş ve Birleşmiş Milletler'in denizcilik alanındaki uzman kuruluşu olarak faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. IMO; deniz güvenliği, gemilerin emniyeti ve denizlerin gemilerden kaynaklanan kirliliğe karşı korunması alanlarında uluslararası standartların geliştirilmesinden sorumludur.</p>

<p>Örgütün yönetimi, üye devletlerin katıldığı IMO Genel Kurulu ve Konsey aracılığıyla yürütülmektedir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-24648</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>YATED ve İMEAK Deniz Ticaret Odası sektörün geleceği için bir araya geldi</h1>
                        <h2>Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED), İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş’ı ağırladı. Görüşmede yat ve tekne endüstrisinin güncel gündemi, sektörün gelişimine yönelik iş birliği alanları, YATED’in yürüttüğü çalışmalar ile Bosphorus Boat Show Kara ve Deniz Fuarları ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yated-ve-imeak-deniz-ticaret-odasi-sektorun-gelecegi-icin-bir-araya-geldi-1789800614.webp">
                        <figcaption>YATED ve İMEAK Deniz Ticaret Odası sektörün geleceği için bir araya geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recep Düzgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akartaş, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği’ni (YATED) ziyaret etti.</p>

<p>YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Hüroğlu ve Genel Müdür Kadir Karakaya’nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye yat ve tekne endüstrisinin mevcut durumu ve gelecek dönem hedefleri değerlendirildi.</p>

<p>Toplantıda YATED’in sektörün gelişimine yönelik yürüttüğü proje ve faaliyetlerin yanı sıra dernek tarafından düzenlenen Bosphorus Boat Show Kara ve Deniz Fuarlarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Fuarların sektörün üretici, distribütör, hizmet sağlayıcı ve tüketici taraflarını bir araya getiren yapısı ile denizcilik kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılmasındaki rolü üzerinde duruldu.</p>

<p>Görüşmede ayrıca denizcilik ve yat sektöründeki güncel gelişmeler, sektör paydaşları arasındaki koordinasyonun artırılması, yeni iş birliği alanlarının oluşturulması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar ele alındı.</p>

<p>DENİZCİLİKTE ORTAK HEDEFLER İÇİN İŞ BİRLİĞİ</p>

<p>Yat ve tekne endüstrisinin yalnızca tekne üretiminden ibaret olmadığını; üretimden yan sanayiye, marinacılıktan turizme, satış sonrası hizmetlerden fuarcılığa kadar geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, “İMEAK Deniz Ticaret Odamızla sektörümüzün mevcut ihtiyaçlarını, önümüzdeki dönemin fırsatlarını ve birlikte geliştirebileceğimiz çalışmaları değerlendirdiğimiz son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. YATED olarak sektörümüzün büyümesine, uluslararası rekabet gücünün artmasına ve denizcilik kültürünün Türkiye’de daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak her türlü iş birliğini son derece değerli buluyoruz.” dedi.</p>

<p>Bekiroğlu, ziyaret dolayısıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası heyetine teşekkür ederek, “Nazik ziyaretleri, değerli görüşleri ve sektörümüze verdikleri kıymetli destek için İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Recep Düzgit’e ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Burak Akartaş’a teşekkür ediyorum. Kurumlarımız arasındaki diyaloğun ve iş birliğinin güçlenerek devam edeceğine, birlikte atacağımız adımların sektörümüzün geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tuccarin-sesi-duyulmali-24647</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Tüccarın Sesi Duyulmalı”</h1>
                        <h2>Kaptan Mustafa Can’dan İTO Seçimleri Öncesi KOBİ Mesajı: “Tüccarın Sesi Duyulmalı”</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/tuccarin-sesi-duyulmali-1789752573.webp">
                        <figcaption>“Tüccarın Sesi Duyulmalı”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Adayı Kaptan Mustafa Can, yayımladığı video mesajında İstanbul ticaretinin önemli unsurlarından KOBİ’lerin temsil edilmesine dikkat çekti. Can, İTO’nun temsil yapısının tüccarın ihtiyaçlarını daha güçlü şekilde yansıtması gerektiğini belirterek 27 Ekim’de yapılacak seçimler için sandık çağrısında bulundu.</p>

<p>“İstanbul ticaretini sırtlayan KOBİ’lerimiz”</p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi Adayı Kaptan Mustafa Can, 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek İTO Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri öncesinde yeni bir video mesaj yayımladı.</p>

<p>Can, mesajında özellikle İstanbul ticaretinin önemli bölümünü oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin temsil edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Konuşmasına “İstanbul ticaretini sırtlayan KOBİ’lerimiz” sözleriyle başlayan Can, KOBİ’lerin ticari hayat açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>“Ne yazık ki sesini duyuramıyor”</p>

<p>Kaptan Mustafa Can, konuşmasının devamında KOBİ'lerin ve ticaret erbabının mevcut temsil mekanizmalarında yaşadığı sorunlara ilişkin görüşlerini dile getirdi.</p>

<p>Can, “Ne yazık ki sesini duyuramıyor” ifadesini kullanarak, ticaret hayatının farklı kesimlerinin görüşlerinin karar alma süreçlerine daha güçlü biçimde yansıtılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Video mesajında temsil konusunu öne çıkaran Can, İTO’nun üyelerinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha etkin şekilde gündeme taşıyan bir yapı olması gerektiğine ilişkin görüşünü paylaştı.</p>

<p>Can’ın kendi adaylık platformunda da İstanbul Ticaret Odası Meclis Adayı olarak yer aldığı görülüyor. Platformunda denizcilik, uluslararası ticaret ve lojistik alanlarındaki deneyimini öne çıkarıyor.</p>

<p>“İTO küçük bir zümrenin değil, tüccarın olmalı”</p>

<p>Mesajda dikkat çeken ifadelerden biri de İTO’nun temsil anlayışına ilişkin bölüm oldu.</p>

<p>Can, “İTO küçük bir zümrenin değil, tüccarın olmalı” ifadesiyle, Odanın İstanbul’daki geniş ticaret kesimlerinin ortak temsil kurumu olması gerektiği yönündeki görüşünü dile getirdi.</p>

<p>Can ayrıca karar süreçlerinde ticaret hayatının farklı alanlarından gelen üyelerin daha etkin biçimde temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>27 Ekim çağrısı</p>

<p>Video mesajının sonunda İTO üyelerine seçimlere katılma çağrısında bulunan Can, “27 Ekim’de sandığa gel” mesajını verdi.</p>

<p>İTO’nun resmi duyurusuna göre Meslek Komitesi ve Meclis Üyelikleri seçimleri 27 Ekim 2026 Salı günü İstanbul Fuar Merkezi’nin 5, 6, 7 ve 8 numaralı salonlarında gerçekleştirilecek. Seçimlerde Odanın meslek komiteleri ve meclis üyeleri için seçim yapılacak.</p>

<p>İTO Başkanı Şekib Avdagiç de seçim sürecine ilişkin açıklamasında, 27 Ekim’de 80 ayrı sektörde meslek komitesi temsilcilerinin seçileceğini, ardından İTO Meclisi, Yönetim Kurulu ve ilgili organların oluşacağını açıkladı.</p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın yayımladığı video mesaj ise seçim sürecinde özellikle KOBİ'lerin temsili, tüccarın sesinin duyulması ve İTO’daki temsil anlayışı başlıklarını gündeme taşıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-24646</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MOL ve Petrobras, SeaLoader 2 İçin Uzun Vadeli Anlaşmaya İmza Attı</h1>
                        <h2>Japon denizcilik şirketi MOL’un iştiraki SeaLoading, Brezilya açıklarında ham petrol transfer hizmeti veren SeaLoader 2 için Petrobras ile uzun vadeli sözleşme imzaladı. 2022 yılında operasyonlara başlayan gemi, Santos Havzası’nda bugüne kadar 200’ün üzerinde petrol tahliye operasyonuna destek verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mol-ve-petrobras-sealoader-2-icin-uzun-vadeli-anlasmaya-imza-atti-1789533265.webp">
                        <figcaption>MOL ve Petrobras, SeaLoader 2 İçin Uzun Vadeli Anlaşmaya İmza Attı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Japon denizcilik devi Mitsui O.S.K. Lines (MOL), Brezilya’daki offshore petrol lojistiği faaliyetleri kapsamında yeni bir uzun vadeli sözleşmeye imza attı.</p>

<p>MOL’un yüzde 100 iştiraki SeaLoading Holding AS mülkiyetindeki SeaLoader 2, 2022 yılından bu yana Petrobras’ın Brezilya açıklarındaki operasyonlarında görev yapıyor. Yeni anlaşmayla geminin ham petrol transfer hizmetleri uzun vadeli olarak sürdürülecek.</p>

<p>Santos Havzası’nda 200’ün üzerinde operasyon</p>

<p>İlk olarak deneme programı kapsamında Petrobras operasyonlarına dahil edilen SeaLoader 2, ilerleyen dönemde zaman çarteri modeliyle hizmet vermeye devam etti.</p>

<p>Gemi, Santos Havzası’ndaki FPSO’lardan üretilen ham petrolün ihracat tankerlerine aktarılmasında görev alıyor. Operasyonlar kapsamında petrol, aralarında VLCC sınıfı gemilerin de bulunduğu konvansiyonel tankerlere transfer ediliyor.</p>

<p>SeaLoading’in Brezilya açıklarında işlettiği SeaLoader 1 ve SeaLoader 2, bugüne kadar 200’ün üzerinde petrol tahliye operasyonuna katkı sağladı.</p>

<p>Offshore lojistikte doğrudan transfer</p>

<p>Cargo Transfer Vessel (CTV) operasyon modeli, ham petrolün FPSO’dan ihracat tankerine doğrudan aktarılmasına imkan sağlıyor. Bu yöntemle petrolün önce bir shuttle tankerine alınarak daha sonra ihracat tankerine taşınması ihtiyacı ortadan kaldırılıyor.</p>

<p>Söz konusu model, offshore petrol taşımacılığında lojistik zincirinin kısaltılmasını ve operasyonların daha verimli yürütülmesini sağlarken, yakıt tüketimi ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da katkıda bulunuyor.</p>

<p>Yeni sözleşmeyle birlikte SeaLoader 2’nin Petrobras’ın Brezilya offshore operasyonlarındaki görevi devam ederken, SeaLoading ile Petrobras arasındaki mevcut ticari iş birliği de sürdürülmüş olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-24645</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şadan Kaptanoğlu: “Değişime Yön Vereceğiz”</h1>
                        <h2>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı. Kaptanoğlu, güçlü temsil, yeşil dönüşüm, veri, insan kaynağı ve teknoloji odaklı yeni bir yönetim vizyonu ortaya koyarak, “Amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil” mesajı verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/sadan-kaptanoglu-degisime-yon-verecegiz-1789425596.webp">
                        <figcaption>Şadan Kaptanoğlu: “Değişime Yön Vereceğiz”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” seçim manifestosunu açıkladı. Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin küresel dönüşümde yalnızca değişime uyum sağlayan değil, değişimin yönünü belirleyen bir aktör olması gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu, 12 Eylül 2026 Cumartesi günü Crowne Plaza İstanbul Ümraniye’de düzenlenen toplantıda “Denizde Yeni Rota” hareketinin seçim manifestosunu kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Denizcilik sektörünün temsilcileriyle bir araya gelen Kaptanoğlu, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın önümüzdeki dönemde üstlenmesi gerektiğini düşündüğü kurumsal rolü, çalışma anlayışını ve önceliklerini açıkladı.</p>

<p>Kaptanoğlu, değişen uluslararası düzenlemeler, küresel rekabet, artan maliyetler, yeşil dönüşüm, dijitalleşme, finansmana erişim ve jeopolitik gelişmelerin Türk denizcilik sektöründe önemli bir dönüşüm yarattığına dikkat çekti. Bu sürecin yalnızca şirketlerin bireysel çabalarıyla yönetilemeyeceğini belirten Kaptanoğlu, Deniz Ticaret Odası’nın daha aktif, teknik ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Deniz Ticaret Odası geleceği bugünden hazırlamalı”</strong></p>

<p>Türk denizciliğinin gelecekte karşılaşacağı risk ve fırsatların önceden analiz edilmesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, Odanın üyelerine bilgi üstünlüğü sağlayan ve sektörün geleceğine yön veren bir kurum olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kaptanoğlu, “Bizim amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil. Odamız sorunları yalnızca not eden veya gelişmeler olduktan sonra görüş bildiren bir yapı olarak kalmamalı. Daha yetkin, daha teknik, daha etkin, daha kararlı ve kapsayıcı bir Deniz Ticaret Odasına ihtiyacımız var” dedi.</p>

<p><strong>Sekiz stratejik dönüşüm alanı</strong></p>

<p>“Denizde Yeni Rota” manifestosu, Türk denizcilik sektörünün geleceğine ilişkin sekiz temel stratejik dönüşüm alanı üzerine kuruldu.</p>

<p>Manifestoda;</p>

<ul>
	<li>Güçlü, Kapsayıcı ve Hesap Verebilir Deniz Ticaret Odası</li>
	<li>Kamu-Özel Sektör-STK Koordinasyonu ve Denizcilik Politikaları</li>
	<li>Üyeye Dokunan ve Sonuç Üreten Hizmet Modeli</li>
	<li>Yeşil Dönüşüm, Mavi Vatan ve Mavi Ekonomi</li>
	<li>Küresel Etki, Denizcilik Diplomasisi ve Yeni Pazarlar</li>
	<li>Veri ve Bilgi Üreten Deniz Ticaret Odası</li>
	<li>İnsan Kaynağı, Mesleki İtibar ve Geleceğin Liderleri</li>
	<li>Teknoloji, İnovasyon ve Yeni Büyüme Modeli</li>
</ul>

<p>başlıkları öne çıktı.</p>

<p><strong>“Üyenin hayatına dokunan bir Oda istiyoruz”</strong></p>

<p>Deniz Ticaret Odası’nın başarısının üyelerine günlük faaliyetlerinde sağladığı somut katkılarla ölçülmesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, mevzuat, teşvik ve finansman, gümrük ve sicil işlemleri ile uluslararası pazarlara erişim gibi alanlarda üyeleri doğrudan destekleyecek profesyonel bir hizmet modeli hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Başvuruların yanıtlanma süresi, takip süreçleri ve sonuç kalitesinin ölçülebilir standartlara bağlanacağını ifade eden Kaptanoğlu, farklı alt sektörlerin ihtiyaçlarına göre özel hizmet paketleri oluşturulacağını kaydetti.</p>

<p>İstanbul dışındaki üyelerin ve şubelerin de aynı bilgi ve uzmanlığa erişebilmesinin öncelikler arasında bulunduğunu belirten Kaptanoğlu, Oda hizmetlerinde bölgesel erişilebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kamu, özel sektör ve STK aynı masada</strong></p>

<p>Denizcilik sektöründeki temel sorunların kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak çalışmasıyla çözülebileceğini belirten Kaptanoğlu, bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla konu bazlı teknik platformlar oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Yeni düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce sektörel etki değerlendirmelerinin hazırlanması, meslek komiteleri, şubeler ve STK’lardan gelen görüşlerin ortak sektör politikalarına dönüştürülmesi ve alınan kararların düzenli şekilde takip edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Yeşil dönüşüm rekabet fırsatına dönüşecek</strong></p>

<p>Manifestoda yeşil dönüşüm yalnızca yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak değil, Türk denizcilik sektörünün rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat olarak ele alındı.</p>

<p>Karbon ölçümü ve raporlaması, alternatif yakıtlar, yeşil gemi ve liman yatırımları ile sürdürülebilir finansman konularında üyelere teknik rehberlik sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın deniz taşımacılığının yanı sıra balıkçılık, deniz turizmi ve açık deniz enerjisi gibi alanları da kapsayan geniş bir&nbsp;<strong>Mavi Ekonomi&nbsp;</strong>vizyonuyla yürütülmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi kurulacak</strong></p>

<p>Kaptanoğlu’nun manifestosundaki dikkat çeken başlıklardan biri de veri odaklı kurumsal yapı oldu.</p>

<p>DTO bünyesinde&nbsp;<strong>Türkiye Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi&nbsp;</strong>kurulmasının planlandığını açıklayan Kaptanoğlu; liman, filo, tersane, navlun, insan kaynağı, emniyet, dış ticaret ve yatırım verilerinin düzenli şekilde analiz edilmesini hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda&nbsp;<strong>Türkiye Denizcilik Raporu, Türk Denizcilik Endeksi, alt sektör görünüm raporları ve erken uyarı araçlarının&nbsp;</strong>hazırlanarak üyelerin kullanımına sunulması planlanıyor.</p>

<p><strong>İnsan kaynağı ve geleceğin liderlerine yatırım</strong></p>

<p>Türk denizciliğinin sürdürülebilir büyümesinde nitelikli insan kaynağının kritik rol oynadığını vurgulayan Kaptanoğlu, eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir kariyer modeli oluşturulmasını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Denizcilik Kariyer Merkezi, nitelikli staj olanakları, Genç Denizciler Konseyi, mentörlük ağları ve yeniden yetkinlik kazandırma programları öne çıkıyor.</p>

<p>Kadın denizcilerin kariyer gelişiminin ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin artırılması da manifestonun öncelikleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>“Türk denizciliğinin sesi kurallar yazılırken duyulmalı”</strong></p>

<p>BIMCO Başkanlığı görevini üstlenen ilk Türk ve ilk kadın olan Şadan Kaptanoğlu, uluslararası deneyimini İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın kurumsal kapasitesine aktarmayı amaçladığını ifade etti.</p>

<p>IMO, BIMCO, ICS ve benzeri uluslararası yapılardaki temsilin yalnızca görünürlük amacı taşımaması gerektiğini belirten Kaptanoğlu, Türk denizciliğinin görüşlerinin karar mekanizmalarına zamanında, teknik veriler ve güçlü bir kurumsal yapı ile aktarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kaptanoğlu ayrıca uluslararası ilişkilerin anlık temaslardan çıkarılarak sürekli ve kurumsal bir&nbsp;<strong>denizcilik diplomasisi&nbsp;</strong>anlayışıyla yürütülmesini hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p><strong>“Teknoloji kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden Türkiye”</strong></p>

<p>Manifestonun teknoloji ve inovasyon bölümünde akıllı limanlar, dijital ikizler, otonom deniz araçları, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, gemi elektroniği ve denizcilik yazılımları ön plana çıktı.</p>

<p>KOBİ’lerin, girişimcilerin, üniversitelerin ve sektör şirketlerinin ortak bir denizcilik teknolojileri ekosisteminde buluşturulması hedeflenirken, gerçek operasyon sorunlarının teknoloji geliştiricileri, finansman kaynakları ve yeni pazarlarla eşleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>“Geçmişin birikimiyle yeni bir atılım dönemi başlatacağız”</strong></p>

<p>“Denizde Yeni Rota” hareketinin geçmişte ortaya konulan emeği ve kazanımları sahiplenen bir anlayış taşıdığını belirten Kaptanoğlu, hedeflerinin mevcut birikim üzerine daha güçlü bir gelecek inşa etmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Şubelerin, meslek komitelerinin, STK’ların ve üyelerin karar süreçlerine daha etkin katıldığı; bütçe ve kaynak kullanımının daha şeffaf ve görünür olduğu; kurumsal hafıza, etik ve hesap verebilirliğin güçlendirildiği bir yönetim modeli hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Kaptanoğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong>“Denizcilik bir takım oyunudur. Rotayı kaptan çizer, gemiyi mürettebat yürütür. Güç birlikten gelir. Birlikte çalışmak için ortak irade şarttır. Rotamız belli, ufkumuz geniş, hazırlığımız tamdır. Geleceği birlikte kuracağız.”</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-24644</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mustafa Can: “Ukrayna Türkiye’yi Bataklığa Çekmek İstiyor”</h1>
                        <h2>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de Türk gemilerinin karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekerek bölgedeki gelişmelerin deniz ticareti ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mustafa-can-ukrayna-turkiyeyi-batakliga-cekmek-istiyor-1789417790.webp">
                        <figcaption>Mustafa Can: “Ukrayna Türkiye’yi Bataklığa Çekmek İstiyor”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Adayı Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de artan güvenlik risklerinin Türkiye’nin deniz ticareti ve ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Can, Türk gemilerinin hedef haline geldiğini belirterek, “Ukrayna Türkiye’yi bataklığa çekmek istiyor” değerlendirmesinde bulundu.</strong></p>

<p>Taylan Büyükşahin’in sorularını yanıtlayan Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmeleri denizcilik, dış ticaret ve Türkiye ekonomisi açısından değerlendirdi. Can, özellikle ticari gemilerin karşı karşıya kaldığı güvenlik risklerinin bölgedeki deniz taşımacılığını olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>“Karadeniz’de deniz ticareti ciddi biçimde daralıyor”</strong></p>

<p>Karadeniz’in Türkiye’nin dış ticareti açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Can, bölgedeki savaş ve güvenlik risklerinin deniz taşımacılığında maliyetleri artırdığını ifade etti.</p>

<p>Türk gemilerinin de yaşanan gelişmelerden doğrudan etkilendiğini savunan Can, saldırı ve güvenlik risklerinin yalnızca gemi sahipleri ve denizcilik şirketleri açısından değil, Türkiye ekonomisinin tamamı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Can’a göre artan riskler; sigorta maliyetlerinden navlunlara, yakıt ve operasyon giderlerinden yük akışlarına kadar çok sayıda kalemde baskı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Rusya’dan kömür ithalatı ve artan taşımacılık maliyetleri</strong></p>

<p>Programda Rusya’dan yapılan kömür ithalatında yaşanan sorunlar da gündeme geldi.</p>

<p>Karadeniz’de güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte taşıma maliyetlerinin yükseldiğini belirten Mustafa Can, bu durumun ithal edilen ürünlerin Türkiye’ye ulaşma maliyetini artırdığını söyledi.</p>

<p>Can, Karadeniz’deki gelişmelerin enerji ve hammadde tedarik zinciri üzerinden Türkiye ekonomisine yansıdığını savunarak, ortaya çıkan maliyet artışlarının nihai olarak sanayi ve tüketici fiyatlarına yansıdığı görüşünü dile getirdi.</p>

<p><strong>“Enflasyonu yaklaşık 1,5 puan etkiliyor”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’de enflasyon üzerinde de etkili olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Can’ın değerlendirmesine göre, bölgede artan güvenlik sorunları, taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ve tedarik zincirindeki bozulmalar Türkiye’nin enflasyonunu yaklaşık 1,5 puan artırabilecek bir ekonomik etki yaratıyor.</p>

<p>Bu değerlendirmenin, özellikle enerji ve hammadde taşımacılığı üzerinden Türkiye’nin üretim maliyetleri üzerindeki baskıya işaret ettiği görüldü.</p>

<p><strong>Türkiye’nin üretim gücü ve sanayicinin sorunları</strong></p>

<p>Programda yalnızca Karadeniz’deki gelişmeler değil, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları da ele alındı.</p>

<p>Mustafa Can, Türkiye’nin üretim kapasitesindeki gerilemeye dikkat çekerken, sanayicilerin döviz kuru ve enflasyon politikaları nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p>Can, üretim maliyetlerindeki artışın Türk sanayicisinin uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirterek, Türkiye’nin yeniden üretim odaklı bir ekonomik yapıya dönmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>

<p><strong>Genç işsizliği ve üniversite mezunlarının istihdam sorunu</strong></p>

<p>Söyleşinin bir diğer başlığı ise gençlerin istihdam sorunları oldu.</p>

<p>Üniversite mezunlarının önemli bölümünün eğitim aldığı alanlarda iş bulamadığını belirten Can, gençlerin farklı sektörlerde ve kendi uzmanlıklarının dışında çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.</p>

<p>Can, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından gençlerin nitelikli istihdamının artırılmasının kritik önem taşıdığını savundu.</p>

<p><strong>İTO Başkanlığına neden aday oldu?</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, programda İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına adaylık gerekçelerini de anlattı.</p>

<p>İTO’nun İstanbul ve Türkiye ekonomisindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Can, iş dünyasının sorunlarını daha etkin biçimde gündeme taşıyan, üretim ve ticaretin önündeki engellerin azaltılmasına odaklanan bir yönetim anlayışını hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Can, İTO başkanlığı için hazırladığı projeler ve iş dünyasına yönelik hedefleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik, deniz ticaretinin geleceğini belirleyecek</strong></p>

<p>Söyleşide öne çıkan ana başlıklardan biri, Karadeniz’de güvenlik ile deniz ticareti arasındaki doğrudan ilişki oldu.</p>

<p>Türkiye’nin Karadeniz üzerinden gerçekleştirdiği ticaretin sürdürülebilirliği açısından bölgedeki güvenlik ortamının kritik olduğunu belirten Mustafa Can, Türk ticaret filosunun ve deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu risklerin daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can’ın açıklamaları, Karadeniz’deki savaş ortamının yalnızca askeri ve siyasi bir mesele olmadığını;&nbsp;&nbsp;<strong>deniz taşımacılığı, enerji ve hammadde tedariki, navlunlar, sigorta maliyetleri, sanayi üretimi ve enflasyon&nbsp;</strong>gibi doğrudan ekonomik sonuçlar doğurduğu yönündeki değerlendirmeleriyle dikkat çekti.</p>

<p><strong>Kaptan Mustafa Can’ın Taylan Büyükşahin’e verdiği röportajda Karadeniz’deki güvenlik risklerinden Türkiye ekonomisine, deniz ticaretinden İTO Başkanlığı adaylığına kadar gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmeleri yer aldı.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-24643</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 04:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’de İHA ve İDA Tehdidi Yüzde 208 Arttı</h1>
                        <h2>Karadeniz’de Sürüklenen İHA, İDA ve Patlamamış Mühimmat Tehdidi Altı Ayda Yüzde 208 Arttı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenizde-iha-ve-ida-tehdidi-yuzde-208-artti-1789376125.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’de İHA ve İDA Tehdidi Yüzde 208 Arttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ambrey’nin yeni değerlendirmesine göre, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye karasuları ile münhasır ekonomik bölgelerinde (MEB) tespit edilen patlamamış mühimmat, insansız hava araçları (İHA) ve insansız deniz araçlarının sayısı altı aylık dönemde yüzde 208 arttı. Tespit edilen 91 olayın yüzde 58’inde cismin canlı bir mühimmat taşıyıp taşımadığı kamuoyuna açıklanmadı.</p>

<p>Karadeniz’de 91 tehlikeli cisim tespit edildi</p>

<p>Deniz güvenliği alanında uzmanlaşmış Ambrey’nin değerlendirmesine göre, 2 Eylül 2025 ile 7 Eylül 2026 tarihleri arasında Karadeniz havzasında toplam 91 patlamamış mühimmat (UXO), insansız hava aracı (UAV) ve insansız su üstü aracı (USV) tespit edildi.</p>

<p>Bu olaylarda en az 105 ayrı sistemin söz konusu olduğu belirtildi. Tespitler; denizde sürüklenen, su üzerinde bulunan, kıyıya vuran veya karaya oturan cisimleri kapsıyor.</p>

<p>Ambrey verileri, tehdidin son aylarda belirgin şekilde hızlandığını ortaya koydu. Eylül 2025-Şubat 2026 döneminde 27 olay kaydedilirken, Mart-Ağustos 2026 döneminde bu sayı 56’ya yükseldi. Böylece iki dönem arasında yüzde 107’lik artış gerçekleşti.</p>

<p>Üstelik eğilimin Eylül ayında da devam ettiği değerlendiriliyor. Sadece Eylül 2026’nın ilk yedi gününde sekiz yeni tespit kaydedildi.</p>

<p>En büyük artış NATO kıyılarında</p>

<p>Tehlikedeki artış özellikle Karadeniz’in NATO üyesi ülkelerin kıyı şeridinde yoğunlaştı.</p>

<p>Ambrey’nin verilerine göre Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’deki tespitler 13’ten 40’a yükseldi. Bu, iki dönem arasında yüzde 208’lik artış anlamına geliyor.</p>

<p>Buna karşılık Ukrayna ve Rusya toplamındaki tespit sayısı 14’ten 16’ya çıktı.</p>

<p>Ambrey ayrıca her iki savaşan tarafın kontrolündeki sularda meydana gelen UXO tespitlerinin tamamının kamuoyuna yansımadığını değerlendiriyor.</p>

<p>Mayınların yerini İHA ve İDA’lar aldı</p>

<p>Karadeniz’deki tehdidin niteliğinin de değiştiğine dikkat çekildi.</p>

<p>İlk dönemde 13 olan insansız sistem kaynaklı tespitler, ikinci dönemde 41’e yükseldi. Buna karşılık deniz mayınları ve geçmiş dönemlerden kalan mühimmatlara ilişkin tespitler 11’den 8’e geriledi.</p>

<p>Böylece İHA ve İDA’lar, mayınların önüne geçerek Karadeniz havzasındaki başlıca yüzen tehdit unsurları haline geldi.</p>

<p>Yüzde 58’inin taşıdığı mühimmat bilinmiyor</p>

<p>Ambrey’nin değerlendirmesinde en dikkat çekici unsurlardan biri, bulunan sistemlerin taşıdığı yükün niteliğine ilişkin belirsizlik oldu.</p>

<p>Tespit edilen cisimlerin en az üçte birinin keşfedildiği anda canlı mühimmat taşıdığı doğrulandı. Buna karşılık 53 sistemin, yani toplamın yaklaşık yüzde 58’inin, canlı mühimmat taşıyıp taşımadığı kamuoyuna hiçbir zaman doğrulanmadı.</p>

<p>Bu nedenle Ambrey, söz konusu cisimlerin potansiyel olarak canlı kabul edilmesi gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kuruluş, mürettebatın yalnızca görsel incelemeyle bir İHA veya İDA’nın aldatıcı amaçlı bir hedef mi, yoksa aktif mühimmat taşıyan bir sistem mi olduğunu belirleyemeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Bu nedenle denizde sürüklenen benzer nitelikteki herhangi bir cismin, yetkili bir EOD (Patlayıcı Madde İmha) birimi tarafından güvenli olduğu belirleninceye kadar canlı tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Deniz ve enerji altyapısı risk altında</p>

<p>Ambrey, son 12 ayın Karadeniz’de her iki tarafın da insansız sistem kullanımını önemli ölçüde artırmasıyla karakterize edildiğini değerlendirdi.</p>

<p>Rusya ve Ukrayna’nın İHA ve İDA üretim kapasitelerini genişlettiği; bu sistemlerin gemilere, limanlara, kıyı ve açık deniz enerji altyapısına ve kara hedeflerine yönelik operasyonlarda kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Bazı görevlerin denizden veya kıyı bölgelerinden başlatıldığı ve Karadeniz ile Azak Denizi üzerinden gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Ancak kullanılan sistemlerin önemli bir bölümünün görevini tamamlayamadığı değerlendiriliyor. Ambrey, İHA, İDA ve füzelerin vurulduğunu, elektronik karıştırma veya başka yöntemlerle etkisiz hale getirildiğini ve ardından denize düştüğünü gösteren görüntüleri düzenli olarak tespit ettiğini belirtti.</p>

<p>Romanya ve Türkiye açıkları kritik bölge</p>

<p>Ambrey, 2026’nın geri kalanında tespit oranlarının yüksek seviyede kalmasının büyük olasılık olduğunu öngörüyor.</p>

<p>Özellikle Romanya ve Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgelerindeki açık deniz enerji altyapısının insansız sistemler ve sürüklenen mühimmat açısından önemli bir odak noktası olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu durum, ticari gemiler, offshore enerji tesisleri, limanlar ve deniz operasyonları açısından yalnızca doğrudan saldırı riskini değil, çatışma sırasında etkisiz hale getirilen veya kontrol dışına çıkan sistemlerin daha sonra deniz trafiğinin bulunduğu alanlarda ortaya çıkması riskini de artırıyor.</p>

<p>Ateşkes tehdidi kısa vadede ortadan kaldırmayabilir</p>

<p>Ambrey’ye göre olası bir ateşkes veya siyasi uzlaşmanın Karadeniz’deki bu tehlikeyi kısa vadede ortadan kaldırması düşük ihtimal.</p>

<p>Kuruluş, halihazırda denize düşmüş veya sürüklenmekte olan sistemlerin yanı sıra Karadeniz sularındaki mayınların ve patlamamış mühimmatın tespit edilmesi, imha edilmesi ve temizlenmesinin yıllar sürebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle Karadeniz’deki riskin yalnızca devam eden çatışmalarla sınırlı olmadığı; savaş sırasında denize düşen veya sürüklenen mühimmat ve insansız sistemlerin, çatışmaların sona ermesinden sonra da deniz güvenliği açısından uzun süreli bir tehdit oluşturabileceği belirtiliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-24642</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 03:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı</h1>
                        <h2>WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı: Konteynerlerdeki “Gizli Tehlike” İçin Kural Değişikliği Çağrısı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/wscden-imoya-lityum-batarya-uyarisi-1789373798.webp">
                        <figcaption>WSC’den IMO’ya Lityum Batarya Uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), binlerce lityum bataryanın tehlikeli madde beyanı ve konteyner işaretlemesi olmadan taşınmasına imkân veren düzenlemenin gözden geçirilmesini istedi. Konu, IMO’nun 14-18 Eylül 2026 tarihlerindeki toplantısında ele alınacak.</p>

<p>Lityum bataryalarda güvenlik açığı</p>

<p>Dünya Denizcilik Konseyi (WSC), Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Kodu’ndaki (IMDG Code) Özel Hüküm 188’in lityum batarya taşımacılığında önemli bir güvenlik açığı oluşturduğunu belirterek hükümetleri düzenlemeyi güçlendirmeye çağırdı.</p>

<p>WSC’nin 10 Eylül 2026’da yaptığı açıklamaya göre, belirli test, ambalajlama ve kapasite şartlarını karşılayan küçük lityum bataryalar, mevcut düzenleme kapsamında bazı tehlikeli madde taşıma yükümlülüklerinden muaf tutulabiliyor. Ancak bu kapsamda tek bir konteynere kaç adet muaf bataryanın yüklenebileceğine ilişkin bir üst sınır bulunmuyor.</p>

<p>Konsey, bunun özellikle deniz taşımacılığında ciddi bir risk yaratabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>4.200 dizüstü bilgisayar, 416 kWh enerji</p>

<p>WSC’nin hesaplamasına göre, yaklaşık 4.200 dizüstü bilgisayarın bulunduğu bir konteyner yaklaşık 416 kWh depolanmış enerji içerebiliyor. Bu miktarın yaklaşık üç veya dört elektrikli aracın bataryalarında bulunan enerjiye eşdeğer olabileceği belirtildi.</p>

<p>Buna karşın söz konusu yük, mevcut istisna şartlarını karşılaması halinde tehlikeli madde olarak beyan edilmeden ve konteyner üzerinde tehlikeli madde işareti bulunmadan taşınabiliyor.</p>

<p>WSC Başkanı ve Üst Yöneticisi Joe Kramek, düzenlemenin amacının küçük bataryalara sahip münferit cihazların taşınmasını kolaylaştırmak olduğunu belirterek, binlerce lityum bataryanın bulunduğu konteynerlerin risklerinin görünmez hale gelmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Tehlike görünmez hale geliyor”</p>

<p>Kramek, mevcut sistemin taşıyıcıların, gemi mürettebatının, limanların ve acil müdahale ekiplerinin konteyner içerisinde yüksek miktarda batarya bulunduğundan haberdar olmasını engelleyebildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu bilginin bulunmaması durumunda taşıyıcıların risk değerlendirmesi yapması, uygun istifleme ve yerleştirme kararları alması, konteyneri diğer yüklerden gerektiği şekilde ayırması ve olası yangınlara yönelik acil müdahale planlaması zorlaşıyor.</p>

<p>WSC, lityum bataryaların uygun şekilde beyan edildiğinde ve riskleri doğru yönetildiğinde her gün güvenli biçimde taşındığını vurguladı. Konseyin temel endişesinin ise tehlikeli yükün varlığının taşıma zincirindeki kritik aktörler tarafından bilinmemesi olduğu belirtildi.</p>

<p>Batarya kullanımı beş yılda altı kat arttı</p>

<p>WSC, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine dayanarak, küresel lityum-iyon batarya kullanımının 2025’te 2020 seviyesinin yaklaşık altı katına çıktığını bildirdi. Batarya talebinin 2030’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Allianz tarafından yapılan tahminlere göre ise konteyner gemilerinde yaklaşık her 17 günde bir yangın meydana geliyor.</p>

<p>WSC, lityum bataryaların taşımacılıktaki payının hızla artması nedeniyle mevcut düzenlemelerin gelecekte daha büyük bir güvenlik sorununa dönüşebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>IMO’ya yeni eşik önerisi</p>

<p>WSC, beş hükümet ve çok sayıda sektör kuruluşunun desteğiyle konuyu Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) taşıdı.</p>

<p>Konsey tarafından IMO’ya sunulan öneride, konteyner bazında bir azami batarya miktarı veya enerji eşiği belirlenmesi gündeme getiriliyor. Belirlenen seviyenin aşılması halinde yüklerin tehlikeli madde olarak beyan edilmesi ve gerekli durumlarda konteynerlerin uygun şekilde işaretlenmesi öngörülüyor.</p>

<p>WSC’ye göre böyle bir düzenleme, taşıma zincirindeki tüm tarafların risk hakkında önceden bilgi sahibi olmasını sağlayarak yangın ve acil durum risklerinin daha etkin yönetilmesine katkıda bulunabilir.</p>

<p>IMO’da görüşülecek</p>

<p>Konu, 14-18 Eylül 2026 tarihlerinde Londra’da gerçekleştirilecek IMO Yüklerin ve Konteynerlerin Taşınması Alt Komitesi (CCC) toplantısında hükümetlerin gündemine gelecek.</p>

<p>WSC, artan batarya taşımacılığı karşısında mevcut kuralların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle büyük miktarlardaki lityum bataryaların taşıma zincirinde “görünür” hale getirilmesini talep ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-24641</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 02:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz Boğazı’nda Ticari Gemiye Saldırı: 1 Ölü, 4 Yaralı</h1>
                        <h2>İran devlet medyası, Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait bir konteyner gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğunu ve olayda bir mürettebatın hayatını kaybettiğini, dört mürettebatın yaralandığını bildirdi. UKMTO da boğazdan geçen bir geminin kimliği belirsiz bir cisimle vurulduğunu açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hurmuz-bogazinda-ticari-gemiye-saldiri-1-olu-4-yarali-1789373248.webp">
                        <figcaption>Hürmüz Boğazı’nda Ticari Gemiye Saldırı: 1 Ölü, 4 Yaralı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hürmüz Boğazı’nda bir ticari geminin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğu bildirildi. İran devlet medyasının aktardığı bilgilere göre olayda bir mürettebat hayatını kaybetti, dört kişi yaralandı.</p>

<p>İran basını, olayın pazar günü erken saatlerde Hürmüz Boğazı'ndaki Hengam Adası yakınlarında meydana geldiğini ve saldırının ardından gemide yangın çıktığını bildirdi.</p>

<p>İran devlet medyası, bilgiyi Kiş Adası Valisi'ne dayandırırken, olayın ayrıntıları ve saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>UKMTO: Gemi kimliği belirsiz bir cisimle vuruldu</p>

<p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) da Hürmüz Boğazı’ndan seyir halindeki bir geminin kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulduğuna ilişkin ihbar aldığını açıkladı.</p>

<p>UKMTO'nun aktardığına göre saldırının ardından gemide yangın çıktı ve mürettebat yerel makamlar tarafından tahliye edildi.</p>

<p>Kurum, olayın ilk aşamasında mürettebatın sağlık durumu, gemideki hasarın boyutu ve olası çevresel etkiler hakkında kesin bilgi bulunmadığını belirtti.</p>

<p>UKMTO, saldırıya uğrayan geminin adını açıklamazken, mühimmatın nereden ateşlendiğine ilişkin de herhangi bir değerlendirmede bulunmadı.</p>

<p>İran devlet medyasının bildirdiği olay ile UKMTO'ya ulaşan ihbarın aynı gemiye ilişkin olup olmadığı ise henüz bağımsız olarak doğrulanmadı.</p>

<p>MSCIO’dan gemilere uyarı</p>

<p>Hint Okyanusu Avrupa Deniz Güvenliği Merkezi (MSCIO) da Hürmüz Boğazı'nda 12 Eylül saat 23.00 UTC civarında bir olay yaşandığına ilişkin bildirim aldığını açıkladı.</p>

<p>MSCIO, bölgede faaliyet gösteren gemilere artan dikkat ve teyakkuz seviyesini korumaları, BMP-MS güvenlik uygulamalarına uymaları ve şüpheli faaliyetleri veya ilgili bilgileri derhal MSCIO ile UKMTO'ya bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>CENTCOM: 60 günde 100 ticari gemi yönlendirildi</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, ABD ile İran arasındaki deniz güvenliği geriliminin sürdüğü bir dönemde yaşandı.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik devam eden askeri abluka kapsamında son 60 günde 100 ticari geminin güzergâhının değiştirildiğini bildirdi.</p>

<p>CENTCOM, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin uyguladığı abluka kapsamında hiçbir geminin ABD kuvvetlerinin izni olmadan geçiş yapmadığını ileri sürdü.</p>

<p>Açıklamada, ABD askerlerinin söz konusu göreve odaklanmayı sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>Hürmüz için Umman’da kritik toplantı</p>

<p>Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı, cuma günü İran'ın Basra Körfezi'ne kıyısı bulunan diğer ülkelerle birlikte Umman'da yapılacak toplantıya katılacağını duyurmuştu.</p>

<p>Pazartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelerde bölgesel gelişmelerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak güzergâhların belirlenmesine ilişkin İran-Umman görüşmelerinin sonuçlarının ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda son olay, dünyanın en önemli enerji ve deniz ticareti geçiş noktalarından birinde ticari gemilerin seyir güvenliğine ilişkin risklerin devam ettiğini ortaya koyarken, olayın sorumlusu ve saldırıya uğrayan geminin kimliğiyle ilgili resmi ve bağımsız doğrulama süreci sürüyor.</p>

<p>Not: Bu haber, İran devlet medyası, UKMTO, MSCIO ve CENTCOM tarafından aktarılan açıklamalar esas alınarak tarafsız biçimde hazırlanmıştır. Saldırının faili ve farklı kaynakların bildirdiği olayların aynı gemiye ilişkin olup olmadığı konusunda kesinlik bulunmamaktadır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-24640</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 01:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz Boğazı İçin Kritik Görüşme</h1>
                        <h2>İran, Körfez ülkeleriyle Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemiler için güvenli geçiş güzergâhlarını görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da bir araya gelecek. Görüşmeler, bölgedeki gerilimin küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde gerçekleşecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hurmuz-bogazi-icin-kritik-gorusme-1789372771.webp">
                        <figcaption>Hürmüz Boğazı İçin Kritik Görüşme</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İran, Irak ve Basra Körfezi ile Umman Denizi’ne kıyısı bulunan diğer ülkelerin dışişleri bakanları, bölgesel gelişmeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının güvenliğini görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da toplantı yapacak.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, toplantının gündeminde bölgesel meselelerin yanı sıra İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişi için güvenli güzergâhların belirlenmesine ilişkin görüşmelerin de bulunacağını açıkladı.</p>

<p>Baghaei, toplantının bölge ülkeleri arasında karşılıklı anlayışın geliştirilmesine ve ortak bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlamasını umduklarını belirtti.</p>

<p>İran: Deniz taşımacılığının güvenliği için çaba gösteriyoruz</p>

<p>İranlı sözcü, Tahran ile Maskat arasında Hürmüz Boğazı’nda geçici denizcilik güzergâhlarının oluşturulmasına yönelik varılan mutabakata da dikkat çekti.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının güvenliğini sağlama yönündeki çabalara bağlı olduğunu ifade eden Baghaei, bununla birlikte İran’ın, ABD’nin bölgedeki faaliyetleri sona ermeden deniz ulaşımının güvenliğinin tam anlamıyla garanti edilemeyeceği görüşünde olduğunu söyledi.</p>

<p>Baghaei, ABD’nin deniz ablukası ve ekonomik yaptırımlarını “saldırgan eylemler ve yasa dışı müdahaleler” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Husiler: Suudi gemileri hariç deniz ulaşımı güvenli</p>

<p>Bölgede deniz taşımacılığına ilişkin bir diğer açıklama Yemen’deki İran destekli Husilerden geldi.</p>

<p>Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, cuma akşamı yaptığı açıklamada, Suudi gemileri dışında tüm ticari şirketler için deniz ulaşımının güvenli olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Saree, Suudi gemilerine yönelik daha önce ilan edilen yasağın sürdüğünü belirterek, Yemen silahlı kuvvetlerinin operasyonlarını “saldırının sona erdirilmesi ve Yemen halkına yönelik kuşatmanın kaldırılmasına” kadar yoğunlaştırma tehdidinde bulundu.</p>

<p>Husiler ayrıca Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimde “tırmanışa tırmanışla karşılık verme” politikasını sürdüreceklerini açıkladı.</p>

<p>Suudi Arabistan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı kapattı</p>

<p>Bölgedeki gerilimin enerji taşımacılığına etkisini artıran bir başka gelişme ise Suudi Arabistan’da yaşandı.</p>

<p>Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Riyad ve Medine bölgelerinde Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’na yönelik saldırıların ardından hattın tedbir amacıyla kapatıldığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirilen çok sayıda saldırıda bazı kişilerin yaralandığını ve sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Saldırıların sorumlusu açıklanmazken, acil durum ve teknik ekiplerin olayın ardından boru hattının güvenliğini değerlendirmek ve gerekli önlemleri almak üzere çalışma yürüttüğü belirtildi.</p>

<p>Hürmüz’deki gelişmeler küresel deniz ticaretini yakından ilgilendiriyor</p>

<p>Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ndeki petrol ve LNG sevkiyatlarının dünya pazarlarına ulaşmasında kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Boğazdaki güvenlik risklerinin artması, yalnızca bölgesel deniz taşımacılığını değil, küresel enerji fiyatlarını, tanker piyasasını, sigorta maliyetlerini ve gemilerin operasyonel planlamasını da doğrudan etkileyebilecek nitelikte.</p>

<p>İran ile Umman arasındaki güvenli geçiş güzergâhlarına ilişkin görüşmelerin Körfez ülkeleriyle genişletilmesi, bölgedeki ticari gemilerin seyrüsefer güvenliği açısından önem taşıyor.</p>

<p>Pazartesi günü Umman’da gerçekleştirilecek toplantının, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının geleceği ve bölgesel güvenlik açısından nasıl bir ortak mekanizma oluşturulabileceğine ilişkin önemli mesajlar vermesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-24639</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yemen Açıklarında Korsan Alarmı</h1>
                        <h2>Yemen açıklarında bir yük gemisinin şüpheli silahlı kişiler tarafından takibe alınarak gemiye çıkılmaya çalışılması, bölgede korsanlık faaliyetlerinin yeniden hareketlendiğine ilişkin endişeleri artırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yemen-aciklarinda-korsan-alarmi-1789369531.webp">
                        <figcaption>Yemen Açıklarında Korsan Alarmı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yemen açıklarında Perşembe günü meydana gelen olayda, bir yük gemisine yaklaşık altı kişinin bulunduğu silahlı bir tekneyle yaklaşıldı. İlk değerlendirmelerde olayın korsanlar tarafından gerçekleştirilen bir gemi kaçırma (hijacking) vakası olduğu bildirilirken, daha sonraki incelemeler saldırganların geminin kontrolünü ele geçiremediğini ortaya koydu.</p>

<p>AB Deniz Güvenlik Merkezi Hint Okyanusu (MSCIO), olayın 10 Eylül günü saat 09.18 UTC civarında Yemen’in Balhaf kentinin yaklaşık 38 deniz mili güneybatısında meydana geldiğini açıkladı. MSCIO’nun ilk alarmında geminin bir Korsan Eylem Grubu (PAG) tarafından ele geçirildiği bildirildi.</p>

<p>Ancak geminin şirket güvenlik yetkilisinden alınan bilgiler doğrultusunda, silahlı teknenin yaklaşmasının ardından mürettebatın güvenlik amacıyla “citadel” olarak bilinen güvenli bölmeye geçtiği belirlendi.</p>

<p>Gemide gerçekleştirilen müteakip aramada ise herhangi bir korsan veya yetkisiz kişinin bulunmadığı tespit edildi. MSCIO, olayın çözüme kavuşturulduğunu ve tüm mürettebatın güvende ve sağlık durumlarının iyi olduğunu bildirdi.</p>

<p>UKMTO'dan ikinci uyarı</p>

<p>Aynı gün UK Maritime Trade Operations (UKMTO) da Yemen açıklarında bir başka yük gemisinin kimliği belirlenemeyen bir sürat teknesi tarafından yaklaşılarak takip edildiğine ilişkin bildirim aldı.</p>

<p>Bu olay, Yemen’in Al Mukalla kentinin yaklaşık 98 deniz mili güneybatısında meydana geldi. Geminin şirket güvenlik yetkilisi, kimliği belirsiz bir skifin gemiye yaklaştığını rapor etti.</p>

<p>UKMTO, bölgede seyreden gemilere dikkatli seyir yapmaları, şüpheli faaliyetleri derhal bildirmeleri ve güvenlik prosedürlerine uymaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Kızıldeniz–Aden Körfezi hattında güvenlik yeniden gündemde</p>

<p>Her iki olay da Yemen çevresindeki deniz ticaret yollarında güvenlik risklerinin yeniden yakından takip edilmesi gerektiğine işaret ediyor. MSCIO, bölgede faaliyet gösteren gemilere yüksek seviyede dikkat ve teyakkuz çağrısı yaparken, BMP-MS güvenlik uygulamalarına uyulmasını ve şüpheli faaliyetlerin MSCIO ile UKMTO'ya derhal bildirilmesini istedi.</p>

<p>Olayların korsanlık tehdidinin bölgede yeniden canlanıp canlanmadığına ilişkin değerlendirmeleri artırması beklenirken, Aden Körfezi ve Yemen açıklarından geçen ticari gemiler için güvenlik tedbirleri önemini koruyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-24638</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CML, Hürmüz Dışından Ro-Ro Besleme Hattını Güçlendiriyor</h1>
                        <h2>Cascadia Maritime Logistics (CML), Hürmüz Boğazı’na alternatif güzergâh üzerinden BAE’ye Ro-Ro taşımacılığında kapasitesini artırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cml-hurmuz-disindan-ro-ro-besleme-hattini-guclendiriyor-1789368610.webp">
                        <figcaption>CML, Hürmüz Dışından Ro-Ro Besleme Hattını Güçlendiriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ro-Ro taşımacılığı uzmanı Cascadia Maritime Logistics (CML), Yong Xin 128 isimli gemiyi Hambantota–Khor Fakkan Ro-Ro feeder hattında dönemsel (period) istihdama aldı.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri’nin doğu kıyısında yer alan Khor Fakkan, Hürmüz Boğazı’nın dışında bulunuyor. CML’ye göre, Hürmüz Boğazı’ndaki koşullar nedeniyle Basra Körfezi seferlerinde gecikme veya rota değişiklikleri yaşanması durumunda, Hambantota–Khor Fakkan bağlantısı Ro-Ro yüklerinin BAE’ye ulaştırılması ve buradan nihai noktalara sevk edilmesi için alternatif bir lojistik güzergâh sunuyor.</p>

<p>Hint Okyanusu’ndaki kapasite 5.000 CEU’yu aştı</p>

<p>CML’nin aynı hatta mevcut dönemsel olarak tahsis edilmiş tonajıyla birlikte, şirketin Hint Okyanusu’ndaki özel Ro-Ro feeder kapasitesi 5.000 CEU’nun üzerine çıktı.</p>

<p>Şirket, Yong Xin 128’in hatta eklenmesinin temel amacının daha düzenli sefer programı ve öngörülebilir bir frekans sağlamak olduğunu belirtti.</p>

<p>Böylece Ro-Ro yük sahiplerinin taşıma rezervasyonlarını tamamen anlık veya ad-hoc seferlere bağlı kalmadan, önceden belirlenmiş düzenli bir rotasyon üzerinden planlaması hedefleniyor.</p>

<p>Alternatif güzergâhın önemi artıyor</p>

<p>CML’nin kapasite artışı, Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonel belirsizliklerin lojistik zincirleri üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde dikkat çekiyor. Khor Fakkan üzerinden sağlanan bağlantı, BAE’ye yönelik Ro-Ro taşımalarında alternatif erişim imkânı sunarken, düzenli feeder kapasitesinin artırılması bölgesel tedarik zincirlerinin öngörülebilirliğini de destekliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-24637</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Azeri BTC Petrolünde Prim 10 Doları Aştı</h1>
                        <h2>Azeri BTC’nin Dated Brent’e göre spot primi 10 dolar/varilin üzerine çıktı. Arz riskleri ve Asya’dan gelen talep, Akdeniz petrol kargolarında rekabeti artırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/azeri-btc-petrolunde-prim-10-dolari-asti-1789322031.webp">
                        <figcaption>Azeri BTC Petrolünde Prim 10 Doları Aştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Azerbaycan’ın Azeri BTC petrolünün spot primi, Dated Brent göstergesine göre varil başına 10 doların üzerine çıktı. Eylül sonu ve ekim yüklemeleri için oluşan prim, aylık bazda en yüksek seviyelerden birine ulaştı.</p>

<p>Azerbaycan’ın önemli ihracat kalemlerinden Azeri BTC ham petrolünün primi, küresel petrol piyasalarında arz güvenliği endişelerinin yeniden öne çıkmasıyla yükseldi. Spot piyasalarda Azeri BTC’nin Dated Brent’e göre primi varil başına 10 doların üzerine çıkarken, söz konusu seviye son aylardaki en yüksek değerlerden biri olarak kaydedildi.</p>

<p>Piyasa verilerine göre primdeki yükselişte, Orta Doğu ve Karadeniz bölgesindeki petrol arzına ilişkin risklerin artması etkili oldu. Arz endişelerinin güçlenmesiyle küresel petrol fiyatları da mayıs ortasından bu yana ilk kez varil başına 100 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılaşma eğilimi gösterdi.</p>

<p>Azeri BTC priminde son aylardaki en yüksek seviye</p>

<p>LSEG verilerine göre Azeri BTC’nin spot primi en son Nisan 2026’da varil başına 10 dolar seviyesinin üzerine çıkmıştı. O dönemde yükseliş, İran ile başlayan çatışmanın ardından piyasalarda oluşan arz güvenliği endişeleriyle ilişkilendirilmişti.</p>

<p>Son yükseliş ise özellikle eylül sonu ve ekim ayında yüklenmesi planlanan kargolarda dikkat çekiyor.</p>

<p>Asya rafinerilerinin talebi rekabeti artırıyor</p>

<p>Orta Doğu kaynaklı petrolün piyasadaki erişilebilirliğinin azalması, başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya’daki rafinerileri alternatif tedarik kaynaklarına yöneltiyor.</p>

<p>Asya'daki alıcıların Akdeniz ve Atlantik havzasından daha fazla hafif ve düşük kükürtlü ham petrol satın almaya başlaması, Azeri BTC gibi kalite özellikleri nedeniyle tercih edilen sınıflara yönelik spot piyasa rekabetini artırıyor.</p>

<p>Bu durum, mevcut arzın daha fazla alıcı tarafından takip edilmesine ve spot kargolar üzerindeki fiyat baskısının güçlenmesine neden oluyor.</p>

<p>Avrupa rafinerileri de baskı altında</p>

<p>Gelişmeler Avrupa’daki rafineriler açısından da maliyet baskısını artırıyor. Geleneksel ham petrol tedarikinin pahalanması, Avrupalı rafinerileri Asyalı alıcılarla aynı spot kargolar için daha yoğun rekabete sokuyor.</p>

<p>Özellikle yüksek risk taşıyan deniz güzergâhlarına bağımlı olmayan petrol kargoları, arz güvenliği açısından daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Azeri BTC nedir?</p>

<p>Azeri BTC, Azerbaycan’dan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı üzerinden Türkiye’nin Akdeniz kıyısındaki Ceyhan terminaline ulaştırılarak dünya piyasalarına ihraç edilen Azerbaycan ham petrol karışımıdır. Ceyhan üzerinden deniz yoluyla uluslararası piyasalara sevk edilen Azeri BTC, Akdeniz ve Atlantik havzasındaki rafineriler açısından önemli bir ham petrol tedarik kaynağı konumunda bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-24636</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’e Geçemeyen Gemiler Marmara’da Bekliyor</h1>
                        <h2>Karadeniz’de artan güvenlik riskleri nedeniyle ticaret gemilerinin Marmara’da beklemesi İstanbul açıklarında yoğunluk oluşturdu. Sektör, lojistik ve çevre risklerine dikkat çekiyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/karadenize-gecemeyen-gemiler-marmarada-bekliyor-1789304782.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’e Geçemeyen Gemiler Marmara’da Bekliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de deniz taşımacılığı üzerindeki etkisi İstanbul açıklarında da hissediliyor. Karadeniz’e geçiş konusunda güvenlik endişesi taşıyan ticaret gemilerinin Marmara Denizi’nde beklemesi, demirleme sahalarında yoğunluğa neden oluyor. Sektör temsilcileri, krizin uzaması halinde lojistik maliyetler, deniz ticareti ve çevre güvenliği açısından daha ciddi risklerin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor.</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’de deniz ticaretine yönelik riskleri artırması, İstanbul ve Marmara Denizi’ndeki gemi trafiğine de yansıyor. Karadeniz’e geçiş konusunda güvenlik değerlendirmesi yapan çok sayıda ticaret gemisinin Marmara’da beklediği, demirleme sahalarındaki yoğunluk nedeniyle bazı gemilerin açıkta sürüklenerek beklemek zorunda kaldığı bildiriliyor.</p>

<p><strong>Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can</strong>, Karadeniz’deki güvenlik risklerinin yalnızca bölgedeki deniz taşımacılığını değil, Türkiye’nin lojistik zincirini ve ticaret akışını da etkilediğini belirtti.</p>

<p><strong>Marmara’daki demirleme sahalarında yoğunluk</strong></p>

<p>Mustafa Can, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Marmara Denizi’ndeki gemi beklemelerini artırdığını ifade ederek, Türkiye’nin gemi trafik kontrol altyapısının güçlü olmasına rağmen güvenlik kaynaklı belirsizliklerin deniz ticaretinde önemli aksamalara yol açtığını söyledi.</p>

<p>Can’ın verdiği bilgilere göre, normal şartlarda yaklaşık 72 saat içinde tamamlanan geliş ve kontrol süreçlerinin ardından gemilerin önemli bir bölümü, demirleme sahalarındaki yoğunluk nedeniyle Marmara açıklarında beklemek durumunda kalıyor.</p>

<p>Can, Ukrayna tarafından Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı gemilere yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen saldırıların, ticari taşımacılık açısından yeni güvenlik riskleri oluşturduğunu savundu.</p>

<p><strong>Türk sahipli gemiler de risk altında</strong></p>

<p>Karadeniz’de son dört ay içinde 206 geminin saldırılardan etkilendiğini, bunların yaklaşık 40’ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğunu ileri süren Can, bölgede faaliyet gösteren nehir-deniz tipi Türk gemilerinin de gelişmelerden olumsuz etkilendiğini belirtti.</p>

<p>Can, Karadeniz ticaretinde hizmet veren yaklaşık 150 nehir-deniz tipi Türk gemisinin bulunduğunu ve bu gemilerin mevcut güvenlik koşulları nedeniyle alternatif rotalara yönlendirilmesinin her zaman mümkün olmadığını ifade etti.</p>

<p>Krizin 3-4 ay daha devam etmesi halinde bu filonun önemli bir bölümünün ekonomik açıdan ciddi kayıplarla karşılaşabileceğini belirten Can, ticaret gemilerinin çatışmalar sırasında hedef haline gelmesinin uluslararası hukuk bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Tanker saldırıları çevre açısından risk taşıyor</strong></p>

<p>Karadeniz’de petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğraması ihtimalinin yalnızca deniz taşımacılığı açısından değil, çevre güvenliği bakımından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Can, olası bir tanker hasarında petrol sızıntısının Karadeniz’den Türk Boğazları sistemine ulaşabileceği konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p>Can, deniz taşımacılığındaki kesintilerin alternatif ve daha uzun güzergâhların kullanılmasını zorunlu hale getirebileceğini, bunun da lojistik ve navlun maliyetlerini artırabileceğini belirtti. Artan taşıma maliyetlerinin nihai ürün fiyatlarına yansımasının ise enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Boğaz trafiğinde düşüş iddiası</strong></p>

<p>Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi trafiğini de etkilediğini belirten Can, daha önce günlük ortalama 200 seviyesinde olduğunu ifade ettiği gemi geçişlerinin bazı dönemlerde 30-40 gemi seviyesine kadar gerilediğini öne sürdü.</p>

<p>Can, gemi trafiğindeki olası düşüşün Türkiye’nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirler üzerinde de etkili olabileceğini belirterek, kriz nedeniyle yıllık gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine gerileyebileceğini tahmin etti.</p>

<p>Söz konusu rakamların sektör temsilcisinin değerlendirmeleri olduğu, resmi trafik ve gelir verilerinin ilgili kamu kurumlarınca açıklanması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>“Yeni bir Ticaret Koridoru kurulmalı”</strong></p>

<p>Karadeniz’de deniz ticaretinin yeniden güvenli ve öngörülebilir şekilde sürdürülebilmesi için diplomatik ve sektörel girişimlerin artırılması gerektiğini belirten Mustafa Can, Türkiye öncülüğünde geçmişte hayata geçirilen Tahıl Koridoru modeline benzer yeni bir “Ticaret Koridoru” oluşturulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Can, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının konuyla ilgilendiğini belirterek, İstanbul Ticaret Odasının da sürece daha aktif katkı sağlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeni bir ticaret koridorunun oluşturulmasının; Marmara Denizi’ndeki gemi beklemelerinin azaltılması, ticari gemilerin güvenliğinin güçlendirilmesi ve Karadeniz’deki ticaret akışının yeniden düzenlenmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Can, sektörün öngörülebilir bir güvenlik ortamına ihtiyaç duyduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik risklerinin devam etmesi, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’ni yalnızca bir geçiş güzergâhı olmaktan çıkararak bölgesel deniz ticaretindeki belirsizliklerin doğrudan yansıdığı kritik bir bekleme alanına dönüştürüyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-24635</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi</h1>
                        <h2>Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi: “Savaşın Tarafı Değiliz, Türk Bayrağının Tarafıyız”</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/kaptan-mustafa-candan-lionfish-tepkisi-1789301712.webp">
                        <figcaption>Kaptan Mustafa Can’dan LIONFISH Tepkisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Karadeniz’de Türk bayraklı LIONFISH adlı ticaret gemisine yönelik saldırı iddiası, denizcilik camiasında güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kaptan Mustafa Can, olayın Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğinin teyit edilmesi halinde bunun “yanlış hedef” gerekçesiyle geçiştirilemeyeceğini belirterek, Türk ticaret gemilerinin güvenliği için somut güvence çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Karadeniz’de devam eden savaşın sivil deniz ticareti ve ticaret gemilerinin güvenliği üzerindeki etkileri sürerken, Türk bayraklı LIONFISH gemisine yönelik saldırı iddiasına Kaptan Mustafa Can’dan sert tepki geldi.</p>

<p>Can, LIONFISH’in bir savaş gemisi veya askerî hedef olmadığını,&nbsp;<strong>Ambarlı’dan Novorossiysk’e ticari sefer gerçekleştiren sivil bir Türk ticaret gemisi&nbsp;</strong>olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Rusya’ya gidiyor olması gemiyi askerî hedef haline getirmez”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, bir ticaret gemisinin Rusya’ya sefer yapmasının tek başına gemiyi askerî hedef haline getirmeyeceğini belirterek, sivil deniz ticareti ile askerî hedefler arasındaki ayrımın korunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Can açıklamasında, LIONFISH’e yönelik saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğinin teyit edilmesi durumunda olayın “yanlış hedef” ya da “savaşın olağan sonucu” şeklinde değerlendirilerek kapatılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>“Mesele yalnızca bir gemi değil”</strong></p>

<p>Yaşanan olayın yalnızca LIONFISH’in güvenliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Can, konunun Türk denizcilerinin can güvenliği, Türk bayrağının itibarı ve Karadeniz’de ticari seyrüseferin güvenliği açısından ele alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Can, Rusya’nın sivil gemilere yönelik saldırılarına karşı çıkıldığı gibi, Ukrayna tarafından gerçekleştirildiği teyit edilen saldırılara da aynı kararlılıkla tepki gösterilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“Savaşın tarafı değiliz, Türk bayrağının tarafıyız”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>“Biz bu savaşın tarafı değiliz. Ama Türk bayrağının tarafıyız.”</strong></p>

<p>Can, Ukrayna makamlarından olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını, saldırının kim tarafından ve hangi gerekçeyle gerçekleştirildiğinin ortaya konulmasını istedi.</p>

<p>Türk bayraklı sivil ticaret gemilerinin hedef alınmayacağına ilişkin&nbsp;<strong>açık ve somut güvence&nbsp;</strong>verilmesi gerektiğini belirten Can, Karadeniz’in kontrolsüz bir savaş alanına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Türk denizcisi sahipsiz değildir”</strong></p>

<p>Kaptan Mustafa Can, açıklamasının sonunda Türk denizcilerinin ve ticaret filosunun korunması gerektiğine dikkat çekerek şu mesajı verdi:</p>

<p><strong>“Türk denizcisi sahipsiz değildir. Türk ticaret filosu hiçbir ülkenin hedef tahtası değildir. Türk bayrağına dokunmayın!”</strong></p>

<p>Can ayrıca Türkiye’nin dostluk ilişkilerinin önemine işaret ederken,&nbsp;<strong>Türk bayrağının itibarı ile Türk denizcisinin can güvenliğinin pazarlık konusu yapılamayacağını&nbsp;</strong>ifade etti.</p>

<p>Öte yandan, LIONFISH’e yönelik saldırının sorumluluğuna ilişkin iddiaların yetkili makamlar tarafından teyit edilmesi bekleniyor. Olayın kesin niteliği ve saldırının sorumlusu konusunda yapılacak resmî açıklamalar, deniz ticaretinin güvenliği açısından önem taşıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-24634</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı</h1>
                        <h2>Odessa Açıklarında TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı: 2 Azerbaycanlı Denizci Hayatını Kaybetti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/tedyye-pes-pese-iha-saldirisi-1789061639.webp">
                        <figcaption>TEDY’ye Peş Peşe İHA Saldırısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Ukrayna’nın Odessa Limanı açıklarında, Türk ve Azerbaycan vatandaşlarının da bulunduğu Somali bayraklı TEDY isimli çok amaçlı offshore destek gemisi peş peşe İHA saldırılarının hedefi oldu. Saldırılarda 2 Azerbaycanlı denizci hayatını kaybederken, 2 denizci yaralandı.</strong></p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Ukrayna’nın Odessa Limanı açıklarında, aralarında 3 Türk ve 4 Azerbaycan vatandaşının bulunduğu <strong>Somali&nbsp;</strong> <strong>bayraklı&nbsp;</strong> TEDY isimli çok amaçlı offshore destek gemisi, 9 Eylül’de peş peşe İHA saldırılarına maruz kaldı.</p>

<p><strong>İlk saldırının ardından iki saldırı daha</strong></p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre,&nbsp;<strong>Mert Marine Corporation’a ait TEDY,&nbsp;</strong>Odessa Limanı yakınlarında seyir halindeyken İHA saldırısına uğradı.</p>

<p>İlk saldırıda hasar gören gemi, daha sonra Romanya’nın Köstence Limanı’na doğru ilerlediği sırada iki ayrı İHA saldırısının daha hedefi oldu.</p>

<p>Peş peşe gerçekleştirilen saldırılar sonucunda gemide bulunan Azerbaycan vatandaşı denizcilerden&nbsp;<strong>Aslan Aliyev ve Asim Gasimov hayatını kaybetti. İmran Novruzov ve Rauf Aliyev&nbsp;</strong>ise yaralandı.</p>

<p>Yaralı denizcilerin, Ukrayna’nın Çornomorsk kentindeki bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi.</p>

<p><strong>Mürettebatın 10 kişiden oluştuğu belirtildi</strong></p>

<p><strong>IMO 9059200&nbsp;</strong>numaralı TEDY’de toplam 10 kişilik mürettebat bulunduğu belirtildi. Mürettebatın 4’ünün Azerbaycan, 3’ünün Türkiye, 2’sinin Almanya ve 1’inin Ukrayna vatandaşı olduğu açıklandı.</p>

<p>Geminin saldırılarda ne ölçüde hasar aldığına ilişkin ayrıntılı teknik bilgi ise henüz paylaşılmadı.</p>

<p><strong>Azerbaycan’dan güvenlik uyarısı</strong></p>

<p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, yaralı denizcilerin tedavilerinin tamamlanmasının ardından ülkelerine gönderilmeleri için diplomatik ve konsolosluk çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Bakanlık ayrıca bölgede devam eden askeri faaliyetler nedeniyle Azerbaycan vatandaşlarına, savaşın sürdüğü ve güvenlik durumunun istikrarsız olduğu bölgelerde çalışmamaları yönündeki uyarısını yineledi.</p>

<p><strong>Saldırının faili açıklanmadı</strong></p>

<p>Olayla ilgili bazı yabancı kaynaklarda saldırının sorumluluğuna ilişkin farklı değerlendirmeler yer alsa da&nbsp;<strong>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında saldırının faili belirtilmedi.</strong></p>

<p>Bu nedenle saldırının kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak için resmi soruşturma ve ilgili makamların açıklamalarının beklenmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>TEDY’nin teknik özellikleri</strong></p>

<p>TEDY, IMO 9059200 numarasını taşıyan Somali bayraklı bir gemi. Gemi takip kayıtlarında Offshore Tug/Supply Ship kategorisinde yer alan TEDY’nin yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde olduğu görülüyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/IMG_20260910_203037.jpg" style="height:800px; width:584px" /></p>

<p>Gemi, saldırı öncesinde Yalova’dan hareket ederek Tuzla yönünde seyir yaparken takip kayıtlarına yansımıştı. Son olayda ise Odessa açıklarında saldırıya uğramasının ardından Köstence yönünde ilerlediği bildirildi.</p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilerin ve denizcilerin güvenliği açısından dikkat çeken saldırı, bölgedeki İHA tehdidinin ticari deniz taşımacılığı üzerindeki risklerini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-24633</link>
            <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Nükleer Konteyner Gemisi İçin “Pink Corridor”</h1>
                        <h2>Maersk, Lloyd’s Register ve ABD-İngiltere limanları, nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin transatlantik rotada işletilmesini değerlendirmek üzere “Pink Corridor” projesini başlattı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/nukleer-konteyner-gemisi-icin-pink-corridor-1789055489.webp">
                        <figcaption>Nükleer Konteyner Gemisi İçin “Pink Corridor”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Lloyd’s Register, A.P. Moller – Maersk ile ABD ve İngiltere’deki Charleston ve Felixstowe limanlarının iş birliğinde başlatılan “Pink Corridor” projesi, gelecekte nükleer enerjiyle çalışan bir konteyner gemisinin ABD-İngiltere arasındaki transatlantik ticaret rotasında işletilmesinin uygulanabilirliğini araştıracak.</strong></p>

<p>Deniz taşımacılığında karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt ve enerji teknolojilerine yönelik çalışmalar hız kazanırken, sektör bu kez nükleer enerjinin ticari konteyner taşımacılığında kullanımını değerlendirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Lloyd’s Register, A.P. Moller – Maersk, ABD’nin Port of Charleston ve İngiltere’nin Port of Felixstowe işletmecileri tarafından başlatılan “Pink Corridor” projesi, gelecekte nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin transatlantik bir ticaret koridorunda güvenli ve ticari olarak işletilip işletilemeyeceğini inceleyecek.</p>

<p><strong>İlk aşamada gemi inşa edilmeyecek</strong></p>

<p>Projenin ilk aşamasında herhangi bir nükleer konteyner gemisinin inşası söz konusu olmayacak. Çalışmanın önceliğini, böyle bir geminin teknik, operasyonel, hukuki ve düzenleyici açıdan uygulanabilirliğini ortaya koyacak kavramsal bir model oluşturulması oluşturacak.</p>

<p>Bu kapsamda nükleer tahrikli bir konteyner gemisinin ABD ve İngiltere limanlarına kabul edilmesi, güvenli şekilde işletilmesi ve ticari faaliyet yürütmesi için gerekli koşullar değerlendirilecek.</p>

<p><strong>Nükleer ve fiziksel güvenlik masada</strong></p>

<p>Pink Corridor çalışmasının önemli başlıkları arasında nükleer güvenlik, fiziksel güvenlik ve siber güvenlik yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanında olası acil durumlara müdahale, liman operasyonları, sigorta ve sorumluluk mekanizmaları ile nükleer ve denizcilik mevzuatının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi de araştırılacak.</p>

<p>Özellikle iki ülkenin farklı denizcilik ve nükleer düzenleme sistemleri arasında nasıl bir koordinasyon sağlanabileceği, projenin kritik çalışma alanlarından biri olacak.</p>

<p><strong>Maersk’in nükleer enerji araştırmaları sürüyor</strong></p>

<p>Pink Corridor, Lloyd’s Register’ın nükleer teknolojilerin ticari denizcilikte kullanımına yönelik daha önce yürüttüğü çalışmaların devamı niteliğinde bulunuyor.</p>

<p>Lloyd’s Register ve CORE POWER tarafından geliştirilen araştırmalar, yeni nesil nükleer teknolojilerin ticari gemilerde kullanılabilmesi için teknik ve düzenleyici gereklilikleri ele alıyor.</p>

<p>Maersk de 2024 yılında bu çalışmalara katılarak konteyner gemilerinde nükleer enerji üretim sistemlerinin teknik ve düzenleyici gerekliliklerini incelemeye başlamıştı.</p>

<p><strong>Sonuçlar ikinci aşamanın önünü açacak</strong></p>

<p>Pink Corridor’un ilk fazında elde edilecek sonuçlar, projenin daha ileri bir aşamaya taşınıp taşınmayacağını belirleyecek.</p>

<p>İkinci aşamaya geçilmesi halinde gemi konseptinin daha ayrıntılı biçimde geliştirilmesi, lisanslama, mevzuat, liman altyapısı, operasyonel prosedürler ve güvenlik gerekliliklerinin daha kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Bu yönüyle proje yalnızca belirli bir transatlantik rota için fizibilite çalışması olmanın ötesinde, gelecekte ticari nükleer gemilerin farklı ülkelerde faaliyet göstermesine yönelik düzenleyici bir model oluşturma potansiyeli taşıyor.</p>

<p><strong>Ticari denizcilikte nükleer enerji yeniden gündemde</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün 2050 net sıfır emisyon hedeflerine yönelik çözüm arayışları, nükleer enerjiyi yeniden ticari deniz taşımacılığının gündemine taşıyor.</p>

<p>Özellikle uzun mesafeli sefer yapan, yüksek enerji ihtiyacına sahip büyük gemiler açısından nükleer tahrik; yüksek enerji yoğunluğu ve uzun süreli operasyon potansiyeli nedeniyle araştırılıyor.</p>

<p>Ancak teknolojinin ticari filoya uygulanmasında güvenlik, lisanslama, liman kabul prosedürleri, sigorta, mürettebat eğitimi, kamuoyu kabulü ve uluslararası mevzuat gibi çok sayıda konu henüz çözülmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Pink Corridor projesi, nükleer enerjinin ticari denizcilikte teorik bir seçenek olmaktan çıkarak gerçek bir operasyonel ve düzenleyici çerçevede test edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-24632</link>
            <category>Limanlar</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Marmara’ya 465 Milyon Dolarlık Çevre Yatırımı</h1>
                        <h2>Türkiye ve AIIB, Marmara Denizi’nin korunması ve müsilajla mücadele kapsamında yaklaşık 400 milyon avroluk çevre finansmanı için anlaşma imzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmaraya-465-milyon-dolarlik-cevre-yatirimi-1789054682.webp">
                        <figcaption>Marmara’ya 465 Milyon Dolarlık Çevre Yatırımı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye, Marmara Denizi’nin çevresel durumunun iyileştirilmesi ve bölgedeki atık su altyapısının güçlendirilmesi amacıyla Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile yaklaşık 400 milyon avroluk finansman paketi için iş birliği anlaşması imzaladı. İlk aşamada ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi ve kapasite artışı hedefleniyor.</strong></p>

<p>Türkiye, Marmara Denizi’nin karşı karşıya olduğu çevresel baskıların azaltılması için uluslararası finansman kaynaklarını devreye alıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, 4 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p><strong>İlk aşamada 400 milyon avroluk finansman</strong></p>

<p>İş birliğinin ilk aşamasında yaklaşık 400 milyon avro, yani 465 milyon dolar büyüklüğünde bir finansman paketinin hayata geçirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Finansmanın öncelikli olarak Marmara Bölgesi’ndeki ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinin geliştirilmesi, mevcut tesislerin kapasitesinin artırılması ve arıtma altyapısının modernize edilmesi için kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Bakan Murat Kurum, söz konusu yatırımın Marmara Denizi’nin temizlenmesine ve deniz salyası olarak bilinen müsilajla mücadeleye önemli katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Anlaşmanın ilerleyen aşamalarına ilişkin toplam finansman miktarı ve ayrıntılı yatırım takviminin ise daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Hedef, denize ulaşan atık su yükünü azaltmak</strong></p>

<p>Marmara Denizi için planlanan yatırımın temel hedeflerinden biri, arıtılmadan veya yetersiz arıtılarak deniz ortamına ulaşan atıksu ve besin maddesi yükünün azaltılması olacak.</p>

<p>İleri biyolojik arıtma sistemleri, özellikle azot ve fosfor gibi besin maddelerinin atık sudan daha etkin şekilde uzaklaştırılmasına imkân sağlıyor. Bu nedenle yatırımların yalnızca deniz yüzeyinde ortaya çıkan müsilajın temizlenmesine değil, müsilaj oluşumuna katkıda bulunan çevresel baskıların azaltılmasına odaklanması bekleniyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, Marmara Denizi’nin uzun vadeli ekolojik dayanıklılığının artırılması açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Marmara Denizi için kritik yatırım</strong></p>

<p>Marmara Denizi, Karadeniz ile Ege Denizi arasındaki deniz ulaşımının merkezinde yer alırken, çevresindeki yoğun nüfus, sanayi tesisleri, limanlar ve ticari faaliyetler nedeniyle yüksek çevresel baskıyla karşı karşıya bulunuyor.</p>

<p>İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinden uluslararası deniz ticaretinin önemli güzergâhlarını birbirine bağlayan Marmara, aynı zamanda balıkçılık, liman faaliyetleri, deniz taşımacılığı ve kıyı ekonomisi açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>2021 yılında Marmara Denizi’nin geniş bölümünü etkileyen yoğun müsilaj oluşumu, deniz ekosisteminin korunmasına yönelik altyapı yatırımlarının önemini bir kez daha gündeme getirmişti.</p>

<p><strong>AIIB’den Türkiye’ye altyapı ve iklim finansmanı</strong></p>

<p>Merkezi Pekin’de bulunan Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), 2016 yılında faaliyetlerine başlayan çok taraflı bir kalkınma bankası olarak altyapı, sürdürülebilirlik ve iklim odaklı projeleri finanse ediyor.</p>

<p>AIIB, Türkiye’de daha önce ulaşım, enerji, kentsel altyapı ve çevre alanlarında çeşitli projelere finansman sağladı. Bankanın Türkiye’deki çalışmalarında atıkların enerjiye dönüştürülmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum gibi başlıklar da öne çıkıyor.</p>

<p>Nisan 2026’da AIIB, Türkiye’nin su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarını desteklemek amacıyla 500 milyon dolarlık kredi anlaşmasına imza atmıştı.</p>

<p>Yeni finansman paketiyle birlikte Türkiye, Marmara Denizi’nin korunması, atık su altyapısının geliştirilmesi ve deniz ekosisteminin üzerindeki baskının azaltılması konusunda uluslararası finansman kaynaklarını daha etkin kullanmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Yaklaşık 400 milyon avroluk paket, Marmara Denizi’nin temizlenmesinin yanı sıra bölgedeki atık su yönetiminin güçlendirilmesi açısından da uzun vadeli bir çevre yatırımı olarak öne çıkıyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-24631</link>
            <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 06:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Star Clippers, 2027’de Türkiye Rotasını Genişletiyor</h1>
                        <h2>Star Clippers, 2027 sezonunda Star Flyer ile İstanbul-Antalya arasında 10 ve 11 gecelik seferler düzenleyerek Türkiye kıyılarındaki kruvaziyer programını genişletiyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/star-clippers-2027de-turkiye-rotasini-genisletiyor-1789053645.webp">
                        <figcaption>Star Clippers, 2027’de Türkiye Rotasını Genişletiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Star Clippers, 2027 kruvaziyer programında Doğu Akdeniz ve Türkiye kıyılarına ağırlık vererek İstanbul-Antalya arasında 10 ve 11 gecelik yeni seferler planlıyor.</strong></p>

<p>Küçük kapasiteli yelkenli kruvaziyerleriyle öne çıkan Star Clippers, 2027 sezonunda Türkiye Rivierası ve Doğu Akdeniz’deki operasyonlarını genişletmeye hazırlanıyor. Şirketin programının merkezinde, dört direkli yelkenli gemisi Star Flyer ile gerçekleştirilecek İstanbul-Antalya ve Antalya-İstanbul arasındaki seferler yer alacak.</p>

<p><strong>Türkiye’nin küçük limanlarına yelken açacak</strong></p>

<p>166 yolcu kapasiteli Star Flyer, büyük kruvaziyer gemilerinin erişemediği daha küçük liman ve koylara ulaşabilmesiyle programın önemli avantajlarından birini oluşturuyor.</p>

<p>İstanbul ile Antalya arasındaki 11 gecelik rotalarda Çeşme, Datça, Fethiye, Kaş, Kekova, Dikili, Bozcaada ve Dalyan çevresi gibi Türkiye'nin farklı kıyı destinasyonları programa dahil edilecek. Bazı seferlerde Yunan adalarına da uğrak yapılacak.</p>

<p>Programda büyük kruvaziyer gemilerinin standart rotalarından farklı olarak tarihi kentler, arkeolojik alanlar, küçük limanlar ve doğal koylar öne çıkarılacak.</p>

<p><strong>Yelkenli kruvaziyer deneyimi</strong></p>

<p>Star Clippers’ın filosundaki Star Flyer, geleneksel yelkenli gemi konseptini modern kruvaziyer hizmetleriyle birleştiriyor. Uygun hava ve deniz koşullarında geminin yelkenlerinden yararlanılması, motor kullanımının azaltılmasına ve klasik yelkenli seyir deneyiminin yaşatılmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>Küçük yolcu kapasitesi sayesinde gemi, büyük kruvaziyer gemilerinden farklı olarak daha sakin ve butik bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>İstanbul-Antalya rotası 3 bin 740 dolardan başlıyor</strong></p>

<p>2027 programında İstanbul-Antalya arasındaki 11 günlük seferlerin kişi başı başlangıç fiyatı 3.740 dolar olarak açıklanırken, Antalya-İstanbul yönündeki 10 günlük kruvaziyerler 3.350 dolardan başlıyor.</p>

<p>Ege Denizi'ndeki yedi günlük bazı seferlerin fiyatları ise yaklaşık 2.500 dolar seviyesinden başlıyor.</p>

<p><strong>Türkiye kruvaziyer turizminde farklı bir segment</strong></p>

<p>Star Clippers’ın Türkiye programını genişletmesi, ülkenin kruvaziyer turizmindeki destinasyon çeşitliliğinin yanı sıra küçük kapasiteli gemiler için sahip olduğu potansiyele de dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki küçük limanlar, tarihi yerleşimler ve korunaklı koylar, büyük kruvaziyer gemilerinden farklı bir seyahat deneyimi arayan yolcular için alternatif oluşturuyor.</p>

<p>Star Clippers, yelkenli gemi konseptiyle geleneksel denizcilik deneyimini butik kruvaziyer hizmetleriyle birleştirerek Türkiye kıyılarındaki operasyonlarını 2027 sezonunda daha geniş bir coğrafyaya taşımayı hedefliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-24630</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 05:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Uzay Lojistiğine Hibrit RoRo Geliyor</h1>
                        <h2>Compagnie Maritime Nantaise, Avrupa uzay sektörüne hizmet verecek hibrit tahrikli yeni RoRo gemisi sipariş etti. Çin’de inşa edilecek geminin 2030’da hizmete girmesi planlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/uzay-lojistigine-hibrit-roro-geliyor-1789026578.webp">
                        <figcaption>Uzay Lojistiğine Hibrit RoRo Geliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Fransız armatör Compagnie Maritime Nantaise, uzay sektörüne yönelik yük taşımacılığında kullanılmak üzere hibrit tahrik sistemli yeni bir RoRo gemisi sipariş etti. Geminin 2030 yılında hizmete girmesi planlanıyor.</strong></p>

<p>Fransa merkezli armatörlük şirketi Compagnie Maritime Nantaise, Avrupa uzay endüstrisinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni bir RoRo gemisinin inşası için sipariş verdiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni gemi, geleneksel mekanik tahrik sistemi ile rüzgâr destekli sevk teknolojisini bir araya getiren hibrit bir tasarıma sahip olacak. Geminin özellikle uzay endüstrisine yönelik ekipman ve yüklerin deniz yoluyla taşınmasında kullanılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Avrupa uzay sektörüne özel lojistik kapasite</strong></p>

<p>Şirkete göre yeni gemi, Compagnie Maritime Nantaise’in taşıma kapasitesini güçlendirirken Avrupa uzay sektörünün büyümesine yönelik lojistik desteği de artıracak.</p>

<p>Proje, armatörün İtalyan uzay ve havacılık şirketi Avio ile uzun süredir devam eden iş birliği kapsamında da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Geminin tasarımı, denizcilik sektöründeki çalışmalarıyla bilinen Knud E. Hansen ile VPLP Design tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>İnşa Çin’de, teslimat 2030’da</strong></p>

<p>Yeni RoRo gemisinin inşası Çin’deki Guangzhou Shipyard International (GSI) tersanesinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Geminin 2030 yılında teslim edilerek hizmete girmesi bekleniyor. Hibrit tahrik mimarisinde mekanik sevkin yanı sıra rüzgâr destekli propulsion sisteminden yararlanılması, geminin operasyonel verimlilik ve emisyon performansının geliştirilmesini hedefliyor.</p>

<p><strong>“Güvenlik ve lojistik esnekliği artıracak”</strong></p>

<p>Sogestran Group Denizcilik Bölümü Başkanı Marc-Antoine Girardet, yeni geminin Avrupa uzay endüstrisine yönelik faaliyetlerinin geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Girardet, geminin müşterilerin güvenlik, güvenilirlik ve lojistik esneklik konusundaki artan ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandığını ifade etti.</p>

<p>Sipariş sözleşmesinin Sogestran Group, Compagnie Maritime Nantaise ve Avio bünyesinde birkaç yıl boyunca yürütülen farklı ekiplerin ortak çalışmalarının sonucu olduğunu belirten Girardet, projeye katkı sağlayan tüm çalışanlara teşekkür etti.</p>

<p>Yeni RoRo gemisi, deniz taşımacılığı ile uzay sektörünün tedarik zincirini bir araya getirirken, rüzgâr destekli sevk teknolojisinin ticari yük taşımacılığındaki kullanım alanlarının genişlemesi açısından da dikkat çekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-24629</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 04:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DNV: LNG Bunker Filosu 2030’a Kadar İkiye Katlanabilir</h1>
                        <h2>DNV, LNG yakıtlı gemilerdeki büyümenin bunker altyapısını zorlayacağını açıkladı. Küresel LNG bunker filosunun 2030’a kadar 165-208 gemiye ulaşması gerekebilir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dnv-lng-bunker-filosu-2030a-kadar-ikiye-katlanabilir-1789026017.webp">
                        <figcaption>DNV: LNG Bunker Filosu 2030’a Kadar İkiye Katlanabilir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>DNV’nin yeni raporuna göre, LNG ile çalışan gemilerin sayısındaki hızlı artış, yakıt ikmal altyapısına olan talebi de artırıyor. Küresel LNG bunker gemisi filosunun 2030’a kadar 165-208 gemiye ulaşması gerekebilir.</strong></p>

<p>Norveç merkezli bağımsız klas kuruluşu DNV, LNG yakıtlı gemilerin hızla artan talebinin küresel bunker altyapısı üzerinde baskı oluşturduğunu açıkladı. DNV’nin yeni teknik raporuna göre, küresel LNG bunker gemisi filosunun 2030 yılına kadar mevcut seviyesinin iki katından fazla büyümesi gerekebilir.</p>

<p>DNV, yüzyılın bu on yılının sonuna kadar dünya genelinde 165 ila 208 LNG bunker gemisine ihtiyaç duyulabileceğini öngörüyor.</p>

<p><strong>LNG yakıt talebi altyapıyı zorluyor</strong></p>

<p>LNG ile çalışan gemilerin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte gemilere yakıt ikmali sağlayan bunker kapasitesine yönelik talep de hızla yükseliyor.</p>

<p>DNV’ye göre LNG bunker gemisi filosu düzenli şekilde büyüse de LNG yakıtlı gemilerden gelen talebin daha hızlı artması bekleniyor. Bu durum, bunker gemileri başta olmak üzere LNG yakıt ikmal ekosisteminin tamamı üzerinde giderek artan bir baskı yaratıyor.</p>

<p>Yeni yatırımların değer zincirinin farklı aşamalarında hızlandırılmaması halinde yakıt tedarik kapasitesi, denizcilikte LNG kullanımının daha fazla yaygınlaşmasının önündeki kısıtlardan biri haline gelebilir.</p>

<p><strong>Bunker gemileri stratejik altyapıya dönüşüyor</strong></p>

<p>DNV’nin “Gas bunker vessels: facilitating the transition to alternative fuels” başlıklı teknik raporu, gaz bunker gemilerinin yalnızca özel amaçlı yakıt ikmal araçları olmaktan çıkarak denizcilikte alternatif yakıtlara geçişi destekleyen kritik altyapı unsurlarına dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Raporda; pazar gelişmeleri, düzenleyici gereklilikler, gemi tasarım kriterleri, gaz bunker gemilerinin teknik özellikleri ve operasyonel uygulamalar inceleniyor.</p>

<p>Çalışmada ayrıca mevcut LNG talebinin karşılanmasının yanı sıra gelecekte alternatif yakıtların kullanımının yaygınlaştırılmasında gaz bunker gemilerinin üstleneceği rol ele alınıyor.</p>

<p><strong>Küçük LNG gemileri bunker filosuna dönüştürülebilir</strong></p>

<p>DNV, pazarın daha hızlı gelişmesi için uygun özelliklere sahip küçük ölçekli LNG taşıyıcılarının bunker gemilerine dönüştürülmesinin fırsat yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bunkering operasyonlarının daha sık ve daha geniş coğrafyalarda gerçekleştirilmesiyle birlikte operasyonel hazırlık, sistematik güvenlik yönetimi ve personel yetkinliğinin geliştirilmesinin de önem kazanacağı belirtiliyor.</p>

<p>DNV Maritime CEO’su Cristina Saenz de Santa Maria, denizcilikte yakıt dönüşümünün yalnızca gemiler ve yakıt tercihlerinden ibaret olmadığını belirterek, alternatif yakıtların güvenli ve büyük ölçekte kullanılabilmesi için gerekli altyapı, tedarik zinciri ve operasyonel kabiliyetlerin de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Saenz de Santa Maria, yakıt seçeneklerinin çeşitlenmeye devam ettiği bir ortamda esnek, güvenilir ve geleceğe hazır bunkering altyapısına yatırım yapılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>DNV’nin öngörüsü, LNG yakıtlı filo büyürken bunker gemileri ve yakıt ikmal altyapısının da denizcilikteki enerji dönüşümünün temel bileşenlerinden biri haline geleceğine işaret ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-24628</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 03:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eni’den Kıbrıs Açıklarında 750 Milyon Dolarlık Dev Proje</h1>
                        <h2>Eni Cyprus, Cronos gaz sahasının offshore geliştirilmesi için McDermott’a 500-750 milyon dolar değerinde subsea sözleşmesi verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/eniden-kibris-aciklarinda-750-milyon-dolarlik-dev-proje-1789024930.webp">
                        <figcaption>Eni’den Kıbrıs Açıklarında 750 Milyon Dolarlık Dev Proje</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Eni Cyprus Limited, Kıbrıs açıklarındaki Cronos gaz sahasının geliştirilmesi için McDermott’a 500 milyon ila 750 milyon dolar değerinde subsea sözleşmesi verdi. Anlaşma, McDermott’un Eni ile gerçekleştireceği ilk subsea projesi olmasıyla da dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Houston merkezli enerji mühendisliği ve inşaat çözümleri şirketi McDermott, Eni Cyprus Limited tarafından Kıbrıs açıklarında geliştirilen Cronos gaz sahası projesi kapsamında önemli bir subsea sözleşmeye layık görüldü.</p>

<p>McDermott’un açıklamasına göre sözleşmenin toplam değeri 500 milyon ile 750 milyon dolar arasında bulunuyor. Anlaşma, şirketin Doğu Akdeniz’deki varlığını genişletirken Eni ile gerçekleştireceği ilk subsea proje olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p><strong>Proje yönetimi ve mühendislik hizmetleri</strong></p>

<p>Sözleşme kapsamında McDermott; Cronos gaz sahasının geliştirilmesi için proje yönetimi, mühendislik, tedarik ve kurulum destek hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Projenin yürütülmesinde McDermott’un Subsea ve Floating Facilities ekibi görev alacak. Çalışmalar; Houston, Perth, Londra ve Kuala Lumpur merkezlerindeki uzmanlık ve kaynakların yanı sıra şirketin deniz inşaat filosunun desteğiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Doğu Akdeniz’de yeni adım</strong></p>

<p>McDermott Subsea ve Floating Facilities Kıdemli Başkan Yardımcısı Mahesh Swaminathan, sözleşmenin şirketin entegre subsea mühendislik, tedarik, inşaat ve kurulum kabiliyetlerini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Swaminathan, McDermott’un teknik uzmanlığının yanı sıra derin su operasyonlarında kullanılan Amazon adlı özel denizcilik varlığının projeye değer katacağını ifade etti.</p>

<p>Şirketin küresel uygulama ekiplerinin güvenilir yerel ortaklıklarla birlikte Cronos gaz sahasının geliştirilmesine güvenli ve verimli şekilde katkı sağlayacağını belirten Swaminathan, projenin McDermott’un Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinin genişletilmesi açısından da önemli bir adım olduğunu vurguladı.</p>

<p>Cronos projesiyle birlikte Kıbrıs açıklarındaki offshore doğal gaz faaliyetlerinde subsea mühendislik, kurulum ve deniz inşaatı hizmetlerine yönelik önemli bir iş hacminin oluşması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-24627</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 02:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yara’dan Karbon Yakalamada Avrupa Hamlesi</h1>
                        <h2>Yara’nın Hollanda’daki Sluiskil tesisinde Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisi açıldı. Yılda 800 bin ton CO₂ yakalanarak gemilerle Norveç’e taşınacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/yaradan-karbon-yakalamada-avrupa-hamlesi-1789024382.webp">
                        <figcaption>Yara’dan Karbon Yakalamada Avrupa Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisi, Hollanda’nın Sluiskil kentindeki Yara tesisinde resmen hizmete girdi. Proje, CO₂’nin yakalanması, gemilerle taşınması ve Norveç’te deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanmasını kapsayan ilk tam sınır ötesi değer zincirini oluşturuyor.</strong></p>

<p>Avrupa’nın sanayide karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik önemli projelerinden biri Hollanda’da devreye alındı. Gübre ve amonyak üreticisi Yara, Sluiskil’deki tesisinde Avrupa’nın en büyük endüstriyel karbon yakalama tesisinin resmi açılışını gerçekleştirdi.</p>

<p>Açılış törenine Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Hollanda Başbakanı Rob Jetten, Avrupa Komisyonu İklim, Net Sıfır ve Temiz Büyümeden Sorumlu Üyesi Wopke Hoekstra ile Yara International Başkanı ve CEO’su Svein Tore Holsether katıldı.</p>

<p><strong>Yılda 800 bin ton CO₂ yakalanacak</strong></p>

<p>Avrupa’nın en büyük amonyak ve gübre üretim tesislerinden biri olan Yara Sluiskil’deki yeni sistem, amonyak üretiminden kaynaklanan yıllık 800 bin tona kadar CO₂’yi yakalayıp sıvılaştırabilecek.</p>

<p>Yakalanan CO₂, gemilerle Norveç’e taşınacak ve burada Northern Lights tarafından deniz tabanının altında kalıcı olarak depolanacak. Böylece proje; karbonun kaynağında yakalanmasından deniz yoluyla taşınmasına ve jeolojik depolamasına kadar uzanan entegre bir CCS (Karbon Yakalama ve Depolama) zinciri oluşturuyor.</p>

<p><strong>15 yılda 12 milyon ton CO₂ depolanabilir</strong></p>

<p>Projenin gerekli politika ve ekonomik koşulların sağlanması halinde önümüzdeki 15 yılda yaklaşık 12 milyon ton CO₂’nin yakalanıp depolanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yara’ya göre proje, Avrupa’nın iklim hedeflerinin yanı sıra enerji yoğun sektörlerin dönüşümüne de önemli katkı sunacak. Yakalanan emisyon hacimleri için karbon maliyetlerinin önlenmesi de tesisin ekonomik boyutunu güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Yara International Başkanı ve CEO’su Svein Tore Holsether, projenin Avrupa sanayisinin büyük ölçekli karbonsuzlaşmayı bugün gerçekleştirebileceğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Holsether, küresel rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde Avrupa’nın emisyonlarını azaltırken sanayisini, istihdamını ve kritik tedarik zincirlerini kıta içinde koruyabilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>CO₂ gemilerle Norveç’e taşınacak</strong></p>

<p>Northern Lights Genel Müdürü Tim Heijn ise projenin Avrupa’nın karbon yönetimi pazarı açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Heijn, Yara ile operasyonların başlatılmasından ve 2023 yılında imzalanan anlaşmanın uygulamaya geçmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, CO₂’nin sınır ötesi taşınması ve kalıcı olarak depolanmasının Avrupa sanayisi için uygulanabilir bir çözüm olduğunu ortaya koyduklarını söyledi.</p>

<p>Sluiskil-Norveç hattı, karbon yakalama teknolojisinin deniz taşımacılığı ve kalıcı depolama altyapısıyla birleştirilmesi açısından da dikkat çekiyor. Projenin, Avrupa’da sınır ötesi CO₂ taşımacılığı ve depolamasına yönelik altyapının gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-24626</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 01:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AMC’den İki Yeni Okyanus Römorkörü</h1>
                        <h2>American Marine Corporation, Glosten tasarımı iki yeni 122 feetlik okyanus römorkörü sipariş etti. 85 tonun üzerinde baba çekme gücüne sahip olacak gemilerin ilki 2028’de teslim edilecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/amcden-iki-yeni-okyanus-romorkoru-1789023629.webp">
                        <figcaption>AMC’den İki Yeni Okyanus Römorkörü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>American Marine Corporation (AMC), Glosten tasarımı iki yeni 122 feet uzunluğunda okyanus tipi hat çekme römorkörünün inşası için harekete geçti. Gemiler, ABD’de giderek azalan özel amaçlı okyanus römorkörü filosuna önemli bir katkı sağlayacak.</strong></p>

<p>Seattle merkezli gemi tasarım şirketi Glosten, American Marine Corporation (AMC) tarafından iki yeni okyanus tipi hat çekme römorkörü için kapsamlı gemi tasarımı ve mühendislik paketini hazırlamak üzere görevlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Yeni römorkörler, Glosten’in mevcut CT-120 römorkör konsepti temel alınarak geliştirildi. Tasarım sürecinde AMC’nin onlarca yıllık operasyonel deneyiminden yararlanılırken, gemilerin zorlu offshore hizmetlerinde ihtiyaç duyulan menzil, çekiş gücü ve operasyonel güvenilirlik hedeflendi.</p>

<p><strong>85 tonun üzerinde baba çekme gücü</strong></p>

<p>Her biri 122 feet (yaklaşık 37 metre) uzunluğunda olacak römorkörlerin kullanılabilir yakıt kapasitesi 130 bin galon olarak planlanıyor.</p>

<p>Gemilerin 85 metrik tonun üzerinde baba çekme gücü (bollard pull) sunması bekleniyor. Bu kapasite, römorkörlerin uzun mesafeli ve zorlu deniz operasyonlarında yüksek çekiş performansı sağlamasına olanak verecek.</p>

<p>Glosten, yeni gemilerin ABD filosuna ekleneceği dönemin de dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Şirkete göre, özel olarak inşa edilen okyanus tipi hat çekme römorkörlerinin ABD’deki yeni inşa faaliyetleri son yıllarda giderek daha nadir hale geldi.</p>

<p><strong>AMC’nin 50 yıllık tarihinde ilk yeni inşa römorkörler</strong></p>

<p>Proje, American Marine Corporation’ın yaklaşık 50 yıllık tarihinde sipariş ettiği ilk yeni inşa römorkörler olması açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Gemilerin inşası, Washington eyaletindeki Vancouver tesisinde faaliyet gösteren New Pacific Industrial tarafından gerçekleştirilecek. Proje aynı zamanda New Pacific Industrial’ın Vancouver tesisindeki ilk gemi inşa programı olacak.</p>

<p>İlk römorkörün 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerle AMC, uzun mesafeli deniz taşımacılığı ve offshore hizmetlerindeki operasyonel kapasitesini artırırken, proje ABD’de okyanus tipi römorkör inşa kabiliyetinin yeniden güçlendirilmesi açısından da dikkat çekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-24625</link>
            <category>Lojistik</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 00:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Noble Corporation Blue Water Shipping’i Seçti</h1>
                        <h2>Blue Water Shipping Suriname, Noble Corporation ile üç yıllık lojistik sözleşme imzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/noble-corporation-blue-water-shippingi-secti-1789023019.webp">
                        <figcaption>Noble Corporation Blue Water Shipping’i Seçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Blue Water Shipping Suriname, offshore enerji sektöründeki faaliyetlerini güçlendirecek üç yıllık yeni bir lojistik hizmet sözleşmesi kapsamında Noble Corporation’a entegre lojistik çözümler sunacak.</strong></p>

<p>Danimarka merkezli Blue Water Shipping’in Surinam’daki iştiraki Blue Water Shipping Suriname, offshore enerji sektörünün önemli şirketlerinden Noble Corporation ile üç yıllık yeni bir lojistik hizmet sözleşmesine imza attığını açıkladı.</p>

