<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Deniz Ticaret Gazetesi</title>
        <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/</link>
        <description>Deniz Ticaret Gazetesi,seaturk,Maritime Breaking News,fishing news,Shipbuilding,World Maritime News. Your new platform. Connecting the Maritime &amp; Offshore World for. Sustainable Solutions. Filter by topic. All categories, Anti Fouling,Marine Industry News, Maritime Shipping News, Shipbuilding, Coast Guard, Navy, Maritime News, Marine News Magazine, Maritime Security, Offshore.Maritime matters and news for the shipping industry, maritime professionals, cruise tourism and enthusiasts.Global Shipping, Maritime and Offshore Marine News. Register for Daily, Weekly and breaking news alerts from the maritime industry.Visit TradeWinds for the best news, insight and opinion covering the global shipping business. docked at Tuzla Shiprepair Yard, Turkey.Pirates who attacked a Turkish vessel and kidnapped seamen off the coast of West Africa on Thursday made the first contact with the shipping</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Siber casuslukta yeni perde</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-perde-5800</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-perde-5800</guid>
                <description><![CDATA[Siber casuslukta yeni perde]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research, Rusya ile bağlantılı Gamaredon grubunu inceledi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan Gamaredon ve 2025 yılındaki faaliyetlerine ilişkin en son raporunu yayımladı. Rapor, grubun cephaneliğine eklenen yeni araçları, ağ altyapısını koruma yöntemlerindeki önemli değişiklikleri ve hem komuta ve kontrol (C&amp;C) bilgilerini hem de çalınan verileri gizlemek için meşru üçüncü taraf hizmetlerini giderek daha fazla kullanmasını analiz ediyor.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>2025 yılı boyunca, Rusya ile bağlantılı Gamaredon tehdit grubu, yalnızca Ukrayna'daki hükümet ve askeri kurumları hedef aldı. Gamaredon operatörleri, teknik raporumuzda analiz ettiğimiz altı yeni kötü amaçlı PowerShell aracı geliştirdi ve kullanıma sundu. Grubun dosya hırsızları, bulut depolama hizmetlerine (Wasabi, Tebi ve Intercolo) veri sızdırmayı destekleyecek şekilde güncellendi ve bu yöntem, veri sızdırmanın başlıca yöntemi hâline geldi. ESET ayrıca C&amp;C sunucularını çözümlemek ve yükleri dağıtmak için çok sayıda meşru mesajlaşma, sosyal medya, blog ve yapıştırma hizmetinin "dead drop" olarak kötüye kullanıldığını da belgeledi.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>2025 yılı boyunca Gamaredon son derece aktif kaldı ve yalnızca Ukrayna’ya odaklanmaya devam etti. Grubun nihai hedefi, Ukrayna’da devam eden savaşta Rusya’nın çıkarlarını desteklemek için istismar edilebilecek hassas bilgiler ve diğer kritik verilerin sızdırılması olmaya devam ediyor. Gamaredon’un faaliyetleri, istihbarat üstünlüğü elde etmek amacıyla Ukrayna’daki hükümet ve askeri kurumları hedef alarak Rusya’nın jeopolitik hedefleriyle yakından uyumlu görünüyor.&nbsp;</p>

<p>Gamaredon’u araştıran ESET araştırmacısı Zoltán Rusnák “Grup, Ocak 2025’te kısa bir operasyonel ara vermiş olsa da Gamaredon o yılın ilk yarısında çabalarının büyük bir kısmını yeni araçlar geliştirmeye ve kullanıma sunmaya ayırdı. ESET, Rusya ve Kırım’daki önemli bayramlar öncesinde birçok güncelleme yapıldığını gözlemledi. Özellikle, bu bayramlar sırasında veya hemen sonrasında hiçbir güncelleme gözlemlenmedi; bu da Gamaredon operatörlerinin muhtemelen devlete bağlı çalışanlar olduğunu daha da güçlendiriyor” açıklamasını yaptı . Grup, Ukrayna Güvenlik Servisi tarafından Rusya FSB’sinin 18. Bilgi Güvenliği Merkezi’ne atfediliyor ve işgal altındaki Kırım’dan faaliyet gösterdiği düşünülüyor. &nbsp;</p>

<p>2025’in başlarında Gamaredon, Rusya ile bağlantılı bir başka tehdit aktörü olan Turla ile iş birliği yaptı. Bu iş birliği, Rusya ile bağlantılı gruplar arasında koordineli siber casusluk kampanyaları yürütme potansiyelini vurgulamaktadır; bu da operasyonel etkilerini artırması muhtemeldir. Geçmişte Gamaredon, ESET tarafından keşfedilen ve InvisiMole olarak adlandırılan bir tehdit aktörüyle de iş birliği yapmıştı. Daha geniş bir bakış açısıyla 2025 yılı Rusya yanlısı aktörler arasında iş birliği ve görev paylaşımına dair bir başka örnek daha sundu. ESET, Rusya yanlısı UAC-0099 grubunun ilk erişim operasyonları yürüttüğünü ve ardından doğrulanmış hedefleri takip faaliyetleri için Sandworm’a aktardığını gözlemledi.&nbsp;</p>

<p>Yılın ikinci yarısında Gamaredon, daha büyük ve daha sık gerçekleştirilen spear phishing kampanyalarına yöneldi. En belirgin değişiklik, faaliyet temposundaydı. Grup, kampanyaların hem sıklığının arttığı hem de ölçeğinin büyüdüğü yılın ikinci yarısında çok daha aktifti. Spear phishing'in ötesinde, Gamaredon yanal hareket için özel silahlandırma araçlarını kullanmaya da devam etti. Bu araçlar, USB sürücülerini, eşlenmiş ağ sürücülerini ve hatta yazılım yükleyicilerini silahlandırarak, grubun ilk saldırıdan sonra kuruluşların içinde veya arasında yayılmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Gamaredon, 2025 yılında tamamı PowerShell ile yazılmış altı yeni araç tanıttı: PteroDee, PteroCache, PteroDum, PteroOdd, PteroPaste ve PteroEffigy. Yeni araçlar arasında öne çıkan, diğerlerine kıyasla oldukça daha karmaşık olan PteroPaste’dir. Bu araç, bir indirici, bir USB silahlandırıcı ve kalıcılık ile koordinasyon için kullanılan bir çalıştırıcı bileşenini bir araya getirir. Ayrıca ilk olarak 2021’de ortaya çıkan eski bir VBScript silahlandırıcı olan PteroSetup’ı yeniden hayata geçirdi.</p>

<p>Bunun yanı sıra Gamaredon operatörleri ağ altyapılarını korumak için yeni yollar aradılar; C&amp;C sunucuları artık tüneller, işleyiciler, DDNS (dinamik DNS) ve PaaS (hizmet olarak platform) gibi çeşitli üçüncü taraf hizmetlerin arkasına gizlenmiştir.</p>

<p>Gamaredon’un 2025 yılındaki operasyonlarının en önemli yönlerinden biri, sözde “dead-drop” hizmetlerinden yoğun bir şekilde yararlanmasıydı. Bu terim geleneksel casusluktan gelmektedir – doğrudan buluşmak yerine, bir ajan bilgileri halka açık veya gizli bir yere bırakır ve başka bir ajan daha sonra bu bilgileri alır. Çevrimiçi ortamda da prensip benzerdir. Operatörler, gerçek kötü amaçlı sunucuyu doğrudan kötü amaçlı yazılıma gömmek yerine, bu bilgileri meşru bir web sitesine veya platforma yerleştirir ve kötü amaçlı yazılım da buradan alır. Bu, kötü amaçlı yazılımın önce meşru bir hizmet üzerindeki halka açık bir sayfaya bağlanabileceği, buradan gizli veya önceden yerleştirilmiş bir değeri okuyabileceği ve ancak bundan sonra asıl C&amp;C sunucusuna bağlanabileceği anlamına gelir. 2025 yılında Gamaredon, Telegram kanalları, Dropbox, DEV Community ve Mastodon gibi sosyal ağlar dâhil olmak üzere çok sayıda hizmeti bu şekilde kötüye kullandı.</p>

<p>ESET’in gözlemlediği diğer önemli altyapı değişikliği ise veri sızdırma tarafındaydı. Gamaredon, amiral gemisi niteliğindeki iki dosya hırsızı olan PteroPSDoor ve PteroVDoor’u, çalınan dosyaları S3 uyumlu bulut depolama hizmetlerine (Amazon S3 API’sini destekleyen sağlayıcılar: Wasabi, Tebi ve Intercolo) yükleyecek şekilde güncelledi; böylece aynı araçlar ve kod, farklı depolama sağlayıcılarında çalışabilir hâle geldi. Aynı zamanda, PteroBox dosyaları Dropbox’a yüklemeye devam etti.</p>

<p>Çalınan dosyaları bulut depolama hizmetlerine yüklemek, Gamaredon’un büyük miktarda çalınan veriyi almak için kendi altyapısını sürdürme ihtiyacını azaltır. Ayrıca kötü amaçlı trafiğin meşru depolama sağlayıcılarına erişim trafiği arasına karışmasına da yardımcı olur. Esasen Gamaredon, talimatların nereden geldiğini gizlemekle kalmayıp, çalınan verilerin nereye gittiğini de gizlemek için üçüncü taraf hizmetlerini giderek daha fazla kullanmaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:58:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl ’Da Güçlü Filo Şekilleniyor</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-uluslararasi-yat-yarisi-55-yil-da-guclu-filo-sekilleniyor-5799</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-uluslararasi-yat-yarisi-55-yil-da-guclu-filo-sekilleniyor-5799</guid>
                <description><![CDATA[TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl ’Da Güçlü Filo Şekilleniyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20.jpg" style="height:376px; width:600px" /></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türk yelken sporunun en köklü ve prestijli açık deniz yarışlarından biri olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl için geri sayım sürüyor. Yelkenciler arasında "Güney Yarışı" olarak bilinen organizasyon, 11-14 Temmuz tarihleri arasında İstanbul'dan başlayıp Bozcaada ve Çeşme etaplarıyla Marmara Denizi'nden Ege'ye uzanan zorlu rotasında gerçekleştirilecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(32).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bu yıl 55. kez düzenlenecek yarış, uzun geçmişi, gece seyirleri, değişken rüzgâr koşulları ve uzun offshore etaplarıyla sezonun en önemli açık deniz mücadelelerinden biri olarak kabul ediliyor. TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olan organizasyon, her yıl olduğu gibi bu yıl da deneyimli ekipleri ve iddialı tekneleri aynı başlangıç hattında buluşturmaya hazırlanıyor. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yarış öncesinde filonun ilk şekli de ortaya çıkmaya başladı. Katılımın 50 tekne ile sınırlandırıldığı organizasyonda şu ana kadar 24 tekne ön kayıt yaptırırken, IRC 0'dan IRC 3'e kadar dört farklı sınıfta mücadele yaşanacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(2)(1).jpg" style="height:341px; width:600px" /></span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>Şu ana kadar ön kayıt yaptıran tekneler ise şöyle sıralanıyor:</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 0: </strong>Team Acadia / Cheetah, Orient Express 6, Mersin Yelken Akademisi, Frogfoot, Eker 40, Magic Twelve, Arkas Blue Moon, Anyways</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 1: </strong>Gözalan / Alize M12, Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe 1, Buran, Fox-L, Beymen Club / Atlas, MSI / Vhagar, Flyer, St. Anna, Vamos, Mad Parfumeur / Mary</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 2: </strong>Tüpraş / Fenerbahçe 5, Edith-1, Eker Sailing Team / Carina, Ivana, Looping</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 3: </strong>Canias-CTD / Electron, Pupa</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden ekiplerin de yer aldığı filo, İstanbul Boğazı'ndan başlayacak ve Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşacak yaklaşık üç günlük zorlu açık deniz mücadelesinde dereceye girebilmek için yarışacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi.jpg" style="height:309px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Program Akışı:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>8 Temmuz 2026 – İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesi</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Basın Lansmanı</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Açılış Töreni</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dümenciler Toplantısı</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>11 Temmuz 2026-İstanbul Boğazı</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Birinci Etap Startı </span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İstanbul Boğazı - Bozcaada</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>12 Temmuz 2026 - Bozcaada</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Birinci Etap Ödül Töreni</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>13 Temmuz 2026 </strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İkinci Etap Startı</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bozcaada - Çeşme</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>14 Temmuz 2026 - Çeşme</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yarış Finalleri</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Genel Klasman Ödül Töreni</span></span></li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&#039;\&#039;Eayk – Tayk Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl\&#039;\&#039;</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eayk-tayk-sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-32-yil-5798</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eayk-tayk-sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-32-yil-5798</guid>
                <description><![CDATA[\'\'Eayk – Tayk Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl\'\']]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/arsiv_gorseli_54_dzkk_kupasi%20(3).JPG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Ege'nin en köklü yelken organizasyonlarından biri olan EAYK – TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl için geri sayım başladı. Çeşme’de 15-18 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek yarış için kayıtlar 10 Temmuz 2026 tarihine kadar sürecek.</p>

<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) 2026 yarış takviminde yer alan trofe dışı organizasyonlardan EAYK – TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl için kayıt süreci başladı. Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) ve TAYK iş birliğiyle düzenlenecek şampiyona, 15-18 Temmuz 2026 tarihleri arasında Çeşme'de gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türkiye açıkdeniz yelken sporunun köklü organizasyonları arasında yer alan ve bu yıl 32'nci kez düzenlenecek şampiyona, yerli ve yabancı ekipleri Ege Denizi'nin eşsiz rotalarında bir araya getirecek. Çeşme'nin güçlü rüzgârları ve teknik parkurları, yarışmacılara yüksek rekabet düzeyinde bir mücadele ortamı sunacak.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/arsiv_gorseli_54_dzkk_kupasi%20(4).JPG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>TAYK'ın 2026 sezonunda gerçekleştirdiği trofe yarışlarının dışında düzenlenen önemli organizasyonlardan biri olan şampiyona, IRC, ORC ve Destek sınıflarında yarışacak tekneleri ağırlayacak. Katılım, yarış ilanında belirtilen şartları yerine getiren ve kayıt işlemlerini tamamlayan ilk 50 tekne ile sınırlandırıldı. Organizasyon komitesi gerekli gördüğü takdirde bu sayıda değişiklik yapabilecek.</p>

<p>Şampiyonaya; 2026 yılı ORC International veya ORC Club sertifikasına sahip tekneler ile 2026 yılı IRC Endorsed sertifikalı tekneler katılabilecek. ORC Club sertifikasına sahip olup IRC sertifikası bulunmayan tekneler ise TAYK tarafından düzenlenecek IRC GO sertifikası ile Destek Sınıfı'nda yarışabilecek.</p>

<p><strong>Yedi yarışlık heyecan Çeşme'de yaşanacak</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/arsiv_gorseli_54_dzkk_kupasi.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Şampiyona kapsamında 16-18 Temmuz tarihleri arasında altı şamandıra ve bir coğrafi yarış olmak üzere toplam yedi yarış planlanıyor. Yarış programında ekipler bir günde en fazla üç yarışta mücadele edecek. Kıyı yarışlarında ise OSR 2026-2027 Ek B kuralları uygulanacak.</p>

<p>15 Temmuz Çarşamba günü kayıt işlemleri, sertifika kontrolleri ve dümenciler toplantısıyla başlayacak organizasyonda aynı gün akşam açılış resepsiyonu düzenlenecek. Yarışların ilk uyarı işareti 16, 17 ve 18 Temmuz tarihlerinde saat 10.55'te verilecek. Şampiyona, 18 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştirilecek ödül töreniyle sona erecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>11-14 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 55. Deniz Kuvvetleri Kupası'nın ardından filonun Çeşme'de kalmaya devam edeceği organizasyonun, sezonun en yoğun ve rekabetçi yarış haftalarından birine sahne olması bekleniyor. Böylece yelkenciler, Bozcaada–Çeşme rotasının ardından Doğu Ege'nin zorlu parkurlarında şampiyonluk mücadelesi verecek.</p>

<p>EAYK–TAYK 32. Yıl Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası'na katılmak isteyen ekiplerin kayıt işlemlerini 10 Temmuz 2026 Cuma günü saat 17.00'ye kadar tamamlamaları gerekiyor. Geç kayıt başvuruları ise 15 Temmuz 2026 günü saat 12.00'ye kadar kabul edilecek.</p>

<p>1971 yılından bu yana Türkiye'de açıkdeniz yelken sporunun gelişimine öncülük eden TAYK ile Ege'nin önemli yelken merkezlerinden biri olan EAYK'ın iş birliğinde gerçekleştirilecek şampiyonanın, bu yıl da yüksek katılımla ve büyük rekabet içerisinde geçmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:00:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Optimist Takım Yarışları’nda Dünya İkincisiyiz</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/optimist-takim-yarislarinda-dunya-ikincisiyiz-5796</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/optimist-takim-yarislarinda-dunya-ikincisiyiz-5796</guid>
                <description><![CDATA[Optimist Takım Yarışları’nda Dünya İkincisiyiz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/optimist_dunya_26_top.jpg" /></p>

<p>Genç yelkencilerimiz,&nbsp;Fas’ın&nbsp;Tanca&nbsp;kentinde düzenlenen&nbsp;2026 Optimist Dünya Şampiyonası&nbsp;kapsamında gerçekleşen&nbsp;Takım Yarışları’nda&nbsp;tarihi bir başarıya&nbsp;imza attı.&nbsp;71 ülke&nbsp;arasındaki yoğun rekabetin ardından finalde&nbsp;İspanya&nbsp;ile karşılaşan mill takımımız, iddialı mücadelesini&nbsp;dünya ikinciliği&nbsp;ile noktaladı.&nbsp;Bireysel&nbsp;klasmanda da&nbsp;Cengiz Eren Güvenç Dünya Şampiyonluğu’na koşuyor.<br />
Fas’ın&nbsp;Tanca&nbsp;kentinde&nbsp;18-28 Haziran&nbsp;tarihlerinde düzenlenen&nbsp;2026 Optimist Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden&nbsp;Optimist Milli Takımımız,&nbsp;Takım Yarışları&nbsp;kategorisinde&nbsp;dünya ikincisi&nbsp;olarak&nbsp;gümüş madalyaya&nbsp;uzandı ve&nbsp;Türk yelkencilik tarihinin&nbsp;bu alandaki&nbsp;en büyük başarısına&nbsp;imza attı.<br />
23-24 Haziran&nbsp;tarihlerinde yapılan&nbsp;Takım Yarışları’nda&nbsp;71 ülke&nbsp;arasında büyük bir mücadele sergileyen milli sporcularımız&nbsp;eleme&nbsp;serisinde&nbsp;3’te 3&nbsp;yaparak&nbsp;üst tura&nbsp;çıktı. İkinci gün ise&nbsp;5’te 5&nbsp;yaparak&nbsp;namağlup&nbsp;olarak doğrudan&nbsp;finale&nbsp;yükseldi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/optimist_dunya_26_up1.jpg" /><br />
<strong>FİNALDE RAKİBİMİZ İSPANYA</strong><br />
Cengiz Eren Güvenç&nbsp;<em>(Yalıkavak YK)</em>,&nbsp;Eren Kaan Erendemir&nbsp;<em>(GS Yelken Şubesi)</em>,&nbsp;Metehan Asar&nbsp;<em>(FB Doğuş Yelken)</em>,&nbsp;Yağmur Öztekin&nbsp;<em>(İstanbul YK)</em>&nbsp;ve&nbsp;Emir Tombuloğlu’ndan&nbsp;<em>(GS Yelken Şubesi)</em>&nbsp;kurulu takımımız finalde güçlü rakibi&nbsp;İspanya&nbsp;ile karşı karşıya geldi.<br />
Alican Selçik&nbsp;antrenörlüğünde ve&nbsp;Bilgehan Türkmen&nbsp;liderliğinde yarışan millilerimiz,&nbsp;3 maç&nbsp;üzerinden yapılan seride&nbsp;1 galibiyet,&nbsp;2 mağlubiyet&nbsp;alarak şampiyonayı&nbsp;dünya ikincisi&nbsp;olarak tamamladı ve&nbsp;gümüş madalyanın sahibi&nbsp;oldu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/optimist_dunya_26_up2.jpg" /><br />
<strong>GÜVENÇ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU’NA KOŞUYOR</strong><br />
Bu arada,&nbsp;284 sporcunun&nbsp;mücadele ettiği&nbsp;bireysel&nbsp;yarışlarda güçlü bir performans sergileyen&nbsp;Yalıkavak Yelken Kulübü&nbsp;sporcusu&nbsp;Cengiz Eren Güvenç&nbsp;sıralamanın zirvesinde bulunuyor.<br />
Tanca&nbsp;açıklarındaki yarışlarda&nbsp;hafif&nbsp;ve&nbsp;yönü sürekli değişen istikrarsız rüzgarlar&nbsp;hakem komitesini ve sporcuları oldukça zorladı. Bazı günlerde ise&nbsp;hedef yarış sayılarına&nbsp;ulaşılamadı.&nbsp;<br />
Sporcuların denizde saatler boyu&nbsp;stratejik bir mücadele&nbsp;verdiği&nbsp;karmaşık&nbsp;ve&nbsp;taktiksel&nbsp;ortamda&nbsp;Cengiz Eren Güvenç'in&nbsp;soğukkanlılığını koruyarak liderliğini sürdürmesi&nbsp;otoriteler tarafından büyük takdir topladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:00:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi-5795</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi-5795</guid>
                <description><![CDATA[TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası, Boğaz’da deniz tutkunlarını buluşturacak.</span></span></span></div>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi.jpg" style="aspect-ratio:600 / 450; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:450px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörü olduğu BMW markasının sponsorluğunda ve Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) iş birliğiyle hayata geçirilen TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası, yelken tutkunlarını TAYK İstanbul trofesinin 5. ayağında bir araya getiriyor. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 100. yılına özel olarak düzenlenecek yarış, 28 Haziran Pazar günü İstanbul Boğazı rotasında gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Ülkemizde yelken sporunun yaygınlaştırılması, doğa ile iç içe bir yaşam tarzının teşvik edilmesi ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası’nda IRC sınıfındaki yelkenliler Boğaz’ın zorlu parkurunda mücadele edecek. Aralarında Borusan Sailing Takımı’nın da bulunduğu yaklaşık 40 tekne, rüzgâra karşı ustalıklarını sergileyerek kıyasıya yarışacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Etkinlik kapsamında Setur Kalamış Marina’da gün boyunca çeşitli etkinlikler ve paneller gerçekleştirilecek. Yuvam Dünya Derneği ile birlikte hayata geçirilen I SEA CLIMATE CHANGE projesinin 2. yıl raporu ile bu yıl hazırlanan Atık Rehberi paylaşımı da yapılacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarışın ardından dereceye giren ekiplere, Setur Kalamış Marina’da düzenlenecek ödül töreninde kupaları takdim edilecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Ziyaretçiler etkinlik alanında sergilenecek BMW modellerini yakından inceleme fırsatı bulacak. Organizasyon kapsamında Yeni BMW iX3, BMW X5 ve BMW X1 modelleri sergilenecek, katılımcılara ayrıca Yeni BMW iX3 ve BMW X5 modellerini test etme imkânı da sunulacak.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 09:00:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5794</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5794</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/VAPURLAR.jpg" style="height:764px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:00:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Sahipli Bir Gemi Daha Karadeniz’de İHA ile Vuruldu</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turk-sahipli-bir-gemi-daha-karadenizde-iha-ile-vuruldu-5793</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turk-sahipli-bir-gemi-daha-karadenizde-iha-ile-vuruldu-5793</guid>
                <description><![CDATA[Türk Sahipli Bir Gemi Daha Karadeniz’de İHA ile Vuruldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_top.jpg" style="height:360px; width:600px" /></p>

<p>Türkiye’den&nbsp;Ukrayna’ya giden&nbsp;Türk&nbsp;sahipli,&nbsp;Panama&nbsp;bayraklı kuru yük gemisi&nbsp;Karadeniz’de&nbsp;İHA&nbsp;<em>(İnsansız Hava Aracı)</em>&nbsp;saldırısına uğradı.<br />
Ukrayna Donanması,&nbsp;Rus dronu&nbsp;tarafından vurulan&nbsp;“Victress”&nbsp;adlı gemide&nbsp;bir kişinin öldüğünü&nbsp;duyurdu.&nbsp;Dışişleri Bakanlığı, aralarında&nbsp;iki Türk denizcinin&nbsp;hafif yaralandığı saldırıda&nbsp;8 kişinin kurtarıldığını&nbsp;açıkladı.&nbsp; &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
Ukrayna Donanması,&nbsp;Rusya&nbsp;tarafından düzenlenen bir&nbsp;İHA saldırısının&nbsp;ardından&nbsp;Panama&nbsp;bayrağı altında seyreden&nbsp;Türk sahipli&nbsp;kuru yük gemisi&nbsp;“Victress”te&nbsp;büyük hasar oluştuğunu&nbsp;duyurdu.&nbsp;<br />
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Kuleba,&nbsp;Telegram'dan yaptığı paylaşımda,&nbsp;olayda bir kişinin hayatını kaybettiğini,&nbsp;8 denizcinin kurtarıldığını&nbsp;bildirdi.&nbsp;Türk Dışişleri Bakanlığı&nbsp;tarafından yapılan açıklamada ise, kurtarılan kişiler arasında&nbsp;yaralı iki Türk vatandaşının olduğu&nbsp;belirtildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_up1.jpg" /><br />
Olay&nbsp;21 Haziran&nbsp;gecesi meydana geldi.&nbsp;Türkiye’den&nbsp;Ukrayna’ya giden&nbsp;İstanbul&nbsp;merkezli&nbsp;Rana Denizcilik’e ait&nbsp;74.9 metre&nbsp;boyundaki genel kargo gemisi,&nbsp;Karadeniz’de&nbsp;Kırım açıklarında İHA saldırısına&nbsp;hedef oldu.<br />
<br />
<strong>GEMİNİN AŞÇISI HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
Ukrayna Donanması,&nbsp;Rusya’ya ait olduğunu öne sürdüğü&nbsp;İHA’nın hedefi olan gemide&nbsp;geniş çaplı yangın çıktığını,&nbsp;bir kişinin hayatını kaybettiği&nbsp;saldırı sonrasında gemideki&nbsp;Türk,&nbsp;Mısır&nbsp;ve&nbsp;Hindistan&nbsp;vatandaşlarından oluşan&nbsp;8 denizcinin kurtarıldığını&nbsp;açıkladı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_up2.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_up3.jpg" style="height:300px; width:333px" /><br />
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba,&nbsp;Telegram’dan yaptığı paylaşılmda ölen kişinin gemide&nbsp;aşçılık&nbsp;yapan&nbsp;58 yaşındaki&nbsp;bir&nbsp;Mısır vatandaşı&nbsp;olduğunu kaydetti.<br />
<br />
<strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI “RAHATSIZLIĞINI” DİLE GETİRDİ</strong><br />
Türk Dışişleri Bakanlığı&nbsp;ise&nbsp;22 Haziran’da yaptığı açıklamada,&nbsp;gemide iki Türk vatandaşının yaralandığını&nbsp;duyurdu.<br />
Bakanlık,&nbsp;Rusya&nbsp;-&nbsp;Ukrayna&nbsp;savaşındaki tırmanmanın sonucu olarak&nbsp;Karadeniz'de&nbsp;Türkiye'nin&nbsp;çıkarlarını&nbsp;ve&nbsp;bölgesel güvenliği tehdit eden&nbsp;saldırılardan duyulan&nbsp;rahatsızlığı&nbsp;dile getirdiği yazılı açıkmasına şöyle devam etti:<br />
<em>“Her iki ülkenin makamları nezdinde rahatsızlığımız dile getirilmektedir.&nbsp;Türkiye'nin önceliği sivil gemilerin seyrüsefer emniyetinin sağlanmasıdır. Tarafları, gerilimi düşürmeye davet ediyoruz.”</em><br />
Moskova&nbsp;ve&nbsp;Kiev, son haftalarda birbirlerine yönelik saldırıların dozunu artırdı. Gerilimdeki bu tırmanış,&nbsp;İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana&nbsp;Avrupa'da yaşanan&nbsp;en ölümcül çatışmayı&nbsp;sonlandırmayı amaçlayan&nbsp;ABD&nbsp;öncülüğündeki müzakerelerin&nbsp;fiilen tıkanmasının&nbsp;ardından geldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:16:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğazdan Ege\&#039;ye Uzanan Bir Klasik</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-bir-klasik-5792</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-bir-klasik-5792</guid>
                <description><![CDATA[Boğazdan Ege\'ye Uzanan Bir Klasik]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kapak.jpg" style="height:341px; width:600px" /></p>

<p>Türk yelken sporunun köklü organizasyonlarından TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası, 55. yılında 11-14 Temmuz tarihleri arasında İstanbul'dan Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan rotasında yelkencileri bir kez daha açık denizin zorlu koşullarıyla buluşturacak.</p>

<p>Yelkenciler arasında “Güney Yarışı” olarak bilinen Deniz Kuvvetleri Kupası, Türkiye'nin en köklü ve prestijli açık deniz yat yarışlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu yıl 55. kez gerçekleştirilecek organizasyon, TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak ulusal ve uluslararası ekipleri aynı başlangıç hattında buluşturmaya hazırlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(7).jpg" style="height:376px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(6).JPG" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p>Yarış öncesinde düzenlenecek basın lansmanı, açılış töreni ve dümenciler toplantısı, 8 Temmuz tarihinde Türk denizcilik tarihinin önemli simgelerinden biri olan Beşiktaş Deniz Müzesi'nde gerçekleştirilecek ve yarışın 55.yılında ülkemizin köklü denizcilik mirasına anlamlı bir başlangıç yapacak.</p>

<p><strong>İstanbul'dan Ege'ye Uzanan Prestij Rotası</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Deniz-Kuvvetleri-Kupas%C4%B1-Rota_3.jpg" style="height:779px; width:600px" /></p>

<p>11 Temmuz'da İstanbul Boğazı'ndan başlayacak TAYK-AKPA 55.Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, Bozcaada ve Çeşme etaplarıyla Marmara Denizi'nden Ege'ye uzanan eşsiz bir rotada gerçekleştirilecek. Gece seyirleri, uzun mesafeli etapları ve değişken deniz koşullarıyla öne çıkan yarış, sezonun en önemli offshore mücadelelerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Bu yıl IRC ve Multihull sınıflarında yarışacak ekiplerin katılımıyla düzenlenecek yarışı 50 tekne ile sınırlandırılan yapısıyla yüksek rekabet seviyesini korumayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(3).JPG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Bozcaada'da gerçekleştirilecek etap ödül töreninin ardından Çeşme'deki final ve ödül töreniyle tamamlanacak TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası, 55. yılında da yalnızca bir yarış değil; denizcilik kültürünü, rekabeti ve yelken tutkusunu bir araya getiren önemli bir buluşma noktası olmayı sürdürmeyi hedefliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(29).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><strong>TAYK-AKPA 55.Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı Program Akışı:</strong></p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>8 Temmuz 2026 – İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesi</strong></span></p>

<p>• Basın Lansmanı</p>

<p>• Açılış Töreni</p>

<p>• Dümenciler Toplantısı</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>11 Temmuz 2026-İstanbul Boğazı</strong></span></p>

<p>• Birinci Etap Startı</p>

<p>• İstanbul Boğazı - Bozcaada</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>12 Temmuz 2026 - Bozcaada</strong></span></p>

<p>• Birinci Etap Ödül Töreni</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>13 Temmuz 2026</strong></span></p>

<p>• İkinci Etap Startı</p>

<p>• Bozcaada - Çeşme</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>14 Temmuz 2026 - Çeşme</strong></span></p>

<p>• Yarış Finalleri</p>

<p>• Genel Klasman Ödül Töreni</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:01:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağımsızlık, teknoloji ve güvenle gelen başarı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bagimsizlik-teknoloji-ve-guvenle-gelen-basari-5791</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bagimsizlik-teknoloji-ve-guvenle-gelen-basari-5791</guid>
                <description><![CDATA[Bağımsızlık, teknoloji ve güvenle gelen başarı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET 2025 Yıllık Raporu teknoloji liderliği, bağımsızlık ve güvenilir uzmanlığın sağladığı güçlü büyümeyi ortaya koyuyor.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Sürdürülebilir büyüme, güçlü kârlılık ile inovasyon ve küresel genişlemede kaydedilen ilerlemeyi vurguladı. ESET Grubu, bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla &nbsp;733 milyon avro gelir bildirdi. Kurumsal müşteriler büyümeyi sürdürürken tüketici segmenti de beklentileri aştı.</strong></p>

<p>ESET CEO’su Richard Marko, “Hızlı teknolojik değişim ve artan jeopolitik gerilimler, 2025 yılında siber güvenlik ortamını yeniden şekillendirmeye devam etti,” dedi. “Bu dinamikler sadece talebi hızlandırmakla kalmadı, aynı zamanda güvenilir ve bağımsız siber güvenlik sağlayıcılarının önemini de pekiştirdi.” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>ESET’in performansı, siber güvenliğe yönelik kendine özgü bir yaklaşıma dayanıyor. Özel sermayeli bir Avrupa şirketi olan ESET, giderek karmaşıklaşan tehdit ortamında güvenilir koruma sağlamak için&nbsp;<strong>bağımsızlık, şirket içi teknoloji geliştirme ve uzun vadeli uzmanlığı&nbsp;</strong>bir araya getiriyor. Bu özellikler, mevzuata uygunluk ve güvenilir teknoloji geliştirme konusundaki taahhüdünü daha da sağlamlaştırıyor. Tespit motorlarından yapay zekâya ve tehdit istihbaratına kadar şirket içinde geliştirilen teknoloji yelpazesiyle ESET, kalite, inovasyon ve güvenlik üzerinde tam kontrol sağlıyor. Bu model, ortaya çıkan tehditlere daha hızlı yanıt verilmesini mümkün kılıyor ve müşteriler, iş ortakları ve kurumlar arasındaki güveni güçlendiriyor.</p>

<p><strong>Kurumsal genişlemenin itici gücüyle büyüme</strong></p>

<p>Büyüme, büyük ölçüde kurumsal müşterilerden gelen güçlü talep tarafından desteklendi. ESET ayrıca&nbsp;<strong>ESET PRIVATE çözümleri&nbsp;</strong>aracılığıyla özel tekliflerini geliştirmeye devam ederek, büyük kuruluşlar, hükümetler ve kritik altyapı operatörleri için tasarlanmış siber güvenlik çözümleri sundu. Bu çözümler arasında hava boşluğu (air-gapping), gömülü tarama, proaktif istemci koruması, endüstriyel güvenlik ve hem özel Güvenlik Operasyon Merkezi hizmetleri hem de özel danışmanlık hizmetlerini içeren hizmetler yer alıyor. Bu durum, karmaşık operasyonel ve düzenleyici gerekliliklerin her ikisini de karşılamak için ileri teknolojileri özel hizmetlerle birleştiriyor.&nbsp;</p>

<p><strong>İnovasyon ve yapay zekâ ile siber güvenliği geliştirme</strong></p>

<p>2025 yılında ESET, yapay zekâ odaklı güvenlik, otomasyon ve dayanıklılığa büyük önem vererek hem kurumsal hem de tüketici segmentlerindeki ürün portföyünü daha da güçlendirdi. ESET, yapay zekâyı&nbsp;<strong>sorumlu ve pratik kullanım senaryolarına</strong>odaklanarak uyguluyor ve gizlilik ile uyumluluk standartlarını korurken ölçülebilir güvenlik sonuçları sağlıyor.</p>

<p><strong>Önemli yenilikler arasında şunlar yer aldı:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Güvenlik operasyonlarını basitleştirmek, analist yorgunluğunu azaltmak ve yetenek eksikliğini gidermeye yardımcı olmak amacıyla ESET PROTECT XDR'ye ESET AI Advisor'ın eklenmesi</li>
	<li>Fidye yazılımlarına karşı dayanıklılığın artırılması</li>
	<li>Daha hızlı Yönetilen Tespit ve Müdahale</li>
	<li>Splunk ve Wazuh gibi önemli platformlarla entegrasyonların genişletilmesi</li>
	<li>Fidye yazılımı, oltalama ve botnetleri kapsayan yeni tehdit istihbaratı beslemeleri</li>
	<li>Tüketiciler için: Fidye yazılımı giderme, gelişmiş kimlik avı algılama için derin web denetimi ve ev ağlarında kapsamlı koruma sağlayan yönlendirici düzeyinde VPN</li>
</ul>

<p><strong>Avrupa kökenli ve küresel genişleme</strong></p>

<p>35 yılı aşkın deneyime sahip bir Avrupa şirketi olan ESET, güçlü bölgesel kimliğini korurken küresel ayak izini genişletmeye devam ediyor. 2025 yılında şirket, merkezi Kopenhag'da bulunan ESET Norden'in kurulmasıyla Kuzey Avrupa'daki varlığını güçlendirdi. Bu genişleme,&nbsp;<strong>küresel erişimi yerel uzmanlıkla&nbsp;</strong>birleştirerek müşteriler ve iş ortaklarıyla daha yakın ilişkiler kurmayı amaçlayan daha kapsamlı bir stratejiyi yansıtıyor. Bu genişlemeye, tüm pazarlarda siber dayanıklılığın artırılmasının temel bileşeni olan ESET Siber Farkındalık Eğitimi hizmetinin küresel çapta tam olarak kullanıma sunulması eşlik etti.&nbsp;</p>

<p><strong>Araştırma odaklı uzmanlık ve küresel etki</strong></p>

<p>ESET’in araştırma yetenekleri, başarısının temel taşlarından biri olmaya devam ediyor; bu yetenekler, sürekli değişen tehdit ortamına ilişkin görünürlük sağlarken hem ürün geliştirmeyi hem de küresel siber güvenlik çabalarını destekliyor.</p>

<p>2025 yılında ESET araştırmacıları, aşağıdakiler de dâhil olmak üzere önemli keşiflere imza attı:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Bilinen ilk yapay zekâ destekli fidye yazılımı:&nbsp;<strong>PromptLock</strong></li>
	<li>Sistem güvenliğini etkileyen kritik güvenlik açıkları:&nbsp;<strong>UEFI Güvenli Önyükleme atlatma</strong></li>
	<li>İHA sektörü dâhil olmak üzere kilit sektörleri hedef alan&nbsp;<strong>Lazarus</strong>&nbsp;APT kampanyaları</li>
</ul>

<p>Araştırmanın ötesinde, ESET, Europol ve ENISA gibi uluslararası kuruluşlarla aktif olarak iş birliği yaparak, siber suçlarla mücadele ve küresel dayanıklılığı güçlendirmeye yönelik koordineli çabaları destekliyor.</p>

<p><strong>Tanınma ve performans doğrulaması</strong></p>

<p>ESET’in teknolojisi ve uzmanlığı, 2025 yılında bağımsız test kuruluşları ve sektör analistleri tarafından sürekli olarak takdir gördü. Bunlar arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>ESET HOME Security Essential, AV-Comparatives’in 2024 Yılı Ürünü ödülünü kazandı.</li>
	<li>ESET HOME Security, 2025 IDC MarketScape: Dünya Çapında Tüketici Dijital Yaşam Koruma Raporu’nda Lider seçildi.</li>
	<li>ESET, MITRE ATT&amp;CK® değerlendirmelerinde %100 koruma oranıyla en yüksek performansı elde etti.</li>
	<li>ESET, EPR, EDR ve İş Güvenliği kategorilerinde AV-Comparatives’ten birçok ödül kazandı.</li>
	<li>ESET, fidye yazılımı giderme alanında 2025 SC Ödülü’nü kazandı.</li>
</ul>

<p>Bu sonuçlar, ESET’in yüksek kaliteli siber güvenlik çözümleri sunan güvenilir bir sağlayıcı olarak konumunu pekiştiriyor.</p>

<p><strong>Uzmanlık üzerine kurulu dayanıklı bir organizasyon</strong></p>

<p>ESET’in uzun vadeli başarısının temelinde çalışanları yatıyor. Şirket, olağanüstü bir yetenek sürekliliğinden yararlanıyor; uzmanların önemli bir kısmı on yıldan fazla süredir şirkette çalışıyor. Bu durum, küresel yetenek kıtlığıyla karşı karşıya olan sektörde önemli bir avantaj.Bağımsızlığı ve şirket içi yetkinlikleriyle birleşen bu istikrar, ESET’in tutarlı bir şekilde yenilik yapmasını ve uzun vadeli değer sunmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>Geleceğe bakış</strong></p>

<p>2025 yılında ESET, yapay zekâ, insan uzmanlığı ve küresel tehdit istihbaratını bir araya getirerek, giderek daha fazla yapay zekâ odaklı hâle gelen dünyada dayanıklı ve geleceğe hazır çözümler sunmak suretiyle teknoloji odaklı bir siber güvenlik şirketi olarak konumunu güçlendirmeye devam etti.&nbsp;ESET, daha güvenli ve güvenilir bir dijital ortama katkıda bulunurken dünya çapındaki kuruluşları ve bireyleri korumaya kararlı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:38:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fifty Fifty Sailing Cup\&#039;ta Yapılan İki Yarışla IORC Test Edildi</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/fifty-fifty-sailing-cupta-yapilan-iki-yarisla-iorc-test-edildi-5790</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/fifty-fifty-sailing-cupta-yapilan-iki-yarisla-iorc-test-edildi-5790</guid>
                <description><![CDATA[Fifty Fifty Sailing Cup\'ta Yapılan İki Yarışla IORC Test Edildi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_top.jpg" /></p>

<p>Oğuz Ayan Sailing&nbsp;tarafından&nbsp;Moda Deniz Kulübü&nbsp;ev sahipliğinde ve&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü&nbsp;işbirliğinde bu yıl&nbsp;dördüncüsü&nbsp;düzenlenen&nbsp;Fifty Fifty Sailing Cup&nbsp;iki günde gerçekleşen&nbsp;coğrafi rotalı iki yarışla&nbsp;tamamlandı. Hem&nbsp;eğlenceli, hem&nbsp;rekabetçi&nbsp;etkinliğin en önemli&nbsp;yeniliği&nbsp;ise sonuçların ilk kez bir reyting sistemine bağlı kalmayıp&nbsp;“IORC”a göre değerlendirilmesi oldu.</p>

<p>Yelkencilerin kimi&nbsp;IRC&nbsp;reyting sistemini benimsiyor, kimi&nbsp;ORC’nin&nbsp;daha iyi&nbsp;olduğunu savunuyor. Sonuçta her iki sistemin de&nbsp;olumlu&nbsp;ya da&nbsp;olumsuz&nbsp;yanları olduğu herkesin malumu…&nbsp;Fifty Fifty Sailing Cup, dördüncü yılında bu konuya&nbsp;“ortak bir çözüm”&nbsp;getirmek düşüncesiyle yarışlarda&nbsp;“IORC”&nbsp;olarak tanımladığı&nbsp;değerlendirme sistemini&nbsp;kullandı.<br />
Buna göre&nbsp;yarış sınıflarındaki&nbsp;tekneler, oluşturulan&nbsp;Sail Club&nbsp;uygulamasında&nbsp;her yarışta hem IRC&nbsp;hem&nbsp;ORC olarak ayrı ayrı puanlandı. Daha sonra&nbsp;iki sistemde elde ettikleri puanların toplamı&nbsp;ile derece sıralaması belirlendi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up1.jpg" /><br />
<strong>RÜZGAR KEYİFLİ, EKİPLER HEYECANLI</strong><br />
Başhakemlik görevini&nbsp;Feyza Kayran Gül’ün üstlendiği, ekiplerde&nbsp;erkek&nbsp;ve&nbsp;kadın&nbsp;yelkenci sayısında&nbsp;“50-50”lik oranın&nbsp;ön koşul&nbsp;olduğu yarışlara&nbsp;IORC&nbsp;sınıflarında&nbsp;31,&nbsp;Destek&nbsp;sınıfında&nbsp;6&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;37 tekne&nbsp;kayıt verdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(28).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
20 Haziran Cumartesi&nbsp;günü ilk yarış&nbsp;Moda&nbsp;-&nbsp;Adalar&nbsp;parkurunda gerçekleşti. Start saat&nbsp;12.00’da&nbsp;Kalamış Koyu&nbsp;açığında demirli&nbsp;Komite Botu’ndan verildi.&nbsp;Kuzeydoğu&nbsp;<em>(040)</em>&nbsp;yönlü&nbsp;11 knot’lık rüzgarı kullanan filo,&nbsp;Moda Vapur İskelesi&nbsp;açığındaki&nbsp;orsa&nbsp;<em>(rüzgarüstü)</em>&nbsp;şamandırasını döndükten sonra&nbsp;Adalar coğrafi rotasına&nbsp;yalken bastı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up2.jpg" /><br />
Özellikle&nbsp;orsa şamandırası&nbsp;dönüşünde ekiplerin güvertelerde&nbsp;cansiperane&nbsp;çalışması dikkat çekti.<br />
İlk gün birinciliklerine&nbsp;IORC 0’da&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;<em>(Doğa Arıbaş)</em>,&nbsp;IORC 1’de&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;<em>(Orkun Öz)</em>,&nbsp;IORC 2’de&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;<em>(Levent Peynirci)</em>,&nbsp;IORC 3’te&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>,&nbsp;Destek’te&nbsp;Volvo Car Türkiye-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>&nbsp;adlarını yazdırdı.&nbsp;IORC 4’te katılım yoktu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up3.jpg" /><br />
<strong>TARİHİ YARIMADA FONUNDA START</strong><br />
Erkinliğin&nbsp;ikinci&nbsp;yarışı&nbsp;21 Haziran Pazar&nbsp;günü yapıldı. Ancak bunun için start hattı&nbsp;Ahırkapı&nbsp;önlerinde kuruldu. Fonda&nbsp;“Tarihi Yarımada”&nbsp;vardı. Filo, saat&nbsp;15.00’dan itibaren&nbsp;üç gruba ayrı ayrı&nbsp;verilen startın ardından yine&nbsp;rüzgarüstü&nbsp;<em>(orsa)</em>&nbsp;şamandırasını döndü ve&nbsp;Adalar parkuruna&nbsp;yöneldi. Hava&nbsp;kuzeyliydi&nbsp;ancak bu kez&nbsp;030&nbsp;dereceden&nbsp;15-16 knot’a kadar güçlenerek esiyordu.<br />
Yapılan&nbsp;iki yarışın&nbsp;ardından gruplarında&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;<em>(Doğa Arıbaş)</em>,&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;<em>(Orkun Öz)</em>,&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;<em>(Levent Peynirci)</em>,&nbsp;ICA-CTD-Electron&nbsp;<em>(Cenk Tekkaya)</em>&nbsp;ile&nbsp;Volvo Car Türkiye-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>&nbsp;birincilik&nbsp;elde ederken, yarış sınıflarındaki&nbsp;genel overall&nbsp;da oluştu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up4.jpg" /><br />
<strong>DÖNER KUPA’NIN YENİ SAHİPLERİ</strong><br />
Buna göre&nbsp;20 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;IORC 0-1-2’de&nbsp;Fifty Fifty Sailing Cup’ın döner kupasını&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetimibndeki&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V,&nbsp;11 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IORC 3-4’te&nbsp;Cenk Tekkaya&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ICA-CTD-Electron&nbsp;kazandı.&nbsp;<br />
Aynı günün akşamında ekipler&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü’nde düzenlenen&nbsp;“Havuzbaşı Partisi”nde buluşup ikramlar eşliğinde yorgunluk attılar. Dereceye girenlere&nbsp;ödülleri&nbsp;yarın&nbsp;<em>(23 Haziran Salı)</em>&nbsp;Moda Deniz Kulübü’ndeki törenle dağıtılacak.<br />
Organizasyon, ödül töreni için de farklı bir düzenlemeye gitti ve&nbsp;her ekip adına bir masa&nbsp;hazırlattı. Böylelikle&nbsp;“yer kapma”&nbsp;sorunu da ortadan kaldırıldı.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up5.jpg" /><br />
<strong>FIFTY FIFTY SAILING CUP</strong><br />
20-21 Haziran 2026<br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
<br />
<strong>GRUP OVERALL</strong><br />
<strong>IORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Urban Care-7 Bela&nbsp;(Ayhan Karaca)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(10)<br />
3.&nbsp;Unilever Sailing Team-Hedef Yelken 37&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;2-2&nbsp;/&nbsp;3-3&nbsp;(10)<br />
<br />
<strong>IORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
1.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;(Orkun Öz)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-4&nbsp;(7)<br />
2.&nbsp;MSI-Vhagar&nbsp;(Güçlü Kaya)&nbsp;2-3&nbsp;/&nbsp;3-2&nbsp;(10)<br />
3.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;5-4&nbsp;/&nbsp;4-1&nbsp;(14)<br />
<br />
<strong>IORC 2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
1.&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;3-5&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(12)<br />
3.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;2-2&nbsp;/&nbsp;4-5&nbsp;(13)<br />
<br />
<strong>IORC 3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;11</em><br />
1.&nbsp;ICA-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;1.5-1&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(6.5)<br />
2.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(8)<br />
3.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;1.5-2&nbsp;/&nbsp;4-3&nbsp;(10.5)<br />
<br />
<strong>DESTEK</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
1.&nbsp;Volvo Car Türkiye-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;Cenoa Sailing&nbsp;(Hasret Can Ünek)&nbsp;2-2&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;Piri Reis Üniversitesi-Sarı 1&nbsp;(Ali Erdoğan)&nbsp;4-3&nbsp;(7)<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up6.jpg" /><br />
<strong>IORC 0-1-2&nbsp;GENEL OVERALL&nbsp;</strong><br />
<em>20&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(4)&nbsp;<br />
2.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;4-5&nbsp;(15)<br />
3.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;5-7&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(16)&nbsp;<br />
4.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;4-2&nbsp;/&nbsp;6-10&nbsp;(22)<br />
5.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;(Orkun Öz)&nbsp;2-5&nbsp;/&nbsp;5-13&nbsp;(25)<br />
<br />
<strong>IORC 3-4 GENEL OVERALL</strong><br />
<em>11&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ICA-CTD-Electron (Cenk Tekkaya)&nbsp;1.5-1&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(6.5)<br />
2.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(8)<br />
3.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;1.5-2&nbsp;/&nbsp;4-1&nbsp;(10.5)<br />
4.&nbsp;Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;4-5&nbsp;/&nbsp;3-4&nbsp;(16)<br />
5.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;(Deniz Derin Binaroğlu)&nbsp;5-6&nbsp;/&nbsp;5-5&nbsp;(21)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:38:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konsollu Puslalar</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/konsollu-puslalar-5789</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/konsollu-puslalar-5789</guid>
                <description><![CDATA[Konsollu Puslalar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/konsol.jpg" style="height:779px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(28).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:31:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber casusların yeni arka kapısı   ortaya çıkarıldı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslarin-yeni-arka-kapisi-ortaya-cikarildi-5788</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslarin-yeni-arka-kapisi-ortaya-cikarildi-5788</guid>
                <description><![CDATA[Siber casusların yeni arka kapısı   ortaya çıkarıldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin ile bağlantılı FishMonger, saldırı araçlarını güncelledi; Asya ve Latin Amerika’daki hükümetleri hedef alıyor .</strong></p>

<p>Siber güvenlik şirketi ESET, daha önce yalnızca Linux için geliştirilmiş ve I-SOON adlı Çinli bir yüklenici tarafından yönetildiği düşünülen FishMonger grubu tarafından kullanıldığı bildirilen SprySOCKS'un, henüz belgelenmemiş iki Windows varyantını keşfetti. ESET, bu kötü amaçlı yazılım örneklerini ilk olarak Nisan 2024’te VirusTotal’a yüklenen örnekler üzerinden keşfetmiş olsa da ESET telemetri verileri 2023 ile 2024 yılları arasında gerçek faaliyetlerin gerçekleştiğini gösteriyor. Bu faaliyetlerde Honduras, Tayvan, Tayland ve Pakistan’da çoğunlukla devlet kurumlarını hedef alan birçok kurban yer almıştır.</p>

<p>WIN_DRV varyantı, 30'dan fazla Komuta ve Kontrol (C&amp;C) komutunu destekliyor. Bu komutlar, sistem bilgisi toplama ve işlem numaralandırmanın yanı sıra hizmet yönetimi ve dosya listeleme, oluşturma, silme ve aktarma gibi dosya yönetimi işlevlerini de kapsıyor. Temel arka kapı işlevselliğine ek olarak, FishMonger’ın arka kapısı, gelişmiş gizlilik için bir çekirdek sürücüsünü silah olarak kullanır. SprySOCKS, bu sürücüyü kötü amaçlı yazılımın ağ bağlantılarını, işlemlerini, dosyalarını ve kayıt defteri anahtarlarını gizlemek için kullanır ve TCP trafiğinin yönlendirilmesini sağlar; böylece kötü amaçlı yazılım operatörleri, ağ trafiğinde arka kapının gerçek dinleme bağlantı noktasını açığa çıkarmadan, kurbanın cihazındaki rastgele bir TCP bağlantı noktası üzerinden arka kapıya komutlar gönderebilir.</p>

<p>FishMonger’ın en son silahlarını keşfeden ve analiz eden ESET araştırmacısı Martin Smolár şu açıklamayı yaptı: “Windows sürümü, C&amp;C protokolü, kullanılan şifreleme ve genel komut işleme mantığı dâhil olmak üzere Linux sürümünün temel mimarisinin çoğunu korurken gerektiğinde Windows’a özgü mekanizmalarla değiştiriyor ve çekirdek sürücüleri devreye sokarak arka kapının gizliliğini artırıyor. UEFI bootkit’in olası katılımına dair sınırlı ipuçları göz önüne alındığında, herkese grubun faaliyetlerini yakından takip etmelerini tavsiye ediyoruz.”&nbsp;</p>

<p>ESET telemetri verilerine göre, bazı SprySOCKS saldırı senaryolarının, muhtemelen CVE-2023-24932 güvenlik açığını istismar eden bir UEFI bootkit bileşeni içerebileceğine dair sınırlı göstergeler bulunuyor. I-SOON adlı Çinli bir yüklenici tarafından yönetildiği düşünülen FishMonger, Winnti Grubu çatısı altında yer alan ve büyük olasılıkla Çin’in Chengdu kentinden faaliyet gösteren bir siber casusluk grubu. Bu grup, Earth Lusca, TAG-22, Aquatic Panda veya Red Dev 10 adlarıyla da biliniyor. ESET Research, 2019 Haziran ayında başlayan sivil protestolar sırasında Hong Kong’daki üniversiteleri yoğun bir şekilde hedef alan FishMonger hakkında 2020’nin başlarında bir analiz yayımlamıştı. Grubun ayrıca “watering-hole” saldırıları düzenlediği de bilinmektedir. FishMonger’ın araç seti arasında ShadowPad, Spyder, Cobalt Strike, FunnySwitch, SprySOCKS ve BIOPASS RAT yer almaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:21:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İZMİR’İN İŞGALİ SIRASINDA ŞEHİT EDİLEN HAMİDİYE SANAYİ MEKTEBİ  ÖĞRENCİSİ  RASİM EFENDİ</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/izmirin-isgali-sirasinda-sehit-edilen-hamidiye-sanayi-mektebi-ogrencisi-rasim-efendi-5787</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/izmirin-isgali-sirasinda-sehit-edilen-hamidiye-sanayi-mektebi-ogrencisi-rasim-efendi-5787</guid>
                <description><![CDATA[İZMİR’İN İŞGALİ SIRASINDA ŞEHİT EDİLEN HAMİDİYE SANAYİ MEKTEBİ  ÖĞRENCİSİ  RASİM EFENDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>15 Mayıs 1919 günü başlayan İzmir’in Yunan işgali faciası döneminde &nbsp;çok büyük olaylar olur.<br />
&nbsp; &nbsp; ”Yunanistan &nbsp;hemen planlı bir şekilde İzmir ve çevresinde Türk milli eğitimini yok etmeye başlar. İşgal 1918-1919 öğretim yılı sonuna doğru olduğu için, o &nbsp;yıl öğretim kurumlarında pek fazla etki ve tahribat olmaz.<br />
&nbsp; &nbsp; Yunanlıların milli eğitime yönelik tavırları &nbsp;modern eğitim yapan okullarda daha ağırlıklı ve sert olur.,İzmir’deki hükümet daireleri işgal edilir. Maarif Müdürlüğü’nün adı “Mekatip-i İslamiye Maarif İdaresi” olarak değiştirilir Yunan Fevkalade Komiserliğine bağlanır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İzmir Milli Kütüphanesinin adı da İslam Kütüphanesi olarak değiştirilir. Bu şekilde İzmir Maarif Müdürlüğü, Yunan Fevkalade Komiserliği bünyesinde kurulmuş olan Yunan Eğitim Müdürlüğü’nün İslam okulları kalemi veya şubesi haline gelir.<br />
&nbsp; &nbsp;İşgal döneminde Hamidiye Sanayi Mektebi, tam olarak kapatılmasa da &nbsp;eğitim sistemi tamamen bozulur.<br />
&nbsp; Savaş yıllarında askeriye tarafından okula getirilip, kurulan makinelerin sahipleri makinelerini geri alırken, kendilerine ait olanı olmayanı da alıp götürür. Okul binasını Yunan askerleri işgal altına alır, gece gündüz süngülü nöbetçiler bekler.<br />
Okulun Marangoz ve Kundura atölyeleri çalışmalarını sürdürebilir. Kimsesiz öğrencilerden atölyesiz kalanlar, gündüz fabrikalarında çalışmaya ve okulu yatakhane olarak kullanmaya başlar.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir Sanayi Mektebi tarihi konusunda Yüksek Lisans çalışması yapan Gülnaz (Koyuncu) Yakın okul kütüphanesinde kırmızı cilt kapaklı Ahmet &nbsp;Keşşaf İgot adlı okul öğrencisinin hatıralarını &nbsp;bulur, İzmir Sanayi Mektebi (Mithat Paşa Endüstri Meslek Lisesi(1868-1923) kitabında yararlanır. Ne yazık ki <strong>Ahmet</strong> Keşşaf İgot’un anıları günümüzde okul kütüphanesinde bulunmamaktadır. Bu kıymetli bilgi &nbsp;Gülnaz Koyuncu Yakın’ın kitabında yazdığı kadarı ile günümüze ulaşmıştır.<br />
İşgal yıllarında okulda öğrenci olan Ahmet Keşşaf İgot, o günleri anlatır. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<em>”Okuldaki yıllarımın dörtte üçü Yunan işgali sırasına rastlar,izne çıktığımızda, caddelerden geçerken, şayet ters taraftan geçiyorsak Yunan jandarmaları bizi Yunan bayrağının altından geçmeye mecbur ederlerdi. Ermeni, Rum ve kısmende Yahudi çocukları bizi taşlarlardı. Milli duygularımızı kamçılıyor gerekçesiyle Yunan idaresince milli marş söylenmesi ve bando çalınması yasaklanmıştı.”</em><br />
15 Mayıs &nbsp;1919 günü Hamidiye Sanayi Mektebinin de &nbsp;basılması esnasında okul öğrencisi Rasim &nbsp;Efendi şehit edilir. Bu hadisenin duyulması engellenir. Okul &nbsp;kapatılır. İptidai sınıf talebeleri Darüleytam’a gönderilir. Yönetici, öğretmen ve öğrencilerden bir kısmı tutuklanıp tartaklanır.<br />
Ancak bu faciayı şehit Rasim Efendinin okul arkadaşı <strong>Ahmet </strong>Keşşaf İgot &nbsp;unutmaz. Hatıralarına yazar. Bir kopyasını Yeni Asır Emekliler Anı yarışması’na gönderir. Diğer &nbsp;kopyasını okul kütüphanesine bağışlar.<br />
Şehit arkadaşının fotografını da çerçeveletip okuluna teslim eder. Okul tarih öğretmeni Züleyha Burak &nbsp;Cumhuriyet Eğitim Müzesi &nbsp;envanterine kaydeder &nbsp;sahip çıkar.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Yılmaz Göçmen Tirenin yıldızları kitabında Ahmet Keşşaf İgot hakkında bilgi verir.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir tarihi konusunda önemli çalışmaları olan Abdülkadir Hazman Atca’lı&nbsp; Rasim Efendi’nin şehadetini anlatan kitap yazar.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Şehit Rasim Efendi hakkında resmi bilgi &nbsp;ve fotograf Mithatpaşa Teknik Anadolu Lisesi müdür odasında sergileniyor.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;CELAL ÖCAL &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/C1(2).jpg" style="height:436px; width:309px" /></p>

<p><em>209-Şehit Rasim Efendi&nbsp;</em></p>

<p><em>Yunanlıların İzmir’i işgalinde şehit ettikleri okulumuzun 4.Sınıf öğrencilerinden 1903 doğumlu Rasim Efendi. ( Ahmet Keşşaf İgot’un el yazılı “Yunan işgalinde şehit olan okulumuz öğrencisi Rasim Efendi “ fotografı)</em></p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/C2(2).jpg" style="height:366px; width:723px" /></p>

<p><em>210-Şehit Rasim Efendi’nin Mithatpaşa Teknik Anadolu Lisesindeki kaydı<br />
Yunan işgalinde şehit düşen okulumuz öğrencisi Rasim Efendi.</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:14:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni nesil kimlik avı saldırıları parolaya ihtiyaç duymuyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-5786</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-5786</guid>
                <description><![CDATA[Yeni nesil kimlik avı saldırıları parolaya ihtiyaç duymuyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EvilTokens, parola çalmadan hesapları ele geçiriyor.</strong></p>

<p><strong>Microsoft’un meşru kimlik doğrulama akışını altüst eden bir kimlik avı olan EvilTokens, saldırganların parolaları çalmadan veya sahte giriş sayfaları oluşturmadan hesaplara sızmasına olanak tanıyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, EvilTokens’ı kullanan saldırıların nasıl gerçekleştiğini inceledi. Kullanıcıların dikkat etmeleri gereken noktalara dikkat çekti, güvenliklerini nasıl sağlayabileceklerine yönelik önerilerini paylaştı.&nbsp;</strong></p>

<p>EvilTokens, Microsoft 365 hesaplarını ele geçirmek üzere geliştirilmiş bir kimlik avı hizmeti kiti. Bu kiti kullanan saldırılar, cihaz kodu kimlik avına dayandığından, kurbanların parolalarını girecekleri gerçek oturum açma sayfalarının ikna edici kopyalarına ihtiyaç duymuyorlar. Bunun yerine saldırganlar, kurbanı gerçek bir Microsoft oturum açma sayfasında iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) dâhil olmak üzere meşru bir kimlik doğrulama sürecini tamamlamaya yönlendiriyor.&nbsp;</p>

<p>Siber suçlular tarafından hızla benimsenen bu araç setinin 2026 yılının Mart ayında çeşitli ülkelerdeki 340’tan fazla kuruluşu hedef alan bir kampanya da dâhil olmak üzere, bir dizi hesap ele geçirme ve kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) saldırısında kullanıldığı tespit edildi.&nbsp;</p>

<p><strong>EvilTokens’ı kullanan saldırılar nasıl gerçekleşiyor?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Saldırının öncesinde, kötü niyetli kişilerin önce hedef hesabın aktif olup olmadığını doğruladığı bir “keşif” aşaması yer alır. Microsoft, bu keşif aşamasının gerçek kimlik avı girişiminden 10 ila 15 gün önce gerçekleştirildiğini gözlemlemiştir.</li>
	<li>Mağdur, genellikle fatura, paylaşılan belge, takvim daveti veya SharePoint erişim isteği gibi görünen bir e-posta veya mesaj alır. Yem, güvenilir bir markayı taklit eden bir tuzak sayfası ile birlikte “Görüntülemek için doğrulayın” veya “İmza gereklidir” gibi basit ifadelerden oluşur.&nbsp;</li>
	<li>Kurban bağlantıya tıkladığında, sayfa Microsoft’tan bir kod ister. Kod yalnızca 15 dakika boyunca geçerlidir; bu nedenle burada zaman ve zamanlama hayati önem taşır.</li>
	<li>Sayfa, kurbana kodu gösterir ve onu Microsoft’un gerçek&nbsp;<a href="http://microsoft.com/devicelogin" target="_blank">microsoft.com/devicelogin</a>&nbsp;oturum açma portalına yönlendirir. İşin püf noktası, kodun saldırganının oturumuna ait olmasıdır; bu nedenle kurban, farkında olmadan kendi cihazını değil, saldırganın cihazını yetkilendirir.</li>
	<li>Geçerli bir oturum açma bilgisi algıladığında Microsoft, saldırgan tarafından açılan oturuma erişim ve yenileme jetonları verir. Sisteme girdikten sonra suçlular, kurumsal e-postalara, dosyalara, Teams’e, SharePoint’e, OneDrive’a ve diğer Microsoft 365 kaynaklarına erişebilir ve verileri sızdırabilir ya da BEC saldırıları hazırlayabilir. Bu nedenle finans, İK, lojistik ve satış hesapları saldırganların büyük ilgisini çekmektedir.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>EvilTokens’tan korunmak için öenmli ipuçları</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Kimlik doğrulama kodu için gelen beklenmedik talepleri şüpheli olarak değerlendirin. Hiçbir belge, fatura, e-posta veya başka bir platform, açık bir neden olmaksızın cihaz kodunuzu istememelidir. Talep aniden gelirse bunu işvereninizin BT veya güvenlik ekibine bildirin.</li>
	<li>Bağlam, sayfadan daha önemlidir. Herhangi bir oturum açma isteğini onaylamadan önce, erişim isteyen uygulamanın hangisi olduğunu, hangi hesabın söz konusu olduğunu ve bu işlemi gerçekten sizin başlatıp başlatmadığınızı kontrol edin. Gerçek bir Microsoft sayfası, bir isteği otomatik olarak güvenli hâle getirmez.</li>
	<li>Kuruluşlar, gerekli olmadığı durumlarda cihaz kodu akışını tamamen kısıtlamalıdır. Microsoft, gerekli olmadığı durumlarda cihaz kodu akışını engellemek ve bunu belirli kullanıcılar, cihazlar, konumlar veya işletim sistemleriyle sınırlandırmak için Koşullu Erişim ilkelerinin uygulanmasını önerir.</li>
	<li>Olağan dışı cihaz kodu kimlik doğrulamalarına, tanıdık olmayan altyapılara, riskli oturum açma işlemlerine, şüpheli belirteç kullanımına ve yeni gelen kutusu kurallarına dikkat edin; bunların herhangi biri bir soruna işaret edebilir.&nbsp;</li>
	<li>Güvenlik farkındalığı eğitimleri, saldırganların kullandığı en yeni hilelere ayak uydurmalıdır. Çalışanlar, modern kimlik avı saldırılarının her zaman sahte bir sayfaya parola girilmesini gerektirmediğini anlamalıdır. Bazen saldırgan, çalışanlardan gerçek bir sayfada gerçek bir kodu girmelerini isteyebilir ancak bu kod yanlış cihaz içindir.</li>
	<li>Beklenmedik bir cihaz kodu talebi alan çalışanlar, şirketlerinin BT veya güvenlik ekiplerini bilgilendirmelidir; bu ekipler oturum açma günlüklerini incelemek, oturumları iptal etmek, yenileme belirteçlerini geçersiz kılmak, kötü amaçlı gelen kutusu kurallarını kaldırmak ve güvenliği ihlal edilmiş hesabı geçici olarak devre dışı bırakmak zorunda kalabilir.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:02:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yazılım güncellemesiyle geldi, casusluk yazılımı çıktı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-5785</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-5785</guid>
                <description><![CDATA[Yazılım güncellemesiyle geldi, casusluk yazılımı çıktı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vietnam bağlantılı siber casusluk grubu kendi ülkesindeki hedeflere yöneldi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Vietnam ile bağlantılı Gelişmiş Kalıcı Tehdit grubu &nbsp;(APT) &nbsp;OceanLotus’un, iç hedefleri gözetlemek üzere yön değiştirdiğini tespit etti.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>2024 ortasından Şubat 2026'ya kadar, Vietnam yanlısı APT grubu OceanLotus, kendine özgü implantı SPECTRALVIPER ile Vietnamlı bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketinin ağını ele geçirdi. Ekim 2025'ten Mart 2026'ya kadar OceanLotus, Vietnam'daki borsa yatırımcıları tarafından yaygın olarak kullanılan bir yazılım platformu olan FireAnt MetaKit'i kullanarak bir tedarik zinciri saldırısı gerçekleştirdi.</strong></p>

<p><strong>Yurt içi hedefler, bu grubun operasyonel kalıplarında bir değişimi temsil ediyor. Vietnamlı yetkililer yolsuzluğa karşı büyük bir mücadele başlatmışken OceanLotus'un son faaliyetleri Vietnam'ın iç sahnesinde son zamanlarda yaşanan çeşitli gelişmelerle uyumlu görünüyor.</strong></p>

<p>ESET Research’ün 2024–2026 yılları arasında OceanLotus faaliyetlerini izlemesi, Vietnam bağlantılı grubun dış operasyonlara daha seçici bir yaklaşım benimsediği ve iç casusluğa giderek daha fazla önem verdiği için operasyonel odak noktasında bir kayma olduğunu ortaya çıkardı. ESET araştırmacıları, SPECTRALVIPER arka kapısını içeren iki farklı kampanya tespit etti: Vietnam'daki borsa yatırımcılarını hedef alan bir tedarik zinciri saldırısı ve Vietnamlı bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketine yönelik uzun süreli bir casusluk operasyonu. Bu değişimin geçici bir ayarlama mı yoksa uzun vadeli bir stratejik değişiklik mi olduğu henüz belirsiz; ancak 15 yıllık geçmişi olan bu APT grubu, agresif taktikler ve araçlarında ustalık sergilemeye devam ediyor. OceanLotus, Windows ve Linux arka kapı cephaneliğini sürekli olarak yenilemesi ve genişletmesiyle biliniyor; genellikle benzersiz ağ protokolleri uygular veya veri toplama yeteneklerini belirli operasyonel hedeflere göre uyarlıyor.</p>

<p>2017 ile 2020 yılları arasında OceanLotus, siber casusluk faaliyetlerini detaylandıran çok sayıda raporun ardından kamuoyunun büyük ilgisini çekti. Bunlar arasında 2017–2018 yıllarında Güneydoğu Asya'yı hedef alan büyük ölçekli watering-hole saldırıları, 2019'da BMW ve Hyundai gibi şirketlere yapılan sızmalar ve aynı yıl Almanya'daki bir Vietnamlı muhalifin hedef alınması yer alıyordu. Grup ayrıca 2019 ile 2020 yılları arasında insan hakları savunucularına yönelik operasyonlarla ve 2020'de Wuhan belediye yönetimini hedef alan casusluk faaliyetleriyle de bağlantılıydı. Ancak Facebook'un OceanLotus'un paravanı olarak kullanıldığına inanılan şirketi kamuoyuna ifşa etmesiyle grubun operasyonları 2020'de bir darbe aldı. Bu ifşanın ardından, grup hakkında kamuoyuna yansıyan haberler önemli ölçüde azaldı ve faaliyetleri birkaç yıl boyunca nispeten az ilgi gördü.&nbsp;</p>

<p>İlk kampanya, bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketinin yeni keşfedilen güvenlik ihlaliyle ilgiliydi. Bu saldırı 2024 ortasında başladı ve Ocak 2026'ya kadar devam etti. İkinci kampanya ise 2025 sonlarında başlayan ve Mart 2026'ya kadar süren bir tedarik zinciri saldırısıydı. Bu operasyonda OceanLotus, Vietnamlı bir hisse senedi yatırım platformu olan FireAnt MetaKit'in güncelleme sunucusunu ele geçirdi ve meşru yazılım güncellemelerini, nihayetinde SPECTRALVIPER'ı dağıtan kötü amaçlı bir yük ile değiştirdi. Bu kampanya, hisse senedi yatırımcılarını hedef almış gibi görünüyor ve Vietnam'ın menkul kıymetler piyasası reformlarını teşvik etmeye yönelik son çabalarıyla bağlantılı olabilir; bu da yurt içi izleme veya soruşturma hedefleriyle olası bir bağlantı olduğunu düşündürüyor.&nbsp;</p>

<p>Her iki durumda da OceanLotus, kurbanların sistemlerine kendine özgü arka kapısı olan SPECTRALVIPER'ı yerleştirdi. Özellikle bir operasyonel güvenlik açığı, SPECTRALVIPER örneğinde çalışma zamanı türü bilgi adlarının bozulmadan kalmasına neden oldu ve bu da arka kapının iç mimarisinin bazı yönlerini yeniden oluşturulmasını sağladı. Bu tür bir saldırının geniş potansiyel etkisine rağmen ESET nihayetinde SPECTRALVIPER'ı alan sadece birkaç kişi gözlemledi; bu da seçici bir hedefleme olduğunu gösteriyor. &nbsp;Genel olarak, mevcut kanıtlar OceanLotus’un operasyonel kalıplarında potansiyel bir değişime işaret ediyor. 2020 yılında fiziksel paravan şirketinin ortaya çıkmasından bu yana, grup yabancı casusluk faaliyetlerinde daha seçici bir yaklaşım benimsemiş ve iç hedeflere giderek daha fazla ağırlık vermiş görünüyor.</p>

<p>OceanLotus’un son faaliyetlerinin, Vietnam’ın iç sahnesinde son zamanlarda yaşanan çeşitli gelişmelerle uyumlu olduğu dikkat çekici. Son yıllarda Vietnamlı yetkililer, Blazing Furnace adını verdikleri bir programla yolsuzluğa karşı büyük bir mücadele başlattı. Bu bağlamda, Vietnam’ın güvenlik aygıtının yolsuzlukla (ve daha geniş anlamda finansal suçlarla) mücadele etmek için giderek daha önemli kaynaklar ayırdığı görülmektedir. ESET, OceanLotus'un bu çabalarla bir şekilde ilişkili olabileceğine ve bunun, grubun iç istihbarat ve gözetime yeniden odaklanmasının ardındaki bir başka neden olabileceğine inanıyor.</p>

<p>APT32 olarak da bilinen OceanLotus, Vietnam hükümetinin çıkarlarıyla uyumlu olduğu bildirilen bir siber casusluk grubu. ESET telemetrisine göre, bu gruba atfedilen faaliyetler 2012 yılına ve muhtemelen daha öncesine kadar uzanıyor. OceanLotus, esas olarak Çin ve Güneydoğu Asya'yı (özellikle Vietnam'ı) hedef alıyor; büyük çaplı dijital profil oluşturma kampanyalarından Vietnamlı insan hakları aktivistlerine yönelik son derece hedefli saldırılara kadar çeşitli operasyonlarla ilişkilendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:25:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayvalık Yolcu Gemisi</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ayvalik-yolcu-gemisi-5784</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ayvalik-yolcu-gemisi-5784</guid>
                <description><![CDATA[Ayvalık Yolcu Gemisi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/72.jpg" style="height:769px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/73.jpg" style="height:826px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(27).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:15:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK Trofesi\&#039;nin 4. Ayağı Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-trofesinin-4-ayagi-tamamlandi-5783</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-trofesinin-4-ayagi-tamamlandi-5783</guid>
                <description><![CDATA[TAYK Trofesi\'nin 4. Ayağı Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK Trofesi'nin 4. ayağı olan Komodorlar Serisi-3 / Burgazada Deniz Spor Kulübü Kupası - HDI Sigorta Kupası, 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul Adalar parkurunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Bir şamandıra ve bir coğrafi yarışın tamamlandığı TAYK Trofesi 4. Ayak mücadelesinde kupalar sahiplerini buldu. Burgazada Deniz Spor Kulübü'nün ev sahipliğinde ve HDI Sigorta'nın destekleriyle düzenlenen organizasyonda ekipler, iki gün boyunca TAYK Trofesi genel klasman puanları için mücadele etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/tayk%201.jpg" style="height:337px; width:600px" /></p>

<p>Yarışın ilk gününde Caddebostan-Adalar parkurunda kuzeyli hava etkili oldu. 17-20 knot arasında başlayan rüzgâr gün ilerledikçe 25-30 knot seviyelerine ulaştı. Yarış komitesi Kınalıada açıklarında konuşlanırken IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları için 1,6 deniz mili, IRC 3, IRC 4 ve IRC GO sınıfları için ise 1,2 deniz mili uzunluğunda orsa-pupa parkuru kuruldu. Güçlü rüzgâr koşullarında gerçekleştirilen yarışta bir tekne startın hemen ardından direk kırması nedeniyle yarış dışı kalırken, artan rüzgâr şiddeti nedeniyle ilave yarışların yapılmamasına karar verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/2(57).jpg" style="height:335px; width:600px" /></p>

<p>İkinci gün yarışlar Burgazada Deniz Spor Kulübü önlerinden verilen startla başladı. Güneyden esen yaklaşık 7 knot rüzgâr altında IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları 12 deniz millik 3B rotasında yarışırken, IRC 3 ve IRC 4 sınıfları 10 deniz millik 4B rotasında mücadele etti. IRC GO sınıfı için ise Büyükada Sığlık Çakarı ile komite botu arasında daha kısa bir rota uygulandı. Sporcular Heybeliada, Büyükada, Balıkçı Adası ve Büyükada Sığlık Çakarı'nı kapsayan Adalar rotalarında hem taktik hem de navigasyon becerilerini ortaya koydu.</p>

<p>Hafta sonu boyunca değişken hava koşullarıyla mücadele eden ekipler, ilk gün sert kuzeyli rüzgârlar, ikinci gün ise hafif güneyli rüzgârlar altında yarışarak yelken sporunun farklı yüzlerini aynı organizasyonda deneyimledi.</p>

<p>IRC 0'da Team Acadia / Cheetah, IRC 1'de Beymen Club Sailing Team / Atlas, IRC 2'de Eker Sailing Team - DAS / Carina, IRC 3'te Shell / Alize, IRC 4'te Marmara Yelken Spor Kulübü / MAYK ve IRC GO'da Safinaz sınıflarında birincilik elde etti.</p>

<p>Hafta sonu boyunca tamamlanan bir şamandıra ve bir coğrafi yarışın ardından ekipler Burgazada Deniz Spor Kulübü'nde düzenlenen ödül töreninde kupalarına kavuştu.</p>

<p>Türk edebiyatının usta hikâyecisi Sait Faik Abasıyanık'ın adası olarak bilinen Burgazada, hafta sonu boyunca yelken sporunun rekabetçi ruhuna ev sahipliği yaptı. Adalar'ın eşsiz atmosferinde gerçekleşen mücadeleler, sporculara unutulmaz bir yarış deneyimi sundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(26).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><strong>Sınıflarında dereceye giren ekipler:</strong></p>

<p><strong>IRC 0</strong></p>

<p>1. Team Acadia / Cheetah</p>

<p>2. Orient Express 6</p>

<p>3. Coca Cola Icecek / DAS</p>

<p><strong>IRC 1</strong></p>

<p>1. Beymen Club Sailing Team / Atlas</p>

<p>2. Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe</p>

<p>3. Akkök Holding / Cheese VIII</p>

<p><strong>IRC 2</strong></p>

<p>1. Eker Sailing Team - DAS / Carina</p>

<p>2. Yapı Kredi / Nox</p>

<p>3. Tüpraş / Fenerbahçe 5</p>

<p><strong>IRC 3</strong></p>

<p>1. Shell / Alize</p>

<p>2. Canias / CTD / Electron</p>

<p>3. Sahibinden.com - Gemini / Gemini III</p>

<p><strong>IRC 4</strong></p>

<p>1. Marmara Yelken Spor Kulübü / MAYK</p>

<p>2. Sebago / Alize G 28</p>

<p><strong>IRC GO</strong></p>

<p>1. Safinaz</p>

<p>2. Whisper</p>

<p>1971 yılından bu yana Türkiye'de açık deniz yelken sporunun gelişimine katkı sağlayan TAYK, 2026 sezonunda düzenlediği TRODE yarışlarıyla denizcilik kültürünü ve yarış ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Sezon boyunca İstanbul ve Marmara Denizi'nin farklı parkurlarında devam edecek yarışlar, yelken tutkunlarını aynı rekabet ekosisteminde buluşturmayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:06:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Komodorlar Serisi 3’te İki Günde İki Zıt Hava</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/komodorlar-serisi-3te-iki-gunde-iki-zit-hava-5782</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/komodorlar-serisi-3te-iki-gunde-iki-zit-hava-5782</guid>
                <description><![CDATA[Komodorlar Serisi 3’te İki Günde İki Zıt Hava]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_top.jpg" /></p>

<p>Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;ve&nbsp;HDI Sigorta Kupası&nbsp;olarak gerçekleşen&nbsp;TAYK-Komodorlar Serisi 3’ün ilk gününde hızı&nbsp;30 knot’ı aşan&nbsp;güçlü poyraz&nbsp;yüzünden hedflenen&nbsp;üç şamandıra yarışından sadece biri&nbsp;yapılabildi.&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü’nün&nbsp;ev sahibi&nbsp;olduğu ikinci gün ise&nbsp;lodosa&nbsp;dönen rüzgarın gücü&nbsp;düştü. Yarış Kurulu&nbsp;rota kısaltması&nbsp;planlarken&nbsp;tazeleyen&nbsp;rüzgar&nbsp;imdada&nbsp;yetişti.</p>

<p>Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;13 Haziran Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;yağışlı&nbsp;ve&nbsp;oldukça güçlü poyraz&nbsp;hakimdi. Bir teknenin&nbsp;start hattında direk kırdığı&nbsp;kaba dalgalı denizde, ilerleyen saatlerinde rüzgarın gücü&nbsp;30 knot’ı aşınca hedeflenen&nbsp;üç şamandıra yarışından&nbsp;sadece&nbsp;biri&nbsp;yapılabildi. İlk gün&nbsp;“Tehir Altı Aydın”&nbsp;ile&nbsp;tek yarışla&nbsp;noktalandı.<br />
Tahminler,&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü’nün&nbsp;ev sahibi&nbsp;olduğu,&nbsp;HDİ Sigorta&nbsp;desteğinde&nbsp;14 Haziran Pazar&nbsp;günü yapılacak&nbsp;coğrafi&nbsp;rotalı yarış için&nbsp;düşük rüzgara&nbsp;işaret ediyordu. Öyle de oldu.&nbsp;Burgazada&nbsp;-&nbsp;Heybeliada&nbsp;kanalında start&nbsp;güneyli 5-6 knot’lık zayıf rüzgarla verildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_up2.jpg" /><br />
Feyza Kayran Gül&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;temkinliydi. Bu yüzden&nbsp;IRC0-1-2’ler&nbsp;Büyükada’nın güneyindeki&nbsp;Balıkçı Adası’nın&nbsp;<em>(Neandros)</em>&nbsp;dönüleceği yaklaşık&nbsp;12 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;Rota 3B’ye gönderildi.<br />
IRC3&nbsp;ve&nbsp;4’lere de&nbsp;sadece Büyükada’nın dönüleceği&nbsp;yaklaşık&nbsp;10 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;Rota 4B&nbsp;uygulandı.&nbsp;IRC GO&nbsp;<em>(Gezi)</em>&nbsp;sınfına ise&nbsp;daha kısa&nbsp;bir rota verildi. Bu grup&nbsp;Komite Botu&nbsp;ile&nbsp;Büyükada Sığlık Feneri&nbsp;arasındaki rotada yarışacaktı.&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_up1.jpg" /><br />
Start hattındaki rüzgar filoyu&nbsp;Büyükada’ya kadar taşıdı. Ancak adanın arkası&nbsp;“yanık”tı. Teknelerin&nbsp;“çakıldığını”&nbsp;gören&nbsp;Başhakem Feyza Kayran Gül, sahadaki durumu gözlemek için bir botla&nbsp;Büyükada’nın arkasına gitti. Şartlar&nbsp;“ümitsiz”&nbsp;görünüyordu. Bu nedenle finişlerin&nbsp;rota kısaltması&nbsp;ile kurulacak&nbsp;“kapı”da alınması planlandı.<br />
Ancak bu sırada&nbsp;rüzgarın sürprizi&nbsp;hem&nbsp;Yarış Kurulu’nun, hem de&nbsp;yarışan ekiplerin&nbsp;yüzünü&nbsp;güldürdü. Tazeleyen&nbsp;güneyli&nbsp;rüzgarın gücü&nbsp;14 knot’a kadar yükseldi ve finişler tamamlanana kadar hızını korudu.<br />
<strong>İLK FİNİŞİ CHEETAH YAPTI</strong><br />
Rotasını&nbsp;1 saat 52 dakikalık&nbsp;zamanla tamamlayan&nbsp;ilk tekne IRC0’da&nbsp;Oğuz Ayan&nbsp;dümenciliğinde yarışan&nbsp;Vedat Tezman’ın&nbsp;Cheetah’sı oldu. Onu&nbsp;1 saat 54 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;Bülent-Zeynep Atabay’ın&nbsp;Orient Express VI’sı izledi. Finiş hattını&nbsp;2 saat 21 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;üçüncü&nbsp;sırada&nbsp;Doğa Arıbaş&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;kesti.<br />
Kayıt veren&nbsp;37 tekneden&nbsp;sadece biri, önceki gün&nbsp;direği kırılan Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;parkura gelemedi.<br />
<strong>2 TEKNE “ERKENCİ”, 2 TEKNE “YANLIŞ ROTA”</strong><br />
“Umman”&nbsp;<em>(U kod flaması / Kural 30.3)</em>&nbsp;uygulaması ile verilen startta&nbsp;IRC0’da&nbsp;Shak Shuka 3&nbsp;<em>(Saim Çetiner / Hasan Utku Çetiner)</em>,&nbsp;IRC1’de&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;<em>(Sinan Sümer)</em>,&nbsp;son bir dakika&nbsp;içinde&nbsp;hattın rota tarafına&nbsp;geçtikleri için&nbsp;UFD&nbsp;puanı ile&nbsp;yarış dışı&nbsp;kaldı.&nbsp;<br />
IRC1’de&nbsp;Züber Yelken Takımı-Vamos&nbsp;<em>(Yusuf Erce Demirtaş)</em>,&nbsp;IRC3’te&nbsp;Zig Zag Sailing Club-Zig Zag&nbsp;<em>(Gümüş Eros / Aybars Gümüş)</em>&nbsp;ise&nbsp;yanlış rotada seyrettikleri&nbsp;için hanelerine&nbsp;“NSC”&nbsp;notu düşüldü.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(26).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>GÜNÜN KAZANANLARI</strong><br />
IRC GO’da&nbsp;<em>(Gezi)</em>&nbsp;Whisper’in&nbsp;<em>(Rıfat Saul)</em>&nbsp;“terk”&nbsp;bildirdiği yarışta grup birinciliklerini&nbsp;IRC1’de&nbsp;Team Acadia-Cheetah&nbsp;<em>(Vedat Tezman / Oğuz Ayan)</em>,&nbsp;IRC2’de&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;IRC2’de&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;<em>(Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)</em>,&nbsp;IRC3’te&nbsp;Shell-Alize&nbsp;<em>(Sinan Sümer / Derin Öner)</em>,&nbsp;IRC4’te&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(MYK / Batu Özonur)</em>,&nbsp;IRC GO’da&nbsp;Safinaz&nbsp;<em>(Eray Uzel)</em>&nbsp;kazandı.<br />
Son teknenin&nbsp;rotasını&nbsp;16.07.32’de&nbsp;3 saat 47 dakikada&nbsp;tamamladığı yarışın ardından ödül töreni&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;tesislerinde düzenlendi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_up3.jpg" /><br />
<strong>TAYK TROFESİ 4. AYAK</strong><br />
KOMODORLAR SERİSİ-3<br />
BURGAZADA DENİZ KULÜBÜ KUPASI<br />
14 Haziran 2026, Pazar (Adalar coğrafi)<br />
<br />
<strong>IRC0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Team Acadia-Cheetah&nbsp;(Vedat Tezman / Oğuz Ayan)&nbsp;14.02.23<br />
2.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Bülent Atabay-Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;14.04.25<br />
3.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;14.31.27<br />
UFD:&nbsp;Shak Shuka 3&nbsp;(Saim Çetiner / Hasan Utku Çetiner)<br />
<br />
<strong>IRC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;14.37.50<br />
2.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı-Fenerbahçe 1&nbsp;(FBSK / Orkun Öz)&nbsp;14.41.59<br />
3.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Cheese Sailing / Güney Kaptan)&nbsp;15.01.02<br />
NSC:&nbsp;Züber Yelken Takımı-Vamos&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)<br />
UFD:&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)<br />
<br />
<strong>IRC2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;15.04.06<br />
2.&nbsp;Yapı Kredi-NOX&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;15.06.20<br />
3.&nbsp;Tüpraş-Fenerbahçe 5&nbsp;(FBSK / Evren Koncagül)&nbsp;15.05.45<br />
DNC:&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;(Kuzey Karasu / Atakan Akyüz)<br />
<br />
<strong>IRC3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Shell-Alize&nbsp;(Sinan Sümer / Derin Öner)&nbsp;15.19.37<br />
2.&nbsp;Canias-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)&nbsp;15.18.20<br />
3.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Berk Gürpınar / Mert Gürpınar)&nbsp;15.23.36<br />
NSC:&nbsp;Zig Zag Sailing Club-Zig Zag&nbsp;(Gümüş Eros / Aybars Gümüş)<br />
<br />
<strong>IRC4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(MYK / Batu Özonur)&nbsp;15.20.37<br />
2.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Sinan Sümer / Hüseyin Akca)&nbsp;16.07.32<br />
<br />
<strong>IRC GO</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;15.23.50<br />
RET:&nbsp;Whisper&nbsp;(Rıfat Saul)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:00:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İtalya Cumhurbaşkanı Finli Dalgıçları Madalya ile Onurlandırdı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/italya-cumhurbaskani-finli-dalgiclari-madalya-ile-onurlandirdi-5781</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/italya-cumhurbaskani-finli-dalgiclari-madalya-ile-onurlandirdi-5781</guid>
                <description><![CDATA[İtalya Cumhurbaşkanı Finli Dalgıçları Madalya ile Onurlandırdı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_top.jpg" /></p>

<p>Maldivler'de yaşanan&nbsp;mağara&nbsp;dalışı faciasında&nbsp;hayatlarını kaybeden&nbsp;İtalyan&nbsp;dalgıçların cansız bedenlerine ulaşarak yüzeye çıkaran&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;kurtarma dalgıçları,&nbsp;İtalya’nın&nbsp;en üst düzey sivil nişanına&nbsp;layık görüldü.&nbsp;Sami Paakarinen,&nbsp;Jenni Westerlund&nbsp;ve&nbsp;Patrik Grönqvist,&nbsp;İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella&nbsp;tarafından&nbsp;"Liyakat Nişanı Şövalyesi"&nbsp;unvanıyla ödüllendirildi.<br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up1.jpg" style="height:210px; width:232px" /></p>

<p>Maldivler’de&nbsp;Vaavu Atolü’ndeki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”&nbsp;geçtiğimiz&nbsp;Mayıs&nbsp;ayında&nbsp;büyük bir trajediye&nbsp;sahne oldu.<br />
Bir yerel askeri dalgıcın&nbsp;da&nbsp;kayıp İtalyan dalgıçları&nbsp;arama çalışmaları sırasında&nbsp;vurgun yiyerek&nbsp;<em>(dekompresyon hastalığı)</em>&nbsp;hayatını kaybettiği&nbsp;sualtı kazasında, uluslararası dayanışma örneği sergileyen&nbsp;Finlandilalı&nbsp;mağara dalgıçlarına&nbsp;İtalya Devleti’nden&nbsp;en üst düzey sivil nişan&nbsp;geldi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(25).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, kendi inisiyatifini kullanarak&nbsp;<em>(re’sen)</em>,&nbsp;karmaşık&nbsp;ve&nbsp;yüksek hayati risk&nbsp;taşıyan kurtarma operasyonunu başarıyla tamamlayan&nbsp;Sami Paakarinen,&nbsp;Jenni Westerlund&nbsp;ve&nbsp;Patrik Grönqvist’i&nbsp;“İtalyan Cumhuriyeti Liyakat Nişanı Şövalyesi”&nbsp;<em>(Cavaliere Ordine al Merito della Repubblica Italiana)</em>&nbsp;unvanına layık gördü.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up3.jpg" /><br />
<em>Mağaranın yaklaşık üstten görünümü ve 5 İtalyan dalgıcın cansız&nbsp;</em><em>bedenlerinin bulunduğu yeri gösteren kroki (ölçekli değil).</em><br />
<br />
<strong>CANSIZ BEDENLERE MAĞARANIN EN DERİN ODASINDA ULAŞILDI</strong><br />
14 Mayıs 2026&nbsp;günü&nbsp;“Duke of York”&nbsp;adlı dalış teknesiyle&nbsp;Vaavu Atolü’ne gelen ve&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”na dalış yapan&nbsp;5 İtalyan dalgıç, planlanan sürede&nbsp;yüzeye çıkamadı.<br />
Kayıp dalgıçları bulmak için başlatılan arama çalışmalarında ilk olarak&nbsp;İtalyan dalış rehberi&nbsp;ve&nbsp;eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedeni, resif içerisindeki mağaranın&nbsp;50 metre derinliğinde&nbsp;bulundu.<br />
Operasyonun ilk aşamasında&nbsp;Maldivler ordusuna&nbsp;mensup&nbsp;Başçavuş Mohamed Mahdhee,&nbsp;derinlik&nbsp;ve&nbsp;yüksek efor&nbsp;nedeniyle&nbsp;dekompresyon hastalığına&nbsp;yakalanarak&nbsp;hayatını kaybetti. Yerel askeri dalgıcın ölümü üzerine,&nbsp;Maldivler’deki arama çalışmaları&nbsp;güvenlik&nbsp;gerekçesiyle&nbsp;askıya alındı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up4.jpg" /><br />
<strong>DAN DEVREYE GİRDİ, ÜÇ UZMAN DALGIÇ BÖLGEYE GELDİ</strong><br />
Ardından,&nbsp;Maldivler Hükümeti&nbsp;ile&nbsp;Sri Lanka’daki&nbsp;İtalyan Büyükelçiliği&nbsp;devreye girerek&nbsp;“Avrupa Dalgıç Alarm Ağı”ndan&nbsp;<em>(Divers Alert Network-DAN Europe)</em>&nbsp;yardım&nbsp;ve&nbsp;destek&nbsp;istedi.&nbsp;<br />
Bunun üzerine derhal&nbsp;sualtı mağara sistemlerinde dünya çapında deneyime sahip&nbsp;olan&nbsp;Finlandiyalı üç uzman dalgıç&nbsp;bölgeye gönderildi.&nbsp;<br />
17-21 Mayıs&nbsp;tarihleri arasında&nbsp;dar geçitler,&nbsp;sıfıra yakın görüş mesafesi&nbsp;ve&nbsp;güçlü akıntı&nbsp;altında çalışan&nbsp;Finli&nbsp;ekip,&nbsp;Cenova Üniversitesi Profesörü Monica Montefalcone, kızı&nbsp;Giorgia Sommacal&nbsp;ile araştırmacılar&nbsp;Muriel Oddenino&nbsp;ve&nbsp;Federico Gualtieri’nin cenazelerin&nbsp;dar ve çıkmaz bir tünelde&nbsp;<em>(dead-end tunnel)</em>&nbsp;ulaşarak&nbsp;5 İtalyan&nbsp;dalgıcın&nbsp;cansız bedenlerini&nbsp;satıha çıkarmayı başardı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up2.jpg" /><br />
<strong>İTALYA CUMHURBAŞKANLIĞI’NDAN RESMİŞ AÇIKLAMA</strong><br />
Cenazeler&nbsp;İtalya’ya ulaştıktan ve defin işlemleri gerçekleştikten sonra&nbsp;İtalya Cumhurbaşkanlığı&nbsp;resmi konutu&nbsp;Quirinale’den bir açıklama yapıldı. Açıklamada&nbsp;Finli dalgıçlara verilen onur madalyasının gerekçesi&nbsp;şu sözlerle aktarıldı:<br />
<em>“Cumhurbaşkanı&nbsp;Sergio Mattarella,&nbsp;Maldivler’de hayatını kaybeden&nbsp;İtalyan&nbsp;vatandaşlarının cenazelerinin çıkarılması için yürütülen karmaşık operasyonlar sırasında gösterdikleri&nbsp;yüksek profesyonellik,&nbsp;cesaret&nbsp;ve&nbsp;insanlık&nbsp;nedeniyle Sayın&nbsp;Sami Paakarinen, Sayın&nbsp;Jenni Westerlund&nbsp;ve Sayın&nbsp;Patrik Grönqvist’e re’sen&nbsp;İtalyan Cumhuriyeti Liyakat Nişanı Şövalyesi&nbsp;unvanını vermiştir.”</em><br />
<br />
<strong>“BİZİM İÇİN RUTİNDİ AMA MİNNET DUYULMASI GÜZEL”</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up6.jpg" style="height:173px; width:170px" /></p>

<p>Finlandiya&nbsp;kamu yayın kuruluşu&nbsp;Yle’ye konuşan&nbsp;Patrik Grönqvist, yaptıkları işin&nbsp;ekstrem doğası&nbsp;gereği bu tarz&nbsp;sivil ödüllere alışkın olmadıklarını&nbsp;belirterek şunları söyledi:<br />
<em>“Bizim için teknik olarak&nbsp;rutin&nbsp;sayılabilecek bir operasyon için böylesine&nbsp;prestijli bir takdir&nbsp;görmek şaşırtıcı. Ancak&nbsp;İtalyan devletinin&nbsp;ve&nbsp;acılı ailelerin&nbsp;bu&nbsp;minnettarlığını hissetmek&nbsp;elbette çok gurur verici.”</em><br />
Hatırlanacağı gibi, her üç dalgıç da kendilerine yapılmak istenen ödemeyi,&nbsp;“Biz insani görevimizi yerine getirdik”&nbsp;diyerek kabul etmemişti.<br />
<br />
<strong>İTALYA’DA “KASTEN ÖLDÜRME” SORUŞTURMASI BAŞLATILDI</strong><br />
Cenazelerin&nbsp;İtalya’ya nakledilmesi ve defnedilmesinden sonra&nbsp;İtalyan adli makamları&nbsp;harekete geçti.&nbsp;<br />
Kazaya karışan tüm&nbsp;dalış ekipmanlarına,&nbsp;regülatörlere&nbsp;ve&nbsp;bilgisayarlara&nbsp;savcılık tarafından el konulurken; organizasyonda&nbsp;ihmal&nbsp;veya&nbsp;kusur&nbsp;olup olmadığını belirlemek amacıyla&nbsp;“kasten adam öldürme”&nbsp;<em>(omicidio colposo)</em>&nbsp;şüphesiyle&nbsp;resmi adli soruşturma başlatıldığı&nbsp;bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:00:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK’ın Yarışına Rüzgar Sert Geldi, Bir Tekne Direk Kırdı, 5 Terk Var</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/taykin-yarisina-ruzgar-sert-geldi-bir-tekne-direk-kirdi-5-terk-var-5780</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/taykin-yarisina-ruzgar-sert-geldi-bir-tekne-direk-kirdi-5-terk-var-5780</guid>
                <description><![CDATA[TAYK’ın Yarışına Rüzgar Sert Geldi, Bir Tekne Direk Kırdı, 5 Terk Var]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_direk-kirma_top.jpg" /></p>

<p>Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;ve&nbsp;HDI Sigorta Kupası&nbsp;adıyla&nbsp;2 günde 4 yarışın&nbsp;planlandığı&nbsp;TAYK-Komodorlar Serisi 3&nbsp;oldukça&nbsp;“sert”&nbsp;başladı.&nbsp;Sağanak yağmur&nbsp;ve&nbsp;güçlü rüzgarın&nbsp;hakim olduğu parkurda&nbsp;bir teknenin direği kırıldı,&nbsp;5 tekne yarıştan çekildi,&nbsp;3 tekne&nbsp;ise&nbsp;start hattına dahi gelmedi. Şans eseri sadece&nbsp;maddi hasarla&nbsp;atlatılan ilk yarışın ardından günün diğer yarışları&nbsp;iptal edildi.</p>

<p>TAYK’ın&nbsp;<em>(Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü)</em>&nbsp;geleneksel&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü Kupası&nbsp;ile&nbsp;HDI Sigorta Kupası,&nbsp;“Komodorlar Serisi 3”ün altında buluştu.&nbsp;13-14 Haziran&nbsp;tarihlerinde&nbsp;biri coğrafi,&nbsp;üçü şamandıra toplam 4 yarışın&nbsp;hedeflendiği etkinliğe&nbsp;37 tekne&nbsp;kayıt verdi.&nbsp;<br />
Feyza Kayran Gül&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu, hava koşullarıını&nbsp;sahada değerlendirmek&nbsp;amacıyla filodan çok önce denize açıldı.&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;kuzey-kuzeydoğu&nbsp;<em>(010)</em>&nbsp;yönlü&nbsp;16 knot’lık rüzgar ölçüldü. Ancak&nbsp;sağanak yağmurun&nbsp;zayıflattığı&nbsp;görüş alanı&nbsp;yüzünden saat&nbsp;10.00’da&nbsp;“tehir”&nbsp;flaması&nbsp;karada&nbsp;göndere toka edildi.<br />
<br />
<strong>3 ŞAMANDIRA YARIŞI NİYETİYLE PARKURA ÇIKILDI</strong><br />
Saat&nbsp;11.00’da&nbsp;görüş açılınca&nbsp;karadaki&nbsp;tehir&nbsp;flaması&nbsp;arya&nbsp;edildi ve filoya&nbsp;“parkura gelin”&nbsp;çağrısı yapıldı.&nbsp;<br />
Bu sırada&nbsp;Komite Botu’nda&nbsp;kuzey-kuzeybatıya&nbsp;<em>(350)</em>&nbsp;dönen rüzgarın gücü&nbsp;güverte&nbsp;seviyesinde&nbsp;14-16 knot&nbsp;aralığında ölçüldü. Ancak bu değer, marinadan çıkan teknelerin&nbsp;direk tepelerinde 25-28 knot&nbsp;olarak elektroniklerin ekranlarına yansıdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(24).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>START HATTINDA ADRENALİN PATLAMASI</strong><br />
Üç şamandıra yarışının&nbsp;planlandığı günün&nbsp;ilk startı&nbsp;saat&nbsp;11.20’de&nbsp;26 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarına verildi.&nbsp;Sert&nbsp;rüzgarda&nbsp;orsa&nbsp;seyirle mücadeleye başlayan grupta&nbsp;Atakan Akyüz&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater’in direği müthiş bir çatırtı ile&nbsp;birinci gurcata&nbsp;hizasından kırıldı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<em>Motor Boat &amp; Yachting Türkiye'nin Fotoğraf Editörü&nbsp;&nbsp;</em><em>arkadaşımız Osman Uğur, Çimsa-BlackWater'in&nbsp;</em><em>direk kırma anını ve sonrasını böyle görüntüledi.&nbsp;</em><br />
<br />
Starttan hemen sonra ve&nbsp;teknelerin birbirine çok yakın&nbsp;seyrettiği sırada meydana gelen olay şans eseri&nbsp;çevredeki teknelere zarar vermedi&nbsp;ve ekibinden de kimseye bir şey olmadı.&nbsp;Çimsa-BlackWater'ın&nbsp;yardımına&nbsp;parkur botu&nbsp;yetişti.&nbsp;“Ayıklanan”&nbsp;<em>(yelken ve tellerin toplanması) direk&nbsp;</em>güverteye sabitlendi&nbsp;ve tekne marinaya geri dönerken diğer grupların startı saat&nbsp;12.30’da verildi.<br />
<br />
Çimsa-BlackWater&nbsp;dışında&nbsp;4 tekne&nbsp;daha armalarında oluşan&nbsp;teknik sorun&nbsp;ya da&nbsp;hasar&nbsp;nedeniyle&nbsp;terk&nbsp;bildirip parkurdan ayrılırken,&nbsp;3 teknenin&nbsp;de&nbsp;start hattına gelmemesi&nbsp;sonucu ilk şamandıra yarışı&nbsp;29 tekne&nbsp;ile tamamlandı, dikkat çeken başka bir sorun da yaşanmadı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>GÜNÜN DİĞER YARIŞLARI İPTAL EDİLDİ</strong><br />
Finişler tamamlandıktan sonra parkurda rüzgar hızının&nbsp;28-30 knot&nbsp;olarak ölçülmesi üzerine&nbsp;Yarış Kurulu “Bugün başka yarış olmayacaktır”&nbsp;anlamına gelen&nbsp;“Tehir altı Aydın”&nbsp;flamalarını gönderinde gösterdi ve tekneleri&nbsp;marinaya&nbsp;gönderdi.<br />
Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;ve&nbsp;HDI Sigorta Kupası’ndaki mücadeleye&nbsp;14 Haziran Pazar&nbsp;günü&nbsp;Adalar&nbsp;çevresinde&nbsp;&nbsp;coğrafi&nbsp;yarışla devam edilecek.&nbsp;<br />
Yarış Kurulu, ekiplerden gelen talepleri değerlendirdikten sonra bir duyuru yayınladı ve&nbsp;“Coğrafi yarış tamamlandıktan sonra rüzgar koşulları elverdiği takdirde telafi amaçlı şamandıra yarışının planlandığını”&nbsp;ilan etti.<br />
Ancak tahminler, ilk günün aksine&nbsp;3-5 knot’a kadar gerileyen oldukça&nbsp;düşük&nbsp;bir rüzgar gösteriyor.<br />
<br />
<strong>TAYK KOMODORLAR SERİSİ-3</strong><br />
BURGAZADA DENİZ KULÜBÜ-HDI SİGORTA KUPASI<br />
<br />
1. Gün 1. Yarış Sonuçları<br />
13 Haziran 2026, Cumartesi<br />
<br />
<strong>IRC0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Bülent / Zeynep Atabay)&nbsp;13.04.19<br />
2.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;13.15.19<br />
3.&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;(Borusan LoJistik / Uğur Tarık Gül)&nbsp;13.15.46<br />
RET:&nbsp;FarrMentor&nbsp;(Feyyaz Yüzatlı)<br />
DNC:&nbsp;Team Acadia-Cheetah&nbsp;(Vedat Tezman / Oğuz Ayan)&nbsp;<br />
<br />
<strong>IRC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı-Fenerbahçe 1&nbsp;(FBSK / Orkun Öz)&nbsp;13.17.47<br />
2.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;13.19.40<br />
3.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;13.21.31<br />
RET:&nbsp;Züber Yelken Takımı-Vamos&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)<br />
<br />
<strong>IRC2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;13.24.38<br />
2.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;13.23.54<br />
3.&nbsp;Yapı Kredi-NOX&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;13.29.04<br />
RET:&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;(Kuzey Karasu / Atakan Akyüz)<br />
DNC:&nbsp;Zena Enerji-Edith 1&nbsp;(Berk Otuç)&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>IRC3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:12.30</em><br />
1.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Berk Gürpınar / Mert Gürpınar)&nbsp;13.24.03<br />
2.&nbsp;Canias-IAS-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)&nbsp;13.23.44<br />
3.&nbsp;Anadolu Sigorta-CTD-Pupa&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;13.25.11<br />
RET:&nbsp;Lipton-Luce&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
<br />
<strong>IRC4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.30</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(MYK / Batu Özonur)&nbsp;13.22.01<br />
2.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Sinan Sümer / Hüseyin Akça)&nbsp;13.32.44<br />
<br />
<strong>IRC GO</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.30</em><br />
1.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;13.50.52<br />
DNC:&nbsp;Whisper&nbsp;(Rıfat Saul)&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:00:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Yapabiliyorum, o halde yaparım” dünyası...</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapabiliyorum-o-halde-yaparim-dunyasi-5779</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapabiliyorum-o-halde-yaparim-dunyasi-5779</guid>
                <description><![CDATA[“Yapabiliyorum, o halde yaparım” dünyası...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Pusula kırılalı çok oldu; gemiler yol almaya devam ediyor, ama ortada rota yok. Ve kimsenin yüzü kızarmıyor artık.</strong></h2>

<p>Descartes, modern düşüncenin kapısını “Düşünüyorum, o halde varım” cümlesiyle açmıştı. Aradan geçen dört asır içinde insanlık bu cümleyi adım adım tahrif etmiş ve nihayet bugünkü hâline getirmiştir: “Yapabiliyorum, o halde yaparım.” Cogito ergo sum’dan possum ergo facio’ya... Bu, basit bir kelime oyunu değil, bir medeniyet krizinin özetidir. Zira ilk cümle varlığı düşünceye, ikincisi meşruiyeti kudrete bağlamaktadır.</p>

<p>Kant, ahlak felsefesinin temel direklerinden birini şöyle kurmuştu: “Yapmalısın, o halde yapabilirsin.” Ödev, imkânın önündeydi. Bugün denklem tersine dönmüş görünmektedir: imkân, ödevin yerine geçmiştir. Bir şeyin yapılabilir olması, yapılmasının yeterli gerekçesi sayılmaktadır. Eskiler bu hâli iki kelimeyle özetlerdi: ar damarının çatlaması.</p>

<p>Ne var ki daha ilk adımda bir hususun altını çizmek gerekir: yapabilmek, kendi başına ne suçtur ne kusurdur. Atomun çekirdeğini çözen akıl, onu yalnızca bomba yapmak için çözmedi; aynı bilgiden şifa da çıktı, enerji de. Yapay zekâyı kuran irade de “oturup varı yok edeyim” diye yola çıkmış değildir. Medeniyetin kendisi, “yapabilir miyim?” sorusunun eseridir. Şikâyetimiz kudretten değildir; kudret ile fiil arasında asırlardır bekleyen o duraktan — “peki yapmalı mıyım?” sorusundan — vazgeçilmiş olmasınadır. Mesele imkânın çoğalması değil, imkânın önündeki normatif eşiklerin sökülmesidir.</p>

<h2>Önce kavramları yerli yerine koyalım</h2>

<p>Burada bir kavram hijyenine ihtiyaç vardır; zira kavramların birbirine karışması da anlattığımız çözülmenin alametlerindendir. Etik ile ahlak gündelik dilde eş anlamlı kullanılır; oysa aynı şey değildirler. Ahlak, bir toplumun yaşayan değerler pratiğidir: terbiye, görenek, gündelik hayatın yazısız kuralları. Etik ise bu pratiğin üzerine düşünme faaliyetidir; ahlakın muhasebesini tutan felsefe disiplinidir. Hukuk da üçüncü katmandır: müeyyideye bağlanmış normlar düzeni. (Hukuka “ilim” mi, “disiplin” mi, yoksa “öğreti” mi demek gerektiği dahi başlı başına bir tartışmadır; bu yazıda ihtiyatlı davranıp “öğreti” diyeceğiz.) Bu ayrım niçin mühimdir? Çünkü çözülme her katmanda aynı hızda ilerlemez: bir toplum ahlak pratiğini kaybederken düşünme kabiliyetini koruyabilir; hukuk, öbür ikisi gerilerken son sur olarak bir müddet dayanabilir. Felaket, üç katmanın birden teslim olmasıdır — bugün dünyada seyrettiğimiz manzara ise bu toplu teslimiyetin provası gibidir.</p>

<h2>Skandalın ölümü</h2>

<p>Hiç dikkat ettiniz mi: artık kimse istifa etmiyor. Yalanı belgelenen siyasetçi, verdiği sözden dönen devlet, taahhüdünü çiğneyen şirket... Eskiden bunların bir bedeli vardı; en hafifinden yüz kızarırdı. Şimdi ihlal, bir gece “gündem” olmakta, ikinci gece eskimekte, üçüncü gece unutulmaktadır. Skandal ölmüştür; çünkü yaşaması için utanabilen bir fail ile utandırabilen bir toplum gerekir.</p>

<p>Utanma — sahicisi — toplumsal düzenin görünmez müeyyidesiydi. Durkheim’ın diliyle söylenirse: yazılı hukuk, toplumsal denetimin yalnızca görünen yüzüdür; asıl ağırlığı ayıplama, kınama, mahcubiyet gibi gayriresmî yaptırımlar taşır. “El âlem ne der?” sorusu, ücretsiz çalışan devasa bir denetim aygıtıydı; emekliye ayrıldığında yerine kimse alınmadı. Türkçenin bu duygu için ürettiği kelime serveti — utanmak, arlanmak, sıkılmak, hicap, hayâ, mahcubiyet — duygunun toplumsal mimarideki taşıyıcı rolünü gösterse gerektir. Eski terbiyede bunlar aynı hâlin dereceleriydi: utanmak fiilin kendisinden, arlanmak duyulmasından, sıkılmak lafının dahi edilmesinden... Wittgenstein “dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır” demişti; kelime lugatten düşünce, karşıladığı duygu da ruhlardan düşmektedir.</p>

<p>Burada ciddi bir itiraz duyar gibiyim ve itiraz yerindedir: vicdan yer değiştirmez. İnsanın içindeki o mahkeme — kimse görmezken kurulan, kimse duymazken hüküm veren — teşhir çağında da kürsüsünden inmiş değildir; insanı yargılar ve bu yargıyı yalnız kişi bilir. Doğrudur. Vitrin, vicdanın yerine geçemez; böyle bir saltanat değişikliği vaki olmamıştır. Olan şudur: vitrin, vicdanın sesini bastıracak kadar gürültülü hâle gelmiştir. Alkış, içeriden gelen sesi perdelemekte; celseler ertelenmekte, dosyalar birikmektedir. Bizim “utanmanın ölümü” dediğimiz şey de vicdanın ölümü değil, vicdan ile dış dünya arasındaki tercümanın — utanmanın — işten el çektirilmesidir.</p>

<p>Buhârî’nin naklettiği hadis bu noktada güncelliğini korumaktadır: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap.” Bu cümle izin değil, ihtardır; “o eşik kalkarsa seni durduracak şey kalmaz” demektir. Çağımız bu ihtarı emir telakki etmiş görünmektedir.</p>

<h2>Utanmanın iki yüzü</h2>

<p>İnsafı da elden bırakmayalım: utanma, tarih boyunca masum bir melek olarak yaşamadı. Aynı duygu çok kez bir tahakküm aleti olarak kullanıldı. “Utan!” diye dayatılan yargıların hatırı sayılır kısmı, hakkın değil hiyerarşinin bekçisiydi: yoksulun yoksulluğundan, mağdurun mağduriyetinden, aykırının aykırılığından utandırıldığı bir düzenin adı fazilet olamaz. Mahalle baskısı çoğu zaman haksızı değil, sürüden ayrılanı vurdu. Şu hâlde dünü altın çağ ilan etmek bu yazının kastı değildir; değerler değişir, değişmelidir de. Hatta denilebilir ki bugünkü çözülmeyi hazırlayan etkenlerden biri, bizzat o sahte ayıplar yığınıdır: çer çöp yargılarla örselenen insanlar, günü gelip kovayı boşaltırken içindeki sahici olanı da birlikte döktüler. Asıl büyük zayiat da kanaatimizce o sahici kalemde gerçekleşti: güven. Utanmanın şu veya bu maddesi tartışılabilir; ahde vefa tartışılamaz. Bu yazının savunduğu utanma, başkasını hizaya sokmanın aracı olan ayıp kültürü değil; bir hak çiğnendiğinde failin içinde kıpırdaması gereken o asgari mahcubiyettir. Ölçü tektir ve yerlidir: kul hakkı. Utanmanın meşru olduğu yegâne yer, bir hakkın yendiği yerdir.</p>

