Kurban Bayramı
parcababa-erce
İstanbul
17 Haziran, 2024, Pazartesi
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

At Hasan - 1. Bölüm

28 Ağustos 2023, Pazartesi 17:25
reklam yerim makale içi

Onu, Telli I tankerinin borda iskelesinden çıkıp güverteye adım attığım zaman tanıdım. Gemiye yeni bir kaptan atandığı bildirildiği için beni tanımadığı halde valizim elimde gemiye gelince ümmilere mahsus bir hiss-i kablelvuku ile ‘’Buyurun Süvari Bey, hoş geldiniz efendim.’’ diye karşılayıp hemen valizimi kamaraya çıkardı.

Allah’ın hikmeti, daha ilk görüşte bu adamın sevimli, munis bir Anadolu atı görünüşünden etkilenmiştim. Bazen insanlar ile hayvanlar arasında benzerlikler olabiliyor. Bu da hilkatin bir sürprizi işte. Ama böyle bir benzerliğe hayatım boyunca rastlamadım ve rastlayacağımı da sanmıyorum.

Tam bir at kafası, iri ve koskoca birbirinden epeyce ayrık simsiyah gözler, sadece delikleri bulunan intibasını veren bir burun, upuzun bir çene, normalden epeyce büyük bir ağız ve halk arasında at dişli diye tabir edilen ön dişleri irice ve sapsarı dişlerle dolu bir ağız, koskoca upuzun kulaklar, her biri sert bir fırça gibi siyah kıllarla kaplı sakal, saç yumağı ve sevimli bir midilli görünümü veren, insanda okşama isteği uyandıran sima.

Sonra zabitlerim ve personelimle tanıştım. İkinci kaptanım personelimi tanıştırırken ‘’Beybaba, işte bu da fenercimiz At Hasan.’’ dedi. ‘’Estağfurullah’’ dedim. Yahu bu lakap da cuk oturmuş dedim içimden.

 Sefere kalkınca baktım ki canla başla çalışıyor adam. Her işe yetişiyor, verilen her emri itirazsız yerine getiriyor ve en mühimi işten kaytarma huyu yok. Ayrıca çok saygılı ve hürmetkar. Tam kaptanın aradığı ideal gemici tipi. Özel olarak onere etmeye başladım. Açıktan bir karton sigara vermek filan gibi. Bu adamcağızın aynı kendine benzeyen iki tane de oğlu vardı. Arkadaşları arasında Hasan’ın tayları diye anıldıklarını da öğrendim. Henüz ufaktılar ama okul hayatları başlayınca o çocukların nasıl alay konusu olacağını düşünüp çok hüzünlendim. Bilirsiniz ki bu tip olaylarda çocuklar çok gaddar olabiliyorlar.

Gemide devamlı At Hasan diye çağırılırdı. O da ismini bilir ve çağıran kişiye göre buyurun efendim, buyur reis, buyur aşçıbaşım vb. gibi cevaplar verir, çok neşeli olduğu zamanlarda da kendisini At Hasan diye çağıran arkadaşlarına resmen bir at gibi kişneyerek cevap verirdi.

Sanırım kendisine At Hasan diyen arkadaşlarından kişneyerek intikam alıyordu veya ben bu zehaba kapılmıştım, bilmiyorum. Bu adama karşı içimde sonsuz bir merhamet ve acıma duyğusu belirmişti. Ona asla At Hasan demedim, iki olay dışında… Birincisinde haberdar olmadı.

Novarosisk’den motorin yüklemiş Asdod - İsrail’e gidiyorduk. İstanbul geçişinde kumanya, su ve yakıt ikmali yapacaktık. Transiti bozmayacağımız için ön hazırlık babında kumanya talep listesi hazırlayıp göndermemiz istendi. Liste zaten hazırdı. Şirkete iletmesi için telsiz zabitine verirken listenin en altına bir çuval arpa yazmasını söyledim. Telsiz zabiti msg. telexle iletilip gönderildi haberini getirdikten bir saat kadar sonra şirketten gelen bir mesajı iletti. Mesaj ‘’Sayın Kaptan, talep listeniz aynen onaylandı. İstanbul geçişinizde gemiye verilecek. Yalnız bir çuval arpa talebinizin ne işe yarayacağı konusunda bilgilendirilmemiz hususunu rica ederiz.’’ diyordu.

‘’Efendim, bir çuval arpa talebimiz At Hasan’ın kumanyasıdır.’’ diye telefon ettim. Enspektör ‘’Hay Allah iyiliğinizi versin Süvari Bey. Bizde merak edip duruyorduk. Hayırlı seferler.’’ dedi.

Devam Edecek

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.