yeni
İstanbul
19 Ocak, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    32.30
  • EURO
    35.15
  • ALTIN
    2406.9
  • BIST
    10401.67
  • BTC
    67490.92$

Kasımpaşa Yeniden Doğarken

18 Ocak 2026, Pazar 15:15
Kasımpaşa Yeniden Doğarken

Kasımpaşa  Yeniden   Doğarken
Recep Tayyip Erdoğan Müzesi  olan 
Divanhane- Bahriye Nezareti- Kuzey Deniz Saha Komutanlığı

Yazımın bir başlığı  “Kasımpaşa Yeniden  Doğarken”.
Gerçekten de Kasımpaşa yeniden doğmaktadır. Tarihteki adıyla Kasımpaşa’daki Divanhane, sonraları nice asırlar Bahriye Nezareti ve Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Kuzey Deniz Saha Komutanlığı olmuş bu tarihî binanın benzersiz tarihi fırsatı yeniden değerlendirilebilir ve  bu devletin askeri denizcilik tarihine saygılı ve bu idrak içinde “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Divanhane ve Bahriye Nezareti Müzesi” olabilirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Müzesi olarak açılıyor. 
Dünyada böylece ilk defa bir ülkenin tarihi ile eşdeğer olan  deniz kuvvetleri komutanlık binası bir cumhurbaşkanına verilen armağanları içeren bir müze olarak şekil değiştirmekte ve o ülkenin askerî deniz tarihi buradan silinmektedir. Ben bu kararı doğru bulmuyorum ve Cumhurbaşkanımızın çok geç olmasına rağmen, bu tarihi binayı aslına ve anlamına uygun şekilde bir müzeye dönüştürülmesini tercih edeceğini umuyorum.
Ben Kasımapaşa - Kuzey Deniz Saha Komutanlığı olduğu yıllara tanık oldum. Diğer birçok değerli komutanlarımız gibi çok daha yakından tanıdığım; Oramiral Fahri Korutürk, Oramiral Celal Eyiceoğlu, Oramiral Bülent Ulusu,Oramiral Emin Göksan, Oramiral İrfan Tınaz, Oramiral Vural Beyazıt,  sınıf arkadaşım Koramiral Mustafa Turunçoğlu bu tarihi binada komutanlık yaptılar.
Divanhane, mimari yapısı, bahriyeye ait resimlerle bezenmiş tavanları ve mobilyaları dahi hatta tarihin acı olaylarına tanık olmuş, Osmanlı İmparatorluğu Deniz Kuvvetleri’nin belleği, saygısı, tarihi idi. Daha da ötesi; Osmanlı Bahriyesi’nde efsaneleşmiş bir mabet gibiydi. Bizler de genç bahriyeliler olarak derin bir saygı ile mermer basamaklarından çıkar ve kocaman bir avluda soluk alır ve sonra yine ayni derin saygı ile Komutanlarımızın huzuruna çıkardık. 
 
Kuzey Deniz Saha Komutanlığı  restorasyon safhasında.

