uygulama indirin
İstanbul
13 Eylül, 2026, Pazar
  • DOLAR
    43.72
  • EURO
    51.93
  • ALTIN
    7014.0
  • BIST
    14.181
  • BTC
    68377.802$

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A SESLENİŞ

13 Eylül 2026, Pazar 15:15

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a
hiç olmazsa  kalan birkaç adamız konusunda sesleniş.
Yazan: Osman Öndeş

Sayın Cumhurbaşkanımız,
Yardımcılarınızdan biri belki bu yazdığım yazıyı sizin dikkatinize arz edecektir.
Anlatmak istediğim husus; kalan adacıklarımıza Camilerin inşa edilmesi ve bu adacıklarda Türklerin yaşamaya başlamaları için gerek iskan açısından ve gerekse turizm sanayii açısından kalıcı stratejilerin tesis edilmesidir.
Bazı gazeteler “Yunan Başbakanı Kriyakos Mitsotakis..Kaş ilçesine 1800 metre uzaklıktaki Kızılhisarlı (Meis) Adası’nı  ziyaret etmekle kalmamış ve  ayrıca  yine çok yakındaki  Kara Ada(Ro) adacığı ile Stogyli adacıklarındaki askerleri ziyaret etmiş” diye yazıyorlar. 
Sayın Cumhurbaşkanım; yine gazeteler Türklerin Ege’deki Yunan Adaları’na akının artarak devam ettiğini ve Yunan adalarında tatil yapan Türklerin sayısının 2 milyona ulaştığını da büyük bir heyecanla yazıyor.
Atalarının sahip çıkamadığı Ege’deki adalara, Türkler akın akın giderek tatil yapmayı pek sevmiş durumdalar.
Bir barışık, bir darışık olduğumuz komşumuz Yunanistan nire, Meis Adası nire….. Ro Adacığı nire……
Sayın Cumhurbaşkanımız,
Biz Türkler adaların kıymetini bilemedik ve zaten de Adalı olamadık..
Şu Meis Adası nire… Yunanistan nire…
Ro Adacığı nire.. Yunanistan nire..
Sevgili komşumuz Yunanistan senelerdir, senelerdir Ege’deki adalara ve adacıklara her anlamda yerleşmeye devam ediyor. Çoğu zaten II. Dünya Harbi sonunda, Potsdam Konferansı ardından tarafsız kaldı deyip Türkiye gözardı edildi ve Yunanistan’a verildi. 
Şimdi arz edeceğim asıl konuyu yazacağım;
Yunanistan kendi sınırlarına eklediği bu adalara ve adacıklara muhakkak  yerleşim yerleri inşa ediyor, birkaç ailenin yerleşmesini teşvik ediyor ve geçimlerini sağlıyor. Elektrik ve su imkanlarını tesis ediyor.  En yakın adayla devamlı ulaşım ağını kuruyor. Buralara çoğunlukla Sahil Güvenlik birimleri için bir anlamda kışla ve lojman inşa ediyor ve askerlerini yerleştiriyor. Adacıklar ve hatta kayalıkları ayırım yapmadan turizme açıyor ve turistlerin günlük zyaretlerini teşvik ediyor veya küçük pansiyonların hayata geçmesini devlet koumasında destekliyor. Bu adalarda muhakkak bir Sahil Güvenlik boyu veya hücumbot tip askeri deniz aracı birlik olarak bulunuyor.
Ve, bu adacıklara kadar kiliseler inşa ediyor ve din adamlarını görevlendiriyor. Onların ailece yaşayacakları lojmanlarını inşa ediyor..

Yunanistan’ın Ege Adalarına olan Türklerin akınını ve sevdasını The New York Times bile “36 Saatte Sifnos” başlığıyla yazdı..
Hürriyet’te “ O haritaya meydana okuyan karar” başlığıyla bir yazı yaınladıysa da, ben  duraladım….
Yunan Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay Başkanı ve Başbakanı Meis’e kadar ziyaret etmekle kalmıyor, Ro Kayalığında görevli askeri birliği ziyaret bile ediliyor. 

