A.S.P.
parcababa-erce
İstanbul
21 Haziran, 2024, Cuma
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

TEKNE ALMAK – 2  (SIFIR MI, 2. EL Mİ?)

18 Ocak 2021, Pazartesi 18:02
reklam yerim makale içi

TEKNE ALMAK – 2  (SIFIR MI, 2. EL Mİ?)

 

Bu yazı dizisinin ilkinde bir genel giriş yaptıktan sonra tekne almak için gerekli bütçeye değinmiştim. Tabiki en büyük problemin BARINAK olduğunu, Türkiye’de denizcilerin en büyük problemi olan BARINAK sorununu çözmek için AdbDer – AMATÖR DENİZCİLER BARINAK DERNEĞİ’nin varlığını, Derneğimize üye olmanızın çalışmalarda destek olacağını belirtmiştim.

 

Tekne almanın o kadar basit bir iş olmadığını yazının sonuna kadar anlatabileceğimi umuyorum. Bir otomobil almak gibi değil. Ehliyeti olan herkes bir otomobil alır. Garaja ihtiyacı yoktur. Arıza yaptığında servisi veya tamirciyi çağırır. Ama tekne öyle değil. Mutlaka bir barınağa ihtiyacı vardır ve denizin ortasında arıza yaptığında tamirci veya servis yoktur. Tek başınasınızdır.

 

Böylesine moral bozucu bir giriş yaptıktan sonra, sıraladığım maddelere göre yazıma devam edeyim.

 

2. SIFIR TEKNE Mİ, İKİNCİ EL TEKNE Mİ?  

 

Sıfır tekne ile ikinci el teknenin arasında bir tercih yapmalısınız. Otolarda 2 inci eller sıfırdan daha ucuzdur. Otonun temizliğine, az kullanılmış olmasına, bakımlı olmasına ve kazasız olmasına bakarsınız ikinci elde. İkinci el oto alıyorsanız, sıfır oto alışındaki ağır vergi yükünden kısmen kurtulmuş olabilirsiniz. Otonuzu hemen teslim alır ve biner gidersiniz.

 

Sıfır tekne alırken ilk olarak oto gibi ağır vergi yükü yoktur. Ancak, sıfır tekne alırken, tekneye ilave ettiğiniz her donanım maliyeti arttıracaktır. Tekneyi kullandıkca, tekneyi satan firmanın listesinde olmayan, ancak sizin ihtiyaç duyduğunuz ek donanım malzemelerinin eksikliğini hissetmeye başlarsınız. Asıl şoku, tekneyi ortalama 2 yıl kullandıktan sonra yaşayacaksınız. Çünkü denizin tuzu her şeyi olduğu gibi teknenizi de yıpratmaktadır ve tekneniz ikinci el tekneler gibi arızalar vermektedir ve onarım, bakım ihtiyacındadır. Diğer yandan teslim alırken, denize çıkmadan önce o kadar çok kontrol edeceğiniz şey vardır ki, bu kontroller elinizde sağlam bir liste olsa bile 1 gün ve hatta 2 gününüzü alabilir.  Sıfır olsada, tekneyi teslim alırken bir uzmana ihtiyaç duyabilirsiniz.

 

İkinci el tekne alırken vergi yükü yoktur. Ancak ikinci el tekne fiyatları bazı hallerde sıfır tekne fiyatına eşittir veya daha pahalıdır. Bunun sebebi sahibinin teknenin üzerine ek donanımlar yerleştirmesidir. Tam donanımlı bir ikinci el tekne alırken, hiç aklınıza gelmeyen donanımlarının olduğunu hayretle görebilirsiniz. Sizden önceki sahibi veya sahipleri teknede ne kadar eksik varsa tamamlamışlardır. Doğrusu, teknedeki eksikler yaşadıkça saptanıyor. Tabiki tekneyi satın almadan önce geniş bir kontrol listesi elinizde olmalı, mevcut donanımları tek tek görmeli ve liste yapmalısınız. Özellikle bir ilan üzerine tekneye gittiyseniz, ilanda olan, ancak teknede olmayan donanımları talep etmelisiniz. Eksik donanım mı var? Fiyattan ya düşeceksiniz, ya bu eksikliği kendiniz tamamlamayı göze alacaksınız, yada tekneyi almaktan vazgeçeceksiniz. Ve bütün bunları yaparken yanınızda bir uzmanın olmasında fayda var.

