Klasik müziğin, operanın şehri Viyana…

Kızımın okul tatilinden faydalanarak Cuma - Pazar olacak şekilde bir tatil planladık. Sadece Viyana'da kalacaksanız bence bu süre yeterli. Viyana, tarihi boyunca imparatorluklara başkentlik yapmış köklü bir kent. Havalimanından merkeze ulaşım yarım saat civarı sürmekte. Tren, otobüs, taksi ve tabiki uber secenekleri mevcut. Biz uber’i tercih ettik. Fakat sizlere bir uyarı yapayım. Türkiye'de uber’e internetten ulaşıma yasaklandıktan sonra yurt dışında kullandığımız Türk mobil hatlarıyla ubere ulaşılamıyor.

Otelimiz şehrin merkezinde; Austria Trend Hotel Astoria Wien isimli bir oteldi.  Kısa bir seyahat için konumundan dolayı tercih edilebilecek bir otel. Eşyalarımızı otele bıraktıktan sonra şehri keşfetmeye koyulduk.Önce Habsburg ailesinin kışlık sarayı olan Hofburg Sarayı'na gittik.

 

 

Yeri şehrin göbeğinde, eski şehirde Kohlmark Caddesi'nin sonundaki Michaeler Meydanı'nda. Hofburg Kraliyet Sarayı, 1278 yılında yapımına başlanmış geniş bir kompleksin adı. Kral Franz Joseph'in eşi Elizabeth (yani Sisi ).

 

 

Sisi, Viyana tarihine damgasını vurmuş bir imparatoriçe veya namını merak ediyorsanız  bu müzeyi gezmenizde fayda var. Müze giriş biletini online olarak alabilirsiniz.

Bu müzenin arka tarafında Avusturya Ulusal Kütüphanesi'ni mutlaka gezin. Sadece Viyana’nın değil tüm Avusturya’nın en büyük kütüphanesi. İçinde 8 milyona yakın eser var.

 

 

Kütüphaneden çıktıktan sonra Viyana'nın en turistik yeri olarak geçen Kohlmarkt Caddesi'nde dolaşmaya gittik. Burada ünlü ve pahalı markaların yanı sıra Julius Meinl am Graben ve Demel gibi ünlü kafeler var.

 

 

Stephan Splatz Meydanı ve Graben Caddesi ve Veba Anıtı etrafında resimlerimizi çektik.

 

 

Yorgunluğumuzu ve açlığımızı Demel kafede, sıcak içeceklerimizi içerek ve Viyana’nın meşhur elmalı turtası apfelstrudel yiyerek geçirmeye çalıştık. Viyana'da kafe kültürü Fransa ve İtalya'dan farklı. Öyle ayak üstü kahve içip gideceğiniz yerler değil. Neredeyse tamamı 1800 ve öncesi tarihlerde yapılmış binalar,  kadife koltukları, mermer sütunları ve gümüş tepsi ve kaşıkla yapılan servisler size sanki bir saray odasında servis alıyorsunuz hissiveriyor.

 

 

Vaktimiz kısıtlı olduğu için kahvelerimizi hızlıca içip Sigmund Freud'un uzun zaman yaşadığı evine gittik. Kızı tarafından müzeye dönüştürülmüş bu ev, zamanında muayene olarak da kullanılmış.

 

 

Müze gezimizin ardından uber kullanarak Flea market Naschmarkt’agittik. Yüzden fazla tezgah var. Özellikle peynir, şarküteri, sebze-meyve konusunda hem çok fazla hem de çok taze şeyler bulabilirsiniz.  Naschmarkt içinde dünya mutfağından, oturup atıştırabileceğiniz bir çok yer mevcut. Beğendiğimiz bir yerde bir şeyler içmek için mola verdik.

 

 

Daha sonrasında akşam yemeği için daha önceden rezervasyonunu yaptığımız, meşhur Schnitzel’ci Figlmüeller’e gittik. Figlmüeller  1905 yılında kurulmuş ve kapısında her daim kuyruk var. İki şubesi var. Biri 1905’ten beri olan Restoran Wollzeile diğeri de ona çok yakın 2 dakika yürüme mesafesinde olan RestoranBäckerstraße. Porsiyonlar büyük ve doyurucu. Yoğun ve hareketli günümüzün sonunda otelimize dönerek günü sonlandırdık.

 

 

Ertesi gün kahvaltımızı yaptıktan sonra Belvedere Sarayı'nı gezmeye gittik. Belvedere Sarayı uzunca bir süredir müze olarak kullanılsa da  aslında Savoy Prensi’nin kendi için yaptırdığı yazlık bir saray. Saray barok tarzda inşa edilmiş ve Yukarı-Aşağı Belvedere Sarayı olarak iki parça. Aralarında da alabildiğine uzun yemyeşil bir bahçe var. Bahçe gerçekten harika.. Biz yukarı Belvedere Sarayı'nı gezdik. Monet, Van Gogh ve ünlü bir çok ressamın eserleri mevcuttu.

 

 

Sonrasında Viyana’da da birkaç müzenin bir arada olduğu Müzeler Bölgesine gittik. MuseumsQuartier Wien ya da Museumsplatz olarak da biliniyor. Burası Viyana’daki en büyük alana yayılmış kültür merkezi. Alanda 12 tane büyüklü  - küçüklü müze var. Biz  MUMOK Müzesi'ne önceliğimizi verdik. Sonrasında da Leopold Müzesi'ni gezdik. Müze gezilerimizden sonra otelimize döndük.

"Viyana'ya gitmişken mutlaka bir konser izleyin" önerisini herkesten duyduktan sonra internetten yaptığım araştırmada classtic isimli web sitesinden Strauss & Mozart Concerts içinbilet aldım. Konser salonu Wiener Kursalon'dı. Açıkçası salon hoşumuza gitmedi. Viyana'da bu iş biraz fazla turistik olmuş. Rahatsız tahta sandalyelerde oturup, eğimsiz bir salonda sahneyi zar - zor gördük. Kısacası konser konusunda kazıklanmış hissettik… Bence Viyana Devlet Opera Binası'nda olmayan hiçbir konser sizi mutlu etmez diye düşünüyorum.

 

Akşam konsere gideceğimiz için acele bir akşam yemeğimizi yemek üzere otelimizden ayrıldık. Yemek tercihi olarak gulaş yemeğini önceden tasarladığımızdan, Gulaschmuseum isimli restorana gittik.  Ortalama, vasat bir yemekti. Gidilmese de olurdu. Akşam konser sonrası otelimize döndük.

Pazar günü uçağımız öğlen saatlerinde olduğu için otelimizde kahvaltımızı yaptıktan sonra havaalanına gittik. Ve Viyana'dan kısa ama yoğun kültür ve tarihle Dopdolu olarak ayrıldık.

Yeni gezilerde görüşmek üzere……..

 

Ömer BUMEDİAN

Fotoğraflar: Ömer BUMEDİAN © Copyright

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
Son Dakika Haberleri
yukarı çık