A.S.P.
parcababa-erce
İstanbul
22 Haziran, 2024, Cumartesi
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

Boşuna üzülüyorsunuz Beyler

15 Eylül 2023, Cuma 08:44
reklam yerim makale içi

Boşuna üzülüyorsunuz Beyler .Osmanlıca öğretmek istediklerinize önce okumayı öğretin.Bizler, bize yakışanı yapalım. Düşman da kendine yakışanı yapsın. Biz merhamet gösterelim. Onlar ise zalim olsunlar...
Amiral Turgut Reis

Değerli Velilerimiz ,Geleceğin Kaptan,Baş Mühendis Adayı Öğrencilerimiz , Saygı değer Eğitimcilerimiz .2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı Hepinize Hayırlı Uğurlu olmasını Temenli ediyor .Ayrıca Mezun olduğum Ünüversitenin  İ.T.Ü Denizcilik Fakültesi Dekanı Aynı okul mezunu olan Meslektaşımız,Arkadaşımız Sayın Prof.Dr. Özcan ARSLAN ‘ın Bu Döneminde de üstün ve özverili Başarılarının devamını bekliyoruz  .
 
                                                        İ.T.Ü Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Özcan ARSLAN

Bir ülkenin geleceği o ülkede yaşayan bireylerin almış oldukları eğitim ile yakından ilgilidir. Kendini her alanda yetiştirmiş bireylerin var olduğu ülkelerin geleceğe emin adımlarla yürümesi doğaldır. Bireyin gelişiminde ve yetişmesinde en önemli kurumlardan biri şüphesiz okullardır. Okulların başarısı üzerine yapılan birçok araştırmada okul yöneticilerinin liderliği, ön plana çıkmaktadır. Bir okulun etkin ve başarılı olabilmesi, öğrenmeyi teşvik edecek etkili bir iletişim ortamına bağlıdır.Okuldaki eğitim faaliyetlerini etkileyen okul yöneticileri, öğretmen ve öğrencilerin sahip olduğu normları ve tutumları ifade eder. Okulun belirlenen hedeflere ulaşması, çalışan personelin beklentilerinin karşılanması, grup içinde olumlu bir iletişimin gerçekleşmesi ve okulda olumlu bir iklimin oluşturulması okul yöneticilerinin gerçekleştirmesi beklenen liderlik davranışları arasında yer alır.


Denizcilik, denizle iç-içe olma, denizden her bakımdan yararlanma sanatıdır. Yüklerinin çoğunu yabancıya taşıtan, azını kendi taşıyabilen, denizini çöplük gibi kullanan, kirlettiren, araştırma yaptırıyorum diye denizlerini ve deniz yataklarını yabancı(lar)a açan, kendi yüklerini yabancı simsarlar marifetiyle bağlayabilen bir ulus “denizci” sayılamaz (Akten, 2009).


Öğretmenler bir okuldan diğer bir okula geçtiklerinde yeni geçtikleri okulun bir takım özelliklerini daha ilk dakikadan itibaren hissettiklerini söylemektedirler. Bu özelliklerden bazıları gözle görülebilen özelliklerdir. Örneğin okulun dekorasyonu, okulun mimari özellikleri, duvar yazıları, temizliği vb. özellikleri. Okulların birtakım özellikleri ise hemen fark edilememektedir; örneğin, okul personelinin bir birine bağlılığı, okul idaresinin otoritesinin varlığı, öğretmelerin öğretim yöntem ve teknikleri, okul personelinin okula bağlılığı vb. özellikler. Okullar arasındaki bu farklılıklar okullarda bulunan okul çalışanlarını, öğrencileri ve velileri etkilemektedir. Kültürün ve uluslararası denizciliğin gelişmesi sadece herkesin hedefi değil, aynı zamanda tüm insanlığın ortak arzusu .Bu zengin ortamda sadece Türkiyedeki Denizcilik Okulları öğretmekle kalmıyor, aynı zamanda uluslararası Denizcilik sektörüne  birbirinden değerli personeller yetiştiriyor ve Türkiye aracılığıyla Dünya Ülkeleriyle Personel alışverişiyle ilgili karşılıklı anlayışı sağlamayı hedefliyoruz.
 