 

Özellikle tekne kiralayan firmalardan alacağınız tekneler, genelde bakımlı ve elektronikleri dahil eksiksiz donanıma sahiptir. Ama fazlalık yoktur. Bir Amatör Denizciden alıyorsanız, donanım daha fazla olur. Kiralanan bir tekneyi satın alacaksanız, teknenin daha önce hasar alıp almadığını kontrol edin. Nede olsa kiralanmış bir tekne ve kiralayanlar her zaman tecrübeli denizci değildir.

 

İkinci el teknenin sıfır tekneye üstün bir tarafı vardır. O da yıllarca denizde olması, fırtınalara göğüs germiş olmasıdır. Yani batmamıştır. Yurtdışından Türkiye’ye transfer edilirken batan sıfır tekneler maalesef bir vak’adır.

 

Eğer satın aldığınız sıfır tekneniz yabancı imalat ise, teslim alacağınız yabancı limana kadar gitmeniz gerek. Vize almak, ulaşım masrafları, Türkiye’ye denizden getirmek ayrıca dikkate almanız gereken hususlar. Bu transfer sırasında bir tecrübeli denizciye ihtiyaç duyabilirsiniz. Karadan Türkiye’ye getirmek çoğu kez daha masraflıdır ve teknenizin boyu ile bağlantılı olarak masraf artar. Bazı teknelerin karadan nakli boyu nedeniyle mümkün değildir. Ama sıfır teknenizin ithalini bitirdikten hemen sonra Türk Bayrağı toka edebilirsiniz.

 

Sıfır tekne almaya karar verdiğinizde, Türkiye’de inşa edilenleri sakın unutmayın. Türkiye’de hakikaten çok güzel, sağlam ve denizci tekneler imal ediliyor ve yurt dışına ihraç ediliyor. Türkiye’deki bir firma ile temas ettiniz ve imal ettikleri teknelerde size göre bazı eksiklikler gördünüz diyelim. Aynı firmaya veya başka firmaya, bu eksiklerinde giderileceği şekilde proje yaptırıp yeni bir tekne inşa ettirebilirsiniz. Veya imalatı bitmiş bir tekneye ilaveler yaptırabilirsiniz. Her hal ve şartta Türkiye’de inşa edilmiş bir tekneyi satın almak, inşa eden firmadan her yardımı ve servisi alabileceğiniz anlamına gelir. Yabancı teknelerde bu imkan yoktur. Ayrıca teknenizi Türkiye’de teslim alacaksınız ve ülkeler arası transfer derdiniz, bayrak derdiniz olmayacak. Hemen şanlı bayrağımızı toka edebileceksiniz. Diğer bir avantajı ise Türk’ün parasının Türkiye’de kalması. Üstelik yabancı teknelerden daha ucuz olacağı kesin.

 

Eğer satın alacağınız ikinci el tekne yurtdışında ise, teslim alma ve transfer sistemi sıfır tekneden farklı değildir. Yine de bulunduğu devletin kendine has mevzuatı ve prosedürü olduğunu unutmayın.

 

Ancak, ikinci el tekneyi yurtdışından aldığınızda Türk bayrağı toka etmeyi unutun. Aldığınız tekne hangi bayrağı taşıyorsa, o devletin toprağı gibidir ve siz yabancı bayrak altında yaşama ezikliğine maruz kalacaksınız demektir. Manevi açıdan büyük bir travma. Diğer yandan, Türk bayrağı taşıyan tekne sahiplerinin size bakış açısı, size fark ettirmeseler bile pek olumlu olmayacaktır. Bütün dünyada, Amatör Denizcilerin yabancı bayraklı tekne kullanması ayıp sayılmaktadır.

 

Vergileme açısından yabancı bayraklı olan ticari gemilere bütün dünyada bir hoşgörü vardır. Bir dönem Türkiye’de de özel teknelerin maruz kaldığı ağır vergi yükü nedeniyle yabancı bayrak taşımak kısmen de olsa hoşgörü ile karşılanıyordu. Ancak, size bu yazıyı yazan ve Türk bandralı teknesi olmasına rağmen, vergilerin kaldırılması, Türk bayrağına geçişin kolaylaştırılması için mücadele eden gariban bendenizinde tuzu olduğu üzere, artık vergi yükü en aza indiğinden, teknesi yabancı bandralı olan Amatör Denizcilere artık hoşgörü kalmamıştır.

