Kurban Bayramı
parcababa-erce
İstanbul
17 Haziran, 2024, Pazartesi
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

Dalış

12 Kasım 2023, Pazar 18:16
reklam yerim makale içi

 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarından, Vatan savunmasında Milli mücadele de ölen Tüm Şehiterimizden Bu Güzel Vatanı Düşmanın elinden kurtarıp bizlere teslim ettikleri için  Allah atalarımızdan 100 bin kere razı olsun.Mekanları cennet olsun.Tüm şehitlerimizi Rahmetle anıyorum.


Vatan toptaklarını Atalarımız geri almasalardı Bizleri Dimitri ,yorgo,nikolas,Aleks’lere niko  lara düşmanlara Türkiye nin çeşitli yerlerinde köle pazarında satışa çıkarılacaklardı.Ama sonuç öyle olmadı Düşmanı bozguna uğratıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşları Ordularıyla beraber  Denize Döktü  1. Dünya Harbinden, Balkan Harbine, Çanakkale Zaferine.Ve en sonunda Milletimizin zaferi Milli Mücadeleye Kadar  Cumhuriyeti kuran Sarı saçlı Mavi Gözlü Dev adam sayesinde ,Onun üstün ,yüksek dehası ile zeki olması kısa zaman diliminde Atatürk ilkelerini Türk milletinin birlik ve beraberliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri olmasının sağlanmasına önderlik etmiş. Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik ve İnkılâpçılık olarak nitelendirilen bu kavramların hepsi Türk milletinin çimentosu ve harcı olmuştur. 
Sarı saçlı Mavi Gözlü dev adam Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşları tarafından bu vatan iç ve dış mihraklara rağmen ne mücadeleler göstererek  kazanılmıştır . Şuandaki rahat yaşantımızı ,Özgürlüğümüzü onlara borçluyuz. Bu cumhuriyet kolay kazanılmadı, Bağımsızlığımızın simgesi ünlü şairimiz. Kahraman Türk ordusuna istiklal marşının her bir kıtasını Ne güzel yazmış  ne diyor ; Mehmet Akif Ersoy rahmetle anıyoruz kendisini,
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı, Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı, Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

istiklal Marşında yazıldığı üzere Dilde, Fikirde, Birlik olan bu kelimeler kısa ama anlamı çok ağır ve çok şey ifade eden cümlelerden özetlemiş,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  Kurtuluş savaşı zamanında söylediği Söz gibi konu  vatansa gerisi teferruattır. sözü "vatan uğruna savaşırken başka konulların sadece ayrıntıdan ibaret olduğu, her şeyden önce vatan ve milletin geldiği" manasını taşımaktadır.

(Bu sözler; Atatürk’ün fani hayattan ayrılmasından sonra İstanbul Üniversitesi öğrencileri’nin 11 Kasım 1938 günü Taksim Meydanı’nda yaptıkları mitingde söz alan bir Atatürk gencinindir.)

 “Atatürk öldü diyorlar. Gece olurken güneşin de kaybolduğu zannedilir. Fakat ondan ışıklarını alan milyonlarca yıldız parladığı zaman o parlak varlığın kaybolduğunu sananlar aldandıklarını anlarlar”
Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış bulunan vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve korunması, yüce milletimizin sürekliliği ,bilim, sanat ve kültürde, çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarak daha da ilerleyip yükselmesi ve medenî dünyadaki yerini alması gibi temel esaslara dayanan Atatürkçü görüş ve düşünüşün, uygulama alanındaki en aktif, dinamik unsuru  olan gençlik, kesinlikle birbirinden ayırt edilmeyecek, birbiriyle bütünleşen ve bütünleşmesi gereken kavramlardır.
Gâzi, varlığının devamını gençlikte bulmuş ve kurduğu Cumhuriyet başta olmak üzere bütün gerçekleştirdikleri ile gerçekleştirmeyi düşündüklerini, bir vasiyet gibi, daima kendisine lâyık olmasını gönülden dilediği Türk Gençliği’ne emanet etmiştir.