Yakın zamanda meydana gelen korona virüs , deprem, dolasıyla okullarımız ciddi şekilde etkilenmiştir. Bunun sonucunda eğitimin belli bir süre uzaktan eğitime geçilmiş Eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmiştir, Durumlar normale döndüğünden çok şükür Eğitime tekrar başlanmıştır. Denizcilik sektöründe artan kargo hacmi, artan çevre standartları ve kronik denizcilik eksikliği gibi birçok zorlukla karşı karşıyayız. Otonom gemi bu ürünlerin genişleme potansiyelini de beraberinde getiriyor. 
Denizcilik eğitiminin ülkemizde oluşturulan sistemden ayrı olamayacağını anlıyoruz. Son yıllarda yapılan reformlarla Eğitimin rahatsızlıkları daha da kötüleşti. Elbette eğitim sisteminin ülkedeki dönüşümlere uyum sağlaması gerekiyor, ancak ne kadar ilerici olursa olsun herhangi bir reform aşağıdan destek olmadan başarılı olamaz. Bu değişikliklerin aşağıdan başlatılması daha iyidir.


Denizcilik Mesleki Eğitimi, veren Öğretmenlerle etkili sözleşme yapılmalı. Maaşları artırılıyorsa, Denizcilik Meslek öğretmenleriyle etkili bir sözleşme iyidir. Bence zeki gençlerin üniversitelerde öğretmenlik pozisyonlarına girebilmeleri için öğretmen maaşının en az beş katına çıkarılması gerekmektedir. Uzman, ileri eğitimin ilk aşamasını geçmiş (doktora tezini sunmuş) ve bağımsız bir uzman haline geldiğinde, iyi çalışma koşulları alacağını görmelidir.

Bireysel birinci sınıf uzmanlardan bahsediyorsak, bunlar prensip olarak farklı rakamlardır. Ancak her büyük prof denizcinin , uzmanının kolay ve hızlı bir şekilde öğretmen olamayacağı unutulmamalıdır. İnsanlar bir şeyi anlamadıklarında veya anlamak istemedikleri zaman onlara öğretmek zordur. Şu anda üniversitelerde kırk yaşında ve elli yaşında bilim adamı-öğretmenlerden oluşan bir nesil “yozlaşmış”. Ve bir mucize gerçekleşse ve bölümlere gençler gelse bile, bu katmanı “canlandırmak” için zamanları olacakları kesin değil. Bu, her şeyden önce deneyim ve yetenek gerektirir - yetenekli de olsa genç bir kişinin sahip olmadığı bilgelik.

Denizcilik eğitiminde personelin yaşı sorunu da söz konusudur. Dahası, Gemiden gelen uzmanları üniversitelere çekerken, pedagojik deneyim de dahil olmak üzere akademik derece ve unvan eksikliği nedeniyle gelecekteki maaşlarıyla ilgili bir takım sorular ortaya çıkıyor. Bir üniversite için lisanslama göstergeleri şüphelidir. Bölümlerin içinde - bir öğretmenin uygun nitelikleri olmadan, ancak çok daha yüksek maaşla "reddedilmesi". Gemi Kaptanı ve Gemi Baş Mühendisinin aynı zamanda kendisini pedagojik çalışmadaki birçok hayal kırıklığına ve bir dizi bürokratik işlevi yerine getirme ihtiyacına da hazırlamalıdır. Bir zamanlar Gemiden gelen az sayıdaki öğretmen, sonuçların orada daha hızlı görülmesi nedeniyle de olsa, Gemide çalışmanın daha kolay olduğunu fark ediyor.Bu nedenle eğer gerçekten yetenekli gençlerin üniversitelere girmesini istiyorsak, öğretmenlerle etkili bir sözleşmeye çok ciddi bir çalışmanın eşlik etmesi gerekiyor.

Denizcilik eğitimi tıpkı denizcilik mesleği gibi dinamik ve karmaşık yapıya sahiptir. Geniş bir yelpazede varlık göstermekte ve her bir dalı ayrı uzmanlık gerektirmektedir. Çeşitli spesifik dalları içinde barındırması karmaşık yapıya sahip olmasının, taraf olduğumuz sözleşmelerin uyulmasını zorunlu tuttuğu konuların denizcilik endüstrisinde ki gelişmeler ve yenilikler ışığında sürekli değişmesi ise dinamik özelliğinin başlıca etkenlerindendir. Bu etkenler denizcilik eğitimini meşakkatli hale getirmektedir. Eğitimi meşakkatli hale getiren diğer bir konu ise ilgili eğitimin amaçlarının doğru belirlenmesi ve gerçekleştirilmesi için gerekli çaba ve zaman ihtiyacıdır. Denizcilik eğitimin tek amacı çeşitli dallarda meslek kazandırmaya yönelik olmamalıdır.