Ben yıllardır İstanbul’dan Bodrum’a göçmiş biriyim. Arada  yamaçlara, tepelere bakarım.. Son yıllarda plajlarıyla ünlü Kargı’nın yamaçlarına çift minareli cami  ve çok sayıda lojman da inşa edildi. Ama  o yamaçlardan denize doğru  bakın- Nasılsa bize kalmış adacıklarda ve sıradan birinin Kara Ada dediği, Bodrum’un bir karış karşısındaki Uğur Adası’nda insan yok, Türkler yok, ve Cami yok..
Sadece Bodrum Yarımadassı değil.. Tüm kıylar boyunca araştırma yapılsın..
Türkiye’nin birçok kara kısımlarında camiler inşa ediliyor.
Komşumuz Yunanistan’da kayalıklara kadar kiliseler kurmayı asla ihmal etmiyor.

Lütfen yadımcılarınıza talimat veriniz; hiç olmazsa İslamiyet’e yakışır bir cami  ve din adamları için lojmanlar Uğur Adası(Karaada dedikleri)’na da inşa edilsin. Bu adalarımız da turizme açılacak şekilde devlet starejisine dahil edilsin. Bu bir başlangıç olsun..
Size  geçen sene neşredilmiş olan “Bayrak Kadın” başlıklı makalemi arz ediyorum.
Saygılarımla
Osman Öndeş
===========================================

Bayrak Kadın-“Despina Achladiotou”nun Öyküsü
Yazan: Osman Öndeş (Araştırma Makalesi)


 Yunanlı Bayrak kadın Despina Achladiotou’un öyküsünü iki Yunanlı yazarın makalesinden yararlanarak hazırladım; “Ro” , Meis Adası’nın batısında kalan bir adacıktır. Yunanca adı (Ρω- Ro)’dur. Etimolojik olarak Karaada olarak anılmaktadır. Ada, Kaş ilçesi karşısında, Türkiye kıyıları yakınlarında yer almaktadır. İdari olarak Güney Ege bölgesine bağlı Meis- (Türkçede Kızılhisar) Belediyesi sınırları içerisindedir. (Kaynak:Wikipedia).Lady Ro diye anılan “Despina Achladiotou 1890 yılında bir Osmanlı tebaası olarak Meis Adası’nda dünyaya geldi. İtalyan işgali yıllarında Meis Kastellorizo olarak adlandırıldı. Ro Hanımı -Despina Achladiotou ve Bayrak Kadın’ın yaşam öyküsünü Myrto Katsigera (Lady Ro Kimdi?) başlıklı makalesinde şöyle anlatır; (Kaynak;Myrto Katsigera “Who was Lady Ro”, 15 Ocak 2020).


 
Onlarca yıldır Meis Adası’nın (Kastellorizo)nun batısındaki uzak adacıkta Yunan bayrağını dalgalandıran efsanevi Ro Hanımı Despina Achladiotou 'nun (1890- 1982) öyküsü, çağdaş Yunanistan'ın en dokunaklı vatansever öykülerinden biridir.“Çoğu insan hayatını amaçsız yaşar. Despina Achladiotou'nun yaşamının bir amacı vardı: Yakından geçen gemilere Ro adacığının Yunan olduğunu anlatmak. Bir gemiyi görür görmez sahildeki bayrak direğine koşuyor ve Yunan bayrağını birkaç kez kaldırıp indiriyordu. Gemiden fark edildiğinde uluslararası denizcilik nezaket kurallarına göre kendi bayrağını arya ve toka ederlerdi. Yani halk diliyle gemi bayrağı indirir ve yeniden yukarı çekerdi..
Bunlar, “Bayrak  Kadın”ı ülke çapında meşhur eden “Eikones” dergisinin Nisan 1956 tarihli yazısının açılış cümleleriydi. O zamana kadar Despina Achladiotou zaten 30 yıldır Ro'da (Karaada) yaşıyordu; bu sürenin yarısından fazlasında tek başınaydı. Bu küçücük kadının dünyadaki en olağan şeyler olarak gördüğü; adasını terk etmemek, Yunan bayrağını dalgalandırmak gibi şeyler, zamanla efsanevi boyutlara bürünürken, kendisi de kahramanlığın ve vatanseverliğin simgesi haline geldi. Onunla tanışma ve cömert misafirperverliğini deneyimleme fırsatına sahip olanlar şanslıydılar; o da, misafir ağırlamaktan çok memnun olurdu. 


