A.S.P.
parcababa-erce
İstanbul
21 Haziran, 2024, Cuma
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

Çakma Armatör

04 Temmuz 2023, Salı 16:55
Çakma Armatör
reklam yerim makale içi

Sıradışı Bir Armatör Oldu Adı;
Adı :Muhip Özyiğit’tir.
Kızları takılır “Çakma Armatör” derlerdi.
Oysa o çok değerli bir zeytin uzmanıydı..

* Bu olayın dünyada bir başka benzeri yoktur. Armatör olmak aklında biledeğildi. O bir zeytin ve zeytinyağı uzmanıydı. Londra’ya eğitime gönderilmişti.Birgün Londra’da Büyükelçi çağırdı; “Size Hükümet adına 3 genel yük gemisialacağız.” dedi. Şaşırmış kalmıştı..

Osmanlı’nın Midilli Adası’nda ailece çok geniş zeytinlikleri vardı… Tanınmış zeytinci idiler. Mübadele sonucu Ayvalık’a yerleştiler. Devlet istedi; farkında bile olmadan 3 genel yük gemisinin armatörü yapıldı.
 Emekli olmuştu ve İzmir’de yaşıyordu. Birgün kapısında bir bey belirdi. Rica ediyordu… Devlet denizcilik şirketinin Hukuk Müşaviri idi… Midilli eşrafından Hacı Bekirzâde Muhip Ahmet Bey’in armatörlük yaşamı, hayli şaşırtıcı gelecektir ve dünyada bir benzeri yoktur! Cumhuriyet devrinde soyadı kanunu uyarınca “Özyiğit” soyadını alan Muhip Özyiğit Bey, Midilli eşrafından Mehmet Tevfik Bey ve Fatma Hanım’ın oğlu, Ferdane Sözen’in kardeşi, Meliha Alatur, Nimet Asena, Müşerref Özkardaşlar’ın ağabeyi, Muazzez Özyiğit’in eşi, Bilon Özyiğit Gürayman ve Suna ve Dinçer Gürçay’ın babası, Zehra Gürayman, Eren ve Murat Artu’nun dedesiydi. Ayvalık’ın ilk Belediye Başkanı, Tariş’in ilk genel müdürlerindendi ve Ayvalık Eğitim Vakfı’nın kurucusuydu. 16 Nisan 1987 günü Ayvalık’ta vefat etti. Cenazesi 18
Nisan 1987 günü Ayvalık’ta toprağa verildi.

Yaşamını zeytinciliğin gelişmesine ve yöre gençlerinin eğitimine, kültüre adamış olan Muhip Özyiğit’in armatörlük yaşamı, hükümet adına adının kullanılması suretiyle “Krom” adı verilen 1927 Napier & Miller Ltd., Glasgow inşa 3359 grt.’lik gemiyle başladı ve ayni anda “Bakır” ismi verilen gemiyle devam edecekken bir de “Demir” adı verilen üç geminin armatörü oluverdi!
Armatör olmak aklında bile değildi
Armatör olmak kendi kararı değildi, ama ona bu gemileri almak üzere her türlü hazırlıkları yapan, gemilerin parası ne ise, Londra’daki hesabına yatıran resmen o yılların Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ydi! Mevcut bazı belgeler gemilerin bir anlamda giderlerini ve harcirahlar gibi ödemelerini Muhip Özyiğit’in yaptığını göstermektedir. Oysa bu giderleri yapanlar Türkiye Devleti adına görevlilerdi..Krom, Bakır ve Demir isimlerini kendisi bulmadı, kendi de karar vermedi. Gemiler alındıktan bir yıl sonra 15 Haziran 1938’de Hükümetin “İngiltere’den alınan “Grenadle” isimli vapurun adının “Bakır”, “Eastpool” isimli vapurun adının “Krom” olarak isimlerinin değiştirilmesi hakkında” verdiği kararla, gemilerin adları değiştirildiği sırada bile bu gemiler ulusal ve uluslararası gemi tescil kurumlarında Muhip Özyiğit adına kayıtlıydı.