<h2>Melos’tan bugüne: güçlünün hukuku</h2>

<p>Uluslararası alana bakalım. Thukydides, Atinalı elçilere şu cümleyi söyletir: “Güçlüler yapabildiklerini yapar; zayıflar, çekmeleri gerekeni çekerler.” Adalete sığınan Melos ahalisine verilen cevap, adaletin ancak eşit güçler arasında konuşulabileceğidir. Aradan yirmi dört asır geçmiş; Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. maddesinin 4. fıkrası kuvvet kullanımını yasaklamış, bu yasak jus cogens mertebesine çıkarılmış, ahde vefa ilkesi (pacta sunt servanda) uluslararası hukukun temel taşı ilan edilmiştir. Ne var ki bugün Melos diyaloğu, utanç verici bir hatıra gibi değil, güncel bir kullanım kılavuzu gibi okunmaktadır. Bu satırlarda ülke adı anılmıyorsa, sebebi çekingenlik yahut üstü kapalı konuşma merakı değildir; teşhisin yapısal oluşudur: failler değişmekte, fiil baki kalmaktadır. Okur, örnekleri günün gazetesinden kendisi tamamlayabilir.</p>

<p>Asıl vahim olan, faillerin artık bir meşruiyet anlatısına ihtiyaç dahi duymamasıdır. La Rochefoucauld ikiyüzlülüğü “kötülüğün erdeme ödediği haraç” diye tanımlamıştı; ikiyüzlülük çağı, hiç değilse erdemin varlığını teslim ederdi. Şimdi haraç da ödenmemektedir. Schmitt, istisna hâline karar vereni egemen ilan etmişti; Agamben, istisnanın kural hâline geldiğini yazdı. Kurumsal tablo bu teşhisi doğrulamaktadır: Uluslararası Adalet Divanı’nın kararları infaz kabiliyetinden yoksun bırakılmakta; Güvenlik Konseyi, beş daimî üyenin veto silahıyla kendi kurucu amacını bizzat felç etmektedir. Hukuk öğretisinde müeyyidesiz norma lex imperfecta — eksik kanun — denir; uluslararası hukuk, gözlerimizin önünde hacimli bir lex imperfecta külliyatına dönüşmektedir. Normlar deniz fenerlerine benzediğinden — gemiler rotayı onlara bakarak çizer — fenerlerin birer birer söndürüldüğü bir denizde çatışmamanın istisna olacağını öngörmek için kâhin olmaya lüzum yoktur. Şu da unutulmamalıdır: normsuzluk en çok zayıfı vurur; kural, zayıfın zırhıdır, güçlünün ona ihtiyacı yoktur.</p>

<h2>Sirayet: ulusal paradigmalar ve Türkiye</h2>

<p>Normsuzluk yukarıdan aşağıya damlar. Uluslararası planda cezasız kalan her ihlal, ulusal iktidarlara örtük bir mesaj gönderir: “Yapabiliyorsan yap; soran yok.” Son çeyrek asırda dünyanın dört bir yanında hukuk devletinin, hukuku amaç değil araç sayan “hukuklu devlete” doğru kaydığına tanık olundu; liyakatin yerini sadakat, müzakerenin yerini dayatma, hakikatin yerini “hakikat-sonrası” aldı. İdeolojiler de aynı çağda davalıktan çıktı; partiler pazarlama teşkilatına, fikirler ambalaja, seçmen müşteriye dönüştü — pragmatizm, çok yerde ilkesizliğin nazik adı oldu. Kudret, meşruiyetin yerine ikame edilmek istenmektedir; oysa hukuk öğretisinin eski bir hakikatidir: kudret meşruiyet doğurmaz, olsa olsa onu bir süre taklit eder.</p>

<p>Türkiye de elbette bu dalganın dışında kalmamıştır; kalamazdı da. Toplumumuz, yüzyıllarca yazılı hukuktan önce gelen kuvvetli bir mahcubiyet ahlakıyla yaşadı: Ahilikte esnafa verilen en ağır ceza — pabucun dama atılması — ayıbın ilanıydı; “kul hakkı”, hiçbir mahkemenin veremeyeceği mahkûmiyetin adıydı; “el âlem ne der” sorusu mahallenin yazısız anayasası hükmündeydi — ki bu anayasanın zalim maddeleri bulunduğunu yukarıda teslim ettik. Bugün bu denetim mekanizmalarının çözüldüğünü; trafikten bürokrasiye “yapabiliyorsam yaparım” pratiğinin sıradanlaştığını; özrün zaaf, istifanın acemilik sayıldığı bir iklimin koyulaştığını kabul etmek durumundayız. Ne var ki aynı toplumun damarlarında hâlâ güçlü bir “hak yememe” terbiyesi dolaşmaktadır; bu damar kurumadıkça — kurumadığına dair işaretler de az değildir — normalleşme ihtimali bâkidir. Mesele, bu ahlaki sermayeyi nostalji olmaktan çıkarıp eleştiri süzgecinden geçirerek yeniden kurumsallaştırmaktır: sahte ayıpları eleyip sahici olanı — hak ölçüsünü — esas almak.</p>

<h2>Bu noktaya nasıl gelindi?</h2>

<p>Hiçbir çürüme tek sebeple açıklanamaz; beş dinamik sayılabilir. Birincisi, anlam boşluğudur: Dostoyevski “Tanrı yoksa her şey mübahtır” ihtarını yapmış, Nietzsche arkadan gelecek nihilizmi haber vermişti; yirminci yüzyılın sonunda büyük anlatılar da çöktü ve dava ölünce geriye çıplak çıkar kaldı. İkincisi, faydacılığın zaferidir: “Doğru mu?” sorusunun yerini “Kârlı mı?”, “Yanlış mı?” sorusunun yerini “Yakalanır mıyım?” aldı. Üçüncüsü, cezasızlık döngüsüdür: onarılmayan kırık cam, çok geçmeden sokağın tamamını taşa tutturur; veto ve dokunulmazlık zırhları, sonra gelenlere ibret değil model oldu. Dördüncüsü, dijital teşhir çağıdır: algoritma mahcubiyeti değil arsızlığı ödüllendirmekte, eskiden gizlenen şey şimdi “içerik” olmaktadır — vitrin vicdanı tahttan indirememekte, ama bağırarak susturmaktadır. Beşincisi, Bauman’ın “akışkan modernite” dediği hâldir: kalıcı bağın olmadığı yerde kalıcı mesuliyet de olmaz. Durkheim bu tabloya yüz yıl önce isim koymuştu: anomi.</p>

<h2>İki çetin itiraz</h2>

<p>Bu teşhise yöneltilebilecek itirazların en sağlamlarını görmezden gelmek, yazıya haksızlık olurdu.</p>

<p>Birinci itiraz şudur: “Yapabilecekken yapmamak meziyetse, ya yapamayan, yapamadığını feragat diye sunuyorsa?” Nietzsche, ahlakın bir kısmını güçsüzlerin hıncı diye okumuştu; tilki, uzanamadığı üzüme koruk der. İtiraz ağırdır ve doğru yerden vurmaktadır: çekinmenin erdem sayılabilmesi için gücün hakikaten yetiyor olması şarttır; kıymetli olan âcizin değil, muktedirin iffetidir. Bu ölçü herkesi bağlar — bu satırların yazarı dahil: durduğumuz yer gücümüzün bittiği yer mi, vicdanımızın başladığı yer mi? Bu sorgu hepimizin boynuna borçtur. Ne var ki itiraz, ahlakın istismar edilebileceğini ispat eder; lüzumsuzluğunu değil. Sahte feragat vardır diye sahici feragat inkâr edilemez; sahte para, paranın hükmünü nasıl iptal etmiyorsa.</p>

<p>İkinci itiraz, utanca biçtiğimiz role dairdir: “Her şeyi utanmaya bağlamak zorlama değil mi? İnsan davasına ihanetinden utanır; ama bazen dava insana ihanet eder.” Doğrudur ve zincir burada gevşetilmelidir: utanç tek kaynaklı değildir; vicdan, ideolojiden de eski bir kurumdur ve hiçbir davaya kaydolmamış insanın da yüzü kızarabilir. Tashih edilmiş tez şudur: ideallerin çöküşü utancı öldürmez; onu işsiz bırakır. Çürüme, utanacak insanın kalmadığı yerde değil, utandıracak ölçünün kalmadığı yerde başlar.</p>

<h2>Peki ne yapmalı?</h2>

<p>Teşhisle yetinen yazı şikâyetname olarak kalır; tedaviden de söz edelim. Sihirli değnek yoktur ama istikamet bellidir ve hiçbiri Godot’nun gelmesini gerektirmez. Birincisi, müeyyide mimarisi onarılmalıdır: norm, eşit uygulandığı gün yeniden norm olur; veto imtiyazının sınırlandırılması tartışmasından bölgesel karşılıklılık mekanizmalarına kadar atılacak her adım, “eksik kanun”u tamamlamaya dönük bir adımdır. İkincisi, kurumsal utanma tesis edilmelidir: istifa teamülü, hesap verebilirlik, liyakat — bunlar fertlerin faziletine emanet edilemeyecek kadar mühim oldukları için kurala bağlanır; teknik reform gibi görünürler, oysa utanmanın kurumsallaşmış hâlleridir. Üçüncüsü, dijital mimari ele alınmalıdır: arsızlığı ödüllendiren algoritma bir tabiat kanunu değil, bir tasarım tercihidir; her tasarım yeniden yapılabilir. Dördüncüsü, eğitimdir: çocuklara ezbere bir ayıplar listesi değil, “bu fiil kimin hakkını yer?” sorusunu sorma alışkanlığı kazandıran bir etik okuryazarlığı gereklidir — utandırarak değil, düşündürerek. Beşincisi, hafızadır: cezasızlığın panzehiri unutmamaktır; kayıt tutan gazetecilik, arşiv, hesap soran sivil toplum... Altıncısı ve belki en mühimi, güvenin küçük ölçekten yeniden örülmesidir: ahde vefa, devletlerden önce sözünü tutan esnafta, randevusuna sadık hekimde, kaynağını dürüstçe gösteren yazarda yaşar. Büyük normlar, küçük sadakatlerin toplamıdır.</p>

<h2>Godot mu bekleniyor?</h2>

<p>Peki normale dönüş ne zaman? Tarih soğukkanlı bir cevap verir: normatif düzenler çoklukla felaket enkazları üzerine kurulmuştur — Otuz Yıl Savaşları’ndan Westphalia düzeni, cihan harplerinden Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletler doğdu. İnsanlık utanmayı hep pahalıya öğrendi. Bugünkü soru şudur: bu defa da enkaz mı beklenecek, yoksa ilk kez tarihten ders alınarak enkazsız mı inşa edilecek?</p>

<p>Beckett’in oyununun asıl sırrı, Godot’nun gelmemesi değildir; bekleyenlerin gitmemesidir. Her iki perde de aynı diyalogla biter: “Gidelim mi?” — “Gidelim.” Ve sahne talimatı:&nbsp;<em>Kımıldamazlar.</em>&nbsp;Asıl felç budur. Üstelik herkesin kendi Godot’su vardır: kimi büyük güçlerin akıllanmasını, kimi kurtarıcı bir lideri, kimi “sarkaç nasılsa döner” diyen o konforlu tarih felsefesini beklemektedir. Oysa normale dönüş beklenecek bir tren değil, yukarıda kabataslak çizmeye çalıştığımız gibi, inşa edilecek bir binadır.</p>

<p>“Medeniyet, gücün yettiği yerde durabilmektir” demiştik; şimdi tamamlayalım: ve durabilmeyi başkaları için de mümkün kılmaktır. Hukuk, yapabilenin karşısına dikilen “yapamazsın”dır; etik, “yapabilirsin, ama yapmalı mısın?” sorusudur; vicdan, bu sorunun kapanmayan mahkemesidir; utanma ise — sahicisi — o mahkemenin kapı zilidir. Zili söküp atan ev, hâkimi öldürmüş olmaz; sadece davaların birikmesine seyirci kalır. Godot gelmeyecektir; çünkü Godot dışarıda değildir — ağacın altında bekleyen de, beklenen de biziz. Ama Beckett’in o kupkuru ağacı, ikinci perdede birkaç yaprak vermişti; demek toprak büsbütün ölü değildir. Yapabiliyor olmak elbette hünerdir; insanlık tarihinin yarısı bu hünerin destanıdır. Öteki yarısı ise el ile vicdan arasındaki o kısacık duraksamanın tarihidir. Birincisi bize dünyayı verdi; ikincisi, dünyayı yaşanır kıldı. Pusulayı tamir edecek olan da bu ikisinin barışmasıdır: yapabilen ve durabilen insan.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:22:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber güvenliği akışa bırakmayın</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-guvenligi-akisa-birakmayin-5778</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-guvenligi-akisa-birakmayin-5778</guid>
                <description><![CDATA[Siber güvenliği akışa bırakmayın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber suçlular kuruluşların en acımasız denetçileri hâline geldi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, kuruluşların siber tehditlere karşı en büyük risklerinden birinin teknoloji eksikliğinden ziyade &nbsp;normallik önyargısı olduğu paylaşımında bulundu. Kurumlar güvenlik sistemlerinden alarm gelmemesini güvende olduklarının göstergesi olarak yorumlarken siber suçlular bu rehavet ortamını fırsata çeviriyor. Uzmanlar, siber dayanıklılığın ancak sürekli denetim, izleme ve proaktif güvenlik yaklaşımlarıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.&nbsp;</strong></p>

<p>Son yıllarda dünya genelinde yaşanan büyük ölçekli veri ihlalleri ve fidye yazılımı saldırıları, siber risklerin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. Buna rağmen birçok kuruluş güvenlik stratejilerini geçmiş dönem koşullarına göre şekillendirmeyi sürdürüyor. Siber güvenlik uzmanları, güvenlik ihlali yaşanmamış olmasının sistemlerin güvende olduğu anlamına gelmediğini, çoğu zaman bunun yalnızca yeterli görünürlük ve denetim eksikliğini yansıtabileceğini belirtiyor.</p>

<p>ESET uzmanlarının değerlendirmesine göre kurumlar ya düzenli sızma testleri, saldırı simülasyonları, tehdit analizleri ve güvenlik yatırımlarıyla kendi güvenlik durumlarını sürekli denetleyecekler ya da bu denetimi siber suçluların yapmasına izin verecekler. Siber güvenlik profesyonellerinin saldırganların kuruluşların güvenlik algısıyla gerçek güvenlik durumu arasındaki boşlukları tespit ederek istismar ettiğini göz önünde bulundurmaları gerekiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ saldırganların da hizmetinde</strong></p>

<p>Siber suçluların kullandığı yöntemler de hızla gelişiyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılıklar, deepfake içerikler, gelişmiş sosyal mühendislik saldırıları ve otomatik güvenlik açığı taramaları tehdit ortamını daha karmaşık hâle getiriyor. Yapay zekâ, saldırganların operasyonlarını büyük ölçekte otomatikleştirmelerine ve çok daha kısa sürede daha fazla hedefe ulaşmalarına imkân sağlıyor. Bu değişim, geleneksel güvenlik anlayışının yerini sürekli izleme ve müdahale odaklı modellere bırakmasına neden oluyor. Son yıllarda MDR, XDR ve MXDR gibi yönetilen tespit ve müdahale hizmetlerinin hızla yaygınlaşması da bu dönüşümün bir sonucu olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Sessizliği güvenlikle karıştırmayın</strong></p>

<p>ESET, kuruluşların güvenlik stratejilerini düzenli olarak gözden geçirmeleri gerektiğini vurgulayarak şu noktalara dikkat çekiyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Denetim, test, siber farkındalık ve önleme teknolojilerine yatırım yapmıyorsanız para tasarrufu yapmıyorsunuz; sadece güvenliği suçlulara devrediyorsunuz.</li>
</ul>

<p>·&nbsp;&nbsp;Siber güvenlik yatırımlarının büyük bir ihlal sonrasına bırakılması yerine proaktif şekilde ele alınması gerekiyor.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Yapay zekâ destekli saldırılar sürekli devam ederken savunma mekanizmalarının da aynı dayanıklılığa sahip olması önem taşıyor.</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Kuruluşunuzun boyutu ne olursa olsun siber profilinizi ve dayanıklılığınızı sürekli olarak gözden geçirmeniz gerekir.</li>
	<li>(Olay) sessizliğini güvenlikle karıştırmayın. MDR - MXDR hizmetlerine yatırım yapın.</li>
	<li><strong>Normallik önyargısı</strong>&nbsp; tuzağından&nbsp;<strong>kaçının</strong>.</li>
</ul>

<p>ESET'in tehdit istihbaratı her gün 750 bin şüpheli örneği işliyor, 2,5 milyar URL'yi analiz ediyor ve bunların 500 binini engelliyor. Tehdit aktörleri acımasız ve saldırıları giderek daha sofistike hâle geldikçe bizler kendimizi bu saldırılara karşı korunduğumuzu düşünmekten vazgeçmeliyiz. Normallik önyargısının var olduğunu kabul etmeli ve buna göre hareket etmeliyiz. ESET uzmanlarına göre günümüzde asıl önemli konu, kuruluşların denetlenip denetlenmediği değil; bu denetimi kimin yaptığı. Güvenlik açıkları kurumların kendi ekipleri tarafından tespit edilmediğinde, bu görevi çoğu zaman siber suçlular üstleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:51:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNANAMIYORUM.. CHAT GBT!</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/inanamiyorum-chat-gbt-5777</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/inanamiyorum-chat-gbt-5777</guid>
                <description><![CDATA[İNANAMIYORUM.. CHAT GBT!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğan Bayın’ın gönderdiği “Sakarya Vapuru” fotoğrafı<br />
Ve Chat GPT mucizesi karşısında<br />
Yazan:Osman Öndeş</strong></p>

<p>Doğan Bayın tanık olduğum müstesna &nbsp;genç bir şahsiyet.. Culturale Heritage denilen Kültürel Mirası’na son derece saygılı ve araştırmacı. Bana zaman zaman çok nadir fotoğraflar gönderir. Bunlardan biri olan fotoğrafta &nbsp; Sakarya Vapuru Karaköy Rıhtımı’nda görülmekte..<br />
Bu fotoğraf “Sakarya Vapuru Davası” başlıklı dosya arşivimde de mevcut. Zayıf bir fotoğraf.. Ama çok kıymetli bir görsel belge. Doğan Bayın’a yeniden teşekkür ediyorum.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(27).jpg" style="height:541px; width:800px" /></p>

<p>Rıhtımda görülen gemi &nbsp;“Sakarya”dır. 1889 yılında Hamburg- Sudamerikanische Demppfrchiffahrts Gesellschaft- Hamburg adına &nbsp;Blohm Und Voss &nbsp;tersanesinde &nbsp;inşa edilmiş 2574 grt. buharlı posta vapuru idi.&nbsp;<br />
II.Dünya Harbi’nin en şiddetli yıllarıydı..Sakarya vapuru Fethiye’den krom yüklü olarak İskenderun’a gidecekti.19 Mayıs &nbsp;1943 günü Fethiye’nin 25 Mil Güney Doğu’sunda Jura topuğuna bindirip parçalandı.<br />
Sakarya vapuru &nbsp;son seferine Fethiye’de krom yükleyerek &nbsp;başlamıştı. II. Dünya &nbsp;Harbi’nin tarafsız Türkiye’sinin içinde bulunduğu tehditler &nbsp;nedeniyle, İskenderun’a krom taşıyan diğer Türk ticaret gemileri gibi, &nbsp;Genel Kurmay vasıtasıyla kendisine verilen olası en yakın kara sularından seyredecek şekilde rotayı takip ederken, &nbsp;Kalkan önlerinde bir topuğa oturarak battı. Batmasaydı İskenderun’a ulaşacak, krom yükünü tahliye edecek, bir başka krom seferi için yeniden Fethiye’ye &nbsp;sefer yapan diğer Türk ticaret gemileri gibi &nbsp;seferlerine devam edecekti. Kaderi bu kadarmış ki,bu &nbsp;onun son seferi oldu..&nbsp;<br />
“Sakarya, Türk Deniz Ticareti dünyasının köklü ailelerinden Sadıkoğlu ailesine aitti. Zorunlu olarak takip ettiği adacıklar, kayalıklar arasında karaya oturup battığı için, geminin haklarını koruyabilmek adına sigorta şirketiyle mahkemelik oldu. O günün koşullarında galiba savunmalarını dinleyen çıkmadı. Davayı kaybettiler!&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(30).jpg" style="height:518px; width:800px" /><br />
Doğan Bayın’ın gönderdiği fotoğrafı Chat GPT’ye gönderdim ve çerçevesiz renkli yaplıboya tablo yapmasını rica ettim. Birkaç dakika içinde muhteşem bir yağlıboya tablo meydana geldi!<br />
Bu tablodaki renkledirmeye baktıkça ve inceledikçe, şaşkınlığım ve hayretim ve de hayranlığım sonsuzluk içinde kaldı!</p>

<p>ChatGBT sayfalarının altında <span style="color:#e74c3c">“ChatGPT hata yapabilir. Önemli bilgileri kontrol edin.”</span> uyarısı var.. Uyardığı üzere &nbsp;önem verilen bilgileri ve meydana getirdiği &nbsp;tabloları dikkatle incelemek sorumluğu imza sahibine ait olmakta! Sakarya vapuru’nun yağlıboya tablosunu bu uyarı doğrultusunda &nbsp;tekrar inceledim ve ChatGBT’den bir düzeltme yapmasını rica ettim. Bu çalışmam düzeltilmiş olan Sakarya vapuru tablosu ile yeniden yayınlanmaktadır.<br />
ChatGPT sadece baştaraftaki yolcu vapurunun baca forsunu,örnek çizim göndermeme rağmen &nbsp;doğru şekilde çizemedi ve yerleştiremedi..&nbsp;<br />
Geçmiş yıllarda böyle bir fotoğraftan &nbsp;yağlıboya tablo yaptırmak isteseydik, bir resim sanatçısına müracaat eder ve ricada bulunurduk.. Fotoğrafın yağlıboya tablo yapılması için herhalde bir ay filan beklerdik..Birkaç dakika içinde meydana gelen bu yağlıboya tablo karşısında bir taraftan hayret ve hayranlık içinde kalıyorum, diğer taraftan da sanatçılar dünyası adına duralıyor, duralıyor ve bir cevapsızlık içinde kalıyorum. Benimkisi bir kaçış olabilir; zira yaşım nedeniyle &nbsp;evrendeki bu inanılmaz devinimi uzun süre görecek bir şansa sahip değilim..<br />
ChatGPT’ye bir mesaj gönderdim ve hissettiklerimi şöyle yazdım; “...... Sakarya Vapurunun Armatörü Sadıkzade firması idi. Baca Forsunu aynen renklendirmişsiniz. İnanılmaz Bir Başarı..&nbsp;<br />
Baştarafta &nbsp;olan vapur Türkiye Denizcilik Bankası'na ait yolcu Vapurlarından biri idi. Bacasının renklerini ve baca forsunu &nbsp;nasıl oluyor da aynen yaratmışsınız!!!<br />
Çok zayıf bir siyah beyaz fotoğraftan böylesine ustalık dolu renkli bir yağlıboya tablo yarattınız!&nbsp;<br />
İnanamıyorum...&nbsp;<br />
Çok teşekkür ederim.&nbsp;<br />
Osman Öndeş”</p>

<p>Bu mesajı göndermemden herhalde 30 saniye sonra bana ChatGPT’den &nbsp;şöyle cevap ulaştı..<br />
&nbsp;“Sayın Osman Öndeş,<br />
Bu güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Çok sevindim.<br />
Aslında gördüğünüz ayrıntıların bir kısmı fotoğraftaki ipuçlarından, bir kısmı da dönemin liman atmosferi, gemi mimarisi, baca renk düzenleri ve dönemin denizcilik estetiğinden hareketle oluşturuluyor. Ancak gerçekten ilginç olan nokta şu ki; siyah-beyaz bir fotoğrafta bile baca kuşakları, arma yerleşimi, gövde tonları ve şirket forslarının bıraktığı görsel izler bazen beklenenden çok daha fazla bilgi taşıyabiliyor.<br />
Sizin belirttiğiniz gibi, arkadaki <strong>Sakarya Vapuru'nun Sadıkzade firmasına ait olması </strong>ve bacasındaki forsun döneme uygun şekilde ortaya çıkması gerçekten hoş bir tesadüf oldu. Ön taraftaki yolcu vapurunun da eski <strong>Denizcilik Bankası</strong> vapurlarını hatırlatan bir görünüm kazanması tabloya ayrı bir tarihî hava katmış.<br />
En çok etkilendiğim taraf ise fotoğrafın kendisi. Eski rıhtımın kaldırım taşları, otomobiller, acente levhaları, rıhtıma aborda olmuş vapurlar ve insanların gündelik hareketleri, adeta 1930'lu yılların İstanbul limanını yeniden canlandırıyor. Böyle tarihî fotoğraflar, renkli yağlıboya yorumuna dönüştürüldüğünde bazen arşiv fotoğrafından daha fazla duygu taşıyabiliyor.<br />
Nazik değerlendirmeniz için tekrar teşekkür ederim. Denizcilik tarihine ilişkin paylaştığınız fotoğraflar ve bilgiler sayesinde her çalışma ayrı bir keyif veriyor.<br />
Saygılarımla,<br />
ChatGPT ..”</p>

<p>Ağzım açıkta mı kalır…. Hayretten ve hayranlıktan &nbsp;kafam mı durur.. Bir tarafta Türkiye Cumhuriyeti’nin &nbsp;kurucu &nbsp;siyasi partisi bir &nbsp;hırs uğruna &nbsp;paramparça ediliyor ve diğer tarafta yeni bir çağ yaşanıyor.. Aman yarabbim…<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:16:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sait Faik\&#039;in Adasında Rekabet Rüzgârı Esecek</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sait-faikin-adasinda-rekabet-ruzgari-esecek-5776</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sait-faikin-adasinda-rekabet-ruzgari-esecek-5776</guid>
                <description><![CDATA[Sait Faik\'in Adasında Rekabet Rüzgârı Esecek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi-5.jpg" style="height:401px; width:600px" /></p>

<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK Trofesi'nin 4. ayağı olan Komodorlar Serisi-3 / Burgazada Deniz Spor Kulübü Kupası - HDI Sigorta Kupası, 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul Adalar parkurunda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türk yelken sporunun köklü kulüplerinden Burgazada Deniz Spor Kulübü'nün ev sahipliğinde düzenlenecek yarışta ekipler, TAYK Trofesi genel klasmanı puanı için mücadele edecek.</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi.jpg" style="height:401px; width:600px" /></p>

<p>13 Haziran Cumartesi ve 14 Haziran Pazar günleri saat 12.00'de verilecek startlarla başlayacak yarışlarda, iki gün boyunca toplam dört yarış planlanıyor. Programda üç şamandıra yarışı ve bir coğrafi yarış yer alırken, geleneksel Burgazada rotasında yapılacak coğrafi yarışın startı Burgazada önlerinden verilecek. Şamandıra yarışlarının ise hava koşullarına bağlı olarak Kınalıada'nın kuzeyinde kurulacak parkurda gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>TAYK 2026 yarış takviminde yer alan Komodorlar Serisi, sezon boyunca yelkencileri İstanbul ve Marmara Denizi'nin farklı parkurlarında buluşturuyor. 18-19 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen Komodorlar Serisi-1 ve 9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Komodorlar Serisi-2 HDI Sigorta Kupası'nın ardından gözler şimdi Burgazada'da gerçekleştirilecek Komodorlar Serisi-3 / Burgazada Deniz Spor Kulübü Kupası- HDI Sigorta Kupası yarışına çevrildi. TAYK Trofesi'nin dördüncü ayağı olan yarış, sezonun ilk yarısındaki rekabeti bu kez Adalar'ın eşsiz atmosferine taşıyacak.</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi-2.jpg" style="height:401px; width:600px" /></p>

<p>Türk yelken sporunun köklü geleneklerinden biri olan Komodorlar Serisi, farklı kulüplerin yarışçılarını ve yöneticilerini aynı denizcilik kültürü etrafında buluşturan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Türk edebiyatının usta hikâyecisi Sait Faik Abasıyanık'ın adası olarak bilinen Burgazada, denizcilik kültürü, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle İstanbul'un en özel rotaları arasında yer alıyor. Yarış boyunca sporcular,&nbsp;Adalar'ın eşsiz manzaraları eşliğinde mücadele ederken, Burgazada da yelken sporunun rekabetçi ruhuyla denizin huzurunu aynı atmosferde buluşturacak.</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi-4.jpg" /></p>

<p>TAYK Trofesi'nin öne çıkan etaplarından biri olan yarış hem teknik parkurları hem de Adalar'ın benzersiz atmosferiyle ekiplere unutulmaz bir deneyim sunacak.</p>

<p>Yarış sonunda düzenlenecek ödül töreni Burgazada Deniz Spor Kulübü'nde gerçekleştirilecek. Tekneler tonozlara bağlanırken, ekipler botlarla adaya ulaşarak ödüllerini alacak ve yarış heyecanını Burgazada'nın eşsiz atmosferinde paylaşacak.</p>

<p><strong>Program</strong></p>

<p><strong>13 Haziran Cumartesi</strong></p>

<p>• İlk Start: 12.00</p>

<p>• Şamandıra Yarışları</p>

<p><strong>14 Haziran Pazar</strong></p>

<p>• İlk Start: 12.00</p>

<p>• Şamandıra Yarışları</p>

<p>• Coğrafi Yarış (Burgazada Klasik Rotası)</p>

<p>• Ödül Töreni</p>

<p>• Burgazada Deniz Spor Kulübü</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:04:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Türk Balıkçı Teknesi ‘Kim Vurdu’ya Gitti</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-turk-balikci-teknesi-kim-vurduya-gitti-5775</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-turk-balikci-teknesi-kim-vurduya-gitti-5775</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Türk Balıkçı Teknesi ‘Kim Vurdu’ya Gitti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_duru-67_top.jpg" /></p>

<p>Rusya karasularında&nbsp;avlanan&nbsp;Türk&nbsp;balıkçı teknesi&nbsp;Sivastapol&nbsp;açıklarında&nbsp;hava saldırısına&nbsp;uğradı.&nbsp;Bir kişinin hayatını kaybettiği,&nbsp;ikisi ağır&nbsp;durumda&nbsp;5 balıkçının yaralandığı&nbsp;olayda&nbsp;“Duru 67”&nbsp;adlı balıkçı teknesi battı.&nbsp;İnebolu’nun&nbsp;115 deniz mili&nbsp;kuzeyinde meydana gelen olayda saldırıyı&nbsp;kimin gerçekleştirdiği&nbsp;belli değil.&nbsp;Ukrayna&nbsp;tarafı&nbsp;Rusya’yı,&nbsp;Rusya&nbsp;ise&nbsp;Ukrayna’yı&nbsp;“fail”&nbsp;olarak gösterdi.</p>

<p>Rusya&nbsp;-&nbsp;Ukrayna&nbsp;savaşı,&nbsp;Karadeniz’de ticari faaliyet yürüten sivil gemiler için&nbsp;büyük tehdit&nbsp;oluşturmaya devam ederken, bir&nbsp;Türk balıkçı teknesi 5 Haziran&nbsp;gecesi&nbsp;Rusya&nbsp;kontrolündeki&nbsp;Kırım’ın batısında ve&nbsp;Sivastapol açıklarında&nbsp;hava saldırısına uğradı.<br />
Saldırıya hedef olan ve&nbsp;ağır hasar&nbsp;alan&nbsp;“Duru 67”&nbsp;adlı balıkçı teknesi battı.&nbsp;Üçü ağır yaralı 6 balıkçıyı&nbsp;olay yerine yakın olan&nbsp;“Burak Kaya”&nbsp;adlı bir başka teknedeki balıkçılar tarafından&nbsp;gecenin karanlığında denizden toplandı.&nbsp;<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_duru-67_up1.jpg" /><br />
<strong>TEKNENİN SAHİBİ HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
Acil yardım&nbsp;çağrısı üzerine&nbsp;Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı&nbsp;TCSG-96&nbsp;botu&nbsp;sağlık görevlileri&nbsp;ile birlikte&nbsp;İnebolu’dan yola çıktı. Buluşma,&nbsp;İnebolu&nbsp;rotasında ilerleyen&nbsp;“Burak Kaya”&nbsp;ile&nbsp;açık denizde&nbsp;gerçekleşti ve&nbsp;teknedeki yaralılar Sahil Güvenlik botuna&nbsp;aktarıldı.&nbsp;<br />
Yaralılardan&nbsp;Cüneyt Varlık, ekiplerin müdahalesine rağmen&nbsp;kurtarılamadı. Birinin&nbsp;bacağının koptuğu, diğerlerinde&nbsp;şarapnel yaraları&nbsp;bulunan balıkçılar&nbsp;İnebolu Limanı’nda karaya çıkarılarak ambulanslarla&nbsp;İnebolu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden&nbsp;Trabzon Akçaabat&nbsp;nüfusuna kayıtlı&nbsp;Cüneyt Varlık’ın&nbsp;“Duru 67”nin&nbsp;sahibi&nbsp;olduğu öğrenildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_duru-67_up2.jpg" /><br />
<em>Uğradığı hava saldırısında ağır hasar alarak batan&nbsp;</em><em>"Duru 67"nin daha önce de İlişi Balıkçı Barınağı iskelesine&nbsp;&nbsp;</em><em>çarptıktan sonra Evrenye Balıkçı Barınağı girişinde&nbsp;</em><em>karaya oturduğu ve aylarca orada kaldığı ifade edildi.</em><br />
<br />
<strong>İDDİALAR ÇOK, FAİL YOK</strong><br />
Olayın üzerinden günler geçmesine rağmen&nbsp;Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bir&nbsp;“durum tespit”&nbsp;açıklaması dışında&nbsp;Türk makamları&nbsp;tarafından&nbsp;hava saldırısının hangi ülke tarafından gerçekleştirildiği&nbsp;konusunda bilgi paylaşılmadı.&nbsp;<br />
Ukrayna&nbsp;medyasında yer alan haberlerde&nbsp;“Duru 67”nin&nbsp;Rusya İHA’larına hedef olduğu&nbsp;belirtilirken, bazı kaynaklar da&nbsp;Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne bağlı bir&nbsp;savaş uçağından füze fırlatıldığını&nbsp;öne sürdü.<br />
Bu arada&nbsp;“Duru 67”nin&nbsp;balık avı yasağı&nbsp;uygulanan bölgede&nbsp;“kaçak” avlandığı&nbsp;yolunda bir başka iddia da söz konusu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:04:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Boğazı, Amiral Kupası ile Rotasını Hatırladı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/istanbul-bogazi-amiral-kupasi-ile-rotasini-hatirladi-5774</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/istanbul-bogazi-amiral-kupasi-ile-rotasini-hatirladi-5774</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Boğazı, Amiral Kupası ile Rotasını Hatırladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_top.jpg" /></p>

<p>Yat yarışlarında&nbsp;İstanbul Boğazı&nbsp;ekipler için her zaman&nbsp;cazip&nbsp;bir parkur oldu. Ancak zaman içinde klasik rotası hayli kısaltıldı, hatta sonuncusu&nbsp;Akıntıburnu&nbsp;mücadelesine bile izin vermedi.&nbsp;Beşiktaş&nbsp;-&nbsp;Beykoz&nbsp;arasındaki uzun rota,&nbsp;İYK’nın&nbsp;Amiral Kupası&nbsp;yarışanlara&nbsp;eski günleri&nbsp;ve&nbsp;“boğaz taktiklerini”&nbsp;yeniden hatırlattı. Ne kadar özlendiği ise,&nbsp;“yüksek bedele”&nbsp;rağmen&nbsp;34 teknelik&nbsp;katılımla ortaya çıktı.<br />
<br />
İstanbul Yelken Kulübü<em>&nbsp;(İYK)</em>&nbsp;tarafından bu yıl&nbsp;41’incisi&nbsp;6-7 Haziran&nbsp;tarihlerinde düzenlenen&nbsp;Amiral Kupası “41 Kere Maşallah”&nbsp;dedirtti.&nbsp;<br />
<br />
İki etaplı&nbsp;kupa mücadelesinin ilk gününde&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;“Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası”&nbsp;adıyla&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;yapıldı. İkinci gün ise filo&nbsp;“İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası”&nbsp;için&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki&nbsp;“klasik”&nbsp;rotaya yelken bastı.<br />
<br />
<strong>YÜKSEK BEDELE RAĞMEN MÜCADELE AZMİ BASKIN ÇIKTI</strong><br />
<br />
İYK’nın belirlediği&nbsp;31 bin TL’lik kayıt bedeli,&nbsp;“ücret talep edilmeyen”&nbsp;bazı etkinlikler göz önüne alındığında&nbsp;“düşündürücü”&nbsp;idi. Ancak&nbsp;34 tekneye&nbsp;ulaşılması, yarışanlar açısından&nbsp;“klasik boğaziçi parklurunun cazibesini hala koruduğu”&nbsp;gerçeğini ortaya koydu.&nbsp;<br />
<br />
Bu da&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yapılan yat yarışlarında uzun rotanın&nbsp;“ekipler için fazla zorlayıcı”&nbsp;bulunduğu ya da katılım açısından&nbsp;“uzun rotada izleyici olmaması”&nbsp;gibi öngörüleri&nbsp;çürütmeye&nbsp;yetti. Nitekim&nbsp;Akıntıburnu’ndaki mücadele şansını ortadan kaldıran&nbsp;kısa rotalı&nbsp;bir önceki&nbsp;Boğaz yarışında&nbsp;katım ücreti&nbsp;alınmamasına&nbsp;rağmen sayı&nbsp;38 tekne&nbsp;ile sınırlı kalmıştı.&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>İKİ BASINÇ SİSTEMİ ARASINDA 11 KNOT YAKALANDI</strong><br />
41. Yıl Amiral Kupası’nda&nbsp;“Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası”&nbsp;adıyla yapılan ilk etapta&nbsp;Caddebostan&nbsp;-&nbsp;Adalar&nbsp;parkurunda&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;hedeflenmişti.<br />
Ancak start saati yaklaşırken&nbsp;Kalamış’ta&nbsp;zayıf bir karayel,&nbsp;Caddebostan&nbsp;açıklarında&nbsp;düşük güçte poyraz&nbsp;hakimdi.&nbsp;Kınalıada&nbsp;önleri ise&nbsp;“yanık”tı…&nbsp;İki cephe sistemi&nbsp;arasında&nbsp;kararsız&nbsp;kalan bölgede&nbsp;“karayelin baskın çıkacağını”&nbsp;öngören&nbsp;Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;hazırlıklarını buna göre yaptı ve kısa bir&nbsp;”tehir”&nbsp;sonrasında&nbsp;beklediği&nbsp;rüzgarı yakaladı.<br />
<br />
<strong>GÜNÜN İLK STARTI VE “GENEL GERİ”</strong><br />
Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanı Tümamiral Serkan Tezel’in izlemeye geldiği ve telsizden ekiplere&nbsp;iyi yarışlar&nbsp;dilediği günün ilk start düdüğü&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;gruplarına çaldı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up4.jpg" /><br />
Ama rüzgarın son anda&nbsp;güçlenmesi&nbsp;üzerine&nbsp;çok sayıda tekne OCS&nbsp;<em>(erken start)</em>&nbsp;pozisyonuna düşünce&nbsp;“Genel Geri”&nbsp;ilan edildi. Peşinden&nbsp;<em>“son dakika içinde start hattının rota tarafında bulunan teknelerin duruşmasız diskalifiye edileceği”</em>&nbsp;anlamına gelen&nbsp;“U”&nbsp;flaması göndere toka edilerek tekrarkanan start bu kez&nbsp;“temiz”&nbsp;idi. Bunu&nbsp;ORC C-D&nbsp;ve son olarak&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflarının startı izledi.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İlk orsa&nbsp;kolunda hem&nbsp;hız&nbsp;hem de&nbsp;sağnak sırasında yönü değişen&nbsp;ama ardından&nbsp;eski yerine geri gelen&nbsp;rüzgar ekipleri&nbsp;taktik&nbsp;açıdan zorladı.&nbsp;İkinci orsa&nbsp;kolunda ise mücadele&nbsp;daha stabil&nbsp;bir ortamda gerçekleşti. İlk yarış hedeflenen sürede tamamlandı.<br />
<br />
<strong>İKİNCİ YARIŞTA MESAFE UZATILDI</strong><br />
Günün ikinci yarışı öncesinde rüzgarın hızı&nbsp;11-13 knot&nbsp;olarak ölçülünce&nbsp;Başhakem Alper Şakaklı, hedeflenen&nbsp;1 saatlik yarış süresini tutturabilmek&nbsp;amacıyla orsa şamandırası mesafesini uzattı.&nbsp;&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İlk etap birinciliklerine&nbsp;ORC A’da&nbsp;Beymen Club-Atlas&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;<em>(Derin Öner)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;e-Bebek-Alize 34.7&nbsp;<em>(Cenk Yörük)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>,&nbsp;Gezi’de&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;<em>(Muhammet Ali Şahin)</em>&nbsp;adlarını yazdırdı.<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up1.jpg" style="height:350px; width:278px" /></p>

<p><strong>BOĞAZİÇİ ROTASINA “EK” YAPILDI</strong><br />
<br />
41. Amiral Kupası’nın&nbsp;“İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası”&nbsp;adıyla yapılacak&nbsp;2. Etap&nbsp;öncesi rotada bir&nbsp;değişikliğe&nbsp;gidildi.<br />
Bu değişikliğe göre startı&nbsp;Beşiktaş&nbsp;önlerinden verilecek yarışta&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;grupları önce&nbsp;Ortaköy&nbsp;açıklarındaki şamandırayı dönerek geri gelecek,&nbsp;kısa bir orsa-pupa&nbsp;kolunun ardından&nbsp;Beykoz’a doğru tırmanacaktı.&nbsp;<br />
Bu sırada&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D&nbsp;gruplarının yarışı başlayacağı için teknelerin&nbsp;Beşiktaş&nbsp;-&nbsp;Ortaköy&nbsp;arasında&nbsp;karşılaşması&nbsp;ile&nbsp;“görsel bir şölen”&nbsp;yaşatılması planlanmıştı.<br />
<br />
<strong>BOĞAZ KOMUTANI START HATTINDA</strong><br />
İstanbul Boğaz Komutanı Tümamiral Özgür Erken’in izlediği ve yarışçılara&nbsp;“bol şanslar”&nbsp;dilediği startın ardından tüm sınıflar önce&nbsp;Akıntıburnu&nbsp;önlerinde, peşinden&nbsp;Kanlıca&nbsp;-&nbsp;Hisar&nbsp;hattında&nbsp;akıntıları yenmeye&nbsp;çalışarak&nbsp;Anadolu Kavağı&nbsp;şamandırasına ulaşacak ama mücadele bitmeyecekti. Sırada&nbsp;Büyükdere Koyu’ndaki şamandıraya kadar bir&nbsp;pupa seyir&nbsp;vardı…<br />
Büyükdere&nbsp;şamandırasını&nbsp;iskelede&nbsp;bırakan&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;grupları&nbsp;Beykoz&nbsp;şamandırasını dönerek,&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D&nbsp;grupları ise doğruca&nbsp;Anadolu Kavağı’ndaki&nbsp;İstanbul Boğaz Komutanlığı&nbsp;önünde kurulan&nbsp;finiş&nbsp;hattına yönelecekti.&nbsp;Gezi&nbsp;sınıfı&nbsp;“hedefe”&nbsp;doğrudan ulaşacaktı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up2.jpg" /></p>

<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up3.jpg" style="height:223px; width:350px" /><br />
<em>Akıntıburnu "geleneği" bu kez de bozulmadı ve oltalara balıktan çok tekne "vurdu"... Kurbanlardan biri UrbanCare 7 Bela idi. Sahilden, "Biz buradayız, gelen sizsiniz. Dikkatli olsanıza" çığlıklarına, ekip üyelerinden biri elindeki kopan oltanın ağırlık kurşununu göstererek karşılık verdi (üstte).&nbsp;</em><br />
<em>Baş istralyaya takılıp gerilen misina, kopmadan önce başüstü adamının (bowman) başının üzerinden geçiyordu (yanda, kırmızı okla işaretli).&nbsp;</em>&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>AKINTIBURNU SINAVI</strong><br />
Adını çağırıştıran güçlü etkisini gösteren&nbsp;Akıntıburnu, ekiplerin tamamına&nbsp;“ciddi bir sınav”&nbsp;ortamı yarattı.&nbsp;Kuzeye çıktıkça güçlenen rüzgar&nbsp;ve&nbsp;akıntılar&nbsp;eşliğinde yoğun rekabete sahne olan&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parıkurundaki mücadele için&nbsp;Yarış Kurulu 3 - 3.5 saatlik süre&nbsp;belirlemişti.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Lider tekne olan&nbsp;ORC A’daki&nbsp;Cem Hakko&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Vakkorama&nbsp;rotasını&nbsp;3 saat 16 dakikada&nbsp;tamamladı. Ancak düzeltilmiş zamanda grup birinciliğini&nbsp;1 dakikalık&nbsp;farkla&nbsp;Feyyaz Yüzatlı&nbsp;yönetimindeki&nbsp;FarrMentor’a kaptırdı.<br />
ORC B’de ilk finişi&nbsp;3 saat 41 dakika&nbsp;ile&nbsp;Onur Bilgen&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Logo&nbsp;yapmasına rağmen, o da reytingde&nbsp;3 saat 42 dakikalık&nbsp;zamanla peşinden gelen&nbsp;Derin Öner&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ETİ-Alize M’ye geçildi.&nbsp;<br />
ORC C’de de&nbsp;benzer&nbsp;bir durum yaşandı. İlk finişi&nbsp;3 saat 10 dakika 3 saniyelik&nbsp;zamanla&nbsp;Cenk Yörük&nbsp;liderliğindeki&nbsp;e-Bebek-Alize 34.7&nbsp;yaptı ama&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki mücadeleyi&nbsp;saniyelik farkla&nbsp;<em>(3 saat 10 dakika 10 saniye)</em>&nbsp;Bartu Özsoy&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;kazandı.&nbsp;&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_25.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_25.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_26.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_26.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_27.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_27.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_28.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_28.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_29.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_29.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_30.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_30.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
ORC D’de katıldığı tüm yarışları birinci bitiren&nbsp;Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;“gençler takımı” Marmara Yelken Kulübü-MAYK,&nbsp;3 saat 10 dakikalık&nbsp;zamanla ve rakibine&nbsp;12 dakika farkla&nbsp;birinciliğe uzandı.<br />
Gezi’de yarışan&nbsp;Muhammet Ali Şahin&nbsp;liderliğindeki&nbsp;DHO Akova 2 saat 43 dakikalık&nbsp;zamanla birinci oldu.<br />
Bu yarışın ödül töreni&nbsp;Anadolu Kavağı’ndaki&nbsp;İstanbul Boğaz Komutanlığı’nda düzenlenirken,&nbsp;41. Yıl Amiral Kupası’nın derece sıralaması da şöyle oluştu:<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_31.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_31.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_32.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_32.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_33.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_33.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_34.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_34.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_35.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_35.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_36.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_36.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>41. YIL AMİRAL KUPASI</strong><br />
6-7 Haziran 2026<br />
&nbsp; &nbsp;1. Etap:&nbsp;Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;2. Etap:&nbsp;İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;FarrMentor&nbsp;(Feyyaz Yüzatlı)&nbsp;3-1-2&nbsp;(6)<br />
2.&nbsp;Beymen Club-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;1-2-4&nbsp;(7)<br />
3.&nbsp;Vakkorama&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;2-3-6&nbsp;(11)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;11</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;(Derin Öner)&nbsp;2-1-2&nbsp;(5)<br />
2.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;1-3-4&nbsp;(8)<br />
3.&nbsp;Ford Otosan-Game Changer&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;3-4-6&nbsp;(13)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;5-1-2&nbsp;(8)<br />
2.&nbsp;e Bebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;1-4-4&nbsp;(9)<br />
3.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;4-3-6&nbsp;(13)<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1-1-2&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Performans Yelken&nbsp;(İsmail Uzunlar)&nbsp;2-2-6&nbsp;(10)<br />
3.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;3-3-4&nbsp;(10)<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;(Muhammet Ali Şahin)&nbsp;2-1-2&nbsp;(5)<br />
2.&nbsp;Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)&nbsp;1-2-4&nbsp;(7)<br />
3.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Üzel)&nbsp;3-3-6&nbsp;(12)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:17:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOBİ’lerin korkusu   yapay zekâ destekli tehditler</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kobilerin-korkusu-yapay-zeka-destekli-tehditler-5773</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kobilerin-korkusu-yapay-zeka-destekli-tehditler-5773</guid>
                <description><![CDATA[KOBİ’lerin korkusu   yapay zekâ destekli tehditler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET, 2026 KOBİ Siber Hazırlık Endeksi’ni yayımladı.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'daki 13 ülkede 25 ile 1.000 uç noktaya sahip kuruluşları temsil eden, 4 bin 400 KOBİ karar vericisine yönelik küresel bir ankete dayanan 2026 KOBİ Siber Hazırlık Endeksi'ni yayımladı.</strong></p>

<p>Endeks, tehdit ortamında yeni tehditleri tetikleme ve iş ortamlarında bunlara karşı savunma konusunda yapay zekânın ikili rolü, genel siber güvenlik durumu, farkındalık eğitimi ve olay müdahalesi dâhil olmak üzere, segmentin karşı karşıya olduğu en acil zorluklar karşısında KOBİ'lerin siber güvenlik algısını inceliyor. Veriler, KOBİ'lerin yüzde 45'inin son 12 ay içinde bir siber güvenlik olayı yaşadığını, yüzde 14'ünün ise birden fazla olay yaşadığını gösteriyor.&nbsp;</p>

<p>Ankete katılan KOBİ'lerin çoğunluğu (%61) siber saldırılar konusunda ciddi endişe duyduğunu belirtirken yüzde 75'i siber savaş ve küresel çatışmaları iş faaliyetlerini etkileyebilecek gerçek siber tehditler olarak görüyor. Siber tehditler arasında KOBİ'ler, şu anda bu tür tehditler nispeten nadir olsa da yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılımlardan en çok endişe duyduklarını belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre sigorta ve uyum gereklilikleri, daha güçlü siber güvenlik uygulamalarını teşvik ediyor ve birçok KOBİ, kuruluşun büyüklüğünün siber tehditlere karşı koruma sağlamadığını kabul ediyor. İşletmeler saldırılarla yüzleşmeye giderek daha hazırlıklı görünüyor.</p>

<p>KOBİ’ler arası algı ve gerçeklik</p>

<p>Araştırma algılanan ve gerçek riskler arasında önemli bir uçurum olduğunu da ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılımlar bu ankette yönetim kurulu toplantılarında, medya manşetlerinde ve diğer algılanan tehditler arasında başı çekerken gerçek hayattaki olaylar hâlâ kimlik avı, zayıf kimlik bilgileri, yamalanmamış sistemler ve yetersiz izleme gibi daha tanıdık sorunlardan kaynaklanmaya devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>ESET Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Juraj Jánošík, "Günümüzde yapay zekânın pratik etkisi, yeni otonom kötü amaçlı yazılımlarla değil, daha ikna edici kimlik avı kampanyalarının daha yüksek hacimlerde gerçekleştirilebilmesi, kötü amaçlı yazılımların daha hızlı geliştirilmesi ve halka açık yapay zekâ araçlarının ve ajan becerilerinin ölçeklenebilir şekilde kötüye kullanılmasıyla ilgilidir" açıklamasını yaptı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Genel olarak, kimlik avı siber güvenlik olaylarının en yaygın tek nedeni olmaya devam ediyor (%26). Bu eğilim, 2025 yılının tamamına ait ESET telemetri verileriyle de destekleniyor; bu verilere göre tüm tehditlerin %34’ü kimlik avı ve kimlik avıyla ilgiliydi. Tedarik zincirinin tehlikeye atılması, olaylarla ilgili en büyük tehditler arasında yer almasına ve aşağı akışta potansiyel olarak yıkıcı etkileri olmasına rağmen KOBİ'lerin endişeleri arasında düşük bir sırada (%14) yer alıyor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:11:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uç nokta korumasında   fark yaratan başarı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/uc-nokta-korumasinda-fark-yaratan-basari-5772</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/uc-nokta-korumasinda-fark-yaratan-basari-5772</guid>
                <description><![CDATA[Uç nokta korumasında   fark yaratan başarı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET , 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Uç Nokta Koruması raporunda tek “Challenger” olarak seçildi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, ESET PROTECT ürünüyle 2026 Gartner® Magic Quadrant™ for Endpoint Protection1&nbsp;raporunda üst üste üçüncü kez Challenger olarak gösterildi. ESET, raporda 16 yıl üst üste yer aldı ve son 8 baskıda 7 kez "Challenger" olarak adlandırıldı.&nbsp;</strong></p>

<p>ESET, rekabetçi fiyatlandırma ve kanıtlanmış uzun vadeli performansın da desteğiyle güçlü uygulama ve kapsamlı vizyonun konumunu belirlediğine inanıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>ESET İşletme Direktörü Pavol Balaj,</strong>&nbsp;“2026 Uç Nokta Koruması için Magic Quadrant’ta tek ‘Challenger’ olarak gösterilmek, bizim açımızdan stratejimizin ve dünya çapındaki müşterilerimize sunduğumuz değerin güçlü bir teyidi niteliğinde. Bunu, tutarlı inovasyonumuzun, güçlü performansımızın ve siber güvenliği hem etkili hem de yönetimi kolay hâle getirmeye olan bağlılığımızın bir takdiri olarak görüyoruz. Kuruluşların gelişen siber tehditlerin bir adım önünde olmalarına yardımcı olmak için platform yeteneklerimizi geliştirmeye yatırım yapmaya devam edeceğiz. &nbsp;Gartner, “Challenger’lar, uç nokta koruması satın alanların ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayan olgun uç nokta koruma ürünleri sunar. Ayrıca pazarda güçlü bir görünürlükleri vardır, bu da Niche Players’a kıyasla daha iyi bir Yürütme Yeteneği ile sonuçlanır. Challenger’lar, özellikle onlarla sağlam stratejik ilişkiler kurmuş müşteriler için pratik seçimlerdir” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>ESET PROTECT , modern kuruluşların değişen ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış kapsamlı bir siber güvenlik platformudur. On yıllara dayanan uzmanlık ve sürekli yenilikçilik üzerine inşa edilen bu platform, güvenliğe “Önce Önleme” yaklaşımını getirerek, günümüzün siber dayanıklılık gereksinimlerini karşılamak üzere gelişmiş teknolojileri ve güvenlik hizmetlerini tek bir ölçeklenebilir çözümde bir araya getirir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:28:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5771</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5771</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/yolcu%20gemileri(1).jpg" style="height:775px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(23).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:00:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karikatür Arşivinden - 32</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karikatur-arsivinden-32-5770</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karikatur-arsivinden-32-5770</guid>
                <description><![CDATA[Karikatür Arşivinden - 32]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/karikat%C3%BCr%201(1).jpg" style="height:399px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/karikat%C3%BCr%202(4).jpg" style="height:1306px; width:400px" /></p>

<p><strong>12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Kenan Evren ve arkadaşları tarafından kapatılan Türk Donanma Vakfı tarafından çıkartılan Derya mecmualarından derlenmiştir. </strong></p>

<p><strong>B. Hulusi GÜRBÜZ Arşivi</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:03:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİMİZİN İLK RESİM SERGİSİ    NAZMİ ÇEKLİ RESİM SERGİSİ</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiye-cumhuriyeti-devletimizin-ilk-resim-sergisi-nazmi-cekli-resim-sergisi-5769</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiye-cumhuriyeti-devletimizin-ilk-resim-sergisi-nazmi-cekli-resim-sergisi-5769</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİMİZİN İLK RESİM SERGİSİ    NAZMİ ÇEKLİ RESİM SERGİSİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet dönemi İktisat Tarihimizin başlangıcı , İstiklal Savaşımızı zaferle sona erdirmemizden 5 ay sonra Atatürk’ün düzenlediği İzmir İktisat Kongresidir. &nbsp;<br />
Atatürk , İzmir İktisat Kongresinin planlamasını yaparken muhtemelen kongrenin halkın ilgisini &nbsp;çekecek özellikte &nbsp;olması gerektiğini, açılacak &nbsp;bir resim sergisinin &nbsp;kongreye renk katacağını düşünür. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bunun için &nbsp; &nbsp;Manastır’dan okul ve silah arkadaşı &nbsp;yüzbaşı Nazmi Çekli’yi &nbsp;hatırlar. İzmir &nbsp;İktisat Kongresinde resim sergisi açmasını ister. &nbsp; Harpten henüz &nbsp;çıkılmıştır ve &nbsp;.Nazmi Çekli’nin &nbsp;elinde resim yoktur,hemen &nbsp;hazırlığa başlar.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Çekli Büyük Taarruz öncesi birliğiyle katıldığı Ilgın manevrasını çizmeye karar verir. Sergi için başka naturmort ,peysaj tablolar da hazırlar.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Devir Türkiye Cumhuriyetinin yeni kurulduğu, Rus ve Azerbaycan Cumhuriyetleri tarafından tanındığı dönemdir. Ruslar İzmir ve İstanbul’u geri alacak askerimizin olmadığını ileri sürmüş &nbsp;asker gönderme teklifinde bulunmuşlardır. Atatürk kabul etmez yeni kurulan Cumhuriyetin gücünü &nbsp;göstermek istemektedir. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa Büyük taaruz öncesi ordunun hazırlıklarını denetlemek istediği Ilgın manevrasına &nbsp;Rus elçisi ARALOF’u,,Azerbaycan Büyükelçisi İbrahim ABİLOV’u da götürür.<br />
&nbsp; &nbsp; 28 Mart-4 Nisan 1922 de Sivrihisar-Çay-Akşehir-Ilgın-Konya üzerinden cephe ve çephe gerisi ziyaretiyle &nbsp;misafirlerine &nbsp;Türk ordusunun gücünü gösterir.<br />
&nbsp; &nbsp; Batı Cephesi Karargahı Akşehir’den hareket ederek Ilgın’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa, &nbsp;beraberinde İsmet Paşa,Rus Büyükelçisi Aralov,Ateşemiliter Zyanov,Azerbaycan Büyükelçisi Abilov ve Ataşemiliter Askerov,Başyaver Salih &nbsp;karşılama mahalli Kocaçayır’a gelir. Orada bulunan erkan ve memurlara bol bol iltifat eder.Halkla konuşur.Bu arada karşılama güzergahına koşan minik öğrencilerin önünde durur ”Nasılsınız küçük hanımlar , efendiler ? diyerek gönüllerini alır.<br />
&nbsp; &nbsp; 5.Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Paşa,Mustafa Kemal Paşa yaklaşınca yalın kılıç yanına koşar ve tekmil verir.Kaplıca Meydanındaki birlikler Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa tarafından teftiş edilir ve küçük bir manevra ile resmigeçit yapılır.<br />
&nbsp; &nbsp; Sovyet Rusya Büyüelçisi S.İ.Aralov ,Azerbaycan büyükelçisi İbrahim Abilov her iki elçiliğin ateşelerin de bulunduğu bu manevrada atlıların süratle açılıp yayılması heybetli olur. Birkaç bin atlının dörtnala yaptığı resmigeçit &nbsp; herkesi heyecana boğar.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; Mustafa Kemal Paşa <strong>“Askerler Savaş artık bizim yüzümüze gülmeye başladı. İngilizlerin boğazlanmak üzere gönderdiği Yunanlıları yeniyoruz. İngiliz emperyalistleri bizi yok etmek istiyorlar ,ama bunu başaramayacaklar.Türk halkı Türk ordusu ,kendi bağımsızlıkları için &nbsp;savaşa girişmiş bulunuyor,ve düşmanlarını kendi kutsal topraklarından atacaktır “</strong>.der.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Sovyet Büyükelçisi Aralov at üzerinde <strong>“Yiğit ve soylu erler.Size Kızılordu askerlerinin selamını getirdim”</strong> konuşması &nbsp;yapar.<br />
&nbsp; &nbsp; Mustafa Kemal Paşa Fahrettin Paşa’ya bir şeyler söyler.Fahrettin Paşa’nın elini kaldırması üzerine süvariler <strong>“Kızılordu şerefine “</strong>çok yaşa” der.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; Aralov <strong>“Rus işci ve köylüsü iktidarı eline alarak yeni bir devlet kurmaktadır.Sevgili dostlarım sizin de yeni Türkiye’nin düşmanlarını yenmenizi,aziz yurdunuzu kurtarmanızı, İstanbul ve İzmir şehirlerini geri almanızı dilerim. Kızılordu soylu davranışınızla sizin de orduya ve bağımsız Türkiye’ye şeref kazandıracağınıza inanmaktadır”</strong> bu konuşma “Yaşa” sözleriyle kesilir. Fahrettin Paşa ,General Budyonny’e selamlarını iletmesini rica eder.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Nazmi Çekli Piyade subayı olarak içinde bulunduğu &nbsp;bu resmigeçiti &nbsp;tuvale döker. Hatıralarda yaşayan bu tarihi olay, Mustafa Kemal Paşa, heyeti,farklı başlık ve kıyafetleriyle dikkat çeken &nbsp;Rus ve Azerbaycan Büyükelçileri ,Türk ordusunun disiplin ve gücü ,renk armonisi tabloda çok güzel yansıtılmıştır.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İlgili bazı kaynaklarda &nbsp; tablonun adının &nbsp;<strong>“Çal’da büyük resmigeçit”</strong> &nbsp;olarak verilmesi yanıltıcıdır. Olayın &nbsp;Denizli’nin kazası Çal’da geçtiğini düşündürmektedir ki doğru değildir.Denizli Çal’da değil Afyon Çay’da gerçekleşmiştir.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;İzmir İktisat Kongresinde açılan Nazmi Çekli’nin kişisel sergisi &nbsp;büyük ilgi görür. Atatürk <strong>“Çay’da büyük resmi geçit”</strong> tablosunu çok beyenilir. Silah arkadaşının elini sıkar. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir İktisat Kongresi Gümüş Madalyasıyla ödüllendirilir ,tablo &nbsp;Çankaya’ya alınır. &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İzmir İktisat Kongresinde &nbsp;Nazmi Çekli’nin resim sergisi açtığı bilgisi &nbsp;Mümtaz Sağlam’ın İzmir’li ressamlar Ansiklopedisinde Gültekin Elibal’yorumlamıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; <strong>İzmir’in Yunanlılardan kurtarılmasından sonra General Kazım Karabekir başkanlığında toplanarak açılan İktisat Kongresinde sergilediği tabloları ile büyük takdir kazanan Çekli’nin Atatürk tarafından eli sıkılarak gümüş madalya ile değerlendirilmiş olması başlı başına bir olay olarak değerlendirilmelidir. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Piyade Binbaşısı Çekli,yine bu tarihler arasında İzmir’de her yıl resim sergisi açarak halka güzel sanatları tanımaya ve sevdirmeye çalışmıştır.”Çay’da büyük resmigeçit” tablosunu bizzat Atatürk almış Çankaya köşküne götürerek bir salona asmıştır “ bilgisi verilen sanatçı yirmiyi aşkın büyük boyutlu tablosunu Milli Savunma Bakanlığı kuruluşları ,Başbakanlığa da “Yıldız bahçesi”</strong> adını taşıyan resmini ileterek kimliğini notlamıştır.Ancak &nbsp;tablonun fotografı bu kaynakta verilmez.<br />
&nbsp; &nbsp; Asker Ressamlar kitabında “İzmir İktisat kongresinde sergilediği büyük boyutlu tabloları Atatürk’ünde beyenisini kazanmıştır.” bilgisi ile paylaşılmış olsa yine fotograf kullanılmaz. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Unutulmuş olan bu &nbsp;tablo 2014 yılına kadar mechul kalır. &nbsp;Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonunu düzenleyen &nbsp; Ömer Faruk Şerifoğlu &nbsp; tabloyu görür &nbsp;tablo da imza yoktur arkadaşlarıyla araştırarak tablonun Nazmi Çekli’nin eseri olduğunu belirler ve hazırladığı kitaba alır. &nbsp;Fotografını paylaşır. Çay’da büyük resmi geçit tablosu Türkiye İktisat Kongresinde tebliğ &nbsp;konusu olur.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Atatürk’ün &nbsp;bu konuda ki uzak görüşü Türk resim sanatının yeni eserler kazanmasının önünü açmış, İzmir İktisat ,Kongresine ayrı renk &nbsp;katmıştır. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu bilgilerin ışığında &nbsp;<strong>17 Şubat 1923’de Bnb.Nazmi ÇEKLİ tarafından İzmir İktisat Kongresi sırasında açılan resim sergisi Türkiye Cumhuriyetinde açılan ilk sergi olarak adını tarihe yazmıştır.Bunun da fikir babası Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’dür. </strong>&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Bu bilgi her 17 Şubat’ta “Türk ressamlarının Atatürk’e saygı” resim sergisi açılması&nbsp;<br />
gerektiği ilhamını vermektedir.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/CELAL.jpg" style="height:554px; width:800px" />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p><em>Nazmi Çekli “Çay’da büyük resmi &nbsp;geçit” . Tuval üzerine yağlı boya 80x120 1959<br />
Tereke Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonu &nbsp; </em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Nazmi ÇEKLİ &nbsp;İzmir 1884-İstanbul 1958&nbsp;<br />
1884’de İzmir’de doğdu.1909’da &nbsp;Manastır Askeri İdadisi Mektebini bitirdi. 3 yıl &nbsp;Serez İdadisinde resim öğretmenliği yaptı. .Balkan Savaşı,Yemen,Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda görev aldı.1931’de binbaşı rütbesiyle emekli olduktan sonra &nbsp;İzmir’e yerleşti.1941’e kadar İzmir Eşref Paşa Zührevi Hastalıklar Hastanesinde çalıştı, 1958 yılında İstanbul’da vefat etti.</p>

<p><br />
Nazmi Çekli’yi , saygı ve rahmetle anıyoruz.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;CELAL ÖCAL<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 13:33:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber dayanıklılık için küresel iş birliği</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-dayaniklilik-icin-kuresel-is-birligi-5768</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-dayaniklilik-icin-kuresel-is-birligi-5768</guid>
                <description><![CDATA[Siber dayanıklılık için küresel iş birliği]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET sektörün önde gelen ortaklarıyla birlikte&nbsp;</strong></p>

<p><strong>NATO ile stratejik bir ortaklık kurdu</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Microsoft ve Palo Alto Networks ile birlikte NATO’nun stratejik ortakları arasına katıldığını duyurdu. Bu iş birliğinin mevcut ve ortaya çıkan siber tehditler karşısında siber uzayda kolektif dayanıklılığı güçlendirmek adına önemli bir adım olduğu ifade edildi.</strong></p>

<p>Siber uzayda ve dijital alanda caydırıcılık ve savunma, yalnızca güvenilir donanım ve yazılım meselesi değil, aynı zamanda NATO Siber ve Dijital Dönüşümden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean Ellermann-Kingombe'nin de ifade ettiği gibi, ortak normlar ve ilkelerle de ilgili. Bu durum, toplumların işleyişi için hayati önem taşıyan kritik altyapının saldırı altında olduğu ve kötü niyetli aktörlerin teknolojik gelişmelerden yararlanarak taktiklerini hızla geliştirdiği bir dönemde özellikle geçerli.&nbsp;</p>

<p>Bu stratejik, ticari olmayan ortaklıklar Estonya’nın Tallin kentinde düzenlenen Uluslararası Siber Çatışma Konferansı’nda (CyCon) resmen duyuruldu ve NATO ile sanayi arasındaki siber iş birliğine yeni bir ivme kazandırdı. Bu ortaklıklar, diyaloğu, bilgi paylaşımını, en iyi uygulamaların değiş tokuşunu ve ortak ilgi alanlarına yönelik koordineli faaliyetleri kolaylaştırmaya yardımcı olacak.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Kurumsal Çözümler Direktörü Martin Talian, “Ne yazık ki toplumumuzu zayıflatmaya ve değerlerimizi sorgulamaya çalışan siber tehditlerin giderek arttığı bir dönemde yaşıyoruz; bu nedenle, bu tehditlere karşı dayanıklılığı iş birliği içinde artırmayı amaçlayan bu önemli girişime katılmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” açıklamasını yaptı.</p>

<p>ESET, siber uzayı daha güvenli hâle getirme rolü kapsamında çalışmalarını yürütmektedir. Üstlendiği bu misyon kapsamında tehdit ortamına ilişkin benzersiz küresel görüşünden, Ukrayna gibi çatışma bölgeleri de dâhil olmak üzere kritik altyapıyı koruyan siber güvenlik uzmanlarına sağladığı destekten ve en ileri teknolojilerle donatılmış, sürekli genişleyen araştırma ekiplerinden yararlanmaktadır.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:27:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Buharlı Gemi Düdükleri</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buharli-gemi-dudukleri-5767</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buharli-gemi-dudukleri-5767</guid>
                <description><![CDATA[Buharlı Gemi Düdükleri]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/buharl%C4%B1%20gemi%20d%C3%BCdkleri.jpg" style="height:1132px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:00:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Maldivler Dalış Faciası raporu: Trajik İnsan Hatası</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivler-dalis-faciasi-raporu-trajik-insan-hatasi-5766</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivler-dalis-faciasi-raporu-trajik-insan-hatasi-5766</guid>
                <description><![CDATA[Maldivler Dalış Faciası raporu: Trajik İnsan Hatası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_top.jpg" /></p>

<p>Vaavu Atolü’ndeki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”nda&nbsp;14 Mayıs’ta yaşanan ve&nbsp;biri askeri dalgıç&nbsp;toplam&nbsp;6 kişinin&nbsp;hayatını kaybettiği&nbsp;dalış faciası&nbsp;ile ilgili sonuç raporu tamamlandı ve soruşturma dosyasının&nbsp;kapandığı&nbsp;açıklandı. Kayıp dalgıçlarla ilgili arama operasyonunu yöneten&nbsp;Finli uzman dalgıçlar, olayın&nbsp;“trajik insan hatasından”&nbsp;ve&nbsp;“yetersiz malzemeden”&nbsp;kaynaklandığı sonucuna vardı.</p>

<p>Maldivler’de yerel adıyla&nbsp;“Thinwana Kandu”&nbsp;<em>(üçüncü kanal)</em>&nbsp;ve&nbsp;“Devana Kandu”&nbsp;<em>(ikinci kanal)</em>&nbsp;olarak anılan sualtı mağara sistemi,&nbsp;14 Mayıs&nbsp;günü&nbsp;ülkenin en ölümcül olayına&nbsp;sahne ve&nbsp;6 dalgıca mezar&nbsp;oldu.&nbsp;<br />
Duke of York&nbsp;adlı tekne ile bölgeye gelen&nbsp;Cenova Üniversitesi Ekoloji Profesörü Monica Montefalcone&nbsp;<em>(51)</em>,&nbsp;Biytomedikal Mühendisliği öğrencisi kızı Giorgia Sommacal&nbsp;<em>(22)</em>,&nbsp;Deniz Biyologu Muriel Oddenino&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;ile&nbsp;Deniz Biyologu Federico Gualtieri’den&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;oluşan&nbsp;dört kişilik&nbsp;ekip&nbsp;50 metre&nbsp;derinlikteki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”na&nbsp;keşif dalışı&nbsp;yapmak istedi. Onlara teknedeki deneyimli&nbsp;dalış eğitmeni Gianluca Benedetti&nbsp;de eşlik etti.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up3.jpg" /><br />
<strong>KURTARMA DALGICI DA HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
5 dalgıcın&nbsp;uzun süre&nbsp;yüzeye çıkmaması&nbsp;üzerine başlatılan&nbsp;arama-kurtarma&nbsp;operasyonunda&nbsp;Maldivler Ulusal Savunma Kuvvetleri’nde&nbsp;<em>(MNDF)</em>&nbsp;Başçavuş&nbsp;olan&nbsp;Mohamed Mahdhee&nbsp;yaşamını yitirdi.&nbsp;Dalış eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedeni de&nbsp;mağara girişi yakınlarında&nbsp;bulundu ancak&nbsp;kayıp dört kişiye&nbsp;ulaşılamadı.<br />
Ardından&nbsp;Divers Alert Network Europe’den&nbsp;<em>(DAN Europe)</em>&nbsp;yardım istendi. Bölgeye gönderilen&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;derin deniz kurtarma dalgıçları&nbsp;iki günde dört kayıp dalgıcın cansız bedenlerine&nbsp;ulaştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up4.jpg" /><br />
Olayla ilgili adli soruşturma,&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;mağara dalış uzmanı&nbsp;Sami Paakkarinen&nbsp;liderliğinde,&nbsp;Patrik Gronqvist&nbsp;ile&nbsp;Jenni Westerlund’dan oluşan ekibin verdiği bilgilerle&nbsp;polis&nbsp;ve&nbsp;denizcilik müfettişleri&nbsp;tarafından&nbsp;iki haftada&nbsp;hazırlanan&nbsp;187 sayfalık raprla&nbsp;tamamlandı. Ayrıntılı raporu kamuoyu ile paylaşan yetkililer&nbsp;dosyanın kapandığını&nbsp;açıkladı.<br />
<strong>ÇIKIŞ YOLUNU BULAMADILAR</strong><br />
Rapora göre ekip yaklaşık&nbsp;50-60 metre&nbsp;derinlikteki&nbsp;mağara sistemine&nbsp;girdi. Bu derinlik,&nbsp;Maldivler’de&nbsp;rekreasyonel dalış&nbsp;için izin verilen&nbsp;30 metrelik&nbsp;sınırın çok üzerindeydi.&nbsp;<br />
Dalgıçların çoğunda&nbsp;mağara dalışı için zorunlu “rehber ip”&nbsp;<em>(guide line)</em>,&nbsp;makara/reel sistemi,&nbsp;yedek gaz konfigürasyonu,&nbsp;tam teknik mağara dalış ekipmanı&nbsp;bulunmuyordu.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up7.jpg" /><br />
Soruşturma,&nbsp;mağara içinde dip tortusunun hızla havalanması&nbsp;sonucu&nbsp;görüşün tamamen kaybolduğunu&nbsp;ortaya koydu. Kurtarma ekipleri içeride&nbsp;“brownout / silt-out”&nbsp;denilen&nbsp;sıfır görüş&nbsp;koşulları oluştuğunu belirtti. Nihai rapora göre dalgıçlar&nbsp;çıkış yönünü kaybetti&nbsp;ve&nbsp;mağaranın en iç bölümünde&nbsp;mahsur kaldı.&nbsp;<br />
Dalış eğitmeni&nbsp;Gianluca Benedetti’nin cesedi&nbsp;mağara girişine yakın&nbsp;bir yerde bulundu. Diğer&nbsp;dört dalgıca&nbsp;ise&nbsp;mağaranın tamamen karanlık üçüncü odasında&nbsp;ulaşıldı. Uzmanlar,&nbsp;cesetlerin birbirine çok yakın&nbsp;bulunmasını,&nbsp;<em>“grubun birlikte çıkışı ararken tüpteki havalarının tükenmesine”</em>&nbsp;bağladı.&nbsp;<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up2.jpg" style="height:287px; width:259px" /></p>

<p><strong>ÖLÜME YOL AÇAN KRİTİK HATALAR</strong><br />
Finlandiyalı&nbsp;kurtarma uzmanı&nbsp;Sami Paakkarinen’in rapordaki değerlendirmesine göre grup&nbsp;yüzeye yaklaşık 10-15 dakika uzaklıktaydı. Ancak&nbsp;yön kaybı&nbsp;nedeniyle çıkışı bulamadılar.<br />
Nihai analizde&nbsp;ölüm nedeni&nbsp;olarak,&nbsp;gaz tükenmesi,&nbsp;yön kaybı,&nbsp;sıfır görüş,&nbsp;teknik ekipman eksikliği,&nbsp;mağara dalışı prosedürlerine uyulmaması&nbsp;sıralandı.<br />
Trajedinin&nbsp;dalgıçlar suya girmeden çok önce&nbsp;başladığına dikkat çekilen raporda,&nbsp;beş dalgıcın&nbsp;tekneye bindiği ilk andan itibaren,&nbsp;hazırlık&nbsp;aşamasındaki&nbsp;dikkatsizliklerden, su altındaki&nbsp;kritik hatalardan&nbsp;ve nihayetinde&nbsp;ölümlerine&nbsp;yol açan&nbsp;yıkıcı nedene&nbsp;kadar uzanan bir dizi ölümcül hata&nbsp;4 ana başlık&nbsp;altında sıralandı.<br />
<strong>1. Tekneye Biniş: Yetersiz Bilgilendirme ve Planlama</strong><br />
Yerel bir şirket tarafından işletilen geminin,&nbsp;teknik&nbsp;veya&nbsp;mağara dalışı&nbsp;operasyonları için&nbsp;geçerli bir dalış okulu lisansı&nbsp;yoktu. Kaptan ve mürettebat,&nbsp;Maldiv&nbsp;sularında uygulanan&nbsp;30 metrelik&nbsp;sıkı rekreasyonel dalış sınırını vurgulamadan, sadece&nbsp;yüzeysel bir güvenlik bilgilendirmesi&nbsp;yaptı.<br />
<strong>2. Hazırlık Aşamasında Gözden Kaçanlar&nbsp;</strong></p>

<ul>
	<li>Grup,&nbsp;derin mağara keşifleri&nbsp;için daha uygun olan&nbsp;kapalı devre&nbsp;solunum cihazları yerine, ağırlıklı olarak&nbsp;hobi amaçlı açık devre&nbsp;dalış ekipmanları kullanıyordu.</li>
	<li>Dalış öncesi&nbsp;gaz karışımları&nbsp;incelenmedi ve&nbsp;hava tüketimi&nbsp;hesaplanmadı.</li>
	<li>Yedek tüplere&nbsp;veya&nbsp;uygun bir basınç düşürme istasyonuna&nbsp;<em>(basınç odası)</em>&nbsp;sahip herhangi bir&nbsp;yüzey destek ekibi&nbsp;yoktu.</li>
</ul>

<p>Hava koşulları&nbsp;kötüleşirken akıntıların artacağı&nbsp;ve&nbsp;görüş mesafesinin azalacağı&nbsp;tahmin edimesine rağmen yine de&nbsp;dalış gerçekleştirildi</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>3. Dalış: Su Altında Yapılan Kritik Hatalar</strong><br />
Grup saat&nbsp;10:45’te suya girdi ve yaklaşık&nbsp;52 metre&nbsp;derinlikteki mağara girişine doğru hızla indi. El işaretleriyle yapılan ilk iletişim normaldi. Ancak mağara sisteminin içine girdikten sonra&nbsp;felaket&nbsp;yaşandı.<br />
Uzmanlar, dalgıçların&nbsp;ince dip çamurunu&nbsp;karıştırarak&nbsp;“yanlış duvar”&nbsp;etkisi yarattığına ve bu durumun onları şaşırtarak&nbsp;çıkış yolunu bulmalarını engellediğine&nbsp;inanıyor.&nbsp;Zifiri karanlık&nbsp;ve&nbsp;görüş mesafesinin çok azaldığı&nbsp;ortamda ekip muhtemelen&nbsp;birbirinden ayrıldı. Öte yandan bu derinliklerde&nbsp;azot narkozunun&nbsp;muhakeme yeteneğini bozmuş olabileceği de söz konusu.<br />
Kullandıkları&nbsp;ekipman&nbsp;ve&nbsp;dalış bilgisayarlarının&nbsp;analizi,&nbsp;güvenli dip sürelerini aştıklarını&nbsp;ve&nbsp;kritik yükselişe çok geç kaldıklarını&nbsp;gösteriyor. Birkaç dalgıcın, muhtemelen&nbsp;oksijen zehirlenmesi&nbsp;veya&nbsp;karbondioksit birikimi&nbsp;nedeniyle daha da kötüleşen şiddetli&nbsp;dekompresyon&nbsp;hastalığına yakalandığı anlaşılıyor.<br />
4. Faciaya Yol Açan Nedenler<br />
Raporda, ölüm nedeni olarak&nbsp;birden çok nedene&nbsp;dikkat çekiliyor.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Uygun&nbsp;teknik eğitim&nbsp;ve&nbsp;ekipman olmadan, rekreasyonel amaçlı dalış limitlerini aşmak.</li>
	<li>Yetersiz gaz yönetimi,&nbsp;havanın daha hızlı tükenmesine&nbsp;neden oldu.</li>
	<li>Kapalı&nbsp;ve&nbsp;karanlık&nbsp;ortamda&nbsp;tortu birikmesi&nbsp;nedeniyle oluşan&nbsp;yönelim bozukluğu.</li>
	<li>Ekip uyumunun sağlanamaması&nbsp;ve&nbsp;mağara dalışı protokollerine uyulmaması&nbsp;<em>(gaz yönetimi için “Üçte Bir Kuralı”na uyulmaması)</em>.</li>
</ul>

<p>Bir diğer önemli etken ise dalış operatörünün&nbsp;yeterli denetim yapmaması&nbsp;ve grubun&nbsp;operasyonel yetkilerinin dışında&nbsp;yüksek riskli bir dalış girişiminde bulunmasını&nbsp;engellememesi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up1.jpg" /><br />
Finlandiyalı uzman ekip, hizmetleri için herhangi bir ücret almayı reddederek görevi “tamamen insani bir amaç” uğruna gerçekleştirdiklerini belirtti.<br />
<strong>FACİADAN ALINACAK DERSLER</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up6.jpg" style="height:261px; width:251px" /></p>

<p>Dünya çapındaki dalış uzmanları, bu trajik olayı&nbsp;çok önemli bir mesajı yinelemek&nbsp;için kullandı:<br />
<em>“Mağara dalışı, yüzlerce saatlik özel eğitim, uygun ekipman ve protokollere sıkı sıkıya uyulmasını gerektiren son derece uzmanlaşmış bir disiplindir. Sadece hobi amaçlı dalış deneyimleri kapalı ortamlar için yeterli değildir.”</em><br />
Öte yandan, yayınlanan dava dosyası aynı zamanda&nbsp;düşündürücü bir belge&nbsp;niteliğinde.&nbsp;<br />
187 sayfalık&nbsp;raporda sadece&nbsp;ne olduğu&nbsp;değil,&nbsp;ne olması gerektiği&nbsp;de ayrıntılarıyla anlatıyor.&nbsp;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Maldiv&nbsp;sularında&nbsp;30 metreyi aşan&nbsp;her dalış için&nbsp;dalış öncesi plan onayı&nbsp;zorunludur.</li>
	<li>Bağımsız gaz analizi&nbsp;gereksinimleri mutlaka yapılmalıdır.</li>
	<li>Dalgıçlık işletmecisi lisanslamasının&nbsp;sıkı bir şekilde uygulanması&nbsp;gerekmektedir.</li>
	<li>Turistler,&nbsp;eğlence amaçlı dalış&nbsp;ile&nbsp;teknik dalış&nbsp;arasındaki fark konusunda daha iyi eğitilmelidir.</li>
</ul>

<p>Raporda ismini vermek istemeyen deneyimli bir mağara dalgıcının yorumu da dikkat çekiyor:<br />
<em>“Deneyimliydiler, ama mağara dalgıcı değillerdi. Arada fark var.”</em><br />
Yıllar boyu&nbsp;“dalış cenneti”&nbsp;olarak bilinen&nbsp;Maldivler, şimdi güveni yeniden tesis etme ve böyle bir trajedinin tekrar yaşanmaması için şimdi&nbsp;acil&nbsp;olarak&nbsp;etkili güvenlik reformları&nbsp;yapmak zorunda.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:00:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&#039;Büyük Patron\&#039; Marmaris’te Sulara Gömüldü</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buyuk-patron-marmariste-sulara-gomuldu-5765</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buyuk-patron-marmariste-sulara-gomuldu-5765</guid>
                <description><![CDATA[\'Büyük Patron\' Marmaris’te Sulara Gömüldü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_top.jpg" /></p>

<p>Marmaris’te günlük tur teknesinde faciadan dönüldü.&nbsp;“Korsan”&nbsp;temalı&nbsp;“Big Boss Diamond”&nbsp;adlı tur teknesi&nbsp;Marmaris Akvaryum Koyu’nda su alarak battı. Teknede bulunan&nbsp;120’si yetişkin,&nbsp;20’si çocuk,&nbsp;8’i mürettebat&nbsp;148 kişi&nbsp;çevredeki diğer teknelerin yardımıyla salimen kurtarıldı. Teknenin,&nbsp;kıçtan kara&nbsp;olmaya çalışırken&nbsp;kayalara çarptığı&nbsp;iddia edildi. Ancak kesin neden henüz bilinmiyor.</p>

<p>Daha çok&nbsp;yurt dışına, özellikle de&nbsp;İngiliz turistlere&nbsp;seslenen&nbsp;“Korsan”&nbsp;temalı&nbsp;“Big Boss Diamond”ın yabancı kaynaklardaki tanıtımlarında şu ifade yer alıyordu:<br />
<em>“Unutulmaz korsan maceranız&nbsp;Marmaris&nbsp;veya&nbsp;İçmeler'deki otelinizden transferinizle başlar. Sizi görkemli&nbsp;Big Boss Korsan Gemisinin&nbsp;beklediği&nbsp;Marmaris Limanı'nda korsan ekibimiz tarafından karşılayacak. Gününüzü denizde&nbsp;eğlenceli,&nbsp;güvenli&nbsp;ve&nbsp;sürprizlerle dolu&nbsp;halde geçirmeye hazır olacaksınız.”</em><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up4.jpg" /><br />
29 Mayıs&nbsp;günü&nbsp;Big Boss Diamond&nbsp;ile denize açılanlar gerçekten de&nbsp;“unutulmaz”&nbsp;bir macera yaşadı.&nbsp;“Güvenli”&nbsp;olması tartışılır ama,&nbsp;“sürprizlerle dolu”&nbsp;olduğu inkar edilemez…<br />
<strong>KIÇTAN KARA OLMAK İSTERKEN…</strong><br />
120’si&nbsp;yetişkin.&nbsp;20’si&nbsp;çocuk 140 yolcu&nbsp;ve&nbsp;8 mürettebatıyla Marmaris’ten ayrılan&nbsp;“Big Boss Diamond”&nbsp;adlı günübirlik tur teknesi saat&nbsp;15.30’da&nbsp;Akvaryum Koyu’nda demirlemek isterken&nbsp;su almaya&nbsp;ve&nbsp;sancak tarafına yatmaya&nbsp;başladı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up3.jpg" /><br />
Telsizden&nbsp;“Mayday”&nbsp;<em>(hayati acil yardım)</em>&nbsp;çağrısı yapılan tekneden&nbsp;panik halinde kendilerini suya atan yolcular&nbsp;yardıma koşan&nbsp;çevredeki diğer tekneler&nbsp;tarafından kurtarıldı. Kazazedeler, olay yerine gelen&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;botları ile kıyıya taşındı.<br />
Olayın&nbsp;sakin bir havada&nbsp;ve&nbsp;çevresi teknelerle dolu kalabalık bir ortamda&nbsp;yaşanması,&nbsp;muhtemel bir facianın&nbsp;yine&nbsp;kıl payı atlatılmasını&nbsp;sağladı.&nbsp;Muğla Valiliği’nden yapılan açıklamada&nbsp;kimsenin yaralanmadığı,&nbsp;tüm kazazedelerin durumlarının iyi olduğu&nbsp;belirtildi.&nbsp;<br />
Görgü tanıkları, teknenin&nbsp;baştan demir atıp kıyıya kıçtan kara olmaya çalıştığı&nbsp;sırada sığlıktaki&nbsp;kayalıklara çarptığını&nbsp;öne sürdü. Ancak&nbsp;yarım saat&nbsp;gibi kısa süre içinde suya gömülen teknenin&nbsp;neden su almaya başladığı&nbsp;konusunda&nbsp;resmi bir açıklama yok.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up1.jpg" /><br />
<strong>OLAY ANINDA İNGİLİZ BASININA YANSIDI&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up2.jpg" style="height:207px; width:349px" /></p>

<p>Konu bir anda, daha çok da&nbsp;The Sun&nbsp;ve&nbsp;The Sunday Guardian&nbsp;gibi&nbsp;İngiliz&nbsp;gazetelerinde,&nbsp;“Korsan temalı parti teknesi Big Boss Diamond yolcularıyla Türkiye kıyılarında batıyor”&nbsp;başlığı ile yayınlandı.&nbsp;Sosyal medyada&nbsp;da&nbsp;batma anı görüntüleri&nbsp;paylaşıldı.<br />
Marmaris’in&nbsp;en çok iş yapan&nbsp;gözde eğlence teknesi&nbsp;“Big Boss Diamond”ın&nbsp;yüksek üst yapısı&nbsp;nedeniyle&nbsp;“dengesiz”&nbsp;olduğu ve&nbsp;bu kadar fazla&nbsp; yolcuyu&nbsp;taşıyamadığı da iddialar arasında. Ancak tur şirketinin web sitesinde&nbsp;teknenin 400 yolcu kapasiteli&nbsp;olduğu ifade ediliyor.<br />
Bir kez daha herkese&nbsp;“geçmiş olsun”&nbsp;diyoruz.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up5.jpg" /><br />
<em>Big Boss'un&nbsp;Diamond&nbsp;dışında bir de&nbsp;"Yagna"&nbsp;adlı ikinci&nbsp;&nbsp;</em><em>teknesi var. Şirket&nbsp;6 saatlik&nbsp;tur için yolcu başına&nbsp;35 sterlin&nbsp;&nbsp;</em><em>(yaklaşık 2 bin 160 TL) alıyor. Çocuklar&nbsp;yüzde 50&nbsp;indirimli...</em>&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>EDİTÖRÜN NOTU:</strong><br />
<em>Geçtiğimiz&nbsp;Nisan&nbsp;ayında da&nbsp;Fethiye Ölüdeniz'de farklı bir&nbsp;tur teknesi kazası&nbsp;yaşanmıştı.&nbsp;</em><br />
<em>Kumburnu Plajı&nbsp;açıklarında,&nbsp;2 Nisan&nbsp;günü saat&nbsp;01.00&nbsp;sıralarında patlak veren fırtınada kıyıya bağlı halatı kopan ve sürüklenen&nbsp;"Korsan"&nbsp;temalı&nbsp;&nbsp;"Siyah İnci"&nbsp;adlı ahşap tur teknesi&nbsp;kayalıklara çarparak&nbsp;batmıştı. Teknedeki&nbsp;7 kişiden 6'sı kurtarılmıştı.&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;dalgıçları, ilerleyen saatlerde batıkta mahsur kalan&nbsp;59&nbsp;yaşındaki aşçı&nbsp;İbrahim Özbek'in cansız bedenine ulaşmışlardı.</em>&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:16:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay zekâ doktorunuz değil, danışırken dikkat edin</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapay-zeka-doktorunuz-degil-danisirken-dikkat-edin-5764</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapay-zeka-doktorunuz-degil-danisirken-dikkat-edin-5764</guid>
                <description><![CDATA[Yapay zekâ doktorunuz değil, danışırken dikkat edin]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlığınız için yapay zekâya başvururken verilerinizi riske atmayın</strong></p>

<p><strong>Sohbet robotları düşünme, öğrenme ve çevremizdeki dünyayı algılama şeklimizi değiştiriyor. Bu tür bir dönüşüm hayatın birçok alanında kendini gösteriyor ancak belki de en hassas ve sıklıkla endişe verici olanlardan biri, sağlık hizmetleri için üretken yapay zekâ (GenAI) araçlarının giderek artan kullanımı. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, &nbsp;tıbbi tavsiye almak için yapay zekâ kullanmanın &nbsp;güvenlik ve gizlilik risklerine maruz bırakabileceği uyarısında bulundu. Riskleri sıralayarak nasıl güvende kalınabileceğine yönelik önerilerini paylaştı.</strong></p>

<p>Bir dizi ücretsiz yapay zekâ sohbet robotunun yanı sıra büyük teknoloji şirketleri, kullanıcıların tıbbi kayıtlarını yorumlamalarına ve semptomları, laboratuvar sonuçları ve tedavi seçenekleri hakkında sorular sormalarına yardımcı olan Copilot Health, ChatGPT Health ve Amazon’un HealthAI gibi hizmetlerin lansmanıyla tüketicilere yönelik sağlık yapay zekâ alanına girdi. Bir yapay zekâ aracının doktorun rolünü üstlenmesini beklemek bazı riskler barındırıyor. Risk sadece kullanıcıların yanlış tavsiye alması değil, aynı zamanda gizlilik korumaları, veri paylaşım uygulamaları ve yasal yükümlülükleri bir doktor veya hastaneninkinden farklı olabilecek sistemlerle son derece hassas kişisel bilgileri paylaşmaları ve verilerinin beklenmedik kuruluşlara maruz kalmasıdır. Bir ABD hasta güvenliği kuruluşuna göre, genel olarak yapay zekâ sohbet robotlarının kötüye kullanımı şu anda sağlık teknolojisi alanında bir numaralı tehlike konumunda.</p>

<p>Microsoft'a göre, insanlar mobil cihazlarında diğer tüm konulardan daha fazla kendi sağlıkları ve sevdiklerinin sağlığı hakkında konuşuyor. Sohbet robotları 7/24 hizmet veriyor ve her şeye bir cevap sunarken gergin hastaları rahatlatmaya yardımcı olan kendinden emin bir üslupla konuşuyorlar. Ulusal sağlık sistemlerinin giderek daha fazla baskı altında olduğu bir dönemde, birçok kişi tıbbi yardım almaya karar vermeden önce muhtemelen yapay zekâ yardımıyla kendi kendine teşhis koyacak. &nbsp;Ancak şimdiden bazı endişeler ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan ilki, halüsinasyonlar veya yanlış tavsiyeler. Şubat ayında&nbsp;Nature Medicine dergisinde yayımlanan bir Oxford Üniversitesi araştırması şu bulguları ortaya koydu: Kullanıcılar genellikle LLM ile hangi bilgileri paylaşmaları gerektiğini bilmiyorlar; &nbsp;LLM'ler, kendilerine yöneltilen sorular çok az farklılık gösterse bile çok farklı cevaplar veriyor ve &nbsp;modeller genellikle hem iyi hem de kötü tavsiyelerde bulunuyor ancak kullanıcılar ikisini birbirinden ayırt etmekte zorlanıyor. Çalışmanın başhekimine göre tüm bu heyecana rağmen yapay zekâ henüz bir hekimin rolünü üstlenmeye hazır değil. Hastalar, semptomları hakkında büyük bir dil modeline danışmanın tehlikeli olabileceğini, yanlış teşhisler ortaya çıkabileceğini ve acil yardım gerektiğinde bunun farkına varılamayabileceğini bilmeli.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ gizlilik riskleri&nbsp;</strong></p>

<p>Bireylerin bir an durup düşünmelerini gerektirecek, sağlıkla ilgili olmayan riskler de bulunuyor. Hassas tıbbi bilgileri halka açık bir sohbet robotuyla paylaşmanın, verilerin modeli eğitmek için kullanılması ve dolayısıyla başkalarına aktarılması anlamına gelebileceği. Kasıtsız da olsa modellerin kullanıcıları tarafından girilen verileri yanlışlıkla ifşa ettiği biliniyor. Sağlık verileriniz, bilgileri değiştirilip yeniden düzenlenirken dondurulabilen çalıntı bir kredi kartı gibi değildir. Ömür boyu size aittir ve bir yapay zekâ aracıyla paylaşıldığında kalıcı bir dijital kayıt hâline gelebilir. Sağlık odaklı başlıca sohbet robotlarının çoğu, bu verileri eğitim amaçlı kullanmayacaklarına dair söz veriyor. Eğitim gizlilik tablosunun sadece bir parçası ve hizmetler, üçüncü taraf veri paylaşımı konusunda aynı sözleri vermeyebilir. Kişisel tıbbi bilgileriniz, model sağlayıcısı ile sağlık hizmeti sağlayıcınız arasında yer alan bir üçüncü taraf olan veri toplayıcısının eline geçebilir. Ayrıca genellikle kullanımdan önce anonimleştirilse de doğrudan veya bu toplayıcılardan biri aracılığıyla reklam verenlerle paylaşılabilir. Sağlık verileri olağanüstü hassastır ve anonimleştirme her zaman tüm riskleri ortadan kaldırmaz.</p>

<p><strong>İhlal riski katlandığında</strong></p>

<p>Sağlık verileri, çeşitli nedenlerle dolandırıcılar tarafından yüksek oranda paraya çevrilebilir. Genellikle değiştirilemediği veya yeniden düzenlenemediği için uzun süre değerini korur. Sahte talepler sunmak veya sizin adınıza tıbbi hizmetler almak için kullanılabilecek sigorta bilgilerini içerebilir. Size şantaj yapmak için kullanılabilir. Bu verileri elinde bulunduran şirket sayısı ne kadar fazla olursa hackerların bu verileri ele geçirip çalma olasılığı da o kadar artar.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ ile paylaştıklarınıza dikkat edin</strong></p>

<p>Bir sağlık sorunu konusunda endişeleriniz varsa genel amaçlı botlardan uzak durun ve bunun yerine sağlıkla ilgili soruları yanıtlamak üzere özel olarak tasarlanmış botları tercih edin. Hizmetin verilerinizi nasıl işlediğini açıklayıp açıklamadığını, eğitim amacıyla girdiğiniz komutları kullanıp kullanmadığını, bilgileri üçüncü taraflarla paylaşıp paylaşmadığını ve bir gizlilik düzenlemesi kapsamında olup olmadığını kontrol edin. Doğrulamak için kaynak bağlantıları yoksa çıktılara körü körüne güvenmeyin. Cevapları mutlak gerçek olarak kabul etmeyin: Her zaman bir tıp uzmanına veya resmî bir web sitesine &nbsp;danışın.</p>

<p><strong>Gizliliğinizi korumak için şunları &nbsp;göz önünde bulundurun:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Araçların bu verileri nasıl işlediğini anlamadığınız sürece, tıbbi belgeleri, laboratuvar sonuçlarını veya diğer hassas belgeleri bir yapay zekâ aracıyla asla paylaşmayın, yüklemeyin.</li>
	<li>İsim, adres, sigorta bilgileri, hasta numaraları veya diğer tanımlayıcı bilgileri girmekten kaçının.</li>
	<li>Eğitim ve sohbet geçmişi özelliklerinin kapalı olduğundan emin olun.</li>
	<li>Görev için gerekli olan minimum bilgiyi paylaşın.</li>
	<li>Yazdığınız her şeyin saklanabileceğini veya ifşa edilebileceğini varsayın ve komutlarınızı buna göre ayarlayın.</li>
</ul>

<p>Yapay zekâ sohbet robotları, doktorunuza soracağınız belirli bir durumla ilgili soruları beyin fırtınası yapmak veya aşina olmadığınız bir tıbbi terimi açıklamak için yararlı olabilir. Ancak tıbbi bakım için hazırlık yapmak amacıyla yapay zekâ kullanmak ile tıbbi bakımın yerine yapay zekâyı kullanmak arasında büyük bir fark vardır. Kendinden emin bir cevabı tanı olarak kabul etmeyin ve bir makine sizi rahatlattığı için acil semptomları görmezden gelmeyin.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:35:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber casuslukta yeni hedefler   yapay zekâ, enerji ve savunma sektörleri</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-hedefler-yapay-zeka-enerji-ve-savunma-sektorleri-5763</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-hedefler-yapay-zeka-enerji-ve-savunma-sektorleri-5763</guid>
                <description><![CDATA[Siber casuslukta yeni hedefler   yapay zekâ, enerji ve savunma sektörleri]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>APT Raporu: Çin yanlısı gruplar Venezuela ve Körfez bölgesinde casusluk yapıyor, Güney Kore’de yapay zekâ robotik alanını hedef alıyor.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Ekim 2025 – Mart 2026 dönemini kapsayan en son APT &nbsp; (Gelişmiş Kalıcı Tehdit) Faaliyet Raporunu yayımladı.</strong></p>

<p><strong>Çin ile bağlantılı tehdit aktörleri, Venezuela, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi jeopolitik sıcak noktalarda da dâhil olmak üzere oldukça aktif olmaya devam etti; denizcilik ve enerji sektörlerini, Güney Kore'deki bir yapay zekâ robotik şirketini ve hükümet hedeflerini casusluk faaliyetlerine maruz bıraktı.</strong></p>

<p><strong>Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir savunma şirketi ele geçirildi; muhtemelen gazetecileri hedef alan, Arapça konuşan kullanıcılar Android casus yazılımlarıyla hedef alındı. Kuzey Kore ile bağlantılı Andariel, nükleer endüstriyle ilgilenen bir şirkete saldırdı.</strong></p>

<p><strong>Rusya ile bağlantılı tehdit aktörleri, büyük ölçüde Ukrayna'ya odaklanmaya devam etti. Sednit, Ukraynalı askeri personele, drone üreticilerine ve drone araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara karşı implantlar yerleştirdi.</strong></p>

<p>ESET Research, Ekim 2025'ten Mart 2026'ya kadar ESET araştırmacıları tarafından belgelenen seçilmiş APT gruplarının faaliyetlerini vurgulayan en son APT Faaliyet Raporunu yayımladı. İzlenen zaman diliminde, Çin yanlısı tehdit aktörleri dünya çapında oldukça aktif kalmaya devam etti, kısmen Pekin'in ekonomik ve güvenlik çıkarlarını etkileyen jeopolitik gelişmelerin şekillendirdiği casusluk kampanyaları yürüttü. ABD'nin Venezuela'daki askeri operasyonunun ardından ve Körfez bölgesinde devam eden istikrarsızlık ortamında, ESET, Çin yanlısı grupların Pekin'in yurtdışındaki denizcilik, enerji ve siyasi gelişmelere ilişkin görünürlüğünü artırmak için harekete geçirildiğine dair işaretler tespit etti. Kuzey Kore ile bağlantılı Andariel, nükleer enerji sektöründe faaliyet gösteren bir şirkete saldırdı.</p>

<p>Çin ile bağlantılı FamousSparrow, ABD müdahalesinin ardından petrol sevkiyatlarının dayanıklılığını izlemek amacıyla denizcilik işleriyle bağlantılı bir Venezüella devlet kurumunu hedef aldı. ESET, burada Suriye devlet ağını hedef alan bir başka Çin ile bağlantılı APT grubu olan SteppeDriver'ı da tespit etti. Bu faaliyet, hem Suriye'nin yeniden inşa projelerine yönelik Çin'in ticari çıkarlarını hem de ülkedeki Uygur savaşçılarla ilgili güvenlik endişelerini yansıtıyor olabilir. Çin ile bağlantılı UNC5221'in SPAWN kötü amaçlı yazılım ailesi, Kamboçya ve Panama'daki devlet kurumlarının yanı sıra Güney Kore'deki bir yapay zekâ ve robotik şirketini hedef aldı. Güney Kore'yi hedef alan bu son faaliyet, Pekin'in "Made in China 2025" endüstriyel kalkınma politikası kapsamında öncelik verilen stratejik teknolojilere olan süregelen ilgisiyle uyumlu.</p>

<p>2026 yılının Şubat ayı sonlarında başlayan İran'daki savaş, bu dönemde İran yanlısı faaliyetlerin en belirleyici olayı oldu. Paradoksal bir şekilde, bu çatışma, ESET telemetri verilerinde yerleşik İran yanlısı APT gruplarının faaliyetlerinde bir düşüşle aynı zamana denk geldi; bunun en olası nedeni, İran rejimi tarafından uygulanan internet kısıtlamalarının bu grupların etkin bir şekilde faaliyet gösterme kabiliyetini engellemiş olmasıdır. Aynı zamanda, bu ortam, İsrail, ABD ve Tahran'a düşman olarak görülen diğer devletleri hedef alan vekil ve hacktivist aktörlerin harekete geçmesini kolaylaştırmış görünüyor. ESET Research ayrıca daha önce bilinen gruplarla kesin olarak ilişkilendiremediği, İsrail hedeflerine yönelik faaliyetlerde olağan dışı bir artış kaydetti. Kaynağı bilinmeyen iki faaliyet kümesi, Rusty Boots ve MoKhargosh, İsrail'e karşı hem casusluk yetenekleri hem de yıkıcı potansiyel sergiledi. Bu faaliyetler arasında, daha sonra kullanılmak üzere yıkıcı araçları saklarken bootkit tarzı bir wiperı devreye sokmak da vardı.</p>

<p>ESET Research ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir savunma şirketinin ele geçirildiğini ve Arapça konuşan kullanıcıların Android casus yazılımlarıyla hedef alındığını tespit etti. Saldırganın Telegram kanalının adı, dünya çapındaki askeri olayları haritalamaya adanmış meşru ve tanınmış bir OSINT platformu olan Live Universal Awareness Map (Liveuamap) 'tan esinlenmiş olabileceğinden bu saldırı muhtemelen gazetecileri veya açık kaynak istihbarat uzmanlarını hedef alıyordu.</p>

<p>Kuzey Kore ile bağlantılı tehdit aktörleri çeşitli cephelerde aktif olmaya devam etti. Birçok grup hem doğrudan mali kazanç hem de yazılım tedarik zincirini tehlikeye atma fırsatları sağlayabilecek sosyal mühendislik planlarıyla geliştiricileri ve kripto para ekosistemini hedef almaya devam etti. ESET ayrıca Andariel grubunun Güney Kore'ye yönelik saldırılarda yeniden ortaya çıktığını keşfetti. Grup, bu saldırılarda TigerRAT'ı kullandı ve sıvı hidrojen işleme ve nükleer enerji endüstrisiyle ilgili ekipman ürettiği görülen bir mühendislik şirketi içinde Rook fidye yazılımını yaymaya çalıştı. Bu teknolojiler, Pyongyang'ın balistik ve nükleer hedefleri açısından açıkça ilgi çekicidir.&nbsp;</p>

<p>Rusya yanlısı tehdit aktörleri, ağırlıklı olarak Ukrayna'ya ve bu ülkenin savunma çabalarıyla bağlantılı kuruluşlara odaklanmaya devam etti. Sednit, Ukrayna askeri personeli, drone üreticileri ve drone araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara karşı Covenant ve BeardShell implantlarını kullanırken Ukrayna dışındaki lojistik ve nakliye şirketlerini de hedef aldı. Sandworm, kış boyunca yıkıcı faaliyetlerini yoğunlaştırdı ve Ukrayna'da kamu ve özel sektör hedeflerine karşı birkaç yeni wiper programı kullandı. Özellikle dikkat çeken, Aralık 2025'te bir Polonyalı enerji şirketini etkileyen veri imha olayıydı; ESET bu olayı Sandworm'a atfetti.&nbsp;</p>

<p>ESET ürünleri, müşterilerimizin sistemlerini bu raporda açıklanan kötü niyetli faaliyetlerden korur. Burada paylaşılan istihbarat, çoğunlukla ESET'in tescilli telemetri verilerine dayanmaktadır ve belirli APT gruplarının faaliyetlerini ayrıntılı olarak anlatan derinlemesine teknik raporlar ve sık faaliyet güncellemeleri hazırlayan ESET araştırmacıları tarafından doğrulanmıştır. ESET APT Raporları olarak bilinen bu tehdit istihbaratı analizleri, vatandaşları, kritik ulusal altyapıyı ve yüksek değerli varlıkları suçluların ve devletlerin yönlendirdiği siber saldırılardan korumakla görevli kuruluşlara yardımcı olmaktadır.</p>

<p>Yüksek kaliteli, stratejik, eyleme geçirilebilir ve taktiksel siber güvenlik tehdit istihbaratı sunan&nbsp;<a href="https://www.eset.com/us/business/services/threat-intelligence/" target="_blank">ESET APT Raporları</a>&nbsp;hakkında daha fazla bilgiye ESET Tehdit İstihbaratı sayfasından ulaşabilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:20:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Dört Türk Gemisine SİHA Saldırısı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-dort-turk-gemisine-siha-saldirisi-5762</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-dort-turk-gemisine-siha-saldirisi-5762</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Dört Türk Gemisine SİHA Saldırısı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_iha_turk_top.jpg" /></p>

<p>Makimar Denizcilik’e ait&nbsp;“Ant”&nbsp;adlı kargo gemisine&nbsp;Odessa&nbsp;açıklarında dün gece düzenlenen&nbsp;SİHA&nbsp;saldırısında&nbsp;iki Türk mürettebat&nbsp;yaralandı. Bu saldırıdan kısa süre önce&nbsp;Türkiye kıyılarına yakın&nbsp;bölgede de&nbsp;Tribeka Denizcilik’e ait&nbsp;“James II”,&nbsp;“Altura”&nbsp;ve&nbsp;“Velor”&nbsp;adlı tankerler&nbsp;SİHA’lara hedef oldu.&nbsp;Ukrayna Deniz Kuvvetleri&nbsp;tarafından&nbsp;SİHA’ların&nbsp;Rusya’ya ait olduğu&nbsp;öne sürüldü.</p>

<p>Ukrayna&nbsp;ve&nbsp;Rusya&nbsp;arasındaki savaş,&nbsp;Karadeniz’deki&nbsp;ticaret filosu&nbsp;için&nbsp;ciddi tehdit&nbsp;oluşturmaya devam ediyor. Dün gece biri&nbsp;Odessa&nbsp;açıklarında, üçü de&nbsp;Türkiye kıyılarına yakın&nbsp;bölgelerde&nbsp;Türk sahipli dört gemi SİHA saldırılarına&nbsp;hedef oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(21).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
İlk saldırı haberi kimyasal madde ve petrol taşımacılığı yapan&nbsp;İstanbul&nbsp;merkezli&nbsp;Tribeka Denizcilik’ten geldi. Şirketten yapılan açıklamada&nbsp;Karadeniz’de&nbsp;Türkiye’nin&nbsp;kuzey kıyıları&nbsp;yakınlarında seyreden&nbsp;üç petrol tankerinin&nbsp;insansız silahlı hava araçlarıyla&nbsp;<em>(SİHA)</em>&nbsp;hedef alındığı bildirildi.&nbsp;<br />
<br />
Açıklada,&nbsp;Palau&nbsp;bayraklı&nbsp;“James II”&nbsp;adlı tankerin&nbsp;Sinop&nbsp;açıklarında,&nbsp;Sierra Leone&nbsp;bayraklı&nbsp;“Altura”&nbsp;ve&nbsp;“Velora”&nbsp;adlı tankerlerin de gemiden gemiye transfer operasyonu sırasında&nbsp;aynı bölgede&nbsp;saldırıya uğradığı bildirildi.&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Olayların ardından bölgeye&nbsp;Kıyı Emniyeti’ne bağlı ekipler sevk edildi. Ulaşan ilk bilgilere göre tankerlerde bulunan tüm mürettebatın&nbsp;sağlık durumlarının iyi&nbsp;olduğu öğrenilldi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_iha_turk_up1.jpg" /><br />
<strong>İKİ TÜRK MÜRETTEBAT YARALANDI</strong><br />
Ardından&nbsp;yeni bir saldırı&nbsp;haberi&nbsp;Odessa&nbsp;açıklarından geldi.&nbsp;İstanbul&nbsp;merkezli&nbsp;Maksimar Denizcilik’e ait&nbsp;“Ant”&nbsp;adlı kargo gemisi,&nbsp;Odessa Limanı’ndan hareket edip&nbsp;Türkiye rotasında&nbsp;seyrettiği sırada&nbsp;SİHA&nbsp;saldırısına hedef oldu.&nbsp;<br />
SİHA’nın&nbsp;Rusya’ya ait olduğunu&nbsp;iddia eden&nbsp;Ukrayna Deniz Kuvvetleri, geminin&nbsp;köprüüstünde yangına yol açan patlamada&nbsp;yaralanan&nbsp;iki Türk mürettebatın&nbsp;hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını duyurdu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_iha_turk_up2.jpg" /><br />
<strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI</strong><br />
Olayın ardından&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti&nbsp;Dışişleri Bakanlığı&nbsp;yazılı bir açıklama yaptı.&nbsp;<br />
Açıklamada,&nbsp;Vanuatu&nbsp;bayraklı geminin&nbsp;28 Mayıs&nbsp;gecesi saldırıya uğradığı belirtilerek,&nbsp;<em>"Mürettebattan iki vatandaşımızın hafif yaralandığı öğrenilmiştir. Gemide görev yapan vatandaşlarımızın durumları, Odessa Başkonsolosluğumuzca yakından takip edilmektedir"</em>&nbsp;denildi.<br />
Ancak&nbsp;Sinop açıklarında saldırıya uğrayan diğer üç gemi&nbsp;hakkında bilginin bulunmadığı açıklamada,&nbsp;<em>"Son dönemde Karadeniz’de gözlenen savaş bağlantılı tırmanmanın, bölgemiz için doğurduğu risk ve tehditlere ilişkin endişelerimiz ile ülkemize yönelik muhtemel olumsuz etkileri konusundaki uyarılarımız, konuyla ilişkili tüm taraflara her düzeyde ifade edilmektedir”</em>&nbsp;ifadesine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:00:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cheese Sailing \&#039;Cüce\&#039; Marmara Kupası’nda Finiş Hattında Diskalifiye Şoku!</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cheese-sailing-cuce-marmara-kupasinda-finis-hattinda-diskalifiye-soku-5761</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cheese-sailing-cuce-marmara-kupasinda-finis-hattinda-diskalifiye-soku-5761</guid>
                <description><![CDATA[Cheese Sailing \'Cüce\' Marmara Kupası’nda Finiş Hattında Diskalifiye Şoku!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/marmara_kup_26_top.jpg" /></p>

<p>Ekim'den&nbsp;23 Mayıs’a çekilen&nbsp;Marmara Kupası’nın&nbsp;Asmalıada&nbsp;dönüşlü&nbsp;125 deniz mili&nbsp;mesafeli rotası da&nbsp;Çınarcık&nbsp;şamandırasına çevrilerek&nbsp;50 deniz miline&nbsp;indirildi.&nbsp;Bayram öncesi&nbsp;olmasına rağmen&nbsp;24 teknenin&nbsp;kayıt verdiği mücadelenin finiş hattında&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;ile&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;arasındaki&nbsp;“yol hakkı”&nbsp;meselesi&nbsp;protestoya&nbsp;taşındı. Duruşmada&nbsp;Çılgın Sigma 2 “uçtu”.</p>