<p>Sözleşme, Blue Water Shipping’in Surinam’daki offshore enerji operasyonlarında lojistik hizmet sağlayıcısı olarak konumunu daha da güçlendirmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Entegre lojistik hizmetleri sunulacak</strong></p>

<p>Anlaşma kapsamında Blue Water Shipping Suriname, Noble Corporation’ın operasyonlarını desteklemek amacıyla kapsamlı ve entegre lojistik hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Hizmetler arasında&nbsp;<strong>gümrük müşavirliği, sondaj platformunun kabul ve mobilizasyon süreçlerine destek, yurt içi kara taşımacılığı, lojistik koordinasyon, yerel tedarik desteği ve uluslararası yük taşımacılığı&nbsp;</strong>bulunuyor.</p>

<p>Blue Water Shipping Suriname Genel Müdürü Gerson Sporkslede, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Noble Corporation’ın yürüttüğü önemli kampanyaya destek vermekten ve operasyonların başarısına katkı sağlayacak kritik lojistik çözümleri sunmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Sporkslede, şirketin önceliğinin güvenli, kesintisiz ve verimli operasyonlar sağlamak olduğunu ifade ederek, proaktif planlama, yerel uzmanlık ve küresel lojistik kabiliyetlerini bir araya getirerek müşterilerine değer yaratmayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><strong>Küresel ağ ve yerel uzmanlık bir arada</strong></p>

<p>Sporkslede, üç yıllık sözleşmenin Blue Water Shipping’in uluslararası ağı ve yük taşımacılığı alanındaki uzmanlığını Surinam’daki güçlü yerel operasyon kabiliyetiyle birleştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Surinam offshore enerji sektöründeki faaliyetlerin artmaya devam ettiğine dikkat çeken Sporkslede, şirketin müşterilerine güvenilir ve uçtan uca tedarik zinciri çözümleri sunmayı sürdüreceğini kaydetti.</p>

<p>Yeni sözleşmenin, Noble Corporation operasyonlarının lojistik açıdan desteklenmesinin yanı sıra Blue Water Shipping’in Surinam’daki offshore enerji sektörüne yönelik hizmet kapasitesini de genişletmesi bekleniyor.</p>

<p>Blue Water Shipping, küresel lojistik ağı üzerinden enerji, denizcilik ve diğer sektörlerde uluslararası yük taşımacılığı ile proje ve tedarik zinciri hizmetleri sunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-24624</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Türk Deniz Jeopolitiğinin Amiral Gemisi Mersin’dir”</h1>
                        <h2>Mersin’de düzenlenen Mavi Ekonomi Çalıştayı’nda kentin Doğu Akdeniz’deki stratejik rolü, denizcilik potansiyeli, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik gündeme taşındı. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Mersin’in Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki “amiral gemisi” olduğunu vurguladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/turk-deniz-jeopolitiginin-amiral-gemisi-mersindir-1788944742.webp">
                        <figcaption>“Türk Deniz Jeopolitiğinin Amiral Gemisi Mersin’dir”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>MERSİN – Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) Projesi kapsamında, Avrupa Birliği finansmanıyla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Eurochambres iş birliğinde düzenlenen “Mersin Mavi Ekonomi Çalıştayı: Sürdürülebilir Denizcilik Geleceğinin Şekillendirilmesi”, 8 Eylül 2026 tarihinde Mersin Deniz Ticaret Odası’nın (MDTO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalıştayın açılış konuşmalarını MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ile etkinliğin onur konuğu Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz gerçekleştirdi. Programda Mersin’in Doğu Akdeniz’deki jeopolitik konumu, mavi ekonomi potansiyeli, denizcilik sektörünün geleceği, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik başlıkları kapsamlı şekilde ele alındı.</p>

<p>“Doğu Akdeniz’deki amiral gemisi Mersin”</p>

<p>Konuşmasında Mersin’in stratejik önemine dikkat çeken Cem Gürdeniz, Türk deniz jeopolitiğinin Doğu Akdeniz’deki amiral gemisinin Mersin olduğunu belirterek, bu sorumluluğun başka bir kente devredilemeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Küresel sistemin yaklaşık 500 yıllık dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Gürdeniz, buna karşın Akdeniz’in coğrafi ve stratejik öneminin değişmediğine işaret etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Mersin’e sahip çıkın” vizyonuna atıfta bulunan Gürdeniz, kentin Doğu Akdeniz’deki jeopolitik ve Mavi Vatan mücadelesinin kritik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gürdeniz, Mersin’in yalnızca jeopolitik konumuyla değil, sahip olduğu liman, lojistik altyapı, sanayi, üniversiteler ve Toros geçitleriyle bölgesel krizlere karşı hazırlık kapasitesi yüksek bir merkez olduğunu dile getirdi.</p>

<p>“Büyük ölçekli tersane ihtiyacı var”</p>

<p>Mersin’in denizcilik potansiyelinin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğine dikkat çeken Gürdeniz, ekolojik sürdürülebilirliğin yanı sıra balıkçılık, biyolojik çeşitlilik, deniz turizmi ve deniz taşımacılığı gibi alanlarda önemli ekonomik fırsatlar bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kentte gelişmiş bir gemi inşa sanayisi ve turizm altyapısı bulunmasına rağmen deniz yolculuğunu geliştirecek bir yolcu gemisinin bulunmamasını eksiklik olarak değerlendiren Gürdeniz, Akdeniz havzasında 100 bin tonluk tankerlerin bakım ve onarımına hizmet verebilecek büyük ölçekli bir tersane ihtiyacına da dikkat çekti.</p>

<p>Doğu Akdeniz’de artan jeopolitik riskler ve lojistik koridorlar üzerindeki rekabetin yeni hazırlıkları zorunlu kıldığını belirten Gürdeniz, olası kriz ve acil durumlarda hasar gören gemilerin bakım ve onarımlarının yapılabileceği bir tersanenin stratejik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Gürdeniz ayrıca Mersin’in ortak çalıştaylar ve bölgesel iş birlikleri aracılığıyla Kuzey Kıbrıs’ın denizcileşmesine öncülük etmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>“Mavi ekonomi yeni bir kalkınma anlayışı”</p>

<p>MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik ise mavi ekonominin, ekonomik büyüme ile çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan yeni bir kalkınma modeli olduğunu belirtti.</p>

<p>Mersin’in jeopolitik konumu, limanı, sanayi altyapısı ve güçlü denizcilik sektörü sayesinde mavi ekonomi vizyonunun merkezinde yer aldığını ifade eden Gedik, kentte denizcilik eğitiminin güçlendirilmesi amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Bu kapsamda Mersin Deniz Ticaret Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Mersin Üniversitesi MDTO Denizcilik Fakültesinin kente kazandırıldığını belirten Gedik, MDTO bünyesinde çevresel sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü aktardı.</p>

<p>Mersin’in mavi ekonomi potansiyeli masaya yatırıldı</p>

<p>Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda mavi ekonominin küresel ve ulusal boyutları, Mersin’in denizcilik potansiyeli ve sürdürülebilirlik konuları uzman isimler tarafından değerlendirildi.</p>

<p>MEÜ MDTO Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Akkan moderatörlüğündeki ilk oturumda; Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Koç, Öğretim Üyesi Dr. Sami Doğru ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yücel, mavi ekonominin küresel ve ulusal perspektiflerini ele aldı.</p>

<p>MDTO Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Gülşen Akyıldız moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise MEÜ Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Devrim Tezcan ve MEÜ MDTO Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Gökçe Tuğdemir Kök, Mersin’in mavi ekonomi potansiyelinin ortaya çıkarılmasına ilişkin sunumlar gerçekleştirdi.</p>

<p>Üçüncü oturumda ise yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir denizcilik başlıkları değerlendirildi. Ataşehir Denizcilik Lisesi temsilcisi Av. Halil Delibaş moderatörlüğündeki oturumda UNIDO Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı Umut Oğur, Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi temsilcisi Prof. Dr. Alkan Alkaya, MSC Genel Müdür Yardımcısı Uğur Tosuner ve MIP Proje ve Sürdürülebilirlik Müdürü Serkan Mahmutoğlu görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.</p>

<p>Deniz taşımacılığından kıyı turizmine</p>

<p>Çalıştayın interaktif çalışma gruplarında ise deniz taşımacılığı, kıyı turizmi ve deniz çevresi başlıkları üzerinden Mersin’in mavi ekonomi potansiyeli değerlendirildi.</p>

<p>Etkinlik, çalışma gruplarının ortaya koyduğu temel bulguların, eylem önerilerinin ve gelecekte hayata geçirilebilecek potansiyel iş birliği projelerinin katılımcılarla paylaşılmasıyla sona erdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-24623</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 05:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HMM, Vale ile cevheri taşıma sözleşmesi imzaladı</h1>
                        <h2>Güney Kore merkezli HMM, Brezilyalı madencilik devi Vale ile yaklaşık 3,49 milyar dolar değerinde, 25 yıllık demir cevheri taşıma sözleşmesine imza attı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hmm-vale-ile-cevheri-tasima-sozlesmesi-imzaladi-1788943844.webp">
                        <figcaption>HMM, Vale ile cevheri taşıma sözleşmesi imzaladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güney Kore merkezli denizcilik grubu HMM, Brezilyalı madencilik şirketi Vale ile toplam değeri yaklaşık 4,7 trilyon KRW (3,49 milyar ABD doları) olan uzun vadeli demir cevheri taşıma anlaşması imzaladığını açıkladı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında HMM, 2030 yılından itibaren demir cevheri taşımaya başlayacak. Sözleşmenin süresi ise her bir gemi için 25 yıl olarak belirlendi. Yeni anlaşma, HMM ile Vale arasındaki stratejik iş birliğini daha da güçlendirirken, HMM'nin uzun vadeli kontrat portföyündeki ağırlığını artıracak.</p>

<p>HMM'nin Vale ile üçüncü büyük anlaşması</p>

<p>Yeni sözleşme, HMM'nin Vale ile gerçekleştirdiği üçüncü büyük uzun vadeli anlaşma olma özelliğini taşıyor. Şirket, daha önce Mayıs ve Eylül 2025'te iki ayrı 10 yıllık sözleşme imzalamıştı.</p>

<p>HMM, yeni kontratın operasyonlarını karşılamak amacıyla Haziran ayında sekiz adet 210.000 DWT kapasiteli Newcastlemax kuru yük gemisi sipariş ettiğini açıklamıştı. Gemilerin teslimatlarının 2030 yılından itibaren kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerde üç yakıtlı motor ve Rotor Sail</p>

<p>Yeni nesil Newcastlemax gemileri, metanol, etanol ve bunker yakıtı ile çalışabilen üç yakıtlı sevk motorlarıyla donatılacak.</p>

<p>Gemiler ayrıca gelecekteki yakıt dönüşümüne uyum sağlamak amacıyla “LNG ve amonyak-ready” tasarımına sahip olacak. Bunun yanı sıra yakıt tüketimini azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak amacıyla gemilere Rotor Sail rüzgâr destekli sevk sistemleri kurulacak.</p>

<p>Bu özellikler, HMM'nin uzun vadeli filo yatırımlarında operasyonel verimliliğin yanı sıra alternatif yakıtlara geçiş esnekliğine de odaklandığını gösteriyor.</p>

<p>HMM: “Kazanç istikrarımızı güçlendireceğiz”</p>

<p>HMM sözcüsü, anlaşmanın şirket ile küresel ölçekte önemli bir kiracı arasındaki stratejik ortaklığı yeniden teyit ettiğini belirtti.</p>

<p>Sözcü, “Bu uzun vadeli sözleşme, önde gelen küresel bir kiracıyla güçlü ve stratejik ortaklığımızı yeniden teyit ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>HMM'nin uzun vadeli sözleşmeler portföyünü genişleterek gelir istikrarını güçlendirmeye, aynı zamanda sürdürülebilir ve yüksek değerli filo operasyonlarını geliştirmeye devam edeceği bildirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-24622</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 04:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Precious Shipping, Trafigura ile Ultramax kiraladı</h1>
                        <h2>Tayland merkezli Precious Shipping, 63.514 DWT kapasiteli yeni nesil Ultramax gemisi Ratima Naree için Trafigura Maritime Logistics ile 12-14 aylık zaman çarteri anlaşmasına imza attı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/precious-shipping-trafigura-ile-ultramax-kiraladi-1788942987.webp">
                        <figcaption>Precious Shipping, Trafigura ile Ultramax kiraladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tayland merkezli Precious Shipping Public Company Limited (PSL), filosundaki Mv Ratima Naree isimli Ultramax kuru yük gemisinin Trafigura Maritime Logistics Pte. Ltd. ile 12 ila 14 aylık süreyle kiralandığını açıkladı.</p>

<p>7 Eylül 2026 tarihinde başlayan çarter sözleşmesi, Baltic Exchange tarafından yayımlanan Supramax Index (BSI-63K) 15 günlük ağırlıklı zaman çarter ortalamasının yüzde 107,5'i üzerinden değişken brüt günlük kira bedeliyle gerçekleştirildi.</p>

<p>PSL tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu değişken kira oranı, mevcut piyasa koşullarında günlük yaklaşık 22.800 ABD doları seviyesine karşılık geliyor.</p>

<p>Yeni nesil Ultramax</p>

<p>Çartere verilen Ratima Naree, Çinli Taizhou Sanfu Ship Engineering Co., Ltd. tarafından inşa edilen 63.514 DWT taşıma kapasiteli yeni inşa bir Ultramax gemisi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Anlaşma, PSL'nin Ultramax segmentindeki filosunu etkin şekilde değerlendirmesine katkı sağlarken, Trafigura'nın da kuru dökme yük taşımacılığındaki tonaj erişimini güçlendiriyor.</p>

<p>Değişken endeks bazlı kira yapısı ise geminin gelirini Supramax piyasasındaki navlun hareketlerine doğrudan bağlıyor. Mevcut oran üzerinden hesaplandığında Ratima Naree için günlük yaklaşık 22.800 dolarlık gelir seviyesi oluşuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-24621</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 03:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rødne’ye Tam Elektrikli Katamaran</h1>
                        <h2>Oma Baatbyggeri, Rødne Trafikk’e tam elektrikli M/S Rygerlys’i teslim etti. 97 yolcu ve 12 araç kapasiteli katamaran, Lauvik–Lysebotn hattında emisyonsuz hizmet verecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/rodneye-tam-elektrikli-katamaran-1788942539.webp">
                        <figcaption>Rødne’ye Tam Elektrikli Katamaran</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveçli feribot işletmecisi Rødne Trafikk, Oma Baatbyggeri AS tarafından inşa edilen tam elektrikli M/S Rygerlys’i teslim aldı. Yeni nesil kombine katamaran, Lauvik–Lysebotn hattında sıfır emisyonla hizmet verecek.</p>

<p>Norveçli Rødne Trafikk, yeni tam elektrikli kombine katamaranı M/S Rygerlys’i geçtiğimiz cuma günü Oma Baatbyggeri AS’den teslim aldı.</p>

<p>Elektrikli gemi, Rødne Trafikk’in Rogaland County’nin toplu taşıma şirketi Kolumbus AS ile imzaladığı 10 yıllık sözleşme kapsamında Lauvik–Lysebotn hattında işletilecek.</p>

<p>97 yolcu ve 12 otomobil kapasitesi</p>

<p>Alüminyum gövdeli M/S Rygerlys, 46,3 metre uzunluğa ve 11 metre genişliğe sahip. 19 knot servis hızına ulaşabilen katamaran, operasyonun gerektirdiği şekilde 97 yolcu ve 12 otomobil taşıyabiliyor. Gemi ayrıca otomobil, kamyon ve yük kombinasyonlarını taşıyabilecek şekilde tasarlandı.</p>

<p>Yüksek verimlilik ve operasyonel esneklik hedefiyle geliştirilen gemi, Norveç’in kıyı ve bölgesel toplu taşıma sisteminde daha düşük emisyonlu çözümlere geçişini destekleyen yeni nesil deniz araçları arasında yer alıyor.</p>

<p>Tam elektrikli tahrik sistemi</p>

<p>M/S Rygerlys, modern tam elektrikli tahrik sistemi ile donatıldı. Sistem sayesinde geminin güzergâh boyunca emisyonsuz operasyon gerçekleştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yolcu konforunun da ön planda tutulduğu gemi, sürdürülebilir deniz toplu taşımasının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>“Norveçli tersane ile çalışmak güven veriyor”</p>

<p>Rødne CEO’su Lars A. Rødne, Oma Baatbyggeri ile gerçekleştirilen iş birliğinden ve yeni geminin teslimatından memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>Rødne, yerel bir Norveç tersanesi ve Norveçli alt yüklenicilerle çalışmanın şirket açısından güven ve öngörülebilirlik sağladığını ifade etti. Tersaneye yakınlık ve teslimat sonrasında hızlı erişimin de geminin güvenli işletilmesi ve sefer düzeninin yüksek tutulmasına katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p>Oma Baatbyggeri’den ilk Rødne teslimatı</p>

<p>Oma Baatbyggeri AS CEO’su Gunnar Jan Oma ise M/S Rygerlys’in Rødne’ye gerçekleştirilen ilk teslimat olduğunu belirterek, şirketin kendilerine duyduğu güveni takdir ettiklerini söyledi.</p>

<p>Oma, projenin Norveçli denizcilik şirketlerinin Norveçli tersaneler ve tedarikçilerle çalışmasının yarattığı ekonomik ve teknik değeri ortaya koyduğunu belirtti. Bu tür sözleşmelerin tedarik zinciri boyunca istihdam ve uzmanlığın korunmasına katkı sağladığını ifade eden Oma, Rygerlys’in Rødne’ye teslim edilmesinden gurur duyduklarını ve uzun vadeli bir iş birliği beklediklerini kaydetti.</p>

<p>M/S Rygerlys’in hizmete girmesiyle Lauvik–Lysebotn hattında tamamen elektrikli ve emisyonsuz deniz taşımacılığı döneminin başlaması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/shearwaterdan-elektrikli-rov-atilimi-24620</link>
            <category>Su altı /Yüzme/ Dalış</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 02:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Shearwater’dan Elektrikli ROV Atılımı</h1>
                        <h2>Shearwater, Kuzey Denizi’nde yedi haftalık OBN araştırmasında yeni elektrikli ROV teknolojisini ilk kez ticari olarak kullanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/shearwaterdan-elektrikli-rov-atilimi-1788942110.webp">
                        <figcaption>Shearwater’dan Elektrikli ROV Atılımı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Norveç merkezli deniz jeobilimi ve teknoloji şirketi Shearwater Geoservices AS, Kuzey Denizi’nde yedi haftalık bir okyanus tabanı düğümü (OBN) araştırması için görevlendirildi. Proje, şirketin yeni elektrikli ROV sistemlerinin ilk ticari kullanımı olacak.</strong></p>

<p>Norveç merkezli Shearwater Geoservices AS (Shearwater), Kuzey Denizi’nde gerçekleştirilecek yedi haftalık Ocean Bottom Node (OBN) araştırması için sözleşme aldı. Proje, şirketin yeni kurduğu elektrikli uzaktan kumandalı sualtı araçlarının (ROV) ilk ticari operasyonu olması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Araştırma operasyonunun, ROV gemisi olarak görev yapacak SW Tasman ile yürütülmesi planlanıyor. Gemide Shearwater’ın Pearl-node sistemleri kullanılacak. Operasyona kaynak gemisi olarak ise SW Gallien destek verecek.</p>

<p>Operasyonlar ROV yükseltmesinin ardından başlayacak</p>

<p>Shearwater tarafından yapılan açıklamaya göre Kuzey Denizi’ndeki araştırma faaliyetlerinin, SW Tasman üzerindeki ROV sistem yükseltmesinin tamamlanmasının ardından kısa süre içinde başlaması planlanıyor.</p>

<p>Yeni elektrikli ROV teknolojisinin devreye alınması, Shearwater’ın denizaltı operasyonlarındaki teknolojik kapasitesini artırmayı ve OBN hizmetlerinde operasyonel verimliliği geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>“Önemli bir kilometre taşı”</p>

<p>Shearwater CEO’su Irene Waage Basili, projenin şirket açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek yeni sistemlerin denizaltı kabiliyetlerinin sürekli geliştirilmesi kapsamında devreye alındığını ifade etti.</p>

<p>Basili, yeni teknolojilerin güvenilirliği artırmasının yanı sıra operasyonel verimliliği de yükseltmesinin hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>SW Tasman’ın, 2024’ün başlarında ROV gemisi olarak hizmete girmesinden bu yana yoğun talep gördüğünü belirten Basili, Kuzey Denizi projesinin geminin operasyonel ivmesini sürdürürken aynı zamanda Shearwater’ın elektrikli ROV teknolojisinin ilk ticari uygulamasını temsil ettiğini vurguladı.</p>

<p>Şirket, elektrikli ROV sistemlerinin devreye alınmasıyla birlikte daha verimli ve farklılaştırılmış OBN çözümleri sunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Denizaltı araştırmalarında elektrikli ROV dönemi</p>

<p>Elektrikli ROV teknolojisinin ticari ölçekte kullanılması, denizaltı araştırmalarında enerji verimliliği ve operasyonel performansın geliştirilmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Shearwater’ın yeni sistemiyle gerçekleştireceği Kuzey Denizi operasyonu, şirketin entegre OBN hizmetleri kapsamında denizaltı teknolojilerine yönelik yatırımlarını artırdığını da ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gmiden-hidrojen-yakitli-iki-yeni-kargo-gemisi-siparisi-24619</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 01:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>GMI’den Hidrojen Yakıtlı İki Yeni Kargo Gemisi Siparişi</h1>
                        <h2>Norveç merkezli Green Maritime Infrastructure, sıfır emisyonlu filosunu büyütmek için Chowgule Tersanesi’ne iki adet 3.000 DWT kapasiteli hidrojen yakıtlı kargo gemisi sipariş etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/gmiden-hidrojen-yakitli-iki-yeni-kargo-gemisi-siparisi-1788941703.webp">
                        <figcaption>GMI’den Hidrojen Yakıtlı İki Yeni Kargo Gemisi Siparişi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Norveç merkezli Green Maritime Infrastructure (GMI), sıfır emisyonlu filosunu büyütmek amacıyla Hindistan merkezli Chowgule and Company Shipbuilding Division’a iki hidrojen yakıtlı kargo gemisi siparişi verdi. Her biri 3.000 DWT kapasiteye sahip olacak gemiler, hidrojen yakıt hücresi teknolojisiyle çalışacak.</strong></p>

<p>Norveç merkezli Green Maritime Infrastructure (GMI), deniz taşımacılığında sıfır emisyon hedefi doğrultusunda filosuna iki yeni hidrojen yakıtlı kargo gemisi ekliyor. Şirket, gemilerin inşası için Hindistan merkezli Chowgule and Company Shipbuilding Division ile sözleşme imzaladı.</p>

<p>Yeni gemiler, Hindistan’ın Goa kentinde bulunan Chowgule Tersanesi’nde inşa edilecek. Her biri 3.000 DWT taşıma kapasitesine sahip olacak iki geminin, GMI’nin büyüyen sıfır emisyonlu filosunun bir parçası olması planlanıyor.</p>

<p>Hidrojen yakıt hücresi teknolojisi kullanılacak</p>

<p>Chowgule and Company tarafından yapılan açıklamaya göre yeni kargo gemileri, hidrojen yakıt hücresi teknolojisi ile çalışacak. Proje, özellikle kıyı taşımacılığında fosil yakıtlara alternatif düşük ve sıfır emisyonlu çözümlerin geliştirilmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Hidrojen yakıt hücreleri, gemide elektrik üretmek amacıyla hidrojenin elektrokimyasal olarak kullanılmasına dayanıyor. Teknolojinin denizcilik sektöründe yaygınlaşması, özellikle kısa mesafeli ve düzenli sefer yapan gemilerde emisyonların azaltılmasına yönelik seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sözleşme SMM Hamburg’da imzalandı</p>

<p>İki gemilik yeni inşa sözleşmesi, geçtiğimiz hafta Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen SMM Hamburg 2026 denizcilik fuarı sırasında imzalandı.</p>

<p>Anlaşma, Hindistan’ın gemi inşa sektöründeki kapasitesinin alternatif yakıt teknolojilerine yönelik uluslararası projelerdeki rolünün de güçlendiğine işaret ediyor.</p>

<p>GMI’nin yeni gemileri, şirketin sıfır emisyonlu deniz taşımacılığı filosunu genişletme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturacak. Projenin özellikle hidrojen yakıtının kıyı taşımacılığında ticari ölçekte kullanımının geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/orlenden-gdyniada-lng-ve-biolng-hamlesi-24618</link>
            <category>Limanlar</category>
            <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ORLEN’den Gdynia’da LNG ve BioLNG Hamlesi</h1>
                        <h2>ORLEN ve Gdynia Liman Otoritesi, gemiler için LNG ve bioLNG bunkering altyapısının geliştirilmesi amacıyla iş birliği başlattı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/orlenden-gdyniada-lng-ve-biolng-hamlesi-1788941079.webp">
                        <figcaption>ORLEN’den Gdynia’da LNG ve BioLNG Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Polonyalı enerji şirketi ORLEN ile Gdynia Liman Otoritesi, deniz taşımacılığında LNG ve bioLNG kullanımını geliştirmek amacıyla iş birliği anlaşması imzaladı. Çalışma kapsamında Gdynia Limanı’nda gemilere alternatif yakıt ikmali yapılabilmesi için pazar talebi, altyapı ihtiyaçları ve operasyonel koşullar değerlendirilecek.</strong></p>

<p>Polonya’nın enerji şirketi ORLEN, denizcilik sektörünün enerji dönüşümüne yönelik çalışmalarını genişletiyor. Şirket, Gdynia Liman Otoritesi ile LNG ve bioLNG’nin gemi yakıtı olarak kullanımını araştırmak üzere iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p>İş birliği kapsamında öncelikle Gdynia Limanı ve çevresindeki LNG ve bioLNG yakıt talebi analiz edilecek. Bunun yanı sıra gemilere LNG ve bioLNG ikmali için gerekli altyapı, operasyonel şartlar ve düzenleyici gereklilikler değerlendirilecek.</p>

<p>Gemi-gemi yakıt ikmali de masada</p>

<p>Çalışmanın önemli başlıklarından birini, liman sahasında gerçekleştirilebilecek deniz yoluyla yakıt ikmali (bunkering) operasyonlarının fizibilitesi oluşturuyor.</p>

<p>Bu kapsamda, yakıtın bir bunker gemisinden doğrudan yakıt alacak gemiye transfer edilmesini sağlayan gemi-gemi (ship-to-ship) LNG ve bioLNG ikmali seçeneği de incelenecek.</p>

<p>ORLEN Yönetim Kurulu Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Robert Soszyński, Gdynia Limanı ile genişletilen iş birliğinin Tricity bölgesinde LNG ve bioLNG pazarının geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Soszyński, bu çalışmanın ORLEN’in 2035 yılına kadar yakıt portföyünü dönüştürmeye yönelik daha geniş stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>LNG geçiş yakıtı olarak stratejik önem taşıyor</p>

<p>ORLEN’in stratejisine göre doğal gaz ve LNG, enerji güvenliğini destekleyen ve taşımacılık sektörünün karbonsuzlaşmasına katkı sağlayabilecek geçiş yakıtları arasında stratejik bir konumda bulunuyor.</p>

<p>Şirket, yakıt tedarikinden lojistiğe ve nihai kullanıma kadar tüm değer zincirinde rekabetçi kapasite oluşturmayı hedefliyor. ORLEN aynı zamanda yenilenebilir yakıtlar alanındaki çalışmalarını da geliştirirken, bioLNG’nin ağır karayolu ve deniz taşımacılığında emisyonların azaltılmasına yönelik önemli seçeneklerden biri haline gelebileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Soszyński, ORLEN’in limanlar için yalnızca bir yakıt tedarikçisi olmak yerine, alternatif deniz yakıtlarına geçiş sürecinde limanların altyapı ve pazar koşullarının geliştirilmesine katkı sağlayan bir ortak olmayı hedeflediğini vurguladı.</p>

<p>Gdynia geleceğin yakıtlarına hazırlanıyor</p>

<p>Gdynia Liman Otoritesi CEO’su Piotr Gorzeński ise denizcilik sektöründeki enerji dönüşümünün artık başladığını belirterek, armatörlerin emisyonları azaltabilecek çözümler aradığını söyledi.</p>

<p>Gorzeński, limanların da farklı yakıt ve teknolojilerle çalışan gemilere hizmet verebilecek şekilde hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gdynia Limanı’nın gelecekte hangi yakıt ve teknolojilerin öne çıkacağının kesin olarak öngörülemeyeceğini belirten Gorzeński, bu nedenle liman altyapısının değişen gemi ihtiyaçlarına cevap verebilecek esneklikte geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>ORLEN ile LNG ve bioLNG bunkering konusunda yürütülen iş birliğinin de Gdynia Limanı’nın alternatif deniz yakıtlarına hazırlanması yönünde atılan adımlardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>İş birliğinin hayata geçirilmesiyle birlikte Gdynia’nın Polonya ve Baltık bölgesinde LNG ile bioLNG kullanan gemiler için önemli bir yakıt ikmal merkezi olma potansiyelinin değerlendirilmesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/costa-cruises-2027de-istanbuldan-28-cruise-seferi-duzenleyecek-24617</link>
            <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Costa Cruises 2027’de İstanbul’dan 28 Cruise Seferi Düzenleyecek</h1>
                        <h2>Costa Cruises, 2027 sezonunda İstanbul çıkışlı 28 sefer planladı. 599 Euro’dan başlayan 7 gecelik programlarla 7.400 Türk yolcu ağırlanması hedefleniyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/costa-cruises-2027de-istanbuldan-28-cruise-seferi-duzenleyecek-1788854687.webp">
                        <figcaption>Costa Cruises 2027’de İstanbul’dan 28 Cruise Seferi Düzenleyecek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İtalyan kruvaziyer devi Costa Cruises, 2027 sezonunda İstanbul çıkışlı 28 sefer düzenlemeye hazırlanıyor. Şirket, yeni sezonda Türkiye pazarından 7.400 Türk yolcuyu İstanbul çıkışlı programlarında ağırlamayı hedefliyor. 7 gecelik cruise tatilleri 599 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulurken, şirket Türkiye’yi artık “kaynak pazar” olarak değerlendiriyor.</p>

<p>İtalyan kruvaziyer şirketi Costa Cruises, 2026 yaz sezonunun kapanışını İstanbul Galataport’ta gerçekleştirdi. Sezonun son seferi kapsamında Galataport İstanbul’a gelen Costa Fortuna gemisinde düzenlenen basın toplantısında, şirketin 2027 Türkiye programları ve yeni sezon hedefleri açıklandı.</p>

<p>Toplantıya Costa Cruises Uluslararası Pazarlar Direktörü Mirco Vasallo ile Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan katıldı.</p>

<p>Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan, 2026 yaz sezonunda Costa Fortuna’nın İstanbul’a 14 sefer gerçekleştirdiğini ve bu programlara yaklaşık 3 bin Türk yolcunun katıldığını açıkladı. Vize süreçlerindeki zorluklara rağmen beklentilerin üzerinde bir performans elde ettiklerini belirten Çalışkan, Türk seyahat severlerin kruvaziyer tatillerine ilgisinin belirgin şekilde arttığını söyledi.</p>

<p>Costa Cruises’ın 2026 yılında yurt dışındaki programlarına katılan toplam Türk misafir sayısının 8 bine ulaştığını belirten Çalışkan, 2027 yılında ise Türkiye pazarında daha güçlü bir büyüme hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>7 gecelik cruise tatili 599 Euro’dan başlayacak</p>

<p>2027 sezonunda İstanbul çıkışlı Yunan Adaları programlarının 599 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulduğunu açıklayan Burak Çalışkan, bu fiyatın yaklaşık 35 bin TL karşılığında 7 gecelik tam pansiyonlu bir kruvaziyer tatili anlamına geldiğini belirtti.</p>

<p>Çalışkan, Costa’nın İtalyan yaşam tarzını ve kruvaziyer konforunu daha geniş Türk kitleleriyle buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>2027 Mart ayında Costa gemilerinin yeniden İstanbul’a gelmeye başlayacağını belirten Çalışkan, Costa Pacifica’nın ise 18 Nisan’dan itibaren İstanbul çıkışlı programlarına başlayacağını açıkladı.</p>

<p>Yeni sezonda önemli bir yeniliğin de İzmir’den yolcu binişi olacağını ifade eden Çalışkan, İstanbul çıkışlı Ege programlarında toplam 7.400 Türk yolcuyu ağırlamayı hedeflediklerini, Costa Türkiye olarak diğer programlarla birlikte toplam Türk yolcu sayısını 10 bine çıkarmayı planladıklarını kaydetti.</p>

<p>Costa Pacifica İstanbul ve İzmir’den yolcu alacak</p>

<p>2027 programının dikkat çeken yeniliklerinden biri, Costa Pacifica’nın Türkiye'de iki limanı kullanacak olması.</p>

<p>Galataport İstanbul’dan hareket edecek gemi, 7 gecelik program kapsamında İzmir’in ardından Mikonos, Santorini, Atina ve Volos limanlarına uğrayarak İstanbul’a dönecek.</p>

<p>Mayıs ayının sonundan itibaren ise rotada değişikliğe gidilerek İzmir ve Volos'un yerine Girit ve Rodos destinasyonları programa dahil edilecek.</p>

<p>İstanbul çıkışlı ve İstanbul varışlı programlar, yolculara Ege’nin tarihi ve turistik merkezlerini tek bir seyahat kapsamında keşfetme fırsatı sunacak. Programlarda tam pansiyon konaklama ve transfer hizmetleri de yer alacak.</p>

<p>Türkiye artık “kaynak pazar”</p>

<p>Costa Cruises Uluslararası Pazarlar Direktörü Mirco Vasallo, Türkiye pazarındaki büyümenin şirket açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Vasallo, özellikle Avrupalı yolcuların İstanbul ve İzmir'e yönelik yoğun ilgisinin Costa'nın rota planlamalarında etkili olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin artık yalnızca destinasyon olarak değil, yolcu kaynağı açısından da önem kazandığını söyledi.</p>

<p>2027 sezonunda Türkiye programlarının genişletileceğini belirten Vasallo, İstanbul’a toplam 28 sefer planlandığını ve yeni sezonda her hafta bir Costa gemisinin İstanbul’a gelmesinin hedeflendiğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye pazarına ayrılan kabin sayısının da artırıldığını belirten Vasallo, sefer başına 100 kabin olmak üzere toplam 2.800 kabinin Türkiye pazarına ayrıldığını söyledi.</p>

<p>Vasallo, “Türkiye artık destekleyici pazar olmaktan çıktı, bizim için kaynak pazar haline geldi” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Costa Türkiye’den dijital rezervasyon yatırımı</p>

<p>Costa Türkiye GSA Genel Müdürü Burak Çalışkan, Türkiye pazarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda teknoloji ve satış altyapısına yönelik yatırımlar gerçekleştirdiklerini de açıkladı.</p>

<p>Yeni B2B sisteminin acentelere tek platform üzerinden uçtan uca rezervasyon yönetimi imkânı sağlayacağını belirten Çalışkan, sistem sayesinde acentelerin farklı cihazlardan Costa programlarına erişebileceğini ve müşterilerine daha hızlı hizmet sunabileceğini söyledi.</p>

<p>Yeni entegrasyon yapısıyla müsaitlik, fiyat ve iptal süreçlerinin acentelerin kendi platformları üzerinden güncel şekilde yönetilebileceğini ifade eden Çalışkan, bu yatırımların Türkiye genelinde daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Costa Pacifica 2027’de Türkiye’de</p>

<p>2027 sezonunda Türkiye programlarında görev alacak Costa Pacifica, 1.504 kabin ve 3.780 yolcu kapasitesine sahip.</p>

<p>Gemide 521 balkonlu kabin ve 70 süit bulunuyor. Costa Pacifica’da ayrıca 9 güverte, 9 restoran, 9 bar, 3 yüzme havuzu, 5 jakuzi, çok amaçlı spor sahası, spor pisti, deniz manzaralı spor salonu, çocuk kulübü, 1.280 kişilik tiyatro salonu, casino, alışveriş merkezi ve 6.000 metrekarelik SPA alanı yer alıyor.</p>

<p>Costa Cruises’ın 2027 Türkiye hedefleri</p>

<p>İstanbul çıkışlı sefer: 28</p>

<p>Hedeflenen Türk yolcu: 7.400</p>

<p>Costa Türkiye toplam yolcu hedefi: 10.000</p>

<p>Türkiye pazarına ayrılan kabin: 2.800</p>

<p>Başlangıç fiyatı: 599 Euro</p>

<p>Program süresi: 7 gece</p>

<p>Ana gemi: Costa Pacifica</p>

<p>Türkiye limanları: İstanbul ve İzmir</p>

<p>Costa Cruises hakkında</p>

<p>Merkezi Cenova’da bulunan Costa Cruises, dünyanın önde gelen kruvaziyer gruplarından Carnival Corporation bünyesinde faaliyet gösteren İtalyan bir kruvaziyer şirketidir. 75 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket, Akdeniz başta olmak üzere Kuzey Avrupa, Karayipler, Orta Amerika, Güney Amerika ve Uzak Doğu gibi farklı bölgelerde kruvaziyer programları düzenliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/coscodan-istihbarat-iddialarina-sert-yanit-24616</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 04:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>COSCO’dan “İstihbarat” İddialarına Sert Yanıt</h1>
                        <h2>COSCO Shipping, gemilerinde askeri haberleşmeleri dinlemek için gizli ekipman kullanıldığı iddialarını reddederek suçlamaları “tamamen asılsız” olarak nitelendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/coscodan-istihbarat-iddialarina-sert-yanit-1788853637.webp">
                        <figcaption>COSCO’dan “İstihbarat” İddialarına Sert Yanıt</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çin’in en büyük denizcilik grubu COSCO Shipping, gemilerinde askeri haberleşmeleri dinlemek amacıyla gizli ekipman bulunduğu yönündeki iddiaları “tamamen asılsız” olarak nitelendirerek reddetti.</strong></p>

<p>Çin’in en büyük denizcilik gruplarından COSCO Shipping, bazı medya kuruluşlarında yer alan ve şirketin işlettiği gemilerde askeri iletişimleri ele geçirmek amacıyla “gizli ekipman” bulunduğunu öne süren haberleri sert bir dille yalanladı.</p>

<p>Şanghay merkezli şirket tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların iki ismi açıklanmayan üst düzey ABD yetkilisinin ifadelerine dayandırıldığı belirtildi. COSCO Shipping, iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak bu tür açıklamalara kesinlikle karşı çıktığını bildirdi.</p>

<p>“İddialar tamamen asılsız”</p>

<p>Şirket açıklamasında, COSCO Shipping’in dünya genelindeki tüm faaliyetlerini piyasa odaklı ve mevzuata uygun şekilde yürüttüğü ifade edildi. Şirket, küresel müşterilerine güvenilir ve verimli deniz taşımacılığı ile lojistik hizmetleri sunmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>COSCO Shipping’e göre gemilerde bulunan iletişim, seyir, güvenlik ve operasyon ekipmanlarının tamamı meşru ticari amaçlarla kullanılıyor.</p>

<p>Bu sistemlerin; seyir güvenliğinin sağlanması, gemi-kara haberleşmesi, operasyonların yürütülmesi ve acil durumlara müdahale edilmesi gibi standart denizcilik faaliyetlerine hizmet ettiği kaydedildi.</p>

<p>“Askeri haberleşmeleri dinlemiyoruz”</p>

<p>Şirket, gemilerdeki hiçbir ekipmanın iddialarda öne sürüldüğü şekilde askeri haberleşmeleri dinlemek veya istihbarat toplamak amacıyla kullanılmadığını açıkça belirtti.</p>

<p>COSCO Shipping, söz konusu iddiaların şirketin küresel operasyonlarına ve kurumsal itibarına zarar verme potansiyeline dikkat çekerek, yanlış veya yanıltıcı bilgilerin yayılmasına karşı olduğunu ifade etti.</p>

<p>COSCO yasal haklarını saklı tutuyor</p>

<p>Çinli denizcilik devi, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin yayılması yoluyla şirketin markasının zedelenmeye veya uluslararası faaliyetlerinin engellenmeye çalışılmasına müsaade etmeyeceğini bildirdi.</p>

<p>COSCO Shipping ayrıca, kurumsal itibarını ve meşru ticari çıkarlarını korumak amacıyla tüm yasal haklarını saklı tuttuğunu açıkladı.</p>

<p>Açıklama, Çin ile ABD arasında denizcilik, lojistik ve stratejik ticaret alanlarında artan jeopolitik rekabetin sürdüğü bir dönemde geldi. İddialar ise COSCO’nun dünya çapındaki ticari filosunda kullanılan iletişim ve navigasyon sistemlerinin güvenliği konusunda yeni tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/imo-net-sifir-cercevesi-aralika-kaldi-24615</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>IMO Net-Sıfır Çerçevesi Aralık’a Kaldı</h1>
                        <h2>IMO’nun Net-Sıfır Çerçevesi müzakerelerinde Eylül toplantısında nihai uzlaşma sağlanamadı. Taraflar, kritik kararlar için 30 Kasım-3 Aralık’taki MEPC 85 toplantısına odaklandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/imo-net-sifir-cercevesi-aralika-kaldi-1788853114.webp">
                        <figcaption>IMO Net-Sıfır Çerçevesi Aralık’a Kaldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>IMO’nun denizcilik sektörünü karbonsuzlaştırmaya yönelik Net-Sıfır Çerçevesi (NZF) müzakerelerinde üçüncü toplantıda da uzlaşma sağlanamadı. Çerçevenin kabulü için gözler 30 Kasım-3 Aralık tarihlerinde yapılacak MEPC 85 toplantısına çevrildi.</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü’nde (IMO) gemilerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik müzakereler kritik bir dönemece girdi. 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen ISWG-GHG 22 toplantısında taraflar arasında ortak bir zemine ulaşılamadı. Böylece Net-Sıfır Çerçevesi’nin geleceğiyle ilgili nihai kararın Aralık ayında yapılacak IMO toplantısına kalması gündeme geldi.</p>

<p>Yaklaşık 1.200 kişinin yüz yüze ve çevrim içi katıldığı toplantıda, özellikle emisyon fiyatlandırması, gelirlerin toplanması ve dağıtılması ile sera gazı azaltım hedeflerinin kapsamı konusunda farklı görüşler ortaya çıktı.</p>

<p>ABD ve Suudi Arabistan karşı çıktı</p>

<p>Transport &amp; Environment (T&amp;E), ABD ve Suudi Arabistan öncülüğündeki girişimlerin müzakerelerde ilerlemeyi engellediğini savundu. T&amp;E’ye göre taraflar üçüncü toplantıda da iddialı bir uzlaşıya ulaşamadı.</p>

<p>Buna karşılık AB dahil bazı müzakerecilerin, merkezi bir fon mekanizmasından vazgeçilmesi ve sera gazı hedeflerinin zayıflatılması gibi uzlaşma seçeneklerine açık olduğu belirtildi.</p>

<p>T&amp;E, bu durumun denizcilik sektörünün karbonsuzlaşma hedeflerinden uzaklaşmasına ve fosil yakıtlara bağımlılığın devam etmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Hürmüz Krizi enerji bağımlılığının maliyetini gösterdi</p>

<p>T&amp;E’nin değerlendirmesine göre Hürmüz Krizi sırasında petrol bağımlılığının denizcilik sektörüne maliyeti günde yaklaşık 340 milyon euro oldu.</p>

<p>Kuruluş, bu rakamın denizcilik sektörünün fosil yakıtlara olan bağımlılığının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir risk olduğunu gösterdiğini savundu.</p>

<p>T&amp;E Shipping Direktör Vekili Alex Springer, iklim kaynaklı aşırı hava olaylarının arttığı bir dönemde IMO’daki ilerlemenin yetersiz kalmasının hayal kırıklığı yarattığını belirterek, hükümetlerin küresel anlaşmayı beklemeden bölgesel önlemleri hızlandırması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Merkezi gelir sistemi için çoğunluk desteği</p>

<p>Bununla birlikte toplantıdaki görüşmelerin tamamının olumsuz sonuçlandığı değerlendirmesi yapılmıyor.</p>

<p>UCL Shipping and Oceans Research Group’un değerlendirmesine göre, söz alan IMO üye devletlerinin yaklaşık üçte ikisi, sera gazı fiyatlandırması üzerinden gelirlerin merkezi bir sistemde toplanmasını destekledi.</p>

<p>Önerilen model kapsamında elde edilecek gelirlerin, erken uygulamaya geçen şirketlerin ödüllendirilmesi ve adil ve eşitlikçi enerji dönüşümünün desteklenmesi amacıyla kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Teknik çözümle sınırlı kalınmasını ve sera gazı fiyatlandırmasından vazgeçilmesini savunan ülkelerin ise daha küçük bir grup oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Denizcilik sektörü Aralık kararını bekliyor</p>

<p>Clean Shipping Coalition da Net-Sıfır Çerçevesi’ne yönelik geniş desteğe dikkat çekerek, azınlık durumundaki bazı ülkelerin alternatif önerilerle mevcut süreci zayıflatmaya çalışmasını eleştirdi.</p>

<p>Koalisyon, IMO’nun daha önce bir strateji üzerinde uzlaştığını ve Net-Sıfır Çerçevesi’nin uzun müzakerelerin ardından ortaya çıkan bir uzlaşma olduğunu vurguladı. Kuruluşa göre NZF, IMO’nun 2023 Sera Gazı Stratejisi'ndeki hedeflerle tamamen örtüşmese de gelecekte daha iddialı hale getirilebilecek önemli bir başlangıç noktası niteliğinde.</p>

<p>Kritik takvim belli oldu</p>

<p>IMO’nun önündeki süreçte üç önemli toplantı bulunuyor:</p>

<p>23-27 Kasım 2026: ISWG-GHG 23</p>

<p>30 Kasım-3 Aralık 2026: MEPC 85</p>

<p>4 Aralık 2026: Geçen yıl ertelenen MEPC’nin ikinci olağanüstü oturumunun devamı için planlanan tarih</p>

<p>Dolayısıyla Net-Sıfır Çerçevesi açısından asıl kritik tarih 30 Kasım-3 Aralık dönemi olacak. MEPC 85 toplantısında tarafların uzlaşmaya varması halinde IMO’nun denizcilik sektörünün küresel karbonsuzlaşma sürecinde önemli bir adım atması bekleniyor.</p>

<p>Ancak ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarının devam etmesi, özellikle sera gazı fiyatlandırması, gelir mekanizması ve fosil yakıt kullanımının geleceği konularında müzakerelerin zorlu geçeceğine işaret ediyor.</p>

<p>Sonuç olarak IMO’nun Net-Sıfır Çerçevesi rafa kaldırılmış değil; ancak nihai karar süreci Aralık ayına taşınmış durumda. Küresel denizcilik sektörü, yıl sonunda çıkacak kararın yakıt yatırımlarından filo planlamasına, emisyon maliyetlerinden rekabet koşullarına kadar birçok alanda belirleyici olmasını bekliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/armatorler-gelecekten-umutlu-24614</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Armatörler Gelecekten Umutlu</h1>
                        <h2>Global Shipping Outlook 2026’ya göre denizcilik yöneticilerinin yüzde 94’ü şirketlerinin geleceğine güveniyor. Jeopolitik krizler ise sektörün en büyük riski olarak öne çıkıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/armatorler-gelecekten-umutlu-1788852190.webp">
                        <figcaption>Armatörler Gelecekten Umutlu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Global Shipping Outlook 2026 araştırması, küresel denizcilik sektöründe yöneticilerin şirketlerinin geleceğine ilişkin güçlü bir iyimserlik taşıdığını ortaya koydu. Ancak jeopolitik krizler, düzenleyici baskılar, nitelikli personel açığı ve enerji dönüşümünün maliyeti sektörün önündeki temel riskler olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Küresel denizcilik sektörünün önde gelen şirketlerinde görev yapan armatörler ve üst düzey yöneticiler, şirketlerinin geleceği konusunda büyük ölçüde iyimser. Kapa Research tarafından hazırlanan Global Shipping Outlook 2026 araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 94’ü şirketlerinin geleceğine olumlu bakarken, yüzde 70’i küresel deniz taşımacılığının beş yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğunu düşünüyor.</p>

<p>Araştırma kapsamında Mayıs ve Haziran aylarında, Hürmüz Krizi’nin en yoğun döneminde, Avrupa’nın önemli denizcilik merkezleri, ABD ve Asya’dan 314 armatör ve C-suite yöneticisiyle görüşüldü. Bu yönüyle çalışma, sektörün kriz devam ederken ortaya koyduğu beklentileri gerçek zamanlı biçimde yansıtıyor.</p>

<p>Jeopolitik krizler sektörün bir numaralı sorunu</p>

<p>Araştırmaya katılanların yüzde 76’sı jeopolitik krizleri küresel denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu en ciddi sorun olarak gösterdi.</p>

<p>Ukrayna, Kızıldeniz ve Orta Doğu'daki gelişmeler, araştırmaya katılan tüm önemli denizcilik merkezlerinde ilk sıradaki endişe oldu. Bu oran Yunanistan’da yüzde 72, Avrupa’nın diğer bölgelerinde yüzde 77, ABD’de yüzde 79 ve Asya’da yüzde 87 olarak ölçüldü.</p>

<p>Jeopolitik risklerin ardından parçalı düzenlemeler yüzde 38, nitelikli personel eksikliği ise yüzde 37 ile öne çıktı. Korsanlık, siber saldırılar ve liman yoğunluğu gibi önceki yıllarda sektörün gündeminde daha fazla yer tutan operasyonel sorunlar ise yöneticilerin öncelik sıralamasında geride kaldı.</p>

<p>Hürmüz Krizi bazı şirketler için fırsat</p>

<p>Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, sektörün krizlere yaklaşımındaki farklılık oldu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 54’ü deniz taşımacılığının barıştan yana olduğunu belirtirken, yüzde 46’lık kesim bu konuda aynı görüşü paylaşmadı.</p>

<p>Bununla birlikte yöneticilerin yüzde 40’ı Hürmüz Krizi’nin kendi şirketleri açısından yeni fırsatlar yarattığını düşünüyor. Bu sonuç, jeopolitik belirsizliklerin bazı şirketler için yeni ticaret rotaları, tonaj talebi veya operasyonel fırsatlar yaratabildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Yapay zekâ kullanımı hızla yayılıyor</p>

<p>Dijital dönüşüm de sektörün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 65’i yapay zekâyı kullanıyor veya pilot uygulamalar yürütüyor. Ancak yapay zekâyı operasyonlarında kapsamlı biçimde kullananların oranı yalnızca yüzde 7.</p>

<p>Bu tablo, denizcilik şirketlerinin yapay zekâ konusunda önemli ölçüde yatırım ve deneme aşamasına geçtiğini, ancak teknolojinin filolar ve operasyonlar genelinde henüz yaygın ve kapsamlı kullanıma ulaşmadığını gösteriyor.</p>

<p>Denizciliğin geleceğinde Doğu ağırlığı artıyor</p>

<p>Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, sektör yöneticilerinin geleceğin denizcilik dengelerinde Doğu’nun ağırlığının artacağını düşünmesi oldu.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 76’sı Çin ve Hindistan’ın oluşturduğu Doğu’yu, önümüzdeki yıllarda denizcilik sektörünün en önemli yönlendirici gücü olarak gösterdi. ABD, Avrupa Birliği, Japonya ve Kanada gibi Batılı güçleri başlıca belirleyici olarak görenlerin oranı ise yüzde 17’de kaldı.</p>

<p>Sektörün geleceğini şekillendirecek unsurlar arasında AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ve IMO düzenlemelerinin rekabet gücü üzerindeki etkisi yüzde 70, Batı ile Asya arasındaki stratejik rekabet ise yüzde 53 oranında öne çıktı.</p>

<p>Bir Yunan armatörün araştırma kapsamında dile getirdiği, “Yeşil olmak için biz ödüyoruz, onlar rekabetçi olmak için ödüyor” değerlendirmesi, Batılı denizcilik şirketlerinin düzenleyici yükümlülüklere ilişkin endişesini özetliyor.</p>

<p>2035 yakıt stratejisinde belirsizlik sürüyor</p>

<p>Enerji dönüşümü konusunda ise sektör yöneticileri daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.</p>

<p>2035 yakıt stratejilerinde şirketlerin yaklaşık üçte biri hâlâ dizel yakıta dayalı planlama yapıyor. Bu oran küçük filolarda yüzde 34, büyük filolarda ise yüzde 23 seviyesinde.</p>

<p>Biyoyakıtlar ve LNG, mevcut koşullarda en uygulanabilir alternatifler arasında görülürken, alternatif yakıtların geleceği konusunda tedarik edilebilirlik yüzde 56, maliyet ise yüzde 44 oranında temel soru işareti olarak gösterildi.</p>

<p>Şirketlerin yüzde 30’u için dizel hâlâ tek uygulanabilir yakıt seçeneği konumunda. Bu nedenle birçok şirketin alternatif yakıtlara geçişte acele etmek yerine teknolojilerin olgunlaşmasını ve maliyetlerin netleşmesini beklediği görülüyor.</p>

<p>Net sıfır hedefinde iyimserlik zayıf</p>

<p>Enerji dönüşümüne ilişkin genel bakış ise tamamen olumsuz değil. Yöneticilerin yüzde 60’ı enerji dönüşümünün uzun vadede şirketleri üzerinde olumlu bir etki yaratacağına inanıyor.</p>

<p>Buna karşın yaklaşık 10 yöneticiden 7’si, IMO’nun 2050 net sıfır hedefine ulaşılması konusunda kötümser.</p>

<p>Bu durum, denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmanın kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte, hedeflere ulaşmak için gerekli yakıt, teknoloji, altyapı ve maliyet koşullarının henüz yeterince net olmadığı görüşünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Nitelikli denizci açığı üçüncü sırada</p>

<p>İnsan kaynağı da sektörün temel sorunlarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Filipinler, Rusya, Ukrayna, Yunanistan ve Hindistan gibi geleneksel denizci ülkeleri küresel mürettebat arzının temelini oluştururken, sektörde yeni bir demografik dönemin başlayabileceği belirtiliyor. Kadın denizcilerin sektöre daha fazla katılması, gelecekteki insan kaynağı yapısında önemli bir değişim yaratabilir.</p>

<p>Nitelikli personel bulmak, jeopolitik krizler ve düzenleyici çerçevenin ardından yüzde 37 ile sektörün üçüncü en önemli sorunu olarak sıralandı.</p>

<p>Denizcilik yeni bir denge arıyor</p>

<p>Global Shipping Outlook 2026, küresel denizcilik sektörünün krizlere rağmen geleceğe yönelik güçlü bir iş iyimserliği taşıdığını ortaya koyuyor. Ancak bu iyimserlik; jeopolitik gerilimler, Batı ile Doğu arasındaki rekabet, artan çevre düzenlemeleri, alternatif yakıtların maliyeti ve nitelikli denizci ihtiyacı gibi sorunlarla birlikte ilerliyor.</p>

<p>Araştırmanın Hürmüz Boğazı’ndaki kriz devam ederken gerçekleştirilmiş olması ise sonuçlara ayrı bir önem kazandırıyor. 314 üst düzey yöneticinin görüşleri, sektörün yalnızca geleceğe ilişkin beklentilerini değil, kriz koşullarında nasıl pozisyon aldığını da ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilerde-olumlerin-cogu-hastalik-kaynakli-24613</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 01:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Denizcilerde Ölümlerin Çoğu Hastalık Kaynaklı</h1>
                        <h2>Britannia P&I verilerine göre 2023-2025 döneminde mürettebat ölümlerinin yüzde 81’i hastalık, yüzde 19’u yaralanma kaynaklı gerçekleşti. Kalp-damar hastalıkları başı çekti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/denizcilerde-olumlerin-cogu-hastalik-kaynakli-1788851520.webp">
                        <figcaption>Denizcilerde Ölümlerin Çoğu Hastalık Kaynaklı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Britannia P&amp;I’ın 2023/24 ve 2024/25 dönemlerini kapsayan mürettebat hasar verileri, denizciler arasındaki ölümlerin yüzde 81’inin hastalık, yüzde 19’unun ise yaralanma kaynaklı olduğunu ortaya koydu. Kalp-damar hastalıkları ölüm vakalarında ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Britannia P&amp;I’ın 2023-2025 dönemine ilişkin mürettebat hasar verileri, denizcilerin sağlık risklerinin gemi operasyonlarındaki güvenlik riskleri kadar kritik olduğunu ortaya koydu. Yaklaşık 3 bin mürettebat kaynaklı talebin incelendiği raporda, ölüm vakalarının büyük bölümünün hastalık nedeniyle meydana geldiği belirlendi.</p>

<p>Ölümlerin yüzde 81’i hastalık kaynaklı</p>

<p>Britannia’nın verilerine göre iki yıllık dönemde mürettebat ölümlerinin yüzde 81’i hastalık, yüzde 19’u ise yaralanma nedeniyle gerçekleşti.</p>

<p>Hastalık kaynaklı ölümlerde en önemli faktör kalp-damar rahatsızlıkları oldu. Kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sorunlar, tüm ölüm taleplerinin yüzde 58’ini oluştururken, hastalık talepleri içindeki payı yüzde 9 olarak kaydedildi.</p>

<p>Bu durum özellikle 50 yaş üzerindeki mürettebatta daha belirgin hale geldi. Britannia, kalp-damar hastalıklarının yaş ilerledikçe daha sık görülmesinin bu sonuçta etkili olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>17 ölüm yaralanmalardan kaynaklandı</p>

<p>Raporda iki yıllık dönemde 17 ölümün yaralanma nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Bu vakaların altısı denize adam düşmesi (MOB) olaylarından oluştu.</p>

<p>Özellikle ağır hava koşullarında gemi güvertesinde çalışma sırasında denize düşme vakalarının önemli bir risk oluşturduğu görüldü. Bulgular, kötü hava koşullarında çalışma prosedürleri, kişisel koruyucu ekipman ve mürettebat koordinasyonunun önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Genç denizcilerde intihar vakaları dikkat çekiyor</p>

<p>Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise genç yaş gruplarındaki intihar vakaları oldu. Özellikle 20-29 yaş grubunda intihar vakalarının daha belirgin olduğu ifade edildi.</p>

<p>Britannia, bu yaş grubunda hastalık ve yaralanma kaynaklı toplam talep sayısının daha düşük olmasına rağmen intihar vakalarının dikkat çekici düzeyde olduğunu belirtti. Veri setinin kesin bir sonuca ulaşmak için küçük olduğu vurgulanırken, benzer eğilimin daha geniş kapsamlı dört yıllık veri setinde de görüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Taleplerin yüzde 60’ı hastalık kaynaklı</p>

<p>Britannia, iki yıllık dönemde yaklaşık 3 bin mürettebat kaynaklı hasar talebi kaydetti. Bunların:</p>

<p>Yüzde 60’ı: Ölümle sonuçlanmayan hastalıklar</p>

<p>Yüzde 36’sı: Ölümle sonuçlanmayan yaralanmalar</p>

<p>Yüzde 4’ü: Yaralanma, hastalık veya intihar kaynaklı ölümler</p>

<p>olarak dağıldı.</p>

<p>Yaralanma vakalarında ise eller yüzde 27 ile ilk sırada yer aldı. Bacak yaralanmaları yüzde 23, kol ve omuz yaralanmaları yüzde 15, sırt yaralanmaları ise yüzde 10 oranında gerçekleşti.</p>

<p>Fiziksel çalışma koşulları önemli risk oluşturuyor</p>

<p>Yaralanmaların dağılımının, denizcilik sektöründeki manuel taşıma, makine kullanımı ve sürekli hareket halindeki çalışma ortamının fiziksel risklerini yansıttığı değerlendirildi.</p>

<p>Baş ve göz yaralanmalarının toplamda yüzde 15 seviyesinde olması da dikkat çekti. Britannia, bu bulgunun kişisel koruyucu ekipmanların kullanımının ve güvenlik uygulamalarına bağlılığın daha fazla önemsenmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtti.</p>

<p>Güvenlik kültüründe mürettebat katılımı güçlendirilmeli</p>

<p>Raporda, gemilerde güvenlik prosedürlerinin mevcut olmasına rağmen uygulamada mürettebat katılımının, etkin risk değerlendirmesinin, ekip çalışmasının ve tehlikeler konusunda açık iletişimin daha fazla teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Britannia’nın bulguları, denizcilik sektöründe iş güvenliğinin yalnızca kazaları önlemeye odaklanmaması gerektiğini; mürettebatın sağlık durumunun, yaş profillerinin ve psikososyal risklerin de gemi güvenliği politikalarının önemli bir parçası olması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanali-draft-kesintisini-erteledi-24612</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Panama Kanalı Draft Kesintisini Erteledi</h1>
                        <h2>Panama Kanalı, Neopanamax gemiler için 1 Ekim’de planlanan draft düşüşünü erteledi. Mevcut 14,63 metre sınırı şimdilik korunacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/panama-kanali-draft-kesintisini-erteledi-1788850825.webp">
                        <figcaption>Panama Kanalı Draft Kesintisini Erteledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Panama Kanalı, Neopanamax gemiler için 1 Ekim 2026’da uygulanması planlanan draft düşürme kararını erteledi. Mevcut 14,63 metre (48,0 feet) Tropical Fresh Water (TFW) draft limiti yeni bir duyuruya kadar korunacak.</p>

<p>Panama Kanalı Otoritesi, Neopanamax Kilitleri’nden geçiş yapan gemiler için izin verilen maksimum draft sınırının 14,63 metre (48,0 feet) TFW seviyesinde tutulacağını açıkladı.</p>

<p>Daha önce 1 Ekim 2026'da 14,48 metreye (47,5 feet) düşürülmesi planlanan draft sınırı, kanal yönetiminin son değerlendirmesinin ardından ertelendi. Böylece armatörler ve operatörler, mevcut draft koşulları kapsamında sefer ve gemi planlamalarını sürdürebilecek.</p>

<p>Karar Gatun Gölü'ndeki Su Seviyelerine Bağlı</p>

<p>Panama Kanalı Otoritesi, kararın alınmasında Gatun Gölü'ndeki mevcut su seviyeleri ile hava durumu tahminlerinin etkili olduğunu bildirdi.</p>

<p>Otorite, mevcut draft limitinin korunmasının müşterilere sefer planlaması ve gemi konuşlandırmasında daha fazla süreklilik sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Kanal yönetimi, su koşullarını ve meteorolojik gelişmeleri yakından izlemeye devam edecek. İlerleyen dönemde draft limitlerinde herhangi bir değişiklik yapılması halinde, gemi operatörlerine önceden bildirimde bulunulacağı kaydedildi.</p>

<p>Neopanamax Gemileri İçin Kritik Karar</p>

<p>Panama Kanalı, özellikle büyük konteyner gemileri ve diğer Neopanamax sınıfı gemiler için draft kısıtlamaları açısından küresel deniz ticaretinde kritik bir konuma sahip. Draft limitindeki her değişiklik, gemilerin taşıyabileceği yük miktarını ve dolayısıyla sefer ekonomisini, operasyonel planlamayı ve navlun kapasitesini doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<p>Şimdilik 14,63 metre (48,0 feet) TFW sınırının korunması, daha önce planlanan 14,48 metrelik sınırlamanın yaratabileceği kapasite kaybının önüne geçerken, armatörlere de mevcut operasyonlarını sürdürme imkânı sağlıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-iran-baglantili-3-tankeri-vurdu-24611</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 05:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD, İran Bağlantılı 3 Tankeri Vurdu</h1>
                        <h2>ABD, İran’ın iki savaş gemisine yönelik füze saldırısının ardından IRGC bağlantılı üç petrol tankerini hedef aldı. İki tanker devre dışı bırakıldı, üçüncüsü battı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/abd-iran-baglantili-3-tankeri-vurdu-1788850092.webp">
                        <figcaption>ABD, İran Bağlantılı 3 Tankeri Vurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) iki ABD savaş gemisine balistik füze saldırısı düzenlediğini açıklamasının ardından İran bağlantılı üç ham petrol tankerine saldırı düzenledi. Üç gemiden ikisi kalıcı olarak devre dışı bırakılırken, üçüncü tanker Umman Körfezi’nde batırıldı.&nbsp;</p>

<p>ABD ile İran arasındaki deniz gerilimi, 5 Eylül 2026'da petrol tankerlerinin hedef alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. CENTCOM, İran Devrim Muhafızları’nın bölgedeki iki ABD Donanması savaş gemisine balistik füzeler fırlatmasının ardından Amerikan kuvvetlerinin üç İran ham petrol tankerine operasyon düzenlediğini bildirildi.</p>

<p>İki tanker kalıcı olarak devre dışı bırakıldı</p>

<p>CENTCOM açıklamasına göre tankerlerden biri Hark Adası açıklarında, diğeri ise Jask yakınlarında vuruldu. ABD ordusu her iki geminin de kalıcı olarak devre dışı bırakıldığını açıkladı.</p>

<p>Üçüncü tanker M/T Kylo ise Umman Körfezi'nde birden fazla kritik noktadan vuruldu. ABD'li yetkililer, saldırı öncesinde mürettebata gemiyi terk etmeleri yönünde uyarı yapıldığını ve ardından geminin operasyon dışı bırakıldığını belirtti. CENTCOM daha sonra Kylo'nun battığını duyurdu.&nbsp;</p>

<p>ABD: “IRGC’ye ekonomik maliyeti artıracağız”</p>

<p>CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, operasyonun İran'a yönelik açık bir misilleme mesajı taşıdığını belirtti.</p>

<p>Cooper, İran'ın ABD gemilerine saldırması halinde Washington'ın daha yüksek ekonomik maliyet uygulayacağını ve gerektiğinde İran'ın petrol filosunu hedef almaktan çekinmeyeceğini söyledi.&nbsp;</p>

<p>ABD ordusu, hedef alınan üç tankerinin IRGC'yi ve bölgedeki bağlantılı grupları finanse ettiği öne sürülen milyarlarca dolarlık bir “gölge filo” ağının parçası olduğunu savundu. Bu iddia ABD tarafının açıklamasına dayanıyor.</p>

<p>ABD savaş gemileri saldırıdan kaçındı</p>

<p>CENTCOM, İran'ın bir uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerine yönelik çok sayıda saldırısının ABD gemileri tarafından başarıyla savuşturulduğunu ve olaylarda hiçbir Amerikan personelinin yaralanmadığını açıkladı.&nbsp;</p>

<p>Öte yandan İran tarafı da ABD'nin tanker saldırılarına karşılık verdiğini ve bazı gemileri hedef aldığını açıkladı. Böylece Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi çevresindeki ticari gemi trafiği üzerindeki güvenlik riski daha da yükseldi. Reuters'ın aktardığına göre tarafların karşılıklı saldırıları, bölgedeki deniz taşımacılığı açısından yeni bir belirsizlik yaratmış durumda.&nbsp;</p>

<p>Deniz ticareti için alarm</p>

<p>İran ile ABD arasındaki çatışmanın petrol tankerlerine doğrudan sıçraması, dünyanın en kritik enerji geçiş güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenliği konusundaki endişeleri artırıyor.</p>

<p>Son gelişmeler, yalnızca askeri hedeflerin değil, petrol taşımacılığı ve ticari tanker filosunun da çatışmanın doğrudan hedefi haline gelebileceğini gösteriyor. Bu durum, tanker işletmecileri, sigorta şirketleri ve enerji piyasaları açısından bölgedeki risk primlerinin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: U.S. Central Command (CENTCOM), Reuters.</p>

<p><a href="https://x.com/i/status/2096397091769565468"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/CENTCOM-SEPT-26.png" style="height:342px; width:466px" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/i/status/2096397091769565468"><iframe frameborder="0" scrolling="no" src="https://x.com/CENTCOM/status/2096397091769565468?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E2096397091769565468%7Ctwgr%5Ea69aa8b3ecc295402f893cd3fd927804508a0ba2%7Ctwcon%5Es1_c10&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fwww.jpost.com%2Fmiddle-east%2Firan-news%2Farticle-907662"></iframe></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/terra-nova-antarktika-icin-yeni-gemisini-secti-24610</link>
            <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Terra Nova, Antarktika İçin Yeni Gemisini Seçti</h1>
                        <h2>Terra Nova Expeditions, 2026/27 ve 2027/28 Antarktika sezonlarında “Terra Nova Adventurer” ile sefer düzenleyecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/terra-nova-antarktika-icin-yeni-gemisini-secti-1788775225.webp">
                        <figcaption>Terra Nova, Antarktika İçin Yeni Gemisini Seçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avustralyalı Terra Nova Expeditions, 2026/27 ve 2027/28 Antarktika sezonlarında “Terra Nova Adventurer” ile sefer düzenleyecek. Daha önce “G Expedition” adıyla faaliyet gösteren gemi, “St Helena”nın yerine geçecek.</p>

<p>Avustralyalı Terra Nova Expeditions, Antarktika operasyonlarında kullanacağı yeni keşif gemisini belirledi. Daha önce “G Expedition” adıyla hizmet veren “Terra Nova Adventurer”, şirketin 2026/27 ve 2027/28 sezonlarında Antarktika seferlerini gerçekleştirecek.</p>

<p>Geminin görevlendirilmesi, mevcut gemi **“St Helena”**nın Orta Doğu’daki güvenlik koşulları nedeniyle Antarktika sezonunun başlangıcına kadar Basra Körfezi’nden bölgeye güvenli ve zamanında ulaşamaması üzerine gerçekleşti.</p>

<p>Üç sezonluk operasyon planı</p>

<p>Terra Nova Expeditions, aylar süren arayışın ardından “Terra Nova Adventurer” ile önümüzdeki üç Antarktika sezonunu kapsayan bir işletme anlaşmasına imza attı.</p>

<p>Antarktika, Arktik ve dünyanın diğer uzak bölgelerinde daha önce operasyon tecrübesi bulunan gemi; güçlendirilmiş buz seyir kabiliyeti, geniş ekspedisyon alanları ve zorlu kutup koşullarına uygun tasarımıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Gemide ayrıca yolcuların botlara doğrudan gemiden erişebilmesine olanak sağlayan düzenlemeler ve çevreyi gözlemlemeye yönelik geniş açık alanlar bulunuyor.</p>

<p>Gemide kapsamlı yenileme yapılacak</p>

<p>Terra Nova Expeditions, ilk Antarktika sezonu öncesinde geminin iç mekânlarında kapsamlı bir yenileme gerçekleştirecek.</p>

<p>Ortak kullanım alanları, bar ve salon bölümleri yenilenecek. Beşinci güvertede ise yolcular için yeni bir jakuzi ve sauna hizmete alınacak.</p>

<p>Uygun fiyatlı kutup keşfi hedefi</p>

<p>2025 yılının Temmuz ayında faaliyetlerine başlayan Terra Nova Expeditions, Avustralyalı girişimci Greg Carter tarafından kuruldu. Carter, aynı zamanda Avustralya merkezli seyahat şirketi Chimu Adventuresın kurucu ortaklarından biri.</p>

<p>Antarktika’ya ilk kez 2007 yılında giden Carter, Terra Nova Expeditions ile ikinci kutup turizmi şirketini hayata geçirmiş oldu.</p>

<p>Şirket, Viking ve Scenic gibi premium ekspedisyon kruvaziyerlerine kıyasla daha erişilebilir fiyatlarla kutup seyahatleri sunmayı hedefliyor. Terra Nova Expeditions’ın yaklaşımı, benzer rotalardaki bazı premium ürünlere göre yaklaşık yarı fiyat seviyesinde Antarktika deneyimi sunmak üzerine kuruluyor.</p>

<p>“Terra Nova Adventurer”ın filoya katılmasıyla Terra Nova Expeditions, Antarktika’daki operasyon kapasitesini güçlendirirken, güvenlik ve operasyon sürekliliği açısından da yeni bir döneme hazırlanıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abs-denizcilikte-dekarbonizasyon-donemi-basladi-24609</link>
            <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 03:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABS: Denizcilikte Dekarbonizasyon Dönemi Başladı</h1>
                        <h2>ABS: Denizcilikte Dekarbonizasyon Tahminlerden Uygulamaya Geçiyor</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/abs-denizcilikte-dekarbonizasyon-donemi-basladi-1788772372.webp">
                        <figcaption>ABS: Denizcilikte Dekarbonizasyon Dönemi Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>American Bureau of Shipping’in (ABS) Sustainability Outlook 2026 raporu, denizcilik sektöründe enerji dönüşümünün artık yalnızca geleceğe yönelik yakıt senaryolarıyla değil, filo verimliliği, mevzuat uyumu ve zamanında yatırım kararlarıyla şekillendiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Denizcilik sektöründe karbonsuzlaşma süreci yeni bir aşamaya giriyor. ABS’nin Sustainability Outlook 2026 raporuna göre, armatörler açısından temel soru artık hangi alternatif yakıtın geleceğin kazananı olacağı değil; farklı düzenlemeler ve teknolojik seçenekler karşısında filoların ne kadar esnek tutulabileceği.</p>

<p>2035’te 5-7 farklı düzenleyici rejim</p>

<p>ABS’nin değerlendirmesine göre denizcilik sektörü 2035 yılına gelindiğinde aynı anda 5 ila 7 farklı düzenleyici rejimin etkisi altında faaliyet gösterebilir. IMO ve Avrupa Birliği düzenlemelerinin yanı sıra İngiltere, Çin, ABD’nin bazı eyaletleri ve yeşil denizcilik koridorlarına yönelik uygulamalar, gemi işletmecilerinin maliyet ve yatırım planlarını daha karmaşık hale getirebilir.</p>

<p>Özellikle Avrupa’da yoğun faaliyet gösteren büyük tonajlı gemiler açısından karbon maliyetlerinin önemli seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor. Raporda, 14.000 TEU kapasiteli ve Avrupa’da aktif olarak çalışan bir konteyner gemisinin yıllık karbon maliyetinin yaklaşık 20 milyon dolara yaklaşabileceği öngörülüyor.</p>

<p>Geminin çevresel performansı değerini etkiliyor</p>

<p>Dekarbonizasyon yalnızca işletme maliyetlerini değil, gemilerin ticari ve finansal değerini de giderek daha fazla etkiliyor.</p>

<p>ABS’nin değerlendirmelerinde, düşük çevresel performansa sahip gemilerin charter piyasasında ve ikinci el satışlarda iskontolarla karşılaşabileceğine dikkat çekiliyor. D dereceli gemilerde charter gelirlerinde yüzde 5-15, E kategorisindeki gemilerde ise ikinci el piyasa değerinde yüzde 12-15'e varan indirimler gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Buna karşılık, yük sahipleri tarafından gemilerin daha yüksek çevresel performansına yönelik belirgin bir “yeşil prim” henüz oluşmuş değil.</p>

<p>Yakıt seçmek yerine esnek teknolojiler</p>

<p>ABS, belirsizliğin yüksek olduğu mevcut ortamda armatörlerin tek bir gelecekteki yakıta bağımlı yatırımlar yerine, farklı senaryolarda kullanılabilecek teknolojilere yönelmesini daha rasyonel buluyor.</p>

<p>Bu kapsamda rüzgâr destekli tahrik sistemleri, hava yağlama teknolojileri, atık ısı geri kazanımı, rota optimizasyonu, dijital performans takibi ve kestirimci bakım öne çıkan çözümler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu teknolojilerin ortak noktası ise belirli bir alternatif yakıtın yaygınlaşmasına bağlı olmadan gemilerin enerji tüketimini ve emisyonlarını azaltabilmeleri.</p>

<p>Tersane kapasitesi kritik darboğaz olabilir</p>

<p>Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli konu ise tersanelerde retrofit kapasitesinin sınırlı olması.</p>

<p>ABS’ye göre yüksek talep nedeniyle modernizasyon ve dönüşüm için gerekli tersane kapasitesinde yaşanabilecek sıkışıklık 2028 gibi erken bir tarihte belirgin hale gelebilir. Standart bir enerji verimliliği retrofitinin yaklaşık 22 gün, alternatif yakıta yönelik daha kapsamlı bir dönüşümün ise ortalama 67 gün sürebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle 2027-2028 dönemi, armatörler açısından hem havuz/dok kapasitesinin hem de gerekli ekipmanların önceden planlanması bakımından kritik bir dönem olabilir.</p>

<p>Armatörler için yeni yatırım dönemi</p>

<p>ABS’nin Sustainability Outlook 2026 raporu, denizcilikte enerji dönüşümünün artık uzun vadeli bir öngörü olmaktan çıkarak bugünden alınması gereken filo ve yatırım kararlarının merkezine yerleştiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde rekabet avantajının yalnızca yeni yakıta sahip gemilerden değil; daha verimli, dijital olarak izlenebilir, farklı düzenlemelere uyum sağlayabilen ve alternatif teknolojilere açık filolardan gelmesi bekleniyor.</p>

<p>ABS (American Bureau of Shipping), 1862 yılında ABD’de kurulan bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir klas kuruluşu olarak denizcilik, offshore ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dp-worldden-safehaven-marinee-yeni-pilot-bot-siparisi-24608</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 02:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DP World’den Safehaven Marine’e Yeni Pilot Bot Siparişi</h1>
                        <h2>Safehaven Marine, DP World için 18,5 metrelik yeni pilot botu inşa edecek. “Murshid” ile aynı platformdaki tekne, zorlu deniz koşullarında görev yapacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/dp-worldden-safehaven-marinee-yeni-pilot-bot-siparisi-1788771493.webp">
                        <figcaption>DP World’den Safehaven Marine’e Yeni Pilot Bot Siparişi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İrlandalı tersane Safehaven Marine, liman işletmecisi DP World için yeni nesil, her hava koşulunda görev yapabilecek bir pilot botu inşa edecek. Yeni tekne, 2024 yılının sonunda DP World’e teslim edilen “Murshid” adlı pilot botunun kardeş gemisi olacak.</p>

<p>Safehaven Marine’in aldığı tekrar sipariş, “Murshid”in operasyonel performansının ardından DP World ile iş birliğinin devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p>18,5 metrelik gövde</p>

<p>Yeni pilot botunun 18,5 metre uzunluğa ve 4,6 metre genişliğe sahip modifiye edilmiş bir gövdeyle inşa edilmesi planlanıyor. Uzatılmış planing yüzeyinin, teknenin daha yüksek hıza ulaşmasını sağlarken yakıt tüketimini de azaltması hedefleniyor.</p>

<p>Teknenin güç sistemi, iki adet Caterpillar C18 dizel motordan oluşacak. Aynı motor konfigürasyonunu kullanan “Murshid”in yaklaşık 28,5 knot hıza ulaştığı belirtiliyor.</p>

<p>12 pilot veya yolcu kapasitesi</p>

<p>Yeni pilot botu, 12 pilot veya yolcu ile iki mürettebat taşıyabilecek şekilde tasarlanacak. Derin V gövde formu ve çift sintine yapısı, teknenin zorlu deniz koşullarında güvenli ve dengeli operasyon gerçekleştirmesine yönelik geliştirildi.</p>

<p>Teknenin 8 metreye kadar dalga yüksekliğinde görev yapabilecek şekilde tasarlanması, özellikle açık deniz koşullarında pilot transfer operasyonları açısından önemli bir özellik olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Pilot operasyonları için özel tasarım</p>

<p>Teknenin iç bölümünde darbe ve titreşimi azaltan amortisörlü koltuklar, dinlenme alanı ve pilot operasyonlarına ayrılmış bağımsız bir kumanda istasyonu bulunacak.</p>

<p>Merkezi dümen pozisyonu ise özellikle büyük ticari gemilere yaklaşma ve pilot transferi sırasında geniş görüş açısı sağlayacak şekilde konumlandırılacak.</p>

<p>Safehaven Marine, yüksek hızlı pilot botları, arama-kurtarma ve devriye tekneleri konusunda uzmanlaşmış İrlandalı özel bir tersane. DP World’ün “Murshid” sonrasında aynı platformun geliştirilmiş bir versiyonunu yeniden sipariş etmesi, ilk teknenin operasyonel başarısına yönelik önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-ve-avrupadan-denizcilikte-is-birligi-cagrisi-24607</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çin ve Avrupa’dan Denizcilikte İş Birliği Çağrısı</h1>
                        <h2>Çinli tersaneler ve Avrupalı armatörler, gemi inşası, alternatif yakıtlar ve dijitalleşmede daha güçlü iş birliği için ortak hareket çağrısı yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/cin-ve-avrupadan-denizcilikte-is-birligi-cagrisi-1788766543.webp">
                        <figcaption>Çin ve Avrupa’dan Denizcilikte İş Birliği Çağrısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çinli gemi üreticileri ve Avrupalı armatörler, denizcilikte karbonsuzlaşma hedefleri, değişen düzenlemeler ve geleceğin yakıtlarına ilişkin belirsizlikler karşısında gemi geliştirme, alternatif yakıtlar ve dijitalleşme alanlarında daha güçlü iş birliği çağrısı yaptı.</p>

<p>Çin ve Avrupa denizcilik sektörlerinin önde gelen temsilcileri, SMM 2026 kapsamında düzenlenen ilk China-Europe Maritime Summit’te daha yakın iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Çin Ulusal Gemi İnşa Sanayii Birliği (CANSI), Alman Armatörler Birliği (VDR) ve DNV tarafından ortaklaşa düzenlenen zirve, küresel denizcilik sektörünün iki önemli aktörünü bir araya getirdi.</p>

<p>Küresel sipariş defterinin yüzde 70’i Çin’de</p>

<p>Zirvede enerji verimliliği, operasyonel esneklik ve dijital inovasyon, denizcilik sektörünün geleceği açısından kritik başlıklar olarak öne çıktı.</p>

<p>Çin gemi inşa sanayisinin küresel yeni gemi siparişleri portföyünün yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğu, Avrupalı armatörlerin ise dünya filosunun toplam kapasitesinin üçte birinden fazlasını işlettiği belirtildi.</p>

<p>DNV Grup Başkanı ve CEO’su Knut Ørbeck-Nilssen, Çin gemi inşa sanayisi, Avrupa denizcilik sektörü ve daha geniş denizcilik değer zincirinden liderlerin aynı platformda buluşmasının zamanlamasının önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ørbeck-Nilssen, bugün alınan kararların denizcilik sektörünü gelecek on yıllar boyunca şekillendireceğini belirterek zirvenin sektörün geleceğini birlikte oluşturma konusundaki ortak iradeyi ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Alternatif yakıtlarda esneklik öne çıkıyor</p>

<p>Küresel denizcilik sektörünün giderek artan belirsizliklerle karşı karşıya olduğu bir dönemde, farklı gelecek senaryolarına uyum sağlayabilecek çözümlerin geliştirilmesinin kritik önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi (CSSC) Başkanı Xu Peng, Çin ve Avrupa denizcilik sektörlerinin ortak hedeflere, birbirini tamamlayan güçlü yönlere ve önemli iş birliği potansiyeline sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Xu Peng, zirvenin Çin gemi inşa sektörü ile Avrupa denizcilik topluluğu arasında daha derin bir iş birliğinin başlangıç noktası olabileceğini belirterek, tüm değer zincirinde iş birliğinin sınırlarının genişletilmesi ve birbirine bağlı bir ekosistem oluşturulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Önde gelen şirketler aynı masada</p>

<p>Zirvede düzenlenen iki üst düzey panelde Çinli ve Avrupalı sektör temsilcileri denizcilik sektörünün dönüşümünü ele aldı.</p>

<p>Panellerde Çin'in önde gelen gemi inşa şirketlerinden China Merchants Industry (CMI), Guangzhou Shipyard International (GSI), Shanghai Waigaoqiao Shipbuilding (SWS) ve Shanghai Merchant Ship Design &amp; Research Institute (SDARI) temsilcileri yer aldı.</p>

<p>Avrupa tarafında ise Vogemann Reederei, Briese Schiffahrt, Bernhard Schulte, MPC Containerships ve Grieg Edge gibi armatörlük ve denizcilik şirketlerinin yöneticileri görüşlerini paylaştı.</p>

<p>Toplantılarda gemilerin enerji verimliliğinin artırılması, alternatif yakıtların geliştirilmesi, dijital teknolojilerin kullanımı ve gelecekteki regülasyonlara uyum sağlayabilecek esnek gemi tasarımlarının önemi üzerinde duruldu.</p>

<p>“Uzun vadeli yatırımlar güvenilir ortaklık gerektiriyor”</p>

<p>Alman Armatörler Birliği (VDR) Başkanı Dr. Gaby Bornheim, armatörler açısından yeni bir geminin yalnızca kısa vadeli bir yatırım olmadığını belirtti.</p>

<p>Bornheim, bir gemi yatırımının onlarca yıllık bir taahhüt anlamına geldiğini vurgulayarak, uzun vadeli yatırımların güvenilir ortaklıklar gerektirdiğini ifade etti.</p>

<p>Avrupalı armatörler ile Çinli gemi üreticileri arasındaki iş birliğinin dünya çapında birçok ileri teknoloji ticari geminin ortaya çıkmasını sağladığını belirten Bornheim, “Mükemmelliğe nadiren tek başına ulaşılır” mesajını verdi.</p>

<p>Çin-Avrupa denizcilik iş birliği güçleniyor</p>

<p>China-Europe Maritime Summit, dünyanın en büyük gemi inşa merkezi konumundaki Çin ile güçlü armatörlük ve denizcilik kapasitesine sahip Avrupa arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağına işaret etti.</p>

<p>Sektör temsilcileri, karbonsuzlaşma hedefleri, alternatif yakıt belirsizliği, dijitalleşme ve hızla değişen uluslararası düzenlemeler karşısında gemi sahipleri ile tersaneler arasındaki uzun vadeli iş birliğinin denizcilik sektörünün dönüşümünde belirleyici olacağı görüşünde birleşti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hindistandan-rpsl-sirketlerine-sigorta-zorunlulugu-24606</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 00:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hindistan’dan RPSL Şirketlerine Sigorta Zorunluluğu</h1>
                        <h2>Hindistan Denizcilik Genel Müdürlüğü, yabancı bayraklı gemilerde görev yapan Hintli denizcilerin sigorta güvencesini artırmak amacıyla RPSL şirketlerine yönelik P&I sigortası doğrulama şartlarını sıkılaştırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/hindistandan-rpsl-sirketlerine-sigorta-zorunlulugu-1788765863.webp">
                        <figcaption>Hindistan’dan RPSL Şirketlerine Sigorta Zorunluluğu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hindistan Denizcilik Genel Müdürlüğü (DGMA), 28 Ağustos 2026 tarihli DGMA Order 22 of 2026 kapsamında, yabancı bayraklı gemilerde çalışmak üzere Hintli denizci istihdam eden ve yerleştiren Recruitment and Placement Service Licence (RPSL) şirketlerine yönelik yeni sigorta yükümlülükleri getirdi.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte RPSL şirketlerinin, Hintli denizcileri herhangi bir yabancı gemide görevlendirmeden önce geminin geçerli ve doğrulanabilir P&amp;I (Protection and Indemnity) / sigorta teminatına sahip olduğunu kontrol etmesi zorunlu hale getirildi.</p>

<p>P&amp;I sigortası doğrulanacak</p>

<p>Yeni kurallara göre RPSL şirketleri, Hintli bir denizciyi işe almadan, görevlendirmeden veya yabancı bayraklı bir gemiye göndermeden önce geminin geçerli P&amp;I veya sigorta teminatını doğrulamak zorunda olacak.</p>

<p>Bu teminatın, International Group of P&amp;I Clubs (IGP&amp;I) üyesi bir P&amp;I kulübü veya DGMA tarafından onaylanarak resmi internet sitesinde yayımlanan IG dışı sigorta şirketleri/P&amp;I kulüpleri aracılığıyla sağlanması gerekiyor.</p>

<p>RPSL şirketleri ayrıca ilgili P&amp;I/sigorta sertifikasının geçerliliğini ve gerçekliğini kontrol edecek ve gerçekleştirdikleri doğrulamaya ilişkin belgeleri muhafaza edecek.</p>

<p>Teminat bulunmayan gemilere ek sigorta şartı</p>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri ise P&amp;I veya kabul edilen sigorta düzenlemeleri kapsamında bulunmayan gemiler için getirilen ek güvence.</p>

<p>Bu tür gemilerde Hintli denizcilerin görevlendirilebilmesi için, her bir Hintli denizci başına en az 1 crore rupi (₹10 milyon) tutarında zorunlu sigorta teminatı sağlanması gerekiyor.</p>

<p>Söz konusu teminatın, Hindistan Sigorta Düzenleme ve Geliştirme Kurumu (IRDA) tarafından onaylanmış Hintli sigorta şirketlerinden veya DGMA tarafından onaylanan P&amp;I hizmet sağlayıcılarından alınması gerekiyor.</p>

<p>Bu ek sigorta şartı yalnızca mevcut P&amp;I/sigorta düzenlemeleri kapsamında bulunmayan gemiler için uygulanacak.</p>

<p>Belgesiz denizci görevlendirilemeyecek</p>

<p>DGMA'nın talimatı, sigorta belgelerinin yalnızca mevcut olmasını değil, aynı zamanda geçerli ve doğrulanabilir olmasını da şart koşuyor.</p>

<p>Buna göre RPSL şirketleri, gerekli sigorta şartları yerine getirilmeden ve ilgili sertifika ve belgelerin geçerliliği doğrulanmadan hiçbir Hintli denizciyi gemide görevlendiremeyecek.</p>

<p>DGMA, söz konusu kurallara uyulmamasının “ciddi şekilde değerlendirileceğini” belirterek, ihlal halinde ilgili RPSL şirketleri hakkında Merchant Shipping Act, 2025, Merchant Shipping (Recruitment and Placement of Seafarers) Rules, 2016 ve yürürlükteki diğer DGS emirleri kapsamında işlem yapılabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Denizci haklarının korunması hedefleniyor</p>

<p>Yeni düzenleme, özellikle yabancı bayraklı ve standart P&amp;I kapsamının dışında kalan gemilerde çalışan Hintli denizcilerin kaza, yaralanma, ölüm veya diğer sorumluluk durumlarında yeterli mali güvenceye sahip olmasını sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Hindistan'ın attığı bu adım, denizci istihdamı ve gemiadamı temininde faaliyet gösteren RPSL şirketlerinin sorumluluğunu artırırken, yabancı gemi işletenlerinin de sigorta ve mürettebat güvenliği konularında daha sıkı denetime tabi tutulması anlamına geliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image(3).png" style="height:800px; width:535px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/image-1(1).png" style="height:800px; width:533px" /></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rmk-marine-yeni-nesil-gemi-insasinda-iddiasini-guclendiriyor-24605</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 00:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>RMK Marine Yeni Nesil Gemi İnşasında İddiasını Güçlendiriyor</h1>
                        <h2>RMK Marine, alternatif yakıt, rüzgâr destekli tahrik ve elektrikli sistemlerle yeni nesil ticari ve askeri gemi projelerindeki uzmanlığını artırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/rmk-marine-yeni-nesil-gemi-insasinda-iddiasini-guclendiriyor-1788590690.webp">
                        <figcaption>RMK Marine Yeni Nesil Gemi İnşasında İddiasını Güçlendiriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türk tersanesi RMK Marine, ticari ve askeri gemi inşasındaki uzmanlığını alternatif enerji ve düşük emisyonlu tahrik teknolojileriyle genişletiyor. Tersane, seri üretim yerine yüksek katma değerli ve karmaşık projelere odaklanıyor.</strong></p>

<p><strong>Alternatif yakıt ve rüzgâr destekli tahrik öne çıkıyor</strong></p>

<p>Türkiye’nin önde gelen tersanelerinden RMK Marine, yeni nesil gemi inşa projelerinde teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisini güçlendiriyor. Tuzla ve Yalova’daki üretim altyapısıyla ticari, askeri ve özel amaçlı gemiler inşa eden tersane, özellikle alternatif enerji sistemlerine sahip projelerdeki yetkinliğini artırıyor.</p>

<p>RMK Marine, yaklaşık 160 bin metrekarelik üretim alanı ve 200 metreye kadar gemi inşa kapasitesi ile farklı segmentlerdeki projeleri gerçekleştirebiliyor. Tersanenin azami gemi kapasitesi ise yaklaşık 28 bin ton deadweight (DWT) seviyesine ulaşıyor.</p>

<p><strong>Neoliner Origin önemli referanslardan biri</strong></p>

<p>RMK Marine’in son dönemdeki dikkat çekici projeleri arasında, 2025 yılında teslim edilen 136 metre uzunluğundaki Neoliner Origin bulunuyor. Rüzgâr destekli Ro-Ro gemisi, deniz taşımacılığında fosil yakıt tüketimini azaltmaya yönelik yeni nesil çözümlerin önemli örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Tersanede ayrıca 91,3 metre uzunluğundaki MIARAKA isimli yelken destekli konteyner gemisinin inşası sürüyor. Geminin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>RMK Marine’in proje portföyünde bunun yanı sıra LNG/bio-LNG bunkering gemisi Celsius ile Ditaş Tankers için inşa edilen yaklaşık 12 bin DWT sınıfındaki petrokimya tankerleri de bulunuyor. Bu projeler arasında T. Florya da yer alıyor.</p>

<p><strong>Tek bir yakıt teknolojisine bağlı kalmıyor</strong></p>

<p>RMK Marine’in stratejisinin önemli unsurlarından biri, geleceğin denizcilik yakıtları konusunda tek bir teknolojiye bağlı kalmamak.</p>

<p>Tersane; rüzgâr destekli tahrik, LNG ve bio-LNG, metanol yakıtına hazırlık, batarya sistemleri ve elektrikli tahrik gibi farklı teknolojiler üzerinde kapasite geliştiriyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, RMK Marine’in özellikle enerji dönüşümü sürecinde ortaya çıkan özel ve karmaşık gemi projelerine yönelmesini sağlıyor. Tersane böylece standart ticari tonajda fiyat rekabeti yerine, yüksek mühendislik ve teknoloji gerektiren projelerde uzmanlaşmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Üretim yapılanmasında yeni dönem</strong></p>

<p>RMK Marine’in gelecek dönem planlarında üretim faaliyetlerinin daha belirgin şekilde ayrıştırılması da bulunuyor.</p>

<p>Planlamaya göre Tuzla tesisleri ticari ve askeri gemi inşasına daha fazla odaklanırken, yat üretiminin kademeli olarak Yalova’daki yeni tersaneye taşınması öngörülüyor.</p>

<p>Taşınma sürecinin 2027 yılının ilk çeyreğinde başlaması, Yalova tesisinin ise aynı yıl içerisinde tam kapasiteye ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Koç Grubu bünyesinde faaliyet gösteriyor</strong></p>

<p>1990’lı yıllardan bu yana gemi inşa sektöründe faaliyet gösteren RMK Marine, Türkiye’nin en büyük sanayi gruplarından Koç Grubu bünyesinde bulunuyor.</p>

<p>Tersane bugün ticari gemilerden askeri platformlara, özel amaçlı gemilerden alternatif enerji sistemleri kullanan yeni nesil deniz araçlarına kadar geniş bir üretim portföyüne sahip.</p>

<p><strong>RMK Marine’in yeni dönem stratejisi, Türk gemi inşa sektörünün düşük karbonlu denizcilik dönüşümünde yalnızca üretim kapasitesiyle değil, farklı yakıt ve tahrik teknolojilerini aynı çatı altında geliştirebilen mühendislik kabiliyetiyle rekabet etme arayışını ortaya koyuyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/limanlarin-degisen-hukuki-rejimi-mersinde-masaya-yatirildi-24604</link>
            <category>Limanlar</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Limanların Değişen Hukuki Rejimi Mersin’de Masaya Yatırıldı</h1>
                        <h2>Mersin’de düzenlenen uluslararası sempozyumda limanların değişen hukuki statüsü, deniz emniyeti, akıllı limanlar, otonom gemiler, yeşil dönüşüm ve liman diplomasisi uluslararası uzmanlarla ele alındı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/limanlarin-degisen-hukuki-rejimi-mersinde-masaya-yatirildi-1788508109.webp">
                        <figcaption>Limanların Değişen Hukuki Rejimi Mersin’de Masaya Yatırıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>MERSİN – Küresel ticaretin kritik altyapılarından limanların değişen hukuki statüsü, teknolojik dönüşüm, deniz emniyeti ve yeşil dönüşüm perspektifleriyle Mersin’de düzenlenen uluslararası sempozyumda ele alındı.</p>

<p>Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliğinde, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) ve Mersin Uluslararası Limanı (MIP) iş birliğiyle düzenlenen “Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu”, 3 Eylül’de Mersin’de başladı.</p>

<p>Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra kamu kurumlarının temsilcileri, diplomatik misyonlar ve denizcilik sektörünün önde gelen isimlerini buluşturan sempozyumda; limanların hukuki statüsü, deniz emniyeti, liman devleti denetimleri, akıllı limanlar, otonom gemiler, yeni nesil yakıtlar, yeşil dönüşüm ve liman diplomasisi gibi başlıklar değerlendirildi.</p>

<p>Deniz emniyeti ve yeni hukuki zorunluluklar</p>

<p>Sempozyumun açılışında konuşan TBMM 26. Başkanı İsmet Yılmaz, DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, MDTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedii Canatan ve MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç, yakın dönemde Girne ve Marmara’da meydana gelen deniz kazalarında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>Açılış konuşmasını yapan İsmet Yılmaz, küresel ticarette limanların değişen rolüne dikkat çekerek deniz ticaretinin sürdürülebilirliği açısından öngörülebilir ve kapsayıcı bir hukuki çerçevenin zorunlu hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, liman hukukunun devlet egemenliği ile serbest ticaretin kesişim noktasında bulunduğunu belirterek, deniz emniyetinde yalnızca bayrak devleti denetimlerinin yeterli olmadığını, liman devleti denetimlerinin de tamamlayıcı bir güvenlik mekanizması olarak önem kazandığını ifade etti.</p>

<p>Liman devleti denetimlerinin temel amacının yalnızca gemilere yaptırım uygulamak olmadığını belirten Yılmaz, standart altı taşımacılığın önlenmesi, deniz çevresinin korunması ve sektörde haksız rekabetin engellenmesinin de bu sistemin önemli unsurları olduğunu vurguladı.</p>

<p>Teknolojik dönüşüme de değinen Yılmaz, IMO’nun net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda limanların metanol, hidrojen ve amonyak gibi alternatif yakıtların kullanımına yönelik altyapılarını geliştirmesi gerektiğini söyledi. Blockchain ve yapay zekâ gibi teknolojilerin denizcilikte daha fazla kullanılmasıyla birlikte yeni hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyulacağını kaydetti.</p>

<p>“Limanlar çok boyutlu merkezlere dönüşüyor”</p>

<p>DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel ise limanların artık yalnızca yük elleçlenen fiziksel tesisler olmadığını belirterek, bu merkezlerin ticaret, güvenlik, teknoloji ve çevre politikalarının kesiştiği çok boyutlu yapılara dönüştüğünü ifade etti.</p>

<p>Önel, karbon emisyonlarının azaltılması ve yeşil liman uygulamalarının denizcilik sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirterek, otonom gemiler ve akıllı liman teknolojilerinin mevcut hukuki yaklaşımların yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Ulusal egemenlik yetkileri ile uluslararası yükümlülüklerin dengelenmesi gerektiğine dikkat çeken Önel, Türkiye’nin deniz ve çevre politikalarındaki yeni uygulamalarına da değindi.</p>

<p>Akıllı limanlarda sorumluluk kime ait olacak?</p>

<p>MDTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bedii Canatan ise sempozyumda ele alınan hukuki konuların doğrudan deniz ticaretinin günlük işleyişini etkilediğini söyledi.</p>

<p>Canatan, teknolojinin gelişmesiyle birlikte sektörün yanıt aradığı soruların da değiştiğini belirterek şu başlıklara dikkat çekti:</p>

<p>Akıllı limanlarda meydana gelebilecek bir kazadan kim sorumlu olacak? Otonom sistemlerin neden olduğu zararlarda hangi hukuki kurallar uygulanacak? Dijital işlemlerde hangi ülkenin hukuku geçerli olacak? Yeşil dönüşüm yükümlülükleri nasıl denetlenecek?</p>

<p>Bu soruların, denizcilik sektörünün geleceği açısından yalnızca teknik değil, aynı zamanda hukuki ve ticari sonuçlar doğuracağını belirten Canatan, güvenli deniz ticareti için teknolojik gelişmelerle uyumlu sağlam bir hukuk altyapısının gerekliliğini vurguladı.</p>

<p>Mersin’in liman merkezi rolüne vurgu</p>

<p>MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç da limanların günümüzde ulusal egemenlik, kamu otoritesi ve özel işletmeciliğin kesiştiği karmaşık hukuki ekosistemler haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Mersin’in üretim merkezlerini dünya pazarlarına bağlayan stratejik bir ticaret merkezi olduğuna dikkat çeken Tonguç, limanların hukuki ve operasyonel dönüşümünün ele alındığı uluslararası bir organizasyonun Mersin’de gerçekleştirilmesinin kent açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Liman diplomasisi masada</p>

<p>Sempozyumun ilk paneli, Büyükelçi Suat Hayri Aka’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Denizcilik Bağlantısallığı ve Liman Diplomasisi” başlıklı oturum oldu.</p>

<p>Panelde limanların ülkeler arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerdeki rolü değerlendirildi.</p>

<p>Aka, denizciliğin doğası gereği uluslararası bir sektör olduğunu belirterek limanların küresel ticaret ile ulusal yargı yetkisinin kesiştiği önemli noktalar olduğunu söyledi.</p>

<p>Liman diplomasisinin yalnızca siyasi söylemler üzerinden değil, ortak hukuki standartlar, öngörülebilirlik ve karşılıklı güven temelinde şekillendiğini ifade eden Aka, uluslararası katılımcılara söz verdi.</p>

