uygulama indirin
İstanbul
08 Eylül, 2026, Salı
  • DOLAR
    43.72
  • EURO
    51.93
  • ALTIN
    7014.0
  • BIST
    14.181
  • BTC
    68377.802$
kongsberg

Armatörler Gelecekten Umutlu

Armatörler Gelecekten Umutlu
Global Shipping Outlook 2026’ya göre denizcilik yöneticilerinin yüzde 94’ü şirketlerinin geleceğine güveniyor. Jeopolitik krizler ise sektörün en büyük riski olarak öne çıkıyor.

Global Shipping Outlook 2026 araştırması, küresel denizcilik sektöründe yöneticilerin şirketlerinin geleceğine ilişkin güçlü bir iyimserlik taşıdığını ortaya koydu. Ancak jeopolitik krizler, düzenleyici baskılar, nitelikli personel açığı ve enerji dönüşümünün maliyeti sektörün önündeki temel riskler olarak öne çıkıyor.

Küresel denizcilik sektörünün önde gelen şirketlerinde görev yapan armatörler ve üst düzey yöneticiler, şirketlerinin geleceği konusunda büyük ölçüde iyimser. Kapa Research tarafından hazırlanan Global Shipping Outlook 2026 araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 94’ü şirketlerinin geleceğine olumlu bakarken, yüzde 70’i küresel deniz taşımacılığının beş yıl öncesine göre daha iyi durumda olduğunu düşünüyor.

Araştırma kapsamında Mayıs ve Haziran aylarında, Hürmüz Krizi’nin en yoğun döneminde, Avrupa’nın önemli denizcilik merkezleri, ABD ve Asya’dan 314 armatör ve C-suite yöneticisiyle görüşüldü. Bu yönüyle çalışma, sektörün kriz devam ederken ortaya koyduğu beklentileri gerçek zamanlı biçimde yansıtıyor.

Jeopolitik krizler sektörün bir numaralı sorunu

Araştırmaya katılanların yüzde 76’sı jeopolitik krizleri küresel denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu en ciddi sorun olarak gösterdi.

Ukrayna, Kızıldeniz ve Orta Doğu'daki gelişmeler, araştırmaya katılan tüm önemli denizcilik merkezlerinde ilk sıradaki endişe oldu. Bu oran Yunanistan’da yüzde 72, Avrupa’nın diğer bölgelerinde yüzde 77, ABD’de yüzde 79 ve Asya’da yüzde 87 olarak ölçüldü.

Jeopolitik risklerin ardından parçalı düzenlemeler yüzde 38, nitelikli personel eksikliği ise yüzde 37 ile öne çıktı. Korsanlık, siber saldırılar ve liman yoğunluğu gibi önceki yıllarda sektörün gündeminde daha fazla yer tutan operasyonel sorunlar ise yöneticilerin öncelik sıralamasında geride kaldı.

Hürmüz Krizi bazı şirketler için fırsat

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, sektörün krizlere yaklaşımındaki farklılık oldu.

Katılımcıların yüzde 54’ü deniz taşımacılığının barıştan yana olduğunu belirtirken, yüzde 46’lık kesim bu konuda aynı görüşü paylaşmadı.

Bununla birlikte yöneticilerin yüzde 40’ı Hürmüz Krizi’nin kendi şirketleri açısından yeni fırsatlar yarattığını düşünüyor. Bu sonuç, jeopolitik belirsizliklerin bazı şirketler için yeni ticaret rotaları, tonaj talebi veya operasyonel fırsatlar yaratabildiğine işaret ediyor.

Yapay zekâ kullanımı hızla yayılıyor

Dijital dönüşüm de sektörün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.

Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 65’i yapay zekâyı kullanıyor veya pilot uygulamalar yürütüyor. Ancak yapay zekâyı operasyonlarında kapsamlı biçimde kullananların oranı yalnızca yüzde 7.

Bu tablo, denizcilik şirketlerinin yapay zekâ konusunda önemli ölçüde yatırım ve deneme aşamasına geçtiğini, ancak teknolojinin filolar ve operasyonlar genelinde henüz yaygın ve kapsamlı kullanıma ulaşmadığını gösteriyor.

Denizciliğin geleceğinde Doğu ağırlığı artıyor

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, sektör yöneticilerinin geleceğin denizcilik dengelerinde Doğu’nun ağırlığının artacağını düşünmesi oldu.

