rehber

 

CHP'NİN İKTİDAR OLDUĞU DÖNEMDE AÇLIĞA TERK ETTİĞİ, BİLİNMEYEN KAHRAMAN VE AİLESİNİN ÖYKÜSÜ

 

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, 1908 tarihinde Sivas/Zara Tuzlagözü Köyü’nde dünyaya gelmiştir.

 

Öğretmen okulu son sınıfında arkadaşının, öğretmenlerine yaptığı bir şakayı Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’ in üstüne atmasıyla okulla ilişkisi kesilmiştir.

 

Okul yıllarında izcilik yapmış, kendi yaptığı bir çift kayak ile Sivas /Zara Tuzlagözü Köyü’nün dağlarında tepelerinde kayakla izci borusunu çalarak çok dolaşmıştır.

 

Ömründe bir sigaranın yarısını içmiş, bir daha içmemiştir.

 

Kendi ifadesiyle; içkiyi yaşamı boyunca hiç kullanmamıştır.

 

Trenlere olan sevgisinden dolayı TCDD’ye müracaat ederek göreve başlamış, istasyon şefliğine kadar yükselmiştir. 1941 yılında (Edirne) Uzunköprü’de görev yaptığı sırada II. Dünya Savaşı bütün hızıyla devam etmektedir.

 

Gelen bir haber de; Alman ordularının Yunanistan’a girdiği ve işgale başladığıdır.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’ in anlattığına göre o yıllarda uluslararası yapılan antlaşmalarda Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Avrupa’dan ithal edilen, Vatanın ve Milletin malını taşıyan yük vagonlarını Yunan Demiryolu idaresinin, Yunanistan’ın batı hududundan alıp (Edirne) Uzunköprü’ye kadar getirmesi gerekiyormuş.

 

Alman işgali başladığından Yunanlılar kendi dertlerine düşmüşler.

 

Devletimizin üst makamları emir verir. '' Otorite boşluğunun oluştuğu Yunanistan üç gönüllü seçilsin. '' Bir lokomotif ve yedeğine alacağı kömür vagonu ile girilerek TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE AİT OLAN İÇİ VATAN MİLLET MALI İLE DOLU OLAN VAGONLARIN GETİRİLMESİ EMRİ VERİLMİŞTİR.

 

(Edirne) Uzunköprü İstasyonu’nda büyük hareketlilik yaşanırken yetkililer iki makinist ve bir yardımcı GÖNÜLLÜ ÇIKMASINI İSTERLER.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ makinist olmadığı halde iki adım öne çıkar. 

 

‘’ Ben Gönüllüyüm. Kazana kömür atarım ve hazırım. ‘’ der.

 

Kendi ifadesinde adaşı olan makinist Kamil ( Çok düşünmesine rağmen soyadını hatırlayamadı) gönüllü olarak iki adım öne çıkar, yanında bir gönüllü makinistle birlikte ( Üzülerek onunda ismini hatırlayamadı. Çünkü bunları anlatırken yaşı 80’e varmıştı.)

 

Derhal buharlı lokomotif, iki yedek kömür vagonuyla hazırlanır. Makinist Kamil, arkadaşı ve istasyon görevlisi Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ lokomotifte ki yerlerini alırlar. Tam hareket edeceklerken Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ lokomotiften perona atlar, istasyon binasının giriş kapısının kenarında takılı olan gönderde ki ŞANLI BAYRAĞIMIZI alarak tekrar lokomotife biner ve arkalarından dualar ile el sallayan arkadaşlarını geride bırakarak Yunan topraklarına girer. Süratle batıya doğru yol alırlar.

 

Heyecan doruktadır. Uzun saatler sonra Yunanistan’ın batısına ulaştıklarında TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin malı olan yük vagonlarını bulurlar.

 

Lokomotifi manevra yaptırıp vagonların önüne getirmeleri çok zor olur. Bu işlemi havuz tabir ettiği bölümde lokomotifi tamamen el kuvvetiyle iterek, çevirirler.