<p>Malezya Ankara Büyükelçisi Adlan Bin Mohd Shaffieq, Malakka Boğazı’nın tarihsel ve stratejik önemine dikkat çekerek açık ve güvenli deniz yollarının korunmasının küresel ticaret açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Singapur Ankara Büyükelçisi Li Peng Kok ise Singapur’un sorumlu bir bayrak ve liman devleti olarak üstlendiği role değinerek, uluslararası güvenin şeffaf ve tutarlı düzenlemelerle güçlendirilebileceğini belirtti. Malakka ve Singapur Boğazları’ndaki transit geçiş hakkının korunmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Panama İstanbul Başkonsolosu Juan Jaime Delvalle de Panama Kanalı’nın yönetimi ve kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanalın yılda 13 binden fazla gemiye hizmet verdiğini belirten Delvalle, iklim değişikliğinin kanalın operasyonel sürekliliği açısından giderek daha önemli bir stratejik risk haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Sempozyumun devam eden oturumlarında ise denizciliğin hukuki çerçevesi, sivil limanların uluslararası statüsü, terk edilen gemiadamlarının karşılaştığı sorunlar ve enkaz kaldırma sözleşmeleri gibi güncel konular değerlendirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/norvec-rus-gemisine-el-koydu-24603</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Norveç, Rus Gemisine El Koydu</h1>
                        <h2>Norveç, Naftogaz’ın 4,22 milyar dolarlık tahkim kararının icrası kapsamında Rusya’ya ait ticari yolcu gemisini Svalbard’da mahkeme kararıyla alıkoydu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/norvec-rus-gemisine-el-koydu-1788506541.webp">
                        <figcaption>Norveç, Rus Gemisine El Koydu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveç makamları, Ukrayna devlet enerji şirketi Naftogaz’ın talebi ve mahkeme kararı doğrultusunda, Rusya’ya ait bir yolcu gemisine Svalbard’ın Barentsburg Limanı’nda el koydu. İşlem, Rusya’nın Kırım’daki varlıkların kamulaştırılması nedeniyle Naftogaz’a ödemesi gereken yaklaşık 4,22 milyar dolarlık tahkim kararının icrası kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Rus gemisi Barentsburg’da alıkonuldu</p>

<p>Norveç’in Svalbard bölgesindeki makamları, Ukrayna merkezli Naftogaz Group’un talebi üzerine Rusya’ya ait bir gemiye el koydu. Gemi, Svalbard’daki Barentsburg Limanı’nda bulunurken, Nord-Troms Bölge Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda 2 Eylül 2026’da alıkonuldu.</p>

<p>Svalbard Valiliği tarafından yapılan açıklamada, geminin Nord-Troms Bölge Mahkemesi’nin emri üzerine haczedildiği doğrulandı. Açıklamada, gemide bulunan mürettebat ve yolcularla ilgilenileceği ve bu sürecin Trust Arcticugol ile koordinasyon içinde yürütüleceği belirtildi.</p>

<p>4,22 milyar dolarlık tahkim kararı</p>

<p>Naftogaz’a göre mahkemenin 31 Ağustos 2026 tarihli kararı, Rusya Federasyonu’nun yaklaşık 4,22 milyar dolar tutarındaki yükümlülüklerinin, buna ilişkin faiz ve masraflarla birlikte tahsil edilmesini güvence altına almak amacıyla verildi.</p>

<p>Söz konusu tahkim kararı, Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinin ardından Naftogaz ve grup şirketlerine ait varlıkların kamulaştırılması nedeniyle açılan hukuki süreçlerin sonucunda ortaya çıktı.</p>

<p>Tahkim kararı daha önce Norveç’te icra edilebilir olarak tanınmıştı.</p>

<p>Gemi Svalbard’dan ayrılamayacak</p>

<p>Mahkeme kararı kapsamında geminin bulunduğu konumdan ayrılmasına izin verilmiyor. Svalbard Valisi ise geminin hareket ettirilmesini önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlü.</p>

<p>Nord-Troms Bölge Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda geminin Barentsburg’da tutulmasına karar verildi. Geminin başka bir yere taşınıp taşınmayacağına ise ilerleyen süreçte Svalbard Valisi veya Nord-Troms Bölge Mahkemesi karar verecek.</p>

<p>Rusya’ya ait ticari yolcu gemisi</p>

<p>Naftogaz, el konulan geminin Rusya mülkiyetinde olduğunu ve ticari amaçlı keşif/ekspedisyon turlarında kullanıldığını belirtti. Geminin Svalbard’a yönelik ticari seferler gerçekleştirdiği ifade edildi.</p>

<p>Naftogaz Başkan Vekili Sergii Fedorenko, gelişmeyi Rusya’nın Kırım’daki varlıklara el koymasıyla bağlantılı tazminat mücadelesinde önemli bir adım olarak değerlendirdi.</p>

<p>Fedorenko, Naftogaz’ın uluslararası tahkim kararının uygulanması için dünya genelinde Rusya’ya ait varlıkların izini sürmeye devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Küresel varlık takibi</p>

<p>Norveç’te gerçekleştirilen bu işlem, Naftogaz’ın Rusya’ya karşı kazandığı tahkim kararının uluslararası alanda uygulanmasını sağlamak amacıyla yürüttüğü hukuki girişimlerin yeni bir aşaması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Naftogaz, yaklaşık 4,22 milyar dolarlık tazminat, faiz ve masrafların ödenmemesi halinde Rusya’ya ait varlıkların bulunduğu farklı ülkelerde hukuki yollarla tahsilat girişimlerini sürdüreceğini bildiriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/putin-arktik-lng-gemisini-inceledi-24602</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 06:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Putin, Arktik LNG Gemisini İnceledi</h1>
                        <h2>Putin, Zvezda Tersanesi’nde Arc7 sınıfı LNG taşıyıcısı Pyotr Stolypin’i inceledi. Rusya, Arktik gemi inşasında kapasitesini büyütüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/putin-arktik-lng-gemisini-inceledi-1788505855.webp">
                        <figcaption>Putin, Arktik LNG Gemisini İnceledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Primorye bölgesindeki Zvezda Tersanesi’ni ziyaret ederek Kuzey Denizi Rotası’nda yıl boyunca çalışmak üzere tasarlanan Arc7 sınıfı LNG taşıyıcısı Pyotr Stolypin’i inceledi.</p>

<p>Putin’den Zvezda Tersanesi’ne ziyaret</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Bolşoy Kamen kentindeki Zvezda Tersanesi’nde temaslarda bulundu. Putin, tersanede Rusya’nın Arktik operasyonlar için geliştirdiği Arc7 sınıfı buz sınıfı LNG taşıyıcısı Pyotr Stolypin’in güvertesine çıkarak gemide incelemelerde bulundu.</p>

<p>Rusya yönetimi tarafından yapılan açıklamaya göre Putin’e geminin güverte ofisinde bilgi verildi ve geminin çeşitli bölümleri gezdirildi.</p>

<p>Kuzey Denizi Rotası için tasarlandı</p>

<p>Pyotr Stolypin, Kuzey Denizi Rotası’nda yıl boyunca operasyon gerçekleştirebilmesi amacıyla geliştirilen Arc7 sınıfı buz güçlendirmeli LNG taşıyıcıları arasında yer alıyor.</p>

<p>Gemi, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesi kapsamında inşa edilen beş Arc7 sınıfı buz kırıcı LNG taşıyıcısından biri. Bu gemiler, Rusya’da Arktik koşullarda LNG taşımacılığı gerçekleştirmek üzere geliştirilen ilk LNG taşıyıcıları arasında bulunuyor.</p>

<p>Arc7 sınıfı tasarım, gemilerin ağır buz koşullarında operasyon kabiliyetini artırırken, özellikle Kuzey Denizi Rotası gibi zorlu Arktik güzergâhlarda yıl boyunca deniz taşımacılığı yapılabilmesini hedefliyor.</p>

<p>Zvezda çevresinde yeni sanayi kümesi</p>

<p>Putin’in ziyareti sırasında tersanenin yanı sıra bölgede gelişen yeni sanayi altyapısına ilişkin çalışmalar da gündeme geldi.</p>

<p>Rus hükümeti, Zvezda Tersanesi çevresinde kapsamlı bir endüstriyel kümelenmenin oluşmaya başladığını açıkladı. Bu kapsamda Sapfir azimut itici sistemleri fabrikasının faaliyete geçtiği, Primorye Steelworks tesisinin inşasına ise başlandığı bildirildi.</p>

<p>Primorye Steelworks’ün büyük formatlı çelik levhalar ve diğer metalürji ürünlerini üretmesi planlanıyor. Tesisin, özellikle büyük tonajlı gemilerin inşasında ihtiyaç duyulan çelik ürünlerinin tedarik zincirine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Azimut iticiler de Putin’in gündeminde</p>

<p>Putin, Sapfir fabrikasında gemilerin sevk sistemlerinin kritik parçalarından olan azimut pervane sistemlerinin üretimini de inceledi.</p>

<p>Azimut iticiler, gemilerin hız, manevra kabiliyeti ve yönlendirilmesinde önemli rol oynayan sevk sistemi bileşenleri arasında bulunuyor. Rusya’nın bu alanda yerli üretim kapasitesini geliştirmesi, ülkenin gemi inşa sektöründeki dışa bağımlılığı azaltma hedefinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Zvezda Tersanesi çevresinde tersane, sevk sistemi üretimi ve çelik imalatını aynı sanayi ekosisteminde bir araya getiren yapının geliştirilmesi, Rusya’nın özellikle büyük ve yüksek teknolojili gemilerde yerli üretim kapasitesini artırma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/suisse-atlantique-jnsye-2-yeni-open-hatch-gemi-siparisi-verdi-24601</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 05:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Suisse-Atlantique, JNS’ye 2 Yeni Open-Hatch Gemi Siparişi Verdi</h1>
                        <h2>Suisse-Atlantique, Jiangmen Nanyang Shipyard’a iki 40.500 DWT open-hatch gemisi sipariş etti. JNS’deki toplam sipariş sayısı 7 gemiye çıktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/suisse-atlantique-jnsye-2-yeni-open-hatch-gemi-siparisi-verdi-1788505174.webp">
                        <figcaption>Suisse-Atlantique, JNS’ye 2 Yeni Open-Hatch Gemi Siparişi Verdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İsviçre merkezli armatör ve gemi işletmecisi Suisse-Atlantique Group S.A., Çin’in Jiangmen Nanyang Shipyard (JNS) tersanesine iki yeni 40.500 DWT open-hatch gemisi için verdiği siparişi doğruladı.</p>

<p>Yeni gemilerin sözleşme bedeli ve her bir gemi için kesin teslim tarihleri henüz açıklanmadı. Sipariş, Suisse-Atlantique’in JNS’deki yeni gemi inşa programını daha da büyütürken, şirketin teknik gemi yönetimi alanındaki faaliyetlerini de genişletiyor.</p>

<p>JNS’deki sipariş defteri 7 gemiye çıktı</p>

<p>Suisse-Atlantique’in daha önce sipariş ettiği beş adet 64.400 DWT Ultramax gemiyle birlikte, şirketin JNS’deki toplam sipariş defteri 7 gemiye ulaştı.</p>

<p>Yedi geminin teslimatlarının 2028’in üçüncü çeyreği ile 2029’un ilk çeyreği arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, yeni gemi inşa programının hem kendi hesabına verilen siparişleri hem de dış yatırımcılarla ortaklık kapsamında gerçekleştirilen projeleri içerdiğini belirtti.</p>

<p>Yedi geminin teknik yönetimi Suisse-Atlantique’e emanet</p>

<p>Suisse-Atlantique, JNS’de inşa edilecek yedi geminin tamamı için yeni gemi inşa sürecinin tam gözetim ve denetim sorumluluğunu üstlenecek.</p>

<p>Gemilerin teslimatının ardından ise teknik işletme ve yönetiminin yine Suisse-Atlantique tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, programın yalnızca filosunu büyütme stratejisini değil, aynı zamanda üçüncü taraf gemi yönetimi hizmetlerindeki kapasitesini de ortaya koyduğunu vurguladı.</p>

<p>Üçüncü taraf gemi yönetiminde büyüme</p>

<p>Suisse-Atlantique, kendi filosunun yönetiminin yanı sıra dış armatörler ve yatırım ortakları için de yeni gemi inşa gözetimi, uzun vadeli teknik yönetim ve ticari gemi yönetimi hizmetleri sunuyor.</p>

<p>JNS’deki yedi gemilik program, şirketin bu alandaki hizmetlerini daha geniş bir filo üzerinden sürdürmesine olanak sağlayacak.</p>

<p>Yeni siparişlerle birlikte Suisse-Atlantique’in hem kuru yük filosuna yönelik yatırım programı hem de üçüncü taraf gemi yönetimi faaliyetleri açısından büyüme stratejisini sürdürdüğü görülüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiltere-abd-arasinda-pembe-koridor-nukleer-konteyner-gemisi-24600</link>
            <category>Şirketler / Patronlar / Teknoloji</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 04:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere-ABD Arasında “Pembe Koridor”: Nükleer Konteyner Gemisi</h1>
                        <h2>Lloyd’s Register, Maersk ve iki önemli liman, İngiltere-ABD arasında çalışacak teorik nükleer güçlü konteyner gemisi için güvenlik, liman erişimi ve düzenleyici gereklilikleri inceleyecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ingiltere-abd-arasinda-pembe-koridor-nukleer-konteyner-gemisi-1788503594.webp">
                        <figcaption>İngiltere-ABD Arasında “Pembe Koridor”: Nükleer Konteyner Gemisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İngiltere ile ABD arasında nükleer enerjiyle çalışan ticari konteyner gemilerinin işletilmesine yönelik önemli bir araştırma projesi başlatılıyor. Lloyd’s Register (LR), A.P. Moller – Maersk, ABD’nin doğu kıyısındaki Charleston Limanı ve İngiltere’nin Felixstowe Konteyner Limanı, “Pink Corridor (Pembe Koridor)” adı verilen ortak çalışma kapsamında, iki ülke arasında çalışması öngörülen teorik bir nükleer güçlü konteyner gemisinin gerekliliklerini inceleyecek.</p>

<p>Projenin merkezinde, nükleer güçle çalışan konsept bir konteyner gemisinin İngiltere-ABD arasındaki belirlenen rotada faaliyet göstermesi halinde karşılaşabileceği operasyonel, güvenlik ve emniyet gereklilikleri bulunuyor.</p>

<p>Amaç güvenli ve sorumlu nükleer taşımacılık</p>

<p>Pink Corridor projesiyle gelecekte hazırlanabilecek düzenlemelere zemin oluşturulması ve nükleer enerjinin ticari deniz taşımacılığında güvenli, emniyetli ve sorumlu şekilde kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan koşulların ortaya konulması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmada özellikle nükleer güçlü bir geminin belirlenen limanlara erişimi ve operasyonlarını sürdürebilmesi için gerekli çerçeve değerlendirilecek.</p>

<p>Güvenlikten sigortaya geniş kapsamlı inceleme</p>

<p>Projenin çalışma alanı yalnızca geminin teknik özellikleriyle sınırlı olmayacak. Araştırmada;</p>

<ul>
	<li>Gemi güvenliği ve nükleer güvenlik,</li>
	<li>Nükleer maddelere ilişkin güvence ve koruma gereklilikleri,</li>
	<li>Siber dayanıklılık,</li>
	<li>Acil durum müdahalesi,</li>
	<li>Sigorta ve sorumluluk rejimleri,</li>
	<li>Denizcilik ve nükleer düzenlemelerin uyumu,</li>
	<li>Liman erişimi ve operasyonel gereklilikler&nbsp;</li>
</ul>

<p>gibi başlıklar ele alınacak.</p>

<p>Bu yaklaşım, nükleer tahrik sistemlerinin ticari gemilerde kullanılmasının yalnızca mühendislik açısından değil, liman işletmeciliği, güvenlik, mevzuat ve sigortacılık açısından da değerlendirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>LR: Ticari denizcilik için önemli bir adım</p>

<p>Lloyd’s Register Global Konteyner Gemileri Segment Direktörü Nick Gross, Pink Corridor ortak geliştirme programının nükleer teknolojinin ticari deniz taşımacılığında uygulanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.</p>

<p>Gross, projenin güvenli operasyonlar için ele alınması gereken güvenlik ve güvence konularını pratik ve iş birlikçi bir yaklaşımla inceleyeceğini ifade etti. Çalışmanın denizcilik, limanlar ve klaslama alanındaki önemli aktörleri aynı platformda buluşturmasının, nükleer teknolojinin daha sürdürülebilir denizcilik operasyonlarında kullanılmasına yönelik artan ilgiyi gösterdiğini vurguladı.</p>

<p>Maersk ile önceki çalışmanın devamı</p>

<p>Pink Corridor projesi, Lloyd’s Register ile CORE POWER tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen düzenleyici değerlendirme çalışmasının devamı niteliğinde.</p>

<p>Bu çalışmanın ardından Maersk ile ortak bir geliştirme projesi oluşturulmuş ve gelişmiş nükleer güç sistemlerinin konteyner taşımacılığında kullanılabilmesi için güvenlik, operasyon ve düzenleyici gereklilikler incelenmeye başlanmıştı.</p>

<p>Yeni projenin ilk aşamasından elde edilecek sonuçların, daha kapsamlı bir ikinci fazın kapsamının belirlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>İkinci aşamada mevzuat ve mühendislik öne çıkacak</p>

<p>Pink Corridor’un ikinci aşamaya taşınması halinde çalışmaların mühendislik, düzenleyici çerçeveler, mevzuat, güvenlik ve nükleer güvence sistemleri dahil olmak üzere daha geniş bir alana yayılması planlanıyor.</p>

<p>Proje aynı zamanda İngiltere ve ABD arasında imzalanan Technology Prosperity Deal kapsamında denizcilikte sivil nükleer uygulamaların araştırılmasına yönelik ikili taahhütlerle de ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Bu kapsamda iki ülke arasında gelecekte bir nükleer ticari gemicilik koridorunun oluşturulması ihtimali de değerlendiriliyor.</p>

<p>Denizcilikte nükleer dönem için hazırlık</p>

<p>Nükleer tahrik teknolojisi, uzun menzilli ticari gemilerde yakıt tüketimi ve emisyonların azaltılması açısından potansiyel bir seçenek olarak yeniden gündeme gelirken, teknolojinin ticari ölçekte uygulanmasının önündeki en önemli konular arasında güvenlik, düzenleme, liman kabul şartları, acil müdahale ve sigorta bulunuyor.</p>

<p>Pink Corridor projesi, bu nedenle doğrudan bir nükleer konteyner gemisi işletmeye alma projesinden ziyade, böyle bir operasyonun gerçekleşebilmesi için gerekli koşulların ve düzenleyici altyapının teorik ve uygulamaya dönük olarak incelenmesini amaçlıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drewry-dunya-konteyner-endeksi-36-haftada-degismedi-24599</link>
            <category>Ekonomi / Finans</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 03:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Drewry: Dünya Konteyner Endeksi 36. Haftada Değişmedi</h1>
                        <h2>Drewry WCI 36. haftada 4.465 dolarda kaldı. Şanghay-Rotterdam navlunu %5, Şanghay-Cenova %10 düşerken ABD hatlarında artış görüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/drewry-dunya-konteyner-endeksi-36-haftada-degismedi-1788502801.webp">
                        <figcaption>Drewry: Dünya Konteyner Endeksi 36. Haftada Değişmedi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Drewry’nin Dünya Konteyner Endeksi, 36. haftada değişmeyerek 40 feet’lik konteyner başına 4.465 dolar seviyesinde kaldı. Hat bazında ise önemli fiyat hareketleri yaşandı.</p>

<p>Küresel Konteyner Navlunlarında Yatay Seyir</p>

<p>Drewry Supply Chain Advisors’ın son değerlendirmesine göre, küresel konteyner navlun piyasasında genel görünüm bu hafta yatay kaldı. World Container Index (WCI), 40 feet’lik konteyner başına 4.465 dolar seviyesinde değişmeden seyrini sürdürdü.</p>

<p>Ancak bileşik endeksteki yatay görünüme rağmen, başlıca ticaret rotalarında navlun fiyatlarında dikkat çekici değişimler görüldü.</p>

<p>Şanghay–Rotterdam Hattında Gerileme</p>

<p>Şanghay–Rotterdam hattında 40 feet’lik konteyner navlunu %5 düşerek 498 dolar geriledi ve 4.092 dolara indi.</p>

<p>Buna karşılık Rotterdam–Şanghay hattında fiyatlar %1 veya 6 dolar artarak 594 dolara yükseldi.</p>

<p>Şanghay’dan Cenova’ya taşımacılıkta ise daha belirgin bir düşüş yaşandı. Bu rotadaki navlunlar %10 veya 89 dolar azalarak 4.368 dolara geriledi.</p>

<p>ABD Hatlarında Fiyatlar Yükseldi</p>

<p>Trans-Pasifik hattında ise yükseliş öne çıktı. Şanghay–Los Angeles rotasında 40 feet’lik konteyner navlunu %5 veya 367 dolar artarak 7.185 dolara çıktı.</p>

<p>Şanghay–New York hattında da navlunlar %3 veya 254 dolar yükselerek 9.587 dolara ulaştı.</p>

<p>ABD’den Asya’ya ters yönde ise fiyatlar geriledi. Los Angeles–Şanghay hattındaki navlun %3 veya 23 dolar düşerek 799 dolara indi.</p>

<p>Rotterdam–New York Hattında Artış</p>

<p>Avrupa–ABD hattında Rotterdam–New York taşımacılığında fiyatlar %1 veya 42 dolar yükselerek 3.052 dolara çıktı.</p>

<p>New York–Rotterdam hattında ise navlun fiyatı önceki haftaya göre değişmedi ve 40 feet’lik konteyner başına 1.122 dolar seviyesinde kaldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Screenshot_2026-09-04-09-16-41-43_96b26121e545231a3c569311a54cda96.jpg" style="height:753px; width:800px" />Genel görünüm: Drewry’nin 36. hafta verileri, küresel konteyner navlunlarında bileşik endeks açısından istikrarın sürdüğünü, ancak Asya-Avrupa ve Asya-ABD hatları arasında belirgin fiyat ayrışmalarının devam ettiğini gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/seadream-yacht-club-25-yil-sonra-ilk-yeni-yatini-siparis-etti-24598</link>
            <category>Yaşam / Magazin / Turizm</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 02:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SeaDream Yacht Club 25 Yıl Sonra İlk Yeni Yatını Sipariş Etti</h1>
                        <h2>SeaDream Yacht Club, 25 yıl sonra ilk yeni yatı SeaDream III’ü tanıttı. 151 metrelik yat, 2029’da yaklaşık 200 misafirle hizmete başlayacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/seadream-yacht-club-25-yil-sonra-ilk-yeni-yatini-siparis-etti-1788501829.webp">
                        <figcaption>SeaDream Yacht Club 25 Yıl Sonra İlk Yeni Yatını Sipariş Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Lüks yatçılık şirketi SeaDream Yacht Club, 25 yıl aradan sonra filosuna katılacak yeni yatı SeaDream III için planlarını açıkladı. Yaklaşık 200 misafir kapasiteli yat, Temmuz 2029’da hizmete girecek.</p>

<p>25 Yıllık Aranın Ardından Yeni Yat</p>

<p>Palm Beach, Florida merkezli aile şirketi SeaDream Yacht Club, 25 yıl aradan sonra filosuna yeni bir yat eklemeye hazırlanıyor. Yaklaşık 151 metre uzunluğunda olacak SeaDream III, lüks yatçılık anlayışını daha geniş yaşam alanları, wellness hizmetleri ve denizle doğrudan bağlantılı konseptiyle ileri taşımayı hedefliyor.</p>

<p>Temmuz 2029’da ilk seferine çıkması planlanan yat, yaklaşık 200 misafir ağırlayacak. Misafir sayısına yakın büyüklükte bir mürettebat kadrosuyla hizmet verecek SeaDream III, yüksek personel-misafir oranıyla kişiselleştirilmiş hizmet anlayışını sürdürecek.</p>

<p>Beş Güvertede Yeni Nesil Konaklama</p>

<p>SeaDream III’te konaklama alanları beş güverteye yayılacak. Yeni yat, daha fazla süit ve Commodore kategorisindeki kamaraların yanı sıra bağlantılı konaklama seçenekleri sunacak.</p>

<p>Misafir güvertelerinin dördünde özel balkonlu konaklama birimleri bulunacak. Daha büyük süit ve kamaralar ise kısa süreli seyahatlerden uzun süreli yolculuklara kadar farklı konaklama ihtiyaçlarına daha geniş yaşam alanlarıyla yanıt verecek.</p>

<p>Açık Hava Yaşamı Tasarımın Merkezinde</p>

<p>Yatın tasarımında açık hava yaşamı ön plana çıkarılacak. Geniş üst güverteler, özel bir havuz güvertesi ve yemek, sosyalleşme ile dinlenme amacıyla kullanılabilecek kapalı ve açık hava alanları SeaDream III’ün temel özellikleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni yatın wellness konsepti de genişletilecek. Daha kapsamlı spa, fitness ve wellness alanları, SeaDream’in lüks yatçılık deneyiminin önemli unsurlarından biri olacak.</p>

<p>Üç Ayrı Su Sporları Marinası</p>

<p>SeaDream III’ün dikkat çeken özelliklerinden biri de üç özel su sporları marinası olacak. Bu alanlar, misafirlerin doğrudan denize erişmesini sağlayacak.</p>

<p>Konsept, SeaDream I ve SeaDream II’de sunulan deniz odaklı deneyimin yeni yat üzerinde geliştirilmiş bir versiyonu olarak tasarlanıyor.</p>

<p>İlk Sefer Hong Kong’dan Tokyo’ya</p>

<p>SeaDream III’ün ilk seferi 10 Temmuz 2029’da Hong Kong’dan başlayacak. Yat, Ryukyu Adaları üzerinden ilerleyerek Japonya’nın Pasifik kıyıları boyunca seyredecek.</p>

<p>İlk yolculuğun 21 Temmuz 2029’da Tokyo’da sona ermesi ve burada SeaDream III için resmi vaftiz töreninin gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni yatın filoya katılmasıyla SeaDream Yacht Club, 25 yıllık yeni yat aralığının ardından filosunda önemli bir yenilenme adımı atarken, lüks yatçılık pazarındaki konumunu da güçlendirmeyi hedefliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/greenland-ve-nunavut-limanlarindan-arktik-is-birligi-hamlesi-24597</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 00:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Greenland ve Nunavut Limanlarından Arktik İş Birliği Hamlesi</h1>
                        <h2>Grönland’ın Nuuk Limanı ile Kanada’nın Nunavut bölgesindeki iki derin deniz limanı projesi, Arktik denizcilik ağını güçlendirmek amacıyla iş birliği anlaşması imzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/greenland-ve-nunavut-limanlarindan-arktik-is-birligi-hamlesi-1788501339.webp">
                        <figcaption>Greenland ve Nunavut Limanlarından Arktik İş Birliği Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Grönland ile Kanada’nın Nunavut bölgesi arasındaki denizcilik iş birliğinde yeni bir dönem başlıyor. Grönland’daki Nuuk Limanı’nın sahibi ve işletmecisi Sikuki Nuuk Harbour A/S ile Nunavut’ta geliştirilen iki önemli derin deniz limanı projesinin temsilcileri, Arktik bölgedeki denizcilik altyapısının dayanıklılığını artırmak amacıyla Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı.</p>

<p>Anlaşma; Sikuki Nuuk Harbour A/S, Nunavut’taki Qikiqtarjuaq Deep Sea Port Project projesinin geliştiricisi Qikiqtaaluk AEDC ve Grays Bay Road and Port Project projesinin geliştiricisi West Kitikmeot Resources Corp. arasında gerçekleştirildi.</p>

<p>Arktik limanlarında ortak hareket</p>

<p>İş birliği kapsamında tarafların Arktik liman işletmeciliği ve altyapısı konusundaki bilgi ve deneyimlerini paylaşması planlanıyor. Ayrıca denizcilik altyapısının dayanıklılığı, acil durum müdahalesi, gemilere yönelik destek hizmetleri, tedarik zincirleri, altyapı yatırımları ve çevrenin korunması gibi alanlarda ortak çalışmalar yürütülecek.</p>

<p>Anlaşma, Grönland’ın mevcut en önemli ticari limanlarından biri olan Nuuk’u, Nunavut’ta geliştirilmesi planlanan iki öncelikli liman projesiyle aynı iş birliği çerçevesinde buluşturuyor. Böylece Kuzey Kutbu’nda daha bağlantılı ve krizlere karşı daha dayanıklı bir denizcilik ağı oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Nuuk’ta düzenlenen ticaret misyonunda duyuruldu</p>

<p>İş birliği, Nunavut Inuitlerini temsil eden Nunavut Tunngavik Inc. tarafından Nuuk’a gerçekleştirilen ticaret misyonu kapsamında duyuruldu. Misyonun temel amacı, Nunavut ile Grönland arasında ekonomik ve stratejik alanlarda daha kapsamlı ortaklık fırsatlarını değerlendirmek olarak öne çıktı.</p>

<p>Taraflar arasındaki iş birliğinin yalnızca ticari ve altyapısal boyut taşımadığına da dikkat çekiliyor. Grönland ve Nunavut arasındaki ilişkiler; ortak Inuit kültürü, dil, tarih ve toplumsal bağlara dayanıyor.</p>

<p>Öncelik acil müdahale ve gemi desteği</p>

<p>İlk aşamada çalışmaların özellikle liman operasyonları, koordineli acil durum müdahalesi ve gemi destek kapasitesinin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşması bekleniyor.</p>

<p>Bunun yanında Arktik koşullarında limanların planlanması, inşası ve işletilmesine ilişkin deneyimlerin paylaşılması da anlaşmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Yeni anlaşma, Kuzey Kutbu’nda deniz ticareti, lojistik ve altyapı yatırımlarının öneminin giderek arttığı bir dönemde, Grönland ile Nunavut arasındaki liman bağlantılarının stratejik değerini de güçlendiriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmaradaki-gemi-faciasinda-merak-edilenler-tugberk-imamoglu-ve-alsu-kimin-24596</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Marmara’daki Gemi Faciasında Merak Edilenler: Tuğberk İmamoğlu ve ALSU Kimin?</h1>
                        <h2>Silivri açıklarında Tuğberk İmamoğlu’nun batmasıyla sonuçlanan kazanın ardından iki geminin armatörlük ve sahiplik bilgileri gündemde.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmaradaki-gemi-faciasinda-merak-edilenler-tugberk-imamoglu-ve-alsu-kimin-1788431605.webp">
                        <figcaption>Marmara’daki Gemi Faciasında Merak Edilenler: Tuğberk İmamoğlu ve ALSU Kimin?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Silivri açıklarında Tuğberk İmamoğlu’nun batmasıyla sonuçlanan kazanın ardından iki geminin armatörlük ve sahiplik bilgileri gündemde. Resmi kayıtlara göre Tuğberk İmamoğlu’nun armatörü Zeybe Denizcilik, ALSU’nun armatörü ise Özpulathane Deniz Taşımacılığı.</strong></p>

<p><strong>Marmara’daki Kazanın Ardından Gemi Sahipliği Gündemde</strong></p>

<p>Marmara Denizi’nde 2 Eylül 2026’da meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazası, arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra gemilerin sahiplik ve armatörlük yapılarını da gündeme taşıdı.</p>

<p>Silivri açıklarının yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana gelen kazada, İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye seyreden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu ile Kocaeli’den Aliağa’ya giden Türk bayraklı ALSU çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu ile gemide bulunan 10 mürettebattan haber alınamadı. Geminin acil durum sinyalinin alınmasının ardından bölgede kapsamlı arama-kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>Kazanın ardından kamuoyunda “Tuğberk İmamoğlu kimdir?” şeklindeki aramalar da dikkat çekici biçimde arttı. Ancak Tuğberk İmamoğlu bir kişi değil, kazaya karışan kuru yük gemisinin adıdır.</p>

<p><strong>Tuğberk İmamoğlu Gemisi Kime Ait?</strong></p>

<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası gemi kayıtlarında Tuğberk İmamoğlu'nun armatörü Zeybe Denizcilik ve Ticaret Limited Şirketi olarak yer alıyor.</p>

<p>İstanbul tescilli ve Türk bayraklı kuru yük gemisinin kayıtlarında:</p>

<p>IMO: 9003548</p>

<p>Türk sicil numarası: 2522</p>

<p>Çağrı işareti: TCA4304</p>

<p>DWT: 3.970 ton</p>

<p>İnşa tarihi: 5 Mayıs 1990</p>

<p>Genişlik: 12,8 metre</p>

<p>Gemi tipi: Kuru yük gemisi</p>

<p>bilgileri bulunuyor.</p>

<p>Kaza sırasında geminin 4.199 ton rulo sac taşıdığı bildirildi.</p>

<p><strong>Armatörlük ile Mülkiyet Aynı Şey Değil</strong></p>

<p>Kazayla ilgili haberlerde geminin sahibi, işletmecisi ve armatörü konusunda farklı ifadelerin kullanılması dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu noktada armatörlük, işletmecilik ve geminin hukuki mülkiyeti birbirinden farklı kavramlar. İMEAK Deniz Ticaret Odası kayıtlarında armatör olarak Zeybe Denizcilik gösterilirken, kazanın ardından yapılan şirket açıklamasında gemi İmamoğlu Denizcilik'e ait olarak tanımlandı.</p>

<p>Dolayısıyla nihai mülkiyet yapısına ilişkin değerlendirmelerde resmi gemi sicili ve Ticaret Sicili kayıtlarının esas alınması gerekiyor.</p>

<p><strong>Zeybe Denizcilik Kimin?</strong></p>

<p>Zeybe Denizcilik ve Ticaret Limited Şirketi, Tuğberk İmamoğlu'nun armatörü olarak resmi denizcilik kayıtlarında yer alan şirket.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bazı haberlerde şirketle bağlantılı olarak Tahsin Doğruyol ve Seda Doğruyol isimleri gündeme geldi.</p>

<p>Ancak şirket ortaklığı ile gemi armatörlüğü ve nihai mülkiyet aynı hukuki kavramlar olmadığı için, resmi Ticaret Sicili kayıtları görülmeden kişi bazında kesin ortaklık veya mülkiyet sonucu çıkarmak doğru olmayacaktır.</p>

<p><strong>36 Yıllık Geminin Geçmişi</strong></p>

<p>1990 yılında Almanya'nın Hamburg kentinde inşa edilen Tuğberk İmamoğlu'nun denizcilik geçmişi de dikkat çekiyor.</p>

<p>Gemi, farklı dönemlerde HERA, ATLANTIC SEA, CELTIC NAVIGATOR ve KAPTAN DEDE isimlerini kullandı.</p>

<p>Gemi kayıtlarına göre 2017 yılında KAPTAN DEDE adı değiştirilerek TUĞBERK İMAMOĞLU adı kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Yaklaşık 90 metre uzunluğundaki gemi, kazaya kadar 36 yılı aşkın süredir ticari deniz taşımacılığında görev yapıyordu.</p>

<p><strong>ALSU Gemisi Kimin?</strong></p>

<p>Kazaya karışan diğer gemi ALSU, İMEAK Deniz Ticaret Odası kayıtlarında kimyevi madde tankeri olarak yer alıyor.</p>

<p>Resmi gemi kayıtlarına göre ALSU'nun armatörü:</p>

<p>Özpulathane Deniz Taşımacılığı Sanayi Ticaret Anonim Şirketi.</p>

<p>Türk bayraklı ve İstanbul tescilli tankerin IMO numarası 9808742.</p>

<p>ALSU'nun kaza sırasında Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olduğu, geminin boş olduğu ve ilk kontrollerde dışarıdan görülebilir ciddi bir hasar tespit edilmediği bildirildi.</p>

<p><strong>Çarpışma Saat 03.00 Sıralarında Meydana Geldi</strong></p>

<p>Edinilen bilgilere göre iki gemi, 2 Eylül sabahı saat 03.00 sıralarında, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde çarpıştı.</p>

<p>Tuğberk İmamoğlu İskenderun–Karadeniz Ereğli, ALSU ise Kocaeli–Aliağa rotasında seyrediyordu.</p>

<p>Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu'ndan haber alınamadı.</p>

<p>Saat 03.26'da geminin EPIRB cihazından acil durum sinyali alınması üzerine arama-kurtarma süreci hızlandırıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da sinyalin çarpışmadan kısa süre sonra alınmasının, geminin çok kısa süre içerisinde battığı değerlendirmesini güçlendirdiğini açıkladı.</p>

<p><strong>10 Mürettebat İçin Arama-Kurtarma Çalışmaları</strong></p>

<p>Kazanın ardından Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları bölgede arama-kurtarma çalışmalarına katıldı.</p>

<p>İstanbul Valiliği'nin açıklamasına göre bölgede 2 helikopter, 9 Sahil Güvenlik deniz unsuru ve 3 Kıyı Emniyeti deniz aracı görev yaptı.</p>

<p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da çalışmalara destek amacıyla 1 İHA, 1 fırkateyn, 2 gemi ve 1 hücumbot görevlendirdi.</p>

<p>Bölgedeki deniz derinliğinin yaklaşık 800-900 metre olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>ALSU Mürettebatından 9 Kişi Gözaltında</strong></p>

<p>Kazayla ilgili adli soruşturma da sürüyor.</p>

<p>Son gelişmelere göre ALSU'da bulunan 9 kişi gözaltına alındı. Ancak bu işlem, tek başına kazada kusur veya sorumluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kazanın oluş şeklinin belirlenmesi için gemilerin AIS, radar, seyir ve telsiz kayıtları ile diğer teknik verilerin incelenmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Kazada Kusur Henüz Kesinleşmedi</strong></p>

<p>Marmara Denizi'ndeki kazanın hangi koşullarda meydana geldiği ve tarafların kusur durumları, yürütülen teknik ve adli incelemelerin ardından ortaya çıkacak.</p>

<p>İmamoğlu Denizcilik tarafından yapılan açıklamada Tuğberk İmamoğlu'nun trafik ayırım düzenindeki seyir hattında kurallara uygun hareket ettiği ve kazadan önce ALSU ile telsiz iletişimi kurulduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Bu iddialar soruşturma kapsamında değerlendirilecek.</p>

<p>Şu aşamada herhangi bir gemiyi veya tarafı kazadan kesin olarak sorumlu ilan etmek mümkün değil. Armatörlük, gemi mülkiyeti ve kazadaki kusur birbirinden ayrı hukuki ve teknik başlıklar olarak ele alınmalı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marmarada-gemi-batti-10-kayip-24595</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Marmara’da Gemi Battı: 10 Kayıp</h1>
                        <h2>Silivri açıklarında Tugberk İmamoğlu ile Alsu çarpıştı. Acil durum sinyali alınan kargo gemisinin battığı değerlendirilirken, 10 mürettebat için arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/marmarada-gemi-batti-10-kayip-1788422988.webp">
                        <figcaption>Marmara’da Gemi Battı: 10 Kayıp</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Silivri açıklarında Türk genel kargo gemisi Tugberk İmamoğlu ile kimyasal tanker Alsu çarpıştı. Acil durum sinyali alınan kargo gemisine ulaşılamazken, geminin battığı değerlendiriliyor. 10 mürettebat için arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</strong></p>

<p><strong>İSTANBUL&nbsp;</strong>– Marmara Denizi’nde çarşamba günü sabaha karşı meydana gelen gemi çarpışmasının ardından 10 mürettebatı taşıyan Türk bayraklı genel kargo gemisi&nbsp;<strong>Tugberk İmamoğlu’nun&nbsp;</strong>battığından endişe ediliyor. Silivri’nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana gelen kazanın ardından geniş kapsamlı arama-kurtarma operasyonu başlatıldı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, 3.970 DWT kapasiteli, 1990 yapımı&nbsp;<strong>Tugberk İmamoğlu,&nbsp;</strong>yaklaşık 3.338 DWT kapasiteli ve 2021 yapımı kimyasal tanker&nbsp;<strong>Alsu&nbsp;</strong>ile saat 03.15 sıralarında çarpıştı.</p>

<p><strong>Acil durum sinyali alındı</strong></p>

<p>Tugberk İmamoğlu’nun EPIRB cihazından gönderilen acil durum sinyali saat <strong>03.26</strong>’da yetkililere ulaştı. Ardından Alsu’nun kaptanı saat&nbsp;<strong>03.41’de&nbsp;</strong>Gemi Trafik Hizmetleri’yle (VTS) iletişime geçerek, yaklaşık 03.15’te kimliği belirlenemeyen bir gemiyle çarpıştığını bildirdi.</p>

<p>Kazanın ardından Tugberk İmamoğlu’na ve gemide bulunan&nbsp;<strong>10 mürettebata</strong>&nbsp;telsiz ve telefon aracılığıyla ulaşılmaya çalışıldı. Ancak yapılan tüm iletişim girişimlerinden sonuç alınamadı.</p>

<p><strong>Geminin battığı değerlendiriliyor</strong></p>

<p>Yetkililer, Tugberk İmamoğlu’nun olayın ardından battığını değerlendiriyor. Gemide bulunan can kurtarma ekipmanlarından bazıları, aralarında&nbsp;<strong>serbest düşmeli filikanın (free-fall lifeboat)&nbsp;</strong>da bulunduğu ekipmanlar deniz yüzeyinde bulundu.</p>

<p>Ancak haberin hazırlandığı sırada kayıp 10 mürettebattan herhangi birine henüz ulaşılamadığı bildirildi.</p>

<p><strong>14 deniz arama-kurtarma birimi görevde</strong></p>

<p>İstanbul merkezli&nbsp;<strong>Zeybe Denizcilik&nbsp;</strong>&nbsp;tarafından işletilen Tugberk İmamoğlu’nun&nbsp;&nbsp;<strong>İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye&nbsp;</strong>seyir halinde olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Özpulathane Deniz Taşmacılığı </strong>şirketine&nbsp;<strong> </strong>ait<strong>,&nbsp;</strong>2021 yılında inşa edilen kimyasal tanker&nbsp;<strong>Alsu </strong>ise&nbsp;<strong>Kocaeli’den Aliağa’ya&nbsp;</strong>gidiyordu. İlk incelemelerde Alsu’da gözle görülür herhangi bir hasar tespit edilmediği aktarıldı.</p>

<p>Kazanın kesin nedeni ve çarpışmanın nasıl meydana geldiğine ilişkin soruşturmanın ise ilgili denizcilik makamlarınca yürütülmesi bekleniyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Marmara Denizi’nde 10 mürettebatın akıbetinin belirlenmesi için arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-rus-golge-filo-tankerine-cikti-24594</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 03:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AB, Rus Gölge Filo Tankerine Çıktı</h1>
                        <h2>AB güçleri, Akdeniz’de Rus gölge filosuyla bağlantılı olduğu şüphelenilen tankeri bayrak kontrolü için denetledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ab-rus-golge-filo-tankerine-cikti-1788333812.webp">
                        <figcaption>AB, Rus Gölge Filo Tankerine Çıktı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Avrupa Birliği güçleri, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı öne sürülen “gölge filo” kapsamında bulunan bir petrol tankerine Akdeniz’de bayrak doğrulama operasyonu düzenledi. AB yetkilileri, geminin sahte bayrakla seyretmiş olabileceğinden şüpheleniyor.</strong></p>

<p>Avrupa Birliği, Rusya’nın petrol ticaretine yönelik yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı öne sürülen gölge filoya karşı operasyonlarını sürdürüyor. EUNAVFOR MED IRINI Operasyonu kapsamında görev yapan AB güçleri, 30 Ağustos’ta Akdeniz’de bir petrol tankerine çıkarak geminin bayrak durumunu kontrol etti.</p>

<p>AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 31 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuyla bağlantılı olduğundan şüphelenildiğini ve geminin uluslararası deniz hukukuna aykırı şekilde sahte bayrak altında seyretmiş olabileceğinin değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Operasyon UNCLOS kapsamında gerçekleştirildi</p>

<p>IRINI Operasyonu tarafından yapılan açıklamaya göre, tanker üzerindeki bayrak doğrulama işlemi Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) 110. maddesi kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Operasyon kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin, Akdeniz açık denizlerinde deniz güvenliğini desteklemek ve Rusya’nın gölge filosuyla mücadeleye yönelik AB çabalarına katkı sağlamak amacı taşıdığı belirtildi.</p>

<p>“Altıncı şüpheli gölge filo gemisi”</p>

<p>Kallas, son operasyonun son aylarda AB operasyonları tarafından gerçekleştirilen altıncı şüpheli gölge filo gemisi denetimi olduğunu açıkladı.</p>

<p>Kallas, gölge filo tankerleri üzerinden gerçekleştirildiği belirtilen yasa dışı petrol satışlarının Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını finanse eden önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu savunarak, AB’nin bu ticaret kanallarını kesmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>Gölge filo; yaptırımlardan kaçınmak amacıyla karmaşık mülkiyet yapıları, farklı bayraklar ve sık bayrak değişiklikleri kullandığı öne sürülen tankerlerden oluşan ağlar için kullanılan bir tanım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>AB savunma bakanları gündemine taşınacak</p>

<p>Gölge filoya yönelik önlemlerin, 1 Eylül’de İrlanda’da bir araya gelmesi beklenen AB savunma bakanlarının gündem başlıkları arasında yer alacağı bildirildi.</p>

<p>Operasyon, Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki denizcilik ve yaptırım geriliminin de yeni bir boyut kazanmasına neden oldu.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz ay Avrupa ülkelerinin Rus ticari gemilerini ele geçirmeye yönelik planlar uygulaması halinde buna karşılık verileceği yönünde uyarıda bulunmuştu.</p>

<p><strong>Akdeniz’deki son tanker operasyonu, AB’nin Rus petrol ticaretinde yaptırımları deldiğinden şüphelenilen gemilere yönelik denetimleri artırdığını gösterirken, gelişmenin uluslararası deniz hukuku ve deniz sigortası açısından da yakından izlenmesi bekleniyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-gemileri-guney-asyada-hurdaya-ayriliyor-24593</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 02:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AB Gemileri Güney Asya’da Hurdaya Ayrılıyor</h1>
                        <h2>AB gemilerinin yalnızca yüzde 5’i Avrupa’da sökülürken, büyük bölümü Güney Asya’daki gemi söküm sahalarına gönderiliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/ab-gemileri-guney-asyada-hurdaya-ayriliyor-1788333238.webp">
                        <figcaption>AB Gemileri Güney Asya’da Hurdaya Ayrılıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>NGO Shipbreaking Platform ve Transport &amp; Environment (T&amp;E) raporuna göre, 2019-2025 döneminde sökülen AB bayraklı veya AB sahipli gemilerin yalnızca yüzde 5’i tonaj bazında Avrupa’daki tesislerde geri dönüştürüldü. Gemilerin önemli bölümü Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’daki kıyı söküm sahalarına gönderildi.</strong></p>

<p>Avrupa Birliği’nin gemi geri dönüşüm kapasitesi bulunmasına rağmen, AB bağlantılı gemilerin büyük bölümünün söküm için Güney Asya’ya gönderildiği bildirildi. NGO Shipbreaking Platform ve T&amp;E tarafından yayımlanan rapor, AB’nin gemi geri dönüşümünde mevcut kapasitesini yeterince kullanamadığını ortaya koydu.</p>

<p>Rapora göre, 2019-2025 yılları arasında 706 AB bayraklı ve/veya AB sahipli gemi dünya genelinde söküldü. Bu gemilerin yalnızca yüzde 22’si Avrupa Birliği sınırları içindeki tesislerde geri dönüştürülürken, tonaj bazında Avrupa tesislerinin payı sadece yüzde 5’te kaldı.</p>

<p>Tonajın üçte ikisi Güney Asya’ya gitti</p>

<p>Sökülen gemilerin yaklaşık yarısı Hindistan, Bangladeş ve Pakistan’daki gemi söküm sahalarında karaya oturtularak parçalandı. Bu tesislerin toplam tonajdaki payı ise yüzde 66’ya ulaştı.</p>

<p>Geri kalan gemilerin önemli bir bölümü ise başta Türkiye’deki gemi söküm tesisleri olmak üzere farklı ülkelerde geri dönüştürüldü.</p>

<p>Rapor, AB kurallarından kaçınmak amacıyla bazı gemilerin sökümden kısa süre önce bayrak değiştirdiğine de dikkat çekti. Buna göre 102 gemi, söküm işleminden kısa süre önce AB bayrağını başka bir ülkenin bayrağıyla değiştirdi.</p>

<p>Avrupa’nın kapasitesi kullanılmıyor</p>

<p>AB’nin gemi geri dönüşüm kapasitesinin mevcut filoyu karşılayabilecek düzeyde olduğu belirtiliyor. Rapora göre, 2020 yılında AB’de 2,1 milyon hafif deplasman ton (LDT) gemi geri dönüşüm kapasitesi bulunuyordu.</p>

<p>Aynı yıl AB sahipli gemilerden yaklaşık 1,4 milyon LDT hurdaya ayrıldı. Ancak bu tonajın üçte ikisinden fazlası Güney Asya’daki kıyı söküm sahalarına gitti.</p>

<p>NGO Shipbreaking Platform, Avrupa’da büyük gemilerin geri dönüştürülmesine uygun tesislerin bulunduğunu ve en az 6 ila 8 tersanenin 330 metreye kadar uzunluğa sahip gemileri sökebilecek kapasitede olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Kuruluş, bu veriler ışığında AB’nin tüm AB bayraklı ve AB sahipli gemilerini kendi sınırları içerisindeki tesislerde geri dönüştürebilecek yeterli kapasiteye sahip olduğu sonucuna vardı.</p>

<p>“Stratejik özerklik açısından başarısızlık”</p>

<p>NGO Shipbreaking Platform Politika Sorumlusu Philippine Bernard, mevcut tablonun yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda AB’nin sanayi stratejisi açısından da ciddi bir problem oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Bernard, Avrupa’nın kritik hammaddelerde dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflerken, geri kazanılabilir milyonlarca ton çeliğin üçüncü ülkelere gönderilmesinin stratejik özerklik hedefleriyle çeliştiğini ifade etti.</p>

<p>AB’nin yeni düzenlemesi tartışma yarattı</p>

<p>Avrupa Komisyonu temmuz ayında, ilk kıyıda gemi söküm tesislerinin AB tarafından onaylanan gemi geri dönüşüm tesisleri listesine alınmasına yönelik planlarını açıkladı.</p>

<p>Ancak Shipbreaking Platform ve T&amp;E, bu yaklaşımın gemilerin Avrupa dışındaki söküm sahalarına gönderilmesini kolaylaştırabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Gemi sökümünün ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. NGO Shipbreaking Platform’a göre bir geminin ağırlığının yüzde 95’ine kadarı, yüksek kaliteli hurda çelik başta olmak üzere geri dönüştürülebiliyor.</p>

<p>Kuruluşun önceki bir çalışmasına göre, önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 12 bin AB sahipli geminin hizmet ömrünün sona ermesi bekleniyor. Bu gemilerin geri dönüşümünden yılda 12 milyon tona kadar çelik elde edilebileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>Rapor, AB’nin gemi geri dönüşümünde yalnızca çevre ve iş güvenliği standartlarını değil, aynı zamanda çelik ve hammadde arz güvenliğini de stratejik bir konu olarak ele alması gerektiğine işaret ediyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mol-200-gemiyi-tek-catiya-aldi-24592</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MOL, 200+ Gemiyi Tek Çatıya Aldı</h1>
                        <h2>MOL, altı gemi yönetim şirketini birleştirerek 200’den fazla gemiyi tek çatı altında topladı. Yeni yapı güvenlik ve dijitalleşmeye odaklanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/mol-200-gemiyi-tek-catiya-aldi-1788332540.webp">
                        <figcaption>MOL, 200+ Gemiyi Tek Çatıya Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Japon denizcilik devi Mitsui O.S.K. Lines (MOL), grup bünyesindeki altı gemi yönetim şirketini MOL Global Ship Management (MOLGSM) çatısı altında birleştirerek 200’den fazla gemiyi kapsayan küresel bir yönetim yapısı oluşturdu.</strong></p>

<p>Japonya merkezli denizcilik grubu Mitsui O.S.K. Lines (MOL), gemi yönetim operasyonlarında önemli bir yeniden yapılanmaya gitti. Grup bünyesinde faaliyet gösteren altı gemi yönetim şirketinin birleşmesi tamamlanırken, 200’den fazla gemiyi kapsayan operasyonlar MOL Global Ship Management (MOLGSM) bünyesinde tek bir yönetim yapısı altında toplandı.</p>

<p>MOL, birleşmeyle birlikte farklı gemi türlerinde uygulanan güvenlik önlemlerinin daha hızlı ve etkin şekilde hayata geçirilmesini hedefliyor. Yeni yapı kapsamında ortak bir güvenlik kültürünün geliştirilmesi, operasyonel bilgi ve deneyimin grup genelinde paylaşılması ve küresel ölçekte yetkin insan kaynağının oluşturulması öncelikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Güvenlik ve kalite verileri merkezileştirilecek</p>

<p>Yeni yapılanmayla birlikte güvenlik ve kalite verilerinin merkezi bir sistem altında toplanması planlanıyor. MOLGSM'nin bu sayede operasyonel riskleri daha etkin analiz etmesi ve değişen iş koşullarına daha hızlı yanıt vermesi amaçlanıyor.</p>

<p>MOL, özellikle jeopolitik risklerin artması ve çevre düzenlemelerinin giderek sıkılaşması nedeniyle gemi yönetiminde daha entegre ve hızlı karar alma mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>AI ve veri analitiği operasyonlara daha fazla dahil edilecek</p>

<p>MOL Global Ship Management, operasyonların standartlaştırılması ve verimliliğin artırılması amacıyla yapay zekâ (AI) ve veri analitiği gibi teknolojilerden daha fazla yararlanacak.</p>

<p>Bu teknolojilerin, operasyonel verilerin daha hızlı değerlendirilmesini ve yöneticilerin daha gelişmiş karar destek mekanizmalarına erişmesini sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Yeni yapı aynı zamanda alternatif yakıt kullanan gemilerin ve diğer yeni nesil denizcilik teknolojilerinin güvenli şekilde işletmeye alınmasını destekleyecek.</p>

<p>Altı şirket MOLGSM çatısı altında birleşti</p>

<p>MOL Global Ship Management bünyesinde birleştirilen şirketler şöyle:</p>

<ul>
	<li>MOL LNG Ship Management Pte. Ltd. – Singapur, Hong Kong ve Hindistan</li>
	<li>MOL SHIP MANAGEMENT (SINGAPORE) PTE. LTD. – Singapur</li>
	<li>MOL TANKSHIP MANAGEMENT PTE. LTD. – Singapur ve Londra</li>
	<li>MOL LNG Transport Co., Ltd. – Japonya</li>
	<li>MOL SHIP MANAGEMENT CO., LTD. – Japonya</li>
	<li>MOL LNG TRANSPORT (EUROPE) LTD. – Birleşik Krallık&nbsp;</li>
</ul>

<p>Birleşmeyle MOL, farklı gemi segmentlerinde faaliyet gösteren yönetim operasyonlarını daha merkezi bir yapıya kavuştururken, güvenlik, kalite, teknoloji ve insan kaynağı politikalarında küresel ölçekte daha yüksek bir standart oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>MOLGSM'nin yeni yapısı, grubun alternatif yakıtlar, dijitalleşme ve yeni nesil gemi teknolojilerine yönelik dönüşümünde de önemli bir operasyonel platform olarak konumlandırılıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/akkon-linestan-rusya-karari-24591</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 07:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Akkon Lines’tan Rusya Kararı</h1>
                        <h2>Karadeniz’de güvenlik alarmı. Akkon Lines, RMS Team saldırısının ardından Rusya’daki tüm liman uğraklarını geçici olarak durdurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/akkon-linestan-rusya-karari-1788294404.webp">
                        <figcaption>Akkon Lines’tan Rusya Kararı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türk konteyner taşımacılık şirketi Akkon Lines, gemi, mürettebat ve yük güvenliğine yönelik risklerin arttığı değerlendirmesiyle Rusya’daki tüm liman uğraklarını geçici olarak durdurdu. Karar, RMS Team adlı konteyner gemisinin Novorossiysk açıklarında insansız hava aracı saldırısına uğramasının ardından alındı.</strong></p>

<p>Türk konteyner taşımacılık şirketi Akkon Lines, artan güvenlik riskleri nedeniyle Rusya’daki limanlara yönelik seferlerini askıya aldı. Şirketin 27 Ağustos tarihli müşteri duyurusunda, Rusya varışlı mevcut ve planlanan yüklerin güvenlik değerlendirmesi doğrultusunda yeniden yönlendirileceği bildirildi.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, hâlihazırda denizde bulunan veya henüz yüklenmemiş Rusya varışlı kargoların yükleme limanlarına geri gönderilmesi ya da bu limanlarda tahliye edilmesi planlanıyor. Müşterilerin söz konusu düzenlemeler hakkında 28 Ağustos’a kadar bilgilendirildiği belirtildi.</p>

<p>Kararın ardından Rusya servisleri durduruldu</p>

<p>Akkon Lines’ın kararında, 21 Ağustos’ta RMS Team adlı konteyner gemisinin Novorossiysk’e seyir halindeyken uğradığı insansız hava aracı saldırısının önemli bir etken olduğu belirtildi.</p>

<p>Barbados bayraklı, yaklaşık 1.096 TEU kapasiteli RMS Team adlı gemide bulunan 11 denizcinin kurtarıldığı, bir mürettebat üyesinin ise kayıp olduğu bildirildi.</p>

<p>Saldırının ardından gemide yangın çıktı. Yangının yaşam mahalleri ve makine dairesini etkilediği, daha sonra güvertede bulunan konteynerlere yayıldığı aktarıldı.</p>

<p>Akkon Lines, olayın ardından gemi ve yükünün “yapıcı tam ziya” kapsamında değerlendirilebileceğini açıkladı. Bununla birlikte, saldırının hangi taraf tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir tespit bulunmuyor.</p>

<p>Novorossiysk hattında son haftalarda değişiklikler yapıldı</p>

<p>Akkon Lines, Rusya operasyonlarında güvenlik koşullarındaki değişikliklere bağlı olarak son haftalarda farklı uygulamalara başvurdu.</p>

<p>Şirket, 24 Ağustos’ta Novorossiysk uğraklarını geçici olarak durdurarak Rusya servisinin St. Petersburg üzerinden yürütülmesine karar vermişti.</p>

<p>Ağustos ayının başında ise Novorossiysk varışlı yüklerin St. Petersburg üzerinden taşınması uygulanmış ve bu güzergâh için TEU başına 2.500 dolar ek ücret alınmıştı. Novorossiysk’e doğrudan seferlerin daha sonra yeniden başlatıldığı, ancak bu hizmete savaş riski kaynaklı ek ücret yansıtıldığı belirtilmişti.</p>

<p>Son gelişmeyle birlikte şirket, güvenlik değerlendirmeleri çerçevesinde Rusya’daki tüm liman uğraklarını askıya aldı.</p>

<p>Türkiye-Rusya hattında iki gemiyle hizmet veriyordu</p>

<p>Akkon Lines, Türkiye ile Rusya arasındaki konteyner taşımacılığında iki gemiyle faaliyet gösteriyordu. Şirket, Eylül 2018’de yüzde 100 Türk sermayeli bir denizcilik yatırımı olarak Akkon Denizcilik Nakliyat ve Ticaret A.Ş. bünyesinde kuruldu.</p>

<p>Merkezi İstanbul’da bulunan şirketin Bursa, İzmir ve Mersin’de de şubeleri bulunuyor.</p>

<p>Güvenlik riskleri deniz taşımacılığını etkiliyor</p>

<p>Akkon Lines’ın Rusya seferlerini askıya alması, Karadeniz’de artan güvenlik risklerinin bölgedeki ticari deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Özellikle Novorossiysk gibi önemli limanlara yönelik operasyonlarda gemi, mürettebat ve yük güvenliğinin yanı sıra savaş riski kaynaklı ilave maliyetler de armatör ve taşıma şirketlerinin operasyon kararlarında belirleyici hale geliyor.</p>

<p>Akkon Lines’ın aldığı kararın, Rusya ile Türkiye arasındaki konteyner taşımacılığında güzergâh, transit süreleri ve navlun maliyetleri açısından yeni düzenlemelere yol açması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/agir-yapisal-hasar-tespit-ettim-24590</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Ağır Yapısal Hasar Tespit Ettim”</h1>
                        <h2>Filo Jet’in Geçmişinde Kritik İddia: Mühendis Kılıç, “Ağır Yapısal Hasar Tespit Ettim” Dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/agir-yapisal-hasar-tespit-ettim-1788282820.webp">
                        <figcaption>“Ağır Yapısal Hasar Tespit Ettim”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Girne açıklarında batan Filo Jet’in geçmişte geçirdiği kazalar ve bu kazaların ardından yapılan onarımlara ilişkin yeni açıklamalar gündeme geldi. Gemiyi 2016 yılında inceleyen Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç, yaptığı teknik incelemede ağır yapısal hasar tespit ettiğini ve onarımın klas kuruluşu gözetiminde gerçekleştirilmesi gerektiğini raporladığını söyledi. Kılıç, daha sonraki süreçte geminin bir Yunan firmasına tamir ettirildiğinin mahkemede beyan edildiğini aktardı.</strong></p>

<p>Girne açıklarında batan Filo Jet’in geçmişine ilişkin tartışmalar, geminin yaklaşık 10 yıl önce geçirdiği kazanın ardından yapılan onarım sürecine ilişkin açıklamalarla yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Gemi İnşaat Mühendisi Erdal Kılıç, gazeteci Cüneyt Özdemir’e yaptığı açıklamada, Filo Jet’i 2016 yılında Mersin Taşucu’nda karaya oturmasının ardından incelemek üzere görevlendirildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Kılıç: “Çok ağır yapısal hasar vardı”</strong></p>

<p>Kılıç, geminin baş bölümünden hasar aldığını ve yaklaşık 50 saat süren incelemede ciddi yapısal bozulmalar tespit ettiğini söyledi.</p>

<p>İnceleme sırasında röntgen ve ultrasonik testler yaptığını belirten Kılıç, kendisine başlangıçta bildirilen hasarlı bölgenin ötesinde de deformasyon tespit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Kılıç, hazırladığı teknik raporda onarımın klas kuruluşunun gözetimi altında yapılması gerektiğini belirttiğini söyledi.</p>

<p>Kılıç’ın anlatımına göre, geminin onarım yöntemi konusunda sahipleriyle görüş ayrılığı yaşandı. Kılıç, önerdiği teknik yöntemin kabul edilmemesi üzerine süreçten ayrıldığını ve konunun daha sonra yargıya taşındığını aktardı.</p>

<p><strong>“Yunan firmasına tamir ettirildiği mahkemede beyan edildi”</strong></p>

<p>Kılıç, açıklamasının devamında geminin daha sonraki onarımına ilişkin de bir iddia ortaya koydu.</p>

<p>Kılıç, yargı sürecinde gemi sahibinin Filo Jet’in bir Yunan firmasına tamir ettirildiğine ilişkin beyanda bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Ancak Kılıç, söz konusu onarımın kendi önerdiği teknik koşullarda gerçekleştirilmediğini ve geminin onarımının ehil olmayan kişiler tarafından yapıldığını&nbsp;<strong>iddia etti.</strong></p>

<p>Bu açıklamaların, Kılıç’ın kendi gözlemleri ve geçmişteki teknik incelemesine ilişkin değerlendirmeleri olduğu; geminin söz konusu onarımının teknik standartlara uygun olup olmadığına ilişkin nihai bir tespitin ise yetkili kurumların incelemeleri ve soruşturma kapsamında ortaya konulması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Geminin geçmişteki hasarları soruşturma açısından gündemde</strong></p>

<p>Filo Jet’in geçmişte geçirdiği kazalar ve bu kazaların ardından yapılan onarımlar, mevcut soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Polis tarafından mahkemede aktarılan bilgilere göre geminin geçmişte Türkiye’de bir kazaya karışarak hasar gördüğü ve daha sonra tamir edildiği belirtildi. Öte yandan geminin son teknik kontrolünün 2 Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiği ve gerekli sefer izinlerinin bulunduğu da mahkeme sürecinde ifade edildi.</p>

<p>Dolayısıyla geçmişteki hasar ve onarımlara ilişkin iddialar ile Filo Jet’in son kazasının nedeni arasında doğrudan bir bağlantı kurmak için henüz erken.</p>

<p><strong>Filo Jet’in batış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için yürütülen teknik inceleme ve adli soruşturmanın sonuçları beklenirken, geminin geçmişteki hasarları, yapılan onarımlar ve bu işlemlerin hangi teknik denetimlerden geçtiği de soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gemi-neden-batti-yanit-bekleyen-sorular-24589</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gemi Neden Battı? Yanıt Bekleyen Sorular</h1>
                        <h2>FİLOJET faciasının ardından kaptan ve mürettebatın tahliye süreci, yolcuların güvenliği, can kurtarma ekipmanlarının kullanımı ve geminin sefere çıkış koşulları tartışılmaya devam ediyor. Rana Sarro, kaleme aldığı değerlendirmede kazanın aydınlatılması için yanıtlanması gereken kritik soruları gündeme taşıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/gemi-neden-batti-yanit-bekleyen-sorular-1788262905.webp">
                        <figcaption>Gemi Neden Battı? Yanıt Bekleyen Sorular</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>FİLOJET faciasının ardından kamuoyunun yanıtını beklediği çok sayıda soru bulunuyor. Geminin kötü hava koşullarının hemen ardından sefere çıkması, yolcuların gemide yaşananlarla ilgili uyarılarının nasıl değerlendirildiği, tahliye sürecinin nasıl yönetildiği ve can kurtarma ekipmanlarının kullanılıp kullanılmadığı tartışmaların başında geliyor.</p>

<p>Rana Sarro, değerlendirmesinde özellikle geminin su almaya başlamasının ardından alınan kararların ve kaptan ile mürettebatın tahliye sürecindeki rolünün ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Kaptan ve mürettebatın tahliye süreci</strong></p>

<p>Kazaya ilişkin en önemli tartışma başlıklarından biri, geminin terk edilmesi sırasında kaptan ve mürettebatın izlediği prosedür.</p>

<p>Sarro, kamuoyuna yansıyan değerlendirmeler üzerinden, yolcuların tahliyesi tamamlanmadan gemi personelinin gemiyi terk edip etmediğinin araştırılması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Denizcilikte gemi terk prosedürlerinin, özellikle yolcu taşıyan gemilerde hayati önem taşıdığına dikkat çekilen değerlendirmede,&nbsp;<strong>“Kaptan ve mürettebatın gemiyi en son terk etmesi gerekmez mi?”&nbsp;</strong>sorusu gündeme getiriliyor.</p>

<p>Ancak bu konuda kesin bir hükme varılabilmesi için olayın resmi soruşturması, geminin seyir kayıtları, mürettebat ifadeleri, kamera görüntüleri ve diğer teknik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Can kurtarma ekipmanları neden tartışılıyor?</strong></p>

<p>Kazayla ilgili bir diğer kritik başlık ise can kurtarma ekipmanlarının kullanımı.</p>

<p>Sarro, olay sırasında yeterli sayıda can simidinin bulunup bulunmadığı, can sallarının neden kullanılmadığı ve yolculara acil durumlarda gemiyi nasıl terk edeceklerine ilişkin gerekli bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı sorularını gündeme taşıyor.</p>

<p>Bu noktada cevaplanması gereken temel soru ise şu:</p>

<p><strong>Gemide bulunan can kurtarma ekipmanlarının durumu neydi ve acil durum sırasında hangi ekipmanlar, ne zaman ve kim tarafından kullanıldı?</strong></p>

<p>Bu soruların yanıtı, geminin emniyet ekipmanlarına ilişkin kayıtları ve kazaya yönelik teknik incelemeler ortaya konulduğunda daha net anlaşılabilecek.</p>

<p><strong>“Sorun yok” denilerek sefere devam edildi mi?</strong></p>

<p>Değerlendirmede, geminin su almaya başlamasının ardından yolcuların endişelerinin nasıl karşılandığı da sorgulanıyor.</p>

<p>Eğer gemide gerçekten su alma veya yapısal hasar belirtileri ortaya çıktıysa,&nbsp;<strong>Geri dönme, durma veya yardım çağırma kararı neden alınmadı?”&nbsp;</strong>sorusu önem kazanıyor.</p>

<p>Özellikle yolcu taşıyan bir gemide acil durum belirtilerinin ne zaman fark edildiği, kaptana ne zaman bildirildiği ve kaptanın bu bilgiler üzerine hangi kararları aldığı, soruşturmanın aydınlatması gereken temel konular arasında yer alıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Geminin sefere çıkış koşulları araştırılmalı</strong></p>

<p>Kazanın hemen öncesindeki hava ve deniz koşulları da ayrı bir başlık oluşturuyor.</p>

<p>Geminin sefere çıkışından önce gerçekleştirilen kontroller, geminin teknik ve emniyet durumu, varsa önceki hasar kayıtları, bakım ve onarım geçmişi ile sefere uygunluk belgeleri incelenmeden kazanın nedenine ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.</p>

<p>Bu nedenle&nbsp;<strong>“Geminin sefere çıkmasına hangi teknik ve idari kontroller sonucunda izin verildi?”&nbsp;</strong>sorusu önem taşıyor.</p>

<p><strong>“Planlı batırma” iddiası için kanıt gerekiyor</strong></p>

<p>Sarro'nun yazısında en dikkat çekici bölümlerden biri ise kazanın kasıtlı olarak planlanmış olabileceğine ilişkin soru işaretleri.</p>

<p>Eski veya hasarlı bir geminin kasıtlı olarak batırılarak sigorta ya da başka bir tazminat elde edilmesinin planlanıp planlanmadığı sorusu gündeme getiriliyor.</p>

<p>Ancak bu tür bir ihtimalin&nbsp;<strong>komplo teorisi veya iddia düzeyinden çıkarak gerçek kabul edilebilmesi için somut deliller bulunması gerekir.&nbsp;</strong>Geminin batışının kasıtlı olup olmadığı ancak teknik inceleme, adli soruşturma, finansal kayıtlar, geminin geçmişi ve olay öncesi-sonrası tüm verilerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulabilir.</p>

<p><strong>Asıl yanıt bekleyen soru: FİLOJET neden battı?</strong></p>

<p>Geminin hangi noktadan ve ne şekilde su aldığı, varsa yapısal hasarın kaynağı, alabora olma süreci, hava ve deniz koşullarının etkisi, kaptan ve mürettebatın aldığı kararlar, yolcuların tahliye süreci ve can kurtarma ekipmanlarının kullanımı kapsamlı biçimde incelenmeli.</p>

<p>Kazanın gerçek nedeninin ortaya çıkarılması açısından&nbsp;<strong>spekülasyonlardan çok resmi soruşturmanın sonuçları, teknik bilirkişi raporları, geminin seyir verileri ve tanık ifadeleri belirleyici olacaktır.</strong></p>

<p>FİLOJET faciasında hayatını kaybedenlerin yakınları başta olmak üzere kamuoyunun beklentisi ise açık:&nbsp;<strong>Yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan kişi veya kurumlar varsa bunun somut delillerle belirlenmesi.</strong></p>

<p><strong>Editör notu:&nbsp;</strong>Bu metin, Rana Sarro'nun kişisel değerlendirmesinde dile getirilen soru ve iddiaların gazetecilik diliyle düzenlenmiş halidir. “Planlı batırma”, “sigorta/tazminat amacı” veya “kasıt” gibi iddialar&nbsp;<strong>kanıtlanmış gerçekler olarak değil, araştırılması gerektiği öne sürülen ihtimaller olarak&nbsp;</strong>aktarılmalıdır.</p>

<p><em>Rana Sarro yazdı:</em></p>

<p><em>Çok uçuk bir komplo teorisi olacak ama afet olarak nitelendirdiğimiz kötü hava koşullarının ertesi günü bu geminin sefere çıkması; hasarlı gemi ile yolcuların tüm uyarılarına rağmen, "sorun yok" denilip, yola devam etmesi; kapıların önce kapatılması ve yolculara çıkış yolu gösterilmeden; can simiti verilmeden, can salları atılmadan mazot boşaltıp gemiyi ilk önce kaptan ve mürettebatın terketmesi arıza gibi değil planlanmış bir kaza süsü sanki...</em></p>

<p><em>Türkiye kanallarda, CNN'de uzman denizciler söylüyor. Kaptanın ve mürettebatın yolcuları bırakıp kendilerini kurtarmaya çalışması bir skandaldır. Uzman Denizci; "bu ölümlere neden olmaktır" dedi. Çünkü denizcilerin geminin nasıl terkedileceğinin de eğitimi aldıkları ve geminin bir kaptanın namusu olduğu, personel ile kaptanların gemiyi en son terketmesi gereken kişiler olduğunu anlatıyor.</em></p>

<p><em>"Can taşıyorlar ve gemideki son cana kadar personel ve kaptan o gemide olmak zorundadır. Gerekirse gemi batarken içinde kaptan da gemiyle birlikte denize batar ama son bir can dahi kurtarılana kadar gemiyi terk etmez. Bu uluslararası kurallar gereği de böyledir" diyor Uzman Denizci.</em></p>

<p><em>Peki denize mazot niye boşaltıldı? Niye yeterli sayıda can simiti yoktu? Var olan can simitlerinin nasıl takılacağı niye yolculara gösterilmedi? Gemiden çıkış yolu niye yolculara gösterilmedi?</em></p>

<p><em>Denizde en önemli ekipman olan can salları niye denize atılmadı da, çocuklar, yaşlılar ve yetişkinler dalgalara kurban verildi?</em></p>

<p><em>Gemi su almaya başladığında niye "problem yok" dendi? Can simiti ve can salları yoksa bu gemi nasıl denetimden geçti?</em></p>

<p><em>Uçakta en ufak bir panik durumunda kaptan geri dönme kararı alır, bu gemide yolcular panik olup "geri dönelim" derken, niye dönmesi riskli ise, durup sahil güvenlik aranmadı da problem yok denip devam edildi?</em></p>

<p><em>Eski gemiyi batırıp, denizde kaza süsü vererek, tazminat mı planlandı?</em></p>

<p><em>Bile bile mi ölüme sürüldü ki, kaptan ve mürettebat önce kaçtı?</em></p>

<p><em>Gerçekten de ehliyeti varsa ve 25 yıllık kaptan ise, gemi çatırdadığında, camlar patladığında, su almaya başladığında batacağını anlaması gerekirmez miydi?</em></p>

<p><em>Uzmanlar da söylüyor, su almaya başlayan gemide yapılması gereken hamleler yapılmadı. "Kaptanın bunu bilmesi gerekirdi" diyor uzmanlar, Türkiye kanallarında dinledik.</em></p>

<p><em>Öyleyse planlı bir gemi batırma operasyonu muydu? İnsanlar kasıtlı olarak öldürülmek niye istensin?</em></p>

<p><em>Öyleyse eskiyen ve hasarlı gemi batırılarak, kaza süsü verilerek, sigorta veya devletten tazminat alma planı mı yapıldı? Bu da değilse peki nedir?</em></p>

<p><em>Titanik olayı mı yaşatılacaktı? Titanik buz dağına vurdu da içeriye su dolmaya başlamıştı. Peki bu neye vurdu da, yolun daha başından su almaya başladı.</em></p>

<p><em>"25 yıllık bir Kaptan" ise, gemi de "tamam" ise, niye bunlar yapıldı ve yaşandı? Deli sorular kulağa uçuk komplo teorisi gibi gelse de; akla geliyor ne yazık ki!</em></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filojet-faciasinda-arama-kurtarma-calismalari-ucuncu-gununde-24588</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>FİLOJET Faciasında Arama Kurtarma Çalışmaları Üçüncü Gününde</h1>
                        <h2>Girne-Taşucu seferini gerçekleştirdiği sırada alabora olan FİLOJET isimli yolcu gemisinde arama kurtarma çalışmaları üçüncü gününde devam ediyor. 20 kayıp yolcunun bulunması için sürdürülen çalışmalara Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki TCG Işın da katıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/09/filojet-faciasinda-arama-kurtarma-calismalari-ucuncu-gununde-1788249856.webp">
                        <figcaption>FİLOJET Faciasında Arama Kurtarma Çalışmaları Üçüncü Gününde</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Girne-Taşucu seferini yapan FİLOJET isimli yolcu gemisinin alabora olmasıyla meydana gelen deniz kazasının ardından bölgede başlatılan arama kurtarma faaliyetleri aralıksız sürüyor.</p>

<p>Kazanın üçüncü gününde ekiplerin önceliğini, kendilerinden henüz haber alınamayan 20 kişiye ulaşılması oluşturuyor. Ailelerin umutlu bekleyişi devam ederken, arama çalışmalarına Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan&nbsp;<strong>TCG Işın&nbsp;</strong>kurtarma ve yedekleme gemisi de dahil oldu.</p>

<p><strong>267 Kişi Bulunuyordu</strong></p>

<p>Kazada gemide toplam&nbsp;<strong>267 kişinin&nbsp;</strong>bulunduğu bildirildi. Mevcut verilere göre&nbsp;<strong>239 kişi sağ olarak kurtarılırken, 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi ise kayıp.</strong></p>

<p>Arama kurtarma ekipleri, kayıp kişilere ulaşmak amacıyla deniz yüzeyinde ve su altında çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><strong>20 Kişi İçin Arama Çalışmaları Sürüyor</strong></p>

<p>Kazanın ardından kendilerinden haber alınamayan 20 kişinin isimleri Başbakanlık tarafından açıklandı.</p>

<p>Aranan kişiler şöyle:</p>

<p><strong>Ferdi Törer, Mustafa Demir, Mahmut Demir, Özgür Gönül, Anni Azel Hilaloğlu, Şerif Özdemir, Süleyman Erdoğan, Saliha Miray Biçer, Mehmet Asaf Biçer, Orhan Bekret, Nazmiye Özbolat, Elmas Demir, İsmail Kurt, Yulia Özcan, Ayhan Özcan, Elife Bayır, Nihat Pancar, Mustafa Kemal Yaralı, Mehmet Bayhan ve Mehmet Nuri Ayran.</strong></p>

<p><strong>8 Kişi Hayatını Kaybetti</strong></p>

<p>Pazar günü meydana gelen gemi faciasında&nbsp;<strong>Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Torer ve Nurcan Hilaloğlu&nbsp;</strong>hayatını kaybetti.</p>

<p>Hayatını kaybedenlerden 6'sı dün düzenlenen törenlerle toprağa verilirken, 2 kişinin cenazesinin bugün defnedileceği bildirildi.</p>

<p><strong>TCG Işın Arama Kurtarma Operasyonunda</strong></p>

<p>Arama kurtarma çalışmalarına katılan TCG Işın, Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan Işın sınıfı kurtarma ve yedekleme gemilerinden biri olarak görev yapıyor.</p>

<p>Deniz kazalarına müdahale, batık ve enkaz çalışmalarının yürütülmesi, sualtı arama-kurtarma faaliyetleri ve denizaltı personeline yaşam desteği sağlanması gibi kritik görevlerde kullanılabilen geminin, gelişmiş teknik donanımlara sahip olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı tarafından yapılan açıklamada, TCG Işın'ın&nbsp;<strong>1.400 metre derinliğe kadar tetkik yapabilecek kapasitede&nbsp;</strong>olduğu ve yaklaşık&nbsp;<strong>514 metre derinlikte bulunan FİLOJET batığına ulaşabilecek teknik imkanlara sahip bulunduğu&nbsp;</strong>ifade edildi.</p>

<p><strong>Gözler Sualtı Arama Çalışmalarında</strong></p>

<p>Arama kurtarma operasyonunun üçüncü gününde çalışmaların kapsamının genişletilmesi, kayıp 20 kişiye ulaşılması yönündeki umutları artırdı.</p>

<p>Yetkililerin koordinasyonunda sürdürülen operasyon kapsamında deniz yüzeyi ve sualtında farklı ekipman ve unsurlarla arama faaliyetleri yürütülüyor.</p>

<p>FİLOJET faciasının kesin nedeninin ve kazanın meydana geliş sürecinin ise yürütülecek teknik ve adli incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/trabzon-tersanesi-smm-hamburg-2026da-turk-gemi-insa-gucunu-tanitacak-24587</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trabzon Tersanesi, SMM Hamburg 2026’da Türk Gemi İnşa Gücünü Tanıtacak</h1>
                        <h2>Trabzon Tersanesi, SMM Hamburg 2026’da üretim kabiliyetlerini ve Türk gemi inşa sektörünün potansiyelini uluslararası denizcilik sektörüne sunacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/trabzon-tersanesi-smm-hamburg-2026da-turk-gemi-insa-gucunu-tanitacak-1788207572.webp">
                        <figcaption>Trabzon Tersanesi, SMM Hamburg 2026’da Türk Gemi İnşa Gücünü Tanıtacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye’nin önemli tersanelerinden Trabzon Tersanesi, dünyanın önde gelen denizcilik ve gemi inşa etkinliklerinden SMM Hamburg 2026’da üretim kabiliyetlerini, mühendislik deneyimini ve Türk gemi inşa sektörünün potansiyelini uluslararası denizcilik camiasıyla buluşturacak.</strong></p>

<p><strong>HAMBURG –&nbsp;</strong>Trabzon Tersanesi, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenecek&nbsp;<strong>SMM Hamburg 2026&nbsp;</strong>fuarında Türk gemi inşa sektörünü temsil edecek.</p>

<p>Dünyanın önde gelen denizcilik ve gemi inşa organizasyonlarından biri olan SMM Hamburg, sektörün geleceğine yön veren teknolojilerin, sürdürülebilir çözümlerin ve uluslararası iş birliklerinin ele alındığı önemli bir buluşma noktası olacak.</p>

<p><strong>Trabzon’dan küresel denizcilik sektörüne</strong></p>

<p>Trabzon Tersanesi, fuarda projelerini ve üretim kabiliyetlerini uluslararası ziyaretçilere sunarken, küresel denizcilik sektöründeki son gelişmeleri de yakından takip edecek.</p>

<p>Tersanenin fuardaki hedefleri arasında yeni iş bağlantıları oluşturmak, gelecekteki iş birlikleri için uluslararası temaslar geliştirmek ve Trabzon’dan dünya denizcilik sektörüne uzanan üretim vizyonunu paylaşmak bulunuyor.</p>

<p><strong>Türk gemi inşa sektörünün potansiyeli öne çıkarılacak</strong></p>

<p>Trabzon Tersanesi tarafından yapılan değerlendirmede, SMM Hamburg 2026’nın Türk gemi inşa sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetlerini uluslararası platformda ortaya koymak açısından önemli bir fırsat olduğu vurgulandı.</p>

<p>Tersane, fuar boyunca sektör profesyonelleri, armatörler, teknoloji şirketleri ve uluslararası denizcilik kuruluşlarıyla temas kurarak yeni ticari ve teknolojik iş birliklerinin önünü açmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Trabzon Tersanesi’nin mesajı ise net:&nbsp;</strong>Karadeniz’den dünya denizlerine uzanan Türk gemi inşa vizyonu, Hamburg’da uluslararası denizcilik sektörünün karşısına çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunan-armatorlerden-imoya-net-sifir-elestirisi-24586</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 05:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yunan Armatörlerden IMO’ya Net Sıfır Eleştirisi</h1>
                        <h2>Yunan Armatörlerden IMO’nun Karbonsuzlaşma Çerçevesine Sert Eleştiri.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yunan-armatorlerden-imoya-net-sifir-elestirisi-1788170868.webp">
                        <figcaption>Yunan Armatörlerden IMO’ya Net Sıfır Eleştirisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yunan Armatörler Birliği (UGS) Başkanı Melina Travlos, IMO’nun denizcilik sektöründe net sıfır emisyona ulaşmak için önerdiği çerçevenin mevcut haliyle yeterli olmadığını belirterek, düzenlemenin önemli ölçüde revize edilmesi çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmasına yönelik küresel düzenlemeler, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) çatısı altında yürütülen müzakereler öncesinde sektörün en kritik gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>

<p>Yunanistan’ın önde gelen denizcilik kuruluşlarından Yunan Armatörler Birliği (UGS), IMO’nun net sıfır emisyon hedeflerine yönelik mevcut çerçevesine ilişkin önemli çekincelerini gündeme taşıdı.</p>

<p>UGS Başkanı Melina Travlos, mevcut haliyle önerilen sistemin denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına tam olarak yanıt vermediğini belirterek, “bir çözüm olmadığını” ve kapsamlı şekilde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yakıt maliyeti ve erişilebilirlik kritik</p>

<p>Travlos’a göre denizcilikte belirlenen iklim hedefleri, yalnızca çevresel sonuçlar üzerinden değerlendirilmemeli. Alternatif yakıtların maliyeti ve küresel ölçekte erişilebilirliği, filonun teknolojik dönüşüm kapasitesi ve yeni nesil yakıtların üretiminin ne hızda artırılabileceği de düzenlemelerin temel unsurları arasında yer almalı.</p>

<p>UGS, özellikle düşük ve sıfır karbonlu yakıtların henüz sınırlı miktarda bulunması ve yüksek maliyetli olması nedeniyle, geçiş sürecinde gemilerin enerji verimliliğinin artırılmasına daha fazla ağırlık verilmesini savunuyor.</p>

<p>Panama ve Liberya önerisine destek</p>

<p>Yunan armatörler, IMO görüşmeleri kapsamında Panama ve Liberya tarafından ortaya konulan öneriyi de destekliyor.</p>

<p>UGS, söz konusu yaklaşımın mevcut piyasa koşullarını daha fazla dikkate aldığını ve yeni düzenlemeler konusunda daha pragmatik bir müzakere zemini oluşturabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Birliğe göre, denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu dönüşümün başarısı; yalnızca yeni kuralların belirlenmesine değil, bu kuralların teknik ve ekonomik açıdan uygulanabilir olmasına bağlı.</p>

<p>“Sektör sürece doğrudan dahil edilmeli”</p>

<p>Melina Travlos ayrıca, IMO tarafından hazırlanacak kuralların doğrudan denizcilik şirketleri ve gemi işletmecileri tarafından uygulanacağına dikkat çekerek, sektörün düzenlemelerin oluşturulma sürecine daha etkin biçimde dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>UGS’nin yaklaşımına göre nihai sistem, çevresel hedeflerle ekonomik sürdürülebilirlik arasında dengeli bir yapı oluşturmalı. Özellikle alternatif yakıtların arzının henüz yeterli seviyeye ulaşmadığı bir dönemde, gemi sahiplerinin karşılaşacağı maliyetlerin ve operasyonel zorlukların göz önünde bulundurulması gerekiyor.</p>

<p>Gözler IMO müzakerelerinde</p>

<p>IMO’nun denizcilik sektörünün sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmaları kapsamında yeni müzakere turunun 1–4 Eylül tarihlerinde Londra’da gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Görüşmelerde özellikle alternatif yakıtların maliyeti, emisyon azaltım mekanizmaları, ekonomik teşvikler ve yeni kuralların uygulanma takvimi öne çıkan başlıklar arasında yer alacak.</p>

<p><strong>Denizcilik sektöründeki tartışmanın merkezinde artık yalnızca “net sıfır” hedefine ulaşılıp ulaşılmayacağı değil, bu hedefe hangi yakıtlarla, hangi maliyetle ve hangi takvim içerisinde ulaşılacağı bulunuyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cma-cgmden-transatlantik-tasimacilik-hamlesi-24585</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 04:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CMA CGM’den Transatlantik Taşımacılık Hamlesi</h1>
                        <h2>CMA CGM, Fransız Neoline ile iş birliğine giderek rüzgâr tahrikini ana enerji kaynağı olarak kullanan “Neoliner Origin” Ro-Ro gemisini Kuzey Avrupa–Kuzey Amerika arasında doğrudan transatlantik serviste kullanacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/cma-cgmden-transatlantik-tasimacilik-hamlesi-1788169848.webp">
                        <figcaption>CMA CGM’den Transatlantik Taşımacılık Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>CMA CGM, Fransız Neoline ile iş birliği kapsamında rüzgâr tahrikli “Neoliner Origin” Ro-Ro gemisini Kuzey Avrupa ile Kuzey Amerika arasında doğrudan transatlantik hatta kullanmaya hazırlanıyor. Servisin 21 Eylül 2026’da başlaması planlanırken, proje düşük emisyonlu deniz taşımacılığında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</strong></p>

<p>Fransız denizcilik ve lojistik grubu CMA CGM, rüzgâr enerjisinden yararlanan yeni nesil deniz taşımacılığı çözümlerini ticari operasyona taşıyacak önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, Fransız yelkenli taşımacılık şirketi Neoline ile anlaşarak Neoliner Origin adlı Ro-Ro gemisini transatlantik serviste kullanacak.</p>

<p>Yeni servis kapsamında geminin ilk olarak 21 Eylül 2026’da Zeebrugge Limanı’na uğraması planlanıyor. Neoliner Origin daha sonra Fransa’daki Montoir-de-Bretagne Limanı’na geçerek Atlantik’i aşacak ve doğrudan Baltimore ile Halifax limanlarına ulaşacak.</p>

<p>Rüzgâr gücü ana unsurlardan biri olacak</p>

<p>Projenin en dikkat çekici özelliği, Neoliner Origin’in geleneksel fosil yakıt tüketimini azaltmak amacıyla rüzgâr tahrikini operasyonunun merkezine alan bir tasarıma sahip olması.</p>

<p>CMA CGM’nin tahminlerine göre, rüzgâr destekli operasyon sayesinde okyanus geçişlerinde sera gazı emisyonlarının geleneksel gemilere kıyasla yüzde 90’a kadar azaltılması mümkün olabilecek.</p>

<p>Bu özellik, projeyi yalnızca alternatif yakıt teknolojileri açısından değil, mevcut ticari deniz taşımacılığının düşük karbonlu alternatiflerle dönüştürülmesi açısından da önemli hale getiriyor.</p>

<p>5.300 ton yük taşıyabilecek</p>

<p>136 metre uzunluğundaki Neoliner Origin, toplam 1.130 lineer metre yükleme kapasitesine ve 265 TEU konteyner kapasitesine sahip. Geminin toplam taşıma kapasitesi yaklaşık 5.300 ton olarak belirtiliyor.</p>

<p>Ro-Ro gemisi; otomobillerin yanı sıra tarım ve inşaat makineleri, standart ve soğutmalı konteynerler ile belirli kategorilerdeki tehlikeli yüklerin taşınmasına imkân sağlayacak.</p>

<p>Böylece geminin yalnızca konteyner taşımacılığına değil, ağır, hacimli ve proje tipi yüklerin transatlantik taşınmasına da hizmet vermesi hedefleniyor.</p>

<p>Türkiye’de inşa edildi</p>

<p>Neoliner Origin, Fransız tasarım şirketi Mauric tarafından geliştirilen tasarım temelinde&nbsp;<strong>Türkiye’deki RMK Marine Tersanesi&nbsp;</strong>tarafından inşa edildi ve 2025 yılında Neoline’a teslim edildi.</p>

<p>Geminin önemli özelliklerinden biri ise sonradan dönüştürülmüş bir ticari gemi olmaması. Neoliner Origin, ilk tasarım aşamasından itibaren yelkenli tahrik sistemi dikkate alınarak geliştirildi.</p>

<p>Deniz taşımacılığında yeni model</p>

<p>CMA CGM’nin projeye dahil olması, rüzgâr destekli taşımacılığın deneysel uygulamalardan çıkarak düzenli ticari hat operasyonlarında test edilmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Kuzey Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki hatta ağır ve standart dışı yükleri taşıyacak Neoliner Origin, aynı zamanda denizcilik sektörünün dekarbonizasyon hedefleri ile ticari verimlilik arasında nasıl bir denge kurulabileceğinin önemli örneklerinden biri olacak.</p>

<p><strong>CMA CGM–Neoline iş birliği, rüzgâr enerjisinin modern ticari gemilerde yeniden kullanımını transatlantik ölçekte test ederken, düşük karbonlu deniz taşımacılığının geleceğine ilişkin önemli bir operasyonel deneyim sunacak.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rsgt-ve-cma-cgmden-ciddeye-434-milyon-dolarlik-yatirim-24584</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>RSGT ve CMA CGM’den Cidde’ye 434 Milyon Dolarlık Yatırım</h1>
                        <h2>Suudi Arabistan merkezli Red Sea Gateway Terminal (RSGT) ile Fransız denizcilik ve lojistik devi CMA CGM Group, Cidde İslam Limanı’nda yeni bir konteyner terminalinin ortak geliştirilmesi ve işletilmesi için 1,6 milyar Suudi riyali (434 milyon dolar) yatırım yapacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/rsgt-ve-cma-cgmden-ciddeye-434-milyon-dolarlik-yatirim-1788168776.webp">
                        <figcaption>RSGT ve CMA CGM’den Cidde’ye 434 Milyon Dolarlık Yatırım</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Suudi Arabistan’ın önemli liman merkezlerinden Cidde İslam Limanı’nda (Jeddah Islamic Port) yeni bir konteyner terminalinin geliştirilmesi için RSGT ve CMA CGM Group arasında önemli bir yatırım anlaşmasına imza atıldı.</p>

<p>Yaklaşık 1,6 milyar Suudi riyali (434 milyon dolar) değerindeki proje, Suudi Arabistan Limanlar Otoritesi Mawani iş birliğiyle hayata geçirilecek. Yatırımın, Cidde Limanı’nın konteyner elleçleme kapasitesini artırarak limanın Kızıldeniz’deki stratejik konumunu daha da güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p>CMA CGM’nin bölgesel konumu güçlenecek</p>

<p>Proje, dünyanın önde gelen konteyner taşımacılığı ve lojistik şirketlerinden CMA CGM Group açısından da stratejik önem taşıyor. Yeni terminal yatırımı, şirketin Asya–Orta Doğu–Avrupa arasındaki ticaret rotalarında liman altyapısındaki konumunu güçlendirecek.</p>

<p>Kızıldeniz ve çevresindeki deniz ticareti rotalarında yaşanan jeopolitik ve operasyonel belirsizlikler dikkate alındığında, Cidde’nin bölgesel bir lojistik ve aktarma merkezi olarak önemi giderek artıyor.</p>

<p>Ortaklık yeni yatırımla büyüyor</p>

<p>RSGT ile CMA CGM arasındaki iş birliği, 2025 yılının sonlarında Cidde’deki konteyner terminalinin ortak geliştirilmesine yönelik anlaşmayla başlamıştı. Yeni yatırım programı, iki şirket arasındaki stratejik ortaklığın bir sonraki aşamasını oluşturuyor.</p>

<p>Proje aynı zamanda Suudi Arabistan’ın petrol dışı sektörleri geliştirmeyi ve ülkeyi küresel bir lojistik merkezine dönüştürmeyi hedefleyen Vision 2030 programıyla da örtüşüyor.</p>

<p>Cidde’nin lojistik rolü güçleniyor</p>

<p>Cidde İslam Limanı, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli ticaret kapılarından biri konumunda bulunuyor. Yeni terminal yatırımıyla birlikte limanın konteyner kapasitesinin, operasyonel verimliliğinin ve bölgesel transit ticaretteki rolünün artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>434 milyon dolarlık yatırım, Suudi Arabistan’ın liman altyapısına yönelik büyüyen yatırımlarını ve Kızıldeniz’in küresel deniz ticaretindeki stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kurtarma-gemisi-mai-0101-goreve-basladi-24583</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 02:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kurtarma Gemisi MAI 0101 Göreve Başladı</h1>
                        <h2>Romanya, Karadeniz ve Akdeniz’de yangınla mücadele, arama-kurtarma, acil sağlık müdahalesi ve deniz kirliliğiyle mücadele kapasitesini artırmak amacıyla yeni çok amaçlı acil müdahale gemisi MAI 0101’i hizmete aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/kurtarma-gemisi-mai-0101-goreve-basladi-1788167987.webp">
                        <figcaption>Kurtarma Gemisi MAI 0101 Göreve Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Romanya Acil Durumlar Genel Müfettişliği’nin (IGSU) deniz birimine bağlı yeni çok amaçlı acil müdahale gemisi MAI 0101, Köstence Limanı’nda düzenlenen törenle hizmete girdi.</p>

<p>Damen Stan Patrol 5009 projesi temel alınarak geliştirilen geminin inşa, donatım ve teslim süreçleri, Romanya’daki Damen Shipyards Galati tersanesi tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p>Yangın ve arama-kurtarma operasyonlarında kullanılacak</p>

<p>MAI 0101; deniz araçlarında ve açık deniz enerji tesislerinde meydana gelebilecek yangınlara müdahale, arama-kurtarma faaliyetleri ve acil tıbbi destek operasyonları için tasarlandı.</p>

<p>Gemi aynı zamanda deniz kirliliğinin giderilmesi ve dekontaminasyon çalışmalarında da görev yapabilecek. Bu özellikleriyle MAI 0101’in, özellikle Karadeniz’de gelişmekte olan açık deniz enerji faaliyetleri açısından Romanya’nın acil müdahale kapasitesine önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>50 kişiye kadar tahliye kapasitesi</p>

<p>Acil durum operasyonları sırasında 50 kişiye kadar tahliye gerçekleştirebilen gemide, yaralı ve kazazedelere ilk müdahale için tıbbi imkânlar da bulunuyor. MAI 0101, gerektiğinde Romanya’nın acil sağlık hizmetleri birimi SMURD ekiplerinin operasyonlarını destekleyebilecek.</p>

<p>Geminin donanımı arasında radar sistemleri, gündüz ve gece görüş kameraları, yüksek hızlı kurtarma botları, vinç ve çeşitli özel kurtarma ekipmanları yer alıyor. Ayrıca gemi, görev sırasında kendi güvenliğini artırmaya yönelik koruma sistemleriyle donatıldı.</p>

<p>Karadeniz’de deniz güvenliğine katkı</p>

<p>MAI 0101’in hizmete girmesiyle Romanya’nın deniz kazaları, gemi yangınları, arama-kurtarma operasyonları, çevresel acil durumlar ve açık deniz enerji tesislerinde meydana gelebilecek olaylara müdahale kabiliyetinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yeni gemi, Romanya’nın özellikle Karadeniz’de artan deniz trafiği ve gelişen offshore enerji faaliyetleri karşısında çok amaçlı acil müdahale kapasitesini genişleten önemli unsurlardan biri olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-400-gemi-ve-6-bin-denizci-guvenli-gecis-bekliyor-24582</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz’de 400 Gemi ve 6 Bin Denizci Güvenli Geçiş Bekliyor</h1>
                        <h2>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Hürmüz Boğazı’ndaki krizin devam ettiğini açıkladı. Çatışmalar nedeniyle yaklaşık 400 gemi ve 6 bin denizci, Basra Körfezi’nden güvenli şekilde çıkış yapamıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-400-gemi-ve-6-bin-denizci-guvenli-gecis-bekliyor-1788163670.webp">
                        <figcaption>Hürmüz’de 400 Gemi ve 6 Bin Denizci Güvenli Geçiş Bekliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği krizinin devam ettiğini belirterek, seyir özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi için devletlere ve denizcilik sektörüne ortak hareket çağrısı yaptı.</p>

<p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan çatışmanın deniz ticareti üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, çatışmanın üzerinden altı ay geçmesine rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki durumun çözüme kavuşturulamadığını açıkladı.</p>

<p>IMO verilerine göre, çatışmanın başlamasından bu yana uluslararası deniz taşımacılığına yönelik en az 70 saldırı doğrulandı. Saldırılarda 19 denizci hayatını kaybetti.</p>

<p>400 gemi güvenli çıkış bekliyor</p>

<p>Bölgede bazı gemiler ve mürettebatlarının Basra Körfezi’nden ayrılabildiğini belirten Dominguez, buna karşın yaklaşık 400 geminin, toplam 6 bin denizciyle birlikte bölgeden güvenli şekilde ayrılamadığını ifade etti.</p>

<p>IMO Genel Sekreteri, binlerce denizcinin artan güvenlik tehditleri ve belirsizlik altında çalışmaya devam ettiğini vurguladı.</p>

<p>Enerji ve emtia akışı risk altında</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, denizcilerin güvenliğinin yanı sıra küresel deniz ticareti açısından da önemli riskler yaratıyor.</p>

<p>Deniz trafiğindeki aksamanın yakıt, gübre ve diğer kritik emtiaların küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediği belirtilirken, krizin dünya genelindeki ekonomiler ve toplumlar üzerindeki etkisinin kısa vadeyle sınırlı kalmayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>IMO Konseyi’nden seyir özgürlüğü mesajı</p>

<p>IMO Konseyi, temmuz ayında hayati öneme sahip deniz ticaret yollarının korunmasına ilişkin bir karar kabul ederek, uluslararası seyrüseferde kullanılan boğazlarda transit geçiş hakkının tehdit edilemeyeceğini, engellenemeyeceğini veya askıya alınamayacağını yeniden teyit etti.</p>

<p>Kararda, Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve engelsiz deniz ulaşımının koordineli ve sürdürülebilir şekilde yeniden tesis edilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p>“Seyir özgürlüğünü yeniden tesis etmeliyiz”</p>

<p>Arsenio Dominguez, alınan kararların uygulanabilmesi için güçlü siyasi irade ve uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, tüm IMO üyesi devletleri ve denizcilik sektörünü ortak çözüm üretmeye çağırdı.</p>

<p>Dominguez, Hürmüz Boğazı’nda seyir özgürlüğünün yeniden sağlanması için IMO ve Birleşmiş Milletler sistemiyle birlikte pratik ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>IMO Genel Sekreteri ayrıca küresel deniz güvenliğindeki kötüleşmenin Hürmüz Boğazı ile sınırlı olmadığını; Karadeniz, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki güvenlik risklerinin de uluslararası deniz ticaretini tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Dominguez, krizlerden en ağır şekilde etkilenen kesimin ise herhangi bir sorumluluğu bulunmayan ve görevlerini yüksek risk altında sürdüren binlerce denizci olduğuna dikkat çekti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/savaronanin-kahramani-hayatini-kaybetti-24581</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Savarona’nın Kahramanı Hayatını Kaybetti</h1>
                        <h2>Savarona’yı Hurdaya Gitmekten Kurtaran Armatör Kahraman Sadıkoğlu Hayatını Kaybetti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/savaronanin-kahramani-hayatini-kaybetti-1788136269.webp">
                        <figcaption>Savarona’nın Kahramanı Hayatını Kaybetti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türk denizcilik sektörünün tanınmış armatör ve iş insanlarından Kahraman Sadıkoğlu hayatını kaybetti. Sadıkoğlu, özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ün yatı Savarona’yı hurdaya ayrılma tehlikesinden kurtararak kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirmesiyle Türk denizcilik tarihinde iz bırakan isimlerden biri oldu.</strong></p>

<p>Türk denizcilik camiası önemli bir ismini kaybetti. Armatör, tersaneci ve denizcilik sektörünün deneyimli isimlerinden&nbsp;<strong>Kahraman Sadıkoğlu,&nbsp;</strong>30 Ağustos 2026 tarihinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Sadıkoğlu, uzun yıllara yayılan iş hayatında tersanecilikten gemi bakım ve onarımına, deniz mühendisliğinden batık çıkarma operasyonlarına kadar farklı alanlarda faaliyet gösterdi. Ancak onun adını Türk denizcilik tarihine taşıyan en önemli çalışmalarından biri,&nbsp;<strong>Atatürk’ün Savarona’sının yeniden denizcilik dünyasına kazandırılması&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p><strong>DENİZCİLİK SEKTÖRÜNDE UZUN BİR KARİYER</strong></p>

<p>Denizci bir aileden gelen Kahraman Sadıkoğlu, 1984 yılında gemi inşa sektörüne adım attı.</p>