 I.Dünya Harbi yıllarında İstanbul’u işgal edenler, alay ederek, aşağılayarak Bahriye Nezareti’ni karargah olarak kullandılar.
Yıllarca tanıdığım, büyüğüm komutanlar sohbetleri sırasında bu muhteşem tarihi eserin  “Osmanlı’da Divanhane oluşundan Bahriye Nezareti olarak görev yaptığı yılları aksettiren bir müze” görüşündeydiler.
Denizcilik tarihine saygılı Amerika Birleşik Devletleri’nde, İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da, İspanya’da, Portekiz’de, İtalya’da, Yunanistan’da, İsveç’te, Norveç’te, Finlandiya’da, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nden gelen Rusya’da, Avustralya’da vs. hep böyledir.
Bizim zamanımız olan; 1954 ve sonrası ise, XVIII Yüzyıldan beri gelen Kaptan-ı Derya Gazi Hasan Paşa Vakfiyesi (İnşaat tarihi 1782) Kalyoncu Kışlası içindeki cami bir ibadethane olduğu kadar, Türk-İslâm  mimarisinin ve hat sanatının şaheser örnekleriyle bezenmişti.
Görev yaptığım senelerde gemide görevli olsak da, geçici görevle geldiğimizde bize, Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa emaneti olan “Kalyoncular Kışlası’nda kışlamamızın emredildiği zamanları da hatırlarım. Ahşap döşemelerin inanılmaz bir sessizliği vardı..Sanki leventler dolaşır gibiydi. Bu kışlanın camisini da hatırlarım. Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Paşa vakfı sayılan bu camiyi mazisiyle hatırlar hürmet ve saygı ile suskun kalırdık.
Değil ki; Kasımpaşa; asırlarca bahriyelilerin üssü ve bahriyeli ailelerin semti, muhiti oldu.
Makalemin başında yer alan fotoğrafa dikkatle bakınız; O fotoğrafta fark ettiğiniz her bina Bahriyeye ve Bahriyelilere aittir. Aileler de çoğunlukla Kasımpaşa’da, ya da Fener, Balat’ta, Hasköy’de yaşadılar.
Cezayirli Gazi Hasan Paşa “Kaptan-ı Derya Çeşmeleri” adıyla kayda aldığım o müstesna  çeşmeleri vakfetti. Saka gediği olmasını reddederek mahallelinin susuzluğuna çare oldu, derman oldu.
Divanhane- Kuzey Deniz Saha komutanlığı’nı,  Bahriyedeki yıllarımda nice defalarla sağlık muayenesine ve bir başka görevle  gönderildiğimiz Gazi Hasan Paşa Kışlası’nı müze kavramında bir külliye olarak ülke kültürüne  tarihine kazandırılmasını beklerdim. İsminin dahi değiştirilmesini asla kabul edemediğim, Kasım Paşa Deniz Hastanesi ’nin heybetini ve mermer basamaklarına kadar dalga dalga yayılan Cezayirli Gazı Hasan Paşa’nın ruhunu asla unutmadım. 
Kasımpaşa; Türk Bahriyelileri için Osmanlı’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne özünü, sevgisini artırarak özlem olmaya, saygıyla, sevgiyle hatırlanmaya devam etti. Bu muhteşem tarihi bina “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Divanhane ve Bahriye Nezareti Müzesi” olarak tüm milletimize, devletimize armağan edilebilir ve Dünya kültür mirası arasında haklı yerini alabilirdi.

Osmanlıyı yıkan kışkırtma
Tersane Toplantısı (23 Aralık 1876) Kasımpaşa Bahriye Nezareti Binası’nda yapılıyor

İstanbul Toplantısı  (Tersane Konferansı), 1875’te Hersek ayaklanmasıyla başlayıp bir yıl sonra Bulgar ayaklanması ve Osmanlı-Sırp, Karadağ savaşlarıyla devam eden Balkan bunalımını görüşmek üzere Divanhane’de yapılmıştır. 
Osmanlı Devleti’nin yıkılışına çok acı bir dönüm noktası Tersane Toplantısı sonunda kaydedildi. İngiltere’yi Lord Salisbury ve Sir Henry Elliot, Fransa’yı Kont Bourgoing ve Kont Chaudordy, Avusturya-Macaristan’ı Kont Zichy ve Baron Calice, Rusya’yı İgnatyev, İtalya’yı Kont Corti, Almanya’yı Baron Werther, Osmanlı Devleti’ni de Hâriciye Nâzırı Saffet Mehmed Esad Paşa ile Berlin Elçiliği’nden Şûrâ-yı Devlet reisliğine getirilen İbrâhim Edhem Paşa temsil etti. Ciddi bir müzakere konusu bile edilmeyen Türk önerileri, toplantının göstermelik bir konusu olarak kaldı. Dolayısıyla büyük devlet temsilcileri Türk tekliflerini reddedip toplantının bittiğini ilân etti ve daha önce kararlaştırıldığı gibi yerlerine birer maslahatgüzar bırakarak şehri terk ettiler. Böylece İstanbul-Tersane Toplantısı  sona ererken gelecekteki Osmanlı-Rus savaşının kapısı da aralanmış oluyordu..(Kaynak:İslâm Ansiklopedisi. Konu Müellifi: Mithat Aydın. Sırbistan ve Karadağ için bağımsızlık kararı alınmış ve Bulgaristan ve Bosna-Hersek‘e özerklik verilmesi kararlaştırılmıştı.)

Osmanlı İmparatorluğu'nda
Bahriye Nezareti veya Bahriye Nazırlığı,
Osmanlı Deniz Kuvvetleri’nden sorumlu bakanlığa verilen isimdir.

Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarından başlayarak 1867 yılına gelinceye kadar Osmanlı Donanması'nın en yüksek derecedeki sorumlusu Kaptan-ı Derya idi. Ancak 1867 yılında yapılan yeniliklerde  Heyet-i Vükela, yani Bakanlar Kurulu oluşturulmasına karar verildi. Bu kurulda Osmanlı Donanmasını temsil etmek üzere de Bahriye Nazırlığı kuruldu. İlk önceleri Kaptan-ı Deryalık görevini de Bahriye Nazırı yürütmekteydi. Ancak daha sonraları tekrar Bahriye Nazırı’nın altında görev yapan bir Kaptan-ı Deryalık kurumu oluşturuldu.
Osmanlı Bahriye Nezareti’nin binası İstanbul'un Kasımpaşa semtinde Kuzey Deniz Saha Komutanlığı olarak kullanılmakta olan binaydı. 1922 yılında Bahriye Nazırlığı’nın işlevi son buldu.

Kasımpaşa Deniz Hastanesi son yıllarda
Kuzey Deniz Saha Komutanlığı olmak üzere restore edildi!

AA’nın bir  basın duyurusunda “”Osmanlı Donanması’nda bir süre askeri eğitim amaçlı kullanıldıktan sonra savaşlarda yaralanan askerlere şifa dağıtan, 186 yıllık Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi restorasyonu ardından yeniden Türk Donanması’nın hizmetine girecek.” deniliyordu.
Haberde hastanenin tarihçesi veriliyor ve şöyle deniliyordu; “Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nın karargahı olarak kullanılmak üzere 2021 yılında Milli Savunma Bakanlığınca teslim alınan yaklaşık 20 bin metrekarelik alanda, İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından restorasyon çalışmasına başlandı.“Restorasyonun 1. etabı kapsamında, H blok yapısının, er yatakhane ve yemekhane binası olarak kullanılacak şekilde mimari projeleri hazırlandıktan sonra tadilat ve yenilenmesi  tamamlanıp, geçen yılın haziran ayında Kuzey Deniz Saha Komutanlığına teslim edildi.
Kasımpaşa’daki eski Divanhane- Bahriye Nezareti, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı  
Haliç’in kıyısına yer alan ve uzun yıllar Kuzey Deniz Saha Komutanlığı karargâhı olarak kullanılan tarihi Divanhane binası restorasyonu ihalesi Valdos Yapı Restorasyon İnşaat A.Ş’ye verilmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Divanhane binasının da yer aldığı toplam 30 bin metrekarelik bir alanın imar planını değiştirmişti. Tarihi bina 2022 yılında Milli Savunma Bakanlığı’ndan Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edildiği bilinmekte. 
İstanbul Kasımpaşa’da bulunan Divanhane Binası İstanbul’un fethinden itibaren Osmanlı Donanmasının inşa edildiği ve yönetildiği Haliç’in kuzeyinde Kasımpaşa semtinde bulunmaktadır. En son Kuzey Deniz Saha Komutanlığı olarak hizmet veren bina Balyanlar tarafından 1860’lı yıllarda inşa edilmiş ve aynı yere yapılan 5. Divanhane Binası olarak Bahriye Nezareti Binası olarak kullanılmıştı. 
Söz konusu binanın yanında Karakol Binası da bulunmaktadır. Yapılara ait rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmışmış ve İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan ve TCMB Milli Saraylar İdaresi Başkanlığından onaylatılmıştır. Çok zorlu geçen 2 yıllık restorasyon uygulaması sırasında İşveren firmaya uygulama müşavirliği hizmeti verilmiştir.
2023 tarihi Proje Hakkındaki bilgilerde İşveren Sembol İnşaat-Tersane İstanbul ve Durum maddesinde “Tamamlandı” yazılıdır. 

