uygulama indirin
İstanbul
03 Eylül, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    43.72
  • EURO
    51.93
  • ALTIN
    7014.0
  • BIST
    14.181
  • BTC
    68377.802$

TÜRKLER NEDEN YUNAN ADALARINA AKIN EDİYORLAR

01 Eylül 2026, Salı 20:02

Türkler Neden Yunan Adalarına Akın Ediyor
Yazan: Osman Öndeş 

Deniz Zeyrek   şöyle yorumlamış…(Hürriyet -07 Ağustos 2026 ) “Malum yaz aylarındayız.
İnsanlar yaz tatillerini yapıp döndüler, hali hazırda yapıyorlar ya da eylül sonuna kadar yapmayı planlıyorlar. Bugün sizinle ülkemizde yaşayan insanların tatil tercihine dair bazı istatistikleri ve görüşlerimi paylaşacağım;2023 yılında 11,1 milyon Türk yurt dışına çıkmış. Bu sayı 2024’te 11,39 milyon olmuş. 2025’in rakamı ise 12 milyonu bulmuş.
Türkler, 2025 yılında yurtdışında yaklaşık 10 milyar dolar harcamış.
2025’te sadece Yunan adalarına giden Türklerin sayısı 1,5 milyonu aşmış.
Üstelik bu 1,5 milyon kişinin Yunan adalarına giriş sayısı 2,6 milyonu bulmuş (Bazı insanlar birden çok gitmiş).

Yunanistan 2025 yılında 1,1 milyon Türk’e kapıda vize vermiş.
Türklerin sadece Yunan adalarında 2025 yılında harcadığı para ise 500 milyon euroyu bulmuş.
Feribot seferlerindeki rezervasyon artışlarına göre bu rakamların 2026 sonunda yüzde 25-30 civarında artması bekleniyormuş. Belli ki Türkiye’ye yakın Yunan adaları, Türk tatilciler için çekim noktası olmuş.
Yunanistan’a olan ilgi Türklerle de sınırlı değil. İngilizler, Almanlar, kuzey Avrupa ülkelerinin vatandaşları Yunan Adalarına akın ediyor. Bugün itibariyle turizm Yunanistan Milli Gelirinin yaklaşık yüzde 25’ine dolaylı ya da doğrudan katkı sağlıyor. Yüzbinlerce insana istihdam yarattığı gibi ülkenin en büyük döviz kaynağına dönüşmüş.

Peki neden?
Yunanistan bunu sağlamak için neler yapmış?

“Bakalım:
- 2009 borç krizinden sonra döviz kazandıracak sektörleri büyütmeye karar vermiş. Turizmi ekonomik büyümeye katkı sağlayacak stratejik bir sektöre dönüştürmüş.
- Genel KDV oranı yüzde 24 iken, otellere, restoran ve yemek hizmetlerine yüzde 13 KDV uygulaması başlatılmış. Daha da önemlisi Midilli, Sakız, Sisam, Kos ve bazı küçük Ege adalarında KDV oranları yüzde 30 indirimli uygulanıyor. Böylece bazı işlemlerde efektif oran yüzde 17, yüzde 9 ve yüzde 4 seviyelerine kadar düşmüş.
- 2024’te başlayan kapıda vize uygulaması diplomatik bir açılımdan öte ekonomik bir avantaja dönüşmüş. Adalar için İzmir, Aydın, Muğla, Balıkesir, Manisa gibi kentler “yakın pazar” sayılmış ve o kentlerde yaşayan insanlar potansiyel turist olarak hedeflenmiş. Bu sayede Türkiye’ye yakın adalarda esnafın en önemli müşteri kitlesi Türkler olmuş.
- Ulaşım maliyetleri düşürülmüş. Adalara feribotla 30-90 dakikaya varılabilmesi insanlarda “Yurtdışına gidiyorum” düşüncesinden çok, “karşı kıyıya geçiyorum” algısı ortaya çıkmış.
(Gidiş dönüş bilet ücretleri şöyle: Çeşme-Sakız 50, Ayvalık-Midilli 45, Bodrum-Kos 48, Marmaris-Rodos 95 ve Fethiye-Rodos 85 euro.)
- İşletmeler sıkı denetlenerek, fiyat istikrarı korundu, “Ucuz ve kaliteli tatil” algısının bozulmaması için çaba gösterildi.
- Adalarda otomobiller için park, insanlar için plaj ücreti alınmıyor. Araç kiralama kolay ve ucuz hale getirildiğinden adaya gelen insanların araç kiralayarak bütün adayı dolaşmasına imkân veriyor.”
Aradaki farktan da anlayacağınız gibi en önemli faktör fiyat.
Pahalı ve kalitesiz değil, ucuz ve kaliteli bir tatili tercih ediyor insan.
Bir de güne operasyon haberleriyle uyanılan, tutuklamaların, kavga gürültünün gırla gittiği bir ülkede herkesin üzerine sinen, yüzlerine yansıyan o negatif enerji ve yüksek gerilimin olumsuz etkisi var.
Ne yalan söyleyeyim:
İnsan, birbirine karşı saygılı, nezaketli, gülümseyen, eğlenen, şarkı söyleyen, dans eden mutlu ve neşeli insanların yaşadığı bir yerde tatili daha çok hissediyor.
Rodos, Kos, Midilli, Sakız, Sisam ve Meis gibi popüler rotaların da dahil olduğu kapıda vize programı, özellikle hafta sonu kaçamakları ve kısa yaz tatilleri için pratik bir seçenek. Eğer bu yaz rotanızı Ege’ye çevirmeyi düşünüyorsanız, kapıda vize ile gidebileceğiniz Yunan adalarını listeledik;Rodos,Kos,Midilli,Meis,Sakız,Sisam(Samos),Smi, Kalimnos,Patmos, Laros.