<p>Kariyerinin önemli aşamalarından biri Tuzla’daki tersane yatırımları oldu. Büyük ölçekli kuru havuz yatırımıyla yüksek tonajlı gemilerin bakım ve onarımının Türkiye’de yapılabilmesine yönelik kapasitenin gelişmesine katkı sağladı. Uzun yıllar faaliyet gösteren Tuzla Tersanesi, 2008 yılında Kıran Holding’e devredildi.</p>

<p>Sadıkoğlu, sonraki yıllarda faaliyet alanını uluslararası denizcilik ve deniz mühendisliği projelerine genişletti.</p>

<p>Uluslararası ölçekte gerçekleştirdiği çalışmalar arasında batık gemilerin çıkarılması ve deniz mühendisliği operasyonları da yer aldı. 2007 yılında İran Ulaştırma Bakanlığı tarafından Körfez’deki batık gemilerin çıkarılması amacıyla açılan ihaleyi kazanması, kariyerindeki önemli projelerden biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>SAVARONA’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİREN PROJE</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun ismi, Türkiye’de en çok&nbsp;<strong>Savarona&nbsp;</strong>ile özdeşleşti.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 yılında satın aldığı Savarona, yıllar içerisinde ciddi şekilde yıpranmış ve 1980’li yılların sonunda hurdaya ayrılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı.</p>

<p>Sadıkoğlu, 1989 yılında yatı uzun süreli kiralama yoluyla devralarak kapsamlı bir restorasyon projesi başlattı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Savarona tarihçesine göre yat 49 yıllığına kiralanırken, restorasyon çalışmalarında yüzlerce kişi görev aldı ve yaklaşık üç yıl süren kapsamlı bir yenileme gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmaların ardından Savarona yeniden denize kazandırıldı ve Türkiye’nin en önemli tarihî denizcilik varlıklarından biri olarak korunmasına katkı sağlandı.</p>

<p>Sadıkoğlu’nun Savarona üzerindeki işletme dönemi 2010 yılında sona erdi. Yat daha sonra yeniden devlet yönetimine geçti.</p>

<p><strong>IRAK’TA KAÇIRILARAK REHİN TUTULDU</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun hayatındaki en çarpıcı olaylardan biri de 2005 yılında yaşandı.</p>

<p>Irak’ın Umm Kasr Limanı’nda ticari faaliyetlerde bulunduğu sırada silahlı bir grup tarafından kaçırılarak rehin tutulan Sadıkoğlu, gerçekleştirilen girişimlerin ardından serbest bırakıldı.</p>

<p>Olay, Türkiye’de olduğu kadar uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.</p>

<p><strong>TÜRK DENİZCİLİĞİNDE BIRAKTIĞI İZ</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun denizcilik kariyeri;&nbsp;<strong>tersanecilik, gemi bakım ve onarımı, deniz mühendisliği, batık çıkarma operasyonları ve tarihî gemilerin korunması&nbsp;</strong>gibi farklı alanlara yayıldı.</p>

<p>Ancak Savarona’nın hurdaya ayrılmasını önleyen restorasyon projesi, onun Türk denizcilik tarihindeki en kalıcı miraslarından biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Tuzla’daki tersane yatırımlarından uluslararası deniz mühendisliği operasyonlarına, batık gemi çalışmalarından Savarona’nın yeniden ayağa kaldırılmasına uzanan kariyeriyle Sadıkoğlu, Türk denizcilik sektörünün yakın tarihine damga vuran isimler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>DENİZCİLİK CAMİASI YASTA</strong></p>

<p>Kahraman Sadıkoğlu’nun vefatı, Türk denizcilik, tersanecilik ve gemi inşa sektöründe büyük üzüntü yarattı.</p>

<p><strong>Deniz Ticaret Gazetesi olarak Kahraman Sadıkoğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve Türk denizcilik camiasına başsağlığı diliyoruz.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fransadan-kktcye-hacizden-faciaya-24580</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fransa’dan KKTC’ye, Hacizden Faciaya</h1>
                        <h2>Fransa’dan KKTC’ye, Hacizden Faciaya: Filo Jet’in 26 Yıllık Hikâyesi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/fransadan-kktcye-hacizden-faciaya-1788133958.webp">
                        <figcaption>Fransa’dan KKTC’ye, Hacizden Faciaya</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Girne’den Taşucu’na seyir halindeyken 267 kişiyle alabora olan Filo Jet katamaranının geçmişi, 26 yıllık çalkantılı bir denizcilik serüvenini ortaya koyuyor. 2000 yılında Fransa’da Iris Jet adıyla inşa edilen gemi; 2003’te Taşucu-Girne hattında çalıştı, borçları nedeniyle haczedildi, yıllarca Taşucu Limanı’nda bekledi, icra yoluyla satışa çıkarıldı ve yıllar sonra HADO projesi kapsamında yeniden Türkiye’ye getirildi. Kapsamlı bir yenilemeden geçirilen gemi, Filo Jet adıyla başladığı hatta 23 yıl sonra yeniden döndü. Ancak bu dönüş, Girne açıklarında yaşanan facia ile son buldu.</strong></p>

<p><strong>26 YIL ÖNCE FRANSA’DA DENİZE İNDİ</strong></p>

<p>Filo Jet’in hikâyesi 2000 yılında Fransa’da başladı.</p>

<p>42,8 metre uzunluğa ve 10,6 metre genişliğe sahip katamaran, ilk olarak Iris Jet adıyla inşa edildi. Gemide, toplam 6 bin 308 beygir gücü üreten iki ana makine bulunuyordu.</p>

<p>35 knot hıza ulaşabilen yüksek hızlı katamaran, döneminin hızlı yolcu taşımacılığı amacıyla tasarlanan teknelerinden biri olarak hizmet verdi.</p>

<p>Ancak geminin sonraki yıllardaki kariyeri, teknik özelliklerinden çok karşı karşıya kaldığı ticari ve hukuki süreçlerle gündeme gelecekti.</p>

<p><strong>2003’TE TAŞUCU-GİRNE HATTINA GELDİ</strong></p>

<p>Iris Jet’in Türkiye ve KKTC ile bağlantısı 2003 yılında başladı.</p>

<p>Gemi, Antalya-Girne arasında yolcu taşımacılığı yapmak amacıyla kiralandı. Ancak planlanan Antalya seferleri yerine Taşucu-Girne hattında birkaç sefer gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu dönem, Iris Jet’in Türkiye’deki ilk ticari faaliyetlerinin de başlangıcı oldu.</p>

<p>Ancak seferler uzun sürmedi.</p>

<p>Gemiyi işleten şirketin çalışanlara ve diğer alacaklılara olan borçlarını ödemediği gerekçesiyle Iris Jet hakkında haciz işlemi uygulandı.</p>

<p>Yüksek hızlı katamaran Taşucu Limanı’na bağlandı ve uzun süre ticari operasyondan çekildi.</p>

<p>Dönemin kayıt ve haberlerine göre gemi, yaklaşık dört yıl boyunca Taşucu Limanı’nda bağlı ve kullanılmadan bekledi.</p>

<p><strong>2008’DE İCRADAN SATIŞA ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Iris Jet’in Türkiye’deki ilk macerası, 2008 yılında icra süreciyle yeni bir aşamaya taşındı.</p>

<p>Silifke İcra Müdürlüğü tarafından satışa çıkarılan katamaranın o dönemde belirlenen değeri&nbsp;<strong>2 milyon 425 bin dolar&nbsp;</strong>olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Gemi, o tarihte Saint Vincent bayrağı taşıyordu.</p>

<p>Satışın ardından Iris Jet’in rotası yeniden Yunanistan’a çevrildi. Katamaran, burada adalar arasında yolcu taşımacılığında kullanılmaya devam etti.</p>

<p>Böylece Türkiye’de yıllarca limanda bağlı kalan gemi, yeniden Akdeniz’de ticari operasyona döndü.</p>

<p><strong>YILLAR SONRA HADO PROJESİ İÇİN TÜRKİYE’YE DÖNDÜ</strong></p>

<p>Iris Jet’in Türkiye ile yolları 2018 yılında yeniden kesişti.</p>

<p>Bu kez geminin adresi Hatay’dı.</p>

<p>Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Hatay Deniz Otobüsleri (HADO) projesi kapsamında Iris Jet’in satın alınarak kullanılması gündeme geldi.</p>

<p>Proje, İskenderun ve Samandağ’dan Mersin, KKTC ve Beyrut’a deniz yoluyla ulaşım sağlayacak bir hat oluşturmayı hedefliyordu.</p>

<p>Bu kapsamda Iris Jet, Yunanistan’dan yeniden Türkiye’ye getirildi.</p>

<p>Gemi, henüz Kos Adası ve Bodrum açıklarındayken Türk Loydu tarafından sörveyden geçirildi. Antalya’da ise ana makineleri yük altında seyir testlerine tabi tutuldu.</p>

<p>Daha sonra İskenderun Limanı’na götürüldü.</p>

<p>Ancak geminin Türkiye’deki ikinci döneminde de süreç sorunsuz ilerlemedi.</p>

<p><strong>BU KEZ DE SATIŞ SÜRECİ MAHKEMELİK OLDU</strong></p>

<p>Iris Jet için 29 Mayıs 2018 tarihinde alım-satım sözleşmesi imzalandı.</p>

<p>Ancak taraflar arasında satış bedelinin ödenmesine ilişkin anlaşmazlık çıktı.</p>

<p>Satıcı taraf, bedelin tamamının süresinde ödenmediğini ileri sürerek Ekim 2018’de sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetti.</p>

<p>Uyuşmazlık daha sonra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne taşındı.</p>

<p>Böylece Iris Jet’in Türkiye’deki iki ayrı döneminin ortak noktası ortaya çıktı:</p>

<p>İlkinde haciz ve icra, ikincisinde ise ticari uyuşmazlık ve dava gündeme geldi.</p>

<p><strong>21 YAŞINDA KAPSAMLI YENİLEMEDEN GEÇTİ</strong></p>

<p>Iris Jet’in adı 2021 yılında uluslararası gemi satış piyasasında yeniden görüldü.</p>

<p>Bronco Shipbrokers tarafından satışa sunulan 21 yaşındaki katamaranın kapsamlı bir yenilemeden geçirildiği belirtildi.</p>

<p>Satış ilanında gemi için “completely renewed” ifadesi kullanılırken, tersanede kapsamlı çalışmalar gerçekleştirildiği, klas işlemlerinin tamamlandığı ve yeni ekipmanlarla donatıldığı bilgisi yer aldı.</p>

<p>İlanda, gerçekleştirilen çalışmaların ardından geminin adeta yeni bir tekne seviyesine getirildiği ifade ediliyordu.</p>

<p>Katamaran bu dönemde Yunanistan bayrağı taşıyordu.</p>

<p><strong>IRIS JET’İN YERİNİ FİLO JET ALDI</strong></p>

<p>Geminin sonraki döneminde önemli bir değişiklik daha yaşandı.</p>

<p>Iris Jet adı tarihe karışırken katamaran Filo Jet adını aldı.</p>

<p>Gemi, Filo Denizcilik filosuna katılarak yüksek hızlı yolcu taşımacılığında kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Böylece 2003 yılında Iris Jet adıyla Taşucu-Girne hattında sefer yapan katamaran, yıllar sonra aynı hatta farklı bir isim ve işletmeciyle yeniden hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Aradan tam 23 yıl geçmişti.</p>

<p>Ancak geminin aynı sulardaki ikinci dönemi, çok daha ağır bir olayla sonuçlanacaktı.</p>

<p><strong>30 AĞUSTOS 2026: GİRNE AÇIKLARINDA FACİA</strong></p>

<p>Filo Jet, 30 Ağustos 2026 Pazar günü KKTC’nin Girne Limanı’ndan Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket etti.</p>

<p>Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi bulunuyordu.</p>

<p>Ancak seyir başladıktan kısa süre sonra katamaranın su almaya başladığı bildirildi.</p>

<p>Geminin daha sonra Girne açıklarında alabora olmasıyla 26 yıllık denizcilik hikâyesi en ağır aşamasına ulaştı.</p>

<p>2000 yılında Fransa’da Iris Jet adıyla denize indirilen, 2003’te Taşucu-Girne hattında çalışan, haciz nedeniyle yıllarca Taşucu Limanı’nda bekleyen, icra yoluyla satılan, Yunanistan’da yeniden hizmete giren, HADO projesi kapsamında Türkiye’ye dönen ve kapsamlı bir yenilemeden geçirilen katamaran; yıllar sonra Filo Jet adıyla döndüğü aynı hatta faciayla gündeme geldi.</p>

<p><strong>GEMİNİN 26 YILLIK KRONOLOJİSİ</strong></p>

<p><strong>2000</strong>: Fransa’da Iris Jet adıyla inşa edildi.</p>

<p><strong>2003</strong>: Taşucu-Girne hattında çalışmaya başladı.</p>

<p><strong>2003</strong> sonrası: Borçlar nedeniyle haczedildi ve Taşucu Limanı’nda bekletildi.</p>

<p><strong>2008</strong>: Silifke İcra Müdürlüğü tarafından 2 milyon 425 bin dolar bedelle satışa çıkarıldı.</p>

<p><strong>2008</strong> sonrası: Yunanistan’a geçti ve ada seferlerinde kullanıldı.</p>

<p><strong>2018</strong>: HADO projesi kapsamında yeniden Türkiye’ye getirildi.</p>

<p><strong>2018</strong>: Alım-satım süreci ticari uyuşmazlık nedeniyle mahkemeye taşındı.</p>

<p><strong>2021</strong>: Kapsamlı yenilemeden geçirilmiş şekilde uluslararası satış piyasasında yer aldı.</p>

<p>Sonraki dönem: Adı Iris Jet’ten Filo Jet’e değişti ve Filo Denizcilik filosuna katıldı.</p>

<p><strong>30 Ağustos 2026</strong>: Girne-Taşucu seferi sırasında su alarak alabora oldu.</p>

<p><strong>Aynı hat, farklı isim, farklı son</strong></p>

<p>Filo Jet’in hikâyesi, bir yolcu katamaranının yalnızca teknik ve ticari geçmişinden ibaret değil.</p>

<p>Fransa’da başlayan yolculuk; Türkiye, KKTC ve Yunanistan arasında geçen 26 yıl boyunca&nbsp;<strong>kiralama, haciz, icra yoluyla satış, yeniden işletmeye alma, ticari uyuşmazlık, yenileme ve filo değişikliği&nbsp;</strong>gibi birçok aşamadan geçti.</p>

<p>Geminin 2003 yılında tanıştığı Taşucu-Girne hattına 23 yıl sonra yeniden dönmesi, bu uzun hikâyenin en çarpıcı ayrıntılarından biri oldu.</p>

<p>Bu kez dönüşün son durağı ise bir liman değil,&nbsp;<strong>Girne açıklarında yaşanan deniz kazası&nbsp;</strong>oldu.</p>

<p>Kazanın nedenleri, geminin su alma süreci ve alabora olmasına yol açan teknik ve operasyonel faktörler, yapılacak resmi incelemeler ve soruşturmalar sonucunda netlik kazanacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filo-denizcilikten-girne-aciklarindaki-filo-jet-kazasina-iliskin-aciklama-24579</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Filo Denizcilik’ten Girne Açıklarındaki FİLO JET Kazasına İlişkin Açıklama</h1>
                        <h2>Girne açıklarında FİLO JET’in karıştığı deniz kazasının ardından Filo Denizcilik kriz masası oluşturdu. Şirket, yolcu ve mürettebatın güvenliğinin öncelik olduğunu belirterek arama-kurtarma çalışmalarının yetkili makamlarla koordineli sürdüğünü açıkladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/filo-denizcilikten-girne-aciklarindaki-filo-jet-kazasina-iliskin-aciklama-1788123550.webp">
                        <figcaption>Filo Denizcilik’ten Girne Açıklarındaki FİLO JET Kazasına İlişkin Açıklama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Filo Denizcilik, Girne açıklarında meydana gelen ve FİLO JET isimli yolcu gemisinin kazaya karıştığı olayın ardından açıklama yaptı. Şirket, önceliğinin gemide bulunan yolcu ve mürettebatın güvenliği olduğunu belirterek, arama-kurtarma çalışmalarının ilgili makamlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğünü bildirdi.</strong></p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından Filo Denizcilik tarafından yapılan açıklamada, olayın hemen sonrasında şirket bünyesinde&nbsp;<strong>kriz masası oluşturulduğu&nbsp;</strong>ve tüm imkanların seferber edildiği belirtildi.</p>

<p>Şirket açıklamasında, kazanın ardından yürütülen arama-kurtarma ve tahliye çalışmalarının ilgili kurumlarla koordineli şekilde devam ettiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Öncelik yolcu ve mürettebatın güvenliği</strong></p>

<p>Filo Denizcilik, yaşanan kazadan dolayı derin üzüntü duyulduğunu belirterek,&nbsp;<strong>gemide bulunan yolcu ve mürettebatın can güvenliğinin şirket açısından en önemli öncelik olduğunu&nbsp;</strong>vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, kurtarma operasyonlarının sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için ilgili resmi makamlarla sürekli iletişim halinde olunduğu ve gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Yolcu yakınları için bilgilendirme hattı</strong></p>

<p>Kazanın ardından yolcu yakınlarının bilgiye hızlı ve güvenilir şekilde ulaşabilmesi amacıyla özel bir bilgilendirme ve kriz iletişim süreci başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Şirket, kamuoyunun ve yolcu yakınlarının yalnızca&nbsp;<strong>Filo Denizcilik ile resmi makamlar tarafından yapılacak açıklamaları&nbsp;</strong>dikkate almasını istedi.</p>

<p><strong>“Tüm gücümüzle sahadayız”</strong></p>

<p>Filo Denizcilik açıklamasında, kazanın ardından ortaya çıkabilecek bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunması çağrısı yapılırken, gelişmelerin resmi kanallar üzerinden paylaşılacağı belirtildi.</p>

<p>Şirket, açıklamasında şu mesajı verdi:</p>

<p><strong>“Dualarımız ve tüm gücümüz gemideki yolcularımız, mürettebatımız ve kurtarma ekiplerimizledir.”</strong></p>

<p>Girne açıklarındaki kazaya ilişkin arama-kurtarma faaliyetleri ve resmi makamların incelemeleri devam ederken, olayın nedenine ve kazanın seyriyle ilgili ayrıntılara ilişkin yeni bilgilerin yetkili makamlar tarafından paylaşılması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tgs-endonezya-aciklarindaki-sismik-operasyonunu-uzatti-24578</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 06:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TGS, Endonezya Açıklarındaki Sismik Operasyonunu Uzattı</h1>
                        <h2>Norveç merkezli TGS, Endonezya açıklarındaki büyük ölçekli deniz sismik veri toplama operasyonunu bir ay uzattı. Çalışmalar, 22 sismik kablo çekebilen Ramform Sovereign ile Ağustos 2028’de devam edecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/tgs-endonezya-aciklarindaki-sismik-operasyonunu-uzatti-1788044559.webp">
                        <figcaption>TGS, Endonezya Açıklarındaki Sismik Operasyonunu Uzattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Norveç merkezli TGS, Endonezya açıklarında yürüttüğü büyük ölçekli deniz sismik veri toplama programında bir aylık ek çalışma aldı. Uzatma, şirketin bölgedeki özel sismik filosuna yönelik operasyon görünürlüğünü artırdı.</strong></p>

<p><strong>TGS, enerji sektörüne yönelik jeofizik veri ve analiz hizmetleri sunan Norveç merkezli bir şirkettir.&nbsp;</strong>Şirket, Endonezya açıklarındaki deniz sismik araştırma programında mevcut çalışmaları bir ay daha sürdürecek.</p>

<p>TGS'nin açıklamasına göre uzatılan çalışma Ağustos 2028'de başlayacak. Şirket, projeyi Endonezya'da çekili sismik kablolarla veri toplama alanındaki en büyük sözleşmesi olarak tanımlıyor.</p>

<p><strong>Çalışmayı hangi gemi yürütüyor?</strong></p>

<p><strong>Operasyon, 2008 yapımı 102 metre uzunluğundaki sismik araştırma gemisi&nbsp;<em>Ramform Sovereign&nbsp;</em>tarafından gerçekleştiriliyor.</strong></p>

<p>Gemi, aynı anda 22 sismik kablo çekebiliyor. Bu kapasite, deniz tabanının jeolojik yapısına ilişkin geniş bantlı verilerin yüksek verimlilikle toplanmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>TGS neden sözleşmeyi uzattı?</strong></p>

<p><strong>Bir aylık uzatma, TGS'nin özel amaçlı sismik filosu için ek operasyon süresi ve daha öngörülebilir gelir görünümü sağlıyor.</strong></p>

<p>Şirket, müşterinin uzatma kararının&nbsp;<em>Ramform Sovereign&nbsp;</em>gemisinin performansını ve GeoStreamer teknolojisinin etkinliğini desteklediğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Proje TGS için neden önemli?</strong></p>

<p><strong>Endonezya'daki sözleşme uzatması, TGS'nin Güneydoğu Asya'daki jeofizik veri faaliyetlerini güçlendiriyor.</strong></p>

<p>Şirket daha önce Brunei'deki deniz bloklarından biri için jeofizik verilerin brokerlık hizmetleri, pazarlanması ve lisanslanmasına yönelik haklar da elde etmişti.</p>

<p>Bu gelişmeler, TGS'nin Güneydoğu Asya'daki veri portföyünü ve ticari faaliyetlerini genişletme stratejisini destekliyor.</p>

<p><strong><em>Ramform Sovereign&nbsp;</em></strong><strong>hangi özelliklere sahip?</strong></p>

<p><em>Ramform Sovereign, geniş bir sismik yayılımı aynı anda yönetebilmesi sayesinde yüksek kapasiteli deniz sismik veri toplama operasyonları için tasarlanmış özel bir gemidir.*</em></p>

<p>Geminin 22 sismik kabloyu aynı anda çekebilmesi, özellikle geniş alanlı deniz araştırmalarında operasyonel verimlilik sağlıyor.</p>

<p><strong>Denizcilik sektörü açısından ne ifade ediyor?</strong></p>

<p><strong>Sözleşme uzatması, yüksek uzmanlık gerektiren sismik araştırma gemilerine yönelik istikrarlı operasyon talebinin önemini ortaya koyuyor.</strong></p>

<p>Enerji şirketlerinin deniz sahalarındaki jeolojik veri ihtiyacı, özel amaçlı sismik gemilerin kullanımını desteklemeye devam ediyor. TGS açısından ise ek çalışma süresi, gemi kullanım oranının korunmasına ve gelir görünürlüğünün artırılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/171-bin-dwtlik-dev-bogazdan-gecti-24577</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>171 Bin DWT’lik Dev Boğaz’dan Geçti</h1>
                        <h2>171 Bin DWT’lik Capesize Kömür Yüklü İstanbul Boğazı’ndan Geçti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/171-bin-dwtlik-dev-bogazdan-gecti-1788037601.webp">
                        <figcaption>171 Bin DWT’lik Dev Boğaz’dan Geçti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rusya’nın Murmansk Limanı’ndan hareket eden 171.810 DWT’lik DEYI ENDURANCE, tam yüke yakın kapasitedeki kömür kargosuyla Zonguldak Eren Limanı’na ilerlerken İstanbul Boğazı’ndan geçti.</p>

<p>Dev Capesize sınıfı DEYI ENDURANCE, yaklaşık 17,7 metre su çekimiyle İstanbul Boğazı’ndan geçiş gerçekleştirdi. 2005 yapımı, Liberya bayraklı geminin uzunluğu 289 metre, genişliği ise 45 metre olarak kaydedildi. Geminin 25 Temmuz 2026’da Rusya’nın Murmansk Limanı’ndan ayrıldığı ve varış noktasının Eren Limanı olduğu belirtildi.&nbsp;</p>

<p>Kömürün adresi Eren Limanı</p>

<p>Geminin taşıdığı kömürün, Zonguldak’taki Eren Limanı’nda tahliye edilmesi bekleniyor. Liman, bölgedeki kömür ithalatının önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkarken, kargonun Zonguldak Eren Termik Santrali (ZETES) kompleksinin enerji üretiminde kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Yaklaşık 2.790 MW kurulu güce sahip ZETES kompleksi, ZETES 1, ZETES 2 ve ZETES 3 ünitelerinden oluşuyor ve Türkiye’nin önemli kömür yakıtlı elektrik üretim tesisleri arasında yer alıyor.&nbsp;</p>

<p>Boğaz geçişinde yoğun güvenlik önlemi</p>

<p>DEYI ENDURANCE’ın İstanbul Boğazı geçişi sırasında, olası bir makine arızası nedeniyle gemi trafiğinin her iki yönde geçici olarak durdurulduğu bildirildi.</p>

<p>Geminin geçişine KEGM römorkörleri NENE HATUN, KURTARMA-7, KURTARMA-9, KURTARMA-11 ve KURTARMA-14 eşlik etti.&nbsp;</p>

<p>171.810 DWT’lik dev Capesize</p>

<p>DEYI ENDURANCE</p>

<p>Gemi tipi: Capesize dökme yük gemisi</p>

<p>İnşa yılı: 2005</p>

<p>DWT: 171.810 ton</p>

<p>Gros tonaj: 89.076 GT</p>

<p>Uzunluk: 289 metre</p>

<p>Genişlik: 45 metre</p>

<p>Bayrak: Liberya</p>

<p>Rota: Murmansk – Zonguldak/Eren Limanı</p>

<p>Yük: Kömür&nbsp;</p>

<p>Murmansk’tan Zonguldak’a uzanan seferi kapsamında tam yüke yakın kömür taşıyan DEYI ENDURANCE’ın Boğaz geçişi, İstanbul’un küresel dökme yük taşımacılığındaki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ozbekistan-ve-azerbaycan-hazarda-ortak-filo-kuruyor-24576</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 05:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Özbekistan ve Azerbaycan Hazar’da Ortak Filo Kuruyor</h1>
                        <h2>Özbekistan ve Azerbaycan, Orta Koridor’un Hazar Denizi ayağındaki taşımacılık kapasitesini artırmak amacıyla ortak filo kurulması ve düzenli feribot seferlerinin yeniden başlatılması konusunda harekete geçiyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ozbekistan-ve-azerbaycan-hazarda-ortak-filo-kuruyor-1788034892.webp">
                        <figcaption>Özbekistan ve Azerbaycan Hazar’da Ortak Filo Kuruyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Özbekistan ile Azerbaycan, Asya ile Avrupa arasındaki en önemli alternatif ticaret güzergâhlarından biri haline gelen Trans-Hazar Uluslararası Taşıma Rotası (Orta Koridor) üzerindeki iş birliğini güçlendirme kararı aldı.</p>

<p>Plan kapsamında Özbekistan’ın yeni bir feribot inşa etmesi, Hazar Denizi’nde ortak bir filo oluşturulması ve iki ülke arasındaki düzenli feribot taşımacılığının yeniden devreye alınması hedefleniyor.</p>

<p>Hazar’daki deniz ayağı güçlendirilecek</p>

<p>Söz konusu adımların, Orta Koridor’un kapasitesinin artırılması ve Orta Asya ile Güney Kafkasya arasındaki yük akışının daha istikrarlı hale getirilmesi açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Hazar Denizi geçişinde daha fazla gemi kapasitesinin devreye alınması, bölgedeki limanlar arasında yük transferlerinin hızlandırılmasına ve koridorun önemli darboğazlarından birinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Özbekistan açısından ise kendi filosunda daha güçlü bir deniz taşımacılığı kapasitesine sahip olmak, üçüncü taraf gemi tonajına olan bağımlılığı azaltarak lojistik planlamada daha fazla öngörülebilirlik sağlayabilir.</p>

<p>Bakü Limanı kritik merkez konumunda</p>

<p>Orta Koridor’un önemli lojistik merkezlerinden biri olan Bakü Limanı, Hazar geçişli taşımacılıkta stratejik bir konumda bulunuyor. Limandan yaklaşık 1,5 milyon ton transit yük geçtiği belirtilirken, bölgedeki ticaret hacminin büyümesiyle birlikte liman ve deniz taşımacılığı altyapısının geliştirilmesi önem kazanıyor.</p>

<p>İki ülke ayrıca ortak ulaştırma şirketlerinin kurulması ve Hazar Denizi'ndeki limanlar arasında daha düzenli yük hareketini destekleyecek altyapının geliştirilmesi üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Orta Koridor’da deniz taşımacılığının önemi artıyor</p>

<p>Çin ve Orta Asya’dan Avrupa pazarlarına uzanan Orta Koridor; demiryolu, karayolu ve deniz taşımacılığını bir araya getiren çok modlu yapısıyla küresel lojistik ağlarında giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda Hazar Denizi’nde feribot filosunun genişletilmesi, koridorun kapasitesinin artırılması ve yüklerin iki kıyı arasında daha düzenli taşınması açısından stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Özbekistan ve Azerbaycan’ın ortak filo planı, Hazar’daki deniz taşımacılığının yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, Orta Asya–Kafkasya–Avrupa arasındaki transit yük akışını da doğrudan etkileyebilecek yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.</p>

<p>Hazar’da kurulması planlanan ortak filo, Orta Koridor’un deniz ayağını güçlendirerek Asya ile Avrupa arasındaki alternatif ticaret rotasının rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.</p>

<p>#HazarDenizi #OrtaKoridor #Özbekistan #Azerbaycan #BaküLimanı #DenizTicareti #Lojistik #Feribot</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bdi-firladi-kuru-yuk-navlunlarinda-3-ayin-zirvesi-24575</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 03:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BDI Fırladı: Kuru Yük Navlunlarında 3 Ayın Zirvesi</h1>
                        <h2>Baltic Dry Index’te Sert Yükseliş: Kuru Yük Navlunları 3 Ayın Zirvesinde.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/bdi-firladi-kuru-yuk-navlunlarinda-3-ayin-zirvesi-1787997839.webp">
                        <figcaption>BDI Fırladı: Kuru Yük Navlunlarında 3 Ayın Zirvesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI), haftayı yüzde 12,1’lik güçlü yükselişle tamamlayarak 3.186 puana ulaştı. Endeks, 2 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yükselişte başrolü Capesize segmentindeki güçlü navlun performansı üstlendi.</strong></p>

<p>Baltic Exchange tarafından yayımlanan verilere göre, kuru dökme yük piyasasının genel performansını gösteren Baltic Dry Index (BDI), haftanın son işlem gününde yüzde 2,5 yükselerek 3.186 puana çıktı. Böylece endeks, yaklaşık üç ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, haftalık kazancını da yüzde 12,1 seviyesine taşıdı.</p>

<p>Capesize navlunlarında güçlü ivme</p>

<p>Piyasadaki yükselişin ana itici gücü Capesize segmenti oldu. Capesize Endeksi günlük bazda yüzde 3,9 artışla 5.336 puana yükselirken, haftalık değer kazancı yüzde 17,2 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Capesize gemilerinde ortalama Time Charter Equivalent (TCE) geliri de günlük 1.798 dolar artarak 44.896 dolar/gün seviyesine ulaştı.</p>

<p>Capesize piyasasındaki güçlü seyrin arkasında, özellikle demir cevheri ticaretindeki hareketlilik öne çıkıyor. Demir cevheri fiyatlarındaki yükseliş ve Çin’in başlıca limanlarındaki stokların azalması, tonaj talebini destekleyen başlıca unsurlar arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Panamax da yükselişini sürdürdü</p>

<p>Kuru yük piyasasının bir diğer önemli segmenti Panamax tarafında da pozitif görünüm korundu. Panamax Endeksi yüzde 1 artışla 2.315 puana yükselerek haziran ayının başından bu yana en yüksek seviyesine çıktı.</p>

<p>Panamax gemilerinde ortalama TCE geliri ise 20.834 dolar/gün seviyesine ulaştı.</p>

<p>Supramax daha sınırlı yükseldi</p>

<p>Supramax segmentinde ise hareketlilik diğer iki ana segmentin gerisinde kaldı. Supramax Endeksi günlük yüzde 0,1 artışla 1.647 puana yükselirken, haftayı sınırlı bir kazanımla tamamladı.</p>

<p>Kuru yük piyasasında talep görünümü izleniyor</p>

<p>BDI’daki son yükseliş, özellikle Capesize segmentindeki güçlü performansın etkisiyle kuru dökme yük piyasasında navlun koşullarının yeniden güçlendiğine işaret ediyor. Çin’in demir cevheri talebi, liman stokları ve küresel hammadde ticaretindeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde kuru yük piyasasının yönü açısından belirleyici olması bekleniyor.</p>

<p>1744 yılına uzanan geçmişiyle Baltic Exchange, kuru yük, tanker ve diğer deniz taşımacılığı segmentlerinde küresel navlun piyasasının temel referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Baltic Exchange, 2016 yılından bu yana Singapore Exchange (SGX) bünyesinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Kaynak: Baltic Exchange</p>

<p>#DryBulk #BalticDryIndex #BDI #Capesize #Panamax #Supramax #BalticExchange #Navlun</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/pascogasa-370-milyon-dolarlik-4-gaz-gemisi-iddiasi-24574</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 02:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PascoGas’a 370 Milyon Dolarlık 4 Gaz Gemisi İddiası</h1>
                        <h2>Türk gaz taşımacılığı şirketi PascoGas’ın, Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries’e yaklaşık 370 milyon dolar değerinde dört büyük LPG gemisi sipariş ettiği öne sürüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/pascogasa-370-milyon-dolarlik-4-gaz-gemisi-iddiasi-1787992441.webp">
                        <figcaption>PascoGas’a 370 Milyon Dolarlık 4 Gaz Gemisi İddiası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk gaz taşımacılığı şirketi PascoGas’ın, Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries’e yaklaşık 370 milyon dolar değerinde dört büyük LPG gemisi sipariş ettiği öne sürüldü. Gemilerin tamamının Mart 2030’a kadar teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>PascoGas filosunu büyütüyor</p>

<p>Türk özel sektör gemi sahibi PascoGas, filosunu genişletmeye yönelik yeni bir siparişle gündemde. Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries tarafından açıklanan yaklaşık 370 milyon dolarlık dört büyük gaz gemisi siparişinin, sektör kaynaklarına göre PascoGas’a ait olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Tersane tarafından yapılan resmi açıklamada müşterinin adı açıklanmazken, şirket yalnızca müşteriyi Okyanusya merkezli bir denizcilik şirketi olarak tanımladı. Ancak denizcilik sektöründeki kaynaklar, söz konusu siparişin Türk şirketi PascoGas ile bağlantılı olduğunu bildiriyor.</p>

<p>Sipariş kapsamındaki dört geminin tamamının 31 Mart 2030’a kadar armatöre teslim edilmesi bekleniyor.</p>

<p>PascoGas ile HD Hyundai iş birliği büyüyor</p>

<p>PascoGas’ın Güney Koreli gemi inşa grubuyla mevcut iş birliği de bulunuyor. Şirket için kısa süre önce 88 bin metreküp kapasiteli “Pasco Yumiko” adlı gaz gemisi tamamlandı.</p>

<p>Çift yakıtlı tahrik sistemine sahip olan gemi, LPG’nin yanı sıra amonyak taşımacılığına da uygun şekilde tasarlandı. Yeni siparişin de PascoGas’ın modern ve yüksek kapasiteli gaz gemilerinden oluşan filosunu güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Büyük gaz gemilerine talep güçlü</p>

<p>Yeni sipariş, küresel gaz taşımacılığı sektöründe büyük kapasiteli LPG gemilerine yönelik talebin devam ettiğine işaret ediyor.</p>

<p>HD Korea Shipbuilding &amp; Offshore Engineering, 2026 yılının başından bu yana toplam 162 gemi için yaklaşık 18,08 milyar dolarlık sipariş aldı. Şirket böylece yıllık sipariş hedefinin yüzde 77,6’sını gerçekleştirmiş durumda.</p>

<p>PascoGas’ın yeni siparişinin kesinleşmesi halinde, dört gemilik anlaşma Türk armatörünün LPG ve diğer sıvılaştırılmış gazların taşınmasına yönelik filo yatırımlarında önemli bir adım olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-otonom-lng-gemisiyle-denizcilikte-vites-yukseltti-24573</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çin, Otonom LNG Gemisiyle Denizcilikte Vites Yükseltti</h1>
                        <h2>Çin’in Akıllı LNG Gemisi Projesinde Yeni Aşama.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/cin-otonom-lng-gemisiyle-denizcilikte-vites-yukseltti-1787990292.webp">
                        <figcaption>Çin, Otonom LNG Gemisiyle Denizcilikte Vites Yükseltti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çin, Pinglu Kanalı için geliştirilen ikinci akıllı LNG gemisi “Beigang Yunhe 001”in testlerini başarıyla tamamladı. 5 bin ton taşıma kapasitesine sahip gemi, düşük emisyon değerleri ve otonom seyir teknolojileriyle öne çıkıyor.</p>

<p>Çin’in akıllı LNG filosu genişliyor</p>

<p>Çin, yapımı devam eden Pinglu Kanalı için geliştirdiği akıllı ve çevreci gemi filosunda önemli bir aşamayı daha geride bıraktı. “Beigang Yunhe 001” adlı, 5 bin ton kapasiteli LNG yakıtlı akıllı kargo gemisinin test programı, 24 Ağustos’ta Yujiang Nehri üzerinde gerçekleştirilen yaklaşık 7 saatlik seyirle başarıyla tamamlandı.</p>

<p>89,9 metre uzunluğa ve 15,76 metre genişliğe sahip gemi, konteyner ve dökme yük taşımacılığı yapabilecek şekilde tasarlandı. LNG yakıt sistemi sayesinde geminin yakıt tüketiminin yüzde 8’den fazla azaltılması hedeflenirken, CO₂ emisyonlarında yüzde 23, kükürt emisyonlarında ise yüzde 99 oranında düşüş öngörülüyor.</p>

<p>Gemide yedi akıllı sistem bulunuyor</p>

<p>“Beigang Yunhe 001”, makine dairesi ve enerji yönetiminden seyir ve yanaşma desteğine kadar farklı işlevler sunan yedi akıllı sistemle donatıldı.</p>

<p>Gemide otomatik yanaşma, otonom seyir ve uzaktan kumanda gibi gelişmiş teknolojiler de bulunuyor. Geminin işletmeye alınmasıyla yıllık işletme maliyetlerinde 1 milyon yuanın üzerinde tasarruf sağlanması bekleniyor.</p>

<p>Aynı serinin ilk gemisi olan “Beigang Yunhe 002” ise testlerini 17 Haziran’da tamamlamıştı. İki gemi, Pinglu Kanalı için geliştirilen dört demonstrasyon amaçlı akıllı gemiden oluşan programın bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Pinglu Kanalı deniz taşımacılığında güzergâhları değiştirecek</p>

<p>Toplam 134,2 kilometre uzunluğundaki Pinglu Kanalı, 5 bin tona kadar taşıma kapasitesine sahip gemilerin kullanımına uygun olarak inşa ediliyor. Kanalda deneme seferlerinin eylül ayında başlaması planlanıyor.</p>

<p>Kanalın hizmete girmesiyle Çin’in güneybatı bölgelerinden denize ulaşım güzergâhının, Guangzhou üzerinden geçen mevcut rotaya kıyasla yaklaşık 560 kilometre kısalması bekleniyor.</p>

<p>Projenin geliştirilmesini Guangxi Beigang Xijiang Port, gemilerin inşasını ise Guangxi Xijiang Heavy Industry yürütüyor.</p>

<p>Çin’in iç su yollarında yeni dönem</p>

<p>Pinglu Kanalı için geliştirilen filo; LNG yakıtı, enerji verimliliği, otomasyon ve otonom seyir teknolojilerinin iç su yolu taşımacılığında birlikte uygulanmasına yönelik önemli bir demonstrasyon projesi olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-kritik-adim-24572</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 04:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz’de Kritik Adım</h1>
                        <h2>Hürmüz’de Kritik Adım: İran ve Umman Ticari Gemiler İçin Geçici Koridor Kuruyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-kritik-adim-1787916272.webp">
                        <figcaption>Hürmüz’de Kritik Adım</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak üzere geçici bir deniz koridoru oluşturulması için çerçeve hazırlıyor. İran-Katar görüşmelerinde ise boğazdaki mayınların temizlenmesine yönelik ortak proje gündeme geldi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini rahatlatacak yeni girişim</strong></p>

<p>Küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesi amacıyla İran ve Umman arasında yeni bir süreç başlatıldı.</p>

<p>Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi’nin Tahran ziyareti kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile gerçekleştirdiği görüşmelerde, ticari gemilerin geçişine imkan sağlayacak geçici bir navigasyon koridorunun oluşturulması konusunda çerçeve üzerinde çalışıldığı açıklandı.</p>

<p>Umman Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin merkezinde Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanması ve kıyıdaş ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi konularının bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Albusaidi, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada İranlı mevkidaşıyla yürütülen diyaloğu “yapıcı” olarak nitelendirdi. Ummanlı bakan, geçici koridorun oluşturulmasına yönelik pratik düzenlemelerin kısa süre içinde açıklanmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Kalıcı deniz koridoru için teknik çalışmalar sürecek</strong></p>

<p>İran ve Umman arasındaki görüşmelerin yalnızca geçici bir düzenlemeyle sınırlı kalması beklenmiyor.</p>

<p>Taraflar, ilerleyen süreçte&nbsp;<strong>kalıcı navigasyon koridoru, Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimi, gemi trafik yönetimi, bilgi paylaşımı ile seyir ve güvenlik hizmetlerinin koordinasyonu&nbsp;</strong>gibi başlıklarda teknik müzakereleri sürdürecek.</p>

<p>İki ülke ayrıca Basra Körfezi’ne kıyısı bulunan diğer bölge ülkeleriyle ortak istişarelerin yürütülmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Araghchi de bölgesel aktörlerle yürütülen görüşmelerde “bölgesel çözümlerin” önceliklendirildiğini belirterek, yeni koridor, mayın temizleme ve Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki yönetimine ilişkin çalışmaların bu yaklaşımın bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>İran ve Katar’dan mayın temizleme gündemi</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin diplomatik trafik İran-Katar hattında da devam etti.</p>

<p>Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde bölgesel gerilimin azaltılması ve diplomatik diyaloğun sürdürülmesinin yanı sıra,&nbsp;<strong>geçici ortak denizcilik koridorunun oluşturulması ve Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesine yönelik ortak bir proje&nbsp;</strong>ele alındı.</p>

<p>Katar tarafı, bölge ülkelerinin egemenliğine ve denizlerde seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterilmesinin önemini vurgularken, anlaşmazlıkların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>İran ise Katar’ın gerilimi düşürmeye ve taraflar arasında diyaloğu desteklemeye yönelik diplomatik girişimlerine teşekkür etti.</p>

<p><strong>Gözler tanker ve ticari gemi trafiğinde</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin yeniden sağlanmasına yönelik girişimler, başta&nbsp;<strong>petrol tankerleri olmak üzere ticari gemi işletmecileri, armatörler, yük sahipleri, sigorta şirketleri ve enerji piyasaları&nbsp;</strong>tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Boğazdaki seyir güvenliğinin artırılması; gemi rotalarının normalleşmesi, transit sürelerinin öngörülebilir hale gelmesi ve bölgedeki operasyonel risklerin azaltılması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle planlanan&nbsp;<strong>geçici koridor, mayın temizleme çalışmaları ve gemi trafik yönetimi mekanizması,&nbsp;</strong>Hürmüz Boğazı’ndaki deniz operasyonlarının geleceği açısından belirleyici başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>İran ve Umman’ın geçici koridor konusunda teknik çalışmaları sürdürmesi, Katar’ın ise mayın temizleme girişimine dahil olması, Hürmüz’de güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesi için&nbsp;<strong>bölgesel koordinasyonun güçlendirildiğine&nbsp;</strong>işaret ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/svetoslava-gemisi-kastamonu-aciklarinda-batti-24571</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SvetoSlava Gemisi Kastamonu Açıklarında Battı</h1>
                        <h2>Kastamonu açıklarında seyir halindeyken makine dairesine su alan SvetoSlava isimli gemi battı. Gemide bulunan 13 denizci, sahil güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle güvenli şekilde tahliye edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/svetoslava-gemisi-kastamonu-aciklarinda-batti-1787915092.webp">
                        <figcaption>SvetoSlava Gemisi Kastamonu Açıklarında Battı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kastamonu açıklarında seyir yapan <strong>SvetoSlava</strong> isimli geminin makine dairesine su aldığı bildirildi. Gemide yaşanan su alma olayının ardından mürettebat tarafından yardım çağrısı yapıldı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen <strong>İnebolu</strong> <strong>Sahil</strong> <strong>Güvenlik</strong> ekipleri, gemiye ulaşarak mürettebatın tahliyesini gerçekleştirdi. Operasyon sonucunda gemide bulunan <strong>11</strong> <strong>Azerbaycan</strong> <strong>vatandaşı</strong>,&nbsp;<strong>1</strong>&nbsp;<strong>Türkiye</strong> <strong>vatandaşı</strong> ve&nbsp;<strong>1</strong> <strong>Rusya</strong> <strong>vatandaşı</strong> olmak üzere toplam 13 denizci güvenli şekilde kurtarıldı.</p>

<p>Su almasının ardından durumu kritik hale gelen geminin daha sonra battığı belirtildi. Olayda can kaybı yaşanmazken, geminin batış nedeninin belirlenmesine yönelik incelemelerin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p><strong>Denizcilik sektörü açısından olay, Karadeniz’de seyir güvenliği ve acil müdahale kapasitesinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tamer-kirandan-karadeniz-uyarisi-24570</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tamer Kıran’dan Karadeniz Uyarısı</h1>
                        <h2>Tamer Kıran: Türk Armatörleri Karadeniz’de Gemilerini Hizmet Dışına Çıkarmanın Eşiğinde.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/tamer-kirandan-karadeniz-uyarisi-1787910284.webp">
                        <figcaption>Tamer Kıran’dan Karadeniz Uyarısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Karadeniz’de gemilere yönelik artan İHA ve silahlı saldırıların Türk denizcilik sektörü üzerindeki riskleri artırdığını belirterek, Türk armatörlerinin 18 yıl aradan sonra ilk kez bazı gemilerini uzun süreli olarak hizmet dışına çıkarma hazırlığıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.</strong></p>

<p>İSTANBUL – İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın ağustos ayı meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Karadeniz’de deniz taşımacılığını tehdit eden güvenlik risklerine dikkat çekti.</p>

<p>Karadeniz’de son dönemde gemilere yönelik İHA saldırıları ve silahlı saldırılarda artış yaşandığını belirten Kıran, gelişmelerin bölgedeki ticari gemi operasyonları açısından ciddi endişelere neden olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kıran, artan güvenlik risklerinin Türk armatörlerini de doğrudan etkilediğini belirterek,&nbsp;<strong>18 yıl aradan sonra ilk kez bazı Türk armatörlerinin gemilerini uzun süreli olarak hizmet dışına çıkarma hazırlığıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.</strong></p>

<p><strong>Karadeniz’de güvenlik riski gündemde</strong></p>

<p>Meclis toplantısında denizcilik sektörünün güncel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kıran, Karadeniz’de güvenli seyrüsefer ve ticari gemilerin korunmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Bölgedeki saldırıların yalnızca gemilerin ve mürettebatın güvenliği açısından değil, aynı zamanda deniz ticaretinin sürdürülebilirliği açısından da yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Kıran, yaşanan gelişmelerin armatörlerin operasyonel kararlarını doğrudan etkileyebilecek boyuta ulaştığına dikkat çekti.</p>

<p>Kıran’ın açıklamaları, Karadeniz’de artan jeopolitik ve güvenlik risklerinin Türk denizcilik sektörü üzerindeki olası etkilerini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Armatörlerin gemilerini uzun süreli olarak hizmet dışına çıkarma ihtimali, bölgede güvenlik koşullarının deniz taşımacılığı açısından oluşturduğu baskının boyutunu ortaya koyması bakımından dikkat çekti.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sadan-kaptanoglu-gemi-muhendisleri-odasini-ziyaret-etti-24569</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şadan Kaptanoğlu, Gemi Mühendisleri Odası’nı Ziyaret Etti</h1>
                        <h2>İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimleri kapsamında çalışmalarını sürdüren Şadan Kaptanoğlu, TMMOB Gemi Mühendisleri Odası’nı ziyaret ederek sektörün gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/sadan-kaptanoglu-gemi-muhendisleri-odasini-ziyaret-etti-1787908118.webp">
                        <figcaption>Şadan Kaptanoğlu, Gemi Mühendisleri Odası’nı Ziyaret Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimleri kapsamında “Türk Denizciliği İçin Yeni Bir Rota” sloganıyla çalışmalarını sürdüren Şadan Kaptanoğlu, TMMOB Gemi Mühendisleri Odası’nı ziyaret etti.</p>

<p>Gerçekleştirilen görüşmede Türk denizcilik sektörünün mevcut gündemi, gemi mühendisliği ve gemi inşa sanayisinin durumu ile sektörün geleceğine ilişkin konular ele alındı.</p>

<p>Kaptanoğlu, ziyaret kapsamında Gemi Mühendisleri Odası temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunurken, denizcilik sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının görüş ve önerilerini dinledi.</p>

<p>72 yıllık geçmişi bulunan TMMOB Gemi Mühendisleri Odası, Türkiye’de gemi mühendisliği mesleğinin gelişimi ve mesleki standartların oluşturulması alanlarında faaliyet gösteriyor.</p>

<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası seçim çalışmaları kapsamında sektör temsilcileri ve meslek kuruluşlarıyla temaslarını sürdüren Kaptanoğlu’nun, önümüzdeki dönemde farklı sektör paydaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadeniz-riskleri-tahil-gemilerini-baltik-limanlarina-yoneltiyor-24568</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 02:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz Riskleri Tahıl Gemilerini Baltık Limanlarına Yöneltiyor</h1>
                        <h2>Karadeniz’de deniz taşımacılığı ve liman altyapısına yönelik artan riskler, tahıl ticaretinde rotaların yeniden şekillenmesine neden oluyor. Baltık limanlarında ağustos ayı için yaklaşık 1 milyon ton buğday yüklemesi rezerve edilirken, bölgedeki liman ve deniz taşımacılığı kapasitesine yönelik talep geçen yıla göre önemli ölçüde arttı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/karadeniz-riskleri-tahil-gemilerini-baltik-limanlarina-yoneltiyor-1787905892.webp">
                        <figcaption>Karadeniz Riskleri Tahıl Gemilerini Baltık Limanlarına Yöneltiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karadeniz’de artan güvenlik riskleri ve sevkiyatlarda yaşanan belirsizlikler, küresel tahıl taşımacılığında Baltık limanlarını alternatif bir ihracat merkezi haline getiriyor. Letonya, Litvanya ve Estonya’daki limanlardan yapılan buğday sevkiyatlarına yönelik talep son dönemde belirgin şekilde yükseldi.</p>

<p>Baltık limanlarında ağustos ayı için yaklaşık 1 milyon ton buğday yükleme kapasitesinin rezerve edildiği belirtiliyor. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %50 artış anlamına geliyor. Temmuz ayında ise yükleme rezervasyonlarının yıllık bazda yaklaşık üç katına çıktığı ifade ediliyor.</p>

<p>Denizcilik açısından hareketliliğin en önemli nedenlerinden biri, Karadeniz’de gemi operasyonları, liman altyapısı ve sevkiyat güvenliğine ilişkin risklerin artması. Tedarik zincirindeki belirsizlikler, tahıl traderlarını alternatif yükleme limanları ve yeni deniz ticaret rotaları aramaya yöneltiyor.</p>

<p>Baltık çıkışlı buğdaya yönelik talepte Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Sudan öne çıkıyor. Geleneksel olarak Rus buğdayına bağımlı olan bu pazarların Baltık menşeli ürüne yönelmesi, bölgedeki limanların ve deniz taşımacılığı hizmetlerinin önemini artırıyor. Nijerya ve Güney Afrika da Baltık tahılının düzenli alıcıları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bununla birlikte Baltık buğdayının Rus buğdayına kıyasla daha yüksek fiyatla işlem görmesi, bazı ticaretlerin önündeki en önemli engel olmaya devam ediyor. Buna rağmen bölgedeki olumlu hasat görünümü, Baltık ülkelerinin ihracat kapasitesini destekliyor.</p>

<p>Piyasa beklentilerine göre Letonya, Litvanya ve Estonya’nın bu sezon yaklaşık 6 milyon ton buğday ihraç edebilecek potansiyele sahip olması, Baltık limanlarının önümüzdeki dönemde küresel tahıl taşımacılığındaki rolünü daha da güçlendirebilir.</p>

<p>Denizcilik piyasası açısından gelişme, Karadeniz’deki risklerin gemi rotaları, liman tercihleri ve tahıl yüklerinin küresel dağılımı üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koyuyor. Armatörler, kiracılar ve emtia traderları açısından Baltık limanları, Karadeniz kaynaklı operasyonel risklere karşı giderek daha önemli bir alternatif haline geliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dnv-armatorler-gelecege-esnek-hazirlanmali-24567</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 01:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DNV: Armatörler Geleceğe Esnek Hazırlanmalı</h1>
                        <h2>DNV: Armatörler, farklı regülasyon ve yakıt senaryolarına dayanıklı filo stratejileri geliştirmeli.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/dnv-armatorler-gelecege-esnek-hazirlanmali-1787904460.webp">
                        <figcaption>DNV: Armatörler Geleceğe Esnek Hazırlanmalı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Denizcilik sektöründe enerji dönüşümünün geleceği, düzenleyici çerçeveler, alternatif yakıtların bulunabilirliği, fiyatlar ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak önemli ölçüde değişebilir. DNV, yayımladığı 10. Maritime Forecast to 2050 raporunda armatörlerin bu belirsizliklere karşı esnek ve dayanıklı filo stratejileri geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>DNV'ye göre farklı düzenleyici senaryolar; gemilerde enerji verimliliği uygulamalarının yaygınlaşması, yakıt talebi ve sera gazı emisyonlarında birbirinden oldukça farklı sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Rapora göre armatörler, yakıt ve teknoloji tercihlerini birden fazla senaryo üzerinden test ederek bugün değer yaratan, ancak gelecekte regülasyonların, yakıt arzının, fiyatların ve teknolojilerin değişmesine karşı esnekliğini koruyan stratejiler oluşturabilir.</p>

<p>Maritime Forecast to 2050'nin başyazarı Øyvind Sekkesæter, konuyla ilgili değerlendirmesinde, farklı senaryolarda yakıt ve teknoloji seçeneklerinin test edilmesinin armatörlere belirsiz geçiş sürecinde daha dayanıklı kararlar alma imkânı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>Küresel filo 2050'de yüzde 25 daha az enerji tüketebilir</p>

<p>DNV'nin analizine göre daha güçlü ve küresel ölçekte uyumlu düzenleyici sinyaller, enerji verimliliği teknolojilerinin kullanımını hızlandırabilir. Böyle bir senaryoda küresel denizcilik filosunun 2050 yılında, düzenlemelerin ağırlıklı olarak bölgesel geliştiği bir senaryoya kıyasla yüzde 25'e kadar daha az enerji tüketmesi mümkün olabilir.</p>

<p>Raporda, IMO'nun Net-Zero Framework (NZF) düzenlemesinin mevcut haliyle kabul edilmesinden tamamen reddedilmesine kadar uzanan dört farklı düzenleyici senaryo incelendi. NZF'nin reddedilmesi durumunda ise uzun süreli bir düzenleyici belirsizlik ve kilitlenme yaşanabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Düşük emisyonlu yakıt talebinde geniş aralık</p>

<p>DNV, düzenleyici gelişmelere bağlı olarak denizcilik sektörünün düşük sera gazı emisyonlu yakıtlara yönelik talebinin 2030'da 4 ila 22 Mtoe, 2050'de ise 33 ila 185 Mtoe arasında değişebileceğini öngörüyor.</p>

<p>Bu geniş aralık, yalnızca regülasyonlara değil, aynı zamanda kıyı elektriği, plug-in hibrit sistemler, nükleer güç ve gemi üzeri karbon yakalama teknolojilerinin gelecekte ne ölçüde kullanılacağına da bağlı olacak.</p>

<p>DNV Maritime CEO'su Cristina Saenz de Santa Maria, bugün sipariş edilen gemilerin 2050'nin ötesinde hizmet vereceğine dikkat çekerek, gemilerin gelecekteki performansını belirleyecek birçok unsurun hâlâ belirsiz olduğunu vurguladı.</p>

<p>Saenz de Santa Maria'ya göre düzenleyici gereklilikler, bunları destekleyecek yakıt, altyapı ve teknoloji sistemlerinden daha hızlı ilerliyor. Bu durum, uzun vadeli yatırım kararlarını daha karmaşık hale getiriyor.</p>

<p>Teknoloji testleri yatırım kararlarında belirleyici olacak</p>

<p>DNV, alternatif yakıt teknolojilerinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ancak yakıt üretiminin ölçeklendirilmesinin, gelecekte yeterli talebin oluşacağına ilişkin güvene bağlı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Kuruluşa göre test, pilot uygulama ve teknolojilerin doğrulanması, armatörlerin yatırım kararlarını daha güvenilir performans verilerine dayanarak vermesine yardımcı olabilir.</p>

<p>DNV'nin temel mesajı ise net:&nbsp;<strong>Denizcilik sektöründe tek bir gelecek senaryosuna göre filo yatırımı yapmak yerine, farklı regülasyon, yakıt ve teknoloji senaryolarında çalışabilecek esnek stratejiler geliştirmek kritik önem taşıyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drewry-konteyner-navlunlari-1-dustu-24566</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 00:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Drewry: Konteyner Navlunları %1 Düştü</h1>
                        <h2>Drewry: Küresel Konteyner Navlun Endeksi Bu Hafta %1 Geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/drewry-konteyner-navlunlari-1-dustu-1787898900.webp">
                        <figcaption>Drewry: Konteyner Navlunları %1 Düştü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Drewry Supply Chain Advisors’ın 35. hafta değerlendirmesine göre, küresel konteyner navlun piyasasında düşüş eğilimi yeniden öne çıktı. Drewry’nin bileşik World Container Index (WCI) endeksi, bu hafta %1 gerileyerek 40 feet’lik konteyner başına 4.473 dolara düştü.</p>

<p>Uzak Doğu–Avrupa hattında navlun fiyatlarındaki düşüş devam etti. Şanghay-Rotterdam rotasında fiyatlar %3, yani 114 dolar, gerileyerek 4.287 dolara indi. Rotterdam-Şanghay hattında ise %1’lik, 3 dolarlık düşüş kaydedildi ve fiyat 588 dolar/FEU oldu.</p>

<p>Şanghay-Cenova hattında navlunlar %2 (89 dolar) düşüşle 4.866 dolara gerilerken, Şanghay-Los Angeles rotasında fiyat 6.818 dolar/FEU seviyesinde değişmeden kaldı.</p>

<p>Trans-Pasifik hattında Şanghay-New York navlunları da %2, yani 174 dolar, düşerek 9.333 dolar/FEU seviyesine indi.</p>

<p>Diğer rotalarda ise daha sınırlı hareketler görüldü. Los Angeles-Şanghay hattında fiyat 822 dolar/FEU ile sabit kalırken, Rotterdam-New York navlunları %1 (29 dolar) düşüşle 3.010 dolara geriledi. New York-Rotterdam hattında ise fiyat değişmeyerek 1.126 dolar/FEU seviyesinde kaldı.</p>

<p>Drewry’nin son verileri, küresel konteyner piyasasında navlunların genel olarak yeniden aşağı yönlü hareket etmeye başladığına işaret ediyor. Özellikle Asya’dan Avrupa ve ABD’ye uzanan ana ticaret rotalarındaki gerileme, küresel deniz taşımacılığı maliyetleri üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/23-yasindaki-tanker-57-milyon-dolara-satildi-24565</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 04:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>23 Yaşındaki Tanker 57 Milyon Dolara Satıldı</h1>
                        <h2>23 Yaşındaki VLCC «Hellstugutinden» 57 Milyon Dolara Satıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/23-yasindaki-tanker-57-milyon-dolara-satildi-1787831040.webp">
                        <figcaption>23 Yaşındaki Tanker 57 Milyon Dolara Satıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2003 yapımı, yaklaşık 299 bin DWT taşıma kapasitesine sahip dev petrol tankeri «Hellstugutinden», yaklaşık 57 milyon dolar bedelle el değiştirdi. Geminin alıcısının Endonezya bağlantılı çıkarlar olduğu belirtilirken, satış fiyatı yaşına rağmen büyük tonajlı tanker piyasasındaki dikkat çekici değer artışını ortaya koydu.</p>

<p>Japonya’da inşa edilen yaklaşık 330 metre uzunluğundaki VLCC, Mart 2025’te henüz «Australis» adıyla faaliyet gösterirken SEACON Trading tarafından yaklaşık 28 milyon dolara satın alınmıştı. O dönemde geminin piyasa değeri yaklaşık 33,1 milyon dolar seviyesindeydi. Son satış fiyatı ise önceki işlem bedelinin iki katından fazla.</p>

<p>Tanker değerlerindeki bu sert yükselişin arkasında, büyük petrol tankerlerinde tarihi seviyelere ulaşan navlun gelirleri, kullanılabilir gemi arzındaki daralma ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle değişen petrol taşımacılığı rotaları bulunuyor. Piyasa verileri, yaşlı tonajın dahi yüksek gelir potansiyeli sayesinde yeniden değer kazandığını gösteriyor.</p>

<p>«Hellstugutinden» ayrıca Irak açıklarında önemli bir operasyonel rol üstleniyor. Geminin, Irak devlet petrol şirketi SOMO operasyonları kapsamında yüzer depolama ve aktarma ünitesi olarak kullanıldığı belirtiliyor. Ağustos ayında gemide yaklaşık 1,79 milyon varil yüksek kükürtlü fuel oil bulunduğu ve söz konusu petrol ürününün satışı için Irak’a ABD makamları tarafından özel izin verildiği aktarılıyor.</p>

<p>Geminin ABD yaptırım kısıtlamaları kapsamında bulunması da satış ve operasyon sürecini daha dikkat çekici hale getiriyor.</p>

<p>2003 yılında Japonya’daki Universal tersanesinde inşa edilen gemi, daha önce «Australis», «Australia», «Saga» ve «Front Saga» isimlerini taşıdı. Açık gemi kayıtlarında kayıtlı sahibi Nestos River Shipping, teknik ve ticari işletmecisi ise Hermes Ship Management olarak yer alıyor.</p>

<p>23 yaşındaki bir VLCC’nin 57 milyon dolarlık satış fiyatı, günümüz tanker piyasasında yaşın tek başına değer belirleyici olmadığını gösteren çarpıcı bir örnek olarak öne çıkıyor. Hazır ve operasyonel durumdaki büyük tonajlı gemilere yönelik güçlü talep, ikinci el tanker piyasasında fiyatları tarihi seviyelere taşıyor.</p>

<p>#Tanker #VLCC #Petrol #Denizcilik #SOMО #TankerPiyasası #İkinciElGemi #Shipping</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hoegh-autolinersdan-6-yeni-aurora-gemisi-24564</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 03:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Höegh Autoliners’dan 6 Yeni Aurora Gemisi</h1>
                        <h2>Höegh Autoliners, Altı Yeni Aurora Sınıfı PCTC Siparişi Verdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hoegh-autolinersdan-6-yeni-aurora-gemisi-1787826761.webp">
                        <figcaption>Höegh Autoliners’dan 6 Yeni Aurora Gemisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveç merkezli Ro-Ro taşımacılık şirketi Höegh Autoliners ASA, filosunu genişletme ve yeşil dönüşüm programını hızlandırma kapsamında altı adet yeni Aurora sınıfı PCTC (Pure Car and Truck Carrier) gemisi sipariş etti. LNG çift yakıtlı ve sıfır karbonlu yakıtlara dönüşüme hazır olarak tasarlanan gemilerin teslimatlarının 2029-2031 döneminde gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni siparişle birlikte Höegh Autoliners’ın Aurora sınıfı yeni inşa programı toplam 18 gemiye ulaşacak. Gemilerin tamamı Çin’de bulunan China Merchants Heavy Industry (Jiangsu) Co., Ltd. (CMHI) tarafından inşa edilecek.</p>

<p>Şirket, tersane ile güçlü ilişkisi, seri üretimin sağladığı ölçek avantajları ve yeni gemilerin tekrar inşa edilmesine yönelik elverişli ekonomik koşullar sayesinde oldukça cazip ticari şartlar elde edildiğini belirtti.</p>

<p>Dört gemi için opsiyon, dört gemi için slot rezervasyonu</p>

<p>Höegh Autoliners ayrıca aynı şartlarla dört ilave gemi için opsiyon elde etti. Bunun yanı sıra aynı tersanede dört gemi daha inşa edilmesine yönelik slot rezervasyonları gerçekleştirildi.</p>

<p>Opsiyonların altı ay içerisinde kullanılması mümkün olacak. Dört gemilik slot rezervasyonları ise şirket adına tutulacak ve bu gemilerle ilgili kararın 31 Aralık 2027 tarihine kadar bildirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu esneklik, Höegh Autoliners’ın yeşil filo yenileme programını hızlandırmasına olanak sağlarken, Aurora sınıfı filosunun toplamda 26 gemiye kadar büyütülmesinin de önünü açıyor. Söz konusu kapasite, halihazırda teslim edilmiş veya sipariş edilmiş 12 gemiyi de kapsıyor.</p>

<p>Geleceğin yakıtlarına hazır</p>

<p>Aurora sınıfı gemiler, DNV’nin amonyak ve metanol kullanımına hazır notasyonuna sahip olacak. Gemilerin ana makineleri Everllence, köprü sistemleri ise Kongsberg Maritime tarafından sağlanacak.</p>

<p>Her biri 9.100 araca kadar taşıma kapasitesine sahip olan Aurora sınıfı gemilerin, geleneksel PCTC gemilerine kıyasla karbon emisyonlarını yüzde 58’e kadar azaltması hedefleniyor.</p>

<p>“Asya pazarındaki büyümeyi yakalama kapasitemizi güçlendiriyor”</p>

<p>Höegh Autoliners CEO’su Andreas Enger, Aurora sınıfı gemilerin güçlü kazanç potansiyeli, düşük karbon performansı, yük esnekliği ve gelecekte farklı yakıtlara dönüşüm imkânı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Enger, yeni gemi programının şirketin kapasite maliyetlerini rekabetçi seviyede güvence altına almasına yardımcı olduğunu ve navlun oranlarının düşük seyrettiği dönemlerde dahi kârlı operasyonları destekleyeceğini ifade etti.</p>

<p>Enger ayrıca filonun daha da genişletilmesinin Asya pazarındaki büyüme fırsatlarının değerlendirilmesini, değişen müşteri taleplerinin karşılanmasını ve şirketin stratejik esnekliğinin artırılmasını sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>Höegh Autoliners’ın Aurora programındaki genişleme, şirketin uzun vadeli filo yenileme stratejisinin yanı sıra otomotiv taşımacılığında daha düşük emisyonlu ve alternatif yakıtlara hazır gemilere geçiş hedefinin de önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/solstad-maritimeden-petrobrasa-2-yillik-csv-sozlesmesi-24563</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 01:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Solstad Maritime’den Petrobras’a 2 Yıllık CSV Sözleşmesi</h1>
                        <h2>Solstad Maritime, Petrobras ile 2 Yıllık CSV Sözleşmesi İmzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/solstad-maritimeden-petrobrasa-2-yillik-csv-sozlesmesi-1787824529.webp">
                        <figcaption>Solstad Maritime’den Petrobras’a 2 Yıllık CSV Sözleşmesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveç merkezli offshore hizmet gemisi işletmecisi Solstad Maritime ASA (SOMA), Brezilya’nın enerji şirketi Petrobras ile CSV Normand Valiant için iki yıllık yeni bir sözleşme imzaladığını açıkladı.</p>

<p>Sözleşmenin, mevcut anlaşmanın ve ardından gerçekleştirilecek klas yenilemesinin tamamlanmasının hemen sonrasında, 2026 yılının dördüncü çeyreğinde başlaması bekleniyor.</p>

<p>Brezilya kıta sahanlığında görev yapacak</p>

<p>Anlaşma kapsamında Normand Valiant, Brezilya kıta sahanlığındaki üretim faaliyetlerini desteklemek üzere konaklama hizmetleri sağlayacak.</p>

<p>Daha küçük ölçekli bir inşaat destek gemisi olan Normand Valiant, personelin gemi ile offshore tesis arasında güvenli ve etkin şekilde geçişini sağlayan “walk-to-work” (W2W) gangway sistemi ile donatılmış bulunuyor. Geminin 120 kişilik konaklama kapasitesi bulunuyor.</p>

<p>Sözleşme değeri 62 milyon dolar</p>

<p>Solstad Maritime tarafından yapılan açıklamaya göre sözleşmenin brüt toplam değeri yaklaşık 62 milyon ABD doları seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Gemi, Solstad Maritime’dan Solstad Offshore ASA’ya (SOFF) bareboat (çıplak gemi kiralama) sözleşmesi kapsamında tahsis edilecek. Petrobras ile yapılan sözleşmenin tarafı ise Solstad Offshore olacak.</p>

<p>Solstad Offshore ASA, Solstad Maritime ASA’nın yüzde 27,3 hissesine sahip bulunuyor.</p>

<p>Yeni anlaşma, Normand Valiant’ın Brezilya offshore enerji operasyonlarındaki görevini sürdürmesini sağlarken, Solstad grubunun Petrobras ile mevcut iş ilişkisini de devam ettiriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/modecten-guyanaya-yeni-fpso-24562</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MODEC’ten Guyana’ya Yeni FPSO</h1>
                        <h2>MODEC, ExxonMobil’in Guyana Projesi İçin Yeni Yüzer Üretim Kompleksini Teslim Etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/modecten-guyanaya-yeni-fpso-1787823620.webp">
                        <figcaption>MODEC’ten Guyana’ya Yeni FPSO</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Japon MODEC tarafından ExxonMobil Guyana için inşa edilen “Errea Wittu” yüzer üretim, depolama ve boşaltma ünitesi (FPSO), Guyana sularına ulaştı. Ünite, Uaru projesinin devreye alınması öncesinde son hazırlık çalışmalarından geçiriliyor.</strong></p>

<p>Japon mühendislik şirketi MODEC, ExxonMobil Guyana için inşa ettiği yeni nesil yüzer üretim kompleksinin Guyana sularına ulaştığını duyurdu. “Errea Wittu” adı verilen FPSO, Stabroek bloğundaki Uaru projesi kapsamında faaliyete geçmeden önce son hazırlık sürecine girdi.</p>

<p>Kompleksin Eylül 2026’da faaliyete başlaması, ilk petrol üretiminin ise 2026’nın dördüncü çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Errea Wittu, Guyana kıyılarının yaklaşık 200 kilometre açığında ve yaklaşık 1.690 metre su derinliğinde görev yapacak.</p>

<p><strong>Günlük 250 bin varil üretim kapasitesi</strong></p>

<p>Errea Wittu’nun günlük 250 bin varile kadar petrol üretim kapasitesine sahip olması bekleniyor. FPSO ayrıca günlük yaklaşık 540 milyon fit küp doğal gaz işleme kapasitesi ve yaklaşık 2 milyon varil petrol depolama kapasitesi sunacak.</p>

<p>Uaru projesinin toplam petrol rezervlerinin 800 milyon varilin üzerinde olduğu tahmin edilirken, projenin geliştirme maliyetinin yaklaşık 12,7 milyar dolar seviyesinde olması bekleniyor.</p>

<p><strong>Stabroek bloğunda güçlü ortaklık yapısı</strong></p>

<p>Stabroek bloğundaki ortaklık yapısında ExxonMobil Guyana yüzde 45, Hess Guyana Exploration yüzde 30 ve CNOOC Petroleum Guyana yüzde 25 paya sahip bulunuyor.</p>

<p>Errea Wittu’nun devreye alınması, Guyana’nın son yıllarda hızla büyüyen açık deniz petrol üretim kapasitesinin daha da genişletilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>MODEC’in Guyana’daki ilk FPSO’su</strong></p>

<p>Errea Wittu, MODEC’in Guyana’daki ilk yüzer üretim tesisi olacak. Proje aynı zamanda şirketin Güney Amerika’daki 18’inci projesi olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Yeni FPSO’nun devreye alınmasıyla birlikte Guyana açıklarındaki Stabroek bloğunun küresel petrol üretimindeki stratejik önemi daha da artacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/vlcc-navlunlarinda-sert-yukselis-petrol-tankerlerinde-piyasa-gucleniyor-24561</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>VLCC Navlunlarında Sert Yükseliş: Petrol Tankerlerinde Piyasa Güçleniyor</h1>
                        <h2>VLCC ve Suezmax segmentlerinde navlunlar hızla yükselirken, sınırlı tonaj arzı ve jeopolitik riskler tanker piyasasını destekliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/vlcc-navlunlarinda-sert-yukselis-petrol-tankerlerinde-piyasa-gucleniyor-1787821675.webp">
                        <figcaption>VLCC Navlunlarında Sert Yükseliş: Petrol Tankerlerinde Piyasa Güçleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Petrol tankerleri piyasasında hafta güçlü bir görünümle tamamlanırken, özellikle VLCC (Very Large Crude Carrier) segmentinde navlun oranlarında dikkat çekici artışlar yaşandı. Baltic Exchange’in 24-25 Ağustos verilerine göre, Uzak Doğu ve Atlantik hattındaki başlıca rotalarda tanker kazançları önemli ölçüde yükseldi.</p>

<p>Orta Doğu–Çin hattında VLCC navlunu WS570’e çıktı. 270 bin tonluk ham petrol taşımacılığında oran bir haftada 88 puan artarken, eşdeğer günlük kazanç yaklaşık 685 bin dolar seviyesine ulaştı.</p>

<p>Benzer yükseliş Umman–Çin hattında da görüldü. Navlun WS216,67 seviyesine yükselirken, günlük kazanç 197 bin 800 doların üzerine çıktı. Batı Afrika–Çin rotasında ise navlun 63 puan artarak WS209,13 seviyesine ulaştı ve günlük kazanç yaklaşık 180 bin 800 dolar oldu.</p>

<p>ABD Meksika Körfezi–Çin rotasında da maliyetler belirgin şekilde yükseldi. Bir geminin sefer maliyeti 6,3 milyon doların üzerinde artarak yaklaşık 24,9 milyon dolara ulaşırken, günlük kazanç 170 bin doların üzerine çıktı.</p>

<p>Suezmax’ta da güçlü seyir</p>

<p>Suezmax tankerleri de piyasadaki yükselişten payını aldı. Nijerya–Kuzeybatı Avrupa hattında navlun WS328,89 seviyesine çıkarken, günlük kazanç 165 bin doların üzerine yükseldi. Guyana–Avrupa rotasında da benzer seviyeler oluştu.</p>

<p>Karadeniz çıkışlı seferlerde navlun yaklaşık 40 puan gerilemesine rağmen oranlar hâlâ son derece yüksek seviyelerde bulunuyor. Yaklaşık WS532 seviyesindeki navlun, günlük kazancı 400 bin dolara yaklaştırıyor.</p>

<p>Aframax’ta tablo daha karmaşık</p>

<p>Aframax segmentinde ise bölgesel olarak farklılaşan bir görünüm öne çıkıyor. Kuzey Denizi’nde günlük kazanç yaklaşık 93 bin dolar, Akdeniz’de yaklaşık 73 bin dolar seviyesinde bulunurken, ABD Meksika Körfezi’ndeki bazı rotalarda kazançlar 100-116 bin dolar aralığına ulaşıyor.</p>

<p>Buna karşılık Atlantik’in bazı rotalarında navlunlarda düzeltme yaşanıyor.</p>

<p>Tonaj arzı ve jeopolitik riskler piyasayı destekliyor</p>

<p>Petrol ürünleri tanker piyasasında da güçlü görünüm devam ediyor. Büyük kapasiteli temiz ürün tankerlerinde Asya ve Avrupa bağlantılı rotalarda navlunların yükselmesi, genel tanker piyasasındaki sıkı görünümü destekliyor.</p>

<p>Piyasanın genel görünümü; kullanılabilir tonajın sınırlı olması, sefer mesafelerinin uzaması ve jeopolitik risklerin navlunlara ek prim sağlaması nedeniyle özellikle VLCC ve Suezmax segmentlerinde güçlü kalmaya devam ediyor.</p>

<p>Baltic Exchange, deniz taşımacılığı piyasasında navlun endeksleri ve referans oranların belirlenmesinde dünyanın önde gelen kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. 1744 yılında kurulan kuruluş, 2016 yılında Singapore Exchange tarafından satın alınarak SGX Grubu bünyesine katıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/banglades-spot-lng-alimini-artiriyor-24560</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bangladeş Spot LNG Alımını Artırıyor</h1>
                        <h2>Bangladeş, Orta Doğu’daki Arz Sorunları Nedeniyle Spot LNG Alımlarını Artırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/banglades-spot-lng-alimini-artiriyor-1787819580.webp">
                        <figcaption>Bangladeş Spot LNG Alımını Artırıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Spot LNG piyasasına yöneliş hızlanırken, yüksek fiyatlar ve deniz yoluyla tedarikte yaşanan belirsizlikler Bangladeş’in enerji güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.</strong></p>

<p>Bangladeş, Orta Doğu kaynaklı LNG tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve ülke içindeki kronik doğal gaz açığı nedeniyle spot piyasadan LNG alımlarını artırıyor.</p>

<p>Devlete ait Petrobangla’nın iştiraki&nbsp;<strong>Rupantarita Prakritik Gas Company (RPGCL),&nbsp;</strong>spot LNG kargolarının satın alınması amacıyla yeni bir dizi ihale açtı. Böylece ülke, uzun vadeli tedarik sözleşmelerindeki belirsizlikleri kısa vadeli alımlarla telafi etmeye çalışıyor.</p>

<p><strong>Tedarik açığı büyüyor</strong></p>

<p>Bangladeş’in LNG tedarikindeki sorunlar özellikle ağustos ayında belirginleşti. Ülke, ay içerisinde dokuz LNG kargosu teslim almayı planlarken, ay sonuna kadar bu hacmin yalnızca bir bölümü ulaştı. Doğrudan satın alınması planlanan bazı kargoların da teslim edilememesi, hükümeti acil spot ihalelerine yöneltti.</p>

<p>17–19 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen ihalelerde LNG fiyatları yaklaşık 22–25 dolar/MMBtu seviyesinde gerçekleşti. Birden fazla kargo için en düşük teklifleri BP Singapore verirken, eylül ayı başında teslim edilmesi planlanan bir kargo için en düşük teklifi Saudi Aramco sundu.</p>

<p>Yüksek fiyatlar nedeniyle hükümetin bazı kargoları satın almaktan vazgeçtiği de bildirildi.</p>

<p><strong>Sanayi ve elektrik üretimi baskı altında</strong></p>

<p>Bangladeş’te doğal gaz talebi günlük yaklaşık 3,8 milyar fit küp seviyesinde bulunurken, mevcut arz bu ihtiyacın gerisinde kalıyor. LNG ithalatı, ülkenin enerji açığının kapatılmasında kritik rol oynuyor.</p>

<p>Bu nedenle deniz yoluyla LNG tedarikinde yaşanan herhangi bir gecikme veya kesinti, başta sanayi tesisleri ve elektrik üretimi olmak üzere ekonominin birçok alanında doğrudan hissediliyor.</p>

<p><strong>Spot piyasa ve LNG gemilerine talep artıyor</strong></p>

<p>Bangladeş’in spot LNG piyasasına daha fazla yönelmesi, yalnızca gaz fiyatlarını değil, Asya LNG taşımacılığı ve gemi kiralama piyasasını da etkileyebilir.</p>

<p>Spot kargo ihtiyacındaki artış; LNG gemilerinin bulunabilirliği, navlun maliyetleri ve kargoların çıkış noktalarındaki jeopolitik gelişmelere karşı Bangladeş’i daha hassas hale getiriyor. Özellikle Orta Doğu’daki arz güvenliğine ilişkin riskler, Asya LNG piyasasında fiyat ve navlun oynaklığını artırabilecek unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>RPGCL’nin rolü</strong></p>

<p>1987 yılında faaliyete geçen ve 1991 yılında bugünkü adını alan <strong>Rupantarita</strong> <strong>Prakritik</strong> <strong>Gas</strong> <strong>Company</strong>, devlet kontrolündeki Petrobangla bünyesinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Şirket; LNG ithalatı, terminal altyapısı, yeniden gazlaştırma operasyonları ve ithal doğal gazın ulusal şebekeye aktarılması gibi alanlarda önemli görevler üstleniyor.</p>

<p><strong>Bangladeş’in artan spot LNG ihtiyacı, ülkenin enerji arz güvenliğinin yanı sıra Asya LNG piyasasında kargo ve gemi talebinin de yakından izlenmesini gerektiriyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kore-arktik-rotasini-ticari-olarak-test-ediyor-24559</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 07:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kore, Arktik Rotasını Ticari Olarak Test Ediyor</h1>
                        <h2>Güney Kore, Kuzey Denizi Rotasını Ticari Olarak Test Ediyor.
PanStar ACRO, Kuzey Denizi Rotası’nda ilk Kore ticari konteyner pilot seferine çıktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/kore-arktik-rotasini-ticari-olarak-test-ediyor-1787817579.webp">
                        <figcaption>Kore, Arktik Rotasını Ticari Olarak Test Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güney Kore, Asya ile Avrupa arasındaki deniz taşımacılığında alternatif güzergâh arayışları kapsamında Kuzey Denizi Rotası’nı (NSR) test etmeye başladı. Devlet destekli pilot proje çerçevesinde PANSTAR ACRO adlı konteyner gemisi, Busan’dan Avrupa’ya doğru yola çıktı.</p>

<p>Güney Kore’nin bu girişimle temel amacı, Arktik güzergâhın Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen geleneksel Asya-Avrupa hattına ticari açıdan alternatif oluşturup oluşturamayacağını gerçek operasyon koşullarında değerlendirmek.</p>

<p>2.758 TEU kapasiteli konteyner gemisi</p>

<p>Pilot seferde kullanılan PANSTAR ACRO, 2.758 TEU kapasiteye sahip. Geminin sefere yaklaşık 837 TEU yükle çıktığı belirtiliyor. Yükler arasında kimyasal ürünler, otomotiv parçaları, kullanılmış otomobiller ve boş konteynerler bulunuyor.</p>

<p>Sefer kapsamında Felixstowe, Rotterdam ve Gdańsk limanlarına uğranması planlanırken, tüm turun yaklaşık 40-45 gün içerisinde tamamlanması öngörülüyor.</p>

<p>Amaç yalnızca Arktik’i geçmek değil</p>

<p>Pilot projenin en önemli hedefi, Kuzey Denizi Rotası hakkında gerçek operasyon verileri elde etmek. Bu kapsamda sefer süresi, yakıt tüketimi, sigorta maliyetleri, buz koşulları ve buz kırıcı desteği, operasyonel güvenilirlik ile güzergâhın ticari ekonomisi değerlendirilecek.</p>

<p>Elde edilecek veriler, Güney Kore'nin gelecekte Arktik rotasını ihracat lojistiğinin bir parçası haline getirip getiremeyeceği konusunda önemli bir referans oluşturacak. Projenin aynı zamanda Busan’ın gelecekteki olası bir Arktik lojistik merkezi olarak konumunu güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Süveyş’e alternatif olabilecek mi?</p>

<p>Kuzey Denizi Rotası, Asya ile Avrupa arasındaki mesafeyi bazı koşullarda kısaltma potansiyeline sahip olsa da güzergâhın önünde önemli operasyonel ve jeopolitik engeller bulunuyor.</p>

<p>Rotanın mevsimsel karakteri, buz ve hava koşullarına bağımlılık, özel operasyonel hazırlık gereksinimleri ve sigorta maliyetleri önemli belirsizlikler arasında yer alıyor. Ayrıca güzergâhın Rusya’nın Arktik bölgesinden geçmesi, mevcut jeopolitik ortam nedeniyle ilave riskler oluşturuyor.</p>

<p>Bu nedenle PANSTAR ACRO seferi, şimdilik Süveyş Kanalı’na doğrudan bir alternatiften çok Arktik taşımacılığın ticari uygulanabilirliğini ölçmeye yönelik stratejik bir test niteliğinde.</p>

<p>Kore için stratejik lojistik testi</p>

<p>Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik sorunları ve geleneksel ticaret koridorlarındaki belirsizlikler, küresel denizcilik sektörünü alternatif güzergâhlara yöneltiyor. Güney Kore’nin Arktik pilotu da bu arayışın önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Seferin ekonomik açıdan başarılı olması halinde Kore, deniz ticaretinde güzergâh çeşitlendirmesi açısından önemli bir kazanım elde edebilir. Tersi durumda ise proje, Kuzey Denizi Rotası’nın ticari ölçekte hangi sınırlar içerisinde kullanılabileceğine ilişkin değerli veriler sağlayacak.</p>

<p>PanStar Group, merkezi Busan’da bulunan ve deniz taşımacılığı ile lojistik faaliyetlerinin yanı sıra feribot ve kruvaziyer hizmetlerinde de faaliyet gösteren Güney Koreli entegre bir denizcilik grubudur. Grubun başında Kim Hyun-kyum bulunuyor. PANSTAR ACRO’nun da bu kapsamda Güney Kore’nin Kuzey Denizi Rotası’na yönelik ticari pilot seferinde operatör olarak seçildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Sonuç olarak PANSTAR ACRO seferi, Arktik’in geleceğin ticaret koridorlarından biri olup olmayacağına ilişkin önemli bir saha testi niteliği taşıyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/penguinden-singapur-donanmasina-2-cikarma-gemisi-24558</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Penguin’den Singapur Donanması’na 2 Çıkarma Gemisi</h1>
                        <h2>Penguin International, Singapur Donanması İçin İki Çıkarma Gemisi İnşa Edecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/penguinden-singapur-donanmasina-2-cikarma-gemisi-1787808134.webp">
                        <figcaption>Penguin’den Singapur Donanması’na 2 Çıkarma Gemisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Singapurlu gemi inşa şirketi Penguin International Limited, Singapur Savunma Bakanlığı tarafından verilen sözleşmeyle, Singapur Cumhuriyeti Donanması (RSN) için iki adet çıkarma gemisinin tasarım, mühendislik ve inşasını üstlenecek.</strong></p>

<p>Singapur merkezli gemi inşa şirketi Penguin International Limited (Penguin), Singapur Savunma Bakanlığı tarafından Singapur Cumhuriyeti Donanması (RSN) için iki adet çıkarma gemisinin tasarım, mühendislik ve inşasını kapsayan anahtar teslim bir sözleşmeye layık görüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada, söz konusu projenin Penguin International’ın ana yüklenici olarak üstlendiği ilk deniz savunma amaçlı gemi inşa programı olduğu belirtildi.</p>

<p>1976 yılında kurulan Penguin, yaklaşık beş on yıllık faaliyet süresince gemi operasyonları, mühendislik, gemi inşa, proje yönetimi, sistem entegrasyonu ve yaşam döngüsü bakım hizmetlerinde önemli bir uzmanlık geliştirdi.</p>

<p>Şirketin Singapur ve Batam’daki tersanelerinde bugüne kadar 20’den fazla ülkedeki ticari ve kamu işletmecileri için yaklaşık 400 gemi inşa edilerek teslim edildiği bildirildi. Penguin, bu birikim ve teknik kapasitenin şirketin deniz savunma alanına yönelik yeni bir faaliyet dönemine adım atmasını mümkün kıldığını vurguladı.</p>

<p>Üretimin tamamı Singapur’da gerçekleştirilecek</p>

<p>RSN için gerçekleştirilecek çıkarma gemisi programının tamamı Singapur’da yürütülecek. Projede Penguin’in Tuas tersanesindeki şirket içi mühendislik, üretim ve proje yönetimi ekiplerinden yararlanılacak.</p>

<p>Sözleşme, Penguin’in kısa süre önce RSN’nin Multi-Role Combat Vessel (MRCV) programı kapsamında sipariş edilen altı büyük karbon fiber kompozit üstyapıdan ilkinin başarıyla teslim edilmesinin ardından geldi.</p>

<p>Şirket, yeni sözleşmenin Penguin International’ın mevcut mühendislik ve üretim kabiliyetlerinin yanı sıra savunma sanayisine yönelik sistem entegrasyonu ve proje yönetimi kapasitesini de ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Yeni programla birlikte Penguin International, ticari ve kamu gemileri alanındaki uzun yıllara dayanan deneyimini Singapur’un deniz savunma ihtiyaçlarına yönelik savaş gemisi ve destek platformlarının inşasına taşımaya hazırlanıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/itoda-kadinlarimiz-uretecek-turkiye-kazanacak-video-24557</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İTO’da Kadınlarımız Üretecek, Türkiye Kazanacak (video)</h1>
                        <h2>Kaptan Mustafa Can’dan kadınların üretimde ve ekonomik hayatta daha güçlü rol almasına vurgu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/itoda-kadinlarimiz-uretecek-turkiye-kazanacak-1787690500.webp">
                        <figcaption>İTO’da Kadınlarımız Üretecek, Türkiye Kazanacak (video)</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kaptan Mustafa Can, İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) kadınların üretim gücüne dikkat çeken bir mesaj paylaştı.</p>

<p><strong>“İTO’da Kadınlarımız üretecek, Türkiye kazanacak…”</strong>&nbsp;ifadeleriyle kadınların ekonomik üretime daha fazla katılımının Türkiye’nin kalkınmasına sağlayacağı katkıya vurgu yapan Can, kadın emeğinin ve girişimciliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kadınların üretim süreçlerinde daha etkin yer alması; istihdamın artırılması, girişimciliğin desteklenmesi ve ekonomik değer yaratılması açısından önem taşıyor. İTO çatısı altında kadınların üretime yönelik çalışmalarının desteklenmesi, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından da dikkat çekici bir başlık oluşturuyor.</p>

<p>Kaptan Mustafa Can’ın mesajı, <strong>kadınların üretimde daha güçlü yer alması ve Türkiye’nin ekonomik kazanımlarının artırılması</strong>&nbsp;çağrısı olarak öne çıktı.</p>

<p>Deniz Ticaret Gazetesi’nin video sayfasında yer alan içerik: “İTO’da Kadınlarımız üretecek, Türkiye kazanacak...” <a href="https://www.denizticaretgazetesi.org/video/itoda-kadinlarimiz-uretecek-turkiye-kazanacak-161"><span style="color:#e74c3c">videosu</span></a></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mustafa-candan-ataturkcu-tegmenlere-ziyaret-mesaji-24556</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mustafa Can’dan Atatürkçü Teğmenlere Ziyaret Mesajı</h1>
                        <h2>Mustafa Can, TSK’dan ihraç edilen teğmenler İzzet Talip Aksu, Batuhan Gazi Kılıç ve Deniz Demirtaş ile Ali Koç’u ağırladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/mustafa-candan-ataturkcu-tegmenlere-ziyaret-mesaji-1787687789.webp">
                        <figcaption>Mustafa Can’dan Atatürkçü Teğmenlere Ziyaret Mesajı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Mustafa Can, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen teğmenler İzzet Talip Aksu, Batuhan Gazi Kılıç ve Deniz Demirtaş ile Ali Koç’un kendisini ziyaret ettiğini duyurdu.</p>

<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Can, üç teğmenle tanışmaktan ve kendilerini ağırlamaktan mutluluk ve gurur duyduğunu belirtti.</p>

<p>Can, paylaşımında Türk ordusuna ve Atatürkçü askerlere yönelik desteğini de vurgulayarak,&nbsp;<strong>“Yaşasın Türk Ordusu, var olsun Türkçü-Atatürkçü askerlerimiz!”&nbsp;</strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ziyaret, TSK’dan ihraç edilen teğmenlere yönelik kamuoyundaki ilginin ve destek mesajlarının devam ettiğini ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/horoz-lojistikte-iki-yeni-atama-24555</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Horoz Lojistik’te İki Yeni Atama</h1>
                        <h2>Horoz Lojistik Yönetim Kadrosunu İki Yeni Atamayla Güçlendirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/horoz-lojistikte-iki-yeni-atama-1787602588.webp">
                        <figcaption>Horoz Lojistik’te İki Yeni Atama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Lojistik sektörünün köklü markalarından Horoz Lojistik’te iki üst düzey atama gerçekleşti. Rukiye Kara, Yurtdışı Depolar ve Dağıtım Avrupa Bölge Direktörü; Hüseyin Daş ise Yurtiçi Komple Taşıma Ege ve Akdeniz Bölge Direktörü olarak göreve başladı.</strong></p>

<p>Horoz Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yönetim kadrosuna iki deneyimli ismi dahil etti. Uluslararası lojistik, satış ve iş geliştirme alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip&nbsp;Rukiye Kara, Yurtdışı Depolar ve Dağıtım Avrupa Bölge Direktörü; lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın tecrübeye sahip&nbsp;Hüseyin Daş&nbsp;ise Yurtiçi Komple Taşıma Ege ve Akdeniz Bölge Direktörü olarak Horoz Lojistik ailesine katıldı.</p>

<p>Avrupa Bölge Direktörlüğü görevine Rukiye Kara getirildi</p>

<p>Lojistik sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip Rukiye Kara; kariyeri boyunca deniz, hava ve karayolu taşımacılığı, küresel satış yönetimi, uluslararası iş ağı geliştirme, satın alma ve stratejik planlama gibi farklı alanlarda yöneticilik görevleri üstlendi.</p>

<p>Kariyerine DHL’de başlayan Kara; Kuehne + Nagel, Panalpina, Zer Merkezi Hizmetler, Gezairi Transport, TAN Groups, ESALCO Logistics, Galata Taşımacılık ve Kıta Logistics gibi sektörün önde gelen şirketlerinde satış, operasyon ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Son olarak NTG Türkiye | Nordic Transport Group bünyesinde görev yapan Kara, Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katıldı.</p>

<p>Kara, yeni görevinde Horoz Lojistik’in Avrupa’daki depo ve dağıtım faaliyetlerinin yönetimine liderlik edecek; şirketin bölgedeki büyüme hedefleri, iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları yönetecek.</p>

<p>Ege ve Akdeniz Bölgesi Hüseyin Daş’a emanet</p>

<p>Lojistik ve tedarik zinciri alanında 20 yılı aşkın sektör, 16 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Hüseyin Daş; operasyon ve tedarik zinciri yönetimi, yurtiçi komple taşımacılık, müşteri hizmetleri, saha ve bölge yönetimi ile operasyonel verimlilik alanlarında uzmanlığıyla öne çıkıyor.</p>

<p>Horoz Lojistik öncesinde CEVA Logistics’te Ege ve Akdeniz Bölge Grup Müdürü olarak görev yapan Daş, kariyerinin yaklaşık 18 yılını Borusan Lojistik bünyesinde geçirdi. Borusan Lojistik’te Bölge Grup Müdürlüğü ile Çukurova Bölgesi operasyon ve müşteri hizmetleri yönetimi başta olmak üzere farklı sorumluluklar üstlenen Daş, daha önce KSN Lojistik’te de operasyon alanında görev yaptı.</p>

<p>Ağustos 2026 itibarıyla Horoz Lojistik’e katılan Daş, yeni görevinde şirketin Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki yurtiçi komple taşıma operasyonlarını yönetecek. Daş; operasyonel verimliliğin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve bölgedeki müşteri ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-gemi-alarmi-ukrayna-imoya-basvurdu-24554</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 02:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’de Gemi Alarmı: Ukrayna IMO’ya Başvurdu</h1>
                        <h2>Karadeniz’de Gemi Güvenliği Alarmı: Ukrayna IMO’ya Başvurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/karadenizde-gemi-alarmi-ukrayna-imoya-basvurdu-1787601013.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’de Gemi Alarmı: Ukrayna IMO’ya Başvurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ukrayna, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırıların artması üzerine Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) başvurdu. Ukrayna’nın Yeniden Yapılanma, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı, Rusya tarafından yalnızca temmuz ve ağustos ayının ilk yarısında 52 gemiye yönelik saldırı gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Bakanlığın verilerine göre hedef alınan gemilerin önemli bölümünü, Ukrayna limanlarına yük taşıyan veya bu limanlardan yük alan dökme yük gemileri oluşturdu. Söz konusu 52 gemi arasında 39 ticari gemi ile iki arama-kurtarma birimi bulunuyor.</p>

<p>Saldırılar seyrüsefer güvenliğini tehdit ediyor</p>

<p>Ukrayna makamları, saldırılar sonucunda denizcilerin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda denizcinin yaralandığını bildirdi. Gemilerin büyük bölümünün denize elverişsiz hale geldiği belirtilirken, hasarlı gemilerin Karadeniz’de seyir güvenliği açısından ilave risk oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Kiev yönetimi, saldırıların mevcut yoğunluğunun Geçici Deniz Koridoru’nun faaliyetlerini de tehdit ettiğini ve sivil gemilerin Ukrayna limanlarına güvenli şekilde giriş-çıkış yapmasını zorlaştırdığını vurguladı.</p>

<p>Koridordan 27 milyon tondan fazla yük taşındı</p>

<p>Ukrayna’nın açıklamasına göre, 2026 yılının başından bu yana söz konusu deniz koridoru üzerinden 27 milyon tondan fazla gıda yükü ihraç edildi.</p>

<p>Bu yükün yarısından fazlasını tahıl oluştururken, ürünlerin 55’ten fazla ülkeye ulaştırıldığı belirtildi.</p>

<p>Ukrayna Bakanlığı, saldırıların münferit olaylar olmadığını, hayati öneme sahip uluslararası bir deniz ticaret rotasının işleyişini hedeflediğini savundu. Bakanlık, koridorun uzun süreli kesintiye uğramasının uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği, küresel tedarik zincirleri ve gıda güvenliği üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>IMO Konseyi kararına vurgu</p>

<p>Ukrayna, IMO Konseyi tarafından kısa süre önce kabul edilen hayati denizcilik rotalarının korunmasına ilişkin kararın, Ukrayna deniz koridorundaki mevcut durum açısından doğrudan önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Ukrayna’nın Yeniden Yapılanma, Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Mykola Kalashnyk, IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez’e gönderdiği başvuruda, mektubun IMO üye devletleri ile örgüt nezdinde danışma statüsüne sahip hükümetlerarası ve sivil toplum kuruluşlarına resmi belge olarak dağıtılmasını talep etti.</p>

<p>Savaşın denizcilik altyapısındaki bilançosu</p>

<p>Ukrayna’nın verdiği bilgilere göre, Rusya’nın geniş çaplı savaşının başlamasından bu yana 1.090 liman altyapı tesisi ve 262 ticari gemi hasar gördü veya kısmen imha edildi. Aynı dönemde 329 sivilin öldüğü veya yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Karadeniz’de artan saldırılar, Ukrayna limanlarının güvenli şekilde işletilmesinin yanı sıra bölgesel deniz ticareti, küresel gıda tedariki ve uluslararası gemi sigortası açısından da önemli bir risk başlığı oluşturuyor.</p>

<p>#Karadeniz #IMO #Ukrayna #DenizTicareti #GemiGüvenliği #Denizcilik #TahılTicareti #Shipping</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/denizcilikte-rota-krizi-tonaj-artisi-24553</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Denizcilikte Rota Krizi, Tonaj Artışı</h1>
                        <h2>Daha Fazla Gemi, Daha Az Güvenilir Rota: Denizcilik Uzun Süreli Belirsizliğe Hazırlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/denizcilikte-rota-krizi-tonaj-artisi-1787600144.webp">
                        <figcaption>Denizcilikte Rota Krizi, Tonaj Artışı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küresel deniz taşımacılığı, önemli deniz rotalarındaki güvenilirliğin azalmasına karşın daha fazla gemiye ihtiyaç duyulan yeni bir dönemden geçiyor. Panama Kanalı, Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz, Karadeniz’deki saldırılar ve Somali açıklarında yeniden gündeme gelen korsanlık riski, küresel lojistik zincirlerindeki belirsizliği artırıyor.</p>

<p>Uzayan rotalar ton-mil talebini büyütüyor</p>

<p>Güvenlik ve operasyonel risklerin artması, gemilerin daha uzun rotalara yönelmesine neden oluyor. Sefer sürelerinin uzamasıyla birlikte yakıt, sigorta ve operasyon maliyetleri yükselirken, taşınan yükün kat ettiği mesafe de artıyor.</p>

<p>Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu’nun kullanılması, Panama Kanalı’ndaki kapasite kısıtlamaları ve küresel petrol akışlarındaki değişimler, dünya filosunun fiziksel olarak küçülmesine gerek kalmadan piyasadaki etkin tonaj arzını azaltıyor.</p>

<p>Bu durum, armatörler açısından daha fazla gemiye duyulan ihtiyacı destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Gemi siparişlerinde güçlü artış</p>

<p>Artan tonaj ihtiyacının etkisiyle küresel gemi sipariş hacmi yıllık bazda yaklaşık %27 artış gösteriyor. Bu artış, önceki büyük gemi inşa dönemlerinden bu yana görülen en güçlü büyüme oranlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Çin, tersane kapasitesini hızla genişletirken daha önce faaliyetlerini durduran bazı tesislerin yeniden devreye alınması da üretim kapasitesini artırıyor.</p>

<p>Japonya ise otomasyon, yeni üretim hatları ve daha düşük emisyonlu gemilerin inşasına yönelik yatırımlara ağırlık veriyor.</p>

<p>Armatörler için stratejik risk</p>

<p>Armatörlerin yeni tonaja yönelmesinin temelinde; yaptırımlar, değişen hammadde ticaret rotaları ve güvenilirliği azalan kritik deniz geçişlerinin yarattığı ek tonaj ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>Ancak burada önemli bir risk ortaya çıkıyor: Yeni inşa edilen bir geminin ekonomik ömrü 20–25 yıla ulaşabilirken, bugün gemi arzını artıran jeopolitik ve lojistik sorunlar çok daha kısa sürede ortadan kalkabilir.</p>

<p>Dolayısıyla bugün yüksek navlunları destekleyen rota değişikliklerinin kalıcı olmaması halinde, yeni gemilerin piyasaya aynı anda girmesi gelecekte tonaj fazlası ve navlun baskısı yaratabilir.</p>

<p>Piyasa 2007’yi hatırlıyor</p>

<p>Mevcut dönem, bazı piyasa oyuncuları tarafından 2007 yılıyla karşılaştırılıyor. O dönemde de yüksek navlunların kalıcı olacağı beklentisiyle tersaneler yoğun siparişlerle dolmuş, sermaye yeni gemi yatırımlarına yönelmişti.</p>

<p>Bugünün temel sorusu ise farklı değil: Yüksek ton-mil talebi, önümüzdeki yıllarda piyasaya çıkacak büyük miktardaki yeni tonajı emebilecek kadar uzun süre devam edecek mi?</p>

<p>Denizcilik sektörünün önündeki kritik denklem; jeopolitik risklerin yarattığı rota uzamalarının sağladığı ton-mil artışı ile yeni gemilerin piyasaya giriş hızının ne ölçüde dengeleneceği olacak.</p>