Divanhane-Bahriye Nezareti Binası
Divanhane oluşundan Bahriye Nezareti olduğu son seneye kadar bu
komutanlıkta; 1867 yılından itibaren, 1922 yılı Kasım ayı sonuna kadar; 
İsmail Hakkı Paşa (1867-1868)
Mahmud Nedim Paşa (1868-1871)
Abdülhamid Ferid Paşa (1871)
Fosfor Mustafa Paşa (1871-1872)
Hasan Samih Paşa (1872)
Moralı İbrahim Paşa (1872)
Ahmed Esad Paşa (1872)
Fosfor Mustafa Paşa (1872)
Mehmed Namık Paşa (1872-1873)
Hüseyin Avni Paşa (1873)
Hasan Rıza Paşa (1873)
Kayserili Ahmed Paşa (1873-1875)
Ahmed Esad Paşa (1875)
Mehmed Rauf Paşa (1875)
Hasan Rıza Paşa (1875)
Mehmed Namık Paşa (1875)
Hasan Rıza Paşa (1875)
Derviş İbrahim Paşa (1876)
Abdülkerim Nadir Paşa (1876)
Kayserili Ahmed Paşa (1876-1877)
Mehmed Rauf Paşa (1877)
İngiliz (Eğinli, Büyük) Said Paşa (1877-1878)
Moralı İbrahim Paşa (1878)
Ahmed Vesim Paşa (1878-1879)
Rasim Paşa (1879-1881)
Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa (1881-1882)
Ahmed Ratip Paşa (1882)
Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa (1882-1903)
Mehmed Celaleddin Paşa (1903-1907)
Hasan Rami Paşa (1907-1908)
Alizoti İbrahim Halil Paşa (1908)
Arif Hikmet Paşa (1908-1909)
Hüseyin Hüsnü Paşa (1909)
Ali Rıza Paşa (1909)
Emin Paşa (1909)
Arif Hikmet Paşa (1909-1910)
Alizoti İbrahim Halil Paşa (1910)
Salih Hulusi Paşa (1910)
Mahmud Muhtar Paşa (1910-1911)
Hurşid Paşa (1911-1912)
Mahmud Muhtar Paşa (1912)
Çürüksulu Mahmud Paşa (1913-1914)
Cemal Paşa (1914-1918)
Rauf Bey (1918)
Ali Rıza Paşa (1918-1919)
Mehmed Şakir Paşa (1919)
Ahmed Avni Paşa (1919)
Salih Hulusi Paşa (1919-1920)
Mehmet Esat Paşa (1920)
Kara Mehmed Said Paşa (1920)
Çakacı Ahmed Hamdi Paşa (1920)
Salih Hulusi Paşa (1920-1921)
Çürüksulu Ziya Paşa (vekil) (1921)
Salih Hulusi Paşa (1921-1922)

Bahriye Nazırı olarak görev yaptılar.

Kasımpaşa’daki Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Karargahında görev yapan 
Kuzey Deniz Saha Komutanı amiraller şöyle idi;

Amiral Mehmet Ali Ülgen,
Amiral Sadık Altıncan,
Amiral Fahri Korutürk,
Amiral Salih Zeki Özak,
Amiral Necdet Uran,
Amiral Celal Eyiceoğlu,
Amiral  Kemal Kayacan,
Amiral Hilmi Fırat,
Amiral Bülent Ulusu,
Amiral Nejat Tümer,
Amiral Zahit Atakan,
Amiral Emin Göksan,
Amiral İrfan Karabulut,
Amiral İrfan Tınaz,
Amiral Vural Beyazıt,
Amiral Mustafa Turunçoğlu,
Amiral Güven Erkaya,
Amiral Salim Dervişoğlu. 


Sultan II. Abdülhamid devri   Son Bahriye Nazırı Hasan Rami Paşa da 
Kasımpaşa’daki bu Bahriye Nezareti’nde görev yaptı.

Uzun seneler Bahriye Nazırı olarak görev yapan Hasan Hüsnü Paşa ’dan sonra yine uzun seneler Bahr-ı  Sefid  Komutanı olarak görev yapan   Hasan Rami Paşa da  Sultan II.Abdülhamid devrinin son Bahriye Nazırı oldu. Meşrutiyet İhtilali sonrasında görevinden alınmıştı. Bahriye hayatını  yazmıştır ve Artin Asaduryan Matbaası’nda yayınlanmıştır. Ben bu hatıratı aylarca çalıştım.  
Sultan II. Abdülhamid Devri  Donanmasına ve Kasımpaşa’daki Bahriye Nezareti’ne  ait harika fotoğraflar,  Sultan II. Abdülhamid  Yıldız albümleri’nde mevcuttur. 