  
“Ey yükselen yeni nesil! İstikbâl (gelecek) sizsiniz. Cumhuriyet’i biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.”
ve:“Türk gençliği gayeye (hedefe, amaca), bizim yüksek idealimize durmadan ve yorulmadan yürüyecektir.”gibi sözleri, O’nun bu inancının ve gençliğimize olan güvencinin açık delilleridir. Bu bakımdan tarihte, Atatürk kadar gençliğe değer, önem ve öncelik veren, gençliği ile bütünleşen, ona bütün kalbiyle inanan, güvenen ikinci bir lider gösterilemez.
Atatürk’ün Türk Gençliği’ne olan sonsuz güveni ve inancı, tarihî süreç içerisinde daha henüz Millî Mücadele’ye başlamadan önce, I.Dünya Savaşı sırasında başlamıştır. Nitekim, 1918 yılında kendi el-yazısı ile kaleme aldığı notlarında; gençliğimizle bütünleşen çizgide geleceğe ait umutlarını, şöyle dile getirir:
“ Herşeye rağmen, muhakkak bir nura doğru yürüyoruz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil; bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.”  
    Burada, açıkça ifadesini bulduğu gibi, Atatürk’ün istediği gençlik:
1    İçi, vatan ve millet sevgisiyle dolu;
2    Gerçekleri görerek, memleketin geleceği için çok çalışan;
3    Medeniyet’i, ilerleyip yükselmeyi amaç edinen;
4    Her türlü ahlâksızlıkla, şarlatanlıkla, yani sahtekârlık ve dolandırıcılıkla mücadele ederek  dürüstlüğü hedef alan;  nitelikte olmalıdır. 

Kendisinden öğrendiklerimizle önünde saygıyla eğildiğimiz Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e 85 yıllık özlem. Onu göremesek bile onun fikirlerini gelecek nesillere aktarmak ve o nesilleri yetiştirmek için hayata geçirmek üzere en büyük görevi bizler üstlendik. Onun açtığı ve hep bize gösterdiği yolda yürümeye yemin ettiğimiz bir gün daha. 10 Kasım...
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk ulusuna armağan ettiği ve ona en uygun idare şekli olan, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devlet niteliğine haiz, 100’üncü yaşını kutladığımız şu günlerde çağdaş yurttaş, toplum ve devlet hedeflerine ulaşmayı sağlayacak prensipler Cumhuriyetle birlikte özenle yaşama geçirilmiştir. 


 


Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü Sadece Türkiye yi Değil Tüm  Büyük Dünya Devletlerini  Mateme boğmuştur cenazesine  katılmak üzere dost dünya devlet yetkilileri  Gazi Mustafa Kemal ‘in huzuruna heyetler, askeri kıtalara ve temsilciler göndermişlerdir. Öyle ki; İspanyol Cumhuriyetçiler iç savaş yaşayan İspanya’dan kardeş kavgası’nın, en kanlı, en korkunç günleri’nin yaşandığı bir devirde Atatürk’ün dünyayı saran kişiliğine karşı duyduğu hayranlıkla; bir Bakan, iki General ve bir Amiral’den oluşturdukları heyeti uçakla yola çıkarır. Franko’nun uçakları tarafından kovalanmalarına, Majorka Bataryalarının
set ateşine maruz kalmalarına ve Tunus’ta tutuklanmalarına rağmen Türkiye’ye bin
bir zorluk içinde bu acı matemi paylaşmaya ve Türk-İspanyol dostluğunu pekiştirmeye gelmişlerdir. Bu heyet Türkiye’ye intikal ettikten sonra Türk ve yabancı gazetecilerin ilgi
odağı olurlar. Gazetecilerin sordukları sorulara hiçbir şey söylemeyip sadece şu cevabı verirler:

Konuşmaya değil, ağlamaya geldik.

Cenaze Merasimi’nde bulunmak üzere İstanbul’a gelen yabancı heyetleri karşılamak üzere Ankara’dan 12 kişilik heyet İstanbul’a gelir. Ayrıca yabancı dil bilen Kara, Deniz ve Hava subayları’ndan 15 kişi bu mihmandar heyeti’ne dâhil edilmiş ve heyetin emrine 40 otomobil verilmiştir.