<p>#Shipping #Shipbuilding #TonneMiles #FreightMarket #Denizcilik #Gemiİnşa #Navlun #DenizTicareti</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanalinda-kapasite-32-gemiye-dusuyor-24552</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Panama Kanalı’nda Kapasite 32 Gemiye Düşüyor</h1>
                        <h2>Panama Kanalı’nda Günlük Gemi Geçişi 32’ye Düşüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/panama-kanalinda-kapasite-32-gemiye-dusuyor-1787599566.webp">
                        <figcaption>Panama Kanalı’nda Kapasite 32 Gemiye Düşüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Panama Kanalı, su kaynaklarındaki azalma nedeniyle gemi geçiş kapasitesini yeniden düşürmeye hazırlanıyor. Panama Kanalı Otoritesi (ACP), yağışlardaki yetersizlik ve rezervuarlara su girişinin zayıflaması nedeniyle yeni transit kısıtlamaları uygulayacak.</p>

<p>Günlük kapasite 32 gemiye inecek</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre 4 Eylül’den itibaren kanalda günlük 9 Neopanamax ve 25 Panamax slotu sunulacak. 15 Eylül’den itibaren ise Panamax slotlarının 23’e düşürülmesiyle toplam günlük kapasite 32 gemiye gerileyecek.</p>

<p>Kapasitedeki daralma, kanal geçiş maliyetlerini de şimdiden yukarı çekmeye başladı. Ağustos ayında açık artırmayla tahsis edilen slotların ortalama fiyatı yaklaşık 1,1 milyon dolar seviyesine ulaşırken, bazı Neopanamax geçişleri için teklifler birkaç milyon dolara kadar çıktı.</p>

<p>ACP ayrıca açık artırma sisteminde değişikliğe giderek LNG/LPG gemileri, dökme yük gemileri, konteyner gemileri, otomobil taşıyıcıları ve tankerleri ayrı gruplar halinde değerlendirmeye başladı.</p>

<p>Navlun piyasasına destek verebilir</p>

<p>Kanal kapasitesindeki düşüş, gemilerin alternatif ve daha uzun rotalara yönelmesine neden olarak küresel deniz taşımacılığında ton-mil talebini artırabilir. Bu durum, özellikle bazı gemi segmentlerinde navlun piyasasını destekleme potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Clarksons Securities, özellikle ABD Körfezi–Asya hattındaki VLGC tipi LPG gemilerini öne çıkarıyor. Kurum, VLGC gemileri için 2026 yılı ortalama navlun tahminini 81.250 dolar/gün, 2027 tahminini ise 70.000 dolar/gün seviyesine yükseltti.</p>

<p>Su çekimi kısıtlamaları da gündemde</p>

<p>Kanalda su çekimi konusunda da yeni düzenlemeler planlanıyor. 48 feet seviyesine indirilmesi planlanan draft sınırı 2 Eylül’e ertelenirken, daha sonraki aşamada 47,5 feet seviyesine düşürülmesi öngörülüyor.</p>

<p>Kanalın geçmişte yaşadığı kuraklık, riskin boyutunu ortaya koyuyor. 2023–2024 dönemindeki kuraklıkta kanalın günlük geçiş kapasitesi normal seviyenin yaklaşık yüzde 40 altına kadar gerilemişti.</p>

<p>Gözler su seviyelerinde</p>

<p>Küresel deniz taşımacılığı açısından kritik unsur, su açığının ne kadar süre devam edeceği olacak. Kısıtlamaların uzaması halinde gemilerin Güney Amerika çevresinden veya Süveyş Kanalı üzerinden daha uzun rotalara yönelmesi; transit sürelerinin, ton-mil talebinin ve işletme maliyetlerinin artması beklenebilir.</p>

<p>Özellikle gaz taşıyıcıları, konteyner gemileri ve bazı kuru yük gemileri açısından Panama Kanalı’ndaki kapasite sorununun küresel filo dengeleri ve navlun piyasaları üzerindeki etkisi yakından izlenecek.</p>

<p>Panama Canal Authority (ACP), Panama Kanalı’nın yönetiminden sorumlu özerk devlet kuruluşudur. Kanal üzerindeki tam kontrol, Torrijos–Carter anlaşmalarının ardından 31 Aralık 1999’da Panama’ya geçti. Kanal ve altyapısı Panama Cumhuriyeti’ne ait olup ACP tarafından işletiliyor.</p>

<p>#PanamaCanal #PanamaKanalı #Shipping #VLGC #Navlun #DenizTicareti #Konteyner #LPG</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/acapulco-limaninda-yeni-donem-24551</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Acapulco Limanı’nda Yeni Dönem</h1>
                        <h2>Acapulco Kruvaziyer Limanı Yeni Markasıyla Yeniden Yapılanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/acapulco-limaninda-yeni-donem-1787598824.webp">
                        <figcaption>Acapulco Limanı’nda Yeni Dönem</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Meksika’nın önemli turizm merkezlerinden Acapulco’da kruvaziyer limanının yeniden yapılanma süreci hız kazanıyor. Acapulco Cruise Port, uluslararası kruvaziyer pazarındaki konumunu güçlendirmek amacıyla yeni kurumsal kimliğini tanıtırken, limanın modernizasyon çalışmaları da devam ediyor.</p>

<p>Yeni marka kimliği, Acapulco’nun simgelerinden La Quebrada kayalıklarından atlayan dalgıçlar, kıyı kayalıkları ve körfez dalgalarından ilham alıyor. Turkuaz ağırlıklı yeni görsel kimlik, destinasyonun denizcilik mirasını vurgularken Acapulco’nun modern bir kruvaziyer destinasyonu olarak yeniden konumlandırılmasını hedefliyor.</p>

<p>24 yıllık imtiyaz dönemi başladı</p>

<p>Yeni markanın lansmanı, Global Ports Holding (GPH) ile ASIPONA Acapulco arasındaki 24 yıllık imtiyaz sözleşmesi kapsamında limanın yeni dönemine başlamasının ardından geldi. Bu anlaşma, Global Ports Holding’in Meksika’daki ilk kruvaziyer limanı imtiyazı olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>GPH, yaklaşık 17.199 metrekarelik imtiyaz alanına aşamalı olarak yatırım yapmayı planlıyor. Proje kapsamında terminalin modernizasyonu, yolcu akışının iyileştirilmesi, operasyonel verimlilik ve güvenliğin artırılması ile ticari alanların yenilenmesi hedefleniyor.</p>

<p>350 metrelik yeni kruvaziyer iskelesi</p>

<p>Yeniden yapılanma sürecinin önemli unsurlarından biri de ASIPONA Acapulco tarafından inşa edilen yeni kruvaziyer iskelesi.</p>

<p>350 metre uzunluğundaki iskelenin 2027 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Yeni altyapının daha büyük kruvaziyer gemilerinin Acapulco’ya yanaşmasına olanak sağlaması ve gelecekteki yolcu trafiğinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Yeni genel müdür göreve başladı</p>

<p>Acapulco Cruise Port’un yeni döneminde Emilio Vázquez Villanueva, genel müdür olarak görevlendirildi. Villanueva’nın yerel operasyonların koordinasyonunun yanı sıra kamu kurumları, kruvaziyer şirketleri ve turizm sektörüyle ilişkilerin yürütülmesinden sorumlu olacağı belirtildi.</p>

<p>Hedef: Mexican Riviera’da daha güçlü konum</p>

<p>Proje, limandaki tekil iyileştirmelerin ötesinde Acapulco’nun bir turizm ve altyapı merkezi olarak kapsamlı biçimde yeniden yapılandırılmasını hedefliyor.</p>

<p>Yatırımların planlandığı şekilde hayata geçirilmesi halinde Acapulco Cruise Port’un Meksika’daki diğer kruvaziyer limanlarıyla rekabet gücünü artırması ve Mexican Riviera ile Meksika’nın batı kıyısı rotalarında daha güçlü bir konuma ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Global Ports Holding, 2004 yılında kurulmuş olup dünya genelinde bağımsız kruvaziyer limanı işletmeciliği alanında geniş bir portföye sahip. Şirket; Avrupa, Akdeniz, Karayipler ve diğer bölgelerde kruvaziyer limanlarının işletilmesi ve geliştirilmesi faaliyetlerini sürdürüyor. Global Ports Holding’in kontrolü ise Global Yatırım Holding tarafından gerçekleştiriliyor.</p>

<p>#AcapulcoCruisePort #GlobalPortsHolding #Kruvaziyer #KruvaziyerLimanları #DenizTurizmi #Meksika #DenizTicareti</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bdi-2776ya-geriledi-baski-suruyor-24550</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BDI 2.776’ya Geriledi: Baskı Sürüyor</h1>
                        <h2>BDI 2.776 Puana Geriledi: Capesize ve Panamax Üzerindeki Baskı Sürüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/bdi-2776ya-geriledi-baski-suruyor-1787598173.webp">
                        <figcaption>BDI 2.776’ya Geriledi: Baskı Sürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kuru yük piyasasında düşüş devam ediyor. Baltic Dry Index (BDI), son teyit edilen seansta 39 puan gerileyerek 2.776 puana indi. Piyasadaki zayıflığın başlıca kaynağı Capesize ve Panamax segmentleri olurken, Supramax ve Handysize sınıflarında sınırlı yükseliş görüldü.</p>

<p>Capesize’ta düşüş</p>

<p>Capesize endeksi 76 puan düşüşle 4.376’ya geriledi. Ortalama Capesize 5TC ise günlük 691 dolar azalarak 39.684 dolar/gün seviyesine indi.</p>

<p>Üç büyük madencilik şirketinin yük tabanını desteklemeye devam etmesi ve prompt tonajın kademeli olarak azalması olumlu unsurlar arasında yer alıyor. Ancak Atlantik’teki zayıf görünüm ile armatör ve kiracı beklentileri arasındaki fark, navlunların daha güçlü bir yükseliş göstermesini engelliyor.</p>

<p>Panamax’ta tonaj fazlası</p>

<p>Panamax piyasası kuru yük segmentlerinin en zayıf halkası olmayı sürdürüyor. Panamax endeksi 48 puan gerileyerek 2.107’ye, 5TC ise 18.964 dolar/gün seviyesine düştü.</p>

<p>Kuzey Avrupa ve Batı Akdeniz’de gemi arzının yüksek olması piyasayı baskılarken, eylül ayına yönelik fronthaul seferlerine ilginin kademeli olarak artması dikkat çekiyor.</p>

<p>Supramax ve Handysize daha dirençli</p>

<p>Daha küçük tonajlarda ise görünüm nispeten olumlu. Supramax endeksi 1.634 puana, ortalama 11TC ise 20.651 dolar/gün seviyesine yükseldi. Endeksteki toparlanmada Endonezya kömürü hareketliliği ve Kuzey Asya’daki görece dengeli gemi arzı etkili oldu.</p>

<p>Handysize endeksi de 1 puan artışla 867’ye çıktı. Ancak piyasadaki destek şimdilik ABD Körfezi ve Güney Atlantik kaynaklı sınırlı yüklerle sınırlı kalıyor.</p>

<p>Gözler önümüzdeki 2–8 haftada</p>

<p>Kuru yük piyasasının önümüzdeki 2–8 haftalık görünümünde iki temel soru öne çıkıyor: Yeni demir cevheri yükleri mevcut Capesize tonajını ne ölçüde absorbe edecek ve Panamax segmentinde eylül ayı talep beklentileri gerçekleşecek mi?</p>

<p>Mevcut tablo, piyasada segmentler arasındaki ayrışmanın sürdüğüne işaret ediyor. Capesize, kullanılabilir tonajın azalması halinde toparlanma potansiyeli taşırken, Panamax tonaj fazlasının baskısı altında kalıyor. Supramax ve Handysize ise bölgesel yük akışlarına ve havzalardaki arz-talep dengesine daha fazla bağımlı durumda.</p>

<p>Baltic Exchange, denizcilik piyasalarına ilişkin önemli navlun göstergelerinin başlıca kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Kuruluşun geçmişi 1744 yılına uzanırken, 2016 yılında Singapore Exchange (SGX) tarafından satın alınmış ve bugün SGX’in tamamına sahip olduğu bir iştirak olarak faaliyet gösteriyor.</p>

<p>#BalticDryIndex #BDI #DryBulk #Capesize #Panamax #Supramax #Handysize #DenizTicareti</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/imodan-kuresel-liman-denetiminde-veri-hamlesi-24549</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>IMO’dan Küresel Liman Denetiminde Veri Hamlesi</h1>
                        <h2>IMO’dan Liman Devleti Denetimlerinde Küresel Veri Paylaşımını Güçlendiren Adım.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/imodan-kuresel-liman-denetiminde-veri-hamlesi-1787597820.webp">
                        <figcaption>IMO’dan Küresel Liman Denetiminde Veri Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Londra — Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), liman devleti denetimlerinde (PSC) küresel veri paylaşımını güçlendirmek amacıyla Karadeniz ve Karayipler Liman Devleti Denetimi Mutabakatları ile güncellenmiş veri paylaşım anlaşmaları imzaladı.</p>

<p>21 Temmuz’da IMO’nun Londra’daki merkezinde imzalanan anlaşmalar, yabancı bayraklı gemilere yönelik denetim sonuçlarının daha kapsamlı şekilde paylaşılmasını ve IMO’nun Küresel Entegre Denizcilik Bilgi Sistemi (GISIS) içerisindeki liman devleti kontrol modülünün geliştirilmesini öngörüyor.</p>

<p>Denetim geçmişine daha hızlı erişim</p>

<p>Yeni düzenlemeler sayesinde bölgesel liman devleti denetim otoriteleri; gemilerde tespit edilen eksiklikler, alıkoymalar ve geçmiş denetim sonuçlarına daha hızlı erişebilecek. Böylece özellikle yüksek risk profiline sahip gemilerin farklı bölgelerde daha etkin şekilde izlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Güncellenen anlaşmalarla birlikte IMO’nun veri paylaşımı konusunda iş birliği yaptığı bölgesel liman devleti kontrol rejimlerinin sayısı sekize yükseldi. Daha önce Abuja, Hint Okyanusu, Tokyo, Akdeniz, Paris ve Riyad Mutabakatları ile benzer anlaşmalar imzalanmıştı.</p>

<p>IMO, Viña del Mar Anlaşması ve ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı ile görüşmelerin ise sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Riskli gemiler için daha sıkı denetim</p>

<p>Küresel ölçekte daha hızlı ve bütünleşik bir denetim geçmişinin oluşturulması, ciddi eksiklikleri bulunan gemilerin bir bölgeden diğerine geçerek geçmişte tespit edilen sorunlardan kaçınmasını zorlaştıracak.</p>

<p>Veri paylaşımının geliştirilmesi aynı zamanda gemilerin teknik yönetim kalitesi, emniyet standartları ve uluslararası kurallara uyum konusunda daha sıkı bir denetim ortamı oluşturacak.</p>

<p>IMO hakkında: 1948 yılında kurulan ve 1959’da faaliyetlerine başlayan Uluslararası Denizcilik Örgütü, Birleşmiş Milletler’in uzman kuruluşlarından biridir. Örgüt; denizde can güvenliği, gemi emniyeti, deniz çevresinin korunması ve uluslararası deniz taşımacılığının etkinliği konusunda küresel standartların geliştirilmesinden sorumludur. IMO’nun özel bir sahibi bulunmamakta, faaliyetleri üye devletler tarafından yürütülmektedir.</p>

<p>#IMO #LimanDevletiDenetimi #PSC #GISIS #Denizcilik #GemiEmniyeti #DenizTicareti</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/metanolun-gucuyle-yeni-nesil-romorkorler-24548</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>METANOLÜN GÜCÜYLE YENİ NESİL RÖMORKÖRLER</h1>
                        <h2>Kotug Canada, Metanol Yakıtlı Yeni Nesil Refakat Römorkörlerini Hizmete Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/metanolun-gucuyle-yeni-nesil-romorkorler-1787472672.webp">
                        <figcaption>METANOLÜN GÜCÜYLE YENİ NESİL RÖMORKÖRLER</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kotug Canada, çift yakıtlı metanol tahrik sistemiyle tasarlanan dünyanın ilk büyük refakat römorkörlerinden ikisini filosuna kattı. “SD Aisemaht” ve “SD Qwiy Aanitsa Sarah” adlı römorkörler, Vancouver Limanı ile Büyük Okyanus’un açık denizleri arasındaki tanker trafiğine refakat hizmeti verecek.</p>

<p>Sanmar Shipyards tarafından, Robert Allan Ltd. tasarımıyla inşa edilen römorkörlerin her biri 43,8 metre uzunluğa ve 15 metre genişliğe sahip. Gemilerin minimum draftı 6,3 metre olurken, kanca çekiş gücü 115-120 ton, serbest seyir hızı ise 14 knot seviyesine ulaşıyor.</p>

<p>Römorkörlerde Anglo Belgian Corporation tarafından üretilen ve dizel veya metanol ile çalışabilen çift yakıtlı motorlar kullanılıyor. Motorlar, iki adet Schottel azimut itici sistemini çalıştırıyor.</p>

<p>Sistemin öne çıkan özelliklerinden biri, mekanik çapraz aktarma düzeni. Bu yapı sayesinde seyir sırasında tek bir ana motor her iki iticiyi birden çalıştırabiliyor. Böylece düşük yük koşullarında yakıt tüketiminin, ekipman çalışma saatlerinin ve emisyonların azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Römorkörlerde ayrıca elektrikli vinçler, grafen kaplama uygulanan gövde, harici yangın söndürme sistemleri ve petrol sızıntılarına müdahale ekipmanları bulunuyor. Bu donanımlar, gemilerin hem çevresel performansını hem de acil durum müdahale kapasitesini güçlendiriyor.</p>

<p>Metanol tahrikinde yeni aşama</p>

<p>Projenin sektör açısından en önemli yönlerinden biri, mevcut römorkörlerin sonradan dönüştürülmesi yerine metanol yakıtına özel olarak tasarlanmış yeni bir platformun hayata geçirilmesi. Yüksek çekiş gücü, tahrik sistemindeki yedeklilik ve ekonomik seyir modu, operasyonel verimliliğin temel unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bununla birlikte, metanol kullanımının gerçek anlamda karbon emisyonu avantajı sağlaması, kullanılan yakıtın üretim yöntemine bağlı olacak. Özellikle yenilenebilir kaynaklardan üretilen metanolün yaygınlaşması, projenin uzun vadeli karbon azaltım potansiyelini belirleyecek.</p>

<p>Kotug Canada, 2019 yılında Kotug International ve Horizon Maritime ortaklığıyla kuruldu. Kotug International'ın geçmişi 1911'e uzanırken, şirketin modern yapısı 1988 yılında oluşturuldu. Şirket, Korent ailesinin aile işletmesi niteliğini koruyor; Kanada'daki yapı ise iki ortak şirket tarafından sahipleniliyor.</p>

<p>#KotugCanada #Römorkör #Metanol #Denizcilik #DenizTeknolojileri #YeşilDenizcilik</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-gemiye-saldiri-murettebat-kaybi-24547</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz’de Gemiye Saldırı: Mürettebat Kaybı</h1>
                        <h2>Hürmüz Boğazı'nda Ticari Gemiye Mermi İsabet Etti: Mürettebat Kaybı Bildirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-gemiye-saldiri-murettebat-kaybi-1787406969.webp">
                        <figcaption>Hürmüz’de Gemiye Saldırı: Mürettebat Kaybı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir dökme yük gemisinin kimliği belirlenemeyen bir mühimmatın isabetine uğradığı, olayda bir mürettebatın hayatını kaybettiği bildirildi. Bölgede deniz trafiğine yönelik güvenlik endişeleri sürerken, ABD Başkanı Donald Trump İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir görüşmenin devam etmediğini açıkladı.</p>

<p>Bir dökme yük gemisi, Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında kimliği belirlenemeyen bir merminin veya mühimmatın isabetine uğradı. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan açıklamaya göre olay, 15 Ağustos saat 22.00 UTC civarında meydana geldi.</p>

<p>UKMTO'ya olayla ilgili bildirimin üçüncü bir taraf üzerinden ulaştığı belirtilirken, mühimmatın geminin sancak tarafına isabet ettiği ve gemide hasara yol açtığı kaydedildi. Olayda bir mürettebatın hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, olayın çevresel bir etkiye yol açmadığını ve soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. UKMTO, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan gemilere azami dikkat göstermeleri ve şüpheli faaliyetleri derhal bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>UKMTO'nun salı günü aldığı bir diğer ihbarda da Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapan bir geminin kimliği belirsiz bir mühimmatın saldırısına uğradığı bildirildi. Olayda geminin makine dairesinde hasar meydana geldiği ve bir mürettebatın hayatını kaybettiği, diğer mürettebatın ise Umman Sahil Güvenlik ekipleri tarafından desteklendiği belirtildi.</p>

<p>Trump: İran'la savaşı sona erdirmek için görüşme yok</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'la savaşı sona erdirmeye yönelik devam eden herhangi bir görüşme veya planlanmış bir müzakere bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'a yönelik ABD deniz ablukasının sürdüğünü belirterek, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açıldığını ve deniz mayınlarının temizlendiğini veya etkisiz hale getirildiğini savundu.</p>

<p>Trump'ın açıklamasına göre ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası da devam ediyor.</p>

<p>Fidan ve Arakçı Hürmüz'ü görüştü</p>

<p>Öte yandan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi günü İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p>

<p>Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alınırken, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişine yönelik diplomatik girişimler de değerlendirildi.</p>

<p>Arakçı, İran'ın Umman ile yürüttüğü görüşmelerde gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişini sağlayacak uygun bir yol belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.</p>

<p>Taraflar ayrıca bölgedeki gerilimin tırmanmasını önlemek, siyasi ve diplomatik çabaları sürdürmek ve bölgesel istikrar ile güvenliği güçlendirmek konusunda görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>ABD güçleri yaklaşık 70 gemiye müdahale etti</p>

<p>Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ticari deniz taşımacılığını da etkilemeye devam ediyor.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) açıklamasına göre, 17 Ağustos itibarıyla 64 ticari gemi ABD güçleri tarafından yönlendirildi.</p>

<p>ABD ordusu ayrıca üç gemiyi etkisiz hale getirdiğini ve iki gemiye çıkarak müdahalede bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda artan güvenlik riskleri, küresel enerji ve deniz ticareti açısından kritik öneme sahip bu güzergâhtaki gemi trafiğinin geleceğine ilişkin belirsizliği artırıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rusyadan-karadeniz-moratoryumuna-ret-24546</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rusya’dan Karadeniz Moratoryumuna Ret</h1>
                        <h2>Rusya’dan Karadeniz Moratoryumuna Ret: Deniz Güvenliği İçin Riskler Artıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/rusyadan-karadeniz-moratoryumuna-ret-1787296148.webp">
                        <figcaption>Rusya’dan Karadeniz Moratoryumuna Ret</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Rusya, Türkiye’nin Karadeniz’de askeri faaliyetlerin durdurulmasına yönelik moratoryum önerisine ilişkin henüz resmî ve somut bir teklif almadığını açıkladı. Moskova, 2022-2023 dönemindeki Karadeniz Tahıl Girişimi modeline dönülmesine ise karşı çıkıyor.</strong></p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’de askeri faaliyetlere yönelik moratoryum uygulanması teklifinin iletildiğine ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.</p>

<p>Zaharova, Moskova’ya Türkiye tarafından girişimin ayrıntılarını ve uygulanma koşullarını içeren resmî bir teklif ulaşmadığını belirtti.</p>

<p><strong>Moskova, Tahıl Girişimi modeline mesafeli</strong></p>

<p>Zaharova, önerinin 2022-2023 yıllarında uygulanan Karadeniz Tahıl Girişimi’ne benzer tek taraflı bir mekanizma olması halinde bunun yeniden hayata geçirilmesinin “yanlış” olacağını savundu.</p>

<p>Rusya’nın söz konusu dönemde Karadeniz’deki bazı karşı tedbirleri askıya aldığını belirten Zaharova, bunun karşılığında Rus tarım ürünlerinin küresel pazarlara erişiminin güvence altına alınmasını beklediklerini ifade etti. Moskova, Batı’nın bu yükümlülükleri yerine getirmediğini ve anlaşmanın karşılıklı taahhütler temelinde uygulanmadığını ileri sürüyor.</p>

<p>Zaharova ayrıca, Karadeniz’de sivil gemilere ve kıyı ülkelerinin deniz altyapısına yönelik saldırıların sürdüğünü belirterek, mevcut koşullarda tek taraflı veya geçici düzenlemelerin Moskova açısından kabul edilebilir olmadığını söyledi.</p>

<p><strong>Ticari gemiler için risk devam ediyor</strong></p>

<p>Denizcilik güvenliği uzmanı <strong>Ambrey</strong> ise Rusya’nın moratoryum önerisini reddetmesinin Karadeniz’deki güvenlik ortamı açısından olumsuz bir gelişme olduğunu değerlendirdi.</p>

<p>Ambrey’e göre, moratoryumun devreye girmemesi&nbsp;<strong>ticari gemiler ve denizcilik altyapısına yönelik saldırı riskini azaltabilecek potansiyel bir mekanizmayı ortadan kaldırıyor.</strong></p>

<p><strong>Savaş riski primleri yüksek kalabilir</strong></p>

<p>Ambrey, Karadeniz’e yapılan ticari gemi seferlerinde savaş riski primlerinin yüksek seviyelerini korumasının beklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre, kısa vadede Karadeniz’deki deniz güvenliği ortamında önemli bir iyileşme beklenmiyor.</p>

<p>Caspian Pipeline Consortium (CPC) Terminali’nin ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük risk altında olduğu değerlendiriliyor. Ancak Ambrey, bu durumun bir güvenlik garantisi olarak yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p><strong>Karadeniz’de belirsizlik sürüyor</strong></p>

<p>Rusya’nın moratoryuma yönelik yaklaşımı, Türkiye’nin Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini artırmaya yönelik diplomatik girişiminin önündeki belirsizliği artırdı.</p>

<p>Mevcut tablo, Karadeniz’de&nbsp;<strong>ticari gemilere yönelik tehditlerin, liman ve enerji altyapısına ilişkin risklerin ve savaş sigortası maliyetlerinin&nbsp;</strong>&nbsp;kısa vadede yüksek kalabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Ambrey’nin değerlendirmesine göre, her iki tarafın da ticari gemilere yönelik yeni saldırılar gerçekleştirme ihtimali “<strong>yüksek</strong>” seviyede bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hgkden-125-milyar-euroluk-filo-cagrisi-24545</link>
            <category>Lojistik</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 07:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HGK’den 12,5 Milyar Euroluk Filo Çağrısı</h1>
                        <h2>HGK Shipping’den Ren Nehri İçin 12,5 Milyar Euroluk Filo Yenileme Çağrısı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hgkden-125-milyar-euroluk-filo-cagrisi-1787390331.webp">
                        <figcaption>HGK’den 12,5 Milyar Euroluk Filo Çağrısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Alman iç suyolu taşımacılığı şirketi HGK Shipping, düşük su seviyelerinin yarattığı operasyonel risklere karşı 2035’e kadar 1.000 modern sığ su gemisinin filoya kazandırılmasını ve 12,5 milyar euroluk yatırımın harekete geçirilmesini önerdi.</strong></p>

<p>Almanya merkezli HGK Shipping, Ren Nehri başta olmak üzere Avrupa’nın iç suyolu taşımacılığında düşük su seviyelerine dayanıklı modern bir filo oluşturulması için Berlin yönetimine uzun vadeli bir filo yenileme programı çağrısında bulundu.</p>

<p>Şirket, “Ticari İç Suyolu Taşımacılığı 2035 Filo Yenileme Programı” kapsamında 2035 yılına kadar Avrupa’da 1.000’e kadar modern iç suyolu gemisinin hizmete alınmasını öneriyor.</p>

<p><strong>12,5 milyar euroluk yatırım potansiyeli</strong></p>

<p>HGK Shipping’e göre, yeni bir gemi için ortalama 12,5 milyon euro yatırım maliyeti esas alındığında, önerilen programın toplam yatırım potansiyeli 12,5 milyar euroya ulaşabilir.</p>

<p>Şirket, Alman hükümetinin mevcut destek mekanizmalarını 2035’e kadar uzanan güvenilir ve uzun vadeli bir finansman çerçevesine dönüştürmesini istiyor. Böylece özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ile bağımsız gemi sahipleri ve işletmecilerinin yeni nesil gemilere yatırım yapabilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Hâlihazırda yeşil iç suyolu taşımacılığını desteklemek amacıyla başlangıçta 125 milyon euroluk bir kamu finansmanı öngörülüyor. Ancak HGK, mevcut programın uzun süreli düşük su seviyelerine uyum sağlayacak gerekli düzenlemeleri yeterince içermediğini savunuyor.</p>

<p>Şirket ayrıca devlet yardımı kuralları çerçevesinde %40’a varan destek oranlarının değerlendirilmesini ve mevcut imkânların tam olarak kullanılmasını öneriyor.</p>

<p><strong>“Düşük su seviyelerinde daha uzun süre çalışabilen gemilere ihtiyacımız var”</strong></p>

<p>HGK Group CEO’su Steffen Bauer, mevcut koşulların modern gemilerin önemini açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p>Bauer, şirketin Synthese 18 isimli gemisinin Kaub su ölçüm noktasındaki aşırı düşük su seviyelerine rağmen 485 ton yük taşımayı sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Bauer, modern gemilerin yalnızca tek tek örnekler olarak değil, Avrupa filosunun önemli bir bölümünde yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, 1.000 yeni gemi hedefinin temel amacının su seviyeleri kritik ölçüde düştüğünde dahi endüstriyel tedarik zincirlerinin daha uzun süre kesintisiz işlemesini sağlamak olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Su yollarına da yatırım gerekiyor</strong></p>

<p>HGK Shipping, filo yenileme yatırımlarının Almanya’nın iç suyolu altyapısının geliştirilmesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Özellikle Ren Nehri’nin Orta ve Aşağı Ren kesimlerinde altyapının güçlendirilmesinin, düşük su seviyelerinin taşımacılık üzerindeki etkilerini azaltmak açısından kritik olduğu belirtildi.</p>

<p>Sektörün önemli bölümünün küçük ve orta ölçekli şirketler ile bağımsız gemi sahipleri ve işletmecilerinden oluşması da filo yenilemesinin önündeki temel engellerden biri olarak gösteriliyor. Yeni nesil gemilerin yüksek yatırım maliyetleri ve uzun amortisman süreleri, bu işletmeler açısından önemli bir finansman yükü oluşturuyor.</p>

<p>Bauer, düşük su seviyelerinin önlenemeyeceğini ancak zor koşullarda daha uzun süre çalışabilecek gemilerin inşa edilebileceğini belirterek, modern filo ve dayanıklı iç suyollarının Almanya’nın sanayi tedarik zincirlerinin güvenliği ve uzun vadeli rekabet gücü açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kizildenizde-13-ulkeden-deniz-guvenligi-ittifaki-24544</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 06:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kızıldeniz’de 13 Ülkeden Deniz Güvenliği İttifakı</h1>
                        <h2>Kızıldeniz’de Su Güvenliği İçin Suudi Arabistan Öncülüğünde Yeni İttifak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/kizildenizde-13-ulkeden-deniz-guvenligi-ittifaki-1787389070.webp">
                        <figcaption>Kızıldeniz’de 13 Ülkeden Deniz Güvenliği İttifakı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>13 ülke, Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde deniz güvenliğini güçlendirmek amacıyla Suudi Arabistan öncülüğündeki çok uluslu savunma ittifakına resmen katıldı.</strong></p>

<p>Suudi Arabistan öncülüğünde oluşturulan çok uluslu deniz savunma ittifakında önemli bir aşamaya geçildi. 13 ülke, ittifaka katılım için gerekli ulusal prosedürleri tamamlayarak üyeliklerini resmileştirdi.</p>

<p>Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ittifakın ortak bildirisini 15 ülke imzaladı. Bu ülkelerden 13’ü ulusal onay süreçlerini tamamlayarak ittifakın tüzüğünü imzaladı ve resmi olarak üyeliğe geçti.</p>

<p>Diğer ülkelerin ise gerekli iç prosedürleri tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p><strong>39 ülkeden temsilci Cidde’de buluştu</strong></p>

<p>İttifakın Cidde’deki Batı Filo Komutanlığı’nda düzenlenen üçüncü planlama toplantısına 39 dost ve müttefik ülkenin temsilcileri katıldı.</p>

<p>Toplantı, girişimin bölgesel deniz güvenliğinin yanı sıra uluslararası ticaret ve enerji taşımacılığının güvenliği açısından gördüğü geniş uluslararası ilgiyi ortaya koydu.</p>

<p>Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ittifakın artık kurumsal ve operasyonel aktivasyon aşamasına geçtiğini belirtti. Bir sonraki aşamada ittifakın operasyonel kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve görevlendirildiği savunma faaliyetlerini gerçekleştirebilecek seviyeye ulaşması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Deniz ticaret yollarının güvenliği öncelikli</strong></p>

<p>Girişimin temel amacı; deniz ulaşımının serbestisini korumak, uluslararası ticaret ve enerji tedarik güzergâhlarının güvenliğini artırmak ve deniz taşımacılığına yönelik tehditlerle mücadele etmek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>İttifak kapsamında üye ülkeler arasında iş birliği, ortak planlama ve savunma kapasitesinin geliştirilmesine odaklanılacak.</p>

<p>Girişimin oluşturulması, Kızıldeniz ve çevresindeki sularda ticari gemilere yönelik saldırıların deniz taşımacılığında güvenlik risklerini artırdığı bir döneme denk geliyor. Saldırılar, küresel ticaret akışında aksamalara ve gemilerin daha uzun alternatif rotalara yönelmesine neden olurken, Suudi Arabistan bölgesel deniz güvenliği iş birliğine daha fazla önem vermeye başladı.</p>

<p><strong>Operasyonel hazırlık dönemi başlıyor</strong></p>

<p>İttifakın kuruluşu ilk olarak 30 Temmuz’da Suudi Arabistan ve 13 ülke tarafından duyurulmuştu.</p>

<p>Yeni aşamada çalışmaların, ittifakın operasyonel hazırlığının tamamlanması ve kendisine verilen görevleri yerine getirebilecek kapasiteye ulaşması üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.</p>

<p>Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı son açıklamasında, ittifakın faaliyetlerinin savunma amaçlı görevler çerçevesinde yürütüleceğini ve ülkelerin kendi sorumluluk alanlarındaki hazırlık seviyelerinin artırılmasının hedeflendiğini vurguladı.</p>

<p>Bununla birlikte son açıklamada, ortak bildiriyi imzalayan 15 ülkenin ve üyelik işlemlerini tamamlayan 13 ülkenin tam listesi kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/limaddan-ad-ports-groupa-tam-alim-teklifi-24543</link>
            <category>Limanlar</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 05:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>L’IMAD’dan AD Ports Group’a Tam Alım Teklifi</h1>
                        <h2>L’IMAD, AD Ports Group’un Tamamını Almak İçin Teklif Verecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/limaddan-ad-ports-groupa-tam-alim-teklifi-1787388222.webp">
                        <figcaption>L’IMAD’dan AD Ports Group’a Tam Alım Teklifi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Abu Dabi merkezli L’IMAD Holding, AD Ports Group’ta ADQ’nun elinde bulunmayan hisseleri satın almak üzere koşullu nakit teklif hazırlıyor.</strong></p>

<p>Abu Dabi’nin liman, lojistik ve ticaret gruplarından AD Ports Group, Abu Dabi hükümetinin egemen yatırım kuruluşu L’IMAD Holding Company PJSC’nin (L’IMAD) şirket hisselerini satın almak amacıyla gönüllü ve koşullu nakit teklif sunma niyetini bildirdiğini açıkladı.</p>

<p>L’IMAD, tamamen kendisine ait iştiraki Abu Dhabi Developmental Holding Company PJSC (ADQ) aracılığıyla, ADQ’nun hâlihazırda sahip olmadığı AD Ports Group’un çıkarılmış ve ödenmiş sermayesinin tamamına kadarını satın almayı hedefliyor.</p>

<p><strong>Hisse başına 6,25 dirhem teklif</strong></p>

<p>ADQ üzerinden AD Ports Group’un halihazırda %75,42’sine sahip olan L’IMAD, satın alma teklifinde hisse başına 6,25 BAE dirhemi ödemeyi planlıyor.</p>

<p>Bu fiyat, 14 Ağustos 2026 tarihindeki 5,10 dirhemlik son kapanış fiyatına göre %23 prim anlamına geliyor.</p>

<p>Teklif ayrıca:</p>

<ul>
	<li>Son bir aylık hacim ağırlıklı ortalama fiyata (VWAP) göre %25 prim,</li>
	<li>Son üç aylık VWAP’a göre %31 prim,</li>
	<li>AD Ports Group’un 8 Şubat 2022’de Abu Dhabi Securities Exchange’de (ADX) gerçekleşen 3,20 dirhemlik halka arz fiyatına göre %95 prim</li>
</ul>

<p>içeriyor.</p>

<p><strong>Teklif yönetim kuruluna sunulacak</strong></p>

<p>AD Ports Group, konunun şirketin Yönetim Kurulu’na sunulacağını açıkladı.</p>

<p>Şirket, işlemle ilgili önemli gelişmeler olması halinde kamuoyuna yeni açıklamalar yapılacağını bildirdi.</p>

<p>Teklifin gerçekleşmesi halinde L’IMAD ve ADQ, AD Ports Group üzerindeki mevcut kontrolünü daha da artırarak şirketin sermayesindeki payını %100’e kadar çıkarma imkanına sahip olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/everllence-ve-hudong-zhonghuadan-lng-is-birligi-24542</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 04:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Everllence ve Hudong-Zhonghua’dan LNG İş Birliği</h1>
                        <h2>Everllence ve Hudong-Zhonghua’dan Yeni Nesil LNG Gemisi İçin İş Birliği.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/everllence-ve-hudong-zhonghuadan-lng-is-birligi-1787387888.webp">
                        <figcaption>Everllence ve Hudong-Zhonghua’dan LNG İş Birliği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Everllence ve Çinli Hudong-Zhonghua, 180 bin metreküp sınıfında, çift yakıtlı elektrik+ tahrik sistemine sahip LNG taşıyıcının geliştirilmesi için mühendislik tasarım anlaşması imzaladı.</strong></p>

<p>Almanya merkezli motor üreticisi Everllence ile Çin’in önde gelen gemi inşa şirketlerinden Hudong-Zhonghua Shipbuilding (Group) Co. Ltd., yeni nesil LNG taşıyıcıların geliştirilmesine yönelik önemli bir iş birliğine imza attı.</p>

<p>İki şirket, 180.000 metreküp sınıfında bir LNG taşıyıcının, Everllence’ın DFE+ (Dual-Fuel, Electric+) tahrik sistemiyle geliştirilmesi amacıyla mühendislik tasarım anlaşması imzaladı.</p>

<p>Anlaşma, 5 Haziran’da Hudong-Zhonghua Teknik Merkezi Müdür Yardımcısı Yang Chunhua ile Everllence China Four-Stroke Satış ve Projeler Başkanı Pan Ke tarafından imzalandı.</p>

<p><strong>10 LNG taşıyıcıda iş birliği</strong></p>

<p>Hudong-Zhonghua ve Everllence daha önce 10 adet geleneksel çift yakıtlı dizel-elektrik LNG taşıyıcının teslimatında birlikte çalışmıştı.</p>

<p>Yeni proje kapsamında geliştirilecek hibrit-elektrikli tahrik sisteminin, LNG taşımacılığında yakıt verimliliğini artırması ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>İki şirket, özellikle Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) giderek sıkılaşan CII emisyon gereklilikleri doğrultusunda daha çevreci ve verimli LNG taşımacılığı çözümlerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir potansiyel görüyor.</p>

<p><strong>“Armatörlere daha fazla seçenek sunacak”</strong></p>

<p>Hudong-Zhonghua Baş Teknik Mühendisi Song Wei, LNG gemilerinde yüksek verimlilik sağlayan hibrit-elektrikli tahrik çözümünün geliştirilmesinin armatörlere daha fazla seçenek sunacağını belirtti.</p>

<p>Song Wei, gemi sahiplerinin 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarında net sıfır hedefi doğrultusunda önemli zorluklar ve belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.</p>

<p>Everllence Global LNG Cargo Müdürü Dominik Thoma ise daha yüksek verimlilik kazanımları elde edilebilmesi için tersaneler ile motor üreticilerinin daha yakın iş birliği yapması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Thoma, LNG gemisi inşasında lider konumdaki Hudong-Zhonghua ile dört zamanlı motor tasarımı ve üretimindeki Everllence’ın ortak yetkinliklerinin, LNG gemilerinde tahrik sistemlerini yeni bir seviyeye taşıyabileceğini belirtti.</p>

<p>Yeni proje, LNG taşımacılığında enerji verimliliği, hibrit tahrik teknolojileri ve emisyon azaltımı açısından dikkat çekici bir gemi inşa çalışması olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ap-moller-capitalden-globexe-cogunluk-yatirimi-24541</link>
            <category>Lojistik</category>
            <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 03:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>A.P. Moller Capital’den Globex’e Çoğunluk Yatırımı</h1>
                        <h2>A.P. Moller Capital, Faslı Lojistik Şirketi Globex’te Çoğunluk Hissesini Alacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ap-moller-capitalden-globexe-cogunluk-yatirimi-1787296593.webp">
                        <figcaption>A.P. Moller Capital’den Globex’e Çoğunluk Yatırımı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Danimarkalı yatırım şirketi A.P. Moller Capital, Fas merkezli lojistik şirketi Globex Investissement’ta çoğunluk hissesi satın almak üzere anlaşmaya vardı.</strong></p>

<p>Danimarka merkezli yatırım şirketi A.P. Moller Capital, bünyesindeki Emerging Markets Infrastructure Fund II ve APM Capital Morocco Fund aracılığıyla Faslı lojistik şirketi Globex Investissement’ta çoğunluk hissesi satın almak üzere anlaşma imzaladı.</p>

<p>Yatırım kapsamında A.P. Moller Capital, Globex’in kurucusu ve CEO’su Omar El Kadiri ile ortaklık kuracak. El Kadiri, şirketin yeni büyüme döneminde mevcut yönetim ekibiyle birlikte görevine devam edecek.</p>

<p><strong>Globex, lojistikte geniş hizmet ağı sunuyor</strong></p>

<p>A.P. Moller Capital tarafından yapılan açıklamaya göre Globex; ekspres teslimat, karayolu taşımacılığı, freight forwarding ve gümrük müşavirliği alanlarında faaliyet gösteriyor. Şirketin faaliyetleri, yerel pazar lisans anlaşmaları ve güçlü operasyonel konumuyla destekleniyor.</p>

<p>Satın alma işleminin tamamlanması, aralarında Fas Rekabet Konseyi’nin birleşme ve devralma onayının da bulunduğu olağan kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olacak.</p>

<p><strong>“Fas, Kuzey Afrika’nın lojistik merkezi haline geliyor”</strong></p>

<p>A.P. Moller Capital CEO’su Kim Fejfer, Globex yatırımıyla şirketin temel sektör ve coğrafi yatırım stratejisinin doğrudan örtüştüğünü belirtti.</p>

<p>Fejfer, Globex’in taşımacılık ve lojistik alanında güçlü bir pazar konumuna sahip olduğunu ve A.P. Moller Capital’in bu sektörde önemli uzmanlık ve bölgesel deneyim taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Fas’ın güçlü makroekonomik dinamiklerin desteğiyle Kuzey Afrika’nın önde gelen lojistik merkezine dönüşmekte olduğunu belirten Fejfer, Globex ile ortaklıktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>APM Capital Morocco S.A. CEO’su Ghislane Guedira ise yatırımın, A.P. Moller Capital’in sektör deneyimi ile Globex’in güçlü yönetim ekibini bir araya getireceğini söyledi.</p>

<p>Gu­edira, ortaklığın Globex’in pazardaki konumunu güçlendirmesine ve Fas’ın taşımacılık ve lojistik sektörünün gelişimine katkı sağlamasına destek olacağını belirterek, sürdürülebilirliğe güçlü şekilde odaklanmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hmmden-765-milyar-won-net-kar-24540</link>
            <category>Ekonomi / Finans</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 02:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HMM’den 765 Milyar Won Net Kâr</h1>
                        <h2>HMM, 2026’nın İlk Yarısında 765 Milyar Won Net Kâr Elde Etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hmmden-765-milyar-won-net-kar-1787166971.webp">
                        <figcaption>HMM’den 765 Milyar Won Net Kâr</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Güney Koreli konteyner taşımacılığı şirketi HMM, piyasalardaki dalgalanmalara rağmen 2026’nın ilk yarısında 6,12 trilyon won gelir ve 765 milyar won net kâr açıkladı.</strong></p>

<p>Güney Kore merkezli denizcilik şirketi HMM, 2026’nın ilk altı aylık döneminde istikrarlı finansal performansını sürdürdü. Şirketin toplam geliri 6,121 trilyon won, net kârı ise 765 milyar won olarak gerçekleşti.</p>

<p>HMM’nin ilk yarıdaki faaliyet kârı 623 milyar won olurken, faaliyet kâr marjı %10,2 seviyesinde kaydedildi.</p>

<p><strong>İkinci çeyrekte 354 milyar won faaliyet kârı</strong></p>

<p>HMM, 2026’nın ikinci çeyreğinde 3,402 trilyon won gelir elde etti. Aynı dönemde şirketin net kârı 411 milyar won, faaliyet kârı ise 354 milyar won olarak gerçekleşti.</p>

<p>Şirket, küresel konteyner taşımacılığı piyasasındaki dalgalanmalara rağmen kârlılığını korumasında yakıt maliyetlerinin optimize edilmesi, “Hub &amp; Spoke” stratejisiyle filo verimliliğinin artırılması ve Güneydoğu Asya’daki artan talebin etkin şekilde değerlendirilmesinin etkili olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>SCFI ilk yarıda yüzde 15 yükseldi</strong></p>

<p>Küresel konteyner navlun piyasasının önemli göstergelerinden Shanghai Containerized Freight Index (SCFI), 2026’nın ilk yarısında ortalama 1.957 puan seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Endeks, geçen yılın aynı dönemindeki 1.701 puana kıyasla %15 artış kaydetti.</p>

<p><strong>HMM’den 15 ayda 10 trilyon won yatırım</strong></p>

<p>HMM, önümüzdeki dönemde piyasa belirsizliklerinin artabileceği konusunda uyarıda bulundu. Şirket, özellikle ABD tarifeleri, liman yoğunlukları ve jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zincirleri üzerindeki riskleri artırabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Şirket, son 15 ayda yaklaşık 10 trilyon won yatırım gerçekleştirdi.</p>

<p>HMM, 2030 yılına yönelik genişletilmiş 29 trilyon wonluk orta ve uzun vadeli yatırım stratejisi kapsamında yatırımlarını sürdürmeye devam edeceğini açıkladı. Söz konusu stratejinin, şirketin uzun vadeli rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyüme kapasitesini güçlendirmesi hedefleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/blenheimden-yeni-gemi-teslimat-risklerine-sigorta-24539</link>
            <category>Klas / Gözetim / Sigorta</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 01:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Blenheim’den Yeni Gemi Teslimat Risklerine Sigorta</h1>
                        <h2>Blenheim’den Geciken ve Teslim Edilemeyen Yeni Gemiler İçin Sigorta Çözümü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/blenheimden-yeni-gemi-teslimat-risklerine-sigorta-1787166730.webp">
                        <figcaption>Blenheim’den Yeni Gemi Teslimat Risklerine Sigorta</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İngiltere merkezli sigorta uzmanı Blenheim Partnerships, yeni gemi inşa projelerinde yaşanan gecikme ve teslim edilememe risklerine karşı yeni bir sigorta ürünü geliştirdi.</strong></p>

<p>White Bear Group bünyesinde faaliyet gösteren İngiliz sigorta şirketi Blenheim Partnerships, gemi sahiplerini yeni inşa gemilerin zamanında teslim edilmemesi veya hiç teslim edilememesinden kaynaklanabilecek finansal kayıplara karşı koruyan yeni sigorta çözümü “Knot-on-Time” ürününü piyasaya sundu.</p>

<p>Yeni ürün kapsamında gemi sahiplerinin, teslimatın gerçekleşmemesi veya gecikmesi nedeniyle karşılaşabileceği çeşitli maliyetlerin teminat altına alınması hedefleniyor. Bunlar arasında alternatif gemi tedarik maliyetlerindeki artış, kaybedilen navlun geliri, finansman giderleri, sözleşmesel yükümlülükler ve alternatif tonaj ya da yeni gemi temin edilmesine yönelik makul giderler yer alıyor.</p>

<p><strong>Yeni gemi yatırımlarında risk yönetimi önem kazanıyor</strong></p>

<p>Armatörlerin filo yenileme, karbon emisyonlarını azaltma ve kapasite artırma yatırımlarını sürdürmesiyle birlikte, yeni gemilerin planlanan tarihte teslim edilmemesi önemli bir finansal risk haline geliyor.</p>

<p>Blenheim, 11 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Knot-on-Time ürününün, planlanan teslimatların gerçekleşmemesi durumunda gemi satın alma projelerinin ekonomik değerinin korunmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirtti.</p>

<p>Sigorta çözümünün, özellikle teslimat gecikmeleri nedeniyle kazançlı charter sözleşmelerinin kaybedilmesi gibi sonuçlara karşı armatörlere finansal koruma sağlaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Ürünün başında Edward Parker bulunuyor</strong></p>

<p>Knot-on-Time ürününün geliştirilmesine ve yönetimine Blenheim Partnerships’te Special Risks Kıdemli Underwriter’ı Edward Parker liderlik ediyor.</p>

<p>Parker, sigorta sektöründe müşterilerin karşı karşıya kaldığı ancak yeterince karşılanmayan risk alanlarını sürekli araştırdıklarını belirterek, yeni gemi teslimatlarının başarısız olması veya gecikmesinden doğabilecek finansal sonuçlara karşı daha kapsamlı bir korumaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p>

<p>Parker’a göre Knot-on-Time, yeni gemi yatırımlarının planlandığı şekilde ilerlememesi halinde işletmelerin yatırımlarının ekonomik değerini korumasına yardımcı olmak üzere tasarlandı.</p>

<p>Yeni ürün, özellikle yüksek sermaye gerektiren yeni gemi inşa projelerinde teslimat risklerinin sigorta yoluyla yönetilmesine yönelik yeni bir seçenek sunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-donanmasina-ilk-lcu-1700-teslimati-24538</link>
            <category>Gemi İnşa / Yan Sanayi</category>
            <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 00:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD Donanması’na İlk LCU 1700 Teslimatı</h1>
                        <h2>ABD Donanması, İlk LCU 1700 Sınıfı Çıkarma Aracını Teslim Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/abd-donanmasina-ilk-lcu-1700-teslimati-1787060946.webp">
                        <figcaption>ABD Donanması’na İlk LCU 1700 Teslimatı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Austal USA tarafından inşa edilen LCU 1710, LCU 1700 sınıfının ABD Donanması’na teslim edilen ilk gemisi oldu.</strong></p>

<p>ABD’nin Alabama eyaletindeki Mobile kentinde faaliyet gösteren Austal USA, LCU 1710 adlı çıkarma aracını ABD Donanması’na teslim etti.</p>

<p>Teslimat, LCU 1700 sınıfının ABD Donanması’na teslim edilen ilk gemisi olması açısından önem taşırken, aynı zamanda Austal USA’nın ABD Donanması’na teslim ettiği ilk çelik gemi olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Teslimat öncesinde kabul testlerini tamamlayan LCU 1710, geminin ana sistemleri ve ekipmanlarının kapsamlı şekilde test edildiği bir dizi denemeden geçirildi. ABD Donanması’nın Inspection and Survey Board (INSURV) birimi tarafından gerçekleştirilen kontrollerde geminin inşa kalitesi ve operasyonel göreve hazır olma durumu doğrulandı.</p>

<p>Austal USA tarafından yapılan açıklamaya göre LCU 1710, testler sırasında römorkör veya kılavuz kaptan desteğine ihtiyaç duymadan seyir yapabilme kabiliyetini de gösterdi.</p>

<p><strong>Personel ve ekipman taşıyaca</strong></p>

<p>LCU 1710, seferî ve müşterek harekât faaliyetleri kapsamında personel ve ekipmanın gemiden kıyıya taşınması amacıyla tasarlandı. Gemi, özellikle amfibi harekât ve kıyıya lojistik destek sağlanmasında kullanılacak.</p>

<p>Austal USA, LCU programının yanı sıra çelik ve alüminyum gemi inşa alanındaki faaliyetlerini de genişletmeye devam ediyor. Şirketin hâlihazırda ABD Donanması ve Sahil Güvenlik için farklı programlar kapsamında çok sayıda geminin inşasını sürdürdüğü; ayrıca denizaltı modülleri üretimi ve yardımcı gemi programlarında da görev aldığı belirtildi.</p>

<p>Austal USA Yüzey Gemileri Programlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Mike Pruitt, teslimatla ilgili değerlendirmesinde, kabul testlerinin başarıyla tamamlanmasının kapsamlı planlama, titiz uygulama ve gemi inşa ekibi ile ABD Donanması arasındaki iş birliğinin sonucu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Pruitt, söz konusu başarının şirketin tüm organizasyonunun katkısıyla elde edildiğini ve ABD Donanması’na teslimatın önünü açtığını belirtti.</p>

<p><strong>LCU 1710’un teslimatı, Austal USA’nın çelik gemi inşa kabiliyetinde önemli bir kilometre taşı olurken, ABD Donanması’nın amfibi ve kıyı lojistik operasyonları için yeni nesil çıkarma kapasitesine geçişinde de dikkat çekici bir adım olarak öne çıkıyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-petrol-kirliligi-iran-tazminat-istiyor-24537</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 07:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz’de Petrol Kirliliği: İran Tazminat İstiyor</h1>
                        <h2>İran’dan Hürmüz’de Petrol Kirliliği Uyarısı: Tazminat Talebi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-petrol-kirliligi-iran-tazminat-istiyor-1786965019.webp">
                        <figcaption>Hürmüz’de Petrol Kirliliği: İran Tazminat İstiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Kişm Adası kıyılarında petrol kirliliği tespit edildi. İran, kirliliğin kaynağının yabancı bir dökme yük gemisi olabileceğini belirterek sorumluların çevresel zararı karşılamasını istedi.</strong></p>

<p>İran, Hürmüz Boğazı ve çevresinde deniz kirliliğinin ciddi boyutlara ulaşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kişm Adası kıyılarında petrol kirliliği gösteren görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından İran makamları olayla ilgili inceleme başlattı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei, kirliliğin Basra Körfezi’nden kıyıya doğru sürüklendiğini ve ilk bulguların kaynağın yabancı bir dökme yük gemisi olabileceğine işaret ettiğini açıkladı.</p>

<p>Baqaei, sorumluların ortaya çıkarılması ve meydana gelen çevresel zararın tazmin edilmesi çağrısında bulundu. Kirliliğin üç kıyı bölgesinde ve deniz yüzeyinin bazı kesimlerinde tespit edildiği bildirildi.</p>

<p><strong>“Hürmüz’den Yararlananların Sorumluluğu Var”</strong></p>

<p>İranlı yetkili, olayın Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki uzun süredir devam eden çevresel bozulmanın yalnızca görünen örneklerinden biri olduğunu savundu.</p>

<p>Baqaei, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen ticari taşımacılıktan ekonomik fayda sağlayan tüm tarafların, bölgedeki çevresel zararların giderilmesi konusunda hukuki ve ahlaki sorumluluk taşıdığını belirtti.</p>

<p>İran, olası tazminat konusunda ise enerji tüketicileri, denizcilik sigortacıları ve bölgedeki askeri faaliyetlerde rol alan tarafların sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>İran: “Yönetim Mekanizması Şart”</strong></p>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi ise Kişm Adası kıyılarındaki petrol kirliliğini bölgedeki “yabancı askeri saldırganlığın” sonuçlarıyla ilişkilendirdi.</p>

<p>Gharibabadi, olayın Hürmüz Boğazı için etkin bir yönetim ve çevresel müdahale mekanizmasının oluşturulması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Umman Açıklarında Bir Tanker İçin Kurtarma Operasyonu</strong></p>

<p>Bölgedeki çevresel riskler, Umman açıklarında devam eden başka bir olayla da gündemde.</p>

<p>159.168 DWT kapasiteli ham petrol tankeri Caroline Bezengi, Umman’ın Dhofar vilayetindeki Hallaniyat Adaları açıklarında karaya oturdu. Geminin olası çevresel etkilerini sınırlandırmak amacıyla kapsamlı bir kurtarma ve müdahale operasyonu başlatıldı.</p>

<p>Risk ve müdahale yönetimi şirketi Ambrey, operasyona kurtarma gemileri, hava unsurları ve 100 tonun üzerinde ekipmana sahip uzman personelden oluşan uluslararası bir ekiple katıldığını açıkladı.</p>

<p>Uzman ekipler, Umman Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin desteğiyle Haziran ayından bu yana hareketsiz durumdaki tankere çıkarak geminin durumunu değerlendirmeye ve yük ile geminin stabilizasyon çalışmalarına başladı.</p>

<p>Ambrey ayrıca Umman Sultanlığı dahil olmak üzere ilgili tüm paydaşlarla koordinasyon içinde çalıştığını ve önde gelen uluslararası bir petrol sızıntısı müdahale şirketinden destek aldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi çevresindeki son olaylar, bölgedeki askeri ve ticari faaliyetlerin deniz ekosistemi üzerindeki çevresel risklerini yeniden gündeme taşıyor.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rcl-gemisi-hooghlyde-yeniden-yuzduruldu-24536</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 06:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>RCL Gemisi Hooghly’de Yeniden Yüzdürüldü</h1>
                        <h2>RCL’nin Konteyner Gemisi Hooghly Nehri’nde Yeniden Yüzdürüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/rcl-gemisi-hooghlyde-yeniden-yuzduruldu-1786963695.webp">
                        <figcaption>RCL Gemisi Hooghly’de Yeniden Yüzdürüldü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Singapur bayraklı “Nawata Bhum”, Hindistan’ın Hooghly Nehri’nde yaşanan olayın ardından başarılı bir operasyonla yeniden yüzdürülerek seferine devam etti.</strong></p>

<p>Tayland merkezli konteyner taşımacılığı şirketi Regional Container Lines’a (RCL) ait Nawata Bhum, 12 Ağustos’ta Hindistan’ın Hooghly Nehri üzerinde, Nurpur Ferry Ghat yakınlarında yaşanan olayın ardından 13 Ağustos’ta yeniden yüzdürüldü.</p>

<p>Yeniden yüzdürme operasyonunun ardından gemide gerekli denetim ve teknik değerlendirmeler gerçekleştirildi. Kontrollerin tamamlanmasının ardından gemi hizmete dönerek Kolkata Limanı’na doğru seyrine devam etti.</p>

<p><strong>Mürettebat Güvende, Yükte Hasar Yok</strong></p>

<p>RCL tarafından 14 Ağustos’ta yapılan açıklamada, gemide bulunan tüm mürettebatın güvende olduğu ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı bildirildi.</p>

<p>Şirket ayrıca geminin taşıdığı konteynerlerde herhangi bir hasar meydana gelmediğini açıkladı.</p>

<p>Nawata Bhum, olay sırasında Malezya’daki Port Klang’dan ayrılmış ve yaklaşık 483 konteyner ile Hindistan’ın Kolkata Limanı’na doğru ilerliyordu.</p>

<p>Hasar uzmanı WK Webster, geminin yeniden yüzdürülmesi amacıyla römorkörlerin bölgeye sevk edildiğini ve operasyonun ardından geminin Kolkata’ya römorkör refakatinde devam etmesinin planlandığını bildirdi.</p>

<p><strong>2008 Yapımı Konteyner Gemisi</strong></p>

<p>2008 yılında inşa edilen Nawata Bhum, 9.917 gros ton ve 13.852 ton deadweight kapasitesine sahip. Singapur bayrağı altında faaliyet gösteren gemi, RCL’nin konteyner filosunda yer alıyor.</p>

<p>Regional Container Lines ise 388 TEU ile 11.714 TEU arasında değişen kapasitelere sahip toplam 46 gemilik bir filoyu işletiyor.</p>

<p>Olayın ardından geminin yeniden sefere başlamasıyla birlikte Kolkata Limanı’na yönelik operasyonun normal şekilde sürdürülmesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-gerilim-tirmaniyor-irandan-kapatma-karari-24535</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 05:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz’de Gerilim Tırmanıyor: İran’dan Kapatma Kararı</h1>
                        <h2>Hürmüz Boğazı’nda Gerilim Tırmanıyor: İran Kapatma Kararlılığını Sürdürüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-gerilim-tirmaniyor-irandan-kapatma-karari-1786961137.webp">
                        <figcaption>Hürmüz’de Gerilim Tırmanıyor: İran’dan Kapatma Kararı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İran, Hürmüz Boğazı’nın ABD tarafından kontrol edilmesine yönelik söylemlere tepki gösterirken, bölgedeki ticari gemi trafiği saldırılar ve güvenlik riskleri nedeniyle tarihi ölçekte geriledi.</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı çevresinde deniz güvenliğine ilişkin gerilim tırmanıyor. Abu Dhabi National Oil Company (ADNOC), 14 Ağustos Cuma akşamı Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan gemilerinden birinin saldırıya uğradığını açıkladı. Olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, durumun kontrol altına alındığı bildirildi.</p>

<p>Söz konusu saldırı, bir haftadan kısa süre içerisinde ADNOC bağlantılı gemilere yönelik üçüncü olay oldu. Şirket, 13 Ağustos akşamında da iki gemisinin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş sırasında saldırıya uğradığını doğrulamıştı.</p>

<p><strong>İran: “Boğaz İran’ın kontrolünde”</strong></p>

<p>İran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda geri adım atmayacağının sinyalini verdi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, boğazın “İran’ın komutası altında” kapatılıp açılacağını belirterek, ABD’nin yenilgi gerçeğini kabul etmemesi halinde ablukanın sürdürüleceğini ifade etti.</p>

<p>Açıklama, Hürmüz Boğazı’nın bölgesel çatışmanın önemli stratejik unsurlarından biri olmaya devam ettiğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Trump’tan Hürmüz Boğazı için ABD toprağı çıkışı</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Trump, İran’ın yenilgiye uğratılmasının ardından Hürmüz Boğazı’nı “ABD toprağı” ilan edebileceğini söyledi.</p>

<p>Trump ayrıca İran’ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini belirterek, Tahran üzerindeki askeri baskının sürdürülmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Körfez ülkelerinden İran’a tepki</strong></p>

<p>Katar, Kuveyt ve Bahreyn, ADNOC bağlantılı iki tankere yönelik saldırıları kınadı.</p>

<p>Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün ve ticari gemilerin güvenli geçişinin korunması çağrısında bulundu. Katar, boğazın ekonomik veya siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını reddederken, Kuveyt Birleşik Arap Emirlikleri ile dayanışma içinde olduğunu açıkladı.</p>

<p>Bahreyn ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni, ticari gemilerin güvenliğini sağlamak ve İran’ın saldırıları durdurmasını temin etmek için gerekli adımları atmaya çağırdı.</p>

<p><strong>Gemi trafiği yüzde 90 azaldı</strong></p>

<p>Bölgedeki güvenlik risklerinin deniz taşımacılığı üzerindeki etkisi de giderek belirginleşiyor.</p>

<p>Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi’ne (UKMTO) göre Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, çatışma öncesindeki seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 90 oranında geriledi.</p>

<p>UKMTO ayrıca 6 Temmuz’dan bu yana Hürmüz Boğazı ve çevresinde 20 mermi/proje saldırısı bildirildiğini açıkladı. Bu olayların gemilerde köprüüstü, makine dairesi ve gövde yapılarında hasara yol açtığı belirtildi.</p>

<p>Güney Umman rotasının en yüksek riskli koridor olmaya devam ettiği, gemilerin bir bölümünün planlanan geçişlerini iptal ederek kuzey rotalarına yöneldiği bildirildi.</p>

<p><strong>Deniz taşımacılığında risk büyüyor</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik bir risk oluşturuyor. Bölgedeki saldırılar, ticari gemilerin rota değişikliklerine gitmesine ve boğaz geçişlerinin ciddi biçimde azalmasına neden olurken, denizcilik şirketleri açısından güvenlik, sigorta ve operasyon maliyetlerinin daha da önem kazanmasına yol açıyor.</p>

<p>Gerilimin devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin daha da azalması, başta petrol ve enerji taşımacılığı olmak üzere küresel deniz ticaretinde yeni operasyonel ve ekonomik baskılar yaratabilir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/orkim-shell-charter-anlasmasi-6-ay-uzatildi-24534</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 04:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Orkim-Shell Charter Anlaşması 6 Ay Uzatıldı</h1>
                        <h2>Orkim’in Shell ile Charter Sözleşmeleri 6 Ay Daha Uzatıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/orkim-shell-charter-anlasmasi-6-ay-uzatildi-1786959453.webp">
                        <figcaption>Orkim-Shell Charter Anlaşması 6 Ay Uzatıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Malezya merkezli CPP ve LPG tanker işletmecisi Orkim Berhad, Shell’in Malezya’daki şirketleriyle yürüttüğü ardışık seferli charter sözleşmelerini altı ay daha uzattı.</p>

<p>Orkim Berhad’ın iştiraki Orkim Reliance, 13 Ağustos’ta Shell Malaysia Trading Sdn. Bhd. ve Shell Timur Sdn. Bhd. ile mevcut sözleşmelere ilişkin ek protokoller imzaladı.</p>

<p>Başlangıçta 16 Ağustos 2024–15 Ağustos 2025 dönemini kapsayan sözleşmeler, charter tarafının opsiyonunu kullanmasıyla bir yıl daha uzatılmış ve mevcut süre 15 Ağustos 2026 tarihinde sona erecek şekilde düzenlenmişti.</p>

<p>Yeni anlaşmayla sözleşmelerin süresi 16 Ağustos 2026’dan 15 Şubat 2027’ye kadar altı aylık sabit bir dönem için uzatıldı.</p>

<p>Üç Ek Uzatma Opsiyonu</p>

<p>Taraflar ayrıca Shell’e sözleşmeleri üç ayrı altı aylık dönem için daha uzatma hakkı tanıdı. Bu opsiyonların kullanımı charter taraflarının münhasır takdirinde olacak ve mevcut sözleşmelerin hüküm ve koşullarına tabi olacak.</p>

<p>Sözleşme Değeri Sabit Değil</p>

<p>Orkim Berhad, sözleşmelerin değerinin “cargo-nominations” (yük nominasyonları) esasına dayandığını açıkladı. Buna göre Shell, sözleşmelerde belirtilen navlun oranları üzerinden sözleşme süresi boyunca taşıma yüklerini kendi programına ve ihtiyaçlarına göre belirleyebilecek.</p>

<p>Bu nedenle Orkim, sözleşmeler için önceden belirlenmiş sabit bir toplam sözleşme değeri bulunmadığını belirtti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/panama-kanalinda-draft-kisitlamasi-24533</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 03:43:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Panama Kanalı’nda Draft Kısıtlaması</h1>
                        <h2>Panama Kanalı’nda Draft Kısıtlaması: Neopanamax Gemilere Yeni Sınır.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/panama-kanalinda-draft-kisitlamasi-1786956425.webp">
                        <figcaption>Panama Kanalı’nda Draft Kısıtlaması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Panama Kanalı Otoritesi, Gatun Gölü’ndeki su seviyeleri ve yaklaşan kurak sezon beklentileri nedeniyle Neopanamax kilitlerinden geçen gemiler için izin verilen maksimum draftı düşürüyor.</strong></p>

<p>Panama Kanalı Otoritesi (ACP), denizcilik şirketlerine yönelik yayımladığı bildirimle Neopanamax kilitlerinden geçiş yapan gemilerin maksimum draft sınırının 26 Ağustos 2026’dan itibaren 48 feet’e (14,63 metre) indirileceğini açıkladı.</p>

<p>Yeni düzenlemenin ardından 3 Eylül 2026’da maksimum draft sınırı bir kez daha düşürülerek 47,5 feet (14,48 metre) olarak uygulanacak.</p>

<p>ACP, kararın Gatun Gölü’ndeki mevcut su seviyeleri ile önümüzdeki haftalara ilişkin hidrolojik tahminler doğrultusunda alındığını bildirdi.</p>

<p><strong>Gemi geçiş sayısı değişmeyecek</strong></p>

<p>Kanal yönetimi, draft kısıtlamasının günlük gemi geçiş sayısını etkilemeyeceğini açıkladı. Düzenlemenin temel amacı, su kaynaklarının korunması ve kanal operasyonlarının uzun vadede sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması olarak gösterildi.</p>

<p>ACP, söz konusu önlemlerin Aralık 2025’ten bu yana 2026 kurak sezonuna hazırlık kapsamında uygulanan su tasarrufu ve kaynak yönetimi stratejisinin devamı olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>El Niño endişesi büyüyor</strong></p>

<p>Panama Kanalı’ndaki su yönetimi kararları, küresel iklim koşullarına ilişkin artan endişelerle birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi’nin (NOAA) İklim Tahmin Merkezi, Ekim-Aralık 2026 döneminde tarihsel ölçekte güçlü bir El Niño olayının yaşanma ihtimalinin yüzde 69 olduğunu bildirdi.</p>

<p>NOAA’nın ağustos ayı tahminine göre El Niño koşullarının güçlenmesi beklenirken, Kuzey Yarımküre’nin 2026-2027 sonbahar ve kış döneminde çok güçlü bir El Niño olayının görülme ihtimali yüzde 90’ın üzerinde bulunuyor.</p>

<p>Bununla birlikte NOAA, tahmin edilen koşulların kesinleşmiş bir sonuç anlamına gelmediğine de dikkat çekti.</p>

<p><strong>Dördüncü ve beşinci draft düzenlemesi</strong></p>

<p>ACP, yeni draft sınırlamalarının 2023-2024 döneminde yaşanan su kaynakları sorunlarından elde edilen deneyimler, hidrolojik analizler ve geçmiş dönem verileri dikkate alınarak belirlendiğini açıkladı.</p>

<p>26 Ağustos ve 3 Eylül tarihlerinde yürürlüğe girecek düzenlemeler, Panama Kanalı Otoritesi tarafından açıklanan dördüncü ve beşinci draft ayarlamaları olacak.</p>

<p>Yeni sınırların özellikle yüksek draftlı Neopanamax gemilerin yükleme planları ve operasyonel verimliliği açısından yakından takip edilmesi bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dp-worldden-guclu-performans-24531</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 02:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DP World’den Güçlü Performans</h1>
                        <h2>DP World’den Güçlü İlk Yarı Performansı: Jebel Ali Operasyonları Sürüyor</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/dp-worldden-guclu-performans-1786954311.webp">
                        <figcaption>DP World’den Güçlü Performans</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>DP World, Orta Doğu’daki ticaret akışlarında yaşanan ciddi kesintilere rağmen 2026’nın ilk yarısında gelirini yüzde 13,1 artırarak 12,7 milyar dolara yükseltti. Jebel Ali Limanı tamamen operasyonel kalırken, bölgesel çatışmanın gemi trafiğinde geçici yavaşlamaya yol açtığı bildirildi.</p>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri merkezli liman ve lojistik şirketi DP World, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,1 artarak 12,7 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>DP World, güçlü performansın temelinde küresel ağının çeşitliliği ve entegre lojistik modelinin bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Jebel Ali tamamen operasyonel</p>

<p>Şirket açıklamasına göre Jebel Ali Limanı’nda herhangi bir fiziksel hasar bulunmamakta olup liman faaliyetleri kesintisiz şekilde devam etmektedir. Bununla birlikte, bölgede yaşanan çatışmanın gemi trafiğinde geçici bir düşüşe neden olduğu belirtildi.</p>

<p>DP World, ticaretin ve kritik yük akışının sürdürülebilmesi amacıyla bölgesel ağında çeşitli önlemler uygulamaya aldı. Bu kapsamda özellikle iç taşıma bağlantılarının genişletilmesi yoluyla lojistik akışın desteklenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Jebel Ali hariç tutulduğunda konteyner hacimleri, benzer bazda yüzde 6,5 arttı. Büyümenin Afrika, Asya-Pasifik, Avrupa ve Amerika kıtalarında geniş bir coğrafyaya yayıldığı bildirildi.</p>

<p>Fujairah’a 50 yıllık yatırım</p>

<p>DP World, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki lojistik altyapısını daha da güçlendirmek amacıyla Fujairah’da iki yeni terminal geliştirecek. 50 yıllık imtiyaz kapsamında gerçekleştirilecek yatırımın, Fujairah’ı Jebel Ali ekosistemine entegre ederek uçtan uca tedarik zinciri bağlantılarını güçlendirmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, 2026’nın ilk yarısında küresel portföyüne 1,5 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. DP World, yıl genelinde yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.</p>

<p>Söz konusu yatırımların BAE, Birleşik Krallık, Hindistan, Suudi Arabistan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti başta olmak üzere büyüme potansiyeli yüksek pazarlarda yeni kapasite ve ticaret altyapısının geliştirilmesine yönlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Küresel ticaret görünümüne güven</p>

<p>DP World Grup Başkanı Essa Kazim, Orta Doğu genelinde ticaret akışlarında yaşanan önemli kesintilere rağmen şirketin 2026’nın ilk yarısında güçlü gelir performansı ve dirençli FAVÖK elde ettiğini belirtti.</p>

<p>Kazim, gelirdeki yüzde 13,1’lik artışın şirketin küresel portföyünün gücünü ve çeşitliliğini, entegre iş modelinin sağladığı avantajları ve yük sahiplerinin uluslararası pazarlardaki ticari akışlarını sürdürmelerine destek olma kapasitesini yansıttığını ifade etti.</p>

<p>DP World Grup Üst Yöneticisi Yuvraj Narayan ise Jebel Ali hariç konteyner hacimlerinin yüzde 6,5 arttığını ve düzeltilmiş FAVÖK’ün yüzde 9,7 yükseldiğini belirterek büyümenin Afrika, Amerika, Asya-Pasifik ve Avrupa’daki operasyonlara yayıldığını söyledi.</p>

<p>Şirket, kısa vadede belirsizliklerin devam ettiğini kabul etmekle birlikte, çeşitlendirilmiş küresel ağı ve büyüyen entegre lojistik faaliyetleri sayesinde küresel ticaretin orta ve uzun vadeli görünümüne ilişkin olumlu beklentisini korumaktadır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/trumptan-abd-donanmasina-buyuk-hamle-24530</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 01:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Trump’tan ABD Donanmasına Büyük Hamle</h1>
                        <h2>Trump’tan ABD Donanması İçin Tarihi Hamle: Yabancı Tersanelere Kapı Açılıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/trumptan-abd-donanmasina-buyuk-hamle-1786952307.webp">
                        <figcaption>Trump’tan ABD Donanmasına Büyük Hamle</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ülkenin denizcilik sanayisini yeniden yapılandırmak ve Donanmanın gemi inşa kapasitesini artırmak amacıyla kapsamlı bir planı devreye aldı. Yeni düzenleme, belirli şartları karşılayan yabancı tersanelerin de ABD Donanması için gemi inşa etmesine imkân sağlayacak.</strong></p>

<p>ABD Beyaz Saray tarafından yayımlanan bilgi notuna göre Trump, deniz inşa kapasitesinin genişletilmesi, denizcilik sanayi altyapısının modernize edilmesi ve ABD’nin küresel gemi inşa gücüyle rekabet kapasitesinin artırılması amacı taşıyan Ulusal Güvenlik Başkanlık Memorandumu’nu imzaladı.</p>

<p>Perşembe günü yürürlüğe giren plan kapsamında, ABD’nin gemi inşa sanayisine daha fazla yatırım yapılması ve daha önce Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın orta sınıf buz kırıcı programında uygulanan **“Finlandiya modeli”**nin genişletilmesi öngörülüyor.</p>

<p><strong>Yabancı tersanelere sınırlı üretim izni</strong></p>

<p>Yeni model kapsamında, ABD’deki tersanelere önemli yatırımlar yapan ve Amerikalı işçilerin eğitimine katkı sağlayan yabancı gemi inşa şirketlerine geçici olarak kendi ülkelerindeki ana tersanelerinde iki gemiye kadar inşa etme izni verilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu gemilerin, ABD’nin acil kapasite ihtiyaçlarını kısa sürede karşılamak amacıyla teslim edilmesi öngörülürken, sonraki gemilerin yenilenecek ve kapasitesi artırılacak ABD tersanelerinde inşa edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Beyaz Saray, uygulamanın ABD’nin gemi inşa kapasitesindeki mevcut açığı kısa vadede kapatırken uzun vadede yerli tersane altyapısını güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.</p>

<p><strong>80 yıldan sonra beşinci Donanma tersanesi</strong></p>

<p>Memorandumun en dikkat çekici maddelerinden biri, ABD Donanması için 80 yılı aşkın süredir ilk kez beşinci bir Donanma tersanesinin kurulması.</p>

<p>Söz konusu tesisin özellikle denizaltı ve uçak gemilerinin bakım, onarım ve yenileme kapasitesini artırması planlanıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, mevcut denizaltı programlarında kullanılan kritik ekipman ve parçaların bakım, onarım ve yenileme işlemlerini gerçekleştirecek yeni bir Component Repair Center (Komponent Onarım Merkezi) kurulması öngörülüyor.</p>

<p><strong>Naval Sea Systems Command yeniden yapılandırılacak</strong></p>

<p>Plan kapsamında ayrıca Naval Sea Systems Command (NAVSEA) bünyesinde kapsamlı bir inceleme ve yeniden yapılanma süreci başlatılacak.</p>

<p>Amaç, ABD Donanması’nın gemi inşa programlarında yaşanan gecikme, kapasite ve koordinasyon sorunlarının giderilmesi ve yeni gemilerin daha hızlı şekilde filoya kazandırılması.</p>

<p>Pentagon’dan ayrıca, CVN-81 uçak gemisinin inşası sırasında Advanced Electromagnetic Aircraft Launch Systems ile Advanced Weapons Elevators sistemlerinin geleneksel buhar ve hidrolik sistemlerle değiştirilmesine yönelik bir plan hazırlanması istenecek.</p>

<p><strong>“Amerikan Denizcilik Hakimiyeti” hedefi</strong></p>

<p>Beyaz Saray, yeni memorandumun ABD Donanması’nın gemi inşa ve gemi onarım programlarında uzun süredir devam eden yapısal sorunları çözmeyi ve ülkenin denizcilik sanayi tabanına kapasite, rekabet ve dayanıklılık kazandırmayı amaçladığını açıkladı.</p>

<p>Plan, Trump yönetiminin daha önce attığı denizcilik ve Arktik güvenliği adımlarının devamı niteliğinde. Yönetim, Arktik bölgede acil ulusal güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla dört adede kadar Arctic Security Cutter’ın (ASC) yabancı ülkelerde inşa edilmesine yönelik girişimleri de gündeme getirmişti.</p>

<p>Ayrıca Beyaz Saray bünyesinde, ABD’nin “Amerikan Denizcilik Hakimiyeti” hedefini önceliklendirmek üzere Maritime and Industrial Capacity Office kurulmuştu.</p>

<p>Trump, geçen yıl Amerikan denizcilik sektörünün yeniden güçlendirilmesi amacıyla “American Maritime Dominance” başlıklı bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı.</p>

<p><strong>Denizcilik sanayi tabanı genişletiliyor</strong></p>

<p>Trump yönetiminin Working Families Tax Cuts düzenlemesinde de ağır, orta ve hafif sınıf Arktik güvenlik gemilerinin inşası için yaklaşık 9 milyar dolarlık kaynak ayrılmıştı.</p>

<p>Beyaz Saray ayrıca Şubat 2026’da yayımladığı Maritime Action Plan ile ABD’nin Maritime Industrial Base kapsamını genişletti. Plan; ticari ve savunma amaçlı gemi inşa kapasitesinin yanı sıra komponent tedarik zincirleri, gemi onarım altyapısı, deniz taşımacılığı, liman altyapısı ve nitelikli iş gücüne yönelik yatırımları kapsıyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle Washington, bir yandan kısa vadede yabancı tersanelerin kapasitesinden yararlanmayı, diğer yandan ABD’nin yerli gemi inşa ve bakım-onarım altyapısını yeniden büyüterek küresel denizcilik rekabetinde daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/semco-maritimeden-thor-ve-wind-lift-1-icin-stratejik-satis-24529</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 00:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Semco Maritime’den Thor ve Wind Lift 1 İçin Stratejik Satış</h1>
                        <h2>Danimarkalı Semco Maritime, Thor ve Wind Lift 1 jack-up gemilerini Birleşik Arap Emirlikleri merkezli HEA Energy’ye devretti. Taraflar, gemilerin Semco Maritime tarafından uzun vadeli kiralanmasını öngören bir anlaşmaya da imza attı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/semco-maritimeden-thor-ve-wind-lift-1-icin-stratejik-satis-1786950184.webp">
                        <figcaption>Semco Maritime’den Thor ve Wind Lift 1 İçin Stratejik Satış</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Danimarka merkezli offshore hizmet şirketi Semco Maritime, jack-up gemileri Thor ve Wind Lift 1’i, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli HEA Energy’ye sattı. Satışın ardından taraflar arasında, gemilerin Semco Maritime tarafından kullanılmaya devam edilmesini sağlayacak uzun vadeli bir charter anlaşması imzalandı.</p>

<p>Semco Maritime tarafından yapılan açıklamada, satın alma ve uzun vadeli charter anlaşmasının, Avrupa offshore rüzgâr enerjisi pazarında Major Component Exchange (MCE) ve Major Component Overhauling (MCO) hizmetleri için güçlü bir operasyonel platform oluşturacağı belirtildi.</p>

<p>Yeni iş birliği, Semco Maritime’ın offshore rüzgâr hizmetlerindeki teknik uzmanlığını, HEA Energy’nin 40 yılı aşkın denizcilik tecrübesi ve ölçeklenebilir deniz operasyonları platformuyla bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>Emden’de stratejik operasyon merkezi</strong></p>

<p>Ortaklık kapsamında Semco Maritime’ın Almanya’nın Emden kentindeki özel bakım ve revizyon tesisi de önemli bir rol üstlenecek. Kuzey Denizi’ne doğrudan erişim sağlayan tesiste 450 ton kapasiteli gantry vinç bulunuyor.</p>

<p>Tesis; rüzgâr türbinlerine ait büyük komponentlerin yenilenmesi, revizyonu, bakımı ve lojistik operasyonları için stratejik bir merkez olarak kullanılacak. Bu altyapının hem mevcut hem de gelecekte gerçekleştirilecek offshore rüzgâr projelerine hizmet vermesi hedefleniyor.</p>

<p>Semco Maritime Yenilenebilir Enerji Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Thomsen, HEA Energy ile kurulan uzun vadeli ortaklığın, şirketin büyük komponent değişimi ve revizyonundaki uzmanlığını HEA Energy’nin gemi ve denizcilik kabiliyetleriyle birleştirerek kalıcı değer yaratacağını ifade etti.</p>

<p>HEA Energy Avrupa İcra Kurulu Başkanı Jonas Munch Agerskov ise Thor ve Wind Lift 1’in satın alınması ile uzun vadeli charter anlaşmalarının, Semco Maritime ile uzun soluklu bir iş birliğinin başlangıcı olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Offshore rüzgâr sektöründe kapasite güçleniyor</strong></p>

<p>Thor ve Wind Lift 1’in HEA Energy filosuna katılması, Avrupa offshore rüzgâr sektöründe büyük komponent değişimi ve bakım operasyonları için kullanılabilecek jack-up gemi kapasitesini güçlendiriyor.</p>

<p>Uzun vadeli charter modeli sayesinde Semco Maritime, gemilerin operasyonel kullanımını sürdürürken HEA Energy ise offshore rüzgâr pazarındaki denizcilik varlığını genişletmiş olacak. Anlaşmanın, Avrupa’nın büyüyen offshore rüzgâr bakım ve servis pazarında iki şirket arasında daha kapsamlı bir iş birliğinin temelini oluşturması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dehukamdan-13-ulkeden-katilimciya-deniz-hukuku-egitimi-24528</link>
            <category>Odalar /Eğitim /  Dernekler</category>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DEHUKAM’dan 13 Ülkeden Katılımcıya Deniz Hukuku Eğitimi</h1>
                        <h2>Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM), uluslararası deniz hukuku alanındaki bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla 13 ülkeden katılımcıları Türkiye’de bir araya getirdi. TİKA desteğiyle gerçekleştirilen program kapsamında İstanbul ve Ankara’da akademik eğitimler, sektör temasları ve kamu kurumlarına ziyaretler düzenlendi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/dehukamdan-13-ulkeden-katilimciya-deniz-hukuku-egitimi-1786866595.webp">
                        <figcaption>DEHUKAM’dan 13 Ülkeden Katılımcıya Deniz Hukuku Eğitimi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM), Türkiye’nin deniz hukuku alanındaki akademik ve kurumsal birikimini uluslararası platforma taşımaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) desteğiyle gerçekleştirilen eğitim programında, 13 farklı ülkeden katılımcılara deniz hukuku alanında kapsamlı eğitim verildi. Program, yalnızca teorik eğitimlerle sınırlı kalmayarak Türkiye’nin denizcilik sektöründeki uygulamalarının yerinde incelenmesine de imkân sağladı.</p>

<p><strong>İstanbul’da Akademik Eğitim ve Sektör Temasları</strong></p>

<p>Programın İstanbul ayağında katılımcılar, deniz hukuku alanında akademik eğitimlere katılırken, Türkiye’nin denizcilik sektörü ve uygulamaları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.</p>

<p>Eğitim programı kapsamında gerçekleştirilen sektör ziyaretleriyle katılımcıların deniz hukukunun uygulamadaki karşılığını daha yakından değerlendirmeleri hedeflendi. Böylece akademik bilgi ile denizcilik sektöründeki pratik uygulamalar arasında doğrudan bir bağlantı kurulması amaçlandı.</p>

<p><strong>Ankara’da Kamu Kurumlarına Ziyaret</strong></p>

<p>Programın Ankara bölümünde ise çeşitli kamu kurumlarına ziyaretler gerçekleştirildi. Katılımcılar, Türkiye’nin denizcilik politikaları, kamu kurumlarının deniz alanındaki görev ve sorumlulukları ile deniz hukukunun ulusal ve uluslararası boyutları hakkında temaslarda bulundu.</p>

<p>Bu ziyaretler, farklı ülkelerden gelen uzman ve temsilcilerin Türkiye’nin denizcilik alanındaki kurumsal yapısını yakından tanımalarına olanak sağladı.</p>

<p><strong>Deniz Yetki Alanları Öne Çıktı</strong></p>

<p>Programın önemli başlıklarından biri de deniz yetki alanları oldu. Deniz hukukunun günümüzde yalnızca akademik bir çalışma alanı olmaktan çıkarak devletlerin egemenlik hakları, deniz güvenliği, enerji kaynakları ve uluslararası ilişkiler açısından stratejik bir önem kazanması, eğitim programının kapsamını daha da önemli hale getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin deniz yetki alanları konusundaki yaklaşımının uluslararası katılımcılarla paylaşılması, programın öne çıkan başlıklarından biri olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Deniz Hukuku Birikimi Uluslararası Alana Taşınıyor</strong></p>

<p>DEHUKAM’ın düzenlediği bu tür uluslararası eğitim programları, Türkiye’nin deniz hukuku alanındaki akademik kapasitesinin ve kurumsal deneyiminin farklı ülkelerle paylaşılması açısından önem taşıyor.</p>

<p>13 ülkeden katılımcının yer aldığı program, deniz hukukuna ilişkin bilgi alışverişinin geliştirilmesinin yanı sıra ülkeler arasında akademik ve kurumsal iş birliklerinin güçlendirilmesine de katkı sağlıyor.</p>

<p>DEHUKAM’ın uluslararası eğitim faaliyetleri, Türkiye’nin deniz hukuku alanında bölgesel ve küresel ölçekte daha etkin bir akademik merkez olma hedefini destekleyen önemli çalışmalar arasında öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/lumina-renk-ve-isik-sanati-icin-geri-sayim-basladi-24527</link>
            <category>Kültür / Tarih / Belgesel</category>
            <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Lumina: Renk ve Işık Sanatı” İçin Geri Sayım Başladı</h1>
                        <h2>Arkas Sanat ile Centre Pompidou iş birliğinin ilk sergisi 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/lumina-renk-ve-isik-sanati-icin-geri-sayim-basladi-1786787358.webp">
                        <figcaption>“Lumina: Renk ve Işık Sanatı” İçin Geri Sayım Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İZMİR</strong> — Arkas Sanat ile Centre Pompidou arasında yürütülen beş yıllık iş birliği programı kapsamında gerçekleştirilecek 10 serginin ilki olan “Lumina: The Art of Color and Light / Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de İzmir’deki Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde kapılarını açacak.</p>

<p>Renk ve ışığın modern ve çağdaş sanattaki dönüştürücü etkisine odaklanan sergi, İzmir’de uluslararası ölçekte yeni bir sanat deneyimi sunmayı hedefliyor. 20. yüzyılın başından günümüze uzanan farklı sanatsal yaklaşımları bir araya getiren sergi, rengin ifade gücü ile ışığın dönüştürücü etkisi arasındaki ilişkiyi mercek altına alıyor.</p>

<p><strong>Renk, ışık ve algı bir arada</strong></p>

<p>Anna Hiddleston ve Noémie Fillon küratörlüğünde hazırlanan “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, modern ve çağdaş sanatın görme biçimleriyle kurduğu ilişkiyi; algı, mekân, hareket ve izleyici deneyimi üzerinden ele alıyor.</p>

<p>Sergide renk yalnızca görsel bir unsur, ışık ise yalnızca bir aydınlatma kaynağı olarak değerlendirilmiyor. Renk ve ışık; sanatçıların biçim, duygu, ritim ve deneyim arayışlarını şekillendiren temel ifade alanları olarak öne çıkıyor.</p>

<p>“Lumina”, görsel deneyimin yalnızca bakışla sınırlı olmadığını; hareket, derinlik, titreşim, ritim ve duyusal algıyla birlikte biçimlendiğini ortaya koyarken, izleyiciyi renk, ışık ve göz arasındaki ilişki üzerine düşünmeye davet ediyor.</p>

<p><strong>Centre Pompidou iş birliğinin ilk sergisi</strong></p>

<p>Lucien Arkas Sanat Merkezi, Arkas Sanat’ın yedinci merkezi olarak Nisan ayında Centre Pompidou koleksiyonundan “Sonia &amp; Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı” seçkisiyle sanatseverlerle buluşmuştu.</p>

<p>“Lumina: Renk ve Işık Sanatı” ise iki kurum arasındaki beş yıllık iş birliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilki olarak bu programın yeni bir aşamasını oluşturuyor.</p>

<p>Sergi aynı zamanda Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde renk ve ışık ekseninde gelişecek daha geniş kültür-sanat programının önemli adımlarından biri olacak.</p>

<p><strong>İzmir’de yaşayan bir kültür-sanat platformu</strong></p>

<p>Mistral İzmir’de yer alan Lucien Arkas Sanat Merkezi; uluslararası koleksiyonları ve güncel küratoryal yaklaşımları İzmir’de sanatseverlerle buluşturmanın yanı sıra söyleşiler, atölyeler ve farklı disiplinlerden etkinliklerle yaşayan bir kültür platformu olma hedefini sürdürüyor.</p>

<p>Centre Pompidou ile yürütülen beş yıllık iş birliği kapsamında Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek sergilerde İş Bankası, Sergi Destekçisi olarak sanata katkısını sürdürecek.</p>

<p>Merkezin kültür-sanat programında her yaş grubuna yönelik atölyelerin yanı sıra farklı sanat alanlarından uzmanların katılımıyla seminerler, konserler, film gösterimleri ve uluslararası sanat kurumlarıyla geliştirilecek yeni iş birlikleri de yer alacak.</p>

<p><strong>“Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde ziyaretçilerini renk, ışık, hareket ve algının kesiştiği özgün bir sanat deneyimine davet edecek.</strong></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/umman-aciklarinda-karaya-oturan-tankere-uzman-kurtarma-ekibi-sevk-edildi-24526</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Umman Açıklarında Karaya Oturan Tankere Uzman Kurtarma Ekibi Sevk Edildi</h1>
                        <h2>159 bin DWT’lik ham petrol tankeri Caroline Bezengi için kapsamlı bir kurtarma operasyonu başlatıldı. Uzman ekipler gemiye çıkarak stabilizasyon çalışmalarına ve olası çevresel risklere yönelik ilk müdahalelere başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/umman-aciklarinda-karaya-oturan-tankere-uzman-kurtarma-ekibi-sevk-edildi-1786777212.webp">
                        <figcaption>Umman Açıklarında Karaya Oturan Tankere Uzman Kurtarma Ekibi Sevk Edildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Umman’ın Dhofar vilayeti açıklarında, Al Hallaniyat Adaları yakınlarında karaya oturan Caroline Bezengi adlı ham petrol tankeri için geniş kapsamlı bir kurtarma operasyonu yürütülüyor.</p>

<p>Risk ve müdahale yönetimi şirketi Ambrey, uluslararası koordinasyon kapsamında kurtarma gemileri, hava araçları ve 100 tondan fazla ekipmandan oluşan uzman bir ekibin bölgeye sevk edildiğini açıkladı.</p>

<p>Uzman Ekip Gemiye Çıktı</p>

<p>Ambrey tarafından yapılan açıklamaya göre, kurtarma operasyonunu destekleyecek gemiler bölgeye intikal ediyor ve kısa süre içinde olay mahalline ulaşmaları bekleniyor.</p>

<p>Uzman personel ise Umman Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAFO) desteğiyle tankere çıkarıldı. Ekipler, geminin mevcut durumunu değerlendirmeye, yük güvenliğini sağlamaya ve stabilizasyon çalışmalarını başlatmaya başladı.</p>

<p>Ambrey, operasyonun Umman’daki ilgili kurumlar ve tüm paydaşlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü, ayrıca uluslararası düzeyde faaliyet gösteren önde gelen bir petrol sızıntısı müdahale şirketinden de destek alındığını bildirdi.</p>

<p>Muson Koşulları Operasyonu Zorlaştırıyor</p>

<p>Kurtarma çalışmaları, Dhofar bölgesinde her yıl etkili olan “Khareef” musonu sırasında gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Bölgede yaşanan olumsuz hava ve deniz koşullarının; geminin stabilitesi, personel güvenliği, operasyonel ilerleme ve olay sahasına erişim üzerinde ciddi zorluklar oluşturduğu ifade edildi.</p>

<p>Ambrey Küresel Müdahale Direktörü Ed Wollaston, koşulların son derece zorlu olduğunu ancak operasyonun her aşaması için deneyimli uzmanların, uygun ekipmanların, hava araçlarının ve kurtarma gemilerinin seferber edildiğini belirtti.</p>

<p>Wollaston, ekiplerin çevresel etkileri en aza indirmek amacıyla çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünü vurgulayarak Umman makamlarının desteğine teşekkür etti.</p>

<p>159 Bin DWT’lik Tanker Haziran’dan Bu Yana Devre Dışı</p>

<p>Caroline Bezengi, 2001 yılında inşa edilmiş ve 159.168 DWT taşıma kapasitesine sahip bir ham petrol tankeri.</p>

<p>Geminin haziran ayından bu yana devre dışı olduğu bildirilirken, olayın kesin nedeni henüz açıklanmadı.</p>

<p>Umman makamları, uzman teknik ekiplerin süreci yakından takip ettiğini ve deniz çevresi ile seyir güvenliği üzerindeki olası etkileri azaltmak amacıyla gerekli tedbirlerin uygulandığını açıkladı.</p>

<p>Uydu Görüntüleriyle Yakın Takip</p>

<p>Umman Ulaştırma, Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile Çevre Otoritesi, olayın uydu görüntüleri, saha incelemeleri ve teknik modellemeler aracılığıyla sürekli olarak izlendiğini bildirdi.</p>

<p>Bu çalışmalarla geminin ve çevresindeki deniz alanının durumu takip edilirken, olası petrol kirliliği ve diğer çevresel etkilerin değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Yetkililer, kamuoyunun gelişmeleri yalnızca resmî kaynaklardan takip etmesi ve doğrulanmamış bilgileri paylaşmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kurtarma operasyonunun önceliğini; geminin güvenli şekilde stabilize edilmesi, olası petrol sızıntısının önlenmesi ve Dhofar kıyılarındaki hassas deniz çevresinin korunması oluşturuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunanistanda-yangin-alarmi-24525</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 06:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yunanistan’da Yangın Alarmı</h1>
                        <h2>Halkidiki’de Kassandreia bölgesinde çıkan büyük orman yangını nedeniyle Siviri Plajı’nda bulunan 481 kişi, Yunan Sahil Güvenliği ve deniz araçlarının koordineli operasyonuyla güvenli bölgelere tahliye edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yunanistanda-yangin-alarmi-1786776406.webp">
                        <figcaption>Yunanistan’da Yangın Alarmı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan’ın Halkidiki bölgesinde, Kassandreia çevresinde çıkan büyük orman yangını nedeniyle Siviri Plajı’nda bulunan 481 kişi deniz yoluyla tahliye edildi.</p>

<p>Tahliye operasyonuna iki Sahil Güvenlik devriye botu, iki İtfaiye Servisi teknesi, yüksek hızlı yolcu ve araç feribotu Speedrunner Jet, üç balıkçı teknesi ile çok sayıda Sahil Güvenlik personeli ve özel deniz araçları katıldı.</p>

<p>285 Kişi Sani Marina’ya Götürüldü</p>

<p>Perşembe öğleden sonra gerçekleştirilen operasyon, İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanlığı ile Birleşik Koordinasyon Operasyonları ve Kriz Yönetim Merkezi’nin (ESKEDIK) genel koordinasyonunda yürütüldü. Deniz tahliyesini ise Yunan Sahil Güvenliği Operasyon Merkezi yönetti.</p>

<p>Yunan Sahil Güvenliği’nin açıklamasına göre, Siviri Plajı’ndan 285 kişi tahliye edilerek Sani Marina’ya ulaştırıldı.</p>

<p>196 Kişi Speedrunner Jet ile Selanik’e Taşındı</p>

<p>Tahliye operasyonunun diğer ayağında 196 kişi, özel deniz araçlarının desteğiyle yüksek hızlı yolcu ve araç feribotu Speedrunner Jet’e alındı.</p>

<p>Bu kişiler deniz yoluyla Selanik Limanı’na taşındı.</p>

<p>Yangınla ilgili bilginin ulaşmasının ardından Nea Moudania Liman Başkanlığı, bölgedeki acil durum müdahale planını devreye aldı.</p>

<p>Deniz Unsurları Bölgede Hazır Bekliyor</p>

<p>Operasyonun ardından bölgede üç Sahil Güvenlik gemisi, iki İtfaiye Servisi teknesi ve özel deniz araçları, yeni bir tahliye veya kurtarma ihtimaline karşı hazır bekletiliyor.</p>

<p>Yetkililer, yangının seyrine bağlı olarak deniz yoluyla tahliye kapasitesinin gerektiğinde yeniden kullanılabileceğini belirtti.</p>

<p>481 kişinin güvenli şekilde tahliye edilmesi, kıyı bölgelerinde orman yangınlarına karşı deniz ulaşımının kritik bir acil durum tahliye aracı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kizildeniz-ve-aden-korfezinde-savas-riski-teminatina-sigorta-darbesi-24524</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 05:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde Savaş Riski Teminatına Sigorta Darbesi</h1>
                        <h2>Deniz sigortacılarının bazıları, artan gemi saldırıları ve güvenlik riskleri nedeniyle Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’ndaki savaş riski teminatlarını iptal etmeye başladı. Yeni düzenlemeler 16 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/kizildeniz-ve-aden-korfezinde-savas-riski-teminatina-sigorta-darbesi-1786775905.webp">
                        <figcaption>Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde Savaş Riski Teminatına Sigorta Darbesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kızıldeniz ve çevresinde artan jeopolitik gerilim ile son dönemde deniz ticaret gemilerine yönelik saldırıların yoğunlaşması, denizcilik sigortası piyasasında savaş riski teminatlarının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.</p>

<p>Aralarında Skuld ve West of England P&amp;I’ın da bulunduğu bazı deniz sigortacıları, reasürörlerinden Hint Okyanusu, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’deki savaş risklerine ilişkin teminatların iptaline yönelik bildirimler aldı.</p>

<p>Skuld’dan 16 Ağustos Kararı</p>

<p>Skuld, reasürörlerinden aldığı iptal bildirimi doğrultusunda sigortalılarına karşılık gelen bir bildirim yayımladı.</p>

<p>Düzenleme, 16 Ağustos 2026 saat 00.01 GMT itibarıyla yürürlüğe girecek. Karar; sabit primli sigortalılar, sabit primli P&amp;I, charterer sorumlulukları, offshore, yatlar, yat mürettebatı sorumluluğu ve savaş riskinin dahil edildiği diğer isteğe bağlı teminatları kapsıyor.</p>

<p>Skuld, düzenlemenin yalnızca savaş riski teminatını etkilediğini, diğer sigorta koşullarının değişmeden devam edeceğini bildirdi. Mutual P&amp;I ve FD&amp;D teminatları ile karşılıklı P&amp;I kapsamındaki Excess War Risks teminatlarının ise düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.</p>

<p>Geniş Bir Deniz Alanı Kapsam Dışında</p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında savaş riski teminatı; sigortalıların Hint Okyanusu, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de ticaret yapması, bu bölgelerden geçmesi veya bu sular içinde bulunması halinde otomatik olarak sona erecek.</p>

<p>Belirlenen alan; Kızıldeniz’in 25°30’K enleminin güneyinden başlayarak Yemen açıklarından Hint Okyanusu’na uzanan geniş bir deniz sahasını kapsıyor.</p>

<p>Düzenlemede genel olarak:</p>

<p>Kızıldeniz</p>

<p>Aden Körfezi</p>

<p>Hint Okyanusu’nun belirlenen bölümleri</p>

<p>Yemen açıkları</p>

<p>Somali açıklarının belirli bölümleri</p>

<p>savaş riski teminatı açısından kapsam içine alınıyor.</p>

<p>Kıyıdan 12 deniz miline kadar olan bazı sular istisna tutulurken, Bab el-Mandeb Trafik Ayırım Düzeni, sınırlar içinde kalan Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyıları ve Yemen kıyılarının bu istisnanın dışında bırakıldığı belirtildi.</p>

<p>West of England da Kapsamı Daraltıyor</p>

<p>West of England P&amp;I da reasürörlerinden, Hint Okyanusu, Aden Körfezi ve Kızıldeniz’de ortaya çıkabilecek savaş riski sorumluluklarına ilişkin iptal ve yeniden yürürlüğe alma bildirimi aldı.</p>