<p>TAYK’ın&nbsp;<em>(Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü)</em>&nbsp;tarihi kadar eski&nbsp;geleneksel etkinliği&nbsp;Marmara Kupası’nın bu güne kadar rotası pek çok kez değişti. Kulağımıza gelen duyumlara göre, bu değişikliğin nedenlerinden biri rüzgarın&nbsp;“çokluğu”&nbsp;ya da&nbsp;“yokluğu”ndan ziyade, günümüzdeki yarış ekiplerinin yaklaşık&nbsp;70 millik bir orsa seyri&nbsp;tercih etmemesi…<br />
<br />
Bu&nbsp;“umumi arzu”&nbsp;üzerine&nbsp;TAYK&nbsp;yönetimi de tarihi değiştirilen ve&nbsp;Ekim&nbsp;ayından&nbsp;23 Mayıs’a çekilen&nbsp;Marmara Kupası’nın rotasını da&nbsp;Çınarcık şamandırasına&nbsp;çevirerek yaklaşık&nbsp;50 deniz miline&nbsp;indirdi.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>HER YARIŞTA FARKLI BAŞHAKEM</strong><br />
Bayram öncesine&nbsp;denk geldiği için,&nbsp;geçen yıl&nbsp;sadece&nbsp;5 teknenin&nbsp;kayıt verdiği mücadeleye bu yıl&nbsp;kaç teknenin katılacağı&nbsp;merak konusu idi.&nbsp;IRC&nbsp;sınıflarında&nbsp;24 teknenin&nbsp;kayıt vermesi,&nbsp;hamlenin&nbsp;ve&nbsp;duyumların “doğru olduğu”&nbsp;algısını güçlendirdi.<br />
Ahmet Eker&nbsp;Komodorluğunda ve&nbsp;Ceren Veziroğlu&nbsp;Genel Müdürlüğündeki&nbsp;TAYK’ın yeni yönetimi sezon başından bu yana&nbsp;her ayakta “Başhakemlik”&nbsp;görevine&nbsp;farklı bir ismi&nbsp;atadı.&nbsp;Marmara Kupası’nda da bu görevi&nbsp;Arzu Özgen&nbsp;üstlendi.<br />
Moda Deniz Kulübü’nde düzenlenen&nbsp;Yatçı Toplantısı’nda sadece&nbsp;Marmara Kupası’nda startın&nbsp;“karadan”&nbsp;verileceği belirtilmiş olmasına rağmen, bunda da&nbsp;değişikliğe&nbsp;gidildi ve start&nbsp;“denize”&nbsp;taşındı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>START RÜZGARÜSTÜNE VERİLDİ</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/marmara_kup_26_up1.jpg" style="height:260px; width:288px" /></p>

<p>Kuzey-Kuzeydoğu&nbsp;yönlü&nbsp;8-11 knot&nbsp;aralığındaki rüzgarın hakim olduğu&nbsp;20 Mayıs Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;Komite Botu Kalamış Koyu’nun açığında&nbsp; demirledi.<br />
20 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarının startı saat&nbsp;11.00’da,&nbsp;4 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IRC3&nbsp;ve&nbsp;4’lere de hemen&nbsp;peşinden&nbsp;verildi.<br />
Daha önce de kullanılan&nbsp;Çınarcık dönüşlü&nbsp;rotanın mesafesi aslında&nbsp;45 deniz mili&nbsp;idi.<br />
Bu yarışta dönüş rotası filonun&nbsp;Büyükada'yı iskelede bırakıp&nbsp;Kınalıada&nbsp;-&nbsp;Burgazada&nbsp;arasındaki kanalı dolaştırılmasıyla&nbsp;50 deniz miline&nbsp;uzatılmış, yarışın süresi de&nbsp;“gün batımı”&nbsp;olarak sınırlanmıştı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>HAVA “DÜŞÜNCE” YARIŞ SÜRESİ UZATILDI</strong><br />
Ancak&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarını taşıyan rüzgarın hızı, sıra&nbsp;IRC3-4’lerin&nbsp;Kınalıada&nbsp;-&nbsp;Burgazada&nbsp;kanalına yaklaştıkları sırada&nbsp;gerilemesi&nbsp;üzerine&nbsp;Arzu Özgen&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu “günbatımı”&nbsp;olan&nbsp;“zaman sınırı”nı&nbsp;22.30’a uzattı.<br />
Moda Deniz Kulübü&nbsp;açığında kurulan&nbsp;finiş hattına&nbsp;saat&nbsp;16.58’dei&nbsp;5 saat 58 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;ilk ulaşan&nbsp;tekne&nbsp;Sükrü Sanus&nbsp;yönetiminde ve&nbsp;Saruhan Çinay&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Orient Express VI&nbsp;oldu.<br />
Lideri,&nbsp;7 saat 28 dakika&nbsp;ile&nbsp;Doğa Arıbaş&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;takip etti.&nbsp;7 saat 30 dakika&nbsp;ile&nbsp;Uğur Tarık Gül&nbsp;yönetiminde ve&nbsp;Kıvanç Sevinç&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;ve&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetiminde,&nbsp;Arda Baykal&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;bitiş çizgisine neredeyse&nbsp;“kafa kafaya”&nbsp;girdiler.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>FİNİŞ HATTINDA TRAMOLA SAVAŞI</strong><br />
Ancak&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2’nin finiş hattını kesmeden&nbsp;tramola&nbsp;atıp&nbsp;iskele kontra&nbsp;olması,&nbsp;ENKA-Cheese IV’ün de&nbsp;sancak kontra&nbsp;hata girmesi, üstelik son anda yaşanan bu&nbsp;“tramola savaşı”nın bir de&nbsp;“temas"&nbsp;ile sonuçlanması&nbsp;sürpriz sonuç&nbsp;yarattı. Konu&nbsp;protestoya&nbsp;taşındı, yapılan duruşmada&nbsp;“haksız”&nbsp;bulunan&nbsp;Çılgın Sigma 2&nbsp;için&nbsp;DSQ&nbsp;<em>(diskalifiye)</em>&nbsp;kararı çıktı.<br />
Böylece&nbsp;IRC 0’da kazanan&nbsp;Orient Express VI&nbsp;olurken,&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;ikinci,&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;üçüncü sıraya yerleşti.&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;ise yelkencilerin deyimi ile&nbsp;“uçtu”.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_25.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_25.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_26.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_26.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_27.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_27.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>MARMARA KUPASI 11 SAATTE BİTTİ</strong><br />
Züber-Vamos&nbsp;<em>(21.12.34)</em>&nbsp;dışında saat&nbsp;19.56’ya kadar&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarının finişleri tamamlandı.&nbsp;IRC1’de birinciliği&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;<em>(Cheese Sailing / Güney Kaptan)</em>,&nbsp;IRC2’de&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;<em>(Cheese Sailing / Canberk Sağlam)</em>&nbsp;kazandı.<br />
IRC3’te saat&nbsp;21.39.34’te grubunda&nbsp;ilk finişi&nbsp;yapan&nbsp;Canias-CTD-Electron&nbsp;<em>(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)</em>&nbsp;birinci olurken,&nbsp;IRC4’te&nbsp;tek tekne&nbsp;olan&nbsp;Batu Özonur&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;süresi içinde rotasını tamamlayamadı ve hanesine&nbsp;DNF&nbsp;<em>(finiş yapmadı)</em>&nbsp;notu düşüldü.<br />
Son teknenin&nbsp;11 saatte&nbsp;bitirebildiği&nbsp;Marmara Kupası&nbsp;böylece&nbsp;22.03’te sona erdi.&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>TAYK 2026 TROFESİ 3. AYAK</strong><br />
<strong>MARMARA KUPASI</strong><br />
23 Mayıs 2026, Cumartesi<br />
<br />
<strong>IRC0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.00</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Zeynep-Bülent Atabay)&nbsp;16.58.44<br />
2.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;18.28.56<br />
3.&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;(Cheese Sailing / Levent Peynirci)&nbsp;18.30.46<br />
DSQ:&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;(Uğur Tarık Gül)&nbsp;<br />
<br />
<strong>IRC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.00</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Cheese Sailing / Güney Kaptan)&nbsp;18.45.03<br />
2.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;18.53.38<br />
3.&nbsp;MSI-Vhagar&nbsp;(Barbaros Sarp / Güçlü Kaya)&nbsp;19.07.41<br />
<br />
<strong>IRC2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.00</em><br />
1.&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;(Cheese Sailing / Canberk Sağlam )&nbsp;19.36.16<br />
2.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;19.40.43<br />
3.&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;(Kuzey Karasu / Atakan Akyüz)&nbsp;20.05.10<br />
<br />
<strong>IRC3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.01</em><br />
1.&nbsp;Canias-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)&nbsp;21.39.34<br />
2.&nbsp;Shell-Alize&nbsp;(Sinan Sümer / Derin Öner)&nbsp;21.48.54<br />
3.&nbsp;Anadolu Sigorta-CTD-Pupa&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;22.03.12<br />
<br />
<strong>IRC4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.01</em><br />
DNF:&nbsp;MYSK-MAYK&nbsp;(Marmara Yelken Kulübü / Batu Özonur)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:00:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya kupasında golü kendi kalenize atmayın</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunya-kupasinda-golu-kendi-kalenize-atmayin-5760</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunya-kupasinda-golu-kendi-kalenize-atmayin-5760</guid>
                <description><![CDATA[Dünya kupasında golü kendi kalenize atmayın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahte FIFA web siteleri futbolseverleri hedef alıyor</strong></p>

<p><strong>Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası yaklaşırken heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Futbolseverler hâlâ bilet, ürün, seyahat ve konaklama paketleri peşinde ve dolandırıcılar bu talebi nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET,</strong><em>&nbsp;</em><strong>para ve kişisel verileri çalmak için resmî bilet ve ürün satışlarını taklit eden sahte FIFA Dünya Kupası temalı web sitelerine dikkat edilmesi konusunda taraftarları uyardı.&nbsp;</strong></p>

<p><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>

<p>Latin Amerika'daki ESET araştırmacıları, kısa süre önce dolandırıcılık amacıyla oluşturulmuş bir dizi web sitesi tespit etti. FIFA federasyonu veya resmî Dünya Kupası web sitesi gibi görünen bu siteler, bilet ve ürün arayan kişileri hedef alıyor, kurbanların parasını ve kişisel verilerini çalan sahte kayıt ve ödeme süreçlerine yönlendiriyor. Bu adımlar genellikle gerçek Dünya Kupası web sitesindekilerle aynıdır: Kayıt olun, bir maçın biletlerini, formaları veya diğer ürünleri sepete ekleyin ve ödeme yapın. Bazı mağdurlar bu web sitelerine sponsorlu arama sonuçları yoluyla ulaşırken diğerleri sosyal medyadaki reklamlara tıklıyor ya da adresi doğru bir şekilde kontrol etmeyen birinin ilettiği e-posta mesajlarındaki bağlantılara tıklıyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>B</strong><strong>ilet ararken güvenliği elden bırakmayın</strong></p>

<p>FIFA, Dünya Kupası biletlerinin yalnızca üç resmî kanal üzerinden satın alınabileceğini açıkladı:&nbsp;<a href="https://www.fifa.com/tickets" target="_blank">fifa.com/tickets</a>,&nbsp;<a href="https://www.fifa.com/hospitality" target="_blank">fifa.com/hospitality</a>&nbsp;ve özel Qatar Airways seyahat paketleri. Bu nedenle &nbsp;çeşitli üçüncü taraf satıcılardan veya sosyal medya ilanlarından uzak durulması gerekiyor.&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Doğrudan FIFA'nın resmî web sitesine gidin. Adresi kendiniz yazın, güvenilir bir yer imi kullanın veya bir reklamdan, sosyal medya gönderisinden veya birinin size gönderdiği bir bağlantıdan değil, FIFA.com veya FIFA'nın bilet satış portalından başlayın.</li>
	<li>Herhangi bir bilgi girmeden önce alan adını dikkatlice inceleyin. Fazladan karakterler, kelimeler, garip son ekler ve benzer isimler, sitenin iddia ettiği gibi olmadığına dair tek görünür ipucu olabilir.</li>
	<li>"Sınırlı bilet", "VIP erişim", "indirimler", "son şans" gibi baskı yaratan tekliflere veya sizi aceleye getirip kontrol etmeyi göze alamayacağınız bir gecikme gibi hissettiren her şeye karşı dikkatli olun.</li>
	<li>Parolaları tekrar kullanmaktan kaçının. Sahte bir kayıt sayfası, e-postanız, sosyal medya veya banka hesabınız için de kullandığınız bir parolayı çalarsa sorun sahte sitenin çok ötesine uzanabilir.</li>
	<li>Ödeme sürecinin kolaylığı sizi yanıltmasın. Bu, satıcının meşru olduğunu kanıtlamaz.&nbsp;</li>
	<li>Tüm hesaplarınızı güçlü, benzersiz parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama ile koruyun ve tüm cihazlarınızda güvenlik yazılımı kullanın.</li>
</ul>

<p>Dünya Kupası'na geri sayım, suçlular için hazır bir hedef kitle oluşturuyor: Bilet, ürün ve çeşitli son dakika fırsatları peşinde koşan sayısız insan. &nbsp;Sahte FIFA siteleri, bu talebin her bir tanıdık tıklamayla nasıl bir kimlik hırsızlığı akışına dönüştürüldüğünü gösteriyor. Dikkatli olun!</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:50:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EMRE KUNT MODEL MÜZESİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/emre-kunt-model-muzesi-5759</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/emre-kunt-model-muzesi-5759</guid>
                <description><![CDATA[EMRE KUNT MODEL MÜZESİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşa adı “Trocadero” olan Bandırma Vapuru’na ait &nbsp;teknik çizimler,<br />
Emre Kunt Model Müzesi arşivinde.<br />
Yazan:Osman Öndeş&nbsp;</strong><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(10).jpg" style="height:800px; width:754px" /></p>

<p>Türkiye'nin duayen ve saygın gemi model ustalarından biri olan Süleyman Alper, Y.Mimar Emre Kunt’un Bodrum’da kişisel çabalarıyla kurmuş olduğu “Kunt Model Müzesi”nde yıllarca çalıştı ve &nbsp;çizimler gerçekleştirdi. Türk denizcilik tarihine geçmiş ikonik gemilerin aslına uygun planlarını çizmiş ve modellerini üretmiş olan Süleyman Alper,Mustafa Kemal Atatürk’ü İstanbul’dan &nbsp;Samsun’a götüren <strong>Bandırma Vapuru</strong> modeli ile altın madalya kazandı. Ayrıca Atatürk'ün ünlü <strong>Savarona Yatı, Barbaros, Hamidiye, Mecidiye ve Nusret Mayın Gemisi</strong> gibi tarihi gemilerin aslına sadık modellerini hazırladı.<strong>Y. Mimar Emre Kunt </strong>ile birlikte uzun yıllar çalışarak Türk deniz tarihindeki gemilerin plan eksikliğini giderecek çizimler yaptı. Hazırladığı nadide maket ve modeller, başta <strong>Rahmi M. Koç Müzesi</strong> ve İstanbul Deniz Müzesi olmak üzere önemli koleksiyonlarda yer almaktadır.<br />
<strong>GMD- Gemi Modelcileri ve Gemi Sevenler Derneği </strong>üyesi duayen gemi modelcilerinden ve Gemi modelciliği camiasının seçkin &nbsp;isimlerinden olan Süleyman Alper, <strong>9 Temmuz 2021</strong> tarihinde 78 yaşındayken Muğla'nın Bodrum ilçesinde vefat etti. Cenazesi 10 Temmuz 2021 Cumartesi Bodrum Umurca Camisi’nde kılınan &nbsp;öğle namazından sonra Bitez Mezarlığı'nda toprağa verildi.&nbsp;</p>

<p><strong>Kunt Model Müzesi’nin yaratıcısı<br />
Y.Mimar Emre Kunt<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(28).jpg" style="height:599px; width:800px" />&nbsp;</strong></p>

<p><em>Emre Kunt, &nbsp;kurucusu olduğu Bodrum’daki “Kunt Maket Müzesi” nde. Kaynak: Görkem Baygın-Emre Kunt Model Müzesi: Hem her model,hem de herkes için bir rol model” Highlights Sayı:8, 5 Mayıs 2026.&nbsp;</em></p>

<p>Alman Lisesi’nden ve 1969’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olan <strong>Emre Kunt</strong> sonrasında Avusturya’da Şehircilik İhtisası yaptı. 1984’e kadar İstanbul’daki bürosunda çalışmalarını devam ettirdikten sonra 1984 yılında Bodrum’a yerleşti.<br />
“O zamanlarda Bodrum yeni gelişmekte olan bir yerdi. İstanbul’un problemlerinden kaçmak ve daha mimarca çalışabilmek için Bodrum’u seçtim.” diyen Erme Kunt Havaalanı’nın yapımına yakın bir tarihte Bodru’un kılık değiştirmeye başladığını ve süratle İstanbul’un tatil beldesi haline dönüştüğünü belirterek yaşamını şöyle anlattı; “Çünkü Bodrum’da geçici konaklama ve turistik amaçlar için yapılan tipik Bodrum yapıları yerine daha büyük evlere daha çeşitli mimari arayışlara gereksinim duyuldu. Ben de bu ihtiyaçlara cevap verecek tasarımlara öncelik verdim.<br />
İstanbul’da yaşadığım zamanlarda. O zaman Bodrum’da marina yoktu. Bu nedenle genelde teknemi Kuşadası’nda bırakırdım. Geldiğim zaman Antalya’ya kadar giderdim. 35 sene olmuştur.. O yıllarda kendi teknemi yaptım, İstanbul’da kullandım. Fransız tekneler çıkınca onlardan almaya başladım. Daha sonra 3 tekne daha yaptım.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(7).jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
35 sene yelkenli kullandım. Yelkenliyle çok seyir yaptık. Sonra sıkıcı oldu, motor yata döndüm. Sebebi güneşin altında bir tentenin altında kalıyorsun? Motoryatlar ev gibi, bütün yazımı orada geçiriyorum. En son Adriyatik Denizi’nde seyir yaptık. Genelde Yunan adaları taraflarında oluyorum. Çocukluğumdan beri marangoza gider, tahta kestirir maket yaparım. Babam da yelkenli modelleri yapardı. Dedem yazılar yazardı. Yani bu tutku ve merak aileden geliyor. İstanbul’da 18 yaşımdan beri maketçilik yapıyordum, sonra bilimsel maketçiliğe döndüm.&nbsp;</p>

<p>Güzel Sanatlar Devlet Akademisi’nde heykel, resim ve fotoğrafçılıkla ilgileniyorduk, yani güzel sanatlara dair her şeyi iç içe yaşıyorduk. Bu tutku &nbsp;yaşamımı çok etkilemiştir. Bir de Alman Lisesi’nde okuduğum için Alman sistematiği,mükemmeliyetçiliği &nbsp;vardır bende.&nbsp;<br />
Meydana getirilen gemiler ve benzer modeller ile tarihinde kaybolmuş değerleri görselleştiriyorsun, bunların tanıtımını yapıyorsun. Şimdi bunların ismini duyan var, bilen var, bilmeyen var. Anlayan var, anlamayan var. Ama görünce herkes takdir ediyor!<br />
Bir de bunları yapmadan önce, 3-4 sene planlarıyla uğraşıyoruz. Çoğunun planını biz hazırladık. Osmanlı gemilerinin planları hiç yoktu. Bütün incelemeleri kendimiz yapmak zorunda kaldık. Amerika’dan planlar getirdik, Almanya’dan, İngiltere’den &nbsp;planlar getirdik. Daha açık deyimi ile yalvardık yakardık… Bu konuda çok zorluk çektim.<br />
Benim bu çalışmalarım &nbsp;bir tutkudur ve senelerdir bir profesyonellik haline gelmiştir.. Ben eve gittiğimde masanın başına otururum, gidip laklak etmem kahvelerde falan. Çünkü hep kafamda yapacağım şeyler var.</p>

<p>&nbsp;<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(9).jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
<strong>Günümüzde önemli değişimler yaşıyoruz.</strong><br />
Modelcilik artık el yapımından çıkıyor ve 3D modellemeye geçiliyor. Yani makinaya geçiliyor. Bizim gibi, oturup eliyle bu işlerle uğraşacak insan azalıyor. Hâlâ var ama az. Çünkü bu bir imkân meselesi, biraz da yer meselesi. Çalışacak bir alanının olması lazım. Masayı olduğun gibi bırakman lazım. Herkesin de böyle bir imkânı olmuyor.<br />
<strong>Kütüphanem çok zengindir, sırf bu alanda 3 bin 700 özel teknik kitabım var. Böyle bir alan oluşturmak için çok güzel projeler çizdim. Eğitim amaçlı atölye kuracaktım, ancak Belediye tarafından böyle bir yer sağlanmadı! Ama buraya gelen meraklılara öğretiyoruz.</strong><br />
Son senelerdir müzemizde öğrencilere imkan yaratıyorum. Onlara bu sanatı aşılamaya çalışıyorum.. Hepsinin de ilgisini çekiyor. “Biz de bunu yapacağız” diye ailelerine tutturuyorlar.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(15).jpg" style="height:766px; width:800px" /></p>

<p><strong>Kunt Model Maket Müzesi’ni nasıl kurdum&nbsp;</strong><br />
Yıllar içinde &nbsp;maketlerin &nbsp;sayısı çok arttı ve bunların evimizde muhafaza edilmesi, eve sığmaz hale gelince ofisimde müzeyi kurdum.. Çok değerli bir kütüphane tesis ettim. Sürekli inceleme yaptığımdan dolayı Bu eserlerin &nbsp;yarısından fazlası da evimde. Uluslar arası ortamda &nbsp;model yarışmaları yapılıyor. Biz bunların hemen hepisine katılıyoruz. Aslında İstanbul ile başladı ödüller. İstanbul’da yaşadığım yıllarda üyesi olduğum &nbsp;modelcilik derneğimizde sanatçılarla çeşitli yarışmalar yapardık. Fakat sonra çoğu değerimizi kaybettik ve o zamana kadar Deniz Kuvvetleri’nin himayesinde olan bu dernek kapandı.&nbsp;</p>

<p>Aramızdan ayrılan çok kıymetli modelcilerimiz var. Maalesef bazı çok kıymetli modelci sanatkar arkadaşlarımızı kaybettik… Bu dostlarımızdan biri &nbsp;dünya çapında bir modelci olan <strong>Süleyman Alper</strong>.. En meşhur gemileri o yaptı. Atatürk’ü Samsun’a götüren Bandırma Vapuru onun eseridir ve altın madalya kazanmıştır. Barbaros, Hamidiye, Mecidiye Nusret Mayın Gemisi gibi çok model kazandırdı. Ayrıca &nbsp;<strong>Rahmi Koç</strong> ile de çok iş yaptık. Haliç’teki müzedeki gemileri falan çizdim. Türkiye’deki <strong>“Buharlı Lokomotifler”</strong> kitabını birlikte bastık. Şu an yaşayan bir atölyem var. Orada Bülent Çavuşoğlu &nbsp;çalışıyor.&nbsp;<br />
Minyatürleri yapmaktan çok zevk alıyorum o yüzden gemi işini bıraktım. Mesela resimli roman kahramanlarının, figürlerinin tüm detaylarını yapmak için, ilk öncelikle oturup onların hayatını çalışıyorum, çizimlerini yapıyorum ve iyice benimsiyorum. Müzenin bir bölümünde yaşatmak istedim bunları. Pandemide oturup Osmanlı Mahallesi yapmıştım.&nbsp;Bir kış boyunca 20-25 maket model &nbsp;yapabiliyorum.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(25).jpg" style="height:672px; width:800px" /></p>

<p><strong>Makaleme Lloyd’s &nbsp;Register’den özet bir bölüm eklemek istiyorum.</strong><br />
İngiliz tersanelerinde inşa edilmiş olan Buharlı ticaret gemilerinin teknik resimleri de ilgili vakıflarda, British Maritime Museum’da &nbsp;muhafaza edilmektedir. Dünya deniz ticaret tarihi adına XVIII. Yüzyıldan buyana &nbsp; her sene yayınlanan Lloyd’s Register yıllıkları inanılması zor bir arşivi meydana getirmektedir. Özellikle XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyıl başında yayımlanan <strong>Lloyd’s Register</strong> &nbsp; yıllıklarının baştaraf sayfalarında, teknik kurallar, “Instructions to Surveyors” ve gemi tiplerini açıklayan çizimli anlatımlar yeralmıştır. Bu sayfalarda “Ticaret Gemilerinin Gövde Tipleri” gövde şekli, güverte düzeni ve kullanım amacına göre sınıflandırılıyordu. Özellikle<strong> Well-decked vessel</strong>, vasatta alçak “well deck”, baş ve kıçta yükseltilmiş güverteleri olan yük gemileri tipleri idi. Bir başka gemi tipi ise <strong>“Three-island type steamer” </strong>olarak adlandırılmıştı ve bu gemilerde; Baş kasara, orta köprü bloğu ve kıç kasaradan oluşuyorlardı.<br />
Lloyd’s Register’in ticaret gemileri inşa tersaneleri için saptadığı endazeler <strong>“Raised quarter deck vessel”</strong> , <strong>“Turret deck ship”</strong> , <strong>“Shelter deck vessel”</strong> <strong>olarak sınıflandırıldığından gemilerin teknik çizimleri hakkında çok daha geniş bilgi edinmek mümkün olabilmektedir.</strong><br />
Lloyd’s Register yıllıklarında<strong> “Sketches Illustrating the Different Types of Vessels Classed in the Register Book”</strong> teknik eskizler yeralmaktadır. Makeleme aktardığım sayfa, LR 1909 yıllığından alınmıştır ve bu tanımlar o yıllardaki gemi inşa sanayindeki &nbsp;terminolojinin örneğidir. Y.Mimar Emre Kunt’un Türkiye’de sadece kendi çabalarıyla <strong>“Kunt Model Müzesi”</strong>nin özünde böyle bir saygı ve hayranlık yaşamaktadır. Umarım bundan ilgili kurumlar tarafından teşekkürlerle fark edilecektir!&nbsp;</p>

<p><strong>Kunt Model Müzesi Kütüphanesi’ndeki yayınlar</strong><br />
Kunt Model Müzesi &nbsp;Kütüphanesi diyeceğim koleksiyonunda saptayabildiğim üzere 160 kadar çok kıymetli eserler bulunmaktadır. Bunlardan bazları;<u><span style="color:#2980b9">Traditional Sailing Skills for Classic Boats,Flags at Sea, Anchors / An Illustrated History,Le Vaisseau de 74 Canons, Golette – Annexe De L’Ecole Navale, Le Sphinx – Corvette A Vapeur, Pl – Le Protecteur, PL – L’Astrolabe – Corvette De 380 Tx, PL – La Reale De France, PL – La Flore Dite Amricaine, PL – GLORIE – Fregate De 900 Che, Viking Longship (New Vanguard), Tudor Warships (2) / New Vanguard, Ancient Greek Warship: 500–322 BC /New Vanguard,U-boats of the Kaiser’s Navy / New Vanguard, Kriegsmarine U-boats 1939–45 (2) / New Vanguard, Kriegsmarine U-boats 1939–45 (1) / New Vanguard, Kriegsmarine Coastal Forces / New Vanguard, German Pocket Battleships 1939–45 / New Vanguard, German Light Cruisers 1939–45 / New Vanguard, German Heavy Cruisers 1939–45 / New Vanguard, German E-boats 1939–45 / New Vanguard, German Destroyers 1939–45 / New Vanguard, German Battleships 1939–45 / New Vanguard, German Battlecruisers 1914–18 / New Vanguard, US Submarines 1941-45 / New Vanguard, US Cruisers 1883–1904 / New Vanguard, Ships of the American Revolutionary Navy / New Vanguard,Imperial Japanse Navy Submarines 1941-45 / New Vanguard, Conway Heavy Frigate, Conway First Frigate, Conway Essex, Conway Cristopher Columbus, Conway Constution, Conway Bounty,Conway Bomb Vessel, Conway Bismark, Conway Bellona, Conway Alert, Conway 2 Victory, Ansiklopedi Jane Battleship, Ansiklopedi Battleships And Battlecruisers, Ansiklopedi Sailing Savy List,Ansiklopedi Lenscyclopedie Des Bateaux, Ansiklopedi - Historie des bateaux..</span></u>gibi &nbsp;160 eserden oluşmakta.&nbsp;<br />
Bu makalemi çalışırken, Kunt Model Müzesi Kütüphanesine çok daha başka eserler kazandırılmış &nbsp;olabilir diye düşünüyorum. Örneğin; <strong>Kaptan Oktay Sönmez</strong>’in İş Kültür Yayınları’ndan neşredilmiş olan <strong>“Ufkun Ötesinde Kayboldular”</strong> eseri, &nbsp;<strong>Eser Tutel</strong> ’in İletişim Yayınları’ndan neşredilmiş olan <strong>“Seyr-i Sefain - Öncesi ve Sonrası” </strong>başlıklı eseri, &nbsp;<strong>H.Erdem Cever</strong> ’in buharlı Türk ticaret gemileri yağlıboya tabloları koleksiyonunu resmeden ve anlatan <strong>“1838'den Günümüze Yolcu Gemilerimiz”</strong> başlıklı eseri, &nbsp;Kunt Model Müzesi kütüphanesi için &nbsp;çok değerli kaynak eserler olacaktır.Hatta, Deniz Ticaret Odası’nca neşredilmiş <strong>“Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul Limanı- Römorkörler”</strong>, <strong>“Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’dan Samsun’a”</strong>, 7 Cilt olan “Türk Armatörleri Tarihi”, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği’ne ait <strong>“ Vapur Donatanları ve Acenteleri Tarihi”</strong>, Gisbir- Türk Gemi İnşa Sanayicileri birliği yayını olan <strong>“ Tersane-i Amire Kasımpaşa Denizcilik Müzesi” </strong>gibi yayınlar, ayrıca Mersin Deniz Ticaret Odası’nın <strong>“Refah Faciası”</strong> başlıklı eser &nbsp;Kunt Model Müzesi kütüphanesine armağan edilmiştir umudundayım.&nbsp;<br />
Uygar bir kentin kültür &nbsp;anlayışı &nbsp;ve kent turizmi adına, o kentler aynı zamanda müzeleriyle saygınlık kazanırlar. Bodrum’da Kunt Model Müzesi var ise, bu müzeyi Bodrum’a kazandıran Y.Mimar Emre Kunt’a teşekkür etmek, teşekkür etmek dahi yeterli olamaz. &nbsp;Bu müze için kent içinde Müze olacak ya eski bir bina tahsis edilmeli veya müze mimarisine uygun bir bina inşa edilmelidir. Bu konuda Hamburg’daki dünyanın en büyük gemi model müzesinden ders alınmalıdır. &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 20:44:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin bağlantılı Webworm   Avrupa’da hükümetleri hedef aldı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cin-baglantili-webworm-avrupada-hukumetleri-hedef-aldi-5758</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cin-baglantili-webworm-avrupada-hukumetleri-hedef-aldi-5758</guid>
                <description><![CDATA[Çin bağlantılı Webworm   Avrupa’da hükümetleri hedef aldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research, Çin ile bağlantılı Webworm gelişmiş kalıcı tehdit grubunun en son faaliyetlerini ve silahlarını ortaya çıkardı</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, başlangıçta Asya'daki kuruluşları hedef alan ancak son zamanlarda odağını Avrupa'ya kaydıran Çin bağlantılı bir gelişmiş kalıcı tehdit grubu (APT) olan Webworm'un 2025 yılındaki faaliyetlerini analiz etti. ESET, Webworm'un Belçika, İtalya, Polonya, Sırbistan ve İspanya'daki devlet kurumlarını hedef aldığını gözlemledi. Webworm aynı zamanda Güney Afrika'ya da girerek yerel bir üniversiteyi ele geçirdi.&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Geçen yıldan bu yana grup, C&amp;C iletişimi için Discord ve Microsoft Graph API'sini kullanan arka kapılar kullanıyor. ESET araştırmacıları 400'den fazla Discord mesajının şifresini çözdü ve 50'den fazla benzersiz hedefe karşı keşif amacıyla kullanılan, saldırgan tarafından işletilen bir sunucu keşfetti.</strong></p>

<p>Webworm’un son faaliyetlerini ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Eric Howard “Analizimiz sayesinde, açık kaynaklı bir güvenlik açığı tarayıcısı kullanarak grubun potansiyel ilk erişim tekniklerine ilişkin bir fikir veren bir sunucudan yürütülen komutları kurtarmayı başardık ve odaklandığı hedeflerin bazılarını tespit ettik” açıklamasını yaptı. ESET, EchoCreep arka kapısının C&amp;C iletişimi için kullandığı Discord mesajlarının şifresini çözdükten sonra elde ettiği bilgilere dayanarak 2025 kampanyasını Webworm'a atfetti. Bu bilgiler, araştırmacıları saldırganların GitHub deposuna yönlendirdi; bu depoda SoftEther VPN uygulaması gibi hazırlanmış araçlar bulunuyordu. SoftEther yapılandırma dosyasında, bilinen bir Webworm IP adresiyle eşleşen bir IP adresi bulundu.</p>

<p>En son araçlarının başında iki yeni arka kapı geliyor: Discord tabanlı EchoCreep ve Microsoft Graph tabanlı GraphWorm. Tehdit aktörleri mevcut proxy çözümlerini kullanmaya devam ederken WormFrp, ChainWorm, SmuxProxy ve WormSocket'e özel proxy çözümleri de eklediler. Proxy araçlarının sayısı ve karmaşıklığına bakıldığında, Webworm kurbanları proxy'lerini çalıştırmaya ikna ederek çok daha büyük bir gizli ağ oluşturuyor olabilir. Buna ek olarak, Webworm, Discord ve Microsoft Graph API’yi komuta ve kontrol (C&amp;C) kanalları olarak kullanmaya başladı. EchoCreep arka kapısı, dosya yüklemek, çalışma zamanı raporları göndermek ve komut almak için Discord’u kullanıyor. GraphWorm ise C&amp;C iletişimi için Microsoft Graph API’yi kullanıyor; ESET araştırmacıları, bu yazılımın özellikle yeni görevleri almak ve kurban bilgilerini yüklemek amacıyla yalnızca OneDrive uç noktalarını kullandığını ortaya çıkardı.</p>

<p><strong>ESET araştırmacısı Eric Howard</strong>&nbsp;açıklamasında şu bilgilere yer verdi: "2025 kampanyalarını araştırırken Webworm'un, Amazon Web Services'te bulunan ve S3'ün basit depolama hizmeti anlamına geldiği bir genel bulut depolama çözümü olan, güvenliği ihlal edilmiş bir AWS S3 bucket yapılandırmaları almak için özel proxy çözümü WormFrp'yi kullanmaya başladığını keşfettik. Görünüşe göre Webworm, bu S3 bucket aracılığıyla veri sızdırma işlemlerinden yararlanırken masum kurbanlar hizmetin faturasını ödüyor.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında operatörler, hizmete 20 yeni dosya yükledi; bunlardan ikisi İspanya’daki bir devlet kurumundan sızdırılmıştı.&nbsp;</p>

<p>Grup ayrıca GitHub'da dosya yayımlamaya devam ediyor ve ESET, gelecekte de bunu sürdüreceklerini varsayıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:59:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK 2026 Trofesi 3. Yarışı Marmara Kupası Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-2026-trofesi-3-yarisi-marmara-kupasi-tamamlandi-5757</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-2026-trofesi-3-yarisi-marmara-kupasi-tamamlandi-5757</guid>
                <description><![CDATA[TAYK 2026 Trofesi 3. Yarışı Marmara Kupası Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">24 Teknenin mücadelesinde sınıflarında kazananlar belli oldu.</span></span></span></div>

<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK%20Marmara%20Kupas%C4%B1%20deniz.jpg" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">IRC 0’da Orient Express 6, IRC 1’de Akkök Holding / Cheese VIII, IRC 2’de Garanti BBVA / Cheese V, IRC 3’te Canias – CTD / Electron zirvede yer aldı</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK 2026 Trofesi’nin 3. yarışı olan Marmara Kupası, Marmara Denizi’nde gerçekleştirilen mücadelelerle tamamlandı. IRC sınıflarında toplam 24 teknenin katıldığı yarışta ekipler, değişken deniz ve rüzgâr koşullarında kıyasıya rekabet etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Saat 11.00’de 8-10 knot rüzgâr koşullarında IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları için ilk start verildi. İlk startta 20 tekne parkura çıktı. Günün ikinci startı ise IRC 3 ve IRC 4 sınıfları için gerçekleştirildi. Bu grupta ise 4 tekne yarışa başladı. Akşam saatlerinde rüzgârın hızını yitirmesi filonun gerisindeki tekneleri zorlasa da yarışa katılan teknelerden yalnızca biri parkuru zaman limiti içerisinde tamamlayamadı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarış, TAYK 2026 Trofesi rota kartında yer alan yaklaşık 50 deniz millik offshore parkurda gerçekleştirildi. İstanbul açıklarından başlayan rota; Yassıada, Çınarcık dönüş şamandırası, Sedef Adası, Büyükada Sığlık Çakarı ve Burgazada hattını kapsayan teknik geçişlerle ekipleri zorlu bir navigasyon ve strateji mücadelesine taşıdı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Çınarcık dönüş şamandırası etrafında şekillenen parkurda ekipler, Marmara Denizi’nin değişken rüzgâr karakterinde doğru rota ve doğru manevra zamanlamasıyla avantaj yaratmaya çalıştı. Caddebostan–Adalar hattındaki finişe ulaşmak için yarışan tekneler, gün boyunca yüksek konsantrasyonla mücadele etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK%20Marmara%20Kupas%C4%B1-5.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarış komitesi, gün içerisindeki rüzgâr koşullarını dikkate alarak tüm sınıflar için yarışın zaman limitini 22.30’a uzattı. Özellikle akşam saatlerinde düşen rüzgâr, ekiplerin finiş mücadelesinde taktiksel kararların önemini artırdı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Marmara Denizi’nin dinamik parkurunda gerçekleştirilen yarış, farklı sınıflardan çok sayıda ekibi aynı rotada buluşturdu. TAYK’ın yarım asrı aşan yarış kültürünün önemli organizasyonlarından biri olan Marmara Kupası, takım ruhu, strateji ve dayanıklılığı ön plana çıkaran yapısıyla sezonun öne çıkan mücadeleleri arasında yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1971 yılından bu yana Türkiye’de offshore ve açık deniz yelken sporunun gelişimine katkı sağlayan TAYK, 2026 sezonunda Marmara Denizi’nden İstanbul Boğazı’na, Adalar parkurlarından Çeşme rotalarına uzanan toplam 12 trofe yarışı ve 1 trofe dışı IRC Şampiyonası organizasyonu gerçekleştiriyor. Sezon boyunca devam edecek trofe yapısı; şamandıra yarışları, coğrafi etaplar ve boğaz yarışlarını aynı rekabet ekosisteminde buluşturuyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Sınıflarında Dereceye Giren Ekipler:</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 0</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Orient Express 6</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;&nbsp;Cola Icecek / DAS</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;ENKA / Cheese IV</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 1</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Akkök Holding / Cheese VIII</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;Beymen Club Sailing Team / Atlas</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;MSI / VHAGAR</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 2</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Garanti BBVA / Cheese V</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;Ant Yapı Yelken Takımı / Sensei</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;Çimsa Yelken Takımı / Blackwater&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 3</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Canias – CTD / Electron&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;Shell / Alize&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;Anadolu Sigorta – CTD / Pupa&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">IRC 4 sınıfında yarışan tekne, yarış komitesi tarafından uzatılan zaman limitine rağmen parkuru tamamlayamadı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK 2026 sezonu boyunca deniz, rekabet ve takım ruhu aynı yelken ekosisteminde buluşmaya devam edecek.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:00:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Maldivler\&#039;deki \&#039;Köpekbalığı Mağarası\&#039; 6 Dalgıca Mezar Oldu</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivlerdeki-kopekbaligi-magarasi-6-dalgica-mezar-oldu-5756</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivlerdeki-kopekbaligi-magarasi-6-dalgica-mezar-oldu-5756</guid>
                <description><![CDATA[Maldivler\'deki \'Köpekbalığı Mağarası\' 6 Dalgıca Mezar Oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_top.jpg" /></p>

<p>Mercan kayalıkları ile ünlü dalış merkezi&nbsp;Maldivler’de korkunç bir olay yaşandı.&nbsp;Vaavu Atolü’ndeki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”na keşif dalışı yapan&nbsp;Cenova Üniversitesi’nden&nbsp;4 kişilik bir ekip&nbsp;ile bir&nbsp;dalış eğitmeni&nbsp;yüzeye çıkmadı. Onları aramaya giden&nbsp;kurtarma&nbsp;ekibindeki bir&nbsp;ordu dalgıcı&nbsp;da hayatını kaybetti. Dipteki kayıp kişilerin cansız bedenlerine&nbsp;Finlandiyalı uzman dalgıçlar&nbsp;ulaştı.<br />
Hint Okyanusu’ndaki&nbsp;Maldivler, olağanüstü sualtı güzellikleri ile&nbsp;dalış turizminin&nbsp;dünyadaki en önemli merkezlerinden biri. Ancak bu cennet bölge, geçtiğimiz günlerde&nbsp;tarihinin en büyük facialarından&nbsp;birine sahne oldu.<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up1.jpg" style="height:174px; width:351px" /></p>

<p>Duke of York&nbsp;adlı tekne,&nbsp;14 Mayıs'ta&nbsp;İtalya&nbsp;vatandaşı&nbsp;24 yolcusu&nbsp;ile dalış bölgesine gitmek üzere denize açıldı. Aralarında&nbsp;Cenova Üniversitesi’nden&nbsp;araştırma görevlilerinin&nbsp;bulunduğı&nbsp;4 kişi,&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”&nbsp;olarak bilinen&nbsp;sualtı mağarasına keşif dalışı&nbsp;yapmak istedi.&nbsp;<br />
Maldivler’de&nbsp;sportif dalış sınırı 30 metre&nbsp;olmasına rağmen, mağaranın girişi&nbsp;50 metredeydi&nbsp;ve bu da dalış için&nbsp;ciddi bir riskti. Bu nedenle onlara&nbsp;teknenin operasyon müdürü&nbsp;ve&nbsp;sertifikalı dalış eğitmeni Gianluca Benedetti&nbsp;de eşlik etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(20).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>KURTARMA DALGICI HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
Ancak dalgçların aradan&nbsp;uzun zaman&nbsp;geçmesine rağmen&nbsp;yüzeye çıkmaması&nbsp;üzerine, teknenin kaptanı yerel makamlarla iletişime geçerek&nbsp;yardım istedi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up3.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up2.jpg" style="height:163px; width:231px" /></p>

<p>Ardından bölgeye gelen&nbsp;8 kişilik kurtarma ekibi, kayıpları aramak için ilk dalışlarını gerçekleştirdi. Ancak dalgıçlar yüzeye&nbsp;bir kişi eksik&nbsp;çıktı. Aralarında&nbsp;Maldivler Ulusal Savunma Kuvvetleri’nde&nbsp;<em>(MNDF)</em>&nbsp;Başçavuş&nbsp;olan&nbsp;Mohamed Mahdhee&nbsp;yoktu.&nbsp;<br />
Maldiv&nbsp;hükümeti sözcüsü&nbsp;Mohamed Hossain Shareef BBC’ye yaptığı açıklamada,&nbsp;<em>“Bugün sekiz kurtarma dalgıcı suya girdi. Su yüzüne çıktıklarında Bay Mahdhee’nin çıkmadığını fark ettiler”</em>&nbsp;dedi.&nbsp;Sharref, daha sonra yapılan dalışta&nbsp;Mohamed Mahdhee‘nin dipte&nbsp;baygın durumda&nbsp;bulunduğunu,&nbsp;bilinci kapalı&nbsp;dalgıcın derhal hastaneye kaldırıldığını ancak&nbsp;dekomprasyon&nbsp;nedeniyle&nbsp;kurtarılamadığını&nbsp;söyledi.<br />
<strong>DALIŞ EĞİTMENİNİN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI</strong><br />
Başkent Male’nin yaklaşık&nbsp;100 km&nbsp;<em>(62 deniz mili)</em>&nbsp;güneyindeki&nbsp;bu tehlikeli bölgedeki mağaraya yeni bir dalış yapan dalgıçlari teknenin&nbsp;operasyon müdürü&nbsp;ve&nbsp;dalış eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedenine&nbsp;50 metre derinlikte, mağaranın girişine yakın bir yerde ulaştılar.&nbsp;<br />
Bu gelişme,&nbsp;kayıp&nbsp;olan&nbsp;diğer dört kişinin&nbsp;mağaraya girmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdi, Ancak&nbsp;ordu mensubu dalgıcın hayatını kaybettiği&nbsp;haberi gelince, arama çalışmaları&nbsp;askıya&nbsp;alındı.<br />
<strong>CENOVA ÜNİVERSİTESİ’NDEN AÇIKLAMA</strong><br />
Ardından&nbsp;Cenova Üniversitesi&nbsp;bir açıklama yaptı. Açıklamada, Ekoloji Profesörü&nbsp;Monica Montefalcone&nbsp;<em>(51)</em>&nbsp;liderliğinde, Biytomedikal Mühendisliği öğrencisi&nbsp;kızı Giorgia Sommacal&nbsp;<em>(22)</em>, Deniz Biyologu&nbsp;Muriel Oddenino&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;ile Deniz Biyolojisi'nden yeni mezun&nbsp;Federico Gualtieri’den&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;oluşan&nbsp;dört kişilik&nbsp;ekibin bir&nbsp;araştırma görevi&nbsp;nedeniyle&nbsp;Maldivler’de bulundukları belirtildi.&nbsp;<br />
Ancak&nbsp;<em>“Deniz ortamlarını izlemek ve iklim değişikliğinin tropikal biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini incelemek”</em>&nbsp;amacıyla yürüttükleri bilimsel görevlerinde&nbsp;bu dalışın yer almadığı&nbsp;vurgulandı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up4.jpg" /><br />
<strong>NEDEN “KÖPEKBALIĞI MAĞARASI”?</strong><br />
Maldivler’in&nbsp;Alimatha Adası’ndaki&nbsp;Vaavu Atolü'ndeki sualtı mağarası&nbsp;sportif dalış sınırlarının çok üzerinde,&nbsp;oldukça derin ve tehlikeli bir noktada&nbsp;yer alıyor. Yerel adıyla&nbsp;“Thinwana Kandu”&nbsp;<em>(üçüncü kanal)</em>&nbsp;veya&nbsp;“Devana Kandu”&nbsp;<em>(ikinci kanal)</em>&nbsp;olarak anılan mağaraya yakıştırılan isim ise&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”.<br />
<br />
Yerel kaynaklara göre,&nbsp;çok farklı yönlerde&nbsp;ve&nbsp;akıntıları derine inen&nbsp;bir bölgede yer alan bu&nbsp;sualtı mağara sistemi,&nbsp;uzun ve karmaşık tünel yapısı&nbsp;ile&nbsp;sayısız odacıktan&nbsp;oluştuğu için,&nbsp;köpekbalıkları&nbsp;tarafından yaygın olarak&nbsp;“dinlenme alanı”&nbsp;olarak kulanılıyor.&nbsp;<br />
<strong>DAN EUROPA’YA YARDIM ÇAĞRISI&nbsp;</strong><br />
Arama çalışmaları durdurulduktan sonra&nbsp;Maldivler hükümeti&nbsp;ile&nbsp;Sri Lanka’daki&nbsp;İtalyan Büyükelçiliği,&nbsp;Divers Alert Network Europe&nbsp;<em>(DAN)</em>&nbsp;ile bağlantıya geçerek&nbsp;destek&nbsp;istedi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up5.jpg" /><br />
<em>Jenni Westerlund, Sami Paakkarines ve Patrik Gronqvist (soldan sağa)</em><br />
<br />
DAN&nbsp;bu çağrıya&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;deneyimli&nbsp;derin deniz kurtarma&nbsp;ve&nbsp;mağara dalış uzmanı Sami Paakkarines&nbsp;liderliğinde,&nbsp;Patrik Gronqvist&nbsp;ile&nbsp;Jenni Westerlund’dan oluşan ekibi derhal&nbsp;Maldivler’e göndererek cevap verdi.<br />
Bu üçlü,&nbsp;2014&nbsp;yılında&nbsp;Norveç'te yaşanan bir&nbsp;derin su dalışı kazasında&nbsp;sağ kalan dalgıçları&nbsp;kurtarma operasyonunda görev almış, ayrıca&nbsp;2018'de&nbsp;Tayland'da&nbsp;mağarada mahsur kalan genç futbolcuların&nbsp;kurtarılmasında rol oynamıştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up6.jpg" /><br />
<strong>KEŞİF DALIŞI, PLANLAMA VE OPERASYON</strong><br />
Sami Paakkarines&nbsp;liderliğindeki ekip önce&nbsp;Köpekbalığı Mağarası’na&nbsp;keşif dalışı&nbsp;yaptı.&nbsp;Güçlü akıntılar, yer yer&nbsp;zayıflayan görüş,&nbsp;dar mağara geçişleri&nbsp;ve&nbsp;dekomprasyon gereksinimnleri&nbsp;incelendi. Ardından, günde&nbsp;her biri 3’er saatlik iki kurtarma dalışı&nbsp;planlandı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up7.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up8.jpg" style="height:137px; width:169px" /><br />
Sonunda&nbsp;15 Mayıs’ta&nbsp;ara verilen&nbsp;arama operasyonuna&nbsp;19 Mayıs’ta yeniden başlandı.<br />
Finlandiyalı&nbsp;ekibin&nbsp;koordine&nbsp;ettiği,&nbsp;Maldiv Ulusal Savunma Kuvvetleri&nbsp;desteğinde gerçekleşen günün&nbsp;ikinci&nbsp;dalışında&nbsp;Profesör Monica Montefalcone&nbsp;ile&nbsp;yeni mezun Federico Gualtieri’nin cansız bedenleri, mağara sisteminin&nbsp;60 metre derinliğindeki üçüncü ve en iç odasına&nbsp;yakın bir yerde bulundu.&nbsp;<br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up9.jpg" style="height:137px; width:169px" /><br />
20 Mayıs’ta sabah&nbsp;08.30’da tekrar suya giren ekipler, dalışın belirlenen&nbsp;üç saatlik süresi&nbsp;dolmak üzereyken&nbsp;Prof. Monica Montefalcone'nin&nbsp;kızı Giorgia Sommacal&nbsp;ile&nbsp;araştırma görevlisi Muriel Oddenino’ya da ulaştı.&nbsp;<br />
<strong>CENAZELER İTALYA’YA GÖNDERİLDİ</strong><br />
Maldivler’de kötü sonlanan bir dalış kazasında hayatlarını kaybeden&nbsp;Profesör Monica Montefalcone, kızı&nbsp;Giorgia Sommacal, araştırma görevlisi&nbsp;Muriel Oddenino, yeni mezun&nbsp;Federico Gualtieri&nbsp;ile dalış eğitmeni&nbsp;Gianluca Benedetti’nin cenazeleri&nbsp;İtalya’ya gönderildi.<br />
Nefes kesen&nbsp;bir kurtarma operasyonunu yöneten&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;dalgıç&nbsp;Sami Paakkarines,&nbsp;Nordik bölgenin soğuk sularına alışkın olduklarını, ancak&nbsp;Maldivler’deki&nbsp;sıcak su&nbsp;ve&nbsp;etkilerinin kendilerini zorladığını&nbsp;söyledi.<br />
Yetersiz donanımla böylesine büyük riskler içeren dalışların sakıncalarına&nbsp;dikkat çeken&nbsp;Paakkarines,&nbsp;<em>“neden”</em>&nbsp;ve&nbsp;<em>“niçin”</em>&nbsp;şeklindeki soruları ise&nbsp;<em>“soruşturma devam ederken bu konuda benim fikir belirtmem doğru olmaz”</em>&nbsp;diyerek cevapsız bıraktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:00:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1.dünya savasında cepheler</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/1dunya-savasinda-cepheler-5755</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/1dunya-savasinda-cepheler-5755</guid>
                <description><![CDATA[1.dünya savasında cepheler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>SORU 1-BİRİNCİ DÜNYA HARBİNDE SAVAŞTIĞIMIZ CEPHELERİ YAZINIZ ?</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bizim zamanımızda &nbsp;Tarih öğretmenimiz imtihanda &nbsp;-Birinci Dünya Harbinde &nbsp;savaştığımız cephelerin adlarını yazınız? Diye sorar,bilmeyenler &nbsp;sınıf geçemezdi .<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;On dört cephe adını yazmak gerekiyordu. Günümüzde &nbsp; bu isimleri sayabilen &nbsp;çok azalmıştır.En fazla Çanakkale,Sarıkamış ve Irak Kûtü’l-Amâre adları &nbsp;hatırlanır. Diğer cephe isimleri &nbsp;bilinmez.Anma törenleri Çanakkale ağırlıklı olarak yapıldığını gördüğünüzde<br />
“Benim &nbsp;dedem Trablusgarp’da şehit düşmüş &nbsp;anılmayı hak etmiyor mu ?” &nbsp;Sorusunu kendinize &nbsp;sorarsınız &nbsp;. İlgililerden &nbsp; &nbsp; hayal kırıklığı ve &nbsp;üzüntü yaratmayan bir cevap almanız da mümkün &nbsp;değildir.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Son yirmi yılda yapılan tarih araştırmaları bilinmeyen cephelerin varlığını &nbsp; ortaya çıkarmıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;1-Dedesi Sarıkamış şehidi olan Prof.Dr.Bingür Sözmez’in yogun çalışmaları ile &nbsp;Sarıkamış Cephesi ...</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 2-Birinci Dünya Savaşının şartlarının açılmasını &nbsp;zorunlu kıldığı &nbsp;.Gence ve Bakü’yü &nbsp;işgalden kurtaran &nbsp; Kafkas İslam Ordusu Cephesi &nbsp;. .<br />
&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;3-Sualtı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir’in &nbsp; dünyada ilk uçak gemisi batırma &nbsp;şerefinin Türk topçusuna ait olduğunu ortaya koyduğu , Topcu Yzb.Mustafa Ertuğrul Bataryasıyla taçlanan &nbsp;Antalya Cephesi. . &nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;4- Necmi ÜLKER Askeri Tarih seminerinde sunduğu “İzmir Sancakkalesi ve şehitliği” tebliği ile İzmir’de 1656 yılında inşa edilmiş Sancakkale’nin &nbsp;varlığı &nbsp;ve Yenikale Şehitliği &nbsp;ile &nbsp; &nbsp;İzmir Sancakkale Cephesi &nbsp;varlığı ortaya çıkmıştır..</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 1-Bingür Sönmez hocamızın gayretleriyle Sarıkamış Dayanışma Grubu kurulmuş 2003 yılında Gönüllü arkadaşlarıyla başlattığı &nbsp;Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşleri kurumsallaşmış tüm ülkeye mal olmuş, Sarıkamış Deniz Şehitleri için de Anma törenleri &nbsp;düzenlenmeye başlamıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Konunun önemini anlatan 880 sayfalık SARIKAMIŞ-KAFKAS CEPHESİ eseri yazılmıştır. Sarıkamış Şehitleri Devlet töreni düzeyi ile anılmaktadır.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;2-Savaş devam ederken durumu değerlendiren Enver Paşa Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluşunun temellerini atan yeni bir cepheyi &nbsp;açtırarak Kafkas İslam Ordusunu &nbsp;kurdurmuş . &nbsp; &nbsp;Kafkas Cephesiyle birlikte Sarıkamış Cephesinin varlığı da ortaya çıkmıştır.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 3-Mustafa Aydemir’in &nbsp;1997 yılında su altında &nbsp;gördüğü bir batık ve devamında bulduğu iki batık Birinci Dünya Savaşının unutulmuş Antalya Cephesinin varlığını ortaya çıkarmıştır..&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Mustafa Aydemir ,Antalya Cephesinin tarihini yazdığı “Ben bir Türk Zabitiyim Batıktan çıkan kahraman Topcu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker) eserinde “&nbsp;</p>

<p>O Dört küçük topu ve kocaman yüreğiyle İngilizlerin dev uçak gemisi Ben My Chree’yi Meis’de sulara gömmüş,bir diğerini savaş dışı bırakmış,Çok sayıda irili ufaklı tekneyi ve Fransız topcu bataryalarını top ateşi ile yakmış.Akdeniz sahillerimizde ölüm kusan Fransız gemileri Paris II ve Alexandra’yı Kemer’de batırmıştır” .<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yerel ve Askeri yönetimler bu tarihi olayı sahiplenmiş Kaş Belediyesi ,Muratpaşa Belediyesi,Antalya Ticaret Odası,Kemer Kaymakamlığı,Deniz Kuvvetleri Birlikleri, Antalya Jandarma Komutanlığı emrinde Komandolar “Topcu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker) ve Arkadaşları için &nbsp; Anma Etkinlikleri düzenlemeye başlamıştır.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;4-Celal Öcal’ın yazdığı “Birinci Dünya Savaşında İzmir Savunması”, “Dünya Savaşından kurtuluşa İzmir ” &nbsp;kitapları, XVIII nci Türk Tarih Kongresinde sunduğu “103 yıldır bilmediğimiz gerçek İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi” tebliği verdiği Konferanslar yazdığı makaleler ilgili makamlara sunduğu dilekçelerle Birinci Dünya savaşı döneminde &nbsp;İZMİR CEPHESİNİN varlığı ortaya çıkmıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu gerçeği çok önemli bulan bir kısım Vakıf,Sendika ve Derneklerin katılımıyla SANCAKKALE Dayanışma Grubu kurulmuş &nbsp;2021 yılından beri her 10 Mart’ta Yenikale Şehitliği önünde anma töreni başlamıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ancak &nbsp;İzmir Valiliğinin,TSK’nın &nbsp;törenlere hiçbir katkısı olmadığı gibi Sancakkale’yi Hünkar Camiini &nbsp;ziyarete &nbsp;izin verilmemekte,Devlet töreni yapılmamaktadır. &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
ı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Birinci Dünya Savaşı döneminde kurulan 5nci Ordu’nun yetki alanı &nbsp;Çanakkale-İzmir-Antalya bölgelerini kapsıyordu.Savaş sadece Çanakkale ‘de olmadı ,İzmir Cephesi’nde,Antalya Cephesi’nde de gerçekleşti .İtilaf donanması Çanakkale deniz savaşından önce İzmir’de yenilgiye uğradı gemi kayıpları vermeye başlayınca geri çekilmek zorunda kaldı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu sebeple &nbsp;Çanakkale Cephesi’nin &nbsp; Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekir .</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Beşinci Ordu’nun 14ncü Kolordusu, 10ncü Fırka,Müstahkem Mevki Komutanlığı İzmir’de idi. &nbsp;1656 yılından beri İzmir’i ve Türkiye’yi koruma görevini sürdüren &nbsp;Sancakkale &nbsp;Birinci Dünya Savaşı döneminde &nbsp; havadan ve denizden İzmir’i &nbsp;bombalayan İtilaf donanmasına karşı Türkiye’yi savundu. İngiliz monitörü M30,Okino ,Fransız Casablanca gemilerini kaybedince &nbsp; geri çekilmek zorunda kaldı .&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu sebeple &nbsp;Çanakkale Cephesinin üç isim &nbsp;altında Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekiyordu..</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Buna göre.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;1-Avrupa Cephesi- &nbsp;A-Galiçya &nbsp; B- Romanya &nbsp;C-Makedonya .<br />
&nbsp;2-Libya Cephesi<br />
&nbsp;3-Hicaz –Asir-Yemen Cephesi<br />
4-Suriye –Filistin-Sina Cephesi<br />
5-İran Cephesi<br />
6-Irak Cephesi Kut’ül-ammare&nbsp;<br />
7-Sarıkamış-Kafkasya Cephesi .<br />
&nbsp; &nbsp; Kafkas İslam Ordusu Gence-Bakü<br />
8-Çanakkale Cephesi &nbsp;İzmir Cephesi,Antalya Cephesi.</p>

<p>Olarak bilinmesi gerekiyor.</p>

<p>Birinci Dünya Harbinde Türk ordusu birçok cephede Bulgaristan,Avusturya-Macarisyan ve Almanya askerleriyle &nbsp;kader birliği yaptı .Türk ordusu iç isyanlar ve &nbsp;bir kısın Ermenilerin,Arapların ihanetini yaşadı.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşının 100 ncü yıldönümü dünya genelinde çok büyük etkinliklerle anıldı. .Bu törenlerin en düşündürücü olanı İngiliz ordusu için hizmet ederken &nbsp;ölen &nbsp;at ve eşeklerin profil resmi &nbsp;çizilerek anıldığı &nbsp;törendi&nbsp;</p>

<p>Devlet nezlinde &nbsp;sadece insanının hakkını teslim etmek yetmez, senin için canını vermiş &nbsp;hayvanları &nbsp;da anmak görevindir mesajı veren bu tören ibret verici olmuştur.. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Büyük savaşta yük hayvanlarının da unutulmaması biz büyük devletiz unutmayız denilmiştir.</p>

<p>Türk tarihçileri yaptığı araştırmalarla ulaştıgı bilgilerin resmi kaynaklarda karşılığının bulunmadığını görürken infial duymaktadır.<br />
10 Mart 1915’de Muin-i Zafer Bölüğü ,Işıldak Bölüğü şehitleri ,Urla Karantina Adası Mezarlığında iki,Menteş’te üç Mechul Türk askerinin,bir Alman subayının &nbsp;mezarı &nbsp;hakkında &nbsp; resmi makamların tatmin edici cevabına ihtiyaç vardır. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;Birinci Dünya Savaşından yenik olarak çıkmış olsak ta gençlerimize &nbsp;Türk devleti ,Türk vatanı için dedelerinin can verdiği &nbsp;cephelerin adlarını doğru öğretmek ve onlarında bilmelerini istemek zorundayız.<br />
Bu öncelikle kadirşinastlık ve vefa saygı gereğidir.Türk milleti şehitlere hizmeti ibadet kabul eden inancın sahibidir.-Doğruyu &nbsp;bileceksin,doğru bilgi vereceksin bu konuda zaaf kabul etmiyoruz cevap bekliyoruz.</p>

<p>Yakınçağ tarihini anlatan kitaplarda müfredatta cephelerimizin adlarının yazılı olduğunu görmek istiyoruz.</p>

<p>Türk Milli Eğitimi yeni ortaya çıkarttığımız cephelerle Türk Milletinin 1 nci Dünya Savaşında savaştığı cepheleri bilmek ve öğretmek zorundadır.&nbsp;</p>

<p>Birinci Dünya Harbinde savaştığımız cepheler arasına 1-İzmir Sancakkale Cephesini &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;2-Antalya Cephesini,3-Sarıkamış Cephesini 4-Kafkas İslam Ordusu Cephesini Saygı duruşuyla Selamlayarak ilave ediyoruz.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Birinci Dünya Savaşının 100 ncü yılı hatırasına hazırladığımız &nbsp;çok özel tabloyu paylaşıyoruz.Savaş verdiğimiz cephelerin &nbsp;harp madalyasıyla ödüllendirildiğini gösteren dönemin bir dergisinde yer alan kompozisyonla süslü &nbsp;çerçeveletip duvara asılacak güzellik ve değerde iftihar levhasında “Türk Devleti ve Türk ordusu yanında mücadele edenleri &nbsp;Saygı,Şükran &nbsp;ve rahmetle “ anıyoruz..</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; CELAL ÖCAL<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 18:18:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&quot;MÜŞTERİ\&quot; İSİMLİ VAPURUN ÖYKÜSÜ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/musteri-isimli-vapurun-oykusu-5754</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/musteri-isimli-vapurun-oykusu-5754</guid>
                <description><![CDATA[\"MÜŞTERİ\" İSİMLİ VAPURUN ÖYKÜSÜ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adı “Müşteri” idi<br />
Ancak iki sene yaşadı..<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(25).jpg" style="height:633px; width:800px" /></strong><br />
&nbsp;Bu makalemi; Erdem Cever tarafından bir ressama çizdirilen 200’e yakın yağlıboya Türk bayraklı vapur tabloları arasındaki <strong>“Müşteri”</strong> vapuru tablosu nedeniyle çalıştım. Ben pek görmek umudunda olmasam bile, Erdem Cever gibi nice teşekkürle ve takdirle tebrik edilmesi gereken bu kültürlü beyefendinin &nbsp;koleksiyonun &nbsp;bir denizcilik müzesine kazandırılması beklenir..&nbsp;<br />
Türk bayrağında ancak 2 sene kalan <strong>“Müşteri”</strong> vapuru, 30 Mayıs 1898’de Cidde'nin "Büyük Resif" olarak anılan<strong> Al Buhayrat</strong> sığlıklarına bindirerek battı. Obhur yöresi açıklarında yer alan <strong>Al Buhayrat</strong>, günümüzde Kızıldeniz ekosisteminin en canlı su altı mirasından biri olarak ilgi gören bir dalış bölgesi olmaktadır. XVIII.ci. Yüzyıldan buyana bu kayalıklar bölgesinde &nbsp;kayalıklara bindirerek batmış olan vapurlara &nbsp;dalışlar yapılmakta ve birtaraftan batıklar görsel olarak kayda alınırken, diğer taraftan da bu batıklar &nbsp;Saudi Arabistan &nbsp;Jawharat Al-buhayrat Gemi Batıkları arşivinde kayda alınmaktadır. Ayrıntılı araştırma yapılması halinde “Müşteri” vapuru batığına ait fotoğraflara veya video kayıtlara ulaşılması mükündür görüşündeyim.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(22).jpg" style="height:574px; width:800px" /><br />
<em>&nbsp;Kızıldeniz – Cidde açıklarındaki &nbsp;Jawharat Al-Buhayrat resiflerindeki&nbsp;<br />
batıklardan birine ait fotoğraf.</em></p>

<p><strong>“Müşteri”</strong> &nbsp;çoğunlukla Hacı adayları için sefer yapan vapurlardan biri idi. Başbakanlık Osmanlı &nbsp;Devlet Arşivleri’nden daha kesin bilgiye ulaşılabilecektir.<br />
UK National Archives belgelerinde ve Caledonian Shipping Trust arşivlerinde ve Lloyd’s Register of Shipping &nbsp;yıllıklarındaki bu vapura ait sicil kaydında Müşteri’nin 1908’de Şirket-i Hayriye İdaresi’ne ait olduğu &nbsp;yazılıdır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(24).jpg" style="height:628px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Müşteri Vapuru bilinmezliğini çözdüm</strong><br />
Clyde Built Ships arşivinde Princess Ena’dan hareketle bu vapurun &nbsp;inşa edildiği Caledon Shipbuilding &amp; Engineering Co.Ltd. kayıtlarındaki bilgilerde “Chirket-i Hairie” yazılı olması şaşırtıcı gelse de, iz sürercesine Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping 1909 yıllığında “Mushteri” vapurunun resmen listelendiğini gördüm..Böylece akademik kaynaklı listelemelerde olmayan “Müşteri” vapurunun yarattığı soruya cevap bulmuş oldum.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(17).jpg" style="height:576px; width:800px" /></p>

<p>Lloyd’s Register of Shipping 1900 yıllığında “Chirket-i Hairie (Bosphorus Steam Navigation Co.)’ye ait vapurların isimleri ve Net Ton ölçüleri yeralmakta. Haliyle vapurlar arasında “Müşteri” vapuru mevcut değildir. Princess Ena, 1908 yılında Şirket-i Hayriye adına satın alınmış ve “Müşteri” adı verilmiştir. Lloyd’s Register 1908 sicil kaydında bu vapurun adı İngilizce okunduğu şekilde“Mushteri” olarak kayıtlıdır. Şöyle ki; Armatörlük şirketlerine ait <strong>“List of Ship Owners &amp; Managers- Liste des Armateurs et Des Directeurs- Gérants”</strong> bölümünde armatörlük firmaları ve sahip oldukları ticaret gemileri isimleri ve net tonları ile listelenmektedir. Şirketi Hayriye İdaresi de bu bölümde &nbsp;<strong>“Chirket-i Hairie(Bosphorus Steam Navigation Co.) Constantinople, Turkey” </strong>başlığı altında yeralmaktadır ve bu listede <strong>“Mushteri”</strong> vapuru mevcuttur.&nbsp;<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(27).jpg" style="height:800px; width:554px" /></p>

<p><span style="color:#7f8c8d">Clyde Builts Ships- Caledon Ship Buildings Trust kayıtlarında “Müşteri” ye ait sicil kaydı şöyledir;</span>&nbsp;<br />
-1898 yılında Dundee, Caledon Shipbuilding &amp; Engineering Co.Ltd. “Caledon” Tersanesi’nde 138 Kızak No. ile inşa edilen yük/yolcu vapuru &nbsp;<strong>“Princess Ena”</strong> 25 Mart 1898’de denize indirildi ve Haziran 1908’de hizmete hazır hale getirildi.&nbsp;<br />
-636 grt., 143 nrt. ve Tam boy: 200 ft., Genişlik: 29.1 ft., Derinlik: 13.5 ft. olup tek pervaneli sac gövdeli olan Princess Ena’nın Dundee, Caledon Shipbuilding &amp; Engineering Co.Ltd. yapımı &nbsp;T3 cyl.ana buhar makinesi &nbsp;116 nhp. azami güç üretiyordu.<br />
-İlk armatörlük firması Glasgow merkezli M.Langlands &amp; Sons Co. idi ve Princess Ena, Glasgow limanına tescil olundu.&nbsp;<br />
-1908’de Osmanlı İdare-i Mahsusa tarafından satın alındı ve <strong>“Müşteri”</strong> adı verildi. Cidde’ye hacı adaylarını götürürken 30 &nbsp;Mayıs 1909’da Kızıldeniz, Cidde açıklarındaki Al-Buhayrat resiflerine bindirerek battı.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmanlı Saray Ressamı</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/osmanli-saray-ressami-5753</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/osmanli-saray-ressami-5753</guid>
                <description><![CDATA[Osmanlı Saray Ressamı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center">&nbsp;</p>

<p style="text-align:center"><strong><em>Osmanlı Saray Ressamı<br />
Fausto Zonaro’nun<br />
“Çingene kadın” isimli yağlı boya tablosu<br />
Bodrum’da idi.<br />
Yazan:Osman Öndeş</em></strong></p>

<p style="text-align:center"><strong><em><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(24).jpg" style="height:457px; width:500px" /></em></strong></p>

<p style="text-align:center">Sultan II. Abdülhamid devri Osmanlı Saray Ressamı Fausto Zonaro bağlamında, emsalsiz çalışmalar yaptığımız Erol Makzume’yi, Mersin’de ve İstanbul’daki evinde ziyaret ettiğimde çok değerli objelere yönelik ve bilgeçlik derecesindeki koleksiyon merakı, zevkli sohbetlerimizi teşkil ederdi.<br />
Değerli köstek saatleri koleksiyonu yanında, tanınmış imzaların tablolarına olan ilgisi, daha çok önceki yıllardan geliyordu. Kimliğini meydana getiren Beyrut ve İngiltere’deki güçlü öğrenimlerle kazandığı kültürü, Arapça, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca dillerine olan hakimiyeti ile pekiştiren Erol Makzume’den bahsediyorum.<br />
Fausto Zonaro konusunda birlikte yola çıkmamızda ilk fikrin sahibi <strong>Yalvaç Ural</strong> olmuştur. Bana yurtiçinde ve yurtdışında senelerce araştırma merakını ve şevkini veren onun “Zonaro” konulu araştırma yapmak önerisi olmuştur. “Fausto Zonaro” konusunda o yıllarda ummanda bir katre dnecek kadar çok kıstlı bilgiler vardı. Tek başıma olsam, özellikle İtalya’daki temeli teşkil edecek araştırmalara cesaret edemezdim. Erol Makzume, Fausto Zonaro ailesine giden yolların hepsini denemiş; San Remo ve Firenze’deki çalışmalarımızı sağlamıştır. Bu başarısı sayesindedir ki, Firenze’de Zonaro’nun sandıklar dolusu belgelerine ve tablolarına ulaşabilmiştik.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(26).jpg" style="height:683px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center"><em>Erol Makzume sayesinde ulaştığımız Fausto zonaro’nun kızı Bayan Trevigne’nin Firenze’deki evinde duvarlar baştan başa Fausto Zonaro tablolarıyla kaplıydı ve salonda bir prinç mangal ile Türk bayrağı görmüştük.</em></p>

<p style="text-align:center">Dünyadaki pek çok ünlü müzayede de yer alan Zonaro tabloları geniş ilgi görmektedir.Sultan II. Abdülhamid’in 1896 başlarında kendisini Osmanlı Saray Ressamı olarak atamasıyla, sanatının en yüksek mertebesine İstanbul’da erişmiş oldu. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu ömrünün son yıllarını politik çalkantılar içinde geçirmekte ve diğer devletler karşısında giderek güçsüzleşmekteydi. Fausto Zonaro da, doğal olarak, İmparatorluğun yaşantısı doğrultusunda zor yıllar yaşadı.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(23).jpg" style="height:750px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center"><em>Fausto Zonaro’nun Bodrum’da bir ailede bulduğum<br />
“Çingene” başlıklı yağlıboya tablosu.</em></p>

<p style="text-align:center">Fausto Zonaro sınırsız bir tutkuyla bağlandığı binlerce yıllık İstanbul’da, güneşin doğuşunu yaşamın uyanışını hissetmeye, yaşamın hep tekrarlanışını, eksilmeyen bir coşku ve mutluluk duygusuyla sürüp giden bu gizemi gözlemlemeye devam edecek, sadece manen kırıldığından dolayı İstanbul’u terk etmek zorunda kalmayacak, daha nice eserler üretecekti. Eğer böylesine duygu buhranına düşmeseydi, kendisi Akaretler’deki 50 Numaralı evinde kiracı olarak oturmaya devam edebilecekti. Belki de başka bir tercih yaparak başka bir eve veya semte taşınarak yaşamına başka bir mutlulukla devam edebilecekti.<br />
Jön Türkler öylesine pervasız hale gelmişlerdi ki, Sultan II. Abdülhamid dönemine ait tüm güzellikleri de yıkıp, yok etmekten, ellerinin tersiyle iteleyip atmaktan asla sıkıntı duymadılar. Böyle olduğu içindir ki, Batı’nın hoşgörüsünü benimsemek iddiasındaki II. Meşrutiyetçiler kendileriye çelişkiye düştüler. Fausto Zonaro ise Saray ressamı idi. İttihat ve Terakki adına kendisine reva görülen aşağılamadan dolayı İstanbul’dan ayrılmıştır.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Gökkuşağının Peşinde</strong></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(21).jpg" style="height:632px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center">Kasım 1990’da, Mabeyn Başkâtibi vasıtasıyla Sultan II. Abdülhamid’in tahtan indirildiği 27 Nisan 1909 tarihinden sonra Fausto Zonaro Saray’a çağrılmış ve kendisine şu açıklama yapılmıştı: “Mösyö Zonaro, günümüze kadar gösterdiğiniz gayretinize ve meydana getirdiğiniz sanat eserlerine şükranlarımızı ifade etmekle birlikte, ‘Saray ressamlığı’ görevinize son verilmiştir. Bu tarihten itibaren, ikamet ettiğiniz evde, kira vermek kaydıyla oturmaya devam edebilirsiniz. Ancak, geriye doğru altı aylık kirayı da defaten ödemek kaydıyla oturmanız mümkün olabilecektir.”<br />
Zonaro derin bir kırgınlık, hatta kızgınlık, ama çaresizlik ve üzüntü içinde kalmışsa da, yapacak bir şey kalmadığından, Saray’dan ayrılmıştır... Bir süre sonra dostlarının girişimleri olumlu sonuç vermiş ve 50 numaralı evde, ayrılacağı tarihe kadar kira vermeden oturması kabul edildiği gibi, geriye doğru altı aylık kira alınmasından da vazgeçilmişti. Fakat Fausto Zonaro kendisine gösterilen bu vefasızlık karşısında İstanbul’dan ayrılarak İtalya’ya dönmüştür.<br />
Fausto Zonaro, 74 yaşında, 19 Temmuz 1929’da San Remo’da vefat etti. Ne yazık, eşi Elisa, birbirlerinden uzaklarda yaşıyorlardı. O ölümsüz sanılan aşklarının tüm renkleri solmuştu.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Fausto Zonaro’nun Bodrum’da bulduğum<br />
“Çingene” isimli tablosuna nasıl ulaştım</strong><br />
1987 yılında <strong>Şişli Beymen Mağazası</strong> 'nda düzenlenen <strong>"Osmanlı Sarayı'nın Son Ressamı Fausto Zonaro"</strong> isimli sergi kataloğunu bir sahafta buldum ve satın aldım. Fausto Zonaro sergisi, İstanbul'da bu sanatçıya adanmış <strong>ilk özel sergilerden biridir</strong>. Ünlü koleksiyoncu ve araştırmacı <strong>Taha Toros</strong>'un katkılarıyla ve <strong>Raffi Portakal </strong>’ın organizasyonuyla düzenlenen bu sergi için yayımlamış olan Beymen <em>1987 Bahar/Yaz Sergisi Kataloğu)</em>kataloğu; <em>"Abdülmecid Efendi'den Zonaro'ya: Osmanlı Sarayı'nın Son Ressamı Fausto Zonaro”</em> başlıklı idi.<br />
Bu katalogda yeralan Fausto Zonaro imzalı tabloları Sergiye emanet etmiş olan ailelere ulaşmaya çalıştım. Bu ailelerden biri Erenköy Ethem Efendi ‘deki köşkte yaşıyorlardı. Fakat ben bu köşkü bulduğumda yaşlı olanların vefat ettiğini, ailenin dağıldığı, ve bu aileden damat olan bir şahsiyeti de Bodrum’a göç ettiğini öğrendim. Bodrum’da bu beyefendiyi buldum ve konuyu, çalışmalarımızı anlattım. Biraz sonra Fausto Zonaro’nun “Çingene” başlıklı yağlıboya tablosunu görmek ve fotoğraflamak imkanını buldum.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(16).jpg" style="height:652px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center"><br />
Bodrum’da bulduğum bu tablo, Erol Makzume ile yazdığımız ve 2003 yılında YKY- Yapı Kredi Yayınları’ndan neşredilen “Osman Öndeş - Erol Makzume” imzalı “Osmanlı Saray Ressamı” başlıklı eserimizde yeralmıştır.<br />
Ocak 2010’de 3.cü baskısı yapılmıştı. Bu baskı da tükenmiştir. İngilizce baskısı da iki kez yapıldı ve tamaıyla tükenmiştir.</p>

<p style="text-align:center"><br />
<strong>Fausto Zonaro’nun “Çingene” konulu eserleri</strong><br />
Fausto Zonaro’nun eşi Elisa ve çocuklarıyla yaşadığı Akaratler 50 No’lu evindeki salonlarda eserlerini sergilerdi. Bunlar zamanla sanat meraklıları tarafından satın alınmıştır.<br />
Fausto Zonaro’nun “A Salonu”nda 59 eser sergiledniyordu ve bunlardan biri “ Falcı Çingene kızı” tablosu idi.&nbsp;Oryantal yağlıboya ve pastellerin olduğu F Salonu’nda da 66 eseri sergilenmişti. Bu eserlerinden biri “Çingene kızı” adını taşıyordu. Benim Bodrum’a yerleşmiş ailede bulduğum tablo bu çingene tablosu idi.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(14).jpg" style="height:349px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center">Fausto Zonaro tablolarını zamanla Kartpostal halinde bastırmış ve bunları da Beyoğlu’ndaki Antoine Zellich Matbaası’nda taş baskı (litografi) yoluyla kartona bastırmıştı ve Zellich Kitabevi’de satılırdı. Bu kartpostalların Edition F.Z.S.Roma olarak baskısı yapıldığı kaydı görülmektedir. Geçenlerde arşivimde biri “Circassa al “Tespik” yazılı bir Kafkas kızı tablosunun kartportalına ve “La Turquie Nouvelle” -“La nuova Turchia” başlıklı feraceli bir Türk kadınını resmettiği yağlıboya tablosunun Zellich kartpostal baskısı idi.Ola ki çok nadir olan bu kartpostalları birgün sahiplenmek isteyecek bir meraklı da çıkacaktır.<br />
***</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 16:55:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtuluş Kupası’nı ENKA-Cheese Kazandı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasini-enka-cheese-kazandi-5752</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasini-enka-cheese-kazandi-5752</guid>
                <description><![CDATA[Kurtuluş Kupası’nı ENKA-Cheese Kazandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_kurtulus_bogaz_top.jpg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları Trofesi’nde&nbsp;2. Ayak “Kurtuluş Kupası”&nbsp;adıyla gerçekleşti.&nbsp;17 Mayıs’ta&nbsp;Caddebostan’da&nbsp;iki şamandıra yarışından&nbsp;sonra bugün&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki&nbsp;iki yarış&nbsp;kupanın kazananını belirledi.&nbsp;Dört yarışı birinci&nbsp;bitiren&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ENKA-Cheese,&nbsp;40&nbsp;teknenin yer aldığı sıralamada&nbsp;Kurtuluş Kupası’nın sahibi oldu.</p>

<p>19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı&nbsp;kutlamaları başlarken,&nbsp;İstanbul’daki yarış filosu da sabah saatlerinde&nbsp;Türk bayrakları&nbsp;ile donatılan tekneleriyle&nbsp;konvoy&nbsp;halinde&nbsp;Kurtuluş Kupası’nın son yarışlarının yapılacağı&nbsp;İstanbul Boğazı’na doğru hareket etti.&nbsp;<br />
Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;17 Mayıs’ta&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;ile başlayan&nbsp;Kurtuluş Kupası,&nbsp;İstanbul Boğazı’nda,&nbsp;Beşiktaş&nbsp;ile&nbsp;Arnavutköy&nbsp;önlerindeki şamandıra arasında gerçekleşecekti.&nbsp;<br />
<br />
<strong>İSTANBUL BOĞAZI’NDA ÇİFTE YARIŞ</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_kurtulus_bogaz_up1.jpg" style="height:232px; width:300px" /></p>

<p>Etkinliğin&nbsp;Sportif Direktörü Engin Yuvaktaş, günler öncesinden&nbsp;İstanbul Boğazı’nda&nbsp;bir ilk yaşanacağını&nbsp;ve&nbsp;aynı gün iki yarış planlandığını&nbsp;duyurmuştu. Ancak&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurundaki şamandıra yarışlarında yer almayan&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı,&nbsp;Kurtuluş Kupası’nı&nbsp;tek yarışla&nbsp;tamamlayacak,&nbsp;ORC&nbsp;ve&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfları&nbsp;Beşiktaş&nbsp;ile&nbsp;Arnavutköy-Akıntıburnu&nbsp;arasında&nbsp;her biri iki turlu iki yarışta&nbsp;kapışacaktı.&nbsp;<br />
40 teknenin&nbsp;kayıtlı olduğu&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında&nbsp;genel overall&nbsp;yapılacağı için saat&nbsp;12.20’de start düdüğü&nbsp;tümü için&nbsp;çaldı. Ardından&nbsp;4 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;SportsBoat, peşinden&nbsp;14 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarının yarışı başladı.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>ORIENT EXPRESS VI’NIN HIZI BİRİNCİLİĞE YETMEDİ</strong><br />
Orient Express VI&nbsp;<em>(Zeynep Atabay Taşkent)</em>&nbsp;yine&nbsp;filonun en hızlısıydı&nbsp;ve rotasını&nbsp;51 dakika 26 saniyede&nbsp;tamamladı. Ancak bu yarışta&nbsp;yüksek reytingi&nbsp;nedeniyle birinciliği&nbsp;58 dakika 44 saniyede&nbsp;ikinci finişi veren yakın rakibi&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetimindeki&nbsp;ENKA-Cheese’e kaptırdı.<br />
Yarışı bitiren&nbsp;ORC 0&nbsp;ve&nbsp;ORC 1’deki tekneler,&nbsp;ikinci yarışın startı&nbsp;için filonun&nbsp;geri kalan&nbsp;teknelerini&nbsp;Beşiktaş önlerinde&nbsp;beklemek zorunda kaldı.&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında son teknenin yaklaşık&nbsp;1.5 saatte&nbsp;tamamladığı parkurda,&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı marinaya dönerken&nbsp;ikinci yarışın hazırlıkları&nbsp;başladı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>RÜZGAR KUZEYDE HEM SABİT, HEM DAHA GÜÇLÜYDÜ</strong><br />
Kuzeyli&nbsp;rüzgar&nbsp;Beşiktaş&nbsp;önlerinde&nbsp;6, sağnaklarda&nbsp;<em>(hamleli rüzgar)</em>&nbsp;11 knot&nbsp;hızla eserken,&nbsp;Akıntıburnu’nun&nbsp;kuzeyinde 12-16 knot&nbsp;aralığında hem&nbsp;sabit&nbsp;hem&nbsp;daha güçlüydü. Ama&nbsp;Boğaz’ın kuzeyindeki rüzgarın&nbsp;yarışa bir katkısı yoktu&nbsp;çünkü rotanın dışındaydı.<br />
<br />
<em>İstanbul Boğazı’ndaki bu kısa parkur ve ekiplerin yarış performansları doğrusu&nbsp;</em><em>bir Bodoslama yazısını hak ediyor. Bu konuyu daha sonra ele alacağız. (S.B.)</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(18).jpg" style="height:600px; width:600px" /></em><br />
<br />
<strong>YARIŞI BİTİRENLER, BOĞAZ GİRİŞİNDE GERİDEKİLERİ BEKLEDİ</strong><br />
Ekiplerden bazıları&nbsp;teknik sorun&nbsp;nedeniyle&nbsp;günün ikinci yarışına katılamayacaklarını&nbsp;belirterek marinalarına dönerken,&nbsp;ORC&nbsp;gruplarının ikinci start düdüğü&nbsp;14,30’da, peşinden de&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfı için çaldı.<br />
Orient Express VI, yine&nbsp;ilk finişi&nbsp;veren tekne idi ve rotasını&nbsp;53 dakikada&nbsp;tamamladı. Ama&nbsp;1 saatlik zamanla&nbsp;peşinden gelen&nbsp;ENKA-Cheese&nbsp;ile arasındaki&nbsp;7 dakikalık&nbsp;süre birinci olmasına yetmemişti.&nbsp;<br />
Günün ilk yarışındaki&nbsp;dördüncülüğünü, bir basamak yükselterek&nbsp;üçüncü&nbsp;sıraya taşımakla yetindi. Aslında&nbsp;şamandıra yarışlarına katılmadığı&nbsp;için&nbsp;Orient Express VI’nın zaten&nbsp;Kurtuluş Kupası&nbsp;genelinde derece iddiası bulunmuyordu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_kurtulus_bogaz_up2.jpg" /><br />
<strong>DÖRT BİRİNCİLİK VE KUPA SEVİNCİ</strong><br />
Bu sonuçlarla yapılan&nbsp;dört yarışın tamamını birinci&nbsp;bitiren&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetimindeki&nbsp;ENKA-Cheese,&nbsp;Kurtuluş Kupası’nın sahibi olurken,&nbsp;genel overall’da&nbsp;Onur Bilgen&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;ikincilik,&nbsp;Selim Kakış&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Zacapa&nbsp;üçüncülük elde etti.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>GRUP BİRİNCİLERİ</strong><br />
Kurtuluş Kupası’nda genel&nbsp;grup&nbsp;birinciliklerine ise&nbsp;ORC 0’da&nbsp;ENKA-Cheese&nbsp;<em>(Levent Peynirci)</em>,&nbsp;ORC 1’de&nbsp;Atlas-Beymen Club&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;ORC 2’de&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;<em>(Onur Bilgen)</em>,&nbsp;ORC 3’te&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;<em>(Güney Kaptan)</em>,&nbsp;ORC 4’te&nbsp;Alchera-Samsun Yelken&nbsp;<em>(Yusuf Tunç / Kerem Gökhan Bulut)</em>&nbsp;adlarını yazdırdı.<br />
SportsBoat’ta&nbsp;Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;dört yarıştaki birinciliği ile grubunda&nbsp;ilk sırayı&nbsp;aldı.<br />
Kurtuluş Kupası’nda&nbsp;tek yarış&nbsp;yapılan&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfında genel birinciliği&nbsp;SU 19-Volvo Car Türkiye&nbsp;<em>(Hasret Can Ünek)</em>&nbsp;kazandı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>CB 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
2. AYAK / KURTULUŞ KUPASI<br />
19 Mayıs 2026, Salı&nbsp;<br />
<em>(İstanbul Boğazı 2 yarış)</em><br />
<br />
&nbsp;<strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;1. YARIŞ ORC OVERALL</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; (ORC 0-1-2-3-4)<br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;40&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;13.18.44&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
2.&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;13.27.26&nbsp;<em>(ORC 2)</em><br />
3.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;13.29.00&nbsp;<em>(ORC 2)</em><br />
4.&nbsp;Orient Expreess VI&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;13.11.26&nbsp;<em>(ORC 0)</em>&nbsp;<br />
5.&nbsp;Vakkorama&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;13.21.29&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
RET:&nbsp;Feroun-Giya&nbsp;(Ali Çobanoğlu)<br />
DNC:&nbsp;FarrFara&nbsp;(Erhan Uzun)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Luce-Lipton&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.26</em><br />
1.&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;13.38.23<br />
2.&nbsp;Nimbus-HSSK Qüick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;13.44.55<br />
3.&nbsp;Quick Sigorta-HSSK&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;14.06.05<br />
4.&nbsp;Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;14.02.20&nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
A-B-C&nbsp;gruplarında&nbsp;14&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5<br />
1.&nbsp;SU 19-Volvo Car Türkiye&nbsp;(Hasret Can Ünek)&nbsp;1.50<br />
2.&nbsp;Moda Yelken-Medipol Üniversitesi&nbsp;(Güray Zümbül)&nbsp;3.00<br />
3.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(MSÜ Deniz Harp Okulu / Muhammet Ali Şahin)&nbsp;4.50&nbsp;<br />
4.&nbsp;Sarı 1&nbsp;(Piri Reis Üniversitesi Kadın Yelken Takımı / Ali Erdoğan)&nbsp;6.00<br />
5.&nbsp;Pestil-Yatırım Finansman&nbsp;(Burak Bige)&nbsp;7.50&nbsp;<br />
<br />
<strong>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2. YARIŞ ORC OVERALL</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; (ORC 0-1-2-3-4)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>Start saati:&nbsp;14.30</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;40&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;15.30.55&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
2.&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;15.40.46&nbsp;<em>(ORC 3)</em><br />
3.&nbsp;Orient Expreess VI&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;15.23.00&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
4.&nbsp;Vakkorama&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;15.32.57&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
5.&nbsp;Fenerbahçe 5-Tüpraş&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;15.42.00&nbsp;<em>(ORC 3)</em><br />
RET:&nbsp;Gemini II-Nescafe Xpress&nbsp;(Mert Gürpınar)<br />
DNC:&nbsp;FarrFara&nbsp;(Erhan Uzun)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Feroun-Giya&nbsp;(Ali Çobanoğlu)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Alto-Standart Yelken&nbsp;(Serdar Öner)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Alize 34.7-e bebek&nbsp;(Cenk Yörük)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Luce-Lipton&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.37</em><br />
1.&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;15.52.47<br />
2.&nbsp;Nimbus-HSSK Qüick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;15.57.32<br />
3.&nbsp;Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;16.13.31<br />
4.&nbsp;Quick Sigorta-HSSK&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;16.19.54&nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>CB 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
2. AYAK / KURTULUŞ KUPASI<br />
17-19 Mayıs 2026&nbsp;<br />
<em>Caddebostan 2 / İstanbul Boğazı 2 (4 yarış)</em><br />
<br />
<strong>ORC GENEL OVERALL&nbsp;(0-1-2-3-4)</strong><br />
Kayıtlı&nbsp;40&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5<br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(5.0)&nbsp;<em>ORC 0 / Farr 40</em><br />
2.&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;2.0 - 3.0 - 3.0 - 18.0&nbsp;(26.0)&nbsp;<em>ORC 2 / MAT 1070</em><br />
3.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;4.0 - 10.0 - 4.5 - 10.5&nbsp;(29.0)&nbsp;<em>ORC 2 / A-35</em><br />
4.&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;8.0 - 7.0 - 15.0 - 3.0&nbsp;(33.0)&nbsp;<em>ORC 3 / MAT 1010</em><br />
5.&nbsp;Atlas-Beymen Club&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;10.0 - 2.0 - 12.0 - 13.5&nbsp;(27.5) ORC 1 / X-41<br />
<br />
<strong>ORC GRUP SONUÇLARI</strong><br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(5)<br />
2.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(TSK Spor Gücü / İbrahim Gülataş)&nbsp;2.0 - 2.0 - 7.7 - 6.0&nbsp;(17.5)<br />
3.&nbsp;Hedef Yelken 37-Unilever&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;3.0 - 3.0 - 6.0 - 9.0&nbsp;(21.0)<br />
<br />
<strong>ORC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
1.&nbsp;Atlas-Beymen Club&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;1.0 - 1.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(8.0)<br />
2.&nbsp;Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;3.0 - 2.0 - 4.5 - 1.5&nbsp;(11.0)<br />
3.&nbsp;Game Changer-Angel's of CMC Holding&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;2.0 - 3.0 - 1.5 - 4.5&nbsp;(11.0)<br />
<br />
<strong>ORC 2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 4.5&nbsp;(8.0)<br />
2.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;2.0 - 2.0 - 3.0 - 1.5&nbsp;(8.5)<br />
3.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;4.0 - 3.0 - 6.75 - 6.0&nbsp;(19.75)<br />
<br />
<strong>ORC 3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;2.0 - 2.0 - 4.5 - 1.5&nbsp;(10.0)<br />
2.&nbsp;Infinito-Bioderma-GSÜ&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;4.0 - 1.0 - 1.5 - 4.5&nbsp;(11.0)<br />
3.&nbsp;Fenerbahçe 5-Tüpraş&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;1.0 - 4.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(11.0)<br />
<br />
<strong>ORC 4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
1.&nbsp;Alchera-Samsun Yelken&nbsp;(Yusuf Tunç / Kerem Gökhan Bulut)&nbsp;3.0 - 3.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(9.0)<br />
2.&nbsp;Electron-ICA-CTD&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;2.0 - 2.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(10.0)<br />
3.&nbsp;Gemini-TV+&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;1.0 - 1.0 - 4.5 - 6.0&nbsp;(12.5)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(5.0)&nbsp;<em>J/70 OD</em><br />
2.&nbsp;Nimbus-HSSK Quick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;2.0 - 2.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(10.0)&nbsp;<em>J/70 OD</em><br />
3.&nbsp;Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;3.0 - 4.0 - 6.0 - 4.5&nbsp;(17.5)&nbsp;<em>Platu 25 OD</em><br />
4.&nbsp;Quick Sigorta-HSSK&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;4.0 - 3.0 - 4.5 - 6.0&nbsp;(17.5)&nbsp;<em>SB20 OD</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:00:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/esetten-ar-ge-ve-yapay-zeka-destekli-siber-guvenlige-dev-yatirim-5751</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/esetten-ar-ge-ve-yapay-zeka-destekli-siber-guvenlige-dev-yatirim-5751</guid>
                <description><![CDATA[ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET, Ar-Ge ekibini 1.000 kişiye çıkarırken yapay zekâ destekli siber güvenliğe 40 milyon avro yatırım yapıyor.</strong></p>

<p>Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, Ar-Ge ekibini büyütmek için 40 milyon avroluk bir yatırım yapacağını duyurdu. Siber güvenliği ön planda tutan temel yapay zekâ modelleri, katmanlı bir yapay zekâ yığını ve yeni nesil bir AI SOC'nin geliştirilmesini hızlandırıyor. Yeni yetenekler, yapay zekâ iş akışlarını koruyacak, siber güvenliğe özel yapay zekâyı güçlendirecek ve siber güvenlik telemetrisinin analizinde ve anlaşılmasında devrim yaratacak.</p>

<p>ESET, otonom ve ajan yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu hızla ortaya çıkan yeni bir saldırı yüzeyine karşı uyarıda bulunurken yapay zekâ destekli siber güvenliğin geleceğine 40 milyon avroluk bir yatırım yapacağını paylaştı. ESET CEO'su Richard Marko tarafından ESET World 2026'da duyurulan bu taahhüt, ESET'in kendi verilerinde halihazırda gözlemlenen bir değişime yanıt olarak geliyor.&nbsp;</p>

<p>Mart 2026'dan bu yana ESET teknolojileri, yapay zekâ ajanlarına görevleri nasıl yerine getireceklerini, araçları nasıl kullanacaklarını, hizmetlere nasıl erişeceklerini ve harici sistemlerle nasıl etkileşime gireceklerini söyleyen modüler bileşenler olan yaklaşık 800 bin benzersiz yapay zekâ becerisini taradı. Bu becerilerin yaklaşık 25 bini şüpheli olarak sınıflandırıldı ve 3 binden fazlası tamamen kötü amaçlı olduğu için engellendi. Bu genel rakam, bu yılın başında gözlemlenen yaklaşık 60 bin halka açık beceriye kıyasla 13 katlık bir artışa işaret ediyor. ESET araştırmacılarına göre, yapay zekâ becerileri hızla büyüyen bir yazılım tedarik zinciri katmanının parçası ve genellikle hassas sistemleri harici depolara, eklentilere, veri kümelerine ve üçüncü taraf hizmetlere bağlar.</p>

<p>ESET CEO'su Richard Marko yaptığı açıklamada: "Siber güvenlik tamamen yeni bir döneme giriyor. Yapay zekâ artık sadece bir savunma aracı değil saldırı yüzeyinin bir parçası hâline geliyor. Yatırımımız, yapay zekânın siber güvenliği zayıflatmak yerine güçlendirmesini sağlamaya ve otonom yapay zekâ dünyasında kuruluşları koruyabilecek teknolojiler geliştirmeye odaklanıyor. Bu girişim, gelişmiş yapay zekâ sistemlerine erişimin giderek az sayıda küresel teknoloji şirketinde yoğunlaştığı bir dönemde, ESET’in teknolojik bağımsızlığını ve Avrupa’nın siber güvenlik egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Siber güvenliğin geleceğinin tamamen büyük teknoloji şirketleri tarafından kontrol edilen modellere bağlı olamayacağına inanıyoruz. Siber güvenlikte egemenlik önemlidir” dedi.&nbsp;</p>

<p>ESET’in Ar-Ge ekibini 1.000 araştırmacı ve mühendise çıkaracak üç yıllık bir işe alım planıyla desteklenen 40 milyon avroluk yatırım, üç stratejik alana odaklanacak:</p>

<p>Güvenlik öncelikli bağımsız temel AI modelleri;</p>

<p>Tam katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını;</p>

<p>Yeni nesil AI SOC.</p>

<p>ESET Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Juraj Jánošík “ESET, siber güvenliğe yapay zekâ uygulamasında uzun süredir öncülük ediyor. Şu anda değişen şey, yapay zekânın oynadığı rol. Yapay zekâ araçları günlük işlerin bir parçası hâline geliyor, ajan sistemler saldırı yüzeyini genişletiyor ve güvenlik ekipleri tehditlere daha hızlı yanıt verebilecek yöntemlere ihtiyaç duyuyor. Bu yatırım, yapay zekâ kullanımını güvence altına almak, siber güvenlik için yapay zekâ modelleri oluşturmak ve insan denetimi altında güvenlik operasyonlarına otonom yetenekler kazandırmak gibi tüm alanlarda çalışmamızı sağlıyor” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Bağımsız, güvenlik öncelikli temel yapay zekâ modelleri</p>

<p>ESET, siber güvenlik uygulamaları için özel olarak tasarlanmış, güvenlik odaklı kendi yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini hızlandıracak. Geniş internet içeriği üzerinde eğitilmiş genel amaçlı yapay zekâ sistemlerinden farklı olarak ESET’in modelleri, ESET’in yaklaşık 35 yıllık geçmişi boyunca toplanan siber güvenlik telemetrisi ve gerçek dünya tehdit istihbaratı kullanılarak optimize edilecek. ESET, mevcut yapay zekâ destekli teknolojilerini (ESET LiveGrid, ESET LiveCortex ve ESET LiveGuard gibi) genişletmeye devam ederken dijital ortamlardaki davranış, bağlam ve niyeti anlayabilen World Models dâhil olmak üzere yeni ortaya çıkan yapay zekâ kavramlarını da keşfedecek.</p>

<p>Eksiksiz, katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını oluşturma</p>

<p>Yapay zekâ, günlük iş operasyonlarına entegre oldukça ESET, kuruluşları ortaya çıkan yapay zekâ kaynaklı risk ve tehditlerden korumak için tasarlanmış kapsamlı bir yapay zekâ tabanlı güvenlik mimarisi oluşturuyor. Yatırım, kullanıcılar, yapay zekâ ajanları, iş uygulamaları ve yapay zekâ modelleri arasında güvenli bir ara katman olan ESET Secure AI Relay'in geliştirilmesini de içerecek.&nbsp;</p>

<p>ESET ayrıca yapay zekâ ajanları arasındaki iletişim için ağ düzeyinde güvenlik korumaları da oluşturacak. ESET AI Skills Checker (RSAC 2026 Konferansı'nda lanse edilen ücretsiz bir araç), ESET ürünlerine entegre edilmiş gelişmiş sürümleriyle birlikte özellikle bu yeni ortaya çıkan ajan yapay zekâ sistemleri ekosistemi için tasarlandı.</p>

<p>Yeni nesil AI SOC'nin oluşturulması</p>

<p>Modern tespit ve müdahale ortamlarının artan ölçeği ve karmaşıklığını ele almak üzere yeni nesil AI Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) teknolojileri tasarlanacak. ESET, analistleri yapay zekâ ajanlarıyla basitçe değiştirmek yerine, siber güvenlik telemetrisinin işlenme, ilişkilendirilme ve anlaşılma şeklini temelden yeniden düşünmeyi hedefliyor. Şirketin vizyonu, gelişmiş yapay zekâ destekli siber güvenliği yalnızca büyük işletmelerin değil, aynı zamanda orta ve küçük ölçekli kuruluşların da yüksek düzeyde otomatikleştirilmiş, denetimli koruma teknolojileri aracılığıyla erişilebilir hâle getirmektir.</p>

<p>ESET CEO'su Richard Marko, “Siber güvenlik, daha fazla uyarı, daha fazla gösterge paneli ve daha fazla karmaşıklık ekleyerek ölçeklendirilemez. Sektörün bir başka büyük sıçramaya ihtiyacı var. Yapay zekânın, dünya standartlarında siber güvenliği zahmetsiz hâle getirip herkesin erişimine açmasına yardımcı olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:38:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtuluş Kupası İki Şamandıra Yarışı ile Başladı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasi-iki-samandira-yarisi-ile-basladi-5750</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasi-iki-samandira-yarisi-ile-basladi-5750</guid>
                <description><![CDATA[Kurtuluş Kupası İki Şamandıra Yarışı ile Başladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_kurtulus_1_top.jpg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışı Trofesi’nin ikinci ayağı&nbsp;Kurtuluş Kupası,&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda gerçekleşen&nbsp;iki şamandıra yarışıyla&nbsp;başladı. Bu ayak&nbsp;19 Mayıs’ta&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki mücadele ile tamamlanacak.&nbsp;Kurtuluş Kupası’nda&nbsp;ORC&nbsp;genel sıralamasında&nbsp;birinci&nbsp;olan teknenin&nbsp;tüm ekibine&nbsp;sponsor&nbsp;Jacques Phillipe&nbsp;tarafından birer saat hediye edecek.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı&nbsp;himayesinde&nbsp;İAYYK&nbsp;<em>(İstanbul Açıkdeniz Yat Yarış Kulübü)</em>&nbsp;tarafından&nbsp;iki etap&nbsp;halinde düzenlenen&nbsp;Kurtuluş Kupası, 17 Mayıs'ta Caddebostan&nbsp;parkurunda gerçekleşen&nbsp;orsa-pupa&nbsp;<em>(rüzarüstü-rüzgaraltı)</em>&nbsp;rotalı&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;ile başladı.<br />
Kurtuluş Kupası’na&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında&nbsp;39,&nbsp;SportsBoat’ta&nbsp;4,&nbsp;Gezgin’de&nbsp;14&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;57 tekne&nbsp;kayıt verdi.&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı sadece&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki yarışta yer alacağı için 17 Mayıs günü parkura çıkmadı.&nbsp;ORC&nbsp;sınıflarında&nbsp;11 tekne&nbsp;de gelmeyince start hattında&nbsp;31 tekne&nbsp;buluştu.&nbsp;<br />
Günün ilk yarışına katılmayan ve&nbsp;DNC&nbsp;puanı alan&nbsp;ORC 2’deki&nbsp;Feroun-Giya&nbsp;<em>(Ali Çobanoğlu)</em>, ikinci yarışta start etti.&nbsp;ORC 3’te ise tersi bir durum ortaya çıktı. İlk yarışa katılan&nbsp;Agent-Yelkenci&nbsp;<em>(Yankı Özdoğan)</em>, ikinci yarışta yoktu.<br />
TAYK’ın yeni&nbsp;Genel Müdürü Ceren Veziroğlu, önceki&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Yat Yarışları’nda olduğu gibi&nbsp;Komite Botu’nda&nbsp;“Yarış Kurulu Başkanı”&nbsp;olarak yer aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(20).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>ORGANİZASYONDAN NOTLAR</strong><br />
Organizasyonun&nbsp;Sportif Direktörü&nbsp;Engin Yuvaktaş, yarış öncesi ekipleri&nbsp;bazı değişiklikler&nbsp;ve&nbsp;önemli noktalar&nbsp;konusunda bilgilendirdi.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Bu yıl&nbsp;7’ncisi düzenlenen&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nda önceki yıllarda olduğu gibi ekiplerden&nbsp;kayıt ücreti alınmadı, bunun yerine&nbsp;bir STK’ya bağış yapmaları&nbsp;istendi.&nbsp;Yuvaktaş, bu bağışın&nbsp;trofedeki tüm yarışlar için yeterli olduğunu&nbsp;belirtti.&nbsp;Spor kulüplerine&nbsp;ve&nbsp;derneklere&nbsp;ait tekneler bu koşuldan&nbsp;muaf&nbsp;tutuldu.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>17 Mayıs’ta&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;iki,&nbsp;19 Mayıs’ta&nbsp;İstanbul Boğazı’nda&nbsp;iki&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;dört yarış&nbsp;hedeflendi.&nbsp;Gezgin&nbsp;grubu sadece&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurunda yer alacak ve&nbsp;tek yarış&nbsp;yapacak.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Trofede&nbsp;ödül alabilmek&nbsp;için yapılan yarışların&nbsp;yarısından bir fazlasına katılmış olma&nbsp;koşulu getirildi.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Kurtuluş Kupası’nda&nbsp;ORC&nbsp;sınıflarında&nbsp;genel klasman birincisi&nbsp;olan teknenin&nbsp;tüm ekip üyelerine&nbsp;sponsor&nbsp;Jacques Phillipe&nbsp;tarafından birer saat hediye edilecek.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>İstanbul Boğazı’ndaki yarışta ayrıca&nbsp;Farr 40,&nbsp;MAT 1010&nbsp;ve&nbsp;First 34.7’leri kapsayacak&nbsp;“Benzer Tekneler”&nbsp;kategorisi açıldı. Bu kategoride overall sıralamada&nbsp;ilk 3’e ödül verilecek.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Ödül töreni&nbsp;12 Haziran’da yapılacak,&nbsp;yeri&nbsp;ve&nbsp;saati daha sonra&nbsp;ilan edilecek.</li>
	<li>&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>LODOSUN KABA DALGALARI EKİPLERİ ZORLADI</strong><br />
Sabah oldukça&nbsp;durgun&nbsp;olan&nbsp;güneyli&nbsp;rüzgar&nbsp;<em>(210-220 derece)</em>, start saatine doğru&nbsp;9-12 knot’a kadar güçlendi.&nbsp;Caddebostan&nbsp;önlerinde demirli&nbsp;Komite Botu’nda günün ilk start düdüğü saat&nbsp;12.30’da&nbsp;28 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;ORC&nbsp;gruplarının&nbsp;tamamı&nbsp;için çaldı.&nbsp;12.37’de de&nbsp;4&nbsp;teknelik&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfının yarışı başladı.<br />
Rüzgar hızının zaman zaman&nbsp;7-8 knot’a kadar gerilemesine rağmen,&nbsp;gece esen sert rüzgar&nbsp;nedeniyle deniz&nbsp;kaba dalgalıydı. Bu da mücadelenin zorluk seviyesini yükselten bir unsur oldu.<br />
Sıra ikinci yarışa geldiğinde rüzgar&nbsp;230-240&nbsp;derecelere dirise edince, parkur buna göre düzeltildi ve&nbsp;ORC&nbsp;gruplarının birlikte start işareti&nbsp;14.40’ta verildi. Rüzgarın yönü&nbsp;270 dereceye&nbsp;dönünce&nbsp;abandone&nbsp;ilan edildi, parkur ayarlaması yapıldıktan sonra mücadele&nbsp;yeniden&nbsp;başladı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><br />
<strong>YARIŞ BİTTİ, BASTIRAN YAĞMUR RÜZGARI DA BİTİRDİ</strong><br />
12-13 knot’a kadar yükselen rüzgarla tamamlanan yarışın ardından filo marinaya döndüğünde bastıran&nbsp;sağanak yağmur, rüzgarı da bitirdi.<br />
Kurtuluş Kupası’nın ilk gün yarışında&nbsp;ORC’de genel birinciliği&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;kazandı.&nbsp;Onur Bilgen&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;ikinci,&nbsp;İbrahim Gülataş&nbsp;yönetimindeki&nbsp;DHO Ariva&nbsp;üçüncü oldu.&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfında ise birinciliğe&nbsp;Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;adını yazdırdı.<br />
<br />
<strong>CB 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
<strong>2. AYAK / KURTULUŞ KUPASI</strong><br />
17 Mayıs 2026, Pazar&nbsp;<br />
<em>(Caddebostan 2x şamandıra)</em><br />
<br />
<strong>ORC GENEL OVERALL</strong><br />
<em>(0-1-2-3-4)</em><br />
<strong>39</strong>&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;<strong>5</strong><br />
1.&nbsp;<strong>ENKA Cheese</strong>&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)&nbsp;<em>ORC 0 / Farr 40</em><br />
2.&nbsp;<strong>Logo-Logo Yelken Takımı</strong>&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;<strong>2-3</strong>&nbsp;(5)&nbsp;<em>ORC 2 / MAT 10.70</em><br />
3.&nbsp;<strong>DHO Ariva</strong>&nbsp;(TSK Spor Gücü / İbrahim Gülataş)&nbsp;<strong>3-5</strong>&nbsp;(8)&nbsp;<em>ORC 0 / MAT 11.80</em><br />
4.&nbsp;&nbsp;<strong>Atlas-Beymen Club Sailing Team</strong>&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;<strong>10-2</strong>&nbsp;(12)&nbsp;<em>ORC 1 / X-41</em><br />
5.&nbsp;&nbsp;<strong>Zacapa</strong>&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;<strong>4-10</strong>&nbsp;(14)&nbsp;<em>ORC 2 / A-35</em><br />
<br />
<br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>8</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>ENKA Cheese</strong>&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>DHO Ariva</strong>&nbsp;(TSK Spor Gücü / İbrahim Gülataş)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;<strong>Hedef Yelken 37-Unilever</strong>&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;<strong>3-3</strong>&nbsp;(6)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>FarrFara</strong>&nbsp;(Erhan Uzun)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Vakkorama</strong>&nbsp;(Cem Hakko)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>7 Bela-Urban Care</strong>&nbsp;(Gürsel Öztürk)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Orient Express VI</strong>&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)<br />
<br />
<strong>ORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>6</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Atlas-Beymen Club Sailing Team</strong>&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı</strong>&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;<strong>3-2</strong>&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;<strong>Game Changer-Angel's of CMC Holding</strong>&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;<strong>2-3</strong>&nbsp;(5)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>Vhagar-MSI</strong>&nbsp;(Güçlü Kaya)<br />
<br />
<strong>ORC 2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:<strong>&nbsp;8</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Logo-Logo Yelken Takımı</strong>&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Zacapa</strong>&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;<strong>Code-Zero</strong>&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;<strong>4-3</strong>&nbsp;(7)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>Vamos-Züber</strong>&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Evolution-Borusan Racing</strong>&nbsp;(Ali Tezdiker)<br />
<br />
<strong>ORC 3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>8</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Cheese III-Helly Hansen</strong>&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;<strong>Infinito-Bioderma-GSÜ</strong>&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;<strong>4-1</strong>&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;<strong>Fenerbahçe 5-Tüpraş</strong>&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;<strong>1-4</strong>&nbsp;(5)<br />
<br />
<strong>ORC 4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>9</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Gemini-TV+</strong>&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Electron-ICA-CTD</strong>&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.<strong>&nbsp;Alchera-Samsun Yelken</strong>&nbsp;(Yusuf Tunç / Kerem Gökhan Bulut)&nbsp;<strong>3-3</strong>&nbsp;(6)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>Luce-Lipton</strong>&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Alize 34.7-e bebek</strong>&nbsp;(Cenk Yörük)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Falcon-NTS Danışmanlık</strong>&nbsp;(Sami Uslu)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>4</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>MAYK-MYSK</strong>&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Nimbus-HSSK-Quick Sigorta</strong>&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;<strong>Quick Sigorta-HSSK</strong>&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;<strong>4-3</strong>&nbsp;(7)<br />
<br />
<strong>GEZGİN A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>5</strong></em><br />
<em>- Bu sınıfta şamandıra yarışı yapılmadı</em><br />
&nbsp;<br />
<strong>GEZGİN B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>5</strong></em><br />
- Bu sınıfta şamandıra yarışı yapılmadı<br />
<br />
<strong>GEZGİN C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>4</strong></em><br />
<em>- Bu sınıfta şamandıra yarışı yapılmadı</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 09:02:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-5749</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-5749</guid>
                <description><![CDATA[Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fırsatçıların tuzaklarına karşı dikkatli olun</strong></p>

<p><strong>Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor. Ukrayna ya da İran olsun, jeopolitik kargaşanın hâkim olduğu arka plan, dolandırıcıların hedeflerine ulaşmak için uydurdukları hikâyelere ağırlık katıyor. Siber güvenlik şirketi ESET bu dönemde dolandırıcıların hangi yöntemleri kullandığını ön plana çıkararak değerlendirmelerde bulundu. İnternet kullanıcılarının zarar görmemesi için önerilerini paylaştı.</strong></p>

<p>Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynıdır: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş tekniklerdir. e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey, zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzaktır.</p>

<p><strong>Dolandırıcılar hangi dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Sahte ücretler&nbsp;</strong>Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. FTC'ye göre, daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.</p>

<p><strong>Sahte hayır kurumları&nbsp;</strong>Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.&nbsp;</p>

<p><strong>Seyahat dolandırıcılığı&nbsp;</strong>Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.</p>

<p><strong>Yatırım dolandırıcılığı&nbsp;</strong>FBI’a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8,6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.</p>

<p><strong>Sansasyonel (sahte) haberler&nbsp;&nbsp;</strong>Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olmasıdır. Dolandırıcılar, sansasyonel "sızdırılmış videolar" ve "son dakika haberleri"ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.</p>

<p><strong>Ön ödeme dolandırıcılığı&nbsp;</strong>Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.</p>

<p><strong>Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?</strong></p>

<p>Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:</p>

<ul>
	<li>Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri,</li>
	<li>E-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim,</li>
	<li>Kişisel ve finansal bilgi talepleri,</li>
	<li>Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.</li>
</ul>

<p><strong>Çatışmaya dayalı dolandırıcılıklara yanıt verme</strong></p>

<p>Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. İyi bir kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan yanıt vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun. Bunları kurmak sandığınızdan daha kolaydır ve platform sağlayıcıları bunları kaldırma konusunda her zaman bir adım geride kalır. Hassas bilgileri asla telefonla paylaşmamalısınız.</p>

<p>Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:33:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizcilik Devi West Marine İflasa Gidiyor</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/denizcilik-devi-west-marine-iflasa-gidiyor-5748</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/denizcilik-devi-west-marine-iflasa-gidiyor-5748</guid>
                <description><![CDATA[Denizcilik Devi West Marine İflasa Gidiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/west_marine_iflas_top.jpg" style="height:300px; width:500px" /></p>