Bakır şilebi yolcu da taşıması amacıyla geçirdiği büyük onarımdan sonra.

Hükümet önce 28 Mart 1938 günkü kararla “Hariçten Satın Alınan Buharlı ve Motörlü Gemilerle Memlekette Yapılan Mümasilleri İçin Getirilecek Eşyanın Gümrük Resminden
İstisnasına Dair 3339 Sayılı Kanun”u yayınladı. 15 Haziran 1938’de ise “İngiltere’den satın alınan “Grenadle” vapurunun Bakır, “Eastpool” isimli vapurun Demir, “Braddovey” isimli vapurun Krom olarak isimlerinin değiştirilmesi kararını onayladı. Bu gemilere neden “Krom”, “Bakır” ve bir süre sonra üçüncüsü alınan gemiye kimin ve neden “Demir” adı verildiği de merak edilebilir. Türkiye o yıllarda krom ihraç ettiğinden dolayı, belki bu gemi için bir bağlantı kurulabilir. Fakat diğerleri için bulunabilecek bir cevap yoktur.
Çocukları babasına bir isim buldular; “Çakma Armatör” Muhip Özyiğit Belçika Liege Üniversitesi Fen Fakültesi Mühendislik ve Kimya bölümlerinden
mezundu. 1923-1925 yıllarında Ayvalık Pirgos’taki Fransızlardan kalan Balya Karaaydın T.A.Ş. maden fabrikasının müdürlüğünü yapmıştı.
5 Temmuz 1938 Salı tarihli Adelaide (Avusturalya) The Advertiser Gazetesi satın alınan gemilerin armatörünün Türk Armatör Muhip Özyiğit olarak vermiştir. Gemilerin Türk armatör Muhip Özyiğit’e satışının Avusturalya basınında haber olmasının nedeni, bu gemilerin Avusturalya limanları bağlantılı olarak yük/ yolcu seferlerinde çalışmakta oluşlarından dolayıdır. Bu gemilerin satış haberi dikkat çekicidir ve şöyledir;

“İki eski İngiliz stimli gemisi Türk armatöre satıldı. Glenardle ve Braddovey isimli gemiler Avusturalya ticaret hatlarından çekildi. Avusturalya limanları bağlantılı yük taşımacılığında seferler yapan Andrew Weir firmasına ait Grenardle ve Reardon Smith firmasına ait Braddovey Muhip Özyiğit isimli bir Türk armatöre satıldığından Avusturalya ticaret hattından çekildiler. İki geminin de tramp olarak çalıştırılacağı açıklandı. Grenardle, son olarak geçen
Aralık ayında fosfat yüklü olarak Nauru’dan Adelaide Limanı’na sefer yapmıştı. Gemiye “Bakır” adı verilmiştir.”


Muhip Özyiğit’in kâğıt üzerindeki armatörlüğü 7 Temmuz 1942’ye kadar devam etti. O yıllar süresince gemilerle ve taşıdığı yüklerle ilgili hukuki bir anlaşmazlık ortaya çıksaydı, sorumlu olacak kişi, gemilerin armatörü olarak kendisiydi! Fâni âlemden göç etseydi, geride hiçbir yazılı evrak olmadığından gemilerin veraseti eşine, çocuklarına kalacaktı.
Muhip Özyiğit, İktisat Vekili Celal Bayar’ın kişiliğine, bilgisine, yaratıcılığına, üstün yeteneklerine derin saygı duyduğu ve hudutsuz güvendiği bir isimdi! Bir yönüyle hayli
gülümsetecek gemi alım ve devretme öyküsünün gerçeklerini, ailenin izlerini arayarak bulmakla, kendime de bir pay çıkartmak hakkım olmalıdır.
Tarihe intikal etmiş üç gemi hikayesinin ailece temsilcileri olan kızı İ.Ü. Felsefe Bölümü Çocuk Psikolojisi mezunu Birol Gürayman’a, büyük torunu Y. Mimar Zeynep Kundak’a, küçük torunu Şehir Planlamacısı Eren Artu Hanım’a teşekkür etmek isterim.

