A.S.P.
parcababa-erce
İstanbul
21 Haziran, 2024, Cuma
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarım.

30 Ağustos 2023, Çarşamba 13:10
30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarım.
reklam yerim makale içi

 Sevgili Denizci Meslektaşlarım, 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarım.
Dünya Denizlerinde,ve Limanlarında ,Türk Bayrağını Dalgalandırdğımız Tüm Türk Denizcilerine selam olsun.  Türk İnsanın örnek davranışlarını yurd dışında sizler temsil etttiğiniz  için misafirperverliğimizi Özgürlüğü korumak hür yaşamak için güzel bir şekilde sergileyelim Cumhuriyetimize Dünya durdukça sahip çıkalım.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamalarında Halkı selamlarken .


15 Mayıs 1919’da başlayan ve 9 Eylül 1922’de biten sürecin önemi ve anlamı, İzmir ve Türk milleti için çok büyüktür. Emperyalist işgalci, Yunanlıların 15 Mayıs’ta İzmir’i işgal etmesi, Anadolu’da Milli Mücadele'nin başlamasında önemli başlangıç teşkil etmiş ve bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Anadolu’da işgallere karşı dağınık olan düşünce ve örgütlenme biçimleri, İzmir’in işgali ile Anadolu insanın direniş ve karşı koyuş düşüncesini körüklemiş, örgütlenme ve protesto mitingleri ülkenin en ücra köşelerine kadar yayılmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “Samsun’a hareketimden 5 gün önce İzmir’e Yunan birlikleri çıktığında, Halide Edip Adıvar, bana gizlice bir mektup ulaştırmıştı. Paşam, Sultanahmet Meydanı’nda, İzmir’in işgalini telin mitingi düzenleyeceğiz, orada yapacağım konuşmayı ilk siz okuyunuz istedim. 

 

ZAFER BAYRAMIMIZ TÜM YURTTA CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÖNDERLİĞİNDE COŞKUYLA KUTLANDI. 

Bunu Yunan’a ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin’in Yunan askerleri tarafından vurulmasını gözümün önüne getirerek gözyaşları içinde yazdım, mektubumda gözyaşları izleri görürseniz bundandır diyor ve yapacağı konuşmayı aktarıyordu. “Davamız şudur; Bu davamızda Türklerin hak ve istiklalidir. Türkler, Türkiye’nin ebedi haklarına asla dokunmayacaklar; yarın, Hakkın mahkeme-i kübrası önünde zalimlerin hepsi mahkemeye çekilecek; onlara, bizim kanlarımızı döktürdünüz, diyecekler.  Yemin ediniz. 700 senelik minareler, mavi semalarıyla bize baktığı bu günlerde; Türk bayrağı, Türk hakkı için can vermekten çekinmeyeceğinize yemin ediniz." Atatürk; “Bu mektubu okurken gözyaşlarım, Halide Edip’in gözyaşlarına karışmıştı. Halide Edip’e gönderdiğim cevabi mektupta, önümüzde günlerde Samsun’a gideceğimi ve Milli Mücadele’yi başlatacağımı, üzülmemesini, İzmir’i kurtaracağımızı yazmıştım. Ordularımızla İzmir’i kurtarmaya geldiğimizde, burada Belkahve’de durmuş, uzakta sisler arasındaki İzmir’i seyrederken elimi cebime sokup, gözyaşlarıyla sulanmış Halide Edip’in mektubu okşadım, bir kahve içtim. Kahvemi sevinçle yudumlarken, Halide Edip’e verdiğim sözü yerine getirdiğimi düşünüp gülümsemiştim.” 9 Eylül 1922’de Türk Ordusu, Anadolu’nun içlerine kadar girmiş olan Yunan ordusunu, kazandığı zaferlerle püskürtmüş ve geldikleri yerden İzmir’den düşmanı denize dökmüştür. 

30 Ağustos Zafer Bayramımızı Vatan ,Millet sevgimiz, dün olduğu gibi bugün de Milli Kurtuluş Savaşımızı tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zaferle taçlandıran, kahramanlık destanlarıyla dolu,Halkımızla Bu savaşı kazanamasaydık, Şuan da Topraklarımızda işgalci yabancılar yaşıyor olacaktı. İsminiz Gökay yerine Gergor ,Selahattin yerine sebastian ,santoz yavuz yerine yorgos Atilla yerine Alexandros olacaktı. Çok şükür ki Atalarımız bizi Gergor olmaya muhtaç etmedi .

Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtarılmıştır. Türkiye Orduları bir devir kapatmıştır. Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler. Mustafa Kemal’in utkusu, Dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır.


Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı yerler, şehitlerimizin aziz hatıraları ile doludur, onları yaşatmak ve ölümsüzleştirmek bizlerin vatan borcudur. Büyük milletler, tarihlerini unutmayan, onları inkâr etmeyen milletlerdir. Çünkü tarih, bir milletin, sönüp gitmiş nesillerinin hayatını teşkil eder. O sayfaların şerefinde, en uzak neslin göğsünü kabartan bir hisse vardır. Tarih sayfaların karanlığında, yine gelecek nesilleri uyanışa davet eden bir ışık gizlidir. Tarihini unutan toplumların geleceği olamaz. Ne Mutlu Türk Milletine, Ne Mutlu Ebedi Başkomutan Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarına, Ne Mutlu Şehit ve Gazilerimize. Sizleri unutmadığımızı haykırıyoruz. Afyon’u, İzmir’i, Bursa’yı, Edirne’yi, İstanbul’u ve Trakya’yı “Yeniden Vatan” yapan sizleri ve kahraman ordumuzu saygı, minnet ve rahmet ile anıyoruz .
Gazi Mustafa Kemal Paşa Arkadaşlar, Türklüğün karşısında yürüyen çürümüş hain gölge adamlarının Türk vatanından sürülmeleri, düşmanların denize dökülmesinden daha kurtarıcı bir harekettir. Türk milletinin atalarının kutlu emâneti olan bu topraklarda tam anlamıyla efendi olarak yaşaması; ancak o lüzumsuz ve manasız olmaktan başka, varlıkları tam zarar ve felâket olan makamların yok edilmesiyle mümkün olabilirdi. Efendiler, onlar yüzünden Türk vatanının ve Türk milletinin geçirdiği acıları, üzüntüleri hissetmemiş bir ferdimiz yoktur. 
 
Bu kadar üzüntüler ve kötülükler geçirdikten sonra elbette Türk öğrenmiştir ki, vatanı yeniden yapmak ve orada mutlu ve hür yaşayabilmek için mutlaka egemenliğine sahip kalmak ve Cumhuriyet bayrağı altında ,Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından ve Türk ordusunun ve Türk milletinin var olma mücadelesinin önemli mihenk taşlarından birisi olan Ağustos 1922 30 Ağustos Zafer Bayramı Kanunu, İlk Zafer Kutlaması kazanılan Büyük Zaferi ruhuna ve şanına uygun olarak ve şehitleri anmak amacıyla ilk tören, bizzat zaferin mimarı Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın da katılımıyla 1924 yılında yapılmıştır. 
1926 yılında ise Büyük Zaferin Türk kara, deniz ve hava kuvvetleri için bayram ilan edildiğine dair bir kanun çıkarılmıştır. Ardından da dönemin Milli Savunma Bakanı Recep [PEKER] Bey imzasıyla yayımlanan genelge ile bu bayramın nasıl kutlanacağı ve ne tür düzen alınacağına dair ayrıntılı bir genelge yayımlanmıştır. 1926 yılından itibaren 30 Ağustos Zafer Bayramı olarak Büyük Zafer anmaları ve kutlamaları yapılmıştır. Bu kutlama ve anma törenleri kimi zaman çok dar kapsamlı olmuş kimi zaman da daha katılımlı ve daha geniş kitlesel hal almıştır.
 
Milletimiz burada belirlediğimiz büyük zaferden daha önemli bir görev peşindedir. O zaferin anlaşılması milletimizin iktisat alanındaki başarılarıyla mümkün olacaktır. Bilirsiniz ki, ekonomik açıdan zayıf bir yapı fakirlikten kurtulamaz, kuvvetli  bir uygarlığa, refah ve mutluluğa kavuşamaz, sosyal ve siyasal felâketlerden yakasını kurtaramaz. Memleketin yönetimindeki başarı da, ekonomisinde edinilen bilgiler derecesiyle uygun olur. Hiçbir medenî devlet yoktur ki, ordu ve donanmasından önce iktisadını düşünmüş olmasın. Memleket ve istiklâl savunması için varlığı gerekli olan bütün kuvvetler ve araçlar ekonominin genişleme ve açılmasıyla mükemmel olabilir.
 
Milletimizin özünde bulunan kuvvetli karakter, sarsılmaz irade, ateşli milliyetçilik, iktisadî başarıdan kaynaklanacak verimlerle de hak ettiği derecede desteklenmek zorundadır. Yüzyılın içindeki mücadelede milletimizi başarılı kılacak bir ekonomik hayat sağlanmasını amaç edinen genel öğretim ve eğitim sistemlerimiz, her gün daha çok gelişecek ve elbette başarılı olacaktır.
Büyük taarruzun başlamasından üç gün sonra da çarpışmalar bütün cephede hız kesmeden devam etmiştir. Afyonu boşalttıktan sonra Yunan ordusunun çekildiği Sincanlı Ovası, Türk birlikleri tarafından ele geçirilmiştir. 28 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Afyon’a gitti. Afyonlular Başkomutanlarına büyük sevgi gösterilerinde bulundu. Yunan makamları Türkiyeli Rumları silahaltına alma yönünde bir karar aldı. Yeni alınanlarla birlikte Yunan ordusunda 35.000 Türkiyeli Rum’un silahaltında olduğu tahmin edilmekteydi. 29 Ağustos’ta Türk ordusunun başarılı ilerleyişi devam ederken Yunan ordusunda umutsuzluk had safhaya çıkmıştı. 
 
