Geçen yılın son günlerinde 2872 no’lu Çevre Kanununda değişiklik yapıldığını sevinerek izlemekteyiz. Geleceğimizi etkileyecek, çocuklarımızın bilinçlenmesini sağlayacak bu değişiklik maalesef sadece poşetlerin paralı olmasından ibaret değil. Halkın bu konuda ciddi olarak bilgilendirilmesi gerekiyor. Niçin poşet kullanımını azaltmamız gerekiyor, sadece poşet değil geri kazanıma gidecek birçok pet şişe, cam atıklar, teneke kutu, karton ambalaj ve çeşitli kağıt ürünlerini çevreye ulu orta atmamamız gerekiyor.

 

Yenilenebilir bu enerji kaynaklarının teşviki, poşet ve ambalaj kullanımının azaltılması, depozito uygulanması, temiz teknolojilerin teşvik edilmesi ve geri kazanımın önemi Sıfır Atık Projesi kapsamındaki Çevre Kanunundaki değişikliklerin ana başlıklarıdır.

 

Bu Sıfır Atık Projesinin hedefi geri dönüşüm bilincini halka anlatıp uygulamalarını sağlamak, çevreyi korumamızın önemini öğrenmelerine katkı vermek… Burada belediyelerimize de çok iş düşmekte. Her çöp bidonunun yanına geri dönüşüm için de bir bidon koymak çok zor olmasa gerek. Birde yıllar öncesinden terör korkusuyla kaldırılan çöp bidonlarının da yeniden konması gerekiyor ki yerlere bırakılan çöpler hem etrafa dağılma hem de temizlik açısından hiç de olumlu bir görüntü vermemekte… İzmir Karşıyaka Sahiline bir göz atmanız yeterli anlayabilmek adına…

 

Yetkililer depozito olayını da hayatımıza bir an önce sokmak için çalışmalar yapmalılar ki bazı belediyeler çeşitli yöntemlere başladılar. Pet şişe getirene bez torba veya ulaşımda kullanılan kartlara para yükleme gibi… Belki ortak noktalarda atık toplama-para veya jeton alımını sağlayacak makinelerin yaygınlaştırılması gibi…

 

Verilere bakınca yurdumuzda günde 50 milyon adet poşet kullanılmakta imiş ki bu sayı bir ay gibi çok kısa sürede azalmış . Naylonların uzunca bir süre denizlerimizde yok olmayarak artık deniz yaşamını da tehdit eder hale geldiğini gözlemler olduk. Geçenlerde izlediğim bir belgeselde Fransa’daki deniz biyologlarının  Akdeniz’deki çalışmalarında  burnuna su şişesinin halkası takılan ve çıkartılamayan  bir yunusun açlıktan öldüğü bildirildi. Birçok denizde yaşayan canlıda ve bizlerin de sağlıklı gıda diyerek tükettiğimiz balıkların da iç organlarında plastik partiküller gözlemlenmekte…

 

Televizyondaki program yapan arkadaşlarda plastik poşet kullanmamasının nedenini açıklayabilirler , şimdiye kadar halk ” Ben poşetide mi para ile alacağım? ” diyerek gösterilip doğru bilgilendirilmiyor kanımca.

 

Dünya Ekonomik Forumunun verilerine bakınca her yıl 8 milyon ton plastik okyanuslara karışmakta ve maalesef  bu şekilde davranmaya devam edersek dünyada biz yaşayanlar olarak okyanuslardaki plastik oranı 2050 yılında canlıların oranından fazla olacak.

 

En basitinden 40 yıldır amatörce denizde olma fırsatını yakalayanlardanım. Maalesef son 5 yıl boyunca her seyrimizde gördüğümüz denize ait olmayan biz insan eliyle doğaya bırakılan atıkları artarak ve çok üzülerek görmekteyim… Hep birlikte  öncelikle çocuklarımızı eğiterek bu konuya hassas olmak zorundayız.

 

 

Fotoğraflar: Arzu Varıcı Ersoy © Copyright

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
Son Dakika Haberleri
yukarı çık