Midilli eşrafından Hacı Bekirzâde Muhip Ahmet “Özyiğit”, ablası Ferdane ve kız kardeşiMeliha ile. Midilli Adası 1900. Kaynak: Bilon “Özyiğit” Gürayman Aile Albümü

Midilli eşrafından Hacı Bekirzâde Muhip “Özyiğit” 13 Şubat 1894 tarihinde Osmanlı Adası Midilli’nin dünyaya geldi. Varlıklı oldukları kadar, eğitime çok önem veren ailesi Kalloni Köyü’ndendi ve zeytincilik yapmaktaydılar. Ayrıca Kalloni zeytin yağı son derece ünlüydü. Midilli Adası Fatih Sultan Mehmed’in bizzat katıldığı ikinci sefer sonucu fethedilmiş ve ardından Osmanlı iskân politikasının gereği olarak Karaman Türkmenlerinden iki bin kişilik bir kafile Midilli’ye yerleştirilmişti. Osmanlıların adayı almasından sonra ada, Kaptanpaşa eyaletine bağlandı ve bir sancak olarak yönetildi. Yunanlıların bir devlet olarak ortaya çıktıkları ilk günden itibaren uyguladıkları, Osmanlı’nın aleyhine genişleme politikasının gereği olarak topraklarına katmayı düşündükleri ilk ve en önemli yerlerden birisi Midilli adasıydı. Barbaros Hayreddin Paşa’nın doğduğu Midilli Adası, zavallı hale düşen Osmanlı devletinin terk etmek zorunda kaldığı çok önemli bir vatan parçasıydı. 1912 yılında başlayan Balkan Savaşı sırasında, Ocak 1913 tarihinde Midilli Adası Yunanlılar tarafından işgal edildi. Savaş sonrası yapılan Londra anlaşması (30 Mayıs 1913) ile hiçbir çatışma olmaksızın ada tamamen Yunanlılara bırakıldı. Adanın Yunanlılara bırakılmasından sonra, Yunanlıların adada uyguladıkları baskı ve etnik temizlik kampanyası yıllarında, ada Türklerinin bir kısmı, baskılara dayanamayarak adayı terk ettiler ve Anadolu’ya gelerek yerleştiler. Aynı dönem içerisinde, devletin terk ettiği topraklarda bıraktığı Türklerle ilgilenebilecek bir durumda olmaması ve istilacı güçlerin baskıları, etnik temizlik yapmaları sonucu Balkanlardan ve diğer adalardan da Anadolu’ya ve İstanbul’a çok büyük göçler olmuştur. Mübadele yasası TBMM’ye 23 Ekim 1923 günü sunuldu ve 8 Kasım 1923 günü yasa kabul edildi. Mübadele, yasa kabul edildikten iki gün sonra başlatıldı. Mübadele süresince Midilli adasından getirilenlerin toplam sayısı 7511’dir. Türkler Midilli adasını tam 461 yıl yönetmişlerdir.