Bunun yanında denizcilik kültürünün benimsenmesi ve yaygınlaştırılması amacı da gütmelidir. Bir ülkeyi ekonomik olarak oldukça güçlü kılan bir sektör olan denizciliğin sürdürülebilmesi için, mesleğin gelecek nesillere aktarılması gerektirmektedir. Denizciliğin bir meslek dalı olduğu kadar bir yaşam biçimi olması, diğer birçok meslek türü ile karşılaştırıldığında kendine has zorluklara sahip olması nedeniyle, bu kültürü benimseyememiş kişiler tarafından uzun süre idame edilmesinin pek mümkün olmadığı görülmektedir. Bu nedenle; denizcilik meslek eğitiminin mesleki, kültürel ve uluslararası nitelikleri bir arada barındırması ve amacının çağın gereklerine göre güncellenmesi gerekmektedir. Amacı iyi planlanmamış, istihdam sorununa sebep olacak uygulamalar, denizcilik mesleğinin itibarına kast edecek, denizci millet olma ülküsüne zarar verecektir. 


Denizcilik eğitiminin ortaöğretim kurumunda başladığı ve yüksek öğrenim görmek istemeyenler için deniz hayatı ile devam ettiği hesaba katılarak denizcilik gibi zor bir mesleği genç yaşta icra edecek bireylerin eğitiminde pedagoji ve psikoloji bilimine göre hareket etmek gerekir. Deniz’e göre denizcilerin fiziksel ve psikolojik olarak da mesleğe uygun bir şekilde eğitilmesi gerekir. Bu meslekte başarılı olabilmek için sadece teknik olarak yeterli bilgiye sahip olmanın yetmeyeceği mesleğin kendine özgü çalışma şartları dolayısı ile psikolojinin önemli bir rolü olduğunu belirtmiştir. Sorumluluk isteyen bu mesleği icra edecek ortaöğretim kurumu denizcilik alanı öğrencilerinin yaşları kişisel ve özel durumlar haricinde ortalama 15 –19 arasında olduğu bilinmektedir. Bu yaş aralığındaki bireyler psikoloji bilimine göre ergen olarak değerlendirilmektedir. “Ergenlik dönemi, bulûğ çağına erme sebebiyle biyopsikolojik bakımdan çocukluğun sona ermesiyle, toplumsal yaşamda sorumluluk alma dönemi olan yetişkinlik döneminin başlangıcı arasında kalan bir gelişim süreci olarak da tanımlanabilir

Sosyo ekonomik refahı hedefleyen bir denizcilik eğitimi verilmesi gerekmektedir. Ayrıca akademik sorumluluğun yanında, gelişme çağında olan bu bireylerin disiplin azim gerektiren ve temposu hiç düşmeyen denizcilik hayatına adapte olmaları beklenirken denizde canlı kalabilecek, mesleği iyi bir şekilde icra ederek ulusal ve uluslararası bir soruna sebebiyet vermeyecek, risk analizi yapabilecek ve hızlı karar verebilecek düzeyde bilgi sahibi olmaları istenmektedir.

Denizde can güvenliği için denizcilerin risk kontrolü problem çözümü konularında iyi bir eğitim ve öğretim görmeleri son derece önemli olup emniyetli güvenli temiz ve etkili operasyonlar gerçekleştirebilmeleri için psikolojik ve duygusal açıdan mutlu olmaları gerekmektedir.Orta öğretim kurumlarında denizcilik eğitim alarak mezun olanların,küçük ve yakın kıyısal sefer yapan gemilerde çalışmak üzere Kaptandan sonra gelen sınırlı vardiya zabiti yada makinada 2 carkcı yeterliliğini almaya hak kazandığı bilgisi bireylere yüklenen sorumluluğun boyutlarını görebilmek açısından önemlidir.Denizcilik mesleği, diğer mesleklere göre önemli farklılıklara sahiptir. Gemi adamlığı ve denizcilik mesleği emek yoğun bir yapıya sahip olduğundan emniyet açısından azami ölçüde dikkat isteyen bir meslektir.