Bu eserimi  Alfa Yayınevi neşretmişti.
Sultan Vahdettin devri son Bahriye Nazırlarından olan Ahmet Avni Paşa bir kara subayı idi ve kısa bir süre  Kasımpaşa’daki bu Bahriye Nezareti’nde Bahriye Nazırı olarak görev yaptı. Hatıratını Fransa’da yaşayan akrabaları yakın yıllarda bana ilettiler. Bu hatıratı Timaş Yayınevi “Avni Paşa Anlatıyor” başlığı ile yayınladı. Vakıa başıma gelmedik kalmamıştır.. Hüsran ile hatırlarım..

Türkiye Cumhurbaşkanı 
Recep Tayyip Erdoğan Müzesi oluyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Osmanlı İmparatorluğu’ ndan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve yakın yıllara kadar, dünyanın en eski Bahriye Nezareti ve Deniz Kuvvetleri Kuzey Deniz Saha Komutanlık karargahının  Cumhurbaşkanına verilen armağanlardan oluşan bir müze haline getirilişini şöyle açıkladı; “Kasımpaşa’da Kuzey Deniz Saha Komutanlığı vardı, adeta harabeydi, orayı restore ettik, bu fakir adına müze haline getiriyoruz, bu fakire ne hediye ettilerse, hat sanatı olsun, kitap olsun, her türlü eser olsun, hepsini orada sergileyeceğiz, halkımıza açacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  “Adeta harabeydi” demesi karşısında, bu muhteşem tarihi eserin  Türk Deniz Kuvvetleri tarafından nasıl harabe hale getirildiğini anlayamadım ve bu bir gerçek ise diye derin üzüntü duydum. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın böylesine bir muhkem binayı  harabe haline getirerek bıraktığını birtürlü hayal edemiyorum. 
Zaten bu bina  lumbar ağzı dediğimiz  ana kapıdan girildiğinde tamamiyle mermer zemin üzerinde son derece geniş bir avludan ve etrafındaki merdivenlerle üst kata çıkan merdivenlerdenden oluşuyordu. Üst katta çepeçevre odalar ve Haliç’e bakan kısımda ise binanın denizyüzüne paralel komutanlık  odası ki bir salon halinde idi ve ayrıca tarihi bir diğer toplantı salonu vardı. Karargahtaki her eser  ve tüm tavanlardaki bezemeler  ve Osmanlı devri harp gemilerinden oluşan  yağlıboya resimler titizlikle  korunurdu ve uzun asırlardır bir kuşaktan diğerine  emanet edilmişti. 
Haliç kıyısındaki  ve son adıyla Kuzey Deniz Saha Komutanlığı İstanbul’un fethinden beri “Bahriye Divanhanesi”ydi, “Bahriyte Nezareti” idi  ve  salavatla  mermer basamaklarını çıkar, huşu ile içeri adım atardık. Avluda bir kadırga replikası teşhirde idi.
Osmanlı Devleti son yıllarının deniz subaylarından dedem Ordu’lu Nazif Kaptan İstanbul’un işgali sırasında  Bahriye Nezareti yanında Haliç sahilindeki cephaneliklerden Anadolu’ya nasıl cephane, silah kaçırdıklarını anlatırdı. Babam Mk.Alb. Nurettin Öndeş dahi bir süre Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Teknik Daire Başkanı olarak bu karargahta görev yapmıştı.
Bu karargah; Osmanlı’nın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı binası idi. 2022 yılında, çevre ve şehircilik Bakanlığı’nın Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nın  da yeraldığı  bölgenin askeri alan vasfını kaldırdı ve  Cumhurbaşkanlığına tahsis etti.  
Türk Deniz Kuvvetleri görevileri bu muhteşem tarihi karargahı  nasıl olur da “Harabe” haline getirmişlerdir.. “Harabeyi restore ediyoruz” denilmesi, rahmete kavuşmuş tüm komutanlarımızı, her rütbeden subay ve astsubaylarımızı derinden üzmüş olmalıdır  ve   hangi rütbede olursa olsun Türk deniz subayını ve astsubayını derinden yaralamış olması  gerekir!  
Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın  “Bu fakir kardeşiniz” diye anlattığı  Divanhane- Bahriye Nezareti  ve Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nı  96 yaşıma bastığım   bu son  ömrümde devletimizin tarihine saygı ile  korumasını dilerdim ve ben hasretle anacağım!

                                                      *****
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

google