<p>ABD&nbsp;merkezli, dünyanın en köklü ve büyük&nbsp;tekne malzemeleri&nbsp;perakendecisi&nbsp;West Marine, borçlarını yeniden yapılandırmak için&nbsp;iflas sürecine&nbsp;girdi.<br />
<br />
Bloomberg’in haberine göre&nbsp;küresel zincire&nbsp;sahip şirketin yaklaşık&nbsp;800 milyon dolarlık ağır borç yükü&nbsp;altında olduğu,&nbsp;yüksek faiz oranları&nbsp;ile&nbsp;azalan tüketici harcamaları&nbsp;nedeniyle zorlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Türkiye’de&nbsp;Alaçatı Marina’nın&nbsp;<em>(Alaçatı Yat Limanı İşletmeciliği)</em>&nbsp;konkordato başvurusunda&nbsp;bulunması ile yaklaşık&nbsp;aynı tarihlerde&nbsp;dünyanın en büyük&nbsp;tekne malzemeleri perakende zincirine&nbsp;sahip&nbsp;ABD&nbsp;merkezli&nbsp;West Marine&nbsp;iflas sürecini başlattı. Finans çevreleri bu gelişmeyi,&nbsp;<em>“denizcilik sektörünün dünya genelinde zorlu bir süreçten geçtiği”&nbsp;</em>şeklinde yorumlanıyor.&nbsp;<br />
<br />
Özellikle&nbsp;West Marine&nbsp;gibi bir&nbsp;dünya devinin konkordato talebinde bulunması, denizcilik dünyasında şok etkisi yarattı. Ancak talebin&nbsp;“Chapter 11”&nbsp;kapsamında ele alınması, şirketin&nbsp;borçlarını yapılandırarak,&nbsp;verimsiz mağazaları kapatıp satışlarını dijital platformlara taşımakla&nbsp;sınırlı kalmayacağı, konunun mahkeme tarafından&nbsp;“iflas kararı”&nbsp;ile sonuçlandırılabileceği ifade ediliyor.<br />
<br />
Bloomberg&nbsp;ve diğer&nbsp;ekonomi kaynaklarına&nbsp;göre, mali krize giren&nbsp;West Marine’in yaklaşık&nbsp;800 milyon dolarlık ağır borç yükü altında&nbsp;olduğu,&nbsp;yüksek faiz oranları&nbsp;ve&nbsp;kira giderleri&nbsp;ile&nbsp;azalan tüketici harcamaları&nbsp;yüzünden zorlandığı belirtiliyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(20).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>RAHMİ KOÇ WEST MARİNE’İ TÜRKİYE’YE GETİRMİŞTİ</strong><br />
<br />
Denizciliğe olan tutkusu ve bu alandaki yatırımları ile tanınan&nbsp;Rahmi Koç,&nbsp;Koç Grubu&nbsp;olarak&nbsp;2008&nbsp;yılında&nbsp;West Marine’î&nbsp;Türkiye’ye getirmişti. Ancak&nbsp;2011&nbsp;yılına gelindiğinde&nbsp;West Marine&nbsp;ile olan&nbsp;lisans anlaşması&nbsp;sona erdirildi.&nbsp;<br />
<br />
Koç Grubu, açılan mağazaları&nbsp;kapatmak&nbsp;yerine bu alandaki yatırım ve birikimini&nbsp;“yerli markaya”&nbsp;dönüştürmeye, yoluna da&nbsp;East Marine&nbsp;adıyla&nbsp; devam etme kararı aldı. Ancak logodan mağaza konseptine kadar&nbsp;benzer bir çizgi&nbsp;korundu ve&nbsp;East Marine Türkiye’nin&nbsp;en büyük deniz malzemeleri zinciri&nbsp;haline geldi.<br />
<br />
Bu değişim,&nbsp;East Marine’i günümüzde&nbsp;West Marine’in yaşadığı&nbsp;mali krizin dışında&nbsp;tuttu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öreke Taşı Sonunda Fenerine Kavuştu!</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/oreke-tasi-sonunda-fenerine-kavustu-5747</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/oreke-tasi-sonunda-fenerine-kavustu-5747</guid>
                <description><![CDATA[Öreke Taşı Sonunda Fenerine Kavuştu!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/oreke_feneri_yeni_top.jpg" /></p>

<p>Fenerbahçe Burnu&nbsp;önlerindeki&nbsp;Öreke Taşı’ndaki fener, geçtiğimiz&nbsp;Mart&nbsp;ayı başında&nbsp;fırtınada yıkılmış&nbsp;ve enkazı kaldırılmıştı.&nbsp;Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü&nbsp;ekipleri bugün&nbsp;yenilenen&nbsp;feneri vinçli bir tekne desteğinde tabanı beton platformla güçlendirilen platforma yerleştirdi. Böylece aylardır&nbsp;“karanlıkta”&nbsp;kalan kayalık yeniden denizcilere&nbsp;“uyarı”&nbsp;görevini yerine getirmeye başladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(19).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>Fenerbahçe Burnu&nbsp;önündeki&nbsp;tehlikeli kayalıkları markalayan&nbsp;Öreke Taşı&nbsp;üzerindeki fener&nbsp;Mart&nbsp;ayı başındaki&nbsp;lodos fırtınasında&nbsp;yıkılmış, ardından enkazı&nbsp;Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü&nbsp;ekipleri tarafından&nbsp;yenilenmek&nbsp;üzere kaldırılmıştı.<br />
<br />
Özellikle&nbsp;Setur Kalamış-Fenerbahçe Marina’dan çıkış ya da giriş yapan amatör denizciler için önemli bir&nbsp;referans&nbsp;ve&nbsp;uyarı noktası&nbsp;olan fenerin yeri uzun süre&nbsp;boş&nbsp;kaldı.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/oreke_tasi_feneri_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/oreke_tasi_feneri_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/oreke_tasi_feneri_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/oreke_tasi_feneri_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/oreke_tasi_feneri_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/oreke_tasi_feneri_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/oreke_feneri_yeni_up1.jpg" style="height:260px; width:281px" /><br />
Nisan&nbsp;ayı başında, yani yıkıldıktan bir ay sonra kayalığa&nbsp;çimento torbaları&nbsp;bırakıldı,&nbsp;18 Nisan’da ise fenerin oturtulacağı&nbsp;beton platform&nbsp;hazırlandı.&nbsp;Mayıs&nbsp;ayı geldiğinde karabataklar ve martıların&nbsp;“izlerini”&nbsp;taşıyan beton platform halen&nbsp;“boş”&nbsp;duruyordu.<br />
<br />
Sonunda bugün&nbsp;Kıyı Emniyeti&nbsp;ekipleri yenilenen feneri vinçli bir tekne ile&nbsp;Öreke Taşı’na&nbsp;(kayalığına)&nbsp;getirip yerine taktı. Böylece aylardır&nbsp;“karanlıkta”&nbsp;kalan&nbsp;Öreke Taşı, yeniden&nbsp;“uyarı”&nbsp;görevini sürdürmeye başladı.<br />
<br />
<strong>Öreke Taşı Feneri:</strong><br />
W. Fl. (2) 5.0 sn.0,3 + 0,7 + 0,3 + 3,7</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:00:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başhakemin Refleksi DHO Kupası’nı Kurtardı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bashakemin-refleksi-dho-kupasini-kurtardi-5746</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bashakemin-refleksi-dho-kupasini-kurtardi-5746</guid>
                <description><![CDATA[Başhakemin Refleksi DHO Kupası’nı Kurtardı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/dho_kupasi_26_top.jpg" /></p>

<p>Tuzla - Kalamış Koyu&nbsp;rotalı&nbsp;İYK 2026 Yat Trofesi’nin ikinci yarışı,&nbsp;42. Yıl Deniz Harp Okulu Kupası,&nbsp;Yarış Kurulu Başkanı Alper Şakaklı’nın peş peşe aldığı kararlarlarla&nbsp;kısa rotada&nbsp;tamamlandı.&nbsp;ORC&nbsp;ve&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflarında&nbsp;29 teknenin&nbsp;kayıt verdiği yarışta start önceki yıllarda olduğu gibi&nbsp;DHO Yavuz Direği&nbsp;açığından değil,&nbsp;Hayırsızada&nbsp;önlerinden verildi ve finişler&nbsp;Heybeliada’da alındı.</p>

<p>İstanbul Yelken Kulübü’nün&nbsp;42 yıllık&nbsp;geçmişe sahip geleneksel&nbsp;DHO Kupası,&nbsp;Deniz Harp Okulu&nbsp;önünden başlayıp,&nbsp;Kalamış Koyu’nda İYK açığında tamamlanacaktı.&nbsp;Plan böyleydi&nbsp;ama hava şartları&nbsp;“plana uygun”&nbsp;bir tavır sergilemedi...<br />
<br />
Yarış Kurulu, her yıl olduğu gibi&nbsp;Deniz Harp Okulu Yavuz Direği&nbsp;altında hazırlıklarını tamamlarken,&nbsp;Tuzla’da&nbsp;300&nbsp;dereceden&nbsp;<em>(batı-kuzeybatı)</em>&nbsp;3-4 knot’lık&nbsp;zayıf&nbsp;bir rüzgar ölçüldü. Ama bu esinti,&nbsp;start saati yaklaşırken&nbsp;tümüyle yok oldu.<br />
<br />
<strong>START KARADAN DEĞİL, DENİZDEN VERİLDİ</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/dho_kupasi_26_up1.jpg" style="height:259px; width:300px" /></p>

<p>Yarış Kurulu Başkanı Alper Şakaklı,&nbsp;<em>“bu iş böyle olmayacak”</em>&nbsp;diyerek&nbsp;DHO Komutanı Tümamiral Ramazan Özoğul’dan bir bot talep etti. Niyeti startı&nbsp;karadan&nbsp;değil,&nbsp;denizden,&nbsp;rüzgarı yakalama ihtimali olan bir yerden&nbsp;vermekti.&nbsp;<br />
DHO Komutanı&nbsp;bu isteğe sıcak bakınca,&nbsp;Şakaklı&nbsp;ve ekibi&nbsp;DHO’nun açığında yer alan&nbsp;Hayırsızada&nbsp;önlerine konuşlandı. Bir süre&nbsp;tehirde&nbsp;beklenndikten sonra rüzgar&nbsp;5-6 knot’lık güçle&nbsp;310&nbsp;dereceden&nbsp;tazeleyince, tehir arya edilip startlar art arda verildi.<br />
15 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;gruplarının start düdüğü&nbsp;13.04’te,&nbsp;11 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D’ye&nbsp;13.11’de,&nbsp;3 teknelik Gezi&nbsp;sınıfı için de&nbsp;13.17’de çaldı.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(18).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>FİNİŞLER HEYBELİADA KAPISI’NDA ALINDI</strong><br />
29 teknenik&nbsp;filo için yarış başlamışltı ama&nbsp;“yakalanan”&nbsp;bu rüzgarın&nbsp;Kalamış Koyu’na kadar devam etmesi mümkün görünmüyordu.&nbsp;İYK&nbsp;ile yapılan telefon görüşmesinde&nbsp;Kalamış Koyu’nda rüzgar hızının “0” olduğu öğrenilmişti.&nbsp;&nbsp;<br />
Bir gün önceden hava şartlarını değerlendiren&nbsp;Şakaklı, bu yüzden&nbsp;Heybeliada&nbsp;-&nbsp;Büyükada&nbsp;kanalı geçişini&nbsp;“şartlı”&nbsp;ilan etmişti. Rotanın&nbsp;kısaltılacağı&nbsp;kararı ekiplere duyuruldu. Finişlerin, günümüzde&nbsp;DHO Heybeliada Yerleşkesi&nbsp;olarak kullanılan eski&nbsp;Deniz Lisesi&nbsp;önündeki&nbsp;kapıda&nbsp;alınması için&nbsp;Yarış Kurulu Tuzla’dan yola çıkarak&nbsp;Heybeliada’ya geldi.<br />
Kapı şamandıraları saat&nbsp;15.00’da atıldı.&nbsp;İlk tekne&nbsp;olan&nbsp;Ahmet Köroğlu&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas,&nbsp;3 saat 6 dakikalık&nbsp;yarış süresi ile&nbsp;16.10.58’de rotasını tamamladı.<br />
<br />
<strong>GEZİ SINIFININ YARIŞ SÜRESİ 1 SAAT UZATILDI&nbsp;</strong><br />
Rüzgarın hızı ilerleyen zamanda giderek&nbsp;düşmesine&nbsp;rağmen&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında&nbsp;tüm teknelerin&nbsp;finişleri alındı.&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;Gezi&nbsp;grubunun&nbsp;yarış süresini 1 saat&nbsp;uzatmasına rağmen&nbsp;üç tekneden sadece biri&nbsp;finiş hattını kesti, Bir tekne&nbsp;terk&nbsp;bildirdi, diğeri ise&nbsp;süresi içinde rotasını tamamlayamadı.<br />
Zor şartlarda gerçekleşen&nbsp;DHO Kupası’nda&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;<em>(Deniz Yılmaz)</em>,&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>,&nbsp;MYSK Gelner Sailing Team-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>&nbsp;ve&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;<em>(Muhammed Ali Şahin)</em>&nbsp;gruplarında birincilik elde etti.<br />
<br />
<strong>İYK-42. YIL DENİZ HARP OKULU KUPASI</strong><br />
16 Mayıs 2026, Cumartesi<br />
<em>(Tuzla-Fenerbahçe Coğrafi rota)</em><br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.04</em><br />
1.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;16.10.58<br />
2.&nbsp;Phoenix Girls-Phoenix 1&nbsp;(Volkan Kaan Yemlihaoğlu)&nbsp;16.36.04<br />
3.&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Ariva&nbsp;(Acar Koparal)&nbsp;16.38.35&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;12</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.04</em><br />
1.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;16.07.23<br />
2.&nbsp;Tüpraş-Fenerbahçe 5&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;16.14.07<br />
3.&nbsp;Ford Otosan-Game Changer&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;16.05.11<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.11</em><br />
1.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;16.34.31<br />
2.&nbsp;İdealist Yelken Takımı-Alchera&nbsp;(Emre Kuzlu)&nbsp;16.46.54<br />
3.&nbsp;e-bebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;16.48.25<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.11</em><br />
1.&nbsp;MYSK Gelner Sailing Team-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;16.44.02<br />
2.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;17.30.56<br />
3.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;17.33.51<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.17</em><br />
1.&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;(Muhammed Ali Şahin)&nbsp;17.42.14<br />
RET:&nbsp;Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)<br />
DNF:&nbsp;BSH Sokak Yelken Takımı-Athena&nbsp;(Yiğit Kul)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:00:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mavi Vatan Yasasında İnce Ayar Zamanı</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mavi-vatan-yasasinda-ince-ayar-zamani-5745</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mavi-vatan-yasasinda-ince-ayar-zamani-5745</guid>
                <description><![CDATA[Mavi Vatan Yasasında İnce Ayar Zamanı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size:14px">Bu yasanın asıl önemi, yeni bir slogan üretmesinde değil, mevcut deniz politikasını açık, uygulanabilir ve uluslararası hukukla uyumlu bir çerçeveye kavuşturmasında olacaktır.</span></h2>

<p>Türkiye'nin gündemine giren "Mavi Vatan Yasası", basit bir mevzuat ihdası olarak görülmemelidir. Yasa doğru kaleme alındığı takdirde, Türkiye'nin denizlerde uzun yıllardır diplomatik notalarla, NAVTEX ilanlarıyla, ruhsat sahalarıyla, fiilî tasarruflarla ve uluslararası bildirimlerle ileri sürdüğü hakların iç hukukta sistemleştirilmesi mümkün olacaktır.</p>

<p>Mesele, yeni bir slogan üretmek değildir. Asıl mesele, mevcut deniz politikamızı uygulanabilir, açık ve uluslararası hukukla bağdaşır bir çerçeveye oturtmaktır. Zira denizde hak sahibi olmak başka şey, o hakkın hangi kurum eliyle, hangi usulle ve hangi yaptırımla korunacağını kanunda göstermek bambaşka bir şeydir.</p>

<p>Mevcut mevzuatımız bize sağlam bir başlangıç noktası sunmaktadır. 2674 sayılı Karasuları Kanunu'nun 1. maddesi, "Türk karasuları Türkiye ülkesine dahildir" hükmünü taşımaktadır. Bu hüküm, kuru bir mevzuat ifadesi olmanın çok ötesinde, açık ve net bir vatan tanımıdır. Vatan, devletin tam egemenlik kullandığı ülkesidir. Karasuları da kanun koyucumuzun sarih iradesiyle Türkiye ülkesinin cüzü sayılmıştır. Bu itibarla karasularımız bakımından "Mavi Vatan" tabiri hukukî zemini olan, yerinde ve güçlü bir ifadedir.</p>

<p>Tartışma karasularında değil, karasularının ötesindeki alanlarda düğümlenmektedir. Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge, devletin tam egemenlik alanları arasında sayılmaz. Bu sahalarda kıyı devletinin egemen hakları ile belirli yetkileri vardır. Deniz yatağı ve toprak altındaki kaynaklar, canlı ve cansız doğal zenginlikler, enerji üretimi, bilimsel araştırma, çevre koruma, suni adalar ve tesisler kıyı devletine tanınan önemli haklar arasındadır. Ne var ki bu hakların hukukî niteliği, karasularındaki egemenlikle eşdeğer değildir.</p>

<p>Bu ayrım, akademik bir incelik olmayıp sahada doğrudan sonuç doğuran hukukî bir ayrımdır. Münhasır ekonomik bölgede yabancı savaş gemilerinin seyri ve bazı askerî faaliyetler, uluslararası hukukun pek çok devletçe benimsenen yorumunda açık deniz serbestileri kapsamında değerlendirilmektedir. Söz konusu sahaları kamuoyuna doğrudan "vatan toprağı" olarak takdim edersek, yarın bu nitelikteki bir faaliyet karşısında ya gereğinden fazla yüklü bir söylemin altına gireriz ya da tepkimizin yetersiz kaldığı ölçüde vatan kavramını yıpratırız. Vatan, yıpratılacak bir kavram değildir.</p>

<p>Mavi Vatan Yasası'nın işlevi, karasuları dışındaki her alanı vatanla özdeşleştirmek değildir. Yasanın işlevi; Türkiye'nin hangi deniz alanında, hangi konuda, hangi hak ve yetkilere sahip olduğunu berrak biçimde ortaya koymaktır. Kıta sahanlığımızda izinsiz sismik araştırma yapılamayacağı; deniz yatağı ve toprak altındaki doğal kaynaklar üzerinde Türkiye'nin münhasır haklarının bulunduğu; denizaltı kabloları, boru hatları, suni adalar, enerji tesisleri, bilimsel araştırma faaliyetleri, çevre koruma tedbirleri ve canlı kaynakların yönetimi konularında Türkiye'nin rızasının, denetiminin ve yaptırım yetkisinin bulunduğu sarih hükümlerle düzenlenmelidir.</p>

<p>Bu noktada hatıralarımızda hâlâ canlı duran bir tablo vardır. 6 Ağustos 1976 günü, MTA'nın elden geçirip "Sismik-1" adıyla denize indirdiği eski Hora gemisi Ege'de araştırmaya çıktığında Yunanistan ertesi gün notayı çekmiş, meseleyi hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne hem Uluslararası Adalet Divanı'na taşımıştır. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in "Sismik-1, gerekirse Türk donanmasının himayesinde araştırma yapacaktır" mealindeki çıkışı, bugün hâlâ Türkiye'nin kıta sahanlığında izinsiz araştırmaya rıza göstermediğinin sembolü sayılır. Mavi Vatan Yasası'nın asıl maharet alanı, o günün siyasi iradesini bugünün hukukî zeminine oturtabilmektir.</p>

<p>Yasanın bu yönü, sahadaki uygulayıcıya hukukî güç verecektir. Bir Sahil Güvenlik komutanının, bir fırkateyn komutanının, bir liman başkanlığının, ilgili bakanlık birimlerinin ve hatta bir Cumhuriyet savcısının önündeki fiilin hangi kanun maddesini ihlal ettiğini açıkça tespit edebilmesi gerekir. Devletin denizdeki iradesi, sadece diplomatik nota ile değil, iç hukukta tanımlanmış yetki ve yaptırımla da görünür kılınmalıdır.</p>

<p>Bütün bunlar yapılırken yasa, Türkiye'nin uluslararası hukuk tezlerini güçlendirmeli, hiçbir surette zorlamamalıdır. Bu hassasiyet bilhassa Ege bakımından büyüktür. Ege, sıradan bir deniz olmaktan uzaktır. Coğrafi yapısı, ada konumlanması, karşılıklı kıyıları, Lozan ve Paris antlaşmalarından doğan statü meseleleri, karasuları genişliği, hava sahası, FIR sorumluluk hatları, arama-kurtarma bölgeleri, kıta sahanlığı uyuşmazlığı ve gayri askerî statü başlıkları birbirine kenetlenmiştir. Ege'de tek bir başlığı diğerlerinden tecrit ederek çözüm gibi sunmak, Türkiye'nin yıllardır savunageldiği bütüncül yaklaşımı zedeleme istidadındadır.</p>

<p>Bu karmaşık denklemin hukukî tarihçesinde 11 Kasım 1976 tarihli Bern Mutabakatı'nın özel bir yeri vardır. Sismik-1 krizinin patlak vermesinden sadece üç ay sonra masaya oturan iki taraf, kıta sahanlığı sınırlandırması yapılıncaya kadar uyuşmazlık alanlarında tek taraflı araştırma ve sondaj faaliyetinden kaçınmayı taahhüt etmiştir. Türkiye'nin yerleşik tezi, Ege'de karasularının ötesindeki kıta sahanlığı alanlarının henüz sınırlandırılmadığı yönündedir. Buna göre taraflardan birinin tek yanlı fiillerle statü ihdas etmeye yeltenmesi, Bern'in ruhuyla bağdaşmaz. Yunanistan'ın 1987'de Taşoz açıklarında başlattığı arama faaliyetiyle bu mutabakatı fiilen ihlal etmesi, krizin ne kadar kolay alevlendiğinin de hatırlatıcısıdır.</p>

<p>Yunanistan'ın Ege'de deniz parkı ilanına yönelik girişimleri tam da bu süzgeçten geçirilmelidir. Çevre koruması, başlı başına meşru ve takdire değer bir saiktir. Ancak Ege gibi uyuşmazlıkların iç içe geçtiği bir denizde çevre kisvesi altında yetki alanı ihdası, aidiyeti tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinden idari tasarruf kurma ve fiilî bir deniz yetki alanı haritası çizme çabası, salt çevre politikası olarak okunamaz. Türkiye'nin bu girişimlere itirazı yerinde ve hukuken savunulabilirdir.</p>

<p>Hafıza tazelenmesi gereken bir nokta da şudur: 25 Aralık 1995'te Figen Akat adlı kuru yük gemisinin Kardak kayalıklarında karaya oturmasıyla başlayıp Ocak 1996'da iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren kriz, aslında "küçük" coğrafi formasyonların ne büyük hukukî sonuçlar doğurabildiğini ispatlamıştır. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in "O bayrak inecek, o asker gidecek" sözü bir hamaset tezahürü değil, doğrudan egemenlik haklarına ilişkin bir devlet beyanıydı. Bugün Yunanistan'ın deniz parkı, balıkçılık koruma alanı veya benzeri kisvelerle aynı tartışmalı formasyonlar üzerinde idari tasarruf inşa etmeye çalışması, Kardak'ın "gri bölge" doktrinini yeni bir kılıkla canlandırma teşebbüsü olarak okunmalıdır.</p>

<p>Aynı noktada Türkiye'nin kendi tasarruflarında da tutarlılık göstermesi şarttır. Yunanistan'ın çevre, deniz parkı veya balıkçılık düzenlemesi adı altında Ege'de tek taraflı statü oluşturmasına karşı çıkıyorsak, kendi düzenlemelerimizde de aynı çizgiyi muhafaza etmek mecburiyetindeyiz. Aksi halde uluslararası hukukta&nbsp;<em>estoppel</em>&nbsp;olarak bilinen tutarsızlık def'i ile karşılaşmamız ihtimal dahilindedir. Bugün "tek taraflı işlemle statü kurulamaz" dediğimiz bir yerde, yarın kendi tek yanlı işlemimizi statü kurucu mahiyette sunarsak, karşı taraf bunu aleyhimize delil olarak ileri sürebilir. Devlet aklı, cesaretten önce tutarlılığı gerektirir.</p>

<p>Yasaya ilişkin yanlış anlaşılan bir başka husus, münhasır ekonomik bölge ilanı meselesidir. Kamuoyunda zaman zaman bu yasanın kendiliğinden bir MEB ilanı anlamına geldiği zannedilmektedir. Hâlbuki çerçeve kanun ile MEB ilanı birbirinden farklı hukukî işlemlerdir. Kanun, Türkiye'nin MEB ilan etmesi halinde uygulanacak esasları düzenleyebilir; mevcut kıta sahanlığı tezlerimizi iç hukuka aktarabilir; balıkçılık alanları, çevre koruma bölgeleri ve ruhsatlandırma rejimi öngörebilir. Lakin bu düzenlemelerin her biri, doğrudan bir MEB ilanı sonucu doğurmaz.</p>

<p>Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı sınırlarını Birleşmiş Milletler'e bildirmesi belirleyici bir adım olduğu gibi, 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile imzalanan Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası da Türkiye'nin sahadaki tezlerini hukukî bir vesikaya dönüştüren önemli bir hamledir. Söz konusu mutabakatın 5 Aralık 2019'da TBMM'de süratle onaylanması, 7 Aralık'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve nihayetinde 30 Eylül 2020'de Birleşmiş Milletler nezdinde tescil edilmesi, iç hukuk-uluslararası hukuk uyumunun nasıl kurulması gerektiğine dair somut bir örnektir. KKTC ile yapılan kıta sahanlığı sınırlandırması ve sahadaki sismik ile sondaj faaliyetlerinin kendi gemilerimizle yürütülmesi de aynı stratejinin parçalarıdır.</p>

<p>Ege'de ise koşullar farklıdır. Ege'de Bern Mutabakatı, 6 millik karasuları dengesi, adaların deniz yetki alanı doğurup doğurmayacağı meselesi ve Yunanistan'ın 12 mil iddiasının doğuracağı sonuçlar tek bir dosyanın muhtelif fasıllarıdır. Bilhassa karasuları meselesinde TBMM'nin 8 Haziran 1995 tarihli kararının altını çizmek gerekir. Genel Kurul, Yunanistan'ın Ege'deki karasularını 6 milin ötesine çıkarma kararının "savaş sebebi" sayılacağını ilan etmiş; bu karar bugün de hukukî geçerliliğini muhafaza etmektedir. Mavi Vatan Yasası hazırlanırken bu çerçevenin korunması, Ege ile Doğu Akdeniz'in aynı kalıba zorlanmaması elzemdir.</p>

<p>Süreçte DEHUKAM'ın çalışmaları kıymetlidir. Türkiye'de deniz hukuku alanında kurumsal kapasitenin gelişmesi ve akademik birikimin mevzuat hazırlığına aktarılması memnuniyet vericidir. Ancak konu, mahiyeti itibariyle tek bir akademik merkezin sahasına sığacak genişlikte değildir. Deniz hukuku, deniz emniyeti, deniz ticareti, limancılık, balıkçılık, çevre koruma, Deniz Kuvvetleri uygulaması, Sahil Güvenlik pratiği, enerji politikası ve diplomasi aynı masada mütalaa edilmelidir.</p>

<p>Bu sebeple yasa hazırlık sürecinde denizci sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, denizcilik sektörünün ve sahada birikim sahibi isimlerin görüşlerinin alınması isabetli olur. Başta Deniz Emniyet Derneğimiz olmak üzere deniz emniyeti ve denizcilik sahasında çalışan kuruluşların; ayrıca kamu hizmetinde, denizcilik idaresinde, akademide, diplomaside ve uygulamada emek sarf etmiş isimlerin katkısı sürece derinlik kazandıracaktır. Bu satırların yazarı dahil olmak üzere, denizcilik alanında yıllarını vermiş kişilerin tecrübesi, akademik emeğin alternatifi değil tamamlayıcısıdır.</p>

<p>Yasanın asıl başarısı, yeni bir slogan üretmesinde değil, devletin denizlerdeki davranışını öngörülebilir kılmasında olacaktır. Hangi kurum hangi izni verecektir? İzinsiz araştırma yapan gemiye hangi usulle müdahale edilecektir? Deniz çevresini kirleten yabancı gemiye hangi yaptırım uygulanacaktır? Balıkçılık kotaları, özel koruma alanları, bilimsel araştırma izinleri, kablo ve boru hattı geçişleri hangi makamların değerlendirme yetkisine girecektir? Dışişleri, Millî Savunma, Ulaştırma, Enerji, Tarım ve Orman bakanlıkları ile Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri arasındaki koordinasyon hangi usulle sağlanacaktır? Yasa, ancak bu suallere açık cevaplar verdiği takdirde gerçek bir devlet vesikası hâline gelir.</p>

<p>Mavi Vatan Yasası, denizcileşme bakımından da bir zihniyet dönüşümünü beraberinde getirmelidir. Türkiye, yalnızca kriz çıktığında denize bakan ülke olmaktan kurtulmalıdır. Deniz hukukçusu yetiştirmeli, hidrografi ve oşinografi kapasitesini artırmalı, deniz çevresi politikasını millî menfaatle uyumlulaştırmalı, balıkçılık yönetimini güçlendirmeli, deniz tabanı kaynaklarını bilimsel verilerle takip etmeli; deniz ticaret filosu ile kamu deniz hukuku aklını aynı strateji içinde mütalaa etmelidir.</p>

<p>Deniz gücü, yalnızca savaş gemisinden ibaret değildir. Savaş gemisi, caydırıcılığın görünen yüzüdür. Onun arkasında hukukçu, haritacı, hidrograf, diplomat, enerji uzmanı, balıkçılık otoritesi, çevre bilimci, liman idaresi ve araştırma filosu yoksa deniz gücü eksik kalır. Mavi Vatan Yasası, bu bütünlüğü tesis bakımından elimizdeki müsait bir fırsattır.</p>

<p>Hâsılı, Mavi Vatan Yasası ne hamasetin kanunu olmalıdır ne de ürkek bir bürokratik metin. Türkiye'nin denizlerdeki haklarını cesaretle savunmalı, fakat mevcut hukukumuzun zaten yapmış olduğu temel ayrımı da korumalıdır. 2674 sayılı Karasuları Kanunu'nun ifadesiyle Türk karasuları Türkiye ülkesine dahildir; bu alan, denizdeki vatanımızdır. Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge ise vatan kavramıyla değil, Türkiye'nin vazgeçilmez deniz yetki alanları ve egemen hak sahaları olarak tarif edilmelidir.</p>

<p>Denizde güçlü devlet, sesi en gür çıkan devlet değildir. Haklı olduğu yeri bilen, hakkını hangi kavramla savunacağını seçen, sahadaki gemisine de masadaki diplomatına da aynı hukukî zemini veren devlettir. Mavi Vatan Yasası, ancak bu zemini kurabildiği ölçüde tarihî bir vesika hâline gelir. Aksi takdirde haritaya renk vermekle iktifa etmiş oluruz; oysa Türkiye'nin ihtiyacı renkten önce ölçü, slogandan önce hukuk, heyecandan önce devlet aklıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 May 2026 15:00:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’dan Samsun’a</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mustafa-kemal-pasa-ile-istanbuldan-samsuna-5744</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mustafa-kemal-pasa-ile-istanbuldan-samsuna-5744</guid>
                <description><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’dan Samsun’a]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mustafa Kemal Paşa<br />
ile İstanbul’dan Samsun’a<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(23).jpg" style="height:674px; width:800px" /></strong></p>

<p><em>Wersailles’de Almanya’nın teslim şartları görüşülürken.<br />
Kaynak:IWM- Imperial War Museum arşivi.</em></p>

<p><strong>Tarih: 3 Kasım 1918<br />
Ve sonrası &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>I.Dünya Harbi süratle Almanya’nın yenilgisi şekline dönüşmekteydi. Harbin kaderini belirleyecek olan stratejik anahtar ise asker idi. Almanya Ocak 1918’de ABD Başkanı Woodrow Wilson’un “Fourteen Points - Ondört Koşul” barış anlaşmasını kabul etmek zorunda kalarak ABD’ye kararını açıkladı. Ancak Alman Hükümeti savaşın kazanılamayacağını alenen kabul ettikten sonra bir ayaklama ve hatta bir devrim meydana geldi. &nbsp;Artık İtilaf Devletleri’nin ortaya koydukları teslim olma koşullarına direnecek halleri kalmamıştı. 28 Eylül 1918’de ateşkes yolundaki kilit gelişme meydana geldi ve Alman askeri stretejisinin mimarı sayılan General Erich Friedrich Wilhelm Ludendorff, &nbsp;o akşam Hindenburg’a erken bir ateşkesin zorunlu olduğunu söyledi. Çare kalmamıştı; Hindenburg kabul etti. Balkanlar, Fransa ve Alman ordusundaki gelişmeler çöküşü daha da &nbsp;hızlandırdı.</p>

<p><strong>Beklenen bir barış olsa da, bu Almanya’nın ve&nbsp;<br />
Osmanlı Devleti’nin teslim olması demekti!</strong><br />
31 Ekim 1918’de Osmanlı Türkiyesi de ateşkes imzaladı. Almanya’da Donanma isyan etmişti. &nbsp;Kiel’de Harp gemilerinde ayaklanma başlamıştı. &nbsp;Harp &nbsp;gemileri Kiel’de cephane fabrikalarındaki işçilerle birleşerek Kızıl Bayrak açtılar. Bu ayaklanma Kuzey Almanya’ya kadar yayıldı. 9 Kasım 1918’de geçici sosyalist bir hükümet adı altında cumhuriyet ilan edildi, bu sırada Kaiser II. Wilhelm Almanya’dan sürgüne gitmişti.&nbsp;<br />
Ekim 1918’de, Büyük Amiral Reinhardt Scheer, Alman Donanması’nın teslim edilmesini “Şerefsiz Barış” olarak ilan etmişti. &nbsp;Süratle &nbsp;Kraliyet Donanması’na mümkün olduğunca fazla zarar vermek üzere göndermek için onaylanmamış bir operasyon planladı. Bu şerefsiz barıştır diyordu!</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(25).jpg" style="height:580px; width:800px" /><br />
<em>Alman Donanması 21 Haziran 1919 günü Scapa Flow’da gemilerinin kinistinlerini, lumbuzlarını, ve su geçmez bölme kaportalarını &nbsp;açık bırakarak intihar etmişti.&nbsp;<br />
Kaynak: IWM- Imperial War Museum Arşivi.</em></p>

<p>Bu şerefsiz barışı kabul etmeyen Alman Donanması bir zaman sonrasında sürgün edildikleri Scapa Flow’de intihar edecektir. Nitekim &nbsp;İngiliz filosu tatbikatlar için Scapa Flow’dan ayrıldığında &nbsp;von Reuter emrini yayınlamıştır! Tüm harp gemilerinin kinistinleri, torpido kovanlarını ve lumbuzları açıldı ve gemiler yavaş yavaş batmaya başladılar. Bir kez daha İmparatorluk Almanyası bayrağı gemilerde dalgalanıyordu.<br />
Alman gemilerini denetlemek amacıyla Scapa Flow’da kalmış olan &nbsp;küçük İngiliz kuvveti, neler olduğunu anladığında, ana filoya haber verdi ve gemilerin bir kısmını kurtarmaya çalıştı.<br />
Scapa Flow'da tutulan 74 Alman gemisinden 52’si (veya yaklaşık 400.000 ton malzemeye eşdeğer) beş saat içinde suya gömüldü ve bu, tarihte tek bir günde en büyük gemi kaybını temsil ediyordu. İngilizler &nbsp;gemilerini kurtarmak için yardımı reddeden dokuz Alman bahriyelisini &nbsp;öldürdüler ve on altısı yaralandı.&nbsp;<br />
5 Kasım 1918 tarihli ve Sadrazam Ahmet İzzet Paşa tarafından bütün ordugahlara iletilmek üzere yirmi maddeden oluşan askerin terhis talimatnamesi yayınlandı. &nbsp;Mütarekenin uygulanmasına yönelik ilk icraatlardan birisi seferberlik zamanında oluşturulmuş olan Karargâh-ı Umumiye’nin lağvedilmesi oldu.&nbsp;<br />
6 Kasım’dan itibaren ilk İtilaf Heyetleri’nin İstanbul’a ulaşmasıyla birlikte, Boğazlar’daki istihkamları ele geçirilmeye başlandı. Müttefik (İtilaf Devletleri) Donanması’nın sorunsuz bir şekilde İstanbul’a ulaşmasının önü açılmış oldu. Bu süre içerisinde 200 kişilik bir Müttefik kuvvet Seddülbahir’e, 400 kişilik bir kuvvet de Kumkale’ye yerleştirildi. İtilaf Devletleri güçlerinin el koyma faaliyetleri çerçevesinde Harbiye Nezareti de çeşitli önlemler alarak, bazı mevki komutanlıklarını boşaltmasına dair emirler yayınladı.<br />
7 Kasım’dan itibaren İtilaf askerlerinin temsilcileri İstanbul’a ayak basmaya başladılar. Çanakkale’ye gelen İngiliz Heyeti’nden General Fuller ile Müstahkem Mevki Komutanı Albay Selahattin Adil Paşa arasında istihkâmların boşaltılmasına dair bir protokol hazırlandı. Bu protokol çerçevesinde İtilaf Donanması’nın güvenli bir şeklinde Boğazlar’dan geçişi için mayın arama tarama &nbsp;gemileri Çanakkale Boğazı’nda göreve başladılar.&nbsp;<br />
General Fuller çok yakında yetmiş seksen kadar savaş gemisinden oluşan İtilaf Filosu’nun &nbsp;(Müttefik) üç dört güne kadar İstanbul’a geleceğini belirtti. 1<br />
9 Kasım tarihli İkdam gazetesinin haberine göre, Harbiye ve Bahriye Nezaretleri bünyesinde vazife görecek olan İtilaf Heyeti’ne Türk basını çok büyük ihtimam göstererek, heyetlerin muhtemel çalışmaları hakkında haber ve yorumlara sayfalarında yer vermeye başladı. Yoğun bir basın ilgisi ile karşılaşan İngiliz ve Fransız Heyetleri, göreve başlamadan evvel Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’yı ve daha sonrada Bahriye Nazırı Rauf Bey’i ziyaret ettiler. Ardından heyet Harbiye Nezareti’ne geçerek, Erkan-ı Harbiye Umumi Reisi Cevat Paşa ile görüştüler.&nbsp;<br />
Büyük İtilaf Donanması’nın İstanbul’a beklendiği günlerde hükümet, başta İstanbul olmak üzere tüm yurtta asayişin sağlanması ve bu vesile ile olası bir işgale sebebiyet vermemek amacıyla diplomatik düzeyde derhal çalışmalarına başlayacaktı. Bu amaçla Bahriye Nazırı Rauf Bey, Amiral Calthorpe’den siyasi mümessil talep ederken, diğer taraftan İtilaf Devletleri &nbsp;Filosu ile birlikte Yunan Harp Gemileri’nin gelmesini ve İtilaf Güçleri ile birlikte bir işgalde bulunmalarını önlemek amacıyla derhal girişimlerde bulunacaktı. Bu görev kapsamında Mondros’ta irtibat subayı olarak görev yapan Yüzbaşı Şevket’e 5/6 Kasım gecesi gönderilen bir telgrafla; İstanbul’un Müttefik Kuvvetleri tarafından işgalinin ancak içerde çıkabilecek bir karışıklık durumunda vuku bulacağına dair azınlıklar arasında bir kanaat uyandırılmaya çalışıldığını ve Patrikhane tarafından bu konuda çeşitli faaliyetler gösterildiğini, hükümet tarafından alınan çeşitli tedbirlere rağmen gayri müslimlerin silahla mukabeleye kararlı olduklarını ve bu suretle çıkacak karışıklıklar neticesinde şehrin işgaline müsaade edilmesinin doğru olmayacağını belirterek, İngiliz Filosu’nun İstanbul’a geleceği günün önceden haber verilmesinin temini amacıyla Bahriye Nazırı olarak Amiral Somerset Arthur Gough- Calthorpe’e &nbsp;bir yazı gönderdi. &nbsp;Ancak bütün bu girişimlere rağmen Bahriye Nezareti, Amiral Calthorpe’den istediği cevabı alamadı. Aksine Amiral Calthorpe “Hükümetimden alınan emir doğrultusunda Yunan gemilerinin İstanbul’a gelmesini men edemeyeceği…” içerikli telgraf gönderdi.&nbsp;<br />
Bu girişimden bir sonuç alamayan hükümet, işgali önlemek veya en azından Yunan gemilerinin İstanbul’a gelmesine engel olmak amacıyla yeni bir teşebbüste bulunarak, Boğazlar ve Trakya Müttefik Kuvvetleri Kumandanı General Wilson’a ulaşmak amacıyla generalin irtibat subayı olarak görevlendirilen Kurmay Yüzbaşı Sadullah Bey’den konu ile ilgili olarak girişimlerde bulunmasını istedi. Sadullah Bey, Mondros’da Amiral Calthorpe ve General Wilson ile yaptığı görüşmeler neticesinde Yunan gemilerinin İstanbul’a gelmemesini bir kez daha rica etmesine rağmen, bu emrin değiştirilmesine imkân olmadığının açıklandığı bildirildi. Yalnız, Yunan gemilerinin Selimiye Kışlası açıklarında bırakılmak suretiyle İstanbul’dan biraz uzakta bulundurulmasına muvafakat ettiğini de ifade etti. Bununla birlikte Yunan diplomatik çevrelerinin Londra’da birtakım teşebbüslerde bulunarak bu planı değiştirmeye çalışmalarının imkân dâhilinde olduğuna dair bilgilerin alındığı da İstanbul’a telgrafla bildirdi.<br />
İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u işgale hazırlandıkları artık kesinleşiyordu. İngiliz Harp (War) &nbsp;Bakanlığı, Amiral Calthorpe ve General Milne’e işgalin, İngiliz ve Fransız güçleri tarafından gerçekleşeceğine dair talimat gönderirken, İtalyanlar’a faal &nbsp;bir yetki &nbsp;verilemeyeceğini kaydetti.<br />
8 Kasım 1918’de Mütareke hükümleri çerçevesinde İtilaf askerleri, Boğaz istihkâmları &nbsp;ile başkentin sokaklarında görülmeye başlarken, çoğunlukla iç meselelerden dolayı, Ahmet İzzet Paşa Hükümeti istifa etmek durumunda kaldı. Yerine Tevfik Paşa Hükümeti kuruldu ve çok zor bir şekilde Meclis’ten güvenoyu aldı. Yeni hükümetin Hariciye Nazırlığı’na da Mustafa Reşit Paşa getirildi.2<br />
Mondros Mütarekesi'nden hemen sonra Müttefikler Osmanlı topraklarını işgal etmeye başladılar; 13 gün sonra, 12 Kasım 1918'de bir Fransız tugayı İstanbul’a girdi. Ertesi gün ilk İngiliz birlikleri şehre girdi. İstanbul işgal ediliyor ve İtilaf Devletleri tarafından bölüşülüyordu. &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>Tarih 8 - 13 Kasım 1918 &nbsp;Günleri;<br />
İtilaf Devletleri Harp Gemilerindan oluşan&nbsp;<br />
bir Donanma İstanbul’u işgal ediyor</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(22).jpg" style="height:393px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;<em>Limni Adası Mondros Koyu’ndan hareket etmiş olan İtilaf Devletleri harp gemileri İstanbul’un işgali için Çanakkale Boğazı’ndan geçmekteler.&nbsp;<br />
En baştaki sancak gemisi HMS Superb kruvazörüdür.&nbsp;<br />
Kaynak: Imperial War Museum Arşivi.</em></p>

<p>Bahriye Nazırı Rauf Bey, Amiral Somers Arthur Gough-Calthorpe’e İtilaf Devletleri harp gemilerinin İstanbul’a ne zaman intikal edeceklerini bildirmesi konusunda bir mesaj gönderdi. Amacı İstanbul’da alınacak tedbirleri ve uygulamaları planlamaktı.<br />
Verilen cevap doğrultusunda &nbsp;Bahriye Nezareti’nden bir tamim yayınlandı. Bu tamime göre; İtilaf Devletleri harp gemlieri için planda gösterildiği üzere Dolmabahçe ve &nbsp;daha ilerilere şamandıralar atılacaktı.&nbsp;<br />
-13 Kasım 1918 Çarşamba günü sabah saatlerinden itibaren Karaköy Rıhtımı’ndan, Tophane-i Amire Rıhtımı dahil olmak üzere tüm rıhtımlar boşaltılacak ve bu rıhtımlara yanaşmış hiçbir gemi olmayacaktı.<br />
- Sabah 07.00’den öğleden sonra saat 12.00’e kadar tüm deniz trafiği yasaklanmıştı. Bu saatler boyunca sandallar dahil Karaköy - Sarayburnu, Kızkulesi ve İstanbul Boğazı’na kadar denizde hiçbir deniz aracı sefer yapmayacaktı.<br />
Bahriye Nezareti’nden yapılan tebligat şöyleydi; <em>“Bugün limanımıza Düveli İtilafiye Donanması muvasalat &nbsp;ve avdet &nbsp;edeceğinden donanmanın azimet ve avdetinde manevrasına &nbsp;halel gelmemek &nbsp;ve müsademe ve saire gibi kazalara &nbsp;mahal kalmamak üzere, sabahleyin sekizden badezzeval saat ikiye kadar İstanbul Limanı’nda her nevi &nbsp; sefain ve merakib-i &nbsp;bahriyenin mürur-u uburu (Gelip geçmesi) men edildiği &nbsp;ilan olunur.”</em><br />
Mondros Mütarekesi’nin ardından İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan harp gemilerinin İstanbul seferleri için hazır olmaları emri verildi. Kömür gemileri harp gemilerine aborda olarak tüm &nbsp;bunkerlere ikmal yapıldı. Diğer ikmaller tamamlandı. 9 Kasım günü akşamı artık hareket emrini beklemeye başladılar. &nbsp;<br />
10 Kasım 1918 Pazar günü Çanakkale Boğazı’na doğru pruva nizamında harekete geçtiler.&nbsp;<br />
Sancak gemisi HMS Superb idi. Diğerleri; HMS Temeraire, HMS Lord Nelson (Sancak gemisi), HMS Agamemnon; Kruvazörler: HMS Canterbury, HMS Skirmisher, HMS Liverpool, HMS Sentinel, HMS Forward, HMS Foresight ve on muhrip idi. Fransız skadronu muharebe gemisi Condorcet’in sancak gemisi olarak yeraldığı muhabere gemilerinden ve kruvazörlerden oluşuyordu. Üçüncü pruva hattı İtalyan harp gemilerinden ve en son Georgios Averof muharebe gemisinin sancak gemisi olarak yer aldığı Yunan Harp gemilerinden meydana gelmişti. Bu harp gemileri; Georgios Averof, Kılkıs, Aeotos, Ierax ve Panthir idi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(20).jpg" style="height:496px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>Yunan Muharebe gemisi Georgios Averof ve Kılkıs Selimiye Kışlası ve Haydarpaşa önlerinde demirlemiş haldeler. Kaynak:IWM.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(15).jpg" style="height:507px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>İtilaf Devletleri’ne ait İngiliz HMS Superb muharebe gemisi Karaköy Rıhtımlarına aborda olmuş halde. Kıç tarafında HMS Nelson ve Fransız Diderot rıhtıma aborda olmuş haldedir. Kaynak: IWM- Imparial War Museum. Fotoğraf: W.J.Brunell.</em></p>

<p>13 Kasım 1918 tarihinde yerel saat sabah sekizde öncü 4 İngiliz torpidosunun ardından Donanma Komutanı Amiral Somerset &nbsp;Arthur &nbsp;Gough- Calthorpe’un içinde bulunduğu “Superb Dretnotu” ve onları takiben 61 parçadan oluşan büyük bir İtilaf Devletleri Donanması Dolmabahçe Sarayı’nın önünden geçerek İstanbul’a demir atmıştı.&nbsp;</p>

<p><em>Mezarlıktan bezgin halde geriye bakan bir Türk paşası.. Kılıcı yok, Sadece kını kalmış! Ellerini umutsuzca iki yana açmış, geriye dönerek Marmara’dan İstanbul Boğazı’na süzülen İtilaf Donanması’na bakıyor..<br />
Alaylı şekilde şöyle yazılmış;&nbsp;<br />
“Türklerin Avrupa’ya getirecekleri kıyametin sonu.. Kısmet!”.<br />
Kaynak; The War Illustrated News, I. World War. C.II. Sf. 929.</em></p>

<p>Kabataş, Beşiktaş, Ortaköy, Büyükdere, &nbsp;Haydarpaşa, Kadıköy, Moda Koyu (Penelope Kömür ikmal gemisi), Fenerbahçe açıkları bir anda düşman gemileri ile dolup taşmıştı. İstanbul’a gelen bu donanmayı İtilaf Devletleri’ne ait iki uçak havadan desteklemişti.&nbsp;<br />
<strong>İşgal Kuvvetlerine ait harp gemileri İstanbul önlerinde..&nbsp;</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(13).jpg" style="height:690px; width:500px" /></p>

<p>War Illustrated News C. X, 3413’üncü sayfasında şöyle yazmaktaydı;<em>“Allied Flags Fly Proudly Off the Golden Horn- Müttefiklerin Bayrakları Gururla Haliç’in önlerinde Dalgalanıyor.” </em>diyor! Fotoğrafların hepsi Haliç’in Galata kısmında ve Boğaza doğru olan gemileri vermektedir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(8).jpg" style="height:571px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>Beş bacalı Fransız muharebe gemisi Concorcet ve (Altta) altı bacalı &nbsp;Waldeck - Rousseau muharebe kruvazörü İstanbul Boğazı’nda demirlemiş olarak görülmekte. Kaynak: IWM- Imperial War Museum Arşivi. Fotoğraf:W.J.Brunell.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(6).jpg" style="height:659px; width:800px" />&nbsp;</p>

<p>İşgalcilerin harp gemileri İstanbul Boğazında demirlerken, askerî birlikler de Galata rıhtımlarına yanaşan gemilerden karaya çıkmaktadırlar. Donanmanın İstanbul’a intikali Çanakkale Boğazı’ndan başlayarak Marmara’daki mayınların temizlenmesi amacıyla, güvenlik sağlanıncaya kadar on beş gün gecikmiştir. Mayın temizleme görevini tamamlayan mayın tarama gemileri de İstanbul’a intikal etmiştir. Filonun bir kısmı &nbsp;Haydarpaşa’dan Adalar’a doğru Adaların önlerinde ve bazı yardımcı gemiler Yeşilköy &nbsp;önlerinde demir atmışlardır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O9(5).jpg" style="height:448px; width:600px" /><br />
&nbsp;<br />
19 Mayıs 1919’a beş ay gibi bir zaman kalmıştır! Yürekler yakan, onurları karartan bir fotoğraf daha; Bu fotoğrafta İşgal Kuvvetleri Komutanı Fransız General Frenchet d’Esperey Constantinople’e varıyor! Arkasında selam veren deniz subayı Fransız Yüksek Komisyoneri Amiral Amet’tir. General Frenchet d’Esperey, İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Sir Henry F. M. Wilson ile el sıkışıyor. Solda geride süklüm püklüm, onurları yerlerde sürünen, koskoca Osmanlı devletinin yenik düşmüş talihsiz subayları ve sivil erkânı…&nbsp;<br />
13 Kasım 1918’de General F.M. Wilson’un kumandasında karaya 2,616 İngiliz, 540 Fransız, 470 İtalyan olmak üzere toplam 3,626 asker, çıkarılmıştı. Wilson bu birliklerin işgal tasavvuru ile değil askeri harekat için İstanbul’a geldiklerini bildirmişse de, işgal kuvvetleri İstanbul’un faklı noktalarına dağıtılmışlardı. İngiliz birlikleri Beyoğlu’nu ve Haliç’in kuzeyinden itibaren Karadeniz Boğazı’nın Rumeli tarafını, Fransız birlikleri İstanbul-Çekmece hattı ile bu bölgeden itibaren Marmara Denizi’nin Rumeli tarafını, İtalyan birlikleri ise İstanbul’un Anadolu yakası ile Marmara Adalarını işgal etmişlerdi. İngilizler Harbiye Mektebi’ni, Fransızlar İstanbul’daki Şehremaneti binasını, İtalyanlar ise Nişantaşı’nda Cevdet Paşa Konağı’nı işgal ederek karargah olarak kullanmaya başlamışlardı. Böylece İstanbul fiilen işgal edilmişti.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O10(4).jpg" style="height:564px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>13 Kasım 1918 sonrası günlerde Karaköy Kemankeş Caddesi’ndeki Çinili Gümrük Han,(Günümüzde Çinili Rıhtım Han Otel) işgal güçleri adına Fransız Deniz Kuvvetleri Karargahı yapılmıştı. Bir tarafta Fransız bayrağı dalgalanırken, denize bakan tarafta “Base Navale Française” yazısı okunuyordu. Galata rıhtımları İngiliz ve Fransız harp gemileri tarafından Tophane’ye kadar işgal edilmişti. Kaynak: IWM- Imperial War Museum, Fotoğraf: W.J. Brunell.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O11(4).jpg" style="height:800px; width:559px" />&nbsp;<br />
<strong>Tarih 13 Kasım 1918<br />
Mustafa Kemal Paşa İstanbul’da &nbsp; </strong>&nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp;Cevat Abbas &nbsp;Haydarpaşa’dan Sirkeci’ye geçişlerini şöyle anlatır;“Mustafa Kemal Paşa ile ben <strong>askerî sevkiyatın bir köhne motörü</strong> ile deniz &nbsp;ortasında yasalanan bu çelik ormanının içinden geçiyorduk”.<br />
13 Kasım 1918’e kadar Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı konusundaki gelişmeler de adı gibi yıldırım hızıyla gelişmişti; 30 Ekim 1918’de Ahmet İzzet Paşa Yıldırım Orduları Grubu komutanlığı’na gönderdiği bir telgrafla, &nbsp;Liman Von Sanders’in &nbsp;komutayı Mustafa Kemal Paşa’ya devrederek İstanbul’a avdet etmesini bildirmişti. Bu telgrafında; <em>“Yıldırım Ordu Grubu Kumandanlığı’na,&nbsp;<br />
Grup mıntıkasında bulunan bilumum Alman kıtaatıyla, münferiden memur Alman zabitan ve efradının derhal Dersaâdet’e sevk ve iadelerini zât-ı devletlerinden &nbsp;rica ederim. Bundan maada &nbsp;zât-ı devletlerinin de grubun emir ve kumandasını Mustafa Kemal Paşa’ya &nbsp;tevdi ederek Dersaâdet’e avdet buyurmalarını rica ederim. 30/10/34, Sadrazam ve Başkumandanlık Erkân-ı Harbiye Reisi Ahmet İzzet”.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O12(2).jpg" style="height:418px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
Ahmet İzzet Paşa gönderdiği telgrafla Mustafa Kemal Paşa’nın da bilgilendirilmesini istemişti. Liman Von Sanders 31 Ekim 1918 günü beraberinde bazı Alman subayı olmak üzere Adana’dan &nbsp;trenle hareketinden önce Mustafa Kemal Paşa ve Adana’da bulunan &nbsp;bütün subaylar kendisini uğurlamak amacıyla tren istasyonuna gelmişlerdi.<br />
7 Kasım 1918’de Ahmet İzzet Paşa 7.Ordu Kumandanlığı’na gönderdiği bir yazı ile müracaat halinde İskenderun’un boşaltılıp &nbsp;General Allenby tarafından tayin edilecek müddet zarfında teslim edilmesinin memleketin selameti için elzem olduğu bildirecektir. Ayni gün İrade-i Seniyye ile Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nın ve 7.ci Ordu Karargâhı’ının lağvedilerek, Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nezareti emrine verildiği tebliğ edilecektir.<br />
Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, Mustafa Kemal Paşa’yı telgraf makinası başına çağırarak, İstanbul’da bulunmasının uygun olacağını ve Harbiye Nezareti tarafından Nihat Paşa’ya yapılan &nbsp;tebliğ ile bu cephedeki birliklerin kumandanlığına tayin edildiği tebliğ edilecektir. Mustafa Kemal Paşa kendisine yapılan tebligat üzerine Yıldırım Ordusu’na bağlı birliklere &nbsp;veda ederek 10 Kasım günü &nbsp;özel bir terenle Adana’dan İstanbul’a hareket edecektir.&nbsp;</p>

<p><strong>16 Mayıs 1919’a kadar<br />
İstanbul’daki günler</strong><br />
Cevat Abbas Gürer Anıları’nda &nbsp;19 Mayıs’ın hazırlık aşamasını, Mustafa Kemal’in Şişli’deki evinde tanık olduğu görüşmeleri ve bizzat katıldığı “Samsun Yolculuğu”nu şu cümlelerle anlatmıştır;<em>“Ciddiyet, samimiyet, vefa, sabır, tahammül, geniş görüş, derin duyuş, azim, irade, metanet, cesaret, fedakârlık, kahramanlık, kurtarıcılık gibi en yüksek insanî meziyetlerin o büyük adamda ortaya çıkışını ifade edecek olan hatıratımı göz bebeğimiz kadar benimsediğimiz Türk gençliğine 19 Mayıs Bayramı hediyesi olarak sunuyorum.”&nbsp;</em></p>

<p><strong>Samsun’a Giden Yol&nbsp;</strong><br />
16 Mayıs 1919 Cuma günkü gazeteler, siyasi ölçü ve tercihleri içinde İzmir’in işgalini, İtilaf sansürünün tanıdığı standara göre veriyorlardı. Bazıları siyah çerçevelerle, bazıları beklenen neticeyi bildirircesine, bilhassa Rum ve Ermenice çıkanlar zafer başlıklarıyla sayfalarına taşımışlardı..<br />
Olaylar böyle bir hızla devam ederken, Mustafa Kemal de son hazırlıkları tamamlamaktadır. Mustafa Kemal Paşa başka ziyaretlerde de bulunmalıydı. Harbiye Nazırı’nı, &nbsp;Sadrıazam’ı, Dahiliye Nazırı’nı arar. Hiçbiri makamında değildir. Toplantı halinde olduklarını öğrenir. Sadaret bekleme salonuna alırlar. Mustafa Kemal Paşa’nın geldiğini duyan bazı nazırların da heyecanla salona geldiklerini görerek biraz şaşırırlar.<br />
Mustafa Kemal Paşa’nın sözleriyle devam edelim; “Bâb-ı âli’dekiler İzmir’in işgalinin şaşkınlığı içindeydiler. Kendilerine bu işgallerin devamının beklenmesini hatırlatmakla yetindim. Dünkü ve bugünkü kabulünde Padişah endişa içindeydi. Benim oralarda alacağım önlemlere karşılıklı &nbsp;mukavelelerle engel olacağımdan emin olduğunu söyledi.”&nbsp;<br />
Sonra Refet Paşa’ya dönerek sorar: &nbsp;“Rauf’a vapurun batırılacağı söylentisi üzerinde görüşlerini sordun mu?”&nbsp;<br />
Ardından; <em>“Kaptanı çağıralım da rota ve öteki hususları beraberce kararlaştıralım.”</em> dedi. İsmail Hakkı Kaptan geldi ve konuları teker teker ele aldık. Vapur Kızkulesi açıklarında (Sarayburnu - Sirkeci arası) idi. Ordu Müfettişi kadrosu, daha evvel vapurda toplanacak, daha sonra Mustafa Kemal, Refet ve yaverler Bahriye Nezareti’nin tahsis edeceği motorla gemiye çıkacaklardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O13(1).jpg" style="height:510px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Bandırma Vapuru Hazırlanıyor</strong><br />
Kaptan İsmail Hakkı kumandasında Samsun seferine çıkmak üzere Bandırma Vapuru’nun ikmali yapılır ve Sarayburnu’na yakın &nbsp;bir şamandırada beklemeye başlar.&nbsp;<br />
Mustafa Kemal Paşa şöyle anlatır; <em>“Karargâhımızdan olanlar belirlenen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. Otomobil kapımın önünde idi. Evdeki vedaları bitirmiştim. Tam o sırada gelen bir dostum aldığı bir habere göre, benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini, &nbsp;yahut vapurun Karadeniz’de batırılacağını söyledi. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. Daha sonra vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir kurmay subay da gelerek, maiyetinde çalıştığı Damad’dan ayni şeyleri öğrendiğini bildirdi. Bir an yalnız kaldım ve düşündüm. Bu dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapamazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti. Tutabilirler, sürebilirler, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz’in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır..<br />
...Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. Baktım ki, rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur uzaklardadır. Sandallarla vapura gittik.<br />
… Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan demir aldırmaya başladı.. Ben kaptan köşkünde idim. Subay ve askerler dışarı çıktılar. Hareket ettik.”<br />
&nbsp;</em><br />
Gemi Süvarisi İsmail Hakkı Kaptan halatın şamandıradan fora edilmesini takiben gemiye yol verdi. Bandırma Vapuru’nda; gemi mürettebatı 23 kişiydi. Mustafa Kemal Paşa ile kurmay heyeti 25 kişiydi. Çavuş, onbaşı, neferlerden oluşan 23 erat listesi ile birlikte gemide 71 kişi vardı! Bu kapasitedeki bir vapur için bu son derece büyük bir rakamdır. Kesinlikle çok meşakkatli bir yolculuk yapılmıştır. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Bandırma vapuruyla üç günlük zor ve tehlikeli bir yolculuktan sonra Samsun’a götürmeyi başaran Kaptan İsmail Hakkı’nın,Ulus Gazetesi’nde yer alan anılarında Milli Mücadele’nin ateşini yakan bu yolculuğu hayli özet bir şekilde anlatmıştır; &nbsp;Ulus Gazetesi’nde &nbsp;yazı şöyledir; “19 Mayıs 1919, garip bir tesadüfle üç 19’u yanyana getiren gün, Türk milletinin kalbinde unutulmaz bir tarih olarak daima nakşedilmiş kalacaktır.&nbsp;<br />
19 Mayıs 1919 günü, büyük ve şerefli bir milletin, asırlardan beri daima makus gitmekte olan talihini değiştirecek, Türk’e kendi büyüklüğüne lâyık yeni bir mukadderat yaratacak olan üst adam, tarihi ve heybetli misyonuna başlamak üzere Samsun’da karaya iniyordu. Yoksul bırakılmış mazlum milletin sayısız harplar ve yolsuzluklardan arta kalmış herşey gibi, küçük ve fersude bir tekne, Bandırma gemisi, bu büyük ve şanlı yolculuğu koynunda barındırarak dünya değer hamulesi ile günlerce Karadeniz’in kendi boyundan aşkın dalgaları ile çarpışmıştı. Artık herşeyin kaybedildiğine inanıldığı bir sırada milletinin asalet ve cesaretinden kuvvet alarak, bütün dünyayı hayrete düşürecek muazzam bir tasavvuru dimağında taşıyan büyük adamla, onun şerefli seyahatine vasıta olan bu küçük gemi ne aşikar bir çelişki idi. Fakat, daha nice mücadele yılları türlü tezadlarla dolu geçecek ve bu tezadların içinden kurtuluş güneşi doğacaktı. Yedi mil süratle ve ufacık teknesi ile Karadeniz’in dalgaları ile boy ölçüşen bu gemi adeta kurtarıcının memleketin mütevazı imkanları ile giriştiği büyük ve çetin mücadeleyi sembolize ediyordu, denilebilir. Bu küçük gemi, erişebileceği en büyük şerefe kavuşarak, bir millet yaratacak ve bir vatan kuracak olan dahi adamı tam zamanında vatan toprağının en müsait parçasına çıkarmak suretiyle tarihi vazifesini gördükten sonra, ömrünü tamamladı. Bugün ayni ismi taşıyan gemide plakasından başka onunla ayni olan bir tarafı yoktur. Fakat bu tarihi seyahati idare etmiş olan kaptanın kim olduğunu hiç düşündünüz mü? Biz, bu şerefe erişmiş olan mesut adamı aradık ve bulduk. İdarenin en eski kaptanlarından olan Kayserili İsmail Hakkı Durusu, bu seyahatin intibalarını gazetemiz için yazarak bize göndermiştir. Sözü, Kaptan İsmail Hakkı (Durusu) ya bırakıyoruz; “1919 tarihinde Bandırma vapuru ile Atatürk’ü İstanbul’dan alıp Samsun’a götürdüğümüz seferde gerek hareketimizden evvel, gerekse yolda şahidi olduğum olaylardan hatırıma gelenleri şöyle yazdım; Hareketimizden birgün evvel Paşa beni İdareden Harbiye’de dairesine çağırtmıştı. Gittim ve kabul buyuruldum. Hareketimize dair bir takım açıklayacı bilgi isteğinde &nbsp;bulundular. Gerekli &nbsp;cevapları verdim. Ertesi gün öğle üzeri hareket edileceğini ve geminin hazır bulundurulmasını emir buyurdular. Filhakika o gün öğle vakti gemiyi teşrif ettiler. Kontrol heyeti geldi. Hemen hareket edebileceğimizi söylediler. Derhal hareket ettik. Boğaz’dan çıkarken müthiş bir fırtınanın hükmetmekte olduğunu gördük. Ne kadar şiddetli fırtına olursa olsun yolumuza devama karar vermiştik. Böylece yolumuza devam ettik. Son süratimiz olan yedi mil ile Karadeniz’in bîaman (Aman vermeyen) dalgaları arasında yuvarlana yuvarlana İnebolu ve Sinop’a uğrayarak bin türlü zorluklar içersinde birgün şafak vakti Samsun’a vardık. Paşa bu iskeleye çıktılar. Ondan sonra meydana gelen olayları kendileri daha iyi bilirler. 19 seneden sonra o mesut seferimizi bu kadar hatırlayabildim.”&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O14(1).jpg" style="height:771px; width:700px" /><br />
<em>Bandırma Vapuru Kymi adıyla Erdek Kayalıklarında.&nbsp;<br />
Fotoğraf: Osman Öndeş arşivi©.</em><br />
&nbsp;<br />
Kaptan Andreadis, Kymi’yi kayalıklarda olduğu şekilde satın almış ve &nbsp;kayalıklardan kurtardıktan sonra, Haliç’te büyük onarımını yaptırmıştır. Sefere hazır olduğunda yine Yunan bayrağına tescil edilmiş olarak (Yani Osmanlı karasularında ve iskeleleri arasında Yunan bayraklı olarak) Kymi adıyla &nbsp;seferlerine devam etmiştir.&nbsp;<br />
1892 &nbsp;İstanbul’lu G. Dandelos &amp; P. Dandelos kardeşler satın almış ve “Panderma” adını vermişlerdir. &nbsp;Panderma Yunan bayrağındaki seferlerine devam etmiştir.&nbsp;<br />
1893’de İstanbul’da Rama P. Derasmo satın almış ve adını değiştirmemiştir.<br />
1894’de &nbsp;Idare-i Mahsusa satın almış ve “Panderma” adını değiştirmemiştir. 1910’de &nbsp;Osmanli Seyr-i Sefain İdaresi’ne devredilmiştir.<br />
Bandırma Vapuru hiç batmamıştır. Oysa Bandırma vapuru konusunda tebliğ verenler arasında bile &nbsp;Bandırma’yı &nbsp;üç defa bile batırıp çıkanlar olmuştur!&nbsp;<br />
Bandırma vapuruna Ağustos 1915 tarihinde Marmara’da İngiliz Denizaltısı E14 tarafından atılan torpido isabet etmemiştir.<br />
16 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa ve maiyetindekilerle birlikte Samsun’a hareket etmiş ve 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a varmıştır.<br />
1923’de Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi’ne devredilmiştir.<br />
1925 yılında “Müze Gemi olarak restore edilerek korunması gerekirken” hurdaya çıkarılmış ve Hüseyin İlhami tarafından Balat Haliç’te sökülmüştür.&nbsp;</p>

<p><strong>16 Mayıs 1919 hazırlıkları</strong><br />
Mustafa Kemal Paşa’yı ve maiyetindekileri Samsun’a götüren Bandırma Vapuru Mürettebat listesi Kaptan İsmail Hakkı’nın şahsi dosyasında yer almaktadır. Devlet Denizyolları İdaresi Umumi Arşiv Dairesi’ndeki, “Aziz Atatürk’ü 15 Mayıs 1919’da İstanbul’dan alarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkaran tarihî Bandırma Vapuru’nun personel listesidir ” başlıklı ve 10 Mayıs 1960 tarihli Umumi Arşive ait mürettebat listesi şöyledir;&nbsp;<br />
1.Süvari : Kayserili Ahmet oğlu İsmail Hakkı&nbsp;<br />
2.İkinci kaptan : Üsküdarlı Tahsin&nbsp;<br />
3.Kâtip : İsmail&nbsp;<br />
4.Lostromo : Hasan Reis&nbsp;<br />
5.Serdümen : Göreleli Şükrü oğlu Temel&nbsp;<br />
6.Serdümen : Ali oğlu Basri&nbsp;<br />
7.Ambarcı : Silivrili Hasan oğlu Ahmet&nbsp;<br />
8.Ambarcı : Rizeli Süleyman oğlu Maksut&nbsp;<br />
9.Tayfa : Süleyman oğlu Cemil&nbsp;<br />
10.Tayfa : Hüseyin oğlu Rahmi&nbsp;<br />
11.Tayfa : Mesut oğlu Temel&nbsp;<br />
12.1.ci Kamarot : Muharrem oğlu Hacı Tevfik&nbsp;<br />
13.2.ci Kamarot : İbrahim oğlu Mehmet&nbsp;<br />
14.Kamarot Yamağı : Mustafa oğlu Halit&nbsp;<br />
15.Aşçı : Osman oğlu Hacı Hamdi&nbsp;<br />
16.Serçarkçı : Ağa oğlu Hacı Süleyman (Çarkçı Başı Mehmet Ağa Oğlu Hacı Kadir Süleyman-Gür soyadını almıştır)&nbsp;<br />
17.İkinci makinist : Deraliyeli Emin&nbsp;<br />
18.Ateşçi : Koyulhisarlı Yusuf oğlu Halil&nbsp;<br />
19.Ateşçi : Rizeli Arif oğlu Mansur&nbsp;<br />
20.Kömürcü : Hasan oğlu Mehmed&nbsp;<br />
21.Kömürcü : Mehmed Ali oğlu Ömer Faik&nbsp;<br />
22.Vinççi : İsmail Hakkı&nbsp;<br />
23.Vinççi : Ali oğlu Galip&nbsp;<br />
Belge: 10 Mayıs 1960- Umum Arşiv Servisi / İmza<br />
Bandırma Vapurunun Süvarisi Kaptan İsmail Hakkı 1873/74 (Mezar taşında 1870 yazılıdır) doğumludur. Yani Mustafa Kemal Paşa’dan 8-10 yaş büyüktür. Samsun’a hareket edileceği günlerde 45- 46 yaşındadır. Bu tarihten sonra 26 sene daha yaşamıştır! İsmail Hakkı Kaptan, 1891-1919 yılları arasında 21 ticaret gemisinde muhtelif kademelerden gelerek süvarilik yapmış çok deneyimli bir denizcidir. Mesleki birikimine ait &nbsp;ayrıntılar Şahsi Dosyası’ndaki kayıtlarda yer almaktadır.&nbsp;<br />
16 Mayıs 1919 tarihi “Kurtuluş’a bir adım”dır. &nbsp;Bu &nbsp;safhada Mustafa Kemal Paşa Yaveri Cevat Abbas vasıtasıyla Bahriye Nazırı Avni Paşa’nın yardımını sağlamıştır. Karadeniz seferinin tüm hazırlıkları Bahriye Nazırı Avni Paşa sayesinde yaptırılmıştır.&nbsp;<br />
Karadeniz seyahati için “Bandırma” Vapurunun seçilmiş olması önemli bir karardır. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun seyahati için Bahriye Nazırı Avni Paşa’ya &nbsp;mevcut bağlamış gemilerden &nbsp;en uygun olanın Bandırma Vapuru olduğunu öneren muhakkak bu gemiler hakkında bilgisi olan bir denizci şahsiyet olmalıdır. Avni Paşa bu yönlendirme ile &nbsp;geminin süvarisinden, çarkçısına ve sair mürettebatına kadar hazırlanmasını sağlattığı gibi, Tersâne-i Âmire depolarından kömür ve yağlama yağı ikmali yapılmasını, İstanbul İşgal Kuvvetleri Komutanlığı’ndan aldığı müsaade sayesinde tamamlatmıştır.Bu husus şu gerçeği açıklamaktadır; Bandırma Vapuru için Bahriye Nazırı vasıtasıyla Müttefiklerarası Kömür Komisyonu’ndan İstanbul - Samsun - İstanbul seferine yetecek şekilde kömür tahsisi talebi yapılmış ve Bandırma Vapuru Kasımpaşa’daki Tersane-i Âmire kömür Deposu’ndan yüklenen mavnalardan kömür yüklemesi yapabilmiştir. Müttefiklerarası Kömür Komisyonu, İstanbul’a gönderilecek olan kömürün dengeli bir şekilde dağıtımını yapmakla tek yetkili idi. &nbsp;<br />
Kumanya ikmali Mustafa Kemal Paşa maiyetindeki 25 zabit ve sair asker ile, gemi mürettebatına &nbsp;dört &nbsp;güne yakın seyahat esas alınarak yine Bahriye Nazırı Avni Paşa talimatıyla temin edilmiştir. Kuşkusuz yolcuların, geminin son derece yetersiz kalan iskan ve uyuma alanları dikkate alınarak, puşide, yatak, hamak ihtiyaçları da ayni doğrultuda sağlanmıştır.&nbsp;<br />
İlk &nbsp;adı Kymi olarak başlarsak, Bandırma Vapuru hep Marmara Denizi iskeleleri arasında yolcu - yük seferleri yapardı. İlkkez Süvarisi İsmail Hakkı Kaptan’ın komutasında nadirattan 16 - 19 Mayıs sabahına kadar Karadeniz’de fırtınalarla karşılaşmadan seyrederek Samsun’a ulaşmış ve İstanbul’a avdet etmiştir. Bandırma vapuru, neyse ki, seyri süresince sisle veya sağanak yağmurla karşılaşmamıştır! Gündüz kıyı seyri yaptığı bilinmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Ve Nihayet<br />
Geldikleri gibi gidiyorlar..</strong><br />
General Charles Harington İstanbul’u geldikleri gibi gitmek üzere terk etmeye çok az zaman kaldığını görmüştür! İstanbul Askerî Asayiş Kumandanı Selahattin Adil Paşa’yı ziyaret eder. Bu ziyaretinde barışın Türkiye’ye refah ve mutluluk getirmesini temenni eder. Türk ve İngiliz orduları arasında eski dostluğun yeniden kurulacağına inandığını belirtir ve İtilaf Kuvvetleri’nin İstanbul’dan en kısa zamanda ayrılmaları adına yardımcı olmalarını rica eder. Ayrıca arkalarında binlerce askerin naaşını bıraktıklarını ve onların hatıralarına saygı gösterileceğinden emin olduğunu söyler. Artık bunca zalimce işgal ettikleri aziz vatanımızdan yüzleri asık ayrılmaktadırlar.<br />
Mustafa Kemal Paşa’nın “Geldikleri gibi giderler” dediği tarihten o yana &nbsp;bu ulusun, canı bahasına kahramanlıklarla dolu dört yılı geçmiştir. Herşeye rağmen Türkiye yeniden sönmez bir meşale gibi parlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 May 2026 00:05:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akıllı gözlükler güvenlik riski taşıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/akilli-gozlukler-guvenlik-riski-tasiyor-5743</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/akilli-gozlukler-guvenlik-riski-tasiyor-5743</guid>
                <description><![CDATA[Akıllı gözlükler güvenlik riski taşıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gözlerinizi dört açın</strong></p>

<p><strong>Akıllı gözlükler, herkesin çevresindeki dünyayı takip etmesine ve kaydetmesine olanak tanıyor ama bu durum, verilerinizi ve çevrenizdekilerin gizliliğini tehlikeye atabilir. Siber güvenlik şirketi ESET akıllı gözlüklerin taşıdığı güvenlik risklerini inceledi.&nbsp;</strong></p>

<p>Google'ın on yıldan fazla bir süre önce akıllı gözlükleri popüler hâle getirme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından akıllı gözlükler yeniden gündeme geldi. Bu sefer gözlükler hem daha şık hem de normal güneş gözlüklerinden ayırt edilemiyor. Ayrıca çevrelerini izleyip kaydedebilen ve kullanıcının etrafında gördükleri hakkında yapay zekâya soru sorabilmesini sağlayan çok daha güçlü teknolojilerle donatılmışlar durumdalar. Bu durum hem akıllı gözlük kullanıcıları hem de etkileşimde bulundukları kişiler için önemli güvenlik ve gizlilik riskleri oluşturuyor.</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler için gizlilik riskleri nelerdir?</strong></p>

<p>Akıllı gözlükler, herkese yabancıları gizlice kaydetme veya fotoğraflarını çekme olanağı sağlar. Harvard Üniversitesi araştırmacıları, akıllı gözlüklerle çekilen ve Instagram'a canlı olarak yayımlanan videoların yapay zekâ ile nasıl bağlanabileceğini gösterdi. Algoritmalar yüzleri tanımlamak için çalışır ve bu kişilerle ilgili bilgileri internetten alır. Akıllı gözlükler aracılığıyla halka açık bir yapay zekâ platformuyla paylaşılan herhangi bir hassas bilgi, teorik olarak doğru şekilde istenirse diğer kullanıcılara aktarılabilir. Bu, bilgilerin dolandırıcılık amacıyla kullanılması durumunda potansiyel bir güvenlik riski oluşturur. Ayrıca gözlükler tarafından toplanan bilgilere tesadüfen rastlayabilecek ve bunları dolandırıcılara satmaya karar verebilecek dış kaynaklı çalışanlar ve yükleniciler de olabilir.</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler hacklenebilir mi?</strong></p>

<p>Diğer akıllı cihazlar gibi, gözlükler de hacklenebilir: İşletim sistemini veya donanım yazılımını istismar ederek; bağlı uygulamaları ya da akıllı telefonları ele geçirerek; trafiği ele geçirme veya sahte Wi-Fi erişim noktaları aracılığıyla kötü amaçlı içerik enjekte ederek; taranması için kötü amaçlı bir QR kodu göndermek gibi sosyal mühendislik veya kötü amaçlı, benzer akıllı gözlük uygulamalarıyla. Bu saldırı vektörleri, kötü niyetli kişilerin cihazınızı ele geçirerek doğrudan veri hırsızlığı, hesap ele geçirme veya sizi fiziksel tehlikeye atabilecek gözetleme faaliyetlerinde bulunmasına olanak sağlayabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler için risk yönetimi</strong></p>

<p>Akıllı gözlükleri siz takıyor olsanız da başkaları tarafından izleniyor olsanız da yukarıda özetlenen riskleri azaltmak için atabileceğiniz birkaç adım var:</p>

<p><strong>Kullanıcılar için:</strong></p>

<ul>
	<li>Hackerların cihazı ele geçirme riskini en aza indirmek için donanım yazılımınızı ve uygulama yazılımınızı güncel tutun.</li>
	<li>Yalnızca güvenilir kaynaklardan yardımcı uygulamaları indirin ve indirmeden önce izinleri kontrol edin.</li>
	<li>Akıllı gözlük uygulamalarınız ve akıllı telefonunuz için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve güçlü, benzersiz parolalar kullanarak, bunların hackerlar tarafından ele geçirilme riskini en aza indirin.</li>
	<li>Akıllı gözlüklerinizin kilidini açmak için güçlü PIN'ler veya biyometrik özellikler kullanın ve kullanmadığınız zamanlarda eşleştirme modunu kapatın.</li>
	<li>Bazı kamu ağları güvenli olmayabilir veya hatta hackerlar tarafından kurulan sahte erişim noktaları olabilir, bu nedenle sanal özel ağ (VPN) kullanmadığınız sürece asla kamuya açık Wi-Fi erişim noktalarına bağlanmayın.</li>
	<li>Kayıtların buluta sızmasını ve yükleniciler tarafından erişilmesini önlemek için mümkünse yapay zekâ eğitimi/insan incelemesini devre dışı bırakın.</li>
	<li>Gözlüklerinizi kullanmadığınız zamanlarda kılıfında saklayın, böylece gözlüklerin yanlışlıkla hassas görüntü veya bilgileri yakalama riskini en aza indirin.</li>
	<li>Risk maruziyetini en aza indirmek için eşlik eden uygulamada depolanan istenmeyen kayıtları düzenli olarak denetleyin ve silin.</li>
	<li>AR katmanları dikkatinizi dağıtmasın. Çevrenizdeki gelişmeleri takip edemezseniz fiziksel tehlikeye maruz kalabilirsiniz.&nbsp;&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>Çevredekiler için:</strong></p>

<ul>
	<li>Akıllı gözlük takan kişilere dikkat edin. Çerçeve üzerindeki LED ışığına bakın; video kaydedilirken yanıp söner veya fotoğraf çekilirken bir kez yanıp söner.</li>
	<li>Kalabalık kamusal alanlarda (ör. toplu taşıma araçlarında) veya ATM'lerde omuz üzerinden bakma durumlarına karşı dikkatli olun.</li>
	<li>Kendinizi rahatsız hissederseniz gözlük takan kişilere karşı çıkın.</li>
	<li>İş ortamında (örneğin spor salonu veya mağazalar) kullanımdan rahatsızlık duyuyorsanız gözlüğü takan kişiden gözlüğünü çıkarmasını isteyin veya durumu yönetime bildirin.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:06:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hafta sonu \&#039;Havasızlığı\&#039; Yıldızlar Kupası\&#039;nı da Vurdu</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hafta-sonu-havasizligi-yildizlar-kupasini-da-vurdu-5742</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hafta-sonu-havasizligi-yildizlar-kupasini-da-vurdu-5742</guid>
                <description><![CDATA[Hafta sonu \'Havasızlığı\' Yıldızlar Kupası\'nı da Vurdu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yildizlar_top.jpg" /></p>

<p>TYF Yelken Ligi 3. Ayak&nbsp;yarışları&nbsp;“Yıldızlar Kupası”&nbsp;olarak&nbsp;6-10 Mayıs&nbsp;tarihlerinde&nbsp;FB Doğuş Yelken Şubesi&nbsp;ev sahipliğinde&nbsp;İstanbul’da düzenlendi. Aynı zamanda&nbsp;420,&nbsp;470&nbsp;ve&nbsp;RS Feva&nbsp;sınıfları için&nbsp;Milli Takım seçmeleri&nbsp;niteliğindeki etkinlikte&nbsp;rüzgarsızlık&nbsp;yüzünden&nbsp;hiç yarış yapılamayınca, genel sıralama&nbsp;Ekim&nbsp;ve&nbsp;Ocak&nbsp;aylarında&nbsp;Urla’da gerçekleşen&nbsp;1.&nbsp;ve&nbsp;2. Ayak&nbsp;üzerinden değerlendirildi.</p>

<p>İstanbul’da&nbsp;TAYK’ın&nbsp;HDI Sigorta Kupası’nda&nbsp;9-10 Mayıs’ta yat sınıfında&nbsp;rüzgarsızlık&nbsp;nedeniyle&nbsp;hiç yarış yapılamazken&nbsp;aynı kaderi&nbsp;“küçük sınıflar”&nbsp;da paylaştı.&nbsp;&nbsp;<br />
TYF&nbsp;<em>(Türkiye Yelken Federasyonu)</em>&nbsp;organizasyonunda ve&nbsp;FB Doğuş Yelken Şubesi&nbsp;ev sahipliğinde&nbsp;6-10 Mayıs&nbsp;tarihlerinde düzenlenen&nbsp;TYF Yelken Ligi 3. Ayak Yıldızlar Kupası’nda&nbsp;5 gün&nbsp;boyunca&nbsp;yarış yapılabilecek rüzgar&nbsp;bulunamadı.&nbsp;<br />
Deyim yerinde ise&nbsp;“yaprak kıpırdatmayan”&nbsp;şartlar nedeniyle&nbsp;420,&nbsp;470&nbsp;ve&nbsp;RS Feva&nbsp;sınıflarında&nbsp;“geçerli”&nbsp;sayılabilecek yarış olmadı. Startı verilen bazı yarışlar ise&nbsp;abandone&nbsp;ile sonuçlandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(17).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>İLK İKİ AYAK GENEL SIRALAMAYI BELİRLEDİ</strong><br />
Aynı zamanda&nbsp;Milli Takım Seçmeleri&nbsp;niteliğindeki&nbsp;Yıldızlar Kupası’nda bu yüzden sonuca&nbsp;Ekim 2025&nbsp;ve&nbsp;Ocak 2026’da&nbsp;İzmir Urla’da gerçekleşen&nbsp;ilk iki ayakta alınan puanlarla&nbsp;gidildi.<br />
Elbette bu durum kimi sporcuları&nbsp;üzerken, kimilerini de&nbsp;sevindirdi. Zira&nbsp;İstanbul’da yapılacak mücadele,&nbsp;favoriler belli olsa&nbsp;dahi yine de yaşanabilecek&nbsp;talihsizlikler&nbsp;genel sonuçları etkileyebilirdi.<br />
ERKUT BUDAK İSTANBUL’DA YARIŞA ÇIKAMAYACAKTI<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yildizlar_up1.jpg" style="height:279px; width:301px" /></p>

<p>Sevinenlerden biri&nbsp;kuşkusuz&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü’nün&nbsp;<em>(İYK)</em>&nbsp;Optimist’ten gelen başarılı sporcusu&nbsp;Mehmet Erkut Budak&nbsp;idi. Zira&nbsp;420 Mix&nbsp;<em>(karma)</em>’te&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;ile ekip olan&nbsp;Budak,&nbsp;Ocak&nbsp;ayında&nbsp;Urla’daki yarışların sonunda&nbsp;fenalaşmış&nbsp;ve acil olarak&nbsp;İstanbul’a getirilerek tedavi altına alınmıştı.<br />
Beyin sapından kaynaklandığını öğrendiğimiz rahatsızlığını yenen genç sporcu,&nbsp;tedavisi sürdüğü&nbsp;için&nbsp;İstanbul’da yapılan&nbsp;3. Ayak&nbsp;yarışlarına&nbsp;katılamayacaktı. Ama&nbsp;İstanbul’da yarış yapılamayınca,&nbsp;1.&nbsp;ve&nbsp;2. Ayak&nbsp;genel sıralamadaki birinciliğine halel gelmedi.<br />
Böylece ekip arkadaşı&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;ile birlikte&nbsp;420 Mix’te hem&nbsp;genel birincilik&nbsp;kazandı, hem de&nbsp;Milli Takım’a seçildi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yildizlar_up2.jpg" /><br />
<em>"Seçilenler", ödül töreninin ardından Milli Takım formalarını giydiler.</em><br />
Bu vesile ile&nbsp;Mehmet Erkut&nbsp;Budak'ı dereceye giren ve&nbsp;Milli Takım'a seçilen diğer sporcularla birlikte kutluyor, ayrıca&nbsp;“geçmiş olsun”&nbsp;dileklerimizi iletiyoruz.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
TYF Yelken Ligi’nde&nbsp;1.&nbsp;ve&nbsp;2. Ayak&nbsp;sonuçlarına göre&nbsp; genel sıralama şöyle:<br />
<strong>420 GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Mehmet Erkut Budak&nbsp;-&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Can Çaçur&nbsp;-&nbsp;Aras Şengün&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Lila Akçor&nbsp;-&nbsp;Osman Reşat Kozikoğlu&nbsp;(İstanbul YK)<br />
<br />
<strong>420 MIX</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Mehmet Erkut Budak&nbsp;-&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Lila Akçor&nbsp;-&nbsp;Osman Reşat Kozikoğlu&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Defne Koç&nbsp;-&nbsp;Ahmet Bora Yenigün&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>420 KIZLAR</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Elif Kayacık&nbsp;-&nbsp;Ece Aksoy&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Ada Kalemdaroğlu&nbsp;-&nbsp;Mira Utlu&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Melis Pehlivan&nbsp;-&nbsp;Zeynep Ela Balkanlı&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
<br />
<strong>420 U15 GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Simla Şengün&nbsp;-&nbsp;Tuna Altun&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
<br />
<strong>420 U17 KIZLAR</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Elif Kayacık&nbsp;-&nbsp;Ece Aksoy&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Ada Kalemdaroğlu&nbsp;-&nbsp;Mira Utlu&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Melis Pehlivan&nbsp;-&nbsp;Zeynep Ela Balkanlı&nbsp;(FB Doğuş Yelken)&nbsp;<br />
<br />
<strong>420 U17 MIX</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Ege Ekin&nbsp;-&nbsp;Ece Yanık&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Can Erden&nbsp;-&nbsp;Dilay Tekşan&nbsp;(GS Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>420 U17 GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Elif Kayacık&nbsp;-&nbsp;Ece Aksoy&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Poyraz Muzaffer Bilek&nbsp;-&nbsp;Noyan Mesut Bilek&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Ege Ekin&nbsp;-&nbsp;Ece Yanık&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>470 MIX GENÇ</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Özlem Irmak Tomak&nbsp;-&nbsp;Efe Özgenç&nbsp;(GS Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>470 MIX GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Özlem Irmak Tomak&nbsp;-&nbsp;Efe Özgenç&nbsp;(GS Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>RS FEVA U17 ERKEK</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1. Ada Bengi&nbsp;-&nbsp;Mehmet Akbaş&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Emir Keleş&nbsp;-&nbsp;Alp İlhan Sincer&nbsp;(İzmir BB GSK - Arkas Çeşme YK<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Demir Kahraman&nbsp;-&nbsp;Sarp Üstünkarlı&nbsp;(Arkas Çeşme YK)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:05:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HDI Sigorta Kupası’nda Niyet Var, Yarış Yok</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hdi-sigorta-kupasinda-niyet-var-yaris-yok-5741</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hdi-sigorta-kupasinda-niyet-var-yaris-yok-5741</guid>
                <description><![CDATA[HDI Sigorta Kupası’nda Niyet Var, Yarış Yok]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_top.jpg" /></p>

<p>TAYK 2026 Trofesi’nin&nbsp;2’nci ayağı&nbsp;Komodorlar Serisi-2 / HDI Sigorta Kupası 9-10 Mayıs&nbsp;tarihlerinde yapılacaktı.&nbsp;“Yapılacaktı”&nbsp;dedik zira&nbsp;iki günde üç yarışın&nbsp;hedeflendiği hafta sonunda&nbsp;yetersiz rüzgar&nbsp;nedeniyle sonuç alınamadı.&nbsp;30 teknenin&nbsp;kayıt verdiği etkinlikte ilk gün&nbsp;coğrafi&nbsp;rotaya bir&nbsp;“deneme”&nbsp;yapıldı ama teknelerin&nbsp;Kınalıada’nın güneyinde&nbsp;“çakılması”&nbsp;üzerine&nbsp;abandone&nbsp;edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(16).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>Tüm tahminler,&nbsp;Komodorlar Serisi-2 / HDI Sigorta Kupası’nın yapılacağı&nbsp;9-10 Mayıs&nbsp;günleri için umutsuzdu. Ancak yine de&nbsp;Yarış Kurulu’nu taşıyan Komite Botu,&nbsp;“bir sürpriz hava yakalama”&nbsp;umudu ile erkenden marindan ayrılıp,&nbsp;Caddebostan-Kınalıada&nbsp;arasında konuşlandı.<br />
TAYK’ın sezon açılış yarışını&nbsp;<em>(Komodorlar Serisi-1 / Captain Haddock Kupası)</em>&nbsp;yöneten&nbsp;Feyza Kayran Gül&nbsp;bu kez başhakemliği&nbsp;Gökhan Caner’e devretmiş, kendisi de&nbsp;Gökhan Veziroğlu&nbsp;ile birlikte&nbsp;“line boat”ta görev almıştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_up1.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_up2.jpg" style="height:244px; width:349px" /><br />
<em>Ataköy ve Setur Kalamış marinalarındaki inşaatlar yüzünden kullandığı iki ofisi birden devre dışı kalan TAYK'ta Gökhan Caner, yarışla ilgili yazışmaları kulübün minibüsünden yapmak zorunda<br />
kaldı. Ancak bu göçebe yaşam yakında sona erecek. TAYK'ın Moda'da bir ofis kiraladığı, tadilat tamamlandığında yakında taşınacağı öğrenildi.&nbsp;</em>&nbsp;&nbsp;<br />
Yapılan rüzgar ölçümleri, tahminleri doğrular nitelikteydi.&nbsp;90&nbsp;dereceden&nbsp;<em>(doğu)</em>&nbsp;3 knot’lık&nbsp;cılız esinti&nbsp;ilerleyen dakikalarda&nbsp;110&nbsp;dereceye&nbsp;<em>(gündoğusu-keşişleme)</em>&nbsp;döndü ancak gücünde değişiklik olmayınca saat&nbsp;11.45’te&nbsp;tehir&nbsp;flaması Komite Botu’nda toka edildi.<br />
Saatler&nbsp;12.15’i gösterdiğinde, rüzgar&nbsp;130&nbsp;dereceden&nbsp;<em>(keşişleme)</em>&nbsp;5-6 knot&nbsp;ile&nbsp;kendini gösterince&nbsp;hazırlıklar başladı. Ancak&nbsp;oynak yönü&nbsp;nedeniyle şamandıra yarışı&nbsp;rafa&nbsp;kaldırıldı,&nbsp;Kınalıada&nbsp;ve&nbsp;Burgazada’nın dönüleceği yaklaşık&nbsp;10 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;“Rota-1”in uygulanacağı ekiplere duyuruldu.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
İlk start&nbsp;20 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarına verildi. Onlar&nbsp;0.7 deniz miline&nbsp;atılan&nbsp;rüzgarüstü şamandırasına&nbsp;doğru yükselirken&nbsp;IRC3-4&nbsp;ve&nbsp;Gezi Go’daki&nbsp;9 tekne&nbsp;için start düdüğü bir kez daha çaldı.<br />
Ne var ki filoyu&nbsp;Kınalıada’ya kadar taşıyan&nbsp;6 knot’lık rüzgar,&nbsp;adanın güneyinde tükendi. Tekneler bulundukları yerde saatlerce bocalayıp, akıntının da etkisi ile&nbsp;açığa kaymaya&nbsp;başlayınca&nbsp;“imkansız yarış”&nbsp;abandone edildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_up3.jpg" /><br />
İkinci gün şartlarda bir&nbsp;değişiklik gözlenmedi. Dolayısıyla bu kez&nbsp;“denenecek”&nbsp;bir rüzgar dahi yoktu. Hal böyle olunca,&nbsp;HDI Sigorta Kupası&nbsp;start verilemeden sona erdi. Geriye de bu fotoğraflar kaldı.&nbsp; &nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp; &nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 09:00:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/arama-kayitlari-sahte-odemeler-gercek-5740</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/arama-kayitlari-sahte-odemeler-gercek-5740</guid>
                <description><![CDATA[Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni bir Android dolandırıcılığı olan CallPhantom</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>kullanıcıları nasıl kandırıyor?</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik şirketi ESET, Google Play'de herhangi bir numara için arama geçmişi sağladığını iddia eden ve kaldırılmadan önce yedi milyondan fazla kez indirilmiş olan sahte uygulamaları ortaya çıkardı. Yeni bir Android dolandırıcılığı olan CallPhantom, ödeme karşılığında herhangi bir telefon numarasının arama kayıtlarına, SMS kayıtlarına ve WhatsApp arama geçmişine erişim sağladığını iddia ediyor. Bazı CallPhantom uygulamaları, Google Play'in resmî faturalandırma sistemini atlatarak kurbanların para iadesi alma çabalarını zorlaştırıyor.</strong></p>

<p>ESET'in CallPhantom adını verdiği &nbsp;uygulamalar, herhangi bir telefon numarasının arama geçmişine, SMS kayıtlarına ve hatta WhatsApp arama kayıtlarına erişim sağladığını iddia ediyor. Bu sözde özelliği etkinleştirmek için kullanıcılardan ödeme yapmaları isteniyor ancak karşılığında aldıkları tek şey rastgele oluşturulan veriler. ESET’in araştırması, toplamda 7,3 milyondan fazla kez indirilmiş 28 adet bu tür sahte uygulamayı tespit etti. &nbsp;ESET App Defense Alliance ortağı olarak bulgularını Google’a bildirdik ve Google, bu raporda tespit edilen tüm uygulamaları Google Play’den kaldırdı.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong></p>

<p>CallPhantom uygulamaları, ağırlıklı olarak Hindistan ve daha geniş Asya Pasifik bölgesindeki Android kullanıcılarını hedef alıyor. Uygulamaların çoğunda Hindistan'ın +91 ülke kodu, önceden seçili olarak geliyor ve bu uygulamalar, esas olarak Hindistan'da kullanılan bir ödeme sistemi olan UPI'yi destekliyor.</p>

<p><strong>CallPhantom dolandırıcılığını ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko</strong>&nbsp;şu açıklamayı yaptı: “Kasım 2025’te, Google Play’de bulunan Call History of Any Number adlı bir uygulamayı tartışan bir Reddit gönderisiyle karşılaştık. Beklendiği gibi analizimiz bu uygulama tarafından sağlanan ‘arama geçmişi’ verilerinin tamamen uydurma olduğunu gösterdi — uygulama rastgele telefon numaraları oluşturuyor ve bunları doğrudan koda gömülmüş sabit isimler, arama saatleri ve arama süreleriyle eşleştiriyor.”</p>

<p>Genel olarak, CallPhantom uygulamaları basit bir kullanıcı arayüzüne sahip ve müdahaleci veya hassas izinler talep etmez — buna gerek yoktur. Tesadüfen, bu uygulamalar gerçek arama, SMS veya WhatsApp verilerini alabilecek herhangi bir işlev içermez.</p>

<p>ESET'in analiz ettiği CallPhantom uygulamalarında araştırmacılar, üç farklı ödeme yönteminin kullanıldığını gördü; bunlardan ikisi Google Play'in ödeme politikasını ihlal ediyor. Bazı uygulamalar, Google Play'in resmî faturalandırma sistemi üzerinden aboneliklere dayanıyordu. Diğerleri ise üçüncü taraflar aracılığıyla yapılan ödemelere dayanıyordu; bazı durumlarda, ödeme kartı ödeme formları doğrudan CallPhantom uygulamalarına dâhil edilmişti.</p>

<p>Sahte hizmet için talep edilen ücretler, uygulamalar arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Uygulamalar ayrıca haftalık, aylık veya yıllık hizmetler gibi farklı abonelik paketleri sunuyor gibi görünüyor; talep edilen en yüksek fiyat 80 ABD doları. En düşük “abonelik kademesi” için talep edilen ortalama fiyat 5 Euro.</p>

<p>Genel olarak, resmî Google Play faturalandırma sistemi üzerinden satın alınan abonelikler iptal edilebilir. Bu blog gönderisinde açıklanan 28 uygulama için uygulamalar Google Play'den kaldırıldığında mevcut abonelikler iptal edildi. Bazı durumlarda, Google Play satın alımları için geri ödeme yapılabilir. Satın alma işlemi Google Play dışında gerçekleştirildiyse — örneğin, uygulama içinden ödeme kartı bilgilerinin girilmesi veya üçüncü taraf hizmetler aracılığıyla ödeme yapılması gibi — Google aboneliği iptal edemez veya para iadesi yapamaz; bu durumda kullanıcıların ödeme sağlayıcılarıyla iletişime geçmesi gerekir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 10:36:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Provezza, 52 Super Series İlk Ayakta Şampiyonluğu Kıl Farkı Kaçırdı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/provezza-52-super-series-ilk-ayakta-sampiyonlugu-kil-farki-kacirdi-5739</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/provezza-52-super-series-ilk-ayakta-sampiyonlugu-kil-farki-kacirdi-5739</guid>
                <description><![CDATA[Provezza, 52 Super Series İlk Ayakta Şampiyonluğu Kıl Farkı Kaçırdı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/52_puerto-portals_26_top.jpg" /></p>

<p>Dünyanın önde gelen&nbsp;tek gövdeli&nbsp;ve&nbsp;one-design&nbsp;tekneler ligi&nbsp;52 Super Series’de&nbsp;2026&nbsp;sezonu&nbsp;4-9 Mayıs&nbsp;tarihlerinde yapılan&nbsp;Puerto Portals Yarış Haftası&nbsp;ile başladı.&nbsp;9 yarışla&nbsp;tamamlanan seride ilk ayak şampiyonluğu&nbsp;ABD&nbsp;bayraklı&nbsp;Sled&nbsp;<em>(Takashi Okura)</em>&nbsp;ile&nbsp;Ergin İmre’nin&nbsp;Türk&nbsp;bayraklı&nbsp;Provezza’sı arasında gidip geldi. Sonunda&nbsp;Sled 42 puanla&nbsp;birinciliğe uzanırken,&nbsp;Provezza 56 puanla 4’ücü&nbsp;oldu.</p>

<p>Bir aylık&nbsp;hazırlık kampı&nbsp;sonrasında yelkenin&nbsp;“Devler Ligi”nde sıkı rekabet&nbsp;Puerto Portals 52 Super Series Yelken Haftası&nbsp;ile başladı.&nbsp;İspanya,&nbsp;Mallorca’da düzenlenen açılış mücadelesine aralarında&nbsp;Türkiye’den&nbsp;Ergin İmre’nin&nbsp;Provezza’sı da dahil olmak üzere&nbsp;11 ülkeden 14 ekip&nbsp;katıldı.&nbsp;<br />
4 Mayıs’ta başlayan ve&nbsp;10 yarış&nbsp;hedeflenen seri,&nbsp;liderlik için yaşanan dramatik değişiklikler&nbsp;ve&nbsp;inişli-çıkışlı sonuçlarla 9 Mayıs’ta&nbsp;9 yarışla&nbsp;tamamlandı.&nbsp;Takashi Okura'nın&nbsp;Sled’i&nbsp;2026&nbsp;sezonunun açılış yarışında&nbsp;kıl payı bir zafer&nbsp;elde ederek&nbsp;haftanın genel şampiyonu&nbsp;oldu.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>LİDERLİK İÇİN ÇETİN MÜCADELE</strong><br />
İlk gün&nbsp;yapılan&nbsp;iki yarışın&nbsp;ardından&nbsp;Taylandlı Vayu&nbsp;ekibi,&nbsp;“erken liderliği”&nbsp;yakaladı, ancak sevinci uzun sürmedi.&nbsp;ikinci gün&nbsp;liderliği&nbsp;Provezza’ya terk ederken&nbsp;İtalya'dan&nbsp;Alkedo Vitamina&nbsp;yükselişe geçti.&nbsp;<br />
6 yarış&nbsp;geride kaldığında&nbsp;ABD’li&nbsp;Sled&nbsp;liderliğe yükseldi.&nbsp;John Cutler&nbsp;dümenciliğinde ve&nbsp;Hamish Pepper&nbsp;taktisyenliğindeki&nbsp;Provezza&nbsp;ikinci durumdaydı. Devamında&nbsp;Provezza&nbsp;ile&nbsp;Sled&nbsp;arasında&nbsp;çetin mücadele&nbsp;yeşandı.&nbsp;7’nci yarış sona erdiğinde&nbsp;Provezza&nbsp;liderliği yeniden ele geçirip&nbsp;Sled’i ikinciliğe itti.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>SLED ŞAMPİYONLUĞA İMZASINI ATTI</strong><br />
Ancak serideki&nbsp;son iki yarışta&nbsp;olağanüstü bir istikrar sergileyip taktik geliştiren&nbsp;Sled,&nbsp;Ergin İmre’nin&nbsp;Provezza’sı ile&nbsp;Vasco Vascotto'nun&nbsp;Platoon Aviation'ından gelen&nbsp;baskıyı&nbsp;savuşturarak&nbsp;bir birincilik bir üçüncülük&nbsp;derecesi ile genel sıralamada&nbsp;42 puanla birinci&nbsp;olup&nbsp;Puerto Portals’ın&nbsp;şampiyonluğuna&nbsp;adını yazdırdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(16).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
Platoon Aviation 51 puanla&nbsp;ikinci,&nbsp;yeni ekibi&nbsp;ile yarışan&nbsp;Hollandalı No Way Back&nbsp;serideki ilk yarışında&nbsp;52 puanla&nbsp;üçüncü olurken,&nbsp;Provezza 56 puanla&nbsp;dördüncü sırada yer aldı.<br />
52 Super Series’de ikinci ayak&nbsp;15-20 Haziran’da&nbsp;Rolex TP52 Dünya Şampiyonası&nbsp;olarak&nbsp;Sardunya,&nbsp;Porto Cervo’da yapılacak.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>QUANTUM RACING “ZİRVEDE” BIRAKTI</strong><br />
52 Super Series 2026’ya&nbsp;eklenenlerle&nbsp;birlikte&nbsp;çekilenler&nbsp;de vardı...<br />
En önemli&nbsp;“ayrılık”&nbsp;geçen yılın&nbsp;Dünya Şampiyonu&nbsp;olan&nbsp;Doug DeVos’un&nbsp;Terry Hutchinson&nbsp;taktisyenliğinde yarışan&nbsp;American Magic Quantum Racing’i…<br />
<br />
2025’i hem&nbsp;sezon, hem&nbsp;Dünya Şampiyonluğu&nbsp;ile kapatan&nbsp;American Magic Quantum Racing’in&nbsp;2026 sezonunda 52 Super Series’den “çekileceği”&nbsp;kararı,&nbsp;27 Eylül 2025’te&nbsp;Porto Cervo'daki kapanış yarışın ardından duyurulmuştu.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
Alınan bu kararın nedenlerinden biri,&nbsp;takım sahibi&nbsp;ve&nbsp;serinin kurucularından Doug DeVos’un,&nbsp;18 yıllık yoğun bir serüvenin ardından ailesine ve torunlarına daha fazla zaman ayırmak istemesi&nbsp;ve bu nedenle&nbsp;aktif yarışçılığa&nbsp;ara vermesi…<br />
Diğeri,&nbsp;American Magic’in enerjisi ile kaynaklarının büyük bölümünü&nbsp;America's Cup&nbsp;ve&nbsp;Sail GP&nbsp;projelerine yönlendirme stratejisi…<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_25.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_25.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_26.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_26.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_27.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_27.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>EKİP VE TEKNE "NO WAY BACK"E GEÇTİ</strong><br />
Bu gelişmelerin ardından&nbsp;12 yılda 7 kez şampiyonluk&nbsp;elde eden&nbsp;Quantum Racing’in efsanevi yelkenci ve taktisyeni&nbsp;Terry Hutchinson&nbsp;ile&nbsp;başarılı genç ekibnin ne olacağı&nbsp;merak edildi.<br />
Terry Hutchinson’ın da aralarında olduğu&nbsp;yarış ve teknik ekibin&nbsp;büyük bölümünün&nbsp;Botin&nbsp;tasarımı tekne ile birlikte&nbsp;2026&nbsp;sezonunda&nbsp;Hollandalı&nbsp;yelkenci&nbsp;Pieter Heerema&nbsp;liderliğindeki&nbsp;"No Way Back"e devredildiği öğrenildi<br />
Yukarıda da değindiğimiz gibi&nbsp;"No Way Back",&nbsp;Puerto Portals&nbsp;ile serideki ilk mücadelesini&nbsp;üçüncü&nbsp;bitirdi.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_28.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_28.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_29.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_29.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_30.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_30.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_31.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_31.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_32.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_32.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_33.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_33.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>PUERTO PORTALS 52 SUPER SERIES&nbsp;</strong><br />
SAILING WEEK (Overall)<br />
<em>4-9 Mayıs 2026 / Mallorca (İspanya)</em><br />
<br />
01.&nbsp;Sled&nbsp;(ABD)&nbsp;<em>Takashi Okura</em>&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;2 - 7 - 9 - 2 - 3 - 2 - 13 - 1 - 3&nbsp;(42)&nbsp;<br />
02.&nbsp;Platoon Aviation&nbsp;(GER)&nbsp;<em>Harm Müller-Spreer</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;7 - 11 - 5 - 3 - 5 - 3 - 10 - 3 - 4&nbsp;(51)&nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
03.&nbsp;No Way Back&nbsp;(NED)&nbsp;<em>Pieter Heerema</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;3 - 8 - 6 - 10 - 7 - 4 - 3 - 6 - 5&nbsp;(52)&nbsp;<br />
04.&nbsp;Provezza&nbsp;(TUR)&nbsp;<em>Ergin Imre</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;5 - 2 - 3 - 4 - 13 - 7 - 1 - 7 - 14&nbsp;(56)&nbsp;&nbsp;<br />
05.&nbsp;Alkedo Vitamina&nbsp;(ITA)&nbsp;<em>Andrea Lacorte</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;9 - 9 - 1 - 1 - 6 - 14 - 2 - 9 - 7&nbsp;(58)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
06.&nbsp;Crioula&nbsp;(BRA)&nbsp;<em>Eduardo &amp; Renato Plass</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;10 - 5 - 4 - 6 - 9 - 1 - 11 - 5 - 8&nbsp;(59)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
07.&nbsp;Gladiator&nbsp;(GBR)&nbsp;<em>Tony Langley</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;6 - 3 - 8 - 5 - 8 - 6 - 5 - 8 - 10&nbsp;(59)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
08.&nbsp;Alpha +&nbsp;(HKG)&nbsp;<em>Shawn &amp; Tina Kang</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;4 - 10 - 10 - 9 - 2 - 11 - 8 - 4 - 9&nbsp;(67)&nbsp;&nbsp;<br />
09.&nbsp;Paprec&nbsp;(FRA)&nbsp;<em>Jean-Luc Petithuguenin</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;14 - 6 - 2 - 13 - 10 - 12 - 12 - 2 - 1&nbsp;(72)&nbsp; &nbsp;<br />
10.&nbsp;Trinity Racing&nbsp;(SWE)&nbsp;<em>Joakim Sundberg</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;8 - 1 - 15 (DNS) - 8 - 4 - 9 - 6 - 11 - 11&nbsp;(73)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
11.&nbsp;Teasing Machine&nbsp;(FRA)&nbsp;<em>Eric de Turckheim</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;12 - 15 (DNF) - 1 (PEN) - 11 - 12 - 1 - 8 - 7 - 14 - 2&nbsp;(83)&nbsp;<br />
12.&nbsp;Vayu&nbsp;(THA)&nbsp;<em>Whitcraft Family</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;1 - 4 - 12 - 14 - 11 - 13 - 9 - 10 - 12&nbsp;(86)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
13.&nbsp;Alegre&nbsp;(GBR)&nbsp;<em>Andy Soriano</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;11 - 12 - 7 - 11 - 12 - 5 - 14 - 12 - 6&nbsp;(90)&nbsp;&nbsp;<br />
14.&nbsp;Caballo Loco&nbsp;(BRA)&nbsp;<em>Mauro Dottori &amp; Fabio Cotrim</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;13 - 13 - 13 - 7 - 14 - 10 - 4 - 13 - 13&nbsp;(100)<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_34.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_34.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_35.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_35.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_36.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_36.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>52 SUPER SERIES 2026 TAKVİMİ&nbsp;</strong><br />
<br />
4-9 Mayıs:&nbsp;Puerto Portals 52 Super Series Sailing Week<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Puerto Portals, Mallorca)</em><br />
15-20 Haziran:&nbsp;Rolex TP52 World Championship Porto Cervo 2026<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Porto Cervo, Sardinya)</em><br />
20-25 Temmuz:&nbsp;Marina Rubicon Lanzarote 52 Super Series Sailing Week<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Lanzarote, Kanarya Adaları)</em><br />
24-29 Ağustos:&nbsp;Puerto Calero Lanzarote 52 Super Series Royal Cup<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Lanzarote, Kanarya Adaları)</em><br />
5-10 Ekim:&nbsp;52. Super Series Valencia Sailing Week<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Valencia, İspanya)</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:00:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sir Oswald Walters Brierly’nin İstanbul resimleri</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sir-oswald-walters-brierlynin-istanbul-resimleri-5738</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sir-oswald-walters-brierlynin-istanbul-resimleri-5738</guid>
                <description><![CDATA[Sir Oswald Walters Brierly’nin İstanbul resimleri]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kraliçe Victoria'nın resmî Deniz (Marine) Ressamı&nbsp;<br />
Sir Oswald Walters Brierly’nin İstanbul resimleri<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(22).jpg" style="height:643px; width:800px" /></p>

<p><em>Ariadne Dolmabahçe önlerinde; Ressam Oswald Walters &nbsp;Brierly.</em></p>

<p>Times &nbsp;yazarlarından <strong>William Howard Russell</strong>, &nbsp;VII Edward unvanıyla &nbsp; Büyük Britanya İmparatorluğu &nbsp;kralı olacak &nbsp;<strong>Wales Prensi Albert Edward </strong>ve &nbsp;nişanlısı olan <strong>Prenses Alexandra Christina </strong>’nın 1869’da İstanbul’a yaptıkları geziyi &nbsp;bir kitap haline getirmiştir. Denizcilik ressamlığı ve Deniz mühendisliği alanındaki çalışmalarıyla tanınan, Kraliçe Victoria'nın resmi Deniz ressamı (Marine Painter to the Queen) Sir Oswald Walters Brierly &nbsp;de &nbsp;Wales Prensi Albert Edward ve eşi Prenses Alexandra Christina’nın &nbsp;Mısır’ı, İstanbul’u ve Sivastopol’u kapsayan bu gezisini &nbsp;renkli kalem ve suluboya tablolarıyla &nbsp;belgeler haline getirmiştir. Bu tabloların bazıları ileriki yıllarda yağlıboya tablolar halinde müzelerin koleksiyonlarına intikal etmiştir.Bunların birkısmı &nbsp;İstanbul’a aittir ki, Sir Oswald Walters Brierly’in sanatçı olarak adı ve eserleri &nbsp;Türk basınında bu makalem &nbsp;vesilesiyle yeralmaktadır.</p>

<p>Sir Oswald Walters Brierly-1817’de Chester’de &nbsp;fizikci ve amatör bir ressam ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Sass Academy’de okudu ve ardından gemi inşa ve denizcilik öğrenimi için Plymouth’a gitti. &nbsp;1841’de &nbsp;Wanderer isimli gemiyle dünya seyahatine çıktı. Avusturalya’ya vardıklarında &nbsp;New South Wales’e yerleşmeye karar verdi. Bu ülkede birtaraftan madencilik alanında çalışırken, diğer taraftan da çoğunlukla suluboya, çini ve &nbsp;renkli kalem çalışmalarıyla &nbsp;birçok resim meydana getirdi. 1851’de yeniden İngiltere’ye döndü ve Baltık Filosu’ndaki St. Jean Acre isimli gemiye gözlemci ressam olarak katıldı. 1855’de ise &nbsp;Rodney isimli savaş gemisiyle Kırım Harbi olaylarını resimlemek üzere İstanbul’a, oradan Kırım’a gitti.1864’de Brierly &nbsp;Kont Glichen’in komutasındaki HMS Racoon isimli harp gemisiyle Norveç’e seyahat etti ve &nbsp;ardından Prens Alfred’in komutasındaki &nbsp;HMS Galatea’ya katıldı. 1867’de &nbsp;Duke of Edinbrugh’un daveti üzerine dünya seyahatine çıksa da, Duke’e karşı girişilen bir suikast teşebbüsü bu programın iptaline neden oldu. Brierly &nbsp; bir süre sonra &nbsp; Wales Prensi Alfred Edward ve nişanlısı &nbsp;Prenses Alexandra Christina’nın daveti üzerine 1869’da &nbsp;Mısır, İstanbul ve Karadeniz &nbsp;uğraklarını içeren uzun bir geziye yine &nbsp;gözlemci sanatçı olarak katıldı.Ömrünün son yıllarında maddi açıdan güç yaşam koşulları içersinde kaldığı birsırada &nbsp;kendisine asalet ünvanı tevcih edildi ve Sir Oswald Walters Brierly olarak &nbsp; onurlandırıldı. 1894’de vefatından sonra &nbsp;5 Nisan 1895’de &nbsp;eserlerinden oluşan Talbotype Galerisi’nde açılan &nbsp;sergi, Wales Prensi tarafından &nbsp;ziyaret edildi. Eserlerinde çoğunlukla &nbsp;renkli kalem kullanmış ve suluboya ile zenginleştirmiştir. Bazı eserlerini bütünüyle suluboya tekniğiyle çizmişse de, &nbsp;çini mürekkebi ve kalem kullandığı hayli eseri de vardır. ABD’deki &nbsp;Hunter Museum of American Art’da 1982’de tablolarından oluşan bir &nbsp;sergi açılmıştır..<br />
Sanatçının esereri uzun yıllar içinde &nbsp;suluboya olarak renklerini hayli kaybetmiştir.Bu durumda Chatgpt/Yapay Zeka’ya başvurarak, bu tabloların yeniden canlı şekilde görüntünlenmesi sağladığımı da ilave etmek isterim.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(12).jpg" style="height:591px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Tophane ve &nbsp;Nusretiye Camii &nbsp;sahili.Kaynak: Oswald Walters Brierly, Suluboya tablo.</em></p>