 
Despina Achladiotou 1890'da Meis- Kızılhisar Adası’nda doğdu. 1927'de İtalyan yönetimi sırasında kocası Kostas'la birlikte Ro'ya yerleşti. O dönemde bu adacık, Türkiye ile Oniki Ada arasında ıssız bir sınır hattıydı ve belediye burayı Kastellorizo'lu hayvan çobanlarına kiralamıştı.
Kalışlarından yaklaşık bir yıl sonra bir gün, Türk askerinden oluşan küçük bir ekip bir motorbottan indi ve Ro'ya Türk bayrağı çekti. Despina, olayı Kastellorizo'daki yetkililere bildirdi. İtalyan hükümeti şikayeti üstlendi ve adada yerleşim olduğunu ve bu nedenle gruptaki diğer adalar gibi Ro adacığının da İtalya'ya ait olduğunu ileri sürdü. Türk bayrağı direkten indirildi… Çoğu insan amaçsız yaşar. Despina Achladiotou'nun bir amacı vardı: Geçen gemilere Ro Adacığının Yunan olduğunu anlatıyordu. Gemiyi görünce sahile doğru direğe koşuyor ve bayrağı indirip yine toka ediyordu. Ve gemi, uluslararası deniz kurallarına göre kendi sancağını arya ediyor ve sonra toka ederek, Ro’yu ve bilmediği bir kadını selamlıyordu.

Karaada’da tek başına bir kadın
Bunlar, “Bayraklı Kadın”ı ülke çapında meşhur olan “Eikones” dergisinin Nisan 1956 tarihli yayımının açılış cümleleriydi. O zamana kadar Despina Achladiotou zaten 30 yıldır Ro’da- Karaada’da yaşıyordu; bu sürenin yarısında da tek başınaydı.
Bu küçük kadının adasını terk etmemesi ve Yunan Bayrağını muntazaman bu adacık üzerinde dalgalandırması efsanevi boyutlara bürünürken, kendisi de kahramanlığın ve vatanseverliğin simgesi haline geldi. Evlenmiş ve eşi ile Karaada’da yaşama devam ediyorlardı. Onunla ve eşi Kostas ile tanışma ve cömert misafirperverliğini deneyimleme fırsatına sahip olanlar çok heyecanlıydılar; Despina ve eşi Kostas misafirlerini ağırlamaktan çok memnun olurdu.


 
Despina ve Kostas, 1940 yılına kadar adanın tek sakinleriydi. Fakat o sene Kostas’ın sağlık durumu bir olay sonrasında bozuldu ve Kastellorizo'da kimse onun tehlike sinyali olarak yaktığı üç ateşi fark etmediğinden yardım çok geç geldi. Kostas Kastellorizo'ya götüren teknede öldü.
Despina, Kostas’ın cenazesi için gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra annesiyle birlikte Ro'ya döndü. Bu sırada Yunanistan ve İtalya savaşa girmişti. Despina, çaresiz adacıktan ayrıldı ve Kastellorizo'ya döndü. 1943'te İtalya'nın teslim olmasının ardından İngilizler Kastellorizo ve çevre bölgelerin boşaltılmasını emretti. Ancak Despina Achladiotou, Kasım 1943'teki ağır Alman bombardımanından sonra bile adasını terk etmeyi reddetmişti.. Bir söyleşide şunları söyledi: “Ateş ediyorlardı ve kayaların parçalandığını görebiliyordunuz. Kendi kendime ‘Bu bizim sonumuz’ dedim.”

II.Dünya Harbi hâlâ devam ederken, Orta Doğu'da görev yapan Yunan Donanması denizcileri karaya çıktılar ve Ro'da, kendilerini evlerinde karşılayan ve onlara yemek ikram eden bir kadın ve onun yaşlı annesinin yaşadığını keşfettiler. Üslerine döndüklerinde komutanlarına haber verdiler ve onlar da bir tekne dolusu malzeme gönderdiler. O tekne ayrılırken Ro'nun üzerinde Yunan bayrağının dalgalanıyordu.
O andan itibaren bayrağı şafak vakti toka etmek, akşam karanlığında arya etmek Despina Achladiotou için günlük bir görev haline geldi. Bu, simgesel ağırlıklı bir görevdi.