Katılımcıların yüzde 76’sı Çin ve Hindistan’ın oluşturduğu Doğu’yu, önümüzdeki yıllarda denizcilik sektörünün en önemli yönlendirici gücü olarak gösterdi. ABD, Avrupa Birliği, Japonya ve Kanada gibi Batılı güçleri başlıca belirleyici olarak görenlerin oranı ise yüzde 17’de kaldı.

Sektörün geleceğini şekillendirecek unsurlar arasında AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) ve IMO düzenlemelerinin rekabet gücü üzerindeki etkisi yüzde 70, Batı ile Asya arasındaki stratejik rekabet ise yüzde 53 oranında öne çıktı.

Bir Yunan armatörün araştırma kapsamında dile getirdiği, “Yeşil olmak için biz ödüyoruz, onlar rekabetçi olmak için ödüyor” değerlendirmesi, Batılı denizcilik şirketlerinin düzenleyici yükümlülüklere ilişkin endişesini özetliyor.

2035 yakıt stratejisinde belirsizlik sürüyor

Enerji dönüşümü konusunda ise sektör yöneticileri daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.

2035 yakıt stratejilerinde şirketlerin yaklaşık üçte biri hâlâ dizel yakıta dayalı planlama yapıyor. Bu oran küçük filolarda yüzde 34, büyük filolarda ise yüzde 23 seviyesinde.

Biyoyakıtlar ve LNG, mevcut koşullarda en uygulanabilir alternatifler arasında görülürken, alternatif yakıtların geleceği konusunda tedarik edilebilirlik yüzde 56, maliyet ise yüzde 44 oranında temel soru işareti olarak gösterildi.

Şirketlerin yüzde 30’u için dizel hâlâ tek uygulanabilir yakıt seçeneği konumunda. Bu nedenle birçok şirketin alternatif yakıtlara geçişte acele etmek yerine teknolojilerin olgunlaşmasını ve maliyetlerin netleşmesini beklediği görülüyor.

Net sıfır hedefinde iyimserlik zayıf

Enerji dönüşümüne ilişkin genel bakış ise tamamen olumsuz değil. Yöneticilerin yüzde 60’ı enerji dönüşümünün uzun vadede şirketleri üzerinde olumlu bir etki yaratacağına inanıyor.

Buna karşın yaklaşık 10 yöneticiden 7’si, IMO’nun 2050 net sıfır hedefine ulaşılması konusunda kötümser.

Bu durum, denizcilik sektörünün karbonsuzlaşmanın kaçınılmaz olduğunu kabul etmekle birlikte, hedeflere ulaşmak için gerekli yakıt, teknoloji, altyapı ve maliyet koşullarının henüz yeterince net olmadığı görüşünü ortaya koyuyor.

Nitelikli denizci açığı üçüncü sırada

İnsan kaynağı da sektörün temel sorunlarından biri olmaya devam ediyor.

Filipinler, Rusya, Ukrayna, Yunanistan ve Hindistan gibi geleneksel denizci ülkeleri küresel mürettebat arzının temelini oluştururken, sektörde yeni bir demografik dönemin başlayabileceği belirtiliyor. Kadın denizcilerin sektöre daha fazla katılması, gelecekteki insan kaynağı yapısında önemli bir değişim yaratabilir.

Nitelikli personel bulmak, jeopolitik krizler ve düzenleyici çerçevenin ardından yüzde 37 ile sektörün üçüncü en önemli sorunu olarak sıralandı.

Denizcilik yeni bir denge arıyor

Global Shipping Outlook 2026, küresel denizcilik sektörünün krizlere rağmen geleceğe yönelik güçlü bir iş iyimserliği taşıdığını ortaya koyuyor. Ancak bu iyimserlik; jeopolitik gerilimler, Batı ile Doğu arasındaki rekabet, artan çevre düzenlemeleri, alternatif yakıtların maliyeti ve nitelikli denizci ihtiyacı gibi sorunlarla birlikte ilerliyor.

Araştırmanın Hürmüz Boğazı’ndaki kriz devam ederken gerçekleştirilmiş olması ise sonuçlara ayrı bir önem kazandırıyor. 314 üst düzey yöneticinin görüşleri, sektörün yalnızca geleceğe ilişkin beklentilerini değil, kriz koşullarında nasıl pozisyon aldığını da ortaya koyuyor.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!