ABİDİN DAVER NEDEN DENİZE İNEMEMİŞTİ?

Türkiye ilk gemisisn denize inmesini heyecanla bekliyordu. Nefesler tutulmuştu, ama gemi yerinden kımıldamıyordu

07 Şubat 2016 Pazar 06:49 < KÜLTÜR / TARİH / BELGESEL
7 Temmuz 1955.. Camialtı Tersanesi, Haliç..
Tüm Türkiye aylardır bu anı bekliyor, kamuoyu günlerdir bu günü konuşuyordu. Beklenen an gelmiş, nefesler tutulmuştu. Ama o da ne ?
Güvertesinden sintinesine Türk yapımı olan ilk şilebimiz Abidin Daver yerinden kımıldamıyordu...İşte hikayesi..

Tarih 7 Temmuz 1955’ti. Sıcak herkesi bunaltmıştı ancak herkes aynı şeyi düşünüyordu; A’dan Z’ye Türk mühendislerin, teknikerlerin, işçilerin elinden çıkan ilk şilep olan Abidin Daver’in suyla buluşmasını seyretmek her şeye değerdi..

Politikacılar, ilgililer, yetkililer konuşmalar yaptı, şampanya patlatıldı, Abidin Daveri kızı tarafından kurdele kesildi, gemiyi tutan kanca serbest bırakıldı ama o da ne.. Gemi denize doğru kızakta kaymıyordu.. Hiç kımıldamadı.. Bir iki saat uğraştılar ama hareket ettiremediler.. Tören iptal edildi..

Politikacıların konuşmalarını fazla uzatmalarından kızaklara sürülen yağlar erimiş ve gemiyi kızağa yapıştırmıştı.. 1 hafta sonra şatafatsız bir şekilde suya indirildi..

Abidin Daver Şilebilinin ilginç hikayesi bu kadarla bitmemişti. Gemi suya indirilmiş ancak döneminin maddi imkansızlıkları nedeniyle bir türlü denizlerdeki seyahatine başlayamamıştı.

Şilep tam beş yıl Haliç kıyısında Marmara’ya açılacağı günü bekledi.
Yüzememesiyle o kadar meşhur olmuştu ki dönem insanları durumu deyimleştirerek bir iş uzayınca veya bitirilemeyince “Abidin Daver şilebi gibi” demeye başlamıştı.

Şilep köşe yazarlarının yazılarından Aziz Nesin’in hikayelerine, birçok yazıya malzeme olarak üne kavuşmuş ancak gerçek yeri olan açık denize bir türlü kavuşamamıştı.

Nihayet 1960’ın Ağustos ayında Deniz Nakliyat T.A.Ş’ye teslim edilerek motoru takıldı ve yine sessiz sedasız demir aldı ve sonrasında tam 30 yıl boyunca Türkiye’ye hizmet verdi.

Abidin Daver Kimdir?
(d. 1886, İstanbul - ö. 8 Şubat 1954, İstanbul), Türk gazeteci ve politikacı.

Eğitimini, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi'nde almaya başlayan Daver, daha sonra sonra girdiği Mekteb-i Sultani'yi 1917 yılında tamamladı. Yüksek öğrenimini Sanayi-i Nefise Mektebi’nde sürdüren Daver, öğrencilik yıllarında çeşitli gazetelere yazılar yazmaya başlamıştı.
1908’den sonra gazeteciliği meslek edinerek önce Tasvir-i Efkar’da, sonra Yeni Gün, Tercüman-ı Hakikat, İkdam ve Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarı olarak "Hem Nalına Hem Mıhına" başlığı altında yazdığı fıkralar ile geniş okur kitlelerinin beğenisini kazandı.

Galatasaray Spor Kulübü'nün 13 numaralı kurucu üyesi olan Daver, 1929-1930 yılları arasında kulübün başkanlığını üstlenmiştir. 1939-1943 arasında İstanbul Milletvekili olarak TBMM’de görev yapan Daver, yazıları ile Türk denizciliğine yaptığı katkılardan dolayı sivil amiral olarak da anılır. 8 şubat 1954’te ölümünün ardından ismi Denizcilik Bankası’nın bir şilebine verilmiştir.  Türk denizciliğine yaptığı katkılardan dolayı sivil amiral olarak da anılır.

Abidin Daver'in "Kanatların Zaferi", "Mülazımın Romanı", "Deniz", "Gemi", "Dünkü-Bugünkü-Yarınki İstanbul" ve "Radyo Konferansları" adlı altı adet kitabı vardır.

 


 
YORUM EKLE
    YORUMLAR
  • Cemil Sökmen - 15 Kasım 2017 Çarşamba 15:22
    Saygıyla anıyor, Allahtan
    rahmet diliyorum.
    Ruhu şad olsun.