 

O esnada uzaklardan top atışlarıyla ilerleyen Alman panzerlerinin sesleri gelmektedir.

 

Lokomotifi çevirirler, yük vagonlarının önüne getirirler. Lokomotifi bağlarlar. Sitim sağlayana kadar vagonların teker teker bağlantıları ve frenlerini kontrol ederler.

Harekete hazırdırlar.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, göndere sarılı ŞANLI BAYRAĞIMIZI açar ve lokomotifin önüne/üstüne sıkıca bağlar.

 

Arkadaşlarıyla dualarını ederler ve VATANIMIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE DOĞRU YOLA ÇIKARLAR.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ bütün gücüyle kazana kömür atmaktadır. Makinist Kamil ve diğer arkadaşı lokomotife tam yük vermişlerdir.

 

Alman panzerleri birkaç el ateş etmelerine rağmen isabet kaydedemezler.

 

Köylerden geçerken, TÜRK BAYRAĞINI GÖREN Yunanlılar trene doğru koşmaktadır.

 

Makinist Kamil ve arkadaşı treni yavaşlatıp durdururlar. Kadın ve çocukların yük vagonlarının kenarlarına çıkmalarına yardımcı olurlar.

 

Hemen hemen bunu her yerleşim yerinden geçerken yaparlar. Erkekler vagonların üstüne tırmanırlar.

 

Uzun süren saatler sonunda (Edirne) Uzunköprü’ den Türkiye’ye giriş yaparlar.

 

Trenin yurdumuza girişinden sonra Türkiye’yi Yunanistan’a bağlayan demiryolu köprüsü Türk Ordusu tarafından havaya uçurulur ve kullanılmayacak hale getirilir.

 

VATAN VE MİLLETİN MALI BU ÜÇ GÖNÜLLÜ KAHRAMAN SAYESİNDE KURTULMUŞTUR.

 

Ve beraberinde Yunanlı kadın, çocuklar, yetişkin erkeklerin de hayatı kurtulmuştur.

 

Daha sonra Almanlar Makedonya, Selanik dahil Yunanistan’ı Türkiye sınırı boyunca işgal etmişlerdir. Bir süre sonra da Atina çevresi Kuzey Ege’de Türkiye’ye yakın olan Yunan Adalarını da ele geçirirler.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ ve arkadaşları mükafat olarak istedikleri yerlere tayin edilirler.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ İstanbul Sirkeci Garı’na tayinini ister.

 

 

İstanbul’a gelince Sivas merkezde ikamet eden, OYALLAR olarak bilinen ailenin kızı Zekiye OYAL ile evlenir.

 

İstanbul/ Sultanahmet’te Yerebatan Sarnıcı’nın yanında ev kiralar. Önce F. Zehra dünyaya gelir. Birkaç sene sonra da Mehmet Ali dünyaya gelir.

 

Sirkeci garındaki görevine evi yakın olduğu için yürüyerek gidip gelmektedir. Aradan yıllar geçer.

 

Adnan Menderes’in Demokrat Parti'yi kurma çalışmaları başlamıştır. Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ merakından dolayı Demokrat Parti'nin toplantılarından birini izlemeye gider.

 

Mehmet KamilBAŞEĞMEZ'in Demokrat Parti kurulma toplantısını izlediğini gören bir arkadaşı süratle Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ'i CHP yönetimine İHBAR eder.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’i CHP’li yetkililer ifadeye çağırırlar. Kendisi üye olmadığını sadece merakından izlemeye gittiğini söylese de MEMURLUK GÖREVİNDEN ÇIKARTIRLAR.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ bir anda ne yapacağını şaşırır. Evi kira, iki tane ufak evladı ne yapacağını bilemez. İş arar ama bulamaz. Galata Köprüsü’nden balık yakalamaya çalışır, yakaladığının fazlasını satar. Fakat her zaman şansı yaver gitmez. Bazen evine götüreceği balığı bile yakalayamaz.