Yunanistan bir ada devletidir,  Yunanlı adalıdır.
Yunanistan'ın toplam ada ve adacık sayısı kaynaklara göre 1.200 ile 6.000 arasında değişmektedir. Bunlardan üzerinde yerleşim bulunan (insan yaşayan) ada sayısı ise yaklaşık 166 ila 227 civarındadır. 
Çoğu coğrafi tanıma göre 3.000'in üzerinde ada ve kayalık/adacık olduğu kabul edilir, ancak en geniş hesaplamalarda bu sayı 6.000'i bulur.Yaklaşık 227 adada sürekli yaşam vardır.
Saygın armatörlerimizden Asaf Güneri, kalp krizi geçirerek vefat ettiği sırada yakın arkadaşı Yunanlı Armatör Lou Kollakis ’in Yatı’nda ve Lou  Kollakis’in ata yurdu, memleketi 800 kişinin yaşadığı Oinousses Adası önlerinde idiler.  (Stelyo Berberakis; “Dilediği gibi yaşadı, dilediği gibi hayata veda etti”- T24  6 Ağustos 2026).
Bu adada elektrik, su, kanalizasyon, yol bakımı, manastır ve kiliseler ve bütününde devlet idaresi, muntazam deniz ulaşımı, sağlık hizmetleri vardır. Tüm Yunan Ada ve adacıklarında Devlet tüm varlığıyla mevcuttur. Yollar son derece bakımlıdır ve yerlerde tek çöp yoktur. Sahilde feribotların yanaşabilmesi muntasan bir rıhtım ve iskele ve yatlar için bağlama babaları, halkalar, elektrik ve su  bağlantıları olan  dolaplar vardır..Bu husus taaaaaaa..  en uçtaki Meis Adası ve hatta yakınındaki RO kayalıkları denecek adacık için de aynen geçerlidir.


 

Pîrî Reis’in Kitâb-ı Bahriye’sinde bugün Oinousses (İnûsalar) adıyla bilinen, Sakız Adası’nın doğusundaki küçük ada grubunun Osmanlı-Türk denizcilik geleneğindeki adı Koyun Adaları’dır. Bu adlandırma, Yunanca Oinousses adının kökeninden bağımsız olarak, Osmanlı ve Türk denizcilerinin kullandığı Türkçe coğrafi addır. Ada grubu Sakız’ın (Chios) hemen kuzeydoğusunda, Anadolu kıyılarına yakın konumdadır.
Pîrî Reis’in güzergâh sıralamasında: Foça - İzmir - Karaburun - Koyun Adaları / Kara Ada / Aldırı Körfezi - Sakız Adası şeklindeki sıralama görülmektedir. Bu nedenle Koyun Adaları, Sakız'ın doğu ve kuzeydoğu çevresindeki küçük ada ve kayalıklar bağlamında ele alınmaktadır. Ardından gelen bölüm doğrudan Sakız Adasına ayrılmıştır. Pîrî Reis’in Kitâb-ı Bahriye’sinde, Sakız çevresindeki bu coğrafî bölge “Koyun Adaları” başlığı altında anlatılmaktadır. 