19 Kasım’da Irak ve Fransız Manda İdaresi Heyetiyle Bulgar Heyet’i ve Askeri Kıtası, İran, Yugoslav Heyet’i, İngiliz Heyet’i ve Askeri Kıtası, Sovyet, Fransız, Alman, Polonya, Arnavutluk, Mısır, Macar, İtalyan, Estonya, Letonya, Danimarka, İspanya, Suriye, Finlandiya, İsveç, Hollanda, Belçika, Çek, Japonya. İran. Afgan Milletler Cemiyeti Duyun-u Umumiye heyetleriyle, Yunan Heyet’i ve Askeri Kıtası Ankara’ya gelirler. Bu Heyetlerin gelişleri ve fotoğrafları dönemin gazetelerinde geniş yer alır.

 
              Anma törenleri Türkiye’nin her tarafında aynı şekilde icra edilmiştir.

Atatürk örf adeti mantıktan, dini siyasetten, dünyeviyi uhreviden ayırmaya muvaffak olmuştur.Böylelikle Mustafa Kemal’in eliyle uyuşturucu din bağlarından kurtulan yeni
Türkiye, Avrupayi bir devlet olabilmiştir. Herhalde şu yıllarda Türkiye, tarihinin en
hayret verici devresini yaşamıştır. Bütün dünyanın kendisini yıkılmak üzere can çekişir zannettiği bir sırada Türkiye birden bire, adeta insanlık üstünde bir gayretle doğrulup tekrar harekete başlamış.Yardıma muhtaç Dünya ülkelerine dahi yardım elini her zaman din ,ırk mezhep fark etmeksizin İnsancıl ve Barışçıl davranışlarca mazlumlara yardım eli uzatılmış bugünde uzatılmaktadır. .Bu hadise o derece beklenmedik bir olay olmuştur ki her halde gelecek nesillerin de alakasını çekecektir. Zira, bu hadise,Türk’ü değişme gayret göstermeye kabiliyetsiz olarak belirten iddiaları uyduran fitnecilerin hayallerini kökünden
çürütmüştür. 

Atatürk unvanını ona ölümünden ancak beş yıl evvel verdiğimiz halde o ünvan hepimize neden onun bütün ömrünce verilmiş gibi göründü ? Çünkü Türk’ün Atası olmak ona, ağaca yeşil, kuşa kanatlı, ve ateşe yakan der gibi doğal gelmişti de ondan. Türk’ün Atalığı O’na unvan olmadı, O’nun ifadesi oldu. Gerçek şefler milletlerinin ideali içinde kalırlar. Milli ideali şahsi idealine götürmek isteyen büyük hırslar kendileriyle beraber milletlerini de hüsrana attılar. Tarih, malum. Geçmişteki olayların ilmidir. Fakat tarihin büyüsü ölüp gitmiş sanılan maziyi diriltmesindeyse kudreti de istikbali aydınlatmasından doğuyor.

Atatürk’ün dış politikayla ilgili düşünceleri de basında yer alır: “Yurtta barış ve dünyada barış  Atatürk’ün ana siyasetidir.

10 kasım her yıl olduğu gibi bu yılda Okullarda bayrak törenleri düzenlenecek. Devlet kurumlarına Bayrakar asılacak ve üniversitelerimizde anma törenleri yapılacak. Devlet kurumlarının yanı sıra, sivil toplum örgütleri de tören, gibi etkinlikler düzenlenecek . Bunlardan biri de  Derinlere Saygı Dalış Topluluğu etkinlikleri kapsamında , Gazi Mustafa Kemal,i  anmak için 

Ülkenin her yanından binlerce kişi, Ankara'da Atatürk'ün mezarı başında  Atamızın kabrini ziyaret ederek dualar edilip saygıda, bulunulacak.

tamamen gönüllü arkadaşlarımızdan oluşan kar ,reklam amacı gütmeyen topluluğuz ,İstanbul Küçükyalı’da 10 Kasım’da Derinlere Saygı Dalış Topluluğu Onursal Başkanı Metin Karadağ’ın Liderliğinde Dalış Gerçekleştireceklerdir.Ayrıca Dalgıç Eski Bakanlarımızdan kendisi de Dalgıç olan  Kürşad Tüzmen’in de Saygı dalışına katılınmasının planlanmış olduğu bilgisi de söylenmektedir. Gönüllü Derinlere Saygı Dalış Topluluğunun içinde şuanda junior Dalgıç  üyesi olan  Çengelköylü kardeşimiz Sevinç Köylübay’Hanfendininde içinde üyesi bulunduğu Dalgıç topluluğunda,Sevinç Hanımı  Derinlere Saygı Dalış Topluluğuyla ilgili bilgiler alıp Dalgıçlık hakkında kısa  sorular sorduk kendilerine cevabımızı aldık ,sohbet ettik kendilerine Başarılar Dileriz. 


