ESKİLERDEN YAZILANLAR, ÇİZİLENLER…
 
        Yıl sonu okulumuzun kütüphanesinde oluşturacağımız denizcilik köşesi için tüm denizcilik ile ilgili dergilerimi vermeyi düşünerek neredeyse on gün boyunca dergilerimi ayıkladım. Her birini teker teker inceledim. Elektronik ortamda saklamaya çalıştım. Yazmaya çalıştığım eski yazıları görünce doğal olarak insan biraz eskilere gidiyor. 1984 yılında ilk dergilerimizi almaya başlamışız kardeşimle. Hatta Volkan bizdeki dergiler henüz yayın hayatında yok iken Yachting World dergisine abone olmuştu. Klasik teknelerin yapımı, yaşanan hikayeler, ciddi çizimler ailecek o günlerde kanımıza girmiş olsa gerek. Sonraki yıllarda Volkan meslek olarak da denizcilik hayatına adım atınca tanıdığı dostlarına , ağabeylerine katkı olarak bilgilerini paylaşmaya başladı dergilerde… Ben de birkaç haksızlığı okuyucu köşesinde paylaşarak, sonra da çözümünü yine aynı köşelerde alınca niye duygularımı paylaşmayayım diyerek kardeşimin de desteği ile yazmaya başladım. Bugün de aynı heyecanla yazan, çizen birçok dostu o günlerde de gördüğümde sahiden denizi seven, birebir yaşayan az bir kitleyiz diye düşünüyor insan. Konuları da bir çırpıda üç beş başlık altında toplayabiliriz. Sorunlar iyi kötü devam ediyor üç tarafı denizlerle çevreli güzel ülkemizde. Evet, o günlere bakarak amatörü, profesyoneli ile denizle uğraşan insanların sayısı oldukça arttı. Bu aylarda İstanbul’da gerçekleşen denizcilik fuarlarımız her geçen gün Avrupa’da  olanlarla yarışmakta…



 

         Bağlama sorunlarımız hep varmış yanına bir de Mavi kart sorunu gelmiş son yıllarda… Türk Bayrağı da oldukça meşgul etti denizcilik sektörünü… Devletin çıkardığı yasa ile iki kez fırsat verilen Türk Bayrağı’na geçiş acaba istenilen düzeyde mi diye insan merak ediyor? Marinalarımız her geçen gün artmakta… Barınak sorunumuzu ele alan artık Amatör Denizciler Barınma Derneği’miz var 2014 yılından beri…



 

        Denizlerimizin kıymetini bilmeme konusunda sanki bir değişim yok gibi… Her ne kadar hassas ve dikkatli insanların sayısı artıyor gibi gözüksede olumsuzluklar daha çok büyümekte… Eski bildiğimiz çoğu balıkları genç nesil göremedi bile… Bir zamanlar boyları, hacimleri dolayısıyla kapasiteleri artan balıkçı teknelerinin son yıllarda ruhsatları iptal edilerek biraz kontrole alınmaya çalışıldı. Teknolojinin hızına yetişmek çok zor, teknelerin ultra modern oluşunu izliyoruz hep beraber… Denizcilik eğitimi veren okullarımızın sayısı ve verdiği mezunların artışını da keyifle gözlemliyoruz. Artık yurt dışında da okullu denizcilerimiz güvenle iş bulabiliyorlar. Olimpiyatlarda sporcularımız artık rahatlıkla boy gösterebiliyor her geçen gün sayıları artarak. Yelken ve sörf eğitimi veren kulüplerimizin sayıları da arttıkça birçok minik çocuğumuz küçücük yaşlarda denizle büyüme şansını elde ediyorlar.



 

        90’lı yıllarda Donanma Kupası Yarışı’na katılmak veya izlemek için bir yıl beklemek gerekirdi şimdi ise neredeyse yılın her haftası yurdumuzun çeşitli yerlerinde yat yarışları veya ralliler olmakta… Türkiye Yelken Federasyonu çok kapsamlı olarak sporcusu ile hakemleri ile kulüpleri ile iç içe hep ileriye gitmek için çalışmakta… Yatçılık sektöründe yapılan yarışlar ve ralliler ile komşumuz Yunanistan sahillerine de sık sık gidilmekte… Aynı şekilde her branştaki sporcularımızın artık yurtdışındaki başarılarına da alıştı gözlerimiz…
        Yazan, çizen, kitaplarını okuyarak büyüdüğümüz emeği geçen bu sektördeki herkese teşekkürler, bizleri denizle buluşturan şu an aramızda olmayan kaybettiğimiz büyüklerimizin ve sevdiklerimizin anısına hep deniz ile iç içe olmak dileklerimle…
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
Son Dakika Haberleri
yukarı çık