Oinousses Adası

Bir örnek olması açısından Oinousses adasını ele alacağım; Oinousses, Aignousa veya Egnousa Yunanistan'ın Sakız Adası'nın kuzeydoğu kıyısından yaklaşık 2 kilometre (1 mil) açıkta ve Türkiye'nin 8 km (5 mil) batısında bulunan, 1 büyük ve 8 küçük adadan oluşan çorak bir adalar kümesidir. İdari olarak adalar, Kuzey Ege bölgesinin bir parçası olan Sakız bölgesel birimi içinde bir belediye oluşturmaktadır . Adaların ana kasabası ve belediye merkezi de Oinousses olarak adlandırılır. 
Oinousses'in  800 civarında  bir yerleşik nüfusu vardır ve bu nüfus çoğunlukla adanın  Oinousses kasabasında yaşamaktadır. Kasaba, bir meydan ve küçük bir liman etrafında kurulmuştur; Bir okul, Aziz(Agios) Nikolaos  kilisesi ve Evaggelismos Manastırı, bir Ticari Denizcilik okulu ve bir denizcilik müzesini içermektedir. Yunan Denizcilik Bakanlığı ve Deniz Ticaret Odası’nca desteklenen bu okuldan  muhtelif adalardan da gelen yüzlerce Yunan genci  kaptan olarak yetişmişlerdir. 
Yerleşim yeri olarak kullanılabilecek diğer  yerler Kastron ve Aspalathrokampos'tur. Adanın işgücünün büyük çoğunluğu denizcilik, balıkçılık ve keçi yetiştiriciliğiyle uğraşmaktadır. Lemos, Pateras, Hadjipateras, Samonas, Kollakis ve Lyras aileleri gibi başarılı gemi sahibi ailelerin sıra dışı bir kümesinin kökeni olarak bilinir. Ailelerin çoğu artık yılın büyük bölümünü başka yerlerde geçiriyor olsa da, adalar ve kasaba güçlü bir denizcilik bağlantısıyla iyi bir şekilde korunmaktadır. Yurtdışındaki Oinousslular, endüstriyel taşımacılık sektöründeki başarılı girişimcilik becerileriyle tanınırlar. 1960'lardaki altın çağlarından bu yana Oinousslu gemi işletme şirketlerinin sayısı azalmış olsa da, endüstriyel taşımacılık sektöründe hala güçlü bir konumdadırlar.
Armatör Asaf Güneri’nin  çok sevdiği Türkiye ile Yunanistan’ı ayıran ya da birleştiren Ege denizindeki Sakız adası’nın açıklarında ve Türkiye kıyılarına yalnız 4 mil uzaklıktaki  İnousses adasında yüzerken aniden hayatını kaybetmesi, her iki ülkedeki yakın çevresinde şok etkisi yaratmıştı.   Stelyo Berberakis “Ama tek tesellimiz, Asaf’ın hem 50 yıllık arkadaşı Yunan armatör Lou Kollakis ile birlikteyken ve çok sevdiği Ege denizinde hayata gözlerini yumarken, herhalde “Hayata veda etmek için böyle bir sonu tercih ederdi diyerek kendimizi avutuyoruz.” diye yazmıştır.

Biz Türkler Adalı değiliz..
Neyazıktir ki,çok az sayıda Türk bir adada yaşamayı tercih eder. Genelde Türkler Adalı değildir..Sadece Ata Demirer ve Şark Ekspres Gemi Acenteliği kurucu ortaklarından Kosta Şönef Bozcaada’lıdır. Yani istisnai olan adalı iki isimdir..Yaz aylarında Bozcaada’da yaşarlar..
Yunanlılar Ege’de durmadan kayalıklara, adacıklara yerleştikçe, silahlandırdıkça sadece  çok uzun yılların usta gazetecisi Yaşar Anter isyan eder, haber yapar..
Hatta yaşadığı Bodrum’un karşısındaki Karaada dedikleri Uğur Adası için haber yapsa, çevreci geçicinen birileri şiddetle karşı çıkar, bazıları da “Oraya da  müteahhitler  evler mi yapacak..” diye söylenir!
Türkiye devleti ve yarı resmi deniz ticaret kurumları dahi  adalara, adacıklara uzaktan bakmaktadır. Herhalde bu nedenledir ki adalar Piri Reis’in Kitabı Bahriye sayfalarında kalmıştır.Kapdudan-ı   Derya Barbaros Hayrettin Paşa zamanında Ege’deki adalarda kurulmuş olan Türk hakimiyeti, devlet zayıfladıkça adalar terk edilmiştrir. Bu idrak edemeyişden dolayıdır ki, komşu Yunanistan, şimdilerde komşu Türkiye’yi sahillerine hapsetmek için durmadan adımlar atmakta, birbiri ardından Ege adacıklarına, hatta kayalıklara bile yerleşmektedir. Bu adacıklara Yunan Cumhurbaşkanı, Genel kurmay Başkanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı  filan da resmi ziyaret yapmaktadır!
Türkler, Kapıda Vize kolaylığını  çok sevmiştir. Yunanistan ve Yunan adaları ahalisi, esnafı filah çok, ama çok daha fazla sevmiştir. Ençok sevinenler ise Meis Adası ahalisidir. Kuş uçmaz kervan geçmez bu adada ahalisi Kaş üzerinden gelen Türk turistler sayesinde rahat geçim sağlamakta, neşelenmektedirler!
Türkler, Kapıda Vize kolaylığını, kapıda bazan saatlerce kuyrukta bekleselerde adaları çok sevmiştir. Ancak adaları mı sevmişlerdir, yoksa daha ucuza yurtdışı seyahat yapıyoruz diye özenmektedirler, değerlendirmeye açıktır..
Bazılarının “Biz Laros’ta iken.. Biz Mikonos’ta iken.. Biz Simi’de iken.. Biz Kos’ta iken.. Biz Rodos’ta iken.. Biz Midilli’de iken.. Biz Meis’te iken.. ve ilah övünmeleri dalgalar hainde yayılmaktadır..
                                                          ****
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

google