şehıt
                                                   DENİZCİNİN ŞANSSIZLIKLARINDAN…
 
Aslında hiçbirimizin başına gelmemesini dileyerek geçen gün tanık olduğumuz üzücü bir olayı paylaşmak istiyorum.

Akşamüzeri güneşi batıralım diyerek gittiğimiz deniz kıyısında koyun doğası itibariyle birçok tekne alargada bağlı bulunuyor. Hava sakin, güneş keyifli batacak gibi derken o ne? Teknelerin arasında eşime ” batmış bir tekne var” diyerek gözümüzü ona çeviriyoruz ve teşhisim doğru…





Tanıdığımız bir tekne değil ama insanın içi cız ediyor. Hemen koyun içindeki tersaneyi işleten arkadaşımızı arayarak bilgisi olup olmadığını soruyoruz ki ” maalesef henüz yeni battı “ diyor. Pazar günü tekne sahibi ailesi ile gezip gelmiş, akşamüzeri teknesini her zaman ki tonozuna bağlayıp gitmişler. Ertesi gün yavaş yavaş su alarak battı demek ki. Merak etmememiz gerektiğini söyleyen tersane sahibi birazdan yine tanıdığımız eski bir balıkçı arkadaşımızın gelip teknenin yüzdürülerek tersaneye çekileceğini söyleyince nasıl bırakır gidersin? Bu arada bir kayıkla gelen iki dalgıç, kurtarma operasyonunun başlayacağının habercisi idi. Nasıl oldu da kocaman tekne bir anda battı diye düşünüp olasılıkları sıralıyoruz. Eşim sifon yapan bir hortumun neden olabileceğini söylerken ben de acaba sığlık bir yerlere dokunup karinada zarar gören bir yerden su mu aldı diye düşünüyorum. Birinin kötü niyetli bir girişimi olmamasını dileyerek yaklaşık iki saat süren kurtarma işlemi sonucunda basit bir kaza mı desek biraz ihmal mi desek; pervaneye dolanan bir halatı hissedemeden kullanmaları nedeni ile kovandan giren su ile bir anda batıveriyor motorbot…



Gelen ekibin deneyimli olduğu her işlemi sakince ve düzenli bir şekilde yapmalarından belli idi. Tekne sahibi;  suda çok kalmamaları, olayın hemen fark edilip motorunda çabucak tatlı sudan geçirilip, motor yağının değişmesi ile çok bir zarar görmediler umarım.Tabii teknedeki her şey elden geçecek. Sigortalarının olup olmadığını sorduğumda “maalesef” yanıtını aldım ki hemen sigortacıya gidip yeni bir poliçe hazırlatacaklarına eminim.



Güneşi batıralım derken batan bir teknenin yeniden suda yüzmesine tanık olduk. Her denize çıkıp yelken yaptığımızda çokça miktarda naylon poşetler, balık çiftliklerinde kullanılan yemlerin boş çuvalları, balıkçı ağları, muhtelif halatlar her an mayın gibi ortada dolaşıyorlar. Aslında her an tetikte gidilse pervaneye sarılan herhangi bir yabancı cisim fark edilebiliyor, tekneyi kastığından adeta fren yapmış gibi algılıyorsunuz. Hepimiz aslında birçok olayı yaşayarak deneyimlemiş oluyoruz.

Deniz ihmale, dalgınlığa gelmiyor. Şanssızlıkların bizlerden uzakta olmasını dileyerek denizin, doğanın güzelliklerini doyasıya yaşamak üzere…

Fotoğraflar: Arzu Varıcı Ersoy © Copyright
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık