<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Deniz Ticaret Gazetesi</title>
        <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/</link>
        <description>Deniz Ticaret Gazetesi,seaturk,Maritime Breaking News,fishing news,Shipbuilding,World Maritime News. Your new platform. Connecting the Maritime &amp; Offshore World for. Sustainable Solutions. Filter by topic. All categories, Anti Fouling,Marine Industry News, Maritime Shipping News, Shipbuilding, Coast Guard, Navy, Maritime News, Marine News Magazine, Maritime Security, Offshore.Maritime matters and news for the shipping industry, maritime professionals, cruise tourism and enthusiasts.Global Shipping, Maritime and Offshore Marine News. Register for Daily, Weekly and breaking news alerts from the maritime industry.Visit TradeWinds for the best news, insight and opinion covering the global shipping business. docked at Tuzla Shiprepair Yard, Turkey.Pirates who attacked a Turkish vessel and kidnapped seamen off the coast of West Africa on Thursday made the first contact with the shipping</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Karadeniz\&#039;de Vurulan Sadece Gemi Değil</title>
                <category>Nuri Mert Can Transbosphor CEO</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-vurulan-sadece-gemi-degil-5825</link>
                <author>n.mertcan@denizticaretgazetesi.org (Nuri Mert Can Transbosphor CEO)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-vurulan-sadece-gemi-degil-5825</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz\'de Vurulan Sadece Gemi Değil]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>5 Nisan'da bu köşede, Hürmüz'den Karadeniz'e uzanan ateş çemberini ve o çemberin ortasında vardiya tutan denizcilerimizi yazmış; dünya petrol fiyatını, navlunu ve sigorta primini tartışırken bizim aklımızın o çelik gövdelerin içindeki "can"da olduğunu söylemiştim. Aradan geçen birkaç ayın sonunda keşke yanılmış olsaydım, diyorum. Ne yazık ki son bir haftada Karadeniz ve Azak Denizi'nden gelen haberler, savaşın yalnızca sivil denizciliğe yaklaştığı yolundaki endişemizi doğrulamakla kalmadı; tehdidin artık doğrudan gemilerin bordasına dayandığını gösterdi.</p>

<h2><strong>&nbsp;Rakamların İçindeki İnsan</strong></h2>

<p>Bilançonun tartışmalı olduğunu kabul ederek başlayayım. Ukrayna, doksan altı saatte otuz beş, bu yazı yayına hazırlanırken yaptığı son açıklamada ise 6–12 Temmuz haftası boyunca toplam doksan gemiye saldırı düzenlediğini; tek bir gecede yirmi bir tankerin, dört römorkörün, iki kargo gemisinin ve bir tarak gemisinin vurulduğunu söylüyor. Rusya ise aynı dalgada yalnızca dört geminin hedef alındığında ısrarlı. Savaşın sisi içinde her iki tarafın rakamına da ihtiyat payı bırakmak, hiçbirini kesinleşmiş bir bilanço gibi sunmamak gerektiğini biliyorum. (1)</p>

<p>Ama açık konuşayım: benim derdim aritmetik değil. Sayı doksan da olsa dört de olsa, o gemilerin her birinde kaptanıyla, başmühendisiyle, vardiya zabitiyle, yağcısıyla, aşçısıyla insanlar yaşıyor, çalışıyor, nöbet tutuyor. Karadaki harekât merkezinden bakan göz için bir gemi, ekranda kayan küçük bir hedeften ibaret olabilir; biz denizciler o küçük işaretin içinde bir ömrün, bir ailenin ve bir memleket hasretinin durduğunu biliriz.</p>

<h2><strong>&nbsp;Ateş Bize de Değdi</strong></h2>

<p><br />
Bu hafta Türk denizciliği de o ateşin sıcaklığını iliklerinde hissetti. 7 Temmuz'da, Türk işletmesindeki Marshall Adaları bayraklı YASA POLARIS, CPC terminali açığında yükleme sırası beklerken bir dronun hedefi oldu; bereket gemi balasttaydı, mürettebat sağ salim, gövdede görünür hasar ve denizde kirlilik yok. Saldırının failine dair resmî bir üstlenme bulunmadığını da not edelim; spekülasyon bu köşenin işi değil. (2)&nbsp;</p>

<p><br />
Birkaç gün sonra bu kez Türk bayraklı SABAHAT TELLİ, Taganrog'daki saldırı dalgasında isabet aldı; gemide çıkan yangın söndürüldü. Uluslararası kayıtların 4.442 dwt'lik küçük tonajlı bir kimyasal-petrol ürünleri tankeri olarak tanımladığı bu geminin hasar boyutunu, ilgililerin açıklamaları netleştirecektir. (3)</p>

<p>İki gemimizden de can kaybı haberi gelmemesine şükrediyorum. Ne var ki korktuğumuz eşik başka bir güvertede aşıldı: 11 Temmuz'da Rostov Valisi'nin ağzından öğrendik ki Taganrog Körfezi'nde vurulan gemilerden metanol yüklü tankerde bir denizci hayatını kaybetti. Bu savaşın sivil denizciler hanesine artık bir can yazıldı. Sağ kalanlar içinse "mürettebat kurtuldu, mesele kapandı" demeye kimsenin hakkı yok. Bordadaki sacı değiştirirsiniz, yanan kabloyu yenilersiniz; peki saldırı anında köprü üstünde duran insanın içine yerleşen korkuyu hangi tersanede onaracağız? Gece vardiyasında gökyüzünde dron sesi arayan denizcinin uykusunu hangi poliçe iade edecek?</p>

<h2>&nbsp;S<strong>avaş, Yükün Cinsine Bakmıyor</strong></h2>

<p>Bir yanılgıyı da düzeltmek gerekiyor: bu artık yalnızca petrol tankerlerinin meselesi değil. Vurulanlar arasında kargo gemileri, römorkörler, hatta bir tarak gemisi var; Don–Azak Kanalı süre belirtilmeksizin trafiğe kapandı, Kerç Boğazı geçiş başvurularını askıya alındı. Rusya'nın buğday ihracatının dörtte birine varan bölümünün bu güzergâhtan aktığı düşünülürse, vurulan gemi petrol taşımasa bile kesilen şeyin milyonlarca sofraya giden tahıl olduğu görülür. (4)</p>

<p>Üstelik ateş tek yönden de gelmiyor; 12 Temmuz'da Rusya'nın Odessa, Çornomorsk ve İzmail Limanlarına yönelttiği saldırılarda St. Kitts ve Nevis bayraklı sivil bir kuru yükçünün hasar gördüğü haberleri düştü. Tanker, kuru yükçü, römorkör, balıkçı teknesi; hepsi aynı gökyüzünün altında, aynı belirsizliğin içinde.</p>

<h2><strong>&nbsp;Köprüüstündeki İnsanı Anlamak</strong></h2>

<p>Babam Kaptan Mustafa Can'ın çocukluğumdan beri kulağımda duran bir sözü vardır: "Oğlum, köprü üstünde küçük bir hedef arayan adamın ruh hâlini anlamayan, denizciliği anlayamaz." Denizci bir evde büyüdüm; bizde bir geminin limana varması ticari bir operasyonun tamamlanması değil, bir babanın, bir evladın sağ salim dönmesi demekti. Bugün Karadeniz'de vardiyaya çıkan denizci artık yalnız rüzgârı ve akıntıyı değil, gökyüzündeki uğultuyu da dinliyor; çalan alarmın seyir alarmı mı hava saldırısı uyarısı mı olduğunu ayırt etmeye çalışıyor. Ve bu baskı birkaç dakikalık değil; saatlere, günlere, kimi zaman bütün bir sefere yayılıyor. IMO'nun bölgedeki savaşı gemiler ve mürettebat için "ciddi ve doğrudan" bir emniyet tehdidi sayması, kanaatimce durumun vahametini kibarca ifade etmenin diplomatik yolu. (5)</p>

<h2><strong>"Gitmek İstemiyorum" Demek Hak mıdır</strong>?</h2>

<p>Meseleyi "Karadeniz'e gidecek personel bulunamıyor" cümlesiyle kurmayı reddediyorum; çünkü bu bakış, insanı bir kadro hanesine indirger. Asıl sorulması gereken şudur: canından haklı olarak endişe eden bir denizcinin sefere çıkmak istememesi nasıl karşılanacaktır? Benim cevabım net. Riskli bölgeye gitmek istemeyen kaptan da zabit de gemici de ne korkaktır ne mesleğine ihanet içindedir. Denizci fırtınadan kaçan adam değildir; ama füze, dron ve mayın da fırtına değildir. İnsan, bile bile hedef sahasına sürülecek bir yedek parça hiç değildir.</p>

<p>Nitekim IBF'nin haziran sonunda güncellediği risk listesi Azak Denizi'ni, Kerç Boğazı'nı ve kuzey Karadeniz'in bir bölümünü savaş alanı veya yüksek risk bölgesi sayıyor; kapsamdaki sözleşmeler denizciye ek ücretin, artırılmış tazminatın yanında riskli alana girmeyi reddedip şirket masrafıyla evine dönme hakkını da tanıyor. Bu hakların yalnız ilgili IBF sözleşmelerinde geçerli olduğu doğrudur; ama ortaya koyduğu ilke evrenseldir ve bizim sektörümüzün de vicdanı olmalıdır. (6)</p>

<p>Risk denizciden saklanmayacak, tahliye ve dönüş planı gemi kalkmadan hazır olacak, ailesiyle iletişimi kesilmeyecek ve en önemlisi, "bu sefere çıkmak istemiyorum" diyen insan ekmeğini kaybetme korkusuyla baş başa bırakılmayacak. Çünkü baskı altında alınan onay, rıza değildir.</p>

<p>Küçük tonajda bu yükün kat kat ağırlaştığını da sahadan biliyorum. Az kişiyle dönen gemide aynı omuz birden fazla sorumluluğu taşır; her alarmda bütün gemi ayağa kalkıyorsa, ertesi sabah aynı insanlardan kusursuz seyir beklemek insafsızlıktır. Kazaların yalnız teknik arızadan doğmadığını, yorgunluğun ve korkunun da karar gücünü kemirdiğini bu meslekte herkes bilir; denizcinin psikolojisini konuşmak zaaf değil, seyir emniyetinin ta kendisidir. Ve unutmayalım: denizcinin vardiyası bazen evde devam eder. Saldırı haberi düştüğünde telefon başında bekleyen eş, babasının gemisinin adını internette arayan çocuk, iki kelimelik "iyiyim anne" mesajını bekleyen anne de o vardiyanın sessiz nöbetçileridir. Gemidekiler hiç değilse çevresinde olup biteni görür; evdekiler yalnızca bekler. Belirsizlik, bazen fırtınadan ağırdır.</p>

<h2><strong>&nbsp;Neden Sesimizi Yükselttik?</strong></h2>

<p>TMMOB GEMİMO 43. Dönem Yönetim Kurulu olarak 11 Temmuz'da yaptığımız açıklamada "Mavi Vatan'ın ve dünya denizlerinin sivil neferleri emperyalizmin kanlı oyunlarına kurban edilemez" dedik; bu cümlenin arkasındayım. Hangi başkentten, hangi hesapla gelirse gelsin, büyük güçlerin faturası sivil denizciye kesilemez. Birileri harita üzerinde hedef seçedursun; geminin içinde canıyla çalışan insan o hesapların dipnotu değildir. Türk denizcisinin canı ucuz, Türk bayrağı sahipsiz değildir. Bir geminin hangi yükü taşıdığı tartışılabilir; içindeki sivilin korunması gereği tartışılamaz.</p>

<h2><strong>&nbsp;Üçüncü Yol: Emniyetli Bekleme</strong></h2>

<p>Peki ne öneriyorum? Riskin kabul edilemez seviyeye çıktığı durumlarda gemiye yalnızca iki seçenek bırakamayız: ya ateşin içine gitmek ya sahipsiz kalmak. Üçüncü bir yol var ve adı emniyetli beklemedir. Küçük ve orta tonajlı gemilerin, savaş sivil ticareti hedef almaktan vazgeçene kadar Türk karasularında kontrollü biçimde servis dışı bekleyebileceği — denizcinin diliyle lay-up yapabileceği — alanlar oluşturulmalıdır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yürürlükteki yönergesi "demirde servis dışı bekleme"yi zaten tanıyor; eksik olan, savaş riskine dayalı uzun süreli beklemeyi açıkça kapsayan bir idari düzenlemedir. Klas, sigorta, yangın emniyeti, römorkör erişimi, asgari personel ve kötü hava planı eksiksiz kurgulanmak kaydıyla bu pekâlâ yapılabilir.</p>

<p>Fakat bu çalışmanın merkezine gemiyi değil insanı koymakta ısrar edeceğim. Amaç armatöre kolaylık değil, denizciyi "ya sefere çık ya işini kaybet" cenderesinden kurtarmaktır. Bazen en doğru seyir kararı, sefere hiç başlamamaktır; gemiyi emniyetli bir yerde bekletmek, onu ateşe sürmekten çok daha denizci, çok daha millî ve çok daha vicdanlı bir tercihtir.</p>

<h2><strong>&nbsp;Son Söz</strong></h2>

<p>Mavi Vatan haritada çizili bir alandan ibaret değildir; o sularda çalışan denizcidir, köprü üstünde nöbet tutan kaptandır, makine dairesinde ter döken başmühendistir, kıçta dalgalanan bayraktır ve evladının dönüşünü bekleyen annedir. Mavi Vatan'ı savunmak, önce onun sivil neferini yaşatmakla başlar. Karadeniz'de, Hürmüz'de ve dünyanın bütün tehlikeli sularında çalışan denizcilerimize buradan bir kez daha sesleniyorum: yalnız değilsiniz; canınız hiçbir navlundan ucuz, emniyetiniz hiçbir hesaptan geri değildir.</p>

<p>Pruvanız neta olsun. Ama her şeyden önce vardiyanız sakin, yolunuz emniyetli, yuvanıza dönüşünüz eksiksiz olsun.</p>

<h2><strong>Nuri Mert Can – Transbosphor CEO / TMMOB GEMİMO 2. Başkanı&nbsp;</strong></h2>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
<span style="font-size:10px">Kaynakça</span></p>

<p><span style="font-size:10px">1. Associated Press, 11 Temmuz 2026; Azak Denizi'ndeki saldırılara ilişkin Ukrayna ve Rusya makamlarının açıklamalarını aktaran haber.<br />
2. The Maritime Executive, 9 Temmuz 2026; Ukrayna makamlarının "96 saatte 35 deniz aracı" açıklaması.<br />
3. Reuters kaynaklı SeaNews Türkiye haberi, 7–9 Temmuz 2026; YASA POLARIS yönetici şirket açıklaması.<br />
4. Deniz Haber Ajansı, 10 Temmuz 2026; SABAHAT TELLİ'ye ilişkin sektör haberi.<br />
5. VesselFinder, SABAHAT TELLİ, IMO 9112870 gemi kayıtları.<br />
6. Reuters kaynaklı The Guardian özeti, 11 Temmuz 2026; Don–Azak Kanalı ve buğday taşımacılığı.<br />
7. IMO, "Maritime Security and Safety in the Black Sea and Sea of Azov."<br />
8. ITF/IBF, "List of Designated Risk Areas with Applicable Benefits", 25 Haziran 2026.<br />
9. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, "Gemilerin Demirleme Ücretleri Hakkında Yönerge."<br />
10. TMMOB GEMİMO 43. Dönem Yönetim Kurulu Başkan Açıklaması, 11 Temmuz 2026.<br />
11. Rostov Bölge Valisi Yuri Slyusar'ın açıklamasını aktaran Deniz Haber Ajansı haberi, 11 Temmuz 2026; Taganrog Körfezi'nde dört gemiye İHA saldırısı ve bir denizcinin hayatını kaybetmesi.<br />
12. Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri açıklamasını aktaran ajans haberleri (TRT Haber, Habertürk), 13 Temmuz 2026; 6–13 Temmuz arasında 90 gemiye saldırı düzenlendiği açıklaması.<br />
13. Ukrayna Kalkınma Bakanlığı açıklamalarını aktaran sektör basını, 12 Temmuz 2026; Odessa, Çornomorsk ve İzmail liman altyapısına yönelik saldırılar ve St. Kitts ve Nevis bayraklı geminin hasar görmesi.</span></p>

<p><span style="font-size:10px">[1]: https://apnews.com/article/578044d589f94cc985b699ffcf301297 "Russian attacks kill 6 and wound 29 as Ukrainian forces target oil tankers"</span></p>

<p><span style="font-size:10px">[2]: https://www.seanews.com.tr/article/yasa-polaris-tanker-attacked-by-uav-in-the-black-sea-mrdksmtd "Yasa Polaris Tanker Drone Attack: Crew Safe | SeaNews"</span></p>

<p><span style="font-size:10px">[3]: https://www.denizhaber.net/karadenizde-sabahat-telli-adli-turk-tankeri-vuruldu-haber-125288.htm "Karadeniz'de Sabahat Telli adlı Türk tankeri vuruldu"</span></p>

<p><span style="font-size:10px">[4]: https://www.theguardian.com/world/2026/jul/11/ukraine-war-briefing-zelenskyy-long-range-impact-command-russian-energy-strikes "Ukraine war briefing"</span></p>

<p><span style="font-size:10px">[5]: https://www.imo.org/en/mediacentre/hottopics/pages/maritimesecurityandsafetyintheblackseaandseaofazov.aspx "Maritime Security and Safety in the Black Sea and Sea of Azov"</span></p>

<p><span style="font-size:10px">[6]: https://www.itfseafarers.org/sites/default/files/node/resources/files/IBF%20List%20of%20designated%20risk%20Areas%20with%20applicable%20benefits%20%28as%20of%2025th%20of%20June%202026%29%20%28002%29.pdf "IBF List of Designated Risk Areas"</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:04:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/04/nuri-mert-can-transbosphor-ceo-1775128756.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>52. Yıl Dönümü Münasebetiyle</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/52-yil-donumu-munasebetiyle-5824</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/52-yil-donumu-munasebetiyle-5824</guid>
                <description><![CDATA[52. Yıl Dönümü Münasebetiyle]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kocatepe-muhribi-1(1).jpg" style="height:733px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/batan-kocatepe-muhribi-asil(1).jpg" style="height:793px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kocatepe(1).jpg" style="height:839px; width:600px" /></p>

<p>Kıbrıs Barış Harekatı'nda 498 vatan evladı şehit oldu.</p>

<p>A. Oktay Akçay, 26 Eylül 2019 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Mekanı cennet olsun. Hepsinin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kocatepe-nin-battigi-koordinatlar(1).jpg" style="height:428px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kocatepenin-batis-haritasi(1).jpg" style="height:460px; width:600px" /></p>

<p><em>TCG D354 (II.) Kocatepe'nin battığı yer</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Harita Gazi (E.) Yarbay Özhan Bakkalbaşıoğlu tarafından çizilmiştir. Özhan Bakkalbaşıoğlu, TCG D 354 (II.) Kocatepe'de&nbsp; battığı zaman üstteğmen olarak görev yapıyordu. Bu konuda uzun çalışmaları sonucunda hazırladığı kitabı da vardır. Özhan Bakkalbaşıoğlu'nun tarafımıza yaptığı açıklamada; Kocatepe 21.07.1974 tarihinde saat 22:10'da infilak etmiş, saat 22:20'de batıp gözden kaybolmuştur.&nbsp;</p>

<p>Özhan Bakkalbaşıoğlu ile anlaşamadığımız bir nokta var. TCG D 354 (II.) Kocatepe, bana göre Amerikalıların Kıbrıs'ın batısında uçak gemileri bulunması sebebiyle yaptıkları elektronik aldatmaca sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yasak saha ilan ettiği bölgeye hayali Yunan İkmal Filosunu yakalamak için yanında TCG Maraşal Fevzi Çakmak ve TCG Adatepe muhripleriyle birlikte bölgeye girmeleri sonucunda Türk Hava Kuvvetleri'ne ait filonun Genel Kurmay Başkanlığı tarafından ilan edilen yasak sahada bulunmaları nedeniyle Türk savaş uçakları tarafından vurulmuştur.</p>

<p>Kocatepe'yi F-104 jetiyle vuran Binbaşı Zeki Kılınç, Türk Hava Kuvvetleri'nden yarbay rütbesi ile emekli olduktan sonra kendisiyle&nbsp; telefon görüşmesi yapmıştım. O yıllarda İstanbul Havayolları'nda Uçuş İşletme Başkanlığı'nın görevini yürütüyordu. Zeki Kılınç, daha sonraki yıllarda kanser hastalığına yaklanmış olup yetmiş sekiz yaşında 20.05.2017 tarihinde hayatını kaybetmiştir. İzmir / Narlıdere - Zeytinalanı mezarlığında toprağa verilmiştir.</p>

<p>Yazı serimizin birinci sayfasında bulunan 1-A no'lu belgeyi en son Donanma Komutanlığı Genel Sekreterliği görevini yaptığı sırada emekli olan&nbsp; (E.) Dz. Kurmay Albay Ayhan Yıldızel'e tercüme ettirdim. Yine emekli deniz kuvvetleri mensuplarıyla görüşerek bu karara vardık. Tezimizin üzerinde ısrarla duruyoruz.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:00:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber saldırılarda yapay zekâ etkisi dikkat çekiyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor-5823</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-saldirilarda-yapay-zeka-etkisi-dikkat-cekiyor-5823</guid>
                <description><![CDATA[Siber saldırılarda yapay zekâ etkisi dikkat çekiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Aralık 2025’ten Mayıs 2026’ya kadar ESET telemetrisinde gözlemlenen tehdit ortamı eğilimlerini ve ESET tehdit algılama ve araştırma uzmanlarının içgörülerini özetleyen 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti.</strong></p>

<p>ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır.</p>

<p>Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong><strong>QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı</strong></p>

<p>Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin %19’u), İspanya’da (%17) ve Meksika’da (%6) yaygındı.</p>

<p><strong>Fidye saldırıları devam ediyor</strong></p>

<p>Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:47:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası Sona Erdi</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eayktayk-sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-sona-erdi-5822</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eayktayk-sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-sona-erdi-5822</guid>
                <description><![CDATA[EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası Sona Erdi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme Marina'da düzenlenen EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yılı’nda, IRC ve ORC şampiyonasının final günü tamamlandı. Çeşme açıklarında gerçekleştirilen coğrafi yarışta 25 tekne, şampiyonluk mücadelesi için yelken açtı. Üç gün süren organizasyon, yüksek rekabetin yaşandığı final yarışının ardından sona erdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/eayk%20.jpg" style="height:546px; width:500px" /></p>

<p>Türkiye açıkdeniz yelkeninin köklü organizasyonlarından EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl, Çeşme Marina'da gerçekleştirilen final yarışıyla sona erdi. Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) ile Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü'nün (TAYK) iş birliğinde düzenlenen IRC ve ORC şampiyonasında, ilk iki gün gerçekleştirilen şamandıra yarışlarının ardından 25 tekne, genel klasmandaki sıralamaları belirleyen final yarışında Çeşme açıklarında yelken açtı. Adalar ve şamandıraları kapsayan coğrafi parkurda tamamlanan son mücadelenin ardından üç gün süren şampiyonada dereceye giren ekipler belli oldu.</p>

<p><strong>Coğrafi Yarışta Final Heyecanı Yaşandı</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/eayk%201.jpg" style="height:665px; width:500px" /></p>

<p>Şampiyonanın final gününde ekipler, Çeşme açıklarında belirlenen coğrafi parkurda son kez yelken açtı. Gün boyunca 15 ila 19 knot arasında değişen rüzgâr, yarış için elverişli ve dengeli koşullar sunarken ekipler, genel klasmandaki sıralamalarını korumak ya da zirveye yükselmek için büyük bir mücadele ortaya koydu. Yaklaşık 28 deniz mili uzunluğundaki parkurda gerçekleştirilen yarışta, doğru stratejiyi belirleyen ve rüzgârı en verimli şekilde değerlendiren ekipler avantaj sağlamaya çalıştı.&nbsp;</p>

<div><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(37).jpg" style="height:600px; width:600px" /></div>

<p>Adalar ve seyir işaretlerini kapsayan parkur boyunca taktiksel hamleler ile ekip uyumu ön plana çıkarken, finiş hattına kadar süren rekabet Çeşme açıklarında heyecanı bir an olsun düşürmedi. Üç gün süren şampiyonanın son mücadelesi, hem yarışan ekiplerin performansını hem de Türkiye açıkdeniz yelkenindeki yüksek rekabet seviyesini bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p><strong>CHEETAH / Team Acadia Şampiyonluğa Ulaştı</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/eayk%20%203.jpg" style="height:759px; width:500px" /></p>

<p>Final yarışının ardından IORC Overall genel klasmanında şampiyon belli oldu. Oğuz Ayan kaptanlığındaki CHEETAH / Team Acadia, üç gün süren mücadeleyi zirvede tamamlayarak şampiyonluğa ulaştı. Yaşar Doğa Arıbaş ve Umut Efe Alpkoçak yönetimindeki CARINA ikinci sırada yer alırken, Sinan Sümer kaptanlığındaki ALIZE M12 ise üçüncü olarak podyumu tamamladı. Çeşme açıklarında üç gün boyunca büyük rekabete sahne olan organizasyon, yüksek mücadele düzeyi ve centilmence yarışan ekiplerin performansıyla yelkenseverlere heyecan dolu anlar yaşattı.</p>

<div><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/4(9).jpg" style="height:658px; width:500px" /></div>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IORC Overall</strong></span></p>

<p>1. CHEETAH (Oğuz Ayan)</p>

<p>2. (Yaşar Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)</p>

<p>3. ALIZE M12 (Sinan Sümer)</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IORC 0</strong></span></p>

<p>1. CHEETAH (Oğuz Ayan)</p>

<p>2. ORIENT EXPRESS 6 (Zeynep Atabay)</p>

<p>3. EKER 40 (Ahmet Eker)</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IORC 1</strong></span></p>

<p>1. ALIZE M12 (Sinan Sümer)</p>

<p>2. FENERBAHÇE 1 (Orkun Öz)</p>

<p>3. FLYER (Tora Kutluoğlu)</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IORC 2</strong></span></p>

<p>1. CARINA (Yaşar Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)</p>

<p>2. PUPA (Cenk Tekkaya)</p>

<p>3. FENERBAHÇE 5 (Evren Koncagül)</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IORC GO</strong></span></p>

<p>1. DHO AKOVA (Acar Koparal)</p>

<p>2. IZMIR (Eray Acar)</p>

<p>3. CALLISTA (Herman Van Lierde)</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IRC Overall</strong></span></p>

<p>1. FENERBAHÇE 1 (Orkun Öz)</p>

<p>2. DHO AKOVA (Acar Koparal)</p>

<p>3. CHEETAH (Oğuz Ayan)</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>ORC Overall</strong></span></p>

<p>1. CHEETAH (Oğuz Ayan)</p>

<p>2. CHEETAH (Oğuz Ayan)</p>

<p>3. CARINA (Yaşar Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)</p>

<p><strong>Çeşme Açıklarındaki Büyük Mücadele Ödül Töreniyle Taçlandı</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-final%20(5).jpeg" style="height:353px; width:500px" /></p>

<p>EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yılı'nın ardından düzenlenen ödül törenine; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tümamiral Tayfun Paşaoğlu, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Grup Komutanı Yarbay Engin Anar, İzmir Deniz Ticaret Odası Başkanı Yusuf Öztürk,Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, Çeşme Belediye Meclis Üyesi Arif Çilek, Çeşme Liman Başkanı Gökhan Peker, Çeşme Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Binbaşı Akın Satkan, Çeşme Marina Genel Müdürü Toker Gürer, Türkiye Yelken Federasyonu Başkan Vekili Hakan Yenigün, Türkiye Yelken Federasyonu Teknik Kurul Başkanı ve Arkas Çeşme Yelken Spor Kulübü Başkanı Tolga Yağlı, Türkiye Yelken Federasyonu Yat Kurulu Başkanı Zafer Öznur, Ege Açıkdeniz Yat Kulübü Komodoru Herman Vann Lierde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü Başkanı Ahmet Eker, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü Genel Müdürü Ceren Veziroğlu katıldı.</p>

<p><strong>Çeşme Marina, Üç Gün Boyunca Yelkenin Merkezi Oldu</strong></p>

<p>Çeşme Marina'nın ev sahipliğinde düzenlenen şampiyona, başarılı organizasyonu ve sporculara sunduğu imkânlarla katılımcılardan tam not aldı. Türkiye'nin önemli yat destinasyonlarından biri olan Çeşme Marina, modern altyapısı ve organizasyona sağladığı destekle yarışların sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesine katkı sundu. Üç gün boyunca sporcuları ve organizasyon paydaşlarını ağırlayan marina, yarış merkezi olarak sunduğu olanaklarla katılımcıların memnuniyetini kazanırken, ulusal ölçekte önemli yelken organizasyonlarına ev sahipliği yapma konusundaki deneyimini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><strong>Üç Günlük Mücadelede Kupa Sahiplerini Buldu</strong></p>

<p>EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yılı, ilk iki gün gerçekleştirilen şamandıra yarışlarının ardından final gününde düzenlenen coğrafi parkur mücadelesiyle tamamlandı. Üç gün boyunca Çeşme açıklarında 25 teknenin kıyasıya rekabetine sahne olan organizasyon, IRC ve ORC filolarında yüksek mücadele düzeyiyle yelkenseverlere heyecan dolu anlar yaşattı. Sporcuların centilmence rekabeti ve Çeşme'nin elverişli rüzgâr koşulları, şampiyonanın her etabına ayrı bir heyecan kattı.</p>

<p>Yarışların ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren ekipler kupalarına kavuşurken, EAYK–TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası bir kez daha Türkiye açıkdeniz yelkeninin en köklü ve prestijli organizasyonlarından biri olduğunu ortaya koydu. Üç gün boyunca denizde sergilenen performans, ekip ruhu ve sportif rekabet, organizasyonun yelken camiasındaki güçlü yerini bir kez daha pekiştirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:00:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5821</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5821</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/ge%C3%A7mi%C5%9F%20d%C3%B6nem%20y%C3%BCk%20gemileri.jpg" style="height:761px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(37).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:00:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Melike Esra Karayel\&#039;in İlk Kitabı Raflarda Yerini Aldı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/melike-esra-karayelin-ilk-kitabi-raflarda-yerini-aldi-5820</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/melike-esra-karayelin-ilk-kitabi-raflarda-yerini-aldi-5820</guid>
                <description><![CDATA[Melike Esra Karayel\'in İlk Kitabı Raflarda Yerini Aldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/icimizdeki%20deniz.jpg" style="height:475px; width:500px" /></p>

<p><strong>Bazen en uzun yolculuk; denize değil, insanın kendi içine çıkar</strong></p>

<p>Deniz ile insan arasındaki bağı yıllardır farklı yönleriyle anlatan Sosyal Antropolog Melike Esra Karayel, bu kez rotasını insanın iç dünyasına çeviriyor.</p>

<p>Dr. Sait Sevinç ile birlikte kaleme aldığı "İçimizdeki Deniz", New Age Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.</p>

<p>Denizcilik sektöründe edinilen saha deneyimlerini bilimsel bir bakış açısıyla buluşturan eser; stres, zihinsel yorgunluk, dayanıklılık ve iyi oluş kavramlarını denizin öğrettikleriyle yeniden yorumluyor.</p>

<div><strong>Deniz bazen sadece bir rota değil, insanın kendini yeniden keşfettiği en sessiz yolculuktur</strong></div>

<p>Melike Esra Karayel'i yeni kitabı dolayısıyla kutluyor, "İçimizdeki Deniz"in tüm okurlarına ilham olmasını diliyoruz.</p>

<p><strong>@melikeesrakarayel</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(36).jpg" style="height:600px; width:600px" /></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:43:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ESET, Güvenli Önyükleme Korumasını Tehlikeye Atan Kritik Açıkları Ortaya Çıkardı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eset-guvenli-onyukleme-korumasini-tehlikeye-atan-kritik-aciklari-ortaya-cikardi-5819</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eset-guvenli-onyukleme-korumasini-tehlikeye-atan-kritik-aciklari-ortaya-cikardi-5819</guid>
                <description><![CDATA[ESET, Güvenli Önyükleme Korumasını Tehlikeye Atan Kritik Açıkları Ortaya Çıkardı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Araştırma Ekibi, cihazların Güvenli Önyükleme özelliğini tehlikeye atan güvenlik açığı içeren&nbsp;UEFI ara katmanları keşfetti.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, saldırganların on yıllık güvenlik açıklarından yararlanarak UEFI Güvenli Önyükleme'yi atlatmasına olanak tanıyan, Microsoft tarafından imzalanmış 11 adet güvenlik açığı bulunan UEFI ara katman önyükleyicisi keşfetti.</strong></p>

<p><strong>UEFI ara katman önyükleyiciler, anakart UEFI bellenimi ile işletim sistemi arasındaki boşluğu doldurmak üzere tasarlanmış küçük kod parçaları. 0.9 ve daha eski sürümlerdeki güvenlik açığı bulunan ara katmanlar, yüklü işletim sisteminden bağımsız olarak, Microsoft Corporation UEFI CA 2011 üçüncü taraf UEFI sertifika yetkilisi (CA) sertifikasına güvenen herhangi bir UEFI tabanlı makinede UEFI Güvenli Önyükleme'yi atlatmak için kullanılabilir.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Bildirilen ara katmanlar, sistem önyüklemesi sırasında güvenilmeyen kodları çalıştırmak için istismar edilebilir; bu da saldırganların, UEFI Güvenli Önyükleme'nin etkin olduğu sistemlerde bile kötü amaçlı UEFI bootkit'leri yerleştirmelerine olanak tanır. ESET, bulgularını CERT/CC'ye bildirdi; ardından güvenlik açığı bulunan UEFI uygulamalarının sertifikaları iptal edildi.</strong></p>

<p>Keşfedilen ara katmanlar, PC tanılama yazılımları, Linux dağıtımları ve diğer UEFI tabanlı yardımcı programlar dâhil olmak üzere çeşitli araçlardan veya yazılım paketlerinden kaynaklanıyor. Önemli bir nokta olarak, saldırganlar Microsoft üçüncü taraf UEFI sertifikasının kayıtlı olduğu herhangi bir UEFI sistemine güvenlik açığı bulunan ara katmanların kendi kopyalarını getirebildikleri için istismar sadece etkilenen yazılım veya işletim sisteminin yüklü olduğu sistemlerle sınırlı değil.</p>

<p>Güvenlik açığı bulunan ara katmanları keşfeden&nbsp;<strong>ESET araştırmacısı Martin Smolár;&nbsp;</strong>“Bu eski ara katmanları tehlikeli kılan şey, yeni bir güvenlik açığı değil; UEFI Güvenli Önyükleme’yi atlatmak için yeni bir güvenlik açığına gerek olmamasıdır. Bir saldırganın karmaşık istismar yöntemlerine ihtiyacı yoktur — sadece eski, hâlâ güvenilir ancak iptal edilmemiş bir ara katman ikili dosyasının bir kopyası ve UEFI ara katmanlarının nasıl çalıştığına dair temel bir anlayış yeterlidir. Bu, UEFI Güvenli Önyükleme gibi hayati bir güvenlik özelliğini atlatmak için yeterlidir. Okuyucuların bu tür güvenlik açığı içeren ara katmanların UEFI Güvenli Önyükleme ile korunan sistemler üzerinde yaratabileceği etkiyi daha iyi anlamalarına yardımcı olmak amacıyla raporda bildirilen ara katmanlardaki birkaç spesifik sorun incelenmiştir — bu sorunlar kolayca istismar edilebilir nitelikte olup, ortaya çıkardıkları saldırı yüzeyinin genişliğini vurgulamaktadır” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Yıllar içinde, UEFI ara katman önyükleyicisi doğal olarak gelişti; üst akış UEFI ara katman deposunun ardışık sürümlerinde yeni iyileştirmeler ve güvenlik özellikleri eklendi. Aynı zamanda, birçok üçüncü taraf satıcı, ara katman kaynak kodunun mevcut sürümlerini kullanarak kendi ikili dosyalarını oluşturmuş ve bunları daha sonra imzalanması için Microsoft’a sunmuştur. Bu davranış beklenen bir durumdur ve ara katmanların orijinal tasarımıyla uyumludur. Ancak Microsoft tarafından imzalanmış ve artık geçerliliğini yitirmiş ara katmanların iptal edilmesine yeterince önem verilmemiştir; bu ara katmanların çoğu, tasarımları gereği, daha yeni güvenlik mekanizmalarını atlatmak için kullanılabilir.&nbsp;</p>

<p>Bu güvenlik açığı bulunan ara katmanlar, Microsoft’tan alınan en son UEFI iptal listeleri uygulanarak engellenebilir. Windows sistemleri otomatik olarak güncellenmelidir. Linux sistemleri için ise güncellemeler, Linux Vendor Firmware Service aracılığıyla sağlanmalıdır. Bilinmeyen, güvenlik açığı bulunan imzalı UEFI önyükleyicilerin istismar edilmesine ve UEFI bootkit'lerin dağıtımına karşı nasıl korunulacağına (veya en azından bunların nasıl tespit edileceğine) ilişkin daha genel öneriler için ESET Research blog yazısı “UEFI Güvenli Önyükleme'nin perdesi arkasında: CVE-2024-7344'ün tanıtımı”na bakılabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:07:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber suçlular yaz sezonunu açtı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-5818</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-suclular-yaz-sezonunu-acti-5818</guid>
                <description><![CDATA[Siber suçlular yaz sezonunu açtı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Araştırmadan tatil rezervasyonu yapmayın.</strong></p>

<p><strong>Seyahat dolandırıcılığı, siber suçlular için para kazanma yollarından biri. Tatillerini planlayanların bu tür dolandırıcılıklara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. En yaygın tatil rezervasyonu dolandırıcılığı türleri arasında konaklama, uçak biletleri, spor gezileri, devre mülkler yer alıyor. Dolandırıcılar sahte web siteleri kurup, web sitelerinde ve sosyal medyada sahte reklamlar yayımlıyorlar.</strong></p>

<p>Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET internette karşılaşabileceğiniz dolandırıcılıklara yönelik uyarılarını paylaştı. Sahte ücretsiz seyahatlerden sahte kiralık evlere kadar hem seyahatlerinizden önce hem de seyahatleriniz sırasında karşılaşabileceğiniz bazı tehditleri ve bu tehditlere karşı hangi önlemleri alabileceğinizi sıraladı.</p>

<p><strong>En yaygın dolandırıcılık türleri</strong></p>

<ul>
	<li>İndirimli biletler veya tatiller. Siber suçlular bazen tatiller, uçuşlar, oteller ve diğer paketler için çok indirimli fırsatlar sunarlar. Bu durumda, biletler yasal olabilir ancak indirimli olmalarının nedeni çalıntı kartlarla veya ele geçirilmiş sadakat hesaplarıyla satın alınmış olmalarıdır. Sosyal medya, spam e-postalar ve hatta robot telefon aramaları aracılığıyla reklamları yapılabilir.&nbsp;</li>
	<li>Sahte kiralık evler. İnternet üzerinden kiralanan yazlık evlerin ticareti giderek artıyor. Dolandırıcılar genellikle yasal kiralama veya ilan sitelerine kendi ilanlarını eklerler. Bu mülkler ya mevcut değil veya kiralık değil ya da siz gittiğinizde iki defa kiralanmış olacaktır. Kiralık evinizi sahte ilanlara karşı koruma sağlayan özel saygın siteler üzerinden rezerve edin.</li>
	<li>Klon siteleri. Kimlik avı e-postaları, metinleri ve aramaları veya çevrimiçi reklamlar da kurbanları, yasal olanları taklit etmek için tasarlanmış sahte havayolu, tatil veya karşılaştırma sitelerini ziyaret etmeye yönlendirebilir. Mağdurlara sahte onay e-postaları veya rezervasyon referansları gönderilir. Birçoğu dolandırıldıklarını ancak check-in masasına geldiklerinde fark eder.</li>
	<li>Ücretsiz tatiller. Mağdurlarla, hiç katılmadıkları bir çekiliş aracılığıyla tatil kazandıklarını iddia eden istenmeyen e-postalar, aramalar veya mesajlar yoluyla iletişime geçilir. Eğer cevap verirlerse dolandırıcılar 'ücretsiz' tatillerine hak kazanmak için tatil ücretinin bir kısmını ödemelerini isterler.&nbsp;</li>
	<li>Uluslararası seyahat belgeleri konusunda 'yardım'. Bazı siteler, mağdurların seyahat vizesi, pasaport, uluslararası sürüş izni veya diğer belgeleri kolayca çıkartmalarına yardımcı olduklarını iddia ederler. Ancak genellikle ücretsiz olan bu hizmetler için son derece yüksek ücretler talep ederler. Ortaya çıkan belgenin sahte olma ihtimali çok yüksektir.</li>
	<li>Charter uçuş dolandırıcılığı. Dolandırıcılar ayrıca kurbanları cezbetmek için genellikle konaklama ile birlikte verilen özel uçak kiralama paketlerini de kullanırlar. Yine parayı alıp ortadan kaybolacaklar ve sizi ortada bırakacaklar.</li>
	<li>Wi-Fi tehditleri. Bir kere yola çıktınız mı risklerin sonu gelmez. Yoldayken havaalanında, kafede veya başka bir kamusal alandaysanız ücretsiz halka açık Wi-Fi kullanarak banka veya diğer hesaplarınıza giriş yapmayın. En azından bağlantınızı şifreleyen ve sizi kişisel verilerinizi çalmak isteyebilecek kişilerden koruyan saygın bir sanal özel ağ (VPN) hizmeti kullanın. Ücretsiz Wi-Fi'dan kaçınmanız gerekir çünkü belki de farkında olmadan parolalarınızı ve kişisel, finansal verilerinizi çalmak için web oturumunuzu dinlemek isteyen siber suçlular tarafından kurulmuş sahte bir erişim noktasına bağlanıyor olabilirsiniz. Wi-Fi noktası gerçek olsa bile bilgisayar korsanları çevrimiçi etkinliğinizi gözetlemek için aynı ağda gizleniyor olabilir.&nbsp;&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>Tatil dolandırıcılıklarından korunmanın 8 yolu</strong></p>

<ol>
	<li>Araştırmadan asla rezervasyon yapmayın. Otel, acente ve kiralama siteleriyle ilgili yorumları kontrol edin. Firma ismini aratın, dolandırıcılık şikâyeti olup olmadığına bakın.</li>
	<li>İstenmeyen mesajlara yanıt vermeyin. E-posta, SMS ya da reklamlardaki bağlantılara tıklamayın. Firma ile resmî web sitesinden iletişime geçin.</li>
	<li>Şüpheli ödeme yöntemlerinden uzak durun. Kripto para, havale, hediye kartı ya da para transfer uygulamaları ile ödeme yapmayın. Bu yollarla yapılan ödemelerde paranızın izini sürmek imkânsızdır.</li>
	<li>Site URL’sini kontrol edin. Yazım hatası, eksik harf ya da garip alan adları, sahte site işareti olabilir.</li>
	<li>Güvence sertifikalarını kontrol edin. Uçuş rezervasyonlarında ATOL gibi resmi sigorta sistemleriyle korunan şirketleri tercih edin.</li>
	<li>Çok iyi fiyatlar genelde gerçek değildir. Piyasa ortalamasının çok altındaki fırsatlar genellikle dolandırıcılıktır. “Gerçek olamayacak kadar iyi” tekliflerden uzak durun.</li>
	<li>VPN kullanın, halka açık Wi-Fi’dan kaçının. Halka açık internet bağlantıları üzerinden banka hesabınıza girmeyin. Mutlaka güvenilir bir VPN hizmetiyle bağlanın.</li>
	<li>Halka Açık USB Şarj Cihazlarını Kullanmayın. Juice jacking'e karşı kişisel şarj adaptörünüzü taşıyın. Tanımadığınız kablolarla telefonunuzu şarj etmeyin.</li>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:58:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye\&#039;yi de hedef alan iki zararlı yazılıma küresel operasyon</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiyeyi-de-hedef-alan-iki-zararli-yazilima-kuresel-operasyon-5817</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiyeyi-de-hedef-alan-iki-zararli-yazilima-kuresel-operasyon-5817</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye\'yi de hedef alan iki zararlı yazılıma küresel operasyon]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET, Amadey botnetini ve Stealc bilgi hırsızını etkisiz hâle getirmek amacıyla düzenlenen küresel “Operation Endgame” operasyonuna katıldı.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, teknik analiz, altyapı takibi ve bağlı kuruluş düzeyinde içgörüler sağlayarak Amadey botneti ile Stealc bilgi hırsızının faaliyetlerinin durdurulmasına yardımcı oldu.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>ESET telemetri tespit oranları, Amadey’in belirli bir bölgeye odaklanmaksızın küresel çapta gözlemlendiğini gösteriyor. En yüksek tespit oranları Hindistan, Türkiye, Mısır, Meksika ve İspanya’da gözlemlendi. Stealc de belirli bir bölgeye odaklanmaksızın küresel olarak yayılırken en yüksek tespit oranları ABD, Polonya ve İtalya’da gözlemlendi.&nbsp;</strong></p>

<p>ESET Research, teknik analiz, altyapı takibi ve bağlı kuruluş düzeyinde içgörüler sağlayarak Amadey botneti ile Stealc bilgi hırsızının faaliyetlerinin durdurulmasına yardımcı oldu. Her ikisi de "kötü amaçlı yazılım hizmeti" (MaaS) olarak işletiliyor. Microsoft Dijital Suçlar Birimi (DCU), BitSight, Lumen ve Mitsui Bussan Secure Directions (MBSD) tarafından koordine edilen operasyon, Amadey ve Stealc bağlı kuruluşları tarafından kullanılan tüm bilinen ağ altyapısını hedef alarak siber suç faaliyetlerini felce uğratmayı amaçladı. Aynı zamanda, Europol’un Avrupa Siber Suç Merkezi (EC3), Almanya Federal Kriminal Polis Dairesi ile Hollanda ve Danimarka Ulusal Polis Teşkilatları da dâhil olmak üzere Avrupalı kolluk kuvvetleri ortaklarıyla birlikte IBM ve Proofpoint ile ortaklaşa “Operation Endgame” kapsamında Stealc’i soruşturuyordu.</p>

<p>ESET, her iki kötü amaçlı yazılım ailesini uzun süreli olarak takip ederken topladığı teknik analizler, istatistiksel bilgiler, bilinen komuta ve kontrol (C&amp;C) sunucuları, şifreleme anahtarları, kampanya ve derleme tanımlayıcıları ile diğer tehdit istihbaratlarını paylaşarak bu operasyonun başarısına katkıda bulundu.</p>

<p>Amadey ve Stealc’in engellenmesi çalışmalarına destek veren ESET araştırmacısı Jakub Tomanek “ESET, son üç yıldır hem Amadey botnetini hem de Stealc bilgi hırsızını takip ediyor. Engelleme operasyonu kapsamında, işlenmiş kötü amaçlı yazılım örneklerinden elde edilen teknik göstergeler ve yapılandırma verilerinin yanı sıra 2025’in 4. çeyreğinden 2026’nın ilk yarısına kadar olan dönemi kapsayan istatistikleri paylaştık. Otomatik sistemlerimiz, Amadey ve Stealc örneklerini detaylı bir şekilde inceliyor ve büyük ölçekli izleme için en önemli alanları tespit ediyor. Bunlar arasında C&amp;C sunucuları, derleme tanımlayıcıları, şifreleme anahtarları, URL yolları, kampanya tanımlayıcıları ve kötü amaçlı yazılım ailelerinin saldırganların kontrolündeki altyapıyla iletişim kurarken kullandığı diğer gömülü değerler yer alıyor,” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>Teknik analizlerin, istatistiksel bilgilerin ve C&amp;C sunucu listeleri, bağlı kuruluş tanımlayıcıları ve şifreleme anahtarları gibi tehdit istihbaratının paylaşılması, kolluk kuvvetlerinin altyapıları yüksek bir güven derecesiyle tespit etmelerine, önceliklendirmelerine ve bunlara karşı harekete geçmelerine olanak tanıyor. Amadey, modüler bir kötü amaçlı yazılım yükleyicisidir. Ana amacı, ele geçirilmiş sistemlere ek kötü amaçlı yazılımlar dağıtmak olmakla birlikte, veri sızdırma ve uzaktan erişim için modüller de sunuyor. Buna karşılık Stealc, tipik bir “hizmet olarak bilgi hırsızı”. Kimlik bilgileri, çerezler, kripto para cüzdanları, tarayıcı uzantıları ve iş ortakları tarafından tanımlanan kalıplara uyan dosyaları hedef alıyor.</p>

<p>Her iki kötü amaçlı yazılım ailesi de hizmet olarak satılıyor ve darknet forumlarında tanıtılıyor. Her iki ekosistemde de iş ortakları, kendi sunucu altyapılarına kurulması gereken, kendi barındırdıkları bir yönetim paneli alırlar. Bu, iş ortaklarından belirli bir düzeyde teknik beceri gerektirir ve onlara kurban verileri ve yük dağıtımı üzerinde doğrudan kontrol sağlar. Dağıtım yöntemleri nihai olarak her bir iş ortağına bağlı olsa da ESET telemetri verileri her iki kötü amaçlı yazılım ailesinin de çok çeşitli kanallar aracılığıyla yayıldığını tutarlı bir şekilde göstermiştir. En yaygın yöntemler arasında sahte yazılım güncellemeleri, kırılmış yazılım yükleyicileri ve üçüncü taraf kötü amaçlı yazılım yükleyicileri yer almaktadır.</p>

<p>Amadey, yeniden derleme başına ödeme modelini kullanıyor. Ortaklar bir lisans satın aldıktan sonra, yeni bir derleme oluşturmaları gerektiğinde (örneğin, yeni bir C&amp;C sunucusuna geçiş yaparken) her seferinde ek bir ücret ödüyor. Diğer bir deyişle Amadey operatörleri iş ortaklarına bir derleme aracı sağlamadı; bunun yerine, örnekler her iş ortağı için talep üzerine derlendi. Hizmet, daha fazla veri sızdırma ve erişim için üç modül sunar: Panoya izleme modülü, kimlik bilgisi hırsızlığı modülü ve VNC tabanlı uzaktan erişim modülü. Hizmetin tek bir lisans için fiyatı Bitcoin cinsinden 600 ABD dolarıdır ve her yeniden derleme için ek 50 ABD doları ücret alınıyor.</p>

<p>Stealc ise iş ortaklarına daha dostane bir yaklaşım benimsemiş ve abonelik kapsamında sınırsız derleme oluşturma imkânı sunuyor. Bu, C&amp;C altyapısını değiştirmenin operasyonel maliyetini düşürmüş ve iş ortaklarının ihtiyaç duydukları anda yeni örnekler oluşturmasını kolaylaştırıyor. Web tarayıcıları, e-posta istemcileri, FTP istemcileri, oyun platformları, kripto para cüzdanı dosyaları ve tarayıcı uzantıları tarafından depolanan kimlik bilgileri dâhil olmak üzere çok çeşitli veri kaynaklarını hedefliyor. Stealc, aylık abonelik olarak satılıyor ve en ucuz abonelik altı ay için 1.000 ABD doları.</p>

<p>Kimlik sahtekârlığı dolandırıcılıklarından kaçınmaya çalışan her iki operatör de darknet forumlarındaki potansiyel iş ortaklarına kendileriyle yalnızca resmî kanallar aracılığıyla iletişime geçmeleri konusunda açıkça talimat verdi. Amadey, alıcıları ürünün tanıtıldığı darknet forumundaki özel mesajlara yönlendirirken Stealc ise darknet forumlarındaki özel mesajları veya Telegram’ı kullandı.</p>

<p>ESET, her iki ailenin faaliyetlerini izlemeye devam edecek ve operasyonun durdurulmasının ardından operasyonel altyapıyı yeniden kurma girişimlerini takip edecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 10:28:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğaz\&#039;dan Ege\&#039;ye Uzanan 55 Yıllık Mücadele Çeşme\&#039;de Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-55-yillik-mucadele-cesmede-tamamlandi-5816</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-55-yillik-mucadele-cesmede-tamamlandi-5816</guid>
                <description><![CDATA[Boğaz\'dan Ege\'ye Uzanan 55 Yıllık Mücadele Çeşme\'de Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK_AKPA_Deniz_Kuvvetleri_Kupasi_55_Yil%20(2).JPG" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p>İki etap boyunca İstanbul Boğazı, Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi'nde yarışan filo, Çeşme'de finişe ulaşarak Türkiye'nin en köklü açık deniz yat yarışlarından birini tamamladı.</p>

<p>IRC GO sınıfında Deniz Harp Okulu / Akova, IRC 0 sınıfında Dere Construction / Anyways, IRC 1 sınıfında Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe 1, IRC 2 sınıfında Ivana ve IRC 3 sınıfında Çeşme Marina – CTD / Pupa takımları ikinci etap birinciliklerini elde etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK_AKPA_Deniz_Kuvvetleri_Kupasi_55_Yil%20(3).JPG" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p>Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya ana sponsorluğunda düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. yıl mücadelesi, Bozcaada-Çeşme etabının ardından sona erdi. İlk etapta İstanbul Boğazı'ndan Bozcaada'ya uzanan zorlu parkurun ardından ekipler, ikinci etapta yüksek rüzgâr altında Çeşme'ye ulaşmak için mücadele etti.</p>

<p>IRC GO, IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında mücadele eden toplam 32 tekne; 7 yabancı bayraklı ve 25 Türk bayraklı ekiple, İstanbul Boğazı'ndan başlayarak Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi'ni aşan, Bozcaada ile Çeşme'yi birbirine bağlayan yaklaşık 265 deniz millik zorlu offshore rotasını geride bıraktı.</p>

<p><strong>Yüksek rüzgârla başlayan etap nefes kesen finişe sahne oldu</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK_AKPA_Deniz_Kuvvetleri_Kupasi_55_Yil%20(4).jpg" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Bozcaada'dan verilen ikinci etap startı, Ege Denizi'nde etkili olan kuvvetli rüzgâr eşliğinde başladı. Start hattında ekipler daha ilk saniyelerden itibaren en avantajlı pozisyonu alabilmek için kıyasıya mücadele ederken, ilerleyen saatlerde rüzgârın zaman zaman şiddetini azaltması ekipleri doğru rota ve yelken seçimleriyle öne çıkmaya zorladı. Değişken deniz koşullarında strateji, dayanıklılık ve ekip uyumunun belirleyici olduğu etap boyunca filolar, Çeşme finişine ulaşabilmek için yüksek tempolu bir mücadele ortaya koydu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK_AKPA_Deniz_Kuvvetleri_Kupasi_55_Yil.JPG" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p>Çeşme açıklarında ise yarışın en heyecanlı anlarından biri yaşandı. Team Acadia / Cheetah finiş hattını ilk geçen tekne olurken, Orient Express 6 yalnızca 4 saniye farkla ikinci sırada finişe ulaştı. Nefes kesen bu finiş, 55. Deniz Kuvvetleri Kupası'nın ikinci etabına damga vururken, filonun geri kalanı da gün boyunca Çeşme'ye ulaşarak organizasyonu başarıyla tamamladı.</p>

<p><strong>Dereceye giren ekipler Çeşme'de ödüllendirildi</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kupa_g__rseli.JPG" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p>Ödül törenine Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Rafet Oktar, Ege Deniz Bölge Komutanı Vekili Albay Hakan Aktarmaç, Çeşme Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Binbaşı Akın Satkan, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü Başkanı Ahmet Eker, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Darcan, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zafer Darcan, TAYK Genel Müdürü Ceren Veziroğlu, TAYK Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Tezman, Uluslararası Jüri Başkanı İlker Bayındır ve Başhakem Ahmet Rıza Bayrı katıldı. Dereceye giren ekiplere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edilirken, organizasyonun 55. yılına yakışır atmosferde gerçekleştirilen tören, sporcular ve katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.</p>

<p><strong>55. yılın genel klasman şampiyonları belli oldu</strong></p>

<p>İki etap sonunda oluşan genel klasmanda Tüpraş / Fenerbahçe 5, topladığı 13 puanla Overall Grup BCT1 (IRC 0, IRC 1, IRC 2) şampiyonu olarak 55. Deniz Kuvvetleri Kupası'nı zirvede tamamladı. Dere Construction / Anyways 14 puanla ikinci, Flyer ise 18 puanla üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>Overall Grup BCT2 (IRC 3) klasmanında ise Çeşme Marina – CTD / Pupa, iki etapta da elde ettiği birinciliklerle 2 puan toplayarak zirvenin sahibi oldu. Looping 5 puanla ikinci sırayı alırken, Canias – CTD / Electron da yine 5 puanla üçüncü olarak organizasyonu tamamladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(35).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><strong>İkinci etapta da Team Acadia / Cheetah finişe ilk ulaşan tekne oldu</strong></p>

<p>İlk etapta İstanbul Boğazı–Bozcaada parkurunda finiş hattını ilk geçen tekne olan Team Acadia / Cheetah, Vedat Tezman ve Oğuz Ayan liderliğinde ikinci etapta da Çeşme finişine ilk ulaşarak üst üste iki etapta "First Finish" unvanının sahibi oldu.</p>

<p><strong>En İyi Düzeltilmiş Zaman Ödülü TÜPRAŞ / FENERBAHÇE 5'in</strong></p>

<p>Yarışın en prestijli genel klasman ödüllerinden biri olan En İyi Düzeltilmiş Zaman ödülünün sahibi, yarış boyunca sergilediği başarılı ve istikrarlı performansla Tüpraş / Fenerbahçe 5 ekibi oldu. Teknelerin IRC ölçüm sistemi kapsamında belirlenen zaman düzeltme katsayıları esas alınarak hesaplanan düzeltilmiş zamanlara göre verilen BCT ödülü, farklı sınıflarda mücadele eden teknelerin performansını ortak bir ölçütte değerlendirerek yarışın genel klasmanındaki en başarılı ekibi belirleyen en önemli ödüllerden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p><strong>TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Genel Klasman Dereceye Giren Tekneler:</strong></p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IRC 0 Sınıfı</strong></span></p>

<p>1. DERE CONSTRUCTION / ANYWAYS</p>

<p>2. EKER 40</p>

<p>3. DENİZ HARP OKULU / TİRAMOLA</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IRC 1 Sınıfı</strong></span></p>

<p>1. FLYER</p>

<p>2. BEYMEN CLUB / ATLAS</p>

<p>3. MAD PARFUMEUR / MARY</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IRC 2 Sınıfı</strong></span></p>

<p>1. TUPRAŞ / FENERBAHÇE 5</p>

<p>2. IVANA</p>

<p>3. EKER SAILING TEAM DAS / CARINA</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IRC 3 Sınıfı</strong></span></p>

<p>1. ÇEŞME MARINA-CTD / PUPA</p>

<p>2. LOOPING</p>

<p>3. CANIAS-CTD / ELECTRON</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>IRC GO Sınıfı</strong></span></p>

<p>1.&nbsp; DENİZ HARP OKULU / AKOVA</p>

<p>55. yıl mücadelesi Çeşme'de unutulmaz bir finalle tamamlandı</p>

<p>İstanbul Boğazı'nda Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin birlikleri tarafından gerçekleştirilen SAS-SAT gösterisi ve görkemli start seremonisiyle başlayan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesi, Bozcaada ve Çeşme etaplarında yaşanan nefes kesen rekabetin ardından başarıyla tamamlandı. İstanbul Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne, Çanakkale Boğazı'ndan Ege'nin mavi sularına uzanan yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkur boyunca ekipler; strateji, dayanıklılık ve ekip ruhunu bir araya getirerek Türkiye açık deniz yelkenciliğinin en prestijli organizasyonlarından birine yakışır bir performans sergiledi.</p>

<p>İki etap boyunca değişken rüzgârlar, zorlu deniz koşulları ve son ana kadar süren çekişmeli mücadelelere sahne olan organizasyon, Çeşme'de gerçekleştirilen ödül töreniyle noktalandı. 55 yıllık köklü mirasını bir kez daha ortaya koyan Deniz Kuvvetleri Kupası, yalnızca kazananlarıyla değil, sporcuların ortaya koyduğu centilmence mücadele, yüksek rekabet seviyesi ve unutulmaz anlarıyla da Türk yelkenciliğinin en önemli açık deniz yarışlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:58:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğaz\&#039;dan Ege\&#039;ye Uzanan Mücadelede İlk Etabın Kazananları Belli Oldu</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-mucadelede-ilk-etabin-kazananlari-belli-oldu-5815</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-mucadelede-ilk-etabin-kazananlari-belli-oldu-5815</guid>
                <description><![CDATA[Boğaz\'dan Ege\'ye Uzanan Mücadelede İlk Etabın Kazananları Belli Oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl mücadelesinde ilk etap tamamlandı.</span></span></span></div>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/birinci-etap-tamamandi-1.jpg" style="aspect-ratio:600 / 338; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:338px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İstanbul Boğazı-Bozcaada etabında zorlu hava koşullarına rağmen tüm filo Bozcaada’ya ulaştı</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Team Acadia / Cheetah, İstanbul Boğazı'ndan Bozcaada'ya uzanan ilk etapta finişe ilk ulaşan tekne olurken; IRC GO sınıfında Deniz Harp Okulu / Akova, IRC 0 sınıfında Dere Construction / Anyways, IRC 1 sınıfında Flyer, IRC 2 sınıfında Tüpraş / Fenerbahçe 5 ve IRC 3 sınıfında Çeşme Marina – CTD / Pupa takımları ilk etap birinciliklerini elde etti.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/irc-iki-ikincisi.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya ana sponsorluğunda düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesinde ilk etap başarıyla tamamlandı. İstanbul İstinye açıklarından verilen startın ardından İstanbul Boğazı'nın eşsiz siluetini geride bırakarak Marmara Denizi'ne açılan filo, Çanakkale Boğazı'nı geçip Bozcaada finişine ulaştı.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/irc-sifir-ikincisi.jpg" style="aspect-ratio:600 / 338; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:338px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">IRC GO, IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında mücadele eden toplam 32 tekne; 7 yabancı bayraklı ve 25 Türk bayraklı ekiple, İstanbul Boğazı'ndan başlayıp Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve Bozcaada üzerinden Çeşme'ye uzanan Türkiye'nin en prestijli offshore rotasında mücadele ediyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İstanbul Boğazı'ndan Görkemli Start</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/birinci-etap-tamamandi-3.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesi, 11 Temmuz Cumartesi günü İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilen görkemli startla başladı. Yarış öncesinde Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin birlikleri tarafından gerçekleştirilen SAS-SAT gösterisi ve Boğaz'da start için sıralanan teknelerin oluşturduğu görsel şölen, organizasyonun 55. yılına yakışan unutulmaz görüntülere sahne oldu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Zorlu hava koşullarına rağmen tüm filo Bozcaada’ya ulaştı</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İstanbul İstinye açıklarından verilen startın ardından filo, İstanbul Boğazı'nı geçerek Marmara Denizi'ne açıldı. Yarışın ilk etabında Marmara Denizi'nde zaman zaman etkisini kaybeden rüzgâr nedeniyle düşük süratlerle ilerleyen ekipler, Çanakkale Boğazı'na ulaştıklarında yeniden kuvvetlenen rüzgârın desteğiyle mücadelelerini sürdürdü.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Gece seyriyle Bozcaada finişine ulaşan filolar, strateji, dayanıklılık ve ekip uyumlarını en üst seviyede sergilerken, Yarış Komitesi olası gecikmeleri dikkate alarak finiş süresini uzattı. Buna rağmen yarışan 32 teknenin tamamı, belirlenen finiş kapanış saatinden önce ilk etabı başarıyla tamamladı. Yarış boyunca Türk Deniz Kuvvetleri unsurları da filoya öncü ve artçı refakat sağlayarak organizasyonun güvenli şekilde gerçekleştirilmesine katkıda bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İlk etap ödülleri Bozcaada'da sahiplerini buldu</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/odul-toreni-gerceklestirildi-2.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İlk etapta sınıflarında dereceye giren ekipler için Bozcaada'da ödül töreni düzenlendi. Törene Bozcaada Kaymakamı Oğuzhan Altunay, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tiğlı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, Bozcaada Belediye Başkan Yardımcısı Gülay Elbir Uslu, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zafer Darcan, TAYK Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Tezman, TAYK Genel Müdürü Ceren Veziroğlu, Protesto Kurulu Başkanı İlker Bayındır ve Yarış Komitesi Başkanı Ali Rıza Bayrı katıldı.&nbsp;&nbsp;Dereceye giren ekiplere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edilirken, organizasyonun 55. yılına yakışır atmosferde gerçekleştirilen tören, sporcular ve katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/odul-toreni-gerceklestirildi-4.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İlk etapta Team Acadia / Cheetah finişe ilk ulaşan tekne oldu</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İstanbul Boğazı–Bozcaada etabında Team Acadia / Cheetah, Vedat Tezman ve Oğuz Ayan liderliğinde finiş hattını ilk geçen tekne olarak “First Finish” başarısını elde etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İlk Etapta Sınıflarında Dereceye Giren Ekipler:</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>IRC GO Sınıfı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. DENİZ HARP OKULU / AKOVA – Muhammed Ali Şahin</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.ETAP FIRST FINISH</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. TEAM ACADIA / CHEETAH- Vedat Tezman ve Oğuz Ayan</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>IRC 0 Sınıfı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. DERE CONSTRUCTION / ANYWAYS – Zeki Bora Turan</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. DENİZ HARP OKULU / TIRAMOLA – Acar Koparal</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. EKER 40 – Ahmet Eker / Levent Peynirci</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>IRC 1 Sınıfı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. FLYER – Tora Kutoğlu</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. FOX-L – Aliaksandr Racheuski</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. BEYMEN CLUB / ATLAS – Ahmet Köroğlu</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>IRC 2 Sınıfı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. TUPRAS / FENERBAHÇE 5 – Evren Koncagül</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. EKER SAILING TEAM – DAS / CARINA – Yaşar Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkocak</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. ZENA ENERJİ / EDITH-1 – Berk Otuç</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>IRC 3 Sınıfı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. ÇEŞME MARINA – CTD / PUPA – Cenk Tekkaya</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. CANIAS – CTD / ELECTRON – Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. LOOPING – Yuri Shuvalov</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Mücadele Bozcaada'dan Çeşme'ye Taşınıyor</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesinde ekipler, 13 Temmuz Pazartesi günü Bozcaada'dan start alacak ikinci etapta Bozcaada–Çeşme parkurunda yarışacak. Ege Denizi'nin değişken rüzgârları ve açık deniz koşullarında gerçekleştirilecek etap, genel klasman sıralamasını belirleyecek son mücadele olacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İlk etapta dereceye giren ekiplerin ödülleri Bozcaada'da düzenlenecek törende takdim edilirken, yarışın genel klasman ödülleri ise 14 Temmuz Salı günü Çeşme'de gerçekleştirilecek ödül töreninde sahiplerini bulacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Program</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>13 Temmuz 2026 Pazartesi</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. Etap: Bozcaada – Çeşme</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Bozcaada'dan start</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Yaklaşık 105 deniz millik offshore etap</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Çeşme finişi</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>14 Temmuz 2026 Salı – Çeşme</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Genel Klasman Ödül Töreni</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">55 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye açık deniz yelkenciliğinin en önemli organizasyonlarından biri olmayı sürdüren TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesi, İstanbul Boğazı'ndan Ege'nin mavi sularına uzanan eşsiz rotasında strateji, dayanıklılık ve ekip ruhunu bir araya getiren benzersiz bir açık deniz yarışına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.</span></span></span></p>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:00:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>55 Yıllık Efsane Boğaz\&#039;dan Ege\&#039;ye Yelken Açtı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/55-yillik-efsane-bogazdan-egeye-yelken-acti-5814</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/55-yillik-efsane-bogazdan-egeye-yelken-acti-5814</guid>
                <description><![CDATA[55 Yıllık Efsane Boğaz\'dan Ege\'ye Yelken Açtı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<p><strong><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#1f5783">T<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK_AKPA_Deniz_Kuvvetleri_Kupasi_55_Yil%20(5).jpg" style="height:338px; width:600px" /></span></span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#1f5783">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesi İstanbul Boğazı'ndan verilen görkemli startla başladı</span></span></span></span></strong></p>
</div>
</div>
</div>

<div style="text-align:left">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'nin en uzun rotalı ve en prestijli açık deniz yat yarışı olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında İstanbul Boğazı'ndan verilen görkemli startla başladı. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda ve AKPA Kimya'nın beş yıldır aralıksız sürdürdüğü ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda, ekipler yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşmak için yelken açtı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-55-yil.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'de tek etapta gerçekleştirilen en uzun açık deniz yat yarışı olma özelliğini taşıyan organizasyona IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında toplam 32 tekne katıldı. Yarışta 7 yabancı bayraklı ve 25 Türk bayraklı tekne, Marmara Denizi'nden Kuzey Ege'ye uzanan prestij rotasında mücadele edecek. Değişken rüzgâr koşulları, gece seyirleri ve stratejik rota seçimleriyle öne çıkan parkur, açık deniz yelkenciliğinin en zorlu sınavlarından biri olarak kabul ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İstanbul Boğazı'nda Görkemli Açılış Seremonisi Gerçekleşti</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-55-yil-6.jpg" style="aspect-ratio:600 / 338; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:338px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarış öncesinde İstanbul Emirgan Seyir Terası'nda düzenlenen açılış seremonisi; İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Kuzey Deniz Saha Komutanı adına Tuğamiral Eren Günay, TAYK Viskomodoru Selma Altay Rodopman, AKPA Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Darcan ve Sarıyer Kaymakamı Metin Maytalman'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Devlet protokolü, Türk Deniz Kuvvetleri'nin üst düzey temsilcileri, yerel yönetim temsilcileri ile spor ve iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren seremonide, yarışın 55. yılına ilişkin mesajlar paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-55-yil-3.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Seremoni kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin birlikleri tarafından gerçekleştirilen SAS-SAT gösterisi, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. İstanbul Boğazı üzerinde gerçekleştirilen gösteri, yarış öncesindeki heyecanı zirveye taşırken, Boğaz'da start için bekleyen tekneler de oluşturdukları görsel şölenle büyük ilgi gördü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-55-yil-4.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Saat 12.00'de verilen resmi startın ardından tekneler, İstanbul Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne açılarak yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda ilk etap olan Bozcaada rotasına doğru yelken bastı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>32 Tekne, Dört Sınıfta Mücadele Ediyor</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bu yıl organizasyonda IRC 0, IRC 1, IRC 2 ve IRC 3 sınıflarında mücadele edecek toplam 33 tekne, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden gelen deneyimli ekipleri aynı heyecan etrafında buluşturuyor. Offshore yelkenciliğinin en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen yarışta ekipler; hızın yanı sıra strateji, dayanıklılık, ekip uyumu ve doğru meteorolojik analizle başarıya ulaşmaya çalışacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(34).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İstanbul'dan Ege'ye Uzanan Prestij Rotası</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak düzenlenen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl mücadelesinde ekipler, İstanbul Boğazı'ndan verilen startın ardından yaklaşık 265 deniz millik zorlu parkurda Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan büyük yolculuğa çıktı. Marmara Adaları, Çanakkale Boğazı ve Bozcaada'nın ardından Ege Denizi'nde Midilli açıkları ile Koyun Adaları rotasını takip edecek ekipler, dört gün sürecek mücadelede finişe ulaşabilmek için strateji, dayanıklılık ve ekip uyumunu en üst seviyede sergileyecek. Gece seyirleri, değişken rüzgâr koşulları ve uzun offshore etaplarıyla öne çıkan parkur, Türkiye'nin en prestijli ve en zorlu açık deniz yat yarışlarından biri olarak gösteriliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Güçlü Sponsorlar ve Kurumsal Desteklerle 55. Yıl</strong></span></span></span></p>

<div><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı'nın 55. yıl organizasyonu, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde ve AKPA Kimya'nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.</span></span></span></div>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Organizasyon; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Yelken Federasyonu, T.C. İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sarıyer Belediyesi, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Belediyesi, Bozcaada Belediyesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, T.C. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK), Moda Deniz Kulübü, Çeşme Marina, Setur Marinaları, İSPARK ve İSTMARİN'in destekleriyle hayata geçiriliyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve denizcilik sektörünün önde gelen paydaşlarını bir araya getiren organizasyon, Türkiye'nin açık deniz yelkenciliği vizyonunu ulusal ve uluslararası platformda güçlendirmeyi sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(34).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İlk Etabın Kazananları Bozcaada'da Belli Olacak</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarışın İstanbul Boğazı'ndan başlayan ilk etabının ardından ekipler, yaklaşık 265 deniz millik parkurun ilk durağı olan Bozcaada'da finişe ulaşacak. 12 Temmuz Pazar günü düzenlenecek birinci etap ödül töreninde, etap derecesi elde eden ekipler ödüllerine kavuşurken, organizasyonun ikinci etabı öncesinde yelkenciler yeniden Çeşme rotası için hazırlıklarını tamamlayacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Programı</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>11 Temmuz 2026 Cumartesi</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. Etap: İstanbul Boğazı – Bozcaada</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• İstanbul Boğazı'ndan start</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı boyunca offshore mücadele</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Gece seyri ve Bozcaada finişi</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>12 Temmuz 2026 Pazar</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bozcaada</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Birinci etap ödül töreni</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>13 Temmuz 2026 Pazartesi</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. Etap: Bozcaada – Çeşme</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Kuzey Ege'den Çeşme'ye uzanan offshore etap</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>14 Temmuz 2026 Salı</strong></span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Çeşme</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Yarış finalleri</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Genel klasman ödül töreni</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, 55. yılında da Türkiye'nin denizcilik mirasını, yelken tutkusunu ve uluslararası rekabet ruhunu Boğaz'dan Ege'ye uzanan eşsiz rotasında yaşatmaya devam edecek.</span></span></span></p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:00:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ege mi, \&quot;Adalar Denizi\&quot; mi?</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ege-mi-adalar-denizi-mi-5813</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ege-mi-adalar-denizi-mi-5813</guid>
                <description><![CDATA[Ege mi, \"Adalar Denizi\" mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Denize hangi adı verirseniz verin, rotayı adlar değil, hukuk ve coğrafya çizer.</h2>

<h2>Prof. İskender Pala'nın İsteği</h2>

<p>Geçtiğimiz hafta katıldığım "&nbsp;Denizcilik&nbsp;Zirvesi"nde, ilk gün kürsüde &nbsp;değerli bir edebiyat insanı da vardı. Prof. Dr. İskender Pala idi bu isim. Kendisini tanımayan okura kısaca hatırlatmak isterim. Divan şiirini akademinin tozlu raflarından indirip geniş kitlelere sevdiren kişidir Sayın Pala. Üstelik denize de yabancı değildir. Gençliğinde Deniz Kuvvetlerimize katılmış, uzun yıllar üniformasını giymiş, deniz tarihimizin arşivlerinin derlenip toparlanmasında emeği geçmiş, Osmanlı deniz tarihine dair değerli eserler kaleme almış bir isimdir ayrıca da. Romanları yüz binlerce okura ulaşmış olup 2013 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne de layık görülmüştür. Kısaca karşımızdaki isim, ne denizden ne tarihten ne de kelimelerin gücünden habersiz birisi değildir. Tam tersine, kelimelerin gücünü belki de hepimizden iyi bilen biridir.<br />
İşte bu birikimli isim, o gün kürsüden, armatöründen kaptanına, akademisyeninden bürokratına&nbsp;&nbsp;denizcilik&nbsp;camiasının seçkin bir dinleyici kitlesine br çağrı yaptı ve dedi ki; &nbsp;“Bu denize ‘Ege’ demeyelim atalarımız ona ‘Adalar Denizi’ der idi; biz de öyle diyelim”. Çağrısını, kendisinden beklendiği üzere, tarih ve edebiyat birikiminin süzgecinden geçmiş bir belagatle yaptığında salondan alkışlar yükseldi. İtiraf edeyim, ben de o alkışların içindeki samimi duyguya saygı duydum. Bir milletin kendi tarihine, kendi diline, kendi adlandırmalarına sahip çıkma arzusu asil bir duygudur ve bunun küçümsenmesi haksızlık olur.<br />
Ne var ki, alkışlar dinerken benim zihnimde sorular da birikmeye başlamıştı. Çünkü ben o salonda sadece bir edebiyat okuru olarak ve acizane bir yazar olarak bulunmuyordum. &nbsp;Ömrünü denizde geçirmiş bir kaptan, deniz hukuku eğitimi almış bir denizci ve Ege ile Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları sorunlarını yıllardır çalışan bir araştırmacı olarak oturuyordum. Ve mesleki refleksim bana şunu anlatmaya çalışıyordu bir yandan da: Bir denizin adı, yalnızca bir kelimeden ibaret değildir. Hele ki o deniz, iki devlet arasında yarım asırdır süren, karasularından kıta sahanlığına, hava sahasından adaların silahsızlandırılmış statüsüne uzanan bir uyuşmazlıklar yumağının ta kendisi haline gelmiş ise.<br />
Sorularımdan en öne çıkanları şunlardı: "Adalar Denizi" adı, tarihimize bir dönüş müdür, yoksa bugünkü hukuki mücadelemizin diline istemeden sokulmuş bir çelişki midir? Adalar, bugün kimin egemenliğindedir? Bu denizi "adalar üzerinden" tanımlamak, adaların günümüzdeki sahibine dolaylı bir paye vermek anlamına gelir mi? Uluslararası hukuk bir denizin adına bakar mı? Bir tarihçinin haklı hassasiyeti, bir devletin dış politika tercihi haline gelmeli midir veya bir tarihçi bunu öyle sunabilmeli midir? Sunabilmesi için hangi süzgeçlerden geçmelidir?<br />
Bu yazı, işte bu soruların peşinden gidecek. Baştan söyleyeyim ki amacım Sayın Pala ile polemiğe girmek değildir. Kendisine hem meslek büyüğüm sayılacak deniz geçmişi hem de kültür hayatımıza katkıları nedeniyle saygım tamdır. Amacım, onun kürsüden bir kültür adamı zarafetiyle dile getirdiği öneriyi, hak ettiği ciddiyetle masaya yatırmaktır. Zira bir öneriye gösterilebilecek en büyük saygı, onu (yalnızca) alkışlamak değil, onu düşünmektir.&nbsp;</p>

<p>Sokrates Yöntemi</p>

<p>Okur, bu yazının sonunda benden kesin bir hüküm beklerse, şimdiden uyarayım ki bunu bulamayacaktır. Bu bir yüzleşmekten kaçış olmayıp bilinçli bir tercihtir. "Doğu Akdeniz Sorunu" adlı kitabımın önsözünde de yazmıştım. Nasıl ki bilge Sokrates bilgilerini doğrudan sunmak yerine muhataplarına sorular sorarak onları bilgiyle buluşturuyor idiyse, benim de yazıda gözettiğim temel ölçüt, fikir belirtmekten çok, okurun kendi fikrini oluşturmasına yarayacak altyapıyı sunmaktır. Kaldı ki gerek konuşmalarımda gerek yazışmalarımda da buna dikkat ederim. Çünkü kanaat pazarlamak kolaydır ama kanaati oluşturacak zemini döşemek zahmetlidir. Ben her zaman zahmetli olanı ama kişileri düşündürmeye sevk edip onları kendi tercihleriyle buluşturmaya yardımcı olan patikayı seçerim, bu yazı da bunun bir istisnası olmayacaktır.<br />
Bu yöntemin bir gereği olarak, yazı boyunca her iki görüşün de en güçlü hâlini ortaya koymaya çalışacağım. "Adalar Denizi" diyenlerin tezlerini, onların en yetkin sözcüsünün savunacağı biçimde savunurken isimlendirme "Ege kalsın" diyenlerin tezlerini de aynı hakkaniyetle ortaya koyacağım. Zayıf adamla güreşip galip gelmek, pehlivanlık sayılmaz. Her görüşü en pehlivan hâliyle ringe çıkaracağız; hakem ise okurun kendisi olacak.<br />
Bir hususu daha belirtmek isterim. Bu tartışma, kimilerinin sandığı gibi geçtiğimiz hafta o zirve salonunda doğmuş sadece orada ortaya konmuş değildir. Türk Tarih Kurumu ile Dokuz Eylül Üniversitesi'nin 2017'de ortaklaşa düzenlediği Uluslararası Ege Adaları Sempozyumu'nda "Ege" yerine "Adalar Denizi" adının kullanılması kararlaştırılmıştır. Deniz Kuvvetlerimizin kaynaklarında denizin "tarihî adının Adalar Denizi olduğu" kayda geçirilmiştir. Atatürk Araştırma Merkezi "Adalar Denizi" başlığını taşıyan yayınlar yapmıştır. Nihayet Millî Eğitim Bakanlığı yeni müfredatında "Ege Denizi" yerine "Adalar Denizi" ifadesine yer vermiş ve dönemin Millî Eğitim Bakanı bu tercihi "Lozan imzalandığında Ege Denizi diye bir kavram yoktu" sözleriyle savunmuştur. Bu adımın Yunan basınında sert tepkilerle, "propaganda" nitelemeleriyle karşılandığını da not edelim. Buna karşılık, aynı tartışmada denizci akademisyenlerden Pîrî Reis Üniversitesi öğretim üyesi Emekli Tuğamiral Alaettin Sevim gibi isimler, ad değişikliğinin uluslararası deniz hukuku bakımından sakıncalarına dikkat çeken ciddi uyarılar kaleme almışlardır.<br />
Demek ki karşımızda, sadece bir edebiyatçının nostaljik hevesi değildir, durmakta olan. Devlet kurumlarının bir kanadının fiilen benimsemeye başladığı, diğer kanadının ise ihtiyatla karşıladığı, canlı ve katmanlı bir politika tartışması bulunmaktadır karşımızda. Tartışmanın taraflarında tarihçiler, amiraller, hukukçular, eğitimciler ve diplomatlar vardır ve böyle bir tartışma, slogana değil, muhasebeye layıktır.<br />
O hâlde muhasebeye başlayalım. Ve her sağlam muhasebe gibi, en baştan başlayalım: Bu denizin adı, tarih boyunca neydi?&nbsp;</p>

<h2><strong>Aigaion'dan Arşipel'e</strong></h2>

<p>Coğrafi adlar, üzerine yazıldıkları haritalar gibi eskir, yıpranır, değişir. Bugün "Ege" dediğimiz deniz, tarih boyunca belki de dünyanın en çok ad değiştiren denizlerinden biridir. Bu adların her biri, bir dönemin dünya görüşünün, bir devletin egemenlik alanının, bir denizci milletin günlük dilinin izini taşır.<br />
Antik Yunan kaynakları bu denizi "Aigaion Pelagos" diye anar. Adın kökeni konusunda ise antikiteden bu yana bir uzlaşma yoktur. En yaygın anlatı, mitolojiktir. Atina Kralı Aigeus (Egeus), oğlu Theseus'un Girit seferinden ölüm haberini aldığını sanarak kendini denize atmış, deniz de adını bu talihsiz kraldan almıştır. Bir başka görüş, Ege ismini Yunanca "dalgalar" anlamına gelen "aiges" sözcüğüne bağlar. Üçüncü bir görüş, "pelagos" sözcüğünden hareketle, Yunanlılardan önce bu havzada yaşamış Pelasg halkının hatırasını arar. Dördüncü ve bizim açımızdan ilginç bir tez ise bir dilbilimciye aittir. "Türkiye'deki Tarihsel Adlar" adlı anıtsal çalışmasında Bilge Umar, "Ege" adının Yunanca ile açıklanamadığını, Anadolu'nun kadim halklarından Luvilerin dilinden kalma olabileceğini ileri sürer. Bu teze göre Aigeus efsanesi, kökeni unutulmuş bir ada sonradan uydurulmuş bir açıklamadır ve zaten coğrafyamızda örneği bolca mevcuttur. Görüldüğü gibi, daha işin başında ezber bozulmaktadır. "Ege" adının tapusu, sanıldığı kadar kesin biçimde Yunan mitolojisinin tekelinde değildir.<br />
Orta Çağ'a geldiğimizde ise sahneye bir başka ad çıkar: "Arcipelago." Yunanca "arkhi" (baş, ana) ile "pelagos" (deniz) sözcüklerinden türetilen bu kelime, ilginçtir, Orta Çağ öncesi Yunanca belgelerde görülmez. Kelimeyi dolaşıma sokan, bu denizde ticaret kolonileri kuran Venedik ve Ceneviz'in İtalyancasıdır. Daha da ilginci ise şudur. "Archipelago" bugün dünya dillerinde "takımada" anlamına gelen bir cins isim olsa da kelimenin ilk ve asıl anlamı, özel bir kavram olup doğrudan doğruya bu denizi, bugünkü Ege'yi ifade eder. Nitekim yabancı kaynaklarda kelime tek başına ve büyük harfle yazıldığında kastedilen, Ege Denizi'dir; başka takımadalar ise "Indonesian archipelago", "Canadian archipelago" gibi mutlaka bir sıfatla anılır. Yani dünya, "takımada" kavramının kendisini bu denizden öğrenmiştir. Bu etimolojik ayrıntının, yazının ilerleyen bölümlerinde hukuki bir ağırlık kazanacağını şimdiden not edelim.<br />
Burada Türk deniz isimlendirme geleneğinin kendine özgü mantığını da hatırlamak gerekir. Atalarımız denizleri çoğu kez renklerle anmıştır. Karadeniz, Akdeniz, Kızıldeniz. Dilbilimde yaygın bir görüşe göre bu renkler yalnız suyun rengini değil, eski Türk yön sembolizmini de taşır. Kara kuzeyin, ak güneyin rengidir. "Bahr-i Sefid", yani Beyaz Deniz, işte bu mantığın Osmanlı dilindeki karşılığıdır ve o çağın kullanımında yalnız bugünkü Akdeniz'i değil, çoğu kez bugünkü Ege'yi de kapsar. Yani atalarımızın zihin haritasında bugünkü Ege, ayrı ve bağımsız bir deniz olmaktan çok, Akdeniz'in adalarla bezeli kuzey bölümüdür; hani bir zamanlar salon salomanj moda idi; Akdeniz salon, Ege de salomanj olur bu benzetmede. "Adalar Denizi" adı da bu salomanj’ı işaret eden bir iç adlandırmadır. Bu ayrıntı önemsiz gibi görünebilir ise de, "atalarımızın bu denize verdiği tek ve değişmez bir ad vardı" varsayımını yumuşatmaktadır. Atalarımızın elinde tek ad değil, iç içe geçmiş bir adlar sistemi vardı.<br />
Peki ya bizim kaynaklarımız? Pîrî Reis, ölümsüz eseri Kitab-ı Bahriye'de bu sulardan söz ederken "Şunu bilmek gerektir ki, adalar arası denen yere 'Erso Pelago' derler" diye yazar; araştırmacılar bu "Erso Pelago"nun, "Arcipelago"nun Türk denizcisinin ağzındaki telaffuzu olduğu kanaatindedir. Dikkat edilirse büyük denizcimiz, adalarla dolu bu orta kuşağa "adalar arası" demekte, denizin bütününü ise o günün diliyle "Akdeniz"in bir parçası saymaktadır. Kâtip Çelebi de 1656 tarihli Tuhfetü'l-Kibâr fî Esfâri'l-Bihâr'da Girit ile iki burun arasında kalan ve adaların çoğunu barındıran bölge için "bu ortalığa Adalar Arası derler" ifadesini kullanır. Bu kayıtlar bize önemli bir incelik öğretiyor: Osmanlı denizcisinin "adalar arası" ya da "adalar denizi" dediği alan, kimi zaman denizin bütünü değil, adaların yoğunlaştığı orta kuşaktır; denizin bütünü ise çoğu kez "Akdeniz" veya "Bahr-i Sefid" şemsiyesi altında düşünülmüştür. Tarihe başvururken hassas terazi kullanmak gerektiğinin ilk işareti budur: "Atalarımız öyle derdi" cümlesi doğrudur, ama atalarımızın neye, tam olarak öyle dediği, sanıldığından daha katmanlı bir sorudur.&nbsp;</p>

<h2><strong>"Adalar Denizi"nin Altı Yüz Yılı</strong></h2>

<p>Bu incelikli kayıt bir yana, şu tarihsel gerçeği teslim etmek gerekir. Türk'ün bu denizle tanıştığı andan itibaren ona verdiği ad, "Adalar Denizi"dir. Kimi kaynaklara göre 1081 yılında, Çaka Bey'in çağında bu denize açılan Türkler, gözlerinin önündeki manzarayı adlandırmışlardır. İrili ufaklı yüzlerce adayla bezeli bir deniz. Aydınoğulları Beyliği'nin ve ardından Osmanlı Devleti'nin kaynaklarında bu ad yüzyıllar boyunca yaşamıştır. Türk Tarih Kurumu'nun Tarih Terimleri Sözlüğü bugün dahi "Adalar Denizi" maddesini "bugünkü adıyla Ege Denizi" diye açıklar. Mora ile Teselya'nın doğu kıyıları ve Anadolu'nun batı kıyıları arasındaki bu deniz bölgesi, altı yüz yıldan fazla bir süre Osmanlı dilinde "Adalar Denizi" olarak anılmıştır.<br />
Devlet teşkilatı da bu adlandırmayı izlemiştir. Kanuni Sultan Süleyman, 1534'te Barbaros Hayreddin Paşa'yı beylerbeyliğe getirirken kurulan eyaletin adı "Cezâyir-i Bahr-i Sefîd" idi: Akdeniz Adaları Eyaleti. Kaptan Paşa'nın tasarrufuna verilen bu eyalet, Gelibolu'dan Rodos'a, Midilli'den Sakız'a uzanan ada ve kıyı sancaklarını kapsıyor; imparatorluğun deniz gücünün idari omurgasını oluşturuyordu. Osmanlı coğrafyacılığı bu ada âlemini kendi içinde de tasnif etmiş ve Adalar Denizi, Boğazönü, Kuzey Sporad, Kiklad, Saruhan ve Menteşe adalarından oluşan beş bölge hâlinde düşünülmüştür. Tanzimat'tan sonra eyalet vilayete dönüştürülmüş, merkezi zaman zaman Rodos ve Sakız olan bu vilayet, imparatorluğun son yüzyılında dahi adaların İstanbul'dan yönetildiğinin idari kaydı olarak yaşamıştır. Bir adın devlet katındaki ömrü &nbsp;ancak bu kadar uzun ve bu kadar kurumsal olabilir! Yani adalar, yalnızca coğrafi bir gerçeklik değil, Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki egemenliğinin ta kendisiydi. Burası çok önemli: O çağda "Adalar Denizi" demek, "bizim adalarımızın denizi" demekti. Adların masumiyeti, biraz da bu egemenlik gerçeğinden geliyordu. Ada ile deniz aynı bayrağın gölgesindeyken, denizi adalarla tanımlamakta hiçbir mahzur yoktu.<br />
Batı kartografyası da yüzyıllar boyunca benzer bir dil kullanmıştır. 1584 tarihli Ortelius haritasından 1809 tarihli İngiliz ve 1863 tarihli Fransız haritalarına kadar pek çok belgede deniz, "Archipelago" ya da "Archipel" olarak işaretlenmiştir. "Aegean" adının Batı literatüründe baskın hâle gelişi göreceli olarak daha yenidir. Kimi yazarlarımız bu geçişte Yunanistan'ın etkisini görür ve Batılı haritaların 1940'lardan itibaren "Adalar Denizi/Arşipel" yerine "Ege"yi benimsemesini bu etkiye bağlar. Bu iddianın ne ölçüde belgelendiği ayrı bir araştırma konusu oılsa da şu kadarı kesindir ki adlandırma tercihleri hiçbir çağda siyasetten bütünüyle bağımsız olmamıştır.<br />
Osmanlı'nın son dönem coğrafya kitapları da aynı geleneği sürdürmüştür. Ali Tevfik'in 1913 tarihli Memâlik-i Osmâniyye Coğrafyası "Adalar Denizi" der. Cumhuriyet'in ilk yıllarında da bu kullanım devam eder. 1930'da Deniz Matbaası'nın bastığı deniz harp tarihi kitabında "Ege" ibaresi geçmez. 1931 tarihli Mükemmel Umumi Atlas denizi "Adalar Denizi" diye adlandırır. Hatta 1938 gibi geç bir tarihte Faik Sabri Duran'ın lise coğrafya kitabında iki ad yan yana yaşar: metinde "Ege Denizi", haritalarda "Adalar Denizi."<br />
Şu hâlde tarihçilerin tezinin sağlam bir çekirdeği vardır ve bunu teslim etmek boynumuzun borcudur. "Adalar Denizi", uydurulmuş bir ad değil, bu milletin dokuz yüzyıllık deniz hafızasının adıdır. Lozan Barış Antlaşması'nın 12. maddesinin dahi bu denizin adalarını "Doğu Akdeniz adaları" diye andığını, "Ege" adının antlaşmanın o maddesinde geçmediğini hatırlarsak, Millî Eğitim Bakanı'nın "Lozan imzalandığında Ege Denizi diye bir kavram yoktu" sözünün de dayanaksız olmadığını görürüz. Ne var ki bu sözün eksik bıraktığı bir sayfa vardır ve o sayfada, bu milletin kurucusunun el yazısı durmaktadır. Şimdi o sayfayı açalım.&nbsp;</p>

<h2><strong>Cumhuriyet'in Tercihi: "Ege"&nbsp;</strong></h2>

<p>Yaygın bir söylence, "Ege" adının bize 1941'de bir kongre kararıyla, adeta bir oldubittiyle dayatıldığını ima eder. Belgeler daha zengin bir hikâye anlatıyor.<br />
"Ege" sözcüğü Türkçeye, kuvvetle muhtemel, Fransızca "Mer Égée" yoluyla girmiştir ve Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren devlet katında görünmeye başlamıştır. 1927'den itibaren Seyrisefain İdaresi'nin hizmete aldığı gemilere "Ege", "İzmir", "Konya", "Akdeniz" gibi adlar verilmiştir. Daha da çarpıcısı, Mustafa Kemal Atatürk, 1930 sonunda çıktığı yurt gezisini Ege Vapuru ile yapmış ve geminin hatıra defterine kendi eliyle şu satırları yazmıştır: "1930 senesi nihayetlerinde Marmara ve Ege Denizi ve Akdeniz sahilleri tetkik seyahatlerini Ege Vapuru'yla yaptım." Soyadı Kanunu çıktığında bu geminin süvarisi, kendini gemisiyle özdeşleştirip "Özege" soyadını almıştır. Demek ki "Ege" adı, 1941'den on yıl önce, bizzat Cumhuriyet'in kurucusunun kaleminde ve devletin gemi bordalarında yaşamaktadır.<br />
Peki Atatürk Büyük Taarruz'da orduya "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" derken neden "Ege" dememiştir? Cevap basittir ve yukarıda anlatmaya çalıştım. 1922'de o denizin Türk dilindeki yaygın adı henüz "Akdeniz" şemsiyesi altındaydı. "Adalar Denizi" ile "Akdeniz" iç içe kullanılıyordu. Yani bu ünlü emir, ne "Ege" adının reddidir ne de "Adalar Denizi"nin tesciligidir; sadece o günün dilidir.<br />
Kurumsal standartlaşma ise 6-21 Haziran 1941'de Ankara'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi'yle gelir. Ders kitaplarında, haritalarda ve resmî yazışmalarda birlik sağlamak amacıyla toplanan kongre, denizin adını "Ege Denizi" olarak belirlemiş; yurdumuzu yedi coğrafi bölgeye ayırırken birine de "Ege Bölgesi" adını vermiştir. Kongreyi izleyen on yıllarda ad, devlet ve toplum dokusuna derinlemesine işlemiştir: 1955'te İzmir'de Ege Üniversitesi kurulmuş; 1975'te, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasının stratejik ikliminde, ordumuzun dört ordusundan biri Ege Ordusu adıyla teşkil edilmiş; ihracatçı birliklerinden kalkınma ajanslarına, gazete adlarından futbol turnuvalarına kadar sayısız kurum bu adı taşımıştır. O günden bu yana "Ege", yalnız bir denizin değil de bir bölgenin, bir ordunun, bir üniversitenin, sayısız kurumun, şarkıların, şiirlerin ve nihayet yüz binlerce çocuğumuzun adıdır. Bir adın bir milletçe benimsendiğinin bundan daha güçlü delili olur mu? İnsanlar çocuklarına "Arşipel" adını koymuyor ama "Ege" adını koyuyor.<br />
Cumhuriyet'in bu tercihinin gerekçeleri üzerine kesin belge azdır; fakat dönemin fikir iklimi ipuçları verir. Bir görüşe göre genç Cumhuriyet, "Ege" adını Yunan mitolojisinin değil, Yunan öncesi Anadolu uygarlıklarının mirası sayıyordu; Türk Tarih Tezi'nin revaçta olduğu o yıllarda "Ege medeniyeti" kavramı, Anadolu'nun kadimliğine yapılan bir vurguydu. Bu okumaya göre "Ege"yi seçmek Yunan'a verilmiş bir taviz değil, tam tersine, denizi Yunan tekelinden çıkarıp kadim Anadolu'ya bağlayan bilinçli bir hamleydi. Bilge Umar'ın Luvi tezini hatırlayınca, bu okumanın büsbütün temelsiz olmadığı görülür. Bir başka pratik gerekçe de şudur: uluslararası bilim ve&nbsp;&nbsp;denizcilik&nbsp;literatürü "Aegean" adında karar kılmışken, Türkiye'nin kendi iç standardını buna yakın kurması, haritacılıktan seyir güvenliğine kadar sayısız alanda işleri kolaylaştırmıştır.<br />
Burada, tartışmanın hakkını vermek için bir düzeltmeyi de kayda geçirelim. "Ege adı literatüre İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'ın talebiyle girdi" biçimindeki söylem, yukarıdaki belgeler karşısında zayıf kalmaktadır: Atatürk'ün 1930 tarihli el yazısı, 1927'nin gemi adları ve 1941 kongresi ortadadır ve bunların hiçbirinde Atina'nın parmağı yoktur. Tarihî hakikate saygı, tarafların hepsinden aynı titizliği ister. "Ege"yi savunurken efsane üretmek ne kadar yanlışsa, "Adalar Denizi"ni savunurken de o kadar yanlıştır. Bu yazının yöntemi gereği, terazinin iki kefesine de aynı dirhemi koyuyoruz.<br />
Özetlersek, "Adalar Denizi" dokuz yüzyıllık halk ve devlet hafızası iken, "Ege" ise seksen-doksan yıllık, ama kurucu iradenin eliyle benimsenmiş, kurumsallaşmış ve millete mal olmuş bir tercihtir. Özünde ikisi de "bizimdir." Asıl soru ise şudur: Bugün, 2026 Türkiye'sinde, bu iki addan birini devlet politikası olarak öne çıkarmanın hukuki ve stratejik sonuçları nedir? İşte tartışmanın kalbi burasıdır ve buraya girmeden önce, Ege'nin üzerinde asılı duran hukuk dosyasını açmamız gerekir.&nbsp;</p>

<h2><strong>Ege'nin Hukuk Dosyası</strong></h2>

<p>Ege, dünyada benzeri az bulunur bir deniz alanıdır. Yaklaşık iki yüz bin kilometrekarelik yarı kapalı bir denizde üç bine yakın ada, adacık ve kayalık vardır ve bunların çok büyük bölümü, kimi zaman Anadolu kıyısından bir-iki mil mesafede olanların Yunanistan egemenliğinde olması şaşırtıcıdır. Bu olağan dışı coğrafya, yarım asırdır süren bir uyuşmazlıklar demeti üretmiştir. Ana başlıkları hatırlayalım.<br />
Birincisi karasuları sorunudur. Lozan düzeninde her iki devlet üç millik karasuyu esasına göre davranmış; Yunanistan 1936'da tek taraflı olarak altı mile çıkmış, Türkiye 1964'te aynı genişliği benimsemiştir. Bugün Ege'de iki taraf da altı mil esasını uygulamaktadır. Yunanistan'ın 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (BMDHS) dayanarak karasularını on iki mile çıkarma emeli ise Ege'nin matematiğini kökten değiştirme potansiyeli taşımaktadır. On iki mil durumunda denizin yaklaşık dörtte üçü Yunan karasuyuna dönüşür, açık deniz alanları küçülür, Türkiye'nin açık denizlere çıkışı Yunan karasularından geçer hâle gelir (Boğazlar rejimi çoğu yerde geçerli olabilir, Adalar arasından geçiş bakımından). Bu nedenle TBMM, 8 Haziran 1995 tarihli açıklamasıyla, tam resmi bir karar olmasa da, böyle bir genişletmenin savaş sebebi (casus belli) sayılacağını ilan etmiştir. Bu açıklama bugün de yürürlüktedir.<br />
İkinci sorun kaynağı kıta sahanlığıdır ve uyuşmazlığın hukuki kalbi budur. 1970'lerde Türkiye'nin Ege'de verdiği arama ruhsatlarıyla alevlenen gerilim, 1976'da Yunanistan'ı Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) başvurmaya götürmüştü. Divan, 19 Aralık 1978 tarihli kararıyla davaya bakmaya yetkisiz olduğuna hükmetmiştir. Aynı yıl imzalanan 11 Kasım 1976 tarihli Bern Mutabakatı ile taraflar, kıta sahanlığında karşılıklı olarak sismik araştırma ve petrol arama faaliyetlerinden kaçınma esasında buluşmuştur. Kitabımda "sorunu buzdolabına yatıran düzenleme" diye nitelendirdiğim bu mutabakat, bugün de fiilî çerçeve olmayı sürdürmektedir.<br />
Üçüncüsü, adaların hukuki statüsüne ilişkin başlıklardır. Doğu Ege adaları, Lozan'ın 12. ve 13. maddeleriyle Yunanistan'a ancak silahsızlandırılmış olarak ve bu koşulla bırakılmıştı. On İki Adalar da 1947 Paris Antlaşması'nın 14. maddesiyle Yunanistan'a yine "silahtan arındırılmış kalacakları" kaydıyla devredilmiştir. Türkiye, bu gayriaskerî statünün onlarca yıldır sistematik biçimde ihlal edildiğini belgeleriyle dile getirmektedir. Yunanistan ise türlü hukuki gerekçelerin ardına sığınmaktadır. Buna, Yunanistan'ın karasularından farklı genişlikte, on millik bir hava sahası iddiasını; 1950'lerde belirlenen İstanbul-Atina FIR hattının arama-kurtarma ve bildirim uygulamalarında üretilen sürtüşmeleri; ve nihayet egemenliği antlaşmalarla devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar (EGAYDAAK) meselesini ekleyiniz. 1996 Kardak krizinin hatırlattığı gibi, bu denizde adı konmamış egemenlik sorunları dahi vardır. Üstelik Ege dosyası artık Ege'de kapalı halde burayla sınırlı olmaktan da çıkmıştır. Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve MEB gerilimlerinin fitilini ateşleyen Meis Adası, coğrafi olarak Ege uyuşmazlığının Akdeniz'e taşan ucudur. 2020 yazında donanmaların karşı karşıya geldiği sismik araştırma krizleri, iki dosyanın tek bir stratejik bütün hâline geldiğini göstermiştir.<br />
Peki taraflar ne diyor? Yunanistan'ın resmî tezi, Birleşmiş Milletler nezdindeki 11 Ağustos 2020 tarihli mektubunda yinelendiği üzere şudur: Sınırlandırma, ana karalar ve adalar dahil bütün kara parçalarının esas alınacağı bir "eşit uzaklık/orta hat" yöntemine göre yapılmalıdır; adalar, büyüklüğüne, nüfusuna, konumuna bakılmaksızın ana karayla eşit deniz yetki alanı doğurur. Türkiye'nin tezi ise Birleşmiş Milletler'e ilettiği mektuplarda ısrarla vurguladığı gibi "hakça ilkeler"dir: Ege ve Doğu Akdeniz gibi özel koşulların hâkim olduğu yarı kapalı denizlerde sınırlandırma, kıyı uzunlukları, coğrafyanın üstünlüğü ve hakkaniyet gözetilerek ana karalar arasında yapılmalıdır ve ters tarafta, yani sınır hattının öte yakasında kalan adalara konumlarına göre ya hiç alan tanınmamalı ya da azaltılmış etki tanınmalıdır. Kitabımda da yazdığım gibi, Türkiye'nin bu tezleri, Ege'deki ulusal çıkarlarımızın gereği olduğu kadar, uluslararası hukukun esaslarına da uygun tezlerdir. Aksini savunmak, Ege'nin tamamen Yunanistan'ın egemenliği altına girmesini kabul etmekten farksızdır.<br />
Bu noktada, sıkça yanlış aktarılan bir hususu düzeltmek isterim zira bilimsel titizlik bunu gerektirir. Türkiye'nin tezi, kaba biçimiyle "adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesi asla olmaz" değildir. BMDHS'nin 121. maddesi adalara kural olarak deniz yetki alanı tanır. Yalnızca insan yerleşimine elverişli olmayan veya kendine özgü ekonomik yaşamı bulunmayan kayalıklar kıta sahanlığı ve MEB üretemez. Türk tezinin incelikli hâli şudur: Adaların bu alanlara "sahip olabilmesi" başka şey, iki devlet arasındaki "sınırlandırmada" bu adalara ne kadar etki tanınacağı başka şeydir. Sınırlandırma hukuku, hakkaniyet hukukudur. U luslararası yargı, bu ayrımı defalarca teyit etmiştir. 1969 Kuzey Denizi davalarından bu yana UAD, sınırlandırmanın "hakça ilkelere" göre yapılması gerektiğini söyler. 1977 İngiliz-Fransız hakem kararı, Fransız kıyısının dibindeki İngiliz Kanal Adaları'nı on iki millik bir cepte (enklav) tutmuştur. 2009 Karadeniz davasında UAD, Ukrayna'nın Yılan Adası'na Romanya ile sınırlandırmada hiçbir etki tanımamış; kitabımda ayrıntısıyla incelediğim bu karar, küçük ve ıssız adaların sınırlandırmada sınırlı etkiye sahip olacağını ya da hiç etkisinin olmayacağını ortaya koymuştur. 2012'de Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi, Bangladeş-Myanmar davasında St. Martin Adası'na kıta sahanlığı sınırlandırmasında etki vermemiş; aynı yıl UAD, Nikaragua-Kolombiya davasında küçük Kolombiya adalarını enklavlamıştır. Velhasıl, Türkiye'nin "adalara otomatik tam etki olmaz" tezi, uluslararası içtihadın ana damarıyla uyum içindedir.<br />
Bu dosyayı niçin bu kadar ayrıntılı açtım? Şunun için: Denizin adını tartışacaksak, önce o denizin üzerindeki hukuki yükü bilmemiz gerekir. Görüldüğü gibi bu yük, adlarla değil; antlaşmalarla, mektuplarla, mahkeme kararlarıyla, kıyı uzunluklarıyla ve hakça ilkelerle taşınmaktadır. Şimdi bu dosyanın, ad tartışmasına en yakından dokunan iki maddesine eğilelim. Takımada rejimi ve adaların statüsü. "Bir adın hukuki ağırlığı var mıdır" sorusunu ise, bu iki durağın ardından soracağız.&nbsp;</p>

<h2><strong>Takımada Rejimi</strong></h2>

<p>Bu yazının en teknik bölümüne geldik; okurdan beş dakikalık sabır istiyorum, zira "Adalar Denizi" tartışmasının hukuki düğümü tam olarak buradadır. Kelimelere dikkat: "Adalar Denizi"nin dünya dillerindeki tabii karşılığı "Archipelago" ise, o kelimenin deniz hukukundaki karşılığı da 1982 Sözleşmesi'nin IV. Kısmıdır: "Takımada Devletleri."<br />
Bu rejim ne der? BMDHS'nin 46. maddesi, takımada devletini "bütünüyle bir veya birden çok takımadadan oluşan devlet" olarak tanımlar. 47. madde, böyle bir devlete olağanüstü bir imtiyaz tanır: En dıştaki adalarının ve kuruyan kayalıklarının en uç noktalarını birleştiren düz "takımada esas hatları" çizmek. Bu hatların her biri kural olarak yüz deniz milini geçemez; hatların çevrelediği alanda su ile kara oranı dokuza bir sınırını aşamaz. Ama bu şartlar sağlandığında sonuç muazzamdır: Esas hatların içinde kalan bütün deniz, takımada suyu olur; karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge bu hatlardan itibaren, yani adaların en dışından itibaren ölçülür. Kabaca söylersek, takımada devleti denizi "içine alır"; deniz, adaların arasında akan yabancı bir unsur olmaktan çıkıp devletin ülkesinin parçası hâline gelir.<br />
Şimdi bu gözlükle Ege'ye bakalım. Ege'de üç bine yakın ada, adacık ve kayalık olduğunu söylemiştik. Bir an için, Yunanistan'ın bu adaların en dıştakilerini birleştiren hatlar çizebildiğini hayal edelim. Semadirek'ten Meis'e uzanan bir zincirin içi, bütünüyle Yunan suyu olurdu. Ege fiilen bir Yunan iç denizine dönüşür, Türkiye üç yanı denizle çevrili bir yarımada olduğu hâlde Ege'den dünyaya ancak Yunanistan'ın müsaadesiyle çıkabilirdi. Bu, kâbus senaryosudur ve hukuken kapısı kapalıdır: Yunanistan "bütünüyle" takımadalardan oluşan bir devlet değildir; kıta ülkesine sahiptir; bu nedenle 46. maddenin tanımına girmez ve takımada esas hattı çizemez. Türkiye'nin yıllardır her zeminde savunduğu bu husus, tartışmasız biçimde sağlamdır.<br />
Ne var ki tarih bize bir şey daha öğretir: Yunanistan bu kapıyı hep zorlamıştır. Üçüncü Deniz Hukuku Konferansı müzakerelerinde (1973-1982) Yunanistan, takımada rejiminin yalnız takımada devletlerine değil, kıta devletlerinin uzak ada gruplarına da tanınması için çaba göstermiş; Türkiye ve başka devletlerin direnciyle bu genişletme metne girmemiştir. Yani bugünkü 46. madde, biraz da bizim itirazlarımızın eseridir. Yunanistan'ın Ege'yi "bütünlüklü bir adalar âlemi" gibi sunma eğilimi ise diplomatik söyleminde yaşamaya devam etmektedir. İşte "Greek Archipelago" adlandırmasına karşı uluslararası zeminlerde verilen mücadelenin sebebi budur. Kelime, masum bir coğrafya terimi değil; kaybedilmiş bir müzakerenin geri kazanılmaya çalışılan bayrağıdır.<br />
Bu aşamada, "Adalar Denizi" önerisinin savunucularına yöneltilmesi gereken soru da netleşmiştir. Türkiye, tam da "bu deniz bir takımada âlemi değildir, iki ana kara arasında özel koşullu bir denizdir" tezini savunurken, denizin Türkçe resmî adını "Adalar Denizi" yapmanın çeviri masasındaki karşılığını düşündük mü? Ders kitabımızın İngilizce tanıtımında, turizm broşüründe, uluslararası sempozyum programında bu ad nasıl yazılacak? "Aegean" yazacaksak iç adlandırmanın dışarıya hiç yansımayacağını baştan kabul etmişiz demektir; "Sea of Islands" ya da "Archipelago" yazacaksak, Atina'nın yarım asırdır aradığı kelimeyi ona kendi elimizle vermişiz demektir. Bu soruya cevap üretmeden atılan her adım, iyi niyetli de olsa, eksiktir.<br />
Hakkaniyet gereği madalyonun öbür yüzünü de yazalım: Bu risk, yönetilemez değildir. Nitekim adı savunanlar şu cevabı verebilir: "Adalar Denizi" Türkçe bir addır ve Türkçe kalacaktır; devlet, İngilizce karşılığın her koşulda "Aegean Sea" olacağını bir genelgeyle sabitler, mesele kalmaz. Doğrudur; yazının ilerleyen bölümünde önereceğim orta yol da tam olarak budur. Ama dikkat: Bu cevap, adın "kendiliğinden masum" olmadığını, ancak sıkı bir terminoloji disipliniyle masumlaştırılabileceğini zımnen kabul eder. Disiplin şartına bağlanmış bir masumiyet ise, disiplinin gevşediği ilk gün ortadan kalkar. Devlet aklı, en gevşek gününe göre tedbir almalıdır.&nbsp;</p>

<h2><strong>Adaların Hukuku</strong></h2>

<p>Takımada rejimi kadar kritik ikinci hukuki eksen, adaların tek tek ne kadar deniz yetki alanı doğurduğu meselesidir; zira Sayın Pala'nın önerisine kamuoyunda eklemlenen "zaten adaların kıta sahanlığı olmaz" söylemi, tam da bu maddede, BMDHS'nin 121. maddesinde sınanır.<br />
Maddenin kurduğu düzen üç katmanlıdır. Birinci katman: Ada, etrafı sularla çevrili, doğal olarak oluşmuş ve yüksek kabarmada su üstünde kalan kara parçasıdır; suni adalar bu tanımın dışındadır. İkinci katmanda kural olarak adalar da ana karalar gibi karasuyu, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgeye sahiptir. Üçüncü katman, ünlü üçüncü fıkra: İnsan yerleşimine elverişli olmayan veya kendine özgü ekonomik yaşamı bulunmayan kayalıklar, kıta sahanlığı ve MEB üretemez; yalnız karasuyu üretir. Görüldüğü gibi sözleşme, "adaların alanı olmaz" dememekte; "her adanın alanı olmaz" demektedir. Aradaki fark, bir devletin tezlerinin ciddiye alınmasıyla alınmaması arasındaki farktır.<br />
Bu üçüncü fıkranın nasıl yorumlanacağı, çağdaş deniz hukukunun en hararetli tartışmalarındandır. 2016 tarihli Güney Çin Denizi hakem kararı, fıkrayı bugüne dek görülmüş en dar biçimde yorumlamış; üzerinde tesisler, hatta insanlar bulunan hatırı sayılır büyüklükteki oluşumları dahi, istikrarlı bir insan topluluğunu kendi başına yaşatamadıkları gerekçesiyle "kayalık" saymıştır. Karar yalnız o davanın taraflarını bağlar ve tartışılmaya devam etmektedir; ama gösterdiği eğilim, küçük deniz oluşumlarının hak doğurma iştahına içtihadın soğuk bakmaya başladığıdır. Devlet pratiğinden de bir örnek verelim, kitabımda da işaret etmiştim: Kuzeydoğu Atlantik'teki ıssız Rockall kayalığı çevresinde geniş balıkçılık alanı iddia eden Birleşik Krallık, 1997'de Sözleşme'ye katılırken bu iddiasından kendi eliyle vazgeçmiştir. Ada dâvâlarında rüzgârın yönü bellidir.<br />
Sınırlandırma içtihadı ise, önceki bölümde saydığım kararlar zinciriyle, ikinci bir güvence katmanı ekler. Bir ada 121. madde uyarınca alan doğurmaya ehil olsa bile, iki devlet arasındaki sınırlandırmada bu adaya ne kadar etki tanınacağı hakkaniyet süzgecinden geçer. Yılan Adası'na sıfır etki veren 2009 kararını, Kanal Adaları'nı enklava hapseden 1977 kararını, St. Martin'e kıta sahanlığında etki vermeyen 2012 kararını, küçük adaları enklavlayan Nikaragua-Kolombiya kararını anmıştım. Ekleyelim, Katar-Bahreyn davasında Divan, cılız bir deniz oluşumunu sınır çizgisinde adeta yok saymıştır. Bu içtihat ışığında, Doğu Akdeniz'de Anadolu kıyısına bir-iki mil mesafedeki on iki kilometrekarelik Meis Adası'na kırk bin kilometrekarelik deniz yetki alanı bağlayan haritaların hukuki değeri, okurun takdirindedir.<br />
Türkiye'nin konumunu da tam dürüstlükle çizelim. Türkiye BMDHS tarafı değildir. 1982'deki oylamada aleyhte oy kullanan birkaç devletten biridir ve özellikle karasularının azami genişliği ile adaların statüsüne ilişkin hükümlerin Ege'nin özel koşullarına uygulanmasına baştan beri, hukukçuların deyimiyle "ısrarlı itirazcı" (Persistent objector) olarak karşı çıkmıştır. Bununla birlikte Türkiye, sınırlandırmanın hakça ilkelere göre yapılması gerektiği kuralının uluslararası örf ve âdet hukukunun parçası olduğunu savunur ve bu noktada, ironiktir, bizzat Sözleşme'nin 74. ve 83. maddeleri de sınırlandırmanın "hakkaniyete uygun çözüme ulaşacak biçimde" yapılmasını emreder. Yani Türkiye'nin kavgası Sözleşme'nin bütünüyle değil, onun Ege gibi bir coğrafyaya mekanik uygulanmasıyladır.<br />
Bu iki bölümün ortak dersini tek cümlede toplayayım. Türkiye'nin ada tezleri, adlarla değil, maddelerle ve içtihatla örülmüş sağlam bir duvardır. O duvarı "Adalar Denizi" adı ne yıkar ne de güçlendirir. Ama duvarın üstüne hangi bayrağı astığımız, uzaktan bakanların duvarı kime ait sanacağını etkileyebilir.&nbsp;</p>

<h2>İsim Hukuk Doğurur mu?</h2>

<p>Uluslararası hukukun bu konudaki tavrı, ilk bakışta şaşırtıcı gelecek kadar nettir. Coğrafi adlandırma, kendi başına ne egemenlik doğurur ne de egemenlik kaybettirir. Egemenliğin tapusu antlaşmalardır, halefiyettir, kesintisiz ve barışçıl egemenlik tasarruflarıdır. Daha 1928 tarihli Palmas Adası hakem kararında Max Huber'in ortaya koyduğu ilke tam da budur. Belirleyici olan, bir kara parçasına kimin ad verdiği değil, orada egemenliği kimin fiilen ve hukuken gösterdiğidir. UAD, 1986 tarihli Burkina Faso-Mali sınır uyuşmazlığı kararında haritalar için dahi şunu söylemiştir: Haritalar kendi başına tapu değildir; ancak yardımcı ve dışsal delil değeri taşır. Haritaların delil değeri bu kadar kayıtlıysa, haritaların üzerindeki adların değeri evleviyetle daha da kayıtlıdır. Bir mahkemenin, "Türkiye kendi ders kitabında bu denize 'Adalar Denizi' demiş; öyleyse adalar ve denizdeki haklar Yunanistan'ındır" ya da tersine "Yunanistan 'Aigaio' diyor; öyleyse deniz onundur" diye hüküm kurması hukuken tasavvur edilemez.<br />
Dünya pratiği de bunu doğrular. Basra Körfezi'ne Arap devletleri altmış yıldır "Arap Körfezi" der; İran "Basra Körfezi"nde ısrar eder; Birleşmiş Milletler yazışma yönergeleri "Persian Gulf" kullanır. Bu ad kavgası altmış yıldır sürer ama kimsenin karasuyu, kıta sahanlığı veya MEB'i bu yüzden bir metre değişmemiştir. Japonya ile Güney Kore, "Japon Denizi mi, Doğu Denizi mi" tartışmasını 1992'den beri Birleşmiş Milletler koridorlarında sürdürür. Uluslararası Hidrografi Örgütü sonunda işi, sayısal tanımlayıcılara dayalı yeni standarda geçerek adeta "ikiniz de haklısınız, biz numara veririz" noktasına taşımıştır. Ne Japonya bir hak yitirmiş ne Kore bir hak kazanmıştır. Yakın tarihten bir örnek daha: Amerika Birleşik Devletleri 2025 yılı başında Meksika Körfezi'ni kendi federal kullanımında "Amerika Körfezi" olarak yeniden adlandırmıştır; Meksika itiraz etmiş, uluslararası adlandırma değişmemiş ve elbette Meksika'nın deniz yetki alanlarından tek bir mil eksilmemiştir. Ders açıktır: Devletler kendi dillerinde ve kendi iç tasarruflarında diledikleri adı kullanabilirler. Buna uluslararası adlandırma literatüründe "egzonim" hakkı denir. Yunanistan İstanbul'a bugün hâlâ "Konstantinupolis" der; biz Selanik'e "Selanik" deriz, Atina buna karışamaz. Almanlar Ege'ye "Ägäis", Araplar "Bahrü'l-Ege" der. Türkiye'nin bu denize resmî metinlerinde "Adalar Denizi" demesi, hukuken kimseye bir şey kazandırmaz ve kaybettirmez.<br />
Adlandırma biliminin kendi terminolojisi de bu serbestliği teyit eder. Birleşmiş Milletler Coğrafi Adlar Uzmanlar Grubu'nun diliyle söylersek: Bir yerin, o yerin bulunduğu ülkenin resmî dilindeki adı "endonim"; başka dillerdeki yerleşik adları ise "egzonim"dir. Viyana'ya "Wien" değil "Viyana", Cezayir'e "El-Cezâir" değil "Cezayir" deriz. Bunlar bizim egzonimlerimizdir ve kimseden izin almayız. Uluslararası standartlaşma çalışmaları egzonimlerin zamanla azaltılmasını "tavsiye" eder; ama yasaklamaz, yasaklayamaz. Devletlerin kendi adlarını değiştirmesi bile dünya pratiğinde tanıdık bir olaydır. Burma 1989'da Myanmar oldu ve kimi devletler yıllarca eski adı kullanmakta ısrar etti. Ukrayna, başkentinin yabancı dillerdeki yazımını "Kiev"den "Kyiv"e çevirmek için küresel bir kampanya yürüttü. Bu örneklerin hiçbirinde adın değişmesi ya da adın direnmesi, tek bir hukuki hakkı doğurmadı ya da düşürmedi.<br />
O hâlde dosya kapandı mı? Hayır. Çünkü madalyonun bir de öbür yüzü vardır. Adlar hukuk üretmez ama siyaset üretir. Ve siyaset, zamanla hukukun üretildiği zemini döşer. Devletler adlara kayıtsız olsaydı, Yunanistan ile Makedonya arasındaki ad uyuşmazlığı çeyrek asır sürmez ve ancak 2018 Prespa Antlaşması'yla, bir ülkenin adının "Kuzey Makedonya" olarak değiştirilmesiyle çözülmezdi. Devletler adlara kayıtsız olsaydı, bizzat Türkiye 2022'de Birleşmiş Milletler nezdinde "Turkey" yerine "Türkiye" kullanılmasını talep etmezdi ve Yunan basını Millî Eğitim Bakanlığımızın müfredat tercihine manşetlerle tepki göstermezdi. Adların sembolik, psikolojik ve müzakere masasındaki ağırlığı gerçektir. Estoppel ve zımni kabul (acquiescence) gibi kurumlar kural olarak resmî beyan ve davranışlara bağlanır, sözlükteki bir ada değil; fakat uluslararası yargının, tarafların uzun süreli tutumlarından anlam çıkardığı da bilinir. Preah Vihear Tapınağı davasında Tayland'ın bir haritaya elli yıl ses çıkarmaması, Pedra Branca davasında bir yazışmadaki tek cümle sonuca etki etmiştir. Bunlar ad değil, tutum örnekleridir. Ama adların da tutumların diline sızabildiğini&nbsp;&nbsp;denizcilikte&nbsp;hepimiz biliriz.<br />
Şu hâlde ara sonucumuzu Sokratik dürüstlükle yazalım. "Adalar Denizi" demek Türkiye'nin hukuki tezlerini bir mahkeme salonunda zayıflatmaz. Bu yöndeki kaygı, hukuk tekniği bakımından yerinde değildir. Ama uyuşmazlıklar yalnız mahkeme salonlarında yaşanmaz. Kamuoylarında, ders kitaplarında, haritalarda, basın manşetlerinde ve müzakere masalarında yaşanır. Ve o alanlarda adların gücü, hukukçuların kabul etmek istediğinden büyüktür. Bu gücün gerçek sınırlarını görmek için önce mahkeme salonuna, sonra karşı kıyıya bakalım; tarafların kartlarını ondan sonra açacağız.&nbsp;</p>

<h2>Haritalar Mahkemede</h2>

<p>"İsim hukuk doğurur mu" sorusunu bir adım ileri taşıyıp, tarihin ve haritaların uluslararası yargıdaki gerçek ağırlığını tartalım. Zira ad tartışmasının iki tarafı da, farkında olarak ya da olmayarak, tarihe delil gözüyle bakmaktadır. "Atalarımız öyle derdi" cümlesi de "Atatürk böyle yazdı" cümlesi de, birer tarihsel tanıklık çağrısıdır. Peki uluslararası yargıç, bu tanıklığı nasıl dinler?<br />
İhtiyatla dinler. Palmas Adası kararından bu yana yerleşik ilke şudur. Egemenlik iddiaları, kadim adlandırmalarla değil, egemenliğin fiilen, sürekli ve barışçıl biçimde gösterilmesiyle ayakta durur. Minquiers ve Ecrehos davasında Divan, Fransa ile İngiltere'nin Orta Çağ'a uzanan feodal tapu tartışmalarını dinlemiş ise de kararını, yakın dönemde kimin vergi topladığına, kimin nüfus kaydı tuttuğuna, kimin adalet dağıttığına bakarak vermiştir. Burkina Faso-Mali kararındaki harita ilkesini anmıştım. Haritalar, resmî bir sınır belgesinin ayrılmaz eki değillerse, tek başına hak yaratmaz; yalnızca öteki delilleri destekleyen yardımcı bilgi sayılır. Preah Vihear davasında haritanın sonucu belirlemesi, haritanın kendisinden değil, Tayland'ın o haritaya yarım asır itiraz etmemesinden, yani devletin tutumundandır. Pedra Branca davasında Singapur lehine dönen kilit delil de bir harita ya da bir ad değil, Johor Sultanlığı'nın "ada bize ait değildir" mealindeki resmî yazısıdır.<br />
Bu içtihat aynasında kendi tartışmamıza bakalım. Yarın öbür gün Ege'de herhangi bir dosya uluslararası yargıya taşınsa, Türkiye'nin ders kitabında "Adalar Denizi" yazması Yunanistan'a delil olmaz. Tıpkı Yunanistan'ın kendi kitaplarında bu denize "Yunan Denizi" yazsa bize delil olmayacağı gibi. Ama aynı içtihat bize bir uyarıda da bulunur. Devletlerin uzun süreli, tutarlı ve resmî tutumları hukuk üretebilir. Adlandırma tek başına tutum değil ise de adlandırmaya eşlik eden beyanlar tutumdur. "Bu deniz aslında şudur, adalar aslında böyledir" türünden resmî ağızlardan çıkacak özensiz cümleler, günün birinde bir dosyada karşımıza tutum delili olarak çıkabilir. Kitabımda Yunanistan için yazdığım eleştiriyi kendimize de yöneltelim. Yunanistan resmî görüşünü "uluslararası hukukun kabul görmüş ilkeleri uyarınca sınırlandırma yapılır" diye ifade etseydi hem hukuken açığa düşmez hem komşuluk hukukuna uygun davranmış olurdu. Simetrik olarak, Türkiye de ad tercihini gerekçelendirirken "tarihî ve kültürel gerekçelerle" demeli; adı, egemenlik iddialarının ya da hukuki tezlerin diline dolamamalıdır. Adı hukukileştirmeden kullanmak mümkündür ama yeter ki cümlelerimizi hukukçu titizliğiyle kuralım.<br />
Bu bölümü, tarihçilere haksızlık etmemek için bir teslimle kapatayım. Tarihin mahkemedeki ağırlığı sınırlıysa da, müzakere masasındaki ve milletin kendine güvenindeki ağırlığı sınırsızdır. Lozan müzakerelerinde İsmet Paşa'nın elini güçlendiren şeylerden biri de heyetindeki tarih ve hukuk birikimiydi. Tarih bilmeyen diplomat pusulasız denizci gibidir ama tarihi tek başına pusula sanan diplomat da, eski haritayla yeni denizde seyreden kaptana benzer. İkisi de karaya oturur.<br />
Adlandırma Siyasetinin Öteki Kıyısı<br />
Muhasebemizin eksik kalmaması için bir de karşı kıyıya bakalım: Yunanistan, adlar konusunda ne yapar? Bu bakış, iki tarafın okuruna da ders içerir.<br />
Yunanistan, adlandırma siyasetini tarih boyunca en sistemli kullanan devletlerden biridir. Yirminci yüzyılın ilk yarısında, kendi sınırları içindeki binlerce yerleşimin Slavca, Türkçe ve Arnavutça adları, kararnamelerle ve komisyon marifetiyle Helence adlarla değiştirilmiştir. bugün Yunan Makedonyası'nda ve Batı Trakya'da haritaya bakan bir gezgin, yüz yıl önceki haritayla neredeyse hiçbir adı eşleştiremez. Yunan resmî söylemi İstanbul için hâlâ "Konstantinupolis" der. İzmir'e "Smirni", Ege'ye elbette "Aigaio Pelagos" der ve bir dönem doğrudan doğruya "Ege Bakanlığı" adıyla bir bakanlık dahi kurmuştur. Komşu devletin adının içinde "Makedonya" kelimesinin geçmesini yirmi yedi yıl boyunca veto konusu yapmış ve bu uğurda komşusunun NATO ve Avrupa Birliği yolunu kesmiş; sonunda 2018 Prespa Antlaşması'yla koca bir devletin adını değiştirtmeyi başarmıştır. Bütün bunları yargılamak için değil, iki dersi damıtmak için anıyorum.<br />
Birinci ders, "Ege kalsın" diyenleredir: Adların önemsiz olduğunu, ad tartışmasının abesle iştigal sayılacağını söylemek, karşı kıyının yüz yıllık pratiğiyle çürütülür. Devletler adlara yatırım yapar; çünkü adlar, kamuoylarının coğrafya tasavvurunu kurar. Yunanistan'ın Türk müfredatındaki tek kelimelik değişikliğe verdiği sert tepki bile, adların stratejik değerinin itirafıdır. Türkiye'nin kendi tarihî adını hatırlaması karşısında kimsenin ders verme lüksü yoktur kaldı ki adlandırma siyasetinin şampiyonu olan bir komşunun hiç yoktur.<br />
İkinci ders, "Adalar Denizi" diyenleredir ve daha incedir. Yunanistan'ın ad siyaseti, dikkat edilirse, hep kendi anlatısını güçlendiren adlara yatırım yapar. Kendi hukuki tezleriyle çelişen tek bir adlandırmaya rastlanmaz. Atina, Ege'nin bir Yunan takımadası olduğu iddiasını beslemek için "Arşipelago"yu sever ama örneğin kendi karasularını tartışmalı gösterecek, kendi azınlık bölgelerinin eski adlarını hatırlatacak hiçbir resmî kullanımı yaşatmaz. Ad siyaseti yapacaksak, ustasından öğrenelim. Usta, anlatısıyla çelişen adı asla ağzına almaz. Türkiye'nin anlatısı "Ege iki ana karanın denizidir" ise, bizim ustalığımız da adı bu anlatıyla hizalamaktan geçer; her ne ad seçersek seçelim.<br />
Bu ayna bize son bir şeyi daha gösterir. Yunanistan'ın ad başarıları, gücünü bağırmasından ve çığırtkanlığından değil, sabrından ve kurumsallığından alır. Kararnameler, komisyonlar, ansiklopedi maddeleri, turizm broşürleri, film festivalleri; yüz yıla yayılmış sessiz bir emek. Bizim ad tartışmamız ise kürsülerde parlayıp manşetlerde sönen mevsimlik fırtınalara benziyor. Kalıcı olmak istiyorsak gürültüyü değil, kurumu; kampanyayı değil, müfredatın kırk yıllık istikrarını seçmemiz gerekir. Ad meselesinde dahi mesele, dönüp dolaşıp devlet aklının istikrarına çıkıyor. Aynaya yeterince baktık; artık söz verdiğimiz gibi, iki tarafın kartlarını masaya açalım.&nbsp;</p>

<h2>"Adalar Denizi" Diyenlerin &nbsp;Güçlü Tarafları</h2>

<p>Önce, zirve kürsüsündeki öneriyi en pehlivan hâliyle ringe çıkaralım. "Adalar Denizi" tezinin savunucusu, kanımca şu yedi kartı oynar.<br />
Birinci kart, tarihsel süreklilik ve kültürel hafızadır. Dokuz yüzyıl boyunca bu denize "Adalar Denizi" demiş bir milletin, bu adı ders kitaplarından ve resmî belleğinden tümüyle silmesi, kendi arşivine yabancılaşmasıdır. Kâtip Çelebi'yi, Pîrî Reis'i, Cezâyir-i Bahr-i Sefîd defterlerini okuyacak yarınki araştırmacı, kendi denizinin tarihî adını önce dipnottan öğrenmek zorunda kalmamalıdır. Milletler, adlarını unutarak değil, hatırlayarak millet kalırlar.<br />
İkinci kart, "Ege" adının kendisine yöneliktir: Madem ad seçiyoruz, niçin kökeni tartışmalı ve dünya kamuoyunda Yunan mitolojisiyle özdeşleşmiş bir adı seçelim? "Aegean", ortalama dünya vatandaşının zihninde Aigeus'u, Theseus'u, dolayısıyla Yunanlılığı çağrıştırır. "Adalar Denizi" ise en azından Türkçedir; dilimizin kendi tamlamasıdır. Kültürel kimliğini önemseyen bir devletin kendi dilindeki adı tercih etmesi kadar tabii bir şey olamaz.<br />
Üçüncü kart, egzonim hakkıdır ve az önce biz de teslim ettik. Her devlet kendi dilinde adlandırma yapar. Yunanistan bizim şehirlerimize kendi tarihindeki adlarla hitap etmekte beis görmüyorsa, Türkiye'nin kendi tarihindeki adı diriltmesi kimseyi rahatsız etmemelidir. Hukuken kimsenin buna itiraz hakkı yoktur.<br />
Dördüncü kart, fiilî durumdur: Devlet zaten yola çıkmıştır. Türk Tarih Kurumu'nun sempozyum kararı, Deniz Kuvvetleri kaynakları, Atatürk Araştırma Merkezi yayınları, nihayet Millî Eğitim Bakanlığı müfredatı. Bu kervan yürümektedir; geriye kalan, tutarlılıktır. Yarım kalmış ad reformu, iki başlılık üretir; madem başlandı, tamamlansın.<br />
Beşinci kart, pedagojiktir: Yeni nesillere denizi "adalarıyla birlikte" öğretmek, Türkiye'nin deniz körlüğüne karşı bir aşıdır. "Adalar Denizi" adı, çocuğa haritaya bakmayı, o adaların tarihini sormayı öğretir; "Bu adalar kimindi, nasıl el değiştirdi, Lozan'da ve Paris'te ne oldu?" sorusu, adın kendisinden doğar. Ad, hafızanın çengelli iğnesidir.&nbsp;<br />
Altıncı kart, dünya emsalleridir. Devletlerin tarihî ya da öz adlarını diriltmesi, uluslararası hayatta olağan bir pratiktir. Hindistan Bombay'ı Mumbai, Madras'ı Chennai yaptı; dünya önce yadırgadı, sonra alıştı. Çek Cumhuriyeti kısa adını "Czechia" olarak tescil ettirdi; Hollanda uluslararası tanıtımını tek ad üzerinde topladı. Türkiye "Türkiye" oldu. Adlar üzerinde tasarruf, modern devletin olağan yetkilerindendir; kullanana da kimse hesap soramamıştır.<br />
Yedinci ve en zarif kart ise şudur. Bu öneri, Yunanistan'a karşı değil, unutkanlığa karşıdır. Nitekim adı savunanlar arasında Osmanlı hafızasına yaslanan edebiyatçılar kadar, Cumhuriyet donanmasının amiralleri de vardır. Farklı dünya görüşlerinden insanları aynı adda buluşturan şey, fetih hülyası değil, hatırlama ihtiyacıdır.<br />
Bu kartların hakkını teslim edelim. Hiçbiri boş değildir. Şimdi terazinin öbür kefesine geçiyoruz.&nbsp;</p>

<h2>"Ege Kalsın" Diyenlerin Güçlü Tarafları</h2>

<p>Karşı kefede de yedi kart vardır ve bunların da hiçbiri hafife alınacak cinsten değildir.<br />
Birinci kart, çağrışım kartıdır ve bu tartışmanın en can alıcı sorusunu sorar. Adalar, bugün kimindir? Osmanlı çağında "Adalar Denizi" demek, kendi adalarımızın denizini anmaktı; ad ile egemenlik örtüşüyordu. Bugün ise Ege'deki adaların, Bozcaada, Gökçeada ve Tavşan Adaları ile egemenliği devredilmemiş oluşumlar dışında tamamına yakını, Lozan'ın 12. ve 15. maddeleri ile 1947 Paris Antlaşması'nın 14. maddesi uyarınca Yunanistan egemenliğindedir. Böyle bir tabloda denizi "adalarla" tanımlamak, farkında olmadan, denizi bugünkü ada egemenine göre tanımlamak sonucunu doğurabilir. Zirvedeki konuşmayı dinlerken zihnime üşüşen soru tam da buydu: "Adalar Denizi" dediğimizde, ortalama bir dinleyicinin zihninde beliren adalar kimin adalarıdır? Osmanlı'nın mı, yoksa bugün üzerlerinde başka bayrak dalgalanan adaların mı? Ad aynı kalmış ama adın gösterdiği gerçeklik yer değiştirmiştir. Tarihçi adın sürekliliğine bakar. Fakat stratejist, gösterdiği şeyin değiştiğine bakmak zorundadır.<br />
İkinci kart, arşipel kartıdır ve doğrudan deniz hukukuna dokunur. Hatırlayalım, "Adalar Denizi"nin Batı dillerindeki karşılığı "Archipelago"dur ve bu kelime, BMDHS'nin 46 ilâ 54. maddelerinde düzenlenen "takımada devletleri" rejiminin anahtar kavramıdır. Bu rejim, bütünüyle takımadalardan oluşan devletlere, en dıştaki adalarını birleştiren esas hatlar çizme ve bu hatların içini kendi suları sayma imtiyazı verir. Yunanistan'ın on yıllardır zaman zaman ısıttığı bir tez, Ege'nin bir Yunan takımadası gibi görülmesi gerektiğidir; Türkiye ise buna, Yunanistan'ın bir kıta devleti olduğu ve takımada rejiminden yararlanamayacağı şeklindeki sağlam hukuki cevabı verir. Geçmişte uluslararası toplantılarda bu denizin "Greek Archipelago" diye anılmaması için diplomatlarımızın verdiği sessiz mücadeleyi, Tuğamiral Sevim'in de hatırlattığı gibi, bu köşede kayda geçirmek borçtur. Şimdi düşünelim. Türkiye kendi resmî belgelerinde denizi "Adalar Denizi" diye adlandırırsa, bu adın İngilizceye çevrilmiş her hâli, "Sea of Islands" ya da düpedüz "Archipelago", Yunan tezinin kavram dünyasına ödünç verilmiş bir kelime olur. Kendi elimizle bastığımız haritanın İngilizce baskısında "Archipelago Sea" yazması, Atina'daki bir hukukçunun dosyasına girmeye aday bir hediyedir. Hukuken bağlayıcı olmadığını yukarıda söyledik ama müzakere ve algı düzeyinde, kendi anlatımıza kurşun sıkmaktır.<br />
Üçüncü kart, mesaj disiplinidir. Türkiye'nin yarım asırdır dünyaya anlattığı hukuki hikâye şudur: Ege, iki ana kara arasında sıkışmış, özel koşulları olan yarı kapalı bir denizdir; sınırlandırmanın esası ana karaların karşılıklı kıyılarıdır; adalar bu coğrafyanın tali unsurudur ve sınırlandırmada konumlarına göre sınırlı etki görür. Bu hikâyenin retorik gücü, denizi ana karalarla tanımlamasındadır. "Adalar Denizi" adı ise aynı denizi, tanımı gereği, adalarla tanımlar. Bir devletin hukuk dilinde "adalar tali unsurdur" deyip, kendi ders kitabında denizin kimliğini adalara teslim etmesi, karşı tarafın eline "bakınız, Türkler bile bu denizin özünün adalar olduğunu kabul ediyor" retoriğini verir. Bir mahkeme bunu ciddiye almaz; ama bir gazeteci, bir parlamenter, bir kamuoyu ciddiye alabilir. Uyuşmazlıklar çağımızda önce kamuoylarında kazanılıp kaybedilmektedir.<br />
Dördüncü kart, uluslararası geçerliliktir. Uluslararası Hidrografi Örgütü,&nbsp;&nbsp;denizcilik&nbsp;yayınları, havacılık, sigortacılık, bilim literatürü: dünya bu denize "Aegean" demektedir ve öngörülebilir gelecekte demeye devam edecektir. Türkiye'nin iç adlandırması dış dünyada tek başına karşılık bulmaz; iki adlı bir devlet dili doğar: içeride "Adalar Denizi", dışarıda "Aegean". Bu ikilik, en hafif deyimle, enerji israfıdır; en ağır deyimle, iç kamuoyuna başka, dünyaya başka konuşmak gibi algılanma riskidir. Kaldı ki seyir güvenliği gibi hayati alanlarda adlandırma birliği bir lüks değil, zorunluluktur; NAVTEX metinlerinde, harita paftalarında, uluslararası yazışmalarda kavram kargaşasının bedeli ağır olabilir.<br />
Beşinci kart, iç maliyettir. "Ege" adı seksen beş yıldır mevzuatımıza, kurumlarımıza, coğrafya öğretimimize işlemiştir: Ege Bölgesi, Ege Ordusu, Ege Üniversitesi, Ege ihracatçı birlikleri, on binlerce hukuki metin ve mahkeme kararı. Topyekûn bir ad değişikliğinin idari ve hukuki külfeti bir yana; kısmi değişikliğin ürettiği tutarsızlık daha şimdiden ortadadır. Müfredat "Adalar Denizi" derken diplomasi "Ege" demektedir. Devlet dilinde çok seslilik zenginliktir ancak çift dillilik ise zaaftır.<br />
Altıncı kart, filolojiktir ve işin erbabını en çok düşündürecek olan budur. "Tarihî ada dönüyoruz" iddiası, ancak tarihî kullanımın tarifi veya kapsamı ile örtüştüğü ölçüde anlamlıdır. Yukarıda gördük: Pîrî Reis "adalar arası" tabirini denizin bütünü için değil, adaların yoğunlaştığı orta kuşak için kullanırken denizin bütününü o günün diliyle "Akdeniz" saymaktaydı. Kâtip Çelebi'nin kullanımı da aynı yöndedir. Osmanlı zihin haritasında "Adalar Denizi", bugünkü hidrografik anlamıyla Ege'nin birebir karşılığı olmaktan çok, Akdeniz'in bir alt bölgesinin adıdır. Şu hâlde "atalarımızın adını iade ediyoruz" derken, aslında tarihî bir adı alıp, tarihte hiç taşımadığı kesinlikte bir coğrafi tanıma oturtuyor olabiliriz. Bu, ad ihyası değil, ad imalatına demektir. Tarihçilik adına yola çıkan bir önerinin en savunmasız olduğu nokta, kendi tarih delilinin bu inceliğiğini yakalayamamış olma ihtimalidir.<br />
Yedinci kart, kurucu iradedir. "Ege" tercihinde Atatürk'ün eli vardır; 1930'daki el yazısı ortadadır. Cumhuriyet bu tercihi yaparken Yunan'a boyun eğmemiş, tam tersine, bir okumaya göre adı Yunan mitolojisinden koparıp kadim Anadolu'ya bağlamıştır. Bu kefedekilere göre "Ege"den vazgeçmek, tarihimize dönüş değil, tarihimizin bir başka katmanından, Cumhuriyet katmanından vazgeçiştir. Millî hafıza yalnız Osmanlı'dan ibaret değildir. 1941 de artık bizim tarihimizdir.<br />
Görüldüğü gibi bu kefe de doludur. Fakat kefeleri kaldırmadan önce, bu tartışmanın tam kalbinde duran bir ikili ithamı ayrıca tartmak isterim.&nbsp;</p>

<h2>"Kimliksizleştirme" mi, "Yunanlaştırma" mı?</h2>

<p>Tartışmanın kamuoyundaki en keskin hâli, "Adalar Denizi" önerisine yöneltilen ikili ithamda somutlaşıyor. Deniyor ki: Bu ad değişikliği bir yandan "Ege"nin seksen beş yılda dokunmuş Türk kültürel kimliğini söker, denizi kimliksizleştirir; öte yandan, adaların bugünkü egemenlik tablosu ortadayken, denizi "adaların denizi" diye anmak, onu zımnen Yunanlılaştırır. Yani ad, aynı anda hem rengimizi soldurur hem karşı tarafın rengini koyulaştırır. Bu itham tutarlı mıdır? Sokratik terazi, kendi mahallemizin argümanlarını da tartmadan kapanmaz.<br />
İlk bakışta ithamda bir iç gerilim var gibidir: Bir ad, nasıl hem kimliksizleştirir hem de bir başka kimliğe boyar? Renksizleştirmek ile karşı renge boyamak, aynı fırçanın tek darbesiyle olur mu? Dikkatle bakılınca görülür ki itham, aslında iki ayrı düzlemde iş görmektedir ve bu yüzden çelişkili değildir. Kimliksizleştirme iddiası Türkçe düzlemindedir: "Ege" adının etrafında örülmüş türküler, şiirler, kurum adları, bölge kimliği ve nesillerin coğrafya tasavvuru, ad değişince askıda kalır. Yerine gelen "Adalar Denizi", bugünün Türkçe konuşanı için henüz boş bir kaptır. Yunanlılaştırma iddiası ise çeviri düzlemindedir. Boş kap, uluslararası dile "Archipelago" diye aktarıldığı anda, içine başkasının şarabı dolar. İki düzlemi ayırınca, ithamın mantığı ayakta kalır.<br />
Ne var ki aynı titizlikle, ithamın her iki kanadının cevaplarını da yazmak zorundayız. Kimliksizleştirme iddiasına verilecek cevap şudur: "Adalar Denizi" boş kap değildir. Dokuz asırlık Türk denizciliğinin, Pîrî Reis'in, Barbaros'un, Cezâyir-i Bahr-i Sefîd'in kabıdır. Kap bugünün gencine boş görünüyorsa kabahat kapta değil, tarihini öğretmeyen bizlerdedir. Yunanlaştırma iddiasına verilecek cevap ise daha önce verilmişti. &nbsp;Çağrışım, adın kaderi değil, çevirinin ve terminoloji disiplininin fonksiyonudur; "Adalar Denizi" Türkçe kalır, İngilizcesi "Aegean" diye sabitlenirse, itham havada kalır.<br />
Görüldüğü gibi bu ikili itham da, ona verilen cevaplar da son tahlilde aynı kapıya çıkıyor: Adın kendisi ne masumdur ne suçludur. Adı masum ya da suçlu kılacak olan, onu kuşatan politikanın kalitesidir. Bir hususta ise ithamın sahiplerine hak vermemek elde değil: "Adalar kimin?" sorusu, hitabet düzleminde yıkıcı bir sorudur ve bu soruya kamuoyu önünde her seferinde uzun hukuki izahlarla cevap vermek zorunda kalan taraf, retorik olarak yorulan taraftır. Ama aynı sorunun simetriğinin "Ege"ye de sorulabildiğini unutmayalım: "Aigeus kimin kralıydı?" Hiçbir ad sterildir denemez; adlarda saflık aramak, denizde dümdüz su aramaya benzer; deniz dediğin dalgalıdır. Mesele, hangi dalgayla nereye seyredeceğimizi bilmektir.<br />
Bu muhasebe bizi tartışmanın son ve belki en önemli sorusuna getiriyor: Peki bu kararı kim, hangi usulle vermelidir?&nbsp;</p>

<h2>Devlet Aklının Genişliği</h2>

<p>Sayın Pala'nın konuşmasını dinlerken zihnimden geçen ikinci düşünce dizisi, önerinin içeriğinden çok, usulüne dairdi. Ülkemizin kadim bir zaafıdır bu. Hepimiz, kendi alanımızda derinleştikçe, komşu alanlarda da söz söyleme cesareti kazanırız. Tarihçimiz dış politika tasarlar, iktisatçımız anayasa yazar, hukukçumuz ordu sevk eder; ve itiraf edelim, biz denizciler de zaman zaman her konuda fikir beyan etmekten geri durmayız. Bu cesaret, sohbet meclislerinde zenginlik demek ise de devlet politikası önerisi hâline geldiğinde &nbsp;dikkat ister.<br />
Bir denizin adının değiştirilmesi önerisi, ilk bakışta bir tarih ve dil meselesi gibi görünür. Tarihçinin ve edebiyatçının bu konuda söz hakkı yalnız meşru değil, gereklidir de. Ne var ki mesele orada bitmez. Ad, ders kitabına yazıldığı anda pedagojinin; haritaya işlendiği anda kartografyanın ve hidrografinin; nota diline girdiği anda diplomasinin; "Archipelago" diye çevrildiği anda uluslararası deniz hukukunun; Yunan manşetlerine taşındığı anda stratejik iletişimin konusu olur. Yani bir adın değiştirilmesi yalnızca tek disiplinli bir karar olmayıp; tarih, dil, hukuk, diplomasi, güvenlik ve eğitim disiplinlerinin ortak masasında olgunlaştırılması gereken çok boyutlu bir devlet tasarrufudur. Sayın Pala'nın kürsüdeki çağrısında eksik olan, tarih bilgisi değildi &nbsp;o kusursuzdu. Eksik olan, bu öbür boyutların yokluğuydu. Ve bir dinleyici olarak benim itirazım, söylenene değil, söylenmeyenlereydi.<br />
Burada kendime de pay çıkarayım ki yazının Sokratik terazisi şaşmasın. Ben de bu köşede tarihe dair hükümler verirken, tarihçilerin sabrına ve kaynak titizliğine muhtacım. Nitekim bu yazıyı yazarken Pîrî Reis'in "Erso Pelago"sunu, Kâtip Çelebi'nin "Adalar Arası"nı tarihçilerin ve filologların çalışmalarından öğrendim. Disiplinler birbirine muhtaçtır. Tehlike, uzmanlıkta değil, uzmanlığın tek başına politika yapmaya yeltenmesindedir. Tarihçi bize "atalarımız ne derdi" sorusunun cevabını verir; hukukçu "bugün ne dersek ne olur" sorusunun; diplomat "kime, hangi dilde, ne zaman söyleyelim" sorusunun; stratejist ise "buna hiç girmeli miyiz" sorusunun. Devlet aklı dediğimiz şey, bu dört cevabın aynı masada tartılmasıdır.<br />
Nitekim mevcut tablo, bu masanın henüz kurulmadığını düşündürmektedir. Eğitim müfredatı bir adı benimserken dış temsil başka bir adı kullanıyorsa, ortada bütünleşik bir adlandırma politikası değil, kurumların kendi mecralarında verdiği tekil kararlar var demektir. Oysa böylesi bir tercihin yeri, tek tek kurumların inisiyatifi değil; Dışişleri'nden Millî Savunma'ya, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi'nden Türk Dil ve Tarih Kurumlarına, üniversitelerin deniz hukuku kürsülerinden Millî Eğitim'e uzanan ortak bir istişare zeminidir. Karar "Adalar Denizi" çıkacaksa, İngilizce karşılığından çeviri kılavuzlarına, NAVTEX diline kadar her ayrıntısıyla çıkmalı; karar "Ege" kalacaksa, tarihî adın ders kitaplarında hakkıyla öğretilmesi güvence altına alınmalıdır. Devlet, ad koyarken de ad korurken de tek sesle konuşmalıdır.&nbsp;</p>

<h2>Bir Orta Yol Var mı?</h2>

<p>Terazinin iki kefesi de doluysa, akıl, kefelerden birini boşaltmadan önce üçüncü bir yol arar. Adlandırma meselelerinde dünya pratiği, sanıldığından daha yaratıcıdır.<br />
Birinci yol, katmanlı kullanımdır. Tarihî ad ile güncel ad, birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olarak yaşatılabilir. Ders kitabının coğrafya ünitesi "Ege Denizi" derken, tarih ünitesi "atalarımızın Adalar Denizi dediği bu deniz" diye söze başlayabilir; akademik yayın "Ege (Adalar) Denizi" biçimini kullanabilir. Böylece ne dokuz yüzyıllık hafıza silinir ne seksen beş yıllık kurumsal dil bozulur. Nitekim milletlerin hafızası zaten böyle çalışır.<br />
Dünya denizciliği, aynı denizin farklı kıyılarında farklı adlarla yaşamasına zaten alışıktır. Baltık Denizi'ne Almanlar "Ostsee", yani Doğu Denizi der; Estonyalılar ise aynı denize "Läänemeri", yani Batı Denizi derler. Aynı su kütlesi, iki komşu dilde taban tabana zıt iki yön adıyla anılır ve bundan ne bir kriz doğar ne bir dava. Adların barış içinde bir arada yaşaması mümkündür. Yeter ki hiçbir taraf, kendi adını ötekine hukuk diye dayatmasın.<br />
İkinci yol, dil içi ve dil dışı ayrımıdır ve kanımca meselenin düğüm noktası budur. Türkçede hangi adı benimsersek benimseyelim, denizin uluslararası yazışma ve seyir dilindeki karşılığı konusunda devletin tek ve değişmez bir tutumu olmalıdır: "Aegean Sea." Zira "Adalar Denizi"nin İngilizceye "Sea of Islands" veya "Archipelago Sea" diye çevrilmesi, yukarıda açıkladığımız arşipel çağrışımı nedeniyle, Türk tezlerinin kavram hijyenini bozar. Üstelik işin bir de pratik cilvesi vardır. Dünya haritasında hâlihazırda bir "Archipelago Sea" mevcuttur ve Ege ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Finlandiya kıyılarındaki Saaristomeri, uluslararası literatürde tam da bu adla anılır. Kendi denizimizi, İngilizcede başka bir denizin adıyla anmak gibi bir garabete düşmek, herhalde kimsenin istediği sonuç değildir. Şu hâlde formül basitçe kurulabilir. İçeride hafıza, dışarıda istikrar; Türkçede istersek iki ad, İngilizcede tek ad.<br />
Üçüncü yol, kurumsal usuldür. Coğrafi adlar, modern devletlerde ulusal ad kurulları eliyle yönetilir. Birleşmiş Milletler Coğrafi Adlar Uzmanlar Grubu (UNGEGN), devletlere tam da bunun için standart usuller önerir. Türkiye'nin de böylesi tercihleri, tek tek kurumların takdirine bırakmak yerine, yukarıda andığım çok disiplinli masada, gerekçeli ve yazılı bir ulusal adlandırma politikasına bağlaması gerekir. O masada "Adalar Denizi" kararı da çıkabilir, "Ege" kararı da. Benim ısrarım karardan çok, kararın usulü ile ilgilidir. Usulüne uygun verilmiş karar, yanlış bile olsa düzeltilebilir; usulsüz verilmiş karar, doğru bile olsa savunulamaz.&nbsp;</p>

<h2>Denizin Adı, Denizin Kendisi</h2>

<p>Orta yolu aramışken, bu tartışmanın bize sunduğu ve heba edilmemesi gereken bir fırsatı da kayda geçireyim. Zira otuz yılı aşkın meslek hayatımda öğrendiğim bir gerçek varsa, o da şudur: Türkiye'nin denizle ilgili her kamusal tartışması, ne kadar yanlış sorudan başlarsa başlasın, doğru yöne çevrilebilirse kazançtır. Milletimiz denizle zaten az konuşur; konuştuğunda susturmamak gerekir.<br />
Üç tarafı denizlerle çevrili bu ülkenin insanı, denize kıyıdan bakar; gemisine binmez, tarihini bilmez, hukukunu hiç bilmez. "Deniz körlüğü" dediğimiz bu hâl, bir askeri zafiyet olmaktan önce bir kültür zafiyetidir. Şimdi düşünelim: "Ege mi, Adalar Denizi mi" tartışması sayesinde, belki de yıllardır ilk kez, gazete köşelerinde Pîrî Reis'in Kitab-ı Bahriye'si, Kâtip Çelebi'nin Tuhfetü'l-Kibâr'ı, Cezâyir-i Bahr-i Sefîd Eyaleti, Birinci Coğrafya Kongresi ve takımada rejimi aynı hafta içinde anılır oldu. Sayın Pala'nın kürsüdeki çağrısının belki de en büyük hizmeti, önerisinin kabulü ya da reddi değil, bu kelimeleri milletin gündemine sokması olmuştur. Edebiyatçının işlevi budur ve Pala bu işlevi fazlasıyla görmüştür.<br />
Asıl hüner, bu kültürel enerjiyi ad kavgasının dar boğazından çıkarıp deniz kültürünün geniş sularına yönlendirmektir. Ders kitabına "Adalar Denizi" yazmak beş dakikalık iştir; o kitaba Türk deniz tarihini hakkıyla yazmak, bir eğitim seferberliğidir. Deniz arşivlerimizin, Sayın Pala'nın da gençliğini verdiği o arşivlerin, dijitalleştirilip araştırmacıya açılması; Kitab-ı Bahriye'nin güncel Türkçeyle her okulun kütüphanesine girmesi; sahil çocuklarının yelkenle, kürekle, denizle tanıştırılması; deniz hukukunun hukuk fakültelerinde seçmelik ders olmaktan çıkarılması... Denizin adını tartışan bir millet güzeldir; denizin kendisini yaşayan bir millet güçlüdür. Adı tartışmaya, kendisini ihmal edecek kadar dalmayalım.<br />
Bu pencereyi açtıktan sonra, sıra kapanıştan önceki son hesaba geldi.&nbsp;</p>

<h2>Peki Ya Asıl Gündem?</h2>

<p>Bir hususu daha, denizci açık sözlülüğüyle kayda geçirmek isterim. Ad tartışmaları, milletlerin dikkat ekonomisinde pahalı yer tutar. Kamuoyu bir kelimeye kilitlendiğinde, kelimenin gölgesinde duran asıl dosyalar görünmez olur. Oysa Ege'de Türkiye'nin önündeki gerçek gündem, adlandırmadan çok daha çetindir. Bern Mutabakatı'nın yarım asırlık buzdolabında bekleyen kıta sahanlığı sorunu; karasuları meselesinde 1995 kararıyla çizilmiş hassas denge; adaların silahsızlandırılmış statüsünün sistematik ihlali; EGAYDAAK dosyası; ve kitabımın ayrı bir bölümünü ayırdığım o büyük soru: Türkiye, Doğu Akdeniz'de ve gerektiğinde Ege'de münhasır ekonomik bölgesini ne zaman, hangi hukuki zeminde ilan etmelidir?<br />
Bu son soruyu açmadan geçmek olmaz. Çünkü ad tartışmasının gölgesinde kalan dosyaların belki de en somutu budur. Türkiye, Karadeniz'de münhasır ekonomik bölgesini 1986 gibi erken bir tarihte ilan etmiştir. Akdeniz'de ise 2019'da Libya ile imzaladığı deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatla kıta sahanlığının batı sınırını ilk kez bir uluslararası belgeye bağlamıştır. Ama Doğu Akdeniz'in bütününde ilan edilmiş bir Türk MEB'i hâlâ yoktur. Kitabımda bu sorunun lehinde ve aleyhindeki gerekçeleri ayrıntısıyla tartışmıştım. İlan, masaya oturulacak günün pazarlık zeminini şimdiden döşemektir. İlansızlık ise esneklik alanı bırakmaktır ve ikisinin de savunulur yanları vardır. Fakat şurası açıktır ki bu kararın alınacağı masada konuşulacak olan, denizin adı değil, koordinatlardır. Yunanistan "Aigaio", biz ister "Ege" ister "Adalar Denizi" diyelim; enlem ve boylam, iki dilde de aynı okunur.<br />
Bu dosyaların hiçbiri, denize hangi adı verdiğimize bakmaz. Yunanistan'ın Birleşmiş Milletler'e verdiği mektuplara cevap yetiştiren hukukçularımız, NAVTEX sahalarını izleyen karargâh subaylarımız, hakça ilkeleri uluslararası zeminlerde savunan diplomatlarımız için denizin adı "Ege" de olsa "Adalar Denizi" de olsa, kıyı uzunluğu değişmez, orta hat kaymaz, içtihat başkalaşmaz. Hatırlatmakta yarar var. İki ülke arasında 2002'den bu yana, kesintilere uğrasa da altmış turu aşmış istikşafi görüşme süreci yürütülmüş; bu masa, iki komşunun sorunlarını konuşabildiğinin, konuşmayı sürdürmeye mahkûm ve mecbur olduğunun kanıtıdır. O masada denizin adı gündem maddesi bile değildir. Gündem, yetki alanlarıdır, koordinatlardır, usuldür. Kamuoylarımız ad tartışırken masadakiler harita tartışır. Son tahlilde ise milletlerin kaderini, kamuoyunun tartıştığı değil, masada tartışılan belirler.<br />
&nbsp;Denizci&nbsp;diliyle söylersek bir geminin ismi o geminin şerefidir ancak o gemiyi hareket ettiren makinesidir. Devletin makine dairesi ise hukuk, diplomasi, hidrografi ve donanmadır. Ad, bordadaki yaldızlı harflerdir. Yaldıza gösterdiğimiz ihtimamın binde birini makineye göstermediğimiz gün, geminin adı ne olursa olsun rota tutmaz.<br />
Bu yüzden, ad tartışmasının en büyük riski, kanımca ne "Ege"nin kaybı ne "Adalar Denizi"nin çağrışımlarıdır. Asıl risk, sembol siyasetinin, zahmetli ve sabırlı hukuk siyasetinin yerine geçmesidir. Bir müfredat değişikliği bir günde yapılır ve manşet olur. Bir kıta sahanlığı tezini uluslararası kamuoyuna kabul ettirmek ise nesiller ister ve manşet olmaz. Milletçe manşete değil, nesillere çalışmamız gerekir.&nbsp;</p>

<h2>Okur Yorumlarına Peşin Cevaplar</h2>

<p>Bitirmeden önce, bu yazı yayımlandığında geleceğini şimdiden bildiğim üç itiraza peşinen cevap vereyim. Sokrates de henüz sorulmamış soruyu kendisi sormayı severdi.<br />
Birinci itiraz şöyle gelecek: "Yani biz, Yunanistan ne düşünür korkusuyla mı ad seçeceğiz? Bu, egemenlik iradesinden taviz değil midir?" Hayır; çünkü önerdiğim şey korku değil, hesaptır. Devletler satranç oynar ve satrançta rakibin cevabını düşünerek hamle yapmak korkaklık değil, oyunun ta kendisidir. Rakibin eline koz vermemek için hamlesini inceltmek başkadır, hamleden vazgeçmek başkadır. Bu yazının hiçbir satırı "yapmayalım" demiyor; "yapacaksak, düşünerek yapalım" diyor. Aradaki fark, egemenliğin ta kendisidir: Düşünmeden yapılan hamle iradenin değil, refleksin ürünüdür; egemen olan refleks değil, iradedir.<br />
İkinci itiraz: "Madem isim hukuken etkisiz, bu kadar uzun yazıyı niye yazdın? Etkisiz şeyin muhasebesi mi olur?" Olur; çünkü hukuken etkisiz olan, siyaseten etkisiz demek değildir. Bu yazının belki de tek net hükmü şudur: Adın etkisi mahkemede sıfıra yakın, kamuoylarında ve müzakere psikolojisinde sıfırdan hayli uzaktır. Devlet dediğimiz aygıt, tam da bu iki düzlem arasındaki farkı yönetmek için vardır. Fark yönetilmeyecek kadar küçük olsaydı, Yunanistan bir müfredat değişikliğine manşetlerle cevap vermezdi.<br />
Üçüncü itiraz en incesi: "Ya günün birinde dünya 'Adalar Denizi'ni benimserse? Başlamadan pes mi edelim?" Bu itiraza saygım tam; ufuk sahibi olmak güzeldir. Yalnız, gerçekçi olalım: Uluslararası adlandırma, yerleşik kullanım gemisi gibidir; dümen kırması on yıllar alır ve ancak çok güçlü bir akıntıyla döner. "Aegean" adı, iki bin yıllık edebî literatürün, bilimsel yayınların ve seyir haritalarının adıdır. Türkiye'nin sınırlı diplomatik enerjisini bu dümeni döndürmeye mi, yoksa kıta sahanlığı ve MEB dosyalarındaki somut kazanımlara mı yatıracağı, bir öncelik sorusudur. Ben önceliğimi söyledim; okur kendi önceliğini kendisi belirlesin.</p>

<h2>Hüküm Değil, Ölçüt</h2>

<p>Yazının başında söz vermiştim: hüküm yok, muhasebe var. Sokrates'in yöntemine sadık kalarak, vardığımız yeri hükümle değil, beş soruyla ve beş ölçütle bağlayayım. Değerli okur, kararını bu beş terazide kendisi tartsın.<br />
Birinci soru: "Adalar Denizi" demek, Türkiye'nin hukuki tezlerini mahkemede zayıflatır mı? Tarttığımız bütün deliller "hayır" diyor. Uluslararası yargı adlara değil; antlaşmalara, kıyılara, tutumlara bakar. Bu adı benimsemenin Türkiye'nin kıta sahanlığı tezlerine hukuken zarar vereceği görüşü, kaygı olarak anlaşılır, teknik olarak yanlıştır. Ama aynı dürüstlükle ekleyelim: "Hukuken zararsızdır" cümlesi, "stratejik olarak isabetlidir" anlamına gelmez.<br />
İkinci soru: Bu ad, algı ve anlatı düzeyinde kime yarar? Burada terazi titremektedir. Bir yanda kendi dilinde, kendi hafızasını yaşatan bir millet; öte yanda "Archipelago" çağrışımının, Yunanistan'ın Ege'yi bir takımada gibi sunma hevesine sunabileceği söylem malzemesi. Adın Türkçesi bizi güçlendirir; İngilizceye özensiz çevirisi karşı tarafı güçlendirir. Demek ki mesele adın kendisinden çok, adın yönetimindedir.<br />
Üçüncü soru: Bu ad, hafızaya ne kazandırır? Çok şey. "Adalar Denizi"ni ders kitabına dipnot olarak bile yazmak, yeni nesle Pîrî Reis'i, Barbaros'u, Cezâyir-i Bahr-i Sefîd'i sorduracaktır. Sayın Pala'nın çağrısının en sağlam tarafı budur ve bu taraf, alkışı gerçekten hak etmektedir. Fakat hafıza, tabela değiştirmekle değil, tarih öğretmekle yaşar; Atatürk'ün 1930'daki el yazısı da o hafızanın parçasıdır ve "Ege" adı da artık bu milletin öz malıdır.<br />
Dördüncü soru: Zamanlama doğru mudur? Adlar, denizler gibidir; sakin havada manevra kolay, fırtınada pahalıdır. Ege'de tansiyonun yükseldiği bir dönemde atılan ad adımı, içerikçe ne kadar kültürel olursa olsun, karşı tarafça kaçınılmaz olarak eskalasyon diye okunur ve iki ülke kamuoyunda milliyetçi refleksleri karşılıklı besler. Sakin bir dönemde, bilimsel bir çerçevede ve tarih vurgusuyla sunulan aynı adım ise çok daha düşük maliyetle sindirilebilir. Adlar en sağlıklı biçimde, kriz anlarında bağırılarak değil, kapsamlı mutabakatların içinde sabırla konuşularak yerine oturur. "Ne" kadar "ne zaman" da devlet aklının konusudur.<br />
Beşinci soru: Karar nasıl verilmelidir? Tek sesle. Bir devletin müfredatı başka, diplomasisi başka konuşuyorsa, sorun hangi adın seçildiğinde değil, adın bir politika olarak hiç seçilmemiş olmasındadır. Benim bu köşeden devletime tek somut çağrım şudur. Bu meseleyi kürsülerin ve manşetlerin insafından kurtarıp, tarihçisi, hukukçusu, diplomatı, denizcisi ve eğitimcisiyle aynı masada, yazılı ve gerekçeli bir ulusal adlandırma politikasına bağlayınız. O masadan "Adalar Denizi" çıkarsa başımın üstünde yeri var; "Ege" çıkarsa yine öyle. Yeter ki masadan çıksın, kürsüden değil.<br />
Sözü, başladığım yerde bitireyim. O zirve salonunda İskender Pala hocamızı dinlerken, önerisine zihnimde itirazlar biriktirdiğim anlarda bile, bir şeye sevindim: Bu ülkede hâlâ bir denizin adı üzerine tutkuyla konuşabiliyor, tarihimizi denizde arıyor, kelimelerin gücüne inanıyoruz. Deniz körlüğüyle malul bir coğrafyada bu bile kazançtır. Kendisine, bu tartışmayı milletin gündemine taşıdığı için içten teşekkür ederim; bu köşe yazısı, o konuşmaya bir reddiye değil, denizden kürsüye uzatılmış bir el sıkışmadır.<br />
Ve son söz, yine denizden olsun. Biz kaptanlar biliriz: Sis bastığında geminin adına değil, pusulasına bakılır. Ege'nin üzerindeki sis, adlardan değil, çözülmemiş hukuk sorunlarından yükseliyor. O sisin içinde milletçe rotamızı bulacaksak, pusulamız bellidir: tarih şuuru, hukuk bilgisi, hakça ilkeler ve tek sesli bir devlet aklı. Denize hangi adı verirsek verelim; rotayı adlar değil, hukuk ve coğrafya çizecek.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>---------------------------------------------------------------</p>

<p><strong>Kaynakça Notu</strong><br />
Bu yazıdaki tarihî ve hukuki bilgiler için başlıca şu kaynaklardan yararlanılmıştır: Cahit İstikbal, "Enerji Kaynakları ve Deniz Yetki Alanları Bakımından Doğu Akdeniz Sorunu" (Seçkin Yayıncılık; Ege kıta sahanlığı davası, Bern Mutabakatı, BMDHS 121. madde, Karadeniz/Yılan Adası kararı ve tarafların BM mektuplarına ilişkin bölümler); Türk Tarih Kurumu Tarih Terimleri Sözlüğü ("Adalar Denizi" maddesi); TDV İslâm Ansiklopedisi ("Cezâyir-i Bahr-i Sefîd" maddesi); Alaettin Sevim, "Ege Denizi mi, Adalar Denizi mi?" (MarineDeal News, Ocak 2021); Fırat Köse, "Adalar Denizi: Etimolojik Köken ve İsimlendirmeler Sorunu" (Kırmızılar, Mayıs 2021); Bilge Umar, "Türkiye'deki Tarihsel Adlar" (İnkılâp Kitabevi); Millî Eğitim Bakanlığı müfredat değişikliğine ve Yunanistan'daki yankılarına ilişkin basın taraması (Yeni Şafak, Sözcü ve muhtelif ajans haberleri); Uluslararası Adalet Divanı'nın Ege Denizi Kıta Sahanlığı (1978), Burkina Faso/Mali (1986), Karadeniz (2009) ve Nikaragua/Kolombiya (2012) kararları ile 1977 İngiliz-Fransız Kanal Tahkimi ve 2012 Bangladeş/Myanmar (ITLOS) kararları. Zirvedeki konuşmaya ilişkin gözlemler yazarın kendi notlarına dayanmaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kabotajın 100. Yılında Denizciliğimiz</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kabotajin-100-yilinda-denizciligimiz-5812</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kabotajin-100-yilinda-denizciligimiz-5812</guid>
                <description><![CDATA[Kabotajın 100. Yılında Denizciliğimiz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<h2>1 Temmuz 2026'da Türk&nbsp;&nbsp;denizciliği, tarihinin en anlamlı eşiklerinden birini geçmişti. Bu tarihte Kabotaj Kanunu yürürlüğe girmişti ve günümüz itibariyle de &nbsp;yüz yaşını doldurmuş durumda.</h2>

<h2>Kabotajın 100. Yılında Denizciliğimiz</h2>

<p>1 Temmuz 2026'da Türk denizciliği, tarihinin en anlamlı eşiklerinden birini geçmişti. Bu tarihte Kabotaj Kanunu yürürlüğe girmişti ve günümüz itibariyle de &nbsp;yüz yaşını doldurmuş durumda. 1926 yılının bu tarihinde yürürlüğe giren 815 sayılı Kanun (RG 19.04.1926/359), Lozan'da kazanılan bağımsızlığın denizlerdeki tescili, ulusal egemenliğimizin mavi sulardaki bayrağıdır. Yüzüncü yıl, kutlama vesilesi olduğu kadar muhasebe vesilesi de olmalıdır. Bir asır önce atalarımızın ülkeye kazandırarak bize emanet ettiği bu hakkı bugün nasıl kullanıyoruz? Gurur hanemize yazılanlar neler, zarar hanemize yazılması gerekenler neler? Bu yazıda, yüzüncü yılın hatırına, ikisini de aynı dürüstlükle ele almaya çalışacağım. Zira Kâtip Çelebi, Tuhfetü'l-Kibâr'ında devletin denize sırt dönmesinin bedellerini asırlar önce anlatmıştı. Bizim kuşağımızın görevi, yüzümüzü artık denize dönmek ve taşımacılığı, kültürü turizmi balıkçılığı eğitimi ile her yönüyle denizle haşır neşir olabilmektir.&nbsp;</p>

<h2>Bir Asırlık Emanetin Anlamı</h2>

<p>Kabotaj denilince çoğumuzun aklına yalnızca kıyılarımız arasındaki yük ve yolcu taşımacılığının Türk bayraklı gemilere özgü kılınması gelir. Oysa 815 sayılı Kanun'un kurduğu düzen çok daha geniştir. Limanlar ve karasularımız sınırları içerisinde kılavuzluk, römorkörcülük, kaptanlık, çarkçılık, tayfalık, dalgıçlık, balıkçılık gibi meslek ve hizmetler de münhasıran Türk vatandaşlarına bırakılmıştır. Bu tercih bir korumacılık hevesi değil, acı tecrübelerin bir sonucuydu. Kapitülasyonlar döneminde kendi limanlarımızda söz sahibi olamamıştık. Kendi sularımızda yabancı şirketlere, hatta yabancı kılavuz kaptanlara muhtaç kalmıştık. Kabotaj Kanunu işte bu esaretten doğan cesarettir. Temel felsefesi yalnızca yerli unsuru korumak değil, denizlerimizde emniyeti ve egemenliği sağlamaktı. Bir devletin "vatan" dediğimiz coğrafyası hukuken üç parçadan oluşur: kara ülkesi, hava ülkesi ve deniz ülkesi. Mavi vatan dediğimiz deniz ülkemizdir ve kabotaj, bu ülkenin tapu senedidir.</p>

<h2>Gurur Hanesi</h2>

<p>Yüzüncü yıla hangi tabloyla girdiğimizi, Kabotaj Bayramı'nın hemen ertesinde İstanbul'da toplanan 5. Türkiye&nbsp;&nbsp;Denizcilik&nbsp;Zirvesi'nde açıklanan veriler bütün açıklığıyla ortaya koydu. Türk sahipli deniz ticaret filosu, 1 Ocak 2026 itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteyle dünyanın on birinci büyük filosu konumundadır. Limanlarımız geçen yıl tüm zamanların rekoru olan 573 milyon ton yük elleçlemiş, 63 bin gemiyi ağırlamış; konteynerde 14 milyon TEU aşılmıştır. Birkaç ülkeden müteşekkil Birleşik Krallık'ın toplam elleçlemesinin 400 milyon ton düzeyinde kaldığı düşünülürse, Avrupa'da en fazla yük elleçleyen limanların artık Türkiye'de olduğunu söylemek mübalağa değildir.<br />
Devam edelim. Gemi insanı tedarikinde dünyada ilk sıralardayız. Denizcilerimiz yedi denizde Türk bayrağını dalgalandırıyor ve ülkeye ciddi döviz girdisi sağlıyor. Denizcilik eğitim sistemimiz IMO ve EMSA denetimlerinden alnının akıyla çıkmakta, ülkemiz 1999'dan bu yana kesintisiz IMO Konseyi üyeliğini sürdürmektedir. 2024 yılında tamamlanan IMSAS denetimi,&nbsp;<a href="https://www.denizhaber.com/yazarlar/cahit-istikbal/kabotajin-100-yilinda-denizciligimiz/126957#">&nbsp;</a>denizcilik&nbsp;idaremizin uluslararası standartların üzerinde olduğunu bir kez daha teyit etmiş bulunuyor. Tersanelerimiz dünyanın ilk yelkenli Ro-Ro gemisini inşa etti. Tam elektrikli feribotlar kızaklarımızda inşa ediliyor ve ticaret gemilerinde kazanılan birikim, bugün dünyanın en iyi savaş gemilerini yapabilen bir savunma sanayiine dönüşmüş durumda. Gemi geri dönüşümünde dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız. Türk Boğazları'ndan yılda doksan bine yakın gemiyi kazasız belasız geçiriyoruz; dünyanın en dar, ama en emniyetli su yolları bizim ellerimizde. Montrö'nün bize tanıdığı altın frank hakkının 2022'den itibaren yeniden güncellenmesiyle boğaz geçiş gelirlerimiz bu yıl 254 milyon dolara ulaştı. Kruvaziyer turizmi pandemide neredeyse sıfırlanmışken geçen yıl 2,2 milyon yolcuya ulaştık; bu yılki beklenti 2,5 milyondur.<br />
Bu tablo, yüz yıl önce "kayıklarını dahi yabancıdan kiralayan" bir ülkenin geldiği nokta itibarıyla, hakkını teslim edelim, bir başarı hikâyesidir. Peki her şey güllük gülistanlık mıdır? Değildir. Şimdi de aynı dürüstlükle madalyonun öbür yüzüne bakalım.&nbsp;</p>

<h2>Turizmdeki İstisnalar Kabotajı Zayıflatıyor mu?</h2>

<p>Kabotaj rejimimiz, zaman içinde turizm alanında birtakım istisnalarla yumuşatılmıştır. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'yla yabancı bayraklı yatların limanlarımız arasında gezi amaçlı seyrine imkân tanınmış; kruvaziyer taşımacılığında da yabancı bayraklı gemiler fiilen kıyılarımızın müdavimi olmuştur. Bu istisnaların ekonomik gerekçesi anlaşılabilirdir; nitekim 60 milyar doları aşan turizm gelirimizin beşte birinden fazlası deniz turizmiyle ilişkilidir ve bu pencereyi kapatmak kimsenin aklından geçmemelidir. Marmaris'ten Bodrum'a uzanan koylarımızın dünya yatçılığının gözdesi olması, kabotajın değil, coğrafyanın ve hizmet kalitemizin eseridir; istisna bu değeri büyütmüştür.<br />
Ancak burada bir ölçü kaçırılmamalıdır. İstisna, kuralı yutmamalıdır. Deniz turizminin taşıma ayağında Türk bayrağının payı artırılmadıkça, kabotajın turizm cephesinde açılan gedik her geçen yıl biraz daha genişler. Hedefimiz, yabancı bayraklı yatı kovmak değildir. Türk bayraklı yat ve kruvaziyer filosunu, bayrağımızı cazip kılan vergi ve mevzuat düzenlemeleriyle büyütmek olmalıdır.</p>

<h2>Türk Uluslararası Gemi Sicili</h2>

<p>Yüzüncü yıl muhasebesinin önemli kalemlerinden biri de 1999 tarihli, 4490 sayılı Kanun'la kurulan Türk Uluslararası Gemi Sicili'dir (TUGS). Bu kanunla hedeflenen amaç aslında doğruydu. Yabancı bayrağa kaçan Türk sahipli filoyu, vergi kolaylıklarıyla yeniden kendi bayrağımıza kazandırmaktı. Sicile kayıtlı gemilere gelir ve kurumlar vergisi istisnalarından yararlanma imkanı sunulması, filomuzun rekabet gücüne şüphesiz ki katkı sağlamıştır.<br />
Ne var ki aradan geçen çeyrek asır, iki yapısal soruna işaret etmektedir. Birincisi istihdam boyutudur. 4490 sayılı Kanun uyarınca TUGS'a kayıtlı gemilerde kaptanın Türk vatandaşı olması zorunludur. Ancak Türk donatanlı olup kabotaj hattı dışında çalışan gemilerde diğer mürettebatın yalnızca yüzde 51'inin Türk olması yeterlidir. Donatanın yabancı olması hâlinde ise kaptan dışındaki tüm mürettebat yabancı olabilmektedir. Yüz binleri aşan gemi insanı yetiştiren, denizcilik fakülteleri her yıl pırıl pırıl zabitler mezun eden bir ülkenin, kendi bayrağını taşıyan gemilerde kendi evladına kadro bulamaması, kabotaj ruhunun "insan" boyutuyla bağdaşmaz. Niteki TUGS’a kayıtlı gemiler donatanları Türk vatandaşı olma koşullarını karşılıyorsa kabotaj hakkından da yararlanabilmektedir. Kabotajın birinci maddesi gemiyi, ikinci ve üçüncü maddeleri insanı korur. TUGS düzenlemesi bu ikinci ayağı zayıflatmıştır. İkincisi, TUGS'un asıl varlık sebebi olan "bayrağa dönüş" hedefinin kısmen gerçekleşmiş olmasıdır: Türk sahipli filomuzun önemli bölümü bugün hâlâ yabancı bayrak altında seyretmektedir. Dünya on birinciliğine yükselen filomuzun bu başarısını millî bayrağa da yansıtmak, ikinci yüzyılın ödevlerinden biridir. Bunun yolu yasakçılıktan değil, sicili daha cazip kılacak cesur bir reformdan geçer.&nbsp;</p>

<h2>Limanlarımızın Kapı Bekçileri İhale Kıskacında</h2>

<p>Gelelim yüzüncü yılın en can yakıcı meselesine. Bu köşeyi izleyen okurlarım bilirler; kabotaj haklarının belki de en stratejik olanı, limanlarımızın kapı bekçileri olan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleridir. Kılavuz kaptan, bölgenin bütün denizcilik hafızasını anlık kararlarla harmanlayan uzmandır. Römorkör ise limanın kas gücüdür. Bir tankerin yetersiz römorkör desteğiyle yaptığı manevra, potansiyel bir çevre felaketidir. İşte bu yüzden 815 sayılı Kanun bu hizmetleri münhasıran Türk bayrağına ve Türk vatandaşına bırakmıştır.<br />
2024 yılında 7519 sayılı Kanun'la (RG 09.07.2024/32597) 618 sayılı Limanlar Kanunu'na eklenen düzenlemeyle bu hizmetler, brüt hasılattan verilecek "kamu payı" üzerinden ihaleye açılmıştır. İhaleler yüzde 40 taban orandan başlamıştır ve artırmayı en yüksek payı taahhüt eden kazanması ilkesiyle devam etmiştir. Sonuçlar ortadadır. &nbsp;Mayıs 2025'te Samsun ihalesi yüzde 58 ile sonuçlandığında sektör "zararına ihale" demişti. Birkaç ay sonra İskenderun yüzde 88'i gördü. Kocaeli-1 ihalesinde ise brüt hasılatın yüzde 89,5'ini kamuya bırakmayı taahhüt eden teklif, yirmi yıllık işletme hakkını aldı. İzmit Körfezi'nde otuz yıla yaklaşan birikime, elliyi aşkın kılavuz kaptana ve yılda on beş binin üzerinde manevra tecrübesine sahip köklü kuruluş, yüzde 89 teklif verdiği hâlde sahasını kaybetti. Kılavuzluk, bu köşede daha önce yazdığım gibi, âdeta sebze meyve "hâl"ine döndü: Tellâl bağırıyor, pay uçuyor; emniyet ise tezgâhın altında kalıyor.<br />
Basit bir aritmetik yapalım. Brüt hasılatın yüzde 89,5'i kamuya gidiyorsa, işletmeciye kalan yüzde 10,5'tir. Bu hizmet kolunda ortalama brüt kâr marjının yüzde 18'ler düzeyinde olduğu bilinirken, yüzde 10,5 ile kılavuz kaptan ücreti mi ödenir, milyonlarca dolarlık römorkör mü (hem de 10 yılda bir!!!) yenilenir, pilot botu mu alınır, eğitim mi verilir? Bu denklemin iki çıkışı vardır: Ya tarifeler fahişleşir ya hizmet çürür. Nasreddin Hoca'nın hesabı gibi: Et buradaysa kedi nerede; kedi buradaysa et nerede? Üstelik bu tahterevallide bir kefe yükselirken öbürü mecburen alçalır: Kamu payı yükseldikçe emniyet kefesi hafifler. Aristoteles'in "altın orta"sını arayacağımız yerde, ifratı ihale şartnamesine yazmış durumdayız.&nbsp;</p>

<h2>Basiretli Tacir, Basiretsiz İdare Olur mu?</h2>

<p>Bu tablo karşısında idarenin verdiği cevap ise meselenin belki de en düşündürücü yanıdır. Dile getirilen yaklaşım şudur: "Teklifleri kendileri verdiler; tacirdirler, basiretli davranmak zorundadırlar; sonuçlarına katlanırlar." Ticaret hukuku bilen herkes bu cümlenin ilk yarısına itiraz edemez. TTK m. 18/2 uyarınca her tacir, ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Doğrudur. Ama eksiktir. Zira basiretli tacir ölçüsü, özel hukukta tarafların menfaat dengesini kuran bir ölçüttür. İdarenin, üstlendiği kamu hizmetinin sürekliliğini ve düzenliliğini gözetme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kılavuzluk ve römorkörcülük, alelade bir ticari faaliyet değil, seyir emniyetine ve çevre korumasına ilişkin kamusal nitelikli bir hizmettir. Yarın yüksek pay taahhüdü altında ezilen işletmeci iflas ettiğinde, batan yalnızca bir şirket olmayacak; ortada hizmet boşluğu, emniyet açığı ve nihayetinde millete fatura edilecek bir risk kalacaktır. Bir tanker karaya oturduğunda ödenecek bedel, toplanan kamu payını katbekat aşar. Cicero'nun iki bin yıl önce söylediği gibi: Salus populi suprema lex esto-halkın selameti en üstün kanundur. İdare etmek, "teklifi sen verdin" demek değil; öngörmek, dengelemek ve gerektiğinde frene basmaktır.<br />
Hukuk devletinde bunun araçları da mevcuttur. Kılavuzluk ihaleleri 4734 sayılı Kanun'a doğrudan tabi olmasa da, aynı Kanun'un 38. maddesindeki "aşırı düşük teklif" sorgulaması kıyasen yol göstericidir: Sürdürülebilirliğinden şüphe duyulan teklif sahibinden izahat istenir; izahat yetersizse onay verilmez. 4735 sayılı Kanun'un 20. maddesi, edimin gereği gibi yerine getirilemeyeceğinin anlaşılması hâlinde fesih imkânı tanır. Kaldı ki bu ihaleler, aşağıda ayrıca değineceğim üzere, yargı denetimi henüz sonuçlanmamışken tamamlanmıştır. IMO'nun A.960 sayılı Kararı ile IMPA ilkeleri, kılavuz kaptanın ticari baskıdan azade çalışmasını emreder; bizim kurduğumuz sistem ise ticari baskıyı bizzat ihale kriterine dönüştürmüştür.&nbsp;</p>

<h2>Dava Bitmeden İhaleler Bitti</h2>

<p>Bu noktada, hukuk devletinin öteki sacayağına ilişkin bir tespiti de üzülerek, fakat saygı çerçevesinde kayda geçirmek gerekir. Gerek 7519 sayılı Kanun'a gerekse dayanak yönetmeliğe karşı yargı yoluna, henüz ihale süreçleri fiilen başlamadan başvurulmuştu. Aradan geçen sürede ihaleler birbiri ardına yapıldı, sonuçlandı, devir süreçleri başladı. Ne var ki kamuoyuna yansıyan bilgilere göre davalar hâlâ sonuçlanmadığı gibi, yürütmeyi durdurma istemleri hakkında dahi bir karar verilebilmiş değildir. Oysa yürütmeyi durdurma müessesesinin varlık sebebi, İYUK m. 27'de ifadesini bulduğu üzere, telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasını önlemektir. Mecelle'nin ölümsüz kaidesiyle söylersek, "bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir". Maksadı oldubittiyi önlemek olan bir tedbir, oldubitti tamamlandıktan sonra karara bağlanırsa işlevini yitirir. Yirmi yıllık işletme hakları devredilip fiilî durum yerleştikten sonra verilecek bir iptal kararının, ortaya çıkacak karmaşayı çözmekte ne ölçüde yeterli olacağını hukukçular takdir edecektir. Bu satırların maksadı elbette ağır iş yükü hepimizce malum olan yüksek yargıyı itham etmek değil; bir sistem sorununa işaret etmektir. Anayasa m. 125 idarenin her türlü eylem ve işlemini yargı denetimine tabi kılmış, m. 36 hak arama hürriyetini güvenceye almıştır; AİHM içtihadının diliyle, bu güvencelerin "teorik ve göstermelik değil, pratik ve etkili" olması gerekir. Geciken adaletin adalet olmadığı yolundaki evrensel özdeyiş ortadayken, deniz emniyeti gibi stratejik kamu hizmetlerini konu alan uyuşmazlıklarda yürütmeyi durdurma istemlerinin öncelikle ve ivedilikle karara bağlanmasını sağlayacak usuli düzenlemeler, ikinci yüzyılın hukuk gündemine alınmalıdır.&nbsp;</p>

<h2>Dünya Ne Yapıyor?</h2>

<p>Bir an için ufka bakalım. Liberal ekonominin kalesi ABD, Jones Act ile dünyanın en katı kabotaj rejimini uygular; kılavuzluk ve römorkörcülük tamamen yerli unsurların elindedir ve dikkat buyurun, federal hükümet bu hizmetlerden doğrudan pay almaz. Gelirler liman altyapısına döner. Hollanda ve Belçika'da hizmetler imtiyaz yöntemiyle özel şirketlere verilir. Ama ihaleler fiyat değil, hizmet kalitesi, emniyet standartları ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleri üzerinden yapılır. Zeebrugge'de kazanan şirkete römorkörlerinin emisyon standardı dahi şart koşulmuştur. Brüt hasılattan yüksek oranda kamu payı alıp bunu ihalede artırma konusu yapan başka bir denizci ülke örneği, bildiğim kadarıyla, yeryüzünde yoktur. Yüz yıl önce kabotajı kazanırken dünyaya örnek olan Türkiye'nin, yüzüncü yılda kendi icadı bir modelle emniyeti müzayedeye çıkarması, tarihin garip bir cilvesidir.</p>

<h2>İkinci Yüzyılın Rotası</h2>

<p>Peki ne yapmalı? Şikâyet etmek kolaydır. Benim hareket tarzım çözümü de söylemektir. Devletin bu hizmetlerden gelir elde etmesi elbette meşrudur; ancak gelir, emniyeti feda etmeyecek bir dengede planlanmalıdır. Bunun için:<br />
Kamu payına makul bir üst sınır getirilmeli; bu sınırı aşan teklifler bağımsız finansal sürdürülebilirlik analizi yapılmadan kabul edilmemelidir.<br />
İhalelerde tek kriter pay oranı olmaktan çıkarılmalı; kurumsal tecrübe, kalifiye personel, filo yaşı, emniyet yönetim sistemi, kaza kayıtları ve finansal yeterlilik birlikte puanlanmalıdır.<br />
Derdest Anayasa Mahkemesi ve Danıştay süreçleri sonuçlanmadan yeni ihalelerde temkinli davranılmalı; yürütmeyi durdurma istemleri öncelikle karara bağlanmalı; devir süreçlerinde bölgesel tecrübenin ve yetişmiş insan kaynağının korunması şart koşulmalıdır. (Gerçi pek ihale de kalmadı hepsi hemen hemen yapıldı; yani “Atı alan Üsküdar’ıu geçti!”)<br />
Döner sermayeye akan kaynakların hangi&nbsp;<a href="https://www.denizhaber.com/yazarlar/cahit-istikbal/kabotajin-100-yilinda-denizciligimiz/126957#">&nbsp;</a>denizcilik&nbsp;yatırımına döndüğü, proje bazında ve şeffaf biçimde raporlanmalıdır.<br />
TUGS mürettebat rejimi, Türk gemi insanı istihdamını güçlendirecek yönde gözden geçirilmeli; deniz turizminde Türk bayrağını cazip kılacak teşvikler ihdas edilmelidir.&nbsp;</p>

<h2>Asırlık Emanet Sağlam, Ama Gemi Bakım İstiyor</h2>

<p>Yüzüncü yılında denizciliğimizin ana gövdesi sağlamdır. Ancak su hattının altında yosun tutmaya başlayan yerler vardır ve&nbsp;<a href="https://www.denizhaber.com/yazarlar/cahit-istikbal/kabotajin-100-yilinda-denizciligimiz/126957#">&nbsp;</a>denizcilikte&nbsp;“gemiyi karinasından iyi kontrol etmeyen, denize açılmasın” denir. Kabotaj yalnızca bize dedelerimizden kalan bir gurur nişanesi değildir; evlatlarımıza devredeceğimiz bir emanettir de. Bu emanetin ruhu üç kelimede saklıdır: emniyet, egemenlik, istihdam. Rekor elleçleme rakamlarıyla övünürken limanlarımızın kapı bekçilerini ihale tellâlına teslim edersek, sicil kolaylıklarıyla filo büyütürken gemilerimizde kendi denizcimize yer bulamazsak, yüzüncü yıl nutuklarımız kadük kalır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emri hâlâ günceldir: "&nbsp;Denizciliği&nbsp;Türk'ün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız." Az zamanda çok iş başardık; doğru. Ama ülkü, bitmiş iş değil, süren yürüyüştür. İkinci yüzyıla girerken görevimiz, bu hakları kâğıt üzerinde değil, rıhtımda, köprüüstünde ve mahkeme kararında; yani gerçekte korumaktır.<br />
Denizcilik ve Kabotaj Bayramımızın yüzüncü yılı kutlu olsun. Emniyetli seferler dileğiyle...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:04:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Moda’lı Charles Frederick Wilkinson</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/modali-charles-frederick-wilkinson-5811</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/modali-charles-frederick-wilkinson-5811</guid>
                <description><![CDATA[Moda’lı Charles Frederick Wilkinson]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(28).jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>Moda’lı Charles Frederick Wilkinson<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong><br />
Bir vefat duyurusu ile duraladım ve üzüntüm beni alabildiğine nazik, kibar ve engin bir aile kültürüne sahip &nbsp;Charles Frederick Wilkinson ile olan anılarına götürdü.<br />
VDA’nın 32 yıl boyunca &nbsp;Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmış ve &nbsp;Merkez Deniz Acenteliği &nbsp;ve Tic.A.Ş kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Charles Frederick Wilkinson &nbsp;vefat etmişti. &nbsp;Cenaze merasimi &nbsp;5 Temmuz 2026 Pazar günü Feriköy Protestan Kilisesi’ndeki törenden sonra Feriköy Protestan Mezarlığı’nda sonsuza uğurlandı.<br />
Ve galiba 40 yıl öncesindeki &nbsp;Kabataş &nbsp;Setüstü &nbsp;Ömer Avni Mahallesi İnebolu Sokağı hayal ettim.. Hatırladığım o yıllarda &nbsp;en baştaki aziz dostum <strong>Aldo Campaner </strong>ve benzersiz efendiliğin simgeleri olan oğulları <strong>Gino Campaner</strong> ve <strong>Mario Campaner </strong>’in Yakın Doğu Deniz Acenteliği’nin Karaköy’deki Veli Alemdar Han’dan daha sonraları &nbsp;devam ettikleri Ekemen Han’ı hatırladım. Daha ileride Palanduz &nbsp;Apartman’da &nbsp;<strong>Kaptan Emre Omur</strong> ’un kurduğu Omur Marin (Vefatından sonra damadı <strong>Recep Hakan Şen</strong> ’in günümüzde başarılarla taçlandırdığı (Med Marin Holding AŞ)vardı.. Biraz daha yürüyünce &nbsp;Aktan İş Merkezi &nbsp;öncesinde <strong>Kaptan Oktay Sönmez</strong> ’in “Sönmez Denizcilik” ve &nbsp;<strong>Sema Yerlikaya</strong> ’nın Yerlikaya Hukuk Ofisi’ni, biraz daha sonlarda 45’nolu Poyraz Apt.’da <strong>Uğur Mengenecioğlu</strong> ’nun Um Denizcilik’i ve yukarı sola dönen olası dik yokuşta <strong>Kaptan Ferit Biren </strong>’in Yedi Deniz Evi’ni hatırladım.<br />
Cerrahoğulları Deniz Nakliyatı TAŞ kurucusu &nbsp;<strong>Nuri Cerrahoğlu</strong> ’nun vefatından bir zaman sonrasında Cerrahoğulları &nbsp;hemen bu yokuşun başındaki oradaki binalarına taşınmıştı ve &nbsp;şirket damadları <strong>Saed Raab</strong> yönetimindeydi. Yolun en sonunda ise Süleyman Bursalıoğlu başkanlığı’nda &nbsp;<strong>Bursalıoğlu Denizcilik</strong> vardı.<br />
Ben, o dik yokuşu çıkar ve en sonda sola dönünce Charles &nbsp;Frederick Wilkinson Bey’in Merkez Deniz Acentesi’nin olduğu &nbsp;binaya ulaşırdım.<br />
Günümüz adreslerini “Şişli, Esentepe Mah., Yüzbaşı Kaya Aldoğan Sok.” okudum..<br />
Oysa ben Charles Frederick Wilkinson’u çok eski yıllara girecek hatırlıyor ve anlatımlarıyla birkez daha rahmetle anmak istiyorum;<br />
&nbsp;<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(31).jpg" style="height:614px; width:800px" /><br />
<em>O’na dedesi Charles Frederick Wilkinson’un adını vermişlerdi.</em></p>

<p><strong>Benim tanıdığım Charles Frederick Wilkinson &nbsp;Moda’lı idi.</strong><br />
Moda Caddesi’nde bir sure Lozan Kulübü olarak hizmet veren kagir bina,<br />
çoktandır yıkılmış ve yerine apartıman (Moda Residence) inşa edilmiştir. Bu<br />
binanın sahipleri La Fontaine ailesi idi. La Fontaine ailesi daha önce Moda’da<br />
Fazıl Paşa Sokağa dik olan Şükran Sokak’ta (Osman Zeki Üngör Sokağı)<br />
dört katlı ahşap bir evde oturmaktaydılar. Evin kapı numarası 13 idi. Yerinde<br />
apartıman vardır.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(26).jpg" style="height:331px; width:800px" />&nbsp;<br />
<em>Setüstü İnebolu sokağın sonuna doğru sola çıkan yokuşun hemen köşesinde Kaptan Ferit Biren’in “Yedi Deniz Evi” ve sağda birzamanlar Cerrahoğulları TAŞ yeralırdı.Yukarılarda doğru tırmanır sola dönerseniz Charles Frederick Wilkinson’un adresine ulaşırdınız..</em></p>

<p>La Fontaine ve Wilkinson ailelerinin akrabalıklarını yıllarca tanıştığım Charles Frederick Wilkinson dostumuzdan rica etmiştim. Şirketi Kabataş Setüstü’nde idi. Merkez Deniz Acentesi’nin kurucusu ve başkanıydı.<br />
Charles Wilkinson 1933’de İzmir Bornova’da dünyaya geldi. Babası Richard A.<br />
Wilkinson İzmir’de İngiltere Genel Konsolosu olarak görev yapıyordu.<br />
Wilkinson ailesini tanıtabilmek için köklere doğru giderek bir tablo çizeceğim:-<br />
Wilkinson’ların Türkiye öyküsü 1842 yılında dünyaya gelen Jane Whittall ile Richard Wilkinson’un evliliğine kadar gider. Jane Whittall, James Whittall ile Magdelen Giraud’un üçüncü kızlarıydı. 1928’de Bornova’da vefat etmiştir.&nbsp;<br />
Bu ailenin altı çocuğu olmuştu. İlk oğluna kendi adını verdi. Oğlu Richard Wilkinson zamanla İzmir yerine Sierra Leone’ye göçetmiş ve orada genel vali olmuştur. Eşinin adı Edith Baird’di. İkinci oğlu James Wilkinson, Charlton Whittall ve Helen La Fontaine’nin kızı Jane<br />
Whittall ile evlendi. Fakat çok feci bir kader onları bekliyordu. Balayı günlerinde<br />
vefat etti. Üçüncü oğlu Charles Wilkinson’dur ve Charles Frederik Wilkinson’un<br />
dedesidir. Madeleine La Fontaine ile evlendi.<br />
Dördüncü oğlu Frederick Edgar Wilkinson 1891’de Bornova’da doğdu.Shanghai’e yerleşmiş olan Robert Williams’ın kızı Margeret Williams ile evlenmiştir.Bu ailenin beş çocuğu olmuştur. Beşinci çocuğu bir kızdı; Helen Wilkinson, Charlton Whittall ve Helen La Fontaine’nin oğlu Frederick Whittall 1902 yılında evlendiler.&nbsp;<br />
Charles Wilkinson ve Madeleine La Fontaine, çok çocuk sahibi olma geleneğine karşı çıkarcasına sadece tek çocukları olmuştur. Böylece tek oğulları Richard Edward<br />
Wilkinson, Thelma de Cramer’le evlendiğinde Richard A. Wilkinson ve Charles Frederick<br />
Wilkinson dünyaya geldi.&nbsp;<br />
Babası Richard A. Wilkinson zamanından başlayarak Chamber Maritime Pour Etrangers-Yabancılar için Deniz Ticaret Odasının üyesi idi.&nbsp;<br />
Chaerles Frederick Wilkinson’u öğrenim için ailesi İngiltere’ye gönderdi ve 1951 yılında yeniden İzmir’e ailesinin yanına döndü. Bir yıl sonra ise İstanbul’a akrabaları olan Giraud ailesinin yanına geldi.&nbsp;<br />
Moda’daki Giraud’lar, İzmir’deki günümüzde Caroline (Giraud) Koç’un dedesi ve anneannesi olan Giraud ailesiyle akrabaydılar. Önce British European Airways-İngiliz Avrupa Havayolları şirketinde çalışmaya başladı. Ancak bu şirketteki çalışması birkaç ay devam etti.<br />
Şirkete her sabah sekizde Moda’dan kalkan yandan çarklı bir vapurla Karaköy’e giderdi. Bu vapur pekçok yabancı ailenin dikkatini çektiği gibi, bir İngiliz olarak 1890 yılında Glasgow’da inşa edildiği halde altmış yıldan beri hala çalışmakta olan Halas isimli yandan çarklı vapura büyük bir sempati duyulurdu.&nbsp;<br />
Moda’nın iş dünyası simaları, vapurun üst güvertesinde seyahat ederlerdi ki, hemen<br />
herkesin alıştıkları bir koltuğu olurdu ve herkes buna çok riayet ederdi.<br />
Akşamları ise vapurla Kadıköy’e gelir,oradan tramvay’la Moda’ya dönerlerdi.<br />
Charles Frederick Wilkinson 1952 yılı ortalarında 1887 yılında kurulmuş olan Gilchrist Walker &amp; Co. şirketine katıldı. Bu şirkette beş yıla yakın calıştıktan sonra, bu şirketten elde<br />
ettiği engin acentelik deneyimleriyle ayrıldı. Fakat Gilchrist Walker &amp; Co gemi acentesinde Karadeniz, Marmara, Ege limanlarında herbiri yaşam deneyimi denilecek görevler üstlenmişti. Yine Çanakkale’de temsil ettikleri bir turistik yolcu gemisinin gümrük ve liman işlemlerini süratle yerine getirmek suretiyle turistik yolcu gemiciliğine ait ilk deneyimi elde etmiş oldu.&nbsp;<br />
<strong>Bu gemi Çanakkale’den &nbsp;İstanbul’a doğru yoluna devam etti.</strong><br />
1958 yılında Edmond Giraud’ın kızı Denise Giraud’la 1958 yılında evlendi. Bu evlilikten 1959 yılında dünyaya gelen çocuklarına Alan Charles Wilkinson adını verdiler. Aile birliği 1965’da bozulduğundan bir ayrılık meydana geldi. Charles Frederick Wilkinson bir zaman sonrasında &nbsp;Seta Tabekoğlu ile evlendi ve 9 Haziran 1971’de doğan kızlarına Carol Ann Wilkinson adını verdiler.<br />
Moda’da yaşamın hep dostlar ve tanıdık simalar arasında geçtiğini söyleyen Charles Frederick Wilkinson genclik anılarını şöyle anlatmıştı: “Moda bir özen demekti, dostluk ve güzellik demekti. Binaların herbiri bir estetik simgesiydi ve Moda’da asla birbiri üzerine yaslanmış beton binalar da yoktu.&nbsp;<br />
Moda tramvayı neden yok edildiğinde, hep üzülmüşümdür. Benim daha yakın olduğum isimler arasında Hazel Whittall ve eşi Zeki Rıza Sporel ailesi vardı. Zeki Rıza Sporel, Celal Bayar’ın Cumhurbaşkanı olduğu yıllarda kendisine çok yakın dostlarıydılar. Celal Bayar İstanbul’a geldiğinde bir neden yaratılır ve Hazel ve Zeki Sporel ailesiyle birlikte bizim evimize gelirlerdi.&nbsp;</p>

<p>Gilchirst Walker &amp; Co. şirketi 1957 yılında Edward La Fontaine şirketiyle birleşti. Ben bu şirkette büyük amcam Hugh La Fontaine’in yanında genel müdür yardımcısı olarak görev aldım. Edward La Fontaine Vapur Donatanları ve Acenteleri Birliği’nde uzun yıllardan beri yönetim kurulu üyesiydi. Ben de 1969’den 2002 yılına kadar muhasip üye olarak görev yapmışımdır.</p>

<p>1960 yılına kadar İstanbul’a sefer yapan yük gemileri Sirkeci rıhtımına kıçtankara<br />
bağlanırlar ve gemilerden yükler mavnalara boşaltılır veya mavnalardaki yükler<br />
gemilere aktarılırdı. Bir de rıhtımlarda yerkalmazsa, gemiler Galata Körfezindeki<br />
şamandıralara bağlarlar ve ayni işlemler orada devam ederdi.&nbsp;<br />
Her sabah erkenden işime başlardım. Temsil ettiğimiz Ellerman şirketine ait limandaki gemiye bir sandalla gider akşamlara kadar yük ve evraklar peşinde koşardım. Çoğunlukla<br />
limanda şirketimizin temsil ettiği firmalara ait üç dört gemi olabiliyordu. Fakat<br />
yüklerin tahliyesi öylesine ilkel bir şekilde yapılıyordu ki, bugünkü koşullarda<br />
azami bir günde boşalacak bir geminin yükü için üç dört hafta İstanbul<br />
limanında kaldıkları oluyordu. Hele o yıllarda Türkiye’de çok yüksek bir ithalat<br />
rejimi uygulanmasından dolayı limanlarla yığılmalar vardı.&nbsp;<br />
Hiç unutmam çok ahbap olduğumuz bir İskoç kaptan bu bekmeden alabildiğine sıkılır ve her<br />
akşam karaya çıkar, Tünel’den Beyoğlu’na yürür, Le Bon pastahanesine gider, birtaraftan çayını içer,enfes Le Bon pastalarından tadarken birbirinden endamlı Beyoğlu kızlarını seyrederek bir anlamda gözlerine yağan şuh manzaradan büyük zevk alırdı.&nbsp;<br />
1975 yılı geldiğinde Büyük amcam Hugh La Fontaine’nin vefatını takiben Gilchrist Walker &amp; Edward La Fontaine Gemi Acentesi, faaliyetine son verdi. Bu şirketin adı Merkez Deniz Acenteliği olarak değiştirildi ve ben bu şirketin en büyük hissedarı olduğum gibi ve başkanlığını ve genel müdürlük görevini de üstlendim.<br />
Merkez Deniz Acentesi, BP, P&amp;O Cruises Co., Ellerman şirketlerinin 1930’lerden<br />
beri genel acentesiydi. 1996 yılına geldiğimizde Turistik yolcu gemileri yanaşabilsin diye<br />
şirketimiz Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne ait Salıpazarı Rıhtımlarındaki 1 ve 2 numaralı genel antrepoları turistik yolcu trafiğine hiç olmazsa kısmen cevap verecek şekilde onarılması için yetkilileri ikna ettik. Bu rıhtımlarda eskilerden kalmış ve hiçbir şekilde kullanılmayan demiryolu üzerinde monte edilmiş genel yük vinçleri duruyordu. Oysa bu rıhtımlara birbirinden lüks turistik yolcu gemileri yanaşıyor ve ortadaki manzara daha o noktada bile Türkiye aleyhine bir ilkel rıhtım görünümü veriyordu. Yaptığımız teşebbüsler sonunda olumlu şekilde sonuclandı ve hiçbir iş yapmadan o rıhtımlarda dikili duran vinçler sökülerek nihayet oradan kaldırıldı.Bu rıhtımlar önündeki deniz derinliği on metreden onüç metreye çıkartılmak suretiyle de dünya turistik yolcu gemiciliğinin simgesel bir lüksü olan Princess Cruises gemisi İstanbul’a binlerce zengin turistle seferler yapmaya başladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(24).jpg" style="height:576px; width:800px" /><br />
<br />
<em>Charles Wilkinson ailesi; Edward La Fontaine ve Lydia Maltass’ın oğlu Edward Augustus John La Fontaine (1848-1899), James Whittall’ün kızı Blanche Magdalen ve çocukları. Ebevynler<br />
arasındaki genç kız Charles Wilkinson’un büyükannesi Madeline La Fontaine (Doğum tarihi- 1879), Madeline La Fontaine 1910’de Charles Wilkinson ile evlendi. Kaynak: Charles Wilkinson arşivi, Levantine Heritage Foundation, Craig Encer arşivi.</em></p>

<p><strong>Ailemizin kökleri</strong><br />
Annem Thelma Mary “Thelma de Cramer”, Frederick de Cramer ve Mary Whittall’un kızıydı. 1921 yılında İzmir’e göç etmişlerdir. Babam Richard Edward Wilkinson’la İzmir’de tanıştılar ve 1924 yılında evlenerek Bornova’ya yerleştiler. Annem vefat ettiği 1985 yılına kadar<br />
Bornova’da otuz uc odalı saraya benzeyen malikhanede yaşadı. Bu malikhane Protestan Kilisesi’nin yanındaydı.&nbsp;<br />
Babamın en büyük merakı arkeolojiydi. Ömrü boyunca topladığı arkeoloji konulu eserlerden oluşan binlerce kitaptan oluşan kütüphanesini Ege Üniversitesi’ne hibe etmiştir. Ege Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Ord.Prof.Dr.Ekrem Akurgal idi. Üniversite kendisini onur &nbsp;üyesi olarak ödüllendirmiş ve armağan olarak üniversitenin altın anahtarını vermişlerdir. 1960-70 yıllarında devam eden İngiliz Konsololuğu gorevi emekli olmasıyla sona eren babam Richard Edward Wilkinson, İzmir’de vefat etmiştir.<br />
Annemin ailesi 1921’de Londra yakınlarındaki Crondon kasabasından İzmir’e<br />
gelmiştir. Dedem Charles Wilkinson, Londra’da Whittall şirketinde muhasebeci<br />
olarak görev yapıyordu. İzmir’e geliş tarihini kesinlikle bilemiyorum ama 1891<br />
olabilir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(19).jpg" style="height:520px; width:800px" /><br />
<br />
<em>İngiltere İzmir Başkonsolosu R.E.Wilkinson’a Ege Üniversitesi Kütüphanesi’ne bağışladığı eserler nedeniyle Enstitü Yönetim Kurulu Başkanı Ord.Prof.Dr.Ekrem Akurgal imzasıyla verilen “Ege Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü Muhabir Üyeliği” belgesi.</em></p>

<p><strong>Ailemizin İzmir’deki yaşamından &nbsp;anılar</strong><br />
İzmir’deki yaşama ait bir anıyı burada tekrarlamak isterim: - Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal Paşa’nın &nbsp;Orduları İzmir’e yaklaşırken, Anadolu’yu işgal etmiş Yunan ordusu da bozgun bir halde İzmir’e doğru kaçıyor ve İzmir’e yaklaştıkca yolları üzerindeki birçok köy kasaba ateşe veriliyordu. İzmir’deki koloni toplanmış ve önce eşler olmak üzere tahliye karar verilmiş. Birkısmı çok değerli olan bazı eşyalarını ve hatta altınlarını evlerinin bahçesine gömmüşler. Fakat diğerleri hiçbir vakit kalmadığından üzerlerindekilerle kaçmışlar. Terk<br />
edilen evler yağmaya maruz kalmıştır.&nbsp;<br />
İzmir’e ilk dönen dedem olmuştur. Evlerin yağmaladığını görünce, büyük şaşkınlığa uğramış. Fakat İzmir’deki Bedesten’i gezerken yağmalanmış hemen tüm eşyaların orada satılmaya çalışıldığını görmüş. Nevar ki savaş koşulları içersinde sergilere düşen nice değerli eşya yok<br />
pahasına satılmak isteniyormuş. Dedem bunların hemen hepsini işte o yok bahasına değerle satın alarak eve getirmiş. Sonra İzmir’e dönüşler başladığında, komşularını davet eder, kendilerine ait bir mal varsa, kaça kurtardıysa o değerden kendilerine teslim edermiş.&nbsp;<br />
Anneannem Madeline La Fontaine, Edward Augustus John La Fontaine ve Blanche Magdelen Whittall’un kızıdır. Moda’da Şükran Sokak’ta 13 Numaralı bir evde otururduk. Dört katlı ahşap bir evdi. Moda’daki yaşamımızı unutmama imkan yok.&nbsp;<br />
La Fontaine ve Whittall ailesinin çoğunluk fertleri Moda’da yaşam sürdürüyorlardı. Evler<br />
çok geniş bahçelerle çevriliydi. Bahçelerin çiçeklendirilmesi kadar ağaçlardan meydana gelen bir ormanı anımsıyorum. Whittall’lerin malikhaneleri denize kadar uzanan bahceleriyle başlı başına birer saray gibiydiler. Marmara’ya doğru &nbsp;sahilde kotralar bağlanırdı…<br />
<strong>2011 yılında Levantine Heritage Foundation’a yaşamını anlatmıştı.</strong><br />
Ben Charles Frederick Wilkinson’un anılarını kendisinden dinlemiştim. 2011 yılında Levantine Heritage Foundation’a yeniden yaşam öyküsünü anlattığı bir mesaj gönderdi. Bazı ayrıntıları ile şöyle diyordu; “Ben, Charles Wilkinson, 77 yaşında (2011), İstanbul'da ikamet eden ve Türkiye'de Wilkinson ailesinin hayatta kalan tek üyesiyim.<br />
İlk eğitimimi teyzem Bayan Estelle de Cramer'den ve Fransızca derslerimi de Bayan Maringle'den Bornova'da aldım. 12 yaşıma kadar bu eğitimi orada aldım, daha sonra o zamanlar Bornova'lı çocukların çoğu gibi ben de bir İngiliz yatılı okuluna (Hurstpierpoint Koleji, Hassocks, Sussex) gittim.&nbsp;<br />
Bayan Maringle Fransızdı, Bornova'daki arkadaşlarını ziyaret etmek için İzmir'e geldi, köyü ve Levanten topluluğunu beğendi ve kalmaya karar verdi. Geçimini özel Fransızca dersleri vererek ve oradaki tüm aileler için sipariş üzerine Fransız pastaları yaparak sağlıyordu. Evi, büyükbabam ölmeden önce babamın kiraladığı evin yanındaydı. Daha sonra, hasta olan büyükanneme bakmak için Wilkinson evine taşındık. Yahudi hizmetçilerimiz Palomba ve Rosa ile Yunan bahçıvanımız Yorgo vardı; Yunancayı onlardan öğrendim, çünkü beni her gün Bayan Estelle'nin okuluna götürürdü. İngilizce, Fransızca ve Türkçe dillerini de akıcı bir şekilde konuşuyorum ve bu siteye katkıda bulunan diğer yazarlar Lorin Washburn ve Desmond Whittall ile ömür boyu süren bir dostluğum var.&nbsp;<br />
Teyzemin okulundaki diğer çocuklar arasında Olivia Edwards (sonradan Renso Solari ile evlendi), adını hatırlayamadığım Gwyneth Giraud'un kız kardeşi, Betty Charnaud (şimdi evli), Sonia Mattheysz (Harold Whittall ile evlendi - ikisi de vefat etti), Lorin Washburn ve Zoe Rees ile Whittall ve diğer Bournabat aileleriyle bağlantısı olmayan 2 kişi daha vardı. 1948'de Bornova'da vefat eden &nbsp;büyükbabam Charles C.Wilkinson &nbsp;İzmir’li James Whittall'ın kızı Jane Whittall ve Richard Wilkinson'ın 3. oğluydu. James, kızının evliliği vesilesiyle 1865 yılında (Bournabat kilisesine yakın) 18 odalı bir ev inşa ettirdi; ben bu evde büyüdüm ve şimdi İzmir'deki Ege Üniversitesi'nin Sanat Galerisi olarak hizmet veriyor - halk arasında éWilkinson Evi” &nbsp;&nbsp;olarak biliniyor . Ev, yetkililer tarafından 'eski eser' olarak ilan edildiği için bakımı zorlaştı ve 1985 yılında sattık.<br />
Büyük büyükbabam Richard Wilkinson, 1860-1890 yılları arasında Konsolosluk Hizmetinde görev yapmıştır. Kendisi, büyük büyükbabam olan ve Bayan Magastre ile evlenen bir diğer Richard Wilkinson'ın en büyük oğluydu ve 1812'de kocası kral olduğunda İsveç Kraliçesi olan Mareşal Bernadotte &nbsp;ile evlenen Desiree Clary'nin birinci dereceden kuzeniydi . Dolayısıyla İsveç Kraliyet Ailesi ile bir bağlantısı vardı ve Richard Wilkinson 19. yüzyılın ilk yarısında Stockholm'ü ziyaret ettiğinde sarayda bir kuzen olarak karşılanmıştı.Richard Wilkinson, yüzyıllardır bu limanda yerleşik bir denizci ailesi olan ve yaklaşık 1750 yılında Harwich'te doğan Robert Wilkinson'ın oğluydu.<br />
Büyük amcam Dick (Charles Wilkinson'ın büyükbabası Richard James Wilkinson'ın (1867-1941) ağabeyi), Sömürge Hizmetinde görev yapmış ve Sierra Leone Valisi olmuş, daha önce de Singapur'da konuşlanmış Sömürge Malay Sivil Hizmetinde memur olarak çalışmıştır. Singapur'da hala onun adını taşıyan bir sokak bulunmaktadır ve ben de yıllar önce orayı ziyaret etmiştim. Günümüzde bile &nbsp;kullanılan standart referans Malayca-İngilizce sözlüğü de o yazmıştır. Büyük amcam öldüğünde sadece 8 yaşındaydım, ancak eşini (Edith, kızlık soyadı Baird) çok iyi hatırlıyorum; güzel mücevherleri vardı ve Bournabat'taki aile tarafından Lady Singapore (Singapur Leydisi) lakabıyla anılırdı.<br />
Babam Richard E. Wilkinson, OBE ve CBE, 1934 yılında Konsolosluk Hizmetine katıldı ve 1960-70 yılları arasında İzmir'de İngiliz Başkonsolosu olarak görev yaptı. 1922'deki Büyük İzmir Yangını sırasında İzmir'den ayrılan son İngiliz vatandaşıydı; yüzerek Kral V. George savaş gemisine ulaşmış ve gemi onu Malta'ya götürdü. Büyükbabam ve büyükannem İzmir'den ayrılmıştı ve babam, askerlerin köydeki diğer Avrupalı ​​evlerinin yağmaladığını görünce, son anda aile gümüşlerini bahçelerine gömmeye karar vermiş; bunlardan bazıları bugün hala bende. Ancak evimiz, resimleri vb. eşyaları yağmalandı. 1972'de vefat etmeden önce, kütüphanesini İzmir'deki Ege Üniversitesi'ne vasiyet etti ve üniversite ona Altın Anahtar hediye etti. Bana ve kardeşime aile tarihini özetleyen bir mektup yazdı; bu mektuptan aile tarihi bilgisi açısından ben de faydalandım.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(16).jpg" style="height:571px; width:450px" /><br />
&nbsp;<br />
Bir anı fotoğrafı ekliyorum; &nbsp;Bu fotoğraf 1948 yılında 100 yaşında vefat eden, Bornova'dan Richard Watson Whittall’un (d. 1847, ev. 1868, ö. 1920) dulu olan anne tarafımdan büyükbannem Sophia Marie ‘Mary’ (kızlık soyadı Kramer) Whittall, Bornova'daki aile evinde 100. yaş günü kutlaması sırasında çekilmiştir. Kendisi, İsviçreli bir tüccar olan J. Christopher Kramer'ın kızıydı. Aynı zamanda çok sayıda çocuğun annesiydi; en büyük kızı Mary (1870 - 1947), 1895 yılında Frederick De Cramer ile evlenmişti ve onların kızlarından biri de 1924 yılında babamla evlenen Thelma De Cramer' idi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(11).jpg" style="height:799px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>Charles Wilkinson 3 Temmuz 2026 günü vefat etti..</strong><br />
O’nun ömrünü çevreleyen saygıdan, sevgiden geriye engin &nbsp;anıları kaldı..<br />
5 Temmuz 2026 Pazar günü Feriköy Protesten Kilisesi’deki ayinden sonra Feriköy Protestan Mezarlığı’nda sonsuza uğurlandı.<br />
Deniz Ticaret Odası &nbsp;Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı &nbsp;ve &nbsp;Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Recep Düzgit’in sorumluluk anlayışından doğan vefa duygusu içinde Charles Wilkonson’a başkan olarak gönderdiği çelengin fotoğrafını gördüm.. Dakikalarca baktım ve &nbsp; Moda’lı Hugh McKinley Whittall’ün şiirini anımsadım..<br />
<em>Mazi derler ki ölmüş biridir - oysa ki o kadar değil&nbsp;<br />
Eski bildiklerimizin hepsini belki de ancak öğrendik.&nbsp;<br />
Mazi bir isim olabilir - belki bir kız&nbsp;<br />
Boynunda dalgalanan bir kolyedir, her biri bir inci gibi&nbsp;<br />
Ellerini geri çekerken adının “Mazi” olduğunu söyler.&nbsp;<br />
Ve “Şimdi”değerli bir taşı tutmaktadır ve ebediyete kadar sürecektir.&nbsp;<br />
Ne elinden kaybolurcasına eksilen her yeni inci tanesini sayar,&nbsp;<br />
Ne de giderek artan güzelliğin kayboluşunu görmek ister.&nbsp;<br />
İsimler, andığımız isimler bir kez daha kayboldular.&nbsp;<br />
Hâlâ ebedî canlılığını en gizemli öyküleriyle koruyan&nbsp;<br />
Soluk düşlerden, eski zamanları anarak.&nbsp;</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:41:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay zekâ siber saldırılarda çarpan etkisi yaratıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor-5810</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapay-zeka-siber-saldirilarda-carpan-etkisi-yaratiyor-5810</guid>
                <description><![CDATA[Yapay zekâ siber saldırılarda çarpan etkisi yaratıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Tehdit Raporu yapay zekânın siber saldırganların verimliliğini artırdığını ortaya koyuyor.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Aralık 2025’ten Mayıs 2026’ya kadar ESET telemetrisinde gözlemlenen tehdit ortamı eğilimlerini ve ESET tehdit algılama ve araştırma uzmanlarının içgörülerini özetleyen 2026 Yılı İlk Yarı Tehdit Raporu’nu yayımladı.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Rapora göre 2026’nın ilk yarısı, saldırganların operasyonlarının verimliliğini ve ölçeklenebilirliğini nasıl geliştirmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yapay zekâ (AI), bu gelişmede giderek daha önemli bir rol oynuyor. ESET, yapay zekâ ajanları tarafından kullanılan küçük işlevsel bileşenler olan yaklaşık 900 bin yapay zekâ becerisini analiz etti. On binlerce şüpheli ile binlerce açıkça kötü amaçlı örneği tespit etti. Yapay zekâ, kötü amaçlı yazılımların içinde de görülmeye başlıyor: ESET araştırmacıları, yürütme akışında üretken yapay zekâ kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy’ı tespit etti.</strong></p>

<p>ESET Tehdit Önleme Laboratuvarları Direktörü Jiří Kropáč “Saldırganlar, tamamen yeni yöntem ve araçlara güvenmek yerine, yerleşik teknikleri yeni platformlara, teknolojilere ve kullanıcı davranışlarına hızla uyarlamaktadır. Bu yeni ekosistemdeki yapay zekâ becerilerinin sayısı şu anda hızla artıyor ve bu da saldırı yüzeyini daha da genişletiyor. Öte yandan, PromptSpy gelecekteki tehditlerde esnekliğin artma potansiyelini gösteriyor – ancak LLM’lerde kötüye kullanıma karşı dâhil edilen koruma önlemleri, bu teknolojinin benimsenmesini muhtemelen yavaşlatıyor” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>Yapay zekâ becerileri, bir AI ajanına hangi hizmetleri veya araçları kullanacağı ve hangi verilere erişeceği dâhil olmak üzere belirli bir görevi nasıl yerine getireceğini söyleyen küçük eklentiler veya talimat setleridir. Yayımlanan rapor, Mimikatz veya Impacket gibi üçüncü taraf hackleme araçlarını kullanan kötü amaçlı yapay zekâ becerileri ile kalıcılık mekanizması (JSON dosyası) oluşturmak üzere tasarlanmış şüpheli, kendini değiştiren beceriler ve kendini değiştirmeye yarayan bir araç (Python kodu) hakkındaki ayrıntıları ele alıyor. Bu durum, ajanın öngörülemez davranışlarına veya bir saldırgan tarafından kötüye kullanılmasına yol açabilir. Son olarak, güvenlik tarayıcıları olarak pazarlanan, sahte bir güvenlik hissi yaratan ancak yalnızca temel tarama tekniklerini uygulayan (1990’ların antivirüs araçları gibi) ya da VirusTotal’da hash’lerin, URL’lerin ve IP adreslerinin itibarını sorgulayan, zararsız ancak sorunlu beceriler de bulunmaktadır.</p>

<p>Sahte hata mesajlarından yararlanan bir sosyal mühendislik tekniği olan ClickFix, sahte CAPTCHA uyarılarının ötesine geçerek yapay zekâ temalı yardım sayfalarına, tarayıcı uzantılarına ve bulut kimlik doğrulama senaryolarına yayılmış durumda. AI-fix, saldırganların üretken yapay zekâya duyulan güveni nasıl istismar ettiğini göstermektedir; saldırganlar, yapay zekâ devlerinin alan adlarını kötüye kullanan sayfalarda, var olmayan sorunlara yönelik yapay zekâ tarafından üretilmiş sorun giderme içeriklerine ClickFix saldırı zincirlerini yerleştiriyor. ConsentFix ise kimlik bilgilerini çalma gereği duymadan bulut hesaplarını ele geçirmek için ClickFix tarzı etkileşimi OAuth yetkilendirme suistimaliyle birleştiren ve genellikle çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlayarak tamamen meşru oturum açma iş akışlarına dayanan, token hırsızlığına doğru bir evrimi vurgulamaktadır. ESET’in bu vektöre ilişkin tespitleri, 2025’in ikinci yarısı ile 2026’nın ilk yarısı arasında iki katından fazla artmış olup, bu durum faaliyetlerin devam ettiğini ve saldırganların uyum sağladığını göstermektedir.</p>

<p>QR kodu kimlik avı rekor seviyelere ulaştı</p>

<p>Oltalama kampanyaları da kullanıcı davranışlarına yanıt olarak gelişiyor. “Quishing” olarak da bilinen QR kodu oltalama, ESET telemetri verilerinde rekor seviyelere ulaştı saldırganlar, denetimleri atlatmak ve kullanıcı etkileşimini mobil cihazlara kaydırmak için QR kodlarına kötü amaçlı bağlantılar yerleştiriyor, aynı zamanda birçok kişinin kare desenli barkodlara duyduğu örtük güveni istismar ediyor. 2026 yılının ilk yarısında tespit edilen tüm kimlik avı e-postalarının yaklaşık yüzde 11’i QR kodlarını kullanıyordu ve QR kodu kimlik avı tehditleri en çok ABD’de (tespitlerin %19’u), İspanya’da (%17) ve Meksika’da (%6) yaygındı.</p>

<p>Fidye saldırıları devam ediyor</p>

<p>Fidye yazılımı faaliyetlerinde herhangi bir yavaşlama belirtisi görülmedi; saldırılar sırasında güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmak üzere tasarlanmış EDR katilleri kullanımına devam edildi. ESET Research, gerçek ortamda kullanılan 100'den fazla farklı EDR katili belgeledi ve yeni varyantlar düzenli olarak ortaya çıkmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında fidye yazılımı saldırılarının sayısı artmaya devam etse de ödeme yapmaya istekli kurbanların sayısı tüm zamanların en düşük seviyesine ulaştı. Son zamanlarda yayımlanan üç sektör raporu, ödeme yapan kurbanların oranının yüzde 14–28 arasında olduğunu bildirerek bu düşüş eğilimini doğruladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İYK Anı Kupası-2\&#039;ye \&#039;Hücre\&#039; Baskısı!</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/iyk-ani-kupasi-2ye-hucre-baskisi-5809</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/iyk-ani-kupasi-2ye-hucre-baskisi-5809</guid>
                <description><![CDATA[İYK Anı Kupası-2\'ye \'Hücre\' Baskısı!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_2_top.jpg" /></p>

<p>İstanbul Yelken Kulübü’nün düzenlediği iki etaplı&nbsp;Anı Kupası-2’nin&nbsp;Yalova&nbsp;rotalı yarışında start, görüşü&nbsp;100 metrenin altına&nbsp;düşüren&nbsp;yoğun yağış&nbsp;altında verildi.&nbsp;8-12 knot’lık&nbsp;kuzeyli&nbsp;rüzgarın sağnaklarda&nbsp;22-25 knot’a ulaşması yüzünden mücadele&nbsp;kaotik&nbsp;bir ortamda başladı. Ertesi günü&nbsp;İstanbul’a dönüş etabında rüzgar güçlü ama yağış yoktu. Bu kez ekipleri&nbsp;Tuzla’daki&nbsp;“çukur”&nbsp;zorladı.<br />
İstanbul&nbsp;ve çevre iller için&nbsp;4 Temmuz Cumartesi&nbsp;günü için&nbsp;meteorolojik uyarılar&nbsp;yapılmış ve&nbsp;“sele yol açabilecek yoğun yağışlara”&nbsp;dikkat çekilmişti.&nbsp;<br />
4-5 Temmuz&nbsp;tarihlerinde yapılacak&nbsp;İYK Anı Kupası-2’nin&nbsp;Yalova&nbsp;rotalı&nbsp;coğrafi&nbsp;yarışı öncesinde gerek&nbsp;ekipler, gerek&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;hazırlıklarında bu uyarıları dikkate aldı.&nbsp;“Islak”&nbsp;bir yarış olacağı belliydi, ama kimse&nbsp;bu denli şiddetli ve uzun süreli&nbsp;yağış beklemiyordu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
ORC&nbsp;ve&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflarında&nbsp;18 teknenin&nbsp;kayıt verdiği mücadele öncesinde hava şartlarında bir&nbsp;anormallik&nbsp;gözlenmedi.&nbsp;Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu’nu taşıyan&nbsp;Komite Botu&nbsp;<em>(işaret teknesi)</em>&nbsp;denize çıktığında&nbsp;gökyüzü parçalı bulutlu,&nbsp;rüzgarın hızı&nbsp;ise&nbsp;5-8 knot&nbsp;aralığındaydı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_2_up1.jpg" /><br />
<strong>HAZIRLIK… UYARI… TEHİR…</strong><br />
Bir saat boyunca startın verileceği&nbsp;Kalamış Koyu’nda&nbsp;8 knot’lık rüzgarın gücü ve&nbsp;340&nbsp;<em>(kuzeybatı)</em>&nbsp;derecelik&nbsp;yönü sabit&nbsp;kaldı. Ancak&nbsp;11.30&nbsp;olarak planlanan start saati yaklaşırken&nbsp;beklenen yağmurla&nbsp;birlikte&nbsp;rüzgar&nbsp;önce&nbsp;20&nbsp;dereceye&nbsp;<em>(kuzey-kuzeydoğu)</em>&nbsp;dirise etti, ardından&nbsp;10&nbsp;dereceye oturdu.&nbsp;<br />
Start&nbsp;koy dışından rüzgarüstü yönüne&nbsp;verileceği için&nbsp;Fenerbahçe-Dalyan&nbsp;önlerindeki&nbsp;orsa&nbsp;şamandırasının yeri buna göre değiştirildi. Tam&nbsp;uyarı işareti&nbsp;verilecekti ki,&nbsp;görüşü bir anda oldukça zayıflatan “hücre”&nbsp;filoyu&nbsp;“ortaladı”.&nbsp;Görüşü zayıflatan&nbsp;sağanak yağışla birlikte&nbsp;rüzgarın hızı&nbsp;da anlık&nbsp;14-20 knot’a tırmanınca&nbsp;Komite Botu’nda&nbsp;“tehir”&nbsp;flaması toka edildi.<br />
Yağmur ve rüzgar hızının biraz&nbsp;gerilemediğini&nbsp;gözleyen&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;“tehir”&nbsp;flamasını arya ederek&nbsp;ilk grubun&nbsp;uyarı işaretini verdi.&nbsp;11.50’de start düdüğü çalan&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B’ler&nbsp;1 deniz mili&nbsp;mesafedeki&nbsp;rüzgarüstü şamandırasına&nbsp;doğru ilerlerken, saat&nbsp;11.57’de&nbsp;ORC C,&nbsp;12.04’te&nbsp;ORC D&nbsp;ve&nbsp;12.10’da&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflar rotalarına yelken bastı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>ADALAR ARASINDA YATLARIN VALSİ</strong><br />
ORC A&nbsp;ve&nbsp;B’ler yaklaşık&nbsp;35 deniz mili&nbsp;mesafeli rotalarında,&nbsp;rüzgarüstü şamandırası&nbsp;dönüşünden sonra&nbsp;Sivrada’yı iskelede,&nbsp;Kınalıada’yı, ardından&nbsp;Heybeliada’yı sancakta bırakacak,&nbsp;Büyükada&nbsp;ve&nbsp;Balıkçı Adası’nı iskelede görüp,&nbsp;Tuzla’daki&nbsp;Hayırsız Ada’yı sancakta dönerek&nbsp;Yalova Setur Marina&nbsp;önündeki&nbsp;finiş hattına&nbsp;rota koyacaktı.&nbsp;&nbsp;<br />
ORC C&nbsp;ve&nbsp;D’ler rüzgarüstü şamandırasını&nbsp;tüm gruplar&nbsp;gibi iskelede dönecek,&nbsp;Kınalıada’yı iskelede,&nbsp;Heybeliada’yı sancakta,&nbsp;Büyükada&nbsp;ve&nbsp;Balıkçı Adası’nı iskelede bırakacak, son referans noktası olan&nbsp;Hayırsızada’yı sancakta dönerek yaklaşık&nbsp;28 deniz mili&nbsp;mesafeli rotalarını&nbsp;Yalova Setur Marina&nbsp;önüde tamamlayacaktı.&nbsp;&nbsp;<br />
Gezi&nbsp;sınıfındaki&nbsp;iki tekne, yaklaşık&nbsp;24 millik&nbsp;rotalarında&nbsp;Adalar&nbsp;ile&nbsp;sahil&nbsp;arasında&nbsp;“içeriden”&nbsp;geçip,&nbsp;Hayırsızada’yı sancakta bıraktıktan sonra&nbsp;hedefe&nbsp;yönelecekti.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_2_up3.jpg" /><br />
<strong>İYK’NIN İKİ VİSKOMODORU DA YARIŞTA</strong><br />
Bu arada yarışa&nbsp;İYK’nın&nbsp;iki Viskomodoru&nbsp;farklı teknelerde katıldı.&nbsp;Oğuz Ayan,&nbsp;Aegean 600’e katılan&nbsp;Team Acadia’nın dümenciliğini yaptığı için&nbsp;Game Changer’de yarışan&nbsp;Ford Otosan Yelken Takımı’nın kaptanlığını&nbsp;Koru Sarıkaya&nbsp;üstlendi.&nbsp;Gül Çelikel&nbsp;ise, geçen yarışta aldığı hasarı giderilen teknesi&nbsp;Kupa Kızı’ndaydı. Dümeninde ise&nbsp;Haluk Suntay&nbsp;vardı.&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>Dönelim yarışa…</strong><br />
Startlar tamamlandıktan sonra meteorolojik literatürde&nbsp;“hücre”&nbsp;olarak anılan hava sistemi, bir daha ama bu kez&nbsp;daha güçlü&nbsp;bindirdi. Görüş ansızın&nbsp;100, hatta&nbsp;50 metrenin altına&nbsp;düşerken&nbsp;10-12 knot’lık rüzgar&nbsp;20-25 knot’lık&nbsp;hamlelerle&nbsp;ekiplerin üstüne bindi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_2_up2.jpg" /><br />
<strong>KAOTİK START</strong><br />
Start hattında bastıran açan sağnakta&nbsp;Deniz Yılmaz&nbsp;yönetimindeki&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;pinend şamandırasına yapışınca,&nbsp;ceza dönüşü&nbsp;yaparak yoluna devam etti.&nbsp;<br />
Pupa seyirde bazı tekneler&nbsp;broşa&nbsp;düşerken&nbsp;<em>(rüzgaraltına kapaklanma)</em>&nbsp;Berkcan Arat&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Lexus-Be Blue’da&nbsp;bir kişi denize düştü. Güç koşullara rağmen ekip üyesi arkadaşları tarafından sudan alındı.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>SAĞANAK YAĞMUR ARALIKLARLA ETKİLİ OLDU&nbsp;</strong><br />
Sağanak yağmurun gün boyu aralıklarla etkili olduğu rota boyunca rüzgar da&nbsp;inişli-çıkışlı&nbsp;bir seyir izlerken&nbsp;ORC A-B&nbsp;grubunda ilk finişi&nbsp;4 saat 35 dakikada Koru Sarıkaya&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Ford Otosan Yelken Takımı-Game Changer&nbsp;yaptı. Ama düzeltilmiş zamanda&nbsp;ORC B’de birinciliği&nbsp;Derin Öner&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ETİ-Alize M’ye kaptırdı.&nbsp;ORC A’da&nbsp;DHO Ariva&nbsp;tek başınaydı ve yarışını&nbsp;4 saat 57 dakikada&nbsp;bitirdi.<br />
ORC C’de ilk finişi, denize düşen arkadaşlarını kurtarmak için kaybettiği süreye rağmen&nbsp;4 saat 44 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;Lexus-Be Blue&nbsp;yaptı ama reytingi&nbsp;kurtarmayınca&nbsp;birinciliğe&nbsp;Bartu Özsoy&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-Pupa&nbsp;adını yazdırdı.&nbsp;&nbsp;<br />
Benzer bir durum&nbsp;ORC D’de yaşandı. İlk finişi&nbsp;4 saat 50 dakikada Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;yaptı, birinciliğe kendisinden&nbsp;16 dakika sonra&nbsp;gelen&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı&nbsp;uzandı.&nbsp;<br />
Gezi’de&nbsp;DHO Akova’dan&nbsp;yarım saat&nbsp;sonra finiş veren&nbsp;Mehmet Akif Poroy’un&nbsp;Hoppala’sı birinci oldu.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_15/iyk_ani_2_oab_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_15/iyk_ani_2_oab_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>“HÜCRE” YALOVA’YI DA VURDU, EKİPLER BAŞKA OTELE TAŞINDI</strong><br />
Ekipleri rota boyunca&nbsp;sırılsıklam&nbsp;yapan&nbsp;“hücre”,&nbsp;Yalova’yı da vurmuştu. Yelkencilerin&nbsp;bir gece&nbsp; konaklama&nbsp;için rezervasyon yaptırdıkları&nbsp;lüks otel sular altında&nbsp;kalmış,&nbsp;hizmet veremeyecek&nbsp;durumdaydı. Bu yüzden ekipler, yaklaşık&nbsp;30 kilometre&nbsp;uzaklıkta ve&nbsp;tepede&nbsp;bir başka otele transfer edildi.<br />
<strong>DÖNÜŞ ROTASINDA “TUZLA ÇUKURU”</strong><br />
Dönüş etabının gerçekleşeceği&nbsp;5 Temmuz Pazar&nbsp;günü&nbsp;yağmur yoktu&nbsp;ve&nbsp;gökyüzü açıktı. Ne var ki yolda onları bir&nbsp;sürpriz&nbsp;bekliyordu…<br />
Yine&nbsp;aynı sıralama&nbsp;ile start işareti&nbsp;Yalova Setur Marina&nbsp;önünden saat&nbsp;11.30’dan itibaren verilmeye başlandı.&nbsp;Rota&nbsp;ise bir önceki güne göre&nbsp;aynı&nbsp;ama&nbsp;ters&nbsp;yönde uygulanacaktı.<br />
Rüzgar&nbsp;8-25 knot&nbsp;aralığında&nbsp;inişlli-çıkışlı&nbsp;seyir izleyince,&nbsp;“dur”&nbsp;ve&nbsp;“kalk”ı bol bir mücadele yaşandı. Ancak&nbsp;Tuzla Koyu’ndaki&nbsp;Hayırsızada&nbsp;dönüşü bir anlamda tüm ekipler için bir&nbsp;“kader” dönüşü&nbsp;oldu. Bu bölgede&nbsp;rüzgarsız&nbsp;kalan ekipleri geriden gelenler yakaladı. Kimi&nbsp;“çukur”dan kolay çıktı ama bazıları için aynı şeyi söyleyebilmek mümkün değildi.<br />
<strong>ANI KUPASI-2’NİN KAZANANLARI</strong><br />
Tuzla&nbsp;önlerindeki&nbsp;“ölü nokta”dan kurtulabilenler, adalar arasındaki rotalarında,&nbsp;İYK&nbsp;önündeki&nbsp;finiş hattına&nbsp;kadar&nbsp;24-25 knot’lık&nbsp;sabit&nbsp;ve&nbsp;güçlü&nbsp;rüzgarla yol aldı.<br />
5 saat 56 dakikakık zamanla&nbsp;bir kez daha&nbsp;ORC A-B&nbsp;grubunda&nbsp;ilk finişi Ford Otosan Yelken Takımı-Game Changer&nbsp;<em>(Koru Sarıkaya)</em>&nbsp;yaptı ve&nbsp;ORC B&nbsp;grubunda da birinci oldu.&nbsp;ORC A’da tek başına olan&nbsp;DHO Ariva&nbsp;rotasını&nbsp;6 saat 3 dakikada&nbsp;tamamladı.<br />
ORC C’de&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>&nbsp;5 saat 2 dakikalık&nbsp;zamanla birinciliğe uzanırken&nbsp;ORC D’de&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>&nbsp;4 saat 57 dakikalık&nbsp;zamanla hem&nbsp;grubunda ilk finişi&nbsp;yaptı, hem&nbsp;14 dakikalık&nbsp;farkla birinciliği rakibine kaptırmadı.&nbsp;<br />
Bu sonuçlarla, iki etaplı&nbsp;İYK Anı Kupası-2’de&nbsp;ORC A’da&nbsp;DHO Ariva&nbsp;<em>(Burçak Aliman Topçu)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;<em>(Derin Öner)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>,&nbsp;Gezi’de&nbsp;DHO Akova&nbsp;<em>(Muhammet Ali Şahin)</em>&nbsp;genel birincilik eklde etti.<br />
<br />
<strong>İYK ANI KUPASI 2. AYAK YAT YARIŞI</strong><br />
4-5 Temmuz 2026 (İstanbul-Yalova)<br />
<br />
1. ETAP SONUÇLARI<br />
4 Temmuz 2026, Cumartesi<br />
<em>(İstanbul-Yalova / Coğrafi)</em><br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.50</em><br />
1.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(Burçak Aliman Topçu)&nbsp;16.47.07<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
<em>Start saat.:&nbsp;11.50&nbsp;</em><br />
1.&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;(Derin Öner)&nbsp;16.54.20<br />
2.&nbsp;ON Digital Bankacılık Burgan Bank-CTD-Extrem&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;16.53.33<br />
3.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;16.53.42<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6&nbsp;</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.57</em><br />
1.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-Pupa&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;16.43.49<br />
2.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;16.44.07<br />
3.&nbsp;E Bebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;16.43.44<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.04</em><br />
1.&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı&nbsp;(Gül Çelikel)&nbsp;17.10.27<br />
2.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;16.54.22<br />
3.&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;17.07.22<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Pupa Sailing Team-Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)&nbsp;17.20.00<br />
2.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(Muhammet Ali Şahin)&nbsp;16.47.25<br />
<br />
<br />
<strong>2. ETAP SONUÇLARI</strong><br />
5 Temmuz 2026, Cumartesi<br />
<em>(Yalova-İstanbul / Coğrafi)</em><br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.30</em><br />
1.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(Burçak Aliman Topçu)&nbsp;17.33.25<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.30</em><br />
1.&nbsp;Ford Otosan Yelken Ekibi-Game Changer&nbsp;(Koru Sarıkaya)&nbsp;17.26.27<br />
2.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;17.39.30<br />
3.&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;(Derin Öner)&nbsp;17.52.54<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.37</em><br />
1.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;16.39.55<br />
2.&nbsp;NTS Danışmanlık-Falcon&nbsp;(Efe Tanrıverdi)&nbsp;16.43.37<br />
3.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-Pupa&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;16.50.19<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.43</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;16.40.19<br />
2.&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı&nbsp;(Gül Çelikel)&nbsp;17.26.50<br />
3.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;17.26.36<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.51</em><br />
1.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(Muhammet Ali Şahin)&nbsp;16.34.00<br />
2.&nbsp;Pupa Sailing Team-Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)&nbsp;17.14.18<br />
<br />
<strong>OVERALL SONUÇLAR</strong><br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
1.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(Burçak Aliman Topçu)&nbsp;1-1&nbsp;(2)&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;(Derin Öner)&nbsp;1-3&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Ford Otosan Yelken Ekibi-Game Changer&nbsp;(Koru Sarıkaya)&nbsp;4-1&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;3-2&nbsp;(5)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
1.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;2-1&nbsp;(3)<br />
2.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-Pupa&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;1-3&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;E Bebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;3-4&nbsp;(7)<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;2-1&nbsp;(3)<br />
2.&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı&nbsp;(Gül Çelikel)&nbsp;1-2&nbsp;(3)<br />
3.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;4-3&nbsp;(7)<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
1.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(Muhammet Ali Şahin)&nbsp;2-1&nbsp;(3)<br />
2.&nbsp;Pupa Sailing Team-Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)&nbsp;1-2&nbsp;(3)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:00:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğaz\&#039;dan Ege\&#039;ye Uzanan Büyük Mücadele İçin Geri Sayım Başladı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-buyuk-mucadele-icin-geri-sayim-basladi-5808</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-buyuk-mucadele-icin-geri-sayim-basladi-5808</guid>
                <description><![CDATA[Boğaz\'dan Ege\'ye Uzanan Büyük Mücadele İçin Geri Sayım Başladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı için geri sayım başladı.</span></span></span></div>

<div style="text-align:left"><span style="font-size:20px"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="Boğaz'dan Ege'ye Uzanan Büyük Mücadele İçin Geri Sayım Başladı" src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/tayk-kapak-724x394.webp" style="border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:394px; max-width:100%; object-fit:cover; object-position:center center; padding:2px; vertical-align:middle; width:724px" /></span></span></span></span></div>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'nin en köklü ve prestijli açık deniz yat yarışlarından biri olan, yelkenciler arasında "Güney Yarışı" olarak bilinen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, 11 Temmuz Cumartesi günü İstanbul Boğazı'ndan başlayacak. Bu yıl 55. kez düzenlenecek organizasyon, İstanbul'dan Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan zorlu rotasında ulusal ve uluslararası ekipleri bir kez daha aynı başlangıç hattında buluşturacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>55 Yıllık Bir Denizcilik Mirası</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-uluslararasi-yat-yarisi-55-yil-jpg.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 840; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:840px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İlk kez 1971 yılında düzenlenen Deniz Kuvvetleri Kupası, yarım asrı aşan geçmişiyle Türkiye'nin offshore yelkencilik geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Türk denizcilik kültürünün simge organizasyonlarından biri haline gelen yarış, yıllar boyunca açık deniz yelkenciliğinin gelişimine katkı sağlarken, dayanıklılığı, stratejiyi, ekip ruhunu ve denizcilik kültürünü bir araya getiren eşsiz bir mücadele platformu olmayı sürdürdü.</span></span></span></p>

<div><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bugün yelkenciler arasında "Güney Yarışı" adıyla anılan organizasyon, uzun offshore etapları, gece seyirleri ve değişken deniz koşullarıyla sezonun en prestijli yarışlarından biri olarak kabul ediliyor.</span></span></span></div>

<div><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></div>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>55. Yılda Güçlü Destek, Güçlü Organizasyon</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/54-deniz-kuvvetleri-kupasi-6.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonunda, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayelerinde ve AKPA Chemicals ana sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir. Organizasyon; T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Yelken Federasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, T.C. İstanbul Valiliği, Sarıyer Belediyesi, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Belediyesi, T.C. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Moda Deniz Kulübü, Çeşme Marina ve Setur Marinas'ın destekleriyle hayata geçirilmektedir. Türkiye'nin en prestijli açık deniz yat yarışları arasında gösterilen TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, kamu kurumları, yerel yönetimler ve denizcilik dünyasının önde gelen paydaşlarını ortak bir denizcilik vizyonunda buluşturmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>50 Tekne, Yüksek Rekabet</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/54-deniz-kuvvetleri-kupasi-7.jpg" style="aspect-ratio:600 / 376; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:376px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bu yıl IRC ve Multihull sınıflarında düzenlenecek organizasyonda katılım 50 tekne ile sınırlandırılırken, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden ekiplerin de yarışa katılması bekleniyor. Uzun mesafeli etapları, değişken rüzgâr koşulları ve stratejik rota yönetimiyle öne çıkan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Yarışı, yelkencilerin fiziksel dayanıklılığını ve ekip performansını en üst seviyede test eden yarışlar arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">55. yılında da bir yarış olmasının ötesinde Türk denizcilik kültürünü, rekabeti, takım ruhunu ve açık deniz yelkenciliği geleneğini yaşatan önemli bir buluşma noktası olmaya devam eden TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası, 11 Temmuz'da İstanbul Boğazı'nda verilecek startla bir kez daha Boğaz'dan Ege'ye uzanan unutulmaz bir denizcilik hikâyesine sahne olacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>11-14 Temmuz'da İstanbul'dan Çeşme'ye</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/deniz-kuvvetleri-kupasi-rota-3.jpg" style="aspect-ratio:600 / 840; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:840px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bu yıl TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak düzenlenecek yarış, yaklaşık 265 deniz millik parkurunda gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Yarış Takvimi ve Rotası</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>11 Temmuz 2026 Cumartesi</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. Etap: İstanbul Boğazı → Bozcaada</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• İstanbul Boğazı'ndan start</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Marmara Denizi boyunca offshore mücadele</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Gece seyri ve Bozcaada finişi</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>12 Temmuz 2026 Pazar</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bozcaada</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Birinci etap ödül töreni</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">13 Temmuz 2026 Pazartesi</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. Etap: Bozcaada → Çeşme</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Ege Denizi'nde uzun offshore etap</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#4d99e6"><strong>14 Temmuz 2026 Salı</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Çeşme</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Yarış finalleri</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">• Genel klasman ödül töreni</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dijital hayatın anahtarı e-posta kutusunda saklı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dijital-hayatin-anahtari-e-posta-kutusunda-sakli-5807</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dijital-hayatin-anahtari-e-posta-kutusunda-sakli-5807</guid>
                <description><![CDATA[Dijital hayatın anahtarı e-posta kutusunda saklı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>E-posta kutunuz başlı başına bir kimlik sistemidir ve düşündüğünüzden&nbsp;çok daha fazla bilgi barındırır</strong></p>

<p><strong>E-posta kutusu başlı başına bir kimlik sistemidir ve düşünüldüğünden çok daha fazla bilgi barındırır. Kişisel veya iş hesaplarınızı ve verilerinizi korumak istiyorsanız güvenlik önlemlerinizi gelen kutunuzdan başlatmalısınız. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, siber suçlular için de çok değerli bir hedef olan e-postaları inceledi, önerilerini paylaştı.</strong></p>

<p>E-posta sadece bir iletişim aracı veya sıradan bir çevrimiçi hesap değil. Hem kişisel hem de iş hayatımızda, e-posta krallığın anahtarlarını elinde tutar. Diğer hesap parolalarını sıfırlamak ve kimliğinizi doğrulamak için bir mekanizma bile olabilir. E-posta hesapları, parola sıfırlama bağlantılarının geldiği, hesap uyarılarının saklandığı, rezervasyonların onaylandığı, faturaların dosyalandığı ve kimlik kontrollerinin başladığı yerdir. Gelen kutusu, seyahat planlarından alışveriş fişlerine, doktor randevularından sözleşmelere, vergi belgelerine ve taranmış kimliklere kadar yıllarca biriken hassas bilgileri içerebilir. Nereye gittiğinizi, neye sahip olduğunuzu, hangi hizmetleri kullandığınızı, kime güvendiğinizi ve diğer hesaplara nasıl ulaşılabileceğini gösterebilir.</p>

<p>Saldırganların e-posta kutusuna erişmek istemelerinin sebebi</p>

<p>Saldırganlar, dijital hayatınızın geri kalanı üzerinde baskı kurmalarını sağlayabileceği için gelen kutunuzu hedef alırlar. E-posta hesabınıza erişim sayesinde, diğer birçok hesabınızın parolalarını sıfırlayabilirler; hatta bankanız, sosyal medya hesaplarınız, bulut depolama hizmetiniz veya diğer çevrimiçi sağlayıcılar tarafından gönderilen tek kullanımlık parolaları ele geçirebilirler. Gizli kalmaya çalışarak otomatik yönlendirme kuralları ayarlayabilirler; böylece, siz acil sorunun çözüldüğünü düşündüğünüzde bile mesajlarınızı almaya devam edebilirler. Başka bir deyişle parolanızı sıfırlasanız bile sıfırlama kodları onlara gönderilir. Diğerleri ise erişim jetonlarını, bağlı uygulamaları veya aktif oturumları kötüye kullanarak sistemde tutunmaya çalışabilir.</p>

<p>Siber suçlular, şantaj amacıyla fotoğraflarınıza erişebilir ve iletişimlerinizi dinleyebilir. Bu durum, etkileşimde bulunduğunuz güvenilir bir kuruluşun kimliğine bürünmek üzere tasarlanmış, inandırıcı bir oltalama e-postasının zeminini hazırlayabilir. Bu e-postada para, ücret ödemesi veya kimlik dolandırıcılığı yapmak için kullanılacak daha fazla kişisel bilgi istenebilir. Sizinle ilgili ne kadar çok bilgiye sahip olurlarsa oltalama saldırısı o kadar inandırıcı olacaktır.&nbsp;</p>

<p>İş hayatı üzerindeki etkileri ise daha da kötü olabilir. Kurumsal e-posta hesabınıza erişim sağlayan siber suçlular, bulut uygulamalarını açabilir, paylaşımlı sürücülere erişebilir, CRM, finans ve İK sistemlerini inceleyebilir, iş arkadaşlarınızla ve müşterilerinizle olan mesajlarınızı dinleyebilir ve müşteri verilerine erişebilir.</p>

<p>E-posta kutusunu korumak giderek zorlaşıyor</p>

<p>E-posta, teknoloji, kimlik ve insan güveninin kesiştiği noktada yer aldığı için saldırganlar için cazip olmaya devam ediyor. Kimlik avı, güvenlik zincirinin tartışmasız en zayıf halkası olan insanları hedef alır. Hepimiz her gün zaman baskısı altında e-posta kullanıyoruz; faturaları, teslimat güncellemelerini, İK bildirimlerini, müşteri taleplerini, parola sıfırlamalarını, toplantı davetlerini ve güvenlik uyarılarını almak için. Bu mesajların çoğu bizden bir şeye tıklamamızı, onaylamamızı, indirmemizi, yanıt vermemizi veya ödeme yapmamızı ister. Saldırganlar bu rutini istismar eder çünkü bir mesaj tanıdık bir göndericiden geliyormuş gibi görünürse, yoğun bir anda ulaşırsa veya aciliyet hissi uyandırırsa dikkatli kullanıcılar bile hata yapabilir. Kimlik taklidi ve sosyal mühendislik tekniklerini kullanan hackerların başarı şansı daha yüksektir.</p>

<p>Verizon’a göre, geçen yıl meydana gelen güvenlik ihlallerinin %62’sinde insan faktörü rol oynadı; sosyal mühendislik ise tüm ihlallerin %16’sını oluşturarak en yaygın üçüncü ihlal modeli oldu. Kötü niyetli kişiler ise sizi kandırmak için her zaman yeni yollar arıyor. Raporda, mobil oltalama simülasyonlarında “başarılı” tıklama oranlarının medyan değerinin, e-postaya kıyasla %40 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Ayrıca e-posta kimlik avı kampanyalarının başarı oranlarını artırmak için daha gelişmiş araçlar kullanıyorlar. Üretken yapay zekâ (GenAI), tehdit aktörlerinin gramer ve imla hatası içermeyen kimlik avı mesajları yazmasına ve bunları yaygınlaştırmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Gelen kutunuzu koruma</p>

<p>Ev kullanıcısıysanız her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi kullandığınızdan emin olun ve bunları güvenilir bir parola yöneticisinde saklayın. Alternatif olarak, passkey gibi parolasız bir yöntem kullanın. Her halükârda, çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Kurtarma seçeneklerinizi güncel tutun ve bir saldırganın eski bir telefon numarasını veya unutulmuş yedek e-posta adresini kullanarak erişimi geri kazanamamasını sağlayın. E-posta ayarlarınızı zaman zaman kontrol etmenizde fayda var. Tanımadığınız yönlendirme kuralları, garip filtreler, bilinmeyen bağlı uygulamalar veya tanımadığınız cihazlar olup olmadığına bakın. Gelen kutunuz ele geçirilmişse parolayı değiştirin, şüpheli oturumları iptal edin, kurtarma ayrıntılarını gözden geçirin ve mesajların bilginiz dışında yönlendirilip yönlendirilmediğini kontrol edin.</p>

<p>Oltalama saldırılarına karşı dikkatli olun. İstenmeyen e-postalara karşı temkinli davranın. Gönderen adının üzerine fareyi getirerek uyuşmazlık olup olmadığını kontrol edin. Gönderen alan adlarında yazım hatası olup olmadığını kontrol edin. İstenmeyen e-postalardaki bağlantılara tıklamayın veya ekleri açmayın. Gerekirse gönderenle ayrı olarak iletişime geçin. Siz başlatmadığınız cihaz kodlarını veya MFA uyarılarını onaylamayın; bunlar, şansını deneyen bilgisayar korsanlarının işi olabilir.</p>

<p>Kurtarma seçeneklerinizin net ve güncel olduğundan emin olun. Bir çalışan iseniz CEO'nuzdan veya BT departmanından gelmiş gibi görünse bile acil havale taleplerine dikkatli yaklaşın. Bir iş arkadaşınıza danışın veya ayrı bir kanal aracılığıyla doğrulayın. Çalışanlara yönelik güvenlik farkındalık eğitimlerini ciddiye alın ve dolandırıcıların kullandığı en son oltalama taktikleri ve tekniklerini öğrenin. Kötü amaçlı yazılımlardan ve şüpheli mesajlardan korunmak için güvenilir bir sağlayıcıdan kapsamlı bir güvenlik çözümü kullanın.&nbsp;</p>

<p>Hemen hemen herkes e-posta kullanır. Bu da e-postayı bilgisayar korsanları için her zaman cazip bir hedef hâline getirir. Ancak herkesin gelen kutusu bu riske maruz kalmak zorunda değildir. Çevrimiçi ortamda güvende kalma şansınızı en üst düzeye çıkarmak için uygun önlemleri alın.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:32:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rüzgarı Yakala</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ruzgari-yakala-5806</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ruzgari-yakala-5806</guid>
                <description><![CDATA[Rüzgarı Yakala]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<h1><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Olympos_Regatta%20(1).jpg" style="height:401px; width:600px" /></h1>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>14. TAYK – Eker Olympos Regatta, "Rüzgârı Yakala" çağrısıyla yelken tutkunlarını buluşturacak</strong></span></span></span></p>
</div>
</div>
</div>

<div style="text-align:left">
<div style="margin-left:-15px; margin-right:-15px">
<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'nin en uzun yelken haftası 14. TAYK – Eker Olympos Regatta, "Rüzgârı Yakala" mottosuyla 7-16 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK), Türkiye Yelken Federasyonu ve Eker Süt Ürünleri iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyon, beş farklı yarış sınıfı, festival atmosferi, sosyal etkinlikleri ve gelişmiş canlı yayın deneyimiyle yelken tutkunlarına unutulmaz bir hafta yaşatacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/R%C3%BCzgariyakala3-yatay.jpg" style="height:338px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yelken sporunun en önemli organizasyonlarından biri olan TAYK – Eker Olympos Regatta, 14. yılında da deniz tutkusunu, rekabeti ve festival ruhunu aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. İstanbul Marmara Denizi'nde gerçekleşecek organizasyon boyunca sporcular; J70, J70 Match Race, Hareketli Salma, IOM Sınıfı (International One Metre) ve Yat sınıflarında kıyasıya mücadele ederken, izleyiciler de yarış heyecanını hem denizden hem de canlı yayınlarla yakından takip edebilecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Heyecan "Rüzgârı Yakala" manifesto filmiyle başladı</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK – Eker Olympos Regatta'nın geri sayımı, organizasyonun önceki yıllarda benimsediği "Rüzgârı Yakala" temalı manifesto filmiyle başladı. Film, yelken sporunun yalnızca bir yarıştan ibaret olmadığını; denizin ritmiyle şekillenen bir yaşam kültürünü, ekip ruhunu ve ortak tutkuyu gözler önüne serdiğini güçlü bir anlatımla izleyiciye aktarıyor.</span></span></span></p>

<div><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Manifesto filminde; bazı haftaların sadece takvimde yer alan tarihler olmadığı, tüm yıl boyunca heyecanla beklendiği vurgulanırken, Olympos Regatta zamanı geldiğinde marinaların hareketlendiği, ekiplerin yeniden bir araya geldiği, yelkenlerin ufka çevrildiği ve rüzgârın yeniden yükseldiği anlatılıyor. Sabah start çizgisinde başlayan mücadelenin gece festival coşkusuyla devam ettiği organizasyonun; yarış heyecanını ve sosyal yaşamı aynı rüzgâr altında buluşturan eşsiz bir deneyim sunduğunun altı çiziliyor.</span></span></span></div>

<div><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></div>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Beş farklı sınıfta yüksek tempolu mücadele</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Organizasyonun ilk etabı olan J70 yarışları, 7-9 Ağustos tarihlerinde Kalamış açıklarında gerçekleştirilecek. Hız ve takım uyumunun ön plana çıktığı yarışların ardından, 11-12 Ağustos tarihlerinde Moda Deniz Kulübü açıklarında bire bir rekabetin yaşanacağı J70 Match Race mücadeleleri düzenlenecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Genç sporcular ise 11-13 Ağustos tarihleri arasında Fenerbahçe Yelken Kulübü'nün ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Hareketli Salma yarışlarında performanslarını sergileyecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yat sınıfında heyecan, 14 Ağustos gecesi başlayacak off-shore yarışıyla yükselecek. Çınarcık rotasında yapılacak gece yarışının ardından 15 Ağustos'ta şamandıra yarışları gerçekleştirilecek. 15-16 Ağustos'ta ayrıca, uzaktan kumandalı model teknelerle yapılan IOM sınıfının yarışları Moda Deniz Kulübü’nde düzenlenecek. Teknoloji ve deniz tutkusunu bir araya getiren bu özel yarış, organizasyona farklı bir renk getirecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK – Eker Olympos Regatta'nın büyük finali ise 16 Ağustos'ta İstanbul Boğazı'nda düzenlenecek Boğaz Yarışı ile yapılacak. Görkemli final, ödül töreniyle birlikte yelken haftasını noktalayacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Canlı yayınlarla yarış heyecanı daha yakından takip edilecek</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Geçtiğimiz yıllarda yoğun ilgi gören canlı yayınlar, bu yıl daha gelişmiş yayın teknolojileriyle izleyicilerle buluşacak. 2024 Paris Olimpiyatları gibi uluslararası deneyimlere sahip yayın ekibi tarafından hazırlanan 3D modelleme ve grafik destekli yayınlar sayesinde yarışlar farklı açılardan ve detaylı analizlerle ekranlara taşınacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Özellikle 8-9 Ağustos'taki J70 yarışları, 11-12 Ağustos’taki J70 Match Race mücadeleleri ile 16 Ağustos'ta gerçekleştirilecek Boğaz Yarışı ve ödül töreni, zengin görsel anlatımıyla canlı yayınlanarak yelken severlere organizasyon atmosferini yakından yaşatacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Festival atmosferi</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK – Eker Olympos Regatta'da yelken coşkusu sadece denizde yaşanmayacak. Sabah yarışlarla başlayan tempo, akşam düzenlenecek sosyal etkinliklerle festival atmosferine dönüşecek. İtalyan Gecesi, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri etkinlikleri, sporcuları ve yelken tutkunlarını yarışların ardından aynı coşku etrafında buluşturacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>14. TAYK – Eker Olympos Regatta Takvimi</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">7-8-9 Ağustos: J70 Kategorisi</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">10 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">11-12 Ağustos: J70 Match Race</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">11-12-13 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">14 Ağustos: Olympos Regatta Off Shore Yarışı</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">15 Ağustos: Olympos Regatta Şamandıra Yarışı</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">15-16 Ağustos IOM Sınıfı Yarışı</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">16 Ağustos: Olympos Regatta Boğaz Yarışı ve Ödül Töreni</span></span></span></p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:00:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özel Teknelerin Donatımı Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapıldı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ozel-teknelerin-donatimi-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi-5805</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ozel-teknelerin-donatimi-yonetmeliginde-degisiklik-yapildi-5805</guid>
                <description><![CDATA[Özel Teknelerin Donatımı Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapıldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tam adı&nbsp;“Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlilikleri Hakkında Yönetmelik”&nbsp;olan denizcilik mevzuatında bazı değişiklikler yapıldı.<br />
"Zorunlu Asgari Emniyet Teçhizatı”&nbsp;listesi de yenilendi.&nbsp;Kağıt harita&nbsp;ile&nbsp;demir küresi,&nbsp;radar reflektörü&nbsp;zorunluluğu kaldırıldı, balta sapına&nbsp;“ölçü”&nbsp;getirildi.&nbsp;Dürbün&nbsp;tanımı ise göz yaşarttı.<br />
Yayınlandığı günden bu yana amatör denizcilerin çoğu maddesine tepki gösterdiği&nbsp;“Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlilikleri Hakkında Yönetmelik”&nbsp;hakkında&nbsp;Resmi Gazete’de bugün&nbsp;<em>(3 Temmuz Cuma)</em>&nbsp;“Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”&nbsp;yayınlandı.<br />
Merak ve heyecanla&nbsp;“tartışmalı maddeler acaba değiştirildi mi?”&nbsp;sorusuna cevap ararken,&nbsp;“rötuştan öte olmayan”&nbsp;kalem oynatmalarla karşılaştık.&nbsp;<br />
Örneğin&nbsp;boyu 10 metreden büyük&nbsp;özel teknelerde&nbsp;radar reflektörü&nbsp;ile&nbsp;demir küresi,&nbsp;kağıt harita&nbsp;bulundurma zorunluluğu kaldırılmış,&nbsp;balta sapı uzunluğu “en az 30 cm”&nbsp;olarak belirlenmiş.&nbsp;İlk yardım seti&nbsp;hakkında ayrıntı eklenirken,&nbsp;dürbüne&nbsp;de&nbsp;uluslararası denizcilik standardı&nbsp;olan&nbsp;x7&nbsp;<em>(7x50)</em>&nbsp;yerine&nbsp;“en az 8 kat büyütme yapabilen”&nbsp;tanımı getirilmiş. Bu yönetmeliğe göre teknelerde mevcut tüm dürbünlerin de&nbsp;değiştirilmesi&nbsp;gerekecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİ NE DİYOR?</strong><br />
Şimdi&nbsp;Resmi Gazete’de yayınlanan&nbsp;“Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”&nbsp;ne diyor, bir bakalım ve nelerin değiştiğin karşılaştıralım:<br />
“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından:<br />
<br />
<strong>ÖZEL TEKNELERİN DONATIMI VE ÖZEL TEKNELERİ&nbsp;KULLANACAK KİŞİLERİN YETERLİKLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE&nbsp;DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİ</strong>K<br />
<br />
<strong>MADDE 1-</strong>&nbsp;17/1/2026 tarihli ve 33140 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Teknelerin Donatımı ve Özel Tekneleri Kullanacak Kişilerin Yeterlikleri Hakkında Yönetmeliğin&nbsp;5 inci&nbsp;maddesinin&nbsp;ikinci&nbsp;fıkrasında yer alan&nbsp;“ADB 10”&nbsp;ibaresinden sonra gelmek üzere&nbsp;“veya gemici yeterlik belgesi”&nbsp;eklenmiş,&nbsp;<br />
<br />
<em><strong>5/2’NİN İLK HALİ:</strong>&nbsp;Tam boyu 10 metreye kadar (dâhil) olan özel tekneler bölge, mesafe ve zaman sınırı olmaksızın en az ADB 10 sahibi bir kişinin sevk ve idaresinde seyreder.</em><br />
<br />
sekizinci&nbsp;fıkrasında yer alan&nbsp;“yarış sınıfı tekneleri”&nbsp;ibaresinden sonra gelmek üzere&nbsp;“ile Gençlik ve Spor Bakanlığınca tescil edilmiş spor kulübü ve federasyonların envanterinde kayıtlı olup da münhasıran spor faaliyetleri için kullanılan gemi, deniz ve içsu araçlarını”&nbsp;ibaresi eklenmiş&nbsp;<br />
<br />
<em><strong>5/8’İN İLK HALİ:</strong>&nbsp;Makine gücü on beygir gücünden düşük özel tekneleri, sadece kürekle yürütülen&nbsp;</em><em>makinesiz tekneleri, kanolar/kayaklar ile ulusal ve uluslararası sportif amaçlı kürek sporu tekneleri ile&nbsp;</em><em>Optimist, Laser, Fin, 420, 470, Pirat, Dragon, Wind Surf gibi yelken sporu tekneleri ve benzeri yarış&nbsp;</em><em>sınıfı tekneleri kullananlardan ADB istenmez.</em><br />
<br />
ve&nbsp;dokuzuncu&nbsp;fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br />
<br />
“Sekizinci&nbsp;fıkrada belirtilen deniz araçları hariç olmak üzere özel tekne ve yatlar,&nbsp;EK-2’de yer alan&nbsp;teçhizat listesine&nbsp;göre donatılır.”<br />
<br />
<em><strong>5/9’UN İLK HALİ:</strong>&nbsp;Özel tekneler, EK-2’de yer alan Özel</em><br />
<em>Teknelerde Bulundurulması Zorunlu Asgari Emniyet Teçhizatı</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; listesine göre donatılır.</em><br />
<br />
<strong>MADDE 2-</strong>&nbsp;Aynı Yönetmeliğin&nbsp;14 üncü&nbsp;maddesinin&nbsp;ikinci&nbsp;fıkrasında yer alan&nbsp;“özel tekneler”&nbsp;ibaresi&nbsp;“ticari yatlar”&nbsp;şeklinde değiştirilmiştir.<br />
<em><strong>14/2’NİN İLK HALİ:&nbsp;</strong>Turizm mevzuatı uyarınca belgelendirilmiş,&nbsp;</em><em>ticari faaliyette bulunmaksızın gezi ve sportif amaçlı olarak&nbsp;</em><em>mürettebatsız (bare-boat) kiralanan özel tekneler, kiracı sıfatıyla</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ADB sahibi kişilerce sahip oldukları amatör denizci belgesinde</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; belirtilen boy sınırını aşmamak kaydıyla, sevk ve idare edilebilirler.</em><br />
<br />
<strong>MADDE 3-&nbsp;</strong>Aynı Yönetmeliğin&nbsp;18 inci&nbsp;maddesinin&nbsp;altıncı&nbsp;fıkrasında yer alan&nbsp;“0,25 mg/ml”&nbsp;ibaresi&nbsp;“0,25 mg/L”&nbsp;şeklinde değiştirilmiştir.<br />
<em>18/6’NIN İLK HALİ:&nbsp;Nefeste saptanan kan alkol seviyesi (BAC)&nbsp;</em><em>%0,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla şekilde özel tekne ile&nbsp;</em><em>seyredenlerin amatör denizci belgeleri 6 ay süreyle askıya alınır.</em><br />
<strong>MADDE 4-&nbsp;</strong>Aynı Yönetmeliğin&nbsp;EK-2’si ekteki şekilde değiştirilmiştir.<br />
<strong>MADDE 5-&nbsp;</strong>Bu Yönetmelik&nbsp;17/7/2026&nbsp;tarihinde yürürlüğe girer.<br />
<strong>MADDE 6-&nbsp;</strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yürütür.<br />
<br />
<strong>EK-2’DE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER</strong><br />
“Tüm Özel Tekne ve Yatlarda Bulundurulması Zorunlu Asgari Emniyet Teçhizatı”&nbsp;başlıklı&nbsp;EK-2’yi haberimizin altına dosya olarak ekliyoruz. Kolaylık sağlaması açısından yapılan değişikliklerden bazılarını vurgulayalım.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Denizde dürbün için uluslararası stardart&nbsp;x7&nbsp;iken, yönetmelik değişikliği&nbsp;“en az sekiz kat büyütme yapabilen”&nbsp;tanımı getiriyor.&nbsp;<em>(Madde: 4)</em>&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>EK-2’nin ilk metninde&nbsp;10’uncu maddede yer alan&nbsp;“Radar reflektörü&nbsp;(ahşap ve fiber tekneler için)"&nbsp;tanımı&nbsp;güncellenen listede yer almıyor.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Boyu 10 metreden büyük&nbsp;tekneler için&nbsp;5’inci maddede belirtilen&nbsp;“Seyir haritaları, pergel, paralel, cetvel, kalem, silgi bulunacaktır”&nbsp;ibaresi, değişiklik yapılan&nbsp;EK-2’nin&nbsp;4’üncü maddesinde şu şekilde yer alıyor:<br />
	<em>“Liman sefer bölgesi dışına seyir yapacak teknelerde manyetik pusula, seyir haritaları, pergel, paralel, cetvel, kalem, silgi veya elektronik seyir haritalarının bulunduğu herhangi bir elektronik cihaz bulunacaktır.”</em><br />
	“Veya”dan sonra gelen açıklama, tanıma uygun cihaz bulunması halinde&nbsp;kağıt haritayı&nbsp;sanırız&nbsp;zorunlu&nbsp;olmaktan çıkarıyor.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>EK-2’nin ilk metninde&nbsp;12’nci maddede yer alan&nbsp;“İlk yardım seti her teknede bulunacaktır”&nbsp;ibaresi, değiştirilen metnin&nbsp;6’ncı maddesinde şu ifade ile&nbsp;detaylandırılıyor:<br />
	<em>“Su geçirmez muhafaza içerisinde son kullanma tarihi geçmemiş malzemeleri içeren en az bir adet ilk yardım seti bulundurulacaktır. İlk yardım setinde asgari olarak yara bandı, steril gazlı bez, elastik bandaj, üçgen sargı, antiseptik solüsyon veya mendil, yanık örtüsü veya yanık jeli, makas, tek kullanımlık eldiven bulunur.”</em></li>
</ul>

<p>Özetle, maddelerde, bu güne kadar&nbsp;dile getirilen elzem sorunlara&nbsp;çare, çözüm ve&nbsp;“yaraya merhem”&nbsp;olması beklenen değişikliklerden hiçbiri söz konusu değil.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İYK’nın Anı Kupası Anılara Damga Vurdu!</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/iyknin-ani-kupasi-anilara-damga-vurdu-5804</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/iyknin-ani-kupasi-anilara-damga-vurdu-5804</guid>
                <description><![CDATA[İYK’nın Anı Kupası Anılara Damga Vurdu!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_26_top.jpg" /></p>

<p>İstanbul Yelken Kulübü'nün düzenlediği&nbsp;Anı Kupası’nda&nbsp;1. Ayak&nbsp;yarışları&nbsp;kuzeyli&nbsp;sert rüzgarla&nbsp;“maceralı”&nbsp;başladı. Start hattında&nbsp;dört tekne&nbsp;arasındaki çatışmada, bakımı tamamlanıp suya inen ve&nbsp;ilk yarışına&nbsp;katılan&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı’nın&nbsp;bordası delindi. Su almaya başlayan tekne yarıştan çekildi. Karambole yol açtığı iddia edilen iki tekne&nbsp;Protesto Kurulu&nbsp;kararı ile&nbsp;diskalifiye&nbsp;edildi.<br />
İYK Anı Kupası’nda ilk ayak yarışlarının yapılacağı&nbsp;27 Haziran Cumartesi&nbsp;günü için tahminler&nbsp;20-25 knot’lık&nbsp;güçlü rüzgar&nbsp;öngörüyordu. Ancak&nbsp;Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda yerini aldığında&nbsp;240 dereceden&nbsp;<em>(batı, güneybatı)</em>&nbsp;gelen&nbsp;1-2 knot&nbsp;gücünde oldukça&nbsp;hafif&nbsp;bir esintiye rastladı.<br />
Şakaklı, rüzgarın&nbsp;“zamanında geleceğinden”&nbsp;emindi. Bu görüş doğrultusunda filoyu&nbsp;"boşuna yormamak"&nbsp;için saat&nbsp;10.30’da&nbsp;“tehir”&nbsp;ile&nbsp;“1 numara”&nbsp;sayı flamaları&nbsp;karada&nbsp;toka edildi. Böylece&nbsp;12.00&nbsp;olarak planlanan start&nbsp;bir saat ertelenmiş&nbsp;oldu.<br />
ORC&nbsp;ve&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflarında kayıt veren&nbsp;25 tekne,&nbsp;“tehir”&nbsp;flamasının&nbsp;arya&nbsp;edilmesi üzerine marinadan ayrılıp saat&nbsp;13.00’e doğru&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda toplanırken,&nbsp;kuzeyli&nbsp;rüzgar önce&nbsp;Kalamış Koyu’nda kendini gösterdi, ardından&nbsp;Caddebostan parkuruna&nbsp;geldi. Rüzgarın&nbsp;sahaya yayılması&nbsp;ile birlikte&nbsp;orsa&nbsp;şamandırası&nbsp;1.6 deniz miline&nbsp;ve&nbsp;50 dereceye&nbsp;<em>(kuzeydoğu)</em>&nbsp;atılarak parkur kuruldu.<br />
<br />
<strong>İLK GRUBUN STARTI TEMİZ, DİĞERİNDE KARAMBOL</strong><br />
İlk start düdüğü saat&nbsp;13.20’de&nbsp;10 tekneden&nbsp;oluşan&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;grupları için çaldı. Tekneler,&nbsp;20-22 knot’lık rüzgar eşliğinde&nbsp;“temiz”&nbsp;bir start sonrası rotalarına yelken bastıklarında&nbsp;14 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D&nbsp;gruplarının&nbsp;uyarı işareti&nbsp;verildi. Ne var ki, starta&nbsp;saniyeler kala&nbsp;ansızın&nbsp;“hat karıştı”.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_26_up1.jpg" /><br />
NTS Danışmanlık-Falcon, rüzgarüstü tekne olarak&nbsp;komite botunun dibinden&nbsp;çıkma niyetini göstermişti.&nbsp;İdealist Yelken Takımı-Alchera, rüzgaraltındaki&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;ile rüzgarüstündeki&nbsp;Falcon&nbsp;arasındaki&nbsp;boşluğa&nbsp;yöneldi. Ama hatta tutunarak&nbsp;OCS’den&nbsp;<em>(erken start)</em>&nbsp;sakınmak&nbsp;isteyen&nbsp;Falcon&nbsp;kafayı açınca bu&nbsp;“boşluk”&nbsp;kayboldu. Arkadan gelen&nbsp;Alchera,&nbsp;Falcon&nbsp;ile yaşanan&nbsp;temas&nbsp;sonrası&nbsp;MAYK’a,&nbsp;MAYK&nbsp;da&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı’na çattı.</p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
SU ALMAYA BAŞLAYAN KUPA KIZI YARIŞTAN ÇEKİLDİ&nbsp;</strong><br />
Dört tekne&nbsp;arasındaki&nbsp;“kördüğüm”&nbsp;yaklaşık&nbsp;10 saniye&nbsp;boyunca çözülemedi. Ekipler arasında&nbsp;“protesto”&nbsp;çığlıkları yükselirken,&nbsp;Gül Çelikel’in uzun süre bakımda olan ve suya indikten sonra&nbsp;ilk yarışına&nbsp;giren&nbsp;Haluk Suntay&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Setur Marinas-Kupa Kızı’nın&nbsp;iskele kıç omuzluk&nbsp;tarafında&nbsp;açılan delikten su almaya başladığı&nbsp;fark edildi. Ardından&nbsp;Kupa Kızı&nbsp;yarıştan çekildiğini duyurdu. Ekip bir yandan&nbsp;su tahliyesine&nbsp;başlarken, tekneyi de&nbsp;sancak tarafa yatırarak&nbsp;deliği sudan uzaklaştırmaya çalıştı ve bu şeklide salimen marinaya ulaşmayı başardı.<br />
Kupa Kızı’na önce&nbsp;MAYK’ın çattığı sanıldı, daha sonra izlenen videolarda ise&nbsp;MAYK’ın&nbsp;hız kesip geride kaldığı, hasara&nbsp;Alchera’nın neden olabileceği görüşü öne çıktı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_26_up2.jpg" /><br />
<strong>İKİNCİ YARIŞA DHO AKOVA VE ALCHERA KATILMADI</strong><br />
Devam eden yarışta lider teknenin rotasını&nbsp;59 dakikada&nbsp;tamamladığı parkurda&nbsp;rüzgarın yönü sabit&nbsp;ama&nbsp;hızı sağnaklarda 28 knot’a ulaşınca&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;ikinci yarış için&nbsp;orsa&nbsp;şamandıra mesafesini&nbsp;1.7 deniz miline&nbsp;uzattı.&nbsp;Alchera&nbsp;ile&nbsp;DHO Akova’nın katılmadığı ikinci yarışın sonuçları,&nbsp;İYK Anı Kupası’nın&nbsp;derece sıralamasını&nbsp;belirledi.<br />
ORC A’da&nbsp;Vakkorama II&nbsp;<em>(Cem Hakko)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;Orient XS&nbsp;<em>(Saruhan Çinay)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>&nbsp;birincilik elde etti. Günün ikinci yarışa girmeyen&nbsp;Deniz Harp Okulu-DHO Akova‘nın&nbsp;<em>(Muhammet Ali Şahin)</em>&nbsp;Gezi&nbsp;sınıfında&nbsp;“tek tekne”&nbsp;olması, ona&nbsp;birincilik&nbsp;dışında bir seçenek sunmadı.&nbsp;<br />
<strong>İKİ TEKNEYE DSQ CEZASI</strong><br />
Dört tekne&nbsp;arasında yaşanan çatışma, karada&nbsp;Protesto Kurulu’nun önüne geldi. Hayli uzun süren duruşmada&nbsp;Protesto Kurulu NTS Danışmanlık-Falcon&nbsp;ile&nbsp;İdealist Yelken Takımı-Alchera&nbsp;hakkında&nbsp;<em>(DSQ)</em>&nbsp;diskalifiye&nbsp;kararı verdi.&nbsp;<br />
Duruşmanın uzun sürmesi yüzünden&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü’nde düzenlenen&nbsp;ödül töreni&nbsp;ancak saat&nbsp;20.00’da başlayabildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/iyk_ani_26_up3.jpg" /><br />
<strong>İYK ANI KUPASI 1. AYAK</strong><br />
27 Haziran 2026, Cumartesi<br />
(2 x şamandıra yarışı)<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Vakkorama II&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;2-1&nbsp;(3)<br />
2.&nbsp;Beymen Club-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;1-2&nbsp;(3)<br />
3.&nbsp;STM-Hedef Yelken 40&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;3-3&nbsp;(6)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
1.&nbsp;Orient XS&nbsp;(Saruhan Çinay)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;Logo&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;3-2&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;(Derin Öner)&nbsp;2-4&nbsp;(6)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
1.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;2-2&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Nordex-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;4-1&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;1-5&nbsp;(6)<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;3-2&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;2-3&nbsp;(5)<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
1.&nbsp;Deniz Harp Okulu-DHO Akova&nbsp;(Muhammet Ali Şahin)&nbsp;1-DNC&nbsp;(1)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:00:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber saldırılara karşı hızlı müdahalenin lideri ESET</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-saldirilara-karsi-hizli-mudahalenin-lideri-eset-5803</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-saldirilara-karsi-hizli-mudahalenin-lideri-eset-5803</guid>
                <description><![CDATA[Siber saldırılara karşı hızlı müdahalenin lideri ESET]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET KuppingerCole Analistleri’nin “2026 Yönetilen Tespit ve Müdahale Liderlik Pusulası” raporunda Pazar Lideri olarak seçildi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, KuppingerCole Analysts’in Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) için hazırladığı 2026 Liderlik Pusulası raporunda Pazar Lideri olarak gösterildi. Rapor, gelişmiş tehdit algılama, araştırma ve müdahale hizmetleri sunan önde gelen tedarikçileri değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Liderlik Pusulası raporunda ESET’in sağlam küresel kapsama alanı ve büyüyen MDR ayak izinin yanı sıra “Hızlı otomatik müdahale ve kontrol altına alma, olgun tehdit istihbaratı ve araştırma yeteneği ile birçok bölgede sunulan çok dilli destek” gibi güçlü yönleri vurgulanıyor. KuppingerCole Analysts ayrıca “ESET’in ESET PROTECT MDR’deki yeniliklerini kullanılabilirlik ve otomasyona odakladığını” belirtiyor.</p>

<p><strong>ESET’in Kurumsal ve KOBİ/MSP’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Michal Jankech</strong>, “Günümüzde kuruluşlar, sürekli izleme ve gelişen tehditlere karşı hızlı ve doğru müdahaleye ihtiyaç duyuyor” açıklamasını yaparak şunları söyledi: “KuppingerCole tarafından MDR alanında Pazar Lideri olarak tanınmaktan gurur duyuyoruz. Bu takdir, en son teknolojiyi insan uzmanlığıyla birleştiren, uygun fiyatlı ve yüksek kaliteli MDR hizmetleri sunma konusundaki kararlılığımızı pekiştiriyor; bu sayede kuruluşların dayanıklılığını korumalarına ve siber tehditleri hızlı ve etkili bir şekilde tespit edip bunlara müdahale etmelerine yardımcı oluyoruz.”</p>

<p>ESET PROTECT MDR, 7/24 izleme, tehdit avcılığı, hızlı müdahale ve gelişmiş analitiği tek bir platformda birleştiriyor. Bu hizmet, her büyüklükteki kuruluşun değişen siber tehditlere karşı dayanıklılığını güçlendirmesine yardımcı olurken güvenlik operasyonlarını basitleştirmek üzere tasarlandı.</p>

<p>Leadership Compass, ürün yetenekleri, inovasyon ve pazardaki varlık gibi birçok boyutta tedarikçileri değerlendiriyor. Rapor, yönetilen veya ortak yönetilen güvenlik operasyon modelleriyle müşterilere destek verirken tespit ve müdahale için ortalama sürenin kısaltılması gibi ölçülebilir güvenlik sonuçları sunmanın önemini vurguluyor.</p>

<p>Uç noktaları, bulut ortamları, kimlikler ve uygulamaları hedef alan siber tehditler karşısında kuruluşlar, tek bir yerden görünürlük ve koordineli savunma için giderek daha fazla MDR sağlayıcılarına yöneliyor. Rapor, MDR çözümlerinin XDR, SIEM, SOAR ve kimlik tehdit algılama gibi yetenekleri entegre etmek üzere nasıl geliştiğini ve böylece daha verimli ve proaktif güvenlik operasyonlarını mümkün kıldığını vurguluyor.</p>

<p>Otomasyon, yapay zekâ destekli analiz ve tehdit istihbaratına yönelik sürekli yatırımlarla ESET, MDR yeteneklerini geliştirmeye devam ediyor ve dünya çapındaki müşterileri için tespit hızı, müdahale etkinliği ve genel güvenlik durumunda ölçülebilir iyileştirmeler sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 09:10:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosphorus Cup, 25. Yıl Kutlamalarına İstanbul Boğazı’nda Başladı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bosphorus-cup-25-yil-kutlamalarina-istanbul-bogazinda-basladi-5802</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bosphorus-cup-25-yil-kutlamalarina-istanbul-bogazinda-basladi-5802</guid>
                <description><![CDATA[Bosphorus Cup, 25. Yıl Kutlamalarına İstanbul Boğazı’nda Başladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/parade-2.JPEG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'nin en köklü ve prestijli yelken organizasyonlarından Bosphorus Cup, çeyrek asırlık başarı hikâyesinin kutlamalarına İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilen özel bir davetle başladı. Bosphorus Cup Kurucusu Orhan Gorbon’un ev sahipliğinde 27 Haziran’da gerçekleşen buluşma hem partnerlerin hem de iş, spor ve cemiyet dünyasının seçkin isimlerini bir araya getirdi.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/founder-orhan-gorbon.jpg" style="aspect-ratio:600 / 775; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:775px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><em>Orhan Gorbon</em></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye'nin uluslararası alanda en çok ses getiren yelken organizasyonlarından Bosphorus Cup, 25. yıl kutlamalarına özel olarak düzenlenen Yacht Reception davetiyle yeni bir dönemin kapılarını araladı. Yelken sporunun gelişimine katkı sağlayan paydaşlardan, Bosphorus Cup Premium Partneri Turkish Airlines Miles&amp;Smiles, Bosphorus Cup&nbsp;&nbsp;Senior Partnerleri Audi ve Bilyoner ile Bosphorus Cup Media Partneri TürkMedya'nın temsilcilerinin de katıldığı gecede iş dünyasının önde gelen isimleri ve Bosphorus Cup dostları bir araya gelirken, organizasyonun 25 yıllık yolculuğu ve geleceğe dair vizyonu da paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/parade-1-1.JPEG" style="aspect-ratio:600 / 338; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:338px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">25. yıl kutlamaları kapsamında misafirler, İstanbul Boğazı’nda gerçekleştirilen özel yat davetinde bir araya gelirken, akşam yemeği eşliğinde partner markaların yarış teknelerinin geçişini izleme fırsatı buldu. Program boyunca yarış ekipleri tanıtılırken, Bosphorus Cup'ın 25 yıllık yolculuğu ve Eylül ayında gerçekleşecek yarışlara ilişkin heyecan da davetlilerle paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>25.</strong><strong>⁠</strong><strong>&nbsp;Y</strong><strong>ı</strong><strong>la&nbsp;</strong><strong>ö</strong><strong>zel&nbsp;</strong><strong>İ</strong><strong>stanbul Bosphorus Cup Partner Yar</strong><strong>ış</strong><strong>&nbsp;Yat ve Ekip Tekneleri Ge</strong><strong>ç</strong><strong>it T</strong><strong>ö</strong><strong>reniyle Selamland</strong><strong>ı</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/reception-yacht.JPEG" style="aspect-ratio:600 / 338; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:338px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bosphorus Cup'ın 25. yıl kutlamaları kapsamında düzenlenen özel geçit töreninde, 2026 sezonunda yarışacak partner markalara ait yarış yatları ve ekipleri ilk kez bir arada tanıtıldı. İstanbul Boğazı'nda gerçekleşen bu özel buluşma, yeni sezonun resmi başlangıcını simgelerken, yelken sporunun önde gelen ekiplerini ve organizasyonun paydaşlarını aynı rotada buluşturdu. Sportif rekabetin yanı sıra partner markaların görünürlüğünü de güçlendiren geçit töreni, Bosphorus Cup'ın uluslararası vizyonunu ve iş birliklerine verdiği önemi güçlü bir şekilde ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yıllar içerisinde yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçerek İstanbul’un uluslararası tanıtımına katkı sağlayan Bosphorus Cup, bugün dünyanın farklı ülkelerinden profesyonel ve amatör yelkencileri aynı rotada buluşturan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Organizasyon, spor, yaşam tarzı ve marka iş birliklerini bir araya getiren yapısıyla Türkiye'nin en değerli uluslararası etkinliklerinden biri olmayı sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bu özel buluşma, Bosphorus Cup’ın denizcilik kültürüne ve İstanbul’un uluslararası marka değerine katkı sağlayan vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/07/premium-partner-miles-smiles-2.jpg" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bosphorus Cup'ın 25. yıl kutlamaları, organizasyonun kurucusu Orhan Gorbon’un ev sahipliğinde; Türk Hava Yolları Miles&amp;Smiles Sadakat Yönetimi Başkan Yardımcısı Nuran Erdağ Haberdar, Audi Türkiye Pazarlama müdürü Levent Özokutucu, Bilyoner Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Hitay ve Türkmedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek katılımıyla gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bosphorus Cup kapsamında genç yelkenciler için düzenlenen Optimist Yarışları 12-13 Eylül tarihlerinde Haliç’te gerçekleşirken, 25. yılın şampiyonunu belirleyecek Bosphorus Cup PRO yarışları ise 17-19 Eylül tarihlerinde Caddebostan, Büyükada ve Boğaz parkurlarında düzenlenecek.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:00:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası\&#039;nda Şampiyonlar Belli Oldu</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasinda-sampiyonlar-belli-oldu-5801</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasinda-sampiyonlar-belli-oldu-5801</guid>
                <description><![CDATA[TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası\'nda Şampiyonlar Belli Oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left">
<div><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="color:#1f5783">TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası, İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilen zorlu mücadelelerin ardından tamamlandı.</span></span></span></span><br />
<span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası'nda Şampiyonlar Belli Oldu" src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/borusan-kapak-724x394.webp" style="border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:394px; max-width:100%; object-fit:cover; object-position:center center; padding:2px; vertical-align:middle; width:724px" /></span></span></span></div>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Borusan Otomotiv'in distribütörlüğünü üstlendiği BMW'nin sponsorluğunda, Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) iş birliğiyle düzenlenen TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası, İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilen zorlu mücadelelerin ardından tamamlandı. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın 100. yılı anısına düzenlenen organizasyonda ekipler, kuvvetli rüzgar altında trofe puanları ve kupalar için yarıştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/borusan-racing.JPG" style="aspect-ratio:600 / 709; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:709px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Kuzeyli yönlerden saatte 20-25 knot esen rüzgarın etkili olduğu yarışta, İstanbul Boğazı sporculara zorlu anlar yaşattı. Yarış Komitesi, hava ve deniz şartlarını dikkate alarak IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları için Rota 1'i, IRC 3, IRC 4 ve IRC GO sınıfları için ise Rota 2'yi uyguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/akkok-holding.JPG" style="aspect-ratio:600 / 639; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:639px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/vakkoroma-ii.JPG" style="aspect-ratio:600 / 900; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:900px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Borusan'ın simge yapılarından Perili Köşk önünden verilen startın ardından ekipler, İstanbul Boğazı'nın değişken rüzgar ve güçlü akıntı koşullarında kıyasıya mücadele etti. Boğazın tarihi silueti eşliğinde gerçekleşen yarışların finişi ise Moda Deniz Kulübü önünde alındı. Kuzeyli rüzgarın zaman zaman 25 knot'a ulaştığı yarışlarda ekipler, zorlu şartlara rağmen trofe puanları ve kupalar için mücadele verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Kadın sporcular için özel ödül</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/irc-dort-birincisi-marmarayelken.JPG" style="aspect-ratio:600 / 400; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:400px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(33).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Organizasyonda ayrıca teknelerinde en az iki kadın sporcu bulunduran ekipler için oluşturulan "Yelkende Kadın Gücü Ödülü" de sahiplerini buldu. BCT IRC 0-1-2 kategorisinde Akkök Holding / Cheese VIII birinciliği elde ederken, Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe 1 ikinci, Vakkorama II ise üçüncü oldu. BCT IRC 3-4 kategorisinde ise Hitit - Gemini Sailing / Gemini birinci, Canias - CTD / Electron ikinci, Anadolu Sigorta - CTD / Pupa üçüncü sırada yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/irc-uc-ucuncusu-anadolusigorta.JPG" style="aspect-ratio:600 / 365; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:365px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Kategorilerinde dereceye giren ekipler şöyle sıralandı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 0</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;&nbsp;Borusan Racing / Çılgın Sigma 2</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;&nbsp;Team Acadia / Cheetah</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;&nbsp;ENKA / Cheese IV</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 1</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;&nbsp;Gözalan / Alize M12</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;&nbsp;Akkök Holding / Cheese VIII</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe 1</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 2</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. Ant Yapı Yelken Takımı / Sensei</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. GSU Yelken Takımı-Bioderma / Infinito</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. Eker Sailing Team - DAS / Carina</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 3</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. Canias - CTD / Electron</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. Hitit - Gemini Sailing / Gemini</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. Anadolu Sigorta - CTD / Pupa</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 4</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. Marmara Yelken Spor Kulübü / MAYK</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. Sebago / Alize G 28</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC GO</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. Cenoa Sailing / Cenoa</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarış sonunda Overall BCT 3-4 kategorisinde Marmara Yelken Spor Kulübü / MAYK, Overall BCT 0-1-2 kategorisinde ise Borusan Racing / Çılgın Sigma 2 kupanın sahibi oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Dereceye giren ekipler kupalarını Setur Kalamış Marina'da düzenlenen törende aldı. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinlikler ve panellerin ardından düzenlenen ödül töreninde başarılı ekipler ödüllerine kavuştu. Ödül töreninin ardından sahne alan Jabbar, sevilen şarkılarını seslendirdiği konseriyle sporculara ve davetlilere unutulmaz bir akşam yaşattı.</span></span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:00:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber casuslukta yeni perde</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-perde-5800</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-perde-5800</guid>
                <description><![CDATA[Siber casuslukta yeni perde]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research, Rusya ile bağlantılı Gamaredon grubunu inceledi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, Rusya ile bağlantılı bir tehdit aktörü olan Gamaredon ve 2025 yılındaki faaliyetlerine ilişkin en son raporunu yayımladı. Rapor, grubun cephaneliğine eklenen yeni araçları, ağ altyapısını koruma yöntemlerindeki önemli değişiklikleri ve hem komuta ve kontrol (C&amp;C) bilgilerini hem de çalınan verileri gizlemek için meşru üçüncü taraf hizmetlerini giderek daha fazla kullanmasını analiz ediyor.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>2025 yılı boyunca, Rusya ile bağlantılı Gamaredon tehdit grubu, yalnızca Ukrayna'daki hükümet ve askeri kurumları hedef aldı. Gamaredon operatörleri, teknik raporumuzda analiz ettiğimiz altı yeni kötü amaçlı PowerShell aracı geliştirdi ve kullanıma sundu. Grubun dosya hırsızları, bulut depolama hizmetlerine (Wasabi, Tebi ve Intercolo) veri sızdırmayı destekleyecek şekilde güncellendi ve bu yöntem, veri sızdırmanın başlıca yöntemi hâline geldi. ESET ayrıca C&amp;C sunucularını çözümlemek ve yükleri dağıtmak için çok sayıda meşru mesajlaşma, sosyal medya, blog ve yapıştırma hizmetinin "dead drop" olarak kötüye kullanıldığını da belgeledi.</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>2025 yılı boyunca Gamaredon son derece aktif kaldı ve yalnızca Ukrayna’ya odaklanmaya devam etti. Grubun nihai hedefi, Ukrayna’da devam eden savaşta Rusya’nın çıkarlarını desteklemek için istismar edilebilecek hassas bilgiler ve diğer kritik verilerin sızdırılması olmaya devam ediyor. Gamaredon’un faaliyetleri, istihbarat üstünlüğü elde etmek amacıyla Ukrayna’daki hükümet ve askeri kurumları hedef alarak Rusya’nın jeopolitik hedefleriyle yakından uyumlu görünüyor.&nbsp;</p>

<p>Gamaredon’u araştıran ESET araştırmacısı Zoltán Rusnák “Grup, Ocak 2025’te kısa bir operasyonel ara vermiş olsa da Gamaredon o yılın ilk yarısında çabalarının büyük bir kısmını yeni araçlar geliştirmeye ve kullanıma sunmaya ayırdı. ESET, Rusya ve Kırım’daki önemli bayramlar öncesinde birçok güncelleme yapıldığını gözlemledi. Özellikle, bu bayramlar sırasında veya hemen sonrasında hiçbir güncelleme gözlemlenmedi; bu da Gamaredon operatörlerinin muhtemelen devlete bağlı çalışanlar olduğunu daha da güçlendiriyor” açıklamasını yaptı . Grup, Ukrayna Güvenlik Servisi tarafından Rusya FSB’sinin 18. Bilgi Güvenliği Merkezi’ne atfediliyor ve işgal altındaki Kırım’dan faaliyet gösterdiği düşünülüyor. &nbsp;</p>

<p>2025’in başlarında Gamaredon, Rusya ile bağlantılı bir başka tehdit aktörü olan Turla ile iş birliği yaptı. Bu iş birliği, Rusya ile bağlantılı gruplar arasında koordineli siber casusluk kampanyaları yürütme potansiyelini vurgulamaktadır; bu da operasyonel etkilerini artırması muhtemeldir. Geçmişte Gamaredon, ESET tarafından keşfedilen ve InvisiMole olarak adlandırılan bir tehdit aktörüyle de iş birliği yapmıştı. Daha geniş bir bakış açısıyla 2025 yılı Rusya yanlısı aktörler arasında iş birliği ve görev paylaşımına dair bir başka örnek daha sundu. ESET, Rusya yanlısı UAC-0099 grubunun ilk erişim operasyonları yürüttüğünü ve ardından doğrulanmış hedefleri takip faaliyetleri için Sandworm’a aktardığını gözlemledi.&nbsp;</p>

<p>Yılın ikinci yarısında Gamaredon, daha büyük ve daha sık gerçekleştirilen spear phishing kampanyalarına yöneldi. En belirgin değişiklik, faaliyet temposundaydı. Grup, kampanyaların hem sıklığının arttığı hem de ölçeğinin büyüdüğü yılın ikinci yarısında çok daha aktifti. Spear phishing'in ötesinde, Gamaredon yanal hareket için özel silahlandırma araçlarını kullanmaya da devam etti. Bu araçlar, USB sürücülerini, eşlenmiş ağ sürücülerini ve hatta yazılım yükleyicilerini silahlandırarak, grubun ilk saldırıdan sonra kuruluşların içinde veya arasında yayılmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>Gamaredon, 2025 yılında tamamı PowerShell ile yazılmış altı yeni araç tanıttı: PteroDee, PteroCache, PteroDum, PteroOdd, PteroPaste ve PteroEffigy. Yeni araçlar arasında öne çıkan, diğerlerine kıyasla oldukça daha karmaşık olan PteroPaste’dir. Bu araç, bir indirici, bir USB silahlandırıcı ve kalıcılık ile koordinasyon için kullanılan bir çalıştırıcı bileşenini bir araya getirir. Ayrıca ilk olarak 2021’de ortaya çıkan eski bir VBScript silahlandırıcı olan PteroSetup’ı yeniden hayata geçirdi.</p>

<p>Bunun yanı sıra Gamaredon operatörleri ağ altyapılarını korumak için yeni yollar aradılar; C&amp;C sunucuları artık tüneller, işleyiciler, DDNS (dinamik DNS) ve PaaS (hizmet olarak platform) gibi çeşitli üçüncü taraf hizmetlerin arkasına gizlenmiştir.</p>

<p>Gamaredon’un 2025 yılındaki operasyonlarının en önemli yönlerinden biri, sözde “dead-drop” hizmetlerinden yoğun bir şekilde yararlanmasıydı. Bu terim geleneksel casusluktan gelmektedir – doğrudan buluşmak yerine, bir ajan bilgileri halka açık veya gizli bir yere bırakır ve başka bir ajan daha sonra bu bilgileri alır. Çevrimiçi ortamda da prensip benzerdir. Operatörler, gerçek kötü amaçlı sunucuyu doğrudan kötü amaçlı yazılıma gömmek yerine, bu bilgileri meşru bir web sitesine veya platforma yerleştirir ve kötü amaçlı yazılım da buradan alır. Bu, kötü amaçlı yazılımın önce meşru bir hizmet üzerindeki halka açık bir sayfaya bağlanabileceği, buradan gizli veya önceden yerleştirilmiş bir değeri okuyabileceği ve ancak bundan sonra asıl C&amp;C sunucusuna bağlanabileceği anlamına gelir. 2025 yılında Gamaredon, Telegram kanalları, Dropbox, DEV Community ve Mastodon gibi sosyal ağlar dâhil olmak üzere çok sayıda hizmeti bu şekilde kötüye kullandı.</p>

<p>ESET’in gözlemlediği diğer önemli altyapı değişikliği ise veri sızdırma tarafındaydı. Gamaredon, amiral gemisi niteliğindeki iki dosya hırsızı olan PteroPSDoor ve PteroVDoor’u, çalınan dosyaları S3 uyumlu bulut depolama hizmetlerine (Amazon S3 API’sini destekleyen sağlayıcılar: Wasabi, Tebi ve Intercolo) yükleyecek şekilde güncelledi; böylece aynı araçlar ve kod, farklı depolama sağlayıcılarında çalışabilir hâle geldi. Aynı zamanda, PteroBox dosyaları Dropbox’a yüklemeye devam etti.</p>

<p>Çalınan dosyaları bulut depolama hizmetlerine yüklemek, Gamaredon’un büyük miktarda çalınan veriyi almak için kendi altyapısını sürdürme ihtiyacını azaltır. Ayrıca kötü amaçlı trafiğin meşru depolama sağlayıcılarına erişim trafiği arasına karışmasına da yardımcı olur. Esasen Gamaredon, talimatların nereden geldiğini gizlemekle kalmayıp, çalınan verilerin nereye gittiğini de gizlemek için üçüncü taraf hizmetlerini giderek daha fazla kullanmaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:58:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl ’Da Güçlü Filo Şekilleniyor</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-uluslararasi-yat-yarisi-55-yil-da-guclu-filo-sekilleniyor-5799</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-akpa-deniz-kuvvetleri-kupasi-uluslararasi-yat-yarisi-55-yil-da-guclu-filo-sekilleniyor-5799</guid>
                <description><![CDATA[TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl ’Da Güçlü Filo Şekilleniyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20.jpg" style="height:376px; width:600px" /></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türk yelken sporunun en köklü ve prestijli açık deniz yarışlarından biri olan TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl için geri sayım sürüyor. Yelkenciler arasında "Güney Yarışı" olarak bilinen organizasyon, 11-14 Temmuz tarihleri arasında İstanbul'dan başlayıp Bozcaada ve Çeşme etaplarıyla Marmara Denizi'nden Ege'ye uzanan zorlu rotasında gerçekleştirilecek. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(32).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bu yıl 55. kez düzenlenecek yarış, uzun geçmişi, gece seyirleri, değişken rüzgâr koşulları ve uzun offshore etaplarıyla sezonun en önemli açık deniz mücadelelerinden biri olarak kabul ediliyor. TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olan organizasyon, her yıl olduğu gibi bu yıl da deneyimli ekipleri ve iddialı tekneleri aynı başlangıç hattında buluşturmaya hazırlanıyor. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yarış öncesinde filonun ilk şekli de ortaya çıkmaya başladı. Katılımın 50 tekne ile sınırlandırıldığı organizasyonda şu ana kadar 24 tekne ön kayıt yaptırırken, IRC 0'dan IRC 3'e kadar dört farklı sınıfta mücadele yaşanacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(2)(1).jpg" style="height:341px; width:600px" /></span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>Şu ana kadar ön kayıt yaptıran tekneler ise şöyle sıralanıyor:</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 0: </strong>Team Acadia / Cheetah, Orient Express 6, Mersin Yelken Akademisi, Frogfoot, Eker 40, Magic Twelve, Arkas Blue Moon, Anyways</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 1: </strong>Gözalan / Alize M12, Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe 1, Buran, Fox-L, Beymen Club / Atlas, MSI / Vhagar, Flyer, St. Anna, Vamos, Mad Parfumeur / Mary</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 2: </strong>Tüpraş / Fenerbahçe 5, Edith-1, Eker Sailing Team / Carina, Ivana, Looping</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>IRC 3: </strong>Canias-CTD / Electron, Pupa</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden ekiplerin de yer aldığı filo, İstanbul Boğazı'ndan başlayacak ve Bozcaada üzerinden Çeşme'ye ulaşacak yaklaşık üç günlük zorlu açık deniz mücadelesinde dereceye girebilmek için yarışacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi.jpg" style="height:309px; width:600px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı 55. Yıl Program Akışı:</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>8 Temmuz 2026 – İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesi</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Basın Lansmanı</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Açılış Töreni</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dümenciler Toplantısı</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>11 Temmuz 2026-İstanbul Boğazı</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Birinci Etap Startı </span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İstanbul Boğazı - Bozcaada</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>12 Temmuz 2026 - Bozcaada</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Birinci Etap Ödül Töreni</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>13 Temmuz 2026 </strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İkinci Etap Startı</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bozcaada - Çeşme</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong>14 Temmuz 2026 - Çeşme</strong></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yarış Finalleri</span></span></li>
	<li><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Genel Klasman Ödül Töreni</span></span></li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&#039;\&#039;Eayk – Tayk Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl\&#039;\&#039;</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eayk-tayk-sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-32-yil-5798</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/eayk-tayk-sahil-guvenlik-kupasi-dogu-ege-yat-sampiyonasi-32-yil-5798</guid>
                <description><![CDATA[\'\'Eayk – Tayk Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl\'\']]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/arsiv_gorseli_54_dzkk_kupasi%20(3).JPG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Ege'nin en köklü yelken organizasyonlarından biri olan EAYK – TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl için geri sayım başladı. Çeşme’de 15-18 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek yarış için kayıtlar 10 Temmuz 2026 tarihine kadar sürecek.</p>

<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) 2026 yarış takviminde yer alan trofe dışı organizasyonlardan EAYK – TAYK Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası 32. Yıl için kayıt süreci başladı. Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) ve TAYK iş birliğiyle düzenlenecek şampiyona, 15-18 Temmuz 2026 tarihleri arasında Çeşme'de gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türkiye açıkdeniz yelken sporunun köklü organizasyonları arasında yer alan ve bu yıl 32'nci kez düzenlenecek şampiyona, yerli ve yabancı ekipleri Ege Denizi'nin eşsiz rotalarında bir araya getirecek. Çeşme'nin güçlü rüzgârları ve teknik parkurları, yarışmacılara yüksek rekabet düzeyinde bir mücadele ortamı sunacak.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/arsiv_gorseli_54_dzkk_kupasi%20(4).JPG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>TAYK'ın 2026 sezonunda gerçekleştirdiği trofe yarışlarının dışında düzenlenen önemli organizasyonlardan biri olan şampiyona, IRC, ORC ve Destek sınıflarında yarışacak tekneleri ağırlayacak. Katılım, yarış ilanında belirtilen şartları yerine getiren ve kayıt işlemlerini tamamlayan ilk 50 tekne ile sınırlandırıldı. Organizasyon komitesi gerekli gördüğü takdirde bu sayıda değişiklik yapabilecek.</p>

<p>Şampiyonaya; 2026 yılı ORC International veya ORC Club sertifikasına sahip tekneler ile 2026 yılı IRC Endorsed sertifikalı tekneler katılabilecek. ORC Club sertifikasına sahip olup IRC sertifikası bulunmayan tekneler ise TAYK tarafından düzenlenecek IRC GO sertifikası ile Destek Sınıfı'nda yarışabilecek.</p>

<p><strong>Yedi yarışlık heyecan Çeşme'de yaşanacak</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/arsiv_gorseli_54_dzkk_kupasi.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Şampiyona kapsamında 16-18 Temmuz tarihleri arasında altı şamandıra ve bir coğrafi yarış olmak üzere toplam yedi yarış planlanıyor. Yarış programında ekipler bir günde en fazla üç yarışta mücadele edecek. Kıyı yarışlarında ise OSR 2026-2027 Ek B kuralları uygulanacak.</p>

<p>15 Temmuz Çarşamba günü kayıt işlemleri, sertifika kontrolleri ve dümenciler toplantısıyla başlayacak organizasyonda aynı gün akşam açılış resepsiyonu düzenlenecek. Yarışların ilk uyarı işareti 16, 17 ve 18 Temmuz tarihlerinde saat 10.55'te verilecek. Şampiyona, 18 Temmuz Cumartesi günü gerçekleştirilecek ödül töreniyle sona erecek.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>11-14 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 55. Deniz Kuvvetleri Kupası'nın ardından filonun Çeşme'de kalmaya devam edeceği organizasyonun, sezonun en yoğun ve rekabetçi yarış haftalarından birine sahne olması bekleniyor. Böylece yelkenciler, Bozcaada–Çeşme rotasının ardından Doğu Ege'nin zorlu parkurlarında şampiyonluk mücadelesi verecek.</p>

<p>EAYK–TAYK 32. Yıl Sahil Güvenlik Kupası Doğu Ege Yat Şampiyonası'na katılmak isteyen ekiplerin kayıt işlemlerini 10 Temmuz 2026 Cuma günü saat 17.00'ye kadar tamamlamaları gerekiyor. Geç kayıt başvuruları ise 15 Temmuz 2026 günü saat 12.00'ye kadar kabul edilecek.</p>

<p>1971 yılından bu yana Türkiye'de açıkdeniz yelken sporunun gelişimine öncülük eden TAYK ile Ege'nin önemli yelken merkezlerinden biri olan EAYK'ın iş birliğinde gerçekleştirilecek şampiyonanın, bu yıl da yüksek katılımla ve büyük rekabet içerisinde geçmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:00:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Optimist Takım Yarışları’nda Dünya İkincisiyiz</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/optimist-takim-yarislarinda-dunya-ikincisiyiz-5796</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/optimist-takim-yarislarinda-dunya-ikincisiyiz-5796</guid>
                <description><![CDATA[Optimist Takım Yarışları’nda Dünya İkincisiyiz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/optimist_dunya_26_top.jpg" /></p>

<p>Genç yelkencilerimiz,&nbsp;Fas’ın&nbsp;Tanca&nbsp;kentinde düzenlenen&nbsp;2026 Optimist Dünya Şampiyonası&nbsp;kapsamında gerçekleşen&nbsp;Takım Yarışları’nda&nbsp;tarihi bir başarıya&nbsp;imza attı.&nbsp;71 ülke&nbsp;arasındaki yoğun rekabetin ardından finalde&nbsp;İspanya&nbsp;ile karşılaşan mill takımımız, iddialı mücadelesini&nbsp;dünya ikinciliği&nbsp;ile noktaladı.&nbsp;Bireysel&nbsp;klasmanda da&nbsp;Cengiz Eren Güvenç Dünya Şampiyonluğu’na koşuyor.<br />
Fas’ın&nbsp;Tanca&nbsp;kentinde&nbsp;18-28 Haziran&nbsp;tarihlerinde düzenlenen&nbsp;2026 Optimist Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden&nbsp;Optimist Milli Takımımız,&nbsp;Takım Yarışları&nbsp;kategorisinde&nbsp;dünya ikincisi&nbsp;olarak&nbsp;gümüş madalyaya&nbsp;uzandı ve&nbsp;Türk yelkencilik tarihinin&nbsp;bu alandaki&nbsp;en büyük başarısına&nbsp;imza attı.<br />
23-24 Haziran&nbsp;tarihlerinde yapılan&nbsp;Takım Yarışları’nda&nbsp;71 ülke&nbsp;arasında büyük bir mücadele sergileyen milli sporcularımız&nbsp;eleme&nbsp;serisinde&nbsp;3’te 3&nbsp;yaparak&nbsp;üst tura&nbsp;çıktı. İkinci gün ise&nbsp;5’te 5&nbsp;yaparak&nbsp;namağlup&nbsp;olarak doğrudan&nbsp;finale&nbsp;yükseldi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/optimist_dunya_26_up1.jpg" /><br />
<strong>FİNALDE RAKİBİMİZ İSPANYA</strong><br />
Cengiz Eren Güvenç&nbsp;<em>(Yalıkavak YK)</em>,&nbsp;Eren Kaan Erendemir&nbsp;<em>(GS Yelken Şubesi)</em>,&nbsp;Metehan Asar&nbsp;<em>(FB Doğuş Yelken)</em>,&nbsp;Yağmur Öztekin&nbsp;<em>(İstanbul YK)</em>&nbsp;ve&nbsp;Emir Tombuloğlu’ndan&nbsp;<em>(GS Yelken Şubesi)</em>&nbsp;kurulu takımımız finalde güçlü rakibi&nbsp;İspanya&nbsp;ile karşı karşıya geldi.<br />
Alican Selçik&nbsp;antrenörlüğünde ve&nbsp;Bilgehan Türkmen&nbsp;liderliğinde yarışan millilerimiz,&nbsp;3 maç&nbsp;üzerinden yapılan seride&nbsp;1 galibiyet,&nbsp;2 mağlubiyet&nbsp;alarak şampiyonayı&nbsp;dünya ikincisi&nbsp;olarak tamamladı ve&nbsp;gümüş madalyanın sahibi&nbsp;oldu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/optimist_dunya_26_up2.jpg" /><br />
<strong>GÜVENÇ DÜNYA ŞAMPİYONLUĞU’NA KOŞUYOR</strong><br />
Bu arada,&nbsp;284 sporcunun&nbsp;mücadele ettiği&nbsp;bireysel&nbsp;yarışlarda güçlü bir performans sergileyen&nbsp;Yalıkavak Yelken Kulübü&nbsp;sporcusu&nbsp;Cengiz Eren Güvenç&nbsp;sıralamanın zirvesinde bulunuyor.<br />
Tanca&nbsp;açıklarındaki yarışlarda&nbsp;hafif&nbsp;ve&nbsp;yönü sürekli değişen istikrarsız rüzgarlar&nbsp;hakem komitesini ve sporcuları oldukça zorladı. Bazı günlerde ise&nbsp;hedef yarış sayılarına&nbsp;ulaşılamadı.&nbsp;<br />
Sporcuların denizde saatler boyu&nbsp;stratejik bir mücadele&nbsp;verdiği&nbsp;karmaşık&nbsp;ve&nbsp;taktiksel&nbsp;ortamda&nbsp;Cengiz Eren Güvenç'in&nbsp;soğukkanlılığını koruyarak liderliğini sürdürmesi&nbsp;otoriteler tarafından büyük takdir topladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:00:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi-5795</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi-5795</guid>
                <description><![CDATA[TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası, Boğaz’da deniz tutkunlarını buluşturacak.</span></span></span></div>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/tayk-bmw-borusan-otomotiv-kabotaj-bayrami-100-yil-kupasi.jpg" style="aspect-ratio:600 / 450; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:450px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörü olduğu BMW markasının sponsorluğunda ve Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) iş birliğiyle hayata geçirilen TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası, yelken tutkunlarını TAYK İstanbul trofesinin 5. ayağında bir araya getiriyor. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 100. yılına özel olarak düzenlenecek yarış, 28 Haziran Pazar günü İstanbul Boğazı rotasında gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Ülkemizde yelken sporunun yaygınlaştırılması, doğa ile iç içe bir yaşam tarzının teşvik edilmesi ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen TAYK BMW Borusan Otomotiv Kabotaj Bayramı 100. Yıl Kupası’nda IRC sınıfındaki yelkenliler Boğaz’ın zorlu parkurunda mücadele edecek. Aralarında Borusan Sailing Takımı’nın da bulunduğu yaklaşık 40 tekne, rüzgâra karşı ustalıklarını sergileyerek kıyasıya yarışacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Etkinlik kapsamında Setur Kalamış Marina’da gün boyunca çeşitli etkinlikler ve paneller gerçekleştirilecek. Yuvam Dünya Derneği ile birlikte hayata geçirilen I SEA CLIMATE CHANGE projesinin 2. yıl raporu ile bu yıl hazırlanan Atık Rehberi paylaşımı da yapılacak.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarışın ardından dereceye giren ekiplere, Setur Kalamış Marina’da düzenlenecek ödül töreninde kupaları takdim edilecek.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Ziyaretçiler etkinlik alanında sergilenecek BMW modellerini yakından inceleme fırsatı bulacak. Organizasyon kapsamında Yeni BMW iX3, BMW X5 ve BMW X1 modelleri sergilenecek, katılımcılara ayrıca Yeni BMW iX3 ve BMW X5 modellerini test etme imkânı da sunulacak.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 09:00:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5794</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5794</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/VAPURLAR.jpg" style="height:764px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:00:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk Sahipli Bir Gemi Daha Karadeniz’de İHA ile Vuruldu</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turk-sahipli-bir-gemi-daha-karadenizde-iha-ile-vuruldu-5793</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turk-sahipli-bir-gemi-daha-karadenizde-iha-ile-vuruldu-5793</guid>
                <description><![CDATA[Türk Sahipli Bir Gemi Daha Karadeniz’de İHA ile Vuruldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_top.jpg" style="height:360px; width:600px" /></p>

<p>Türkiye’den&nbsp;Ukrayna’ya giden&nbsp;Türk&nbsp;sahipli,&nbsp;Panama&nbsp;bayraklı kuru yük gemisi&nbsp;Karadeniz’de&nbsp;İHA&nbsp;<em>(İnsansız Hava Aracı)</em>&nbsp;saldırısına uğradı.<br />
Ukrayna Donanması,&nbsp;Rus dronu&nbsp;tarafından vurulan&nbsp;“Victress”&nbsp;adlı gemide&nbsp;bir kişinin öldüğünü&nbsp;duyurdu.&nbsp;Dışişleri Bakanlığı, aralarında&nbsp;iki Türk denizcinin&nbsp;hafif yaralandığı saldırıda&nbsp;8 kişinin kurtarıldığını&nbsp;açıkladı.&nbsp; &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(30).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
Ukrayna Donanması,&nbsp;Rusya&nbsp;tarafından düzenlenen bir&nbsp;İHA saldırısının&nbsp;ardından&nbsp;Panama&nbsp;bayrağı altında seyreden&nbsp;Türk sahipli&nbsp;kuru yük gemisi&nbsp;“Victress”te&nbsp;büyük hasar oluştuğunu&nbsp;duyurdu.&nbsp;<br />
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Kuleba,&nbsp;Telegram'dan yaptığı paylaşımda,&nbsp;olayda bir kişinin hayatını kaybettiğini,&nbsp;8 denizcinin kurtarıldığını&nbsp;bildirdi.&nbsp;Türk Dışişleri Bakanlığı&nbsp;tarafından yapılan açıklamada ise, kurtarılan kişiler arasında&nbsp;yaralı iki Türk vatandaşının olduğu&nbsp;belirtildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_up1.jpg" /><br />
Olay&nbsp;21 Haziran&nbsp;gecesi meydana geldi.&nbsp;Türkiye’den&nbsp;Ukrayna’ya giden&nbsp;İstanbul&nbsp;merkezli&nbsp;Rana Denizcilik’e ait&nbsp;74.9 metre&nbsp;boyundaki genel kargo gemisi,&nbsp;Karadeniz’de&nbsp;Kırım açıklarında İHA saldırısına&nbsp;hedef oldu.<br />
<br />
<strong>GEMİNİN AŞÇISI HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
Ukrayna Donanması,&nbsp;Rusya’ya ait olduğunu öne sürdüğü&nbsp;İHA’nın hedefi olan gemide&nbsp;geniş çaplı yangın çıktığını,&nbsp;bir kişinin hayatını kaybettiği&nbsp;saldırı sonrasında gemideki&nbsp;Türk,&nbsp;Mısır&nbsp;ve&nbsp;Hindistan&nbsp;vatandaşlarından oluşan&nbsp;8 denizcinin kurtarıldığını&nbsp;açıkladı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_up2.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_67/victress_up3.jpg" style="height:300px; width:333px" /><br />
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Oleksiy Kuleba,&nbsp;Telegram’dan yaptığı paylaşılmda ölen kişinin gemide&nbsp;aşçılık&nbsp;yapan&nbsp;58 yaşındaki&nbsp;bir&nbsp;Mısır vatandaşı&nbsp;olduğunu kaydetti.<br />
<br />
<strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI “RAHATSIZLIĞINI” DİLE GETİRDİ</strong><br />
Türk Dışişleri Bakanlığı&nbsp;ise&nbsp;22 Haziran’da yaptığı açıklamada,&nbsp;gemide iki Türk vatandaşının yaralandığını&nbsp;duyurdu.<br />
Bakanlık,&nbsp;Rusya&nbsp;-&nbsp;Ukrayna&nbsp;savaşındaki tırmanmanın sonucu olarak&nbsp;Karadeniz'de&nbsp;Türkiye'nin&nbsp;çıkarlarını&nbsp;ve&nbsp;bölgesel güvenliği tehdit eden&nbsp;saldırılardan duyulan&nbsp;rahatsızlığı&nbsp;dile getirdiği yazılı açıkmasına şöyle devam etti:<br />
<em>“Her iki ülkenin makamları nezdinde rahatsızlığımız dile getirilmektedir.&nbsp;Türkiye'nin önceliği sivil gemilerin seyrüsefer emniyetinin sağlanmasıdır. Tarafları, gerilimi düşürmeye davet ediyoruz.”</em><br />
Moskova&nbsp;ve&nbsp;Kiev, son haftalarda birbirlerine yönelik saldırıların dozunu artırdı. Gerilimdeki bu tırmanış,&nbsp;İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana&nbsp;Avrupa'da yaşanan&nbsp;en ölümcül çatışmayı&nbsp;sonlandırmayı amaçlayan&nbsp;ABD&nbsp;öncülüğündeki müzakerelerin&nbsp;fiilen tıkanmasının&nbsp;ardından geldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:16:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğazdan Ege\&#039;ye Uzanan Bir Klasik</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-bir-klasik-5792</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bogazdan-egeye-uzanan-bir-klasik-5792</guid>
                <description><![CDATA[Boğazdan Ege\'ye Uzanan Bir Klasik]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/kapak.jpg" style="height:341px; width:600px" /></p>

<p>Türk yelken sporunun köklü organizasyonlarından TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası, 55. yılında 11-14 Temmuz tarihleri arasında İstanbul'dan Bozcaada ve Çeşme'ye uzanan rotasında yelkencileri bir kez daha açık denizin zorlu koşullarıyla buluşturacak.</p>

<p>Yelkenciler arasında “Güney Yarışı” olarak bilinen Deniz Kuvvetleri Kupası, Türkiye'nin en köklü ve prestijli açık deniz yat yarışlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu yıl 55. kez gerçekleştirilecek organizasyon, TAYK Trofesi'nin 6. ayağı olarak ulusal ve uluslararası ekipleri aynı başlangıç hattında buluşturmaya hazırlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(7).jpg" style="height:376px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(6).JPG" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p>Yarış öncesinde düzenlenecek basın lansmanı, açılış töreni ve dümenciler toplantısı, 8 Temmuz tarihinde Türk denizcilik tarihinin önemli simgelerinden biri olan Beşiktaş Deniz Müzesi'nde gerçekleştirilecek ve yarışın 55.yılında ülkemizin köklü denizcilik mirasına anlamlı bir başlangıç yapacak.</p>

<p><strong>İstanbul'dan Ege'ye Uzanan Prestij Rotası</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/Deniz-Kuvvetleri-Kupas%C4%B1-Rota_3.jpg" style="height:779px; width:600px" /></p>

<p>11 Temmuz'da İstanbul Boğazı'ndan başlayacak TAYK-AKPA 55.Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, Bozcaada ve Çeşme etaplarıyla Marmara Denizi'nden Ege'ye uzanan eşsiz bir rotada gerçekleştirilecek. Gece seyirleri, uzun mesafeli etapları ve değişken deniz koşullarıyla öne çıkan yarış, sezonun en önemli offshore mücadelelerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Bu yıl IRC ve Multihull sınıflarında yarışacak ekiplerin katılımıyla düzenlenecek yarışı 50 tekne ile sınırlandırılan yapısıyla yüksek rekabet seviyesini korumayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/54_deniz_kuvvetleri_kupasi%20(3).JPG" style="height:338px; width:600px" /></p>

<p>Bozcaada'da gerçekleştirilecek etap ödül töreninin ardından Çeşme'deki final ve ödül töreniyle tamamlanacak TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası, 55. yılında da yalnızca bir yarış değil; denizcilik kültürünü, rekabeti ve yelken tutkusunu bir araya getiren önemli bir buluşma noktası olmayı sürdürmeyi hedefliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(29).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><strong>TAYK-AKPA 55.Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı Program Akışı:</strong></p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>8 Temmuz 2026 – İstanbul Beşiktaş Deniz Müzesi</strong></span></p>

<p>• Basın Lansmanı</p>

<p>• Açılış Töreni</p>

<p>• Dümenciler Toplantısı</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>11 Temmuz 2026-İstanbul Boğazı</strong></span></p>

<p>• Birinci Etap Startı</p>

<p>• İstanbul Boğazı - Bozcaada</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>12 Temmuz 2026 - Bozcaada</strong></span></p>

<p>• Birinci Etap Ödül Töreni</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>13 Temmuz 2026</strong></span></p>

<p>• İkinci Etap Startı</p>

<p>• Bozcaada - Çeşme</p>

<p><span style="color:hsl(210,75%,60%)"><strong>14 Temmuz 2026 - Çeşme</strong></span></p>

<p>• Yarış Finalleri</p>

<p>• Genel Klasman Ödül Töreni</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:01:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağımsızlık, teknoloji ve güvenle gelen başarı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bagimsizlik-teknoloji-ve-guvenle-gelen-basari-5791</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bagimsizlik-teknoloji-ve-guvenle-gelen-basari-5791</guid>
                <description><![CDATA[Bağımsızlık, teknoloji ve güvenle gelen başarı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET 2025 Yıllık Raporu teknoloji liderliği, bağımsızlık ve güvenilir uzmanlığın sağladığı güçlü büyümeyi ortaya koyuyor.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Sürdürülebilir büyüme, güçlü kârlılık ile inovasyon ve küresel genişlemede kaydedilen ilerlemeyi vurguladı. ESET Grubu, bir önceki yıla göre yüzde 6 artışla &nbsp;733 milyon avro gelir bildirdi. Kurumsal müşteriler büyümeyi sürdürürken tüketici segmenti de beklentileri aştı.</strong></p>

<p>ESET CEO’su Richard Marko, “Hızlı teknolojik değişim ve artan jeopolitik gerilimler, 2025 yılında siber güvenlik ortamını yeniden şekillendirmeye devam etti,” dedi. “Bu dinamikler sadece talebi hızlandırmakla kalmadı, aynı zamanda güvenilir ve bağımsız siber güvenlik sağlayıcılarının önemini de pekiştirdi.” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>ESET’in performansı, siber güvenliğe yönelik kendine özgü bir yaklaşıma dayanıyor. Özel sermayeli bir Avrupa şirketi olan ESET, giderek karmaşıklaşan tehdit ortamında güvenilir koruma sağlamak için&nbsp;<strong>bağımsızlık, şirket içi teknoloji geliştirme ve uzun vadeli uzmanlığı&nbsp;</strong>bir araya getiriyor. Bu özellikler, mevzuata uygunluk ve güvenilir teknoloji geliştirme konusundaki taahhüdünü daha da sağlamlaştırıyor. Tespit motorlarından yapay zekâya ve tehdit istihbaratına kadar şirket içinde geliştirilen teknoloji yelpazesiyle ESET, kalite, inovasyon ve güvenlik üzerinde tam kontrol sağlıyor. Bu model, ortaya çıkan tehditlere daha hızlı yanıt verilmesini mümkün kılıyor ve müşteriler, iş ortakları ve kurumlar arasındaki güveni güçlendiriyor.</p>

<p><strong>Kurumsal genişlemenin itici gücüyle büyüme</strong></p>

<p>Büyüme, büyük ölçüde kurumsal müşterilerden gelen güçlü talep tarafından desteklendi. ESET ayrıca&nbsp;<strong>ESET PRIVATE çözümleri&nbsp;</strong>aracılığıyla özel tekliflerini geliştirmeye devam ederek, büyük kuruluşlar, hükümetler ve kritik altyapı operatörleri için tasarlanmış siber güvenlik çözümleri sundu. Bu çözümler arasında hava boşluğu (air-gapping), gömülü tarama, proaktif istemci koruması, endüstriyel güvenlik ve hem özel Güvenlik Operasyon Merkezi hizmetleri hem de özel danışmanlık hizmetlerini içeren hizmetler yer alıyor. Bu durum, karmaşık operasyonel ve düzenleyici gerekliliklerin her ikisini de karşılamak için ileri teknolojileri özel hizmetlerle birleştiriyor.&nbsp;</p>

<p><strong>İnovasyon ve yapay zekâ ile siber güvenliği geliştirme</strong></p>

<p>2025 yılında ESET, yapay zekâ odaklı güvenlik, otomasyon ve dayanıklılığa büyük önem vererek hem kurumsal hem de tüketici segmentlerindeki ürün portföyünü daha da güçlendirdi. ESET, yapay zekâyı&nbsp;<strong>sorumlu ve pratik kullanım senaryolarına</strong>odaklanarak uyguluyor ve gizlilik ile uyumluluk standartlarını korurken ölçülebilir güvenlik sonuçları sağlıyor.</p>

<p><strong>Önemli yenilikler arasında şunlar yer aldı:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Güvenlik operasyonlarını basitleştirmek, analist yorgunluğunu azaltmak ve yetenek eksikliğini gidermeye yardımcı olmak amacıyla ESET PROTECT XDR'ye ESET AI Advisor'ın eklenmesi</li>
	<li>Fidye yazılımlarına karşı dayanıklılığın artırılması</li>
	<li>Daha hızlı Yönetilen Tespit ve Müdahale</li>
	<li>Splunk ve Wazuh gibi önemli platformlarla entegrasyonların genişletilmesi</li>
	<li>Fidye yazılımı, oltalama ve botnetleri kapsayan yeni tehdit istihbaratı beslemeleri</li>
	<li>Tüketiciler için: Fidye yazılımı giderme, gelişmiş kimlik avı algılama için derin web denetimi ve ev ağlarında kapsamlı koruma sağlayan yönlendirici düzeyinde VPN</li>
</ul>

<p><strong>Avrupa kökenli ve küresel genişleme</strong></p>

<p>35 yılı aşkın deneyime sahip bir Avrupa şirketi olan ESET, güçlü bölgesel kimliğini korurken küresel ayak izini genişletmeye devam ediyor. 2025 yılında şirket, merkezi Kopenhag'da bulunan ESET Norden'in kurulmasıyla Kuzey Avrupa'daki varlığını güçlendirdi. Bu genişleme,&nbsp;<strong>küresel erişimi yerel uzmanlıkla&nbsp;</strong>birleştirerek müşteriler ve iş ortaklarıyla daha yakın ilişkiler kurmayı amaçlayan daha kapsamlı bir stratejiyi yansıtıyor. Bu genişlemeye, tüm pazarlarda siber dayanıklılığın artırılmasının temel bileşeni olan ESET Siber Farkındalık Eğitimi hizmetinin küresel çapta tam olarak kullanıma sunulması eşlik etti.&nbsp;</p>

<p><strong>Araştırma odaklı uzmanlık ve küresel etki</strong></p>

<p>ESET’in araştırma yetenekleri, başarısının temel taşlarından biri olmaya devam ediyor; bu yetenekler, sürekli değişen tehdit ortamına ilişkin görünürlük sağlarken hem ürün geliştirmeyi hem de küresel siber güvenlik çabalarını destekliyor.</p>

<p>2025 yılında ESET araştırmacıları, aşağıdakiler de dâhil olmak üzere önemli keşiflere imza attı:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Bilinen ilk yapay zekâ destekli fidye yazılımı:&nbsp;<strong>PromptLock</strong></li>
	<li>Sistem güvenliğini etkileyen kritik güvenlik açıkları:&nbsp;<strong>UEFI Güvenli Önyükleme atlatma</strong></li>
	<li>İHA sektörü dâhil olmak üzere kilit sektörleri hedef alan&nbsp;<strong>Lazarus</strong>&nbsp;APT kampanyaları</li>
</ul>

<p>Araştırmanın ötesinde, ESET, Europol ve ENISA gibi uluslararası kuruluşlarla aktif olarak iş birliği yaparak, siber suçlarla mücadele ve küresel dayanıklılığı güçlendirmeye yönelik koordineli çabaları destekliyor.</p>

<p><strong>Tanınma ve performans doğrulaması</strong></p>

<p>ESET’in teknolojisi ve uzmanlığı, 2025 yılında bağımsız test kuruluşları ve sektör analistleri tarafından sürekli olarak takdir gördü. Bunlar arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>ESET HOME Security Essential, AV-Comparatives’in 2024 Yılı Ürünü ödülünü kazandı.</li>
	<li>ESET HOME Security, 2025 IDC MarketScape: Dünya Çapında Tüketici Dijital Yaşam Koruma Raporu’nda Lider seçildi.</li>
	<li>ESET, MITRE ATT&amp;CK® değerlendirmelerinde %100 koruma oranıyla en yüksek performansı elde etti.</li>
	<li>ESET, EPR, EDR ve İş Güvenliği kategorilerinde AV-Comparatives’ten birçok ödül kazandı.</li>
	<li>ESET, fidye yazılımı giderme alanında 2025 SC Ödülü’nü kazandı.</li>
</ul>

<p>Bu sonuçlar, ESET’in yüksek kaliteli siber güvenlik çözümleri sunan güvenilir bir sağlayıcı olarak konumunu pekiştiriyor.</p>

<p><strong>Uzmanlık üzerine kurulu dayanıklı bir organizasyon</strong></p>

<p>ESET’in uzun vadeli başarısının temelinde çalışanları yatıyor. Şirket, olağanüstü bir yetenek sürekliliğinden yararlanıyor; uzmanların önemli bir kısmı on yıldan fazla süredir şirkette çalışıyor. Bu durum, küresel yetenek kıtlığıyla karşı karşıya olan sektörde önemli bir avantaj.Bağımsızlığı ve şirket içi yetkinlikleriyle birleşen bu istikrar, ESET’in tutarlı bir şekilde yenilik yapmasını ve uzun vadeli değer sunmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>Geleceğe bakış</strong></p>

<p>2025 yılında ESET, yapay zekâ, insan uzmanlığı ve küresel tehdit istihbaratını bir araya getirerek, giderek daha fazla yapay zekâ odaklı hâle gelen dünyada dayanıklı ve geleceğe hazır çözümler sunmak suretiyle teknoloji odaklı bir siber güvenlik şirketi olarak konumunu güçlendirmeye devam etti.&nbsp;ESET, daha güvenli ve güvenilir bir dijital ortama katkıda bulunurken dünya çapındaki kuruluşları ve bireyleri korumaya kararlı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:38:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fifty Fifty Sailing Cup\&#039;ta Yapılan İki Yarışla IORC Test Edildi</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/fifty-fifty-sailing-cupta-yapilan-iki-yarisla-iorc-test-edildi-5790</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/fifty-fifty-sailing-cupta-yapilan-iki-yarisla-iorc-test-edildi-5790</guid>
                <description><![CDATA[Fifty Fifty Sailing Cup\'ta Yapılan İki Yarışla IORC Test Edildi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_top.jpg" /></p>

<p>Oğuz Ayan Sailing&nbsp;tarafından&nbsp;Moda Deniz Kulübü&nbsp;ev sahipliğinde ve&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü&nbsp;işbirliğinde bu yıl&nbsp;dördüncüsü&nbsp;düzenlenen&nbsp;Fifty Fifty Sailing Cup&nbsp;iki günde gerçekleşen&nbsp;coğrafi rotalı iki yarışla&nbsp;tamamlandı. Hem&nbsp;eğlenceli, hem&nbsp;rekabetçi&nbsp;etkinliğin en önemli&nbsp;yeniliği&nbsp;ise sonuçların ilk kez bir reyting sistemine bağlı kalmayıp&nbsp;“IORC”a göre değerlendirilmesi oldu.</p>

<p>Yelkencilerin kimi&nbsp;IRC&nbsp;reyting sistemini benimsiyor, kimi&nbsp;ORC’nin&nbsp;daha iyi&nbsp;olduğunu savunuyor. Sonuçta her iki sistemin de&nbsp;olumlu&nbsp;ya da&nbsp;olumsuz&nbsp;yanları olduğu herkesin malumu…&nbsp;Fifty Fifty Sailing Cup, dördüncü yılında bu konuya&nbsp;“ortak bir çözüm”&nbsp;getirmek düşüncesiyle yarışlarda&nbsp;“IORC”&nbsp;olarak tanımladığı&nbsp;değerlendirme sistemini&nbsp;kullandı.<br />
Buna göre&nbsp;yarış sınıflarındaki&nbsp;tekneler, oluşturulan&nbsp;Sail Club&nbsp;uygulamasında&nbsp;her yarışta hem IRC&nbsp;hem&nbsp;ORC olarak ayrı ayrı puanlandı. Daha sonra&nbsp;iki sistemde elde ettikleri puanların toplamı&nbsp;ile derece sıralaması belirlendi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up1.jpg" /><br />
<strong>RÜZGAR KEYİFLİ, EKİPLER HEYECANLI</strong><br />
Başhakemlik görevini&nbsp;Feyza Kayran Gül’ün üstlendiği, ekiplerde&nbsp;erkek&nbsp;ve&nbsp;kadın&nbsp;yelkenci sayısında&nbsp;“50-50”lik oranın&nbsp;ön koşul&nbsp;olduğu yarışlara&nbsp;IORC&nbsp;sınıflarında&nbsp;31,&nbsp;Destek&nbsp;sınıfında&nbsp;6&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;37 tekne&nbsp;kayıt verdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(28).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
20 Haziran Cumartesi&nbsp;günü ilk yarış&nbsp;Moda&nbsp;-&nbsp;Adalar&nbsp;parkurunda gerçekleşti. Start saat&nbsp;12.00’da&nbsp;Kalamış Koyu&nbsp;açığında demirli&nbsp;Komite Botu’ndan verildi.&nbsp;Kuzeydoğu&nbsp;<em>(040)</em>&nbsp;yönlü&nbsp;11 knot’lık rüzgarı kullanan filo,&nbsp;Moda Vapur İskelesi&nbsp;açığındaki&nbsp;orsa&nbsp;<em>(rüzgarüstü)</em>&nbsp;şamandırasını döndükten sonra&nbsp;Adalar coğrafi rotasına&nbsp;yalken bastı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up2.jpg" /><br />
Özellikle&nbsp;orsa şamandırası&nbsp;dönüşünde ekiplerin güvertelerde&nbsp;cansiperane&nbsp;çalışması dikkat çekti.<br />
İlk gün birinciliklerine&nbsp;IORC 0’da&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;<em>(Doğa Arıbaş)</em>,&nbsp;IORC 1’de&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;<em>(Orkun Öz)</em>,&nbsp;IORC 2’de&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;<em>(Levent Peynirci)</em>,&nbsp;IORC 3’te&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>,&nbsp;Destek’te&nbsp;Volvo Car Türkiye-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>&nbsp;adlarını yazdırdı.&nbsp;IORC 4’te katılım yoktu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up3.jpg" /><br />
<strong>TARİHİ YARIMADA FONUNDA START</strong><br />
Erkinliğin&nbsp;ikinci&nbsp;yarışı&nbsp;21 Haziran Pazar&nbsp;günü yapıldı. Ancak bunun için start hattı&nbsp;Ahırkapı&nbsp;önlerinde kuruldu. Fonda&nbsp;“Tarihi Yarımada”&nbsp;vardı. Filo, saat&nbsp;15.00’dan itibaren&nbsp;üç gruba ayrı ayrı&nbsp;verilen startın ardından yine&nbsp;rüzgarüstü&nbsp;<em>(orsa)</em>&nbsp;şamandırasını döndü ve&nbsp;Adalar parkuruna&nbsp;yöneldi. Hava&nbsp;kuzeyliydi&nbsp;ancak bu kez&nbsp;030&nbsp;dereceden&nbsp;15-16 knot’a kadar güçlenerek esiyordu.<br />
Yapılan&nbsp;iki yarışın&nbsp;ardından gruplarında&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;<em>(Doğa Arıbaş)</em>,&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;<em>(Orkun Öz)</em>,&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;<em>(Levent Peynirci)</em>,&nbsp;ICA-CTD-Electron&nbsp;<em>(Cenk Tekkaya)</em>&nbsp;ile&nbsp;Volvo Car Türkiye-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>&nbsp;birincilik&nbsp;elde ederken, yarış sınıflarındaki&nbsp;genel overall&nbsp;da oluştu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up4.jpg" /><br />
<strong>DÖNER KUPA’NIN YENİ SAHİPLERİ</strong><br />
Buna göre&nbsp;20 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;IORC 0-1-2’de&nbsp;Fifty Fifty Sailing Cup’ın döner kupasını&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetimibndeki&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V,&nbsp;11 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IORC 3-4’te&nbsp;Cenk Tekkaya&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ICA-CTD-Electron&nbsp;kazandı.&nbsp;<br />
Aynı günün akşamında ekipler&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü’nde düzenlenen&nbsp;“Havuzbaşı Partisi”nde buluşup ikramlar eşliğinde yorgunluk attılar. Dereceye girenlere&nbsp;ödülleri&nbsp;yarın&nbsp;<em>(23 Haziran Salı)</em>&nbsp;Moda Deniz Kulübü’ndeki törenle dağıtılacak.<br />
Organizasyon, ödül töreni için de farklı bir düzenlemeye gitti ve&nbsp;her ekip adına bir masa&nbsp;hazırlattı. Böylelikle&nbsp;“yer kapma”&nbsp;sorunu da ortadan kaldırıldı.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up5.jpg" /><br />
<strong>FIFTY FIFTY SAILING CUP</strong><br />
20-21 Haziran 2026<br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;2</em><br />
<br />
<strong>GRUP OVERALL</strong><br />
<strong>IORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Urban Care-7 Bela&nbsp;(Ayhan Karaca)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(10)<br />
3.&nbsp;Unilever Sailing Team-Hedef Yelken 37&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;2-2&nbsp;/&nbsp;3-3&nbsp;(10)<br />
<br />
<strong>IORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
1.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;(Orkun Öz)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-4&nbsp;(7)<br />
2.&nbsp;MSI-Vhagar&nbsp;(Güçlü Kaya)&nbsp;2-3&nbsp;/&nbsp;3-2&nbsp;(10)<br />
3.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;5-4&nbsp;/&nbsp;4-1&nbsp;(14)<br />
<br />
<strong>IORC 2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
1.&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;3-5&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(12)<br />
3.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;2-2&nbsp;/&nbsp;4-5&nbsp;(13)<br />
<br />
<strong>IORC 3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;11</em><br />
1.&nbsp;ICA-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;1.5-1&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(6.5)<br />
2.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(8)<br />
3.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;1.5-2&nbsp;/&nbsp;4-3&nbsp;(10.5)<br />
<br />
<strong>DESTEK</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
1.&nbsp;Volvo Car Türkiye-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;1-1&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;Cenoa Sailing&nbsp;(Hasret Can Ünek)&nbsp;2-2&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;Piri Reis Üniversitesi-Sarı 1&nbsp;(Ali Erdoğan)&nbsp;4-3&nbsp;(7)<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/fifty_fifty_26_yaris_up6.jpg" /><br />
<strong>IORC 0-1-2&nbsp;GENEL OVERALL&nbsp;</strong><br />
<em>20&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1-1&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(4)&nbsp;<br />
2.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;4-5&nbsp;(15)<br />
3.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;5-7&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(16)&nbsp;<br />
4.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;4-2&nbsp;/&nbsp;6-10&nbsp;(22)<br />
5.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken-Fenerbahçe 1&nbsp;(Orkun Öz)&nbsp;2-5&nbsp;/&nbsp;5-13&nbsp;(25)<br />
<br />
<strong>IORC 3-4 GENEL OVERALL</strong><br />
<em>11&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ICA-CTD-Electron (Cenk Tekkaya)&nbsp;1.5-1&nbsp;/&nbsp;2-2&nbsp;(6.5)<br />
2.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;3-3&nbsp;/&nbsp;1-1&nbsp;(8)<br />
3.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;1.5-2&nbsp;/&nbsp;4-1&nbsp;(10.5)<br />
4.&nbsp;Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;4-5&nbsp;/&nbsp;3-4&nbsp;(16)<br />
5.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;(Deniz Derin Binaroğlu)&nbsp;5-6&nbsp;/&nbsp;5-5&nbsp;(21)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:38:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konsollu Puslalar</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/konsollu-puslalar-5789</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/konsollu-puslalar-5789</guid>
                <description><![CDATA[Konsollu Puslalar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/konsol.jpg" style="height:779px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(28).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:31:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber casusların yeni arka kapısı   ortaya çıkarıldı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslarin-yeni-arka-kapisi-ortaya-cikarildi-5788</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslarin-yeni-arka-kapisi-ortaya-cikarildi-5788</guid>
                <description><![CDATA[Siber casusların yeni arka kapısı   ortaya çıkarıldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çin ile bağlantılı FishMonger, saldırı araçlarını güncelledi; Asya ve Latin Amerika’daki hükümetleri hedef alıyor .</strong></p>

<p>Siber güvenlik şirketi ESET, daha önce yalnızca Linux için geliştirilmiş ve I-SOON adlı Çinli bir yüklenici tarafından yönetildiği düşünülen FishMonger grubu tarafından kullanıldığı bildirilen SprySOCKS'un, henüz belgelenmemiş iki Windows varyantını keşfetti. ESET, bu kötü amaçlı yazılım örneklerini ilk olarak Nisan 2024’te VirusTotal’a yüklenen örnekler üzerinden keşfetmiş olsa da ESET telemetri verileri 2023 ile 2024 yılları arasında gerçek faaliyetlerin gerçekleştiğini gösteriyor. Bu faaliyetlerde Honduras, Tayvan, Tayland ve Pakistan’da çoğunlukla devlet kurumlarını hedef alan birçok kurban yer almıştır.</p>

<p>WIN_DRV varyantı, 30'dan fazla Komuta ve Kontrol (C&amp;C) komutunu destekliyor. Bu komutlar, sistem bilgisi toplama ve işlem numaralandırmanın yanı sıra hizmet yönetimi ve dosya listeleme, oluşturma, silme ve aktarma gibi dosya yönetimi işlevlerini de kapsıyor. Temel arka kapı işlevselliğine ek olarak, FishMonger’ın arka kapısı, gelişmiş gizlilik için bir çekirdek sürücüsünü silah olarak kullanır. SprySOCKS, bu sürücüyü kötü amaçlı yazılımın ağ bağlantılarını, işlemlerini, dosyalarını ve kayıt defteri anahtarlarını gizlemek için kullanır ve TCP trafiğinin yönlendirilmesini sağlar; böylece kötü amaçlı yazılım operatörleri, ağ trafiğinde arka kapının gerçek dinleme bağlantı noktasını açığa çıkarmadan, kurbanın cihazındaki rastgele bir TCP bağlantı noktası üzerinden arka kapıya komutlar gönderebilir.</p>

<p>FishMonger’ın en son silahlarını keşfeden ve analiz eden ESET araştırmacısı Martin Smolár şu açıklamayı yaptı: “Windows sürümü, C&amp;C protokolü, kullanılan şifreleme ve genel komut işleme mantığı dâhil olmak üzere Linux sürümünün temel mimarisinin çoğunu korurken gerektiğinde Windows’a özgü mekanizmalarla değiştiriyor ve çekirdek sürücüleri devreye sokarak arka kapının gizliliğini artırıyor. UEFI bootkit’in olası katılımına dair sınırlı ipuçları göz önüne alındığında, herkese grubun faaliyetlerini yakından takip etmelerini tavsiye ediyoruz.”&nbsp;</p>

<p>ESET telemetri verilerine göre, bazı SprySOCKS saldırı senaryolarının, muhtemelen CVE-2023-24932 güvenlik açığını istismar eden bir UEFI bootkit bileşeni içerebileceğine dair sınırlı göstergeler bulunuyor. I-SOON adlı Çinli bir yüklenici tarafından yönetildiği düşünülen FishMonger, Winnti Grubu çatısı altında yer alan ve büyük olasılıkla Çin’in Chengdu kentinden faaliyet gösteren bir siber casusluk grubu. Bu grup, Earth Lusca, TAG-22, Aquatic Panda veya Red Dev 10 adlarıyla da biliniyor. ESET Research, 2019 Haziran ayında başlayan sivil protestolar sırasında Hong Kong’daki üniversiteleri yoğun bir şekilde hedef alan FishMonger hakkında 2020’nin başlarında bir analiz yayımlamıştı. Grubun ayrıca “watering-hole” saldırıları düzenlediği de bilinmektedir. FishMonger’ın araç seti arasında ShadowPad, Spyder, Cobalt Strike, FunnySwitch, SprySOCKS ve BIOPASS RAT yer almaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:21:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İZMİR’İN İŞGALİ SIRASINDA ŞEHİT EDİLEN HAMİDİYE SANAYİ MEKTEBİ  ÖĞRENCİSİ  RASİM EFENDİ</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/izmirin-isgali-sirasinda-sehit-edilen-hamidiye-sanayi-mektebi-ogrencisi-rasim-efendi-5787</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/izmirin-isgali-sirasinda-sehit-edilen-hamidiye-sanayi-mektebi-ogrencisi-rasim-efendi-5787</guid>
                <description><![CDATA[İZMİR’İN İŞGALİ SIRASINDA ŞEHİT EDİLEN HAMİDİYE SANAYİ MEKTEBİ  ÖĞRENCİSİ  RASİM EFENDİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>15 Mayıs 1919 günü başlayan İzmir’in Yunan işgali faciası döneminde &nbsp;çok büyük olaylar olur.<br />
&nbsp; &nbsp; ”Yunanistan &nbsp;hemen planlı bir şekilde İzmir ve çevresinde Türk milli eğitimini yok etmeye başlar. İşgal 1918-1919 öğretim yılı sonuna doğru olduğu için, o &nbsp;yıl öğretim kurumlarında pek fazla etki ve tahribat olmaz.<br />
&nbsp; &nbsp; Yunanlıların milli eğitime yönelik tavırları &nbsp;modern eğitim yapan okullarda daha ağırlıklı ve sert olur.,İzmir’deki hükümet daireleri işgal edilir. Maarif Müdürlüğü’nün adı “Mekatip-i İslamiye Maarif İdaresi” olarak değiştirilir Yunan Fevkalade Komiserliğine bağlanır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İzmir Milli Kütüphanesinin adı da İslam Kütüphanesi olarak değiştirilir. Bu şekilde İzmir Maarif Müdürlüğü, Yunan Fevkalade Komiserliği bünyesinde kurulmuş olan Yunan Eğitim Müdürlüğü’nün İslam okulları kalemi veya şubesi haline gelir.<br />
&nbsp; &nbsp;İşgal döneminde Hamidiye Sanayi Mektebi, tam olarak kapatılmasa da &nbsp;eğitim sistemi tamamen bozulur.<br />
&nbsp; Savaş yıllarında askeriye tarafından okula getirilip, kurulan makinelerin sahipleri makinelerini geri alırken, kendilerine ait olanı olmayanı da alıp götürür. Okul binasını Yunan askerleri işgal altına alır, gece gündüz süngülü nöbetçiler bekler.<br />
Okulun Marangoz ve Kundura atölyeleri çalışmalarını sürdürebilir. Kimsesiz öğrencilerden atölyesiz kalanlar, gündüz fabrikalarında çalışmaya ve okulu yatakhane olarak kullanmaya başlar.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir Sanayi Mektebi tarihi konusunda Yüksek Lisans çalışması yapan Gülnaz (Koyuncu) Yakın okul kütüphanesinde kırmızı cilt kapaklı Ahmet &nbsp;Keşşaf İgot adlı okul öğrencisinin hatıralarını &nbsp;bulur, İzmir Sanayi Mektebi (Mithat Paşa Endüstri Meslek Lisesi(1868-1923) kitabında yararlanır. Ne yazık ki <strong>Ahmet</strong> Keşşaf İgot’un anıları günümüzde okul kütüphanesinde bulunmamaktadır. Bu kıymetli bilgi &nbsp;Gülnaz Koyuncu Yakın’ın kitabında yazdığı kadarı ile günümüze ulaşmıştır.<br />
İşgal yıllarında okulda öğrenci olan Ahmet Keşşaf İgot, o günleri anlatır. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<em>”Okuldaki yıllarımın dörtte üçü Yunan işgali sırasına rastlar,izne çıktığımızda, caddelerden geçerken, şayet ters taraftan geçiyorsak Yunan jandarmaları bizi Yunan bayrağının altından geçmeye mecbur ederlerdi. Ermeni, Rum ve kısmende Yahudi çocukları bizi taşlarlardı. Milli duygularımızı kamçılıyor gerekçesiyle Yunan idaresince milli marş söylenmesi ve bando çalınması yasaklanmıştı.”</em><br />
15 Mayıs &nbsp;1919 günü Hamidiye Sanayi Mektebinin de &nbsp;basılması esnasında okul öğrencisi Rasim &nbsp;Efendi şehit edilir. Bu hadisenin duyulması engellenir. Okul &nbsp;kapatılır. İptidai sınıf talebeleri Darüleytam’a gönderilir. Yönetici, öğretmen ve öğrencilerden bir kısmı tutuklanıp tartaklanır.<br />
Ancak bu faciayı şehit Rasim Efendinin okul arkadaşı <strong>Ahmet </strong>Keşşaf İgot &nbsp;unutmaz. Hatıralarına yazar. Bir kopyasını Yeni Asır Emekliler Anı yarışması’na gönderir. Diğer &nbsp;kopyasını okul kütüphanesine bağışlar.<br />
Şehit arkadaşının fotografını da çerçeveletip okuluna teslim eder. Okul tarih öğretmeni Züleyha Burak &nbsp;Cumhuriyet Eğitim Müzesi &nbsp;envanterine kaydeder &nbsp;sahip çıkar.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Yılmaz Göçmen Tirenin yıldızları kitabında Ahmet Keşşaf İgot hakkında bilgi verir.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir tarihi konusunda önemli çalışmaları olan Abdülkadir Hazman Atca’lı&nbsp; Rasim Efendi’nin şehadetini anlatan kitap yazar.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Şehit Rasim Efendi hakkında resmi bilgi &nbsp;ve fotograf Mithatpaşa Teknik Anadolu Lisesi müdür odasında sergileniyor.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;CELAL ÖCAL &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/C1(2).jpg" style="height:436px; width:309px" /></p>

<p><em>209-Şehit Rasim Efendi&nbsp;</em></p>

<p><em>Yunanlıların İzmir’i işgalinde şehit ettikleri okulumuzun 4.Sınıf öğrencilerinden 1903 doğumlu Rasim Efendi. ( Ahmet Keşşaf İgot’un el yazılı “Yunan işgalinde şehit olan okulumuz öğrencisi Rasim Efendi “ fotografı)</em></p>

<p><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/C2(2).jpg" style="height:366px; width:723px" /></p>

<p><em>210-Şehit Rasim Efendi’nin Mithatpaşa Teknik Anadolu Lisesindeki kaydı<br />
Yunan işgalinde şehit düşen okulumuz öğrencisi Rasim Efendi.</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:14:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni nesil kimlik avı saldırıları parolaya ihtiyaç duymuyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-5786</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yeni-nesil-kimlik-avi-saldirilari-parolaya-ihtiyac-duymuyor-5786</guid>
                <description><![CDATA[Yeni nesil kimlik avı saldırıları parolaya ihtiyaç duymuyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EvilTokens, parola çalmadan hesapları ele geçiriyor.</strong></p>

<p><strong>Microsoft’un meşru kimlik doğrulama akışını altüst eden bir kimlik avı olan EvilTokens, saldırganların parolaları çalmadan veya sahte giriş sayfaları oluşturmadan hesaplara sızmasına olanak tanıyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, EvilTokens’ı kullanan saldırıların nasıl gerçekleştiğini inceledi. Kullanıcıların dikkat etmeleri gereken noktalara dikkat çekti, güvenliklerini nasıl sağlayabileceklerine yönelik önerilerini paylaştı.&nbsp;</strong></p>

<p>EvilTokens, Microsoft 365 hesaplarını ele geçirmek üzere geliştirilmiş bir kimlik avı hizmeti kiti. Bu kiti kullanan saldırılar, cihaz kodu kimlik avına dayandığından, kurbanların parolalarını girecekleri gerçek oturum açma sayfalarının ikna edici kopyalarına ihtiyaç duymuyorlar. Bunun yerine saldırganlar, kurbanı gerçek bir Microsoft oturum açma sayfasında iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) dâhil olmak üzere meşru bir kimlik doğrulama sürecini tamamlamaya yönlendiriyor.&nbsp;</p>

<p>Siber suçlular tarafından hızla benimsenen bu araç setinin 2026 yılının Mart ayında çeşitli ülkelerdeki 340’tan fazla kuruluşu hedef alan bir kampanya da dâhil olmak üzere, bir dizi hesap ele geçirme ve kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) saldırısında kullanıldığı tespit edildi.&nbsp;</p>

<p><strong>EvilTokens’ı kullanan saldırılar nasıl gerçekleşiyor?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Saldırının öncesinde, kötü niyetli kişilerin önce hedef hesabın aktif olup olmadığını doğruladığı bir “keşif” aşaması yer alır. Microsoft, bu keşif aşamasının gerçek kimlik avı girişiminden 10 ila 15 gün önce gerçekleştirildiğini gözlemlemiştir.</li>
	<li>Mağdur, genellikle fatura, paylaşılan belge, takvim daveti veya SharePoint erişim isteği gibi görünen bir e-posta veya mesaj alır. Yem, güvenilir bir markayı taklit eden bir tuzak sayfası ile birlikte “Görüntülemek için doğrulayın” veya “İmza gereklidir” gibi basit ifadelerden oluşur.&nbsp;</li>
	<li>Kurban bağlantıya tıkladığında, sayfa Microsoft’tan bir kod ister. Kod yalnızca 15 dakika boyunca geçerlidir; bu nedenle burada zaman ve zamanlama hayati önem taşır.</li>
	<li>Sayfa, kurbana kodu gösterir ve onu Microsoft’un gerçek&nbsp;<a href="http://microsoft.com/devicelogin" target="_blank">microsoft.com/devicelogin</a>&nbsp;oturum açma portalına yönlendirir. İşin püf noktası, kodun saldırganının oturumuna ait olmasıdır; bu nedenle kurban, farkında olmadan kendi cihazını değil, saldırganın cihazını yetkilendirir.</li>
	<li>Geçerli bir oturum açma bilgisi algıladığında Microsoft, saldırgan tarafından açılan oturuma erişim ve yenileme jetonları verir. Sisteme girdikten sonra suçlular, kurumsal e-postalara, dosyalara, Teams’e, SharePoint’e, OneDrive’a ve diğer Microsoft 365 kaynaklarına erişebilir ve verileri sızdırabilir ya da BEC saldırıları hazırlayabilir. Bu nedenle finans, İK, lojistik ve satış hesapları saldırganların büyük ilgisini çekmektedir.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>EvilTokens’tan korunmak için öenmli ipuçları</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Kimlik doğrulama kodu için gelen beklenmedik talepleri şüpheli olarak değerlendirin. Hiçbir belge, fatura, e-posta veya başka bir platform, açık bir neden olmaksızın cihaz kodunuzu istememelidir. Talep aniden gelirse bunu işvereninizin BT veya güvenlik ekibine bildirin.</li>
	<li>Bağlam, sayfadan daha önemlidir. Herhangi bir oturum açma isteğini onaylamadan önce, erişim isteyen uygulamanın hangisi olduğunu, hangi hesabın söz konusu olduğunu ve bu işlemi gerçekten sizin başlatıp başlatmadığınızı kontrol edin. Gerçek bir Microsoft sayfası, bir isteği otomatik olarak güvenli hâle getirmez.</li>
	<li>Kuruluşlar, gerekli olmadığı durumlarda cihaz kodu akışını tamamen kısıtlamalıdır. Microsoft, gerekli olmadığı durumlarda cihaz kodu akışını engellemek ve bunu belirli kullanıcılar, cihazlar, konumlar veya işletim sistemleriyle sınırlandırmak için Koşullu Erişim ilkelerinin uygulanmasını önerir.</li>
	<li>Olağan dışı cihaz kodu kimlik doğrulamalarına, tanıdık olmayan altyapılara, riskli oturum açma işlemlerine, şüpheli belirteç kullanımına ve yeni gelen kutusu kurallarına dikkat edin; bunların herhangi biri bir soruna işaret edebilir.&nbsp;</li>
	<li>Güvenlik farkındalığı eğitimleri, saldırganların kullandığı en yeni hilelere ayak uydurmalıdır. Çalışanlar, modern kimlik avı saldırılarının her zaman sahte bir sayfaya parola girilmesini gerektirmediğini anlamalıdır. Bazen saldırgan, çalışanlardan gerçek bir sayfada gerçek bir kodu girmelerini isteyebilir ancak bu kod yanlış cihaz içindir.</li>
	<li>Beklenmedik bir cihaz kodu talebi alan çalışanlar, şirketlerinin BT veya güvenlik ekiplerini bilgilendirmelidir; bu ekipler oturum açma günlüklerini incelemek, oturumları iptal etmek, yenileme belirteçlerini geçersiz kılmak, kötü amaçlı gelen kutusu kurallarını kaldırmak ve güvenliği ihlal edilmiş hesabı geçici olarak devre dışı bırakmak zorunda kalabilir.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:02:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yazılım güncellemesiyle geldi, casusluk yazılımı çıktı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-5785</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yazilim-guncellemesiyle-geldi-casusluk-yazilimi-cikti-5785</guid>
                <description><![CDATA[Yazılım güncellemesiyle geldi, casusluk yazılımı çıktı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vietnam bağlantılı siber casusluk grubu kendi ülkesindeki hedeflere yöneldi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Vietnam ile bağlantılı Gelişmiş Kalıcı Tehdit grubu &nbsp;(APT) &nbsp;OceanLotus’un, iç hedefleri gözetlemek üzere yön değiştirdiğini tespit etti.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>2024 ortasından Şubat 2026'ya kadar, Vietnam yanlısı APT grubu OceanLotus, kendine özgü implantı SPECTRALVIPER ile Vietnamlı bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketinin ağını ele geçirdi. Ekim 2025'ten Mart 2026'ya kadar OceanLotus, Vietnam'daki borsa yatırımcıları tarafından yaygın olarak kullanılan bir yazılım platformu olan FireAnt MetaKit'i kullanarak bir tedarik zinciri saldırısı gerçekleştirdi.</strong></p>

<p><strong>Yurt içi hedefler, bu grubun operasyonel kalıplarında bir değişimi temsil ediyor. Vietnamlı yetkililer yolsuzluğa karşı büyük bir mücadele başlatmışken OceanLotus'un son faaliyetleri Vietnam'ın iç sahnesinde son zamanlarda yaşanan çeşitli gelişmelerle uyumlu görünüyor.</strong></p>

<p>ESET Research’ün 2024–2026 yılları arasında OceanLotus faaliyetlerini izlemesi, Vietnam bağlantılı grubun dış operasyonlara daha seçici bir yaklaşım benimsediği ve iç casusluğa giderek daha fazla önem verdiği için operasyonel odak noktasında bir kayma olduğunu ortaya çıkardı. ESET araştırmacıları, SPECTRALVIPER arka kapısını içeren iki farklı kampanya tespit etti: Vietnam'daki borsa yatırımcılarını hedef alan bir tedarik zinciri saldırısı ve Vietnamlı bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketine yönelik uzun süreli bir casusluk operasyonu. Bu değişimin geçici bir ayarlama mı yoksa uzun vadeli bir stratejik değişiklik mi olduğu henüz belirsiz; ancak 15 yıllık geçmişi olan bu APT grubu, agresif taktikler ve araçlarında ustalık sergilemeye devam ediyor. OceanLotus, Windows ve Linux arka kapı cephaneliğini sürekli olarak yenilemesi ve genişletmesiyle biliniyor; genellikle benzersiz ağ protokolleri uygular veya veri toplama yeteneklerini belirli operasyonel hedeflere göre uyarlıyor.</p>

<p>2017 ile 2020 yılları arasında OceanLotus, siber casusluk faaliyetlerini detaylandıran çok sayıda raporun ardından kamuoyunun büyük ilgisini çekti. Bunlar arasında 2017–2018 yıllarında Güneydoğu Asya'yı hedef alan büyük ölçekli watering-hole saldırıları, 2019'da BMW ve Hyundai gibi şirketlere yapılan sızmalar ve aynı yıl Almanya'daki bir Vietnamlı muhalifin hedef alınması yer alıyordu. Grup ayrıca 2019 ile 2020 yılları arasında insan hakları savunucularına yönelik operasyonlarla ve 2020'de Wuhan belediye yönetimini hedef alan casusluk faaliyetleriyle de bağlantılıydı. Ancak Facebook'un OceanLotus'un paravanı olarak kullanıldığına inanılan şirketi kamuoyuna ifşa etmesiyle grubun operasyonları 2020'de bir darbe aldı. Bu ifşanın ardından, grup hakkında kamuoyuna yansıyan haberler önemli ölçüde azaldı ve faaliyetleri birkaç yıl boyunca nispeten az ilgi gördü.&nbsp;</p>

<p>İlk kampanya, bir altyapı ve ulaşım inşaat şirketinin yeni keşfedilen güvenlik ihlaliyle ilgiliydi. Bu saldırı 2024 ortasında başladı ve Ocak 2026'ya kadar devam etti. İkinci kampanya ise 2025 sonlarında başlayan ve Mart 2026'ya kadar süren bir tedarik zinciri saldırısıydı. Bu operasyonda OceanLotus, Vietnamlı bir hisse senedi yatırım platformu olan FireAnt MetaKit'in güncelleme sunucusunu ele geçirdi ve meşru yazılım güncellemelerini, nihayetinde SPECTRALVIPER'ı dağıtan kötü amaçlı bir yük ile değiştirdi. Bu kampanya, hisse senedi yatırımcılarını hedef almış gibi görünüyor ve Vietnam'ın menkul kıymetler piyasası reformlarını teşvik etmeye yönelik son çabalarıyla bağlantılı olabilir; bu da yurt içi izleme veya soruşturma hedefleriyle olası bir bağlantı olduğunu düşündürüyor.&nbsp;</p>

<p>Her iki durumda da OceanLotus, kurbanların sistemlerine kendine özgü arka kapısı olan SPECTRALVIPER'ı yerleştirdi. Özellikle bir operasyonel güvenlik açığı, SPECTRALVIPER örneğinde çalışma zamanı türü bilgi adlarının bozulmadan kalmasına neden oldu ve bu da arka kapının iç mimarisinin bazı yönlerini yeniden oluşturulmasını sağladı. Bu tür bir saldırının geniş potansiyel etkisine rağmen ESET nihayetinde SPECTRALVIPER'ı alan sadece birkaç kişi gözlemledi; bu da seçici bir hedefleme olduğunu gösteriyor. &nbsp;Genel olarak, mevcut kanıtlar OceanLotus’un operasyonel kalıplarında potansiyel bir değişime işaret ediyor. 2020 yılında fiziksel paravan şirketinin ortaya çıkmasından bu yana, grup yabancı casusluk faaliyetlerinde daha seçici bir yaklaşım benimsemiş ve iç hedeflere giderek daha fazla ağırlık vermiş görünüyor.</p>

<p>OceanLotus’un son faaliyetlerinin, Vietnam’ın iç sahnesinde son zamanlarda yaşanan çeşitli gelişmelerle uyumlu olduğu dikkat çekici. Son yıllarda Vietnamlı yetkililer, Blazing Furnace adını verdikleri bir programla yolsuzluğa karşı büyük bir mücadele başlattı. Bu bağlamda, Vietnam’ın güvenlik aygıtının yolsuzlukla (ve daha geniş anlamda finansal suçlarla) mücadele etmek için giderek daha önemli kaynaklar ayırdığı görülmektedir. ESET, OceanLotus'un bu çabalarla bir şekilde ilişkili olabileceğine ve bunun, grubun iç istihbarat ve gözetime yeniden odaklanmasının ardındaki bir başka neden olabileceğine inanıyor.</p>

<p>APT32 olarak da bilinen OceanLotus, Vietnam hükümetinin çıkarlarıyla uyumlu olduğu bildirilen bir siber casusluk grubu. ESET telemetrisine göre, bu gruba atfedilen faaliyetler 2012 yılına ve muhtemelen daha öncesine kadar uzanıyor. OceanLotus, esas olarak Çin ve Güneydoğu Asya'yı (özellikle Vietnam'ı) hedef alıyor; büyük çaplı dijital profil oluşturma kampanyalarından Vietnamlı insan hakları aktivistlerine yönelik son derece hedefli saldırılara kadar çeşitli operasyonlarla ilişkilendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:25:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayvalık Yolcu Gemisi</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ayvalik-yolcu-gemisi-5784</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/ayvalik-yolcu-gemisi-5784</guid>
                <description><![CDATA[Ayvalık Yolcu Gemisi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/72.jpg" style="height:769px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/73.jpg" style="height:826px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(27).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:15:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK Trofesi\&#039;nin 4. Ayağı Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-trofesinin-4-ayagi-tamamlandi-5783</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-trofesinin-4-ayagi-tamamlandi-5783</guid>
                <description><![CDATA[TAYK Trofesi\'nin 4. Ayağı Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK Trofesi'nin 4. ayağı olan Komodorlar Serisi-3 / Burgazada Deniz Spor Kulübü Kupası - HDI Sigorta Kupası, 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul Adalar parkurunda gerçekleştirildi.</p>

<p>Bir şamandıra ve bir coğrafi yarışın tamamlandığı TAYK Trofesi 4. Ayak mücadelesinde kupalar sahiplerini buldu. Burgazada Deniz Spor Kulübü'nün ev sahipliğinde ve HDI Sigorta'nın destekleriyle düzenlenen organizasyonda ekipler, iki gün boyunca TAYK Trofesi genel klasman puanları için mücadele etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/tayk%201.jpg" style="height:337px; width:600px" /></p>

<p>Yarışın ilk gününde Caddebostan-Adalar parkurunda kuzeyli hava etkili oldu. 17-20 knot arasında başlayan rüzgâr gün ilerledikçe 25-30 knot seviyelerine ulaştı. Yarış komitesi Kınalıada açıklarında konuşlanırken IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları için 1,6 deniz mili, IRC 3, IRC 4 ve IRC GO sınıfları için ise 1,2 deniz mili uzunluğunda orsa-pupa parkuru kuruldu. Güçlü rüzgâr koşullarında gerçekleştirilen yarışta bir tekne startın hemen ardından direk kırması nedeniyle yarış dışı kalırken, artan rüzgâr şiddeti nedeniyle ilave yarışların yapılmamasına karar verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/2(57).jpg" style="height:335px; width:600px" /></p>

<p>İkinci gün yarışlar Burgazada Deniz Spor Kulübü önlerinden verilen startla başladı. Güneyden esen yaklaşık 7 knot rüzgâr altında IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları 12 deniz millik 3B rotasında yarışırken, IRC 3 ve IRC 4 sınıfları 10 deniz millik 4B rotasında mücadele etti. IRC GO sınıfı için ise Büyükada Sığlık Çakarı ile komite botu arasında daha kısa bir rota uygulandı. Sporcular Heybeliada, Büyükada, Balıkçı Adası ve Büyükada Sığlık Çakarı'nı kapsayan Adalar rotalarında hem taktik hem de navigasyon becerilerini ortaya koydu.</p>

<p>Hafta sonu boyunca değişken hava koşullarıyla mücadele eden ekipler, ilk gün sert kuzeyli rüzgârlar, ikinci gün ise hafif güneyli rüzgârlar altında yarışarak yelken sporunun farklı yüzlerini aynı organizasyonda deneyimledi.</p>

<p>IRC 0'da Team Acadia / Cheetah, IRC 1'de Beymen Club Sailing Team / Atlas, IRC 2'de Eker Sailing Team - DAS / Carina, IRC 3'te Shell / Alize, IRC 4'te Marmara Yelken Spor Kulübü / MAYK ve IRC GO'da Safinaz sınıflarında birincilik elde etti.</p>

<p>Hafta sonu boyunca tamamlanan bir şamandıra ve bir coğrafi yarışın ardından ekipler Burgazada Deniz Spor Kulübü'nde düzenlenen ödül töreninde kupalarına kavuştu.</p>

<p>Türk edebiyatının usta hikâyecisi Sait Faik Abasıyanık'ın adası olarak bilinen Burgazada, hafta sonu boyunca yelken sporunun rekabetçi ruhuna ev sahipliği yaptı. Adalar'ın eşsiz atmosferinde gerçekleşen mücadeleler, sporculara unutulmaz bir yarış deneyimi sundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(26).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><strong>Sınıflarında dereceye giren ekipler:</strong></p>

<p><strong>IRC 0</strong></p>

<p>1. Team Acadia / Cheetah</p>

<p>2. Orient Express 6</p>

<p>3. Coca Cola Icecek / DAS</p>

<p><strong>IRC 1</strong></p>

<p>1. Beymen Club Sailing Team / Atlas</p>

<p>2. Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı / Fenerbahçe</p>

<p>3. Akkök Holding / Cheese VIII</p>

<p><strong>IRC 2</strong></p>

<p>1. Eker Sailing Team - DAS / Carina</p>

<p>2. Yapı Kredi / Nox</p>

<p>3. Tüpraş / Fenerbahçe 5</p>

<p><strong>IRC 3</strong></p>

<p>1. Shell / Alize</p>

<p>2. Canias / CTD / Electron</p>

<p>3. Sahibinden.com - Gemini / Gemini III</p>

<p><strong>IRC 4</strong></p>

<p>1. Marmara Yelken Spor Kulübü / MAYK</p>

<p>2. Sebago / Alize G 28</p>

<p><strong>IRC GO</strong></p>

<p>1. Safinaz</p>

<p>2. Whisper</p>

<p>1971 yılından bu yana Türkiye'de açık deniz yelken sporunun gelişimine katkı sağlayan TAYK, 2026 sezonunda düzenlediği TRODE yarışlarıyla denizcilik kültürünü ve yarış ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Sezon boyunca İstanbul ve Marmara Denizi'nin farklı parkurlarında devam edecek yarışlar, yelken tutkunlarını aynı rekabet ekosisteminde buluşturmayı sürdürecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:06:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Komodorlar Serisi 3’te İki Günde İki Zıt Hava</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/komodorlar-serisi-3te-iki-gunde-iki-zit-hava-5782</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/komodorlar-serisi-3te-iki-gunde-iki-zit-hava-5782</guid>
                <description><![CDATA[Komodorlar Serisi 3’te İki Günde İki Zıt Hava]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_top.jpg" /></p>

<p>Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;ve&nbsp;HDI Sigorta Kupası&nbsp;olarak gerçekleşen&nbsp;TAYK-Komodorlar Serisi 3’ün ilk gününde hızı&nbsp;30 knot’ı aşan&nbsp;güçlü poyraz&nbsp;yüzünden hedflenen&nbsp;üç şamandıra yarışından sadece biri&nbsp;yapılabildi.&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü’nün&nbsp;ev sahibi&nbsp;olduğu ikinci gün ise&nbsp;lodosa&nbsp;dönen rüzgarın gücü&nbsp;düştü. Yarış Kurulu&nbsp;rota kısaltması&nbsp;planlarken&nbsp;tazeleyen&nbsp;rüzgar&nbsp;imdada&nbsp;yetişti.</p>

<p>Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;13 Haziran Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;yağışlı&nbsp;ve&nbsp;oldukça güçlü poyraz&nbsp;hakimdi. Bir teknenin&nbsp;start hattında direk kırdığı&nbsp;kaba dalgalı denizde, ilerleyen saatlerinde rüzgarın gücü&nbsp;30 knot’ı aşınca hedeflenen&nbsp;üç şamandıra yarışından&nbsp;sadece&nbsp;biri&nbsp;yapılabildi. İlk gün&nbsp;“Tehir Altı Aydın”&nbsp;ile&nbsp;tek yarışla&nbsp;noktalandı.<br />
Tahminler,&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü’nün&nbsp;ev sahibi&nbsp;olduğu,&nbsp;HDİ Sigorta&nbsp;desteğinde&nbsp;14 Haziran Pazar&nbsp;günü yapılacak&nbsp;coğrafi&nbsp;rotalı yarış için&nbsp;düşük rüzgara&nbsp;işaret ediyordu. Öyle de oldu.&nbsp;Burgazada&nbsp;-&nbsp;Heybeliada&nbsp;kanalında start&nbsp;güneyli 5-6 knot’lık zayıf rüzgarla verildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_up2.jpg" /><br />
Feyza Kayran Gül&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;temkinliydi. Bu yüzden&nbsp;IRC0-1-2’ler&nbsp;Büyükada’nın güneyindeki&nbsp;Balıkçı Adası’nın&nbsp;<em>(Neandros)</em>&nbsp;dönüleceği yaklaşık&nbsp;12 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;Rota 3B’ye gönderildi.<br />
IRC3&nbsp;ve&nbsp;4’lere de&nbsp;sadece Büyükada’nın dönüleceği&nbsp;yaklaşık&nbsp;10 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;Rota 4B&nbsp;uygulandı.&nbsp;IRC GO&nbsp;<em>(Gezi)</em>&nbsp;sınfına ise&nbsp;daha kısa&nbsp;bir rota verildi. Bu grup&nbsp;Komite Botu&nbsp;ile&nbsp;Büyükada Sığlık Feneri&nbsp;arasındaki rotada yarışacaktı.&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_up1.jpg" /><br />
Start hattındaki rüzgar filoyu&nbsp;Büyükada’ya kadar taşıdı. Ancak adanın arkası&nbsp;“yanık”tı. Teknelerin&nbsp;“çakıldığını”&nbsp;gören&nbsp;Başhakem Feyza Kayran Gül, sahadaki durumu gözlemek için bir botla&nbsp;Büyükada’nın arkasına gitti. Şartlar&nbsp;“ümitsiz”&nbsp;görünüyordu. Bu nedenle finişlerin&nbsp;rota kısaltması&nbsp;ile kurulacak&nbsp;“kapı”da alınması planlandı.<br />
Ancak bu sırada&nbsp;rüzgarın sürprizi&nbsp;hem&nbsp;Yarış Kurulu’nun, hem de&nbsp;yarışan ekiplerin&nbsp;yüzünü&nbsp;güldürdü. Tazeleyen&nbsp;güneyli&nbsp;rüzgarın gücü&nbsp;14 knot’a kadar yükseldi ve finişler tamamlanana kadar hızını korudu.<br />
<strong>İLK FİNİŞİ CHEETAH YAPTI</strong><br />
Rotasını&nbsp;1 saat 52 dakikalık&nbsp;zamanla tamamlayan&nbsp;ilk tekne IRC0’da&nbsp;Oğuz Ayan&nbsp;dümenciliğinde yarışan&nbsp;Vedat Tezman’ın&nbsp;Cheetah’sı oldu. Onu&nbsp;1 saat 54 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;Bülent-Zeynep Atabay’ın&nbsp;Orient Express VI’sı izledi. Finiş hattını&nbsp;2 saat 21 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;üçüncü&nbsp;sırada&nbsp;Doğa Arıbaş&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;kesti.<br />
Kayıt veren&nbsp;37 tekneden&nbsp;sadece biri, önceki gün&nbsp;direği kırılan Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;parkura gelemedi.<br />
<strong>2 TEKNE “ERKENCİ”, 2 TEKNE “YANLIŞ ROTA”</strong><br />
“Umman”&nbsp;<em>(U kod flaması / Kural 30.3)</em>&nbsp;uygulaması ile verilen startta&nbsp;IRC0’da&nbsp;Shak Shuka 3&nbsp;<em>(Saim Çetiner / Hasan Utku Çetiner)</em>,&nbsp;IRC1’de&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;<em>(Sinan Sümer)</em>,&nbsp;son bir dakika&nbsp;içinde&nbsp;hattın rota tarafına&nbsp;geçtikleri için&nbsp;UFD&nbsp;puanı ile&nbsp;yarış dışı&nbsp;kaldı.&nbsp;<br />
IRC1’de&nbsp;Züber Yelken Takımı-Vamos&nbsp;<em>(Yusuf Erce Demirtaş)</em>,&nbsp;IRC3’te&nbsp;Zig Zag Sailing Club-Zig Zag&nbsp;<em>(Gümüş Eros / Aybars Gümüş)</em>&nbsp;ise&nbsp;yanlış rotada seyrettikleri&nbsp;için hanelerine&nbsp;“NSC”&nbsp;notu düşüldü.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(26).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>GÜNÜN KAZANANLARI</strong><br />
IRC GO’da&nbsp;<em>(Gezi)</em>&nbsp;Whisper’in&nbsp;<em>(Rıfat Saul)</em>&nbsp;“terk”&nbsp;bildirdiği yarışta grup birinciliklerini&nbsp;IRC1’de&nbsp;Team Acadia-Cheetah&nbsp;<em>(Vedat Tezman / Oğuz Ayan)</em>,&nbsp;IRC2’de&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;IRC2’de&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;<em>(Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)</em>,&nbsp;IRC3’te&nbsp;Shell-Alize&nbsp;<em>(Sinan Sümer / Derin Öner)</em>,&nbsp;IRC4’te&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(MYK / Batu Özonur)</em>,&nbsp;IRC GO’da&nbsp;Safinaz&nbsp;<em>(Eray Uzel)</em>&nbsp;kazandı.<br />
Son teknenin&nbsp;rotasını&nbsp;16.07.32’de&nbsp;3 saat 47 dakikada&nbsp;tamamladığı yarışın ardından ödül töreni&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;tesislerinde düzenlendi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/burgazada_up3.jpg" /><br />
<strong>TAYK TROFESİ 4. AYAK</strong><br />
KOMODORLAR SERİSİ-3<br />
BURGAZADA DENİZ KULÜBÜ KUPASI<br />
14 Haziran 2026, Pazar (Adalar coğrafi)<br />
<br />
<strong>IRC0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Team Acadia-Cheetah&nbsp;(Vedat Tezman / Oğuz Ayan)&nbsp;14.02.23<br />
2.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Bülent Atabay-Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;14.04.25<br />
3.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;14.31.27<br />
UFD:&nbsp;Shak Shuka 3&nbsp;(Saim Çetiner / Hasan Utku Çetiner)<br />
<br />
<strong>IRC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;14.37.50<br />
2.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı-Fenerbahçe 1&nbsp;(FBSK / Orkun Öz)&nbsp;14.41.59<br />
3.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Cheese Sailing / Güney Kaptan)&nbsp;15.01.02<br />
NSC:&nbsp;Züber Yelken Takımı-Vamos&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)<br />
UFD:&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)<br />
<br />
<strong>IRC2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;15.04.06<br />
2.&nbsp;Yapı Kredi-NOX&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;15.06.20<br />
3.&nbsp;Tüpraş-Fenerbahçe 5&nbsp;(FBSK / Evren Koncagül)&nbsp;15.05.45<br />
DNC:&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;(Kuzey Karasu / Atakan Akyüz)<br />
<br />
<strong>IRC3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Shell-Alize&nbsp;(Sinan Sümer / Derin Öner)&nbsp;15.19.37<br />
2.&nbsp;Canias-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)&nbsp;15.18.20<br />
3.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Berk Gürpınar / Mert Gürpınar)&nbsp;15.23.36<br />
NSC:&nbsp;Zig Zag Sailing Club-Zig Zag&nbsp;(Gümüş Eros / Aybars Gümüş)<br />
<br />
<strong>IRC4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(MYK / Batu Özonur)&nbsp;15.20.37<br />
2.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Sinan Sümer / Hüseyin Akca)&nbsp;16.07.32<br />
<br />
<strong>IRC GO</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;15.23.50<br />
RET:&nbsp;Whisper&nbsp;(Rıfat Saul)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:00:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İtalya Cumhurbaşkanı Finli Dalgıçları Madalya ile Onurlandırdı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/italya-cumhurbaskani-finli-dalgiclari-madalya-ile-onurlandirdi-5781</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/italya-cumhurbaskani-finli-dalgiclari-madalya-ile-onurlandirdi-5781</guid>
                <description><![CDATA[İtalya Cumhurbaşkanı Finli Dalgıçları Madalya ile Onurlandırdı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_top.jpg" /></p>

<p>Maldivler'de yaşanan&nbsp;mağara&nbsp;dalışı faciasında&nbsp;hayatlarını kaybeden&nbsp;İtalyan&nbsp;dalgıçların cansız bedenlerine ulaşarak yüzeye çıkaran&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;kurtarma dalgıçları,&nbsp;İtalya’nın&nbsp;en üst düzey sivil nişanına&nbsp;layık görüldü.&nbsp;Sami Paakarinen,&nbsp;Jenni Westerlund&nbsp;ve&nbsp;Patrik Grönqvist,&nbsp;İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella&nbsp;tarafından&nbsp;"Liyakat Nişanı Şövalyesi"&nbsp;unvanıyla ödüllendirildi.<br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up1.jpg" style="height:210px; width:232px" /></p>

<p>Maldivler’de&nbsp;Vaavu Atolü’ndeki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”&nbsp;geçtiğimiz&nbsp;Mayıs&nbsp;ayında&nbsp;büyük bir trajediye&nbsp;sahne oldu.<br />
Bir yerel askeri dalgıcın&nbsp;da&nbsp;kayıp İtalyan dalgıçları&nbsp;arama çalışmaları sırasında&nbsp;vurgun yiyerek&nbsp;<em>(dekompresyon hastalığı)</em>&nbsp;hayatını kaybettiği&nbsp;sualtı kazasında, uluslararası dayanışma örneği sergileyen&nbsp;Finlandilalı&nbsp;mağara dalgıçlarına&nbsp;İtalya Devleti’nden&nbsp;en üst düzey sivil nişan&nbsp;geldi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(25).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, kendi inisiyatifini kullanarak&nbsp;<em>(re’sen)</em>,&nbsp;karmaşık&nbsp;ve&nbsp;yüksek hayati risk&nbsp;taşıyan kurtarma operasyonunu başarıyla tamamlayan&nbsp;Sami Paakarinen,&nbsp;Jenni Westerlund&nbsp;ve&nbsp;Patrik Grönqvist’i&nbsp;“İtalyan Cumhuriyeti Liyakat Nişanı Şövalyesi”&nbsp;<em>(Cavaliere Ordine al Merito della Repubblica Italiana)</em>&nbsp;unvanına layık gördü.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up3.jpg" /><br />
<em>Mağaranın yaklaşık üstten görünümü ve 5 İtalyan dalgıcın cansız&nbsp;</em><em>bedenlerinin bulunduğu yeri gösteren kroki (ölçekli değil).</em><br />
<br />
<strong>CANSIZ BEDENLERE MAĞARANIN EN DERİN ODASINDA ULAŞILDI</strong><br />
14 Mayıs 2026&nbsp;günü&nbsp;“Duke of York”&nbsp;adlı dalış teknesiyle&nbsp;Vaavu Atolü’ne gelen ve&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”na dalış yapan&nbsp;5 İtalyan dalgıç, planlanan sürede&nbsp;yüzeye çıkamadı.<br />
Kayıp dalgıçları bulmak için başlatılan arama çalışmalarında ilk olarak&nbsp;İtalyan dalış rehberi&nbsp;ve&nbsp;eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedeni, resif içerisindeki mağaranın&nbsp;50 metre derinliğinde&nbsp;bulundu.<br />
Operasyonun ilk aşamasında&nbsp;Maldivler ordusuna&nbsp;mensup&nbsp;Başçavuş Mohamed Mahdhee,&nbsp;derinlik&nbsp;ve&nbsp;yüksek efor&nbsp;nedeniyle&nbsp;dekompresyon hastalığına&nbsp;yakalanarak&nbsp;hayatını kaybetti. Yerel askeri dalgıcın ölümü üzerine,&nbsp;Maldivler’deki arama çalışmaları&nbsp;güvenlik&nbsp;gerekçesiyle&nbsp;askıya alındı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up4.jpg" /><br />
<strong>DAN DEVREYE GİRDİ, ÜÇ UZMAN DALGIÇ BÖLGEYE GELDİ</strong><br />
Ardından,&nbsp;Maldivler Hükümeti&nbsp;ile&nbsp;Sri Lanka’daki&nbsp;İtalyan Büyükelçiliği&nbsp;devreye girerek&nbsp;“Avrupa Dalgıç Alarm Ağı”ndan&nbsp;<em>(Divers Alert Network-DAN Europe)</em>&nbsp;yardım&nbsp;ve&nbsp;destek&nbsp;istedi.&nbsp;<br />
Bunun üzerine derhal&nbsp;sualtı mağara sistemlerinde dünya çapında deneyime sahip&nbsp;olan&nbsp;Finlandiyalı üç uzman dalgıç&nbsp;bölgeye gönderildi.&nbsp;<br />
17-21 Mayıs&nbsp;tarihleri arasında&nbsp;dar geçitler,&nbsp;sıfıra yakın görüş mesafesi&nbsp;ve&nbsp;güçlü akıntı&nbsp;altında çalışan&nbsp;Finli&nbsp;ekip,&nbsp;Cenova Üniversitesi Profesörü Monica Montefalcone, kızı&nbsp;Giorgia Sommacal&nbsp;ile araştırmacılar&nbsp;Muriel Oddenino&nbsp;ve&nbsp;Federico Gualtieri’nin cenazelerin&nbsp;dar ve çıkmaz bir tünelde&nbsp;<em>(dead-end tunnel)</em>&nbsp;ulaşarak&nbsp;5 İtalyan&nbsp;dalgıcın&nbsp;cansız bedenlerini&nbsp;satıha çıkarmayı başardı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up2.jpg" /><br />
<strong>İTALYA CUMHURBAŞKANLIĞI’NDAN RESMİŞ AÇIKLAMA</strong><br />
Cenazeler&nbsp;İtalya’ya ulaştıktan ve defin işlemleri gerçekleştikten sonra&nbsp;İtalya Cumhurbaşkanlığı&nbsp;resmi konutu&nbsp;Quirinale’den bir açıklama yapıldı. Açıklamada&nbsp;Finli dalgıçlara verilen onur madalyasının gerekçesi&nbsp;şu sözlerle aktarıldı:<br />
<em>“Cumhurbaşkanı&nbsp;Sergio Mattarella,&nbsp;Maldivler’de hayatını kaybeden&nbsp;İtalyan&nbsp;vatandaşlarının cenazelerinin çıkarılması için yürütülen karmaşık operasyonlar sırasında gösterdikleri&nbsp;yüksek profesyonellik,&nbsp;cesaret&nbsp;ve&nbsp;insanlık&nbsp;nedeniyle Sayın&nbsp;Sami Paakarinen, Sayın&nbsp;Jenni Westerlund&nbsp;ve Sayın&nbsp;Patrik Grönqvist’e re’sen&nbsp;İtalyan Cumhuriyeti Liyakat Nişanı Şövalyesi&nbsp;unvanını vermiştir.”</em><br />
<br />
<strong>“BİZİM İÇİN RUTİNDİ AMA MİNNET DUYULMASI GÜZEL”</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_nisan_up6.jpg" style="height:173px; width:170px" /></p>

<p>Finlandiya&nbsp;kamu yayın kuruluşu&nbsp;Yle’ye konuşan&nbsp;Patrik Grönqvist, yaptıkları işin&nbsp;ekstrem doğası&nbsp;gereği bu tarz&nbsp;sivil ödüllere alışkın olmadıklarını&nbsp;belirterek şunları söyledi:<br />
<em>“Bizim için teknik olarak&nbsp;rutin&nbsp;sayılabilecek bir operasyon için böylesine&nbsp;prestijli bir takdir&nbsp;görmek şaşırtıcı. Ancak&nbsp;İtalyan devletinin&nbsp;ve&nbsp;acılı ailelerin&nbsp;bu&nbsp;minnettarlığını hissetmek&nbsp;elbette çok gurur verici.”</em><br />
Hatırlanacağı gibi, her üç dalgıç da kendilerine yapılmak istenen ödemeyi,&nbsp;“Biz insani görevimizi yerine getirdik”&nbsp;diyerek kabul etmemişti.<br />
<br />
<strong>İTALYA’DA “KASTEN ÖLDÜRME” SORUŞTURMASI BAŞLATILDI</strong><br />
Cenazelerin&nbsp;İtalya’ya nakledilmesi ve defnedilmesinden sonra&nbsp;İtalyan adli makamları&nbsp;harekete geçti.&nbsp;<br />
Kazaya karışan tüm&nbsp;dalış ekipmanlarına,&nbsp;regülatörlere&nbsp;ve&nbsp;bilgisayarlara&nbsp;savcılık tarafından el konulurken; organizasyonda&nbsp;ihmal&nbsp;veya&nbsp;kusur&nbsp;olup olmadığını belirlemek amacıyla&nbsp;“kasten adam öldürme”&nbsp;<em>(omicidio colposo)</em>&nbsp;şüphesiyle&nbsp;resmi adli soruşturma başlatıldığı&nbsp;bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:00:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK’ın Yarışına Rüzgar Sert Geldi, Bir Tekne Direk Kırdı, 5 Terk Var</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/taykin-yarisina-ruzgar-sert-geldi-bir-tekne-direk-kirdi-5-terk-var-5780</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/taykin-yarisina-ruzgar-sert-geldi-bir-tekne-direk-kirdi-5-terk-var-5780</guid>
                <description><![CDATA[TAYK’ın Yarışına Rüzgar Sert Geldi, Bir Tekne Direk Kırdı, 5 Terk Var]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_direk-kirma_top.jpg" /></p>

<p>Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;ve&nbsp;HDI Sigorta Kupası&nbsp;adıyla&nbsp;2 günde 4 yarışın&nbsp;planlandığı&nbsp;TAYK-Komodorlar Serisi 3&nbsp;oldukça&nbsp;“sert”&nbsp;başladı.&nbsp;Sağanak yağmur&nbsp;ve&nbsp;güçlü rüzgarın&nbsp;hakim olduğu parkurda&nbsp;bir teknenin direği kırıldı,&nbsp;5 tekne yarıştan çekildi,&nbsp;3 tekne&nbsp;ise&nbsp;start hattına dahi gelmedi. Şans eseri sadece&nbsp;maddi hasarla&nbsp;atlatılan ilk yarışın ardından günün diğer yarışları&nbsp;iptal edildi.</p>

<p>TAYK’ın&nbsp;<em>(Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü)</em>&nbsp;geleneksel&nbsp;Burgazada Deniz Kulübü Kupası&nbsp;ile&nbsp;HDI Sigorta Kupası,&nbsp;“Komodorlar Serisi 3”ün altında buluştu.&nbsp;13-14 Haziran&nbsp;tarihlerinde&nbsp;biri coğrafi,&nbsp;üçü şamandıra toplam 4 yarışın&nbsp;hedeflendiği etkinliğe&nbsp;37 tekne&nbsp;kayıt verdi.&nbsp;<br />
Feyza Kayran Gül&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu, hava koşullarıını&nbsp;sahada değerlendirmek&nbsp;amacıyla filodan çok önce denize açıldı.&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;kuzey-kuzeydoğu&nbsp;<em>(010)</em>&nbsp;yönlü&nbsp;16 knot’lık rüzgar ölçüldü. Ancak&nbsp;sağanak yağmurun&nbsp;zayıflattığı&nbsp;görüş alanı&nbsp;yüzünden saat&nbsp;10.00’da&nbsp;“tehir”&nbsp;flaması&nbsp;karada&nbsp;göndere toka edildi.<br />
<br />
<strong>3 ŞAMANDIRA YARIŞI NİYETİYLE PARKURA ÇIKILDI</strong><br />
Saat&nbsp;11.00’da&nbsp;görüş açılınca&nbsp;karadaki&nbsp;tehir&nbsp;flaması&nbsp;arya&nbsp;edildi ve filoya&nbsp;“parkura gelin”&nbsp;çağrısı yapıldı.&nbsp;<br />
Bu sırada&nbsp;Komite Botu’nda&nbsp;kuzey-kuzeybatıya&nbsp;<em>(350)</em>&nbsp;dönen rüzgarın gücü&nbsp;güverte&nbsp;seviyesinde&nbsp;14-16 knot&nbsp;aralığında ölçüldü. Ancak bu değer, marinadan çıkan teknelerin&nbsp;direk tepelerinde 25-28 knot&nbsp;olarak elektroniklerin ekranlarına yansıdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(24).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>START HATTINDA ADRENALİN PATLAMASI</strong><br />
Üç şamandıra yarışının&nbsp;planlandığı günün&nbsp;ilk startı&nbsp;saat&nbsp;11.20’de&nbsp;26 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarına verildi.&nbsp;Sert&nbsp;rüzgarda&nbsp;orsa&nbsp;seyirle mücadeleye başlayan grupta&nbsp;Atakan Akyüz&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater’in direği müthiş bir çatırtı ile&nbsp;birinci gurcata&nbsp;hizasından kırıldı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<em>Motor Boat &amp; Yachting Türkiye'nin Fotoğraf Editörü&nbsp;&nbsp;</em><em>arkadaşımız Osman Uğur, Çimsa-BlackWater'in&nbsp;</em><em>direk kırma anını ve sonrasını böyle görüntüledi.&nbsp;</em><br />
<br />
Starttan hemen sonra ve&nbsp;teknelerin birbirine çok yakın&nbsp;seyrettiği sırada meydana gelen olay şans eseri&nbsp;çevredeki teknelere zarar vermedi&nbsp;ve ekibinden de kimseye bir şey olmadı.&nbsp;Çimsa-BlackWater'ın&nbsp;yardımına&nbsp;parkur botu&nbsp;yetişti.&nbsp;“Ayıklanan”&nbsp;<em>(yelken ve tellerin toplanması) direk&nbsp;</em>güverteye sabitlendi&nbsp;ve tekne marinaya geri dönerken diğer grupların startı saat&nbsp;12.30’da verildi.<br />
<br />
Çimsa-BlackWater&nbsp;dışında&nbsp;4 tekne&nbsp;daha armalarında oluşan&nbsp;teknik sorun&nbsp;ya da&nbsp;hasar&nbsp;nedeniyle&nbsp;terk&nbsp;bildirip parkurdan ayrılırken,&nbsp;3 teknenin&nbsp;de&nbsp;start hattına gelmemesi&nbsp;sonucu ilk şamandıra yarışı&nbsp;29 tekne&nbsp;ile tamamlandı, dikkat çeken başka bir sorun da yaşanmadı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_direk-kirma_ou_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>GÜNÜN DİĞER YARIŞLARI İPTAL EDİLDİ</strong><br />
Finişler tamamlandıktan sonra parkurda rüzgar hızının&nbsp;28-30 knot&nbsp;olarak ölçülmesi üzerine&nbsp;Yarış Kurulu “Bugün başka yarış olmayacaktır”&nbsp;anlamına gelen&nbsp;“Tehir altı Aydın”&nbsp;flamalarını gönderinde gösterdi ve tekneleri&nbsp;marinaya&nbsp;gönderdi.<br />
Burgazada Deniz Kulübü&nbsp;ve&nbsp;HDI Sigorta Kupası’ndaki mücadeleye&nbsp;14 Haziran Pazar&nbsp;günü&nbsp;Adalar&nbsp;çevresinde&nbsp;&nbsp;coğrafi&nbsp;yarışla devam edilecek.&nbsp;<br />
Yarış Kurulu, ekiplerden gelen talepleri değerlendirdikten sonra bir duyuru yayınladı ve&nbsp;“Coğrafi yarış tamamlandıktan sonra rüzgar koşulları elverdiği takdirde telafi amaçlı şamandıra yarışının planlandığını”&nbsp;ilan etti.<br />
Ancak tahminler, ilk günün aksine&nbsp;3-5 knot’a kadar gerileyen oldukça&nbsp;düşük&nbsp;bir rüzgar gösteriyor.<br />
<br />
<strong>TAYK KOMODORLAR SERİSİ-3</strong><br />
BURGAZADA DENİZ KULÜBÜ-HDI SİGORTA KUPASI<br />
<br />
1. Gün 1. Yarış Sonuçları<br />
13 Haziran 2026, Cumartesi<br />
<br />
<strong>IRC0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Bülent / Zeynep Atabay)&nbsp;13.04.19<br />
2.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;13.15.19<br />
3.&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;(Borusan LoJistik / Uğur Tarık Gül)&nbsp;13.15.46<br />
RET:&nbsp;FarrMentor&nbsp;(Feyyaz Yüzatlı)<br />
DNC:&nbsp;Team Acadia-Cheetah&nbsp;(Vedat Tezman / Oğuz Ayan)&nbsp;<br />
<br />
<strong>IRC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Fenerbahçe Doğuş Yelken Takımı-Fenerbahçe 1&nbsp;(FBSK / Orkun Öz)&nbsp;13.17.47<br />
2.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;13.19.40<br />
3.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;13.21.31<br />
RET:&nbsp;Züber Yelken Takımı-Vamos&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)<br />
<br />
<strong>IRC2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
1.&nbsp;Eker Sailing Team-DAS-Carina&nbsp;(Doğa Arıbaş / Umut Efe Alpkoçak)&nbsp;13.24.38<br />
2.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;13.23.54<br />
3.&nbsp;Yapı Kredi-NOX&nbsp;(Doğukan Kandemir)&nbsp;13.29.04<br />
RET:&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;(Kuzey Karasu / Atakan Akyüz)<br />
DNC:&nbsp;Zena Enerji-Edith 1&nbsp;(Berk Otuç)&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>IRC3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:12.30</em><br />
1.&nbsp;sahibinden.com-Gemini III&nbsp;(Berk Gürpınar / Mert Gürpınar)&nbsp;13.24.03<br />
2.&nbsp;Canias-IAS-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)&nbsp;13.23.44<br />
3.&nbsp;Anadolu Sigorta-CTD-Pupa&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;13.25.11<br />
RET:&nbsp;Lipton-Luce&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
<br />
<strong>IRC4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.30</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(MYK / Batu Özonur)&nbsp;13.22.01<br />
2.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Sinan Sümer / Hüseyin Akça)&nbsp;13.32.44<br />
<br />
<strong>IRC GO</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.30</em><br />
1.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;13.50.52<br />
DNC:&nbsp;Whisper&nbsp;(Rıfat Saul)&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:00:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Yapabiliyorum, o halde yaparım” dünyası...</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapabiliyorum-o-halde-yaparim-dunyasi-5779</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapabiliyorum-o-halde-yaparim-dunyasi-5779</guid>
                <description><![CDATA[“Yapabiliyorum, o halde yaparım” dünyası...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Pusula kırılalı çok oldu; gemiler yol almaya devam ediyor, ama ortada rota yok. Ve kimsenin yüzü kızarmıyor artık.</strong></h2>

<p>Descartes, modern düşüncenin kapısını “Düşünüyorum, o halde varım” cümlesiyle açmıştı. Aradan geçen dört asır içinde insanlık bu cümleyi adım adım tahrif etmiş ve nihayet bugünkü hâline getirmiştir: “Yapabiliyorum, o halde yaparım.” Cogito ergo sum’dan possum ergo facio’ya... Bu, basit bir kelime oyunu değil, bir medeniyet krizinin özetidir. Zira ilk cümle varlığı düşünceye, ikincisi meşruiyeti kudrete bağlamaktadır.</p>

<p>Kant, ahlak felsefesinin temel direklerinden birini şöyle kurmuştu: “Yapmalısın, o halde yapabilirsin.” Ödev, imkânın önündeydi. Bugün denklem tersine dönmüş görünmektedir: imkân, ödevin yerine geçmiştir. Bir şeyin yapılabilir olması, yapılmasının yeterli gerekçesi sayılmaktadır. Eskiler bu hâli iki kelimeyle özetlerdi: ar damarının çatlaması.</p>

<p>Ne var ki daha ilk adımda bir hususun altını çizmek gerekir: yapabilmek, kendi başına ne suçtur ne kusurdur. Atomun çekirdeğini çözen akıl, onu yalnızca bomba yapmak için çözmedi; aynı bilgiden şifa da çıktı, enerji de. Yapay zekâyı kuran irade de “oturup varı yok edeyim” diye yola çıkmış değildir. Medeniyetin kendisi, “yapabilir miyim?” sorusunun eseridir. Şikâyetimiz kudretten değildir; kudret ile fiil arasında asırlardır bekleyen o duraktan — “peki yapmalı mıyım?” sorusundan — vazgeçilmiş olmasınadır. Mesele imkânın çoğalması değil, imkânın önündeki normatif eşiklerin sökülmesidir.</p>

<h2>Önce kavramları yerli yerine koyalım</h2>

<p>Burada bir kavram hijyenine ihtiyaç vardır; zira kavramların birbirine karışması da anlattığımız çözülmenin alametlerindendir. Etik ile ahlak gündelik dilde eş anlamlı kullanılır; oysa aynı şey değildirler. Ahlak, bir toplumun yaşayan değerler pratiğidir: terbiye, görenek, gündelik hayatın yazısız kuralları. Etik ise bu pratiğin üzerine düşünme faaliyetidir; ahlakın muhasebesini tutan felsefe disiplinidir. Hukuk da üçüncü katmandır: müeyyideye bağlanmış normlar düzeni. (Hukuka “ilim” mi, “disiplin” mi, yoksa “öğreti” mi demek gerektiği dahi başlı başına bir tartışmadır; bu yazıda ihtiyatlı davranıp “öğreti” diyeceğiz.) Bu ayrım niçin mühimdir? Çünkü çözülme her katmanda aynı hızda ilerlemez: bir toplum ahlak pratiğini kaybederken düşünme kabiliyetini koruyabilir; hukuk, öbür ikisi gerilerken son sur olarak bir müddet dayanabilir. Felaket, üç katmanın birden teslim olmasıdır — bugün dünyada seyrettiğimiz manzara ise bu toplu teslimiyetin provası gibidir.</p>

<h2>Skandalın ölümü</h2>

<p>Hiç dikkat ettiniz mi: artık kimse istifa etmiyor. Yalanı belgelenen siyasetçi, verdiği sözden dönen devlet, taahhüdünü çiğneyen şirket... Eskiden bunların bir bedeli vardı; en hafifinden yüz kızarırdı. Şimdi ihlal, bir gece “gündem” olmakta, ikinci gece eskimekte, üçüncü gece unutulmaktadır. Skandal ölmüştür; çünkü yaşaması için utanabilen bir fail ile utandırabilen bir toplum gerekir.</p>

<p>Utanma — sahicisi — toplumsal düzenin görünmez müeyyidesiydi. Durkheim’ın diliyle söylenirse: yazılı hukuk, toplumsal denetimin yalnızca görünen yüzüdür; asıl ağırlığı ayıplama, kınama, mahcubiyet gibi gayriresmî yaptırımlar taşır. “El âlem ne der?” sorusu, ücretsiz çalışan devasa bir denetim aygıtıydı; emekliye ayrıldığında yerine kimse alınmadı. Türkçenin bu duygu için ürettiği kelime serveti — utanmak, arlanmak, sıkılmak, hicap, hayâ, mahcubiyet — duygunun toplumsal mimarideki taşıyıcı rolünü gösterse gerektir. Eski terbiyede bunlar aynı hâlin dereceleriydi: utanmak fiilin kendisinden, arlanmak duyulmasından, sıkılmak lafının dahi edilmesinden... Wittgenstein “dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır” demişti; kelime lugatten düşünce, karşıladığı duygu da ruhlardan düşmektedir.</p>

<p>Burada ciddi bir itiraz duyar gibiyim ve itiraz yerindedir: vicdan yer değiştirmez. İnsanın içindeki o mahkeme — kimse görmezken kurulan, kimse duymazken hüküm veren — teşhir çağında da kürsüsünden inmiş değildir; insanı yargılar ve bu yargıyı yalnız kişi bilir. Doğrudur. Vitrin, vicdanın yerine geçemez; böyle bir saltanat değişikliği vaki olmamıştır. Olan şudur: vitrin, vicdanın sesini bastıracak kadar gürültülü hâle gelmiştir. Alkış, içeriden gelen sesi perdelemekte; celseler ertelenmekte, dosyalar birikmektedir. Bizim “utanmanın ölümü” dediğimiz şey de vicdanın ölümü değil, vicdan ile dış dünya arasındaki tercümanın — utanmanın — işten el çektirilmesidir.</p>

<p>Buhârî’nin naklettiği hadis bu noktada güncelliğini korumaktadır: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap.” Bu cümle izin değil, ihtardır; “o eşik kalkarsa seni durduracak şey kalmaz” demektir. Çağımız bu ihtarı emir telakki etmiş görünmektedir.</p>

<h2>Utanmanın iki yüzü</h2>

<p>İnsafı da elden bırakmayalım: utanma, tarih boyunca masum bir melek olarak yaşamadı. Aynı duygu çok kez bir tahakküm aleti olarak kullanıldı. “Utan!” diye dayatılan yargıların hatırı sayılır kısmı, hakkın değil hiyerarşinin bekçisiydi: yoksulun yoksulluğundan, mağdurun mağduriyetinden, aykırının aykırılığından utandırıldığı bir düzenin adı fazilet olamaz. Mahalle baskısı çoğu zaman haksızı değil, sürüden ayrılanı vurdu. Şu hâlde dünü altın çağ ilan etmek bu yazının kastı değildir; değerler değişir, değişmelidir de. Hatta denilebilir ki bugünkü çözülmeyi hazırlayan etkenlerden biri, bizzat o sahte ayıplar yığınıdır: çer çöp yargılarla örselenen insanlar, günü gelip kovayı boşaltırken içindeki sahici olanı da birlikte döktüler. Asıl büyük zayiat da kanaatimizce o sahici kalemde gerçekleşti: güven. Utanmanın şu veya bu maddesi tartışılabilir; ahde vefa tartışılamaz. Bu yazının savunduğu utanma, başkasını hizaya sokmanın aracı olan ayıp kültürü değil; bir hak çiğnendiğinde failin içinde kıpırdaması gereken o asgari mahcubiyettir. Ölçü tektir ve yerlidir: kul hakkı. Utanmanın meşru olduğu yegâne yer, bir hakkın yendiği yerdir.</p>

<h2>Melos’tan bugüne: güçlünün hukuku</h2>

<p>Uluslararası alana bakalım. Thukydides, Atinalı elçilere şu cümleyi söyletir: “Güçlüler yapabildiklerini yapar; zayıflar, çekmeleri gerekeni çekerler.” Adalete sığınan Melos ahalisine verilen cevap, adaletin ancak eşit güçler arasında konuşulabileceğidir. Aradan yirmi dört asır geçmiş; Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. maddesinin 4. fıkrası kuvvet kullanımını yasaklamış, bu yasak jus cogens mertebesine çıkarılmış, ahde vefa ilkesi (pacta sunt servanda) uluslararası hukukun temel taşı ilan edilmiştir. Ne var ki bugün Melos diyaloğu, utanç verici bir hatıra gibi değil, güncel bir kullanım kılavuzu gibi okunmaktadır. Bu satırlarda ülke adı anılmıyorsa, sebebi çekingenlik yahut üstü kapalı konuşma merakı değildir; teşhisin yapısal oluşudur: failler değişmekte, fiil baki kalmaktadır. Okur, örnekleri günün gazetesinden kendisi tamamlayabilir.</p>

<p>Asıl vahim olan, faillerin artık bir meşruiyet anlatısına ihtiyaç dahi duymamasıdır. La Rochefoucauld ikiyüzlülüğü “kötülüğün erdeme ödediği haraç” diye tanımlamıştı; ikiyüzlülük çağı, hiç değilse erdemin varlığını teslim ederdi. Şimdi haraç da ödenmemektedir. Schmitt, istisna hâline karar vereni egemen ilan etmişti; Agamben, istisnanın kural hâline geldiğini yazdı. Kurumsal tablo bu teşhisi doğrulamaktadır: Uluslararası Adalet Divanı’nın kararları infaz kabiliyetinden yoksun bırakılmakta; Güvenlik Konseyi, beş daimî üyenin veto silahıyla kendi kurucu amacını bizzat felç etmektedir. Hukuk öğretisinde müeyyidesiz norma lex imperfecta — eksik kanun — denir; uluslararası hukuk, gözlerimizin önünde hacimli bir lex imperfecta külliyatına dönüşmektedir. Normlar deniz fenerlerine benzediğinden — gemiler rotayı onlara bakarak çizer — fenerlerin birer birer söndürüldüğü bir denizde çatışmamanın istisna olacağını öngörmek için kâhin olmaya lüzum yoktur. Şu da unutulmamalıdır: normsuzluk en çok zayıfı vurur; kural, zayıfın zırhıdır, güçlünün ona ihtiyacı yoktur.</p>

<h2>Sirayet: ulusal paradigmalar ve Türkiye</h2>

<p>Normsuzluk yukarıdan aşağıya damlar. Uluslararası planda cezasız kalan her ihlal, ulusal iktidarlara örtük bir mesaj gönderir: “Yapabiliyorsan yap; soran yok.” Son çeyrek asırda dünyanın dört bir yanında hukuk devletinin, hukuku amaç değil araç sayan “hukuklu devlete” doğru kaydığına tanık olundu; liyakatin yerini sadakat, müzakerenin yerini dayatma, hakikatin yerini “hakikat-sonrası” aldı. İdeolojiler de aynı çağda davalıktan çıktı; partiler pazarlama teşkilatına, fikirler ambalaja, seçmen müşteriye dönüştü — pragmatizm, çok yerde ilkesizliğin nazik adı oldu. Kudret, meşruiyetin yerine ikame edilmek istenmektedir; oysa hukuk öğretisinin eski bir hakikatidir: kudret meşruiyet doğurmaz, olsa olsa onu bir süre taklit eder.</p>

<p>Türkiye de elbette bu dalganın dışında kalmamıştır; kalamazdı da. Toplumumuz, yüzyıllarca yazılı hukuktan önce gelen kuvvetli bir mahcubiyet ahlakıyla yaşadı: Ahilikte esnafa verilen en ağır ceza — pabucun dama atılması — ayıbın ilanıydı; “kul hakkı”, hiçbir mahkemenin veremeyeceği mahkûmiyetin adıydı; “el âlem ne der” sorusu mahallenin yazısız anayasası hükmündeydi — ki bu anayasanın zalim maddeleri bulunduğunu yukarıda teslim ettik. Bugün bu denetim mekanizmalarının çözüldüğünü; trafikten bürokrasiye “yapabiliyorsam yaparım” pratiğinin sıradanlaştığını; özrün zaaf, istifanın acemilik sayıldığı bir iklimin koyulaştığını kabul etmek durumundayız. Ne var ki aynı toplumun damarlarında hâlâ güçlü bir “hak yememe” terbiyesi dolaşmaktadır; bu damar kurumadıkça — kurumadığına dair işaretler de az değildir — normalleşme ihtimali bâkidir. Mesele, bu ahlaki sermayeyi nostalji olmaktan çıkarıp eleştiri süzgecinden geçirerek yeniden kurumsallaştırmaktır: sahte ayıpları eleyip sahici olanı — hak ölçüsünü — esas almak.</p>

<h2>Bu noktaya nasıl gelindi?</h2>

<p>Hiçbir çürüme tek sebeple açıklanamaz; beş dinamik sayılabilir. Birincisi, anlam boşluğudur: Dostoyevski “Tanrı yoksa her şey mübahtır” ihtarını yapmış, Nietzsche arkadan gelecek nihilizmi haber vermişti; yirminci yüzyılın sonunda büyük anlatılar da çöktü ve dava ölünce geriye çıplak çıkar kaldı. İkincisi, faydacılığın zaferidir: “Doğru mu?” sorusunun yerini “Kârlı mı?”, “Yanlış mı?” sorusunun yerini “Yakalanır mıyım?” aldı. Üçüncüsü, cezasızlık döngüsüdür: onarılmayan kırık cam, çok geçmeden sokağın tamamını taşa tutturur; veto ve dokunulmazlık zırhları, sonra gelenlere ibret değil model oldu. Dördüncüsü, dijital teşhir çağıdır: algoritma mahcubiyeti değil arsızlığı ödüllendirmekte, eskiden gizlenen şey şimdi “içerik” olmaktadır — vitrin vicdanı tahttan indirememekte, ama bağırarak susturmaktadır. Beşincisi, Bauman’ın “akışkan modernite” dediği hâldir: kalıcı bağın olmadığı yerde kalıcı mesuliyet de olmaz. Durkheim bu tabloya yüz yıl önce isim koymuştu: anomi.</p>

<h2>İki çetin itiraz</h2>

<p>Bu teşhise yöneltilebilecek itirazların en sağlamlarını görmezden gelmek, yazıya haksızlık olurdu.</p>

<p>Birinci itiraz şudur: “Yapabilecekken yapmamak meziyetse, ya yapamayan, yapamadığını feragat diye sunuyorsa?” Nietzsche, ahlakın bir kısmını güçsüzlerin hıncı diye okumuştu; tilki, uzanamadığı üzüme koruk der. İtiraz ağırdır ve doğru yerden vurmaktadır: çekinmenin erdem sayılabilmesi için gücün hakikaten yetiyor olması şarttır; kıymetli olan âcizin değil, muktedirin iffetidir. Bu ölçü herkesi bağlar — bu satırların yazarı dahil: durduğumuz yer gücümüzün bittiği yer mi, vicdanımızın başladığı yer mi? Bu sorgu hepimizin boynuna borçtur. Ne var ki itiraz, ahlakın istismar edilebileceğini ispat eder; lüzumsuzluğunu değil. Sahte feragat vardır diye sahici feragat inkâr edilemez; sahte para, paranın hükmünü nasıl iptal etmiyorsa.</p>

<p>İkinci itiraz, utanca biçtiğimiz role dairdir: “Her şeyi utanmaya bağlamak zorlama değil mi? İnsan davasına ihanetinden utanır; ama bazen dava insana ihanet eder.” Doğrudur ve zincir burada gevşetilmelidir: utanç tek kaynaklı değildir; vicdan, ideolojiden de eski bir kurumdur ve hiçbir davaya kaydolmamış insanın da yüzü kızarabilir. Tashih edilmiş tez şudur: ideallerin çöküşü utancı öldürmez; onu işsiz bırakır. Çürüme, utanacak insanın kalmadığı yerde değil, utandıracak ölçünün kalmadığı yerde başlar.</p>

<h2>Peki ne yapmalı?</h2>

<p>Teşhisle yetinen yazı şikâyetname olarak kalır; tedaviden de söz edelim. Sihirli değnek yoktur ama istikamet bellidir ve hiçbiri Godot’nun gelmesini gerektirmez. Birincisi, müeyyide mimarisi onarılmalıdır: norm, eşit uygulandığı gün yeniden norm olur; veto imtiyazının sınırlandırılması tartışmasından bölgesel karşılıklılık mekanizmalarına kadar atılacak her adım, “eksik kanun”u tamamlamaya dönük bir adımdır. İkincisi, kurumsal utanma tesis edilmelidir: istifa teamülü, hesap verebilirlik, liyakat — bunlar fertlerin faziletine emanet edilemeyecek kadar mühim oldukları için kurala bağlanır; teknik reform gibi görünürler, oysa utanmanın kurumsallaşmış hâlleridir. Üçüncüsü, dijital mimari ele alınmalıdır: arsızlığı ödüllendiren algoritma bir tabiat kanunu değil, bir tasarım tercihidir; her tasarım yeniden yapılabilir. Dördüncüsü, eğitimdir: çocuklara ezbere bir ayıplar listesi değil, “bu fiil kimin hakkını yer?” sorusunu sorma alışkanlığı kazandıran bir etik okuryazarlığı gereklidir — utandırarak değil, düşündürerek. Beşincisi, hafızadır: cezasızlığın panzehiri unutmamaktır; kayıt tutan gazetecilik, arşiv, hesap soran sivil toplum... Altıncısı ve belki en mühimi, güvenin küçük ölçekten yeniden örülmesidir: ahde vefa, devletlerden önce sözünü tutan esnafta, randevusuna sadık hekimde, kaynağını dürüstçe gösteren yazarda yaşar. Büyük normlar, küçük sadakatlerin toplamıdır.</p>

<h2>Godot mu bekleniyor?</h2>

<p>Peki normale dönüş ne zaman? Tarih soğukkanlı bir cevap verir: normatif düzenler çoklukla felaket enkazları üzerine kurulmuştur — Otuz Yıl Savaşları’ndan Westphalia düzeni, cihan harplerinden Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletler doğdu. İnsanlık utanmayı hep pahalıya öğrendi. Bugünkü soru şudur: bu defa da enkaz mı beklenecek, yoksa ilk kez tarihten ders alınarak enkazsız mı inşa edilecek?</p>

<p>Beckett’in oyununun asıl sırrı, Godot’nun gelmemesi değildir; bekleyenlerin gitmemesidir. Her iki perde de aynı diyalogla biter: “Gidelim mi?” — “Gidelim.” Ve sahne talimatı:&nbsp;<em>Kımıldamazlar.</em>&nbsp;Asıl felç budur. Üstelik herkesin kendi Godot’su vardır: kimi büyük güçlerin akıllanmasını, kimi kurtarıcı bir lideri, kimi “sarkaç nasılsa döner” diyen o konforlu tarih felsefesini beklemektedir. Oysa normale dönüş beklenecek bir tren değil, yukarıda kabataslak çizmeye çalıştığımız gibi, inşa edilecek bir binadır.</p>

<p>“Medeniyet, gücün yettiği yerde durabilmektir” demiştik; şimdi tamamlayalım: ve durabilmeyi başkaları için de mümkün kılmaktır. Hukuk, yapabilenin karşısına dikilen “yapamazsın”dır; etik, “yapabilirsin, ama yapmalı mısın?” sorusudur; vicdan, bu sorunun kapanmayan mahkemesidir; utanma ise — sahicisi — o mahkemenin kapı zilidir. Zili söküp atan ev, hâkimi öldürmüş olmaz; sadece davaların birikmesine seyirci kalır. Godot gelmeyecektir; çünkü Godot dışarıda değildir — ağacın altında bekleyen de, beklenen de biziz. Ama Beckett’in o kupkuru ağacı, ikinci perdede birkaç yaprak vermişti; demek toprak büsbütün ölü değildir. Yapabiliyor olmak elbette hünerdir; insanlık tarihinin yarısı bu hünerin destanıdır. Öteki yarısı ise el ile vicdan arasındaki o kısacık duraksamanın tarihidir. Birincisi bize dünyayı verdi; ikincisi, dünyayı yaşanır kıldı. Pusulayı tamir edecek olan da bu ikisinin barışmasıdır: yapabilen ve durabilen insan.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:22:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber güvenliği akışa bırakmayın</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-guvenligi-akisa-birakmayin-5778</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-guvenligi-akisa-birakmayin-5778</guid>
                <description><![CDATA[Siber güvenliği akışa bırakmayın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber suçlular kuruluşların en acımasız denetçileri hâline geldi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, kuruluşların siber tehditlere karşı en büyük risklerinden birinin teknoloji eksikliğinden ziyade &nbsp;normallik önyargısı olduğu paylaşımında bulundu. Kurumlar güvenlik sistemlerinden alarm gelmemesini güvende olduklarının göstergesi olarak yorumlarken siber suçlular bu rehavet ortamını fırsata çeviriyor. Uzmanlar, siber dayanıklılığın ancak sürekli denetim, izleme ve proaktif güvenlik yaklaşımlarıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.&nbsp;</strong></p>

<p>Son yıllarda dünya genelinde yaşanan büyük ölçekli veri ihlalleri ve fidye yazılımı saldırıları, siber risklerin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. Buna rağmen birçok kuruluş güvenlik stratejilerini geçmiş dönem koşullarına göre şekillendirmeyi sürdürüyor. Siber güvenlik uzmanları, güvenlik ihlali yaşanmamış olmasının sistemlerin güvende olduğu anlamına gelmediğini, çoğu zaman bunun yalnızca yeterli görünürlük ve denetim eksikliğini yansıtabileceğini belirtiyor.</p>

<p>ESET uzmanlarının değerlendirmesine göre kurumlar ya düzenli sızma testleri, saldırı simülasyonları, tehdit analizleri ve güvenlik yatırımlarıyla kendi güvenlik durumlarını sürekli denetleyecekler ya da bu denetimi siber suçluların yapmasına izin verecekler. Siber güvenlik profesyonellerinin saldırganların kuruluşların güvenlik algısıyla gerçek güvenlik durumu arasındaki boşlukları tespit ederek istismar ettiğini göz önünde bulundurmaları gerekiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ saldırganların da hizmetinde</strong></p>

<p>Siber suçluların kullandığı yöntemler de hızla gelişiyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılıklar, deepfake içerikler, gelişmiş sosyal mühendislik saldırıları ve otomatik güvenlik açığı taramaları tehdit ortamını daha karmaşık hâle getiriyor. Yapay zekâ, saldırganların operasyonlarını büyük ölçekte otomatikleştirmelerine ve çok daha kısa sürede daha fazla hedefe ulaşmalarına imkân sağlıyor. Bu değişim, geleneksel güvenlik anlayışının yerini sürekli izleme ve müdahale odaklı modellere bırakmasına neden oluyor. Son yıllarda MDR, XDR ve MXDR gibi yönetilen tespit ve müdahale hizmetlerinin hızla yaygınlaşması da bu dönüşümün bir sonucu olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Sessizliği güvenlikle karıştırmayın</strong></p>

<p>ESET, kuruluşların güvenlik stratejilerini düzenli olarak gözden geçirmeleri gerektiğini vurgulayarak şu noktalara dikkat çekiyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Denetim, test, siber farkındalık ve önleme teknolojilerine yatırım yapmıyorsanız para tasarrufu yapmıyorsunuz; sadece güvenliği suçlulara devrediyorsunuz.</li>
</ul>

<p>·&nbsp;&nbsp;Siber güvenlik yatırımlarının büyük bir ihlal sonrasına bırakılması yerine proaktif şekilde ele alınması gerekiyor.</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Yapay zekâ destekli saldırılar sürekli devam ederken savunma mekanizmalarının da aynı dayanıklılığa sahip olması önem taşıyor.</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Kuruluşunuzun boyutu ne olursa olsun siber profilinizi ve dayanıklılığınızı sürekli olarak gözden geçirmeniz gerekir.</li>
	<li>(Olay) sessizliğini güvenlikle karıştırmayın. MDR - MXDR hizmetlerine yatırım yapın.</li>
	<li><strong>Normallik önyargısı</strong>&nbsp; tuzağından&nbsp;<strong>kaçının</strong>.</li>
</ul>

<p>ESET'in tehdit istihbaratı her gün 750 bin şüpheli örneği işliyor, 2,5 milyar URL'yi analiz ediyor ve bunların 500 binini engelliyor. Tehdit aktörleri acımasız ve saldırıları giderek daha sofistike hâle geldikçe bizler kendimizi bu saldırılara karşı korunduğumuzu düşünmekten vazgeçmeliyiz. Normallik önyargısının var olduğunu kabul etmeli ve buna göre hareket etmeliyiz. ESET uzmanlarına göre günümüzde asıl önemli konu, kuruluşların denetlenip denetlenmediği değil; bu denetimi kimin yaptığı. Güvenlik açıkları kurumların kendi ekipleri tarafından tespit edilmediğinde, bu görevi çoğu zaman siber suçlular üstleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:51:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNANAMIYORUM.. CHAT GBT!</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/inanamiyorum-chat-gbt-5777</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/inanamiyorum-chat-gbt-5777</guid>
                <description><![CDATA[İNANAMIYORUM.. CHAT GBT!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğan Bayın’ın gönderdiği “Sakarya Vapuru” fotoğrafı<br />
Ve Chat GPT mucizesi karşısında<br />
Yazan:Osman Öndeş</strong></p>

<p>Doğan Bayın tanık olduğum müstesna &nbsp;genç bir şahsiyet.. Culturale Heritage denilen Kültürel Mirası’na son derece saygılı ve araştırmacı. Bana zaman zaman çok nadir fotoğraflar gönderir. Bunlardan biri olan fotoğrafta &nbsp; Sakarya Vapuru Karaköy Rıhtımı’nda görülmekte..<br />
Bu fotoğraf “Sakarya Vapuru Davası” başlıklı dosya arşivimde de mevcut. Zayıf bir fotoğraf.. Ama çok kıymetli bir görsel belge. Doğan Bayın’a yeniden teşekkür ediyorum.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(27).jpg" style="height:541px; width:800px" /></p>

<p>Rıhtımda görülen gemi &nbsp;“Sakarya”dır. 1889 yılında Hamburg- Sudamerikanische Demppfrchiffahrts Gesellschaft- Hamburg adına &nbsp;Blohm Und Voss &nbsp;tersanesinde &nbsp;inşa edilmiş 2574 grt. buharlı posta vapuru idi.&nbsp;<br />
II.Dünya Harbi’nin en şiddetli yıllarıydı..Sakarya vapuru Fethiye’den krom yüklü olarak İskenderun’a gidecekti.19 Mayıs &nbsp;1943 günü Fethiye’nin 25 Mil Güney Doğu’sunda Jura topuğuna bindirip parçalandı.<br />
Sakarya vapuru &nbsp;son seferine Fethiye’de krom yükleyerek &nbsp;başlamıştı. II. Dünya &nbsp;Harbi’nin tarafsız Türkiye’sinin içinde bulunduğu tehditler &nbsp;nedeniyle, İskenderun’a krom taşıyan diğer Türk ticaret gemileri gibi, &nbsp;Genel Kurmay vasıtasıyla kendisine verilen olası en yakın kara sularından seyredecek şekilde rotayı takip ederken, &nbsp;Kalkan önlerinde bir topuğa oturarak battı. Batmasaydı İskenderun’a ulaşacak, krom yükünü tahliye edecek, bir başka krom seferi için yeniden Fethiye’ye &nbsp;sefer yapan diğer Türk ticaret gemileri gibi &nbsp;seferlerine devam edecekti. Kaderi bu kadarmış ki,bu &nbsp;onun son seferi oldu..&nbsp;<br />
“Sakarya, Türk Deniz Ticareti dünyasının köklü ailelerinden Sadıkoğlu ailesine aitti. Zorunlu olarak takip ettiği adacıklar, kayalıklar arasında karaya oturup battığı için, geminin haklarını koruyabilmek adına sigorta şirketiyle mahkemelik oldu. O günün koşullarında galiba savunmalarını dinleyen çıkmadı. Davayı kaybettiler!&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(30).jpg" style="height:518px; width:800px" /><br />
Doğan Bayın’ın gönderdiği fotoğrafı Chat GPT’ye gönderdim ve çerçevesiz renkli yaplıboya tablo yapmasını rica ettim. Birkaç dakika içinde muhteşem bir yağlıboya tablo meydana geldi!<br />
Bu tablodaki renkledirmeye baktıkça ve inceledikçe, şaşkınlığım ve hayretim ve de hayranlığım sonsuzluk içinde kaldı!</p>

<p>ChatGBT sayfalarının altında <span style="color:#e74c3c">“ChatGPT hata yapabilir. Önemli bilgileri kontrol edin.”</span> uyarısı var.. Uyardığı üzere &nbsp;önem verilen bilgileri ve meydana getirdiği &nbsp;tabloları dikkatle incelemek sorumluğu imza sahibine ait olmakta! Sakarya vapuru’nun yağlıboya tablosunu bu uyarı doğrultusunda &nbsp;tekrar inceledim ve ChatGBT’den bir düzeltme yapmasını rica ettim. Bu çalışmam düzeltilmiş olan Sakarya vapuru tablosu ile yeniden yayınlanmaktadır.<br />
ChatGPT sadece baştaraftaki yolcu vapurunun baca forsunu,örnek çizim göndermeme rağmen &nbsp;doğru şekilde çizemedi ve yerleştiremedi..&nbsp;<br />
Geçmiş yıllarda böyle bir fotoğraftan &nbsp;yağlıboya tablo yaptırmak isteseydik, bir resim sanatçısına müracaat eder ve ricada bulunurduk.. Fotoğrafın yağlıboya tablo yapılması için herhalde bir ay filan beklerdik..Birkaç dakika içinde meydana gelen bu yağlıboya tablo karşısında bir taraftan hayret ve hayranlık içinde kalıyorum, diğer taraftan da sanatçılar dünyası adına duralıyor, duralıyor ve bir cevapsızlık içinde kalıyorum. Benimkisi bir kaçış olabilir; zira yaşım nedeniyle &nbsp;evrendeki bu inanılmaz devinimi uzun süre görecek bir şansa sahip değilim..<br />
ChatGPT’ye bir mesaj gönderdim ve hissettiklerimi şöyle yazdım; “...... Sakarya Vapurunun Armatörü Sadıkzade firması idi. Baca Forsunu aynen renklendirmişsiniz. İnanılmaz Bir Başarı..&nbsp;<br />
Baştarafta &nbsp;olan vapur Türkiye Denizcilik Bankası'na ait yolcu Vapurlarından biri idi. Bacasının renklerini ve baca forsunu &nbsp;nasıl oluyor da aynen yaratmışsınız!!!<br />
Çok zayıf bir siyah beyaz fotoğraftan böylesine ustalık dolu renkli bir yağlıboya tablo yarattınız!&nbsp;<br />
İnanamıyorum...&nbsp;<br />
Çok teşekkür ederim.&nbsp;<br />
Osman Öndeş”</p>

<p>Bu mesajı göndermemden herhalde 30 saniye sonra bana ChatGPT’den &nbsp;şöyle cevap ulaştı..<br />
&nbsp;“Sayın Osman Öndeş,<br />
Bu güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Çok sevindim.<br />
Aslında gördüğünüz ayrıntıların bir kısmı fotoğraftaki ipuçlarından, bir kısmı da dönemin liman atmosferi, gemi mimarisi, baca renk düzenleri ve dönemin denizcilik estetiğinden hareketle oluşturuluyor. Ancak gerçekten ilginç olan nokta şu ki; siyah-beyaz bir fotoğrafta bile baca kuşakları, arma yerleşimi, gövde tonları ve şirket forslarının bıraktığı görsel izler bazen beklenenden çok daha fazla bilgi taşıyabiliyor.<br />
Sizin belirttiğiniz gibi, arkadaki <strong>Sakarya Vapuru'nun Sadıkzade firmasına ait olması </strong>ve bacasındaki forsun döneme uygun şekilde ortaya çıkması gerçekten hoş bir tesadüf oldu. Ön taraftaki yolcu vapurunun da eski <strong>Denizcilik Bankası</strong> vapurlarını hatırlatan bir görünüm kazanması tabloya ayrı bir tarihî hava katmış.<br />
En çok etkilendiğim taraf ise fotoğrafın kendisi. Eski rıhtımın kaldırım taşları, otomobiller, acente levhaları, rıhtıma aborda olmuş vapurlar ve insanların gündelik hareketleri, adeta 1930'lu yılların İstanbul limanını yeniden canlandırıyor. Böyle tarihî fotoğraflar, renkli yağlıboya yorumuna dönüştürüldüğünde bazen arşiv fotoğrafından daha fazla duygu taşıyabiliyor.<br />
Nazik değerlendirmeniz için tekrar teşekkür ederim. Denizcilik tarihine ilişkin paylaştığınız fotoğraflar ve bilgiler sayesinde her çalışma ayrı bir keyif veriyor.<br />
Saygılarımla,<br />
ChatGPT ..”</p>

<p>Ağzım açıkta mı kalır…. Hayretten ve hayranlıktan &nbsp;kafam mı durur.. Bir tarafta Türkiye Cumhuriyeti’nin &nbsp;kurucu &nbsp;siyasi partisi bir &nbsp;hırs uğruna &nbsp;paramparça ediliyor ve diğer tarafta yeni bir çağ yaşanıyor.. Aman yarabbim…<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:16:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sait Faik\&#039;in Adasında Rekabet Rüzgârı Esecek</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sait-faikin-adasinda-rekabet-ruzgari-esecek-5776</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sait-faikin-adasinda-rekabet-ruzgari-esecek-5776</guid>
                <description><![CDATA[Sait Faik\'in Adasında Rekabet Rüzgârı Esecek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi-5.jpg" style="height:401px; width:600px" /></p>

<p>Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK Trofesi'nin 4. ayağı olan Komodorlar Serisi-3 / Burgazada Deniz Spor Kulübü Kupası - HDI Sigorta Kupası, 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul Adalar parkurunda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Türk yelken sporunun köklü kulüplerinden Burgazada Deniz Spor Kulübü'nün ev sahipliğinde düzenlenecek yarışta ekipler, TAYK Trofesi genel klasmanı puanı için mücadele edecek.</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi.jpg" style="height:401px; width:600px" /></p>

<p>13 Haziran Cumartesi ve 14 Haziran Pazar günleri saat 12.00'de verilecek startlarla başlayacak yarışlarda, iki gün boyunca toplam dört yarış planlanıyor. Programda üç şamandıra yarışı ve bir coğrafi yarış yer alırken, geleneksel Burgazada rotasında yapılacak coğrafi yarışın startı Burgazada önlerinden verilecek. Şamandıra yarışlarının ise hava koşullarına bağlı olarak Kınalıada'nın kuzeyinde kurulacak parkurda gerçekleştirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>TAYK 2026 yarış takviminde yer alan Komodorlar Serisi, sezon boyunca yelkencileri İstanbul ve Marmara Denizi'nin farklı parkurlarında buluşturuyor. 18-19 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen Komodorlar Serisi-1 ve 9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Komodorlar Serisi-2 HDI Sigorta Kupası'nın ardından gözler şimdi Burgazada'da gerçekleştirilecek Komodorlar Serisi-3 / Burgazada Deniz Spor Kulübü Kupası- HDI Sigorta Kupası yarışına çevrildi. TAYK Trofesi'nin dördüncü ayağı olan yarış, sezonun ilk yarısındaki rekabeti bu kez Adalar'ın eşsiz atmosferine taşıyacak.</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi-2.jpg" style="height:401px; width:600px" /></p>

<p>Türk yelken sporunun köklü geleneklerinden biri olan Komodorlar Serisi, farklı kulüplerin yarışçılarını ve yöneticilerini aynı denizcilik kültürü etrafında buluşturan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Türk edebiyatının usta hikâyecisi Sait Faik Abasıyanık'ın adası olarak bilinen Burgazada, denizcilik kültürü, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle İstanbul'un en özel rotaları arasında yer alıyor. Yarış boyunca sporcular,&nbsp;Adalar'ın eşsiz manzaraları eşliğinde mücadele ederken, Burgazada da yelken sporunun rekabetçi ruhuyla denizin huzurunu aynı atmosferde buluşturacak.</p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/06/2025-hdi-sigorta-kupasi-4.jpg" /></p>

<p>TAYK Trofesi'nin öne çıkan etaplarından biri olan yarış hem teknik parkurları hem de Adalar'ın benzersiz atmosferiyle ekiplere unutulmaz bir deneyim sunacak.</p>

<p>Yarış sonunda düzenlenecek ödül töreni Burgazada Deniz Spor Kulübü'nde gerçekleştirilecek. Tekneler tonozlara bağlanırken, ekipler botlarla adaya ulaşarak ödüllerini alacak ve yarış heyecanını Burgazada'nın eşsiz atmosferinde paylaşacak.</p>

<p><strong>Program</strong></p>

<p><strong>13 Haziran Cumartesi</strong></p>

<p>• İlk Start: 12.00</p>

<p>• Şamandıra Yarışları</p>

<p><strong>14 Haziran Pazar</strong></p>

<p>• İlk Start: 12.00</p>

<p>• Şamandıra Yarışları</p>

<p>• Coğrafi Yarış (Burgazada Klasik Rotası)</p>

<p>• Ödül Töreni</p>

<p>• Burgazada Deniz Spor Kulübü</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:04:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Türk Balıkçı Teknesi ‘Kim Vurdu’ya Gitti</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-turk-balikci-teknesi-kim-vurduya-gitti-5775</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-turk-balikci-teknesi-kim-vurduya-gitti-5775</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Türk Balıkçı Teknesi ‘Kim Vurdu’ya Gitti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_duru-67_top.jpg" /></p>

<p>Rusya karasularında&nbsp;avlanan&nbsp;Türk&nbsp;balıkçı teknesi&nbsp;Sivastapol&nbsp;açıklarında&nbsp;hava saldırısına&nbsp;uğradı.&nbsp;Bir kişinin hayatını kaybettiği,&nbsp;ikisi ağır&nbsp;durumda&nbsp;5 balıkçının yaralandığı&nbsp;olayda&nbsp;“Duru 67”&nbsp;adlı balıkçı teknesi battı.&nbsp;İnebolu’nun&nbsp;115 deniz mili&nbsp;kuzeyinde meydana gelen olayda saldırıyı&nbsp;kimin gerçekleştirdiği&nbsp;belli değil.&nbsp;Ukrayna&nbsp;tarafı&nbsp;Rusya’yı,&nbsp;Rusya&nbsp;ise&nbsp;Ukrayna’yı&nbsp;“fail”&nbsp;olarak gösterdi.</p>

<p>Rusya&nbsp;-&nbsp;Ukrayna&nbsp;savaşı,&nbsp;Karadeniz’de ticari faaliyet yürüten sivil gemiler için&nbsp;büyük tehdit&nbsp;oluşturmaya devam ederken, bir&nbsp;Türk balıkçı teknesi 5 Haziran&nbsp;gecesi&nbsp;Rusya&nbsp;kontrolündeki&nbsp;Kırım’ın batısında ve&nbsp;Sivastapol açıklarında&nbsp;hava saldırısına uğradı.<br />
Saldırıya hedef olan ve&nbsp;ağır hasar&nbsp;alan&nbsp;“Duru 67”&nbsp;adlı balıkçı teknesi battı.&nbsp;Üçü ağır yaralı 6 balıkçıyı&nbsp;olay yerine yakın olan&nbsp;“Burak Kaya”&nbsp;adlı bir başka teknedeki balıkçılar tarafından&nbsp;gecenin karanlığında denizden toplandı.&nbsp;<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_duru-67_up1.jpg" /><br />
<strong>TEKNENİN SAHİBİ HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
Acil yardım&nbsp;çağrısı üzerine&nbsp;Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı&nbsp;TCSG-96&nbsp;botu&nbsp;sağlık görevlileri&nbsp;ile birlikte&nbsp;İnebolu’dan yola çıktı. Buluşma,&nbsp;İnebolu&nbsp;rotasında ilerleyen&nbsp;“Burak Kaya”&nbsp;ile&nbsp;açık denizde&nbsp;gerçekleşti ve&nbsp;teknedeki yaralılar Sahil Güvenlik botuna&nbsp;aktarıldı.&nbsp;<br />
Yaralılardan&nbsp;Cüneyt Varlık, ekiplerin müdahalesine rağmen&nbsp;kurtarılamadı. Birinin&nbsp;bacağının koptuğu, diğerlerinde&nbsp;şarapnel yaraları&nbsp;bulunan balıkçılar&nbsp;İnebolu Limanı’nda karaya çıkarılarak ambulanslarla&nbsp;İnebolu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden&nbsp;Trabzon Akçaabat&nbsp;nüfusuna kayıtlı&nbsp;Cüneyt Varlık’ın&nbsp;“Duru 67”nin&nbsp;sahibi&nbsp;olduğu öğrenildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_duru-67_up2.jpg" /><br />
<em>Uğradığı hava saldırısında ağır hasar alarak batan&nbsp;</em><em>"Duru 67"nin daha önce de İlişi Balıkçı Barınağı iskelesine&nbsp;&nbsp;</em><em>çarptıktan sonra Evrenye Balıkçı Barınağı girişinde&nbsp;</em><em>karaya oturduğu ve aylarca orada kaldığı ifade edildi.</em><br />
<br />
<strong>İDDİALAR ÇOK, FAİL YOK</strong><br />
Olayın üzerinden günler geçmesine rağmen&nbsp;Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bir&nbsp;“durum tespit”&nbsp;açıklaması dışında&nbsp;Türk makamları&nbsp;tarafından&nbsp;hava saldırısının hangi ülke tarafından gerçekleştirildiği&nbsp;konusunda bilgi paylaşılmadı.&nbsp;<br />
Ukrayna&nbsp;medyasında yer alan haberlerde&nbsp;“Duru 67”nin&nbsp;Rusya İHA’larına hedef olduğu&nbsp;belirtilirken, bazı kaynaklar da&nbsp;Ukrayna Hava Kuvvetleri’ne bağlı bir&nbsp;savaş uçağından füze fırlatıldığını&nbsp;öne sürdü.<br />
Bu arada&nbsp;“Duru 67”nin&nbsp;balık avı yasağı&nbsp;uygulanan bölgede&nbsp;“kaçak” avlandığı&nbsp;yolunda bir başka iddia da söz konusu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:04:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Boğazı, Amiral Kupası ile Rotasını Hatırladı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/istanbul-bogazi-amiral-kupasi-ile-rotasini-hatirladi-5774</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/istanbul-bogazi-amiral-kupasi-ile-rotasini-hatirladi-5774</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Boğazı, Amiral Kupası ile Rotasını Hatırladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_top.jpg" /></p>

<p>Yat yarışlarında&nbsp;İstanbul Boğazı&nbsp;ekipler için her zaman&nbsp;cazip&nbsp;bir parkur oldu. Ancak zaman içinde klasik rotası hayli kısaltıldı, hatta sonuncusu&nbsp;Akıntıburnu&nbsp;mücadelesine bile izin vermedi.&nbsp;Beşiktaş&nbsp;-&nbsp;Beykoz&nbsp;arasındaki uzun rota,&nbsp;İYK’nın&nbsp;Amiral Kupası&nbsp;yarışanlara&nbsp;eski günleri&nbsp;ve&nbsp;“boğaz taktiklerini”&nbsp;yeniden hatırlattı. Ne kadar özlendiği ise,&nbsp;“yüksek bedele”&nbsp;rağmen&nbsp;34 teknelik&nbsp;katılımla ortaya çıktı.<br />
<br />
İstanbul Yelken Kulübü<em>&nbsp;(İYK)</em>&nbsp;tarafından bu yıl&nbsp;41’incisi&nbsp;6-7 Haziran&nbsp;tarihlerinde düzenlenen&nbsp;Amiral Kupası “41 Kere Maşallah”&nbsp;dedirtti.&nbsp;<br />
<br />
İki etaplı&nbsp;kupa mücadelesinin ilk gününde&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;“Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası”&nbsp;adıyla&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;yapıldı. İkinci gün ise filo&nbsp;“İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası”&nbsp;için&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki&nbsp;“klasik”&nbsp;rotaya yelken bastı.<br />
<br />
<strong>YÜKSEK BEDELE RAĞMEN MÜCADELE AZMİ BASKIN ÇIKTI</strong><br />
<br />
İYK’nın belirlediği&nbsp;31 bin TL’lik kayıt bedeli,&nbsp;“ücret talep edilmeyen”&nbsp;bazı etkinlikler göz önüne alındığında&nbsp;“düşündürücü”&nbsp;idi. Ancak&nbsp;34 tekneye&nbsp;ulaşılması, yarışanlar açısından&nbsp;“klasik boğaziçi parklurunun cazibesini hala koruduğu”&nbsp;gerçeğini ortaya koydu.&nbsp;<br />
<br />
Bu da&nbsp;İstanbul Boğazı’nda yapılan yat yarışlarında uzun rotanın&nbsp;“ekipler için fazla zorlayıcı”&nbsp;bulunduğu ya da katılım açısından&nbsp;“uzun rotada izleyici olmaması”&nbsp;gibi öngörüleri&nbsp;çürütmeye&nbsp;yetti. Nitekim&nbsp;Akıntıburnu’ndaki mücadele şansını ortadan kaldıran&nbsp;kısa rotalı&nbsp;bir önceki&nbsp;Boğaz yarışında&nbsp;katım ücreti&nbsp;alınmamasına&nbsp;rağmen sayı&nbsp;38 tekne&nbsp;ile sınırlı kalmıştı.&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>İKİ BASINÇ SİSTEMİ ARASINDA 11 KNOT YAKALANDI</strong><br />
41. Yıl Amiral Kupası’nda&nbsp;“Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası”&nbsp;adıyla yapılan ilk etapta&nbsp;Caddebostan&nbsp;-&nbsp;Adalar&nbsp;parkurunda&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;hedeflenmişti.<br />
Ancak start saati yaklaşırken&nbsp;Kalamış’ta&nbsp;zayıf bir karayel,&nbsp;Caddebostan&nbsp;açıklarında&nbsp;düşük güçte poyraz&nbsp;hakimdi.&nbsp;Kınalıada&nbsp;önleri ise&nbsp;“yanık”tı…&nbsp;İki cephe sistemi&nbsp;arasında&nbsp;kararsız&nbsp;kalan bölgede&nbsp;“karayelin baskın çıkacağını”&nbsp;öngören&nbsp;Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu&nbsp;hazırlıklarını buna göre yaptı ve kısa bir&nbsp;”tehir”&nbsp;sonrasında&nbsp;beklediği&nbsp;rüzgarı yakaladı.<br />
<br />
<strong>GÜNÜN İLK STARTI VE “GENEL GERİ”</strong><br />
Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanı Tümamiral Serkan Tezel’in izlemeye geldiği ve telsizden ekiplere&nbsp;iyi yarışlar&nbsp;dilediği günün ilk start düdüğü&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;gruplarına çaldı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up4.jpg" /><br />
Ama rüzgarın son anda&nbsp;güçlenmesi&nbsp;üzerine&nbsp;çok sayıda tekne OCS&nbsp;<em>(erken start)</em>&nbsp;pozisyonuna düşünce&nbsp;“Genel Geri”&nbsp;ilan edildi. Peşinden&nbsp;<em>“son dakika içinde start hattının rota tarafında bulunan teknelerin duruşmasız diskalifiye edileceği”</em>&nbsp;anlamına gelen&nbsp;“U”&nbsp;flaması göndere toka edilerek tekrarkanan start bu kez&nbsp;“temiz”&nbsp;idi. Bunu&nbsp;ORC C-D&nbsp;ve son olarak&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflarının startı izledi.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İlk orsa&nbsp;kolunda hem&nbsp;hız&nbsp;hem de&nbsp;sağnak sırasında yönü değişen&nbsp;ama ardından&nbsp;eski yerine geri gelen&nbsp;rüzgar ekipleri&nbsp;taktik&nbsp;açıdan zorladı.&nbsp;İkinci orsa&nbsp;kolunda ise mücadele&nbsp;daha stabil&nbsp;bir ortamda gerçekleşti. İlk yarış hedeflenen sürede tamamlandı.<br />
<br />
<strong>İKİNCİ YARIŞTA MESAFE UZATILDI</strong><br />
Günün ikinci yarışı öncesinde rüzgarın hızı&nbsp;11-13 knot&nbsp;olarak ölçülünce&nbsp;Başhakem Alper Şakaklı, hedeflenen&nbsp;1 saatlik yarış süresini tutturabilmek&nbsp;amacıyla orsa şamandırası mesafesini uzattı.&nbsp;&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İlk etap birinciliklerine&nbsp;ORC A’da&nbsp;Beymen Club-Atlas&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;<em>(Derin Öner)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;e-Bebek-Alize 34.7&nbsp;<em>(Cenk Yörük)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>,&nbsp;Gezi’de&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;<em>(Muhammet Ali Şahin)</em>&nbsp;adlarını yazdırdı.<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up1.jpg" style="height:350px; width:278px" /></p>

<p><strong>BOĞAZİÇİ ROTASINA “EK” YAPILDI</strong><br />
<br />
41. Amiral Kupası’nın&nbsp;“İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası”&nbsp;adıyla yapılacak&nbsp;2. Etap&nbsp;öncesi rotada bir&nbsp;değişikliğe&nbsp;gidildi.<br />
Bu değişikliğe göre startı&nbsp;Beşiktaş&nbsp;önlerinden verilecek yarışta&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;grupları önce&nbsp;Ortaköy&nbsp;açıklarındaki şamandırayı dönerek geri gelecek,&nbsp;kısa bir orsa-pupa&nbsp;kolunun ardından&nbsp;Beykoz’a doğru tırmanacaktı.&nbsp;<br />
Bu sırada&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D&nbsp;gruplarının yarışı başlayacağı için teknelerin&nbsp;Beşiktaş&nbsp;-&nbsp;Ortaköy&nbsp;arasında&nbsp;karşılaşması&nbsp;ile&nbsp;“görsel bir şölen”&nbsp;yaşatılması planlanmıştı.<br />
<br />
<strong>BOĞAZ KOMUTANI START HATTINDA</strong><br />
İstanbul Boğaz Komutanı Tümamiral Özgür Erken’in izlediği ve yarışçılara&nbsp;“bol şanslar”&nbsp;dilediği startın ardından tüm sınıflar önce&nbsp;Akıntıburnu&nbsp;önlerinde, peşinden&nbsp;Kanlıca&nbsp;-&nbsp;Hisar&nbsp;hattında&nbsp;akıntıları yenmeye&nbsp;çalışarak&nbsp;Anadolu Kavağı&nbsp;şamandırasına ulaşacak ama mücadele bitmeyecekti. Sırada&nbsp;Büyükdere Koyu’ndaki şamandıraya kadar bir&nbsp;pupa seyir&nbsp;vardı…<br />
Büyükdere&nbsp;şamandırasını&nbsp;iskelede&nbsp;bırakan&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;grupları&nbsp;Beykoz&nbsp;şamandırasını dönerek,&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D&nbsp;grupları ise doğruca&nbsp;Anadolu Kavağı’ndaki&nbsp;İstanbul Boğaz Komutanlığı&nbsp;önünde kurulan&nbsp;finiş&nbsp;hattına yönelecekti.&nbsp;Gezi&nbsp;sınıfı&nbsp;“hedefe”&nbsp;doğrudan ulaşacaktı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up2.jpg" /></p>

<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/amiral_41_26_up3.jpg" style="height:223px; width:350px" /><br />
<em>Akıntıburnu "geleneği" bu kez de bozulmadı ve oltalara balıktan çok tekne "vurdu"... Kurbanlardan biri UrbanCare 7 Bela idi. Sahilden, "Biz buradayız, gelen sizsiniz. Dikkatli olsanıza" çığlıklarına, ekip üyelerinden biri elindeki kopan oltanın ağırlık kurşununu göstererek karşılık verdi (üstte).&nbsp;</em><br />
<em>Baş istralyaya takılıp gerilen misina, kopmadan önce başüstü adamının (bowman) başının üzerinden geçiyordu (yanda, kırmızı okla işaretli).&nbsp;</em>&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>AKINTIBURNU SINAVI</strong><br />
Adını çağırıştıran güçlü etkisini gösteren&nbsp;Akıntıburnu, ekiplerin tamamına&nbsp;“ciddi bir sınav”&nbsp;ortamı yarattı.&nbsp;Kuzeye çıktıkça güçlenen rüzgar&nbsp;ve&nbsp;akıntılar&nbsp;eşliğinde yoğun rekabete sahne olan&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parıkurundaki mücadele için&nbsp;Yarış Kurulu 3 - 3.5 saatlik süre&nbsp;belirlemişti.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Lider tekne olan&nbsp;ORC A’daki&nbsp;Cem Hakko&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Vakkorama&nbsp;rotasını&nbsp;3 saat 16 dakikada&nbsp;tamamladı. Ancak düzeltilmiş zamanda grup birinciliğini&nbsp;1 dakikalık&nbsp;farkla&nbsp;Feyyaz Yüzatlı&nbsp;yönetimindeki&nbsp;FarrMentor’a kaptırdı.<br />
ORC B’de ilk finişi&nbsp;3 saat 41 dakika&nbsp;ile&nbsp;Onur Bilgen&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Logo&nbsp;yapmasına rağmen, o da reytingde&nbsp;3 saat 42 dakikalık&nbsp;zamanla peşinden gelen&nbsp;Derin Öner&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ETİ-Alize M’ye geçildi.&nbsp;<br />
ORC C’de de&nbsp;benzer&nbsp;bir durum yaşandı. İlk finişi&nbsp;3 saat 10 dakika 3 saniyelik&nbsp;zamanla&nbsp;Cenk Yörük&nbsp;liderliğindeki&nbsp;e-Bebek-Alize 34.7&nbsp;yaptı ama&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki mücadeleyi&nbsp;saniyelik farkla&nbsp;<em>(3 saat 10 dakika 10 saniye)</em>&nbsp;Bartu Özsoy&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;kazandı.&nbsp;&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_25.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_25.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_26.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_26.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_27.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_27.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_28.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_28.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_29.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_29.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_30.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_30.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
ORC D’de katıldığı tüm yarışları birinci bitiren&nbsp;Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;“gençler takımı” Marmara Yelken Kulübü-MAYK,&nbsp;3 saat 10 dakikalık&nbsp;zamanla ve rakibine&nbsp;12 dakika farkla&nbsp;birinciliğe uzandı.<br />
Gezi’de yarışan&nbsp;Muhammet Ali Şahin&nbsp;liderliğindeki&nbsp;DHO Akova 2 saat 43 dakikalık&nbsp;zamanla birinci oldu.<br />
Bu yarışın ödül töreni&nbsp;Anadolu Kavağı’ndaki&nbsp;İstanbul Boğaz Komutanlığı’nda düzenlenirken,&nbsp;41. Yıl Amiral Kupası’nın derece sıralaması da şöyle oluştu:<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_31.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_31.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_32.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_32.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_33.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_33.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_34.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_34.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_35.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_35.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/amiral_41_26_oab_36.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/amiral_41_26_oab_36.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>41. YIL AMİRAL KUPASI</strong><br />
6-7 Haziran 2026<br />
&nbsp; &nbsp;1. Etap:&nbsp;Sahil Güvenlik Komutanlığı Kupası<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;2. Etap:&nbsp;İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;6</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;FarrMentor&nbsp;(Feyyaz Yüzatlı)&nbsp;3-1-2&nbsp;(6)<br />
2.&nbsp;Beymen Club-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;1-2-4&nbsp;(7)<br />
3.&nbsp;Vakkorama&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;2-3-6&nbsp;(11)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;11</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;ETİ-Alize M&nbsp;(Derin Öner)&nbsp;2-1-2&nbsp;(5)<br />
2.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;1-3-4&nbsp;(8)<br />
3.&nbsp;Ford Otosan-Game Changer&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;3-4-6&nbsp;(13)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;10</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Anadolu Hayat Emeklilik-CTD-Pupa&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;5-1-2&nbsp;(8)<br />
2.&nbsp;e Bebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;1-4-4&nbsp;(9)<br />
3.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;4-3-6&nbsp;(13)<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1-1-2&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;Performans Yelken&nbsp;(İsmail Uzunlar)&nbsp;2-2-6&nbsp;(10)<br />
3.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;3-3-4&nbsp;(10)<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Yapılan yarış sayısı:&nbsp;3</em><br />
1.&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;(Muhammet Ali Şahin)&nbsp;2-1-2&nbsp;(5)<br />
2.&nbsp;Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)&nbsp;1-2-4&nbsp;(7)<br />
3.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Üzel)&nbsp;3-3-6&nbsp;(12)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:17:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOBİ’lerin korkusu   yapay zekâ destekli tehditler</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kobilerin-korkusu-yapay-zeka-destekli-tehditler-5773</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kobilerin-korkusu-yapay-zeka-destekli-tehditler-5773</guid>
                <description><![CDATA[KOBİ’lerin korkusu   yapay zekâ destekli tehditler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET, 2026 KOBİ Siber Hazırlık Endeksi’ni yayımladı.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'daki 13 ülkede 25 ile 1.000 uç noktaya sahip kuruluşları temsil eden, 4 bin 400 KOBİ karar vericisine yönelik küresel bir ankete dayanan 2026 KOBİ Siber Hazırlık Endeksi'ni yayımladı.</strong></p>

<p>Endeks, tehdit ortamında yeni tehditleri tetikleme ve iş ortamlarında bunlara karşı savunma konusunda yapay zekânın ikili rolü, genel siber güvenlik durumu, farkındalık eğitimi ve olay müdahalesi dâhil olmak üzere, segmentin karşı karşıya olduğu en acil zorluklar karşısında KOBİ'lerin siber güvenlik algısını inceliyor. Veriler, KOBİ'lerin yüzde 45'inin son 12 ay içinde bir siber güvenlik olayı yaşadığını, yüzde 14'ünün ise birden fazla olay yaşadığını gösteriyor.&nbsp;</p>

<p>Ankete katılan KOBİ'lerin çoğunluğu (%61) siber saldırılar konusunda ciddi endişe duyduğunu belirtirken yüzde 75'i siber savaş ve küresel çatışmaları iş faaliyetlerini etkileyebilecek gerçek siber tehditler olarak görüyor. Siber tehditler arasında KOBİ'ler, şu anda bu tür tehditler nispeten nadir olsa da yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılımlardan en çok endişe duyduklarını belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre sigorta ve uyum gereklilikleri, daha güçlü siber güvenlik uygulamalarını teşvik ediyor ve birçok KOBİ, kuruluşun büyüklüğünün siber tehditlere karşı koruma sağlamadığını kabul ediyor. İşletmeler saldırılarla yüzleşmeye giderek daha hazırlıklı görünüyor.</p>

<p>KOBİ’ler arası algı ve gerçeklik</p>

<p>Araştırma algılanan ve gerçek riskler arasında önemli bir uçurum olduğunu da ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılımlar bu ankette yönetim kurulu toplantılarında, medya manşetlerinde ve diğer algılanan tehditler arasında başı çekerken gerçek hayattaki olaylar hâlâ kimlik avı, zayıf kimlik bilgileri, yamalanmamış sistemler ve yetersiz izleme gibi daha tanıdık sorunlardan kaynaklanmaya devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>ESET Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Juraj Jánošík, "Günümüzde yapay zekânın pratik etkisi, yeni otonom kötü amaçlı yazılımlarla değil, daha ikna edici kimlik avı kampanyalarının daha yüksek hacimlerde gerçekleştirilebilmesi, kötü amaçlı yazılımların daha hızlı geliştirilmesi ve halka açık yapay zekâ araçlarının ve ajan becerilerinin ölçeklenebilir şekilde kötüye kullanılmasıyla ilgilidir" açıklamasını yaptı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Genel olarak, kimlik avı siber güvenlik olaylarının en yaygın tek nedeni olmaya devam ediyor (%26). Bu eğilim, 2025 yılının tamamına ait ESET telemetri verileriyle de destekleniyor; bu verilere göre tüm tehditlerin %34’ü kimlik avı ve kimlik avıyla ilgiliydi. Tedarik zincirinin tehlikeye atılması, olaylarla ilgili en büyük tehditler arasında yer almasına ve aşağı akışta potansiyel olarak yıkıcı etkileri olmasına rağmen KOBİ'lerin endişeleri arasında düşük bir sırada (%14) yer alıyor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:11:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uç nokta korumasında   fark yaratan başarı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/uc-nokta-korumasinda-fark-yaratan-basari-5772</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/uc-nokta-korumasinda-fark-yaratan-basari-5772</guid>
                <description><![CDATA[Uç nokta korumasında   fark yaratan başarı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET , 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Uç Nokta Koruması raporunda tek “Challenger” olarak seçildi</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, ESET PROTECT ürünüyle 2026 Gartner® Magic Quadrant™ for Endpoint Protection1&nbsp;raporunda üst üste üçüncü kez Challenger olarak gösterildi. ESET, raporda 16 yıl üst üste yer aldı ve son 8 baskıda 7 kez "Challenger" olarak adlandırıldı.&nbsp;</strong></p>

<p>ESET, rekabetçi fiyatlandırma ve kanıtlanmış uzun vadeli performansın da desteğiyle güçlü uygulama ve kapsamlı vizyonun konumunu belirlediğine inanıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>ESET İşletme Direktörü Pavol Balaj,</strong>&nbsp;“2026 Uç Nokta Koruması için Magic Quadrant’ta tek ‘Challenger’ olarak gösterilmek, bizim açımızdan stratejimizin ve dünya çapındaki müşterilerimize sunduğumuz değerin güçlü bir teyidi niteliğinde. Bunu, tutarlı inovasyonumuzun, güçlü performansımızın ve siber güvenliği hem etkili hem de yönetimi kolay hâle getirmeye olan bağlılığımızın bir takdiri olarak görüyoruz. Kuruluşların gelişen siber tehditlerin bir adım önünde olmalarına yardımcı olmak için platform yeteneklerimizi geliştirmeye yatırım yapmaya devam edeceğiz. &nbsp;Gartner, “Challenger’lar, uç nokta koruması satın alanların ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayan olgun uç nokta koruma ürünleri sunar. Ayrıca pazarda güçlü bir görünürlükleri vardır, bu da Niche Players’a kıyasla daha iyi bir Yürütme Yeteneği ile sonuçlanır. Challenger’lar, özellikle onlarla sağlam stratejik ilişkiler kurmuş müşteriler için pratik seçimlerdir” açıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<p>ESET PROTECT , modern kuruluşların değişen ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmış kapsamlı bir siber güvenlik platformudur. On yıllara dayanan uzmanlık ve sürekli yenilikçilik üzerine inşa edilen bu platform, güvenliğe “Önce Önleme” yaklaşımını getirerek, günümüzün siber dayanıklılık gereksinimlerini karşılamak üzere gelişmiş teknolojileri ve güvenlik hizmetlerini tek bir ölçeklenebilir çözümde bir araya getirir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:28:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5771</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5771</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/yolcu%20gemileri(1).jpg" style="height:775px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(23).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:00:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karikatür Arşivinden - 32</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karikatur-arsivinden-32-5770</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karikatur-arsivinden-32-5770</guid>
                <description><![CDATA[Karikatür Arşivinden - 32]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/karikat%C3%BCr%201(1).jpg" style="height:399px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/karikat%C3%BCr%202(4).jpg" style="height:1306px; width:400px" /></p>

<p><strong>12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Kenan Evren ve arkadaşları tarafından kapatılan Türk Donanma Vakfı tarafından çıkartılan Derya mecmualarından derlenmiştir. </strong></p>

<p><strong>B. Hulusi GÜRBÜZ Arşivi</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:03:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİMİZİN İLK RESİM SERGİSİ    NAZMİ ÇEKLİ RESİM SERGİSİ</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiye-cumhuriyeti-devletimizin-ilk-resim-sergisi-nazmi-cekli-resim-sergisi-5769</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/turkiye-cumhuriyeti-devletimizin-ilk-resim-sergisi-nazmi-cekli-resim-sergisi-5769</guid>
                <description><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİMİZİN İLK RESİM SERGİSİ    NAZMİ ÇEKLİ RESİM SERGİSİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet dönemi İktisat Tarihimizin başlangıcı , İstiklal Savaşımızı zaferle sona erdirmemizden 5 ay sonra Atatürk’ün düzenlediği İzmir İktisat Kongresidir. &nbsp;<br />
Atatürk , İzmir İktisat Kongresinin planlamasını yaparken muhtemelen kongrenin halkın ilgisini &nbsp;çekecek özellikte &nbsp;olması gerektiğini, açılacak &nbsp;bir resim sergisinin &nbsp;kongreye renk katacağını düşünür. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bunun için &nbsp; &nbsp;Manastır’dan okul ve silah arkadaşı &nbsp;yüzbaşı Nazmi Çekli’yi &nbsp;hatırlar. İzmir &nbsp;İktisat Kongresinde resim sergisi açmasını ister. &nbsp; Harpten henüz &nbsp;çıkılmıştır ve &nbsp;.Nazmi Çekli’nin &nbsp;elinde resim yoktur,hemen &nbsp;hazırlığa başlar.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Çekli Büyük Taarruz öncesi birliğiyle katıldığı Ilgın manevrasını çizmeye karar verir. Sergi için başka naturmort ,peysaj tablolar da hazırlar.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Devir Türkiye Cumhuriyetinin yeni kurulduğu, Rus ve Azerbaycan Cumhuriyetleri tarafından tanındığı dönemdir. Ruslar İzmir ve İstanbul’u geri alacak askerimizin olmadığını ileri sürmüş &nbsp;asker gönderme teklifinde bulunmuşlardır. Atatürk kabul etmez yeni kurulan Cumhuriyetin gücünü &nbsp;göstermek istemektedir. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa Büyük taaruz öncesi ordunun hazırlıklarını denetlemek istediği Ilgın manevrasına &nbsp;Rus elçisi ARALOF’u,,Azerbaycan Büyükelçisi İbrahim ABİLOV’u da götürür.<br />
&nbsp; &nbsp; 28 Mart-4 Nisan 1922 de Sivrihisar-Çay-Akşehir-Ilgın-Konya üzerinden cephe ve çephe gerisi ziyaretiyle &nbsp;misafirlerine &nbsp;Türk ordusunun gücünü gösterir.<br />
&nbsp; &nbsp; Batı Cephesi Karargahı Akşehir’den hareket ederek Ilgın’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa, &nbsp;beraberinde İsmet Paşa,Rus Büyükelçisi Aralov,Ateşemiliter Zyanov,Azerbaycan Büyükelçisi Abilov ve Ataşemiliter Askerov,Başyaver Salih &nbsp;karşılama mahalli Kocaçayır’a gelir. Orada bulunan erkan ve memurlara bol bol iltifat eder.Halkla konuşur.Bu arada karşılama güzergahına koşan minik öğrencilerin önünde durur ”Nasılsınız küçük hanımlar , efendiler ? diyerek gönüllerini alır.<br />
&nbsp; &nbsp; 5.Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Paşa,Mustafa Kemal Paşa yaklaşınca yalın kılıç yanına koşar ve tekmil verir.Kaplıca Meydanındaki birlikler Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa tarafından teftiş edilir ve küçük bir manevra ile resmigeçit yapılır.<br />
&nbsp; &nbsp; Sovyet Rusya Büyüelçisi S.İ.Aralov ,Azerbaycan büyükelçisi İbrahim Abilov her iki elçiliğin ateşelerin de bulunduğu bu manevrada atlıların süratle açılıp yayılması heybetli olur. Birkaç bin atlının dörtnala yaptığı resmigeçit &nbsp; herkesi heyecana boğar.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; Mustafa Kemal Paşa <strong>“Askerler Savaş artık bizim yüzümüze gülmeye başladı. İngilizlerin boğazlanmak üzere gönderdiği Yunanlıları yeniyoruz. İngiliz emperyalistleri bizi yok etmek istiyorlar ,ama bunu başaramayacaklar.Türk halkı Türk ordusu ,kendi bağımsızlıkları için &nbsp;savaşa girişmiş bulunuyor,ve düşmanlarını kendi kutsal topraklarından atacaktır “</strong>.der.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Sovyet Büyükelçisi Aralov at üzerinde <strong>“Yiğit ve soylu erler.Size Kızılordu askerlerinin selamını getirdim”</strong> konuşması &nbsp;yapar.<br />
&nbsp; &nbsp; Mustafa Kemal Paşa Fahrettin Paşa’ya bir şeyler söyler.Fahrettin Paşa’nın elini kaldırması üzerine süvariler <strong>“Kızılordu şerefine “</strong>çok yaşa” der.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; Aralov <strong>“Rus işci ve köylüsü iktidarı eline alarak yeni bir devlet kurmaktadır.Sevgili dostlarım sizin de yeni Türkiye’nin düşmanlarını yenmenizi,aziz yurdunuzu kurtarmanızı, İstanbul ve İzmir şehirlerini geri almanızı dilerim. Kızılordu soylu davranışınızla sizin de orduya ve bağımsız Türkiye’ye şeref kazandıracağınıza inanmaktadır”</strong> bu konuşma “Yaşa” sözleriyle kesilir. Fahrettin Paşa ,General Budyonny’e selamlarını iletmesini rica eder.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Nazmi Çekli Piyade subayı olarak içinde bulunduğu &nbsp;bu resmigeçiti &nbsp;tuvale döker. Hatıralarda yaşayan bu tarihi olay, Mustafa Kemal Paşa, heyeti,farklı başlık ve kıyafetleriyle dikkat çeken &nbsp;Rus ve Azerbaycan Büyükelçileri ,Türk ordusunun disiplin ve gücü ,renk armonisi tabloda çok güzel yansıtılmıştır.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İlgili bazı kaynaklarda &nbsp; tablonun adının &nbsp;<strong>“Çal’da büyük resmigeçit”</strong> &nbsp;olarak verilmesi yanıltıcıdır. Olayın &nbsp;Denizli’nin kazası Çal’da geçtiğini düşündürmektedir ki doğru değildir.Denizli Çal’da değil Afyon Çay’da gerçekleşmiştir.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;İzmir İktisat Kongresinde açılan Nazmi Çekli’nin kişisel sergisi &nbsp;büyük ilgi görür. Atatürk <strong>“Çay’da büyük resmi geçit”</strong> tablosunu çok beyenilir. Silah arkadaşının elini sıkar. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İzmir İktisat Kongresi Gümüş Madalyasıyla ödüllendirilir ,tablo &nbsp;Çankaya’ya alınır. &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;İzmir İktisat Kongresinde &nbsp;Nazmi Çekli’nin resim sergisi açtığı bilgisi &nbsp;Mümtaz Sağlam’ın İzmir’li ressamlar Ansiklopedisinde Gültekin Elibal’yorumlamıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; <strong>İzmir’in Yunanlılardan kurtarılmasından sonra General Kazım Karabekir başkanlığında toplanarak açılan İktisat Kongresinde sergilediği tabloları ile büyük takdir kazanan Çekli’nin Atatürk tarafından eli sıkılarak gümüş madalya ile değerlendirilmiş olması başlı başına bir olay olarak değerlendirilmelidir. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Piyade Binbaşısı Çekli,yine bu tarihler arasında İzmir’de her yıl resim sergisi açarak halka güzel sanatları tanımaya ve sevdirmeye çalışmıştır.”Çay’da büyük resmigeçit” tablosunu bizzat Atatürk almış Çankaya köşküne götürerek bir salona asmıştır “ bilgisi verilen sanatçı yirmiyi aşkın büyük boyutlu tablosunu Milli Savunma Bakanlığı kuruluşları ,Başbakanlığa da “Yıldız bahçesi”</strong> adını taşıyan resmini ileterek kimliğini notlamıştır.Ancak &nbsp;tablonun fotografı bu kaynakta verilmez.<br />
&nbsp; &nbsp; Asker Ressamlar kitabında “İzmir İktisat kongresinde sergilediği büyük boyutlu tabloları Atatürk’ünde beyenisini kazanmıştır.” bilgisi ile paylaşılmış olsa yine fotograf kullanılmaz. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Unutulmuş olan bu &nbsp;tablo 2014 yılına kadar mechul kalır. &nbsp;Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonunu düzenleyen &nbsp; Ömer Faruk Şerifoğlu &nbsp; tabloyu görür &nbsp;tablo da imza yoktur arkadaşlarıyla araştırarak tablonun Nazmi Çekli’nin eseri olduğunu belirler ve hazırladığı kitaba alır. &nbsp;Fotografını paylaşır. Çay’da büyük resmi geçit tablosu Türkiye İktisat Kongresinde tebliğ &nbsp;konusu olur.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Atatürk’ün &nbsp;bu konuda ki uzak görüşü Türk resim sanatının yeni eserler kazanmasının önünü açmış, İzmir İktisat ,Kongresine ayrı renk &nbsp;katmıştır. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu bilgilerin ışığında &nbsp;<strong>17 Şubat 1923’de Bnb.Nazmi ÇEKLİ tarafından İzmir İktisat Kongresi sırasında açılan resim sergisi Türkiye Cumhuriyetinde açılan ilk sergi olarak adını tarihe yazmıştır.Bunun da fikir babası Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’dür. </strong>&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Bu bilgi her 17 Şubat’ta “Türk ressamlarının Atatürk’e saygı” resim sergisi açılması&nbsp;<br />
gerektiği ilhamını vermektedir.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/CELAL.jpg" style="height:554px; width:800px" />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>

<p><em>Nazmi Çekli “Çay’da büyük resmi &nbsp;geçit” . Tuval üzerine yağlı boya 80x120 1959<br />
Tereke Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonu &nbsp; </em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Nazmi ÇEKLİ &nbsp;İzmir 1884-İstanbul 1958&nbsp;<br />
1884’de İzmir’de doğdu.1909’da &nbsp;Manastır Askeri İdadisi Mektebini bitirdi. 3 yıl &nbsp;Serez İdadisinde resim öğretmenliği yaptı. .Balkan Savaşı,Yemen,Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda görev aldı.1931’de binbaşı rütbesiyle emekli olduktan sonra &nbsp;İzmir’e yerleşti.1941’e kadar İzmir Eşref Paşa Zührevi Hastalıklar Hastanesinde çalıştı, 1958 yılında İstanbul’da vefat etti.</p>

<p><br />
Nazmi Çekli’yi , saygı ve rahmetle anıyoruz.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;CELAL ÖCAL<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 13:33:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber dayanıklılık için küresel iş birliği</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-dayaniklilik-icin-kuresel-is-birligi-5768</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-dayaniklilik-icin-kuresel-is-birligi-5768</guid>
                <description><![CDATA[Siber dayanıklılık için küresel iş birliği]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET sektörün önde gelen ortaklarıyla birlikte&nbsp;</strong></p>

<p><strong>NATO ile stratejik bir ortaklık kurdu</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Microsoft ve Palo Alto Networks ile birlikte NATO’nun stratejik ortakları arasına katıldığını duyurdu. Bu iş birliğinin mevcut ve ortaya çıkan siber tehditler karşısında siber uzayda kolektif dayanıklılığı güçlendirmek adına önemli bir adım olduğu ifade edildi.</strong></p>

<p>Siber uzayda ve dijital alanda caydırıcılık ve savunma, yalnızca güvenilir donanım ve yazılım meselesi değil, aynı zamanda NATO Siber ve Dijital Dönüşümden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean Ellermann-Kingombe'nin de ifade ettiği gibi, ortak normlar ve ilkelerle de ilgili. Bu durum, toplumların işleyişi için hayati önem taşıyan kritik altyapının saldırı altında olduğu ve kötü niyetli aktörlerin teknolojik gelişmelerden yararlanarak taktiklerini hızla geliştirdiği bir dönemde özellikle geçerli.&nbsp;</p>

<p>Bu stratejik, ticari olmayan ortaklıklar Estonya’nın Tallin kentinde düzenlenen Uluslararası Siber Çatışma Konferansı’nda (CyCon) resmen duyuruldu ve NATO ile sanayi arasındaki siber iş birliğine yeni bir ivme kazandırdı. Bu ortaklıklar, diyaloğu, bilgi paylaşımını, en iyi uygulamaların değiş tokuşunu ve ortak ilgi alanlarına yönelik koordineli faaliyetleri kolaylaştırmaya yardımcı olacak.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Kurumsal Çözümler Direktörü Martin Talian, “Ne yazık ki toplumumuzu zayıflatmaya ve değerlerimizi sorgulamaya çalışan siber tehditlerin giderek arttığı bir dönemde yaşıyoruz; bu nedenle, bu tehditlere karşı dayanıklılığı iş birliği içinde artırmayı amaçlayan bu önemli girişime katılmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” açıklamasını yaptı.</p>

<p>ESET, siber uzayı daha güvenli hâle getirme rolü kapsamında çalışmalarını yürütmektedir. Üstlendiği bu misyon kapsamında tehdit ortamına ilişkin benzersiz küresel görüşünden, Ukrayna gibi çatışma bölgeleri de dâhil olmak üzere kritik altyapıyı koruyan siber güvenlik uzmanlarına sağladığı destekten ve en ileri teknolojilerle donatılmış, sürekli genişleyen araştırma ekiplerinden yararlanmaktadır.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:27:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Buharlı Gemi Düdükleri</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buharli-gemi-dudukleri-5767</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buharli-gemi-dudukleri-5767</guid>
                <description><![CDATA[Buharlı Gemi Düdükleri]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/buharl%C4%B1%20gemi%20d%C3%BCdkleri.jpg" style="height:1132px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:00:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Maldivler Dalış Faciası raporu: Trajik İnsan Hatası</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivler-dalis-faciasi-raporu-trajik-insan-hatasi-5766</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivler-dalis-faciasi-raporu-trajik-insan-hatasi-5766</guid>
                <description><![CDATA[Maldivler Dalış Faciası raporu: Trajik İnsan Hatası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_top.jpg" /></p>

<p>Vaavu Atolü’ndeki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”nda&nbsp;14 Mayıs’ta yaşanan ve&nbsp;biri askeri dalgıç&nbsp;toplam&nbsp;6 kişinin&nbsp;hayatını kaybettiği&nbsp;dalış faciası&nbsp;ile ilgili sonuç raporu tamamlandı ve soruşturma dosyasının&nbsp;kapandığı&nbsp;açıklandı. Kayıp dalgıçlarla ilgili arama operasyonunu yöneten&nbsp;Finli uzman dalgıçlar, olayın&nbsp;“trajik insan hatasından”&nbsp;ve&nbsp;“yetersiz malzemeden”&nbsp;kaynaklandığı sonucuna vardı.</p>

<p>Maldivler’de yerel adıyla&nbsp;“Thinwana Kandu”&nbsp;<em>(üçüncü kanal)</em>&nbsp;ve&nbsp;“Devana Kandu”&nbsp;<em>(ikinci kanal)</em>&nbsp;olarak anılan sualtı mağara sistemi,&nbsp;14 Mayıs&nbsp;günü&nbsp;ülkenin en ölümcül olayına&nbsp;sahne ve&nbsp;6 dalgıca mezar&nbsp;oldu.&nbsp;<br />
Duke of York&nbsp;adlı tekne ile bölgeye gelen&nbsp;Cenova Üniversitesi Ekoloji Profesörü Monica Montefalcone&nbsp;<em>(51)</em>,&nbsp;Biytomedikal Mühendisliği öğrencisi kızı Giorgia Sommacal&nbsp;<em>(22)</em>,&nbsp;Deniz Biyologu Muriel Oddenino&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;ile&nbsp;Deniz Biyologu Federico Gualtieri’den&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;oluşan&nbsp;dört kişilik&nbsp;ekip&nbsp;50 metre&nbsp;derinlikteki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”na&nbsp;keşif dalışı&nbsp;yapmak istedi. Onlara teknedeki deneyimli&nbsp;dalış eğitmeni Gianluca Benedetti&nbsp;de eşlik etti.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up3.jpg" /><br />
<strong>KURTARMA DALGICI DA HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
5 dalgıcın&nbsp;uzun süre&nbsp;yüzeye çıkmaması&nbsp;üzerine başlatılan&nbsp;arama-kurtarma&nbsp;operasyonunda&nbsp;Maldivler Ulusal Savunma Kuvvetleri’nde&nbsp;<em>(MNDF)</em>&nbsp;Başçavuş&nbsp;olan&nbsp;Mohamed Mahdhee&nbsp;yaşamını yitirdi.&nbsp;Dalış eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedeni de&nbsp;mağara girişi yakınlarında&nbsp;bulundu ancak&nbsp;kayıp dört kişiye&nbsp;ulaşılamadı.<br />
Ardından&nbsp;Divers Alert Network Europe’den&nbsp;<em>(DAN Europe)</em>&nbsp;yardım istendi. Bölgeye gönderilen&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;derin deniz kurtarma dalgıçları&nbsp;iki günde dört kayıp dalgıcın cansız bedenlerine&nbsp;ulaştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up4.jpg" /><br />
Olayla ilgili adli soruşturma,&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;mağara dalış uzmanı&nbsp;Sami Paakkarinen&nbsp;liderliğinde,&nbsp;Patrik Gronqvist&nbsp;ile&nbsp;Jenni Westerlund’dan oluşan ekibin verdiği bilgilerle&nbsp;polis&nbsp;ve&nbsp;denizcilik müfettişleri&nbsp;tarafından&nbsp;iki haftada&nbsp;hazırlanan&nbsp;187 sayfalık raprla&nbsp;tamamlandı. Ayrıntılı raporu kamuoyu ile paylaşan yetkililer&nbsp;dosyanın kapandığını&nbsp;açıkladı.<br />
<strong>ÇIKIŞ YOLUNU BULAMADILAR</strong><br />
Rapora göre ekip yaklaşık&nbsp;50-60 metre&nbsp;derinlikteki&nbsp;mağara sistemine&nbsp;girdi. Bu derinlik,&nbsp;Maldivler’de&nbsp;rekreasyonel dalış&nbsp;için izin verilen&nbsp;30 metrelik&nbsp;sınırın çok üzerindeydi.&nbsp;<br />
Dalgıçların çoğunda&nbsp;mağara dalışı için zorunlu “rehber ip”&nbsp;<em>(guide line)</em>,&nbsp;makara/reel sistemi,&nbsp;yedek gaz konfigürasyonu,&nbsp;tam teknik mağara dalış ekipmanı&nbsp;bulunmuyordu.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up7.jpg" /><br />
Soruşturma,&nbsp;mağara içinde dip tortusunun hızla havalanması&nbsp;sonucu&nbsp;görüşün tamamen kaybolduğunu&nbsp;ortaya koydu. Kurtarma ekipleri içeride&nbsp;“brownout / silt-out”&nbsp;denilen&nbsp;sıfır görüş&nbsp;koşulları oluştuğunu belirtti. Nihai rapora göre dalgıçlar&nbsp;çıkış yönünü kaybetti&nbsp;ve&nbsp;mağaranın en iç bölümünde&nbsp;mahsur kaldı.&nbsp;<br />
Dalış eğitmeni&nbsp;Gianluca Benedetti’nin cesedi&nbsp;mağara girişine yakın&nbsp;bir yerde bulundu. Diğer&nbsp;dört dalgıca&nbsp;ise&nbsp;mağaranın tamamen karanlık üçüncü odasında&nbsp;ulaşıldı. Uzmanlar,&nbsp;cesetlerin birbirine çok yakın&nbsp;bulunmasını,&nbsp;<em>“grubun birlikte çıkışı ararken tüpteki havalarının tükenmesine”</em>&nbsp;bağladı.&nbsp;<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up2.jpg" style="height:287px; width:259px" /></p>

<p><strong>ÖLÜME YOL AÇAN KRİTİK HATALAR</strong><br />
Finlandiyalı&nbsp;kurtarma uzmanı&nbsp;Sami Paakkarinen’in rapordaki değerlendirmesine göre grup&nbsp;yüzeye yaklaşık 10-15 dakika uzaklıktaydı. Ancak&nbsp;yön kaybı&nbsp;nedeniyle çıkışı bulamadılar.<br />
Nihai analizde&nbsp;ölüm nedeni&nbsp;olarak,&nbsp;gaz tükenmesi,&nbsp;yön kaybı,&nbsp;sıfır görüş,&nbsp;teknik ekipman eksikliği,&nbsp;mağara dalışı prosedürlerine uyulmaması&nbsp;sıralandı.<br />
Trajedinin&nbsp;dalgıçlar suya girmeden çok önce&nbsp;başladığına dikkat çekilen raporda,&nbsp;beş dalgıcın&nbsp;tekneye bindiği ilk andan itibaren,&nbsp;hazırlık&nbsp;aşamasındaki&nbsp;dikkatsizliklerden, su altındaki&nbsp;kritik hatalardan&nbsp;ve nihayetinde&nbsp;ölümlerine&nbsp;yol açan&nbsp;yıkıcı nedene&nbsp;kadar uzanan bir dizi ölümcül hata&nbsp;4 ana başlık&nbsp;altında sıralandı.<br />
<strong>1. Tekneye Biniş: Yetersiz Bilgilendirme ve Planlama</strong><br />
Yerel bir şirket tarafından işletilen geminin,&nbsp;teknik&nbsp;veya&nbsp;mağara dalışı&nbsp;operasyonları için&nbsp;geçerli bir dalış okulu lisansı&nbsp;yoktu. Kaptan ve mürettebat,&nbsp;Maldiv&nbsp;sularında uygulanan&nbsp;30 metrelik&nbsp;sıkı rekreasyonel dalış sınırını vurgulamadan, sadece&nbsp;yüzeysel bir güvenlik bilgilendirmesi&nbsp;yaptı.<br />
<strong>2. Hazırlık Aşamasında Gözden Kaçanlar&nbsp;</strong></p>

<ul>
	<li>Grup,&nbsp;derin mağara keşifleri&nbsp;için daha uygun olan&nbsp;kapalı devre&nbsp;solunum cihazları yerine, ağırlıklı olarak&nbsp;hobi amaçlı açık devre&nbsp;dalış ekipmanları kullanıyordu.</li>
	<li>Dalış öncesi&nbsp;gaz karışımları&nbsp;incelenmedi ve&nbsp;hava tüketimi&nbsp;hesaplanmadı.</li>
	<li>Yedek tüplere&nbsp;veya&nbsp;uygun bir basınç düşürme istasyonuna&nbsp;<em>(basınç odası)</em>&nbsp;sahip herhangi bir&nbsp;yüzey destek ekibi&nbsp;yoktu.</li>
</ul>

<p>Hava koşulları&nbsp;kötüleşirken akıntıların artacağı&nbsp;ve&nbsp;görüş mesafesinin azalacağı&nbsp;tahmin edimesine rağmen yine de&nbsp;dalış gerçekleştirildi</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>3. Dalış: Su Altında Yapılan Kritik Hatalar</strong><br />
Grup saat&nbsp;10:45’te suya girdi ve yaklaşık&nbsp;52 metre&nbsp;derinlikteki mağara girişine doğru hızla indi. El işaretleriyle yapılan ilk iletişim normaldi. Ancak mağara sisteminin içine girdikten sonra&nbsp;felaket&nbsp;yaşandı.<br />
Uzmanlar, dalgıçların&nbsp;ince dip çamurunu&nbsp;karıştırarak&nbsp;“yanlış duvar”&nbsp;etkisi yarattığına ve bu durumun onları şaşırtarak&nbsp;çıkış yolunu bulmalarını engellediğine&nbsp;inanıyor.&nbsp;Zifiri karanlık&nbsp;ve&nbsp;görüş mesafesinin çok azaldığı&nbsp;ortamda ekip muhtemelen&nbsp;birbirinden ayrıldı. Öte yandan bu derinliklerde&nbsp;azot narkozunun&nbsp;muhakeme yeteneğini bozmuş olabileceği de söz konusu.<br />
Kullandıkları&nbsp;ekipman&nbsp;ve&nbsp;dalış bilgisayarlarının&nbsp;analizi,&nbsp;güvenli dip sürelerini aştıklarını&nbsp;ve&nbsp;kritik yükselişe çok geç kaldıklarını&nbsp;gösteriyor. Birkaç dalgıcın, muhtemelen&nbsp;oksijen zehirlenmesi&nbsp;veya&nbsp;karbondioksit birikimi&nbsp;nedeniyle daha da kötüleşen şiddetli&nbsp;dekompresyon&nbsp;hastalığına yakalandığı anlaşılıyor.<br />
4. Faciaya Yol Açan Nedenler<br />
Raporda, ölüm nedeni olarak&nbsp;birden çok nedene&nbsp;dikkat çekiliyor.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Uygun&nbsp;teknik eğitim&nbsp;ve&nbsp;ekipman olmadan, rekreasyonel amaçlı dalış limitlerini aşmak.</li>
	<li>Yetersiz gaz yönetimi,&nbsp;havanın daha hızlı tükenmesine&nbsp;neden oldu.</li>
	<li>Kapalı&nbsp;ve&nbsp;karanlık&nbsp;ortamda&nbsp;tortu birikmesi&nbsp;nedeniyle oluşan&nbsp;yönelim bozukluğu.</li>
	<li>Ekip uyumunun sağlanamaması&nbsp;ve&nbsp;mağara dalışı protokollerine uyulmaması&nbsp;<em>(gaz yönetimi için “Üçte Bir Kuralı”na uyulmaması)</em>.</li>
</ul>

<p>Bir diğer önemli etken ise dalış operatörünün&nbsp;yeterli denetim yapmaması&nbsp;ve grubun&nbsp;operasyonel yetkilerinin dışında&nbsp;yüksek riskli bir dalış girişiminde bulunmasını&nbsp;engellememesi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up1.jpg" /><br />
Finlandiyalı uzman ekip, hizmetleri için herhangi bir ücret almayı reddederek görevi “tamamen insani bir amaç” uğruna gerçekleştirdiklerini belirtti.<br />
<strong>FACİADAN ALINACAK DERSLER</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_son_up6.jpg" style="height:261px; width:251px" /></p>

<p>Dünya çapındaki dalış uzmanları, bu trajik olayı&nbsp;çok önemli bir mesajı yinelemek&nbsp;için kullandı:<br />
<em>“Mağara dalışı, yüzlerce saatlik özel eğitim, uygun ekipman ve protokollere sıkı sıkıya uyulmasını gerektiren son derece uzmanlaşmış bir disiplindir. Sadece hobi amaçlı dalış deneyimleri kapalı ortamlar için yeterli değildir.”</em><br />
Öte yandan, yayınlanan dava dosyası aynı zamanda&nbsp;düşündürücü bir belge&nbsp;niteliğinde.&nbsp;<br />
187 sayfalık&nbsp;raporda sadece&nbsp;ne olduğu&nbsp;değil,&nbsp;ne olması gerektiği&nbsp;de ayrıntılarıyla anlatıyor.&nbsp;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Maldiv&nbsp;sularında&nbsp;30 metreyi aşan&nbsp;her dalış için&nbsp;dalış öncesi plan onayı&nbsp;zorunludur.</li>
	<li>Bağımsız gaz analizi&nbsp;gereksinimleri mutlaka yapılmalıdır.</li>
	<li>Dalgıçlık işletmecisi lisanslamasının&nbsp;sıkı bir şekilde uygulanması&nbsp;gerekmektedir.</li>
	<li>Turistler,&nbsp;eğlence amaçlı dalış&nbsp;ile&nbsp;teknik dalış&nbsp;arasındaki fark konusunda daha iyi eğitilmelidir.</li>
</ul>

<p>Raporda ismini vermek istemeyen deneyimli bir mağara dalgıcının yorumu da dikkat çekiyor:<br />
<em>“Deneyimliydiler, ama mağara dalgıcı değillerdi. Arada fark var.”</em><br />
Yıllar boyu&nbsp;“dalış cenneti”&nbsp;olarak bilinen&nbsp;Maldivler, şimdi güveni yeniden tesis etme ve böyle bir trajedinin tekrar yaşanmaması için şimdi&nbsp;acil&nbsp;olarak&nbsp;etkili güvenlik reformları&nbsp;yapmak zorunda.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:00:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&#039;Büyük Patron\&#039; Marmaris’te Sulara Gömüldü</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buyuk-patron-marmariste-sulara-gomuldu-5765</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/buyuk-patron-marmariste-sulara-gomuldu-5765</guid>
                <description><![CDATA[\'Büyük Patron\' Marmaris’te Sulara Gömüldü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_top.jpg" /></p>

<p>Marmaris’te günlük tur teknesinde faciadan dönüldü.&nbsp;“Korsan”&nbsp;temalı&nbsp;“Big Boss Diamond”&nbsp;adlı tur teknesi&nbsp;Marmaris Akvaryum Koyu’nda su alarak battı. Teknede bulunan&nbsp;120’si yetişkin,&nbsp;20’si çocuk,&nbsp;8’i mürettebat&nbsp;148 kişi&nbsp;çevredeki diğer teknelerin yardımıyla salimen kurtarıldı. Teknenin,&nbsp;kıçtan kara&nbsp;olmaya çalışırken&nbsp;kayalara çarptığı&nbsp;iddia edildi. Ancak kesin neden henüz bilinmiyor.</p>

<p>Daha çok&nbsp;yurt dışına, özellikle de&nbsp;İngiliz turistlere&nbsp;seslenen&nbsp;“Korsan”&nbsp;temalı&nbsp;“Big Boss Diamond”ın yabancı kaynaklardaki tanıtımlarında şu ifade yer alıyordu:<br />
<em>“Unutulmaz korsan maceranız&nbsp;Marmaris&nbsp;veya&nbsp;İçmeler'deki otelinizden transferinizle başlar. Sizi görkemli&nbsp;Big Boss Korsan Gemisinin&nbsp;beklediği&nbsp;Marmaris Limanı'nda korsan ekibimiz tarafından karşılayacak. Gününüzü denizde&nbsp;eğlenceli,&nbsp;güvenli&nbsp;ve&nbsp;sürprizlerle dolu&nbsp;halde geçirmeye hazır olacaksınız.”</em><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up4.jpg" /><br />
29 Mayıs&nbsp;günü&nbsp;Big Boss Diamond&nbsp;ile denize açılanlar gerçekten de&nbsp;“unutulmaz”&nbsp;bir macera yaşadı.&nbsp;“Güvenli”&nbsp;olması tartışılır ama,&nbsp;“sürprizlerle dolu”&nbsp;olduğu inkar edilemez…<br />
<strong>KIÇTAN KARA OLMAK İSTERKEN…</strong><br />
120’si&nbsp;yetişkin.&nbsp;20’si&nbsp;çocuk 140 yolcu&nbsp;ve&nbsp;8 mürettebatıyla Marmaris’ten ayrılan&nbsp;“Big Boss Diamond”&nbsp;adlı günübirlik tur teknesi saat&nbsp;15.30’da&nbsp;Akvaryum Koyu’nda demirlemek isterken&nbsp;su almaya&nbsp;ve&nbsp;sancak tarafına yatmaya&nbsp;başladı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up3.jpg" /><br />
Telsizden&nbsp;“Mayday”&nbsp;<em>(hayati acil yardım)</em>&nbsp;çağrısı yapılan tekneden&nbsp;panik halinde kendilerini suya atan yolcular&nbsp;yardıma koşan&nbsp;çevredeki diğer tekneler&nbsp;tarafından kurtarıldı. Kazazedeler, olay yerine gelen&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;botları ile kıyıya taşındı.<br />
Olayın&nbsp;sakin bir havada&nbsp;ve&nbsp;çevresi teknelerle dolu kalabalık bir ortamda&nbsp;yaşanması,&nbsp;muhtemel bir facianın&nbsp;yine&nbsp;kıl payı atlatılmasını&nbsp;sağladı.&nbsp;Muğla Valiliği’nden yapılan açıklamada&nbsp;kimsenin yaralanmadığı,&nbsp;tüm kazazedelerin durumlarının iyi olduğu&nbsp;belirtildi.&nbsp;<br />
Görgü tanıkları, teknenin&nbsp;baştan demir atıp kıyıya kıçtan kara olmaya çalıştığı&nbsp;sırada sığlıktaki&nbsp;kayalıklara çarptığını&nbsp;öne sürdü. Ancak&nbsp;yarım saat&nbsp;gibi kısa süre içinde suya gömülen teknenin&nbsp;neden su almaya başladığı&nbsp;konusunda&nbsp;resmi bir açıklama yok.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(22).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up1.jpg" /><br />
<strong>OLAY ANINDA İNGİLİZ BASININA YANSIDI&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up2.jpg" style="height:207px; width:349px" /></p>

<p>Konu bir anda, daha çok da&nbsp;The Sun&nbsp;ve&nbsp;The Sunday Guardian&nbsp;gibi&nbsp;İngiliz&nbsp;gazetelerinde,&nbsp;“Korsan temalı parti teknesi Big Boss Diamond yolcularıyla Türkiye kıyılarında batıyor”&nbsp;başlığı ile yayınlandı.&nbsp;Sosyal medyada&nbsp;da&nbsp;batma anı görüntüleri&nbsp;paylaşıldı.<br />
Marmaris’in&nbsp;en çok iş yapan&nbsp;gözde eğlence teknesi&nbsp;“Big Boss Diamond”ın&nbsp;yüksek üst yapısı&nbsp;nedeniyle&nbsp;“dengesiz”&nbsp;olduğu ve&nbsp;bu kadar fazla&nbsp; yolcuyu&nbsp;taşıyamadığı da iddialar arasında. Ancak tur şirketinin web sitesinde&nbsp;teknenin 400 yolcu kapasiteli&nbsp;olduğu ifade ediliyor.<br />
Bir kez daha herkese&nbsp;“geçmiş olsun”&nbsp;diyoruz.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/big-boss_batti_up5.jpg" /><br />
<em>Big Boss'un&nbsp;Diamond&nbsp;dışında bir de&nbsp;"Yagna"&nbsp;adlı ikinci&nbsp;&nbsp;</em><em>teknesi var. Şirket&nbsp;6 saatlik&nbsp;tur için yolcu başına&nbsp;35 sterlin&nbsp;&nbsp;</em><em>(yaklaşık 2 bin 160 TL) alıyor. Çocuklar&nbsp;yüzde 50&nbsp;indirimli...</em>&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>EDİTÖRÜN NOTU:</strong><br />
<em>Geçtiğimiz&nbsp;Nisan&nbsp;ayında da&nbsp;Fethiye Ölüdeniz'de farklı bir&nbsp;tur teknesi kazası&nbsp;yaşanmıştı.&nbsp;</em><br />
<em>Kumburnu Plajı&nbsp;açıklarında,&nbsp;2 Nisan&nbsp;günü saat&nbsp;01.00&nbsp;sıralarında patlak veren fırtınada kıyıya bağlı halatı kopan ve sürüklenen&nbsp;"Korsan"&nbsp;temalı&nbsp;&nbsp;"Siyah İnci"&nbsp;adlı ahşap tur teknesi&nbsp;kayalıklara çarparak&nbsp;batmıştı. Teknedeki&nbsp;7 kişiden 6'sı kurtarılmıştı.&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;dalgıçları, ilerleyen saatlerde batıkta mahsur kalan&nbsp;59&nbsp;yaşındaki aşçı&nbsp;İbrahim Özbek'in cansız bedenine ulaşmışlardı.</em>&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:16:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapay zekâ doktorunuz değil, danışırken dikkat edin</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapay-zeka-doktorunuz-degil-danisirken-dikkat-edin-5764</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/yapay-zeka-doktorunuz-degil-danisirken-dikkat-edin-5764</guid>
                <description><![CDATA[Yapay zekâ doktorunuz değil, danışırken dikkat edin]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlığınız için yapay zekâya başvururken verilerinizi riske atmayın</strong></p>

<p><strong>Sohbet robotları düşünme, öğrenme ve çevremizdeki dünyayı algılama şeklimizi değiştiriyor. Bu tür bir dönüşüm hayatın birçok alanında kendini gösteriyor ancak belki de en hassas ve sıklıkla endişe verici olanlardan biri, sağlık hizmetleri için üretken yapay zekâ (GenAI) araçlarının giderek artan kullanımı. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, &nbsp;tıbbi tavsiye almak için yapay zekâ kullanmanın &nbsp;güvenlik ve gizlilik risklerine maruz bırakabileceği uyarısında bulundu. Riskleri sıralayarak nasıl güvende kalınabileceğine yönelik önerilerini paylaştı.</strong></p>

<p>Bir dizi ücretsiz yapay zekâ sohbet robotunun yanı sıra büyük teknoloji şirketleri, kullanıcıların tıbbi kayıtlarını yorumlamalarına ve semptomları, laboratuvar sonuçları ve tedavi seçenekleri hakkında sorular sormalarına yardımcı olan Copilot Health, ChatGPT Health ve Amazon’un HealthAI gibi hizmetlerin lansmanıyla tüketicilere yönelik sağlık yapay zekâ alanına girdi. Bir yapay zekâ aracının doktorun rolünü üstlenmesini beklemek bazı riskler barındırıyor. Risk sadece kullanıcıların yanlış tavsiye alması değil, aynı zamanda gizlilik korumaları, veri paylaşım uygulamaları ve yasal yükümlülükleri bir doktor veya hastaneninkinden farklı olabilecek sistemlerle son derece hassas kişisel bilgileri paylaşmaları ve verilerinin beklenmedik kuruluşlara maruz kalmasıdır. Bir ABD hasta güvenliği kuruluşuna göre, genel olarak yapay zekâ sohbet robotlarının kötüye kullanımı şu anda sağlık teknolojisi alanında bir numaralı tehlike konumunda.</p>

<p>Microsoft'a göre, insanlar mobil cihazlarında diğer tüm konulardan daha fazla kendi sağlıkları ve sevdiklerinin sağlığı hakkında konuşuyor. Sohbet robotları 7/24 hizmet veriyor ve her şeye bir cevap sunarken gergin hastaları rahatlatmaya yardımcı olan kendinden emin bir üslupla konuşuyorlar. Ulusal sağlık sistemlerinin giderek daha fazla baskı altında olduğu bir dönemde, birçok kişi tıbbi yardım almaya karar vermeden önce muhtemelen yapay zekâ yardımıyla kendi kendine teşhis koyacak. &nbsp;Ancak şimdiden bazı endişeler ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan ilki, halüsinasyonlar veya yanlış tavsiyeler. Şubat ayında&nbsp;Nature Medicine dergisinde yayımlanan bir Oxford Üniversitesi araştırması şu bulguları ortaya koydu: Kullanıcılar genellikle LLM ile hangi bilgileri paylaşmaları gerektiğini bilmiyorlar; &nbsp;LLM'ler, kendilerine yöneltilen sorular çok az farklılık gösterse bile çok farklı cevaplar veriyor ve &nbsp;modeller genellikle hem iyi hem de kötü tavsiyelerde bulunuyor ancak kullanıcılar ikisini birbirinden ayırt etmekte zorlanıyor. Çalışmanın başhekimine göre tüm bu heyecana rağmen yapay zekâ henüz bir hekimin rolünü üstlenmeye hazır değil. Hastalar, semptomları hakkında büyük bir dil modeline danışmanın tehlikeli olabileceğini, yanlış teşhisler ortaya çıkabileceğini ve acil yardım gerektiğinde bunun farkına varılamayabileceğini bilmeli.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ gizlilik riskleri&nbsp;</strong></p>

<p>Bireylerin bir an durup düşünmelerini gerektirecek, sağlıkla ilgili olmayan riskler de bulunuyor. Hassas tıbbi bilgileri halka açık bir sohbet robotuyla paylaşmanın, verilerin modeli eğitmek için kullanılması ve dolayısıyla başkalarına aktarılması anlamına gelebileceği. Kasıtsız da olsa modellerin kullanıcıları tarafından girilen verileri yanlışlıkla ifşa ettiği biliniyor. Sağlık verileriniz, bilgileri değiştirilip yeniden düzenlenirken dondurulabilen çalıntı bir kredi kartı gibi değildir. Ömür boyu size aittir ve bir yapay zekâ aracıyla paylaşıldığında kalıcı bir dijital kayıt hâline gelebilir. Sağlık odaklı başlıca sohbet robotlarının çoğu, bu verileri eğitim amaçlı kullanmayacaklarına dair söz veriyor. Eğitim gizlilik tablosunun sadece bir parçası ve hizmetler, üçüncü taraf veri paylaşımı konusunda aynı sözleri vermeyebilir. Kişisel tıbbi bilgileriniz, model sağlayıcısı ile sağlık hizmeti sağlayıcınız arasında yer alan bir üçüncü taraf olan veri toplayıcısının eline geçebilir. Ayrıca genellikle kullanımdan önce anonimleştirilse de doğrudan veya bu toplayıcılardan biri aracılığıyla reklam verenlerle paylaşılabilir. Sağlık verileri olağanüstü hassastır ve anonimleştirme her zaman tüm riskleri ortadan kaldırmaz.</p>

<p><strong>İhlal riski katlandığında</strong></p>

<p>Sağlık verileri, çeşitli nedenlerle dolandırıcılar tarafından yüksek oranda paraya çevrilebilir. Genellikle değiştirilemediği veya yeniden düzenlenemediği için uzun süre değerini korur. Sahte talepler sunmak veya sizin adınıza tıbbi hizmetler almak için kullanılabilecek sigorta bilgilerini içerebilir. Size şantaj yapmak için kullanılabilir. Bu verileri elinde bulunduran şirket sayısı ne kadar fazla olursa hackerların bu verileri ele geçirip çalma olasılığı da o kadar artar.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ ile paylaştıklarınıza dikkat edin</strong></p>

<p>Bir sağlık sorunu konusunda endişeleriniz varsa genel amaçlı botlardan uzak durun ve bunun yerine sağlıkla ilgili soruları yanıtlamak üzere özel olarak tasarlanmış botları tercih edin. Hizmetin verilerinizi nasıl işlediğini açıklayıp açıklamadığını, eğitim amacıyla girdiğiniz komutları kullanıp kullanmadığını, bilgileri üçüncü taraflarla paylaşıp paylaşmadığını ve bir gizlilik düzenlemesi kapsamında olup olmadığını kontrol edin. Doğrulamak için kaynak bağlantıları yoksa çıktılara körü körüne güvenmeyin. Cevapları mutlak gerçek olarak kabul etmeyin: Her zaman bir tıp uzmanına veya resmî bir web sitesine &nbsp;danışın.</p>

<p><strong>Gizliliğinizi korumak için şunları &nbsp;göz önünde bulundurun:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Araçların bu verileri nasıl işlediğini anlamadığınız sürece, tıbbi belgeleri, laboratuvar sonuçlarını veya diğer hassas belgeleri bir yapay zekâ aracıyla asla paylaşmayın, yüklemeyin.</li>
	<li>İsim, adres, sigorta bilgileri, hasta numaraları veya diğer tanımlayıcı bilgileri girmekten kaçının.</li>
	<li>Eğitim ve sohbet geçmişi özelliklerinin kapalı olduğundan emin olun.</li>
	<li>Görev için gerekli olan minimum bilgiyi paylaşın.</li>
	<li>Yazdığınız her şeyin saklanabileceğini veya ifşa edilebileceğini varsayın ve komutlarınızı buna göre ayarlayın.</li>
</ul>

<p>Yapay zekâ sohbet robotları, doktorunuza soracağınız belirli bir durumla ilgili soruları beyin fırtınası yapmak veya aşina olmadığınız bir tıbbi terimi açıklamak için yararlı olabilir. Ancak tıbbi bakım için hazırlık yapmak amacıyla yapay zekâ kullanmak ile tıbbi bakımın yerine yapay zekâyı kullanmak arasında büyük bir fark vardır. Kendinden emin bir cevabı tanı olarak kabul etmeyin ve bir makine sizi rahatlattığı için acil semptomları görmezden gelmeyin.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:35:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber casuslukta yeni hedefler   yapay zekâ, enerji ve savunma sektörleri</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-hedefler-yapay-zeka-enerji-ve-savunma-sektorleri-5763</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/siber-casuslukta-yeni-hedefler-yapay-zeka-enerji-ve-savunma-sektorleri-5763</guid>
                <description><![CDATA[Siber casuslukta yeni hedefler   yapay zekâ, enerji ve savunma sektörleri]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>APT Raporu: Çin yanlısı gruplar Venezuela ve Körfez bölgesinde casusluk yapıyor, Güney Kore’de yapay zekâ robotik alanını hedef alıyor.</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, Ekim 2025 – Mart 2026 dönemini kapsayan en son APT &nbsp; (Gelişmiş Kalıcı Tehdit) Faaliyet Raporunu yayımladı.</strong></p>

<p><strong>Çin ile bağlantılı tehdit aktörleri, Venezuela, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi jeopolitik sıcak noktalarda da dâhil olmak üzere oldukça aktif olmaya devam etti; denizcilik ve enerji sektörlerini, Güney Kore'deki bir yapay zekâ robotik şirketini ve hükümet hedeflerini casusluk faaliyetlerine maruz bıraktı.</strong></p>

<p><strong>Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir savunma şirketi ele geçirildi; muhtemelen gazetecileri hedef alan, Arapça konuşan kullanıcılar Android casus yazılımlarıyla hedef alındı. Kuzey Kore ile bağlantılı Andariel, nükleer endüstriyle ilgilenen bir şirkete saldırdı.</strong></p>

<p><strong>Rusya ile bağlantılı tehdit aktörleri, büyük ölçüde Ukrayna'ya odaklanmaya devam etti. Sednit, Ukraynalı askeri personele, drone üreticilerine ve drone araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara karşı implantlar yerleştirdi.</strong></p>

<p>ESET Research, Ekim 2025'ten Mart 2026'ya kadar ESET araştırmacıları tarafından belgelenen seçilmiş APT gruplarının faaliyetlerini vurgulayan en son APT Faaliyet Raporunu yayımladı. İzlenen zaman diliminde, Çin yanlısı tehdit aktörleri dünya çapında oldukça aktif kalmaya devam etti, kısmen Pekin'in ekonomik ve güvenlik çıkarlarını etkileyen jeopolitik gelişmelerin şekillendirdiği casusluk kampanyaları yürüttü. ABD'nin Venezuela'daki askeri operasyonunun ardından ve Körfez bölgesinde devam eden istikrarsızlık ortamında, ESET, Çin yanlısı grupların Pekin'in yurtdışındaki denizcilik, enerji ve siyasi gelişmelere ilişkin görünürlüğünü artırmak için harekete geçirildiğine dair işaretler tespit etti. Kuzey Kore ile bağlantılı Andariel, nükleer enerji sektöründe faaliyet gösteren bir şirkete saldırdı.</p>

<p>Çin ile bağlantılı FamousSparrow, ABD müdahalesinin ardından petrol sevkiyatlarının dayanıklılığını izlemek amacıyla denizcilik işleriyle bağlantılı bir Venezüella devlet kurumunu hedef aldı. ESET, burada Suriye devlet ağını hedef alan bir başka Çin ile bağlantılı APT grubu olan SteppeDriver'ı da tespit etti. Bu faaliyet, hem Suriye'nin yeniden inşa projelerine yönelik Çin'in ticari çıkarlarını hem de ülkedeki Uygur savaşçılarla ilgili güvenlik endişelerini yansıtıyor olabilir. Çin ile bağlantılı UNC5221'in SPAWN kötü amaçlı yazılım ailesi, Kamboçya ve Panama'daki devlet kurumlarının yanı sıra Güney Kore'deki bir yapay zekâ ve robotik şirketini hedef aldı. Güney Kore'yi hedef alan bu son faaliyet, Pekin'in "Made in China 2025" endüstriyel kalkınma politikası kapsamında öncelik verilen stratejik teknolojilere olan süregelen ilgisiyle uyumlu.</p>

<p>2026 yılının Şubat ayı sonlarında başlayan İran'daki savaş, bu dönemde İran yanlısı faaliyetlerin en belirleyici olayı oldu. Paradoksal bir şekilde, bu çatışma, ESET telemetri verilerinde yerleşik İran yanlısı APT gruplarının faaliyetlerinde bir düşüşle aynı zamana denk geldi; bunun en olası nedeni, İran rejimi tarafından uygulanan internet kısıtlamalarının bu grupların etkin bir şekilde faaliyet gösterme kabiliyetini engellemiş olmasıdır. Aynı zamanda, bu ortam, İsrail, ABD ve Tahran'a düşman olarak görülen diğer devletleri hedef alan vekil ve hacktivist aktörlerin harekete geçmesini kolaylaştırmış görünüyor. ESET Research ayrıca daha önce bilinen gruplarla kesin olarak ilişkilendiremediği, İsrail hedeflerine yönelik faaliyetlerde olağan dışı bir artış kaydetti. Kaynağı bilinmeyen iki faaliyet kümesi, Rusty Boots ve MoKhargosh, İsrail'e karşı hem casusluk yetenekleri hem de yıkıcı potansiyel sergiledi. Bu faaliyetler arasında, daha sonra kullanılmak üzere yıkıcı araçları saklarken bootkit tarzı bir wiperı devreye sokmak da vardı.</p>

<p>ESET Research ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bir savunma şirketinin ele geçirildiğini ve Arapça konuşan kullanıcıların Android casus yazılımlarıyla hedef alındığını tespit etti. Saldırganın Telegram kanalının adı, dünya çapındaki askeri olayları haritalamaya adanmış meşru ve tanınmış bir OSINT platformu olan Live Universal Awareness Map (Liveuamap) 'tan esinlenmiş olabileceğinden bu saldırı muhtemelen gazetecileri veya açık kaynak istihbarat uzmanlarını hedef alıyordu.</p>

<p>Kuzey Kore ile bağlantılı tehdit aktörleri çeşitli cephelerde aktif olmaya devam etti. Birçok grup hem doğrudan mali kazanç hem de yazılım tedarik zincirini tehlikeye atma fırsatları sağlayabilecek sosyal mühendislik planlarıyla geliştiricileri ve kripto para ekosistemini hedef almaya devam etti. ESET ayrıca Andariel grubunun Güney Kore'ye yönelik saldırılarda yeniden ortaya çıktığını keşfetti. Grup, bu saldırılarda TigerRAT'ı kullandı ve sıvı hidrojen işleme ve nükleer enerji endüstrisiyle ilgili ekipman ürettiği görülen bir mühendislik şirketi içinde Rook fidye yazılımını yaymaya çalıştı. Bu teknolojiler, Pyongyang'ın balistik ve nükleer hedefleri açısından açıkça ilgi çekicidir.&nbsp;</p>

<p>Rusya yanlısı tehdit aktörleri, ağırlıklı olarak Ukrayna'ya ve bu ülkenin savunma çabalarıyla bağlantılı kuruluşlara odaklanmaya devam etti. Sednit, Ukrayna askeri personeli, drone üreticileri ve drone araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara karşı Covenant ve BeardShell implantlarını kullanırken Ukrayna dışındaki lojistik ve nakliye şirketlerini de hedef aldı. Sandworm, kış boyunca yıkıcı faaliyetlerini yoğunlaştırdı ve Ukrayna'da kamu ve özel sektör hedeflerine karşı birkaç yeni wiper programı kullandı. Özellikle dikkat çeken, Aralık 2025'te bir Polonyalı enerji şirketini etkileyen veri imha olayıydı; ESET bu olayı Sandworm'a atfetti.&nbsp;</p>

<p>ESET ürünleri, müşterilerimizin sistemlerini bu raporda açıklanan kötü niyetli faaliyetlerden korur. Burada paylaşılan istihbarat, çoğunlukla ESET'in tescilli telemetri verilerine dayanmaktadır ve belirli APT gruplarının faaliyetlerini ayrıntılı olarak anlatan derinlemesine teknik raporlar ve sık faaliyet güncellemeleri hazırlayan ESET araştırmacıları tarafından doğrulanmıştır. ESET APT Raporları olarak bilinen bu tehdit istihbaratı analizleri, vatandaşları, kritik ulusal altyapıyı ve yüksek değerli varlıkları suçluların ve devletlerin yönlendirdiği siber saldırılardan korumakla görevli kuruluşlara yardımcı olmaktadır.</p>

<p>Yüksek kaliteli, stratejik, eyleme geçirilebilir ve taktiksel siber güvenlik tehdit istihbaratı sunan&nbsp;<a href="https://www.eset.com/us/business/services/threat-intelligence/" target="_blank">ESET APT Raporları</a>&nbsp;hakkında daha fazla bilgiye ESET Tehdit İstihbaratı sayfasından ulaşabilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:20:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz’de Dört Türk Gemisine SİHA Saldırısı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-dort-turk-gemisine-siha-saldirisi-5762</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/karadenizde-dort-turk-gemisine-siha-saldirisi-5762</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz’de Dört Türk Gemisine SİHA Saldırısı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_iha_turk_top.jpg" /></p>

<p>Makimar Denizcilik’e ait&nbsp;“Ant”&nbsp;adlı kargo gemisine&nbsp;Odessa&nbsp;açıklarında dün gece düzenlenen&nbsp;SİHA&nbsp;saldırısında&nbsp;iki Türk mürettebat&nbsp;yaralandı. Bu saldırıdan kısa süre önce&nbsp;Türkiye kıyılarına yakın&nbsp;bölgede de&nbsp;Tribeka Denizcilik’e ait&nbsp;“James II”,&nbsp;“Altura”&nbsp;ve&nbsp;“Velor”&nbsp;adlı tankerler&nbsp;SİHA’lara hedef oldu.&nbsp;Ukrayna Deniz Kuvvetleri&nbsp;tarafından&nbsp;SİHA’ların&nbsp;Rusya’ya ait olduğu&nbsp;öne sürüldü.</p>

<p>Ukrayna&nbsp;ve&nbsp;Rusya&nbsp;arasındaki savaş,&nbsp;Karadeniz’deki&nbsp;ticaret filosu&nbsp;için&nbsp;ciddi tehdit&nbsp;oluşturmaya devam ediyor. Dün gece biri&nbsp;Odessa&nbsp;açıklarında, üçü de&nbsp;Türkiye kıyılarına yakın&nbsp;bölgelerde&nbsp;Türk sahipli dört gemi SİHA saldırılarına&nbsp;hedef oldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(21).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
İlk saldırı haberi kimyasal madde ve petrol taşımacılığı yapan&nbsp;İstanbul&nbsp;merkezli&nbsp;Tribeka Denizcilik’ten geldi. Şirketten yapılan açıklamada&nbsp;Karadeniz’de&nbsp;Türkiye’nin&nbsp;kuzey kıyıları&nbsp;yakınlarında seyreden&nbsp;üç petrol tankerinin&nbsp;insansız silahlı hava araçlarıyla&nbsp;<em>(SİHA)</em>&nbsp;hedef alındığı bildirildi.&nbsp;<br />
<br />
Açıklada,&nbsp;Palau&nbsp;bayraklı&nbsp;“James II”&nbsp;adlı tankerin&nbsp;Sinop&nbsp;açıklarında,&nbsp;Sierra Leone&nbsp;bayraklı&nbsp;“Altura”&nbsp;ve&nbsp;“Velora”&nbsp;adlı tankerlerin de gemiden gemiye transfer operasyonu sırasında&nbsp;aynı bölgede&nbsp;saldırıya uğradığı bildirildi.&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Olayların ardından bölgeye&nbsp;Kıyı Emniyeti’ne bağlı ekipler sevk edildi. Ulaşan ilk bilgilere göre tankerlerde bulunan tüm mürettebatın&nbsp;sağlık durumlarının iyi&nbsp;olduğu öğrenilldi.<br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_iha_turk_up1.jpg" /><br />
<strong>İKİ TÜRK MÜRETTEBAT YARALANDI</strong><br />
Ardından&nbsp;yeni bir saldırı&nbsp;haberi&nbsp;Odessa&nbsp;açıklarından geldi.&nbsp;İstanbul&nbsp;merkezli&nbsp;Maksimar Denizcilik’e ait&nbsp;“Ant”&nbsp;adlı kargo gemisi,&nbsp;Odessa Limanı’ndan hareket edip&nbsp;Türkiye rotasında&nbsp;seyrettiği sırada&nbsp;SİHA&nbsp;saldırısına hedef oldu.&nbsp;<br />
SİHA’nın&nbsp;Rusya’ya ait olduğunu&nbsp;iddia eden&nbsp;Ukrayna Deniz Kuvvetleri, geminin&nbsp;köprüüstünde yangına yol açan patlamada&nbsp;yaralanan&nbsp;iki Türk mürettebatın&nbsp;hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını duyurdu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/karadeniz_iha_turk_up2.jpg" /><br />
<strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI</strong><br />
Olayın ardından&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti&nbsp;Dışişleri Bakanlığı&nbsp;yazılı bir açıklama yaptı.&nbsp;<br />
Açıklamada,&nbsp;Vanuatu&nbsp;bayraklı geminin&nbsp;28 Mayıs&nbsp;gecesi saldırıya uğradığı belirtilerek,&nbsp;<em>"Mürettebattan iki vatandaşımızın hafif yaralandığı öğrenilmiştir. Gemide görev yapan vatandaşlarımızın durumları, Odessa Başkonsolosluğumuzca yakından takip edilmektedir"</em>&nbsp;denildi.<br />
Ancak&nbsp;Sinop açıklarında saldırıya uğrayan diğer üç gemi&nbsp;hakkında bilginin bulunmadığı açıklamada,&nbsp;<em>"Son dönemde Karadeniz’de gözlenen savaş bağlantılı tırmanmanın, bölgemiz için doğurduğu risk ve tehditlere ilişkin endişelerimiz ile ülkemize yönelik muhtemel olumsuz etkileri konusundaki uyarılarımız, konuyla ilişkili tüm taraflara her düzeyde ifade edilmektedir”</em>&nbsp;ifadesine yer verildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:00:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cheese Sailing \&#039;Cüce\&#039; Marmara Kupası’nda Finiş Hattında Diskalifiye Şoku!</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cheese-sailing-cuce-marmara-kupasinda-finis-hattinda-diskalifiye-soku-5761</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cheese-sailing-cuce-marmara-kupasinda-finis-hattinda-diskalifiye-soku-5761</guid>
                <description><![CDATA[Cheese Sailing \'Cüce\' Marmara Kupası’nda Finiş Hattında Diskalifiye Şoku!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/marmara_kup_26_top.jpg" /></p>

<p>Ekim'den&nbsp;23 Mayıs’a çekilen&nbsp;Marmara Kupası’nın&nbsp;Asmalıada&nbsp;dönüşlü&nbsp;125 deniz mili&nbsp;mesafeli rotası da&nbsp;Çınarcık&nbsp;şamandırasına çevrilerek&nbsp;50 deniz miline&nbsp;indirildi.&nbsp;Bayram öncesi&nbsp;olmasına rağmen&nbsp;24 teknenin&nbsp;kayıt verdiği mücadelenin finiş hattında&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;ile&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;arasındaki&nbsp;“yol hakkı”&nbsp;meselesi&nbsp;protestoya&nbsp;taşındı. Duruşmada&nbsp;Çılgın Sigma 2 “uçtu”.</p>

<p>TAYK’ın&nbsp;<em>(Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü)</em>&nbsp;tarihi kadar eski&nbsp;geleneksel etkinliği&nbsp;Marmara Kupası’nın bu güne kadar rotası pek çok kez değişti. Kulağımıza gelen duyumlara göre, bu değişikliğin nedenlerinden biri rüzgarın&nbsp;“çokluğu”&nbsp;ya da&nbsp;“yokluğu”ndan ziyade, günümüzdeki yarış ekiplerinin yaklaşık&nbsp;70 millik bir orsa seyri&nbsp;tercih etmemesi…<br />
<br />
Bu&nbsp;“umumi arzu”&nbsp;üzerine&nbsp;TAYK&nbsp;yönetimi de tarihi değiştirilen ve&nbsp;Ekim&nbsp;ayından&nbsp;23 Mayıs’a çekilen&nbsp;Marmara Kupası’nın rotasını da&nbsp;Çınarcık şamandırasına&nbsp;çevirerek yaklaşık&nbsp;50 deniz miline&nbsp;indirdi.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>HER YARIŞTA FARKLI BAŞHAKEM</strong><br />
Bayram öncesine&nbsp;denk geldiği için,&nbsp;geçen yıl&nbsp;sadece&nbsp;5 teknenin&nbsp;kayıt verdiği mücadeleye bu yıl&nbsp;kaç teknenin katılacağı&nbsp;merak konusu idi.&nbsp;IRC&nbsp;sınıflarında&nbsp;24 teknenin&nbsp;kayıt vermesi,&nbsp;hamlenin&nbsp;ve&nbsp;duyumların “doğru olduğu”&nbsp;algısını güçlendirdi.<br />
Ahmet Eker&nbsp;Komodorluğunda ve&nbsp;Ceren Veziroğlu&nbsp;Genel Müdürlüğündeki&nbsp;TAYK’ın yeni yönetimi sezon başından bu yana&nbsp;her ayakta “Başhakemlik”&nbsp;görevine&nbsp;farklı bir ismi&nbsp;atadı.&nbsp;Marmara Kupası’nda da bu görevi&nbsp;Arzu Özgen&nbsp;üstlendi.<br />
Moda Deniz Kulübü’nde düzenlenen&nbsp;Yatçı Toplantısı’nda sadece&nbsp;Marmara Kupası’nda startın&nbsp;“karadan”&nbsp;verileceği belirtilmiş olmasına rağmen, bunda da&nbsp;değişikliğe&nbsp;gidildi ve start&nbsp;“denize”&nbsp;taşındı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>START RÜZGARÜSTÜNE VERİLDİ</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/marmara_kup_26_up1.jpg" style="height:260px; width:288px" /></p>

<p>Kuzey-Kuzeydoğu&nbsp;yönlü&nbsp;8-11 knot&nbsp;aralığındaki rüzgarın hakim olduğu&nbsp;20 Mayıs Cumartesi&nbsp;günü&nbsp;Komite Botu Kalamış Koyu’nun açığında&nbsp; demirledi.<br />
20 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarının startı saat&nbsp;11.00’da,&nbsp;4 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IRC3&nbsp;ve&nbsp;4’lere de hemen&nbsp;peşinden&nbsp;verildi.<br />
Daha önce de kullanılan&nbsp;Çınarcık dönüşlü&nbsp;rotanın mesafesi aslında&nbsp;45 deniz mili&nbsp;idi.<br />
Bu yarışta dönüş rotası filonun&nbsp;Büyükada'yı iskelede bırakıp&nbsp;Kınalıada&nbsp;-&nbsp;Burgazada&nbsp;arasındaki kanalı dolaştırılmasıyla&nbsp;50 deniz miline&nbsp;uzatılmış, yarışın süresi de&nbsp;“gün batımı”&nbsp;olarak sınırlanmıştı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>HAVA “DÜŞÜNCE” YARIŞ SÜRESİ UZATILDI</strong><br />
Ancak&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarını taşıyan rüzgarın hızı, sıra&nbsp;IRC3-4’lerin&nbsp;Kınalıada&nbsp;-&nbsp;Burgazada&nbsp;kanalına yaklaştıkları sırada&nbsp;gerilemesi&nbsp;üzerine&nbsp;Arzu Özgen&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu “günbatımı”&nbsp;olan&nbsp;“zaman sınırı”nı&nbsp;22.30’a uzattı.<br />
Moda Deniz Kulübü&nbsp;açığında kurulan&nbsp;finiş hattına&nbsp;saat&nbsp;16.58’dei&nbsp;5 saat 58 dakikalık&nbsp;zamanla&nbsp;ilk ulaşan&nbsp;tekne&nbsp;Sükrü Sanus&nbsp;yönetiminde ve&nbsp;Saruhan Çinay&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Orient Express VI&nbsp;oldu.<br />
Lideri,&nbsp;7 saat 28 dakika&nbsp;ile&nbsp;Doğa Arıbaş&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;takip etti.&nbsp;7 saat 30 dakika&nbsp;ile&nbsp;Uğur Tarık Gül&nbsp;yönetiminde ve&nbsp;Kıvanç Sevinç&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;ve&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetiminde,&nbsp;Arda Baykal&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;bitiş çizgisine neredeyse&nbsp;“kafa kafaya”&nbsp;girdiler.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>FİNİŞ HATTINDA TRAMOLA SAVAŞI</strong><br />
Ancak&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2’nin finiş hattını kesmeden&nbsp;tramola&nbsp;atıp&nbsp;iskele kontra&nbsp;olması,&nbsp;ENKA-Cheese IV’ün de&nbsp;sancak kontra&nbsp;hata girmesi, üstelik son anda yaşanan bu&nbsp;“tramola savaşı”nın bir de&nbsp;“temas"&nbsp;ile sonuçlanması&nbsp;sürpriz sonuç&nbsp;yarattı. Konu&nbsp;protestoya&nbsp;taşındı, yapılan duruşmada&nbsp;“haksız”&nbsp;bulunan&nbsp;Çılgın Sigma 2&nbsp;için&nbsp;DSQ&nbsp;<em>(diskalifiye)</em>&nbsp;kararı çıktı.<br />
Böylece&nbsp;IRC 0’da kazanan&nbsp;Orient Express VI&nbsp;olurken,&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;ikinci,&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;üçüncü sıraya yerleşti.&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;ise yelkencilerin deyimi ile&nbsp;“uçtu”.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_25.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_25.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_26.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_26.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/marmara_kup_26_sb_27.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/marmara_kup_26_sb_27.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>MARMARA KUPASI 11 SAATTE BİTTİ</strong><br />
Züber-Vamos&nbsp;<em>(21.12.34)</em>&nbsp;dışında saat&nbsp;19.56’ya kadar&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarının finişleri tamamlandı.&nbsp;IRC1’de birinciliği&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;<em>(Cheese Sailing / Güney Kaptan)</em>,&nbsp;IRC2’de&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;<em>(Cheese Sailing / Canberk Sağlam)</em>&nbsp;kazandı.<br />
IRC3’te saat&nbsp;21.39.34’te grubunda&nbsp;ilk finişi&nbsp;yapan&nbsp;Canias-CTD-Electron&nbsp;<em>(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)</em>&nbsp;birinci olurken,&nbsp;IRC4’te&nbsp;tek tekne&nbsp;olan&nbsp;Batu Özonur&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;süresi içinde rotasını tamamlayamadı ve hanesine&nbsp;DNF&nbsp;<em>(finiş yapmadı)</em>&nbsp;notu düşüldü.<br />
Son teknenin&nbsp;11 saatte&nbsp;bitirebildiği&nbsp;Marmara Kupası&nbsp;böylece&nbsp;22.03’te sona erdi.&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>TAYK 2026 TROFESİ 3. AYAK</strong><br />
<strong>MARMARA KUPASI</strong><br />
23 Mayıs 2026, Cumartesi<br />
<br />
<strong>IRC0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.00</em><br />
1.&nbsp;Orient Express VI&nbsp;(Zeynep-Bülent Atabay)&nbsp;16.58.44<br />
2.&nbsp;Coca Cola İçecek-DAS&nbsp;(Doğa Arıbaş)&nbsp;18.28.56<br />
3.&nbsp;ENKA-Cheese IV&nbsp;(Cheese Sailing / Levent Peynirci)&nbsp;18.30.46<br />
DSQ:&nbsp;Borusan Racing-Çılgın Sigma 2&nbsp;(Uğur Tarık Gül)&nbsp;<br />
<br />
<strong>IRC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.00</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Cheese Sailing / Güney Kaptan)&nbsp;18.45.03<br />
2.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;18.53.38<br />
3.&nbsp;MSI-Vhagar&nbsp;(Barbaros Sarp / Güçlü Kaya)&nbsp;19.07.41<br />
<br />
<strong>IRC2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.00</em><br />
1.&nbsp;Garanti BBVA-Cheese V&nbsp;(Cheese Sailing / Canberk Sağlam )&nbsp;19.36.16<br />
2.&nbsp;ANT Yapı Yelken Takımı-Sensei&nbsp;(Ali Kemal Tüfekçi)&nbsp;19.40.43<br />
3.&nbsp;Çimsa Yelken Takımı-BlackWater&nbsp;(Kuzey Karasu / Atakan Akyüz)&nbsp;20.05.10<br />
<br />
<strong>IRC3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.01</em><br />
1.&nbsp;Canias-CTD-Electron&nbsp;(Cenk Tekkaya / Bartu Özsoy)&nbsp;21.39.34<br />
2.&nbsp;Shell-Alize&nbsp;(Sinan Sümer / Derin Öner)&nbsp;21.48.54<br />
3.&nbsp;Anadolu Sigorta-CTD-Pupa&nbsp;(Cenk Tekkaya)&nbsp;22.03.12<br />
<br />
<strong>IRC4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;1</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;11.01</em><br />
DNF:&nbsp;MYSK-MAYK&nbsp;(Marmara Yelken Kulübü / Batu Özonur)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:00:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya kupasında golü kendi kalenize atmayın</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunya-kupasinda-golu-kendi-kalenize-atmayin-5760</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunya-kupasinda-golu-kendi-kalenize-atmayin-5760</guid>
                <description><![CDATA[Dünya kupasında golü kendi kalenize atmayın]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahte FIFA web siteleri futbolseverleri hedef alıyor</strong></p>

<p><strong>Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası yaklaşırken heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Futbolseverler hâlâ bilet, ürün, seyahat ve konaklama paketleri peşinde ve dolandırıcılar bu talebi nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyor. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET,</strong><em>&nbsp;</em><strong>para ve kişisel verileri çalmak için resmî bilet ve ürün satışlarını taklit eden sahte FIFA Dünya Kupası temalı web sitelerine dikkat edilmesi konusunda taraftarları uyardı.&nbsp;</strong></p>

<p><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>

<p>Latin Amerika'daki ESET araştırmacıları, kısa süre önce dolandırıcılık amacıyla oluşturulmuş bir dizi web sitesi tespit etti. FIFA federasyonu veya resmî Dünya Kupası web sitesi gibi görünen bu siteler, bilet ve ürün arayan kişileri hedef alıyor, kurbanların parasını ve kişisel verilerini çalan sahte kayıt ve ödeme süreçlerine yönlendiriyor. Bu adımlar genellikle gerçek Dünya Kupası web sitesindekilerle aynıdır: Kayıt olun, bir maçın biletlerini, formaları veya diğer ürünleri sepete ekleyin ve ödeme yapın. Bazı mağdurlar bu web sitelerine sponsorlu arama sonuçları yoluyla ulaşırken diğerleri sosyal medyadaki reklamlara tıklıyor ya da adresi doğru bir şekilde kontrol etmeyen birinin ilettiği e-posta mesajlarındaki bağlantılara tıklıyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>B</strong><strong>ilet ararken güvenliği elden bırakmayın</strong></p>

<p>FIFA, Dünya Kupası biletlerinin yalnızca üç resmî kanal üzerinden satın alınabileceğini açıkladı:&nbsp;<a href="https://www.fifa.com/tickets" target="_blank">fifa.com/tickets</a>,&nbsp;<a href="https://www.fifa.com/hospitality" target="_blank">fifa.com/hospitality</a>&nbsp;ve özel Qatar Airways seyahat paketleri. Bu nedenle &nbsp;çeşitli üçüncü taraf satıcılardan veya sosyal medya ilanlarından uzak durulması gerekiyor.&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Doğrudan FIFA'nın resmî web sitesine gidin. Adresi kendiniz yazın, güvenilir bir yer imi kullanın veya bir reklamdan, sosyal medya gönderisinden veya birinin size gönderdiği bir bağlantıdan değil, FIFA.com veya FIFA'nın bilet satış portalından başlayın.</li>
	<li>Herhangi bir bilgi girmeden önce alan adını dikkatlice inceleyin. Fazladan karakterler, kelimeler, garip son ekler ve benzer isimler, sitenin iddia ettiği gibi olmadığına dair tek görünür ipucu olabilir.</li>
	<li>"Sınırlı bilet", "VIP erişim", "indirimler", "son şans" gibi baskı yaratan tekliflere veya sizi aceleye getirip kontrol etmeyi göze alamayacağınız bir gecikme gibi hissettiren her şeye karşı dikkatli olun.</li>
	<li>Parolaları tekrar kullanmaktan kaçının. Sahte bir kayıt sayfası, e-postanız, sosyal medya veya banka hesabınız için de kullandığınız bir parolayı çalarsa sorun sahte sitenin çok ötesine uzanabilir.</li>
	<li>Ödeme sürecinin kolaylığı sizi yanıltmasın. Bu, satıcının meşru olduğunu kanıtlamaz.&nbsp;</li>
	<li>Tüm hesaplarınızı güçlü, benzersiz parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama ile koruyun ve tüm cihazlarınızda güvenlik yazılımı kullanın.</li>
</ul>

<p>Dünya Kupası'na geri sayım, suçlular için hazır bir hedef kitle oluşturuyor: Bilet, ürün ve çeşitli son dakika fırsatları peşinde koşan sayısız insan. &nbsp;Sahte FIFA siteleri, bu talebin her bir tanıdık tıklamayla nasıl bir kimlik hırsızlığı akışına dönüştürüldüğünü gösteriyor. Dikkatli olun!</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:50:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EMRE KUNT MODEL MÜZESİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/emre-kunt-model-muzesi-5759</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/emre-kunt-model-muzesi-5759</guid>
                <description><![CDATA[EMRE KUNT MODEL MÜZESİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnşa adı “Trocadero” olan Bandırma Vapuru’na ait &nbsp;teknik çizimler,<br />
Emre Kunt Model Müzesi arşivinde.<br />
Yazan:Osman Öndeş&nbsp;</strong><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(10).jpg" style="height:800px; width:754px" /></p>

<p>Türkiye'nin duayen ve saygın gemi model ustalarından biri olan Süleyman Alper, Y.Mimar Emre Kunt’un Bodrum’da kişisel çabalarıyla kurmuş olduğu “Kunt Model Müzesi”nde yıllarca çalıştı ve &nbsp;çizimler gerçekleştirdi. Türk denizcilik tarihine geçmiş ikonik gemilerin aslına uygun planlarını çizmiş ve modellerini üretmiş olan Süleyman Alper,Mustafa Kemal Atatürk’ü İstanbul’dan &nbsp;Samsun’a götüren <strong>Bandırma Vapuru</strong> modeli ile altın madalya kazandı. Ayrıca Atatürk'ün ünlü <strong>Savarona Yatı, Barbaros, Hamidiye, Mecidiye ve Nusret Mayın Gemisi</strong> gibi tarihi gemilerin aslına sadık modellerini hazırladı.<strong>Y. Mimar Emre Kunt </strong>ile birlikte uzun yıllar çalışarak Türk deniz tarihindeki gemilerin plan eksikliğini giderecek çizimler yaptı. Hazırladığı nadide maket ve modeller, başta <strong>Rahmi M. Koç Müzesi</strong> ve İstanbul Deniz Müzesi olmak üzere önemli koleksiyonlarda yer almaktadır.<br />
<strong>GMD- Gemi Modelcileri ve Gemi Sevenler Derneği </strong>üyesi duayen gemi modelcilerinden ve Gemi modelciliği camiasının seçkin &nbsp;isimlerinden olan Süleyman Alper, <strong>9 Temmuz 2021</strong> tarihinde 78 yaşındayken Muğla'nın Bodrum ilçesinde vefat etti. Cenazesi 10 Temmuz 2021 Cumartesi Bodrum Umurca Camisi’nde kılınan &nbsp;öğle namazından sonra Bitez Mezarlığı'nda toprağa verildi.&nbsp;</p>

<p><strong>Kunt Model Müzesi’nin yaratıcısı<br />
Y.Mimar Emre Kunt<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(28).jpg" style="height:599px; width:800px" />&nbsp;</strong></p>

<p><em>Emre Kunt, &nbsp;kurucusu olduğu Bodrum’daki “Kunt Maket Müzesi” nde. Kaynak: Görkem Baygın-Emre Kunt Model Müzesi: Hem her model,hem de herkes için bir rol model” Highlights Sayı:8, 5 Mayıs 2026.&nbsp;</em></p>

<p>Alman Lisesi’nden ve 1969’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olan <strong>Emre Kunt</strong> sonrasında Avusturya’da Şehircilik İhtisası yaptı. 1984’e kadar İstanbul’daki bürosunda çalışmalarını devam ettirdikten sonra 1984 yılında Bodrum’a yerleşti.<br />
“O zamanlarda Bodrum yeni gelişmekte olan bir yerdi. İstanbul’un problemlerinden kaçmak ve daha mimarca çalışabilmek için Bodrum’u seçtim.” diyen Erme Kunt Havaalanı’nın yapımına yakın bir tarihte Bodru’un kılık değiştirmeye başladığını ve süratle İstanbul’un tatil beldesi haline dönüştüğünü belirterek yaşamını şöyle anlattı; “Çünkü Bodrum’da geçici konaklama ve turistik amaçlar için yapılan tipik Bodrum yapıları yerine daha büyük evlere daha çeşitli mimari arayışlara gereksinim duyuldu. Ben de bu ihtiyaçlara cevap verecek tasarımlara öncelik verdim.<br />
İstanbul’da yaşadığım zamanlarda. O zaman Bodrum’da marina yoktu. Bu nedenle genelde teknemi Kuşadası’nda bırakırdım. Geldiğim zaman Antalya’ya kadar giderdim. 35 sene olmuştur.. O yıllarda kendi teknemi yaptım, İstanbul’da kullandım. Fransız tekneler çıkınca onlardan almaya başladım. Daha sonra 3 tekne daha yaptım.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(7).jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
35 sene yelkenli kullandım. Yelkenliyle çok seyir yaptık. Sonra sıkıcı oldu, motor yata döndüm. Sebebi güneşin altında bir tentenin altında kalıyorsun? Motoryatlar ev gibi, bütün yazımı orada geçiriyorum. En son Adriyatik Denizi’nde seyir yaptık. Genelde Yunan adaları taraflarında oluyorum. Çocukluğumdan beri marangoza gider, tahta kestirir maket yaparım. Babam da yelkenli modelleri yapardı. Dedem yazılar yazardı. Yani bu tutku ve merak aileden geliyor. İstanbul’da 18 yaşımdan beri maketçilik yapıyordum, sonra bilimsel maketçiliğe döndüm.&nbsp;</p>

<p>Güzel Sanatlar Devlet Akademisi’nde heykel, resim ve fotoğrafçılıkla ilgileniyorduk, yani güzel sanatlara dair her şeyi iç içe yaşıyorduk. Bu tutku &nbsp;yaşamımı çok etkilemiştir. Bir de Alman Lisesi’nde okuduğum için Alman sistematiği,mükemmeliyetçiliği &nbsp;vardır bende.&nbsp;<br />
Meydana getirilen gemiler ve benzer modeller ile tarihinde kaybolmuş değerleri görselleştiriyorsun, bunların tanıtımını yapıyorsun. Şimdi bunların ismini duyan var, bilen var, bilmeyen var. Anlayan var, anlamayan var. Ama görünce herkes takdir ediyor!<br />
Bir de bunları yapmadan önce, 3-4 sene planlarıyla uğraşıyoruz. Çoğunun planını biz hazırladık. Osmanlı gemilerinin planları hiç yoktu. Bütün incelemeleri kendimiz yapmak zorunda kaldık. Amerika’dan planlar getirdik, Almanya’dan, İngiltere’den &nbsp;planlar getirdik. Daha açık deyimi ile yalvardık yakardık… Bu konuda çok zorluk çektim.<br />
Benim bu çalışmalarım &nbsp;bir tutkudur ve senelerdir bir profesyonellik haline gelmiştir.. Ben eve gittiğimde masanın başına otururum, gidip laklak etmem kahvelerde falan. Çünkü hep kafamda yapacağım şeyler var.</p>

<p>&nbsp;<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(9).jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
<strong>Günümüzde önemli değişimler yaşıyoruz.</strong><br />
Modelcilik artık el yapımından çıkıyor ve 3D modellemeye geçiliyor. Yani makinaya geçiliyor. Bizim gibi, oturup eliyle bu işlerle uğraşacak insan azalıyor. Hâlâ var ama az. Çünkü bu bir imkân meselesi, biraz da yer meselesi. Çalışacak bir alanının olması lazım. Masayı olduğun gibi bırakman lazım. Herkesin de böyle bir imkânı olmuyor.<br />
<strong>Kütüphanem çok zengindir, sırf bu alanda 3 bin 700 özel teknik kitabım var. Böyle bir alan oluşturmak için çok güzel projeler çizdim. Eğitim amaçlı atölye kuracaktım, ancak Belediye tarafından böyle bir yer sağlanmadı! Ama buraya gelen meraklılara öğretiyoruz.</strong><br />
Son senelerdir müzemizde öğrencilere imkan yaratıyorum. Onlara bu sanatı aşılamaya çalışıyorum.. Hepsinin de ilgisini çekiyor. “Biz de bunu yapacağız” diye ailelerine tutturuyorlar.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(15).jpg" style="height:766px; width:800px" /></p>

<p><strong>Kunt Model Maket Müzesi’ni nasıl kurdum&nbsp;</strong><br />
Yıllar içinde &nbsp;maketlerin &nbsp;sayısı çok arttı ve bunların evimizde muhafaza edilmesi, eve sığmaz hale gelince ofisimde müzeyi kurdum.. Çok değerli bir kütüphane tesis ettim. Sürekli inceleme yaptığımdan dolayı Bu eserlerin &nbsp;yarısından fazlası da evimde. Uluslar arası ortamda &nbsp;model yarışmaları yapılıyor. Biz bunların hemen hepisine katılıyoruz. Aslında İstanbul ile başladı ödüller. İstanbul’da yaşadığım yıllarda üyesi olduğum &nbsp;modelcilik derneğimizde sanatçılarla çeşitli yarışmalar yapardık. Fakat sonra çoğu değerimizi kaybettik ve o zamana kadar Deniz Kuvvetleri’nin himayesinde olan bu dernek kapandı.&nbsp;</p>

<p>Aramızdan ayrılan çok kıymetli modelcilerimiz var. Maalesef bazı çok kıymetli modelci sanatkar arkadaşlarımızı kaybettik… Bu dostlarımızdan biri &nbsp;dünya çapında bir modelci olan <strong>Süleyman Alper</strong>.. En meşhur gemileri o yaptı. Atatürk’ü Samsun’a götüren Bandırma Vapuru onun eseridir ve altın madalya kazanmıştır. Barbaros, Hamidiye, Mecidiye Nusret Mayın Gemisi gibi çok model kazandırdı. Ayrıca &nbsp;<strong>Rahmi Koç</strong> ile de çok iş yaptık. Haliç’teki müzedeki gemileri falan çizdim. Türkiye’deki <strong>“Buharlı Lokomotifler”</strong> kitabını birlikte bastık. Şu an yaşayan bir atölyem var. Orada Bülent Çavuşoğlu &nbsp;çalışıyor.&nbsp;<br />
Minyatürleri yapmaktan çok zevk alıyorum o yüzden gemi işini bıraktım. Mesela resimli roman kahramanlarının, figürlerinin tüm detaylarını yapmak için, ilk öncelikle oturup onların hayatını çalışıyorum, çizimlerini yapıyorum ve iyice benimsiyorum. Müzenin bir bölümünde yaşatmak istedim bunları. Pandemide oturup Osmanlı Mahallesi yapmıştım.&nbsp;Bir kış boyunca 20-25 maket model &nbsp;yapabiliyorum.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(25).jpg" style="height:672px; width:800px" /></p>

<p><strong>Makaleme Lloyd’s &nbsp;Register’den özet bir bölüm eklemek istiyorum.</strong><br />
İngiliz tersanelerinde inşa edilmiş olan Buharlı ticaret gemilerinin teknik resimleri de ilgili vakıflarda, British Maritime Museum’da &nbsp;muhafaza edilmektedir. Dünya deniz ticaret tarihi adına XVIII. Yüzyıldan buyana &nbsp; her sene yayınlanan Lloyd’s Register yıllıkları inanılması zor bir arşivi meydana getirmektedir. Özellikle XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyıl başında yayımlanan <strong>Lloyd’s Register</strong> &nbsp; yıllıklarının baştaraf sayfalarında, teknik kurallar, “Instructions to Surveyors” ve gemi tiplerini açıklayan çizimli anlatımlar yeralmıştır. Bu sayfalarda “Ticaret Gemilerinin Gövde Tipleri” gövde şekli, güverte düzeni ve kullanım amacına göre sınıflandırılıyordu. Özellikle<strong> Well-decked vessel</strong>, vasatta alçak “well deck”, baş ve kıçta yükseltilmiş güverteleri olan yük gemileri tipleri idi. Bir başka gemi tipi ise <strong>“Three-island type steamer” </strong>olarak adlandırılmıştı ve bu gemilerde; Baş kasara, orta köprü bloğu ve kıç kasaradan oluşuyorlardı.<br />
Lloyd’s Register’in ticaret gemileri inşa tersaneleri için saptadığı endazeler <strong>“Raised quarter deck vessel”</strong> , <strong>“Turret deck ship”</strong> , <strong>“Shelter deck vessel”</strong> <strong>olarak sınıflandırıldığından gemilerin teknik çizimleri hakkında çok daha geniş bilgi edinmek mümkün olabilmektedir.</strong><br />
Lloyd’s Register yıllıklarında<strong> “Sketches Illustrating the Different Types of Vessels Classed in the Register Book”</strong> teknik eskizler yeralmaktadır. Makeleme aktardığım sayfa, LR 1909 yıllığından alınmıştır ve bu tanımlar o yıllardaki gemi inşa sanayindeki &nbsp;terminolojinin örneğidir. Y.Mimar Emre Kunt’un Türkiye’de sadece kendi çabalarıyla <strong>“Kunt Model Müzesi”</strong>nin özünde böyle bir saygı ve hayranlık yaşamaktadır. Umarım bundan ilgili kurumlar tarafından teşekkürlerle fark edilecektir!&nbsp;</p>

<p><strong>Kunt Model Müzesi Kütüphanesi’ndeki yayınlar</strong><br />
Kunt Model Müzesi &nbsp;Kütüphanesi diyeceğim koleksiyonunda saptayabildiğim üzere 160 kadar çok kıymetli eserler bulunmaktadır. Bunlardan bazları;<u><span style="color:#2980b9">Traditional Sailing Skills for Classic Boats,Flags at Sea, Anchors / An Illustrated History,Le Vaisseau de 74 Canons, Golette – Annexe De L’Ecole Navale, Le Sphinx – Corvette A Vapeur, Pl – Le Protecteur, PL – L’Astrolabe – Corvette De 380 Tx, PL – La Reale De France, PL – La Flore Dite Amricaine, PL – GLORIE – Fregate De 900 Che, Viking Longship (New Vanguard), Tudor Warships (2) / New Vanguard, Ancient Greek Warship: 500–322 BC /New Vanguard,U-boats of the Kaiser’s Navy / New Vanguard, Kriegsmarine U-boats 1939–45 (2) / New Vanguard, Kriegsmarine U-boats 1939–45 (1) / New Vanguard, Kriegsmarine Coastal Forces / New Vanguard, German Pocket Battleships 1939–45 / New Vanguard, German Light Cruisers 1939–45 / New Vanguard, German Heavy Cruisers 1939–45 / New Vanguard, German E-boats 1939–45 / New Vanguard, German Destroyers 1939–45 / New Vanguard, German Battleships 1939–45 / New Vanguard, German Battlecruisers 1914–18 / New Vanguard, US Submarines 1941-45 / New Vanguard, US Cruisers 1883–1904 / New Vanguard, Ships of the American Revolutionary Navy / New Vanguard,Imperial Japanse Navy Submarines 1941-45 / New Vanguard, Conway Heavy Frigate, Conway First Frigate, Conway Essex, Conway Cristopher Columbus, Conway Constution, Conway Bounty,Conway Bomb Vessel, Conway Bismark, Conway Bellona, Conway Alert, Conway 2 Victory, Ansiklopedi Jane Battleship, Ansiklopedi Battleships And Battlecruisers, Ansiklopedi Sailing Savy List,Ansiklopedi Lenscyclopedie Des Bateaux, Ansiklopedi - Historie des bateaux..</span></u>gibi &nbsp;160 eserden oluşmakta.&nbsp;<br />
Bu makalemi çalışırken, Kunt Model Müzesi Kütüphanesine çok daha başka eserler kazandırılmış &nbsp;olabilir diye düşünüyorum. Örneğin; <strong>Kaptan Oktay Sönmez</strong>’in İş Kültür Yayınları’ndan neşredilmiş olan <strong>“Ufkun Ötesinde Kayboldular”</strong> eseri, &nbsp;<strong>Eser Tutel</strong> ’in İletişim Yayınları’ndan neşredilmiş olan <strong>“Seyr-i Sefain - Öncesi ve Sonrası” </strong>başlıklı eseri, &nbsp;<strong>H.Erdem Cever</strong> ’in buharlı Türk ticaret gemileri yağlıboya tabloları koleksiyonunu resmeden ve anlatan <strong>“1838'den Günümüze Yolcu Gemilerimiz”</strong> başlıklı eseri, &nbsp;Kunt Model Müzesi kütüphanesi için &nbsp;çok değerli kaynak eserler olacaktır.Hatta, Deniz Ticaret Odası’nca neşredilmiş <strong>“Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul Limanı- Römorkörler”</strong>, <strong>“Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’dan Samsun’a”</strong>, 7 Cilt olan “Türk Armatörleri Tarihi”, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği’ne ait <strong>“ Vapur Donatanları ve Acenteleri Tarihi”</strong>, Gisbir- Türk Gemi İnşa Sanayicileri birliği yayını olan <strong>“ Tersane-i Amire Kasımpaşa Denizcilik Müzesi” </strong>gibi yayınlar, ayrıca Mersin Deniz Ticaret Odası’nın <strong>“Refah Faciası”</strong> başlıklı eser &nbsp;Kunt Model Müzesi kütüphanesine armağan edilmiştir umudundayım.&nbsp;<br />
Uygar bir kentin kültür &nbsp;anlayışı &nbsp;ve kent turizmi adına, o kentler aynı zamanda müzeleriyle saygınlık kazanırlar. Bodrum’da Kunt Model Müzesi var ise, bu müzeyi Bodrum’a kazandıran Y.Mimar Emre Kunt’a teşekkür etmek, teşekkür etmek dahi yeterli olamaz. &nbsp;Bu müze için kent içinde Müze olacak ya eski bir bina tahsis edilmeli veya müze mimarisine uygun bir bina inşa edilmelidir. Bu konuda Hamburg’daki dünyanın en büyük gemi model müzesinden ders alınmalıdır. &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 20:44:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin bağlantılı Webworm   Avrupa’da hükümetleri hedef aldı</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cin-baglantili-webworm-avrupada-hukumetleri-hedef-aldi-5758</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/cin-baglantili-webworm-avrupada-hukumetleri-hedef-aldi-5758</guid>
                <description><![CDATA[Çin bağlantılı Webworm   Avrupa’da hükümetleri hedef aldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET Research, Çin ile bağlantılı Webworm gelişmiş kalıcı tehdit grubunun en son faaliyetlerini ve silahlarını ortaya çıkardı</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, başlangıçta Asya'daki kuruluşları hedef alan ancak son zamanlarda odağını Avrupa'ya kaydıran Çin bağlantılı bir gelişmiş kalıcı tehdit grubu (APT) olan Webworm'un 2025 yılındaki faaliyetlerini analiz etti. ESET, Webworm'un Belçika, İtalya, Polonya, Sırbistan ve İspanya'daki devlet kurumlarını hedef aldığını gözlemledi. Webworm aynı zamanda Güney Afrika'ya da girerek yerel bir üniversiteyi ele geçirdi.&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Geçen yıldan bu yana grup, C&amp;C iletişimi için Discord ve Microsoft Graph API'sini kullanan arka kapılar kullanıyor. ESET araştırmacıları 400'den fazla Discord mesajının şifresini çözdü ve 50'den fazla benzersiz hedefe karşı keşif amacıyla kullanılan, saldırgan tarafından işletilen bir sunucu keşfetti.</strong></p>

<p>Webworm’un son faaliyetlerini ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Eric Howard “Analizimiz sayesinde, açık kaynaklı bir güvenlik açığı tarayıcısı kullanarak grubun potansiyel ilk erişim tekniklerine ilişkin bir fikir veren bir sunucudan yürütülen komutları kurtarmayı başardık ve odaklandığı hedeflerin bazılarını tespit ettik” açıklamasını yaptı. ESET, EchoCreep arka kapısının C&amp;C iletişimi için kullandığı Discord mesajlarının şifresini çözdükten sonra elde ettiği bilgilere dayanarak 2025 kampanyasını Webworm'a atfetti. Bu bilgiler, araştırmacıları saldırganların GitHub deposuna yönlendirdi; bu depoda SoftEther VPN uygulaması gibi hazırlanmış araçlar bulunuyordu. SoftEther yapılandırma dosyasında, bilinen bir Webworm IP adresiyle eşleşen bir IP adresi bulundu.</p>

<p>En son araçlarının başında iki yeni arka kapı geliyor: Discord tabanlı EchoCreep ve Microsoft Graph tabanlı GraphWorm. Tehdit aktörleri mevcut proxy çözümlerini kullanmaya devam ederken WormFrp, ChainWorm, SmuxProxy ve WormSocket'e özel proxy çözümleri de eklediler. Proxy araçlarının sayısı ve karmaşıklığına bakıldığında, Webworm kurbanları proxy'lerini çalıştırmaya ikna ederek çok daha büyük bir gizli ağ oluşturuyor olabilir. Buna ek olarak, Webworm, Discord ve Microsoft Graph API’yi komuta ve kontrol (C&amp;C) kanalları olarak kullanmaya başladı. EchoCreep arka kapısı, dosya yüklemek, çalışma zamanı raporları göndermek ve komut almak için Discord’u kullanıyor. GraphWorm ise C&amp;C iletişimi için Microsoft Graph API’yi kullanıyor; ESET araştırmacıları, bu yazılımın özellikle yeni görevleri almak ve kurban bilgilerini yüklemek amacıyla yalnızca OneDrive uç noktalarını kullandığını ortaya çıkardı.</p>

<p><strong>ESET araştırmacısı Eric Howard</strong>&nbsp;açıklamasında şu bilgilere yer verdi: "2025 kampanyalarını araştırırken Webworm'un, Amazon Web Services'te bulunan ve S3'ün basit depolama hizmeti anlamına geldiği bir genel bulut depolama çözümü olan, güvenliği ihlal edilmiş bir AWS S3 bucket yapılandırmaları almak için özel proxy çözümü WormFrp'yi kullanmaya başladığını keşfettik. Görünüşe göre Webworm, bu S3 bucket aracılığıyla veri sızdırma işlemlerinden yararlanırken masum kurbanlar hizmetin faturasını ödüyor.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında operatörler, hizmete 20 yeni dosya yükledi; bunlardan ikisi İspanya’daki bir devlet kurumundan sızdırılmıştı.&nbsp;</p>

<p>Grup ayrıca GitHub'da dosya yayımlamaya devam ediyor ve ESET, gelecekte de bunu sürdüreceklerini varsayıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:59:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TAYK 2026 Trofesi 3. Yarışı Marmara Kupası Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-2026-trofesi-3-yarisi-marmara-kupasi-tamamlandi-5757</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tayk-2026-trofesi-3-yarisi-marmara-kupasi-tamamlandi-5757</guid>
                <description><![CDATA[TAYK 2026 Trofesi 3. Yarışı Marmara Kupası Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">24 Teknenin mücadelesinde sınıflarında kazananlar belli oldu.</span></span></span></div>

<p style="text-align:left"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK%20Marmara%20Kupas%C4%B1%20deniz.jpg" style="height:400px; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">IRC 0’da Orient Express 6, IRC 1’de Akkök Holding / Cheese VIII, IRC 2’de Garanti BBVA / Cheese V, IRC 3’te Canias – CTD / Electron zirvede yer aldı</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK 2026 Trofesi’nin 3. yarışı olan Marmara Kupası, Marmara Denizi’nde gerçekleştirilen mücadelelerle tamamlandı. IRC sınıflarında toplam 24 teknenin katıldığı yarışta ekipler, değişken deniz ve rüzgâr koşullarında kıyasıya rekabet etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Saat 11.00’de 8-10 knot rüzgâr koşullarında IRC 0, IRC 1 ve IRC 2 sınıfları için ilk start verildi. İlk startta 20 tekne parkura çıktı. Günün ikinci startı ise IRC 3 ve IRC 4 sınıfları için gerçekleştirildi. Bu grupta ise 4 tekne yarışa başladı. Akşam saatlerinde rüzgârın hızını yitirmesi filonun gerisindeki tekneleri zorlasa da yarışa katılan teknelerden yalnızca biri parkuru zaman limiti içerisinde tamamlayamadı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarış, TAYK 2026 Trofesi rota kartında yer alan yaklaşık 50 deniz millik offshore parkurda gerçekleştirildi. İstanbul açıklarından başlayan rota; Yassıada, Çınarcık dönüş şamandırası, Sedef Adası, Büyükada Sığlık Çakarı ve Burgazada hattını kapsayan teknik geçişlerle ekipleri zorlu bir navigasyon ve strateji mücadelesine taşıdı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Çınarcık dönüş şamandırası etrafında şekillenen parkurda ekipler, Marmara Denizi’nin değişken rüzgâr karakterinde doğru rota ve doğru manevra zamanlamasıyla avantaj yaratmaya çalıştı. Caddebostan–Adalar hattındaki finişe ulaşmak için yarışan tekneler, gün boyunca yüksek konsantrasyonla mücadele etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/TAYK%20Marmara%20Kupas%C4%B1-5.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Yarış komitesi, gün içerisindeki rüzgâr koşullarını dikkate alarak tüm sınıflar için yarışın zaman limitini 22.30’a uzattı. Özellikle akşam saatlerinde düşen rüzgâr, ekiplerin finiş mücadelesinde taktiksel kararların önemini artırdı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Marmara Denizi’nin dinamik parkurunda gerçekleştirilen yarış, farklı sınıflardan çok sayıda ekibi aynı rotada buluşturdu. TAYK’ın yarım asrı aşan yarış kültürünün önemli organizasyonlarından biri olan Marmara Kupası, takım ruhu, strateji ve dayanıklılığı ön plana çıkaran yapısıyla sezonun öne çıkan mücadeleleri arasında yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1971 yılından bu yana Türkiye’de offshore ve açık deniz yelken sporunun gelişimine katkı sağlayan TAYK, 2026 sezonunda Marmara Denizi’nden İstanbul Boğazı’na, Adalar parkurlarından Çeşme rotalarına uzanan toplam 12 trofe yarışı ve 1 trofe dışı IRC Şampiyonası organizasyonu gerçekleştiriyor. Sezon boyunca devam edecek trofe yapısı; şamandıra yarışları, coğrafi etaplar ve boğaz yarışlarını aynı rekabet ekosisteminde buluşturuyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Sınıflarında Dereceye Giren Ekipler:</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 0</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Orient Express 6</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;&nbsp;Cola Icecek / DAS</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;ENKA / Cheese IV</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 1</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Akkök Holding / Cheese VIII</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;Beymen Club Sailing Team / Atlas</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;MSI / VHAGAR</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 2</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Garanti BBVA / Cheese V</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;Ant Yapı Yelken Takımı / Sensei</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;Çimsa Yelken Takımı / Blackwater&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>IRC 3</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1.&nbsp;Canias – CTD / Electron&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2.&nbsp;Shell / Alize&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3.&nbsp;Anadolu Sigorta – CTD / Pupa&nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">IRC 4 sınıfında yarışan tekne, yarış komitesi tarafından uzatılan zaman limitine rağmen parkuru tamamlayamadı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">TAYK 2026 sezonu boyunca deniz, rekabet ve takım ruhu aynı yelken ekosisteminde buluşmaya devam edecek.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:00:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Maldivler\&#039;deki \&#039;Köpekbalığı Mağarası\&#039; 6 Dalgıca Mezar Oldu</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivlerdeki-kopekbaligi-magarasi-6-dalgica-mezar-oldu-5756</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/maldivlerdeki-kopekbaligi-magarasi-6-dalgica-mezar-oldu-5756</guid>
                <description><![CDATA[Maldivler\'deki \'Köpekbalığı Mağarası\' 6 Dalgıca Mezar Oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_top.jpg" /></p>

<p>Mercan kayalıkları ile ünlü dalış merkezi&nbsp;Maldivler’de korkunç bir olay yaşandı.&nbsp;Vaavu Atolü’ndeki&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”na keşif dalışı yapan&nbsp;Cenova Üniversitesi’nden&nbsp;4 kişilik bir ekip&nbsp;ile bir&nbsp;dalış eğitmeni&nbsp;yüzeye çıkmadı. Onları aramaya giden&nbsp;kurtarma&nbsp;ekibindeki bir&nbsp;ordu dalgıcı&nbsp;da hayatını kaybetti. Dipteki kayıp kişilerin cansız bedenlerine&nbsp;Finlandiyalı uzman dalgıçlar&nbsp;ulaştı.<br />
Hint Okyanusu’ndaki&nbsp;Maldivler, olağanüstü sualtı güzellikleri ile&nbsp;dalış turizminin&nbsp;dünyadaki en önemli merkezlerinden biri. Ancak bu cennet bölge, geçtiğimiz günlerde&nbsp;tarihinin en büyük facialarından&nbsp;birine sahne oldu.<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up1.jpg" style="height:174px; width:351px" /></p>

<p>Duke of York&nbsp;adlı tekne,&nbsp;14 Mayıs'ta&nbsp;İtalya&nbsp;vatandaşı&nbsp;24 yolcusu&nbsp;ile dalış bölgesine gitmek üzere denize açıldı. Aralarında&nbsp;Cenova Üniversitesi’nden&nbsp;araştırma görevlilerinin&nbsp;bulunduğı&nbsp;4 kişi,&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”&nbsp;olarak bilinen&nbsp;sualtı mağarasına keşif dalışı&nbsp;yapmak istedi.&nbsp;<br />
Maldivler’de&nbsp;sportif dalış sınırı 30 metre&nbsp;olmasına rağmen, mağaranın girişi&nbsp;50 metredeydi&nbsp;ve bu da dalış için&nbsp;ciddi bir riskti. Bu nedenle onlara&nbsp;teknenin operasyon müdürü&nbsp;ve&nbsp;sertifikalı dalış eğitmeni Gianluca Benedetti&nbsp;de eşlik etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(20).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>KURTARMA DALGICI HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
Ancak dalgçların aradan&nbsp;uzun zaman&nbsp;geçmesine rağmen&nbsp;yüzeye çıkmaması&nbsp;üzerine, teknenin kaptanı yerel makamlarla iletişime geçerek&nbsp;yardım istedi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up3.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up2.jpg" style="height:163px; width:231px" /></p>

<p>Ardından bölgeye gelen&nbsp;8 kişilik kurtarma ekibi, kayıpları aramak için ilk dalışlarını gerçekleştirdi. Ancak dalgıçlar yüzeye&nbsp;bir kişi eksik&nbsp;çıktı. Aralarında&nbsp;Maldivler Ulusal Savunma Kuvvetleri’nde&nbsp;<em>(MNDF)</em>&nbsp;Başçavuş&nbsp;olan&nbsp;Mohamed Mahdhee&nbsp;yoktu.&nbsp;<br />
Maldiv&nbsp;hükümeti sözcüsü&nbsp;Mohamed Hossain Shareef BBC’ye yaptığı açıklamada,&nbsp;<em>“Bugün sekiz kurtarma dalgıcı suya girdi. Su yüzüne çıktıklarında Bay Mahdhee’nin çıkmadığını fark ettiler”</em>&nbsp;dedi.&nbsp;Sharref, daha sonra yapılan dalışta&nbsp;Mohamed Mahdhee‘nin dipte&nbsp;baygın durumda&nbsp;bulunduğunu,&nbsp;bilinci kapalı&nbsp;dalgıcın derhal hastaneye kaldırıldığını ancak&nbsp;dekomprasyon&nbsp;nedeniyle&nbsp;kurtarılamadığını&nbsp;söyledi.<br />
<strong>DALIŞ EĞİTMENİNİN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI</strong><br />
Başkent Male’nin yaklaşık&nbsp;100 km&nbsp;<em>(62 deniz mili)</em>&nbsp;güneyindeki&nbsp;bu tehlikeli bölgedeki mağaraya yeni bir dalış yapan dalgıçlari teknenin&nbsp;operasyon müdürü&nbsp;ve&nbsp;dalış eğitmeni Gianluca Benedetti’nin cansız bedenine&nbsp;50 metre derinlikte, mağaranın girişine yakın bir yerde ulaştılar.&nbsp;<br />
Bu gelişme,&nbsp;kayıp&nbsp;olan&nbsp;diğer dört kişinin&nbsp;mağaraya girmiş olabileceği ihtimalini güçlendirdi, Ancak&nbsp;ordu mensubu dalgıcın hayatını kaybettiği&nbsp;haberi gelince, arama çalışmaları&nbsp;askıya&nbsp;alındı.<br />
<strong>CENOVA ÜNİVERSİTESİ’NDEN AÇIKLAMA</strong><br />
Ardından&nbsp;Cenova Üniversitesi&nbsp;bir açıklama yaptı. Açıklamada, Ekoloji Profesörü&nbsp;Monica Montefalcone&nbsp;<em>(51)</em>&nbsp;liderliğinde, Biytomedikal Mühendisliği öğrencisi&nbsp;kızı Giorgia Sommacal&nbsp;<em>(22)</em>, Deniz Biyologu&nbsp;Muriel Oddenino&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;ile Deniz Biyolojisi'nden yeni mezun&nbsp;Federico Gualtieri’den&nbsp;<em>(31)</em>&nbsp;oluşan&nbsp;dört kişilik&nbsp;ekibin bir&nbsp;araştırma görevi&nbsp;nedeniyle&nbsp;Maldivler’de bulundukları belirtildi.&nbsp;<br />
Ancak&nbsp;<em>“Deniz ortamlarını izlemek ve iklim değişikliğinin tropikal biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini incelemek”</em>&nbsp;amacıyla yürüttükleri bilimsel görevlerinde&nbsp;bu dalışın yer almadığı&nbsp;vurgulandı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up4.jpg" /><br />
<strong>NEDEN “KÖPEKBALIĞI MAĞARASI”?</strong><br />
Maldivler’in&nbsp;Alimatha Adası’ndaki&nbsp;Vaavu Atolü'ndeki sualtı mağarası&nbsp;sportif dalış sınırlarının çok üzerinde,&nbsp;oldukça derin ve tehlikeli bir noktada&nbsp;yer alıyor. Yerel adıyla&nbsp;“Thinwana Kandu”&nbsp;<em>(üçüncü kanal)</em>&nbsp;veya&nbsp;“Devana Kandu”&nbsp;<em>(ikinci kanal)</em>&nbsp;olarak anılan mağaraya yakıştırılan isim ise&nbsp;“Köpekbalığı Mağarası”.<br />
<br />
Yerel kaynaklara göre,&nbsp;çok farklı yönlerde&nbsp;ve&nbsp;akıntıları derine inen&nbsp;bir bölgede yer alan bu&nbsp;sualtı mağara sistemi,&nbsp;uzun ve karmaşık tünel yapısı&nbsp;ile&nbsp;sayısız odacıktan&nbsp;oluştuğu için,&nbsp;köpekbalıkları&nbsp;tarafından yaygın olarak&nbsp;“dinlenme alanı”&nbsp;olarak kulanılıyor.&nbsp;<br />
<strong>DAN EUROPA’YA YARDIM ÇAĞRISI&nbsp;</strong><br />
Arama çalışmaları durdurulduktan sonra&nbsp;Maldivler hükümeti&nbsp;ile&nbsp;Sri Lanka’daki&nbsp;İtalyan Büyükelçiliği,&nbsp;Divers Alert Network Europe&nbsp;<em>(DAN)</em>&nbsp;ile bağlantıya geçerek&nbsp;destek&nbsp;istedi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up5.jpg" /><br />
<em>Jenni Westerlund, Sami Paakkarines ve Patrik Gronqvist (soldan sağa)</em><br />
<br />
DAN&nbsp;bu çağrıya&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;deneyimli&nbsp;derin deniz kurtarma&nbsp;ve&nbsp;mağara dalış uzmanı Sami Paakkarines&nbsp;liderliğinde,&nbsp;Patrik Gronqvist&nbsp;ile&nbsp;Jenni Westerlund’dan oluşan ekibi derhal&nbsp;Maldivler’e göndererek cevap verdi.<br />
Bu üçlü,&nbsp;2014&nbsp;yılında&nbsp;Norveç'te yaşanan bir&nbsp;derin su dalışı kazasında&nbsp;sağ kalan dalgıçları&nbsp;kurtarma operasyonunda görev almış, ayrıca&nbsp;2018'de&nbsp;Tayland'da&nbsp;mağarada mahsur kalan genç futbolcuların&nbsp;kurtarılmasında rol oynamıştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up6.jpg" /><br />
<strong>KEŞİF DALIŞI, PLANLAMA VE OPERASYON</strong><br />
Sami Paakkarines&nbsp;liderliğindeki ekip önce&nbsp;Köpekbalığı Mağarası’na&nbsp;keşif dalışı&nbsp;yaptı.&nbsp;Güçlü akıntılar, yer yer&nbsp;zayıflayan görüş,&nbsp;dar mağara geçişleri&nbsp;ve&nbsp;dekomprasyon gereksinimnleri&nbsp;incelendi. Ardından, günde&nbsp;her biri 3’er saatlik iki kurtarma dalışı&nbsp;planlandı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up7.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up8.jpg" style="height:137px; width:169px" /><br />
Sonunda&nbsp;15 Mayıs’ta&nbsp;ara verilen&nbsp;arama operasyonuna&nbsp;19 Mayıs’ta yeniden başlandı.<br />
Finlandiyalı&nbsp;ekibin&nbsp;koordine&nbsp;ettiği,&nbsp;Maldiv Ulusal Savunma Kuvvetleri&nbsp;desteğinde gerçekleşen günün&nbsp;ikinci&nbsp;dalışında&nbsp;Profesör Monica Montefalcone&nbsp;ile&nbsp;yeni mezun Federico Gualtieri’nin cansız bedenleri, mağara sisteminin&nbsp;60 metre derinliğindeki üçüncü ve en iç odasına&nbsp;yakın bir yerde bulundu.&nbsp;<br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/maldivler_dalis_kaza_up9.jpg" style="height:137px; width:169px" /><br />
20 Mayıs’ta sabah&nbsp;08.30’da tekrar suya giren ekipler, dalışın belirlenen&nbsp;üç saatlik süresi&nbsp;dolmak üzereyken&nbsp;Prof. Monica Montefalcone'nin&nbsp;kızı Giorgia Sommacal&nbsp;ile&nbsp;araştırma görevlisi Muriel Oddenino’ya da ulaştı.&nbsp;<br />
<strong>CENAZELER İTALYA’YA GÖNDERİLDİ</strong><br />
Maldivler’de kötü sonlanan bir dalış kazasında hayatlarını kaybeden&nbsp;Profesör Monica Montefalcone, kızı&nbsp;Giorgia Sommacal, araştırma görevlisi&nbsp;Muriel Oddenino, yeni mezun&nbsp;Federico Gualtieri&nbsp;ile dalış eğitmeni&nbsp;Gianluca Benedetti’nin cenazeleri&nbsp;İtalya’ya gönderildi.<br />
Nefes kesen&nbsp;bir kurtarma operasyonunu yöneten&nbsp;Finlandiyalı&nbsp;dalgıç&nbsp;Sami Paakkarines,&nbsp;Nordik bölgenin soğuk sularına alışkın olduklarını, ancak&nbsp;Maldivler’deki&nbsp;sıcak su&nbsp;ve&nbsp;etkilerinin kendilerini zorladığını&nbsp;söyledi.<br />
Yetersiz donanımla böylesine büyük riskler içeren dalışların sakıncalarına&nbsp;dikkat çeken&nbsp;Paakkarines,&nbsp;<em>“neden”</em>&nbsp;ve&nbsp;<em>“niçin”</em>&nbsp;şeklindeki soruları ise&nbsp;<em>“soruşturma devam ederken bu konuda benim fikir belirtmem doğru olmaz”</em>&nbsp;diyerek cevapsız bıraktı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:00:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1.dünya savasında cepheler</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/1dunya-savasinda-cepheler-5755</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/1dunya-savasinda-cepheler-5755</guid>
                <description><![CDATA[1.dünya savasında cepheler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>SORU 1-BİRİNCİ DÜNYA HARBİNDE SAVAŞTIĞIMIZ CEPHELERİ YAZINIZ ?</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bizim zamanımızda &nbsp;Tarih öğretmenimiz imtihanda &nbsp;-Birinci Dünya Harbinde &nbsp;savaştığımız cephelerin adlarını yazınız? Diye sorar,bilmeyenler &nbsp;sınıf geçemezdi .<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;On dört cephe adını yazmak gerekiyordu. Günümüzde &nbsp; bu isimleri sayabilen &nbsp;çok azalmıştır.En fazla Çanakkale,Sarıkamış ve Irak Kûtü’l-Amâre adları &nbsp;hatırlanır. Diğer cephe isimleri &nbsp;bilinmez.Anma törenleri Çanakkale ağırlıklı olarak yapıldığını gördüğünüzde<br />
“Benim &nbsp;dedem Trablusgarp’da şehit düşmüş &nbsp;anılmayı hak etmiyor mu ?” &nbsp;Sorusunu kendinize &nbsp;sorarsınız &nbsp;. İlgililerden &nbsp; &nbsp; hayal kırıklığı ve &nbsp;üzüntü yaratmayan bir cevap almanız da mümkün &nbsp;değildir.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Son yirmi yılda yapılan tarih araştırmaları bilinmeyen cephelerin varlığını &nbsp; ortaya çıkarmıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;1-Dedesi Sarıkamış şehidi olan Prof.Dr.Bingür Sözmez’in yogun çalışmaları ile &nbsp;Sarıkamış Cephesi ...</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 2-Birinci Dünya Savaşının şartlarının açılmasını &nbsp;zorunlu kıldığı &nbsp;.Gence ve Bakü’yü &nbsp;işgalden kurtaran &nbsp; Kafkas İslam Ordusu Cephesi &nbsp;. .<br />
&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;3-Sualtı tarih araştırmacısı Mustafa Aydemir’in &nbsp; dünyada ilk uçak gemisi batırma &nbsp;şerefinin Türk topçusuna ait olduğunu ortaya koyduğu , Topcu Yzb.Mustafa Ertuğrul Bataryasıyla taçlanan &nbsp;Antalya Cephesi. . &nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;4- Necmi ÜLKER Askeri Tarih seminerinde sunduğu “İzmir Sancakkalesi ve şehitliği” tebliği ile İzmir’de 1656 yılında inşa edilmiş Sancakkale’nin &nbsp;varlığı &nbsp;ve Yenikale Şehitliği &nbsp;ile &nbsp; &nbsp;İzmir Sancakkale Cephesi &nbsp;varlığı ortaya çıkmıştır..</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 1-Bingür Sönmez hocamızın gayretleriyle Sarıkamış Dayanışma Grubu kurulmuş 2003 yılında Gönüllü arkadaşlarıyla başlattığı &nbsp;Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşleri kurumsallaşmış tüm ülkeye mal olmuş, Sarıkamış Deniz Şehitleri için de Anma törenleri &nbsp;düzenlenmeye başlamıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Konunun önemini anlatan 880 sayfalık SARIKAMIŞ-KAFKAS CEPHESİ eseri yazılmıştır. Sarıkamış Şehitleri Devlet töreni düzeyi ile anılmaktadır.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;2-Savaş devam ederken durumu değerlendiren Enver Paşa Azerbaycan Cumhuriyetinin kuruluşunun temellerini atan yeni bir cepheyi &nbsp;açtırarak Kafkas İslam Ordusunu &nbsp;kurdurmuş . &nbsp; &nbsp;Kafkas Cephesiyle birlikte Sarıkamış Cephesinin varlığı da ortaya çıkmıştır.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 3-Mustafa Aydemir’in &nbsp;1997 yılında su altında &nbsp;gördüğü bir batık ve devamında bulduğu iki batık Birinci Dünya Savaşının unutulmuş Antalya Cephesinin varlığını ortaya çıkarmıştır..&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Mustafa Aydemir ,Antalya Cephesinin tarihini yazdığı “Ben bir Türk Zabitiyim Batıktan çıkan kahraman Topcu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker) eserinde “&nbsp;</p>

<p>O Dört küçük topu ve kocaman yüreğiyle İngilizlerin dev uçak gemisi Ben My Chree’yi Meis’de sulara gömmüş,bir diğerini savaş dışı bırakmış,Çok sayıda irili ufaklı tekneyi ve Fransız topcu bataryalarını top ateşi ile yakmış.Akdeniz sahillerimizde ölüm kusan Fransız gemileri Paris II ve Alexandra’yı Kemer’de batırmıştır” .<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yerel ve Askeri yönetimler bu tarihi olayı sahiplenmiş Kaş Belediyesi ,Muratpaşa Belediyesi,Antalya Ticaret Odası,Kemer Kaymakamlığı,Deniz Kuvvetleri Birlikleri, Antalya Jandarma Komutanlığı emrinde Komandolar “Topcu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul (Aker) ve Arkadaşları için &nbsp; Anma Etkinlikleri düzenlemeye başlamıştır.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;4-Celal Öcal’ın yazdığı “Birinci Dünya Savaşında İzmir Savunması”, “Dünya Savaşından kurtuluşa İzmir ” &nbsp;kitapları, XVIII nci Türk Tarih Kongresinde sunduğu “103 yıldır bilmediğimiz gerçek İtilaf Donanmasının İzmir’i işgal girişimi” tebliği verdiği Konferanslar yazdığı makaleler ilgili makamlara sunduğu dilekçelerle Birinci Dünya savaşı döneminde &nbsp;İZMİR CEPHESİNİN varlığı ortaya çıkmıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu gerçeği çok önemli bulan bir kısım Vakıf,Sendika ve Derneklerin katılımıyla SANCAKKALE Dayanışma Grubu kurulmuş &nbsp;2021 yılından beri her 10 Mart’ta Yenikale Şehitliği önünde anma töreni başlamıştır.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ancak &nbsp;İzmir Valiliğinin,TSK’nın &nbsp;törenlere hiçbir katkısı olmadığı gibi Sancakkale’yi Hünkar Camiini &nbsp;ziyarete &nbsp;izin verilmemekte,Devlet töreni yapılmamaktadır. &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
ı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Birinci Dünya Savaşı döneminde kurulan 5nci Ordu’nun yetki alanı &nbsp;Çanakkale-İzmir-Antalya bölgelerini kapsıyordu.Savaş sadece Çanakkale ‘de olmadı ,İzmir Cephesi’nde,Antalya Cephesi’nde de gerçekleşti .İtilaf donanması Çanakkale deniz savaşından önce İzmir’de yenilgiye uğradı gemi kayıpları vermeye başlayınca geri çekilmek zorunda kaldı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu sebeple &nbsp;Çanakkale Cephesi’nin &nbsp; Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekir .</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Beşinci Ordu’nun 14ncü Kolordusu, 10ncü Fırka,Müstahkem Mevki Komutanlığı İzmir’de idi. &nbsp;1656 yılından beri İzmir’i ve Türkiye’yi koruma görevini sürdüren &nbsp;Sancakkale &nbsp;Birinci Dünya Savaşı döneminde &nbsp; havadan ve denizden İzmir’i &nbsp;bombalayan İtilaf donanmasına karşı Türkiye’yi savundu. İngiliz monitörü M30,Okino ,Fransız Casablanca gemilerini kaybedince &nbsp; geri çekilmek zorunda kaldı .&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu sebeple &nbsp;Çanakkale Cephesinin üç isim &nbsp;altında Antalya ve İzmir cepheleriyle birlikte anılması gerekiyordu..</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Buna göre.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;1-Avrupa Cephesi- &nbsp;A-Galiçya &nbsp; B- Romanya &nbsp;C-Makedonya .<br />
&nbsp;2-Libya Cephesi<br />
&nbsp;3-Hicaz –Asir-Yemen Cephesi<br />
4-Suriye –Filistin-Sina Cephesi<br />
5-İran Cephesi<br />
6-Irak Cephesi Kut’ül-ammare&nbsp;<br />
7-Sarıkamış-Kafkasya Cephesi .<br />
&nbsp; &nbsp; Kafkas İslam Ordusu Gence-Bakü<br />
8-Çanakkale Cephesi &nbsp;İzmir Cephesi,Antalya Cephesi.</p>

<p>Olarak bilinmesi gerekiyor.</p>

<p>Birinci Dünya Harbinde Türk ordusu birçok cephede Bulgaristan,Avusturya-Macarisyan ve Almanya askerleriyle &nbsp;kader birliği yaptı .Türk ordusu iç isyanlar ve &nbsp;bir kısın Ermenilerin,Arapların ihanetini yaşadı.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşının 100 ncü yıldönümü dünya genelinde çok büyük etkinliklerle anıldı. .Bu törenlerin en düşündürücü olanı İngiliz ordusu için hizmet ederken &nbsp;ölen &nbsp;at ve eşeklerin profil resmi &nbsp;çizilerek anıldığı &nbsp;törendi&nbsp;</p>

<p>Devlet nezlinde &nbsp;sadece insanının hakkını teslim etmek yetmez, senin için canını vermiş &nbsp;hayvanları &nbsp;da anmak görevindir mesajı veren bu tören ibret verici olmuştur.. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Büyük savaşta yük hayvanlarının da unutulmaması biz büyük devletiz unutmayız denilmiştir.</p>

<p>Türk tarihçileri yaptığı araştırmalarla ulaştıgı bilgilerin resmi kaynaklarda karşılığının bulunmadığını görürken infial duymaktadır.<br />
10 Mart 1915’de Muin-i Zafer Bölüğü ,Işıldak Bölüğü şehitleri ,Urla Karantina Adası Mezarlığında iki,Menteş’te üç Mechul Türk askerinin,bir Alman subayının &nbsp;mezarı &nbsp;hakkında &nbsp; resmi makamların tatmin edici cevabına ihtiyaç vardır. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;Birinci Dünya Savaşından yenik olarak çıkmış olsak ta gençlerimize &nbsp;Türk devleti ,Türk vatanı için dedelerinin can verdiği &nbsp;cephelerin adlarını doğru öğretmek ve onlarında bilmelerini istemek zorundayız.<br />
Bu öncelikle kadirşinastlık ve vefa saygı gereğidir.Türk milleti şehitlere hizmeti ibadet kabul eden inancın sahibidir.-Doğruyu &nbsp;bileceksin,doğru bilgi vereceksin bu konuda zaaf kabul etmiyoruz cevap bekliyoruz.</p>

<p>Yakınçağ tarihini anlatan kitaplarda müfredatta cephelerimizin adlarının yazılı olduğunu görmek istiyoruz.</p>

<p>Türk Milli Eğitimi yeni ortaya çıkarttığımız cephelerle Türk Milletinin 1 nci Dünya Savaşında savaştığı cepheleri bilmek ve öğretmek zorundadır.&nbsp;</p>

<p>Birinci Dünya Harbinde savaştığımız cepheler arasına 1-İzmir Sancakkale Cephesini &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;2-Antalya Cephesini,3-Sarıkamış Cephesini 4-Kafkas İslam Ordusu Cephesini Saygı duruşuyla Selamlayarak ilave ediyoruz.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Birinci Dünya Savaşının 100 ncü yılı hatırasına hazırladığımız &nbsp;çok özel tabloyu paylaşıyoruz.Savaş verdiğimiz cephelerin &nbsp;harp madalyasıyla ödüllendirildiğini gösteren dönemin bir dergisinde yer alan kompozisyonla süslü &nbsp;çerçeveletip duvara asılacak güzellik ve değerde iftihar levhasında “Türk Devleti ve Türk ordusu yanında mücadele edenleri &nbsp;Saygı,Şükran &nbsp;ve rahmetle “ anıyoruz..</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; CELAL ÖCAL<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 18:18:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>\&quot;MÜŞTERİ\&quot; İSİMLİ VAPURUN ÖYKÜSÜ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/musteri-isimli-vapurun-oykusu-5754</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/musteri-isimli-vapurun-oykusu-5754</guid>
                <description><![CDATA[\"MÜŞTERİ\" İSİMLİ VAPURUN ÖYKÜSÜ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adı “Müşteri” idi<br />
Ancak iki sene yaşadı..<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(25).jpg" style="height:633px; width:800px" /></strong><br />
&nbsp;Bu makalemi; Erdem Cever tarafından bir ressama çizdirilen 200’e yakın yağlıboya Türk bayraklı vapur tabloları arasındaki <strong>“Müşteri”</strong> vapuru tablosu nedeniyle çalıştım. Ben pek görmek umudunda olmasam bile, Erdem Cever gibi nice teşekkürle ve takdirle tebrik edilmesi gereken bu kültürlü beyefendinin &nbsp;koleksiyonun &nbsp;bir denizcilik müzesine kazandırılması beklenir..&nbsp;<br />
Türk bayrağında ancak 2 sene kalan <strong>“Müşteri”</strong> vapuru, 30 Mayıs 1898’de Cidde'nin "Büyük Resif" olarak anılan<strong> Al Buhayrat</strong> sığlıklarına bindirerek battı. Obhur yöresi açıklarında yer alan <strong>Al Buhayrat</strong>, günümüzde Kızıldeniz ekosisteminin en canlı su altı mirasından biri olarak ilgi gören bir dalış bölgesi olmaktadır. XVIII.ci. Yüzyıldan buyana bu kayalıklar bölgesinde &nbsp;kayalıklara bindirerek batmış olan vapurlara &nbsp;dalışlar yapılmakta ve birtaraftan batıklar görsel olarak kayda alınırken, diğer taraftan da bu batıklar &nbsp;Saudi Arabistan &nbsp;Jawharat Al-buhayrat Gemi Batıkları arşivinde kayda alınmaktadır. Ayrıntılı araştırma yapılması halinde “Müşteri” vapuru batığına ait fotoğraflara veya video kayıtlara ulaşılması mükündür görüşündeyim.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(22).jpg" style="height:574px; width:800px" /><br />
<em>&nbsp;Kızıldeniz – Cidde açıklarındaki &nbsp;Jawharat Al-Buhayrat resiflerindeki&nbsp;<br />
batıklardan birine ait fotoğraf.</em></p>

<p><strong>“Müşteri”</strong> &nbsp;çoğunlukla Hacı adayları için sefer yapan vapurlardan biri idi. Başbakanlık Osmanlı &nbsp;Devlet Arşivleri’nden daha kesin bilgiye ulaşılabilecektir.<br />
UK National Archives belgelerinde ve Caledonian Shipping Trust arşivlerinde ve Lloyd’s Register of Shipping &nbsp;yıllıklarındaki bu vapura ait sicil kaydında Müşteri’nin 1908’de Şirket-i Hayriye İdaresi’ne ait olduğu &nbsp;yazılıdır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(24).jpg" style="height:628px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Müşteri Vapuru bilinmezliğini çözdüm</strong><br />
Clyde Built Ships arşivinde Princess Ena’dan hareketle bu vapurun &nbsp;inşa edildiği Caledon Shipbuilding &amp; Engineering Co.Ltd. kayıtlarındaki bilgilerde “Chirket-i Hairie” yazılı olması şaşırtıcı gelse de, iz sürercesine Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping 1909 yıllığında “Mushteri” vapurunun resmen listelendiğini gördüm..Böylece akademik kaynaklı listelemelerde olmayan “Müşteri” vapurunun yarattığı soruya cevap bulmuş oldum.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(17).jpg" style="height:576px; width:800px" /></p>

<p>Lloyd’s Register of Shipping 1900 yıllığında “Chirket-i Hairie (Bosphorus Steam Navigation Co.)’ye ait vapurların isimleri ve Net Ton ölçüleri yeralmakta. Haliyle vapurlar arasında “Müşteri” vapuru mevcut değildir. Princess Ena, 1908 yılında Şirket-i Hayriye adına satın alınmış ve “Müşteri” adı verilmiştir. Lloyd’s Register 1908 sicil kaydında bu vapurun adı İngilizce okunduğu şekilde“Mushteri” olarak kayıtlıdır. Şöyle ki; Armatörlük şirketlerine ait <strong>“List of Ship Owners &amp; Managers- Liste des Armateurs et Des Directeurs- Gérants”</strong> bölümünde armatörlük firmaları ve sahip oldukları ticaret gemileri isimleri ve net tonları ile listelenmektedir. Şirketi Hayriye İdaresi de bu bölümde &nbsp;<strong>“Chirket-i Hairie(Bosphorus Steam Navigation Co.) Constantinople, Turkey” </strong>başlığı altında yeralmaktadır ve bu listede <strong>“Mushteri”</strong> vapuru mevcuttur.&nbsp;<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(27).jpg" style="height:800px; width:554px" /></p>

<p><span style="color:#7f8c8d">Clyde Builts Ships- Caledon Ship Buildings Trust kayıtlarında “Müşteri” ye ait sicil kaydı şöyledir;</span>&nbsp;<br />
-1898 yılında Dundee, Caledon Shipbuilding &amp; Engineering Co.Ltd. “Caledon” Tersanesi’nde 138 Kızak No. ile inşa edilen yük/yolcu vapuru &nbsp;<strong>“Princess Ena”</strong> 25 Mart 1898’de denize indirildi ve Haziran 1908’de hizmete hazır hale getirildi.&nbsp;<br />
-636 grt., 143 nrt. ve Tam boy: 200 ft., Genişlik: 29.1 ft., Derinlik: 13.5 ft. olup tek pervaneli sac gövdeli olan Princess Ena’nın Dundee, Caledon Shipbuilding &amp; Engineering Co.Ltd. yapımı &nbsp;T3 cyl.ana buhar makinesi &nbsp;116 nhp. azami güç üretiyordu.<br />
-İlk armatörlük firması Glasgow merkezli M.Langlands &amp; Sons Co. idi ve Princess Ena, Glasgow limanına tescil olundu.&nbsp;<br />
-1908’de Osmanlı İdare-i Mahsusa tarafından satın alındı ve <strong>“Müşteri”</strong> adı verildi. Cidde’ye hacı adaylarını götürürken 30 &nbsp;Mayıs 1909’da Kızıldeniz, Cidde açıklarındaki Al-Buhayrat resiflerine bindirerek battı.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmanlı Saray Ressamı</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/osmanli-saray-ressami-5753</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/osmanli-saray-ressami-5753</guid>
                <description><![CDATA[Osmanlı Saray Ressamı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center">&nbsp;</p>

<p style="text-align:center"><strong><em>Osmanlı Saray Ressamı<br />
Fausto Zonaro’nun<br />
“Çingene kadın” isimli yağlı boya tablosu<br />
Bodrum’da idi.<br />
Yazan:Osman Öndeş</em></strong></p>

<p style="text-align:center"><strong><em><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(24).jpg" style="height:457px; width:500px" /></em></strong></p>

<p style="text-align:center">Sultan II. Abdülhamid devri Osmanlı Saray Ressamı Fausto Zonaro bağlamında, emsalsiz çalışmalar yaptığımız Erol Makzume’yi, Mersin’de ve İstanbul’daki evinde ziyaret ettiğimde çok değerli objelere yönelik ve bilgeçlik derecesindeki koleksiyon merakı, zevkli sohbetlerimizi teşkil ederdi.<br />
Değerli köstek saatleri koleksiyonu yanında, tanınmış imzaların tablolarına olan ilgisi, daha çok önceki yıllardan geliyordu. Kimliğini meydana getiren Beyrut ve İngiltere’deki güçlü öğrenimlerle kazandığı kültürü, Arapça, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca dillerine olan hakimiyeti ile pekiştiren Erol Makzume’den bahsediyorum.<br />
Fausto Zonaro konusunda birlikte yola çıkmamızda ilk fikrin sahibi <strong>Yalvaç Ural</strong> olmuştur. Bana yurtiçinde ve yurtdışında senelerce araştırma merakını ve şevkini veren onun “Zonaro” konulu araştırma yapmak önerisi olmuştur. “Fausto Zonaro” konusunda o yıllarda ummanda bir katre dnecek kadar çok kıstlı bilgiler vardı. Tek başıma olsam, özellikle İtalya’daki temeli teşkil edecek araştırmalara cesaret edemezdim. Erol Makzume, Fausto Zonaro ailesine giden yolların hepsini denemiş; San Remo ve Firenze’deki çalışmalarımızı sağlamıştır. Bu başarısı sayesindedir ki, Firenze’de Zonaro’nun sandıklar dolusu belgelerine ve tablolarına ulaşabilmiştik.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(26).jpg" style="height:683px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center"><em>Erol Makzume sayesinde ulaştığımız Fausto zonaro’nun kızı Bayan Trevigne’nin Firenze’deki evinde duvarlar baştan başa Fausto Zonaro tablolarıyla kaplıydı ve salonda bir prinç mangal ile Türk bayrağı görmüştük.</em></p>

<p style="text-align:center">Dünyadaki pek çok ünlü müzayede de yer alan Zonaro tabloları geniş ilgi görmektedir.Sultan II. Abdülhamid’in 1896 başlarında kendisini Osmanlı Saray Ressamı olarak atamasıyla, sanatının en yüksek mertebesine İstanbul’da erişmiş oldu. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu ömrünün son yıllarını politik çalkantılar içinde geçirmekte ve diğer devletler karşısında giderek güçsüzleşmekteydi. Fausto Zonaro da, doğal olarak, İmparatorluğun yaşantısı doğrultusunda zor yıllar yaşadı.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(23).jpg" style="height:750px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center"><em>Fausto Zonaro’nun Bodrum’da bir ailede bulduğum<br />
“Çingene” başlıklı yağlıboya tablosu.</em></p>

<p style="text-align:center">Fausto Zonaro sınırsız bir tutkuyla bağlandığı binlerce yıllık İstanbul’da, güneşin doğuşunu yaşamın uyanışını hissetmeye, yaşamın hep tekrarlanışını, eksilmeyen bir coşku ve mutluluk duygusuyla sürüp giden bu gizemi gözlemlemeye devam edecek, sadece manen kırıldığından dolayı İstanbul’u terk etmek zorunda kalmayacak, daha nice eserler üretecekti. Eğer böylesine duygu buhranına düşmeseydi, kendisi Akaretler’deki 50 Numaralı evinde kiracı olarak oturmaya devam edebilecekti. Belki de başka bir tercih yaparak başka bir eve veya semte taşınarak yaşamına başka bir mutlulukla devam edebilecekti.<br />
Jön Türkler öylesine pervasız hale gelmişlerdi ki, Sultan II. Abdülhamid dönemine ait tüm güzellikleri de yıkıp, yok etmekten, ellerinin tersiyle iteleyip atmaktan asla sıkıntı duymadılar. Böyle olduğu içindir ki, Batı’nın hoşgörüsünü benimsemek iddiasındaki II. Meşrutiyetçiler kendileriye çelişkiye düştüler. Fausto Zonaro ise Saray ressamı idi. İttihat ve Terakki adına kendisine reva görülen aşağılamadan dolayı İstanbul’dan ayrılmıştır.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Gökkuşağının Peşinde</strong></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(21).jpg" style="height:632px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center">Kasım 1990’da, Mabeyn Başkâtibi vasıtasıyla Sultan II. Abdülhamid’in tahtan indirildiği 27 Nisan 1909 tarihinden sonra Fausto Zonaro Saray’a çağrılmış ve kendisine şu açıklama yapılmıştı: “Mösyö Zonaro, günümüze kadar gösterdiğiniz gayretinize ve meydana getirdiğiniz sanat eserlerine şükranlarımızı ifade etmekle birlikte, ‘Saray ressamlığı’ görevinize son verilmiştir. Bu tarihten itibaren, ikamet ettiğiniz evde, kira vermek kaydıyla oturmaya devam edebilirsiniz. Ancak, geriye doğru altı aylık kirayı da defaten ödemek kaydıyla oturmanız mümkün olabilecektir.”<br />
Zonaro derin bir kırgınlık, hatta kızgınlık, ama çaresizlik ve üzüntü içinde kalmışsa da, yapacak bir şey kalmadığından, Saray’dan ayrılmıştır... Bir süre sonra dostlarının girişimleri olumlu sonuç vermiş ve 50 numaralı evde, ayrılacağı tarihe kadar kira vermeden oturması kabul edildiği gibi, geriye doğru altı aylık kira alınmasından da vazgeçilmişti. Fakat Fausto Zonaro kendisine gösterilen bu vefasızlık karşısında İstanbul’dan ayrılarak İtalya’ya dönmüştür.<br />
Fausto Zonaro, 74 yaşında, 19 Temmuz 1929’da San Remo’da vefat etti. Ne yazık, eşi Elisa, birbirlerinden uzaklarda yaşıyorlardı. O ölümsüz sanılan aşklarının tüm renkleri solmuştu.</p>

<p style="text-align:center"><strong>Fausto Zonaro’nun Bodrum’da bulduğum<br />
“Çingene” isimli tablosuna nasıl ulaştım</strong><br />
1987 yılında <strong>Şişli Beymen Mağazası</strong> 'nda düzenlenen <strong>"Osmanlı Sarayı'nın Son Ressamı Fausto Zonaro"</strong> isimli sergi kataloğunu bir sahafta buldum ve satın aldım. Fausto Zonaro sergisi, İstanbul'da bu sanatçıya adanmış <strong>ilk özel sergilerden biridir</strong>. Ünlü koleksiyoncu ve araştırmacı <strong>Taha Toros</strong>'un katkılarıyla ve <strong>Raffi Portakal </strong>’ın organizasyonuyla düzenlenen bu sergi için yayımlamış olan Beymen <em>1987 Bahar/Yaz Sergisi Kataloğu)</em>kataloğu; <em>"Abdülmecid Efendi'den Zonaro'ya: Osmanlı Sarayı'nın Son Ressamı Fausto Zonaro”</em> başlıklı idi.<br />
Bu katalogda yeralan Fausto Zonaro imzalı tabloları Sergiye emanet etmiş olan ailelere ulaşmaya çalıştım. Bu ailelerden biri Erenköy Ethem Efendi ‘deki köşkte yaşıyorlardı. Fakat ben bu köşkü bulduğumda yaşlı olanların vefat ettiğini, ailenin dağıldığı, ve bu aileden damat olan bir şahsiyeti de Bodrum’a göç ettiğini öğrendim. Bodrum’da bu beyefendiyi buldum ve konuyu, çalışmalarımızı anlattım. Biraz sonra Fausto Zonaro’nun “Çingene” başlıklı yağlıboya tablosunu görmek ve fotoğraflamak imkanını buldum.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(16).jpg" style="height:652px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center"><br />
Bodrum’da bulduğum bu tablo, Erol Makzume ile yazdığımız ve 2003 yılında YKY- Yapı Kredi Yayınları’ndan neşredilen “Osman Öndeş - Erol Makzume” imzalı “Osmanlı Saray Ressamı” başlıklı eserimizde yeralmıştır.<br />
Ocak 2010’de 3.cü baskısı yapılmıştı. Bu baskı da tükenmiştir. İngilizce baskısı da iki kez yapıldı ve tamaıyla tükenmiştir.</p>

<p style="text-align:center"><br />
<strong>Fausto Zonaro’nun “Çingene” konulu eserleri</strong><br />
Fausto Zonaro’nun eşi Elisa ve çocuklarıyla yaşadığı Akaratler 50 No’lu evindeki salonlarda eserlerini sergilerdi. Bunlar zamanla sanat meraklıları tarafından satın alınmıştır.<br />
Fausto Zonaro’nun “A Salonu”nda 59 eser sergiledniyordu ve bunlardan biri “ Falcı Çingene kızı” tablosu idi.&nbsp;Oryantal yağlıboya ve pastellerin olduğu F Salonu’nda da 66 eseri sergilenmişti. Bu eserlerinden biri “Çingene kızı” adını taşıyordu. Benim Bodrum’a yerleşmiş ailede bulduğum tablo bu çingene tablosu idi.</p>

<p style="text-align:center"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(14).jpg" style="height:349px; width:500px" /></p>

<p style="text-align:center">Fausto Zonaro tablolarını zamanla Kartpostal halinde bastırmış ve bunları da Beyoğlu’ndaki Antoine Zellich Matbaası’nda taş baskı (litografi) yoluyla kartona bastırmıştı ve Zellich Kitabevi’de satılırdı. Bu kartpostalların Edition F.Z.S.Roma olarak baskısı yapıldığı kaydı görülmektedir. Geçenlerde arşivimde biri “Circassa al “Tespik” yazılı bir Kafkas kızı tablosunun kartportalına ve “La Turquie Nouvelle” -“La nuova Turchia” başlıklı feraceli bir Türk kadınını resmettiği yağlıboya tablosunun Zellich kartpostal baskısı idi.Ola ki çok nadir olan bu kartpostalları birgün sahiplenmek isteyecek bir meraklı da çıkacaktır.<br />
***</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 16:55:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtuluş Kupası’nı ENKA-Cheese Kazandı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasini-enka-cheese-kazandi-5752</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasini-enka-cheese-kazandi-5752</guid>
                <description><![CDATA[Kurtuluş Kupası’nı ENKA-Cheese Kazandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_kurtulus_bogaz_top.jpg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları Trofesi’nde&nbsp;2. Ayak “Kurtuluş Kupası”&nbsp;adıyla gerçekleşti.&nbsp;17 Mayıs’ta&nbsp;Caddebostan’da&nbsp;iki şamandıra yarışından&nbsp;sonra bugün&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki&nbsp;iki yarış&nbsp;kupanın kazananını belirledi.&nbsp;Dört yarışı birinci&nbsp;bitiren&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ENKA-Cheese,&nbsp;40&nbsp;teknenin yer aldığı sıralamada&nbsp;Kurtuluş Kupası’nın sahibi oldu.</p>

<p>19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı&nbsp;kutlamaları başlarken,&nbsp;İstanbul’daki yarış filosu da sabah saatlerinde&nbsp;Türk bayrakları&nbsp;ile donatılan tekneleriyle&nbsp;konvoy&nbsp;halinde&nbsp;Kurtuluş Kupası’nın son yarışlarının yapılacağı&nbsp;İstanbul Boğazı’na doğru hareket etti.&nbsp;<br />
Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;17 Mayıs’ta&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;ile başlayan&nbsp;Kurtuluş Kupası,&nbsp;İstanbul Boğazı’nda,&nbsp;Beşiktaş&nbsp;ile&nbsp;Arnavutköy&nbsp;önlerindeki şamandıra arasında gerçekleşecekti.&nbsp;<br />
<br />
<strong>İSTANBUL BOĞAZI’NDA ÇİFTE YARIŞ</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_kurtulus_bogaz_up1.jpg" style="height:232px; width:300px" /></p>

<p>Etkinliğin&nbsp;Sportif Direktörü Engin Yuvaktaş, günler öncesinden&nbsp;İstanbul Boğazı’nda&nbsp;bir ilk yaşanacağını&nbsp;ve&nbsp;aynı gün iki yarış planlandığını&nbsp;duyurmuştu. Ancak&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurundaki şamandıra yarışlarında yer almayan&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı,&nbsp;Kurtuluş Kupası’nı&nbsp;tek yarışla&nbsp;tamamlayacak,&nbsp;ORC&nbsp;ve&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfları&nbsp;Beşiktaş&nbsp;ile&nbsp;Arnavutköy-Akıntıburnu&nbsp;arasında&nbsp;her biri iki turlu iki yarışta&nbsp;kapışacaktı.&nbsp;<br />
40 teknenin&nbsp;kayıtlı olduğu&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında&nbsp;genel overall&nbsp;yapılacağı için saat&nbsp;12.20’de start düdüğü&nbsp;tümü için&nbsp;çaldı. Ardından&nbsp;4 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;SportsBoat, peşinden&nbsp;14 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarının yarışı başladı.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>ORIENT EXPRESS VI’NIN HIZI BİRİNCİLİĞE YETMEDİ</strong><br />
Orient Express VI&nbsp;<em>(Zeynep Atabay Taşkent)</em>&nbsp;yine&nbsp;filonun en hızlısıydı&nbsp;ve rotasını&nbsp;51 dakika 26 saniyede&nbsp;tamamladı. Ancak bu yarışta&nbsp;yüksek reytingi&nbsp;nedeniyle birinciliği&nbsp;58 dakika 44 saniyede&nbsp;ikinci finişi veren yakın rakibi&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetimindeki&nbsp;ENKA-Cheese’e kaptırdı.<br />
Yarışı bitiren&nbsp;ORC 0&nbsp;ve&nbsp;ORC 1’deki tekneler,&nbsp;ikinci yarışın startı&nbsp;için filonun&nbsp;geri kalan&nbsp;teknelerini&nbsp;Beşiktaş önlerinde&nbsp;beklemek zorunda kaldı.&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında son teknenin yaklaşık&nbsp;1.5 saatte&nbsp;tamamladığı parkurda,&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı marinaya dönerken&nbsp;ikinci yarışın hazırlıkları&nbsp;başladı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>RÜZGAR KUZEYDE HEM SABİT, HEM DAHA GÜÇLÜYDÜ</strong><br />
Kuzeyli&nbsp;rüzgar&nbsp;Beşiktaş&nbsp;önlerinde&nbsp;6, sağnaklarda&nbsp;<em>(hamleli rüzgar)</em>&nbsp;11 knot&nbsp;hızla eserken,&nbsp;Akıntıburnu’nun&nbsp;kuzeyinde 12-16 knot&nbsp;aralığında hem&nbsp;sabit&nbsp;hem&nbsp;daha güçlüydü. Ama&nbsp;Boğaz’ın kuzeyindeki rüzgarın&nbsp;yarışa bir katkısı yoktu&nbsp;çünkü rotanın dışındaydı.<br />
<br />
<em>İstanbul Boğazı’ndaki bu kısa parkur ve ekiplerin yarış performansları doğrusu&nbsp;</em><em>bir Bodoslama yazısını hak ediyor. Bu konuyu daha sonra ele alacağız. (S.B.)</em></p>

<p><em><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(18).jpg" style="height:600px; width:600px" /></em><br />
<br />
<strong>YARIŞI BİTİRENLER, BOĞAZ GİRİŞİNDE GERİDEKİLERİ BEKLEDİ</strong><br />
Ekiplerden bazıları&nbsp;teknik sorun&nbsp;nedeniyle&nbsp;günün ikinci yarışına katılamayacaklarını&nbsp;belirterek marinalarına dönerken,&nbsp;ORC&nbsp;gruplarının ikinci start düdüğü&nbsp;14,30’da, peşinden de&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfı için çaldı.<br />
Orient Express VI, yine&nbsp;ilk finişi&nbsp;veren tekne idi ve rotasını&nbsp;53 dakikada&nbsp;tamamladı. Ama&nbsp;1 saatlik zamanla&nbsp;peşinden gelen&nbsp;ENKA-Cheese&nbsp;ile arasındaki&nbsp;7 dakikalık&nbsp;süre birinci olmasına yetmemişti.&nbsp;<br />
Günün ilk yarışındaki&nbsp;dördüncülüğünü, bir basamak yükselterek&nbsp;üçüncü&nbsp;sıraya taşımakla yetindi. Aslında&nbsp;şamandıra yarışlarına katılmadığı&nbsp;için&nbsp;Orient Express VI’nın zaten&nbsp;Kurtuluş Kupası&nbsp;genelinde derece iddiası bulunmuyordu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_26_kurtulus_bogaz_up2.jpg" /><br />
<strong>DÖRT BİRİNCİLİK VE KUPA SEVİNCİ</strong><br />
Bu sonuçlarla yapılan&nbsp;dört yarışın tamamını birinci&nbsp;bitiren&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;yönetimindeki&nbsp;ENKA-Cheese,&nbsp;Kurtuluş Kupası’nın sahibi olurken,&nbsp;genel overall’da&nbsp;Onur Bilgen&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;ikincilik,&nbsp;Selim Kakış&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Zacapa&nbsp;üçüncülük elde etti.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>GRUP BİRİNCİLERİ</strong><br />
Kurtuluş Kupası’nda genel&nbsp;grup&nbsp;birinciliklerine ise&nbsp;ORC 0’da&nbsp;ENKA-Cheese&nbsp;<em>(Levent Peynirci)</em>,&nbsp;ORC 1’de&nbsp;Atlas-Beymen Club&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;ORC 2’de&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;<em>(Onur Bilgen)</em>,&nbsp;ORC 3’te&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;<em>(Güney Kaptan)</em>,&nbsp;ORC 4’te&nbsp;Alchera-Samsun Yelken&nbsp;<em>(Yusuf Tunç / Kerem Gökhan Bulut)</em>&nbsp;adlarını yazdırdı.<br />
SportsBoat’ta&nbsp;Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;dört yarıştaki birinciliği ile grubunda&nbsp;ilk sırayı&nbsp;aldı.<br />
Kurtuluş Kupası’nda&nbsp;tek yarış&nbsp;yapılan&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfında genel birinciliği&nbsp;SU 19-Volvo Car Türkiye&nbsp;<em>(Hasret Can Ünek)</em>&nbsp;kazandı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/cuyy_26_kurtulus_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>CB 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
2. AYAK / KURTULUŞ KUPASI<br />
19 Mayıs 2026, Salı&nbsp;<br />
<em>(İstanbul Boğazı 2 yarış)</em><br />
<br />
&nbsp;<strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;1. YARIŞ ORC OVERALL</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; (ORC 0-1-2-3-4)<br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Start saati:&nbsp;12.20</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;40&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;13.18.44&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
2.&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;13.27.26&nbsp;<em>(ORC 2)</em><br />
3.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;13.29.00&nbsp;<em>(ORC 2)</em><br />
4.&nbsp;Orient Expreess VI&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;13.11.26&nbsp;<em>(ORC 0)</em>&nbsp;<br />
5.&nbsp;Vakkorama&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;13.21.29&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
RET:&nbsp;Feroun-Giya&nbsp;(Ali Çobanoğlu)<br />
DNC:&nbsp;FarrFara&nbsp;(Erhan Uzun)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Luce-Lipton&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.26</em><br />
1.&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;13.38.23<br />
2.&nbsp;Nimbus-HSSK Qüick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;13.44.55<br />
3.&nbsp;Quick Sigorta-HSSK&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;14.06.05<br />
4.&nbsp;Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;14.02.20&nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
A-B-C&nbsp;gruplarında&nbsp;14&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5<br />
1.&nbsp;SU 19-Volvo Car Türkiye&nbsp;(Hasret Can Ünek)&nbsp;1.50<br />
2.&nbsp;Moda Yelken-Medipol Üniversitesi&nbsp;(Güray Zümbül)&nbsp;3.00<br />
3.&nbsp;DHO Akova&nbsp;(MSÜ Deniz Harp Okulu / Muhammet Ali Şahin)&nbsp;4.50&nbsp;<br />
4.&nbsp;Sarı 1&nbsp;(Piri Reis Üniversitesi Kadın Yelken Takımı / Ali Erdoğan)&nbsp;6.00<br />
5.&nbsp;Pestil-Yatırım Finansman&nbsp;(Burak Bige)&nbsp;7.50&nbsp;<br />
<br />
<strong>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2. YARIŞ ORC OVERALL</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; (ORC 0-1-2-3-4)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>Start saati:&nbsp;14.30</em><br />
<em>&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;40&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5</em><br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;15.30.55&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
2.&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;15.40.46&nbsp;<em>(ORC 3)</em><br />
3.&nbsp;Orient Expreess VI&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)&nbsp;15.23.00&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
4.&nbsp;Vakkorama&nbsp;(Cem Hakko)&nbsp;15.32.57&nbsp;<em>(ORC 0)</em><br />
5.&nbsp;Fenerbahçe 5-Tüpraş&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;15.42.00&nbsp;<em>(ORC 3)</em><br />
RET:&nbsp;Gemini II-Nescafe Xpress&nbsp;(Mert Gürpınar)<br />
DNC:&nbsp;FarrFara&nbsp;(Erhan Uzun)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Feroun-Giya&nbsp;(Ali Çobanoğlu)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Alto-Standart Yelken&nbsp;(Serdar Öner)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Alize 34.7-e bebek&nbsp;(Cenk Yörük)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Luce-Lipton&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;14.37</em><br />
1.&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;15.52.47<br />
2.&nbsp;Nimbus-HSSK Qüick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;15.57.32<br />
3.&nbsp;Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;16.13.31<br />
4.&nbsp;Quick Sigorta-HSSK&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;16.19.54&nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>CB 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
2. AYAK / KURTULUŞ KUPASI<br />
17-19 Mayıs 2026&nbsp;<br />
<em>Caddebostan 2 / İstanbul Boğazı 2 (4 yarış)</em><br />
<br />
<strong>ORC GENEL OVERALL&nbsp;(0-1-2-3-4)</strong><br />
Kayıtlı&nbsp;40&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;5<br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(5.0)&nbsp;<em>ORC 0 / Farr 40</em><br />
2.&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;2.0 - 3.0 - 3.0 - 18.0&nbsp;(26.0)&nbsp;<em>ORC 2 / MAT 1070</em><br />
3.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;4.0 - 10.0 - 4.5 - 10.5&nbsp;(29.0)&nbsp;<em>ORC 2 / A-35</em><br />
4.&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;8.0 - 7.0 - 15.0 - 3.0&nbsp;(33.0)&nbsp;<em>ORC 3 / MAT 1010</em><br />
5.&nbsp;Atlas-Beymen Club&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;10.0 - 2.0 - 12.0 - 13.5&nbsp;(27.5) ORC 1 / X-41<br />
<br />
<strong>ORC GRUP SONUÇLARI</strong><br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(5)<br />
2.&nbsp;DHO Ariva&nbsp;(TSK Spor Gücü / İbrahim Gülataş)&nbsp;2.0 - 2.0 - 7.7 - 6.0&nbsp;(17.5)<br />
3.&nbsp;Hedef Yelken 37-Unilever&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;3.0 - 3.0 - 6.0 - 9.0&nbsp;(21.0)<br />
<br />
<strong>ORC1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
1.&nbsp;Atlas-Beymen Club&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;1.0 - 1.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(8.0)<br />
2.&nbsp;Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;3.0 - 2.0 - 4.5 - 1.5&nbsp;(11.0)<br />
3.&nbsp;Game Changer-Angel's of CMC Holding&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;2.0 - 3.0 - 1.5 - 4.5&nbsp;(11.0)<br />
<br />
<strong>ORC 2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 4.5&nbsp;(8.0)<br />
2.&nbsp;Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;2.0 - 2.0 - 3.0 - 1.5&nbsp;(8.5)<br />
3.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;4.0 - 3.0 - 6.75 - 6.0&nbsp;(19.75)<br />
<br />
<strong>ORC 3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
1.&nbsp;Cheese III-Helly Hansen&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;2.0 - 2.0 - 4.5 - 1.5&nbsp;(10.0)<br />
2.&nbsp;Infinito-Bioderma-GSÜ&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;4.0 - 1.0 - 1.5 - 4.5&nbsp;(11.0)<br />
3.&nbsp;Fenerbahçe 5-Tüpraş&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;1.0 - 4.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(11.0)<br />
<br />
<strong>ORC 4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
1.&nbsp;Alchera-Samsun Yelken&nbsp;(Yusuf Tunç / Kerem Gökhan Bulut)&nbsp;3.0 - 3.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(9.0)<br />
2.&nbsp;Electron-ICA-CTD&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;2.0 - 2.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(10.0)<br />
3.&nbsp;Gemini-TV+&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;1.0 - 1.0 - 4.5 - 6.0&nbsp;(12.5)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
1.&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1.0 - 1.0 - 1.5 - 1.5&nbsp;(5.0)&nbsp;<em>J/70 OD</em><br />
2.&nbsp;Nimbus-HSSK Quick Sigorta&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;2.0 - 2.0 - 3.0 - 3.0&nbsp;(10.0)&nbsp;<em>J/70 OD</em><br />
3.&nbsp;Doppio&nbsp;(Oytun Türkmen)&nbsp;3.0 - 4.0 - 6.0 - 4.5&nbsp;(17.5)&nbsp;<em>Platu 25 OD</em><br />
4.&nbsp;Quick Sigorta-HSSK&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;4.0 - 3.0 - 4.5 - 6.0&nbsp;(17.5)&nbsp;<em>SB20 OD</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:00:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/esetten-ar-ge-ve-yapay-zeka-destekli-siber-guvenlige-dev-yatirim-5751</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/esetten-ar-ge-ve-yapay-zeka-destekli-siber-guvenlige-dev-yatirim-5751</guid>
                <description><![CDATA[ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ESET, Ar-Ge ekibini 1.000 kişiye çıkarırken yapay zekâ destekli siber güvenliğe 40 milyon avro yatırım yapıyor.</strong></p>

<p>Siber güvenlik alanında küresel bir lider olan ESET, Ar-Ge ekibini büyütmek için 40 milyon avroluk bir yatırım yapacağını duyurdu. Siber güvenliği ön planda tutan temel yapay zekâ modelleri, katmanlı bir yapay zekâ yığını ve yeni nesil bir AI SOC'nin geliştirilmesini hızlandırıyor. Yeni yetenekler, yapay zekâ iş akışlarını koruyacak, siber güvenliğe özel yapay zekâyı güçlendirecek ve siber güvenlik telemetrisinin analizinde ve anlaşılmasında devrim yaratacak.</p>

<p>ESET, otonom ve ajan yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu hızla ortaya çıkan yeni bir saldırı yüzeyine karşı uyarıda bulunurken yapay zekâ destekli siber güvenliğin geleceğine 40 milyon avroluk bir yatırım yapacağını paylaştı. ESET CEO'su Richard Marko tarafından ESET World 2026'da duyurulan bu taahhüt, ESET'in kendi verilerinde halihazırda gözlemlenen bir değişime yanıt olarak geliyor.&nbsp;</p>

<p>Mart 2026'dan bu yana ESET teknolojileri, yapay zekâ ajanlarına görevleri nasıl yerine getireceklerini, araçları nasıl kullanacaklarını, hizmetlere nasıl erişeceklerini ve harici sistemlerle nasıl etkileşime gireceklerini söyleyen modüler bileşenler olan yaklaşık 800 bin benzersiz yapay zekâ becerisini taradı. Bu becerilerin yaklaşık 25 bini şüpheli olarak sınıflandırıldı ve 3 binden fazlası tamamen kötü amaçlı olduğu için engellendi. Bu genel rakam, bu yılın başında gözlemlenen yaklaşık 60 bin halka açık beceriye kıyasla 13 katlık bir artışa işaret ediyor. ESET araştırmacılarına göre, yapay zekâ becerileri hızla büyüyen bir yazılım tedarik zinciri katmanının parçası ve genellikle hassas sistemleri harici depolara, eklentilere, veri kümelerine ve üçüncü taraf hizmetlere bağlar.</p>

<p>ESET CEO'su Richard Marko yaptığı açıklamada: "Siber güvenlik tamamen yeni bir döneme giriyor. Yapay zekâ artık sadece bir savunma aracı değil saldırı yüzeyinin bir parçası hâline geliyor. Yatırımımız, yapay zekânın siber güvenliği zayıflatmak yerine güçlendirmesini sağlamaya ve otonom yapay zekâ dünyasında kuruluşları koruyabilecek teknolojiler geliştirmeye odaklanıyor. Bu girişim, gelişmiş yapay zekâ sistemlerine erişimin giderek az sayıda küresel teknoloji şirketinde yoğunlaştığı bir dönemde, ESET’in teknolojik bağımsızlığını ve Avrupa’nın siber güvenlik egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Siber güvenliğin geleceğinin tamamen büyük teknoloji şirketleri tarafından kontrol edilen modellere bağlı olamayacağına inanıyoruz. Siber güvenlikte egemenlik önemlidir” dedi.&nbsp;</p>

<p>ESET’in Ar-Ge ekibini 1.000 araştırmacı ve mühendise çıkaracak üç yıllık bir işe alım planıyla desteklenen 40 milyon avroluk yatırım, üç stratejik alana odaklanacak:</p>

<p>Güvenlik öncelikli bağımsız temel AI modelleri;</p>

<p>Tam katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını;</p>

<p>Yeni nesil AI SOC.</p>

<p>ESET Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Juraj Jánošík “ESET, siber güvenliğe yapay zekâ uygulamasında uzun süredir öncülük ediyor. Şu anda değişen şey, yapay zekânın oynadığı rol. Yapay zekâ araçları günlük işlerin bir parçası hâline geliyor, ajan sistemler saldırı yüzeyini genişletiyor ve güvenlik ekipleri tehditlere daha hızlı yanıt verebilecek yöntemlere ihtiyaç duyuyor. Bu yatırım, yapay zekâ kullanımını güvence altına almak, siber güvenlik için yapay zekâ modelleri oluşturmak ve insan denetimi altında güvenlik operasyonlarına otonom yetenekler kazandırmak gibi tüm alanlarda çalışmamızı sağlıyor” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Bağımsız, güvenlik öncelikli temel yapay zekâ modelleri</p>

<p>ESET, siber güvenlik uygulamaları için özel olarak tasarlanmış, güvenlik odaklı kendi yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini hızlandıracak. Geniş internet içeriği üzerinde eğitilmiş genel amaçlı yapay zekâ sistemlerinden farklı olarak ESET’in modelleri, ESET’in yaklaşık 35 yıllık geçmişi boyunca toplanan siber güvenlik telemetrisi ve gerçek dünya tehdit istihbaratı kullanılarak optimize edilecek. ESET, mevcut yapay zekâ destekli teknolojilerini (ESET LiveGrid, ESET LiveCortex ve ESET LiveGuard gibi) genişletmeye devam ederken dijital ortamlardaki davranış, bağlam ve niyeti anlayabilen World Models dâhil olmak üzere yeni ortaya çıkan yapay zekâ kavramlarını da keşfedecek.</p>

<p>Eksiksiz, katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını oluşturma</p>

<p>Yapay zekâ, günlük iş operasyonlarına entegre oldukça ESET, kuruluşları ortaya çıkan yapay zekâ kaynaklı risk ve tehditlerden korumak için tasarlanmış kapsamlı bir yapay zekâ tabanlı güvenlik mimarisi oluşturuyor. Yatırım, kullanıcılar, yapay zekâ ajanları, iş uygulamaları ve yapay zekâ modelleri arasında güvenli bir ara katman olan ESET Secure AI Relay'in geliştirilmesini de içerecek.&nbsp;</p>

<p>ESET ayrıca yapay zekâ ajanları arasındaki iletişim için ağ düzeyinde güvenlik korumaları da oluşturacak. ESET AI Skills Checker (RSAC 2026 Konferansı'nda lanse edilen ücretsiz bir araç), ESET ürünlerine entegre edilmiş gelişmiş sürümleriyle birlikte özellikle bu yeni ortaya çıkan ajan yapay zekâ sistemleri ekosistemi için tasarlandı.</p>

<p>Yeni nesil AI SOC'nin oluşturulması</p>

<p>Modern tespit ve müdahale ortamlarının artan ölçeği ve karmaşıklığını ele almak üzere yeni nesil AI Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) teknolojileri tasarlanacak. ESET, analistleri yapay zekâ ajanlarıyla basitçe değiştirmek yerine, siber güvenlik telemetrisinin işlenme, ilişkilendirilme ve anlaşılma şeklini temelden yeniden düşünmeyi hedefliyor. Şirketin vizyonu, gelişmiş yapay zekâ destekli siber güvenliği yalnızca büyük işletmelerin değil, aynı zamanda orta ve küçük ölçekli kuruluşların da yüksek düzeyde otomatikleştirilmiş, denetimli koruma teknolojileri aracılığıyla erişilebilir hâle getirmektir.</p>

<p>ESET CEO'su Richard Marko, “Siber güvenlik, daha fazla uyarı, daha fazla gösterge paneli ve daha fazla karmaşıklık ekleyerek ölçeklendirilemez. Sektörün bir başka büyük sıçramaya ihtiyacı var. Yapay zekânın, dünya standartlarında siber güvenliği zahmetsiz hâle getirip herkesin erişimine açmasına yardımcı olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:38:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtuluş Kupası İki Şamandıra Yarışı ile Başladı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasi-iki-samandira-yarisi-ile-basladi-5750</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kurtulus-kupasi-iki-samandira-yarisi-ile-basladi-5750</guid>
                <description><![CDATA[Kurtuluş Kupası İki Şamandıra Yarışı ile Başladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/cuyy_kurtulus_1_top.jpg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı 7. Uluslararası Yat Yarışı Trofesi’nin ikinci ayağı&nbsp;Kurtuluş Kupası,&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda gerçekleşen&nbsp;iki şamandıra yarışıyla&nbsp;başladı. Bu ayak&nbsp;19 Mayıs’ta&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki mücadele ile tamamlanacak.&nbsp;Kurtuluş Kupası’nda&nbsp;ORC&nbsp;genel sıralamasında&nbsp;birinci&nbsp;olan teknenin&nbsp;tüm ekibine&nbsp;sponsor&nbsp;Jacques Phillipe&nbsp;tarafından birer saat hediye edecek.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı&nbsp;himayesinde&nbsp;İAYYK&nbsp;<em>(İstanbul Açıkdeniz Yat Yarış Kulübü)</em>&nbsp;tarafından&nbsp;iki etap&nbsp;halinde düzenlenen&nbsp;Kurtuluş Kupası, 17 Mayıs'ta Caddebostan&nbsp;parkurunda gerçekleşen&nbsp;orsa-pupa&nbsp;<em>(rüzarüstü-rüzgaraltı)</em>&nbsp;rotalı&nbsp;iki şamandıra yarışı&nbsp;ile başladı.<br />
Kurtuluş Kupası’na&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında&nbsp;39,&nbsp;SportsBoat’ta&nbsp;4,&nbsp;Gezgin’de&nbsp;14&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;57 tekne&nbsp;kayıt verdi.&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfı sadece&nbsp;İstanbul Boğazı’ndaki yarışta yer alacağı için 17 Mayıs günü parkura çıkmadı.&nbsp;ORC&nbsp;sınıflarında&nbsp;11 tekne&nbsp;de gelmeyince start hattında&nbsp;31 tekne&nbsp;buluştu.&nbsp;<br />
Günün ilk yarışına katılmayan ve&nbsp;DNC&nbsp;puanı alan&nbsp;ORC 2’deki&nbsp;Feroun-Giya&nbsp;<em>(Ali Çobanoğlu)</em>, ikinci yarışta start etti.&nbsp;ORC 3’te ise tersi bir durum ortaya çıktı. İlk yarışa katılan&nbsp;Agent-Yelkenci&nbsp;<em>(Yankı Özdoğan)</em>, ikinci yarışta yoktu.<br />
TAYK’ın yeni&nbsp;Genel Müdürü Ceren Veziroğlu, önceki&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Yat Yarışları’nda olduğu gibi&nbsp;Komite Botu’nda&nbsp;“Yarış Kurulu Başkanı”&nbsp;olarak yer aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(20).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>ORGANİZASYONDAN NOTLAR</strong><br />
Organizasyonun&nbsp;Sportif Direktörü&nbsp;Engin Yuvaktaş, yarış öncesi ekipleri&nbsp;bazı değişiklikler&nbsp;ve&nbsp;önemli noktalar&nbsp;konusunda bilgilendirdi.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Bu yıl&nbsp;7’ncisi düzenlenen&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nda önceki yıllarda olduğu gibi ekiplerden&nbsp;kayıt ücreti alınmadı, bunun yerine&nbsp;bir STK’ya bağış yapmaları&nbsp;istendi.&nbsp;Yuvaktaş, bu bağışın&nbsp;trofedeki tüm yarışlar için yeterli olduğunu&nbsp;belirtti.&nbsp;Spor kulüplerine&nbsp;ve&nbsp;derneklere&nbsp;ait tekneler bu koşuldan&nbsp;muaf&nbsp;tutuldu.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>17 Mayıs’ta&nbsp;Caddebostan&nbsp;parkurunda&nbsp;iki,&nbsp;19 Mayıs’ta&nbsp;İstanbul Boğazı’nda&nbsp;iki&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;dört yarış&nbsp;hedeflendi.&nbsp;Gezgin&nbsp;grubu sadece&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurunda yer alacak ve&nbsp;tek yarış&nbsp;yapacak.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Trofede&nbsp;ödül alabilmek&nbsp;için yapılan yarışların&nbsp;yarısından bir fazlasına katılmış olma&nbsp;koşulu getirildi.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Kurtuluş Kupası’nda&nbsp;ORC&nbsp;sınıflarında&nbsp;genel klasman birincisi&nbsp;olan teknenin&nbsp;tüm ekip üyelerine&nbsp;sponsor&nbsp;Jacques Phillipe&nbsp;tarafından birer saat hediye edilecek.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>İstanbul Boğazı’ndaki yarışta ayrıca&nbsp;Farr 40,&nbsp;MAT 1010&nbsp;ve&nbsp;First 34.7’leri kapsayacak&nbsp;“Benzer Tekneler”&nbsp;kategorisi açıldı. Bu kategoride overall sıralamada&nbsp;ilk 3’e ödül verilecek.&nbsp;</li>
</ul>

<ul>
	<li>Ödül töreni&nbsp;12 Haziran’da yapılacak,&nbsp;yeri&nbsp;ve&nbsp;saati daha sonra&nbsp;ilan edilecek.</li>
	<li>&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>LODOSUN KABA DALGALARI EKİPLERİ ZORLADI</strong><br />
Sabah oldukça&nbsp;durgun&nbsp;olan&nbsp;güneyli&nbsp;rüzgar&nbsp;<em>(210-220 derece)</em>, start saatine doğru&nbsp;9-12 knot’a kadar güçlendi.&nbsp;Caddebostan&nbsp;önlerinde demirli&nbsp;Komite Botu’nda günün ilk start düdüğü saat&nbsp;12.30’da&nbsp;28 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;ORC&nbsp;gruplarının&nbsp;tamamı&nbsp;için çaldı.&nbsp;12.37’de de&nbsp;4&nbsp;teknelik&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfının yarışı başladı.<br />
Rüzgar hızının zaman zaman&nbsp;7-8 knot’a kadar gerilemesine rağmen,&nbsp;gece esen sert rüzgar&nbsp;nedeniyle deniz&nbsp;kaba dalgalıydı. Bu da mücadelenin zorluk seviyesini yükselten bir unsur oldu.<br />
Sıra ikinci yarışa geldiğinde rüzgar&nbsp;230-240&nbsp;derecelere dirise edince, parkur buna göre düzeltildi ve&nbsp;ORC&nbsp;gruplarının birlikte start işareti&nbsp;14.40’ta verildi. Rüzgarın yönü&nbsp;270 dereceye&nbsp;dönünce&nbsp;abandone&nbsp;ilan edildi, parkur ayarlaması yapıldıktan sonra mücadele&nbsp;yeniden&nbsp;başladı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><br />
<strong>YARIŞ BİTTİ, BASTIRAN YAĞMUR RÜZGARI DA BİTİRDİ</strong><br />
12-13 knot’a kadar yükselen rüzgarla tamamlanan yarışın ardından filo marinaya döndüğünde bastıran&nbsp;sağanak yağmur, rüzgarı da bitirdi.<br />
Kurtuluş Kupası’nın ilk gün yarışında&nbsp;ORC’de genel birinciliği&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;liderliğindeki&nbsp;ENKA Cheese&nbsp;kazandı.&nbsp;Onur Bilgen&nbsp;dümenciliğindeki&nbsp;Logo-Logo Yelken Takımı&nbsp;ikinci,&nbsp;İbrahim Gülataş&nbsp;yönetimindeki&nbsp;DHO Ariva&nbsp;üçüncü oldu.&nbsp;SportsBoat&nbsp;sınıfında ise birinciliğe&nbsp;Batu Özonur&nbsp;liderliğindeki&nbsp;MAYK-MYSK&nbsp;adını yazdırdı.<br />
<br />
<strong>CB 7. ULUSLARARASI YAT YARIŞI TROFESİ</strong><br />
<strong>2. AYAK / KURTULUŞ KUPASI</strong><br />
17 Mayıs 2026, Pazar&nbsp;<br />
<em>(Caddebostan 2x şamandıra)</em><br />
<br />
<strong>ORC GENEL OVERALL</strong><br />
<em>(0-1-2-3-4)</em><br />
<strong>39</strong>&nbsp;tekne arasında ilk&nbsp;<strong>5</strong><br />
1.&nbsp;<strong>ENKA Cheese</strong>&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)&nbsp;<em>ORC 0 / Farr 40</em><br />
2.&nbsp;<strong>Logo-Logo Yelken Takımı</strong>&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;<strong>2-3</strong>&nbsp;(5)&nbsp;<em>ORC 2 / MAT 10.70</em><br />
3.&nbsp;<strong>DHO Ariva</strong>&nbsp;(TSK Spor Gücü / İbrahim Gülataş)&nbsp;<strong>3-5</strong>&nbsp;(8)&nbsp;<em>ORC 0 / MAT 11.80</em><br />
4.&nbsp;&nbsp;<strong>Atlas-Beymen Club Sailing Team</strong>&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;<strong>10-2</strong>&nbsp;(12)&nbsp;<em>ORC 1 / X-41</em><br />
5.&nbsp;&nbsp;<strong>Zacapa</strong>&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;<strong>4-10</strong>&nbsp;(14)&nbsp;<em>ORC 2 / A-35</em><br />
<br />
<br />
<strong>ORC 0</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>8</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>ENKA Cheese</strong>&nbsp;(Levent Peynirci)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>DHO Ariva</strong>&nbsp;(TSK Spor Gücü / İbrahim Gülataş)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;<strong>Hedef Yelken 37-Unilever</strong>&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;<strong>3-3</strong>&nbsp;(6)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>FarrFara</strong>&nbsp;(Erhan Uzun)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Vakkorama</strong>&nbsp;(Cem Hakko)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>7 Bela-Urban Care</strong>&nbsp;(Gürsel Öztürk)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Orient Express VI</strong>&nbsp;(Zeynep Atabay Taşkent)<br />
<br />
<strong>ORC 1</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>6</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Atlas-Beymen Club Sailing Team</strong>&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Hedef Yelken 40-STM Yelken Takımı</strong>&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;<strong>3-2</strong>&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;<strong>Game Changer-Angel's of CMC Holding</strong>&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;<strong>2-3</strong>&nbsp;(5)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>Vhagar-MSI</strong>&nbsp;(Güçlü Kaya)<br />
<br />
<strong>ORC 2</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:<strong>&nbsp;8</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Logo-Logo Yelken Takımı</strong>&nbsp;(Onur Bilgen)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Zacapa</strong>&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;<strong>Code-Zero</strong>&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;<strong>4-3</strong>&nbsp;(7)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>Vamos-Züber</strong>&nbsp;(Yusuf Erce Demirtaş)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Evolution-Borusan Racing</strong>&nbsp;(Ali Tezdiker)<br />
<br />
<strong>ORC 3</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>8</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Cheese III-Helly Hansen</strong>&nbsp;(Güney Kaptan)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
2.&nbsp;<strong>Infinito-Bioderma-GSÜ</strong>&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;<strong>4-1</strong>&nbsp;(5)<br />
3.&nbsp;<strong>Fenerbahçe 5-Tüpraş</strong>&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;<strong>1-4</strong>&nbsp;(5)<br />
<br />
<strong>ORC 4</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>9</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>Gemini-TV+</strong>&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Electron-ICA-CTD</strong>&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.<strong>&nbsp;Alchera-Samsun Yelken</strong>&nbsp;(Yusuf Tunç / Kerem Gökhan Bulut)&nbsp;<strong>3-3</strong>&nbsp;(6)<br />
<strong>DNC:</strong>&nbsp;<strong>Luce-Lipton</strong>&nbsp;(Cavit Aksoy)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Alize 34.7-e bebek</strong>&nbsp;(Cenk Yörük)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Falcon-NTS Danışmanlık</strong>&nbsp;(Sami Uslu)<br />
<br />
<strong>SPORTSBOAT</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>4</strong></em><br />
1.&nbsp;<strong>MAYK-MYSK</strong>&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;<strong>1-1</strong>&nbsp;(2)<br />
2.&nbsp;<strong>Nimbus-HSSK-Quick Sigorta</strong>&nbsp;(Ege Berk Hacıoğlu)&nbsp;<strong>2-2</strong>&nbsp;(4)<br />
3.&nbsp;<strong>Quick Sigorta-HSSK</strong>&nbsp;(Enes Turhal)&nbsp;<strong>4-3</strong>&nbsp;(7)<br />
<br />
<strong>GEZGİN A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>5</strong></em><br />
<em>- Bu sınıfta şamandıra yarışı yapılmadı</em><br />
&nbsp;<br />
<strong>GEZGİN B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>5</strong></em><br />
- Bu sınıfta şamandıra yarışı yapılmadı<br />
<br />
<strong>GEZGİN C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;<strong>4</strong></em><br />
<em>- Bu sınıfta şamandıra yarışı yapılmadı</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 09:02:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-5749</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/jeopolitik-krizler-dolandiricilarin-istahini-kabartiyor-5749</guid>
                <description><![CDATA[Jeopolitik krizler dolandırıcıların iştahını kabartıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fırsatçıların tuzaklarına karşı dikkatli olun</strong></p>

<p><strong>Jeopolitik gerginlik ve çatışmalar, çevrimiçi dolandırıcılar için potansiyel fırsatlar doğuruyor. Dolandırıcılar, bu olayların potansiyel kurbanların dikkatini çekmek için harika bir yol olduğunu biliyor; onların korku ve sempati duygularını eşit ölçüde istismar ediyor. Ukrayna ya da İran olsun, jeopolitik kargaşanın hâkim olduğu arka plan, dolandırıcıların hedeflerine ulaşmak için uydurdukları hikâyelere ağırlık katıyor. Siber güvenlik şirketi ESET bu dönemde dolandırıcıların hangi yöntemleri kullandığını ön plana çıkararak değerlendirmelerde bulundu. İnternet kullanıcılarının zarar görmemesi için önerilerini paylaştı.</strong></p>

<p>Dolandırıcılar hangi taktikleri seçerlerse seçsinler, nihai hedef genellikle aynıdır: Kimlik bilgilerinizi veya kişisel ve finansal verilerinizi ele geçirmek. Ya da sizi doğrudan kandırarak var olmayan kuruluşlara ödeme yapmanızı sağlamak. Bunlar yeni teknikler değil denenmiş ve test edilmiş tekniklerdir. e-posta, kısa mesaj, sosyal medya veya telefon görüşmesi yoluyla gelebilirler. Farklı olan şey, zamanlamaya ve maksimum etkiye göre özel olarak tasarlanmış tuzaktır.</p>

<p><strong>Dolandırıcılar hangi dolandırıcılık yöntemlerini kullanıyorlar?&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Sahte ücretler&nbsp;</strong>Bir banka veya güvenilir bir şirketten, hesabınızda "İran veya Ukrayna" ile ilgili var olmayan ücretler olduğunu bildiren bir arama veya SMS alırsınız. FTC'ye göre, daha sonra sizi banka hesap bilgilerinizi vermeye ikna eden bir devlet memuruna bağlanabilirsiniz.</p>

<p><strong>Sahte hayır kurumları&nbsp;</strong>Jeopolitik kargaşa genellikle insanlara kötü hissettirir ve bu da insanların duygularını harekete geçirir. Meşru yardım kuruluşları, çatışmanın ortasında kalan masum vatandaşları desteklemek için bağış toplayabilir. Dolandırıcılar bunu bilir ve bağış toplamak için kendi sahte hayır kurumlarını kurar veya meşru kurumların kimliğine bürünür. Taleplerine ağırlık kazandırmak için profesyonel görünümlü web sitelerine sahip olabilirler. Ancak şüphesiz ki bu dolandırıcılıklara kanarsanız sonunda onlara paranızı, kart bilgilerinizi veya her ikisini birden vermiş olursunuz.&nbsp;</p>

<p><strong>Seyahat dolandırıcılığı&nbsp;</strong>Askeri çatışmalar genellikle ani uçuş iptallerine, sınır kontrollerine ve seyahatle ilgili diğer aksaklıklara neden olabilir. Dolandırıcılar, havayolu şirketleri ve devlet kurumlarının kimliğine bürünerek bundan yararlanabilir. Vize işlemlerini kolaylaştırma veya rezerve edilen uçuş ve konaklama için geri ödeme teklifinde bulunabilirler. Ancak tek amaçları kişisel ve finansal bilgilerinizi ele geçirmektir.</p>

<p><strong>Yatırım dolandırıcılığı&nbsp;</strong>FBI’a göre, geçen yıl yatırım dolandırıcılığı diğer tüm siber suç türlerinden daha fazla para topladı: 8,6 milyar doların üzerinde. Nitekim dolandırıcılar, bu alanda amaçlarına ulaşmak için jeopolitik durumdan yararlanabilirler; örneğin enflasyona veya piyasadaki istikrarsızlığa karşı bir koruma olarak garantili getiri sunduklarını iddia ederek.</p>

<p><strong>Sansasyonel (sahte) haberler&nbsp;&nbsp;</strong>Siyasi ve sosyal karışıklıklar genellikle tıklanmaya değer çok sayıda içerik üretir. Sorun, bunların bir kısmının tamamen sahte olmasıdır. Dolandırıcılar, sansasyonel "sızdırılmış videolar" ve "son dakika haberleri"ni kullanarak sizi kötü amaçlı bağlantılara tıklamaya yönlendirir. Bunun en olası sonucu, telefonunuza veya bilgisayarınıza bir bilgi hırsızı bulaşmasıdır. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, parolaları toplamak, tuş vuruşlarını kaydetmek ve hatta oturum çerezlerini çalarak hesaplarınızdaki çok faktörlü kimlik doğrulamayı (MFA) atlatmak için tasarlanmıştır.</p>

<p><strong>Ön ödeme dolandırıcılığı&nbsp;</strong>Bu, belki de en eski dolandırıcılık yöntemlerinden biridir. Hiç tanışmadığınız birinden aniden bir mesaj alırsınız. Bu kişi, bir tür idari masraf için önceden küçük bir ücret öderseniz servetinden pay alabileceğinize dair fantastik bir hikâye anlatır. Bu şablon, halihazırda Orta Doğu'daki mevcut çatışma için yeniden kullanılıyor.</p>

<p><strong>Bu tür dolandırıcılık yöntemlerini nasıl tespit edebilirsiniz?</strong></p>

<p>Üretken yapay zekâ araçları sayesinde, dolandırıcıların amaçlarına ulaşmak için son derece ikna edici yazılı içerikler, videolar ve web siteleri oluşturması hiç olmadığı kadar kolay hâle geldi. Ancak sizi güvende tutacak bazı belirgin işaretler vardır. Şunlara dikkat edin:</p>

<ul>
	<li>Gerçek olamayacak kadar iyi olan büyük meblağlı para teklifleri,</li>
	<li>E-posta, SMS, mesajlaşma uygulaması, telefon görüşmesi veya sosyal medya yoluyla istenmeyen iletişim,</li>
	<li>Kişisel ve finansal bilgi talepleri,</li>
	<li>Acil durum yaratarak veya duygusal yönünüze hitap ederek sizi dolandırıcının lehine bir karar vermeye zorlama girişimleri.</li>
</ul>

<p><strong>Çatışmaya dayalı dolandırıcılıklara yanıt verme</strong></p>

<p>Bir şeyin tam olarak doğru görünmediğini veya kulağa doğru gelmediğini gösteren uyarı işaretlerini fark etmek daha kolay olacaktır. İyi bir kural, istenmeyen mesajlardaki bağlantılara asla tıklamamak veya ekleri açmamaktır; bunlar ikna edici ve güvenilir bir kaynaktan gönderilmiş gibi görünse bile. Mesajın gerçek olup olmadığını gerçekten öğrenmek istiyorsanız gönderenle bağımsız olarak kontrol edin; yani doğrudan yanıt vermeyin veya mesajdaki iletişim bilgilerini kullanmayın. Ya da haberle ilgiliyse doğrudan tercih ettiğiniz haber kaynağına gidin. Sosyal medya hesaplarına, özellikle havayolları ve benzeri kuruluşların müşteri hizmetleri hesapları gibi görünenlere karşı dikkatli olun. Bunları kurmak sandığınızdan daha kolaydır ve platform sağlayıcıları bunları kaldırma konusunda her zaman bir adım geride kalır. Hassas bilgileri asla telefonla paylaşmamalısınız.</p>

<p>Bilmediğiniz, daha önce duymadığınız sivil toplum örgütlerine karşı dikkatli olun. Dolandırıcıların bu teknikleri kullanmasının nedeni, bunların işe yaramasıdır. Bunlar, iyi niyetimizi bize karşı kullanmak üzere tasarlanmıştır. Ek bir savunma katmanı olarak, tüm bilgisayarlarınızın ve cihazlarınızın, güvenilir bir tedarikçiden temin ettiğiniz kimlik avı önleme özellikleri de dâhil olmak üzere kötü amaçlı yazılımdan koruma yazılımlarıyla korunduğundan emin olun. Bu, dolandırıcılık vakalarının çoğunu filtrelemeye yardımcı olacaktır.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:33:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Denizcilik Devi West Marine İflasa Gidiyor</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/denizcilik-devi-west-marine-iflasa-gidiyor-5748</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/denizcilik-devi-west-marine-iflasa-gidiyor-5748</guid>
                <description><![CDATA[Denizcilik Devi West Marine İflasa Gidiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/west_marine_iflas_top.jpg" style="height:300px; width:500px" /></p>

<p>ABD&nbsp;merkezli, dünyanın en köklü ve büyük&nbsp;tekne malzemeleri&nbsp;perakendecisi&nbsp;West Marine, borçlarını yeniden yapılandırmak için&nbsp;iflas sürecine&nbsp;girdi.<br />
<br />
Bloomberg’in haberine göre&nbsp;küresel zincire&nbsp;sahip şirketin yaklaşık&nbsp;800 milyon dolarlık ağır borç yükü&nbsp;altında olduğu,&nbsp;yüksek faiz oranları&nbsp;ile&nbsp;azalan tüketici harcamaları&nbsp;nedeniyle zorlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Türkiye’de&nbsp;Alaçatı Marina’nın&nbsp;<em>(Alaçatı Yat Limanı İşletmeciliği)</em>&nbsp;konkordato başvurusunda&nbsp;bulunması ile yaklaşık&nbsp;aynı tarihlerde&nbsp;dünyanın en büyük&nbsp;tekne malzemeleri perakende zincirine&nbsp;sahip&nbsp;ABD&nbsp;merkezli&nbsp;West Marine&nbsp;iflas sürecini başlattı. Finans çevreleri bu gelişmeyi,&nbsp;<em>“denizcilik sektörünün dünya genelinde zorlu bir süreçten geçtiği”&nbsp;</em>şeklinde yorumlanıyor.&nbsp;<br />
<br />
Özellikle&nbsp;West Marine&nbsp;gibi bir&nbsp;dünya devinin konkordato talebinde bulunması, denizcilik dünyasında şok etkisi yarattı. Ancak talebin&nbsp;“Chapter 11”&nbsp;kapsamında ele alınması, şirketin&nbsp;borçlarını yapılandırarak,&nbsp;verimsiz mağazaları kapatıp satışlarını dijital platformlara taşımakla&nbsp;sınırlı kalmayacağı, konunun mahkeme tarafından&nbsp;“iflas kararı”&nbsp;ile sonuçlandırılabileceği ifade ediliyor.<br />
<br />
Bloomberg&nbsp;ve diğer&nbsp;ekonomi kaynaklarına&nbsp;göre, mali krize giren&nbsp;West Marine’in yaklaşık&nbsp;800 milyon dolarlık ağır borç yükü altında&nbsp;olduğu,&nbsp;yüksek faiz oranları&nbsp;ve&nbsp;kira giderleri&nbsp;ile&nbsp;azalan tüketici harcamaları&nbsp;yüzünden zorlandığı belirtiliyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(20).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>RAHMİ KOÇ WEST MARİNE’İ TÜRKİYE’YE GETİRMİŞTİ</strong><br />
<br />
Denizciliğe olan tutkusu ve bu alandaki yatırımları ile tanınan&nbsp;Rahmi Koç,&nbsp;Koç Grubu&nbsp;olarak&nbsp;2008&nbsp;yılında&nbsp;West Marine’î&nbsp;Türkiye’ye getirmişti. Ancak&nbsp;2011&nbsp;yılına gelindiğinde&nbsp;West Marine&nbsp;ile olan&nbsp;lisans anlaşması&nbsp;sona erdirildi.&nbsp;<br />
<br />
Koç Grubu, açılan mağazaları&nbsp;kapatmak&nbsp;yerine bu alandaki yatırım ve birikimini&nbsp;“yerli markaya”&nbsp;dönüştürmeye, yoluna da&nbsp;East Marine&nbsp;adıyla&nbsp; devam etme kararı aldı. Ancak logodan mağaza konseptine kadar&nbsp;benzer bir çizgi&nbsp;korundu ve&nbsp;East Marine Türkiye’nin&nbsp;en büyük deniz malzemeleri zinciri&nbsp;haline geldi.<br />
<br />
Bu değişim,&nbsp;East Marine’i günümüzde&nbsp;West Marine’in yaşadığı&nbsp;mali krizin dışında&nbsp;tuttu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öreke Taşı Sonunda Fenerine Kavuştu!</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/oreke-tasi-sonunda-fenerine-kavustu-5747</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/oreke-tasi-sonunda-fenerine-kavustu-5747</guid>
                <description><![CDATA[Öreke Taşı Sonunda Fenerine Kavuştu!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/oreke_feneri_yeni_top.jpg" /></p>

<p>Fenerbahçe Burnu&nbsp;önlerindeki&nbsp;Öreke Taşı’ndaki fener, geçtiğimiz&nbsp;Mart&nbsp;ayı başında&nbsp;fırtınada yıkılmış&nbsp;ve enkazı kaldırılmıştı.&nbsp;Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü&nbsp;ekipleri bugün&nbsp;yenilenen&nbsp;feneri vinçli bir tekne desteğinde tabanı beton platformla güçlendirilen platforma yerleştirdi. Böylece aylardır&nbsp;“karanlıkta”&nbsp;kalan kayalık yeniden denizcilere&nbsp;“uyarı”&nbsp;görevini yerine getirmeye başladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(19).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>Fenerbahçe Burnu&nbsp;önündeki&nbsp;tehlikeli kayalıkları markalayan&nbsp;Öreke Taşı&nbsp;üzerindeki fener&nbsp;Mart&nbsp;ayı başındaki&nbsp;lodos fırtınasında&nbsp;yıkılmış, ardından enkazı&nbsp;Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü&nbsp;ekipleri tarafından&nbsp;yenilenmek&nbsp;üzere kaldırılmıştı.<br />
<br />
Özellikle&nbsp;Setur Kalamış-Fenerbahçe Marina’dan çıkış ya da giriş yapan amatör denizciler için önemli bir&nbsp;referans&nbsp;ve&nbsp;uyarı noktası&nbsp;olan fenerin yeri uzun süre&nbsp;boş&nbsp;kaldı.<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/oreke_tasi_feneri_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/oreke_tasi_feneri_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/oreke_tasi_feneri_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/oreke_tasi_feneri_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/oreke_tasi_feneri_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/oreke_tasi_feneri_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/oreke_feneri_yeni_up1.jpg" style="height:260px; width:281px" /><br />
Nisan&nbsp;ayı başında, yani yıkıldıktan bir ay sonra kayalığa&nbsp;çimento torbaları&nbsp;bırakıldı,&nbsp;18 Nisan’da ise fenerin oturtulacağı&nbsp;beton platform&nbsp;hazırlandı.&nbsp;Mayıs&nbsp;ayı geldiğinde karabataklar ve martıların&nbsp;“izlerini”&nbsp;taşıyan beton platform halen&nbsp;“boş”&nbsp;duruyordu.<br />
<br />
Sonunda bugün&nbsp;Kıyı Emniyeti&nbsp;ekipleri yenilenen feneri vinçli bir tekne ile&nbsp;Öreke Taşı’na&nbsp;(kayalığına)&nbsp;getirip yerine taktı. Böylece aylardır&nbsp;“karanlıkta”&nbsp;kalan&nbsp;Öreke Taşı, yeniden&nbsp;“uyarı”&nbsp;görevini sürdürmeye başladı.<br />
<br />
<strong>Öreke Taşı Feneri:</strong><br />
W. Fl. (2) 5.0 sn.0,3 + 0,7 + 0,3 + 3,7</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:00:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başhakemin Refleksi DHO Kupası’nı Kurtardı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bashakemin-refleksi-dho-kupasini-kurtardi-5746</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bashakemin-refleksi-dho-kupasini-kurtardi-5746</guid>
                <description><![CDATA[Başhakemin Refleksi DHO Kupası’nı Kurtardı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/dho_kupasi_26_top.jpg" /></p>

<p>Tuzla - Kalamış Koyu&nbsp;rotalı&nbsp;İYK 2026 Yat Trofesi’nin ikinci yarışı,&nbsp;42. Yıl Deniz Harp Okulu Kupası,&nbsp;Yarış Kurulu Başkanı Alper Şakaklı’nın peş peşe aldığı kararlarlarla&nbsp;kısa rotada&nbsp;tamamlandı.&nbsp;ORC&nbsp;ve&nbsp;Gezi&nbsp;sınıflarında&nbsp;29 teknenin&nbsp;kayıt verdiği yarışta start önceki yıllarda olduğu gibi&nbsp;DHO Yavuz Direği&nbsp;açığından değil,&nbsp;Hayırsızada&nbsp;önlerinden verildi ve finişler&nbsp;Heybeliada’da alındı.</p>

<p>İstanbul Yelken Kulübü’nün&nbsp;42 yıllık&nbsp;geçmişe sahip geleneksel&nbsp;DHO Kupası,&nbsp;Deniz Harp Okulu&nbsp;önünden başlayıp,&nbsp;Kalamış Koyu’nda İYK açığında tamamlanacaktı.&nbsp;Plan böyleydi&nbsp;ama hava şartları&nbsp;“plana uygun”&nbsp;bir tavır sergilemedi...<br />
<br />
Yarış Kurulu, her yıl olduğu gibi&nbsp;Deniz Harp Okulu Yavuz Direği&nbsp;altında hazırlıklarını tamamlarken,&nbsp;Tuzla’da&nbsp;300&nbsp;dereceden&nbsp;<em>(batı-kuzeybatı)</em>&nbsp;3-4 knot’lık&nbsp;zayıf&nbsp;bir rüzgar ölçüldü. Ama bu esinti,&nbsp;start saati yaklaşırken&nbsp;tümüyle yok oldu.<br />
<br />
<strong>START KARADAN DEĞİL, DENİZDEN VERİLDİ</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/dho_kupasi_26_up1.jpg" style="height:259px; width:300px" /></p>

<p>Yarış Kurulu Başkanı Alper Şakaklı,&nbsp;<em>“bu iş böyle olmayacak”</em>&nbsp;diyerek&nbsp;DHO Komutanı Tümamiral Ramazan Özoğul’dan bir bot talep etti. Niyeti startı&nbsp;karadan&nbsp;değil,&nbsp;denizden,&nbsp;rüzgarı yakalama ihtimali olan bir yerden&nbsp;vermekti.&nbsp;<br />
DHO Komutanı&nbsp;bu isteğe sıcak bakınca,&nbsp;Şakaklı&nbsp;ve ekibi&nbsp;DHO’nun açığında yer alan&nbsp;Hayırsızada&nbsp;önlerine konuşlandı. Bir süre&nbsp;tehirde&nbsp;beklenndikten sonra rüzgar&nbsp;5-6 knot’lık güçle&nbsp;310&nbsp;dereceden&nbsp;tazeleyince, tehir arya edilip startlar art arda verildi.<br />
15 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;ORC A&nbsp;ve&nbsp;B&nbsp;gruplarının start düdüğü&nbsp;13.04’te,&nbsp;11 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;ORC C&nbsp;ve&nbsp;D’ye&nbsp;13.11’de,&nbsp;3 teknelik Gezi&nbsp;sınıfı için de&nbsp;13.17’de çaldı.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(18).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>FİNİŞLER HEYBELİADA KAPISI’NDA ALINDI</strong><br />
29 teknenik&nbsp;filo için yarış başlamışltı ama&nbsp;“yakalanan”&nbsp;bu rüzgarın&nbsp;Kalamış Koyu’na kadar devam etmesi mümkün görünmüyordu.&nbsp;İYK&nbsp;ile yapılan telefon görüşmesinde&nbsp;Kalamış Koyu’nda rüzgar hızının “0” olduğu öğrenilmişti.&nbsp;&nbsp;<br />
Bir gün önceden hava şartlarını değerlendiren&nbsp;Şakaklı, bu yüzden&nbsp;Heybeliada&nbsp;-&nbsp;Büyükada&nbsp;kanalı geçişini&nbsp;“şartlı”&nbsp;ilan etmişti. Rotanın&nbsp;kısaltılacağı&nbsp;kararı ekiplere duyuruldu. Finişlerin, günümüzde&nbsp;DHO Heybeliada Yerleşkesi&nbsp;olarak kullanılan eski&nbsp;Deniz Lisesi&nbsp;önündeki&nbsp;kapıda&nbsp;alınması için&nbsp;Yarış Kurulu Tuzla’dan yola çıkarak&nbsp;Heybeliada’ya geldi.<br />
Kapı şamandıraları saat&nbsp;15.00’da atıldı.&nbsp;İlk tekne&nbsp;olan&nbsp;Ahmet Köroğlu&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas,&nbsp;3 saat 6 dakikalık&nbsp;yarış süresi ile&nbsp;16.10.58’de rotasını tamamladı.<br />
<br />
<strong>GEZİ SINIFININ YARIŞ SÜRESİ 1 SAAT UZATILDI&nbsp;</strong><br />
Rüzgarın hızı ilerleyen zamanda giderek&nbsp;düşmesine&nbsp;rağmen&nbsp;ORC&nbsp;gruplarında&nbsp;tüm teknelerin&nbsp;finişleri alındı.&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;Gezi&nbsp;grubunun&nbsp;yarış süresini 1 saat&nbsp;uzatmasına rağmen&nbsp;üç tekneden sadece biri&nbsp;finiş hattını kesti, Bir tekne&nbsp;terk&nbsp;bildirdi, diğeri ise&nbsp;süresi içinde rotasını tamamlayamadı.<br />
Zor şartlarda gerçekleşen&nbsp;DHO Kupası’nda&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;<em>(Ahmet Köroğlu)</em>,&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;<em>(Deniz Yılmaz)</em>,&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;<em>(Berk Gürpınar)</em>,&nbsp;MYSK Gelner Sailing Team-MAYK&nbsp;<em>(Batu Özonur)</em>&nbsp;ve&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;<em>(Muhammed Ali Şahin)</em>&nbsp;gruplarında birincilik elde etti.<br />
<br />
<strong>İYK-42. YIL DENİZ HARP OKULU KUPASI</strong><br />
16 Mayıs 2026, Cumartesi<br />
<em>(Tuzla-Fenerbahçe Coğrafi rota)</em><br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.04</em><br />
1.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;16.10.58<br />
2.&nbsp;Phoenix Girls-Phoenix 1&nbsp;(Volkan Kaan Yemlihaoğlu)&nbsp;16.36.04<br />
3.&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Ariva&nbsp;(Acar Koparal)&nbsp;16.38.35&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;12</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.04</em><br />
1.&nbsp;MAD Parfumeur-Mary&nbsp;(Deniz Yılmaz)&nbsp;16.07.23<br />
2.&nbsp;Tüpraş-Fenerbahçe 5&nbsp;(Evren Koncagül)&nbsp;16.14.07<br />
3.&nbsp;Ford Otosan-Game Changer&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;16.05.11<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;8</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.11</em><br />
1.&nbsp;TV Plus-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;16.34.31<br />
2.&nbsp;İdealist Yelken Takımı-Alchera&nbsp;(Emre Kuzlu)&nbsp;16.46.54<br />
3.&nbsp;e-bebek-Alize 34.7&nbsp;(Cenk Yörük)&nbsp;16.48.25<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.11</em><br />
1.&nbsp;MYSK Gelner Sailing Team-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;16.44.02<br />
2.&nbsp;Jerry&nbsp;(Bora Kabatepe)&nbsp;17.30.56<br />
3.&nbsp;Sebago-Alize G 28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;17.33.51<br />
<br />
<strong>GEZİ</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;3</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;13.17</em><br />
1.&nbsp;TSK Spor Gücü-DHO Akova&nbsp;(Muhammed Ali Şahin)&nbsp;17.42.14<br />
RET:&nbsp;Hoppala&nbsp;(Mehmet Akif Poroy)<br />
DNF:&nbsp;BSH Sokak Yelken Takımı-Athena&nbsp;(Yiğit Kul)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:00:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mavi Vatan Yasasında İnce Ayar Zamanı</title>
                <category>Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mavi-vatan-yasasinda-ince-ayar-zamani-5745</link>
                <author>cahit@istikbal.org (Av. Kapt. Cahit İSTİKBAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mavi-vatan-yasasinda-ince-ayar-zamani-5745</guid>
                <description><![CDATA[Mavi Vatan Yasasında İnce Ayar Zamanı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size:14px">Bu yasanın asıl önemi, yeni bir slogan üretmesinde değil, mevcut deniz politikasını açık, uygulanabilir ve uluslararası hukukla uyumlu bir çerçeveye kavuşturmasında olacaktır.</span></h2>

<p>Türkiye'nin gündemine giren "Mavi Vatan Yasası", basit bir mevzuat ihdası olarak görülmemelidir. Yasa doğru kaleme alındığı takdirde, Türkiye'nin denizlerde uzun yıllardır diplomatik notalarla, NAVTEX ilanlarıyla, ruhsat sahalarıyla, fiilî tasarruflarla ve uluslararası bildirimlerle ileri sürdüğü hakların iç hukukta sistemleştirilmesi mümkün olacaktır.</p>

<p>Mesele, yeni bir slogan üretmek değildir. Asıl mesele, mevcut deniz politikamızı uygulanabilir, açık ve uluslararası hukukla bağdaşır bir çerçeveye oturtmaktır. Zira denizde hak sahibi olmak başka şey, o hakkın hangi kurum eliyle, hangi usulle ve hangi yaptırımla korunacağını kanunda göstermek bambaşka bir şeydir.</p>

<p>Mevcut mevzuatımız bize sağlam bir başlangıç noktası sunmaktadır. 2674 sayılı Karasuları Kanunu'nun 1. maddesi, "Türk karasuları Türkiye ülkesine dahildir" hükmünü taşımaktadır. Bu hüküm, kuru bir mevzuat ifadesi olmanın çok ötesinde, açık ve net bir vatan tanımıdır. Vatan, devletin tam egemenlik kullandığı ülkesidir. Karasuları da kanun koyucumuzun sarih iradesiyle Türkiye ülkesinin cüzü sayılmıştır. Bu itibarla karasularımız bakımından "Mavi Vatan" tabiri hukukî zemini olan, yerinde ve güçlü bir ifadedir.</p>

<p>Tartışma karasularında değil, karasularının ötesindeki alanlarda düğümlenmektedir. Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge, devletin tam egemenlik alanları arasında sayılmaz. Bu sahalarda kıyı devletinin egemen hakları ile belirli yetkileri vardır. Deniz yatağı ve toprak altındaki kaynaklar, canlı ve cansız doğal zenginlikler, enerji üretimi, bilimsel araştırma, çevre koruma, suni adalar ve tesisler kıyı devletine tanınan önemli haklar arasındadır. Ne var ki bu hakların hukukî niteliği, karasularındaki egemenlikle eşdeğer değildir.</p>

<p>Bu ayrım, akademik bir incelik olmayıp sahada doğrudan sonuç doğuran hukukî bir ayrımdır. Münhasır ekonomik bölgede yabancı savaş gemilerinin seyri ve bazı askerî faaliyetler, uluslararası hukukun pek çok devletçe benimsenen yorumunda açık deniz serbestileri kapsamında değerlendirilmektedir. Söz konusu sahaları kamuoyuna doğrudan "vatan toprağı" olarak takdim edersek, yarın bu nitelikteki bir faaliyet karşısında ya gereğinden fazla yüklü bir söylemin altına gireriz ya da tepkimizin yetersiz kaldığı ölçüde vatan kavramını yıpratırız. Vatan, yıpratılacak bir kavram değildir.</p>

<p>Mavi Vatan Yasası'nın işlevi, karasuları dışındaki her alanı vatanla özdeşleştirmek değildir. Yasanın işlevi; Türkiye'nin hangi deniz alanında, hangi konuda, hangi hak ve yetkilere sahip olduğunu berrak biçimde ortaya koymaktır. Kıta sahanlığımızda izinsiz sismik araştırma yapılamayacağı; deniz yatağı ve toprak altındaki doğal kaynaklar üzerinde Türkiye'nin münhasır haklarının bulunduğu; denizaltı kabloları, boru hatları, suni adalar, enerji tesisleri, bilimsel araştırma faaliyetleri, çevre koruma tedbirleri ve canlı kaynakların yönetimi konularında Türkiye'nin rızasının, denetiminin ve yaptırım yetkisinin bulunduğu sarih hükümlerle düzenlenmelidir.</p>

<p>Bu noktada hatıralarımızda hâlâ canlı duran bir tablo vardır. 6 Ağustos 1976 günü, MTA'nın elden geçirip "Sismik-1" adıyla denize indirdiği eski Hora gemisi Ege'de araştırmaya çıktığında Yunanistan ertesi gün notayı çekmiş, meseleyi hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne hem Uluslararası Adalet Divanı'na taşımıştır. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in "Sismik-1, gerekirse Türk donanmasının himayesinde araştırma yapacaktır" mealindeki çıkışı, bugün hâlâ Türkiye'nin kıta sahanlığında izinsiz araştırmaya rıza göstermediğinin sembolü sayılır. Mavi Vatan Yasası'nın asıl maharet alanı, o günün siyasi iradesini bugünün hukukî zeminine oturtabilmektir.</p>

<p>Yasanın bu yönü, sahadaki uygulayıcıya hukukî güç verecektir. Bir Sahil Güvenlik komutanının, bir fırkateyn komutanının, bir liman başkanlığının, ilgili bakanlık birimlerinin ve hatta bir Cumhuriyet savcısının önündeki fiilin hangi kanun maddesini ihlal ettiğini açıkça tespit edebilmesi gerekir. Devletin denizdeki iradesi, sadece diplomatik nota ile değil, iç hukukta tanımlanmış yetki ve yaptırımla da görünür kılınmalıdır.</p>

<p>Bütün bunlar yapılırken yasa, Türkiye'nin uluslararası hukuk tezlerini güçlendirmeli, hiçbir surette zorlamamalıdır. Bu hassasiyet bilhassa Ege bakımından büyüktür. Ege, sıradan bir deniz olmaktan uzaktır. Coğrafi yapısı, ada konumlanması, karşılıklı kıyıları, Lozan ve Paris antlaşmalarından doğan statü meseleleri, karasuları genişliği, hava sahası, FIR sorumluluk hatları, arama-kurtarma bölgeleri, kıta sahanlığı uyuşmazlığı ve gayri askerî statü başlıkları birbirine kenetlenmiştir. Ege'de tek bir başlığı diğerlerinden tecrit ederek çözüm gibi sunmak, Türkiye'nin yıllardır savunageldiği bütüncül yaklaşımı zedeleme istidadındadır.</p>

<p>Bu karmaşık denklemin hukukî tarihçesinde 11 Kasım 1976 tarihli Bern Mutabakatı'nın özel bir yeri vardır. Sismik-1 krizinin patlak vermesinden sadece üç ay sonra masaya oturan iki taraf, kıta sahanlığı sınırlandırması yapılıncaya kadar uyuşmazlık alanlarında tek taraflı araştırma ve sondaj faaliyetinden kaçınmayı taahhüt etmiştir. Türkiye'nin yerleşik tezi, Ege'de karasularının ötesindeki kıta sahanlığı alanlarının henüz sınırlandırılmadığı yönündedir. Buna göre taraflardan birinin tek yanlı fiillerle statü ihdas etmeye yeltenmesi, Bern'in ruhuyla bağdaşmaz. Yunanistan'ın 1987'de Taşoz açıklarında başlattığı arama faaliyetiyle bu mutabakatı fiilen ihlal etmesi, krizin ne kadar kolay alevlendiğinin de hatırlatıcısıdır.</p>

<p>Yunanistan'ın Ege'de deniz parkı ilanına yönelik girişimleri tam da bu süzgeçten geçirilmelidir. Çevre koruması, başlı başına meşru ve takdire değer bir saiktir. Ancak Ege gibi uyuşmazlıkların iç içe geçtiği bir denizde çevre kisvesi altında yetki alanı ihdası, aidiyeti tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinden idari tasarruf kurma ve fiilî bir deniz yetki alanı haritası çizme çabası, salt çevre politikası olarak okunamaz. Türkiye'nin bu girişimlere itirazı yerinde ve hukuken savunulabilirdir.</p>

<p>Hafıza tazelenmesi gereken bir nokta da şudur: 25 Aralık 1995'te Figen Akat adlı kuru yük gemisinin Kardak kayalıklarında karaya oturmasıyla başlayıp Ocak 1996'da iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren kriz, aslında "küçük" coğrafi formasyonların ne büyük hukukî sonuçlar doğurabildiğini ispatlamıştır. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in "O bayrak inecek, o asker gidecek" sözü bir hamaset tezahürü değil, doğrudan egemenlik haklarına ilişkin bir devlet beyanıydı. Bugün Yunanistan'ın deniz parkı, balıkçılık koruma alanı veya benzeri kisvelerle aynı tartışmalı formasyonlar üzerinde idari tasarruf inşa etmeye çalışması, Kardak'ın "gri bölge" doktrinini yeni bir kılıkla canlandırma teşebbüsü olarak okunmalıdır.</p>

<p>Aynı noktada Türkiye'nin kendi tasarruflarında da tutarlılık göstermesi şarttır. Yunanistan'ın çevre, deniz parkı veya balıkçılık düzenlemesi adı altında Ege'de tek taraflı statü oluşturmasına karşı çıkıyorsak, kendi düzenlemelerimizde de aynı çizgiyi muhafaza etmek mecburiyetindeyiz. Aksi halde uluslararası hukukta&nbsp;<em>estoppel</em>&nbsp;olarak bilinen tutarsızlık def'i ile karşılaşmamız ihtimal dahilindedir. Bugün "tek taraflı işlemle statü kurulamaz" dediğimiz bir yerde, yarın kendi tek yanlı işlemimizi statü kurucu mahiyette sunarsak, karşı taraf bunu aleyhimize delil olarak ileri sürebilir. Devlet aklı, cesaretten önce tutarlılığı gerektirir.</p>

<p>Yasaya ilişkin yanlış anlaşılan bir başka husus, münhasır ekonomik bölge ilanı meselesidir. Kamuoyunda zaman zaman bu yasanın kendiliğinden bir MEB ilanı anlamına geldiği zannedilmektedir. Hâlbuki çerçeve kanun ile MEB ilanı birbirinden farklı hukukî işlemlerdir. Kanun, Türkiye'nin MEB ilan etmesi halinde uygulanacak esasları düzenleyebilir; mevcut kıta sahanlığı tezlerimizi iç hukuka aktarabilir; balıkçılık alanları, çevre koruma bölgeleri ve ruhsatlandırma rejimi öngörebilir. Lakin bu düzenlemelerin her biri, doğrudan bir MEB ilanı sonucu doğurmaz.</p>

<p>Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı sınırlarını Birleşmiş Milletler'e bildirmesi belirleyici bir adım olduğu gibi, 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile imzalanan Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası da Türkiye'nin sahadaki tezlerini hukukî bir vesikaya dönüştüren önemli bir hamledir. Söz konusu mutabakatın 5 Aralık 2019'da TBMM'de süratle onaylanması, 7 Aralık'ta Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve nihayetinde 30 Eylül 2020'de Birleşmiş Milletler nezdinde tescil edilmesi, iç hukuk-uluslararası hukuk uyumunun nasıl kurulması gerektiğine dair somut bir örnektir. KKTC ile yapılan kıta sahanlığı sınırlandırması ve sahadaki sismik ile sondaj faaliyetlerinin kendi gemilerimizle yürütülmesi de aynı stratejinin parçalarıdır.</p>

<p>Ege'de ise koşullar farklıdır. Ege'de Bern Mutabakatı, 6 millik karasuları dengesi, adaların deniz yetki alanı doğurup doğurmayacağı meselesi ve Yunanistan'ın 12 mil iddiasının doğuracağı sonuçlar tek bir dosyanın muhtelif fasıllarıdır. Bilhassa karasuları meselesinde TBMM'nin 8 Haziran 1995 tarihli kararının altını çizmek gerekir. Genel Kurul, Yunanistan'ın Ege'deki karasularını 6 milin ötesine çıkarma kararının "savaş sebebi" sayılacağını ilan etmiş; bu karar bugün de hukukî geçerliliğini muhafaza etmektedir. Mavi Vatan Yasası hazırlanırken bu çerçevenin korunması, Ege ile Doğu Akdeniz'in aynı kalıba zorlanmaması elzemdir.</p>

<p>Süreçte DEHUKAM'ın çalışmaları kıymetlidir. Türkiye'de deniz hukuku alanında kurumsal kapasitenin gelişmesi ve akademik birikimin mevzuat hazırlığına aktarılması memnuniyet vericidir. Ancak konu, mahiyeti itibariyle tek bir akademik merkezin sahasına sığacak genişlikte değildir. Deniz hukuku, deniz emniyeti, deniz ticareti, limancılık, balıkçılık, çevre koruma, Deniz Kuvvetleri uygulaması, Sahil Güvenlik pratiği, enerji politikası ve diplomasi aynı masada mütalaa edilmelidir.</p>

<p>Bu sebeple yasa hazırlık sürecinde denizci sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, denizcilik sektörünün ve sahada birikim sahibi isimlerin görüşlerinin alınması isabetli olur. Başta Deniz Emniyet Derneğimiz olmak üzere deniz emniyeti ve denizcilik sahasında çalışan kuruluşların; ayrıca kamu hizmetinde, denizcilik idaresinde, akademide, diplomaside ve uygulamada emek sarf etmiş isimlerin katkısı sürece derinlik kazandıracaktır. Bu satırların yazarı dahil olmak üzere, denizcilik alanında yıllarını vermiş kişilerin tecrübesi, akademik emeğin alternatifi değil tamamlayıcısıdır.</p>

<p>Yasanın asıl başarısı, yeni bir slogan üretmesinde değil, devletin denizlerdeki davranışını öngörülebilir kılmasında olacaktır. Hangi kurum hangi izni verecektir? İzinsiz araştırma yapan gemiye hangi usulle müdahale edilecektir? Deniz çevresini kirleten yabancı gemiye hangi yaptırım uygulanacaktır? Balıkçılık kotaları, özel koruma alanları, bilimsel araştırma izinleri, kablo ve boru hattı geçişleri hangi makamların değerlendirme yetkisine girecektir? Dışişleri, Millî Savunma, Ulaştırma, Enerji, Tarım ve Orman bakanlıkları ile Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri arasındaki koordinasyon hangi usulle sağlanacaktır? Yasa, ancak bu suallere açık cevaplar verdiği takdirde gerçek bir devlet vesikası hâline gelir.</p>

<p>Mavi Vatan Yasası, denizcileşme bakımından da bir zihniyet dönüşümünü beraberinde getirmelidir. Türkiye, yalnızca kriz çıktığında denize bakan ülke olmaktan kurtulmalıdır. Deniz hukukçusu yetiştirmeli, hidrografi ve oşinografi kapasitesini artırmalı, deniz çevresi politikasını millî menfaatle uyumlulaştırmalı, balıkçılık yönetimini güçlendirmeli, deniz tabanı kaynaklarını bilimsel verilerle takip etmeli; deniz ticaret filosu ile kamu deniz hukuku aklını aynı strateji içinde mütalaa etmelidir.</p>

<p>Deniz gücü, yalnızca savaş gemisinden ibaret değildir. Savaş gemisi, caydırıcılığın görünen yüzüdür. Onun arkasında hukukçu, haritacı, hidrograf, diplomat, enerji uzmanı, balıkçılık otoritesi, çevre bilimci, liman idaresi ve araştırma filosu yoksa deniz gücü eksik kalır. Mavi Vatan Yasası, bu bütünlüğü tesis bakımından elimizdeki müsait bir fırsattır.</p>

<p>Hâsılı, Mavi Vatan Yasası ne hamasetin kanunu olmalıdır ne de ürkek bir bürokratik metin. Türkiye'nin denizlerdeki haklarını cesaretle savunmalı, fakat mevcut hukukumuzun zaten yapmış olduğu temel ayrımı da korumalıdır. 2674 sayılı Karasuları Kanunu'nun ifadesiyle Türk karasuları Türkiye ülkesine dahildir; bu alan, denizdeki vatanımızdır. Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge ise vatan kavramıyla değil, Türkiye'nin vazgeçilmez deniz yetki alanları ve egemen hak sahaları olarak tarif edilmelidir.</p>

<p>Denizde güçlü devlet, sesi en gür çıkan devlet değildir. Haklı olduğu yeri bilen, hakkını hangi kavramla savunacağını seçen, sahadaki gemisine de masadaki diplomatına da aynı hukukî zemini veren devlettir. Mavi Vatan Yasası, ancak bu zemini kurabildiği ölçüde tarihî bir vesika hâline gelir. Aksi takdirde haritaya renk vermekle iktifa etmiş oluruz; oysa Türkiye'nin ihtiyacı renkten önce ölçü, slogandan önce hukuk, heyecandan önce devlet aklıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 May 2026 15:00:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/av-kapt-cahit-istikbal-1773845349.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’dan Samsun’a</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mustafa-kemal-pasa-ile-istanbuldan-samsuna-5744</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/mustafa-kemal-pasa-ile-istanbuldan-samsuna-5744</guid>
                <description><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul’dan Samsun’a]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mustafa Kemal Paşa<br />
ile İstanbul’dan Samsun’a<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(23).jpg" style="height:674px; width:800px" /></strong></p>

<p><em>Wersailles’de Almanya’nın teslim şartları görüşülürken.<br />
Kaynak:IWM- Imperial War Museum arşivi.</em></p>

<p><strong>Tarih: 3 Kasım 1918<br />
Ve sonrası &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>I.Dünya Harbi süratle Almanya’nın yenilgisi şekline dönüşmekteydi. Harbin kaderini belirleyecek olan stratejik anahtar ise asker idi. Almanya Ocak 1918’de ABD Başkanı Woodrow Wilson’un “Fourteen Points - Ondört Koşul” barış anlaşmasını kabul etmek zorunda kalarak ABD’ye kararını açıkladı. Ancak Alman Hükümeti savaşın kazanılamayacağını alenen kabul ettikten sonra bir ayaklama ve hatta bir devrim meydana geldi. &nbsp;Artık İtilaf Devletleri’nin ortaya koydukları teslim olma koşullarına direnecek halleri kalmamıştı. 28 Eylül 1918’de ateşkes yolundaki kilit gelişme meydana geldi ve Alman askeri stretejisinin mimarı sayılan General Erich Friedrich Wilhelm Ludendorff, &nbsp;o akşam Hindenburg’a erken bir ateşkesin zorunlu olduğunu söyledi. Çare kalmamıştı; Hindenburg kabul etti. Balkanlar, Fransa ve Alman ordusundaki gelişmeler çöküşü daha da &nbsp;hızlandırdı.</p>

<p><strong>Beklenen bir barış olsa da, bu Almanya’nın ve&nbsp;<br />
Osmanlı Devleti’nin teslim olması demekti!</strong><br />
31 Ekim 1918’de Osmanlı Türkiyesi de ateşkes imzaladı. Almanya’da Donanma isyan etmişti. &nbsp;Kiel’de Harp gemilerinde ayaklanma başlamıştı. &nbsp;Harp &nbsp;gemileri Kiel’de cephane fabrikalarındaki işçilerle birleşerek Kızıl Bayrak açtılar. Bu ayaklanma Kuzey Almanya’ya kadar yayıldı. 9 Kasım 1918’de geçici sosyalist bir hükümet adı altında cumhuriyet ilan edildi, bu sırada Kaiser II. Wilhelm Almanya’dan sürgüne gitmişti.&nbsp;<br />
Ekim 1918’de, Büyük Amiral Reinhardt Scheer, Alman Donanması’nın teslim edilmesini “Şerefsiz Barış” olarak ilan etmişti. &nbsp;Süratle &nbsp;Kraliyet Donanması’na mümkün olduğunca fazla zarar vermek üzere göndermek için onaylanmamış bir operasyon planladı. Bu şerefsiz barıştır diyordu!</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(25).jpg" style="height:580px; width:800px" /><br />
<em>Alman Donanması 21 Haziran 1919 günü Scapa Flow’da gemilerinin kinistinlerini, lumbuzlarını, ve su geçmez bölme kaportalarını &nbsp;açık bırakarak intihar etmişti.&nbsp;<br />
Kaynak: IWM- Imperial War Museum Arşivi.</em></p>

<p>Bu şerefsiz barışı kabul etmeyen Alman Donanması bir zaman sonrasında sürgün edildikleri Scapa Flow’de intihar edecektir. Nitekim &nbsp;İngiliz filosu tatbikatlar için Scapa Flow’dan ayrıldığında &nbsp;von Reuter emrini yayınlamıştır! Tüm harp gemilerinin kinistinleri, torpido kovanlarını ve lumbuzları açıldı ve gemiler yavaş yavaş batmaya başladılar. Bir kez daha İmparatorluk Almanyası bayrağı gemilerde dalgalanıyordu.<br />
Alman gemilerini denetlemek amacıyla Scapa Flow’da kalmış olan &nbsp;küçük İngiliz kuvveti, neler olduğunu anladığında, ana filoya haber verdi ve gemilerin bir kısmını kurtarmaya çalıştı.<br />
Scapa Flow'da tutulan 74 Alman gemisinden 52’si (veya yaklaşık 400.000 ton malzemeye eşdeğer) beş saat içinde suya gömüldü ve bu, tarihte tek bir günde en büyük gemi kaybını temsil ediyordu. İngilizler &nbsp;gemilerini kurtarmak için yardımı reddeden dokuz Alman bahriyelisini &nbsp;öldürdüler ve on altısı yaralandı.&nbsp;<br />
5 Kasım 1918 tarihli ve Sadrazam Ahmet İzzet Paşa tarafından bütün ordugahlara iletilmek üzere yirmi maddeden oluşan askerin terhis talimatnamesi yayınlandı. &nbsp;Mütarekenin uygulanmasına yönelik ilk icraatlardan birisi seferberlik zamanında oluşturulmuş olan Karargâh-ı Umumiye’nin lağvedilmesi oldu.&nbsp;<br />
6 Kasım’dan itibaren ilk İtilaf Heyetleri’nin İstanbul’a ulaşmasıyla birlikte, Boğazlar’daki istihkamları ele geçirilmeye başlandı. Müttefik (İtilaf Devletleri) Donanması’nın sorunsuz bir şekilde İstanbul’a ulaşmasının önü açılmış oldu. Bu süre içerisinde 200 kişilik bir Müttefik kuvvet Seddülbahir’e, 400 kişilik bir kuvvet de Kumkale’ye yerleştirildi. İtilaf Devletleri güçlerinin el koyma faaliyetleri çerçevesinde Harbiye Nezareti de çeşitli önlemler alarak, bazı mevki komutanlıklarını boşaltmasına dair emirler yayınladı.<br />
7 Kasım’dan itibaren İtilaf askerlerinin temsilcileri İstanbul’a ayak basmaya başladılar. Çanakkale’ye gelen İngiliz Heyeti’nden General Fuller ile Müstahkem Mevki Komutanı Albay Selahattin Adil Paşa arasında istihkâmların boşaltılmasına dair bir protokol hazırlandı. Bu protokol çerçevesinde İtilaf Donanması’nın güvenli bir şeklinde Boğazlar’dan geçişi için mayın arama tarama &nbsp;gemileri Çanakkale Boğazı’nda göreve başladılar.&nbsp;<br />
General Fuller çok yakında yetmiş seksen kadar savaş gemisinden oluşan İtilaf Filosu’nun &nbsp;(Müttefik) üç dört güne kadar İstanbul’a geleceğini belirtti. 1<br />
9 Kasım tarihli İkdam gazetesinin haberine göre, Harbiye ve Bahriye Nezaretleri bünyesinde vazife görecek olan İtilaf Heyeti’ne Türk basını çok büyük ihtimam göstererek, heyetlerin muhtemel çalışmaları hakkında haber ve yorumlara sayfalarında yer vermeye başladı. Yoğun bir basın ilgisi ile karşılaşan İngiliz ve Fransız Heyetleri, göreve başlamadan evvel Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’yı ve daha sonrada Bahriye Nazırı Rauf Bey’i ziyaret ettiler. Ardından heyet Harbiye Nezareti’ne geçerek, Erkan-ı Harbiye Umumi Reisi Cevat Paşa ile görüştüler.&nbsp;<br />
Büyük İtilaf Donanması’nın İstanbul’a beklendiği günlerde hükümet, başta İstanbul olmak üzere tüm yurtta asayişin sağlanması ve bu vesile ile olası bir işgale sebebiyet vermemek amacıyla diplomatik düzeyde derhal çalışmalarına başlayacaktı. Bu amaçla Bahriye Nazırı Rauf Bey, Amiral Calthorpe’den siyasi mümessil talep ederken, diğer taraftan İtilaf Devletleri &nbsp;Filosu ile birlikte Yunan Harp Gemileri’nin gelmesini ve İtilaf Güçleri ile birlikte bir işgalde bulunmalarını önlemek amacıyla derhal girişimlerde bulunacaktı. Bu görev kapsamında Mondros’ta irtibat subayı olarak görev yapan Yüzbaşı Şevket’e 5/6 Kasım gecesi gönderilen bir telgrafla; İstanbul’un Müttefik Kuvvetleri tarafından işgalinin ancak içerde çıkabilecek bir karışıklık durumunda vuku bulacağına dair azınlıklar arasında bir kanaat uyandırılmaya çalışıldığını ve Patrikhane tarafından bu konuda çeşitli faaliyetler gösterildiğini, hükümet tarafından alınan çeşitli tedbirlere rağmen gayri müslimlerin silahla mukabeleye kararlı olduklarını ve bu suretle çıkacak karışıklıklar neticesinde şehrin işgaline müsaade edilmesinin doğru olmayacağını belirterek, İngiliz Filosu’nun İstanbul’a geleceği günün önceden haber verilmesinin temini amacıyla Bahriye Nazırı olarak Amiral Somerset Arthur Gough- Calthorpe’e &nbsp;bir yazı gönderdi. &nbsp;Ancak bütün bu girişimlere rağmen Bahriye Nezareti, Amiral Calthorpe’den istediği cevabı alamadı. Aksine Amiral Calthorpe “Hükümetimden alınan emir doğrultusunda Yunan gemilerinin İstanbul’a gelmesini men edemeyeceği…” içerikli telgraf gönderdi.&nbsp;<br />
Bu girişimden bir sonuç alamayan hükümet, işgali önlemek veya en azından Yunan gemilerinin İstanbul’a gelmesine engel olmak amacıyla yeni bir teşebbüste bulunarak, Boğazlar ve Trakya Müttefik Kuvvetleri Kumandanı General Wilson’a ulaşmak amacıyla generalin irtibat subayı olarak görevlendirilen Kurmay Yüzbaşı Sadullah Bey’den konu ile ilgili olarak girişimlerde bulunmasını istedi. Sadullah Bey, Mondros’da Amiral Calthorpe ve General Wilson ile yaptığı görüşmeler neticesinde Yunan gemilerinin İstanbul’a gelmemesini bir kez daha rica etmesine rağmen, bu emrin değiştirilmesine imkân olmadığının açıklandığı bildirildi. Yalnız, Yunan gemilerinin Selimiye Kışlası açıklarında bırakılmak suretiyle İstanbul’dan biraz uzakta bulundurulmasına muvafakat ettiğini de ifade etti. Bununla birlikte Yunan diplomatik çevrelerinin Londra’da birtakım teşebbüslerde bulunarak bu planı değiştirmeye çalışmalarının imkân dâhilinde olduğuna dair bilgilerin alındığı da İstanbul’a telgrafla bildirdi.<br />
İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u işgale hazırlandıkları artık kesinleşiyordu. İngiliz Harp (War) &nbsp;Bakanlığı, Amiral Calthorpe ve General Milne’e işgalin, İngiliz ve Fransız güçleri tarafından gerçekleşeceğine dair talimat gönderirken, İtalyanlar’a faal &nbsp;bir yetki &nbsp;verilemeyeceğini kaydetti.<br />
8 Kasım 1918’de Mütareke hükümleri çerçevesinde İtilaf askerleri, Boğaz istihkâmları &nbsp;ile başkentin sokaklarında görülmeye başlarken, çoğunlukla iç meselelerden dolayı, Ahmet İzzet Paşa Hükümeti istifa etmek durumunda kaldı. Yerine Tevfik Paşa Hükümeti kuruldu ve çok zor bir şekilde Meclis’ten güvenoyu aldı. Yeni hükümetin Hariciye Nazırlığı’na da Mustafa Reşit Paşa getirildi.2<br />
Mondros Mütarekesi'nden hemen sonra Müttefikler Osmanlı topraklarını işgal etmeye başladılar; 13 gün sonra, 12 Kasım 1918'de bir Fransız tugayı İstanbul’a girdi. Ertesi gün ilk İngiliz birlikleri şehre girdi. İstanbul işgal ediliyor ve İtilaf Devletleri tarafından bölüşülüyordu. &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>Tarih 8 - 13 Kasım 1918 &nbsp;Günleri;<br />
İtilaf Devletleri Harp Gemilerindan oluşan&nbsp;<br />
bir Donanma İstanbul’u işgal ediyor</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(22).jpg" style="height:393px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;<em>Limni Adası Mondros Koyu’ndan hareket etmiş olan İtilaf Devletleri harp gemileri İstanbul’un işgali için Çanakkale Boğazı’ndan geçmekteler.&nbsp;<br />
En baştaki sancak gemisi HMS Superb kruvazörüdür.&nbsp;<br />
Kaynak: Imperial War Museum Arşivi.</em></p>

<p>Bahriye Nazırı Rauf Bey, Amiral Somers Arthur Gough-Calthorpe’e İtilaf Devletleri harp gemilerinin İstanbul’a ne zaman intikal edeceklerini bildirmesi konusunda bir mesaj gönderdi. Amacı İstanbul’da alınacak tedbirleri ve uygulamaları planlamaktı.<br />
Verilen cevap doğrultusunda &nbsp;Bahriye Nezareti’nden bir tamim yayınlandı. Bu tamime göre; İtilaf Devletleri harp gemlieri için planda gösterildiği üzere Dolmabahçe ve &nbsp;daha ilerilere şamandıralar atılacaktı.&nbsp;<br />
-13 Kasım 1918 Çarşamba günü sabah saatlerinden itibaren Karaköy Rıhtımı’ndan, Tophane-i Amire Rıhtımı dahil olmak üzere tüm rıhtımlar boşaltılacak ve bu rıhtımlara yanaşmış hiçbir gemi olmayacaktı.<br />
- Sabah 07.00’den öğleden sonra saat 12.00’e kadar tüm deniz trafiği yasaklanmıştı. Bu saatler boyunca sandallar dahil Karaköy - Sarayburnu, Kızkulesi ve İstanbul Boğazı’na kadar denizde hiçbir deniz aracı sefer yapmayacaktı.<br />
Bahriye Nezareti’nden yapılan tebligat şöyleydi; <em>“Bugün limanımıza Düveli İtilafiye Donanması muvasalat &nbsp;ve avdet &nbsp;edeceğinden donanmanın azimet ve avdetinde manevrasına &nbsp;halel gelmemek &nbsp;ve müsademe ve saire gibi kazalara &nbsp;mahal kalmamak üzere, sabahleyin sekizden badezzeval saat ikiye kadar İstanbul Limanı’nda her nevi &nbsp; sefain ve merakib-i &nbsp;bahriyenin mürur-u uburu (Gelip geçmesi) men edildiği &nbsp;ilan olunur.”</em><br />
Mondros Mütarekesi’nin ardından İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan harp gemilerinin İstanbul seferleri için hazır olmaları emri verildi. Kömür gemileri harp gemilerine aborda olarak tüm &nbsp;bunkerlere ikmal yapıldı. Diğer ikmaller tamamlandı. 9 Kasım günü akşamı artık hareket emrini beklemeye başladılar. &nbsp;<br />
10 Kasım 1918 Pazar günü Çanakkale Boğazı’na doğru pruva nizamında harekete geçtiler.&nbsp;<br />
Sancak gemisi HMS Superb idi. Diğerleri; HMS Temeraire, HMS Lord Nelson (Sancak gemisi), HMS Agamemnon; Kruvazörler: HMS Canterbury, HMS Skirmisher, HMS Liverpool, HMS Sentinel, HMS Forward, HMS Foresight ve on muhrip idi. Fransız skadronu muharebe gemisi Condorcet’in sancak gemisi olarak yeraldığı muhabere gemilerinden ve kruvazörlerden oluşuyordu. Üçüncü pruva hattı İtalyan harp gemilerinden ve en son Georgios Averof muharebe gemisinin sancak gemisi olarak yer aldığı Yunan Harp gemilerinden meydana gelmişti. Bu harp gemileri; Georgios Averof, Kılkıs, Aeotos, Ierax ve Panthir idi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(20).jpg" style="height:496px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>Yunan Muharebe gemisi Georgios Averof ve Kılkıs Selimiye Kışlası ve Haydarpaşa önlerinde demirlemiş haldeler. Kaynak:IWM.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(15).jpg" style="height:507px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>İtilaf Devletleri’ne ait İngiliz HMS Superb muharebe gemisi Karaköy Rıhtımlarına aborda olmuş halde. Kıç tarafında HMS Nelson ve Fransız Diderot rıhtıma aborda olmuş haldedir. Kaynak: IWM- Imparial War Museum. Fotoğraf: W.J.Brunell.</em></p>

<p>13 Kasım 1918 tarihinde yerel saat sabah sekizde öncü 4 İngiliz torpidosunun ardından Donanma Komutanı Amiral Somerset &nbsp;Arthur &nbsp;Gough- Calthorpe’un içinde bulunduğu “Superb Dretnotu” ve onları takiben 61 parçadan oluşan büyük bir İtilaf Devletleri Donanması Dolmabahçe Sarayı’nın önünden geçerek İstanbul’a demir atmıştı.&nbsp;</p>

<p><em>Mezarlıktan bezgin halde geriye bakan bir Türk paşası.. Kılıcı yok, Sadece kını kalmış! Ellerini umutsuzca iki yana açmış, geriye dönerek Marmara’dan İstanbul Boğazı’na süzülen İtilaf Donanması’na bakıyor..<br />
Alaylı şekilde şöyle yazılmış;&nbsp;<br />
“Türklerin Avrupa’ya getirecekleri kıyametin sonu.. Kısmet!”.<br />
Kaynak; The War Illustrated News, I. World War. C.II. Sf. 929.</em></p>

<p>Kabataş, Beşiktaş, Ortaköy, Büyükdere, &nbsp;Haydarpaşa, Kadıköy, Moda Koyu (Penelope Kömür ikmal gemisi), Fenerbahçe açıkları bir anda düşman gemileri ile dolup taşmıştı. İstanbul’a gelen bu donanmayı İtilaf Devletleri’ne ait iki uçak havadan desteklemişti.&nbsp;<br />
<strong>İşgal Kuvvetlerine ait harp gemileri İstanbul önlerinde..&nbsp;</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(13).jpg" style="height:690px; width:500px" /></p>

<p>War Illustrated News C. X, 3413’üncü sayfasında şöyle yazmaktaydı;<em>“Allied Flags Fly Proudly Off the Golden Horn- Müttefiklerin Bayrakları Gururla Haliç’in önlerinde Dalgalanıyor.” </em>diyor! Fotoğrafların hepsi Haliç’in Galata kısmında ve Boğaza doğru olan gemileri vermektedir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(8).jpg" style="height:571px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>Beş bacalı Fransız muharebe gemisi Concorcet ve (Altta) altı bacalı &nbsp;Waldeck - Rousseau muharebe kruvazörü İstanbul Boğazı’nda demirlemiş olarak görülmekte. Kaynak: IWM- Imperial War Museum Arşivi. Fotoğraf:W.J.Brunell.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(6).jpg" style="height:659px; width:800px" />&nbsp;</p>

<p>İşgalcilerin harp gemileri İstanbul Boğazında demirlerken, askerî birlikler de Galata rıhtımlarına yanaşan gemilerden karaya çıkmaktadırlar. Donanmanın İstanbul’a intikali Çanakkale Boğazı’ndan başlayarak Marmara’daki mayınların temizlenmesi amacıyla, güvenlik sağlanıncaya kadar on beş gün gecikmiştir. Mayın temizleme görevini tamamlayan mayın tarama gemileri de İstanbul’a intikal etmiştir. Filonun bir kısmı &nbsp;Haydarpaşa’dan Adalar’a doğru Adaların önlerinde ve bazı yardımcı gemiler Yeşilköy &nbsp;önlerinde demir atmışlardır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O9(5).jpg" style="height:448px; width:600px" /><br />
&nbsp;<br />
19 Mayıs 1919’a beş ay gibi bir zaman kalmıştır! Yürekler yakan, onurları karartan bir fotoğraf daha; Bu fotoğrafta İşgal Kuvvetleri Komutanı Fransız General Frenchet d’Esperey Constantinople’e varıyor! Arkasında selam veren deniz subayı Fransız Yüksek Komisyoneri Amiral Amet’tir. General Frenchet d’Esperey, İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Sir Henry F. M. Wilson ile el sıkışıyor. Solda geride süklüm püklüm, onurları yerlerde sürünen, koskoca Osmanlı devletinin yenik düşmüş talihsiz subayları ve sivil erkânı…&nbsp;<br />
13 Kasım 1918’de General F.M. Wilson’un kumandasında karaya 2,616 İngiliz, 540 Fransız, 470 İtalyan olmak üzere toplam 3,626 asker, çıkarılmıştı. Wilson bu birliklerin işgal tasavvuru ile değil askeri harekat için İstanbul’a geldiklerini bildirmişse de, işgal kuvvetleri İstanbul’un faklı noktalarına dağıtılmışlardı. İngiliz birlikleri Beyoğlu’nu ve Haliç’in kuzeyinden itibaren Karadeniz Boğazı’nın Rumeli tarafını, Fransız birlikleri İstanbul-Çekmece hattı ile bu bölgeden itibaren Marmara Denizi’nin Rumeli tarafını, İtalyan birlikleri ise İstanbul’un Anadolu yakası ile Marmara Adalarını işgal etmişlerdi. İngilizler Harbiye Mektebi’ni, Fransızlar İstanbul’daki Şehremaneti binasını, İtalyanlar ise Nişantaşı’nda Cevdet Paşa Konağı’nı işgal ederek karargah olarak kullanmaya başlamışlardı. Böylece İstanbul fiilen işgal edilmişti.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O10(4).jpg" style="height:564px; width:800px" /><br />
&nbsp;<em>13 Kasım 1918 sonrası günlerde Karaköy Kemankeş Caddesi’ndeki Çinili Gümrük Han,(Günümüzde Çinili Rıhtım Han Otel) işgal güçleri adına Fransız Deniz Kuvvetleri Karargahı yapılmıştı. Bir tarafta Fransız bayrağı dalgalanırken, denize bakan tarafta “Base Navale Française” yazısı okunuyordu. Galata rıhtımları İngiliz ve Fransız harp gemileri tarafından Tophane’ye kadar işgal edilmişti. Kaynak: IWM- Imperial War Museum, Fotoğraf: W.J. Brunell.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O11(4).jpg" style="height:800px; width:559px" />&nbsp;<br />
<strong>Tarih 13 Kasım 1918<br />
Mustafa Kemal Paşa İstanbul’da &nbsp; </strong>&nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp;Cevat Abbas &nbsp;Haydarpaşa’dan Sirkeci’ye geçişlerini şöyle anlatır;“Mustafa Kemal Paşa ile ben <strong>askerî sevkiyatın bir köhne motörü</strong> ile deniz &nbsp;ortasında yasalanan bu çelik ormanının içinden geçiyorduk”.<br />
13 Kasım 1918’e kadar Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı konusundaki gelişmeler de adı gibi yıldırım hızıyla gelişmişti; 30 Ekim 1918’de Ahmet İzzet Paşa Yıldırım Orduları Grubu komutanlığı’na gönderdiği bir telgrafla, &nbsp;Liman Von Sanders’in &nbsp;komutayı Mustafa Kemal Paşa’ya devrederek İstanbul’a avdet etmesini bildirmişti. Bu telgrafında; <em>“Yıldırım Ordu Grubu Kumandanlığı’na,&nbsp;<br />
Grup mıntıkasında bulunan bilumum Alman kıtaatıyla, münferiden memur Alman zabitan ve efradının derhal Dersaâdet’e sevk ve iadelerini zât-ı devletlerinden &nbsp;rica ederim. Bundan maada &nbsp;zât-ı devletlerinin de grubun emir ve kumandasını Mustafa Kemal Paşa’ya &nbsp;tevdi ederek Dersaâdet’e avdet buyurmalarını rica ederim. 30/10/34, Sadrazam ve Başkumandanlık Erkân-ı Harbiye Reisi Ahmet İzzet”.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O12(2).jpg" style="height:418px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
Ahmet İzzet Paşa gönderdiği telgrafla Mustafa Kemal Paşa’nın da bilgilendirilmesini istemişti. Liman Von Sanders 31 Ekim 1918 günü beraberinde bazı Alman subayı olmak üzere Adana’dan &nbsp;trenle hareketinden önce Mustafa Kemal Paşa ve Adana’da bulunan &nbsp;bütün subaylar kendisini uğurlamak amacıyla tren istasyonuna gelmişlerdi.<br />
7 Kasım 1918’de Ahmet İzzet Paşa 7.Ordu Kumandanlığı’na gönderdiği bir yazı ile müracaat halinde İskenderun’un boşaltılıp &nbsp;General Allenby tarafından tayin edilecek müddet zarfında teslim edilmesinin memleketin selameti için elzem olduğu bildirecektir. Ayni gün İrade-i Seniyye ile Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nın ve 7.ci Ordu Karargâhı’ının lağvedilerek, Mustafa Kemal Paşa’nın Harbiye Nezareti emrine verildiği tebliğ edilecektir.<br />
Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, Mustafa Kemal Paşa’yı telgraf makinası başına çağırarak, İstanbul’da bulunmasının uygun olacağını ve Harbiye Nezareti tarafından Nihat Paşa’ya yapılan &nbsp;tebliğ ile bu cephedeki birliklerin kumandanlığına tayin edildiği tebliğ edilecektir. Mustafa Kemal Paşa kendisine yapılan tebligat üzerine Yıldırım Ordusu’na bağlı birliklere &nbsp;veda ederek 10 Kasım günü &nbsp;özel bir terenle Adana’dan İstanbul’a hareket edecektir.&nbsp;</p>

<p><strong>16 Mayıs 1919’a kadar<br />
İstanbul’daki günler</strong><br />
Cevat Abbas Gürer Anıları’nda &nbsp;19 Mayıs’ın hazırlık aşamasını, Mustafa Kemal’in Şişli’deki evinde tanık olduğu görüşmeleri ve bizzat katıldığı “Samsun Yolculuğu”nu şu cümlelerle anlatmıştır;<em>“Ciddiyet, samimiyet, vefa, sabır, tahammül, geniş görüş, derin duyuş, azim, irade, metanet, cesaret, fedakârlık, kahramanlık, kurtarıcılık gibi en yüksek insanî meziyetlerin o büyük adamda ortaya çıkışını ifade edecek olan hatıratımı göz bebeğimiz kadar benimsediğimiz Türk gençliğine 19 Mayıs Bayramı hediyesi olarak sunuyorum.”&nbsp;</em></p>

<p><strong>Samsun’a Giden Yol&nbsp;</strong><br />
16 Mayıs 1919 Cuma günkü gazeteler, siyasi ölçü ve tercihleri içinde İzmir’in işgalini, İtilaf sansürünün tanıdığı standara göre veriyorlardı. Bazıları siyah çerçevelerle, bazıları beklenen neticeyi bildirircesine, bilhassa Rum ve Ermenice çıkanlar zafer başlıklarıyla sayfalarına taşımışlardı..<br />
Olaylar böyle bir hızla devam ederken, Mustafa Kemal de son hazırlıkları tamamlamaktadır. Mustafa Kemal Paşa başka ziyaretlerde de bulunmalıydı. Harbiye Nazırı’nı, &nbsp;Sadrıazam’ı, Dahiliye Nazırı’nı arar. Hiçbiri makamında değildir. Toplantı halinde olduklarını öğrenir. Sadaret bekleme salonuna alırlar. Mustafa Kemal Paşa’nın geldiğini duyan bazı nazırların da heyecanla salona geldiklerini görerek biraz şaşırırlar.<br />
Mustafa Kemal Paşa’nın sözleriyle devam edelim; “Bâb-ı âli’dekiler İzmir’in işgalinin şaşkınlığı içindeydiler. Kendilerine bu işgallerin devamının beklenmesini hatırlatmakla yetindim. Dünkü ve bugünkü kabulünde Padişah endişa içindeydi. Benim oralarda alacağım önlemlere karşılıklı &nbsp;mukavelelerle engel olacağımdan emin olduğunu söyledi.”&nbsp;<br />
Sonra Refet Paşa’ya dönerek sorar: &nbsp;“Rauf’a vapurun batırılacağı söylentisi üzerinde görüşlerini sordun mu?”&nbsp;<br />
Ardından; <em>“Kaptanı çağıralım da rota ve öteki hususları beraberce kararlaştıralım.”</em> dedi. İsmail Hakkı Kaptan geldi ve konuları teker teker ele aldık. Vapur Kızkulesi açıklarında (Sarayburnu - Sirkeci arası) idi. Ordu Müfettişi kadrosu, daha evvel vapurda toplanacak, daha sonra Mustafa Kemal, Refet ve yaverler Bahriye Nezareti’nin tahsis edeceği motorla gemiye çıkacaklardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O13(1).jpg" style="height:510px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Bandırma Vapuru Hazırlanıyor</strong><br />
Kaptan İsmail Hakkı kumandasında Samsun seferine çıkmak üzere Bandırma Vapuru’nun ikmali yapılır ve Sarayburnu’na yakın &nbsp;bir şamandırada beklemeye başlar.&nbsp;<br />
Mustafa Kemal Paşa şöyle anlatır; <em>“Karargâhımızdan olanlar belirlenen saatte rıhtımda toplanmış olacaklardı. Otomobil kapımın önünde idi. Evdeki vedaları bitirmiştim. Tam o sırada gelen bir dostum aldığı bir habere göre, benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini, &nbsp;yahut vapurun Karadeniz’de batırılacağını söyledi. Yıldırımla vurulmuşa döndüm. Daha sonra vaktiyle uzun müddet yanımda çalışan bir kurmay subay da gelerek, maiyetinde çalıştığı Damad’dan ayni şeyleri öğrendiğini bildirdi. Bir an yalnız kaldım ve düşündüm. Bu dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapamazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti. Tutabilirler, sürebilirler, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz’in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır..<br />
...Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim. Baktım ki, rıhtıma yanaşmış olacağını sandığım vapur uzaklardadır. Sandallarla vapura gittik.<br />
… Yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan demir aldırmaya başladı.. Ben kaptan köşkünde idim. Subay ve askerler dışarı çıktılar. Hareket ettik.”<br />
&nbsp;</em><br />
Gemi Süvarisi İsmail Hakkı Kaptan halatın şamandıradan fora edilmesini takiben gemiye yol verdi. Bandırma Vapuru’nda; gemi mürettebatı 23 kişiydi. Mustafa Kemal Paşa ile kurmay heyeti 25 kişiydi. Çavuş, onbaşı, neferlerden oluşan 23 erat listesi ile birlikte gemide 71 kişi vardı! Bu kapasitedeki bir vapur için bu son derece büyük bir rakamdır. Kesinlikle çok meşakkatli bir yolculuk yapılmıştır. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını Bandırma vapuruyla üç günlük zor ve tehlikeli bir yolculuktan sonra Samsun’a götürmeyi başaran Kaptan İsmail Hakkı’nın,Ulus Gazetesi’nde yer alan anılarında Milli Mücadele’nin ateşini yakan bu yolculuğu hayli özet bir şekilde anlatmıştır; &nbsp;Ulus Gazetesi’nde &nbsp;yazı şöyledir; “19 Mayıs 1919, garip bir tesadüfle üç 19’u yanyana getiren gün, Türk milletinin kalbinde unutulmaz bir tarih olarak daima nakşedilmiş kalacaktır.&nbsp;<br />
19 Mayıs 1919 günü, büyük ve şerefli bir milletin, asırlardan beri daima makus gitmekte olan talihini değiştirecek, Türk’e kendi büyüklüğüne lâyık yeni bir mukadderat yaratacak olan üst adam, tarihi ve heybetli misyonuna başlamak üzere Samsun’da karaya iniyordu. Yoksul bırakılmış mazlum milletin sayısız harplar ve yolsuzluklardan arta kalmış herşey gibi, küçük ve fersude bir tekne, Bandırma gemisi, bu büyük ve şanlı yolculuğu koynunda barındırarak dünya değer hamulesi ile günlerce Karadeniz’in kendi boyundan aşkın dalgaları ile çarpışmıştı. Artık herşeyin kaybedildiğine inanıldığı bir sırada milletinin asalet ve cesaretinden kuvvet alarak, bütün dünyayı hayrete düşürecek muazzam bir tasavvuru dimağında taşıyan büyük adamla, onun şerefli seyahatine vasıta olan bu küçük gemi ne aşikar bir çelişki idi. Fakat, daha nice mücadele yılları türlü tezadlarla dolu geçecek ve bu tezadların içinden kurtuluş güneşi doğacaktı. Yedi mil süratle ve ufacık teknesi ile Karadeniz’in dalgaları ile boy ölçüşen bu gemi adeta kurtarıcının memleketin mütevazı imkanları ile giriştiği büyük ve çetin mücadeleyi sembolize ediyordu, denilebilir. Bu küçük gemi, erişebileceği en büyük şerefe kavuşarak, bir millet yaratacak ve bir vatan kuracak olan dahi adamı tam zamanında vatan toprağının en müsait parçasına çıkarmak suretiyle tarihi vazifesini gördükten sonra, ömrünü tamamladı. Bugün ayni ismi taşıyan gemide plakasından başka onunla ayni olan bir tarafı yoktur. Fakat bu tarihi seyahati idare etmiş olan kaptanın kim olduğunu hiç düşündünüz mü? Biz, bu şerefe erişmiş olan mesut adamı aradık ve bulduk. İdarenin en eski kaptanlarından olan Kayserili İsmail Hakkı Durusu, bu seyahatin intibalarını gazetemiz için yazarak bize göndermiştir. Sözü, Kaptan İsmail Hakkı (Durusu) ya bırakıyoruz; “1919 tarihinde Bandırma vapuru ile Atatürk’ü İstanbul’dan alıp Samsun’a götürdüğümüz seferde gerek hareketimizden evvel, gerekse yolda şahidi olduğum olaylardan hatırıma gelenleri şöyle yazdım; Hareketimizden birgün evvel Paşa beni İdareden Harbiye’de dairesine çağırtmıştı. Gittim ve kabul buyuruldum. Hareketimize dair bir takım açıklayacı bilgi isteğinde &nbsp;bulundular. Gerekli &nbsp;cevapları verdim. Ertesi gün öğle üzeri hareket edileceğini ve geminin hazır bulundurulmasını emir buyurdular. Filhakika o gün öğle vakti gemiyi teşrif ettiler. Kontrol heyeti geldi. Hemen hareket edebileceğimizi söylediler. Derhal hareket ettik. Boğaz’dan çıkarken müthiş bir fırtınanın hükmetmekte olduğunu gördük. Ne kadar şiddetli fırtına olursa olsun yolumuza devama karar vermiştik. Böylece yolumuza devam ettik. Son süratimiz olan yedi mil ile Karadeniz’in bîaman (Aman vermeyen) dalgaları arasında yuvarlana yuvarlana İnebolu ve Sinop’a uğrayarak bin türlü zorluklar içersinde birgün şafak vakti Samsun’a vardık. Paşa bu iskeleye çıktılar. Ondan sonra meydana gelen olayları kendileri daha iyi bilirler. 19 seneden sonra o mesut seferimizi bu kadar hatırlayabildim.”&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O14(1).jpg" style="height:771px; width:700px" /><br />
<em>Bandırma Vapuru Kymi adıyla Erdek Kayalıklarında.&nbsp;<br />
Fotoğraf: Osman Öndeş arşivi©.</em><br />
&nbsp;<br />
Kaptan Andreadis, Kymi’yi kayalıklarda olduğu şekilde satın almış ve &nbsp;kayalıklardan kurtardıktan sonra, Haliç’te büyük onarımını yaptırmıştır. Sefere hazır olduğunda yine Yunan bayrağına tescil edilmiş olarak (Yani Osmanlı karasularında ve iskeleleri arasında Yunan bayraklı olarak) Kymi adıyla &nbsp;seferlerine devam etmiştir.&nbsp;<br />
1892 &nbsp;İstanbul’lu G. Dandelos &amp; P. Dandelos kardeşler satın almış ve “Panderma” adını vermişlerdir. &nbsp;Panderma Yunan bayrağındaki seferlerine devam etmiştir.&nbsp;<br />
1893’de İstanbul’da Rama P. Derasmo satın almış ve adını değiştirmemiştir.<br />
1894’de &nbsp;Idare-i Mahsusa satın almış ve “Panderma” adını değiştirmemiştir. 1910’de &nbsp;Osmanli Seyr-i Sefain İdaresi’ne devredilmiştir.<br />
Bandırma Vapuru hiç batmamıştır. Oysa Bandırma vapuru konusunda tebliğ verenler arasında bile &nbsp;Bandırma’yı &nbsp;üç defa bile batırıp çıkanlar olmuştur!&nbsp;<br />
Bandırma vapuruna Ağustos 1915 tarihinde Marmara’da İngiliz Denizaltısı E14 tarafından atılan torpido isabet etmemiştir.<br />
16 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa ve maiyetindekilerle birlikte Samsun’a hareket etmiş ve 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a varmıştır.<br />
1923’de Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi’ne devredilmiştir.<br />
1925 yılında “Müze Gemi olarak restore edilerek korunması gerekirken” hurdaya çıkarılmış ve Hüseyin İlhami tarafından Balat Haliç’te sökülmüştür.&nbsp;</p>

<p><strong>16 Mayıs 1919 hazırlıkları</strong><br />
Mustafa Kemal Paşa’yı ve maiyetindekileri Samsun’a götüren Bandırma Vapuru Mürettebat listesi Kaptan İsmail Hakkı’nın şahsi dosyasında yer almaktadır. Devlet Denizyolları İdaresi Umumi Arşiv Dairesi’ndeki, “Aziz Atatürk’ü 15 Mayıs 1919’da İstanbul’dan alarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkaran tarihî Bandırma Vapuru’nun personel listesidir ” başlıklı ve 10 Mayıs 1960 tarihli Umumi Arşive ait mürettebat listesi şöyledir;&nbsp;<br />
1.Süvari : Kayserili Ahmet oğlu İsmail Hakkı&nbsp;<br />
2.İkinci kaptan : Üsküdarlı Tahsin&nbsp;<br />
3.Kâtip : İsmail&nbsp;<br />
4.Lostromo : Hasan Reis&nbsp;<br />
5.Serdümen : Göreleli Şükrü oğlu Temel&nbsp;<br />
6.Serdümen : Ali oğlu Basri&nbsp;<br />
7.Ambarcı : Silivrili Hasan oğlu Ahmet&nbsp;<br />
8.Ambarcı : Rizeli Süleyman oğlu Maksut&nbsp;<br />
9.Tayfa : Süleyman oğlu Cemil&nbsp;<br />
10.Tayfa : Hüseyin oğlu Rahmi&nbsp;<br />
11.Tayfa : Mesut oğlu Temel&nbsp;<br />
12.1.ci Kamarot : Muharrem oğlu Hacı Tevfik&nbsp;<br />
13.2.ci Kamarot : İbrahim oğlu Mehmet&nbsp;<br />
14.Kamarot Yamağı : Mustafa oğlu Halit&nbsp;<br />
15.Aşçı : Osman oğlu Hacı Hamdi&nbsp;<br />
16.Serçarkçı : Ağa oğlu Hacı Süleyman (Çarkçı Başı Mehmet Ağa Oğlu Hacı Kadir Süleyman-Gür soyadını almıştır)&nbsp;<br />
17.İkinci makinist : Deraliyeli Emin&nbsp;<br />
18.Ateşçi : Koyulhisarlı Yusuf oğlu Halil&nbsp;<br />
19.Ateşçi : Rizeli Arif oğlu Mansur&nbsp;<br />
20.Kömürcü : Hasan oğlu Mehmed&nbsp;<br />
21.Kömürcü : Mehmed Ali oğlu Ömer Faik&nbsp;<br />
22.Vinççi : İsmail Hakkı&nbsp;<br />
23.Vinççi : Ali oğlu Galip&nbsp;<br />
Belge: 10 Mayıs 1960- Umum Arşiv Servisi / İmza<br />
Bandırma Vapurunun Süvarisi Kaptan İsmail Hakkı 1873/74 (Mezar taşında 1870 yazılıdır) doğumludur. Yani Mustafa Kemal Paşa’dan 8-10 yaş büyüktür. Samsun’a hareket edileceği günlerde 45- 46 yaşındadır. Bu tarihten sonra 26 sene daha yaşamıştır! İsmail Hakkı Kaptan, 1891-1919 yılları arasında 21 ticaret gemisinde muhtelif kademelerden gelerek süvarilik yapmış çok deneyimli bir denizcidir. Mesleki birikimine ait &nbsp;ayrıntılar Şahsi Dosyası’ndaki kayıtlarda yer almaktadır.&nbsp;<br />
16 Mayıs 1919 tarihi “Kurtuluş’a bir adım”dır. &nbsp;Bu &nbsp;safhada Mustafa Kemal Paşa Yaveri Cevat Abbas vasıtasıyla Bahriye Nazırı Avni Paşa’nın yardımını sağlamıştır. Karadeniz seferinin tüm hazırlıkları Bahriye Nazırı Avni Paşa sayesinde yaptırılmıştır.&nbsp;<br />
Karadeniz seyahati için “Bandırma” Vapurunun seçilmiş olması önemli bir karardır. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun seyahati için Bahriye Nazırı Avni Paşa’ya &nbsp;mevcut bağlamış gemilerden &nbsp;en uygun olanın Bandırma Vapuru olduğunu öneren muhakkak bu gemiler hakkında bilgisi olan bir denizci şahsiyet olmalıdır. Avni Paşa bu yönlendirme ile &nbsp;geminin süvarisinden, çarkçısına ve sair mürettebatına kadar hazırlanmasını sağlattığı gibi, Tersâne-i Âmire depolarından kömür ve yağlama yağı ikmali yapılmasını, İstanbul İşgal Kuvvetleri Komutanlığı’ndan aldığı müsaade sayesinde tamamlatmıştır.Bu husus şu gerçeği açıklamaktadır; Bandırma Vapuru için Bahriye Nazırı vasıtasıyla Müttefiklerarası Kömür Komisyonu’ndan İstanbul - Samsun - İstanbul seferine yetecek şekilde kömür tahsisi talebi yapılmış ve Bandırma Vapuru Kasımpaşa’daki Tersane-i Âmire kömür Deposu’ndan yüklenen mavnalardan kömür yüklemesi yapabilmiştir. Müttefiklerarası Kömür Komisyonu, İstanbul’a gönderilecek olan kömürün dengeli bir şekilde dağıtımını yapmakla tek yetkili idi. &nbsp;<br />
Kumanya ikmali Mustafa Kemal Paşa maiyetindeki 25 zabit ve sair asker ile, gemi mürettebatına &nbsp;dört &nbsp;güne yakın seyahat esas alınarak yine Bahriye Nazırı Avni Paşa talimatıyla temin edilmiştir. Kuşkusuz yolcuların, geminin son derece yetersiz kalan iskan ve uyuma alanları dikkate alınarak, puşide, yatak, hamak ihtiyaçları da ayni doğrultuda sağlanmıştır.&nbsp;<br />
İlk &nbsp;adı Kymi olarak başlarsak, Bandırma Vapuru hep Marmara Denizi iskeleleri arasında yolcu - yük seferleri yapardı. İlkkez Süvarisi İsmail Hakkı Kaptan’ın komutasında nadirattan 16 - 19 Mayıs sabahına kadar Karadeniz’de fırtınalarla karşılaşmadan seyrederek Samsun’a ulaşmış ve İstanbul’a avdet etmiştir. Bandırma vapuru, neyse ki, seyri süresince sisle veya sağanak yağmurla karşılaşmamıştır! Gündüz kıyı seyri yaptığı bilinmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Ve Nihayet<br />
Geldikleri gibi gidiyorlar..</strong><br />
General Charles Harington İstanbul’u geldikleri gibi gitmek üzere terk etmeye çok az zaman kaldığını görmüştür! İstanbul Askerî Asayiş Kumandanı Selahattin Adil Paşa’yı ziyaret eder. Bu ziyaretinde barışın Türkiye’ye refah ve mutluluk getirmesini temenni eder. Türk ve İngiliz orduları arasında eski dostluğun yeniden kurulacağına inandığını belirtir ve İtilaf Kuvvetleri’nin İstanbul’dan en kısa zamanda ayrılmaları adına yardımcı olmalarını rica eder. Ayrıca arkalarında binlerce askerin naaşını bıraktıklarını ve onların hatıralarına saygı gösterileceğinden emin olduğunu söyler. Artık bunca zalimce işgal ettikleri aziz vatanımızdan yüzleri asık ayrılmaktadırlar.<br />
Mustafa Kemal Paşa’nın “Geldikleri gibi giderler” dediği tarihten o yana &nbsp;bu ulusun, canı bahasına kahramanlıklarla dolu dört yılı geçmiştir. Herşeye rağmen Türkiye yeniden sönmez bir meşale gibi parlayacaktır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 May 2026 00:05:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akıllı gözlükler güvenlik riski taşıyor</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/akilli-gozlukler-guvenlik-riski-tasiyor-5743</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/akilli-gozlukler-guvenlik-riski-tasiyor-5743</guid>
                <description><![CDATA[Akıllı gözlükler güvenlik riski taşıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gözlerinizi dört açın</strong></p>

<p><strong>Akıllı gözlükler, herkesin çevresindeki dünyayı takip etmesine ve kaydetmesine olanak tanıyor ama bu durum, verilerinizi ve çevrenizdekilerin gizliliğini tehlikeye atabilir. Siber güvenlik şirketi ESET akıllı gözlüklerin taşıdığı güvenlik risklerini inceledi.&nbsp;</strong></p>

<p>Google'ın on yıldan fazla bir süre önce akıllı gözlükleri popüler hâle getirme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından akıllı gözlükler yeniden gündeme geldi. Bu sefer gözlükler hem daha şık hem de normal güneş gözlüklerinden ayırt edilemiyor. Ayrıca çevrelerini izleyip kaydedebilen ve kullanıcının etrafında gördükleri hakkında yapay zekâya soru sorabilmesini sağlayan çok daha güçlü teknolojilerle donatılmışlar durumdalar. Bu durum hem akıllı gözlük kullanıcıları hem de etkileşimde bulundukları kişiler için önemli güvenlik ve gizlilik riskleri oluşturuyor.</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler için gizlilik riskleri nelerdir?</strong></p>

<p>Akıllı gözlükler, herkese yabancıları gizlice kaydetme veya fotoğraflarını çekme olanağı sağlar. Harvard Üniversitesi araştırmacıları, akıllı gözlüklerle çekilen ve Instagram'a canlı olarak yayımlanan videoların yapay zekâ ile nasıl bağlanabileceğini gösterdi. Algoritmalar yüzleri tanımlamak için çalışır ve bu kişilerle ilgili bilgileri internetten alır. Akıllı gözlükler aracılığıyla halka açık bir yapay zekâ platformuyla paylaşılan herhangi bir hassas bilgi, teorik olarak doğru şekilde istenirse diğer kullanıcılara aktarılabilir. Bu, bilgilerin dolandırıcılık amacıyla kullanılması durumunda potansiyel bir güvenlik riski oluşturur. Ayrıca gözlükler tarafından toplanan bilgilere tesadüfen rastlayabilecek ve bunları dolandırıcılara satmaya karar verebilecek dış kaynaklı çalışanlar ve yükleniciler de olabilir.</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler hacklenebilir mi?</strong></p>

<p>Diğer akıllı cihazlar gibi, gözlükler de hacklenebilir: İşletim sistemini veya donanım yazılımını istismar ederek; bağlı uygulamaları ya da akıllı telefonları ele geçirerek; trafiği ele geçirme veya sahte Wi-Fi erişim noktaları aracılığıyla kötü amaçlı içerik enjekte ederek; taranması için kötü amaçlı bir QR kodu göndermek gibi sosyal mühendislik veya kötü amaçlı, benzer akıllı gözlük uygulamalarıyla. Bu saldırı vektörleri, kötü niyetli kişilerin cihazınızı ele geçirerek doğrudan veri hırsızlığı, hesap ele geçirme veya sizi fiziksel tehlikeye atabilecek gözetleme faaliyetlerinde bulunmasına olanak sağlayabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler için risk yönetimi</strong></p>

<p>Akıllı gözlükleri siz takıyor olsanız da başkaları tarafından izleniyor olsanız da yukarıda özetlenen riskleri azaltmak için atabileceğiniz birkaç adım var:</p>

<p><strong>Kullanıcılar için:</strong></p>

<ul>
	<li>Hackerların cihazı ele geçirme riskini en aza indirmek için donanım yazılımınızı ve uygulama yazılımınızı güncel tutun.</li>
	<li>Yalnızca güvenilir kaynaklardan yardımcı uygulamaları indirin ve indirmeden önce izinleri kontrol edin.</li>
	<li>Akıllı gözlük uygulamalarınız ve akıllı telefonunuz için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve güçlü, benzersiz parolalar kullanarak, bunların hackerlar tarafından ele geçirilme riskini en aza indirin.</li>
	<li>Akıllı gözlüklerinizin kilidini açmak için güçlü PIN'ler veya biyometrik özellikler kullanın ve kullanmadığınız zamanlarda eşleştirme modunu kapatın.</li>
	<li>Bazı kamu ağları güvenli olmayabilir veya hatta hackerlar tarafından kurulan sahte erişim noktaları olabilir, bu nedenle sanal özel ağ (VPN) kullanmadığınız sürece asla kamuya açık Wi-Fi erişim noktalarına bağlanmayın.</li>
	<li>Kayıtların buluta sızmasını ve yükleniciler tarafından erişilmesini önlemek için mümkünse yapay zekâ eğitimi/insan incelemesini devre dışı bırakın.</li>
	<li>Gözlüklerinizi kullanmadığınız zamanlarda kılıfında saklayın, böylece gözlüklerin yanlışlıkla hassas görüntü veya bilgileri yakalama riskini en aza indirin.</li>
	<li>Risk maruziyetini en aza indirmek için eşlik eden uygulamada depolanan istenmeyen kayıtları düzenli olarak denetleyin ve silin.</li>
	<li>AR katmanları dikkatinizi dağıtmasın. Çevrenizdeki gelişmeleri takip edemezseniz fiziksel tehlikeye maruz kalabilirsiniz.&nbsp;&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>Çevredekiler için:</strong></p>

<ul>
	<li>Akıllı gözlük takan kişilere dikkat edin. Çerçeve üzerindeki LED ışığına bakın; video kaydedilirken yanıp söner veya fotoğraf çekilirken bir kez yanıp söner.</li>
	<li>Kalabalık kamusal alanlarda (ör. toplu taşıma araçlarında) veya ATM'lerde omuz üzerinden bakma durumlarına karşı dikkatli olun.</li>
	<li>Kendinizi rahatsız hissederseniz gözlük takan kişilere karşı çıkın.</li>
	<li>İş ortamında (örneğin spor salonu veya mağazalar) kullanımdan rahatsızlık duyuyorsanız gözlüğü takan kişiden gözlüğünü çıkarmasını isteyin veya durumu yönetime bildirin.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:06:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hafta sonu \&#039;Havasızlığı\&#039; Yıldızlar Kupası\&#039;nı da Vurdu</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hafta-sonu-havasizligi-yildizlar-kupasini-da-vurdu-5742</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hafta-sonu-havasizligi-yildizlar-kupasini-da-vurdu-5742</guid>
                <description><![CDATA[Hafta sonu \'Havasızlığı\' Yıldızlar Kupası\'nı da Vurdu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yildizlar_top.jpg" /></p>

<p>TYF Yelken Ligi 3. Ayak&nbsp;yarışları&nbsp;“Yıldızlar Kupası”&nbsp;olarak&nbsp;6-10 Mayıs&nbsp;tarihlerinde&nbsp;FB Doğuş Yelken Şubesi&nbsp;ev sahipliğinde&nbsp;İstanbul’da düzenlendi. Aynı zamanda&nbsp;420,&nbsp;470&nbsp;ve&nbsp;RS Feva&nbsp;sınıfları için&nbsp;Milli Takım seçmeleri&nbsp;niteliğindeki etkinlikte&nbsp;rüzgarsızlık&nbsp;yüzünden&nbsp;hiç yarış yapılamayınca, genel sıralama&nbsp;Ekim&nbsp;ve&nbsp;Ocak&nbsp;aylarında&nbsp;Urla’da gerçekleşen&nbsp;1.&nbsp;ve&nbsp;2. Ayak&nbsp;üzerinden değerlendirildi.</p>

<p>İstanbul’da&nbsp;TAYK’ın&nbsp;HDI Sigorta Kupası’nda&nbsp;9-10 Mayıs’ta yat sınıfında&nbsp;rüzgarsızlık&nbsp;nedeniyle&nbsp;hiç yarış yapılamazken&nbsp;aynı kaderi&nbsp;“küçük sınıflar”&nbsp;da paylaştı.&nbsp;&nbsp;<br />
TYF&nbsp;<em>(Türkiye Yelken Federasyonu)</em>&nbsp;organizasyonunda ve&nbsp;FB Doğuş Yelken Şubesi&nbsp;ev sahipliğinde&nbsp;6-10 Mayıs&nbsp;tarihlerinde düzenlenen&nbsp;TYF Yelken Ligi 3. Ayak Yıldızlar Kupası’nda&nbsp;5 gün&nbsp;boyunca&nbsp;yarış yapılabilecek rüzgar&nbsp;bulunamadı.&nbsp;<br />
Deyim yerinde ise&nbsp;“yaprak kıpırdatmayan”&nbsp;şartlar nedeniyle&nbsp;420,&nbsp;470&nbsp;ve&nbsp;RS Feva&nbsp;sınıflarında&nbsp;“geçerli”&nbsp;sayılabilecek yarış olmadı. Startı verilen bazı yarışlar ise&nbsp;abandone&nbsp;ile sonuçlandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(17).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>İLK İKİ AYAK GENEL SIRALAMAYI BELİRLEDİ</strong><br />
Aynı zamanda&nbsp;Milli Takım Seçmeleri&nbsp;niteliğindeki&nbsp;Yıldızlar Kupası’nda bu yüzden sonuca&nbsp;Ekim 2025&nbsp;ve&nbsp;Ocak 2026’da&nbsp;İzmir Urla’da gerçekleşen&nbsp;ilk iki ayakta alınan puanlarla&nbsp;gidildi.<br />
Elbette bu durum kimi sporcuları&nbsp;üzerken, kimilerini de&nbsp;sevindirdi. Zira&nbsp;İstanbul’da yapılacak mücadele,&nbsp;favoriler belli olsa&nbsp;dahi yine de yaşanabilecek&nbsp;talihsizlikler&nbsp;genel sonuçları etkileyebilirdi.<br />
ERKUT BUDAK İSTANBUL’DA YARIŞA ÇIKAMAYACAKTI<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yildizlar_up1.jpg" style="height:279px; width:301px" /></p>

<p>Sevinenlerden biri&nbsp;kuşkusuz&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü’nün&nbsp;<em>(İYK)</em>&nbsp;Optimist’ten gelen başarılı sporcusu&nbsp;Mehmet Erkut Budak&nbsp;idi. Zira&nbsp;420 Mix&nbsp;<em>(karma)</em>’te&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;ile ekip olan&nbsp;Budak,&nbsp;Ocak&nbsp;ayında&nbsp;Urla’daki yarışların sonunda&nbsp;fenalaşmış&nbsp;ve acil olarak&nbsp;İstanbul’a getirilerek tedavi altına alınmıştı.<br />
Beyin sapından kaynaklandığını öğrendiğimiz rahatsızlığını yenen genç sporcu,&nbsp;tedavisi sürdüğü&nbsp;için&nbsp;İstanbul’da yapılan&nbsp;3. Ayak&nbsp;yarışlarına&nbsp;katılamayacaktı. Ama&nbsp;İstanbul’da yarış yapılamayınca,&nbsp;1.&nbsp;ve&nbsp;2. Ayak&nbsp;genel sıralamadaki birinciliğine halel gelmedi.<br />
Böylece ekip arkadaşı&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;ile birlikte&nbsp;420 Mix’te hem&nbsp;genel birincilik&nbsp;kazandı, hem de&nbsp;Milli Takım’a seçildi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/yildizlar_up2.jpg" /><br />
<em>"Seçilenler", ödül töreninin ardından Milli Takım formalarını giydiler.</em><br />
Bu vesile ile&nbsp;Mehmet Erkut&nbsp;Budak'ı dereceye giren ve&nbsp;Milli Takım'a seçilen diğer sporcularla birlikte kutluyor, ayrıca&nbsp;“geçmiş olsun”&nbsp;dileklerimizi iletiyoruz.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/yildizlar_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/yildizlar_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
TYF Yelken Ligi’nde&nbsp;1.&nbsp;ve&nbsp;2. Ayak&nbsp;sonuçlarına göre&nbsp; genel sıralama şöyle:<br />
<strong>420 GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Mehmet Erkut Budak&nbsp;-&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Can Çaçur&nbsp;-&nbsp;Aras Şengün&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Lila Akçor&nbsp;-&nbsp;Osman Reşat Kozikoğlu&nbsp;(İstanbul YK)<br />
<br />
<strong>420 MIX</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Mehmet Erkut Budak&nbsp;-&nbsp;Ekin Derindere&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Lila Akçor&nbsp;-&nbsp;Osman Reşat Kozikoğlu&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Defne Koç&nbsp;-&nbsp;Ahmet Bora Yenigün&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>420 KIZLAR</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Elif Kayacık&nbsp;-&nbsp;Ece Aksoy&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Ada Kalemdaroğlu&nbsp;-&nbsp;Mira Utlu&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Melis Pehlivan&nbsp;-&nbsp;Zeynep Ela Balkanlı&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
<br />
<strong>420 U15 GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Simla Şengün&nbsp;-&nbsp;Tuna Altun&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
<br />
<strong>420 U17 KIZLAR</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Elif Kayacık&nbsp;-&nbsp;Ece Aksoy&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Ada Kalemdaroğlu&nbsp;-&nbsp;Mira Utlu&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Melis Pehlivan&nbsp;-&nbsp;Zeynep Ela Balkanlı&nbsp;(FB Doğuş Yelken)&nbsp;<br />
<br />
<strong>420 U17 MIX</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Ege Ekin&nbsp;-&nbsp;Ece Yanık&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Can Erden&nbsp;-&nbsp;Dilay Tekşan&nbsp;(GS Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>420 U17 GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Elif Kayacık&nbsp;-&nbsp;Ece Aksoy&nbsp;(FB Doğuş Yelken)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Poyraz Muzaffer Bilek&nbsp;-&nbsp;Noyan Mesut Bilek&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Ege Ekin&nbsp;-&nbsp;Ece Yanık&nbsp;(Göztepe Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>470 MIX GENÇ</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Özlem Irmak Tomak&nbsp;-&nbsp;Efe Özgenç&nbsp;(GS Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>470 MIX GENEL</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1.&nbsp;Özlem Irmak Tomak&nbsp;-&nbsp;Efe Özgenç&nbsp;(GS Yelken Şubesi)<br />
<br />
<strong>RS FEVA U17 ERKEK</strong><br />
&nbsp; &nbsp;1. Ada Bengi&nbsp;-&nbsp;Mehmet Akbaş&nbsp;(İstanbul YK)<br />
&nbsp; &nbsp;2.&nbsp;Emir Keleş&nbsp;-&nbsp;Alp İlhan Sincer&nbsp;(İzmir BB GSK - Arkas Çeşme YK<br />
&nbsp; &nbsp;3.&nbsp;Demir Kahraman&nbsp;-&nbsp;Sarp Üstünkarlı&nbsp;(Arkas Çeşme YK)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:05:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HDI Sigorta Kupası’nda Niyet Var, Yarış Yok</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hdi-sigorta-kupasinda-niyet-var-yaris-yok-5741</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hdi-sigorta-kupasinda-niyet-var-yaris-yok-5741</guid>
                <description><![CDATA[HDI Sigorta Kupası’nda Niyet Var, Yarış Yok]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_top.jpg" /></p>

<p>TAYK 2026 Trofesi’nin&nbsp;2’nci ayağı&nbsp;Komodorlar Serisi-2 / HDI Sigorta Kupası 9-10 Mayıs&nbsp;tarihlerinde yapılacaktı.&nbsp;“Yapılacaktı”&nbsp;dedik zira&nbsp;iki günde üç yarışın&nbsp;hedeflendiği hafta sonunda&nbsp;yetersiz rüzgar&nbsp;nedeniyle sonuç alınamadı.&nbsp;30 teknenin&nbsp;kayıt verdiği etkinlikte ilk gün&nbsp;coğrafi&nbsp;rotaya bir&nbsp;“deneme”&nbsp;yapıldı ama teknelerin&nbsp;Kınalıada’nın güneyinde&nbsp;“çakılması”&nbsp;üzerine&nbsp;abandone&nbsp;edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(16).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>Tüm tahminler,&nbsp;Komodorlar Serisi-2 / HDI Sigorta Kupası’nın yapılacağı&nbsp;9-10 Mayıs&nbsp;günleri için umutsuzdu. Ancak yine de&nbsp;Yarış Kurulu’nu taşıyan Komite Botu,&nbsp;“bir sürpriz hava yakalama”&nbsp;umudu ile erkenden marindan ayrılıp,&nbsp;Caddebostan-Kınalıada&nbsp;arasında konuşlandı.<br />
TAYK’ın sezon açılış yarışını&nbsp;<em>(Komodorlar Serisi-1 / Captain Haddock Kupası)</em>&nbsp;yöneten&nbsp;Feyza Kayran Gül&nbsp;bu kez başhakemliği&nbsp;Gökhan Caner’e devretmiş, kendisi de&nbsp;Gökhan Veziroğlu&nbsp;ile birlikte&nbsp;“line boat”ta görev almıştı.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_up1.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_up2.jpg" style="height:244px; width:349px" /><br />
<em>Ataköy ve Setur Kalamış marinalarındaki inşaatlar yüzünden kullandığı iki ofisi birden devre dışı kalan TAYK'ta Gökhan Caner, yarışla ilgili yazışmaları kulübün minibüsünden yapmak zorunda<br />
kaldı. Ancak bu göçebe yaşam yakında sona erecek. TAYK'ın Moda'da bir ofis kiraladığı, tadilat tamamlandığında yakında taşınacağı öğrenildi.&nbsp;</em>&nbsp;&nbsp;<br />
Yapılan rüzgar ölçümleri, tahminleri doğrular nitelikteydi.&nbsp;90&nbsp;dereceden&nbsp;<em>(doğu)</em>&nbsp;3 knot’lık&nbsp;cılız esinti&nbsp;ilerleyen dakikalarda&nbsp;110&nbsp;dereceye&nbsp;<em>(gündoğusu-keşişleme)</em>&nbsp;döndü ancak gücünde değişiklik olmayınca saat&nbsp;11.45’te&nbsp;tehir&nbsp;flaması Komite Botu’nda toka edildi.<br />
Saatler&nbsp;12.15’i gösterdiğinde, rüzgar&nbsp;130&nbsp;dereceden&nbsp;<em>(keşişleme)</em>&nbsp;5-6 knot&nbsp;ile&nbsp;kendini gösterince&nbsp;hazırlıklar başladı. Ancak&nbsp;oynak yönü&nbsp;nedeniyle şamandıra yarışı&nbsp;rafa&nbsp;kaldırıldı,&nbsp;Kınalıada&nbsp;ve&nbsp;Burgazada’nın dönüleceği yaklaşık&nbsp;10 deniz mili&nbsp;mesafeli&nbsp;“Rota-1”in uygulanacağı ekiplere duyuruldu.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
İlk start&nbsp;20 teknenin&nbsp;yer aldığı&nbsp;IRC0-1-2&nbsp;gruplarına verildi. Onlar&nbsp;0.7 deniz miline&nbsp;atılan&nbsp;rüzgarüstü şamandırasına&nbsp;doğru yükselirken&nbsp;IRC3-4&nbsp;ve&nbsp;Gezi Go’daki&nbsp;9 tekne&nbsp;için start düdüğü bir kez daha çaldı.<br />
Ne var ki filoyu&nbsp;Kınalıada’ya kadar taşıyan&nbsp;6 knot’lık rüzgar,&nbsp;adanın güneyinde tükendi. Tekneler bulundukları yerde saatlerce bocalayıp, akıntının da etkisi ile&nbsp;açığa kaymaya&nbsp;başlayınca&nbsp;“imkansız yarış”&nbsp;abandone edildi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/hdi_sigorta_26_up3.jpg" /><br />
İkinci gün şartlarda bir&nbsp;değişiklik gözlenmedi. Dolayısıyla bu kez&nbsp;“denenecek”&nbsp;bir rüzgar dahi yoktu. Hal böyle olunca,&nbsp;HDI Sigorta Kupası&nbsp;start verilemeden sona erdi. Geriye de bu fotoğraflar kaldı.&nbsp; &nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/hdi_sigorta_26_sb_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a>&nbsp;&nbsp; &nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 09:00:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/arama-kayitlari-sahte-odemeler-gercek-5740</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/arama-kayitlari-sahte-odemeler-gercek-5740</guid>
                <description><![CDATA[Arama kayıtları sahte, ödemeler gerçek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni bir Android dolandırıcılığı olan CallPhantom</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>kullanıcıları nasıl kandırıyor?</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik şirketi ESET, Google Play'de herhangi bir numara için arama geçmişi sağladığını iddia eden ve kaldırılmadan önce yedi milyondan fazla kez indirilmiş olan sahte uygulamaları ortaya çıkardı. Yeni bir Android dolandırıcılığı olan CallPhantom, ödeme karşılığında herhangi bir telefon numarasının arama kayıtlarına, SMS kayıtlarına ve WhatsApp arama geçmişine erişim sağladığını iddia ediyor. Bazı CallPhantom uygulamaları, Google Play'in resmî faturalandırma sistemini atlatarak kurbanların para iadesi alma çabalarını zorlaştırıyor.</strong></p>

<p>ESET'in CallPhantom adını verdiği &nbsp;uygulamalar, herhangi bir telefon numarasının arama geçmişine, SMS kayıtlarına ve hatta WhatsApp arama kayıtlarına erişim sağladığını iddia ediyor. Bu sözde özelliği etkinleştirmek için kullanıcılardan ödeme yapmaları isteniyor ancak karşılığında aldıkları tek şey rastgele oluşturulan veriler. ESET’in araştırması, toplamda 7,3 milyondan fazla kez indirilmiş 28 adet bu tür sahte uygulamayı tespit etti. &nbsp;ESET App Defense Alliance ortağı olarak bulgularını Google’a bildirdik ve Google, bu raporda tespit edilen tüm uygulamaları Google Play’den kaldırdı.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong></p>

<p>CallPhantom uygulamaları, ağırlıklı olarak Hindistan ve daha geniş Asya Pasifik bölgesindeki Android kullanıcılarını hedef alıyor. Uygulamaların çoğunda Hindistan'ın +91 ülke kodu, önceden seçili olarak geliyor ve bu uygulamalar, esas olarak Hindistan'da kullanılan bir ödeme sistemi olan UPI'yi destekliyor.</p>

<p><strong>CallPhantom dolandırıcılığını ortaya çıkaran ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko</strong>&nbsp;şu açıklamayı yaptı: “Kasım 2025’te, Google Play’de bulunan Call History of Any Number adlı bir uygulamayı tartışan bir Reddit gönderisiyle karşılaştık. Beklendiği gibi analizimiz bu uygulama tarafından sağlanan ‘arama geçmişi’ verilerinin tamamen uydurma olduğunu gösterdi — uygulama rastgele telefon numaraları oluşturuyor ve bunları doğrudan koda gömülmüş sabit isimler, arama saatleri ve arama süreleriyle eşleştiriyor.”</p>

<p>Genel olarak, CallPhantom uygulamaları basit bir kullanıcı arayüzüne sahip ve müdahaleci veya hassas izinler talep etmez — buna gerek yoktur. Tesadüfen, bu uygulamalar gerçek arama, SMS veya WhatsApp verilerini alabilecek herhangi bir işlev içermez.</p>

<p>ESET'in analiz ettiği CallPhantom uygulamalarında araştırmacılar, üç farklı ödeme yönteminin kullanıldığını gördü; bunlardan ikisi Google Play'in ödeme politikasını ihlal ediyor. Bazı uygulamalar, Google Play'in resmî faturalandırma sistemi üzerinden aboneliklere dayanıyordu. Diğerleri ise üçüncü taraflar aracılığıyla yapılan ödemelere dayanıyordu; bazı durumlarda, ödeme kartı ödeme formları doğrudan CallPhantom uygulamalarına dâhil edilmişti.</p>

<p>Sahte hizmet için talep edilen ücretler, uygulamalar arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Uygulamalar ayrıca haftalık, aylık veya yıllık hizmetler gibi farklı abonelik paketleri sunuyor gibi görünüyor; talep edilen en yüksek fiyat 80 ABD doları. En düşük “abonelik kademesi” için talep edilen ortalama fiyat 5 Euro.</p>

<p>Genel olarak, resmî Google Play faturalandırma sistemi üzerinden satın alınan abonelikler iptal edilebilir. Bu blog gönderisinde açıklanan 28 uygulama için uygulamalar Google Play'den kaldırıldığında mevcut abonelikler iptal edildi. Bazı durumlarda, Google Play satın alımları için geri ödeme yapılabilir. Satın alma işlemi Google Play dışında gerçekleştirildiyse — örneğin, uygulama içinden ödeme kartı bilgilerinin girilmesi veya üçüncü taraf hizmetler aracılığıyla ödeme yapılması gibi — Google aboneliği iptal edemez veya para iadesi yapamaz; bu durumda kullanıcıların ödeme sağlayıcılarıyla iletişime geçmesi gerekir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 10:36:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Provezza, 52 Super Series İlk Ayakta Şampiyonluğu Kıl Farkı Kaçırdı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/provezza-52-super-series-ilk-ayakta-sampiyonlugu-kil-farki-kacirdi-5739</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/provezza-52-super-series-ilk-ayakta-sampiyonlugu-kil-farki-kacirdi-5739</guid>
                <description><![CDATA[Provezza, 52 Super Series İlk Ayakta Şampiyonluğu Kıl Farkı Kaçırdı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/52_puerto-portals_26_top.jpg" /></p>

<p>Dünyanın önde gelen&nbsp;tek gövdeli&nbsp;ve&nbsp;one-design&nbsp;tekneler ligi&nbsp;52 Super Series’de&nbsp;2026&nbsp;sezonu&nbsp;4-9 Mayıs&nbsp;tarihlerinde yapılan&nbsp;Puerto Portals Yarış Haftası&nbsp;ile başladı.&nbsp;9 yarışla&nbsp;tamamlanan seride ilk ayak şampiyonluğu&nbsp;ABD&nbsp;bayraklı&nbsp;Sled&nbsp;<em>(Takashi Okura)</em>&nbsp;ile&nbsp;Ergin İmre’nin&nbsp;Türk&nbsp;bayraklı&nbsp;Provezza’sı arasında gidip geldi. Sonunda&nbsp;Sled 42 puanla&nbsp;birinciliğe uzanırken,&nbsp;Provezza 56 puanla 4’ücü&nbsp;oldu.</p>

<p>Bir aylık&nbsp;hazırlık kampı&nbsp;sonrasında yelkenin&nbsp;“Devler Ligi”nde sıkı rekabet&nbsp;Puerto Portals 52 Super Series Yelken Haftası&nbsp;ile başladı.&nbsp;İspanya,&nbsp;Mallorca’da düzenlenen açılış mücadelesine aralarında&nbsp;Türkiye’den&nbsp;Ergin İmre’nin&nbsp;Provezza’sı da dahil olmak üzere&nbsp;11 ülkeden 14 ekip&nbsp;katıldı.&nbsp;<br />
4 Mayıs’ta başlayan ve&nbsp;10 yarış&nbsp;hedeflenen seri,&nbsp;liderlik için yaşanan dramatik değişiklikler&nbsp;ve&nbsp;inişli-çıkışlı sonuçlarla 9 Mayıs’ta&nbsp;9 yarışla&nbsp;tamamlandı.&nbsp;Takashi Okura'nın&nbsp;Sled’i&nbsp;2026&nbsp;sezonunun açılış yarışında&nbsp;kıl payı bir zafer&nbsp;elde ederek&nbsp;haftanın genel şampiyonu&nbsp;oldu.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>LİDERLİK İÇİN ÇETİN MÜCADELE</strong><br />
İlk gün&nbsp;yapılan&nbsp;iki yarışın&nbsp;ardından&nbsp;Taylandlı Vayu&nbsp;ekibi,&nbsp;“erken liderliği”&nbsp;yakaladı, ancak sevinci uzun sürmedi.&nbsp;ikinci gün&nbsp;liderliği&nbsp;Provezza’ya terk ederken&nbsp;İtalya'dan&nbsp;Alkedo Vitamina&nbsp;yükselişe geçti.&nbsp;<br />
6 yarış&nbsp;geride kaldığında&nbsp;ABD’li&nbsp;Sled&nbsp;liderliğe yükseldi.&nbsp;John Cutler&nbsp;dümenciliğinde ve&nbsp;Hamish Pepper&nbsp;taktisyenliğindeki&nbsp;Provezza&nbsp;ikinci durumdaydı. Devamında&nbsp;Provezza&nbsp;ile&nbsp;Sled&nbsp;arasında&nbsp;çetin mücadele&nbsp;yeşandı.&nbsp;7’nci yarış sona erdiğinde&nbsp;Provezza&nbsp;liderliği yeniden ele geçirip&nbsp;Sled’i ikinciliğe itti.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>SLED ŞAMPİYONLUĞA İMZASINI ATTI</strong><br />
Ancak serideki&nbsp;son iki yarışta&nbsp;olağanüstü bir istikrar sergileyip taktik geliştiren&nbsp;Sled,&nbsp;Ergin İmre’nin&nbsp;Provezza’sı ile&nbsp;Vasco Vascotto'nun&nbsp;Platoon Aviation'ından gelen&nbsp;baskıyı&nbsp;savuşturarak&nbsp;bir birincilik bir üçüncülük&nbsp;derecesi ile genel sıralamada&nbsp;42 puanla birinci&nbsp;olup&nbsp;Puerto Portals’ın&nbsp;şampiyonluğuna&nbsp;adını yazdırdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(16).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
Platoon Aviation 51 puanla&nbsp;ikinci,&nbsp;yeni ekibi&nbsp;ile yarışan&nbsp;Hollandalı No Way Back&nbsp;serideki ilk yarışında&nbsp;52 puanla&nbsp;üçüncü olurken,&nbsp;Provezza 56 puanla&nbsp;dördüncü sırada yer aldı.<br />
52 Super Series’de ikinci ayak&nbsp;15-20 Haziran’da&nbsp;Rolex TP52 Dünya Şampiyonası&nbsp;olarak&nbsp;Sardunya,&nbsp;Porto Cervo’da yapılacak.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>QUANTUM RACING “ZİRVEDE” BIRAKTI</strong><br />
52 Super Series 2026’ya&nbsp;eklenenlerle&nbsp;birlikte&nbsp;çekilenler&nbsp;de vardı...<br />
En önemli&nbsp;“ayrılık”&nbsp;geçen yılın&nbsp;Dünya Şampiyonu&nbsp;olan&nbsp;Doug DeVos’un&nbsp;Terry Hutchinson&nbsp;taktisyenliğinde yarışan&nbsp;American Magic Quantum Racing’i…<br />
<br />
2025’i hem&nbsp;sezon, hem&nbsp;Dünya Şampiyonluğu&nbsp;ile kapatan&nbsp;American Magic Quantum Racing’in&nbsp;2026 sezonunda 52 Super Series’den “çekileceği”&nbsp;kararı,&nbsp;27 Eylül 2025’te&nbsp;Porto Cervo'daki kapanış yarışın ardından duyurulmuştu.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
Alınan bu kararın nedenlerinden biri,&nbsp;takım sahibi&nbsp;ve&nbsp;serinin kurucularından Doug DeVos’un,&nbsp;18 yıllık yoğun bir serüvenin ardından ailesine ve torunlarına daha fazla zaman ayırmak istemesi&nbsp;ve bu nedenle&nbsp;aktif yarışçılığa&nbsp;ara vermesi…<br />
Diğeri,&nbsp;American Magic’in enerjisi ile kaynaklarının büyük bölümünü&nbsp;America's Cup&nbsp;ve&nbsp;Sail GP&nbsp;projelerine yönlendirme stratejisi…<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_25.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_25.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_26.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_26.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_27.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_27.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>EKİP VE TEKNE "NO WAY BACK"E GEÇTİ</strong><br />
Bu gelişmelerin ardından&nbsp;12 yılda 7 kez şampiyonluk&nbsp;elde eden&nbsp;Quantum Racing’in efsanevi yelkenci ve taktisyeni&nbsp;Terry Hutchinson&nbsp;ile&nbsp;başarılı genç ekibnin ne olacağı&nbsp;merak edildi.<br />
Terry Hutchinson’ın da aralarında olduğu&nbsp;yarış ve teknik ekibin&nbsp;büyük bölümünün&nbsp;Botin&nbsp;tasarımı tekne ile birlikte&nbsp;2026&nbsp;sezonunda&nbsp;Hollandalı&nbsp;yelkenci&nbsp;Pieter Heerema&nbsp;liderliğindeki&nbsp;"No Way Back"e devredildiği öğrenildi<br />
Yukarıda da değindiğimiz gibi&nbsp;"No Way Back",&nbsp;Puerto Portals&nbsp;ile serideki ilk mücadelesini&nbsp;üçüncü&nbsp;bitirdi.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_28.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_28.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_29.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_29.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_30.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_30.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_31.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_31.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_32.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_32.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_33.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_33.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>PUERTO PORTALS 52 SUPER SERIES&nbsp;</strong><br />
SAILING WEEK (Overall)<br />
<em>4-9 Mayıs 2026 / Mallorca (İspanya)</em><br />
<br />
01.&nbsp;Sled&nbsp;(ABD)&nbsp;<em>Takashi Okura</em>&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;2 - 7 - 9 - 2 - 3 - 2 - 13 - 1 - 3&nbsp;(42)&nbsp;<br />
02.&nbsp;Platoon Aviation&nbsp;(GER)&nbsp;<em>Harm Müller-Spreer</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;7 - 11 - 5 - 3 - 5 - 3 - 10 - 3 - 4&nbsp;(51)&nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
03.&nbsp;No Way Back&nbsp;(NED)&nbsp;<em>Pieter Heerema</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;3 - 8 - 6 - 10 - 7 - 4 - 3 - 6 - 5&nbsp;(52)&nbsp;<br />
04.&nbsp;Provezza&nbsp;(TUR)&nbsp;<em>Ergin Imre</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;5 - 2 - 3 - 4 - 13 - 7 - 1 - 7 - 14&nbsp;(56)&nbsp;&nbsp;<br />
05.&nbsp;Alkedo Vitamina&nbsp;(ITA)&nbsp;<em>Andrea Lacorte</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;9 - 9 - 1 - 1 - 6 - 14 - 2 - 9 - 7&nbsp;(58)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
06.&nbsp;Crioula&nbsp;(BRA)&nbsp;<em>Eduardo &amp; Renato Plass</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;10 - 5 - 4 - 6 - 9 - 1 - 11 - 5 - 8&nbsp;(59)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
07.&nbsp;Gladiator&nbsp;(GBR)&nbsp;<em>Tony Langley</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;6 - 3 - 8 - 5 - 8 - 6 - 5 - 8 - 10&nbsp;(59)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
08.&nbsp;Alpha +&nbsp;(HKG)&nbsp;<em>Shawn &amp; Tina Kang</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;4 - 10 - 10 - 9 - 2 - 11 - 8 - 4 - 9&nbsp;(67)&nbsp;&nbsp;<br />
09.&nbsp;Paprec&nbsp;(FRA)&nbsp;<em>Jean-Luc Petithuguenin</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;14 - 6 - 2 - 13 - 10 - 12 - 12 - 2 - 1&nbsp;(72)&nbsp; &nbsp;<br />
10.&nbsp;Trinity Racing&nbsp;(SWE)&nbsp;<em>Joakim Sundberg</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;8 - 1 - 15 (DNS) - 8 - 4 - 9 - 6 - 11 - 11&nbsp;(73)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
11.&nbsp;Teasing Machine&nbsp;(FRA)&nbsp;<em>Eric de Turckheim</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;12 - 15 (DNF) - 1 (PEN) - 11 - 12 - 1 - 8 - 7 - 14 - 2&nbsp;(83)&nbsp;<br />
12.&nbsp;Vayu&nbsp;(THA)&nbsp;<em>Whitcraft Family</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;1 - 4 - 12 - 14 - 11 - 13 - 9 - 10 - 12&nbsp;(86)&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
13.&nbsp;Alegre&nbsp;(GBR)&nbsp;<em>Andy Soriano</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;11 - 12 - 7 - 11 - 12 - 5 - 14 - 12 - 6&nbsp;(90)&nbsp;&nbsp;<br />
14.&nbsp;Caballo Loco&nbsp;(BRA)&nbsp;<em>Mauro Dottori &amp; Fabio Cotrim</em><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;13 - 13 - 13 - 7 - 14 - 10 - 4 - 13 - 13&nbsp;(100)<br />
<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_34.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_34.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_35.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_35.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_36.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/52_puerto-portals_26_mr_36.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>52 SUPER SERIES 2026 TAKVİMİ&nbsp;</strong><br />
<br />
4-9 Mayıs:&nbsp;Puerto Portals 52 Super Series Sailing Week<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Puerto Portals, Mallorca)</em><br />
15-20 Haziran:&nbsp;Rolex TP52 World Championship Porto Cervo 2026<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Porto Cervo, Sardinya)</em><br />
20-25 Temmuz:&nbsp;Marina Rubicon Lanzarote 52 Super Series Sailing Week<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Lanzarote, Kanarya Adaları)</em><br />
24-29 Ağustos:&nbsp;Puerto Calero Lanzarote 52 Super Series Royal Cup<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Lanzarote, Kanarya Adaları)</em><br />
5-10 Ekim:&nbsp;52. Super Series Valencia Sailing Week<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Valencia, İspanya)</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:00:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sir Oswald Walters Brierly’nin İstanbul resimleri</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sir-oswald-walters-brierlynin-istanbul-resimleri-5738</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sir-oswald-walters-brierlynin-istanbul-resimleri-5738</guid>
                <description><![CDATA[Sir Oswald Walters Brierly’nin İstanbul resimleri]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kraliçe Victoria'nın resmî Deniz (Marine) Ressamı&nbsp;<br />
Sir Oswald Walters Brierly’nin İstanbul resimleri<br />
Yazan: Osman Öndeş</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(22).jpg" style="height:643px; width:800px" /></p>

<p><em>Ariadne Dolmabahçe önlerinde; Ressam Oswald Walters &nbsp;Brierly.</em></p>

<p>Times &nbsp;yazarlarından <strong>William Howard Russell</strong>, &nbsp;VII Edward unvanıyla &nbsp; Büyük Britanya İmparatorluğu &nbsp;kralı olacak &nbsp;<strong>Wales Prensi Albert Edward </strong>ve &nbsp;nişanlısı olan <strong>Prenses Alexandra Christina </strong>’nın 1869’da İstanbul’a yaptıkları geziyi &nbsp;bir kitap haline getirmiştir. Denizcilik ressamlığı ve Deniz mühendisliği alanındaki çalışmalarıyla tanınan, Kraliçe Victoria'nın resmi Deniz ressamı (Marine Painter to the Queen) Sir Oswald Walters Brierly &nbsp;de &nbsp;Wales Prensi Albert Edward ve eşi Prenses Alexandra Christina’nın &nbsp;Mısır’ı, İstanbul’u ve Sivastopol’u kapsayan bu gezisini &nbsp;renkli kalem ve suluboya tablolarıyla &nbsp;belgeler haline getirmiştir. Bu tabloların bazıları ileriki yıllarda yağlıboya tablolar halinde müzelerin koleksiyonlarına intikal etmiştir.Bunların birkısmı &nbsp;İstanbul’a aittir ki, Sir Oswald Walters Brierly’in sanatçı olarak adı ve eserleri &nbsp;Türk basınında bu makalem &nbsp;vesilesiyle yeralmaktadır.</p>

<p>Sir Oswald Walters Brierly-1817’de Chester’de &nbsp;fizikci ve amatör bir ressam ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Sass Academy’de okudu ve ardından gemi inşa ve denizcilik öğrenimi için Plymouth’a gitti. &nbsp;1841’de &nbsp;Wanderer isimli gemiyle dünya seyahatine çıktı. Avusturalya’ya vardıklarında &nbsp;New South Wales’e yerleşmeye karar verdi. Bu ülkede birtaraftan madencilik alanında çalışırken, diğer taraftan da çoğunlukla suluboya, çini ve &nbsp;renkli kalem çalışmalarıyla &nbsp;birçok resim meydana getirdi. 1851’de yeniden İngiltere’ye döndü ve Baltık Filosu’ndaki St. Jean Acre isimli gemiye gözlemci ressam olarak katıldı. 1855’de ise &nbsp;Rodney isimli savaş gemisiyle Kırım Harbi olaylarını resimlemek üzere İstanbul’a, oradan Kırım’a gitti.1864’de Brierly &nbsp;Kont Glichen’in komutasındaki HMS Racoon isimli harp gemisiyle Norveç’e seyahat etti ve &nbsp;ardından Prens Alfred’in komutasındaki &nbsp;HMS Galatea’ya katıldı. 1867’de &nbsp;Duke of Edinbrugh’un daveti üzerine dünya seyahatine çıksa da, Duke’e karşı girişilen bir suikast teşebbüsü bu programın iptaline neden oldu. Brierly &nbsp; bir süre sonra &nbsp; Wales Prensi Alfred Edward ve nişanlısı &nbsp;Prenses Alexandra Christina’nın daveti üzerine 1869’da &nbsp;Mısır, İstanbul ve Karadeniz &nbsp;uğraklarını içeren uzun bir geziye yine &nbsp;gözlemci sanatçı olarak katıldı.Ömrünün son yıllarında maddi açıdan güç yaşam koşulları içersinde kaldığı birsırada &nbsp;kendisine asalet ünvanı tevcih edildi ve Sir Oswald Walters Brierly olarak &nbsp; onurlandırıldı. 1894’de vefatından sonra &nbsp;5 Nisan 1895’de &nbsp;eserlerinden oluşan Talbotype Galerisi’nde açılan &nbsp;sergi, Wales Prensi tarafından &nbsp;ziyaret edildi. Eserlerinde çoğunlukla &nbsp;renkli kalem kullanmış ve suluboya ile zenginleştirmiştir. Bazı eserlerini bütünüyle suluboya tekniğiyle çizmişse de, &nbsp;çini mürekkebi ve kalem kullandığı hayli eseri de vardır. ABD’deki &nbsp;Hunter Museum of American Art’da 1982’de tablolarından oluşan bir &nbsp;sergi açılmıştır..<br />
Sanatçının esereri uzun yıllar içinde &nbsp;suluboya olarak renklerini hayli kaybetmiştir.Bu durumda Chatgpt/Yapay Zeka’ya başvurarak, bu tabloların yeniden canlı şekilde görüntünlenmesi sağladığımı da ilave etmek isterim.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(12).jpg" style="height:591px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Tophane ve &nbsp;Nusretiye Camii &nbsp;sahili.Kaynak: Oswald Walters Brierly, Suluboya tablo.</em></p>

<p>Bu öykü şöyle başlar; Prens Albert Edward &nbsp;ve &nbsp;nişanlısı &nbsp;Prenses Alexandra Christina Mısır Pramitler’ine olan hudutsuz &nbsp;merakları nedeniyle &nbsp;bir kraliyet gezisini düzenlenmesini istemişlerdi. &nbsp;Bu gezi 1869 yılında gerçekleşti ve &nbsp;Prens ve Prenses önce &nbsp;Mısır &nbsp;arkeolojik gezisini tamamladılar. Bu gezi sırasında inşaatı bitmek üzere olan Süveyş Kanalı’nı da gezdiler.&nbsp;<br />
Kraliyet davetlileri arasında &nbsp;Afrika’daki &nbsp;gizemli uygarlıkları ve &nbsp;zenginlikleri &nbsp;araştıran &nbsp;Sir Samuel Baker, Doğalyaşamcı &nbsp;Richard Owen, deniz ressamı &nbsp;Oswald Walters Brierly ve Times &nbsp;yazarlarından William Howard Russell ve Mühendis M. de Lesseps de &nbsp;yeralmaktaydılar.<br />
William Howard Russell’ın &nbsp;dikkatli bir araştırmacı yazar olarak yayınladığı gezi notlarından oluşan eserde aktarıldığı üzere; Wales Prensi Albert Edward ve Prenses Alexandra Christina 1865’de Birinci Cataract olarak tanımlanan Mısır’daki &nbsp;Aswan’a yakın olan bölgeyi ilkkez &nbsp;gezmiştir. 1869 gezisinde ise &nbsp; İkinci Cataract olan &nbsp;tanımlanan ve günümüzde Nasır gölü olarak bilinen Nubia’da &nbsp;yapılan kazıları incelemek &nbsp;gibi bir &nbsp;arkeolojik &nbsp;ilgileri ağır basmıştır. Bu gezinin çok ilginç sayılacak &nbsp;son &nbsp;bölümü İstanbul’da geçirdikleri günlerdir. Süveyş’e yaptıkları &nbsp;geziyi tamamladıktan sonra yeniden Kraliyet heyetini taşıyan Kraliyet yatı &nbsp;<strong>Ariadne</strong> 29 Mart günü &nbsp;Rodos’tan &nbsp;Çanakkale Boğazı’na hareket etmiş &nbsp;1 Nisan sabahı ise &nbsp;İstanbul’a varmıştır.&nbsp;<br />
Paskalya yortusuna rastlayan 20 Mart pazartesi, esintili güzel bir gündür ve Kraliyet yatı Ariadne &nbsp;saat 20.00 de Rodos’tan ayrılır. Saatte 10 deniz mili süratle refakat gemisi &nbsp;Psyche eşliğinde düzenli dalgaların üzerinden sekerek yol almaya başlar. Ariadne’nin iyi bir rüzgar yakalamasına sevinirken rüzgar şiddetlenir ve yelkenler direğe vurmaya başlar. Bütün yelkenleri küçültürlerse de &nbsp;dalgalar pruvadan bindirir. Prenses &nbsp;kendisini kötü hissetmemekle beraber &nbsp;kamarasına çekilir.</p>

<p><strong>Ariadne Çanakkale Boğazı’na yaklaşıyor</strong><br />
William Howard Russell &nbsp;şöyle anlatır; 30 Mart-Ege &nbsp;adaları arasında seyir ediyoruz. Günün ışımasıyla birlikte mavi denizde beyaz köpüklerle sarılı kara bir leke olarak Patnos gözüktü. Onu Levitha takip etti. Gün doğmadan Çanakkale’ye girmek istemediğimizden süratimizi düşürdük. Psyche bizi geçti. Fakat sonra yavaş yavaş yakaladık. Akşamüzeri görüntüyü iyice kısıtlayan puslu bir havada iki gemi birlikte seyrederken Truva ovası sancağımızdaydı.</p>

<p><strong>31 Mart ve işte Çanakkale Boğazı!</strong><br />
Saat sabahın 10’ unda pruvamızın iskele tarafında Kilitbahir ve Çanakkale Kalesi sancak tarafımızda &nbsp;idi. Demir atarken her iki hisarın surlarından da selamlanıyoruz. Ariadne demir attıktan sonra İngiliz Sefiri Majesteleri Hon. H. Elliot, Bay Lionel Moore, Bay Kennedy ve yardımcı konsolos Bay Wrench güverteye çıktılar. Rauf Paşa da kraliyet misafirlerini padişah namına karşılamak ve saygılarını sunmak üzere padişahın stimli yatı Pertev Piyale ile gelmişti.<br />
Prens ve maiyeti hisarlardan ve gemilerden top atışı selamları ile birlikte kendilerini Çanak’a götürecek olan maiyet stimli yatına bindiler. Prens burada Çanakkale valisi Eyüp Paşa tarafından karşılandı ve birbirleriyle selamlaştıktan sonra prens kaleden içeri doğru yürüdü.Dev bir top atışa hazırlanmıştı. Topun atışını seyretmek için prens ve maiyeti surlarda yerlerini aldılar.Psyche, Caradoc ve Pertev Piyale &nbsp;gemilerinin takip ettiği &nbsp;Ariadne Çanakkale’den sonra ikindi üzeri Gelibolu’ya uğrak yaptı. Ariadne eski &nbsp;kale &nbsp;rıhtımına doğru yol almaya başlayınca bunu gören halk sahile koşmaya başlar. Prens ve maiyetini karaya götürecek olan filikalar indirildiğinde rıhtımda kalabalık bir halk kitlesi onları beklemekteydi. Kendilerini paşanın yolladığı zabit ve İngiliz viskonsülü karşıladı &nbsp;ve dar sokaklardan geçerek çoğu Kırım savaşında can vermiş İngiliz askerlerinin mezarlarını &nbsp;ziyaret ettiler. &nbsp;</p>

<p><strong>Prens ve Prenses İstanbul’da&nbsp;</strong><br />
1 Nisan Perşembe sabah saatlerinde Ariadne artık İstanbul önlerine varmıştı. &nbsp; Prens ve Prenses misafirleriyle &nbsp;İstanbul’un göğe yükselen camilerinin ve minarelerinin efsunlu &nbsp;tablosunu seyretmeye başladılar.. Sarayburnu’na yaklaştıklarında ise bayraklarla süslenmiş İngiliz sakinleriyle dolu teknelerden &nbsp;“Allah Kraliçeyi korusun” sesleriyle &nbsp;Prensi ve Prensesi karşılama yapıyorlardı.<br />
Prensi ve Prensesi görünce stimbotlardan, sandallardan &nbsp;gelen alkış ve tezahüratlar iyice artıyordu. Güvertede başlarında Yüzbaşı Poere olan deniz piyadeleri, şeref kıtası tam donanımlı &nbsp;olarak hazır taburdaydılar..<br />
William Howard Russell &nbsp;şöyle devam eder; &nbsp;“Filikalar indirildi ve prens maiyetiyle padişahın tahsis ettiği &nbsp;ihtişamlı &nbsp;saltanat kayığıyla gemiden ayrıldı. Majesteleri silistre çalınarak saltsanat kayığına &nbsp;geçtiğinde, rıhtımlardaki insanların alkışları arasında Boğazdaki flamalarla donatılmış Türk &nbsp;zırhlılarından ve Sarayburnu’ndan majestelerine selam salvosu atıldı, dans eden dalgaların üzeri kayık ve istimbotlarla doluydu. Ariadne ve Psyche eşliğinde kraliyet sancağını taşıyan Pertev Piyale, Tophane &nbsp;rıhtımlarına ulaştı. Gördüğümüz &nbsp;kayıklardan &nbsp;en muhteşem olanı padişahın ondört çifte kürekle donatılmış &nbsp;saltanat kayığı ve ipek mintanlı kürekçilerle diğer üç saltanat kayığı takip ederken teşrifat Nazırı Başvezir Ali Paşa ve Kamil Bey &nbsp;onlara eşlik ettiler.”<br />
Sultan Abdülmecid &nbsp;rıhtımda kendilerini karşıladı ve &nbsp;iki ülke arasındaki dostluğu &nbsp;anlatan &nbsp; konuşmalardan sonra kalabalık bir heyet tahsis edilen &nbsp;Nusretiye Kasrı’na kadar misafirleriyle birlikte yürüdü.. Prens &nbsp;ve &nbsp;beraberindekiler yerleştikten sonra padişahın saltanat arabaları ile Boğazın daha yukarısında olan Dolmabahçe Sarayı’na götürüldüler. Sarayda kendilerini Muhafız Alayı ve bandosu karşıladı. Saltanat paytonundan iner inmez padişah tarafından karşılanan prens girişin her iki tarafına dizilmiş saray görevlilerinin arasından çok görkemli bir salona alındı. Prens, Yüzbaşı Campbell ve Sir F.Blackwood ile maiyetindekileri padişaha tanıştırdı. Prens kısa bir konuşmadan sonra ayrılırken padişah tarafından kapı eşiğine kadar geçirildi ve yanındakilerle Salıpazarı’ndaki Nusretiye Kasrı’na döndü. Öğle yemeğinden sonra majesteleri, prenses ve Bayan Grey protokolle İngiliz büyükelçiliğine gittiler.Burada Büyükelçi ve eşi Elliot ve elçilik mensupları tarafından karşılandılar. Prens ve Prensesin ziyaretleri saat altıya kadar sürdü. Padişahın tahsis ettiği saltanat arabalarıyla geri dönerken yol kenarına dizilmiş büyük bir kalabalık saygıyla selamlandılar.</p>

<p>&nbsp;William Howard Russell &nbsp; şöyle anlatır; “İstanbul halkında ve yapısında büyük bir değişiklik seziliyordu. 1864’deki büyük yangından sonra hiçbir ahşap yapıya izin verilmediğinden İstanbul’da diğer binalar arasında çok miktarda boş alan mevcuttu. Haliç’in iki tarafındaki ana yollarda gaz lambaları &nbsp;mevcuttu ve pekçok çeşme görülüyordu. Fakat halkta izlenen değişim gözlere pekte hoş gelmiyordu. Erkeklerde bildiğimiz eski çok alımlı giysilere çok seyrek rastlanıyordu. Kadınlar da sarı pabuç veya terlikleri bırakmışlar ve en son frenk modeli rugan deri botlar giyiyorlardı. Salıpazarı’ndaki sarayda altın ve gümüş tabaklarda sunulan akşam yemeği takdire şayandı. Davet salonunun bitişiğindeki odada Guatelli Paşa şefliğindeki padişah bandosu mükemmel bir şekilde opera müziği çalarak hepimizi şaşırttı. Orkestra ayağa kalkıp “Allah Kraliçeyi Korusun” marşını &nbsp;terennüm &nbsp;edip ayrılırken herkes o kadar yorgun olsa da &nbsp;onları takip etmek için umumi bir arzu vardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(14).jpg" style="height:585px; width:400px" />&nbsp;<br />
<em>Kraliçe Victoria’nın deniz ressamı (Marine Painter)&nbsp;<br />
Sir Oswald &nbsp;Walters Brierly.</em></p>

<p><strong>2 Nisan Cuma</strong><br />
Tophane’deki sarayda &nbsp;kahvealtımız çok güzeldi ve güzel sunulmuştu. Hizmetkârlar fransızca veya italyanca biliyorlardı. Bay Moore ve padişahın erkânı davetliler arasındaydı. Padişahın prens ve prenses şerefine verdiği yemek düşünce, zevk ve zenginlik olarak son derece mükemmel olduğu gibi, kıyaslanamaz güzellikteydi. Şeref kıtası nöbetçileri, atlı arabalar, binek atları, kayıkçılar ve büyük bir hizmetkar grubu devamlı görev başındaydılar. Her gece İtalyan hocalar tarafından eğitilmiş 84 kişilik &nbsp;takdire şayan müzisyenlerden oluşan orkestra &nbsp;akşam yemeğinde herkesi büyülüyorlardı. Orkestra şefi Senyor Guatelli Paşa olup orkestrada rütbeleri albaydan teğmene kadar en az yirmi müzisyen &nbsp;subay yer alıyordu.Masa çok nadide tabaklarla kaplıydı. Padişah her sabah en bulunmaz çiçek ve meyvalarla dolu tepsiler yolluyordu. Beyaz yakalı ve manşetli yeşil ve altın rengi üniformalı valeler geçitlerde bekliyorlardı. Siyah üniformalı çubukçular da elinizi çırptığınızda kehribar ağızlıklı ve yine mücevherlerle işlenmiş minik kahve fincanlarını oturtmak için oyma yerleri olan nargileler getirmek üzere hazır bekliyorlardı. Mutfaklarının daha iyisi bulunamazdı ve şarapları çok güzeldi. Sarayla ilgili her görevli İngilizce veya Fransızca konuşabiliyordu. Sarayda Türk hamamları bulunup istediğinde hemen hazırlanıyordu. Muhafız alayı subayları, görevliler, süvariler, yaverler altın sırma ve al kıyafetleriyle ışıl ışıl salonda ve koridorlarda boy gösteriyorlardı. İnsan doğrusu kendisine gösterilen bu ihtimamın altında kalmakta zorluk çeker.</p>

<p>Prens ve Prensese tahsis edilen saltanat kayığı görününce bütün surlar muhafızlarla doluyor, surlardan her esintiyle mehterlerin sesleri yayılmaya başlıyordu. Rıhtımlarda tayfa alesta bekliyor ve en ufak bir hareketinizde koşuyorlar ve en ufak bir arzunuz emir sayılıyordu. Anlaşılan padişah Londra ziyaretinde nasıl karşılandığını hatırlıyor ve bunu gösteriyordu. Hizmetkarlar da padişahlarının nasıl ağırlandığını ve İngiltere’nin kötü zamanlarında nasıl dostça davrandığını unutmadıklarını prensin maiyetine hissettirmeye çalışıyorlardı.&nbsp;</p>

<p><strong>Türk kadınları</strong><br />
Majesteleri ve Bayan Grey’e şerbet, portakal suyu ve menekşeden yapılmış tatlılar sunuldu. Yolun öbür tarafındaki alçak duvarlarla ayrılmış çimenlikte sadece doğulu kadınların becerebileceği renk karmaşası kıyafetleri ile Türk kadınları adeta hareket eden bir çiçek tarlasını andırıyorlardı. Müttefik kuvvetlerinin Türkiye’nin başşehrine uğramalarından beri gözle görülür yenilikler göze çarpıyordu. Kadınların taktığı peçe veya yaşmak artık en iyi müslinden- örgüsü Dakka’nın rüzgarı gibi- olup hatlar düzgün ve renkler göz alıcı olduğu zaman genellikle görüntüyü kapamaktan ziyade kadınları daha da çekici kılıyordu. Bu süt beyazı yüzlerden düz kaşlar altındaki siyah boncuk gibi gözler tereddütsüzce parlak bir ifade ile size bakıyorlardı. Acaba modacılar bu kibar çekiciliği Avrupaya getirmeyecekler miydi! Bazen Paris modacılarının bile deva olamadıkları durumlarda Doğulu kadınların modalarından esinlenecekleri kıyafetlerle çok etkili olacakları inkâr edilemezdi. Yaşmağın bütün güzelliğine rağmen bir kadının tüm sosyal hayatını uygarlıktan kısıtlayan din ve dinsel gelenekler mevcuttu.”</p>

<p><strong>Padişah Naum Tiyatrosu’na davet ediyor</strong><br />
Prens ve Prenses &nbsp;İstanbul’da kaldıkları sürede iki ayrı &nbsp;akşam padişah tarafından bir İtalyan sanat topluluğunca sergilenen operayı izlemek &nbsp;üzere Naum Tiyatrosu’na davet edildiler. Tiyatroya Padişah da maiyetiyle katıldı. 3 Nisan günü &nbsp;sabah saatlerinde prens ve maiyeti üç saltanat &nbsp;kayığıyla &nbsp;Sarayburnu’ndaki rıhtıma doğru yola çıkatılar ve burada Topkapı Sarayı ve Sultanahmet’teki tarihi yerleri gezdiler. &nbsp; İngiliz Büyükelçiliğindeki devlet balosu ise son derece görkemli oldu. Baloya altıyüz davetiye gönderilmişti. &nbsp;Prens &nbsp;ve Prenses &nbsp;İngiliz Büyükelçiliği’ne &nbsp;geldiklerinde Büyükelçi ve eşi &nbsp;tarafından karşılandılar. Bahçe kapısının içindeki avluda Ariadne mürettebatı hazır beklemekteydi.<br />
William Howard Russell’ın &nbsp;şöyle anlatır; “Bayraklarla bezenmiş &nbsp;avluda kraliyet deniz piyadeleri şeref kıtası vardı. Kırım savaşından beri Pera ilk kez İngiliz piyadelerinin ayak sesleriyle yankılandı. Koridorlar, merdivenler ve salonlar çiçekler ve yabancı bitkilerle donatılmıştı. Padişah geç teşrif etti. Arkasında kalabalık bir nazırlar ve subaylar grubu vardı. İngiliz Büyükelçiliğinin avlusunda Prens ve Prenses protokol ve büyükelçi tarafından karşılandılar.Prens ve prenses ile birlikte kendilerine tahsis edilen yüksekçe bir köşede yerlerini &nbsp;aldıktan sonra padişahın ilk defa bir baloda bulunmasını izlemek için tüm davetliler o tarafa akın etmişlerdi.İlk dansa kalkan prens ve prenses, Bay ve Bayan Elliot, General ve Bayan Ignatieff, M.Bourre ve diğerleri oldu. &nbsp;Sultan Abdülmecid gece yarısından biraz sonra davetten ayrıldı.. Kraliyet grubu günün ışıdığı saatlere kadar eğlenmesine devam ettiler..&nbsp;<br />
4 Nisan Pazar günü kraliyet grubu İngiliz Büyükelçiliğindeki kilisede dini törene katıldı. Oraya her birini dört atın çektiği etrafı muhafızlarla çevrili, üzeri açık üç araba ile protokol sırasına göre konvoy halinde gittiler.<br />
Onları Muhafız Birliği ve hizmetkarları takip ediyordu. Sokaklar ve pencereler kendilerini seyreden halk ile dolu idi. Prens ve prensesi büyükelçi ve Bayan Elliot verandada karşıladı ve değerli misafirlerini bekleyenlerin &nbsp;olduğu kiliseye götürüldüler. Rahip Bay Gribble tarafından okunan duadan sonra büyükelçilikte öğle yemeği yendi, müteakiben saraya dönüldü. Saat 15.30 da prens, prenses ve protokol &nbsp;diğer &nbsp;üç &nbsp;kayık eşliğinde padişahın kayığı ile Boğazı geçip Sivastopol’da canveren İngiliz askerlerinin gömüldüğü Üsküdar’daki (Haydarpaşa) kabristana gittiler. Öğleden sonra Karadenizden gelen bulutlar yağmur yağacağını gösteriyordu; ziyaretçiler kabristana girdikten biraz sonra yağmur başladı. Onları çoğunluğu Avrupalı olan bir kalabalık karşıladı. Mezarlık duvarları iç kısmında bir çok grup hanım ve beyler kendilerini bekliyordu.Kabristan görevlisi çavuş Lyne zeki ve çalışkan görünümlü olup, sadece iki yardımcısı vardı. Bazı mezarların şiddetle temizliğe ihtiyacı olduğu görülüyordu.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(19).jpg" style="height:479px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Prens ve Prenses &nbsp;ve İngiliz Bükelçisi &nbsp;Elliot ve eşi ve kalabalık bir heyetle &nbsp;Gelibolu’daki İngiliz Mezarlığı’nda. Kaynak:Oswald Walters Brierly suluboya tablosu.</em></p>

<p><strong>Haydarpaşa &nbsp;İngiliz Kırım Harbi Mezarlığı</strong><br />
Haydarpaşa’daki İngiliz Mezarlığı, ilk olarak Kırım Harbi sırasında ölen İngiliz askerleri adına kurulmuş bir mezarlıktır. William Howard Russell ısrarla &nbsp;yerli makamların teftiş görevlerini ihmal ettiklerini ve paranın boşa gittiğini tekrarlar ve gördüklerini şöyle nakleder; “Gittikçe artan yağmura rağmen prens ve prenses kabristanı dikkatle gezdiler, denize bakan yeşil yamaçta Üsküdar’ın kemik dolu baraka hastanesi yakınında mermer lahitleri altında yatan bu insanların başuçlarında ki taşlarda yazan kısa hayat ve görev bilgilerini okudular. Kabristanda en dikkat çeken obje “Burada 1854,1855 ve 1856 senelerinde memleketleri için Rusya’ya karşı savaşırken şehit olanlar yatmaktadır” yazan dörtgen sütun olup, her yüzünde yazılar yeralmakta idi. Ancak bu yazılar o kadar kötü bir şekilde oyulmuştu ki batıya bakan taraftaki Fransızca yazılar hariç diğerleri zorlukla okunabiliyordu. Marochetti’nin eserlerini sevenler sütun üzerindeki obeliski taşıyan dört ayak vazifesini gören meleklerin yüz ifadelerini beğeneceklerdir. Obeliks luxor sütununun petto kopyasıdır. Tüm görünüm pek güzel ve değerli değildi.<br />
8 Nisan günü Prenses Christina, Bayan Grey ile Elçilik tercümanı Sandeson’un rehberliğinde &nbsp;Kapalıçarşı’ya gittiler. Daha sonra Kaptan Ellis’le Pera’da Abdullah Biraderler Fotoğraf stüdyosuna ve Hamalbaşı sokaktaki İngiliz ressam Maltalı Amadeo Preziosi’nin son derece renkli stüdyosunu ziyaret ettiler.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(21).jpg" style="height:461px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>&nbsp;Prenses &nbsp;ve Bayan Grey &nbsp;Kapalıçarşı’da.&nbsp;<br />
Kaynak:Oswald Walters Brierly suluboya tablosu.</em></p>

<p>Sultan Abdülmecid &nbsp;misafirleri onuruna görkemli bir tören daha düzelmişti. Beylerbeyi Camii’ne saltanat kayığıyla giderken Boğazın iki yakasında &nbsp;direkleri baştan başa bayraklarla süslenmiş gemiler &nbsp;onları top atışlarıyla &nbsp;selamladılar ve &nbsp;Kraliyet heyeti, denizi dolduran İngiliz ve diğer Avrupalı yabancılar, &nbsp;Levantenler ve meraklı &nbsp;yüzlerce kişiyle bezenmiş &nbsp;kayıklar, stimbotlar &nbsp;arasında Saltanat kayığıyla Beylerbeyi’nde &nbsp;karaya çıktılar.&nbsp;<br />
Kraliyet Heyeti birsüre istirahat ettikten sonra &nbsp;dönüşte saltanat arabalarıyla alınarak Dolmabahçe Sarayı’na geldilr. Burada da ihtişamlı bir karşılama yapıldı ve &nbsp;yeniden Salıpazarı’ndaki Nusretiye Kasrı’na döndüler.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(24).jpg" style="height:499px; width:800px" />&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<em>Ariadne &nbsp;yatı ve yatla beraber diğer yandan çarklı ve pervaneli İngiliz Sefareti yatı&nbsp;<br />
Rumeli Kavağı’na doğru seyrediyorlar.</em></p>

<p>Prensin gezisine davet edilen Times &nbsp;yazarlarından William Howard Russell bu geziyi İngiltere’ye avdetinden &nbsp;çok kısa bir süre sonra George Routledge And Sons tarafından neşredilen &nbsp;<em><strong>“Diary &nbsp;in the East &nbsp;During the tour of the Prince and Princess of Wales”</strong></em> adını verdiği eserinde (1869) belgelendirmiştir. İngiliz Kraliyet ailesi koleksiyonunda bu geziyle bağlantılı &nbsp;muhtelif tablolar bulunmaktadır .&nbsp;<br />
Sir Oswald Walters Brierly’nin resim koleksiyonundan bir kısmı &nbsp;Greenwich’deki &nbsp;<strong>National Maritime Museum</strong>’dadır. Ayrıca Kraliçe Victoria'nın deniz ressamı olması nedeniyle kraliyet koleksiyonunda yaklaşık 150 eseri bulunmaktadır. Londra’daki <strong>Victoria and Albert Museum</strong>, Plymouth’daki <strong>Bristol Museum &amp; Art Gallery</strong>’de diğer İngiliz ressamları koleksiyonları arasında resimleri vardır.Ayrıca Avusturalya Sidney’deki <span style="color:#3498db"><u>&nbsp;Art Gallery of New South Wales</u></span>,<strong> Art Gallery of Western Australia</strong> sanatçının Avustralya dönemine ait ünlü suluboya tablolarını sergiler. <strong>State Library of New South Wales (Mitchell Library)</strong>; resimleri yanı sıra sanatçıya ait günlük ve eskiz defterlerini de muhafaza eder. <strong>National Gallery of Australia (Kanberra ve Melbourne) ve National Library of Australia</strong> &nbsp;sanatçının eserlerinin bulunduğu diğer büyük devlet galerileridir.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 22:00:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmaris\&#039;te Yat Yarışları Doludizgin...</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/marmariste-yat-yarislari-doludizgin-5737</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/marmariste-yat-yarislari-doludizgin-5737</guid>
                <description><![CDATA[Marmaris\'te Yat Yarışları Doludizgin...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_top.jpg" /></p>

<p>Campus Cup&nbsp;ile&nbsp;Nisan&nbsp;ayına giren&nbsp;MIYC, ardından&nbsp;Kış Trofesi’nin&nbsp;kapanışını&nbsp;yaptı. Soluklanmadan, bu yıl&nbsp;üçüncüsünü&nbsp;düzenlediği&nbsp;Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası’nın startını verdi. Biter bitmez, araya boşluk vermeden&nbsp;9 Mayıs’ta sona erecek&nbsp;Nurolbank Uluslararası Loryma Cup’ı başlattı. Sırada&nbsp;9-10 Mayıs’ta&nbsp;UNI Match Race,&nbsp;16-19 Mayıs’ta&nbsp;119 Mil 19 Mayıs Gençlik Kupası&nbsp;var.</p>