 

Yaşı benim gibi 65’in üstünde olanlar hatırlarlar. Eskiden Galata Köprüsü’nün iç tarafından Karaköy - Eminönü arasında önce kürekle çekilen sonra motorlu sandallar yolcu taşırdı.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ orada sandalı olan bir arkadaşının teknesinde kürek çekerek ekmek parası kazanmaya çalışır.

 

Bir süre sonra, eski adıyla Taksim’de temel kazısı devam eden Kültür Sarayı’nda (ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ) amele olarak işe girer.

 

Amelelik kürek çekmek gibi olmadığından kısa süre sonra avuçları şişer, elleri su toplar.  Sultanahmet’ten sabah erken kalkarak Taksim’e yürüyerek gelmektedir. Aynı şekilde Gümüşsuyu’ndan yürüyerek akşam Sultanahmet’e dönmektedir.

 

 Eskiden Sirkeci Garı’nda görev yaparken her akşam kızı F. Zehra ile oğlu Mehmet Ali’ye Hacı Bekir Lokumcusu’ndan çok azda olsa şeker götürürken artık onun kapıda yolunu gözleyen evlatlarına eli boş gitmesi onu çok üzmektedir.

 

Sivas/Zara - Tuzlagözü Köyü’nden ağabeyi sınırlı olarak bulgur ve buğday göndermese tamamen aç kalacaklardır. Çünkü amelelikle ev kirasını zor çıkartmaktadır. Alışkın olmayan için kazma-kürek sallamak ÇOK ZOR İŞTİR.

 

Tophane’den yürüyerek geçerken bina cephesinde asılı afişi okur. Tophane Sanat Enstitüsü’nün akşam kurslarına katılmaya karar verir. Ve yazılır.

 

Akşama kadar amelelik yapar, akşamları da tesviye kursuna devam eder. Kurs diplomasını alır.

 

İETT (İstanbul Elektrik Tramvay Traleybüs) idaresine iş için müracaat eder, müracaatı kabul edilir. İETT Şişli Garajında Tramvay atölyesinde işe başlar.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, atölyede tesviyecilik hayal ederken kanalda tramvayların yürüyüş aksamında biriken yağlı çamurları temizleme ve yağlama görevi verilir.

 

Uzun yıllar açık havada, yazın sıcakta kışın soğukta bu işi yapar. Eskiden iş eldiveni olmadığından veya verilmediğinden çıplak elle çalışır.

 

Artık İETT mensubu olduğundan Sultanahmet’e evine aktarmalı ve indirimli olarak gitmektedir.

 

Evini Mecidiyeköy’e taşımaya karar verir. F. Zehra dünyaya geldiğinde akrabalarının hediye ettiği birkaç altın ile Fulya bayırında 145 m2’lik bir arsa satın alır.

 

Kendi ifadesiyle F. Zehra’nın sandıkta bulunan altınlarını eşi Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ Hanımefendi’den gizlice almıştır.

 

Hafta sonları güzel havalarda arsasını düzeltme kazılarına başlar. Yanında giderken kızı F. Zehra’yı da (küçük yaban ördeğini)  götürür.

 

F. Zehra küçük yaban ördeği döneminde ( 3.5 yaşında ) babası ve annesi ile birlikte

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’in kökeni TÜRKİSTAN olduğundan küçük kızlara 8 yaşına kadar ‘küçük yaban ördeği’ denilirmiş. Türkistan olarak anılan bölgede bugün Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan bulunmaktadır.

 

Evini akrabalarının da yardımıyla çıkma malzeme kullanarak bir oda, bir hol, tuvalet ve mutfak olarak kısmen bitirir. Evin daha çok eksikleri olmasına rağmen taşınırlar.

 

Gaz lambasıyla aydınlanıp, meyilli bir yerde olduğundan F. Zehra ve annesi Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ kovayla, tenekelerle eve sürekli su taşırlar. Zaman içinde eve banyo ilave edilir.

 

F. Zehra ile sohbetlerimiz esnasında ‘’ Babam eve geldiğinde ellerini ne kadar temizlese de siyah izler hiç kaybolmazdı.’’ der.

 

Mehmet Ali ve F. Zehra okula devam ederken kardeşleri Mustafa Asım dünyaya gelir.

 

Soldan sağa; Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ, F. Zehra BAŞEĞMEZ, Mustafa Asım BAŞEĞMEZ, Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, Mehmet Ali BAŞEĞMEZ

( Zekiye Hanım, F. Zehra, Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ bugün hayatta değiller )

 

Evine bir oda daha ilave eder. İki oda, hol, mutfak, wc ve banyolu ev haline gelmiştir. Zaman içinde su ve elektrik şebekesi de bağlanır.

 

Mehmet Ali iktisat Fakültesi son sınıftan ayrılır.

 

F. Zehra Nişantaşı Kız Lisesi Fen bölümünden mezun olduğundan - Fransızcası iyi derecedir - babasından da Osmanlıcayı öğrendiğinden Devlet Memuru olur.

 

Bu arada evlenir. Kızı Şule Ayşe YAZAR doğar. Fakat evliliğinde sıkıntılar vardır.  Baba evine döner.

 

Mehmet Ali evlenir. Önce oğlu Selim, daha sonra Sedat dünyaya gelir.

 

F. Zehra daha sonra da üniversite tahsilini tamamlar. Derecesini yükseltir.

 

Mustafa Asım BAŞEĞMEZ önce İst. Maçka Sanat Enstitüsü Yüksek Tekniker Elektrik Bölümü’nden mezun olur. Daha sonra Fen Fakültesi Astronomi Fizik Bölümü’nü bitirir.

 

F. Zehra 1977 yılında yeni bir birlikteliğe adım atar.

 

Mustafa Asım evlenir. Önce oğlu Emre sonra kızı Nur dünyaya gelir.

 

Fakat 45 yıldır elektronikçi olarak çalışır.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ İETT’den emekli olur.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, bayramlarda kendisinden küçükleri bile ziyaret eder, her ziyaret ettiği eve başta ceviz fidanı olmak üzere diğer meyve fidanlarından da götürür. Bahçeleri ufak olanlara bile ekmelerini rica eder.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’in akrabaları ve arkadaşları tarafından bilinen bir yeteneği de amatörce yaptığı taş koleksiyonudur. Jeoloji bilgisi de yüksektir. Yaklaşık çuvallar içinde 4000 adet taş koleksiyonuna sahipti. Elinde torbası, küçük kazması, su şişesi, peynir - ekmek yanına alarak tek başına korkusuzca dağlarda dolaşır, taş numuneleri toplar, İstanbul Maden Fakültesi’ne götürür, kestirir, yarısını oraya hediye eder, yarısını da kendi koleksiyonuna eklerdi.

 

Türkiye’de halen işletilmekte olan 4 adet maden bulmuştur. Fakat madeni işletenler kendisine çam sakızı, çoban armağanı yerine geçecek hiçbir şey vermemişlerdir. O da zaten hiçbir şey istememiştir.

 

‘’ MEMLEKETİME FAYDASI OLSUN, BU BANA YETER. ‘’ demiştir.

 

Zaman zaman ney üflediğine şahit oldum. Bir gün de klasik gitar sesiyle bizleri uyandırmıştı.

 

Hac farizesini yerine getirir.

 

Torunu Şule Ayşe YAZAR evlenir.

 

Evini 3 daire karşılığı mütahhite verir. ( Aldığı 3 daire evlatlarının gelecekte rahat etmelerini sağlar. Arsası köşe olduğu halde müteahhit taahhütünü tam olarak yerine getirmemiştir. )

 

Evi müteahhit tarafından inşa edilirken yakınındaki bir apartman dairesini kiralar, çuvallar içinde ki taş koleksiyonunu apartmanın kömürlüğüne taşır.