 Dalgıç  Sevinç Köylübay 

 

10 Kasım 2023 Cuma günü Cumhuriyetimizin  kurucusu Gazi Mustafa Kemal, Atatürk saygı dalışı için Küçükyalı açıklarında Atamız için dalış gerçekleştireceğiz.
Öncelikle şunu belirtmek isterim Çengelköyde doğup büyüdüğümden dolayı denize bir özlem her zaman vardır zaten Boğazda oturanlar için çünki  Denizle sürekli içiçeyiz. Hayalimde hep Sualtı dalışı yapmak ,suyun altındaki zenginlikleri dünyayı keşfetmek profesyonel dalış tekniklerini öğrenip Profesyonel dalgıç olduktan sonra hedefim  dalış  eğitmenliği yapmak istiyorum . Eğer suyun içindeyken mutluysanız ve kendinizi rahat hissediyorsanız bu Mesleği yada sporu yapmaya gayet uygunsunuzdur.Ben mutluyum suyun içindeyken huzurluyum .
 
Kısaca Dalış Yaparken Hangi tür Malzemeler Kullanılır bilgi veriyim .Belirli ekipmanlarla, az da olsa yüzme bilmek ve küçük bir teorik eğitim ile herkes suların altını görebilecek kapasiteye sahiptir.
 
⦁    Maske ( Sualtı Gözlüğü) ,Palet ,Şnorkel, Regülatör (Tüpteki havayı ihtiyaç duyduğumuz ortam basıncına getirip almamızı sağlar)
⦁    Dalış Tüpü ( Sıkıştırılmış temiz hava bulundurur) ,BC-Dalış (Denge) yeleği (Bu şekilde suyun altında denge kurar, pozitif, negatif ya da nötr olmamız gerektiğine karar veririz) , Ağırlık kemeri  ,Dalış göstergesi ( Derinliği ve Tüpteki havanın seviyesini gösterir).
⦁    Dalış bilgisayarı (Suyun altında kaldığımız süre ya da ne kadar kalabileceğimizi görmemize yarar)
      

Dalgıçlığı öğrenebilmek  için Bu topluluğu seçmemdeki neden .Tamamen  Gönüllülerden oluşan bir grup  olması bilgili, deneyimli, hoşgörülü, iyi ilişkiler,içerisinde  profesyonel yaklaşımlarla, sorumluluk üstlenme gibi niteliklere sahip olduklarını ,ve  bu nitelikleri taşıdıklarını ekibe dahil olunca gördüğüm için . Samimi olarak  Sosyal yardımlaşma ve dayanışma duygusunu güçlendirmek için ,Derinlere Saygı Dalışı Topluluğu grubunu seçtim .. İstanbulda yaşadığımızdan Dünyanın en büyük, en önemli ve en güzel şehirlerinden birisi olan istanbul’da yaşadığımızdan . Boğazın iki yakasına yayılmış, olağanüstü güzellikteki sahiller şehrin sakinlerini ve ziyaretçilerini sürekli büyüler. Dünya tarihinin en önemli komutanlarından ve devlet adamlarından biri olan Napolyon, “Eğer dünya tek bir devlet olsaydı, İstanbul başkent olurdu” demiştir. Bu gerçekten de doğrudur. Dolayısıyla, İstanbul’un önemini anlayabilmemiz için tarihe bakmamız gerekir.
 
Ayrıca  Sualtında  tarihimizi ve savaşlarda batan gemileri görmek derinlerde kaderine terk edilen batık Gemileri tespit edip keşfetmek oldukça ilgimi çektiğinden Derinlere Saygı Dalış Topluluğu grubuna üye oldum .Gayet memnunum ve mutluyum yaptığım işten .Selamlar .Atatürk’ün ölümü sadece yurtta değil dünyada da yankı uyandırmış, yalnızca Türk Milleti’ni değil Dünya Milletlerini de yasa boğmuştur. Türk’ün bu büyük matemini, gönderdikleri heyetler ve askeri kıtalarla paylaşmışlar ve günlerce basında Atatürk üzerine yazılar yayınlamışlardır.