<p>Bu öykü şöyle başlar; Prens Albert Edward &nbsp;ve &nbsp;nişanlısı &nbsp;Prenses Alexandra Christina Mısır Pramitler’ine olan hudutsuz &nbsp;merakları nedeniyle &nbsp;bir kraliyet gezisini düzenlenmesini istemişlerdi. &nbsp;Bu gezi 1869 yılında gerçekleşti ve &nbsp;Prens ve Prenses önce &nbsp;Mısır &nbsp;arkeolojik gezisini tamamladılar. Bu gezi sırasında inşaatı bitmek üzere olan Süveyş Kanalı’nı da gezdiler.&nbsp;<br />
Kraliyet davetlileri arasında &nbsp;Afrika’daki &nbsp;gizemli uygarlıkları ve &nbsp;zenginlikleri &nbsp;araştıran &nbsp;Sir Samuel Baker, Doğalyaşamcı &nbsp;Richard Owen, deniz ressamı &nbsp;Oswald Walters Brierly ve Times &nbsp;yazarlarından William Howard Russell ve Mühendis M. de Lesseps de &nbsp;yeralmaktaydılar.<br />
William Howard Russell’ın &nbsp;dikkatli bir araştırmacı yazar olarak yayınladığı gezi notlarından oluşan eserde aktarıldığı üzere; Wales Prensi Albert Edward ve Prenses Alexandra Christina 1865’de Birinci Cataract olarak tanımlanan Mısır’daki &nbsp;Aswan’a yakın olan bölgeyi ilkkez &nbsp;gezmiştir. 1869 gezisinde ise &nbsp; İkinci Cataract olan &nbsp;tanımlanan ve günümüzde Nasır gölü olarak bilinen Nubia’da &nbsp;yapılan kazıları incelemek &nbsp;gibi bir &nbsp;arkeolojik &nbsp;ilgileri ağır basmıştır. Bu gezinin çok ilginç sayılacak &nbsp;son &nbsp;bölümü İstanbul’da geçirdikleri günlerdir. Süveyş’e yaptıkları &nbsp;geziyi tamamladıktan sonra yeniden Kraliyet heyetini taşıyan Kraliyet yatı &nbsp;<strong>Ariadne</strong> 29 Mart günü &nbsp;Rodos’tan &nbsp;Çanakkale Boğazı’na hareket etmiş &nbsp;1 Nisan sabahı ise &nbsp;İstanbul’a varmıştır.&nbsp;<br />
Paskalya yortusuna rastlayan 20 Mart pazartesi, esintili güzel bir gündür ve Kraliyet yatı Ariadne &nbsp;saat 20.00 de Rodos’tan ayrılır. Saatte 10 deniz mili süratle refakat gemisi &nbsp;Psyche eşliğinde düzenli dalgaların üzerinden sekerek yol almaya başlar. Ariadne’nin iyi bir rüzgar yakalamasına sevinirken rüzgar şiddetlenir ve yelkenler direğe vurmaya başlar. Bütün yelkenleri küçültürlerse de &nbsp;dalgalar pruvadan bindirir. Prenses &nbsp;kendisini kötü hissetmemekle beraber &nbsp;kamarasına çekilir.</p>

<p><strong>Ariadne Çanakkale Boğazı’na yaklaşıyor</strong><br />
William Howard Russell &nbsp;şöyle anlatır; 30 Mart-Ege &nbsp;adaları arasında seyir ediyoruz. Günün ışımasıyla birlikte mavi denizde beyaz köpüklerle sarılı kara bir leke olarak Patnos gözüktü. Onu Levitha takip etti. Gün doğmadan Çanakkale’ye girmek istemediğimizden süratimizi düşürdük. Psyche bizi geçti. Fakat sonra yavaş yavaş yakaladık. Akşamüzeri görüntüyü iyice kısıtlayan puslu bir havada iki gemi birlikte seyrederken Truva ovası sancağımızdaydı.</p>

<p><strong>31 Mart ve işte Çanakkale Boğazı!</strong><br />
Saat sabahın 10’ unda pruvamızın iskele tarafında Kilitbahir ve Çanakkale Kalesi sancak tarafımızda &nbsp;idi. Demir atarken her iki hisarın surlarından da selamlanıyoruz. Ariadne demir attıktan sonra İngiliz Sefiri Majesteleri Hon. H. Elliot, Bay Lionel Moore, Bay Kennedy ve yardımcı konsolos Bay Wrench güverteye çıktılar. Rauf Paşa da kraliyet misafirlerini padişah namına karşılamak ve saygılarını sunmak üzere padişahın stimli yatı Pertev Piyale ile gelmişti.<br />
Prens ve maiyeti hisarlardan ve gemilerden top atışı selamları ile birlikte kendilerini Çanak’a götürecek olan maiyet stimli yatına bindiler. Prens burada Çanakkale valisi Eyüp Paşa tarafından karşılandı ve birbirleriyle selamlaştıktan sonra prens kaleden içeri doğru yürüdü.Dev bir top atışa hazırlanmıştı. Topun atışını seyretmek için prens ve maiyeti surlarda yerlerini aldılar.Psyche, Caradoc ve Pertev Piyale &nbsp;gemilerinin takip ettiği &nbsp;Ariadne Çanakkale’den sonra ikindi üzeri Gelibolu’ya uğrak yaptı. Ariadne eski &nbsp;kale &nbsp;rıhtımına doğru yol almaya başlayınca bunu gören halk sahile koşmaya başlar. Prens ve maiyetini karaya götürecek olan filikalar indirildiğinde rıhtımda kalabalık bir halk kitlesi onları beklemekteydi. Kendilerini paşanın yolladığı zabit ve İngiliz viskonsülü karşıladı &nbsp;ve dar sokaklardan geçerek çoğu Kırım savaşında can vermiş İngiliz askerlerinin mezarlarını &nbsp;ziyaret ettiler. &nbsp;</p>

<p><strong>Prens ve Prenses İstanbul’da&nbsp;</strong><br />
1 Nisan Perşembe sabah saatlerinde Ariadne artık İstanbul önlerine varmıştı. &nbsp; Prens ve Prenses misafirleriyle &nbsp;İstanbul’un göğe yükselen camilerinin ve minarelerinin efsunlu &nbsp;tablosunu seyretmeye başladılar.. Sarayburnu’na yaklaştıklarında ise bayraklarla süslenmiş İngiliz sakinleriyle dolu teknelerden &nbsp;“Allah Kraliçeyi korusun” sesleriyle &nbsp;Prensi ve Prensesi karşılama yapıyorlardı.<br />
Prensi ve Prensesi görünce stimbotlardan, sandallardan &nbsp;gelen alkış ve tezahüratlar iyice artıyordu. Güvertede başlarında Yüzbaşı Poere olan deniz piyadeleri, şeref kıtası tam donanımlı &nbsp;olarak hazır taburdaydılar..<br />
William Howard Russell &nbsp;şöyle devam eder; &nbsp;“Filikalar indirildi ve prens maiyetiyle padişahın tahsis ettiği &nbsp;ihtişamlı &nbsp;saltanat kayığıyla gemiden ayrıldı. Majesteleri silistre çalınarak saltsanat kayığına &nbsp;geçtiğinde, rıhtımlardaki insanların alkışları arasında Boğazdaki flamalarla donatılmış Türk &nbsp;zırhlılarından ve Sarayburnu’ndan majestelerine selam salvosu atıldı, dans eden dalgaların üzeri kayık ve istimbotlarla doluydu. Ariadne ve Psyche eşliğinde kraliyet sancağını taşıyan Pertev Piyale, Tophane &nbsp;rıhtımlarına ulaştı. Gördüğümüz &nbsp;kayıklardan &nbsp;en muhteşem olanı padişahın ondört çifte kürekle donatılmış &nbsp;saltanat kayığı ve ipek mintanlı kürekçilerle diğer üç saltanat kayığı takip ederken teşrifat Nazırı Başvezir Ali Paşa ve Kamil Bey &nbsp;onlara eşlik ettiler.”<br />
Sultan Abdülmecid &nbsp;rıhtımda kendilerini karşıladı ve &nbsp;iki ülke arasındaki dostluğu &nbsp;anlatan &nbsp; konuşmalardan sonra kalabalık bir heyet tahsis edilen &nbsp;Nusretiye Kasrı’na kadar misafirleriyle birlikte yürüdü.. Prens &nbsp;ve &nbsp;beraberindekiler yerleştikten sonra padişahın saltanat arabaları ile Boğazın daha yukarısında olan Dolmabahçe Sarayı’na götürüldüler. Sarayda kendilerini Muhafız Alayı ve bandosu karşıladı. Saltanat paytonundan iner inmez padişah tarafından karşılanan prens girişin her iki tarafına dizilmiş saray görevlilerinin arasından çok görkemli bir salona alındı. Prens, Yüzbaşı Campbell ve Sir F.Blackwood ile maiyetindekileri padişaha tanıştırdı. Prens kısa bir konuşmadan sonra ayrılırken padişah tarafından kapı eşiğine kadar geçirildi ve yanındakilerle Salıpazarı’ndaki Nusretiye Kasrı’na döndü. Öğle yemeğinden sonra majesteleri, prenses ve Bayan Grey protokolle İngiliz büyükelçiliğine gittiler.Burada Büyükelçi ve eşi Elliot ve elçilik mensupları tarafından karşılandılar. Prens ve Prensesin ziyaretleri saat altıya kadar sürdü. Padişahın tahsis ettiği saltanat arabalarıyla geri dönerken yol kenarına dizilmiş büyük bir kalabalık saygıyla selamlandılar.</p>

<p>&nbsp;William Howard Russell &nbsp; şöyle anlatır; “İstanbul halkında ve yapısında büyük bir değişiklik seziliyordu. 1864’deki büyük yangından sonra hiçbir ahşap yapıya izin verilmediğinden İstanbul’da diğer binalar arasında çok miktarda boş alan mevcuttu. Haliç’in iki tarafındaki ana yollarda gaz lambaları &nbsp;mevcuttu ve pekçok çeşme görülüyordu. Fakat halkta izlenen değişim gözlere pekte hoş gelmiyordu. Erkeklerde bildiğimiz eski çok alımlı giysilere çok seyrek rastlanıyordu. Kadınlar da sarı pabuç veya terlikleri bırakmışlar ve en son frenk modeli rugan deri botlar giyiyorlardı. Salıpazarı’ndaki sarayda altın ve gümüş tabaklarda sunulan akşam yemeği takdire şayandı. Davet salonunun bitişiğindeki odada Guatelli Paşa şefliğindeki padişah bandosu mükemmel bir şekilde opera müziği çalarak hepimizi şaşırttı. Orkestra ayağa kalkıp “Allah Kraliçeyi Korusun” marşını &nbsp;terennüm &nbsp;edip ayrılırken herkes o kadar yorgun olsa da &nbsp;onları takip etmek için umumi bir arzu vardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(14).jpg" style="height:585px; width:400px" />&nbsp;<br />
<em>Kraliçe Victoria’nın deniz ressamı (Marine Painter)&nbsp;<br />
Sir Oswald &nbsp;Walters Brierly.</em></p>

<p><strong>2 Nisan Cuma</strong><br />
Tophane’deki sarayda &nbsp;kahvealtımız çok güzeldi ve güzel sunulmuştu. Hizmetkârlar fransızca veya italyanca biliyorlardı. Bay Moore ve padişahın erkânı davetliler arasındaydı. Padişahın prens ve prenses şerefine verdiği yemek düşünce, zevk ve zenginlik olarak son derece mükemmel olduğu gibi, kıyaslanamaz güzellikteydi. Şeref kıtası nöbetçileri, atlı arabalar, binek atları, kayıkçılar ve büyük bir hizmetkar grubu devamlı görev başındaydılar. Her gece İtalyan hocalar tarafından eğitilmiş 84 kişilik &nbsp;takdire şayan müzisyenlerden oluşan orkestra &nbsp;akşam yemeğinde herkesi büyülüyorlardı. Orkestra şefi Senyor Guatelli Paşa olup orkestrada rütbeleri albaydan teğmene kadar en az yirmi müzisyen &nbsp;subay yer alıyordu.Masa çok nadide tabaklarla kaplıydı. Padişah her sabah en bulunmaz çiçek ve meyvalarla dolu tepsiler yolluyordu. Beyaz yakalı ve manşetli yeşil ve altın rengi üniformalı valeler geçitlerde bekliyorlardı. Siyah üniformalı çubukçular da elinizi çırptığınızda kehribar ağızlıklı ve yine mücevherlerle işlenmiş minik kahve fincanlarını oturtmak için oyma yerleri olan nargileler getirmek üzere hazır bekliyorlardı. Mutfaklarının daha iyisi bulunamazdı ve şarapları çok güzeldi. Sarayla ilgili her görevli İngilizce veya Fransızca konuşabiliyordu. Sarayda Türk hamamları bulunup istediğinde hemen hazırlanıyordu. Muhafız alayı subayları, görevliler, süvariler, yaverler altın sırma ve al kıyafetleriyle ışıl ışıl salonda ve koridorlarda boy gösteriyorlardı. İnsan doğrusu kendisine gösterilen bu ihtimamın altında kalmakta zorluk çeker.</p>

<p>Prens ve Prensese tahsis edilen saltanat kayığı görününce bütün surlar muhafızlarla doluyor, surlardan her esintiyle mehterlerin sesleri yayılmaya başlıyordu. Rıhtımlarda tayfa alesta bekliyor ve en ufak bir hareketinizde koşuyorlar ve en ufak bir arzunuz emir sayılıyordu. Anlaşılan padişah Londra ziyaretinde nasıl karşılandığını hatırlıyor ve bunu gösteriyordu. Hizmetkarlar da padişahlarının nasıl ağırlandığını ve İngiltere’nin kötü zamanlarında nasıl dostça davrandığını unutmadıklarını prensin maiyetine hissettirmeye çalışıyorlardı.&nbsp;</p>

<p><strong>Türk kadınları</strong><br />
Majesteleri ve Bayan Grey’e şerbet, portakal suyu ve menekşeden yapılmış tatlılar sunuldu. Yolun öbür tarafındaki alçak duvarlarla ayrılmış çimenlikte sadece doğulu kadınların becerebileceği renk karmaşası kıyafetleri ile Türk kadınları adeta hareket eden bir çiçek tarlasını andırıyorlardı. Müttefik kuvvetlerinin Türkiye’nin başşehrine uğramalarından beri gözle görülür yenilikler göze çarpıyordu. Kadınların taktığı peçe veya yaşmak artık en iyi müslinden- örgüsü Dakka’nın rüzgarı gibi- olup hatlar düzgün ve renkler göz alıcı olduğu zaman genellikle görüntüyü kapamaktan ziyade kadınları daha da çekici kılıyordu. Bu süt beyazı yüzlerden düz kaşlar altındaki siyah boncuk gibi gözler tereddütsüzce parlak bir ifade ile size bakıyorlardı. Acaba modacılar bu kibar çekiciliği Avrupaya getirmeyecekler miydi! Bazen Paris modacılarının bile deva olamadıkları durumlarda Doğulu kadınların modalarından esinlenecekleri kıyafetlerle çok etkili olacakları inkâr edilemezdi. Yaşmağın bütün güzelliğine rağmen bir kadının tüm sosyal hayatını uygarlıktan kısıtlayan din ve dinsel gelenekler mevcuttu.”</p>

<p><strong>Padişah Naum Tiyatrosu’na davet ediyor</strong><br />
Prens ve Prenses &nbsp;İstanbul’da kaldıkları sürede iki ayrı &nbsp;akşam padişah tarafından bir İtalyan sanat topluluğunca sergilenen operayı izlemek &nbsp;üzere Naum Tiyatrosu’na davet edildiler. Tiyatroya Padişah da maiyetiyle katıldı. 3 Nisan günü &nbsp;sabah saatlerinde prens ve maiyeti üç saltanat &nbsp;kayığıyla &nbsp;Sarayburnu’ndaki rıhtıma doğru yola çıkatılar ve burada Topkapı Sarayı ve Sultanahmet’teki tarihi yerleri gezdiler. &nbsp; İngiliz Büyükelçiliğindeki devlet balosu ise son derece görkemli oldu. Baloya altıyüz davetiye gönderilmişti. &nbsp;Prens &nbsp;ve Prenses &nbsp;İngiliz Büyükelçiliği’ne &nbsp;geldiklerinde Büyükelçi ve eşi &nbsp;tarafından karşılandılar. Bahçe kapısının içindeki avluda Ariadne mürettebatı hazır beklemekteydi.<br />
William Howard Russell’ın &nbsp;şöyle anlatır; “Bayraklarla bezenmiş &nbsp;avluda kraliyet deniz piyadeleri şeref kıtası vardı. Kırım savaşından beri Pera ilk kez İngiliz piyadelerinin ayak sesleriyle yankılandı. Koridorlar, merdivenler ve salonlar çiçekler ve yabancı bitkilerle donatılmıştı. Padişah geç teşrif etti. Arkasında kalabalık bir nazırlar ve subaylar grubu vardı. İngiliz Büyükelçiliğinin avlusunda Prens ve Prenses protokol ve büyükelçi tarafından karşılandılar.Prens ve prenses ile birlikte kendilerine tahsis edilen yüksekçe bir köşede yerlerini &nbsp;aldıktan sonra padişahın ilk defa bir baloda bulunmasını izlemek için tüm davetliler o tarafa akın etmişlerdi.İlk dansa kalkan prens ve prenses, Bay ve Bayan Elliot, General ve Bayan Ignatieff, M.Bourre ve diğerleri oldu. &nbsp;Sultan Abdülmecid gece yarısından biraz sonra davetten ayrıldı.. Kraliyet grubu günün ışıdığı saatlere kadar eğlenmesine devam ettiler..&nbsp;<br />
4 Nisan Pazar günü kraliyet grubu İngiliz Büyükelçiliğindeki kilisede dini törene katıldı. Oraya her birini dört atın çektiği etrafı muhafızlarla çevrili, üzeri açık üç araba ile protokol sırasına göre konvoy halinde gittiler.<br />
Onları Muhafız Birliği ve hizmetkarları takip ediyordu. Sokaklar ve pencereler kendilerini seyreden halk ile dolu idi. Prens ve prensesi büyükelçi ve Bayan Elliot verandada karşıladı ve değerli misafirlerini bekleyenlerin &nbsp;olduğu kiliseye götürüldüler. Rahip Bay Gribble tarafından okunan duadan sonra büyükelçilikte öğle yemeği yendi, müteakiben saraya dönüldü. Saat 15.30 da prens, prenses ve protokol &nbsp;diğer &nbsp;üç &nbsp;kayık eşliğinde padişahın kayığı ile Boğazı geçip Sivastopol’da canveren İngiliz askerlerinin gömüldüğü Üsküdar’daki (Haydarpaşa) kabristana gittiler. Öğleden sonra Karadenizden gelen bulutlar yağmur yağacağını gösteriyordu; ziyaretçiler kabristana girdikten biraz sonra yağmur başladı. Onları çoğunluğu Avrupalı olan bir kalabalık karşıladı. Mezarlık duvarları iç kısmında bir çok grup hanım ve beyler kendilerini bekliyordu.Kabristan görevlisi çavuş Lyne zeki ve çalışkan görünümlü olup, sadece iki yardımcısı vardı. Bazı mezarların şiddetle temizliğe ihtiyacı olduğu görülüyordu.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(19).jpg" style="height:479px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Prens ve Prenses &nbsp;ve İngiliz Bükelçisi &nbsp;Elliot ve eşi ve kalabalık bir heyetle &nbsp;Gelibolu’daki İngiliz Mezarlığı’nda. Kaynak:Oswald Walters Brierly suluboya tablosu.</em></p>

<p><strong>Haydarpaşa &nbsp;İngiliz Kırım Harbi Mezarlığı</strong><br />
Haydarpaşa’daki İngiliz Mezarlığı, ilk olarak Kırım Harbi sırasında ölen İngiliz askerleri adına kurulmuş bir mezarlıktır. William Howard Russell ısrarla &nbsp;yerli makamların teftiş görevlerini ihmal ettiklerini ve paranın boşa gittiğini tekrarlar ve gördüklerini şöyle nakleder; “Gittikçe artan yağmura rağmen prens ve prenses kabristanı dikkatle gezdiler, denize bakan yeşil yamaçta Üsküdar’ın kemik dolu baraka hastanesi yakınında mermer lahitleri altında yatan bu insanların başuçlarında ki taşlarda yazan kısa hayat ve görev bilgilerini okudular. Kabristanda en dikkat çeken obje “Burada 1854,1855 ve 1856 senelerinde memleketleri için Rusya’ya karşı savaşırken şehit olanlar yatmaktadır” yazan dörtgen sütun olup, her yüzünde yazılar yeralmakta idi. Ancak bu yazılar o kadar kötü bir şekilde oyulmuştu ki batıya bakan taraftaki Fransızca yazılar hariç diğerleri zorlukla okunabiliyordu. Marochetti’nin eserlerini sevenler sütun üzerindeki obeliski taşıyan dört ayak vazifesini gören meleklerin yüz ifadelerini beğeneceklerdir. Obeliks luxor sütununun petto kopyasıdır. Tüm görünüm pek güzel ve değerli değildi.<br />
8 Nisan günü Prenses Christina, Bayan Grey ile Elçilik tercümanı Sandeson’un rehberliğinde &nbsp;Kapalıçarşı’ya gittiler. Daha sonra Kaptan Ellis’le Pera’da Abdullah Biraderler Fotoğraf stüdyosuna ve Hamalbaşı sokaktaki İngiliz ressam Maltalı Amadeo Preziosi’nin son derece renkli stüdyosunu ziyaret ettiler.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(21).jpg" style="height:461px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>&nbsp;Prenses &nbsp;ve Bayan Grey &nbsp;Kapalıçarşı’da.&nbsp;<br />
Kaynak:Oswald Walters Brierly suluboya tablosu.</em></p>

<p>Sultan Abdülmecid &nbsp;misafirleri onuruna görkemli bir tören daha düzelmişti. Beylerbeyi Camii’ne saltanat kayığıyla giderken Boğazın iki yakasında &nbsp;direkleri baştan başa bayraklarla süslenmiş gemiler &nbsp;onları top atışlarıyla &nbsp;selamladılar ve &nbsp;Kraliyet heyeti, denizi dolduran İngiliz ve diğer Avrupalı yabancılar, &nbsp;Levantenler ve meraklı &nbsp;yüzlerce kişiyle bezenmiş &nbsp;kayıklar, stimbotlar &nbsp;arasında Saltanat kayığıyla Beylerbeyi’nde &nbsp;karaya çıktılar.&nbsp;<br />
Kraliyet Heyeti birsüre istirahat ettikten sonra &nbsp;dönüşte saltanat arabalarıyla alınarak Dolmabahçe Sarayı’na geldilr. Burada da ihtişamlı bir karşılama yapıldı ve &nbsp;yeniden Salıpazarı’ndaki Nusretiye Kasrı’na döndüler.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(24).jpg" style="height:499px; width:800px" />&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<em>Ariadne &nbsp;yatı ve yatla beraber diğer yandan çarklı ve pervaneli İngiliz Sefareti yatı&nbsp;<br />
Rumeli Kavağı’na doğru seyrediyorlar.</em></p>

<p>Prensin gezisine davet edilen Times &nbsp;yazarlarından William Howard Russell bu geziyi İngiltere’ye avdetinden &nbsp;çok kısa bir süre sonra George Routledge And Sons tarafından neşredilen &nbsp;<em><strong>“Diary &nbsp;in the East &nbsp;During the tour of the Prince and Princess of Wales”</strong></em> adını verdiği eserinde (1869) belgelendirmiştir. İngiliz Kraliyet ailesi koleksiyonunda bu geziyle bağlantılı &nbsp;muhtelif tablolar bulunmaktadır .&nbsp;<br />
Sir Oswald Walters Brierly’nin resim koleksiyonundan bir kısmı &nbsp;Greenwich’deki &nbsp;<strong>National Maritime Museum</strong>’dadır. Ayrıca Kraliçe Victoria'nın deniz ressamı olması nedeniyle kraliyet koleksiyonunda yaklaşık 150 eseri bulunmaktadır. Londra’daki <strong>Victoria and Albert Museum</strong>, Plymouth’daki <strong>Bristol Museum &amp; Art Gallery</strong>’de diğer İngiliz ressamları koleksiyonları arasında resimleri vardır.Ayrıca Avusturalya Sidney’deki <span style="color:#3498db"><u>&nbsp;Art Gallery of New South Wales</u></span>,<strong> Art Gallery of Western Australia</strong> sanatçının Avustralya dönemine ait ünlü suluboya tablolarını sergiler. <strong>State Library of New South Wales (Mitchell Library)</strong>; resimleri yanı sıra sanatçıya ait günlük ve eskiz defterlerini de muhafaza eder. <strong>National Gallery of Australia (Kanberra ve Melbourne) ve National Library of Australia</strong> &nbsp;sanatçının eserlerinin bulunduğu diğer büyük devlet galerileridir.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:00:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmaris\&#039;te Yat Yarışları Doludizgin...</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/marmariste-yat-yarislari-doludizgin-5737</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/marmariste-yat-yarislari-doludizgin-5737</guid>
                <description><![CDATA[Marmaris\'te Yat Yarışları Doludizgin...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_top.jpg" /></p>

<p>Campus Cup&nbsp;ile&nbsp;Nisan&nbsp;ayına giren&nbsp;MIYC, ardından&nbsp;Kış Trofesi’nin&nbsp;kapanışını&nbsp;yaptı. Soluklanmadan, bu yıl&nbsp;üçüncüsünü&nbsp;düzenlediği&nbsp;Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası’nın startını verdi. Biter bitmez, araya boşluk vermeden&nbsp;9 Mayıs’ta sona erecek&nbsp;Nurolbank Uluslararası Loryma Cup’ı başlattı. Sırada&nbsp;9-10 Mayıs’ta&nbsp;UNI Match Race,&nbsp;16-19 Mayıs’ta&nbsp;119 Mil 19 Mayıs Gençlik Kupası&nbsp;var.</p>

<p>&nbsp;Yat yarışlarında tempoyu yükselterek&nbsp;yoğun bir dönem&nbsp;yaşayan&nbsp;Marmaris Uluslararası Yat Kulübü, programını nerede ise&nbsp;soluklanmadan&nbsp;sürdürüyor. Sadece&nbsp;Campus Cup&nbsp;ile&nbsp;Kış Trofesi’nin kapanışı arasında bir&nbsp;boşluk&nbsp;oldu, diğerleri&nbsp;peş peşe&nbsp;sıralandı…</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(15).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>CAMPUS CUP’A 27 EKİP KATILDI&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<em>(31 Mart-2 Nisan)</em><br />
<br />
Marmaris Uluslararası Yat Kulübü&nbsp;<em>(MIYC)</em>,&nbsp;üniversiteli yelken takımlarına&nbsp;yönelik&nbsp;18 yıllık&nbsp;geleneksel etkinliği&nbsp;Campus Cup’ı&nbsp;31 Mart-2 Nisan&nbsp;tarihleri arasında&nbsp;Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu&nbsp;işbirliğinde gerçekleştirdi.<br />
Yarışlara,&nbsp;Koç,&nbsp;Kadir Has,&nbsp;İstanbul Teknik,&nbsp;Bilgi,&nbsp;İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa,&nbsp;Yaşar,&nbsp;Galatasaray,&nbsp;Yıldız Teknik,&nbsp;Acıbadem,&nbsp;Piri Reis,&nbsp;Ege,&nbsp;Boğaziçi,&nbsp;Orta Doğu Teknik,&nbsp;Marmara,&nbsp;Beykoz,&nbsp;İstanbul,&nbsp;İzmir Ekonomi&nbsp;ve&nbsp;Özyeğin&nbsp;üniversitelerinden&nbsp;27 ekip&nbsp;katıldı.<br />
ORC A’da&nbsp;Mersin Yelken Akademisi-Bilgi Üniversitesi,&nbsp;ORC B’de&nbsp;Jolly Baba-Marmara Üniversitesi,&nbsp;ORC C’de&nbsp;Cheese VI-Koç Üniversitesi,&nbsp;ORC D’de&nbsp;HIT Tenten-Yaşar Üniversitesi,&nbsp;ORC E’de&nbsp;Tok Sailing-Koç Üniversitesi&nbsp;yapılan&nbsp;5 yarışın&nbsp;ardından gruplarında&nbsp;birinci&nbsp;oldu.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up1.jpg" /><br />
<strong>MIYC KIŞ TROFESİ SONA ERDİ</strong><br />
<em>(25-26 Nisan)&nbsp;</em><br />
Ocak&nbsp;ayında başlayan&nbsp;MIYC Kış Trofesi,&nbsp;25-26 Nisan&nbsp;tarihlerinde&nbsp;6’ncı ve&nbsp;son ayak&nbsp;yarışları ile tamamlandı.&nbsp;39 teknenin&nbsp;kayıt verdiği&nbsp;kapanış&nbsp;yarışlarına&nbsp;ORC F&nbsp;ve&nbsp;G&nbsp;gruplarında katılım olmadı.<br />
Elverişsiz rüzgar&nbsp;nedeniyle&nbsp;tek yarışla&nbsp;noktalanan&nbsp;6. Ayak’ta&nbsp;ORC A’da&nbsp;<em>(10 tekne)</em>&nbsp;Brozex&nbsp;<em>(Sergei Musikhin)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;<em>(3 tekne)</em>&nbsp;Courrier du Coeur&nbsp;<em>(Evgeny Andrianov)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;<em>(12 tekne)</em>&nbsp;Technonicol&nbsp;<em>(Mati Sepp)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;<em>(8 tekne)</em>&nbsp;Agile&nbsp;<em>(Tunca Çalışkan)</em>,&nbsp;ORC E’de&nbsp;<em>(6 tekne)</em>&nbsp;Looping&nbsp;<em>(Marija Soboleva)</em>&nbsp;birincilik elde etti.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up6.jpg" /><br />
Bu sonuçlarla trofe&nbsp;genel&nbsp;sıralamasında&nbsp;ORC A&nbsp;grubunda&nbsp;FarrFara&nbsp;<em>(Erhan Uzun)</em>&nbsp;64 puanla&nbsp;birinciliğe adını yazdırdı.&nbsp;Vakkorama&nbsp;<em>(Erhan Karaca)</em>&nbsp;66 puanla&nbsp;ikinci,&nbsp;Boreas&nbsp;<em>(Erkan Bilsev)</em>&nbsp;86.5 puanla&nbsp;üçüncü oldu.<br />
ORC B&nbsp;grubunda iki&nbsp;XR 41’den&nbsp;Axioma&nbsp;<em>(Gleb Semerenko)</em>&nbsp;birincilik,&nbsp;Dxarma&nbsp;<em>(Gavrilov Dmitry)</em>&nbsp;ikincilik elde etti.<br />
Buran’ın&nbsp;<em>(Alexey Moskvin)</em>&nbsp;33 puanla&nbsp;birinci olduğu&nbsp;ORC C’de&nbsp;Flyer-Lotus Dental&nbsp;<em>(Tora Kutoğlu)</em>&nbsp;49 puanla&nbsp;ikinci,&nbsp;Jolly Baba&nbsp;<em>(Tolga Gökova)</em>&nbsp;52 puanla&nbsp;üçüncü sırada yer aldı.<br />
ORC D’de&nbsp;Agile&nbsp;<em>(Tunca Çalışkan)</em>,&nbsp;ORC E’de&nbsp;Zamazingo&nbsp;<em>(Celal İşçimenler)</em>,&nbsp;ORC F’de&nbsp;Capella&nbsp;<em>(İhsan Kalaycı)</em>,&nbsp;ORC G’de&nbsp;Almadia&nbsp;<em>(Bülent Çelik)</em>&nbsp;birincilik derecesi ile&nbsp;2026&nbsp;Kış Trofesi’ni noktaladı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;<a href="https://data.orc.org/public/WEV.dll?action=index&amp;eventid=apazb" rel="alternate" target="_blank">- MIYC Kış Trofesi 6. Ayak Sonuç Tabloları &gt;&gt;</a><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Trofe Genel Sıralaması haberin ekindedir)</em><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up3.jpg" /><br />
<strong>TP52 NAPAN, AKDENİZ YAT ŞAMPİYONASI İÇİN KIBRIS’TAN GELDİ</strong><br />
<em>(27 Nisan-1 Mayıs)</em><br />
Kış Trofesi’nden&nbsp;bir gün&nbsp;sonra bu yıl&nbsp;MIYC&nbsp;tarafından&nbsp;3’üncüsü düzenlenen&nbsp;Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası’nın startı&nbsp;27 Nisan’da verildi.<br />
Kış dönemini geçen yıl&nbsp;Arkın Group&nbsp;tarafından satın alınan ve&nbsp;Temmuz&nbsp;ayında&nbsp;Cumhurbaşkanlığı himayesinde&nbsp;düzenlenen&nbsp;Kıbrıs Kupası’na, peşinden&nbsp;36. Marmaris Uluslararası Yarış Haftası’na katıldıktan sonra kış dönemini&nbsp;KKTC’deki hangarında geçiren&nbsp;TP52 Napan’ın da yer aldığı şampiyonaya&nbsp;31 tekne&nbsp;kaytıt verdi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up5.jpg" /><br />
4 günde 11 yarışın&nbsp;hedeflendiği şampiyonada rüzgar ancak&nbsp;8 yarışa&nbsp;izin verdi.&nbsp;9 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;ORC A’da birinciliği&nbsp;Brozex&nbsp;<em>(Sergei Musikhin)</em>&nbsp;kazandı.&nbsp;Eker 40&nbsp;<em>(Petr Kochnev)</em>&nbsp;ikinci,&nbsp;Lagertha&nbsp;<em>(Ivan Ivanov)</em>&nbsp;üçüncü oldu.<br />
Bu grupta&nbsp;Kural 69.1a’dan&nbsp;DNE&nbsp;<em>(atılamayan diskalifikasyon)</em>&nbsp;puanı alan&nbsp;Arkın Group Sailing’in&nbsp;Deniz Fıçı&nbsp;liderliğindeki&nbsp;TP52 Napan'ı&nbsp;5’inci,&nbsp;FarrAway&nbsp;<em>(Zafer Öznur)</em>&nbsp;6’ncı,&nbsp;Vakkorama&nbsp;<em>(Cem Hakko)</em>&nbsp;8’inci,&nbsp;Boreas&nbsp;<em>(Erkan Bilsev)</em>&nbsp;9’unucu sırada yer aldı.<br />
8 ekibin&nbsp;tamamının&nbsp;yabancılardan&nbsp;oluştuğu&nbsp;ORC B’de birinciliği&nbsp;Jason&nbsp;<em>(Boris Burmentev)</em>, yine&nbsp;tümü yabancı 8 ekibin&nbsp;bulunduğu&nbsp;ORC C’de&nbsp;Wizard&nbsp;<em>(Pavel Karachov)</em>&nbsp;kazandı.<br />
6 teknenin&nbsp;kayıt verdiği&nbsp;ORC D’de&nbsp;Blue X-Lexus Sailing Team&nbsp;<em>(Berkcan Arat)</em>,&nbsp;Ivana&nbsp;<em>(Mark Abdrakipov)</em>’nın arkasından ikincilik,&nbsp;Agile&nbsp;<em>(Tunca Çalışkan)</em>&nbsp;üçüncülük elde etti.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;<a href="https://data.orc.org/public/WEV.dll?action=index&amp;eventid=unbwu" rel="alternate" target="_blank">- 3. Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası Sonuç Tabloları &gt;&gt;</a><br />
<br />
&nbsp;<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up2.jpg" />&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
<strong>NUROLBANK ULUSLARARASI LORYMA CUP</strong><br />
<em>(2-9 Mayıs)</em><br />
<br />
Akdeniz Yat Şampiyonası’nın tamamlanmasından sonra araya&nbsp;boşluk&nbsp;bırakmadan&nbsp;Nurolbank&nbsp;ana sponsorluğunda&nbsp;MIYC&nbsp;tarafından düzenlenen&nbsp;Uluslararası Loryma Cup&nbsp;başladı.&nbsp;ORC&nbsp;sınıflarında, ekiplerin&nbsp;tamamı yabancı&nbsp;yelkencilerden oluşan&nbsp;39 teknenin&nbsp;kayıt verdiği etkinliğin&nbsp;Dümenci Toplantısı&nbsp;ve&nbsp;açılış&nbsp;töreni&nbsp;3 Mayıs’ta&nbsp;Albatros Marina’da yapıldı.<br />
4 Mayıs’ta&nbsp;Marmaris Koyu’ndaki yarışın ardından filo&nbsp;5 Mayıs’ta&nbsp;Datça&nbsp;rotasına yelken bastı.&nbsp;6 Mayıs’ta&nbsp;Datça-Körmen&nbsp;etabının ardından&nbsp;Kairos Marina’da yapılan törenle dereceye girenlere ödülleri verildi.<br />
7 Mayıs’ta koşulan&nbsp;Körmen-Hisarönü&nbsp;etabının ödülleri&nbsp;Martı Marina’da sahiplerini bulduktan sonra&nbsp;8 Mayıs’ta&nbsp;Martı Marina-Hisarönü’nden başlayan yarış&nbsp;Marmaris’te sona erdi.&nbsp;Kapanış&nbsp;ve&nbsp;ödül töreni 9 Mayıs’ta&nbsp;Albatros Marina’da düzenlenecek.<br />
<a href="https://data.orc.org/public/WEV.dll?action=index&amp;eventid=bxbgv" rel="alternate" target="_blank">- Nurolbank Loryma Cup Sonuç Tabloları &gt;&gt;</a>&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>UNI MATCH RACE ve 119 MİL 19 MAYIS KUPASI SIRADA</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up7.jpg" style="height:274px; width:250px" /></p>

<p>Marmaris’te son dönemde gözde olan&nbsp;11 Metre&nbsp;tipi teknelerin mücadele edeceği&nbsp;UNI Match Race&nbsp;<em>(Marmaris City Race)</em>&nbsp;9-10 Mayıs’ta gerçekleşecek.<br />
Ardından&nbsp;Marmaris Uluslararası Yat Kulübü&nbsp;<em>(MIYC)</em>,&nbsp;Bodrum Açık Deniz Yelken Kulübü&nbsp;<em>(BAYK)</em>,&nbsp;Göcek Yat Kulübü&nbsp;<em>(GYC)</em>&nbsp;ve&nbsp;Datça Yat Kulübü&nbsp;<em>(DYK)</em>&nbsp;işbirliğinde düzenlenen&nbsp;119 Mil 19 Mayıs Gençlik Kupası 16 Mayıs’ta başlayıp&nbsp;duraksız&nbsp;seyirle&nbsp;19 Mayıs’ta tamamlanacak.<br />
Gençlik ruhunu&nbsp;ve&nbsp;yelken sporunu buluşturmayı&nbsp;hedefleyen&nbsp;Bodrum-Göcek-Marmaris&nbsp;rotalı bu uzun yarışın duyurusu&nbsp;BAYK Kış Trofesi’nin&nbsp;7-8 Mart&nbsp;tarihinde gerçekleşen&nbsp;4’üncü ayağında&nbsp;yapılmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:00:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TV Yayıncılığını Değiştiren Efsane Yelkenci Turner Yaşamını Yitirdi</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tv-yayinciligini-degistiren-efsane-yelkenci-turner-yasamini-yitirdi-5736</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tv-yayinciligini-degistiren-efsane-yelkenci-turner-yasamini-yitirdi-5736</guid>
                <description><![CDATA[TV Yayıncılığını Değiştiren Efsane Yelkenci Turner Yaşamını Yitirdi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_top.jpg" /></p>

<p>CNN&nbsp;kanalını kurarak&nbsp;24 saat kesintisiz haber&nbsp;yayıncılığını başlatan ve dünyada&nbsp;yayıncılık tarihini&nbsp;değiştiren&nbsp;Ted Turner,&nbsp;“işadamı”&nbsp;kimliğinin yanı sıra&nbsp;efsane&nbsp;bir yelkenciydi.&nbsp;Aristokrat yelkencilerin&nbsp;yer aldığı aleme&nbsp;“dışarıdan giren bir asi”&nbsp;olarak tanımlanan, bu alanda başarılı kariyerini dört kez&nbsp;“Yılın Yelkencisi”&nbsp;seçilerek taçlandıran&nbsp;Turner,&nbsp;87&nbsp;yaşında&nbsp;Florida’daki evinde hayata veda etti.</p>

<p>Dünyada&nbsp;TV yayıncılık tarihini&nbsp;değiştiren,&nbsp;CNN&nbsp;ve&nbsp;Turner Classic Movies&nbsp;<em>(TCM)</em>&nbsp;gibi&nbsp;dev yayıncılık şirketlerini&nbsp;kuran&nbsp;ABD’li iş insanı&nbsp;Ted Turner,&nbsp;87 yaşında&nbsp;hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberi,&nbsp;ailesi&nbsp;ve şirketi&nbsp;Turner Enterprises&nbsp;tarafından&nbsp;6 Mayıs’ta duyuruldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(16).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
CNN'in&nbsp;CEO'su ve yönetim kurulu başkanı&nbsp;Mark Thompson,&nbsp;<em>"Ted son derece ilgili ve kararlı bir liderdi; ataktı, korkusuzdu ve her zaman sezgilerine güvenirdi”</em>&nbsp;dedi.<br />
Ancak&nbsp;Ted Turner&nbsp;fırtınası,&nbsp;CNN’i kurduğu&nbsp;1980’den önce yelken dünyasında&nbsp;çoktan&nbsp;esmeye başlamıştı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up4.jpg" /><br />
<strong>"DIŞARIDAN GİREN BİR ASİ"</strong><br />
Geleneksel&nbsp;ve&nbsp;aristokrat&nbsp;yelkencilik dünyasına&nbsp;dışarıdan&nbsp;bir&nbsp;"asi"&nbsp;olarak girdiği için&nbsp;“Kaptan Küstah”&nbsp;<em>(Captain Outrageous)</em>&nbsp;lakabı ile tanımlanan&nbsp;Ted Turner&nbsp;ilk önemli başarısını&nbsp;1971’de&nbsp;Long Island&nbsp;açıklarında yapılan&nbsp;Dünya Yelken Şampiyonası'ndaki&nbsp;birinciliği&nbsp;ile elde etti.&nbsp;<br />
Ardından&nbsp;1977’de, o yıllarda&nbsp;klasik 12 metre&nbsp;teknelerin kullanıldığı&nbsp;America’s Cup’ı dümenciliğini yaptığı&nbsp;“Courageous”&nbsp;yatı ile kazandı. Bu zafer, onu&nbsp;ulusal çapta bir kahraman&nbsp;ve&nbsp;ünlü bir figür&nbsp;haline getirdi. Peşinden&nbsp;Sydney-Hobart&nbsp;yarışında&nbsp;büyük kupanın&nbsp;sahibi oldu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up2.jpg" /><br />
<em>Ted Turner liderliğindeki Tenacious ekibi kaotik&nbsp;</em><em>Fastnet mücadelesini birinci bitirdi.</em><br />
<br />
<strong>“HAVA SERTTİ AMA BİZ DAHA SERTTİK”</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up3.jpg" style="height:223px; width:350px" /></p>

<p>Yelkencilik tarihinin&nbsp;en ölümcül facialarından&nbsp;biri olan,&nbsp;İrlanda&nbsp;açıklarında&nbsp;15 yelkencinin hayatını kaybettiği 1979 Fastnet Yarışı'nda da yer alan&nbsp;Turner, bu kez dümen tuttuğu&nbsp;“Tenacious”&nbsp;adlı teknesi ile rotasını&nbsp;“Genel Klasman Birinciliği”&nbsp;ile tamamladı.&nbsp;<br />
Yarıştan sonra verdiği röportajda kullandığı&nbsp;<em>“Deniz sertti ama biz daha serttik”</em>&nbsp;ifadesi bazı çevrelerde&nbsp;hayranlık&nbsp;uyandırırken, bazı çerelerde de&nbsp;“Kaptan Küstah”&nbsp;lakabını perçinledi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up5.jpg" /><br />
ABD Yelken Federasyonu<em>&nbsp;(US Sailing)</em>&nbsp;tarafından&nbsp;1970,&nbsp;1973,&nbsp;1977&nbsp;ve&nbsp;1979&nbsp;yıllarında&nbsp;dört kez "Yılın Yelkencisi"&nbsp;seçilen&nbsp;Ted Turner&nbsp;için yelkencilik sadece bir&nbsp;hobi değil, iş hayatındaki&nbsp;"risk alan ve saldırgan"&nbsp;karakterini şekillendiren bir&nbsp;okuldu.&nbsp;CNN'i kurarken gösterdiği&nbsp;"asla pes etmeme"&nbsp;disiplinini,&nbsp;fırtınalı denizlerdeki kaptanlık tecrübesine borçlu olduğunu&nbsp;her fırsatta vurguladı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up6.jpg" /><br />
<strong>ESKİ EŞİ JANE FONDA’NIN VEDA MESAJI</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up7.jpg" style="height:269px; width:300px" /></p>

<p>2018’de&nbsp;Alzheimer'a benzer semptomlar gösteren bir demans teşhisi konan,&nbsp;2025’in başlarından da&nbsp;hafif zatürre&nbsp;nedeniyle tedavi gören&nbsp;Ted Turner’in vefat haberinin duyulması üzerine&nbsp;on yıl evli kaldığı&nbsp;eski eşi,&nbsp;Oscar’lı oyuncu&nbsp;Jane Fonda,&nbsp;"Bana kendime inanmayı o öğretti"&nbsp;sözleriyle yayıncılık duayenine veda etti.&nbsp;&nbsp;<br />
1991-2001&nbsp;yılları arasında evli kalan ikiliden&nbsp;Jane Fonda,&nbsp;Turner’ın ölümünün ardından yayımladığı mesajda, eski eşinin&nbsp;hayatındaki dönüştürücü etkisini&nbsp;şu sözlerle dile getirdi:<br />
<em>"Hayatıma girdi;&nbsp;muhteşem yakışıklı,&nbsp;son derece romantik,&nbsp;gözü pek bir korsandı&nbsp;ve o günden sonra&nbsp;asla aynı kişi&nbsp;olmadım.&nbsp;Bana ihtiyacı vardı. Kimse bana ihtiyacı olduğunu daha önce söylememişti ve bu bana&nbsp;ihtiyacı olan sıradan bir insan&nbsp;değildi.&nbsp;Dünyanın en büyük denizcisiydi, parlak bir zekası ve muhteşem bir mizah anlayışı vardı.</em>"<br />
<strong>“ŞU DÜMENİ TED TURNER GİBİ KULLAN!”</strong><br />
Yelken dünyamızın duayenlerinden&nbsp;Seyhun Binzet&nbsp;de,&nbsp;facebook&nbsp;hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:&nbsp;<br />
<em><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up1.jpg" style="height:150px; width:250px" /></em></p>

<p><em>“Dün yelkenciler&nbsp;büyük ve değerli bir abilerini&nbsp;yitirdiler.&nbsp;Ted Turner 87 yaşında&nbsp;hayata veda etti.&nbsp;Ted Turner CNN'in sahibi büyük bir iş adımıydı ama&nbsp;yelken sporunda ki başarıları&nbsp;ile&nbsp;bizim neslin idoluydu.</em><br />
<em>Courageous&nbsp;teknesiyle&nbsp;1977&nbsp;yılında&nbsp;Amerika Cup'ı ve&nbsp;bir çok&nbsp;okyanus yarışını&nbsp;kazandı .&nbsp;Sydney Hobart&nbsp;yarışını kazandı.&nbsp;1979&nbsp;senesinin fırtanalı,&nbsp;teknelerin çoğunun parçalandığı Fastnet yarışını&nbsp;kazandı.&nbsp;En gözüpek okyanus yarışçısı&nbsp;olarak yelken tarihine geçti.</em><br />
<em>Biz o seneler&nbsp;Osman Özdemiroğlu’nun&nbsp;World of Love&nbsp;teknesiyle yarışırdık. Bu teknede aynı&nbsp;Ted Turner’ın efsane&nbsp;Courageous&nbsp;teknesi gibi&nbsp;Sparkmen&amp;Stephan&nbsp;yapımıydı. Dümende&nbsp;Gürhan Tüker&nbsp;kardeşim vardı. Ona&nbsp;sert&nbsp;havalarda&nbsp;'Ted Turner gibi kullan'&nbsp;derdik.</em><br />
<em>Büyük bir yelkenciydi , muazzam bir denizciydi. Işıklarda uyusun gençliğimizin idolu…”</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:00:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜNYANIN EN BÜYÜK GEMİ MAKETLERİ MÜZESİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunyanin-en-buyuk-gemi-maketleri-muzesi-5735</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunyanin-en-buyuk-gemi-maketleri-muzesi-5735</guid>
                <description><![CDATA[DÜNYANIN EN BÜYÜK GEMİ MAKETLERİ MÜZESİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük gemi maketleri müzesi&nbsp;<br />
Das Maritime Museum Hamburg<br />
Yazan:Osman Öndeş &nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(21).jpg" style="height:347px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(23).jpg" style="height:431px; width:400px" /></strong></p>

<p>Kültür ve sanat kavramında resim, heykel sanatları gibi, sanatı müzayedelerle sanatseverlere ulaştıran saygın müzayede evleri, aynı zamanda &nbsp;sanatın ve kültür mirası eserlerin korunduğu ve sergilendiği müzeleri de toplum belleğine yansıtmaktalar. Almanya'nın Hamburg şehrinin Hafen City semtinde bulunan Das Maritime Museum- Uluslar arası Denizcilik Müzesi bir &nbsp;yayıncı ve &nbsp;deniz sevdalısı ve Axel Springer AG’nin eski yönetim kurulu Başkanı &nbsp;Peter Tamm’ın &nbsp;ömrü boyunca bir araya getirdiği &nbsp;40.000'den fazla öğe ve 57,200 büyük ve küçük ölçekli &nbsp;gemi maketi,bir milyondan fazla fotoğraf, gemilerin inşaat planları, üniformalar ve denizcilik sanatlarından oluşan koleksiyonuna ev sahipliği yapan bir müzedir. Bu müze 2008 yılında eski bir depoda açıldı.&nbsp;<br />
Almanya’da &nbsp;muhtelif koleksiyonların sergilendiği muhtelif ölçekte &nbsp;505 özel müze vardır ve yıllık ziyaretçi sayısı 3 Milyona yaklaşmıştır. Türkiye’de “İlkfer Denizcilik Müzesi” ve Lucien Arkas’ın İzmir’deki “Arkas Deniz Tarihi Merkezi”, Bodrum’da Emre Kunt’un “Kunt model Müzesi”, Rize’de Armatör Kemal Yardımcı’ya ait gemi eskilerinden oluşan &nbsp;“Rize Denizcilik Müzesi” gibi minyatür müzeler dışında, Das Maritime Museum-Gemi Maketleri Müzesi &nbsp;kavramında müzesi yoktur.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O11(3).jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Das Maritime Museum- Uluslar arası Denizcilik Müzesi &nbsp;</strong>Hamburg Parlamentosu’nun bağışladığı Hamburg Hafen City’deki antrepolardan birinde &nbsp;bulunmaktadır. Bu müzedeki &nbsp;Özel koleksiyon, 1934 yılında Axel Springer AG'nin eski yönetim kurulu başkanı Peter Tamm’ın çocukluk yıllarındaki merakı ile başlamıştır. Tamm'ın anlattığı üzere, ilk olay annesinin ona &nbsp;bir &nbsp;model gemisi sunmasıydı.&nbsp;<br />
Hafen City'deki açılıştan önceki yıllarda koleksiyon, "Wissenschaftliches Institut für Schifffahrts- und Marinegeschichte" (Akademik Denizcilik ve Denizcilik Tarihi Enstitüsü) olarak adlandırılıyordu ve Elbchaussee caddesindeki bir konakta bulunuyordu ve yalnızca randevuyla açılıyordu. 2004 yılında Hafen City mahallesinde yeni bir müze açılması için Peter Tamm’ın koleksiyonlarını &nbsp;bağışlaması Hamburg Parlamentosu’nda heyecanla ve takdirle karşılandı &nbsp;ve &nbsp;oybirliğiyle onayladı; Müze, 25 Haziran 2008'de Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler tarafından açıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O10(3).jpg" style="height:534px; width:632px" /></p>

<p><br />
&nbsp;Peter Tamm şöyle demiştir; “Hayatım boyunca, ben, Peter Tamm, uluslararası denizcilik tarihi üzerine kapsamlı bir koleksiyon oluşturdum; amacım tarihi erişilebilir kılmak ve gelecek nesiller için korumaktı. Her sorumlu vatandaşın tarihi korumak, ondan ders çıkarmak ve geleceği şekillendirmeye yardımcı olmak için tarihi süreçleri anlamakla yükümlü olduğuna derinden inanıyorum.&nbsp;<br />
Ben, Peter Tamm, gelecek nesillere denizciliğe olan tutkuyu aşılamak ve bunun dünya nüfusunun refahı için önemini göstermek amacıyla <strong>"Peter Tamm Sr. Vakfı"</strong>nı kurdum. <strong>Amacım, belgeler aracılığıyla tarihi somutlaştırmaya, bilimsel araştırmaları kolaylaştırmaya ve sanatı ve kültürü bir ulusun tarihsel vicdanı olarak korumaya, onlardan siyasi akımlardan ve zamanın geçici taleplerinden bağımsız olarak öğrenmeye yardımcı olmaktır."</strong><br />
Peter Tamm bir zamanlar Axel Springer'ın en güçlü yöneticisiydi. Doğum tarihi 12 Mayıs 1928'dir. Denizcilik kökleri ve gelenekleri 17. yüzyıla kadar uzanan, deniz kaptanları ve gemicilik şirketi sahiplerinden oluşan bir Hamburg ailesinden geliyordu. Tamm'ın sigorta satıcısı olan babası, çocuğunu sık sık limana götürürdü; burada Peter, tüm duyularıyla sesleri ve kokuları, ayrıca renkli koşuşturmayı içine çekerdi. Beşinci doğum gününde yelken eğitim gemisi “Gorch Fock”un denize indirilmesine katıldı. Çocukluğundan itibaren denizcilik konuları da koleksiyonerlik tutkusunun odağındaydı..&nbsp;Tamm 1948'de eğitimini finanse edecek bir iş ararken, Axel Springer'in geniş çapta duyurulan yeni bir günlük gazete kurma niyetiyle karşılaştı. Hamburg'un ünlü yolcu gemilerinin nerede olduğu ve akıbetleriyle ilgili bir dizinin ilginç olabileceğini düşündü. Konuyla ilgili pek çok belge ve fotoğraf vardı. Bunlardan &nbsp;on fotoğraf seçti, her biri için kısa bir metin yazdı ve bu fotoğrafları yazı işleri ofisindeki yönetici editör Otto Siemer'e kendini tanıtmak için kullandı. Böylece Deniz Ticareti sayfasında serbest muhabir olarak işe girdi ve dizisi bir yıl boyunca yayınlandı.&nbsp;</p>

<p>1959'dan sonraki yıllarda “Berliner Morgenpost” ve “Berliner Zeitung.” un Yayın Yönetmeni olarak görevlendirildi. Eşi Bayan Ursula ile birlikte Berlin'e taşınan 32 yaşındaki Peter Tamm, Axel Springer Verlag’da &nbsp;21 yılını tek İcra Kurulu üyesi ve CEO olarak geçirdiği 43 yılın ardından 11 Temmuz 1991'de veda etti. &nbsp;29 Aralık 2016’da Hamburg’da vefat etmiştir. &nbsp;<br />
Müzenin kurucusu Peter Tamm &nbsp; ve Stiftung Vakfı'dır. Müze, Hamburg limanındaki Speicherstadt'ta (Antrepolar &nbsp;bölgesi) yer almaktadır. Bina, Hamburg Senatosu tarafından 99 yıllığına bedelsiz olarak Vakfa kiralanmış ve binanın yeniden düzenlenmesi, Hamburg şehrinden alınan 30 milyon Euro tutarındaki hibe ile desteklenmiştir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O9(4).jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;Eşi Ursula Tamm, Temmuz &nbsp;2024’de Hapag Lloyd’un desteklediği bir lansman’a ait &nbsp;Hamburg Uluslararası Denizcilik Müzesi'ndeki törende etkinlikte torunları &nbsp;Constantin ve Antonia ile birlikte isim annesi &nbsp;olarak yeraldı. &nbsp;</p>

<p><strong>Müzenin Mimarisi</strong><br />
Müze’nin bulunduğu tahsisli bina Kaispeicher B Rıhtım antreposudur ve kullanılmamaktaydı. Mimarlar Bernhard Georg Hanssen ve Wilhelm Emil Meerwein tarafından 1878 ve 1879'da inşa edilen, Hamburg'daki en eski korunmuş bir antrepo idi. Ahşap ve çelik sütunlardan oluşan destekleyici bir yapı ile inşa edilmiş olup, tuğladan yapılmış dış duvarlar da binayı desteklemektedir. Neo-Gotik tarzda tasarlanmıştır.&nbsp;<br />
Tahıl asansörü ve paketlenmiş ürünler için zemin depolaması kombinasyonu olarak inşa edilmiş ve kullanılmıştır. 1890 yılında Hamburg şehri &nbsp;parlamentosu, Kaispeicher B olarak anılan depoyu satın almış ve kent kültürü ve mimari tarihi adına koruma altına almıştır. 2000 yılında kültürel miras binası olarak listelenmiş ancak 2003 yılı sonuna kadar eşya deposu olarak kullanılmıştır.Müze bir süre tadilattan sonra 2008 yılında ziyarete açılmıştır. Mirjana Marcovic (MRLV Architekten) yenilemeleri planlamış ve bu tasarımı &nbsp;ile Architekten- und Ingenieurverein Hamburg &nbsp;ödülüne layık görülmüştür.&nbsp;</p>

<p><strong>İç dekorasyonu ve süslemeler</strong><br />
Müzedeki gemi maketleri başta olmak üzere tüm koleksiyon ağırlıklı olarak Peter Tamm'ın özel koleksiyonundan örnekler içermektedir. Müzede &nbsp;ayrıca deniz veya deniz temalı tablolar, balina kemiğinden veya fildişinden yapılmış gemi maketleri, silahlar, üniformalar ve süslemeler yer almaktadır. Müze’de &nbsp;Alman kaşif Arved Fuchs'un, Sir Ernest Shackleton'un İmparatorluk Trans-Antarktik Keşif Gezisi'ndeki küçük cankurtaran botu James Caird'in reprodüksiyonu da sergilenmektedir. &nbsp;Müzenin arşivinde ayrıca Trafalgar Savaşı'ndaki zaferiyle ünlü Lord Horatio Nelson’ın 47 orijinal mektubu ve 15.000 yolcu gemisi menüsü de bulunaktadır. &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(5).jpg" style="height:546px; width:800px" /></p>

<p>Das Maritime Museum Hamburg, &nbsp; 10 kat ve12.000 metre karelik bir toplam mekanda &nbsp;sergilemenin yapıldığı, dünyanın en büyük gemi maketleri müzesi olmaktadır.Müzede ayrıca çoğu antika özelliğinde 100.000 &nbsp;denizcilik ve denizcilik tarihi konulu kitap koleksiyonu bulunmaktadır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(7).jpg" style="height:533px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>&nbsp;2008’den günümüze Das Maritime Museum</strong><br />
Müze, 2008 yılında ilk kez Deutsche Stiftung Denkmalschutz'un sponsorluğunda ülke çapında düzenlenen ve kültürel miras alanlarını halka açan Tag des offenen Denkmals etkinliğine katılmış ve &nbsp;açıldığından itibaren bir yıl boyunca müzeyi &nbsp;100.000 kişi &nbsp;ziyaret etmiştir.Yıllar içinde yıllık ziyaretçi sayısı 300.000’i geçmiştir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(11).jpg" style="height:546px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Denizcilik Tarihinin 3000 yılı&nbsp;</strong><br />
Hamburg Uluslararası Denizcilik Müzesi’nin 9.cu katında &nbsp;3000 yıllık denizcilik tarihi, değerli sergiler, gemi modelleri ve tablolar sergilenmektedir. Buradaki anlatımda; 3000 yıllık denizcilik tarihine yolculuk başlamakta ve gemi maketlerinden oluşan modeller denizcilikteki çeşitli gelişmeleri göstermektedir.Müzede sergilenen en eski &nbsp;örnek; Geesthacht yakınlarındaki Elbe'den gelen, en basit aletlerle oyulmuş binlerce yıllık bir ağaç gövdesidir.&nbsp;<br />
Tasarımcılar çalışmalarını gemi planları ve modellerine göre planlamaları ancak yüzyıllar sonra mümkün oldumuştur. Gnümüze ulaşan en eski belgelerden ikisi; 1650'lerden kalma bir İngiliz gemisinin blok modeli ve William Keltridge'in 1675'ten kalma el yazmasından çizimler bu müzede sergilenmektedir.Diğer katlardaki sergilerde; madalyalar ve üniformalar, ticari ve yolcu gemilerinin maketleri yanı sıra tanınmış deniz ressamlarının değerli tabloları da sergilenmektedir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(13).jpg" style="height:446px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Dünyanın en büyük özel denizcilik koleksiyonu<br />
Peter Tamm Koleksiyonu’dur.</strong><br />
Müzede;1.700 büyük gemi modeli, 1:1.250 ölçekte 55.000 minyatür model, 700 yağlıboya tablo, resim, çizim, grafik ve sulu boya tablo, 50.000 gemi &nbsp;inşa planı,120.000 monografi ve toplu eser,2.000 film,1 milyondan fazla fotoğraf,2.000 gemi menüsü,100.000 &nbsp;denizcilik ve denizcilik tarihi konulu kitap,En büyük yolcu gemisi modeli: “Cap Arcona II”, ölçek 1:37,5, uzunluk: 5,4 m, En büyük yelkenli gemi modeli: “Wapen von Hamburg III”, ölçek 1:16, uzunluk: 4,3 m,En büyük gemi maketi: iki kişilik denizaltı, "Seehund" tipi, uzunluk: 12 m,En küçük gemi maketi: Yelkenli bot modeli, ölçek 1:1250, uzunluk: yakl. 5 mm.’dir. Sergilenen her model Almanca ve İngilizce etiketlerle anlatılmıştır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(18).jpg" style="height:504px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
Müze ayrıca ziyaretçilere, gemi maketleriyle sunulan bu denizcilik yaşamında modellendiğini gördükleri sayısız gemiyi kullanan denizcilerin hayatlarına da bir bakış sunmakta, gemi kıyafetleri, şapkalar, madalyalar, hafif silahlar ve daha fazlası dördüncü güvertede sergilenmektedir. Cilalı ahşap zemini ve ahşapla kaplanmış kirişleri olan sekizinci güverte, 200'den fazla denizcilik tablosundan oluşan muhteşem bir koleksiyon sergiliyor. Çoğunluk, Willem van de Velde'nin 1672 tarihli İngiliz hat gemilerinin güzel bir tasviri de dahil olmak üzere yelkenli gemileri tasvir etmektedir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(20).jpg" style="height:800px; width:600px" /><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:18:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her dönemin parolası   123456</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/her-donemin-parolasi-123456-5734</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/her-donemin-parolasi-123456-5734</guid>
                <description><![CDATA[Her dönemin parolası   123456]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Parola güvenliğinizi gözden geçirin</strong></p>

<p><strong>Dijital dünya her alanda gelişiyor. Parolalar çevrimiçi hayatımızın ve dijital güvenliğimizin önemli bir parçası hâline geldi. Her yıl Mayıs ayının ilk perşembe günü kutlanan Dünya Parola Günü siber güvenlikte güçlü &nbsp;parola kullanımının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermek için bir fırsat olarak görülüyor. Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, bu yıl 07 Mayıs’a denk gelen Dünya Parola Günü’nde herkesi güçlü ve tahmin edilmesi zor parola kullanmaya çağırdı.</strong></p>

<p>NordPass'ın dünya çapında veri ihlallerinde ortaya çıkan parolalarla ilgili son yıllık raporuna göre “123456” dünya çapında hâlâ en çok kullanılan parola. &nbsp;"123456." "123456789", "12345678", "12345" ve "admin" gibi diğer tahmin edilebilir seçimler de her yıl popülerliğini koruyor. Kullanıcıların özensiz parola seçimlerinin yanı sıra popüler siteler de hâlâ bu altı basamaklı dizinin parola olarak kullanılmasına izin veriyor. NordPass'ın verileri, sınırlı parola politikaları belirleyen ve "123456" gibi basit parolalara izin veren çok daha fazla site olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Yasa koyucuların şirketlerin sıkı kimlik doğrulama politikaları uygulamaması ve tüketicilerin kolay yolu seçmesine izin verme eğilimine son vermesi çok önemli. Bazı sektörler, modern kimlik doğrulama yöntemlerine geçmek zorunda kaldı. Finans sektöründe, elektronik ödemeler ve çevrimiçi ödeme hesaplarına erişim için MFA'yı (çok faktörlü kimlik doğrulama)&nbsp;zorunlu kılan Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (PSD2) gibi çeşitli düzenlemeler bulunuyor. Uzmanlar mevzuatın &nbsp;tüm sektörleri kapsaması gerektiğinin altını çiziyor ve şu öneride bulunuyor; &nbsp;erişilen hizmet ne olursa olsun çevrimiçi olarak oluşturulan tüm hesaplar için MFA'yı zorunlu kılmalı, modası geçmiş parola kullanımını terk etmeli ve günümüzün interneti için daha uygun bir güvenlik sistemine geçilmelidir. Dijital güvenliği sağlayabilmenin en basit ve etkili yolu karmaşık parolaları zorunlu kılmaktan &nbsp;ya da daha da iyisi MFA’dan geçiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Parola<em>&nbsp;</em>güvenliği nasıl sağlanır?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Parolaları&nbsp;asla&nbsp;tekrar kullanmayın.</li>
	<li>Parolanızı&nbsp;başkalarıyla&nbsp;paylaşmayın.</li>
	<li>Kullanılmayan hesapları kapatın.</li>
	<li>Bir&nbsp;<strong>parola yöneticisi</strong>&nbsp;kullanın ve bir parola oluşturucu kullanmayı da düşünün. Parola kasası otomatik olarak uzun, güçlü ve benzersiz parolalar önerecek ve saklayacaktır.</li>
	<li>Parola gücünü düzenli olarak kontrol edin ve çok zayıf veya güncel olmayanları güncelleyin.</li>
	<li>Mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA)&nbsp;etkinleştirin,&nbsp;artık çoğu hesapta bunu yapma seçeneği var. Kimlik doğrulama için yüz veya parmak izi taraması veya tek seferlik&nbsp;parola&nbsp;gibi başka bir “faktör” gerektirerek&nbsp;parolalara&nbsp;ekstra bir güvenlik katmanı ekler.</li>
	<li>Herkese açık Wi-Fi üzerinden oturum açmayın çünkü aynı ağda bulunabilecek&nbsp;dijital dinleyiciler&nbsp;parolanızı&nbsp;ele geçirebilir.</li>
	<li>Bilgi hırsızları ve diğer kötü amaçlı yazılımların yanı sıra kimlik avı saldırıları ve diğer tehditlere karşı korunmak için saygın bir şirketin güvenlik çözümlerini kullanın.</li>
	<li>Dışarıdayken&nbsp;omuz sörfçülerine<strong>&nbsp;</strong>dikkat edin. Dizüstü bilgisayarınız için bir ekran koruyucu kullanmayı düşünün.</li>
	<li>İstenmeyen e-posta ve mesajlardaki şüpheli bağlantılara tıklamayın. Şüpheniz varsa mesajı geri göndererek değil iletişim bilgilerini Google’da arayarak doğrudan gönderenle iletişime geçin.</li>
	<li>Yalnızca HTTPS kullanan sitelere giriş yapın çünkü bunlar güvenlidir ve bu nedenle giriş bilgilerinizi ele geçirebilecek saldırılara karşı ekstra koruma sağlar.</li>
	<li>Parolalarınızın bir veri ihlaline karışıp karışmadığını kontrol eden bir hizmete kaydolun.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:02:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hileli oyun</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hileli-oyun-5733</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hileli-oyun-5733</guid>
                <description><![CDATA[Hileli oyun]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ScarCruft tedarik zinciri saldırısıyla oyun platformunu ele geçirdi&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Siber &nbsp;güvenlik şirketi ESET’in bulgularına göre, Kuzey Kore bağlantılı APT grubu ScarCruft, tedarik zinciri casusluk saldırısı kapsamında bir oyun platformunu ele geçirdi. Kampanya ile &nbsp;amaçlanan casusluk; arka kapı, kişisel verileri ve belgeleri toplamak, ekran görüntüleri almak ve ses kayıtları yapmak. Saldırının, Kuzey Kore rejimi tarafından ilgi çekici görülen kişiler, büyük olasılıkla mülteciler veya kaçaklar hakkında bilgi toplamayı amaçladığı düşünülüyor.</strong></p>

<p>ESET araştırmacıları, Kuzey Kore ile bağlantılı APT grubu ScarCruft tarafından Çin'in Yanbian bölgesini hedef alan çok platformlu bir tedarik zinciri saldırısı ortaya çıkardı. Yanbian, etnik Korelilerin yaşadığı ve Kuzey Koreli mülteciler ile kaçakların geçiş noktası olan bir bölge. 2024 yılı sonlarından beri devam ettiği düşünülen saldırıda ScarCruft, Yanbian temalı oyunlara adanmış bir video oyun platformunun Windows ve Android bileşenlerini ele geçirerek bunları bir arka kapı ile trojanlaştırdı. ESET tarafından BirdCall olarak adlandırılan bu arka kapının başlangıçta yalnızca Windows'u hedeflediği biliniyordu; Android sürümü ise daha sonra bu tedarik zinciri saldırısının bir parçası olarak keşfedildi.</p>

<p>Son saldırıda keşfedilen BirdCall'un Android sürümü, Windows arka kapısının komut ve yeteneklerinin bir alt kümesini uyguluyor; kişi listelerini, SMS mesajlarını, arama kayıtlarını, belgeleri, medya dosyalarını ve özel anahtarları topluyor. Ayrıca ekran görüntüleri alabiliyor ve çevresindeki sesleri kaydedebiliyor. ESET, bu araştırmaya dayanarak Android BirdCall'un birkaç ay boyunca aktif olarak geliştirildiğini ve en az yedi sürümün kullanıma sunulduğunu keşfetti.</p>

<p>Bu saldırıda ele geçirilen web sitesi Yanbian halkına ve geleneksel oyunlarına adanmış olduğundan ESET saldırının birincil hedeflerinin Yanbian'da yaşayan etnik Koreliler olduğu sonucuna vardı. Saldırının,Yanbian bölgesinde yaşayan (veya buradan gelen), büyük olasılıkla mülteciler veya kaçaklar ve Kuzey Kore rejimi tarafından ilgi çekici görülen kişiler hakkında bilgi toplamayı amaçladığı düşünülüyor.</p>

<p>Oyun platformunun Windows istemcisi, RokRAT arka kapısına yol açan kötü amaçlı bir güncelleme yoluyla ele geçirildi, &nbsp;bu da daha sofistike BirdCall arka kapısını devreye soktu. ScarCruft'un son saldırısını keşfeden ESET araştırmacısı Filip Jurčacko “Mağdurlar, cihazlarındaki tek bir sayfadan bir web tarayıcısı aracılığıyla trojan bulaşmış oyunları indirdiler ve muhtemelen bunları kasıtlı olarak yüklediler. Resmî Google Play mağazasında başka herhangi bir APK konumu veya kötü amaçlı APK tespit etmedik. Web sitesinin ne zaman ilk kez ele geçirildiğini ve tedarik zinciri saldırısının ne zaman başladığını belirleyemedik. Ancak dağıtılan kötü amaçlı yazılımın analizine dayanarak, bunun 2024'ün sonlarında gerçekleştiğini tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı .</p>

<p>Windows arka kapısı ilk olarak 2021'de keşfedilmiş ve ESET Tehdit İstihbaratı raporu kapsamında ScarCruft'a atfedilmişti. Orijinal Windows arka kapısı, ekran görüntüsü alma, tuş vuruşlarını ve panodaki içeriği kaydetme, kimlik bilgilerini ve dosyaları çalma ve kabuk komutlarını yürütme dâhil olmak üzere çok çeşitli casusluk yeteneklerine sahiptir. Arka kapı, C&amp;C amaçları için Dropbox veya pCloud gibi meşru bulut depolama hizmetlerini veya ele geçirilmiş web sitelerini kullanır.&nbsp;</p>

<p>APT37 veya Reaper olarak da bilinen ScarCruft, en az 2012 yılından beri faaliyet gösteriyor ve Kuzey Kore casusluk grubu olduğundan şüpheleniliyor. Grup öncelikle Güney Kore'ye odaklansa da diğer Asya ülkeleri de hedef alınıyor. ScarCruft, esas olarak hükümet ve askeri kuruluşlarla ve Kuzey Kore'nin çıkarlarıyla bağlantılı çeşitli sektörlerdeki şirketlerle ilgileniyor gibi görünmektedir. Grup ayrıca Kuzey Kore'den kaçanları da hedef almaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:54:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5732</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5732</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/20201221143625253_0031.jpg" style="height:721px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(15).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:00:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tırhandil Cup Kış Trofesi Final Etabı Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tirhandil-cup-kis-trofesi-final-etabi-tamamlandi-5731</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tirhandil-cup-kis-trofesi-final-etabi-tamamlandi-5731</guid>
                <description><![CDATA[Tırhandil Cup Kış Trofesi Final Etabı Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/3(15).jpg" style="height:397px; width:600px" /></p>

<p><strong>Tırhandil Cup Kış Trofesi Final Etabı Tamamlandı: 10. Yılda Sezonun Kazananları Belli Oldu</strong></p>

<div style="text-align:left">
<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bodrum’un geleneksel ahşap teknesi tırhandilin yaşatılması ve denizcilik kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenlenen Tırhandil Cup Kış Trofesi’nin altıncı ve son ayağı, Bodrum Ticaret Odası etabı olarak 2–3 Mayıs tarihlerinde Bodrum açıklarında gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/tirhandil-1.jpg" style="aspect-ratio:600 / 396; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:396px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Sezonun final etabı olması sebebiyle büyük önem taşıyan yarışlarda ekipler, hem etap dereceleri hem de genel klasman sonuçları için mücadele etti. Değişken rüzgar koşulları ve parkur üzerindeki stratejik karar anları, final etabının teknik zorluk seviyesini artırırken; ekipler sezon boyunca edindikleri deneyimi son yarışlara yansıttı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup’ın kendine özgü yapısını oluşturan farklı gövde tipleri ve performans özellikleri, final etabında da yarışın dinamiklerini belirleyen ana unsurlar arasında yer aldı. Özellikle rüzgar geçişlerinin belirleyici olduğu anlarda ekiplerin anlık kararları, sıralamalara doğrudan etki etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Altı ay süren trofenin final ayağıyla birlikte sezonun genel klasman sonuçları da netleşti. Kış koşullarında gerçekleşen etaplar boyunca ortaya konan performans, istikrar ve ekip uyumu; sezonun kazananlarını belirleyen temel faktörler oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Tırhandil Cup 2025-2026 sonuçları:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TIRHANDİL:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. GARGANTUA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. HIZIR 1</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. BELİZ G</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">4. BASTARDA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">5. GARA POŞET</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">6. WHISPER S</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">7. MUAMMER BEY</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">8. USTA K</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">9. KALITA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TIRHANDİL A:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. BASTARDA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. MUAMMER BEY</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. WHISPER S</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">4. KALITA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TIRHANDİL B:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. HIZIR 1</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. GARGANTUA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. BELİZ G</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">4. GARA POŞET</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">5. USTA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup Kış Trofesi’nin 5. ve 6. ayak ve genel klasman ödülleri, Bodrum Ticaret Odası (BODTO) ev sahipliğinde, 3 Mayıs Cumartesi akşamı saat 20.00’de Marina Yacht Club’de düzenlenen törenle sahiplerine takdim edildi. Denizcilik camiasını bir araya getiren törende, sezon boyunca gösterdikleri performansla öne çıkan ekipler ödüllerini aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/4.jpg" style="aspect-ratio:600 / 444; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:444px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Erim Önüt: “Tırhandil Cup Bir Yarıştan Fazlası”</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup Organizasyon Komitesi Başkanı Erim Önüt, final etabının ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">“Tırhandil Cup bugün geldiği noktada sadece bir yarış organizasyonu değil, Bodrum’un denizcilik kültürünü yaşatan güçlü bir platform haline geldi. Her biri farklı karaktere sahip teknelerin aynı parkurda buluşması, bu organizasyonu özel kılan en önemli unsurlardan biri. Sezon boyunca ortaya konan emek, dayanışma ve tutku, tırhandilin yaşayan bir miras olduğunu bir kez daha gösterdi. 10. yılımızda bu mirası büyüterek geleceğe taşımaya devam edeceğiz.”</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/6.jpg" style="aspect-ratio:600 / 436; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:436px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Bir Sezon Daha Tamamlandı</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Kasım ayında başlayan ve altı ay süren Tırhandil Cup Kış Trofesi, final etabıyla birlikte bir sezonu daha geride bıraktı. Her ay farklı etaplarla devam eden organizasyon, kış koşullarında denizde olmanın zorluklarını ve tırhandillerin dayanıklılığını bir kez daha ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup, yalnızca bir yarış serisi olmanın ötesinde; Bodrum’da geleneksel tekne yapımını destekleyen, ustalığı görünür kılan ve denizcilik kültürünü yaşatan bir yapı olarak önemini her geçen yıl artırıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup; Bodrum Ticaret Odası, İMEAK Deniz Ticaret Odası, Ağanlar Tersanesi, Bodrum Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Denizciler Derneği ve ilgili paydaşların destekleriyle Era Yelken Kulübü çatısı altında gerçekleştirilmektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/5.jpg" style="aspect-ratio:600 / 854; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:854px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:59:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAUISC İlkbahar Trofesi \&#039;\&#039;Kış Havasında\&#039;\&#039; Tamamlandı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bauisc-ilkbahar-trofesi-kis-havasinda-tamamlandi-5730</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bauisc-ilkbahar-trofesi-kis-havasinda-tamamlandi-5730</guid>
                <description><![CDATA[BAUISC İlkbahar Trofesi \'\'Kış Havasında\'\' Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_top.jpg" /></p>

<p>Mart&nbsp;ayında başlayan&nbsp;BAUISC İlkbahar Trofesi’nin&nbsp;4’üncü ve&nbsp;son&nbsp;etabı&nbsp;Helly Hansen-Sport Works Bosphorus Race&nbsp;adıyla gerçekleşti. Sadece ikinci etap şamandıra yarışlarında&nbsp;elverişli&nbsp;ortamı yakalayan trofenin&nbsp;kapanışı&nbsp;ise&nbsp;oldukça güçlü&nbsp;rüzgarla&nbsp;“sert”&nbsp;ve&nbsp;çekişmeli&nbsp;geçti.&nbsp;7’si&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfında&nbsp;26 teknenin&nbsp;katıldığı&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki mücadelede&nbsp;7 tekne&nbsp;yarışta&nbsp;terk&nbsp;bildirdi.</p>

<p>Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Yelken Kulübü&nbsp;<em>(BAUISC)</em>&nbsp;tarafından düzenlenen&nbsp;İlkbahar Trofesi’nin son yarışı,&nbsp;15 yıl&nbsp;önce&nbsp;"doğduğu"&nbsp;İstanbul Boğazı'nda yapıldı.<br />
Türkiye’nin&nbsp;ilk federe yelken kulübününe&nbsp;sahip olan&nbsp;Bahçeşehir Üniversitesi,&nbsp;BAUISC&nbsp;kurulduktan sonra başlatılan&nbsp;İlkbahar Trofesi'nin&nbsp;ise bu yıl&nbsp;10’uncu&nbsp;yıldönümü&nbsp;idi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up1.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up2.jpg" style="height:185px; width:172px" /></p>

<p>Bu nedenle&nbsp;Bahçeşehir Üniversitesi&nbsp;kurucusu ve&nbsp;Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, start hattında demirli&nbsp;Komite Botu’na geldi ve telsizden tüm katılımcılara seslendi.<br />
BAUISC’nin kuruluşunda yer alan&nbsp;öğrencilerin&nbsp;şimdi&nbsp;mezun olduklarını&nbsp;ve farklı iş kollarında çalılmalarına rağmen&nbsp;okulla bağlarını yelken sayesinde sürdürdüklerini&nbsp;vurgulayarak,&nbsp;<em>“Okulumuz deniz kenarında yer almakta ve görüldüğü gibi konununun da hakkını vermektedir”</em>&nbsp;dedi.<br />
Organizasyonda emeği bulunanlara teşekkür eden&nbsp;Enver Yücel, yelkencilere de,&nbsp;<em>“Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun”</em>&nbsp;diye seslendi.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>İSTANBUL BOĞAZI’NDA AKINTI DA GÜÇLÜ, RÜZGAR DA…</strong><br />
Bu yıl&nbsp;28 Mart’ta başlayan&nbsp;İlkbahar Trofesi’nin&nbsp;ilk&nbsp;ve&nbsp;11 Nisan’da yapılan&nbsp;üçüncü&nbsp;etabında&nbsp;elverişsiz rüzgar&nbsp;hem&nbsp;ekipleri&nbsp;hem de&nbsp;Yarış Kurulu’nu planlanan şamandıra yarışlarında oldukça zorlamış,&nbsp;4 Nisan’da ise&nbsp;tahminlerin öngörmediği&nbsp;keyifli bir rüzgar herkesi coşturmuştu.<br />
Kapanış yarışının yapılacağı&nbsp;2 Mayıs Cumartesi&nbsp;günü için tahminler günler öncesinden&nbsp;yağışlı,&nbsp;soğuk&nbsp;ve&nbsp;güçlü rüzgara&nbsp;işaret ediyordu. Tahminlerin öngördüğü&nbsp;yağmur, yarışın yapılacağı bölgeye&nbsp;düşmedi&nbsp;ama&nbsp;11 knot&nbsp;gücündeki&nbsp;poyraz&nbsp;sağnaklarda&nbsp;27 knot’a kadar yükseldi. Bu da&nbsp;mevsim normallerinin altındaa&nbsp;seyreden hava sıcaklığının&nbsp;“hissedilen”&nbsp;değerini hayli düşürdü.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>ROTA 2 İLAN EDİLDİ</strong><br />
Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki mücadelede&nbsp;ORC&nbsp;sınıfları için&nbsp;“Rota 2”nin kullanılacağını duyurdu.&nbsp;<br />
Buna göre,&nbsp;Beşiktaş’ta&nbsp;BAU yerleşkesinin açığında&nbsp;kurulan hattan&nbsp;yarışa başlayacak&nbsp;ekipler,&nbsp;Anadolu Hisarı&nbsp;şamandırasını, ardından&nbsp;BAU&nbsp;önündeki şamandırayı&nbsp;iskelede&nbsp;bırakıp,&nbsp;ikinci boğaz tırmanışını Arnavutköy’e yapacak, buradaki şamandırayı&nbsp;sancakta&nbsp;dönerek pupa seyirle&nbsp;BAU önünde&nbsp;yaklaşık&nbsp;12 deniz mili&nbsp;mesafeli rotalarını tamamlayacaktı.&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfındaki&nbsp;7 tekne&nbsp;ise&nbsp;Arnavutköy&nbsp;şamandırtası dönüşlü yaklaşık&nbsp;5 deniz mili&nbsp;mesafeli parkurda yarışacaktı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
ORC&nbsp;gruplarının startı saat&nbsp;12.00’da&nbsp;birlikte&nbsp;verildi.&nbsp;Boğazdaki güçlü akıntıyı&nbsp;ve&nbsp;rüzgarın sert hamlelerini&nbsp;kollayan dümenciler hem&nbsp;geri kalmamak, hem de&nbsp;erken start etmemek&nbsp;konusunda aşırı dikkatliydi. Dolayısıyla&nbsp;temiz bir start&nbsp;gerçekleşti. Ardından saat&nbsp;12.10’da&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarının&nbsp;start düdüğü&nbsp;çaldı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>TERK HABERLERİ PEŞ PEŞE GELDİ</strong><br />
İlk&nbsp;“terk”&nbsp;haberi&nbsp;ORC A’da&nbsp;Levent Özgen&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Hedef Yelken 42’den geldi. Peşinden&nbsp;ORC B’de&nbsp;Burak Cora&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Code-Zero&nbsp;yarıştan çekildiğini duyurdu. Edindiğimiz bilgiye göre&nbsp;orsa&nbsp;şamandırasında&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;ile&nbsp;Code-Zero&nbsp;arasında bir&nbsp;çatma&nbsp;yaşanmış,&nbsp;Code-Zero’nun bordasında&nbsp;hasar&nbsp;oluşmuştu. Ancak bu olay&nbsp;protestoya yansımadı.<br />
İlerleyen dakikalarda&nbsp;ORC D’de&nbsp;Sailing BAU-Alesta Yelken&nbsp;<em>(Doğukan Kapıcıoğlu)</em>,&nbsp;Gezgin’de&nbsp;Atlas Üniversitesi-Galea&nbsp;<em>(Gürcan Vural)</em>&nbsp;ile&nbsp;Cenoa Sailing Team-Aren&nbsp;<em>(Erol Malatyalı)</em>&nbsp;da&nbsp;terk&nbsp;bildirdi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up3.jpg" /><br />
<strong>HELLY HANSEN-CHEESE V DÜMENSİZ KALDI</strong><br />
ORC&nbsp;gruplarının&nbsp;son pupa&nbsp;kolunda&nbsp;Taner Halaçoğlu&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Helly Hansen-Cheese V,&nbsp;Çırağan Sarayı&nbsp;önlerinde ve&nbsp;finiş hattına yarım mil kala&nbsp;broşa girdi, ardından&nbsp;Yarış Kurulu’na telsizden çağrı yaparak,&nbsp;<em>“Dümenimizi kaybettik”&nbsp;</em>dedi ve&nbsp;yardım talebinde&nbsp;bulundu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up4.jpg" /><br />
Yarış Kurulu&nbsp;derhal bir&nbsp;parkur botunu&nbsp;pruvası&nbsp;kıyıya&nbsp;dönerek&nbsp;sürüklenen Cheese V’in yardımına gönderdi.&nbsp;Dümen hakimiyeti olmayan&nbsp;tekne&nbsp;yedeklenerek Kalamış Setur Marina’ya çekilirken bir&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;botu da onlara&nbsp;eşlik&nbsp;etti.<br />
7’nci ve son&nbsp;terk&nbsp;haberi&nbsp;Gezgin’de&nbsp;Urcun Canel&nbsp;yönetimindeki&nbsp;My First’ten geldi.&nbsp;Arnavutköy şamandirası&nbsp;önlerinde yarıştan çekilen&nbsp;My First&nbsp;yardım talebinde bulunmadı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>FİNİŞ HATTINI “ISKALAYANLAR”</strong><br />
Bu arada&nbsp;farklı&nbsp;gruplarda bazı teknelerin&nbsp;Komite Botu&nbsp;ile&nbsp;sancak&nbsp;tarafındaki&nbsp;şamandıra arasındaki bitiş çizgisini&nbsp;güçlü akıntı nedeniyle&nbsp;tutturamayıp pas geçtiği&nbsp;gözlendi.&nbsp;<br />
Bu tekneler&nbsp;yarışı tamamlayabilmek&nbsp;ive&nbsp;rüzgarüstünde&nbsp;kalan şamandırayı&nbsp;“doğru yönde”&nbsp;geçmek için&nbsp;güçlü akıntıya karşı büyük çaba&nbsp;harcadı.&nbsp; &nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>VELA KUPASI’NI AKKÖK HOLDİNG-CHEESE V KAZANDI</strong><br />
İlk finişi&nbsp;rotasını&nbsp;1 saat 42 dakikada&nbsp;tamamlayan&nbsp;Sinan Sümer&nbsp;yönetiminde,&nbsp;Targan Hazarhun&nbsp;taktisyenliğinde&nbsp;ORC A’da yarışan&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;yaptı ve&nbsp;İlkbahar Trofesi’nde gerçekleşen&nbsp;6 yarışın tamamını birincilikle&nbsp;noktaladı. Ancak&nbsp;ORC0-1-2 genel sıralamasında&nbsp;birinciliği&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;taktisyenliğinde,&nbsp;Tora Kutoğlu&nbsp;dümenciliğinde&nbsp;ORC B’de yarışan&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII'a&nbsp;9 puan farkla&nbsp;kağtırdı.&nbsp;Global IT-Cheese III&nbsp;<em>(Canberk Sağlam)</em>&nbsp;üçüncülüğe&nbsp;yerleşti.&nbsp;<br />
Boğaziçi&nbsp;parkurunda&nbsp;ORC B’de&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;<em>(Tora Kutoğlu)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;<em>(Bartu Özsoy)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;<em>(Metin Efendioğlu)</em>,&nbsp;Gezgin’de&nbsp;Volvo Cars TST-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>&nbsp;birincilik&nbsp;elde etti.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
BAUISC İlkbahar Trofesi’nde&nbsp;ORC C-D&nbsp;gruplarındki&nbsp;genel sıralamada&nbsp;birinciliğe&nbsp;Yusuf Tunç&nbsp;yönetimindeki&nbsp;SYS Yatçılık-Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;adını yazdırırken,&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;<em>(Bartu Özsoy)</em>&nbsp;ikinci,&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;<em>(Mert Gürpınar)</em>&nbsp;üçüncü oldu.<br />
Gerek&nbsp;grup genel&nbsp;sıralamasında, gerek&nbsp;genel overall'da&nbsp;birincilerle ikinciler&nbsp;arasındaki&nbsp;puan farkı&nbsp;dikkat çekiciydi.<br />
Aynı gün&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü&nbsp;tesislerinde düzenlenen törende döner&nbsp;Vela Kupası&nbsp;bir yıl boyunca&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;ekibine verilirken, dereceğe giren diğer ekipler de ödülleri ile kucaklaştı.<br />
<br />
<strong>BAUISC İLKBAHAR TROFESİ<br />
HELLY HANSEN-SPORT WORKS BOSPHORUS RACE</strong><br />
2 Mayıs 2026, Cumartesi<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;13.42.48<br />
2.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;13.50.05<br />
3.&nbsp;Urban Care-7 Bela&nbsp;(Gürsel Öztürk)&nbsp;13.51.41<br />
RET:&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;(Levent Özgen)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Tora Kutoğlu)&nbsp;13.46.01<br />
2.&nbsp;BAU Club Sailing Team-Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;14.00.34<br />
3.&nbsp;GRN Sailing Team-Game Changer&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;13.58.01<br />
RET:&nbsp;Helly Hansen-Cheese V&nbsp;(Taner Halaçoğlu)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;14.08.35<br />
2.&nbsp;Bosch-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;14.12.28<br />
3.&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;14.15.26<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;14.23.46<br />
RET:&nbsp;SailingBAU-Alesta Yelken&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Volvo Cars TST-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;13.51.46<br />
2.&nbsp;Here For Fun-Doğa&nbsp;(Hasret Can Ürek)&nbsp;13.59.47<br />
3.&nbsp;Cenoa Sailing-Cenoa&nbsp;(Umar Ulaş Erkin)&nbsp;14.39.39<br />
RET:&nbsp;Cenoa Sailing Team-Aren&nbsp;(Erol Malatyalı)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;My First&nbsp;(Urcun Canel)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Atlas Üniversitesi-Galea&nbsp;(Gürcan Vural)<br />
<br />
<strong>BAUISC 2026 İLKBAHAR TROFESİ</strong><br />
&nbsp;<strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GRUP GENEL SONUÇLARI</strong><br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
1.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;1-1-1-1-1-1&nbsp;(6)<br />
2.&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;3-3-3-3-3-RET 5&nbsp;(20)<br />
3.&nbsp;Unilever Sailing Team-Hedef Yelken 37&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;2-2-2-7-7-7&nbsp;(27)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Tora Kutoğlu)&nbsp;1-1-1-2-1-1&nbsp;(7)<br />
2.&nbsp;Global IT-Cheese III&nbsp;(Canberk Sağlam)&nbsp;2-2-4-6-6-6&nbsp;(26)<br />
3.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;3-7-6-1-2-RET 10&nbsp;(29)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
1.&nbsp;SYS Yatçılık-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;1-2-2-1-1-4&nbsp;(11)<br />
2.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;3-1-3-2-4-1&nbsp;(14)<br />
3.&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;4-3-1-3-3-3&nbsp;(17)&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
1.&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;2-2-2-1-1-1&nbsp;(9)<br />
2.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1-1-1-4-4-4&nbsp;(15)<br />
3.&nbsp;Alesta Yelken-Sailinmg BAU&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;3-4-4-4-4-RET 3&nbsp;(27)<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
1.&nbsp;Volvo Cars Türkiye-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;1-1-1-2-1-1&nbsp;(7)<br />
2.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;3-DNC 6-DNC 6-1-DNF 6-4&nbsp;(26)<br />
3.&nbsp;Here For Fun-Doğa&nbsp;(Hasret Can Ürek)&nbsp;DNF 7-2-2-DNF 6-DNF 6-2&nbsp;(27)<br />
<br />
<strong>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GENEL OVERALL</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>ORC0-A-B&nbsp;gruplarında&nbsp;22 tekne&nbsp;arasında&nbsp;ilk 5</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Tora Kutoğlu)&nbsp;7 puan<em>&nbsp;(ORC B / J122)</em><br />
2.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;16 puan&nbsp;<em>(ORC A / MAT 12)</em><br />
3.&nbsp;Global IT-Cheese III&nbsp;(Canberk Sağlam)&nbsp;36 puan&nbsp;<em>(ORC B / MAT 1010)</em><br />
4.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;41 puan<em>&nbsp;(ORC B / Farr 280 OD)</em><br />
5.&nbsp;Helly Hansen-Cheese V&nbsp;(Taner Halaçoğlu)&nbsp;44 puan&nbsp;<em>(ORC B / A-35)</em><br />
<br />
&nbsp; &nbsp; <strong>&nbsp;&nbsp;<em>ORC C-D&nbsp;gruplarında&nbsp;7 tekne&nbsp;arasında&nbsp;ilk 3</em></strong><br />
1.&nbsp;SYS Yatçılık-Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;13 puan&nbsp;<em>(ORC C / First 34.7)</em><br />
2.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;17 puan&nbsp;<em>(ORC C / First 34.7)</em><br />
3.&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;20 puan&nbsp;<em>(ORC C / MAT 10 MK2)</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:00:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOZLU RÖMORKÖRÜ\&#039;NİN ZONGULDAK LİMANINDAKİ HİKAYESİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kozlu-romorkorunin-zonguldak-limanindaki-hikayesi-5729</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kozlu-romorkorunin-zonguldak-limanindaki-hikayesi-5729</guid>
                <description><![CDATA[KOZLU RÖMORKÖRÜ\'NİN ZONGULDAK LİMANINDAKİ HİKAYESİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kozlu Römorkörü ve Mustafa Paksoy, Salih Ünal, Cafer Şener &amp; İsmail Şener, &nbsp;<br />
Mehmet Şevket Ahmet Bey &amp; B. Bey &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;Yazan:Osman Öndeş</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(20).jpg" style="height:425px; width:640px" /></p>

<p><em>Zonguldak Limanı yağlıboya tablosu; Solda Kozlu römorkörü ve Mendirek dışında kömür yüklemek için demirde bekleyen enel yük gemileri..</em></p>

<p>Zonguldak ve Zonguldak Limanı tarihi konularında, arşiv fotoğraflarıyla ve bunlara eklediği &nbsp;öyküleriyle benzersiz bir yöresel tarihi kaynağı yaratmış olan Yüksel Yıldırım’dır. Tanıklığını nihayet <strong>“İyi ki varsın Zonguldak” </strong>kitabı ile taçlandırmıştır. Bu eser aynı zamanda &nbsp;Türk deniz ticaret dünyası için de &nbsp;çok kıymetli bir kaynaktır. Meslek örgütleri vasıtasıyla üyelere duyurulmalı ve bu eser sahiplenilmelidir.<br />
Yükselk Yıldırım &nbsp;yakın zamanda “Kozlu Römorkörü’nün Hikayesi” başlığı ile Zonguldak Limanı’nda 1939’den 1967’ye kadar hizmet vermiş olan &nbsp;Kozlu Römorkörü’nü ve bu römorkörle olan anıları &nbsp;“Zonguldak Nostalji” sitesinde yayınladı. Kendnsine mesaj gönderenlerin herbiri hasret, saygı ve &nbsp;sevgi dolu mesajlar göndermeleri sadece bir güxelliktir ve mazisine sahip çıkmaktır. Böyle bir ortamı tesis ettiğinden dolatı Yüksel Yıldırım’ı tekrar kutluyorum ve teşekkür ediyorum.<br />
Çalışmalarına bir katkı olsun diyerek, Kozlu römorkörünün inşa tersanesi kayıtlarından başlayarak geçirdiği evreleri &nbsp;resmî İngiliz arşivinden yayınlayarak özetledim. Amacım &nbsp;Yüksel Yıldırım ve onu öncelikle zonguldak sevdasıyla izleyenlere &nbsp;biraz daha bilgi ve belge eklemek.</p>

<p>Zonguldak limanına 1939 yılında satın alınan Kozlu römorkörü, Asma römorkörü ile beraber iç liman hizmetlerinde kullanıldılar. Kozlu ve Asma römorkörleri 1966 yılına kadar Zonguldak limanında hizmet verdiler. 1965 yılında ve Kaptanı Kadir Günal döneminde, buhar gücüyle çalışan Kozlu römorköründe elin bir kaza sonucu bir mürettebat hayatını kaybetti.&nbsp;<br />
Bu olaydan hemen sonra Kozlu römorkörü bağlı olduğu kurum EKİ tarafından (Ereğli Kömürleri İşletmesi) ihaleye çıkarılarak satıldı. Kozlu Römorkörü Zonguldak limanında 27 yıl iç hizmet vasıtası olarak hizmet verdi.<br />
<strong>Mürettabat Amasralı Mehmet Muslu’nun Hikayesi<br />
(Kaynak:Zonguldak Nostalji)</strong><br />
&nbsp;“Atatürk'ü Samsun'a götüren Bandırma vapurunun Zonguldak açıklarından geçişinden yirmi yedi yıl on bir ay sonra Zonguldak limanında büyük bir gemi Kozlu römorkörüne çarparak omurgasında büyük bir yara açmıştı. Gemidekiler ve &nbsp;limandakiler de Ereğli Kömür İşletmesinin bu pek faydalı römorkörünü kurtarmak için gayrete geçtiler. Fakat alınan bütün tedbirler, gösterilen bütün gayretler boşuna çıktı. Römorkör kurtarılamayacak, batacaktı. Bunun üzerine kaptan bütün tayfalara römorkörüterk etmek kumandasını verdi.<br />
Gemideki bütün İşçiler gibi Amasralı Mehmet Muslu da uzaklaşmak üzere idi. O sırada -arkadaşlarından öğreniyoruz- şöyle düşünür.<br />
“Römorkörün alt katında iki büyüğümüzün resimleri asılı, birisi Atatürk'ün, birisi İnönü'nün! Onlar sular altında kalmasın!”<br />
Mehmet Muslu'ya o dakikada İki büyük Türk kahraman- velev ki birer resim, birer sembol hâlinde olsunlar- boğulacaklar gibi gelmişti. “Hâlbuki onlara bir şey olmamalı idi.”<br />
Kaptanın verdiği emirlere rağmen, batmakta olan geminin alt katına daldı, orada iki levhayı da çakılı bulundukları duvardan sökmek üzere idi ki römorkörün birdenbire büyüyen yarığından sular içeriye hücum etti. Bu sırada tahta merdivenler de suların aşağıdan yukarıya yaptığı basınç sonucu kapanmıştı.<br />
Böylece 18 Nisan 1947’de sabahın erken saatlerinde genç bir işçimizi, elleri levhalarda kaybettik.”(Kaynak: &nbsp;Yüksel Yıldırım-İyi ki varsın Zonguldak” kitabı-2025)<br />
Kozlu Römorkörü Zonguldak Limanı'ndaki kömür nakliyatı ve liman hizmetlerini desteklemek amacıyla Fransa'nın Cherbourg kentindeki <strong>Constructions Mécaniques de Normandie (CMN)</strong> tersanesinde inşa edilmiştir. &nbsp;Römorkör 1939 yılında &nbsp;Türkiye'ye getirildikten sonra Zonguldak Limanı'nda "Asma" römorkörü ile birlikte iç liman operasyonlarında, özellikle kömür yüklü mavnaların çekilmesinde uzun yıllar görev yapmıştır.<br />
Zonguldak limanının iç hizmetlerinde kullanılan buharlı Kozlu römorkörü &nbsp;1966 yılına kadar hizmet vermiş, ardından bir kaza sonrası Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) tarafından ihaleyle satılmıştır.<br />
1939 yılında Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) tarafından satın alınan Kozlu ve Asma römorkörleri, Zonguldak limanındaki iç hizmetlerde (kömür yükleme ve nakliye işlemleri gibi) çift olarak uzun yıllar boyunca beraber kullanılmışlardır.Her iki römorkör de <strong>1966 yılına kadar</strong> aktif olarak görev yapmıştır. 1965 yılında Kozlu römorköründe yaşanan ve bir mürettebatın ölümüyle sonuçlanan kazan patlaması kazasından sonra her iki gemi de ihaleye çıkarılarak satılmış ve Zonguldak'taki görevleri son bulmuştur.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(22).jpg" style="height:501px; width:800px" /></p>

<p><em>Glasgow, Barclay,Curle &amp; Co.Ltd.1893 inşa buharlı römorkör “Neptune”-<br />
Kaynak;Clyde Built Ships</em></p>

<p><strong>İnşa ve Hizmete Giriş:</strong> Neptune isimli römorkör 1939 yılında satın alınarak Zonguldak'a getirilmiştir. Kozlu römorkörü limanın iç hizmetlerinde (römorkaj ve manevra işlerinde) kullanılmıştır.<br />
1966 yılına kadar kesintisiz olarak Zonguldak limanında hizmet vermiştir.<br />
Kozlu ve Asma, Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) bünyesinde liman içi trafiği yöneten temel deniz vasıtalarıydı.Dönemin teknolojisi gereği buhar gücüyle çalışan bu römorkörler, kömür havzasının lojistik ihtiyaçları için kritik bir role sahipti.&nbsp;<br />
Port Glasgow/Glasgow- Barclay Curle &amp; Co.Ltd.’e ait Clydeholm Tersanesi’nde 385 Kızak No.’su ile inşa edilen &nbsp;römorkörün inşa adı <strong>“Neptune”</strong> idi. John and Robert H. Steel and David Bennie (trading as Steel &amp; Bennie)adına inşa dedilen Neptune römorkörünün Resmi Tescil Numarası 102585 idi ve &nbsp;3 Mayıs 1893 tarihinde hizmete girdi. Glasgow merkezli &nbsp;Barclay,Curle &amp; Co.Ltd. yapımı olan C2cyl.ana buhar makinesi 54 nhp., 600 ihp azami güç retriyordu ve azami seyir sürati 12 knots idi.Ana buhar makinesi 1967 yılında Magdeburg- Schwermaschinenbau “Karl Liebknecht” SKL yapımı &nbsp;M-cyl 4SA 110 bhp 82 kW dizel makine ile değiştirilmiştir.<br />
1903’de Neptune römorkörü armatörlük şirketinin yeniden tescil edilen ticari adı “Steel and Bennie Ltd – Başkan-David Bennie” &nbsp;olarak değiştirildi.<br />
1920’de Liverpool’dan West Coast Towage &amp; Salvage Company Ltd. satın aldı ve &nbsp;Liverpool Limanı’na kaydedildi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(19).jpg" style="height:800px; width:360px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Kozlu römorkörünün Clyde Built Ships&nbsp;<br />
arşivindeki sicil kaydı.</em></p>

<p>1925’de Sunderland’den &nbsp;Thomas Young satın aldı. Römorkörü adı değiştirilmedi.<br />
1926’de Londra merkezli &nbsp;British &amp; Mediterranean Lighterage Co Ltd. satın aldı ve römorkörün adı değiştirilmedi.<br />
1928’de Yunanistandan tespit edilemeyen bir römorkörcülük firmasına satıldı ve Yunan/Pire limanına tescil olundu.&nbsp;<br />
1929’de İstanbul merkezli Ereğli Şirketi (Société d'Héraclée) satın aldı ve <strong>“Kozlu”</strong> adı verildi. İstanbul Limanı’na kaydedildi. &nbsp;<br />
1939’da &nbsp;Zonguldak’tan Eti Bank-Ereğli Kömürleri İşletmesi satın aldı,&nbsp;<br />
1967’da &nbsp;Zonguldak’tan <strong>Mustafa Paksoy, Salih Ünal, Cafer Şener &amp; İsmail Şener</strong> ortaklığı satın aldı &nbsp;ve genelyük/koster &nbsp;olarak tadil edildi. Ana dizel makinesi yenilendi ve &nbsp;yapılan tadilat sonucu 149grt. 96nrt., Tam boy: 32.09m. x Genişlik:6.43 ve Derinlik: 3.15m. oldu.<br />
1990’da hurdaya çıkartıldı ve &nbsp;Lloyd’s Register Sicil Kaydı’ndan silindi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(17).jpg" style="height:266px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping 1938-1939 yıllığında &nbsp;ilk adı Tugela ve 1933’de “Neptun”,&nbsp;<br />
son adı “Platin” olan şilebe ait &nbsp;kayıt.&nbsp;</em></p>

<p><strong>Neptune adı karışıklık yaratmasın</strong><br />
Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping yıllıklarında 1864-1894 yıllarında inşa edilmiş ve“Neptune” adı verilen &nbsp;7 gemi ayni sütunlarda yeralır. Genel yük gemisi, römorkör, tarak dubası gibi olan bu deniz araçları araştırmacıları yanılgıya düşürmemelidir. &nbsp;Bilgi karışlığı doğmasına karşı, Lloyd’s Register yıllıklarındaki “Neptune” veya “Neptun” kayıtlarına dikkat edilmesi gerekir. Bunlardan biri Zonguldak’lı <strong>Mustafa Paksoy, Salih Ünal, Cafer Şener &amp; İsmail Şener ve Mehmetzâde(Mehmetoğlu) Şevket Ahmet Bey</strong> ve bilgi birikimi yetersizliğinden ismi sicil kaydında “B.Bey” olarak &nbsp;verilen ortağı &nbsp;ile “Sadıkzade Ruşen Oğulları Vapurculuk Şti.”nin <strong>“Platin”</strong> adı vediği “Neptun” genel yük gemisidir.<br />
1930 gibi ilk yılların Türk armatörleri büyük çoğunlukla tek gemi sahibi oldular. Yine çoğu, ya yaşamları sırasında veya vefatlarından sonra akrabaları devam etmediğinden dolayı armatörlük yaşamları sona erdi. Ailelerde armatörlüğü devam ettirmek gibi bir eğilimi çok kısıtlı olduğu bu yıllarda yine tek gemi sahibi Mehmetzâde(Mehmetoğlu) Şevket Ahmet Bey, büyük olasılıkla sermaye ve bilgi birikimi yetersizliğinden ismi sicil kaydında “B.Bey” olarak geçen ikinci bir ortakla 1900 İngiltere inşa 3308 grt. bir genel yük gemisini satın aldılar. Gemiye <strong>“Neptün” </strong>adını vermişlerdi. Beş yıl sonra da deniz ticareti dünyasından çekildiler.<br />
Port Glasgow’da Anderson Rodger &amp;Co., Bay Yard kızaklarında 346 Kızak No.su ile inşa edilen genel yük gemisine <strong>“Tugela” </strong>adı verildi.<br />
18 Şubat 1900’da deniz indirildi ve aynı sene hizmete girdi.<br />
3308 grt., 2148 nrt. ve Tam boy: 326.2 ft., Genişlik: 48.1 ft.,Derinlik: 23.7 ft. İdi.<br />
Port Glasgow, Anderson Rodger &amp; Co. yapımı 3 genişlemeli ana buhar makinesi 281 nhp. azami güce sahipti.<br />
İlk armatörlük firması Glasgow merkezli Glasgow Navigation Co. Ltd. - Maclay &amp; McIntyre idi. 29 Mart 1900 tarihinde Glasgow limanına tescil olundu.1915’te Londra merkezli Anglier S.S. Co. Ltd. - Brys &amp; Gylsen Ltd.satın aldı ve <strong>“Anglier” </strong>adı verildi. 1918’de Londra merkezli Lloyd Royal Belge (Great Britain) Ltd. satın aldı. 1923’te Andros’tan <strong>Demetrios M. Logothetis</strong> satın aldı ve <strong>“Karolos”</strong> adı verildi. 1933’te İstanbul’dan Mehmet Şevket Ahmet Bey &amp; B. Bey satın aldı ve <strong>“Neptün”</strong> adı verildi. 1938’ de İstanbul’dan Sadıkzade Ruşen Oğulları Vapurculuk Şti. satın aldı ve <strong>“Platin”</strong> adı verildi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(12).jpg" style="height:652px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>S.S.Platin’in “Anglier” adıyla yapılmış yağlıboya tablosu<br />
Greenwich Maritime Museum koleksiyonunda bulunmaktadır.</em></p>

<p><strong>“Platin”</strong> şilebi 31 Ocak 1957 İstanbul’dan günü &nbsp;Zonguldak’a &nbsp; balastlı olarak seyrederken Karadeniz’de kar tipisinden dolayı Öreke Kayalıkları Burnu civarında (Küçük Ada Gerede kayalıkları) karaya oturdu ve giderek parçalanma tehlikesi arttı. Sahilden roket atılmak suretiyle gemi mürettebatı kurtarıldı. Fakat lostromo dalgalara kapılarak kayboldu.Platin’in Anglier adıyla yapılmış yağlıboya tablosu Greenwich Maritime Museum koleksiyonunda bulunmaktadır. Clyde Built Ships/Glasgow arşivinde de fotoğrafı mevcuttur.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>QR kodları ne kadar güvenli?</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/qr-kodlari-ne-kadar-guvenli-5728</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/qr-kodlari-ne-kadar-guvenli-5728</guid>
                <description><![CDATA[QR kodları ne kadar güvenli?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kare kod dolandırıcılıklarına karşı dikkatli olun&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri&nbsp;ESET, günlük yaşamda yaygın şekilde kullanılan QR kodların sunduğu kolaylığın yanında çeşitli güvenlik ve gizlilik riskleri de taşıdığına dikkat çekti. Restoran menülerinden ödeme sistemlerine, etkinlik girişlerinden Wi-Fi bağlantılarına kadar birçok alanda kullanılan QR kodlar, siber suçlular tarafından kötüye kullanılabiliyor. ESET uzmanları kullanıcıların QR kod tararken dikkatli olması gerektiğini vurguladı.&nbsp;</strong></p>

<p>QR kod, “Quick Response” yani “Hızlı Yanıt” ifadesinin kısaltmasıdır. Akıllı telefon kameraları tarafından kolayca okunabilen bu iki boyutlu barkodlar; web sitesi açma, uygulama indirme, kişi ekleme, Wi-Fi ağına bağlanma ve ödeme yapma gibi pek çok işlemi saniyeler içinde gerçekleştirebilir. Ancak bu pratik yapı, aynı zamanda kötü niyetli kullanımlara da kapı aralayabiliyor.</p>

<p><strong>QR kodları neden bu kadar yaygın kullanılıyor?</strong></p>

<p>QR kodların yaygınlaşmasının temelinde sunduğu pratiklik ve kullanım kolaylığı yer alıyor. Geleneksel barkodlara kıyasla çok daha fazla veri depolayabilen QR kodlar, küçük bir alanda geniş kapsamlı bilgi sunabiliyor. Ayrıca kodun bir kısmı zarar görmüş olsa bile çoğu zaman okunabilirliğini koruması, onları yoğun kullanım alanları için avantajlı hâle getiriyor. Belirli bir hizalama gerektirmeden farklı açılardan hızlıca taranabilmesi de kullanımını kolaylaştıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bu avantajlar sayesinde QR kodlar perakendeden üretime, lojistikten restoran ve finans sektörüne kadar pek çok alanda yaygın şekilde tercih ediliyor.</p>

<p><strong>QR kodlarla karşılaşılabilecek tehditler</strong></p>

<p>ESET uzmanları, güvenilmeyen kaynaklardan gelen QR kodların çeşitli siber saldırılarda kullanılabileceğine dikkat çekiyor. Sahte uygulama mağazalarına yönlendiren QR kodlar aracılığıyla cihazlara zararlı yazılım bulaştırılabiliyor. Kullanıcılar sahte banka veya alışveriş sitelerine yönlendirilerek giriş bilgilerini paylaşmaya kandırılabiliyor; bu yöntem “QRishing” olarak adlandırılıyor. Bunun yanı sıra harita ya da etkinlik bağlantısı gibi görünen bazı QR kodlar kullanıcıların konum bilgilerini üçüncü taraflara aktarabiliyor. Arama başlatma veya SMS gönderme gibi işlemler tetiklenerek telefon numarası ve kişisel bilgiler ele geçirilebiliyor. Bazı kodlar ise cihazı bilinmeyen Wi-Fi ağlarına bağlama, kişi ekleme ya da mesaj gönderme gibi yetkisiz işlemleri başlatabiliyor. Özellikle ödeme noktalarında bulunan QR kodların değiştirilmesiyle kullanıcıların ödemeleri saldırganların hesaplarına yönlendirilebiliyor.</p>

<p><strong>QR kod risklerinden korunmak için 5 öneri</strong></p>

<ul>
	<li><strong>Rastgele QR kodları taramayın.&nbsp;</strong>Sosyal medya paylaşımlarında, duvar afişlerinde veya güven vermeyen web sitelerinde yer alan kodlara karşı temkinli olun.</li>
	<li><strong>Mobil güvenlik yazılımı kullanın.&nbsp;</strong>Telefonunuza güvenilir bir antivirüs çözümü yükleyerek zararlı bağlantı ve dosyalara karşı koruma sağlayın.</li>
	<li><strong>İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın.</strong>&nbsp;Parola bilgileriniz ele geçirilse bile hesaplarınıza ek koruma sağlar.</li>
	<li><strong>Konum paylaşım izinlerini kontrol edin.</strong>&nbsp;Uygulamaların gereksiz yere konum verisine erişmesine izin vermeyin.</li>
	<li><strong>Cihazlarınızı güncel tutun.</strong>&nbsp;Telefon ve uygulama güncellemeleri, siber suçluların yararlanabileceği açıkları kapatır.</li>
</ul>

<p><strong>Kolaylık kadar dikkat de önemli</strong></p>

<p>QR kodlar modern yaşamın vazgeçilmez araçlarından biri hâline geldi. Ancak hızlı erişim sağlayan bu teknoloji, dikkatsiz kullanıldığında siber tehditlere dönüşebilir. Uzmanlar kullanıcıların QR kodları taramadan önce kaynağını sorgulamasını, bağlantıları kontrol etmesini ve temel güvenlik önlemlerini ihmal etmemesini öneriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:06:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞEHİDİMİZİN EMANETİ, MÜŞERREF GÜRENCİ HANIMEFENDİ’NİN ŞÜKRAN DUYGULARI</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sehidimizin-emaneti-muserref-gurenci-hanimefendinin-sukran-duygulari-5727</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sehidimizin-emaneti-muserref-gurenci-hanimefendinin-sukran-duygulari-5727</guid>
                <description><![CDATA[ŞEHİDİMİZİN EMANETİ, MÜŞERREF GÜRENCİ HANIMEFENDİ’NİN ŞÜKRAN DUYGULARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in idam sehpasında&nbsp; “Çocuklarımı Asil Türk milletine emanet ediyorum” sözleri beni de çok etkilemişti. Asil Türk milletine emanet edilmiş çocuklardan biri olan Müşerref GÜRENCİ’yi Aydil Erol’un ricası üzerine &nbsp;İzmir’de buldum &nbsp;(1992). &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Müşerref GÜRENCİ Hanımla “Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey’in kızıyla sohbet” sonrası (1994) dostluğumuz ilerledi.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ona “Efendim Ulu Tanrı şehit babanızın davasını temsil etme görevini sizin omuzlarınıza &nbsp;verdi” mesajımı anlamıştı. Bu görevi ölünceye kadar her zeminde &nbsp;sürdürdü.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu ziyaret ve röportaj Müşerref Hanım’in hayatında çok büyük bir değişikliğe sebep oldu, İki &nbsp;oğluyla birlikte babasının hatırasına daha fazla sahip çıktı. Özel ziyaretciler gelmeye başladı..<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneğinin şeref üyeliğine seçildi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ressam Embiya Çavuş’un Türk Dünyası’nın Kültür Varlığı ve Yaşadığı Dram (27.1.1993) resim sergisinin açılışını yaptı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Aile arşivini bizlerle paylaştı.Babasının idamı sonrası çekilen fotografları, Atatürk’le dedesinin konuşmalarını, yaşadığı hatıraları, Aka Gündüz’ün, Naci Sadullah’ın makalelerini, Türkiye Cumhuriyeti devletimizin “kaydı hayat şartıyla bağladığı “ şeref aylığı defterini gösterdi.Hüzünlü bilgiler veriyordu paylaşımları ilgiyle karşılandı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Tansu Çiller’in “Boğazlıyan Kaymakamı demesi gerekirken Boğazlanan Kaymakam” diyerek yaptığı gaf’a tepkisini oğlu Kemal Gürenci ile evinde düzenlediği basın toplantısında “Babam asla vatan hayini değildi” diyerek, ”Çiller’i mahkemeye vereceğini” söyleyerek &nbsp;cevap verdi. 1996</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Türkiye Cumhuriyeti’nin 75.yılında İzmir Vali yardımcısı Mustafa TAMER tarafından ziyaret edildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Cumhuriyetin 75.yılı kutlamalarında İzmir’deki Türk Dernekleri Başkanları, İzmir Şehit Aileleri Derneği Başkanı, Yavuz Alphan, ressam Embiya ÇAVUŞ Gazi Şükrü Karaca, Burhan Keskin tarafından ziyaret edildi &nbsp;yapıldı. (1998)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Şehadetinin 80 nci yılında İstanbul Kadıköy Mahmut Baba Türbesinde bulun Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in mezarı başında yapılan anma törenine Müşerref Gürenci’nin gönderdiği mesaj okundu, İzmir’den getirilen toprak döküldü.10 Nisan 1999<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; -ABD Temsilciler Meclisinin kararına evinde düzenlediği basın toplantısıyla &nbsp; “Asıl mağdur benim” &nbsp; diyerek &nbsp;cevap verdi. (27 Eylül 2000)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; -Yozgat Boğazlıyan Şehit Kaymakam Kemal Bey İlköğretim Okulu Yeni binasının açılış törenine Milli Şehit Mehmet Kemal Bey heykelinin açılışına da katıldı. (10 Nisan 2001)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; -TRT’nin “Son tanıklar “ belgeseline katkıda bulundu. (2002)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; -Yaşasın Cumhuriyet &nbsp;Kartpostal &nbsp;sergisinin açılışlarını &nbsp;yaptı. (29 Ekim 2002)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; -Babası hakkında yanlış ifade kullanan Güngör Uras’a “Ben Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Kemal Bey’in kızıyım. 3.2.2003 günlü yazınızı üzüntü ile okudum ” açıklamasını gönderdi.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Dogruları yazan Hasan Pulur’a&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;“Sayın Hasan PULUR Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Kemal Bey’in basında uğramış bulunduğu haksız saldırı karşısında doğruları ifade eden yazınızı okumakla teselli buldum. Size çok teşekkür eder şükranlarımı gönderirim. (2003)<br />
Mektubunu yazdı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;-En yaşlı şehit kızı sıfatını taşıyan Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in kızı Müşerref GÜRENCİ, Türkiye &nbsp;Cumhuriyetinin kuruluşunun 80 nci yılında Ege Ordu Komutanı Org.Hurşit TOLON’u &nbsp;temsilcisi heyet tarafından ziyaret edildi. 29 Ekim 2003<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Ceyhan Belediyesi tarafından yaptırılan KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın teşrifleriyle Milli Şehit Bogazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in Heykelinin açılış törenine &nbsp;davet edildi, konuşma yaptı. 17 Mayıs 2003</p>

<p>&nbsp; &nbsp; <strong>&nbsp;Sevgili Kardeşlerim<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Seksen dokuz sene bu unutulmaz günü görmek için yaşamışım. Çok şeyler gördüm. Cumhuriyetin onuncu yılında Istanbul’un kolkola girip “Çıktık açık alınla “ marşıyla sabahlara kadar coşkuyla dolaştığımızı hatırlıyorum.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Seneler geçmesine rağmen hala vatan sevgisinin bir örneğini şimdi karşımda görüyorum. Unutmak istemediniz Unutmayacaksınız. Bir Kemal’i sembolleştirdiniz. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ona olan vefanızı gösterdiniz.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ben kızı olarak hepinize minnetlerimi arz ederim.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Başta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf DENKTAŞ Beyefendi, Alaattin YÜKSEL valimiz, Ceyhan Kaymakamı, Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin SÖZLÜ Beyfendiler olmak üzere herkese teşekkürlerimi arzeder, hoşca kalınız derim.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;MÜŞERREF GÜRENCİ</strong></p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamının 86 nci yıldönümünde asıldığı yer olan &nbsp;Beyazıt Meydanında yapılan anma töreninde oğlu &nbsp;Yalçın Gürenci &nbsp;konuşma yaptı (11.4.2005)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; -Türk Milletini Ermeni Soykırım iddiaları ile suçlayan çevrelerin önde gelen ismi Orhan Pamuk’un kitaplarını ilçesine sokmayacağını açıkladığı için suçlanan İsparta Sütcüler Kaymakamı Mustafa ALTINPINAR’a Müşerref GÜRENCİ destek mesajı gönderdi. 04 Nisan 2005&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; - Elif Şafak’ın yazdığı roman’da Türk Milletini suçlayan ifadeler kullanmış olmasına evinde düzenlediği basın toplantısıyla karşılık verdi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Batı'nın Ermeni soykırımı iddialarına çanak tutan romanıyla mensubu bulunduğum asil Türk milletine hakarete yeltenen ve beraat eden Elif Şafak'ın Türk milleti hakkındaki hakaret satırlarını okurken, babam Milli Şehit Kemal Bey'i yargılayarak idama mahkum eden Kürt Mustafa Divan-ı Harbi savcısının Elif Şafak'ın şahsında dirildiğini, Türk ve Türk devleti düşmanlığını sürdürmeye devam ettiğini düşündüm. Dedi.<br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;-Babasının davasını savunan &nbsp;Müşerref GÜRENCİ’nin &nbsp; çocukları da &nbsp;annelerine eşlik ediyordu. ”Kemal Bey’in torunları Yalçın GÜRENCİ, Kemal GÜRENCİ Büyük Yalan Belgeseline &nbsp;katkıda bulundu. (2007)&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;- Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in idamının 88 nci yıl dönümü nedeniyle Bayazıt Meydanında yapılan törene gönderdiği mesaj Celal Öcal tarafından okundu. 8.4.2007</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; “Kaymakam Kemal Bey konulu kompozisyon dalında birinci seçilen Kaymakam Kemal Bey &nbsp;İlk Öğretim Okulu örgencisi &nbsp;Esma Çetindağ’a Bilgisayar ödülü Kemal ve Yalçın Gürenci tarafından gönderildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Türkiye Cumhuriyetinin 82 nci yılında, Müşerref Gürenci &nbsp; İzmir Valisi Oguz Kagan KÖKSAL tarafından &nbsp;ziyaret edildi.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği Müşerref GÜRENCİ’yi yılın Annesi seçti.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Babasının mücadelesini ve yaşadığı olayları 92 yaşında iken Yeniçağ Gazetesine anlattı. 5 Şubat 2008’de &nbsp;vefat etti.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Müşerref Gürenci vefatının 1nci yılında Bornova Mezarlığında Sancar Maruflu ve arkadaşları tarafından anıldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Cumhuriyetimizin 75nci yılı hatırasına &nbsp; İzmir Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği &nbsp; bir Armağan kitap yayımlama düşüncesiyle çalışma &nbsp;başlatmıştı. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; “Türk Devlet Geleneğinin Işığında Türkiye Cumhuriyetinin 75nci Yılı” adını verdiği bu &nbsp; kitap için &nbsp;dost ve büyüklerden &nbsp;yazı istendi. Yazı istediklerimizden biri de Boğazlıyan Kaymakamı Milli şehidimiz Mehmet Kemal Bey’in kızı Müşerref Gürenci Hanımdı. Bize &nbsp;Çamlıca Kız Mektebinde okuduğu dönemle ilgili bir &nbsp;hatırasını paylaştı&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Milli Şehit kanununu çıkartan Gazi M.Kemal ATATÜRK, Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehidimiz Mehmet Kemal Bey’i ve onun emaneti Müşerref GÜRENCİ, Yalçın GÜRENCİ ve Kemal GÜRENCİ’yi saygı ve rahmetle anıyoruz.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; CELAL ÖCAL<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;*****************<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ne mutlu bana 75 sene Cumhuriyetimizin havasını teneffüs ederek yaşadım. Bu senelerin 29 Ekimlerinde benim hiç unutmayacağım çok güzel anılarım var.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; 1929 yılı &nbsp;Cumhuriyet &nbsp;bayramında henüz orta mektep talebesiyken İstanbul Kadıköy’deki Belediye binasının balkonunda gençliğe seslenme imkanını bana vermişlerdi.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Edebiyat hocamız &nbsp;Trakya Paşaeli&nbsp;gazetesinde işgal acılarını dile getiren şiirleriyle tanınmış İskeçeli Mehmet Sıtkı Bey’di. Onun &nbsp;kaleme aldığı metni bir hafta çalışarak ezberlemiştim. Ve o unutulmaz günde bütün &nbsp;çoşkumla balkondan o muazzam kalabalığa adeta haykırdım. Bu güzel yazıdan aklımdan hiç çıkmayan şu satırları sizlere de duyurmak isterim. ”Bu yüce ve ebedi günün ruhlarda uyandırdığı güneşleri görmek isterseniz istikbali temsil eden arkadaşlarımın lekesiz çehrelerine bakınız “&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Beni çok mutlu eden ikinci anım Onuncu yıl marşını yek vucut gibi kolkola girerek caddelerde heyecanla söyleyişimiz o ne muhteşem bir geceydi. Sabaha kadar vecd içinde dolaştık durduk.<br />
&nbsp; &nbsp; Ve nihayet Cumhuriyetimizin 50-ci senesinde 1972 yılında Mülkiyelilerin proğramında uyguladıkları Babam Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Kemal Bey’in Kadıköy’de ki mütevazı &nbsp;mezarını bir abideye çevirip başında İstanbul Valisi &nbsp;Vefa Poyraz olmak üzere yüzlerce vatandaşın katıldığı bir merasimle ebed’e teslim etmeleri.<br />
&nbsp;Bu kadirşinast millet vatan uğruna canını yitirenleri unutmuyor.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ve işte yine bugün beni bulup bu çok kudsi günü benimle paylaşmak isteyen sizler en iyi örneksiniz.<br />
&nbsp; &nbsp; Çünkü Babam idam edilirken son söz olarak şunları söylemiş. ”Evlatlarımı vatana emanet ediyorum. Gözüm arkada değil. Yaşasın Vatan “ deyip sonsuza göçmüş.</p>

<p style="text-align:right">25 Ekim 1990<br />
MÜŞERREF GÜRENCİ&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/4C.jpg" style="height:464px; width:800px" /></p>

<p><em>1-Çamlıca Kız Mektebi öğrencileri Boğazlıyan Kaymakamı Milli şehit Mehmet Kemal Bey aile arşivi,Müşerref Gürenci</em><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/3C.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;<em>2-Müşerref Gürenci hanımı evinde ziyaretimiz,Celal Öcal,Şükrü Karaca.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/2C.jpg" style="height:800px; width:617px" /></p>

<p><em>3-Milli Şehidimizin kızını Cumhuriyetimizin 75nci yılında ziyaret eden İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Tamer.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/1C.jpg" style="height:602px; width:400px" /></p>

<p><em>4-Müşerref Gürenci</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:26:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları Urla’da Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/15-jimmy-key-universail-yelken-yarislari-urlada-tamamlandi-5726</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/15-jimmy-key-universail-yelken-yarislari-urlada-tamamlandi-5726</guid>
                <description><![CDATA[15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları Urla’da Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">31 tekne, 272 sporcu, 18 üniversite yarıştı, 24 takım ödül aldı.</span></span></span></div>

<div style="text-align:left">
<div>
<div style="margin-right:10px">&nbsp;</div>
</div>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/jimmy%20key%20kapak%20deniz%20ticaret.jpg" style="height:345px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529; font-family:Roboto,sans-serif">Ege’nin rüzgarında iki gün süren 15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, 31 tekne, 272 sporcu ve 18 üniversitenin katılımıyla Urla açıklarında tamamlandı. 31 üniversite takımının mücadele ettiği organizasyonda 24 ekip dereceye girerek ödül aldı.</span></p>
</div>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">25–26 Nisan’da Urla açıklarında gerçekleşen Jimmy Key Universail Yelken Yarışları’nda 31 tekne, 272 sporcu ve 18 üniversite Urla açıklarında 15. kez aynı rüzgarda buluştu. Urla açıklarında iki gün süren organizasyonda üniversiteli yelkenciler Ege’nin rüzgarında hem rekabet etti hem de 24 dereceyle kürsüye çıktı.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/g-rsel-2.jpeg" style="border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:auto; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Ege’nin Rüzgarında 15. Kez Bir Araya Geldiler</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Üniversiteli yelkencilerin geleneksel buluşması haline gelen Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, bu yıl 15. kez Urla açıklarında gerçekleşti. İki gün süren organizasyonda Ege’nin değişken rüzgarları, genç sporcular için hem zorlu hem de öğretici bir yarış ortamı sundu. Toplam 31 teknenin start aldığı yarışlarda 272 sporcu denizde mücadele ederken, 18 farklı üniversite kendi yelken takımlarıyla organizasyonda yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>31 Üniversite Takımı, 24 Ödül</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bu yıl yarışlarda üniversiteler birden fazla takımla temsil edildi ve toplam 31 üniversite ekibi parkura çıktı. Rekabetin yüksek olduğu yarışların sonunda 24 takım ödül almaya hak kazandı.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/zmir-ekonomi-niversitesi.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 346; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:346px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/ya-ar-niversitesi.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 465; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:465px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/dokuz-eyl-l-niversitesi.jpeg" style="border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:auto; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Organizasyona katılan üniversiteler arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Yelken Takımı, Dokuz Eylül Üniversitesi Yelken Takımı, Yaşar Üniversitesi, Dokuz Eylül Mühendislik, ODTÜ Yelken, Hacettepe Üniversitesi, İTÜ Yelken, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İTÜ Fen Edebiyat gibi farklı disiplinlerden güçlü ekipler yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Urla Açıklarında İki Günlük Yoğun Parkur</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Cumartesi günü iki, pazar günü ise bir yarışın gerçekleştirildiği organizasyonda ekipler, Ege’nin karakteristik ada rotalarında strateji ve dayanıklılıklarını test etti. Taş Ada’dan Hekim Adası’na uzanan parkurda rüzgarın yönü kadar ekip uyumu ve anlık kararlar da sonuçları belirledi. Yarış süresince yaklaşık 50 kaptan ve yardımcı ekip, kara ve deniz koordinasyonunu sağlayarak organizasyonun kesintisiz ilerlemesine katkı sundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Gençler İçin Bir Yarıştan Fazlası</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, yalnızca sportif rekabet değil; aynı zamanda üniversite öğrencilerinin doğayla temas kurduğu, farklı şehirlerden gelen ekiplerle deneyim paylaştığı bir buluşma alanı olmayı sürdürüyor. Denizcilik kültürünün genç kuşaklara aktarılmasını hedefleyen organizasyon, takım ruhu ve dayanışma vurgusuyla bu yıl da öne çıktı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>“Gençlerin Rüzgarla Kurduğu Bağ Çok Değerli”</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Jimmy Key Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Ünlütürk, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde gençlerin denizle kurduğu ilişkiye dikkat çekerek, “Jimmy Key Universail Yelken Yarışları bizim için sadece bir spor organizasyonu değil; gençlerin doğayla, denizle ve birbirleriyle kurduğu güçlü bağın bir yansıması. Her yıl farklı üniversitelerden yüzlerce öğrencinin aynı rüzgarda buluşması bize büyük bir ilham veriyor. 15. yılımızda da bu enerjiyi görmek, yarışların en kıymetli kazanımı.” dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Urla’da Kapanış ve Ödül Töreni</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/g-rsel-3.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 441; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:441px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İki gün süren mücadelelerin ardından Urla açıklarında tamamlanan 15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. Dereceye giren takımlar kupalarını alırken, tüm katılımcılar deniz üzerinde unutulmayacak bir deneyimle organizasyondan ayrıldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Jimmy Key Hakkında:&nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1997 yılında İzmir’de kurulan Jimmy Key, yurt içinde 73, yurt dışında 16 mağazası, jimmykey.com e-ticaret sitesi ve çevrimiçi pazar yerleri aracılığıyla 24 ülkede moda severlerle buluşuyor. Şehirli ve modern bir yaşam stiline hitap eden, şık ve konforlu koleksiyonlarıyla dikkat çeken Jimmy Key, her ay yenilenen temalarıyla güncel moda trendlerini müşterilerine sunuyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Güncel trendleri yaratıcı bir şekilde marka kimliğine uyarlayan ve yüksek kaliteli koleksiyonlar hazırlayan Jimmy Key, kurum içi üretim gücüyle her ay yeni bir tema sunarak müşterilerine yenilikler getiriyor. Doğal içerikli kumaşlar, rahat kesimler ve özgün renk paletleriyle zamansız bir stil sunan Jimmy Key, estetik kadar anlam ve değerleri de odağına alarak, müşterilerine daha iyi bir gelecek için birlikte adım atma fırsatı sunuyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:00:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal medya paylaşımlarında   dikkat edilmesi gereken 10 nokta</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta-5725</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta-5725</guid>
                <description><![CDATA[Sosyal medya paylaşımlarında   dikkat edilmesi gereken 10 nokta]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Paylaşmak güzel ama&nbsp;</strong><strong>aşırı paylaşım giderek büyüyen bir sorun</strong></p>

<p><strong>Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Kimlik dolandırıcılığına yol açabilir, siber suçluların parolanızı ele geçirmesini sağlayabilir ve hatta kişisel bilgilerinizi ve eşyalarınızı hırsızlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir. &nbsp;Siber güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların &nbsp;sosyal medyada yaptığı paylaşımların gizlilik ve güvenlik açısından ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek önerilerde bulundu.&nbsp;</strong></p>

<p>Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor. &nbsp;Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. ESET uzmanlarına göre, “sadece arkadaşlarım görüyor” sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.</p>

<p><strong>Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir</strong></p>

<p>ESET uzmanları, sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir bilgi kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. &nbsp;Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Asıl önemli olan ise bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.</p>

<p><strong>Sosyal medya paylaşımlarında nelere dikkat etmelisiniz?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li><strong>Kişisel bilgiler</strong>. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.</li>
	<li><strong>Tatil planları.</strong>&nbsp;Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.</li>
	<li><strong>Konum bilgileri</strong>. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.</li>
	<li><strong>Pahalı eşyalar</strong>. Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.</li>
	<li><strong>Çocuk fotoğrafları</strong>. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.</li>
	<li><strong>İşle ilgili serzenişler.</strong>&nbsp;Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.</li>
	<li><strong>Finansal bilgiler</strong>. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.</li>
	<li><strong>Yakın çevrenin bilgileri.&nbsp;</strong>&nbsp;Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.</li>
	<li><strong>Çekiliş ve kampanyalar</strong>&nbsp;. Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatleri, kimlik avı girişimi olabilir.</li>
	<li><strong>Özel mesajlar</strong>&nbsp;Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.</li>
</ul>

<p><strong>Güvende kalmak için neler yapılabilir?&nbsp;</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Paylaşım yaparken ne paylaştığınıza dikkat edin: Her zaman (profiliniz kısıtlı olsa bile) yanınızda oturan birine internette paylaştığınız bilgilerin aynısını söylemenin sizi rahatlatıp rahatlatmayacağını düşünün.&nbsp;</li>
	<li>Arkadaş listenizi sık sık gözden geçirin: Tanımadığınız veya gönderilerinizi görmesini istemediğiniz kişileri listenizden çıkarmak faydalı bir alışkanlık olacaktır.&nbsp;</li>
	<li>Arkadaş listenizi ve gönderilerinizi kimlerin görüntüleyebileceğini kısıtlayın: Bu, birisinin paylaştığınız herhangi bir bilgiyi kötü amaçlarla kullanma olasılığını azaltmaya yardımcı olacaktır.&nbsp;</li>
	<li>Fotoğraf erişimini kısıtlayın: Bunlar ideal olarak sadece bilinen arkadaşlar ve onaylı aile üyeleri tarafından görüntülenebilmelidir.&nbsp;</li>
	<li>İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın: Bu, parolalarınızı tahmin etmeyi veya kırmayı başarsalar bile birinin hesabınızı ele geçirme olasılığını azaltacaktır.&nbsp;</li>
</ul>

<p>Sosyal medyayı bu kadar eğlenceli yapan şey gönderilerimizi arkadaşlarımızla, ailemizle ve bağlantılarımızla paylaşmaktır. Ancak bu, aynı zamanda potansiyel bir risk kaynağıdır. Sosyal medya platformlarını kullanırken dikkatli davranarak oluşabilecek sorunlardan uzak durun.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 10:05:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK’ın Yarış Takvimi Değişti, Marmara Kupası Mayıs’a Geldi</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/taykin-yaris-takvimi-degisti-marmara-kupasi-mayisa-geldi-5724</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/taykin-yaris-takvimi-degisti-marmara-kupasi-mayisa-geldi-5724</guid>
                <description><![CDATA[TAYK’ın Yarış Takvimi Değişti, Marmara Kupası Mayıs’a Geldi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel&nbsp;“Marmara Kupası” 3 Ekim&nbsp;tarihine yerleştirilmişti. Dün akşam ansızın&nbsp;23 Mayıs’ta&nbsp;İstanbul Boğazı’nda planlanan&nbsp;“Uluslararası Lions Kulüpler Birliği Yarışı”&nbsp;ile yer değiştirdiği duyuruldu.<br />
Önce&nbsp;22-23 Mayıs&nbsp;olarak belirlenen tarih ardından&nbsp;23-24 Mayıs&nbsp;olarak&nbsp;revize&nbsp;edildi. Sonunda&nbsp;23 Mayıs’ta&nbsp;kısa&nbsp;rotada&nbsp;“tek günlük bir etkinlik”&nbsp;olacağı kesinleşti.</p>

<p>2026&nbsp;sezonuna&nbsp;“radikal değişikliklerle”&nbsp;başlayan&nbsp;TAYK&nbsp;<em>(Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü)</em>,&nbsp;14 Nisan’da gerçekleşen&nbsp;Yatçı Toplantısı’nda&nbsp;Açıkdeniz Trofesi’nin kaldırıldığını, tüm yarışların&nbsp;TAYK Trofesi altında&nbsp;toplandığını duyurdu. Diğer önemli değişiklik ise&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası’ndaydı.&nbsp;Göcek’ten vaz geçildi,&nbsp;Bozcaada duraklı Çeşme&nbsp;hedefli&nbsp;eski rotasına&nbsp;geri döndüğü açıklandı.<br />
Yatçılar bu değişiklikleri&nbsp;hazmetmeye&nbsp;çalışırken, dün akşam saatlerinde&nbsp;yeni bir değişiklik&nbsp;duyurusu geldi. Buna göre daha önce&nbsp;3 Ekim’de yapılacağı ilan edilen geleneksel&nbsp;“Marmara Adası Kupası”,&nbsp;22-23 Mayıs’a çekildi.&nbsp;23 Mayıs’a yerleştirilen ve&nbsp;Marmara Yelken Kulübü&nbsp;işbirliğinde&nbsp;ortak bir etkinlik&nbsp;olarak&nbsp;İstanbul Boğazı’nda planlanan&nbsp;“Uluslararası Lions Kulüpler Birliği Yarışı”&nbsp;da&nbsp;3 Ekim’e gitti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>İTİRAZ VE REVİZE</strong><br />
Ekip liderlerinden ilk itiraz&nbsp;“22 Mayıs’ın Cuma’ya yani mesai gününe denk gelmesi yüzünden ekip topanmasından yana karşılaşılan güçlük”&nbsp;nedeniyle oldu. Tarih ardından&nbsp;23-24 Mayıs&nbsp;<em>(Cumartesi - Pazar)</em>&nbsp;şeklinde revize edildi.&nbsp;<br />
Ancak bu kez de tarihin&nbsp;ekiplerin bayram tatili programını etkilediği,&nbsp;“iptalinin daha uygun olacağı”&nbsp;görüşü ortaya atıldı.&nbsp;TAYK&nbsp;yönetimi son kararını&nbsp;"Marmara Adası Kupası”nın tarihini&nbsp;23 Mayıs&nbsp;olarak kesinleştirdi.&nbsp;<br />
Buna göre&nbsp;Marmara Adası Kupası “tek günlük bir etkinlik”&nbsp;haline dönüştü.&nbsp;Asmalıada dönüşü&nbsp;yerine&nbsp;“Marmara Denizi’nde coğrafi rota”da gerçekleştirilecek.<br />
<br />
<strong>“HOŞ OLMAYAN” NOKTALAR</strong><br />
Aslında geleneksel&nbsp;Marmara Adası Kupası’nın daha önce defalarca dile getirdiğimiz&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası’nın&nbsp;öncesine&nbsp;alınması, ekipleri&nbsp;açık deniz seyrine hazırlamak&nbsp;açısından&nbsp;yerinde&nbsp;bir karar. Ama bu değişikliği&nbsp;ilan edilen&nbsp;takvimi&nbsp;“bozarak”, üstelik&nbsp;uzun bayram tatili programına denk getirerek son anda&nbsp;yapmak hoş olmadı.<br />
Öte yandan, klasik rotasında&nbsp;daha önce denenen&nbsp;rota kısaltma seçeneği de hoş değil. Dolayısıyla,&nbsp;Marmara Adası&nbsp;rotası,&nbsp;uzun orsa ve pupa kolu&nbsp;ile yat yarış takvimimizdeki&nbsp;en zorlu&nbsp;ve&nbsp;en değerli&nbsp;mücadelelerinden biri olması gerekirken,&nbsp;bu kadar&nbsp; çok değişikliği kaldıramadığı&nbsp;ortada. Uğradığı&nbsp;kan kaybının&nbsp;nedeni, yıldan yıla&nbsp;eriyen katılımcı sayısıyla&nbsp;anlaşılıyor.&nbsp;<br />
<strong>BİR DEĞİŞİKLİK DE İYK’DAN</strong><br />
Bu arada&nbsp;yarış programında bir diğer değişiklik&nbsp;duyurusu da&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü’nden geldi. Yılın ilk günlerinde açıklanan programa göre&nbsp;17 Mayıs Pazar&nbsp;günü yapılması gereken&nbsp;İYK 2026 Yat Trofesi’nin&nbsp;2. Ayak&nbsp;yarışı&nbsp;Deniz Harp Okulu Kupası 16 Mayıs Cumartesi&nbsp;gününe çekildi.<br />
Ancak&nbsp;“teknik nedenler”&nbsp;ve&nbsp;“yarışan ekiplerden gelen talepler üzerine”&nbsp;yapıldığı belirtilen bu değişiklik günler öncesinden&nbsp;TYF&nbsp;programında&nbsp;“yeni tarihi”&nbsp;ile yer aldığı için ekiplerde&nbsp;“sürpriz”&nbsp;etkisi yaratmadı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:00:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırmızı Kraliçe’ye dikkat</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kirmizi-kraliceye-dikkat-5723</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kirmizi-kraliceye-dikkat-5723</guid>
                <description><![CDATA[Kırmızı Kraliçe’ye dikkat]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fidye yazılımı bir saldırı değil organize bir operasyon olabilir</strong></p>

<p><strong>Fidye yazılımını yalnızca tekil bir saldırı olarak görmek, savunma mekanizmalarının da bu bakış açısıyla şekillenmesine yol açıyor. Oysa bu tehdit, basit bir saldırının ötesinde, kendi dinamikleri olan organize bir operasyon ve giderek büyüyen bir endüstri niteliği taşıyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, fidye yazılımının görünen yüzünün ötesine dikkat çekerek değerlendirmelerini paylaştı. Fidye notunda yazmayanlara dikkat çekti.</strong>&nbsp;</p>

<p>Dışarıdan bakıldığında fidye yazılımı saldırıları, fidye notu bırakılan bir hırsızlık gibi algılanabilir. Saldırgan sisteme sızar, kritik dosyaları şifreler ve ödeme talebinde bulunur. Ancak bu, sürecin yalnızca görünen kısmıdır. Saldırıyı mümkün kılan asıl yapı, arka planda işleyen ve çoğu zaman göz ardı edilen unsurlardan oluşur. Fidye yazılımının arkasında; iş gücü ve araç pazarları, abonelik tabanlı hizmetler, tedarikçiler ve iş ortaklarından oluşan, hizmet seviyesi anlaşmalarını andıran ilişkilerle kurulu bir yapı yer alır. Bu yapı, fidye notu ortaya çıkmadan çok önce saldırıya zemin hazırlar. Kuruluşların fidye yazılımı olaylarını ani ve rastlantısal saldırılar olarak değerlendirmesi, savunma stratejilerinin de eksik kalmasına neden olabilir. Oysa tehdit, yüksek derecede organize, kaynaklı ve tekrarlanabilir bir yapıya sahiptir.</p>

<p>ESET’in tespit verileri, 2025’in ilk yarısında yüzde 30’luk bir artışın ardından, ikinci yarıda fidye yazılımı faaliyetlerinin önceki altı aya göre yüzde 13 arttığını gösteriyor. Verizon’un 2025 Veri İhlali Araştırma Raporu (DBIR), fidye yazılımı içeren ihlallerin oranının yüzde 32’den yüzde 44’e yükseldiğini ortaya koyarken ortalama fidye ödemesinin 150 bin dolardan 115 bin dolara gerilediğini gösteriyor. Mandiant’ın analizleri ise saldırganların, savunmaları daha az olgun olan daha küçük ölçekli kuruluşlara yöneldiğine işaret ediyor.</p>

<p>Fidye yazılımı operasyonları, bireysel katılımcıların yetkinliklerinden bağımsız olarak ölçeklenebilir şekilde tasarlanır. Bu yapı, katılımcılar arasındaki güvene ve onları bir arada tutan teşvik mekanizmalarına dayanır. Zaman içinde bireysel saldırganlar, organize gruplara; bu gruplar ise pazar payı için rekabet eden, birbirine bağlı uzman ağlarına dönüşmüştür. Geleneksel sektörlerde yıllar süren gelişim süreçleri, siber suç ekosisteminde çok daha kısa sürede gerçekleşmiştir. Kolluk kuvvetlerinin müdahaleleri belirli ölçüde kesinti yaratsa da rekabetçi yapı nedeniyle bir grubun ortadan kalkması pazarı ortadan kaldırmaz. Aynı teşvikler varlığını sürdürdüğü sürece yeni oyuncular ortaya çıkar, mevcut gruplar yeniden yapılanır veya iş birlikleri geliştirir. Bu dinamik, fidye yazılımı ekosisteminin sürekliliğini sağlar.</p>

<p><strong>Kırmızı Kraliçe'nin yarışı</strong></p>

<p>Siber tehdit ortamı sürekli değişim hâlinde. Geçmişte yaygın olan dosya şifreleme temelli saldırılar, yerini veri hırsızlığı ve ifşa tehdidini içeren çift şantaj yöntemlerine bıraktı. Ancak dönüşüm bununla sınırlı değil. Kısa süre öncesine kadar neredeyse bilinmeyen bazı teknikler, bugün yaygın şekilde kullanılıyor. Örneğin, kullanıcıları sahte hata mesajlarıyla kandırarak kötü amaçlı komutları çalıştırmaya yönlendiren ClickFix yöntemi hem siber suç grupları hem de devlet destekli aktörler tarafından kullanılmaktadır. Bu adaptasyon hızı, bir versiyonunun doğada, aslında sonsuza dek devam ettiğini fark ettiğinizde pek de şaşırtıcı değil. Rekabet içinde olan türler, sadece konumlarını korumak için sürekli olarak adapte olmak zorunda. Avcılar hızlanır, bu yüzden avlar da hızlanır. Avlar kamuflaj geliştirir, bu yüzden avcılar daha keskin bir görüş geliştirir. Biyoloji buna, Lewis Carroll'un Aynanın İçinden kitabındaki, sadece yerinde kalmak için koşmaya devam etmek zorunda olan bir karakterin adını taşıyan Kırmızı Kraliçe etkisi adını verir. Siber güvenlikte de benzer bir dinamik söz konusu: Savunma sistemleri geliştikçe saldırganlar da buna karşılık verir. Bu durumun en somut örneklerinden biri, güvenlik çözümleri ile bu çözümleri devre dışı bırakmaya yönelik araçlar arasındaki rekabette görülür. Uç nokta tespit ve müdahale (EDR) ve genişletilmiş tespit ve müdahale (XDR) çözümleri, saldırgan faaliyetlerini tespit etmede kritik rol oynarken saldırganlar da bu sistemleri etkisiz hâle getirmeye yönelik araçlar geliştiriyorlar.</p>

<p>ESET araştırmacıları, aktif olarak kullanılan yaklaşık 90 farklı “EDR katili” aracı izliyor. Bunların 54’ü, güvenlik açığı bulunan ancak meşru bir sürücünün sisteme yüklenmesi ve bu sayede çekirdek seviyesinde ayrıcalık elde edilmesine dayanan aynı tekniği kullanıyor. “Kendi Güvenlik Açığı Bulunan Sürücünü Getir” (BYOVD) olarak bilinen bu yöntem, farklı saldırı araçlarında tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. EDR katili araçlar, tıpkı fidye yazılımı ekosisteminin kendisi gibi, düzenli güncellenen ve abonelik modeliyle sunulan hizmetlerle destekleniyor. Bu araçların seçimi çoğu zaman doğrudan saldırıyı gerçekleştiren operatörlerden ziyade, bağlı kuruluşlar tarafından yapılır. Savunma sistemleri güncellendikçe, bu sistemleri aşmaya yönelik araçlar da aynı hızla evrilir. Bu döngü, siber tehdit ortamında Kırmızı Kraliçe etkisinin somut bir yansımasıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:28:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sahte veri ihlali bildirimlerine dikkat</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat-5722</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sahte-veri-ihlali-bildirimlerine-dikkat-5722</guid>
                <description><![CDATA[Sahte veri ihlali bildirimlerine dikkat]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İhlal bildirimleri arttı, sahte uyarılar çoğaldı</strong></p>

<p><strong>Veri ihlali bildirimi almak eskiden nadir bir olayken ihlallerinin rekor sayılara ulaşmasıyla birlikte bu bildirimler artık eskisi kadar şaşırtıcı değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde &nbsp;geçen yıl 3 bin 322 adet bu tür ihlal bildirildi ve bunun sonucunda mağdurlara yaklaşık 280 milyon bildirim e-postası gönderildi. Avrupa'da günlük olay sayısı 2025 yılında yıllık &nbsp;yüzde 22 artarak günde ortalama 443'e ulaştı.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Bu durum, dolandırıcılar için artan bir fırsat anlamına geliyor. Dolandırıcılar, birçok kişinin bu bildirimleri beklediğini biliyor ve bir bildirim aldıklarında, içinde yer alan tavsiyelere uymaya daha yatkın olabilirler. Siber güvenlik şirketi ESET veri ihlali uyarılarının bir tuzak olabileceği uyarısında bulunarak dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Her gün gerçek ihlaller yaşanıyor ve meşru bir bildirimi görmezden gelmek, sahte bir bildirime tıklamak kadar tehlikeli olabilir. Otomatik tepki vermekten vazgeçerek gerçek bir uyarıyı sahte olandan ayırt edebilmek çok önemli. Dolandırıcılar gerçek bir ihlali bekler<strong>&nbsp;</strong>ve haberleri fırsat bilerek sahte bir bildirim gönderir. Bu senaryoda, kurbanlar bir bildirim bekledikleri için dolandırıcılığa inanma olasılıkları daha yüksektir. Diğer alternatifte ise &nbsp;dolandırıcılar<strong>&nbsp;</strong>var olmayan bir olayın ayrıntılarını içeren bir ihlal<strong>&nbsp;</strong>ve sahte bildirim uydurur. Alıcı için hem alakalı hem de güvenilir görünmesi amacıyla büyük olasılıkla tanınmış ve popüler bir markadan gönderilmiş gibi taklit edilir. Ancak dolandırıcılar, kurbanın işyerindeki BT departmanının kimliğine de bürünebilir.</p>

<p>Her iki durumda da dolandırıcılar, sahte bildirimlerin oluşturulmasını otomatikleştirmek ve geliştirmek için giderek daha fazla kimlik avı kitleri ve yapay zekâ araçları kullanmaktadır. Yapay zekâ, gerçek bildirimlerin kelime seçimini ve üslubunu kopyalayarak, yerel dillerde kusursuz bir şekilde benzer tuzaklar oluşturmada özellikle başarılıdır. Daha fazla meşruiyet katmak için ilgili marka ve logolar da eklenecektir. Tüm bunlar dakikalar içinde yapılabilir; bu da bir olaydan sonra sahte bildirimlerin hızla ve büyük ölçekte e-posta yoluyla gönderilebileceği anlamına gelir. Nihai amaç, sizi kandırarak kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamanızı veya kötü amaçlı bir eki açmanızı sağlamak olabilir; bu da örneğin bilgi çalan kötü amaçlı yazılımların yüklenmesine neden olabilir. Ya da kişisel ve finansal bilgilerinizi veya parolalarınızı ele geçirmek için bir bahane olabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>Tehlike işaretlerini fark etmek</strong></p>

<p>Nereye dikkat etmeniz gerektiğini bilirseniz sahte güvenlik ihlali bildirimlerini tespit etmek kolay olacaktır.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Acilen harekete geçmeniz gerekiyor:&nbsp;</strong>Dolandırıcılar, sizi kişisel bilgilerinizi vermeye veya zararlı bir bağlantıya tıklamaya ikna etmek için klasik sosyal mühendislik tekniklerini kullanacaktır. Bu genellikle, parolanızı güncellemezseniz veya kişisel bilgilerinizi onaylamazsanız verilerinizin risk altında olduğunu söylemek gibi sizi aceleyle harekete geçirmek için bir aciliyet hissi yaratmaya çalışmakla gerçekleşir.&nbsp;</li>
	<li><strong>Olağan dışı gönderen e-postası:&nbsp;</strong>Dolandırıcılar genellikle gönderen e-postasını taklit ederek, e-postanın taklit ettikleri kuruluştan gelmiş gibi görünmesini sağlamaya çalışır. Bu nedenle, isimdeki yazım hatalarına dikkat edin ve görüntülenen isim rastgele &nbsp;bir gönderen etki alanını gizliyor olabilir, bu nedenle imleci üzerine getirin.</li>
	<li><strong>Yazım ve dil bilgisi hataları:&nbsp;</strong>Daha önce de belirtildiği gibi, tehdit aktörleri kimlik avı kampanyalarını geliştirmek için üretken yapay zekâyı (GenAI) ne kadar çok kullanırsa bu durumun ortaya çıkma olasılığı o kadar azalır. Ancak yine de bu, gerçekleştirilmesi gereken yararlı bir ilk kontrol adımdır.</li>
	<li><strong>Bağlantılar ve ekler:&nbsp;</strong>Bu mesajların çoğu, kişisel/finansal bilgilerinizi ve parolalarınızı çalmak için tasarlanmış kimlik avı sitelerine yönlendiren bağlantılarla doludur. Ayrıca gizlice kötü amaçlı yazılım yükleyen bildirimler gibi görünen ekler de içerebilirler.</li>
	<li><strong>Belirsizlik:&nbsp;</strong>Güvenlik ihlali yaşayan bir şirketten meşru bir mektup alırsanız bu mektupta genellikle hesap numarası ve kullanıcı adı gibi bazı kişisel bilgileriniz yer alır. Ancak dolandırıcılar bu bilgilere sahip olmadığından gönderdikleri mesajlar belirsiz ve ayrıntılardan yoksun olacaktır.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>Güvende kalmak</strong></p>

<p>Veri ihlali bildirim dolandırıcılıklarından korunmanın ilk adımı nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlamaktır.Bir şey ters geliyorsa ne yapacağınıza dair aceleci bir karar vermeyin. Derin bir nefes alın ve sakin olun. Bir bildirim alırsanız her zaman görünür kaynağa doğrudan danışın; ancak bunu, gönderene yanıt vererek veya bildirimin içindeki iletişim bilgilerini kullanarak yapmayın. Gerçek hesabınıza giriş yapın veya şirketi arayın ya da e-posta göndererek veri ihlali olayının gerçek olup olmadığını kontrol edin. Saygın güvenlik yazılımlarıyla birlikte gelen kimlik koruma özellikleri ve HaveIBeenPwned.com gibi hizmetler, bilgilerinizin ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmenin yararlı bir ikincil yolu olabilir. Parola yöneticisinde saklanan güçlü ve benzersiz parolalar kullanarak ve bunları çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile destekleyerek riski daha da azaltın. Bu sayede, bilgisayar korsanları kimlik bilgilerinizi ele geçirse bile hesaplarınıza erişemezler. Saygın bir sağlayıcıdan sağlam bir e-posta güvenliği yazılımı yüklediğinizden emin olun. Bu yazılım, ideal olarak yapay zekâyı kullanarak kimlik avı girişimlerini ve kötü amaçlı yazılımları tespit edip engellemeye yardımcı olur.</p>

<p><strong>Veri ihlali mağduruysanız hemen yapmanız gerekenler</strong></p>

<p>Bir dolandırıcılığın kurbanı olduğunuzu düşünüyorsanız hızlı hareket etmeniz önemlidir. Hackerlarla paylaşmış olabileceğiniz tüm parolaları (kullandığınız tüm sitelerde) değiştirin. Parola yöneticisi, çok sayıda site ve uygulamada benzersiz kimlik bilgilerini saklamak için en iyi seçenektir.&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Tüm hassas hesaplar için MFA'yı etkinleştirin, böylece kötü niyetli kişiler parolalarınızı ele geçirseler bile hesabınıza giremezler,</li>
	<li>Güvenilir bir güvenlik yazılımı kullanarak kötü amaçlı yazılım taraması yapın,</li>
	<li>Finansal bilgilerinizi paylaştıysanız bankanızla iletişime geçin ve durumu bildirin. Mümkünse kredi/banka kartlarınızı dondurun,</li>
	<li>Şüpheli faaliyet olup olmadığını kontrol etmek için finansal hesaplarınızı takip edin</li>
	<li>Olayı&nbsp;ilgili yerlere&nbsp;bildirin.</li>
</ul>

<p>Dünya veri ihlali bildirimleriyle dolup taşarken bu tür haberlere o kadar alışmış hâle gelebiliriz ki gelen kutumuza düşen en son bildirimlere otomatik olarak inanmaya başlayabiliriz. Her ne kadar yorucu olsa da bu tür bildirimleri dikkatle incelemek çok önemlidir. Bu, sadece dolandırıcılıktan kaçınmanıza yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda meşru bildirimleri daha ciddiye almanızı da sağlar.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:25:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yelken Dünyasının Güzel İnsanları, Işıklarda Uyusunlar</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yelken-dunyasinin-guzel-insanlari-isiklarda-uyusunlar-5721</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yelken-dunyasinin-guzel-insanlari-isiklarda-uyusunlar-5721</guid>
                <description><![CDATA[Yelken Dünyasının Güzel İnsanları, Işıklarda Uyusunlar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/baron_atabay_ani_top.jpg" /></p>

<p>Sandıktan&nbsp;80’li yılların ortalarında,&nbsp;Atabay Kupası Yat Yarışları&nbsp;öncesinde çekilen bir fotoğraf çıktı… Bu kupanın yaratıcısı&nbsp;Nur Atabay’i&nbsp;2025’in&nbsp;Ocak&nbsp;ayında, yanıbaşındaki&nbsp;“Baron”&nbsp;lakaplı&nbsp;Bülent Görgün’ü de&nbsp;2025’in&nbsp;25 Nisan&nbsp;günü yitirdik. Diğer yanındaki&nbsp;Hasan Onuker&nbsp;ise o yıllarda&nbsp;2008’de kaybettiğimiz&nbsp;Mesut Baran’ın&nbsp;Yelken Dünyası’nda çalışıyordu… Bu dostlar artık anılarımızda...&nbsp;<br />
Yukarıdaki fotoğraf&nbsp;Caddebostan’daki&nbsp;Marmara Yelken Kulübü’nün&nbsp;<em>(MYK)</em>&nbsp;rıhtımında&nbsp;çekildi… O yıllarda&nbsp;MYK, deniz kıyısındaydı… Önündeki deniz henüz&nbsp;toprakla doldurulmamış,&nbsp;üzerinden yol geçmemiş, ötesine de&nbsp;park&nbsp;ve&nbsp;yürüyüş yolu&nbsp;kondurulmamıştı…&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
Türkiye’nin&nbsp;şirket adına&nbsp;düzenlenen ilk yat yarışları&nbsp;“Atabay Kupası”nı&nbsp;80’li yılların ortalarında&nbsp;hayata geçiren deniz ve yelken tutkunu&nbsp;Nur Atabay&nbsp;ile bu&nbsp;anı fotoğrafını&nbsp;çektirmiştik.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/baron_atabay_ani_up1.jpg" /><br />
Aynı zamanda faal bir iş kadını olan&nbsp;Nur Atabay’ı&nbsp;2025’in&nbsp;31 Ocak&nbsp;günü&nbsp;“Sonsuzluklar Okyanusu”na uğurladık. Ona&nbsp;deniz sevdasını aşılayan, yaşamını paylaştığı yelken dünyamızın duayen isimlerinden&nbsp;Oktay Ereş’ten&nbsp;11 yıl&nbsp;sonra…&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/baron_atabay_ani_up2.jpg" /><br />
Fotoğrafta,&nbsp;Atabay’ın sağ tarafındaki kişi ise&nbsp;“Baron”&nbsp;lakaplı bir diğer duayen yelkencimiz&nbsp;Bülent Görgün...&nbsp;25 Nisan, gazeteci kökenli ve yelkenci sevgili dostumuz&nbsp;“Baron”un&nbsp;birinci ölüm yıldönümüydü… Son işyeri olan&nbsp;X-Yachts Türkiye, anısına fotoğrafı ile birlikte bir mesaj yayınladı.&nbsp;&nbsp;<br />
Atabay’ın sol yanında olan ve gerek&nbsp;yelken yazıları, gerek&nbsp;muhteşem fotoğrafları&nbsp;ile tanınan&nbsp;Hasan Onuker, o yıllarda&nbsp;Yelken Dünyası’na çalışıyordu.&nbsp;Türkiye’nin&nbsp;ilk&nbsp;yelken dergilerinden biri olan&nbsp;Yelken Dünyası’nın sahibi ise bir diğer yelken tutkunu, gazeteci dostumuz&nbsp;Mesut Baran’dı.&nbsp;Baran’ı da&nbsp;2008’de yitirmiştik.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/baron_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/baron_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/baron_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/baron_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/baron_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/baron_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/baron_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/baron_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/baron_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/baron_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/baron_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/baron_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<em>Hasan Onuker, bu yazıyı okuyunca duygulandığını ve&nbsp;</em><em>dayanamayarak "geçmiş anıları depoladığı" sandığına&nbsp;</em><em>daldığını söyledi. Orada bulduğu bazı&nbsp; fotoğrafları da hem&nbsp;&nbsp;</em><em>geçmişi hem Baron'u yad etmek için bizimle paylaştı.</em>&nbsp; &nbsp;<br />
Vefatından sonra&nbsp;eşi Ülkü&nbsp;ve&nbsp;oğlu Erdim Baran “yaşatmak”&nbsp;için büyük çaba gösterdikleri&nbsp;Yelken Dünyası’nı&nbsp;ekonomik&nbsp;nedenlerle&nbsp;Şubat 2018’de&nbsp;406’ncı sayı&nbsp;ile kapatmak zorunda kaldılar.&nbsp;<br />
İşte,&nbsp;Marmara Yelken Kulübü’nde çekilen bu fotoğraf&nbsp;bir çırpıda&nbsp;anılarımızı canlandırdı.<br />
Yitip giden tüm dostlarımızın, sevdiklerimizin ışıkları bol, melekler yoldaşları olsun.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:00:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yelkende Mayıs Ayında Trafik Yoğun</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yelkende-mayis-ayinda-trafik-yogun-5720</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yelkende-mayis-ayinda-trafik-yogun-5720</guid>
                <description><![CDATA[Yelkende Mayıs Ayında Trafik Yoğun]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yelken_takvimi_top2.jpg" style="height:300px; width:500px" /></p>

<p>Mayıs&nbsp;ayı yelkenciler için hayli&nbsp;hareketli… Yatlar üç kez&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yarışacak.&nbsp;J/70 Türkiye Turu İstanbul’a gelirken,&nbsp;J/70 Corinthian Dünya Şampiyonası&nbsp;Fransa’da yapılacak.<br />
52 Super Series İspanya’da başlıyor.&nbsp;Nacra 17 Dünya Şampiyonası Fransa’da,&nbsp;ORC Avrupa Şampiyonası İtalya’da…&nbsp;TYF Yönetim Kurulu&nbsp;da&nbsp;İstanbul’da toplanacak.</p>

<p>Yelkende&nbsp;ulusal&nbsp;ve&nbsp;uluslararası&nbsp;etkinlikler takviminde&nbsp;Mayıs&nbsp;ayında&nbsp;boş yer&nbsp;kalmadı.<br />
Marmaris Kış Trofesi’ni geçtiğimiz hatfa noktalayan&nbsp;MIYC&nbsp;<em>(Marmaris Uluslararası Yat Kulübü)</em>&nbsp;Mayıs&nbsp;ayındaki&nbsp;Loryma Cup’a hazırlanırrken,&nbsp;EAYK&nbsp;<em>(Ege Açıkdeniz Yat Kulübü)</em>&nbsp;ve&nbsp;BAYK&nbsp;<em>(Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü)</em>&nbsp;trofenin&nbsp;son&nbsp;yarışlarını&nbsp;Mayıs’ta yapacak.<br />
J/70’ler&nbsp;Türkiye Turu 2. Ayak&nbsp;yarışları için ay başında&nbsp;İstanbul’da olacak. Bu sınıfta&nbsp;Corithian Dünya Şampiyonası Fransa’da gerçekleşecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>İMRE İSPANYA’DA, EKER VE TEZMAN İTALYA’DA PARKURA ÇIKACAK</strong><br />
Ergin İmre’nin&nbsp;Provezza’sı&nbsp;52 Super Series’in&nbsp;İspanya’daki açılış yarışı&nbsp;Puerto Portals’e hazırlanırken, yabancı sularda bir diğer temsilcimiz&nbsp;Ahmet Eker&nbsp;de ekibiyle&nbsp;Cape 31 Avrupa Turu’nun&nbsp;2’nci ayağı&nbsp;için&nbsp;İtalya’ya gidecek.&nbsp;İtalya&nbsp;ayrıca&nbsp;ORC Avrupa Şampiyonası’na da&nbsp;ev sahibi&nbsp;olacak.&nbsp;<br />
Bu arada&nbsp;TYF&nbsp;takviminde henüz görünmeyen bir etkinlik daha var.&nbsp;Vedat Tezman&nbsp;ve&nbsp;Team Acadia, yeni tekneleri&nbsp;Chacal&nbsp;ile&nbsp;Mayıs&nbsp;ayının&nbsp;son günü&nbsp;başlayacak&nbsp;Sardunya Cup’ta yer alacak.&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>TYF YÖNETİM KURULU İSTANBUL’DA TOPLANACAK</strong><br />
Yoğun trafik&nbsp;arasında&nbsp;TYF&nbsp;<em>(Türkiye Yelken Federasyonu)</em>&nbsp;Yönetim Kurulu&nbsp;de&nbsp;İstanbul’da toplanırken,&nbsp;TYF Yelken Ligi’nin&nbsp;420&nbsp;-&nbsp;470&nbsp;-&nbsp;29er&nbsp;-&nbsp;RS Feva 3. Ayak&nbsp;yarışları yine&nbsp;İstanbul’da gerçekleşecek.&nbsp;<br />
İstanbul Boğazı&nbsp;ise önce&nbsp;TAYK Komodorlar Serisi-2 “HDI Sigorta Kupası”, ardından&nbsp;Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları’nın ikinci etabı&nbsp;“Kurtuluş Kupası”, peşinden&nbsp;TAYK-MYK&nbsp;ortak etkinliği&nbsp;“Uluslararası Lions Kulüpler Birliği Yarışı”na ev sahipliği yapacak.&nbsp;<br />
Nacra 17 Dünya Şampiyonası,&nbsp;ILCA 6 Büyükler&nbsp;ve&nbsp;ILCA 7 Avrupa Şampiyonalarını&nbsp;buluşturan&nbsp;Mayıs&nbsp;ayının uzun listesine gelin birlikte göz atalım.&nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<strong>YELKENDE MAYIS 2026 TAKVİMİ</strong><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;1-3 Mayıs:&nbsp;J/70 Türkiye Turu 2. Ayak&nbsp;<em>(İstanbul)</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;2 Mayıs:&nbsp;BAUISC Bosphorus Sailing Cup&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;2-8 Mayıs:&nbsp;MIYC Loryma Cup&nbsp;<em>(Marmaris)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;2-3 Mayıs:&nbsp;37. Koç Topluluğu Yelken Şenlikleri&nbsp;(SportsBoat)&nbsp;<em>FB Doğuş Yelken</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;2-3 Mayıs:&nbsp;Tırhandil Cup 6. Ayak&nbsp;<em>(Bodrum)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;2-3 Mayıs:&nbsp;Yaşar Üniversitesi 25. Yıl Kupası / EAYK Kış Trofesi 6. Ayak&nbsp;<em>(Çeşme)</em><br />
&nbsp;&nbsp;2-16 Mayıs:&nbsp;Formula Kite Dünya Şampiyonası&nbsp;<em>(Portekiz)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;2-8 Mayıs:&nbsp;37. Open Sailing Week&nbsp;<em>(Göcek)</em><br />
&nbsp;&nbsp;4-18 Mayıs:&nbsp;Nacra 17 Dünya Şampiyonası&nbsp;<em>(Fransa)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;4-9 Mayıs:&nbsp;52 Super Series Puerto Portals&nbsp;<em>(İspanya)</em><br />
&nbsp;&nbsp;5-14 Mayıs:&nbsp;ORC Avrupa Şampiyonası&nbsp;<em>(İtalya)</em><br />
&nbsp;&nbsp;6-23 Mayıs:&nbsp;ILCA 6 Büyükler Avrupa Şampiyonası&nbsp;<em>(Split / Hırvatistan)</em><br />
&nbsp;&nbsp;6-10 Mayıs:&nbsp;TYF Yelken Ligi 420-470-29er 3. Ayak&nbsp;<em>(İstanbul)</em><br />
&nbsp;&nbsp;6-10 Mayıs:&nbsp;Bodrum BIOR&nbsp;<em>(Uluslararası Optimist Yarışları)</em><br />
&nbsp;&nbsp;6-10 Mayıs:&nbsp;TYF Yelken Ligi RS Feva 3. Ayak&nbsp;(İstanbul)<br />
&nbsp;&nbsp;9-10 Mayıs:&nbsp;Mersin Marina Yat Yarışı<br />
&nbsp;&nbsp;9-10 Mayıs:&nbsp;TAYK Komodorlar Serisi-2 / HDI Sigorta Kupası&nbsp;<em>(İstanbul)</em><br />
&nbsp;&nbsp;9-10 Mayıs:&nbsp;MIYC UNI Match Race&nbsp;<em>(Marmaris)</em><br />
10-23 Mayıs:&nbsp;IQ Foil Büyükler Avrupa Şampiyonası&nbsp;<em>(Portekiz)</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;10 Mayıs:&nbsp;Anneler Günü Kupası&nbsp;<em>(Yat / Bursa)</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;10 Mayıs:&nbsp;TYF Yönetim Kurulu Toplantısı&nbsp;<em>(İstanbul)</em><br />
11-15 Mayıs:&nbsp;26. Göcek Gençlik ve Spor Kupası<br />
11-23 Mayıs:&nbsp;ILCA 7 Avrupa Şampiyonası&nbsp;<em>(Hırvatistan)</em><br />
11-14 Mayıs:&nbsp;TSK Yat Şampiyonası&nbsp;<em>(Tuzla)</em><br />
12-16 Mayıs:&nbsp;Gülşah Durbay Anma Yelken Yarışları&nbsp;<em>(Çeşme)</em><br />
14-18 Mayıs:&nbsp;2026 Optimist Marco Rizotti&nbsp;<em>(Venedik)</em><br />
14-17 Mayıs:&nbsp;Cape 31 Avrupa Turu 2. Ayak&nbsp;<em>(İtalya)</em><br />
15-17 Mayıs:&nbsp;Dragon Bahar Yarışları 3&nbsp;<em>(Bodrum)</em><br />
15-25 Mayıs:&nbsp;IFCA Slalom Avrupa Şampiyonası&nbsp;<em>(İspanya)</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;16 Mayıs:&nbsp;İYK 42. Yıl DHO Kupası&nbsp;<em>(Yat / İstanbul)</em><br />
16-17 Mayıs:&nbsp;EAYK Kış Trofesi 7. Ayak&nbsp;<em>(Çeşme)</em><br />
16-17 Mayıs:&nbsp;BAYK Kış Trofesi 7. Ayak&nbsp;<em>(Bodrum)</em><br />
16-17 Mayıs:&nbsp;19 Mayıs Gençlik Kupası&nbsp;<em>(Didim)</em><br />
16-17 Mayıs:&nbsp;Coral Cup 3. Antalya Yat Yarışı<br />
16-19 Mayıs:&nbsp;MIYC 119 Mil 19 Mayıs Gençlik Kupası&nbsp;<em>(Marmaris)</em><br />
16-20 Mayıs:&nbsp;Para Yelken Türkiye Şampiyonası&nbsp;<em>(Mersin)</em><br />
17-19 Mayıs:&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Yat Yarışları 2. Etap Kurtuluş Kupası&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
17-23 Mayıs:&nbsp;Club Swan 36 Porto Retondo Challenge&nbsp;<em>(İtalya)</em><br />
19-31 Mayıs:&nbsp;J/70 Corinthian Dünya Şampiyonası&nbsp;<em>(Fransa)</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;21 Mayıs:&nbsp;TÜSF ÜNILİG Yelken Türkiye Şampiyonası<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;22 Mayıs:&nbsp;UNIFEST SportsBoat Yarışları&nbsp;<em>(Haliç / İstanbul)</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;23 Mayıs:&nbsp;MYSK Uluslararası Lions Kulüpler Birliği Yarışı&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;24 Mayıs:&nbsp;SportsBoat Trofesi 2. Ayak-İAYYK Kupası&nbsp;<em>(İstanbul)</em><br />
24-28 Mayıs:&nbsp;TYF Yelken Ligi Formula Kite-Wing Foil 3. Ayak&nbsp;<em>(Didim)</em><br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;24 Mayıs:&nbsp;İYK Kızlar Kupası ILCA 4-Optimist-Optimist Jr. Yarışları<em>&nbsp;(İstanbul)</em><br />
31 May-7 Haz:&nbsp;Sardunya Cup&nbsp;<em>(İtalya)</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:00:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ESET yeni bir siber casusluk grubunu ortaya çıkardı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eset-yeni-bir-siber-casusluk-grubunu-ortaya-cikardi-5719</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eset-yeni-bir-siber-casusluk-grubunu-ortaya-cikardi-5719</guid>
                <description><![CDATA[ESET yeni bir siber casusluk grubunu ortaya çıkardı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research, Çin ile bağlantılı yeni bir grup olan GopherWhisper'ı keşfetti</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, Moğolistan'daki devlet kurumlarını hedef alan ve GopherWhisper olarak adlandırılan, Çin ile bağlantılı yeni bir APT grubu ortaya çıkardı. Grup, casusluk yapmak için Discord, Slack ve Outlook mesajlaşma hizmetlerini kötüye kullanıyor.</strong></p>

<p>ESET araştırmacıları<strong>,&nbsp;</strong>GopherWhisper adını verdikleri, daha önce kayıtlara geçmemiş, Çin ile bağlantılı bir APT grubu keşfettiler. Grup, çoğunlukla Go dilinde yazılmış ve enjektörler ile yükleyiciler kullanarak cephaneliğindeki çeşitli arka kapıları dağıtıp çalıştıran çok çeşitli araçlar kullanıyor. Gözlemlenen kampanyada, tehdit aktörleri Moğolistan'daki bir devlet kurumunu hedef aldı. GopherWhisper, komuta ve kontrol (C&amp;C) iletişimi ve veri sızdırma amacıyla Discord, Slack, Microsoft 365 Outlook ve&nbsp;<a href="http://file.io/" target="_blank">file.io</a>&nbsp;gibi meşru hizmetleri kötüye kullanıyor.</p>

<p>ESET araştırmacıları &nbsp;bu grubu Ocak 2025'te, Moğolistan'daki bir devlet kurumunun sisteminde daha önce belgelenmemiş bir arka kapı bulduğunda keşfetti &nbsp;ve bu arka kapıya LaxGopher adını verdi. Daha derinlemesine araştırma yapan ekip, aynı grup tarafından dağıtılan, çoğunlukla çeşitli ek arka kapılar olmak üzere birkaç kötü amaçlı araç daha ortaya çıkardı. Bu araçların çoğu Go dilinde yazılmıştı ve ortak amaçları siber casusluktu.</p>

<p>ESET telemetrisine göre, GopherWhisper arka kapılarından etkilenen kurban bir Moğolistan devlet kurumu. Saldırganlar tarafından işletilen Discord ve Slack sunucularından gelen C&amp;C trafiğini analiz eden ESET, Moğolistan kurumunun yanı sıra onlarca başka kurbanın da etkilendiğini tahmin ediyor; ancak bu kurbanların coğrafi konumları veya sektörleri hakkında herhangi bir bilgiye sahip değil. Keşfedilen yedi araçtan dördü arka kapı: Go dilinde yazılmış LaxGopher, RatGopher ve BoxOfFriends ile C++ dilinde yazılmış SSLORDoor. Ayrıca ESET, bir enjektör (JabGopher), Go tabanlı bir veri sızdırma aracı (CompactGopher) ve kötü amaçlı bir DLL dosyası (FriendDelivery) buldu.</p>

<p>ESET’in tespit ettiği kötü amaçlı yazılım grubu, bilinen hiçbir tehdit aktörünün araçlarıyla kod açısından benzerlik göstermediği ve başka hiçbir grubun kullandığı taktik, teknik ve prosedürler (TTP’ler) ile de örtüşmediğinden, ESET bu araçları yeni bir gruba atfediyor. Araştırmacılar, grubun araçlarının çoğunun maskotu bir gopher olan Go programlama dilinde yazılmış olması ve yan yükleme yoluyla yüklenen whisper.dll dosya adına dayanarak bu gruba GopherWhisper adını verdi.</p>

<p>Yeni tehdit grubunu keşfeden ESET araştırmacısı Eric Howard yaptığı açıklamada; “GopherWhisper, C&amp;C iletişimi için Slack, Discord ve Outlook gibi meşru hizmetlerin yaygın olarak kullanılmasıyla karakterize edilir. Araştırmamız sırasında, binlerce Slack ve Discord mesajının yanı sıra Microsoft Outlook'tan birkaç taslak e-posta mesajını da elde etmeyi başardık. Bu, grubun iç işleyişi hakkında bize büyük bir fikir verdi. Slack ve Discord mesajlarının zaman damgası incelemesi, bunların çoğunun çalışma saatleri içinde, yani Çin Standart Saati ile uyumlu olarak sabah 8 ile akşam 5 arasında gönderildiğini gösterdi. Ayrıca Slack meta verilerinde yapılandırılmış kullanıcının yerel ayarı da bu saat dilimine ayarlanmıştı. Bu nedenle, GopherWhisper’ın Çin merkezli bir grup olduğuna inanıyoruz” dedi.</p>

<p>ESET’in bu araştırmasına göre, grubun Slack ve Discord sunucuları ilk olarak arka kapıların işlevselliğini test etmek, daha sonra ise günlükleri silinmeden, ele geçirilmiş birçok bilgisayarda LaxGopher ve RatGopher arka kapıları için komuta ve kontrol (C&amp;C) sunucuları olarak kullanıldı. Slack ve Discord iletişimlerine ek olarak, ESET araştırmacıları, Microsoft Graph API'sini kullanarak BoxOfFriends arka kapısı ile C&amp;C'si arasındaki iletişimde kullanılan e-posta mesajlarını da çıkarabildiler.</p>

<p>ESET Research'ten Eric Howard, bu bulguları Botconf 2026 konferansında sundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:11:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atlantik Çatlarken Türkiye\&#039;nin Rotası Ne Olmalı?</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/atlantik-catlarken-turkiyenin-rotasi-ne-olmali-5718</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/atlantik-catlarken-turkiyenin-rotasi-ne-olmali-5718</guid>
                <description><![CDATA[Atlantik Çatlarken Türkiye\'nin Rotası Ne Olmalı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size:16px">ABD-İsrail-İran ekseninde patlak veren çatışma, Türkiye'nin önüne büyük fırsatlar koymuştur; lâkin bu fırsatlar mevcut zihniyet kalıbıyla okunamaz, realize edilemez.</span></h2>

<h2><strong><span style="font-size:16px">Türkiye'nin Pruvasında Avrupa mı Olmalı?</span></strong></h2>

<p><span style="font-size:16px">Habertürk'teki o programda söylediğim cümleyi tekrar edeyim: ABD-İsrail-İran ekseninde patlak veren çatışma, Türkiye'nin önüne büyük fırsatlar koymuştur; lâkin bu fırsatlar mevcut zihniyet kalıbıyla okunamaz, realize edilemez. Bir kafa değişikliğine ihtiyaç vardır. Ve bu kafa değişikliğinin merkezindeki soru şudur: Çok kutuplu düzenin yeniden şekillendiği bu eşikte, Türkiye gemisinin pruvası nereye dönecektir?</span></p>

<h3><strong><span style="font-size:16px">Avrasyacı Bakış</span></strong></h3>

<p><span style="font-size:16px">Karşımızda iki cazibe merkezi var. Bir tarafta, Sayın Cem Gürdeniz'in son derece etkili biçimde dile getirdiği "Avrasyacı reflex": Avrupa'yı Haçlı zihniyetinin bugünkü uzantısı sayan, Gümrük Birliği'nin asimetrisini tarihsel bir mahkûmiyet senedine dönüştüren, Türkiye'nin yönünü kendi havzasında bağımsızlaştırmasını öneren çizgi. Bu çizgi, içerdiği tespitler bakımından kısmen haklıdır. Doğu Akdeniz'de Fransa'nın bir dönem Yunanistan-Mısır ekseninde Türkiye'yi sıkıştıran tutumu, Birliğin çifte standardı, üyelik müzakerelerinin fiilen dondurulması — bunlar reel olgulardır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Ne var ki tespitlerin doğruluğu, çıkarımların doğruluğunu garanti etmez.&nbsp;<em>Causa cognoscendi</em>&nbsp;ile&nbsp;<em>causa essendi</em>&nbsp;aynı şey değildir. Avrupa'nın Türkiye'ye tarihsel bakışındaki problem, onu stratejik bir ortaklığa götüren bütün yolları kapatmamaktadır. Bilakis, tam da bugün, o yolların açıldığı bir tarihsel ânın eşiğindeyiz.</span></p>

<h3><strong><span style="font-size:16px">Ukrayna'da Atılan Kazığın Failini Doğru Tespit Etmek</span></strong></h3>

<p><span style="font-size:16px">Avrupa'nın bugünkü kırılganlığını anlamak için önce Ukrayna sorununun gerçek mimarına bakmak gerekir. Soğuk Savaş'ın bitiminde Rusya'ya verilen "NATO bir karış doğuya genişlemeyecek" sözünün, James Baker'dan Hans-Dietrich Genscher'e kadar pek çok belgeyle sabit olduğu malumdur. Bu sözün bozulması bir tesadüf değil, bir stratejidir. Minsk-I, Minsk-II ve nihayet 2022 Şubatı'nın hemen öncesinde İstanbul'da masaya yaklaşan müzakerelerin neden ve hangi telkinle akamete uğradığı, artık akademik literatürde de bir muamma olmaktan çıkmıştır. Boris Johnson'un Kiev ziyaretinden sonra masanın devrildiği — bu, artık spekülasyon değil, kayda geçmiş tanıklıktır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Yani savaşın kaçınılmazlığa itilmesinde başat aktör Washington'dur. Stratejik hedef ise açıktır: Rus enerjisinden koparılmış, sanayisi pahalı LNG'ye mahkûm edilmiş, üretim üssü olarak rekabet kabiliyeti törpülenmiş bir Avrupa. Nord Stream'in akıbeti, bu hedefin sembolik özetidir. Öyleyse mantıken şu sonuca varılır: ABD'nin Rusya ile çatışması kâğıt üzerinde Moskova'ya yöneliktir; reel iktisadi hedefi ise Avrupa'dır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Bu tespit, klasik Atlantikçi okumayı tersine çeviren bir tespittir. Ve önemlidir; çünkü Türkiye'nin tercihinde belirleyicidir.</span></p>

<h3><strong><span style="font-size:16px">Avrupa Akıllanıyor mu? Fransa Çıkışının Anlamı</span></strong></h3>

<p><span style="font-size:16px">Asıl sorulması gereken: Avrupa bunu gördü mü? Geç de olsa görmektedir. Macron'un "stratejik özerklik" söylemi 2019'daki&nbsp;<em>NATO beyin ölümü</em>&nbsp;tespitinden bu yana adım adım kurumsallaşmaktadır. Almanya'nın&nbsp;<em>Zeitenwende</em>travmasından sonra savunma sanayiinde bağımsız kapasite arayışı, AB'nin ortak silahlanma fonu, Fransa'nın son dönemde Ukrayna meselesinde Washington'dan ayrı ses vermesi, hatta Polonya'nın bile zaman zaman bu eksene kayan tutumu — bunların hepsi tek bir gerçeği işaret etmektedir: Avrupa, kendisini ekonomik olarak boğan müttefikinin farkına varmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Burada kritik nokta şudur: Avrupa için Rusya bir askerî tehdit değildir; olamaz da. Rusya'nın Ukrayna'da gösterdiği konvansiyonel performans, Polonya hattını aşıp Berlin'e yürüyecek bir gücün karikatürünü çizmektedir. Avrupa için akılcı politika, Rusya ile ticari-enerjetik bir modus vivendi kurmaktır. Bu akılcılığı dinamitleyen ABD'dir. Avrupa'nın bu denklemi nihayet okuyor olması, Türkiye için tarihsel bir penceredir.</span></p>

<h3><strong><span style="font-size:16px">Türkiye İçin Çıkar Ortaklığı Çerçevesi</span></strong></h3>

<p><span style="font-size:16px">Şimdi mesele üyelik perspektifi değildir; o defter — Sayın Gürdeniz'in haklı olarak işaret ettiği üzere — şu konjonktürde kapanmıştır. Mesele,&nbsp;<em>contractus societatis</em>'in farklı bir versiyonudur: Çıkar ortaklığı temelinde bir stratejik ittifak. Bu ortaklığın zemini hazırdır:</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Birincisi, savunma sanayii. Avrupa'nın silahlanma gündemi, Türkiye'nin son yirmi yılda inşa ettiği savunma kapasitesi için tarihsel bir pazardır ve aynı zamanda bir entegrasyon vesilesidir. Eurofighter meselesinde Sayın Gürdeniz'in dile getirdiği asimetri kaygısı haklıdır; ancak çözüm İngiliz tedarikinden kaçmak değil, Avrupa'nın silahlanma fonuna eşit ortak olarak dahil olmaktır. KAAN, ALTAY, MİLGEM gibi platformların Avrupa pazarına açılması, asimetriyi simetriye çevirir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">İkincisi, enerji. Türkiye, Hazar-Doğu Akdeniz-Karadeniz havzalarının tek toplanma noktasıdır. ABD'nin LNG gemilerine alternatif arayan bir Avrupa için Türkiye, müzakeresi yapılması zorunlu bir koridordur.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Üçüncüsü, göç ve güvenlik mimarisi. Avrupa'nın iç istikrarı, Türkiye'nin sınır rejimine fiilen bağlıdır. Bu, Avrupa'nın kabul etmek istemediği ama yaşamak zorunda olduğu bir bağımlılıktır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Dördüncüsü ve belki en önemlisi, Ukrayna sonrası mimari. Karadeniz'in güvenliği, Montrö'nün sürekliliği ve bölgesel istikrar Türkiye'siz tasavvur edilemez. Avrupa bu gerçeği nihayet teslim etmektedir.</span></p>

<h3><strong><span style="font-size:16px">Tarih, Coğrafya ve Akıl</span></strong></h3>

<p><span style="font-size:16px">Avrupa'nın Haçlı seferlerinden başlayan zihnî kalıbı reddedilemez. Lâkin tarih,&nbsp;<em>jus cogens</em>&nbsp;hükmünde bir kader değildir. Soğuk Savaş'ın hemen başında Almanya'yı NATO'ya alan akıl, bir nesil önce Stalingrad'ı yakanı eşit ortağa dönüştürmüştür. Tarihsel düşmanlıklar, çıkar denklemi değiştiğinde geri çekilebilir kategorilerdir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Türkiye'nin pruvası ne ABD'nin amiral gemisinin peşinde sürüklenmek, ne de Avrasyacı çağrının uçurum kenarına çekildiği bir körlüğe teslim olmaktır. Pruva, kendi coğrafyamızın aklî gereği üzere Avrupa'ya — tabiri caizse, Avrupa'nın en zayıf, dolayısıyla Türkiye'ye en muhtaç olduğu şu eşikte — dönmelidir. Bu, Batı'ya teslimiyet değildir; bilakis Batı'nın iç çatışmasından doğan boşluğa Türkiye'nin stratejik aklıyla yerleşmesidir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">ABD'nin ekonomik hedefinin Avrupa olduğu bir dünyada, Avrupa'nın doğal stratejik müttefiki Türkiye'dir. Bunu önce biz görmek zorundayız; çünkü görenin masada, görmeyenin menüde olduğu bir çağdayız.</span></p>

<p><span style="font-size:16px">Pruvayı Avrupa'ya çevirelim — ama bu kez gemiyi biz idare edelim.</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:16:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fidye saldırısı önlemlerini   elden bırakmayın</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin-5717</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/fidye-saldirisi-onlemlerini-elden-birakmayin-5717</guid>
                <description><![CDATA[Fidye saldırısı önlemlerini   elden bırakmayın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzun süre sorunsuz çalışan sistemler zamanla rehavete yol açabiliyor</strong></p>

<p><strong>Bir fidye saldırısı, sistemleri ele geçirdiği gibi geriye dönüp bakıldığında her şeyin yolunda gittiğini düşündüren güveni de çürütüyor. Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, fidye yazılımı saldırılarının çoğu zaman sessiz bir dönemin ardından geldiğine dikkat çekerek, görünürde sorunsuz işleyen sistemlerin ciddi riskler barındırabileceği uyarısında bulundu.&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Kurumsal başarısızlıklar incelendiğinde sıkça tekrar eden bir örüntüye işaret eden ESET, uzun süre sorunsuz çalışan sistemlerin zamanla rehavete yol açtığını belirtti. Bu durum, hazırlık yatırımlarının azalmasına ve gerçek risk ile algılanan risk arasındaki farkın büyümesine neden oluyor. Görünürde bir saldırı yaşanmamış olması, çoğu zaman savunmanın güçlü olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca tehditlerin henüz görünür hâle gelmemiş olabileceğine işaret ediyor. Birçok kuruluş, güvenlik durumunu değerlendirirken kritik bir yanılgıya düşüyor. Kurumlar çoğu zaman ortamlarının güncel tehditlere karşı ne kadar güvenli olduğunu sorgulamak yerine, yalnızca temel kontrollerin yerinde olup olmadığını kontrol ediyor. Bu da şirketlerin aynı anda hem uyumlu hem de risk altında olabildiği bir tablo ortaya çıkarıyor.</p>

<p><strong>İstikrarın kendisi de istikrarı bozabilir</strong></p>

<p>Güvenlik değerlendirmelerinde bir diğer önemli sorun ise görünenle yetinme eğilimi. Kuruluşlar, kolay erişilebilen verilerle karar verirken daha zor elde edilen ancak kritik öneme sahip bilgileri göz ardı edebiliyor. Bu durum, güvenlik açıklarının fark edilmesini zorlaştırıyor ve eksik bir tabloya rağmen yanlış bir güven hissi oluşmasına neden oluyor. Verizon’un 2025 Veri İhlali Araştırma Raporu’na göre fidye yazılımı kurbanlarının yüzde 54’ünün erişim bilgileri, saldırıdan önce yasa dışı platformlarda zaten dolaşımdaydı. Bu da bazı ihlallerin, fark edilmeden çok önce başlamış olabileceğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Fidye yazılımı saldırıları büyük ölçekli ekonomik sonuçlar doğurabiliyor</strong></p>

<p>ESET uzmanları, güvenlik sistemlerinin yalnızca kontrollerin varlığını doğrulamakla kalmaması gerektiğini, aynı zamanda şüpheli davranışları tespit edebilecek şekilde yapılandırılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle saldırganların güvenlik süreçlerini devre dışı bırakma girişimlerinin izlenmesi, bu noktada kritik rol oynuyor. Fidye yazılımı saldırılarının etkisi ise yalnızca teknik boyutla sınırlı kalmıyor. İş sürekliliğini doğrudan etkileyen bu saldırılar, büyük ölçekli ekonomik sonuçlar doğurabiliyor. 2024 yılında Change Healthcare’e yönelik saldırının toplam maliyetinin 3 milyar dolar olduğu tahmin edilirken 2025 yılında Jaguar Land Rover’a yapılan benzer bir saldırı da ciddi mali kayıplara yol açtı. IBM verilerine göre ise bir veri ihlalinin ortalama maliyeti yaklaşık 5 milyon dolar seviyesinde bulunuyor; sağlık sektöründe bu rakam neredeyse 10 milyon dolara ulaşıyor.</p>

<p><strong>Veri sızıntıları asal yükümlülükleri de beraberinde getiriyor</strong></p>

<p>Veri sızıntılarının etkisi ise uzun vadeye yayılıyor. Sızdırılan kurumsal veriler, yeni kimlik avı ve iş e-postası dolandırıcılığı saldırıları için zemin hazırlarken aynı zamanda yasal yükümlülükleri de beraberinde getiriyor. Müşteri ve iş ortaklarının güven kaybı, artan sigorta maliyetleri ve yenilenmeyen sözleşmeler gibi dolaylı etkiler de tabloyu daha ağır hâle getiriyor. Güçlü bir siber güvenlik duruşu &nbsp;yalnızca doğru araçlar ve insan kaynağının yanı sıra sürekli gözlem ve uyum sağlama alışkanlığıyla mümkün oluyor. Tehdit ortamının sürekli değiştiğine dikkat çeken uzmanlar, savunma tarafının da aynı hızda güncellenmesi gerektiğini vurguluyor. Tehdit istihbaratı ve zamanında aksiyona dönüşebilen güvenlik uyarıları olmadan, kurumların güvenlik algısı ile gerçek durum arasındaki fark giderek büyüyor. Bu fark siber suçlular tarafından yüksek maliyetlerle kapatılıyor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 20:04:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KRUVAZÖR YAPILAN DÖRT GENEL YÜK GEMİSİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kruvazor-yapilan-dort-genel-yuk-gemisi-5716</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kruvazor-yapilan-dort-genel-yuk-gemisi-5716</guid>
                <description><![CDATA[KRUVAZÖR YAPILAN DÖRT GENEL YÜK GEMİSİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyada Kruvazör yapılan&nbsp;<br />
ilk dört genel yük gemisi<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(19).jpg" style="height:650px; width:800px" /></p>

<p><strong><em>Mekke Kruvazör Hümayunu Çanakkale’de- 1897; Sultan II Abdülhamid Yıldız Albümleri/Osmanlı Donanması Albümü.</em></strong></p>

<p>Bu makalemde; Meşrutiyet İhtilali sırasında &nbsp;Kasımpaşa’daki &nbsp;Bahriye Nezareti olan Divanhane(Günümüzde RTE Müzesi ilan edilen)’de &nbsp;rütbesi sökülerek adalara sürgün edilen &nbsp;Bahriye Nazırı Hasan Rami Paşa’nın Artin Asaduryan Matbaası’nda basılmış &nbsp;“Hatırat”ından birkaç sayfayı aktardım.<br />
Bu sayfalarda dünyada ilkez Osmanlı Donanması için &nbsp;kruvazör ilan edilen genel yük gemileri hakkında bilgiler yeralmaktadır. Hasan Rami Paşa “Hatırat”ında &nbsp;şöyle anlatır;<br />
<strong>Yunan savaşından Bahriye Nazırlığım zamanına kadar geçici bir kuşbakışı- Hüsnü ve Celal Paşalar- sahte Potemkin olayı, büyük telaş - Asker mi, sivil mi idim? - Bazı faaliyetler - Bahriye Nazırı oluşumun olası &nbsp;nedeni! &nbsp;</strong><br />
Yunan savaşı başarı ile sonuçlandı. Fakat bu savaş münasebetiyle aldığım emirleri yapmadığımı, hatta bu konuda Padişah’ın iradesine karşı koyarak, o zaman varlığından bile şüphe edilen donanmayı bir felaketten kurtardığımı ve harp gemilerinin buradaki inşalarındaki ve Avrupa’ya sipariş edilerek satın alınacak gemilerdeki yolsuzluklarda herhangi bir ilgimin olmadığımı gören Bahriye Nezareti, görüşümü almadan bana, Çanakkale’de ikametle görevli olduğumu bildirdi.<br />
Şahsım hakkındaki hissi görüşleri neticesinde, donanmanın hertürlü işleri zorlaştırılarak devamlı huzursuzluk politikası çıkarılmak isteniyordu. En umulmayan yerlerde hiç tahmin etmediğim şekilde jurnal edindiğimi öğreniyordum.&nbsp;<br />
Çanakkale’ye sürgün edildikten sonra bu durum tam on sene devam etti. En sık iki aydabir verilebilen maaşlar için, Çanakkale en geriye bırakılıyordu. Mürettebat; geminin gerekli olarak atılan ikinci demirini almakta zorlanacak derecede azaldığı gibi, terhis edilen askerin yerine yenisi gönderilmiyordu.Nihayet gemiler çürümüş olduğundan içinde barınılmaz duruma gelmişti. Subaylar ise, kamaralara şemsiyeleri açık olarak girip çıkmaya başladılar.&nbsp;</p>

<p><strong>Gemilerdeki çürüklük öyle bir noktaya geldi ki, artık kalafat yapılması gerekiyordu. Gerekli tamiratın yapılması için yazılan yazılar hasıraltı ediliyordu. Çanakkale’de havuz da yoktu. Yalnız bir şeyin yükselmesine önem veriliyordu. O da, ahlâk bozukluğu idi.&nbsp;</strong><br />
Nezaretin bukonudaki yaptıkları bir değil, beş değildi. Fakat hak ve hakikati teslim etmiş olmak üzere, itiraf ederim ki, isimlerinden, yaptıkları zulümlerle birlikte daha sonra bahsedeceğim.&nbsp;<br />
Maiyetimdeki kimin göz kapanmayacak kusuru olursa, kimi kolundan tutup İstanbul’a Divan-i Harbe yollarsam, bu kişiler Nezaret tarafından kabul edilmeyerek reddediliyorlardı. Daha sonra Bahriye Nezareti bunları, bana karşı kullanıyordu. Buşekilde umumi bir bezginlik ve iş görememezlik &nbsp;insanı kahrediyordu. Resmi vazifemin gereğini yerine getiremediğimden tatmin olamıyordum.&nbsp;<br />
Dinlenme zamanlarımın birkısmını bu işlere ayırdığımdan, ruhen yoruluyor, vücutça da yorulmak istiyordum. Binaenaleyh boş zamanlarımı fenalığa değil çalışmaya ayırdım. Orta halli bir aileden asla farklı yaşamadım. İdare ve tasarruf, ihtiyat ve basiret daima benim &nbsp;saygı duyduğum ve ciddiyetle muhafaza ettiğim bir uygulamam olmuştur.&nbsp;</p>

<p><strong>Bahriye Nazırı Hüsnü Paşa</strong> makamından hiç azledilmiyordu. Dünyada nekadar kötülük varsa hepsi kendinde toplanmış, olanca kuvvetiyle İstanbul’a gelmemi men etmeye teşebbüs etmiş, ancak hakkımdaki tüm jurnallere rağmen bir başarı elde edemeden vefat etmiştir.&nbsp;<br />
1897 Türk- Yunan Harbi nedeniyle Haliç’ten çıkarılarak nihayet Çanakkale’ye intikal eden Mansure Korveti’nın komutanın dilekçesi Donanma’nın durumunu anlatması bakımından ibret vericidir.</p>

<p><strong>Ortasından belvermiş bir savaş gemisi; Mansure korveti!</strong><br />
Mansure Korveti Komutanı Mülâzım-ı Evvel (Üsteğmen) İzzet 14 Temmuz 1897 tarihli dilekçesi ile Bahr-ı Sefid Filosu kumandanlığına hitaben Mansure korveti’nin durumu yakınmış ve geminin ortasından bel vermiş olduğunu beyan etmiştir!<br />
14 Temmuz 1897 tarihli dilekçesinde &nbsp;der ki;“18 Mayıs 1897 tarihli tutanakta gemimizin hızı ile, 12’şer cm.lik Krupp toplarının uç pabuç mil levhalarının sağlamlaştırılması için 48 adet cıvata ile sekiz adet saç levha gerekli olduğu talep edildi ise de gönderilmedi. Bozuk olan bir adet torpidomuz İzmir vapurundan değiştirilmiş olduğu bildirilmişti. Ayrıca gemimizin güverte baştaraf kaplumbağa hizasında gemi yıkattıkça az miktarda su birikmektedir. Budefa iskele tarafında bile, üç pusa yakın su birikmiştir. Geminin tavlonuna biriken su temizlenirken tekrar subay kamaraları önünde toplanmaktadır. Ayrıca sancak, iskele, makine ve elektrik makinesi etrafına birikmekte olduğu, verilen bilgilerden anlaşılmıştır. <strong>Burası ustalara muayene ettirilmiş ise de, üç pus kadar gemi ortasının çökmüş olduğu görülmüştür.</strong> Tekrar muayene edilmesi için, 15 Haziran 1897 tarihli yazı ile arzın üzerine verilen emirle <strong>Çarkçı Kaymakam Hüseyin Bey</strong> tarafından incelenmiş ve çark içerisinde bulunan kemerelere puntel konulmadığı ve istimpayet borusunun önceden konulan punteli battal edilmiş olduğundan bu puntellerin resmini almış ise de bugüne kadar gelmediği ve denizli havalar ile icabında top atışında büsbütün çökmesi ihtimali olduğu gibi kıç kamarasının üzerinde de varlığı açık olarak ortaya çıkmıştır. 20 Haziran 1897 tarihli komutanın emri gereğince gemimizin makine provası icrası için Kepez Feneri’nden Kumkale Feneri hizasına kadar olan sekiz mil mesafeyi hafif rüzgarla pruvadan alarak, saatte 3.5 mil kadar hızla iki saat 15 dakika süresinde gidip döndük. Rüzgar kıçtan olduğunda, kuvvetli olarak gemiyi saatte beş mil kadar seyrettirmekteydi. Bu durumda geminin sakin havada saatte 4 mil kadar seyredeceği çarkçı subayı tarafından da raporla bildirilmiştir. Ben ise, devlete, millete ve Padişahımız’a sadakatle hizmet etmeğe yemin etmiş bir kişi olarak asla ihanet edemem. Bu münasebetle &nbsp;bu gemide, bu şartlar altında görev yapamayacağımı bildirir, emirlerinizi beklediğimi arz ederim.”&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(6).jpg" style="height:671px; width:800px" />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <em>Kruvazör olarak ilan edilen Medine genel yük gemisi.(Ortada 3 direkli)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yağlıboya &nbsp;tablo .Kaynak- Özel Koleksiyon.</em></p>

<p><strong>Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa-genel yük gemisini kruvazör ilan ediyor.</strong><br />
Bu tablonun daha trajik komik bir öyküsü ise, Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’nın, Yunanlıların gerçek kruvazör sınıfı gemileri bulunması karşısında yaptıklarıdır. Zira, Hasan Hüsnü Paşa, Yunan Donanması’ndaki &nbsp;kruvazörlerin büyüklükleri karşısında, derhal Osmanlı tebaasına ait &nbsp;<strong>Hudeyde, İzmir, Medine </strong>ve <strong>Mekke</strong> isimli şileplere elkoymuş ve bu yük gemilerini kruvazör ilan etmiştir. Bunu yaparken de, bu gemilere birkaç top yerleştirilmiştir. Dünyada benzerine asla rastlanılmayan ve kruvazör denilen bu şileplere komutan olarak atanan subaylar adeta feryat &nbsp;etmektedirler.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(10).jpg" style="height:691px; width:800px" /></p>

<p>Bu dilekçeleri aynen veriyorum;<br />
Bakınız, şilepten bozma, kruvazörlerin komutanları gemilerindeki durumu nasıl tanımlıyorlar;<br />
İzmir Vapuru Komutanı Yarbay Hafız İbrahim;<br />
<em><strong>“Mensup olduğum İzmir Vapuru, dört adet fundluk ve bir adet de Nordenfild topu ile donatılmış olup ortalama dokuz mil hız yapmaktadır. Bu koşullarda en adi sınıftan bir kruvazör kadar bile, kuvvetli ve sağlam değildir. Ancak donanma ile birlikte nakliye görevi yapabilecek kapasitede olduğunu hakkındaki emir ve fermân sahibi olan Padişah Hazretlerinindir. 18 Temmuz 1897”&nbsp;</strong></em><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(11).jpg" style="height:358px; width:800px" /></p>

<p><strong>Hudeyde kruvazör hümayunu’nun sicil kaydı</strong><br />
Newcastle <strong>Charles Mitchell &amp; Co.</strong> Low Walker Kızaklarında 298 kızak No.’su ile &nbsp;inşa edilen ve <strong>“Suez” </strong>&nbsp;ismi verilmiş yolcu/yük gemisi, 26 Eylül 1874 tarihinde denize indirildi.<br />
2141 grt., 1390 nrt. olan Suez’in Tam boy:323.8 ft.,Genişlik:35.3 ft. ve Derinlik: 25.7 ft. idi.<br />
Sunderland merkezli <strong>North-Eastern Marine Engineering Co.Ltd. </strong>yapımı ana buhar makinesi C2cyl ve 250 nhp. azami güç üretiyordu.&nbsp;<br />
1891’de İstanbul’dan Kayseri doğumlu Ohannes Esseyan &nbsp;ve &nbsp;Mıgırdıç Esseyan &nbsp; satın aldı ve <strong>“Hudeyde”</strong> adı verildi.&nbsp;<br />
1893’de İstanbul’dan İdare-i Mahsusa satın aldı.<br />
<strong>1896’da Osmanlı Donanması’na devredildi ve top konularak kruvazör ilan edildi.</strong><br />
Türk-Yunan Harbi sonrasında Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi tarafından yeniden yolcu/yük gemisi olarak kullanıldı. 1912’de hizmetdışı bırakılarak Haliç’te söküldü. &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(16).jpg" style="height:640px; width:800px" /><br />
<em>Hudeyde Kruvazör Hümayunu Çanakkale’de. Sultan II. Abdülhamid Yıldız Donanma Albümleri.(Kaynak:Özel Koleksiyon)</em></p>

<p><strong>Hudeyde Vapuru Komutanı Yarbay &nbsp;Hasan &nbsp;anlatıyor</strong><br />
<em>“Zaferler kazanmış Donanma’nın &nbsp;hareketleri doğrultusunda padişahın iradesi ve komutanın verdiği emirler, askerlere tebliğ edildi. Verilen emirler doğrultusunda askerce sevinçle edilen, üç kere “Padişahım çok yaşa!” duaları, bizi gemimizin harbe sevki için, genel teçhizatı hakkındaki görüşleri arz etmeye cesaretlendirmiştir. Kruvazör olarak bilinen komutanı olduğum Hudeyde Vapuru’nun, harp donanımı dört adet pirinç kaval top, iki adet 12 librelik Armstrong topu, bir adet Tophane imali kuyruktan dolma pirinç Prudel top, dokuz adet kasatura, 30 adet Winchester topu ve 20 adet kılıçtan ibarettir. Mermi ve topların atışı üçüncü otla yapılmıştır. Bu topların denenmesinde azami mesafesi 1000 m.’yi geçmediğinden son derece güçlükle atış yapılmaktadır. Geminin inşa tarzı ise tamamen büyük bir ambar gibi olup, adeta bir şilebi andırmaktadır. Bunun yanında palavra denebilecek ikinci kat güvertesi, perdesiz olarak baştan kıça kadar uzanmaktadır. Taksimatında bölmeler ve dabılbatumları yoktur. Ancak boyuna denizaltı tarzındaki ambar istif perdeleri mevcuttur. Geminin azami sürati 10 mil olup 90 kişi mürettebatı bulunmaktadır.<br />
Harp tekniğine uygun koşullarda &nbsp;inşa edilmeyen gemi, erzak, kömür, cephane ve benzeri nakliyat işleri için mükemmel bir nakliye gemisini andırmaktadır. Bunedenle, asla kruvazör olarak kullanılmayacağı hakkında emir ve fermân,emir sahibi olan Padişah Hazretlerinindir. 18 Temmuz 1897.</em></p>

<p><strong>Kruvazör olarak ilan edilen &nbsp;Medine genel yük gemisi</strong><br />
<strong>Glasgow,Govan’da kurulu London &amp; Glasgow Engineering &amp; Iron Shipbuilding Co. </strong>tarafından &nbsp;Middleton Yard’da 166 Kızak No.’su ile inşa edilen genel yük gemisi 12 Şubat 1873 tarihinde denize indirildi.<br />
İnşa adı <strong>“ Pennsylvania” </strong>olan 2472 grt.- 1593 nrt., Tam Boy: 331.5 ft., Genişlik: 36.3 ft. ve Derinlik: 21.1 ft. geminin <strong>Glasgow, Govan “London &amp; Glasgow Engineering &amp; Iron Shipbuilding Co.”</strong> yapımı ana buhar makinesi C2cyl(46 &amp; 82 x 45in), 400nhp, azami güç üretiyordu.<br />
İlk armatörlük firması; Glasgow’de kurulu <strong>“G. W. Clark, P Dougall &amp; T Reid (State Line Steam Ship Co Ltd.</strong> ve işletmeci firma; <strong>Lewis T. Merrow &amp; Co.</strong> idi.<br />
1873’de adı <strong>“State of Pennsylvania” </strong>olarak değiştirildi.<br />
1874’de Glasgow merkezli &nbsp;The State Steamship Co Ltd. firması adına tescil olundu.<br />
1891’de Glasgow’de kurulu &nbsp;J &amp; A Allan satın aldı.<br />
1893’de Cidde’de kurulu &nbsp; Hamidiye Vapur Şirketi satın aldı ve <strong>“Medine”</strong> adı verildi.<br />
1894’de İstanbul’dan &nbsp;İdare-i Mahsusa’ya devredildi ve <strong>“Marmara”</strong> adı verildi.<br />
1895’de Kruvazör olarak donatılmak üzere Osmanlı Donanmasına devredildi. &nbsp;<br />
1897’de İstanbul’da &nbsp;İdare-i Mahsusa’ya devredildi.<br />
1909’de hizmet dışı bırakıldı.<br />
1912’de yeniden Osmanlı Donanması’na depo gemisi olarak devredildi.&nbsp;<br />
1915’de Rus harp gemisi top ateşi ile batırıldı.</p>

<p><strong>Medine Vapuru Komutanı Mehmet Rüstem;</strong><br />
<em>“Komutanı bulunduğum Medine Vapuru’nda harp donanımı bakımından dört adet yedi fundluk ve iki adet beş fundluk pirinç Şişhane topu ile bir adet üç fundluk Krupp topu vardır. Bunun yanında 30 adet Winchester tüfeği ile 20 adet kılıç bulunmaktadır. Makine ve kazan aksamı su hattının üstündedir. Azami sürati 12 deniz mili olup geminin bölme ve tulumbaları yoktur. Bütün bu bilgiler bundan önceki raporda tarafınıza arz edilmişti. Bu defa ise pervanenin darbesi ve ırgatın kullanılmaya elverişli olmaması söz konusu olduğundan, bu durumun amiral ve komutanlar tarafından bilinmesi gerekir. Budurumdaki bir geminin, kruvazör olup olmayacağı hakkında verecekleri karar üzerine hareket edileceği konusundaki rapor makamınıza arz edilmiştir. Emir ve fermân,emir sahibi olan Padişah Hazretlerinindir.<br />
18 Temmuz 1897.</em><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(18).jpg" style="height:800px; width:699px" /></p>

<p><strong>Kruvazör yapılan Mekke genel yük/yolcu vapuru</strong><br />
İlk adı <strong>SS State of Nevada </strong>olan Mekke vapuru, 1874&nbsp;yılında Glasgow'da&nbsp;<strong>London &amp; Glasgow Engineering and Iron Shipbuilding Co. Ltd.</strong>&nbsp;tarafından inşa edilmiş bir buharlı kargo ve yolcu gemisidir.&nbsp;<br />
2 Haziran 1874'te denize indirilmiş, aynı yıl Temmuz ayında hizete girmiştir.<br />
2,488 grt ve Tam boy: &nbsp;101,2 metre (332,1 ft), Genişlik:11 metre (36,3 ft)’dir.<br />
İlk armatörlük firması <strong>State Steamship Co. Ltd.</strong>&nbsp;(State Line) için inşa edilmiştir.<br />
İlk seferini 19 Temmuz 1874'te Glasgow - Larne - New York hattında gerçekleştirmiştir. 1893 yılına kadar &nbsp;Glasgow ile New York arasında İngiltere’den ABD’ye göç eden yolcuları taşımıştır&nbsp;<br />
1875 yılında kısa bir süre için&nbsp;<strong>Red Star Line</strong>&nbsp;tarafından kiralanmıştır.<br />
1891 yılında State Line'ın iflası sonrası&nbsp;<strong>Allan Line</strong>&nbsp;tarafından devralınmış ve "Allan &amp; State Line" adı altında hizmet vermeye devam etmiştir.<br />
1893 yılında İdare-i Mahsusa tarafından &nbsp;satın alınmış &nbsp;ve ismi&nbsp;<strong>"Mekke"</strong>&nbsp;olarak değiştirilmiştir.<br />
1909’da hizmet dışı bırakıldı ve 1912’de Haliç’te söküldü.<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(21).jpg" style="height:358px; width:800px" /></p>

<p>İnşa adı <strong>“Navidad”</strong> olan <strong>“İzmir”</strong> genelyük gemisi Paisley’de kurulu <strong>McIntyre &amp; Co.</strong>’ ya ait Phoenix kızaklarında 29 Kızak No.’su ile inşa edildi ve 25 Ocak 1879 tarihinde denize indirildi.<br />
660 grt., 415 nrt. ve Tam Boy: 1900.1 ft., Genişlik: 28.7 ft. ve Derinlik: 14.6 ft. olan Navidad’ın Glasgow mderkezli Wiliam King &amp; Co. yapımı C2cyl ana buhar makinesi 90 nhp. azami güç üretiyordu.&nbsp;<br />
İlk armatörlük şirketi Glasgow kayıtlı Edward A. Cohen idi.<br />
1879’da Barcelona’dan &nbsp;Cie. Hispano-Francaise J. Pi y Comas satın aldı.<br />
1886’da İstanbul’dan Panos Michael Courtgi (P. M. Courtgi &amp; Co.) satın aldı ve <strong>“Smyrne”</strong> adı verildi.&nbsp;<br />
1893’de &nbsp;İstanbul merkezli Navigation a Vapeur Egee - P. M. Courtgi &amp; Co. adına kaydedildi.<br />
1895’de İdare-i Mahsusa satın aldı/devredildi.<br />
1896’da Osmanlı Donanması emrine verildi.<br />
1912’ de İstanbul’dan &nbsp;Erdekli Rasim Bey satın aldı ve <strong>“Erdek”</strong> adı verildi.<br />
27 Haziran 1915 günü Kozlu’dan kömür yüklü olarak İstanbul’a seyrederken, Kefken Adası açıklarında Rus denizaltısı Tyulen tarafından torpido atışı ile isabet aldı ve batmamak için Kefkan Adası’nda karaya oturdu. Gemi bu haliyle 25 Temmuz 1915’de Rus harp gemileri tarafından top atışına tutuldu ve tamamıyla hurda hale geldi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 15:34:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale Kupası’nda Orient Express VI’nın Zaferi</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/canakkale-kupasinda-orient-express-vinin-zaferi-5715</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/canakkale-kupasinda-orient-express-vinin-zaferi-5715</guid>
                <description><![CDATA[Çanakkale Kupası’nda Orient Express VI’nın Zaferi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_etap_son_top.jpg" /></p>

<p>İstanbul’da&nbsp;23 Nisan&nbsp;günü "Ulusal Egemenlik Kupası"&nbsp;ile başlayan&nbsp;Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Trofesi,&nbsp;İstanbul - Çanakkale&nbsp;rotalı mücadelenin ardından&nbsp;Çanakkale Boğazı’nda&nbsp;25 Nisan’da gerçekleşen&nbsp;"Gelibolu Zafer Kupası"&nbsp;ile tamamlandı.&nbsp;Zeynep Bülent Atabay’ın&nbsp;Orient Express VI’sı&nbsp;üç günde 4 kupa&nbsp;kazanarak trofenin ilk etabına&nbsp; adını yazdırdı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Trofesi’nde&nbsp;ilk etap&nbsp;kelimenin tam anlamı ile&nbsp;“nefes nefese bir koşuşturma”&nbsp;halinde geçti. Filo,&nbsp;açılış&nbsp;yarışını&nbsp;23 Nisan Perşembe&nbsp;günü&nbsp;İstanbul Boğazı’nda&nbsp;“Ulusal Egemenlik Kupası”&nbsp;ile yaptı. Ardından&nbsp;17 tekne&nbsp;aynı gün yaklaşık&nbsp;140 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;Çanakkale&nbsp;<em>(Eceabat)</em>&nbsp;rotasına&nbsp;yelken bastı.<br />
Marmara Denizi’ndeki mücadeleye&nbsp;“havasızlık”&nbsp;damgasını vurdu. Yarış,&nbsp;elverişsiz rüzgar&nbsp;nedeniyle hayli&nbsp;zor&nbsp;koşullarda devam ederken,&nbsp;rota kısaltması&nbsp;yapıldı ve finiş hattı&nbsp;Eceabat’tan&nbsp;50 mil kuzeye,&nbsp;Çanakkale Boğazı&nbsp;girişinde taşındı. Buna rağmen&nbsp;31 saat&nbsp;olan&nbsp;yarış süresi&nbsp;dolduğunda&nbsp;5 tekne&nbsp;finiş hattına&nbsp;yarım mil&nbsp;kala&nbsp;“çakıldıkları”&nbsp;için rotalarını tamamlayamadı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_etap_son_up5.jpg" /><br />
<strong>DİNLENME FIRSATI BULAN TEK TEKNE&nbsp;</strong><br />
Denizde iki gece&nbsp;geçiren filodaki çoğu tekne&nbsp;Çanakkale Merkez Marina’ya ancak&nbsp;sabaha karşı&nbsp;ulaşabildi. Bu arada&nbsp;Organizasyon Komitesi,&nbsp;25 Nisan Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;Çanakkale Boğazı’nda planlanan&nbsp;“Gelibolu Zafer Kupası”nın start saatini&nbsp;12.00’dan&nbsp;14.00’a çekti. İçlerinde en fazla dinlenme fırsatı bulan, ilk finişi&nbsp;“gündüz gözüyle”&nbsp;yapan&nbsp;Orient Express VI&nbsp;idi.<br />
Orient Express VI,&nbsp;salma derinliği&nbsp;nedeniyle yer tahsisi yapılan&nbsp;Çanakkale Merkez Marina'ya giremeyince, yine&nbsp;“gündüz gözüyle”&nbsp;Eceabat Limanı&nbsp;rıhtımına bağlandı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_etap_son_up4.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_etap_son_up1.jpg" style="height:263px; width:301px" /></p>

<p><strong>“KAYIP” RÜZGAR ÇANAKKALE BOĞAZI’NA GELDİ</strong><br />
Hava aydınlandığında,&nbsp;rüzgarsız gecenin acısını çıkarmak&nbsp;istercesine&nbsp;Çanakkale Boğazı’na&nbsp;kuzeyli 14-16 knot’lık bir rüzgar yayıldı.&nbsp;Gelibolu Zafer Kupası’nın startı&nbsp;Çanakkale Merkez Marina’nın açığından saat&nbsp;14.05’te&nbsp;tüm sınıflar&nbsp;için birlikte verildi.<br />
Üç teknenin start hattına gelmediği,&nbsp;bir teknenin&nbsp;de&nbsp;terk&nbsp;bildirdiği son mücadelede tekneler&nbsp;balon seyri&nbsp;ile&nbsp;Kilitbahir Sait Onbaşı Anıtı&nbsp;ile&nbsp;Havuzlar Şehitliği ve Anıtı’nı sancaklarında gördüler. Ardından&nbsp;iki şamandıra arasında rüzgarüstü-rüzgaraltı&nbsp;bir sosis yaparak&nbsp;parkurun güneyinde&nbsp;yaklaşık&nbsp;11 deniz mili&nbsp;mesafeli rotalarını tamamladılar.<br />
<strong>ÖDÜL TÖRENİ HAMİDİYE TABLASI’NDA YAPILDI</strong><br />
Ödül töreni&nbsp;aynı gün&nbsp;saat&nbsp;20.00’da&nbsp;Hamidiye Tablası’nın kapalı&nbsp;“Hangar”&nbsp;bölümünde yapıldı ve dereceye giren ekiplere kupaları verildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_etap_son_up2.jpg" /><br />
“Çanakkale Sahil Güvenlik Kupası”&nbsp;adıyla düzenlenen&nbsp;Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Trofesi’nin ilk etabına&nbsp;üç günde 4 kupa&nbsp;kazanan&nbsp;Zeynep Atabay Taşkent’in&nbsp;Orient Express VI’sı adını yazdırdı.&nbsp;<br />
İstanbu Boğazı'ndaki yarışta&nbsp;üçüncü&nbsp;olan,&nbsp;Arif Gürdenli&nbsp;ile&nbsp;Saruhan Çinay&nbsp;dümenciliğinde ve&nbsp;Şükrü Sanus&nbsp;taktisyenliğinde yarışan&nbsp;Orient Express VI,&nbsp;İstanbul&nbsp;-&nbsp;Çanakkale&nbsp;rotasında hem&nbsp;ilk finiş&nbsp;hem&nbsp;düzeltilmiş zaman birinciliğinden&nbsp;sonra&nbsp;Çanakkale Boğazı’ndaki&nbsp;“Gelibolu Zafer Kupası”nı da&nbsp;birinci&nbsp;bitirdi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_etap_son_up3.jpg" /><br />
Üç yarışla&nbsp;tamamlanan&nbsp;1. Etap&nbsp;genel sıralamasında&nbsp;ORC 1’de&nbsp;Game Changer-Angels of CMC Holding&nbsp;<em>(Oğuz Ayan)</em>,&nbsp;ORC A’da&nbsp;Extrem-ON Dijital Bankacılık Burgan Bank Yelken Takımı&nbsp;<em>(Cenk Tekkaya)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;Alchera-SYS Yatçılık-Samsun Yelken Kulübü&nbsp;<em>(Yusuf Tunç / Gökhan Kerem Bulut)</em>,&nbsp;Gezgin A’da&nbsp;DHO Akova&nbsp;<em>(TSK Spor Gücü / Muhammed Ali Şahin)</em>&nbsp;birincilik eklde etti.<br />
Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışları Trofesi’ne&nbsp;17-19 Mayıs’ta&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yapılacak&nbsp;“Kurtuluş Kupası”&nbsp;ile devam edilecek.&nbsp;<br />
<strong>CUMHURBAŞKANLIĞI 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
1. ETAP: ÇANAKKALE VE SAHİL&nbsp;GÜVENLİK KOMUTANLIĞI KUPASI</p>

<p>3. YARIŞ<br />
Gelibolu Zafer Kupası (25 Nisan 2026, Cumartesi)&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.05</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Atabay Challengers / Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;15.20.36<br />
2.&nbsp;Hedef Yelken 37-Unilever Sailing Team&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;15.42.28<br />
3.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(TSK Spor Gücü / Murat Yavuzcan)&nbsp;15.42.53<br />
4.&nbsp;Atlas-Beymen Club Sailing Team&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;15.52.39<br />
5.&nbsp;Phoenix 1-Piri Reis Üniversitesi&nbsp;(Can Diriker)&nbsp;15.56.18<br />
<br />
<strong>ORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.05</em><br />
1.&nbsp;Game Changer-Angels of CMC Holding&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;15.48.20<br />
2.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;15.55.08<br />
3.&nbsp;Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)&nbsp;15.48.38<br />
4.&nbsp;BlackWater-KYSK&nbsp;(Atakan Akyüz)&nbsp;15.54.47<br />
<br />
<strong>&nbsp;ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.05</em><br />
1.&nbsp;Extrem-ON Dijital Bankacılık Burgan Bank Yelken Takımı&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;15.58.25<br />
2.&nbsp;Matrix-Bulls Yatırım Yelken&nbsp;(Murat Tan)&nbsp;16.03.10<br />
RET:&nbsp;NOX-Yapı Kredi&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.05</em><br />
1.&nbsp;Electron-ICA&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;15.58.19<br />
2.&nbsp;Alchera-SYS Yatçılık-Samsun Yelken Kulübü&nbsp;(Yusuf Tunc / Gökhan Kerem Bulut)&nbsp;16.05.36<br />
DNC:&nbsp;Shine-Hero Sailing&amp;Burbant&nbsp;(Ahmet Rasim Kahraman)<br />
<br />
<strong>GEZGİN A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.05</em><br />
1.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(TSK Spor Gücü / Muhammed Ali Şahin)&nbsp;15.58.58<br />
DNC:&nbsp;Foramarine-Pafuli&nbsp;(Özcan Özverim)<br />
<br />
<strong>GEZGİN B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.05</em><br />
DNC:&nbsp;Hoppala-Pupa Sailing Team&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)<br />
<br />
<strong>CUYY '26 1. ETAP GENEL SONUÇLAR</strong><br />
23-25 Nisan 2026<br />
1. Yarış:&nbsp;<em>Ulusal Egemenlik Kupası (İstanbul Boğazı)</em><br />
2. Yarış:&nbsp;<em>Çanakkale Sahil Güvenlik Kupası (İstanbul-Çanakkale)</em><br />
3. Yarış:&nbsp;<em>Gelibolu Zafer Kupası (Çanakkale Boğazı)</em>&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Atabay Challenge / Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;4.50 - 2.00 - 1.50&nbsp;(8.00)<br />
2.&nbsp;Atlas-Beymen Club Sailing Team&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;1.50 - 4.00 - 6.00&nbsp;(11.50)<br />
3.&nbsp;Hedef Yelken 37-Unilever Sailing Team&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;6.00 - 6.00 - 3.00&nbsp;(15.00)<br />
<br />
<strong>ORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
1.&nbsp;Game Changer-Angels of CMC Holding&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;3.00 - 2.00 - 1.50&nbsp;(6.50)<br />
2.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;4.50 - 10.00 DNF - 3.00&nbsp;(17.50)<br />
3.&nbsp;BlackWater-KYSK&nbsp;(Atakan Akyüz)&nbsp;9.00 - 4.00 - 6.00&nbsp;(19.00)<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
1.&nbsp;Extrem-ON Dijital Bankacılık Burgan Bank&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;3.00 - 8.00 DNF - 1.50&nbsp;(12.50)<br />
2.&nbsp;Matrix-Bulls Yatırım Yelken&nbsp;(Murat Tan)&nbsp;9.00 - 2.00 - 3.00&nbsp;(14.00)<br />
3.&nbsp;NOX-Yapı Kredi&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;6.00 - 4.00 - 6.00 RET&nbsp;(16.00)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;Alchera-SYS Yatçılık-Samsun YK&nbsp;(Y. Tunç / Gökhan K. Bulut)&nbsp;3.00 - 2.00 - 3.00&nbsp;(8.00)<br />
2.&nbsp;Electron-ICA&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;1.50 - 8.00 DNF - 1.50&nbsp;(11.00)<br />
3.&nbsp;Shine-Hero Sailing&amp;Burbant&nbsp;(Ahmet R. Kahraman)&nbsp;7.50 - 8.00 RET - 13.50 DNC&nbsp;(29.00)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
(2. ve 3. yarışta puanı yok)<br />
<br />
<strong>GEZGİN A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(TSK Spor Gücü / Muhammed Ali Şahin)&nbsp;3.00 - 2.00 - 1.50&nbsp;(6.50)<br />
2.&nbsp;Foramarine-Pafuli&nbsp;(Özcan Özverim)&nbsp;4.50 - 6.00 RET - 9.00 DNC&nbsp;(19.50)<br />
3.&nbsp;Pestil-Yatırım Finansman&nbsp;(Burak Bige)&nbsp;1.50 - 12.00 DNC - 9.00 DNC&nbsp;(22.50)<br />
<br />
<strong>GEZGİN B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
(2. ve 3. yarışta puanı yok)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:00:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara Denizi\&#039;nde 31 Saatin Ardından 5 Tekne \&#039;Dışarıda\&#039; Kaldı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/marmara-denizinde-31-saatin-ardindan-5-tekne-disarida-kaldi-5714</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/marmara-denizinde-31-saatin-ardindan-5-tekne-disarida-kaldi-5714</guid>
                <description><![CDATA[Marmara Denizi\'nde 31 Saatin Ardından 5 Tekne \'Dışarıda\' Kaldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_ckale_top.jpg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışı’nın&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yapılan ilk etabından hemen sonra&nbsp;ikinci&nbsp;yarış&nbsp;140 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;İstanbul&nbsp;-&nbsp;Çanakkale&nbsp;rotasında gerçekleşti. Ancak&nbsp;yetersiz rüzgar&nbsp;nedeniyle&nbsp;Eceabat&nbsp;olarak planlanan&nbsp;bitiş&nbsp;noktası&nbsp;50 deniz mili&nbsp;kısaltılarak&nbsp;kuzeye&nbsp;taşındı. Finişler&nbsp;Çanakkale Boğazı’nın girişinde alındı.&nbsp;17 tekneden 5’i süresi içinde yarışı tamamlayamadı.&nbsp;</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı&nbsp;himayesinde&nbsp;İAYYK&nbsp;<em>(İstanbul Açıkdeniz Yat Yarış Kulübü)</em>&nbsp;tarafından düzenlenen&nbsp;“Çanakkale ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası”nda ilk yarış&nbsp;23 Nisan’da&nbsp;“Ulusal Egemenlik Kupası”&nbsp;olarak&nbsp;İstanbul Boğazı’nda gerçekleşti. Bu yarışın ardından&nbsp;ikinci&nbsp;yarışın startı aynı gün&nbsp;Kalamış Koyu’ndan saat&nbsp;17.23’te verildi.<br />
İstanbul Boğazı’ndaki yarışa&nbsp;47 tekne&nbsp;kayıt vermişti ancak sıra&nbsp;140 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;Çanakkale&nbsp;rotalı mücadeleye geldiğinde sayı&nbsp;18’e düştü. Bir tekne de gelmeyince&nbsp;17 ekibin Marmara Denizi’ndeki&nbsp;zorlu sınavı&nbsp;başlamış oldu.<br />
Tahminlerin öngördüğü&nbsp;“düşük”&nbsp;ve&nbsp;“kararsız”&nbsp;hava koşulları kendini daha&nbsp;ilk dakikalarda&nbsp;hissettirdi.&nbsp;Ceren Veziroğlu&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu ORC&nbsp;gruplarının startını kısa süre&nbsp;tehire&nbsp;çıkıp, parkurun&nbsp;kuzeyliden güneyliye&nbsp;dönen rüzgara göre&nbsp;yeniden düzenlenmesinden&nbsp;sonra verdi.&nbsp;&nbsp;<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_ckale_up1.jpg" style="height:273px; width:300px" /></p>

<p><strong>MARMARA’DA HAVA “ÇÖKTÜ”</strong><br />
İlk haberimizde mücadelenin&nbsp;“sıkıntılı”&nbsp;geçeceğinden söz etmiştik. Aynen öyle oldu.&nbsp;Karadeniz&nbsp;ve&nbsp;Kuzey Ege’deki&nbsp;farklı dinamiklerin&nbsp;ortasında kalan&nbsp;Marmara Denizi’nde hava&nbsp;“çöktü”&nbsp;ve oldukça&nbsp;zor&nbsp;bir seyir gerçekleşti.&nbsp;<br />
Ekiplerden bazıları mücadeleyi&nbsp;“yokların yarışı”&nbsp;olarak tanımlarken, pek çoğu da günbatımından sonra hava sıcaklığının&nbsp;10-13 derecelik düşüşü&nbsp;ile&nbsp;“donduk”&nbsp;olarak değerlendirdi.<br />
17 tekneden&nbsp;oluşan filodaki ekiplerin her biri rüzgarı&nbsp;farklı yerlerde aradı. Kimi aradığı esintiyi&nbsp;buldu&nbsp;ve&nbsp;“yürüdü”, kimi&nbsp;bulamayınca “çakıldı”&nbsp;kaldı. Ama genellikle&nbsp;“dur-kalk”lı bir seyir yaşandı.<br />
<strong>START HATTI 50 MİL KUZEYE TAŞINDI</strong><br />
Eceabat&nbsp;önlerinde tamamlanacak yaklaşık&nbsp;140 deniz mili&nbsp;mesafeli yarışın&nbsp;zaman sınırı 24 Nisan Cuma,&nbsp;saat 23.59&nbsp;olarak belirlenmişti.<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_ckale_up2.jpg" style="height:237px; width:301px" /></p>

<p>Ancak mevcut koşulları&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;ile birlikte değerlendiren&nbsp;Organizasyon Komitesi&nbsp;durumun&nbsp;ümitsizliği&nbsp;üzerine rotayı yaklaşık&nbsp;50 deniz mili kısaltarak&nbsp;finiş hattını&nbsp;Çanakkale Boğazı&nbsp;girişine,&nbsp;Mürefte Balıkçı Barınağı Feneri&nbsp;ile&nbsp;Anadolu&nbsp;tarafındaki&nbsp;İnceburun Feneri&nbsp;arasındaki&nbsp;“hayali hatta”&nbsp;çekti.<br />
“Hayali”&nbsp;diyoruz, zira ekiplere yapılan duyuruda,&nbsp;finiş zamanlarının&nbsp;tekne takip sistemi olarak kullanılan&nbsp;Arvento&nbsp;sistemi ile&nbsp;GPS&nbsp;şebekesinden alınan&nbsp;sinyallerle belirleneceği&nbsp;belirtildi. Dolayısıyla&nbsp;“fiziki”&nbsp;bir&nbsp;finiş hattı söz konusu değildi.<br />
25 Nisan Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;Çanakkale Boğazı’nda saat&nbsp;12.00’da&nbsp;ilk etabın üçüncü yarışı&nbsp;planlandığı için&nbsp;Yarış Kurulu “süre uzatma”&nbsp;seçeneğini kullanamadı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>İLK FİNİŞİ ORİENT EXPRESS VI YAPTI</strong><br />
Bir&nbsp;sabır,&nbsp;azim&nbsp;ve&nbsp;kararlılık sınavına&nbsp;dönüşen mücadeleyi&nbsp;15 saat 27 dakika&nbsp;ile ilk tamamlayan tekne&nbsp;Orient Express VI&nbsp;oldu. Onu&nbsp;20 saat 36 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;Matrix-Bulls Yatırım Yelken,&nbsp;22 saat 29 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;Hedef Yelken 37-Unilever Sailing Team&nbsp;ve&nbsp;22 saat 45 dakika&nbsp;ile&nbsp;Atlas-Beymen Club Sailing Team&nbsp;izledi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_ckale_up3.jpg" /><br />
<em>ORC A'da Murat Tan liderliğinde yarışan Matrix-Bulls Yatırım Yelken,&nbsp;</em><em>ORC 0 ve ORC 1'deki rakiplerini geçerek ORC 0'da ilk finişi yapan&nbsp;&nbsp;</em><em>Orient Express VI'dan 5 saat sonra ikinci finişi veren tekne oldu.</em>&nbsp;<br />
Finiş hattına yaklaşık&nbsp;yarım deniz mili&nbsp;mesafede tamamen&nbsp;“havasız”&nbsp;kalan ekiplerden&nbsp;5’i,&nbsp;Phoenix 1-Piri Reis Üniversitesi,&nbsp;Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı,&nbsp;Zacapa,&nbsp;Extrem-ON Dijital Bankacılık BurganBank Yelken Takımı&nbsp;ve&nbsp;Electron-ICA&nbsp;yarış süresi olarak belirlenen&nbsp;23.59’da&nbsp;<em>(starttan itibaren 31 saat)</em>&nbsp;hattı geçemedikleri&nbsp;için hanelerine&nbsp;DNF&nbsp;<em>(finiş yapamadı)</em>&nbsp;notu düşüldü.&nbsp; &nbsp;<br />
Bu zorlu sınavda sadece&nbsp;2 teknenin,&nbsp;ORC B’de&nbsp;Shine-Hero Sailing&amp;Burbant&nbsp;ile&nbsp;Gezgin A’da&nbsp;Foramarin Pafuli’nin&nbsp;“terk”&nbsp;bildirmesi, yukarıda vurguladığımız&nbsp;“kararlılığın”&nbsp;bir sonucu olsa gerek.<br />
<strong>FİNİŞTEN SONRA 50 MİLLİK SEYİR</strong><br />
Ne var ki, finiş hatının geçilmesi,&nbsp;“mücadelenin bittiği”&nbsp;anlamına gelmiyordu. Zira ekiplerin teknelerini bağlayacakları&nbsp;Çanakkale Merkez Marina’ya kadar önlerinde daha&nbsp;50 deniz mili&nbsp;<em>(yaklaşık 6 saat)</em>&nbsp;yol vardı.&nbsp;<br />
Üstelik yarış süresinin dolmasıyla&nbsp;askıya alınan trafik hattı açılınca, biriken gemiler peş peşe&nbsp;Çanakkale Boğazı’na girmeye başlamıştı. Bu da ekiplerin&nbsp;zifiri karanlıkta aşırı dikkatli olmalarını&nbsp;gerektirdi.<br />
<strong>“YARALARIMIZI TELAFİ EDECEĞİZ”</strong><br />
Finiş hattının kapatılmasından sonra&nbsp;Organizasyon Komitesi&nbsp;yayınladığı yeni bir duyuru ile&nbsp;25 Nisan Cumartesi&nbsp;günü saat&nbsp;12.00&nbsp;olan&nbsp;Gelibolu&nbsp; Zafer Kupası’nın start saatinin&nbsp;14.00’a alındığını bildirdi.&nbsp;<br />
Ekiplerden bazıları&nbsp;dinlenebilmek için yeterli zamanları olmadığını&nbsp;belirterek&nbsp;start saatinin daha ileriye taşınmasını&nbsp;talep etti. Ne var ki&nbsp;Organizasyon Komitesi&nbsp;taleplerin&nbsp;haklılığını&nbsp;kabul etmeklle birlikte,&nbsp;Çanakkale’deki&nbsp;mülki erkanın startı izlemeye geleceğini&nbsp;ve&nbsp;aynı gün ödül töreni de yapılacağı&nbsp;için bunun&nbsp;mümkün olmadığını&nbsp;belirtti.&nbsp;<br />
Böylelikle bazı ekipler&nbsp;ancak iki saatlik uyku&nbsp;ile&nbsp;Çanakkale Boğazı’nda&nbsp;üçüncü yarışlarına&nbsp;çıkmak zorunda kalacaklardı. Ancak onları bir&nbsp;“teselli”&nbsp;bekliyordu.&nbsp;Organizasyonun Sportif Direktörü Engin Yuvaktaş,&nbsp;<em>"Saat 20.00’da Hamidiye Tablası’nda yapılacak ödül töreninde bugünün yaralarını telafi etmek için elimizden geleni yapacağız”</em>&nbsp;dedi.<br />
Özetle&nbsp;“soluk soluğa”&nbsp;yaşanan bu etkinlik&nbsp;ekipler&nbsp;kadar,&nbsp;Organizasyon Komitesi’ni de&nbsp;en az yarış kadar “protokol daveti”&nbsp;konusunda zorlamıştı.&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>CUMHURBAŞKANLIĞI 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
<br />
1. ETAP: ÇANAKKALE VE SAHİL&nbsp; GÜVENLİK KOMUTANLIĞI KUPASI<br />
2. YARIŞ<br />
İstanbul-Çanakkale (23-24 Nisan 2026)&nbsp;<br />
<em>Start saati:&nbsp;17.23&nbsp;(Kalamış Koyu)</em><br />
<br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Atabay Challengers / Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;15s 27d 51sn<br />
2.&nbsp;Atlas-Beymen Club Sailing Team&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;22s 45d 44 sn<br />
3.&nbsp;Hedef Yelken 37-Unilever Sailing Team&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;22s 29d 20sn<br />
4.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(TSK Spor Gücü / Murat Yavuzcan)&nbsp;24s 34d 42sn<br />
DNF:&nbsp;Phoenix 1-Piri Reis Üniversitesi&nbsp;(Can Diriker)<br />
<br />
<strong>ORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;Game Changer-Angels of CMC Holding&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;26s 44d 27sn<br />
2.&nbsp;BlackWater&nbsp;(KYSK / Atakan Akyüz)&nbsp;29s 17d 31sn<br />
DNF:&nbsp;Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı&nbsp;(Tusuf Erce Demirtaş)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Matrix-Bulls Yatırım Yelken&nbsp;(Murat Tan)&nbsp;20s 36d 22sn<br />
2.&nbsp;NOX-Yapı Kredi&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;28s 00d 11sn<br />
DNF:&nbsp;Extrem-ON Dijital Bankacılık BurganBank Yelken Takımı&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Alchera-SYS Yatçılık-Samsun Yelken Kulübü&nbsp;(Yusuf Tunç / Gökhan Kerem Bulut)&nbsp;29s 07d 17sn<br />
DNF:&nbsp;Electron-ICA&nbsp;(Bartu Özsoy)<br />
RET:&nbsp;Shine-Hero Sailing&amp;Burbant&nbsp;(Ahmet Rasim Kahraman)&nbsp;<br />
<br />
<strong>GEZGİN A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(TSK Spor Gücü / Muhammed Ali Şahin)&nbsp;28s 19d 00sn<br />
RET:&nbsp;Foramarin Pafuli&nbsp;(Özcan Özverim)<br />
<br />
<strong>GEZGİN B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
DNC:&nbsp;Hoppala-Pupa Sailing Team&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:00:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CUYY 2026’da İstanbul Boğazı Tamam, Çanakkale Rotası Sıkıntılı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cuyy-2026da-istanbul-bogazi-tamam-canakkale-rotasi-sikintili-5713</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cuyy-2026da-istanbul-bogazi-tamam-canakkale-rotasi-sikintili-5713</guid>
                <description><![CDATA[CUYY 2026’da İstanbul Boğazı Tamam, Çanakkale Rotası Sıkıntılı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_top.jpg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışı Trofesi 23 Nisan’da&nbsp;İstanbul Boğazı’nda gerçekleşen yarışla başladı.&nbsp;47 teknenin&nbsp;kayıt verdiği&nbsp;“Ulusal Egemenlik Kupası”nın ardından&nbsp;17 tekne&nbsp;akşam saatlerinde&nbsp;"Çanakkale ve Sahil Güvenlik Kupası"&nbsp;için&nbsp;Kalamış Koyu’nda buluştu. Boğazdaki&nbsp;kuzeyli&nbsp;rüzgarın aksine, oldukça&nbsp;düşük&nbsp;güçte&nbsp;güneyli&nbsp;hava gecenin&nbsp;zorlu&nbsp;geçeceğinin işaretini verdi.</p>

<p>İAYYK&nbsp;<em>(İstanbul Açıkdeniz Yat Yarış Kulübü)</em>&nbsp;tarafından bu yıl&nbsp;7’ncisi düzenlenen&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarış Trofesi’nde&nbsp;<em>(CUYY)</em>&nbsp;ilk etap&nbsp;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&nbsp;coşkusuyla&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yapılan&nbsp;coğrafi&nbsp;rotalı yarışla başladı.<br />
Yarış&nbsp;ve&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarında&nbsp;47 teknenin&nbsp;kayıt verdiği etkinlik öncesi filo&nbsp;Dolmabahçe Sarayı&nbsp;önlerinde&nbsp;Ulu Önder Atatürk ve silah arkdadaşları&nbsp;için&nbsp;saygı duruşunda&nbsp;bulundu. Okunan&nbsp;İstiklal Marşı’nın ardından&nbsp;Çırağan Sarayı&nbsp;açığında kurulan&nbsp;start hattında&nbsp;buluştu.<br />
Başhakemlik&nbsp;görevini&nbsp;TAYK’ın yeni Genel Müdürü&nbsp;Ceren Veziroğlu’nun üstlendiği&nbsp;“23 Nisan Ulusal Egemenlik Kupası”nda&nbsp;22 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;ilk grubun&nbsp;start düdüğü saat&nbsp;12.00’da&nbsp;ORC 0,&nbsp;ORC 1,&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;ORC B&nbsp;için çaldı.&nbsp;12.09’da&nbsp;SportsBoat,&nbsp;12.16’da da&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarının yarışa başladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>DÖNÜŞ ŞAMANDIRASI ARNAVUTKÖY ÖNLERİNDE</strong><br />
ORC&nbsp;ve&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfları&nbsp;Arnavutköy&nbsp;önlerine atılan şamandırayı&nbsp;iki kez&nbsp;dönerek yaklaşık&nbsp;7.2 deniz mili&nbsp;mesafeli rotalarını&nbsp;Çırağan Sarayı&nbsp;önünde tamamlayacak,&nbsp;Gezgin A&nbsp;ve&nbsp;Gezgin B’de&nbsp;aynı rotayı tek tur&nbsp;olarak uygulayacaktı.<br />
İstanbul Boğazı’nda&nbsp;akıntı güçlü,&nbsp;rüzgar&nbsp;ise oldukça&nbsp;zayıftı. Aynı gün&nbsp;Çanakkale rotasına&nbsp;verilecek&nbsp;açık deniz yarışının&nbsp;startı nedeniyle ekipleri fazla&nbsp;“uğraştırmamak”&nbsp;ve&nbsp;“planlanan start saatine yetişmek”&nbsp;adına&nbsp;Akıntıburnu tırmanışı rota dışı&nbsp;bırakılmış, şamandıra&nbsp;Arnavutköy Vapur İskelesi&nbsp;açığında&nbsp;akıntıdan neta&nbsp;olacak şekilde atılmıştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_up2.jpg" /><br />
<strong>FİLONUN “EN HIZLISI” ÜÇÜNCÜ OLDU</strong><br />
İstanbul Boğazı’na hakim olan&nbsp;6-7 knot’lık hafiif havada filonun&nbsp;en hızlı&nbsp;teknesi&nbsp;Zeynep Atabay Taşkent’in&nbsp;Orient Express VI’sı idi ve rotasını&nbsp;1 saat 5 dakika 17 saniyede&nbsp;tamamlayarak&nbsp;ilk finişi&nbsp;verdi.&nbsp;<br />
Ancak bu zaman&nbsp;Orient Express VI’yı&nbsp;“kurtarmadı"&nbsp;ve&nbsp;ORC 0’da birinciliği&nbsp;01.20.05’lik yarış süresi ile&nbsp;Ahmet Köroğlu&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Atlas-Beymen Club Sailing Team&nbsp;kazandı.&nbsp;Orient Express VI’dan&nbsp;10 saniye&nbsp;sonra&nbsp;ikinci finişi&nbsp;yapan&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;ikinci oldu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_up3.jpg" /><br />
Son teknenin&nbsp;rotasını yaklaşık&nbsp;iki saatte&nbsp;tamamladığı&nbsp;23 Nisan Ulusal Egemenlik Kupası’nın diğer gruplarında birincilik elde eden ekipler de şöyle sıralandı:<br />
ORC 1’de&nbsp;Helly Hansen-Cheese V&nbsp;<em>(Taner Halaçoğlu)</em>,&nbsp;ORC A’da&nbsp;Infinito-GSÜ Yelken Takımı-Bioderma&nbsp;<em>(Doğukan Kapıcıoğlu)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;Electron-ICA&nbsp;<em>(Bartu Özsoy)</em>,&nbsp;SportsBoat’ta&nbsp;MAYK-Marmara Yelken Kulübü&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>,&nbsp;Gezgin A’da&nbsp;Pestil-Yatırım Finansman&nbsp;<em>(Burak Bige)</em>,&nbsp;Gezgin B’de&nbsp;Volvo Car Türkiye-Sail Go Sailing-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_up4.jpg" /><br />
<strong>KALAMIŞ KOYU’NDA İKİNCİ START</strong><br />
İstanbul Boğazı’ndaki yarışın ardından, akşam saatlerinde startı verilecek&nbsp;Eceabat&nbsp;rotalı&nbsp;“Çanakkale ve Sahil Güvenlik Kupası”na katılacak&nbsp;18 tekne&nbsp;son hazırlıklarını gözden geçirmek için&nbsp;Kalamış Setur Marina’dan alınan izinle&nbsp;inşaat çalışmaları&nbsp;için boşaltılan&nbsp;Fenerbahçe&nbsp;bölümünde toplandı.<br />
Fenerbahçe Su Ürünleri Kooperatifi&nbsp;açığından verilecek start için&nbsp;Komite Botu Kalamış Koyu’nda konuşlandığında&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki&nbsp;kuzeyli&nbsp;havayı bulamadı.&nbsp;<br />
300 dereceden&nbsp;<em>(batı-kuzeybatı)</em>&nbsp;yönlü esinti&nbsp;190 dereceye&nbsp;<em>(güney-güneybatı)</em>&nbsp;gerileyince&nbsp;“tehir”&nbsp;ilan edildi, hat buna göre düzenlendi ve saat&nbsp;17.00&nbsp;olarak planlanan start&nbsp;gecikmeli&nbsp;verildi. Sıra&nbsp;Gezgin&nbsp;grubuna geldiğinde hat bu kez&nbsp;240 derecelik açıya&nbsp;göre yeniden düzenlendi. Bir tekne start öncesi&nbsp;"yarışa katılmayacağını"&nbsp;belirtti.<br />
Oldukça&nbsp;hafif&nbsp;rüzgar, ekiplerin&nbsp;Marmara Denizi’nde&nbsp;“zor bir gece”&nbsp;geçireceklerinin habercisi gibiydi…<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_1_up5.jpg" /><br />
<strong>CUMHURBAŞKANLIĞI 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
1. ETAP: ÇANAKKALE VE SAHİL&nbsp;<br />
GÜVENLİK KOMUTANLIĞI KUPASI<br />
1. YARIŞ<br />
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK KUPASI&nbsp;<br />
İstanbul Boğazı (23 Nisan 2026, Perşembe)<br />
<br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Atlas-Beymen Club Sailing Team&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;13.20.05<br />
2.&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;13.15.57<br />
3.&nbsp;Orient Express VI-Atabay Challengers&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;13.05.17&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Helly Hansen-Cheese V&nbsp;(Taner Halaçoğlu)&nbsp;13.20.26<br />
2.&nbsp;Game Changer-Angels of CMC Holding&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;13.19.46<br />
3.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;13.25.21<br />
DNC:&nbsp;Logo&nbsp;(Onur Bilgen)<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Infinito-GSÜ Yelken Takımı-Bioderma&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;13.25.14<br />
2.&nbsp;Extrem-ON Dijital Bankacılık-Burganbank Yelken Takımı&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;13.27.39<br />
3.&nbsp;Agent-ISC Yelken Takımı&nbsp;(Ceren Celayir)&nbsp;13.32.17<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Electron-ICA&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;13.30.56<br />
2.&nbsp;Alchera-SYS Yatçılık-Samsun Yelken Kulübü&nbsp;(Yusuf Tunç / Gökhan Kerem Bulut)&nbsp;13.32.28<br />
3.&nbsp;Ebebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;13.33.26<br />
DSQ:&nbsp;Gemini-TV Plus (Berk Gürpınar)&nbsp;<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.09</em><br />
1.&nbsp;MAYK-Marmara Yelken Kulübü&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;13.38.18<br />
2.&nbsp;Doppio-Team Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;13.57.02<br />
3.&nbsp;Karya Yelken-Brisa Yelken Takımı&nbsp;(Aysu Peksağ)&nbsp;14.08.23<br />
DNC:&nbsp;Quick Sigorta HSSK&nbsp;(Enes Turhal)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Nimbus-HSSK-Quick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)<br />
<br />
<strong>GEZGİN A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.16</em><br />
1.&nbsp;Pestil-Yatırım Finansman&nbsp;(Burak Bige)&nbsp;13.12.18<br />
2.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(TSK Spor Gücü / Muhammed Ali Şahin)&nbsp;13.12.56<br />
3.&nbsp;Foramarine-Pafuli&nbsp;(Özcan Özverim)&nbsp;13.21.09<br />
<br />
<strong>GEZGİN B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.16</em><br />
1.&nbsp;Volvo Car Türkiye-Sail Go Sailing-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;13.17.34<br />
2.&nbsp;Biance TR-Cenova&nbsp;(Hasret Can Ünek)&nbsp;13.18.02<br />
3.&nbsp;Hoppala-Pupa Sailing Team&nbsp;(Mahmet Akif Poroy)&nbsp;13.25.43</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:00:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ARMATÖR MUZAFFER EMİN ZORLU</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/armator-muzaffer-emin-zorlu-5712</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/armator-muzaffer-emin-zorlu-5712</guid>
                <description><![CDATA[ARMATÖR MUZAFFER EMİN ZORLU]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Armatör Mehmet Muzaffer Emin Zorlu<br />
Yazan: Osman Öndeş&nbsp;</strong><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(18).jpg" style="height:644px; width:800px" /></p>

<p>Nüfus Cüzdanındaki adı <strong>“Mehmet Muzaffer Emin Zorlu”</strong>olmasına karşın yaşamında Muzaffer Emin Zorlu olarak kaydedilmiştir. &nbsp;Babası eski Boğaz Kumandanı <strong>Emin Koral Paşa</strong> ve annesi <strong>Münevver Hanım </strong>’dı. Eşi, ailece çoğu yaşamlarını Paris’te geçiren Celile Zorlu ve kızı ünlü bir heykaltraş <strong>Semiramis Zorlu</strong>’ydu. Celile Zorlu’nun babası <strong>Ömer Lütfi Çınar </strong>, annesi <strong>Belkıs Çınar </strong>’dı. Zorlu Ali Paşa ile Bedirhan Paşa’nın torunu oluyordu.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(20).jpg" style="height:256px; width:500px" /></p>

<p>Mehmet Muzaffer Emin Zorlu’nun babası Mehmet Emin &nbsp;Paşa, 1881 yılında İstanbul'da doğdu. Topçu Okulu'nu bitirdi. Kurmaylığı kazanan Mehmed Emin Paşa, 1905 yılında Harp Akademisi'nden mezun oldu. Rumeli'de konuşlu 3'ncü Ordu bünyesinde Manastır, Kosova Bölgelerinde yer alan Kumandanlıklarda kurmay subay olarak görev aldı. 1911'de Topçu ve İstihkam Harp Okulu'nda öğretmenlik yaptı. 1912'de Çanakkale Müstahkem Mevki Kumandanlığı Kurmayı, Yanya Kalesi Kumandanlığı Kurmay Başkanı oldu. 1913'de Madrid Ataşemiliterliğine atansa da kısa süre içerisinde Genelkurmay I. Şube'ye alındı. 1919 yılında Karadeniz Boğazı Müstahkem Mevki Kumandan Yardımcısı olup 1921'e kadar bir çok kumandanlık ve komisyon kurullarında yer aldı ve 1921'de İstanbul'da Genelkurmay II. Şube müdürü oldu. Türk İstiklâl Harbi sırasında 1922'de 1'nci Ordu Kurmay Başkanı olarak görev aldı.<br />
Armatörlük uğraşının büyük kısmı müteahhatlik olan <strong>Muzaffer Emin Zorlu</strong> , Paris’te yaptığı inşaatlarla da tanınmıştır. 2 Nisan 1974 Salı günü vefat etmiş ve cenazesi 4 Nisan 1974 Perşembe günü Teşvikiye Camii’nde kılınan öğle namazını müteakiben Zincirlikuyu aile kabristanındaki istirahatgaha tevdi edilmiştir. 12 Nisan 1974 günü ise Mevlid okutulmuştur.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(17).jpg" style="height:614px; width:500px" /></p>

<p><em>Celile Zorlu – Kaynak- Cumhuriyet Gazetesi arşivi.</em></p>

<p>Sosyal yaşamlarını yasıtması bakımından Cumhuriyet Gazetesi’nin 13 Temmuz 1967 tarihli nüshasındaki “Celile Zorlu’nun Papağanları” başlıklı yazıda şöyle denilmektedir; “Son günlerde Orly Havaalanında bol bol Türkçe işitmek kabildir…Orly’de birbirlerine ‘Canikom neredesin?’, ‘Canım şekerim.’ diye cilve yapan Pereko ve Peko adlı papağanların sahibesi Celile Zorlu buraya dönünce dostlarına Orly macerasını şöyle anlattı; Etrafı siyah bezlerle kapalı papağanlarımın canı sıkıldı, bas bas bağırmaya başladılar. Kolumda asılı paketlerden sesler duymaya başlayanlar etrafımda toplanınca eşim (Muzaffer Emin Zorlu) bir yolunu bulup hemen yanımdan uzaklaştı. Ben papağanlarımı nekadar azarladımsa da, lâf anlamaz oldular ve durum uçağa bininceye kadar devam etti. İstanbul’un dillere destan güzellerinden olan Celile Zorlu, Maçka’daki apartımanında ufak bir hayvanat bahçesi açmıştır dersek abartmış olmayız. Küçüklüğünden beri hayvanlara olan zaafı nedeniyle bir zamanlar apartımanda ayı beslemeye başlamış, sonradan ayı hızlı büyüyüp misafir hanımlara saldırmaya başlayınca, dostları ile ayısı arasında bir seçim yapmak zorunda kalmış ve ayısını bir hayvanat bahçesine armağan etmişti. O günden sonra sadece tatlı tatlı öten, konuşan kuşları, papağanları, maymunları ve köpeklerini evinde besleyen Celile Zorlu’nun hayvanlara ait çok zengin bir kitap koleksiyonu bulunmaktadır. Celile Hanım çok iyi bir insan olduğundan hiçbir hayvanın vitamin eksikliğinden hastalanmasını istemez ve bu nedenle Avrupa’dan her gelişinde köpek vitaminleri getirir ve etrafa dağıtır. Yılın dört beş ayını eşinin inşa ettiği Paris’in en güzel apartımanlarından olan evlerinde geçiren Celile Zorlu her gidişinde hayvanlarının yarısını götürür, getirir. Çok değerli resimler yapan, Fransızca ve Türkçe şiirler yazan ve dünyanın sayılı deniz kabukları koleksiyonuna sahip olan Celile Zorlu, herhalde kendi yaşamını anlatmaya karar verse birkaç ciltlik eser meydana gelecektir. Celile Zorlu ve eşi Avrupa’da ilk Türk müteahhidi olan Muzaffer Emin Zorlu işte son Paris yolculuğundan böyle bir macera ile dönmüştür. Kızı ise İtalya ve Paris’te resimleriyle ve bilhassa heykelleriyle büyük başarı kazanan ve önümüzdeki aylarda New York’da açacağı sergiye hazırlanan Semirmis Zorlu (D’Orlandi)’dur.”&nbsp;<br />
<strong>“Yel,Toz,Portreler-Semiramis Zorlu” </strong>konulu makalesinde <strong>Necmi Sönmez</strong> ( 24 Haziran 2020) Heykeltraş Semiramis Zorlu (D’Orlandi) ‘nun yaşam öyküsünü şöyle nakletmiştir; 1990’da Michel Seuphor’un <em>Die Plastik unseres Jahrhunderts</em> isimli kitabında Semiramis Zorlu isimli heykeltıraşla ilk kez karşılaştım. Burada verilen kısa biyografik bilgiler 1928 İstanbul doğumlu Zorlu’nun Ossip Zadkine’nin öğrencisi olduğunu, 1950’lerde Paris’te önemli sergilere katıldığı bildiriyordu. Zamanla sağda solda bulduğum dönemsel belgelerde ismini sıkça görmeye başladığım Zorlu’nun adresine ulaşmam epeyce zaman aldı. 2 Kasım 1998’de başlayan mektuplaşmalarımız esnasında Semiramis Zorlu, biri Capri adasında diğeri Lugano’da bulunan iki farklı adres kullandığından onun sanatı ve yaşamına ait bilgilere arzu ettiğim hızda ulaşamadım. Merak ettiklerim ise epeyce fazlaydı. Nasıl biri olduğunu çok merak ediyordum, yalnızca kusursuz bir İngilizce ile yazdığı mektuplarının kâğıt ve zarflarından çok farklı biri olduğunu duyumsuyordum.&nbsp;<br />
2 Aralık 1999’da Paris’te Les Deux Magots’daki ilk görüşmemizde inanılmaz bir zarafet ve şıklık içinde beni karşılayan Zorlu, Türkçe konuşmak istemediğini söyledi. Bazen İngilizce bazen de Fransızca ilerleyen diyaloğumuzdan, onun önce beni tanımak istediğini ve ondan sonra konuşup konuşmama kararını vereceğini kavradım. Hakkı Anlı’nın ortak tanıdığımız çıkmasının aramızdaki mesafeyi azaltmasının ve konuşmanın ardınan Musée Zadkine’e gitme önerime sıcak bakan Zorlu, daha önceleri öğrenci olarak gittiği Zadkine Atölyesi’nin bahçesinde bana Paris’te geçen ilk dönemi hakkında epeyce bilgi verdi. Neredeyse dört saati bulan görüşmenin ardından kendisini Saint-Germain-des-Prés’deki oteline bıraktığımda bana bir kataloğunu imzaladı. İçimden bir his bana bir şekilde onun güvenini kazanabileceğimi düşündürüyordu.&nbsp;<br />
Mektuplaşmaya devam ettik. Yavaş yavaş sorularıma daha detaylı yanıtlar vermeye, ailesi, yaşamı, çalışmaları, Paris’teki arkadaşları, çevresi hakkında sürdürdüğüm araştırma için son derece önemli belgeleri paylaşmaya başladı. Semiramis Zorlu’yla uzun süren telefon görüşmelerimiz de oluyordu. Bu yakınlaşmanın rüzgârıyla 3, 4 ve 5 Haziran 2005 tarihlerinde Lugona’da yaptığımız görüşmeler bana hem çalışmalarını hem de adeta bir romanı andıran hayat hikâyesini kapsamlı olarak inceleme olanağı verdi. Lugano’da geçirdiğimiz üç gece, dört gün boyunca Zorlu’nun arşivinde çalışmak, bana Paris'te yaşayan Türk sanatçılar hakkındaki araştırmalarımın ötesinde, son derece ayrıcalıklı bir insanı tanıma, hayatının en zor dönemlerinde bile kendi bildiği doğru yolda ilerleyen bir yaratıcıyı inceleme fırsatı sundu. Birçoğu ikimizin arasında kalacağına dair söz verdiğim bilgilerin dışında Semiramis Zorlu’nun heykellerinden, resimlerinden yola çıkarak çizeceğim sanatçı portresi, pek bilinmeyen, İstanbul, Beyrut, Londra, Paris, Roma, Capri, Lugano kentleri arasında şekillenen kozmopolit bir yaşamın izlerini taşıyordu.<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(15).jpg" style="height:427px; width:800px" /></p>

<p><strong><em>4 Nisan 1974 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi</em></strong></p>

<p>1928’de İstanbul’da armatör Muzaffer Emin Zorlu ve Celile Hanım’ın tek çocuğu olarak doğan <strong>Semiramis Zorlu</strong>, kökleri Rus İbrahim Paşa’ya uzanan Osmanlı aristokrasisine ait bir aileden geliyor. Amcası Fatin Rüştü Zorlu, uzak akrabası Kamuran Ali Bedirkan ailenin politik hayata atılan üyeleri. 1930 sonlarında babasının işleri gereği Lübnan’a yerleşen aile, Semiramis’in Beirut English High School for Girls’te eğitim almasını sağlar. 1946 yılını Londra’da geçiren Semiramis’in İstanbul’a döndüğünde tanıştığı bir İngilizle evlenerek Kıbrıs’a yerleşmiştir. Semiramis Zorlu, Kıbrıs'ta geçirdiği iki yıldan sonra kafasındaki yeni fikirlerle İstanbul’a gelerek 1950’de <strong>Nurullah Berk</strong> ’in Sanat Dostları Cemiyeti Derneği’nde verdiği resim kurslarına devam etti. O yıllarda son derece etkin bir kurum olan bu dernekte farklı sanat kurslarının yanı sıra konferanslar da veriliyordu. 27 Şubat 1951’de bu derneğin salonlarında açtığı küçük resim sergisini hocası Berk “Şaşılacak bir kabiliyet. Akademi’deki öğrencilerimin üç senede erşitikleri bir merhaleye, dört ay içinde erişti” cümleleriyle değerlendiriyordu. Aldığı olumlu eleştirilerin ardından kendini tamamiyle sanata adamaya karar veren Semiramis Zorlu, 1951’de oraya yerleşmek amacıyla Paris’e gitmiştir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(10).jpg" style="height:800px; width:493px" /></p>

<p><em>Soldan sağa: Semiramis Zorlu, Calvaire, 1954..&nbsp;<br />
Necmi Sönmez'in arşivinden Semiramis Zorlu.</em></p>

<p>Fransız sanat ortamını yakından takip eden Berk’in yönlendirmesiyle Académie de la Grand Chaumière’de Ossip Zadkine atölyesinde heykel çalışmaya başlayan Semiramis Zorlu, o yıllarda Paris’te belli bir ücret ödenerek devam edilen özel akademilerden biri olan bu okulda önce canlı modelden gerçekçi tarzda desenler, heykeller gerçekleştirdi. Ancak kısa bir süre sonra Zadkine’in yönlendirmesiyle gerçekçi formları geometrik planlara dönüştürerek, kübist denemelerini ardından soyutlamaya yöneldi. 1952’de Musée Rodin’de açılan <em>Salon de la Jeune Sculpture</em> sergisine bu tarzda yaptığı <em>La journée s’achève</em> isimli heykeliyle katılan Semiramis böylece 24 yaşında ilk kez çalışmalarını Paris’te sergilemiş oluyordu. Daha Zadkine’in öğrencisiyken 1953’de 2. Middelheim Bienali’ne katılma daveti alan genç sanatçı bu başarılarından aldığı cesaretle hem figüratif çalışmalarından soyuta geçmiş hem de ailesinin desteğiyle kendisine bir atölye kiralayarak (22 Avenue Général Leclerc) tek başına çalışmaya başladı. 1955’te dönemin önde gelen galerilerinden olan Galerie Colette Allendy’de hem yarı-figüratif hem de soyut karakterli heykelleri ve desenleriyle ilk kişisel sergisini açan sanatçı bu sayede o dönem Paris’te tartışılan “Soyut sanat” olgusuna bir yorum getirmeyi başarıyordu.&nbsp;<br />
..1956’de Semiramis İtalyan diplomatı Giovanni di Orlandi’yle evlendikten sonra 1958’de Roma’ya yerleşmiş, ancak hatalı bir kararla ismini Semiramis di Orlandi olarak değiştirmiştir. İtalyan sanatçısı kimliğiyle Lionello Venturi, Herbert Read gibi sanat tarihçilerinin düzenledikleri önemli sergilere heykellerinin yanı sıra resimleriyle davet edilen Semiramis’in 1960’ta Capri adasında bir atölye-ev açması onun hayatını kökünden değiştiren bir olgudur.&nbsp;<br />
1963’te eşinden ayrıldıktan sonra daha çok Capri’de çalışmaya devam &nbsp;etmiş ve &nbsp;Organik formlarla farklı deneylere giren sanatçı soyut çalışmalarının yanı sıra figüratif deneylere de girerek bir tür sentez arayışı içinde ilerlerken, Paris (1964) ve New York’taki (1967) kişisel sergileriyle 1960’lı yılların sonunda kendisinin “sembolik realizm” olarak tanımladığı bir yönelime girmiştir.&nbsp;<br />
..Birçoğu 1974’te Capri’deki Centro Caprense Foundation’da gösterilen bu çalışmaların fotoğraflarına bakarken, beraber incelediğimiz kutular dolusu fotoğraflar Büyükada’dan Capri’ye uzanan sıra dışı aristokratik hayatın lüksünü ortaya çıkarıyordu. Bu Semiramis’in babası armatör Muzaffer Emin Zorlu’nun ailesine İstanbul’da, Beyrut’ta, Paris’te sağladığı yaşamın izlerini taşıyordu. O yüzden 2 Nisan 1974’de babasının Hüsrev Gerede Caddesi üzerindeki Zorlu Apartmanı'nda beklenmedik şekilde vefat etmesi Semiramis’in hayatını köklü olarak etkiledi. Ailesine her zaman çok bağlı olan Semiramis, babasının vefatından sonra hemen İstanbul’a giderek annesiyle yakından ilgilendi. Ancak çözümlenmesi gereken hukuksal sorunlar nedeniyle iki yıldan fazla Türkiye’de kalması onu derinden etkiledi. Çalışamadığı için kendisini büyük bir kilitlenmenin içinde bulmuştu. 1976’da annesiyle beraber ailenin Paris’teki apartmanında yaşamaya başladığında içinde olduğu durumu çözebilmek için bir Japon hocadan Zen, meditasyon dersleri alarak Cats of Zen adını verdiği yeni bir heykel ve resim dizisine başladı. Annesinin İstanbul’a geri dönmesine rağmen Semiramis, Paris ve Capri arasında yaşamaya atölyelerinde çalışmaya devam etti. 1980’de annesinin sağlık sorunlarının artması nedeniyle tekrar İstanbul’a gelen sanatçının yanında yeni hayat arkadaşı John Lee vardı. Ancak 12 Eylül darbesinin şekillendirdiği yeni döneme bir türlü ayak uyduramayan Semiramis, 1982’de annesinin vefatından sonra hayatının ikinci köklü alaborasını yaşadı. Miras sorunlarının çözülmesi 1986’yı buldu. Türkiye’de mecburi olarak geçirdiği sürede tarihi sit alanını gezerek resimler yapan sanatçı, mitolojik kahramanların izini sürüyordu. Bu resimlerini yurt dışına çıkaramadığı için imha etmek zorunda kaldı. Bir daha dönmemek üzere arkasındaki tüm gemileri yakarak İstanbul’dan ayrıldıktan sonra kendisini toparlayabilmesi için zamana ihtiyacı vardı.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Mehmet Muzaffer Emin Zorlu ile kısıtlı kalan armatörlük</strong><br />
<strong>Armatör &nbsp;</strong> kelimesinin anlamsal olarak kökenini “Deniz aşığı, denizle yaşayan, deniz ticaretinin aile geleneği olarak gören ve sahiplenen” veya “Armatörlüğü herhangibir ticaret sayan” kavramlarda görmek gerekir. Muzaffer Emin zorlu da &nbsp;gemi sahip olmayı bir ticaret olarak görmüş, ailesinde ne eşi ve ne de kızı &nbsp;gemilere ait &nbsp;hiçbir yaklaşımda bulunmamış, Muzaffer Emin Zorlu’nun vefatı ile de armatörlük serüveni sona ermiştir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(9).jpg" style="height:800px; width:783px" /></p>

<p>Armatörlük yaşamında <strong>“Semira”</strong> adını verdiği 1927 Short Bros Ltd./Sunderland inşa 6,401 grt.’lik tankerden ayrı olarak <strong>“Semiramis”</strong> adını verdiği bir genelyük gemisi de vardı.&nbsp;<br />
Laristan 1942’de MOWT - İngiltere Savaş Ulaştırma bakanlığı emrine verildi ve Kuzey Atlantik İngiltere arasında 5 konvoyda yeraldı. 15 Ocak 1942’de Tiree Adası’na baştan bindirdi. Aldığı yaralar nedeniyle “ Tam Kayıp - Total Lost” ilan edildi. Kaynak: Sunderland Built Ships.&nbsp;<br />
<strong>S/T Semira - Ex - Laristan; Ex - Empire Gulf; Ex - Laristan; Ex - Cherrywood; Ex - Irene.&nbsp;</strong><br />
• İlk adı <strong>“Laristan”</strong> olan 6401 grt.’lik tanker Newcastle, Short Brothers Ltd. tarafından 1927 yılında Common Brothers Ltd. adına inşa edildi. Geminin asıl armatörü Hindustan Steam Shipping Co. Ltd. idi.&nbsp;<br />
• Tam boy 133 mt olan Laristan’in 3 genişlemeli ana makinesi 565 nhp güç üretiyordu. Geminin azami seyir sürati 10.5 knots’du.&nbsp;<br />
• 1929’da Philadelphia’dan Fransa’ya seyrederken Kuzey Atlantik’te çok yüksek bir fırtınaya maruz kalarak ağır hasar gördü.&nbsp;<br />
• 1942’de MOWT - İngiltere Savaş Ulaştırma Bakanlığı emrine verildi ve Kuzey Atlantik İngiltere arasında 5 konvoyda yeraldı.&nbsp;<br />
• 15 Ocak 1942’de Tiree Adası’na baştan bindirdi. Aldığı yaralar nedeniyle “ Tam Kayıp - Total Lost” ilan edildi.&nbsp;<br />
• Fakat yaraları kapatıldı ve 7 Ocak 1943’de yüzdürülerek limana çekildi ve büyük onarımın ardından II. Dünya Harbi yıllarında <strong>“Empire Gulf”</strong> adıyla askeri yakıt tankeri olarak kullanılmıştır.&nbsp;<br />
• <strong>“Empire Gulf”</strong> adıyla MOWT adına 6 Kuzey Atlantik konvoyu seferinde yeraldı.&nbsp;<br />
• 1946’da Empire Gulf, Common Brothers Ltd. tarafından geri satın alındı ve gemiye tekrar <strong>“Laristan”</strong> adı verildi.&nbsp;<br />
• 1949’da John I. Jacobs &amp; Co. Ltd.’e satıldı ve “Cherrywood” adı verildi.&nbsp;<br />
• 1953’de Marcou &amp; Sons/Londra grubu satın aldı. Gemiye <strong>“Irene M.”</strong> adını verdi ve Costa Rica kolay bayrak siciline geçirildi. Muzaffer Emin Zorlu bu tankeri 1954’de satın aldı ve kızı Semiramis’in adına istinaden <strong>“Semira”</strong> adını verdi.&nbsp;<br />
• 1960 yılı sonbaharında Kalafatyeri’nde söküldü. (Kaynak: Osman Öndeş-Türk Armatörleri Tarihi II. Cilt) &nbsp;İlginç bir husus; LR kayıtlarında Semira tankerinin Çanakkale limanına kayıtlı olduğu görülmektedir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(5).jpg" style="height:308px; width:800px" /></p>

<p><em>Muzaffer Emin Zorlu’nun satın alarak “Semira” adını verdiği 1927 inşa tanker&nbsp;<br />
“Cherrywood” adıyla seyrederken.&nbsp;</em></p>

<p>Muzaffer Emin Zorlu’nın kızının adını verdiği ikinci gemisi; 5074 grt. olan <strong>“Semiramis”</strong> bir genel yük gemisiydi. 1924 yılında <strong>“Historian”</strong> adıyla inşa edildi. 1948’de Liverpool merkezli T &amp; J. Harrison, firmasına satıldı ve <strong>“Marlene”</strong> adı verildi. 1949’da Cape Town merkezli South African Lines’e satıldı ve <strong>“Damaraland”</strong> adı verildi. 1951’de Muzaffer Emin Zorlu tarafından satın alındı ve <strong>“Semiramis”</strong> adı verildi. Mart 1952’de Sanko Kisen KK satın aldı ve &nbsp; Panama merkezli Far Eastern &amp; Panama Transport Corporation - Wheelock, Marden &amp; Co.’ya sattı. 21 Ocak 1960’da Onomichi Breaking Yard’da hurdaya gönderildi.&nbsp;</p>

<p><span style="background-color:#ecf0f1">Armatör Muzaffer Zorlu'ya ait Semiramis Vapurunun Yabancılara Satılmasına İzin Verilmesi Hakkında o dönemki deniz ticaret mevzuatı ve gemi satış yaptırımları çerçevesinde ancak Hükümet Kararı ile mümkün olabiliyordu. Semiramis Vapurunun yurtdışına &nbsp;satışına ait Hükümet kararı Resmi Gazete’de yayınlanmış ve 31 Aralık 1951 tarihinde yürürlüğe girmiştir.</span>&nbsp;<br />
<strong>Karar Tarihi:&nbsp;</strong>31 Aralık 1951.<br />
<strong>İçerik:</strong>&nbsp;Türk bayraklı gemilerin yabancılara satışı o dönemde özel izne tabi olduğundan, armatör Muzaffer Zorlu'nun sahibi olduğu Semiramis gemisi için bu izin hükümet tarafından karara bağlanmıştır.&nbsp;</p>

<p><strong>Celile Zorlu vefat ediyor</strong><br />
Celile Zorlu son yıllarını &nbsp;Teşvikiye Hüsrev Gerede Caddesi’nde Zorlu Apartmanı’nda geçirdi ve 16 Nisan 1982 Cuma günü vefat etti. 19 Nisan 1982 Pazartesi günü Teşvikiye Camii’nde kılınan öğle namazını müteakiben Zincirlikuyu aile kabristanında toprağa verildi. Zorlu Ali Paşa ve Bedirhan Paşa’nın torunlarından Ömer Lütfi Çınar ve Belkıs Çınar’ın kızıydı. Devrin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun eşi Emel Zorlu’nun kuzeniydi. Türkiye’de olduklarında Teşvikiye’de inşa ettirdikleri Zorlu apartımanın üst katında, yazları ise Büyükada’daki köşklerinde yaşarlardı. Celile Zorlu ve Muzaffer Emin Zorlu’nun Teşvikiye/ Hüsrev Gerede Cd.’sindeki Zorlu Apartmanı’nda &nbsp;olan eşyaların ayni yıl sonunda müzayedeyle satıldığı, katologlarda ve basın haberlerinde yeralmıştır.<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(4).jpg" style="height:800px; width:621px" /></p>

<p><strong>Muzaffer Emin Zorlu ve Celile Zorlu ailesinin tüm eşyaları müzayede ile satılıyor<br />
Celile Zorlu</strong>’nun vefatından sonra 15 Kasım 1982 tarihli Cumhuriyet ve diğer bazı gazetelerde şu benzer haberler görülür; “Teşvikiye’de yapılan bir eşya müzayedesinde 35 bin lira değer biçilen porselen bir sigaralık 40 bin liraya satıldı.”<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 21:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Temassız tehdit büyüyor, NFC saldırıları yayılıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor-5711</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/temassiz-tehdit-buyuyor-nfc-saldirilari-yayiliyor-5711</guid>
                <description><![CDATA[Temassız tehdit büyüyor, NFC saldırıları yayılıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>NFC tabanlı saldırıların yayıldığı ülkeler içerisinde Türkiye’de var.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, daha önce kullanılan NFCGate aracı yerine HandyPay adlı meşru bir Android uygulamasını kötüye kullanan NGate kötü amaçlı yazılım ailesinin yeni bir varyantını keşfetti. Birincil hedef Brezilya'daki kullanıcılar olmakla birlikte, NFC tabanlı saldırılar yeni bölgelere yayılıyor. Tehdidin yayıldığı ülkeler içerisinde Türkiye’de var.&nbsp;</strong></p>

<p>Akıllı telefonlar ve temassız kartlar gibi cihazların çok kısa mesafeden kablosuz olarak veri alışverişi yapmasını sağlayan bir teknoloji olan NFC (Near Field Communication – Yakın Alan İletişimi) günlük hayatta en yaygın olarak temassız ödeme işlemlerinde kullanılıyor. Tehdit aktörleri, NFC verilerini aktarmak için kullanılan uygulamayı ele geçirdi ve yapay zekâ tarafından üretilmiş gibi görünen kötü amaçlı kodla yamaladı. NGate'in önceki sürümlerinde olduğu gibi, bu kötü amaçlı kod saldırganların kurbanın ödeme kartındaki NFC verilerini kendi cihazlarına aktarmasına ve bunları temassız ATM para çekme işlemleri ve yetkisiz ödemeler için kullanmasına olanak tanıyor. Ayrıca kod, kurbanların ödeme kartı PIN'lerini ele geçirebilir ve bunları operatörlerin C&amp;C sunucusuna aktarabilir.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>HandyPay'i trojanize etmek için kullanılan kötü amaçlı kod, GenAI araçlarının yardımıyla üretilmiş olduğuna dair işaretler gösteriyor. Özellikle, kötü amaçlı yazılım günlükleri, yapay zekâ tarafından üretilen metinlere özgü bir emoji içeriyor; bu da kesin kanıt bulunmamasına rağmen kodun üretilmesinde veya değiştirilmesinde LLM'lerin rol oynadığını düşündürüyor. Bu durum, üretken yapay zekânın siber suçlular için giriş engelini düşürdüğü ve sınırlı teknik beceriye sahip tehdit aktörlerinin işlevsel kötü amaçlı yazılımlar üretmesini sağladığı daha geniş bir eğilime uyuyor.</p>

<p>ESET Research, trojanize edilmiş HandyPay'i dağıtan kampanyanın yaklaşık olarak 2025 yılının Kasım ayında başladığını ve hâlen aktif olduğunu düşünüyor. Ayrıca HandyPay'in kötü amaçlı yamalanmış sürümünün resmî Google Play mağazasında hiçbir zaman bulunmadığına da dikkat çekiliyor. ESET App Defense Alliance ortağı olarak, bulgularını Google ile paylaştı. ESET ayrıca HandyPay geliştiricileriyle iletişime geçerek uygulamalarının kötü amaçlı kullanımı konusunda onları uyardı.&nbsp;</p>

<p>NFC tehditlerinin sayısı artmaya devam ettikçe bunları destekleyen ekosistem de daha sağlam hâle geldi. İlk NGate saldırıları, NFC verilerinin aktarımını kolaylaştırmak için açık kaynaklı NFCGate aracını kullanıyordu. O zamandan beri, benzer işlevlere sahip birkaç kötü amaçlı yazılım hizmeti (MaaS) satın alınabilir hâle geldi. Ancak bu kampanyada tehdit aktörleri kendi çözümlerini kullanmaya karar vererek mevcut bir uygulamayı, HandyPay'i kötü niyetle yamaladılar.</p>

<p>Yeni NGate varyantını keşfeden ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko şu açıklamalarda bulundu: “Bu kampanyanın operatörleri, NFC verilerini aktarmak için yerleşik bir çözümü kullanmak yerine neden HandyPay uygulamasını trojanize etmeye karar verdiler? Cevap basit: Para. Mevcut MaaS kitlerinin abonelik ücretleri yüzlerce dolara ulaşıyor: NFU Pay, ürününü aylık yaklaşık 400 ABD doları karşılığında satarken TX-NFC ise aylık yaklaşık 500 ABD doları istiyor. Öte yandan, meşru HandyPay uygulaması önemli ölçüde daha ucuz ve aylık sadece 9,99 € bağış talep ediyor, o da varsa. Fiyata ek olarak, HandyPay doğal olarak herhangi bir izin gerektirmez, sadece varsayılan ödeme uygulaması olarak ayarlanması yeterlidir; bu da tehdit aktörlerinin şüphe uyandırmamasını sağlar.”</p>

<p>İlk yeni NGate örneği, Rio de Janeiro eyalet piyango kurumu (Loterj) tarafından işletilen bir piyango olan Rio de Prêmios’u taklit eden bir web sitesi aracılığıyla; ikinci NGate örneği ise sahte bir Google Play web sayfası üzerinden “Proteção Cartão” adlı bir uygulama olarak dağıtılıyor. Her iki site de aynı etki alanında barındırılıyordu; bu durum, tek bir tehdit aktörünün iş başında olduğunu kuvvetle işaret ediyor. Kötü amaçlı yazılım, HandyPay hizmetini kötüye kullanarak NFC kart verilerini saldırganın kontrolündeki bir cihaza iletiyor. Kötü amaçlı kod, NFC verilerini iletmenin yanı sıra ödeme kartı PIN'lerini de çalıyor ve böylece tehdit aktörünün kurbanın ödeme kartı verilerini kullanarak ATM'lerden nakit çekmesini sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:05:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BARTIN VAPURU  yapay zeka fotoğrafı</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bartin-vapuru-yapay-zeka-fotografi-5710</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bartin-vapuru-yapay-zeka-fotografi-5710</guid>
                <description><![CDATA[BARTIN VAPURU  yapay zeka fotoğrafı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Bartın Vapuru ve<br />
Bartın’lı Bankoğlu Hacı Hüseyin Kaptan</strong></p>

<p><strong>Yazan:Osman Öndeş</strong><br />
<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(17).jpg" style="height:496px; width:800px" /></p>

<p>Yapay Zeka’nın &nbsp;faydalı ve zararlı marifetleri karşısında insanın aklını kaçırması mümkündür..&nbsp;<br />
Neredeyse bir asır öncesinde kalmış gemilerin fotoğrafları nasıl oluyor da henüz &nbsp;inşa edilmişcesine pırıl pırıl &nbsp;fotoğraflar haline gelebiliyor? Bu alanda takdirle ve hayranlıkla izlediğim bir İsim &nbsp;İrfan Özgen. Ben bir fotoğrafı adına &nbsp;makalelerimi yeniliyorum, derken brbaşka fotoğrafla karşıma çıkıyor… Hayranlıktan da öteye durup durp fotoğrafa bakıyorum.<br />
Bartın’lı Bankoğlu Hacı Hüseyin Kaptan’ın “Bartın” adını verdiği bir yük yolcu vapuru vardı. Bu vapura ait fotoğraflar hep soluk haldedirler. Ben de makalemde &nbsp;daha iyi olan biri fotoğrafını &nbsp;makalemde yayınlamıştı. Bu fotoğrafı tekrar yaınlıyorum. Fakat İrfan Özgen bu fotoğrafı &nbsp;ele alarak, nasıl çözümledi ise, yepyeni bir Bartın Vapuru fotoğrafı yaratmış.. Hayran oldum, şaşkınlık içinde kaldım.. Sonunda bu fotoğraf uğruna Bartın’lı Bankoğlu Hacı Hüseyin Kaptan konlu makalemi kısaltılmış olarak yayınlayarak, İrfan Özgen’e teşekkür etmek istedim. Arşiv yapmak isteyenler için ise, Bartın vapuru fotoğrafı bu makalemde yeralmaktadır.</p>

<p>Bankoğlu ailesi Batum’dan göçederek &nbsp;Bartın’a yerleşmiş olan Bankoğlu ailesi başarılı hizmetleri ve sevaplarıyla tanınmıştır. Bartınlı Tüccarlardan Bankoğlu Hacı Hüseyin Kaptan, Bankoğlu Hacı Ali Kaptan, ile İstanbul tüccarlarından Sekbanzâde Ahmet Bey, Zonguldak tüccarlarından Ahmet Ali Ağazâde Ali Efendi ve &nbsp;Müezzinzâde Ali Fuat Bey ve “Bartın Vapuru” nda ortaktılar.<br />
Bankoğlu Hacı Mustafa Kaptan ve Merhume Münevver Hanım’ın kızları Ayşe Fevziye Pala’nın vefat haberi bize bu bilgileri vermektedir; “İskele Limanlar kumandanı Merhum Miralay Şükrü Pala’nın eşi, Muazzez Baltacı’nın anneannesi, Merhume Şükriye Arıksan anneleri, Hasene Güçlüer, merhume Fikret Orgun ve Seniha Özerdem’in ablaları, Mustafa Baltacı’nın kıymetli anneannesi, Ayla Baltacı’nın büyük kayınvaldesi, Mine Baltacı’nın haminnesi, Doktor Bedri Ünal ve Handan Ünal’ın teyzeleri, Cemil Arıksan ile Merhum Ekrem Baltacı’nın kayınvaldesi Salihat-ı Nisvan’dan Ayşe Fevziye Pala &nbsp;6 Temmuz 1978 tarihinde vefat etmiş, cenazesi 7 temmuz 1978 Cuma günü öğle namazından sonra Erenköy Tren İstasyonu karşısındaki Zihnipaşa Camii’nden kaldırılarak Sahrayı Cedit’deki aile kabristanına defnedilmiştir.” &nbsp;&nbsp;<br />
Ancak haberlerde Bartın Vapuru’nun ortaklarından Bankoğlu Hacı Hüseyin Kaptan &nbsp;veya bağlı olduğu şirket hakkında bir bilgi görülmüyor. Araştırmalarımı sürdürünce Bartın’lı araştırmacı yazar <strong>Çetin Asma</strong> ’nın <strong>“Bartın Tarihi’nden Fotoğraflar 40”</strong> başlıklı makalesinde Bartın Vapuru’nun daha önceki yıllarına ait fotoğrafına ve bu vapurun satın alınma öyküsü mevcuttur. Bu makalenin Bartın vapuruyla ilgili kısmı şöyledir; “1930’lu yıllarda Bartın’dan İstanbul’a ve Karadeniz sahilinde bulunan şehirlere gitmek için Bartın boğaz ağzına o yıllarda gelen vapurlara binilip gidilirdi. Acentelere bağlı olan bu vapurlar, Karadeniz sahilinde bulunan iskele ve limanlara uğrarlar, Trabzon’a kadar ulaşıp tekrar geri dönerek son durak olan İstanbul’a geri gelirlerdi. O yıllarda Bartın’da vapur acenteliği olup, bu acenteye bağlı vapurlar lüks yolcu taşımacılığı ve posta işlerini görürlerdi. Aydın ve Cide vapurları İstanbul’dan hareket ederek Kastamonu’nun Cide ilçesine kadar giderlerdi. İstanbul Kastamonu arası iskelelere uğrarlar yolcu ve Bartın - İnebolu Postası olarak tarifeli sefer yapan posta vapurlarından Bartın vapuru Sirkeci Rıhtımı’ndan hareketle Ereğli, Bartın,<br />
Zonguldak, Amasra, Kurucaşile, Cide, İnebolu, Evrenye, İlişe, Abana iskelelerine uğrar ve ayni iskelelere uğrayarak Sirkeci’ye intikal ederdi. Bu hatta çalışan Hilal posta vapuru da Sirkeci Rıhtımı’ndan hareketle Ereğli, Zonguldak, Bartın, Kurucaşile, Cide, İnebolu iskelelerine uğrar ve ayni iskelelere uğrayarak Sirkeci’ye intikal ederdi. “Her hafta pazartesi ve Perşembe günleri İstanbul’dan; Pazar ve Perşembe günleri de Bartın’dan muntazaman hareket ederler. Bartın’la boğaz arasında seri motorlar temin edilmiştir. Bartın’da müracaat yeri Turakzâde Seyit Ali Bey” (Temmuz 1931 Bartın Gazetesi) idi. (Çetin Asma, Bartın Tarihi’nden fotoğraflar - 40, Bartın Halk Gazetesi, 1 Mart 2010).</p>

<p>Bartın’ın tanınmış eşrafından Bankoğulları da bir vapur almaya teşebbüs etmiştir. Ortak olarak Bankoğulları’nın yalnız yolcu taşımak için alınan ve ismine <strong>“Bartın”</strong> adı verilen &nbsp;bu vapur hakkında 20 Temmuz 1931 sayı 303 Bartın Gazetesi’nde şöyle bir haber yer almaktadır, <em>“BARTIN VAPURU - Hattımız için yeni bir vapur alındı. Bartın tüccarlarından Bankoğulları ile İstanbul tüccarlarından Sekbanzâde Ahmet Bey, Zonguldak tüccarlarından Ahmet Ali Ağazâde Ali Efendi ve Müezzinzâde Ali Fuat Bey müştereken Malta’dan 600 tonluk bir vapur almışlar ve “BARTIN” ismini vererek hattımıza tahsis etmişlerdir. Vapur bu akşam İstanbul’dan hareket ederek ilk seferini yapacaktır”</em> haberi yer almaktadır. Yine aynı gazetenin 4. sayfasında bu vapur hakkında reklam haberi yer almaktadır.&nbsp;<br />
Bu haberde “Bartın Lüks ve Sürat Postası” başlığı ile <em>“BARTIN VAPURU 20 Temmuz 1931 tarihinden itibaren muntazaman her pazartesi akşamı İstanbul’dan hareket ve Perşembe sabahı Bartın’dan avdet ile Cuma sabahı İstanbul’a muvasalat edecektir. Dikkat; vapur, birinci ve ikinci sınıf kamaralarla güzel bir salonu ve banyoları havi ve elektrik, telsiz, telgraf, radyo ve kaloriferle mücehhez olup güverte yolcuları için mahfuz mahalleri vardır. Muhterem yolcuları her türlü esbab-ı istirahatları müemmendir. Geminin seyri esnasında yolcular telsiz vasıtasıyla telgraf muharebesi yapılabilecektir. Bartın Acentesi Bankoğulları”</em> denilmektedir.&nbsp;<br />
Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping &nbsp;1934 yıllığına &nbsp;Bartın vapuru Zonguldak’lı <strong>Müezzinzade Ali Fuat Bey </strong>’e ait &nbsp;olarak kayıtlıdır. Müezzinzâde Ali Fuat Bey’in sahibi olduğu diğeri vapur “Kuruca Şile” idi. Firma olarak adresi Eminönü Sebze Sokağı No.8.’di. Seyrisefain ve Milli Vapurcular arasındaki rekabetin çok kırıcı olmasından şikayetçi olmuş, hükümetin rekabeti önlemesi için müdahale etmesini ağır eleştirmiştir.&nbsp;<br />
Hollanda, Schpa. Maats, Amsterdam inşa olan 740 grt. Bartın vapurunun ilk adı “Paramaribo” idi. Eldeğiştirmiş ve “Hungerburg” adını almıştır. 1932’de yeniden satılmış ve “Odin” adı verilmiştir. 1933’de Müezzinzâde Ali Fuat &nbsp;ve ortakları tarafından satın alınarak “Bartın” adı verilmiştir. 1934’de tüm Milli Vapurcular Birliği (Türk Armatörleri Birliği) tarafından &nbsp;vapurların işletmeleri için kurulan Vapurculuk Türk Anonim Şirketi’ne devredilmiş, fakat 1936’da Denizyolları İdaresi’ne devredilerek kamu malı bir gemi haline gelmiştir. 1938’de Denizbank - Denizyolları İdaresi’ne devredilmiş, 1939’da TC Münakalat Vekaleti Limanlar ve Devlet Deniz Yolları İşletmesi Umum Müdürlüğü’ne bağlanmıştır. 1947’de Marmara Adası’nda karaya oturmuş ve yüzdürülmesine karşın, onarımını çok masraf gerektirmesi nedeniyle söküme gönderilmiştir. Bartın vapuru 1935 - 36 yıllarında devlet tarafından 26 bin lira bir bedelle kamulaştırılmıştır.<br />
<strong>Bartın Vapuru karaya oturuyor&nbsp;</strong><br />
1935 yılı gazetelerinde çok kısa aralıklarla yayınlanan ilanlardan bir örneği bu makalemde yayınlıyorum. Bu ilan 7 Şubat 1935 tarihlidir ve “Vapurculuk Türk Anonim şirketi” başlığı altında şöyle denilmektedir; Mersin Yolu’na Sadıkzade vapuru, Ayvalık Yolu’na Kemal vapuru, Bartın Yolu’na Bartın vapuru sefer yapacaktır. Seyahat edecekler veya eşya gönderecekler için tek çözüm vapurlardır. “<br />
Bir başka haber şöyledir; “Yine “Bartın’da Nazırzâde Ahmet Fahri Efendi’nin acenteliğinde Bursa vapuru 14 mil süratli posta vapuru - yolcu vapuru, Pazar günü İstanbul’dan; pazartesi sabahı Bartın’dan hareket ediyor. Yine hafta içi bir sefer daha yapıyor. Çarşamba İstanbul’dan; cumartesi sabahı Bartın’dan hareket ediyor.” (Temmuz 1931 Bartın Gazetesi).<br />
4 Ocak 1947 tarihli gazetelerde Marmara Adası önlerinde karaya oturan Bartın vapurunun kurtarılamadığı yolcularının Marakaz Vapuruyla İstanbul’a getirildiği haberleri yeralmıştır. Bartın kıç tarafından aldığı yara nedeniyle gemiye hücum sulardan dolayı yan yatmış vaziyette beklemekte ve devam eden fırtına yüzünden gemiye yaklaşmak güçlükle mümkün olabilmektedir. Tahir Kaptan idaresinde olan vapurun şiddetli fırtına ve yağmur sağanakları dolayısıyla kumanda edilemez hale geldiği ve sürüklenerek Marmara Adası’nda karaya oturduğu belirtilmiştir. Alemdar Tahlisiye gemisi tarafından yüzdürülerek İstinye Tersanesi’ne yedeklenen Bartın vapurunun onarımı için 800.000 liraya ihtiyaç olduğu anlaşılmış ve geminin hurdaya çıkartılmasına ve sökülmek suretiyle satılmasına karar verilmiştir.&nbsp;<br />
<strong>Bartın Vapuru’nun geçirdiği müthiş kaza</strong><br />
&nbsp;11 Ağustos 1936 günkü gazetelerde yeraldığı üzere; Tekirdağ açıklarında görülmemiş bir siklon küçük gemiyi az daha batırıyordu. Karabiga - İstanbul arasında işleyen Bartın Vapuru evvelki gün (Pazar - Pazartesi gecesi) şiddetli fırtına ve yağmurlardan dolayı çok büyük bir kaza geçirmiş ve hıncahınç dolu olan vapurun bütün yolcularıyla birlikte batmasına ramak kalmıştır.&nbsp;<br />
Vapurdaki yolcuların anlattıklarına göre kaza şöyle olmuştur: Bartın vapuru Ağustos’un dokuzuncu günü Karabiga’dan sabah onbirde hareket etmiştir. Vapurda 40 ton kadar zahire, on ton kadar karpuz, 30 adet öküz olarak muhtelif cinsten yük ve yüzden fazla yolcu bulunuyordu. Yolda Mürefte’ye uğramış, bir miktar yolcu daha almıştır. Denizin biraz dalgalı olmasına rağmen Bartın vapuru ayni gün öğleden sonra saat beş raddelerinde Tekirdağ’a gelmiştir. Vapur gece saat dokuz buçuk raddelerinde Tekirdağ’dan hareket etmiştir. Vapur iskeleden kalkmadan evvel daha sekiz raddelerinde karada ve uzaklarda yoğun bulutlar ve şiddetli şimşekler görülmekteydi. Fakat bu fırtına vapurun arkasında kalan ufuklarda ve o kadar uzaklarda görülüyordu ki bunun herhangibir surette denize yaklaşması kimsenin aklından bile geçmiyordu.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(19).jpg" style="height:490px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>Bartın Vapuru-Sanki yeni inşa edilmiş, sanki yeni hizmete girmiş gibi….&nbsp;<br />
Renklendirme- İrfan Özgen arşivi.</em></p>

<p><strong>Gece yarısına doğru&nbsp;</strong><br />
Gece yarısını birkaç dakika geçe rüzgar, fırtına ve şimşek ve gökten boşanırcasına başlayan müthiş bir yağmur, ani bir surette vapuru yakalamıştır. Güvertede açıkta kalan yolcular sırılsıklam bir halde ambara doluşmuşlardır. Fırtına, şimşekler ve yağmur giderek şiddetini artırmış ve adeta bir afet halini almıştır. Halk korkudan bağırmaya, oraya buraya kaçışmaya başlamıştır. Ambardaki halk arasında bulunan ve Marmara Adası’ndan İstanbul’a gelmekte olan 20 kadar Lâz kayıkçı birden cankurtaran kuşaklarına hücum ederek yukarıya kaçmaya başlamışlardır. Böylece yolcular arasında panik başlamış, bütün yolcular ambardan yukarı, güverteye çıkmak için bir tek merdivenin bulunduğu tarafa hücum etmişlerdir.&nbsp;<br />
Tam bu sırada vapur sancağa ve ambar yolcularının birikmiş olduğu tarafından aksine birdenbire yatıvermiştir. Kamalardaki yolcular, kadın, erkek, çocuk, yaşlı karmakarışık ve yarıçıplak bir halde yukarı salona koşmuş ve ambarlarda, salonlarda ve kamaralarda her tarafta feryat, figan, anne, baba, evladım, yavrum gibi her ağızdan çıkan vaveyla içinde vapur halkı karmakarışık olmuştur. Kaptan ve Çarkçının müdaheleleri Başta kaptan ve çarkçıbaşı olmak üzere tüm gemi mürettebatı bir taraftan yolcularla bir taraftan da denizlerle mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Çok zor şartlar altında kaptan köprüüstünde serdümenle gemiyi büyük soğukkanlılıkla abramaya çalışırken, Çarkçıbaşı Adil de panik haldeki yolcuların güverteye çıkmalarına mâni olmuş, diğer bir kısım tayfa hayvanların bulunduğu ambarlarda yular ve zincirleri kopan hayvanların bir tarafa birikmemesi için çalışmışlar ve diğer bir kısım tayfa bazı yolcuların da yardımıyla ambar kapaklarını kapatmaya uğraşmışlardır. &nbsp;<br />
Denizin gazabıyla bazı sandıklar koyunların üzerine düşmüş, bazıları yaralanmış ve sahibi 20 koyunu kesmek zorunda kalmıştır. Ambarların birinde öküzler, koyunlar ve tavuklar ve piliçler bir yerde bulunuyorlardı. Bartın vapuru sabaha karşı saat 5’te Tophane rıhtımına yanaşabilmiştir. 11 Ağustos 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi gibi, diğer gazetelerin benzer günlerini taradığımda Bartın Vapurunun Marmara’da ağır bir fırtınaya yakalandığı haberiyle karşılaşılıyor. Bu vapur 1947 yılına &nbsp;kadar hizmet vermiştir.&nbsp;</p>

<p>Bartın’ın memleketimizde yapılamayan fayans banyolarının bile Türk zekasının ve işçiliğinin bir zaferi olarak galvanize bakırdan ima edilmiş olması, liyakatli ve hakiki uzmanların &nbsp; yokluk ve zorunluluk karşısında yokluktan varlık çıkardıklarını göstermektedir.Motör memeleri ve bunları delmek için şemsiye demirinden matkap yapmak gibi birçok güç ve çok ince işleri başaranların muhtaç olduğumuz gemilerin bir kısmını yapabileceklerinden şüphe yoktur.<br />
Milyonlarca kıymetli dövizi, yapamayacağımız başka şeylere tahsis ederek hemen işe başlamak ve gözlerimizi sipariş kabulünde nazlanan yabancı tezgahlardan &nbsp;kendi fabrikalarımıza çevirmek zorundayız. İşte bu hakikati bir defa daha belirtmek için Bartın Vapurunun yenileştirilmesine kadar ehemmiyet verdim.”<br />
Abidin Daver’in 1945 yılında 20-25 yıl daha yaşayacak dediği Bartın Vapuru, &nbsp;geçirdiği büyük onarım ve yenilemesinden &nbsp;ve &nbsp;1947’de Marmara Adası’nda karaya oturarak baş tarafından ağır yara almasından &nbsp;sonra aynı sene hurdaya çıkartılmıştır.Bankoğlu Hacı Hüseyin Kaptan ve ortakları Bartın ismini yaşatıp ve gemicilik tarihimize bir isim bırakarak sonsuzluğa uzaklaşmışlardır. Bu gemi hakkında araştırmamı yaparken benden kıymetli bilgilerini esirgemeyen Bankoğlu ailesinden <strong>Ersin Bankoğlu</strong> ’na &nbsp;ve &nbsp;Bartın yöresel tarih araştırmacısı <strong>Çetin Asma</strong> ’ya &nbsp;çalışmalarıma &nbsp;katkılarından dolayı bir kez daha teşekkür ederim.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;****&nbsp;<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:34:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Göcek’te Tonoz, İşgal ve Yıkım Rüzgârları</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/gocekte-tonoz-isgal-ve-yikim-ruzgarlari-5709</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/gocekte-tonoz-isgal-ve-yikim-ruzgarlari-5709</guid>
                <description><![CDATA[Göcek’te Tonoz, İşgal ve Yıkım Rüzgârları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_top.jpg" /></p>

<p>Göcek’te şu günlerde&nbsp;3 rüzgâr&nbsp;esiyor. Birincisi&nbsp;Deria tonoz sistemi. İkincisi&nbsp;Bedri Rahmi&nbsp;ve&nbsp;Günlüklü&nbsp;<em>(Osmanağa)</em>&nbsp;Koyları’nda tüm doğaseverlerin endişeyle izlediği&nbsp;işgal&nbsp;ve&nbsp;beton&nbsp;girişimleri. Üçüncüsü de tüm&nbsp;Göcekseverlerin&nbsp;üzüntüyle izlediği yat mola noktaları&nbsp;fahiş kira-ecrimisil artışları&nbsp;ve&nbsp;iskele yıkım&nbsp;tebligatları… Karışık bir harita var ve tüm yollar&nbsp;Çevre Bakanlığı’na çıkıyor…<br />
<br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/logo_tiser/ali_boratav_klise_2.jpg" style="height:198px; width:130px" /></p>

<p>Sezon yaklaşıyor, tekneler denize hazırlanmaya başladı. Ama denizcileri&nbsp;hayli karışık&nbsp;bir&nbsp;2026 sezonu&nbsp;bekliyor. Değişim rüzgârının özünü&nbsp;deniz,&nbsp;denizciler&nbsp;ya da&nbsp;teknelerdeki farklılıklar&nbsp;değil,&nbsp;kamu yönetiminin&nbsp;gündemimize getirdiği&nbsp;yenilikler&nbsp;oluşturuyor. Gündeme kısaca bir göz atalım:<br />
1-&nbsp;17 Ocak 2026:&nbsp;Yeni bir&nbsp;<a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/01/20260117-12.htm" rel="alternate" target="_blank">Özel Tekneler Yönetmeliği&nbsp;</a>çıktı. Büyük bir coşkuyla dağıtılan&nbsp;1 milyon Amatör Denizci&nbsp;belgesinin&nbsp;5 yıl&nbsp;içinde&nbsp;ADB10&nbsp;yani&nbsp;10 metre uzunluğa kadar&nbsp;tekne kullanmaya izin veren bir belge olacağı açıklandı.&nbsp;1 milyon ADB sahibi&nbsp;denizci eğer isterlerse&nbsp;yeniden&nbsp;eğitime girecekler ve&nbsp;24 metre&nbsp;tekne kullanmalarına imkân verecek&nbsp;ADB24&nbsp;sahibi olacaklar.<br />
Bu yönetmelikle özel teknelerde ilk kez&nbsp;seyirde alkol sınırı 0.50 promil&nbsp;olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(14).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
İyi hoş, kimse&nbsp;‘zil zurna sarhoş tekne kullanmak iyidir’&nbsp;demiyor zaten. Ama madem böyle bir yönetmelik hazırlıyorsunuz, tanımlar kısmında&nbsp;seyir hali nedir&nbsp;açıklanması gerekmez mi? Bu sezon&nbsp;iskelede bağlı&nbsp;ya da&nbsp;demirli&nbsp;teknelerde alkol kullanımının&nbsp;nasıl yorumlanacağını&nbsp;bol bol konuşacağımızı tahmin ediyorum.<br />
2-&nbsp;20 Kasım 2025:&nbsp;Bir&nbsp;<a href="https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/104580?query=Madde%201" rel="alternate" target="_blank">torba yasayla</a>,&nbsp;marina,&nbsp;liman&nbsp;ve&nbsp;kıyı tesislerinin,&nbsp;tekne,&nbsp;gemi&nbsp;ve&nbsp;deniz turizmi aracı&nbsp;içinde konaklayanların tıpkı&nbsp;bir otelin müşterileri gibi&nbsp;kimlik kayıtlarının&nbsp;kolluk gücüne bildirilmesi&nbsp;zorunluluğu çıktı. Nasıl uygulanacak hala belli değil.&nbsp;Marinalar,&nbsp;limanlar,&nbsp;emniyet,&nbsp;jandarma&nbsp;elbirliğiyle bir&nbsp;çözüm&nbsp;ya da&nbsp;iptal&nbsp;yolu arıyorlar.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_01.jpg" /><br />
<em>Göcek'te sular bir türlü durulmuyor: Bedri Rahmi ve&nbsp;&nbsp;</em><em>Günlüklü (Osmanağa) Koylarında yasa dışı tesis&nbsp;&nbsp;</em><em>yapma girişimleri, körfezi boğacak marina projeleri&nbsp;&nbsp;</em><em>ve yat mola noktalarında tatsız gelişmeler yaşandı...</em><br />
<br />
3-&nbsp;&nbsp;11 Şubat 2026:&nbsp;<a href="https://webdosya.csb.gov.tr/v2/cygm/2026/02/Mavi-Kart-Takip-Sistemi-Uygulamas-Hakk-nda-Genelge-20260212175908.pdf" rel="alternate" target="_blank">‘Mavi Kart Takip Sistemi’&nbsp;</a>diye bir genelge yayınlandı. Bu genelge ile&nbsp;15 yıldır&nbsp;hem&nbsp;denizcilerin&nbsp;hem de&nbsp;Sahil Güvenlik’in başına&nbsp;püsküllü bela&nbsp;olan&nbsp;atık yönetimi&nbsp;felsefesi&nbsp;yeni bir boyuta&nbsp;taşındı.&nbsp;<br />
Şöyle ki, atık alım tekne ve tesislerinde bir&nbsp;elektronik tanıma cihazı&nbsp;olacak, tüm teknelere de&nbsp;kendini tanıtan bir çip&nbsp;monte edilecek. Böylece tıpkı karayolundaki ticari taşıtlardaki&nbsp;UTTS&nbsp;gibi, atık tesisine gelen tekne doğrudan&nbsp;MKTS’de tanımlanmış olacak.&nbsp;<br />
Bu projenin henüz tam belli olmayan bazı&nbsp;ek modülleri&nbsp;var. Öğrendiğime göre, bu modüller&nbsp;2021&nbsp;yılında&nbsp;Çevre Bakanlığı’nın taslak yönetmeliğini hazırladığı&nbsp;Pis Su Takip Sistemi’nin&nbsp;2026 versiyonunu&nbsp;düşündürüyor. Artı, teknelerin&nbsp;atık deposuna göre&nbsp;bir düzenleme yapılması tasarlanıyor. Biraz daha belirginleştiğinde konuşuruz.<br />
4-&nbsp; Ve…&nbsp;1 Nisan 2026:&nbsp;Göcek’teki&nbsp;<a href="https://deria.gov.tr/" rel="alternate" target="_blank">Deria Projesi&nbsp;</a>uygulaması başladı… Üstelik bu projenin hızla&nbsp;Ege&nbsp;ve&nbsp;Akdeniz&nbsp;kıyılarına yayılması da planlanıyor. İlk aşamada&nbsp;Bodrum&nbsp;ve&nbsp;Marmaris&nbsp;projeleri ihaleye çıkacak. Hayırlısı…<br />
<strong>DENİZDE MACERA BİTMEZ…</strong><br />
Denizlerde&nbsp;2026’ya pek çok&nbsp;değişiklik,&nbsp;yenilik,&nbsp;tartışmalı yasal düzenleme&nbsp;ile girdik. Ama en fazla konuşulan ve&nbsp;“Ne olacak bu işin sonu?”&nbsp;dedirten konumuz kesinlikle&nbsp;Göcek’in&nbsp;tonozları…<br />
Evet,&nbsp;Türkiye Çevre Ajansı&nbsp;<em>(TÜÇA)</em>&nbsp;tarafından&nbsp;Göcek’te&nbsp;Deria&nbsp;<em>(Deniz Ekosistemi Rehabilitasyonu ve İzleme Arayüzü)</em>&nbsp;isimli bir&nbsp;tonozlu konaklama sistemi&nbsp;resmen kullanıma açıldı.&nbsp;<br />
Hala birçok&nbsp;belirsizlik&nbsp;ve&nbsp;çapariz&nbsp;var. Esas olan şu: Şöyle ya da böyle&nbsp;Göcek’te&nbsp;856 tonoz&nbsp;kapasiteli bir sistem kuruldu. Aldığım bilgilere göre, her türlü&nbsp;eksiğin giderilmesi&nbsp;için yoğun çaba sarf ediliyor.&nbsp;<br />
Örneğin&nbsp;eğimli kıyı şeridindeki beton tonozların kayma riski&nbsp;gibi bazı hatalar fark edildi, düzeltilmesine karar verildi; günlük bağlanma fiyatlarında&nbsp;yeni düzenlemeler&nbsp;<em>(indirim)</em>&nbsp;yapıldı.<br />
Pek çok&nbsp;Göcek sakininin;&nbsp;profesyonel-amatör denizcinin; marina ya da yat mola noktası çalışanının da şöyle düşündüğünün tanığıyım:&nbsp;<em>“Bu proje doğru gelişirse Göcek’e düzen gelebilir, Göcek temizlenebilir. Şu noktada bize düşen de eksiği, gediği hızla kamu yönetimine bildirmek, bu projeye destek olmak.”</em><br />
Fakat tam&nbsp;Deria&nbsp;sisteminin uygulamaya geçeceği günlerde,&nbsp;TÜÇA&nbsp;ile bir ilgisi olmamakla birlikte&nbsp;Çevre Bakanlığı&nbsp;bünyesindeki&nbsp;bir diğer kurumun&nbsp;sorumluluğunda gelişen ve bu&nbsp;iyi niyetli düşünceleri sarsan&nbsp;iki olay yaşadık.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_02.jpg" /><br />
<em>Bir duba ve iş makineleri marifetiyle&nbsp;</em><em>Bedri Rahmi koyu'na bir sabah ansızın kondurulan&nbsp;</em><em>ve ertesi sabah hızla kaldırılan çirkin yapılar...</em><br />
<strong>BAKİR KOYLARA BETON / İŞGAL</strong><br />
İlk hamle&nbsp;Bedri Rahmi Koyu’nda yaşandı.&nbsp;2 Mart 2026&nbsp;sabah saatlerinde bir duba ile iş makineleri&nbsp;Bedri Rahmi Koyu’nda&nbsp;kaya mezarlarının altındaki bölgeye&nbsp;çıkarıldı, kıyı şeridindeki bitki örtüsü de&nbsp;temizlenerek&nbsp;buraya vinçle&nbsp;prefabrik yapılar&nbsp;yerleştirilmeye başlandı.<br />
Kıyıda bir tabela:&nbsp;İnşaat sahibi Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma AŞ, inşaat izni&nbsp;Dalaman Belediyesi.&nbsp;Çevre Bakanlığı’na ait bu şirket, koyları, sahilleri, iskeleleri, marinaları kiralayan, işleten&nbsp;eski MUÇEV AŞ’nin&nbsp;yeni isimli&nbsp;hali.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_03.jpg" /><br />
Bedri Rahmi’nin&nbsp;arkeolojik ve doğal SİT alanı olarak tescilli&nbsp;o bölgesini bir girişimciye kiralamış.&nbsp;İsmi gizli girişimci&nbsp;adına bir tesis kuruyor. Alan hem&nbsp;doğal, hem de&nbsp;arkeolojik SİT. Ayrıca&nbsp;Çevre Düzeni Planı’nda statüsü de&nbsp;Orman Alanı.<br />
Kıyamet koptu. Herkes mülki ve yerel yönetime soruyor soruşturuyor. Akşamüstü&nbsp;Orman İşletme Müdürlüğü&nbsp;ekibi geldi, zabıt tutuldu. Derken iş fazla uzamadı, ertesi sabah duba geldi,&nbsp;iş makinelerini&nbsp;de&nbsp;prefabrik yapıları&nbsp;da&nbsp;toplayıp gitti.<br />
Ama&nbsp;beton aşkı&nbsp;bitmiyor.&nbsp;28 Mart 2026&nbsp;sabahı bu kez iş makineleri hemen&nbsp;Göcek liman çıkışındaki Günlüklü&nbsp;<em>(Osmanağa)</em>&nbsp;Koyu’na geldi.&nbsp;Günlüklü Koyu&nbsp;tüm&nbsp;Göcek Körfezi’nde&nbsp;endemik sığla&nbsp;<em>(günlük)</em>&nbsp;ağaçlarının&nbsp;bulunduğu&nbsp;üç koydan&nbsp;biri. Daha da önemlisi&nbsp;sulak alan&nbsp;olarak tescilli, dibindeki&nbsp;sazlıklar balık yuvası.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_04.jpg" /><br />
<em>Betonarme saldırı bu kez Göcek'in bir&nbsp;</em><em>diğer koyu Günlüklü'de (Osmanağa Koyu).</em><br />
Üç yıl önce bir başka girişim nedeniyle&nbsp;idare mahkemesinin imar/inşaat yasağı&nbsp;bile getirdiği bu koy&nbsp;Göcek’teki en önemli doğa koruma alanlarından&nbsp;biri olması gerekirken…<br />
Dev iş makineleri&nbsp;sabahın erken saatlerinde&nbsp;sazlıkları yok ederek&nbsp;alanı düzledi,&nbsp;ağaçlar köklendi, kıyı şeridindeki&nbsp;tüm bitkiler söküldü. Tahrip edilen alanın kenarındaki tabela üstünde inşaat sahibi yine&nbsp;Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma AŞ&nbsp;<em>(eski MUÇEV AŞ)</em>&nbsp;görünüyor. Ama koyun geçtiğimiz yıllarda&nbsp;birilerine kiralandığı&nbsp;biliniyor. O da&nbsp;hakkını başka bir şirkete devretmiş. Ama kiracı yine ortada yok.&nbsp;Çevre Bakanlığı’nın şirketi&nbsp;jandarma destekli saha temizliği&nbsp;yaptı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_05.jpg" /><br />
<em>İş makinelerinin müdahalesi&nbsp;</em><em>sonrası sulak alan oldu çamur alan....</em><br />
<br />
İlerleyen saatlerde&nbsp;2-3 TIR&nbsp;ile&nbsp;hazır beton temeller,&nbsp;yapı malzemeleri&nbsp;getirilip&nbsp;orman içine&nbsp;indirilmeye başlarken&nbsp;Göcekliler&nbsp;barikatları geçip&nbsp;inşaat alanına girdiler.&nbsp;Jandarma,&nbsp;Çevik Kuvvet,&nbsp;Sahil Güvenlik,&nbsp;İl Çevre Müdürlüğü&nbsp;personeli bir yanda,&nbsp;Göcekliler&nbsp;diğer yanda…&nbsp;Karada-denizde mücadele, tam bir hengame.<br />
Kıyıdan geçişi&nbsp;sayısız barikatla&nbsp;engellenen&nbsp;Göcekliler,&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;botlarının&nbsp;engelleme çabasına&nbsp;karşın&nbsp;2 günlük tur teknesi ile denizden barikatı&nbsp;deldiler.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_06.jpg" /><br />
<em>Koylara yapılan işgal ve&nbsp;</em><em>tatsız müdahale herkesi üzdü.</em><br />
Bu sırada…&nbsp;Kaçak inşaat,&nbsp;doğa tahribatı&nbsp;için&nbsp;savcılığa suç duyuruları…&nbsp;Usulsüz ruhsat&nbsp;için&nbsp;idare mahkemesinde iptal ve yürütmeyi durdurma&nbsp;davası başvurusu…<br />
Sonuç:&nbsp;Doğanın yasa dışı tahribatı ve işgali anlamına gelen bu inşaat&nbsp;şimdilik&nbsp;durmuş durumda.<br />
<strong>MARİNA TARTIŞMALARI…</strong><br />
Üstelik… Bu&nbsp;sürpriz gelişmelerin&nbsp;yanı sıra&nbsp;arka planda Göcek ile ilgili önemli bir yapılaşma planı&nbsp;daha işliyor. O da&nbsp;yeni marina&nbsp;projeleri.<br />
Amatör denizciler olarak artık&nbsp;çıldırtma&nbsp;noktasına gelen&nbsp;marina ve barınak fiyatları&nbsp;nedeniyle&nbsp;yeni marinaların, özellikle de&nbsp;maliyeti&nbsp;ve&nbsp;bağlama ücreti mütevazı 2-3 çıpalı basit marinaların yapımını destekliyor,&nbsp;bekliyoruz.<br />
Ama hem&nbsp;iş insanları&nbsp;hem de&nbsp;kamu yönetimi&nbsp;<em>(Kıyı Yönetim AŞ - eski MUCEV)</em>&nbsp;kalkıyor&nbsp;Göcek’in doğası bakir pırlanta koyları&nbsp;gibi&nbsp;korunaklı&nbsp;bölgelere&nbsp;marina yapmak&nbsp;için doludizgin at koşturuyorlar.&nbsp;<em>(Bozburun, Selimiye, Karacasöğüt en iyi bilinen ve en kötü örnekler.)</em>&nbsp;<br />
İkincisi&nbsp;maliyeti düşük karlılığı çok yüksek&nbsp;kent merkezi marina projeleri. Tüm itirazlara rağmen gerçekleşen en çarpıcı örnek&nbsp;Göceklilerin denizle ilişkisini koparan MUÇEV Göcek Marina. Henüz&nbsp;yasal süreçleri devam eden&nbsp;benzeri projeler yine kent halkını denizden koparacak&nbsp;Güllük&nbsp;<em>(eski liman)</em>&nbsp;ve&nbsp;Datça&nbsp;<em>(güney limanı)</em>&nbsp;marina projeleri.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_07.jpg" /><br />
<em>Kille Koyu'ndaki marina projesine yönelik kış&nbsp;</em><em>aylarında yapılan protesto ve kıyıda insan zinciri..</em><br />
<strong>BİZ DÖNELİM GÖCEK'E…</strong><br />
Şu anda gündemde olan&nbsp;3 marina projesi&nbsp;var. Birincisi&nbsp;Marintürk Exclusive’in&nbsp;<em>(Poruklu Koyu)</em>&nbsp;hemen bitişiğindeki&nbsp;Ayten Koyu’nda&nbsp;<em>(Ege Marin AŞ)</em>. Ayrıca körfezin derinliklerinde&nbsp;Kille Koyu’nda&nbsp;<em>(Kıyı Yönetim AŞ - MUÇEV)</em>&nbsp;ve&nbsp;Sıralıbük Hurmalı Koyu’nda&nbsp;<em>(proje belli, ama ihale ertelendi)</em>&nbsp;Göcek doğası açısından gerçekten vahim&nbsp;iki marina projesi var.<br />
Kış aylarında özellikle somut hale gelen&nbsp;Kille Bükü marina projesine karşı geniş katılımlı protestolar&nbsp;düzenlendi. Dava açıldı.<br />
Evet…&nbsp;Göcekliler&nbsp;haklı olarak bu projelerin&nbsp;tümüne&nbsp;karşı çıkıyorlar…<br />
Ben öncelikler açısından bir sınır koyuyorum.&nbsp;Türkiye’de tekneler için&nbsp;marina açığı çok büyük. Karasal kirleticilere engel olunmadıkça kentsel bölgelerin temizlenmesi çok güç. Bu çerçevede&nbsp;Göcek’te de&nbsp;İnceburun’a kadar, yani liman bölgesinde isterlerse&nbsp;tüm kıyıyı marina yapsınlar, bir itirazım olmaz.&nbsp;<br />
Nasıl olsa&nbsp;Göcek’e bir&nbsp;tonoz sınırlaması&nbsp;geliyor. Liman istediği kadar tekne dolsun, bugünkü düzenleme ile&nbsp;körfezde konaklayabilecek tekne sınırı olacak. Ayrıca tonoz sistemini kullanan teknelere&nbsp;devridaim zorunluluğu&nbsp;getirilecek. Bu önlemlerle körfez temiz kalabilir.<br />
Ama…&nbsp;Killebükü’ne,&nbsp;Hurmalı’ya marina yapılmasına&nbsp;kesinlikle&nbsp;karşıyım. Bunlar&nbsp;Göcek Körfezi’ni&nbsp;kirletecek,&nbsp;boğacak,&nbsp;yaşanılmaz hale&nbsp;getirecek projeler.<br />
Bu uzun konuyu bir yana bırakıp, dönelim&nbsp;Göcek’teki son gelişmelere…<br />
<strong>YAT MOLA NOKTALARI</strong><br />
Evet,&nbsp;Deria&nbsp;tonoz sisteminin uygulamaya başlayacağı ve&nbsp;TÜÇA’nın tam da tüm&nbsp;Göcek’in desteğine&nbsp;ihtiyaç duyduğu&nbsp;günlerde yaşanan bu&nbsp;iki yasadışı yapılaşma&nbsp;girişimi yani&nbsp;Bedri Rahmi&nbsp;ve&nbsp;Günlüklü Koyları&nbsp;tesis kurma hamleleri tüm&nbsp;Göcek’i ayağa kaldırmıştı.<br />
Ama&nbsp;Göceklileri&nbsp;ve&nbsp;doğasever denizcileri üzen&nbsp;olaylar burada bitmedi.<br />
Aynı günlerde&nbsp;Çevre Bakanlığı&nbsp;<em>(Muğla İl Müdürlüğü)</em>&nbsp;ve&nbsp;bakanlığın ısrarı&nbsp;ile harekete geçen&nbsp;Dalaman Belediyesi’nin&nbsp;Göcek’te&nbsp;50 yıla yakın&nbsp;süredir denizcilerin&nbsp;sert havalarda sığınağı&nbsp;ve&nbsp;yorgun günlerde ihtiyaç giderme durağı&nbsp;olan&nbsp;yat mola noktalarına iskele yıkım tebligatı yaptığı&nbsp;ortaya çıktı. Hem de&nbsp;Çevre Bakanlığı’nın tebligatında&nbsp;<em>‘bu koylarda başka kişilere kiralama ve kullanım izni verilebileceği’&nbsp;</em>de hatırlatılıyordu.<br />
Son yıllarda yat mola noktalarına, daha doğrusu bu tesisleri işleten&nbsp;Dalamanlı Yörük ailelerine müthiş bir baskı&nbsp;var.&nbsp;<br />
İlk olarak… Bu insanların işlettiği yat mola noktaları&nbsp;2015’te bir ihale ile&nbsp;astronomik teklif&nbsp;veren&nbsp;kimliği belirsiz&nbsp;girişimcilere pazarlanmaya kalkışıldı. Olmadı!<br />
Ama bitmedi.&nbsp;2022&nbsp;yılında bu kez&nbsp;Göcek 6 bölgeye&nbsp;ayrılıp bir&nbsp;tonoz sistemi özel sektör işletim modeli ihalesi&nbsp;yapıldı. İhaleye katılanlar öyle rakamlara çıktılar ki, tonozları değil&nbsp;Göcek’i parsel parsel satın almaya kalkıştıkları&nbsp;anlaşıldı. Ve yine olmadı!<br />
İhale&nbsp;iptal&nbsp;edildi ve&nbsp;Göcek’te&nbsp;rayından çıkan&nbsp;işlerin hale yola konulması için&nbsp;TÜÇA&nbsp;yetkilendirildi.<br />
Öte yandan bu süreçte&nbsp;mütevazı yat mola noktalarının&nbsp;yıllık&nbsp;kira&nbsp;ve&nbsp;ecrimisil bedelleri&nbsp;bir anda&nbsp;8-10 kat artırıldı. Bu da körfezde yat mola noktalarında bir&nbsp;ekstra fiyat artışına&nbsp;ve doğrusu&nbsp;huzurun bozulmasına&nbsp;yol açtı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_08.jpg" /><br />
<em>Günlüklü (Osmanağa) Koyu'nda Sığla Ormanı'na&nbsp;</em><em>yığılan bu beton temeller Göcek'e hiç yakışmadı.</em><br />
<strong>BUGÜN…</strong><br />
Çevre Bakanlığı&nbsp;birden bire&nbsp;Göcek’teki tüm yat mola noktalarına toplam&nbsp;250 milyon TL iskele ecrimisil tahakkuk fişi&nbsp;yolladı. Bir de üstüne&nbsp;iskele sözleşmelerinin feshedildiği&nbsp;ve&nbsp;15 gün içinde yıkılarak kıyının eski haline getirilmesi&nbsp;gerektiğini bildirildi.<br />
Oysa&nbsp;6 yat mola noktasından 4’ü&nbsp;2015&nbsp;tarihli ihaleden sonra&nbsp;Orman Bakanlığı&nbsp;ile sözleşme yapmış ve bu koylardaki tesisleri&nbsp;büyük yatırımlarla baştan aşağı yenilemişlerdi.<br />
O tarihten bu yana yıllık kira ve ecrimisil bedellerindeki&nbsp;inanılmaz artışlara&nbsp;iki somut örnek vereyim.<br />
Tesislerden biri zaten&nbsp;tapulu mülk&nbsp;ve iskelesi için&nbsp;yıllardır ecrimisil ödüyor. Bir önceki tahakkuk&nbsp;2022&nbsp;yılında&nbsp;6 yıl&nbsp;için&nbsp;2 milyon TL.&nbsp;olarak saptanmış.<br />
Yani&nbsp;yıllık 333 bin TL.<br />
Bugünkü tahakkuk ise&nbsp;2023-25&nbsp;yılları için, yani&nbsp;3 yıllık,&nbsp;15 milyon TL.<br />
Yani&nbsp;yıllık 5 milyon TL.<br />
Yani… Bakanlık birden&nbsp;yıllık yüzde 1400’lük bir ecrimisil artışına&nbsp;karar vermiş.<br />
Nasıl yani?&nbsp;TÜİK&nbsp;rakamlarıyla bir yıllık enflasyonumuz kaç?<br />
İkinci örnek… Bu tesisin&nbsp;Orman Bakanlığı’na ait&nbsp;mesire alanı&nbsp;için bir&nbsp;kira sözleşmesi&nbsp;var.&nbsp;2026&nbsp;yılı kira bedeli tam&nbsp;10 milyon TL… Sözleşme ilk yapıldığında&nbsp;iskeleler de tesis kapsamında. Sözleşme yenilenirken&nbsp;iskeleler kapsam dışına&nbsp;çıkarılıyor ve&nbsp;Çevre Bakanlığı’nın bu yat mola noktasının iskeleleri için&nbsp;ecrimisil tahakkuk ettirme hakkı&nbsp;doğuyor.<br />
Tesadüfe bakınız, tam da&nbsp;TÜÇA’nın&nbsp;Deria tonoz sisteminin uygulamaya geçirileceği&nbsp;günlerde bakanlık&nbsp;4 yıl geriye dönük ecrimisil faturası&nbsp;yolluyor; tam&nbsp;25 milyon TL.&nbsp;50-60 metrelik iskelelerden&nbsp;söz ediyoruz. Yıllık&nbsp;6 milyon 250 bin TL&nbsp;ecrimisil…<br />
Türkiye’deki pek çok&nbsp;devasa liman,&nbsp;ünlü marina&nbsp;devlete yıllık böyle bir kira&nbsp;ödemiyor.<br />
Sonuç olarak&nbsp;yat mola noktaları&nbsp;açısından tablo şu: Hayli artmış bir&nbsp;Orman Bakanlığı mesire alanı kira bedeli, üstüne&nbsp;zorlu bir Çevre Bakanlığı iskele ecrimisil bedeli. Bir de yıllarca denizcilerin&nbsp;güvenilir sığınma noktası&nbsp;olmuş iskelelerin&nbsp;yıkılma&nbsp;ve insanların&nbsp;tesislere ulaşımının yok edilme&nbsp;bildirimi...<br />
Artı,&nbsp;yıkım tebligatı&nbsp;yapılan iskele ve rıhtım alanını&nbsp;başka birine kiralama olasılığı&nbsp;bildirimi…<br />
Tüm bunlar,&nbsp;40-50 yıllık&nbsp;yat mola noktalarına&nbsp;‘sizi artık burada istemiyoruz’&nbsp;tebligatı anlamına gelmiyor mu?<br />
Herhalde… Ama bu insanlar da yargıda&nbsp;kendi haklarını aramaya&nbsp;karar verdiler.&nbsp;İskele yıkım kararlarına&nbsp;karşı&nbsp;yürütmeyi durdurma,&nbsp;fahiş kira ve ecrimisil artışlarına&nbsp;karşı&nbsp;düzeltme başvurusu&nbsp;yaptılar.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/gocek_denklemi_09.jpg" /><br />
<em>Küçük Sarsala: İskeleler yıkılırsa denizcilerin&nbsp;</em><em>yat mola noktalarıyla ilişkisi de yıkılır...</em><br />
<strong>GÖCEK GENEL DENKLEM</strong><br />
Göcek’teki son gelişmeleri&nbsp;iki gruba&nbsp;ayırarak alt alta toplayalım:<br />
Birinci grup&nbsp;doğanın,&nbsp;denizin nefes almasını sağlayacak&nbsp;adımlar:&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Deria&nbsp;projesi ile koylarda yaz ortasında&nbsp;2000’i aşan hareketsiz tekne&nbsp;yoğunluğu&nbsp;900 tekne&nbsp;kapasiteli bir sistem içinde&nbsp;hareketli&nbsp;<em>(bir koyda 3 gün tüm Göcek’te 11 gün konaklama kuralı)</em>&nbsp;bir düzene&nbsp;geçirilecek. Bir koya bağlanıp&nbsp;4 ay kımıldamayan teknekondular&nbsp;ile mücadele ilanı.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Yeni&nbsp;atık alım tekneleri&nbsp;ve&nbsp;atık alım kara tesisleri&nbsp;ile pissu atık toplama kapasitesinin geliştirilmesi.</li>
</ul>

<p>İkinci grup ise&nbsp;Göcek’te sanki bir&nbsp;kentsel dönüşüm&nbsp;ya da&nbsp;bir tür toplum mühendisliği&nbsp;projesine ilişkin gelişmeler:&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Bedri Rahmi&nbsp;ile başlayan&nbsp;Günlüklü&nbsp;<em>(Osmanağa)</em>&nbsp;ile devam eden yapılaşma baskısı.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Ayten Koyu,&nbsp;Kille Koyu&nbsp;ve&nbsp;Sıralıbük Hurmalı Koyu’nda&nbsp;3 somut marina projesi… Ayrıca&nbsp;Fethiye’de de&nbsp;1 büyük marina&nbsp;ve&nbsp;3 küçük marinet projesi&nbsp;var. Bu yeni marinalar zaten var olan&nbsp;2000 teknelik&nbsp;aşırı tekne kalabalığını&nbsp;daha da artırır.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Kentli&nbsp;hevesli işletmecilerin&nbsp;işletme güçlükleri nedeniyle bir iki yılda&nbsp;havlu attıkları&nbsp;yat mola noktalarını&nbsp;40-50 yıldır zorlu koşullara rağmen başarıyla işleten Dalamanlı Yörükleri sahadan uzaklaştırıp, bu koyları&nbsp;kentli A+ işletmelere kiralamak.&nbsp;Göcek’in&nbsp;tarihini,&nbsp;yerelliğini,&nbsp;denizci dostu bölge insanını yok etme&nbsp;girişimi.</li>
</ul>

<p>Sorun şu ki, bu iki farklı gruptaki değişim süreçleri&nbsp;birbiriyle çelişiyor.<br />
Biri&nbsp;Göcek’e,&nbsp;doğaya,&nbsp;denize nefes aldırmaya&nbsp;yönelik.<br />
İkincisi&nbsp;doğayı,&nbsp;çevreyi,&nbsp;tarihi bağları,&nbsp;kültürü yok eden&nbsp;bir zihniyet.<br />
Ama iki değişim öbeği de neticede&nbsp;Çevre Bakanlığı&nbsp;tarafından yönetiliyor. Bir başka deyişle, bakanlığın bir kurumunun&nbsp;<em>(TÜÇA)</em>&nbsp;yaptığı&nbsp;iyi şeyi, diğer kurum&nbsp;<em>(MUÇEV-Kıyı Yönetim)</em>&nbsp;bozuyor.<br />
Bu taban tabana zıt işler bakanlık koridorlarında&nbsp;huzur içinde nasıl birlikte yürüyor, bilmiyorum.<br />
Ama&nbsp;Göcek’in mavi yolculuk kıyılarımızın&nbsp;kraliçesi&nbsp;olarak kalabilmesi hedefleniyorsa, öncelikle&nbsp;dikkat edilmesi gerekenler&nbsp;belli.<br />
<strong>ÖNCELİKLİ KONULAR…&nbsp;</strong></p>

<ol>
	<li>Körfezin bakir noktalarında&nbsp;her tür yapılaşma&nbsp;ve&nbsp;liman bölgesi dışındaki yeni marinalar… Bunlar bir doğa cenneti olan&nbsp;Göcek’te doğal yaşama&nbsp;ciddi zarar verecek&nbsp;tehlikeli girişimler.</li>
	<li>Bugün&nbsp;Türkiye’de müthiş bir&nbsp;marina kıtlığı&nbsp;var. Ama&nbsp;Göcek’in&nbsp;Killebükü,&nbsp;Hurmalı&nbsp;<em>(Sıralıbük)</em>&nbsp;gibi doğa hazinelerine marina yapmak&nbsp;cinayetten&nbsp;farksız.&nbsp;Göcek’te marina yapmak isteyenler için&nbsp;sınır çizgisi&nbsp;körfezin zaten&nbsp;kirlenmiş liman bölgesi&nbsp;yani&nbsp;Ayten Koyu&nbsp;<em>(İnceburun)</em>&nbsp;olmalı.</li>
	<li>Göcek’te düzgün bir&nbsp;tonoz sistemi&nbsp;yanı sıra,&nbsp;yüksek sesli müzik,&nbsp;koylarda sürat,&nbsp;teknelerin sualtı ışıklandırmalarının yasaklanması;&nbsp;su sporlarının,&nbsp;teknelerde jeneratör kullanımının sınırlanması;&nbsp;karbon emisyonu kontrolü&nbsp;gibi ek önlemler ve sıkı denetim gerekli.</li>
	<li>Göcek’in bir&nbsp;denizcilik cenneti&nbsp;haline gelmesinde,&nbsp;50 yıla yakın&nbsp;tarihi olan&nbsp;yat mola noktalarının&nbsp;ve bu tesisleri işleten&nbsp;Yörük ailelerinin&nbsp;büyük payı var. Bu aileler yıllardır hem bir&nbsp;turizm elçisi&nbsp;gibi, hem de&nbsp;orman ve deniz bekçisi&nbsp;gibi çalışıyorlar.</li>
</ol>

<p>Kamu idaresinin&nbsp;aşırı yüksek&nbsp;belirlediği&nbsp;kira ve ecrimisil bedelleri&nbsp;bu tesislerin&nbsp;kimyasını bozuyor&nbsp;ve yıllardır bu tesisleri işleten insanların&nbsp;denizcilerden uzaklaşmasına&nbsp;neden oluyor.&nbsp;<br />
Göcek’te huzur için öncelikle, kamu idaresinin yat mola noktalarını bir&nbsp;gelir kapısı olarak görmekten vazgeçmesi&nbsp;ve bu tesislerin yeniden bir&nbsp;denizci hizmet noktası&nbsp;haline gelmesi sağlanmalı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 09:00:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Optimist Takım Şampiyonası’nda İYK Birincilik Kazandı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiye-optimist-takim-sampiyonasinda-iyk-birincilik-kazandi-5708</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiye-optimist-takim-sampiyonasinda-iyk-birincilik-kazandi-5708</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Optimist Takım Şampiyonası’nda İYK Birincilik Kazandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/opti_takim_iyk_top.jpg" /></p>

<p>TYF Yelken Ligi Optimist 3. Ayak&nbsp;yarışları&nbsp;11-17 Nisan'da&nbsp;“Yıldızlar Kupası”&nbsp;adıyla gerçekleşti. İlk&nbsp;iki günkü&nbsp;derecelerle&nbsp;kota elde eden&nbsp;takımlar,&nbsp;üçüncü&nbsp;gün&nbsp;Türkiye Takım Şampiyonluğu&nbsp;için parkura çıktı. Mücadeyi&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü&nbsp;<em>(İYK)</em>&nbsp;kazandı.&nbsp;GS Yelken Şubesi&nbsp;ikinci,&nbsp;Yalıkavak Yelken Kulübü&nbsp;üçüncü oldu.&nbsp;İYK’dan&nbsp;üç&nbsp;sporcu&nbsp;2026&nbsp;yılı&nbsp;Milli Takım&nbsp;kadrosuna seçildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>&nbsp;2026 Optimist Takım Şampiyonası,&nbsp;15 Nisan Çarşamba&nbsp;günü&nbsp;Ankara Yelken Kulübü&nbsp;ve&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü&nbsp;ev sahipliğinde&nbsp;İstanbul’da gerçekleşti.<br />
“Yıldızlar Kupası”&nbsp;olarak&nbsp;11-17 Nisan&nbsp;tarihleri arasında yapılan&nbsp;TYF Yelken Ligi Optimist 3 Ayak Yarışları’nın ilk iki günü elde edilen sonuçlara göre&nbsp;kota kazanan&nbsp;takımlar, üçüncü gün&nbsp;2026 Türkiye Optimist Takım Şampiyonası&nbsp;için parkura çıktı.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/opti_takim_iyk_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/opti_takim_iyk_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/opti_takim_iyk_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/opti_takim_iyk_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/opti_takim_iyk_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/opti_takim_iyk_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
Final mücadelesinde&nbsp;Furkan Özkan'ın antrenörlüğünde yarışan&nbsp;Yağmur Öztekin,&nbsp;Dilara Koldaş,&nbsp;Cudi Ahmet Gürmen,&nbsp;Doruk Çelikel,&nbsp;Bora Akın&nbsp;ve&nbsp;Piraye Büyükacaroğlu'ndan oluşan&nbsp;İYK&nbsp;takımı&nbsp;Türkiye Optimist Takım Şampiyonluğu’na adını yazdırdı,&nbsp;GS Yelken Şubesi&nbsp;ikincilik,&nbsp;Yalıkavak Yelken Kulübü&nbsp;üçüncülük elde etti.&nbsp;“En Centilmen Kulüp”&nbsp;ödülünü ise&nbsp;FB Doğuş Yelken Şubesi&nbsp;kazandı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/opti_takim_iyk_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/opti_takim_iyk_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/opti_takim_iyk_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/opti_takim_iyk_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/opti_takim_iyk_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/opti_takim_iyk_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<br />
TYF Yelken Ligi Optimist 3. Ayak “Yıldızlar Kupası”nda&nbsp;beşinci&nbsp;gün yapılan&nbsp;son yarışlarla&nbsp;oluşan genel sıralamaya göre&nbsp;2026&nbsp;Optimist&nbsp;Milli Takım kadrosu&nbsp;da belirlendi.&nbsp;İYK’dan&nbsp;üç sporcu Optimist Milli Takımı’na girmeye hak kazandı.&nbsp;<br />
Doruk Çelikel&nbsp;ve&nbsp;Bora Akın 2026 Optimist Dünya Şampiyonası’nda,&nbsp;Yağmur Öztekin&nbsp;ise&nbsp;2026 Optimist Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ZÜHAL ŞİLEBİ ARMATÖRÜ DR.NİHAT ARKAT</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/zuhal-silebi-armatoru-drnihat-arkat-5707</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/zuhal-silebi-armatoru-drnihat-arkat-5707</guid>
                <description><![CDATA[ZÜHAL ŞİLEBİ ARMATÖRÜ DR.NİHAT ARKAT]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zonguldak Belediye Başkanlarından&nbsp;<br />
Ve Zühal vapurunun Armatörü Dr. Derviş Nihat Arkat&nbsp;<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(16).jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><em>İrfan Özgen tarafından renklendirilmiş olan fotoğrafta; karaya sürüklenmiş Karadeniz Vapuru,sancak bordasında Alemdar Tahliste gemisi ve geri planda &nbsp;hemen &nbsp;kıç tarafına kadar karaya sürüklenmiş Zühal vapuru görülmektedir. (Kaynak:Zonguldak Nostalji)</em></p>