Hacı Bekirzâde Muhip “Özyiğit” 1910’da Yanya İdadisi’ni tamamladı ve 1911’de Belçika’da Liege Üniversitesi’ne girdi. 1913 yılında bu üniversitenin Fen Fakültesi Mühendislik ve Kimya bölümü’nde okurken I. Dünya Harbi’nin başlaması üzerine İstanbul’a yerleşmiş olan ailesinin yanında döndü. Çanakkale Savaşı’na gitmek üzere askere alındıysa da Almanca ve Fransızca bilmesi ve Kimya Mühendisi olması nedeniyle Bakırköy’deki Baruthane’de görevlendirildi ve burada Alman ordusundan olan kimya mühendisleriyle birlikte çalıştı.
• 1919’de yeniden Liege’e döndü ve yarım kalan üniversite öğrenimini tamamladı.
• 1921 Temmuz ayında Ecolé des Hautes Etudes Commerciales et Consulaires de Liége (HEC)
Ticaret ve Konsolosluk Bölümünden başarıyla lisans diplomasını kazandı.
• 1922 Temmuz ayında ise üstün başarıyla Yüksek Lisans Diplomasına layık görüldü.
• Ardından Türkiye’ye avdet etti.
• Ailenin mübadele sonucunda Midilli Adası’ndaki tüm mal varlıklarına el konulmuş ve
ilişkileri son bulmuştu. İstanbul yerine Ayvalık’a yerleştiler.
• 1923 - 1925 yıllarında Ayvalık’ın adalarında Pirgos’taki eskiden Fransızların işlettiği Balya
Karaaydın madenlerinin işleten şirkete müdür olarak görev yaptı.
• 1925’de Muazzez Hanım’la evlendi.
• 1926 Mayıs ayında doğan kızlarına “Bilon” adını verdiler.
• 1927’de Balıkesir İl Genel Meclisi Ayvalık temsilcisi oldu.
• 1928 - 1932 yıllarında Ayvalık Belediye Başkanı olarak görev yaptı.
• 1934 Haziran ayında doğan ikinci kızlarına “Suna” adını verdiler.
• 1934 Temmuz ayında Ayvalık’a gelen İktisat Vekili Celal Bayar’ın önerisiyle Ankara’ya giderek Bakanlığın Alman Prof. Bade ile yürüttüğü Beş Yıllık Sanayi Planlama hazırlıklarına katıldı. 1937 Nisan ayından Tariş Müdür yardımcısı atandı. Ayni sene temmuz ayında Üzüm Kurumu AŞ temsilcisi olarak Londra’ya gönderildi. Celal Bayar’ın hükümet politikası ve kararı doğrultusunda kendisine iletilen talimat doğrultusunda, kendi adına olmak üzere, devlet için üç ticaret gemisinin alımını yaptı ve kendi adına tescil ettirdi! İşte bu çok ilginç üç gemi armatörü öyküsü kısa hatlarıyla böyle çizildi. Muhip Özyiğit ailesiyle gittiği Londra’dan 1939 Şubat ayında Türkiye’ye döndü ve genel müdür olarak atandığı Tariş’te görevine başladı.

20 Kasım 1944’te Ege Turizm Cemiyeti’nin kurucu üyesi oldu. 1945 yılında İzmirli iş adamlarıyla “Başarı” adını verdikleri şirketi kurdu. 1948- 1954 yıllarında Türkiye Kredi Bankası Genel müdürü olarak görev yaptı. Ancak onun en büyük sevdası Ayvalık ve yöresindeki zeytincilik ve zeytinyağı üretimi, ihracatıydı. 1963 yılına kadar bu alanda unutulmaz hizmetleri yerine getirdi, Ayvalık Zeytin ve Zeytinyağı Müstahsilleri Cemiyeti’nin kuruluşuna önayak oldu. 1980 yılına gelindiğinde arkadaşlarıyla Ayvalık Eğitim Vakfı’nı kurmaktan büyük mutluluk duyuyordu. 16 Nisan 1987 günü İstanbul’da vefat etti. Cenazesi Ayvalık’ta toprağa verildi. Ayvalık Belediyesi, Belediye Başkanlığı sırasında diktirdiği 3,000 çam fidesinin anısına, mezarının başına çam ağaçları diktirdi. Kızı Bilon ‘Özyiğit’ Gürayman anılarını şöyle anlatmıştır; “Size babamın armatörlük öyküsünün
temelinde yeralan nedenleri anlatmak için, daha önceki yıllara ait yaşamından bazı bilgileri özetlemek isterim; Aydın yöresinde 1913 yılı sonlarına doğru İncirliovalı Nazmi Topçuoğlu, Umurlulu Kazım Nuri Çörüş ve Erbeylili Ahmet Sarı ve arkadaşları Milli Aydın Bankası adını verdikleri bankayı kuruyorlar. Bu müteşebbisler üreticilerin yaşamakta olduğu olumsuzluklardan kurtulabilmesinin tek yolunun, üreticiler arasında bir kooperatif çatısı oluşturmaktan geçtiğini görmüşlerdir. Kazım Nuri Çörüş, 1912 Nisan- Ağustos Osmanlı Meclis-i Mebusan Meclisi’nde bir dönem mebusluk yapmış, 1915’de iş arkadaşları ile birlikte Tariş’in kurucuları arasında yer almış ve Türkiye’de kooperatifçiliğin öncüleri arasında bulunan Aydınlı iş ve siyaset adamıdır. Ege Bölgesi üreticilerini kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda örgütleyen ilk kuruluş Milli Aydın Bankası’nın bir kolu olarak, ‘Aydın İncir Müstahsilleri Anonim Şirketi’ ismiyle 21 Ağustos 1915 tarihinde bir kooperatif kuruluyor ki, bu tarih Tariş’in kuruluş günü olarak kabul edilmektedir.