Çalışma esnasında yaşanacak küçük bir dikkatsizlik bile ciddi yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açabilir.  bu mesleğinin zorluğunun temel nedenin “insan doğasının dışında denizler üzerinde hata affetmeyen bir meslek oluşundan ileri geldiğini ifade etmektedir. Sonuçta yapılacak hata ile battığınızda ya boğularak ya da açlık/susuzluktan ölürsünüz. Küçük bir hacimde kolektif yaşamak uyum ve demokrasi kültürünü gerektirir. Bir gemide tek başına iyi olmak yetmez. Bir zincirin en zayıf halkası kadar güçlü olduğuna, gemide birlikte yaşamaktan daha iyi örnek verilemez. O nedenle gemide disiplin, olmazsa olmazdır. Bir gemi teknik disiplin, doğa disiplini ve personel disiplinine sahip değilse varlığı sorgulanır hale gelir. 

Denizcilik eğitiminin liselerde verilmesinin öğrenciye kazandırılacak karakter tutum ve davranış açısından ek olarak denizcilik kültürünün yaygınlaştırılması açısından da fayda sağlayacağı görüşü desteklenmekle birlikte amaçlanan hedefe ulaşmada eğitim içeriği son derece önemlidir. Bahsi geçen denizci adaylarının gelişme çağında oldukları göz önünde bulundurularak öğrencinin gelişim çağına uygun fizyolojik ve psikolojik gelişimlerine yardımcı olacak mesleği sevdirecek ve sağlam bağ oluşturabilecek bir eğitim içeriği sunulmadığı takdirde öğrencinin ilgisi hızla azalmaya başlayacağı mesleğin itibar kaybedeceği ve ülke olarak denizcilikten uzaklaşılacağı öngörülmektedir.
Denizci eğitimciler bilgilerini güncellemeleri ve pratik becerilerini arttırmalı envanter stratejileri ve modern seyir teknolojisi üzerine derinlemesine araştırma yapmalı ve yeni teori, yeni teknoloji, yeni ekipman ve yeni sistemleri idrak etmeleri gerekmektedir. Öğretmenlerin tüm bunları gerçekleştirebilmeleri için denizcilik mesleğinin tabiatı gereği, eğitim kurumlarının öğretmenlere denizde çalışabilmeleri için imkân sunmalıdır. öğretmenlerin kendilerini sürekli güncellenen teknolojik ekipmanlara uyum sağlayabilmesi ve sözleşmelerin talep ettiği yeterlilikleri karşılayabilmesi amacıyla, meslek içi eğitimlerinin ticari gemilerde çalışma şeklinde plan ve programlanması gerekir. Liselerde çalışmak üzere profesyonel denizcilik öğretmenleri yetiştirmek ve eğitmek için okullara ihtiyaç vardır. Deniz kökenli eğitimcilerin pek azının lise öğrencilerinin eğitimi hakkında bilgi sahibi oldukları bu nedenle özellikle sınıf yönetimi, uygun öğrenci pedagojisi ve ders planı geliştirme konularında yardıma ihtiyaç duyduklarını ayrıca eğitimin nasıl yapılması gerektiğine dair profesyonel bir talimata ihtiyaç duyduklarını belirtmiştir. 

Denizcilik liselerinde verilen meslek derslerinin alt yapısını oluşturan sayısal alan dersleri ve İngilizce eğitimi yeterli değildir ve bu sebepten dolayı da okul mezunlarının sayısal ve dil becerileri beklentiyi karşılayamamaktadır. Denizcilik lisesi öğrencilerinin matematik fizik kimya gibi temel derslere ilişkin eğitimlerinde ciddi eksiklikler mevcut ve bu durum ilerde iş hayatlarını etkileyebilir. Denizcilik, geleneksel, büyük ölçüde vasıfsız, emeğin yoğun olduğu bir endüstriden sermayenin yoğun olduğu gelişmiş ve karmaşık yapıya sahip bir sektöre dönüşen endüstriyel alanlardan biri olmuştur 