Bu büyük Türk vatanseverinin ölümünün yıldönümü nedeniyle canlanmış Türk Milleti’ne bütün kalbimizle müreffeh, şanlı ve parlak bir gelecek temenni ederim.

Türk Gençliği, O’nu iyi anlamalı ve Onun emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ni, ilkeleri ışığında ilelebet yaşatmalıdır.

Gemi Makinalları İşletme Mühendisi
Birol Çetinkaya
 Pruvanız neta, denizleriniz sakin, rüzgarınız kolayına olsun. Selametle…

Kaynaklar:
A-Yayınlar internet Belgelerle Atatürk, TC Milli Savunma Bakanlığı yay. , Ankara, 1999, ss . 129-131.
A.g.g., s.10.
Rauf İnce, “Atatürk’ün Son Yolculuğu-Behçet Kemal Çağlar’ın Notları”Atatürk Bizimle, İlgü
yay. , İstanbul,1978, ss. 27-35.
Cumhuriyet, 2 Kasım 1939.
Cumhuriyet, 5 Kasım 1939. Yedigün Dergisi de 6 Kasım 1939 günü Atatürk için bir matem özel
sayısı çıkarır. Yeni Mecmua dergisi de Atatürk özel sayısı veren dergilerdendir.bkz. Cumhuriyet, 8
Kasım 1939.
duruşunun ardından Meclis Başkanı oylamayı başlatır.
Asım Gündüz,Hatıralarım, İstanbul, 1964, s.216.
Cumhuriyet, 10 Kasım 1938.
http://www.meb.gov.tr/belirligunler/ataturk/ata.html
Abdi İpekçi, İnönü Atatürk’ü Anlatıyor, Cumhuriyet Gazetesi yay., İstanbul, 1974. Atay, Falih Rıfkı,Çankaya, Dünya yay., İstanbul, 1961. Aydemir, Şevket Süreyya, İkinci Adam, Remzi yay., İstanbul, 1976. Belgelerle Atatürk, TC Milli Savunma Bakanlığı yay., Ankara,1999. Bilge,S., Türk Dış Politikası, Gök yay., İzmir, 1969.Çolakoğlu ,Nuri M Kasım 1938 Dünya Basınında Atatürk,1.baskı,Doğan yay., İstanbul,2003. Gündüz, Asım,Hatıralarım, İstanbul, 1964. İnce, Rauf “Atatürk’ün Son Yolculuğu-Behçet Kemal Çağlar’ın Notları”Atatürk Bizimle, İlgü yay. , İstanbul,1978. Jaechke, 1938-1945 Arası Türkiye Kronolojisi (Çev. Gülayşe Koçak), İstanbul,1992.
Karal, Enver Ziya, Atatürk’ten Düşünceler, Türkiye İş Bankası yay.,Ankara, 1956. Kutay, Cemal Atatürk’ün Son Günleri, İstanbul, 1981. İnönü, İsmet,Hatıralar 2,Bilgi yay.,İstanbul,1992. Turan , Şerafettin Mustafa Kemal Atatürk-Kendine Özgü Bir Kişilik, 1.baskı,Bilgi yay., Ankara, 2004.

B-Makaleler
Ahmet Emin Yalman, “Celal Bayar’ın Hatıraları”, Vatan, 10 Kasım 1943.
“Her Hafta Bir Sohbet”, konumuz: Atatürk, konuğumuz: Celal Bayar, Milliyet ,(iki
kısım), 12 Kasım 1974.
Sabahattin Selek, “Ölümünün birinci yılında İnönü: demokrasiye geçiş, Atatürkİnönü
ayrılığı, Milliyet, 9 Ocak 1975.

C- Gazeteler 
Akşam ,Anadolu ,Cumhuriyet, Haber Akşam Postası,İkdam,Kurun, Milliyet ,Ulus,Yeni Sabah
Vatan

D-Dergiler
Yenigün

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.