 

Yunanlılar Türk Bayraklı teknelerden hoşlaşmıyorlar ve zaman zaman tacizler olabiliyor. Hatta tekneler bile hasar alabiliyor. Adalara giden Türk bayraklı teknelere dokunmuyorlarsa, bizimkilerin adalara para kazandırmasından. Yine Azerbaycan Türkleri Ermenilerden haz etmiyor. Müzminleşmiş bir husumet var. Tıpkı Yunanistan ile Türkiye arasında olduğu gibi. Türkler, Yunan, ABD, İngiliz, Fransız, Alman, İsrail, İtalyan vs bayrakları gördüklerinde dişlerini gıcırtatır. “Denizlerde herkes dosttur, böyle ilkel düşüncelere kapılmayın” gibi romantik fikirleriniz olabilir. Hatta bu yazıyı yazdığım için beni bile “ilkel beyinli” görebilirsiniz. Ama bu düşmanlıklar bir vak’a. Ne siz, ne ben, nede başkası bunu değiştirebilir. Bütün halkların dost olması, savaşmaması, barış içinde yemesi, içmesi, keyfine bakması, huzur içinde mutlu yaşaması tarihin bütün dönemlerinde istenmiştir.  Ama kulağa ve kalbe iyi gelen bu istek, tarihte ve günümüzde gördüğümüz üzere bir hayalden öteye geçememiştir.

 

Yabancı bayraklı ve kendinize ait (kiralık değil) bir tekne ile yurtdışına çıktığınızda alay konusu olabilirsiniz veya istenmeyen şakalar yapılabilir. Yunan adalarına ABD bandralı tekneleri ile giden Türk’lere “İstanbul ABD’nin kaçıncı eyaleti?” gibi abuk laf atmalarının olduğunu bilmekteyiz.

 

Diğer yandan, taşıdığınız yabancı bayrağın mevzuatı farklı olabilir ve o mevzuata göre bir süre sonra tekneniz bandrasız kabul edilebilir. Bu nedenle yurtdışında bazı teknelere el konulduğunu gördük. T.C. bu tür bandrasız kabul edilen teknelere hala hiç el koymamışsa, bu bizim bürokrasimizin, ya fazla anlayışlı olmasındandır, yada gevşekliğindendir. Bir başka deyişle bu gibi bir durumda teknenizi kaybedebilir, ilaveten çeşitli cezalara çarptırılabilirsiniz. Hatta gümrük mevzuatına göre kaçak ithalat bile sayılabilir.

 

Yabancı bayraklı bir teknenin Türkiye’de Türkler tarafından kullanılmasının çeşitli zorlukları vardır. Örnek vermek gerekirse, tekneye binecek olanların listesinin transitlogda bulunma zorunluluğu, bu liste değişiyorsa, mesela misafiriniz geldiyse, transitlogun yenilenme zorunluluğu gibi. Veya yabancı bayraklı teknelerin gümrük sahası olmayan marinalar veya balıkçı barınaklarına bağlanmasının yasak olması gibi.

 

Eğer siz ikinci el tekne alacaksanız, en iyisi Türk bandralı bir tekne satın alın. Türk sularında ve limanlarında hiç sıkıntınız olmaz. Teslim alma ve transfer derdiniz olmaz.

 

Son olarak, 10 yıldan yaşlı ikinci el teknelerin karinasında ozmoz olup olmadığını mutlaka kontrol edin veya ettirin. Ozmoz tedavisi oldukça zordur ve eğer işçiliğini siz yapmayacaksanız çok pahalıdır. İşçiliğini siz yapacaksanız, dışarıya yaptırmaya göre % 90 oranında avantaj sağlayacaksınızdır. Aslında teknenizin zehirli boya öncesi zımparasını yapmak, eski zehirliyi kaldırmak ve yeni zehirli boya vurmak dahil bakım ve onarımlarını kendiniz yapmaya çalışın. Motoru ve elektriği öğrenin. Denizin ortasında size servis verecek kimseyi bulamazsınız. Eğer teknenizin tamircisi siz olursanız, paranız cebinizde kalır.

 

 

(DEVAM EDECEK)

 

Hilmi Atilla Özbank

15/01/2021