Denizcilik Tarihi ve Kültürü
Ülkeler arasında kurulan ilişkilerde geçmişte yaşanılanların geleceği şekillendirdiği söylenebilir. Bu nedenle tarihi bilmek önemlidir. Denizciliğin öneminin anlatılması geçmişte yapılan hatalardan ders ve başarılardan feyz alınması açısından tarih önemlidir. Denizcilik mesleğinin kişi bazında uzun soluklu icra edilebilmesi için denizle bir bağ kurulması gerekir. Denizcilik tarihi bu hedefte bir araç olarak kullanılabilir. Şöyle ki tarihe meraklı bir denizci daha önce atalarının sahip olduğu toprakları yakından görme gezme fırsatı bulabileceğini bilmesi mesleğe olan tutkusunu artırabilir. Sadece kendi denizcilik tarihimizi değil aynı zamanda dünyada denizcilikte yer etmiş sayılı ülkelerin denizcilik tarihleri hakkında eğitimi de içermelidir. Denizcilik tarihi eğitimi denizcilere hem kültürel bir katkı sunacak hem de uluslararası ilişkilerde her biri ülke temsilcisi olan denizcilerimizin atacakları adımlarda daha bilinçli olmaları yönünde fayda sağlayacaktır. Bunun yanında ünlü denizcilerimiz ve onların denizciliğe katkıları da dersin içeriğinde olmalıdır. 
Dünyanın hayran olduğu Piri Reis denizci öğrencilerimiz için isimden ibaret olamamalı, denizcilik öğretileri her denizci öğrenciye benimsetilmelidir. Denizcilik örf ve âdet, gemide disiplin konuları da ders içeriğine eklenmesi yerinde olacaktır. Yüzme dersi bazı okulların bulunduğu bölgede veya kendi bünyesinde kapalı yüzme havuzu bulunmaması sebebiyle dersliklerde teorik olarak verilmekte, bulunduğu bölgede kapalı havuzu olan ancak kendilerine ait olmaması sebebi ile sınırlı bir şekilde verilmektedir. Bu sorun bir an önce çözüme kavuşturulması gereken ciddi bir eğitim eksikliğidir. Sadece Denizcilik alanı öğrencileri değil üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde ki tüm bireylerin, yaygın veya örgün eğitim dahilinde Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bu imkana sahip olmaları gerekir. Sadece denizleri olan illerde değil iklim şartları nedeniyle serinleme ihtiyacı duyan bireyler barajlar kanallar gölleri ve hatta süs havuzlarını bile bu ihtiyaçlarını gidermek için kullanmaktadırlar. 


Yüzme bilmeme sebebiyle boğulmaların önüne geçmek, su sporlarında dünya ile yarışabilmek bireylerin deniz hayatının ana maddesi olan su ile bağ kurmasını sağlamak ve tabiki denizde canlı kalabilmek için gerekli olan eğitimlerin uygulanabileceği yaz kış eğitime devam edilebilecek kapalı yüzme havuzların varlığı çok önemlidir. Denizcilerin yüzme bilmesinin gerekip gerekmediği dünyada hala tartışma konusudur. IMO yüzme bilmeyi denizcilere zorunlu tutmamıştır. Ancak yüzme önemli bir denizcilik kültürüdür. 
 
Yüzme bilmemek ciddi bir kültür eksikliğidir. Ayrıca tüm sporlarda olduğu gibi yüzme sporunun da içerisinde bulunan kazanma arzusu, hedefe yönelme, grup olarak hareket edebilme, sistemli ve kurallı yaşama, kötü alışkanlıklar edinmekten kaçınma gibi bireyin kişisel gelişiminde önemli yer tutan özelliklerin gelişmesine katkısı bulunmaktadır. İlgili alan araştırması yapıldığında yüzmenin bireylerin fiziksel ve ruhsal gelişimine olan katkısı açıkça ortaya konulmuştur. Denizcilik mesleğinin icra edeceklerde aranılan, sağlıklı püstür düzgün duruş yeteneğine katkı sağladığı, bağışıklığı kuvvetlendirdiği uzmanlar tarafından dile getirilmektedir. Bu özellikleri sebebiyle de pedagojik olarak lise eğitiminde kesinlikle yer alması gerekmektedir. Beden eğitimi: Yüzme eğitiminde de bir çeşit beden eğitimi yapılmasına rağmen gelişim çağında ki öğrencinin hobi edinebilmesi çeşitli spor dalları hakkında fikir sahibi olması akademik yoğunluğun baskısını atabilmesi için ayrıyeten her yıl bir saat beden eğitimi verilmesi önerilir. Beden eğitimi içeriği hazırlanırken gemide yapılabilecek sporlara ağırlık verilmesi önerilir. Ayrıca denizin ağır çalışma koşullarına dayanabilecek bir bedene sahip olmak için genç bireylerin bedenlerini eğitebilmesi son derece önemlidir.  