<p>West tarafından yapılan düzenleme de 16 Ağustos 2026 saat 00.01 GMT itibarıyla yürürlüğe girecek. Düzenleme; charterer sorumluluk sigortaları, sabit primli armatör teminatları, mutual P&amp;I kapsamındaki bazı genişletilmiş teminatlar ve sabit primli P&amp;I poliçeleri dahil olmak üzere çeşitli ticari sigorta ürünlerini kapsıyor.</p>

<p>Deniz Ticaretinde Maliyet Baskısı Artabilir</p>

<p>Sigorta piyasasındaki bu gelişme, Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden gerçekleştirilen deniz taşımacılığında savaş riski primleri, operasyon maliyetleri ve rota planlaması üzerindeki baskının artabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Özellikle bölgedeki güvenlik risklerinin devam etmesi halinde, gemi işletmecilerinin alternatif rotalara yönelmesi ve sigorta kapsamının yeniden yapılandırılması gündeme gelebilir.</p>

<p>Sigortacıların attığı son adım, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde güvenlik risklerinin yalnızca gemi operasyonlarını değil, küresel deniz taşımacılığının sigorta ve maliyet yapısını da doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fethiye-aciklarinda-gezi-teknesinde-yangin-24523</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 04:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fethiye Açıklarında Gezi Teknesinde Yangın</h1>
                        <h2>Fethiye açıklarında 115 kişiyi taşıyan gezi teknesinde yangın çıktı. Yolcular ve mürettebat ekiplerin müdahalesiyle tahliye edilirken, dumandan etkilenen 11 kişi hastaneye kaldırıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/fethiye-aciklarinda-gezi-teknesinde-yangin-1786775382.webp">
                        <figcaption>Fethiye Açıklarında Gezi Teknesinde Yangın</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında, 115 kişiyi taşıyan bir gezi teknesinde yangın çıktı. Yangın sırasında tekneden yoğun duman yükselirken, olay kısa sürede geniş çaplı tahliye operasyonuna dönüştü.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, teknede bulunan 115 kişi, aralarında 4 mürettebatın da bulunduğu yolcularla birlikte güvenli şekilde kıyıya tahliye edildi.</p>

<p>KEGM Ekipleri Hızla Müdahale Etti</p>

<p>Yangına, KIYEM-5 ve KEGM-15 arama kurtarma botları müdahale etti. Ekiplerin operasyonu sonucunda yangın söndürülürken, ardından soğutma çalışmaları tamamlandı.</p>

<p>Yangın sırasında yoğun dumana maruz kalan 11 kişi ambulanslarla hastaneye sevk edildi. Yetkililer, dumandan etkilenen kişilerin sağlık durumlarının ciddi olmadığını bildirdi. Daha sonraki açıklamada, hastaneye kaldırılan kişilerin tamamının taburcu edildiği belirtildi.</p>

<p>Yangının Nedeni Araştırılıyor</p>

<p>Olayın ardından bölgeye uzman ekipler sevk edildi. Yetkililer, yürütülecek incelemelerin sonucuna göre gerekli görülmesi halinde ilave tedbirlerin hızla alınacağını açıkladı.</p>

<p>Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatılırken, Fethiye Liman Başkanlığı da gelişmeleri yakından takip ediyor.</p>

<p>Yetkililer ayrıca olası deniz kirliliğinin önlenmesi amacıyla bölgede gerekli tedbirlerin alındığını bildirdi.</p>

<p>Yangında can kaybı yaşanmazken, hızlı müdahale ve tahliye operasyonu sayesinde teknedeki 115 kişinin tamamı güvenli şekilde karaya çıkarıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/maerskin-geliri-ikinci-ceyrekte-20-artti-24522</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 03:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Maersk’in Geliri İkinci Çeyrekte %20 Arttı</h1>
                        <h2>Dev denizcilik şirketi Maersk, 2026’nın ikinci çeyreğinde gelirini 15,8 milyar dolara yükseltirken, güçlü performansın ardından yıl sonu finansal beklentilerini yukarı yönlü revize etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/maerskin-geliri-ikinci-ceyrekte-20-artti-1786774845.webp">
                        <figcaption>Maersk’in Geliri İkinci Çeyrekte %20 Arttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Danimarkalı denizcilik ve lojistik devi Maersk, 2026 yılının ikinci çeyreğinde güçlü finansal sonuçlara imza attı. Şirketin geliri, geçen yılın aynı dönemindeki 13,1 milyar dolardan 15,8 milyar dolara çıkarak %20 arttı.</p>

<p>Gelir artışında başı Ocean segmenti çekerken, bu bölüm şirket gelirine yaklaşık 2 milyar dolarlık katkı sağladı. Maersk’in ikinci çeyrek FAVÖK’ü (EBITDA) 2,3 milyar dolardan 3 milyar dolara, EBIT’i ise 845 milyon dolardan 1,6 milyar dolara yükseldi. EBIT marjı %10 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Hürmüz Gerilimi Ticaret Rotalarını Değiştirdi</p>

<p>Maersk, küresel taşımacılık ve lojistik talebinin ikinci çeyrekte dirençli kalmaya devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki trafik akışlarının sekteye uğraması, Körfez’e yönelik yüklerin alternatif limanlara ve kara taşımacılığı güzergâhlarına yönlendirilmesine neden oldu. Şirket, etkilenen Ocean kapasitesini ise hızlı şekilde büyüyen diğer ticaret hatlarına kaydırdı.</p>

<p>Özellikle Afrika, Kuzey Amerika ve Latin Amerika’ya yönelik ithalatta güçlü büyüme görülürken, Uzak Doğu’dan yapılan ihracatta, özellikle Çin kaynaklı yüklerdeki ivme devam etti.</p>

<p>Spot Navlunlarda Güçlü Artış</p>

<p>Maersk’e göre Ocean segmentinde spot navlun fiyatları ikinci çeyrekte önemli ölçüde yükseldi. Artışta güçlü talep, ticaret akışlarındaki dengesizliğin büyümesi, kapasite sıkışıklığı ve Avrupa, Orta Doğu, Güney Amerika’nın doğu kıyısı ile Batı Afrika’daki limanlarda artan yoğunluk etkili oldu.</p>

<p>2026 Beklentileri Yukarı Çekildi</p>

<p>İkinci çeyrek performansı ve yılın geri kalanına ilişkin görünümün iyileşmesi sonrasında Maersk, 2026 yılı finansal beklentilerini yukarı yönlü revize etti.</p>

<p>Şirket, 2026 yılı küresel konteyner pazarında yaklaşık %4 hacim büyümesi öngörüyor.</p>

<p>Yeni beklentilere göre Maersk:</p>

<p>Underlying EBITDA: 10,5–12,5 milyar dolar</p>

<p>(Önceki beklenti: 8–10 milyar dolar)</p>

<p>Underlying EBIT: 4,5–6,5 milyar dolar</p>

<p>(Önceki beklenti: 2–4 milyar dolar)</p>

<p>“Küresel Ticarette Volatilite Arttı”</p>

<p>Maersk CEO’su Vincent Clerc, ikinci çeyrek sonuçlarının küresel ticaretteki yüksek volatilitenin devam ettiğini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Clerc, 2024’ten bu yana Uzak Doğu kaynaklı güçlü ve geniş tabanlı talebin ticaret akışlarında ciddi dengesizlikler yarattığına dikkat çekti.</p>

<p>Artan yük hacimlerinin kara tarafındaki altyapı üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Clerc, birçok bölgede limanlar ve kara taşımacılığında yoğunluk ve operasyonel aksaklıkların yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Clerc, “Darboğazlar derin biçimde varlığını sürdürüyor. Kritik ticaret altyapısına ve kapasiteye yatırım yapmaya devam etmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Maersk’in güçlü ikinci çeyrek performansı, küresel konteyner taşımacılığında yüksek talep, kapasite sıkışıklığı ve değişen ticaret rotalarının navlun piyasasını desteklemeye devam ettiğine işaret ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/golar-lngden-4-flng-siparisi-24521</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 02:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>GOLAR LNG’DEN 4. FLNG SİPARİŞİ</h1>
                        <h2>Golar LNG, yıllık 3,5 milyon ton LNG üretim kapasiteli dördüncü yüzer LNG üretim ünitesi için CIMC Raffles ile EPC anlaşması imzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/golar-lngden-4-flng-siparisi-1786774283.webp">
                        <figcaption>GOLAR LNG’DEN 4. FLNG SİPARİŞİ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bermuda merkezli ve Nasdaq’ta işlem gören Golar LNG Limited, dördüncü FLNG (Yüzer LNG Üretim Ünitesi) projesi için Çin merkezli Yantai CIMC Raffles Offshore Limited ile mühendislik, tedarik ve inşaat (EPC) anlaşması imzaladı.</p>

<p>Golar LNG’nin ikinci MKII tasarımına sahip olacak yeni FLNG ünitesi, yıllık 3,5 milyon ton LNG (MTPA) sıvılaştırma kapasitesine sahip olacak. Projenin, teslim edileceği nihai saha dahil toplam bütçesinin yaklaşık 2,45 milyar ABD doları olması bekleniyor.</p>

<p>2029 Sonunda Teslim</p>

<p>Dönüşüm projesinde kullanılacak donor geminin temin edildiği belirtilirken, yeni FLNG’nin 2029 yılı sonuna kadar tersaneden teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Ünite, halen CIMC Raffles’ta inşa edilmekte olan FLNG Esperanza ile benzer özelliklere sahip olacak ve Golar’ın ikinci MKII tasarımlı FLNG’si olarak filoya katılacak.</p>

<p>Proje kapsamında Black &amp; Veatch, lisanslı PRICO® LNG sıvılaştırma teknolojisini sağlayacak. Şirket ayrıca detay mühendislik ve proses tasarımını gerçekleştirecek, üstyapı ekipmanlarının teknik özelliklerini belirleyip tedarik edecek ve FLNG üstyapısı ile sıvılaştırma prosesinin devreye alınmasına destek verecek.</p>

<p>Uzun Vadeli Kiralama Hedefleniyor</p>

<p>Golar LNG, yeni FLNG ünitesi için uzun vadeli charter sözleşmesi hedefliyor. Şirket, ünitenin istihdamına yönelik ticari görüşmelerin ileri aşamada olduğunu açıkladı.</p>

<p>Golar LNG CEO’su Karl Fredrik Staubo, siparişin şirketin dördüncü FLNG ünitesi ve 3,5 MTPA kapasiteli ikinci MKII tasarımı olması açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Staubo, projenin dünyanın en erken teslim edilebilecek FLNG kapasitesini Golar’ın güçlü operasyonel deneyimiyle birleştirdiğini ve potansiyel müşterilere cazip bir gaz monetizasyon çözümü sunmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni siparişle birlikte Golar LNG, büyüyen FLNG pazarındaki konumunu güçlendirirken, CIMC Raffles ve Black &amp; Veatch ile stratejik iş birliğini de genişletmiş olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hapag-lloydda-2026nin-ikinci-ceyreginde-toparlanma-24520</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 01:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hapag-Lloyd’da 2026’nın İkinci Çeyreğinde Toparlanma</h1>
                        <h2>Alman konteyner taşımacılığı devi Hapag-Lloyd, 2026’nın ikinci çeyreğinde artan spot navlunlar ve güçlü talebin desteğiyle toparlandı. Şirket, yılın tamamına ilişkin FAVÖK beklentisini 2,7–3,7 milyar dolar aralığına yükseltti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hapag-lloydda-2026nin-ikinci-ceyreginde-toparlanma-1786707387.webp">
                        <figcaption>Hapag-Lloyd’da 2026’nın İkinci Çeyreğinde Toparlanma</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Alman denizcilik grubu Hapag-Lloyd, 2026’nın ikinci çeyreğinde operasyonel ve finansal performansını önemli ölçüde iyileştirdi. Şirketin FAVÖK’ü (EBITDA), geçen yılın aynı dönemine kıyasla hafif artarak 829 milyon dolara (712 milyon euro) ulaştı.</p>

<p>Buna karşılık, grup faaliyet kârı (EBIT) 176 milyon dolara (150 milyon euro), net kâr ise 83 milyon dolara (71 milyon euro) geriledi.</p>

<p>Şirkete göre 2026 yılına operasyonel aksaklıkların etkisiyle zayıf bir başlangıç yapılmasının ardından, ikinci çeyrekte taşıma hacimleri ve spot navlunlar belirgin şekilde yükseldi. Özellikle Asya’dan yapılan güçlü ihracat ve ABD’deki talep artışı, olumlu performansın temel unsurları oldu.</p>

<p>Orta Doğu krizi 600 milyon dolarlık maliyet yarattı</p>

<p>Hapag-Lloyd, ikinci çeyrekte Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle yaklaşık 600 milyon dolarlık ek maliyetle karşı karşıya kaldı. Şirket, artan yakıt, sigorta, depolama, hizmet güzergâhlarının değiştirilmesi ve iç taşımacılık maliyetlerinin finansal sonuçlar üzerinde önemli baskı oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Liner Shipping segmentinde ikinci çeyrek geliri 5,7 milyar dolara (4,9 milyar euro) yükseldi. Taşınan konteyner hacmi ise geçen yılın aynı dönemindeki 3,4 milyon TEU’dan 3,5 milyon TEU’ya çıktı.</p>

<p>Ortalama navlun ise yıllık bazda %9 artarak TEU başına 1.475 dolara yükseldi. 2025’in ikinci çeyreğinde bu rakam 1.354 dolar seviyesindeydi.</p>

<p>Bununla birlikte, Liner Shipping segmentinin FAVÖK’ü 773 milyon dolara, EBIT’i ise 153 milyon dolara geriledi. Şirket, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın yakıt, sigorta, depolama, rota değişiklikleri ve kara taşımacılığı giderlerinde ciddi artışa yol açtığını bildirdi.</p>

<p>Gemini ağı güvenilirlikte öne çıktı</p>

<p>Hapag-Lloyd CEO’su Rolf Habben Jansen, ikinci çeyreğin ilk çeyreğe göre daha iyi geçtiğini belirterek, toparlanmanın önemli ölçüde yüksek spot navlunlar ve güçlü talepten kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>Jansen ayrıca şirketin Gemini ağının operasyonel dayanıklılığını koruduğunu ve program güvenilirliğinde sektörün önde gelen performanslarından birini sergilemeye devam ettiğini vurguladı.</p>

<p>Şirketin terminal işletmeciliği faaliyetlerinin de büyümeyi sürdürdüğü ve güçlü elleçleme hacimleri ile yeni varlıklara yapılan yatırımlar sayesinde stratejik öneminin arttığı belirtildi.</p>

<p>2026 beklentisi yukarı yönlü revize edildi</p>

<p>İkinci çeyrekteki performans ve piyasa koşullarındaki iyileşmenin ardından Hapag-Lloyd, 2026 yılı finansal beklentilerini yukarı yönlü revize etti.</p>

<p>Şirket, 2026 yılı için:</p>

<p>Grup FAVÖK: 2,7–3,7 milyar dolar</p>

<p>Grup EBIT: 0,1–1,1 milyar dolar</p>

<p>aralığında sonuç bekliyor.</p>

<p>Hapag-Lloyd, buna rağmen görünümün önemli ölçüde belirsizlik içerdiğine dikkat çekti. Özellikle navlun piyasalarındaki yüksek oynaklık ve Orta Doğu’daki çatışmaların seyri, yılın geri kalanındaki finansal performans açısından belirleyici olmaya devam edecek.</p>

<p>Hapag-Lloyd’un ikinci çeyrek sonuçları, artan navlun ve talebin şirketi yeniden desteklemeye başladığını gösterirken, jeopolitik risklerin ve buna bağlı operasyonel maliyetlerin konteyner taşımacılığı sektöründeki kârlılık üzerindeki baskısının sürdüğüne işaret ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drewry-kuresel-konteyner-navlun-endeksi-1-artti-24519</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Drewry: Küresel Konteyner Navlun Endeksi %1 Arttı</h1>
                        <h2>Drewry’nin 33. hafta 2026 değerlendirmesine göre Dünya Konteyner Endeksi (WCI), haftalık bazda %1 yükselerek 40 feet konteyner başına 4.339 dolara ulaştı. Hatlar arasında ise farklı yönlerde hareketler görüldü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/drewry-kuresel-konteyner-navlun-endeksi-1-artti-1786706807.webp">
                        <figcaption>Drewry: Küresel Konteyner Navlun Endeksi %1 Arttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Drewry Supply Chain Advisors tarafından yayımlanan son verilere göre, küresel konteyner navlun piyasasında yükseliş eğilimi devam ediyor. Drewry Dünya Konteyner Endeksi (WCI), bu hafta %1 artışla 40 feet konteyner başına 4.339 dolara yükseldi.</p>

<p>Asya–Avrupa hattında navlunlar geriledi. Şanghay–Rotterdam rotasında fiyatlar %5 düşüşle 4.425 dolara, Rotterdam–Şanghay hattında ise %2 düşüşle 574 dolara indi.</p>

<p>Şanghay–Cenova rotasında navlun %8 azalarak 5.080 dolara gerilerken, Şanghay–Los Angeles hattında %6 artışla 6.244 dolara yükseldi. En dikkat çekici artışlardan biri ise Şanghay–New York rotasında yaşandı. Bu hatta navlunlar %10 yükselerek 8.706 dolara çıktı.</p>

<p>Trans-Pasifik hattının ters yönünde ise Los Angeles–Şanghay navlunu %1 düşüşle 830 dolara geriledi. Rotterdam–New York hattında fiyatlar %4 artarak 2.884 dolara ulaşırken, New York–Rotterdam rotasında %1 düşüşle 1.088 dolar seviyesine indi.</p>

<p>Drewry verileri, küresel konteyner piyasasında genel eğilimin yukarı yönlü olduğunu, ancak ana ticaret koridorları arasında navlun hareketlerinin belirgin şekilde farklılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle Şanghay–New York hattındaki %10’luk artış, haftanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri oldu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/putinden-pasifikte-misilleme-tehdidi-24518</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Putin’den Pasifik’te Misilleme Tehdidi</h1>
                        <h2>Rusya’dan Gemi El Koymalara Pasifik’te Misilleme Tehdidi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/putinden-pasifikte-misilleme-tehdidi-1786605732.webp">
                        <figcaption>Putin’den Pasifik’te Misilleme Tehdidi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa ülkelerinin Rus ticaret gemilerine el koyma girişimlerinin hayata geçirilmesi halinde Moskova’nın karşılık vereceğini açıkladı. Putin, misillemenin Karadeniz ile sınırlı kalmayabileceği ve Pasifik dahil Rusya’nın uygun gördüğü herhangi bir bölgede gerçekleşebileceği mesajını verdi.</p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Pasifik Filosu tatbikatları sırasında yaptığı açıklamada, Rusya bağlantılı ticari gemilerin Batılı ülkeler tarafından alıkonulması veya el konulması yönündeki girişimleri uluslararası deniz hukukunun ihlali olarak nitelendirdi.</p>

<p>Putin, bu tür uygulamaların hayata geçirilmesi durumunda Rusya’nın “karşılık vermek zorunda kalacağını” belirterek, olası misillemenin gemilerin ele geçirilmesinin planlandığı bölgelerde gerçekleşmek zorunda olmadığını söyledi.</p>

<p>“Pasifik dahil her yerde karşılık verebiliriz”</p>

<p>Putin, Rusya’nın vereceği karşılığın Pasifik Filosu’nun sorumluluk alanı dahil olmak üzere Moskova’nın gerekli ve uygun gördüğü herhangi bir bölgede gerçekleştirilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Rus lider, Rus ticari gemilerinin hareketlerinin kısıtlanması ve gemilere el konulmasının uygulanmaya başlaması halinde Savunma Bakanlığı’na gerekli hazırlıkların yapılması yönünde talimat verdiğini açıkladı.</p>

<p>Rusya: Deniz trafiğini yakından izliyoruz</p>

<p>Pasifik Filosu Komutanı Viktor Liina da Asya-Pasifik bölgesindeki deniz trafiğine ilişkin ayrıntılı analizler yaptıklarını belirtti.</p>

<p>Liina, Rusya’nın gemilerin rotaları, taşınan yükleri ve mülkiyet yapıları hakkında bilgi sahibi olduğunu öne sürdü. Batılı ülkelerin de kolaylık bayrağı taşıyan ve Rusya’nın “gölge filo” olarak tanımladığı yapılara benzer gemileri kullandığını savundu.</p>

<p>Arktik gerilimi de gündemde</p>

<p>Putin ayrıca Arktik bölgesinde, özellikle Kuzey Deniz Rotası üzerindeki gerilimin arttığını söyledi.</p>

<p>Rusya’nın Çin, Hindistan ve diğer ülkelerle Kuzey Deniz Rotası konusunda iş birliğine açık olduğunu belirten Putin, bu çalışmaların mevcut uluslararası deniz hukuku çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığı ise Avrupa güçlerini yabancı gemilere yönelik “hukuka aykırı aramalar” yapmakla suçladı.</p>

<p>Medvedev’den daha sert açıklama</p>

<p>Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev ise misilleme yaklaşımını daha da ileri taşıyarak, Rusya’nın düşman ülkelerin ticari gemilerine karşılık verme hakkına sahip olduğunu savundu.</p>

<p>Medvedev, Rus silahlı kuvvetlerinin operasyonlarını Karadeniz’in ötesine genişletme kapasitesine sahip olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Moskova’nın açıklamaları, Rusya ile Avrupa arasındaki denizcilik geriliminin yalnızca Karadeniz ve Avrupa sularıyla sınırlı kalmayabileceği, küresel ticaret rotalarına ve özellikle Pasifik ile Arktik deniz trafiğine de yansıyabileceği yönündeki endişeleri artırdı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunan-armatorler-tanker-satisina-yoneldi-24517</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yunan Armatörler Tanker Satışına Yöneldi</h1>
                        <h2>Yunan armatörlerin yatırım iştahı seçici kalırken, ikinci el tanker piyasasında satışlar öne çıktı. Yeni gemi yatırımlarında ise kuru yük ve konteyner segmentleri ağırlık kazandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yunan-armatorler-tanker-satisina-yoneldi-1786604780.webp">
                        <figcaption>Yunan Armatörler Tanker Satışına Yöneldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli armatörler, temmuz ayında ikinci el piyasasında ağırlıklı olarak tanker satışı gerçekleştirdi. Allied Shipbroking verilerine göre, armatörlerin yeni gemi yatırımları ise kuru yük, konteyner, LNG taşıyıcıları ve tankerler arasında daha seçici biçimde dağıldı.</p>

<p>Broker kuruluşunun Allied QuantumSea Research raporuna göre, temmuz ayında kuru yük segmenti hem yeni inşa hem de ikinci el piyasasında hareketlilik gösteren tek segment oldu. Konteyner gemileri ve LNG taşıyıcılarında yatırım faaliyetleri ise tamamen yeni inşa siparişlerinde yoğunlaştı.</p>

<p>Tankerlerde satış baskısı</p>

<p>İkinci el piyasasında Yunan armatörlerin işlemlerinde satışlar belirgin şekilde öne çıkarken, filo yenileme kapsamında gerçekleştirilen alımların daha genç gemilere yöneldiği görüldü.</p>

<p>Tanker piyasasındaki ikinci el işlemlerinin tamamı satışlardan oluştu. Bu durum, armatörlerin mevcut piyasa koşullarında tanker filosuna yönelik yeni alımlarda temkinli davrandığını ortaya koydu.</p>

<p>Kuru yük tarafında ise hem alım hem satış gerçekleşirken, satın alınan gemilerin ortalama yaşının satılanlardan daha düşük olması seçici filo yenileme stratejisine işaret etti.</p>

<p>Yeni inşada kuru yük ve konteyner önde</p>

<p>Yeni gemi yatırımlarında kuru yük sektörü ilk sırada yer alırken, onu konteyner gemileri takip etti. LNG taşıyıcıları ve MR sınıfı tankerler de yeni inşa yatırımlarından pay aldı.</p>

<p>Kuru yük yatırımlarında daha büyük tonajlı gemiler ile Supramax/Ultramax segmentleri öne çıktı. Panamax/Kamsarmax gemilerinde ise ikinci el işlemleri görülmesine rağmen yeni inşa siparişi verilmedi.</p>

<p>Hürmüz belirsizliği tanker piyasasını etkiliyor</p>

<p>Temmuz ayında Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normal seviyelerin altında kalması, Süveyş’in doğusundaki tanker operasyonlarında güvenlik ve rota belirsizliğini artırdı.</p>

<p>Bu ortamda tankerlerde ikinci el satışların ağırlık kazanması dikkat çekerken, ileriye dönük yeni gemi siparişlerinin ağırlıklı olarak kuru yük ve konteyner gemilerine yönelmesi, Yunan armatörlerin yatırım stratejisinde temkinli ve seçici bir yaklaşım benimsediğini gösterdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cosco-shippingden-pirede-10-yillik-donusum-24516</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 06:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>COSCO SHIPPING’den Pire’de 10 Yıllık Dönüşüm</h1>
                        <h2>COSCO SHIPPING, Pire Limanı’ndaki Ortaklığında 10. Yılı Geride Bıraktı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/cosco-shippingden-pirede-10-yillik-donusum-1786603683.webp">
                        <figcaption>COSCO SHIPPING’den Pire’de 10 Yıllık Dönüşüm</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>COSCO SHIPPING’in Pire Limanı’ndaki ortaklığının 10. yılı dolarken, Yunanistan’ın en büyük limanı son on yılda konteyner, kruvaziyer, araç, yolcu ve gemi bakım faaliyetlerinde önemli bir dönüşüm yaşadı.</p>

<p>Yunanistan’ın en büyük limanı olan Pire Limanı, COSCO SHIPPING’in Pire Port Authority S.A. (PPA) ortaklık yapısına katılmasının 10. yılını kutluyor. PPA, geçen on yılı limanın farklı faaliyet alanlarında yoğun yatırım, büyüme ve dönüşüm dönemi olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Akdeniz’de önemli aktarma merkezi</p>

<p>Son on yılda Pire, Akdeniz’in önde gelen konteyner aktarma merkezlerinden biri konumunu güçlendirdi. Limanın kruvaziyer faaliyetlerinde de önemli büyüme kaydedilirken, yolcu sayılarında yeni rekor seviyelere ulaşıldı. Pire aynı zamanda önemli bir homeporting merkezi haline geldi.</p>

<p>Perama Gemi Tamir Bölgesi’nde altyapı geliştirme çalışmaları sürerken, Yunan denizcilik sektörü açısından stratejik öneme sahip gemi bakım ve onarım faaliyetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Araç ve yolcu trafiğinde büyüme</p>

<p>Pire’nin Otomobil Terminali, Yunanistan’a gerçekleştirilen araç ithalatının ana giriş noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Terminal kapasitesinin artırılmasına yönelik altyapı yatırımlarının tamamlandığı bildirildi.</p>

<p>Liman ayrıca Yunan adalarına yönelik feribot bağlantılarıyla Avrupa’nın en yoğun yolcu limanlarından biri olma özelliğini koruyor.</p>

<p>Sürdürülebilirlik yatırımları öne çıkıyor</p>

<p>PPA, son 10 yıllık dönemde limanın ekonomik ve sosyal katkısının da genişlediğini belirtiyor. Limanın binlerce kişiye istihdam sağladığı ve çevre belediyelerin ekonomisine önemli katkıda bulunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Enerji verimliliği projeleri, çevresel altyapı yatırımları ve yerel halkın kullanımına sunulması planlanan PPA Parkı, limanın sürdürülebilirlik stratejisinin önemli unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>PPA CEO’su Su Xudong, COSCO SHIPPING’in Pire’ye yaptığı yatırımın limanın, Yunanistan’ın ve ülke insanının potansiyeline duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Xudong, önümüzdeki 10 yılda mevcut temelin üzerine yeni yatırımlar, daha güçlü sürdürülebilirlik çalışmaları ve Pire’yi daha modern, daha yeşil ve uluslararası ölçekte daha rekabetçi bir liman haline getirme vizyonuyla ilerleyeceklerini ifade etti.</p>

<p>COSCO SHIPPING’in Pire’deki 10 yıllık ortaklığı, limanın Akdeniz ve Avrupa lojistik ağındaki konumunu güçlendiren en önemli dönüm noktalarından biri olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wan-haiden-980-milyon-dolarlik-filo-atagi-24515</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 05:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Wan Hai’den 980 Milyon Dolarlık Filo Atağı</h1>
                        <h2>Wan Hai Lines’tan 980 Milyon Dolarlık Dev Konteyner Gemisi Siparişi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/wan-haiden-980-milyon-dolarlik-filo-atagi-1786602868.webp">
                        <figcaption>Wan Hai’den 980 Milyon Dolarlık Filo Atağı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tayvan merkezli Wan Hai Lines, toplam 980 milyon dolara ulaşabilecek değerle sekiz yeni konteyner gemisi sipariş etti. Sipariş, şirketin filo kapasitesini büyütürken alternatif yakıt hazırlığına sahip yeni nesil gemilere yöneldiğini gösteriyor.</p>

<p>Wan Hai Lines’ın borsa açıklamalarına göre sipariş kapsamında bir adet yaklaşık 9.200 TEU ve yedi adet yaklaşık 11.000 TEU kapasiteli konteyner gemisi bulunuyor.</p>

<p>Gemilerin önemli bir bölümünün metanol çift yakıt kullanımına hazır, aynı zamanda LNG çift yakıt kullanımına uygun altyapıyla donatılacağı belirtildi.</p>

<p>9.200 TEU’luk gemi</p>

<p>Şirketin ilk anlaşması kapsamında yaklaşık 9.200 TEU kapasiteli bir konteyner gemisinin fiyatı 102-112 milyon dolar aralığında bulunuyor.</p>

<p>Aynı anlaşmada yaklaşık 11.000 TEU kapasiteli bir gemi için ise 118-124 milyon dolar fiyat belirlendi. Fiyatlara gemilerde yapılacak ekipman yükseltmeleri de dahil.</p>

<p>Altı gemilik ek sipariş</p>

<p>Wan Hai Lines ayrıca yaklaşık 11.000 TEU kapasiteli altı konteyner gemisi için ayrı bir satın alma anlaşması açıkladı.</p>

<p>Her bir geminin fiyatı 118-124 milyon dolar arasında değişirken, altı geminin toplam bedeli 708-744 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Bu gemilerin de metanol çift yakıt kullanımına hazır ve LNG çift yakıt kullanımına uygun olarak inşa edilmesi planlanıyor. Ekipman yükseltmeleri yine satış fiyatına dahil.</p>

<p>Çin tersanelerine güçlü sipariş</p>

<p>Siparişlerin karşı tarafında Shanghai Waigaoqiao Shipbuilding Co. Ltd. ile China Shipbuilding Trading Co. Ltd. yer alıyor. Ödemelerin ise ilgili sözleşmelerde belirlenen koşullara göre gerçekleştirileceği açıklandı.</p>

<p>Wan Hai Lines, yeni gemilerin teslim tarihlerini henüz açıklamadı.</p>

<p>Toplamda 8 gemilik ve 980 milyon dolara kadar ulaşan yatırım, Wan Hai Lines’ın filo yenileme ve kapasite artırma stratejisinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Özellikle metanol ve LNG yakıtlarına hazırlıklı gemiler, şirketin gelecekteki çevre ve emisyon düzenlemelerine uyum hedefinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hanwhadan-austal-usa-icin-12-milyar-dolarlik-teklif-24514</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 04:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hanwha’dan Austal USA İçin 1,2 Milyar Dolarlık Teklif</h1>
                        <h2>Güney Kore merkezli Hanwha, Avustralyalı gemi inşa şirketi Austal’ın ABD operasyonlarını 1,05-1,20 milyar dolar işletme değeri üzerinden satın almak için ön ve bağlayıcı olmayan teklif sundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hanwhadan-austal-usa-icin-12-milyar-dolarlik-teklif-1786602389.webp">
                        <figcaption>Hanwha’dan Austal USA İçin 1,2 Milyar Dolarlık Teklif</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hanwha Aerospace’in iştiraki Hanwha Defense USA, Austal’ın ABD’deki faaliyetlerini satın almak amacıyla gösterge niteliğinde, koşullu ve bağlayıcı olmayan bir teklif yaptı.</p>

<p>Austal, Avustralya Menkul Kıymetler Borsası’na (ASX) yaptığı açıklamada, teklifin 1,05 milyar ila 1,20 milyar ABD doları arasında işletme değeri üzerinden, nakit ve borçtan arındırılmış esasla değerlendirildiğini bildirdi.</p>

<p>Austal yönetiminden inceleme onayı</p>

<p>Austal Yönetim Kurulu ve danışmanları, Hanwha’nın teklifini değerlendirdi ve teklifin daha ayrıntılı incelenmeye değer olduğuna karar verdi. Bu kapsamda Hanwha’ya Austal USA’nın operasyonları ve mali yapısı üzerinde durum tespiti (due diligence) gerçekleştirmesi için izin verildi.</p>

<p>Hanwha’nın inceleme sürecinde Austal USA’nın sözleşmeleri, finansal durumu ve son ticari gelişmeleri ele alması; ayrıca ABD Savunma Bakanlığı, ABD Donanması ve Sahil Güvenlik ile görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Avustralya operasyonları kapsam dışında</p>

<p>Teklif yalnızca Austal USA’nın işletme ve operasyonlarını kapsıyor. Austal’ın Avustralya, Filipinler ve Vietnam’daki ana faaliyetleri ile halka açık Austal hisselerinin satın alınması teklif kapsamında bulunmuyor.</p>

<p>Hanwha’ya, talep ettiği durum tespiti bilgilerinin sağlanmasından itibaren dört haftalık süre tanındı. Bu süreçte daha kesin bir teklifin hazırlanması ve nihai işlem belgelerinin ilerletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ancak işlemin gerçekleşmesi; durum tespitinin tamamlanması, gerekli düzenleyici onayların alınması, kesin anlaşmaların imzalanması ve diğer ticari koşulların yerine getirilmesine bağlı.</p>

<p>ABD gemi inşa kapasitesine yatırım mesajı</p>

<p>Hanwha Defense USA sözcüsü James Hewitt, şirketin ABD gemi inşa sektörünün yeniden canlandırılmasına önemli katkı sağlamayı hedeflediğini ve ABD’deki varlığını genişletmek için farklı seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Yaklaşık 40 yıllık geçmişe sahip Austal, bugüne kadar 59 ülkede 122’den fazla ticari ve savunma müşterisi için 360’ın üzerinde gemi inşa etti. Şirketin Avustralya, ABD, Filipinler ve Vietnam’da tersaneleri bulunuyor.</p>

<p>Hanwha’nın Austal USA hamlesi, ABD’de savunma gemi inşa kapasitesini genişletme ve iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini güçlendirme açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/samudera-ve-imotodan-696-teuluk-yeni-siparis-24513</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 03:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samudera ve Imoto’dan 696 TEU’luk Yeni Sipariş</h1>
                        <h2>Samudera ve Imoto’dan Japonya Pazarı İçin Yeni Konteyner Gemisi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/samudera-ve-imotodan-696-teuluk-yeni-siparis-1786601806.webp">
                        <figcaption>Samudera ve Imoto’dan 696 TEU’luk Yeni Sipariş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Samudera Japan ile Imoto Corporation ortak girişimi Blue Ocean Shipping, Japonya’nın kıyı ve bölgesel taşımacılık pazarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda 696 TEU kapasiteli yeni konteyner gemisi siparişi verdi.</p>

<p>Samudera Shipping Line’ın iştiraki Samudera Japan ile Imoto Lines Group bünyesindeki Imoto Corporation tarafından kurulan Kobe merkezli Blue Ocean Shipping, yeni gemi için Çinli Zhejiang Xinle Shipbuilding ile gemi inşa sözleşmesi imzaladı.</p>

<p>6 Ağustos’ta imzalanan anlaşma kapsamında, 696 TEU kapasiteli yeni bir konteyner gemisi inşa edilerek Blue Ocean Shipping’e teslim edilecek. Geminin teslimatının 2028 yılının ilk yarısında gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Japonya’nın bölgesel taşımacılığı hedefleniyor</p>

<p>Samudera Shipping Line, yeni gemi yatırımının Blue Ocean Shipping’in kuruluş amacıyla uyumlu olduğunu belirtti. Şirket, Japonya’nın kıyı ve bölgesel deniz taşımacılığı pazarındaki uygun fırsatları temkinli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Blue Ocean Shipping’in ortaklık yapısında Samudera Japan’ın %51, Imoto Corporation’ın ise %49 payı bulunuyor.</p>

<p>Japonya merkezli Imoto Corporation, Imoto Lines Group bünyesinde faaliyet gösteriyor ve özellikle kıyı ve yurtiçi deniz taşımacılığı alanında uzmanlaşıyor.</p>

<p>696 TEU’luk yeni gemi, iki şirketin Japonya’daki bölgesel konteyner taşımacılığı faaliyetlerini güçlendirme stratejisinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/londra-limaninda-232-milyon-sterlinlik-kokain-baskini-24512</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 02:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Londra Limanı’nda 232 Milyon Sterlinlik Kokain Baskını</h1>
                        <h2>Londra Limanı’nda 232 Milyon Sterlinlik Kokain Ele Geçirildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/londra-limaninda-232-milyon-sterlinlik-kokain-baskini-1786601035.webp">
                        <figcaption>Londra Limanı’nda 232 Milyon Sterlinlik Kokain Baskını</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İngiltere’nin Essex bölgesindeki London Gateway Port’ta, Güney Amerika’dan gelen muz yükünün arasına gizlenmiş yaklaşık 2,9 ton kokain ele geçirildi. Uyuşturucunun tahmini sokak değerinin 232 milyon sterlin olduğu açıklandı.</p>

<p>İngiltere Ulusal Suç Ajansı’nın (NCA) yürüttüğü soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyon, 6 Ağustos Perşembe günü düzenlendi. NCA istihbaratı doğrultusunda harekete geçen Border Force ekipleri, muz yükü olarak beyan edilen konteynerde 2,9 tonluk kokain sevkiyatını tespit etti.</p>

<p>Uyuşturucular konteynerden çıkarılırken, operasyonun takibini sürdürmek amacıyla konteynerin teslim alınmasına izin verildi. Yük daha sonra Hertfordshire’daki Buntingford yakınlarında bir adrese ulaştı.</p>

<p>Operasyonun devamında dokuz kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin daha sonra kefaletle serbest bırakıldığı bildirildi.</p>

<p>Organize suç örgütüne büyük darbe</p>

<p>NCA Kıdemli Soruşturma Görevlisi Dave Phillips, yaklaşık 232 milyon sterlin değerindeki uyuşturucu operasyonunun organize suç grubuna önemli bir mali darbe vurduğunu belirtti.</p>

<p>Phillips, ele geçirilen uyuşturucudan elde edilecek paranın yeni suç faaliyetlerinin finansmanında kullanılmasının önüne geçildiğini vurgularken, A sınıfı uyuşturucuların toplum üzerinde ağır sonuçlara yol açtığına dikkat çekti.</p>

<p>NCA, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede Border Force başta olmak üzere İngiltere’deki ortak kurumlarla ve uyuşturucunun üretildiği veya transit geçtiği ülkelerdeki uluslararası partnerlerle çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.</p>

<p>Operasyon, İngiltere limanlarının uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı rotalarındaki kritik rolünü bir kez daha gündeme getirdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/36-milyonluk-kapuka-denize-iniyor-24511</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 00:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>$36 MİLYONLUK “KAPUKA” DENİZE İNİYOR</h1>
                        <h2>Yeni Zelanda limanlarına hizmet verecek yeni nesil tarak gemisi Kapuka, Aralık ayında ülkeye ulaşacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/36-milyonluk-kapuka-denize-iniyor-1786600337.webp">
                        <figcaption>$36 MİLYONLUK “KAPUKA” DENİZE İNİYOR</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yeni Zelanda’daki Napier Port ve Port Otago limanlarına hizmet verecek 36 milyon dolarlık yeni nesil trailing suction hopper dredger (TSHD) gemisine “Kapuka” adı verildi.</p>

<p>Yeni Zelanda’da Port Otago ve Napier Port tarafından ortaklaşa sahip olunan yeni tarak gemisine, Te Rūnaka o Ōtākou tarafından “Kapuka” ismi verildi.</p>

<p>“Kapuka” kelimesi Māori dilinde “iki eli birlikte kullanarak dışa doğru kepçeleme hareketi” anlamına gelmektedir. Te Rūnaka o Ōtākou Upoko’su Edward Ellison, gemiye verilen ismin kökeninin eski bir Māori efsanesine dayandığını ifade etti.</p>

<p>1.000 m³ kapasiteli tarak gemisi</p>

<p>Yaklaşık 36 milyon dolarlık yatırım ile inşa edilen Kapuka, her iki limanın bakım ve sermaye tarama operasyonlarında görev yapacaktır. Gemi ayrıca, aşırı hava olayları sonrasında veya seyir kanallarında meydana gelebilecek beklenmedik durumlarda acil tarama operasyonlarına destek sağlayacaktır.</p>

<p>Yaklaşık iki yıllık bir inşa sürecinin ardından tamamlanan geminin teknik özellikleri şu şekildedir:</p>

<p>Treyler emişli hopper dredger (TSHD) tipi,</p>

<p>1.000 m³ tarama kapasitesi,</p>

<p>1.400 ton deadweight kapasitesi,</p>

<p>Yaklaşık 2.000 m³/saat pompa performansı</p>

<p>Aralık ayında Yeni Zelanda’da</p>

<p>Kapuka’nın devreye alma süreci önümüzdeki ay başlayacak ve ardından deniz denemeleri gerçekleştirilecektir. Geminin Aralık ayında Port Chalmers’a ulaşması planlanmaktadır.</p>

<p>Vietnam’dan Yeni Zelanda’ya gerçekleştirilecek yaklaşık 32–38 günlük yolculuk, Damen ekibi tarafından icra edilecektir.</p>

<p>Port Otago CEO’su Kevin Winders, Te Rūnaka o Ōtākou tarafından verilen “Kapuka” isminin, geminin görev tanımı ve iki liman arasındaki iş birliğini en iyi şekilde yansıttığını ifade etti.</p>

<p>Napier Port CEO’su Todd Dawson ise Kapuka’nın, benzer ihtiyaçlara sahip iki limanın iş birliğiyle elde edilebilecek sonuçların güçlü bir örneğini oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Kapuka, hem Napier Port hem de Port Otago’nun uzun vadeli tarama ihtiyaçlarını karşılayarak Yeni Zelanda’nın kritik liman bağlantılarının güvenliğinin sürdürülmesine katkı sağlayacaktır.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abd-ablukasi-korfezi-gerdi-24510</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 00:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD Ablukası Körfez’i Gerdi</h1>
                        <h2>ABD–İran Gerilimi Körfez Deniz Trafiğini Vurdu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/abd-ablukasi-korfezi-gerdi-1786518413.webp">
                        <figcaption>ABD Ablukası Körfez’i Gerdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>ABD güçleri İran ablukasını aşmaya çalışan konteyner gemisine müdahale etti. Hürmüz’den petrol çıkışı 9 milyon varil/güne yaklaşırken, Körfez’in toplam petrol akışı 15 milyon varil/gün seviyesine ulaştı. Trump ise İran’dan savaş tazminatı talep etti.</strong></p>

<p><strong>ABD güçlerinden konteyner gemisine füze müdahalesi</strong></p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına yönelik deniz ablukasını ihlal etmeye çalıştığı belirtilen bir konteyner gemisine ABD güçleri tarafından müdahale edildiğini açıkladı.</p>

<p>CENTCOM’un açıklamasına göre, Amerikan güçlerinin uyarılarına uymayan gemiye bir ABD askeri helikopterinden iki Hellfire füzesi ateşlendi. Füzelerin geminin makine dairesini hedef aldığı ve geminin dümen sisteminin devre dışı bırakıldığı bildirildi.</p>

<p>İran’a doğru ilerleyen geminin artık bu rotada seyretmediği, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının ise yürürlükte olduğu belirtildi.</p>

<p>CENTCOM,&nbsp;<strong>11 Ağustos itibarıyla 55 ticari geminin ablukayı aşma girişiminin engellendiğini, 3 geminin etkisiz hale getirildiğini ve 2 gemiye çıkılarak arama yapıldığını&nbsp;</strong>açıkladı</p>

<p><strong>Hürmüz’den petrol akışı yeniden yükseliyor</strong></p>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Basra Körfezi’nden gerçekleşen toplam petrol akışının günlük yaklaşık <strong>15</strong> <strong>milyon</strong> <strong>varil</strong> seviyesinde olduğunu açıkladı.</p>

<p>Wright’a göre Hürmüz Boğazı’ndan çıkan petrolün yedi günlük ortalaması yaklaşık <strong>9</strong> <strong>milyon</strong> varil/gün seviyesine yükseldi. ABD askeri güçleri ve Körfez ülkelerinin koordineli çalışmalarıyla savaş nedeniyle aksayan ihracatın yeniden artırıldığı belirtildi.</p>

<p>Bakan Wright ayrıca, yeni geliştirilen boru hatları ve ihracat tesisleri üzerinden bölgeden günlük 5<strong>–7</strong> milyon varil ilave petrol çıkışı sağlandığını ifade etti.</p>

<p>Wright, yalnızca pazar günü Arabistan Körfezi bölgesinden 20 milyon varilden fazla petrol çıktığını ve bunun çatışma öncesindeki ortalamanın üzerinde olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Trump’tan İran’a tazminat talebi</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin diplomatik görüşmeler sürerken Washington ile Tahran arasındaki gerilim de devam ediyor.</p>

<p>İran, Umman ile Hürmüz Boğazı üzerinden yeni bir deniz güzergâhına ilişkin nihai anlaşmaya yaklaştığını açıklarken, güzergâhın kullanılabilmesi için ABD’nin belirli şartları karşılaması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>İran tarafı; ABD’nin uyguladığı yaptırımların ve askeri tehditlerin sona erdirilmesini ve ihlal edildiği öne sürülen mutabakatlar nedeniyle tazminat ödenmesini talep etti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise buna karşılık İran’dan da savaş tazminatı talep ettiğini açıkladı. Trump, söz konusu talebin gelecekteki tüm müzakerelere dahil edilmesi talimatını verdiğini belirtti.</p>

<p><strong>UKMTO’dan Körfez Umman Denizi uyarısı</strong></p>

<p>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu (UKMTO), 11 Ağustos 2026 saat 07.15 UTC’de Umman Körfezi’nde bir konteyner gemisi ile askeri güçler arasında olay yaşandığına ilişkin bildirim aldı.</p>

<p>UKMTO, olayda hangi askeri gücün yer aldığını, geminin adını veya bayrağını açıklamadı. Olayın ayrıntılarının araştırıldığı belirtilirken, bölgede seyreden ticari gemilere gelişen deniz güvenliği koşullarına karşı dikkatli olmaları çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>Denizcilik açısından kritik tablo:&nbsp;</strong>ABD’nin İran ablukasını sıkılaştırması, ticari gemilerin rota ve güvenlik risklerini artırırken, Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden yükselmesi küresel enerji arzı açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/arkas-deniz-filosu-dunyada-ilk-3te-24509</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ARKAS DENİZ FİLOSU DÜNYADA İLK 3’TE!</h1>
                        <h2>Arkas Deniz Filosu Uluslararası Liman Devleti Kontrollerinde Dünyada İlk 3'te, Kendi Kategorisinde Lider.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/arkas-deniz-filosu-dunyada-ilk-3te-1786361741.webp">
                        <figcaption>ARKAS DENİZ FİLOSU DÜNYADA İLK 3’TE!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Arkas, uluslararası denizcilik veri ve analiz platformu RISK4SEA tarafından yayımlanan son değerlendirmede önemli bir başarıya imza attı. Arkas Deniz Filosu, son üç yıllık Liman Devleti Kontrolü (PSC) performanslarına göre dünya genelinde değerlendirilen 200'den fazla gemi işletmecisi arasında üçüncü sırada yer alırken, 10 bin ile 90 bin DWT arasındaki Büyük Konteyner kategorisinde dünya lideri oldu.</p>

<p><strong>Yüzde&nbsp;</strong> <strong>80</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Performansla&nbsp;</strong> <strong>Gelen</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Dereceler</strong></p>

<p>Arkas, RISK4SEA'nın 1 Temmuz 2023- 30 Haziran 2026 dönemine ait PSC verilerini baz alarak gerçekleştirilen analizde, işlettiği 50 gemi ile girdiği 273 denetimde genel sıralamada yüzde 81 performans skoruna ulaşarak dünya üçüncüsü oldu.&nbsp;</p>

<p>Büyük Konteyner kategorisinde ise 285 denetimden geçerek kendi kategorisinde yüksek performans skoruyla zirvede yer aldı.</p>

<p><strong>Türk</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Denizciliğinin</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Uluslararası</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Alandaki&nbsp;</strong> <strong>İtibarına</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>ve</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Görünürlüğüne</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Önemli</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Katkı</strong></p>

<p>Elde edilen sonuçlar, Arkas'ın operasyonel başarısının yanı sıra Türk denizcilerinin uluslararası standartlardaki yetkinliğini de ortaya koyuyor. Türk denizcilerden oluşan gemi personelinin yüksek sayıda uluslararası denetimde gösterdiği performans; teknik bilgi, emniyet kültürü ve operasyon disiplininin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Arkas'ın Türk bayraklı filo içindeki güçlü konumuyla birleşen bu başarı, Türk denizciliğinin uluslararası alandaki itibarına ve görünürlüğüne de katkı sağlıyor.&nbsp;</p>

<p>Konuyla ilgili Arkas Deniz Ticaret Filosu CEO’su Haluk İribaş, "<em>Liman</em>&nbsp;&nbsp;<em>Devleti</em>&nbsp;&nbsp;<em>Kontrolü</em>&nbsp;&nbsp;<em>denetimleri</em>,&nbsp;&nbsp;<em>gemi</em>&nbsp;&nbsp;<em>işletmecil iğinde&nbsp;</em> <em>sürdürülebilir&nbsp;</em> <em>performansın</em>&nbsp;&nbsp;<em>en&nbsp;</em> <em>önemli</em>&nbsp;&nbsp;<em>göstergeleri&nbsp;</em> <em>arasında&nbsp;</em> <em>yer</em>&nbsp;&nbsp;<em>alıyor</em>.&nbsp;&nbsp;<em>Dünya</em>&nbsp;&nbsp;<em>genelinde</em>&nbsp;&nbsp;<em>yüzlerce</em>&nbsp;&nbsp;<em>denetimi</em>&nbsp;&nbsp;<em>kapsayan</em>&nbsp;&nbsp;<em>bu&nbsp;</em> <em>değerlendirmelerde</em>&nbsp;&nbsp;<em>hem</em>&nbsp;&nbsp;<em>dünya</em>&nbsp;&nbsp;<em>üçüncülüğüne</em>&nbsp;&nbsp;<em>ulaşmak</em>&nbsp;&nbsp;<em>hem</em>&nbsp;&nbsp;<em>de</em>&nbsp;&nbsp;<em>büyük</em>&nbsp;&nbsp;<em>tonajlı</em>&nbsp;&nbsp;<em>konteyner</em>&nbsp;&nbsp;<em>gemileri</em>&nbsp;&nbsp;<em>kategorisinde</em>&nbsp;&nbsp;<em>lider</em>&nbsp;&nbsp;<em>olmak</em>,&nbsp;&nbsp;<em>teknik</em>&nbsp;&nbsp;<em>yönetim&nbsp;</em> <em>ve</em>&nbsp;&nbsp;<em>operasyon&nbsp;</em> <em>ekiplerimizin&nbsp;</em> <em>istikrarlı</em>&nbsp;&nbsp;<em>çalışmalarının</em>&nbsp;&nbsp;<em>sonucu</em>.&nbsp;&nbsp;<em>Bu</em>&nbsp;&nbsp;<em>başarıda</em>&nbsp;&nbsp;<em>gemilerimizde</em>&nbsp;&nbsp;<em>ve</em>&nbsp;&nbsp;<em>karada</em>&nbsp;&nbsp;<em>görev</em>&nbsp;&nbsp;<em>yapan&nbsp;</em> <em>tüm</em>&nbsp;&nbsp;<em>çalışma&nbsp;</em> <em>arkadaşlarımızın</em>&nbsp;&nbsp;<em>emeği&nbsp;</em> <em>bulunuyor</em>&nbsp;&nbsp;<em>Büyük&nbsp;</em> <em>oranda</em>&nbsp;&nbsp;<em>Türk</em>&nbsp;&nbsp;<em>denizcilerden</em>&nbsp;&nbsp;<em>oluşan</em>&nbsp;&nbsp;<em>ekiplerimizle&nbsp;</em> <em>böyle&nbsp;</em> <em>bir&nbsp;</em> <em>sonuca&nbsp;</em> <em>ulaşmak&nbsp;</em> <em>ayrıca</em>&nbsp;&nbsp;<em>gurur</em>&nbsp;&nbsp;<em>verici</em>.&nbsp;&nbsp;<em>Türk</em>&nbsp;&nbsp;<em>denizciliğinin</em>&nbsp;&nbsp;<em>uluslararası</em>&nbsp;&nbsp;<em>alandaki</em>&nbsp;&nbsp;<em>gücüne&nbsp;</em> <em>katkı</em>&nbsp;&nbsp;<em>sağlamayı&nbsp;</em> <em>ve&nbsp;</em> <em>filomuzu&nbsp;</em> <em>geleceğe</em>&nbsp;&nbsp;<em>hazırlayan</em>&nbsp;&nbsp;<em>yatırımlarımızı</em>&nbsp;&nbsp;<em>sürdürmeye&nbsp;</em> <em>devam&nbsp;</em> <em>edeceğiz</em>” dedi.&nbsp;</p>

<p><u>Bilgi</u> <u>Notu</u></p>

<p><strong>Filo</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Yatırımları</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Devam</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Ediyor</strong></p>

<p>Arkas, filosunu yeni nesil gemilerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirket, toplam 660 milyon dolarlık yatırımla 12 yeni nesil eko-dizayn konteyner gemisini 2028 yılına kadar filosuna katacak.</p>

<p>Çin'deki CSSC Huangpu Wenchong Tersanesi'nde inşa edilen Sub-Panamax sınıfındaki gemiler, daha düşük yakıt tüketimi ve daha yüksek operasyonel verimlilik sağlayacak şekilde tasarlanıyor.</p>

<p>Yeni gemilerin teslim alınmasıyla birlikte Arkas filosunun 2028 yılında 60 gemiye, toplam taşıma kapasitesinin ise 129.691 TEU'ya ulaşması öngörülüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/husilerden-fuzeli-saldiri-24508</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 06:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HUSİLERDEN FÜZELİ SALDIRI</h1>
                        <h2>Husiler, Suudi petrol tankerini balistik füzelerle hedef aldığını iddia etti. Kızıldeniz'de tırmanan gerilim, küresel deniz ticareti ve enerji arz güvenliği üzerindeki riskleri büyütüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/husilerden-fuzeli-saldiri-1786002259.webp">
                        <figcaption>HUSİLERDEN FÜZELİ SALDIRI</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yemen'deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait petrol tankerlerine yönelik saldırılarını genişleteceklerini duyurdu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, Suudi Arabistan'a ait Wafa isimli kimyasal/petrol ürünleri tankerinin Yanbu açıklarında balistik füzelerle vurulduğunu iddia etti. Ancak saldırıya ilişkin herhangi bir görsel kanıt sunulmazken, Suudi makamlarından da resmi bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Saree, saldırının Husilerin Suudi Arabistan'a karşı uyguladığı "ablukaya karşı abluka" stratejisinin bir parçası olduğunu belirterek, operasyonun birden fazla balistik füze ile gerçekleştirildiğini ve hedefin isabetle vurulduğunu öne sürdü.</p>

<p>Sekiz Suudi Tankerinin Hedef Alındığı İddiası</p>

<p>Husiler, 22 Temmuz'da ilan ettikleri deniz ablukasından bu yana sekiz Suudi petrol tankerine saldırı düzenlediklerini ve 29 tankerin ise Kızıldeniz ile Umman Denizi'ndeki rotalarını değiştirmek veya geri dönmek zorunda kaldığını iddia etti.</p>

<p>Örgüt, Suudi Arabistan'ın petrol tankerlerini Bab el-Mendeb yerine Kuzey Kızıldeniz güzergâhına yönlendirdiğini savunarak, bundan sonraki süreçte bu bölgede saldırıların daha da yoğunlaşacağını açıkladı.</p>

<p>Denizcilik Sektöründen Yüksek Risk Uyarısı</p>

<p>Deniz güvenliği şirketi Ambrey, Suudi bayraklı, Suudi sahipli veya Suudi limanlarına sefer yapan gemilerin Husilerin hedef profiline güçlü şekilde uyduğunu belirterek, bu gemilerin yüksek saldırı riski altında bulunduğunu değerlendirdi.</p>

<p>Suudi Arabistan'dan Çok Uluslu Deniz Güvenliği Hamlesi</p>

<p>Bölgedeki artan güvenlik tehdidi üzerine Suudi Arabistan ile birlikte Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 14 ülke, Bab el-Mendeb Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde seyrüsefer serbestisini, uluslararası ticareti ve enerji arz güvenliğini korumak amacıyla çok uluslu bir deniz savunma ittifakı kurulmasını kararlaştırdı.</p>

<p>Toplantıya davet edilen 51 ülke ve kuruluştan 43'ünün katıldığı görüşmelerin ardından yayımlanan ortak bildiride, uluslararası deniz yollarının güvenliğinin ortak sorumluluk olduğu vurgulandı. İttifakın ilk imzacıları arasında Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Yemen, Pakistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Bangladeş, Nijerya, Sudan, Cibuti ve Somali yer aldı.</p>

<p>Uzmanlar, Kızıldeniz'de artan saldırıların küresel enerji sevkiyatını, deniz ticaretini ve tedarik zincirlerini yeniden ciddi baskı altına alabileceği uyarısında bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuze-ucret-tepkisi-24507</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 05:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>HÜRMÜZ'E ÜCRET TEPKİSİ</h1>
                        <h2>Sekiz uluslararası denizcilik kuruluşu, Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti uygulanmasının küresel ticaret, enerji güvenliği ve tedarik zincirleri için ciddi riskler doğuracağı uyarısında bulundu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuze-ucret-tepkisi-1786001492.webp">
                        <figcaption>HÜRMÜZ'E ÜCRET TEPKİSİ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünyanın önde gelen sekiz uluslararası denizcilik kuruluşu, Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne (IMO) gönderdiği ortak açık mektupla, Hürmüz Boğazı'nda zorunlu geçiş ücreti veya hizmet bedeli uygulanmasına karşı çıkılması çağrısında bulundu. Kuruluşlar, böyle bir uygulamanın küresel ölçekte benzer adımları tetikleyebilecek "domino etkisi" yaratacağı uyarısında bulundu.</p>

<p>3 Ağustos tarihli mektupta, uluslararası boğazlardan geçişe ücret uygulanmasının, uluslararası deniz taşımacılığını düzenleyen mevcut hukuki çerçeveyi zayıflatacağı ve diğer kritik deniz geçitlerinde de benzer uygulamaların önünü açacağı vurgulandı.</p>

<p>Denizcilik kuruluşları, geçiş ücreti ya da farklı adlarla uygulanacak zorunlu hizmet bedellerinin uluslararası teamüllerden ciddi bir sapma anlamına geleceğini belirterek, bunun yalnızca deniz taşımacılığı maliyetlerini değil; enerji fiyatlarını, enflasyonu ve küresel ekonomik belirsizliği de artıracağını ifade etti.</p>

<p>Açıklamada, deniz taşımacılığına getirilecek ilave maliyetlerin doğrudan küresel tedarik zincirlerine yansıyacağı ve bunun dünya genelinde tüketiciler ile işletmeler üzerinde ekonomik baskı oluşturacağı kaydedildi.</p>

<p>Ortak mektuba Asian Shipowners Association (ASA), BIMCO, Cruise Lines International Association (CLIA), European Shipowners (ECSA), International Chamber of Shipping (ICS), INTERCARGO, INTERTANKO ve World Shipping Council (WSC) imza attı.</p>

<p>Kuruluşlar ayrıca, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) ile güvence altına alınan uluslararası boğazlardan serbest geçiş hakkının korunması gerektiğini vurgulayarak, IMO ve BM ile iş birliği yapmaya hazır olduklarını bildirdi.</p>

<p>Öte yandan, Hürmüz Boğazı'na yönelik tartışmalar sürerken bölgedeki güvenlik riskleri de devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen son müzakerelerin "çatışmayı sona erdirmek için son fırsat" olduğunu belirterek, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret almasına izin vermeyeceklerini söyledi.</p>

<p>Buna rağmen bölgede saldırılar sürüyor. İran destekli Husiler, Kızıldeniz'in kuzeyinde Suudi Arabistan'a ait bir petrol tankerine balistik füze saldırısı düzenlediklerini öne sürerken, Suudi makamlarından konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Denizcilik sektörü temsilcileri, uluslararası su yollarında güvenli, öngörülebilir ve engelsiz seyrin, küresel tedarik zincirlerinin sürekliliği, enerji arz güvenliği ve dünya ekonomisinin istikrarı açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nautilustan-cine-mr1-tanker-siparisi-24506</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 04:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Nautilus'tan Çin'e MR1 Tanker Siparişi</h1>
                        <h2>Yunanistan merkezli Nautilus Management, Çin'deki Wuhu Shipyard'da inşa edilecek 41 bin DWT kapasiteli yeni nesil MR1 ürün ve kimyasal tankerleriyle filosunu güçlendiriyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/nautilustan-cine-mr1-tanker-siparisi-1786000611.webp">
                        <figcaption>Nautilus'tan Çin'e MR1 Tanker Siparişi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli Nautilus Management, Çin'in Wuhu Shipyard tersanesiyle en fazla iki adet MR1 sınıfı ürün ve kimyasal tanker inşası için anlaşma imzaladı.</p>

<p>Sektör kaynaklarına göre sipariş, bir kesin gemi ile bir opsiyonel gemiyi kapsıyor. Yaklaşık 41.000 dwt taşıma kapasitesine sahip MR1 tankerlerin 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamada, yatırımın tanker segmentindeki uzun yıllara dayanan deneyimin ve modern, verimli ve ticari açıdan rekabetçi bir filo oluşturma hedefinin bir göstergesi olduğu vurgulandı.</p>

<p>SDARI 41 tasarımına göre inşa edilecek yeni nesil tankerler; kıç yükleme hattı (stern line), buhar geri kazanım sistemi (vapor recovery line) ve büyük petrol şirketlerinin teknik gerekliliklerini karşılayacak ileri donanımlarla teslim edilecek.</p>

<p>Nautilus Management, hâlihazırda 2011 yapımı 34.976 dwt'lik V Isalos ile 2010 yapımı 36.187 dwt'lik V Bros isimli handysize dökme yük gemilerini işletiyor.</p>

<p>Şirket, kuru yük gemilerinin yanı sıra ham petrol, petrol ürünleri ve kimyasal tankerlerine yönelik teknik ve ticari gemi işletmeciliği hizmetleri sunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/frontlinea-110-milyon-dolarlik-kar-24505</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 03:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Frontline'a 110 Milyon Dolarlık Kâr</h1>
                        <h2>Frontline, iki VLCC'yi 270 milyon dolara satarak yaklaşık 110 milyon dolar kâr ve 179 milyon dolar net nakit gelir elde etmeyi hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/frontlinea-110-milyon-dolarlik-kar-1786000190.webp">
                        <figcaption>Frontline'a 110 Milyon Dolarlık Kâr</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Lars H. Barstad liderliğindeki tanker devi Frontline, 2017 yapımı iki Çok Büyük Ham Petrol Tankeri (VLCC) için toplam 270 milyon dolar bedelle satış anlaşması imzaladığını duyurdu.</p>

<p>Şirketin borsa açıklamasına göre, gemilerin yeni sahiplerine 2026 yılının üçüncü çeyreğinde teslim edilmesi planlanıyor. Satış işlemi, sektörde standart olarak uygulanan kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olacak.</p>

<p>New York ve Oslo borsalarında işlem gören Frontline, mevcut gemi kredilerinin kapatılmasının ardından satıştan yaklaşık 179 milyon dolar net nakit gelir elde etmeyi bekliyor.</p>

<p>Şirket ayrıca, gemilerin teslim tarihine bağlı olarak 2026'nın üçüncü çeyreğinde yaklaşık 110 milyon dolar satış kârı kaydetmeyi öngörüyor.</p>

<p>Frontline, satışa konu olan iki VLCC'nin isimlerini ise kamuoyuyla paylaşmadı.</p>

<p>Frontline Management AS CEO'su Lars H. Barstad, mevcut piyasa koşullarının olağanüstü fırsatlar sunduğunu belirterek, şirketin hissedarlara nakit geri dönüşü sağlama stratejisi doğrultusunda, satış işleminin tamamlanmasının ardından elde edilecek 179 milyon dolarlık net gelirin hissedarlara hisse başına 0,80 dolar tutarında tek seferlik özel temettü olarak dağıtılmasının yönetim kurulu tarafından kararlaştırıldığını açıkladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/los-angeles-limaninda-dev-operasyon-24504</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Los Angeles Limanı'nda Dev Operasyon</h1>
                        <h2>Los Angeles Liman Polisi, 12,5 milyon dolarlık metamfetamin sevkiyatını ele geçirirken, 2 milyon doları aşan Nike ürünlerini çalan organize kargo hırsızlığı şebekesini de çökertti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/los-angeles-limaninda-dev-operasyon-1785998656.webp">
                        <figcaption>Los Angeles Limanı'nda Dev Operasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Los Angeles Liman Polisi, bölgesel güvenlik operasyonlarında önemli başarılara imza atarak yaklaşık 12,5 milyon dolar değerinde 1.378 pound (yaklaşık 625 kg) metamfetamin ele geçirdi. Ayrıca, 2 milyon doların üzerinde Nike ürününü çalan organize bir kargo hırsızlığı şebekesi de çökertildi.</p>

<p>En büyük operasyonlardan biri, 28 Temmuz'da Los Angeles County'nin çöl bölgesinde faaliyet gösterdiği belirlenen yasa dışı bir metamfetamin üretim tesisine düzenlendi. Baskında kristal ve yüksek yoğunluklu sıvı formda toplam 1.378 pound metamfetamin ile yaklaşık 80 bin dolar nakit para ele geçirildi. Uyuşturucunun üretiminden sorumlu olduğu belirlenen üç Meksika vatandaşı gözaltına alındı.</p>

<p>Bu operasyonun ardından Riverside County'de yürütülen ayrı bir soruşturmada ise 119 kilogram kokain ve iki ateşli silah ele geçirilirken, olayla bağlantılı üç şüpheli tespit edildi.</p>

<p>Liman Polisi, Ocak 2026'da ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) New York ve Los Angeles ekipleriyle birlikte başlatılan, Sinaloa Karteli bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı soruşturmasında da aktif rol aldı. Altı ay süren ortak çalışma sonucunda 20 bin adet fentanil hapı ile 20 pound metamfetamin ele geçirildi.</p>

<p>Ticari suçlara yönelik yürütülen başka bir operasyonda ise 2 milyon doların üzerinde Nike ürününü çalan organize kargo hırsızlığı şebekesi çökertildi. Soruşturma kapsamında 12 kişi hakkında ağır suçlamalarla iddianame hazırlandı.</p>

<p>Los Angeles Liman Polisi Kaptanı Daniel Cobos, operasyonların bölgesel güvenlik, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve ticari tedarik zincirlerinin korunması açısından önemli bir başarı olduğunu belirterek, görev gücünün koordinasyon ve uzmanlığının somut sonuçlar verdiğini ifade etti.</p>

<p>24 saat esasına göre görev yapan Los Angeles Liman Polisi, kara, deniz, hava ve siber alanda liman güvenliğini sağlıyor. 300'den fazla polis ve sivil personelden oluşan teşkilat, 7.500 dönümlük liman sahası ile 43 millik kıyı şeridinde uyuşturucu kaçakçılığı, yasa dışı üretim faaliyetleri ve büyük ölçekli kargo hırsızlıklarına karşı operasyonlar yürütüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nykdan-cine-lng-tasiyicisi-24503</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 01:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>NYK'dan Çin'e LNG Taşıyıcısı</h1>
                        <h2>NYK ortaklığıyla inşa edilen Greenergy River, CNOOC için uzun vadeli LNG taşımacılığına başlayacak ilk Çin yapımı LNG gemisi olacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/nykdan-cine-lng-tasiyicisi-1785997244.webp">
                        <figcaption>NYK'dan Çin'e LNG Taşıyıcısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Japon denizcilik devi NYK'nın ortak olduğu Huajing LNG Transport (HLT), Çin devlet enerji şirketi CNOOC Group için inşa edilen yeni LNG taşıyıcısı Greenergy River'ın isim verme törenini gerçekleştirdi.</p>

<p>Greenergy River, HLT'nin bu proje kapsamında CNOOC Group için hizmete alacağı altı LNG taşıyıcısından ilki olma özelliğini taşıyor. Aynı zamanda gemi, NYK'nın Çinli bir müşteriyle yaptığı uzun vadeli kiralama anlaşması kapsamında hizmet verecek ilk Çin yapımı LNG taşıyıcısı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Geminin Ağustos ayından itibaren, CNOOC Group'un dünya genelindeki tedarikçilerden temin ettiği sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) ağırlıklı olarak Çin'e taşıması planlanıyor.</p>

<p>Yaklaşık 299 metre uzunluğunda ve 46,4 metre genişliğindeki gemi, yakıt olarak hem fuel-oil hem de kargo tanklarında oluşan LNG buharını (boil-off gas) kullanabilen çift yakıtlı (dual-fuel) ana makineyle donatıldı.</p>

<p>Geminin işletmesi, NYK, China Merchants Energy Shipping (CMES) ve China LNG Shipping (CETS) ortaklığında kurulan OPearl LNG Ship Management Company Limited tarafından yürütülecek.</p>

<p>İsim verme töreni, 4 Ağustos'ta Çin'deki Hudong-Zhonghua Shipbuilding tersanesinde düzenlendi. Gemiye verilen "Greenergy River" adı ise, "green" (yeşil) ve "energy" (enerji) kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşturuldu.</p>

<p>Huajing LNG Transport (HLT), NYK, CNOOC Gas and Power Singapore Trading &amp; Marketing, CETS Investment Management (HK) ve CMES LNG Project 4 Company Limited ortaklığında faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/asso-group-viking-reachi-satin-aldi-24502</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Asso Group, Viking Reach'i Satın Aldı</h1>
                        <h2>IMR gemisi Viking Reach, Asso Group tarafından satın alındı. Gemi, "Arete" adıyla Yunan bayrağı altında offshore enerji ve denizaltı kablo projelerinde görev yapacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/asso-group-viking-reachi-satin-aldi-1785996708.webp">
                        <figcaption>Asso Group, Viking Reach'i Satın Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli denizaltı ve offshore hizmet sağlayıcısı Asso Group, IMR (Inspection, Maintenance and Repair) gemisi Viking Reach'in satın alınmasına yönelik mutabakat anlaşmasını (MOA) imzaladığını duyurdu. İşlemin, olağan kapanış koşullarının tamamlanmasının ardından 2026 yılının dördüncü çeyreğinin başında sonuçlanması bekleniyor.</p>

<p>Satın alma kapsamında, gemiyle birlikte yüksek özelliklere sahip bir Work-Class ROV (WROV) sistemi de Asso Group filosuna dahil edilecek.</p>

<p>Teslimatın ardından gemi, Yunan mitolojisinin Kraliçesi Arete'nin adını taşıyarak "Arete" ismiyle ve Yunan bayrağı altında faaliyet gösterecek. Gemi, grubun artan proje portföyünü desteklemek amacıyla ağırlıklı olarak hendek açma destek gemisi (Trenching Support Vessel - TSV) olarak görev yapacak.</p>

<p>70 ton kapasiteli aktif dalga dengelemeli (AHC) vinci, entegre WROV ve survey sistemleri, sığ sularda operasyon kabiliyeti ile geniş çalışma güvertesine sahip olan Arete, denizaltı kablo koruma, rota hazırlığı, kablo gömme (post-lay burial) ve hızla büyüyen offshore rüzgâr enerjisi projelerinde çok amaçlı görevler üstlenecek.</p>

<p>Asso.subsea Ticari Direktörü Eva Pavlou, satın almanın şirketin offshore enerji sektörüne yönelik üst düzey hendek açma çözümleri sunma konusundaki uzun vadeli kararlılığını güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Eidesvik Reach de Satışı Doğruladı</p>

<p>Öte yandan, Reach Subsea ASA'nın %49,9 ortak olduğu Eidesvik Reach AS, Viking Reach'in satışına ilişkin mutabakat anlaşmasının imzalandığını doğruladı.</p>

<p>Euronext Oslo Borsası'na yapılan açıklamada, satış kapsamında gemide bulunan Work-Class ROV (WROV) sisteminin de alıcıya devredileceği ifade edildi.</p>

<p>Reach Subsea CEO'su Jostein Alendal, güçlü ikinci el gemi piyasasından faydalanarak önemli bir değer oluşturduklarını belirterek, işlemin şirketin filo yenileme stratejisini desteklediğini, bilançoyu güçlendireceğini ve gelecekteki yatırımlar için finansal esneklik sağlayacağını söyledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gemi-tasariminda-yeni-donemi-baslatti-24501</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 08:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gemi Tasarımında Yeni Dönemi Başlattı</h1>
                        <h2>Çinli gemi inşa devi, yapay zekâ destekli sistemlerle tasarım süreçlerini hızlandırmayı ve mühendislik doğruluğunu artırmayı hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/gemi-tasariminda-yeni-donemi-baslatti-1785928481.webp">
                        <figcaption>Gemi Tasarımında Yeni Dönemi Başlattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çin devletine ait gemi inşa devi CSSC, yapay zekâ destekli gemi tasarım sistemlerini devreye alarak proje geliştirme süreçlerini hızlandırmayı ve mühendislik doğruluğunu artırmayı hedefliyor.</p>

<p>Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi China State Shipbuilding Corporation (CSSC), gemi tasarımı ve mühendislik süreçlerinde kullanılmak üzere sektöre özel yapay zekâ modelleri geliştirdiğini açıkladı. Şirket, teknik standartlar, tasarım spesifikasyonları ve yıllar içinde oluşturulan kapsamlı gemi dokümantasyonunu analiz edebilen yeni nesil yapay zekâ sistemleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Pilot uygulamalar, CSSC bünyesindeki Shanghai Merchant Ship Design and Research Institute (SDARI) tarafından yürütülüyor. Geliştirilen sistemler, farklı klas ve teknik standartların karşılaştırılması ile proje parametrelerinin otomatik olarak doğrulanmasında kullanılmaya başlandı.</p>

<p>CSSC, mevcut aşamada yapay zekânın mühendislerin yerini almayacağını, yalnızca karar alma süreçlerini destekleyen bir araç olarak değerlendirildiğini vurguladı. Yapay zekâ tarafından oluşturulan tüm sonuçlar, uzman mühendisler tarafından detaylı şekilde incelenerek onaylanıyor.</p>

<p>Şirketin uzun vadeli hedefi; teknik çizimleri ve proje dokümanlarını sistematik biçimde sınıflandıran, kurumsal bilgi tabanları oluşturan ve tasarım süreçlerini önemli ölçüde hızlandıran entegre bir yapay zekâ altyapısı kurmak. Bu kapsamda en kritik teknik aşamayı ise CSSC'nin yıllar içinde oluşturduğu büyük ölçekli gemi inşa verilerinin tek bir platformda toplanarak yapay zekâ modellerinin eğitimine hazır hâle getirilmesi oluşturuyor.</p>

<p>CSSC ayrıca yapay zekâ alanında geliştirdiği 10 temel teknoloji ve 10 potansiyel uygulama alanını da tanıttı. Bunlar arasında otonom gemi seyri, dijital deniz denemeleri, başmühendis destek sistemleri, konsept gemi tasarımının otomatik oluşturulması, gemi iç yerleşim optimizasyonu ve iş güvenliğinin dijital olarak izlenmesi gibi yenilikçi çözümler bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu teknolojilerin özellikle gemi tasarımının ilk aşamalarını önemli ölçüde hızlandırabileceğini ve teknik dokümantasyonun doğruluğunu artırabileceğini belirtiyor. Ancak sistemlerin başarısının; eğitim verilerinin kapsamı, sektör odaklı yapay zekâ modellerinin doğruluğu ve kritik mühendislik kararlarında insan denetiminin sürdürülmesine bağlı olacağı ifade ediliyor.</p>

<p>2019 yılında kurulan China State Shipbuilding Corporation (CSSC), Çin hükümetine bağlı Devlet Varlıklarını Denetleme ve Yönetme Komisyonu (SASAC) tarafından kontrol edilen dünyanın en büyük devlet gemi inşa gruplarından biri konumunda.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-turk-gemilerine-saldiri-24500</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 07:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz'de Türk Gemilerine Saldırı</h1>
                        <h2>Karadeniz'de Türk Gemilerine İHA Saldırısı: Ankara'dan Seyir Güvenliği Çağrısı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/karadenizde-turk-gemilerine-saldiri-1785910955.webp">
                        <figcaption>Karadeniz'de Türk Gemilerine Saldırı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karadeniz'de Türk sahipli iki sivil ticaret gemisinin insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğramasının ardından Türkiye, bölgede seyrüsefer güvenliğinin sağlanması için taraflara yeniden çağrıda bulundu.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı, Yaşar ve Nadezhda isimli Türk sahipli iki sivil geminin saldırıya uğradığını, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu bazı mürettebatın yaralandığını açıkladı. Yaralıların sağlık durumlarının yakından takip edildiği bildirildi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün açıklamasına göre, Ro-Ro yük gemisi Nadezhda, pazartesi günü Novorossiysk'in yaklaşık 20 deniz mili açığında, Samsun'a seyir halindeyken İHA saldırısına uğradı.</p>

<p>Gemide 13'ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebat bulunduğu belirtilirken, tüm personelin Novorossiysk'e tahliye edildiği açıklandı. İlk açıklamalarda gemide yangının sürdüğü bildirilse de, son durum değerlendirmesinde yangının tamamen söndürüldüğü ve müdahale planlamasının devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Denizcilik Genel Müdürlüğü, 11 mürettebatın hastanede tedavi altında olduğunu, diğer personelin ise otelde konaklatıldığını ve sağlık durumlarının iyi olduğunu duyurdu.</p>

<p>Saldırının sorumluluğuna ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, Dışişleri Bakanlığı Karadeniz'deki tüm taraflara, özellikle savaşın tarafı olan ülkelere, ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla somut tedbirler alma çağrısında bulundu.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'de sivil gemileri de hedef alacak şekilde genişlemesinden ciddi endişe duyulduğu vurgulanarak, gerekli önlemlerin alınmaması halinde bunun deniz ticareti ve küresel gıda güvenliği başta olmak üzere çok yönlü olumsuz sonuçlar doğuracağı ifade edildi.</p>

<p>Söz konusu saldırılar, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Karadeniz'de Türk sahipli veya Türk işletmesindeki ticaret gemilerine yönelik yaşanan son güvenlik olayları arasında yer aldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yemen-aciklarinda-hint-gemisi-batti-24499</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 06:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yemen Açıklarında Hint Gemisi Battı</h1>
                        <h2>Yemen Açıklarında Füze Saldırısına Uğrayan Hint Kargo Gemisi Battı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yemen-aciklarinda-hint-gemisi-batti-1785909738.webp">
                        <figcaption>Yemen Açıklarında Hint Gemisi Battı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kızıldeniz'de Yemen açıklarında seyreden Hindistan bayraklı MSV Faize Noore Oliya adlı kargo gemisi, 4 Ağustos'ta füze saldırısına uğrayarak battı. Gemide bulunan 14 mürettebatın tamamı, aralarında 13 Hindistan vatandaşının da bulunduğu denizciler, Yemen Sahil Güvenliği tarafından kurtarıldı.</p>

<p>Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanı Sarbananda Sonowal, geminin Yemen kara suları yakınında bir mermi/füze isabeti sonucu alabora olarak battığını açıkladı. Kurtarılan mürettebatın güvenli şekilde Mokha Limanı'na ulaştırıldığı bildirildi.</p>

<p>Hindistan Dışişleri Bakanlığı (MEA) ise Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki büyükelçiliğin Yemen makamlarıyla yakın koordinasyon içinde çalıştığını ve mürettebatın güvenliğinin yakından takip edildiğini duyurdu.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, bölgede ticari gemilere yönelik devam eden saldırıların derin endişe yarattığı vurgulanarak, uluslararası hukuka uygun şekilde uluslararası deniz yollarında serbest ve kesintisiz seyrüseferin en kısa sürede yeniden sağlanması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Bakan Sonowal da saldırıyı "savunmasız bir ticaret gemisine yönelik sebepsiz bir saldırı" olarak nitelendirirken, Hint denizcilerin güvenliğinin hükümet için en yüksek öncelik olmaya devam ettiğini belirtti. Ayrıca Hindistan Denizcilik İdaresi'ne (DGMA), bölgedeki Hint denizcilerin güvenliğini artırmak ve kurtarılan mürettebata gerekli desteğin sağlanması için ilgili kurumlarla koordinasyon içinde derhal harekete geçme talimatı verildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuz-icin-anlasma-umudu-24498</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 05:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz İçin Anlaşma Umudu</h1>
                        <h2>ABD: Hürmüz Boğazı'nın Yeniden Açılması İçin Anlaşma Günler İçinde Sağlanabilir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuz-icin-anlasma-umudu-1785909114.webp">
                        <figcaption>Hürmüz İçin Anlaşma Umudu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari gemi trafiğine açılması için yürütülen diplomatik temaslarda kritik bir aşamaya gelindi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, tarafların bugün veya yarın anlaşmaya varabileceğini açıklarken, ABD Başkanı Donald Trump ise mevcut görüşmeleri "çatışmayı sona erdirmek için son fırsat" olarak nitelendirdi.</p>

<p>CNBC'ye konuşan Bessent, Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ticari gemilerin serbest geçişinin sağlanmasına yönelik müzakerelerin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Bessent, olası anlaşmanın gemilerden geçiş ücreti alınmasını değil, seyrüsefer serbestisini esas alacağını vurgulayarak, "Bugün ya da yarın boğazın açılması ve daha normal bir sürece geçilmesi konusunda anlaşmaya varma ihtimalimiz var." dedi.</p>

<p>ABD Hazine Bakanı, Hürmüz'de bekleyen yüzlerce geminin yeniden seferlere başlamasıyla birlikte petrol, gübre, rafine ürünler ve sanayi gazları başta olmak üzere emtia fiyatlarında önemli bir gerileme yaşanabileceğini ifade etti. Bessent'e göre, bu gelişme küresel enerji piyasaları açısından da rahatlatıcı bir etki yaratacak.</p>

<p>Başkan Donald Trump ise Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, müzakerelerin ilk aşamasının Hürmüz Boğazı'nın açılması, ikinci aşamasının ise İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmeler olacağını söyledi. Trump ayrıca, İran'ın boğazı kullanan gemilerden geçiş ücreti talep etmesine izin vermeyeceklerini belirtti.</p>

<p>Öte yandan İran, ABD'nin dile getirdiği müzakere planını henüz kamuoyu önünde doğrulamazken, Körfez ülkeleri Washington'a askeri gerilimin tırmanmaması için diplomasiye öncelik verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Katar da yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının ve tüm tarafların diyaloğa bağlı kalmasının önemini vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/contshipsten-dev-carter-hamlesi-24497</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 04:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Contships'ten Dev Çarter Hamlesi</h1>
                        <h2>Contships, CMA CGM, ZIM, COSCO ve Unifeeder ile Yeni Çarter Anlaşmaları İmzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/contshipsten-dev-carter-hamlesi-1785908707.webp">
                        <figcaption>Contships'ten Dev Çarter Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunan armatör Nikolas D. Pateras liderliğindeki Contships Logistics Corp., filosundaki konteyner feeder gemileri için CMA CGM, ZIM, COSCO ve Unifeeder ile yeni zaman çarteri anlaşmaları imzaladı. Şirket, altı gemiyi kapsayan sözleşmelerle günlük 16.500 ila 21.500 dolar arasında değişen navlun gelirini güvence altına aldı.</p>

<p>Yapılan anlaşmalar kapsamında Contship Art ZIM'e, Contship Cub ve Contship Gin CMA CGM'ye, Contship Day COSCO'ya, Contship Luv ile Contship Vow ise Unifeeder'e 14 ila 26 ay arasında değişen sürelerle kiralandı.</p>

<p>Gelir Güvencesi 240,7 Milyon Dolara Ulaştı</p>

<p>Şirket, son sözleşmelerin ardından 1 Temmuz 2026 itibarıyla güvence altına alınan gelir portföyünün 240,7 milyon dolara yükseldiğini açıkladı. Contships'in sahip olduğu 27 geminin, 2026 yılının ikinci yarısındaki operasyon günlerinin %98'i şimdiden çarter sözleşmeleriyle güvence altına alınmış durumda.</p>

<p>İlk Yarıda 5 Gemi Satıldı</p>

<p>Contships'in kurucusu ve CEO'su Nikolas D. Pateras, yılın ilk altı ayında filo optimizasyonu kapsamında beş feeder konteyner gemisini elden çıkardı. Contship Ray, Contship Max II, Contship Ono, Contship Eve II ve Contship Vie isimli gemilerin satışından komisyon ve masraflar öncesinde toplam 59 milyon dolar gelir elde edildi.</p>

<p>Şirket, 2026'nın ilk yarısında herhangi bir yeni gemi alımı gerçekleştirmedi.</p>

<p>Piyasa Görünümü Olumlu</p>

<p>Contships, konteyner gemisi kiralama piyasasının kısa vadede yüksek filo kullanım oranı, sınırlı gemi arzı ve küresel hatlardaki operasyonel aksaklıklar sayesinde güçlü görünümünü koruduğunu belirtti.</p>

<p>Şirkete göre Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve Kızıldeniz rotasındaki belirsizlikler devam ettiği sürece gemi yönlendirmeleri, liman sıkışıklıkları ve ağ verimsizlikleri çarter oranlarını desteklemeye devam edecek. Buna karşın, Kızıldeniz'de normalleşmenin sağlanması durumunda etkin filo kapasitesinin artmasıyla navlun piyasasında kademeli bir yumuşama yaşanabileceği ifade edildi.</p>

<p>Orta vadede ise küresel yeni inşa sipariş defterinin sektör üzerindeki en önemli yapısal risk olmaya devam ettiği belirtilirken, feeder segmentinin düşük sipariş hacmi ve yaşlanan filo yapısı sayesinde büyük konteyner gemilerine kıyasla daha dirençli bir konumda bulunduğu vurgulandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drydelden-japonya-hamlesi-24496</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DryDel'den Japonya Hamlesi</h1>
                        <h2>DryDel, Dört Capesize Yeni İnşa Gemisi İçin K Line ile 5 Yıllık Çarter Anlaşması İmzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/drydelden-japonya-hamlesi-1785908102.webp">
                        <figcaption>DryDel'den Japonya Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli DryDel Shipping, Japonya'da inşa edilmekte olan dört 182.000 DWT Capesize dökme yük gemisi için Japon denizcilik devi Kawasaki Kisen Kaisha (K Line) ile beş yıllık zaman çarteri anlaşması imzaladı.</p>

<p>Şirket, LinkedIn üzerinden yaptığı açıklamada anlaşmayı "kilometre taşı niteliğinde bir işlem" olarak nitelendirirken, sözleşmenin DryDel'in Capesize pazarındaki büyüme stratejisinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gemiler, Namura Shipbuilding Co. Ltd. tersanesinde inşa ediliyor. Yeni inşalardan ikisinin 2028, diğer ikisinin ise 2029 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Scrubber sistemiyle donatılacak gemiler, yüksek yakıt verimliliği ve uzun vadeli ticari performans hedefi doğrultusunda üst düzey teknik özelliklerle inşa edilecek.</p>

<p>DryDel, gemilerin garanti edilmiş taban gelir ile Capesize piyasasındaki yükselişten faydalanma imkânını bir araya getiren hibrit çarter modeli kapsamında kiralandığını açıkladı. Bu yapı sayesinde şirket, uzun vadeli gelir görünürlüğü ve aşağı yönlü risklere karşı koruma sağlarken, piyasanın güçlenmesi halinde ek kazanç elde etme fırsatını da koruyacak.</p>

<p>Beş yıllık anlaşmanın finansal detayları açıklanmazken, şirket bunun Japon yapımı premium tonaj ve K Line ile kurulan uzun vadeli iş birliği sayesinde DryDel'in Capesize segmentindeki konumunu güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>DryDel Yönetim Kurulu Başkanı Costas Delaportas, Japon denizcilik basınına yaptığı son değerlendirmede, sıkılaşan çevre düzenlemeleri ve yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle Japon tersanelerinde yeni gemi yatırımlarını sürdüreceklerini ifade etti. Delaportas, Japon yapımı gemilerin Çin yapımı alternatiflere göre daha pahalı olmasına rağmen, üstün yakıt verimliliği ve ikinci el piyasasındaki güçlü değeri sayesinde bu maliyet farkının işletme süreci boyunca fazlasıyla telafi edildiğini söyledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/esl-shipping-borsaya-aciliyor-24495</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ESL Shipping Borsaya Açılıyor</h1>
                        <h2>ESL Shipping, Bağımsız Şirket Olarak Borsaya Açılmaya Hazırlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/esl-shipping-borsaya-aciliyor-1785907627.webp">
                        <figcaption>ESL Shipping Borsaya Açılıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Finlandiya'nın Helsinki merkezli kuru yük taşımacılığı şirketi ESL Shipping, ana şirketi Aspo Plc'den ayrılarak bağımsız bir halka açık şirket haline gelmeye hazırlanıyor. Şirketin hisselerinin Nasdaq Helsinki'de işlem görmesi planlanıyor.</p>

<p>Aspo Yönetim Kurulu, ESL Shipping'in kısmi bölünme (demerger) yoluyla ayrılmasına ilişkin planı onayladı. Bölünmenin hayata geçirilmesi, 7 Aralık 2026 tarihinde yapılması planlanan Olağanüstü Genel Kurul'da hissedarların onayına bağlı olacak.</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamada, yeniden yapılanma süreci boyunca ESL Shipping'in tüm operasyonları ve müşterilerine sunduğu hizmetlerin kesintisiz şekilde devam edeceği vurgulandı.</p>

<p>Yaklaşık 40 Gemilik Filo</p>

<p>Aspo'nun iştiraki olan ESL Shipping, 4.000 ila 25.000 DWT taşıma kapasitesine sahip yaklaşık 40 gemiden oluşan bir filoyu işletiyor.</p>

<p>Bölünme planı kapsamında, Aspo'nun sahip olduğu ESL Shipping Ltd. hisseleri ile bunlara bağlı tüm varlık ve yükümlülükler, yeni kurulacak ESL Shipping Group adlı bağımsız şirkete devredilecek. Böylece ESL Shipping, kendi kurumsal yapısıyla faaliyet gösteren bağımsız bir grup haline gelecek.</p>

<p>Aspo'nun Adı Telko Group Olacak</p>

<p>Bölünmenin ardından Aspo'nun diğer faaliyetleri mevcut şirket bünyesinde kalırken, şirketin adının Telko Group olarak değiştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, ESL Shipping Group hisselerinin Nasdaq Helsinki düzenlenmiş piyasasında işlem görmesi için başvuruda bulunacak. Bölünme işleminin 31 Aralık 2026 tarihinde tamamlanması, hisselerin ise 4 Ocak 2027 veya mümkün olan en kısa sürede borsada işlem görmeye başlaması hedefleniyor.</p>

<p>Aspo açıklamasında, bağımsız şirket yapısının hem ESL Shipping Group hem de Telko Group için daha hedef odaklı sermaye tahsisi ve finansman çözümleri sağlayarak organik ve inorganik büyümeyi hızlandırmasının beklendiği ifade edildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/himalaya-carterleri-sabitledi-24494</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 01:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Himalaya Çarterleri Sabitledi</h1>
                        <h2>Himalaya Shipping, İki Newcastlemax Gemisinin Çarterini Sabit Navluna Dönüştürdü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/himalaya-carterleri-sabitledi-1785907074.webp">
                        <figcaption>Himalaya Çarterleri Sabitledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bermuda merkezli kuru yük armatörü Himalaya Shipping, filosundaki iki Newcastlemax dökme yük gemisinin endekse bağlı zaman çarter sözleşmelerini, 1 Ağustos–31 Aralık 2026 dönemini kapsayacak şekilde günlük ortalama 51.200 dolar (brüt) sabit navlun esasına dönüştürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Şirket, söz konusu gemilerin mevcut zaman çarter sözleşmeleri kapsamında scrubber (egzoz gazı arıtma sistemi) kaynaklı ek gelirlerden yararlanmaya devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Hangi gemilerin yeni anlaşmaya dahil edildiği açıklanmazken, Himalaya Shipping ticari yönetimi altında çift yakıtlı (dual-fuel) 12 adet 210.000 DWT Newcastlemax dökme yük gemisi bulunuyor.</p>

<p>Şirket daha önce de Haziran 2026 döneminde dört gemisinin endekse bağlı çarter sözleşmelerini günlük ortalama 56.500 dolar (brüt) sabit navlun sözleşmesine çevirmişti.</p>

<p>Öte yandan Himalaya Shipping, geçtiğimiz ay Mount Aconcagua isimli gemisi için 16 ila 18 ay süreli yeni bir zaman çarter anlaşması imzaladığını duyurmuştu. Bu sözleşmede gemi, Baltic 5TC Endeksi'ne göre primli endeks bağlantılı navlun kazanırken, piyasa koşullarına bağlı olarak FFA (Forward Freight Agreement) eğrisi üzerinden sabit navluna geçiş hakkını da koruyor.</p>

<p>Şirketin son hamlesi, güçlü navlun piyasasından yararlanırken gelirlerini daha öngörülebilir hale getirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/eidesvik-reach-viking-reachi-satti-24493</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eidesvik Reach, Viking Reach'i Sattı</h1>
                        <h2>Norveçli Eidesvik Reach, IMR gemisi Viking Reach ile gemideki WROV sistemini ismi açıklanmayan bir alıcıya satarak 200 milyon NOK'un üzerinde nakit girişi ve yaklaşık 70 milyon NOK muhasebe kârı elde etmeyi hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/eidesvik-reach-viking-reachi-satti-1785906508.webp">
                        <figcaption>Eidesvik Reach, Viking Reach'i Sattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveç merkezli Eidesvik Reach AS, sahip olduğu IMR (Inspection, Maintenance and Repair) gemisi Viking Reach'in satışına ilişkin, ismi açıklanmayan bir alıcıyla mutabakat zaptı (MoA) imzaladı. Şirketin yüzde 49,9 ortağı olan Reach Subsea ASA, işlemin 2026 yılının dördüncü çeyreğinin başında, olağan kapanış koşullarının yerine getirilmesinin ardından tamamlanmasının beklendiğini açıkladı.</p>

<p>Euronext Oslo Borsası'na yapılan bildirimde, satış kapsamında Viking Reach gemisinde bulunan Work-Class ROV (WROV) sisteminin de alıcıya devredileceği belirtildi.</p>

<p>Reach Subsea, WROV satışının tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 30 milyon Norveç Kronu (NOK) muhasebe kârı elde etmeyi bekliyor. Şirket ayrıca Eidesvik Reach AS'deki ortaklık payından kaynaklı yaklaşık 40 milyon NOK tutarında ek muhasebe kârı öngörüyor.</p>

<p>Her iki kazancın da gemi satışının tamamlanmasının ardından 2026 yılının dördüncü çeyreğinde finansal tablolara yansıtılması planlanıyor.</p>

<p>Şirket açıklamasına göre işlem, WROV satış gelirleri ile Eidesvik Reach AS tarafından dağıtılacak temettüler de dahil olmak üzere 200 milyon NOK'un üzerinde pozitif nakit etkisi yaratacak.</p>

<p>Reach Subsea CEO'su Jostein Alendal, satışın güçlü ikinci el gemi piyasasında önemli bir değer yaratırken şirketin uzun vadeli filo yenileme stratejisini de desteklediğini belirtti.</p>

<p>Alendal, "Viking Reach'in satışı, yatırımımızdan güçlü bir getiri elde etmemizi sağladı. Aynı zamanda önemli miktarda sermayeyi serbest bırakarak bilançomuzu güçlendiriyor ve varlık portföyümüzü daha da iyileştirmek ile operasyonel verimliliğimizi artırmak için bize ek finansal esneklik kazandırıyor." ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/hurmuzde-lng-tankeri-saldiriya-ugradi-24492</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 07:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hürmüz'de LNG Tankeri Saldırıya Uğradı</h1>
                        <h2>Hürmüz Boğazı'nda peş peşe yaşanan saldırılar sonrası GasLog'a ait LNG tankerinin hedef alındığı doğrulanırken, mürettebatın güvende olduğu açıklandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/hurmuzde-lng-tankeri-saldiriya-ugradi-1785823426.webp">
                        <figcaption>Hürmüz'de LNG Tankeri Saldırıya Uğradı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hürmüz Boğazı'nda LNG Tankerlerine Saldırı: GasLog Gemisi Hedef Alındı.</p>

<p>Yunan armatör GasLog tarafından işletilen LNG tankeri GasLog Shanghai, 31 Temmuz'da Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaptığı sırada düzenlenen saldırıda isabet aldı. Şirket, olayın ardından acil durum planını devreye alırken, mürettebatın tamamının güvende olduğunu açıkladı.</p>

<p>GasLog tarafından yapılan açıklamada, 2013 inşa, 82.104 dwt kapasiteli LNG tankerinde bir olay meydana geldiği doğrulanırken, geminin dengeli durumda olduğu ve tüm personelin güvenliğinin sağlandığı belirtildi. Şirket, ilgili otoritelerin bilgilendirildiğini ve gemide oluşan hasarın değerlendirildiğini duyurdu.</p>

<p>Olay, İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO) tarafından Hürmüz Boğazı için yayımlanan iki ayrı saldırı uyarısının ardından gerçekleşti.</p>

<p>En ciddi olayda, Umman'ın Lima bölgesinin yaklaşık 11 deniz mili kuzeydoğusunda seyreden bir tanker bilinmeyen bir mühimmatla vuruldu. Saldırıda makine dairesi hasar görürken, geminin manevra kabiliyetini kaybettiği bildirildi. Bölge sahil güvenlik birimleri bilgilendirilirken, olayda can kaybı ya da çevre kirliliği yaşanmadığı açıklandı.</p>

<p>Yaklaşık bir saat önce yaşanan ikinci olayda ise Umman'ın Khasab kentinin 21 deniz mili kuzeydoğusunda seyreden başka bir tanker, geminin yakınında meydana gelen büyük bir patlama ve su sıçraması bildirdi. Bu olayda gemide herhangi bir hasar oluşmadığı belirtildi.</p>

<p>GasLog'un son günlerde karşı karşıya kaldığı tek olay bu olmadı. Şirket, 29 Temmuz'da Mısır'ın Damietta Limanı'nda yanaşmış durumdaki GasLog Salem LNG tankerinde de bir olay yaşandığını doğruladı. Mürettebatın hızlı müdahalesi sayesinde durum kısa sürede kontrol altına alınırken, olayda yaralanma veya deniz kirliliği meydana gelmediği bildirildi.</p>

<p>Peş peşe yaşanan bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda faaliyet gösteren LNG tankerleri ve diğer ticari gemilerin karşı karşıya olduğu güvenlik risklerinin jeopolitik gerilimler nedeniyle giderek arttığını bir kez daha ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-golge-filo-tankerini-akdenizde-denetledi-24491</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 06:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AB, Gölge Filo Tankerini Akdeniz'de Denetledi</h1>
                        <h2>AB Deniz Görev Gücü, Sicilya açıklarında yaptırım altındaki petrol tankerine operasyon düzenlerken, iki saat süren denetim sorunsuz tamamlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ab-golge-filo-tankerini-akdenizde-denetledi-1785822810.webp">
                        <figcaption>AB, Gölge Filo Tankerini Akdeniz'de Denetledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İtalya liderliğindeki Avrupa Birliği Deniz Görev Gücü (EUNAVFOR MED IRINI), Akdeniz'de Rusya'nın "gölge filo" yapılanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen ve AB yaptırımları kapsamında bulunan bir petrol tankerine denetim operasyonu gerçekleştirdi.</p>

<p>İtalya Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre, tanker Benin'in Cotonou Limanı'ndan İstanbul'a seyir halindeyken 2 Ağustos sabahı Sicilya'nın Pantelleria Adası'nın batısında durduruldu.</p>

<p>Operasyon, EUNAVFOR MED IRINI harekâtının amiral gemisi ITS Thaon di Revel tarafından yürütüldü. Denetimin amacı, geminin uluslararası kurallar çerçevesinde taşımaya yetkili olduğu bayrağı doğrulayarak uyruğunu tespit etmek oldu.</p>

<p>İlk aşamada tanker kaptanının denetim ekibine gerekli iş birliğini sağlamadığı belirtilirken, bunun üzerine ITS Thaon di Revel'den bir askeri denetim timi helikopterle gemiye indirildi ve kapsamlı inceleme gerçekleştirildi.</p>

<p>Yaklaşık iki saat süren operasyon, bir Yunan savaş gemisi ile Polonya deniz karakol uçağının desteğiyle tamamlandı. Denetim sırasında herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadığı bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, operasyon kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin inceleme altına alındığını açıkladı.</p>

<p>İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, operasyonda görev alan personeli tebrik ederek, "Bu faaliyet, İtalya'nın Akdeniz'in güvenliği ile Avrupa Birliği'nin deniz güvenliği çabalarına sunduğu katkının somut bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Söz konusu operasyon, Avrupa Birliği'nin Rusya'nın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı iddia edilen "gölge filo" faaliyetlerine yönelik denetimlerini artırdığı dönemde gerçekleştirildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yunanistan-feribot-zamlarini-ikinci-kez-durdurdu-24490</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 05:42:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yunanistan Feribot Zamlarını İkinci Kez Durdurdu</h1>
                        <h2>Yunanistan, feribot ücretlerini ikinci yıl da sabit tutarken, rekabet sayesinde biletlerde yüzde 42'ye varan indirimler sağlandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yunanistan-feribot-zamlarini-ikinci-kez-durdurdu-1785822306.webp">
                        <figcaption>Yunanistan Feribot Zamlarını İkinci Kez Durdurdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Vasilis Kikilias, hükümetin savaş, enerji krizi ve artan yakıt maliyetlerine rağmen feribot bilet ücretlerindeki zamları üst üste ikinci yıl engellediğini açıkladı.</p>