 

Taşındıktan 8 ay sonra eşi Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ kalp krizinden 12 Mayıs 1992 yılında hayatını kaybeder.

 

Merhume Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ, yıllarca kaloriferli ev hayal etmiştir fakat yeni dairede ancak 8 ay oturabilmiştir.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, kızı F. Zehra’nın isteği üzerine onun yanına yerleşir. Fakat kendi evini henüz kapatmamıştır. Hafta sonlarını kendi evinde geçirmektedir. Böyle günlerin birinde Mustafa Asım’dan olan torunu Emre kendisinden;

‘Dede Kuşumun yemi bitti. Bize gelirken yem getirir misin?’ der.  Mustafa Asım ve ailesi Emirgan’da ikamet etmektedir.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ; torunlarını görmeye giderken, otobüste yaşlı olması sebebiyle önde yer verirler.

 

Otobüse, İstinye Poligon Semtine yaklaşırken genç bir adam biner. O yıllarda toplu taşıma araçlarında kullanılan mavi kartını gösterir. Ve geçer.

 

Şoför yolcu gence; kartınızı tekrar göreyim der. Baktığında sahte olduğunu söyler.  Genç yolcu silahını çeker.

 

Bütün yolcular koltukların arkasına ve altına saklanır.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ bastonuna tutunarak ayağa kalkar ve TERÖRİSTE;

‘’Yapma… hepimiz bu Vatanın evladıyız.’’ der.

 

Aldığı yanıt; ‘’ SEN SUS ULAN MORUK.’’olur. Ve şoförü ateş ederek yaralar.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, ‘’ YA ALLAH ‘’ diyerek bastonuyla TERÖRİSTE vurur. Fakat baston kırılır. Bu kez TERÖRİSTİN üstüne atlar, yakın boğuşmaya girerler. Boğuşma esnasında TERÖRİST, Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’i alnından vurur.  Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ otobüsün merdivenlerine yuvarlanır.

 

 

TERÖRİST kaçar. Bölgede bulunan polisler adamı izleyerek Emirgan sırtlarındaki evine ulaşırlar. Teslim ol, ikazlarına rağmen TERÖRİST teslim olmaz. Polisle girdiği çatışmada hayatını kaybeder. Kimliğinin kontrolünde genç adamın ARANAN BİR TERÖRİST olduğu ortaya çıkar.

 

Olay yerine savcı beklenmektedir. Yakın olması nedeniyle otobüsün bulunduğu yere önce oğlu Mustafa Asım ulaşır. Abisi ve ablasına haber verir. Tarih 31 Ağustos 1992 sıcağı, savcı halen gelmemiştir. Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ hayatını kaybetmiş olarak halen otobüsün merdiveninde yatmaktadır. Uzun beklemeler sonucunda savcı gelir daha sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Morguna otopsi için kaldırılır.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’in 84 yaşında ve İslam dininin tüm vecibelerini yerine getiren bir kişi olması sebebiyle siyasi gruplar tarafından cenazesinin Beyazıt’tan kaldırılması talepleri aileye gelir. Fakat evlatları babalarının siyasete alet olmasını istemezler.

 

Otopsi sonucunda; cenazesi Şişli Cami’sine getirilir.

 

Camide dört dönem İstanbul Milletvekili olan Yeğeni Mukadder BAŞEĞMEZ konuşma yapar. Hafif yaralı İETT mensubu şoförün ailesi de camide hazır bulunur fakat endişeleri vardır. Endişeleri; İETT Genel Müdürlüğü’nün Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’in evlatları tarafından dava edileceğini ve davayı İETT Genel Müdürlüğü kaybettiği takdirde kendilerine rücu edeceğini düşünmektedirler.

 

F. Zehra böyle bir şeyin asla olmayacağını, tedirgin ve huzursuz olmamalarını kendilerine ve İETT sendika yetkililerine söyler. ‘’ BABAMIN ÇALIŞARAK BİZLERE BAKTIĞI KURUMU ASLA DAVA ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUZ. ‘’ der.