Gelişim çağında ki bireylerin yeteneklerini veya ilgi alanlarını keşfedebilmelerine olanak sağlamak, yine beden ve yüzme etiğimi gibi öğrencilerin ruhsal gelişimine katkıları nedeniyle bu eğitimin verilmesi yerinde olacaktır. Bütün ergenlik sorunlarıyla baş edebilmede iyi bir yardımcı olan müzik aynı zamanda deniz hayatında ki duygusal sorunlarla baş etmede iyi bir araç olabilir. Gemiye gitar, keman saz gibi müzik aletlerini götüren hem kendi hem diğer çalışanların gemide iyi vakit geçirmelerine sebep olan denizcilerimiz de vardır. Öğrencilerin üzerinde ki mesleki ders yükü hafifletilerek hem pedagojik hem çağın gereklerine uygun bir ders programı hazırlanmasına imkân sağlanmıştır. Ancak denizcilik eğitimin mevcut durumunda da zaten eğitimci sorunu yer almaktadır. Eğitimci sorunu çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birisidir. Burda en önemli nokta önerilen bu müfradatın teknik bir içerikten çok denizcilik kültürünün benimsetilebileceği aynı zamanda yükek öğretim programlarına hazırlamak adına kültür(ortak) derslerinin denizcilik teması ile verilecek olmasıdır. Ayrıca standart olarak verilmesi gereken denizcilik eğitiminde zaten işlevselliğini kaybetmiş birbirinden farklı iki programın tek bir programa çevrilerek ortak ve kültürel ders açısından da standart bir eğitim vermeyi sağlaması amaçlanmıştır. Eğitimci sorunun çözülmesi hususunda mevcut eğitimcilerin deniz tecrübelerine göre okullara dağılımının eşit yapılması, deniz kökenli eğitimcilerin denize çıkması hizmet içi eğitim kapsamına alınarak zorunlu hale getirilmesi .
Eğitimin gerektiği gibi verilip verilmediğini ve iş hayatında bir karşılığının olup olmadığını analiz etmeye yönelik hazırlanmış sorunları tanımlayıcı ifadelere katılımın çok yüksek düzeyde olması mevcut Denizcilik eğitimin işlevini kaybetmiş olduğuna dair diğer güçlü bir bulgudur. Önerilen müfredat ile lise denizcilik eğitimine yeniden işlev kazandırılacak, nitelikli gemici yetiştirilmesi ve istihdam sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır. Lise eğitimi sonucu alınacak gemici yeterliliğinde groston sınırlaması olmaması ve bir gemide genelde birden fazla gemici istihdam edilmesi nedeniyle sınırlı vardiya zabitine göre iş imkanları daha fazla olacaktır. Aynı zamanda analitik düşünme yeteneği kâfi olmayan ve okullarında -çalışmada ortaya konulan çeşitli sorunlardan kaynaklı gereken eğitimi alamayan bireylerin zabit olarak denizde karar veren pozisyonlarda çalışmak yerine, gemici olarak karar uygulayan konumda çalışmalarını sağlayacak, tecrübelerini arttırmaları ve yeteneklerini geliştirebilmeleri için daha az sorumluluk yüklenerek zaman tanınmış olacaktır. 