Yunanlı yazar Marie Karioti, 1981 tarihli "Kastellorizo" adlı kitabında Ro Leydisi’ne yapılan hoş bir ziyareti şöyle nakletmiştir; “Bana onu evde bayrakla bulacağım söylendi. Ve öyleydi. Adada her gün doğudan batıya dört bayrak dalgalanıyordu. Büyük bir tanesi kulede, biri Sahil Güvenlik binasında, biri otelde ve diğeri de Ro Hanım'a ait olan evde.“Basamaklardan yukarı çıktım ve onu açık penceresinin ahşap pervazında otururken buldum. Bozulmamış evinin duvarında birçok fotoğrafın yer aldığı bir ikon nişi vardı. Gururla sergilediği Atinalı ünlülerin fotoğrafları  ve denizlerin çok ötesinde yaşayan akrabalarının fotoğrafları.
“Onu dinledikçe, izledikçe, topraklarımızın bu özgün kadının topraklarımıza kıskançlığa yaklaşan bir gurur duyduğunu hissettim.
“Bir çobanla evlenip onunla birlikte Ro adasına yaşamaya başlamasının üzerinden uzun yıllar geçmişti. Çocukları yoktu. Evin yalnızlığında, keçilerini, sığırlarını güderken saatlerce, günlerce, yıllarca çocuk düşüncesinin acısını çektiğini hayal ettim.
“.. Kış akşamları için Ro Hanım'ın beş kitabı vardı: Erotokritos'un bir kopyası; bir hagiografi; Yunan devrimci kahramanı Tzavellas'ın biyografisi ve fener ışığında okuduğu, isimlerini hatırlamadığım diğer iki kitap..
Despina Achladiotou, Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından ödüllendirildi ve Savunma Bakanlığı, Atina Akademisi, Rodos Belediyesi ve diğer kurumlardan onur ödülleri aldı. 1982 yılında 92 yaşında vefat etti ve son arzusu üzerine Ro'da (Karaada) Yunan bayrağı dalgalandıran direğin yanına gömüldü.

Bir gün bir ineğin kafasında çıban çıktı. Kocası dağlamak için demiri ısıttı, ama inek onun göğsüne tekme attı. Yaralanmıştı ve her geçen gün durumu daha da kötüleşti. Kıştı ve deniz dalgalıydı. Bir sinyal gönderildi... Farkedildiler ve gönderilen bir motor ile Kastellorizo'ya doğru yola çıktılar. Ancak kostas daha yolda iken hayatını kaybetti. Tekne Kastellorizo limanına ulaştığında yas başladı.
 
“Achladiotou bir süre Kastellorizo'da kaldı, ama geçimini Ro adasından sağlamaya devam etti. Bu yüzden bir akrabasıyla birlikte geri döndü. Ama yüreği hâlâ acı ve yalnızlıktan sızlıyordu ve sanki eski mutluluğunun son kırıntısını da yok etmek istermişcesine beş kitabını ateşe attı ve kışı tek başına ocağın önünde alevleri izleyerek geçirdi.


  
“Yunan bayrağını her sabah direğe çeker, akşam karanlığında indirirdi. Adanın yanından geçen gemilerdeki kaptanlar, Leydi'yi, Ro'yu, ya da bayrağı selamlamak için düdük çalarlardı. Zaman geçtikçe gemi düdüklerinin çalınması bir gelenek haline geldi.
“Ve böylece yıllar geçti. Ro Hanımı sonunda Kastellorizo'daki eski evinde yaşamaya başladı. Orada her sabah küçükbalkonunda bayrağı dalgalandırıyordu. Herkes onu sevgiyle anıyordu ve tüm Yunanistan da ondan saygı ile bahsediliyordu. Gün geldi ve o da her fâni gibi bir dünyadan ayrıldı. 


 
Mezarı isteği doğrultusunda Ro-Karaada’dadır. Meis Adası’nda bir meydanda ise 
anısına bir büst dikilmiştir.


 
 Meis Adası’nın batısında uzakta olan adacık Ro’da Yunan bayrağı dalgalanır..Bu adacık Lozan Antlaşması Madde 15’de belirtilen; “adalar arasında Türkiye aşağıda sayılan Adalar üzerindeki tüm hak ve senetlerinden İtalya yararına vazgeçer” ifadesinde “Bunlara bağlı olan adacıklar” denilerek Bodrum’daki Karada gibi onlarca ada ve adacık ve Meis (Castellorizo) Adası gibi İtalya’ya bırakılmış ve daha sonra Yunanistan’ın ilhak ettiği adacıklardan biridir.
Kaynak: Bayrak Kadın ”Despina Achladiotou”nun Öyküsü - Osman Öndeş 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

google