 

Cenaze namazı kılınır. Eller üzerinde ebedi istirahatgahı olan Feriköy Mezarlığı’na defnedilir.

 

O yıllarda Sarıyer Emniyet Müdürü olan soruşturmayı yürüten hanımefendi;  F. Zehra, Mehmet Ali ve Mustafa Asım’a

‘’ Babanız Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ teröriste engel olmasaydı otobüsü yolcularıyla kaçırıp, rehin alacaktı. Babanız BÜYÜK BİR KAHRAMANLIK GÖSTEREREK BUNU ENGELLEMİŞTİR. ‘’demiştir.

 

Aklımdan çıkmayan çok önemli bir şey var. Onu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Merhume Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ , eşinin pazara, çarşıya gitmesini rica ettiği vakit her gidişinde geç döndüğünden kendisine sürekli olarak;

 

‘’BAK KAMİL, SENİ BİR GÜN TERÖRİSTLER VURACAK.’’ dediğine çok şahit oldum. Ve maalesef merhume Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ’ in dediği çıkmıştı. Herhalde kendisine malum oluyordu. Çünkü Zekiye Hanım, kendi halinde çok sakin ve çok iyi bir insandı.

 

Torunu Şule Ayşe’nin oğlu Kağan EMİROĞLU dünyaya gelir.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’in büyük taş koleksiyonunu yeni evinin bodrumuna taşımaya bir türlü vakti olmamıştı.

 

O koleksiyon yok olup gitti. Muhtemelen kiracı olarak oturduğu dairenin sahipleri, çok basit görüp boş arsaya çuvalları dökmüşlerdir.

 

F. Zehra, bir miktarını kurtarmış evine getirmişti. Bunların bir kısmını da, babasının mezarının etrafına koydurdu.

 

Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ ve Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’ in torunu Şule Ayşe’nin oğlunun dünyaya gelişini görmeye maalesef ömürleri yetmemiştir.

 

Okuyucularım, bana soracaklar.  Bu yazıyı niçin kaleme aldın? Sözü geçen kişilerle bağın nedir? diye.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ benim kayınpederimdir.

 

Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ benim kayınvalidemdir.

 

F. Zehra BAŞEĞMEZ GÜRBÜZ benim 41 yıllık eşimdir.

 

(F. Zehra 18 Ocak 2019’da kansere yenik düştü ve hayatını kaybetti.)

 

Mehmet Ali ve Mustafa Asım BAŞEĞMEZ benim kayınbiraderlerimdir.

 

Zekiye OYAL BAŞEĞMEZ kayınvalidem, Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ kayınpederim ve kızları / eşim F. Zehra BAŞEĞMEZ GÜRBÜZ ile yukarı satırlarda anlattığım demiryolcu makinist Kamil ile diğer makinist bugün hayatta değildir. RUHLARI ŞAD. MEKANLARI CENNET OLSUN.

 

Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ, 84 yıllık yaşamı esnasında hayatına iki kahramanlık sığdırmış, ikincisinde otobüs yolcularının hayatını kendi yaşamı pahasına kurtarmış fakat kendi hayatını kaybetmiştir.

 

Kayınpederim Mehmet Kamil BAŞEĞMEZ’in kitaplarını, haritalarını, taş koleksiyonunun bizde olanlarını kayınbiraderim Mehmet Ali BAŞEĞMEZ’e teslim ettim.

 

Bunların içinde F. Zehra’nın yüksek inşaat mühendisi olan, hüzünlü yaşam öyküsüyle bilinen, 40 yaşında hayatını kaybeden merhum dayısı HAMDİ OYAL’IN rozetleri, sürgülü hesap cetveli ve diğer cetveller ile fotoğraf arşivi, notalar da var.