Karadaki belirli görevlere intibak ve kariyer gelişimi ile iş çeşitliliğine imkan sağlayacak ilave ders ve/veya kısa süreli intibak kurslarının işverenlerin görev analiz ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi, 
Sürekli eğitim ve uzaktan eğitim imkânlarının bir bütün içerisinde değerlendirilerek, eğitimlerin mevcut görevlerde aksamaya yol açmadan internet ortamında verilmesi, değerlendirilmesi ve sertifikasyonunun sağlanması
 
Denizcilik sektöründe Gemiadamı kursunu yeni bitirmiş Liman cüzdanını almış kafası iyi personellerin karşısına Vardiya tutma ,ve Can kurtarma araçlarını kullanma sertifikası olmadan Uluslararası  bir gemide  çalışması STCW ye göre uygun değil  ,bu konuya çözüm üretmek elzem’dir işin diğer bir tarafıda Bu personeller Ailesinden yeme , içme çoluk çocuklarının rıskından kısıp parayı kurs ücreti olarak yatırdıktan sonra ceplerinde paraları kalmıyor  Kısaca  Yeni Gemiadamları denize çıkamıyorlar Sonuç Bu iki sertifika olmadığı için parasına,puluna  Geminin iyimi  kötü mü durumuna bakmadan kendilerini 2-3 aylığına  sertifikaları alabilmek için profesyonel kan emici nitelikli dolandırıcıların tuzağına düşüyorlar yada dolandırıcalara tesadüf etmeyenler evlerine gidip evlerinde oturup simsarlardan iş bekliyorlar ne zaman iş çıkarsa . Bu Sertifikaların halledilmesi için Bayrak Devletinden exemption muhafiyet sertifikası verilmesi mümkünmü dür acaba gemi adamlarının yetkinlik ve kalitesinin sağlanmasına yönelik eğitimlerin etkinliği ve gemi ile bütünlüğünün sağlanması konusunun üzerinde önemle durulması gerekmektedir. Eğitim ve sertifikasyon günümüzde gemi adamları ve denizcilik sektörünü temel olarak etkileyen insan odaklı konulardır. Gerçekte; emniyet, güvenlik ve çevre korunması ile ilgili konular ve sektörün gelecekte sürdürülebilirliğinin sağlanması gemide iyi eğitilmiş, kalifiye ve yetkin gemiadamlarının çalışmasına ve bahsedilen özellikteki gemiadamlarının sürekliliğine bağlıdır. 

Gemiadamlarından beklenen profesyonel yaklaşım, her türlü koşula uyabilmeleri ve gereksinimlere karşılık verebilmeleri, acil durumlara dikkat edebilmeleri ve emniyete ilişkin konulara gereken önemi verebilmeleridir. Beklenen tüm bu yetenekler ve beceriler normal ve acil gemi operasyonlarında karşılarına çıkabilecek koşulları içeren uygun, doğru ve etkin bir eğitim ile gerçekleştirilebilir. Gemideki emniyet kültüründe gerçek bir değişim yaratabilecek kişiler gemide sadece en üst yönetim kademelerinde olmakla kalmayacak, bunun yanında geminin yönetimi ve operasyonu ile de ilgileneceklerdir. Ön alıcı ve kendini düzenleyen emniyet kültürünün yaşaması için gemide ve karada aynı emniyet prensiplerinin rehberliği kullanılmalı, bunun yanında belirlenen emniyet prensiplerinin aksatılmadan sürdürülmeleri sağlanmalıdır.

Emniyetli gemi operasyonlarının gerçekleştirilmesinde gemide ve karada çalışanların beklentilerinin ve bağlılıklarının sağlanmasında ve ifade edilmesinde etkin eğitimin yanında gerekli olan bir diğer faktör ise etkin liderliktir. Çok uluslu, çok kültürlü ve farklı dilleri konuşan çalışanlardan oluşan ortamda, liderlik oldukça büyük önem taşımaktadır. Bunun sağlanması ise ancak uluslararası standartlarda yetkinlik sağlayacak bir eğitim modeli ile mümkün olabilecektir. En üst düzeyde yetkin gemi adamlarının yetiştirilmesi ile ilgili anahtar nokta olarak kabul edilen husus uluslararası standartlardır. Bu kapsamda "temiz okyanuslarda temiz, güvenli ve etkin denizcilik" için eğitim sağlayıcılara, eğitmen ve değerlendiricilere büyük sorumluluk düşmektedir.

Gemi Makinalları İşletme Mühendisi
Birol Çetinkaya
Pruvanız neta, denizleriniz sakin, rüzgarınız kolayına olsun. Selametle…
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.