<p>&nbsp;Yat yarışlarında tempoyu yükselterek&nbsp;yoğun bir dönem&nbsp;yaşayan&nbsp;Marmaris Uluslararası Yat Kulübü, programını nerede ise&nbsp;soluklanmadan&nbsp;sürdürüyor. Sadece&nbsp;Campus Cup&nbsp;ile&nbsp;Kış Trofesi’nin kapanışı arasında bir&nbsp;boşluk&nbsp;oldu, diğerleri&nbsp;peş peşe&nbsp;sıralandı…</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(15).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
<strong>CAMPUS CUP’A 27 EKİP KATILDI&nbsp;&nbsp;</strong><br />
<em>(31 Mart-2 Nisan)</em><br />
<br />
Marmaris Uluslararası Yat Kulübü&nbsp;<em>(MIYC)</em>,&nbsp;üniversiteli yelken takımlarına&nbsp;yönelik&nbsp;18 yıllık&nbsp;geleneksel etkinliği&nbsp;Campus Cup’ı&nbsp;31 Mart-2 Nisan&nbsp;tarihleri arasında&nbsp;Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu&nbsp;işbirliğinde gerçekleştirdi.<br />
Yarışlara,&nbsp;Koç,&nbsp;Kadir Has,&nbsp;İstanbul Teknik,&nbsp;Bilgi,&nbsp;İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa,&nbsp;Yaşar,&nbsp;Galatasaray,&nbsp;Yıldız Teknik,&nbsp;Acıbadem,&nbsp;Piri Reis,&nbsp;Ege,&nbsp;Boğaziçi,&nbsp;Orta Doğu Teknik,&nbsp;Marmara,&nbsp;Beykoz,&nbsp;İstanbul,&nbsp;İzmir Ekonomi&nbsp;ve&nbsp;Özyeğin&nbsp;üniversitelerinden&nbsp;27 ekip&nbsp;katıldı.<br />
ORC A’da&nbsp;Mersin Yelken Akademisi-Bilgi Üniversitesi,&nbsp;ORC B’de&nbsp;Jolly Baba-Marmara Üniversitesi,&nbsp;ORC C’de&nbsp;Cheese VI-Koç Üniversitesi,&nbsp;ORC D’de&nbsp;HIT Tenten-Yaşar Üniversitesi,&nbsp;ORC E’de&nbsp;Tok Sailing-Koç Üniversitesi&nbsp;yapılan&nbsp;5 yarışın&nbsp;ardından gruplarında&nbsp;birinci&nbsp;oldu.&nbsp;&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up1.jpg" /><br />
<strong>MIYC KIŞ TROFESİ SONA ERDİ</strong><br />
<em>(25-26 Nisan)&nbsp;</em><br />
Ocak&nbsp;ayında başlayan&nbsp;MIYC Kış Trofesi,&nbsp;25-26 Nisan&nbsp;tarihlerinde&nbsp;6’ncı ve&nbsp;son ayak&nbsp;yarışları ile tamamlandı.&nbsp;39 teknenin&nbsp;kayıt verdiği&nbsp;kapanış&nbsp;yarışlarına&nbsp;ORC F&nbsp;ve&nbsp;G&nbsp;gruplarında katılım olmadı.<br />
Elverişsiz rüzgar&nbsp;nedeniyle&nbsp;tek yarışla&nbsp;noktalanan&nbsp;6. Ayak’ta&nbsp;ORC A’da&nbsp;<em>(10 tekne)</em>&nbsp;Brozex&nbsp;<em>(Sergei Musikhin)</em>,&nbsp;ORC B’de&nbsp;<em>(3 tekne)</em>&nbsp;Courrier du Coeur&nbsp;<em>(Evgeny Andrianov)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;<em>(12 tekne)</em>&nbsp;Technonicol&nbsp;<em>(Mati Sepp)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;<em>(8 tekne)</em>&nbsp;Agile&nbsp;<em>(Tunca Çalışkan)</em>,&nbsp;ORC E’de&nbsp;<em>(6 tekne)</em>&nbsp;Looping&nbsp;<em>(Marija Soboleva)</em>&nbsp;birincilik elde etti.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up6.jpg" /><br />
Bu sonuçlarla trofe&nbsp;genel&nbsp;sıralamasında&nbsp;ORC A&nbsp;grubunda&nbsp;FarrFara&nbsp;<em>(Erhan Uzun)</em>&nbsp;64 puanla&nbsp;birinciliğe adını yazdırdı.&nbsp;Vakkorama&nbsp;<em>(Erhan Karaca)</em>&nbsp;66 puanla&nbsp;ikinci,&nbsp;Boreas&nbsp;<em>(Erkan Bilsev)</em>&nbsp;86.5 puanla&nbsp;üçüncü oldu.<br />
ORC B&nbsp;grubunda iki&nbsp;XR 41’den&nbsp;Axioma&nbsp;<em>(Gleb Semerenko)</em>&nbsp;birincilik,&nbsp;Dxarma&nbsp;<em>(Gavrilov Dmitry)</em>&nbsp;ikincilik elde etti.<br />
Buran’ın&nbsp;<em>(Alexey Moskvin)</em>&nbsp;33 puanla&nbsp;birinci olduğu&nbsp;ORC C’de&nbsp;Flyer-Lotus Dental&nbsp;<em>(Tora Kutoğlu)</em>&nbsp;49 puanla&nbsp;ikinci,&nbsp;Jolly Baba&nbsp;<em>(Tolga Gökova)</em>&nbsp;52 puanla&nbsp;üçüncü sırada yer aldı.<br />
ORC D’de&nbsp;Agile&nbsp;<em>(Tunca Çalışkan)</em>,&nbsp;ORC E’de&nbsp;Zamazingo&nbsp;<em>(Celal İşçimenler)</em>,&nbsp;ORC F’de&nbsp;Capella&nbsp;<em>(İhsan Kalaycı)</em>,&nbsp;ORC G’de&nbsp;Almadia&nbsp;<em>(Bülent Çelik)</em>&nbsp;birincilik derecesi ile&nbsp;2026&nbsp;Kış Trofesi’ni noktaladı.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;<a href="https://data.orc.org/public/WEV.dll?action=index&amp;eventid=apazb" rel="alternate" target="_blank">- MIYC Kış Trofesi 6. Ayak Sonuç Tabloları &gt;&gt;</a><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>(Trofe Genel Sıralaması haberin ekindedir)</em><br />
<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up3.jpg" /><br />
<strong>TP52 NAPAN, AKDENİZ YAT ŞAMPİYONASI İÇİN KIBRIS’TAN GELDİ</strong><br />
<em>(27 Nisan-1 Mayıs)</em><br />
Kış Trofesi’nden&nbsp;bir gün&nbsp;sonra bu yıl&nbsp;MIYC&nbsp;tarafından&nbsp;3’üncüsü düzenlenen&nbsp;Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası’nın startı&nbsp;27 Nisan’da verildi.<br />
Kış dönemini geçen yıl&nbsp;Arkın Group&nbsp;tarafından satın alınan ve&nbsp;Temmuz&nbsp;ayında&nbsp;Cumhurbaşkanlığı himayesinde&nbsp;düzenlenen&nbsp;Kıbrıs Kupası’na, peşinden&nbsp;36. Marmaris Uluslararası Yarış Haftası’na katıldıktan sonra kış dönemini&nbsp;KKTC’deki hangarında geçiren&nbsp;TP52 Napan’ın da yer aldığı şampiyonaya&nbsp;31 tekne&nbsp;kaytıt verdi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up5.jpg" /><br />
4 günde 11 yarışın&nbsp;hedeflendiği şampiyonada rüzgar ancak&nbsp;8 yarışa&nbsp;izin verdi.&nbsp;9 teknenin&nbsp;bulunduğu&nbsp;ORC A’da birinciliği&nbsp;Brozex&nbsp;<em>(Sergei Musikhin)</em>&nbsp;kazandı.&nbsp;Eker 40&nbsp;<em>(Petr Kochnev)</em>&nbsp;ikinci,&nbsp;Lagertha&nbsp;<em>(Ivan Ivanov)</em>&nbsp;üçüncü oldu.<br />
Bu grupta&nbsp;Kural 69.1a’dan&nbsp;DNE&nbsp;<em>(atılamayan diskalifikasyon)</em>&nbsp;puanı alan&nbsp;Arkın Group Sailing’in&nbsp;Deniz Fıçı&nbsp;liderliğindeki&nbsp;TP52 Napan'ı&nbsp;5’inci,&nbsp;FarrAway&nbsp;<em>(Zafer Öznur)</em>&nbsp;6’ncı,&nbsp;Vakkorama&nbsp;<em>(Cem Hakko)</em>&nbsp;8’inci,&nbsp;Boreas&nbsp;<em>(Erkan Bilsev)</em>&nbsp;9’unucu sırada yer aldı.<br />
8 ekibin&nbsp;tamamının&nbsp;yabancılardan&nbsp;oluştuğu&nbsp;ORC B’de birinciliği&nbsp;Jason&nbsp;<em>(Boris Burmentev)</em>, yine&nbsp;tümü yabancı 8 ekibin&nbsp;bulunduğu&nbsp;ORC C’de&nbsp;Wizard&nbsp;<em>(Pavel Karachov)</em>&nbsp;kazandı.<br />
6 teknenin&nbsp;kayıt verdiği&nbsp;ORC D’de&nbsp;Blue X-Lexus Sailing Team&nbsp;<em>(Berkcan Arat)</em>,&nbsp;Ivana&nbsp;<em>(Mark Abdrakipov)</em>’nın arkasından ikincilik,&nbsp;Agile&nbsp;<em>(Tunca Çalışkan)</em>&nbsp;üçüncülük elde etti.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;<a href="https://data.orc.org/public/WEV.dll?action=index&amp;eventid=unbwu" rel="alternate" target="_blank">- 3. Uluslararası Akdeniz Yat Şampiyonası Sonuç Tabloları &gt;&gt;</a><br />
<br />
&nbsp;<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up2.jpg" />&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
<strong>NUROLBANK ULUSLARARASI LORYMA CUP</strong><br />
<em>(2-9 Mayıs)</em><br />
<br />
Akdeniz Yat Şampiyonası’nın tamamlanmasından sonra araya&nbsp;boşluk&nbsp;bırakmadan&nbsp;Nurolbank&nbsp;ana sponsorluğunda&nbsp;MIYC&nbsp;tarafından düzenlenen&nbsp;Uluslararası Loryma Cup&nbsp;başladı.&nbsp;ORC&nbsp;sınıflarında, ekiplerin&nbsp;tamamı yabancı&nbsp;yelkencilerden oluşan&nbsp;39 teknenin&nbsp;kayıt verdiği etkinliğin&nbsp;Dümenci Toplantısı&nbsp;ve&nbsp;açılış&nbsp;töreni&nbsp;3 Mayıs’ta&nbsp;Albatros Marina’da yapıldı.<br />
4 Mayıs’ta&nbsp;Marmaris Koyu’ndaki yarışın ardından filo&nbsp;5 Mayıs’ta&nbsp;Datça&nbsp;rotasına yelken bastı.&nbsp;6 Mayıs’ta&nbsp;Datça-Körmen&nbsp;etabının ardından&nbsp;Kairos Marina’da yapılan törenle dereceye girenlere ödülleri verildi.<br />
7 Mayıs’ta koşulan&nbsp;Körmen-Hisarönü&nbsp;etabının ödülleri&nbsp;Martı Marina’da sahiplerini bulduktan sonra&nbsp;8 Mayıs’ta&nbsp;Martı Marina-Hisarönü’nden başlayan yarış&nbsp;Marmaris’te sona erdi.&nbsp;Kapanış&nbsp;ve&nbsp;ödül töreni 9 Mayıs’ta&nbsp;Albatros Marina’da düzenlenecek.<br />
<a href="https://data.orc.org/public/WEV.dll?action=index&amp;eventid=bxbgv" rel="alternate" target="_blank">- Nurolbank Loryma Cup Sonuç Tabloları &gt;&gt;</a>&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
<br />
<strong>UNI MATCH RACE ve 119 MİL 19 MAYIS KUPASI SIRADA</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/miyc_yarislari_up7.jpg" style="height:274px; width:250px" /></p>

<p>Marmaris’te son dönemde gözde olan&nbsp;11 Metre&nbsp;tipi teknelerin mücadele edeceği&nbsp;UNI Match Race&nbsp;<em>(Marmaris City Race)</em>&nbsp;9-10 Mayıs’ta gerçekleşecek.<br />
Ardından&nbsp;Marmaris Uluslararası Yat Kulübü&nbsp;<em>(MIYC)</em>,&nbsp;Bodrum Açık Deniz Yelken Kulübü&nbsp;<em>(BAYK)</em>,&nbsp;Göcek Yat Kulübü&nbsp;<em>(GYC)</em>&nbsp;ve&nbsp;Datça Yat Kulübü&nbsp;<em>(DYK)</em>&nbsp;işbirliğinde düzenlenen&nbsp;119 Mil 19 Mayıs Gençlik Kupası 16 Mayıs’ta başlayıp&nbsp;duraksız&nbsp;seyirle&nbsp;19 Mayıs’ta tamamlanacak.<br />
Gençlik ruhunu&nbsp;ve&nbsp;yelken sporunu buluşturmayı&nbsp;hedefleyen&nbsp;Bodrum-Göcek-Marmaris&nbsp;rotalı bu uzun yarışın duyurusu&nbsp;BAYK Kış Trofesi’nin&nbsp;7-8 Mart&nbsp;tarihinde gerçekleşen&nbsp;4’üncü ayağında&nbsp;yapılmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:00:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TV Yayıncılığını Değiştiren Efsane Yelkenci Turner Yaşamını Yitirdi</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tv-yayinciligini-degistiren-efsane-yelkenci-turner-yasamini-yitirdi-5736</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tv-yayinciligini-degistiren-efsane-yelkenci-turner-yasamini-yitirdi-5736</guid>
                <description><![CDATA[TV Yayıncılığını Değiştiren Efsane Yelkenci Turner Yaşamını Yitirdi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_top.jpg" /></p>

<p>CNN&nbsp;kanalını kurarak&nbsp;24 saat kesintisiz haber&nbsp;yayıncılığını başlatan ve dünyada&nbsp;yayıncılık tarihini&nbsp;değiştiren&nbsp;Ted Turner,&nbsp;“işadamı”&nbsp;kimliğinin yanı sıra&nbsp;efsane&nbsp;bir yelkenciydi.&nbsp;Aristokrat yelkencilerin&nbsp;yer aldığı aleme&nbsp;“dışarıdan giren bir asi”&nbsp;olarak tanımlanan, bu alanda başarılı kariyerini dört kez&nbsp;“Yılın Yelkencisi”&nbsp;seçilerek taçlandıran&nbsp;Turner,&nbsp;87&nbsp;yaşında&nbsp;Florida’daki evinde hayata veda etti.</p>

<p>Dünyada&nbsp;TV yayıncılık tarihini&nbsp;değiştiren,&nbsp;CNN&nbsp;ve&nbsp;Turner Classic Movies&nbsp;<em>(TCM)</em>&nbsp;gibi&nbsp;dev yayıncılık şirketlerini&nbsp;kuran&nbsp;ABD’li iş insanı&nbsp;Ted Turner,&nbsp;87 yaşında&nbsp;hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberi,&nbsp;ailesi&nbsp;ve şirketi&nbsp;Turner Enterprises&nbsp;tarafından&nbsp;6 Mayıs’ta duyuruldu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(16).jpg" style="height:600px; width:600px" /><br />
CNN'in&nbsp;CEO'su ve yönetim kurulu başkanı&nbsp;Mark Thompson,&nbsp;<em>"Ted son derece ilgili ve kararlı bir liderdi; ataktı, korkusuzdu ve her zaman sezgilerine güvenirdi”</em>&nbsp;dedi.<br />
Ancak&nbsp;Ted Turner&nbsp;fırtınası,&nbsp;CNN’i kurduğu&nbsp;1980’den önce yelken dünyasında&nbsp;çoktan&nbsp;esmeye başlamıştı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up4.jpg" /><br />
<strong>"DIŞARIDAN GİREN BİR ASİ"</strong><br />
Geleneksel&nbsp;ve&nbsp;aristokrat&nbsp;yelkencilik dünyasına&nbsp;dışarıdan&nbsp;bir&nbsp;"asi"&nbsp;olarak girdiği için&nbsp;“Kaptan Küstah”&nbsp;<em>(Captain Outrageous)</em>&nbsp;lakabı ile tanımlanan&nbsp;Ted Turner&nbsp;ilk önemli başarısını&nbsp;1971’de&nbsp;Long Island&nbsp;açıklarında yapılan&nbsp;Dünya Yelken Şampiyonası'ndaki&nbsp;birinciliği&nbsp;ile elde etti.&nbsp;<br />
Ardından&nbsp;1977’de, o yıllarda&nbsp;klasik 12 metre&nbsp;teknelerin kullanıldığı&nbsp;America’s Cup’ı dümenciliğini yaptığı&nbsp;“Courageous”&nbsp;yatı ile kazandı. Bu zafer, onu&nbsp;ulusal çapta bir kahraman&nbsp;ve&nbsp;ünlü bir figür&nbsp;haline getirdi. Peşinden&nbsp;Sydney-Hobart&nbsp;yarışında&nbsp;büyük kupanın&nbsp;sahibi oldu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up2.jpg" /><br />
<em>Ted Turner liderliğindeki Tenacious ekibi kaotik&nbsp;</em><em>Fastnet mücadelesini birinci bitirdi.</em><br />
<br />
<strong>“HAVA SERTTİ AMA BİZ DAHA SERTTİK”</strong><br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up3.jpg" style="height:223px; width:350px" /></p>

<p>Yelkencilik tarihinin&nbsp;en ölümcül facialarından&nbsp;biri olan,&nbsp;İrlanda&nbsp;açıklarında&nbsp;15 yelkencinin hayatını kaybettiği 1979 Fastnet Yarışı'nda da yer alan&nbsp;Turner, bu kez dümen tuttuğu&nbsp;“Tenacious”&nbsp;adlı teknesi ile rotasını&nbsp;“Genel Klasman Birinciliği”&nbsp;ile tamamladı.&nbsp;<br />
Yarıştan sonra verdiği röportajda kullandığı&nbsp;<em>“Deniz sertti ama biz daha serttik”</em>&nbsp;ifadesi bazı çevrelerde&nbsp;hayranlık&nbsp;uyandırırken, bazı çerelerde de&nbsp;“Kaptan Küstah”&nbsp;lakabını perçinledi.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up5.jpg" /><br />
ABD Yelken Federasyonu<em>&nbsp;(US Sailing)</em>&nbsp;tarafından&nbsp;1970,&nbsp;1973,&nbsp;1977&nbsp;ve&nbsp;1979&nbsp;yıllarında&nbsp;dört kez "Yılın Yelkencisi"&nbsp;seçilen&nbsp;Ted Turner&nbsp;için yelkencilik sadece bir&nbsp;hobi değil, iş hayatındaki&nbsp;"risk alan ve saldırgan"&nbsp;karakterini şekillendiren bir&nbsp;okuldu.&nbsp;CNN'i kurarken gösterdiği&nbsp;"asla pes etmeme"&nbsp;disiplinini,&nbsp;fırtınalı denizlerdeki kaptanlık tecrübesine borçlu olduğunu&nbsp;her fırsatta vurguladı.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up6.jpg" /><br />
<strong>ESKİ EŞİ JANE FONDA’NIN VEDA MESAJI</strong><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up7.jpg" style="height:269px; width:300px" /></p>

<p>2018’de&nbsp;Alzheimer'a benzer semptomlar gösteren bir demans teşhisi konan,&nbsp;2025’in başlarından da&nbsp;hafif zatürre&nbsp;nedeniyle tedavi gören&nbsp;Ted Turner’in vefat haberinin duyulması üzerine&nbsp;on yıl evli kaldığı&nbsp;eski eşi,&nbsp;Oscar’lı oyuncu&nbsp;Jane Fonda,&nbsp;"Bana kendime inanmayı o öğretti"&nbsp;sözleriyle yayıncılık duayenine veda etti.&nbsp;&nbsp;<br />
1991-2001&nbsp;yılları arasında evli kalan ikiliden&nbsp;Jane Fonda,&nbsp;Turner’ın ölümünün ardından yayımladığı mesajda, eski eşinin&nbsp;hayatındaki dönüştürücü etkisini&nbsp;şu sözlerle dile getirdi:<br />
<em>"Hayatıma girdi;&nbsp;muhteşem yakışıklı,&nbsp;son derece romantik,&nbsp;gözü pek bir korsandı&nbsp;ve o günden sonra&nbsp;asla aynı kişi&nbsp;olmadım.&nbsp;Bana ihtiyacı vardı. Kimse bana ihtiyacı olduğunu daha önce söylememişti ve bu bana&nbsp;ihtiyacı olan sıradan bir insan&nbsp;değildi.&nbsp;Dünyanın en büyük denizcisiydi, parlak bir zekası ve muhteşem bir mizah anlayışı vardı.</em>"<br />
<strong>“ŞU DÜMENİ TED TURNER GİBİ KULLAN!”</strong><br />
Yelken dünyamızın duayenlerinden&nbsp;Seyhun Binzet&nbsp;de,&nbsp;facebook&nbsp;hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:&nbsp;<br />
<em><img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/ted-turner_up1.jpg" style="height:150px; width:250px" /></em></p>

<p><em>“Dün yelkenciler&nbsp;büyük ve değerli bir abilerini&nbsp;yitirdiler.&nbsp;Ted Turner 87 yaşında&nbsp;hayata veda etti.&nbsp;Ted Turner CNN'in sahibi büyük bir iş adımıydı ama&nbsp;yelken sporunda ki başarıları&nbsp;ile&nbsp;bizim neslin idoluydu.</em><br />
<em>Courageous&nbsp;teknesiyle&nbsp;1977&nbsp;yılında&nbsp;Amerika Cup'ı ve&nbsp;bir çok&nbsp;okyanus yarışını&nbsp;kazandı .&nbsp;Sydney Hobart&nbsp;yarışını kazandı.&nbsp;1979&nbsp;senesinin fırtanalı,&nbsp;teknelerin çoğunun parçalandığı Fastnet yarışını&nbsp;kazandı.&nbsp;En gözüpek okyanus yarışçısı&nbsp;olarak yelken tarihine geçti.</em><br />
<em>Biz o seneler&nbsp;Osman Özdemiroğlu’nun&nbsp;World of Love&nbsp;teknesiyle yarışırdık. Bu teknede aynı&nbsp;Ted Turner’ın efsane&nbsp;Courageous&nbsp;teknesi gibi&nbsp;Sparkmen&amp;Stephan&nbsp;yapımıydı. Dümende&nbsp;Gürhan Tüker&nbsp;kardeşim vardı. Ona&nbsp;sert&nbsp;havalarda&nbsp;'Ted Turner gibi kullan'&nbsp;derdik.</em><br />
<em>Büyük bir yelkenciydi , muazzam bir denizciydi. Işıklarda uyusun gençliğimizin idolu…”</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:00:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜNYANIN EN BÜYÜK GEMİ MAKETLERİ MÜZESİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunyanin-en-buyuk-gemi-maketleri-muzesi-5735</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/dunyanin-en-buyuk-gemi-maketleri-muzesi-5735</guid>
                <description><![CDATA[DÜNYANIN EN BÜYÜK GEMİ MAKETLERİ MÜZESİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en büyük gemi maketleri müzesi&nbsp;<br />
Das Maritime Museum Hamburg<br />
Yazan:Osman Öndeş &nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(21).jpg" style="height:347px; width:800px" /><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(23).jpg" style="height:431px; width:400px" /></strong></p>

<p>Kültür ve sanat kavramında resim, heykel sanatları gibi, sanatı müzayedelerle sanatseverlere ulaştıran saygın müzayede evleri, aynı zamanda &nbsp;sanatın ve kültür mirası eserlerin korunduğu ve sergilendiği müzeleri de toplum belleğine yansıtmaktalar. Almanya'nın Hamburg şehrinin Hafen City semtinde bulunan Das Maritime Museum- Uluslar arası Denizcilik Müzesi bir &nbsp;yayıncı ve &nbsp;deniz sevdalısı ve Axel Springer AG’nin eski yönetim kurulu Başkanı &nbsp;Peter Tamm’ın &nbsp;ömrü boyunca bir araya getirdiği &nbsp;40.000'den fazla öğe ve 57,200 büyük ve küçük ölçekli &nbsp;gemi maketi,bir milyondan fazla fotoğraf, gemilerin inşaat planları, üniformalar ve denizcilik sanatlarından oluşan koleksiyonuna ev sahipliği yapan bir müzedir. Bu müze 2008 yılında eski bir depoda açıldı.&nbsp;<br />
Almanya’da &nbsp;muhtelif koleksiyonların sergilendiği muhtelif ölçekte &nbsp;505 özel müze vardır ve yıllık ziyaretçi sayısı 3 Milyona yaklaşmıştır. Türkiye’de “İlkfer Denizcilik Müzesi” ve Lucien Arkas’ın İzmir’deki “Arkas Deniz Tarihi Merkezi”, Bodrum’da Emre Kunt’un “Kunt model Müzesi”, Rize’de Armatör Kemal Yardımcı’ya ait gemi eskilerinden oluşan &nbsp;“Rize Denizcilik Müzesi” gibi minyatür müzeler dışında, Das Maritime Museum-Gemi Maketleri Müzesi &nbsp;kavramında müzesi yoktur.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O11(3).jpg" style="height:600px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Das Maritime Museum- Uluslar arası Denizcilik Müzesi &nbsp;</strong>Hamburg Parlamentosu’nun bağışladığı Hamburg Hafen City’deki antrepolardan birinde &nbsp;bulunmaktadır. Bu müzedeki &nbsp;Özel koleksiyon, 1934 yılında Axel Springer AG'nin eski yönetim kurulu başkanı Peter Tamm’ın çocukluk yıllarındaki merakı ile başlamıştır. Tamm'ın anlattığı üzere, ilk olay annesinin ona &nbsp;bir &nbsp;model gemisi sunmasıydı.&nbsp;<br />
Hafen City'deki açılıştan önceki yıllarda koleksiyon, "Wissenschaftliches Institut für Schifffahrts- und Marinegeschichte" (Akademik Denizcilik ve Denizcilik Tarihi Enstitüsü) olarak adlandırılıyordu ve Elbchaussee caddesindeki bir konakta bulunuyordu ve yalnızca randevuyla açılıyordu. 2004 yılında Hafen City mahallesinde yeni bir müze açılması için Peter Tamm’ın koleksiyonlarını &nbsp;bağışlaması Hamburg Parlamentosu’nda heyecanla ve takdirle karşılandı &nbsp;ve &nbsp;oybirliğiyle onayladı; Müze, 25 Haziran 2008'de Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler tarafından açıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O10(3).jpg" style="height:534px; width:632px" /></p>

<p><br />
&nbsp;Peter Tamm şöyle demiştir; “Hayatım boyunca, ben, Peter Tamm, uluslararası denizcilik tarihi üzerine kapsamlı bir koleksiyon oluşturdum; amacım tarihi erişilebilir kılmak ve gelecek nesiller için korumaktı. Her sorumlu vatandaşın tarihi korumak, ondan ders çıkarmak ve geleceği şekillendirmeye yardımcı olmak için tarihi süreçleri anlamakla yükümlü olduğuna derinden inanıyorum.&nbsp;<br />
Ben, Peter Tamm, gelecek nesillere denizciliğe olan tutkuyu aşılamak ve bunun dünya nüfusunun refahı için önemini göstermek amacıyla <strong>"Peter Tamm Sr. Vakfı"</strong>nı kurdum. <strong>Amacım, belgeler aracılığıyla tarihi somutlaştırmaya, bilimsel araştırmaları kolaylaştırmaya ve sanatı ve kültürü bir ulusun tarihsel vicdanı olarak korumaya, onlardan siyasi akımlardan ve zamanın geçici taleplerinden bağımsız olarak öğrenmeye yardımcı olmaktır."</strong><br />
Peter Tamm bir zamanlar Axel Springer'ın en güçlü yöneticisiydi. Doğum tarihi 12 Mayıs 1928'dir. Denizcilik kökleri ve gelenekleri 17. yüzyıla kadar uzanan, deniz kaptanları ve gemicilik şirketi sahiplerinden oluşan bir Hamburg ailesinden geliyordu. Tamm'ın sigorta satıcısı olan babası, çocuğunu sık sık limana götürürdü; burada Peter, tüm duyularıyla sesleri ve kokuları, ayrıca renkli koşuşturmayı içine çekerdi. Beşinci doğum gününde yelken eğitim gemisi “Gorch Fock”un denize indirilmesine katıldı. Çocukluğundan itibaren denizcilik konuları da koleksiyonerlik tutkusunun odağındaydı..&nbsp;Tamm 1948'de eğitimini finanse edecek bir iş ararken, Axel Springer'in geniş çapta duyurulan yeni bir günlük gazete kurma niyetiyle karşılaştı. Hamburg'un ünlü yolcu gemilerinin nerede olduğu ve akıbetleriyle ilgili bir dizinin ilginç olabileceğini düşündü. Konuyla ilgili pek çok belge ve fotoğraf vardı. Bunlardan &nbsp;on fotoğraf seçti, her biri için kısa bir metin yazdı ve bu fotoğrafları yazı işleri ofisindeki yönetici editör Otto Siemer'e kendini tanıtmak için kullandı. Böylece Deniz Ticareti sayfasında serbest muhabir olarak işe girdi ve dizisi bir yıl boyunca yayınlandı.&nbsp;</p>

<p>1959'dan sonraki yıllarda “Berliner Morgenpost” ve “Berliner Zeitung.” un Yayın Yönetmeni olarak görevlendirildi. Eşi Bayan Ursula ile birlikte Berlin'e taşınan 32 yaşındaki Peter Tamm, Axel Springer Verlag’da &nbsp;21 yılını tek İcra Kurulu üyesi ve CEO olarak geçirdiği 43 yılın ardından 11 Temmuz 1991'de veda etti. &nbsp;29 Aralık 2016’da Hamburg’da vefat etmiştir. &nbsp;<br />
Müzenin kurucusu Peter Tamm &nbsp; ve Stiftung Vakfı'dır. Müze, Hamburg limanındaki Speicherstadt'ta (Antrepolar &nbsp;bölgesi) yer almaktadır. Bina, Hamburg Senatosu tarafından 99 yıllığına bedelsiz olarak Vakfa kiralanmış ve binanın yeniden düzenlenmesi, Hamburg şehrinden alınan 30 milyon Euro tutarındaki hibe ile desteklenmiştir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O9(4).jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;Eşi Ursula Tamm, Temmuz &nbsp;2024’de Hapag Lloyd’un desteklediği bir lansman’a ait &nbsp;Hamburg Uluslararası Denizcilik Müzesi'ndeki törende etkinlikte torunları &nbsp;Constantin ve Antonia ile birlikte isim annesi &nbsp;olarak yeraldı. &nbsp;</p>

<p><strong>Müzenin Mimarisi</strong><br />
Müze’nin bulunduğu tahsisli bina Kaispeicher B Rıhtım antreposudur ve kullanılmamaktaydı. Mimarlar Bernhard Georg Hanssen ve Wilhelm Emil Meerwein tarafından 1878 ve 1879'da inşa edilen, Hamburg'daki en eski korunmuş bir antrepo idi. Ahşap ve çelik sütunlardan oluşan destekleyici bir yapı ile inşa edilmiş olup, tuğladan yapılmış dış duvarlar da binayı desteklemektedir. Neo-Gotik tarzda tasarlanmıştır.&nbsp;<br />
Tahıl asansörü ve paketlenmiş ürünler için zemin depolaması kombinasyonu olarak inşa edilmiş ve kullanılmıştır. 1890 yılında Hamburg şehri &nbsp;parlamentosu, Kaispeicher B olarak anılan depoyu satın almış ve kent kültürü ve mimari tarihi adına koruma altına almıştır. 2000 yılında kültürel miras binası olarak listelenmiş ancak 2003 yılı sonuna kadar eşya deposu olarak kullanılmıştır.Müze bir süre tadilattan sonra 2008 yılında ziyarete açılmıştır. Mirjana Marcovic (MRLV Architekten) yenilemeleri planlamış ve bu tasarımı &nbsp;ile Architekten- und Ingenieurverein Hamburg &nbsp;ödülüne layık görülmüştür.&nbsp;</p>

<p><strong>İç dekorasyonu ve süslemeler</strong><br />
Müzedeki gemi maketleri başta olmak üzere tüm koleksiyon ağırlıklı olarak Peter Tamm'ın özel koleksiyonundan örnekler içermektedir. Müzede &nbsp;ayrıca deniz veya deniz temalı tablolar, balina kemiğinden veya fildişinden yapılmış gemi maketleri, silahlar, üniformalar ve süslemeler yer almaktadır. Müze’de &nbsp;Alman kaşif Arved Fuchs'un, Sir Ernest Shackleton'un İmparatorluk Trans-Antarktik Keşif Gezisi'ndeki küçük cankurtaran botu James Caird'in reprodüksiyonu da sergilenmektedir. &nbsp;Müzenin arşivinde ayrıca Trafalgar Savaşı'ndaki zaferiyle ünlü Lord Horatio Nelson’ın 47 orijinal mektubu ve 15.000 yolcu gemisi menüsü de bulunaktadır. &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O8(5).jpg" style="height:546px; width:800px" /></p>

<p>Das Maritime Museum Hamburg, &nbsp; 10 kat ve12.000 metre karelik bir toplam mekanda &nbsp;sergilemenin yapıldığı, dünyanın en büyük gemi maketleri müzesi olmaktadır.Müzede ayrıca çoğu antika özelliğinde 100.000 &nbsp;denizcilik ve denizcilik tarihi konulu kitap koleksiyonu bulunmaktadır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O7(7).jpg" style="height:533px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>&nbsp;2008’den günümüze Das Maritime Museum</strong><br />
Müze, 2008 yılında ilk kez Deutsche Stiftung Denkmalschutz'un sponsorluğunda ülke çapında düzenlenen ve kültürel miras alanlarını halka açan Tag des offenen Denkmals etkinliğine katılmış ve &nbsp;açıldığından itibaren bir yıl boyunca müzeyi &nbsp;100.000 kişi &nbsp;ziyaret etmiştir.Yıllar içinde yıllık ziyaretçi sayısı 300.000’i geçmiştir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O6(11).jpg" style="height:546px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Denizcilik Tarihinin 3000 yılı&nbsp;</strong><br />
Hamburg Uluslararası Denizcilik Müzesi’nin 9.cu katında &nbsp;3000 yıllık denizcilik tarihi, değerli sergiler, gemi modelleri ve tablolar sergilenmektedir. Buradaki anlatımda; 3000 yıllık denizcilik tarihine yolculuk başlamakta ve gemi maketlerinden oluşan modeller denizcilikteki çeşitli gelişmeleri göstermektedir.Müzede sergilenen en eski &nbsp;örnek; Geesthacht yakınlarındaki Elbe'den gelen, en basit aletlerle oyulmuş binlerce yıllık bir ağaç gövdesidir.&nbsp;<br />
Tasarımcılar çalışmalarını gemi planları ve modellerine göre planlamaları ancak yüzyıllar sonra mümkün oldumuştur. Gnümüze ulaşan en eski belgelerden ikisi; 1650'lerden kalma bir İngiliz gemisinin blok modeli ve William Keltridge'in 1675'ten kalma el yazmasından çizimler bu müzede sergilenmektedir.Diğer katlardaki sergilerde; madalyalar ve üniformalar, ticari ve yolcu gemilerinin maketleri yanı sıra tanınmış deniz ressamlarının değerli tabloları da sergilenmektedir.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(13).jpg" style="height:446px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<strong>Dünyanın en büyük özel denizcilik koleksiyonu<br />
Peter Tamm Koleksiyonu’dur.</strong><br />
Müzede;1.700 büyük gemi modeli, 1:1.250 ölçekte 55.000 minyatür model, 700 yağlıboya tablo, resim, çizim, grafik ve sulu boya tablo, 50.000 gemi &nbsp;inşa planı,120.000 monografi ve toplu eser,2.000 film,1 milyondan fazla fotoğraf,2.000 gemi menüsü,100.000 &nbsp;denizcilik ve denizcilik tarihi konulu kitap,En büyük yolcu gemisi modeli: “Cap Arcona II”, ölçek 1:37,5, uzunluk: 5,4 m, En büyük yelkenli gemi modeli: “Wapen von Hamburg III”, ölçek 1:16, uzunluk: 4,3 m,En büyük gemi maketi: iki kişilik denizaltı, "Seehund" tipi, uzunluk: 12 m,En küçük gemi maketi: Yelkenli bot modeli, ölçek 1:1250, uzunluk: yakl. 5 mm.’dir. Sergilenen her model Almanca ve İngilizce etiketlerle anlatılmıştır.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(18).jpg" style="height:504px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
Müze ayrıca ziyaretçilere, gemi maketleriyle sunulan bu denizcilik yaşamında modellendiğini gördükleri sayısız gemiyi kullanan denizcilerin hayatlarına da bir bakış sunmakta, gemi kıyafetleri, şapkalar, madalyalar, hafif silahlar ve daha fazlası dördüncü güvertede sergilenmektedir. Cilalı ahşap zemini ve ahşapla kaplanmış kirişleri olan sekizinci güverte, 200'den fazla denizcilik tablosundan oluşan muhteşem bir koleksiyon sergiliyor. Çoğunluk, Willem van de Velde'nin 1672 tarihli İngiliz hat gemilerinin güzel bir tasviri de dahil olmak üzere yelkenli gemileri tasvir etmektedir.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(20).jpg" style="height:800px; width:600px" /><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;****</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:18:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her dönemin parolası   123456</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/her-donemin-parolasi-123456-5734</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/her-donemin-parolasi-123456-5734</guid>
                <description><![CDATA[Her dönemin parolası   123456]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Parola güvenliğinizi gözden geçirin</strong></p>

<p><strong>Dijital dünya her alanda gelişiyor. Parolalar çevrimiçi hayatımızın ve dijital güvenliğimizin önemli bir parçası hâline geldi. Her yıl Mayıs ayının ilk perşembe günü kutlanan Dünya Parola Günü siber güvenlikte güçlü &nbsp;parola kullanımının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermek için bir fırsat olarak görülüyor. Siber güvenlikte dünya lideri olan ESET, bu yıl 07 Mayıs’a denk gelen Dünya Parola Günü’nde herkesi güçlü ve tahmin edilmesi zor parola kullanmaya çağırdı.</strong></p>

<p>NordPass'ın dünya çapında veri ihlallerinde ortaya çıkan parolalarla ilgili son yıllık raporuna göre “123456” dünya çapında hâlâ en çok kullanılan parola. &nbsp;"123456." "123456789", "12345678", "12345" ve "admin" gibi diğer tahmin edilebilir seçimler de her yıl popülerliğini koruyor. Kullanıcıların özensiz parola seçimlerinin yanı sıra popüler siteler de hâlâ bu altı basamaklı dizinin parola olarak kullanılmasına izin veriyor. NordPass'ın verileri, sınırlı parola politikaları belirleyen ve "123456" gibi basit parolalara izin veren çok daha fazla site olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Yasa koyucuların şirketlerin sıkı kimlik doğrulama politikaları uygulamaması ve tüketicilerin kolay yolu seçmesine izin verme eğilimine son vermesi çok önemli. Bazı sektörler, modern kimlik doğrulama yöntemlerine geçmek zorunda kaldı. Finans sektöründe, elektronik ödemeler ve çevrimiçi ödeme hesaplarına erişim için MFA'yı (çok faktörlü kimlik doğrulama)&nbsp;zorunlu kılan Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (PSD2) gibi çeşitli düzenlemeler bulunuyor. Uzmanlar mevzuatın &nbsp;tüm sektörleri kapsaması gerektiğinin altını çiziyor ve şu öneride bulunuyor; &nbsp;erişilen hizmet ne olursa olsun çevrimiçi olarak oluşturulan tüm hesaplar için MFA'yı zorunlu kılmalı, modası geçmiş parola kullanımını terk etmeli ve günümüzün interneti için daha uygun bir güvenlik sistemine geçilmelidir. Dijital güvenliği sağlayabilmenin en basit ve etkili yolu karmaşık parolaları zorunlu kılmaktan &nbsp;ya da daha da iyisi MFA’dan geçiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Parola<em>&nbsp;</em>güvenliği nasıl sağlanır?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Parolaları&nbsp;asla&nbsp;tekrar kullanmayın.</li>
	<li>Parolanızı&nbsp;başkalarıyla&nbsp;paylaşmayın.</li>
	<li>Kullanılmayan hesapları kapatın.</li>
	<li>Bir&nbsp;<strong>parola yöneticisi</strong>&nbsp;kullanın ve bir parola oluşturucu kullanmayı da düşünün. Parola kasası otomatik olarak uzun, güçlü ve benzersiz parolalar önerecek ve saklayacaktır.</li>
	<li>Parola gücünü düzenli olarak kontrol edin ve çok zayıf veya güncel olmayanları güncelleyin.</li>
	<li>Mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA)&nbsp;etkinleştirin,&nbsp;artık çoğu hesapta bunu yapma seçeneği var. Kimlik doğrulama için yüz veya parmak izi taraması veya tek seferlik&nbsp;parola&nbsp;gibi başka bir “faktör” gerektirerek&nbsp;parolalara&nbsp;ekstra bir güvenlik katmanı ekler.</li>
	<li>Herkese açık Wi-Fi üzerinden oturum açmayın çünkü aynı ağda bulunabilecek&nbsp;dijital dinleyiciler&nbsp;parolanızı&nbsp;ele geçirebilir.</li>
	<li>Bilgi hırsızları ve diğer kötü amaçlı yazılımların yanı sıra kimlik avı saldırıları ve diğer tehditlere karşı korunmak için saygın bir şirketin güvenlik çözümlerini kullanın.</li>
	<li>Dışarıdayken&nbsp;omuz sörfçülerine<strong>&nbsp;</strong>dikkat edin. Dizüstü bilgisayarınız için bir ekran koruyucu kullanmayı düşünün.</li>
	<li>İstenmeyen e-posta ve mesajlardaki şüpheli bağlantılara tıklamayın. Şüpheniz varsa mesajı geri göndererek değil iletişim bilgilerini Google’da arayarak doğrudan gönderenle iletişime geçin.</li>
	<li>Yalnızca HTTPS kullanan sitelere giriş yapın çünkü bunlar güvenlidir ve bu nedenle giriş bilgilerinizi ele geçirebilecek saldırılara karşı ekstra koruma sağlar.</li>
	<li>Parolalarınızın bir veri ihlaline karışıp karışmadığını kontrol eden bir hizmete kaydolun.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:02:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hileli oyun</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hileli-oyun-5733</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hileli-oyun-5733</guid>
                <description><![CDATA[Hileli oyun]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ScarCruft tedarik zinciri saldırısıyla oyun platformunu ele geçirdi&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Siber &nbsp;güvenlik şirketi ESET’in bulgularına göre, Kuzey Kore bağlantılı APT grubu ScarCruft, tedarik zinciri casusluk saldırısı kapsamında bir oyun platformunu ele geçirdi. Kampanya ile &nbsp;amaçlanan casusluk; arka kapı, kişisel verileri ve belgeleri toplamak, ekran görüntüleri almak ve ses kayıtları yapmak. Saldırının, Kuzey Kore rejimi tarafından ilgi çekici görülen kişiler, büyük olasılıkla mülteciler veya kaçaklar hakkında bilgi toplamayı amaçladığı düşünülüyor.</strong></p>

<p>ESET araştırmacıları, Kuzey Kore ile bağlantılı APT grubu ScarCruft tarafından Çin'in Yanbian bölgesini hedef alan çok platformlu bir tedarik zinciri saldırısı ortaya çıkardı. Yanbian, etnik Korelilerin yaşadığı ve Kuzey Koreli mülteciler ile kaçakların geçiş noktası olan bir bölge. 2024 yılı sonlarından beri devam ettiği düşünülen saldırıda ScarCruft, Yanbian temalı oyunlara adanmış bir video oyun platformunun Windows ve Android bileşenlerini ele geçirerek bunları bir arka kapı ile trojanlaştırdı. ESET tarafından BirdCall olarak adlandırılan bu arka kapının başlangıçta yalnızca Windows'u hedeflediği biliniyordu; Android sürümü ise daha sonra bu tedarik zinciri saldırısının bir parçası olarak keşfedildi.</p>

<p>Son saldırıda keşfedilen BirdCall'un Android sürümü, Windows arka kapısının komut ve yeteneklerinin bir alt kümesini uyguluyor; kişi listelerini, SMS mesajlarını, arama kayıtlarını, belgeleri, medya dosyalarını ve özel anahtarları topluyor. Ayrıca ekran görüntüleri alabiliyor ve çevresindeki sesleri kaydedebiliyor. ESET, bu araştırmaya dayanarak Android BirdCall'un birkaç ay boyunca aktif olarak geliştirildiğini ve en az yedi sürümün kullanıma sunulduğunu keşfetti.</p>

<p>Bu saldırıda ele geçirilen web sitesi Yanbian halkına ve geleneksel oyunlarına adanmış olduğundan ESET saldırının birincil hedeflerinin Yanbian'da yaşayan etnik Koreliler olduğu sonucuna vardı. Saldırının,Yanbian bölgesinde yaşayan (veya buradan gelen), büyük olasılıkla mülteciler veya kaçaklar ve Kuzey Kore rejimi tarafından ilgi çekici görülen kişiler hakkında bilgi toplamayı amaçladığı düşünülüyor.</p>

<p>Oyun platformunun Windows istemcisi, RokRAT arka kapısına yol açan kötü amaçlı bir güncelleme yoluyla ele geçirildi, &nbsp;bu da daha sofistike BirdCall arka kapısını devreye soktu. ScarCruft'un son saldırısını keşfeden ESET araştırmacısı Filip Jurčacko “Mağdurlar, cihazlarındaki tek bir sayfadan bir web tarayıcısı aracılığıyla trojan bulaşmış oyunları indirdiler ve muhtemelen bunları kasıtlı olarak yüklediler. Resmî Google Play mağazasında başka herhangi bir APK konumu veya kötü amaçlı APK tespit etmedik. Web sitesinin ne zaman ilk kez ele geçirildiğini ve tedarik zinciri saldırısının ne zaman başladığını belirleyemedik. Ancak dağıtılan kötü amaçlı yazılımın analizine dayanarak, bunun 2024'ün sonlarında gerçekleştiğini tahmin ediyoruz” açıklamasını yaptı .</p>

<p>Windows arka kapısı ilk olarak 2021'de keşfedilmiş ve ESET Tehdit İstihbaratı raporu kapsamında ScarCruft'a atfedilmişti. Orijinal Windows arka kapısı, ekran görüntüsü alma, tuş vuruşlarını ve panodaki içeriği kaydetme, kimlik bilgilerini ve dosyaları çalma ve kabuk komutlarını yürütme dâhil olmak üzere çok çeşitli casusluk yeteneklerine sahiptir. Arka kapı, C&amp;C amaçları için Dropbox veya pCloud gibi meşru bulut depolama hizmetlerini veya ele geçirilmiş web sitelerini kullanır.&nbsp;</p>

<p>APT37 veya Reaper olarak da bilinen ScarCruft, en az 2012 yılından beri faaliyet gösteriyor ve Kuzey Kore casusluk grubu olduğundan şüpheleniliyor. Grup öncelikle Güney Kore'ye odaklansa da diğer Asya ülkeleri de hedef alınıyor. ScarCruft, esas olarak hükümet ve askeri kuruluşlarla ve Kuzey Kore'nin çıkarlarıyla bağlantılı çeşitli sektörlerdeki şirketlerle ilgileniyor gibi görünmektedir. Grup ayrıca Kuzey Kore'den kaçanları da hedef almaktadır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:54:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayal Olan Gemiler</title>
                <category>B. Hulusi GÜRBÜZ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5732</link>
                <author>bayramgurbuz216@gmail.com (B. Hulusi GÜRBÜZ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/hayal-olan-gemiler-5732</guid>
                <description><![CDATA[Hayal Olan Gemiler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/20201221143625253_0031.jpg" style="height:721px; width:600px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(15).jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:00:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/08fce30c593e9154207cd3e426f844d2.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tırhandil Cup Kış Trofesi Final Etabı Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tirhandil-cup-kis-trofesi-final-etabi-tamamlandi-5731</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/tirhandil-cup-kis-trofesi-final-etabi-tamamlandi-5731</guid>
                <description><![CDATA[Tırhandil Cup Kış Trofesi Final Etabı Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/3(15).jpg" style="height:397px; width:600px" /></p>

<p><strong>Tırhandil Cup Kış Trofesi Final Etabı Tamamlandı: 10. Yılda Sezonun Kazananları Belli Oldu</strong></p>

<div style="text-align:left">
<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bodrum’un geleneksel ahşap teknesi tırhandilin yaşatılması ve denizcilik kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenlenen Tırhandil Cup Kış Trofesi’nin altıncı ve son ayağı, Bodrum Ticaret Odası etabı olarak 2–3 Mayıs tarihlerinde Bodrum açıklarında gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/tirhandil-1.jpg" style="aspect-ratio:600 / 396; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:396px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Sezonun final etabı olması sebebiyle büyük önem taşıyan yarışlarda ekipler, hem etap dereceleri hem de genel klasman sonuçları için mücadele etti. Değişken rüzgar koşulları ve parkur üzerindeki stratejik karar anları, final etabının teknik zorluk seviyesini artırırken; ekipler sezon boyunca edindikleri deneyimi son yarışlara yansıttı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup’ın kendine özgü yapısını oluşturan farklı gövde tipleri ve performans özellikleri, final etabında da yarışın dinamiklerini belirleyen ana unsurlar arasında yer aldı. Özellikle rüzgar geçişlerinin belirleyici olduğu anlarda ekiplerin anlık kararları, sıralamalara doğrudan etki etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Altı ay süren trofenin final ayağıyla birlikte sezonun genel klasman sonuçları da netleşti. Kış koşullarında gerçekleşen etaplar boyunca ortaya konan performans, istikrar ve ekip uyumu; sezonun kazananlarını belirleyen temel faktörler oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Tırhandil Cup 2025-2026 sonuçları:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TIRHANDİL:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. GARGANTUA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. HIZIR 1</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. BELİZ G</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">4. BASTARDA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">5. GARA POŞET</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">6. WHISPER S</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">7. MUAMMER BEY</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">8. USTA K</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">9. KALITA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TIRHANDİL A:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. BASTARDA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. MUAMMER BEY</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. WHISPER S</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">4. KALITA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>TIRHANDİL B:</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1. HIZIR 1</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">2. GARGANTUA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">3. BELİZ G</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">4. GARA POŞET</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">5. USTA</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup Kış Trofesi’nin 5. ve 6. ayak ve genel klasman ödülleri, Bodrum Ticaret Odası (BODTO) ev sahipliğinde, 3 Mayıs Cumartesi akşamı saat 20.00’de Marina Yacht Club’de düzenlenen törenle sahiplerine takdim edildi. Denizcilik camiasını bir araya getiren törende, sezon boyunca gösterdikleri performansla öne çıkan ekipler ödüllerini aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/4.jpg" style="aspect-ratio:600 / 444; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:444px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Erim Önüt: “Tırhandil Cup Bir Yarıştan Fazlası”</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup Organizasyon Komitesi Başkanı Erim Önüt, final etabının ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">“Tırhandil Cup bugün geldiği noktada sadece bir yarış organizasyonu değil, Bodrum’un denizcilik kültürünü yaşatan güçlü bir platform haline geldi. Her biri farklı karaktere sahip teknelerin aynı parkurda buluşması, bu organizasyonu özel kılan en önemli unsurlardan biri. Sezon boyunca ortaya konan emek, dayanışma ve tutku, tırhandilin yaşayan bir miras olduğunu bir kez daha gösterdi. 10. yılımızda bu mirası büyüterek geleceğe taşımaya devam edeceğiz.”</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/6.jpg" style="aspect-ratio:600 / 436; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:436px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Bir Sezon Daha Tamamlandı</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Kasım ayında başlayan ve altı ay süren Tırhandil Cup Kış Trofesi, final etabıyla birlikte bir sezonu daha geride bıraktı. Her ay farklı etaplarla devam eden organizasyon, kış koşullarında denizde olmanın zorluklarını ve tırhandillerin dayanıklılığını bir kez daha ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup, yalnızca bir yarış serisi olmanın ötesinde; Bodrum’da geleneksel tekne yapımını destekleyen, ustalığı görünür kılan ve denizcilik kültürünü yaşatan bir yapı olarak önemini her geçen yıl artırıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tırhandil Cup; Bodrum Ticaret Odası, İMEAK Deniz Ticaret Odası, Ağanlar Tersanesi, Bodrum Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Denizciler Derneği ve ilgili paydaşların destekleriyle Era Yelken Kulübü çatısı altında gerçekleştirilmektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/5.jpg" style="aspect-ratio:600 / 854; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:854px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></span></span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:59:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAUISC İlkbahar Trofesi \&#039;\&#039;Kış Havasında\&#039;\&#039; Tamamlandı</title>
                <category>Serdar Bapoğlu </category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bauisc-ilkbahar-trofesi-kis-havasinda-tamamlandi-5730</link>
                <author>serdar@turksail.com (Serdar Bapoğlu )</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/bauisc-ilkbahar-trofesi-kis-havasinda-tamamlandi-5730</guid>
                <description><![CDATA[BAUISC İlkbahar Trofesi \'\'Kış Havasında\'\' Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_top.jpg" /></p>

<p>Mart&nbsp;ayında başlayan&nbsp;BAUISC İlkbahar Trofesi’nin&nbsp;4’üncü ve&nbsp;son&nbsp;etabı&nbsp;Helly Hansen-Sport Works Bosphorus Race&nbsp;adıyla gerçekleşti. Sadece ikinci etap şamandıra yarışlarında&nbsp;elverişli&nbsp;ortamı yakalayan trofenin&nbsp;kapanışı&nbsp;ise&nbsp;oldukça güçlü&nbsp;rüzgarla&nbsp;“sert”&nbsp;ve&nbsp;çekişmeli&nbsp;geçti.&nbsp;7’si&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfında&nbsp;26 teknenin&nbsp;katıldığı&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki mücadelede&nbsp;7 tekne&nbsp;yarışta&nbsp;terk&nbsp;bildirdi.</p>

<p>Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Yelken Kulübü&nbsp;<em>(BAUISC)</em>&nbsp;tarafından düzenlenen&nbsp;İlkbahar Trofesi’nin son yarışı,&nbsp;15 yıl&nbsp;önce&nbsp;"doğduğu"&nbsp;İstanbul Boğazı'nda yapıldı.<br />
Türkiye’nin&nbsp;ilk federe yelken kulübününe&nbsp;sahip olan&nbsp;Bahçeşehir Üniversitesi,&nbsp;BAUISC&nbsp;kurulduktan sonra başlatılan&nbsp;İlkbahar Trofesi'nin&nbsp;ise bu yıl&nbsp;10’uncu&nbsp;yıldönümü&nbsp;idi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up1.jpg" /><br />
<br />
<img src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up2.jpg" style="height:185px; width:172px" /></p>

<p>Bu nedenle&nbsp;Bahçeşehir Üniversitesi&nbsp;kurucusu ve&nbsp;Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, start hattında demirli&nbsp;Komite Botu’na geldi ve telsizden tüm katılımcılara seslendi.<br />
BAUISC’nin kuruluşunda yer alan&nbsp;öğrencilerin&nbsp;şimdi&nbsp;mezun olduklarını&nbsp;ve farklı iş kollarında çalılmalarına rağmen&nbsp;okulla bağlarını yelken sayesinde sürdürdüklerini&nbsp;vurgulayarak,&nbsp;<em>“Okulumuz deniz kenarında yer almakta ve görüldüğü gibi konununun da hakkını vermektedir”</em>&nbsp;dedi.<br />
Organizasyonda emeği bulunanlara teşekkür eden&nbsp;Enver Yücel, yelkencilere de,&nbsp;<em>“Pruvanız neta, rüzgarınız kolayına olsun”</em>&nbsp;diye seslendi.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_01.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_01.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_02.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_02.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_03.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_03.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>İSTANBUL BOĞAZI’NDA AKINTI DA GÜÇLÜ, RÜZGAR DA…</strong><br />
Bu yıl&nbsp;28 Mart’ta başlayan&nbsp;İlkbahar Trofesi’nin&nbsp;ilk&nbsp;ve&nbsp;11 Nisan’da yapılan&nbsp;üçüncü&nbsp;etabında&nbsp;elverişsiz rüzgar&nbsp;hem&nbsp;ekipleri&nbsp;hem de&nbsp;Yarış Kurulu’nu planlanan şamandıra yarışlarında oldukça zorlamış,&nbsp;4 Nisan’da ise&nbsp;tahminlerin öngörmediği&nbsp;keyifli bir rüzgar herkesi coşturmuştu.<br />
Kapanış yarışının yapılacağı&nbsp;2 Mayıs Cumartesi&nbsp;günü için tahminler günler öncesinden&nbsp;yağışlı,&nbsp;soğuk&nbsp;ve&nbsp;güçlü rüzgara&nbsp;işaret ediyordu. Tahminlerin öngördüğü&nbsp;yağmur, yarışın yapılacağı bölgeye&nbsp;düşmedi&nbsp;ama&nbsp;11 knot&nbsp;gücündeki&nbsp;poyraz&nbsp;sağnaklarda&nbsp;27 knot’a kadar yükseldi. Bu da&nbsp;mevsim normallerinin altındaa&nbsp;seyreden hava sıcaklığının&nbsp;“hissedilen”&nbsp;değerini hayli düşürdü.&nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_04.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_04.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_05.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_05.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_06.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_06.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_07.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_07.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_08.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_08.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_09.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_09.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>ROTA 2 İLAN EDİLDİ</strong><br />
Alper Şakaklı&nbsp;başkanlığındaki&nbsp;Yarış Kurulu,&nbsp;Boğaziçi&nbsp;parkurundaki mücadelede&nbsp;ORC&nbsp;sınıfları için&nbsp;“Rota 2”nin kullanılacağını duyurdu.&nbsp;<br />
Buna göre,&nbsp;Beşiktaş’ta&nbsp;BAU yerleşkesinin açığında&nbsp;kurulan hattan&nbsp;yarışa başlayacak&nbsp;ekipler,&nbsp;Anadolu Hisarı&nbsp;şamandırasını, ardından&nbsp;BAU&nbsp;önündeki şamandırayı&nbsp;iskelede&nbsp;bırakıp,&nbsp;ikinci boğaz tırmanışını Arnavutköy’e yapacak, buradaki şamandırayı&nbsp;sancakta&nbsp;dönerek pupa seyirle&nbsp;BAU önünde&nbsp;yaklaşık&nbsp;12 deniz mili&nbsp;mesafeli rotalarını tamamlayacaktı.&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıfındaki&nbsp;7 tekne&nbsp;ise&nbsp;Arnavutköy&nbsp;şamandırtası dönüşlü yaklaşık&nbsp;5 deniz mili&nbsp;mesafeli parkurda yarışacaktı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_10.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_10.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_11.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_11.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_12.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_12.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
ORC&nbsp;gruplarının startı saat&nbsp;12.00’da&nbsp;birlikte&nbsp;verildi.&nbsp;Boğazdaki güçlü akıntıyı&nbsp;ve&nbsp;rüzgarın sert hamlelerini&nbsp;kollayan dümenciler hem&nbsp;geri kalmamak, hem de&nbsp;erken start etmemek&nbsp;konusunda aşırı dikkatliydi. Dolayısıyla&nbsp;temiz bir start&nbsp;gerçekleşti. Ardından saat&nbsp;12.10’da&nbsp;Gezgin&nbsp;sınıflarının&nbsp;start düdüğü&nbsp;çaldı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_13.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_13.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_14.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_14.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_15.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_15.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>TERK HABERLERİ PEŞ PEŞE GELDİ</strong><br />
İlk&nbsp;“terk”&nbsp;haberi&nbsp;ORC A’da&nbsp;Levent Özgen&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Hedef Yelken 42’den geldi. Peşinden&nbsp;ORC B’de&nbsp;Burak Cora&nbsp;yönetimindeki&nbsp;Code-Zero&nbsp;yarıştan çekildiğini duyurdu. Edindiğimiz bilgiye göre&nbsp;orsa&nbsp;şamandırasında&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;ile&nbsp;Code-Zero&nbsp;arasında bir&nbsp;çatma&nbsp;yaşanmış,&nbsp;Code-Zero’nun bordasında&nbsp;hasar&nbsp;oluşmuştu. Ancak bu olay&nbsp;protestoya yansımadı.<br />
İlerleyen dakikalarda&nbsp;ORC D’de&nbsp;Sailing BAU-Alesta Yelken&nbsp;<em>(Doğukan Kapıcıoğlu)</em>,&nbsp;Gezgin’de&nbsp;Atlas Üniversitesi-Galea&nbsp;<em>(Gürcan Vural)</em>&nbsp;ile&nbsp;Cenoa Sailing Team-Aren&nbsp;<em>(Erol Malatyalı)</em>&nbsp;da&nbsp;terk&nbsp;bildirdi.&nbsp;<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up3.jpg" /><br />
<strong>HELLY HANSEN-CHEESE V DÜMENSİZ KALDI</strong><br />
ORC&nbsp;gruplarının&nbsp;son pupa&nbsp;kolunda&nbsp;Taner Halaçoğlu&nbsp;liderliğindeki&nbsp;Helly Hansen-Cheese V,&nbsp;Çırağan Sarayı&nbsp;önlerinde ve&nbsp;finiş hattına yarım mil kala&nbsp;broşa girdi, ardından&nbsp;Yarış Kurulu’na telsizden çağrı yaparak,&nbsp;<em>“Dümenimizi kaybettik”&nbsp;</em>dedi ve&nbsp;yardım talebinde&nbsp;bulundu.<br />
<img alt="" src="https://turksail.com/images/stories/haberler_66/bauisc_26_son_up4.jpg" /><br />
Yarış Kurulu&nbsp;derhal bir&nbsp;parkur botunu&nbsp;pruvası&nbsp;kıyıya&nbsp;dönerek&nbsp;sürüklenen Cheese V’in yardımına gönderdi.&nbsp;Dümen hakimiyeti olmayan&nbsp;tekne&nbsp;yedeklenerek Kalamış Setur Marina’ya çekilirken bir&nbsp;Sahil Güvenlik&nbsp;botu da onlara&nbsp;eşlik&nbsp;etti.<br />
7’nci ve son&nbsp;terk&nbsp;haberi&nbsp;Gezgin’de&nbsp;Urcun Canel&nbsp;yönetimindeki&nbsp;My First’ten geldi.&nbsp;Arnavutköy şamandirası&nbsp;önlerinde yarıştan çekilen&nbsp;My First&nbsp;yardım talebinde bulunmadı.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_16.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_16.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_17.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_17.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_18.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_18.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>FİNİŞ HATTINI “ISKALAYANLAR”</strong><br />
Bu arada&nbsp;farklı&nbsp;gruplarda bazı teknelerin&nbsp;Komite Botu&nbsp;ile&nbsp;sancak&nbsp;tarafındaki&nbsp;şamandıra arasındaki bitiş çizgisini&nbsp;güçlü akıntı nedeniyle&nbsp;tutturamayıp pas geçtiği&nbsp;gözlendi.&nbsp;<br />
Bu tekneler&nbsp;yarışı tamamlayabilmek&nbsp;ive&nbsp;rüzgarüstünde&nbsp;kalan şamandırayı&nbsp;“doğru yönde”&nbsp;geçmek için&nbsp;güçlü akıntıya karşı büyük çaba&nbsp;harcadı.&nbsp; &nbsp;<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_19.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_19.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_20.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_20.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_21.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_21.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
<strong>VELA KUPASI’NI AKKÖK HOLDİNG-CHEESE V KAZANDI</strong><br />
İlk finişi&nbsp;rotasını&nbsp;1 saat 42 dakikada&nbsp;tamamlayan&nbsp;Sinan Sümer&nbsp;yönetiminde,&nbsp;Targan Hazarhun&nbsp;taktisyenliğinde&nbsp;ORC A’da yarışan&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;yaptı ve&nbsp;İlkbahar Trofesi’nde gerçekleşen&nbsp;6 yarışın tamamını birincilikle&nbsp;noktaladı. Ancak&nbsp;ORC0-1-2 genel sıralamasında&nbsp;birinciliği&nbsp;Levent Peynirci&nbsp;taktisyenliğinde,&nbsp;Tora Kutoğlu&nbsp;dümenciliğinde&nbsp;ORC B’de yarışan&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII'a&nbsp;9 puan farkla&nbsp;kağtırdı.&nbsp;Global IT-Cheese III&nbsp;<em>(Canberk Sağlam)</em>&nbsp;üçüncülüğe&nbsp;yerleşti.&nbsp;<br />
Boğaziçi&nbsp;parkurunda&nbsp;ORC B’de&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;<em>(Tora Kutoğlu)</em>,&nbsp;ORC C’de&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;<em>(Bartu Özsoy)</em>,&nbsp;ORC D’de&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;<em>(Metin Efendioğlu)</em>,&nbsp;Gezgin’de&nbsp;Volvo Cars TST-SU 19&nbsp;<em>(Eren Özdal)</em>&nbsp;birincilik&nbsp;elde etti.<br />
<a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_22.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_22.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_23.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_23.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><a href="https://turksail.com/images/stories/galeri_14/bauisc_26_son_oab_24.jpg" id="thumb1" onclick="return hs.expand(this, {})"><img alt="Thumbnail" src="https://turksail.com/plugins/content/highslidejoomla3/highslidejoomla3_thumb.php?img=galeri_14/bauisc_26_son_oab_24.jpg&amp;width=150&amp;height=120&amp;quality=85&amp;effect=4" /></a><br />
BAUISC İlkbahar Trofesi’nde&nbsp;ORC C-D&nbsp;gruplarındki&nbsp;genel sıralamada&nbsp;birinciliğe&nbsp;Yusuf Tunç&nbsp;yönetimindeki&nbsp;SYS Yatçılık-Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;adını yazdırırken,&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;<em>(Bartu Özsoy)</em>&nbsp;ikinci,&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;<em>(Mert Gürpınar)</em>&nbsp;üçüncü oldu.<br />
Gerek&nbsp;grup genel&nbsp;sıralamasında, gerek&nbsp;genel overall'da&nbsp;birincilerle ikinciler&nbsp;arasındaki&nbsp;puan farkı&nbsp;dikkat çekiciydi.<br />
Aynı gün&nbsp;İstanbul Yelken Kulübü&nbsp;tesislerinde düzenlenen törende döner&nbsp;Vela Kupası&nbsp;bir yıl boyunca&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;ekibine verilirken, dereceğe giren diğer ekipler de ödülleri ile kucaklaştı.<br />
<br />
<strong>BAUISC İLKBAHAR TROFESİ<br />
HELLY HANSEN-SPORT WORKS BOSPHORUS RACE</strong><br />
2 Mayıs 2026, Cumartesi<br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;13.42.48<br />
2.&nbsp;Beymen Club Sailing Team-Atlas&nbsp;(Ahmet Köroğlu)&nbsp;13.50.05<br />
3.&nbsp;Urban Care-7 Bela&nbsp;(Gürsel Öztürk)&nbsp;13.51.41<br />
RET:&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;(Levent Özgen)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;9</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Tora Kutoğlu)&nbsp;13.46.01<br />
2.&nbsp;BAU Club Sailing Team-Zacapa&nbsp;(Selim Kakış)&nbsp;14.00.34<br />
3.&nbsp;GRN Sailing Team-Game Changer&nbsp;(Oğuz Ayan)&nbsp;13.58.01<br />
RET:&nbsp;Helly Hansen-Cheese V&nbsp;(Taner Halaçoğlu)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;4</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;14.08.35<br />
2.&nbsp;Bosch-Gemini&nbsp;(Berk Gürpınar)&nbsp;14.12.28<br />
3.&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;14.15.26<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;2</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.00</em><br />
1.&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;14.23.46<br />
RET:&nbsp;SailingBAU-Alesta Yelken&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
<em>Kayıtlı tekne sayısı:&nbsp;7</em><br />
<em>Start saati:&nbsp;12.10</em><br />
1.&nbsp;Volvo Cars TST-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;13.51.46<br />
2.&nbsp;Here For Fun-Doğa&nbsp;(Hasret Can Ürek)&nbsp;13.59.47<br />
3.&nbsp;Cenoa Sailing-Cenoa&nbsp;(Umar Ulaş Erkin)&nbsp;14.39.39<br />
RET:&nbsp;Cenoa Sailing Team-Aren&nbsp;(Erol Malatyalı)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;My First&nbsp;(Urcun Canel)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Atlas Üniversitesi-Galea&nbsp;(Gürcan Vural)<br />
<br />
<strong>BAUISC 2026 İLKBAHAR TROFESİ</strong><br />
&nbsp;<strong> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GRUP GENEL SONUÇLARI</strong><br />
<br />
<strong>ORC A</strong><br />
1.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;1-1-1-1-1-1&nbsp;(6)<br />
2.&nbsp;Hedef Yelken 42&nbsp;(Levent Özgen)&nbsp;3-3-3-3-3-RET 5&nbsp;(20)<br />
3.&nbsp;Unilever Sailing Team-Hedef Yelken 37&nbsp;(Engin Özgen)&nbsp;2-2-2-7-7-7&nbsp;(27)<br />
<br />
<strong>ORC B</strong><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Tora Kutoğlu)&nbsp;1-1-1-2-1-1&nbsp;(7)<br />
2.&nbsp;Global IT-Cheese III&nbsp;(Canberk Sağlam)&nbsp;2-2-4-6-6-6&nbsp;(26)<br />
3.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;3-7-6-1-2-RET 10&nbsp;(29)<br />
<br />
<strong>ORC C</strong><br />
1.&nbsp;SYS Yatçılık-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;1-2-2-1-1-4&nbsp;(11)<br />
2.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;3-1-3-2-4-1&nbsp;(14)<br />
3.&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;4-3-1-3-3-3&nbsp;(17)&nbsp;<br />
<br />
<strong>ORC D</strong><br />
1.&nbsp;Sebago-Alize G28&nbsp;(Metin Efendioğlu)&nbsp;2-2-2-1-1-1&nbsp;(9)<br />
2.&nbsp;Marmara Yelken Kulübü-MAYK&nbsp;(Batu Özonur)&nbsp;1-1-1-4-4-4&nbsp;(15)<br />
3.&nbsp;Alesta Yelken-Sailinmg BAU&nbsp;(Doğukan Kapıcıoğlu)&nbsp;3-4-4-4-4-RET 3&nbsp;(27)<br />
<br />
<strong>GEZGİN</strong><br />
1.&nbsp;Volvo Cars Türkiye-SU 19&nbsp;(Eren Özdal)&nbsp;1-1-1-2-1-1&nbsp;(7)<br />
2.&nbsp;Safinaz&nbsp;(Eray Uzel)&nbsp;3-DNC 6-DNC 6-1-DNF 6-4&nbsp;(26)<br />
3.&nbsp;Here For Fun-Doğa&nbsp;(Hasret Can Ürek)&nbsp;DNF 7-2-2-DNF 6-DNF 6-2&nbsp;(27)<br />
<br />
<strong>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GENEL OVERALL</strong><br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em>ORC0-A-B&nbsp;gruplarında&nbsp;22 tekne&nbsp;arasında&nbsp;ilk 5</em><br />
1.&nbsp;Akkök Holding-Cheese VIII&nbsp;(Tora Kutoğlu)&nbsp;7 puan<em>&nbsp;(ORC B / J122)</em><br />
2.&nbsp;Gözalan-Alize M12&nbsp;(Sinan Sümer)&nbsp;16 puan&nbsp;<em>(ORC A / MAT 12)</em><br />
3.&nbsp;Global IT-Cheese III&nbsp;(Canberk Sağlam)&nbsp;36 puan&nbsp;<em>(ORC B / MAT 1010)</em><br />
4.&nbsp;Code-Zero&nbsp;(Burak Cora)&nbsp;41 puan<em>&nbsp;(ORC B / Farr 280 OD)</em><br />
5.&nbsp;Helly Hansen-Cheese V&nbsp;(Taner Halaçoğlu)&nbsp;44 puan&nbsp;<em>(ORC B / A-35)</em><br />
<br />
&nbsp; &nbsp; <strong>&nbsp;&nbsp;<em>ORC C-D&nbsp;gruplarında&nbsp;7 tekne&nbsp;arasında&nbsp;ilk 3</em></strong><br />
1.&nbsp;SYS Yatçılık-Doğuş Üniversitesi-Alchera&nbsp;(Yusuf Tunç)&nbsp;13 puan&nbsp;<em>(ORC C / First 34.7)</em><br />
2.&nbsp;Özay Sailing Team-Electron&nbsp;(Bartu Özsoy)&nbsp;17 puan&nbsp;<em>(ORC C / First 34.7)</em><br />
3.&nbsp;Sahibinden-Gemini III&nbsp;(Mert Gürpınar)&nbsp;20 puan&nbsp;<em>(ORC C / MAT 10 MK2)</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:00:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/9587b3a1c203a594b98d6727d5b2668c.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOZLU RÖMORKÖRÜ\&#039;NİN ZONGULDAK LİMANINDAKİ HİKAYESİ</title>
                <category>Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kozlu-romorkorunin-zonguldak-limanindaki-hikayesi-5729</link>
                <author>osmanondes1931@gmail.com (Osman Öndeş / Turkish Maritime Historian)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/kozlu-romorkorunin-zonguldak-limanindaki-hikayesi-5729</guid>
                <description><![CDATA[KOZLU RÖMORKÖRÜ\'NİN ZONGULDAK LİMANINDAKİ HİKAYESİ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kozlu Römorkörü ve Mustafa Paksoy, Salih Ünal, Cafer Şener &amp; İsmail Şener, &nbsp;<br />
Mehmet Şevket Ahmet Bey &amp; B. Bey &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;Yazan:Osman Öndeş</strong></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O1(20).jpg" style="height:425px; width:640px" /></p>

<p><em>Zonguldak Limanı yağlıboya tablosu; Solda Kozlu römorkörü ve Mendirek dışında kömür yüklemek için demirde bekleyen enel yük gemileri..</em></p>

<p>Zonguldak ve Zonguldak Limanı tarihi konularında, arşiv fotoğraflarıyla ve bunlara eklediği &nbsp;öyküleriyle benzersiz bir yöresel tarihi kaynağı yaratmış olan Yüksel Yıldırım’dır. Tanıklığını nihayet <strong>“İyi ki varsın Zonguldak” </strong>kitabı ile taçlandırmıştır. Bu eser aynı zamanda &nbsp;Türk deniz ticaret dünyası için de &nbsp;çok kıymetli bir kaynaktır. Meslek örgütleri vasıtasıyla üyelere duyurulmalı ve bu eser sahiplenilmelidir.<br />
Yükselk Yıldırım &nbsp;yakın zamanda “Kozlu Römorkörü’nün Hikayesi” başlığı ile Zonguldak Limanı’nda 1939’den 1967’ye kadar hizmet vermiş olan &nbsp;Kozlu Römorkörü’nü ve bu römorkörle olan anıları &nbsp;“Zonguldak Nostalji” sitesinde yayınladı. Kendnsine mesaj gönderenlerin herbiri hasret, saygı ve &nbsp;sevgi dolu mesajlar göndermeleri sadece bir güxelliktir ve mazisine sahip çıkmaktır. Böyle bir ortamı tesis ettiğinden dolatı Yüksel Yıldırım’ı tekrar kutluyorum ve teşekkür ediyorum.<br />
Çalışmalarına bir katkı olsun diyerek, Kozlu römorkörünün inşa tersanesi kayıtlarından başlayarak geçirdiği evreleri &nbsp;resmî İngiliz arşivinden yayınlayarak özetledim. Amacım &nbsp;Yüksel Yıldırım ve onu öncelikle zonguldak sevdasıyla izleyenlere &nbsp;biraz daha bilgi ve belge eklemek.</p>

<p>Zonguldak limanına 1939 yılında satın alınan Kozlu römorkörü, Asma römorkörü ile beraber iç liman hizmetlerinde kullanıldılar. Kozlu ve Asma römorkörleri 1966 yılına kadar Zonguldak limanında hizmet verdiler. 1965 yılında ve Kaptanı Kadir Günal döneminde, buhar gücüyle çalışan Kozlu römorköründe elin bir kaza sonucu bir mürettebat hayatını kaybetti.&nbsp;<br />
Bu olaydan hemen sonra Kozlu römorkörü bağlı olduğu kurum EKİ tarafından (Ereğli Kömürleri İşletmesi) ihaleye çıkarılarak satıldı. Kozlu Römorkörü Zonguldak limanında 27 yıl iç hizmet vasıtası olarak hizmet verdi.<br />
<strong>Mürettabat Amasralı Mehmet Muslu’nun Hikayesi<br />
(Kaynak:Zonguldak Nostalji)</strong><br />
&nbsp;“Atatürk'ü Samsun'a götüren Bandırma vapurunun Zonguldak açıklarından geçişinden yirmi yedi yıl on bir ay sonra Zonguldak limanında büyük bir gemi Kozlu römorkörüne çarparak omurgasında büyük bir yara açmıştı. Gemidekiler ve &nbsp;limandakiler de Ereğli Kömür İşletmesinin bu pek faydalı römorkörünü kurtarmak için gayrete geçtiler. Fakat alınan bütün tedbirler, gösterilen bütün gayretler boşuna çıktı. Römorkör kurtarılamayacak, batacaktı. Bunun üzerine kaptan bütün tayfalara römorkörüterk etmek kumandasını verdi.<br />
Gemideki bütün İşçiler gibi Amasralı Mehmet Muslu da uzaklaşmak üzere idi. O sırada -arkadaşlarından öğreniyoruz- şöyle düşünür.<br />
“Römorkörün alt katında iki büyüğümüzün resimleri asılı, birisi Atatürk'ün, birisi İnönü'nün! Onlar sular altında kalmasın!”<br />
Mehmet Muslu'ya o dakikada İki büyük Türk kahraman- velev ki birer resim, birer sembol hâlinde olsunlar- boğulacaklar gibi gelmişti. “Hâlbuki onlara bir şey olmamalı idi.”<br />
Kaptanın verdiği emirlere rağmen, batmakta olan geminin alt katına daldı, orada iki levhayı da çakılı bulundukları duvardan sökmek üzere idi ki römorkörün birdenbire büyüyen yarığından sular içeriye hücum etti. Bu sırada tahta merdivenler de suların aşağıdan yukarıya yaptığı basınç sonucu kapanmıştı.<br />
Böylece 18 Nisan 1947’de sabahın erken saatlerinde genç bir işçimizi, elleri levhalarda kaybettik.”(Kaynak: &nbsp;Yüksel Yıldırım-İyi ki varsın Zonguldak” kitabı-2025)<br />
Kozlu Römorkörü Zonguldak Limanı'ndaki kömür nakliyatı ve liman hizmetlerini desteklemek amacıyla Fransa'nın Cherbourg kentindeki <strong>Constructions Mécaniques de Normandie (CMN)</strong> tersanesinde inşa edilmiştir. &nbsp;Römorkör 1939 yılında &nbsp;Türkiye'ye getirildikten sonra Zonguldak Limanı'nda "Asma" römorkörü ile birlikte iç liman operasyonlarında, özellikle kömür yüklü mavnaların çekilmesinde uzun yıllar görev yapmıştır.<br />
Zonguldak limanının iç hizmetlerinde kullanılan buharlı Kozlu römorkörü &nbsp;1966 yılına kadar hizmet vermiş, ardından bir kaza sonrası Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) tarafından ihaleyle satılmıştır.<br />
1939 yılında Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) tarafından satın alınan Kozlu ve Asma römorkörleri, Zonguldak limanındaki iç hizmetlerde (kömür yükleme ve nakliye işlemleri gibi) çift olarak uzun yıllar boyunca beraber kullanılmışlardır.Her iki römorkör de <strong>1966 yılına kadar</strong> aktif olarak görev yapmıştır. 1965 yılında Kozlu römorköründe yaşanan ve bir mürettebatın ölümüyle sonuçlanan kazan patlaması kazasından sonra her iki gemi de ihaleye çıkarılarak satılmış ve Zonguldak'taki görevleri son bulmuştur.</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O2(22).jpg" style="height:501px; width:800px" /></p>

<p><em>Glasgow, Barclay,Curle &amp; Co.Ltd.1893 inşa buharlı römorkör “Neptune”-<br />
Kaynak;Clyde Built Ships</em></p>

<p><strong>İnşa ve Hizmete Giriş:</strong> Neptune isimli römorkör 1939 yılında satın alınarak Zonguldak'a getirilmiştir. Kozlu römorkörü limanın iç hizmetlerinde (römorkaj ve manevra işlerinde) kullanılmıştır.<br />
1966 yılına kadar kesintisiz olarak Zonguldak limanında hizmet vermiştir.<br />
Kozlu ve Asma, Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) bünyesinde liman içi trafiği yöneten temel deniz vasıtalarıydı.Dönemin teknolojisi gereği buhar gücüyle çalışan bu römorkörler, kömür havzasının lojistik ihtiyaçları için kritik bir role sahipti.&nbsp;<br />
Port Glasgow/Glasgow- Barclay Curle &amp; Co.Ltd.’e ait Clydeholm Tersanesi’nde 385 Kızak No.’su ile inşa edilen &nbsp;römorkörün inşa adı <strong>“Neptune”</strong> idi. John and Robert H. Steel and David Bennie (trading as Steel &amp; Bennie)adına inşa dedilen Neptune römorkörünün Resmi Tescil Numarası 102585 idi ve &nbsp;3 Mayıs 1893 tarihinde hizmete girdi. Glasgow merkezli &nbsp;Barclay,Curle &amp; Co.Ltd. yapımı olan C2cyl.ana buhar makinesi 54 nhp., 600 ihp azami güç retriyordu ve azami seyir sürati 12 knots idi.Ana buhar makinesi 1967 yılında Magdeburg- Schwermaschinenbau “Karl Liebknecht” SKL yapımı &nbsp;M-cyl 4SA 110 bhp 82 kW dizel makine ile değiştirilmiştir.<br />
1903’de Neptune römorkörü armatörlük şirketinin yeniden tescil edilen ticari adı “Steel and Bennie Ltd – Başkan-David Bennie” &nbsp;olarak değiştirildi.<br />
1920’de Liverpool’dan West Coast Towage &amp; Salvage Company Ltd. satın aldı ve &nbsp;Liverpool Limanı’na kaydedildi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O3(19).jpg" style="height:800px; width:360px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Kozlu römorkörünün Clyde Built Ships&nbsp;<br />
arşivindeki sicil kaydı.</em></p>

<p>1925’de Sunderland’den &nbsp;Thomas Young satın aldı. Römorkörü adı değiştirilmedi.<br />
1926’de Londra merkezli &nbsp;British &amp; Mediterranean Lighterage Co Ltd. satın aldı ve römorkörün adı değiştirilmedi.<br />
1928’de Yunanistandan tespit edilemeyen bir römorkörcülük firmasına satıldı ve Yunan/Pire limanına tescil olundu.&nbsp;<br />
1929’de İstanbul merkezli Ereğli Şirketi (Société d'Héraclée) satın aldı ve <strong>“Kozlu”</strong> adı verildi. İstanbul Limanı’na kaydedildi. &nbsp;<br />
1939’da &nbsp;Zonguldak’tan Eti Bank-Ereğli Kömürleri İşletmesi satın aldı,&nbsp;<br />
1967’da &nbsp;Zonguldak’tan <strong>Mustafa Paksoy, Salih Ünal, Cafer Şener &amp; İsmail Şener</strong> ortaklığı satın aldı &nbsp;ve genelyük/koster &nbsp;olarak tadil edildi. Ana dizel makinesi yenilendi ve &nbsp;yapılan tadilat sonucu 149grt. 96nrt., Tam boy: 32.09m. x Genişlik:6.43 ve Derinlik: 3.15m. oldu.<br />
1990’da hurdaya çıkartıldı ve &nbsp;Lloyd’s Register Sicil Kaydı’ndan silindi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O4(17).jpg" style="height:266px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping 1938-1939 yıllığında &nbsp;ilk adı Tugela ve 1933’de “Neptun”,&nbsp;<br />
son adı “Platin” olan şilebe ait &nbsp;kayıt.&nbsp;</em></p>

<p><strong>Neptune adı karışıklık yaratmasın</strong><br />
Lloyd’s &nbsp;Register of Shipping yıllıklarında 1864-1894 yıllarında inşa edilmiş ve“Neptune” adı verilen &nbsp;7 gemi ayni sütunlarda yeralır. Genel yük gemisi, römorkör, tarak dubası gibi olan bu deniz araçları araştırmacıları yanılgıya düşürmemelidir. &nbsp;Bilgi karışlığı doğmasına karşı, Lloyd’s Register yıllıklarındaki “Neptune” veya “Neptun” kayıtlarına dikkat edilmesi gerekir. Bunlardan biri Zonguldak’lı <strong>Mustafa Paksoy, Salih Ünal, Cafer Şener &amp; İsmail Şener ve Mehmetzâde(Mehmetoğlu) Şevket Ahmet Bey</strong> ve bilgi birikimi yetersizliğinden ismi sicil kaydında “B.Bey” olarak &nbsp;verilen ortağı &nbsp;ile “Sadıkzade Ruşen Oğulları Vapurculuk Şti.”nin <strong>“Platin”</strong> adı vediği “Neptun” genel yük gemisidir.<br />
1930 gibi ilk yılların Türk armatörleri büyük çoğunlukla tek gemi sahibi oldular. Yine çoğu, ya yaşamları sırasında veya vefatlarından sonra akrabaları devam etmediğinden dolayı armatörlük yaşamları sona erdi. Ailelerde armatörlüğü devam ettirmek gibi bir eğilimi çok kısıtlı olduğu bu yıllarda yine tek gemi sahibi Mehmetzâde(Mehmetoğlu) Şevket Ahmet Bey, büyük olasılıkla sermaye ve bilgi birikimi yetersizliğinden ismi sicil kaydında “B.Bey” olarak geçen ikinci bir ortakla 1900 İngiltere inşa 3308 grt. bir genel yük gemisini satın aldılar. Gemiye <strong>“Neptün” </strong>adını vermişlerdi. Beş yıl sonra da deniz ticareti dünyasından çekildiler.<br />
Port Glasgow’da Anderson Rodger &amp;Co., Bay Yard kızaklarında 346 Kızak No.su ile inşa edilen genel yük gemisine <strong>“Tugela” </strong>adı verildi.<br />
18 Şubat 1900’da deniz indirildi ve aynı sene hizmete girdi.<br />
3308 grt., 2148 nrt. ve Tam boy: 326.2 ft., Genişlik: 48.1 ft.,Derinlik: 23.7 ft. İdi.<br />
Port Glasgow, Anderson Rodger &amp; Co. yapımı 3 genişlemeli ana buhar makinesi 281 nhp. azami güce sahipti.<br />
İlk armatörlük firması Glasgow merkezli Glasgow Navigation Co. Ltd. - Maclay &amp; McIntyre idi. 29 Mart 1900 tarihinde Glasgow limanına tescil olundu.1915’te Londra merkezli Anglier S.S. Co. Ltd. - Brys &amp; Gylsen Ltd.satın aldı ve <strong>“Anglier” </strong>adı verildi. 1918’de Londra merkezli Lloyd Royal Belge (Great Britain) Ltd. satın aldı. 1923’te Andros’tan <strong>Demetrios M. Logothetis</strong> satın aldı ve <strong>“Karolos”</strong> adı verildi. 1933’te İstanbul’dan Mehmet Şevket Ahmet Bey &amp; B. Bey satın aldı ve <strong>“Neptün”</strong> adı verildi. 1938’ de İstanbul’dan Sadıkzade Ruşen Oğulları Vapurculuk Şti. satın aldı ve <strong>“Platin”</strong> adı verildi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/O5(12).jpg" style="height:652px; width:800px" /><br />
&nbsp;<br />
<em>S.S.Platin’in “Anglier” adıyla yapılmış yağlıboya tablosu<br />
Greenwich Maritime Museum koleksiyonunda bulunmaktadır.</em></p>

<p><strong>“Platin”</strong> şilebi 31 Ocak 1957 İstanbul’dan günü &nbsp;Zonguldak’a &nbsp; balastlı olarak seyrederken Karadeniz’de kar tipisinden dolayı Öreke Kayalıkları Burnu civarında (Küçük Ada Gerede kayalıkları) karaya oturdu ve giderek parçalanma tehlikesi arttı. Sahilden roket atılmak suretiyle gemi mürettebatı kurtarıldı. Fakat lostromo dalgalara kapılarak kayboldu.Platin’in Anglier adıyla yapılmış yağlıboya tablosu Greenwich Maritime Museum koleksiyonunda bulunmaktadır. Clyde Built Ships/Glasgow arşivinde de fotoğrafı mevcuttur.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ****<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2025/08/osman-ondes-turkish-maritime-historian-1756500584.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>QR kodları ne kadar güvenli?</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/qr-kodlari-ne-kadar-guvenli-5728</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/qr-kodlari-ne-kadar-guvenli-5728</guid>
                <description><![CDATA[QR kodları ne kadar güvenli?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kare kod dolandırıcılıklarına karşı dikkatli olun&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Siber güvenlik alanında dünya lideri&nbsp;ESET, günlük yaşamda yaygın şekilde kullanılan QR kodların sunduğu kolaylığın yanında çeşitli güvenlik ve gizlilik riskleri de taşıdığına dikkat çekti. Restoran menülerinden ödeme sistemlerine, etkinlik girişlerinden Wi-Fi bağlantılarına kadar birçok alanda kullanılan QR kodlar, siber suçlular tarafından kötüye kullanılabiliyor. ESET uzmanları kullanıcıların QR kod tararken dikkatli olması gerektiğini vurguladı.&nbsp;</strong></p>

<p>QR kod, “Quick Response” yani “Hızlı Yanıt” ifadesinin kısaltmasıdır. Akıllı telefon kameraları tarafından kolayca okunabilen bu iki boyutlu barkodlar; web sitesi açma, uygulama indirme, kişi ekleme, Wi-Fi ağına bağlanma ve ödeme yapma gibi pek çok işlemi saniyeler içinde gerçekleştirebilir. Ancak bu pratik yapı, aynı zamanda kötü niyetli kullanımlara da kapı aralayabiliyor.</p>

<p><strong>QR kodları neden bu kadar yaygın kullanılıyor?</strong></p>

<p>QR kodların yaygınlaşmasının temelinde sunduğu pratiklik ve kullanım kolaylığı yer alıyor. Geleneksel barkodlara kıyasla çok daha fazla veri depolayabilen QR kodlar, küçük bir alanda geniş kapsamlı bilgi sunabiliyor. Ayrıca kodun bir kısmı zarar görmüş olsa bile çoğu zaman okunabilirliğini koruması, onları yoğun kullanım alanları için avantajlı hâle getiriyor. Belirli bir hizalama gerektirmeden farklı açılardan hızlıca taranabilmesi de kullanımını kolaylaştıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bu avantajlar sayesinde QR kodlar perakendeden üretime, lojistikten restoran ve finans sektörüne kadar pek çok alanda yaygın şekilde tercih ediliyor.</p>

<p><strong>QR kodlarla karşılaşılabilecek tehditler</strong></p>

<p>ESET uzmanları, güvenilmeyen kaynaklardan gelen QR kodların çeşitli siber saldırılarda kullanılabileceğine dikkat çekiyor. Sahte uygulama mağazalarına yönlendiren QR kodlar aracılığıyla cihazlara zararlı yazılım bulaştırılabiliyor. Kullanıcılar sahte banka veya alışveriş sitelerine yönlendirilerek giriş bilgilerini paylaşmaya kandırılabiliyor; bu yöntem “QRishing” olarak adlandırılıyor. Bunun yanı sıra harita ya da etkinlik bağlantısı gibi görünen bazı QR kodlar kullanıcıların konum bilgilerini üçüncü taraflara aktarabiliyor. Arama başlatma veya SMS gönderme gibi işlemler tetiklenerek telefon numarası ve kişisel bilgiler ele geçirilebiliyor. Bazı kodlar ise cihazı bilinmeyen Wi-Fi ağlarına bağlama, kişi ekleme ya da mesaj gönderme gibi yetkisiz işlemleri başlatabiliyor. Özellikle ödeme noktalarında bulunan QR kodların değiştirilmesiyle kullanıcıların ödemeleri saldırganların hesaplarına yönlendirilebiliyor.</p>

<p><strong>QR kod risklerinden korunmak için 5 öneri</strong></p>

<ul>
	<li><strong>Rastgele QR kodları taramayın.&nbsp;</strong>Sosyal medya paylaşımlarında, duvar afişlerinde veya güven vermeyen web sitelerinde yer alan kodlara karşı temkinli olun.</li>
	<li><strong>Mobil güvenlik yazılımı kullanın.&nbsp;</strong>Telefonunuza güvenilir bir antivirüs çözümü yükleyerek zararlı bağlantı ve dosyalara karşı koruma sağlayın.</li>
	<li><strong>İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın.</strong>&nbsp;Parola bilgileriniz ele geçirilse bile hesaplarınıza ek koruma sağlar.</li>
	<li><strong>Konum paylaşım izinlerini kontrol edin.</strong>&nbsp;Uygulamaların gereksiz yere konum verisine erişmesine izin vermeyin.</li>
	<li><strong>Cihazlarınızı güncel tutun.</strong>&nbsp;Telefon ve uygulama güncellemeleri, siber suçluların yararlanabileceği açıkları kapatır.</li>
</ul>

<p><strong>Kolaylık kadar dikkat de önemli</strong></p>

<p>QR kodlar modern yaşamın vazgeçilmez araçlarından biri hâline geldi. Ancak hızlı erişim sağlayan bu teknoloji, dikkatsiz kullanıldığında siber tehditlere dönüşebilir. Uzmanlar kullanıcıların QR kodları taramadan önce kaynağını sorgulamasını, bağlantıları kontrol etmesini ve temel güvenlik önlemlerini ihmal etmemesini öneriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:06:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞEHİDİMİZİN EMANETİ, MÜŞERREF GÜRENCİ HANIMEFENDİ’NİN ŞÜKRAN DUYGULARI</title>
                <category>CELAL ÖCAL</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sehidimizin-emaneti-muserref-gurenci-hanimefendinin-sukran-duygulari-5727</link>
                <author>celalocal@gmail.com (CELAL ÖCAL)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sehidimizin-emaneti-muserref-gurenci-hanimefendinin-sukran-duygulari-5727</guid>
                <description><![CDATA[ŞEHİDİMİZİN EMANETİ, MÜŞERREF GÜRENCİ HANIMEFENDİ’NİN ŞÜKRAN DUYGULARI]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in idam sehpasında&nbsp; “Çocuklarımı Asil Türk milletine emanet ediyorum” sözleri beni de çok etkilemişti. Asil Türk milletine emanet edilmiş çocuklardan biri olan Müşerref GÜRENCİ’yi Aydil Erol’un ricası üzerine &nbsp;İzmir’de buldum &nbsp;(1992). &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Müşerref GÜRENCİ Hanımla “Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey’in kızıyla sohbet” sonrası (1994) dostluğumuz ilerledi.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ona “Efendim Ulu Tanrı şehit babanızın davasını temsil etme görevini sizin omuzlarınıza &nbsp;verdi” mesajımı anlamıştı. Bu görevi ölünceye kadar her zeminde &nbsp;sürdürdü.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bu ziyaret ve röportaj Müşerref Hanım’in hayatında çok büyük bir değişikliğe sebep oldu, İki &nbsp;oğluyla birlikte babasının hatırasına daha fazla sahip çıktı. Özel ziyaretciler gelmeye başladı..<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneğinin şeref üyeliğine seçildi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ressam Embiya Çavuş’un Türk Dünyası’nın Kültür Varlığı ve Yaşadığı Dram (27.1.1993) resim sergisinin açılışını yaptı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Aile arşivini bizlerle paylaştı.Babasının idamı sonrası çekilen fotografları, Atatürk’le dedesinin konuşmalarını, yaşadığı hatıraları, Aka Gündüz’ün, Naci Sadullah’ın makalelerini, Türkiye Cumhuriyeti devletimizin “kaydı hayat şartıyla bağladığı “ şeref aylığı defterini gösterdi.Hüzünlü bilgiler veriyordu paylaşımları ilgiyle karşılandı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Tansu Çiller’in “Boğazlıyan Kaymakamı demesi gerekirken Boğazlanan Kaymakam” diyerek yaptığı gaf’a tepkisini oğlu Kemal Gürenci ile evinde düzenlediği basın toplantısında “Babam asla vatan hayini değildi” diyerek, ”Çiller’i mahkemeye vereceğini” söyleyerek &nbsp;cevap verdi. 1996</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Türkiye Cumhuriyeti’nin 75.yılında İzmir Vali yardımcısı Mustafa TAMER tarafından ziyaret edildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Cumhuriyetin 75.yılı kutlamalarında İzmir’deki Türk Dernekleri Başkanları, İzmir Şehit Aileleri Derneği Başkanı, Yavuz Alphan, ressam Embiya ÇAVUŞ Gazi Şükrü Karaca, Burhan Keskin tarafından ziyaret edildi &nbsp;yapıldı. (1998)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Şehadetinin 80 nci yılında İstanbul Kadıköy Mahmut Baba Türbesinde bulun Milli Şehit Mehmet Kemal Bey’in mezarı başında yapılan anma törenine Müşerref Gürenci’nin gönderdiği mesaj okundu, İzmir’den getirilen toprak döküldü.10 Nisan 1999<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; -ABD Temsilciler Meclisinin kararına evinde düzenlediği basın toplantısıyla &nbsp; “Asıl mağdur benim” &nbsp; diyerek &nbsp;cevap verdi. (27 Eylül 2000)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; -Yozgat Boğazlıyan Şehit Kaymakam Kemal Bey İlköğretim Okulu Yeni binasının açılış törenine Milli Şehit Mehmet Kemal Bey heykelinin açılışına da katıldı. (10 Nisan 2001)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; -TRT’nin “Son tanıklar “ belgeseline katkıda bulundu. (2002)<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; -Yaşasın Cumhuriyet &nbsp;Kartpostal &nbsp;sergisinin açılışlarını &nbsp;yaptı. (29 Ekim 2002)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; -Babası hakkında yanlış ifade kullanan Güngör Uras’a “Ben Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Kemal Bey’in kızıyım. 3.2.2003 günlü yazınızı üzüntü ile okudum ” açıklamasını gönderdi.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Dogruları yazan Hasan Pulur’a&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;“Sayın Hasan PULUR Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Kemal Bey’in basında uğramış bulunduğu haksız saldırı karşısında doğruları ifade eden yazınızı okumakla teselli buldum. Size çok teşekkür eder şükranlarımı gönderirim. (2003)<br />
Mektubunu yazdı.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;-En yaşlı şehit kızı sıfatını taşıyan Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in kızı Müşerref GÜRENCİ, Türkiye &nbsp;Cumhuriyetinin kuruluşunun 80 nci yılında Ege Ordu Komutanı Org.Hurşit TOLON’u &nbsp;temsilcisi heyet tarafından ziyaret edildi. 29 Ekim 2003<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Ceyhan Belediyesi tarafından yaptırılan KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın teşrifleriyle Milli Şehit Bogazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in Heykelinin açılış törenine &nbsp;davet edildi, konuşma yaptı. 17 Mayıs 2003</p>

<p>&nbsp; &nbsp; <strong>&nbsp;Sevgili Kardeşlerim<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp;Seksen dokuz sene bu unutulmaz günü görmek için yaşamışım. Çok şeyler gördüm. Cumhuriyetin onuncu yılında Istanbul’un kolkola girip “Çıktık açık alınla “ marşıyla sabahlara kadar coşkuyla dolaştığımızı hatırlıyorum.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Seneler geçmesine rağmen hala vatan sevgisinin bir örneğini şimdi karşımda görüyorum. Unutmak istemediniz Unutmayacaksınız. Bir Kemal’i sembolleştirdiniz. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ona olan vefanızı gösterdiniz.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ben kızı olarak hepinize minnetlerimi arz ederim.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Başta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf DENKTAŞ Beyefendi, Alaattin YÜKSEL valimiz, Ceyhan Kaymakamı, Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin SÖZLÜ Beyfendiler olmak üzere herkese teşekkürlerimi arzeder, hoşca kalınız derim.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;MÜŞERREF GÜRENCİ</strong></p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idamının 86 nci yıldönümünde asıldığı yer olan &nbsp;Beyazıt Meydanında yapılan anma töreninde oğlu &nbsp;Yalçın Gürenci &nbsp;konuşma yaptı (11.4.2005)</p>

<p>&nbsp; &nbsp; -Türk Milletini Ermeni Soykırım iddiaları ile suçlayan çevrelerin önde gelen ismi Orhan Pamuk’un kitaplarını ilçesine sokmayacağını açıkladığı için suçlanan İsparta Sütcüler Kaymakamı Mustafa ALTINPINAR’a Müşerref GÜRENCİ destek mesajı gönderdi. 04 Nisan 2005&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; - Elif Şafak’ın yazdığı roman’da Türk Milletini suçlayan ifadeler kullanmış olmasına evinde düzenlediği basın toplantısıyla karşılık verdi.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Batı'nın Ermeni soykırımı iddialarına çanak tutan romanıyla mensubu bulunduğum asil Türk milletine hakarete yeltenen ve beraat eden Elif Şafak'ın Türk milleti hakkındaki hakaret satırlarını okurken, babam Milli Şehit Kemal Bey'i yargılayarak idama mahkum eden Kürt Mustafa Divan-ı Harbi savcısının Elif Şafak'ın şahsında dirildiğini, Türk ve Türk devleti düşmanlığını sürdürmeye devam ettiğini düşündüm. Dedi.<br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;-Babasının davasını savunan &nbsp;Müşerref GÜRENCİ’nin &nbsp; çocukları da &nbsp;annelerine eşlik ediyordu. ”Kemal Bey’in torunları Yalçın GÜRENCİ, Kemal GÜRENCİ Büyük Yalan Belgeseline &nbsp;katkıda bulundu. (2007)&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;- Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in idamının 88 nci yıl dönümü nedeniyle Bayazıt Meydanında yapılan törene gönderdiği mesaj Celal Öcal tarafından okundu. 8.4.2007</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; “Kaymakam Kemal Bey konulu kompozisyon dalında birinci seçilen Kaymakam Kemal Bey &nbsp;İlk Öğretim Okulu örgencisi &nbsp;Esma Çetindağ’a Bilgisayar ödülü Kemal ve Yalçın Gürenci tarafından gönderildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Türkiye Cumhuriyetinin 82 nci yılında, Müşerref Gürenci &nbsp; İzmir Valisi Oguz Kagan KÖKSAL tarafından &nbsp;ziyaret edildi.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği Müşerref GÜRENCİ’yi yılın Annesi seçti.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Babasının mücadelesini ve yaşadığı olayları 92 yaşında iken Yeniçağ Gazetesine anlattı. 5 Şubat 2008’de &nbsp;vefat etti.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Müşerref Gürenci vefatının 1nci yılında Bornova Mezarlığında Sancar Maruflu ve arkadaşları tarafından anıldı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Cumhuriyetimizin 75nci yılı hatırasına &nbsp; İzmir Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği &nbsp; bir Armağan kitap yayımlama düşüncesiyle çalışma &nbsp;başlatmıştı. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; “Türk Devlet Geleneğinin Işığında Türkiye Cumhuriyetinin 75nci Yılı” adını verdiği bu &nbsp; kitap için &nbsp;dost ve büyüklerden &nbsp;yazı istendi. Yazı istediklerimizden biri de Boğazlıyan Kaymakamı Milli şehidimiz Mehmet Kemal Bey’in kızı Müşerref Gürenci Hanımdı. Bize &nbsp;Çamlıca Kız Mektebinde okuduğu dönemle ilgili bir &nbsp;hatırasını paylaştı&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Milli Şehit kanununu çıkartan Gazi M.Kemal ATATÜRK, Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehidimiz Mehmet Kemal Bey’i ve onun emaneti Müşerref GÜRENCİ, Yalçın GÜRENCİ ve Kemal GÜRENCİ’yi saygı ve rahmetle anıyoruz.<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; CELAL ÖCAL<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;*****************<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ne mutlu bana 75 sene Cumhuriyetimizin havasını teneffüs ederek yaşadım. Bu senelerin 29 Ekimlerinde benim hiç unutmayacağım çok güzel anılarım var.&nbsp;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; 1929 yılı &nbsp;Cumhuriyet &nbsp;bayramında henüz orta mektep talebesiyken İstanbul Kadıköy’deki Belediye binasının balkonunda gençliğe seslenme imkanını bana vermişlerdi.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Edebiyat hocamız &nbsp;Trakya Paşaeli&nbsp;gazetesinde işgal acılarını dile getiren şiirleriyle tanınmış İskeçeli Mehmet Sıtkı Bey’di. Onun &nbsp;kaleme aldığı metni bir hafta çalışarak ezberlemiştim. Ve o unutulmaz günde bütün &nbsp;çoşkumla balkondan o muazzam kalabalığa adeta haykırdım. Bu güzel yazıdan aklımdan hiç çıkmayan şu satırları sizlere de duyurmak isterim. ”Bu yüce ve ebedi günün ruhlarda uyandırdığı güneşleri görmek isterseniz istikbali temsil eden arkadaşlarımın lekesiz çehrelerine bakınız “&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; Beni çok mutlu eden ikinci anım Onuncu yıl marşını yek vucut gibi kolkola girerek caddelerde heyecanla söyleyişimiz o ne muhteşem bir geceydi. Sabaha kadar vecd içinde dolaştık durduk.<br />
&nbsp; &nbsp; Ve nihayet Cumhuriyetimizin 50-ci senesinde 1972 yılında Mülkiyelilerin proğramında uyguladıkları Babam Boğazlıyan Kaymakamı Şehit Kemal Bey’in Kadıköy’de ki mütevazı &nbsp;mezarını bir abideye çevirip başında İstanbul Valisi &nbsp;Vefa Poyraz olmak üzere yüzlerce vatandaşın katıldığı bir merasimle ebed’e teslim etmeleri.<br />
&nbsp;Bu kadirşinast millet vatan uğruna canını yitirenleri unutmuyor.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; Ve işte yine bugün beni bulup bu çok kudsi günü benimle paylaşmak isteyen sizler en iyi örneksiniz.<br />
&nbsp; &nbsp; Çünkü Babam idam edilirken son söz olarak şunları söylemiş. ”Evlatlarımı vatana emanet ediyorum. Gözüm arkada değil. Yaşasın Vatan “ deyip sonsuza göçmüş.</p>

<p style="text-align:right">25 Ekim 1990<br />
MÜŞERREF GÜRENCİ&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/4C.jpg" style="height:464px; width:800px" /></p>

<p><em>1-Çamlıca Kız Mektebi öğrencileri Boğazlıyan Kaymakamı Milli şehit Mehmet Kemal Bey aile arşivi,Müşerref Gürenci</em><br />
<img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/3C.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;<em>2-Müşerref Gürenci hanımı evinde ziyaretimiz,Celal Öcal,Şükrü Karaca.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/2C.jpg" style="height:800px; width:617px" /></p>

<p><em>3-Milli Şehidimizin kızını Cumhuriyetimizin 75nci yılında ziyaret eden İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Tamer.</em></p>

<p><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/1C.jpg" style="height:602px; width:400px" /></p>

<p><em>4-Müşerref Gürenci</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:26:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2026/03/celal-ocal-1774806951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları Urla’da Tamamlandı</title>
                <category>Özge DURMUŞ</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/15-jimmy-key-universail-yelken-yarislari-urlada-tamamlandi-5726</link>
                <author>ozge.durmus@yahoo.com (Özge DURMUŞ)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/15-jimmy-key-universail-yelken-yarislari-urlada-tamamlandi-5726</guid>
                <description><![CDATA[15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları Urla’da Tamamlandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:left"><span style="color:#1f5783"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">31 tekne, 272 sporcu, 18 üniversite yarıştı, 24 takım ödül aldı.</span></span></span></div>

<div style="text-align:left">
<div>
<div style="margin-right:10px">&nbsp;</div>
</div>

<p><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/jimmy%20key%20kapak%20deniz%20ticaret.jpg" style="height:345px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#212529; font-family:Roboto,sans-serif">Ege’nin rüzgarında iki gün süren 15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, 31 tekne, 272 sporcu ve 18 üniversitenin katılımıyla Urla açıklarında tamamlandı. 31 üniversite takımının mücadele ettiği organizasyonda 24 ekip dereceye girerek ödül aldı.</span></p>
</div>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">25–26 Nisan’da Urla açıklarında gerçekleşen Jimmy Key Universail Yelken Yarışları’nda 31 tekne, 272 sporcu ve 18 üniversite Urla açıklarında 15. kez aynı rüzgarda buluştu. Urla açıklarında iki gün süren organizasyonda üniversiteli yelkenciler Ege’nin rüzgarında hem rekabet etti hem de 24 dereceyle kürsüye çıktı.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/g-rsel-2.jpeg" style="border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:auto; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Ege’nin Rüzgarında 15. Kez Bir Araya Geldiler</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Üniversiteli yelkencilerin geleneksel buluşması haline gelen Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, bu yıl 15. kez Urla açıklarında gerçekleşti. İki gün süren organizasyonda Ege’nin değişken rüzgarları, genç sporcular için hem zorlu hem de öğretici bir yarış ortamı sundu. Toplam 31 teknenin start aldığı yarışlarda 272 sporcu denizde mücadele ederken, 18 farklı üniversite kendi yelken takımlarıyla organizasyonda yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>31 Üniversite Takımı, 24 Ödül</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Bu yıl yarışlarda üniversiteler birden fazla takımla temsil edildi ve toplam 31 üniversite ekibi parkura çıktı. Rekabetin yüksek olduğu yarışların sonunda 24 takım ödül almaya hak kazandı.</span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/zmir-ekonomi-niversitesi.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 346; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:346px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/ya-ar-niversitesi.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 465; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:465px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/dokuz-eyl-l-niversitesi.jpeg" style="border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:auto; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Organizasyona katılan üniversiteler arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Yelken Takımı, Dokuz Eylül Üniversitesi Yelken Takımı, Yaşar Üniversitesi, Dokuz Eylül Mühendislik, ODTÜ Yelken, Hacettepe Üniversitesi, İTÜ Yelken, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İTÜ Fen Edebiyat gibi farklı disiplinlerden güçlü ekipler yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Urla Açıklarında İki Günlük Yoğun Parkur</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Cumartesi günü iki, pazar günü ise bir yarışın gerçekleştirildiği organizasyonda ekipler, Ege’nin karakteristik ada rotalarında strateji ve dayanıklılıklarını test etti. Taş Ada’dan Hekim Adası’na uzanan parkurda rüzgarın yönü kadar ekip uyumu ve anlık kararlar da sonuçları belirledi. Yarış süresince yaklaşık 50 kaptan ve yardımcı ekip, kara ve deniz koordinasyonunu sağlayarak organizasyonun kesintisiz ilerlemesine katkı sundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><img alt="" src="https://www.denizticaretgazetesi.org/public/images/detay/MODEL%20600%20yaz%C4%B1%20i%C3%A7in(13).jpg" style="height:600px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Gençler İçin Bir Yarıştan Fazlası</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, yalnızca sportif rekabet değil; aynı zamanda üniversite öğrencilerinin doğayla temas kurduğu, farklı şehirlerden gelen ekiplerle deneyim paylaştığı bir buluşma alanı olmayı sürdürüyor. Denizcilik kültürünün genç kuşaklara aktarılmasını hedefleyen organizasyon, takım ruhu ve dayanışma vurgusuyla bu yıl da öne çıktı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>“Gençlerin Rüzgarla Kurduğu Bağ Çok Değerli”</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Jimmy Key Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Ünlütürk, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde gençlerin denizle kurduğu ilişkiye dikkat çekerek, “Jimmy Key Universail Yelken Yarışları bizim için sadece bir spor organizasyonu değil; gençlerin doğayla, denizle ve birbirleriyle kurduğu güçlü bağın bir yansıması. Her yıl farklı üniversitelerden yüzlerce öğrencinin aynı rüzgarda buluşması bize büyük bir ilham veriyor. 15. yılımızda da bu enerjiyi görmek, yarışların en kıymetli kazanımı.” dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Urla’da Kapanış ve Ödül Töreni</strong></span></span></span></p>

<p><img src="https://yelkenciningazetesi.com/uploads/2026/05/g-rsel-3.jpeg" style="aspect-ratio:600 / 441; border-radius:10px; border:1px solid #eeeeee; box-sizing:border-box; display:block; height:441px; max-width:100%; padding:2px; vertical-align:middle; width:600px" /></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">İki gün süren mücadelelerin ardından Urla açıklarında tamamlanan 15. Jimmy Key Universail Yelken Yarışları, düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. Dereceye giren takımlar kupalarını alırken, tüm katılımcılar deniz üzerinde unutulmayacak bir deneyimle organizasyondan ayrıldı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Jimmy Key Hakkında:&nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">1997 yılında İzmir’de kurulan Jimmy Key, yurt içinde 73, yurt dışında 16 mağazası, jimmykey.com e-ticaret sitesi ve çevrimiçi pazar yerleri aracılığıyla 24 ülkede moda severlerle buluşuyor. Şehirli ve modern bir yaşam stiline hitap eden, şık ve konforlu koleksiyonlarıyla dikkat çeken Jimmy Key, her ay yenilenen temalarıyla güncel moda trendlerini müşterilerine sunuyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="color:#212529"><span style="font-family:Roboto,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Güncel trendleri yaratıcı bir şekilde marka kimliğine uyarlayan ve yüksek kaliteli koleksiyonlar hazırlayan Jimmy Key, kurum içi üretim gücüyle her ay yeni bir tema sunarak müşterilerine yenilikler getiriyor. Doğal içerikli kumaşlar, rahat kesimler ve özgün renk paletleriyle zamansız bir stil sunan Jimmy Key, estetik kadar anlam ve değerleri de odağına alarak, müşterilerine daha iyi bir gelecek için birlikte adım atma fırsatı sunuyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:00:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/70a404f0974af4983fe415a4249eed5a.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sosyal medya paylaşımlarında   dikkat edilmesi gereken 10 nokta</title>
                <category>Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs</category>
                <link>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta-5725</link>
                <author>serhat@denovepr.com (Serhat Özkütükcü-Eset Antivirüs)</author>
                <guid>https://www.denizticaretgazetesi.org/makale/sosyal-medya-paylasimlarinda-dikkat-edilmesi-gereken-10-nokta-5725</guid>
                <description><![CDATA[Sosyal medya paylaşımlarında   dikkat edilmesi gereken 10 nokta]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Paylaşmak güzel ama&nbsp;</strong><strong>aşırı paylaşım giderek büyüyen bir sorun</strong></p>

<p><strong>Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline gelen sosyal medya platformları, eğlenceli içerikler ve paylaşımlarla dolu olsa da siber suçlular için önemli bir fırsat alanı hâline geldi. Kimlik dolandırıcılığına yol açabilir, siber suçluların parolanızı ele geçirmesini sağlayabilir ve hatta kişisel bilgilerinizi ve eşyalarınızı hırsızlık riskiyle karşı karşıya bırakabilir. &nbsp;Siber güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların &nbsp;sosyal medyada yaptığı paylaşımların gizlilik ve güvenlik açısından ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek önerilerde bulundu.&nbsp;</strong></p>

<p>Seyahat planları, konum bilgileri, doğum tarihi, yeni alınan eşyalar, aile fotoğrafları. Tüm bu içerikler sadece takipçilerin ilgisini çekmekle kalmaz, aynı zamanda siber suçlulara sizi tanımaları ve hedef almaları için ihtiyaç duydukları bilgileri de sunar. Kimlik avı saldırılarında ve sosyal mühendislik tekniklerinde artış yaşanırken sosyal medya üzerinden yapılan aşırı paylaşımlar bu saldırılar için adeta açık kapı hâline geliyor. &nbsp;Sosyal medya platformları gizlilik ayarlarını ve içerik algoritmalarını sık sık değiştiriyor. Ancak kullanıcılar bu değişiklikleri takip etmediklerinde paylaştıkları bilgilerin kimlerle ne ölçüde göründüğünü kontrol etmekte zorlanabiliyor. ESET uzmanlarına göre, “sadece arkadaşlarım görüyor” sanılan bir paylaşım, birkaç etkileşim ve yeniden gönderimle çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor.</p>

<p><strong>Siber suçlular sizi sizden daha iyi tanıyabilir</strong></p>

<p>ESET uzmanları, sosyal medya profillerinin siber suçlular için bir bilgi kaynağı hâline geldiğini belirtiyor. Paylaşımlarınızdan hobileriniz, alışveriş alışkanlıklarınız, ilişkileriniz, hatta güvenlik sorularınızın cevapları bile çıkarılabilir. &nbsp;Platformların sunduğu gizlilik araçlarını kullanmak ve hesap güvenliğini artırmak önemli bir adım. Asıl önemli olan ise bireyin dijital davranışlarını sorgulamasıyla başlıyor. Sosyal medya sizi sevdiklerinizle ve ilgi alanlarınızla buluşturabilir ama kontrolsüz kullanım hem sizi hem de çevrenizdekileri tehlikeye atabilir.</p>

<p><strong>Sosyal medya paylaşımlarında nelere dikkat etmelisiniz?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li><strong>Kişisel bilgiler</strong>. Doğum tarihi, evcil hayvan adı gibi masum görünen bilgiler, parolalarınızı tahmin etmek için kullanılabilir.</li>
	<li><strong>Tatil planları.</strong>&nbsp;Tatil öncesi yapılan paylaşımlar, evinizin boş olduğunun işareti olur.</li>
	<li><strong>Konum bilgileri</strong>. Canlı konum etiketleri, güvenliğinizi riske atabilir.</li>
	<li><strong>Pahalı eşyalar</strong>. Yeni alınan bir cihaz ya da değerli bir takı, kötü niyetli kişilerin ilgisini çekebilir.</li>
	<li><strong>Çocuk fotoğrafları</strong>. İzinleri olmadan çocukların dijital ayak izini oluşturmak, uzun vadeli risklere yol açabilir.</li>
	<li><strong>İşle ilgili serzenişler.</strong>&nbsp;Çalıştığınız kurum ya da iş arkadaşlarınızla ilgili paylaşımlar profesyonel itibarınızı zedeleyebilir.</li>
	<li><strong>Finansal bilgiler</strong>. Kart numarası, IBAN, QR kod gibi veriler dolandırıcılığa kapı açabilir.</li>
	<li><strong>Yakın çevrenin bilgileri.&nbsp;</strong>&nbsp;Arkadaş ve aile bireylerinin kişisel bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayın.</li>
	<li><strong>Çekiliş ve kampanyalar</strong>&nbsp;. Güvenilir olmayan hesaplardan gelen hediye vaatleri, kimlik avı girişimi olabilir.</li>
	<li><strong>Özel mesajlar</strong>&nbsp;Özellikle iş içerikli ya da kişisel yazışmaların ekran görüntüsünü paylaşmak güvenlik ihlali yaratabilir.</li>
</ul>

<p><strong>Güvende kalmak için neler yapılabilir?&nbsp;</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Paylaşım yaparken ne paylaştığınıza dikkat edin: Her zaman (profiliniz kısıtlı olsa bile) yanınızda oturan birine internette paylaştığınız bilgilerin aynısını söylemenin sizi rahatlatıp rahatlatmayacağını düşünün.&nbsp;</li>
	<li>Arkadaş listenizi sık sık gözden geçirin: Tanımadığınız veya gönderilerinizi görmesini istemediğiniz kişileri listenizden çıkarmak faydalı bir alışkanlık olacaktır.&nbsp;</li>
	<li>Arkadaş listenizi ve gönderilerinizi kimlerin görüntüleyebileceğini kısıtlayın: Bu, birisinin paylaştığınız herhangi bir bilgiyi kötü amaçlarla kullanma olasılığını azaltmaya yardımcı olacaktır.&nbsp;</li>
	<li>Fotoğraf erişimini kısıtlayın: Bunlar ideal olarak sadece bilinen arkadaşlar ve onaylı aile üyeleri tarafından görüntülenebilmelidir.&nbsp;</li>
	<li>İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açın ve güçlü, benzersiz parolalar kullanın: Bu, parolalarınızı tahmin etmeyi veya kırmayı başarsalar bile birinin hesabınızı ele geçirme olasılığını azaltacaktır.&nbsp;</li>
</ul>

<p>Sosyal medyayı bu kadar eğlenceli yapan şey gönderilerimizi arkadaşlarımızla, ailemizle ve bağlantılarımızla paylaşmaktır. Ancak bu, aynı zamanda potansiyel bir risk kaynağıdır. Sosyal medya platformlarını kullanırken dikkatli davranarak oluşabilecek sorunlardan uzak durun.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 10:05:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.denizticaretgazetesi.org/images/kullanicilar/2024/05/serhat-ozkutukcu-esed-antivirus-1715325512.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
