The Economist'in (Liderler bölümü, Ocak 2026) analitik bir incelemesi, devletlerin büyük işletmeleri jeopolitik baskı aracı olarak giderek daha fazla kullandığı bir modelin geri dönüşünü belgeliyor. Yayın, bu eğilimi "silahlı kapitalizm" olarak adlandırıyor ve küresel ekonomi için olumsuz uzun vadeli sonuçları konusunda uyarıyor.
Makale, devletlerin kendilerini uluslararası şirketlerin faaliyetlerinden bilinçli olarak uzaklaştırdığı dönemin sona erdiğini vurguluyor. Donald Trump yönetimindeki ABD yönetimi, enerjiden yüksek teknolojiye kadar işletmeleri, tedarik zincirlerine, yatırım kararlarına ve dış pazarlara müdahale eden doğrudan bir devlet gücü aracı olarak görüyor. Bu, sermayenin jeopolitikleşmesini artırıyor ve küreselleşmenin mantığını değiştiriyor.
The Economist'e göre, sonuçlar zaten ölçülebilir durumda: küresel şirketlerin sermaye getirisi düşüyor ve bazı sektörlerde, yalnızca iç pazarlara odaklanan oyunculara karşı kaybediyorlar. Yükselen maliyetler, parçalanmış tedarik zincirleri ve korumacılık kısa vadede kâr getirirken, uzun vadede yatırımı ve rekabet gücünü baltalıyor. Yayın kuruluna göre, artan güvenlik hakkındaki argümanlar, refaha verilen sistemik zararı telafi etmiyor.
İş dünyası için bu, sermaye tahsisinin giderek ekonomik mantıkla değil, hükümet öncelikleriyle belirlendiği, daha politikleşmiş ve daha az verimli bir dünyaya geçiş anlamına geliyor. Sonuç: daha pahalı tedarik zincirleri, daha düşük verimlilik ve garantili artan güvenlik olmadan daha az küresel büyüme.
1843 yılında kurulan The Economist, The Economist Group tarafından kontrol edilen özel bir İngiliz yayın organıdır; grubun kilit hissedarı Agnelli ailesinin Exor holding şirketidir.
#KüreselEkonomi #Jeopolitik #Korumacılık #TedarikZincirleri #SermayePiyasaları







Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.