<p>Türk Armatörleri Birliği Üye defterlerinde <strong>Dr. Nihat Arkat </strong>hakkında bilgiler esas olmak üzere tespit ettiğim kimlik bilgisi şöyledir; Kıbrıs’lı Aziz Arkat ve Meryem Arkat’ın oğlu 1309 -1893 Kıbrıs doğumlu Dr. Nihat Arkat Türk Armatörleri Birliği’nin 29 Nisan 1940 tarihli toplantısında 38.ci üye olarak kaydoldu. Eşi Sıdıka Arkat, çocukları Perihan ve Jale Arkat’tı. Kız kardeşleri Sabiha ve Sevim’di.&nbsp;<br />
Sevim Arkat, Maden Mühendisi Azmi Halûlu ile evlenmiştir.&nbsp;<br />
Dr. Nihat Arkat 2 Şubat 1966 Çarşamba günü İstanbul’da 73 yaşında vefat etti. Cenazesi 3 Şubat 1966 Perşembe günü Teşvikiye Camii’nde kılınan öğle namazını müteakiben Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı’nda defnedildi.&nbsp;<br />
Bazı sicil kayıtlarında soyadı “Arkad” olarak geçmektedir. Doğrusu vefat ilanında görüleceği üzere “Arkat”tır. Sahibi olduğu <strong>“Zühal” </strong>vapuru 20 Haziran 1943 günü Karaburun sahilinde fırtınaya yenik düşerek battığından ve başka bir gemisi de bulunmadığından 13 Temmuz 1943 tarihi itibarıyla üyelikten ve Birlik’ten ayrıldı. Yazıhane adresi; Galata, Mesruriye Han K.3 Karaköy’dü. Ev adresi Ayazpaşa, İzmir Palas D.1 Taksim’di.&nbsp;</p>

<p>Türk Armatörleri Birliği Üye defterlerinde Dr. Nihat Arkat hakkında bilgiler esas olmak üzere tespit ettiğim kimlik bilgisi şöyledir; Kıbrıs’lı Aziz Arkat ve Meryem Arkat’ın oğlu 1309 -1893 Kıbrıs doğumlu Dr. Nihat Arkat Türk Armatörleri Birliği’nin 29 Nisan 1940 tarihli toplantısında 38.ci üye olarak kaydoldu. Eşi Sıdıka Arkat, çocukları Perihan ve Jale Arkat’tı. Kız kardeşleri Sabiha ve Sevim’di.&nbsp;<br />
Sevim Arkat, Maden Mühendisi Azmi Halûlu ile evlenmiştir.&nbsp;<br />
Dr. Nihat Arkat 2 Şubat 1966 Çarşamba günü İstanbul’da 73 yaşında vefat etti. Cenazesi 3 Şubat 1966 Perşembe günü Teşvikiye Camii’nde kılınan öğle namazını müteakiben Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı’nda defnedildi.&nbsp;<br />
Bazı sicil kayıtlarında soyadı “Arkad” olarak geçmektedir. Doğrusu vefat ilanında görüleceği üzere “Arkat”tır. Sahibi olduğu “Zühal” vapuru 20 Haziran 1943 günü Karaburun sahilinde fırtınaya yenik düşerek battığından ve başka bir gemisi de bulunmadığından 13 Temmuz 1943 tarihi itibarıyla üyelikten ve Birlik’ten ayrıldı. Yazıhane adresi; Galata, Mesruriye Han K.3 Karaköy’dü. Ev adresi Ayazpaşa, İzmir Palas D.1 Taksim’di.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(18).jpg" style="height:476px; width:800px" /></p>

<p><em>Bella Palas Oteli ; Okla gösterilen yer şimdiki Valilik binasının olduğu alan...<br />
Ortadaki uzun katlı bina Bella Palas Oteli... (sonradan Sümer Oteli).Otelin arkasında yamaçtaki evler İtalyan'ların lkamet ettiği mahalle. (İtalyan Mahallesi)<br />
&nbsp;(Kaynak: Zonguldak Nostalji)</em></p>

<p>Mesleğine son derece bağlı ve dikkatli olan Dr. Derviş Nihat Arkat Fransız Hastanesi'nde Fransız doktorlarla ameliyatlara katılmış ve ilerlettiği Fransızcası sayesinde Fransız doktorlarla çok iyi iletişim kurarak mesleğinde ilerlemiştir. Fakat I. Dünya Harbi yıllarında Fransızlar, Zonguldak'ı işgal edince kendisi de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne katılır. Hükümet Konağı henüz İstanbul'a bağlı olduğu için ve Fransızlar İstanbul'dan bizzat icazet alarak Zonguldak'a asker çıkardığından dolayı hükümet tabipliğinden ayrılır. Zonguldak Belediye'sine geçer. Buradan da; belediye ile diğer kurumlar ayrı taraflarda, Zonguldak Belediyesi Mustafa Kemal tarafında olduğu anlaşılıyor.&nbsp;<br />
Kurtuluş Savaşı sırasında Dr. Derviş Nihat Arkat, Zonguldak Limanı'na gelen İtalyan ve Fransız gemilerinde Müslüman olan askerlerle gizli gizli iletişime geçerek; onlarla iş birliği yapıp, silah ve mühimmat tedarik etmeye başlar. Bu silahlar ilk önce Zonguldak Limanı'na gelen kömür gemileri ile gizli gizli İnebolu'ya, oradan da Kuvva-i Milliye ordusuna gönderilmekteydi. Silahlarla birlikte kaçak yollarla kömürle yollanıyordu.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(16).jpg" style="height:744px; width:800px" /></p>

<p><em>Zonguldak’taki ilk beton Yolcu İskelesi Zonguldak Valisi Halit Aksoy ve Belediye Başkanı&nbsp;<br />
Dr. Derviş Nihat Arkat döneminde hizmete girmiştir. Kaynak: Zonguldak Nostalji.&nbsp;</em></p>

<p>Zonguldak'ın yönetimi Fransızların denetiminde olduğundan, devlete ait kurumlarda, İstanbul'un gönderdiği Padişah'a bağlı memurlar vardır. Zonguldak'ta görev yapan bir maliye memuru Dr. Derviş Nihat Arkat'ın Anadolu’ya Mustafa Kemal'in askerlerine silah kaçırdığını öğrenince telgraf ile İstanbul'a şikâyet eder. Hemen 15 arkadaşı ile birlikte haklarında idam kararı çıkınca, o sıralarda daha güçlü örgütlenen Devrek Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ne sığınırlar. Orada Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başında Müftü Abdullah Sabri Efendi vardır. Bir süre burada saklanırlar... Bu sırada olayı duyan Mutasarrıf (Muhtemelen Cevat Rıfat Bey) araya girerek idam kararını kaldırır.&nbsp;</p>

<p>Zonguldak Fransız esaretinden kurtulduğunda, bu kahramanlığı dolayısı ile Ankara Hükümeti tarafından milletvekili olması teklif edilir. Fakat Dr. Derviş Nihat Arkat, Zonguldak'ta kalmak ister ve mesleğine geri dönmeye karar verir. Kurtuluş Savaşı sonrasında Ankara Hükümeti kendisini Madalya ile ödüllendirmiştir. İstanbul'dan tanıştığı Sıdıka Hanım ile evlenen Dr. Derviş Nihat Arkat ailesinin Perihan ve Jale adında iki kızı olur. Dr. Derviş Nihat Arkat bu savaş yıllarında bir türlü öğrenimini devam ettirememiş ve 1927 yılında nihayet, Paris Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne giderek orada dünyaca ünlü çocuk doktoru bir Profesörün yanında çalışarak, uzmanlığını tamamlamış ve bir çocuk doktoru olarak yine Zonguldak'a geri dönmüştür. Zonguldak'ta tanınan sevilen bir doktor olmasından dolayı, 1931 yılında Zonguldak Belediye Başkanı olmuştur.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(14).jpg" style="height:540px; width:800px" /><br />
Dr. Derviş Nihat Arkat’ın başkanlığa geldiği yıl, 1931 yılı Atatürk'ün Zonguldak’a geldiği yıldır. Bu görevde üç yıl kalan Dr. Derviş Nihat Arkat aynı zamanda doktorluk görevine devam etmiştir. Notre Damme de Sion mezunu olan kızı <strong>Jale Arkat</strong>, Fransız yazarların eserlerinden çeviriler yapardı. Bu çevirilerinden biri ünlü Fransız roman ve uzun öyküler yazarı Guy de Maupassant’ın “Boule de Suif” başlıklı uzun öykü kitabından yaptığı çeviridir. <strong>“Yağ Tulumu”</strong> başlığı ile 1940 yılı Vakit Gazetesi’nde yayınlanan bu öykü, sonraki yıllarda muhtelif yayın evleri tarafından da başka çevirilerle yayınlanmış ve geniş okur kitlesi ile karşılaşmıştı. Jale Arkat birçok bağışlarıyla da takdir görmüştür.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(9).jpg" style="height:459px; width:800px" /></p>

<p><em>Dr.Derviş Nihat Arkat İlkokulu</em></p>

<p>Zonguldak’ta Bahçelievler Mahallesi sınırlarındaki Ahmet Erdoğan İlkokulu daha kullanışlı ve modern hale getirilmesi için yıkılmış ve “Ahmet Erdoğan” ismi Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na taşınarak “Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu” olarak değiştirilmişti. Bağışçısı Zonguldaklı iş adamı Ahmet Erdoğan’ın ismi, 2010 yılında İbn-i Sina Kampüsünde yaptırılan yeni binasına taşınmıştır.<br />
Jale Arkat Zonguldak'ta babasından miras olarak kalan arsayı okul için bağışlamış ve arsaya yapılan okula <strong>“Dr. Derviş Nihat Arkat İlkokulu”</strong> ismi verilmiştir. Ayrıca Belediye Meclisi tarafından bir sokağa adı verilmiştir.&nbsp;<br />
Dr. Derviş Nihat Arkat 1923 yılında aynı zamanda Zonguldak isimli gazetenin ilk sorumlu müdürü olarak da görev yapmıştır. Zonguldak’ta gazeteciliği başlatan ilk isim olan Tahir Karauğuz’dur Kastamonu’dan Zonguldak’a yerleştikten sonra Açıksöz’e yazılarını göndermeye devam etmiştir. 23 Mart 1923’te yayın hayatına başlayan Zonguldak’ın ilk sayılarında, Tahir Karauğuz o sırada Erkan-ı Harbiye İstihbarat Zabitliği ve Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi’nin Zonguldak İstihbarat Müdürlüğü görevlerinde bulunduğu için gazetenin İmtiyaz Sahibi M. Kazım (İlsev) Bey olmuştur. Zonguldak gazetesinin ilk Mesul Müdürü ise Doktor Derviş Nihat (Arkat) Bey olmuştur. Olumsuz Bir Belge Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı’ndan akademisyen Sedat Akdeniz “Genç Mütefekkirler Dergisi” ndeki - “Cumhuriyet Halk Partisi teftiş raporlarında Zonguldak (1938-1940)” başlıklı makalesinde Dr. Derviş Nihat Arkat hakkında olumsuz bir olayı nakletmektedir.&nbsp;<br />
Dr. Derviş Nihat Arkat II. Dünya Harbi yılları başında İstanbul’a yerleşmiştir. Adresi; Ayaspaşa Kamarot Sokak, İzmir Palas Apt. No.1 idi. Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’nin bunduğu Kamarot Sokak daha sonra Miralay Şefik Bey Sokak adını almıştır. Bu sokakta Ankara Palas, İstanbul Palas, Şen Yuva apartmanından sonra aralarında arsalar olan yan yana iki İzmir Palas No.8 apartmanı vardı.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(8).jpg" style="height:541px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>Bir Fotoğraf Dr. Derviş Nihat Arkat (Solda koltukta oturan kişi) ve kayınbiraderi Karaelmas Müdürü Maden Mühendisi Azmi Halûlu’nun (Okla işaret edilmiş- Ayakta) Müdür Evi’nde çekilmiş bir fotoğraf (1946-47). Kaynak: Zonguldak Nostalji /Yüksel Yıldırım.&nbsp;</em></p>

<p><strong>Dr. Derviş Nihat Arkat</strong>, Azmi Halûlu’nun eniştesi idi. Müdür Evi olarak bilinen, şimdi “Karaelmas Maden Şehitleri Müzesi” olarak tamamlanan yapının önünde çekilmiş hatıra fotoğrafındaki çocuk o günün hayattaki tek canlı tanığı Bora Ayyıldız fotoğraf konusunda şunları yazmış; “Fotoğrafın çekildiği günü hatırlıyorum koloni olarak bir pazar günü toplanılmıştı. Anneler, hanımlar içeride, beyler ise bahçedeler. Babam ise onmaz bir işkolik olarak mesai yapıp ocaktan çıktığı kıyafeti ile bahçe partisine ancak yetişip kıyafet değiştirme olanağı bulamamıştır. Babamın arkasında ayaktaki Napolyon duruşu pozundaki ev sahibi Azmi Halûlu’dur. Arkada parmaklıkların içinde kalan yamaç nefis bir Osmanlı Çileği bahçesiydi... Fotoğrafın ait olduğu dönem Bölge Müdürü Azmi Halûlu’nun o konutta oturduğu 1946 veya 1947 yılı olması lazım. Ondan evvel Bölge Müdürü Hulusi Orpen idi ve konutta oturmakta idi.”&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(4).jpg" style="height:104px; width:800px" /></p>

<p><em>Lloyd’s Register of Shipping 1936 yıllığında Zühal vapuru kaydı.</em></p>

<p>Armatör Kimliği ile Dr. Derviş Nihat Arkat Dr. Derviş Nihat Arkat İstanbul’daki yaşamında çocuk doktoru olarak mesleğine de devam ederken, Zonguldak’ta edildiği deneyimlerine dayalı olarak <strong>“Zühal”</strong> adındaki bir genel yük vapuru satın almıştır. Bu vapur 1861’de C.Lungley, Londra Tersanesi’nde W.Tulley &amp; Co. Hull firması adına <strong>“Baron Hambro”</strong> adıyla inşa edilmişti. Satılmış ve “Taras Boulba”, “Olga Methenity”, “ Vera Geelmuyden”, “Nadina” adıyla seferler yaptıktan sonra, 1922’de İstanbul’dan Dr. P.Matyas satın almış ve <strong>“Kandilli”</strong> adını vermiştir. Beş sene sonra İstanbul’dan Dillizâde Mehmet Bey satın almış ve &nbsp;1928’de İstanbul’dan Madenci Arif, satın alarak ve <strong>“Zühal”</strong> adını vermiştir.. Dört yıl çalıştırdıktan sonra İstanbul’dan Mehmet Cevdet ve İsmail Hakkı’ya satılan “Zühal” vapuru &nbsp;son kez Dr. Derviş Nihat Arkat tarafından satın alınmıştır.<br />
1936 yılında 75 yaşında olan bu vapurun armatörü &nbsp;olan Dr. Derviş Nihat Arkat adını değiştirmemiş ve &nbsp;Kasım 1939’da Zonguldak’da hakim olan fırtınada karaya sürüklenmiş, hayli zaman sonrasında kurtarılmıştır . 20 Haziran 1943 günü Karadeniz’de Zonguldak’tan kömür yüklü olarak İstanbul’a seyri sırasında Karaburun civarında karaya düşerek batmıştır.&nbsp;</p>

<p><strong>Zühal Vapuru davası&nbsp;</strong><br />
Zühal Vapuru’nun zoraki bir emirle aşırı kömür yüklemesi yapması sonrası battığını ileri süren Dr. Nihat Arkat Ulaştırma Bakanlığı aleyhine tazminat davası açmıştır. Danıştay Kararlar Dergisi 31 Mart 1946 tarihli nüshasında yer alan dava metni şöyledir; Beşinci Daire E: 45/1265 K: 24G Dava Eden: Dr. Nihat Arkat- İstanbul Ayaspaşa Kamarot Sokak, İzmir Palas Ap. No. 1 de. Vekilleri: Avukat Hamit Şevket İnce ve Rauf Sevin Ankara Toygar Ap. No. 4 de. Dava Edilen: Ulaştırma Bakanlığı. Davanın Özetin: Millî Korunma Kanununun 36’ncı maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayınlanan 116 sayılı koordinasyon kararıyla müvekkilinin sahip ve mutasarrıf olduğu 800 hamule tonluk Zühal Şilebi’nin hizmete sevk ve seferlerinin tertip ve tanzimi hususlarının Ulaştırma Bakanlığına bırakıldığı ve 316/446 sayılı koordinasyon kararlarıyla de Türk limanlan arasında yapılacak maden kömürü nakliyatının tabi olacağı azami navlunlarla gemilerin tonajlarına göre hizmete sevk ve uğrayacakları iskelelerin tespit edildiği ve Havza - Karaburun hattına işleyerek şileplerin 1000-2000 hamule tonlu şileplerle icrasına 446 sayılı karara bağlı 1 numaralı cetvelde gösterildiği ve bu suretle seyri seferin nakliyatın lüzum ve ehemmiyetine ve deniz vasıtalarının kabiliyet ve tahammüllerine göre tertip ve tanzimi gerekirken müvekkiline ait Zühal Şilebinin mezkûr kararların hüküm ve sarahati dışında 800 ton kömür hamulesi ile Karaburun’a gönderildiği ve fırtınalı bir havada 21/6/1943 gününde batmasına sebebiyet verildiği ve batmanın geminin mevzuat hilâfına hizmete sevk edilmesinden ileri geldiği ve uğradıkları zararın tazmini hakkındaki dileklerinin de ret olunduğu beyanı ile vâki ret kararının iptali ve geminin battığı tarihteki değerinin tazmini isteminden ibarettir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(3).jpg" style="height:800px; width:673px" /><br />
&nbsp;<em>Yüksel Yıldırım/Zonguldak Nostalji arşivindeki fotoğraflar: (1) Zühal Vapuru &nbsp;karaya sürüklenmiştir. Fırtınada (2) Karadeniz Vapuru da demir taramış ve &nbsp;Zonguldak Fransız Kömür şirketi/Konsolosluğu ve sonraki yıllarda İşçi Müdürlüğü binası &nbsp;sahilinde karaya oturmuştur. (3) Alemdar Tahlisiye Gemisi Karadeniz Vapuru’nu kurtarmak üzere Zonguldak’a gönderilmiştir.</em></p>

<p>Savunmanın Özeti: Dava dilekçesinin 3546 sayılı kanuna uygun olmadığı süre aşımı bulunduğu ve 316 ve 446 sayılı kararla gemilerin azami navlunlarının tespit edildiği yoksa gemilerin tonajları itibariyle belli limanlarda sefer yapabileceklerinin düzenlenmediği ve Zühal Şilebi sefere liyakat şahadetnamesini (Denize Elverişlilik) haiz bulunduğundan bütün sahillerde herhangi bin hizmete senenin herhangi bir ayında tahsis edilebileceği ve davacının sigorta bedelini aldığı yolundadır.&nbsp;<br />
Savcının düşüncesi: Dava dilekçesi esaslı bir noksanlığı haiz değildir. Diğer taraftan geminin hizmete şevkine nazaran dava süresinin hesabı mümkün olamaz. Zararın tahassülünden (Sonuç olarak ortaya çıkmak) itibaren idareye müracaatla alınacak cevap süreye esas teşkil eder. Bu nedenle İdari davalar için tayin edilmiş olan 90 gün zarfında adli mahkemede dava açıldığı ve oradan alınan görevsizlik kararı üzerine Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanun da yazılı süre zarfında Danıştay’a gelindiği anlaşıldığından süre aşımı def'i (Borçluya kaçınma hakkı) yerinde değildir. Davacının dava hakkı olup olmadığı meselesine gelince; Millî Korunma Kanunu bu gibi hallerde verilecek tazminat miktarı hakkında esas vazetmiştir. Bu esas da geminin 1/9/1939 tarihinden evvelki son satış bedelidir. Davada bahse konu olan geminin bu yoldaki hizmeti ise on bin liradır. Davacı vekilinin duruşmada irat ettiği haller, Millî Korunma Kanunu’nun koyduğu esas karşısında kanuni bir mesnede dayanmamaktadır. Diğer taraftan gemi sigortalı olduğundan batması üzerine davacı on beş bin lira sigorta bedelini almıştır. Ticaret kanununa göre, artık davacının değil, sigortacının dâva hakkı bahse konu olabilir. Bu sebeplerle dilekçenin reddi düşünülmüştür.&nbsp;<br />
Türk Ulusu Adına Hüküm verilen Danıştay 5.inci Dairesi tarafından işin gereği düşünüldü; Dava dilekçesinde esaslı bir şekil eksikliği bulunmadığı ve zararın vukuu tarihi ile adli mahkemeye başvurma tarihi ve adli mahkemenin vazifesizlik kararıyla idari mahkemeye başvurma tarihleri arasında geçen sürelerde kanunen belli süreyi aşmamış bulunduğu cihetle bu hususlara yöneltilmiş def’iler (Borçluya kaçınma hakkı) yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine gidildi. Millî Korunma Kanununun 4180 sayılı kanunla değişik 36.cı maddesine göre nakil vasıtalarının hükümetçe hizmete tahsisi idareye bir kusur atfı isnat ve ispat edilmiş olmadıkça esas itibariyle bağımsız bir tazmin sebebi teşkil edemez. Kusur halinde bu tazminin hududunu hükümete, satın alma yetkisini vermiş olan ayni maddede, deniz nakil vasıtalarının 1/9/1939’dan evvel son satış bedelleri teşkil temek lâzım gelir. Hadise zamanından cari kararnamelerde muayyen miktarda tonajı havi gemilerin belli limanlara şevki yolunda alınmış bir karar mevcut olmadığı gibi 446 sayılı koordinasyon kararına bağlı olup bahis konusu edilen bir numaralı cetvelde Havzadan gemilerle nakil olunan maden kömürü için ödenecek navlun tarifesinden ibarettir. Bu tarife cetveli ile 601’den 1000 tonaja kadar olan gemilerin Karaburun’a uğradığının gösterilmiş olması, cetvelin aşağı kısımlarında daha yukarı tonajların ve hatta 4000 tonajı geçen vapurların bile aynı ve diğer bazı limanlara uğramadığı gösterilmiş bulunmasına göre, 1000 tonajdan aşağı bir geminin Karaburun’a tahsis edilmiş olmasının alınan kararlara aykırı bir hizmet kusuru bulunduğu iddiası, bu cetvele dayanılarak ileri sürülmez. Davacının gemisinin 1/9/1939 tarihine rastlayan bedeli onbir bin lira olmasına ve sigorta bedeli bulunan 15 lirayı da almış bulunmama göre filhal (O anda) geminin bedeli fevkinde bir tazminat iddiası da bahis konusu edilemez. Şu durum karşısında mesnedi (Dayanağı) bulunmayan davanın reddine ve peşin alınan 751 lira nisbî harçtan 400 kuruş ilâm harcının mahsubu ile 747 liranın davacıya iadesine 13/2/1946 gününde oybirliğiyle karar verildi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O9(3).jpg" style="height:526px; width:500px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Dr. Nihat Arkat’ın 3 Şubat 1966 günkü Cumhuriyet ve&nbsp;<br />
Milliyet Gazetelerinde yayınlanmış olan Vefat ilanı.&nbsp;</em></p>

<p><strong>Dr. Derviş Nihat Arkat Vefat Ediyor&nbsp;</strong><br />
Merhum Aziz Bey ile merhume Meryem Hanım’ın oğlu, Sıdıka Arkat’ın sevgili eşi, Perihan ve Jale Arkat’ın sevgili babası, Sabiha, Sevim ve Azmi Halûlu'nun eniştesi Dr. Derviş Nihat Arkat 2 Şubat 1966 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Cenazesi 3 Şubat Cuma günü Teşvikiye Camii’nde kılınan öğle namazını takiben Zincirlikuyu Mezarlığı’nda sonsuzluğa uğurlandı. Vefatından hayli yıllar sonrasında kızı Jale Arkat Zonguldak’ta babası adına bir okul vakfetmiştir. 2016 yılında inşaatı yapılan Dr. Derviş Nihat Arkat İlkokulu başarılı eğitim öğrenim hizmetleriyle de takdir görmektedir.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:08:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Paradigmanın İflası...</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/paradigmanin-iflasi-5706</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/paradigmanin-iflasi-5706</guid>
                <description><![CDATA[Paradigmanın İflası...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em>Ateşkes, yalnızca 40 gün süren, barut ve kan kokulu bir çatışmayı durdurmadı; aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana üzerine titrediğimiz, ezberlediğimiz ve sığındığımız küresel sistemin tabutuna son çiviyi çaktı.</em></p>

<p>Bu sabahın erken saatlerinde sağlanan ateşkes, yalnızca 40 gün süren, barut ve kan kokulu bir çatışmayı durdurmadı; aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana üzerine titrediğimiz, ezberlediğimiz ve sığındığımız küresel sistemin tabutuna son çiviyi çaktı.</p>

<p>Fikret Başkaya’nın o meşhur&nbsp;<em>Paradigmanın İflası</em>&nbsp;kitabını okuyanlar bilir; eser, sarsılmaz sanılan resmi ezberlerin ve sistemlerin kendi ağırlıkları altında nasıl çöktüğünü anlatır. Bugün bu başlığı, küresel jeopolitik, uluslararası hukuk ve askeri strateji için kullanmak zorundayız. Zira 40 gün süren İran ile ABD-İsrail savaşı, bize eski dünyanın araçlarının, kurallarının ve devasa platformlarının artık tamamen hükmünü yitirdiğini sahada kanıtladı.</p>

<h3><strong>Uluslararası Hukukun İğdiş Edilişi</strong></h3>

<p>Karşımızdaki ilk ve en yakıcı iflas, uluslararası hukukun bizzat mimarları tarafından enkaz haline getirilmesidir.</p>

<p>Savaşın patlak veriş şekli ve ABD'nin saldırgan taraf olarak konumlanması, uluslararası hukukun en temel, emredici normu olan&nbsp;<em>jus cogens</em>&nbsp;kurallarının açık bir ihlaliydi. Bununla da kalınmadı; ABD Başkanı Trump'ın "İran medeniyetini yok ederim" şeklindeki tüyler ürpertici tehdidi, sadece Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 2. maddesinde yer alan "güç kullanma tehdidi ve güç kullanma yasağının" çöpe atılması değil, aynı zamanda alenen bir insanlık suçu manifestosuydu.</p>

<p>Peki ne oldu? Uluslararası sistemin sigortası olması gereken BM, derin bir felç hali yaşadı. Sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen, omurgalı ve saygı duyulacak birkaç devletin cılız itirazları dışında, o çok övülen "uluslararası toplum" adeta buharlaştı. Hukukun üstünlüğü yerini, kaba gücün fütursuzluğuna bıraktı. Bu, sadece bir sistemin krizi değil, hukuki paradigmanın tam ve kesin iflasıdır.</p>

<h3><strong>Çeliğin Kibrine Karşı Aklın Zaferi: Askeri Bir 'Paradigma Kayması'</strong></h3>

<p>Yaşadığımız ikinci büyük kırılma ise askeri kuvvet ve operasyon tekniklerinde yaşandı. Buna bir iflastan ziyade, devasa bir&nbsp;<em>paradigm shift</em>&nbsp;(paradigma kayması) demek çok daha doğru olacaktır.</p>

<p>Yıllardır milyarlarca dolar harcanarak inşa edilen yenilmezlik mitleri, bu 40 günlük sahada sınandı. Dünyanın okyanuslardaki jandarması olan ve bir şehrin nüfusunu barındıran devasa uçak gemileri, havacılık harikası olarak pazarlanan F-35'ler veya göklerin yaşlı ama ölümcül kaleleri B-52 bombardıman uçakları... Tüm bu dev ve hantal platformların, devirlerini fiilen doldurdukları ortaya çıktı.</p>

<p>Savaş bize gösterdi ki; milyar dolarlık bu stratejik platformlar, maliyeti yüz bin doları bile bulmayan otonom sürüler, kamikaze dronlar ve akıllı seyir füzeleri karşısında son derece kırılgan ve savunmasızdır. Asimetrik harp, simetrik kibri yenmiştir.</p>

<p>Büyük strateji ustası Sun Tzu, yüzyıllar öncesinden bugünün savaş meydanını şu sözlerle özetler gibidir:</p>

<p><em>"Savaşta başarılı olmak, suyun doğasına benzer. Su, yüksekten kaçar ve aşağıya doğru akar. Tıpkı suyun kendi akışını üzerinde aktığı toprağın doğasına göre şekillendirmesi gibi, asker de zaferini karşısındaki düşmanın durumuna göre şekillendirir."</em></p>

<p>Esneklikten yoksun, maliyetli ve hantal "goliath"lar, çevik, ucuz ve sürprizlerle dolu "davud"ların sapan taşları karşısında çaresiz kalmıştır.</p>

<h3><strong>Yıkıcı Gücün Demokratikleşmesi ve Yeni Gerçeklik</strong></h3>

<p>Bu savaşın bize gösterdiği bir diğer hayati paradigma kayması da "Stratejik Caydırıcılığın Demokratikleşmesi"dir.</p>

<p>Eskiden düşmanının başkentini veya kritik altyapısını felç etme yeteneği, sadece trilyon dolarlık ekonomisi olan süper güçlerin tekelindeydi. Ancak bu 40 gün gösterdi ki; artık nispeten dar bütçeli, ambargolarla boğuşan bölge ülkeleri dahi, ucuz ama yüksek teknolojili asimetrik araçlarla küresel güçlere devasa stratejik bedeller ödetebiliyor. Yıkıcı güç artık tekelleşmiş değil, dağıtık ve erişilebilirdir. Bu durum, "Benim ordum büyük, istediğimi yaparım" doktrinini sonsuza dek tarihe gömmüştür.</p>

<p>Sonuç olarak; silahlar şimdilik sustu, duman dağılıyor. Ancak ortada geri dönülecek bir "eski normal" yok. Uluslararası hukukun naif metinlerine güvenmenin bedelinin ağır olduğu, devasa savaş makinelerinin birer çelik tabuta dönüşebileceği yeni bir çağa uyandık.</p>

<p>Paradigma iflas etti. Artık yeni dünyanın parametrelerini, bu acı gerçekler üzerinden yeniden okumak zorundayız. Suyu okuyamayanlar, okyanusta boğulmaya mahkumdur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:27:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD; \&quot;Hegemon Güç\&quot; Olma Niteliğini Kaybediyor mu?</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/abd-hegemon-guc-olma-niteligini-kaybediyor-mu-5705</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/abd-hegemon-guc-olma-niteligini-kaybediyor-mu-5705</guid>
                <description><![CDATA[ABD; \"Hegemon Güç\" Olma Niteliğini Kaybediyor mu?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em>&nbsp; Güç bir kılıç gibidir; kınında durduğu sürece caydırıcıdır, çekildiği anda ise hem kendini hem taşıyanını sınava tabi kılar.</em></p>

<p>Uluslararası ilişkiler teorisinin en kadim meselelerinden biri, gücün ne olduğu değil, nasıl kullanılması gerektiğidir. Clausewitz'den Morgenthau'ya, Sun Tzu'dan Mearsheimer'a uzanan geniş bir entelektüel hat, şu temel aksiyom üzerinde mutabıktır: askeri güç, nihai tahlilde, kullanılmadığı müddetçe en yüksek stratejik değerini muhafaza eder. Güç bir kılıç gibidir; kınında durduğu sürece caydırıcıdır, çekildiği anda ise hem kendini hem taşıyanını sınava tabi kılar. İşte Amerika Birleşik Devletleri'nin uçak gemileri meselesi, tam da bu aksiyomun çağdaş dünya düzenindeki en dramatik sınavıdır.</p>

<p><strong>Potansiyel Güç Kavramı ve Deniz Hâkimiyeti Doktrini</strong></p>

<p>Alfred Thayer Mahan'ın 19. yüzyıl sonlarında formüle ettiği deniz hâkimiyeti doktrini, Amerikan stratejik düşüncesinin omurgasını teşkil etmiştir. Mahan'a göre okyanusları kontrol eden, dünya ticaretini kontrol eder; dünya ticaretini kontrol eden ise küresel siyasetin seyrini tayin eder. Bu doktrinin 20. yüzyıldaki en somut tezahürü, kuşkusuz uçak gemileri olmuştur. İkinci Dünya Savaşı'ndan itibaren Amerikan donanması, on bir adet nükleer tahrikli uçak gemisiyle — ki her biri yüzen bir hava üssü mahiyetindedir — dünya denizlerinde rakipsiz bir güç projeksiyonu kapasitesi inşa etmiştir.</p>

<p>Ancak burada dikkatle not edilmesi gereken bir husus vardır: bu uçak gemilerinin stratejik değeri, büyük ölçüde "potansiyel tehdit" olarak varlıklarını sürdürmelerinden neşet etmiştir. Soğuk Savaş boyunca Amerikan uçak gemileri, Akdeniz'den Pasifik'e, Hint Okyanusu'ndan Kuzey Atlantik'e devriye gezmişlerdir. Fakat asıl işlevleri, fiili çatışmaya girmek değil, mevcudiyetleriyle rakip aktörleri caydırmaktı. Bir Amerikan uçak gemisi savaş grubunun herhangi bir bölgeye intikali, tek başına diplomatik bir mesaj teşkil ediyordu: "Buradayız ve müdahale kapasitemiz tamdır." Bu mesajın etkinliği, paradoksal biçimde, söz konusu kapasitenin hiçbir zaman tam anlamıyla sınandırılmamış olmasından kaynaklanıyordu.</p>

<p>Uluslararası ilişkiler literatüründe bu durum, "caydırıcılık paradoksu" olarak kavramsallaştırılır. Caydırıcılık, ancak ve ancak tehdidin inandırıcı fakat aynı zamanda uygulanmamış kaldığı müddetçe işler. Tehdit uygulamaya konulduğu anda, ya başarılı olup rakibi tamamen bertaraf eder — ki bu nadiren mümkündür — ya da başarısız olarak caydırıcılığın kendisini aşındırır. İkinci ihtimal, gücün meşruiyetini ve algılanan kapasitesini telafisi güç biçimde zedeler.</p>

<h2><strong>Silah-Dolar Koalisyonu</strong></h2>

<p>Uçak gemilerinin stratejik işlevini doğru kavrayabilmek için, Amerikan hegemonyasının salt askeri boyutunun ötesine geçmek gerekmektedir. 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çökmesi ve doların altın karşılığının kaldırılmasıyla birlikte, ABD eşi görülmemiş bir küresel ekonomik ayrıcalık elde etmiştir. Bu tarihten itibaren dünya enerji ticaretinin — bilhassa petrol alım satımının — münhasıran ABD doları üzerinden yapılmasını sağlayan "petrodolar" sistemi, Amerikan ekonomisinin yapısal bütçe açıklarını finanse eden, küresel tasarrufları Amerikan hazine bonolarına kanalize eden ve Washington'a rakipsiz bir ekonomik kaldıraç bahşeden bir mekanizmaya dönüşmüştür.</p>

<p>Ne var ki bu sistemin sürdürülebilirliği, yalnızca finansal kurallara veya diplomatik mutabakata dayanmıyordu. "Silah-Dolar koalisyonu" (Weapon-Dollar coalition) olarak kavramsallaştırılan bu yapıda, doların küresel rezerv para birimi statüsünün nihai teminatı, Amerikan askeri gücüydü. Petrol üreten devletlerin — bilhassa Körfez monarşilerinin — güvenlik şemsiyesi karşılığında enerji ticaretini dolar ile yapmayı kabul etmeleri, bu koalisyonun temelini teşkil etmiştir. Dolayısıyla Amerikan uçak gemileri, yalnızca askeri platformlar değil, aynı zamanda doların küresel itiraz edilemezliğinin ve uluslararası finansal düzenin yüzer garantörleri olarak görev ifa etmişlerdir.</p>

<p>Bu perspektiften bakıldığında, uçak gemilerinin "kullanılmamasının" stratejik değeri çok daha berrak biçimde anlaşılmaktadır. Söz konusu gemiler denizlerde potansiyel bir tehdit olarak devriye gezdikleri müddetçe, hem askeri caydırıcılığı hem de petrodolar döngüsünü eşzamanlı olarak muhafaza ediyorlardı. Güç kullanıma sokulduğu anda ise yalnızca askeri caydırıcılık değil, bu caydırıcılığın üzerine inşa edilmiş tüm ekonomik hegemonya da risk altına girmiş olmaktadır.</p>

<h2><strong>Çin Faktörü</strong></h2>

<p>21'inci yüzyılın ilk çeyreğinde küresel güç dengesini köklü biçimde dönüştüren başlıca dinamik, Çin Halk Cumhuriyeti'nin yükselişi olmuştur. Çin, yalnızca ekonomik büyüklük bakımından değil, askeri modernizasyon, teknolojik inovasyon ve bölgesel nüfuz projeksiyonu bakımından da Amerikan hegemonyasını ciddi biçimde tehdit eden bir aktör konumuna yükselmiştir. Bilhassa Güney Çin Denizi'ndeki yapay ada inşaatları, anti-erişim/alan engelleme (A2/AD) stratejileri ve hipersonik füze teknolojisindeki atılımlar, Amerikan deniz üstünlüğünün sorgulanmasına zemin hazırlamıştır.</p>

<p>İşte bu noktada, Amerikan stratejik düşüncesinde bir kırılma yaşanmıştır. Onlarca yıl boyunca uçak gemileri, "sürdürülebilir hegemonya"nın aracı olarak görülmüştü. Ne var ki Çin'in artan kapasitesi karşısında bu sürdürülebilirlik sorgulanır hale gelince, Amerikan karar alıcıları — bilhassa Trump doktrini çerçevesinde — farklı bir soru sormaya başladılar: "Bu denli masraflı bir donanmayı dünya denizlerinde dolaştırmanın maliyetine katlanmaya devam mı edeceğiz, yoksa bu yatırımın getirisini fiilen tahsil etmenin zamanı mı geldi?"</p>

<p>Bu soru, ilk bakışta rasyonel bir maliyet-fayda analizi gibi görünmektedir. Her bir Gerald R. Ford sınıfı uçak gemisinin inşa maliyeti yaklaşık 13 milyar dolardır; yıllık işletme maliyetleri, refakat gemileri ve hava kanadı dahil, milyarlarca doları bulmaktadır. Amerikan vergi mükellefi için bu rakamlar, somut bir getiri beklentisi doğurmaktadır. Trump'ın "meyvesini yiyelim" yaklaşımı, tam da bu beklentinin siyasi ifadesidir.</p>

<p>Ancak bu yaklaşım, stratejik bir yanılsamaya dayanmaktadır. Zira uçak gemilerinin "meyvesi", onların kullanılmamasıdır. Potansiyel güç olarak varlıklarını sürdürmeleri, küresel düzenin istikrarına katkıda bulunmaları, deniz ticaret yollarının güvenliğini teminat altına almaları — bunların tamamı, söz konusu gemilerin "kullanılmaması" sayesinde elde edilen stratejik kazanımlardır. Bu kazanımlar, doğası gereği görünmezdir; tıpkı bir sigorta poliçesinin değerinin, hasar gerçekleşmediği sürece takdir edilmemesi gibi.</p>

<h2><strong>Turnusol Kâğıdı Etkisi</strong></h2>

<p>Potansiyel güç doktrininin çöküşünü en çarpıcı biçimde gösteren vaka, İsrail-İran gerginliği bağlamında yaşanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ile koordineli olarak İran'a yönelik askeri operasyonlarda uçak gemilerini ve F-35 gibi beşinci nesil savaş uçaklarını devreye sokmuştur. Bu hamle, onlarca yıldır potansiyel tehdit olarak muhafaza edilen gücün kinetik bir unsura — yani fiili bir savaş aracına — dönüştürülmesi anlamına gelmektedir.</p>

<p>Sonuçlar, stratejik açıdan son derece öğretici olmuştur.</p>

<p>Operation Epic Fury olarak adlandırılan bu harekâtın mali boyutu, potansiyel gücü kinetik güce dönüştürmenin bedelini çarpıcı biçimde ortaya koymuştur. CSIS analizlerine göre operasyonun yalnızca ilk 100 saatlik faturası 3,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, günlük ortalama harcama 890 milyon dolara ulaşmıştır. Bu devasa kaynak tüketimi, ABD'nin en kritik mühimmat stoklarının — Patriot ve THAAD önleyicileri, Tomahawk seyir füzeleri — tehlikeli seviyelerde erimesine yol açmış; Pentagon komuta kademesi, bu kinetik güç gösterisinin küresel ölçekte ABD'yi savunmasız bırakacağı konusunda siyasi iradeyi uyarmak zorunda kalmıştır. "Meyveyi yiyelim" diyenlerin hesaba katmadığı gerçek, meyvenin bir kez koparıldığında tükendiği, oysa potansiyel gücün — tıpkı ağacın kendisi gibi — ayakta kaldığı sürece mevsimden mevsime ürün vermeye devam edeceğiydi.</p>

<p>Ancak asıl yıkıcı sonuç finansal maliyet değil, sahada ortaya çıkan asimetrik zafiyetler olmuştur. İran'ın nispeten düşük maliyetli hipersonik ve balistik füzeleri, dünyanın en pahalı ve en sofistike savaş platformlarına karşı kayda değer bir tehdit oluşturmuştur. Birkaç milyon dolarlık bir füzenin, milyarlarca dolarlık bir uçak gemisine ciddi hasar verebilme — hatta onu savaş dışı bırakabilme — potansiyeli, asimetrik savaşın en çarpıcı örneği olarak tezahür etmiştir. Bu durum, Amerikan donanmasını uçak gemilerini İran füze menzilinin dışında tutmaya, Hürmüz Boğazı'na yaklaştırmaktan imtina etmeye mecbur bırakmıştır.</p>

<p>Burada yaşanan durum, stratejik teorinin en temel öngörülerinden birinin doğrulanmasıdır: güç, kullanıldığı anda sınanır; sınandığı anda ise zafiyetleri açığa çıkar. Uçak gemileri, potansiyel tehdit olarak kaldıkları sürece "batırılamaz" algısı yaratmışlardır. Bu algı, caydırıcılığın temelini oluşturuyordu. Ne var ki fiili çatışma ortamında, bu platformların hipersonik füzelere karşı savunmasızlığı görünür hale gelince, "batırılamaz" miti çökmüş ve beraberinde caydırıcılık kapasitesinin kendisi de aşınmıştır.</p>

<p>Meseleye hukuki bir perspektiften bakıldığında, durum daha da ilgi çekici bir hal almaktadır. Uluslararası deniz hukuku çerçevesinde, uçak gemilerinin açık denizlerdeki seyir serbestisi, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) tarafından teminat altına alınmıştır. Ancak bir uçak gemisinin bir devlete karşı aktif muharebe operasyonlarına katılması, bu geminin hukuki statüsünü köklü biçimde değiştirmektedir. Potansiyel güç olarak seyreden bir uçak gemisi, uluslararası hukukun koruması altındaki bir deniz platformudur; kinetik güç olarak operasyon icra eden bir uçak gemisi ise meşru bir askeri hedeftir. Bu hukuki ayrım, stratejik ayrımın normatif temelini oluşturmaktadır.</p>

<p>Dahası, İran'ın füze kapasitesinin uçak gemilerine yönelik oluşturduğu tehdit, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz ticareti açısından taşıdığı kritik önemi de yeniden gündeme getirmiştir. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu dar su yolunun kontrolü, artık Amerikan donanmasının iradesine tabi olmaktan çıkmıştır. Bu durum, yalnızca askeri değil, enerji jeopolitiği ve küresel ticaret hukuku bakımından da derinlemesine tahlil edilmeyi gerektiren bir gelişmedir.</p>

<h2><strong>F-35 Sendromu</strong></h2>

<p>Benzer bir durum, F-35 Lightning II programı için de geçerlidir. Tarihinin en pahalı silah sistemi olarak lanse edilen F-35 programının toplam maliyeti 1,7 trilyon doları aşmaktadır. Bu uçak, "oyun değiştirici" olarak pazarlanmış, hava üstünlüğünün tartışmasız aracı olarak sunulmuştur. Ancak İran operasyonlarında görülmüştür ki, ileri savunma sistemleri karşısında F-35'in gizlilik kapasitesi (stealth) mutlak bir üstünlük sağlamamaktadır.</p>

<p>Bu durum, daha geniş bir stratejik soruna işaret etmektedir: teknolojik hubris. Amerikan savunma sanayii, onlarca yıl boyunca teknolojik üstünlüğün tek başına stratejik üstünlüğü garanti edeceği varsayımı üzerine inşa edilmiştir. Ne var ki asimetrik savaş paradigması, bu varsayımı köklü biçimde sarsmıştır. Bir devletin savunma bütçesinin büyüklüğü ile stratejik etkinliği arasındaki korelasyon, doğrusal olmaktan çıkmıştır. İran örneğinde olduğu gibi, görece mütevazı bir savunma bütçesiyle geliştirilen füze teknolojileri, astronomik maliyetli platformları etkisizleştirebilmektedir.</p>

<h2><strong>Hegemonik Geçiş Tartışması</strong></h2>

<p>Tüm bu gelişmeler, uluslararası ilişkiler teorisindeki "hegemonik geçiş" tartışmasını yeniden alevlendirmiştir. Robert Gilpin'in hegemonik savaş teorisi, Paul Kennedy'nin "imperial overstretch" (emperyal aşırı genişleme) tezi ve Giovanni Arrighi'nin sistemik birikim döngüleri analizi, hep aynı noktaya işaret etmektedir: hegemonik güçler, askeri kapasitelerini aşırı kullanarak — bilhassa ekonomik temellerini zayıflatan biçimde kullanarak — kendi çöküşlerini hızlandırırlar.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana inşa ettiği küresel düzenin garantörü olarak, bu düzenin sürdürülebilirliğini büyük ölçüde askeri gücünün "potansiyel" mahiyetine borçludur. Soğuk Savaş'ta NATO şemsiyesi, nükleer caydırıcılık ve konvansiyonel güç projeksiyonu — bunların tamamı, "kullanılmama" prensibine dayalı olarak işlev görmüştür. Karşılıklı Garantili İmha (MAD) doktrini, bu prensibin en saf halidir: nükleer silahlar, tam da kullanılamayacakları için caydırıcıdır.</p>

<p>Ne var ki 21. yüzyılda Amerikan karar alıcıları, bu kadim stratejik hikmetten sapma eğilimi göstermişlerdir. Irak işgali (2003) bu sapmanın ilk büyük tezahürüydü; potansiyel güç kullanılarak bir rejim değiştirildi, ancak akabinde ortaya çıkan kaos ve istikrarsızlık, Amerikan gücünün sınırlarını tüm dünyaya ilan etti. Afganistan'daki yirmi yıllık savaş, ikincisiydi; iki trilyon dolarlık bir harcama ve binlerce kayıp, Taliban'ın yeniden iktidara gelmesiyle nihayetlendi. Şimdi ise İran sahnesi, bu sapmanın deniz gücü boyutundaki en çarpıcı örneğini oluşturmaktadır. Her bir vaka, potansiyel gücün kinetik güce dönüştürülmesinin stratejik maliyetini açıkça ortaya koymaktadır.</p>

<p>Bu noktada Thucydides'in Tuzağı'na da değinmek icap eder. Graham Allison'ın kavramsallaştırdığı üzere, yükselen bir gücün (Çin) mevcut hegemon (ABD) ile çatışma ihtimali, tarihsel olarak yüksektir. Ancak Allison'ın modelinde hesaba katılmayan bir değişken vardır: hegemonun kendi gücünü erken ve gereksiz biçimde harcaması. Amerika Birleşik Devletleri, Çin ile olası bir stratejik rekabet için saklaması gereken caydırıcılık sermayesini, İran gibi — stratejik öncelik sıralamasında nispeten alt sıralarda yer alan — bir aktöre karşı harcamak suretiyle, asıl büyük oyunda elini zayıflatmıştır. Bu, satranç terminolojisiyle ifade edilecek olursa, büyük bir turnuvanın final maçından önce, ön eleme turunda vezirini feda etmeye benzer bir stratejik hatadır.</p>

<h2><strong>Kılıcı Çeken Kaybeder</strong></h2>

<p>Dünya, bugün bir hegemonik geçiş sürecinin eşiğinde midir? Bu soruya kesin bir cevap vermek, henüz mümkün değildir. Ancak şu tespiti yapmak mümkündür: Amerika Birleşik Devletleri, tarihsel bir hata yaparak potansiyel güç olarak muhafaza etmesi gereken askeri kapasitesini kinetik bir araca dönüştürmüş ve bu süreçte caydırıcılık sermayesini önemli ölçüde harcamıştır.</p>

<p>Bu kinetik serüvenin belki de en ağır faturası, doğrudan savaş alanında değil, küresel jeo-ekonomik düzlemde kesilmiştir. İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak tankerler için bir ücretli geçiş mekanizması kurması ve bu geçiş bedellerinin münhasıran Çin Yuanı ile tahsil edileceğini ilan etmesi, yazının başında tahlil ettiğimiz petrodolar sisteminin fiili çöküş ilanı niteliğindedir. Onlarca yıldır uçak gemilerinin gölgesinde korunan "küresel enerji ticareti dolar iledir" aksiyomu, söz konusu gemilerin İran füze menzilinden kaçarak bin mil açıkta beklediği bir konjonktürde, artık karşılığını yitirmiştir. Çin'in uzun süredir Kuşak-Yol projesiyle inşa ettiği bölgesel entegrasyonlar ve SWIFT'e alternatif ödeme altyapıları, bu krizde fiili bir küresel finans alternatifine dönüşmüştür. Amerikan askeri gücünün kinetik sahada israf edilmesi, ironik biçimde, Çin'in ekonomik hegemonyasını tesis etmesi için gereken stratejik boşluğu yaratmıştır.</p>

<p>Uçak gemilerinin İran menzili dışında tutulmak zorunda kalınması, yalnızca taktik bir gerileme değil, stratejik bir paradigma kaymasının göstergesidir. Dünya kamuoyunun gözünde "dokunulmaz" olan bu platformların savunmasızlığının tescillenmesi, Amerikan gücüne ilişkin küresel algıyı köklü biçimde dönüştürmektedir. Bu dönüşüm, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddiaları, Rusya'nın Karadeniz'deki hamleleri ve bölgesel aktörlerin artan özgüveni ile birlikte değerlendirildiğinde, çok kutuplu bir dünya düzenine geçişin hızlandığına dair güçlü karineler sunmaktadır.</p>

<p>Nitekim Türkiye, bu dönüşümün en yakından hissedildiği coğrafyalardan birinde konumlanmaktadır. Doğu Akdeniz'den Basra Körfezi'ne, Karadeniz'den Kızıldeniz'e uzanan geniş bir kuşakta, Amerikan deniz gücünün aşınması, bölgesel güç dengelerini doğrudan etkilemektedir. Türkiye'nin kendi deniz kapasitesini geliştirme çabaları — TCG Anadolu gibi çok maksatlı amfibi hücum gemisi projeleri — bu bağlamda yalnızca ulusal savunma yatırımları olarak değil, değişen küresel deniz güç haritasına verilen stratejik cevaplar olarak da okunmalıdır.</p>

<p>Kadim bir Çin atasözü der ki: "Kılıcını en az çeken savaşçı, en çok korkulandır." Amerika Birleşik Devletleri, kılıcını çekmiştir. Ve tarih, kılıcını erken çekenlere nadiren merhamet etmiştir.</p>

<p>Mesele şudur: güç, bir meyve ağacı değildir; dalından koparılan meyve tükenir. Güç, daha ziyade bir gölge gibidir — uzaktan büyük görünür, yaklaştıkça küçülür. Amerikan uçak gemileri, uzaktan devasa bir gölge düşürüyordu. Şimdi ise dünya, gölgenin ardındaki gerçek boyutları görmeye başlamıştır. Ve bir kez görülen, bir daha görülmemiş kılınamaz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 17:18:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İZMİR KONAK BELEDİYESİNDEN ÇOK GÜZEL BİR TALTİF. Dr.FADIL ÜNAL’IN ADI OTURDUĞU SOKAĞA VERİLDİ</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/izmir-konak-belediyesinden-cok-guzel-bir-taltif-drfadil-unalin-adi-oturdugu-sokaga-verildi-5704</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/izmir-konak-belediyesinden-cok-guzel-bir-taltif-drfadil-unalin-adi-oturdugu-sokaga-verildi-5704</guid>
                <description><![CDATA[İZMİR KONAK BELEDİYESİNDEN ÇOK GÜZEL BİR TALTİF. Dr.FADIL ÜNAL’IN ADI OTURDUĞU SOKAĞA VERİLDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Valiliği Türk Dünyası Hizmetleri Koordinatörlüğü, İzmir &nbsp;Valisi Kutlu Aktaş döneminde kurulmuş, öğretmen Fadıl Ünal tarafından yönetilmiş &nbsp;birimdi. Çok güzel hizmetler &nbsp;yaptı. Onun yaptığı hizmetleri bilen ve &nbsp;önemli bulan &nbsp;17 dernek başkanı Konak Belediyesine Fadıl Ünal’ın oturduğu evin sokağına adının verilmesi talebini arz etti. Konak Belediye Başkanı Sayın &nbsp;Nilüfer &nbsp;Çınarlı Mutlu’yu &nbsp;ziyaret etti.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Başvuruyu Konak Belediye Meclisi oy birliği ile onaylandı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;1 Nisan 2026 günü 56 nci sokağa Dr.FADIL ÜNAL sokağı &nbsp;plaketi &nbsp;konuldu tören yapıldı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Dernekler adına Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği Başkanı Celal ÖCAL konuşma yaptı :</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;- F.Ünal Bey’in Türk Eğitimine Türk Dünyasına yaptığı hizmetleri doğru değerlendiren Konak Belediye Başkanı Sayın &nbsp;Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya Konak Belediye Meclisine çok teşekkür ediyoruz.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; Fadıl Bey’in son 35 yılında Türk Dünyası için ,Türkiye’nin bölücü terörle verdiği mücadelede yanında idim. Bir çok olayın birinci elden şahidi oldum.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; 1- 1987 yılı Bulgaristan da yönetimin Bulgaristan Türklerine ayrımcılık Türk düşmanlığı politikasını uyguladığı yıllardı. Bir Bulgaristan’da bir Türk ailesi &nbsp;Türkiyeye iltica etmiş Bulgar yönetimi 12 yaşındaki küçük kızın Türkiyeye gelmesine izin vermiyor Rehin tutuyordu. Türkiyede &nbsp;AYSEL’E HÜRRİYET kampanyası başlamıştı Fadıl Bey bu durumu kızına anlattı. O yıllarda Lise bir &nbsp;öğrencisi olan kızı Sibel Ünal Todor Jivkov’a telgraf çekti. İzmir’deki Sibel Bulgaristan’daki kardeşi AYSEL’e sahip çıktı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; 2- 1989 yılıydı SSCB dağılmış yeni cumhuriyetler doğuyordu. Azerbaycan &nbsp;tarih sahnesine mutlaka Milli Azerbaycan Devletinin bayrağıyla çıkmalıydı. Bu duruma &nbsp;İzmir’e &nbsp;gelecek olan Zeynep Hanlarova’nın konseri &nbsp; fırsat verdi. 29 Ekim 1989 günü Atatürk Spor salonunda &nbsp;Azerbaycan bayrağı alkışlarla dalgalandırılırken Fadıl Ünal’da aramızdaydı. Bu eylemin &nbsp;henüz Azerbaycan Cumhuriyetinin ilan edilmediği bir tarihte yapılmış olması ile &nbsp;tarihe not düşüldü.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; 3- 1991 yılıydı İzmir’deki Türk Dernekleri birleşmiş &nbsp;TÜRK DERNEKLERİ DAYANIŞMASI örgütünü oluşturmuştu, Türk Dernekleri Dayanışmanın &nbsp;Sekreterliğini Celal Öcal yapıyordu.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Basında Türk Dünyasından 10.000 öğrencilerin geleceği haberi yer almıştı. İzmir’e gelecek olan öğrencileri çeşitli sorunlar bekliyordu. Ne yapılması gerektiği konuşuldu &nbsp;ve İzmir Valisi ile görüşme kararı alındı. Fadıl Bey’inde aramızda bulunduğu dernek başkanları &nbsp;İzmir Valisi Kutlu Aktaş’la görüşmeye gitti.<br />
Sayın Valim başkanları dinledi Fadıl Beyi de dinledi. ve ona <strong>“sizin bu konuda birikimli olduğunuz görülüyor size İzmir Valiliğinde görev verelim “ </strong>dedi. Fadıl Bey emekliğini öne aldı ve İzmir Valiliğinde Türkiyede ilk defa <strong>İzmir Valiliği Türk Dünyası Hizmetleri Koordinatörlüğü</strong> &nbsp;kuruldu 1992.<br />
Sayın Kutlu Aktaş &nbsp;vilayet içinde iki büyük odayı kapsayan geniş bir alanı birime tahsis etti. Odayı Fadıl Bey düzenledi Bayraklarla süslü örnek bir birim haline getirdi. Birim Cengiz Aytmatov tarafından da ziyaret edildi çok beyenildi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 4- 1993 &nbsp;yılıydı Ermeniler Azerbaycan topraklarının önemli bir kısmını işgal etmiş çok büyük mezalim yapıyorlardı.&nbsp;<br />
Fadıl Bey &nbsp;bana Celal Bey İzmir Fuarı süresince Fuarda ERMENİ KATİLLER CAN AZERBAYCANDAN ÇEKİLSİN İmza kampanyası başlatalım dedi. Ben de olur dedim. Fuar Yönetimi izin vermedi. Emniyet Müdürümüz &nbsp;fuarın içi onlarınsa dışı bizim dedi ve Fuarın beş kapısına masalar koyarak imza kampanyası başlattık. ”AZERBAYCANLILAR /DİNİMİZ DİLİMİZ SOYUMUZ BİR CANLAR/ ACILARIINIZ ACIMIZDIR/ YOKSA AZERBAYCAN YIKILSIN CİHAN DİYOR/ İMZAMI ATIYORUM İmza kampanyasını Fuarın beş kapısında, bir ay boyunca gece geç saatlere kadar &nbsp;Fadıl ÜNAL yönetti. 600 bin imza toplandı. Kampanya basında büyük ilgi gördü. Toplanan imzalar dönemin Sağlık Bakanı &nbsp;Rıfat SERDAROĞLU’na teslim edildi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;5- Doksanlı yıllar Bölücü Terörle mücadelenin zirve yaptığı yıllardı. İzmir Şehit Aileleri Derneği bir işhanı nın küçük bir odasında hizmet veriyordu.Fadıl Bey onlara Valilikte bir yer verilmesini sağladı.&nbsp;<strong>ŞEHİT AİLELERİ YARDIMLAŞMA VE İNSAN HAKLARI DERNEĞİ</strong> &nbsp;Koordinatörlüğün yanındaki odaya taşındı. Bu tarihten sonra dernekte yapılan Basın toplantılarında basın bildirilerinin yazımında Fadıl Bey &nbsp;yardım ediyordu.<br />
TERÖRLE PAZARLIĞA HAYIR MİTİNGİ gibi birçok mitingin yapılmasında basın toplantısı düzenlenmesinde &nbsp;Fadıl Bey onların &nbsp;yolunu açtı. O yıllar, günümüz gibi <strong>Terörist başı için &nbsp;statünün &nbsp;aranmadığı, dağa çıkanla vatan görevi yapanın &nbsp;bir tutulmadığı, terörist basına Bebek katili denildiği dönemdi.</strong> Başkan Yavuz ALPHAN Türk Kamu vicdanının sesi olmuştu. Terörist başının mahkeme süreci, Mudanyaya Mahkemeye gidiş gelişlerde <strong>Fadıl Ünal &nbsp; Şehit Ailelerinin &nbsp;hep yanındaydı.</strong></p>

<p>6- KKTC SENİNLEYİZ SAYIN DENKTAŞ YANINDAYIZ Mitinginde &nbsp;ANNAN PLANINA HAYIR eylemlerinde Fadıl Ünal &nbsp;yanımızdaydı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;7- Kurban siyasetinin aramızdan aldığı Türk bürokratlarından olan ve Atatürk’ün TBMM nin Milli Şehit Şehit payesi vererek sahip çıktığı BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI MEHMET KEMAL Bey’in kızı/ MÜŞERREF GÜRENCİ hanım/ İzmir’de yaşıyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti şehidine &nbsp;sahip çıktığını &nbsp;EN YAŞLI ŞEHİT KIZI unvanı taşıyan Müşerref Hanımı İzmir Valisi Oguz Kagan KÖKSAL, Vali Yardımcısı Mustafa TAMER ziyaret ederek elini öperek gösterdi. Bu tarihi an’da Fadıl Ünal yanımızdaydı. Bu ziyareti gerçekleştiren Vali Mustafa TAMER’i aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; -O Orkun anıtlarında ifade edildiği gibi Türk Dünyası için ÖLESİYE BİTESİYE ÇALIŞTI bütün öğrencilere evini açtı, Dost Aile programı oluşturdu. Kendi yönetmenliğini kendi yazdı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir İktisat Kongresine gelen Haydar Aliyev Cenaplarına, şimdi aramızda bulunmasıyla &nbsp;iftihar ettiğimiz Sayın Bakanımız <strong>NAMIK KEMAL ZEYBEK</strong>’e &nbsp;çalışmalarımız &nbsp;arz edildi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 8- Fadıl Bey Türk Dünyası Dostluk Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayında &nbsp;delege olarak sunum yaptı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;9- Derneklerin yaptığı &nbsp;Fransa ve Almanya, Yunanistan &nbsp;Konsolosluklarına siyah çelenk konulması eylemlerine de destek oldu, Kosova için, Bosna için, Çeçenistan için, KKTC için ,Azerbaycan için, Türkiyemizin bütünlüğü için yapılan &nbsp;basın toplantılarında,mitinglerde,Embiya Çavuş merhum’un açtığı Türk Dünyasının Dramını anlatan resim sergilerinde Fadıl Ünal Bey hep yanımızda idi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;10- İzmir Valiliğinde ki görevi sona erdiklerinden sonra da Fadıl Bey hizmetlerine sürdürdü. İzmir’in Türkiye’nin &nbsp;370 yıldır yasaklarla saklanmaya devam eden Gazi kalesi <strong>Sancakkale</strong>’yi,İzmir’in en eski şehitliği olan <strong>Yenikale Şehitliğini</strong> tanıtmak &nbsp;yönünde çaba sarfeden Sancakkale Dayanışma Grubunun anma toplantılarına , DENİZİN VE KARANIN KİLİDİ belgeseline <strong>katkıda bulundu.</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 11- Fadıl ÜNAL &nbsp;“Türkiye ,Türk Dünyası ilişkilerinde Fadıl ÜNAL modeli “ &nbsp;şeklinde farklı çalışma gerçekleştirdi. Bu modelin yüksek Lisans çalışmasıyla &nbsp;araştırılmasını Üniversitelerimizden &nbsp;bekliyoruz.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 12- Türk Dünyasına hizmetlerde bulunmuş Turan ATASEVER, Mehmet KÖMEN, Hayrani ILGAR,Yavuz ALPHAN, Abdül Hadi GÜZEL, Embiya ÇAVUŞ, Şirzat DOĞRU, Kemal BAYSAK, Ertuğrul PERİM, Ruhi CEBECİ, Şeref ÜSKÜP, Necdet ÖKLEM, Mevlut KAPLAN, Ahmet SAVAŞ, Işılay SAYGIN gibi &nbsp;büyüklerimizin cenaze törenlerinde &nbsp;<strong>Fadıl ÜNAL vardı, acılarımızı paylaştı.&nbsp;</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Çocuklarımızın Sünnet düğünlerinde, Nikah törenlerimizde de merhum Hatice ÜNAL –Fadıl Ünal da yanımızdaydı. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Onun &nbsp;hizmetini &nbsp;gören, bilen Konak Belediye Başkanımız Sayın Nilüfer Çınarlı MUTLU Türk Milletinin kadirşinastlık ve vefa duygularına &nbsp;tercüman olarak Fadıl ÜNAL Bey’in adını &nbsp;56ncı sokağa verdirerek TALTİF etti.<br />
Konak Belediyemize, Başkanımız Nilüfer. Çınarlı MUTLU’ya Belediye Meclisine Birol ÖZKARDEŞLER’e, Büyük şehir Belediye Başkanımız Cemil TUGAY’a BŞBMeclisine teşekkür ediyorum.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu, çok özel toplantı, İzmir’in Türkiyenin bilmediği bir kahramanı tanıtma görevi de yapıyor.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Türk Bayrağına uzanan ellerin kırılması gerektiği hepimizin ortak düşüncesidir. Diyarbakır, KKTC fark etmez. Kıbrıs’da Hasan Kundakcı Paşanın emrini yerine getirerek &nbsp;direğe tırmanan rumu indiren İzmir’li Mehmetciğimiz Malul Muharip Gazi <strong>Vedat ŞALVARLILAR ’ı sizlere tanıtmaktan şeref duyuyorum.</strong>&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bizler, hazırlanan bu sokak tabelasını her okuduğumuzda Sadece Fadıl ÜNAL’ı &nbsp;değil onu yetiştiren atalarımızı ATATÜRK’ü, İsmail GASPIRALI’yı, Yusuf AKÇURA’yı, Nihal ATSIZ’ı, Orhan Şaik GÖKYAY’ı, Rauf DENKTAŞ’ı, Embiya ÇAVUŞ’u, Dr.Sadık AHMET’i, Kemal BAYSAK’ı, Hayrani ILGAR’ı, Kemal Fedai COŞKUNER’i, Şirzat DOĞRU’yu, Mevlut KAPLAN’ı, Şeref ÜSKÜP’ü, Ganire PASAYEVA’yı, Işılay SAYGIN’ı da hatırlayacağız.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Dernek faaliyetlerinde &nbsp;hayatı Fadıl Ünal Beyle kesismiş 33 yıl öncesinde aynı bildiriye imza atmış Dernek başkanlarımız . &nbsp;Muhittin SOYUTÜRK, <strong>Vahap SAVAŞAN</strong> burada, Abdürrahim NURSOY, Vehbi KUŞ, Feyyaz SAĞLAM &nbsp;burada. Ahmet DOĞRUYOL, Adnan SARISAYIN Sendika Başkanlarınız burada.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;1992 yılında &nbsp;İzmir’e gelen ilk &nbsp;öğrencilerimiz &nbsp;Cavit ALİEV, artık Prof.Dr.ünvanı taşıyan Alimcan İNAYET, dombrasıyla &nbsp;o güzelim Türkistan müziğinin &nbsp;en güzel örneklerini bizlere dinleten &nbsp;Şemsigül JAKUPOVA, Kenan DOĞAN, Kırım Folklor ekibi <strong>Fadıl Ünal sevgisi ve saygısıyla bir araya gelen insanımıza &nbsp;selam olsun.</strong></p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Fadıl sözcüğü FAZİLETLİ demektir. Evet bu yapılanlar ancak adı gibi Fazilet sahibi bir insanın yapacağı işlerdir. Fadıl Bey adının gereğini yapmıştır. Halen memleketi Uşak’ta KÜTÜPHANE açma çabalarını &nbsp;da sürdürmektedir.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sayın Fadıl ÜNAL, biz seninle, ailenle yaptığınız değerli hizmetlerinizle &nbsp;iftihar ediyor &nbsp; ve çok teşekkür ediyoruz .Sizi anlınızdan öpüyoruz. Sizi yetiştiren Anneniz FAZİLE Hanım &nbsp; &nbsp; ‘in ellerinden öpüyoruz. Değerli evlatlarınız Seyhun UNAL’a, Dr.Selçuk ÜNAL’a, Dr.Sibel ÜNAL’a gelinlerinize damatdınıza, torunlarınıza sevgi ve selamlarımızı gönderiyor, Size &nbsp;Ulu Tanrı’dan SAĞLIK UZUN ÖMÜR DİLİYOR SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sizleri &nbsp;<br />
Sayın Fadıl ÜNAL<br />
Dr.Fadıl Ünal Sokagı &nbsp;Nu:504/A &nbsp;Hıffısıhha<br />
Konak /İZMİR<br />
adresine özellikle ATATÜRK RESİMLİ PUL YAPIŞTIRARAK, el yazınızla ona mektup yazarak bir hatıra bırakmaya, hakkındaki düşüncenizi paylaşmaya, unutulmakta olan mektup yazma &nbsp;geleneğini &nbsp;yaşatmada katkıda bulunmaya davet ediyor, saygılarımı sunuyorum.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;CELAL ÖCAL<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:41:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Saldırganlar yayılma süresini   yapay zekâ ile hızlandırıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/saldirganlar-yayilma-suresini-yapay-zeka-ile-hizlandiriyor-5703</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/saldirganlar-yayilma-suresini-yapay-zeka-ile-hizlandiriyor-5703</guid>
                <description><![CDATA[Saldırganlar yayılma süresini   yapay zekâ ile hızlandırıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber &nbsp;saldırganlar, yapay zekâ, otomasyon ve çeşitli teknikleri kullanarak yıkıcı sonuçlar yaratıyor. Veri ihlalleri ve bunlarla ilişkili maliyetler hızla artıyor. Ayrıca daha önce yaptıklarını yapmaya devam ediyor; saldırıları hızlandırmak için mevcut taktik, teknik ve prosedürleri (TTP'ler) güçlendiriyorlar. &nbsp;İlk erişim ile kaçış süresi arasındaki süre artık dakikalarla ölçülüyor. Bu yüzden saatler veya günler boyunca çalışmaya alışkın savunmacılar için de işlerin değişmesi gerekiyor. Siber güvenlik şirketi ESET atılması gereken adımları, alınması gerekenler önlemleri &nbsp;paylaştı.</strong></p>

<p><strong>Yarım saatlik uyarı</strong></p>

<p>Kaçış süresi önemlidir çünkü ağ savunucuları bu noktada rakiplerini durduramazlarsa ilk saldırı çok hızlı bir şekilde büyük bir olaya dönüşebilir. Yanal kaçış için geçen ortalama süre şu anda yaklaşık 30 dakika ve bir yıl öncesine göre yaklaşık %29 daha hızlı .&nbsp;</p>

<p>Harekete geçme süresinin hızla daralmasının birkaç nedeni vardır. Tehdit aktörleri çalışanların meşru kimlik bilgilerini çalma, kırma ve oltalama konusunda giderek daha iyi hâle geliyorlar. Zayıf, tekrar kullanılan ve nadiren değiştirilen parolalar, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) eksikliği bu konuda onlara yardımcı oluyor. &nbsp;Ayrıca yardım masasını veya çalışanları taklit ederek yardım masasını arayarak parola sıfırlama vishing saldırılarında da daha başarılı hâle geliyorlar. Meşru oturum açma bilgileriyle herhangi bir dâhili alarmı tetiklemeden kullanıcı kılığına girebilirler. Şirket içi güvenlik araçlarından gizli kalarak ağlarda yer edinmek için&nbsp;&nbsp;uç cihazları hedef alan sıfırıncı gün istismarlarını kullanıyorlar. Keşif konusunda daha da ustalaşıyorlar; açık kaynak teknikleri ve yapay zekâ kullanarak, yüksek değerli hedefler hakkında kamuya açık bilgileri bulmak için web'i tarıyorlar. Saldırıları kolaylaştırmak ve sosyal mühendislik senaryoları tasarlamak için organizasyon yapısı, iç süreçler ve BT ortamı hakkında bilgi topluyorlar. Kimlik bilgilerini toplamak, mevcut kaynakları kullanmak ve hatta kötü amaçlı yazılım oluşturmak için yapay zekâ destekli komut dosyaları kullanarak istismar sonrası faaliyetleri otomatikleştiriyorlar.</p>

<p>Silo hâline gelmiş ekipler ve nokta çözümler arasındaki boşluklardan yararlanıyorlar.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ ateşiyle ateşe karşı koymak</strong></p>

<p>Saldırganlar, yüksek ayrıcalıklarla ağa erişebiliyor veya gözlemlenmeyen uç noktalarda gizli kalabiliyor ve ardından herhangi bir alarmı tetiklemeden yatay olarak hareket edebiliyorsa insan gücüyle verilen yanıt genellikle çok yavaş olacaktır. Sosyal mühendisliği sınırlamanız, şüpheli davranışların algılanmasını iyileştirmek için savunma duruşunuzu güncellemeniz ve yanıt sürelerini hızlandırmanız gerekir.&nbsp;</p>

<p>Yapay zekâ destekli genişletilmiş tespit ve müdahale (XDR) ile yönetilen tespit ve müdahale (MDR), şüpheli davranışları otomatik olarak işaretleyerek, bağlamsal verileri kullanarak uyarı doğruluğunu artırarak ve gerektiğinde düzeltme yaparak bu konuda yardımcı olabilir. Gelişmiş çözümler, uyarıları kümeleyerek ve aşırı yüklenmiş SOC ekipleri için otomatik yanıtlar oluşturarak da yardımcı olabilir; böylece ekipler, tehdit avcılığı gibi yüksek değerli görevlere zaman ayırabilir.&nbsp;</p>

<p>Uç noktalar, ağlar, bulut ve diğer katmanlar hakkında içgörüye sahip tek ve birleşik bir sağlayıcı, potansiyel saldırı yollarının tam görünürlüğü için nokta çözümler arasında var olan boşlukları da ortaya çıkarabilir. Bu tür araçların uç cihazları da görebildiğinden ve güvenlik bilgisi ve olay yönetimi (SIEM) ile güvenlik orkestrasyonu ve yanıtı (SOAR) araçlarınızla sorunsuz bir şekilde çalıştığından emin olun.</p>

<p>Tehdit istihbaratı ve tehdit avcılığı da yapay zekâ destekli saldırganlarla başa çıkmak için hayati önem taşır. Her ikisini de kullanan bir yaklaşım, ekiplerin önemli olan konulara odaklanmasına yardımcı olur: Saldırganların onları nasıl hedef aldığı ve bir sonraki adımda nereye yönelebileceği. Yapay zekâ ajanları zamanla bu görevlerin daha fazlasını otonom olarak üstlenerek yanıt sürelerini daha da hızlandırabilir.</p>

<p><strong>Yapay zekâ desteğiyle inisiyatifi geri kazanabilirsiniz</strong></p>

<p>Müdahale sürelerini hızlandırmanın yolları arasında &nbsp;şunlarda yer alıyor;</p>

<ul>
	<li>Uç noktalar, ağ ve bulut ortamlarında sürekli izleme ve farkındalık,</li>
	<li>Şüpheli etkinlikleri ele almak için atılması gereken oturum sonlandırma, parola sıfırlama veya ana bilgisayar izolasyonu gibi otomatik adımlar ve uygun durumlarda, uyarıları araştırmak ve bir tehdidi hızlı bir şekilde kontrol altına almak için gerekli adımları belirlemek üzere insan değerlendirmesi ile birleştirilmiş otomatik analiz,</li>
	<li>Sıkı erişim kontrolleri sağlamak ve saldırıların etki alanını en aza indirmek için en az ayrıcalıklı erişim politikaları, mikro segmentasyon ve Zero Trust'ın diğer özellikleri,</li>
	<li>Parola yöneticisinde yönetilen ve kimlik avına dayanıklı MFA ile desteklenen güçlü, benzersiz kimlik bilgilerine dayalı gelişmiş kimlik odaklı güvenlik,</li>
	<li>Güncellenmiş yardım masası süreçleri (ör. bant dışı geri aramalar) ve etkili farkındalık eğitimi dâhil olmak üzere vishing önleme adımları,</li>
	<li>Giriş sırasında otomatik parola tahmin saldırılarını engelleyen kaba kuvvet koruması,</li>
	<li>Silah olarak kullanılabilecek, ifşa olmuş çalışan ve şirket bilgilerini tespit etmek için sosyal medya ve dark web'in sürekli izlenmesi,</li>
	<li>LOTL davranışını tespit etmek ve engellemek için bellekte "ortaya çıkan" komut dosyaları ve süreçlerin izlenmesi,</li>
	<li>Sıfırıncı gün istismar tehditlerini azaltmak için şüpheli dosyaların bulut sanal ortamında çalıştırılması.</li>
</ul>

<p>Bu adımların hiçbiri tek başına sihirli bir çözüm değildir. Ancak saygın bir tedarikçinin sunduğu yapay zekâ destekli MDR/XDR ile birleştirildiğinde, ağ savunucularının inisiyatifi yeniden ele almalarına yardımcı olabilirler. Bu bir silahlanma yarışı olabilir ancak temelde sonu görünmeyen bir yarış. Bu da yetişmek için zaman olduğu anlamına gelir.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:02:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK, Yeni Yönetimle Eski Formatına Geri Döndü</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-yeni-yonetimle-eski-formatina-geri-dondu-5702</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-yeni-yonetimle-eski-formatina-geri-dondu-5702</guid>
                <description><![CDATA[TAYK, Yeni Yönetimle Eski Formatına Geri Döndü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_top.jpg" style="height:360px; width:600px" /></p>

<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü&nbsp;<em>(TAYK)</em>, yeni Komodoru&nbsp;Ahmet Eker&nbsp;ve yeni Genel Müdürü&nbsp;Ceren Veziroğlu&nbsp;ile ilk&nbsp;Yatçı Toplantısı’nı yaptı.<br />
Bundan böyle&nbsp;IRC&nbsp;ve&nbsp;ORC&nbsp;sistemlerinin&nbsp;birlikte&nbsp;kullanılacağını söyleyen&nbsp;Ahmet Eker, yarışların da&nbsp;tek trofe&nbsp;altında toplandığını duyurdu. Bu yıl&nbsp;Bozcaada&nbsp;durağı eklenen&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası&nbsp;ise&nbsp;Çeşme’de sona erecek.</p>

<p>&nbsp;Olağan Genel Kurul'da&nbsp;yönetim kadrosu değişen&nbsp;ve&nbsp;yeni bir yapılanmaya&nbsp;giden&nbsp;TAYK,&nbsp;2026 yarış sezonu&nbsp;öncesinde geleneksel&nbsp;Yatçı Toplantısı’nı&nbsp;14 Nisan Salı&nbsp;günü&nbsp;Moda Deniz Kulübü’nde gerçekleştirdi.<br />
TAYK Komodoru Ahmet Eker,&nbsp;Viskomodor Selma Altay Rodopman,&nbsp;Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Tezman&nbsp;ve&nbsp;Can Giray’dan boşalan&nbsp;Genel Müdürlük&nbsp;görevine getirilen&nbsp;Ceren Veziroğlu’nun hazır bulunduğu toplantıda,&nbsp;yarış ekiplerinin yöneticileri&nbsp;ile uygulanacak&nbsp;yenilikler&nbsp;paylaşıldı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_up2.jpg" /><br />
<em>TAYK'ın ilk yarışının Başhakemi Feyza Kayran Gül,&nbsp;</em><em>Komodor Ahmet Eker, Viskomodor Selma Altay&nbsp;</em><em>Rodopman, Genel Müdür Ceren Veziroğlu ile önceki&nbsp;</em><em>Komodor, YK Üyesi Vedat Tezman. (soldan sağa)&nbsp;</em><br />
<br />
<strong>IRC VE ORC SİSTEMLERİ BİRLİKTE KULLANILACAK</strong><br />
Türkiye’de pek çok kulübün&nbsp;ORC&nbsp;sistemine geçmesi sonrasında&nbsp;IRC’de&nbsp;ısrarcı&nbsp;olan&nbsp;TAYK&nbsp;ile aralarında&nbsp;gerginlik&nbsp;oluştuğunu belirterek&nbsp;açış konuşmasına&nbsp;başlayan&nbsp;Komodor Ahmet Eker, şöyle devam etti:<br />
<em>“Bu sistemi&nbsp;yıllar önce denedik&nbsp;ve&nbsp;efektif olmadığını&nbsp;görüp&nbsp;IRC’yi tercih ettik. Aynı zamanda&nbsp;IRC’nin de&nbsp;Türkiye’deki temsilcisiyiz. Buna rağmen&nbsp;kulüpler arasındaki ayrılığı ortadan kaldırmak,&nbsp;ilişkileri yeniden güçlendirmek&nbsp;ve&nbsp;ortak etkinlikler yapabilmek&nbsp;amacıyla bundan böyle yarışlarımızda&nbsp;ORC&nbsp;ve&nbsp;IRC&nbsp;sistemlerini&nbsp;birlikte&nbsp;kullanmaya karar verdik.”</em><br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_up1.jpg" /><br />
<strong>DENİZ KUVVETLERİ KUPASI’NDA ESKİYE DÖNÜŞ</strong><br />
Ahmet Eker, daha sonra&nbsp;TAYK programında&nbsp;yapılan ve&nbsp;“eski formatımıza geri dönüyoruz”&nbsp;diyerek duyurduğu&nbsp;iki radikal değişikliğe&nbsp;değindi.&nbsp;<br />
Bunlardan biri,&nbsp;Açık Deniz Trofesi’nin kaldırılıp,&nbsp;tüm yarışların&nbsp;geçmişte olduğu gibi&nbsp;TAYK Trofesi altında&nbsp;toplanmasıydı. Diğeri ise&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası’nda&nbsp;tek etaplı İstanbul-Göcek&nbsp;rotasından&nbsp;vaz geçilmesi&nbsp;ve yeniden&nbsp;Bozcaada duraklı Çeşme&nbsp;rotasının kullanılacak olmasıydı.&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>HEDEF KATILIMCI SAYISINI ARTTIRMAK</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_up3.jpg" style="height:226px; width:201px" /></p>

<p>Geçmişte&nbsp;Bozcaada&nbsp;etaplı&nbsp;Çeşme&nbsp;rotalı&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası’nda&nbsp;70-75 teknelik katılıma&nbsp;ulaşıldığını ama&nbsp;Göcek finişli&nbsp;rotada sayının&nbsp;29’a kadar düştüğünü&nbsp;belirten&nbsp;Eker, bu konu hakkında da şunları söyledi:<br />
<em>“Elbette bunda yarışımızın&nbsp;Yunanlıların&nbsp;düzenlediği&nbsp;Aegean 600&nbsp;ile&nbsp;aynı tarihlere&nbsp;rastlaması da etken.&nbsp;Sayının azalması&nbsp;konusunda&nbsp;daha pek çok neden&nbsp;sayılabilir. Bu kararı uygulamaya almamızın temel nedeni&nbsp;katılımcı sayısını yeniden yükseltmek.”</em><br />
<br />
<strong>BOZCAADA DURAĞI İÇİN ÖZEL KOMİTE KURULDU</strong><br />
Önceki yıllarda&nbsp;defalarca rotaya girip çıkan Bozcaada durağında&nbsp;yatçıların en büyük sıkıntısı&nbsp;ada esnafının uyguladığı yüksek fiyatlardı.&nbsp;Ahmet Eker, bu sıkıntıyı gidermek için&nbsp;TAYK’ta bir&nbsp;komite kurulduğunu&nbsp;belirterek şöyle konuştu:<br />
<em>“Komite üyelerimiz şimdiden görüşmelere başladı.&nbsp;Ada’da&nbsp;indirim uygulayacak konaklama yerleri&nbsp;ile&nbsp;restoranlar&nbsp;belirleniyor. Biz bunları ekiplerle paylaşacağız. Ayrıca&nbsp;anlaşma yapılan yerler&nbsp;de&nbsp;zabıta ekipleri&nbsp;tarafından&nbsp;ücretlendirme&nbsp;konusunda denetlenecek.”</em><br />
<strong>KATILIM ÜCRETLERİ DÜŞÜRÜLDÜ</strong><br />
Yarışlara katılımı&nbsp;cazip&nbsp;hale getirmek düşüncesiyle&nbsp;TAYK’ın&nbsp;yarış bedellerini&nbsp;de&nbsp;“makul seviyelere”&nbsp;çektiği ifade edildi.<br />
Buna göre trofe kapsamındaki yarışlarda katılım ücreti&nbsp;11 bin lira&nbsp;olarak belirlendi.&nbsp;TAYK üyelerine&nbsp;ve&nbsp;peşin ödeme yapanlara&nbsp;ayrıca&nbsp;ek indirimler&nbsp;uygulanacak.<br />
En yüksek ücret 40 bin lira&nbsp;ile&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası… Onu&nbsp;30 bin lira&nbsp;ile&nbsp;Eker Olympos Regatta&nbsp;izliyor. Trofenin&nbsp;en düşük&nbsp;katılım bedeli&nbsp;9 bin lira&nbsp;ile&nbsp;Marmara Kupası’na uygulanacak.&nbsp;<br />
Her üç etkinlikte de diğerlerinde olduğu gibi&nbsp;TAYK üyeleri&nbsp;ile&nbsp;peşin ödemede&nbsp;indirim söz konusu.&nbsp; &nbsp;<br />
<strong>DENİZ KUVVETLERİ KUPASI’NDA START GÜNÜ CUMARTESİ</strong><br />
Bu yıl&nbsp;55’incisi yapılacak&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası’nda&nbsp;<em>(Büyük Yarış)</em>&nbsp;İstanbul&nbsp;-&nbsp;Bozcaada&nbsp;rotalı ilk etabın startı&nbsp;11 Temmuz Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;İstanbul Boğazı’ndan verilecek. Filo,&nbsp;Çeşme&nbsp;rotalı ikinci etap için de&nbsp;13 Temmuz Pazartesi&nbsp;günü&nbsp;Bozcaada’dan ayrılacak.<br />
İlk etap için daha önce gündeme gelen&nbsp;“Çanakkale Boğazı’ndan sonra Gökçeada’nın iskelede dönülüp Bozcaada’da finiş”&nbsp;düşüncesinden ise&nbsp;vaz geçildiği&nbsp;öğrenildi.<br />
<strong>ÇEŞME’DE IRC-ORC TÜRKİYE ŞAMPİYONASI YAPILACAK</strong><br />
55. Deniz Kuvvetleri Kupası&nbsp;tamamlandıktan sonra&nbsp;Çeşme’de&nbsp;iki reyting sisteminin bir arada&nbsp;kullanılacağı&nbsp;IRC&nbsp;-&nbsp;ORC Şampiyonası&nbsp;yapılacak.<br />
Trofe dışı&nbsp;tutulan bu şampiyona&nbsp;15-18 Temmuz&nbsp;tarihleri arasında&nbsp;<em>(Çarşamba-Cumartesi)</em>&nbsp;gerçekleşecek.&nbsp;4 yarış gününde 5’i&nbsp;şamandıra,&nbsp;biri coğrafi 6 yarışın&nbsp;hedeflendiği etkinlik&nbsp;50 tekne ile sınırlandırıldı. Yarışların ardından&nbsp;IRC,&nbsp;ORC&nbsp;ve&nbsp;“karma”&nbsp;olarak&nbsp;üç şampiyon&nbsp;belirlenecek.<br />
Yelken sporuna destekleri ile tanınan&nbsp;Atabay,&nbsp;Tezmarin,&nbsp;Eker,&nbsp;Arkas,&nbsp;Vakko&nbsp;ve&nbsp;Akpa&nbsp;gibi&nbsp;güçlü markaların&nbsp;sponsorluğunu üstlendiği&nbsp;IRC&nbsp;-&nbsp;ORC Şampiyonası&nbsp;için&nbsp;TAYK’ın&nbsp;TYF’ye&nbsp;<em>(Türkiye Yelken Federasyonu)</em>&nbsp;üç yıllık başvuru&nbsp;yaptığı belirtildi.&nbsp;<br />
Aynı şekilde&nbsp;Deniz Kuvvetleri Kupası’nda da&nbsp;rotanın üç yıl boyunca değiştirilmeyeceği Yatçı Toplantısı’nda özellikle vurgulandı.&nbsp;<br />
<br />
<strong>TAYK 2026 TROFESİ’NDE 25 YARIŞ</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_up4.jpg" style="height:226px; width:201px" /></p>

<p>Ahmet Eker’in ardından söz alan&nbsp;TAYK’ın&nbsp;yeni Genel Müdürü Ceren Veziroğlu,&nbsp;<em>“Komodorum bana söyleyecek pek bir söz bırakmadı”</em>&nbsp;dedi ve&nbsp;18-19 Nisan’da&nbsp;Komodorlar Serisi-1&nbsp;ile başlayıp&nbsp;25 Ekim’de&nbsp;Moda Deniz Kulübü&nbsp;-&nbsp;Cumhuriyet Kupası&nbsp;ile tamamlanacak&nbsp;trofe programı&nbsp;hakkındaki bilgileri paylaştı.<br />
TAYK,&nbsp;2026&nbsp;sezonunda&nbsp;22 yarış gününde 25 yarış&nbsp;yapmayı hedefliyor. Bunlardan&nbsp;5’i&nbsp;İstanbul Boğazı’nda,&nbsp;2’si&nbsp;açıkdeniz&nbsp;<em>(İstanbul-Bozcaada-Çeşme / Marmara Kupası)</em>&nbsp;9 coğrafi&nbsp;ve&nbsp;11’i de&nbsp;orsa-pupa şamandıra yarışı&nbsp;olarak planlandı.<br />
<strong>VAKKO VE NAVİGA GERİ GELİYOR</strong><br />
TAYK’ın&nbsp;2026 yarış takvimi,&nbsp;IRC&nbsp;-&nbsp;ORC Şampiyonası&nbsp;gibi&nbsp;trofe dışı&nbsp;tutulan&nbsp;7-8 Kasım&nbsp;tarihli&nbsp;Vakkorama&nbsp;-&nbsp;Naviga Kupası&nbsp;ile sona erecek. Bu etkinlikle birlikte hem&nbsp;Vakkorama, hem&nbsp;Naviga&nbsp;hayli zamandır farklı nedenlerle&nbsp;uzak&nbsp;kaldıkları&nbsp;İstanbul sularına&nbsp;yeniden&nbsp;dönmüş olacak.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(12).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>START-FİNİŞ HATLARINDA YENİ DÜZENLEME</strong><br />
Genel Müdür Veziroğlu,&nbsp;Moda Deniz Kulübü&nbsp;-&nbsp;Cumhuriyet Kupası&nbsp;dışındaki&nbsp;tüm yarışlarda denizden start verileceğini&nbsp;söyledi ve şöyle devam etti:<br />
<em>“Şamandıra yarışlarında start hattı&nbsp;demirli komite teknesinin iskele,&nbsp;finiş hattı&nbsp;ise&nbsp;aynı teknenin sancak tarafında&nbsp;kurulacak. Böylelikle rotalarını tamamlayan tekneleri,&nbsp;filonun geri kalanını beklemeden&nbsp;ikinci yarışlarına gönderebileceğiz.</em><br />
<em>Hava şartları elvermediği durumda&nbsp;yapılamayan&nbsp;yarış olursa, onu da&nbsp;sonraki zamanda planlanan yarışlardan birine eklemeyi&nbsp;düşünüyoruz."</em>&nbsp;<br />
<strong>İLK YARIŞIN BAŞHAKEMİ FEYZA GÜL</strong><br />
Başhakemlik deneyimine&nbsp;rağmen yarışlarda&nbsp;Başhakemlik yapmayacağını&nbsp;söyleyen&nbsp;Veziroğlu,&nbsp;18-19 Nisan’da&nbsp;Captain Haddock Kupası&nbsp;ve&nbsp;GİSBİR Kupası&nbsp;olarak&nbsp;Komodorlar Serisi-1&nbsp;başlığı altında toplanan&nbsp;iki etkinlikte Başhakemlik&nbsp;görevini&nbsp;Feyza Kayran Gül’ün üstleneceğini belirtti.<br />
Ayrıca, startlarda&nbsp;“Vakaros Yarış Yönetim Sistemi”nin kullanılacağını, ancak bunun&nbsp;sezonun ilk yarışına yetişmeyeceğini&nbsp;aktaran&nbsp;Veziroğlu, şöyle devam etti:<br />
<em>“Elbette&nbsp;görsel&nbsp;ve&nbsp;seda&nbsp;ile verilen&nbsp;klasik uyarı işaretleri&nbsp;devam edecek. Ancak&nbsp;tekne hareketlerinin daha iyi gözlenmesi, yarışanların da&nbsp;zaman tutup,&nbsp;pin almalarını gerektirmeyecek&nbsp;bu sistem&nbsp;OCS&nbsp;pozisyonlarında&nbsp;kesinlik sağlaması&nbsp;ve&nbsp;ekiplerin uyarıları takibi&nbsp;açısından büyük kolaylık sağlayacak.”</em><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_up7.jpg" /><br />
<br />
<strong>START HATTINA “VAKAROS” GELİYOR</strong><br />
<br />
Burada söze giren&nbsp;Ahmet Eker,&nbsp;Vakaros&nbsp;sistemini uzun zamandır&nbsp;J/70 yarışlarda kullandıklarını&nbsp;ve&nbsp;çok memnun kaldıkları&nbsp;için&nbsp;yat yarışlarına da taşımayı&nbsp;düşündüklerini aktardı.<br />
Yakın bir zamanda&nbsp;Cape 31&nbsp;ve&nbsp;TP52&nbsp;serilerinde de&nbsp;Vakaros’a&nbsp;geçiş hazırlığı&nbsp;yapıldığı bilgisini paylaşan&nbsp;Eker, bu sistemin&nbsp;ayrıntıları&nbsp;ile&nbsp;“ekonomik boyutu”na da değindi.<br />
Sistem,&nbsp;teknelere sabitlenecek sensör&nbsp;ve&nbsp;ekran,&nbsp;start hattında rüzgaraltı şamandırasında&nbsp;<em>(pin end)</em>&nbsp;konuşlanacak&nbsp;hakem botu&nbsp;ile&nbsp;Komite Botu’ndaki&nbsp;merkez ekran&nbsp;olmak üzere birbirleriyle&nbsp;“konuşabilen”&nbsp;dört ana parçadan oluşuyor.<br />
Yarış Yönetim&nbsp;ekibi tarafından&nbsp;merkez ekrana girilecek bilgi&nbsp;<em>(ör. Start uyarı işareti, “P” uyarısı, zaman sayacı, OCS)</em>,&nbsp;yarıştaki teknelerin ekranlarına&nbsp;da yansıyacak.&nbsp;OCS&nbsp;<em>(erken start)</em>&nbsp;uyarısı&nbsp;alan tekne&nbsp;startını tekrarladığında&nbsp;ekranında&nbsp;“Clear / Temiz”&nbsp;notunu görecek. Böylece&nbsp;“Genel Geri”&nbsp;çağrısına da gerek kalmayacak.<br />
Ayrıca&nbsp;dileyen herkes&nbsp;bilgisayar aracılığı ve&nbsp;10 saniyelik gecikme&nbsp;ile&nbsp;startı izleme&nbsp;şansına sahip olacak.<br />
Ancak bu sistem ağı&nbsp;500 metre çaplı bir alanda&nbsp;bağlantı kurabildiği için&nbsp;TTS’nin&nbsp;<em>(Tekne Takip Sistemi)</em>&nbsp;yerini alması söz konusu değil.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/tayk_yatci_top_26_up6.jpg" /><br />
<strong>SATIN ALINABİLİR, KİRALANABİLİR</strong><br />
Peki bu&nbsp;konforun maliyeti&nbsp;ne kadar?<br />
Deniz Kuvvetleri Kupası’nda tekne takibinin yine&nbsp;YB Race&nbsp;sistemi ile yapılacağını belirten&nbsp;Ahmet Eker,&nbsp;Vakaros’un tekneye taklılacak ekranının&nbsp;1.000 Euro&nbsp;civarıonda olduğunu, ayrıca&nbsp;yıllık 150 Euro&nbsp;gibi bir&nbsp;kullanım bedeli&nbsp;olduğunu söyledi.&nbsp;Eker,&nbsp;<em>“Cihazı satın almak şart değil,&nbsp;kiralanması da mümkün. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Gelişmeler konusunda sizleri bilgilendireceğiz”</em>&nbsp;dedi.<br />
<br />
<strong>DÜMENCİ TOPLANTILARI KALDIRILDI</strong><br />
Bu arada toplantıdan son bir not...<br />
Her yarış öncesi&nbsp;marinada&nbsp;yapılan&nbsp;dümenci toplantılarından vaz geçildi. Bu karar ekiplere&nbsp;"Bu toplantıları online yapalım mı?"&nbsp;sorusuna&nbsp;"hayır gerek yok"&nbsp;cevabı alındıktan sonra geldi.<br />
Önemli&nbsp;ve&nbsp;gerekli&nbsp;bilgiler&nbsp;ek talimat&nbsp;ile&nbsp;duyuru panosunda&nbsp;yayınlanacak ve&nbsp;grup paylaşımına&nbsp;sokulacak.<br />
Deniz Kuvvetleri Kupası&nbsp;gibi uzun solukluve&nbsp;ayrıntı içeren&nbsp;programlar ise&nbsp;bu kararın dışında&nbsp;tutuldu.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:00:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanlığı Trofesi Yat Yarışları Maratonu Başlıyor</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cumhurbaskanligi-trofesi-yat-yarislari-maratonu-basliyor-5701</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cumhurbaskanligi-trofesi-yat-yarislari-maratonu-basliyor-5701</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Trofesi Yat Yarışları Maratonu Başlıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nın&nbsp;7’nci yılında&nbsp;5 ayakta 7 kupa mücadelesi&nbsp;yapılacak.&nbsp;Dört handikap sisteminin&nbsp;kullanılacağı trofede ilk yarış&nbsp;23-25 Nisan&nbsp;tarihlerinde gerçekleşecek.<br />
23 Nisan’da&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki&nbsp;Ulusal Egemenlik Kupası’ndan hemen sonra aynı gün yatlar&nbsp;Sahil Güvenlik Kupası&nbsp;için&nbsp;Çanakkale&nbsp;rotasına yelken basacak.&nbsp;<br />
İstanbul Açıkdeniz Yat Yarış Kulübü&nbsp;<em>(İAYYK)</em>&nbsp;tarafından&nbsp;Cumhurbaşkanlığı himayesinde&nbsp;düzenlenen&nbsp;5 ayaklı&nbsp;trofenin tanıtım toplantısı&nbsp;Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul’da yapıldı.<br />
Toplantının açılış konuşmasını yapan&nbsp;İAYYK&nbsp;ve&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları&nbsp;<em>(CUYY)</em>&nbsp;Organizasyon Komitesi Başkanı Ekrem Yemlihaoğlu,&nbsp;<em>“Bugün burada sadece bir spor organizasyonu değil, Türkiye’nin denizlerdeki gücünü ve vizyonunu tüm dünyaya göstermek adına bir araya gelmiş bulunuyoruz”</em>&nbsp;dedi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_2026_tanitim_up1.jpg" /><br />
Dünyanın pek çok ülkesinde&nbsp;savaşlar&nbsp;ve&nbsp;belirsizlikler&nbsp;yaşanırken,&nbsp;Türkiye karasularında güvenle&nbsp;ve&nbsp;özgürce&nbsp;yelken basmaktan gurur duyduklarını söyleyen&nbsp;Yemlihaoğlu,&nbsp;<em>“Yelken sporu dünyada sadece bir spor dalı değil, aynı zamanda milyarlarca dolarlık ekonomik hacim yaratan bir etkinlik”</em>&nbsp;dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(12).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>200 TEKNELİK KATILIM BEKLENİYOR</strong><br />
Yelken sporunun&nbsp;dünyada en yüksek katma değer yaratan&nbsp;branşların başında geldiğini belirten&nbsp;Yemlihaoğlu, bu alanda&nbsp;Türkiye’yi&nbsp;küresel bir merkez&nbsp;haline getirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak,&nbsp;<em>“Başladığımızda sayı 23 idi. Bu yıl 200’ün üzerinde tekne ve 14 ülkeden katılım bekliyoruz”</em>&nbsp;diye konuştu.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_2026_tanitim_up2.jpg" /><br />
Ardından söz alan&nbsp;TYF&nbsp;<em>(Türkiye Yelken Federasyonu)</em>&nbsp;Başkanı Özlem Akdurak,&nbsp;Türkiye’de&nbsp;yelken sporu&nbsp;dalında&nbsp;uluslararası başarı grafiğinin&nbsp;giderek yükseldiğini söyledi ve&nbsp;<em>“Gençlik şampiyonlarında, dünya şampiyonalarında dünyada en çok madalya kazanan ülkeyiz. Bu ivme ile Los Angeles olimpiyatlarında iki dalda madalya bekliyoruz”&nbsp;</em>dedikten sonra şöyle devam etti:<br />
<em>“Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nda bu yıl tarihimizin en önemli noktalarında etaplarımız olacak. Bu mükemmel bir organizasyon. Katılım sayısında da dikkat çekici artıç var.”</em><br />
<strong>5 AYAK, 7 KUPA, 14 YARIŞ</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_2026_tanitim_up3.jpg" style="height:254px; width:265px" /></p>

<p>CUYY 2025 Trofesi,&nbsp;5 ayakta 7 kupa&nbsp;altında&nbsp;14 yarıştan&nbsp;oluşacak.&nbsp;Yarış takvimi&nbsp;hakkındaki ayrıntıları da etkinliğin&nbsp;Sportif Direktörü Engin Yuvaktaş&nbsp;paylaştı.<br />
İlk yarış&nbsp;23 Nisan’da&nbsp;İstanbul Boğaziçi&nbsp;coğrafi parkurundaki&nbsp;Ulusal Egemenlik Kupası&nbsp;olacak. Yatlar aynı gün&nbsp;Moda’dan verilecek startla&nbsp;Sahil Güvenlik Kupası&nbsp;için&nbsp;Çanakkale&nbsp;rotasına yelken basacak.&nbsp;25 Nisan’da ise&nbsp;Çanakkale Boğazı’nda yapılacak yarışla etkinlik tamamlanacak.<br />
Geçen yıl&nbsp;İstanbul-Samsun&nbsp;rotalı&nbsp;Kurtuluş Kupası’nda ise bu yıl yarışlar&nbsp;İstanbul’da yapılacak.&nbsp;17 Mayıs’ta parkur&nbsp;İstanbul Boğazı,&nbsp;19 Mayıs’ta&nbsp;Caddebostan-Moda-Adalar&nbsp;olacak.<br />
Sportif Direktör Yuvaktaş,&nbsp;ORC,&nbsp;IRC,&nbsp;SportsBoat,&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarında&nbsp;dört handikap sisteminin&nbsp;kullanılacağı ve&nbsp;200 teknelik katılım&nbsp;beklenen yarışlarda filonun&nbsp;10 divizyona&nbsp;dağıtılacağını söyledi.&nbsp;Üniversite ekipleri&nbsp;ve&nbsp;kadın yelkenciler&nbsp;için de ayrı kategoriler oluşturulacak.<br />
<br />
<strong>CUYY 2026 YARIŞ TAKVİMİ</strong><br />
<br />
<strong>1. AYAK:&nbsp;23-26 Nisan (3 yarış )</strong><br />
&nbsp; &nbsp; 23 Nisan:&nbsp;Ulusal Egemenlik Kupası&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
&nbsp; &nbsp; 23-24 Nisan:&nbsp;Sahil Güvenlik Kupası&nbsp;<em>(İstanbul-Çanakkale açık deniz yarışı)</em><br />
&nbsp; &nbsp; 25 Nisan:&nbsp;Gelibolu Kupası&nbsp;<em>(Çanakkale Boğazı)</em><br />
<br />
<strong>2. AYAK:&nbsp;16-19 Mayıs / İstanbul (5 yarış)</strong><br />
&nbsp; &nbsp; 16-17 Mayıs:&nbsp;Kurtuluş Kupası (Adalar-Caddebostan-Moda 3 x şamandıra-1 coğrafi)<br />
&nbsp; &nbsp; 19 Mayıs:&nbsp;19/19 Kupası&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
<br />
<strong>3. AYAK:&nbsp;30 Ağustos / İstanbul (1 yarış)</strong><br />
&nbsp; &nbsp; 30 Ağustos:&nbsp;Zafer Kupası&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
<br />
4. AYAK:&nbsp;29 Ekim-1 Kasım / İstanbul (5 yarış )<br />
&nbsp; &nbsp; 29 Ekim:&nbsp;Fişekhane Etabı&nbsp;<em>(İstanbul Boğazı)</em><br />
&nbsp; &nbsp; 31 Ekim-1 Kasım:&nbsp;Cumhuriyet Kupası&nbsp;<em>(Adalar-Caddebostan-Moda 3 x şamandıra-1 coğrafi)</em></p>

<p><br />
<strong>KIBRIS KUPASI TROFE DIŞI</strong><br />
Kapanış yarışı olan ve ilki geçen yıl yapılan&nbsp;Kıbrıs Kupası&nbsp;ise yine&nbsp;trofe dışı&nbsp;tutuldu.<br />
16-19 Kasım&nbsp;tarihleri arasında&nbsp;Marmaris Göcek’ten yola çıkacak filo,&nbsp;Akdeniz&nbsp;sularındaki açık deniz mücadelesini Kıbrıs Girne’de tamamlayacak.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_2026_tanitim_up5.jpg" /><br />
<strong>GEÇEN YILIN ŞAMPİYONU KUPASINI GERİ VERDİ</strong><br />
CUYY&nbsp;programı tamamlandığında,&nbsp;tüm sınıflarda genel birinci&nbsp;olan ekip&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Trofe Kupası’nı almaya hak kazanıyor. Bu&nbsp;döner kupa, bir yıl boyunca kazanan ekipte kalıyor ardından&nbsp;sonraki trofe birincisine&nbsp;verilmek üzere organizasyona iade ediliyor.<br />
Tanıtım toplantısının ardından&nbsp;kupa teslim töreni&nbsp;gerçekleşti ve&nbsp;geçen yılın şampiyonu&nbsp;olan&nbsp;Oğuz Ayan&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Angels of CMC Holding&nbsp;ekibi, döner trofe kupasını&nbsp;Organzasyon Komitesi Başkanı Ekrem Yemlihaoığlu’na geri verdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:00:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAUISC İlkbahar Trofesi’nde 3. Etap Sıkıntılı Geçti</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bauisc-ilkbahar-trofesinde-3-etap-sikintili-gecti-5700</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bauisc-ilkbahar-trofesinde-3-etap-sikintili-gecti-5700</guid>
                <description><![CDATA[BAUISC İlkbahar Trofesi’nde 3. Etap Sıkıntılı Geçti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_3_etap_top.jpg" /></p>

<p>Düşük hava&nbsp;koşulları yüzünden ilk etapta&nbsp;tek yarışı&nbsp;güçlükle yapılabilen&nbsp;BAUISC İlkbahar Trofesi’nde ikinci etap&nbsp;“sürpriz rüzgarla”&nbsp;oldukça keyifli ve çekişmeli geçmişti. Ancak&nbsp;11 Nisan Cumartesi&nbsp;günü gerek&nbsp;ekipler, gerek&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;için yine&nbsp;zor bir gün&nbsp;oldu, Planlanan&nbsp;2 şamandıra yarışı&nbsp;hem&nbsp;hafif&nbsp;hem de&nbsp;yönü oynak&nbsp;rüzgarla sıkıntılı anlar yaşattı.&nbsp;23 tekneden 5’i finiş göremedi.Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Yelken Kulübü&nbsp;(BAUISC) tarafından düzenlenen&nbsp;İlkbahar Trofesi’nde&nbsp;<em>(Spring Trophy 2026)</em>&nbsp;3. Etap&nbsp;yarışları&nbsp;11 Nisan Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;Caddebostan-&nbsp;&nbsp;Adalar&nbsp;parkurunda hedeflenen&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;ile geride kaldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(12).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
Ne var ki, hava koşulları&nbsp;28 Mart’ta yapılan&nbsp;ilk etapla büyük benzerlik&nbsp;gösterdi. Dört etaplı&nbsp;İlkbahar Trofesi’nde ilk ayakta&nbsp;elverişsiz rüzgar&nbsp;nedeniyle planlanan&nbsp;iki şamandıra yarışından biri&nbsp;koşulların zorlanmasıyla tamamlanabilmişti.&nbsp;4 Nisan&nbsp;tarihindeki ikinci etap ise&nbsp;tahminlerin öngörmediği sürpriz rüzgarla&nbsp;son derece&nbsp;keyifli&nbsp;ve&nbsp;çekişmeli&nbsp;bir mücadeleye ortam yaratmıştı.&nbsp;<br />
Sıra&nbsp;üçüncü etaba&nbsp;etaba geldiğinde, rüzgar&nbsp;ilk etaptaki sıkıntıları&nbsp;yeniden yaşattı. Tahminler yine&nbsp;düşük rüzgar&nbsp;gösterdiği için&nbsp;Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;ilan edilen start zamanından&nbsp;iki saat önce&nbsp;denize açıldı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_3_etap_up1.jpg" /><br />
Parkurun kurulacağı&nbsp;Caddebostan&nbsp;-&nbsp;Adalar&nbsp;bölgesinde yapılan ölçümlerde&nbsp;180 dereceden&nbsp;<em>(kıble)</em>&nbsp;averajı&nbsp;5 knot&nbsp;rüzgar okunduğunda hazırlıklar tamamlandı. Ancak&nbsp;“hazırız”&nbsp;anlamına gelen&nbsp;turuncu flama&nbsp;işaret teknesinde toka edildiğinde&nbsp;gücünü koruyan&nbsp;rüzgarın yönü&nbsp;bir anda 230 dereceye&nbsp;<em>(güneybatı)</em>&nbsp;dirise etti.&nbsp;Turuncu flama arya&nbsp;edildi, yerini&nbsp;tehir flaması&nbsp;aldı, parkur&nbsp;230 dereceye&nbsp;göre yeniden düzenlendi.&nbsp;<br />
23 tekneden&nbsp;oluşan filoda&nbsp;ilk start&nbsp;düdüğü&nbsp;ORC 0-A-B&nbsp;grupları için&nbsp;12.15’te çaldı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_3_etap_up6.jpg" /><br />
<strong>CHACAL İSTANBUL’DA TEK BAŞINA</strong><br />
Marmaris Kış Trofesi’nden dönerek&nbsp;İstanbul’a gelen&nbsp;Vedat Tezman’ın&nbsp;Oğuz Ayan&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Chacal’ı&nbsp;ORC 0’da tek başınaydı.&nbsp;<br />
Yarış Kurulu,&nbsp;Chacal’ın&nbsp;hızını&nbsp;dikkate alarak&nbsp;hakkaniyetin korunması&nbsp;adına onu&nbsp;ORC A’daki&nbsp;üç teknenin&nbsp;arasına almayıp,&nbsp;ORC 0’ı açarak bu gruba yerleştirmeyi uygun görmüştü. Ancak&nbsp;Chacal’ın bu yarışta elde edeceği sonuç,&nbsp;trofe genel sıralaması&nbsp;hesaplanırken&nbsp;dikkate alınamayacaktı.&nbsp;<br />
Bu karar&nbsp;Vedat Tezman&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Team Acadia&nbsp;tarafından hoş karşılandı. Zira&nbsp;Marmaris’te olduğu gibi&nbsp;İstanbul’daki yarışı da gidecekleri&nbsp;Sardunya Cup&nbsp;öncesi&nbsp;“antrenman”&nbsp;olarak değerlendiriyorlardı.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_3_etap_up2.jpg" /><br />
<strong>DÜŞÜK HAVA, GÜÇLÜ AKINTI, ROTA KISALTMA</strong><br />
ORC 0-A-B&nbsp;grupları&nbsp;<em>(13 tekne)</em>&nbsp;orsa bacağı&nbsp;1.1 deniz mili&nbsp;olan&nbsp;iki turlu&nbsp;rotalarına yelken basarken, orsa şamandırası&nbsp;0.9 deniz miline&nbsp;atılan&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D&nbsp;gruplarının&nbsp;<em>(5 tekne)</em>&nbsp;startı&nbsp;12.25’te verildi.&nbsp;5 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı da&nbsp;aynı rotayı tek turda&nbsp;tamamlayacaktı.<br />
Düşük hava&nbsp;ve&nbsp;güçlü akıntı&nbsp;yarışın&nbsp;süresini&nbsp;uzatırken,&nbsp;rüzgar hızının daha da düşme&nbsp;eğilimi göstermesi üzerine&nbsp;Yarış Kurulu rota kısaltmasına&nbsp;gitti ve finişler&nbsp;üç ayrı noktada&nbsp;alındı.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_3_etap_up3.jpg" /><br />
<strong>İKİNCİ YARIŞTA 5 TEKNE FİNİŞ GÖREMEDİ&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong><br />
Günün&nbsp;ikinci&nbsp;yarışına hazırlanan&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;5 knot’lık rüzgarın&nbsp;250 dereceye&nbsp;<em>(batı-güneybatı)</em>&nbsp;oturması ile&nbsp;ilk grubun&nbsp;<em>(ORC 0-A-B)</em>&nbsp;startını&nbsp;14.52’de verdi.&nbsp;15.00’da&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D,&nbsp;15.07’de&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarının yarışı başladı.<br />
Zaman zaman&nbsp;8 knot’ı zorlayan rüzgar,&nbsp;ön gruptaki&nbsp;tekneleri&nbsp;finiş hattına&nbsp;taşırken, sonradan&nbsp;tükenmesi&nbsp;üzerine geride kalanlar&nbsp;zor anlar&nbsp;yaşadı.&nbsp;Biri ORC B’de,&nbsp;4’ü&nbsp;Gezgin’de&nbsp;5 tekne&nbsp;rotalarını tamamlayamadı ve hanelerine&nbsp;DNF&nbsp;<em>(finiş yapamadı)</em>&nbsp;notu düşüldü.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_3_etap_up4.jpg" /><br />
<strong>SIRADA İSTANBUL BOĞAZI YARIŞI VAR</strong><br />
İlk üç etabında&nbsp;toplam&nbsp;5 yarış&nbsp;yapılabilen&nbsp;BAUISC İlkbahar Trofesi’nde&nbsp;dördüncü&nbsp;ve&nbsp;son&nbsp;etap&nbsp;“Helly Hansen Sports Works Bosphorus Race”&nbsp;adıyla&nbsp;2 Mayıs Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yapılacak. Bu mücadelenin ardından&nbsp;İlkbahar Trofesi’nin genel sıralama birincisi döner&nbsp;Vela Kupası’nın bir yıl süre ile sahibi olacak.<br />
<strong>BAUISC İLKBAHAR TROFESİ 3. ETAP</strong><br />
11 Nisan 2026, Cumartesi<br />
ORC 0<br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;Team Acadia-Chacal&nbsp;(Vedat Tezman)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;(Orkun Öz)&nbsp;2-2&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;3-3&nbsp;(6)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Bora Olcav)&nbsp;2-1&nbsp;(3)<br />
2.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;1-2&nbsp;(3)<br />
3.&nbsp;Helly Hansen Cheese V&nbsp;(Taner Halaçoğlu)&nbsp;5-4&nbsp;(9)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;SYS Yatçılık-Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;Bosch-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;4-2&nbsp;(6)<br />
3.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;2-4&nbsp;(6)<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;Volvo Cars Türkiye-Su 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;2-1&nbsp;(3)<br />
2.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;1-6 DNF&nbsp;(7)<br />
3.&nbsp;Cenoa Sailng-Aren&nbsp;(Erol Malatyalı)&nbsp;3-6 DNF&nbsp;(9)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:00:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
