'DENİZ TİCARET GAZETESİ'ni yanınızda taşıyın.Android
İstanbul
28 Eylül, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    43.72
  • EURO
    51.93
  • ALTIN
    7014.0
  • BIST
    14.181
  • BTC
    68377.802$
kongsberg

Denizcilik 2030 emisyon hedeflerinden uzaklaşıyor

Denizcilik 2030 emisyon hedeflerinden uzaklaşıyor
UCL Energy Institute araştırmasına göre denizcilik sektörü, 2030 yılı için belirlenen sıfır emisyonlu yakıt hedeflerini yakalamaktan giderek uzaklaşıyor. Düzenleyici belirsizlik, alternatif yakıt yatırımlarını ve yeni gemi siparişlerini frenliyor.

Denizcilik sektörünün 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmasını hedefleyen dönüşümde kritik eşiklerden biri olan 2030 hedefleri tehlikeye girdi. UCL Energy Institute tarafından hazırlanan Climate Action in Shipping: Progress Towards Shipping’s 2030 Breakthrough raporunun beşinci edisyonu, sektörün 2030 yılına kadar gemi yakıt tüketiminin yüzde 5-10’unu sıfır emisyonlu yakıtlardan karşılama hedefine ulaşmasının artık oldukça düşük bir ihtimal olduğunu ortaya koydu.

2023 yılında kabul edilen IMO Sera Gazı Stratejisi, 2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefinin yanı sıra 2030 için de önemli ara hedefler belirlemişti. Bu kapsamda, yaklaşık 600 ila 1.200 adet, 15 bin TEU veya eşdeğeri kapasitenin üzerindeki büyük geminin ölçeklenebilir sıfır emisyonlu yakıtlarla (SZEF) çalışması öngörülüyordu.

Ancak sektör, bu hedefe ulaşmak için gerekli ivmeyi yakalayamadı. Rapora göre 2025 yılında yaklaşık 100 adet 15 bin TEU eşdeğeri geminin SZEF kullanmaya başlaması beklenirken bu kilometre taşı gerçekleştirilemedi.

IMO Net-Zero Framework belirsizliği

Raporda sektörün hedeflerden sapmasının arkasındaki en önemli unsurlardan biri olarak IMO Net-Zero Framework (NZF) etrafındaki düzenleyici belirsizlik gösteriliyor.

Ekonomik ve siyasi dalgalanmalar, enerji güvenliği endişeleri, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki kriz alternatif yakıtlara geçiş sürecini zorlaştırırken, NZF'nin kabul sürecindeki belirsizlik de armatörlerin uzun vadeli yatırım kararlarını etkiliyor.

UCL Energy Institute araştırma görevlisi Pinar Langer, NZF'nin kabul edilememesini raporun son beş yıldır izlediği süreçte "geçiş açısından en büyük geriye gidiş" olarak nitelendirdi.

Langer'e göre düzenleyici belirsizliğin ortadan kaldırılması; armatörlerin sıfır emisyonlu gemilere sipariş vermesi, finans kuruluşlarının bu yatırımlara kaynak sağlaması ve kiracıların düşük karbonlu taşımacılık için daha yüksek maliyetleri karşılaması açısından kritik önem taşıyor.

Metanolde önemli kapasite artışı

Buna karşın sektörün tamamen durduğu bir tablo da bulunmuyor. UCL Energy Institute ve Getting to Zero Coalition tarafından hazırlanan rapor, teknoloji, yakıt arzı, talep, finansman, politika ve sivil toplum olmak üzere beş temel alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtiyor.

Özellikle metanol yakıtlı gemilerde 2025 yılı dikkat çekici bir büyümeye sahne oldu.

 Metanol ikmali yapabilen limanların sayısı bir yıl içerisinde 19'dan 29'a yükseldi. Metanol kullanabilen aktif gemi tonajı ise 2,3 milyon GT'den 7,7 milyon GT'ye çıktı.

Böylece aktif filonun SZEF kullanabilme kapasitesine sahip bölümü yüzde 0,41'den yüzde 0,77'ye yükseldi.

2025 yılında 56 yeni geminin hizmete girmesiyle toplam 5,4 milyon GT'lik yeni kapasite ortaya çıktı. Rapora göre bu, tek bir yılda kaydedilen en büyük alternatif yakıt kapasitesi artışı oldu.

Ancak yeni siparişlerde aynı ivme korunamadı. SZEF özellikli gemilerin toplam sipariş tonajındaki payı yüzde 9,5'ten yüzde 5,7'ye geriledi.

Amonyakta deniz denemeleri başladı

Alternatif yakıt teknolojilerinde bir diğer önemli gelişme ise amonyak tarafında yaşandı.

İki zamanlı motorlarla çalışan büyük amonyak yakıtlı gemilerin ilk deniz denemeleri başarıyla tamamlanırken, dört zamanlı motorlarla donatılmış daha küçük amonyak yakıtlı ikmal gemileri ve römorkörler de inşa edildi.

Ayrıca sektör, ilk gemiden gemiye amonyak yakıt ikmal operasyonunu gerçekleştirdi.

Bu gelişmeler, alternatif yakıt teknolojilerinin artık yalnızca Ar-Ge aşamasında olmadığını ve ticari deniz taşımacılığında gerçek operasyonlara doğru ilerlediğini gösteriyor.

Yeşil finansmanda gerileme

Finansman tarafında ise tablo daha karmaşık. 2025 yılında denizcilik şirketleri ve ilgili kuruluşlar tarafından yeşil krediler, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve geçiş finansmanı araçları yoluyla yaklaşık 3 milyar dolar tutarında sürdürülebilir finansman sağlandı.

Ancak bu rakam 2024'teki 3,4 milyar doların altında kaldı.

Bu durum, alternatif yakıtlı gemilerin ve düşük karbonlu denizcilik yatırımlarının yüksek başlangıç maliyetleri karşısında finansmana erişimin hâlâ sektörün önemli sorunlarından biri olduğunu ortaya koyuyor.

2030 için kritik dönem

UCL raporunun ortaya koyduğu tablo, denizcilik sektöründe teknolojik dönüşümün devam ettiğini ancak yatırım ve sipariş kararlarının düzenleyici çerçevedeki belirsizlikten ciddi biçimde etkilendiğini gösteriyor.

Metanol ve amonyak teknolojilerindeki gelişmeler umut verici olurken, SZEF özellikli gemilerin toplam filo içindeki payının hâlâ çok düşük seviyede bulunması, 2030 hedefinin ne kadar büyük bir dönüşüm gerektirdiğini ortaya koyuyor.

Önümüzdeki dönemde IMO'nun net sıfır düzenlemelerine ilişkin belirsizliğin giderilmesi; armatörler, tersaneler, yakıt üreticileri, finans kuruluşları ve kiracılar açısından yatırım kararlarının önünü açacak temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Rapora göre sektörün 2050 net sıfır hedefini gerçekleştirebilmesi için 2030 ara hedeflerinin yalnızca birer çevre politikası olarak değil, filo yenileme, yakıt altyapısı, finansman ve ticari rekabet açısından somut bir yatırım çerçevesine dönüştürülmesi gerekiyor.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.