<p>Mega TV'ye konuşan Kikilias, geçen yıl Avrupa Birliği'nin çevreci yakıt düzenlemeleri nedeniyle feribot işletmecilerinin yüzde 15 oranında zam planladığını ancak hükümetin liman ücretlerini yüzde 50 düşürerek bu artışın yolculara yansıtılmasını önlediğini hatırlattı. Bu yıl da benzer bir uygulamayla yeni zamların engellendiğini belirtti.</p>

<p>Bakan, sektörde artan rekabet sayesinde aileler, üç kişilik gruplar, gidiş-dönüş biletleri, ekonomi sınıfı yolcular ve otomobiller için yüzde 25 ila yüzde 42 arasında değişen indirimler uygulandığını ifade etti. Rafina Limanı'nda faaliyet gösteren üç feribot şirketi arasındaki rekabetin ise bazı hatlarda yüzde 50'ye varan indirimler sağladığını söyledi.</p>

<p>Feribot ulaşımının Yunan aileleri için bir lüks olmadığını vurgulayan Kikilias, adalara ulaşımın herkes için erişilebilir kalmasının hükümetin öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p>1.800'den Fazla Güvenlik Denetimi</p>

<p>Kikilias, yaz sezonu boyunca feribotlar, gezi tekneleri, turistik gemiler ve yatlarda 1.800'ü aşkın habersiz denetim gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>"Biletlerde indirim olabilir ama güvenlikte indirim olmaz." diyen Bakan, liman başkanlıklarının gerekli gördüğü durumlarda gemilerin seferlerini erteleme, durdurma veya ilave denetim isteme yetkisine sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Souda'daki Çarpışma Soruşturuluyor</p>

<p>Bakan, Girit Adası'ndaki Souda Limanı'nda bir ro-ro/yolcu gemisi ile ro-ro yük gemisinin karıştığı son çarpışmanın savcılık tarafından soruşturulduğunu belirterek olayın kendilerini ciddi şekilde endişelendirdiğini söyledi.</p>

<p>Sahil Güvenliğe 1.000 Yeni Personel</p>

<p>Kikilias ayrıca, Ağustos ayı sonunda 500, 2027 başında ise 500 yeni Sahil Güvenlik personelinin daha göreve alınmasının planlandığını açıkladı. Yeni alımlarla birlikte Yunanistan Sahil Güvenliği'ndeki personel açığının önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/navigator-amona-1218-milyon-dolarlik-finansman-24489</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 04:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Navigator Amon'a 121,8 Milyon Dolarlık Finansman</h1>
                        <h2>Navigator Amon, Yeni Amonyak Taşıyıcıları İçin 121,8 Milyon Dolarlık Finansman Sağladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/navigator-amona-1218-milyon-dolarlik-finansman-1785821747.webp">
                        <figcaption>Navigator Amon'a 121,8 Milyon Dolarlık Finansman</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>New York Borsası'nda işlem gören el tipi sıvılaştırılmış gaz taşıyıcısı işletmecisi Navigator Gas, Amon Maritime ile kurduğu ortak girişim Navigator Amon Shipping aracılığıyla inşa halindeki iki yeni nesil amonyak taşıyıcısı için 121,8 milyon ABD doları tutarında finansman anlaşması imzaladı.</p>

<p>Şirketin açıklamasına göre, Navigator Amon Shipping'in bağlı ortaklıkları, ING Bank N.V. (Londra Şubesi), Société Générale ve Oversea-Chinese Banking Corporation Limited (OCBC) ile 31 Temmuz tarihinde kıdemli teminatlı teslimat sonrası kredi anlaşmasına imza attı. Finansman, her biri 51.350 metreküp kapasiteli iki yeni inşa amonyak taşıyıcısının teslimatını destekleyecek.</p>

<p>Çin'de inşa edilen gemiler, amonyak yakıtlı olarak tasarlanırken, sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşımacılığı yapabilecek şekilde çok amaçlı kullanım özelliğine de sahip olacak.</p>

<p>Bankalar, Temmuz 2025'te Nantong CIMC Sinopacific Offshore &amp; Engineering ile imzalanan gemi inşa sözleşmeleri kapsamında, iki geminin inşa maliyetinin yüzde 70'ine kadarını, toplam 121,8 milyon dolar tutarında finanse etmeyi kabul etti.</p>

<p>Gemilerin teslimatlarının Mayıs 2028 ve Eylül 2028 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Navigator Gas Mali İşler Direktörü (CFO) Gary Chapman, finansmanın şirketin amonyak taşımacılığı büyüme stratejisinde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, uygun maliyetli ve altı yıl vadeli kredi yapısının sermaye disiplinini korurken bilanço esnekliğini güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Chapman ayrıca, Amon Maritime ile birlikte hem mevcut LPG ve amonyak taşımacılığı pazarına hem de denizcilikte yakıt olarak amonyağın kullanımının yaygınlaşacağı gelecekteki pazara hizmet edecek yeni nesil gemilere yatırım yaptıklarını vurguladı.</p>

<p>Navigator Gas, ABD'nin Houston Gemi Kanalı'ndaki Morgan's Point etilen ihracat terminalinde ortak girişim aracılığıyla yüzde 50 paya sahip bulunuyor. Şirket filosunda ise 54 yarı veya tam soğutmalı sıvılaştırılmış gaz taşıyıcısı yer alırken, bunların 24'ü etilen ve etan taşımaya uygun özellikte bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/misce-mlngden-10-yillik-lng-sozlesmesi-24488</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 03:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MISC'e MLNG'den 10 Yıllık LNG Sözleşmesi</h1>
                        <h2>MISC, MLNG'den 10 Yıllık LNG Gemisi Kiralama İhalesini Kazandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/misce-mlngden-10-yillik-lng-sozlesmesi-1785821193.webp">
                        <figcaption>MISC'e MLNG'den 10 Yıllık LNG Sözleşmesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Malezya merkezli MISC Berhad (MISC), Malaysia LNG Sdn. Bhd. (MLNG) tarafından yeni inşa edilecek 18.700 cbm kapasiteli LNG taşıyıcısı için 10 yıllık uzun vadeli zaman esaslı kiralama (time charter) sözleşmesine ilişkin niyet mektubu (Letter of Award) aldığını duyurdu.</p>

<p>Şirketin borsaya yaptığı açıklamaya göre, kiralama sözleşmesi 10 yıllık kesin süreyi kapsayacak ve geminin 2028 yılında hizmete başlaması planlanıyor. MISC, LNG taşıma hizmetlerini bağlı ortaklığı aracılığıyla MLNG'ye sunacak.</p>

<p>Proje kapsamında MISC, 30 Temmuz 2026 tarihinde Çin'in önde gelen tersanelerinden Hudong-Zhonghua Shipbuilding (Group) Co., Ltd. (HZ) ile 18.700 cbm kapasiteli yeni LNG taşıyıcısının inşası için gemi inşa sözleşmesi imzaladı.</p>

<p>Şirket, yatırımın LNG filosunu gençleştirme programının önemli bir parçası olduğunu belirterek, modern ve yakıt verimliliği yüksek yeni nesil geminin PETRONAS'ın Japonya'nın Sendai kentine yönelik LNG tedarikinin sürekliliğini destekleyeceğini ifade etti.</p>

<p>MLNG, Sarawak eyaletinin Bintulu kentinde bulunan ve yıllık yaklaşık 30 milyon ton üretim kapasitesiyle dünyanın tek sahadaki en büyük LNG üretim tesislerinden biri olan PETRONAS LNG Kompleksi'ni işletiyor. MISC, söz konusu tesisin PETRONAS'ın küresel LNG tedarik güvenilirliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>PETRONAS Grubu bünyesinde faaliyet gösteren MISC, 55 yılı aşkın denizcilik tecrübesiyle uluslararası deniz taşımacılığı alanında hizmet verirken, Hudong-Zhonghua Shipbuilding ise büyük LNG taşıyıcıları, ultra büyük konteyner gemileri, kimyasal tankerler, ağır yük gemileri ve askeri gemilerin tasarım ve inşasında uzmanlaşmış Çin'in önde gelen tersaneleri arasında yer alıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/costamare-bulkerstan-filo-yenileme-hamlesi-24487</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 02:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Costamare Bulkers'tan Filo Yenileme Hamlesi</h1>
                        <h2>Costamare Bulkers, Filo Yenileme Kapsamında En Yaşlı Gemisini Satıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/costamare-bulkerstan-filo-yenileme-hamlesi-1785820561.webp">
                        <figcaption>Costamare Bulkers'tan Filo Yenileme Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli Costamare Bulkers, filo yenileme programı kapsamında sahip olduğu en yaşlı kuru yük gemisinin satışını gerçekleştirerek filosunu gençleştirme stratejisini sürdürüyor.</p>

<p>New York Borsası'nda işlem gören şirket, 55.469 dwt taşıma kapasiteli, 2009 yılında inşa edilen supramax tipi Bermondi isimli kuru yük gemisinin satışı konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Satış işleminin 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>Bermondi, Costamare Bulkers'ın sahip olduğu 30 gemilik kuru yük filosunda 2010 yılı öncesinde inşa edilmiş tek gemi olma özelliğini taşıyor. Satışın tamamlanmasıyla şirketin filosunun yaş ortalaması daha da gençleşecek.</p>

<p>Şirketin filosu, satışa konu olan gemi dâhil olmak üzere yaklaşık 2,7 milyon dwt toplam taşıma kapasitesine sahip 30 kuru yük gemisinden oluşuyor. Filo; 6 Capesize, 7 Kamsarmax, 9 Ultramax ve 8 Supramax gemisini kapsarken, gemilerin önemli bir bölümü dönem esaslı kiralama (period charter) sözleşmeleriyle işletiliyor.</p>

<p>Costamare Bulkers ayrıca, ağırlıklı olarak Kamsarmax segmentine odaklanan CBI (Costamare Bulkers Inc.) kuru yük işletme platformunu da yönetiyor. Platform bünyesinde, üçüncü taraf armatörlere ait 26 kuru yük gemisi bulunuyor.</p>

<p>Şirket, 2026 yılının ikinci çeyreğinde düzeltilmiş 9,8 milyon ABD doları net kâr elde etti.</p>

<p>Costamare Bulkers Üst Yöneticisi (CEO) Gregory Zikos, ikinci çeyrekte özellikle Capesize segmentinde jeopolitik belirsizlikler, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve olumsuz hava koşullarının etkisiyle yüksek oynaklık yaşandığını belirtti. Mayıs ayı sonunda zirveye ulaşan Capesize navlunlarının haziran sonuna kadar günlük yaklaşık 20 bin dolar gerilemesine rağmen güçlü seviyelerini koruduğunu ifade etti.</p>

<p>Zikos, Panamax piyasasının güçlü Capesize navlunları ve Çin'in deniz yoluyla kömür ithalatındaki toparlanmadan destek aldığını, Supramax segmentinde ise tahıl ve minör dökme yük taşımalarındaki artış ile Liberya'dan demir cevheri ihracatının yükselmesinin özellikle Atlantik piyasasında olumlu bir görünüm oluşturduğunu vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cmbtech-donoussayi-satti-24486</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 01:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>CMB.TECH, Donoussa'yı Sattı</h1>
                        <h2>CMB.TECH, 10 yaşındaki VLCC Donoussa'yı satarak 2026'nın dördüncü çeyreğinde yaklaşık 74,4 milyon dolarlık sermaye kazancı elde etmeyi hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/cmbtech-donoussayi-satti-1785819988.webp">
                        <figcaption>CMB.TECH, Donoussa'yı Sattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Belçika merkezli CMB.TECH NV, ikinci el bir ham petrol tankerini satarak önemli bir sermaye kazancı elde etmeye hazırlanıyor. Şirket, Euronav markası altında faaliyet gösteren 299.999 dwt taşıma kapasiteli VLCC Donoussa adlı tankerini açıklanmayan bir alıcıya satmak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu.</p>

<p>2016 yılında inşa edilen Donoussa tankerinin satışının, net satış bedeli ile geminin defter değeri dikkate alındığında, 2026 yılının dördüncü çeyreğinde yaklaşık 74,4 milyon ABD doları tutarında sermaye kazancı yaratması bekleniyor.</p>

<p>Geminin yeni sahibine tesliminin de 2026'nın dördüncü çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Euronext Brüksel, New York Borsası (NYSE) ve Euronext Oslo Børs'ta işlem gören CMB.TECH, kuru yük gemileri, ham petrol tankerleri, kimyasal tankerler, konteyner gemileri ve offshore enerji gemilerinden oluşan yaklaşık 250 gemilik bir filoya sahip bulunuyor.</p>

<p>Merkezi Anvers (Antwerp), Belçika'da bulunan şirket, Avrupa, Asya ve Afrika'daki ofisleri aracılığıyla faaliyetlerini sürdürürken, kendi üretimi ve üçüncü taraf tedarikçiler üzerinden hidrojen ve amonyak yakıtı çözümleri de sunuyor.</p>

<p>Satış işlemi, ikinci el tanker piyasasında güçlü değerlemelerin sürdüğünü ve CMB.TECH'in filo optimizasyonu stratejisi kapsamında önemli bir finansal kazanç elde ettiğini ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/romantika-akdeniz-oyunlari-icin-italya-yolunda-24485</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:46:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Romantika, Akdeniz Oyunları İçin İtalya Yolunda</h1>
                        <h2>Tallink'in Romantika feribotu, Taranto 2026 Akdeniz Oyunları boyunca katılımcılara konaklama hizmeti sunmak üzere İtalya'da görev yapacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/romantika-akdeniz-oyunlari-icin-italya-yolunda-1785819070.webp">
                        <figcaption>Romantika, Akdeniz Oyunları İçin İtalya Yolunda</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Estonya merkezli AS Tallink Grupp (Tallink) ile Taranto 2026 Akdeniz Oyunları Organizasyon Komitesi arasında, kruvaziyer feribotu Romantika için bir charter (kiralama) anlaşması imzalanmıştır.</p>

<p>Anlaşma kapsamında Romantika, İtalya’nın Taranto kentinde düzenlenecek XX. Akdeniz Oyunları süresince sporculara ve organizasyon görevlilerine konaklama ile yeme-içme hizmetleri sağlayacaktır. Gemi, teknik ve servis personeliyle birlikte kiralanacaktır.</p>

<p>Bu yaz Tallinn–Stockholm hattında ek seferler gerçekleştiren Romantika, Baltık Denizi’ndeki son seferini 4 Ağustos tarihinde Tallinn Körfezi’nde düzenlenecek özel yaz akşamı kruvaziyeri ile tamamlayacaktır.</p>

<p>2002 yılında Finlandiya’da inşa edilen Romantika, Tallink için sipariş edilen ilk feribot olmasının yanı sıra, Estonyalı bir armatör için inşa edilen ilk yolcu feribotu olma özelliğini taşımaktadır.</p>

<p>Tallink’in Avrupa’da uzun dönemli charter sözleşmeleri kapsamında faaliyet gösteren üç gemisi bulunmaktadır. Silja Europa ve Galaxy Hollanda’da konaklama gemisi olarak hizmet verirken, Superfast IX ise St. Patrick adıyla Hibernia Line tarafından İrlanda ile Fransa arasındaki feribot hattında işletilmektedir.</p>

<p>Tallink Grupp Yönetim Kurulu Başkanı Peep Jalakas, şirketin filosunu en verimli şekilde değerlendirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, Romantika’nın İtalya’ya kiralanmasının Tallink’in finansal performansına olumlu katkı sağlayacağını ifade etmiştir.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/kuru-yukte-yukselis-buyuk-gemilerle-sinirli-24484</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kuru Yükte Yükseliş Büyük Gemilerle Sınırlı</h1>
                        <h2>Baltık Kuru Yük Endeksi yükselirken, Capesize ve Panamax segmentleri piyasayı yukarı taşıdı. Küçük tonajlı gemilerde ise zayıf talep ve yüksek tonaj arzı baskısını sürdürüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/kuru-yukte-yukselis-buyuk-gemilerle-sinirli-1785775920.webp">
                        <figcaption>Kuru Yükte Yükseliş Büyük Gemilerle Sınırlı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Baltık Borsası'nın (Baltic Exchange) son doğrulanmış cuma seansında kuru yük piyasası karışık bir görünüm sergiledi. Baltic Dry Index (BDI), 59 puan artışla 2.732 seviyesine yükselirken, artışın ana kaynağını büyük tonajlı dökme yük gemileri oluşturdu.</p>

<p>Capesize endeksi 129 puan yükselerek 4.296 puana ulaştı. Bu segmentte ortalama günlük zaman çarteri (TCE) geliri 38.960 dolar seviyesine çıktı.</p>

<p>Panamax endeksi ise 47 puan artışla 2.087 puana yükselirken, ortalama günlük TCE kazancı 18.780 dolar olarak gerçekleşti. Demir cevheri taşımalarındaki hareketlilik, Atlantik'te sınırlı tonaj arzı ile kömür ve Kuzey Pasifik tahıl yükleri bu segmenti destekleyen başlıca unsurlar oldu.</p>

<p>Buna karşılık küçük tonajlı gemilerde toparlanma henüz başlamadı. Supramax endeksi 1.609 puana, Handysize endeksi ise 887 puana geriledi. Pasifik'te yapılan yeni yük bağlantıları bazı gemilere istihdam sağlasa da, yüksek tonaj arzı ve zayıf yük talebi navlun piyasasındaki toparlanmayı sınırlamaya devam ediyor.</p>

<p>Uzmanlara göre önümüzdeki bir ila iki haftalık dönemde Capesize ve Panamax segmentlerinde güçlü görünüm korunabilir. Ancak orta vadeli piyasa performansı, ağustos ayı boyunca devam edecek demir cevheri ve kömür taşıma programlarının seyrine bağlı olacak.</p>

<p>Öte yandan sefer kârlılığı değerlendirilirken rota, yakıt maliyetleri, sigorta giderleri ve olası gecikmelerin dikkatle hesaplanması gerekiyor. Karadeniz, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri, yükselen endekslere rağmen sefer gelirlerini önemli ölçüde etkileyebiliyor.</p>

<p>1744 yılında Londra'da kurulan Virginia and Baltick Coffee House kökenine dayanan Baltic Exchange, günümüzde küresel deniz taşımacılığı sektörünün en önemli navlun göstergelerini hesaplıyor. Kuruluş, 2016 yılından bu yana Singapore Exchange (SGX) bünyesinde faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/azak-karadeniz-navlununda-yerel-artis-24483</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Azak-Karadeniz Navlununda Yerel Artış</h1>
                        <h2>Azak-Karadeniz Navlun Piyasasında 31. Haftada Yerel Artış.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/azak-karadeniz-navlununda-yerel-artis-1785772837.webp">
                        <figcaption>Azak-Karadeniz Navlununda Yerel Artış</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Azak-Karadeniz bölgesinde navlun piyasası 31. haftada özellikle tahıl taşımacılığı ve küçük tonajlı gemi segmentinde yükseliş kaydetti. Bölgesel talep artışı bazı hatlarda navlunları çift haneli oranlarda yukarı taşıdı.</p>

<p>Karadeniz kıyı seferi yapan gemilere ilişkin endeks haftalık bazda 11,75 dolar artarak 46,87 dolar/ton seviyesine yükseldi. Buna karşın deniz-nehir (sea-river) tipi karma taşımacılık segmentindeki endeks 29,61 dolar/ton seviyesinde değişmeden kaldı.</p>

<p>Orta ve büyük tonajlı kuru yük gemilerinde de yükseliş görüldü. Orta tonaj segmenti 37,09 dolar/ton, büyük tonaj segmenti ise 28,36 dolar/ton seviyesine çıktı.</p>

<p>Haftanın en dikkat çekici artışı Tuna hattında yaşandı. İzmail ve Reni limanlarından İskenderiye'ye taşınan 5.000-6.000 ton buğday veya mısır yükleri için navlun 56 dolar/tona yükselerek önceki haftaya göre 10 dolar arttı.</p>

<p>Rostov'dan Marmara Denizi'ne gerçekleştirilen 3.000 tonluk buğday sevkiyatında navlun 29 dolar/tona çıktı.</p>

<p>Büyük tonajlı taşımalarda ise Köstence'den Güney Çin'e yapılan 60.000-65.000 ton mısır sevkiyatının navlunu 8 dolar artışla 76 dolar/tona yükseldi.</p>

<p>Köstence-İskenderiye hattında 25.000-30.000 tonluk yükler için navlun 7,5 dolar artarak 37,5 dolar/ton seviyesine ulaştı. Buna karşılık Köstence veya Varna'dan İspanya'nın Akdeniz limanlarına gerçekleştirilen buğday taşımalarında navlun 22 dolar/ton seviyesinde sabit kaldı.</p>

<p>Piyasa genelinde yükselişin belirli tahıl rotaları ve küçük tonajlı gemilerde yoğunlaştığı görülürken, Azak Denizi'ndeki deniz-nehir taşımacılığında fiyatların yatay seyretmesi, bölgesel tonaj talebinin güçlendiğine işaret etse de Azak-Karadeniz navlun piyasasında henüz geniş tabanlı bir toparlanmanın teyit edilmediğini gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gph-kusadasi-ve-lizbonda-kontrolu-guclendirdi-24482</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>GPH, Kuşadası ve Lizbon'da Kontrolü Güçlendirdi</h1>
                        <h2>Global Ports Holding, Kuşadası ve Lizbon Kruvaziyer Terminallerindeki Payını Artırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/gph-kusadasi-ve-lizbonda-kontrolu-guclendirdi-1785765016.webp">
                        <figcaption>GPH, Kuşadası ve Lizbon'da Kontrolü Güçlendirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Global Ports Holding (GPH), Royal Caribbean'ın Türkiye'deki Kuşadası Kruvaziyer Limanı ile Portekiz'deki Lizbon Kruvaziyer Limanı'ndaki hisselerinin bir bölümünü satın alarak iki stratejik kruvaziyer terminalindeki kontrolünü güçlendirdi.</p>

<p>Şirketin bağlı ortaklığı Global Liman İşletmeleri, Kuşadası Kruvaziyer Limanı'nı işleten Ege Liman İşletmeleri'ndeki payını yüzde 90,47'den yüzde 99,99'a yükseltti. Böylece GPH, liman üzerindeki kontrolünü neredeyse tamamen eline aldı.</p>

<p>Global Ports Holding, 2004 yılından bu yana işlettiği Kuşadası Kruvaziyer Limanı'nı Doğu Akdeniz'in en önemli kruvaziyer merkezlerinden biri haline getirirken, liman antik Efes kentine açılan başlıca turizm kapılarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Öte yandan GPH, Lizbon Kruvaziyer Limanı'nda Royal Caribbean'a ait yüzde 20'lik hissenin yarısını satın almak üzere anlaşmaya vardı. Düzenleyici kurumların onayının ardından tamamlanması beklenen işlemle birlikte GPH'nin limandaki payı yüzde 50'den yüzde 60'a yükselecek. Royal Caribbean ise yüzde 10'luk hissesini koruyarak ortaklığını sürdürecek.</p>

<p>Lizbon Kruvaziyer Limanı, Atlantik ve Batı Akdeniz kruvaziyer pazarında stratejik bir konuma sahip bulunuyor. GPH ve Royal Caribbean'ın da yer aldığı konsorsiyum, 2014 yılında yaklaşık 22 milyon avroluk yatırımla terminalin inşası ve işletilmesini kapsayan 35 yıllık imtiyaz sözleşmesini kazanmıştı.</p>

<p>Gerçekleştirilen işlemler, küresel kruvaziyer limanı altyapısında uzman işletmecilerin paylarını artırarak konsolidasyon sürecini hızlandırdığını ortaya koyuyor. Global Ports Holding, önemli turizm destinasyonlarındaki varlığını güçlendirirken, Royal Caribbean ise stratejik ortaklıklarını koruyarak terminal yatırımlarındaki doğrudan sermaye payını azaltma yoluna gidiyor.</p>

<p>Global Ports Holding, Türk Global Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteriyor ve dünyanın en geniş uluslararası kruvaziyer limanı portföylerinden birini yönetiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/14-ulkeden-deniz-guvenligi-ittifaki-24481</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 08:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>14 Ülkeden Deniz Güvenliği İttifakı</h1>
                        <h2>Suudi Arabistan Öncülüğünde 14 Ülkeden Deniz Güvenliği İttifakı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/14-ulkeden-deniz-guvenligi-ittifaki-1785748857.webp">
                        <figcaption>14 Ülkeden Deniz Güvenliği İttifakı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Suudi Arabistan ile birlikte 14 ülke, Bab el-Mendeb Boğazı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde uluslararası deniz ulaşımını, ticaret yollarını ve enerji arz güvenliğini korumayı amaçlayan Çok Uluslu Deniz Savunma İttifakının kurulduğunu duyurdu.</p>

<p>Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ittifak; ortak tehditlere karşı deniz güvenliğini güçlendirmek, uluslararası deniz yollarının güvenliğini sağlamak ve ülkeler arasında kalıcı savunma iş birliği oluşturmak amacıyla hayata geçirildi.</p>

<p>İttifakın kuruluş toplantısına davet edilen 51 ülke ve uluslararası kuruluştan 43'ünün temsilcileri katılırken, Avrupa Birliği de toplantıda yer aldı. Toplantının ardından Suudi Arabistan, Türkiye, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün, Yemen, Bangladeş, Nijerya, Sudan, Cibuti ve Somali ortak deklarasyona imza attı.</p>

<p>Açıklamada, uluslararası deniz yollarının güvenliğinin ortak küresel sorumluluk olduğu vurgulanırken, ticaret gemilerine ve kritik deniz altyapılarına yönelik artan saldırılar nedeniyle çok taraflı savunma iş birliğinin güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiği ifade edildi.</p>

<p>Toplantıda ayrıca ittifakın kuruluş tüzüğü, organizasyon yapısı, komuta-kontrol mekanizması ve çalışma planı ele alındı. Buna göre ittifakın kurucu ve lider ülkesi Suudi Arabistan olacak, karargâh ise Suudi Arabistan'da kurulacak.</p>

<p>Savunma Bakanlığı, ittifakın hedef ve ilkelerini benimseyen diğer ülkelerin de ulusal onay süreçlerini tamamlamalarının ardından girişime katılabileceklerini bildirdi.</p>

<p>Yeni girişim, Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik tehditlerini artırdığı ve küresel deniz ticareti ile enerji tedarik zincirleri üzerindeki risklerin yükseldiği bir dönemde, bölgedeki deniz güvenliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-rus-gemisi-vuruldu-24480</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 06:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz'de Rus Gemisi Vuruldu</h1>
                        <h2>Ukrayna: Karadeniz'de Rus Konteyner Gemisini Vurduk.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/karadenizde-rus-gemisi-vuruldu-1785748214.webp">
                        <figcaption>Karadeniz'de Rus Gemisi Vuruldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin Karadeniz'de Rus bayraklı bir konteyner gemisini hedef aldığını ve aynı operasyon kapsamında Rusya'nın Başkurdistan bölgesindeki üç petrol rafinerisinin altyapısına saldırılar düzenlediğini açıkladı.</p>

<p>Zelenskiy'nin açıklamasına göre, 2005 yapımı, 100 bin tondan fazla taşıma kapasitesine sahip Rus bayraklı "Yanina" adlı konteyner gemisi Karadeniz'de gerçekleştirilen orta menzilli saldırıda vuruldu. Geminin Novorossiysk açıklarında saldırıya uğradığı belirtilirken, Zelenskiy geminin batırıldığını öne sürdü.</p>

<p>Ukrayna yönetimi, operasyonun Rusya'nın savaş lojistiğini destekleyen hedeflere yönelik gerçekleştirildiğini vurgularken, saldırıya ilişkin operasyonel ayrıntılar paylaşılmadı.</p>

<p>Öte yandan, Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) birliklerinin de Rusya'nın Başkurdistan bölgesindeki üç petrol rafinerisinin altyapısını hedef aldığı bildirildi. Yaklaşık 1.600 kilometre uzaklıktaki tesislerin yılda milyonlarca ton petrol işlediğine dikkat çeken Zelenskiy, saldırıların yüksek hassasiyetle gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Zelenskiy ayrıca Azak Denizi'nde de saldırılar düzenlendiğini doğruladı. Daha sonra resmi X hesabından 2006 yapımı, 105.611 DWT kapasiteli Yunan ham petrol tankeri Bourdaya ait görüntüler paylaşmasına rağmen, bu gemiye ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Karadeniz'de devam eden savaş sürecinde Ukrayna, Rus bayraklı gemilere yönelik saldırılarını sürdürürken, Rusya da Ukrayna liman altyapısı ve Ukrayna limanlarına yaklaşan ticaret gemilerine yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştirdi. Son saldırının, Ukrayna'nın Karadeniz'deki Rus deniz lojistiğini ve taşımacılık faaliyetlerini sekteye uğratmayı amaçlayan operasyonlarının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.</p>

<div style="text-align:start"><a href="https://x.com/ZelenskyyUa/status/2083507395410411619"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:&quot;Open Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><iframe frameborder="0" id="twitter-widget-0" scrolling="no" src="https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?creatorScreenName=ShipTelegraph&amp;dnt=false&amp;embedId=twitter-widget-0&amp;features=eyJ0ZndfdGltZWxpbmVfbGlzdCI6eyJidWNrZXQiOltdLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2ZvbGxvd2VyX2NvdW50X3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9iYWNrZW5kIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19yZWZzcmNfc2Vzc2lvbiI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZm9zbnJfc29mdF9pbnRlcnZlbnRpb25zX2VuYWJsZWQiOnsiYnVja2V0Ijoib24iLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X21peGVkX21lZGlhXzE1ODk3Ijp7ImJ1Y2tldCI6InRyZWF0bWVudCIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3Nob3dfYmlyZHdhdGNoX3Bpdm90c19lbmFibGVkIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19kdXBsaWNhdGVfc2NyaWJlc190b19zZXR0aW5ncyI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdXNlX3Byb2ZpbGVfaW1hZ2Vfc2hhcGVfZW5hYmxlZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdmlkZW9faGxzX2R5bmFtaWNfbWFuaWZlc3RzXzE1MDgyIjp7ImJ1Y2tldCI6InRydWVfYml0cmF0ZSIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfbGVnYWN5X3RpbWVsaW5lX3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9mcm9udGVuZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9fQ%3D%3D&amp;frame=false&amp;hideCard=false&amp;hideThread=false&amp;id=2083507395410411619&amp;lang=tr&amp;origin=https%3A%2F%2Fshippingtelegraph.com%2Fcontainer-news%2Fukraine-confirms-strike-on-russian-container-ship-video-for-greek-tanker%2F&amp;sessionId=d0257ed9f336563816088266bed2a354090eaf5c&amp;siteScreenName=ShipTelegraph&amp;theme=light&amp;widgetsVersion=6a3ad42b224df%3A1778106238597&amp;width=550px" style="box-sizing:border-box; max-width:100%; width:550px; line-height:1; border-width:medium; border-style:none; border-color:currentcolor; position:static; height:897px; display:block; flex-grow:1" title="X Post"></iframe></span></span></span></span></a></div>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/jeopolitik-risk-yatirimlari-sekillendiriyor-24479</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 05:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Jeopolitik Risk Yatırımları Şekillendiriyor</h1>
                        <h2>Jeopolitik Risk, Denizcilik Yatırımlarının Yeni Belirleyicisi Oldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/jeopolitik-risk-yatirimlari-sekillendiriyor-1785746745.webp">
                        <figcaption>Jeopolitik Risk Yatırımları Şekillendiriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Jersey merkezli denizcilik finansman platformu Neptune Maritime Leasing, yayımladığı 2025 Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Raporu'nda, denizcilik sektöründe yatırım kararlarını artık yalnızca verimlilik ve maliyetin değil, jeopolitik risklerin de belirlediğini ortaya koydu.</p>

<p>Rapora göre, 2025 yılında denizcilik sektörünün en önemli gündem maddesi güvenlik oldu. Kızıldeniz krizi, Süveyş Kanalı'ndaki baskılar, Panama Kanalı'ndaki kısıtlamalar ile İstanbul Boğazı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel enerji piyasaları, navlun oranları, emtia ticareti ve gıda tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkili olduğu vurgulandı.</p>

<p>Neptune Maritime Leasing Kurucusu ve CEO'su Harris Antoniou, şirketlerinin yalnızca gemi finansmanı sağlamadığını, aynı zamanda ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilen, sorumlu faaliyet gösteren ve değişen piyasa koşullarına uyum sağlayabilen filoları desteklemeyi hedeflediğini belirtti. Antoniou, ESG yaklaşımının artık yalnızca çevresel bir gündem olmadığını; risk yönetimi, sermaye tahsisi, müşteri ilişkileri ve uzun vadeli değer yaratımının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Raporda, uzun yıllar küresel ticaretin temelini oluşturan "tam zamanında teslimat (Just in Time)" modelinin, artan jeopolitik gerilimler nedeniyle ciddi şekilde sorgulandığına dikkat çekildi. Deniz ticaretindeki kritik boğazlarda yaşanan aksaklıkların, küresel ticaret akışlarını kısa sürede etkileyebildiği belirtildi.</p>

<p>Özellikle küçük ve orta ölçekli denizcilik şirketlerinin, filo yenileme finansmanı konusunda daha büyük zorluklarla karşılaştığı ifade edilirken; artan sigorta maliyetleri, yakıt fiyatları, çevresel düzenlemeler, yaptırımlar ve ticaret kısıtlamalarının işletme maliyetlerini önemli ölçüde yükselttiği kaydedildi.</p>

<p>Neptune Maritime Leasing'e göre sektörün önünde artık birbirine bağlı üç temel öncelik bulunuyor: güvenlik, ekonomik sürdürülebilirlik ve çevresel dönüşüm. Raporda ayrıca, uzayan ticaret rotalarının işletme maliyetlerini ve karbon emisyonlarını artırdığı, buna karşın yeni nesil yüksek verimli çift yakıtlı gemilerin filoya katılmasıyla çevresel performansın kısmen iyileştiği ifade edildi.</p>

<p>Raporun sonucunda, 2025 yılının denizcilik sektöründe ESG anlayışının daha operasyonel, daha somut ve doğrudan risk yönetimi ile finansal performansa bağlı bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyduğu vurgulandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bab-el-mendebde-ucret-yok-24478</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bab el-Mendeb'de Ücret Yok</h1>
                        <h2>Yemen: Bab el-Mendeb Geçişlerinden Ücret Alınmıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/bab-el-mendebde-ucret-yok-1785746308.webp">
                        <figcaption>Bab el-Mendeb'de Ücret Yok</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yemen İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi (HOCC), Bab el-Mendeb Boğazı'ndan geçen gemilerden geçiş ücreti alınacağı yönündeki iddiaları yalanlayarak, boğazdan geçişlerin tamamen ücretsiz olduğunu açıkladı.</p>

<p>HOCC tarafından yapılan açıklamada, gemilere sunulan Güvenli Geçiş Hizmeti (Safe Transit Service) dahil tüm hizmetlerin herhangi bir ücret talep edilmeksizin sağlandığı belirtildi. Merkez, bu hizmetin yalnızca ilan edilen yasak kapsamı dışında kalan gemi ve şirketlerin güvenli geçişlerini teyit etmelerine yönelik gönüllü ve ücretsiz bir uygulama olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, Kızıldeniz, Bab el-Mendeb Boğazı, Aden Körfezi ve Umman Denizi'nden geçiş yapacak gemilerin, ek güvence talep etmeleri halinde HOCC'nin resmi e-posta adresi üzerinden Güvenli Geçiş Başvurusu yapabilecekleri ifade edildi.</p>

<p>HOCC ayrıca, Bab el-Mendeb Boğazı'ndan geçiş karşılığında ücret talep eden kişi veya kuruluşların Yemen Cumhuriyeti ya da HOCC ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını belirterek, denizcilik şirketlerini bu tür taleplere kesinlikle itibar etmemeleri konusunda uyardı.</p>

<p>Merkez, adını veya logosunu kullanarak ücret talep eden kişi ve kuruluşlar hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurgularken, bu tür olaylarla karşılaşanların ödeme yapmamaları, mümkün olması halinde olayı belgelemeleri ve tüm kanıtlarla birlikte resmi kanallar üzerinden HOCC'ye bildirmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>HOCC, açıklamasının sonunda medya kuruluşlarına da çağrı yaparak, Bab el-Mendeb Boğazı'ndaki geçişlere ilişkin haberlerin yalnızca resmi kaynaklar doğrulandıktan sonra yayımlanmasını istedi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ingiltereden-nukleer-gemi-hamlesi-24477</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 03:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İngiltere'den Nükleer Gemi Hamlesi</h1>
                        <h2>İngiltere, Sivil Nükleer Gemicilikte Küresel Liderlik Hedefliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ingiltereden-nukleer-gemi-hamlesi-1785745807.webp">
                        <figcaption>İngiltere'den Nükleer Gemi Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Policy Exchange, yayımladığı yeni raporda ülkenin sivil nükleer denizcilik alanında küresel ölçekte öncü rol üstlenebilmesi için uluslararası düzenlemelerin oluşturulmasına liderlik etmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>"Powering the Future: Leveraging the UK's Nuclear and Maritime Heritage" başlıklı raporda, İngiltere'nin Çin'in gemi inşa kapasitesi veya Rusya'nın nükleer yüzey gemileri konusundaki deneyimiyle rekabet etmek yerine, 70 yılı aşkın nükleer denizcilik tecrübesi, güçlü deniz hukuku altyapısı, sigortacılık, düzenleyici kurumları ve ileri mühendislik kabiliyetleriyle stratejik avantaj elde edebileceği belirtildi.</p>

<p>Rapora göre, nükleer tahrikli ticari gemiler ile yüzer nükleer enerji santrallerinin yaygınlaşabilmesi için güvenlik, lisanslama, hukuki sorumluluk ve sigorta alanlarında uluslararası standartların oluşturulması kritik önem taşıyor. İngiltere'nin bu kuralların belirlenmesinde öncü rol üstlenmesi, küresel sivil nükleer denizcilik pazarında önemli bir konum elde etmesini sağlayabilir.</p>

<p>Raporda ayrıca, nükleer tahrikli bir ticari geminin faaliyet gösterebilmesi için bayrak devleti idaresi, nükleer düzenleyici kurumlar, klas kuruluşları, sigorta şirketleri, liman otoriteleri ve uluslararası güvenlik mekanizmaları arasında koordineli bir düzenleyici yapı kurulmasının zorunlu olduğu ifade edildi.</p>

<p>CORE POWER CEO'su Mikal Bøe, İngiltere'nin nükleer mühendislik, denizcilik sistem entegrasyonu, uluslararası standartların oluşturulması, hukuk ve sigortacılık alanlarındaki güçlü yönlerini yeniden bir araya getirerek küresel pazarda önemli bir ortak olabileceğini söyledi. Bøe, İngiltere'nin bu pazarda kuralları belirleyen ülkeler arasında yer alması gerektiğini, geriden takip eden konumda kalmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Policy Exchange, hükümete; Sivil Nükleer Denizcilik Düzenleme Ofisi kurulması, nükleer denizcilik lisans yol haritasının hazırlanması, sorumluluk ve sigorta çerçevesinin netleştirilmesi, ABD ile ortak çalışma programı oluşturulması ve IMO ile UAEA nezdinde uluslararası düzenlemelere liderlik edilmesi gibi bir dizi stratejik adım atılması çağrısında bulundu. Bu adımların, İngiltere'nin gelişmekte olan sivil nükleer denizcilik pazarında güçlü bir küresel oyuncu olmasının önünü açacağı değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/shell-kibris-varligini-satiyor-24476</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Shell, Kıbrıs Varlığını Satıyor</h1>
                        <h2>Shell, Kıbrıs'taki Doğal Gaz Varlığını MOL Group'a Satıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/shell-kibris-varligini-satiyor-1785736009.webp">
                        <figcaption>Shell, Kıbrıs Varlığını Satıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Enerji devi Shell, Doğu Akdeniz'deki Aphrodite doğal gaz sahasındaki dolaylı payını elinde bulunduran yüzde 100 iştiraki BG Cyprus Ltd.'yi, Macaristan merkezli MOL Group'a 720 milyon dolara kadar ulaşabilecek bir bedelle satmak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı.</p>

<p>BG Cyprus, Kıbrıs açıklarındaki 12. Parsel içerisinde yer alan Aphrodite doğal gaz sahasında yüzde 35 işletmeci olmayan (non-operated) paya sahip bulunuyor. Sahanın işletmeciliğini yüzde 35 payla Chevron Cyprus yürütürken, NewMed Energy ise yüzde 30 payla ortak konumunda yer alıyor.</p>

<p>Satış işleminin tamamlanmasının ardından MOL Group, Shell'in söz konusu sahadaki tüm hak ve yükümlülüklerini devralacak.</p>

<p>Shell, Aphrodite sahasının bölgesel enerji arzı açısından önemli bir geliştirme fırsatı olmaya devam ettiğini belirtirken, şirketin Entegre Gaz Başkanı Cederic Cremers, satış kararının sermayenin daha verimli kullanılması ve entegre LNG değer zincirini güçlendirecek yatırımlara odaklanma stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<p>2025 yılında Kıbrıs hükümeti ile saha ortakları, yüzer üretim ünitesini (FPU) içeren geliştirme ve üretim planı üzerinde anlaşmaya varmış olsa da, proje için nihai yatırım kararı henüz alınmadı.</p>

<p>Düzenleyici onayların tamamlanmasının ardından işlemin 2027 yılının başında sonuçlanması beklenirken, MOL Group ise nihai yatırım kararını 2027 yılında almayı, ilk doğal gaz üretimini ise 2031 yılında başlatmayı hedeflediğini açıkladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/wallenius-soldan-cifte-roro-alimi-24475</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>WALLENIUS SOL'dan Çifte RoRo Alımı</h1>
                        <h2>WALLENIUS SOL, Wagenborg'dan İki RoRo Gemisi Satın Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/wallenius-soldan-cifte-roro-alimi-1785735293.webp">
                        <figcaption>WALLENIUS SOL'dan Çifte RoRo Alımı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İsveç merkezli RoRo hat işletmecisi WALLENIUS SOL, Hollandalı Royal Wagenborg filosunda yer alan Bothniaborg ve Balticborg adlı iki RoRo gemisini satın aldığını ve aynı zamanda İsveç'in en büyük kraftliner üreticilerinden Smurfit Westrock ile uzun vadeli bir Yük Taşıma Sözleşmesi (CoA) imzaladığını duyurdu.</p>

<p>Satın alma işlemiyle WALLENIUS SOL, filosunu ve taşıma kapasitesini güçlendirerek Kuzey Avrupa'daki sanayi müşterilerine, zorlu kış ve buzlanma koşulları da dahil olmak üzere yıl boyunca kesintisiz hizmet sunma kabiliyetini artıracak.</p>

<p>Anlaşma kapsamında Wagenborg'un Smurfit Westrock ile yürüttüğü mevcut CoA sözleşmesi de WALLENIUS SOL'a devredilecek. Böylece İsveç'in Piteå kentindeki fabrikanın lojistik operasyonlarında herhangi bir kesinti yaşanmadan hizmet devam edecek.</p>

<p>Şirket, ilerleyen dönemde Smurfit Westrock'un yük hacmini kendi deniz taşımacılığı ağına entegre ederek mevcut yükleme sisteminden RoRo kaset operasyonlarına geçiş yapmayı ve bu taşımaları yeni nesil gemilerle desteklemeyi hedefliyor.</p>

<p>WALLENIUS SOL CEO'su Elvir Dzanic, satın almanın Kuzey Avrupa sanayisi için güvenilir ve sürdürülebilir bir deniz taşımacılığı ağı oluşturma stratejilerinin önemli bir adımı olduğunu belirtti.</p>

<p>Royal Wagenborg CEO'su Egbert Vuursteen ise, Bothniaborg ve Balticborg gemilerinin 2004 yılından bu yana Smurfit Westrock ile yürütülen başarılı iş birliğinin merkezinde yer aldığını ifade ederek, gemilerin WALLENIUS SOL bünyesinde hizmet vermeye devam edecek olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/singapurdan-8-lng-lisansi-24474</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Singapur'dan 8 LNG Lisansı</h1>
                        <h2>Singapur, LNG İkmali İçin 8 Yeni Lisans Verdi</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/singapurdan-8-lng-lisansi-1785734871.webp">
                        <figcaption>Singapur'dan 8 LNG Lisansı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Singapur Denizcilik ve Liman İdaresi (MPA), 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere deniz yakıtı olarak sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ikmal hizmeti sunacak sekiz yeni lisans verdiğini açıkladı.</p>

<p>MPA, yeni lisansların Singapur'un artan LNG bunker yakıtı talebini karşılamaya yardımcı olacağını ve ülkenin çok yakıtlı (multi-fuel) bunker merkezi olarak konumunu daha da güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>Lisans almaya hak kazanan şirketler şunlar oldu: Aramco Trading Singapore, Equatorial Marine Fuel Management Services, ExxonMobil Asia Pacific, PetroChina International (Singapore), Shell Eastern Trading, Sinopec Fuel Oil (Singapore), TotalEnergies Gas &amp; Power Asia (TEGPA)-Sembcorp Fuels (Singapore) Ortak Girişimi ve Vitol Bunkers (S).</p>

<p>Beş yıl süreyle geçerli olacak lisanslar, 1 Eylül 2026 – 31 Ağustos 2031 dönemini kapsayacak. Mevcut LNG bunker lisansları ise 31 Aralık 2026 tarihine kadar yürürlükte kalmaya devam edecek.</p>

<p>Yeni lisans sahipleri; LNG tedariki, depolama, yük transferi ve gemilere teslimat dahil olmak üzere uçtan uca LNG bunker hizmeti sunmakla yükümlü olacak.</p>

<p>MPA, bu lisansların verilmesiyle birlikte Ocak 2026'da başlatılan LNG bunker lisans başvuru sürecinin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Singapur, bu adımla küresel denizcilikte alternatif yakıt dönüşümünü destekleyen lider bunker merkezlerinden biri olma hedefini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/iki-yunan-tankeri-vuruldu-24473</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İki Yunan Tankeri Vuruldu</h1>
                        <h2>Drone Saldırısı CPC Terminalini Hedef Aldı: İki Yunan Tankeri Vuruldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/iki-yunan-tankeri-vuruldu-1785734126.webp">
                        <figcaption>İki Yunan Tankeri Vuruldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Karadeniz'deki Caspian Pipeline Consortium (CPC) deniz terminalinde Kazakistan menşeli ham petrol yükleyen iki Yunan tankerine insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendi.</p>

<p>New York borsasında işlem gören Okeanis Eco Tankers, 2020 inşa Nissos Sifnos adlı suezmax tankerinin 30 Temmuz sabahı CPC terminalinde yükleme sırasında İHA isabeti aldığını açıkladı. Şirket, mürettebatın tamamının güvende olduğunu, petrol sızıntısı yaşanmadığını ve geminin yalnızca hafif hasar alarak seyrine devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>CPC de saldırıyı doğrulayarak yükleme operasyonlarının geçici olarak durdurulduğunu, ancak ana boru hattı tesislerinin normal şekilde çalışmayı sürdürdüğünü duyurdu.</p>

<p>Ayrıca, CPC terminaline yaklaşık 6 deniz mili mesafede ham petrol yüklemek üzere bölgeye yaklaşan bir başka Yunan tankerinin de İHA saldırısına uğradığı açıklandı. Gemide can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, oluşan hasarın boyutu henüz netlik kazanmadı. Olaylarda herhangi bir petrol sızıntısı veya deniz kirliliği meydana gelmedi.</p>

<p>CPC açıklamasında, uluslararası enerji altyapısını hedef alan saldırıların kabul edilemez olduğu vurgulanarak, bu tür eylemlerin uluslararası denizcilik personelinin hayatını tehlikeye attığı ve Karadeniz'de büyük çaplı çevre felaketlerine yol açabilecek ciddi riskler oluşturduğu ifade edildi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/korfezde-konteyner-trafigi-hizlandi-24472</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 05:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Körfez'de Konteyner Trafiği Hızlandı</h1>
                        <h2>BAE-İran Konteyner Hattında Seferler Yeniden Hız Kazandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/korfezde-konteyner-trafigi-hizlandi-1785593053.webp">
                        <figcaption>Körfez'de Konteyner Trafiği Hızlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İran arasındaki konteyner taşımacılığı, Temmuz ayında yeniden ivme kazandı. Denizcilik veri şirketi Kpler verilerine göre, iki ülke arasında gerçekleştirilen konteyner seferi sayısı Haziran ayındaki 10 seferden Temmuz ayında 60'ın üzerine çıktı.</p>

<p>Ay sonu itibarıyla BAE'deki Cebel Ali Limanı ile İran'ın Bender Abbas kentindeki Şehid Recai Limanı arasında her iki yönde günlük ortalama bir konteyner seferi gerçekleştirildi. Hat, bölgesel konteyner gemilerinden oluşan sınırlı bir filo tarafından işletilirken, taşınan yüklerin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Seferlerin yeniden başlaması, ABD'nin 14 Temmuz'da İran limanlarına yönelik deniz taşımacılığına ilişkin yaptırım ve denetimlerini yeniden sıkılaştırdığı bir dönemde gerçekleşti. Kısa mesafeli hat, Basra Körfezi içindeki ticaret akışının sürdürülmesine katkı sağlarken, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen derin deniz taşımacılığındaki kısıtlamaları ise telafi edemiyor.</p>

<p>Uzmanlar, hattın yeniden faaliyete geçmesinin Cebel Ali Limanı'nın bölgesel dağıtım merkezi rolünü güçlendirdiğini ve feeder filosunun operasyonlarını desteklediğini belirtiyor. Bununla birlikte yaptırım kontrolleri, sigorta teminatları, yük belgelerinin doğrulanması ve çift kullanımlı ürün denetimleri operasyonel riskler arasında önemini koruyor.</p>

<p>Mevcut hacimlerde hattın, iki ülke arasındaki ticari tedarik zincirinin sürekliliğini sağlamaya yönelik stratejik bir rol üstlendiği değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yesil-metanol-icin-yeni-konsept-24471</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 04:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yeşil Metanol İçin Yeni Konsept</h1>
                        <h2>Klaipeda Limanı İçin Yeşil Metanol İkmal Gemisi Konsepti Tanıtıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yesil-metanol-icin-yeni-konsept-1785592262.webp">
                        <figcaption>Yeşil Metanol İçin Yeni Konsept</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Estonya merkezli BLRT Grupp bünyesinde faaliyet gösteren mühendislik şirketi Western Baltic Engineering, Litvanya'nın Klaipeda Limanı için yeşil metanol ikmaline yönelik yeni bir bunker gemisi konsepti geliştirdi. Hazırlanan teknik spesifikasyon, limanın alternatif deniz yakıtları altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Yaklaşık 69,36 metre uzunluğunda tasarlanan gemi, 800 tona kadar yeşil metanol taşıma kapasitesine sahip olacak. Sığ sularda ve liman içi ile yakın kıyı operasyonlarında etkin şekilde görev yapacak şekilde planlanan konsept, bölgesel bunker operasyonlarına odaklanıyor.</p>

<p>Projeksiyonlara göre gemi, tam operasyon kapasitesine ulaştığında yılda yaklaşık 250 bin ton yeşil metanol ikmali gerçekleştirebilecek. Bu kapasite, Klaipeda Limanı'nın düşük karbonlu deniz yakıtları altyapısını geliştirmesi ve metanol yakıtlı gemilere yönelik gelecekteki talebe hazırlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu çalışma, Western Baltic Engineering'in yeşil metanol bunker operasyonlarına yönelik geliştirdiği ilk gemi konsepti olma özelliğini taşıyor. Şirket daha önce de Klaipeda Limanı için hidrojen-elektrik tahrik sistemine sahip 42 metrelik RASA atık toplama gemisinin geliştirilmesinde görev almıştı.</p>

<p>Baltık limanları, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hedefler doğrultusunda artık yalnızca planlama aşamasında kalmayıp somut altyapı yatırımlarına yöneliyor. Uzmanlar, metanolün denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmasında önemli bir alternatif yakıt haline geldiğini, ancak yaygın kullanımının limanlarda kurulacak güvenilir bunker altyapısına bağlı olacağını vurguluyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sicilyaya-yeni-feribot-24470</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 03:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sicilya'ya Yeni Feribot</h1>
                        <h2>Sicilya, Lampedusa ve Linosa Hattına Hizmet Verecek Yeni RoPax Feribotunu Tanıttı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/sicilyaya-yeni-feribot-1785591303.webp">
                        <figcaption>Sicilya'ya Yeni Feribot</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İtalya'nın Sicilya Bölgesel Yönetimi, Palermo'da inşa edilen yeni nesil RoPax feribotu Costanza I di Sicilia'yı resmen hizmete tanıttı. Fincantieri tarafından inşa edilen geminin, Porto Empedocle–Lampedusa–Linosa hattında Ağustos 2026'nın ortasına kadar ticari seferlere başlaması planlanıyor. Feribot, Caronte &amp; Tourist tarafından işletilecek.</p>

<p>Yaklaşık 120 milyon avro yatırımla hayata geçirilen proje, Sicilya Bölgesi'nin doğrudan sahip olduğu ilk feribot olma özelliğini taşıyor. Teknik deneme seyirleri ile Lampedusa ve Linosa limanlarındaki yanaşma testlerini başarıyla tamamlayan gemi, ada sakinleri ile turistlere daha güvenilir ve düzenli ulaşım sağlamayı hedefliyor.</p>

<p>140 metre uzunluğa ve 14.500 groston deplasmana sahip olan Costanza I di Sicilia, 1.000 yolcu ile 200 aracı aynı anda taşıyabiliyor. 137 kabin ve salon kapasitesine sahip gemi, 19 knot azami hızı sayesinde seferini yaklaşık 10 saatte tamamlayabilecek.</p>

<p>Çevreci teknolojilerle donatılan feribotta, deniz gaz yağı (MGO) ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ile çalışabilen çift yakıtlı ana makineler bulunuyor. Limanda ise güneş panelleri ve batarya destekli enerji sistemi sayesinde belirli süre boyunca sıfır emisyonla operasyon gerçekleştirilebilecek. Ayrıca gelişmiş stabilizasyon sistemi, olumsuz hava koşullarında yolcu konforu ve seyir güvenliğini artıracak.</p>

<p>Yeni feribot projesi, Sicilya'nın sürdürülebilir deniz ulaşımına yönelik en önemli yatırımlarından biri olarak değerlendirilirken, Fincantieri için de modern RoPax gemileri segmentindeki güçlü konumunu pekiştiren önemli projeler arasında yer alıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/misirda-iki-lng-gemisine-iha-saldirisi-24469</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mısır'da İki LNG Gemisine İHA Saldırısı</h1>
                        <h2>Mısır'ın Dumyat Limanı'nda İki LNG Gemisine İHA Saldırısı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/misirda-iki-lng-gemisine-iha-saldirisi-1785574449.webp">
                        <figcaption>Mısır'da İki LNG Gemisine İHA Saldırısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Mısır hükümeti, Akdeniz kıyısındaki Dumyat (Damietta) Limanı'nda iki LNG gemisinde çıkan yangının nedeninin insansız hava aracı (İHA) saldırısı olduğunu resmen doğruladı. Böylece olayın bir kaza değil, kasıtlı bir saldırı olduğu ilk kez resmi makamlar tarafından teyit edildi.</p>

<p>Mısır makamlarının açıklamasına göre saldırıda, yüzer LNG depolama ve yeniden gazlaştırma ünitesi (FSRU) Energos Winter hedef alındı. İlk isabetin ardından çıkan yangın, limanda bulunan LNG taşıyıcısı Gaslog Salem'e de sıçradı. Olay yerine sevk edilen acil müdahale ekipleri yangını kısa sürede kontrol altına alarak tamamen söndürdü.</p>

<p>Yetkililer, olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını, her iki gemi mürettebatının da güvenli şekilde tahliye edildiğini bildirdi.</p>

<p>Yaklaşık 138 bin metreküp LNG depolama kapasitesine sahip olan Energos Winter, Mısır'ın doğal gaz arz güvenliği açısından kritik öneme sahip yüzer LNG terminallerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Saldırının ardından her iki gemide meydana gelen hasarın belirlenmesi amacıyla teknik inceleme başlatıldı.</p>

<p>Saldırıyı üstlenen herhangi bir grup bulunmazken, Mısır güvenlik birimleri kapsamlı soruşturma yürütüyor. Hükümet, ulusal güvenliğin ve kritik liman altyapısının korunmasına yönelik ilave güvenlik tedbirlerinin devreye alındığını açıkladı.</p>

<p>Olay, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde meydana gelirken, enerji taşımacılığına yönelik güvenlik risklerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, LNG terminalleri ve ticari gemilere yönelik bu tür saldırıların deniz ticareti, enerji arz güvenliği ve küresel lojistik zincirleri üzerindeki riskleri artırdığına dikkat çekiyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/atil-gemilerde-istilaci-tur-alarmi-24468</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 02:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atıl Gemilerde İstilacı Tür Alarmı</h1>
                        <h2>Binlerce Atıl Gemi, İstilacı Deniz Türlerinin Küresel Yayılımını Hızlandırabilir.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/atil-gemilerde-istilaci-tur-alarmi-1785573393.webp">
                        <figcaption>Atıl Gemilerde İstilacı Tür Alarmı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Uzun süre hareketsiz kalan ticaret gemilerinin, istilacı deniz türlerinin dünya genelinde yayılmasında önemli bir rol oynayabileceği uyarısı yapıldı. Özellikle Basra Körfezi'nde uzun süre demirde bekleyen binlerce geminin, deniz ekosistemleri açısından yeni çevresel riskler oluşturduğu belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, gemiler uzun süre sefer yapmadığında gövde, pervane ve diğer su altı ekipmanlarında biyolojik kirlenme (biofouling) oluşuyor. Midyeler, deniz yosunları, kabuklular ve diğer deniz organizmaları gemi yüzeylerine tutunarak hızla çoğalabiliyor.</p>

<p>Bu gemilerin yeniden uluslararası ticarete dönmesiyle birlikte söz konusu organizmalar farklı denizlere taşınabiliyor. Yeni bölgelerde yaşamını sürdürebilen yabancı türler ise yerel ekosistemleri baskı altına alarak istilacı tür haline gelebiliyor. Bu durum, deniz biyoçeşitliliğinin azalmasına, yerel türlerin zarar görmesine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Biyolojik kirlenmenin etkileri yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Gemi gövdesinde oluşan birikimler su direncini artırarak yakıt tüketimini yükseltiyor, karbon emisyonlarını artırıyor, gemi performansını düşürüyor ve bakım maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor.</p>

<p>Uzmanlar, uzun süre demirde kalan gemilerin yeniden sefere çıkmadan önce kapsamlı gövde kontrollerinden geçirilmesi ve su altı yüzeylerinin temizlenmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bu uygulamanın hem istilacı türlerin taşınmasını önleyeceği hem de gemilerin operasyonel verimliliğini artıracağı ifade ediliyor.</p>

<p>Denizcilik sektörü geçmişte de gemiler aracılığıyla istilacı deniz canlılarının kıtalar arasında taşındığı çok sayıda örnekle karşı karşıya kaldı. Son gelişmeler ise uzun süreli gemi beklemelerinin yalnızca ticari ve operasyonel sonuçlar doğurmadığını, aynı zamanda küresel deniz ekosistemleri açısından da ciddi çevresel riskler oluşturduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Uzmanlar, deniz taşımacılığında biyolojik kirlenmenin etkin yönetiminin, sürdürülebilir denizcilik ve deniz biyoçeşitliliğinin korunması açısından kritik öneme sahip olduğunun altını çiziyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/sleipnirin-atlantik-gecisi-25-gun-kisaldi-24467</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sleipnir'in Atlantik Geçişi 2,5 Gün Kısaldı</h1>
                        <h2>Heerema, Sleipnir'in Atlantik Geçişini 2,5 Gün Kısalttı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/sleipnirin-atlantik-gecisi-25-gun-kisaldi-1785572433.webp">
                        <figcaption>Sleipnir'in Atlantik Geçişi 2,5 Gün Kısaldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Heerema Marine Contractors, Fransız teknoloji şirketi Amphitrite ile gerçekleştirdiği pilot proje kapsamında yarı dalabilir ağır yük vinç gemisi Sleipnir'in Kuzey Atlantik geçişini veri odaklı rota optimizasyonuyla 2,5 gün kısaltmayı başardı.</p>

<p>Optimum rota planlaması sayesinde geminin seyir mesafesi 240 deniz mili azalırken, CO₂ emisyonları yüzde 18'e kadar düşürüldü. Yakıt tüketiminde artış yaşanmadan elde edilen bu sonuçta, uygun okyanus akıntıları, rüzgâr koşulları ve hava pencerelerinden en verimli şekilde yararlanıldı.</p>

<p>Amphitrite tarafından geliştirilen rota modeli, Heerema'nın son beş yıllık operasyon verileri kullanılarak oluşturuldu. Sistem, standart hava durumu rotalamasından farklı olarak Sleipnir'in farklı dalga, rüzgâr ve akıntı koşullarındaki gerçek performansını da dikkate alarak gemiye özel rota hesaplaması yaptı.</p>

<p>Rotterdam'dan New York'a, bir offshore rüzgâr santralinin trafo merkezini kurmak üzere yola çıkan Sleipnir, önce Manş Denizi'ndeki gelgit akıntılarından en verimli şekilde faydalanacak zamanlamayla ilerledi, ardından ise fırtınayı kuzeyden dolaşan alternatif rotayla hem en kısa mesafeye yakın kaldı hem de seyir süresini azalttı.</p>

<p>Heerema'ya göre dijital rota optimizasyonu, özellikle ağır offshore montaj gemileri için hem operasyon maliyetlerini hem de karbon emisyonlarını azaltan önemli bir araç haline geliyor. Geçiş süresinde sağlanan birkaç günlük tasarruf, proje takvimine, yakıt tüketimine ve çevresel performansa doğrudan katkı sağlıyor.</p>

<p>1948 yılında kurulan Heerema Marine Contractors, Hollanda merkezli özel sermayeli Heerema Grubu bünyesinde faaliyet gösteriyor ve Heerema ailesinin kontrolünde bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ocean-installera-kuzey-denizinde-dev-sozlesme-24466</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ocean Installer'a Kuzey Denizi'nde Dev Sözleşme</h1>
                        <h2>Ocean Installer, Kuzey Denizi'nde 200 Milyon Doları Aşan Dev Sözleşme Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ocean-installera-kuzey-denizinde-dev-sozlesme-1785571549.webp">
                        <figcaption>Ocean Installer'a Kuzey Denizi'nde Dev Sözleşme</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveçli denizaltı mühendislik şirketi Ocean Installer, Vår Energi tarafından Kuzey Denizi'ndeki Balder sahasının geliştirilmesi kapsamında 200 milyon doların üzerinde değere sahip önemli bir EPCIC (Mühendislik, Tedarik, İnşaat ve Montaj) sözleşmesine layık görüldü.</p>

<p>Proje, Jotun FPSO etrafındaki Balder petrol ve gaz merkezinin genişletilmesini kapsıyor. Çalışmalar kapsamında yedi uydu kuyusu Jotun FPSO'ya bağlanacak. İlk petrol üretiminin 2027 yılında başlaması, projenin ise 2028'de tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Ocean Installer, denizaltı kontrol kabloları, esnek yükselticiler (riser) ve boru hatlarının montajını gerçekleştirecek. Şirket ayrıca esnek boru hatları ve riser tedarikinin bir bölümünü de üstlendi. Sözleşme, 200 milyon doların üzerindeki değeriyle Ocean Installer tarihindeki en büyük projelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Projede denizaltı üretim sistemlerinin tedarikinden OneSubsea sorumlu olacak. Sözleşme, Vår Energi'nin mevcut üretim merkezlerini geliştirme stratejisinin bir parçası olurken, Ocean Installer ile Balder sahasında daha önce başlayan uzun soluklu iş birliğini de güçlendiriyor.</p>

<p>2011 yılında kurulan Ocean Installer, 2024 yılından bu yana Norveç merkezli mühendislik grubu Moreld bünyesinde faaliyet gösteriyor. Vår Energi ise 2018 yılında Eni Norge ile Point Resources'ın birleşmesiyle kuruldu ve Oslo Borsası'nda işlem görürken, çoğunluk hissesi İtalyan enerji şirketi Eni'nin kontrolünde bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yeni-insa-fiyatlari-yukseliyor-cin-siparisleri-topluyor-24465</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 07:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yeni İnşa Fiyatları Yükseliyor, Çin Siparişleri Topluyor</h1>
                        <h2>Yeni İnşa Gemi Fiyatları Yükselişini Sürdürüyor, Çin Tersaneleri Sipariş Defterlerini Büyütüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/yeni-insa-fiyatlari-yukseliyor-cin-siparisleri-topluyor-1785570316.webp">
                        <figcaption>Yeni İnşa Fiyatları Yükseliyor, Çin Siparişleri Topluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dynamic Shipbroking'in haftalık piyasa raporuna göre, yeni inşa gemi fiyatları yükselmeye devam ederken, Çin tersaneleri 2028-2030 teslimatlı siparişlerde önemli bir pay elde etti.</p>

<p>Kuru yük segmentinde Capesize tipi dökme yük gemisinin tahmini yeni inşa fiyatı 76 milyon dolar, Kamsarmax'ın 38 milyon dolar, Ultramax'ın 35 milyon dolar ve Handysize'ın ise 31 milyon dolar seviyesine ulaştı.</p>

<p>Tanker pazarında ise VLCC fiyatı 130 milyon dolar, Suezmax 89,5 milyon dolar, Aframax 78 milyon dolar ve MR ürün tankeri 51,5 milyon dolar olarak değerlendirildi.</p>

<p>Haftanın dikkat çeken siparişlerinden biri, Pan Ocean'ın Çinli Qingdao Beihai Tersanesi'ne verdiği, her biri 319 bin dwt kapasiteli ve 122,3 milyon dolar değerindeki iki ham petrol tankeri oldu. Amonyak yakıtına hazır olarak inşa edilecek gemilerin 2030 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Türk armatör Ditaş, DH Shipbuilding tersanesine her biri 157 bin dwt kapasiteli iki tanker siparişi verirken, gemilerin birim fiyatı 92,3 milyon dolar olarak açıklandı.</p>

<p>Öte yandan Fairfield, Hyundai Mipo Tersanesi'ne iki adet 50 bin dwt MR ürün tankeri siparişi verirken, John T. Essberger ise her biri 7.900 dwt kapasiteli iki kimyasal tankeri 29 milyon dolar bedelle inşa ettirecek.</p>

<p>Çin tersaneleri ayrıca W Marine, Wah Kwong ve JME Navigation için 64.000-64.500 dwt aralığında yedi yeni dökme yük gemisi siparişi aldı.</p>

<p>Konteyner gemisi segmentinde ise toplam 24 adede kadar yeni sipariş gündeme gelirken, en büyük anlaşma Zodiac Maritime adına inşa edilecek 8 adet 6.400 TEU kapasiteli konteyner gemisi oldu. Gemilerin her biri yaklaşık 80 milyon dolar değerinde olacak.</p>

<p>Piyasadaki tablo, armatörlerin 2028-2030 dönemine yönelik tersane kapasitesini erkenden güvence altına almaya çalıştığını gösteriyor. Siparişlerin büyük bölümünün Çin tersanelerine yönelmesi dikkat çekerken, alternatif yakıtlara hazırlık, enerji verimliliği ve uzun vadeli charter anlaşmaları yeni inşa sözleşmelerinin temel unsurları haline geliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ilk-kuresel-denetim-dongusunu-tamamladi-24464</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 06:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İlk Küresel Denetim Döngüsünü Tamamladı</h1>
                        <h2>IMO, Üye Devletler İçin İlk Küresel Zorunlu Denetim Döngüsünü Tamamladı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/ilk-kuresel-denetim-dongusunu-tamamladi-1785569538.webp">
                        <figcaption>İlk Küresel Denetim Döngüsünü Tamamladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Üye Devlet Denetim Sistemi (IMSAS) kapsamında yürütülen ilk zorunlu küresel denetim döngüsünü başarıyla tamamladı.</p>

<p>2016 yılında başlayan program kapsamında bugüne kadar 165 üye devlet ve 3 ortak üyeyi kapsayan toplam 168 denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde, ülkelerin deniz emniyeti, deniz çevresinin korunması, gemiadamlarının eğitimi ve sertifikalandırılması ile bayrak devleti yükümlülüklerini uluslararası sözleşmelere uygun şekilde yerine getirip getirmediği değerlendirildi.</p>

<p>Denetim sonuçları, hazırlanan düzeltici faaliyet planları ve özet raporlar sayesinde ortak eksiklikler ile bunların temel nedenleri ortaya konuldu. IMO, elde edilen veriler doğrultusunda denizcilik idarelerinin güçlendirilmesi ve uluslararası sözleşmelerin daha etkin uygulanması amacıyla üye ülkelere yönelik teknik destek çalışmalarını daha hedefli şekilde yürütecek.</p>

<p>İlk denetim döngüsünün tamamlanması, uluslararası denizcilik düzenleme sisteminin bugüne kadarki en kapsamlı değerlendirmelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir sonraki aşamada ise edinilen deneyimlerden yararlanılarak denetim sisteminin gerçek risklere ve uygulama sonuçlarına daha fazla odaklanması hedefleniyor.</p>

<p>1948 yılında kabul edilen IMO Sözleşmesi 1958'de yürürlüğe girerken, örgütün ilk toplantısı 1959 yılında gerçekleştirildi. Merkezi Londra'da bulunan IMO, Birleşmiş Milletler'in denizcilik alanındaki uzman kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/agalas-cecon-vigoru-teslim-aldi-24463</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 05:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Agalas, Cecon Vigor'u Teslim Aldı</h1>
                        <h2>Agalas, Çok Amaçlı Kablo Döşeme Gemisi Cecon Vigor'u Teslim Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/agalas-cecon-vigoru-teslim-aldi-1785568034.webp">
                        <figcaption>Agalas, Cecon Vigor'u Teslim Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveçli offshore denizcilik şirketi Agalas, Türkiye'deki Sefine Tersanesi'nde inşa edilen yeni nesil kablo döşeme gemisi Cecon Vigor'u filosuna kattı.</p>

<p>99,9 metre uzunluğa, 21 metre genişliğe ve 6.637 dwt taşıma kapasitesine sahip olan gemi, 2.650 ton kapasiteli kablo tankıyla denizaltı enerji ve haberleşme kablolarının döşenmesi ile onarımında görev yapacak. Ayrıca offshore rüzgâr santralleri, denizaltı inşaat projeleri ve su altı operasyonlarında da kullanılabilecek. Gemide 100 kişiye kadar konaklama imkânı bulunuyor.</p>

<p>Cecon Vigor, geleneksel deniz yakıtlarının yanı sıra metanol ile de çalışabilecek şekilde tasarlandı. Geminin tahrik sistemi dört adet Anglo Belgian Corporation jeneratörü, 1.367 kWh kapasiteli batarya sistemi, azimut ve tünel iticiler ile açılır-kapanır (retractable) iticilerden oluşuyor. Güvertede ise 70 ton kapasiteli aktif dalga dengelemeli vinç ve IKM Merlin uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) yer alıyor.</p>

<p>Geminin ilk görevi de belli oldu. Cecon Vigor, Birleşik Krallık ile Danimarka'yı Kuzey Denizi üzerinden birbirine bağlayacak 630 kilometre uzunluğundaki Verena denizaltı kablo projesinde görev alacak. Projenin 2028 yılının dördüncü çeyreğinde devreye alınması planlanıyor.</p>

<p>2022 yılında Norveç'in Harstad kentinde kurulan Agalas, su altı operasyonları, kablo döşeme, IMR/survey hizmetleri ve offshore rüzgâr enerjisi projelerine yönelik düşük emisyonlu, enerji verimli özel amaçlı gemiler geliştiren ve işleten bir şirket olarak faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/damietta-limaninda-drone-saldirisi-24462</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 04:57:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Damietta Limanı’nda Drone Saldırısı</h1>
                        <h2>Mısır doğruladı: Damietta Limanı’ndaki yangına drone neden oldu</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/08/damietta-limaninda-drone-saldirisi-1785564588.webp">
                        <figcaption>Damietta Limanı’nda Drone Saldırısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Mısır hükümeti, Damietta Limanı’nda iki gemide çıkan yangının bir insansız hava aracı (drone) kaynaklı olduğunu açıkladı. Olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmazken, saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir taraf üstlenmedi.</p>

<p>Mısır Bakanlar Kurulu tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada, Damietta Limanı’nda bir gün önce meydana gelen yangınla ilgili yürütülen ön soruşturmaların, olayın bir drone nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koyduğu bildirildi.</p>

<p>Açıklamayla birlikte Mısır, yangının bir kaza sonucu değil, dışarıdan gerçekleştirilen bir saldırı sonucu meydana geldiğini ilk kez resmen doğrulamış oldu. Ancak hükümet, saldırının arkasında hangi ülke, örgüt veya kişinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Mısır Bakanlar Kurulu tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada, Damietta Limanı’nda bir gün önce meydana gelen yangına ilişkin yürütülen ön soruşturmaların, olayın bir drone nedeniyle gerçekleştiğini ortaya koyduğu bildirildi.</p>

<p>Açıklamayla birlikte Mısır, yangının bir kaza sonucu değil, dışarıdan gerçekleştirilen bir saldırı sonucu meydana geldiğini ilk kez resmen doğrulamış oldu. Ancak hükümet, saldırının arkasında hangi ülke, örgüt veya kişinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi paylaşmadı.</p>

<p>Bakanlar Kurulu, olayla ilgili kapsamlı soruşturmanın sürdüğünü ve Mısır’ın çıkarları ile ulusal güvenliğini korumak amacıyla gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti.</p>

<p>İki gemide yangın çıktı</p>

<p>Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı, Damietta Limanı’nda bir FSRU (yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma gemisi) ile bir depolama gemisinde yangın çıktığını açıkladı.</p>

<p>Yangında herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmedi. Olayın ardından Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Karim Badawi, durumu yerinde incelemek ve yangının kontrol altına alınması ile güvenlik çalışmalarını denetlemek üzere limana gitti.</p>

<p>Bakanlık, acil müdahale, itfaiye ve güvenlik ekiplerinin olay yerine onaylanmış acil durum ve hızlı müdahale planları doğrultusunda derhal müdahale ettiğini bildirdi.</p>

<p>Bakanlık, acil müdahale, itfaiye ve güvenlik ekiplerinin olay yerine onaylanmış acil durum ve hızlı müdahale planları doğrultusunda derhal sevk edildiğini bildirdi.</p>

<p>Yetkililer, yangının kontrol altına alınmasının ardından olayın olası etkilerini değerlendirmek üzere teknik incelemelerin sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Damietta Limanı faaliyetlerine devam ediyor</p>

<p>Damietta Liman İdaresi, olayın limanın genel operasyonlarını aksatmadığını açıkladı.</p>

<p>Limanın terminalleri ve rıhtımlarında gemi giriş-çıkışlarının normal şekilde sürdüğü, yükleme, boşaltma ve her türlü kargo elleçleme faaliyetlerinin devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Mısır makamları, kamuoyunun olayla ilgili yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesini istedi.</p>

<p>Limanın terminalleri ve rıhtımlarında gemi giriş-çıkışlarının normal şekilde sürdüğü, yükleme, boşaltma ve tüm kargo elleçleme faaliyetlerinin kesintisiz devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Mısır makamları, kamuoyunun olayla ilgili yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Saldırının sorumlusu açıklanmadı</p>

<p>Bakanlar Kurulu’nun açıklaması drone kullanımını doğrularken, saldırının arkasındaki taraf konusunda herhangi bir tespitte bulunmadı. Mısır hükümeti ayrıca olayın motivasyonuna veya devam eden bölgesel çatışmalarla doğrudan bağlantısına ilişkin resmi bir değerlendirme paylaşmadı.</p>

<p>Olayın, ABD-İran çatışmasının bölgesel etkilerinin arttığı bir dönemde meydana gelmesi dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın da olay hakkında bilgilendirildiği bildirildi.</p>

<p>Bakanlar Kurulu’nun açıklaması drone kullanımını doğrularken, saldırının arkasındaki taraf konusunda herhangi bir tespitte bulunulmadı. Mısır hükümeti ayrıca olayın motivasyonuna veya devam eden bölgesel çatışmalarla doğrudan bağlantısına ilişkin resmi bir değerlendirme paylaşmadı.</p>

<p>Olayın, ABD-İran geriliminin bölgesel etkilerinin arttığı bir dönemde meydana gelmesi dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın da olay hakkında bilgilendirildiği bildirildi.</p>

<p>Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesi ve bölgede artan askeri gerilim, enerji altyapıları ve deniz taşımacılığı açısından güvenlik endişelerini artırırken, Damietta Limanı’ndaki saldırının bölgesel denizcilik faaliyetleri üzerindeki olası etkileri yakından takip ediliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/seanergyden-capesize-hamlesi-24461</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 04:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Seanergy’den Capesize Hamlesi</h1>
                        <h2>Seanergy’den 130 milyon dolarlık iki Capesize alımı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/seanergyden-capesize-hamlesi-1785505858.webp">
                        <figcaption>Seanergy’den Capesize Hamlesi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Seanergy Maritime Holdings, filosunu yenileme ve büyütme programı kapsamında Japonya’da inşa edilen iki Capesize gemisini toplam yaklaşık 130 milyon dolara satın almak üzere anlaşma imzaladı.</p>

<p>Anlaşma, 181.000 dwt scrubber donanımlı bir Capesize yeni inşa gemi ile 2022 yapımı 182.162 dwt bir Capesize gemiyi kapsıyor. Yeni geminin 2029’un ilk veya ikinci çeyreğinde, ikinci el geminin ise 2028’in dördüncü çeyreği ile 2029’un ikinci çeyreği arasında teslim edilmesi bekleniyor.</p>

<p>Yeni inşa gemi için satın alma bedelinin yüzde 5’i depozito olarak ödendi. Bedelin yüzde 35’i Kasım 2028’e kadar üç taksitte, kalan yüzde 60’ı ise teslimatta ödenecek. 2022 yapımı gemide ise yüzde 10 avans ödemesi yapılırken, kalan yüzde 90 teslimatta ödenecek.</p>

<p>Filo yatırımı 591 milyon dolara çıktı</p>

<p>Şirketin filo yenileme ve büyüme programı, iki yeni alımla birlikte sekiz modern gemiye yükseldi. Program; yedi yeni inşa ve bir adet 2022 yapımı Capesize gemiden oluşurken, toplam yatırım tutarı yaklaşık 591 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Sekiz geminin dördünün 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Seanergy ayrıca 2010 yapımı 170.018 dwt Squireship isimli Capesize gemisini ilişkili tarafı United Maritime Corporation’a yaklaşık 29,5 milyon dolar brüt bedelle sattı. Satıştan yaklaşık 13,8 milyon dolar net gelir ve 4,6 milyon dolar satış kârı elde edildi. Şirket, gemiye teknik ve yönetim hizmetleri vermeye devam edecek.</p>

<p>Öte yandan Seanergy, Çin’de inşa edilen üç adet 2027 teslim Capesize yeni inşası için önde gelen karşı taraflarla uzun vadeli zamanlı kiralama anlaşmaları da sağladı. Anlaşmalarda, gemilerin beklenen nakit başabaş seviyesini karşılayan taban navlun oranlarının yanı sıra endekse bağlı ek kazanç ve belirli bir eşik üzerindeki kâr paylaşımı mekanizmaları bulunuyor.</p>

<p>Seanergy Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Stamatis Tsantanis, Japon yapımı iki geminin alımının filoyu modernize etme stratejisini ileri taşıdığını belirterek, 2029 teslim slotlarının şimdiden güvence altına alınmasının Capesize arzında beklenen sıkılaşmaya karşı önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/damicodan-mr2-tanker-atagi-24460</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 03:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>d’Amico’dan MR2 Tanker Atağı</h1>
                        <h2>d’Amico’dan MR2 tankerlerde yeni alım atağı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/damicodan-mr2-tanker-atagi-1785498712.webp">
                        <figcaption>d’Amico’dan MR2 Tanker Atağı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İtalyan armatör d’Amico International Shipping, MR2 tipi ürün tankerlerine yönelik yatırım hamlesini sürdürüyor. Şirket, 50.000 dwt kapasiteli iki yeni MR2 tanker için opsiyonlarını kullanarak filosuna iki gemi daha ekledi.</p>

<p>Milano Borsası’nda işlem gören d’Amico International Shipping S.A. (DIS), tamamına sahip olduğu d’Amico Tankers d.a.c. aracılığıyla yeni inşa MR2 ürün tankerlerinde satın alma atağını sürdürüyor.</p>

<p>Şirket, bu yılın başından bu yana ikinci el ve yeni inşa gemi piyasasında özellikle MR2 segmentinde en aktif alıcılardan biri oldu.</p>

<p>d’Amico, ocak ayında Çin’deki Jiangsu New Yangzi Shipbuilding (YZJ) tersanesiyle iki adet 50.000 dwt MR2 ürün tankerinin inşası için sözleşme imzalamıştı. Gemi başına 45,4 milyon dolar bedelle sipariş edilen ilk iki tankerin Mart ve Haziran 2029’da teslim edilmesi bekleniyor.</p>

<p>Armatör, daha sonra sözleşmede yer alan opsiyonlarını kullanarak aynı özelliklerde iki MR2 tanker daha sipariş etti. Gemi başına 45,4 milyon dolar değerindeki bu iki yeni geminin ise Ağustos ve Ekim 2029 tarihlerinde teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Eski gemiler satılıyor, filo yenileniyor</p>

<p>d’Amico aynı zamanda filosunu gençleştirme stratejisi kapsamında yaşlı MR tankerlerini elden çıkarıyor.</p>

<p>Şirket, Mayıs ayında 2012 yılında Güney Kore’deki Hyundai Mipo Tersanesi tarafından inşa edilen High Tide isimli MR tankerin satışına ilişkin anlaşma imzaladı. Geminin 28,5 milyon dolar bedelle satılması ve Kasım 2026’ya kadar yeni sahibine teslim edilmesi bekleniyor.</p>

<p>Şirket daha önce yine 2012 yapımı High Seas isimli MR tankeri 27,6 milyon dolar bedelle satmış ve gemiyi Nisan 2026’da yeni sahibine teslim etmişti.</p>

<p>d’Amico International Shipping CEO’su Carlos Balestra di Mottola, şirketin yılın ilk altı ayında satış ve satın alma piyasasında oldukça aktif olduğunu belirterek, bunun modern ve yakıt verimliliği yüksek bir filo oluşturma stratejisinin parçası olduğunu söyledi.</p>

<p>Balestra di Mottola, “High Seas 27,6 milyon dolara satıldı ve Nisan 2026’da alıcısına teslim edilerek yaklaşık 27 milyon dolar net nakit geliri sağladı. High Tide ise 28,5 milyon dolara satıldı ve 2026’nın dördüncü çeyreğinde teslim edilmesi bekleniyor. Bu satıştan yaklaşık 28 milyon dolar net nakit geliri elde edilmesi öngörülüyor” dedi.</p>

<p>Yeni yatırım programı 512 milyon doları aşıyor</p>

<p>d’Amico’nun yeni gemi yatırımları yalnızca MR2 segmentiyle sınırlı değil.</p>

<p>Şirket, Aralık 2025’te iki adet 40.000 dwt MR1 ürün tankeri için gemi inşa sözleşmesi imzaladı. Gemi başına 43,2 milyon dolar değerindeki bu iki tankerin Nisan ve Temmuz 2029’da teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bunu Ocak 2026’da iki adet 50.000 dwt MR2 tanker için verilen 45,4 milyon dolarlık sipariş takip etti. Mart ayında ise aynı şartlarla iki MR2 tanker için daha opsiyon kullanıldı.</p>

<p>Şirketin açıklamasına göre toplam altı yeni MR1/MR2 tanker, mevcut eco-filosuna kıyasla dahi önemli ölçüde daha yüksek yakıt verimliliği sağlayacak şekilde tasarlanıyor.</p>

<p>d’Amico’nun toplam yeni gemi yatırım programı yaklaşık 512,3 milyon dolara ulaşıyor. Program kapsamında, 2024 yılında sipariş edilen ve 2027’nin ikinci yarısında teslim edilmesi planlanan LR1 tankerleri de dahil olmak üzere toplam 10 yeni gemi bulunuyor.</p>

<p>Şirket böylece hem yaşlı tankerlerini satarak filosunu yeniliyor hem de yakıt verimliliği yüksek yeni nesil ürün tankerlerine ağırlık vererek MR segmentindeki konumunu güçlendiriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/bahri-gemi-siparis-etti-24459</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 02:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bahri Gemi Sipariş Etti</h1>
                        <h2>Bahri, LNG Yakıtlı İki RoCon Gemisi Sipariş Etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/bahri-gemi-siparis-etti-1785504845.webp">
                        <figcaption>Bahri Gemi Sipariş Etti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Suudi Arabistan Ulusal Denizcilik Şirketi Bahri, filosunu LNG ile çalışan yeni nesil RoCon gemileriyle güçlendirmeye hazırlanıyor. Şirket, iki gemilik kesin siparişin yanı sıra iki gemi için opsiyon da aldı.</p>

<p>Suudi Arabistan’ın ulusal denizcilik ve lojistik şirketi Bahri, düzenli hat ve kargo hizmetlerinden sorumlu iştiraki Bahri Line aracılığıyla yeni gemi inşa programını duyurdu.</p>

<p>Program kapsamında Bahri Line, Jingling Shipyard ile iki adet çift yakıtlı LNG tahrik sistemine sahip RoCon (Roll-on/Roll-off Container) gemisinin inşası için sözleşme imzaladı. Anlaşmada iki gemi için ilave opsiyon da bulunuyor.</p>

<p>Yeni RoCon gemileri, LNG ile çalışabilen çift yakıtlı motorlarla donatılacak. Gemilerde ayrıca gelişmiş enerji tasarrufu teknolojileri kullanılacak. Bu teknolojiler sayesinde mevcut Bahri filosuna kıyasla yakıt ve enerji verimliliğinin yaklaşık %10 artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Gemilerde Alternative Marine Power (AMP) sistemi de bulunacak. Bu sistem sayesinde gemiler limanda kaldıkları süre boyunca karadaki elektrik bağlantısını kullanabilecek ve böylece liman operasyonları sırasında sıfır emisyon hedeflenebilecek.</p>

<p>Yeni tasarımın önemli özelliklerinden biri de ilave kaldırılabilir (hoistable) güverteler olacak. Bu güverteler, otomobil, tekerlekli ekipman ve diğer Ro-Ro yüklerinin taşınma kapasitesini artırırken gemilerin farklı yük türlerine uyarlanabilirliğini de yükseltecek.</p>

<p>Bahri ayrıca yeni gemilerde mürettebatın konforu ve refahına yönelik daha yüksek yaşam standartlarına sahip konaklama alanları oluşturulacağını açıkladı.</p>

<p>Bahri'nin yeni gemi siparişleri 12'ye çıktı</p>

<p>Merkezi Riyad’da bulunan Bahri, Haziran 2026 sonu itibarıyla 109 gemilik filoya sahip. Bu filonun 107 gemisi şirkete aitken, ikisi uzun vadeli kiralama kapsamında işletiliyor. Şirketin filosunda ayrıca üç adet yüzer deniz suyu arıtma mavnası bulunuyor.</p>

<p>Bahri’nin ikinci çeyreğin sona ermesinin ardından iki yeni konteyner ve Ro-Ro gemisi için imzaladığı sözleşmeyle birlikte şirketin yeni gemi sipariş defteri 12 gemiye yükseldi.</p>

<p>Söz konusu 12 geminin 2026-2030 yılları arasında teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni LNG yakıtlı RoCon gemileri, Bahri’nin filosunda enerji verimliliğini artırma, liman operasyonlarından kaynaklanan emisyonları azaltma ve farklı yük türlerinin taşınmasında esnekliği yükseltme stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/scorpio-tankers-filosunu-buyutuyor-24458</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 01:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Scorpio Tankers Filosunu Büyütüyor</h1>
                        <h2>Scorpio Tankers, filosunu yeni LR2 ve VLCC siparişleriyle büyütüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/scorpio-tankers-filosunu-buyutuyor-1785496571.webp">
                        <figcaption>Scorpio Tankers Filosunu Büyütüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>New York Borsası’nda işlem gören Scorpio Tankers, filosunu genişletme ve yenileme stratejisi kapsamında iki yeni LR2 ürün tankeri sipariş etmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Şirket, Çin’deki Jiangsu Hantong Ship Heavy Industry tersanesinde inşa edilecek, scrubber donanımlı iki LR2 yeni gemi için gemi başına 72,8 milyon dolar değerinde niyet mektubu imzaladı. Gemilerin teslimatlarının 2029’un ikinci ve üçüncü çeyreğinde yapılması bekleniyor.</p>

<p>Yeni inşa programı 14 gemiye ulaştı</p>

<p>Yeni siparişlerle birlikte Scorpio Tankers’ın yeni inşa programı 14 gemiye yükseldi.</p>

<p>Program kapsamında:</p>

<p>6 MR – 2026, 2027 ve 2030 teslimli</p>

<p>6 LR2 – 2027 ve 2029 teslimli</p>

<p>2 VLCC – 2028 teslimli</p>

<p>gemiler bulunuyor.</p>

<p>Şirket ayrıca, scrubber donanımlı 8 VLCC’nin inşası için gemi inşa sözleşmeleri imzalayan bir ortak girişimde %15’in altında azınlık payı satın almak üzere anlaşmaya vardı. Bu gemilerin teslimatlarının 2029’un üçüncü çeyreği ile 2030’un ikinci çeyreği arasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Beş tanker 320,8 milyon dolara satıldı</p>

<p>Scorpio Tankers bunun yanında toplam 285,8 milyon dolar karşılığında dört LR2 tankerini ve 35 milyon dolar karşılığında bir MR tankeri sattı.</p>

<p>Satılan gemiler arasında 2014 yapımı STI Broadway ve STI Condotti, 2015 yapımı STI Winnie ve STI Lauren adlı LR2 tankerleri ile 2015 yapımı STI Brooklyn adlı MR tanker bulunuyor.</p>

<p>Üç MR tanker uzun dönemli çartere çıktı</p>

<p>Şirket ayrıca üç adet 2015 yapımı MR ürün tankerini üç yıllık zaman çarteriyle kiraya verdi.</p>

<p>STI Notting Hill ve STI Westminster için günlük çarter bedeli 25.000 dolar, STI Bronx için ise 23.900 dolar olarak belirlendi.</p>

<p>Notting Hill ve Westminster’ın çarterlerinin şirketin tercihine bağlı olarak 1 Eylül-31 Aralık 2026 arasında başlaması beklenirken, Bronx’un çarterinin 2026’nın dördüncü çeyreğinde başlaması planlanıyor.</p>

<p>Scorpio’nun filosu 74 tankerden oluşuyor</p>

<p>Scorpio Tankers’ın mevcut filosunda 25 LR2, 35 MR ve 14 Handymax olmak üzere toplam 74 ürün tankeri bulunuyor.</p>

<p>Filonun ortalama yaşı 10,2 yıl olarak açıklanırken, yeni inşa yatırımları ve eski gemi satışları şirketin filosunu daha genç ve verimli gemilerle yenileme stratejisinin sürdüğünü gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/drewry-konteyner-endeksi-3-dustu-24457</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Drewry: Konteyner Endeksi %3 Düştü</h1>
                        <h2>Drewry: Dünya Konteyner Endeksi Bu Hafta %3 Geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/drewry-konteyner-endeksi-3-dustu-1785496088.webp">
                        <figcaption>Drewry: Konteyner Endeksi %3 Düştü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Drewry Supply Chain Advisors’ın son değerlendirmesine göre, küresel konteyner navlunlarında düşüş eğilimi bu hafta da devam etti.</p>

<p>Drewry’nin World Container Index (WCI) bileşik endeksi, haftalık bazda %3 gerileyerek 40 feet konteyner başına 4.255 dolara düştü.</p>

<p>Asya-Avrupa hattında düşüş</p>

<p>Şanghay-Rotterdam hattında navlunlar %3 veya 157 dolar düşerek 4.667 dolara geriledi. Rotterdam-Şanghay hattında da %3’lük düşüş yaşandı ve fiyatlar 18 dolar azalarak 589 dolara indi.</p>

<p>Şanghay-Cenova hattında navlunlar %6 düşüşle 358 dolar gerileyerek 5.630 dolara düşerken, Şanghay-Los Angeles hattında %2’lik düşüşle 139 dolar azalarak 5.739 dolara geriledi.</p>

<p>Öte yandan Şanghay-New York hattındaki navlun değişmeyerek 7.578 dolar seviyesinde kaldı.</p>

<p>Transatlantik hatlarda karışık seyir</p>

<p>Los Angeles-Şanghay hattında navlunlar %2 artarak 20 dolar yükseldi ve 859 dolara ulaştı.</p>

<p>Rotterdam-New York hattında ise fiyatlar %3 veya 84 dolar düşerek 2.719 dolara geriledi.</p>

<p>Buna karşılık New York-Rotterdam hattında navlunlar %5 artışla 53 dolar yükselerek 1.103 dolara çıktı.</p>

<p>Genel görünüm</p>

<p>Drewry’nin verileri, küresel konteyner piyasasında özellikle Asya’dan Avrupa ve ABD’ye yönelik ana ticaret hatlarında navlunların gerilemeye devam ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte bazı ters yönlü hatlarda sınırlı artışlar görülüyor.</p>

<p>WCI’nin %3’lük haftalık düşüşü, konteyner taşımacılığında navlun baskısının sürdüğüne işaret ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/nyk-midocean-energyye-yatirim-yapiyor-24456</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 00:56:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>NYK, MidOcean Energy’ye Yatırım Yapıyor</h1>
                        <h2>NYK, LNG şirketi MidOcean Energy’ye yatırım yapıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/nyk-midocean-energyye-yatirim-yapiyor-1785495636.webp">
                        <figcaption>NYK, MidOcean Energy’ye Yatırım Yapıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Japon denizcilik devi Nippon Yusen Kaisha (NYK), ABD merkezli enerji ve altyapı yatırım kuruluşu EIG tarafından kurulan ve yönetilen İngiltere merkezli LNG şirketi MidOcean Energy’ye yatırım yapma kararı aldı.</p>

<p>Yatırım, Tokyo merkezli Mitsubishi Corporation tarafından 2023 yılında kurulan Diamond Gas MidOcean Limited (DGMO) üzerinden gerçekleştirilecek. NYK, DGMO’nun sermaye artırımı kapsamında ihraç edilecek tüm yeni hisseleri satın alacak.</p>

<p>İşlemin tamamlanmasının ardından DGMO’nun Mitsubishi Corporation ve NYK tarafından ortaklaşa işletilmesi bekleniyor.</p>

<p>İşlem Ağustos-Eylül döneminde tamamlanacak</p>

<p>NYK tarafından yapılan açıklamaya göre hisse alımı, rekabet hukuku kapsamında gerekli izinlerin ve ilgili düzenleyici onayların alınmasına bağlı olacak.</p>

<p>İşlemin Ağustos-Eylül 2026 döneminde tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>LNG değer zincirindeki varlığını büyütüyor</p>

<p>Yatırım, NYK’nın LNG değer zincirindeki faaliyetlerini genişletme stratejisinin yeni bir adımı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Şirket daha önce Wheatstone LNG Projesi ve Cameron LNG Projesi gibi LNG yatırımlarının yanı sıra LNG yakıtlı gemi taşımacılığı ve LNG bunkering faaliyetlerine yatırım yapmıştı.</p>

<p>NYK ayrıca MidOcean Energy ile LNG deniz taşımacılığı alanında stratejik ortaklık kurmayı planlıyor.</p>

<p>Bu hamleyle NYK, yalnızca LNG taşımacılığındaki faaliyetlerini değil, aynı zamanda LNG üretimi, tedariki ve deniz yoluyla taşınmasını kapsayan değer zincirindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/karadenizde-13-hintli-denizci-mahsur-24455</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 08:24:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Karadeniz’de 13 Hintli Denizci Mahsur</h1>
                        <h2>Karadeniz’de 13 Hintli denizci mahsur kaldı: “Doğrudan vurulma korkusu” yaşıyorlar.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/karadenizde-13-hintli-denizci-mahsur-1785493806.webp">
                        <figcaption>Karadeniz’de 13 Hintli Denizci Mahsur</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ukrayna, Karadeniz’deki liman ve sivil gemilere yönelik saldırılar nedeniyle 13 Hintli denizcinin Ukrayna’nın Çornomorsk Limanı’nda mahsur kaldığını açıkladı. Kiev, Moskova’nın saldırılarının Hintli denizcileri defalarca tehlikeye attığını belirterek Hindistan’dan Rusya’ya karşı daha sert tutum almasını istedi.</p>

<p>Ukrayna’nın Hindistan Büyükelçiliği, MV AMIR 1 adlı genel kargo gemisinde bulunan 15 kişilik mürettebattan 13’ünün Hintli olduğunu ve geminin Rusya’nın füze ve İHA saldırıları tehdidi altında limanda mahsur kaldığını bildirdi.</p>

<p>Büyükelçilik, saldırıların sivil gemileri ve liman altyapısını hedef aldığını belirterek, Hindistan Dışişleri Bakanlığı’nın Rusya temsilcisini yeniden açıklama yapmak üzere çağırıp çağırmayacağını sorguladı.</p>

<p>Mürettebat “hayati tehlike” altında</p>

<p>Hindistan Denizciler Sendikası (FSUI), gemideki mürettebatın çevrede devam eden çatışmalar nedeniyle “hayati tehlike” altında olduğunu açıkladı.</p>

<p>Sendikaya göre geminin yakın çevresinde İHA ve füze saldırıları gerçekleştiriliyor. Mürettebatın, geminin doğrudan isabet alma ihtimali nedeniyle sürekli korku içinde yaşadığı belirtildi.</p>

<p>FSUI tarafından yayımlanan ve gemiden çekildiği bildirilen görüntülerde, geminin çevresinde yoğun siyah duman yükseldiği görülüyor. Sendika, mürettebatın güvenliğinin sağlanması ve en kısa sürede ülkelerine gönderilmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>Hindistan: “Güvenlik en yüksek önceliğimiz”</p>

<p>Hindistan’ın Ukrayna Büyükelçiliği, MV AMIR 1 olayından haberdar olduklarını ve gemideki Hint vatandaşlarının güvenliğinin “en yüksek öncelik” olduğunu açıkladı.</p>

<p>Büyükelçilik, ilgili tüm taraflarla sürekli temas halinde olduklarını ve gemideki Hintlilerin güvenliğini sağlamak için koordinasyon yürüttüklerini belirtti.</p>

<p>Karadeniz’de denizciler için risk artıyor</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz ve çevresindeki deniz güvenliği koşullarının son derece değişken olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Hindistan Dışişleri Bakanlığı da daha önce Hint vatandaşlarına, Karadeniz bölgesinde ticari gemilerde çalışmayı kabul etmeden önce güvenlik koşullarını dikkatle değerlendirmeleri yönünde uyarıda bulunmuştu.</p>

<p>Nisan 2026’dan bu yana ticari gemilere yönelik olaylarda artış yaşandığı ve bunun sonucunda 5 Hintli denizcinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Hindistan, küresel denizcilik sektörüne 311.936 denizcilik profesyoneli sağlayarak dünyanın en büyük ikinci denizci topluluğuna sahip ülke konumunda bulunuyor.</p>

<p>Ukrayna’nın Karadeniz ihracat koridoru baskı altında</p>

<p>Sivil kargo gemilerine yönelik saldırılar, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden gerçekleştirdiği kritik ihracat faaliyetleri üzerindeki baskıyı da artırıyor.</p>

<p>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, 22 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Karadeniz koridorundan hiçbir geminin geçmediğini ve bunun özellikle hasat döneminde küresel gıda güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Ukrayna ayrıca Azak Denizi’nde Rus gemilerine ve Batı yaptırımlarını aşmak için kullanılan “gölge filo” tankerlerine yönelik saldırılarını artırmış durumda.</p>

<p>Karadeniz’deki çatışmaların ticari gemilere sıçraması, bölgede çalışan denizcilerin güvenliğini yeniden küresel denizcilik gündeminin en kritik konularından biri haline getiriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/marinakisin-ccecsi-carterlerini-guclendirdi-24454</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 07:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Marinakis’in CCEC’si Çarterlerini Güçlendirdi</h1>
                        <h2>Marinakis’in CCEC’si, savaş ortamında çarter kapsamını artırdı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/marinakisin-ccecsi-carterlerini-guclendirdi-1785493264.webp">
                        <figcaption>Marinakis’in CCEC’si Çarterlerini Güçlendirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Nasdaq’ta işlem gören Capital Clean Energy Carriers Corp. (CCEC), bu hafta teslim edilmesi beklenen yeni LNG taşıyıcısı Alcaios I için çarter anlaşması imzaladı.</p>

<p>Evangelos Marinakis liderliğindeki şirket, Orta Doğu’daki gerilimin gaz taşımacılığı piyasalarında yarattığı volatilitenin, LNG ve LPG gemileri için cazip oranlardan ek çarter sözleşmeleri yapmasına olanak sağladığını açıkladı.</p>

<p>2,9 milyar dolarlık sözleşmeli gelir</p>

<p>CCEC’nin halihazırda yaklaşık 2,9 milyar dolarlık sözleşmeli geliri bulunuyor. Tüm çarter opsiyonlarının kullanılması halinde bu rakamın 4,3 milyar dolara ulaşabileceği belirtildi.</p>

<p>31 Temmuz’da tersaneden teslim alınması beklenen LNG taşıyıcısı Alcaios I, 18 aylık endeks bağlantılı zaman çarteri kapsamında çalışacak.</p>

<p>Geminin finansmanı, şirketin mevcut nakit kaynaklarının yanı sıra Aristos I ve Aristarchos gemilerine ilişkin iki satış ve geri kiralama finansmanının yeniden yapılandırılmasından sağlanacak toplam 170 milyon dolarlık kaynakla gerçekleştirilecek. Yeniden finanse edilen tesislerin vadesi 10 yıl olacak.</p>

<p>LNG filosunda ortalama çarter süresi 6,5 yıl</p>

<p>CCEC, 2026’nın ikinci çeyreğinde Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle gaz taşımacılığı piyasalarında yaşanan dalgalanmanın, LNG ve LPG filosunda ilave sözleşme kapsamı oluşturmak için fırsat yarattığını belirtti.</p>

<p>Bunun sonucunda şirketin LNG taşıyıcı filosundaki ortalama kesin çarter süresi 6,5 yıla, LPG/multi-gas filosunda ise 0,9 yıla yükseldi.</p>

<p>HD Hyundai Samho’da inşa edilen 174.000 cbm kapasiteli Archimidis ve Agamemnon adlı iki LNG taşıyıcısı da büyük bir enerji şirketiyle Haziran 2027’ye kadar köprü niteliğinde zaman çarterlerine başladı.</p>