 

Bu yazımı bugün hayatta olmayan;

TÜRK DEMİRYOLCULARI (TCDD / TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİR YOLLARI ) ve İETT ( İSTANBUL ELEKTRİK TRAMVAY TROLEYBUS ) MENSUPLARINA İTHAF EDİYORUM.

 

B. Hulusi GÜRBÜZ

23/02/2020

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
  • Misafir
    Misafir 23.02.2020

    Çok güzel olmuş, hepsinin Ruhları Şad Olsun.

  • Mehmet Dülgeroğlu
    Mehmet Dülgeroğlu 24.02.2020

    Hüzünlü bir öykü mekanları cenett olsun.

  • Tarık Sucuoğlu
    Tarık Sucuoğlu 25.02.2020

    Mekanları Cennet olsun.Bilmediğimiz neler varmış.

  • A.Sinan Tahtacılar/Aydın.
    A.Sinan Tahtacılar/Aydın. 25.02.2020

    Ağlattın bizi kardeşim Mekanları cennet olsun Meçhul kahraman demiryolcularla hepsine ALLAH rahmet eylesin.

  • Kaan Emiroglu
    Kaan Emiroglu 25.02.2020

    Çok sefer dinledim her seferinde şimdi olduğu gibi ağladım Ruhları Şad Olsun... bu yazıyı yazdığın için emeklerin için çok teşekkür ederiz dede..

  • Murat Mithat Yenilmez
    Murat Mithat Yenilmez 25.02.2020

    VATAN ŞEHİTLERİN OMUZLARINDA YÜKSELİRMİŞ.TCDD MENSUPLARINA VE MEHMET KAMİL BAŞEĞMEZ BEYEFENDİ VE AİLESİNE ALLAH RAHMET EYLESİN.MEKANLARI CENNET OLSUN.

  • Gaye Parel
    Gaye Parel 25.02.2020

    Küçük yaban ördeği ne kadar tatlıymış büyüyünce çekik gözlü dilber olmuştur TCDD mensupları ve Başeğmez ailesinin Küçük yaban ördeğinin mekanı CENNET OLSUN.RUHLARI ŞAD OLSUN.......

  • Sule Yazar
    Sule Yazar 27.02.2020

    MEHMET KAMIL BASEGMEZ'in ilk torunu ve kucuk yaban ordeginin kizi olmaktan gurur duyuyorum..bu guzel yazi icin Hulusi beye cok tesekkur ediyorum...

  • Nesrin Temelli
    Nesrin Temelli 27.02.2020

    Sözün bittiği yer bu yazı olmalı Allah hepsine rahmet eylesin mekanları cennet olsun.Bilinmeyen kahraman ve ailesi nurlar içinde yatınız.

  • A.Sema Beşikçi
    A.Sema Beşikçi 28.02.2020

    Gazetenizi ilk defa okuyorum, w.sp.arkadaşım gönderdi ağladım, çok duygulandım. Mehmet Kamil Başeğmez Devletine küsmemiş milletine faydalı olmak için emek vermiş. Allah demiryolcuların ve Zekiye Oyal Hanım evlatları güzeller güzeli küçük yaban ördeğinin mekanlarını cennet etsin. Ruhunuz şad olsun. Saygılarımla.

  • Doğan Gürbüz
    Doğan Gürbüz 06.03.2020

    Çok güzel yazmışsın. Allah hepsine rahmet eylesin, Mekanları Cennet olsun...

  • Sema Baydar Akışık
    Sema Baydar Akışık 14.03.2020

    Gazetenizi ilk defa okuyorum bana yazı WhatsApp dan geldi duygu dolu itiraf ediyorum Ağladım .Kahramanın torunları onlar aramızdalar Şule Yazar hanım oğlu Kaan Emiroğlu bey ya diğerleri onların bu yazıdan haberdar olmamaları imkansız o zaman son derece DUYGUSUZ ALAKASIZ İNSANLAR YAZIK ÇOK YAZIK..söyleyecek söz bulamıyorum.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Tüm Yazıları >
Son Dakika Haberleri
yukarı çık