Tariş’e, İktisat Vekili Celal Bayar, Hakkı Veral’ı genel müdür olarak öneriyor. Babam da genel müdür yardımcısı olarak atanıyor. Celal Bayar’ın babamı tanıması kotrasıyla Ayvalık’a gelmesi sürecinde olmuştur. Babam Ayvalık Belediye Başkanı’dır. Babamın Celal Bayar’la tanışıklığı bu yıllardan gelmektedir. Nitekim Celal Bayar son derece güvendiğinden dolayıdır ki 1938’de devlet adına İngiltere’den üç ticaret gemisi satın almak istediklerinde, Londra’da olan babamı önermiştir. Bu noktada İzmir Kemalpaşa ilçesindeki arazileri ve tarım ve ticaret alanındaki güçlü faaliyetleri kadar saygınlıklarıyla tanınmış Armatör Avni Nuri Meserretçioğlu’nu hatırlatmalıyım; 

Son derece faal ve İzmir’de yerleşik İngiliz Levantenler ailelerle geniş dostlukları olan bir gençti. Biz Londra’da iken Avni Nuri Meserretçioğlu Bey de Londra’da idi. Babamla çekilmiş fotoğrafları vardır. İktisat Vekili Celal Bayar ile Meserretçioğlu ailesinin yakın dostlukları vardı. Gemilerin seçilmesinde belki İzmir’deki mesela Vitollerin yardımı olmuştur ve Avni Bey de bu vesile ile Londra’dadır. Bunlar benim kişisel yorumumdur ve hiçbir belgeye, bilgiye dayanmamaktadır. Babam da böyle bir konudan bahsetmemiştir. Babam Tariş adına 1937’de Londra’ya eğitime gönderildiğinde ailesi olarak biz de Londra’da yaşadık. Gemi alımı bir sene sonra yapılıyor. Babam bu gemi işini anneme bile çok kısıtlı anlatmış veya geçiştirmiştir. Sadece şaka yollu olarak ‘Benim üç gemim var.’ deyip bizleri güldürdüğünü hatırlarım. Benim gemi alımı ve armatörlüğü hakkında bilgim, yirmi yaşına geldiğim sırada oldu. Babamın arşivinin bulunduğu dolapta Lloyd’s Insurance ve Lloyd’s Register katalogları olduğuna fark ettim ve bunun Tariş’le ne ilgisi olduğunu sorduğumda babam, gerçekleri anlattı. ”Özyiğit ailesinin şaka olarak gülümseyerek andıkları göstermelik armatör portresinin sahibi olan Muhip Özyiğit’in armatörlüğü 1942 yılına kadar sürmüştür. Zira gemileri çalıştırmakta olan devlet şirketi Sosyete Şilep TAŞ’dir. Bu şirket tasfiye halinde olduğundan, sahibi olduğu
gemiler üzerinde yapılan çalışmada, Krom, Bakır ve Demir gemilerinin sahibi görülen Muhip Özyiğit’e bir yazıyla müracaat edilmiştir. Ancak bu durum bir anlamda fark edilerek şirketin tasfiyesinin başladığı 1940 yılından itibaren ortaya çıkmış ve 1942 yılı temmuz ayına kadar resmî yazışmalarla devam etmiştir. 1942 yılında İzmir’de 1282 No.’lu Gül Sokak 7 Numaralı Apartıman’da ikamet etmekte olan Muhip Özyiğit 8 Haziran 1942 tarihli bir yazıyla şirkete cevap yazmıştır. Şirketin temsilcileri de “Hâli Tasfiyede Sosiyete Şilep TAŞ” adına 7 Temmuz 1942 tarihinde cevap vermiştir. Bu cevap şöyledir; “Demir, Krom ve Bakır şileplerinin haddizatında (Gerçekte) Sosyete’nin malı olup,
sicilde görülen isimler tamamıyla muvazaa mahiyetini haiz olduğunu mü’şir olarak İstanbul Asliye Mahkemesi Birinci Ticaret Dairesi Reisliğine bu kere yazılan tezkerenin bir suretini malumat olmak üzere gönderiyoruz. Mahkemeye vaki şu tebliğin vaziyeti islah ve hertürlü tereddüt ve iştibahı refe kâfi olduğunu beyan ile kesbi şeref eyleriz.
Hâli Tasfiyede Sosiyete Şilep TAŞ adına (Üçlü imza)” Evrakın sol kenarında dikine olan “Kod: The New Bod Code” ibaresi, evrakların gizlilik durumuna göre, The New Bod Code şifrelemesiyle gönderildiğini göstermektedir. Müdürün telefon numarası 35167, Muamelat 35166 yazılıdır. 