Bir yıl önce işgal edilmiş olan birçok yerleşim yeri bir bir Türk ordusu tarafından ele geçirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa Afyon’da bir durum değerlendirme toplantısı yapmış ve değerlendirme sonucunda saldırının şiddetle devam ettirilmesine ve düşmanın devamlı surette takibine kararı vermişlerdir.Ağustos’ta Aslıhanlar civarında kuşatılmış düşman birlikleri Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat idare ettiği Dumlupınar Muharebesi’nde külliyetle imha edilmiş ve çok sayıda Yunan askeri esir alınmıştır. Kısa süre sonra da Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis de esir edilmiştir. 
Yunan ordusu 4-5 günlük bir süre zarfında bozulup dağıldı. Bunların bıraktıkları, top, tüfek ve savaş araç gereçleri terk edilmiş bir şekilde savaş meydanında duruyordu. Düşmanın toparlanmasına fırsat vermemek amacıyla Başkomutan 1 Eylül 1922’de önemli ve tarihe geçen “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” sözünü söylemiş, düşmanın Anadolu’dan atılacağını açıkça beyan etmiştir.
 
Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasının ardından, TBMM’deki muhalifler de fikir değiştirip zaferi öven sözler sarfetmeye başladılar. Mecliste en hararetli muhalefeti yapan Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey bu sefer Başkomutan Mustafa Kemal lehine hararetli bir konuşma yaparak zaferle ilgili düşüncelerini dile getirmiştir: Ne büyük, ne azametli bir ruh! Bugün bu zafere bizi tebşir eden Başkumandandan rica ederim ki, çiftçinin başında yine o zekaları sayesinde bu cihan iktisadiyatında tezkar etmelerini Cenab-ı Hak’tan temenni ederim.” Bolu mebusu Tunalı Hilmi Bey ise yaptığı konuşmada büyük zafer kazanan Türk ordusunun muzaffer komutanını tarif edecek bir unvan bir sıfatı bulamadığını dile getirmiştir. Türk ve dünya basınında da Türk ordusunun zafer kazanması büyük yankı bulmuştur. Dönemin etkin gazetelerinden Hakimiyet-i Milliye, Peyam-ı Sabah, Açıksöz gibi gazeteler Büyük Taarruz süresince okurlarına olaylar hakkında olumlu veya olumsuz bilgiler vermişlerdir. Yabancı basın da Türk basınından, Yunan basınında veya kendi muhabirleri aracılığıyla olaylar ile ilgili bilgileri kendi okurlarına ulaştırmışlardır.13 Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Muharebesi sonucunda Türk ordusunun 2.543’ü şehit, 9977’si yaralı ve 101’i esir olmak üzere 12.621 kişi zayiatı mevcuttu.
Mustafa Kemal Atatürk, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nden sonra, 1 Eylül 1922 senesinde Büyük Taarruz için Türk ulusunun kaderini değiştiren o emre Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri emrini vermiştir.
Şehitlerimizi Anma ve Bağımsızlık ve kurtuluş mücadelemizin zaferle taçlandırıldığı, Cumhuriyet'imizin temellerinin inşa edildiği, tarihten silinmek istenen bir milletin direniş ve dirilişinin yükseldiği, tüm ezilen milletlere moral ve heyecan kaynağı gün olan “30 Ağustos Zafer Bayramımız” Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını şehitlerimizi saygı ve dualarlar ile anıyor, tüm ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Gençler! Cesaretimizi destekleyen ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz eğitim ve anlayış ile insanlık yüksek karakterinin, vatan sevgisinin, düşünce hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız. 


Ey yükselen nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz. Arkadaşlar, bu gazilik ve şehitlik diyarını terk ederken “Şehit Asker”i hep beraber saygıyla selâmlayalım.


Gemi Makinalları İşletme Mühendisi
Birol Çetinkaya
 Pruvanız neta, denizleriniz sakin, rüzgarınız kolayına olsun. Selametle…


KAYNAKÇA;
ATATÜRK, Gazi Mustafa Kemal, NUTUK  (1919-1927), 2006. AYDEMİR, Şevket Süreyya, Tek Adam, C-II, III, (1919-1922), Remzi Kitapevi, 1987.     AYDOĞAN, Metin, Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı, İnkılap Yayınevi, 2017. ATAY, Falih Rıfkı, Çankaya, Pozitif Yayınları, 1968. BARAN, Hasan, Atatürk ün Fotoğrafına Bakarken Ben Oradaydım, Sözcü Kitapevi, 2021. MUTLU Mustafa, İzmir’in Kurtuluş Yıl Dönümlerinin İzmir Basınına Yansımaları, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü, Bartın Üniversitesi, Bartın, MÜTERİMCİMLER, Erol, Fikrimizin Rehberi Gazi Mustafa Kemal,Alfa Yayınları, 2008. ŞİMŞİR, Bilal, İngiliz Belgeleriyle Sakarya’dan İzmir’e 1921-1923,  Bilgi Yayınevi, 2006. Akgün, Seçil, Meclis Tutanaklarında Atatürk’ün Başkumandanlığı, Büyük Zafer ve Sonuçları, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, İstanbul 1982, ss. 189-221. “Başkumandan Meydan Muharebesi Devr-i Senevisi Merasimi” Ayın Tarihi, Cilt: IV, Ankara 1340.
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.