<p>Bu sözleşmelerin tamamlanmasının ardından her iki geminin, şirketin tercihine bağlı olarak daha önce açıklanan 5 ve 7 yıllık uzun vadeli çarterlere geçmesi bekleniyor. Her iki anlaşmada da çartererin kullanabileceği ilave 5 yıllık opsiyon bulunuyor.</p>

<p>Filo hızla büyüyor</p>

<p>CCEC, yıl başından bu yana 2 LNG taşıyıcısı, 2 HMG/C ve 2 MG/C teslim aldı.</p>

<p>Şirketin denizdeki filosu şu anda:</p>

<p>14 yeni nesil LNG taşıyıcısı</p>

<p>2 HMG/C</p>

<p>2 MG/C</p>

<p>1 Neo-Panamax konteyner gemisinden</p>

<p>oluşuyor.</p>

<p>Buna ek olarak şirketin sipariş defterinde 7 LNG taşıyıcısı, 2 HMG/C, 4 MG/C ve 1 LNGB/V bulunuyor.</p>

<p>CCEC CEO’su Jerry Kalogiratos, şirketin ABD borsalarında işlem gören en büyük LNG taşımacılık şirketi olduğunu ve LPG pazarında da önemli bir varlığa sahip bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Kalogiratos, çeşitlendirilmiş müşteri portföyü sayesinde yaklaşık 2,9 milyar dolarlık sözleşmeli gelirin, tüm çarter opsiyonlarının kullanılması halinde 4,3 milyar dolara çıkabileceğini ve bunun yatırımcılara uzun vadeli nakit akışı görünürlüğü ile istikrar sağladığını ifade etti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/londra-denizcilik-tahkiminde-liderligini-korudu-24453</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 06:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Londra, Denizcilik Tahkiminde Liderliğini Korudu</h1>
                        <h2>Londra, denizcilik uyuşmazlıklarında dünya liderliğini korudu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/londra-denizcilik-tahkiminde-liderligini-korudu-1785492823.webp">
                        <figcaption>Londra, Denizcilik Tahkiminde Liderliğini Korudu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Londra, denizcilik uyuşmazlıklarının çözümünde dünyanın önde gelen merkezi konumunu güçlendirirken, Singapur ve Hong Kong da Asya’nın başlıca tahkim merkezleri olarak yükselişini sürdürüyor.</p>

<p>Küresel hukuk firması HFW’nin yayımladığı yeni rapora göre, Londra’daki denizcilik tahkim faaliyetleri 2025’te güçlü bir toparlanma gösterdi.</p>

<p>HFW’nin Maritime Arbitration in Numbers: London Rebounds as Singapore and Hong Kong Maintain Momentum başlıklı yedinci raporu, Londra, Singapur ve Hong Kong’daki başlıca denizcilik tahkim kuruluşlarının 2025 verilerini karşılaştırıyor.</p>

<p>Londra’da 10 yılı aşkın sürenin rekoru</p>

<p>London Maritime Arbitrators Association (LMAA), 2025 yılında yaklaşık 2.015 yeni bireysel denizcilik tahkim başvurusu kaydetti.</p>

<p>Bu rakam, 2024’e göre %16, 2023’e göre ise %9 artış anlamına geliyor. Aynı zamanda LMAA’nın 10 yılı aşkın süredir kaydettiği en yüksek yıllık başvuru sayısı oldu.</p>

<p>Veriler, Londra’nın küresel denizcilik tahkimindeki lider konumunu yeniden güçlendirdiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Singapur ve Hong Kong yükselişini sürdürüyor</p>

<p>Londra açık ara liderliğini korurken, Asya’daki merkezlerde de güçlü bir tahkim faaliyeti devam ediyor.</p>

<p>Singapur Uluslararası Tahkim Merkezi (SIAC) ile Singapore Chamber of Maritime Arbitration (SCMA), 2025 yılında toplam 168 denizcilik tahkimi kaydetti.</p>

<p>Hong Kong’da ise denizcilik uyuşmazlıkları, Hong Kong International Arbitration Centre (HKIAC) bünyesinde 2025 yılında kaydedilen tüm davaların yaklaşık %20’sini oluşturdu. Hong Kong Maritime Arbitration Group tarafından gerçekleştirilen hakem atamalarının da rekor seviyelere yakın kaldığı belirtildi.</p>

<p>Jeopolitik riskler tahkim talebini artırıyor</p>

<p>HFW Denizcilik Küresel Başkanı Paul Dean, Londra’daki güçlü toparlanmanın küresel denizcilik sektörünün İngiliz hukuk sistemine ve kurumlarına duyduğu güveni gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Dean, Singapur’daki yüksek faaliyet seviyeleri ve Hong Kong’un artan öneminin ise Asya’da denizcilik tahkimine yönelik ilginin güçlendiğine işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>HFW’ye göre, jeopolitik gelişmeler, ticaret yollarındaki aksaklıklar ve denizcilik sektöründe ortaya çıkan karmaşık uyuşmazlıklar nedeniyle uluslararası tanınırlığa sahip, deneyimli ve güvenilir tahkim merkezlerine olan talebin güçlü kalması bekleniyor.</p>

<p>Sonuç: Londra, 2025’teki güçlü toparlanmayla denizcilik uyuşmazlıklarının çözümünde küresel liderliğini korurken, Singapur ve Hong Kong Asya’daki alternatif merkezler olarak ağırlıklarını artırıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/rekor-pctc-carteri-24452</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 05:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rekor PCTC Çarteri</h1>
                        <h2>Atlas Maritime ve EMF’den son PCTC için “rekor” kira anlaşması</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/rekor-pctc-carteri-1785492133.webp">
                        <figcaption>Rekor PCTC Çarteri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunan armatör Leon Patitsas’ın yönettiği Atlas Maritime ile Danimarka merkezli denizcilik yatırım fonu European Maritime Finance (EMF), yeni nesil otomobil taşıyıcı gemileri için “rekor seviyede” bir zaman çarter anlaşmasına imza attı.</p>

<p>İki ortak, LNG çift yakıtlı 7.000 CEU kapasiteli pure car and truck carrier (PCTC) “Clean Star” için önde gelen Çinli bir araç taşıma operatörüyle iki yıllık zaman çarteri anlaşması yaptı.</p>

<p>Anlaşmanın günlük kira bedeli 80.000 dolar olarak belirlenirken, EMF bu rakamın kendi filosu ve yatırım portföyü genelinde elde edilen en yüksek zaman çarteri oranı olduğunu açıkladı.</p>

<p>56 milyon dolarlık brüt gelir</p>

<p>Anlaşmanın iki yıllık sürede yaklaşık 56 milyon dolar brüt gelir yaratması bekleniyor.</p>

<p>Haziran ayında başarıyla denize indirilen Clean Starın teslimat programının planlandığı şekilde devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Çin’deki CIMC Raffles tersanesinde inşa edilen 7.000 CEU kapasiteli gemi, EMF’nin filosundaki dördüncü yeni inşa PCTC olacak.</p>

<p>Serinin üçüncü gemisi olan “Eco Star” da küresel sektör liderlerinden biriyle zaman çarteri kapsamında çalışıyor. CIMC Raffles’ın Yantai tesislerinde inşa edilen dört PCTC’den oluşan serideki gemiler yaklaşık 200 metre uzunluğa, 12 araç güvertesine ve toplam 59.000 m² etkin araç taşıma alanına sahip.</p>

<p>EMF Yatırım Danışma Kurulu Başkanı ve kurucusu Martin Haugaard, anlaşmanın yatırımın gelir profilini daha da güçlendirdiğini belirterek, iki yıllık çarterin tek başına yaklaşık 56 milyon dolar brüt gelir sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Haugaard, gemilerin 25-30 yıllık operasyonel ömürleri boyunca yüksek gelir, güçlü nakit akışı ve uzun vadeli temettü potansiyeli yaratabileceğini ifade etti.</p>

<p>80.000 dolar/günlük çarter, PCTC piyasasında son dönemde görülen güçlü navlun ve araç taşıma talebinin gemi sahipleri açısından ne kadar yüksek gelir fırsatları yarattığını da ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/pelagic-creditten-bulker-anlasmasi-24451</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 04:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pelagic Credit'ten Bulker Anlaşması</h1>
                        <h2>Pelagic Credit, Üç Handysize Bulker İçin 47,4 Milyon Dolarlık Sale-and-Leaseback Anlaşması Yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/pelagic-creditten-bulker-anlasmasi-1785486697.webp">
                        <figcaption>Pelagic Credit'ten Bulker Anlaşması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Limasol merkezli Pelagic Credit, üç Handysize kuru yük gemisini kapsayan toplam 47,4 milyon dolarlık sale-and-leaseback yatırım anlaşması için kesin sözleşmeleri imzaladı.</p>

<p>Pelagic Credit'in kuru yük sektöründeki ilk işlemi olan anlaşma, gemilerin 7 yıllık kesin süreli bareboat charter kapsamında yeniden kiralanmasını içeriyor.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Pelagic Credit, gemileri satın aldıktan hemen sonra Hartmann Group'un tamamına sahip olduğu bir iştirake yedi yıl süreyle bareboat olarak kiralayacak. Sözleşme, "come-hell-or-high-water" yapısıyla, kiracının yükümlülüklerinin gemilerin kullanımından bağımsız olarak devam etmesini öngörüyor.</p>

<p>Anlaşmada kiracıya beşinci yılın sonunda gemileri satın alma opsiyonu tanınırken, yedinci yılın sonunda gemilerin satın alınmasına yönelik bir yükümlülük bulunuyor.</p>

<p>Üç geminin, Hartmann Group tarafından önde gelen bir kuru yük taşımacılığı şirketiyle yapılan uzun vadeli time charter sözleşmeleri kapsamında işletildiği belirtildi.</p>

<p>İşlemin tamamlanmasının ardından Pelagic Credit'in toplam sözleşmeli brüt bareboat charter portföyünün yaklaşık 107,1 milyon dolar artması bekleniyor. Opsiyonların da dahil edilmesiyle bu rakamın yaklaşık 115,6 milyon dolara ulaşacağı ifade edildi.</p>

<p>Pelagic Credit, işlemi kapanış sonrasında kıdemli teminatlı kredi imkânı ile finanse etmeyi planlıyor. Bu finansman sonucunda şirketin net sermaye yatırımının yaklaşık 10,5 milyon dolar seviyesinde kalması bekleniyor.</p>

<p>İşlemin, olağan kapanış koşullarına tabi olmak üzere önümüzdeki haftalarda tamamlanması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yesil-gemilere-ab-destegi-24450</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 03:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yeşil Gemilere AB Desteği</h1>
                        <h2>AB'den Metanol ve Hidrojenli Gemilere 103 Milyon Euroluk Destek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/yesil-gemilere-ab-destegi-1785484059.webp">
                        <figcaption>Yeşil Gemilere AB Desteği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avrupa Komisyonu, Hollanda'nın yenilenebilir metanol ve yenilenebilir hidrojen yakıtlı temiz deniz taşımacılığını desteklemek amacıyla hazırladığı 103 milyon euroluk devlet yardım programını onayladı.</p>

<p>Komisyonun açıklamasına göre program, yenilenebilir metanol veya hidrojenle çalışan yeni sıfır emisyonlu gemilerin satın alınmasını ve mevcut gemilerin bu yakıtları kullanabilecek şekilde dönüştürülmesini finanse edecek.</p>

<p>Destek kapsamına başta kısa mesafe deniz taşımacılığı (short-sea shipping) olmak üzere faaliyet gösteren yolcu gemileri, yük gemileri ve iş gemileri dahil olacak.</p>

<p>Mali destek, açık ve ayrımcılık içermeyen bir seçim süreciyle sağlanacak doğrudan hibe şeklinde verilecek.</p>

<p>Programın temel amacı, temiz denizcilik teknolojilerinin yaygınlaşmasını yavaşlatan yüksek ilk yatırım maliyetlerini ve yetersiz piyasa teşviklerini azaltarak şirketlerin çevreci gemilere yatırım yapmasını hızlandırmak.</p>

<p>Yardımların 2027-2031 yılları arasında verilmesi planlanırken, programın FuelEU Maritime ve AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) hedefleri doğrultusunda sektördeki yatırım açığını kapatması hedefleniyor.</p>

<p>Avrupa Komisyonu, söz konusu kamu desteğinin gerekli ve uygun olduğunu belirterek, bu yatırımların aynı ölçekte ve aynı zaman diliminde kamu desteği olmadan hayata geçirilmesinin mümkün olmayacağını vurguladı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/colombo-dockyarddan-dev-siparis-24449</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 02:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Colombo Dockyard'dan Dev Sipariş</h1>
                        <h2>Colombo Dockyard, Global Marine Systems İçin Kablo Döşeme ve Onarım Gemisi İnşa Edecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/colombo-dockyarddan-dev-siparis-1785483587.webp">
                        <figcaption>Colombo Dockyard'dan Dev Sipariş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sri Lanka'nın önde gelen tersanelerinden Colombo Dockyard PLC (CDPLC), Birleşik Krallık merkezli Global Marine Systems Limited için yeni nesil bir kablo döşeme ve onarım gemisi inşa etmek üzere önemli bir uluslararası sözleşme imzaladı.</p>

<p>Sözleşme, Colombo'da CDPLC Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Thimira S. Godakumbura ile Global Marine Systems CEO'su Simon Hibberd tarafından imzalandı.</p>

<p>Norveçli Vard Design AS tarafından tasarlanan gemi, denizaltı fiber optik kablolarının döşenmesi, bakım ve onarımı ile Uzaktan Kumandalı Araç (ROV) destekli denetim görevlerinde kullanılacak. Gemi, Bureau Veritas klas kurallarına uygun olarak inşa edilecek ve uluslararası çevre standartlarını karşılayacak.</p>

<p>Yaklaşık 100 metre uzunluğunda, 18,8 metre genişliğinde ve 7,15 metre derinliğinde olacak gemi, 1.800 ton kablo taşıma kapasitesine, 14,5 knot azami hıza ve 76 kişilik yaşam mahalline sahip olacak. Tasarımda, Vard tarafından geliştirilen optimize edilmiş gövde ve baş formu kullanılacak.</p>

<p>Yeni nesil geminin 2029 yılının dördüncü çeyreğinde, Eylül ayında teslim edilmesi planlanıyor. Global Marine Group, geminin özellikle fiber optik denizaltı kablolarının bakım ve onarım operasyonları için tasarlandığını açıkladı.</p>

<p>Colombo Dockyard daha önce de Japonya için 113 metre uzunluğundaki KDDI Cable Infinity kablo döşeme gemisini ve 2023 yılında Fransa için 100 metrelik Sophie Germain kablo döşeme ve onarım gemisini başarıyla teslim etmişti.</p>

<p>Bu projelerin ardından şirket, Fransa için iki adet daha kablo döşeme ve onarım gemisi siparişi aldı. İnşası devam eden bu gemilerin Mart 2028 ve Ocak 2029 tarihlerinde teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni sözleşme, Colombo Dockyard'ın küresel denizaltı kablo altyapısı pazarındaki konumunu daha da güçlendirirken, tersanenin yüksek teknolojiye sahip özel amaçlı gemi inşa kabiliyetini de bir kez daha ortaya koyuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/energy-pace-ingilterede-yeni-kontrat-aldi-24448</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 01:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Energy Pace, İngiltere'de Yeni Kontrat Aldı</h1>
                        <h2>Golden Energy Offshore, Birleşik Krallık'ta PSV İçin Yeni Sözleşme İmzaladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/energy-pace-ingilterede-yeni-kontrat-aldi-1785482773.webp">
                        <figcaption>Energy Pace, İngiltere'de Yeni Kontrat Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveçli açık deniz hizmet gemisi sahibi ve işletmecisi Golden Energy Offshore Services ASA (GEOS), Energy Pace adlı platform destek gemisi (PSV) için uluslararası birinci sınıf bir kiracıyla yeni bir süreli kiralama sözleşmesi imzaladı.</p>

<p>Euronext'e yapılan bildiriye göre sözleşme, Birleşik Krallık Kıta Sahanlığı'nda (UKCS) yürütülecek faaliyetleri kapsıyor. Anlaşma, 9 kuyu için yaklaşık 319 günlük kesin süreyi içerirken, buna ek olarak 8 adet tek kuyu opsiyonu bulunuyor. Opsiyonların tamamının kullanılması halinde sözleşme süresi yaklaşık 260 gün daha uzayabilecek.</p>

<p>GEOS, kesin sözleşme döneminin değerinin, üzerinde mutabakata varılan günlük navlun güncellemesini de içerecek şekilde yaklaşık 4,85 milyon sterlin olduğunu açıkladı.</p>

<p>Opsiyon sürelerinin de devreye alınması halinde sözleşmenin toplam potansiyel değerinin 10 milyon sterlin seviyesine ulaşabileceği belirtildi.</p>

<p>Yeni anlaşma, Golden Energy Offshore'un Birleşik Krallık açık deniz enerji sektöründeki faaliyetlerini güçlendirirken, şirketin gelir görünümüne de önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ic-shipbrokers-tanker-piyasasi-gucleniyor-24447</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>IC Shipbrokers: Tanker Piyasası Güçleniyor</h1>
                        <h2>Kuru Yük Piyasasında Karışık Seyir, Tanker Navlunları Yükselişte.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/ic-shipbrokers-tanker-piyasasi-gucleniyor-1785482202.webp">
                        <figcaption>IC Shipbrokers: Tanker Piyasası Güçleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>IC Shipbrokers'ın 30 Temmuz 2026 tarihli navlun piyasası raporuna göre, kuru yük piyasasında karışık bir görünüm öne çıkarken, tanker segmentinde navlun artışları devam etti.</p>

<p>Rapora göre, kuru yük piyasasında faaliyetler yüzde 50-50 oranında dengeli seyretti. Capesize segmentinde işlem hacmi artarken navlunlar hemen hemen tüm bölgelerde ve rotalarda hafif yükseldi. Panamax piyasasında da faaliyetlerin canlanmasıyla birlikte navlunlarda sınırlı artışlar kaydedildi.</p>

<p>Buna karşılık Supramax ve Handysize segmentlerinde piyasa daha zayıf seyretti. Supramax gemilerinde işlem hacmi düşük kalırken navlunlar çoğu bölgede hafif geriledi. Handysize piyasasında da faaliyetlerin yavaşlamasıyla birlikte navlun oranlarında sınırlı düşüşler görüldü.</p>

<p>Avrupa coaster piyasasında ise genel görünüm değişmedi. Baltık Denizi ve Kuzey Avrupa kıtası rotalarında düşük ancak istikrarlı navlun seviyeleri korunurken, Karadeniz'de düşük navlunlar devam etti. Akdeniz piyasasında ise navlunlarda hafif gerileme yaşandı.</p>

<p>Tanker piyasası ise güçlü görünümünü sürdürdü. Ham petrol tankerlerinde artan talep nedeniyle navlunlar birçok bölgede yükselirken, ürün tankerleri segmentinde de güçlü faaliyet seviyesi navlunların yükleme bölgelerinin büyük bölümünde artış göstermesini sağladı.</p>

<p>IC Shipbrokers, özellikle tanker piyasasında güçlü talebin sürdüğünü, kuru yük piyasasında ise gemi segmentlerine göre farklı eğilimlerin devam ettiğini belirtti.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/abdden-denizcilikte-stratejik-adim-24446</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ABD'den Denizcilikte Stratejik Adım</h1>
                        <h2>ABD'ye Kamu Konteyner Taşımacılığı Şirketi Kurma Çağrısı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/abdden-denizcilikte-stratejik-adim-1785481786.webp">
                        <figcaption>ABD'den Denizcilikte Stratejik Adım</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD merkezli düşünce kuruluşu Open Markets Institute, yayımladığı yeni raporda ABD'nin deniz taşımacılığındaki stratejik zayıflığını gidermek amacıyla kamuya ait bir konteyner taşımacılığı şirketi kurulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Washington DC merkezli kuruluşun "Creating a Publicly Accountable Ocean Supply Chain" başlıklı raporuna göre, yabancı mülkiyetindeki altı büyük konteyner hattı ABD'nin ana ticaret rotalarındaki taşımaların yüzde 90'ından fazlasını kontrol ediyor. Aynı zamanda ABD hükümetinin sahip olduğu veya kontrol ettiği konteyner gemisi sayısının da giderek azaldığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Raporda, Çin, Japonya, Singapur, Güney Kore ve Tayvan'ın küresel konteyner filosunun değer bazında yaklaşık yüzde 70'ini kontrol ettiği belirtiliyor. Tek başına Çin ise küresel konteyner gemisi filosunun yaklaşık yüzde 30'una sahip olmasının yanı sıra gemi inşası, konteyner ve şasi üretimi ile liman elleçleme kapasitesinde de lider konumda bulunuyor.</p>

<p>Buna karşılık ABD'nin uluslararası ölçekte faaliyet gösteren büyük bir konteyner taşımacılığı şirketi bulunmuyor. ABD bayraklı konteyner filosu ise dünya toplamının yüzde 1'inden daha azını oluşturuyor. Rapora göre ABD bayraklı konteyner gemisi sayısı günümüzde yalnızca 58 seviyesine gerilemiş durumda.</p>

<p>Open Markets Institute, yabancı şirketlerin ABD'de iştirakleri bulunsa bile bu şirketlerin ana merkezleri tarafından kontrol edildiğini ve bunun kriz dönemlerinde ciddi risk oluşturduğunu savunuyor. Raporda, yabancı armatörlere bağımlılığın ABD'nin acil durumlarda lojistik kapasitesini sınırlandırabileceği ve askeri tedarik hatlarının kesintiye uğrama riskini artırabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Kuruluş, bu risklerin azaltılması için küresel denizcilik ittifaklarının daha sıkı denetlenmesini, ABD bayraklı gemiler ile Amerikalı denizcilere daha fazla destek verilmesini, yük sahiplerine yönelik ayrımcılık karşıtı düzenlemelerin yeniden güçlendirilmesini ve kamuya ait bir konteyner taşımacılığı şirketinin kurulmasını öneriyor.</p>

<p>Öneriye göre ABD Kongresi, Maritime Administration (MARAD) aracılığıyla ABD tersanelerinde inşa edilecek konteyner gemilerini satın alarak, Amerikalı denizcilerle işletilecek ve ithalatçı ile ihracatçılara ayrım gözetmeksizin hizmet verecek kamu işletmesi niteliğinde bir düzenli hat taşımacılığı şirketi oluşturmalı.</p>

<p>Raporu hazırlayan Open Markets Institute Ulaştırma Politikası Analisti Arnav Rao, "20. yüzyılın büyük bölümünde deniz taşımacılığının tamamen piyasanın insafına bırakılamayacak kadar önemli olduğunu biliyorduk. Bu anlayışı yeniden hatırlamanın zamanı geldi." ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/fujairahda-yeni-limani-gorusuyor-24445</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fujairah'da Yeni Limanı Görüşüyor</h1>
                        <h2>DP World, Hürmüz Boğazı'nı Devre Dışı Bırakabilecek Yeni Fujairah Limanı İçin Görüşmeler Yürütüyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/fujairahda-yeni-limani-gorusuyor-1785350099.webp">
                        <figcaption>Fujairah'da Yeni Limanı Görüşüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) küresel liman işletmecisi DP World'ün, ülkenin doğu kıyısında yer alan Fujairah Emirliği'nde yeni bir liman inşa etmek amacıyla görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Projenin, BAE'nin küresel deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na bağımlılığını azaltma stratejisinin önemli bir parçası olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Umman Körfezi'ne kıyısı bulunan Fujairah, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmadan yük elleçleme operasyonlarını gerçekleştirebilmesine olanak tanıyan stratejik konumuyla öne çıkıyor. Bölgedeki jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde bu özellik, BAE'nin doğu kıyısını konteyner, petrol ve genel kargo taşımacılığı için önemli bir alternatif lojistik merkezi haline getirebilir.</p>

<p>BAE yönetimi daha önce de Dibba, Fujairah ve Khor Fakkan limanlarının kapsamlı şekilde geliştirilmesi ile doğu kıyısında dördüncü bir limanın inşa edilmesini öngören planlarını açıklamıştı. Ayrıca doğu kıyısındaki limanların ülkenin ana lojistik merkezlerine entegrasyonunu güçlendirmek amacıyla boru hattı, demiryolu ve karayolu altyapısının genişletilmesi de planlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda Dubai ve Abu Dabi, Körfez bölgesinin başlıca dağıtım merkezleri olmayı sürdürecek. Umman Körfezi'ndeki limanlara ulaşan yüklerin karayolu bağlantılarıyla iç kesimlerdeki lojistik merkezlere taşınması ve buradan BAE ile komşu Körfez ülkelerine dağıtılması hedefleniyor.</p>

<p>Uzmanlara göre proje, bölgedeki liman yatırımlarında yeni bir yaklaşımı temsil ediyor. Liman altyapıları artık yalnızca artan ticaret hacmini karşılamak için değil, aynı zamanda jeopolitik risklere karşı tedarik zincirlerini güvence altına almak amacıyla da planlanıyor. DP World açısından ise Fujairah yatırımı, Körfez'deki alternatif deniz ticaret koridorları üzerindeki etkinliğini artırabilecek stratejik bir adım olarak görülüyor.</p>

<p>2005 yılında kurulan DP World, Dubai Hükümeti'nin yatırım şirketi Dubai World bünyesinde faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/deniz-ticaretinde-yeni-donem-24444</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Deniz Ticaretinde Yeni Dönem</h1>
                        <h2>Jiangnan Tersanesi'nden Yüzer Nükleer Liman Konsepti: Deniz Ticaretinde Yeni Dönem</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/deniz-ticaretinde-yeni-donem-1785348397.webp">
                        <figcaption>Deniz Ticaretinde Yeni Dönem</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çin'in Jiangnan Tersanesi, denizcilik sektörünün geleceğine yönelik dikkat çekici bir konsept geliştirdi.</strong></p>

<p>Posidonia Fuarı'nda tanıtılan proje, açık denizlerde konuşlandırılacak yüzer bir nükleer lojistik merkezi ile liman operasyonlarını kıyıdan bağımsız hale getirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Konsept kapsamında platform; konteyner terminali, nükleer enerji santrali ve düşük karbonlu yakıt üretim tesisi olarak aynı yapıda faaliyet gösterecek şekilde tasarlandı. Böylece hem yük elleçleme hem de enerji üretimi tek bir merkezde gerçekleştirilebilecek.</p>

<p>Projeye göre büyük konteyner gemileri, kıyı limanlarına girmek yerine açık denizde derin sularda bulunan platforma yanaşarak yüklerini boşaltacak. Konteynerler daha sonra besleyici (feeder) gemiler aracılığıyla kıyı limanlarına taşınacak. Bu modelin, limanlardaki yoğunluğu azaltması, derin su ihtiyacını karşılaması ve kıyı altyapısına olan bağımlılığı düşürmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Platformun en önemli bileşeni ise kargo operasyonları ile alternatif yakıt üretimine elektrik ve ısı sağlayacak nükleer enerji santrali olacak. Böylece aktarma hizmetleri, enerji üretimi ve karbonsuz yakıt üretimi tek bir açık deniz merkezinde bir araya getirilecek.</p>

<p>Bununla birlikte konseptin önündeki en büyük engel teknik değil, hukuki ve düzenleyici süreçler olarak görülüyor. Aynı anda nükleer enerji santrali, kimyasal üretim tesisi ve konteyner terminali olarak faaliyet gösterecek yüzer bir yapının mevcut uluslararası denizcilik mevzuatında karşılığı bulunmuyor. Uluslararası sularda böyle bir tesisi hangi ülkenin lisanslayacağı, güvenlik, sigorta, gümrük işlemleri ve olası bir kazada sorumluluğun kimde olacağı gibi kritik sorular henüz yanıtlanmış değil.</p>

<p>Jiangnan Tersanesi'nin tanıttığı çalışma ticari bir proje olmaktan ziyade, denizcilik sektörünün geleceğine yönelik bir vizyon olarak değerlendiriliyor. Konsept, geleceğin limanlarının kıyıya bağlı olmak zorunda olmayabileceği fikrini gündeme taşırken, uluslararası denizcilik kurallarının bu teknolojik dönüşüme ne kadar hızlı uyum sağlayabileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.</p>

<p>1865 yılında kurulan Jiangnan Tersanesi, Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi (CSSC) bünyesinde faaliyet gösteren ülkenin en köklü ve stratejik gemi inşa kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ruzgar-enerjisi-alani-belirledi-24443</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 08:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Rüzgar Enerjisi Alanı Belirledi</h1>
                        <h2>Romanya, Karadeniz'de 11,5 GW'lık Denizüstü Rüzgar Enerjisi Alanı Belirledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/ruzgar-enerjisi-alani-belirledi-1785345716.webp">
                        <figcaption>Rüzgar Enerjisi Alanı Belirledi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Romanya Hükümeti, Karadeniz'de denizüstü rüzgar enerjisi projelerinin geliştirilmesi amacıyla toplam 11 imtiyaz sahasının oluşturulmasını öngören karar taslağını yayımladı. Belirlenen sahaların toplam kurulu güç potansiyelinin 11,5 GW olduğu açıklandı.</p>

<p>İlk aşamada, 3,1 GW toplam kapasiteye sahip üç sabit temelli denizüstü rüzgar enerjisi sahasının geliştirilmesi planlanıyor. Bu yatırımların, Romanya'nın 2035 yılına kadar 3 GW denizüstü rüzgar enerjisi kapasitesine ulaşma hedefini desteklemesi bekleniyor.</p>

<p>İkinci aşamada ise toplam 2,4 GW kapasiteye sahip iki yeni saha devreye alınacak. Ancak bu projelerin hayata geçirilebilmesi için bölgede bulunan mevcut askeri kullanım alanlarının taşınması gerekecek.</p>

<p>Üçüncü aşama kapsamında, 6 GW kapasiteli derin deniz sahasında yüzer rüzgar türbinleri ve büyük derinliklere uygun diğer teknolojilerin kullanılması öngörülüyor.</p>

<p>Dünya Bankası verilerine göre Romanya'nın Karadeniz'deki teknik denizüstü rüzgar enerjisi potansiyeli 76 GW seviyesinde bulunuyor. Bunun yaklaşık 22 GW'ı sabit temelli, 54 GW'ı ise yüzer platform teknolojileri ile değerlendirilebilecek kapasiteden oluşuyor.</p>

<p>Sektörün geliştirilmesinin Romanya ekonomisine 16 ila 27 milyar avro arasında katma değer sağlaması beklenirken, imtiyaz sahalarının onaylanmasının ardından rekabetçi ihale süreçleri başlatılacak. Hızlandırılmış yatırım senaryosunda ülkenin denizüstü rüzgar enerjisi kurulu gücünün 7 GW'a kadar ulaşabileceği öngörülüyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/norvecte-tanker-yangini-24442</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 07:33:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>NORVEÇ'TE TANKER YANGINI</h1>
                        <h2>Norveç Açıklarında Kimyasal Tankerde Yangın: 15 Mürettebat Kurtuldu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/norvecte-tanker-yangini-1785337555.webp">
                        <figcaption>NORVEÇ'TE TANKER YANGINI</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Norveç açıklarında demirli bulunan 9.500 dwt'lik kimyasal tanker Bergstraum'da çıkan yangın paniğe neden oldu. Yetkililer ve gemi işletmecisi Utkilen, yangının kontrol altına alındığını ve olayda yaralanan olmadığını açıkladı.</p>

<p>Utkilen tarafından yapılan açıklamaya göre, 1996 yapımı Bergstraum isimli kimyasal tankerde 28 Temmuz'da küçük çaplı bir yangın meydana geldi. Olay sırasında gemi, Norveç'in Fredrikstad kenti açıklarında demirli bulunuyordu.</p>

<p>Gemide görev yapan 15 Baltıklı ve Filipinli mürettebatın tamamının güvende olduğu ve herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi.</p>

<p>Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, olayla ilgili olarak Norveç'in ilgili denizcilik ve emniyet makamlarına bilgi verildi. Şirket, yangının nedeninin ortaya çıkarılması amacıyla iç soruşturma başlatacağını duyurdu.</p>

<p>Utkilen yaptığı açıklamada, önceliklerinin mürettebatın güvenliği, geminin ve çevrenin korunması ile yetkili kurumlarla koordineli şekilde gerekli tüm müdahalelerin gerçekleştirilmesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Yangın ihbarı üzerine bölgeye iki kurtarma botu, iki polis botu, bir yangın söndürme gemisi, Norveç Sahil Güvenliği unsurları ve İsveç'ten kurtarma ekipleri sevk edildi. Ayrıca Stormbull isimli kurtarma botu karadaki itfaiye ekiplerini gemiye taşırken, bir helikopter de yangına müdahale çalışmalarına destek verdi.</p>

<p>Başarılı müdahalenin ardından yangın tamamen söndürülürken, gemide bulunan 15 kişilik mürettebatın tamamının sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.</p>

<p>Norveç Uluslararası Gemi Sicili'ne kayıtlı olan Bergstraum, DNV klas kuruluşu tarafından klaslandırılıyor. Geminin ticari ve teknik işletmesi Norveç'in Bergen kentinde faaliyet gösteren Utkilen AS tarafından yürütülürken, mülkiyeti şirketin iştiraki Utkilen Shipping AS'ye ait bulunuyor.</p>

<div style="text-align:start"><a href="https://x.com/NSSR/status/2082128183466303949?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E2082145145244320077%7Ctwgr%5Ef42e421383d8b684cd02a064c6a370fcd928d8e4%7Ctwcon%5Es2_&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fshippingtelegraph.com%2Fship-accidents%2Fnorwegian-chemical-tanker-caught-fire-no-leak-all-crew-safe%2F"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:&quot;Open Sans&quot;,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><iframe frameborder="0" id="twitter-widget-0" scrolling="no" src="https://platform.twitter.com/embed/Tweet.html?creatorScreenName=ShipTelegraph&amp;dnt=false&amp;embedId=twitter-widget-0&amp;features=eyJ0ZndfdGltZWxpbmVfbGlzdCI6eyJidWNrZXQiOltdLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X2ZvbGxvd2VyX2NvdW50X3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9iYWNrZW5kIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19yZWZzcmNfc2Vzc2lvbiI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZm9zbnJfc29mdF9pbnRlcnZlbnRpb25zX2VuYWJsZWQiOnsiYnVja2V0Ijoib24iLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X21peGVkX21lZGlhXzE1ODk3Ijp7ImJ1Y2tldCI6InRyZWF0bWVudCIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfZXhwZXJpbWVudHNfY29va2llX2V4cGlyYXRpb24iOnsiYnVja2V0IjoxMjA5NjAwLCJ2ZXJzaW9uIjpudWxsfSwidGZ3X3Nob3dfYmlyZHdhdGNoX3Bpdm90c19lbmFibGVkIjp7ImJ1Y2tldCI6Im9uIiwidmVyc2lvbiI6bnVsbH0sInRmd19kdXBsaWNhdGVfc2NyaWJlc190b19zZXR0aW5ncyI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdXNlX3Byb2ZpbGVfaW1hZ2Vfc2hhcGVfZW5hYmxlZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdmlkZW9faGxzX2R5bmFtaWNfbWFuaWZlc3RzXzE1MDgyIjp7ImJ1Y2tldCI6InRydWVfYml0cmF0ZSIsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfbGVnYWN5X3RpbWVsaW5lX3N1bnNldCI6eyJidWNrZXQiOnRydWUsInZlcnNpb24iOm51bGx9LCJ0ZndfdHdlZXRfZWRpdF9mcm9udGVuZCI6eyJidWNrZXQiOiJvbiIsInZlcnNpb24iOm51bGx9fQ%3D%3D&amp;frame=false&amp;hideCard=false&amp;hideThread=false&amp;id=2082145145244320077&amp;lang=tr&amp;origin=https%3A%2F%2Fshippingtelegraph.com%2Fship-accidents%2Fnorwegian-chemical-tanker-caught-fire-no-leak-all-crew-safe%2F&amp;sessionId=f42e421383d8b684cd02a064c6a370fcd928d8e4&amp;siteScreenName=ShipTelegraph&amp;theme=light&amp;widgetsVersion=6a3ad42b224df%3A1778106238597&amp;width=550px" style="box-sizing:border-box; max-width:100%; width:550px; line-height:1; border-width:medium; border-style:none; border-color:currentcolor; position:static; height:960px; display:block; flex-grow:1" title="X Gönderisi"></iframe></span></span></span></span></a></div>

<div style="text-align:start">&nbsp;</div>

<p><a href="https://x.com/NSSR/status/2082145145244320077?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E2082145145244320077%7Ctwgr%5Ef42e421383d8b684cd02a064c6a370fcd928d8e4%7Ctwcon%5Es1_&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fshippingtelegraph.com%2Fship-accidents%2Fnorwegian-chemical-tanker-caught-fire-no-leak-all-crew-safe%2F"><iframe frameborder="0" height="314" scrolling="no" src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?height=314&amp;href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Freel%2F1566766341523812%2F&amp;show_text=false&amp;width=560&amp;t=0" style="box-sizing:border-box; max-width:100%; width:638.516px; line-height:1; border-width:medium; border-style:none; border-color:currentcolor; color:#000000; font-family:&quot;Open Sans&quot;, sans-serif; font-size:18px; font-style:normal; font-variant-ligatures:normal; font-weight:400; text-align:start; white-space:normal; background-color:#ffffff; text-decoration-thickness:initial; text-decoration-style:initial; text-decoration-color:initial; overflow:hidden" width="560"></iframe></a></p>

<p>&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gondandan-yeni-romorkor-24441</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 06:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>GONDAN'DAN YENİ RÖMORKÖR</h1>
                        <h2>Gondan, Østensjø Rederi İçin Yeni Nesil Okyanus Römorkörü İnşa Edecek.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/gondandan-yeni-romorkor-1785334037.webp">
                        <figcaption>GONDAN'DAN YENİ RÖMORKÖR</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İspanyol tersanesi Gondan, Norveçli denizcilik şirketi Østensjø Rederi için yeni bir okyanus römorkörü inşa etmek üzere ek sipariş aldı. Yeni gemi, aynı armatöre Kasım 2025'te teslim edilen römorkörün kardeş gemisi olacak.</p>

<p>Skipsteknisk tarafından tasarlanan römorkör, 50 metre uzunluğa, 17 metre genişliğe ve 150 ton çekme gücüne (bollard pull) sahip olacak. Gemi; açık deniz römorkajı, gemi refakati ve çeşitli deniz operasyonlarında zorlu hava ve deniz koşullarında görev yapabilecek şekilde tasarlandı.</p>

<p>Yeni römorkör, yüksek hassasiyetli manevra kabiliyeti sağlayan DP2 sınıfı dinamik konumlandırma sistemi ile donatılacak. Güçlü kombine tahrik sistemi sayesinde hem baştan hem de kıçtan römorkaj operasyonları gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Projede sürdürülebilirlik de ön plana çıkıyor. Hibrit tahrik mimarisi ve doğru akım (DC) elektrik ağı ile inşa edilecek gemi, gelecekte metanol yakıtı kullanabilecek şekilde hazırlanacak. Bu sayede yakıt tüketimi ve emisyonların azaltılması hedeflenirken, ilerleyen dönemde batarya veya yakıt hücresi sistemlerinin de gövde üzerinde büyük değişiklik gerektirmeden entegre edilmesi mümkün olacak.</p>

<p>1925 yılında kurulan Gondan, İspanya'nın aile şirketi niteliğindeki köklü tersanelerinden biri olarak faaliyet gösterirken, şirket Díaz ailesinin kontrolünde bulunuyor. Yeni sipariş, tersanenin çevreci ve yüksek teknolojili özel amaçlı gemi inşasındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/maerskten-ilk-amonyak-tankeri-24440</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MAERSK'TEN İLK AMONYAK TANKERİ</h1>
                        <h2>Maersk İlk Büyük Amonyak Tankerini Teslim Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/maerskten-ilk-amonyak-tankeri-1785333259.webp">
                        <figcaption>MAERSK'TEN İLK AMONYAK TANKERİ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Danimarkalı denizcilik devi A.P. Møller-Maersk, Güney Koreli HD Hyundai Samho tersanesi tarafından inşa edilen 93 bin metreküplük "Jane Maersk" adlı amonyak tankerini teslim aldı. Gemi, tersanenin bugüne kadar inşa edip teslim ettiği ilk büyük kapasiteli amonyak tankeri olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>"Jane Maersk", sıvılaştırılmış amonyak (NH₃) ile sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşımak üzere tasarlandı. Zehirli ve aşındırıcı özellikteki amonyak yükünün güvenli taşınabilmesi için gemi, gelişmiş kargo sistemleri ve yanlış yüklemeyi önlemeye yönelik özel seviye alarm sistemleriyle donatıldı.</p>

<p>Şirket, bu geminin amonyak yakıtlı bir gemi olmadığını, yalnızca amonyak ve sıvılaştırılmış gaz taşımacılığı için geliştirilen özel bir tanker olduğunu vurguladı.</p>

<p>Amonyak taşımacılığına ilgi artıyor</p>

<p>"Jane Maersk"in teslimatı, amonyağın hem kimya ve enerji sektörleri için stratejik bir yük hem de geleceğin düşük karbonlu denizcilik yakıtlarından biri olarak önem kazanmasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Büyük kapasiteli amonyak tankerlerinin, küresel kimya sanayisi ve enerji tedarik zincirlerinde önemli rol üstlenmesi bekleniyor.</p>

<p>HD Hyundai Samho'nun sipariş defteri büyüyor</p>

<p>HD Hyundai Samho, 2026 yılı içerisinde dokuz yeni büyük amonyak tankeri siparişi daha aldı. Böylece tersanenin bu segmentteki toplam sipariş sayısı 22 gemiye, sipariş portföyünün değeri ise yaklaşık 2,55 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>Bu gelişme, Güney Koreli tersanenin hızla büyüyen özel gaz taşıyıcıları pazarındaki lider konumunu daha da güçlendirdi.</p>

<p>1904 yılında kurulan A.P. Møller-Maersk, dünyanın en büyük denizcilik ve lojistik şirketlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürürken, şirketin kontrolü A.P. Møller Holding tarafından sağlanıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/dfds-yukte-buyudu-24439</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DFDS Yükte Büyüdü</h1>
                        <h2>DFDS'nin Yük Taşımacılığı Büyürken Yolcu Sayısı Geriledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/dfds-yukte-buyudu-1785332618.webp">
                        <figcaption>DFDS Yükte Büyüdü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Danimarkalı deniz taşımacılığı ve feribot işletmecisi DFDS, Haziran 2026'da yük taşımacılığında büyüme kaydederken, yolcu trafiğinde düşüş yaşamaya devam etti.</p>

<p>Şirketin açıkladığı verilere göre, Haziran ayında feribotların araç güvertelerinde taşınan yük hacmi 3,5 milyon şerit metreye (lane metre) ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre %3,3 arttı.</p>

<p>Artışın en önemli nedeni, Kuzey Denizi hatlarında geçen yıl İsveç'teki ulusal grevin etkisiyle oluşan düşük bazın ardından yük hacimlerinin yeniden toparlanması oldu. Ayrıca Baltık Denizi ve Cebelitarık Boğazı hatlarındaki güçlü performans da büyümeye katkı sağladı.</p>

<p>Akdeniz bölgesinde ise bazı hatlarda taşıma kapasitesinin azaltılması nedeniyle toplam yük hacmi gerilerken, Mısır ve Tunus seferleri büyümesini sürdürdü.</p>

<p>Son 12 aylık dönemde DFDS'nin toplam yük hacmi %0,8 artışla 41,9 milyon şerit metreye yükseldi. Ancak şirket, hat ağındaki değişiklikler dikkate alındığında bu rakamın %0,4'lük bir düşüşe işaret ettiğini ve bölgeler arasında farklı performanslar görüldüğünü belirtti.</p>

<p>Öte yandan yolcu taşımacılığı tarafında zayıf görünüm devam etti. Haziran ayında yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre %8 azalarak 413 bin kişiye geriledi.</p>

<p>Son 12 aylık dönemde ise toplam yolcu sayısı %17,7 düşüşle 5 milyon seviyesine indi. Şirket, gerilemenin temel nedenleri arasında sefer sayılarındaki azalma ile Cebelitarık Boğazı ve Dover Boğazı hatlarında yolcu talebinin zayıflamasını gösterdi.</p>

<p>1866 yılında kurulan DFDS, Avrupa'nın önde gelen feribot ve lojistik şirketleri arasında yer alırken, şirketin en büyük hissedarı Lauritzen Fonden Holding olmaya devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/pakistan-ticari-gemi-insasina-geri-dondu-24438</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PAKİSTAN TİCARİ GEMİ İNŞASINA GERİ DÖNDÜ</h1>
                        <h2>Pakistan, Ticari Gemi İnşasına Uzun Bir Aranın Ardından Geri Döndü.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/pakistan-ticari-gemi-insasina-geri-dondu-1785331839.webp">
                        <figcaption>PAKİSTAN TİCARİ GEMİ İNŞASINA GERİ DÖNDÜ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Pakistan, 1980'li yıllardan bu yana ülkede inşa edilen ilk büyük ticari gemi olacak 1.100 TEU kapasiteli konteyner gemisinin gövde montajına başladı.</p>

<p>Proje, devlet kontrolündeki Karachi Shipyard &amp; Engineering Works (KSEW) tarafından, Pakistan National Shipping Corporation (PNSC) için yürütülüyor.</p>

<p>Geminin inşa sözleşmesi Şubat 2024'te imzalanmıştı. Ancak finansman sorunları nedeniyle proje planlanan takvimin gerisinde kaldı. Pakistan hükümetinin devreye girmesiyle çalışmalar yeniden hız kazandı. Çelik kesim işlemleri Ocak 2026'da başlarken, bu aşamanın tamamlanmasının ardından tersane geminin gövde montajına geçti.</p>

<p>Yetkililer, projenin yalnızca yeni bir gemi inşa programı olmadığını, aynı zamanda Pakistan'ın denizcilik ekonomisini yeniden canlandırma stratejisinin önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Hükümet, yabancı bayraklı gemilere olan bağımlılığı azaltmayı, navlun ve taşımacılık harcamaları nedeniyle yurt dışına çıkan dövizi ülke içinde tutmayı ve ticari gemi inşa sanayisini yeniden ulusal üretim gündemine taşımayı hedefliyor.</p>

<p>Bu kapsamda Pakistan yönetimi, liman ve denizcilik altyapısında da kapsamlı reformlar yürütüyor. Gümrük işlemlerinin hızlandırılması, modern konteyner tarama sistemlerinin devreye alınması ve limanların 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermesi için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu adımların gemi inşasından liman işletmeciliğine ve gemi bakım-onarım hizmetlerine kadar uzanan tüm denizcilik ekosistemini yeniden güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.</p>

<p>1956 yılında kurulan Karachi Shipyard &amp; Engineering Works, Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı'nın idari denetiminde faaliyet gösterirken, Pakistan National Shipping Corporation ise yüzde 87,56 oranında devletin kontrolünde bulunuyor. Bu proje, Pakistan'ın yerli ticari gemi inşa kabiliyetini yeniden kazanması açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/romorkor-kaptani-sucunu-kabul-etti-24437</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 05:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>RÖMORKÖR KAPTANI SUÇUNU KABUL ETTİ</h1>
                        <h2>ABD'de Üç Çocuğun Ölümüne Neden Olan Römorkör Kaptanı Suçunu Kabul Etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/romorkor-kaptani-sucunu-kabul-etti-1785320620.webp">
                        <figcaption>RÖMORKÖR KAPTANI SUÇUNU KABUL ETTİ</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD'nin Florida eyaletinde, Biscayne Körfezi'nde geçen yıl meydana gelen ve yelken kampına katılan üç çocuğun hayatını kaybettiği deniz kazasına ilişkin davada römorkör kaptanı federal suçlamaları kabul etti.</p>

<p>ABD Florida Güney Bölgesi Savcılığı'nın açıklamasına göre, 46 yaşındaki Miami'li kaptan, görüşü kısıtlı bir mavnayı uygun gözcü bulundurmadan sevk ettiği ve seyir sırasında cep telefonu kullandığı gerekçesiyle suçunu itiraf etti.</p>

<p>Olay, 28 Temmuz 2025 tarihinde meydana geldi. Kaptan, 25 feet uzunluğundaki bir römorkörle, 108 feet uzunluğunda, 28 feet genişliğinde ve 149 groston ağırlığındaki inşaat atıkları yüklü bir mavnayı Biscayne Körfezi'nde çekiyordu.</p>

<p>Mahkeme kayıtlarına göre, mavnanın üzerindeki güverte yapısı ve vinç, kaptanın ileri görüşünü büyük ölçüde engelliyordu. Ayrıca gemide, seyir güvenliği için zorunlu olan bağımsız bir gözcü görevlendirilmemişti.</p>

<p>Aynı sırada bir yelken kampına ait, bir eğitmen ve beş çocuğun bulunduğu yelkenli tekne rüzgârın kesilmesi nedeniyle hareket edemeyerek römorkörün rotasında mahsur kaldı.</p>

<p>Görüş kısıtlılığı ve gözcü eksikliği nedeniyle kaptan yelkenliyi fark edemedi. Bunun sonucunda çekilen mavna yelkenlinin üzerinden geçti ve tekneyi gövdesinin altına alarak batırdı.</p>

<p>Yapılan adli incelemede, kaptanın cep telefonunda seyir sırasında ve kazanın meydana geldiği dakikalarda internet kullandığı tespit edildi.</p>

<p>Kazada eğitmen ile iki çocuk mavnanın altından sürüklenmelerine rağmen kurtulmayı başardı. Ancak üç çocuk teknenin enkazı altında kalarak boğularak yaşamını yitirdi.</p>

<p>Römorkör kaptanı, "denizci taksirli adam öldürme" (seaman's manslaughter) suçunu kabul etti. Hakkında verilecek cezaya federal mahkeme karar verecek. Kaptan, suçtan dolayı 10 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/tankere-el-koydu-24436</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 04:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tankere El Koydu</h1>
                        <h2>Malezya, Selangor Açıklarında İzinsiz Demirleyen Tankere El Koydu.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/tankere-el-koydu-1785317257.webp">
                        <figcaption>Tankere El Koydu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Malezya Denizcilik Uygulama Ajansı (MMEA), Selangor eyaleti açıklarında gerekli demirleme izni olmadan demirlediği tespit edilen bir tankeri düzenlenen denetim operasyonunda alıkoydu.</p>

<p>MMEA'dan yapılan açıklamaya göre tanker, rutin devriye faaliyeti sırasında Sekinchan'ın yaklaşık 8,8 deniz mili güneybatısında tespit edilerek denetime alındı.</p>

<p>Yapılan incelemede geminin 60 yaşındaki Vietnamlı bir kaptan tarafından yönetildiği, mürettebatın ise yaşları 20 ile 51 arasında değişen 12 Vietnam ve 1 Myanmar vatandaşı olmak üzere toplam 13 kişiden oluştuğu belirlendi. Tüm mürettebatın geçerli seyahat belgelerine sahip olduğu bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, gemi kaptanının Malezya Denizcilik Dairesi tarafından düzenlenmiş demirleme iznini ibraz edemediğini ve bu nedenle 1952 tarihli Ticaret Gemiciliği Kanunu (Merchant Shipping Ordinance 1952) kapsamında izinsiz demirleme suçunu işlemiş olabileceğini açıkladı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında tankere el konulurken, gemi kaptanı ile başmühendis ifadeleri alınmak üzere yetkililerle iş birliği yapıyor.</p>

<p>MMEA yetkilileri, ülke karasularındaki denizcilik kurallarının ihlal edilmesine hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, deniz emniyeti, düzen ve yasalara uyumun sağlanması amacıyla denetim faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, tüm gemi işletmecileri ve armatörlere, Malezya karasularında demirleme faaliyetinde bulunmadan önce Malezya Denizcilik Dairesi'nden gerekli izinleri almaları çağrısı yapılarak, aksi halde yasal yaptırımlarla karşılaşabilecekleri hatırlatıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/45-yillik-efsane-yolculugunu-tamamladi-24435</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 03:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>45 Yıllık Efsane Yolculuğunu Tamamladı</h1>
                        <h2>Scandlines, 45 Yıllık Efsane Danimarka Feribotunu Geri Dönüşüme Gönderdi</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/45-yillik-efsane-yolculugunu-tamamladi-1785315695.webp">
                        <figcaption>45 Yıllık Efsane Yolculuğunu Tamamladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Danimarkalı feribot işletmecisi Scandlines, filosunun simge gemilerinden M/F Kronprins Frederik'in 45 yıllık hizmetinin ardından son seferini tamamlayarak geri dönüşüme gönderildiğini açıkladı.</p>

<p>Şirketin açıklamasına göre feribot, hafta sonu Almanya'nın Puttgarden Limanı'ndan son kez ayrılarak Danimarka'nın Esbjerg Limanı'na doğru yola çıktı. Gemi, 27 Temmuz 2026 tarihinde tam mürettebatıyla son varış noktasına ulaştı.</p>

<p>1980'li yılların başında inşa edilen M/F Kronprins Frederik, ilk olarak Danimarka Devlet Demiryolları (DSB) tarafından Korsør–Nyborg arasında Büyük Belt (Great Belt) hattında hizmet verdi ve 1997 yılına kadar bu hatta çalıştı.</p>

<p>Daha sonra Scandlines filosuna katılan feribot, önce Gedser–Rostock hattında yolcu ve yük taşımacılığı yaptı, son yıllarda ise Rødby–Puttgarden hattında yük feribotu olarak görev aldı.</p>

<p>Yaklaşık yarım asırlık hizmet süresi boyunca gemi, milyonlarca yolcu, araç ve tren taşıyarak Danimarka ile Almanya arasındaki deniz ulaşımında önemli bir rol üstlendi.</p>

<p>Feribotun son yolculuğu, adeta geçmişe bir veda niteliğinde gerçekleşti. Gemi, yıllarca hizmet verdiği Büyük Belt rotasını bir kez daha geçerek köprünün altından ilerledi, ardından Skagen Burnu'nu dolaşıp Esbjerg Limanı'na ulaştı.</p>

<p>Burada gemi, Avrupa Birliği'nin onaylı gemi geri dönüşüm tesisleri listesinde yer alan ve gemi sökümünde uzmanlaşmış Danimarkalı Smedegaarden A/S şirketine teslim edilecek.</p>

<p>Scandlines Operasyon Direktörü (COO) Michael Guldmann Petersen, geminin şirket için özel bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bu feribot 45 yıldır denizlerde hizmet veren yaşlı bir hanımefendi gibiydi. Uzun yıllar süren sadık hizmetinin ardından cumartesi akşamı onu son yolculuğuna uğurladık." ifadelerini kullandı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/satin-almaya-hazirlaniyor-24434</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 02:01:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Satın Almaya Hazırlanıyor</h1>
                        <h2>Rubico, Trafigura Kiralamalı MR Tanker Yeni İnşasını Satın Almaya Hazırlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/satin-almaya-hazirlaniyor-1785308976.webp">
                        <figcaption>Satın Almaya Hazırlanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli suezmax tanker işletmecisi Rubico, yüksek özellikli bir MR kimyasal/petrol ürün tankeri yeni inşa projesini satın almak üzere önemli bir adım attı. Nasdaq'ta işlem gören şirket, ana hissedarı tarafından kontrol edilen ilişkili şirket Top Ships'ten gemi sahibi özel amaçlı şirketi (SPV) satın almayı değerlendirmek amacıyla niyet mektubu (Letter of Intent) imzaladı.</p>

<p>Söz konusu SPV, Çinli Guangzhou Shipyard International (GSI) ile yüksek özellikli bir MR kimyasal/petrol ürün tankeri inşası için gemi yapım sözleşmesine taraf bulunuyor. Geminin 2029 yılının ikinci çeyreğinde teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Rubico'nun açıklamasına göre SPV, emtia ticaret devi Trafigura Maritime Logistics ile günlük 18.750 ABD doları navlun bedeli üzerinden en az 7 yıllık zaman esaslı kiralama (time charter) sözleşmesi imzaladı.</p>

<p>Ayrıca SPV, gemi inşa bedelinin yüzde 85'ini kapsayan bir Çinli leasing kuruluşuyla finansman anlaşmasına da sahip. Finansman, ilk taksitten itibaren oransal olarak sağlanacak ve kiralama süresi boyunca ilave varlık teminatı gerektirmeyecek.</p>

<p>Rubico, niyet mektubu kapsamında 300 bin ABD doları tutarında peşin ödeme yapacak. Bu tutar satın alma gerçekleşmesi halinde SPV'nin satın alma bedelinden düşülecek, işlemin tamamlanmaması durumunda ise şirkete iade edilecek.</p>

<p>Şirket, münhasırlık süresinin 31 Temmuz 2026 tarihinde sona ereceğini belirtti. Bu tarihe kadar piyasa koşulları, ticari şartlar ve diğer unsurlar dikkate alınarak kapsamlı bir durum tespiti (due diligence) süreci yürütülecek. Rubico, incelemelerin ardından satın alma işleminin kesinleşeceğine dair herhangi bir garanti bulunmadığını vurguladı.</p>

<p>Olası satın alma işlemi, şirket yönetim kurulundaki bağımsız üyelerden oluşan özel bir komite tarafından müzakere edilerek onaylanacak.</p>

<p>Filo büyümeye devam ediyor</p>

<p>Eylül 2023'te kurulan Rubico, halen 157.000 DWT kapasiteli iki suezmax tankerin sahibi ve işletmecisi konumunda bulunuyor.</p>

<p>Şirket ayrıca, 2029'un dördüncü çeyreğinde teslim edilmesi planlanan 47.499 DWT kapasiteli bir MR tanker yeni inşasına ve 2027'nin ikinci çeyreğinde teslim edilmesi beklenen 60 metrelik bir mega yata sahip bulunuyor. Rubico, mega yatı teslim sonrasında elden çıkarmayı planlıyor.</p>

<p>Bunun yanında şirket, 2029'un üçüncü çeyreğinde teslim edilmesi planlanan ikinci bir 47.499 DWT yüksek özellikli MR tanker yeni inşasına sahip gemi şirketini satın almak üzere hisse alım sözleşmesi de imzaladı. Bu işlemin en geç 30 Eylül 2026 tarihine kadar tamamlanması hedefleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yatirimci-ortaklar-aldi-24433</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yatırımcı Ortaklar Aldı</h1>
                        <h2>Asyad Shipping, İki Yeni LNG Gemisinde Yatırımcı Ortak Aldı</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/yatirimci-ortaklar-aldi-1785306394.webp">
                        <figcaption>Yatırımcı Ortaklar Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Umman merkezli Asyad Shipping Company S.A.O.G., inşası tamamlanan iki LNG taşıyıcısı Muscat LNG ve Musandam LNG için ortaklık yapısını güçlendirmek amacıyla önemli bir anlaşmaya imza attı. Şirket, gemilere sahip şirketlerdeki hisselerinin yüzde 20'sini Oman LNG Development Foundation (ODF) ile Mars Development and Investment LLC'ye devretti.</p>

<p>Asyad Shipping'in Muskat Borsası'na yaptığı açıklamaya göre anlaşma 26 Temmuz 2026 tarihinde imzalandı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında ODF ve Mars, Muscat LNG ile Musandam LNG gemilerine sahip şirketlerin her birinde yüzde 10'ar hisseye sahip olacak. Asyad Shipping ise her iki şirkette de yüzde 80'lik çoğunluk hissesini elinde tutmaya devam edecek.</p>

<p>Asyad Shipping Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Ibrahim Al-Nadhairi, ortaklığın Umman'ın denizcilik ve lojistik sektörlerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, güçlü Umman yatırım fonlarının projelere ortak olmasının bu yatırımlara duyulan güveni gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Al-Nadhairi, "Oman LNG adına doğal gaz taşımacılığı yapan şirket olarak, bu ortaklığı daha da ileri taşımayı ve Umman'ın doğal gaz sektörünü desteklemeyi sürdüreceğiz. Aynı zamanda ülke içinde katma değer oluşturarak ekonomik kalkınmaya katkı sağlamayı hedefliyoruz." dedi.</p>

<p>Söz konusu anlaşma, Asyad Shipping'in 21 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı ve uzun vadeli kiralama sözleşmesi kapsamında Muscat LNG ile Musandam LNG gemilerinin Oman LNG'ye teslim edildiğini duyurduğu açıklamanın ardından geldi.</p>

<p>Yeni ortaklık yapısıyla Asyad Shipping'in, LNG taşımacılığı alanındaki büyümesini sürdürürken projelerine yerli sermayeyi dahil ederek finansal yapısını güçlendirmesi ve Umman'ın enerji lojistiğindeki stratejik konumunu desteklemesi hedefleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/yatirim-kararini-aldi-24432</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 00:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>YATIRIM KARARINI ALDI</h1>
                        <h2>Eni ve TotalEnergies, Kıbrıs Açıklarındaki Cronos Gaz Sahası İçin Yatırım Kararını Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/yatirim-kararini-aldi-1785302628.webp">
                        <figcaption>YATIRIM KARARINI ALDI</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İtalyan enerji şirketi Eni ile Fransız enerji devi TotalEnergies, Kıbrıs'ın deniz yetki alanındaki 6'ncı blokta bulunan Cronos doğal gaz sahasının geliştirilmesi için nihai yatırım kararını (FID) aldı. Şirketler, 2028 yılında üretime başlamayı hedefliyor.</p>

<p>2022 yılında keşfedilen ve 2024 yılında gerçekleştirilen değerlendirme sondajlarıyla ticari potansiyeli doğrulanan Cronos sahası, Kıbrıs kıyılarının yaklaşık 185 kilometre güneybatısındaki derin deniz bölgesinde yer alıyor. Proje kapsamında dört deniz altı üretim kuyusu açılacak.</p>

<p>Üretilecek doğal gaz, mevcut altyapıdan yararlanılarak Mısır'daki Zohr tesislerine taşınacak ve burada işlendikten sonra Damietta LNG tesisinde sıvılaştırılarak başta Avrupa olmak üzere uluslararası pazarlara ihraç edilecek.</p>

<p>Sahanın 2028 yılında devreye alınması planlanırken, günlük yaklaşık 500 milyon standart kübik feet doğal gaz üretimi hedefleniyor. Bu miktar, yılda yaklaşık 2,8 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaza (LNG) eşdeğer olacak. Üretilecek LNG'nin yaklaşık yüzde 50'sinin pazarlamasını TotalEnergies üstlenecek.</p>

<p>Eni, 2013 yılından bu yana Kıbrıs'ta faaliyet gösteriyor. Şirket, yüzde 50 pay ile 6'ncı bloğun operatörü konumunda bulunurken, diğer yüzde 50 hisse TotalEnergies'e ait. Eni ayrıca 8'inci bloğun operatörlüğünü yürütürken, TotalEnergies tarafından işletilen 7 ve 11'inci bloklarda da ortak olarak yer alıyor.</p>

<p>Şirket açıklamasına göre Cronos, Eni'nin Kıbrıs'taki ilk geliştirme projesi olmasının yanı sıra ülkenin ilk hidrokarbon üretim projesi olma özelliğini taşıyor. Projenin, Damietta LNG tesisinin yeniden tam kapasiteyle devreye alınmasına katkı sağlaması, Mısır'ın yapısal LNG ihracatını güçlendirmesi ve Eni'nin küresel LNG portföyünün büyümesinde önemli bir kilometre taşı olması bekleniyor.</p>

<p>Eni, projeden elde edeceği yıllık yaklaşık 1,4 milyon ton LNG'yi pazarlayarak, 2030 yılına kadar yıllık 20 milyon tonun üzerinde sözleşmeli LNG portföyüne ulaşma hedefini desteklemeyi amaçlıyor.</p>

<p>Eni Üst Yöneticisi (CEO) Claudio Descalzi, Cronos projesinin Kıbrıs'ın Avrupa için doğal gaz üreticisi ve ihracatçısı konumuna gelmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, Doğu Akdeniz'de Mısır'ın mevcut hidrokarbon altyapısını temel alan bölgesel bir doğal gaz merkezi oluşturulmasının önünü açacağını ifade etti.</p>

<p>TotalEnergies Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Patrick Pouyanné ise oluşturulan yeni Akdeniz doğal gaz koridorunun, LNG tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek Avrupa'nın enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını söyledi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ab-onayi-almaya-hazirlaniyor-24431</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 07:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>AB Onayı Almaya Hazırlanıyor</h1>
                        <h2>Hindistan'daki İlk Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri AB Onayı Almaya Hazırlanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/ab-onayi-almaya-hazirlaniyor-1785233044.webp">
                        <figcaption>AB Onayı Almaya Hazırlanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Hindistan'da faaliyet gösteren bazı gemi geri dönüşüm tesisleri, Avrupa Birliği (AB) tarafından onaylanan tesisler listesine girmeye hazırlanıyor. Onayın tamamlanması halinde, söz konusu tesisler ilk kez AB bayraklı gemilerin geri dönüşüm işlemlerini gerçekleştirme yetkisine sahip olacak.</p>

<p>Bu gelişme, Hindistan'ın küresel gemi geri dönüşüm sektöründeki konumunu güçlendirirken, ülkenin uluslararası çevre ve iş güvenliği standartlarına uyum konusunda attığı adımların da önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>AB'nin onayıyla birlikte Hindistan'daki tesislerin, Avrupa Birliği'nin Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğü kapsamında çevreye duyarlı ve güvenli geri dönüşüm hizmeti sunan tesisler arasına katılması bekleniyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu kararın özellikle dünyanın en büyük gemi geri dönüşüm merkezlerinden biri olan Alang bölgesindeki tesisler için yeni iş fırsatları yaratacağını ve Avrupa pazarına erişimi artıracağını belirtiyor.</p>

<p>AB'nin nihai onay sürecinin tamamlanmasının ardından Hindistan, Avrupa Birliği tarafından yetkilendirilen gemi geri dönüşüm tesislerine sahip ülkeler arasına katılmış olacak.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/guney-cin-denizinde-yuk-gemisi-faciasi-24430</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDE YÜK GEMİSİ FACİASI</h1>
                        <h2>Güney Çin Denizi'nde Vietnam Bayraklı Yük Gemisi Battı: 45 Kişi Kurtarıldı, Kayıplar Aranıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/guney-cin-denizinde-yuk-gemisi-faciasi-1785231554.webp">
                        <figcaption>GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDE YÜK GEMİSİ FACİASI</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Vietnam bayraklı bir genel kargo gemisinin Güney Çin Denizi'nde olumsuz hava koşulları nedeniyle batmasının ardından başlatılan geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Gemide bulunan 62 kişiden 45'i kurtarılırken, kayıp mürettebatı bulmak için Vietnam, Çin ve Filipinler koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Vietnam Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pham Thu Hang, pazar günü yaptığı açıklamada, Çin makamlarına arama kurtarma çalışmalarına verdikleri hızlı destek nedeniyle teşekkür etti. Hang, kazanın ardından Vietnamlı yetkililerin derhal kurtarma operasyonu başlattığını ve Çin'in kurtarma ekipleri ile olay bölgesindeki gemilerle yakın iş birliği içinde çalıştığını belirtti.</p>

<p>Vietnam, olay yerine kendi arama kurtarma unsurlarını sevk ederken, Çin tarafı da gemiler, helikopterler ve diğer deniz unsurlarıyla operasyona destek verdi. Vietnam yönetimi, kayıp denizcilerin bulunması için iki ülke arasındaki koordinasyonun devam etmesini temenni etti.</p>

<p>Yetkililer ayrıca kazazedelerin ailelerinin düzenli olarak bilgilendirildiğini ve arama kurtarma çalışmalarındaki gelişmelerin kendileriyle paylaşıldığını açıkladı.</p>

<p>2017 yılında inşa edilen Vietnam bayraklı genel kargo gemisinin, Güney Çin Denizi'nde kötü hava koşulları altında seyir halindeyken battığı bildirildi. Gemide toplam 62 kişinin bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Öte yandan Filipin Sahil Güvenliği de 25 Temmuz 2026 akşamı meydana gelen kazanın ardından arama kurtarma çalışmalarına destek amacıyla bir devriye gemisi ve bir keşif uçağı görevlendirdi.</p>

<p>Filipin Sahil Güvenliği Sözcüsü Komodor Noemie Cayabyab, Vietnam Sahil Güvenliği ile operasyonel bilgilerin paylaşımı konusunda koordinasyon halinde olduklarını söyledi. Cayabyab, kayıp kişilerin bulunma ihtimalini artırmak amacıyla arama kurtarma planlama sisteminin kullanıldığını ve bölgeden geçen gemilere dikkatli seyir yapmaları ile güvenli olması halinde kurtarma çalışmalarına destek vermeleri yönünde seyir uyarısı yayımlandığını belirtti.</p>

<p>Filipin Sahil Güvenliği, operasyonun uluslararası denizcilik anlaşmaları ve Vietnam ile yürütülen ikili iş birliği çerçevesinde gerçekleştirildiğini açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, geminin batış nedeninin henüz kesin olarak belirlenemediğini, mevcut bulguların kazanın şiddetli hava koşulları sırasında meydana geldiğini gösterdiğini bildirdi. Arama kurtarma çalışmaları devam ederken olayla ilgili yeni bilgilerin paylaşılması bekleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/diplomasiye-zaman-taniyoruz-24429</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 05:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>"Diplomasiye Zaman Tanıyoruz"</h1>
                        <h2>Trump, Hürmüz Boğazı Görüşmeleri İçin Diplomasiye Zaman Tanıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/diplomasiye-zaman-taniyoruz-1785230351.webp">
                        <figcaption>"Diplomasiye Zaman Tanıyoruz"</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile yeniden tam ölçekli bir çatışma ihtimaline rağmen diplomatik sürece fırsat tanıdığı ve bu nedenle Hürmüz Boğazı'na ilişkin müzakerelerin devam ettiği bildirildi.</p>

<p>ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, CBS News'e yaptığı açıklamada, Başkan Trump'ın "diplomasiye biraz alan ve zaman tanıdığını" söyledi. Waltz, bölgede 13 gün süren hava saldırılarının ardından bombardımanın durdurulmasının, diplomatik temasların ilerleyebilmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<p>Trump yönetiminin barışçıl çözüm arayışını sürdürürken, bölgedeki askeri hazırlıklarını da güçlendirdiğini belirten Waltz, ilave askeri unsurların konuşlandırıldığını ve olası tehditlere karşı gerekli kapasitenin bulunduğunu vurguladı.</p>

<p>Hürmüz Boğazı ve nükleer program masada</p>

<p>Waltz, İran'ın nükleer programı ile Hürmüz Boğazı'nın geleceğinin farklı düzeylerde yürütülen görüşmelerin ana gündem maddeleri olduğunu söyledi.</p>

<p>"Diplomasi durmadı. Önümüzdeki birkaç gün içinde görüşmelerin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz." diyen Waltz, gerektiği takdirde askeri seçeneğin yeniden gündeme gelebileceğini de belirtti. Ancak bu kararın tamamen Başkan Trump'a ait olduğunu ifade etti.</p>

<p>İran: Deniz trafiğinde değişiklik yok</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmail Baghaei, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada, cuma ve cumartesi günleri Tahran'da iki ülkenin dışişleri bakan yardımcıları arasında çeşitli müzakere turlarının gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p>Baghaei ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin mevcut durumunda herhangi bir değişiklik yaşanmadığını ve geçişlerin normal şekilde sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>ABD deniz ablukasını sürdürüyor</p>

<p>Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına yönelik deniz ablukasının devam ettiğini açıkladı.</p>

<p>ABD Donanması'nın İran limanlarına giriş ve çıkış yapmaya çalışan gemileri denetlemeyi sürdürdüğü, buna karşılık İran dışındaki limanlara giden ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verildiği bildirildi.</p>

<p>CENTCOM'un son açıklamasına göre, abluka kapsamında 17 ticari geminin rotası değiştirildi, 2 gemi etkisiz hale getirildi ve 2 gemiye çıkılarak denetim yapıldı.</p>

<p>İran karasularında LPG tankeri saldırıya uğradı</p>

<p>Hindistan'ın Tahran Büyükelçiliği ise, İran karasularında cuma günü saldırıya uğrayan bir LPG tankerindeki 28 Hintli mürettebatın güvende olduğunu açıkladı.</p>

<p>Büyükelçilik, İran makamlarıyla yakın temas halinde olduklarını ve gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürdüklerini duyurdu.</p>

<p>Bölgede diplomatik temaslar sürerken, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler küresel enerji piyasaları ve uluslararası deniz ticareti açısından yakından takip edilmeye devam ediyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/ten-filosunu-guclendiriyor-24428</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 04:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TEN Filosunu Güçlendiriyor</h1>
                        <h2>TEN, ABD'li Petrol Devi İçin İnşa Edilen Yeni Shuttle Tankerini Teslim Aldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/ten-filosunu-guclendiriyor-1785228392.webp">
                        <figcaption>TEN Filosunu Güçlendiriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>New York Borsası'nda işlem gören Tsakos Energy Navigation (TEN), Güney Kore'deki Samsung Heavy Industries tersanesinde inşa edilen yeni nesil DP2 sınıfı shuttle tanker Anfield DP'yi filosuna kattı.</p>

<p>Suezmax tipi shuttle tanker, Samsung Heavy Industries'de yapımı süren 12 DP2 shuttle tankerlik serinin üçüncü gemisi olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>TEN, yeni inşa edilen geminin teslimatı ve isim verme törenini aynı gün düzenlerken, Anfield DP'nin ABD merkezli büyük bir petrol şirketine 10 yıllık uzun vadeli zaman charter sözleşmesiyle kiralandığını açıkladı. Sözleşme, tarafların tercihine bağlı olarak geminin 20'nci hizmet yılına kadar uzatılabilecek opsiyonlar da içeriyor.</p>

<p>İsim verme törenine Yunanistan, Güney Kore ve ABD'den üst düzey davetliler katıldı. Gemiye ismini veren kişi ise ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle oldu. Törende gemi Yunan bayrağı çekti.</p>

<p>Bu teslimatla birlikte TEN'in uzun vadeli sözleşmeler kapsamında faaliyet gösteren shuttle tanker sayısı yediye yükselirken, şirketin sipariş defterinde dokuz shuttle tanker daha bulunuyor. Uzun vadeli charter sözleşmelerinden elde edilmesi beklenen asgari gelir ise yaklaşık 3,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Şirket, yeni teslim edilen tankerle birlikte 2012 yılından bu yana faaliyet gösterdiği Brezilya açık deniz enerji pazarındaki büyümesini ikinci aşamaya taşıdığını belirtti. TEN, bu pazarı giriş engellerinin yüksek olduğu ve uzmanlaşmış gemilere ihtiyaç duyulan stratejik bir alan olarak değerlendiriyor.</p>

<p>TEN Başkanı ve Operasyon Direktörü (COO) George Saroglou, şirketin ilk nesil tankerlerini yüksek kârlılıkla elden çıkarırken, bunların yerine uzun vadeli sözleşmelerle desteklenen yüksek teknolojiye sahip özel amaçlı gemiler ekleme stratejisini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Saroglou, 3,5 milyar dolarlık güvence altına alınmış gelir portföyü sayesinde TEN'in büyümesini sürdürebileceğini ve aynı zamanda hissedarlarına güçlü temettü ödemeleri yapmaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>TEN'in enerji taşımacılığı filosu bugün itibarıyla, inşa halindeki gemiler de dahil olmak üzere 82 gemiden oluşuyor. Filoda 12 DP2 shuttle tanker, iki scrubber donanımlı Suezmax tanker, iki scrubber donanımlı MR ürün tankeri, beş scrubber donanımlı LR1 ürün tankeri ile ham petrol tankerleri, ürün tankerleri ve LNG taşıyıcıları yer alıyor. Şirketin toplam taşıma kapasitesi ise yaklaşık 10,1 milyon dwt seviyesine ulaşıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/filo-yenileme-stratejisini-hizlandiriyor-24427</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 03:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Filo Yenileme Stratejisini Hızlandırıyor</h1>
                        <h2>Costamare, İki Konteyner Gemisini Satarak Filo Yenileme Stratejisini Hızlandırıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/filo-yenileme-stratejisini-hizlandiriyor-1785226189.webp">
                        <figcaption>Filo Yenileme Stratejisini Hızlandırıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>New York Borsası'nda işlem gören konteyner gemisi armatörü Costamare, 30 Haziran 2026'da sona eren ikinci çeyrek ve ilk altı aylık döneme ilişkin denetlenmemiş finansal sonuçlarında, ikinci el gemi alım-satım (S&amp;P) faaliyetlerinde önemli adımlar attığını açıkladı.</p>

<p>Şirket, 2002 inşa Porto Kagio ve Porto Germeno adlı iki konteyner gemisinin satışını kararlaştırdı. Satış işlemlerinin 2027 yılının ilk çeyreği sonuna kadar tamamlanması beklenirken, ilgili kredi geri ödemeleri sonrasında şirketin yaklaşık 54,5 milyon dolar net satış geliri elde etmesi öngörülüyor.</p>

<p>1975 yılında Yunan kaptan Vasileios Konstantakopoulos tarafından kurulan Costamare, ikinci çeyrekte adi hissedarlara ait devam eden faaliyetlerden düzeltilmiş net kârını 75,1 milyon dolar (hisse başına 0,62 dolar) olarak açıkladı.</p>

<p>Şirket aynı dönemde toplam 920 milyon dolar tutarında yeni finansman anlaşmaları imzalarken, mevcut borçlarını da yeniden yapılandırdı.</p>

<p>Konteyner taşımacılığı piyasasına ilişkin değerlendirmede ise kiralama piyasasının canlılığını koruduğu ve hemen hemen tüm gemi segmentlerinde artan işlem hacmiyle birlikte navlun oranlarının güçlenme eğiliminde olduğu belirtildi.</p>

<p>Costamare filosunun 2026 yılı kapasitesinin %97'si, 2027 yılı kapasitesinin ise %94'ü şimdiden uzun vadeli sözleşmelerle bağlanmış durumda. Şirketin sözleşmeli gelirleri yaklaşık 6,1 milyar dolara ulaşırken, TEU ağırlıklı ortalama sözleşme süresi 5,9 yıl seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Costamare Mali İşler Direktörü (CFO) Gregory Zikos, ikinci çeyrekte yaklaşık 77 milyon dolar net gelir elde ettiklerini ve toplam likiditelerinin 423 milyon dolar seviyesine yükseldiğini belirtti.</p>

<p>Zikos, ayrıca toplam 920 milyon dolar tutarında çok sayıda ikili borç refinansman anlaşmasının tamamlandığını, üçüncü çeyrekte ise kredi onayları alınmış 331 milyon dolarlık ek refinansman işlemlerinin sonuçlandırılmasının beklendiğini söyledi.</p>

<p>Yeni finansman anlaşmalarının tamamının mevcut filodaki gemileri kapsadığını ifade eden Zikos, bu işlemler sayesinde faiz maliyetlerinin düşeceğini ve şirketin 2030 yılına kadar herhangi bir borç vadesiyle karşılaşmayacağını vurguladı.</p>

<p>Costamare'nin filosunda, satışı kararlaştırılan iki gemi de dahil olmak üzere toplam yaklaşık 520 bin TEU kapasiteli 69 konteyner gemisi bulunuyor. Ayrıca şirket, inşa halinde 22 yeni konteyner gemisi siparişine sahip olup, buna ek olarak iki ikinci el konteyner gemisinin alımı konusunda anlaşmaya vardı. Böylece filoya katılacak toplam 24 geminin kapasitesi yaklaşık 152.600 TEU olacak.</p>

<p>Şirket, son satışlar, yeni gemi yatırımları ve uzun vadeli finansman hamleleriyle filo yenileme stratejisini hızlandırırken, önümüzdeki yıllarda daha genç ve verimli bir filoyla faaliyetlerini büyütmeyi hedefliyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/siemens-ile-guclerini-birlestirdi-24426</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 02:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Siemens ile Güçlerini Birleştirdi</h1>
                        <h2>HD Korea Shipbuilding, Yapay Zekâ Destekli Akıllı Tersane İçin Siemens ile Güçlerini Birleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/siemens-ile-guclerini-birlestirdi-1785224324.webp">
                        <figcaption>Siemens ile Güçlerini Birleştirdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>HD Hyundai'nin gemi inşa faaliyetlerini yöneten holding şirketi HD Korea Shipbuilding &amp; Offshore Engineering (HD KSOE), yapay zekâ ve dijital teknolojilerle desteklenen geleceğin akıllı tersanesini hayata geçirmek amacıyla küresel mühendislik yazılım şirketi Siemens Digital Industries Software ile stratejik bir iş birliğine imza attı.</p>

<p>Şirket, 24 Temmuz'da yaptığı açıklamada, geleceğin yapay zekâ destekli tersane vizyonunun önemli bir parçası olan "yeni nesil denizcilik platformu"nun uygulanması için Siemens Digital Industries Software ile kesin sözleşme imzaladığını duyurdu.</p>

<p>Geliştirilecek platform, gemi tasarımı ve üretiminden tedarik zinciri yönetimine, kalite kontrolünden bakım süreçlerine kadar tüm gemi inşa faaliyetlerini tek bir 3D model tabanlı veri ortamında bir araya getirecek. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerle desteklenecek bu sistem sayesinde süreç boyunca aynı ve güncel verilerin kullanılması sağlanarak verimlilik ile doğruluğun artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni platform, tasarım değişikliklerinin ve gerçek zamanlı üretim verilerinin doğrudan üretim sahasına ve tedarik zincirine aktarılmasını mümkün kılacak. Böylece üretim planlamasında yaşanabilecek gecikmelerin azaltılması, kalite sorunlarının önlenmesi ve daha hızlı karar alınması amaçlanıyor.</p>

<p>Projenin bir diğer önemli ayağını ise "sanal tersane" oluşturuyor. HD KSOE, gerçek tersane operasyonlarını dijital ortama taşıyan bu sistem sayesinde üretim süreçlerini, ekipman kullanımını ve operasyonel senaryoları önceden simüle ederek olası sorunları daha üretime geçmeden tespit etmeyi planlıyor.</p>

<p>Şirket ayrıca, öğrenme ve analitik yetenekleri gelişmiş yapay zekâ sistemlerini kullanarak robotların ve otonom üretim ekipmanlarının bağımsız şekilde çalışabildiği fiziksel yapay zekâ tersanesini hayata geçirmeyi hedefliyor.</p>

<p>HD Korea Shipbuilding &amp; Offshore Engineering'in uzun vadeli vizyonu ise tasarım, üretim, lojistik, kalite denetimi ve deniz denemeleri dahil gemi inşa sürecinin tamamını dijital olarak birbirine bağlayan tamamen otonom bir üretim sistemi kurmak olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu girişim, küresel gemi inşa sektöründe dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, HD Hyundai Grubu'nun yapay zekâ tabanlı akıllı tersane teknolojilerindeki liderliğini daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gunluk-35500-dolara-kiraladi-24425</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 01:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Günlük 35.500 Dolara Kiraladı</h1>
                        <h2>Diana Shipping, Newcastlemax Gemisini Günlük 35.500 Dolara Kiraladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/gunluk-35500-dolara-kiraladi-1785222700.webp">
                        <figcaption>Günlük 35.500 Dolara Kiraladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yunanistan merkezli ve New York Borsası'nda (NYSE) işlem gören Diana Shipping Inc., tamamen kendisine ait bir yan kuruluşu aracılığıyla, newcastlemax tipi kuru yük gemisi Philadelphia için Classic Maritime ile yeni bir zaman kiralama (time charter) sözleşmesi imzaladı.</p>

<p>Anlaşma kapsamında, 2012 yılında inşa edilen 206.040 dwt taşıma kapasiteli Philadelphia isimli gemi, günlük 35.500 ABD doları brüt kira bedeliyle kiraya verilecek. Ücrete, üçüncü taraflara ödenecek %5 komisyon dahil değil.</p>

<p>Semiramis Paliou liderliğindeki Diana Shipping, geminin kiralama süresinin en az 10 Mart 2027, en fazla 10 Mayıs 2027 tarihine kadar devam edeceğini açıkladı. Geminin yeni sözleşme kapsamındaki görevine ise 8 Ağustos 2026 tarihinde başlaması bekleniyor.</p>

<p>Philadelphia, halen Refined Success Limited tarafından günlük 21.500 ABD doları brüt kira bedeliyle işletiliyor. Yeni sözleşmeyle birlikte geminin günlük kira gelirinde önemli bir artış sağlanmış oldu.</p>

<p>Şirket, Philadelphia'nın yeni zaman kiralama sözleşmesinin asgari planlanan süresi boyunca yaklaşık 7,46 milyon ABD doları brüt gelir yaratmasının beklendiğini bildirdi.</p>

<p>Diana Shipping'in filosunda halen 36 kuru yük gemisi bulunuyor. Filo; 4 newcastlemax, 8 capesize, 4 post-panamax, 6 kamsarmax, 5 panamax ve 9 ultramax gemiden oluşuyor.</p>

<p>Öte yandan şirket, filosunu çevreci yatırımlarla güçlendirmeyi sürdürüyor. Diana Shipping'in, 2027'nin ikinci yarısı ile 2028'in ilk yarısında teslim edilmek üzere iki adet metanol çift yakıtlı yeni inşa kamsarmax kuru yük gemisi siparişi bulunuyor.</p>

<p>Henüz teslim edilmemiş yeni inşa gemiler hariç tutulduğunda, şirket filosunun toplam taşıma kapasitesi yaklaşık 4,1 milyon dwt, ağırlıklı ortalama yaşı ise 12,67 yıl seviyesinde bulunuyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/25-milyon-euroluk-yesil-kredi-sagladi-24424</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>25 Milyon Euroluk Yeşil Kredi Sağladı</h1>
                        <h2>DP World, Romanya'daki Konteyner Terminali İçin 25 Milyon Euroluk Yeşil Kredi Sağladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/25-milyon-euroluk-yesil-kredi-sagladi-1785218603.webp">
                        <figcaption>25 Milyon Euroluk Yeşil Kredi Sağladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Birleşik Arap Emirlikleri merkezli liman ve lojistik şirketi DP World ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Romanya'daki Constanța South Container Terminali operasyonlarının elektrifikasyonunu desteklemek amacıyla 25 milyon euroya kadar kredi anlaşması imzaladı.</p>

<p>Söz konusu finansman, terminalin ilk özel yeşil kredisi olma özelliğini taşırken, yıllık 6.000 tondan fazla CO₂ emisyonunun azaltılmasını hedefleyen toplam 100 milyon euroluk yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Elektrifikasyon programı, EBRD finansmanının yanı sıra Avrupa Birliği ve Romanya hükümetinden sağlanan hibelerle destekleniyor. Proje kapsamında ayrıca, EBRD'nin uygulama ortağı olduğu Avrupa Birliği Bağlantı Avrupa Tesisi (Connecting Europe Facility) kapsamındaki Alternatif Yakıt Altyapı Tesisi (AFIF) programından 19,7 milyon euro hibe alınırken, Romanya'nın 2021-2027 Ulaştırma Programı kapsamında da 7,5 milyon euro finansman sağlandı.</p>

<p>Yatırım programı iki ana bölümden oluşuyor. 53,8 milyon euro değerindeki ilk aşamada terminalin temel elektrifikasyon altyapısı kurulacak. Bu kapsamda yeni elektrik şebekeleri, trafo ve dağıtım tesisleri inşa edilecek, gemilerin rıhtımda beklerken liman elektrik şebekesine bağlanmasını sağlayacak shore power (kıyı elektriği) sistemleri kurulacak. Ayrıca ana liman enerji santraline yeni bağlantı yapılacak, erişim yolları yenilenecek ve 10 adet elektrikli terminal çekicisi ile şarj üniteleri hizmete alınacak.</p>

<p>Toplam 46,2 milyon euro tutarındaki ikinci aşamada ise uzaktan kumandalı elektrikli lastik tekerlekli saha vinçleri (RTG), iki adet elektrikli mobil liman vinci ve ilave elektrikli terminal çekicileri terminal filosuna kazandırılacak.</p>

<p>DP World'ün bu yatırımıyla Constanța South Container Terminali'nin operasyonel verimliliğinin artırılması, karbon emisyonlarının önemli ölçüde azaltılması ve limanın sürdürülebilir altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/atlantik-rotalari-destekliyor-24423</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atlantik Rotaları Destekliyor</h1>
                        <h2>Atlantik Rotaları Handysize ve Supramax Navlunlarını Destekliyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/atlantik-rotalari-destekliyor-1785191654.webp">
                        <figcaption>Atlantik Rotaları Destekliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Atlantik havzasındaki uzun mesafeli seferler ile Çin'e yönelik yük taşımaları, Handysize ve Supramax dökme yük gemilerinde navlun gelirlerini yüksek seviyelerde tutmaya devam ediyor. Kısa mesafeli Avrupa taşımaları ise daha düşük kazanç sunuyor.</strong></p>

<p>HandyBulk'un&nbsp;<strong>27 Temmuz 2026&nbsp;</strong>tarihli değerlendirmesine göre, küçük ve orta ölçekli dökme yük gemileri piyasasında bölgeler arasındaki navlun farkı belirginliğini koruyor. En yüksek&nbsp;<strong>zaman charter eşdeğeri (TCE)&nbsp;</strong>gelirleri Atlantik rotaları ile Çin'e uzanan uzun mesafeli seferlerde görülürken, Avrupa içi kısa mesafeli taşımalar daha düşük seviyelerde kalıyor.</p>

<p><strong>Handysize Segmentinde En Karlı Hatlar</strong></p>

<p><strong>Handysize&nbsp;</strong>tipi dökme yük gemilerinde en yüksek günlük TCE geliri,&nbsp;<strong>Arjantin–Şili&nbsp;</strong>hattında yaklaşık&nbsp;<strong>27.500 ABD doları&nbsp;</strong>olarak hesaplandı.</p>

<p>Diğer öne çıkan rotalar ise şöyle sıralandı:</p>

<ul>
	<li><strong>Brezilya</strong> – <strong>Amsterdam</strong>/<strong>Rotterdam</strong>/<strong>Anvers</strong> (<strong>ARA)</strong>: 24.500 ABD doları/gün</li>
	<li><strong>Kolombiya'nın</strong> <strong>doğu</strong> <strong>kıyısı</strong>–<strong>Venezuela</strong>–<strong>Türkiye</strong>: 24.000 ABD doları/gün</li>
</ul>

<p>Buna karşılık, <strong>Kıta</strong> <strong>Avrupası'ndan</strong> <strong>Güney</strong> <strong>Amerika'nın</strong> <strong>doğu</strong> <strong>kıyısına</strong> yapılan seferlerde günlük TCE yaklaşık <strong>8.500</strong> <strong>ABD</strong> <strong>doları</strong> ile en düşük seviyede gerçekleşti.</p>

<p><strong>Supramax Gemilerinde Çin Seferleri Öne Çıkıyor</strong></p>

<p><strong>Supramax</strong> segmentinde ise en yüksek kazanç sağlayan rotalar, <strong>ABD</strong> <strong>Meksika</strong> <strong>Körfezi</strong> ile <strong>Güney</strong> <strong>Amerika'nın</strong> <strong>kuzey</strong> <strong>kıyılarından</strong> <strong>Çin'e</strong> yapılan seferler oldu. Bu hatlarda günlük TCE yaklaşık <strong>28.500</strong> <strong>ABD</strong> <strong>doları</strong> seviyesinde hesaplandı.</p>

<p>Diğer önemli rotalarda ise şu seviyeler öne çıktı:</p>

<ul>
	<li><strong>Kıta</strong> <strong>Avrupası</strong>, <strong>Karadeniz</strong> ve <strong>Doğu</strong> <strong>Akdeniz'den</strong> <strong>Çin'e</strong>: yaklaşık 26.000 ABD doları/gün</li>
	<li><strong>Çin</strong> <strong>çıkışlı</strong> <strong>Avustralya</strong> veya <strong>Kuzey</strong> <strong>Pasifik</strong> <strong>dairesel</strong> <strong>seferleri</strong>: yaklaşık 18.000 ABD doları/gün</li>
</ul>

<p><strong>Atlantik'te Tonaj Sıkışıklığı Devam Ediyor</strong></p>

<p>Navlun dağılımı, Atlantik'in bazı bölgelerinde tonaj arzının hâlâ sınırlı olduğunu ve Asya'ya yönelik uzun mesafeli taşımacılığa talebin güçlü seyrettiğini gösteriyor.</p>

<p>Doğrudan ve dönüş seferleri arasındaki büyük gelir farkı ise küresel yük akışındaki dengesizliği ortaya koyuyor. Örneğin, <strong>Supramax</strong> tipi bir geminin <strong>ABD</strong> <strong>Meksika</strong> <strong>Körfezi'nden</strong> <strong>Avrupa'ya</strong> yaptığı sefer günlük yaklaşık <strong>28.500</strong> <strong>ABD</strong> <strong>doları</strong> kazandırırken, aynı geminin <strong>Avrupa'dan</strong> <strong>Körfez'e</strong> <strong>dönüş</strong> <strong>seferi</strong> yalnızca <strong>16.000</strong> <strong>ABD</strong> <strong>doları</strong> seviyesinde gelir sağlıyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri, bu tabloyu Atlantik havzasındaki tonaj sıkışıklığı ile Asya'ya yönelik güçlü yük talebinin navlun piyasasını desteklemeye devam ettiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyor.</p>

<p><strong>HandyBulk</strong>, küresel kuru yük taşımacılığı piyasasını günlük olarak takip eden ve navlun oranlarına ilişkin analizler yayımlayan uluslararası bir sektör platformu olarak faaliyet gösteriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/cin-limanlari-buyumeyi-surduruyor-24422</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çin Limanları Büyümeyi Sürdürüyor</h1>
                        <h2>Çin Limanlarının Yük Hacmi Yılın İlk Yarısında Büyümeye Devam Etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/cin-limanlari-buyumeyi-surduruyor-1785190472.webp">
                        <figcaption>Çin Limanları Büyümeyi Sürdürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çin'in deniz taşımacılığı sektörü, 2026 yılının ilk yarısında büyümesini sürdürdü. Deniz limanlarında yük ve konteyner hacmindeki artış, Doğu Asya'nın küresel ticaretteki lider konumunu güçlendirdi.</strong></p>

<p>Çin Ulaştırma Bakanlığı'nın verilerine göre,&nbsp;<strong>2026 yılının ilk altı ayında deniz limanlarındaki toplam yük elleçleme hacmi yıllık bazda %2 artarken, konteyner elleçleme hacmi ise %5,9 yükseldi.&nbsp;</strong>Veriler, Çin limanlarının küresel tedarik zincirindeki güçlü rolünü koruduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Yılın ilk yarısında&nbsp;<strong>Doğu Asya,&nbsp;</strong>küresel ticaretin en önemli büyüme merkezi oldu. Çin'in ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre&nbsp;<strong>%11,</strong>&nbsp;ithalatı ise&nbsp;<strong>%13&nbsp;</strong>artış gösterdi. Bölgenin bir diğer önemli ekonomisi olan&nbsp;<strong>Güney Kore,&nbsp;</strong>büyük ekonomiler arasında&nbsp;<strong>%20'lik ihracat artışıyla&nbsp;</strong>en yüksek performansı sergiledi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) tahminlerine göre,&nbsp;<strong>2026 yılının ilk yarısında küresel mal ticareti yaklaşık 13,7 trilyon dolara ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre %12,5 büyüdü.&nbsp;</strong>Aynı dönemde hizmet ticareti ise&nbsp;<strong>%10,5&nbsp;</strong>artış kaydetti.</p>

<p>Uzmanlar, küresel ticaretteki büyümenin önemli bölümünün fiziksel yük hacmindeki artıştan ziyade fiyat yükselişlerinden kaynaklandığını belirtiyor.&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına yönelik aksaklıklar ve enerji arzına ilişkin riskler,&nbsp;</strong>yakıt, navlun, lojistik ve sanayi üretim maliyetlerini artırarak ticaret değerlerinin yükselmesine katkı sağladı.</p>

<p>Küresel ticarette büyümenin önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenirken, artışın bölgeler arasında daha dengesiz bir görünüm sergileyeceği öngörülüyor. Artan jeopolitik gerilimler, yükselen taşımacılık maliyetleri ve ticaret politikalarındaki belirsizliklerin, deniz taşımacılığı rotaları ile liman altyapısının kullanımını etkilemeye devam edeceği değerlendiriliyor.</p>

<p>2008 yılında kurulan&nbsp;<strong>Çin Ulaştırma Bakanlığı,&nbsp;</strong>Çin Devlet Konseyi bünyesinde faaliyet gösteriyor ve ülkenin ulaştırma ile denizcilik politikalarının koordinasyonundan sorumlu bulunuyor.</p>

<p>#Çin #limanlar #konteynerişlemi #dünyaticareti #denizlojistiği</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/gaz-tasiyicilari-segmentine-giris-24421</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gaz Taşıyıcıları Segmentine Giriş</h1>
                        <h2>Union Maritime, Büyük Gaz Taşıyıcıları Segmentine İlk Adımını Attı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/gaz-tasiyicilari-segmentine-giris-1785189345.webp">
                        <figcaption>Gaz Taşıyıcıları Segmentine Giriş</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>İngiltere merkezli Union Maritime, büyük gaz taşıyıcıları (VLGC/VLAC) pazarına giriş yapmaya hazırlanıyor. Şirketin, Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries tersanesinde iki yeni nesil gaz taşıyıcısı siparişi verdiği bildirildi.</strong></p>

<p>Piyasa kaynaklarına göre, iki geminin toplam sipariş bedeli&nbsp;<strong>234 milyon dolar&nbsp;</strong>seviyesinde bulunuyor. Gemilerin&nbsp;<strong>2029 yılında&nbsp;</strong>teslim edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Siparişin kesinleşmesi halinde bu anlaşma, Union Maritime'ın&nbsp;<strong>VLGC/VLAC sınıfı büyük gaz taşıyıcıları segmentindeki ilk yatırımı&nbsp;</strong>olacak. Şirket bugüne kadar ağırlıklı olarak ham petrol tankerleri, kimyasal tankerler, ürün tankerleri ve büyük dökme yük gemilerine yatırım yaparken, gaz taşıyıcılarını da filosuna ekleyerek faaliyet alanını genişletmeyi hedefliyor.</p>

<p>Bu yatırım, Union Maritime'ın filo çeşitlendirme stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, değişen küresel ticaret rotaları, enerji dönüşümü ve daha modern ile verimli gemilere yönelik artan talebin desteklediği pazarlarda varlığını güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Söz konusu sipariş aynı zamanda özel armatörlerin gaz taşımacılığına olan ilgisinin arttığını da ortaya koyuyor. Özellikle&nbsp;<strong>VLGC ve amonyak taşımaya hazır (ammonia-ready)&nbsp;</strong>gemilere yönelik talep güçlü seyrini korurken,&nbsp;<strong>HD Hyundai Heavy Industries&nbsp;</strong>başta olmak üzere Güney Kore tersaneleri LPG ve amonyak taşıyıcılarından oluşan önemli sipariş portföyleri oluşturmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Şirket Hakkında</strong></p>

<p><strong>Union Maritime</strong>, 2006 yılında İngiltere'de&nbsp;<strong>Laurent Cadji&nbsp;</strong>tarafından kuruldu. Cadji, şirketi kurmadan önce&nbsp;<strong>Credit Suisse&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Morgan Stanley&nbsp;</strong>bünyesinde petrol ve emtia ticareti alanında görev yaptı.</p>

<p>Aile şirketi niteliğindeki Union Maritime'ın kökleri ise daha eskiye dayanıyor. Laurent Cadji'nin babası&nbsp;<strong>Lewis Cadji,&nbsp;</strong>1966 yılında Doğu Avrupa'dan Doğu Afrika ve Nijerya'ya gübre ihracatıyla ticaret hayatına başladı ve daha sonra ünlü emtia şirketi&nbsp;<strong>Marc Rich Group&nbsp;</strong>bünyesinde faaliyet gösterdi.</p>

<p>Yeni siparişin kesinleşmesi halinde Union Maritime, küresel gaz taşımacılığı pazarında büyümesini hızlandırarak modern ve çevre dostu gemilere yönelik yatırım stratejisini bir adım daha ileri taşımış olacak.</p>

<p>#gaztaşıyıcıları #VLGC #UnionMaritime #gemiinşaatı #HDHyundai</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/haber/mr-tankerini-satin-aliyor-24420</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MR Tankerini Satın Alıyor</h1>
                        <h2>Rubico, Trafigura İçin Üçüncü Yeni MR Tankerini Satın Alıyor.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/haberler/2026/07/mr-tankerini-satin-aliyor-1785187984.webp">
                        <figcaption>MR Tankerini Satın Alıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Evangelos Pistiolis'in kontrolündeki Rubico, uluslararası emtia devi Trafigura adına uzun vadeli kiralama kapsamında kullanılacak üçüncü yeni MR ürün tankerini satın almak üzere önemli bir adım attı.</p>

<p>Şirket, yapım aşamasında bulunan 47.500 dwt taşıma kapasiteli bir MR ürün tankerinin satın alınmasına yönelik niyet mektubu (LOI) imzaladı. Geminin, teslimatının ardından uluslararası emtia ticaretinin önde gelen şirketlerinden Trafigura'ya uzun vadeli kiralama sözleşmesi kapsamında hizmet vermesi planlanıyor.</p>

<p>Söz konusu tanker, Çin'in önde gelen tersanelerinden Guangzhou Shipyard International tarafından inşa ediliyor. Geminin 2029 yılının ikinci çeyreğinde teslim edilmesi hedeflenirken, satıcı tarafında ise Rubico ile ortak kontrol hissedarı bulunan Top Ships yer alıyor.</p>

<p>İşlemin tamamlanmasıyla birlikte Rubico'nun Top Ships'ten satın aldığı yeni inşa tanker sayısı üçe yükselecek. Geminin teslimattan önce uzun vadeli kiralama sözleşmesine bağlanmış olması, yatırımın ticari risklerini azaltırken teslimatın hemen ardından düzenli ve öngörülebilir nakit akışı sağlaması açısından önemli avantaj sunuyor.</p>

<p>Top Ships açısından ise satış, gemi hizmete girmeden önce inşa sözleşmesinin nakde dönüştürülmesine olanak tanırken, Evangelos Pistiolis'in denizcilik grubunun modern orta ölçekli tanker segmentindeki varlığını sürdürmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Taraflar, satın alma bedeli ve uzun vadeli kiralama sözleşmesinin finansal detaylarını henüz kamuoyuyla paylaşmadı. İşlemin şu aşamada niyet mektubu sürecinde olduğu belirtildi.</p>

<p>2000 yılında kurulan Top Ships, Evangelos Pistiolis kontrolünde faaliyet gösteren ve ABD borsasında işlem gören Yunanistan merkezli bir tanker şirketi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>#Rubico #TopShips #Trafigura #tankerler #gemiinşaatı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
            </channel>
</rss>