Muhip Özyiğit arşivinde olup kızı Bilon Güreyman tarafından muhafaza edilen dosyadaki evraklarda şu resmi yazının kopyası bulunmaktadır; “Hâli tasfiyedeki Sosiyete Şilep evrakı arasında yaptığımız son tetkikat neticesinde, Muhip Özyiğit namına kayıtlı (Demir), (Bakır), (Krom) vapurlarının Sosiyete Şilep Türk Anonim Şirketi namına satın alındığını ifade eyleyen 19 Mart 1940 Tarih ve Beşinci Noter’in 2894 Numarasıyla müseccel bir vekâletname bulunduğu gibi, adı geçen gemilerin satın alındıkları günden beri bütün mesarifiyle Sosiyete’ye ait bulunduğunu ve formalitelerini ikmal edilince feragatın icrası.” “Hâli Tasfiyede (Tasfiye edilmekte olan) Sosiyete Şilep T.A.Ş. tarafından 7 Temmuz 1942 tarihiyle Galata Postahanesi’nden 1382 No.lu Gül sokağı 7 No.lı Apartıman Alsancak/ İzmir adresinde olan Muhip Özyiğit’e gönderilmiş resmi yazının zarfı. Tasfiye halindeki Sosiyeteşilep TAŞ’den Muhip Özyiğit’e gönderilen 7 Temmuz 1942 tarihli yazı.” Kağıt üzerideki armatörlük yaşamı dört seneye yakın devam eden Muhip Özyiğit, her iki gemiyi Sosiyete Şilepçilik TAŞ’ye devrettikten sonra, hep bu gemilerin armatörü olarak kaldı ve armatörlük yaşamını resmî ve hukuki anlamda 1942 Ekim - Kasım aylarında noktaladı. Muhip Özyiğit’in adı Ayvalık’ta bir sokağa verilmiş olduğu gibi, Ayvalık Kültür ve Sanat Derneği Muhip Özyiğit Sanat Merkezi, yaşamı boyunca unutulmaz hizmetler tesis etmiş olması nedeniyle saygıyla anılmaktadır. Kızı Bilon Özyiğit Gürayman tarafından yaşamınıanlatan bir anı eser yazılmıştır.

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.